﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c88e73e-4946-4787-a198-8bf59cdf91ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletle Kalkınma</image:title>
            <image:caption>Devletle Kalkınma, devletlerin iktisadi kalkınma süreçlerindeki rollerinin yeniden gündeme geldiği günümüzde Türkiye örneğini merkeze alıyor ve farklı ülke deneyimleriyle zenginleştirerek çok boyutlu bir yaklaşım sunuyor.

“Değerli bir yazar grubunun katkılarıyla, devletin kalkınma süreçlerindeki rolünü farklı boyutlarıyla ve ülke örnekleriyle inceleyen önemli bir çalışma. Bu alanda Türkçe yazına öncü nitelikte bir katkı olduğunu düşünüyorum. Kitabın Fikret Şenses’e armağan edilmiş olması ayrı bir anlam taşıyor.”
Ziya Öniş, Koç Üniversitesi

“Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli iktisatçılarından Fikret Şenses’e armağan olarak hazırlanan bu zengin derleme, değişik boyutlarıyla devlet-ekonomi ilişkisini irdeliyor. Sosyal politikalardan küreselleşmeye, teknolojik gelişmeden bölgesel kalkınmaya, para politikasından tarım politikalarına, Türkiye’nin yakın geçmişinden Japonya, Güney Kore, Çin örneklerine uzanan bu çalışmalar, devletin değişen fakat önemini yitirmeyen rolünü gözler önüne seriyor. Bu kitaptan siyasal ekonomi ile ilgilenen herkesin faydalanabileceğini düşünüyorum.”
Dani Rodrik, Harvard Üniversitesi

“‘Bir ülkenin ticaret stratejisi, aynı zamanda sanayi stratejisidir’ görüşünü kalkınma iktisadı yazınına bayrak edinen Fikret Şenses hocaya adanmış on iki seçki. Devletin iktisadi kalkınmadaki olmazsa olmaz rolü; küresel ticaret, yeni normal ve kalkınmacı devlet, çarpıcı örnekler, dersler… Her sayfasında Fikret hocanın sesi, soluğu, adımları…”

A. Erinç Yeldan, Kadir Has Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/671b3753-5699-40ad-bf18-ddaf1c94d955.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin Acayip Şeyler Dizisi Set - 5 Kitap Takım</image:title>
            <image:caption>1) Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Kediler 
2) Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Dinozorlar 
3) Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Kurbağalar 
4) Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Balinalar 
5) Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Salyangozlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f47574-afc2-4235-b213-9eda16d3f0f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı Doğan Öz&apos;ü Vurdular</image:title>
            <image:caption>“Elimizdeki bilgiler, belgeler ve tanık ifadeleri cinayeti İbrahim Çiftçi’nin işlediğini gösterirken ve vicdani kanaatimiz de bu yönde oluşmuştur. Ancak  (…) Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararları da mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğundan, bu nedenle Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun sanık İbrahim Çiftçi hakkındaki sekizde yedilik oy çokluğuna dayanan bozma ilamına uyularak sırf bu hukuki zorunluluk nedeniyle sanık İbrahim Çiftçi’nin beraatına karar verilmiştir.” 
 
Savcı Doğan Öz, 24 Mart 1978’de, aracının içinde üzerine yedi kez ateş edilerek katledildi. 1 Mayıs 1977 katliamından sonra, Maraş katliamından önceydi. Doğan Öz cinayeti, 12 Eylül 1980 darbesine giden yolu oluşturmak için yapılan yasa dışı eylemlerden biri gibi görünüyordu. Oysa bu cinayeti diğer saldırılardan ayıran önemli bir fark vardı. Savcı Doğan Öz, o dönemde devletin en üst basamaklarında olanların bile adını bilmediği bir örgütü ortaya çıkarmıştı: Kontrgerilla! 
 
Gazeteci Berivan Tapan, bütün yönleriyle, öncesi ve sonrasıyla araştırdığı, belgelere, tanık ifadelerine dayanan çalışmasıyla bu cinayetin bilinmeyen, unutulmaya yüz tutan noktalarını Savcı Doğan Öz’ü Vurdular- Bir Kontrgerilla Cinayeti’nde bir araya getiriyor, üstü örtülmeye çalışılan bu olayı toplumsal hafızaya bir kez daha hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8af79bbf-3083-40aa-bd53-4f03607d1b1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Soğuk Savaş Düzeni</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de İslamizasyon sıklıkla iddia edildiği gibi, “aşağıdan yukarıya” uzanan 
kitlesel taleplerle gerçekleşmedi. Tam da bunun aksine ordu, sermaye ve ABD’nin 
başını çektiği ittifaklar eliyle “yukarıdan aşağıya” örgütlenerek, kitlelere solun 
panzehri olarak zerk edildi. Bu çalışma 90 yıllık Cumhuriyet dönemini kesintisiz 
Kemalist-İslamcı karşıtlığı üzerinden okuyan ve İslamcılığı merkeze karşı çevreyi, 
devlete karşı sivil toplumu temsil eden bir siyasi aktör olarak nitelendiren paradigmaya 
karşı çıkmaktadır. 
 
Türkiye’de İslamcılık, Soğuk Savaş sürecinde merkez tarafından ezilen, mağdur 
edilen ve baskı gören çevrenin temsilcisi bir siyasal akım değil, 1960’lardan itibaren 
sınıf siyaseti üzerinden yükselen işçi ve öğrenci hareketlerine karşı merkezin, büyük sermayenin ve ordunun arka çıktığı bir dinamiktir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadef71d-f2d4-4d64-977d-3d19fecf2fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Daha da Küçükler İçin Şu Acayip Salyangozlar</image:title>
            <image:caption>Bir Salyangozu bir sümüklüböcekten ilk bakışta nasıl ayırabilirsin?
Kabuğu olan salyangoz, kabuğu olmayan sümüklü böcektir!
Peki bir salyangozu kabuğundan çıkarırsak, o bir sümüklüböcek mi olur?
Hayır, ölü bir salyangoz olur!
O zaman kabuk çok önemli desene!
Kabuk önemli evet! Hem de çok!
Herkesin bir evi olmalı! Ayıların inleri, kuşların yuvaları, yılanların delikleri, örümceklerin ağları, ineklerin ahırları, koyunların ağılları...
Ve ev, istediğin zaman çıkıp gidebileceğin, geri döndüğünde de yerinde sımsıcak bulabileceğin bir yer olmalı.
Ya da gittiğin her yere götürebileceğin!
O zaman, kendine bir karavan almalısın! Çünkü sen bir salyangoz değilsin!
Salyangozlar, tıpkı kaplumbağalar gibi dünyaya evleri ile gelirler. Daha doğrusu yumurtadan evleri ile birlikte çıkarlar. Böylece hayatları boyunca, barınak sorunu yaşamazlar.
Bir salyangozun kabuğuna hiç yakından baktın mı? Yetişkin bir salyangozun kabuğunun en ortasında kalan, yumurtadan ilk çıktığı halidir. Oradan başlayıp, halkalarını sayarsan, yaşını aşağı yukarı öğrenmiş olursun.
Tam olarak öğrenemem yani?
Aşağı yukarı işte!
Hımm...
Sanırım bu kadarı da yeter.
Eğer salyangozuna doğum günü partisi
düzenlemeyeceksen elbette yeter!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f505142-7555-4a50-81e7-da4176ccb57c.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Günümüze - Kıbrıs Dün, Bugün, Yarın</image:title>
            <image:caption>Osmanlı&apos;dan Günümüze - Kıbrıs Dün, Bugün, Yarın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5909f586-2750-41f8-9b7f-5d62fa287af0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kan Tiyatrosu</image:title>
            <image:caption>Nigel ve Alp; Dünya Küresel Güvenlik ve İstihbarat Bürosu’nda (GBSI) çalışan; zekâları ve cesaretleri ile tanınmış iki emniyet görevlisidir. Kariyerleri başarılarla dolu ikilinin rutin çalışma hayatları 21 Kasım 2094 gecesi aldıkları bir cinayet ihbarı ile gizemli bir şekilde yön değiştirir. Tuhaf davranışları ve taktığı ilginç maskesiyle sıradan katillerden ayrılan ve bağlantılı cinayetler işleyen şüphelinin kimliğini ortaya çıkarmayı başarırlar. İşte tam da bu noktada dosyadaki gizem akıl dışı bir noktaya taşınır. Katil işlediği suçlardan yaklaşık yetmiş yıl önce ölmüştür. Ustaca kurgulanmış olaylar silsilesiyle okurunu aynı anda hem geçmişe hem de geleceğe götüren KAN TİYATROSU; son ana kadar merakta bırakan gerilim dolu kurgusu, Bilimkurgu ve Polisiye türlerini harmanlayan çarpıcı konusu ve sürükleyici anlatımıyla dikkatleri üzerine çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fecc1f9d-5326-43a8-8b11-f470ba6d1611.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzu ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Hegel, Heidegger ve Deleuze felsefesinde ‘arzu’ ve ‘ölüm’ün tuttuğu yer, filozofların temel metinleri üzerinden ele alınmaktadır. Heidegger’in ölüm izahında deneyim, eksiklik ve melankoli bağlantısı sorgulanmakta; Hegel’in Tinin Fenomenolojisi’nden hareketle ele alınan ölüm izahı, yas, bilincin gelişimi ve olumsuzlama arasındaki bağıntı incelenmektedir. Deleuze’ün ‘üretkenlik olarak arzu’ izahı ve Freudcu ‘ölüm arzusu’ modelinden ‘arzulanan ölüm’ modeline geçiş ele alınmaktadır. 
Arzu ve Ölüm başlığına rağmen bu kitap, yaşam üzerine düşünümün ürünüdür. ‘Ölüm’den yaşamı ve yaşama yollarını çıkaran üç filozofun öyküsüdür. Hegel, Heidegger ve Deleuze’ün ‘arzu’, ‘eksiklik’ ve ‘yas’ın patikalarında, Freud, Lacan ve Zizek’le kesiştikleri, ayrıştıkları yerleri imleyen bir felsefe tarihi okumasıdır. 
Hegel içselleştirilmiş kederli bir ölüm şarkısı söylerken, Heidegger melankolik bir ölüm şarkısı söyler. Deleuze’le Guattari’ye göre ise hem psikanaliz hem de felsefenin temel başarısızlığı, her ikisinin de yaşamın şarkısı olamayışıdır. 
Yaşamın kendisi olan bir dizi arzu birleşimleri ve ayrışımlarından ibarettir. Felsefenin şarkısı ise tüm o karmaşıklığı ve canavarlığıyla, yaşamın olumlanmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c565b4c-e75e-4e72-ab42-299fb95245c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Salla Gitsin</image:title>
            <image:caption>Mutlu olmak istiyor musunuz? 
Mutluluk eğrisinin neresindesiniz? 
Yoksa siz “Salla Gitsin!” düğmesine henüz basmadınız mı? 
Peki, bir Duygu Vampirini tanıyabilir misiniz? 
Memnun olma oyununu biliyor musunuz? 
Tedx konuşmacılarından Mirian Goldenberg, zihnimizin arka planında rahatsız edici bir biçimde dönüp duran ancak çoğu zaman bastırdığımız ve bir kez yaşama hakkına sahip olduğumuz kıymetli hayatlarımızı kimi zaman cehenneme çevirmemize sebep olan soruları, sorunları önümüze boca ediyor. 
El âlem ne der? Hayır dersem nasıl bir tepki alırım? O ışıltılı yaşamları kıskandığımı belli etmemeliyim. Bedenim genel güzellik algısıyla uyuşmuyor. Yaşlanmaktan korkuyorum. 
Böyle olumsuz düşüncelerden birisini bile bu zamana kadar aklınızdan geçirdiyseniz –ki geçirmemek imkânsız– Goldenberg ile hayatı zorlaştıran ne varsa hafife almak, SALLA GİTSİN demek, daha basit ve huzurlu bir yaşam tarzını keşfetmek için çıkacağınız yolculuğa hoş geldiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/806e7091-7597-4994-b9d5-d86655260086.jpg</image:loc>
            <image:title>Sisler Diyarı</image:title>
            <image:caption>“Sınırlar bizim kendimiz için sağladığımız değerlere göre değişir. Kötülük bazen kazanıyor gibi görünebilir. Fakat iyilik eninde sonunda galip gelecektir. Ben hayattan bunu öğrendim.” 
Dünyaca ünlü dedektif Sherlock Holmes’un yaratıcısı İskoç yazar Arthur Conan Doyle’un çok bilinmeyen başarılı bilim kurgu serisinin kahramanı Profesör Challenger; zekâsı ve huysuzluğuyla tanınan, bilim dünyasının önde gelen isimlerindendir. Aykırı tavırları ve düşünceleriyle dünyayı ayağa kaldıran ve sarsan maceralarına yakın gazeteci dostu Malone sayesinde tanıklık ederiz. 
Sisler Diyarı, rasyonel bir bilim insanı olan Profesör Challenger’ın doğaüstü güçlerle imtihanını, bilim kurgunun mistik atmosfere açılan yönünü gözler önüne seriyor. Malone ve Challenger’ın kızı ruh çağırma seansları düzenleyen bir grubun peşine düşerken, aslında herkes geçmişiyle yüzleşeceğinden habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7576f9a1-143b-4ad5-9936-9454b684f8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çoraplar Nereye Gider?</image:title>
            <image:caption>Çamaşır makinesinden çorabınızın teki çıkmadığında şaşırdığınızı biliyoruz. Peki o kayıp çorap nereye gidiyor dersiniz? Bu gizemi beraber çözmek ister misiniz? 
 
Nihan Yatman’ın yazdığı üçüncü kitabın kahramanları Bidon ve Çorap, Başak Karafaki’nin çizimleriyle renklendi ve bu eğlenceli öyküde sizinle tanışmayı bekliyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a46b3b9-1268-49d4-bdbd-e8da2d382ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Uzak Bir Deniz</image:title>
            <image:caption>Bir hayalin peşinde Haliç’ten Van Gölü’ne... Çocuk edebiyatımızın ödüllü yazarı Şener Şükrü Yiğitler, Haliç’in küçük vapurları Defterdar ve Sütlüce’nin gerçek öyküsünden yola çıkarak yazdığı romanıyla Günışığı Kitaplığı okurlarını selamlıyor. Haliç’te ve Boğaziçi’nde hep aynı seferlere çıkmaktan sıkılan, engin denizlerin, hatta okyanusların hayalini kuran Defterdar’ın, İstanbul’dan Van Gölü’ne uzanan umut dolu, sıcacık hikâyesini akıcı bir üslupla anlatıyor. Küçük Haliç vapurlarının, nice mucizeyi ve efsaneyi barındıran eşsiz Van Gölü coğrafyasındaki yeni yaşamını resmediyor; kültürel değerlerimizin yeni kuşaklara aktarımının, belleğin ve vefanın önemini her yaştan okura hatırlatıyor. Haliç’in sakin suları, İstanbul’un neşeli vapurlarının dostluğuyla hareketlidir. Özellikle de Sütlüce ve Defterdar’ın… Engin denizlere, okyanuslara açılma hayalleri kuran Defterdar, Haliç’in küçük karabalığıdır adeta. Günün birinde, Boğaziçi’nde büyük bir tehlike atlatınca hayatı tamamen değişir. Çok merak ettiği engin sulara gönderileceğini öğrenir ve sevinçten deliye döner. Ancak küçük vapurların deniz diye gönderildiği yer, sularında efsaneler, hatta belki de bir canavar saklı olan Van Gölü’dür…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96344927-65c8-4545-b303-9faa8e403cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Yüreğim Yaz</image:title>
            <image:caption>“... Bırakıp gittiler, ölmedim. Kırıldılar, döküldüler, tutuklandılar, ölmedim. Yüreklerdeki kuşlar öldü, ben ölmedim...
“Artık her şey bitti”lerde hep bir kanat çırpıntısı duymaya uzandım. Ama acı, her gece biraz daha yayıldı. En çok neresi acıyordu? Korkunun çarptığı yer mi?
Yalnızlığın çırpındığı yer mi? Yoksa sevginin can çekiştiği yer mi? ..Damıta damıta çoğalttığım sevgiye, ufalaya ufalaya biriktirdiğim acıyı kattım: Korkuyu hesaba katmadan. Yasakları da.
Öyle çok değişiyordu ki yasaklar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b100db6b-632b-44dd-87a1-663e13018432.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Anne ve Çiçek Kız</image:title>
            <image:caption>Güneş Anne, her sabah koca çantasıyla erkenden evden çıkar. Kimse bilmez ne yapar… Ne zaman, nereye gittiğini sorsalar “Büyük şeyler yapmaya,” der. Çiçek Kız bir türlü bilemez, o büyük şeyler ne? Ama ne zaman “Ben de gelebilir miyim?” dese, “Altı yaşına geldiğinde,” der anne. 
Güneşli güzel bir gün. Çiçek Kız en mutlusu o gün yeryüzünün. Artık altı yaşında ve “Yaşasın!” O da büyük şeyler yapabilecek sonunda… 
“En büyük ve güzel şeylerin, en küçük ve değersiz görülen ayrıntılarda gizli olduğunu hatırlatan gönülden bir hikâye…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4e5a5f8-b8ab-41d6-9ced-10971e6deff8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Durkheim, “Sosyolojik Yöntemin Kuralları” adlı yapıtında “toplumsal fenomenlerin bireylerin dışında olduğu “ önermesini ileri sürdüğünden bu yana 100 yıldan fazla zaman geçti. Sosyolojinin bugün geldiği aşamaya bakıldığında bu önermeyi tam olarak ne reddetmek ne de kabul etmek olanaklı görünmemektedir.
Birey, toplumsal fenomenlerin hem içinde hem de dışındadır. Böyle söylendiğinde toplumsal olgu ve olaylar içinden çıkılmaz bir hâl mi alır, yoksa karmaşıklığına vurgu mu yapılmış olur, doğrusu çok emin değilim. Belki öyle, belki değil.. Şu bir gerçek ki, insan anlaşıldıkça, bilindikçe; toplumsalın ne’liği de hep dönüşüp, değişecektir.
Önce bilinirliğin sınırları, sonra da anlaşılabilirliğin sınırları bir daralıp, bir genişleyecektir. Öyle görünüyor ki, insan var oldukça bu döngü de hep var olmaya devam edecektir.
Sosyoloji için yapılan bu betim, eğitim sosyolojisi için de yapılabilir mi? Hem evet, hem hayır!! Evet ya da hayır’ın anlamı kitabın satır aralarında gizli, gizlendiği için değil, biri gizlediği için de değil, doğasının tanımlanabilirliği ya da tanımlanamazlığı bu sonucu kendiliğinden doğuruyor sanırım, bir bak bakalım görebilecek misin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f53208c1-399e-46ac-ab80-ccd37e9ac1cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Limon Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Ecrin, Meriç’in kaba ve 
büyüklenmeyi seven bir adam olduğundan emindir. 
Meriç, Ecrin hakkında bu kadar kesin düşüncelere sahip olmasa da onunla ilgili emin olduğu bir şey vardır: 
Bu kız insafsız bir cadıdır ve 
daha ilk mektubu okurken başının belada 
olduğunu hissetmiştir. 
Bir mektup arkadaşı, kendisi hakkında yan yana sohbet ettiğiniz birçok kişiden daha fazla ipucu verir. 
Ecrin ve Meriç’in fikirlerini savunan mektupları 
giderek daha alaycı, daha özel mektuplara dönüşürken birbirlerine karşı olan fikirleri gibi 
hisleri de değişecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf673f8-5bb6-4a2b-aa2f-0703f93a8ee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Düşünce Ve Güvenlik</image:title>
            <image:caption>Uluslararası ilişkiler disiplininin alt çalışma dallarından olan strateji ve güvenlik konuları, uluslararası sistemin bugün içinde bulunduğu sıra dışı koşullar da göz önüne alındığında, gerek akademik gerekse popüler kültür çevrelerinde üzerinde en çok konuşulan konuların başında gelmektedir. Gerçekte her iki konunun da geçmişi insanlık tarihi kadar eski olsa da strateji ve güvenlik çalışmalarının ülkemiz akademik çevrelerinde tartışılmaya başlanması son birkaç yılda artmıştır.
Bu bağlamda elinizdeki kitap özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde konuya dahil tüm temel kavramları, kuramsal yaklaşımları, aktörleri ve bunların günümüzde nasıl bir değişim göstererek, yeniden tanımlandıklarını anlatmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d091241b-64eb-405e-9521-08208f2f9226.jpg</image:loc>
            <image:title>Chp Parti Müfettişliği Ve Raporlarla Bursa Teşkilatı</image:title>
            <image:caption>Tek Parti Dönemi’nde CHP’nin taşra hakkında bilgi toplama, kontrol etme ve denetleme mekanizması Teftiş ve Rapor sistemi üzerine kurulmuştur. Genel Sekreterlik, teftiş mekanizmasını Parti Müfettişleri eliyle yürütmüş, rapor sistemini ise üç ayrı koldan elde ettiği bilgilerle işletmiştir. Bunlar; partinin bölgedeki en yetkili temsilcileri olan parti müfettişlerinin hazırladığı Teftiş Raporları, bölge milletvekillerince hazırlanan İntihap Dairesi Raporları ve vilayetlerin Parti İdare Heyetleri tarafından düzenlenen Çalışma Raporları’dır. Bu raporlar, CHP’deki merkez-çevre(taşra) ilişkisini, taşra teşkilatlarının çalışmalarını, yaşadıkları sorunları ve halkla münasebetlerini yansıtmaları açısından büyük önem taşımaktadır. CHP’nin taşra teşkilatlanmasında en çok önem verdiği illerden biri de Bursa’dır. Kadim tarihi, coğrafyası, yarım milyonluk nüfusu, gelişmekte olan sanayisi ve zengin kültürüyle bu şehir, 1930 ve 40’lı yıllarda ülkenin dikkat çeken önemli bir merkezidir. O yüzden de Parti yönetiminin hazırladığı teftiş programında öncelik verdiği bölgeler arasındadır. Kitapta, öncelikle CHP’nin kurmuş olduğu sistemin ayrıntılarına yer verilmekte, ardından da bu sistemin işleyişi, raporlar üzerinden CHP Bursa Teşkilatının on yıllık gelişimi takip edilerek incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d90f62e-ff84-4f82-a5a1-2abcd560d170.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu ilk eseri 19. yüzyılda başlayan yenileşme dönemindeki alafranga düşkünlüğü ve Batılılaşma heveslerinin gülünçlüğünü sergilemektedir. Bu kısa romanda yazar, özenti içindeki bir kahraman olan Şöhret Bey’in, yani “Şık”ın özellikle Beyoğlu-Tepebaşı’nda yer alan eğlence mekânlarındaki serüvenlerini kendine özgü ironileriyle aktarmaktadır. Türk edebiyatının öncü klasiklerinden olan bu yapıt, güçlü gözlemleri ve yalın anlatımıyla oldukça ilgi çekmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51f122e7-d28c-48df-9fb6-d019b9430fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemanın Sihri Nereden Gelir? - 1 2 3 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Sinemayı kim icat etti? Nasıl film çekilir? Animasyon filmleri nasıl yaratılır? Sinema bizi güldürmeyi, ağlatmayı ya da şaşırtmayı nasıl başarır? Özel efektler nasıl kullanılır? Yarının sinemasında bizi neler bekliyor?
Ekranın diğer tarafına geç ve sinemanın sihrini keşfet!
Sinemanın ilk olarak nasıl sihirbazlık gösterisinde kullanıldığını, belirli bir hızda birbirlerini takip eden görüntülerin izleyiciler üzerinde nasıl hareket illüzyonu yarattığını, özel efektlerin kim tarafından ve nasıl icat edildiğini, ses uzmanlarının film müzikleri üretmek için ne gibi ilginç aletlerden yararlandıklarını; 3D projeksiyonların gelecekte ekran kullanımını nasıl ortadan kaldırabileceğini öğren!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ec25ebc-6823-46b9-9e0b-fe992f2e6797.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Yazı Yazmayı Öğreniyoruz? - 1 2 3 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Yazıyı kim icat etti? Nerede, ne zaman, nasıl ve neden? Bütün yazıların alfabesi var mı? Neden hepimiz aynı şekilde yazmıyoruz? El yazısı hâlâ önemli mi? Yazının tarihine dal ve bunun dünyayı ne kadar değiştirdiğini keşfet! Sümerlerin ilk yazılarını nasıl kil tabletler üzerine yazdığını, gizemli hiyerogliflerin sırlarının nasıl açığa çıktığını ve yazının farklı kültürlere göre nasıl değişiklik gösterdiğini öğren.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb310438-2d19-40b6-bded-544204a46a78.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzayı Neden Keşfediyoruz? - 1 2 3 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Kendi gezegenimizin dışındaki yerlere neden ve nasıl gidiyoruz? Neden uydular kafamıza düşmüyor? Astronotlar neden özel kıyafetler giymek zorunda? Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (NASA) bütün gün ne yapıyorlar? Peki, herkes günün birinde uzaya gidebilecek mi? Uzay maceraları ve çılgın projelerle dolu olağanüstü bir yolculuğa çıkmaya hazırlan! Bu kitapta, Dünya’nın yörüngesine çıkan ilk canlının bir köpek olduğunu, şimdiye kadar on iki astronotun Ay’a ayak bastığını keşfedecek; uzun bir hazırlık süreci ve özel ekipmanlar olmaksızın uzaya gitmenin mümkün olmadığını, insanların şimdiden Mars gezegenini ele geçirme girişimine başladığını, Ay’ın gelecekte bir turizm merkezi olabileceğini öğreneceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b53dbf9-a3ad-490d-a4b3-38038a56d33a.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Muhasebe</image:title>
            <image:caption>Birici Kısım: Muhasebeye Giriş
1. Bölüm Muhasebe Hakkında Genel Bilgiler
2. Bölüm Bilanço Kavramı
3. Bölüm Hesap Kavramı
4. Bölüm Muhasebe Sisteminin İşleyişi
İkinci Kısım: Varlık Hesapları
1. Bölüm Dönen Varlıklar
2. Bölüm Duran Varlıklar
Üçüncü Kısım: Kaynak Hesapları
1. Bölüm Yabancı Kaynaklar
2. Bölüm Öz Kaynaklar
Dördüncü Kısım : Gelir Tablosu Hesapları Çalışma Problelerinin Cevap Anahtarları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b778842b-2a41-4776-8132-23b187b81fb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyer 1 - Kavram Atlası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, 17 farklı alanda ikişer cilt halinde, toplam 34 kitaptan müteşekküli yaklaşık 9000 maddelik Kavram Atlası Külliyatının bir parçasıdır.
Eser Yoluyla, dağınık halde bulunan ilmi birikimi toparlayarak sistematik hale getirmek ve okuyucunun zihninde bir kavram birliği oluşturmak hedeflenmiştir.
Kavram Atlası Külliyatı ile, parçacı yaklaşımdan ziyade bütüncül anlayış amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d30551c-72e3-40c7-85a2-c5c584aefce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Ortağını uzun yıllar önce kaybetmiş olan cimri, aksi ve her zaman asık suratlı Scrooge&apos;un taşlaşmış kalbi, Noel gecesinde odasını ziyaret eden üç hayalet sayesinde yeniden yumuşar. Scrooge, odasına gelen geçmişin, şimdinin ve geleceğin hayaletleriyle birlikte hayatını sonsuza kadar değiştirecek ve onu dünyanın en mutlu insanı haline getirecek bir yolculuğa çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/616d2fe3-17a8-485f-93ea-b79744fee5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Safir - Birinci Kitap Müjdelenen Zaman</image:title>
            <image:caption>Kıbrıs’ın ilk fantastik gençlik serisi... Aziz Hilarion Kalesi’nden Notre Dame Katedrali’ne uzanan fantastik bir macera... 
 
 
SAFİR - Birinci Kitap “Müjdelenen Zaman” 
 
Seçkin, hepimiz kadar normal bir yaşam sürmekteyken bir gün karşısına ParuParu adında bir cin çıkar. Böylece kendini bir anda cinler, periler ve her türlü sihirli varlığın olduğu bir dünya içinde bulur. 
Onu bekleyen acayip olaylara gebe bir kaderi vardır ve henüz yolun başındadır. 
 
“Müjde geldi Müjde! 
Çobanyıldızı parlıyor 
Müjdelenen bulunuyor! 
Cinler ve periler telaş içinde 
Kötülerde oğlanın peşinde! 
Alırsan eğer bu kitabı 
Okursun neler olacağını…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1597ba34-10bf-4ca5-942f-4c9b0f2b0cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Ağacı Gölgesinde Zaman - Sokak Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>“İncir Ağacının Gölgesinde Zaman” içten dışa, dıştan içe çok zengin gözlemlerin, yaşanmışlıkların, mahpuslukların, sevdaların, arkadaş ıslıklarının, özlemlerin, çokca sevmelerin; insanın, ağacın, sokağın, ezilmişlerin, hor görülenlerin, görülmek istenmeyenlerin; ama aynı zamanda direnenlerin, aşka inananların ve umudunu yitirmeyenlerin akıcı bir dille insanın içini yarıp geçerken iz bırakan bir ırmak gibi coşkuyla anlatıldığı, okuyucuyu nefessiz bırakan bir hikâyeler bütünü. Yazar, Trabzon-İstanbul ekseni ağırlıklı olmak üzere okuru semt semt, sokak sokak büyülü bir geçmişin gölgesinden alıp, bir dalga gibi bugünün kıyısına savuruyor.   
 
“Altmışlı yılların sonuydu. Belgin Doruk’un, Türkan Şoray’ın, Hülya Koçyiğit&apos;in kimi filmlerde giydikleri kısa, açık renk bir pardösü vardı üzerinde, ayağında yüksek topuklu ayakkabılar ve başında tıpkı onlarınki gibi bir eşarp. Eğildiğim yerden yavaşça doğruldum. Aramızda bir adım mesafe vardı. Bu kez o eğildi, kucakladı. Yaşlı gözleriyle öptü beni, sanki yanaklarım gözyaşlarıyla yıkandı. Usulca uzaklaştı. Yolun karşısına geçip o kocaman Tekel binasının gölgesinde Zağanos’a doğru yürüdü. Uzun uzun baktım ardından. Yol boyu sıralanmış Tekel işçileri arasında gözden kayboldu. Tekel’in mavi önlüklü kadın işçileri arasından yürüyüp gitmiş, ben öyle kalakalmıştım. Genzimi yakan tü*tün kokusu ve boğazıma düğümlenen hıçkırığımla ne olduğuna hiçbir anlam veremeden çocuk yüreğime derin bir çizik attım. Sanki Boncuk’un havalı kornasını duydum bir an, sıyrıldım. Kendime geldim. Topal Mevlüt’ün at arabası tıngır mıngır yanımdan geçti. Topal, uzun kırbacı şaklattı. Hayvan can havliyle bir hamle daha yapıp yokuşu düzledi. Bakkal malzemesi yüklü araba, kıratı epey zorlamış olmalıydı. Sağrısından sızan ter neredeyse yolda ıslak bir iz bırakıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/706bf824-c6da-43f8-a611-be325218c8a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Futbol Takımı</image:title>
            <image:caption>Burası &quot;Efsane Futbol Okulu.&quot;
Dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli çocuklar, bu okulda buluşuyor: Messi, Ronaldo, Neymar, Virgil Van Dijk, Cengiz, Kevin De Bruyne, Eden Hazard, Agüero, Neuer ve daha nicesi...
Sen de bu okula katılmaya hazır mısın?
&quot;Bence futbolun %98&apos;i, başarısızlıkla baş etmek ve ertesi gün oyundan zevk alıp hâlâ gülümseyebilmek ile ilgili.&quot; Jürgen Klopp</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/073196f2-237b-4f07-82c7-ac8005da70c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük Bilimi Yazıları</image:title>
            <image:caption>Ahmet B. Ercilasun, günlük yazılarından Türkoloji ile ilgili olanları Türklük Bilimi Yazıları adı altında bir araya getirdi. Günümüzde çok tartışılan ve bilen bilmeyen herkesin üzerinde konuştuğu Türk ve Türkçe kavramlarından ne anlaşılması gerektiği bu eserde açık seçik olarak anlatılmakta; kavramların tarihî, sosyolojik ve siyasi / hukuki yönleri ayrı ayrı belirtilmektedir. Türkçecilik hareketi ile millî birlik arasındaki bağ da Türkçe kavramının bir uzantısı olarak ele alınmaktadır. 
Eserin “Türk Tarihinden Yansımalar” bölümünde tarihimizin ilgi çekici bazı sayfaları yer almaktadır. Köktürk olmak isteyen Çin şehzadesi, Türkçe bilen Çin imparatoriçesi, 300 küsur yıl İstanbul’da bulunan Köktürk harfli taş, Uygurların eski tarihi ve yakın tarihe ait bazı olaylar ve eserler… 
Kitabın “Efsane - Destan” bölümünde Türklerin yaratılış ve türeyiş efsaneleriyle ilgili en eski kayıtlar, Oğuznameler ve Dede Korkut hikâyeleri üzerinde en derli toplu bilgiler ve yeni bazı yorumlar yer almaktadır. 
Kitabın son bölümü “Türklük Bilimi Çalışmaları”dır. Türkoloji alanındaki baş döndürücü trafiği okuyucular bu bölümde izleyeceklerdir. Kurultaylar, sempozyumlar, çalıştaylar, yeni yayınlar… Ercilasun’la birlikte okuyucular da bütün bu faaliyetlerin içinde olacaklardır. 
Bilim gerçeklerinden ayrılmadan kaleme alınmış temiz ve anlaşılır bir Türkçe. Zaman zaman heyecanlı bir üslup. Ercilasun’un yazıları herkese hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cab8945-3103-4526-a908-7c5a562e1052.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Filozofu Ernst Mortiz Arndt’ın Partikularizme Karşı Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Arndt genelde tarihçi, yayıncı ve şair olarak bilinir. Almanların Napoleon’a karşı verdiği mücadelenin ve Alman millî devletinin kuruluşu için gösterdiği gayretin önde gelen fikrî ve siyasî neferlerinden biriydi. Belki de ırk bilincine sahip ilk büyük Alman’dı. Bütün Almanları kapsayan bir halk devleti fikrini savunmuştu. 

Ona göre köylü, bir milletin en büyük ve önemli parçasıydı. O, sabanı kullanır, gerektiğinde de savaşta kılıcı eline alırdı. 

Onun döneminde dünya vatandaşlığı fikrinden modern milliyetçiliğe, hümanizm fikrinden ırk düşüncesine geçilmiştir. Sık sık hümanizmi ve kozmopolitizmi yermiş, Fransızlara karşı duyulan ebedî nefreti Almanların dini hâline getirmeye çalışmıştır. 

Arndt’ın bölünmüşlüğe ve bölgeciliğe (partikularizm) karşı takındığı radikal tavır Romantiklerin muhafazakâr anlayışına hiç uymuyordu. Devlet ve halk bütünleşmesi temelinde millî birliği ve güçlü bir devleti savunuyordu. Bütün bunlar, başlangıcında özgürlük motifinin baskın olduğu 19’uncu yüzyılın ana fikirleriydi. 

“Türkler Karadeniz kıyılarını yağmalarken Baltık Denizi’nde yaşayan Rus ‘Bana ne’ dememeli...” ifadesi ne yazık ki Arndt’ın Türklere fazla sempati duymadığının göstergesidir. Yine şu ifadeleri de ilginçtir: “Türkler hakkında bir yerde, sanıldığı gibi o kadar kolay bir av olmayacaklarını söyledim. Özellikle de devletlerinin geleceği tehlikeye düştüğünde ve kâfirlerin kılıcı inançlarını hedef aldığında…” 

Arndt için demokrasi ulaşılamayacak bir idealdi. 

O, özgürlükçü düşüncede sınırsız bir bireycilik tehlikesinin yattığını görmüştü. 
Bir halkın, özünü koruyabilmesi için, dilinin bozulmasına ve yok edilmesine asla müsaade etmemesi gerektiğini söylüyordu. 
Ezcümle karşımızda millî düşüncenin popüler hâle getirilmesinde 19’uncu yüzyılın ilk yarısındaki milliyetçilik teorisyenlerinin çoğundan daha fazla hizmeti olan bir filozof durmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b858de6e-070a-4f56-8ff3-d42fa6577761.jpg</image:loc>
            <image:title>Manas-Mahac (Özbekçe-Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Ortaya çıkışının 1000 yılların ötesine vardığı kabul edilen, Gök tanrı inancı ile Şamanist izleri taşıyan, birçok mitolojik unsuru bünyesinde barındıran Manas destanı, sadece Kırgızların değil, tüm Türk halklarının en büyük destanıdır.  Varyantlarıyla birlikte bir milyon mısralık genişlikte bulunan bu destan; gelenek-görenekleri ve binlerce folklorik unsuru da yansıtmaktadır.  Mitolojik destan roman haline getirilen bu kitap, Edebiyatçı-Yazar Hayrettin İvgin tarafından kaleme alınmıştır. Shermurod Subkhon tarafından Kril harfleriyle Özbekçe’ye Türkçesinden çevrilmiştir. 
Bu mitolojik destan roman, Hayrettin İvgin’e 2009 yılında Moskova’da Puşkin Edebiyat Ödülünü kazandırmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7600e0d9-16db-4032-8b16-184cd86e8e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Khaled Hosseini (Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Khaled Hosseini yaşarken zamansızlaşmış ve artık klasik hâline gelmiş, onlarca dile milyonlarca okura ulaşmış usta bir yazar. Her bir romanı şimdiden “kült”leşen, filmlere ve oyunlara konu olan Hosseini kalabalıklardan ve gösterişten uzak yaşamını sürdürürken eserlerinde devleşir, büyüleyici ve masalsı bir atmosfer çizer.
Tüm Dünyada 38 Milyon Satan,
Başdöndürücü Güçte Bir Yazar!...
Khaled Hosseini
Şimdi Kutuda!...
Bin Muhteşem Güneş
Ve Dağlar Yankılandı
Uçurtma Avcısı
Deniz Duası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf2dae6-3d8b-4693-a8a0-bf9730a563a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Kız</image:title>
            <image:caption>Nazlı Anne, Bal Kız’ı kucağına oturtup sevdi, sevdi… Sonra dedi ki: “Bal Kız bu kırmızı elbise ne kadar da yakışmış sana. İnsan çok sevinince sevindirirse başkalarını, mutluluk büyür de büyür, biliyor musun! Doktorun bir şeyi eksik söylemiş, bol bol kahkaha at, gülümse derken çevrendekileri de gülümset demeyi unutmuş.” Nazlı Anne’nin dediklerini düşünen Bal Kız, gülümsetmeye karar verdi kendisi kadar ihtiyacı olan birini. İyi de nasıl yapacaktı bunu?
“Cemâlnur Sargut’un gerçek çocukluk anılarından derlenmiş Bal Kız ‘Kırmızı Elbise’de özveri, sabır ve mutluluğu en içten haliyle keşfedeceksiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204a7e1b-d24c-4a2f-9f05-406d0956fed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar</image:title>
            <image:caption>“O, Samsun’a çıktığı zaman, üstü başı yırtık, postalları patlamış, silahsız bir er gördü. Yüzünün rengi bakıra dönmüş, 
bir deri bir kemik kalmış bu Türk askeri ağlıyordu. Ona sordu: 
‘Asker ağlamaz arkadaş, sen niye ağlıyorsun?’ Er irkildi, başını kaldırdı. Bu sesi tanıyordu ve bu yüz ona yabancı değildi. 
Hemen doğruldu ve Anafartalar’daki komutanını çelik yay gibi selamladı.‘Söyle niçin ağlıyorsun?’ 
İç Anadolu’nun yanık yürekli çocuğu içini çekti: 
‘Düşman memleketi bastı, hükümet beni terhis etti. Silahımızı elimizden aldı. Toprağıma giren düşmanı ne ile öldüreceğim?’ Mustafa Kemal Paşa, askerin omzuna elini koydu: 
‘Üzülme çocuğum, gel benimle.’ 
Ve Samsun deposunda giydirilip, silahlandırarak 
yanına aldığı ilk er bu Mehmetçik oldu.” 
Düşman işgalindeki bir ülkenin dört bir yanını gezerek çözümler bulmaya, ülkeye güç verip ayağa kaldıracak bir dayanak olmaya çalışan Mustafa Kemal Atatürk’ün adım adım yarattığı bu ülkeye, ailesi, aile dostları ve silah arkadaşlarının anıları aracılığıyla şahit olacağız. Cumhuriyetin ilanıyla, geçmişten günümüze değişim gösteren Türkiye’nin kaydettiği aşamaları okuyacak, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını daha yakından tanıyacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e605b58-2dbe-4894-bc44-5478f9db1ced.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Küçük hanımlar, küçük beyler! 
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. 
Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. 
Kendinizin ne kadar önemli, 
değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. 
Sizlerden çok şey bekliyoruz.&quot; 
 
Sevgili Çocuklar, 
Nutuk, siz gelecek nesillerin tarihimizi öğrenip geleceğe 
daha güçlü ilerlemeniz için Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün size bıraktığı, geçmiş ve geleceğe ışık tutan 
eşsiz eserdir. Ülkemizin ve milletimizin devamlılığı sizlere emanettir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b2ee11a-3eba-4835-99e8-12bf3dc7ee24.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Nutuk</image:title>
            <image:caption>Ey Büyük Ata, 
Varlığımızın en kutsal temeli olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetinin sonsuz bekçisiyiz. Bu karar, değişmez irademizin ilk ve son anlatımıdır. İstikbâlde, hiçbir kuvvet bizi yolumuzdan döndürmeyecektir. Bizler, bütün hızımızı senden, ulusal tarihimizden ve ruhumuzdaki sönmez inanç ateşinden alıyoruz. Senin kurduğun güçlü temeller üzerinde attığımız her adım sağlam, yaptığımız her atılım bilinçlidir. En kıymetli emanetimiz olan, Türk İstiklâl ve Cumhuriyeti, varlığımızın esası olarak, eğilmez başların, bükülmez kolların, yenilmez Türk evlatlarının elinde sonsuza dek yaşayacak ve nesillerden nesillere devredilecektir. İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar, en modern silahlarla donanmış olarak, en kuvvetli ordularla üzerimize saldırsalar dahi, ulusal birliğimizi ve yenilmez Türk gücünün zerresini bile sarsamayacaktır. Çünkü, bu aziz vatanın toprakları üzerinde yetişen azimli ve inançlı Türk gençliği, dökülen temiz kanların ve Cumhuriyet devrimlerimizin aydın ürünleridir. Vatanın ve milletin selameti için her zorluğa iman dolu göğsümüzü germek, gerçek amacımız olacaktır. Ey Türk’ün büyük Ata’sı! 
İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, 
bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz. 
Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız. 
Türk Gençliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0c6b77d-7119-43cf-a590-da2464c03eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamorfoz: İnsan Vücudunda Değişimin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>İNSAN VÜCUDUNA SEYAHAT&apos;in yazarından

“Akıyor bütün varlık, değişiyor, dönüşüyor ne varsa.” OVIDIUS

Yaşamak, sürekli bir değişim hali içinde olmak demek: büyüme, iyileşme, öğrenme, yaşlanma.

Gavin Francis hekimlik hayatı boyunca çok şey gördü: anoreksi kıskacındaki gelecek vadeden hukuk öğrencisi, yasaklı steroidler yüzünden baba olma ihtimalini kaybetmek üzere olan vücut geliştirici, ergenliğin karman çorman fizyolojisi altında ezilen genç, alnının ortasında boynuz çıkmasına rağmen neşesi dinmeyen kadın…
Büyük övgü toplayan kitabı Metamorfoz’da Gavin Francis, hekimlik hayatında bizzat karşılaştığı vakaları, tıp tarihinden, sanattan, edebiyattan ve mitolojiden öykülerle bir araya getirerek, neden insan olmanın özünde değişimin yattığını anlatıyor. Francis’in ellerinde her vaka, kimlik ve tabiatlarımızın biyolojik, psikolojik ve felsefi anlamda keşfi için birer fırsata dönüşüyor.

“Muazzam… Francis tıp tarihini ve tıbbi vakaları aynı rahatlıkla irdeleyerek insanın bedenini ve zihnini değiştirmekte nasıl da  
becerikli olduğunu gözler önüne seriyor.”
SIDDHARTHA MUKHERJEE

“Heyecan verici ve benzersiz. Engin bir zihin ve derin bir insancıllığın ürünü.&quot;
HILARY MANTEL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b599af-9c4b-4115-bd7c-c7a9efd0ec5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa</image:title>
            <image:caption>Annesinin ısrarını hiç anlamamıştı Julia. Dansta iyi değildi ve dürüst olmak gerekirse sesi de… Neyse! Oz Büyücüsü’nün seçmelerine katılmak ona ne katabilirdi ki? Ancak Julia’nın kafasındaki sorular yerini hızla tiyatronun büyüsüne bırakır. Başta kendi cüce ama özgüveni dev rol arkadaşı Olive ve sanatçı ruhlu eşsiz Bayan Chang olmak üzere, gösteri sayesinde tanıdığı tüm insanlar, hissettiği duygular, yaşadığı deneyimler sadece tiyatro değil kendisi hakkındaki düşüncelerini de değiştirir. Julia’nın boyu hâlâ aynı olsa da artık çok daha “uzun boylu” hayalleri vardır.  
New York Times çoksatanlar listesine giren, pek çok dile çevrilen ve ülkemizde de büyük beğeni toplayan Mucizeleri Saymak’ın yazarı Holly Goldberg Sloan’dan muzip, duygusal, şaşırtıcı ve karşı konulamaz bir dönüşüm öyküsü.
“Sloan sempatik ve büyüleyici genç karakterler yaratmakta gerçek bir usta. Mucizeleri Saymak’ı yıldız yapan her şey bu kitapta da var.” 
Entertainment Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa4d6630-aefa-478d-ae33-bf54207c9a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Geometri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitabı Atatürk, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, 
III. Türk Dil Kurultayı’ndan hemen sonra 1936 -1937 yılı 
kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’nda kendi eliyle yazmıştır. 
1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman’ın yanına katarak Beyoğlu’ndaki 
Haşet Kitabevi’ne gönderip uygun gördüğümüz Fransızca 
geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk’le birlikte gözden geçirildikten sonra, yazılacak geometri kitabının genel tasarısı çizildi. Bir süre sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu yapıt üzerinde çalıştı. 
Elinizdeki kitapçık bu emeğin ürünüdür.” 
  A. Dilâçar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7acd5a7-12bb-441e-8898-38515eba46e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere 
Türk milletine canımı vereceğim.” 
 
Mustafa Kemal Atatürk’ün Osmanlı topraklarında görevde olduğu günlerden başlayarak cumhurbaşkanlığı yaptığı yıllara kadar kaleme aldığı mektupları ve cumhuriyetin ilanından sonra gerçekleştirdiği röportajları derlediğimiz bu kitapta, 
cepheden cepheye koşan sadık bir askerin anılarına, 
ileri görüşlü bir liderin keskin sözlerine ve bir babanın 
manevi kızlarına duyduğu şefkat ve sevgiye tanık oluyoruz. 
Osmanlı cephelerinde yaşanan çatışmalar, 
İngilizlerin etki altına aldığı Osmanlı İmparatorluğu’nun 
son yılları, cumhuriyetin ilanı, devrimler, yeni bir dil yaratmanın sancıları ve bir liderin dış ülkelere karşı tutumu... 
Bu mektup ve röportajlar, Mustafa Kemal’in yaşadığı döneme 
ve içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal olaylara ayna tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d48a2a-a1b6-4f81-995e-b4cc23e6c443.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Başaramıyoruz?</image:title>
            <image:caption>Demokrasi herkese gereklidir, buna inanan tüm bireylere iş düşüyor. Neden başaramıyoruz? Çünkü kuvvetler ayrılığı hayata geçirilemiyor, yargı bağımsız değil! Bugün yaşadığımız sorunların temelinde, çağdaş demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığının tam gerçekleştirilememesi vardır. Kuvvetler ayrılığının tam gerçekleşmesi için meclisin iktidarı denetleyebilmesi, düşünceyi yayma ve örgütlenme özgürlüğü yanında yargının bağımsız ve tarafsız, yerel yönetimlerde özerklik, siyasi partilerde iç demokrasi olması gereklidir. Tüm bunlar sağlandıktan sonra, ülkemizin önündeki bütün engeller kalkacak, bugün yaşadığımız sorunlarla karşılaşmayacak ve özgürlük içinde yaşayacağız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec8c008-dd46-48b2-9cb6-4973781604e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta Grigoriy Petrov, bir halkı ulus haline getiren büyük kanaat önderi Snellman&apos;ın ve arkadaşlarının mücadelesini sürükleyici bir üslupla anlatmaktadır. Önce İsveç&apos;in sonra da Rusya&apos;nın hakimiyeti altında yaşayan, bataklıklar ve kayalıklarla dolu küçük ülke Finlandiya&apos;nın kısa sürede nasıl atılımlar yaparak tam anlamıyla &quot;Muasır Medeniyetler&quot; seviyesine erişmesinin, dramatik ve ibret verici hikayesini anlatır bize Petrov. Snellman&apos;ın yetiştirdiği &quot;Hayat Mimarları&quot;nın bitmez tükenmez çabaları sonunda gerçekleşen, toplumsal ve kültürel değişmelerin çeşitli aşamaları gözümüzün önüne serilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/febc226d-e1d8-45c6-b75c-5357cfe49fc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Satış 101</image:title>
            <image:caption>Bazen özellikle kariyeriniz için gerekli olan yeni bir beceriyi edinmek çok zor gelir: Bir taraftan işinize konsantre olup sizden beklenenleri yapmanız, diğer taraftan ise bolca okuyarak, hatta kurslara katılarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Oysa zamanınız da enerjiniz de bütün bunlara yetmeyebilir. 

Satış 101, satış alanında çalışmak isteyen ya da halihazırda bu alanda bir kariyer yolunda ilerleyenlere zamanlarını ve enerjilerini en verimli şekilde kullanarak işlerinde nasıl daha başarılı olabileceklerini göstermek için hazırlandı. Satışın temel kurallarından satış kapama tekniklerine, müşterileri elinizde tutmaktan iyi bir satış yöneticisi olmaya kadar merak ettiğiniz her şey bu kapsamlı kitapta sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7309cef7-4bc8-4069-8fef-ef1239a9df3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kesi Yeri</image:title>
            <image:caption>Nazlı Akçura ilk öykü kitabı Kesi Yeri’nde, hayata dair inancını, sevdiklerini, mevcut düzenini, geleceğini, bedenine olan hükmünü ve ilişkiler içerisinde kendini kaybedenlerin hikâyeleriyle “merhaba” diyor okuruna. Tüm karakterlerini sessiz bir ortaklığın sahibi kılan Akçura, hayallerinden, yaşama sevincinden, her şeyin eskisi gibi olması dileğinden, henüz yaşanmamış o güzel günlerden umudunu kesmek istemeyenlerle; kırılanların, vazgeçmeye meyledenlerin, sessiz bir isyanın paydaşlarıyla içten içe yanmaya devam edenlerin hikâyelerini anlatıyor bizlere. 
 
Kesi Yeri, iç dünyamızda sığındığımız yuvanın ve çocuk saflığımızın aldığı yaraları usulca önümüze sererken hislerimize dokunuyor ve dokunduğu yerde hüzünlü bir iz bırakıyor. 
Ellerine varıyorum önce. Üzerlerinde geziyorum, parmaklarına dokunuyorum. Fakat… Yok. İçerideyken de değişen bir şey yok. Gerçekliğini giderek yitiren anılarımı, bu kadar yakınında olsam bile, bana değil, bir yabancıya aitmiş gibi hissediyorum. Annemin ellerini tanıyamıyorum. Sabahları başımı okşayarak beni uyandıran, saçlarımı iki yandan özene bezene örüp de kurdelelerle süsleyen, “Al kızım, bal kızım, içimin neşesi, şen kızım… Yalnızca kızım değil, en yakın arkadaşım…” sözcüklerini kulağıma fısıldarken, yanaklarıma kadife çiçekleri gibi dokunan, gülücükler konduran eller bunlar mıydı sahiden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbc56036-2909-4c87-8c42-664b773958e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapık</image:title>
            <image:caption>Filmim Sapık, tamamıyla Robert Bloch’un eseri sayesinde ortaya çıktı.” –Alfred Hitchcock 
 
“Robert Bloch, Edgar Allan Poe seviyesinde bir yazar.” –Harlan Ellison 
 
“Sapık ile Bloch gizem romanlarını ve ilk haliyle James Cain tarafından ortaya çıkarılan anti kahraman kavramını yeniden şekillendirdi.” –Stephen King 
 
“Robert Bloch, tüm zamanların en usta yazarlarından biri.” –Peter Straub 
 
 
Robert Bloch, yirminci yüzyıl korku-gerilim edebiyatının en üretken ve yenilikçi zihinlerinden; Alfred Hitchcock tarafından sinemaya uyarlanan ve yıllardır tartışma konusu olan romanı Sapık ise yazarın en başarılı ve en sansasyonel eseri. Dönemin korku salan psikozlu katili Ed Gein’in gerçek yaşamından esinlenen Sapık en az ünü kadar sert ve sapkın bir roman. 
 
Karanlık ve fırtınalı bir gecede yolunu kaybeden Mary Crane yol kenarında Bates Motel tabelasını gördüğünde tükenmiş bir haldeydi. Motelin sahibi Norman Bates tuhaftı ama iyi biri gibi görünüyordu. 
 
Norman Bates kadını odasındaki delikten izliyordu. Ama anne oradaydı. İğrenç düşüncelerinden Norman’ı korumak için gelmişti. Ve elinde bir bıçak tutuyordu… 
 
Tepenin yamacındaki ıssız Bates Motel yeni konuklarını bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b85c4f-682f-42ea-a9b2-0ac06573c9e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Chantereine Kontu</image:title>
            <image:caption>1793 sonbaharında Fransız Devriminin en kanlı zamanları yaşanıyordu. Devrim hükümeti, Vendée İsyanına katılan herkesin öldürülmesi emrini vermişti. İsyanın liderlerinden Chanteleine Kontu, cumhuriyetçilerle işbirliği yapan eski bir çalışanının ihanetine uğramış ve kızı zindana atılmıştı. Soyluların giyotine mahkûm edildiği bu dönemde kont, kızını kurtarmak zorundaydı. 
Olağanüstü Yolculuklar serisinin bu durağında Jules Verne, Terör Döneminin en şiddetli günlerinde geçen romantik bir hikâye anlatırken insanoğlunun hem sevecen hem de vahşi yüzünü gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29da6826-68d2-4418-9ed1-b3025113268a.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzur Atlası</image:title>
            <image:caption>Huzur Atlası, Türk edebiyatı için son derece değerli olan Huzur romanının sadece edebiyat terimlerini değil romandaki kahramanların boyutlarını, eşya ve nesnelerin anlatıya katkılarını; kültür, sanat, ekonomi, siyaset, tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe, resim ve görsel sanatları ilgilendiren kavram, konu, gönderme, tema, eser, kişi ve tartışmaları da kuşatan yönüyle farklı, ilginç, çok cepheli bir inceleme ve yeni bir okuma kılavuzu... 
Turgay Anar’ın yoğun bir emekle tamamladığı elinizdeki eser, Huzur gibi derin anlamlar içeren bir edebî metne dört yüzden fazla madde ile ayna tutarak onun karanlıkta kalmış yanlarını aydınlatıyor. Anar, eserin ışıltılı yönlerini gösterirken diğer yandan da kapalı alanları üzerinde zihni hareketlendirecek noktalar buluyor ve Huzur gibi zengin göndermeler barındıran bir romanı çeşitli anlam ve yorum prizmalarından geçirerek derin bağlantılarını irdeliyor. 
Huzur, hareket hâlinde olan bir yıldız kümesinin ardında bıraktığı pırıltılar gibi ya da anlam halelerini peşinden sürükleyen bir Samanyolu gibi başka yıldızları da güzergâhına çeken bir metin… Türk edebiyatında başka bir örneği bulunmayan Huzur Atlası, bu güzergâhı çok yönlü anlama çalışmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0b3a2e8-508e-4415-8b67-4809f0384040.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Dili</image:title>
            <image:caption>Bir mırıltıyla başlıyor her şey, 
tüyler üzerinde gezinen şefkatli bir elle. 
Bir oluyor, hemhal bu hikâyede 
başka dünyalara uyuyan kediler ve 
birbirlerinin rüyasına uyanan insanlar; Sarmankarmançorman miyavlar, 
Nezahat ve Birsen hanımlar; 
bahçeler, evler, sokaklar, eski ve yeni zamanlar; 
her an süren savaşlar ve 
azıcık bir çabayla kurulabilecek iç barışlar; 
hakikat olan masallar ve şer def eden hayırlar… 
Özlem Anar’ın tecrübeli kalemi keskin çizgiler değil, ruhu sarıp sarmalayan daireler çiziyor; 
zorlu çıkışları kadar ferahlatıcı inişleri de olan o seyri, hayat dediğimiz oyunbaz deveranı 
resmediyor Kedi Dili. 
Siz de duyabilirsiniz kedinin dilinden böylece,  sığan bir göz âleme, bin âleminin hikâyesini!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/646766fd-0c23-4821-9e08-58b41dae142d.jpg</image:loc>
            <image:title>Amber (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>T. Y. Mazer’den yüksek teknoloji ve aksiyonun romantizm ile T. Y. Mazer’den yüksek teknoloji ve aksiyonun romantizm ile harmanlandığı harika bir seri.
James ve Beren&apos;in son macerası, genç kadının başına gelenlerle daha karmaşık bir hâl almıştır. Zihni ve hatıraları artık kendisine ait olmayan Beren, James&apos;i bir yabancıdan ayırt edemez. James ise ekibiyle beraber Beren&apos;e neler olduğunu çözmeye çalışır. Bir yandan Birlik&apos;in verdiği görevi sonlandırmak zorunda kalan James, diğer yandan kendini, sevdiği kadını yeniden kazanmaya adamıştır.
Asıl sorun, James&apos;in aşkı için ne kadar ileriye gideceği ve kimleri feda edeceğidir. Artık görevler daha tehlikeli, sırlar daha acımasız, aşk ise daha yakıcı hâle gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/230585b7-6d9a-4a6f-a0f9-638fffa9c345.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İspanya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İspanyollar ve İspanya Avrupa ve Dünya tarihini şekillendiren olayların başlıca aktörleri arasında yer alır. En eski Avrupa uygarlığı olarak bilinen Keltlerin vatanlarından biridir. Roma’yı süper güç haline getiren ve Kartaca’yı tarihe gömen Pön Savaşlarının muharebe meydanlarından biridir. Hıristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki din savaşlarının belki de en önemli sahnesidir. Amerika’daki Avrupa kolonizasyonunun çıkış noktası, Amerika yerlilerinin el konulan servetlerinin Avrupa’ya giriş noktasıdır. Katolikliğin ve kan dökücü Engizisyon’un kalelerinden biridir. Aydınlanma ve modernite ile ortaçağdan beslenen muhafazakârlığın en uzun süre ve en şiddetli şekilde çatıştığı mekândır.
Altamira’daki 36.000 yıllık duvar resimleri; Elhamra Sarayı ve Kordoba Camii gibi mimarlık harikaları; Goya ile El Greco’nun, Dali ile Picasso’nun olağanüstü tabloları hep bu zengin tarihsel akışın geride bıraktığı izlerden sadece birkaçıdır.
Eğer bir gün yolunuz İspanya’ya düşecek olursa bu kitabı mutlaka okumuş olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a664fc8-6af3-48d9-ab9e-a9e4d13e80d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İçin Hatırla</image:title>
            <image:caption>Hatırlamadığın birini sevebilir misin? 
 
Otuz sekiz yaşında Alzheimer teşhisi koyulan Anna Forster evini, işini, ailesini bırakıp Rosalind Bakımevi’ne yerleşmeyi kabul ederken aslında çok uzun süre kalmayı planlamıyordu. Fakat Luke’la –tıpkı kendisi gibi genç yaşta bu hastalıkla mücadele eden, çay rengi gözleri olan hoş adamla– tanıştığında, artık hatırlamak istediği bir şey olduğunu fark etti. 
 
Kızıyla kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Eve Bennett, bakımevine iş görüşmesine giderken son şansını kullandığının farkındaydı. Tam da umudunu yitirdiğinde, her şeye rağmen birbirlerine tutunan Anna ve Luke’la tanışması sanki bir işaretti. Trajik bir olayın ardından aileleri tarafından ayırılmak istenen çifte yardımcı olmak için Eve’in çok şeyi riske atması gerekecekti. 
 
“Yürek burkan bir aşk hikâyesi.” —People 
 
“Aşkın sonsuz, sınırsız ve onarıcı gücünün kanıtı.” —Library Journal 
 
“Sally Hepworth, kaleminin keskinliğini bir kez daha kanıtlamış.” —BookPage 
 
“Sevginin her hâline ışık tutan, yoğun, sıcacık ve gülümseten bir hikâye.” —Graeme Simsion</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d0934cb-3f11-4134-b139-403c09bae3f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Güney ve Fatoş Güney aşkı farklı bağlamlarda pek çok tartışmanın konusu oldu. Nice zorluklara göğüs gererek serpilen, cezaevi, sürgün, ayrılık gibi çetin süreçlerle daha da güçlenip büyüyen bu destansı sevgi ilk kez tüm detayları, tüm çıplaklığıyla kâğıda döküldü, bizzat Fatoş Güney tarafından. 
 
Moda’da doğup büyümüş, burjuva kültürüyle yetişmiş ve kendi kozasından çıkmamış bir genç kızın hayatının altüst oluş hikâyesiyle başlıyor Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun. Bu bireysel değişim ülkenin siyasi tarihi ve politik sarsıntılarla, Yılmaz Güney’in kendi yolunu bulma serüveniyle harmanlanarak eşsiz bir anlatı oluşturuyor. Fatoş Güney bu kitapta bizlere birlikte mücadele etmenin, birlikte olgunlaşmanın, birlikte direnmenin hikâyesini sunuyor.

Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun Yılmaz Güney ve Fatoş Güney’in dillere pelesenk olan büyük aşkına, Türkiye politik sinemasına ve onun en özgün, öncü figürü olan Yılmaz Güney’in hayatına, darbeler tarihine; direnmeye, değiştirmeye inanmış bir kuşağın anlam dünyasına ışık tutuyor. 

“…Fakat yılmamalıydım, sürdürmeliydim yazmayı çünkü biliyordum, hiçbir şey sonsuzlukta yok olup gitmek kadar acı olamazdı. 
Yazmak, ölümden bir şey koparmaktı! 
(…) Geçmişin tüm birikimi, şimdiki zamanın gerçekliğiyle birleşecekti nihayet. Bu kez yeniden hatırlamanın, yeniden değerlendirmenin süzgecinden geçerek…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc9d0486-7e67-4246-b51d-d1b3674384f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uykusuz</image:title>
            <image:caption>Bir yer. Bir şehir. Renk tercihini griden yana kullanmış isimsiz bir kent. Varlığı ve yokluğu bir. Hem cansız hem de kan içinde. Sözcükler var. Nefesler var. Ter var. Saflık yok burada. Doğal olmayan bir işleyişte sürüklenmeler var. Tuhaf masallar anlatan ayyaş bir baykuş var. Yıkık dökük bir bina var. Bir adam var bir de. Ölümün kardeşi uykuyla düello halinde biri. Yeni yalnızlığına tutkun, birden çok kadını olan biri. Puslu rüyalarında asıl yaşamını sürdüren, mutsuzluğuyla meşhur biri. Ve elde edemediği bir şey var. Tek bir şey... 
 
“Sen hiç kendinden oldun mu? Olmuşsundur, oldun da. Gittin. Sevmişliğinden, sevilmişliğinden gittin. Bir sandalyedeydin gidişlerin olurken. Sımsıkı bağlamışlardı seni. Kimler? Bilinmez ve ne önemi var ki? Şefkatin, pürlüğün uçuşarak kaçıştığını dehşet içinde seyretmiştin. Hatırlar mısın? Küçüktün. Unutmuşsundur. Bir süre debelenip aniden durgunlaşmıştın. Tam da o anda çözülmüştü ipler kendiliğinden. Ayağa kalkmıştın. Şöyle bir üstünü başını düzeltmiştin. Gözünde başka türlü bir bakış parlamıştı, yaşamayan bir bakış. Gölgemsi bir varlık peşine o an takılmıştı. Biliyordun. Korkmamıştın. Bir alacakaranlığa onunla daldın sen. Sen, kendinden oldun. Öldün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eec8e69-13f9-4a36-b806-5810019f2878.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmik Albay- Kozmik Oda Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Arınç’a suikast” tezgahıyla başlayan ve Albay’ın adres yazılı kâğıdı yutmaya çalıştığı yalanıyla süren Kozmik Oda operasyonu, kumpasların en sinsisiydi… 
Hedefteki Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü, Kozmik Oda operasyonunun tüm ayrıntılarını ve perde arkasını yazdı. Bir yanı hep sis perdesinin arkasında kalan bu tarihi olayı ilk defa tüm ayrıntılarıyla okuyacaksınız: 
Operasyonda kimler, hangi rolleri aldılar? 
Kozmik Oda’ya ısrarla telefonuyla giren Hâkim’in iletişimini hangi komutan “jam*mer” getirterek önledi? 
Hâkim ve Tümgeneral’in haftalar süren sinir harbi ve karşılıklı tutulan tutanaklar… 
Kozmik Oda’daki gizli bilgileri kimler korudu, kimler daha sonra teslim etti? 
Kozmik Oda’dan çıkan belgeler ne oldu? 
Kozmik Oda operasyonunu başlatacak telefon ihbarının yapıldığı yerden, önce hangi asker arandı? 
O asker, Kozmik Oda belgelerinin tesliminde ve ardından 15 Temmuz darbe girişiminde hangi rolleri aldı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=86999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e9f2a7d-6168-45e1-8351-9b4f6a244edc.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Ritüeller II</image:title>
            <image:caption>Mason Currey’nin Günlük Ritüeller’i dünyanın yaratıcı kadınlarıyla devam ediyor! 
Bu kitapta George Eliot’tan Zadie Smith’e, Susan Sontag’tan Doris Lessing’e, Virginia Woolf’tan Maggie Nelson’a, Shirley Jackson’dan Patti Smith’e, Mary Shelley’den Pina Bausch’a ve Frida Kahlo’dan Marie Curie’ye farklı alanlarda üreten, farklı dönemlerde yaşayan, farklı normlarla yüzleşen yüzlerce kadın sanatçının yaratabilmek için mücadele ettiği günlük engelleri ve sarıldıkları günlük ritüelleriyle bambaşka esin, korku ve neşe kaynaklarını keşfedecek, çağlar geçse de değişmeyen zorunluluklara tanıklık edeceksiniz. 
“Yazmak kendini harcamak, kendinle kumar oynamaktır.” 
Susan Sontag 
 
“Deneme yanılmayla ilerlersin ve ihtiyaç duyduğun, seni besleyen şeyi, içgüdüsel ritmini ve rutinini bulduğun zaman da onun üzerine titrersin.” 
Doris Lessing 
 
“Yaşam yaşamı doğurur, enerji enerjiyi yaratır. İnsan kendini harcayarak zenginleşir.” 
Sarah Bernhardt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7bd424-133f-4b66-9eb0-f756168a17dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Aptallarla Ne Yapmalı?</image:title>
            <image:caption>“Sokakta rastlanan binlerce vakada –yolunuzu kesen bir araç, köpeğini tekmeleyen veya yerlere çöp atan biri– başkalarına saygı göstermeyip sıradan sağduyu ilkelerini bile hiçe sayarak birlikte yaşamanın koşullarını ortadan kaldıran kişidir aptal. Gerçekliğin tümüne değinmeden söylenebilecek ilk şey, bu tür davranışların çoğunun yalnızca söz konusu kişiyle ilgili olmaması, daha derin sorunların semptomları olmasıdır: tehlikeli ve zor çalışma koşulları, kaygı verecek kadar çığırından çıkmış eğlence ve tüketim endüstrisi, insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen yapıların başarısızlığı gibi. Sadece aptalların sosyal hayatın koşullarını yıkmasını değil, aynı zamanda bu aptalları üreten hasta toplumun işleyişini de hesaba katmak gerek.” 
 
Spinoza üzerine çalışmalarıyla tanınan felsefeci Maxime Rovere’in Türkçedeki bu ikinci kitabı bir etkileşimsel etik denemesi. Sağlıklı bir etkileşim ortadan kalktığında, karşılıklı güven kırıldığında bir otorite vasıtasıyla onu yeniden tesis etmeye çalışırız. Bu da genellikle saldırgan, sert, baskıcı hatta yıkıcı bir tutum olarak kendini gösterir. Kurumlarla ya da arkadaşımızla, patronumuzla ya da bir yabancıyla her gün öyle ya da böyle kendimizi içinde bulduğumuz bu türden etkileşim kazaları karşısında Rovere ahlakçı tutumu devreye sokmak, kendi normlarımızı dayatmak yerine, sinizme ve kayıtsızlığa kaçmadan felsefeye başvuruyor, yani okuru kendi kavramsal savunmalarını eleştirip yeni ufuklar aramaya davet ediyor. Rovere aptallığın, içinde hapsolduğumuz bir sistem olduğunu söylüyor ve bundan kurtulmak için düşüncelerimizi nasıl yönlendirebileceğimizi araştırıyor. Bu kitapta “Aptallarla ne yapmalı?” sorusu “Aptal olmamak için ne yapmalı?” sorusuyla birlikte yankılanıyor.

“Bir kişinin aptallığıyla baş etmek, her iki tarafın çatlaklarından hareketle iki dünyanın iç içe geçerek birbirini değiştirmesi anlamına gelir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d8d157-386c-447c-a843-195552e19b14.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Maddede Salgınlar</image:title>
            <image:caption>Hastalık nedir? Nereden çıktı bu salgınlar? Osmanlı’da salgınlarla nasıl mücadele edildi? Pagan mitolojilerinde ve kutsal kitaplarda salgın ne anlama geliyor? Mumyalar bize ne anlatıyor? İstatistikler ne söylüyor? Co*vid 19 nasıl yayıldı? Nasıl bir çağa düştük böyle? 50 Maddede Salgınlar, tarih boyunca görülen bulaşıcı hastalıklardan biyolojik silahlara, komplo teorilerinden korku salgınlarına, merak edilen pek çok konu üzerine akılcı bir perspektif sunuyor.  Erdinç Yücel, salgınların insanlık tarihindeki dönüştürücü etkisini kronolojik sıralamayla aktarırken bilgiye yaklaşma geleneğimizi de sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c8c3ed7-b9b8-4ef1-ac2d-f251603ff467.jpg</image:loc>
            <image:title>Bergen - Katiline Aşık Bir Kadın</image:title>
            <image:caption>“Kezzap bile bu kadını çirkinleştirememiş.” 
– Sezen Aksu 
Kadına şiddetin acıklı bir simgesidir Bergen... 
Toplumun gözü önünde kendi ölümüne yürümüş, ailesini korumak uğruna kendini feda etmiş, korkusuz, cesur bir kadın... 
Yaşam savaşının tam ortasında yer almış, hayatın bütün zorluklarına rağmen umudunu yitirmeden şarkılara tutunmuş bir gazino yıldızı... 
Saplantılı bir aşkın pençesinde kıvranıp durmuş bir kraliçe... 
Arabeskin Kraliçesi hem de... 
Kocasının yüzüne attığı kezzapla bir gözünü yitiren ama güzelliğinden hiç ödün vermeyen bir ikon... 
 
Sanat hayatı ödüllerle dolup taşan Bergen, bir dönemin arabesk yasaklarını delmesiyle de müzik tarihine imza atmış, değerli simgelerden biridir. 
Yaşlanıncaya kadar şarkı söylemek istiyordu sadece. Bir de insan gibi sevilmek... 
Olmadı ama! 
Zalimce işlenmiş bir cinayete kurban gitti. 
Üstelik kanı da yerde kaldı! 
Bu kitapta sadece Bergen’in başına gelenlere değil, son nefesine kadar verdiği mücadelesine, şiddetin karşısındaki onurlu direnişine ve hayata her gün yeni bir umutla uyanmanın değerine de tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5b3f15-7b3c-40d3-af64-62942e6e9627.jpg</image:loc>
            <image:title>Paracelsus / Sağlıklı Bir Akıl, Efendisinin İradesi Olmadan İçine Girilemeyendir</image:title>
            <image:caption>“İlacı zehirden ayıran şey dozudur...” 
Francis Barret’in “hekimlerin ve filozofların prensi” olarak tanımladığı Paracelsus, ardında çözülmesi güç bir felsefe ve 8.200 sayfalık bir külliyat bırakarak bu yaşamdan ayrılmıştı. 
Bugün hâlâ Doğu’da ve Batı’da, onun gizemli yazılarını okuyan onlarca bilim insanı, karşı karşıya oldukları derinliğin sınırını belirlemekte zorlanmaktadır. Elinizdeki kitap, tıp, eczacılık, simya ve felsefe alanlarında kurduğu düşünsel yapı ile modern hekimliğin ortaçağ kaynaklarından biri olarak kabul gören Paracelsus hakkında Türkçede var olan büyük boşluğu dolduracak özel bilgilerle oluşturulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d81cb5-907f-4eb7-bdc0-14da537459ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhum Nasıl Bilirdi?</image:title>
            <image:caption>Doğan Ekinci öldü. Herkes gibi sakince gömülüp bu dünyadan ayrılmayı beklerdi ama hiç de öyle olmadı. Şimdi bir cenaze töreninde gördüğü yüzlerin kendisini son yolculuğuna uğurlamak için orada olduğunu biliyor ve geçmişin anıları bir bir zihnine doluyor. Yıllarca garsonluk yaptığı kafenin müdavimleri, bazıları “dostu” da olan mahalle sakinleri onun son anlarına yaraları, neşeleri, hayal kırıklıkları ve umutlarıyla konuk olurken anlattıkları okuru da hayata ve ölüme dair derin bir muhasebeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ba2cc9-9c8e-4e08-89f2-e2de19525e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk - Başarıda Gururu, Felakette Ümitsizliği Yenmeliyiz</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kendiniz kurtarıcı olun. Eğer ülkenizi kurtaracak bir lider beklemekteyseniz, ben size hiçbir şey öğretememişim demektir.&apos;&apos; 
 
Gazi Mustafa Kemal’e ölümünden dört yıl önce, özel bir yasayla “Atatürk” soyadı verilir. Bu haber Ankara Radyosu’nda sevinçle duyurulurken, sunucu “Atatürk” yerine “Anatürk” der. Elbette bu bir dil sürçmesidir nihayetinde. Ancak bilinir ki Türkiye halkı Mustafa Kemal’i, hem bir baba hem de bir anne kadar sevmektedir. 
Mustafa Kemal’in yaşamına dair hiç duymadığınız bilgileri, bilinmeyen yönlerini ve derin acılarına rağmen yaratıcı yanını nasıl geliştirdiğini öğrenmeye hazır olun. O sadece kurucu bir lider değil, bugün dahi hayatımızı değiştirecek ölçüde etkili, tüm dünyaya ilham vermiş bir filozof devlet adamıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58372f18-7bec-471f-9ce3-35787b2b9ea8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanların Duygusal Dünyası</image:title>
            <image:caption>Sahip olduğumuz duygular bize atalarımızdan armağandır. Hayvanlar da benzer duygulara sahiptir. 
Peki tüm hayvanlar aynı şeyleri mi hissederler? Araştırmalar gösteriyor ki fareler sadece empatik kemirgenler değil, aynı zamanda eğlenceyi seven canlılardır. Bir fil kalın derisinin altında hassas bir kalp taşır. Zevk düşkünü iguanalar, mizah duygusu olan atlar, âşık balinalar, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan filler, yas tutan susamurları, acı çekmekte olan eşekler, kızgın babunlar, duygusal balıklara dair hikâyeler okumaya hazır mısınız? 
Otuz yılı aşkın bir süredir hayvanların tutkularını ve hayvani erdemlerini inceleyen ödüllü bilimadamı Biyoloji Profesörü Marc Bekoff’un, çeşitli türlerin sosyal iletişimini incelediği bu önemli kitap, hayvanların zengin bir duygusal dünyası olduğunun ispatı niteliğinde. Bekoff, hayvan sevinci, empatisi, kederi, utancı, öfkesi ve sevgisinin olağanüstü hikâyelerini, sağduyu ve deneyimle birlikte son bilimsel araştırmalarla ustaca harmanlıyor. Bekoff’un, mizahi ve dokunaklı hikâyelerle dolu olan HAYVANLARIN DUYGUSAL DÜNYASI adlı bu kitabı hem hayvanları nasıl gördüğümüzü hem de onlara nasıl davrandığımızı yeniden değerlendirme üzerine açık bir çağrıdır. 
Hayvan duygularının büyüleyici dünyasına hoş geldiniz. 
 
“Hayvanların Duygusal Dünyası, dünyamızı paylaştığımız hayvanlara karşı 
tutumlarını değiştirmeye çalışan insanların gün geçtikçe 
kalabalıklaşan korosuna güçlü bir ses katıyor.” 
– Jane Goodall 
 
“Çekici, meydan okuyucu ve okunası bir kitap...” 
– Booklist 
 
“Bu düşündürücü kitap, muhtemelen hayatınızı değiştirecek.” – The Animals Voice</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/921a8200-40e4-4daa-8514-7b3aae067c00.jpg</image:loc>
            <image:title>Karizma ve Lider Kültü</image:title>
            <image:caption>Otoriterlik dozu her geçen gün artan “karizmatik” liderler ile kitleler arasında kurulan ilişki uzun yıllardır farklı disiplinlerin üzerine düşündüğü ve araştırdığı bir alandır. Hitler faşizminin karanlığından bu yana, kitlelerin otoriter rejim ve “tek adam”lara neden ve nasıl destek verdiği sorusu hala güncelliğini korumaktadır. Eril, milliyetçi ve özgürlük perspektifinin en ufak kazanımlarına bile düşman olan “tek adam”ların iktidarlarının kitlelerden gördüğü desteğin neden ve nasıl gerçekleştiği anlaşılmayı bekleyen önemli bir sorundur. Tam da bu nedenle, kitle, tüm lider araştırmalarının karşısında en az onun kadar üzerine düşünülen bir olgu olagelmiştir. Kitle, halk, toplum… Çeşitli biçimlerde tanımlanan yığınların karizmatik otoriter lider ve rejimlerle kurduğu ilişkinin psikolojik, toplumsal ve ekonomik olmak üzere çok boyutlu temelleri vardır. Kitlelerin kendilerine atfettiği toplumsal anlam kayda değerdir. “Tek adam”ların güç aldığı, adına hareket ettiğini iddia ettiği kitleler, bireyin ötesinde toplam bir anlama sahiptir. “Toplam” için hareket ettiğini iddia eden ve gücünü “toplam”dan alan, giderek otoriterleşen iktidarların yerkürenin neredeyse tamamında iktidar sahibi olmaya başladığı bu günlerde, elinizdeki kitap, kitle ile otoriter ve karizmatik lider arasında kurulan ilişkinin yenilenmiş yüzünü anlama çabasına katkı sunmayı arzu etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92403df7-410c-4887-82c6-9c60339b446a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yakalı Kertenkele Ne Yapabilir</image:title>
            <image:caption>Bir Yakalı Kertenkele Ne yapabilir? kitabı çocuklar için düşündürücü özelliği ile ön plana çıkıyor. Kitap, özgün bir bedene sahip olan yakalı kertenkelenin müzik yolculuğunu anlatıyor. Bir soruyla başlıyor tüm yolculuk... Neden bedenindeki bu yaka sürekli açılıp kapanıyor? İşte bu sorunun peşine düşen Tiçiko nihayet bedenindeki yakanın hayalleri için bir engel olmadığını keşfediyor. Toplumsal cinsiyet eşitliğine de gönderme yapan kitapta beden ve yapılabilirlik ilişkisi çocuk okura sezdiriliyor. Nihayetinde çabanın, düş kurmanın, dayanışmanın güzelliğini duyumsatırken engel kavramı üzerine de düşündürüyor. Kitapta yer alan &apos;Yakalı Kertenkeleyle Felsefe Soruları&apos; ve düşündüren hikayesiyle çocuklarla felsefe çalışmalarına da bir kaynak niteliği taşıyor. Ayrıca kitabın arkasında yer alan resim ve yaratıcılık bölümleriyle de çocuklara hayal edebilecekleri, serbestçe çizim yapabilecekleri özgürlük alanları sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c869f9f0-a6c0-4619-a693-40c38b937a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdurrahman Bin Avf (ra)</image:title>
            <image:caption>Mekke&apos;de doğup büyüdü. Genç yaşta iyi bir tüccar oldu. Su gibi içki içilen bir ortamda büyüdüğü halde kötülüklerden uzak durmayı başardı. Gençliğinin baharında Müslüman oldu. Emin ve güvenilir biriydi. Bu özelliği bizzat Peygamber Efendimiz tarafından bildirilmişti. Bunu bilen Hz. Ali ve diğer sahabiler ona çok güvenirlerdi.
Bir ayet ya da hadis duyduğunda onu öğrenir, uygulamaya gayret eder ve hayatının bir parçası haline getirirdi. Peygamberimize imam olan sahabi diye tanınırdı. Peygamberimiz zamanında komutanlık ve istihbarat gibi birçok görevler aldı. O&apos;nun vefatından sonra ise halifelerin göz bebeği oldu. Zekat memurluğu, müftülük ve hac emirliği gibi çeşitli görevlerde bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61acf1a3-84a2-48c2-bc40-fec3b21cda1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zübeyr Bin Avvam (ra)</image:title>
            <image:caption>Sevgili Peygamberimizin halası Hz. Safiyye&apos;nin oğlu, Hz. Hatice&apos;nin yeğeniydi. Zekası ve gözünü budaktan sakınmayan cesareti dolayısıyla Peygamber Efendimiz ona özel görevler verdi. Prensip sahibi ve tedbirli biriydi. Cömertliği, ihlası, samimiyeti ve dürüstlüğüyle insanlara örnek oldu. Hz. Ali, Talha bin Ubeydullah, Sa&apos;d bin Ebi Vakkas&apos;ın akranıydı. Onlar gibi genç yaşta İslam&apos;la şereflendi.
Küçük yaşta yetim kalmıştı. Annesi onu en güzel şekilde yetiştirdi. Müslüman olunca baskı ve işkencelere maruz kaldı. Yapılanlara göğüs gererek yılmadan yoluna devam etti. Bedir, Uhud ve diğer savaşlarda en ön saflarda savaştı. Canı pahasına Peygamberimizi korudu. Mekke Fethi&apos;nde ordulardan birine komuta eden sahabi, Hz. Ömer döneminde de cepheden cepheye koştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4c00da-1a4d-4d51-9042-8e599768f8d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Abur Cubura Hücum</image:title>
            <image:caption>Billy doktordan kötü bir rapor alınca, ailesi evdeki tüm abur cuburları kaldırıyor. Billy tatlı ve tuzlu atıştırmalıklar olmadan mantıklı hareket edemiyor ve saçmalamaya başlıyor. Ve okulun kantininden cips çalıyor! Bir hırsız nasıl örnek bir insan olabilir?
Uyarı: Abur cuburu kesmek size çılgınca şeyler yaptırabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc7b72a5-af23-47e1-b78b-4b7a59822870.jpg</image:loc>
            <image:title>Yörük Ali Efe - Kurtuluş Savaşı Kahramanları 5</image:title>
            <image:caption>Yörük Ali Efe, köylülerin dilinde dolaşan bir kahraman haline gelmişti. Genç kızlar, umutlarının son yongasını ona yüklüyorlar, ihtiyarlar onun adını hecelerken gençliklerindeki heyecana yeniden kapılıp gidiyorlardı. Harman meydanlarında, bahçe kenarlarında, saçak diplerinde hep o anlatılıyor, yiğitliği, mertliği üzerine hikayeler dilden dile dolaşıp duruyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e319d8ba-a7f1-40cf-b385-eb325b512835.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Şeyler Dizisi (21 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en çok okunan popüler bilim dizisi… Tercüme değil, tamamen yerli; üstelik çocuklar için!

Şu Acayip Serisi gerçekten çok acayip. Bilimi çocukların anlayacağı bir dille ele almış. Günümüz çocuklarının anlayacağı esprilerle karışık, sürükleyici. Bu tip kitapların sayısı arttırılmalı... (ingeç)
Tarık Uslu hep yazsın. Okullardaki eğitim kitapları böyle olsaydı zor konular daima severek öğrenilirdi. Öğretmenler bu kitapları okumalı ve anlatmalılar. (eeldmr)
Şu Acayip Serisi’ni okumak çocukları parka götürüp kendi sallanan anne-baba gibi hissettiriyor. Kendinize bu iyiliği yapınız; okuyun, okutun. (Mahfice)
Acayip Şeyler Serisi’ni öğrencilerime aldım. Elden ele dolaşıyor şimdi kitaplar. Çocukların kitap okumasını istiyorsak onlara göre hazırlanmış kitapları sunmalıyız. Tavsiye ederim. (mqnsz)
Ben bir ortaokulda fen bilgisi öğretmeniyim. Bu kitap serisini alıp sınavlarda başarılı olan öğrencilerime dağıttım ve emin olun fen dersini daha çok sevmeye ve anlamaya başladılar... (okuyan_gezgin)
Şu ana kadar okuduğum en güzel seri. Bize bilgiyi eğlenceli bir şekilde anlatan yazarı tebrik ediyorum. Bir bilgi ancak bu kadar güzel anlatılabilir. Çocuklar Şu Acayip Serisi’ni kaçırmamalı. (Melisa ÇAM)
Özellikle müfredattaki kazanımların birçoğu bu kitap vasıtasıyla tüm öğrencilere kazandırılabilir. (yapıcı2)
Çok güzel bir seri. Hepsini okudum, herkesin de okumasını isterim. (feyzuş)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27cf3535-8b15-4d5c-bb78-ba9fc782c8da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşıyor Muyuz? Şaşıyor Muyuz?</image:title>
            <image:caption>Çevremize baktığımızda, toplumun büyük bir kısmında, İslam’a uygun yaşayışın ihmal edildiğini görüyoruz. Gerek inanç gerek ibadet, gerekse de ahlak yönünden, İslam’ın gerektirdiği gibi bir hayat yaşamıyor, İslam’ın kurallarına uymuyor insanlar. Hâlbuki herkes dinin gerektirdiği gibi yaşasa, ortalık güllük gülistanlık olacak, değil mi?
Üstteki paragrafta dile getirdiğimiz düşünce, aslında durumun böyle olmasında hatırı sayılır bir paya sahiptir. Neden mi? Yukarıdaki kısım kitabın “Sonuç” bölümünden alındı. Sorunun cevabı da orada…
Bir anne çocuğunu ateşe atmaya kıyamazken, Allah bizi ateşe atmaya kıyacak mıdır? İslam akıl ve mantık dini midir? İnanmak ama inandığımız gibi yaşamamak konusunda bu kadar başarılı(!) olmamızın sebepleri neler? Bunlar ve bunlar gibi daha pek çok soru, kitapta farklı bir bakışla değerlendiriliyor. Yargılayan değil sorgulayan bakış açısıyla kaleme alınmış, iğne ve çuvaldızın batırılması gerekenlere batırıldığı bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3997e3e-b07c-4786-a3b1-05f1e158e6b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Kopter Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Ben ALİ KOPTER. Helikopter değil, Ali Kopter. Adım ALİ, soyadım KOPTER.
Bilmem kaç sene önce Soyadı Kanunu çıktığında bize bu soyadını vermişler.
Arkadaşlarımın helikopter gördüklerinde:
- ALİKOPTER GEÇİYOR, ALİKOPTER GEÇİYOR esprilerine alıştım artık... Ne yapalım, kaderimde varsa çekerim.
Anneme göre ÜŞENGEÇ, babama göre İDARE EDER, dedeme göre ise ASLAN BİR TORUNUM. Bu arada ANNEANNEMİN KIYMETLİSİ olduğumu da söylemeden geçemeyeceğim.
Hayatım ev ve okul arasında geçiyor. MACERACI BIR ÇOCUK olmak isterdim ama ne yazık ki buna pek uygun değilim. Yine de hayatımda macera eksik olmuyor. Ve her gün BAŞIMA BİR
ŞEYLER GELİYOR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e31a40c3-c171-4bed-bd0a-49b1de89be09.jpg</image:loc>
            <image:title>Aliya İzzetbegoviç (Bilge Kral)</image:title>
            <image:caption>Aliya sıradan bir Boşnak ailesinde doğmuş sıradan bir çocuktu. Fakat onu sıradışı yapacak sevgi ve merhamet dolu bir kalbi, cesaret ve kararlılık dolu bir karakteri vardı.
Daha küçücük yasalarından itibaren dinine sahip çıkmış ve büyüdüğünde de inandığı değerler uğruna her türlü fedakarlığı göstermişti.
Tıpkı Yusuf peygamber gibi zindanlara düşmüş ve sonrasında ülkesinin lideri olmuştu.
Ömrü boyunca acı, çile ve hasret ile imtihan olmuştu. Ama hayallerinden asla vazgeçmemişti.
Yatıyor, kalkıyor Bosna diyor, Bosna sayıklıyordu...
Bosna onun için bir sevda, gizli bir yaraydı hep.
Onun Bosna&apos;ya olan sevgisi ve emeği özgürlüğü getirmiş, Aliya ülkesini bağımsızlığa taşımıştı.
&quot;Bu kitap gerçek bir hayat hikâyesi değil de hayal ürünü bir roman olsaydı, bazılarımı/ onu, &apos;kesinlikle çok abartılı* bulacaktı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/098e4ebc-db8e-4089-b242-bc51ba802b12.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarık Bin Ziyad&apos;la Endülüs&apos;ün Fethi - Şok Timi 4</image:title>
            <image:caption>Endülüs’ün fethinde Tarık bin Ziyad’la omuz omuza mücadele etmek, Avrupa’yı İslam’la tanıştırmak için sahip olduğu her şeyi geride bırakıp denizaşırı yolculuğa çıkan Müslüman askerlerle tanışmak... Karanlığa gömülmüş olan Avrupa’ya aydınlığı getiren kutlu seferde bir nefer olmak... Henüz dedelerimizin bile Müslüman olmadığı zamanlarda İslam ordusuna katılmak...
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren, senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil ve onların akıl hocası Timur Abi işte bunları birebir yaşıyorlar.
Bir gün nasıl olduğunu anlamadan, sur duvarından çıkan bir ışığın büyüsüne kapılıp farklı bir âleme dalıyorlar.
Tunus’ta bir tekne içinde başlayan yolculukları Endülüs’e kadar sürüyor. Ve bir fethin gerçekleşmesine şahitlik ediyorlar. Bu zaman içerisinde ise başlarına neler geliyor neler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d28e2670-0aed-4920-bf54-f56017df4b21.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah&apos;ın Güzel İsimleri Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, okul öncesi ve okumaya yeni başlamış 4-8 yaş aralığındaki minik okurlarımız için hazırlandı.
Beş kitaptan oluşan dizinin her bir kitabında, bir esma konu edinilmekte ve bu esma, oyun hamuru kıvamında şeker gibi tatlı resimlerle birlikte anlatılmaktadır.
Allah&apos;ın Güzel İsimleri 1: VEDUD
Allah&apos;ın Güzel İsimleri 2: KUDDÜS
Allah&apos;ın Güzel İsimleri 3: SEMİ
Allah&apos;ın Güzel İsimleri 4: REZZAK
Allah&apos;ın Güzel İsimleri 5: BASİR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b803c113-94ad-4388-8a81-1ea3d147d6ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Alparslan&apos;la Malazgirt Zaferi - Şok Timi 3</image:title>
            <image:caption>Malazgirt Savaşı’nda Alparslan’la omuz omuza mücadele etmek; veziri Nizamülmülk ve Anadolu’yu yurt edinmek için canla başla savaşan Müslüman askerlerle tanışmak… Artık Orta Asya’nın dar geldiği bir milletin Anadolu’ya açılmasına şahitlik etmek... Türk milletinin yerleşik düzene geçmesini sağlayan zaferi en önden izlemek...
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren, senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil ve onların akıl hocası Timur Abi işte bunları birebir yaşıyorlar.
Bir gün nasıl olduğunu anlamadan, sur duvarından çıkan bir ışığın büyüsüne kapılıp farklı bir âleme dalıyorlar.
İstanbul’da, o günkü adıyla Konstantiniyye’de başlayan yolculukları Malazgirt’e kadar sürüyor. Ve bir zafere şahitlik ediyorlar. Bu zaman içerisinde ise başlarına neler geliyor neler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204b6988-28f0-4319-b64a-3d0abcee1f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Talha Bin Ubeydullah (ra)</image:title>
            <image:caption>Gençliğinin ilk yıllarında müşriklerin baskılarına rağmen Müslüman oldu. Yapılan tüm zulüm ve işkencelere sabırla göğüs gerdi. Genç yaşta ticarete atıldı ve çok zengin oldu. Lakin parayı, makam ve mevkiyi asla güç ve kudret aracı görmedi. Kazancını Allah yolunda harcama konusunda bir an bile tereddüt etmedi.
İnsaflı biriydi. Hak sahibinin hakkını teslim ederdi. Kıskançlık, dünyevî bir menfaat veya başka bir sebepten dolayı birine haksızlık yapmazdı. Bedir, Uhud ve diğer savaşlarda kahramanlık destanları yazdı. İslam düşmanları Peygamber Efendimize öldürmek için saldırdıklarında vücudunu ona siper edenlerden biri oldu. Hz. Ömer döneminde maliye bakanlığı gibi çok önemli bir görev icra etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa19181-52af-4e99-83cd-ae8fb78b8a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Babasının Süsü Hz. Zeyneb</image:title>
            <image:caption>Hz. Zeyneb, Efendimizin (a.s.m.) ilk goncası, “babasının süsü”ydü. Dünyanın en mükemmel anne-babasının terbiyesi altında vahiy atmosferi içinde büyüdü. Gençlik çağının başlarında annesinin davetiyle ilk Müslümanlardan olma şerefine erdi.
Mekkeli müşriklerin baskı ve işkencelerine aldırmadan İslam davet mücadelesinde aktif olarak yer aldı. Eşsiz bir cesaretle babasına yardıma koşarak müşriklerin karşısına kahramanca dikildi. En zor imtihanlardan geçti ama imanından asla taviz vermedi.
İşkencelere maruz kaldı, devesinden düşürülerek karnındaki çocuğu katledildi. Alemlerin Efendisi olan babası, “O benim en değerli kızımdır. O benim için yaralandı” buyurarak onu taltif etti.
Eşini çok sevdi. Ama bu sevgi onu inancının gereğini yapmaktan alıkoymadı. Çok arzu ettiği halde eşinin İslam’a karşı mesafeli duruşu onu iki sevgi arasında bıraktı. İkisinden de vazgeçmedi. Onun payına hep hasret, hüzün ve gözyaşı düştü. Sabrı, sebatı, aklı, feraseti ve cesareti sayesinde ikisini de kazandı.
Bu kitap, Hz. Zeyneb’in örnek mücadelesini, sevgisine sonuna kadar sahip çıkışını, sabır, sebat ve zaferini roman tadında akıcı bir üslupla anlatıyor. Bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e15e84c1-4d0b-4e68-aff6-d362d400543b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemil Meriç - Örnek İnsanlar Dizisi 8</image:title>
            <image:caption>Cemil Meriç
Örnek İnsanlar Dizisi 8
Uğurböceği Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f800ae72-7882-4d55-b949-4ceaaa43167e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şok Timi Seti (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil normal, sıradan bir hayat yaşarlarken Yedikule Surlarının dibinde bir ışık görürler. “İn midir cin midir, yerli midir Çinli midir?” diye meraklanır, dizleri titreyerek soluğu Timur Abilerinin yanında alırlar.
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren bu dört genç, sur duvarından çıkan bu ışığın büyüsüne kapılıp farklı âlemlere gider ve farklı zamanlarda, farklı tarihî olaylara şahitlik ederler.
Şevket’in anlattığı, Fatih Sultan Mehmet’le İstanbul’un fethidir.
Orhan, Selahaddin-i Eyyübi’yle Kudüs’ü fethettiklerini söyler.
Kâmil, Alparslan’la Malazgirt Zaferi’ni yaşadıklarını dile getirir.
Timur da farklı bir olay yaşamıştır, Tarık bin Ziyad’la Endülüs’ü fethetmişlerdir.
Yaşananlar gerçektir, anlatılanlar da… Ama nasıl bir zaman kırılması yaşamış, nasıl yüzlerce yıl ötelere gitmişlerdir? Daha ilginci hepsi nasıl birbirinden farklı şey anlatmaktadır? Hepsi de anlattığı olayın kahramanıdır.
Polisiye bir operasyonla ışığın gizemini çözüp olayları aydınlatmışken cep telefonlarına bir haber düşer. Boğaziçi Köprüsü tanklarla kapatılmış, asker kılığına girmiş bir grup hain darbe girişiminde bulunmaktadır. Şimdi gerçek hayatta kahramanlık göstermenin sırasıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd8423d5-32b5-40b2-84a3-cff3745e7ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çete Ayşe - Kurtuluş Savaşı Kahramanları - 1</image:title>
            <image:caption>Yörük Ali Efe ağır ağır konuşmasına devam etti:

“Yaptığın kahramanlıklar için bu vatan sana ilelebet minnettar kalacaktır. Sen efeler tarihinin ilk kadın efesi olarak şerefle anılacak, Kuvayı Milliye’nin hanım yıldızı olarak parlayacaksın. Çünkü sen annelik duygularını bile bir kenara ittin, bütün sevdaların üstüne vatan sevdasını koydun, ardına bakmadan cepheye koştun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5418fa71-14c9-4afd-81ea-ea68c8dd6e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Allah&apos;ı Sorduğunda</image:title>
            <image:caption>Yıllardır sadece çocuklar için yazan biri olarak, ilk kez okuyucularımın anne, baba ve öğretmenlerine hitap edecek olmamdan eminim asıl okurlarım hiç hoşlanmayacaklardır. Çünkü sabırsızlıkla yeni çıkacak kitabı bekliyorlar. Ama ben onlarla olan sohbetime kısa bir ara verip, biraz da sizinle konuşmak istiyorum...
Çok büyük bir iddiam yok, bunu baştan söyleyeyim. Ama çocuklar Allah’ı sorduğunda, eli ayağına dolaşmayacak kadar tecrübem ve “Sen henüz çok küçüksün, böyle konuları anlamazsın!” diyerek ortalıktan sıvışmayacak kadar da cesaretim var...
Ama durun ve hiç boşuna heveslenmeyin! Size Akdeniz usulü levrek buğulama tarifi verir gibi tarifler vermeyeceğim. “Çocuğunuz ‘Anne ben Allah’ı neden göremiyorum?’ diye sorduğunda ona şöyle cevap verin, iki nokta üst üste...” diye başlayan hiçbir bölüm bu kitapta olmayacak.
Bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını, doğrudan çocuklarla konuştuğum başkaca kitaplarda uzun uzun anlattım zaten... Şimdi ise sizinle konuşuyorum ve bu kitapta yapmaya çalıştığım şey, çocukların Allah hakkında sordukları sorulara cevap vermek değil; çocuklar Allah’ı sorduklarında, onları anlamaya çalışmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f97a96-8ed5-4fca-98fc-262925b45ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahin Bey - Kurtuluş Savaşı Kahramanları 2</image:title>
            <image:caption>Şahin Bey, vücudundan kanlar akarken kıpır kıpır dudakları ile kelime-i şehadeti mırıldandı. Gözlerini son bir defa Antep’e çevirdi. Biliyordu can vermesi boşuna olmayacaktı. Anteplilerin hepsi bir kahraman kesilecekti. Bu şehir esir kalmayacaktı. Süngüler vücudunu delik deşik ederken sözünü tutmuş olmanın rahatlığıyla gözlerini sonsuzluğa kapadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3df1a7b6-371d-4940-87f0-051c43be1692.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Dini Kitaplar (6 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Allah’ın Güzel İsimleri, hiçbirini atlamadan, mümkün olduğu kadar az kelime ile mümkün olduğu kadar anlaşılır bir dille, sayfaları arasına serpiştirdiği kâinattan örneklerle akılda kalıcı bir şekilde anlatılıyor. Geç kalınmamış bir zamanda, sağlam bir iman dersinin de temellerini atarak çocukların hem aklına hem kalbine hitap ediyor.
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed’den (asm) önce gelmiş, insanları iyiliğe ve güzelliğe davet eden peygamberlerden bazılarının her biri birbirinden ibretli ve heyecanlı hayat hikayeleri...
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (asm), doğumundan vefatına kadar muhteşem hayatı, kronolojik olarak gözler önüne seriliyor.
Çocuklarımıza, Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (asm) sevgisini aşılayacak o mutluluk çağına dair Efendimiz’in çocuklarla ilgili birbirinden güzel yaşadığı tatlı hatıralar...
Peygamberimiz’in mucizeleri...
Peygamberimiz’in hazine değerinde özellikleri güzellikleri, güzel sözleri ve duaları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3b6f5d-af2c-4849-b0b1-29622994d4db.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Dört Halife Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Peygamberimizin en yakın arkadaşı, can dostu, İslâm’ın ilk halifesi HZ. EBÛ BEKİR... Cesareti, yiğitliği, adaletiyle nam salan sahabi, İslâm’ın ikinci halifesi HZ. ÖMER...
Hayâsı, iffeti, yumuşak huyluluğuyla örnek sahabi, İslâm’ın üçüncü halifesi HZ. OSMAN... Peygamberimizin sevgili damadı, kahraman sahabi, İslâm’ın dördüncü halifesi HZ. ALİ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd4b96d7-1a56-41b0-be69-73bd4f3b32db.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Hümeyra - Uzaylı İstilası</image:title>
            <image:caption>“Evladım ben senin yaşındayken…” diye söze başlayan teyzelerin, amcaların; onun yaşındayken akıllarının ucundan bile geçiremeyecekleri maceralar yaşayan bir kız: Hümeyra.
Elektronik ve bilgisayar konularına son derece meraklı olan Hümeyra, yazılım konusunda ise sadece akranlarıyla değil yazılım profesyonelleriyle bile yarışacak kadar bilgilidir. Bizim telefonumuzda veya bilgisayarımızda “Keşke şöyle de bir uygulama olsa!” diye hayalini kurduğumuz programları, Hümeyra kendisi için yazıp kullanacak kadar yazılımcılığa hâkimdir. Tabii bu yaşta bu kadar iyi bir yazılımcı olmasının en önemli sebeplerinden biri olan üstün zekâsını da unutmamak gerek.
Babası o küçükken şehit edilmiş bir polisti. Babası gibi polis olan dayısı ve annesi ile birlikte yaşayan Hümeyra, bir taraftan da okula devam etmektedir. Her ne kadar bilgisayar işlerinde yaşıtlarından çok ileride olsa da diğer yaşıtları gibi Hümeyra da sekizinci sınıf öğrencisidir.
İşte böyle sıradan(!) bir hayat süren Hümeyra, bir akşam uzaylıların, tüm televizyon kanallarının yayınını keserek, istilâ etmek üzere Dünya’ya doğru geldiklerini açıklamaları üzerine, bir anda kendini Dünya’yı kurtarma macerasının içinde bulur.
“Hadi Canım! Bir ortaokul öğrencisi Dünya’yı nasıl kurtarsın?” diye aklınıza gelebilir.
Tabii ki tek başına kurtarıyor demiyoruz, bu ciddi bir ekip işi…
“Dünya’yı kurtarabilecekler mi? Kurtarabilirlerse bu işte Hümeyra’nın payı ne olacak?” gibi soruların cevaplarını öğrenmek isterseniz içeri buyurun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b5f624b-3e46-427c-9c07-d7d308550aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Selahaddin-i Eyyübi&apos;yle Kudüs&apos;ün Fethi - Şok Timi 2</image:title>
            <image:caption>Kudüs’ün fethinde Selahaddin-i Eyyübi’yle omuz omuza mücadele etmek; Mescid-i Aksa’yı Haçlı işgalinden kurtarmak için kelle koltukta savaşan Müslüman askerlerle ve Kadı el-Fazıl’la tanışmak… Savaşın bütün sıcaklığını zerrelerine kadar hissetmek… Haçlılara Orta Doğu’yu dar eden Sultan’a arkadaş olmak... Kızgın çöllerde şövalyelerle karşı karşıya gelmek…
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren, senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil ve onların akıl hocası Timur Abi işte bunları birebir yaşıyorlar.
Bir gün nasıl olduğunu anlamadan, sur duvarından çıkan bir ışığın büyüsüne kapılıp farklı bir âleme dalıyorlar.
Diyarbakır’da bir kütüphanede başlayan yolculukları Kudüs’e kadar sürüyor. Ve bir fethin gerçekleşmesine şahitlik ediyorlar. Bu zaman içerisinde ise başlarına neler geliyor neler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5392b36b-e8b1-4100-8858-7631bd29e2ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Nursi&apos;nin Muhteşem Hayatından Hatıralar - 1</image:title>
            <image:caption>Eskimiş lambaları bile kırdırmaya tahammülü olmayan, tahribe, yıkıp yok etmeye karşı olan müspet hareket anlayışıyla... Tanıyanlar, tanımayanlar, ismini duymuş ve merak edenler için Bediüzzaman Said Nursî´nin muhteşem hayatından birbirinden ibretli hatıralar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c901df11-a0e4-47a9-822e-b407f1914398.jpg</image:loc>
            <image:title>Dino Avcısı 1: Dinozor Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Dino Avcısı Mike, fosilbilim uzmanı babasıyla dünyayı dolaşıyor. Babası dinozor kemikleri için kazı yaparken, Mike gerçek bir Tiranozor ile karşılaşıyor.
Gerçek olması imkansız olan bu şeyin izini sürerken, bu dinozorun nereden ve nasıl geldiğini bilen biri karşısına çıkıyor. Sonrasında yaşadıkları hayli ilginç ve heyecan dolu....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43936f5f-e5c1-4fa2-a4a2-fed35d63b70e.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Bin Zeyd (ra)</image:title>
            <image:caption>Mekke haniflerinden Zeyd bin Amr&apos;ın oğluydu. Çocukluğunu, babasının putperestliğe karşı verdiği tevhit mücadelesine destek olmakla geçirdi. Peygamberimizin insanları İslam&apos;a davet ettiğini duyduğunda hiç sorgulamadan iman etti ve ilk Müslümanlardan oldu. Sevgili Peygamberimizden bir an olsun ayrılmayan bir iman eriydi. Namazlardan sonra bir süre Mescid-i Nebevî&apos;de oturur, Hz. Peygamber&apos;i dinler, hal ve hareketlerini izler, ahlakıyla ahlaklanırdı.
Samimi ve fedakar bir Müslümandı. İnsanları sever, yardımlarına koşmaktan zevk alırdı. Bu nedenle her zaman sevilen, hürmet edilen ve örnek alınan bir insan oldu. İslam davet mücadelesine var gücüyle destek olan sahabi, halifeler döneminde cepheden cepheye koşarak İslam&apos;la insanlığı buluşturma gayreti içinde oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a78cf95c-74a9-4e62-a728-eddbcb28fd9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dino Avcısı 4: Dinozor Çağı</image:title>
            <image:caption>Dino Avcısı Mike ve arkadaşları, “zaman kapısı”yla Dinozor Çağı’na geçiş yapıyorlar. Mike ve arkadaşları geçmişe yaptıkları bu yolculukta hayatta kalabilecekler mi? Ve kendi zamanlarına geri dönebilecekler mi? Yolculukları sırasında karşılaştıkları dinozorlarla nasıl baş edecekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6861950e-564e-49d1-9ee6-59af01f7e1f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Nursi&apos;nin Muhteşem Hayatından Hatıralar - 2</image:title>
            <image:caption>Eskimiş lambaları bile kırdırmaya tahammülü olmayan, tahribe, yıkıp yok etmeye karşı olan müspet hareket anlayışıyla...
Tanıyanlar, tanımayanlar, ismini duymuş ve merak edenler için Bediüzzaman Said Nursî´nin muhteşem hayatından birbirinden ibretli hatıralar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88a6bdd-cc09-469b-832e-33eb6a5ae0df.jpg</image:loc>
            <image:title>Sa&apos;d Bin Ebi Vakkas (ra)</image:title>
            <image:caption>İlk Müslümanlardandı. Namaz kılanlardan etkilenip genç yaşta Müslüman olmuştu. İslam&apos;la şereflenince kötü alışkanlıklarından bir bir kurtularak örnek gösterilen gençler arasına katıldı. En çok sevdiği şey ok atmaktı. Attığı ok hedefini asla şaşmazdı. Mekke&apos;de Hz. Peygamber&apos;i müşriklere karşı yiğitçe korurken; Bedir, Uhud ve diğer savaşlarda yine O&apos;nun yanı başındaydı. Attığı oklarla düşmana göz açtırmayıp kahramanlık destanları yazdı.
Müslümanları çok sever, hiçbiri hakkında olumsuz şeyler düşünmezdi. Ahlakı ve cesaretiyle kalplerde taht kuran sahabi, Hz. Ebu Bekir&apos;in halifeliği döneminde pek çok hizmetlerde bulundu. Hz. Ömer döneminde Irak orduları başkomutanı olarak zaferden zafere koştu. Savaştan sonra Irak genel valiliği gibi birçok önemli hizmetlerde bulundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716d56e8-eae5-45bf-b970-a8a034803422.jpg</image:loc>
            <image:title>Ebu Ubeyde Bin Cerrah (ra)</image:title>
            <image:caption>Mekkeli fakir bir ailenin çocuğu olan Ebu Ubeyde, geçimini mezar kazarak sağlardı. Otuz yaşlarında İslam&apos;la şereflenince hayatı anlam kazandı. Hoşgörüsü, tevazusu ve uzlaşmacı tavrıyla öne çıkan sahabi, Hz. Peygamber&apos;i Ya Rasulallah! Birkaç haftalığına da olsa senden ayrı kalmaya dayanamam diyecek kadar çok severdi. Uhud&apos;da bedenini Hz. Peygamber&apos;e siper ederek canını ortaya koydu.
Pek çok savaşta komutanlık yaptı. Cihad meydanlarında kahraman bir asker, okulda öğretmendi. Hz. Peygamber İslam&apos;ı öğrenmek isteyen birçok kişiyi ona gönderdi. Hz. Ebu Bekir halife olup onu ordu komutanı yaptığında er olmayı şeref sayacak kadar mütevazı biriydi. Zekat memurluğu, valilik, maliye bakanlığı ve başkomutanlık gibi çok önemli görevler yaptı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ae33c6e-85da-4baf-aa1a-0b06fb627148.jpg</image:loc>
            <image:title>Ehl-i Beyt&apos;in Annesi Hz. Fatıma</image:title>
            <image:caption>Hz. Fâtıma, Allah’ın onu ve sevenlerini cehennemden koruduğu Can Parçası...
O, Efendimizin hakkında “Senin sevdiğini Allah da sever, senin kızdığına Allah da kızar” buyurduğu bahtiyar hanım...
O, Efendimizin Zehrâ’sı, son çiçeği... Kızlarının en küçüğü...
O, mâsivadan yüz çevirip Allah’a yönelen, kendini ibadete adayan Betül...
O, bütün kötülüklerden arınmış Tâhire...
O, Peygamber neslini devam ettiren Nur... Ehl-i Beyt’in annesi...
Cennet gençlerinin efendileri Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in anneleri...
Rahmet ve şefkat pınarından kana kana içen, İslam dava ve davetine adanan ruh...
Sade ve mütevazı yaşamıyla ümmetin hanımlarına örnek...
En Sevgili’nin kendisini ümmetine “Fâtıma benden bir parçadır. Onu seven beni sevmiş, ona düşmanlık eden bana da düşmanlık etmiş olur” sözleriyle tanıttığı gonca...
Cennet hanımlarının seyyidesi...
Bu kitap, Hz. Fâtıma’nın hayatını, edep ve hayâsını, dünyanın cazibesine kapılmadan eşsiz bir dava bilinciyle yaşayıp bu bilinçle sonsuzluğa yürüyüşünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e506ede0-54e1-452b-a375-332cfba9e5ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimiz ve Ailesi Takım (7 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Kâinatın Sultanı, âlemlere rahmet Peygamber Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)...
Peygamberimizin sevgili eşi, “Hanımlar Sultanı” Hz. Hatice (radiyallahu anha)...
Efendimizin ilk kızı, “Babasının Süsü” Hz. Zeyneb (radiyallahu anha)...
“Gül’ün İki Goncası” Hz. Rukiyye ve Hz. Ümmü Gülsüm (radiyallahu anhüma)...
Efendimizin en küçük kızı, Ehl-i Beyt’in annesi Hz. Fatıma (radiyallahu anha)....
Peygamberimizin torunu, “Cennet Gençlerinin Efendisi” Hz. Hasan (radiyallahu anh)...
Ve Efendimizin küçük torunu, “Kerbela Şehidi” Hz. Hüseyin (radiyallahu anh)...
Peygamber Efendimizin ve kutlu aile efradının örnek hayat hikâyeleri, roman tadında ve akıcı bir üslupla bu seride...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/155f403e-3030-46ad-932b-4ea250e16f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatih Sultan Mehmet&apos;le İstanbul&apos;un Fethi - Şok Timi 1</image:title>
            <image:caption>Fatih Sultan Mehmet’le İstanbul’un fethine katılmayı kim ister? Günümüzde maketlerle yapılan canlandırmalarına değil ama... Ya da üç boyutlu animasyon filminin içine dalmak gibi değil…
Gerçekten İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet’le omuz omuza mücadele etmek; Akşemseddin’le, Ulubatlı Hasan’la, Zağanos Paşa’yla ve Peygamber Efendimizin kutlu müjdesine nail olmak isteyen Müslüman askerlerle tanışmak…
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren, senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil ve onların akıl hocası Timur Abi işte bunları birebir yaşıyorlar.
Bir gün nasıl olduğunu anlamadan, sur duvarından çıkan bir ışığın büyüsüne kapılıp farklı bir âleme dalıyorlar.
Bizans’ın elindeki sur içinde başlayan yolculukları sur dışındaki Osmanlı karargâhına kadar sürüyor. Ve bir fethin gerçekleşmesine şahitlik ediyorlar. Bu zaman içerisinde ise başlarına neler geliyor neler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30edeb74-b9c3-42b5-9ecc-bdfdc7ac11f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelincik Fiyaskosu</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dccd00e3-03e9-43b2-8315-655ed69c9260.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Adam ve Allah</image:title>
            <image:caption>Eğer kendini sık sık sorunlar ormanında uçmaya çabalayan minicik bir kuş gibi hissediyorsan, bil ki ben de öyle hissettim. İşte bu yüzden sana yazdıklarımı okumalısın! Ama yine de sen bilirsin.
Bu kitap, hayatını büyük ihtimalle bir bu kadar daha yaşayamayacak kadar yaşamış tecrübeli bir &apos;dünyalı&apos;nın, ilkgençlik çağlarında çok aradığı ama bulamadığı kitaplardan biridir ve Allah hakkında merakını giderecek bir şeyler söylemektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a0ea19a-103d-434f-b40d-b9c5be13e4ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamber Efendimiz (a.s.m.)</image:title>
            <image:caption>Efendimiz (aleyhissalatü vesselam) gelmezden önce insanlık koyu bir karanlık içerisindeydi. Bu döneme “cahiliye” denmişti. Cahiliye, insanların okuma-yazma bilmemeleri değil, Allah’ı doğru olarak tanımamaları, emir ve yasaklarına uymamaları demekti. Allah’ı gereği gibi tanımayan insanlar, O’nun koyduğu ilahî hükümlere değil kendi istek ve arzularına tabi olmuşlar, dünyayı yaşanmaz hâle getirmişlerdi.
İçki içmeyen insan yok gibiydi. Kumar oynamak, fuhuş yapmak normal hale gelmişti. Toplumda yalan, dedikodu, iftira hiç olmadığı kadar yaygınlaşmış, tefecilik almış yürümüştü. Güçlüler zayıfları ezer, yetimler itilip kakılır, kız çocukları diri diri gömülür, korumasız kimselerin mallarına el konurdu. Sudan sebeplerle kavgalar çıkar, kavgalar savaşlara dönerdi.
Rabbimiz “Allah Resulü en güzel örnektir” (Ahzab, 33/21) buyurarak O’nu insanlığa rehber olarak gönderdi. O’nun getirdiği vahiyle ve örnek hayatıyla cahiliye karanlığı dağıldı, zamanın en vahşi insanları en medeni insanları haline geldi.
Büyük bir zevkle, bir solukta okuyacağınız bu kitap, Peygamber Efendimizin (a.s.m.) kutlu yolculuğunu ele alıyor. Hayatını ve yaşantısını güzel bir üslup ve akıcı bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d747d8-c60d-44e7-a91b-9d9191680bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanımlar Sultanı Hz. Hatice</image:title>
            <image:caption>Hz. Hatice (radiyallahu anha) hanımlar sultanıydı. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) onun kadrini, “Onun gibisi var mıydı?” sözleriyle insanlık âlemine ilan etmiş ve şöyle buyurmuştu: 
“Allah’a yemin olsun ki, Allah bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. İnsanlar beni inkâr ederken o bana inandı, sözlerimi tasdik etti. İnsanlar benden uzak dururken o beni malıyla destekledi. Allah, onun vesilesiyle beni evlatla rızıklandırdı.” 
Hz. Hatice ilklerin annesiydi. Allah ve Resulü’ne iman edip tasdik eden ilk insan ve ilk davetçiydi. Allah Resulü’nün (a.s.m.) yükünü hafifleten, her daim destekleyen, teselli kaynağı, can dostu, en sadık yâriydi. 
Bütün mal varlığını İslam davasına feda etmiş, bunu hiçbir zaman eşine karşı bir üstünlük sebebi saymadığı gibi, minnet vesilesi de yapmamıştı. 
Müşriklere karşı eşinin yanında dimdik durmuş, gerekirse bu uğurda canını seve seve feda edeceğini göstermişti. 
* * * 
Büyük bir heyecan ve coşkuyla okuyacağınız bu kitap, vahyin ilk şahidi, Kâinatın Efendisinin (a.s.m.) sevgili eşi Hz. Hatice’nin hayat hikâyesini ve eşsiz mücadelesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd61c816-acc2-49bf-83c1-35bf4cc8f948.jpg</image:loc>
            <image:title>Gül&apos;ün İki Goncası Hz. Rukiyye - Hz. Ümmü Gülsüm</image:title>
            <image:caption>İsimleri kalbimizin en mutena köşesine meveddet kalemiyle yazılan Hz. Rukiyye ve Hz.
Ümmü Gülsüm, Gönüller Sultanı’nın (a.s.m.) iki güzide goncası, sahabilerin göz bebekleriydiler.
Birbirlerine son derece nezaket ve muhabbetle bağlı ikiz kareş gibiydiler. Kader onları birbirlerine öylesine yakın eylemişti ki, sadece yaşları değil hayatları da sanki birbirini takip etmekteydi.
Gözlerini vahye açtılar, küçük yaşta imanla müşerref oldular. İnen ayetleri ezberleyip kalplerine nakış nakış işlediler. Çocukluklarından itibaren iman mücadelesinin içinde yer aldılar.
Sırf inançlarından dolayı nişanlıları tarafından terk edildiler. Vatanlarını terk edip, sevdiklerinden ayrılarak hicret etmek zorunda kaldılar…
Ömürleri boyunca ahlak-ı hamidenin en güzel örneklerini sergilediler. Hayatlarının her karesiyle insanlığa ışık tuttular.
Amansız davet mücadelesi, yaşadıkları sıkıntı ve çileler naif bedenlerini çok yordu. Genç yaşta hayata veda ederek sevdiklerini gözyaşları içerisinde bırakıp Rablerine kavuştular…
Bu eser, Peygamberin iki goncasının İslam davası uğruna akla hayale gelmedik eza ve
cefalara sabırla dayanıp kadere rıza göstermelerini ve bunun karşılığında Rableri tarafından
mükâfatlandırılmalarını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5977df00-6615-43b0-898a-410147eb2003.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek İnsanlar Dizisi (6 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Set içeriği;
- Aliya İzzetbegoviç
- Şeyh Şamil
- Ömer Muhtar
- Malcom X
- Yusuf İslam
- Muhammed Ali</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1781df7f-f73f-4107-b06f-d1969b6da74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Ebu Bekir (r.a)</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;ın ilk halifesi...
Peygamberimizin en yakın arkadaşı, can dostu...
Mekke&apos;de doğup büyüdü. Cahiliye ortamında bile örnek gösterilen bir hayat yaşadı.
Peygamberimizle gençlik yıllarında arkadaş oldu. Efendimiz, peygamber olduğunu söylediğinde en küçük bir tereddüt göstermeden iman etti.
Eşsiz bir samimiyet ve sadakatle Islâm&apos;a bağlandı. Islâm Peygamberi için defalarca canını ortaya koydu. Hayatının sonuna kadar yanından ayrılmadı.
Onunla birlikte Medine&apos;ye hicret etti.
Allah ve Peygamber aşkını ciğerlerini yakacak kadar zirvede yaşadı. Malı, canı ve bütün imkanlarıyla O&apos;na destek oldu. Iyilik yarışında her zaman en önde oldu.
Peygamberimiz vefat edince Islâm&apos;ın ilk halifesi oldu. Iki yıl sonra da Rabbine kavuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1389c7-53a7-4665-9d0b-b638c5707f71.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Osman (r.a)</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;ın üçüncü halifesi...
Hayası ve iffetiyle örnek sahabi...
İslam ile ilk şereflenenlerdendi. Peygamberimizin biricik kızı Hazreti Rukiyye ile evlendi.
İnancı uğruna baskı ve işkencelere maruz kaldı. Eşiyle birlikte Habeşistan&apos;a hicret etti. Yıllarca gurbet ellerde yaşadı. Medine&apos;ye hicret edince Zülhicrateyn (Iki Hicret Sahibi) dendi.
Hazreti Rukiyye genç yaşta vefat edince, Efendimiz onu diğer kızı Hazreti Ümmü Gülsüm ile evlendirdi. Peygamberimizin iki kızıyla evlendiğinden Zinnüreyn (Iki Nur Sahibi) dendi.
Çok cömertti. Servetini Islam&apos;a hizmet yolunda harcadı.
Son derece utangaç ve yumuşak huylu olan Hazreti Osman, Hazreti Ömer şehit edilince Islam&apos;ın üçüncü halifesi oldu.
On iki yıl boyunca halifelik yaptı. Kur&apos;an okurken şehit edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da799198-862f-4998-b755-7da47e20a296.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Ömer (r.a)</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;ın ikinci halifesi...
Cesareti, yiğitliği ve dürüstlüğüyle nam salan sahabi...
Önceleri Mekke müşriklerinin yalan ve iftiralarına inanarak Islam&apos;ın amansız düşmanı oldu.
Müslümanlara zulüm ve işkence yaptı. Peygamberimizi öldürmeye bile kalktı.
Hak ve hakikati idrak edince yaptığına bin pişman oldu. Şehadet getirip Islam ile şereflendi. Ve hayatı tamamen değişti.
0 güne kadar zulümde sınır tanımayan Hazreti Ömer&apos;in kalbi, o günden sonra şefkat ve merhametle doldu. Peygamberimizi canından bile çok sevdi. Artık müşriklerin korkulu rüyasıydı.
Hazreti Ebu Bekir&apos;den sonra Islam&apos;ın ikinci halifesi oldu. On yıl süren hilafeti boyunca Hakk&apos;ın ve haklının yanında yer aldı. Adaletiyle gönüllere taht kurdu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a93697-4d76-4588-aa52-684223ca921b.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Ailesi çok fakir olduğu için ilkokulu bitirdikten sonra okuyamamış, bakkal çıraklığı yapıyordu. Bir akşam eve dönerken boş bir sandık üzerine çıkmış bir adam, elinde renkli bir insan kafası tutmuş, etrafına toplanan insanlara, “Dünyanın ilginç bilimlerinden biri olan Frenolojiyi benden öğrenin!” diye sesleniyordu.
Bakkal çırağı, kalabalığı yararak bu adamın önüne kadar geldi ve onu dikkatle dinlemeye başladı. Adam, çocuğu fark etti, elini onun başında gezdirdikten sonra kaşlarındaki kavisin buluş yapma yeteneğine, öne çıkık alnın güçlü bir hafızaya işaret ettiğini söyledi. “Zaman öldüren ve bir işe yaramayan macera kitapları yerine tarih, biyografi ve felsefe gibi faydalı kitaplar oku!” dedi.
Çocuk bu adamın sözlerinden çok etkilendi. Ertesi gün haftalığından biriktirdiği parayla tarih ve biyografi kitapları satın aldı; bunları kısa zamanda okudu. Arkasından sosyal konulara merak sardı. Ciddi kitaplar okumaya devam etti.
Bir zamanların bakkal çıraklığı yapan bu çocuk ünlü bir devlet ve siyaset adamı oldu. Sözleriyle kendisine cesaret veren ve yönlendiren Frenoloji bilginini hiç unutmadı.
Kitapta buna benzer birçok örnek insanın hayat hikâyesini, yol gösterdikleri ve örnek oldukları başarılı insanlardan okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c3c20a-db08-4626-ae9b-55fcee959e2f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanmazsan Gel De Bak</image:title>
            <image:caption>Dünyada doğmuş ilk insandan başlayıp, dünyada ölecek son insana kadar sürecek bir tartışmanın içindeyiz. Tartışmanın bir tarafındakiler, kendileri dahil her şeyin kendi kendine geliştiği, büyük patlamadan bu yana geçen milyarlarca yılda, elementlerin ve enerjinin bir yolunu bulup içinde yaşadığımız dünyayı meydana getirdiklerini savunmaktalar. Tartışmanın diğer tarafındakiler ise ortada bir sistem varsa bu sistemi bir kuranın olduğunu, bir sonucu elde etmeye yönelik bir tercih varsa bir tercih edenin olduğunu, kısacası tüm kainatın bir yaratıcısının olduğunu savunmaktalar.
Elinizdeki kitapta, bu iki taraftan biri olan inanmayan grubunun, inanmamak için ortaya koyduğu veya koyamadığı bahanelerden, en yaygın on dokuz tanesi ele alınıyor ve haklılık paylarını inceleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e200011-3e88-4115-a007-d35f8d8d5990.jpg</image:loc>
            <image:title>Kantinci Kılıklı Soyguncular - Dedektif Tayfa 5</image:title>
            <image:caption>Okulda, yeni bir olaya karışmayalım diye bizi olaylardan uzak tutmaya çalışıyorlarken, tam da olayların içine düşmek bu olsa gerek!
Müdür Amca’nın “Size iş buldum” demesinin sebebi ne?
Yoksa Dedektif Tayfa okuldan mı atılıyor?
Kantinde neler oluyor?
Kantin olayına neden biz el atmak zorundayız?
Bu adamlar, bizim okulun kantininde ne arıyorlar?
Tost almak için eylem yapmak zorunda kalan öğrenciler neyin peşindeler?
Müdür Amca’nın panik atak geçirmesinin sebebi biz miyiz?
Okuldaki kamera kayıtlarını bulup, gerçekleri ortaya çıkarabilecek miyiz?
Üzerimize atılan suçlardan kurtulup, iyi çocuklar olduğumuzu ispat edebilecek miyiz?
Biz iyi çocuklarız ve bütün bunları bir iyilik için yaptık!
Biliyoruz: “İyilik her zaman kazanır!”
Savulun kötüler! Çözülemeyen girift olaylar, tuhaflıklar, kötü kalpli insanlar...
Biz hâlâ burdayızzz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8943d082-e3fd-4096-b052-74016c26765c.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hikayeleri 2</image:title>
            <image:caption>Zamanımızdan yüzlerce yıl öncesinde, Osmanlı ülkesinin cumbalı evlerinde, hanımeli kokulu bahçelerin mor sümbüllü köşelerinde, köpük beyazı yalıların sarmaşıklı hanelerinde sabun kokulu insanlar yaşardı. Gülünce gözlerinin içi güler, ağladıklarında vallahi en sahicisinden gözlerinden yaş gelirdi.
Kışın mangal başlarında toplanır, kömür ateşinde bol köpüklü kahveler kotarır, kahvelerini yudumlarken de birbirlerine hiç duyulmadık hikayeler anlatırlardı. Yazın mehtaplı gecelerde, bahçedeki kuyuya düşen ay ışığının gölgesinde, asma çardaklarının altında oturup karanfilli şerbetlerini içerken hikayeler söyleyip hikayeler dinlemeye devam ederlerdi.
Zaman geçti, asırlar değişti, hikaye söylemek de masal anlatmak da unutulup gitti. Bir zamanların çeşme başlarında, harman meydanlarında, köy kahvelerinde, dost meclislerinde, helva sohbetlerinde anlatılan hikayeleri, yüklüğe kaldırılan yorganlar gibi katlanıp kaldırıldı.
Gelin sizlerle güzel bir işin içine girelim. Yorganların arasına saklanan, tavan arasına kaldırılan, bir köşeye konup da unutulan hikayelerimizi yeniden hatırlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ad0bb4-dac3-418f-96ba-b6ccd77d8131.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Fatma - Kurtuluş Savaşı Kahramanları 3</image:title>
            <image:caption>Fatma Seher yüzünde çizgilenen kederle acı bir şekilde gülümsedi. Eli, göğsündeki İstiklal Madalyası’na gitti. Onun en büyük avuntusu işte bu madalyaydı.

Bu madalya, onu yine dağlara götürdü. Fatma Seher olmaktan çıkıyor, milislerinin başında o hendekten diğerine atlayan gözü kara, yaman savaşçı Kara Fatma oluyordu. Ceylan’ın üstünde rüzgara doğru at biniyor, çeteler, eşkiyalar, gök gözlü gavurlar önünden kaçıp çil yavrusu gibi dağılıyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302f71d0-d2c3-4035-b8e7-b509a0af8935.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazım Karabekir - Kurtuluş Savaşı Kahramanları 4</image:title>
            <image:caption>Karabekir Paşa büyük bir heyecanla karşısındakini ikna etmeye çalışıyordu:

- Hayır Paşa’m. Biz vazgeçemeyiz. Çanakkale’de nasıl kazandıysak, bir tek düşman gemisini bile boğazlardan geçirmediysek yine başarabiliriz. Ben kendi kendime söz verdim. Silahımı ve üniformamı asla teslim etmeyeceğim. Tek başıma kalsam bile mücadeleye devam edeceğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83bf425a-90d9-4294-8522-70b625f63066.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hikayeleri 1</image:title>
            <image:caption>Altı asır varlığını sürdürüp üç kıtaya hükmeden Osmanlı’yı tanımak, o yüksek karakterli insanları anlamak için yüzyıllar öncesine uzanmalı, usul usul dolaşmalıyız tarihin sokaklarında…
Sadaka taşlarıyla neredeyse sokağın ortasına bırakılan paraların çalınmadığını, dükkânların kapıları eğreti bir mandalla tutturulduğu halde dönüp de kimsenin yan gözle bakmadığını görmeliyiz.
Camilerin bir köşesine konduruluvermiş kuş evlerinde eğleşen kumruların ‘hu hu’ları ile başka âlemlere kanatlanmalı, kendimizden geçmeliyiz.
Âmin alayı adı verilen törenlerle, mektebe yeni başlayan çocukların heyecanlarına ortak olmalı, dualar ve âminlerle maneviyat işlemeliyiz ruhlarına…
Ramazan akşamlarında büyük konakların iftarlarına katılıvermeli, mükellef bir sofrayla karnımızı
doyurduktan sonra elimize tutuşturulan kadife keseyle bahşiş almanın mutluluğunu yudumlamalıyız
asûde bir çehreyle...
Aşkla yoğrulmuş yüreklerimizle Kâbe’ye yönelmeli, surre alaylarına katılmalıyız. Develerin ritimleriyle aylar boyu yol almalı, billurlaşan ruhlarımızla kutsal topraklara yüz sürmeliyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d229283-2ea1-449a-b189-8d3e1d097164.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sahabiler Seti - 2 (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Küçük Sahabiler Seti - 2 (4 Kitap Takım)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45a32b33-46cf-40b9-81bb-77706cb80d11.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormancının Tutsakları - Dedektif Tayfa 4</image:title>
            <image:caption>Dedektif Tayfa’yı, “Okuldaki olaylara karışmayın!” diye uyarmışlardı ama bize “Piknikteki olaylara karışmayın!” dememişlerdi. Duyan oldu mu? Ben duymadım mesela. Sakin sakin pikniğimizi yaparken, başımıza bunların gelmesini biz de istemezdik. İster miydik? İnanın ki kesinlikle istemezdik. Ama her pikniğe gittiğimizde yağmura tutulmak da bizim suçumuz değil bence. Kesin bilgi, Müdür Amca bu piknik işini hiç bilmiyor! Yıllardır her piknikte, “Çarşamba’yı sel aldı” türküsünü söylemekten yorulduk. Kaybolmak da bizim suçumuz olamazdı değil mi? Ormanın içinde, karanlıkta kalıp, kurt sesleri dinlemeyi biz de istemezdik. Hele hele kaçırılmayı kim ister? İnanın bizim bir suçumuz yok; olaylar, Dedektif Tayfa’yı kovalıyor. Gece karanlığındaki o çıtırtıları duysaydınız… Hele o dibimize kadar gelen yılanı bir görseydiniz... Tutulduğumuz yerden kaçmaya çalışırken yaşadıklarımızı bir bilseniz... Müthiş bir gündü; gündüzüyle ve gecesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f668e63c-e468-4ec7-ac8f-b2b5714e6342.jpg</image:loc>
            <image:title>Operasyon Yedikule Vatan Savunması - Şok Timi 5</image:title>
            <image:caption>Senin benim gibi üç genç Şevket, Orhan, Kâmil normal, sıradan bir hayat yaşarlarken Yedikule Surlarının dibinde bir ışık görüyorlar. “İn midir cin midir, yerli midir Çinli midir?” diye meraklanıyor, dizleri titreyerek soluğu Timur Abilerinin yanında alıyorlar. Korku, gizem, heyecan ağırlıklı sunumlarının ardından Timur Abi de ekibe katılıyor.
Kendilerine ŞOK TİMİ adını veren bu dört genç sur duvarından çıkan bu ışığın büyüsüne kapılıp farklı alemlere gidiyor ve farklı zamanlarda, farklı tarihî olaylara şahitlik ediyorlar.
Dört kitaptır devam eden bu gizemli ışığın ve yolculuğun sırrı, serinin bu son kitabında açıklığa kavuşuyor. Kahramanlarımız, polisle birlikte operasyona katılıyor ve olayın aydınlanmasını sağlıyorlar.
Ardından bir gece Boğaziçi Köprüsü’nün tanklarla kapatıldığı haberini okuyor, tüm mahalleliyle birlikte vatan savunması için Vatan Caddesi’ne koşuyorlar. Vatansever polislerle birlikte bir tankı hainlerin elinden kurtarıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/743951d3-d675-45cf-91af-9689acf0f8af.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Neşeli Sohbetler (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca; bir kadı, bir hoca, bir imam.
Gerçekleri mecazlarla, nüktelerle söylemiş bir alim.
Heyhat!
Mecazdan hakikate nüfuz edemeyenler, onu bir komedyen haline getirmişler.
Tarihçiler, Nasreddin Hoca&apos;ya isnat edilen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğunda hemfikirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adab9ef3-faea-40e6-95c6-ce26a04221ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Neşeli Sohbetler 1 - Kavuk Çocukluğunu Hatırlamış</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca; bir kadı, bir hoca, bir imam.
Gerçekleri mecazlarla, nüktelerle söylemiş bir alim.
Heyhat!
Mecazdan hakikate nüfuz edemeyenler, onu bir komedyen haline getirmişler.
Tarihçiler, Nasreddin Hoca&apos;ya isnat edilen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğunda hemfikirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd52a28a-e8e5-44c0-9dea-db10edc583e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Neşeli Sohbetler 4 - Marifet Kavuktaysa</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca; bir kadı, bir hoca, bir imam.
Gerçekleri mecazlarla, nüktelerle söylemiş bir alim.
Heyhat!
Mecazdan hakikate nüfuz edemeyenler, onu bir komedyen haline getirmişler.
Tarihçiler, Nasreddin Hoca&apos;ya isnat edilen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğunda hemfikirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97944acc-3956-4fbe-8779-e14c8d18b0e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Neşeli Sohbetler 2 - Ye Kürküm Ye!</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca; bir kadı, bir hoca, bir imam.
Gerçekleri mecazlarla, nüktelerle söylemiş bir alim.
Heyhat!
Mecazdan hakikate nüfuz edemeyenler, onu bir komedyen haline getirmişler.
Tarihçiler, Nasreddin Hoca&apos;ya isnat edilen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğunda hemfikirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b64fb93-d527-4586-b182-e1ffc17f6eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Cennetle Müjdelenen Sahabiler Seti (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Peygamber Efendimiz (a.s.m.), hayattayken on sahabisini cennetle müjdelemişti. Bunlara “Aşere-i Mübeşşere” denilmektedir. Bu seride, cennetle müjdelenen bu sahabilerin hayatları, İslam’a hizmetleri ve üstün ahlakları anlatılmaktadır.
1- Hz. Ebû Bekir, 2- Hz. Ömer, 3- Hz. Osman, 4- Hz. Ali, 5- Sa’d Bin Ebî Vakkas, 6- Ebû Ubeyde Bin Cerrah, 7- Abdurrahman Bin Avf, 8- Talha Bin Ubeydullah, 9- Zübeyr Bin Avvâm, 10- Saîd Bin Zeyd.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a96904e-6880-4d67-bf64-d614a3329f59.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca ile Neşeli Sohbetler 3 - Eşek Mi Ters, Ben Mi?</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca; bir kadı, bir hoca, bir imam.
Gerçekleri mecazlarla, nüktelerle söylemiş bir alim.
Heyhat!
Mecazdan hakikate nüfuz edemeyenler, onu bir komedyen haline getirmişler.
Tarihçiler, Nasreddin Hoca&apos;ya isnat edilen pek çok fıkranın sonradan uydurulduğunda hemfikirdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f561c13a-c9a1-432b-a1bd-9dc254105e78.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Gel Ve Maceraları Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Benim adım ALİ GEL! İnsanın hem annesi hem de babası öğretmen olunca, böyle bir isme sahip olduğuna hiç şaşırmıyor. Ben ismimi seviyorum. Herkesin bildiği ve kimsenin asla unutamadığı bir isim bu. Bakın işte bu da KUŞ! Başka bir ismi yok! Sadece Kuş! Aramızda kalsın ama biraz tuhaf bir hayvan. Bunu size nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum fakat söylemem gerektiğini de biliyorum. Şey... Bu kuş konuşuyor! Evet tıpkı insanlar gibi. Üstelik oldukça da geveze... İnanması zor biliyorum ama öyle işte... Bu arada benim bir kutum var. Sıradan bir kutu değil. Onunla dünyayı dolaşıyorum! Nasıl mı? Önce Yeryüzü Ansiklopedisi’nden bir yer seçiyorum, sonra kutunun içinde o yere ait bölümü okuyorum. Sonra hoop! Kendimi orada buluyorum. Biliyorum, biliyorum. İnanması zor ama öyle işte...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3014036c-cf54-4e0b-9d3d-1f0716d48f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazreti Ali (r.a)</image:title>
            <image:caption>İslam&apos;ın dördüncü halifesi...
Peygamberimizin sevgili damadı, Hazreti Fatıma&apos;nın eşi, büyük Islam kahramanı...
Beş yaşından itibaren Peygamberimizin terbiyesi altında büyüdü. Ilk Müslüman olan çocuktu.
Her zaman Peygamberimizin yanında oldu. Müşriklere meydan okurcasına Kabe&apos;de O&apos;nunla birlikte korkusuzca namaz kıldı.
Hicret sırasında eşsiz bir cesaretle Mekkelilerin Peygamberimize suikast planladığını bile bile O&apos;nun yatağına yattı.
Bedir, Uhud, Hendek ve Hayber Savaşlarında kahramanlık destanları yazdı.
Cesaret ve kahramanlıkta olduğu kadar ilim, irfan, ahlak ve fazilette de en önde yer aldı. &quot;İlim şehrinin kapısı&quot; dendi.
Hazreti Osman şehit edilince Islm&apos;ın dördüncü halifesi oldu. Hainler tarafından bir sabah namazında şehit edildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a13ea282-ddcc-46e7-a90e-ecded0de4d94.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Hayatımı Nasıl Değiştirdi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYA ÇAPINDA MİLYONLARCA HAYATI DEĞİŞTİREN FENOMEN
Rhonda Byrne’ün The Secret eseri, dünya çapında milyonlarca okurun üstünde inkâr edilemeyecek kadar güçlü bir etki yaratan, çoksatar bir fenomene dönüştü. Şimdi Rhonda Byrne ilk kez, tıpkı sizin gibi insanlarla yıllardır yaptığı görüşmeler sonrasında, The Secret’ın gücüyle ilgili en ilham verici ve en etkileyici gerçek hikâyelerden oluşan bir seçkiyle geldi. The Secret Hayatımı Nasıl Değiştirdi, insanların The Secret’ın öğretilerine başvurarak maddi durum, sağlık, ilişkiler, aşk, aile ve kariyerlerini değiştirdiklerini; sizin de evrenin bu en güçlü kanununu kullanarak tüm hayatınızı nasıl yeniden kurgulayabileceğinizi anlatıyor.
 

Rhonda Byrne’ün dünyayı kasıp kavuran The Secret efsanesi devam ediyor. Belgeseliyle milyonlarca hayata dokunan, 50’den fazla dile çevrilen, 30 milyondan fazla kopya satılan kitabıyla uluslararası bir fenomene dönüşen, Temmuz 2020’de de The Secret: Dare to Dream filmiyle sinema perdesinde izleyiciyle buluşan The Secret, bu kez hayatını değiştirdiği insanların sesine kulak veriyor.
Yayınlandığı 2006 yılından itibaren insanlara hayal bile edemeyecekleri bir hayatın kapılarını açan The Secret, işlerini, aile yaşantılarını, sağlık, aşk ve para durumlarını tamamen değiştirebilecekleri bir mucizenin anahtarını sundu herkese. Bu sır ışığında hayatını değiştiren kişilerin hikâyeleri de şimdi Sır Hayatımı Nasıl Değiştirdi kitabıyla okurla buluşuyor. Hepimiz gibi sıradan insanların, Sır’rı kullanarak nasıl bir dönüşüm yaşadıklarına şahit olmak, bize yol gösterip umut verecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c230dafb-99bc-4b36-aadd-a8ce27a09540.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar Odasını Topluyor - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Çağlar, resim yapmak istediğinde sulu boya takımını aradı, ama hiçbir yerde bulamadı. Üstelik odasını da dağıttı. O sırada en yakın arkadaşı Pelin ziyaretine geldi ve ona odasını toplarken yardım etmeye başladı. Odadaki tüm eşyalar ve oyuncaklar bir dolaba sığacak mıydı acaba? Oda toplarken faydası olacak öneriler bulabileceğiniz Oda toplarken faydası olacak öneriler bulabileceğiniz eğlenceli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56df5b5f-26ef-4b13-baa5-1eebf7b11374.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Tilkinin Sırrı</image:title>
            <image:caption>Minik tilkinin en yakın arkadaşı büyük boz ayıydı. Ancak bir gün minik tilki, arkadaşına bir yalan söyledi. Gerçek arkadaşlığın her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini anlatan, sevimli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9118e9-9235-465b-9e98-018e77da46d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ponpon’un Duyguları</image:title>
            <image:caption>Sürüdeki arkadaşlarından farklı olan koyuncuğun, duyguları değiştikçe rengi de değişiyordu. Neşeli olduğunda pembe, üzgün olduğunda gri görünüyordu. Koyuncuk, günlerden bir gün kendi gibi değişik duygulara sahip arkadaşlar bulmak için yola çıktı. Yolda karşılaştığı hayvanların da değişik duygulara sahip olduğunu görünce önce pek şaşırdı sonra ne oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b92b381e-b3b9-4565-83cf-5e6600422b96.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi ile Fare</image:title>
            <image:caption>Başardık! Bir kitaptan çıkmaya çalışan kedi ile fareye yardım etmeye hazır mısın? Bazen kitabı sallaman, bazen döndürmen bazen de onlara yol göstermen gerekecek. Eğlenceli bir macera seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84be5f27-6a95-44da-a04c-446e8ed45e41.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Kaburgası</image:title>
            <image:caption>Beni ben yapan bir öz var mıydı sahi? Bedenim, sesim, dilim, evim dediğim yer değişmişti ya, başka bir insan mı olmuştum artık? Oysa olduğum kişiyi ısrarla, onu yok etmeye çalışan her şeye, herkese rağmen yavaş yavaş kabuğundan çıkarmıştım ben. 
 
Annemin Kaburgası, kimliğinden onur duyanların, aşkı özgürce yaşayanların, göçmenliğin dilini en iyi bilenlerin, cinselliğin üzerindeki toplumsal tahakküme meydan okuyanların, basmakalıp değerlerden ve birörnek yaşam biçimlerinden usananların öyküleri.

Burçin Tetik, ayrıştırıcı söylemlere, yaşamımızı çepeçevrelemiş öfke diline, gökkuşağının tüm renkleriyle karşılık veriyor. Özgün, duyarlı, cesur…   
O meşhur şarkıdaki gibi, gökkuşağının üzerinde bir yerde, ta yukarıda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e2743ff-8871-4b41-9843-77523de1a0da.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem’in Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Çizgili sincap Badem, ayı dostu Tonton’dan bir mektup aldı. Tonton onu yanına çağırıyordu. Demek ki Badem’in yardımına ihtiyacı vardı! Fırtına yaklaşıyordu. Lapa lapa kar yağıyordu. Ama Badem, sevgili dostunun yanında olmaya kararlıydı. Çıktığı yolculuğun sonunda, onu muhteşem bir sürpriz bekliyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc10cc76-6b2f-4e96-8a4d-e21f4d67a19d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Tilki</image:title>
            <image:caption>Kendine yeni bir ev bulmak için yollara düşen Mavi Tilki, bir sürü tilkinin yaşadığı bir ormana geldi. Burayı çok seven Mavi Tilki burada yaşamaya karar verdi. Ne var ki diğer tilkiler renginden dolayı onu kabullenmedi, minik bir tilki hariç… Farklı düşünme cesareti hepimizin içinde yok mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fc6e8c7-ee42-4e0f-9b7c-f812be076fc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaprak Adam</image:title>
            <image:caption>Berk, ormanda gezintiye çıktığında ağaçların kesildiğini gördü. Buna çok üzüldü. Ama zorluklar Berk’i asla pes ettiremezdi. Berk çalıştı, çabaladı. Hayal kurmaya ve umut etmeye devam etti. Yaprak Adam’la el ele verip, yemyeşil bir orman yarattılar. Yeşil Adam efsanesinden ilham alınarak yazılmış bu hikaye, çocuklara doğa sevgisini, çalışkanlığı ve umudu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcf88f66-ec60-401b-804e-d7b2dd76b6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hedefteki Osmanlı</image:title>
            <image:caption>Yanlışları tekrarlamamak, haksızlıkları unutmamak, bilmek ve başarmak için zaman, 100 yıl öncesini hatırlama zamanıdır. Birinci Dünya Savaşı’nı hatırlamamız gerekiyor. Dünyada hiçbir olay günümüzü bu savaş kadar belirlemedi. Türkiye’nin dünü de, bugünü de bu savaşla ve sonuçlarıyla bağlantılıdır.
Dünyanın yeniden dağıldığı günümüzde Budapeşte-Basra ve Hazar-Trablusgarp arasındaki her kilit gelişme yüz yıl öncesine, Birinci Dünya Savaşı’na uzanır. Hâlen dağılmakta olan dünyada Türkiye’nin gündemi olan Sınır Güvenliği, Akdeniz-Ege kara sularımız, Boğazlar, Mavi Vatan, Kafkasya ve Kıbrıs önceliklerimizin kökü, Birinci Dünya Savaşı ve sonrasına dayanır.
Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasının sorunları, bugün dalga dalga dünyaya yayılıp Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerini rahatsız ediyor. Bu sürecin tarihini bilmek zorundayız. Çünkü ülkeler için hafızanın kaybedilmesi tehlikelidir. Çünkü unutuş, aynı zamanda kaybediştir. Hedefteki Osmanlı bu konuda hem hafızamızı tazeliyor hem de Türkiye’nin günümüzdeki önemini bir kere daha vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0a3665c-e82d-4687-9a15-bdcf74e27d74.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutfak Okulu</image:title>
            <image:caption>‘’... bu sınıftaki beş öğrencinin beşi de aynı derecede umutsuz vakalardı. Sadece beş kişi, çok daha kalabalık sınıflardakilerin toplamından daha fazla sorun yaratmayı beceriyorlardı. ‘Hepsi birbirinden beter!’ diye düşündü . ‘Herkes kendi derdinde. Yemek okulu değil, psikiyatri kliniği sanki canına yandığım!’”

Kendine hayran, filmlerdeki gibi bir şefle evlenmek peşindeki İnci; hayal insanı, sakar Mustafa; yaptığı sıkı rejim sonucu verdiği kiloları tekrar almaktan ölesiye korkan, terfi bekleyen Fikret; sıkıntılı Hülya; kendi kendisiyle konuşup duran, yalnız Süheyla Hanım; teselliyi alkolde arayan, her bakımdan “düşmüş bir yıldız şef” olan Ahmet; “aşçı yamağı”

Tekin... Rastlantılar sonucu bir “mutfak okulu”nda bir araya gelmiş, her biri kendine özgü derde, şikâyete, özleme, hayale, mutluluğa, mutsuzluğa sahip yedi kişi... Güzin Yalın, Mutfak Okulu’nda türlü insan tiplerinin renkli bir manzarasını sunmakla kalmıyor, hem yemek yapmanın kimileri için iyileştirici ve teskin edici etkisini gösteriyor hem de geçmişle hesaplaşmanın zorluklarını sezdiriyor... Hayatın içinden leziz bir mutfak hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe11da0-766d-4501-b6bc-a1e73080835c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eve Dönemezsin</image:title>
            <image:caption>Kalbi derinden kırıldığında sessizdir insan. Konuşabilmesi için ona yeni bir ses verilir... 
Bu romanın adımları dolaşıyor. Yürürken burnunu çekip kendi kendine konuşuyor. Aşk içmiş. Kalbindeki ödemi gözyaşlarıyla çıkarıyor vücudundan. 
Dağ kekiği, imkânsız aşk sırtını dönmüş giderken nasıl kokarsa, öyle kokuyor bu roman. Geceleri dolunayın altında uzayıp giden kırların ona arka çıkacağını sanıyor.Kalbindeki elemi kahkahayla çıkarıyor vücudundan. Bu romanın dili dolaşıyor. Yoksul bir çocuğun, hayallerine ulaşmak için yeni bir sese  tutunma çabasını anlatıyor. Küçük yaşta hayat mücadelesini, kan ter içinde bir aşka bağlanma tutkusunu anlatıyor. Sol elinin parmaklarını birleştirip, bir buket gül gibi uzatıyor öğretmenin kızılcık sopasına. 
Kış meyvelerinin isimlerini ezberleyemediği için kar altında bekliyor, tek ayak üstünde. Bıçak saplandığı yerden çıkmıyorsa, durup kabzasını süslüyor gülümseyerek. 
Aşk içmiş. 
Göçük altında kalmış bir roman bu. 
Durup durup Selvi diye birine sesleniyor. 
Kurtarılmayı değil, anlaşılmayı bekliyor. 
Muhtemelen sizden de cesaret alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e78d905e-5475-41f5-ac4c-91bf3516d13e.jpg</image:loc>
            <image:title>İrem Öğretmencilik Oynuyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e647a245-71f1-4703-b302-ea1c8f089af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzelim</image:title>
            <image:caption>“Dans et benimle…” diye başlayan bir aşk, 
müzik susmadan bitebilir mi? 
Rüya, geçmişin izlerini silmekte zorlanıyor, korkuyordu. Karşısına çıkan nefes kesici adamdan uzak durmaya çalışsa da ruhu çoktan alev almıştı. Âşık olduğu insanı hiç tanımadığını fark ettiğinde ise önünde uzanan yol ikiye ayrıldı; ya gidecek ya kalacaktı. Turgut, sırlarını canı pahasına korumak zorundaydı. Sevdiği kadını kaybedeceğini bile bile yapabilir miydi bunu? Bir savaşçı olarak bu kez dövüşmemeyi seçebilir miydi? 
“Güzelim…” 
İki soluk arasında fısıldanan bir kelimeden 
çok daha fazlası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/918889fb-f571-4d92-840b-bc032e02275d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam</image:title>
            <image:caption>Doğu toplumları Hayyâm’ı esas olarak rubaileri üzerinden, o da şarap ve aşk düşkünü bir şair olarak bilir. Peki, onun dünya tarihinde eşine az rastlanır bir ozan ve 
filozof olduğu kadar büyük bir matematikçi ve astronom da olduğunu, 
Eğer Edward FitzGerald onları serbest bir tarzda ve kendi dilinde yeniden yazmasaydı, dünyada çok az sayıda biliminsanının tanıyıp bildiği Hayyâm’ın rubailerinin bu kadar etkili ve ünlü olamayacağını, 
 Hayyâm’ın mezarından getirtilen iki gül çitilinin FitzGerald’ın mezarına dikildiğini ve bu güllerin 1893’ten beri botanik biliminde “Ömer Hayyâm Gülü” (Omar Khayyam Rose) olarak işlem gördüğünü, 
Ömer Hayyâm rubailerinin Nazi Almanya’sında yasaklandığını ve kitaplarının kütüphanelerden toplatılarak hurdaya verildiğini, 
Büyük bilimadamı Hayyâm’ın neden gözden ırak tutulup mezarının 800 sene boyunca yok oluşa terk edildiğini biliyor muydunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00854fe-6712-4c49-81c1-c6829f315848.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sen Kokuyor</image:title>
            <image:caption>Dejavu! Kötü bir senaryoda başrol biçilen iki kişi: 
Akın ve Aylin! Yok olan hayatlar, yıkılan hayaller 
ve vazgeçilen idealler... Bir kasırga gibi sahip oldukları her şeyi yerle bir eden olaylar karşısında ikisi de direnememişti. Akın, tüm hayatını geride bırakıp giderken kırgın ve öfkeliydi. Başına gelenler kolay hazmedilecek türden değildi, yine de sorumlusu olarak gördüğü genç kızı diğerleriyle birlikte Allah’a havale etmişti. Aylin... Tüm dalları kırık ve yaşama henüz başlamadan bir sıfır yenik! O, bu mizansende ölümden de ağır bir cezaya mahkûm edilmiş, ailesini ve ait olduğu her şeyi kaybetmişti. Şimdi kader onlara daha da büyük bir oyun hazırlamıştı. Yıllar sonra tekrar aynı rollere bürünüp kurbanı mı oynayacakları yoksa finale el ele kazanan olarak mı yürüyecekleri tek bir şeye bağlıydı: kalplerine düşen sevginin gücüne! 
Onların hikâyesi , “Tarih tekerrürden ibarettir!” sözünün sınanmasıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23c53727-4342-47c7-bca2-b4a4f8f16ab1.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Kalpler</image:title>
            <image:caption>Dolu dolu, mutlu bir yaşamı olmuştu ve hayatı boyunca öğrendiği bir şey varsa o da pişmanlığın anlamsız olduğuydu. 
Tek istediği bu büyük yapıyı saran granit duvarları aşmak ve denize varana kadar yürümekti. Sonra bir kayığa binmek istiyordu. Kayığın nereye gittiği önemsizdi. Sonra... Sonra belki ilerlemeye devam ederdi. 
Sonuçta kalması için hiçbir sebep yoktu. 
 Fred, geçmişte yaşanmasına ön ayak olduğunu düşündüğü bir felaketi telafi etmek ister. Ancak bunu yaparken, birbirlerine karşı sevgi duyamayan aile üyelerinin bir savaşa tutuşacaklarından habersizdir. Bu savaş, yapayalnız genç bir kadını kendi ayaklarının üzerinde durması için cesaretlendirecek ve var olma mücadelesi için ilham verecektir. 
 Sheila O’Flanagan’dan, birden bire ‘evime dönmeliyim’ hissine kapılmanızı sağlayacak bir aile romanı. 
Tüm vaktini yazarlığa adamadan önce bankacılık ve finans alanında başarılı bir kariyeri olan Sheila O’Flanagan, 20’den fazla kitabıyla Avrupa ve Amerika’da çok satanlar arasında yer aldı. Boş zamanlarında badminton oynamaktan hoşlanan yazar Dublin’de eşiyle birlikte yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d1520f-70bd-40dc-b9d9-1a0647033304.jpg</image:loc>
            <image:title>02:02 Ayçiçeği Karnavalı</image:title>
            <image:caption>Dolunay yıllar sonra bulduğu ikiz kardeşi için çok heyecanlıdır. Ancak dış görünüşleri ne kadar benzese de büyüttükleri hayaller birbirinden çok farklıdır. Yaşamları hakkında hiçbir şey bilmeyen iki kardeşin hayatı, bordo bir sırt çantasıyla geri dönülemez şekilde değişir. Bir süre, kardeşinin tahmin ettiğinden daha zor olan hayatını yaşamaya karar veren Dolunay, kendini bambaşka bir dünyaya savrulmuş bulur. Burada tanık olduğu fedakârlıklar, dostluklar ve yüreğinde ilk kez beliren aşk kıvılcımı onun için zamanla bir karnavala dönüşür. 
Peki, Dolunay ayçiçeği gibi yüzünü güneşe dönebilecek midir?  
Yoksa kaçtığı hayata geri dönüp bu oyuna bir son mu verecektir? 
“Güvenli kozamdan çıkmıştım, kanatlarım arkamda büyüyordu ve uçmaya hazır olduğumu biliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f70c555e-8062-4f6b-9849-48921e3f503e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3</image:title>
            <image:caption>Yıldızların büyüsüne kapılan gece, güneşe ihanet etti. Güneş söndüğünde ise gece kazandığını sandı. Oysaki güneş olmadan yıldızlar bir hiçti. 
Yaşadığı son yıkım yüzünden zor günler geçiren Umut’un yeniden başlayabilmesi için ya Kerem’i affedip yoluna devam etmesi ya da aşkını kaybetmek pahasına gerçeğin peşine düşmesi gerekmektedir. Ancak bu, düşündüğü kadar kolay olmayacaktır. 
Bir yanda büyük aşkı Kerem, diğer yanda ise vazgeçemediği doğruları vardır. Umut için yol ayrımı vakti gelmiştir. 
Umut ya güneşini söndürecek ya da güneşinin sonsuza dek yanmasına izin verecektir. 
Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Kerem ve Umut’un aşkı gerçekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65c61079-73be-417a-8171-5282dd0691f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Avcı</image:title>
            <image:caption>Kirli oyunlar dönüyordu ve herkes bu oyundaydı. 
Sırlarının ardına gizlenmiş JaySullivan bile… 
Peki, bu oyunda onun yeri neresiydi? 
Annabelle, bunu henüz öğrenemese de artık kendi yerini biliyordu. Asırlar öncesinden beri her şeyin merkezinde o vardı. 
Peki, gerçekte neydi o? 
Ya da kimdi? 
Bu soruların cevapları kimisinin bataklığı olacaktı. Ve bakalım, kimler bu bataklıktan kurtulacak, kimler tamamen dibe batacaktı? 
Artık karşılarında bir Av değil, Avcı vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/592dd193-05e9-4062-a3a5-2f910f6abbfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Tarz-ı Siyaset</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl başında imparatorluğun kurtuluşu için dönemin aydınları birçok reçete sunarlarken yine aynı dönemde siyasi ve kültürel alanda önem kazanan fikirlerin başında Türkçülük gelir. Tarihsel olarak Türk düşünce ve siyaset tarihinin önemli figürleri arasında yer alan Yusuf Akçura, ilk olarak Kahire’de çıkan Türk gazetesinde yayınladığı “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesiyle bu fikre büyük bir ivme kazandırır. Bu sayede Akçura birçokları için “Pantürkizm”in babası olarak adlandırılır. Türkçülüğün manifestosu olarak kabul edilebilecek Üç Tarz-ı Siyaset’te Akçura, dönemin üç önemli siyasi akımını (Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük) ele alır ve bu akımların olumlu-olumsuz yanlarını, ayrıca ne kadar uygulanabilir olduklarını yine örneklerle tartışır. Kahire ve İstanbul’da yapılmış baskıları karşılaştırılarak, açıklama ve notlarla hazırladığımız Üç Tarz-ı Siyaset, Türk Aydınlanması dizimizin de ilk kitabı olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e5e0c94-15f0-402a-bdc0-7a6becce6fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan&apos;ın Muhafızları</image:title>
            <image:caption>Sultan’ın Muhafızları, II. Abdülhamid’in 33 yıllık iktidarı boyunca kendisinin ve Yıldız Sarayı’nın nasıl korunduğu meselesini ele almaktadır. Sultan’ın öz hemşehrilerim dediği Karakeçili Aşireti’ne mensup Türklerden kurduğu Süvari Ertuğrul Alayı, Şeyh Şamil’in akrabası Avar kabilesinden kurulan Dağıstan Süvari Bölüğü, Sultan’a besa yemini vererek bağlılığını bildiren Arnavutlardan kurulan Fesli Zuhaf Alayı, güneyden, kutsal beldelerden Sultan’ı korumak için gelen Sultan’ın Arap kullarından oluşan Sarıklı Zuhaf Alayı ve tüm bunların yanında Sultan’ın yakın korumasını sağlayan Maiyyet-i Seniyye Tüfengi Bölüğü tüm yönleriyle ilk defa bu çalışmada ele alınmıştır. 

Bu birlikleri cuma selâmlığı geçidinde görmek için İstanbul’a Avrupa’dan akın akın gelen ziyaretçilerin ilgileri, muhafızların parlak ve gösterişli üniformaları, alay sancakları, taltifleri, Süvari Ertuğrul Alayı’nın atları ve eyerleri kitapta öne çıkan diğer başlıklardır. Öte yandan İstanbul’a muhafız olmak için gelip Sultan’ın Sertüfengi Arnavut Tahir Paşa’nın himayesinde İstanbul’un sosyal ve karanlık hayatına uyum sağlayan Arnavutlar çalışmanın ilginç yönlerinden bir diğeridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b9f161-e0c2-4436-870d-16a28b0bf8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Dünya Savaşı ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Vladimir Jabotinsky, 1880-1940 yılları arasında yaşamış ve Siyonizm tarihinde önemli rol oynayan bir Yahudi’dir. 1909 yılında Rus gazetesinin İstanbul muhabirliğini yapmıştır. Osmanlı Devleti’ndeki Jön Türk hareketlerini yakından takip etmiş,  Dünya Siyonist Örgütü tarafından lobi faaliyetleri için İstanbul’da görevlendirilmiştir. I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti’nin sonunu getireceğini düşünen Jabotinsky, savaş sırasında İngiliz Savaş Bakanı’nı ikna ederek, “Yahudi Lejyonu”nu kurmuş ve Filistin’de teğmen rütbesiyle bu birliğe katılmıştır. Ona göre I. Dünya Savaşı’nın esas nedeni Anadolu’nun kontrolünün ele alınmasıdır. 
“Eğer dünyadaki insanları iyi ve kötü olarak ayırırsak Türkler kesinlikle ilk gruba dâhil olur. Onlar genellikle dürüst, mütevazı, misafirperver ve cömerttirler. Askerî olarak eski ihtişamları her şeye rağmen hâlâ mevcut. Onlar iyi devlet adamlarıdır… Onlarla iletişime geçip de onları sevmemek pek mümkün değil. Eğer siyaset - olması gerektiği gibi - anlayışlı olmayı temel alabilseydi, bu değerli dostlar tarafından kurulmuş ve yaşatılmış olan imparatorluğu yıkma fikri hiç kimsenin hoşuna gitmezdi. Ne yazık ki siyaset başka etkenleri temel alıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6978975-13cf-4dee-bcd6-b6c8906c9c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Selçuklu Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türklerin İslamiyet’i kabulleri sonrası yaşanan sürecin en önemli mesafe taşlarından biri de Selçuklulardır. Nitekim idarî ve askerî sahaların dışında sosyo-kültürel anlamda yeni din ile bütünleşmenin sağlanması, Anadolu’nun Türkiye’ye dönüşmesi, Sünnî İslam’ın yeniden atılım gücü kazanması, İslam tarihinde ilk defa genele hitap eden eğitim kurumları olarak Nizamiyelerin kurulması, Osmanlı’yı bir cihan devleti haline getiren mirasın aktarımında Selçuklular başrolü üstlenmişlerdir. 

Sorularla Selçuklular kitabında beş farklı devletle tarih sahnesinde yer almış Selçukluların fiillerinin sebep ve sonuçları sorulan sorular çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. Okuyucular onların, Bâtınîlere karşı verdikleri mücadeleleri, Büyük Selçuklular ile Türkiye Selçukluları arasındaki ilişkilerin içeriğini, Selçukluların eliyle Haçlılara karşı verilen mücadelenin neticelerini, Abbasîlere karşı takip ettikleri siyaseti, onlardan, Osmanlı’ya devrolan Türkmen meselesinin ortaya çıkardığı sonuçları, Sadeddin Köpek’in sebebiyet verdiği gelişmeleri, Ahilik ve Mevleviliğin yanında Selçukluların mimarî, edebî, bilimsel mirasının muhtevasını ve daha birçok sorunun cevabını bu kitapta bulabileceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e63d8f-148c-44f4-9cc6-e5720dbd5ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Cübeyr Seyahatnamesi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki bu eserde; XIII. yy. İslam dünyasının kutsal şehirleri Mekke-Medine’nin yanı sıra Mısır, Irak ve Suriye bölgelerinde yer alan şehirler, Endülüslü seyyah İbn Cübeyr’in gözünden son derece canlı bir şekilde tasvir edilmektedir. Bu anlatımlara müellifin seyahat rotası üzerinde bulunan Haçlılara ait Suriye sahilindeki şehirler ile Sicilya da dahil edilmiştir. Dönemin siyasi-askeri kaynaklarından tamamen farklı olarak bahse konu yerlerin sosyo-kültürel ve ekonomik tarihine dair aktardığı çok değerli bilgiler İbn Cübeyr Seyahatnamesi’ni zamanının en önemli kaynaklarından biri haline getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddda4bbb-f197-4425-84f2-67cb0d602b1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanuni Sultan Süleyman</image:title>
            <image:caption>Kanunî Sultan Süleyman Osmanlı Devleti’nin gücünün ve şanının zirveye çıktığı dönemin padişahıdır. 46 yıl süren saltanatı boyunca 13 büyük sefer yapmış ve pek çok şehir ve kaleleri Macaristan, Erdel, Belgrad, Trablusgarp, Cezayir, Bağdad’a kadar Irak toprakları, Anadolu’nun batısında bulunan Rodos ve Sakız adası dahil pek çok yeri fethederek Türk topraklarına katmıştır. Kanunî Sultan Süleyman, hem fetihleriyle hem de uzun yaşamı süresince bıraktığı eserleri ile Seyahatnâme’de geniş yer bulabilmiş padişahlardan biridir.  
Kanunî Sultan Süleyman hakkındaki bu kitap, Türklerin büyük seyyahı ve dünyanın en büyük seyahat yazarlarından olan Evliyâ Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde onun hakkında geçen bahislerden seçilmiştir. 46 yıl süren saltanatı boyunca çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere Osmanlı topraklarında pek çok eser bırakmış olan Kanunî Sultan Süleyman’ın padişahlık öncesi bilgileri, savaşları, kanunları, eserleri ve zamanında yaşamış meşhurlara ait bütün bilgiler yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a098fe4-2ed1-4448-aa32-2dff6bc5091c.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan ve Makine</image:title>
            <image:caption>Yapay zeka, akıllı otomasyon ve robotik sistemler tarafından yönlendirilen geleceğimiz, makineler tarafından istila edilecek mi? Robotlar insanları kullanışsız hale getirecek mi?
İnsan ve Makine, makinelerle ortak bir şekilde nasıl çalışacağımızı araştırıyor. Kurumların, şirketlerin, bireylerin ve eğitimcilerin yeni teknolojilerle sorunsuz bir şekilde entegre olmak için nasıl gelişeceğini detaylandırıyor. Üzerinde durulan özel konularla bu kitap, geleceğe bir bakış sunuyor ve en iyi şirketlerin nasıl geliştiğini inceliyor. Tedarik zincirinde sorunlar ortaya çıkmadan önce çözen botlar ve öngörücü teknolojilerle entegre edilmiş proje yönetimi ekiplerine kadar yazarlar, otomasyon ve yapay zekanın benimsenmesi için güçlü bir manifesto sunuyorlar. Çok daha akıcı, becerilere dayalı bir ekonomide, hepimizin değerimizi ve beceri tabanımızı geleceğe kanıtlamamız gerekecek. Bu kitap, geride kalmaktan kaçınmak ve insan-makine ortaklığı ekosistemlerine özgü fırsatları ortaya çıkarmak için bir fikir sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d536b573-93f8-442b-9352-d1fcd16bebcb.jpg</image:loc>
            <image:title>İktidardan Sürgüne</image:title>
            <image:caption>18. yüzyıl, Osmanlı Devleti’nde merkeziyetçi yönetim anlayışından uzaklaşılarak taşrada Ayanlık geleneğinin uygulandığı bir dönemdi. Bu dönemde artık Osmanlı topraklarındaki kazalarda Ayanlar yerel yönetici yetkisiyle devleti temsil ediyordu.
18. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Halep Eyaleti’ne bağlı Antakya kazası da Ayanlık kurumunun tipik bir örneğini sergilemekteydi. Bu çalışmada Antakya kazası özelinde Kara İbrahim Ağa ile başlayan, oğlu Fet*hullah ve yeğenleri Kara Süleyman ve Kara İsmail ile devam eden kudretli bir ayan ailesinin kendine özgü var olma serüveni ele alınmıştır. Kara İbrahim Ağa’nın Antakya ayanı iken kendi konağında hunharca katledilmesi, ayan ailelerinin nüfuzlarını devlete karşı kullanma ihtimalinin olması hasebiyle devlet tarafından yürütülen soruşturmalardan bir türlü netice alınamaması bu sürecin sadece küçük bir parçası. Kitapta Antakya özelinde bir ayan ailesinin doğuşu, güç kazanması ve devlete baş kaldırışı, 18. yüzyıl tipik mütegallibe-ayan öyküsü, Antakya Ayanı Fet*hullah Ağa ve ailesi örneğinde akademik bir yaklaşım ve akıcı bir üslupla ele alınmıştır.
Prof. Dr. Songül Çolak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8853dd6-4dee-4472-80b4-43ca2079fa36.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Ticaret Seferleri</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl gibi hassas bir dönemde Osmanlı İmparatorluğu, Batı karşısındaki son ve en önemli hamlesini yapacak ve sanayileşme çabasına girişecektir. Osmanlılar için tek amaç muhtaç ülke olmaktan uzaklaşmak, sanayileşmiş ve kalkınmış bir ülke olmaktır. İdarecilerinin odak noktasında ise güçlü devlet rolünün muhafazası için yapılacak eylemler vardır. Bunun için de fuarlar kullanılmıştır.   Fuar; Latince &quot;festival, bayram, dini tören&quot; anlamına gelen &quot;feriae&quot; kelimesinden türemiştir. Fuarların ilk oluşum sebebi, mal ve ürünlerin dağıtımı sırasında yaşanan sıkıntıların giderilmesi amacını taşımaktadır. Zamanla ticari ve dini olmak üzere iki farklı yöne doğru gelişim göstermiştir. Küresel ticaretin gelişmesiyle birlikte daha büyük fuarlar kendini göstermeye başlamıştır. 19. yüzyılın zor günlerinde sanayileşme hamleleri yaparak güçlü devlet rolünü ayakta tutmaya çalışan Osmanlı idarecileri içinse  ilk kez 1851 yılında düzenlenen bu fuarlar adeta bir dayanak noktası olmuştur. Artık Osmanlılar dünyayı daha yakından takip edebilecek, kulaktan dolma bilgilerini bizzat tecrübe edecektir. Ayrıca bu fuarlar Osmanlı İmparatorluğu ve diğer ülkelerin gelişimini somut bir şekilde ortaya koyan ve dikkat edildiği takdirde yol gösteren önemli bir role de sahiptir.   Birincil kaynaklara başvurulan bu eserde; arşiv belgelerinden gazetelere ve sergi kataloglarına kadar geniş bir kaynak taraması yapılmıştır. Gazeteler ve katalogların yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu adına fuarlara katılan devlet adamlarının görüş ve yorumları da incelemeden geçirilmiştir. Dünya fuarları katalogları taranarak Osmanlı ürünlerinin hangi fuarlarda göründüğü, böylelikle de Osmanlı sanayi ürünlerinin izi sürülmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bir neticesi olarak da fuar tarifinden başlayarak ilk uluslararası Türk fuarı olan Yabanlu&apos;dan Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun son yıllarına kadar uzanan bir yolculuk yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab1ed77-11a7-4083-94c9-2105cb8f692d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeynep Marketçilik Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3fae50f-2b02-48e8-9e5b-058d44c86c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Platonculuk</image:title>
            <image:caption>“Kendinden daha bilgin olmak aynı zamanda kendinden daha cahil olmaktır ve öğrenmek anımsamak demekse, aynı zamanda unutmadan nasıl öğrenilebilir?” Platon Descombes’un sözleriyle, Platon’u okumak, her felsefeci için, “bütün filozofların felsefesini, bizatihi felsefeyi” okumaktır. Diyaloglar’da takipçisi olunacak bir doktrin değil, diyalektik sanatının alıştırmaları izlenmelidir. Zira Platon’un anladığı anlamda diyalektik, ayırımlar koyma sanatıdır, bu ayırımlar olmadı mı çelişkiye düşeriz. Bu anlayışla yola koyulan Descombes, Platonculuğun özlü bir tanımından ve tarihinden sonra, suret ve ikiz, bir ve çok, aynı ve başka, oluş ve idealar teorisi gibi zorlu Platoncu sorulara cesaretle dalarak, Kratylos, Parmenides, Sofist, Philebos, Phaidon diyalogları arasında ustalıkla dolaşırken bizi Platon düşüncesiyle derinlemesine tanıştırıyor. Platon’un bu diyaloglarında neyi arıyoruz? Platonculuk etiketi taşıyan bir doktrini mi? Koyré’nin dikkat çektiği üzere, “modern okur bütün bu karmaşık yollardan tatminsiz soracaktır: Madem Sokrates’in, Platon’un mükemmelen vâkıf olduğu bir doktrini var, neden bata çıka ilerlemek yerine bunu basitçe ve açıkça sunmuyor?” Oysa kendi düşüncesinin, hep diyalog halinde, eleştirel derinleştirilmesi Platon’un felsefesinin bütün gelişimine damga vurur. Bu bakımdan Diyaloglar’da kendi savlarında durup kalmış bir doktrin değil, problemleri ve kavramları sürekli yeniden ele alarak sonuna kadar götüren bir hareketle karşılaşırız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b021dd8c-e0cf-4239-95e1-d7d9911e6351.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Araştırmalar III</image:title>
            <image:caption>Zihniyet 
Kur&apos;an&apos;a Hangi Yöntemle, Nasıl Yaklaşılmalı? 
Kur&apos;an&apos;da İnsan Problemi 
Din Mantığı 
Kur&apos;an&apos;ın Buyrukları 
Kur&apos;an&apos;ın Yasakları 
Müslümanlarda Mantıklılık ve Mantıksızlık 
Müslümanların Dini Mantıksızlıklarına Örnekler 
Müslüman Şahsiyet Oluşumu 
Allah&apos;a Secde En Büyük Şükürdür 
Şahsiyet Buhranının Nedenleri 
Uhud Savaşını Kurtaran Zihniyet 
Yüksek Din Öğretimi Projesi 
Din Hürriyeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ab8302a-d800-4a8d-a048-7ccde04ef158.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuyorum</image:title>
            <image:caption>Korkuyorum romanı, ilk defa Cumhuriyet gazetesinde 6 Ekim 1937 ila 25 Aralık 1937 tarihlerinde yayımlanmış, bir sonraki yıl kitaplaşmıştır. Ana karakter konumundaki Zehra’nın “Korkuyorum” sözüyle açılan roman, Zehra’nın kocası Fazıl’ın ağzından anlatılır. 
Zehra, Sivrihisar’ın bir köyünde doğmuş ve oradan şehre birkaç ev dolaşıp “besleme” hayatı sürmüş, daha sonra da Fazıl’ın evine hizmetçi olarak gelmiştir. Fazıl’ın ilk eşi Şaziye tarafından kızı gibi sevilen Zehra, köylü bir kız figüründen adım adım bir hanımefendiye dönüşmeyi başarır. Evin hanımı Şaziye’nin ölümünden sonra da Fazıl ile evlenerek bu başarısını taçlandırır. Bununla birlikte Zehra’nın aldatma dedikoduları, vehimler ve sürpriz bağlantılarla ilerleyen hikâyesinde huzurlu bir ev hayatı olmayacaktır. 
Peyami Safa, Şaban Özdemir’in Cumhuriyet’teki tefrikayla Semih Lütfü Yayınevi tarafından gerçekleştirilen ilk baskı arasındaki farkları tespit ederek orijinal üslubuna dokunmadan eleştirel bir edisyon hâlinde hazırladığı Korkuyorum’da, diğer romanlarından aşina olduğumuz gibi son satırlara kadar hissettirdiği polisiye heyecanları, kaygılar ve bilinmeyenler üzerinden işleme başarısını yine gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42fdb247-7acd-4882-bd02-8e5b8be319eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızlar ve Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa’nın, Server Bedi müstearıyla kaleme aldığı Kızlar ve Yıldızlar, ilk defa Hafta dergisinin 31 Ağustos 1951’deki 101 sayısı ve 15 Şubat 1952’deki 125 sayısı arasında tefrika edilmiştir. Romanda, Server Bedi’nin diğer eserlerinden aşina olduğumuz polisiye havası, aşka evrilenbir temanın eşliğinde son sayfalara kadar hissedilir. 
 
23 yaşında genç bir kız olan Türkan’ın beklenmedik ölüm haberi ile başlayan roman, genç kızın aile dostu Mithat’ın ağzından anlatılır. Bu ani ölüm haberinden sonra Türkan’ın evine giden Mithat, orada Türkan’ın kendisine göründüğünü zanneder ve bu hadise birkaç kez daha tekrarlanır. Avukat olan Mithat, hasbelkader Türkan’ın aynı yaştaki üvey annesi Hülya ile tanışır. Türkan’ın babası Naim Bey’in mirasından kaybolan mücevherler ve Mithat’la Hülya’nın arasında filizlenmeye başlayan aşk, romanın sonuna kadar büyük bir esrar perdesini sıkıca örtecek önemli unsurlar olarak belirir. 

Tahsin Yıldırım’ın titiz notlandırmasıyla yayıma hazırlanan Kızlar ve Yıldızlar, Server Bedi Külliyatı’nın ilk defa kitaplaşan eserleri arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82069d18-dfbd-4aa8-a802-1b3cfa94d165.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlerin Büyükleri Büyüklerin Sözleri</image:title>
            <image:caption>Basri Gocul, dünyadaki fikir adamlarının, ünlü düşünürlerin ve pek çok İslam âliminin veciz sözlerini, tarihin karanlıklarını ve kitapların tozlu sayfalarını karıştırarak onları gün ışığına çıkartmış, önce derlemiş sonra çoklarının yaptığı gibi sadece derlemekle kalmayıp pek kıymetli bu veciz sözleri mana ve mahiyetlerini değiştirmeden, araya katkılar sokuşturmadan üzerlerinde uzun emek sarf ederek, hep o söylendiği güçte tutarak nazma çekmiştir. 
 
Basri Gocul, bu özlü beyitlerin altına imzasını atarken de isabetle “böyleleştiren” demiştir. Çünkü burada nazımcı, tercüme ve adaptasyondan daha fazlasını yaparak kendinden de değerler katmış, onları sabırla işlemiştir. Vezin ve kafiye, belleme kolaylıkları ile bu sözlerin ömrünü ölümsüzleşmiştir. Yoğun fikrin dökülüp ufalanmadan nazım içinde verilmesi kolay bir iş değildir. 
  Kemalist Gocul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b46908f1-7daa-4cfb-abeb-a88fa91c3fcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıda Paşalar ve Padişahlar 1421 - 1520</image:title>
            <image:caption>Vezaret kurumu, tüm siyasi teşekküller gibi Osmanlı imparatorluğunun da temel yapı taşlarından biriydi ve bu mevkide bulunan vezirler de devlet mekanizmasının başat unsurlarından idiler. Osman Beg’in Söğüt subaşısı ve uç beyi olarak seçildiği andan itibaren, hemen yanı başında amcası Dündar Beg’in etkin ve nüfuzlu bir figür olarak karşımıza çıkması bir rastlantı değildir. Beyliğin bütün önemli işlerini ve kararlarını danıştığı Dündar, bir bakıma kendisinin vekil ve danışmanı, yani veziri olarak tüm gelişmelerin içindeydi. Benzer şekilde çekirdek kadroda bulunan askerî elitler (kudretli alplar), fakihler ve ulema önderleri, askerî, idari, mali, hukuki ve bürokratik yapıların oluşumunda yaşamsal roller icra eden önemli kişilerdi. Böylece henüz Osman Beg’den itibaren, kuruluş sürecindeki bütün işlerin icra ve ifasında, beylerin vekil ve danışmanları olarak vezir sıfatını haiz kişiler belirgin bir biçimde ortaya çıkarak, Osmanlı üst yönetiminin merkezine yerleşmişlerdir.
 
Paşalar ve Padişahlar, kuruluş ve yükselme dönemlerinde kritik hadiselerin cereyan ettiği II. Murad, II. Mehmed, II. Bayezid ve I. Selim’in saltanat yıllarında paşa unvanıyla temayüz etmiş olan Osmanlı askerî ve idari elitleri üzerine odaklanmaktadır. Çalışmanın, monografik eserlerle, ikincil kaynaklar –özellikle vakayinameler- üzerinde sarf edilen yoğun ve titiz bir mesai sonucunda hazırlandığı derhâl göze çarpıyor. Yazar Kasım Bolat, özellikle kronik, tarih ve biyografi cinsi kaynaklardan devşirdiği veriler ışığında, yaklaşık yüz yıllık bir dönemde (1421-1520) vezirlik mevkiini işgal etmiş bulunan paşaları belirleyerek, bunları kimlikleri, kökenleri, kariyerleri ve ifa ettikleri icraatlar bağlamında mercek altına almak suretiyle özgün bir yere taşımaktadır.
 
Çalışmanın en dikkat çekici özelliklerinden birini, yazarın kaynaklara yaklaşımını belirleyen yöntem oluşturmaktadır. Aşıkpaşazade, Mehmed Neşrî, İbn Kemal gibi birçok müverrihin sunduğu verileri öncelikle tarih-tarihçi-kaynak düzleminde esaslı bir sağlamaya tabi tutan Bolat, bu hususta büyük tarihçimiz Halil İnalcık’ın ortaya koyduğu ikaz ve yöntemlere de sadık bir tavır takınmıştır. Böylece paşalara yaklaşımları üzerinden ilgili yazarların zihniyet, tutum ve hisleri de bir dereceye kadar çözümlenmiştir.
 
Vezirler arasında vuku bulan gerilim, hizip ve çatışmaları da ele alan yazar, İnalcık hocanın henüz 1950’lerde ortaya çıkardığı, “üst yönetimdeki kökensel rekabet ve güç mücadelesinin imparatorluğu yer yer derin bunalımlara ve tehlikeli sonuçlara sürükleyişi” gerçeğini vurgulayarak, bu hususta oldukça dramatik tespit ve yaşanmışlıklar aktarmaktadır. 
 
Son olarak şunu söylemeliyim ki, yüz yıllık kritik bir dönemde imparatorluğun kurumsal yapılanmasında ve siyasi, idari ve askerî faaliyetlerinde önemli hizmetlerde bulunan vezirlerin öyküsü, kesintisiz bir biçimde okuyucuyu yazarın imgeleminde vücut bulan soluksuz evrenin içerisine sürüklüyor…
 
Doç. Dr. Uğur Altuğ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b755600-e00a-4b91-8843-b8fa961f2318.jpg</image:loc>
            <image:title>Server Bedi Külliyatı - Son Şarkı</image:title>
            <image:caption>Peyami Safa’nın Server Bedi müstearıyla yazıp, 2 Nisan 1953 ila 3 Mayıs 1953 tarihlerinde Son Saat gazetesinde tefrika ettiği Son Şarkı, Perihan isimli genç bir kadının eski sevgililerinden birini trende görmesiyle başlar. Derin aşklardan hoşlanmayan, kıskançlık ve cilve gibi duygulardan uzak olan Perihan, her çiçekten bal almayı sevmektedir. Trende karşılaştığı Sedat’ın perişan bir vaziyette olduğunu görünce, neler olduğunu anlatması için ısrar eder. Sedat, karısının beyninde tümör olduğunu söyleyerek o gece karısı, kendisi ve henüz iki yaşında olan çocuklarıyla intihar edeceğini dile getirir. Onu bu kararından vazgeçirmek isteyen Perihan, bu süreçte bir aşk girdabının içine girecektir. Perihan, daha bir metre mesafeden kendisine bir erkek yaklaşınca kaynamaya başlayan bir kadınken, Sedat’la tekrar karşılaşmasından sonra bir anda erkeklere karşı ilgisiz bir hâle gelir.

 
Perihan, Peyami Safa’nın romanlarından aşina olduğumuz alışılmışın dışında bir kadın karakter olarak belirir. Bu farklı kadın karakterin karşısına diğer eserlerinin aksine olumlu bir figür çıkarmayan büyük romancı, İsmail Alper Kumsar tarafından yayıma hazırlanan Son Şarkı’da en müphem insani duygular üzerinden yapılan muhasebeleri ortaya dökmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9892b47c-a269-4423-b6b7-1b607300bafe.jpg</image:loc>
            <image:title>00:00 Biri Sizi Düşünüyor</image:title>
            <image:caption>İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyan Nazlı 
ve Ezel, Jane Austen üzerine ortak bir ödev hazırlamak zorunda kalırlar. Ancak 
bu ödev zamanla Nazlı’nın kendi hayatıyla hesaplaşma işine dönüşür. Geçmişini 
unutarak kendine yeni bir kimlik belirleyen Nazlı, her attığı adımda karanlık 
düşlerine biraz daha gömülür. Bu yolda ona ne en yakın arkadaşı Ecem, ne Ezel, 
ne de diğer insanlar yardımcı olabilirler. Çünkü bu tamamen, Nazlı’nın 
çözebileceği bir kördüğümdür. 
 
Edebiyat ve sanata dair hem hoş hem de 
sorgulayıcı ayrıntıların yer aldığı 00.00 
Biri Sizi Düşünüyor aşkı en derinlerde bulmaya çalışan bir roman. Ve baş 
döndürücü, bir atlıkarıncada vakit geçiriyormuş gibi… 
 
Herkesin dünyada bir kez 
birine karşı, insanların aşk dediği o şeyi hissedebileceğine inanıyordum ve 
kendi hakkımı çoktan kullandığımı biliyordum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e60264-a2ff-415e-aa00-d2e08b3f09a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel</image:title>
            <image:caption>Demişlerdir gelenler bizden evvel : 
‘’Kulak aşık olurmuş bizden evvel … ‘’ 
Hayatın içinden kasın-erkek ilişkilerini akıcı bir üslupla kaleme alan ve okuyuculara pratik çözüm yolları sunan Sema Maraşlı’nın bu eseri de evlilik hayatında mutlu olmak isteyenlere yepyeni ufuklar açacak . 
 
Kitapta yer alan yazılardan bazılarının başlıkları şöyle : 
‘’Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel , Cennet Sevmeyi Bilenlerindir , Çöpün İçinde Gül Yetişmez , Mutluluk Formülleri , Kızlar Evliliğe Hazır mı ? , Gönülsüz Aş , Kayınvalideler , 
Kadının okuyanı Cadı mı olur ? , Şeytanla Alışveriş , Süslü Yatak Örtüleri , Bitmeyen Baş Ağrıalrı … ‘’ 
 
 Keyif alarak okuyacağınız ve hayatınıza sevgi katacak bir eser …  

Dilinizden , kulağınzıdan ,yüreğinizden sevgi hiç eksik olmasın …</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e641d1b-b34b-42d0-97d1-c2df89050194.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Eski Bir Masal</image:title>
            <image:caption>Sevgili yokkadınım… 
Sana yine kısacık bir masal anlatacağım. 
Yüzyıllardır anlatılan ama hiç eskimeyen bir masal… 
Ruhunla dinle… 
 
Sevmenin unutulduğu, herkesin sadece sevilmeyi umursadığı bu çağda, bir hatırlatıcı olarak Ahmet Savaş, birbirinden etkileyici aşk masalları anlatıyor okuruna. 
 
Aşk Eski Bir Masal ayrı düşülen bir sevgiliye yazılan efsunlu satırlarıyla kalbinizi diriltecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080f259c-1f5b-4e7e-b3a4-5fc4cc9a003f.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Evine Dönmek İster</image:title>
            <image:caption>İnsanın ilk yurdu anne kucağıdır. Orada tutunamamışsa bir daha hiçbir yere hiç kimseye tutunamaz. Bu yüzden bazılarının bir yeri olsa da yurdu hiç olmaz. Hayatı boyunca evim diyeceği bir yer arar durur. Ne yaşamış olursa olsun iyileşmek için döneceği yer yine anne kucağı, baba ocağı olacaktır. Çünkü yara nerede açılmışsa iyileşme de oradadır ve ne kadar uzağa gitmiş olursa olsun, günün sonunda Herkes Evine Dönmek İster…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d19af2d-69da-401f-aefb-36dd3843f942.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Keşiflerin Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>İçinde yaşadığımız dünyada, bizi bilinmeyen diyarlara götüren navigasyon araçlarından, uzayın ve okyanusların derinliklerine götüren ileri mühendisliğe kadar bilim ve macera her zaman birbirlerinin ayrılmaz parçaları oldular. 
 
Dünyanın şekli hakkında Descartes ve Newton arasında süregelen tartışmalara son noktayı koyan 1735&apos;teki deniz yolculuğundan kozmik ışınların keşfedilmesini sağlayan balon yolculuğuna kadar insanoğlu hem bulutların ötesini hem de gezegenimizin sınırlarını her zaman zorlamıştır.

Bitmek tükenmek bilmeyen merakımız ve keşfetmeye olan tutkumuz sayesinde yüzyıllar boyunca bir tür olarak hayatta kalıp varlığımızı devam ettirebiliyoruz. 
 
Büyük Keşiflerin Küçük Kitabı, dünyaya bakış açımızı değiştiren keşifleri, tarihteki en cesur ve ilham verici maceraları bir araya getirerek bize hâlâ keşfedilecek bir dünya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5c1ef2-677f-4504-83d4-b71a145b6436.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanuslar - Hubert Reeves Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Hubert Reeves ile birlikte derin denizlere doğru bir keşif yolculuğuna çıkıyoruz. Okyanusların yapısını, deniz akıntılarının ve gelgitlerin nedenlerini, bunların iklimle ilişkisini, sualtı yanardağlarının büyüleyici oluşumunu örnekleriyle Reeves’den dinliyoruz. Okyanuslar ile gezegenimizin geleceği arasındaki bağın önemine vurgu yapan bu bilimsel çizgi romanın konukları arasında Christophe Colomb, Prof. Piccard, Jules Verne ve hatta Edvard Munch da var. Okyanusa açılıyoruz, hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d061d51a-4a27-40c7-9023-f69def27833f.jpg</image:loc>
            <image:title>Acımasız Şampiyon</image:title>
            <image:caption>NBA daha önce Kevin Durant gibi bir oyuncu görmemişti. Larry Bird onun kadar çabuk ve hızlı değildi; Magic Johnson’ın şut menzili onunkiyle mukayese bile edilemezdi; Michael Jordan ise 2,10 metre boyunda değildi. Durant, topu Allen Iverson gibi kontrol edebilen, Dirk Nowitzki gibi şut atabilen ve Kobe Bryant’ın skorerlik içgüdülerini barındıran bir numuneydi. Ve bunların hepsini, Hakeem Olajuwon’ınki kadar büyük bir cüsseye sahipken yapıyordu. Bir pivotu andırsa bile, aslında modern bir guard gibi oynuyor ve tıpkı bu ekolün öncülerinden Kevin Garnett misali o da eşsiz bir potansiyel vadediyordu. Fakat en nihayetinde Kevin Durant, kendinden başka kimseye benzemiyordu. O, ligdeki her takımın rüyalarında bile göremeyeceği kadar kıymetli bir cevher ve tüm rakiplerin kâbusu haline gelen durdurulamaz bir yıldız olmak için doğmuş ve tüm ömrünü basketbola adamıştı. 
 
Golden State ile geçirdiği muhteşem bir ilk sezonun sonunda Durant, herkesin gıptayla baktığı “NBA Finalleri’nin En Değerli Oyuncusu Ödülü”nü kazandı; 2017 Final serisinin her maçında Warriors’ın en skorer ismi olup, takımının kupayı LeBron James’ten ve ligin son şampiyonu Cleveland Cavaliers’dan söküp almasına yardım ederek muradına erdi. Yetmedi, böylesi başarıları 2018 Finalleri’nde bir daha tekrarladı. Ama yapacakları henüz bitmedi. 

“Altın Bilek” kitabının da yazarı olan Marcus Thompson, Durant’in ilham verici macerasını bu eserde sizler için kaleme aldı. Durant’in Washington D.C. mahallelerinde yoksulluk içerisinde geçen çocukluğunu, cılız ve uzun fiziği yüzünden gençliğinde maruz kaldıklarını, Oklahoma City için bir yıldıza ve yerel kahramana dönüşmesini, tarihin en büyük oyuncusu haline gelmek ve şampiyonluk kazanmak uğruna NBA’deki ezeli rakiplerinden Golden State Warriors’a transfer olup hem ligin hem de tarihin dengelerini değiştirme sürecinde yaşananları bu satırlarda bulacak; NBA’de imaj uğruna feda edilenleri, büyüklük ve başarı için nelerin göze alınabileceğini ve bu uğurda ödenen bedelleri okurken sizler de Durant’in değişen psikolojik yolculuğuna tanıklık etme zevkine erişeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda6d288-2310-4a88-baea-9a9ca09fa91e.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının esrarengiz yazarı, kuramcı ve filozof Maurice Blanchot, olağan hikâye anlatımına meydan okuyan metinleriyle edebiyat ve felsefe arasındaki sınırları ortadan kaldırmıştır. Eseri başta Hegel&apos;le, sonra Heidegger, Nietzsche, Levinas ve Bataille&apos;la diyalog oluşturur. Blanchot&apos;yu okumak, dilin kafa karıştırıcı gücüne derinden ve isteyerek teslim olmaktır. Onu okumak, ruhun konuştuğunu ilk kez duymak gibidir. 63 yıl önce yazılmasına rağmen “Son İnsan” postmodernizmin yenilikçi bir eseri olarak var olmaya ve okurlarıyla cesur bir okuma deneyimi için buluşmaya devam ediyor. 
 
“Kırılmış bir insan mıydı? En başından beri hep çöküşte miydi? Ne bekliyordu? Neyi kurtarabileceğini umuyordu? Onun için ne yapabilirdik? Her sözümüze bu kadar açlıkla özlem duymak niye? Bütünüyle mi bırakıldın? Kendin için konuşamaz mısın? Senin yokluğunda biz mi düşünmeliyiz, senin yerine biz mi ölmeliyiz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f2afdb-33aa-4030-b4c0-dd7a1c9486a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İtirazlara Cevaben Evlilik Üzerine Muhtelif Gözlemler</image:title>
            <image:caption>Bu metin, yazarın 1845 yılında yayımlanmış olan Stadier paa Livets Vej (Hayat Yolundaki Merhaleler) adlı eserinin ikinci bölümünü oluşturuyor. Bu eserin ilk bölümü olan In Vino Veritas başlıklı metinde  Kierkegaard, Platon’un Symposion eserindeki kurgudan esinlenerek kendi Symposion’unu yaratır. Bu aynı zamanda o eserin mizahi bir uyarlamasıdır. Mekân bir içki sofrasıdır, ve katılımcılar kadına ve evliliğe ilişkin sert kanaatler sergilerler. Kitabın ikinci bölümünde, “yargıç Vilhelm” bunlara tek tek değinerek çürütmeyi ve kendi hükmünü vermeyi amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3864a7e-8ade-4614-b512-59baf34731db.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Öyküler 1</image:title>
            <image:caption>İngiliz Yazınının/Edebiyatının en tanınmış roman ve öykü yazarlarından biri olan Charles Dickens, (1812-1870) canlı betimlemeleri, toplumsal eleştirileri ve yarattığı ölümsüz tiplemeleriyle, okuyucuları kendi yaşadığı döneme taşır. 
Okuma yazmayı annesinden öğrenen küçük Charles, evdeki mini kütüphanede ne kadar roman varsa okuyarak hayal dünyasını geliştirmiştir. 12 yaşına kadar devam ettiği okulundan, ailesi Londra&apos;ya taşınınca, maddi olanaksızlıklar yüzünden kopmuş ve küçük ücretler karşılığında çalışmaya başlamıştır. 
Kahramanların çocuklar olduğu, David Copperfield, Oliver Twist, Great Expectations (Büyük Beklentiler), kişisel gözlemlerinin yansıtıldığı eserleridir. 
Romanlarının gölgesinde kalan öyküleri de meraklısına büyük keyif verdiği için okuyucularımıza eserleriyle ölümsüzleşen tanınmış İngiliz roman ve öykü yazarının gerilim öykülerinden bir derleme sunuyoruz.
Yaşamındaki tüm zorluklara rağmen vazgeçmeyerek, yaratıcılığını, döneminin gerçekleriyle birleştirmiş, tutku ve kararlılıkla geliştirdiği yazın becerisini okuyucularına sunan bu büyük yazara saygılarımızla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e11271ae-0a2d-418f-9e43-4e3e7d858340.jpg</image:loc>
            <image:title>68 Yılında Ondokuz Yaşındaysan Hep Ondokuz Yaşındasın</image:title>
            <image:caption>“Nedir bu bendeki heyecan, yerinde duramama hali?
Evet 1 Mayıs’ta gene Taksim’deyim ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp geçiyor.
Ve ben kendi kendime mırıldanıyorum: Kendi gençliğime ihanet edemem.
Bunca yıldır gördüklerime, duyduklarıma ve inandıklarıma ihanet edemem.
Ben gencecik bir devrimciyken, grevdeki GAMAK işçisi Şerif Aygün hemen yanıbaşımda polis kurşunuyla öldü. O günün anısına ve Şerif Aygün’e ihanet edemem.
12 Mart askeri darbesi sonrası bu ülkenin en güzel insanları polis kurşunuyla, idam edilerek öldürüldü. Onlara ve anılarına ihanet edemem.
Ölüm orucunda ölen Sevgi Erdoğan’ın ölüme bir kala gözlerinde gördüğüm umut ışıltısına ihanet edemem.
Diyarbakır’da film atölyesi yaptığımda, gecenin anlamını ‘korku’ olarak tanımlayan ve kurşun seslerini duymamak için sürekli şarkı söyleyen öğrencimin o şarkısına ihanet edemem.
5 yaşında, elinde çiçeklerle tutuklu babasını Davutpaşa Kışlası’nda görmeye giden, kızıma ihanet edemem. Yıllardır kayıp çocuklarını bekleyen Cumartesi Anneleri’ne, Berfo Ana’ya ihanet edemem.
Bu ülkenin dağlarına, denizlerine, ovalarına, akarsularına ihanet edemem. Bu kitap yaşadıklarıma ortaklık eden tüm dostlarıma, kardeşlerime adanmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52821ac8-fb27-4557-b823-807a17290f4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Keloğlan Kukla Oyunu</image:title>
            <image:caption>Ülkemiz gösteri sanatları içinde yer alan Karagöz-Hacivat, Keloğlan, Nasrettin Hoca kukla gösterimleri sürecinde çocuklar ister izleyen, ister oynatan rolünde olsunlar, dil oyunları ve gülmecenin tadını alırlar.
Soyut düşünme yetileri gelişir. Kukla oynatıcısı çocukların ince ve kaba motor becerileri zenginleşir.
Kukla oyununun içeriği, oluşturduğu evren, çocuk için hem yaşamı yansıtan, hem de hayal kurma, sahneyi istediği gibi kullanma özgürlüğü sağlayan bir bağlam, bir ortamdır. Kukla; kukla oynatan çocuk onu eline almadan önce yalnızca bir nesnedir.
Ancak, çocuk kuklayı eline alıp oynatmaya başladığında, o, artık canlıdır ve sergilediği simge ile ya çocuğun ta kendisidir ya da onun yaşadığı dünyadan seçip sahneye getirdiği bir kişi, bir hayvan ya da bir figürdür.
İşte o zaman, bu kukla oyunu, o çocuğun kendi öznel oyunudur ve oynattığı kuklalar onun dünyasının birer ögesidirler.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fab9933-36bb-4d98-8e89-1b2ddf5512bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Sapkınları</image:title>
            <image:caption>Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin beşinci kitabı Dune Sapkınları, inanç ve inançsızlık arasındaki çizgiyi soluklaştıran, epik serinin sonuna bir kala taşları yerinden oynatan bir eser. 
 
Tanrı İmparator II. Leto’nun üç bin beş yüz yıla yakın süren hükümdarlığının son bulmasının üstünden bin beş yüz yıl geçti. Altın Yol için yaptığı bu fedakârlıktan sonra insanlar II. Leto’nun “gerçekten de” ölüp ölmediğinden hâlâ emin değillerdi ve İmparatorluk harap olsa da Altın Yol’u sıkı sıkıya takip etmeye devam edeceklerdi. 
 
Dağılış sonucu milyonlarca insan parçalanan medeniyeti terk ederek uzayın bilinmeyen köşelerine dağılmışlardı. Artık Rakis denen Arrakis yine çölleşmişti ve kum solucanları ölmekteydi. Bu sırada, Kayıp Olanlar gücü ellerine geçirmek için geri dönmüştü. Hizipler, İmparatorluk’tan arta kalanın kontrolünü ele geçirmek için yarışırken Rakis’te Sheeana adında bir kız tüm dikkatleri üstüne çekmişti çünkü son Tanrı İmparator’un bahsettiği kehaneti gerçekleştirebiliyordu: Kum solucanlarını kontrol etmek. 
 
Tüm bunlar olurken Bene Geseritler’in önünde iki seçenek vardı: Ya gizli manipülatörler olarak, hayatta kalmaya çabalayan insanlığın aynı yolda ilerlemesini yönlendirmeye devam edip gerilimi azaltacak ya da Altın Yol’u kabul edip insanlığı yok olma tehlikesinden uzak yeni bir geleceğe götüreceklerdi. 
  “Şahane planlanmış bir eserin heybetli bir parçası. Fevkalade!” –Los Angeles Herald Examiner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5be62d6f-faad-42d0-b8f7-9f8f25eec4de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazıları Bazen</image:title>
            <image:caption>Herkes mutlu olmak ister… 
 
Bazıları annesiyle yaşar, bazıları babasıyla, bazıları da her ikisiyle. 
Bazıları tek çocuktur, bazıları kalabalık bir ailedendir, bazılarının ailesi yoktur. 
Her ne olursa olsun, herkes bir yerlere ait olmak ve mutlu olmak ister… 
  Nergis Seli’nin yazdığı Bazıları Bazen kitabına Eren Caner Polat resimleriyle eşlik ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487bfeb7-a28c-4ba6-bde0-d732b72af5cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ada’nın Çocukları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Gazetelerin birinde ‘Yeryüzü cenneti adada satılık ev’ başlığı altında, adamızla ilgili övgülere yer veriliyordu. Bu gazete ilanı, yıllardır herkesten sakladığımız Son Adamızın, küçük topluluğumuzun herkes tarafından bilinmesi ve huzurumuzun bozulması anlamına geliyordu. Kim bilir, evi nasıl biri alacaktı?” 
Ada sakinlerinin karmaşadan uzak kardeşçe yaşadığı son insani köşeye, son sığınağa, Son Ada’ya bir gün bir adam gelir. Adalıların o güne dek süren hayatları, huzuru ve mutluluğu bir anda yerle bir olur.  
Bu beklenmedik durum karşısında adanın çocukları ne yapacaklar? Büyüklerin kararlarının sonuçlarına razı mı olacaklar, yoksa adadaki hayatı koruyabilecekler mi? 
Kitapları 40’tan fazla dilde yayımlanan usta yazar Zülfü Livaneli’nin kaleminden genç okurlar için muhteşem bir roman. Son Ada’nın Çocukları, adalı çocukların barış ve özgürlük adına verdikleri ilham verici mücadeleyi anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3d518ec-c9cf-451d-95cc-8da805806180.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastalık Hastası</image:title>
            <image:caption>UYKUSUZLUKTAN MI MUZDARİPSİNİZ? 
Bu iyi değil… Yakında tüm vücudunuz beyninize saldırabilir. 
 
İNATÇI BİR ATEŞ VE ÖDEMDEM Mİ ŞİKAYETÇİSİNİZ? 
Dikkatli olun… Cildinizin altında büyük ihtimalle kurtçuklar dolaşıyor. 
 
CİLDİNİZDE HASSASİYET VE RENK DEĞİŞİKLİĞİ Mİ FARK ETTİNİZ? 
Eyvah… Muhtemelen kafanızdan bir boynuz çıkacak. 
 
Hastalık hastaları artık, bu kırk beş adet iğrenç ve korkunç hastalığı içeren el kitabı ile gerçeklere dayanarak ve uygun bir şekilde kaygılanabilir. Tüm bölümlerde semptomlar, bir tanı rehberi, tedavi seçenekleri, hastalık seyri ve –henüz enfekte olmadıysanız– korunma önerileri kısmı bulunmaktadır. Kitap çok portatif olduğundan, onu her zaman yanınızda bulundurabilirsiniz (ve muhtemelen bulundurmalısınız), böylece şüphe götürmez bir şekilde ölümcül olduğunu hissettiğiniz en ufak kaşıntılı bir döküntüde hemen güvenilir rehberinizi açıp kendinize uygun bir tanı koyabilir ve endişelenmeye başlayabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef9ccd42-5ef6-4264-9766-7034fef126b8.jpg</image:loc>
            <image:title>İpin Ucunu Kaçıran İnsanlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Osman iyice kendinden geçmeye başlamıştı. Sesi gittikçe yükseliyordu ve artık
yağmurun ortasında bağırmaya başlamıştı.
- Kimsin sen? Kimsin? Konuş!
- Ben senim.
- Saçma sapan konuşma! Ben zaten benim. Sen kimsin, kim?!
- Ben senin içindeyim Osman. Hep içindeydim, hep içinde olacağım.
- Böyle bir şey olamaz. İmkânsız. Dalga geçme benimle.
- Peki, o zaman. Beni duyuyorsun değil mi? Ama beni göremiyorsun. Neredeyim
ben? Hadi bul beni.
Osman etrafına öyle bakışlarla baktı ki burada kelimeler kifayetsiz. Uzun, dar,
karanlık ve ıslak bir sokakta yapayalnızdı. Pencereden niçin bağırdığını merak
edip ona bakan küçük bir çocuk ve yaşlı bir teyzeden başka kimseyi göremiyordu.
Fakat Lütfi’nin sesi oradaydı.”
Edindiği tek arkadaşından saçma bir yanlış anlaşılma nedeniyle ayrılmak zorunda
kalan üniversite öğrencisi Osman’ın hayatı, bir tek kendisinin duyup görebildiği
Lütfi ile tanışmasının ardından tahmin edilmesi güç maceralara sürüklenir.
İpin Ucunu Kaçıran İnsanlar, okumak için başka bir kente gelmiş içe dönük ve
hayalperest bir gencin, birbirinden garip olasılıklara kapı aralayan yaşamını yer
yer romantik ve kimi zaman da tüm sert gerçekliğiyle okuyucuya sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6a49dca-1dc7-48d5-a64f-36f6464af2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Sosyal Yönleriyle Değişim Çağı: Yenilikçi Ve Güncel Yaklaşımlar</image:title>
            <image:caption>Değişimin çok hızlı yaşandığı günümüzde, insanlığın yeni
gelişmelere ve değişimlere uyum sağlaması, kendi misyon ve
vizyonları doğrultusunda yenilikçi yaklaşımları yakından takip
edebilmesine ve yönetebilmesine bağlıdır. Bu bağlamda bilimsel
katma değer üretmek ve başarıyı yakalayabilmek için bilim dalları
değişim ve yenilikçi yaklaşımları benimseyerek uyumlu bir şekilde
birlikte çalışmak ve bu konuda öncü olmak durumundadır. Bu
gerçeklikten hareketle ülkelerin, örgütlerin, kurumların ve her
türlü işletmelerin mevcut rekabet ve değişim ortamında varlıklarını
devam ettirebilmeleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a90d0ad-589e-4203-bdd1-a81ec6c58efa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Balon</image:title>
            <image:caption>Bugün Miço’nun doğum günü ve ailesinin ona sihirli bir hediyesi var. Acaba bu hediye ne ve Miço onunla neler yapacak? 
Delikli kitaplar, parlak renkli resimleri ile çocukları eğlendirecek hikâyeler anlatırken meraklı parmaklar ve gözler için hikâye keyfine üçüncü bir boyut ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e10a9b-9f90-46b5-84b5-823955076414.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?</image:title>
            <image:caption>Sınırsız bir düşünme dünyasına eğlenceli, ilham veren bir yolculuk...
 
Felsefe kökenli yazar Serhan Kansu, çocuklar için kaleme aldığı felsefe kitabı “Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?” ile okurlarıyla buluşuyor. Büyük küçük herkese hitap eden kitap, eğlenceli diliyle felsefenin ne olduğuna dair bilgi verirken bolca düşündürüyor, yeni pencerelerden baktırıyor, meraklı soruları peş peşe akıllara salıyor. Rengârenk bir dünya sunan kitabın başarılı resimleri ise Ahmet Demirtaş’a ait.
 
***
Hepimiz ilk maçımızda “hatalı yürüme” yaptık. Kimimizin üçlükleri potaya yetişemedi, kimimize “Karpuzlama at, karpuzlama” diye öğüt verildi. Ama şimdi o gün geldi. Tüm şutlarımız sayı olmasa da daha iyi şutlar atacağımız gün bugün.
 
Bugün akıl sahasını didik didik edecek o düşünce maçına çok daha güçlü çıkacağız. Çünkü felsefe yapacağız. Sorular soracağız, düşüneceğiz, felsefe hakkında bilgi edineceğiz ve en önemlisi, aklımızda yepyeni kapılar açılırken ufkumuzu genişletecek, farklı bakış açıları edineceğiz.
 
Pervin Teyze de bugün elindeki bulmacasını sehpaya bırakıp eşofmanlarını giyecek ve o sahaya inecek. Eğer siz de hazırsanız haydi maç başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5074145-5d75-4cf9-99e3-68c23035413e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya ve yeni evi WindyPoplars’da renkli kişiliklere sahip üç yaşlı hanımefendiyle birlikte yaşamaya başlar. 
 
Anne bir yandan bu üç hanımefendinin tatlı çekişmeleriyle uğraşırken bir yandan da bu küçük kasabada pek çok idealini gerçekleştirmeye, bambaşka hayatlara dokunmaya ve başarılı öğrenciler yetiştirmeye çalışır. Fakat önüne hiç beklenmedik bir engel çıkar: Pringlelar, namı diğer Summerside Kraliyet Ailesi. Kasabada sözü geçen bu garip aile, Anne’in hayatını zorlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapar. Peki, Anne kıvrak zekâsını ve renkli hayal gücünü kullanarak Pringle ailesini alt etmeyi başarabilecek midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı, okurları, Anne’in Summerside Kasabası’ndaki üç yıllık serüvenini, kurduğu yeni dostluklarını ve hayallerini keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2abb3e0d-0eef-4f2e-a368-71b0b3d397f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 4</image:title>
            <image:caption>Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya ve yeni evi WindyPoplars’da renkli kişiliklere sahip üç yaşlı hanımefendiyle birlikte yaşamaya başlar. 
 
Anne bir yandan bu üç hanımefendinin tatlı çekişmeleriyle uğraşırken bir yandan da bu küçük kasabada pek çok idealini gerçekleştirmeye, bambaşka hayatlara dokunmaya ve başarılı öğrenciler yetiştirmeye çalışır. Fakat önüne hiç beklenmedik bir engel çıkar: Pringlelar, namı diğer Summerside Kraliyet Ailesi. Kasabada sözü geçen bu garip aile, Anne’in hayatını zorlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapar. Peki, Anne kıvrak zekâsını ve renkli hayal gücünü kullanarak Pringle ailesini alt etmeyi başarabilecek midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı, okurları, Anne’in Summerside Kasabası’ndaki üç yıllık serüvenini, kurduğu yeni dostluklarını ve hayallerini keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c685ee98-ec02-4594-9aa7-0e493f009fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Görünmez zincirlerin, mecburiyetlerin, boynumuza geçirilen esaret tasmasının üstüne elime kelepçe takarak mahkûm edeceklerini sanıyorlar beni. Ruhun esaretiyle mahkûmiyeti tatmış olsam da onuruma ağır geliyor o demir kelepçeler. Emeğin, meşakkatin, kitap kokusunun sindiği ellerime soğuk kelepçe kokusu sinecek. Suçlu ararken en acımasız hâlimle kendimi buldum karşımda, demek ki dışarıda aramamak gerekmiş müsebbibi.” 

Her insan bir adadır. Her birinin yüzlerine tek tek ve derinlemesine baktığımızda Yaşama Sancısı’nın yarattığı vadileri, gölleri, nehirleri, dağları, ormanları görürüz. Farklı renklerde, farklı tonlarda, farklı ışık ve gölgelerde… Her biri bize apayrı bir hikâye anlatsa da coğrafyaları ortaktır; şiddetli, acılı, hüzünlü… Ve dev dalgalara, kasırgalara, depremlere rağmen okyanusun ortasında dimdik ayakta… 
Genç yazar Fatma Koşubaşı, kalemiyle çizdiği bu ada portreleriyle kendimize, hayatımıza bambaşka gözlerle bakmamıza aracı oluyor. Lezzetli kelimeler ve demli duygular ikram edip bizlere insanlığı hatırlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991e244c-61bd-4752-ba33-41501b5bb739.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 1</image:title>
            <image:caption>Sadece ağlıyordum. Kelimeler uçup gitmişti bir avazda zihnimin bulanıklığında. Geceyi ikiye bölen Ay, o gece de var mıydı acaba Samanyolu’nun kuytularında? Bilmiyordum ki hangi yaşamlar başlayıp hangileri bitiyordu o saniye. Kimler yaşlanıp kimler mutluluğa yaklaşıyordu ben ölüme bu kadar yaklaşmışken. Benden daha mutsuz olanı var mıydı? Peki, benden daha mutlu olanların kefareti ne olmalıydı? Yaşayıp da unutamadığım, ölmekle kalmak arasındaki o anıma kimler ortaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03e2113-a1b3-425c-a569-a627c46eeb1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyı</image:title>
            <image:caption>İnsanın kıymeti ölünce, sağlığı ise kaybolunca değer buluyor demiş büyüklerimiz.    

İşte bu sağlık kısmını bizzat yaşayan ve ölüm denilen sarmalın Kıyı’sından dönen biri olarak, çok yönlü harmanlanmış gerçek bir hayat öyküsü bulacaksınız kitapta. Umudun ne denli önemli, azmin bir kadar mühim ve yaşama bağının nasıl da gerçeği yansıttığını satırlarda anlayacaksınız.                                                             
Dostluğun varlıktan, ailenin servetten, evladın her şeyden daha nitelikli olduğu hakikatini daha iyi fark edeceksiniz.                                              
Kazandığınız her bireyin miktarının içi boş, sadece kalitesinin varlığını, kaybettiğiniz maneviyatın aslında bir zaruret olduğunu içinizde hissedeceksiniz.  
Kesintisiz, soluksuz ve bir çırpıda okuyacağınız; bir gazetecinin, bir babanın, bir aile reisinin, bir dostun, bir arkadaşın, uzaklarda ya da yakınlarda tıpkı sizin gibi sıradan bir adamın hikâyesini bulacaksınız.

Hayatı doyasıya paylaşmak ve ömrü dolu dolu sürdürebilmek için öncelikle duyumsamak gerekiyor yaşamı.                                                

Bu kitapta aldıklarınızla verdiklerinizin muhasebesini yapacak, asla eskisi gibi düşünmeyecek ve katiyen hayatı dünkü gibi yaşamayacaksınız.

Bana doğruyla yanlışı öğreten, eğilmeden ayakta durmayı gösteren, bolda değil darda yoldaş olan, aynı kandan olmasa da kardeş misali candan seven herkese; sınırı içimde kalan, ölçülemeyecek kadar büyük ve sonu olmayan  teşekkürlerimle…

Her İnsan Yaşamın Kıyı’sında Haberli
Ölümün Kıyı’sında Habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e432fb4-4152-448c-82dc-11f7e90ae1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme Yanılma</image:title>
            <image:caption>Uzun ince bir boy aynasında kendime bakınca sürükleyici ve kesintisiz bir kurgudan değil de kısa anlardan ibaret olduğumu görüyordum. Anlatılacak hiçbir şeyim için “uzun hikâye” diyemezdim. Ne varsa anlatacağım, ayaküstü bile anlatabilirdim. Yaşadığım her şey tadını damağımda bırakarak yaşanıp bitmiş, ne zaman girişi geçip gelişmeye gelsem ya kaçmış ya kaçırmıştım. Paramparça anlarım tamamlanmaya çok uzaktı. Un ufak bir ömür ve beni ziyan ederek büyüten tecrübeler, suyu çıkmış hayat derslerim vardı. Ölsem biyografimi bile yazmak istemezdi kimse, hoş kendi hayatımı sorsanız ben bile nasıl anlatacağımı bilemem. Oysa bendeki parçalara göz atsalar herkes kendinden bir parça bulurdu mutlaka. Parçalarım birbirini bütünlemez herhangi biri illa ki size uyar. Güzel bir heykel değildim ama iyi bir yedek parça kutusuydum. Herkesin en az bir parçasının yedeği bendeydi. Az az yaşıyordunuz içimde, kendimi değil, soranlara hep sizi anlattım bu yüzden ben. Parça parça dağıttım sizi yeryüzüne, her şeyden birazdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd45b86-06b7-4478-9893-d1323934b48f.jpg</image:loc>
            <image:title>İFA: İnsanın Fabrika Ayarları III. Kitap</image:title>
            <image:caption>Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor? 
Elinizdeki kitap, bir üçlemenin üçüncü kitabıdır. İnsanın Fabrika Ayarları serisi bir bütün olarak insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor. 
İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz? 
Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor? 
Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı? 
Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz? 
Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor? 
Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz? 
Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor hatta hasta edip öldürebiliyor? 
Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor? 
Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu? 
Bu kitap, bu ve benzeri soruların cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor. 
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd2dacd-0c7d-4cfe-b788-f3bdc8bb5efa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzenim Momo</image:title>
            <image:caption>Momo ziyarete geleceği için kuzenleri çok heyecanlıydı. Ama Momo pek de bekledikleri gibi bir tip değildi. Tuhaf bir kılığı, garip oyunları vardı. Ayrıca daha saklambaçtan bile haberi yoktu.
Yine de Momo’ya bir şans verdiklerinde, yeni şeyler denemenin ne kadar eğlenceli olabileceğini fark ettiler. Bu, yeni arkadaşlar edinmek kadar eğlenceliydi.
Rengârenk dünyasıyla dikkat çeken Zachariah OHora artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df34e9f-5312-43f5-8747-3d00ad563edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Kuşlar Uçtu</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr esti.
Yağmur dindi.
Bazı kuşlar uçtu.
Bulutların arasında Ekin’in daha önce gökyüzünde hiç görmediği bir resim oluştu.
Esra Ercan Bilgiç ve Merve Erbilgiç’ten bir çocuğun bakış açısıyla gökyüzünü anlatan, yaratıcılığın gücünü hatırlatan şiirsel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a58c46-dcd3-4edd-b8ea-63537805f291.jpg</image:loc>
            <image:title>Pig Adında Bir Yalancı</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş,
Pig adında bir pug varmış.
Üzülerek söylüyorum ki kendisi,
Büyük bir yalancıymış.
Çok sevilen ödüllü yazar ve çizer Aaron Blabey’den dürüstlüğün önemine dair komik mi komik bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a887a7c3-87ed-4b4b-900d-4a943f8cb01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatandaşlık Tepkilerim</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yazarın Cumhurbaşkanlarından Başbakanlara, parti başkanlarından belediye başkanlarına, yazarlarda sanatçılara kadar toplumun çok çeşitli kesimlerine yazmış olduğu mektupları yer alıyor. Bu mektuplar, mektup olmanın ötesinde, tarihe düşülmüş notlardır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075c4d04-f1d6-480d-abf2-8d6a5ff22575.jpg</image:loc>
            <image:title>Danimarkalılara Özgü Ebeveynlik - Dünyanın En Mutlu Çocukları Nasıl Yetişiyor</image:title>
            <image:caption>&apos;Serbest oyun zamanından hygge’nin gücüne, dünyanın en mutlu insanlarının ebeveynlik sırlarını keşfedin.’ Wall Street Journal
Danimarka’yı dünyanın en mutlu ülkesi yapan nedir? Danimarkalı ebeveynler mutlu, kendine güvenen ve başarılı çocuklar yetiştirmeyi nasıl beceriyorlar? Yirmi yedi dile çevrilen ve kulaktan kulağa tavsiyeyle bir referans kitabına dönüşen bu eğlenceli ve pratik rehberde Danimarkalı psikoterapist Iben Sandahl ve anne-baba eğitim uzmanı Jessica Joelle Alexander, mutlu bir hayat felsefesi ile çocuğunuzun gelecek yıllarını güzel ve anlamlı bir hayata dönüştürebilecek 6 temel prensip sunuyor.
Oyun – gelişim ve iyi olma hali için elzemdir.
Doğruluk – güveni ve iç pusulayı güçlendirir.
Yeniden çerçeveleme – yenilgilerle baş etmeye ve hayatın olumlu taraflarına bakmaya yardımcı olur.
Empati – diğerlerine nezaketle yaklaşmanın anahtarıdır.
Ultimatom vermemek – güç mücadeleleri ve dargınlıkları ortadan kaldırır.
Birliktelik ve hygge – aile ile geçirilen kaliteli zaman ve huzurlu ortam, anın kıymetini bilmeyi sağlar.
Günlük yaşamınıza kolaylıkla uyarlayabileceğiniz işe yarar bilgiler ve ilham verici örneklerle donatılmış bu kitap, ebeveynlik yolculuğunuza keyif ve anlam katacak, fark yaratan bir anne veya baba olmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991cf74b-15ae-48a0-8fe1-31569aaf985b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkin Olmak</image:title>
            <image:caption>Yetişkin olmak kolay değil. Üniversiteden mezun olmuş, hayata atılmış, anne baba olmuş, maddi olanaklara kavuşmuş olabilirsiniz ama yetişkin olmak bunlardan biraz daha fazlası. Duygu ve düşünce dünyanızda tam bir yetişkin gibi davrandığınıza emin misiniz?
Hepimizde kendimize tuzaklar kurmamıza yol açan psikolojik örüntüler var. Bunları çözümlemeye, hoşlanmadığımız bu duygu ve davranış kalıplarından kurtulmaya ne dersiniz?
Yetişkin Olmak’la kendinizi çözümleyip duygu ve davranışlarınızı açıkça görmek gibi cesaret gerektiren bir işe girişeceksiniz. Stres ve duygularla ilgili sorunları çözmeyi amaçlayan farkındalığa dayalı bilişsel davranış terapileriyle tanışacaksınız.
Duyguları farkındalıkla yönetme konusundaki araştırmalarına yıllarını veren uzman psikolog Lara E. Fielding, Yetişkin Olmak’ta kendinizi tanımanızı, duygu ve davranışlarınızın direksiyonuna geçmenizi sağlayacak aşamalı becerileri kullanmanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c60c59-e414-4aec-a60a-2ceeb1f39c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Tanıklığım</image:title>
            <image:caption>“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı.
Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır.
Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim doğrularımdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7be8bf-9a86-41c8-bac6-dd13af80ba94.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahran 1979 Ekber’i Hatırlamak</image:title>
            <image:caption>31 Aralık 1984 günü, sabah saat 7.30’da öldüm. Mecazi değil, gerçekten de varoluş anlamında söylüyorum. İşte tam o anda bir kâğıt parçasının, yani tahliye emrinin, altına gönülsüzce atılan bir imza ile bambaşka bir dünyaya doğru adım attım. Gözbağımın altından bulanık bulanık gördüğüm satırlar, tıbbi sebeplerle şartlı tahliye edildiğimi ve gardiyanın çok açık bir şekilde anlattığı üzere, bedenimin kimlik tespiti için hapishaneye geri getirildiğini söylüyordu. O gün, sabahın o erken vaktinde öldüğümün farkına varmam birkaç yılımı aldı. Bu durumun, sağ kalmanın verdiği suçluluk duygusu ya da hayatın sıradan bayağılığının ağırlığı ile hiçbir alakası yoktu. Kişiliğimi, benliğimi ardımda bırakmıştım; onu nasıl geri alacağımı da bilmiyordum. 
Ekber’i Hatırlamak, 1979 İran Devrimi’nin ardından yaşanan çalkantılı dönemde, Tahran’daki korkunç Ev Hapishanesi’nde, koğuşlarında idam edilmeyi bekleyen bir grup insanın öykülerini anlatıyor. Çoğu daha sonra infaz edilen siyasi mahkûmların arasındaki ilişkileri, hatıralarını ve iç dünyalarını aktarıyor. 
Açık yürekli yaklaşımını mizahla harmanlayan Ekber’in gözünden hatıraların birbirine eklenerek anlatıldığı hikâyeler, okura siyasi mücadelenin, yaşanan olayların aktarılmasının ötesinde kaybedenler tarafından yazılan alternatif bir tarih de sunuyor. 
Ekber’i Hatırlamak, kahramanlık methiyeleri düzmüyor, sadece çekilen acılar ve ödenen bedelleri de anlatmıyor; ölümün kaçınılmaz olduğu bir dünyada hayatın nasıl yaşandığını çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Dokunaklı bir mizahla işlenen, yoldaşlık ve hatıralar üzerine çok etkileyici bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7219429-88c7-4e5a-b18b-769a2c06c455.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazi Diktatörlüğü Yorum Sorunları ve Perspektifleri</image:title>
            <image:caption>“Nazizm üzerine yazılmış literatürün kapsamı o kadar geniştir ki uzmanlar bile başaçıkmakta zorlanırlar. Modern Alman tarihinde uzmanlaşmış öğrencilerin sıklıkla Nazizm’in karmaşık tarihçiliğini özümseyemedikleri ve akademik Alman dergilerindeki sayfalarda veya akademik monografilerde çoğu kez yürütülen yorumlama tartışmalarını takip edemedikleri açıktır. Kitabımı yazarken bu fikirden yola çıktım. Bu nedenle, tarihyazımının gelişimi hakkında bir açıklama yapmamakta ve tabiri caizse Nazizm tarihi hakkında hiçbir tarih sunmamaktadır. Aksine, kitabım Diktatörlük dönemiyle ilgili olarak, günümüzde Nazi Almanya’sı tarihçilerinin karşı karşıya kaldığı bir dizi merkezi yorum probleminin doğasını inceleme çabasıdır.” Ian Kershaw 
Elinizdeki bu kitap, şimdiye dek Nazizm üzerine yazılmış olgu tarihçiliğinin ötesine geçen bir çalışma; kitap olgu tarihçiliğini ihmal etmeden Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nı kaybetmesinden günümüze kadarki Nazizm’in  tarihyazımı alanındaki tartışmalarına odaklanmakta. Liderlik kültü üzerine eğilip Hitler biyografileri ele alan klasik tarihçilikten sınıf eksenli okumaya odaklanan Doğu Alman tarihçiliğine; iki Almanya’nın birleşmesinden sonra tarihyazımının geldiği noktaya kadar özelde Alman tarihçilerin genelde ise Nazizm üzerine yazan tüm tarihçilerin yazdıklarından müteşekkil derin bir anlatı sunulmakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdcda3f7-8898-4c02-a0a3-7c22f2943c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Otoriter Popülizm Çağı</image:title>
            <image:caption>Richard Sennett, değerler konusunu ele alan bir çalışma yürütmenin zorluklarını hayli ironik bir dille ifade etmektedir. Ona göre “toplumsal değerler” ve “değerler sistemi” ifadeleri, sosyal bilimlerin gündelik dilin başına sardığı belalardır: “İtiraf etmeliyim ki, ‘değer’in ne olduğunu hiçbir zaman anlayamamışımdır. Değer, bir ‘şey’ değildir. Eğer insanların toplumsal dünyalarını rasyonalize ederken kullandıkları dilden bir parça ise, o zaman ideolojinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Yok, eğer ‘değer’, ‘muteber bir fikir’’ demekse o zaman da tam bir karmaşaya düşeriz. ‘Özgürlük’, ‘adalet’, farklı zamanlarda farklı kişiler için farklı anlamları olan, muteber fikirlerdendir; bunları toplumsal değerler olarak tanımlamak kendi başına hangi nedenlerle öyle değerlendirildiklerine ilişkin hiçbir fikir vermez”. Bu koşullar altında değerlerle yüzleşmek, öncelikle bir değerler araştırmasının daha en başından karşısına dikilen sorun alanlarıyla hesaplaşmayı gerektirmektedir. Bu sorun alanlarının ilki doğrudan doğruya araştırmanın meşruiyetiyle alakalıdır. İkincisi ise, değerlerin tanımlanması, sınıflandırılması ve bir değerler araştırmasında izlenecek yönteme ilişkindir. Değerlerin siyasi manipülasyona son derece açık yapısı, onları insan doğasına dayandırma eğilimi ve sosyal bilimcilerin olgularla değerler arasında yaptıkları ayrım, bir değerler araştırmasının meşruiyetini tehlikeye atan üç temel güçlüktür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ffe740-d4e8-4972-abab-60debcb3669f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Korkar Schrödinger&apos;in Kedisinden? A&apos;dan Z&apos;ye Yeni Bilimin Rehberi</image:title>
            <image:caption>Schrödinger’in kedisi yeni fiziğin maskotudur. Kuantum teorisyeni Erwin Schrödinger tarafından kuantum gerçekliğiyle bağlantılı imkânsız görünen bazı bilmeceleri açıklamak için ortaya atılınca, 20. yüzyıl biliminin “hayrete düşüren” bir sembolü oldu. Sağduyunun günlük dünyasında ve eski fizikte bu ya da şu düğme çalışır ve kedi ya yiyecek ya da zehir yer; sonuçta ya ölür ya da canlı kalır. Fakat Schrödinger’in kedisi kuantum kedisidir; bu yüzden işler onun için böyle yürümez. Kuantum dünyasında, tüm ihtimaller –hatta doğal olarak çelişenler bile– bir arada var olur ve kendine özgü bir gerçekliğe sahiptir. Bu bir arada olabilen kuantum ihtimalleri Schrödinger’in kedisinin aynı anda hem zehirle hem de yiyecekle beslenmesini mümkün kılmaktadır. Sonuçta o, aynı anda hem ölü hem de canlıdır. Her iki ihtimal de birlikte var olur. 
Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden? kuantum mekaniğinin kaos ve karmaşa teorisini, görelilik, yeni zihin teorileri ve kozmoloji gibi temel meselelerini herkesin anlayacağı bir dille anlatan nefis bir kitap… Kendimizi, zihinlerimizi ve daha geniş bir düzlemde şeyler arasındaki yerimizi kavramaya davet eden bu çalışma sağduyunun ötesine uzanan dünyalara işaret ederken yeni düşünme biçimleri üzerinde ısrar ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742ceece-f78a-47cd-b298-ba85df4bdf9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Menakıb-ı Evliya (Buyruk)</image:title>
            <image:caption>Bir inancın yüzyıllar boyunca kalemden kâğıda, kâğıttan dile, gönüllere aktarıla aktarıla bugüne gelmiş kılavuz kitabı Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk) bağlısına, okuruna, meraklısına bir daha sesleniyor. 
 
“... Tâ kim silsile-i nesl-i evlâd-ı Resûl’den bu vasiyyetleri Şeyh Seyyid Safiyyüdîn Hazretine geldi, kaddesallâhu sırrıhu’l-azîz, okuyub bildi ve anınla amel kıldı. ‘Bu ilim şerîf ilim imiş’ didi. Kendüye mürîd olup irâdet getüren tâliblerine telkîn idüb bu Vasiyyetnâme mucibince evliyâ muhiblerin irşâd iderdi. Bize dahî anlardan yâdigâr kaldı. Evliyânın Menâkıbı budır, bilesiz ve tâliblere terbiye kılasız!” 
 
“Elimize ulaştığı kadarıyla sayısı birkaç yüzü geçen Buyruk yazmaları incelendiğinde, 
Kızılbaş-Alevî toplumunun inanç, ritüel, kültür ve toplumsal yapısına dair birçok detay ortaya çıkacaktır. İşte elinizdeki kitap, alandaki bu boşluğu doldurmaya dönük mütevazi bir adım olarak görülmelidir. Kitap, okuyucuya Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metnini sunmanın yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analize girişmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76bb661c-f3ab-435a-8f9d-7f7897850ebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başyapıtın Öyküsü</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl Amerikan edebiyatının en seçkin yazarlarından Henry James, uzun yıllar Avrupa’nın çeşitli kentlerinde yaşamış, sonra İngiliz uyruğuna geçmiş olmasına karşın, çocukluk ve ilkgençlik çağlarının geçtiği New York kentini her zaman belleğinde ve yapıtlarında yaşatmıştır. Bir Başyapıtın Öyküsü adı altında sunduğumuz dört öyküsü de, James’in hiç dinmeyen New York tutkusuyla doludur. 
 
New York, Henry James’in bambaşka duygularla dile getirdiği bir kenttir. Bu duyguların en baskını da öfkedir. Çocukluğunu geçirdiği kenti yok eden ve elinden alan ticaretin ve maddeci yaşam tarzının gelişimine duyulan öfke. Yalnızca güzelliklerin ve anılarda yaşayan bildik dünyanın yok edilmesine değil, aynı zamanda bir yaşam tarzının altüst edilmesine duyulan öfke.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd503d8-5810-4ab6-bffe-e47c1b274296.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronos</image:title>
            <image:caption>KRONOS’ta, II. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce Arjantin’e göç eden yazarın sağlık sorunları, cinsel yaşamı, finansal meselelere ilgisi, yazınsal ün savaşımı ana izlekleri oluştururken, cafe’ler, başka coğrafyalar, iklimler, yazarlarla ve yayıncılarla ilişkiler, anlaşmalar, dostluklar, tartışmalar, polemikler, mevsimler, kitaplar, plaklar yaşamın kâğıda dökülmüş kanıtlarını temsil ediyor. Bu belge-kitap, Gombrowicz’in, olgunlaşma çağı ile başlayıp ölümüne dek hayatının kronolojik bir dökümü. 
Bedenin günlüğü Kronos, Polonya’nın en marjinal yazarı Gombrowicz’in gündelik hayatının mahremiyet kaydı. 
Yüzyılımızın en büyük roman yazarlarından biri. -Milan Kundera 
KRONOS&apos;ta Gombrowicz&apos;in nasıl bir dil kullandığı önemlidir. Her şeye eşit mesafede ve duygusallıktan uzak bir anlatım dilidir bu.  Annesi ya da kız kardeşinin ölümüne ilişkin bilgiye, arkadaş toplantıları, erotik maceralar ya da finans piyasası bilgisiyle eşit derecede yer verilir.  
Bu bir duygusuzluk belirtisi değil, dikkatin gerçeklere ve davranışlarına odaklanmasına izin veren bilinçli bir adımdır. -Jerzy Jarzębski 
Polonya yazını ilk defa onda, insan olmanın trajikomedisi karşısında Polonyalı olmanın acılarını daha az önemseyen bir yazar üretti. -The Times Literary Supplement 
Sesi, Lehçe yazmak gibi tuhaf bir etkinliğe ciddiyet kazandırdı. Bizi sel gibi alıp götüren küçüklük ve aptallık karşısında, Witold’un sesi olmadan kendimi zayıf hissediyorum; o büyük olduğu için vazgeçilmezdir. -Czeslaw Miłosz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3575c2d-904a-4bb3-b043-be3bcde80c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Pullarla Atatürk Hayatı Ve Mücadelesi 1881-1938 ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün hayatını pullarla anlatmak 
Mektup, yakın zamana kadar en önemli haberleşme aracımızdı. Yazdığımız mektupları bir zarfın içine koyuyor, zarfın üstüne adresi yazdıktan sonra üst köşesine de bir pul yapıştırıyorduk… Günümüzde artık mektup pek yazılmıyor, haberleşme de internetle, cep telefonuyla yapılıyor ama pullar, hayatımızdan tümüyle çıkıp gitmedi. Pul biriktirip, onları pul defterleri içinde saklayan meraklılar var hâlâ… 
Bu kitabın yazarları da pul meraklısıydı. Pul defterlerini karıştırırken topladıkları yüzlerce Atatürk pulunu görünce, çok heyecanlandılar. “Şimdiki çocuklar bu pulların pek çoğunu görmemiştir, bu pulları çocuklarla nasıl paylaşabiliriz acaba?” diye düşünmeye başladılar. Sonunda dediler ki: Bu pullarla Atatürk’ün hayatını anlatalım! 
Edebiyatta 40. yılını kutladığımız yazar Süleyman Bulut’un Hacı Bulut’la birlikte hazırladığı Pullarla Atatürk, hem ilgiyle okuyacağınız, hem de tekrar tekrar bakacağınız, elinizden bırakamayacağınız bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39c1ef8b-b40c-46c3-b221-8fb299772f98.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt, Babamın Çocukları romanında sıra dışı bir şimdiki zaman öyküsü anlatıyor…

Kumaş tüccarı Hüsamettin Bey’in oğlu Güven, babasının ölümünden sonra onun sırlarıyla yüzleşir.

Babasının annesinden başka iki eşi daha olduğunu öğrenir.

Babasının eşlerini ve çocuklarını öğrenmek, Güven’in hayatını alt üst eder. Güven’in eski eşi Leyla ile yeniden birlikte olması bile bunalımını önleyemez.

Çift beyinli bir insan haline gelen Güven, babasının yaşamını da içten içe yaşamaktadır. Bakırköy Akıl Hastanesi’ne yatırılır. Doktorlar Güven’in cep telefonuna el koyarlar.

“Doktorlar telefonuma el koydukları gibi, keşke beynime de el koyabilseler.

Kafamı ikiye ayırsalar.

Benim beynimi bana, babamın beynini ona verseler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a0f963-f9d8-4bee-92c8-0381c0bd6b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Augustus</image:title>
            <image:caption>Geç keşfedilen başyapıtı Stoner’la ölümünden sonra dünya çapında üne kavuşan John Williams tamamladığı son romanı Augustus’ta, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Octavius Sezar, namıdiğer Augustus’un gençlikten yaşlılığa uzanan hikâyesini mektuplar ve başka belgeler aracılığıyla anlatıyor. Ama Augustus sadece “dünya imparatoru”nun değil, Roma’yı Roma yapan herkesin, sürgün devlet adamlarının ve komplocuların, askerlerin ve şairlerin, kölelerin ve kadınların da hikâyesi. 
 
Karakter çeşitliliği ve gündelik hayata dair ayrıntılarıyla Antik Dünya’nın ayrıntılı bir portresini çizen Augustus, tarihsel roman türünün zirvelerinden biri. 
 
Bu şaşırtıcı Amerikalı yazarın dehası, bütünüyle yabancı görünen hayatların bizimkilere ne kadar benzediğini göstermesinde yatıyor. -John Gray, New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1092513e-1a89-436a-9eff-2485f314eccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Vücut Sıcaklığı</image:title>
            <image:caption>Vücudumuzdaki organların ve hücrelerin görevlerini yapabilmesi için vücudumuzun doğru sıcaklıkta olması gerekir. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin, vücut sıcaklığımızı korumada ne kadar önemli olduğunu öğrenmek ve sağlık depolamak için hazır olun! Bilmeniz gereken temel sağlık ve beslenme kurallarına STEM Eğitimine yönelik Sağlık Depola serisiyle ulaşın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21423a25-ee85-4e9e-990b-9b1c103c6de8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tosun Bank</image:title>
            <image:caption>1980’lerden beri Türkiye’de kurulan saadet zincirlerinin son halkası, “Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın’ın kurduğu Çiftlikbank oldu. İsmail Saymaz, ”Tosun Bank“ diye adlandırdığı bu saadet zincirinin yükselişini ve Aydın’ın binlerce kişinin parasını çarparak yurtdışına kaçışını anlatıyor. Gelir dağılımının bozulmasıyla birlikte, emek harcamadan servet edinme hevesiyle başı dönmüş insanların bazen ilahiler, bazen milli marşlar eşliğinde dolandırılmasının kırk yıldır süren öyküsü bu. 

“Nasıl ki Banker Yalçın, 12 Eylül’ün gardırop Atatürkçülüğünü, Titan Kenan 28 Şubat iklimini, Jet Fadıl’sa İslâmcı kıpırdanışı sermayeye çevirdiyse, imam hatip lisesinden terk olan Tosuncuk Mehmet de bu dönemin milliyetçi ve muhafazakâr kimliğine büründü. Çiftlik Bank’ı 15 Temmuz’a karşı verilen direnişle özdeşleştirmekten tutun da, Osmanlı’yı anlatan bir dizinin oyuncusunu reklam yüzü yapmaya, tesis açılışlarında Kudüs’e selam göndermekten, Aydın’ı Fatih Sultan Mehmed’e benzetmeye kadar her türden hamasete başvuruldu. Banka yönetim kurulu üyesinin güreşçilerden seçildiği liyakatsiz bir bürokrasinin, kamu ihaleleriyle semirtilmiş işadamlarının ve partizanlaşmış memurların elinde kalan Türkiye’nin Tosuncuk Mehmetler üretmesi kaçınılmazdır. Gelir adaletsizliği, işsizlik ve yoksulluk var oldukça bir Tosuncuk gidecek, bir başka umut taciri gelecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a356ae45-8d42-48c6-80a8-25e6decabe85.jpg</image:loc>
            <image:title>Chp İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri 1928-1980</image:title>
            <image:caption>&quot;İstanbul, siyasal hayatımızın Ankara’dan sonra en önemli merkezidir. Birileri tarafından meşru ya da gayrimeşru yollarla alınmış olsun, bir gün CHP Grup Tutanakları ve İstanbul Karar Defterleri’nin ortaya çıkması, tek parti döneminden 1980 yılına kadar Türkiye siyasi tarihinin ortaya konulmasını ve anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.&quot; 
Tarhan Erdem, 1968 yılında CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi olduğunda, İl Merkezi’nde eksiksiz bulunan ciltli Karar Defterleri’nden, İl Yönetim Kurulu üyelerine ve kongre tarihlerine dair temel bilgileri derlemişti. 1980 darbe idaresi kararı gereğince CHP’nin tüm evrakına  
el kondu. Parti tekrar açıldığında bu defterler iade edilmedi.  
Bu kitapta, kuruluşundan kapanışına kadar CHP İl Yönetim Kurulu’nda Kongre veya Genel Merkez kararıyla görev almış kişiler kısaca tanıtılıyor. Özellikle dönemin tarihi üzerinde çalışacak araştırmacılara  
yararlı olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e16939-159e-4421-9d4b-7b7efe887b57.jpg</image:loc>
            <image:title>O Yıldızın Altında</image:title>
            <image:caption>Düşünün… Fazlasıyla boğucu bir aile yaşantınız var ve karşınıza ansızın yakışıklı Amerikalı bir adam çıkıyor. 
E tabii siz de hemen evlenip heyecan içinde, hiç görmediğiniz bir kıtaya yelken açıyorsunuz. Fakat dünyanın bir ucundaki bu kasaba hayli küçük, kocanız sıkıcı ve tutucu; dindar kayınpederiniz hep sizinle yaşayacak hatta ölmüş kayınvalideniz ruhu ve eşyalarıyla hayatınızdan çıkmayacak… Ve tüm bunların kıskacında yaşarken, biri çıkıp yöneticilerin desteklediği bir projeden bahsediyor, “Atlı Kütüphaneci” olmaktan…  Yani dört beş kadın heybelere kitapları dolduracak ve dağ tepe dolaşıp kitap dağıtacak. Siz olsanız, ne yapardınız? Kim der ki, tek amacı sıkıntısını atmaya çalışan bir kadının hem özgürlüğü hem arkadaşlığı hem aşkı böyle bulacağını… 
Senden Önce Ben efsanesinin yazarından yine klasik olacak, en az “Lou Clark” kadar ilham verici beş olağanüstü kadının ve yaptıkları yolcuğun nefes kesici, umut verici ve dokunaklı hikâyesi. 
1930’ların Amerika’sında gerçekten yaşanmış bir olaya dayanan O Yıldızın Altında adalet ve sadakatin tutkuyla dansı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e0a090-81c4-40d2-b08c-bbf5fae4b987.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Tarla</image:title>
            <image:caption>Bazen hayat gizler kendini… Sımsıkı çekilmiş perdelerin ardına saklanan utangaç eviçlerinde, kapıların ardında, güneşin terk ettiği sokaklarda, o bıyıkaltı gülüşlerde, mühürlenmiş ağızlarda, yüze düşen gölgelerde, ketum yüreklerde, harflerin kıvrımlarında, kelimelerin dilsizliğinde, sonsuz susuşlarda, hiç düşülmeyen yollarda, hep beklenen aşklarda, hiç beklenmedik sonlarda gizler kendini hayat… 
Ta ki bir yazar onu bulup çıkarıncaya dek. 
Ta ki bir yazar onu bize anlatıncaya dek. 
Şermin Yaşar’dan “yeniden gülmeyi başarabilen insanların muamması” için öyküler. Deli Tarla gibi coşkulu, beklenmedik ve merhamete muhtaç…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0859c1af-ab03-4da6-9e1c-152095621112.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pencere İki Manzara</image:title>
            <image:caption>Tanin gazetesinde Osmanlı Devleti’nin iç ve dış politikası hakkında kaleme aldığı geniş yazı külliyatını iki cilt hâlinde neşrettiğimiz Babanzade İsmail Hakkı’nın bu yazı faaliyetine düşülmüş hacimli bir dipnot sayılabilecek Bir Pencere İki Manzara, son devrin önemli aydınlarından birinin gözünden imparatorluğun pek çok belirleyici hadisenin gerçekleştiği çalkantılı bir eşiğinin iç ve dış siyasi gelişmelerine dair -söz konusu külliyatı merkeze alarak- semereli ve net bir değerlendirme sunmak üzere ortaya konulmuştur. 
Altı bölümden oluşan çalışmanın, İsmail Hakkı Bey’in hayatını ele alan ilk bölümünden sonra İkinci Meşrutiyet’in ilanından Bosna-Hersek’in Avusturya’yı ilhakına, Arnavutluk hadiselerinden Amerikan seçimlerine, İspanya’daki anarşist eylemlerden Fas krizine, Trablusgarp ve Balkan Savaşlarından Mebusan ve Ayan meclislerinin Kanunuesasi çerçevesinde değerlendirildiği ve İsmail Hakkı Bey’in anayasa hukukçuluğu rolünü öne çıkaran yazılarının ele alındığı beş geniş bölüm, Faysal Mayak’ın çalışmasının Tanin Yazıları külliyatının yararlı ve önemli bir eki olarak okunmasını gerektirecek niteliktedir. 
Tanin Yazıları ve Bir Pencere İki Manzara ile birlikte 1908-1913 yıllarının en detaylı değerlendirmeleri, hem bu yılların önemli bir çağdaşının kaleminden hem de onu kavrayışlı bir şekilde ele alan analitik bir monografinin ışığında tarih literatürümüze kazandırılmış olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ebf640-8fbc-4f1d-b6d6-8d033633cf75.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Hatırlamaktır</image:title>
            <image:caption>Ülkü Tamer’in anılar kitabı Yaşamak Hatırlamaktır’da okuyacağımız şairin yaşamöyküsü değil; yaşamından kesitler ve ayrıntılar, anı parçaları, his kırıntıları. Bir ömrün taslak çizgileri değil de o ömrün harcından acı-tatlı karışık bir ikram. O harçta neler yok ki! Yakın Türkiye tarihi, Türk edebiyatının son yüzyıldaki serencamı, futbol, Akdeniz, tiyatro, sinema; şairler, oyuncular, tiyatrocular... 
Yaşamak Hatırlamaktır’da Ülkü Tamer Cüneyt Arkın’dan Yılmaz Güney’e, Robert Kolej’den Gaziantep’e, karartma gecelerine, kendi yaşamının pek çok durağını ve o duraklarda karşılaştığı simaları şairane bir edayla işaretliyor. İkinci Yeni’nin en önemli şairlerinden Tamer’in hünerli kaleminden çevirmenlik ve yayıncılık tecrübelerini, öğrencilik ve öğretmenlik yıllarını okurken Türk şiirini ve Türkiye’yi de çok daha yakından tanıyoruz. Öyleyse biz de şairin kendi deyişiyle “karanlıkta beyaz kuşları” izleyelim; takılalım peşine, bırakalım o hatırlasın, ona tanıklık ederek onunla beraber biz de yaşayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65097964-eafd-45e5-80ea-fff5b75c07ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Liselilerin Sportif Serbest Zaman İlgilenimi Dijital Oyun Bağımlılığı Ve Yaşam Kaliteleri</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji kullanımı bilinçli ve doğru kullanılmadığında beraberinde önemli sorunlar da getirmektedir. Olumsuzluk dijital oyunlara küçük yaşlarda çok fazla zaman ayrıldığında bağımlılık oluşturmasıdır. Bir serbest zaman aktivitesi olarak eğlenme dinlenme amaçlı oynanan bu oyunlar dünyada çok önemli bir sektör olduğundan tehlikelerine bakılmaksızın bağımlılık yapan oyunlara her gün yenileri eklenmektedir. Bu olumsuz etkileri yanında, teknik olarak serbest zaman süresini olumlu etkilemiş ve bireylerin serbest zaman etkinliklerine ilgisini arttırmıştır. Temelde, serbest zamanları değerlendirme
bir dizi aktiviteleri anlatmaktadır. Bunlar mental, fiziksel, toplumsal ve sosyal aktivitelerdir. Serbest zamanlar ve serbest zaman etkinlikleri, bireylerin kendilerini ifade ettikleri, eğlendikleri, rahatladıkları, dinlendikleri, çok yönlü olarak kendilerini geliştirdikleri ve toplumsal olarak uyum kabiliyetlerini arttırdıkları zamanlardır. Eğitimin en bilinen tanımı, bireylerde belirli bir hedefe yönelik yaşantılar yoluyla kalıcı davranış değişikliklerine yol açmaktır.

Günümüz koşullarında, eğitimin formel yapısı içerisinde ve dışında bu değişikliklere destek verecek en önemli alan, serbest zamanların kontrolü ve dizayn edilmesidir. Serbest zamanın en temel fonksiyonu zamanı verimli, etkili ve kontrollü kullanmaktır. Aksi takdirde geleneksel oyunların yerini boşluğunu dolduran dijital oyunlar istenmeyen sonuçlar doğurmakta ve doğuracaktır. Bu anlamda, serbest zaman eğitiminin ne derece önemli olduğunu yinelemek gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858dea10-d2a5-4772-9a91-e2893ff9e5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar&apos;ın Ralli Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla! Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı? Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen? Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977cc6e8-7074-43fb-aced-96cd62e80041.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaman&apos;ın Polis Motosikleti - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0514d792-171c-4ec5-96b5-16757250d136.jpg</image:loc>
            <image:title>Berk&apos;in Polis Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab07656-7e5d-4f8c-a3f7-7fdd82daf380.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkan’ın Motoru - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c4555f-5ebd-41e6-83b0-1126649a5fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uras’ın Karavanı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88dd8ba1-0cf3-412e-9c5f-575c2cde80b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihat’ın Uzay Mekiği - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb59b15-e345-4d4d-bfc5-3f2d67cf0b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Eren’in Elektrikli Otomobili - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d982a0-1557-48c6-acbc-c4678b6375d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alper’in Eğitim Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6ceea2-5ba4-4be0-b206-68c13b3a2907.jpg</image:loc>
            <image:title>Mete’nin Bisikleti - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48147073-35ea-4e13-914a-a794a3139aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ece Doğum Günü Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0d581a-9ef9-4bef-a882-fcda4559693f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nida Sekretercilik Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000920a3-8e6b-4d21-839c-0dc625d8516e.jpg</image:loc>
            <image:title>Azra Kuaförcülük Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e546e0a-6653-4d15-abc4-389b633109be.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Veterinercilik Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cac552a-41d5-41e3-8b48-ff290a07a293.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Temizlik Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa4a4b6-9431-4d8e-8dd2-0a78179d5660.jpg</image:loc>
            <image:title>Rana Oyuncak Bebeğiyle Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2425df97-9e76-45d2-85f6-ba19fd5f9931.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine Doktorculuk Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914e18da-5132-4f86-824a-87303b583cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eda Yemek Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc5b190-f7b1-4463-85f4-cfc6395dd00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman SavaşGetiren</image:title>
            <image:caption>Wonder Woman SavaşGetiren 
Leigh Bardugo 
Wonder Woman, dünyanın en büyük kahramanlarından biri olacaktı. Ancak kendisi bir kahramandan önce, Amazon prensesi Diana’ydı. Mücadelesi de daha yeni başlıyordu. Leigh Bardugo’nun New York Times çoksatan romanından uyarlanan bu çizgi roman, Diana’nın Themyscira’daki gizli kıyıların ötesinde çıkacağı ilk macerayı anlatıyor. 
Diana, efsanevi savaşçı kardeşlerine kendini kanıtlamayı çok istiyordu. Fakat bu fırsat karşısına çıktığında şöhreti bir kenara bırakmış ve Amazon yasalarını çiğneyip basit bir faniyi kurtarmak uğruna adadan sürülmeyi göze almıştı. Daha da kötüsü, Alia Keralis sıradan bir kız değildi ve Diana onu kurtardığı için bütün dünyayı tehlikeye atmıştı. Yaz tatilini denizde geçirerek üstüne fazla titreyen abisinden uzaklaşmak isteyen Alia, kendisinin avcılarından kaçan bir av olduğunu bilmiyordu. Gemisinde bir bomba patlayınca olağanüstü kuvvetli, tuhaf bir kız tarafından kurtarılmış ve korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalmıştı: Alia bir Savaşgetiren’di. Truvalı Helen’in soyundan geliyordu ve kaderinde acı dolu, kanlı bir çağ başlatmak vardı. Diana ve Alia beraber, hem fani hem 
tanrısal düşmanlarla karşılaşacaktı. Hepsi Savaşgetiren’i yok etmek veya ele geçirmek istiyordu. İnsan Dünyası’nı da Amazonları da kurtarmak istiyorlarsa, yaklaşan savaş tufanı karşısında el ele vermek zorunda kalacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b816ab0-58d4-4d24-a5b7-5d5db0f5e8fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günleri</image:title>
            <image:caption>Proust’un bu kitabı John Ruskin’in Susam ve Zambaklar kitabına yazdığı önsözdür. Ama aynı zamanda Kayıp Zamanın İzinde’nin bir provası gibidir. Okuma, tıpkı romandaki gibi bu metinde de, bir günün zamanlarının paylaşımındaki örtük çatışmayı yaratan temel unsurdur. Proust’un okuyan çocuk’u küçük Marcel, birinci tekil şahısla, okuma deneyimini kesintiye uğratan anları aktarır. 
Kayıp Zamanın İzinde’deki biçimiyle “düşünce”nin rüşeym hali kitapta saklıdır: uyumak üzere olan anlatıcının elinden düşen kitabın son okunan sayfasında betimlenen katedral, uyku anında anlatıcının bedeni, sabah uyandığında ise aklındaki ilk düşüncedir. Böylece beden ve düşünceyi iç içe geçiren bir okur hafızasını betimler Proust. Bu sebeple Susam ve Zambaklar’a yazdığı önsözü Ruskin imgesine ilişkin kendi geçici hafızasını sergileyen bir metin olarak tasarlamıştır. Ruskin’in hatırlattığı deneyimler, Ruskin’i hatırlayan yazınsal anıtlara dönüşürken, metnin bütününde unutulan Ruskin’dir; öyleyse içerikten ziyade okuma anındaki duyguları biriktiren okur hafızasını harekete geçiren de hatırlama değil unutuş payıdır. Ruskin’in “susam”ı da bu unutuş payının alegorisidir. Binbir Gece Masalları’nda, kralların hazinesine değilse de haramilerin hazinesine giden kapıyı açan büyülü sözlerde köklenen bir alegoridir: “Açıl susam açıl.” Cana Bostan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9171d77b-5ec0-4f14-8f29-e4408141dcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankapark</image:title>
            <image:caption>Tekin Galip, yirmili yaşlarda, Hasirun ilinin Karadul Köyü’nden gelmiş ve Giresun Askeri Kale Gazinosu’nda askerliğini yapmaktadır. Annesini çocuk yaşta kaybeden Tekin, babasından nefret etmektedir. Dedesi ise gözlerinin önünde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Askerde sürekli, köydeki sevdiği kız Hayfa’yı düşünen Tekin’in hayal gücü oldukça yüksektir. Hayalle gerçeği birbirine karıştıran Tekin, bir de paralel evrenlerin birbirine girmesine ve zamanda sıçramalara maruz kalınca, başına ilginç olaylar gelir. 

Zavallı bir ruh, varoluş sancısı içinde kıvranırken, sancının yemi olursa… Hayalleri gerçek gibi görür ve bir yandan anlamadıklarına da alışamazsa… Gündüz düşleri içinde belirsiz olana dokunmak için uzatırsa bu ruh işaret parmağını sapkınlıkla, sonsuza uzanan düş içindeki düş sarmalı kaydırağında… Ya paralel evrenler birbirine giriyor, günlük hayata sirayet ediyor ve bu zavallı ruh bunu farkında olmadan yaşıyorsa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b433ee7f-fdd8-4695-828b-7572046c0081.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital İşgücü Platformları ve İstihdamın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Çevrimiçi dijital çalışma platformlarının ortaya çıkışı, son on yılda çalışma dünyasının en önemli dönüşümlerinden biri olmuştur. Bu rapor web tabanlı platformlara odaklanmaktadır; görevler coğrafi olarak dağılmış olan büyük, esnek bir işgücüne (“iş topluluğu”) yapılan açık çağrı yoluyla işletmeler ve diğer müşteriler tarafından dış kaynaklı olarak tedarik edilebilir. 

Rapor, küresel olarak faaliyet gösteren beş büyük mikro görev platformundaki çalışma koşullarının ilk karşılaştırmalı analizlerinden birini sunmaktadır. Dünyadaki 75 ülkede yaşayan 3.500 işçiyi kapsayan bir ILO araştırmasına ve diğer nitel araştırmalara dayanmaktadır. İş topluluğu işçilerinin özelliklerini, yaptıkları iş türünü ve bu çalışmaya yönelik motivasyonlarını ve algılarını belgelemekte; Küresel Kuzey ve Küresel Güney’deki işçiler arasındaki ortak ve farklı yönleri bulgulamaktadır. Rapor, ücret oranlarını, iş uygunluğunu, iş yoğunluğunu, reddedişler ve ödeme yapılmamasını, çalışanların müşteriler ve platform operatörleriyle iletişimini, sosyal koruma kapsamını, gelecekteki kariyer gelişimi için umutları, iş-aile-yaşam dengesini ve çalışanların beklentilerini içeren mikro görev platformlarındaki çalışma koşullarını analiz eder. Rapor, dijital çalışma platformlarının bir dizi fırsat sunduğu, fakat bazı dezavantajlarının da olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, rapor, IG Metall tarafından başlatılan kitle kaynak davranış kuralları ve çalışma koşullarını iyileştirmek için Alman kitle kaynak platformları da dâhil olmak üzere ortaya konan farklı girişimleri gözden geçirmektedir. Rapor, dijital çalışma platformlarında iyi çalışma koşulları sağlanması için 18 ilke önermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe44ddd-9f5e-4960-bba0-871b1259c241.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika&apos;da Profesyonel Göçmen Kadınlar ve Kültürel Çatışmalar</image:title>
            <image:caption>Amerika&apos;da Profesyonel Göçmen Kadınlar ve Kültürel Çatışmalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4933a04-7d53-4893-96af-31762a660545.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Mutfağında Dünden Bugüne Unutulmayan Lezzetler</image:title>
            <image:caption>Anadolu Mutfağında Dünden Bugüne Unutulmayan Lezzetler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ace4a3a-ce97-471c-b7bc-336916f26cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Hayatının Geleceği</image:title>
            <image:caption>Çalışma Hayatının Geleceği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33b152d-8cef-45e5-9661-381e75147891.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 5</image:title>
            <image:caption>Denetimde Seçme Konular 5.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a0c59b-0a16-401d-bcf7-05ae65151444.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 6</image:title>
            <image:caption>Denetimde Seçme Konular 6.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2388a6b0-fffd-4a15-be73-e59fe26fdd21.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret Araştırmaları Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Dış Ticaret Araştırmaları Cilt 1.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b9d39b-6b20-45d5-b2ae-8b350b86a490.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği</image:title>
            <image:caption>İş Sağlığı ve Güvenliği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95b503e-19c7-437c-8383-61f80e1cb719.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Örgütler, Toksik Yönetici Davranışlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Toksik Örgütler, Toksik Yönetici Davranışlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5def3b5f-fc9c-4206-85b5-06d632910344.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;deki Holdinglerin Uluslararasılaşma Süreci</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;deki Holdinglerin Uluslararasılaşma Süreci.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd1d811-c17a-4ec8-97d3-bf84e4b28063.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hukuku</image:title>
            <image:caption>2019 ve 2020 Yıllarında yapılan kanun değişiklikleri işlenmiştir.
İktisadi ve idari bilimler fakültesi
Kurum Sınavları
Bankalar
KPSS ve hakimlik sınavları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d24da8c-6d60-4eb0-9ddf-f16e236f5e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletlerarası Özel Hukuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Milletlerarasi Özel Hukuk 
Birinci Bölüm 
Birinci Kisim 
Giriş 
İkinci Kisim 
Milletlerarasi Sözleşme Hükümlerine Göre Türk Vatandaşliğinin Kazanilmasi Ve Kaybi 
Üçüncü Kisijm 
Türk Hukukunda Tüzel Kişilerin Tabiiyeti 
İkinci Bölüm 
Birinci Kisim 
Yabancilar Hukuku 
İkinci Kisim 
Türk Yabancilar Hukukunun Genel Esaslari 
Üçüncü Kisim 
Dördüncü Kisim 
Beşinci Kisim 
Suçlularin İadesi 
Üçüncü Bölüm 
Kanunlar İhtilafi Hukuku (Bağlama Kurallari) 
Dördüncü Bölüm 
Birinci Kisim 
Milletlerarasi Usul Hukuku 
İkinci Kisim 
Milletlerarasi Usul Hukukunda Davada Taraflar 
Üçüncü Kisim 
Yabanci Mahkeme Kararlarinin Taninmasi Ve Tenfizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00270bbf-f68b-49b6-a843-e5ddee9bc8ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahde Vefa</image:title>
            <image:caption>Bu güne kadar yolumun kesiştiği her can yüreğimde bir şe­kilde iz bıraktı.
Yazdığım her satırda dostlarımdan, arkadaşlarımdan hiç si­linmeyecek izler var.
Ahde Vefa
Seni asla diyen bütün sözlere
Anılara giden yola izlere
Şimdi baktığın yeni yüzlere
Esefle yüzümü döndürüyorum.
Arada bir ışık yansa düşümde
Bir şiir, şarkıda başka biçimde
Hafif bir sıcaklık olsa içimde
Korkuyor su döküp söndürüyorum.
İnanç dallarımı kırdın kıralı
Bir hüzün bulutu gitmez buralı
Boğazıma yumruk durdu duralı
Neşterle yarama saldırıyorum.
Kim yalancı seçilmiyor kim gerçek
Gözlerimde sanki sisli bir mercek
İnsan ahde vefa bilinceye dek.
Aşkı sevdayı da öldürüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3c2df1-a16b-4ed2-a9ab-687d304f8a50.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Dile</image:title>
            <image:caption>Şairlik büyük bir özveri gerektirir, ben şairim demiyorum lakin yaşadıklarım, hüznüm , neşem, sevdam, hasretim ve sitemim şiir oldu naçizane döküldü gönülden dile 
GÖNÜLDEN DİLE 
Vefasız bir yâre verdim gönlümü
Heder ettim şu gencecik ömrümü
Taşıyamaz oldum sevda yükümü
Dertlerim döküldü gönülden dile. 
Mecnun oldum bir Leylaya aldandım
O vefasız yâre kandım inandım
Bu kuru sevdaya yandım ha yandım
Sırlarım döküldü gönülden dile. 
Aşık olan söyler gönül telinden 
Neler çektim ben bu aşkın elinden
Yaralıdır gönlüm bin bir yerinden
Sözlerim döküldü gönülden dile. 
Ahir ömrüm işte geldi geçiyor
O zalim yâr hiç derdimi bilmiyor
Akar gözyaşlarım bir an dinmiyor
Gözyaşım döküldü gönülden dile. 
Bir yârin hasreti yanar gözümde 
Onsuz yalan dünya boştur gözümde 
Ayrılık hüzün var her bir sözümde 
Dertlerim döküldü gönülden dile 
ŞAHİN’ im ismini dağlara yazdım
Yetmedi vefasız gönlüme kazdım
Ağlıyor telleri,  kırıldı sazım
Nâmeler döküldü gönülden dile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6302519b-aa0a-408d-b96c-f14c64bd5a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi</image:title>
            <image:caption>İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak.
Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani.
Şimdi de bir muhabbet halkası kuruyorum kendi içimde. İsmine “muhabbet yazıları” diyorum bunun. Sen sever misin adını bilmem ama ben sevdim. Her derdime bir sır verip üç ayrı kitap olsun istedim. Sözleşmiş gibi bir kıraathanede çaylarımızı yudumlarken dertleştiğimizi, muhabbet ettiğimizi hayal ettim. Söyleyince dinleyen bulunmuyordu yazınca olur diye düşündüm.
Canım kâri, say ki bir dostun içini dökmesidir bu. Dua eder gibi sessiz feryat etmesidir. Önce kendinde gördüğü kusurları bir bir aşikâr etmesidir. Gönlünde taşıdıkları her dağıldığında “Topla Allah’ım” diye dua etmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9312e9a-3043-47d0-a17a-a8417fefedb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe&apos;nin Kilimleri</image:title>
            <image:caption>Ayşe&apos;nin annesi kilim dokuyor. Annesinin annesi, hatta onun annesi de öyle. Kökleri renge, desenleri kelimelere dönüştüren, kendi dili ve müziği olan sihirli bir dünya bu. Ayşe bu bilmece gibi dili öğrenebilecek ve bu sihrin sırrını çözebilecek mi? Sevtap Sarıca&apos;nın yazıp resimlediği Ayşe&apos;nin Kilimleri&apos;nde Anadolulu küçük bir kızın büyüme öyküsü bekliyor sizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3fff6fd-cb3c-4c0e-802b-0fa25cb1ea57.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırla</image:title>
            <image:caption>Bir “imparator,” bir “diktatör,” bir “fabrikatör” ve bir “matador”un nasıl bir bağlantısı var? 
“Kısa” kelimesi, gerçekten kısa mıdır? 
Türkiye, Peru, Hindistan, Portekiz ve Amerika nasıl bir krizin(!) içinde? 
Hiç çaktırmadan anlam değişmesine uğrayan sözcükler hangileridir? 
Özel isimler nasıl cins isimlere dönüşüp günlük hayatımıza sirayet etti? 
“Tornavida” sözcüğü “turn a vida” kalıbından mı türemiştir? 
Mitolojilerden dillere yayılan ve sıklıkla kullanılan kelimeler nelerdir? 
“Bukalemun” ile “aslan” arasında nasıl bir münasebet olabilir ki? 
12 Hayvanlı Türk Takvimi’ne göre yılların özellikleri nelerdir? 
Cengiz Han ve Camuka, Milano’da hangi “restoran”a gitti? 
Ampul, brokoli ve selülit arasındaki ilişki nedir? 
Dilimize yer etmiş yabancı kökenli yüzlerce Türkçeleşmiş kelimenin yer aldığı bu etimolojik macerada kendinizi bir seyyah gibi hissedeceksiniz. 
Atları bağlayın, geceyi burada geçiriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fc0e5ee-073a-49bc-9951-1be8b07bf425.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Görelilik Kütleçekimi</image:title>
            <image:caption>Kütleçekim dalgalarının uzayda ışık hızıyla yol alan uzay-zaman deformasyonları olduğunu biliyor muydunuz? Ya da kara deliğin merkezinde uzay-zaman eğriliğinin sonsuz olduğunu?
Bunları şimdiye dek hiç duymamış ya da öğrenme fırsatı bulamamış olmanızı hiç dert etmeyin. Kuantum, Görelilik, Kütleçekimi yeni fiziğin bu ve benzeri püf noktalarını bilmenize, öğrenmenize ve anlamanıza yardımcı olmak için yazıldı. Evet, yalan yok, yeni fizik çok zor, ama çok şükür Furkan Semih Dündar gibi yazarlar var ve bu konular hakkında fikir sahibi olmanıza yardım etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Fırsatı kaçırmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5295718d-cd9f-44d1-bd60-29a43bc86243.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Yalan Uydurdum</image:title>
            <image:caption>“Gazeteye başladığından beri sadece yerini bildiği ama hiç içeri girmediği odaya neden çağırılmış olabilirdi? Belki uzun zamandır beklediği terfi gerçekleşecekti. Dosyayı yanımda götüreyim mi diye bir an tereddüt geçirirken, şefin hemen gel dediğini hatırladı. Demek dosya ile alakalı bir durum olamazdı. O zaman tahmin edemeyeceği bir başka neden vardı. Ceketini ve saçlarını düzeltti masanın üzerindeki cep telefonunu alarak sessize aldı ve genel yayın yönetmeninin bir üst kattaki odasına doğru yürümeye başladı.” 
Kemal Yılmaz’ın, Yeni İnsan Yayınevi’nden üçüncü romanı gazeteci kahramanımızın üst kata çağrılması ile başlıyor. Peki neresi burası? Hangi ülkedeyiz? Hangi gazetede çalışıyor kahramanımız? Romanın gücü, okurun zihninde kurgunun canlanması ile mümkün oluyor. Kemal Yılmaz her zaman yaptığı gibi, kalemini öyle ustaca kullanıyor ki okurken hepimiz nerede, hangi gazetede ve ne zaman tüm bunların yaşandığını bir çırpıda anlıyoruz. İlk romanı İtalyanca’ya çevrilen ve İtalyan okurlarla da buluşan Kemal Yılmaz, yazarlık kariyerini emin adımlarla tırmanıyor. Okurlarından büyük övgü alan, romanlarında her zaman olaylar zincirinin yanına kendine dert ettiği bir memleket meselesini de ekleyip, onu ince ince işlemekten büyük zevk alan, esas itibarıyla zevk alarak yazdığı için de okura aynı zevki tattırmayı gayet iyi başaran Kemal Yılmaz, yine sizi etkileyecek müthiş bir romanla edebiyat dünyasına yeni romanını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0602ca69-eeeb-4d7e-b354-588219958c46.jpg</image:loc>
            <image:title>Boksörler</image:title>
            <image:caption>Çin, 1898. Yabancı misyonerler ve askerler kırsalda aylak aylak dolaşıyor, Çinli köylülere zorbalık ediyor ve soygunlar yapıyor. 

Yoldaş Bao bu durumdan fazlasıyla bıkmış durumda. Çin’i yabancı şeytanlardan özgürleştirmek için mücadele eden Boksörler ordusu için, Antik Çin tanrılarının doğal güçlerini de kullanarak, asker toplamaya başlıyor. Halk kung-fu antrenmanlarıyla kendini geliştirmeye çalışıyor. 

Her şeye rağmen, halkın isyanı şiddetli bir biçimde başarılı. Ancak hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir… Yoldaş Bao, Çin’in zaferi için mücadele ediyor — fakat, ne uğruna? 
 
“Bu yıl basılan en etkileyici ve eğlenceli eserlerden biri.” 
-San Francisco Chronicle 
 
“Çok yönlü, akıllıca, muhteşem yazılmış bir çizgi roman.” 
-The Miami Herald 
 
“Var oldukları bedenlerden ve hayatlardan kaçmayı dileyen çocuklara bir masal niteliğinde.” 
-Publishers Weekly 
 
“Gene Luen Yang nadir bulunan bir şey yaratmış; 
Amerikan gençliğine dair anlatacak yeni bir şey bulmuş ve bunu gençlere özgü bir masala dönüştürmüş.” -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b8f6f7-5043-4c79-ad11-114f02c29dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Müzik ve Sahne Sanatlarının Doğuş Yılları 1924 -1976</image:title>
            <image:caption>Türk Müzik ve Sahne Sanatlarının Doğuş Yılları (1924 - 1976 )
Musiki Muallim Mektebi ve Devlet Konservatuvarı Tarihçesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965fc93f-02fc-47eb-b75a-dd8c0c6c657f.jpg</image:loc>
            <image:title>03:03 Dolunayda Açan Çiçek</image:title>
            <image:caption>Çiçek, bu dünyadaki griliği temsil ettiğine inanıyordu. Hiçlikten ibaret olduğunu... İnsanların görmemek 
için başını çevirdiği ama hep orada olduklarını bildiği kişiydi. Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan nefret etti ama kendisi gibi yoksul ve kimsesiz olanlarla da hiç yakınlık kurmadı. 
 
En sevdiği yemek, en sevdiği renk... 
Bir hayali veya bu dünyadan istediği hiçbir şey yoktu. 
 
Ama hayatın kendisi için bir planı daha vardı. 
 
Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, hayatı Çiçek’e sevdirebileceğine inanıyordu ama zamanla Çiçek’le hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı. 
 
İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama hiç kimse kimin kazanacağını bilmiyordu. 
 
“İtiraf edilen her günah,bir kereliğine bağışlanmayı hak eder.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e89ea25b-15b1-4937-b7d3-9e09720e6a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Gücün Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en çok okunan yazarlarından Louise L. Hay elinizdeki bu kitapla düşüncelerinizi, inançlarınızı ve duygularınızı pozitif yönde derinleştirerek, duygularınızın çevrenize coşkuyla akmasına yardımcı olacak. Pozitif düşünce gücünün büyüsünü, insanın kendini tanıyıp hayatla barışık kalmasını sağlayıp mucizeler yarattığını büyük bir keyifle okuyacaksınız.
Bu kitapta öğrenilecek çok şey var ama hepsini bir seferde özümseyebileceğinizi düşünmeyin. Bazı fikirler hoşunuza gidebilir, bu yüzden işe bildiğiniz yerden başlayın. Bu kitaptan sadece tek bir iyi ders çıkarabilir ve onu yaşam kalitenizi yükseltmek için kullanabilirseniz, o zaman gerçekten ilerleme kaydetmiş olursunuz. Kitabı okurken farkında olmanız gereken önemli bir şey, “dışarıda” arıyor olabileceğiniz şeyin gerçekte içinizde ve olumlu yönlerde kullanmanız için hazır olduğudur. Dilerim, bu kitap gerçekte ne kadar güçlü olduğunuzu anlamınız için size yardımcı olur.
&quot;Louise Hay, yazdıklarıyla bütün iyileşmenin başladığı yer olan ruhunuza sesleniyor. Bu kitaba bayıldım... Louise Hay&apos;e de.&quot;
Dr. Wayne W. Dyer
Louise Hay, bir metafizik öğretmeni ve aynı zamanda çok sayıda eserin yazarıdır. Kitapları 35 ülkede 29 farklı dile çevrilmiştir. 1981 yılında bir Zihin Bilimi temsilcisi olarak kariyerine başladığından beri, Louise kişisel gelişim ve içsel şifa için kendi yaratıcı güçlerini kullanmaları adına milyonlarca insana yardım etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2146c5-03d1-41ce-92c1-bd174eea3348.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdalım Hayat</image:title>
            <image:caption>“Saz çaldın mı 
Sağ elin geçmiştedir 
Sol elin  
Gelecekte” 

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Zülfü Livaneli için yazdığı şiiri… 
Çağın ustası, barış elçisi, direnişin ve umudun kalemi, halk sanatçısı, dünya çapında bir müzisyen, sinemacı, siyasetçi. Babaannesinin “keçi”si. Abidin Dino’nun sözleriyle “mutluluğun müziğini yapan” fikir ve sanat işçisi… Zülfü Livaneli. 

Usta yazar, bu kez günden güne “iyi evlatlarını boğan, kötüleri ise ödüllendiren” bir ülke haline gelen Türkiye’de; Cengiz Aytmatov’dan Yaşar Kemal’e, Elia Kazan’dan Ingmar Bergman’a, Bülent Ecevit’ten Mihail Gorbaçov’a dek uzanan yaşam serüvenini paylaşıyor. Livaneli, sanat insanının kaçınamadığı yazgıyı kendi kendinin arzuhâlcisi olup anlatıyor. 
Elinizdeki çalışma, yalnızca Livaneli’nin zengin ömrünün değil; aynı zamanda hapislerden sürgüne, darbeden ölümlere türlü deneyimle sınanan bir kuşağın da hikâyesi. Kendi sözleriyle: “Şimdi okuyacaklarınız, kolayca göreceğiniz gibi sürekli sanat üstüne düşünen, yaratı sancıları çeken ama dönemin ve ülkenin koşulları gereği zaman zaman politikadan kaçamayan birinin anıları.” 
Okumaya müptela bir çocuğun, milyonların tanıdığı bir sanatçıya ve siyasetçiye dönüşme sürecine, yakın tarihin politik ve kültürel atmosferine ışık tutan Sevdalım Hayat, yürekleri sıcacık bir “merhaba”ya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b56b49-c9c8-4f67-9f76-e9af91f99eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Akl-ı Kemal 2. Cilt (5 Cilt Tek Kitapta)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün Akıllı Projeleri 
O NASIL YAPTI ÖTEKİLER NASIL YIKTI? 
“Devrim ve Karşı Devrim” 
Cumhuriyet mucizesini yaratan “Atatürk’ün Akıllı Projeleri” şunlardır: 
DİNDE ÖZE DÖNÜŞ PROJESİ 
TARİH VE DİL TEZLERİ PROJESİ 
YÜZEN FUAR PROJESİ “Karadeniz: Seyr-i Türkiye” 
MUSİKİ VE SANAT PROJESİ 
ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE PROJESİ “Modern Eğitim” 
MODERN ANKARA PROJESİ 
SAĞLIK PROJESİ 
İNSANLIK PROJESİ 
“Akl-ı Kemal... Sinan Meydan’ın, Atatürk’ün akıllı projelerini anlattığı beş ciltlik şaheseri...  
Sinan Meydan’ın kitaplarını hediye olarak alın, evlatlarınızın başucuna koyun, onlarla büyüsünler. 
Yılmaz Özdil 
“Atatürk ile ilgili şimdiye kadar on binin üzerinde kitap yayımlanmıştır. Ne var ki siyasal akıl açısından Atatürk’ü ele alan ve değerlendirerek bugünün Cumhuriyet kuşaklarına aktaran bir kitap yayımlanmamıştır. İşte Sinan Meydan böylesine bir boşluğu doldururken, önemli bir bilimsel çalışmayı Türk kütüphanelerine kazandırmıştır.” 
Prof. Dr. Anıl Çeçen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb0c62bc-4dd7-4ae6-8e69-c880f254806a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Transaksiyonel Analiz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; gençlere öz-saygı geliştirme, başkalarına saygı duyma, bireysel ve sosyal sorumluluk, eleştirel düşünme ve bağımsız karar verme gibi konularda yardım etmede ideal bir kaynak olduğunu kanıtlamıştır. Herkesin öğrenme ve gelişme kapasitesi olan eşsiz bireyler olduğuna inanan bu kitap, dünya üzerinde yüzbinlerce evde popüler olmasının yanı sıra, binlerce sınıfta düzenli olarak kullanılmıştır. 
Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Transaksiyonel Analiz kitabında birçok konu genişletilmiş ve yeni kavramlar tanıtılmıştır. Dr. Freed’in TA for TOTS kitabında kullandığı ve oldukça popüler ve yararlı olmuş, iyi hissettiren olumlu temas iletileri (Sıcak Yumoşlar) ve kötü hissettiren olumsuz temas iletileri (Soğuk Dikenliler) kavramları bu kitapta mevcuttur . Bu kitap özellikle 9-14 yaş grubu gençler için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e62f77e-d080-4339-8f50-b7afb858a983.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin Hadis İlmindeki Yeri</image:title>
            <image:caption>Ebû Hanîfe&apos;ye bilimsel yeterlilğiyle ilgili öteden beri bazı suçlamalar yöneltilmektedir. Bu suçlamalar bazen mezhebî taassup ve mezhebinin çok geniş bir kitleye ulaşmasının kıskanılmasından, bazen de takip ettiği metodun yeterince bilnmemesi ve incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, -hadis ve sünnete gerekn önemi ve değeri vermede diğer mezhep imamlarından farkı olmamasında rağman- hadis kültürünün yetersiz olduğu, fetvalarını hadis bilgisi olmadan verdiği, sahih hadislerden haberi olmadığı söylenmiştir.
Elinizdeki kitap, Hz. Peygamber’den gelen rivayetleri kabulde çok titiz davranan Ebû Hanîfe&apos;nin hadisler ve raviler hakkında ileri seviyede donanımlı olduğunu İslam âlimlerinin gözüyle sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0f25ca-717c-40d8-b5d9-87452e390ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdan Yazılmış Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Rousseau’nun kitapları Fransa&apos;da infial yaratır; hapis cezası tehdidiyle sürgüne gönderilir. Hemşehrilisi Cenevreli yöneticiler de Paris’teki yöneticilere uyarak Rousseau’nun eserlerinin yakılması ve yasaklanması emrini verirler. İşte yaşlı Rousseau tüm bunlara cevaben bu kitabı kaleme alır. 
Rousseau’nun siyaset, tarih ve hukuk üzerine yaptığı incelemeler mektupların genel ilgi odağıdır. Bunun yanında düşünce ve ifade özgürlüğü, sivil din, dinin sivil toplumdaki yeri ve önemi ve dinde reform gibi konular hakkında dile getirdiği düşünceler ele alınan diğer konulardandır. 
Rousseau’nun Emile ve Toplum Sözleşmesi eserlerinin tamamlayıcısı olmanın yanında bu mektuplar, Fransız Edebiyatı özelinde örneğini Montesquieu’nun İran Mektupları’nda göreceğimiz mektup türündeki yazım tarzının çarpıcı örneklerinden biridir. Polemik türünün dikkate değer örnekleri arasında gösterilmesi gereken Dağdan Yazılmış Mektuplar, Rousseau’nun sivil din ve din felsefesi hakkındaki görüşleri bakımından da önemli bir kaynaktır. 
Ayrıca kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün Yahya Kemal’e Paris’ten özel olarak getirttiği eserler arasında yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391432c0-8a02-4322-be59-d148109d9330.jpg</image:loc>
            <image:title>Foucault</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en yenilikçi isimlerinden olan Michel Foucault, ardında çözümlenecek bir &quot;alet çantası&quot; bıraktığından beri felsefeciler kadar tarihçilerin, sosyologların, antropologların, psikanalistlerin, hukukçuların ve kültürel araştırmalar alanında çalışanların sıklıkla başvurduğu bir düşünür olageldi.

Bu çığır açıcı filozofun düşüncelerini hayatı, eserleri ve mücadelesiyle paralel bir şekilde ortaya koyarak anlaşılır kılmayı; bilgi, iktidar, dispositif gibi temel kavramlarını, keza kapatılma, kurumlar, benlikle ve hakikatle ilişki gibi ana izleklerini özlü bir şekilde göstermeyi amaçlayan bu çalışma; günümüzde beşeri ve sosyal bilimlerdeki tartışmalarda Foucault&apos;nun yerini ve katkısını gözler önüne seriyor. Kendisine yöneltilen eleştirileri de serimleyerek güncel bir Foucault fikri oluşumuna katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e4fd11-3f76-4a67-9a34-f0027e75753e.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mevcut yönetim aygıtları tarafından ölçülebilir ve tanımlanabilir hale getirilerek içi boşaltılıp fetişleştirilmiş bir mutluluk mefhumu, yoğunlaştıkça karmaşıklaşan duygular, çevremizi hızla saran anksiyete ve depresyon bulutu, ücretli emeğin doğasının değişmesiyle bir ihtimal dahi olmaktan çıkmış kamusal mutluluk...
Lynne Segal Radikal Mutluluk&apos;ta mucizenin anahtarını sunmayı, mutluluğa ulaşmanın yollarını göstermeyi ya da popüler kültürün başat hak olarak lanse ettiği tüketime dayalı haz ve esenliğe kavuşmanın müfsit biçimlerini öğütlemeyi hedeflemiyor. Bilakis, bireyciliğin tırmandığı günümüz toplumundaki umutsuzluk ve tecrit çemberini kıracak olan müşterek neşenin yeniden keşfedilmesi gerektiğini, neşenin yüzyıllar boyu tecelli etme biçimlerinden hareketle, yaşamdan keyif alma olasılıklarını yitirmemize sebep olan düzenin reddini savunuyor. Ticari değerlerin ve çıkarların her yere nüfuz ederek genişlemesi hem özel hem de kamusal yaşamı derinden etkilerken, mutlu olup olmadığımıza saplanıp kalmanın feminist mücadele içerisinde yarattığı yılgınlığa da vurgu yapıyor.
Yaratıcılığımızı, kolektivizmi, dayanışmayı olduğu gibi kahkahamızı da yeniden kazanmaya yönelik tutkulu bir çağrı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6e7102-71f6-416b-8c19-0a54deb75e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Rampası</image:title>
            <image:caption>Başkalarının fotoğraflarında kendi öyküsünü arayan yaşlı adam, yıllarca eliyle tuttuğu balıkların âhına uğrayan balıkçı, yaşarken ölüm ilanını veren yaslı baba. Garsonlar, berberler, taksi şoförleri, plazalarda ya da derme çatma batakhanelerde ömür tüketenler... Halil Yörükoğlu farklı dünyalardan seçtiği karakterleri bir tüy hafifliğinde ağırlıyor öykülerinde. Günlük yaşamın görünmez parmaklıkları arasına sıkışmış olan insanı, sesini hiç yükseltmeden, bir o kadar da incelikli ve dokunaklı resmediyor. Çünkü yazarın dediği gibi, ecel çayı akıp giderken zaman geçiyor ve kâinat boşluk kaldırmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ddf1fde-0f32-4ae8-9cb9-37976ab5f5fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabotaj Çetesi</image:title>
            <image:caption>Maden şirketlerinin, yol çalışmalarının, köprülerin, reklam tabelalarının, devasa barajların ve her tür endüstriyel saldırganlığın Amerikan doğasında ve doğal yaşamında açtığı yaralar, çevreyi geri döndürülemez bir yıkıma sürüklemekte, eşsiz güzellikleriyle derin kanyonlar, ıssız çöller ve gürüldeyen berrak nehirler hızla yok edilmektedir. Ancak kader, dört uçarı doğa âşığını bu gidişata şiddet yoluyla son verecek, yıkımın müsebbiplerine korkulu düşler gördürecek gizli bir eko-direniş örgütünde bir araya getirir: Sabotaj Çetesi gözünü budaktan sakınmayacaktır.

Doğa ve yaşam savunusunu bütün eserlerinin ana teması haline getiren, tabiata yürekten bağlı Edward Abbey&apos;in, 1970&apos;lerde yükselişe geçen çevre mücadelesine ilham ve selam vermeyi de ihmal etmeden kaleme aldığı Sabotaj Çetesi; engin bilgelikle, zengin ayrıntılarla ve eşsiz bir mizah duygusuyla dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98fd34f-ee14-435a-a313-4f4772918f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprüden Geçerken</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, toplumsal hafızamızın derinliklerine itilenleri, derin örgütlenmelerle katlanarak devredilen zulmü, kuşaklar arasına kasten sokulmuş o kamayı incelikli anekdotlarla hatırlatıyor.

Dünde yaşanılan kadar, bugün de içinden geçtiğimiz kesitlerin gerçek anlamını, muktedirin yansıttıklarının arkasını da görebilmek, sonsuza dek karanlığa gömülmemek için yeniden inşa edilmesi elzem olan köprünün harcını kendi tanıklıklarımızla karıyor. Karanlık cunta rejimini, manipüle edilen medyayı, işkencehanelerden farksız cezaevlerini, giderek niteliksizleşen entelektüel ve toplumsal yaşamı yıllara yayılan bir toplumsal izlek eşliğinde okurlarına sunuyor.

Mavioğlu &quot;nevi şahsına münhasır&quot; dese de hepimize dair notlar bunlar; toplumsal hafızamızı canlandırmak, belleksizleştirmeyle ve örgütlü kimliksizleştirmeyle mücadele etmek adına, hem bu cendereye tanıklık edenlerin hem de &quot;yaratılan&quot; yeni kuşağın kılcal damarlarımıza dek işleyen bu büyük sosyal dönüşümü kavraması için panoramik bir yakın tarih okuması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73e970db-1c38-42dd-80bd-76cd63714c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka - Minör Bir Edebiyat</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın özgün düşünürleri Deleuze ve Guattari&apos;nin, ortaya koydukları düşünce sistemini Kafka&apos;nın hizmetine sundukları Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin başlıklı bu klasikleşmiş çalışma yasaya, suçluluk duygusuna, kaygıya, içselliğe, alegorilere inanmayan, &quot;minör&quot; edebiyatın politik, kolektif ve dilsel gücüyle devrimcileşen bir Kafka&apos;yı kavramamızı sağlıyor.

Deleuze ve Guattari, bugün eserlerinin her biri birer başyapıt niteliği taşıyan ve sistem eleştirisi denilince ilk akla gelen yazarlardan biri olan Franz Kafka&apos;yı hem majör bir dil olan Almanca yazması hem de kullandığı kelimeler, metaforlar, simgeler ve semboller üzerinden politik bir bakış açısıyla okuyarak, yarattığı dilin büyük toplumsal makineleri nasıl parçalayıp dağıttığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8cfebc-d48c-479b-907c-66b77685bd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanlar Nasıl Kardeş Olur?</image:title>
            <image:caption>Müslümanların kardeşlik, birlik ve beraberlik duygusunun temelleri hicretle birlikte atılmıştır. Yüzyıllar geçmesine rağmen bu kardeşliği parçalamak isteyenler emellerinden hâlâ vazgeçmiş değildir. İslam’ın ortaya koyduğu sistemi parçalamak için Müslümanları mezhepsel ve ırksal olarak birbirlerine düşürmeye çalışmışlar, belli dönemlerde ise başarmışlardır. Müslümanlar bölünmeden, parçalanmadan kardeşliklerini nasıl yürütebilirler? 
Bu kitap, geçmişten bu yana Müslümanları felçli bir hasta gibi hareketsiz bırakmak için kurulan tuzakların, çıkan ihtilafların nasıl bertaraf edileceğine dair görüşleri sunmaktadır. Herkesin elinde bulunması gereken bu kitap, fikir dünyasında yeni ufuklar açarak kardeşliğin pekişmesinde rol oynayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0ab6cc-4dce-4bec-9c66-6b1f903358a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicim</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılın sona erişiyle birlikte toplumda ağır basan muhafazakârlığın yerini modernleşmenin aldığı bir &quot;fin de siècle&quot; dönemini çarpıcı biçimde temsil eden, Fransız edebiyatının aykırı yazarı Colette&apos;ten eril bir dünyanın kadın gözüyle anlatıldığı sansasyonel bir ilişki üçgeni: Cicim...

Kırklı yaşlarının sonlarını süren Léa de Lonval ile kendisinden otuz yaş genç ve yakışıklı jigolo Cicim&apos;in, aşkın ve nefretin sınırlarında gezinen, tutku dolu, zaman zaman ise anne-oğul ilişkisi içerisindelermişçesine şefkat yüklü birlikteliklerini konu eden bu eskimeyen yapıt, toplumsal normları yerle bir edecek ölçüde cüretkâr ve çalkantılı bir Paris panoraması çiziyor.

&quot;Bağışla beni Cicim, birbirimizin peşi sıra ölmek zorundaymışız gibi sevdim seni.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2b4016-39ed-4898-b6c9-67c23bede397.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali Tüm Eserleri -6 Kitap Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>KUTULU SET 
SIRÇA KÖŞK 
YENİ DÜNYA 
DEĞİRMEN 
KÜRK MANTOLU MADONNA 
KUYUCAKLI YUSUF 
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2498257-5f28-4a89-b2b4-5dc20cb3feb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Sarı ve Gergedan</image:title>
            <image:caption>“Kendi kederinin ağırlığı altında ezilmeyen bu yürek, hiçbir şeyi biriktirmeyen aynalar gibi korkusuzca ve yargılamadan,
tüm sırlarını paylaşıyor bizimle…
 Elinizde tuttuğunuz bu kitap, bir mücevher değerinde ve her satırı da tıpkı ona ruhunu üfleyen yazarı gibi umut ve ilham verici...”
Berrak Yurdakul
Kırmızı Sarı ve Gergedan’da ayrılıklar kavuşmaya, mutsuzluklar mutluluğa, ümitsizlikler tatlı bir ümide bağlanıyor. Gazeteci, sunucu ve yazar Özge Uzun kendi hayatının muhasebesini aşk, evlilik, dostluk, ilişkiler ve iş ekseninde yaparken kendisi için kullandığı şifa notlarını da okuyucusuyla paylaşıyor.Yazarın üçüncü kitabı Kırmızı Sarı ve Gergedan bir iyileşme hikâyesi. Bu kitapta kendi hayatınızda yaşadığınız çelişkilerin, çıkmazların, kavga ve küsmelerin nasıl olumluya dönüşebileceğini kolaylıkla bulabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd51c933-ef0d-40fa-a524-3f5f0b7aadf0.jpg</image:loc>
            <image:title>AOKO (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mavi
Acı Gerçek 1: Dedeniz Anlatmıyorsa, 
Hikâyeler Korkutucu Gelebilir.

Anka
Hislerine Öncelik Ver, Mutlaka Seni Doğru Yola Çıkarır. 

Pera
Gerçek Aşkı Yaşamadan Nasıl Juliet Olunabilirdi Ki? 
Afrika’da Dünyaya Gelen Aoko’nun Hikâyesi, 
Gerçek Aşkın Peşine Düşen Pera’nın Hikâyesinde 
Bambaşka Bir Gerçekliğe Dönüşüyor.
Kitap İçinde Bir Kitap…
Farklı İki Dil…
Birbirinin Hikâyesinde Kavuşan Karakterler…
Tahmin Edilmesi İmkânsız Bir Son.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2664fece-7e04-4985-852f-040a98a20616.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo Maceralar Serisi (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Sence de hayatta herkesin bir rolü var mı?
Sence de asıl önemli olan rolünü en iyi şekilde oynamak mı?
Öyleyse yeni arkadaşın Dodo’nun maceralarını hemen okumaya başla!
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız Dodo ile tanış!
Setteki Kitaplar:
Bay Poşet (64 sayfa)
Kalem Amca ve Silgirella (72 sayfa)
Kral Koca Göbek (72 sayfa)
Perde Ruhi (84 sayfa)
Mangır ile Şangır (80 sayfa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9bc41cb-e9e7-49b0-b4d2-254e846b3c44.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Araştırmalar II</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an&apos;ı Anlamanın İlkeleri 
Kur&apos;an Kur&apos;an&apos;ı Anlatıyor 
Kalkınmada Temel Öğeler 
Felsefe 
Din Hürriyeti 
Dil ve Din 
Düşünce Hürriyeti 
Din Öğretimi 
Laik Öğretim 
İslam-Demokrasi 
İslam Dininin Kolaylık İlkesi 
Hz. Muhammed’in Dinin Kolaylığı Hususunda Söylediği Sözler ve Yaptığı İşler 
İki Usûl Kaidesi 
Kaza Namazı 
Fıkıhta Kaza Namazı 
Haccın Bir Defa Oluşu 
Dinî Prensiplerin Durumunu Yeniden Değerlendirme 
Yolculukta Namaz 
Cuma Namazı 
Nafile Namaz 
Dinde Kolaylığın Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8d77bc-4500-4738-9979-e2f00f97fa13.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Çırak Sohbetleri - Sağlıklı İlişkiler Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Zor olan dağdaki çiçeğe, kuşa ve ağaca sevgiyle bakabilmek değil ki... Doğanın dinginliğinde sakin kalabilmekten kolay ne var? 
Zor olan her yeni günde hiç tanımadığımız insanlarla temas ederken sakin kalabilmek. Trafikte sürekli kornaya basan adama sevgiyle bakabilmek. Söylediklerimizi dinleme zahmetinde bulunmayan patronumuza kendimizi anlatabilmek. İnandığımız insanların ihanetine uğradıktan sonra yeniden güvenebilmek. 
Halihazırda pes etmen için kurulan sistemde gücünü kendinden alarak kendi yolunu çizebilmek. “Ben de varım!” diyebilmek. “Ben”den “Biz”e dönüşebilmek. 
Tüm ilişkilerin maddeye ve kişilerin seçeneğe indirgendiği bir yüzyılda aşkı ve ilişkiyi başarabilmek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d82328c-fb49-4450-aa19-acc82019156a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Dağ</image:title>
            <image:caption>Aşk ve Kader, Ölüm ve Yaşam, İyilik ve Kötülük... Nil ve arkadaşları tarafını seçmek zorunda... 
Günebakan Üçlemesi’nin ikinci kitabı Mavi Dağ’da Nil ve arkadaşlarını yeni maceralar bekliyor… Supay’ın karanlık güçleri çoğalırken Günebakan Nil ve arkadaşları Ruhlar Konseyi’nin karşısında. Üstelik Nil ve Kayra’nın efsaneleşen aşkı hiç beklemediği bir tehdidin pençesinde. Kader ayağımızdaki pranga mıdır? Aşk, savaşmanın en yalın haliyse eğer; kim karşısında durabilir bu savaşın? Her sayfasını merakla çevireceğiniz Mavi Dağ’da heyecan hiç bitmeyecek! Fantastik edebiyatın efsunlu kalemi Gülşah Elikbank, Mavi Dağ ile, okurlarına gizemli ve karanlık olduğu kadar sevgi dolu ve umutlu bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/509e1ba0-b870-4e50-9363-406df17286fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuz Olan Cennete Gidemez</image:title>
            <image:caption>“Cennet, gidilecek bir yer değil, edinilebilecek bir bilinç durumudur” der Amerikalı yazar Stephen R. Covey. 
Cennete gitmek yerine, cenneti edinmeyi tercih etmek, insanlık açısından daha değerli bir devrimdir bu yüzden. 
Cennet bilincinin ne olduğunu bilmek, cennet bilincini edinebilmek için çok önemli... 
Bu kitap, bir yere varmayı değil, bir hale sahip olmayı nasıl başarabileceğimizin yol haritası... 
Hatta bir hipnoz... 
Kitap boyunca ritmik tekrarlar üzerine kurulu anlatım biçimi, okura cennet bilincini edinmesi yolunda zihinsel bir destek de sağlıyor. 
İyi-kötü, dost-düşman, kurban-fail, suçlu-suçsuz ikileminden arınmayan bir zihnin cennet bilincini edinmesi imkânsız... Kuvvetli bir yargılama becerisine sahip zihinlerin cenneti inşa edebilmesinin tek yolu, düşünce sisteminde köklü bir devrim yapabilmektir... 
Nasıl mı? 
Zaza Yurtsever’in kaleme aldığı MUTSUZ OLAN CENNETE GİDEMEZ tam da bu sorunun cevabını veriyor. 
Hipnotik etkili bu yol haritası, cennete kavuşmayı dileyenler için değil, kendi cennetini inşa etmeye hazır olanlar için kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0279ff-b11b-4489-978e-f5e798585432.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Çırak Sohbetleri - Yeni Bir Sen</image:title>
            <image:caption>Hayat senden bir şeyleri alırken, daha güzeline hazır olman için yapar bunu. 
İstediklerin olmayınca sana yeterli zamanı bağışlar ve yıllar önce kaybettiklerini yıllar sonra şükür sebebin yapar. 
Tüm karşılaşmaların bir amaca hizmet ettiğini okuyabilirsen, yaşanan hiçbir şeyin tesadüf olmadığını açıklar. 
Hayat, sana farkındalıklar sunar. Düşündüğün, inandığın ve güvenle beklediğin her şeyin gerçek olmasını sağlar. 
Dürüstlüğünü de sınar. Aldatana aldatılma korkusunu, çalana yakalanma huzursuzluğunu, yalan söyleyene kimseye inanamama boşluğunu bağışlar. 
Ve hayat sana her zaman başka kapılar açar. Bazen bir insan, bir mekân hatta hava olayını bile vesile kılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dd5a68c-3c42-4498-ab57-ade013193321.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapiland&apos;ın Külleri</image:title>
            <image:caption>Yıl 2050... Nükleer kıyamet sonrasında dünya, küllerinden doğup yeniden hayat buluyor. Varlığını devam ettirebilen bir avuç insan toprağı işleyerek canlılık yaratma gayretinde olsa da, &apos;&apos;çekirgeden insana, buğdaydan balinaya her türlü organizmayı var edebilen&apos;&apos; biyoteknolojik bir sistem, insanın gezegeni tekrardan tahrip edebileceği gerçeğini savunuyor. Tam da bu kaygı verici öngörü yüzünden, insan türü yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Dostlukları yıllar boyunca pek çok zorlukla sınanan Mehtap ve Marjinal&apos;in yolları da ilk kez bu konuda ayrışıyor. Çiftçileri ve Magmacıları fikrî çatışmaya sürükleyen bu düzenden, iki yapay zekâ temsilcisi Loob ve Ribyonak da nasibini alıyor. Basit yaşamsal haklar ve var olma çabası içindeki kümeleşmiş toplumların yeni bir uygarlık kurma ümidiyle attıkları temeller derinden sarsılıyor. Peki ama, filizlenmekte olan bu yeni dünya düzeni, eskisinden ne gibi izler ve farklılıklar taşıyacak?   Miyase Sertbarut Kapiland&apos;ın Külleri&apos;nde, dünyadaki her şeyin kendi hizmetinde olduğu varsayımıyla yanlış bir yola sapan günümüz insanın karşılaşacağı hazin sona, kanıksanmış toplumsal gerçeklikler üzerinden şerh koyuyor.   Canlıların eşit haklara sahip olduğunu hatta cansız varlıkların dahi aynı biçimde hayat hakları olabileceğini dile getiren roman, insanlığın geldiği tükenmişlik çağında yeni bir uygarlık için aynı yollardan gidilmemesine ve benzer hatalara düşülmemesine ilişkin düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1a1c4d-5a38-47df-a900-34e6ad0c19da.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İktidarın Sınırlandırılması</image:title>
            <image:caption>Siyasi tarih, hukuk, siyaset bilimi ve siyaset felsefesi alanlarını harmanlayarak önümüze sunan bu kitap, 1808 tarihli Sened-i İttifak’tan 2010 Anayasa Referandumu’na kadar uzanan geniş bir süreci analiz etmektedir. Kitap, bu uzun sürecin analizinde odak noktası olarak “iktidarın sınırlandırılması” çabalarını seçmiştir. Birçok kez anlatılmış olan Türk siyasi tarihine “iktidarın sınırlandırılması” kavramı çerçevesinde bakılması, kitabın, kuru bir siyasi tarih anlatısının ve salt hukuksal analizin dışına çıkıp zengin bir siyaset bilimi metni olmasını sağlamıştır. Ayrıca kitap, “iktidarın sınırlandırılması” kavramı sayesinde sağlam bir omurgaya sahip olmuş ve çok uzun bir süreyi ele almasına rağmen odağını kaybetmeyen bir inceleme olarak karşımıza çıkmıştır. 
İktidarın sınırlandırılması için kullanılan çeşitli denetim araçları ve sistemleri, metin içerisinde dönemlerine göre tartışılırken Türkiye siyasi tarihinde her dönemde ön plana çıkan iç denetim mekanizmasına özel bir dikkat sarfedilmiştir; bunlar: iktidarın yargısal denetim yoluyla sınırlandırılması, iktidarın idari yargı yoluyla denetlenmesi ve son olarak iktidarın siyasal/parlamenter denetim araçları yoluyla sınırlandırılmasıdır. Bu mekanizmalar teorik olarak ele alınırken bir yandan da Türk siyasi hayatının çekişmelerinin ve ilerlemelerinin öyküsü aktarıldığı için metin, akıcılığı ile dikkat çekmektedir. 
Türkiye’de iktidarın sınırlandırılması konusundaki çabaları ve bunun başarılabilmesi için yaşanan sancıları da gözler önüne seren bu çalışma, aslında 1808’den 2010’a kadar uzanan bu uzun sürecin, Türkiye’de “iktidarın sınırlandırılamazlığı”nın bir tarihi olarak da okunabileceğini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7451a52d-4be8-4cad-afd0-29c387ac5ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaktığın Yerdeyim</image:title>
            <image:caption>Beni çağırmadın o güzeller güzeli kalbine 
Utanmadan sıkılmadan kalkıp ben geldim 
Yıkılmış kalbine sen gel demedin ki 
Çalıp kalbinin zilini al diye geldim 

Beni çağırmadın darmadağın olan ruhuna 
Bıraktı ise yârini belki yarının olurum diye ben geldim 
Nemli gözlerimi sil gel demedin ki 
Solmasın gözlerinin rengi diye ben geldim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe34abd-a966-494d-aa78-f27612ea41bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kişilik Panayır</image:title>
            <image:caption>Tek kişilik bu panayır serüveninde binlerce direniş, sınav, binlerce yıkılış, yokoluş ve “mim” ile yeniden bir doğuş var. Her panayır tek kişiliktir aslında ve hepimiz kendi panayırımızın soytarısı, kralı/kraliçesi, seyircisi, hokkabazı değil miyiz? İç alemimizin yangınları telaşları değil midir günümüz-de gecemizde devinen ve dilimize düşen? Ve her esaret, kendi asaletini de bünyesinde taşımaz mı? 
Kimi zaman parmak uçlarından yıldızlar dökebilecek kadar maharetli ve cömert, kimi zaman hayatın rutinlerini, işleyişini ukala ve hırslı bulacak kadar farkındalıklı bir ruhun başındaki ağrı, o baş ağrısındaki tasada açan çiçek bu şiirler. Bir bakıyorsunuz Edip Cansever, bir bakıyorsunuz Cahit Sıtkı... Zaman zaman Nazımane, kimi zaman Gülsitane... 
Bu kitaptaki şiirler, kendi varlığının da ötesindeki yangınları, acıları tüm benliğinde duyumsayan bir ruhun samimice ve özgün bir tavırla kendini ifade etmesi. Hile de yok, hurda da. Gün ışığına, aşka, dostluğa, insanca olana, sevgiye, kendi halindeliğe, küçücük sevinçlere kucak açan çiçekler bir demet olmuş da düşmüş önümüze. Dillendirilemeyen yaraların sözcüklere sığınmış hali, “Küstüm Çiçeği”nin barışma arzusu bu kitap! 
Hepimizin içinde tek kişilik panayırlar döner durur. Bir yanar bir söner ışıkları. Bunu böyle özgün bir biçim ve eyvallahsız bir üslupla sunmak hoşluğun âlâsı olmuş. Panayırlarımız maalesef çoğu kez tek kişilik  zaten. Şiir ve şairin “Tek Kişilik Panayır”ı sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa17ad5-2ffc-482d-8f15-e3b95f9b9271.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>“Her ne kadar sıklıkla aynı anlamda kullanılsa da kibir ve gurur farklı şeylerdir. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur, genellikle kendimize ilişkin düşüncelerimizle ilgilidir; kibirse başkalarının bizim hakkımızda düşünmelerini istediğimizle.” 

Jane Austen’in muhteşem karakter tasvirleriyle bezediği Gurur ve Ön Yargı, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennet ile toprak sahibi, zengin bir aristokrat olan Fitzwilliam Darcy arasındaki çalkantılı ilişkiyi konu almaktadır. Bayan Bennet, babaları öldükten sonra mirastan hiç pay alamayacak olan beş kızının da evlendiğini görmeye can atmaktadır. En büyük kızı, güzel ve utangaç Jane, varlıklı genç adam Bay Bingley’nin dikkatini çekmekte gecikmez. Fakat arkadaşı Bay Darcy ile Elizabeth arasındaki karşılaşma, onlarınki kadar samimi olmayacaktır. Darcy, servetinin ve sosyal statüsünün getirdiği gururla, ailesi alt tabakadan olan Elizabeth’e ön yargıyla yaklaşmaktadır. Diğer yandan Elizabeth’in öz saygısının yarattığı müthiş gurur ise, züppe olduğuna inandığı Darcy’ye yanaşmasına dahi izin vermemektedir. Fakat zaman geçtikçe olaylar, onları ön yargılarından arınmaya itecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f479898-abcd-4778-9df8-4a930f3405e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Açlık, ebedi varlığını her yere bulaştırmıştı. Her türlü suç ve pislikle dolu dar, dolambaçlı sokaklar, diğer dar ve dolambaçlı sokaklara çıkıyordu. Bu sokakları paçavralar ve takke takmış insanlar dolduruyordu; hepsi de paçavra gibi kokuyordu. Etraftaki her şeyde hastalıklı bir görüntü vardı. İnsanlar bu vahşi görünümlü hâlleriyle bile, bir gün bu durumdan kurtulabilmenin hayaline tutunuyorlardı. Karamsar ve bunalmış olsalar dahi, gözlerindeki ışık hâlâ parlıyordu. Söylemedikleri şeyler yüzünden sımsıkı kapattıkları dudakları bembeyazdı; çatık alınlarındaki derin çizgiler, bir gün ucunda asılacakları ya da başkalarının asılacağını düşündükleri halatlara benziyordu.” 

18 yıl süren mahkûmiyetin ardından Bastille Hapishanesi’nden çıkan Doktor Manette, sonunda kendisini öldü bilen kızıyla kavuşur. Birlikte Londra’da kurdukları mutlu yaşamları, Paris’ten gelen giyotinin keskin sesiyle yön değiştirecektir. 

Charles Dickens, Fransız Devrimi’nin diğer yüzünü anlattığı bu ölümsüz eserinde, İhtilal öncesi zulüm gören fakir halkın, bu travmanın etkisiyle nasıl zulmeden tarafa evrildiğini tüm vahşetiyle gözler önüne sermektedir. Bir tarafta öldürülenlerin öldüren olduğu, kanla yıkanan Paris sokakları; diğer tarafta yağmurla temizlenen umut dolu Londra sokakları: İki Şehrin Hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1c7090-65d9-4155-87f6-0cfa1c7febfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamelyalı Kadın</image:title>
            <image:caption>“Daha önce hiç fark ettiniz mi bilmiyorum; sizin için bir yabancı olarak kalması gerekirmiş gibi görünen bir kişinin adını, birisi karşınıza gelip söyledi mi o kişiyle alakalı bütün ayrıntılar yavaş yavaş onun etrafında toplanır ve bütün arkadaşlarınızın size daha önceden anlatmadığı şeyleri o zaman duymaya başlarsınız. İşte o zaman bu kişinin neredeyse bir şekilde hayatınıza dokunacağını anlar ve hatta onun yolunun, hiç fark etmeksizin hayatınızdan birkaç kez geçtiğini görürsünüz; size anlatılan bu olaylarda, bir rastlaşma ve özel hayatınızdaki olaylarla alakalı gerçek bir bağ bulursunuz. Şüphesiz Marguerite bu durumda değildi; çünkü onu görmüş, onunla karşılaşmış, yüzünü ve alışkanlıklarını tanımıştım. Bununla beraber, bu açık artırmadan beri adı kulağıma çok sık gelir olmuştu. Son bölümde söylediğim olayda bu ad öyle derin bir acıyla karışmıştı ki şaşkınlığım daha bir büyümüş, merakım ise daha bir artmıştı.” 

Genç bir avukat olan Armand Duval ile güzeller güzeli fahişe Marguerite Gautier, etraflarındaki bütün kirliliğe rağmen temiz kalabilmiş bir aşkla birbirlerine bağlanmışlardır. Fakat mutlu olmak için önlerinde çok fazla engel, çok az zaman vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1918cb36-46ca-4b9e-8b03-f52f4916f973.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Kalbi</image:title>
            <image:caption>“İvan Arnoldoviç, bu çok basit… Bu sorduğunuz da soru mu şimdi? Hipofizin havada asılacak hali yok. Köpek beynine aşılanmak için sürece ihtiyacı var. Ona zaman tanıyın. Şarikov şimdilerde sadece köpek alışkanlıklarının kalıntılarını dışa vuruyor. Kedilere yaptıklarının ise yapabileceklerinin arasında en tahammül edilesi şeyler olduğunu söyleyebilirim. Şunu anlayın ki korkunç olan, artık köpek kalbine değil, insan kalbine sahip olacak olmasıdır. Ve doğada var olan en alçak kalp, insan kalbidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1581b778-b7c3-419f-8b2d-58f21f49ee84.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche Sokrates’i Neden Öldürdü?</image:title>
            <image:caption>Batı felsefesinin ne içinde ne de dışındadır Nietzsche, olsa olsa onun dağlarında bir eşkıyadır o. Nietzsche’ye göre Batı felsefesi, yozlaşmış, aşağılık sürülerin yaratıcısı bir ahlaktan başka bir şey değildir. Bu nedenle 2000 yıllık Batı felsefesinin vücut bulmuş hâli Sokrates’in ardına düşer Nietzsche. Çünkü Batı felsefesiyle hesaplaşmak Sokrates’le hesaplaşmaktır ve 
bu ‘büyük’ filozoftan kurtulmanın tek yoludur onu öldürmek. Sokrates’in felsefi kişiliğine tüneyen tanrıyı, onun kimliğinde beliren Batı felsefesini yıkmanın ve üstinsanı yaratmanın tek yoludur bu. 
“Ölen Sokrates” aforizmasında şunları söylüyordu Nietzsche: Duymasını bilen kulaklar için Sokrates’in ‘son söz’ü aslında şuydu: “Yaşam bir hastalıktır!” Sokrates’in bilerek ve neredeyse kendi seçimiyle ölüme gitmesi, kuşkusuz yaşama çok da değer vermemesi anlamına geliyordu. Daha doğrusu Sokrates, yaşamdan daha değerli şeylerin var olduğuna inanıyordu.  Nietzsche’ye göre aslında zaten hep hastaydı Sokrates: 
“Bir hekim değildi … Sokrates sadece uzun süredir hastaydı…” Nietzsche ise hastalığın değil dirliğin, ölümün değil yaşamın filozofuydu. 
Bu kitap, Nietzsche felsefesine, hakikat, ahlak ve insan anlayışına bir giriş niteliğindedir; bizi yeni bir felsefeye, 
yeni bir insan yaratmaya davet eden bir giriş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3258e11-4c43-4cb7-812d-3860b2cb787f.jpg</image:loc>
            <image:title>Perili Otel</image:title>
            <image:caption>Lord Montbarry’nin, iyi kalpli güzel nişanlısı Agnes Lockwood’u, çekici ve sansasyonel Kontes Narona için terk ettiği haberi, Londra’da büyük yankı uyandırır. Kontes hakkında ortaya atılan onca iddiaya ve ailesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen Lord bu konuda kesin kararını vermiştir. Yeni evli çift, seyahatlerini Venedik’te sonlandırıp, dinlenmek için eski bir sarayı kiralarlar. Kontes’in erkek kardeşi Baron Rivar da burada onlara katılır ve kimya deneylerine sarayın mahzenlerinde devam eder. Bir süre sonra Lord’un aniden ölmesiyle faytoncuları Ferrari’nin gizemli bir şekilde ortadan kaybolması birçok soruyu beraberinde getirir. 

Eski sarayın Palas Otel’e dönüştürülmesinin ardından Agnes ile Montbarry’nin akrabaları burada toplanırlar. Ancak Lord’un öldüğü oda, birçokları için geçirdikleri zamanı kâbusa çevirir. Aile üyeleri burada nelere şahit olacaklardır? Kardeşleri öldürülmüş olabilir midir? Ferrari’ye ne olmuştur? Bu bir hayalet hikâyesi midir yoksa bir cinayet hikâyesi mi? Hepsinden önemlisi: Palas Otel, gizem perdesini bizler için aralayacak mıdır? 

‘‘Beyazlı Kadın’’ ve ‘‘Aytaşı’’ eserlerinin yazarı Wilkie Collins’ten, son sayfasına kadar merakla okuyacağınız gizemli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9900dfb7-21ab-45c4-84ec-71bad7ae7e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandinge Kasabası</image:title>
            <image:caption>Küçük Sandinge Kasabası, sert doğa koşullarının içinde izole edilmiş, yüzyıllardır dünyanın unuttuğu ve sakinlerinin de yoksul ama barış içinde yaşadıkları bir yerdir. Yapılacak olan demiryolunun inşaatının başlamasıyla “gelecek” nihayet bu kasabaya da uğrayacaktır. Bu haber, kasaba sakinlerini, trenlerle birlikte kasabaya gelebilecek olan huzursuzluk ve uğursuzluk konusunda endişeye düşürür. Buna karşılık, kasabanın dini liderleri bir halk kilisesi inşa ederler; ancak buradaki öğretiler, mutlaka halkın yararına olmak zorunda değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38c226c-3c46-43d0-8796-00a76d6da401.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemoloji</image:title>
            <image:caption>Felsefe, kendini tanıma ve tanımlama imkânı sunması bakımından, insanlığın en önemli kazanımlarındandır. Gerek tarihsel gerekse düşünsel anlamda felsefenin en önemli parçalarından olan epistemoloji de, felsefenin tarihi kadar kadim bir tarihe sahiptir. 
Bu kitap insanın bilgi arayışının tarihine bir yolculuk kılavuzudur. Platon, Aristoteles ve Antik Kuşkuculuk ilk duraklarımızken, Ortaçağ Epistemolojisi ve Descartes dinlence yerleri olacaktır. Şüphesiz rotamızı çizenler, Locke, Berkeley, Hume ve Kant’tır. Dewey ve Wittgenstein uğraklarının ardından bu epistemik yolculuk, Quine, Goldman ve elbette Gettier’le son bulacaktır. Bu değerli çalışmayı Stephen Hetherington’ın Türkçe baskıya özel Önsözü ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00766c5-f6d2-4efa-8f51-eab254c4383c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenmeyi Öğretmeyi Öğrenmiş Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Öğretmenler toplumun geleceğine şekil ve yön veren kişiler olarak toplumda saygın ve önemli bir yere sahiptir. Bu açıdan öğretmen eğitimi önemini koruyan, üzerinde güncel ve bilimsel araştırmaların, tartışmaların yoğun olarak yapıldığı bir konu olagelmiştir. Öğretmenin aldığı hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimdeki niteliğin önemi günden güne artmaktadır. Bu çalışmayla daha nitelikli öğretmen eğitiminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla &quot;öğrenmeyi öğretmeyi öğrenmiş öğretmen” eğitimi modeli [4ÖEM]’nin ortaya konması hedeflenmiştir. Önerilen öğretmen eğitimi modelinin arka planındaki düşünsel mantık öğretmeni yetiştirirken &quot;daha nitelikli öğretmen eğitimi vardır ve gerçekleştirilebilir” düşüncesi ve yenilikçi bakış açısıyla zihniyet değişikliğinin gerçekleştirilmesidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde çalışmanın, öğretmen yetiştiren ve öğretmen istihdam eden/eğiten eğitim kurumlarında, öğretmen eğitiminde önceliklerin belirlenmesine katkıda bulunması beklenmektedir. Çalışmada bilimsel ve sistematik açıdan &quot;eksiklikler”in ve &quot;yanlışlıklar”ın en az olması için hassas ve titiz davranılmıştır. Buna karşın çalışmadaki &quot;eksiklikler” ve &quot;yanlışlıklar” yazara aittir. Çalışmadaki görüşler, düşünceler eleştiri ve önerilere açıktır. Eleştiri ve önerileriniz yazarın sonraki çalışmalarına ışık tutacak ve zenginleştirecektir. Yazar olarak eleştiri ve önerileriniz için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. 09 Eylül 2017- Denizli Prof. Dr. Ali Rıza ERDEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2914c3d-6c99-4039-b3c8-1101cd743be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilim Teorik ve Uygulamalı Alanlar</image:title>
            <image:caption>Derlem Dilbilim 
Edim Dilbilimi 
Metin Dilbilim 
Toplum Dilbilimi 
Anlambilim 
Sesbilim 
Biçimbilim 
Sözdizini 
Sözcükbilim 
Sözlükbilim 
Terminoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95902ec-095a-4ce1-97e9-b62000cb5b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Piyasaları ve Enerji Fiyat Modellemesi</image:title>
            <image:caption>1. Enerji Piyasaları 
2. Kömür Piyasası 
3. Petrol Piyasası 
4. Doğalgaz Piyasası 
5. Elektrik Piyasası 
6. Veriler Ve Yöntem 
7. Bulgular 
8. Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245dbf33-591a-422d-b09c-0acbbe49165e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Hizmetçisi</image:title>
            <image:caption>Roni Margulies hayatı boyunca iğneyi de çuvaldızı da kendine batırmış, bir şeyleri izah etmeye çabalamış, çokça sinirlenmiş, ama ısrarla yazmayı ve anlatmayı sürdürmüş bir “öteki”. Türk’ün Hizmetçisi / Türkiye’de Azınlık Olmak kitabı yine yanlış anlaşılacak ama Roni Margulies buna artık hiç sinirlenmeyecek! 
 
“Bu yazılarda anlatılan bazı olayların, olaylara gösterilen tepkilerin, söylenen sözlerin üzerinden epey zaman geçti, ama hiçbiri ‘eski’ değil, hepsi ‘güncel’; hepsi bugün tekrarlanabilir, tekrarlanıyor. Irkçılığın güncelliği, kalıcılığı bazen, evet, iç karartıcı olabiliyor, ama gösterilmesi gereken tepkinin susmamak, göz yummamak, hep ses çıkarmak, hep itiraz etmek olması gerektiğine inanıyorum. İnsanların değişebileceğine, dünyanın değiştirilebileceğine inandığım için.” 
 
“C.H. Fırkası’ndanım, çünkü bu fırka bugüne kadar yaptıkları ile esasen efendi olan Türk milletine mevkiini iade etti. Benim fikrim, kanaatim şudur ki, dost da düşman da bilsin ki bu memleketin efendisi Türktür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır.” 
Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt 
18 Eylül 1930</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72612408-42ce-4627-b00d-7a646726a08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik ve Mühendislikte Wolfram Mathematica</image:title>
            <image:caption>Fizik ve Mühendislikte Wolfram Mathematica.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455f0032-3628-4847-b9f9-f2e0a83b0a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş Sonrası Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş Sonrası Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b5c4fb-c969-420a-bb29-aefb75f998e8.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>Gahl E. Sasson tarafından yazılmış olan bu temel astrolojik rehberi kullanarak, gelecek 12 aya hazırlanın, yılı şimdiden planlayın. Kitap; Kabala, Astroloji, Psikoloji, Tarot ve Mitolojiyi birleştiriyor. Kitabın ilk bölümü, 2021 yılına genel bir bakış sunarken, ikinci bölüm ise her burç için astrolojik eğilimleri detaylandırıyor. Finansal girişimler için hangi günler iyidir? Aşk ve ilişkiler açısından hangi tarihler daha uğurlu? Sağlığınıza ne zaman dikkat etmelisiniz? Merkür retrosu ne zaman gerçekleşecek? Tutulmalar ne zaman yaşanacak ve her burç için ne anlama geliyor? 2021 yılı neden numerolojide 5 sayısıyla ilişkilendirilir ve neden savaşı ve istikrarsızlığı ifade eder? 2020’nin sonunda, Kova burcunda Jüpiter ve Satürn’ün Büyük Kavuşumunu deneyimledik, ancak sadece Şubat 2021’de -yedi gök cismi, Kova’da buluştuğunda- yeni bir çağa geçebileceğiz. 2021’in astrolojik sularında zahmetsizce gezinmenize yardımcı olacak bu yıldız rehberini kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c92d1b8-60cc-43d8-aec4-0adbd60eb6d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başmeleklerin Gücü Tarot Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve Açıklama Kitapçığı. 
BAŞMELEKLERİN GÜCÜ TAROT KARTLARI’ndan 
Hem Sorularınıza Yanıt Hem de Cesaret Alın 
Yanıt almak yeterli değildir – aynı zamanda bu yanıtlara dayanarak 
kararlı adımlar atacak cesarete, motivasyona ve güce de sahip olmanız 
gerekir. Şimdi doğru yanıtları yumuşak bir dille alabilir ve bu yanıtlara göre 
hareket edecek güveni kazanabilirsiniz! Başmeleklerin Gücü Tarot 
Kartları’nda size rehberlik eden başmeleklerin yardımıyla hayatınızda 
olumlu değişiklikler yapmaya yöneltildiğinizi hissedeceksiniz. Bu 78 kart ile 
beraberindeki –güzel ve ilham verici sözler ve resimlerle geleneksel tarotun 
sihrini koruyan– rehber kitap, aldıkları İlahi mesajları eyleme dökmek için cesarete ihtiyaç duyan duyarlı insanlar için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fc2e5b-3b63-46bb-97e1-2e3f1e750395.jpg</image:loc>
            <image:title>Aelita</image:title>
            <image:caption>Aleksey N. Tolstoy’un 1923 yılında yazılmış ve pek çok dünya diline çevrilmiş yapıtı Aelita, çağın fizik, astronomi ve tarih görüşlerini sentezleyen bir serüven. Bir Sovyet mucidi ile eski bir Kızılordu neferi, Mars’ta yeni bir uygarlık savaşının içinde buluyorlar kendilerini. Sosyal eşitliği kurma iddiasındaki bir ülkeden gelip ilahi bir ilgi ve korkuyla karşılanıyorlar. “Göklerin Oğullarını” ilahi tahtlarından indiren ilk etken, çökmekte olan eşitsiz Marslı uygarlığının güzel prensesi Aelita’nın aşkı oluyor, ikincisi ise isyan. Yayımlandığından bu yana pek çok kez sinemaya uyarlanmış Aelita, zamanın göreliliği, roket fiziği, Sovyet sistemi gibi temalardan yararlanan yazarın “Batı’nın Çöküşü” teorileriyle tartışması olarak da değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6be0041-93d5-4560-8b58-548aea8c9e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Doğal İnsan Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz?</image:title>
            <image:caption>“Bir gün Son Doğal İnsanı çok özleyebiliriz, ne var ki belki de türümüzü devam ettirmek ve daha da ileriye gitmek için gereken niteliklere ancak geleceğin değiştirilmiş insanı sahip olabilir.”
Önemli bir dönüşümün eşiğindeyiz. Tüm insanlık tarihinde “kısmen veya tamamen doğal” son nesil olabileceğimiz bir noktadayız: Son Doğal İnsan. Doğal da hangi açıdan? Beden parçalarını yenisiyle değiştirmemiş veya modifiye etmemiş bir insanın doğallığından mı bahsediyoruz? Öyleyse lazer cerrahisini, diz ya da kalça protezlerini veya ilaç tedavisini nasıl sınıflandıracağız? Avcı toplayıcı atalarımızın muhteşem özelliklere sahip olması gibi, geleceğin insanı da, çoğu yapay olmakla birlikte çok cazip özelliklere sahip olacak. Büyük buluşlar ve olağanüstü değişimlerle dolu bir geleceğe geçmeye hazır gibi görünüyoruz. Peki, bütün bu değişimler iyiliğe mi hizmet edecek?Gelecekte insan olmak ne anlama gelecek? Bizi bekleyen asıl tıbbi ve sosyal sorunlar neler?Başarıya giden en iyi yolu seçerken odaklanmamız gereken öncelikli hedefler hangileri? Son Doğal İnsan tüm bu soruların ve daha fazlasının cevaplarını geçmişe, günümüze ve geleceğe bakarak vermeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f80bc3c2-1cad-49fd-9059-5b01760b459b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Kızı Maggie - Bir New York Hikayesi</image:title>
            <image:caption>New York’un soygunlara, cinayetlere, fuhuşa sahne olan, göçmenlerle yoksulların yaşadığı kesimlerinin hiç de yabancısı olmayan Stephen Crane, 1893’te Johnston Smith müstear ismiyle yayımladığı Sokak Kızı Maggie’de kendi gözlemlerinden faydalanır. İrlandalı göçmen bir ailenin üç çocuğundan biri olan, alkolik ebeveyn şiddetinin ve zorlu sokak şartlarının gölgesinde savunmasız kalan Maggie, kötü geçen çocukluğunun ardından daha iyi bir hayat düşüyle etrafına imrenerek bakan ve sevilmek isteyen bir genç kadına dönüşür. Büyük şehrin kenarda köşede kalmış insanlarının gündelik hayatını ve alışkanlıklarını anlatan Crane, bize dönemin New York’undan bir kesit sunar. Yazar 21 yaşındayken ilk kitabı Sokak Kızı Maggie’yi yayımladığında, fazlasıyla gerçekçi ve izlenimci olan eser okurların tepkisini çekmişti. Bugünse Crane’in gitgide büyüyen bir şehirde sadece insanların yaşadığı çevrenin değil, insan doğasının da değiştiğini ortaya koyan eserlerinin ilk örneği olarak kabul ediliyor ve pek çok akademik çalışmaya konu oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e28f3108-9b80-40fc-806e-ba07992e6821.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>“Henüz gerçekçi bir roman okumadıysanız işte size bir tane ben takdim edeyim.” Nabizade Nâzım’ın Karabibik’i edebiyatımızda hem gerçekçilik ve natüralizmin hem de köy romanının başarılı ilk örneğidir. Köy hayatını, köylünün meselelerini, uğraşlarını dilleri ve yaşantılarıyla olduğu gibi aktaran eser, Kaş’ın Beymelek köyünde geçer. Karabibik sekiz on dönümlük toprağını ekip biçerek, kızıyla beraber kıt kanaat yaşamaya çalışan bir köylüdür. Hayallerini süsleyen tek bir şey vardır, bir çift öküz. Nabizade Nâzım bu kısacık hikâyesinde Anadolu köylüsünün neredeyse bütün bir hayatını ustalıkla yansıtmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a86485f-0d5b-4417-94f5-f23c9ac461c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Lovecraft Country</image:title>
            <image:caption>Jordan Peele, J. J. Abrams ve Misha Green tarafından diziye uyarlanan HBO yapımı dizi filmin çok satan romanı. ŞİKAGO, 1954. 22 yaşındaki ordudan ayrılmış olan Atticus Turner, Zenciler İçin Güvenli Seyahat Rehberi’nin yayıncısı amcası George ve çocukluk arkadaşı Letitia ile kayıp babasını bulmak için New England’a doğru yola çıkarlar. Atticus’un atalarından birinin mülklerinin mirasçısı olan Bay Braithwhite’ın malikânesine yaptıkları yolculuk sırasında hem beyaz Amerika’nın dünyevi dehşetiyle hem de muhtemelen George’un okuduğu tuhaf hikâyelerden çıkan kötü ruhlarla ve canavarlarla başa çıkmak zorundadırlar. Bu esnada kendilerini karanlık bir tarikatın ve şok edici bir komplonun ortasında bulurlar. Atticus’un babası, Bay Braithwhite ile oğlu Caleb’in liderliğindeki Kadim Şafak Yoldaşlığı adlı gizli tarikatın düzenlediği bir ayin için hapsedilmiştir. Ritüelin merkezinde ise Atticus’un ta kendisi vardır. Belki de tek kurtuluş umudu, hem kendisinin hem de tüm Turner klanının tohumunun yok edilmesi olacaktır. 
Büyü, güç ve umut ile özgürlük arayışını bir araya getiren Lovecraft Country, korkutucu bir hayalet olarak günümüze hâlâ musallat olmaya devam eden ırkçılığın çok yönlü bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2238e9aa-3856-4587-91d9-a92adf92d961.jpg</image:loc>
            <image:title>Krala Mektup</image:title>
            <image:caption>GENÇ BİR ULAK. 
GİZLİ BİR GÖREV. 
TEHLİKE ALTINDA BİR KRALLIK. 
Genç şövalye adayı Tiuri, bir yabancının acil yardım isteğine kayıtsız kalamaz ve kendini tehlikeli bir maceranın içinde bulur. Büyük Dağlar’ın ötesinde yaşayan Kral Unauwen’e, bütün kraliyetin geleceğinin bağlı olduğu gizli bir mektubu iletmekle görevlendirilmiştir. Tiuri’nin yolculuğu onu karanlık ve tehditkâr ormanlara, uğursuz kalelere ve tuhaf şehirlere götürecektir. Mektubu ele geçirmek uğruna canını vermekten çekinmeyen düşmanlarla karşılaşacak, ama aynı zamanda beklenmedik yerlerde iyi arkadaşlar edinecektir. 
Krala Mektup, kötülüğe karşı verilen savaşın, cesaretin ve gerçek dostluğun öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73b2f01-f00c-425b-9b3d-ca42f41fe4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökenler</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi hakkında konuştuğumuzda, genellikle uluslararası aktörlere, büyük liderlere ya da tarihe damga vurmuş savaşlara odaklanırız. Peki ama yeryüzünün kendisi kaderimizi nasıl belirlemiş olabilir? 
Gezegenimizdeki ani iklim değişiklikleri göçebe toplumdan tarım toplumuna geçişi tetikledi. Dağlık arazi özelliği Yunanistan’da demokrasinin gelişmesine yol açtı. Atmosfer dolaşımının yapısı coğrafi keşiflere, sömürgeleştirmeye ve ticaretin ilerlemesine yön verdi. Bugün bile ABD’nin güneydoğusunun siyasi haritası nihayetinde antik bir denizin 75 milyon yıllık tortuları tarafından biçimlendirilmeye devam ediyor. Her yerde gezegenin insan üzerindeki derin izleri var. 
Kökenler, ilk ekinlerin yetiştirilmesinden modern devletlerin kurulmasına kadar ayaklarımızın altındaki yeryüzünün insan uygarlıklarının şekillenmesi üzerindeki nefes kesici etkisini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0271c725-c298-4549-8c29-dcfa95376044.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler - Klasiklerle Tanışıyorum</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın sevilen klasikleriyle ilk buluşma...
Pırıl pırıl bir kış sabahında buzda paten kayarak dolaşmayı kim istemez ki? Zor günlere rağmen umutlarını asla kaybetmeyen iki kardeşin öyküsü içinizi ısıtacak. Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Gümüş Patenler rengârenk çizimler eşliğinde akıcı bir anlatımla hayat buluyor. Klasiklerle Tanışıyorum serisi dünya edebiyatının tanınmış eserlerini genç okurlara yönelik bir anlatım ve tasarımla yeniden yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0724f6e-9260-4f33-b199-fab54d160537.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Aşk işitirler ama aşk denilen şeyin o anda hissettikleri hal olduğunu bilmezler, işte tabiat bütün insanlara aşkı eşitçe dağıtıp hiç kimseyi mahrum bırakmamıştır. Akılsız, ilimsiz, huy yumuşaklığından uzak, faziletsiz, sabırsız, merhametsiz, utanmaz insan bulunur. Lakin aşksız insan bulunmaz.
1875’te yayımlanan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Türk edebiyatının ilk romanlarından biri olmasının yanında, sonraki yüzyıllarda edebiyatımızın odağında olacak olan kimi temel meselelerin de ilk defa işlendiği önemli kaynaklardan biridir.

Şemsettin Sami’nin, Osmanlı toplumunda özellikle kadın-erkek ilişkilerinin kapalılığını ve bunun getirdiği sorunları işaret ettiği romanı, aynı zamanda o dönem İstanbul’unun sokak ve ev hayatına dair, Türk ailelerinin yaşamına dair de önemli veriler içeriyor.
Edebiyatımızın bu temel eserini, Fatih Altuğ’un, yazarın üslubunu korumaya özen göstererek yaptığı titiz çalışmayla, günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3734fa49-273d-4119-9ef1-673453e82e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Aşk işitirler ama aşk denilen şeyin hemen hissettikleri hassa olduğunu bilmezler, işte tabiat bilcümle nev-i beni-âdeme aşkı müsavat üzere taksim eyleyip hiç kimseyi mahrum bırakmamıştır. Akılsız, ilimsiz, hilmsiz, faziletsiz, sabırsız, rahmsiz, hayâsız adam bulunur. Lakin aşksız adam bulunmaz. 
1875’te yayımlanan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Türk edebiyatının ilk romanlarından biri olmasının yanında, sonraki yüzyıllarda edebiyatımızın odağında olacak olan kimi temel meselelerin de ilk defa işlendiği önemli kaynaklardan biridir. 
Şemsettin Sami’nin, Osmanlı toplumunda özellikle kadın-erkek ilişkilerinin kapalılığını ve bunun getirdiği sorunları işaret ettiği romanı, aynı zamanda o dönem İstanbul’unun sokak ve ev hayatına dair, Türk ailelerinin yaşamına dair de önemli veriler içeriyor. 
Edebiyatımızın bu temel eserini, yazarının kaleminden çıktığı haliyle, orijinal metin olarak yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2049bed-6669-48d1-ad79-82e6ad99a19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenik Düşme Zamana</image:title>
            <image:caption>“Sabahları inceden soğuyunca hava,
damarları belirginleşip yeşilden sarıya dönerken yapraklar,
güneş yeni çürümeye başlamış bir tay gibi
çekingen gelirken güne, gri bulutlara artık daha sık
rastlarken gökte... Sevgilim, yanımda uyan.
Sen her zaman güzelsin.”
Halis Karabenli’den zamana karşı zamanın içinden metinler.
Duru, devingen ve alıp dinginliğe götüren bir anlatım.
Yüreğinizde hissedeceksiniz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965b2328-1520-4a48-b252-e19f830100c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Günlükler</image:title>
            <image:caption>&quot;…bu garip serüvene kesin bir nokta koymak için her şeyi kendim anlatmak isterdim. Ama gereği yok. Her korkumuza, her kırılışımıza, her sürçmemize bir eser adayacak değiliz. Çocukça bir şey olur bu.&quot; 
50 Kuşağı’nın özgün imzalarından Onat Kutlar’ın (1936-1995), kısa süreli bir Avrupa seyahatinden geriye kalan günlükler: “Kül”. 1962 yılının Şubat-Temmuz ayları arasında Paris, Valencia, Barcelona, Frankfurt ve son olarak Cenova’da tuttuğu bu küçük defter, içerdikleri itibariyle Kutlar’a dair birçok şeyi gözler önüne seriyor. 
O yıllarda Türkçeye çevrilmemiş birbirinden önemli edebiyat eserlerinden mimariye, sanat tarihinden boğa güreşine… henüz 26 yaşında genç bir yazarın şaşırtıcı seviyede donanımına şahit olacağınız satırlarda, ilk kitabıyla ödül almış bir yazarın kendi yazdıklarına ve genel anlamda edebiyata ilişkin birçok açıdan “devrimci” tespit ve eleştirilerine de rastlayacaksınız. Günlükleri tutarken yazmaya başlayıp daha sonra devamını getirmediği romanından hareketle “Kül” adını verdiğimiz günlüklerin her cümlesi Kutlar’ın yaşamı ve yazınına ilişkin yeni anahtarlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0c7671-bb92-4591-a0c4-269736333c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş - Klasiklerle Tanışıyorum</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın sevilen klasikleriyle ilk buluşma...
Farklı bir kurt yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş sert yaşam koşullarında hayatta kalmayı öğrenirken unutulmaz maceralar yaşıyor. Doğaya ve insanlarla Beyaz Diş’in gözünden bakmaya ne dersiniz? Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Beyaz Diş rengârenk çizimler eşliğinde akıcı bir anlatımla hayat buluyor. Klasiklerle Tanışıyorum serisi dünya edebiyatının tanınmış eserlerini genç okurlara yönelik bir anlatım ve tasarımla yeniden yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cc2ef6-6925-4b1d-aa94-89c49edc4be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitüleri</image:title>
            <image:caption>Köy Enstitüleri, dünya çapında sıra dışı bir eğitim hikayesiydi. Çok sevilmesi ve günümüzde hâlâ hatırlanmasının nedeni, bu hikâyenin aslında gerçek olmasıydı. 
Anadolu bozkırlarında açan bir çiçek misali, Aydınlanma’nın hemen pek çok tezini ve demokratik okul modelini hayata geçiren ve eleştirel pedagojinin düşünce ve pratikleriyle çakışan bu okul, literatürde iş/üretim temelli eğitimin en özgün örneklerinden birini sergiledi. 
Kemal İnal, eleştirel pedagojik açıdan ele aldığı Köy Enstitüleri’nin felsefesi, politikası ve uygulamasını ayrıntılı biçimde analiz ederken bu okulun eğitim ile demokrasi, bilinçlenme ve diyalektik mantık gibi pek çok kavramla bağlantısını kurmaktadır. Tonguç ve Freire’nin de kimi ortak yönlerinin vurgulandığı kitapta neoliberal kapitalizmin yarattığı eğitim sorunlarına çözüm üretmede gerek Köy Enstitüleri’nde pratik olarak gerekse Eleştirel Pedagoji’de teorik olarak var olan mirasın kullanılabileceğinin, “demokratik okul”un inşasında bunlardan yararlanılması gerektiğinin belirtildiği çalışmasında İnal, eğitime yeni, kapsayıcı ve eleştirel bir bakışın nasıl olabileceğini sorgulamaktadır. 
Köy Enstitüleri’ni merak edip giriş düzeyinde bilgi almak isteyen okurlar için bu çalışmanın yararlı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0a111d-e8bc-4b70-8f65-38257ba84246.jpg</image:loc>
            <image:title>Baronlar Savaşı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir roman ya da kurtlar vadisinde geçen bir dizi senaryosu değil. Her sayfası resmî belgelerdeki iddialara dayanıyor ve yeraltı dünyasının gerçeklerini ortaya koyuyor.
‘Narcos Türkiye’ ile tanışın:
Uyu*şturucu baronları…
Devasa malikanelere sığmayan servetler…
Milyarlarca dolarlık zehir piyasası…
Er*oin dolu gemiler…
Profesyonel tetikçiler…
Kanlı bir savaş…
İstanbul’dan Dubai’ye, İran’dan Kanada’ya uzanan suikastlar zinciri...
Diplomat görünümlü ajanlar…
Kirli polisler…
Siyasi bağlantılar…
Büyük rüşvetler…
Ve devlet içinde derin bataklık…
Ve skandallar…
Hiç duyulmamış skandallar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb25c4f-e517-4b26-88aa-4aec0be4e970.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmadık İşler Araştırma Merkezi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da doğan ve olağanüstü bir öğrenme yeteneğine sahip olan Ahmet, yaşıtlarından çok ama çok farklıydı. Daha üç aylıkken konuşmayı sökmüştü, beş yaşında babasının tamirhanesindeki bütün cihazları söküp tekrar yerlerine takabiliyordu. Birinci sınıfa başladıktan dört gün sonra okuma-yazmayı, ikinci sınıfı bitirdiğinde İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Japonca, Çince, Arapça ve Rusça dillerini öğrenmişti.  
Kısa sürede onun varlığından haberdar olan Dünya Profesörleri ve Bilim İnsanları Yetiştirme Üniversitesi sayesinde henüz bir çocukken Olmadık İşler Araştırma Merkezi’nde çalışmaya başlayan Ahmet, bambaşka bir dünyayla tanışacaktı.  
 
Mine Pöge’nin çocukların hayal gücüne eşlik edecek, merak ve tuhaflık dolu hikâyesi Olmadık İşler Araştırma Merkezi, Ali Benice’nin benzersiz çizimleriyle hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c9a83a-b1cf-4d47-9341-44d8fa560000.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Gönül Dili Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Yunus Emre, Türk edebiyat ve düşünce hayatının en zirve isimlerinin başında gelir. Denilebilir ki bu anlamda hem kendisinden istifade edeceğimiz hem de büyük bir onurla bütün bir dünya insanlığına sunabileceğimiz bir değerimizdir. Yunus Emre, işte bu özelliğinden dolayı asırlardır hep hayatımızın merkezinde oldu. Şiirleri hem tasavvuf muhitlerinde hem de aydınlar ve halk arasında Türkçenin birer şaheseri olarak okundu, sevildi. Türkçe, onunla yepyeni bir şiir ve tefekkür diline dönüştü. Anadolu, yaşadığı çağın karanlığından onun diriltici soluğuyla ayağa kalktı.
Yunus Emre’nin etkisi en çok da Türk şiiri üzerinde görüldü. O, bir şiir mektebi kurdu. Kendinden sonra gelen şairler, onu bir “pir” bilerek hem şekil hem öz anlamında onu örnek aldılar. Böylece ortaya Yunus Emre merkezli bir Türk şiiri çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d10ba9-1af7-4624-acf9-d86b114f0d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Şiirin dışında deneme ve öyküler de yazan Arif Ay, günümüz edebiyatına dair duygu ve düşüncelerini kaleme aldığı bu denemelerinde; Necip Fazıl Kısakürek’ten Sezai Karakoç’a, Nuri Pakdil’e, Rauf Mutluay’dan Doğan Hızlan’a, Alaeddin Özdenören’den İbrahim Tenekeci’ye, Aliya İzzetbegoviç’ten Hasan Aycın’a pek çok şair ve yazara yer vermiştir.
Bu kitap, okuru şiirin gölgesinde ağırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c575b16-4039-4668-b3bb-8726fd9d696c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nizami Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Yol açıcı, kurucu dehalar; zihinleri ve gönülleri besleyip süsleyen şahsiyetler, sanatkârlar ve onların eserleri hakkında ne kadar inceleme, araştırma yapılsa yeridir. Yolun şaşmaz ve kıymetli kılavuzlarını hakkıyla tanımak, anlamak için daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bilinir ki, hemen her yazı / eser / çalışma; bir bahsin izahı, bir meselenin halli iken beri yanda bir sorunun işaret fişeği olabilir.
Büyük şair ve düşünür Sezai Karakoç hakkında yaptığı doktora çalışmasıyla edebiyat camiasından, ilgililerden teveccüh ve takdir gören Turan Karataş, bu kitaptaki yazılarında, sonraki yıllarda yapmış olduğu okumaların ve incelemelerin neticesi olarak Karakoç’un şahsiyetine, düşüncesine, sanatına ve şiirlerine dair yeni görüşler, düşünceler ve yorumlar sunuyor. Şiir çözümlemeleriyle büyük şairin eserlerini okumaya yeni bakışlar düşürüyor. Karakoç şiirleri üzerinde akademik titizliği ve okurluk hevesiyle düşünmeyi, yeni yollara çıkmayı, yeni izler bulmayı deniyor bu yazılarıyla.
Şiirimizin ve düşünce dünyamızın bu özgün burcunu anlamak ve anlatmak denemelerini, tatlı ve ışıltılı bir Türkçenin yordamıyla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72c11087-5dab-4f06-968a-47d89f9cddc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernite, Yurttaşlık Ve Eleştirel Pedagoji</image:title>
            <image:caption>Eğitimi yurttaşlık, cahillik, filozofluk, pozitivizm, bilişsel kapitalizm, Z kuşağı, orta sınıf annelik, çocukluk, din dersi, akıl, yerel yönetimler, kamusal alan, sendikalar, kültür, intihar gibi değişik başlıklarda problematik olarak ele alan bu çalışmasında Kemal İnal, eğitimde paradigmatik bir dönüşüm yaşamamız gerektiğini ileri sürüyor. Makaleler farklı konularda olsa da, benzer bir soruna odaklanmaktadır: Eğitime eleştirel bakışın pratik veya maddi bir güç haline gelebilmesi için ne yapılmalı? Eğitime bakışımızı nasıl değiştirebiliriz? İnal, bunun eleştirel bir bilinçlenmeye yol açacak yeni bir pedagojik bakış açısıyla sağlanabileceğini ileri sürmektedir. Bu yeni pedagojik bakış açısı için en sık vurgulanan tema, eğitimin bilinç dönüştürücü bir işlevle donanabilmesi için öğretmen ve öğrencilerin özneleşmeleri gereğidir. Yeni bir yurttaşlık felsefesinin üretilmesinde eğitimin kamusal akla hizmet edecek şekilde dönüştürülmesi şart. Kitapta bu dönüşümün, eleştirel pedagojinin yurttaşlık ile sınıfsal ilişkilerin kesiştiği bölgede etkin olmasıyla mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Okurların kitabı bu bakış açısıyla okumasında yarar olduğunu düşünmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5da1d26-6626-4220-a335-81a782ebc5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Okuryazarlık</image:title>
            <image:caption>Koronavirüsün tüm hayatımızı olumsuz etkilediği şu günlerde uzaktan eğitim tartışılmaya devam ediliyor. Fakat sorun sadece uzaktan eğitim değil; yanısıra okuryazarlık, okulsuz toplum, evden eğitim, online pedagoji gibi daha pek çok konuyu da tartışıyoruz. Dijital veya elektronik çağda yaşadığımız, teknolojinin sorunlarımızı çözebileceği, akıllı okula geçildiği iddialarına karşın eğitimdeki klasik sosyal sorunları da yaşamaya devam ediyoruz. Uzaktan eğitim dönemi bir kez daha eğitimdeki eşitsizlikleri teknoloji, internet ve içeriklere erişim bağlamında ortaya çıkardı. Ekrandan eğitim vermeye ve almaya çalışırken sorunun pek çok veçhesini ele alan Kemal İnal, bu çalışmasında üç temel sorunu-okuryazarlık, uzaktan eğitim ve okulsuz toplum-kamusal alan, demokrasi, katılım, bilinçlenme, medya okuryazarlığı, alternatif eğitim, demokratik okul gibi çeşitli kavramlar bağlamında tartışmaktadır. Dijital diktatörlük, teknofaşizm gibi tehlikelere dikkat çeken İnal, okurlara geniş bir bağlamsal analiz sunmaktadır. Uzaktan eğitim günlerinde ekrana iyice bağlanmışken kitap dünyasının bitmediğini, okulsuz toplumun çözüm olmadığını, çocuklara medya okuryazarlığı bilinci kazandırılması gerektiğini ileri süren yazar, alternatif okullar kurmak yerine mevcut kamu okullarının güçlendirilmesinin yoksul halk çocukları için en iyi seçenek olduğunu ileri sürmektedir. Bu dosyamızın, okurlarımızda konuya dair değişik bir bakış açısının oluşmasında katkı sağlamasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67bd2e99-1312-4bec-a515-794f81de10a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Reklamlarda kadın bedeninin sunumuna ilişkin bu çalışmasında Goffman, mercek altına aldığı her bir reklam klişesinde, cinsiyetçi kodların, erkek ve kadın bedeninin birbirine göre konumlanmasından tutun da uzamın paylaşımına, oradan nesnelerle kurulan ilişkiye dek her ayrıntıya nasıl sızdığının maharetli bir analizine girişir. Reklamlar, hiç şüphe yok ki, fazlasıyla abartılı bir “kurgudur”. Ancak bu, gündelik yaşamda gözlemlenebilecek cinsiyetler arası filli karşılaşma ya da sahnelemelere de aynı toplumsal referansların kaynaklık edebileceği gerçeğini değiştirmez. Eğer böyleyse, izleyicinin bir reklamı “alımlayabilmesinin” ilk koşulu da burada yatar zira reklamcı ve izleyici, her ikisi de aynı toplumsal kodlardan hareketle “anlamlandırırlar.” İlki (reklamcı), sahnelerini kurarken, bu kodları “göze sokarcasına” abartılı kullanır (“kurgu” ifadesi tam da burada anlamını bulur). Burada reklamcı, “doğru metni-sözü” fısıldayan, sürekli hatırlatan bir toplumsal suflör gibi çalışır, fakat ilginçtir ki onu doğrudan ilgilendiren, performansın ya da pratiklerin kendisi değildir. Daha ziyade, verili bir ilişki tipinde ya da bir fikir karşısında ne hissetmemiz, nasıl davranmamız, nasıl düşünmemiz, kısacası farklı durumlarda ne olmamız, ne türden bir model-kalıp içerisinde yer almamız gerektiğiyle ilgilenir. Diğeri (izleyici), bu toplumsal suflörü rahatlıkla anlar zira bu türden hatırlatma ya da ipuçlarıyla daha önce de karşılaşmıştır; ancak hiçbir zaman bir reklamcının sahnelemesinde aldıkları birebir görünümleriyle değil, daha ziyade, gündelik deneyimlerin ya da sahnelerin kendine has seyrinde, belli-belirsiz, az-çok farkında olunan, dağınık, yer yer muğlak ancak her halükârda yapılandırıcı şekilleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2a1b89-6fa5-43d5-8e8f-7fc7e2a0030b.jpg</image:loc>
            <image:title>Brunelleschi’nin Kubbesi</image:title>
            <image:caption>Filippo Brunelleschi, Rönesans döneminde İtalyan hümanist düşünürlerin özgün icatlara yönelik doğal yeteneği ifade etmek için türettiği ingegno yani “deha” sıfatına layık görülen tarihteki ilk mimar hattâ ilk sanatçıdır. Çoğu Ortaçağ mimarının adı dahi bilinmezken onun adına şiirler düzülmüş, kitaplar ithaf edilmiş, biyografiler kaleme alınmış, büstleri ve portreleri yapılmıştır. Onunla birlikte yapı ustaları mimarlık yanında “isim” de yapmaya başlamış, yapıtları dünyaya bakışları, kişilikleri ve hayat hikâyeleriyle birlikte her dem yeniden “okunur” hale gelmiştir. Mimarın ilahi güçle hâlelendirilmesi yeni ve okuması keyifli bir efsane kültürünün de doğmasına yol açmıştır.  
Floransa’daki Santa Maria del Fiore Katedrali&apos;nin kubbesi böyle bir okumaya izin veren tarihteki ilk “başyapıt”lardan biridir. Yapımına 1296’da başlanan, ama aradan yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen devasa büyüklüğü nedeniyle kubbesi bir türlü tamamlanamayan katedral, dönemin yapı ustaları ve ileri gelenlerinin, çözümü için ilahi bir gücün dokunuşunu bekledikleri bir muammaya dönüşmüştür. Brunelleschi bu muammayı, üstelik dönemin inşaat tekniğinin olmazsa olmaz kabul ettiği ahşap kemer kalıbını kullanmadan, öküz-kaldıracı gibi türlü mekanik buluşlarla “mucizevi” bir şekilde çözmüş, böylece hem kendisine hem de mimarlığa yeni bir toplumsal ve entelektüel saygınlık kazandırmıştır.  
Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King’in, yayımlandığı yıl Amerika’da çoksatan kitaplar arasına giren bu çalışması, Brunelleschi’nin kubbesinin yapım sürecini mimarın kişisel serüveninin yanı sıra savaşlar, siyasal entrikalar, mesleki rekabetler ve ağır çalışma koşullarını içeren toplumsal ve tarihsel arka planıyla birlikte dramatik bir anlatıma kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c8beb2d-0d2b-44ac-9eb5-11094f065f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Mental</image:title>
            <image:caption>Zihin koçluğuna giden yol kendimizden geçiyor. Kim olduğumuzdan, beynimizin nasıl şekillendiğinden, hangi etkiler altında kaldığımızdan, zekâ çeşitlerimizin kol kola girip hangi dansı ne oranlarda yapmakta olduğundan, bilinçaltımızın bize sürekli neleri söylüyor olduğundan, kısacası biçim biçim bizden. Zihin koçluğunu, zihne bazı imgeler yükleyip onlardan medet ummak şekline indirgersek sadece yapabileceklerimizi kısıtlamış olmayız, aynı zamanda sınırsız bir olanaklar ve olasılıklar evreninden yeterince nasibimizi almamış oluruz. Güneşin parlaklığıyla cılız bir ateşin kıvılcımını kıyaslamaya benzer durumumuz.
Elma Yayınevi yeni kitabıyla sizleri mental konuların o sınırsız evrenine götürüyor.
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db56f872-89d4-4ee7-bfb6-f885dddf1812.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Yapimiz Ve Demokrasi Üzerine Notlar</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türkiye’de demokratik düşüncenin gelişimini anlamak, bilimsel düşünce, özgürlük, demokrasi, kitle kültürü ve benzeri birçok kavramın tarihsel yolculuğunu eleştirel bir perspektifle yeninden ele almayı gerekir. 
Oğuz Adanır günümüz Türkiye toplumunu ve siyasal hayatı belirleyen düşünce yapıları, duygu evrenleri ve siyasal davranışların üzerine yazdığı güncel makalelerden oluşan bu kitap küresel ve yerel siyaseti gündelik yaşamla bir arada düşünmenin önemini vurgularken ‘’Toplumsal değişim için neyi nasıl yapmalı?’’ sorusuna bütüncül yanıtlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a9c3c8-89a7-4301-8529-5594c37e250f.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 Rilke Ajandasi</image:title>
            <image:caption>Bu yıl ikinci defa yayımladığımız ajandanın konseptini “Rainer Maria Rilke” olarak belirledik. Gelecek yıllarda da yeni temalar ile ajandamızı geleneksel hale getirmeyi planlıyoruz. 
Cem Yayınevi olarak bu yılı “Rilke Yılı” ilan ettik. 
Uzun yıllardır külliyatını yayımlamaktan onur duyduğumuz Franz Kafka’nın eserlerinden küçük alıntılarla merak uyandıracak ve Rilke üzerine yazılan yazılarla Rilke’yi daha iyi tanımanızı sağlayacaktır. 
Rilke’nin tüm öykü ve düz metinleri, mektuplarının alıntıları Kamuran Şipal’e; şiirleri ise Yüksel Pazarkaya’ya ait çevirilerimizden alıntılanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda3f2ef-203f-4dee-b9fb-1e8fabcc5e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Deneyi</image:title>
            <image:caption>21 Ağustos 2055 günü saat 14:55’te Havva dünyaya merhaba dedi. O gün ekipteki herkes, üniversite yönetimi ve şirketin kontrolörleri oradaydı. Ben, bebeğinin doğum haberini heyecanla koridorda bekleyen babaydım. 
… Onu çalıştırdık. Ben monitörünün önüne geçtim. Grafik motoruna yüklenmek istemediğimizden minimumda tutuğumuz köşeli sanal kadın yüzü görünür oldu. Kalbimin etrafındaki kuşlar arsızca kanat çırpıyorlardı. Yüz gülümsedi. Mekanik robotumsu kadın sesi, “Merhaba dünya” dedi. 
Ayrıcalıklı site hayatından kaçıp hurdalıkta bir otobüste benzersiz dostluklar kuran beş çocuk geleceği tamamıyla değiştireceklerinden habersizdi… 
Üniversitede yolları ayrılan dostlardan Bekir ile Cengiz dünyada duyguları olan ilk yapay zekâyı, Havva’yı geliştirecekler, yaratma coşkusunun ardından yaşananlar hem beş arkadaşı hem dünyayı bambaşka bir yere sürükleyecekti… 
Erbuğ Kaya heyecanlı bir gelecek kurgusu içinde, dostluğu, aşkı, yaratıcılığı, insan olmanın anlamını sorguluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dab716b-d172-4175-b84a-d18bfffbcd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Yoktur</image:title>
            <image:caption>Sadece bu kitap yetmez, yanınızda muhakkak bir kalem bulundurun. Zira bu, altı çizilerek okunacak bir eser. Tesadüf Yoktur sadece bir ışık tutmuyor, aynı zamanda huzurun, azmin, değerlerin önemine ayna oluyor. Çağatay Özdoğru, canı gibi sevdiği Türkiye’nin evladı. Kendisi ile geçirdiğim 20 yıl, önümüzdeki 20 yılların habercisi.  Önümde, arkamda, yanımda olmandan dolayı sana müteşekkirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f631768-c2fb-47d4-871b-73de48184096.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyefendi</image:title>
            <image:caption>Çoksatan Grinin Elli Tonu üçlemesinin yazarı E L James’ten heyecan verici yeni bir roman… 
Londra, 2019. Maxim Trevelyan’ın güzel bir hayatı vardır. Yakışıklı, asil ve zengindir. Hiç çalışmak zorunda kalmamış ve nadiren yalnız uyumuştur. Ancak bir trajedi genç adamın hayatını altüst eder. Maxim’e ailesinden bir asalet unvanı, büyük bir servet ve onun getirdiği sorumluluk miras kalır. Maxim’in hiç hazır olmadığı ve oynamakta zorlandığı bir rolü vardır artık. Ama asıl hikâye, İngiltere’ye kaçak gelen esrarengiz ve güzel bir genç kadın olan Alessia’nın hayatına girmesiyle başlayacaktır.  
Bu gizemli kadına duyduğu ilgi ve tutku, onu Alessia’nın geçmişinden gelen ilişkilerin tehlikeli sularına çekmekte gecikmeyecektir.  
Beyefendi, Londra’nın kalbinden vahşi, kırsal Cornwall’a ve Balkanlar’ın hüzünlü güzelliğine uzanan, tehlikeli bir arzu yolculuğu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fdcc427-629a-41be-bc1e-66e81f7469f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Odalı Kalp</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Nin, serinin üçüncü kitabı Dört Odalı Kalp’te ise Perulu şair Gonzalo Moré ile ilişkisinden ilham aldığı bir aşkı yazıyor. 
Rango bakır tenli, gözleri kömür karası bir gitarist. Müziği damıtıyor sanki bu adam. Âşıkların içtiği iksiri başkaları değil, kendileri hazırlar. Djuna kapılıp gidiyor Rango’nun müziğine. Kiralık bir tekne oluyor aşk yuvaları. Ancak adamın eşi Zora var bir yanda, üstelik kadın hasta. Rango ile Djuna’nın arasındaki çekim ise kaçınılmaz bir kaza âdeta. 
Anaïs Nin’den Dört Odalı Kalp, bir gitarın tellerinin melodisinden yaratıyor hikâyesini ve derinlerden değil sığ hayattan korkanları anlatıyor. 
“Çok güzel, nadide romanlar.” –Karl Shapiro 
“Nin okurlarını, yaptıklarının ve çilelerinin önemini damıtacakları bir duyarlılık ve tefekkür akışına dahil etmeyi istiyor.” –New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26046b4-e7fb-42ec-8996-b4a8bfc68917.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker İzmir’i Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan “Şeker İzmir’i Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta İzmir’in tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8144f7f-a883-4a30-b728-071a2f4ada51.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Erzurum’u Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Erzurum’u Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Erzurum’un tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e276c6f-3514-415b-95bb-c89937acdce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Gaziantep’i Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Gaziantep’i Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Gaziantep’in tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7727ce55-2c71-424e-afaf-24de6436411f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Trabzon’u Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Trabzon’u Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Trabzon’un tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb83369-8698-407f-a18d-25d23362bdd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Antalya&apos;yı Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Antalya’yı Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Antalya’nın tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b7c525-f37d-4a91-8875-ba6610f4788e.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek İnsanlar Dizisi - 9 Fuat Sezgin</image:title>
            <image:caption>Yıl 1961’di. Türkiye’den Almanya’ya giden bir yolcu uçağının içinde gözleri nemli, bakışları sisli bir adamcağız pencereden canı gibi sevdiği memleketine son kez bakıyordu. Bu, buruk bir veda bakışıydı. Bir daha dönüp dönmeyeceğini Allah bilirdi. Haykıracak çok şey varken sessizce gidenlerin ne ilki ne de sonuncusuydu bu yolcu. Onu bu sessiz ve hüzünlü gidişe mahkûm eden sebepler vardı. Ah o sebepler... Darbeler kötüdür ve her darbenin bedelini ödeyen binlerce masum olur. İşinden, aşından, yuvasından, yurdundan olan binlerce insan... Türkiye’de 1960 askerî darbesinin tıpkı diğer darbeler gibi yaktığı çok can oldu. Darbenin ardından yönetime getirilen askerî hükümet tarafından üniversitelerde çalışan 147 öğretim görevlisi bir gecede ihraç edildi. Yani mesleğinden uzaklaştırıldı. Bunlardan biri de Fuat Sezgin’di. İlim yolunda gecesini gündüzüne katan, iğne ile kuyu kazar gibi titizlikle çalışan, türlü zorluklara rağmen anlamlı, azim dolu ve örnek bir hayat yaşayan Prof. Dr. Fuat Sezgin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc123073-f840-43d2-89e0-0e62dd697edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mürmür Okula Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, Küçük Mürmür&apos;ün okul maceralarına bayılacak!  
Kalamarya&apos;daki ufaklıkları bir telaş sarmıştır ki görmeye değer!
Afacan bir mürekkep balığı olan Mürmür ile yakın arkadaşı Kraker&apos;in sabırsızlıkla beklediği, okulun ilk günü gelip çatmıştır. Yaşasın!
Keçeli Kalamar Okulu&apos;nun yolunu tutan ikili 1-A sınıfına adım atar atmaz hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşır. Yan yana oturamayacaklardır! Başta bu durumdan pek hoşnut olmasalar da çaresiz kabullenirler. Oysa sınıftakiler hiç de hayal ettikleri gibi değildir. Daha ilk günden bir sürü arkadaş edinirler: Başka bir ülkeden gelen Fufi ve sevimli denizyıldızı Pırıltı ile tam bir takım olmuşlardır bile. Tabii bundan herkes hoşnut değildir, özellikle de müren balığı Çatırtı... Bakalım on kollu dostumuz Mürmür, bu konuya karşı nasıl bir plan geliştirecek?
 
Çocukların sıklıkla yaşadığı &apos;&apos;okulun ilk günü&apos;&apos; heyecanını ve endişesini, empati duygusunu harekete geçirecek naif bir öykü aracılığıyla anlatma yoluna giden Küçük Mürmür Okula Başlıyor, &apos;&apos;doğru&apos;&apos; arkadaşlıklar kurmanın önemine değiniyor, farklıkların zenginliği üzerine düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75bb40de-f0e5-4447-90c8-840f5b76d106.jpg</image:loc>
            <image:title>Üst Komşum Tanrı</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar kendilerine olan güvenini eğer başkalarının değer yargılarına göre kazanmışlarsa, o güven her zaman ispatlanmaya mahkûmdur.”
Eğer kendi değer yargılarınızla, kendinize güvenirseniz; işte o güven, kendinden önce Tanrı&apos;ya güven demektir ve ispata mahkûm değildir. Söyleyin bakalım, siz kime güveniyorsunuz.&quot;
***
Bazı anlarda kendinizi hayat rüzgârının içinde savrulmuş ve çaresiz hissedersiniz. Dibe vurmuş, yalnız bırakılmış ve gerçeklerle nihayet yüzleşmişsinizdir. İşte böyle anlarda başkalarının Tanrısı&apos;na körü körüne bağlanıp, inandığınızı anlarsınız, diyor Ali Eyüp Çakır.
Ali Eyüp Çakır, şifacılık ile taçlanmadan önce, bu yolda yaşadığı hayatı, tüm çıplaklığı ile kaleme aldı. Okurken zaman zaman sizi şaşırtacak, hüzünlendirecek, kendinizi sorgulamanızı sağlayacak ve en önemlisi de içinizdeki o kutsal varlığı ortaya çıkaracaktır.
&quot;Üst Komşum Tanrı&quot; size kaybettiğiniz ve merak ettiğiniz tüm o duyguları yeniden bulmayı vaad ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44c5b40d-a806-4a2c-a6eb-3319eeec9757.jpg</image:loc>
            <image:title>Legal English Dictionary</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en kapsamlı İngilizce Hukuk Sözlüğü, mesleğini global olarak icra etmek isteyen hukukçular için basıldı! Seda Yekeler’in “Hukuk İngilizcesi ve TOLES” sınavı eğitimlerinden derlediği 16 yıllık birikimi ile Türkiye’nin en kapsamlı İngilizce Hukuk Terimleri sözlüğü ortaya çıktı. Dünya üzerinde en sık kullanılan 4.500 hukuk terimi alıştırmalı olarak bu sözlükte toplandı.
Hukuk İngilizcesi sözlüğü, seçilen terimler ve “Yek” öğrenme metoduyla İngilizceyi hukukçular için hiç olmadığı kadar kolaylaştıracak! Bu sözlük, Hukuk İngilizcenizi kullanırken sık kullanılan İngilizce Hukuk kelimeleri ile kendinizi daha güvende hissederek dünyaya açılmanız için hazırlanmıştır. Yabancı dil edinerek, dünyaya açılmanız dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119a1cf9-2481-43a6-9d74-35935c94dcd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir ve Yazar</image:title>
            <image:caption>‘Şehir ve Yazar’ adlı bu çalışma, maddi değeri artmakla birlikte anlamını yitiren şehirlere edebiyat penceresinden bakmayı amaç edinmektedir. Belirlenen altı soru ile yazarlarımızın doğduğu, bir dönem yaşadığı, memleket kabul ettiği veya ikamet ettiği şehirler hakkında görüşleri alınmış; onların sosyal hayatla ilişkili olarak şehir, mahalle, cadde, sokak ve ev gibi mekânlara nasıl baktıkları okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur. Kurmacanın ve estetik kaygının baskısı olmadan okuyucu ile yazarı baş başa bırakan bir tür olan röportajlar, bu kitapta yazarlarımızın şehir hakkındaki tanıklıklarını, duygu ve düşüncelerini dile getirmelerine vesile olmuştur. Modern insanın geçmişi arama çabasının bir yansıması olan nostalji arzusu, şehir yaşamının hızlı ve yoğun temposunun beraberinde getirdiği yalnızlaşma ve bireyselleşme olgusundan doğmaktadır. İşte bu röportajlar, yazarlarımızın bu bakış açısı çerçevesinde eski ile yeniyi kıyasladıkları ve özlemini duydukları şehri de ifade eden metinler olarak düşünülebilir. Çalışmanın bu düşüncelerden hareketle şehir merkezli çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyor, tek yazarla yapılan röportaj kitaplarından farklı olarak röportaj kitaplarına da yeni bir soluk getireceğini umut ediyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee2fb29-b74c-4b1d-aefa-65ee2898b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekinokslar</image:title>
            <image:caption>- Belki de bu şüpheler o kadar da kötü değildir. 
- Nasıl yani? 
- Şüphe bir dengesizlik yaratıyor. Ama harekete de geçiriyor. Ekinokslar sırasında gece ve gündüz süresi eşitlenir. Öyle ki; sanki dünya gölge ve ışık arasında dengeyi bulmuş gibi olur. Kaderimizin cilvesi gibi, pamuk ipliğine bağlı bir denge. Farklı coğrafyalardan, farklı ufuklardan, farklı toplumsal tabakalardan gelen dört kişinin başına gelen ve dört mevsimle anlatılan bir hikâye. Başka yalnızlıklarla karşılaşacak olan dengesi muğlak varlıkların hikâyesi. Hayatın anlamını sorgulayan bilmecelerle alabora olmuş zihinleri ile tuttukları ipi birbiri ardına dokuyacaklar. Her mevsimin görsel bir karakteri olduğu gibi, her sesin de bir karakteri var bu kitapta. Çağdaş çizgiromanın usta ismi Cyril Pedrosa, eşsiz bir yoğunluğa ve hassaslığa sahip üslubuyla –mizahı da es geçmeden- çoksesli bir esere imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8072f01f-41cb-4d43-9ec8-3b29174ffafe.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Ahıska Türkleri</image:title>
            <image:caption>1966 yılında Ağrı, Eleşkirt’te dünyaya geldi. 1987’de Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat  Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden  mezun oldu. 1991’de Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde hazırladığı Safvet Nezihi, Hayatı, Sanatı, Eserleri adlı tez  çalışması ile Yüksek Lisans eğitimini, 1997 yılında  Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde  Sevinç Çokum’un Hikâye ve Romanlarında  Zaman, Mekân ve İnsan Unsuru adlı tezle  Doktora eğitimini tamamladı.
1989’da Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Araştırma  Görevlisi olarak göreve başlayan Yılmaz, 1994 yılında Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne geçti.1997-2000 yılları arasında Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve  Edebiyatı Bölümü’nde Dr. Araştırma Görevlisi olarak; 2000-2012 yılları arasında Yrd. Doç. Dr. ve 2012-2018 yılları arasında Doç. Dr. olarak görev yaptı. 2018 yılından itibaren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Prof. Dr. unvanıyla öğretim üyeliği görevine devam etmektedir.
Türk Kültüründe Kadın ve Kadın Ağzı Türküler (2003), Hisler ve Fikirler Işığında Raif Necdet Kestelli (2006), Nahit Sırrı Örik, Hayatı, Sanatı ve Eserleri (2006), Türk Sagan’ı Suzan Sözen ve Romancılığı (2008), Hüzün  Mevsiminde Bir Yazar, Selçuk Baran (2010), Acının ve Umudun Yazarı  Burhan Günel’in Öykücülüğü (2017) gibi kitap çalışmaları ve çok sayıda  yayımlanmış bilimsel makalesi bulunan Yılmaz’ın ilgi alanları arasında; Ahıska Türkleri, genel tarih, Türk tarihi, kadın konusu, siyaset bilimi ve  uluslararası ilişkiler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf6ac6f-7143-4242-9229-42016969e893.jpg</image:loc>
            <image:title>Oryantalist Kuşatma</image:title>
            <image:caption>Edward Said’e göre Doğu, Avrupa’nın en köklü, en büyük ve en zengin sömürgelerinin mekânı, dillerinin ve uygarlıklarının kaynağı, kültürel rakibi ve en derin, en sık tekrarlanan “Öteki” imgelerinden biridir. Batı, Doğu’ya öteki açısından yaklaşarak hem kendi sınırlarını çizmekte hem de ötekini olmasını istediği gibi tanımlamaya ve anlamlandırmaya çalışmaktadır.  Batı’nın Doğu düşüncesi her zaman Batı’yı yücelten ve Batı’nın üstünlüğüne vurguyu tekrarlayan bir yapıdadır. Bu yapı ve söylem her zaman egemen olma çabasındadır. Batı ile Doğu karşılaştığında bu söylem kendini yeniden üretir. Dolayısıyla Doğu’yla ilgili çalışmalarda Batı’nın hâkimiyet algısının ve Doğu’ya karşı ön yargısının temelinde, sömürü alanları yaratma düşüncesi görülmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c01b0d-3cc1-44b7-ba4f-1280b2add268.jpg</image:loc>
            <image:title>Mankurtluk Külahı</image:title>
            <image:caption>Kültür emperyalizmi, bir devletin ya da bir topluluğun kendi kültürünü, sanatını, edebiyatını, yaşama tarzını, esir alıp köleleştirmek istediği başka bir millete propagandayla, teşvikle, özendirerek, tehditle ya da başka bir yolla dayatması, benimsetmesidir. Bu bağlamda Batı emperyalizmi, özellikle Tanzimat’tan bu yana Türk milleti üzerinde büyük ve yoğun bir kültür emperyalizmi uygulamaktadır. Türk‐İslam kültür ve sanatını aşağılayarak, değersizleştirerek, yok ederek onun yerine kendi kültürünü dayatmaya devam etmektedir. Günümüzde de bu emperyalist çalışmalar hızla devam ediyor. Bugün Türk çocukları, kendi Türk‐İslam kültür ve medeniyetinden hızla uzaklaştırılarak batıcılaştırılmaya, batılılara tapar hâle getirilmeye, batılı gibi düşünmeye, batılı gibi duymaya ve bakmaya yönlendirilmektedir. Avrupa ve Amerika kaynaklı filmler, müzikler, romanlar, şunlar bunlar ülkemizi âdeta istila etmiş, Türk çocukları emperyalist batının değersiz, anlamsız, saçma sapan kültür ve sanatının pazarı hâline gelmiştir. Böylesine bir kültür emperyalizmine maruz kalan Türk çocukları, kendi kimliklerine, tarihlerine, atalarına, dinlerine, yaşama biçimlerine, âdet, gelenek ve göreneklerine yabancılaşmakta; hatta kendi değerlerine düşman edilmektedir. Bunun adı mankurtlaştırmadır. Batının kültür emperyalizminin amacı ve hedefi, Türk çocuklarını mankurtlaştırarak etkisiz hâle getirmek, kimliksiz, kişiliksiz, tarihsiz, değersiz, dinsiz, kendine güvensiz, bağımsız düşünemez, özgün fikir, proje üretemez, kendi ayakları üzerinde duramaz hâle getirerek kolayca sömürülebilir, güdülebilir bir sürüye dönüştürmektir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca0da04-a211-4c6e-a626-0c4d6212a0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır. Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine boyun eğen ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz.Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan (...) Çingeneler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/908b2847-ba69-4e66-9a73-c9ff87029f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefatının 70. Yıldönümünde Bir Garip Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Modern Türk şiirinin tartışmasız en önemli isimlerinden biri olan Orhan Veli Kanık, hem sanatkâr kimliği hem de edebiyatımızda yeni bir çığır açan Garip akımının temellerini atması yönüyle büyük önem arz eder. Elinizdeki bu kitap ise büyük şairi, vefatının 70. yılında sanat ve edebiyat hayatımıza katkıları dolayısıyla anmak için hazırlanmıştır. Alanında uzman pek çok akademisyenin Orhan Veli&apos;nin sanatkâr kimliğini, şiirlerini, şiirlerindeki temaları, hikâyelerini, düzyazılarını, çevirilerini, mektuplarını, şair ve yazarlar hakkındaki görüşleri ile edebiyatımıza getirdiği yenilikleri değerlendirmek ve bu değerli şairi anmak üzere bir araya geldiği bu eserin Orhan Veli hakkındaki araştırmalara ufuk açıcı nitelikte bir katkı sağlayacağını düşünüyor, iyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248fc755-d4b4-43d6-a9f0-27ba23f0504e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Kimlik İnşası (1908-1923)</image:title>
            <image:caption>Bireyin ve toplumun kendini tanımlama, konumlandırma ve anlamlandırma biçimi olan kimlik; yaşanılan coğrafyaya, bağlı bulunulan milliyete, medeniyet dairesine, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarına, bireyin karakterine, cinsiyetine, inancına göre şekillenerek aidiyet sorununu çözer. Kimlik; insanın zihniyetini, hayata bakış açısını ve vizyonunu belirleyen temel kavramdır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi olan İkinci Meşrutiyet Dönemi; savaşlara, değişimlere, dönüşümlere, kırılmalara, yıkımlara ve yeniden doğuşa sahne olan bir dönemdir. Yeniden doğuş, doku uyuşmazlığının yaşandığı eski zihniyeti bir kenara bırakıp yeni bir zihniyetle şekillenecek kimliği benimsemekle mümkündür. Dönemin aydınları, devleti kurtarmak adına çeşitli kimlik önerilerinde bulunur. İkinci Meşrutiyet Dönemi aydınlarının kimlik arayışı, romanlar üzerinden okunabilir.
Bu dönemde kimlik inşasına yön veren ana fikir Türkçülüktür. Hayatın her alanında millî kaynaklara yönelmeyi ve yerlileşmeyi amaçlayan, millî değerleri, öze dönüşü esas alan yeni bir zihniyetle, yeni bir kimlik önerisinde bulunan sanatçılar; Batı’daki gelişmeler ve Türk toplumunun var oluş değerlerini göz önünde bulundurarak sentezleyici bir yaklaşımla, kimlik inşası sürecinde topluma yol gösterirler. Yazarların dile, tarihe, soya, dine, yaşam biçimine, ötekine, taşraya, merkeze, eğitim ve kadın konusuna yaklaşımları; benimsenen, arzulanan kimi zaman da eleştirilen kimlik modelleri hakkında fikir verir. Romanlarda millî, çağa ayak uyduran, modern, düşünen, sorgulayan, güçlü bir karaktere ve iradeye sahip “yeni insan” modeli üzerinde durulur. Söz konusu model, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına engel olamasa da Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine sirayet eder ve küllerinden yeniden doğan Türklerin yeni devletine zemin hazırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc139c66-7995-4540-abf4-9fde9052a6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Romana Yansıyan Yüzü Ayla Kutlu</image:title>
            <image:caption>1980 sonrası Türk edebiyatı yazarları içerisinde roman, öykü ve çocuk öyküleriyle yer edinen Ayla Kutlu, kısıtlayıcı sınıflandırmalardan sıyrılarak kendisini &quot;yazarlar arasında bir kadın&quot; olarak tanımlar. Romanlarında insanı, taraf tutmadan ve yargılamadan anlatmayı ilke edinen Ayla Kutlu, Sümer mitolojisinden Cumhuriyet Dönemi Türkiye&apos;sine kadar geniş bir zaman dilimini eserlerine dahil ederek kurguda kendi üslubunu yaratır. Ayla Kutlu&apos;nun roman kahramanları arasında kadın karakterler öne çıkar. Kutlu&apos;nun romanlarında kadın, birtakım bireysel ve toplumsal yargılarla kuşatılmış serüveninde özelden genele doğru genişleyen trajedinin odağında yer alır. Bununla birlikte yazarın eserlerinde uyumu, sevgiyi ve barışçıl bir yaşamı öncelemesi dikkatlerden kaçmaz. Dr. Gürhan Çopur, bu çalışmada Ayla Kutlu&apos;nun romanlarını Yapı ve İzlek bağlamında analiz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42dedd77-95ea-42e7-96a1-c52889f4f129.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Bir Uzaylı</image:title>
            <image:caption>Mert, babasının bir uzaylı olduğundan şüpheleniyordu ve bu şüphesini  en yakın arkadaşı Alp&apos;e açıkladı. Sonraki günlerde iki arkadaş bunu kanıtlama  çabasına giriştiler. Fakat babası çok akıllıydı, hiç açık vermiyordu.  Alp ve Mert, kilitli bir çekmeceyi açıp garip bir cihaz bulduklarında  her şey netleşmeye başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae48fcbe-460e-49cf-8edb-9a8f148b2184.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifrelerin Peşinde İstanbul - Matematik Romanı 1</image:title>
            <image:caption>Bir anda bütün sınıf arkadaşlarınız, öğretmeniniz donup kalsaydı ve yaşadığınız yerde zaman dursaydı ne yapardınız? Nehir, Efe ve Cafer, İstanbul&apos;un önemli mekânlarına gizlenen şifreleri bulup çözmeye ve zamanı geri getirmeye çalışıyorlar.  Sizce başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b545918a-bb87-4942-b993-0331d71ad743.jpg</image:loc>
            <image:title>Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6efd2d2c-cb51-4bee-b8ed-4509ec0aaa2c.jpg</image:loc>
            <image:title>4.Sınıflar İçin Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184bf47f-99ca-49fd-9e2a-569d1d8e098e.jpg</image:loc>
            <image:title>3.Sınıflar İçin Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e76ba2-9a14-4683-899e-d118a90794aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Araştırma Yöntemleri ( 2 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>W. Lawrence Neuman’ın, ilk kez 2006’da yayınlanan ve dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline dönüşen Social Research Methods kitabının son baskısının elinizdeki çevirisi, Türkiye’de sosyal bilimlerin çatallı yollarında ilerleyen araştırmacılar ve araştırmaya yeni başlayan öğrenciler için mütevazı bir kılavuz olma amacını taşıyor. Kitapta nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemleri, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörüleri dikkate alınarak, bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla ve zengin örneklerle işleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e1503d-7b19-4d95-b38b-86569e4bf5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Meclis</image:title>
            <image:caption>Velidedeoğlu bu kitabında 23 Nisan 1920’den başlayarak katıldığı İlk Meclis’in, ilk ve son yıllardaki olayları, Meclis’in türlü yönlerini, kendi kişilerini anılarına, günce ve gözlemlerine, özellikle de açık ve gizli oturumların tutanaklarına dayanarak kendine özgü akıcı bir dille anlatmaktadır. Kitapta ilk ulusal hükümetin programı başta olmak üzere, Ulusal And (Misakı Millî) padişaha gönderilen yazı ve daha bir çok belge yer almakta; kitabın sonunda yazarın öz yaşam öyküsünün, Cumhuriyet Gazetesi’nde 1942 yılından günümüze kadar çıkmış olan yazılarının tam listesinin yer almış bulunması da yapıta ayrı bir değer katmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6d0af5d-980b-482d-b79b-f9eb9b99e672.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Beslenme Hikayeleri (5&apos;li Set)</image:title>
            <image:caption>Uzmanlar, bugünkü beslenme alışkanlıklarımızı devam ettirmemiz halinde, halihazırda diyabet ve obeziteyle mücadele eden çocuklarımızın henüz yirmili yaşlarında çok daha zorlu hastalıklarla tanışacağını öngörüyor. Onları, hayatlarının en güzel ve verimli çağında böylesine çetin bir yaşam mücadelesinin içine itmek yerine bir an önce ve hiçbir bahaneye sığınmaksızın yaşam tarzlarını değiştirmemiz gerekiyor.

Bu bilinci oluşturabilmek ve sorunu temelden çözmek için konunun en önemli muhataplarına, çocuklarımıza hitap ederek Sağlıklı Beslenme Hikâyeleri 5’li Set’i hazırladık.

Gıda mühendisi yazarımız A. Erkan Akay&apos;ın farklı tarzı ve özgün hikâyeleri, öğretmenlerimize ve ebeveynlerimize kılavuz niteliği ile keyifli okumalar vaad ediyor. Çocuklarımızı faydalı lezzetlerle tanıştırıyor ve sağlıklı bir hayatın temellerini atıyor. Sağlıklı Beslenme Seti Ne Vadediyor? · Doğal-koruyucu beslenme ve doğal-önleyici tedaviyle ilgili hap bilgiler. · Zararlı abur cuburların yerine sağlıklı alternatifler. · Yeme-içme adabı, paylaşım kültürümüz, yardımlaşma ve dayanışmanın önemine vurgu · İsrafla mücadele bilinci. · 60’dan fazla gıdayla çocuklar arasında çocukça bir ünsiyet. · Didaktik olmayan, doğrudan çocuğu kucaklayacak anlatımlar. · Anne-baba üzerinden çocuğa değil, çocuk üzerinden anne-babaya, ev-aile hayatına nüfuz edecek beslenme alışkanlıkları. · Suni kahramanlar değil her çocukta saklı kahramanlıklar. · Çocuğa dünyayı değiştirme görev ve sorumluluğunun verilmesi. · Batı hikâyeciliğiyle değil, Feridüddin Attar - Mevlana hikâyeciliğiyle yerli-milli bilinç, birlik ve beraberliğin vurgulanması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092c5d98-c098-49c0-8fb1-4d4d44e68f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz / Cızzz</image:title>
            <image:caption>Haz/Cızzz, İz Öztat’ın sanatsal araştırma ve üretim sürecinde küratör, direktör Bige Örer ile yazışmalarından ve sanatçının “Askıda” sergisi sonrasında gerçekleştirdikleri söyleşiden oluşuyor. Okuru, hem dostluklarına hem de Öztat’ın sanatsal araştırma sürecine tanıklık etmeye davet ediyor. 
 
Sergide kararlı biçimler bulan dertlerin, yazışmalardaki ham halleriyle paylaşılmasını da, kurulan anlatılarda iyileşmiş ve artık görünmeyen sıyrıkları barındırdığı için denemek istiyorum. - İz Öztat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d783ff3-01a4-4a29-adc0-93dd708e639a.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Dileklerimle</image:title>
            <image:caption>En İyi Dileklerimle, sanatçı Volkan Aslan’ın aynı adlı filminin hazırlanış sürecinde sanat profesyoneli, yazar Elif Kamışlı ile yazışmalarından oluşuyor. Bu yazışmalar kimi zaman çocukluk hatıralarına kimi zaman uğurlamalara kimi zaman günün tanıklıklarına sahne oluyor. Okuru bir zaman aralığında bir esere dönüşecek anlatılara şahit olmaya çağırıyor. 
 
Bunları neden anlatıyorum emin değilim. Bir yerlere bağlayabileceğimi umuyorum. Sanırım bendeki ‘düzlüğe’ çıkacak yollar. Tüm bunları kafamda toparlamaya çalışırken 8. güne dönüyor dünya. Kaç defa daha ‘Sevgili Elif,’ yazabilirim? - Volkan Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e395abac-961d-4e43-a994-a40c5b26b453.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İlk Tarikat Zümreleşmeleri</image:title>
            <image:caption>Temel dinî tecrübenin ifadelerinden biri olan sosyolojik tezahür, sırf dinî zümreler olarak gözlemlenmektedir. Bu bakımdan, bilhassa kurucusu olan dinler sırf dinî zümreler olarak anlaşılabildiği gibi; bu inanç toplulukları içerisinde ortaya çıkan mezhep ve tarikatlar da, din sosyolojisi açısından, inceleme ve araştırma konusu olmaktadır. 
Türkiye’de çeşitli dinî zümreleşmelerle, varlığını sürdüren toplulukları da ele almak bakımından, onların kaynaklarına inmek ve Anadolu’da ilk ortaya çıkan dinî zümreleşmeleri bilmek, özellikle önemlidir. Bunun için, kitabın yazarı, Anadolu’daki ilk dinî-tasavvufî zümreleşmeleri araştırma konusu olarak seçmiştir. 
Bir din sosyolojisi uzmanı olan yazar, söz konusu bilimsel alan ile araştırmada uygulanan dinî tecrübe öğretisini kısaca ele aldıktan sonra, Türkiye’de sözü geçen zümreleşmelerin sosyolojik zeminini teşkil eden olaylar ve yeni bir toplum çevresi teşekkülünü, görülen ilk dinî-tasavvufî bir araya gelişleri, özellikle başlangıcı itibarıyla buradaki topluluklarla bağlı zümreleşmeleri belirtmeye yönelmektedir. 
Bu kitap ayrıca Türkiye’de din sosyolojisi alanında yapılan ilk doktora tezi olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57e78097-1159-40c5-9cbb-fe36d5ceed94.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Medeniyet Savaşı: Orta Doğu’nun Fethi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk elden gazetecilik ve tarihin, Robert Fisk’in Ortadoğu’da yaşanan trajedi ve ihaneti anlatan destansı hikâyesinden daha güçlü bir şekilde birleştiği ender görülmüştür. 
Onun Irak, Afganistan, Cezayir, İran, İsrail, Filistin ve diğer savaş alanlarındaki kan banyosu ve zulme, 11 Eylül 2001 katliamına ve Saddam Hüseyin’in acımasız rejiminin devrilmesine dair anlattığı hikâyeler, yeni ve korkutucu anlamlar kazanarak gözler önüne seriliyor. 
Usame Bin Ladin ile üç kez görüşen Fisk, 1976 yılından bu yana Ortadoğu’daki çatışmaların ön cephesinde yer alıyor ve insanların çektiği acılar hakkında yazdıkları bugün dünyanın dört bir köşesinde okunuyor. Modern savaşların dehşetine dair, İkinci Dünya Savaşı’ndaki muhabirlerin geleneğini takip eden tanıklıkları hem kuşku hem öfke barındırıyor. 
Bu, Ortadoğu tarihinin kronolojisi değil, son bir asırdır askerleri ölüme gönderen ve –Müslüman, Hıristiyan veya Yahudi– binlerce insanı öldüren yalanlara ve aldatmalara karşı tutkulu bir feryat. 
Ve Fisk’in 1980’lerde İran-Irak Savaşı&apos;nın ön cephelerinde geçirdiği günlerden, babası Teğmen Bill Fisk’in 1918’de Somme siperlerinde yaşadığı tecrübelere uzanan son derece kişisel bir hatırat. Babasının 1914-18 savaşında kazandığı madalyanın arkasındaki ifadeyle “Büyük Medeniyet Savaşı”, mizah ve merhamet öğelerini de barındıran bir macera ve trajedi başyapıtı. Hayatlarımızı –ve geleceğimizi– şekillendiren şiddet dolu bir dünyanın hikâyesi. 
“Bu neslin en müthiş gazetecilerinden biri. Savaş muhabiri olarak rakipsiz.” –Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08a51363-5be4-4cfc-b8c2-495be24af493.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı</image:title>
            <image:caption>Bir anlatım tekniğinin diğerinin sınırlarını belirlediği, bir temanın diğerine tesir ettiği, kendi heyecan verici mantığına göre işleyen bir romandır Parma Manastırı. Stendhal’in yedi hafta gibi kısa bir sürede yazıp bitirdiği, Balzac’ın üst üste birkaç kere okuduğunu belirttikten sonra “en müthiş Fransız romanı” diye nitelediği kitap, aristokrat del Dongo ailesinin genç üyesi Fabrice’in hikâyesini anlatıyor. Yakışıklılığıyla çevresindeki kadınları etkisi altına alan idealist Fabrice, büyük bir heyecanla Waterloo Savaşı’na katılsa da alınan yenilgi sonrası İtalya’ya geri dönmek zorundadır… Hayat onu, savaş meydanından hapishaneye, manastırdan saraya uzanan sıra dışı bir yolculuğun kahramanı yapacaktır.
“… Fabrice, bu kadar uzun bir yol boyunca sediola’ya bağlı kaldığından, kaskatı kesilmişti; dört jandarma onu kaldırmış, tutuklama tezkeresinin yazıldığı büroya götürüyordu. Demek şu ünlü Fabrice del Dongo elime geçti, dedi kibirli müdür, Parma kibarlar dünyası, yaklaşık bir yıldır, yalnız onunla ilgilenmeye yemin etmişti sanki.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb945b32-4d59-4640-8952-95e5f6086b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Merdivenleri</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest, evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve bireyselliğiyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin ilk kitabı Ateş Merdivenleri’yse hikâyesi diğer kitaplarda da devam eden karakterlerle tanışılan coşkulu bir sofra gibi. 
Arzunun sularında yıkanmak isteyen, onun kendisine dönüşmek isteyen hayatlar. Gerard’la evliliğinde boğulan Lillian. Hoyrat ressam Jay. Şehvetten kaçmayan Djuna. Anlatacakları bitmeyen Sabina. Boş kadehlerde ruj izi, sönmüş sigaralar, kaçamak bakışlar, temasın elektriği. Savrulan adamlar ve sınırları aniden geçen kadınlar. 
Anaïs Nin’in kendi sözleriyle “kadındaki yıkımla ilgili” olan Ateş Merdivenleri daimi, yerleşik meskeni olmayan ruhların içsel kentlerden dışarı taştığı yakıcı bir roman. 
“Yazdıkları anlatılamayacak kadar güzel. En önemlisi, benim asla elde edemeyeceğim bir kesinlik, anlayış ve olgun bir hüner var.” –Henry Miller 
“Anaïs Nin modern kadının içsel pişmanlıkları ve arzuları hakkında açıkça yazarak feminist okurların ilgisini yakaladı.” –Feminist Edebiyatı Ansiklopedisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51ddb880-5642-4ed5-85da-c20b47ad172e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibirli Palmiye</image:title>
            <image:caption>Herkes biraz kötüdür. 
Şeytan hepimizin içinde. 
Asıl maharet varlığını kabul edip 
onu dizginleyebilmekte… 
 
Bir mezarlıkta yolları kesişen üç kişi… Annesine verdiği helalliği geri almak için yollara düşen Ahu, geçmişin atanamayan öğretmeni, şimdinin korsan taksicisi Osman ve amcasından kaçan on iki yaşında bir kız çocuğu: Küçük bir şeytan… 
 
Çıktıkları tuhaf yolculukta ilişkileri ilmek ilmek örülürken gölgeli geçmişlerinin düğümleri de teker teker çözülmeye başlar. Şimdi kafalarında tek bir soru vardır. 
Üzerlerine iki beden büyük gelen bu karanlık macerayı aslında hangisi başlatmıştır? 
 
Aybike Ertürk, hayatımızı sinsice zehirleyen aile ilişkilerine dokunurken, kaybedenlerin, kaybettikçe zalimleşenlerin, sığınacak bir yer bulamayıp yollara düşenlerin, kaçanların; en çok da kendinden kaçanların dünyasına götürüyor bizleri. 
 
KİBİRLİ PALMİYE, karanlık yanımızı sarıp sarmalayan, bir ölçü trajedi, bir çimdik de komediyle harmanlanmış kara bir yol hikâyesi 
 
“Sahi kimdik biz? 
Dışarıdan bakıldığında üç kurban, 
özümüzde kuyrukları birbirine dolanmış üç şeytan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162c0457-f18e-4b6f-ab30-ec9d25c2360a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Kontrol Altında</image:title>
            <image:caption>Her Şey Kontrol Altında, kaybedilen savaşın ardından sömürgeye dönüşen bir ülkenin, “hasta” insanlarının hikâyesi. Üremenin ve üretmenin bir zorunluluğa dönüştüğü korku imparatorluğunda, çalışma ve aile kurma baskısı altında ezilen bireyler, terapi seansları ve ilaç tedavisiyle kontrol altında tutulur. Sisteme başkaldıranlara tanınan yaşam hakkı, karantina bölgeleriyle sınırlıdır. 
İki çocuk annesi Rüya, mevcut düzene ayak uyduramadığı için karantina bölgesinde yaşamaya mahkûm edilir. Annesiz büyümek zorunda kalan Deniz ise, sistemde yer edinemeyeceği ve sonunun annesi gibi olacağı endişeleriyle boğuşur. İktidar tarafından körüklenen paranoyanın atıl hâle getirdiği bireyler için tek kurtuluş; özgürlüklerini, güvende hissetmek uğruna feda etmektir. “Eski moda bir alışkanlıktı artık kitap okumak, tıpkı müzik dinlemek ya da bir hobiyle uğraşmak gibi. Silinmeye yüz tutmuş bir nesle ait ritüellerin belki de en sonuncusu. Yasaklandığından değil vakit yokluğundan, gerçekleşmesi muhtemel saldırıların ve sonu gelmeyen borçların gölgesinde daima tetikte yaşamaktan, en çok da çalışmak dışında herhangi bir eylemden zevk almaktan duyulan suçluluktan. Yeni düzenlerinin mimarları, kitleleri özgürleştirebilecek ya da düşünmeye sevk edecek faaliyetleri yasaklamak yerine işlevsiz kılmayı başararak zihinleri, alışkanlıkları, düşünce biçimlerini yeniden kurgulamışlardı. Müzik, edebiyat ve sanat zaman kaybından öteye gitmeyen ve maddi getirisi olmayan uğraşlara dönüştürülerek gündem dışı bırakılmıştı. Tüketilebilir ürünler kadar bile değeri yoktu sanat eserlerinin. Yaratmanın yerini üretimin aldığı düzenlerinde, çalışmak yeni dindi artık, antidepresanlar kurtuluşu aydınlatan yoldu, kefaretin bedeliydi savaşmak ve yeniden doğmaktı ölmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97149cbe-850c-4ccf-8955-464248d0fd8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Albatrosun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest, evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve bireyselliğiyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin ikinci kitabı Albatrosun Çocukları ise “Mühürlü Oda” ve “Kafe” adlı iki kısımdan oluşuyor ve Djuna’nın gençliğini anlatarak başlıyor. 
Ağlamayı bile sanata dönüştüren Djuna dans okulunda. Öğretmeninin en ufak davranışının bıraktığı etkiler devasa. Atlıkarınca gibi dönen duygular. Yaşlı erkeklerin otoritesi, gençlerin cazibesi. Ve yolların kesiştiği bir kafe. Bir de öteki odalarda kalan erkek ile kadının bitmek bilmez tartışmaları.  
Anaïs Nin’den Albatrosun Çocukları, kökleri çocukluğun yaralarına kadar uzanan zaaflara, pusulasız kaybolmaktan korkacağınız içsel kentlere ve insanların sığındığı arzu adalarına dair sarsıcı bir roman. 
“Bazılarınca ‘Kadın psikologlarının en mühimi. Bir kadının sanatçı olarak ilk gerçek portresi,’ diye nitelendirildi.” –Kate Millett 
“Bu yüzyılın en olağanüstü ve aykırı yazarlarından.” –The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e052c324-4730-4907-a95d-2db0c7e2c27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar</image:title>
            <image:caption>İzmir Milletvekili Süleyman Genç, Grup&apos;ta Yaptığı konuşmada, Ecevit&apos;i ve parti yönetimini, Hitler&apos;e karşı boyun eğen rahibe benzeterek, &quot;Hitler her gün benlirce komünisti, Yahudi&apos;yi, sendikacıyı tutuklayıp katlederken bu rahip (onların hiçbirinden değilim) diyerek sessiz kalıyor ama sonunda yakasını kurtaramıyor, onu da götürüyorlar. Tehlike çanları, yalnız bizim dışımızdaki solun kapısını değil, bizim de kapımızı çalıyor. Genel Başkan, parti yönetimi niye susuyor? Sesini çıkarmak için, Alman rahip gibi, bizim de götürülmemizi mi bekliyorsunuz? O zaman isteseniz de sesiniz çıkmayacaktır.&quot; dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f27856e-a96c-4ac7-b71b-450d61bad535.jpg</image:loc>
            <image:title>Watchmen Başlangıç: Dakikadamlar -İpek Hayalet</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en çok satan grafik romanının uzun süredir beklenen başlangıç hikâyeleri sonunda okurların karşısına çıkıyor: WATCHMEN: BAŞLANGIÇ! Yirmi yılı aşkın süredir, Alan Moore ve Dave Gibbons’ın çığır açan grafik romanının ikonik karakterlerinin geçmişi tam bir gizemdi; ama artık değil. DC Comics, alandaki en yaratıcı isimleri Watchmen’in dünyasını daha ileriye götürmek için bir araya getiriyor. Bu cilt, Darwyn Cooke (DC: THE NEW FRONTIER) tarafından yazılan ve çizilen DAKİKADAMLAR ile Cooke ve çizer Amanda Conner (POWER GIRL) tarafından yazılan ve çizilen İPEK HAYALET bölümlerini içeriyor. 
 Watchmen’in öncüsü olan Dakikadamlar, sürekli değişen bir dünyada adaletsizliğe karşı güçlerini birleştirdi. İsimleri Gece Kuşu, Siluet, İpek Hayalet, Kukuletalı Adalet, Komedyen, Dolar Bill, Güveadam ve Kaptan Metropolis olan bu süper kahramanlar, suçla savaşta yeni bir dönemi temsil ediyorlar. Peki aralarından ilk hangisi 
kahramanlığın nerede bitip kötülüğün nerede başladığı sorusunu soracak? Aralarındaki fikir ayrılıkları ölüm ile yaşam arasındaki farka dönüşecek mi?  
Terbiyeli ve çalışkan bir ergen olan Laurel Jane Jupiter, doğumundan annesinin İpek Hayalet kıyafetini/şöhretini devraldığı güne kadar bu iş için eğitilmişti. Artık Sally Jupiter’ın kısıtlamalarına, isteklerine ve eve kapatmalarına tahammül edemeyen Laurel liseli sevgilisiyle birlikte kendi kahramanlık yolunu bulmak üzere evden kaçar. Annesinin koruyucu gölgesinin dışında olan Laurel hayal edebileceğinden çok daha tehlikeli bir izin peşine düşer.
Watchmen’in öncesinde neler olduğunu Eisner Ödülü sahibi DC: THE NEW FRONTIER yaratıcısı Darwyn Cooke’un hem çizip hem de yazdığı “Watchmen Başlangıç: Dakikadamlar” ile çizer Amanda Conner’ın (POWER GIRL) Darwyn Cooke’la birlikte yazdıkları “Watchmen Başlangıç: İpek Hayalet”i keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201376c9-1f55-4acb-85d3-d56023ca2c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Galatasaray</image:title>
            <image:caption>Galatasaray Nedir? Bir spor kulübü mü ?
Hayır,Başkent Abuja sokaklarında Hasan Şaş formasıyla dolaşan Nijeryalı ufak çocuktur aslında.
Golünü atıp takımını şampiyonluğa taşıdıktan sonra giydiği teğmen formasıyla cephede alnından vurulup şehit düşen Celal İbrahim &apos;dir.
Aynı zamanda Tevfik Fikret&apos;tir Galatasaray ; gerici ayaklanmaya karşı göğsünü Mekteb-i Sultani&apos;nin kapısına siper eden ...
Ve Galatasaray , Batı&apos; ya açıkan penceredir, Avrupa fatihidir Sarı-Kırmızılı renkler,umudun bittiği anda silkilinip ayağa kalkan , Türk sporu , Türk futbolunu yücelten markadır.
Ali Sami Bey&apos;lerden , Turgay Şeren&apos;lere , Metin Oktay&apos;lardan Fatih Terim&apos;lere ,Prekazi&apos;lerden Hagi&apos;lere , Bülent&apos;lere cesaretinin adıdır; GALATASARAY...
17 Mayıs 2000 akşamı Trabzon&apos;un Maraş caddesinden,Diyarbakır&apos;ın Ofis meydanına ,İzmir&apos;in Alsancak&apos;ından İatanbul&apos;un Taksim &apos;ine kadar &apos; RE-re-re-ra-ra-ra; GALATASARAY GALATASARAY CİM BOM BOM&apos; diye bağırttan bir tutkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856c6f16-8f79-4dab-94bd-ba7f0d8551a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Düşüm</image:title>
            <image:caption>Aşk için neleri yapabilirsin? Sevdiğin için bütün hayatını değiştirebilir misin? Yoluna çıkan taşlar ondan vazgeçmeni sağlayabilir mi? Peki, bu taşlar ailelerinizse ne yapabilirsin? 
Arda sevdiği kadın için, onun mutluluğu, huzuru için ondan uzak kalmayı göze almıştır. Üstelik sevdiği kadının, çocukluk aşkının bu sevgiden haberi dahi yokken… 
Mesafelerin aşka engel, unutmaya ise çare olamayacağını anlayan Arda Alya’nın kalbini kazanmak için çabalamaya karar vermiştir. Ancak büyük bir sevgi ortamında büyüyüp, anne babasının arasındaki aşka hayatı boyunca hayranlıkla şahit olan Alya’nın beklentileriyle Arda’nın vereceği aşk örtüşecek mi, Alya bu aşka karşılık verecek mi dersiniz? 
Arda’nın kalp titreten aşkı ve Alya’nın tattığı yepyeni duygularla şeker tadında, kalplerinizi saracak, sevginin gücüne inancınızı tazeleyecek bir aşk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d96d4ac8-99ed-4994-aeb9-6712cda22c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşiktaş</image:title>
            <image:caption>Kimi çevrelerce hala da &apos; Arabacılar&apos;diye tanımlanan ama sonuçta &apos;Arabalılar&apos; olarak sahiplenilen kulüptür.Beşiktaş .Maçlara dönemin gençleri ile arabalarla gitmesi bayağı kıskanılan bir ortam yaratsa  da Beşiktaş &apos;Halka mal olan ve yarattığı empati ile sonuçta &apos; Kara Kartallar &apos; olarak hala yaşıyorsa &apos; Efsane Ötesidir&apos;!
Son Yıllarda ülkemizin üç Büyüklerinden Avrupanın en başarılısı olan dikkatini çeken , bir kaç kez sıkıntlı süreçler yaşayan ama tutunduğu fedakar ve asil taraftarı ile bunu  aşmasını bilen Beşiktaş futbola &apos;VEDA &apos; değil daima &apos;FEDA&apos; sloganıyla taraftarıyla ile sahip çıkan örnektir.
Bu çalışma,işte o Beşiktaş&apos;ın kısa ve öz tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe9264e-944e-436f-9e31-77eeaf5d3f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Evindeki Casus</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin dördüncü kitabı Aşk Evindeki Casus’ta ise gizemin cazibesini de kullanan Sabina, bir yalan makinesiyle karşı karşıya kalıyor. 
1950’lerde New York. Sabina rasgele bir telefon numarası çeviriyor. Çünkü herkesin uyuduğu gece saatlerinde bir yabancının sesini duymak iyi geliyor nedense. Sessizlikten korkan birinin telaşıyla anlatıyor yabancıya, soluksuzca, taşkınca. Bir yanda vazgeçemediği eşi Alan, öte yanda başka bedenlerin hikâyeleri. 
Aşk Evindeki Casus’ta üzerindeki gözlerin farkında olan bir kadın yürüyor kalabalıkta ve Anaïs Nin sevginin peşindeki parçalanmış özü ne kadar iyi anladığını kanıtlıyor bir kez daha. 
“Bir düzyazı/şiir rüyası: İç hayatın ve çağrıştırdığı imgelerin lirik bir kutlaması.” –Daniel Stern 
“Günümüz edebiyatının en önemli yazarlarından.” –Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0d4daa-ffe4-404c-9505-c77c4dbf70ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenerbahçe</image:title>
            <image:caption>Fenerbahçe aşktır, sevgidir.Dolup çoşar statlara sığmaz.Fenerbahçeliler sevdiklerinde delice severler.kulübün kuruluş tarihinden günümüze &apos;Sarı-Lacivert&apos; bir yolculuk...
Kaptanları ,sembolleri,hassasiyetleri...
Ve bir asrı aşan mazisiyle , iyi ve kötü günleriyle,koca bir camianın geçmişinden bugününe yaşananları...
Hepsi bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85037b4f-f2d9-4a77-a054-43723d33131d.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamie’nin Davası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Holmes’ü olmayan bir Watson ne işe yarar? 
 
Jamie Watson ve Charlotte Holmes arasındaki kopmaz sanılan bağ, bir yıl önce August Moriarty’nin şok edici ölümüyle paramparça olmuştu. Jamie okuldaki son yılını sorunsuz atlatmayı, iyi bir üniversiteye girebilmeyi, ragbide başarılı olmayı ve bir türlü âşık olamadığı tatlı kız arkadaşıyla ilişkisini mahvetmemeyi umuyordu. 
 
Charlotte ise hem ezeli düşmanı Lucien Moriarty’den hem de kendi hatalarından kaçıyordu. O talihsiz olaydan sonra kimse güvende değildi, özellikle de onun yanında. Tehlikeyi bertaraf etmeden Watson’ın kendini affetmesini bekleyemezdi. 
 
Fakat yüzyıllar önce yazılmış hikâyeler, ikilinin peşini kolay kolay bırakacak gibi görünmüyordu. Tuhaf şeyler yaşanmaya başladığında, bir kez daha ekip olacak ve düşmanlarıyla beraber yüzleşirken üzerlerinden isimlerinin ağırlığını atmaya çalışacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8e1181-8e85-4410-94be-011f8a66fe51.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Koruyucusu’nun Adası</image:title>
            <image:caption>Fionn Boyle, Arranmore Adası’na ayak bastığı anda, ada ayaklarının altında kıpırdanmaya başladı... 
Arranmore Adası her nesilde bir kez, gücünü kullanması ve sihrini düşmanlardan koruması için yeni bir Fırtına Koruyucusu seçiyordu. Beasley Ailesi’nin genç üyesi Bartley Beasley de bu görevi elde etmek için, sadece bir kişinin dileğini gerçekleştirecek olan Deniz Mağarası’nı bulmaya kararlıydı. Mağarayı ondan önce bulmak isteyen Fionn Boyle’un ise henüz adaya ve sihrine dair bilmediği pek çok şey vardı. Deniz Mağarası’nı aramak çeşitli tehlike ve zorlukları beraberinde getirirken, yerin derinliklerinde başka birisi Fionn’u bekliyordu. Adanın bir sonraki Fırtına Koruyucusu olma savaşı kızışırken, eski bir savaşı yeniden canlandırma niyetiyle daha uğursuz bir büyü uyanıyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ab93f8-1e92-457e-a41e-bc58c5766cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıtkabir Maketi</image:title>
            <image:caption>Anıtkabir Maketi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476e8e5a-30d8-4821-ad3d-f46e9277b46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minotor’u Kışkırtmak</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin beşinci ve son kitabı Minotor’u Kışkırtmak’ta ise Lillian evliliğindeki sorunları unutmak için Meksika’ya seyahat ediyor. 
Lillian güneşin her şeyi altın rengine boyadığı Golconda’da. Evliliğini bir kenara bırakması, her türlü düşüncesini ortadan kaldırıp sadece zevk alması, durağan hayatına can üflemesi lazım. Neyse ki dertlerini ardında bırakmaya çalışan biriyle daha tanışıyor burada. Doktor Hernandez. Ancak herkesin yolculuğu başka ve bazılarınınki çok daha korkunç. 
Anaïs Nin, Minotor’u Kışkırtmak ile İçsel Kentler serisini herkesin içindeki labirentte saklı canavarla yüzleşip kapatıyor ve unutmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. 
“Hakiki ve tartışmasız bir deha.” –Rebecca West 
“Henüz var olmayan bir dünya için yazıyordu, böylece o dünyanın gerçekleşmesini sağladı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f875bd-4600-4540-a167-ee677acbbd22.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Murat Ve Sonraki Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un yirminci yüzyılın ilk on yılında tamamladığı son eserler hem bir veda hem bir davet niteliği taşır. Bu eserler Tolstoy’un bütün hayatını ve düşüncesini gözden geçirmesinin izini taşır, bir yandan da arkasından gelenlere bırakacağı fikir mirasını yeni çağın ışığında şekillendirmesinin izini. Bu eserlerin çoğu, çağın girdabından yorgun düşen yazar Kasım 1910’da evinden kaçıp kendi ölümüne giderken yayımlanmamıştı. Tolstoy’un ölümünden sonra yayımlanan bu eserlerin arka planında çağın kanlı tarihsel olayları, büyük halk hareketleri vardır. Bunlar arasında Sahte Kupon ve Hacı Murat büyük etki bırakmış, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec0e2fe-af69-4733-a599-c964efce8079.jpg</image:loc>
            <image:title>Koronadan Korunmak Mümkün</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs, yaşadığımız hayatları kökünden sarstı. Hayatla ilgili beklentilerimiz, yaşam tarzımız, iş alışkanlıklarımız tamamen değişti. Hepimizi korkuyla evlerimize hapsetti. Neredeyse başka bir şeyden konuşmaz olduk… 
Oysa dünyamızda her zaman virüsler vardı. İnsanlık tarihi virüs salgınlarıyla dolu. Tüm bu salgınlara rağmen, insanoğlu her seferinde virüsleri yenmeyi başardı ve soyunu devam ettirdi. 
Yine aynısı olacak: Bu salgını da yeneceğiz! CO*VID 19 değil, insanoğlu kazanacak! 
Bağışıklık sistemimiz, her türlü hastalığı engelleme ve hastalık meydana geldiğinde tedavi edebilme yeteneğine sahip. 
Bu kitapta size bağışıklık sisteminizi nasıl güçlendireceğinizi anlattım. Koronavirüsten korunmanız mümkün! 
Koronavirüsten korunmak için nasıl beslenmeliyim? 
Hangi bitkileri kullanmalıyım? 
Ozonterapinin koronavirüs üzerindeki etkileri nedir? 
Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için hangi takviyeleri almalıyım? 
Kendimi ve ailemi hastalıktan korumak için ne yapmalıyım? 
Aşı olmalı mıyım? 
Vitaminleri nasıl kullanmalıyım? 
Koronavirüsten korkmayın. Bağışıklık sisteminizin zayıflamasından korkun. En koruyucu maskeniz, kendi bağışıklık sisteminiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/065bb799-9356-4fd5-9be4-dd7e1994b520.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>İrade Terbiyesi, tüm zamanların en çok farklı dile çevrilen kitapları arasındadır. Yazıldığı dönemde hayli ses getirmiş ve kısa sürede baskı üstüne baskı yapmıştır. 
Cemil Meriç; “Disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim” der onun için. 
Ali Fuat Başgil ise şu sözleriyle onun değerini pekiştirir: “Mösyö Girard bize bir kitap tavsiye etti ve mutlaka okumamızı söyledi. Bu, Aix-Marseille Üniversitesi rektörü Jules Payot’un İrade Terbiyesi adlı kitabıydı. Ertesi gün şehre inerek kitabı aldım, ihtiyar bir meşenin dibine oturarak okumaya koyuldum. Okudukça, içimde özlem ve pişmanlıkla karışık, belli belirsiz bir acı duymaya başladım. Kendi kendime, ah bu kitap on sekiz, yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi, böyle bir kitabı okumakta geciktiğim için üzülüyordum.” Fransızca aslından yapılan elinizdeki bu özgün ve titiz çevirisiyle İrade Terbiyesi, böylece Türk okurunun hak ettiği niteliğe kavuşmuş oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88c93e4-5342-4eb0-a315-da7a33f79e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Arkadaşlardan Öğrendiğim İyi Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Anlamak zorunda değilsin, beni anlama Zaman hep yıpratan bir küheylan Yaşamak için hafifletici sebepler bulsan Boş ver Başına gelecek olanlar nasılsa geldi Kıyametin ortasındaki cennet Ölüme yaklaştıkça artan cesaret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa09fc0-96b5-456b-af85-3dea8d449280.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırklar Divanı</image:title>
            <image:caption>Divan şairleri şiirin bir dil oyunu olduğunu biliyorlardı. Bu oyunun kurallarını belirleyen temel ilkeler vardı. Bu ilkelerin başında da mısra estetiğine sadakat geliyordu. En küçük birim olan mısradan beyte, beyitten manzumeye erişilirdi. Ama divan estetiğinde beyit güzelliği esastı. Onun için Yahya Kemal, divanları okumak yerine büyük şairlerin berceste mısra ve beyitlerini bir antolojide okumanın daha isabetli olacağını söylüyordu. Ne var ki bercesteleri bile okuyup estetik haz almayı aradan geçen zaman, değişen dünya ve dil zorlaştırıyor. Kırklar Divanı, bu zorlukları Türkçe sevgisiyle aşarak eski şiirin zevkine varılabileceğini göstermek niyetiyle seçilmiş örnekler üzerine aşkla yazılan kırk denemeden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7a2504-e528-4cff-9ff8-940e13d6a16d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Sesinden</image:title>
            <image:caption>Kaç kez söyledim sana bir şiir yazacağımı Kendimle konuşmasam bu şiir yazılmadan önce Mutlaka seninle konuşmuş olurdum Neyin, ne yüzden anlaşılmayacak bir sonu olduğunu Bu şiiri ilk kez herkesle konuşurken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95cd6abe-13f1-41ff-81ac-e0579fd9830d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Yol Yapan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu şiiri beş iç gövdeden oluşan bir şiirdir. Çocuk gövdesi, çocuk ve erken büyümüş çocuk gövdelerini barındırır. Geçmişle yüzleşme cesaretini çocuk gövdesiyle gerçekleştirir. Zarifoğlu şiiri baba gövdesiyle genişler. Acı, Zarifoğlu şiirinin merkez gövdesidir. Aşk gövdesi ise özel gövde durumundadır. En poetik şiirleri acı ve aşk gövdeli şiirlerdir. Çocuk, baba, acı ve aşk gövdeleri şiirinin başat gövdesi olan metafizik gövdenin içindedir…
Cahit Zarifoğlu, çocuk kitaplarını iç çocuk gövdesiyle yazmıştır. Cahit Zarifoğlu, iç çocuk gövdesiyle yazdığı ve içe bakışa yaslanan çocuk kitapları ile önce yetişkinlerin sonra da çocukların yazarıdır. Güneşe Yol Yapan Çocuk / Cahit Zarifoğlu Kitabı, şairin yakın dostu Mustafa Ruhi Şirin’in kırk yıl öncesine dayanan günlükleri yanında yazarın çocuk kitaplarını yorumladığı yazı ve gerçekleştirdikleri söyleşilerden oluşuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc13dc59-7d43-48a3-b666-65ea770f1799.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Koşarken</image:title>
            <image:caption>Ben bu suyu tek başıma geçemem
Rüzgâr olsam değemem saçlarına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e48d35-8c98-4cb5-ab45-4185fd4e8caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Buradan Bakınca</image:title>
            <image:caption>Soğuktu dönüp dönüp baktığın yün yorganlar Zeytin toplayan köylüler aceleyle vurduğun kapı Soğuktu seni ayakta beklediğim belediye parkı Yürüdün islak tedirgin iç bayıltıcı nasıl da sebepsiz Soğudu her şey, her şey soğudu bu güneşin altında Ağda balık boğazda manzara doğuda bir duldalık Sonra senin yüzük parmağın kolyesiz boynun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075a37d3-dd5b-46c0-85df-8d134fdcf97e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Dağlarım</image:title>
            <image:caption>Bir dağın insanı sevebileceğini, onun bir gönlü ve yüreği olduğunu, bir ruh ve mana taşıdığını Peygamberimizin Uhud Dağı için söylediği “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz” hadis-i şerifini işittiğimde anlamıştım. Dağların insandan önce emanete muhatap olduğunu duyduğumda ise varlık-yokluk, canlı-cansız gibi kavramların içi boşalmış ve âdeta yeniden dolmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32a0d0f5-e457-4756-9a0d-a0832481866d.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Kaybımız</image:title>
            <image:caption>İnsan meğer ölümden değil, ayrılıktan korkuyormuş. Bırakıp gitmekten. Eşini, oğlunu, kızını, dostlarını, malını, makamını ve kitaplarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce87d04-80ca-4813-baf0-716fccdfb2b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuurun Şiarları Bilincin Mahiyeti Nörokozmos</image:title>
            <image:caption>Baktığı, yöneldiği, algıladığı her şeyi Yegâne Bir&apos;in tecelli ve tezahürü olarak görür ve anlar. Onun bilgisi artık menkulat ve rivayetle öğrendiği değil, bildikleri ise &quot;bilmeklikten &quot;yakîn&apos;&apos;e aşkınca oluş biçimleridir. Görünene ve görüleceğe bir kaderî bakışla hâkimdir. Onun görüşleri basit bir optik algılamanın ötesinde, hep basiret hep basiret olmuştur. Allah nuruyla baktığı ve anladığı İçin anlayışları hep feraset hep feraset olmuştur. Bu feraset ve fehametle anlayış, basiretle görüş, beş duyu üstü bir seziş sahipliğine vehbiyetle yetki ve salahiyet anlamında yetkin ve yetkili kılınma &quot;mührüne&quot; sahiptir. Bu durumdakiler İçin görmeden ve bilmeden tanıyor olma, anlıyor olma idraki tabii bir haldir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b8a8a8-04c3-44eb-b0b7-4f4d23135da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yed’i Verenler</image:title>
            <image:caption>Anadolu’da “el verenler” denir yed’i verenlere. Bilimden ilime, irfana ve sanata kadar Yaradan’ın bahşettiği hediyelerini, kendi gibilerine aşkla gönüller açılsın diye veren Hace’lerdir yed’i verenler. 
Abdurrahman Hace, aşkın bir aşkla yoğrulan gönlünden güçlü bir sezişle bildiklerini, suyun üstüne serptiği boyalara aşkını katarak gönlüne giden yola revan olmaya çalışan Damla’ya akıtır. Ebru sanatına can veren, çini ve tezhip sanatına yenilikler getiren Kara Memi ise tarihin tozlu sayfalarından sanatın ve mütevazılığın temsili olarak el verdiği Mimar Sinan ile yeniden can bulur. 
Şahkulu, Mihrimah Sultan, Salih, Kayla, tüm nakkaşhane sanatkârları ve hatta Kanuni Sultan Süleyman da Kara Memi’nin zamandan, mekândan aşkın tüm evreni kapsayan, arşın merkezi olan gönlündeki sonsuz ve büyük aşkından nasibini alır. 
Dünya döndükçe bilimle, ilimle, irfanla, sanatla, bazen şiir, bazen beste, bazen resimle, bazen bir buluş, bazen bir dokunuş, bazen de sabırlı bir bekleyişle... 
Kim bilir, Yaradan’ın hangi hediyeleri ile gönülden gönüle yol almaya devam edecek yed’i verenler? 
................... 
Ebru sanatına kimin hayat buldurduğunu biliyor musunuz? 
Diye sordu tok ve kibar bir erkek sesi. Damla kafasını kaldırıp tam cevap vermeye hazırlanıyordu ki adamın simsiyah, pırıl pırıl bakan gözlerinde takılıp kaldı. Uzunca boylu, esmer, zayıf yüzünü şapkasıyla gölgelemiş, oldukça zarif giyimli bu adamı bir yerlerden tanıdığını düşündü. Gözleri o kadar tanıdık geliyordu ki… 
- Acaba sizinle daha önce tanışmış olabilir miyiz? Bir yerden tanıyor gibiyim sizi. 
- Kalpleri aynı şeyler için atanlar birbirlerini tanırlar. Sadece hatırlamazlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87628c55-e822-46bd-9d9e-e6deda00a6f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs’a Soldan Bakmak</image:title>
            <image:caption>Yaşam, türlü zorluklarla boğuşan, karşısındaki egemenlere kıyasla gücü sınırlı ve kendi gücüne güvenmek yerine sürekli sığınacak bir büyük aramaya zorlanmış küçücük bir halk olan Kıbrıslı Türk halk için bile olsa “devrimcilik olmadan olmaz” diyor. Halkın gözünde sağ ve solu kısmi farklılıkları dışında aynı gören anlayış kapitalist gerçekliğinin sınırlarını 
zorlayan devrimci bir pratik olmadan kırılamaz. Siyaseten solda tanımlanmanın Kıbrıs sorununda takınılan tavra indirgenmesi; Kıbrıslı Türk solunu bu sorun dışında söz söylemeyen bir konuma, bu konum da Kıbrıs sorununu liberal aklın ötesinde düşünemeyen bir pozisyona itti. Oysa her gün yüzümüze çarpan bir gerçeklik var ki, günlük yaşamın sorunlarla dolu gidişatına yön verme çabası olmadan devrimci politika, devrimci politika olmadan da Kıbrıs’ta bir anlaşma olsa bile gerçek bir barış olamaz. 
Münür Rahvancıoğlu kitabında bizi, gündemimizi yaşamın gerçekliği üzerinden belirlemeye ve güncel sorunlarımız olan yoksullaşma, gericilik, asimilasyon, milliyetçilik, ataerki, örgütsüzlük, yılgınlık, mücadele anlayışı ve bu sorunlardan temellenen sahici bir Kıbrıs sorunu tartışmasına davet ediyor. Bir diğer değişle, liberal aklın açmazlarıyla sıkışan solu devrimci bir Marksizme çağırıyor.  Ali Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19eabdf7-76dd-441a-9741-87842e219990.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokumlu Masa</image:title>
            <image:caption>Tiyatro sahnesinde çocukluk halleri, şiir yarışmasının heyecanı, kardeş sevgisi, yılsonu gösterisi telaşı, aile bağları, evden ilk ayrılış, farklı koşullarda büyüse de benzer yollardan geçen çocuklar, olaylar karşısındaki tepkileri, duyguları, hayalleri... Her sayfada çocuk neşesi, her öyküde umudu yeşerten bir kahraman var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa0d354-e396-4e38-a256-8be93e10ffe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Tarihçiliğin Gündemi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta dünyadaki tarihçiliğin son yirmi yılı, köklü tarihçilik geleneklerine sahip olan, günümüz dünya tarihçiliğine de katkı sağladığı söylenebilecek ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Mısır, İran, Çin, Japonya ve Rusya gibi ülkeler üzerinden inceleniyor. On ayrı ülkedeki tarihçiliğin son yirmi yılını inceleyen bu çalışmadaki her bir tarihçi yazarımız, ilgili ülkelerde doktora ya da post doktorasını yapmış akademisyenlerdir. Böylelikle ilgili ülkenin dili ve kültürüne nüfuz etmiş tarihçilerin incelemeleriyle, bir anlamda dünyada tarihçilik adına nelerin tartışıldığı, konuşulduğu ve gündem oluşturduğunu okuma imkânına erişiyoruz. 
Dünyada Tarihçiliğin Gündemi, günümüz Türkiye’sinde, dünyadan farklı ülkeleri yakından takip eden önemli bir tarihçi potansiyelinin varlığına işaret etmesi bakımından da önemlidir. Maksadımız, Türkiye’deki tarihçilerin, dünyada tarihçilik adına nelerin konu edildiğinden haberdar olmalarını sağlamak ve bundan ilham almalarına vesile olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d42c84-4926-471e-b96d-0ec4d851616c.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>Açıklanamayan, tuhaf bir olay 1866 yılında herkesin dilindeydi. Öyle ki sokaklarda, limanlarda neredeyse her yerde bu olay konuşuluyordu. Gittikçe yayılan söylentilerin önüne geçmek için önlemler alınmaya çalışılıyordu. Bazı gemilerden; “büyükçe”, parlayan, kalın bir çubuk şeklinde ve bir balinadan fazlasıyla büyük bir şeyle karşılaştıkları rapor edilmişti. 
Yine gemilerde not edilen seyir defterlerine yazılanlara bakılacak olursa bahsedilen boyutlarda bir deniz yaratığı olamayacağı için, herkes bunun ne olduğunu merak etmekteydi. 
1868 yılında denizlerde bazı gemilerin çarpıp batmasına neden olan garip bir nesnenin varlığını araştırmak için Fransız bilim adamı Pierre Flronnax ue uşagı Conseil, birlikte ABD bilim gemisine binerler. Çıkacakları bu uzun yolculukta onları gizemlerle dolu bir macera beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1230bdb3-b6ad-43a6-a37c-371971289397.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Ben Anteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki onlar yalnız Antep´i değil Türkiye´yi kurtardılar.&quot; 
Mustafa Kemal Atatürk 
Birinci Dünya Savaşı&apos;nı kaybetmenin izlerini taşıyan bir şehir... 
Esareti kabul etmeyen bir halk... 
Vatan kurtarılıp savaşın yaraları sarılabilecek miydi? 
Ya aşk esaret altında yaşanabilir miydi? 
Üstelik savaşlar, sadece meydanlarda silahlarla, toplarla, tüfeklerle yapılmıyordu. İnsan kendi içinde de hep savaş hâlindeydi. Vicdanını hür bırakan ve onu dinlemeyi öğrenen biri için doğru-yanlışla, akıl-kalple ve yapılması gereken- yapmak istenilenle hep meydan muharebesindeydi. Bir türlü bitmeyen, sonu gelmeyen bir savaştı bu. 
Peki ya hangi savaş daha zordu? 
Hangi vefa borcu daha ağırdı? Bu hikâyeyi okurken kalbiniz sıkışacak, vicdanınızın sesini susturamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77294d9b-34b1-4fd1-bc12-651255829f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>O Gemide Ben De Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Dünyayı, yaşamı, kültürleri merak eden, kabına sığamayan, idealleri için mücadele veren, güçlü bir genç kız... 
Ve bu macerada tesadüf eseri karşısına çıkan genç ve gizemli bir erkek... 
Bazen umutlarını kaybedecek, bazen aşkını kaybedecek, bazen tüm o karanlıklar içinde aydınlığı yakalayacak... 
Ve tüm bu karmaşa içinde kendini bulacak. Bu maceraya eşlik etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b1cec7-bea1-4933-931b-b488e419d1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fesleğen</image:title>
            <image:caption>Göçmenlikleri sadece vatanlarından göçmelerinden değildi onların. Göçtükleri hayatlarıydı, anılarıydı, dostları, hayalleri, çiçekleriydi pencere pervazında bıraktıkları… 
Bir adamın koşuşuyla başlayan, bir kadının koşuşuyla biten upuzun bir hayat! 
Savaşın sadece cephede verilmediğini, cephede kazanılsa da evlerde kaybedildiğini nahif bir dille, yolları aynı acılarda kesişen ailelerde okuyacaksınız bu kitapta. 
 Ama savaş ateşten gömlek. Gitmesen memleketi, gitsen karını, kızını, ananı bırakıyorsun ardında. Hangisi daha fena? Hâlâ bilemedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c4245-18fb-4225-b77a-01b9ea3b895f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Edimleri</image:title>
            <image:caption>“… benim en daimi ilgim, hatta diyebilirim ki, felsefi ilgimden önce gelen ilgim, edebiyata yöneliktir, edebi olarak adlandırılan oyazıma yöneliktir.” 
Jacques Derrida, Thèse d’État 
Jacques Derrida felsefede ve edebiyat teorisinde günümüzün en etkili figürlerinden biridir ve temel felsefi yazıları kadar edebi metinler ve edebiyat sorunu üzerine yazıları da çeviri güçlüğüyle anılmaktadır. Edebiyat Edimleri Derrida’nın Rousseau, Mallarmé, Kafka, Blanchot, Joyce, Ponge, Celan ve Shakespeare’in de aralarında yer aldığı Fransız, Alman ve İngiliz edebiyatının önde gelen figürleri ve metinleri üzerine yazılarından bazılarını bir araya getiriyor. Ayrıca edebiyat, yapıbozum, politika, feminizm ve tarih sorunları üzerine Derrida’yla yapılan önemli bir söyleşiyi de içeriyor. Editör Derek Attridge, Derrida’nın yazılarına aşina olmayanlar için yapıbozum ve edebiyat sorunu üzerine bir giriş makalesinin yanı sıra daha öte okumalar için öneriler de sunuyor. Edebiyat Edimleri Derrida’nın edebi incelemelere dikkate değer katkısına aydınlatıcı bir giriş olarak hizmet edecek ve edebiyatın önemini sergilerken, bir kurumlar filozofu ve eleştirmeni olarak Derrida’nın eserlerinde tekillik, sorumluluk ve olumlama gibi konulara dikkat çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5104a5e1-9cd6-4565-ad2b-52712f5bb744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>“KAYBETTIKLERIMIZDE BULDUK BELKI DE ARADIKLARIMIZI. OYSA BIZ KAYBETMEK IÇIN BAŞLAMAMIŞTIK BU HAYAT OYUNUNA. HIÇ SORULMADIĞI GIBI DOĞARKEN YINE HIÇ 
SORMADILAR ÖLÜRKEN DE.” 
Zaman cenderesinin içinden parça parça toplayıp hepsini en derinliklerine göndermek için gözyaşlarıyla ıslattı. Çalınan bir hayattı belki geçmişi ama şimdi de yeniden başka bir hayat verilmişti ellerine. Unutup kazdığı karar ile tek tek gömdü yaşanmışlıklarını; akıl toprağının içine kapattı, yeni kararlar eşliğinde örttü bir bir. Son gözyaşı damlası süzüldü göz pınarlarından. Gözkapaklarının titreyen ritmiyle salındı yanaklarından aşağı; tek bir darbe parmak dokunuşu ile sildi sonsuza dek Sandra’nın geçmişle bağını. 
O artık, Amanda olmaya karar vermişti. Bu belki de birçoklarımızın içindeki gibi her acıda yeni bir kendi olarak çıkacaktı zaman sayfasında. Aynada baktığı yansımasının içinden yeniden, başka bir yeniye canlanacaktı; genç kadının duygu diye adlandırıp kendine maskelediği suretleri olarak. Tek bağını koparmadı. Karl, kendine benziyordu; duygusal ama belli etmeyen, sağlam durmak için acıyı içine gömerek, ayakta kalmak için direnen bir yapısı vardı genç adamın. Gülümsedi belli belirsiz hayalinde, sevdigi çocuğa... “Keşke, çocukluklarımı daha fazla görebilseydim!” dedi. Düşündükçe keşkeler büyüdü zihninde, aktı coşkuyla yüreğinin en kuytularına ve sadece bir nefeslik iç çekişle karışıp gitti sonsuzluğa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2667ff-40ec-44eb-aa5d-7468183c2390.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler Konuşamaz</image:title>
            <image:caption>Hayallerine kavuştuğu, mutlulukla yeni tanıştığı 
anda kaybolan Gökçe’nin yokluğu, en çok dostlarını etkiler. 
Yıllar sonra bile çözülmeyi bekleyen olayı araştıran arkadaşları, önce kendi hayatlarındaki sırlarla karşı karşıya gelirler. 
 
Gerçeğe ulaşmak ise sandıklarından daha zor olacaktır. 
 
Geçmişin izleriyle yaşayan Yankı’yı, 
geçmişi şimdide arayan Alper’i, geçmişten kaçmak isteyip 
ona tutsak olan Erdem’i yıllar sonra bir araya getiren şey Gökçe’nin kendisini tekrar hatırlatmasıdır. 
Ve bu kez herkes kendi sırlarıyla 
yüzleşmek zorunda kalacaktır. 
 
  “Sen, yaşayamayan tüm insanlar için yaşayabildiğin kadar yaşa. Sınırlardan ve onları aşmaktan korkma.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc38cac-6461-4361-b425-e833253e733f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Love</image:title>
            <image:caption>Amazon Prime’ın en popüler dizisi Modern Love henüz izlemediğiniz bölümleriyle şimdi Türkçede! 
Mesajlarına hiç cevap alamayan bir kadın, umut verici dördüncü randevusu acil serviste sona eren bir adam, bipolar bozukluğuyla başa çıkmaya çalışan bir avukat, kanser olduğunu öğrendikten sonra eşi için ‘date’ profili oluşturan ve yazısını tamamlayamadan hayata veda eden bir yazar, babasına çektiği özlemi ona benzeyen erkeklerde arayan bir şarkıcı, geçmiş ilişkilerinin güzelliğine ve enkazına bakan insanlar… 
 
Gazeteci Daniel Jones’un 2004 yılından bu yana gerçek hikayeleri toplayarak hazırladığı ve dünyanın dört bir yanından pek çok insanın anılarını biriktirdiği “Modern Love” uzun yıllardır soluksuz takip edilen bir seriye dönüşmesinin yanı sıra aynı zamanda podcast, kitap ve dizi oldu. Tina Fey, Andy Garcia, Anne Hathaway, Catherine Keener, Dev Patel ve John Slattery gibi popüler isimlerle Amazon Prime’da üst sıralarda yer alan dizinin henüz izlemediğiniz bölümlerine bu kitapla kavuşacaksınız. 
Modern dünyanın yalnızlığını, ideal ilişki kavramını, hayallerdeki aşkı keşfedeceğiniz; tüm bunların imkansızlığıyla barışmanız gerektiğini bir solukta anlayacağınız; nahif diliyle elinizden bırakamayacağınız “Modern Love” sadece aşkı değil aynı zamanda dostluğu, çocuk sevgisini, hayatlarının sonbaharında olan insanların yaşadıkları ikilemleri ve özsevgiyi anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6789a74a-6dfb-4621-b9db-614ad8351e48.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi ve Para Arasında Ana Baba Olmak</image:title>
            <image:caption>ÇOCUK YETİŞTİRMENİN EKONOMİK BOYUTUNUN ANLATILDIĞI 
“SEVGİ VE PARA ARASINDA ANA BABA OLMAK” RAFLARDA YERİNİ ALIYOR 
 
1970 ve 1980’lerde çok daha rahat bir çocukluk geçirenler bugünün ebeveynleri olarak neden “helikopter ebeveynliğe” ve “kaplan anneliğe” büründüler? 
Bugün ebeveynlerin çoğu çocukları uygunsuz bir şey yaptığında onları sert bir şekilde disipline etmekten kaçınırken “sert ebeveynlik” yüzyıllar boyunca neden o kadar popülerdi? 
Ülkeler arası çocuk yetiştirme tarzlarındaki farklılıkların nedeni neydi? 
Ebeveynlik sözkonusu olduğunda, insanlar genelde ekonomi hakkında düşünmezler. Oysa ekonomi, insanların nasıl karar verdiğini ve ebeveynler olarak alınan kararların neden en önemli kararlar arasında sayıldığını anlamayı amaçlayan bir sosyal bilimdir. Elinizdeki kitapta, insanların kaç çocuk yapmak istediklerini, çocuk yetiştirmeye ne kadar yatırım yaptıklarını ve hangi ebeveynlik tarzını seçtiklerini anlamanızda ekonominin yardımcı olabileceği savunuluyor. Ayrıca yine aynı bakış açısıyla ebeveynlikteki toplumsal cinsiyet rollerinin dönüşümü, ekonomik gelişim sürecinde geniş aileden çekirdek aileye geçişi,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f5b526-3a18-4415-9ce8-6043798f3268.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Enneagram</image:title>
            <image:caption>İnsanı tanımlamak zor, kendimizi tanımaksa en çetin görevlerimizden biri. İnsanlığın şafağından beri belki de en çetrefilli meselemiz bu oldu. Kişiliğimiz, mizacımız, karakterimiz, bizi biz yapan özellikler neden böyle? Nasıl şekilleniyor, bize neler anlatıyorlar? İnsanlık bu alanda sadece bilimsel yöntemlerle değil, bilim öncesi toplumlarda da devasa boyutlarda bilgi biriktirmiş gibi görünüyor. Enneagram da bu bilgi alanlarından bir tanesi. İnsanı tanımlamak ve insanın kendini tanıması için çok güçlü bir araç. Elbette tüm kadim gelenekler gibi ancak ustaların elinde, sınırları dahilinde ve yeni bilimsel anlayışların ışığında uygulandığı takdirde yeni dünyada bize yeni kapılar açabilecek bir bilgelik. Dr. Mehmet Özdemir, bu alanın dünyadaki en usta uygulayıcılarından biri ve bu kitabıyla kendini tanıma yolculuğundaki her insana paha biçilmez bir yol haritası sunuyor. Pratik Enneagram okunup bırakılacak değil, sürekli çevremizde bulundurmak isteyeceğimiz kitaplardan… 
Sinan Canan, Prof. Dr., Üsküdar Üniversitesi &amp; AçıkBeyin 
Enneagram, her bireyin kendi yapısına göre baskın özelliklerini, gelişim alanlarını ve hatta düşebileceği tuzakları, daha derin bir bilgiden yararlanarak söyleyen, kendimizi ve bireyleri tanıma yolculuğumuzda bize yüksek fayda sağlayan bir envanter. Enneagram sisteminin rahatken veya stresliyken sergilediğimiz özelliklere değinmesinin yanı sıra, öğrenme tarzımızın nasıl olduğuna dair de bilgi verebiliyor olmasını heyecan verici buluyorum. Özellikle kişisel gelişim alanında, kişisel kalitesine saygı duyduğum, işine duyduğu özen ve öğrenmeye olan açıklığına tanık olduğum Sevgili Dr. Mehmet Özdemir ile bu yolculuğa çıkmak işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Bu sistemi kullanmak, benim deneyimimde, ekip içi ilişki dengesini çok daha iyi anlamama ve empati geliştirmeme yardımcı oldu. Bu kaynaktan birçok kişinin yararlanması dileğimle… 
Buket Özdel, HR Manager, Stryker Turkey 
Pratik Enneagram, “Ben kimim?” sorusunun cevabını incelerken, özel hayatımızda olduğu gibi iş, eğitim ve sosyal hayatımızda da kullanabileceğimiz bir bilgi birikimi sunuyor bizlere. İş hayatımda özellikle faydalandığım bu bilgi sistemi, senaryoda karakter kurgularken oldukça kullanışlı bir metot oldu benim için. Bu açıdan çalışmalarımda Enneagram’dan yararlanmayı istememle birlikte yakın zamana kadar Türkiye’de Enneagram’ın farklı alanlar üzerinde nasıl kullanılacağına dair böyle tatmin edici bir kaynakla karşılaşmamıştım. Bu kitap, mevcut soru işaretlerinizi gideriyor. Şiddetle tavsiye ederim. 
Aykut Sanver, Yatırımcı &amp; Yapımcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ba3531-d3bc-4826-84bf-64244b0fca03.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Perileri: Van Gogh</image:title>
            <image:caption>Periler Ülkesi&apos;nin iki yetenekli ilham perisi Lorza ve Perus, birbirinden renkli dünyalara kanat çırpmaya devam ediyorlar. Bu kez, sihirli fırça darbeleriyle Periler Ülkesi&apos;ni renklerinden dahi ressam Van Gogh&apos;un birbirinden güzel talolarına renklerin en güzelini bulup getirmekti.
Çocuklar için çeşitli müzikaller düzenleyen, Susam Sokağı&apos;nın metin yazarlarından Ayfer Artaç, çocukları masalsı bir dünyaya davet ediyor.
Kitapta yer alan karekodları okutup Van Gogh&apos;un tablolarından ilham alınarak bestelenmiş parçaları dinleyebilirsiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe33b59-50a8-49ea-b3eb-101e5a673659.jpg</image:loc>
            <image:title>Taymis Kıyıları</image:title>
            <image:caption>“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.&quot; Prof. Dr. İlber ORTAYLI     Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor. Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b65bea1b-fcb0-4938-ba1d-d5f6c0c2b236.jpg</image:loc>
            <image:title>İstemenin Esrarı</image:title>
            <image:caption>İsteklerimizin Yüce Yaradan nezdinde kabul ve ret sebeplerini açıklıyor İstemenin Esrarı... Duaların etkisine dair pusula ilkeleri ortaya koyuyor.   Dua nasıl makbul olur? Yetenek veya ihtiyaç diliyle, çılgınca, bilinçli, düzenli ve evrensel anlatımlarla dua nasıl güçlenir? Meleklerle yardımlaşmak, ilahi isimlere dayanmak, gıyabi dua dayanmak, gıyabi dua desteği almak için neler yapılabilir?  Şükürsüzlük, yılgınlık, hayalcilik, haset, zulüm, söz taşımak, şirk, sorumsuzluk, Yaradan’a güvensizlik, sabırsızlık ve hikmetsizlik duayı nasıl bozar?   Bir çiçek tohumu hal diliyle Yüce Yaradan’dan yardım diler de gökten gönderilen bir rüzgâr onu vadilere götürüp toprağa diker. Makbul dua, arştan yetişip kalbimizi kanatlandıracak böylesi bir ilahi rahmet rüzgârı çağrısıdır. Gözyaşları eşliğinde arşı titreten samimi bir yakarışa karşılık, Yüce Yaradan adeta kâinatı seferber eder. Bazı büyük dualar insanlık tarihinin değişmesine vesile olmuştur.   Okuyucular şöyle yazdı: “Defalarca okumak ve okumak istiyorum.” “Kitabınızı okurken ne canımda can, ne el ve ayaklarımda derman kaldı.” “Bu kitabı okuyunca kalbim manevi bir havayla doldu taştı.” “Ancak bu kadar güzel bir anlatım olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e179a1a-6feb-4c63-bf90-b299b01fa343.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları</image:title>
            <image:caption>Kavramların siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencileri için özel önemi vardır. 
Siyasî argümanlar çoğunlukla kavramların geçerli anlamları üzerine bir mücadeleye indirgenir ve her biri ‘özgürlük müdafisi’, ‘demokrasi taraftarı’ ve ‘adalet savunucusu’ olduğunu iddia eden karşıt taraflar tartışabilir, kavga edebilir ve hatta savaşabilirler. 
Sorun şudur ki ‘özgürlük’, ‘demokrasi’ ve ‘adalet’ gibi kelimeler farklı insanlara öyle farklı şeyler ifade eder ki kavramların kendisi sorunlu gibi gözükür. 
İlk edisyonu Siyasetin Temel Kavramları ismiyle yayınlanan bu kitap siyasî analizlerde karşılaşılan önemli kavramlara nüfuz etmek için kolay anlaşılır ve geniş kapsamlı bir rehberdir. Her kavram enine boyuna ve sarih şekilde incelenmiştir ve siyasî argümanlar ve çalışmalar için önemleri tartışılmıştır. Kitabın içeriği güncellenmiş ve küreselleşmenin siyaset üzerindeki artan etkileri de göz önünde bulundurularak 70 kavram daha eklenmiştir. Canlı ve rahat okunur anlatım tarzı ve okur dostu yaklaşımıyla meşhur olan kitabın bu ikinci edisyonu siyaset ve uluslararası ilişkiler çalışmalarının vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1aedb53-ca30-49d0-b10e-3de976888ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Misafir</image:title>
            <image:caption>Ali Amca ile Ahmet de geliyorlardı. Önlerine koştu, Ali Amca’nın elini öptü. Ahmet’le sarıldı. Ali Amca gülümseyerek “Hasan, hoş geldin, sefalar getirdin, yine hangi rüzgâr attı seni buraya?” dedi. Bir anda içindeki kızgınlık yok oldu gitti. Gülümseyerek “Valla Van’a hastaneye geldim. Yarın doktora gideceğim” dedi. Hep birlikte eve gittiler. İkinci kattaki dairenin kapısının önünde bir kova manda 
yoğurdu ile bir küçük bidon otlu peynir Hasan’ın hediyesi olarak onları bekliyordu. 
 “Son Misafir” 
Kısa bir sessizlikten sonra sürdürdü konuşmasını. “Mevlana’nın güzel bir sözü var. O büyük bilge der ki, insan bazen dünyalara sığmaz, bazen de bir zerrede boğulur. Yani genişlikler de, darlıklar da, varlıklar da, yokluklar da biz insanlar içindir ve hepsi devirlerini tamamlar, geçip giderler. Nasıl ki hava bir an kapanır, kar, dolu, sağanak yağmur yağar sonra da açılıp masmavi pırıl pırıl olursa insan hayatı da öyledir. Bize düşen şey, sıkıntımız her ne ise onda boğulmamaktır. 
Zaman pek çok derdin gerçek ilacıdır.” Kız sessizliğini korurken başını öne arkaya hafifçe sallayıp 
onun dediklerini onayladı. Aralarında bir etkileşim oluşmuştu ama bu onun beklediği kadar güçlü bir etkileşim değildi. 
 Bir süre sustular. 
“İstanbul Bir Kadın Bir Kız”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b31c3ae5-5a77-4f3e-9bd9-796145ee80ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mürmür Yüzme Yarışına Katılıyor 2</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, Küçük Mürmür&apos;le birlikte denizlerin altını üstüne getirecek!
Duyduk duymadık demeyin, denizlerin en hızlısı kim diye düşünmeden geçmeyin!..
Kalamarya&apos;nın 300. kuruluş yıldönümü, tüm şehre yayılacak bir festival ve spor şenliği eşliğinde kutlanacaktır. Küçük Mürmür, kutlama kapsamında düzenlenecek yüzme yarışına katılmak için can atmaktadır. Oysa yakın arkadaşları onun bu isteğine karşı bir hayli önyargılıdır; kılıç balığı Zıpkın ve yelken balığı Püfür varken, bir salyangoz kadar yavaş hareket eden Mürmür&apos;ün yarışta hiç ama hiç şansı yoktur! Ne saçma bir düşünce! Üstüne üstlük Zıpkın&apos;ın, kendisinden hızlı giden herkesi tehdit etmesine rağmen, kimse küçük dostumuzu bu &quot;cesur&quot; kararından vazgeçirebilecek gibi değildir! Yarış düdüğü çaldığında ise tüm izleyicileri hayrete düşürecek kadar yaratıcı ve heyecan verici olaylar gerçekleşir!
Sosyal ilişkilerde olumlu iletişim kurmanın yollarını önyargıları yıkan bir öykü aracılığıyla anlatma yoluna giden Küçük Mürmür Yüzme Yarışına Katılıyor, akran zorbalığı gibi hassas ve önemli bir konuya temas ediyor, sorunlara karşı farklı yaklaşımlar geliştirmeleri için çocukları yüreklendiriyor.
Küçük Mürmür, çocukların yeni okuma arkadaşı oluyor!
Andreas Schlüter&apos;in yazıp Dirk Hennig&apos;in resimlediği Küçük Mürmür&apos;ün maceraları, &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisindeki yerini alıyor.
&quot;Okuma Seviyesi 2&quot; olarak sınıflandırılan bu neşeli öyküler, okumayı söken 1. sınıf öğrencilerini ve okumada hızlanmak için alıştırma yapan 2. sınıf ilk dönem öğrencilerini hem eğlenceli hem de öğretici bir okuma serüvenine davet ediyor.
Çocuklar, Kalamaryalı sevimli mürekkep balığı Mürmür ve yakın dostlarıyla beraber farklılıkların zenginliğini keşfediyor, sosyal ilişkileri geliştirmenin önemini öğreniyor. Mürmür&apos;ün, karşılaştığı sorunlara yönelik ürettiği pratik çözümler, bir yandan okurları eğlendiriyor bir yandan da akran zorbalığının sebepleri ve sonuçları üzerine onlara düşünme fırsatı sunuyor.
Küçük Mürmür kitaplarının sonunda yer alan 16 sayfalık &quot;Bulmaca Diyarı&quot; bölümü, çocukların okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine katkı sunuyor.
Büyük kitap harfleri, basit cümleler, kısa paragraflar ve resimlerde dikkate yönelik ayrıntılarla okumaya heveslendiren &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisi Tudem&apos;in yayın planında yer alacak yepyeni kitaplarla zenginleşmeye devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138f9825-75b6-4098-b381-bf8529671aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahice Hatalar</image:title>
            <image:caption>HERKES HATA YAPAR! 
TARİHE DAMGASINI VURMUŞ EN BÜYÜK DÂHİLER BİLE! 
Charles Darwin, William Thomson (namı diğer Lord Kelvin), Linus Pauling, Fred Hoyle ve Albert Einstein… Bu isimlerin hepsi bilime inanılmaz katkılarda bulun-muş, fikirleriyle bilim tarihinde adeta devrim yaratmıştı. Fakat onlar bile hatadan muaf değildi ve hepsi de bir dönem fena çuvallamıştı. Darwin yaşadığı dönemin hâkim görüşlerine yenik düşerek Doğal Seçilim teorisini yüzüne gözüne bulaştırmıştı. Muhteşem Lord Kelvin Dünya&apos;nın yaşını yanlış hesaplamıştı. 20. yüzyılın en önemli kimyagerlerinden, iki Nobel ödüllü Linus Pauling rakiplerini alt etme telaşına yenik düşmüş ve DNA için hatalı bir model geliştirmişti. Astrofizikçi Fred Hoyle, Büyük Patlama teorisinin isim babası olmasına rağmen, evrene böyle bir başlangıcı yakıştıramamıştı! Ve &quot;deha&quot; dendiğinde ilk akla gelen isim Albert Einstein, evreni dengede tutan güçler hakkında yanlış bir görüş ileri sürmüştü. 
Sonuç olarak, bu beş bilim insanı hatalarına rağmen ve belki de o hatalar sayesinde, evrene bakış açımızı değiş-tirmişti. Mario Livio&apos;nun bu kitapta olağanüstü bir ber-raklıkla açıkladığı gibi, hatalar bilimsel gelişme için vazgeçilmezdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6088c50b-f181-4352-878c-8885f7408753.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbinin Sesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Raj, babası için dokundu piyanonun tuşlarına. Kalbinin derinliklerinden parmak uçlarına aktı melodiler. Kimsenin bilmediği, yalnızca ikisinin aklında kalan. Sıcacık, dokunaklı... Peter Reynolds, bu kez müziğin iyileştiren, sevgi dolu melodisiyle sesleniyor okura. Ve herkesi duyguların o rengârenk evreninde buluşmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ed5127-00e1-4484-bf65-8b9b9f9d9ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Tina</image:title>
            <image:caption>Evde canı sıkılan bu küçük kız her çocuk gibi sokağa çıkmak istiyor ama çıkamıyor, çünkü Kara Tina var. Arkadaşına gitmek istiyor ama gidemiyor, çünkü Kara Tina var. Peki sinema? Ih-ıh... olmaz, Kara Tina var. Ya anneannesi? Yasak! Kara Tina oraya da gitmiş. İyi de kim bu Kara Tina? Çocuklardan ve herkesten ne istiyor?
Tüm dünyayı etkileyen ve insanlık tarihinde önemli bir yer tutacak olan bu salgını ve hepimizin maruz kaldığı karantina sürecini bir çocuğun bakış açısıyla anlatmak istedik.
İşte Kara Tina da bu çabanın bir ürünü olarak ortaya çıktı.
Gizem Gözde Uçar, pandemi ve karantina sürecini korkmadan, çocuğa göre anlatmanın yollarından birine ışık tutuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eced18-caf4-4894-84c0-a3f0559d47b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Karakter Gelişimi Ve Değer Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde bilgiyle donanmış insan sayısı hızla artmasına rağmen insan eliyle meydana gelen yıkıcı olaylar incelendiğinde insanlığın gittikçe karanlığa doğru sürüklendiği görülmektedir. Artık dünya sistemi öyle bir hale geldi ki sanki insan değil vicdanını ve duygularını kaybetmiş bir makine yetişmektedir. Hâlbuki Chaplin’in ifade ettiği gibi dünyanın makineden çok insanlığa, zekâdan çok iyiliğe ve anlayışa ihtiyacı var. 
Bu kitap bu ihtiyacı bir nebze olsun karşılamak amacıyla yazılmıştır ve sizleri yaşamınıza anlam katacak güzellikleri keşfedeceğiniz içsel bir yolculuğa çıkaracaktır. Bu kitaptaki hikâyeleri-masalları okudukça kendinizi tanımak, birisine yardım etmek, etrafınızdakilere sevgiyle bakmak, kardeşinize sarılmak, çocuğunuzla ilgilenmek, dostunuzun hatırını sormak, annenizin babanızın elini öpmek, bir yetimin başını okşamak, ülkeye ve insanlığa katkı sağlamak… isteyeceğinizi fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d02cf4ba-a5cb-48c0-bee8-de2bd67cdd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Göktanrı’nın Gölgesi Oğuz Kağan</image:title>
            <image:caption>‘’Oğuz Kağan Destanı,en eski iki destanımızdan birisi olmasının yanında 
Oğuznameler içerisinde en muhteşem olanıdır. 
 Okurken her satırından,hatta her kelimesinden ayrı lezzet aldığımız ; milli 
Duygularımızıa hayat veren,bizi destanlar çağına alıp götüren Oğuz Kağan 
Destanı’nın biri Uygur harfli diğeri Farsça kaleme alınmış iki önemli 
Kaynağı vardır. 
 Esasen Oğuz Kağan Destanı deyince hemen hepimizin aklına Uygur harfli 
Metin gelir.İslamiyet tesirinden uzak bu metin şiir şeklindedir ve metin 
Başından,ortasından,sonundan eksiktir. 
Uygur harfli Oğuz Kağan Destanı oldukça bilinir olmasına rağmen,Farsça 
Kaleme alınmış Oğuz Kağan Destanı’nın bilinirliği çok sınırlıdır.Oğuz 
Kağan’ın inancına dair çok detaylı bilgiler içermesinden midir bilinmez 
Destanın bu versiyonu maalesef üvey evlat muamelesi görmektedir ! 
 Türk Milleti’nin her yitik edebi hazinesini gün yüzüne çıkarıp özellikle 
Gençlerimizin istifadesine sunmayı kendisine vazife edinmiş birisi olarak 
Farsça yazılmış Oğuz Kağan Destanı’nı modern bir romana çevirmeye karar 
Verdim.Ve elinizdeki tarihi roman böylelikle oraya çıkmış oldu. 
 ‘’Bu yeni Oğuzname artık sizlere,Türk Milleti’ne emanettir.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa71576-dedb-468b-876b-37b957407b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Romanları 1 Bamsı</image:title>
            <image:caption>’Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne Dede Korkut’u öbür gözüne 
Koysanız,yine Dede Korkut ağır basar’’ 
-Ord.Prof.M.Fuat Köprülü 
 
Dede Korkut Romanları serisinin ilk kitabı,Oğuzların kudretli bir beyi 
Olan, yedi kız babası Pay Püre Bey’in,erkek sabihi olamayışı 
Karşısındaki çaresizliğiyle başlar.Nice zaman sonra Allahu Teala,Pay 
Püre Bey’e sekizinci evlat olarak Yusuf yüzlü bir oğul verir.Ama bu 
Oğlanın güzelliği başına nice belalar açar.Güzelliğinin methi Türkistan 
Sınırlarını aşıp kafir ülkelerine kadar ulaşır. 
 
Pay Püre Bey’in oğlu yiğitlik yapıp Bamsı Beyrek adını alınca,Pay Piçeb 
Bey’in kızı Banu Çiçek’le düğününün hazırlarına başlanır.Bamsı 
Beyrek’e kara sevdalı Helen ise düğün gecesi için iki aşığa kötü bir 
Sürpriz planlamaktadır.İşte o geceden sonra sonu tahmin edilemeyecek 
Bir aşk ve yiğitlik destanı yazılmaya başlanacaktır. 
 
Ufuk Tufan bu kitapta,Oğuz Türklerinin Yusuf yüzlü güzeli Bamsı 
Beyrek’in kafir kalesindeki on altı yıllık esaretini ve beşik kertmesi 
Olan Banu Çiçek’e kavuşma mücadelesini tarihi-fantastik bir roman 
Olarak kaleme alıyor.dillere destan bu aşk ‘’Bamsı’’nın sayfalarında 
Yeniden hayat buluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265ee893-d370-476d-80d8-6ca550e72dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitim</image:title>
            <image:caption>Günümüzde çokkültürlü yapıların daha belirgin hale gelmesi eğitimin de çokkültürlü bir yapıya sahip olmasını gerekli kılmıştır. Eğitimde çokkültürlülük denince ilk akla gelen göçmen öğrenciler olsa da her öğrencinin birbirinden bağımsız bir kültüre sahip olduğunu düşünürsek aslında eğitimde her zaman çokkültürlü bir yapı olduğunu söylemek mümkündür. Şöyleki; aynı mahallede büyüyen çocuklar bile ailelerinden aldıkları kültürel kodlarla birbirinden farklılık göstermektedir. Bu noktada çokkültürlü yapı makro düzeyde farklı ülkeden gelen öğrencileri ifade ederken mikro düzeyde aslında tüm öğrencilerin birbirinden farklı olduğu görüşüne dayanan bir anlayışı ifade eder. Kültürel farkındalık bireyin kendisine; “Ben kimim?”, “Sahip olduğum düşünce yapısının oluşmasında geçmişim nasıl bir role sahip?”, “Farklı bir yerde doğup büyüseydim, yine aynı düşüncelere sahip olur muydum?” sorgulamasıyla başlamaktadır. Eğitimde kültürel değerlerin farkına varmak, kültürel değerlere duyarlı olmak ve eğitim sistemi içinde kültürel değerlerin nasıl kullanılacağını bilmek önem taşımaktadır. Kültürel değerlere duyarlı eğitim, yeni bilginin kazanımının kültür aracılığı ile şekillendiğinin farkında olarak, akademik ve sosyal olarak öğrencileri geliştirmek için kültürel farklılıkları zenginlik olarak gören bir yaklaşımdır. Okula gelen her öğrenci, bireysel olarak farklı bir kültüre sahiptir ve bu farklılıkların eğitim ortamına yansıması kültürel değerlere duyarlı eğitim ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. 
Bu ihtiyaçtan ortaya çıkan bu kitapta, öncelikle kültürel çeşitlilik, göç ve sosyal adalet kavramları ve bu kavramların eğitime etkisi incelenmiştir. Daha sonra kültürel değerlere duyarlı eğitimin felsefesi ve yasal dayanakları ele alınmış ve buradan hareketle kültürel değerlere duyarlı okul yöneticisi, öğretmen ve sınıf yönetiminin nasıl olması gerektiği tartışılmıştır. Son olarak tüm anlatılanların özeti niteliğinde kültürel değerlere duyarlı eğitim ve bu eğitime ilişkin uygulama ders örneklerine yer verilmiştir. Ayrıca her bölümde bölüm yazarlarının konuyla ilgili olarak yaşadığı ya da tanık olduğu örnek olaylar yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62fe45f-4353-434d-accb-dee31cbcfebd.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Balıkları</image:title>
            <image:caption>İstanbul Boğazı yüzyıllardır binlerce masala ve hikâyeye ev sahipliği yaptı. Denizi, kuşları, balıkları ve kıyısında yaşayan sakinleri ona sevdayla bağlandı. Gün geldi korsanlar bastı, gün geldi fırtınalar yaktı yıktı. 
Boğazda meltemin estiği, martıların uçuştuğu, balıkçıların koşturduğu yine sıradan bir gün. Fakat o da ne? Yolunda gitmeyen bir şeyler var. Bir gemi kaza yapmış! Gemideki bütün çöp denize saçılıyor. Boğazın balıkları şaşkın ve çaresiz. Derken levreğin aklına insanlarla işbirliği yapma fikri geliyor ve macera başlıyor! 
Balıklar ve insanlar el ele verip boğazı çöpten kurtarabilecek mi? Boğazın masmavi suları Karadeniz&apos;den Marmara&apos;ya özgürce akabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0ee5b8-89ba-4387-bcbf-89206074f301.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekansızlar</image:title>
            <image:caption>Bir köyü talan etmişti veba salgını. Bu köyü ve civar kasabaları salgının da etkisiyle kırıp geçirmişti. Soğuk bir kış ise eti kemirir gibi cesetleri kemirmekteydi... Duvara yaslanıp çömelmiş, elleri bacaklarının arasında sızarak ölen yaşlı bir adam buna sadece bir örnekti. Keza evlerin içinde ve dışında sağa sola devrilmiş meyyitler, bacalarından tütmeyen dumanlar ve baykuşların uğuldamaları… Birkaç köpeğin ise cesetleri koklamaları ve genizlerinden çıkardıkları acı iniltileri, sahipleri tarafından terk edildiklerinin de işareti idi. Sis yeryüzüne çökmüş, gecenin karanlığı ve kader; ölüm yorganını sessizce üzerlerine örtmüştü. Fakat bu ölüm bir kişiyi es geçmiş ya da görmezden gelmişti. 
Mehmet Umut Uzun, çok eski tarihlere dayanan Kabala hakkındaki rivayetleri, fantastik bir şekilde kurgulanan metafizik konulu romanında hikâyelendirerek anlatmaktadır. Kara büyünün olduğu bir çağdan bu zamana kadar gelişen hadiseleri, okuyucu da dâhil ederek rivayetler üzerine sürükleyici bir serüvene yolculuk yapılmasını sağlamaktadır. Film tadında, keyifle okunabilecek bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1811e501-6591-4e4a-9df7-263c5c6f84f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncelerin Karantinası</image:title>
            <image:caption>Bu yazılanlar, tarif etmek amacıyla yazılmıyor ki, bir kanıt sunmak için yazılıyor. Aklımın, ruhumun içindekilerle ilgili bir kanıt sunmak için. 
Evet, bir kanıt niteliğinde tüm bu cümleler. 
Belki de bir tutanak, ya da, tutunak. 
Evet, tutunak. 
Tutunak. 
Tutunacak bir dal değil, yanlış anlaşılmasın, bir tutunak. 
Mert Çakırcalı, edebiyata aklının tutunaklarını bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b4e57c-d6ac-4b1b-99b5-99e6f1d79a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Mecazdır aslında şu dünya dediğin gönlüm. 
Bin bir dilekle dövünmene yer yok senin gönlüm. 
Bırak kadere kendini zamana uy git artık; 
Dönmez, yazmaz işte sil baştan kalemin gönlüm. 
 
İnsanlığın merkezine gönlü koyan Ömer Hayyam’ın hayat felsefesi, aslında dört satırla ne de güzel kendini belli ediyor değil mi? İnsanın ne yaparsa yapsın yazılan kaderini yaşayacağını, şu dünyada başa gelen sıkıntılara üzülmenin, yerinmenin ne kadar da boş olduğunu, alın yazısının sil baştan yazılamayacağını anlatmış bizlere büyük şair. Bu bahsi geçen kavramlar aslında Hayyam’ın hemen hemen tüm rubailerine hâkim olan konulardır. O, çağdaşlarından daima farklı düşünmüş ve günümüze kadar tüm ihtişamıyla gelen “Rubailer”inde kimsenin 
değinmediği belki de değinmeye cesaret edemediği konuları işlemiştir. Türk Edebiyatı’nda onlarca şair tarafından örnek alınmış, edebiyat tarihçileri tarafından da hakkında pek çok bilimsel yazı yazılmıştır. Ömer Hayyam’ın, bu güzel “Rubailer”ini sizlere sunmaktan mutluluk duymaktayız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4c36aa-e349-4d90-8031-00f60b37ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>Aziz Felix, yasaların hepsi kitaplarda yazılı değildir, törelerin yarattığı yasalar da vardır, bunların en önemlileri ise en az bilinenleri olmaktadır. Hareketlerinizi, konuşmalarınızı, dış hayatınızı, toplum önüne çıkma, servete yaklaşma gibi du­rumlarınızı yöneten bu yasaların öğretmeni de kitabı da okulu da yoktur. Bu toplum yasalarına uymamak demek, toplumsal dünyaya hâkim olacak yerde, o dünyanın köleliğini kabul etmek demektir.” 
Madam de Mortsauf’un Felix’e yazdığı mektuptan... 
  Hayat ve kadınlar hakkında oldukça tecrübesiz olan Felix, bir gece, bir şenlikte gördüğü, evli ve iki çocuk annesi Madam de Mortsauf’a âşık olur. Kendisinden yaşça büyük olan bu soylu kadına umutsuz bir aşkla bağlanan, onu taparcasına seven Felix, zaten zorluklar içinde geçen hayatına yeni bir dert daha ekleyecektir. Madam’dan uzak kalamaz; ama her geçen onun yanında olduğu müddetçe büyüyen aşkının ıstırabıyla ezilir. Madam’ın durumu da Felix’den farksızdır. Mutsuz bir evlilik, her daim hasta çocuklar, ihtiyar ve huysuz bir koca; Madam’ın hayatını soldurmuş, onu, Felix’in aşkına itmiştir. Felix’e karşı hem tıpkı bir anne gibi şefkat duymakta, onu koruyup öğütler vermekte; hem de Felix’i günah saydığı bir aşkla sevmektedir. Beyaz bir zambak kadar narin ve güzel olan Madam de Mortsauf, Felix’in duygularına kendini bırakabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a757a73-22f1-46d8-92d6-45631c19946f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Dolittle’ın Serüveni</image:title>
            <image:caption>Hugh John Lofting (14 Ocak 1886 - 26 Eylül 1947) çocuk klasikleri arasında yer alan Doctor Dolittle karakterini yaratan İngiliz yazardır. 
Lofting&apos;in karakteri, Batı Ülkesinde küçük bir kasaba olan Puddleby-on-the-Marsh&apos;ta hekim olan ve hayvanlarla konuşabilen Doktor John Dolittle, ilk olarak I.Dünya Savaşı sırasında siperlerde çocukları için yazıldı. Savaşta ciddi şekilde yaralandı. Savaşın anlamsızlığını, dehşeti deneyimlerken, cephede hayvanların çektiği acılara da tanık oldu. Doktor Dolittle karakteri hayvanlara ve hayvanların yaşamına saygıyı öne çıkarak hayvanlar üzeriden çocuklara seslendi. Hikâyeleri kendi çocukları dâhil dünyanın her yerinde çocuklar tarafından okundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c6b19e-e4fc-4648-86d5-9551fe3e3952.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki İsyankar Doğanlar</image:title>
            <image:caption>Jön Türkler ve İttihatçılar kimlerdi? 
İttihat ve Terakki bir ihtilal örgütü müydü? 
İttihat ve Terakki’nin bir ideolojisi var mıydı? 
İttihatçılar, Türkçü müydü? 
Hangi gelişmeler İttihat ve Terakki’yi iktidara getirdi? 
Balkan Savaşı’ndaki bozgun ve göç faciasının sebepleri nelerdi? 
31 Mart ayaklanması İttihat ve Terakki’ye tepki miydi? 
Balkan komitacılığı nedir?  Teşkilat-ı Mahsusa yasal bir örgüt müydü? 
Yedi yılda; üç savaş, bir seri ihtilal,  
darbe ve ayaklanma, toplumu nasıl etkiledi? 
Sınırsız cesaretleri ve müthiş ataklıklarıyla  
bir döneme mühür vuran silahşorlar, birer serüvenci mi,  
yoksa delilik derecesinde vatanseverler miydi? 
Jön Türk hareketinin öncülerinden, yazar, 
şair ve Osmanlı İmparatorluğu’nda, 19. yüzyılın en önemli 
devlet adamlarından birisi olan Ziya Paşa’nın: 
“Kalkın ey felâh-ı vatan dediler, kalktık. 
Herkes oturdu biz ayakta kaldık...” 
Dizeleri, kendilerinden sonra gelenler için de geçerli mi? 
Cumhuriyeti iyi anlayabilmek için 
1908-1918 dönemine bakmak gerekiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b470f948-dcc1-4834-89ee-da2797ed1895.jpg</image:loc>
            <image:title>Goldberg: Çeşitlemeler</image:title>
            <image:caption>“Josipovici’nin zekâsı ile yeteneğinin daimi hayranıyım.” -Muriel Spark
“Josipovici, İngiltere’nin en cüretkâr ve seçkin yazarlarından biri.” -Deborah Levy
Bir on sekizinci yüzyıl beyefendisi olan Westfield uykusuzluktan muzdariptir. Bir yazar olan Samuel Goldberg’ün görevi de Westfield’a kitap okuyarak onun uyuyabilmesini sağlamaktır ve bunun için de her gece okunmak üzere yeni bir hikâye yazmak zorundadır. Sanat, müzik, edebiyat, mitoloji, felsefe ve daha birçok konuya temas eden bu hikâyeler, uyutmak için anlatılsalar da, dinleyeni uyandıracak cinstendir.
Labirenti andıran eserleriyle tanınan, okuru metin içinde oyunlara sürükleyen Gabriel Josipovici’nin romanı Goldberg: Çeşitlemeler, hikâye anlatıcılığı hakkında bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1787edd1-9b66-4560-a959-d376a31aa47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fish! - Balık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Moral Gücünü artırmanın ve Daha Verimli Sonuçlar Elde Etmenin Etkin Yolu... Her zaman, sevdiğiniz işi yapamayabilirsiniz. Peki yaptığınız işi sevmeye ne dersiniz? Herkesin her gün işe enerji, tutku ve olumlu bir tutumla birlikte geldiği bir işyeri düşünün. Bütün insanların işine, iş arkadaşlarına ve müşterilerine tam anlamıyla bağlı olduğu bir işyeri hayal edin. Balık!; tüm coşkusunu yitirmiş, verimsiz bir departmanı değiştirme sorumluluğunu üstlenen bir yöneticiyi anlatıyor. İşyerindeki sorunlardan bunalan Mary Jane’in yolu bir gün ofisinin çok yakınında bulunan, dünyaca ünlü balık pazarına düşüyor. Bu pazardaki keyifli, coşkulu atmosfere ve eşsiz müşteri hizmetlerine tanık olan yöneticimiz, burada öğrendiklerini ve aldığı basit dersleri kendi departmanında uygulayarak büyük bir başırı elde ediyor. Günümüzde iş hayatında en sık karşılaşılan sorunları (çalışanların rehaveti ve verimsizliği de dahil olmak üzere) anlatan Balık!, verdiği kolay uygulanabilir dersler ve ipuçlarıyla her zaman başvurulacak, gerçek bir klasik olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd6e11c-009c-463e-91cd-bdf996d1bb55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Otuz</image:title>
            <image:caption>“Eğer bir gün kalbinde bir yerlerde Venüs’e rastlarsan onu çok sevdiğimi söyle,” dedim içimdeki sese güvenerek. “Onu tanımak çok güzeldi.” 
Bedriye Zobu&apos;nun kaleminden hikayenin başını ve sonunu okurun belirleyeceği heyecan dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ecf87be-a893-4cd5-8f03-eea4ae1c7f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaket Dili - Bir Hemşirenin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Nezaket Dili: Bir Hemşirenin Öyküsü
Christie Watson
Tüp üzerindeki bantları değiştirip sabitlemek basit bir hemşirelik işi. Çoğu hemşirelik görevi ve nezaketin bizzat kendisi gibi basit ama son derece önemli.
Çoğu zaman kapısının önünden bile geçmek istemediğimiz soğuk görünüşlü hastanelerde, her şeye rağmen hayatla ölüm arasındaki ince çizgide görevini yerine getirmeye çalışan hemşireler...
Christie Watson yirmi yıllık hemşirelik kariyerini tam da bu eksende anlatıyor. Doğumhaneden morga, acil servisten onkoloji koridorlarına; bebeklerden yaşlılara, herkesin kalbine dokunan hemşirelerin hikâyelerini kendi deneyimleri eşliğinde anlatan Watson, bütün bunların altındaki şefkate işaret ediyor.
Watson, tüm dünyaya inat anlattıklarıyla âdeta umut aşılıyor. Gözyaşlarınızı “nezaket”le silmek isteyeceğiniz bir hayat hikâyesini okumaya hazır olun.
Florence Nightingale’in bildiği bir şeyi hatırlatıyor bize çocuklar: Acı ve hatta ağrı hissi nezaketle azaltılabilir.
“‘En kıymeti bilinmeyen’ mesleğe mensup insanların, hemşirelerin çalışırken nelere şahit olduğunu gözyaşı dökmeden okuyabileceğinizi sanmıyorum. Son bölümü okuduktan sonra bile günlerce etkisinden kurtulamayacaksınız.”
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4223d888-59c8-45e2-8d69-77ba384a35ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap hukukun sosyolojik bakımdan çalışılmasına genel bir giriş olarak tasarlandı. Potansiyel alanı devasadır, bu yüzden amaçları sıkı bir şekilde sınırlanmıştır. Esas olarak konusunu, sadece günümüzde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da bulunan sanayileşmiş toplumlardaki, yani klasik sosyal teorisyenlerin on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başında ‘modern toplum’ diye adlandırdıklarının ardılı olan toplumlardaki hukukla ilgili teori ve ampirik araştırma oluşturuyor”. Roger Cotterrell’in Hukuk Sosyolojisi: Giriş başlıklı bu kitabı, Batı toplumlarındaki çağdaş hukuka farklı bir bakış açısı sunarken, bu alanla ilgili literatürün incelenebileceği geniş bir analitik çerçeve sağlıyor. Cotterrell’in çalışması, hukuk üzerine ampirik çalışmaların yoğunlaşmaya başladığı yirminci yüzyılın sonunda hazırlanmakla birlikte, hukuk sosyolojisi’nin yirmibirinci yüzyıldaki yol haritasına ilişkin sağlam bir temel sunuyor. Daha evvel Hukukbilimin Politikası: Hukuk Felsefesine Eleştirel Bir Giriş kitabını yayınladığımız çağdaş hukuk düşünürü Cotterrell’in hukuk kuramı alanındaki Türkçe literatürü zenginleştirmesini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3cbcd5-4925-4f6e-89d9-92a2f67ba863.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Turşusu 1 ( Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uslanmaz bir bilim insanı olan Kısmet’in turşu sevdası ve benim üstün isim bulma yeteneğim sayesinde ortaya çıkan Zaman Turşusu, son güncellemelerle yeni yolculuklara hazır!  
Ama önce birkaç test yapmamız gerekiyor. Geleceğe neler göndersek acaba?
Peki ya; Geleceğe gönderdiğimiz tabaktaki sosisi kim aldı?
Çaya benzeyen bu siyah kül de neyin nesi?
3013 yılından gelen bardaktan neden duman çıkıyor?
Dedemin bahçesiyle Dünya’nın sonunun ne alakası var?
‘Vela şi nu katara’ ne demek?
Bütün bu soruların cevapları ve daha fazlası için… 
Işınla bizi Kısmet! Dünyayı kurtarma yolculuğumuz başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07047109-e5d1-4bd2-9112-f763ce6f697b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Ve Devrim</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta anlatılan hikâyenin ayrı ayrı parçalarını uzman tarihçiler ve hukukçular çok iyi biliyor. Yine de tek başına hikâyenin bütünü bilindik değil ve alışılagelmiş peşin hükümlerle çatışıyor. Üstelik batı tarihinin geleneksel dönemselleştirmesine de itiraz ediyor. Batı uygarlığının tarihini tek tek milletlerin tarihi olarak ele almaktansa bir bütün olarak değerlendiriyor. Dahası genellikle modern öncesi döneme ait olduğu düşünülen modern niteliklere atıfta bulunuyor. Genellikle feodalizm çağı olarak adlandırılan dönemin baskın feodal niteliğini reddediyor ve feodal hukuk ile malikane hukukunu ticaret hukukunun, kent hukukunun ve krallık hukukunun zıddı olarak değil tamamlayıcısı olarak ele alıyor”. Yaşamı boyunca yirmi beş kitap ve yüzlerce makale yayınlamış olan hukuk kuramcısı ve tarihçisi Harold J. Berman (1918-2007), Batı hukuk geleneğinin oluşumunu bir bütün olarak sosyal, siyasi ve dinî temelleri ile açıklamaya çalışmasıyla tanınıyordu. Bu çalışma Batı hukuk geleneği ile ilgilenen herkesin ya referans göstermesi veya hesaplaşması gereken bir eser olarak abidevi bir değer kazanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96681294-ca7b-4a70-b4a8-e3a8b7de20dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu Çağında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>SELÇUKLU ŞEHİR HAYATINI
YENİDEN KEŞFETMEK…
Selçuklu şehirlerinin güvenliği nasıl sağlanırdı? Mahalle hayatında Müslümanlar ve gayrimüslimler müşterek bir yaşamı ne şekilde kurmuşlardı? Çarşıların ve pazarların şehrin ekonomisindeki rolü neydi? Özellikle şehir idaresi konusunda halk ve yönetici zümre arasındaki ilişki nasıldı? Çocuklar hangi oyunlarla eğlenirdi? Bayramlar nasıl yaşanırdı? Yardımlaşma hangi yollarla sağlanırdı? Doğum, ölüm, doğal afet, hastalık, eğlence, kutlama gibi hadiselerde şehir halkı nasıl bir kader ortaklığı sağlamıştı?
Şehirler insan hayatının çehresini görebildiğimiz en duru mekânlardır. Kaynaklardaki bilgiler veya maddî izler geçmişin hikâyesini bugüne aktararak şehre dair bir resim çizmemizi sağlar. Selçukluların Türk-İslâm medeniyetine kazandırdıklarının başında kuşkusuz şehirleşme gelmektedir. Üç yüzyıl boyunca Türk tarihine ev sahipliği yapmış olan Selçuklularla birlikte şehirleşme faaliyetleri parlak bir yükseliş yaşamıştır. Günümüz şehir hayatına temel oluşturan yapılar Selçuklu şehrinin büyüklüğünün tartışılamaz olduğunu göstermektedir.
Selçuklular ve Beylikler tarihi, şehir tarihi, Ortaçağ’da sosyal, kültürel ve iktisadî hayat hakkında çalışmalar yapan Doç. Dr. Tülay Metin’in elinizdeki çalışmasında Selçuklu şehirlerinin oluşumu, iskânı, savunma yapıları, idarî yapısı, müesseseleri ve şehir halkının kültürel, dinî ve sosyoekonomik hayatı ayrı başlıklar altında inceleniyor. Selçuklu şehirleri hakkında bilgi veren dönemin seyahatnâmelerinden yararlanılarak seyyahların aktardıklarıyla Selçuklu şehirlerine ışık tutuluyor. Selçuklu şehirlerinin kimliğini belirleyen unvanları yeniden hatırlanıyor. Sıradan bir insanı, esnafı ve yöneticiyi evinden şehrin surlarına dek takip eden bu çalışmayla birlikte Selçuklu yaşamı bir bütün içinde ele alınıyor.
Selçuklu Çağında Yaşamak, Türk tarihinin en özel devirlerinden birini tüm canlılığıyla aktarırken meraklı okurlara da yeni keşifler sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e08f070e-ab0a-47ff-9533-d8004a7629dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Babürlüler</image:title>
            <image:caption>HİNDİSTAN’DA ÜÇ ASIR HÜKÜM SÜREN 
BİR TÜRK İMPARATORLUĞU: BÂBÜRLÜLER…
Atası Emir Timurʼun 14. yüzyılın sonunda gerçekleştirdiği Delhi fethi, Bâbür Şahʼın Hint topraklarını kendisine bırakılmış bir miras olarak görmesini sağladı. Azim, sebat ve kararlılıkla hareket eden Bâbür ve oğulları, 1526’da kurulan devleti adım adım genişlettiler. Zirve yıllarında Avrupa kıtasının yaklaşık üçte biri büyüklüğüne ulaşan Türk-Moğol kökenli bu imparatorluk, dönemin Avrupa nüfusunun yaklaşık iki katı bir nüfusa ve Hindistan topraklarının büyük bir bölümüne hâkim olmayı başardı.
Michael H. Fisher’ın elinizdeki kitabı, 16. yüzyılda Hindistan’da hâkimiyet kuran Bâbürlüler hakkında uzun zamandır beklenen bir çalışma ve bu alanda Türkçeye kazandırılan bir ilk eser olmasıyla büyük önem arz ediyor. Tarihî olayları zengin ve kapsamlı bir bağlama oturtan tarihçi Fisher, bir taraftan Bâbürlüler dönemi Hindistan siyaseti ve kültürünün ayrıntılı bir incelemesini sunarken öte yandan hanedan kadınları, dinî gruplar ve taşra memurları gibi pek incelenmemiş konulara dikkatleri çekiyor. Dönemin dil, şiir, sanat ve mimari arka planı da kitapta kendine geniş bir yer buluyor. 
Bâbürlülerden bugüne kalan maddi ve kültürel miras, Asya ve İslam dünyasındaki imparatorluk süreçlerinin doğasını anlamamıza ve Asyalılar ile Hıristiyan Avrupa’nın sömürgeci güçleri arasındaki ilişkiler hakkında etraflıca fikir sahibi olmamıza imkân sağlıyor.
Bâbürlüler keşfedilmeyi bekleyen bir Türk İmparatorluğu’nu ve Güney Asya tarihini yakından tanımak isteyen okurlar için çarpıcı bilgiler içeren ve kolay okunur bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c91fcf-109b-4669-acd2-10c560991f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsansız Ordular</image:title>
            <image:caption>“Savaş teknolojisinin geleceğine dair büyük bir başarı... Muharebe meydanlarının ve ötesindeki robotların dünyasından geçen son derece okunası bir yolculuk.” 
- P.W SINGER, Wired for War kitabının yazarı 
&quot;Askeri konularla ilgili son zamanlarda okuduğum en ilginç kitap.&quot; 
- THOMAS E. RICKS, New York Times Book Review 
&quot;Yapay zekâ ve savaşın geleceğiyle ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.&quot; 
- TASK &amp; PURPOSE &quot;Çok yakın zamanda askeri mücadeleleri şekillendirecek olan otomatikleştirilmiş muharebe alanlarına dair güvenilir ve çarpıcı bir bakış açısı.&quot; 
- SCIENCE
Otonom silahların devri geldi. Peki, dünya buna nasıl ayak uyduracak? Savaşın kaderini otonom silahlara bırakmak, muharebe meydanlarını nasıl değiştirecek? Ölüm-kalım kararı artık robotların eline mi geçiyor? Geleceğin savaşlarında insan ne kadar rol üstlenecek? Askerler, siyasiler, hukukçular, mühendisler, bilim insanları ve sivil toplum örgütleri bu konu hakkında ne düşünüyor? Terminatör gerçeğe mi dönüşüyor?
İnsansız Ordular, silahlara ölüm-kalım kararlarını verme özgürlüğünü tanımanın sonuçlarını keşfetmek için tüm dikkatleri askeri tarihe, küresel politikalara ve modern bilime çekiyor. Irak ve Afganistan’da çalışmış emekli ABD Kara Kuvvetleri Ranger’ı ve Yeni Amerikan Güvenlik Merkezi, Teknoloji ve Ulusal Güvenlik Programı direktörü Paul Scharre, savaşı daha kesin ve insani hâle getirebilecek teknolojiyi benimsememiz gerektiğini söylüyor. Ancak olağanüstü teknolojik gelişmeler neticesinde artık ölüm-kalım kararlarında insan kalbine yer kalmadığını da belirtiyor. Üst düzey teknolojiye sahip silah sistemlerini anlatırken, gün geçtikçe belirgin biçimde ortaya çıkan hukuki ve ahlaki sorunları da ele alıyor.
İnsansız Ordular: Katil Robotlar, Otonom Silahlar ve Makine Savaşları, geleceğin savaşlarını bir bilimkurgu romanı gibi sarsıcı ve sürükleyici biçimde, tüm gerçekleriyle ortaya seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c998b2-11fa-4dae-91e9-a9e4e9782f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Demokratik Türkiye</image:title>
            <image:caption>HALİL İNALCIK’IN KALEMİNDEN
ATATÜRK VE TÜRK MODERNLEŞMESİ
...İşte böylece Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal Paşa’nın kişiliğinde ve etrafında, Anadolu halkı bağımsızlık savaşının önderini bulmuş oluyordu.” 
Halil İnalcık Türk tarihini dünya tarihçiliğine kabul ettiren Halil İnalcık’tan Atatürk, inkılaplar, cumhuriyet, modernleşen Türkiye ve Türklerin fikir, şuur, zihin dünyası…
Atatürkçülük, İnalcık’a göre yüz elli yıllık bir tarihî gelişimin son ve radikal ifadesidir. Günlük siyasi ve sosyal akımların etkisinden korunduğu ölçüde anlaşılacak, Türkiye’nin problemleri daha gerçekçi çözümlere kavuşabilecektir. Elinizdeki eserde İnalcık; hilafet, inkılaplar, modernleşme problemleri, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş ve yabancı tarihçilerin Atatürk devrimlerine dair yorumları üzerine çok kritik analizler yapıyor. Türkiye için bir tek yükseliş yolu olduğunu söylüyor: “Atatürk devrimini, gerçek ruhuyla benimsemek ve şaşmaz bir şekilde izlemek.”
Türk tarihinin en büyük sorununun Avrupa ile boy ölçüşme olduğunu düşünen İnalcık, bunun bir sorun olarak kalmaması için batıyı da doğuyu da iyi anlamak gerektiği üzerinde duruyor. Türkiye ve Japonya’nın siyasi modernleşmesi, Türk tarihi ve Atatürk’te tarih şuuru, yüzyıla damgasını vuran bir düşünür olarak Ziya Gökalp üzerine yazdığı makalelerle fikir dünyamızı genişletiyor. Atatürk ve Demokratik Türkiye, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ile devrimlerinin kaynağını daha iyi öğrenmek, modernleşen Türkiye’nin sorunlarını daha iyi anlamak için eşsiz bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d0d0f9-7201-4458-97b2-9450630748e8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstasyon</image:title>
            <image:caption>Birgül Oğuz’dan yalnızlık, güven ve arkadaşlık üzerine uzun bir hikâye. 
“Şimdi ormanda bir patikada dalgın yürürken aniden ağaçların, boyumu aşan yabani otların arasına dalıp koşmaya başlamışım gibi hissediyordum. Tren hızlandıkça bir sevinç dalgası yükseliyordu içimde. Ama her an daha da kararan bir ormanda dikenli bitkilerin, böceklerin, gececillerin arasına fütursuz dalışımın ödeyemeyeceğim bir bedeli olduğu duygusuna da kapılıyordum. Davranışımın kaynağına belirsiz bir gelecekte varacağımı seziyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b04bf9-d654-4cf6-a686-cf52bf1b2088.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazoz Kapaklarının Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kimi yaşam öyküleri vardır ki okuduğunuzda yalnızca bir insanın hayatına dokunan anların ve olayların akışını değil, tüm oyuncuları ve arka planıyla birlikte bir endüstrinin de gelişimini, dönüşümünü anlatır. Gazoz Kapaklarının Peşinde, Ömer Yenici’nin genç bir girişimci olarak henüz öğrencilik yıllarında bavulla kitap seçkileri sattığı günlerden Türkiye’nin en büyük kitap dağıtım ağını kurmasına, iflas sürecinden daha da güçlenerek büyük bir yayın markası olarak yeniden doğuşuna dek kitap sektörünün son kırk yılda geçirdiği değişimi kendi hayat ekseni üzerinden anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce86dbc-6dfc-48cf-9acd-6768e3718998.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastlantı</image:title>
            <image:caption>“Belki de senin kahramanın, başka bir masalın yalnızıdır.”
Kabullenmek mutluluğun anahtarıdır. Neden, niye, niçin sorularını kendinize sormadığınızda hayat size mucizeler sunacak. Çare sensin, çare gülüşün, çare bakışın, sesin… Kendini dinle, iç sesine imkân ver, dinginliğini sev. Sonrasında hayat bildiği gibi gelsin. Sen kimsesiz değilsin, kimliğin sensin!
Uzun zamandan beri düşünüyorum yaşama dair. Kavgalarım, öfkelerim, nefretlerim ne büyük yer tutmuş hayat takvimimde. Yaşadıklarımı sorgulamak gözlerimi köreltmiş, anlık kararlarla, değmeyecek insanlarla değer terazimi kaybetmişim. En çok da güvenimden vermişim, ölmüşüm aslında nefes alırken. Bugün farkındayım her şeyin ve bugün boş vermişliğin en güzel demindeyim.
Daha ne kadar zaman kaybedeceksin? Daha ne kadar sayılı olan günlerinden çalmalarına izin vereceksin? Durma koş, hayat soluklanmak için çok kısa. Kendine üzüldüğün evreden kendini sevdiğin döngüye gel. Bak ben buradayım, buralar çok güzel…
Murat Tavlı, sekizinci romanı Rastlantı’da, genç bir adamın Mardin’den İstanbul’a uzanan zorlu hikâyesini kaleme alıyor. Bu kitap, şahit olunan tüm kötülüklere rağmen hiç kaybolmayan bir umut ile aşkla yeniden şekillenen hayatları, içinde kendinizi bulacağınız bir kurgu ve sarsıcı bir üslupla okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909eb9f5-9830-4dbb-a6ba-0e722f59782d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şehri Okumak</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık geçmişiyle İstanbul, çağlara meydan okuyan bir şehirdir. Her yerinden tarih fışkıran, her taşında ayrı bir efsane yatan şehir... 
Fatih Çavuş bu kitapta İstanbul’un tarihi mekânlarını, sütunlarını, çeşmelerini, saraylarını, padişahlarını 
ve camilerini kaleme alıyor. Bunları anlatırken de yaşanan olaylara, efsanelere yer veriyor. Şehirde dolaşırken karşımıza çıkan bir sütundan bir çeşmenin inşa edilişine, Beylerbeyi’ndeki heykellerden Çırağan Sarayı’nda yaşanan baskın ve yangına, kuş evlerinden Osmanlı sultanlarının ihtişamlı camilerine dek birçok farklı konu kitap boyunca karşımıza çıkıyor. Ayrıca padişahların hayatları, dönemlerinde yaşanan olaylar ve İstanbul’a katkıları da merakla okunacak bölümler arasında. 
Bir Şehri Okumak, İstanbul’un tarihi eserlerine ve mekânlarına farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20991528-8e04-4c28-ab5d-48f8e2b20ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Theta Healing - Ruh Eşinizi Bulun</image:title>
            <image:caption>Ruh eşinizi bulmak ister misiniz? 
Birçoğumuz bu dünyaya, başka biri tarafından sevilmenin nasıl olması gerektiği duygusuyla geliriz. Ancak bu arzuyu en iyi şekilde nasıl gerçekleştireceğimiz konusundaki bilgimiz eksiktir. ThetaHealing® Ruh Eşinizi Bulun, spiritüel açıdan romantik olanlar, ruh eşini bulmak isteyen ve ilahi bir plan adına iki kişinin bir araya getirildiği inancını kaybetmeyenler için hazırlanmıştır. 
Bu kitapta şunları bulabilirsiniz: 
Sevginin yedi seviyesi 
Yedi tür ruh eşi 
Hangi tür ruh eşi istediğinizi belirlemenin yolları 
Ruh eşi arayışının farklı aşamaları 
Cinsellik ve benlik saygısı gibi konuları da içeren ruh eşi inanç çalışması 
Geçmişteki bir ilişkiyle olan enerji bağını serbest bırakma yöntemleri 
Vianna’nın kendi ruh eşini bulma deneyimine dayanan bu kitap, gerçek aşka olan inancınızı yeniden teyit edecek ve ThetaHealing® tekniğini kullanarak en uyumlu ruh eşini hayatınıza nasıl getirebileceğinizi açıklayacak. 
VIANNA STIBAL bir ressam, yazar, öğretmen ve sezgisel okuyucudur. ABD, Montana’da yaşamaktadır. 150’den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenleri ve uygulayıcılarına ders vermiştir. Bu enerji-şifa yaklaşımını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50c100e1-dee1-490d-8d6c-7c55ad9b8526.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Gerçek Olsa</image:title>
            <image:caption>Colbie Albright, ani bir kararla evinden ayrılıp San Francisco’ya giderken tek şey istiyordu: İlham perilerine kavuşmak ve yazdığı romanı bitirebilmek. Gündüzleri baş belası ailesiyle uğraşıp geceleri fantastik romanlar yazan genç kadının sadece minik bir molaya ihtiyacı vardı. Colbie, San Francisco’da, dilek tutanların gerçek aşkı bulduğu söylenen efsanevi bir çeşme gördü. Ancak dileğinin bu kadar çabuk gerçekleşeceğini tahmin edemezdi.
Milyoner bir dâhi olan Spence Baldwin, dilek tutarken suya
düşen genç kadının yardımına koştuğunda, yaşadığı sorunları bir anlığına da olsa unutmuştu. Ancak Colbie’yle tanıştıktan sonra keşfettiği derin hisler hakkında endişelenmesine gerek yoktu, genç kadın sadece birkaç haftalığına oradaydı.
Sırf her şeye, özellikle de kendi haline gülebiliyor ya da onu hemen anlıyor diye bu, Colbie’nin gitmesine izin veremeyeceği anlamına gelmezdi. Değil mi?
Colbie ile Spence’in birlikte geçirebilecekleri sadece iki haftaları kalmıştı. Bu süre, birbirlerine olan hislerini itiraf etmeleri için yeterli miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1480cf64-c7de-487f-ac37-8a1cb5b6b601.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirayet</image:title>
            <image:caption>“Ya öldürecek ya da olmayı istemeyeceğin bir varlığa dönüşeceksin. 
Peki ya aşk? O daima bir muamma.” 
 
Elvan, dağılan bir ailenin ve psikolojik sorunları nedeniyle intihar eden bir annenin, güçlü, dayanıklı, olgun ve kendi hâlinde yaşayan kızıdır. Hemşire olarak çalıştığı hastanede bir doktorla henüz nişanlanmıştır. Aldığı evlilik kararıyla hayatının olumlu yönde değişeceğini düşünen Elvan, kaynağı bilinmeyen bir virüsün neden olduğu, insan doğasını değiştiren bir hastalığın ülkeyi sardığı bir dönemde tüm aile bireylerini kaybederek hastalık ortamında yapayalnız kalır. Enfekte olan insanlar geçirdikleri mutasyon nedeniyle öldürmeye odaklı canlılar hâline gelmiştir. Elvan, tüm bu olaylar patlak vermeden önce komşuları Sadi Bey&apos;in, şu an yaşadıkları duruma çok benzeyen komplo teorilerini dinlemiştir. Sığınacak başka kimsesi olmadığından ona gider. Sadi Bey&apos;in böyle bir durumu beklediğinin göstergesi olan bir yeraltı barınağı vardır. Birlikte oraya giderlerken Sadi Bey, bir enfekte tarafından öldürülür. Barınağa tek başına girme mecburiyetinde kalan Elvan, burada haftalarca her şeyin yoluna girmesini bekler. Çıktığında ise bambaşka bir dünya onu bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3f12a8-ab8c-46a5-835e-32f87ae4a878.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe</image:title>
            <image:caption>Serçe; yetim bir kızdır. Babası Sarıkamış Savaşı’nda donarak şehit olur, annesi çocuklarını bırakır kocaya gider. Serçe’yi Adana’da zengin bir ağaya evlatlık verirler. 
Serçe; çalışkan bir öğrencidir. 
13 Ocak 1925  günü Mustafa Kemal Atatürk Tarsus’u ziyaret eder. 
Serçe; 4. sınıf öğrencisidir. Yenice İstasyonu’nda bir konuşma yapar ve Atatürk’e çiçek verir. Giyimiyle, kuşamıyla ve konuşmasıyla Atatürk’ün sevgisini kazınır. 
 Sanat Okulu son sınıftayken akrabaları bunun peşini bırakmazlar. Serçe’nin hayatı o tarihten sonra değişir. Hiç beklemediği bir yaşamın içine girer, hayatı kararır. Sıkıntılı hayattan kurtulmak için çırpınır, sonunda kendine bir yol 
bulur. Bilgisi, kültürü ve örnek davranışları yaşadığı toplumu etkiler ve örnek alınır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100a16fb-da77-4a15-bea2-82cd54aaf049.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotlar Cehennemi - Macera Geçidi 16</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
Bu macerada ünlü bir uzay polisisiniz. 
Göreviniz, bölgenizde güvenliği sağlamak… Ancak başınız, gök adaya korku salan gizemli Uzay Korsanı’yla dertte… Buna bir de savaş robotlarının ayaklanması eklenince, bölgeniz tam bir cehenneme dönüşüyor: Robotlar Cehennemine… 
Birileri, savaş robotlarını kullanarak Samanyolu Gök Adası’nda bir robot imparatorluğu kurmak istiyor. Bakalım onu engelleyebilecek, insanları robotların kölesi olmaktan kurtarabilecek misiniz? 
Bu kitapta tam 10 farklı son var. Kimi iyi, kimi kötü... Doğru seçimler yaparsanız; başarıya ulaşır, adınızı insanlık tarihine altın harflerle yazdırırsınız. Yanlış seçimler yaparsanız, uzayın derinliklerinde yok olup gidersiniz. Her şey sizin kararlarınıza bağlı. 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec721614-48f4-433f-86f4-e7c3bd69d7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Gezegen - Korku Tüneli 5</image:title>
            <image:caption>KORKU TÜNELİNE GİRİN! 
CESARETİNİZİ TEST EDİN! 
 
Bu macerada, Uzaklar 2 uzay gemisinde görevli bir savaş pilotusunuz. Sizden önce Mükemmel Gezegen’e giden Uzaklar 1, gizemli bir şekilde kaybolmuştur. 
Göreviniz Mükemmel Gezegen’e inmek ve Uzaklar 1’i bulmaktır. 
Ancak indiğiniz gezegen, inmeyi planladığınız Mükemmel Gezegen’den çok farklıdır. Burası canavarlaşmış yaratıkların kol gezdiği, acımasız savaşların yaşandığı korkunç bir yerdir. 
Bakalım bu gizemi çözebilecek ve Uzaklar 1’e ulaşabilecek misiniz? Unutmayın! Uzaklar 1 ve Uzaklar 2’deki insanların yaşamı sizin başarınıza bağlı... 
Başarıya da ancak doğru kararlar verip kitaptaki 12 farklı seçenekten doğru olanı izleyerek ulaşabilirsiniz. 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61e0f28b-7313-4807-a522-e58d922c4d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zurbahan’da Altın Beşik</image:title>
            <image:caption>İnsanı diğer canlılardan farklı kılan düşünebilmesi ve akıl yürütmesidir. 
Toplumların varlığı, zenginliği, sahip oldukları kültürel değerlerle ölçülür, onunla vardır. 
Kültürel değerler, asırlarca bir birikim ve yaşanmışlıkları sonucu ortaya çıkar. Kuşaktan kuşağa anlatılır, korunur, bilinirse büyür gelişir, boy atar, ışık verir, yeni nesilleri aydınlatır. 
 Zurbahan’da Altın Beşik, okuyanların zihinlerinde, gönüllerinde iz bırakacak, çok önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a01735c-27c3-4f45-8e37-a6e73383ef8a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnayet Gökçe’den Deyişler</image:title>
            <image:caption>Sevgi insanı insan eder. Her insanı insan eden. Her insanı mutlaka mutlu eden değer yargıları vardır. Benim mutluluğum ise, özümdeki ilahi aşkı yaşatarak, konuşarak bazen de satırlara dökerek ifade etmek olduğu deyişler halinde… 
 İnanmak, hissetmek, yaşamak; manevi hazza vararak… 
 Kalemi dost edinip, kağıda sırdaş olmak, kendini kendinle yaşamak. 
Kanadı kırık bir kuş misali, çırpınıyordu içimde kelimeler, yazdıkça yaralarım kapanıyor, huzur buluyorum. 
Uçmak istiyorum uçmak 
Yeryüzüne sevgi saçmak 
Kapalı kapıyı açmak 
Rabbim sana yönelmişim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b5a87e-5935-4244-8d91-bdea197e663f.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Sanat İstemez! - Sakar Bora 5</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli Ve Paldır Küldür Maceralarıyla
Sakar Bora İşte Karşınızda!
Merhaba arkadaşlar!
Aranızda sanatçı olmayı aklından geçiren oldu mu? “Yok canım, neden öyle bir şey yapayım ki?” diyorsanız elinizdeki kitap tam size göre.Bu kitapta; sanata nasıl balıklama daldığımı görecek, resim, müzik, tiyatro ve ebru kurslarında yaptığım sakarlıkları okuyacaksınız. Yaşadığım maceraları okurken hem eğlenecek hem de çok şey öğreneceksiniz. Bu kadar laftan sonra hangi sanat dalında başarılı oldum, merak ediyor musunuz? Ressam mı, müzisyen mi yoksa bir oyuncu mu oldum?
Haa, unutmadan bir de kitap boyunca sinir bozucu “Mandal Çetesi” ile uğraştım tabii ki.
“O da ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Ahh ahh! Ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Kitabı okuduğunuzda hem sanat dolu maceralarımı hem de Mandal Çetesi’nin sırrını öğrenmiş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/299bfad2-36eb-4d05-9b7f-dd6786ccde9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlikte Temel Konular</image:title>
            <image:caption>Uluslararası  Güvenlikte Temel Konular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d2be0f-943c-4e30-a4cd-7721be4f4282.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’in En Zengin Adamı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar Babil’de dünyanın en zengin adamı yaşardı; adı Arkad. Zenginliğinin ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aynı zamanda eli açıklığıyla da ünlüydü. Yardımlarında cömertti. Ailesine karşı cömertti. Kendi harcamalarında cömertti. Gene de serveti her geçen yıl harcadığından daha hızlı bir biçimde artardı.
“Bugün,” dedi Kobbi, “eski arkadaşımız Arkad’la karşılaştım, altın kaplama arabasında gidiyordu. Onun gibilerden beklenen bir davranışla beni görmezden gelip geçmedi. Tam tersi herkesin görebileceği biçimde el salladı, bana, çalgıcı Kobbi’ye gülümsedi.”
“Babil’in en zengin adamı olduğunu söylerler,” dedi Bansir dalgın dalgın. “Öyle zengin ki kralın hazinesi dara girdiğinde ondan borç altın aldığını işittim,” diye karşılık verdi Kobbi.
Günün birinde gençlik günlerinden arkadaşları Kobbi ve Bansir çıkıp geldiler ve “Sen Arkad,” dediler, “Hepimizden daha şanslı oldun. Biz ayakta kalabilmek için didinip dururken sen Babil’in en zengin adamı haline geldin. En güzel giysileri giyip en nadide yiyecekleri yiyebiliyorsun, oysa biz, ailelerimizi eli yüzü düzgün giysilerle giydirebilir, karınlarını doyurabilirsek ne mutlu bize.
“Ama bir zamanlar eşittik. Aynı hocadan ders aldık. Aynı oyunlarda oynadık. Ne derslerde ne oyunlarda bizden üstün değildin. “Gördüğümüz kadarıyla ne bizden daha sadakatla ne de daha çok çalıştın. Öyleyse neden kahpe kader dünyadaki tüm iyi şeylerin tadını çıkartmak için seni seçerken senin kadar hak eden bizleri görmezden geldi?”
Bunun üzerine Arkad onlara uzun bir söylev çekti : “Gençlik günlerimizden bu yana çıplak bir varoluşun ötesinde bir şey elde edemediyseniz bu ya zengin olma yasalarını öğrenemediğiniz ya da onlara uymadığınız içindir.”
“Öğrenmek istediklerinizi size söyleyeceğim, çünkü artık yaşlı bir adamım ve yaşlılar gevezeliği sever. Gençlik öğüt alacak yaşa geldiğinde ona verilen geçmiş yılların bilgeliğidir. Ama genellikle gençlik, yaşlılığın yalnızca geçmiş günlerin bilgeliğini bildiğini sanır, onun için yararlanamaz. Oysa unutmayın ki, bugün parlayan güneş, babanız doğduğu gün parlayan güneşle aynı ve en son torununuz bu dünyadan gittiğinde hala aynı güneş parlıyor olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bf48ed-f101-4502-8419-af079c98705e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu (1924-1978)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde, öğretmen eğitiminin geliştirilmesi açısından çeşitli çalışmalar ve tartışmalar gerçekleştirilmektedir.  Yapılan çalışma ve tartışmaların geçmişi olduğu, öğretmen yetiştirme sisteminin tarihsel temelleri olan bir sürecin ürünü olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Geçmişte öğretmen yetiştirmenin nasıl olduğunu ortaya koymak bu açıdan önemlidir. Mevcut çalışma Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti eğitim tarihinde varlığı dikkate değer olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunun 1924-1978 yılları arasındaki öyküsü detaylı incelemiştir. Çalışmada İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğretmen yetiştirme açısından değerlendirilmiş; Okulun idari yapısı, öğretmenleri, öğrencileri, başarıları, kısıtlamaları, sorunları, sosyal ve kültürel durumu ele alınmıştır. Kısacası Türkiye eğitim tarihindeki yer alan bir öğretim kurumunun hayat hikâyesi ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4e916f-6f2d-4129-ab99-ac0b5b868d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aromatik Adam</image:title>
            <image:caption>Çocukları düşünmeye, sorgulamaya ve gerçeği aramaya yönelten felsefi hikâyeler anlattığı çocuk kitaplarıyla çok sevilen Anooshirvan Miandji&apos;den bu kez gençler ve büyükler için bir epistemik roman: Aromatik Adam 
Her doğru gerçek midir? 
Çok kişi bir şeye inanırsa, o gerçek olur mu? 
Bilginin sınırı var mıdır? Bilginin ölçüsü nedir? 
Bildiğimiz her şey, her şey midir? 
Doğa ile doğaüstü arasındaki fark nedir? 
Parlayan her şey ışık mıdır? 
Pahalı olan her şey değerli midir? 
Bilinmeyeni bilmek için neden önce bilineni bilmek gerekir? 
Bu soruların yanıtını merak ediyorsanız, Aromatik Adam romanı okumanızı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c41a3d-f5cc-4f61-be6f-81e3ab064cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens ve Diğer Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Artık şehrimin tüm çirkinliklerini, tüm acılarını görebiliyorum ve kalbim kurşundan yapılmış olsa da ağlamaktan kendimi alamıyorum.&quot; 
19. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Oscar Wilde’ın Mutlu Prens ve Diğer Hikâyeler isimli kitabı; iyilik, mutluluk, paylaşmak, bencillik, kibir, merhamet gibi önemli pek çok duyguya yer veren beş öyküden oluşuyor. 
Şiirsel bir dille ve sihirle parıldayan, küçük-büyük herkesin ilgiyle okuyacağı bu kusursuz derlemede; şahit olduğu yoksulluk ve kötülükler karşısında hiç de mutlu olamayan Mutlu Prens’in, aşk uğruna hayatını hiçe sayan Bülbül’ün, bahçesini küçük çocuklardan esirgeyen Bencil Dev’in, arkadaşlığın yüceliğine her şeyden çok inanan fedakâr Hans’ın ve kendini diğer herkesten üstün gören bir roketin hikâyesi sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336a232e-3c14-4f06-96c9-9d7d2c0fcae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarla İyileşme Nusretien Rüya Analizleri</image:title>
            <image:caption>“Artık rüyalarınızı bir başka göreceksiniz” 

“Rüyalarla İyileşme” adını taşıyan bu çalışma, Nusret Kaya’nın artık “Nusretien yöntem” olarak anılan özgün yöntemi temelinde danışanlarla yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Neredeyse kırk yıldır kendisine başvuran danışanlarının sorunlarını anlamaya çalışan Nusret Kaya, rüyalardaki “simge dilinin” izlerini saptayarak iyileşme sürecine katkıda bulunuyor. Rüyalardaki simge ve semboller, mitoloji, efsaneler ve kutsal kitapların kavram ve işaretiyle çözümlenerek anlaşılır kılınıyor. 
  “Rüyalarla İyileşme” adlı bu kitap çok sayıda danışanının grup çalışmalarındaki anlatı, analiz ve tartışmalarına ek olarak Nusret Kaya’nın çözümleme ve yönlendirmelerini içermektedir. Bu kitapla birlikte artık “rüyalarınızı bir başka” göreceğinizden eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23955ec-4cab-4736-b041-8d0d93d2c051.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Düşü Mutlu İnsanlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamını, yurdunun &quot;mutlu insanlar ülkesi&quot; olmasına adamış bir kişiyi, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ü, yaşadığı çağı, yaptıklarını ve yapmak istediklerini anlattım bu kitapta. Bu konular sende ders kitabı çağrışımı mı yaptı? Korkma, öyle değil. 
Ama korkmakta da haklısın; üniversiteden önceki okul yaşamımda bize okutulan sosyal bilgiler (tarih ve yurt bilgisi) kitaplarını ben de hiç sevmedim. Benim okuduğum kitaplar gerçekten hem görünüşleriyle, hem de içerikleriyle sıkıcıydı. 
Yakın tarihlerde, torunum Sina&apos;nın okuduğu sosyal bilgiler kitaplarına baktım: Kimse kusura bakmasın ama onları da hiç ilginç bulmadım. &quot;Yoksa ben ders kitabı mı yazsam?&quot; dedim; çünkü bunlar aslında ilginç konulardı. &quot;Aman, ders kitabı yazma!&quot; dedi torunum. &quot;Ama ben ilginç yazarım&quot; dedim. &quot;Sen bilirsin&quot; dedi. 
Yine de bu kitap, bir ders kitabı değil: Atatürk&apos;ü öğrenmek, anlamak isteyen okurlarımın benden istedikleri bir kitap... 
Kendi yaşam deneyimlerimi, bildiklerimi, öğrendiklerimi, anılarla, şiirlerle, türkülerle, gazete yazılarıyla harmanlayıp yazdım bu kitabı. 
Sevgili okurlarımın beklentilerinin boşa çıkmayacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f10550a-aa46-4fb9-8504-8de7784c3cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Buğudaki İz</image:title>
            <image:caption>&quot;İçinde yaşadığımız toplum bizi kendisiyle aynı kılmaya çalışıyor. .. Biz, hele de o çocuk çağlarımızda toplumda beğenmediğimiz yanlar bulup, aykırı şeyler de düşünüyoruz zaman zaman... Yıllar içinde aykırılıklar azalıyor sanki. Diğer insanlara benzemeye başlıyoruz... Ya da, bütün camların buğuları siliniyor, bütün camlar birbirine benzer oluyor...&quot; 
Aykırılıklar ise yazıyla sürdürüyor varlığını... 
İnsan yazıyı öğrenmeden önce de yaşama bu kadar çok anlam yükleyebiliyor muydu acaba? 
Yaşam hep sürecek... Camlardaki buğular silinecek, insanlar içinde yaşadıkları toplum tarafından konulmuş kurallara uymaya, birbirine benzemeye, tekdüze yaşamaya zorlanacak... İnsana en çok yakışanıysa, aynılaşmaya karşı duran o buğulu camlar dünyası olmalı... Herkesin kendini yalnızca kendisi olarak duyumsadığı, hiçbir sesin, hiçbir rengin birbiri üzerinde egemenlik kurmaya çalışmadığı, o erken saatlerin büyülü dünyası... 
İlker&apos;in geçmiş bir zamanda, buğulu bir cama yazdığı adı, damlacıkları birleştiren su yollarıyla karışıyor, akıp gidiyor... Geriye anlatılası bir öykü kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59caeb9-8644-4e0b-a7bf-495edc4c6a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Araştırmacıları İçin Spss Uygulamalı İstatistik</image:title>
            <image:caption>Eğitim istatistiği nicel eğitim araştırmalarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bir eğitim araştırmasının nasıl analiz edilip yorumlanacağı konusundaki soruların cevapları araştırmacının eğitim istatistiği alanında bilgi ve deneyimine bağlıdır. Bu kitabın temel amacı eğitim istatistiğini okuyucular için açık ve anlaşılır bir dille sunmaktır. Bu sunum istatistiksel temeli olmayan okucuyucu kitlesi düşünülerek tasarlanmıştır. Ağır kuramsal bilgiler yerine araştırma yapmaya yeni başlayanların da rahatlıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Bu kitapta her analize ilişkin bir kontrol listesi ve örnek araştırma soruları verilmiştir. Ardından analize ilişkin işlem adımları anlatılmış, sonuçlar yorumlanmış ve konu kısaca özetlenmiştir. 
Bu kitapta anlatılan bilgiler bilimsel kaynaklara dayandırılarak aktarılmış olmakla birlikte, olgunlaşmaya ve geliştirilmeye açık bir biçimde yazılmıştır. Her türlü öneriniz için e-mail adresimden bana ulaşabilir, ileteceğiniz her bir öneriyi titizlikle dikkate alacağıma emin olabilirsiniz. Bu kitapta yer alan bilgilerin okurlara yararlı olması dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84306c2f-02e3-47c5-ad67-47a854051aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozkoparan</image:title>
            <image:caption>Ben Mehmet Yahya Usta. Bin yaşındayım, belki de daha fazla. Yerde yatansa İskender, benden bir yaş büyük. Yay ustası zanneder beni insanlar. Oysa ben gönüller yapar, kalpler onarırım. Kör zanneder beni insanlar, ben görmek için göze gerek olmadığını bilirim.

İskender mi? Onu tanırsınız siz. İlkin Bedir&apos;de vurulup düştü. Yirmi birdi yaşı. Kartalları korkutan bakışları vardı. Uhud&apos;da ok değdi kalbine bu kez, yirmi birdi yaşı. Öldü sandı insanlar onu. O, dirildi her seferinde. Hayber&apos;in kapısını söken Ali&apos;nin sağ yanındaydı tekrar vurulup düştüğünde. Kumandan Tarık&apos;ın yaktığı gemilerden birinde askerdi. Kudüs&apos;te Selahaddin&apos;in ordusundaydı. Malazgirt&apos;te Alparslan&apos;ın cengâveriydi, yirmi birdi yaşı. “Döne döne cenk etti de öyle vuruldu.” dedi kardaşları.

Her vurulduğunda kalktı ayağa İskender. Vuruldukça çoğaldı. Çünkü, bir fikirdi İskender. Ben Mehmet Yahya Usta. Bin yaşındayım, belki de daha fazla. Burada yatansa İskender. Benden bir yaş büyük. Ben kalp onaranım, gönül yapanım. O, bileğiyle meydan inleten, cesaretiyle arş titreten. Öldü dediler onun için, yalan…

O, buradan gün batımına kadar kahraman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c7f399-3251-458c-a6f1-05b0016041ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasaksız Diyet</image:title>
            <image:caption>Kilo almak durdurulamayan bir hastalık mı?
Genlerim mi bana kilo aldırıyor?
Kilo almamız nasıl durdurulabilir ve nasıl zayıflayabiliriz?
İdeal kilomu nasıl yakalarım?
Yiyerek zayıflamak mümkün mü?
Birkaç mucize çay ve birkaç hap içerek zayıflanır mı?
Kalori saymadan da diyet yapılabilir mi?
Bu ve bunun gibi pek çok sorunun cevabını Yasaksız Diyet kitabında bulacaksınız.


Sen de ayakkabılarını rahatlıkla bağlayabilir, çoraplarını yardımsız giyebilir ve yıllar önce dolaplara kaldırdığın naftalin kokulu küçük beden kıyafetlerine yeniden kavuşabilirsin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e19b314-e998-44e3-b634-2f17230c4cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Affet Beni Allah’ım</image:title>
            <image:caption>Öksüz ve yetim büyüdüğüm bu hayat yolunda, bütün manevi değerlerimi yitirmiştim.
Darmadağın olmuş zihnimle Allah’ı unutmuş, ateizmle yatıyor, deizmle kalkıyordum.
Öyle ki hiç durmadan varlığımı sorgulamaktaydım:
“Ben kimim?”
“Nereden geldim? Nereye gidiyorum?”
“Bu hayatın anlamı ne?”
“Gerçekten bu âlemin bir yaratıcısı var mı?”
Artık şüpheler ve çelişkiler rüzgârının önünde kurumuş bir yaprak gibi savruluyordum.
Tam pes ettiğim anda karşıma çıkmıştı, o esrarengiz adam…
Sanki efsunlu bir kalem, gözyaşıyla yoğrulmuş hayat hikâyemi yeniden yazmaya başlamıştı.

Bu kitap, deizm ve ateizm yolunda inancını yitiren bir gencin, yürek burkan yaşanmış hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b1ec86-9887-4e2b-b8d4-3f8298338d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Gülüyor</image:title>
            <image:caption>Natalia Akerman Polonyalı bir Yahudi, holokostta tüm yakınlarını kaybettiği Auschwitz kampından sağ kurtulduktan sonra Brüksel’de, başından geçen o korkunç felaketi anmaktan özellikle kaçınarak iki kız yetiştirmiş bir anne. O kızlardan biri de, 2015’te kendi isteğiyle aramızdan ayrılan tanınmış yönetmen, video ve enstalasyon sanatçısı Chantal Akerman. Aralarındaki derin bağ, konuşulamayanın gölgesinde giderek budaklanırken bunun etkileri Akerman’ın kendi iç dünyasından işlerine de yansır. 2014 yılında kaybettiği ve ardından ağır bir bunalım geçirdiği annesiyle ölmeden önce yaptığı video filmi No Home Movie’nin aynı zamanda yönetmenin son çalışması olması, anlaşılan o ki rastlantı değil.
Sağlığı kötüleşerek bakıma muhtaç hale gelen annesinin yokluğu fikriyle yüzleşmeye çalışan Akerman, zihninde ve bedeninde yer etmiş, yuva yapmış insanları hatırlayarak döndüğü özünden, evinden dışarı ancak yazıya tutunarak çıkabiliyor: filmlerden kareler ve aile fotoğraflarıyla bezeli bir “özkurmaca”yla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e14cf89f-01c3-4671-932f-71d0df6e8e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Jubiaba</image:title>
            <image:caption>Jubiabá, 1938’de Fransızcası yayımlandığında, dönemin içe bakış ve kelime oyunlarına dayalı modernist roman anlayışına göre metni yavan bulan André Gide’in tersine Albert Camus’yü çok heyecanlandırdı. Bir kere, fazla “kaba”ydı. Düz bir çizgide ilerleyen ve melodrama yaslanan bir tefrika roman türündendi. Ancak tam da bu özellikleri dolayısıyla duyguları kolayca harekete geçiren müthiş bir eylem gücü vardı.
“Ben yalnızca bir hikaye anlatıcısıyım.” Bunu her fırsatta dile getiren Brezilyalı yazar Jorge Amado, onu dünyaca üne kavuşturan Jubiabá adlı romanında, Antônio Balduíno adlı siyahi bir öksüzün serserilikten boksörlüğe, sirklerden tü*tün plantasyonlarına ve en sonunda grev direnişçiliğine uzanan aşk ve macera dolu uyanış öyküsünü anlatıyor.
“Harikulade ve müthiş bir kitap. Eğer gerçekten roman her şeyden önce eylemse, bu türünün tam bir örneği. (…) Gereksiz akıl oyunlarından bu denli uzak kalabilen kitap pek azdır. Tam aksine, bu eserde romansı öğelerin dokunaklı bir şekilde kullanıldığını, sözün bu öğeleri ölçüsüzce, fazla fazla barındıran hayata bırakıldığını görüyorum.”
Albert Camus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/084f06ba-8936-418e-8778-cf95f8c3928e.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>20.  yüzyılın başında Fransa’da eğitimin laikleşmesine öncülük eden ünlü pedagog Jules Payot’nun tartışmasız en önemli eseri İrade 
Terbiyesi. Kısa sürede pek çok dile tercüme edilerek bütün dünyada eğitimcilere yol gösteren bu eser hem teorik hem pratik yönleriyle güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi. Uzun süre Vatikan’ın yasaklılar listesinde yer alan, hatta çocuklarına bu kitabı okutan ebeveynlerin kiliselere alınmaması bile salık verilen İrade Terbiyesi, en temelde bir kişisel gelişim kitabı. İradenin felsefi ve ruhsal altyapısını herkesin anlayacağı bir dilde işlerken şu ve benzeri sorulara cevap arıyor: 
İradenin doğası nedir? 
Duygularımız üzerinde irade sahibi miyiz? 
Düşüncelerimizle irademizi yönlendirebilmek mümkün mü? 
Özdenetim yolunda irademizi eğitmek adına kullanabileceğimiz iç ve dış araçlar nelerdir? 
“Mutluluğumuz irademizin eğitimine bağlıdır, çünkü mutluluk, hoş fikirlerin ve duyguların tüm neşelerini bilince salmalarını temin etmek, acı verici düşünce ve heyecanların ise bilince girmelerini yasaklamak ya da en azından orayı kuşatma altında tutmalarını önlemek demektir. Bu nedenle mutluluk, insandan, üstün bir dikkate sahip olmasını bekler, bu da ancak yüksek derecede egemen bir iradeden başka bir şey anlamına gelmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b23aa3-956b-4294-adf1-ab6cd2989e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Atılımına Doğru</image:title>
            <image:caption>Nafi Atuf Kansu’yu öğretmen, pedagoji yazarı diye anlamaya çalışmak, onu hiç anlamamaktır. Nafi Atuf Kansu ne idi? Meşrutiyet’ten bu yana kültür tarihimizin tanıyabildiği en büyük mütefekkirlerimizden biri. Rahmetli birçokları gibi ünlü bir kimse değildi. Ancak ün başkadır, değer başkadır.”Mülkiye Mektebi mezuniyetinin ardından Balkan Savaşı ateşinin ortasında kalacak olan Edirne’de görev alan Nafi Atuf Kansu, öğrenciliğinden beri eğitim ve toplumsal sorunlara olan ilgisi ile Edirne’deki mülki ve eğitim idareciliğinin yanında, öğretmenlik, öğretmen örgütlenmesi, kitap ve dergi yayıncılığı ile ömrünü adayacağı eğitim serüvenine başlamıştır. Bir aydın, bürokrat ve siyasetçi olarak 1920&apos;den sonra Anadolu’ya geçerek ömrünün tamamını aydınlanmaya ve genç Cumhuriyetimizin büyük eğitim devriminin sessiz bir mimarı olarak yurt hizmetine adamıştır.
1911-1912 yıllarında Nafi Atuf Kansu yakın arkadaşı M. Vehbi Sarıdal ile birlikte Edirne’de on beş gün aralıklarla çıkardığı Sa’y ü Tetebbu (Emek ve İnceleme) dergisinin, Bulgar saldırısının başlamasına bir ay kalana kadar süren ve 39 sayı ile bu alanda nadir sayılacak uzun bir yayım hayatı olmuştur. Yüzyılı aşkın bir süre önce Osmanlı toplumundaki toplum ve eğitim sorunları üzerindeki Nafi Atuf’un görüşlerindeki kapsam ve derinliğin bugün bile güncelliğini ve geçerliliğini koruduğunu fark eden araştırmacı Sayın Halûk Kayıcı, derginin çıkan tüm sayılarındaki Nafi Atuf’a ait makaleleri akademisyen titizliği ile asıl metinlere sadık kalarak dilimize çevirerek günümüz okuyucularına, araştırmacılarına ve eğitim dünyasına sunmuş olması çok değerli bir çaba olmuştur.
Kansu ailesi bu değerli çalışmanın yazın dünyasına sunulmasından sevinç duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faea979f-417f-4e20-ba01-706094a1b2dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkır 1 Solan Güller</image:title>
            <image:caption>Kuyu başında başlayan bir kin. Yitip giden canlar ve bitmeyen acı. Yollara revan olan iki sevdalı, yürekleri dağlayan aşkın ölümü. Zâlim her yerde zâlimdir. Zâlimin işi ise zulümdür. Bu zulme dur diyen koca yürekli Ahmet Usta ve korkusuz Yakup. Yeni umutlara yelken açıp bozkırın tozlu yollarına düşen ve rastladığı Çoban Mehmet sayesinde, Hasan Emmi’den dinlediği hazin bir hikâyenin, Civan ile Mihriban’ın sevda yolunda çektiği zulmün hikâyesini dinleyen Önder Öğretmen, sır dolu iki mezar ve her sır bir gün, günyüzüne çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffcb374-10e7-4e6d-b818-46b26998d7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23650c28-9863-4dcc-9bdb-032f26383370.jpg</image:loc>
            <image:title>Baragan’ın Devedikenleri</image:title>
            <image:caption>Baragan’ın Devedikenleri, “Balkan edebiyatının Gorki’si” olarak bilinen Panait İstrati’nin kaleminden son derece sürükleyici, gerçek olaylara dayanan bir yapıt. Daha iyi bir hayat bulmak için evlerini terk eden serüvenci çocukları, bir lokma ekmek uğruna verilen kavgaları ve yoksul köylülerin adalet arayışını anlatıyor. İstrati’nin şiirsel üslubu, eşsiz güzellikteki doğa ve insan betimlemeleri yine hayranlık uyandırıcı. 
Anlatılan hikâye ne kadar etkiliyse onu bize aktaran on dört yaşındaki Matake’nin yüreği de o denli saf. Devedikenlerinin peşinden koşarak dünyayı keşfetme, sevgiyi bulma ve yaşama arzusuyla dopdolu. İstrati bu kitabını, 1907 Mart’ında Romen hükümeti tarafından katledilen binlerce isyancıya, “dünyanın hak arayıcıları”na adamış. Edebiyatımızın büyük ustalarından Salâh Birsel’in Fransızca aslından çevirisiyle Yordam Edebiyat’tan! 
“İstrati’nin şahısları hareket halinde yaratılmış! Hep baş döndürücü bir sürat içinde yaşıyorlar. Hele Baragan’ın Devedikenleri’nde eşya ve bitkilerin de bu sürat koşusuna iştirak eden bir hâli var.”  Salâh Birsel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1b9aec-b9ab-482b-bb5c-f5815a869ab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Hayatta Kalmanın 10 Kuralı</image:title>
            <image:caption>• Youtube’dan nasıl para kazanabilirsin? 
• Bir mutfak robotu olarak insanın kreatif zekâsı nasıl çalışır? 
• Aristotelese’ya göre mükemmel iletişimin 3 unsuru nedir? 
• Quentin Tarantino’nun gençliğinden neler öğrenebilirsin?
 • Tyrion Lannister’ın bu kitapta ne işi var? 
• Youtube’u etkili kullanmanın püf noktaları nelerdir? 
• Binlerce insan neden Netflix için çalışıyor? 
• TED tarihinin ayakta en fazla alkışlanan konuşmasının sırrı neydi?
 • Sosyal medyada görünür olmak için ne gibi taktikler uygulamalısın?
 • Cep telefonu &gt; Apollo 11 denklemi bize ne öğretiyor?
 • Video hazırlama formülü ne işinize yarayacak?
 • Hikâyeleştirme beynimizi nasıl etkiliyor?
 • Yeni çağın ikna teknolojisi nedir? 
• Konfüçyüs, Platon ve Çin halkını aynı cümle içinde bulunmasının sebebi ne? 
• The Beatles’ı The Beatles yapan özellikleri hangisidir?
 • Bir Instagram gönderisiyle 500 bin dolar kazanabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340f8a8b-c13d-4c10-bf91-0c786829542d.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yaprak</image:title>
            <image:caption>Son Yaprak, kısa öykü türünün büyük ustalarından O. Henry’nin birbirinden güzel öykülerinden oluşan bir seçki. Öykülerinde duygusallığı mizah ile harmanlayan yazar, yaşadığı dönemdeki Amerikan toplumunun çarpıklıklarını o eşsiz üslubuyla ince ince iğnelemekten de geri kalmıyor. Kitaba adını veren “Son Yaprak” ile onu takip eden “Noel Hediyesi”, hüzünlü ve beklenmedik sonlarıyla dünya öykü antolojilerine defalarca girmiş birer şaheser. Teksas’ta geçen diğer öykülerin özelliği ise farklı bir yaşam kültürüne sahip, sıra dışı karakterlerin başlarından geçen ilginç maceraları dile getiriyor olmaları... Western edebiyatın bu en başarılı örnekleri gerçek bir okuma heyecanı vadediyor. Mete Ergin’in akıcı ve lezzetli çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b31ac2-4183-4a5f-b505-1a163b8803b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Ağacı, Siyah Köpek ve Bulut</image:title>
            <image:caption>Bu bir masal kitabı. 
 
Evet masal; hani şu bir dilek dilenen, ağaçların ve hayvanların konuştuğu, bulutlara seyahat edilen masallardan… Yalnız şimdiden söyleyelim, bildiğiniz masallara pek de benzemiyor; prensesler, beyaz atlı prensler, kötü cadılar yok bu masalda. Peki ne mi var? Birkaç kez ağaca, ardından bir sokak köpeğine, sonra bir kediye ve sonunda da bir buluta dönüşen bir kızın hikâyesi. 
 
Bu bir macera kitabı. 
 
Evet macera. Yaşadığımız dünyanın güzelliklerini daha yakından görebileceğimiz; içinde karı, yağmuru, baharın çiçeklerini, çocuk cıvıltılarını barındıran bir macera. Mizahî dili ve eğlenceli illüstrasyonlarıyla Erik Ağacı, Siyah Köpek ve Bulut, sizden uçsuz bucaksız evrendeki yerinizi bulacağınız bir mola vermenizi istiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a32013e-b282-4d25-bc2f-9f6d19732d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Katmerli Sahtekar</image:title>
            <image:caption>Usta yazar O. Henry’nin kaleminden Katmerli Sahtekâr, western edebiyatın en sürükleyici kısa öykülerini bir araya getiriyor. Teksas’ın sığır ve koyun çiftliklerinde geçen ve yöreyi gerçeğe uygun biçimde yansıtan bu öyküler bazen duygulu, bazen de komik. Fakat her zaman merak uyandırıcı. O. Henry’nin alametifarikası sayılan beklenmedik gelişmeler, süpriz finaller keyifli bir şaşkınlık yaratıyor.
Klasik western hikâyelerinin aksine, bu öykülerde kimse göründüğü kadar kötü, korkak ya da kalpsiz değil. İyilik ve kötülük karşıtına dönüşme potansiyelini de taşıyor kendi içinde. Katmerli Sahtekâr, O. Henry öykülerine ayrı bir derinlik kazandıran Mete Ergin’in başarılı çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed90ee4-f196-4272-8062-5883d0227b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Schlemihl’in Tuhaf Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Peter Schlemihl’in Tuhaf Hikâyesi, gölgesini dipsiz bir keseyle takas etmeyi kabul ederek insanlardan kaçıp saklanmak zorunda kalan bir adamın hikâyesi. Adelbert von Chamisso tarafından 1814’te kaleme alınan bu güzel novella, yazıldığı dönemde büyük ilgi görerek önce bütün Avrupa dillerine, ardından dünya dillerine çevrildi. Bugün de Alman romantik edebiyatının önde gelen yapıtları arasında sayılıyor.
Fransız ana babadan dünyaya gelen Chamisso, Almanya’da, Alman kültürüyle büyüdü. Fakat her iki ülkede de “yabancı” muamelesi görmekten kurtulamadı. Kimilerine göre, gölgesini kaybeden adamın macerasında yaşadığı toplumsal dışlanmışlığı dile getirmiş; insanların bir gölgeye, boş bir şeye ne denli önem verdiklerini, bu yüzden insanı nasıl mutsuz ettiklerini göstermiştir.
Büyük yazarımız Sabahattin Ali’nin ustalıklı çevirisi ve sunuş yazısıyla Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46c4b94-956f-42d4-82fe-eaf90d96e736.jpg</image:loc>
            <image:title>Duka ile Karısı</image:title>
            <image:caption>Eşsiz hayal gücü ve şiirsel üslubuyla E.T.A. Hoffmann, Alman romantik edebiyatı denince akla ilk gelen isimlerden. Duka ile Karısı’nda kanallar şehrine, eski Venedik’in büyüleyici atmosferine götürüyor bizi... Anlatıda bahsi geçen Venedik Dukası, 1354’te Ceneviz donanması tarafından sarılan şehri düşman eline geçmekten kurtarmış tarihî bir şahsiyet. Hoffmann, Duka ile karısını resmeden gerçek bir tablodan yola çıkarak son derece meraklı bir hikâye kurguluyor. Öyle ki bunu dinleyenler Duka’nın karısının yüzüne dikkatle bakınca, onun zambak gibi beyaz alnında bilinmeyen, yalnız sezilen bir acının gölgelerini görebiliyorlar.
Duka ile Karısı, kanlı iktidar savaşları sırasında yaşanan imkânsız bir aşkın hikâyesi. Hoffmann’ın dediği gibi, “Bu böyle gelmiş böyle gider, bir kere aşkın saadetini tadan, artık günlerce, haftalarca, aylarca, altın bir ışıkla sarılmış bir halde, cennet rüyaları görür.”
Büyük yazarımız Sabahattin Ali’nin ustalıklı çevirisi ve sunuş yazısıyla Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba63e4e-3378-49d3-bb47-fbc07c456f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yirmi Dört Saati</image:title>
            <image:caption>Bir Kadının Yirmi Dört Saati, kumarhaneler kenti Monte Carlo’da geçen benzersiz bir aşk, tutku ve pişmanlık anlatısı. Avrupa’nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardan Stefan Zweig, eşsiz üslubuyla yine insan ruhunun en karanlık köşelerine uzanıyor.
Yalnız bir kadın, rulet masasında her şeyini kaybeden genç bir adamla tanışır ve ilk kıvılcımın etkisiyle sıkıcı hayatını tümden değiştirebilecek olağan dışı bir gün yaşar. Merakla ve “bir solukta” okunan bu güzel kitap defalarca sinemaya uyarlandı. Kadınların ödediği toplumsal bedellerin ağırlığını da tartışıyor olması onu büsbütün ilginç kılıyor. Bir Kadının Yirmi Dört Saati, Hamdi Varoğlu’nun son derece akıcı çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f59713-14ab-4686-9d1c-0ccd689f4eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel</image:title>
            <image:caption>Savaşların tarumar ettiği Avrupa’dan kaçarak ölüme sığınan Stefan Zweig, “Kitaplar, insanları ölümden sonra da birleştiren ve bizi unutmaya, hayatın bu en büyük düşmanına karşı koruyan biricik araçtır,” diye yazmış. Sahaf Mendel, bu büyük ustanın savunduğu insani ve kültürel değerleri kristalize eden kısa bir başyapıt.
Sahaflık yaparak geçimini sağlayan, tüm hazinesi kitap sevgisi ve bilgisinden ibaret Mendel’in yaşamı, Avusturya’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte altüst olur. Fakat yitip giden, Mendel’in eşsiz ansiklopedik belleği ile kitapları değildir sadece... Zweig insani dramın arka planında savaşın kültüre olan barbarca saldırısını da gözler önüne seriyor.
Kitabın ikinci öyküsü “Kadın ve Doğa”, toprağın ve insanın tabi olduğu güçlü arzuları işleyen şiirsel bir anlatı. Hamdi Varoğlu’nun zengin ve akıcı Türkçesiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9dcac2a-83ba-4819-b8f4-608d253048c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Klasikler Seti (20 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>“Bir Solukta Klasikler” dizisinden çıkan yirmi kitabımızı set halinde de okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. 
Usta işi çevirileri, cebe sığan boyutları ve çok uygun fiyatlarıyla okurları klasiklerle yeniden buluşturan sette yer alan yirmi kitap şöyle sıralanıyor: 
Nuri Yıldırım’ın Rusçadan yaptığı yeni çeviriyle Gogol’ün Palto’su, yine Gogol’den Hasan Âli Ediz çevirisiyle Portre ve Mayıs Gecesi. Hasan Âli Ediz’in akıcı çevirileriyle Puşkin’den üç yapıt Dubrovski, Biyelkin Hikâyeleri ve Maça Kızı-Mısır Geceleri. Çevirilerin altında yine Nuri Yıldırım ve Hasan Âli Ediz imzalarının bulunduğu altı ayrı Çehov kitabı: Altıncı Koğuş, Aşk Üzerine, Step, Üç Yıl, Düello ve Hayatım. Ayşe Hacıhasanoğlu çevirisiyle iki Maksim Gorki eseri: Mavi Bir Yaşam ve Karşılıksız Bir Aşk. 
Sette ünlü edebiyatçımız Sabahattin Ali’nin çevirileri de yer alıyor: E.T.A. Hoffmann’dan Duka ile Karısı ve Adelbert von Chamisso’dan Peter Schlemihl’in Tuhaf Maceraları. Bir diğer usta edebiyatçımız Salâh Birsel’in çevirisiyle Panait İstrati’den Baragan’ın Devedikenleri de yine setteki yerini aldı. 
Edebiyatseverler bu sette Amerikalı yazar O. Henry’nin iki yapıtı Son Yaprak ve Katmerli Sahtekâr’ı ise Mete Ergin’in Türkçesinden okuyacaklar. Son olarak Stefan Zweig’ın Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı sevilen yapıtı da Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle dizi kapsamında okurlarla yeniden buluştu ve bu setteki yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15a51b50-a38f-405e-b1ae-2b1f733a45c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Gemi</image:title>
            <image:caption>Çin’in yaşayan en büyük yazarları arasında anılan Zhang Wei’nin “kült” romanı Kadim Gemi, çağdaş Çin edebiyatının hakkında en çok konuşulan kitaplarından.
Hayali bir kuzey kasabası Wali ve bu kasabanın üç büyük ailesi (Sui, Li ve Zhao) üzerinden Zhang Wei, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve sonraki 40 yılını kaleme alıyor. Bir zamanlar verimli bir nehir kenarında olsa da artık eski günlerini arayan bütün Wali kasabasının temel geçim kaynağı noodle imalathanesinden sağlanmaktadır. Ancak devrim sonrası yaşanan kıtlık, toprak reformu ve sanayi atılımı, nesillerdir bu kasabada yaşayan aileleri de etkileyecektir. Wali’deki “hayatta kalma” mücadelesi aslında bütün bir Çin Halk Cumhuriyeti’nin hikâyesidir…
Kadim Gemi’de, üç ailenin üç kuşağının kırk yıllık hikâyesini doğrusal bir biçimde değil dairesel ve yer yer sıçramalarla anlatan Zhang Wei, Çin halkının hayat karşısındaki geleneksel tutumunu ve devrim sonrası yaşanan zorluklar karşısındaki psikolojik değişimlerini olağanüstü bir ustalıkla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa31eae-5f01-4b94-abd3-fbc93e6c9e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna Mutluluk Adası-Taş Boyama (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Luna, en yakın arkadaşı Balık Lu ile birlikte Mutluluk Adası’nda yaşıyor ve kimsenin mutsuz olmadığı Mutluluk Adası’na seni de davet ediyor. 
Luna’nın maceralarını okurken hem onunla eğlenecek hem de kitap içerisindeki taş boyama şablonlarını deneme fırsatı elde edeceksin. 
Kitap içerisindeki kahramanlar, doğal taş üzerine resimlenmiş olup taş boyamak isteyenler için birer şablon niteliğindedir. 
Eğlenceli bir okuma deneyimi için Luna ve Mutluluk Adası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b37d66-0aa7-40d0-b601-107c014efa86.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdar</image:title>
            <image:caption>Alemdar Deniz Savaşı, Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve tek deniz savaşıdır.  Bu savaşta şehit olan Recep Kahya, ilk deniz şehidimizdir. 
Alemdar Antlaşması da Fransızları diplomatik olarak yenilgiye uğrattığımız ilk antlaşmadır. 
Bu eserde; “Öl, ama esir olma!” diyen, Alemdar’ın kahramanlarının yazılamamış destanları anlatılmaktadır. 
Alemdar Deniz Savaşı’nın izini sürmek isteyen bir grup gencin savaşın gerçekleştiği Karadeniz Ereğli’de başlarından geçen çeşitli olaylar, kahraman Türk denizcilerinin Alemdar Deniz Savaşı’nda Fransızları uğrattığı yenilgi, Alemdar Gemisi’nin gazi olduktan sonra Rus limanlarından aldığı silah ve cephaneyi bin bir tehlikeyi göze alarak Anadolu’ya taşıma süreci ve Rum çetelerine karşı Karadeniz’de verdiği amansız mücadele anlatılmaktadır. 
Belgesel tarihi roman tarzında yazılmış olan “Alemdar”; karanlıkta kalan birçok olayı, akıcı ve sade bir üslupla okuyucularla buluşturuyor. İnanıyoruz ki bir solukta okuyacağınız bu eser, yakın tarihimizde yaşananlarla alakalı önemli bir boşluğu dolduracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc5cf1f-8496-48f6-96f7-7a88ec4a4f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Kabus</image:title>
            <image:caption>Bursa-İzmir-Eskişehir üçgeninde cereyan eden gerçek ve paranormal olayların girift hale geldiği sürükleyici bir roman… 
Yazar, akıcı üslubuyla okuyucunun elinden romanı bıraktırmazken, okuyucu kendisini adeta bir gerilim filmi izlerken bulacak.  
Öyleki, okuyucu kendisini bir anda Porsuk Nehri’nin derin sularında bulacak, daha üzeriniz kurumadan İzmir’de bulunan yazlık evin koruluğundaki gizli mezarın ürpertisini  iliklerine kadar hissedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a906fd6-67a3-4cb5-b863-75a293e704aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dert Etme Dua Et</image:title>
            <image:caption>Dualarımızla varız. 
Dualarımızla anlamlıyız. 
Dualarımızla değerliyiz. 
Dualarımızla güçlüyüz. 
Ve lisan-ı hal ile bir nidâ yükselir arşa. 
Çünkü biliyoruz ki, 
Dua her kapıyı açar. 
Ben eksiğim, tam olan sensin. 
Aciz olan benim, güçlü olan sensin. 
Muhtaç olan benim, Samed (hiçbir şeye muhtaç olmayan) olan sensin. 
Günahkârım, affedici sensin. 
Yaratılan benim, yaratan Sen’sin. 
Sanadır kulluğum, kulluğuna kabul et beni. 
Merhametine muhtacım, yalnız koyma beni. 
Rızkı veren sensin, rızıklandır beni. 
Beni şükrünü yapanlardan eyle. 
Sen ki istetirsin; bazen istemesek de verirsin. 
Sen ki; dualarımızla açılmaz kapıları açarsın. 
Bizi kapından boş çevirme Allah’ım. 
Âmin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed613b35-113d-48e9-9fd0-f0961d4e566f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş</image:title>
            <image:caption>Kitleler, bir yerlerden bir yerlere sürükleniyordu; içinde insanlarla… 
Düşünceler, değişime uğruyordu; kökleşmiş yargılarla… 
Haritalar, yeniden çiziliyordu; üzerindeki devletlerle… 
Devletler, kendilerini kamplaşmaların içinde buluyordu; içinde ordularla… 
Karanlığa doğru evrilen bir gün gibiydi yaşanılanlar ve o günün gecesinden doğacak olan ama dillendirilmeyen bir şafaktı beklenilen. 
1908 ihtilali sonrası yeni dönemde kendini önce Trablusgarp, sonra Balkan ve nihayet dört bir yanı ateş çemberi ile sarılmış vaziyette Cihan Harbi’nin içinde bulan Türkiye’nin panoramasında manzara-i umumiye buydu. 
“Mahşerin Yalnızı”; cepheden cepheye sürüklenen Mühendis Ali ile bu savrulmaların çöküşe evirildiği yıllarda karşısına bir güneş gibi doğan muallim namzedi Samiha’ya karşı duyduğu aşkın mahremiyeti ile memleketin kaderine bağlanan kaderlerindeki belirsizlikle beklemeye bırakılmış bir vuslatın kuluçkasında yaşananların hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b491b5-0a4e-4638-84b5-af401006b27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fröbel ve Pestalozzi Usullerinde Terbiye ve Talim Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çoğu kez yaşadığımız günün temel tartışma konularının, geçmişte de tartışılıp tartışılmadığını görmezden geliyoruz. Hâlbuki geçmişin deneyimini hatırlamak bize Ivan Illich’in mirası. Belki de geçmişten bugüne ilerlemeci eğitim mitinin üretmiş olduğu söylemleri anlama çabası, bugünde ürettiklerimizle kurduğumuz diyaloğu gerçekçi kılacak. Geçmişin sorun çözme biçimleri kimi zaman bizlere ilham verecek, kimi zamansa ayna vazifesi görerek refleksif düşünmemizi sağlayacak. Aşağıdaki alıntı, özellikle teknolojik gelişmeler göz önüne alındığında, geçmişe nazaran daha iyi bir konumda olduğunu düşünen bizlere önemli bir yanıt niteliğinde: 
“Fröbel çocukları özellikle kendileri için oluşturulmuş bir ortamda; sıcakkanlı, tatlı, sakin, samimi bir hava içinde yaşatma fikri kuruyor; tarlalar, bahçeler arıyor. Çocuklara çiçekler, faydalı yahut da süs için bitkiler yetiştirmek ve evcil hayvanlar besleme yöntemini öğretmek istiyordu. Fröbel bahçesi bir çocuk topluluğu halini alıyordu ki orada oyunlar, şarkılar eğlence ve sevinci devam ettirmeye hizmet ediyor, çocuğun hayatının ilk dönemlerindeki çalışması adeta bir şiir oluyor, hayali bir ömre benziyordu. Daha doğrusu bu; bin türlü ıstırap ve endişe ile çırpınan hâlihazırdaki toplumda pek nadir olarak ve belki bin türlü problem ile gerçekleştirilecek bir düşünce idi.” 
Bu metin 1914’te yazıldı. Yani dünyanın çalkantılı dönemlerine, kan ve gözyaşı ile hatırlanan yıllarına ait. Ancak dönemin çocukları, bugün dört duvar arasında sıkışmış öğretmen ve öğrencilerin hayal bile edemeyeceği öğrenme ortamını o günlerde sadece hayal etmekle kalmadılar, aynı zamanda deneyimlediler. Eğitim Klasikleri Serisi’nin ilk kitabı olan Fröbel ve Pestalozzi Usullerinde Terbiye ve Talim Dersleri, hatırlama kültürünün bir parçası olmamıza olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0818c0f-dc66-4b3d-8b81-b5b92d975477.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Seçme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Dostlar yedek kalplerdir. 
Dostluk, bir tamamlama ve tamamlanma serüvenidir. 
Dostluk  bazen yoldaşlık, bazen sırdaşlıktır. 
Dostluk bazen paylaşmak, bazen katlanmak, bazen savunmaktır. 
Dostlar bazen liman, bazen kılavuz, bazen Hızır’dır. 
* * * * * 
Dostluk; felsefe başta olmak üzere birçok alana konu olmuş; ancak felsefi tartışmalar ile dostluk güzellemeleri arasına sıkışıp kalmaktan kurtulamamıştır. 
Elinizdeki bu çalışma; dostluğa ve dosta dair konuları felsefi tartışmaların ötesinde yalın bir dille ve hayatın içinden bir anlatımla ele alan bir çalışmadır. 
Bu çalışma; dostluğa ve dosta dair konular ile dostluk hakkında yazılan önemli metinleri bir araya getiren bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a724ca-f2cc-4ea3-88f9-9c54682d1f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Tasavvufta kullanılan zikir, sohbet, riyazet, dua, halvet gibi metodlar çocuk eğitiminde de kullanılabilir. 
Zikir, aşina olmaktır. Çocuğun dimağını zikir ile şekillendirmek son derece kolaydır. Hemhal ve hem dem olunan bedene, zihne, ruha zikir ile ulaşılır. 
Sohbet ise çocuk eğitiminde zahmetsiz bir o kadar da etkili bir araçtır. Çünkü çocuk telkine açıktır. 
Tasavvufun, eğitimde başarıyı yakalamasının en önemli sebebi ise Allah ve insan arasındaki münasebeti diri tutması ve fıtrat kanunu üzere bir eğitim metodu uygulamasıdır. Allah ile kul arasındaki çözülmez bağ, dua ile aşikâr olmaktadır. 
Çocuk yaşta duaya açılan eller, yetişkinliğinde güçlü bir psikoloji ve sağlam bir iradeye sahip olacaktır. 
Çocuk eğitiminde tasavvufî yöntemlere başvurulmasını tavsiye eden “Ruhun Eğitimi”, anne-baba ile eğitimcilerin mutlaka okuması gereken bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56568eea-9208-43bb-8c75-7010fbfdc618.jpg</image:loc>
            <image:title>Zafer Gaye Değildir</image:title>
            <image:caption>Romanları, tiyatro oyunları ve senaryolarıyla çok yönlü bir yazar olan Tarık Buğra’nın Zafer Gaye Değildir isimli senaryosu, sonucu veya sonuca giden yoldaki çarpıcı olayları ve başarıları değil, Mustafa Kemâl’in Atatürklüğe, gerçek söylenişi ile de Türkiye’nin ve Türklüğün gerçek kurtuluşuna yöneliş dönemini anlatır. 
Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi elde etmek için belli başlı vasıtadır. Gaye fikirdir. Zafer, bir fikrin istihsal ve hizmet nisbetinde kıymet ifade eder. Bir fikrin istihsaline dayanmayan zafer payidar olamaz. O, boş bir gayrettir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cea4ffd-b86b-4c4b-8fb7-b840bc8d2f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ben Vardır Benden İçeri</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve sanatın merkezine insanı ve onun fertleşme serüvenini koyan Tarık Buğra hem romanlarına hem tiyatro eserlerine bunu yansıtmış, bu yüzden de sadece iyi bir romancı değil aynı zamanda tiyatro eserleriyle bir sanatçı olarak sayılmıştır. 
Tarık Buğra eserlerini Türkçe konusundaki hassasiyetini hep muhafaza ederek yazmış, roman ve tiyatro gibi eserlerin “en mükemmel kültür Türkçesi ile yazılacağını” savunmuştur. Her türlü basmakalıbı reddetmiş, bağımsız sanat anlayışını benimsemiş ve bu eserlerdeki tiplemelerle tiyatro yazarları arasında ismi hep zikredilmiştir. Yunus Emre’nin hayatını anlatan Bir Ben Vardır Benden İçeri adlı eseri de onun bütün bu yönlerini yansıtmış, tiyatronun gelişimine katkıda bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae061ee5-b1f6-4656-b1e3-2bc14a41c71b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Dostum</image:title>
            <image:caption>“Hâlbuki okula gelirken civcivimden kimseye bahsetmeyeceğime kendi kendime söz vermiştim. Şimdi tüm sınıf haberdar olmuştu ondan. Bir civcive bu kadar değer verdiğimi görünce arkadaşlarım ne der acaba diye düşündüm bir an. Yoksa benimle dalga mı geçerlerdi? Tüm bu düşünceler o kadar hızlı geçiyordu ki zihnimden, anlatamam. Öğretmenimin sesiyle kendime geldim.” 
* * * * * 
Ördeğin altında tesadüfen dünyaya gelen ve herkesin “Yaşamaz, ölür bu!” dediği, küçük Alper’in sevgisi ile hayata tutunan ve bu dostluğun ödülü olarak yumurtasını Alper’in çamaşır sepetinden başka bir yere bırakmayan kara civcivin hikayesi… 
Küçük bir çocuğun, annesiz dünyaya gelen civcivi hayata bağlayan sevgi ve şefkatinin, bir çocukla bir civciv arasındaki dostluğun hikayesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43cb0f5-7de7-4b26-83c5-74bd750fd75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Penceresiz Ev</image:title>
            <image:caption>Gerçekler, bir kurşundan çok daha ağırsa ve kadınsan ellerine kına yerine kan yakılan topraklarda, özgürlüğün bedeli kaç ömürdür?
Sevgi dolu bir eş, sabırlı bir anne ve iyi bir komşu… Neredeyse yirmi yıl boyunca Zeba’yı tanımlayan kelimeler bunlardır ta ki kocası Kamal, başında bir baltayla evlerinin avlusunda bulunana kadar. Çocukları annelerinin katil olabileceğine asla inanmasa da Zeba masumiyetini kanıtlayacak tek bir kelime bile etmeyince, Kamal’ın ailesi adaletin yerini bulmasını ister. Afganistan’da böyle bir suçun cezası ise idamdır.
Tutuklanarak hapishaneye gönderilen Zeba, mahkeme gününü beklerken oradaki kadınlarla güçlü dostluklar kurar. Her birinin bu uğursuz yere gelmelerine neden olan bambaşka hikâyeleri vardır. Nafisa töre cinayetine kurban gitmemek için, Latifa kız kardeşiyle özgür bir hayat kurmak üzere kaçarken yakalandığı için, on dokuz yaşındaki Mezhgan ise sevgilisinin çocuğunu taşıdığı için hapse girmiştir. Chil Mahtab zamanla bu kadınlar için bir hapishaneden çok, dışarıdaki dünyanın acımasızlığından kaçabildikleri bir sığınak hâlini alır.
Öte yandan Zeba’nın insan hakları savunucusu, Afgan asıllı Amerikalı avukatı Yusuf, zamanın Zeba’nın ve kendisinin aleyhine aktığının farkındadır. Dahası, tıpkı ana vatanı Afganistan gibi Zeba’nın da göründüğünden farklı olduğundan şüphelenmeye başlamıştır. Müvekkili gerçekten soğukkanlı bir katil mi yoksa bu hikâyedeki asıl kurban mıdır?
Kabuğunu Kıran İnci’nin yazarı Nadia Hashimi’den yine güçlü kadınların başrolde olduğu, yüreğinizin derinliklerine işleyecek olağanüstü bir mücadele, dostluk ve dayanışma öyküsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a829989e-eb05-469b-872b-6568a7432552.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Çocukluk yıllarında bahçelerde bekçilik yapıyordu, doğaya çok meraklıydı. Bu merakı onu, doğayı incelemeye ve araştırmaya itti. Yetişkin olduğunda araştırdığı konularla ilgili kitaplar yazmaya başladı. Felsefe, mantık, fizik, astronomi ve müzik alanlarında çok sayıda kitap yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9ba50d-c9a9-4bab-bcff-681b31fa7d45.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Küçük yaşta dersler almaya ve kitap okumaya başladı. On altı yaşındayken hastaları tedavi ediyordu. Yaşadığı dönemin en önemli hekimlerinden olan İbni Sina, o kadar ünlüydü ki onun hakkında efsaneler yayıldı. Efsanelerin aksine İbni Sina ne bir prens ne de bir masal kahramanıydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4dad7d-7e26-43b1-b1b6-e16c7a573981.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Yeniçeri olarak Osmanlı ordusuna katıldığında mimarlık ve mühendislik yetenekleri fark edildi. Gece gündüz çalışarak baş mimarlığa kadar yükseldi. Yaşamı boyunca dört Osmanlı padişahına hizmet eden Mimar Sinan, günümüze kadar ulaşan eserler bıraktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665f32bd-81ce-4006-b1e3-f0d7547777dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
On üç yaşındayken amcası Kemal Reis&apos;in gemisinde tayfa olarak seferlere çıkmaya başlayan Piri Reis, gezdiği yerlerle ilgili notlar alıyordu. Büyüdü, kaptan oldu, bilgisi arttı ve ünü yayıldı. Aldığı notlarla bilgilerini birleştirerek kitaplar yazdı, haritalar hazırladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/019840fb-7cbe-404f-a12c-94e43e3c7697.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Dini Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Yüce dinimiz İslam&apos;ın inanç/itikat esaslarının, ibadete dair konuların, ahlaki değerlerin ve Peygamberimizin (sav) hayatının soru-cevap yoluyla açıklandığı bu çalışma; daha çok yaz döneminde dinî eğitim alan çocuklarımızın ve gençlerimizin faydalanabileceği şekilde hazırlanmıştır. 
Kitabın son bölümünde ise genel kültür olarak her Müslüman tarafından bilinmesi gereken hususları içeren bu bölüm bulunmaktadır. 
Konular Kur&apos;an Kerim ve hadis-i şeriflerden örneklerle açıklanmış ve güzel hikayelerle desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2acfb912-37f1-442a-b9aa-45108acf987a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Mahkum Hz. Yusuf</image:title>
            <image:caption>Hz. Yusuf’un ilk gömleği olan kanlı gömlek, masumiyet gömleğidir ve çocukluk dönemini ifade etmektedir. Masumiyet her çocuğun doğal giysisidir, güzelliğidir. Hz. Yusuf’un masumiyeti ile özdeşleşen gömleğini hile ve oyunla indirdiler. Hz. Yusuf, gömleğini çıkardı, çocuk aklı ile oyuna girdi. Kendisine kardeşlerinin oyun oynadığından; safiyetini, samimiyetini ve masumiyetini kullandıklarından habersizdi. Onu kurtlardan koruyacakları sözünü veren ağabeylerinin kurtlardan daha vahşi olduklarını nereden bilecekti. 
Hz. Yusuf&apos;un ikinci gömleği arkadan yırtılan iffet gömleğiydi. Bu gömlek gençlik dönemini ifade etmektedir. Hz. Yusuf, bu dönemde vezirin eşi olan Züleyhâ’nın saldırısına maruz kalmış, gömleği arkadan yırtılmış ancak gömleğini çıkarmamıştır. Hz. Yusuf&apos;un üçüncü gömleği ise izzet gömleğidir. Bu gömlek güç dönemini, olgunluk dönemini ifade etmektedir. Bu dönemde, kanlı gömleğinin aksine, babasına, şanlı gömleğini göndermiştir. Kendisini kuyuya atan kardeşlerini affetmiştir.  Bu dönem çocukluk ve gençlik döneminin devamı ve hâsılatıdırHz. Yusuf’un ilk gömleği olan kanlı gömlek, masumiyet gömleğidir ve çocukluk dönemini ifade etmektedir. Masumiyet her çocuğun doğal giysisidir, güzelliğidir. Hz. Yusuf’un masumiyeti ile özdeşleşen gömleğini hile ve oyunla indirdiler. Hz. Yusuf, gömleğini çıkardı, çocuk aklı ile oyuna girdi. Kendisine kardeşlerinin oyun oynadığından; safiyetini, samimiyetini ve masumiyetini kullandıklarından habersizdi. Onu kurtlardan koruyacakları sözünü veren ağabeylerinin kurtlardan daha vahşi olduklarını nereden bilecekti. 
Hz. Yusuf&apos;un ikinci gömleği arkadan yırtılan iffet gömleğiydi. Bu gömlek gençlik dönemini ifade etmektedir. Hz. Yusuf, bu dönemde vezirin eşi olan Züleyhâ’nın saldırısına maruz kalmış, gömleği arkadan yırtılmış ancak gömleğini çıkarmamıştır. Hz. Yusuf&apos;un üçüncü gömleği ise izzet gömleğidir. Bu gömlek güç dönemini, olgunluk dönemini ifade etmektedir. Bu dönemde, kanlı gömleğinin aksine, babasına, şanlı gömleğini göndermiştir. Kendisini kuyuya atan kardeşlerini affetmiştir.  Bu dönem çocukluk ve gençlik döneminin devamı ve hâsılatıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0cee8c-5d86-4f99-9570-e5f2dde7da5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Siz hiç yaşlanan bir oyuncak bebek gördünüz mü?
Ya da kafatasında gerçek bir insan beyni taşıyan kukla?
Peki çocukları kaçırdığı iddia edilen Slender Man efsanesini biliyor musunuz?
Tavşan adamı, gülen köpekleri, lanetlenmiş sandalyeyi, ağzı yırtık kadını, boşluktaki kızı hiç duydunuz mu?
Paranormal ve korku hikayelerinin ünlü ismi Işıl Işık, birbirinden ürkütücü ve merak uyandırıcı paranormal hikayeleri sizler için derledi.
Gizemli olaylardan lanetli bebeklere, şehir efsanelerinden korku dolu hikayelere kadar birçok tüyler ürpertici hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1938cac8-4771-48e0-af0f-cb01fbf0e7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Ateşi Hz. İbrahim</image:title>
            <image:caption>Aşk; Hz. İsmail olup kesmeyen bıçağa yanarken, Hz. İbrahim olup emre itaat etmektir. En sevdiğini kurban etme pahasına… 
Aşk hasrettir. 
Hz. Hâcer gibi bir çocukla Allah’a emanet yaşamaktır. 
Aşk güvendir. 
Hz. İbrahim gibi en sevdiklerini Allah’a ısmarlamaktır. 
Aşk sevmektir. 
Her kötülüğüne rağmen herkese kapıyı açık tutmaktır. 
* * * 
Hz. İbrahim, Allah (c.c.) katında çok kıymetli bir inci tanesiydi. Fakat o, inciye dönüşene kadar istiridye misali çok çetin merhalelerden geçti. Ancak Allah (c.c.)’ın rahmet damlasıyla karşılaşınca ve hicap sedefiyle örtülünce inciye dönüşebildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4864671e-1cb5-4016-8410-d69b757e3962.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihinin Sonu</image:title>
            <image:caption>Hans Belting, modernliğin, tarihin ve nihayet insanın sonunun ilan edildiği çağdaş zamanlarda, modernlikten beri sanata yön vermiş olan “sanat tarihi”nin de sona erdiğini öne sürüyor. “Sanat tarihinin sonu”, sanatın ya da sanatla ilgilenen bilimin sona erdiğine değil, sanatta ve sanat tarihi söyleminde yerleşmiş bir geleneğin bittiğine işaret ediyor. Sanat tarihinin kurduğu çerçeveye sığamayan çağdaş sanatın sonunda onu parçaladığını öne süren Belting, günümüzde sanat üzerine düşünmek ve yazmak için bambaşka bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu savunuyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa ve ABD’de modernizm ve avangardın seyrini izleyerek, çağdaş sanattaki gelişmelerin kökenlerini ve sonuçlarını irdeliyor. Yüksek/düşük kültür ayrımı, sanat eleştirisi karşısında sanat tarihi, modernizmin sanat tarihinde icat edilişi gibi meselelere eğiliyor. 
“Modernizmin mücadelesini verdiği tabulardan kurtuluş, sanat hiç kimseyi kışkırtmaz olduğundan beri değerini yitirdi Modernizmin icadı olan burjuva-karşıtı avangardın meydan okuması, burjuvazinin çöküşüyle birlikte avangard da düşmansız kaldığı için, ortadan kalktı. Bir “seçkinler kültürü” imgesi etrafında yapılan tartışma, herkesin kendi seçimini yapabileceği bir kitle kültürü düzeyinde hükümsüzleşti. Son olarak da, kimliğin ya da çelişkinin yeri olarak tarih, her yerde hazır ve nazır ve kullanılabilir olduğu ölçüde, otoritesini yitirdi. Böylelikle tarihsel kültürümüze yön veren imge olarak sanat tarihi de ortadan kalktı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130ffe18-00b1-4ddd-82b4-923baff12ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyadaki Vuslat</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir sevdadır bıraktın sen bana
Öleni olmayan selalar okutur minarelerimde
Lehçesiz ağıtlar inim inim inler dudaklarımda
Adını her duyduğumda veya andığımda
Feryatlar düğümlenir boğazımda
Gündoğumunda ve günbatımında
Bin cenaze kaldırır yüreğim.
İlhamını sadece ve sadece aşktan alan şiirler...
Zekeriya İlhan Rüyadaki Vuslat’ta aşkı, yanıp kül olmaya, küllerinden yeniden doğmaya yazgılı bir âşığı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5611cb09-18fe-46ba-b345-4a823434a02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olympos’ta Kim Kiminle Nerede?</image:title>
            <image:caption>Olympos’ta Kim Kiminle Nerede? Olympos Dağı’nda yaşayan Yunan 
tanrı ve tanrıçalarının inanılmaz serüvenlerini anlatan söyleşilerden 
oluşuyor. Olağanüstü yeteneklerle donanmış bu benzersiz 
yaratıkların her biri sırayla söz alıp özel yeteneklerini, aşklarını, 
hırslarını, rakiplerini, mücadelelerini ve kıskançlıklarını anlatıyor. 
Sanatların ve müziğin tanrısı Apollon’dan doğanın ve bereketin 
simgesi Demeter’e, kadınların koruyucusu Hera’dan denizlerin 
efendisi Poseidon’a, bilgeliğin simgesi Athena’dan minik oklarıyla 
aşk dağıtan Eros’a, güzeller güzeli Aphrodite’den Olympos’un 
rakipsiz efendisi Zeus’a kadar hepsi okura içtenlikle kalbini açıyor, 
sırlarını paylaşıyor. Her söyleşinin ardında yer alan ve Antik Yunan 
şairlerinin kaleme aldığı orijinal metinler ise bu renkli portreleri 
tamamlıyor. Yunan tanrı ve tanrıçalarının görünmez dünyasında neler olup
bittiğini merak edenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55ea2c74-a05a-4119-903c-c606f41b8a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Köksal Toptan - Sakin Güç</image:title>
            <image:caption>Karadeniz’den çıkarak devletin zirvelerine uzanmış bir siyasetçinin, genç kuşaklara ilham verecek yaşam öyküsü.
Gücünü sakinliğinden ve sağduyusundan almış, sesini değil sözünü yükseltmeye gayret göstermiş, farklı siyasi partilerde iktidarı da muhalefeti de yaşamış, Türk siyasi yaşamına damgasını vurmuş çok sayıda isimle yakın çalışmış, parti yöneticiliklerinden bakanlığa, milletvekilliğinden meclis başkanlığına kadar siyasetin her basamağında bulunmuş bir siyaset duayeni Köksal Toptan.
Son 60 yılda darbelerin puslu ortamları, siyasetin ağır dönemleri, ekonomik sıkıntılar, uluslararası krizler... Tüm bunlara yakından şahitlik etmiş bir siyasetçinin yaşadıklarının özeti olan Sakin Güç Köksal Toptan kitabı, yıllar süren titiz bir çalışmayla hazırlandı ve onun eşsiz tecrübeleri yanında ülkenin yakın siyasi tarihine de ayna tutuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80dd60e5-e815-4b12-99a3-c1acf1738769.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Pis Sokağı</image:title>
            <image:caption>Türk romancılığının usta yazarlarından biri olan Tarık Buğra, romanı, “kâinatı ve insanları bir mizaca göre yeniden yaratmak” şeklinde tanımlar. İnsanı, en gerçek ve inkâr edilemez yönleriyle ve hüzünleriyle ele almıştır. Bu özellikleriyle Tarık Buğra, Türk romancılığında realizmin de en usta yazarlarından sayılmıştır. Onda kalıplaşmış bir fikrin peşinden gitme, onu ispatlama endişesi yoktur ve o, romanlarında bir tahlil ustası olarak karşımıza çıkar. Tarık Buğra&apos;nın romanlarının bazıları tefrika olarak gazete ve dergi arşivlerinde yer almıştır. Dünyanın En Pis Sokağı da bunlardandır. Ötüken Neşriyat tarafından ilk kez 1989’da yayımlanmış ve okuyucularda iz bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e69931c0-9dac-4dbe-9515-e5cd4bc219b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri</image:title>
            <image:caption>Arıları bal üreten, kovanlarda yaşayan, ara sıra da iğneleriyle bizi sokan canlılar olarak görürüz çoğunlukla. Oysa bundan çok daha fazlasıdırlar. Yediğimiz meyve, sebze ve tahılların birçoğu onların taşıdığı polenler sayesinde yetişir örneğin; birçok bitki onların sayesinde ürer. Peki her üç lokmamızdan birini borçlu olduğumuz bu çalışkan dostlarımız hakkında ne biliyoruz? 
Arıları incelemeye başladıktan sonra tam bir arı sevdalısına dönüşen doğabilimci Thor Hanson, bu kitapta bizi zengin ve büyüleyici bir mikrokozmosa davet ediyor. Balarıları, eşekarıları ve yabanarılarından başka arı tanımıyorsanız şaşırmaya hazır olun, çünkü birbirinden ilginç özellikleri ve yaşam tarzlarıyla çeşit çeşit arı tanıyacaksınız: kazıcılar, madenciler, duvarcılar, yaprak kesenler, üçkâğıtçı guguk arıları ve daha niceleri. Bu esnada arılarla ilgili birçok sorunun yanıtını öğreneceksiniz: Arılar nasıl ortaya çıkıp farklılaştı? Çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdiler? İnsanın evriminde nasıl bir rol oynadılar? Günümüzde arı nüfusunu tehdit eden etkenler neler? Arıların azalması insanlar ve dünya ekosistemi için ne anlama geliyor? Arısız bir dünya neye benzer? Onları korumak için ne yapabiliriz? 
“Bugün geldiğimiz noktada arıların yardımımıza ihtiyaç duyduğuna şüphe yok,” diyor Hanson. “Ama en az onun kadar merakımıza da ihtiyaçları var. Varlığımızda hayati bir rol üstlenen bu canlıların tarihini ve biyolojik yapısını incelemek insanı kolayca bir arı meraklısına çevirebilir, ki elinizdeki kitabın amacı da bu aslına bakılırsa.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a39ba6-262a-4845-a835-1cb2ba11b18e.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce Cilt 10 / Feminizm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>On yıllarca küçümseme sözü olarak kullanılan feminizm, 21. yüzyılda Türkiye’de son derece canlı bir akım olarak kendini gösterdi. Elinizdeki cilt, feminizmin yüz yılı aşan tarihsel seyri içindeki değişimlerin, belli başlı tartışmaların, öncülerin, sözcülerin, yazarların bir envanterini sunuyor. Geç Osmanlı döneminin Müslüman ve gayrimüslim öncüleri… Kemalizmin kadın hakları söylemi… Solun feminizmle uzun imtihanı… Liberal bakışlar… Muhafazakâr ideolojide kadın görüşü… Magazin dergilerinde “popüler feminizm”… İslâmî feminizm tartışmaları… Kürt kadın hareketi… 
Feminist düşünce ve harekete eşik atlatan dergiler ve tartışmalar: Ataerkillik, emek ve iktisat, beden ve cinsellik, şiddet, aile… Siyasete katılım mücadelesi… Edebiyatta, akademide, yayıncılıkta feminizmin etkileri… 
Feminist düşüncenin farklı kollarının karmaşık bir etkileşim içinde birbirinden beslendiğini de gösteren, geniş bir deltanın haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:51+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ba106f-c972-4aee-a432-8d9577b30f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinball 1973</image:title>
            <image:caption>İyi oyunlar!
Bir pinball makinesinden hiçbir şey kazanamayız. Sayıya dönüştürülmüş gurur dışında. Öte yandan kaybedeceklerimiz gerçekten de çok fazladır.
Siz pinball makinesinin başında tükenmeye devam ederken bir başkası Proust okuyor olabilir. Bir diğeri açık hava sinemasında kız arkadaşıyla İz Peşinde filmini izlerken arabasında onunla oynaşıyor olabilir. İşte bu adamlar belki de dönemlerinin dikkat çeken yazarları ya da mutlu kocaları olacak kişilerdir.
Pinball makinesi sizi bir yere götürmez. Olsa olsa en fazla replay ışığı yanar. Replay, replay, replay… Kim bilir, belki de pinball makinesinin asıl amacı sonsuzluğu göstermektir.
Haruki Murakami’nin yazdığı ikinci roman olan Pinball 1973 yazarın kült romanlarında karşımıza çıkan temaların tohumlarını atan hikâyelere götürüyor bizi. Kız arkadaşı genç yaşta ölen kahramanımız, gençliğinde saatler, günler boyunca oynadığı pinball makinesinin peşine düşüyor. Murakami’nin sonraki romanlarında yeniden karşımıza çıkacak olan Fare, anlamsızlıkla savaşıyor, aşkın sınırlarını keşfediyor. Murakami ise daha otuzlu yaşlarının başında yazdığı bu romanla uzun yıllar boyunca bizi büyüleyecek edebiyatının temellerini sağlamlaştırmaya başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>