﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87125</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a90d0ad-589e-4203-bdd1-a81ec6c58efa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Balon</image:title>
            <image:caption>Bugün Miço’nun doğum günü ve ailesinin ona sihirli bir hediyesi var. Acaba bu hediye ne ve Miço onunla neler yapacak? 
Delikli kitaplar, parlak renkli resimleri ile çocukları eğlendirecek hikâyeler anlatırken meraklı parmaklar ve gözler için hikâye keyfine üçüncü bir boyut ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87126</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e10a9b-9f90-46b5-84b5-823955076414.jpg</image:loc>
            <image:title>Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?</image:title>
            <image:caption>Sınırsız bir düşünme dünyasına eğlenceli, ilham veren bir yolculuk...
 
Felsefe kökenli yazar Serhan Kansu, çocuklar için kaleme aldığı felsefe kitabı “Pervin Teyze Nasıl Basket Oynar?” ile okurlarıyla buluşuyor. Büyük küçük herkese hitap eden kitap, eğlenceli diliyle felsefenin ne olduğuna dair bilgi verirken bolca düşündürüyor, yeni pencerelerden baktırıyor, meraklı soruları peş peşe akıllara salıyor. Rengârenk bir dünya sunan kitabın başarılı resimleri ise Ahmet Demirtaş’a ait.
 
***
Hepimiz ilk maçımızda “hatalı yürüme” yaptık. Kimimizin üçlükleri potaya yetişemedi, kimimize “Karpuzlama at, karpuzlama” diye öğüt verildi. Ama şimdi o gün geldi. Tüm şutlarımız sayı olmasa da daha iyi şutlar atacağımız gün bugün.
 
Bugün akıl sahasını didik didik edecek o düşünce maçına çok daha güçlü çıkacağız. Çünkü felsefe yapacağız. Sorular soracağız, düşüneceğiz, felsefe hakkında bilgi edineceğiz ve en önemlisi, aklımızda yepyeni kapılar açılırken ufkumuzu genişletecek, farklı bakış açıları edineceğiz.
 
Pervin Teyze de bugün elindeki bulmacasını sehpaya bırakıp eşofmanlarını giyecek ve o sahaya inecek. Eğer siz de hazırsanız haydi maç başlasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87127</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5074145-5d75-4cf9-99e3-68c23035413e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya ve yeni evi WindyPoplars’da renkli kişiliklere sahip üç yaşlı hanımefendiyle birlikte yaşamaya başlar. 
 
Anne bir yandan bu üç hanımefendinin tatlı çekişmeleriyle uğraşırken bir yandan da bu küçük kasabada pek çok idealini gerçekleştirmeye, bambaşka hayatlara dokunmaya ve başarılı öğrenciler yetiştirmeye çalışır. Fakat önüne hiç beklenmedik bir engel çıkar: Pringlelar, namı diğer Summerside Kraliyet Ailesi. Kasabada sözü geçen bu garip aile, Anne’in hayatını zorlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapar. Peki, Anne kıvrak zekâsını ve renkli hayal gücünü kullanarak Pringle ailesini alt etmeyi başarabilecek midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı, okurları, Anne’in Summerside Kasabası’ndaki üç yıllık serüvenini, kurduğu yeni dostluklarını ve hayallerini keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87128</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2abb3e0d-0eef-4f2e-a368-71b0b3d397f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 4</image:title>
            <image:caption>Üniversiteden mezun olan Anne, Summerside Lisesi’nde müdürlük yapmaya ve yeni evi WindyPoplars’da renkli kişiliklere sahip üç yaşlı hanımefendiyle birlikte yaşamaya başlar. 
 
Anne bir yandan bu üç hanımefendinin tatlı çekişmeleriyle uğraşırken bir yandan da bu küçük kasabada pek çok idealini gerçekleştirmeye, bambaşka hayatlara dokunmaya ve başarılı öğrenciler yetiştirmeye çalışır. Fakat önüne hiç beklenmedik bir engel çıkar: Pringlelar, namı diğer Summerside Kraliyet Ailesi. Kasabada sözü geçen bu garip aile, Anne’in hayatını zorlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapar. Peki, Anne kıvrak zekâsını ve renkli hayal gücünü kullanarak Pringle ailesini alt etmeyi başarabilecek midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin dördüncü kitabı, okurları, Anne’in Summerside Kasabası’ndaki üç yıllık serüvenini, kurduğu yeni dostluklarını ve hayallerini keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87129</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c685ee98-ec02-4594-9aa7-0e493f009fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Sancısı</image:title>
            <image:caption>“Görünmez zincirlerin, mecburiyetlerin, boynumuza geçirilen esaret tasmasının üstüne elime kelepçe takarak mahkûm edeceklerini sanıyorlar beni. Ruhun esaretiyle mahkûmiyeti tatmış olsam da onuruma ağır geliyor o demir kelepçeler. Emeğin, meşakkatin, kitap kokusunun sindiği ellerime soğuk kelepçe kokusu sinecek. Suçlu ararken en acımasız hâlimle kendimi buldum karşımda, demek ki dışarıda aramamak gerekmiş müsebbibi.” 

Her insan bir adadır. Her birinin yüzlerine tek tek ve derinlemesine baktığımızda Yaşama Sancısı’nın yarattığı vadileri, gölleri, nehirleri, dağları, ormanları görürüz. Farklı renklerde, farklı tonlarda, farklı ışık ve gölgelerde… Her biri bize apayrı bir hikâye anlatsa da coğrafyaları ortaktır; şiddetli, acılı, hüzünlü… Ve dev dalgalara, kasırgalara, depremlere rağmen okyanusun ortasında dimdik ayakta… 
Genç yazar Fatma Koşubaşı, kalemiyle çizdiği bu ada portreleriyle kendimize, hayatımıza bambaşka gözlerle bakmamıza aracı oluyor. Lezzetli kelimeler ve demli duygular ikram edip bizlere insanlığı hatırlatıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87130</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991e244c-61bd-4752-ba33-41501b5bb739.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 1</image:title>
            <image:caption>Sadece ağlıyordum. Kelimeler uçup gitmişti bir avazda zihnimin bulanıklığında. Geceyi ikiye bölen Ay, o gece de var mıydı acaba Samanyolu’nun kuytularında? Bilmiyordum ki hangi yaşamlar başlayıp hangileri bitiyordu o saniye. Kimler yaşlanıp kimler mutluluğa yaklaşıyordu ben ölüme bu kadar yaklaşmışken. Benden daha mutsuz olanı var mıydı? Peki, benden daha mutlu olanların kefareti ne olmalıydı? Yaşayıp da unutamadığım, ölmekle kalmak arasındaki o anıma kimler ortaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87131</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e03e2113-a1b3-425c-a569-a627c46eeb1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyı</image:title>
            <image:caption>İnsanın kıymeti ölünce, sağlığı ise kaybolunca değer buluyor demiş büyüklerimiz.    

İşte bu sağlık kısmını bizzat yaşayan ve ölüm denilen sarmalın Kıyı’sından dönen biri olarak, çok yönlü harmanlanmış gerçek bir hayat öyküsü bulacaksınız kitapta. Umudun ne denli önemli, azmin bir kadar mühim ve yaşama bağının nasıl da gerçeği yansıttığını satırlarda anlayacaksınız.                                                             
Dostluğun varlıktan, ailenin servetten, evladın her şeyden daha nitelikli olduğu hakikatini daha iyi fark edeceksiniz.                                              
Kazandığınız her bireyin miktarının içi boş, sadece kalitesinin varlığını, kaybettiğiniz maneviyatın aslında bir zaruret olduğunu içinizde hissedeceksiniz.  
Kesintisiz, soluksuz ve bir çırpıda okuyacağınız; bir gazetecinin, bir babanın, bir aile reisinin, bir dostun, bir arkadaşın, uzaklarda ya da yakınlarda tıpkı sizin gibi sıradan bir adamın hikâyesini bulacaksınız.

Hayatı doyasıya paylaşmak ve ömrü dolu dolu sürdürebilmek için öncelikle duyumsamak gerekiyor yaşamı.                                                

Bu kitapta aldıklarınızla verdiklerinizin muhasebesini yapacak, asla eskisi gibi düşünmeyecek ve katiyen hayatı dünkü gibi yaşamayacaksınız.

Bana doğruyla yanlışı öğreten, eğilmeden ayakta durmayı gösteren, bolda değil darda yoldaş olan, aynı kandan olmasa da kardeş misali candan seven herkese; sınırı içimde kalan, ölçülemeyecek kadar büyük ve sonu olmayan  teşekkürlerimle…

Her İnsan Yaşamın Kıyı’sında Haberli
Ölümün Kıyı’sında Habersizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87132</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e432fb4-4152-448c-82dc-11f7e90ae1d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme Yanılma</image:title>
            <image:caption>Uzun ince bir boy aynasında kendime bakınca sürükleyici ve kesintisiz bir kurgudan değil de kısa anlardan ibaret olduğumu görüyordum. Anlatılacak hiçbir şeyim için “uzun hikâye” diyemezdim. Ne varsa anlatacağım, ayaküstü bile anlatabilirdim. Yaşadığım her şey tadını damağımda bırakarak yaşanıp bitmiş, ne zaman girişi geçip gelişmeye gelsem ya kaçmış ya kaçırmıştım. Paramparça anlarım tamamlanmaya çok uzaktı. Un ufak bir ömür ve beni ziyan ederek büyüten tecrübeler, suyu çıkmış hayat derslerim vardı. Ölsem biyografimi bile yazmak istemezdi kimse, hoş kendi hayatımı sorsanız ben bile nasıl anlatacağımı bilemem. Oysa bendeki parçalara göz atsalar herkes kendinden bir parça bulurdu mutlaka. Parçalarım birbirini bütünlemez herhangi biri illa ki size uyar. Güzel bir heykel değildim ama iyi bir yedek parça kutusuydum. Herkesin en az bir parçasının yedeği bendeydi. Az az yaşıyordunuz içimde, kendimi değil, soranlara hep sizi anlattım bu yüzden ben. Parça parça dağıttım sizi yeryüzüne, her şeyden birazdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87133</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bd45b86-06b7-4478-9893-d1323934b48f.jpg</image:loc>
            <image:title>İFA: İnsanın Fabrika Ayarları III. Kitap</image:title>
            <image:caption>Hepimiz “daha doğru yaşamaya” çalışıyoruz. Sürekli öğrenme peşindeyiz ama gittikçe genişleyen bilgi havuzundan çoğu zaman doğruları seçemiyoruz. Uzmanlar da sıklıkla görüş ayrılığına düşüyorlar. Konu “insan” iken, bilim de bu kadar açık ve net bir araçken bu kadar anlaşmazlık nereden geliyor? 
Elinizdeki kitap, bir üçlemenin üçüncü kitabıdır. İnsanın Fabrika Ayarları serisi bir bütün olarak insanlığın gereklerini İFA edebilmek için, bilimsel gerçeklere farklı bir çerçeve öneriyor. İnsanın Fabrika Ayarları, kendinizi başka bir bakış açısından bir kez daha anlamaya davet ediyor. 
İnsan neden bu kadar çıplak ve aciz? 
Bedensel ihtiyaçları karşılanan insan neden mutlu olamıyor? 
Yüz yıl önceki insanların bilmediği bunca yeni “ölüm nedeni” nereden çıktı? 
Neden hareketsiz kalınca hastalanıyoruz? 
Fazla yemek bize neden iyi gelmiyor? 
Yalnız kalınca neden erken ölüyoruz? 
Bedenin stres tepkileri, tüm hayvanların hayatta kalmasına yardımcı olurken, bizi neden bu kadar yoruyor hatta hasta edip öldürebiliyor? 
Sınırlarını aşamayan, zihnini ve bedenini zorlamayan insanlar neden bunalıma giriyor? 
Yaratılışımıza uygun bir yaşam kurmak ve bunu sürekli hale getirmek bu kadar zor mu? 
Bu kitap, bu ve benzeri soruların cevaplarını vermekten ziyade kendiniz için en doğru cevapları bizzat sizin bulabilmeniz için yazıldı. Bundan sonrası ise size kalıyor. 
Kendinize iyi bakın, göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87134</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fd2dacd-0c7d-4cfe-b788-f3bdc8bb5efa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzenim Momo</image:title>
            <image:caption>Momo ziyarete geleceği için kuzenleri çok heyecanlıydı. Ama Momo pek de bekledikleri gibi bir tip değildi. Tuhaf bir kılığı, garip oyunları vardı. Ayrıca daha saklambaçtan bile haberi yoktu.
Yine de Momo’ya bir şans verdiklerinde, yeni şeyler denemenin ne kadar eğlenceli olabileceğini fark ettiler. Bu, yeni arkadaşlar edinmek kadar eğlenceliydi.
Rengârenk dünyasıyla dikkat çeken Zachariah OHora artık Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87135</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df34e9f-5312-43f5-8747-3d00ad563edf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı Kuşlar Uçtu</image:title>
            <image:caption>Rüzgâr esti.
Yağmur dindi.
Bazı kuşlar uçtu.
Bulutların arasında Ekin’in daha önce gökyüzünde hiç görmediği bir resim oluştu.
Esra Ercan Bilgiç ve Merve Erbilgiç’ten bir çocuğun bakış açısıyla gökyüzünü anlatan, yaratıcılığın gücünü hatırlatan şiirsel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87136</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a58c46-dcd3-4edd-b8ea-63537805f291.jpg</image:loc>
            <image:title>Pig Adında Bir Yalancı</image:title>
            <image:caption>Bir varmış bir yokmuş,
Pig adında bir pug varmış.
Üzülerek söylüyorum ki kendisi,
Büyük bir yalancıymış.
Çok sevilen ödüllü yazar ve çizer Aaron Blabey’den dürüstlüğün önemine dair komik mi komik bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87137</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a887a7c3-87ed-4b4b-900d-4a943f8cb01f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatandaşlık Tepkilerim</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, yazarın Cumhurbaşkanlarından Başbakanlara, parti başkanlarından belediye başkanlarına, yazarlarda sanatçılara kadar toplumun çok çeşitli kesimlerine yazmış olduğu mektupları yer alıyor. Bu mektuplar, mektup olmanın ötesinde, tarihe düşülmüş notlardır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87138</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075c4d04-f1d6-480d-abf2-8d6a5ff22575.jpg</image:loc>
            <image:title>Danimarkalılara Özgü Ebeveynlik - Dünyanın En Mutlu Çocukları Nasıl Yetişiyor</image:title>
            <image:caption>&apos;Serbest oyun zamanından hygge’nin gücüne, dünyanın en mutlu insanlarının ebeveynlik sırlarını keşfedin.’ Wall Street Journal
Danimarka’yı dünyanın en mutlu ülkesi yapan nedir? Danimarkalı ebeveynler mutlu, kendine güvenen ve başarılı çocuklar yetiştirmeyi nasıl beceriyorlar? Yirmi yedi dile çevrilen ve kulaktan kulağa tavsiyeyle bir referans kitabına dönüşen bu eğlenceli ve pratik rehberde Danimarkalı psikoterapist Iben Sandahl ve anne-baba eğitim uzmanı Jessica Joelle Alexander, mutlu bir hayat felsefesi ile çocuğunuzun gelecek yıllarını güzel ve anlamlı bir hayata dönüştürebilecek 6 temel prensip sunuyor.
Oyun – gelişim ve iyi olma hali için elzemdir.
Doğruluk – güveni ve iç pusulayı güçlendirir.
Yeniden çerçeveleme – yenilgilerle baş etmeye ve hayatın olumlu taraflarına bakmaya yardımcı olur.
Empati – diğerlerine nezaketle yaklaşmanın anahtarıdır.
Ultimatom vermemek – güç mücadeleleri ve dargınlıkları ortadan kaldırır.
Birliktelik ve hygge – aile ile geçirilen kaliteli zaman ve huzurlu ortam, anın kıymetini bilmeyi sağlar.
Günlük yaşamınıza kolaylıkla uyarlayabileceğiniz işe yarar bilgiler ve ilham verici örneklerle donatılmış bu kitap, ebeveynlik yolculuğunuza keyif ve anlam katacak, fark yaratan bir anne veya baba olmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87139</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991cf74b-15ae-48a0-8fe1-31569aaf985b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkin Olmak</image:title>
            <image:caption>Yetişkin olmak kolay değil. Üniversiteden mezun olmuş, hayata atılmış, anne baba olmuş, maddi olanaklara kavuşmuş olabilirsiniz ama yetişkin olmak bunlardan biraz daha fazlası. Duygu ve düşünce dünyanızda tam bir yetişkin gibi davrandığınıza emin misiniz?
Hepimizde kendimize tuzaklar kurmamıza yol açan psikolojik örüntüler var. Bunları çözümlemeye, hoşlanmadığımız bu duygu ve davranış kalıplarından kurtulmaya ne dersiniz?
Yetişkin Olmak’la kendinizi çözümleyip duygu ve davranışlarınızı açıkça görmek gibi cesaret gerektiren bir işe girişeceksiniz. Stres ve duygularla ilgili sorunları çözmeyi amaçlayan farkındalığa dayalı bilişsel davranış terapileriyle tanışacaksınız.
Duyguları farkındalıkla yönetme konusundaki araştırmalarına yıllarını veren uzman psikolog Lara E. Fielding, Yetişkin Olmak’ta kendinizi tanımanızı, duygu ve davranışlarınızın direksiyonuna geçmenizi sağlayacak aşamalı becerileri kullanmanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87140</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c60c59-e414-4aec-a60a-2ceeb1f39c04.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Tanıklığım</image:title>
            <image:caption>“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı.
Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır.
Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim doğrularımdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87141</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7be8bf-9a86-41c8-bac6-dd13af80ba94.jpg</image:loc>
            <image:title>Tahran 1979 Ekber’i Hatırlamak</image:title>
            <image:caption>31 Aralık 1984 günü, sabah saat 7.30’da öldüm. Mecazi değil, gerçekten de varoluş anlamında söylüyorum. İşte tam o anda bir kâğıt parçasının, yani tahliye emrinin, altına gönülsüzce atılan bir imza ile bambaşka bir dünyaya doğru adım attım. Gözbağımın altından bulanık bulanık gördüğüm satırlar, tıbbi sebeplerle şartlı tahliye edildiğimi ve gardiyanın çok açık bir şekilde anlattığı üzere, bedenimin kimlik tespiti için hapishaneye geri getirildiğini söylüyordu. O gün, sabahın o erken vaktinde öldüğümün farkına varmam birkaç yılımı aldı. Bu durumun, sağ kalmanın verdiği suçluluk duygusu ya da hayatın sıradan bayağılığının ağırlığı ile hiçbir alakası yoktu. Kişiliğimi, benliğimi ardımda bırakmıştım; onu nasıl geri alacağımı da bilmiyordum. 
Ekber’i Hatırlamak, 1979 İran Devrimi’nin ardından yaşanan çalkantılı dönemde, Tahran’daki korkunç Ev Hapishanesi’nde, koğuşlarında idam edilmeyi bekleyen bir grup insanın öykülerini anlatıyor. Çoğu daha sonra infaz edilen siyasi mahkûmların arasındaki ilişkileri, hatıralarını ve iç dünyalarını aktarıyor. 
Açık yürekli yaklaşımını mizahla harmanlayan Ekber’in gözünden hatıraların birbirine eklenerek anlatıldığı hikâyeler, okura siyasi mücadelenin, yaşanan olayların aktarılmasının ötesinde kaybedenler tarafından yazılan alternatif bir tarih de sunuyor. 
Ekber’i Hatırlamak, kahramanlık methiyeleri düzmüyor, sadece çekilen acılar ve ödenen bedelleri de anlatmıyor; ölümün kaçınılmaz olduğu bir dünyada hayatın nasıl yaşandığını çok çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Dokunaklı bir mizahla işlenen, yoldaşlık ve hatıralar üzerine çok etkileyici bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87142</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7219429-88c7-4e5a-b18b-769a2c06c455.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazi Diktatörlüğü Yorum Sorunları ve Perspektifleri</image:title>
            <image:caption>“Nazizm üzerine yazılmış literatürün kapsamı o kadar geniştir ki uzmanlar bile başaçıkmakta zorlanırlar. Modern Alman tarihinde uzmanlaşmış öğrencilerin sıklıkla Nazizm’in karmaşık tarihçiliğini özümseyemedikleri ve akademik Alman dergilerindeki sayfalarda veya akademik monografilerde çoğu kez yürütülen yorumlama tartışmalarını takip edemedikleri açıktır. Kitabımı yazarken bu fikirden yola çıktım. Bu nedenle, tarihyazımının gelişimi hakkında bir açıklama yapmamakta ve tabiri caizse Nazizm tarihi hakkında hiçbir tarih sunmamaktadır. Aksine, kitabım Diktatörlük dönemiyle ilgili olarak, günümüzde Nazi Almanya’sı tarihçilerinin karşı karşıya kaldığı bir dizi merkezi yorum probleminin doğasını inceleme çabasıdır.” Ian Kershaw 
Elinizdeki bu kitap, şimdiye dek Nazizm üzerine yazılmış olgu tarihçiliğinin ötesine geçen bir çalışma; kitap olgu tarihçiliğini ihmal etmeden Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nı kaybetmesinden günümüze kadarki Nazizm’in  tarihyazımı alanındaki tartışmalarına odaklanmakta. Liderlik kültü üzerine eğilip Hitler biyografileri ele alan klasik tarihçilikten sınıf eksenli okumaya odaklanan Doğu Alman tarihçiliğine; iki Almanya’nın birleşmesinden sonra tarihyazımının geldiği noktaya kadar özelde Alman tarihçilerin genelde ise Nazizm üzerine yazan tüm tarihçilerin yazdıklarından müteşekkil derin bir anlatı sunulmakta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87144</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ffe740-d4e8-4972-abab-60debcb3669f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kim Korkar Schrödinger&apos;in Kedisinden? A&apos;dan Z&apos;ye Yeni Bilimin Rehberi</image:title>
            <image:caption>Schrödinger’in kedisi yeni fiziğin maskotudur. Kuantum teorisyeni Erwin Schrödinger tarafından kuantum gerçekliğiyle bağlantılı imkânsız görünen bazı bilmeceleri açıklamak için ortaya atılınca, 20. yüzyıl biliminin “hayrete düşüren” bir sembolü oldu. Sağduyunun günlük dünyasında ve eski fizikte bu ya da şu düğme çalışır ve kedi ya yiyecek ya da zehir yer; sonuçta ya ölür ya da canlı kalır. Fakat Schrödinger’in kedisi kuantum kedisidir; bu yüzden işler onun için böyle yürümez. Kuantum dünyasında, tüm ihtimaller –hatta doğal olarak çelişenler bile– bir arada var olur ve kendine özgü bir gerçekliğe sahiptir. Bu bir arada olabilen kuantum ihtimalleri Schrödinger’in kedisinin aynı anda hem zehirle hem de yiyecekle beslenmesini mümkün kılmaktadır. Sonuçta o, aynı anda hem ölü hem de canlıdır. Her iki ihtimal de birlikte var olur. 
Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden? kuantum mekaniğinin kaos ve karmaşa teorisini, görelilik, yeni zihin teorileri ve kozmoloji gibi temel meselelerini herkesin anlayacağı bir dille anlatan nefis bir kitap… Kendimizi, zihinlerimizi ve daha geniş bir düzlemde şeyler arasındaki yerimizi kavramaya davet eden bu çalışma sağduyunun ötesine uzanan dünyalara işaret ederken yeni düşünme biçimleri üzerinde ısrar ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87145</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742ceece-f78a-47cd-b298-ba85df4bdf9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Menakıb-ı Evliya (Buyruk)</image:title>
            <image:caption>Bir inancın yüzyıllar boyunca kalemden kâğıda, kâğıttan dile, gönüllere aktarıla aktarıla bugüne gelmiş kılavuz kitabı Menâkıb-ı Evliyâ (Buyruk) bağlısına, okuruna, meraklısına bir daha sesleniyor. 
 
“... Tâ kim silsile-i nesl-i evlâd-ı Resûl’den bu vasiyyetleri Şeyh Seyyid Safiyyüdîn Hazretine geldi, kaddesallâhu sırrıhu’l-azîz, okuyub bildi ve anınla amel kıldı. ‘Bu ilim şerîf ilim imiş’ didi. Kendüye mürîd olup irâdet getüren tâliblerine telkîn idüb bu Vasiyyetnâme mucibince evliyâ muhiblerin irşâd iderdi. Bize dahî anlardan yâdigâr kaldı. Evliyânın Menâkıbı budır, bilesiz ve tâliblere terbiye kılasız!” 
 
“Elimize ulaştığı kadarıyla sayısı birkaç yüzü geçen Buyruk yazmaları incelendiğinde, 
Kızılbaş-Alevî toplumunun inanç, ritüel, kültür ve toplumsal yapısına dair birçok detay ortaya çıkacaktır. İşte elinizdeki kitap, alandaki bu boşluğu doldurmaya dönük mütevazi bir adım olarak görülmelidir. Kitap, okuyucuya Buyruk’un ilk kez bir edisyon-kritik metnini sunmanın yanı sıra, eserin tarihsel ve toplumsal bağlamı, kaynakları, oluşum süreci ve kavramsal dünyası üzerine kapsamlı bir analize girişmektedir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87147</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dd503d8-5810-4ab6-bffe-e47c1b274296.jpg</image:loc>
            <image:title>Kronos</image:title>
            <image:caption>KRONOS’ta, II. Dünya Savaşı başlamadan hemen önce Arjantin’e göç eden yazarın sağlık sorunları, cinsel yaşamı, finansal meselelere ilgisi, yazınsal ün savaşımı ana izlekleri oluştururken, cafe’ler, başka coğrafyalar, iklimler, yazarlarla ve yayıncılarla ilişkiler, anlaşmalar, dostluklar, tartışmalar, polemikler, mevsimler, kitaplar, plaklar yaşamın kâğıda dökülmüş kanıtlarını temsil ediyor. Bu belge-kitap, Gombrowicz’in, olgunlaşma çağı ile başlayıp ölümüne dek hayatının kronolojik bir dökümü. 
Bedenin günlüğü Kronos, Polonya’nın en marjinal yazarı Gombrowicz’in gündelik hayatının mahremiyet kaydı. 
Yüzyılımızın en büyük roman yazarlarından biri. -Milan Kundera 
KRONOS&apos;ta Gombrowicz&apos;in nasıl bir dil kullandığı önemlidir. Her şeye eşit mesafede ve duygusallıktan uzak bir anlatım dilidir bu.  Annesi ya da kız kardeşinin ölümüne ilişkin bilgiye, arkadaş toplantıları, erotik maceralar ya da finans piyasası bilgisiyle eşit derecede yer verilir.  
Bu bir duygusuzluk belirtisi değil, dikkatin gerçeklere ve davranışlarına odaklanmasına izin veren bilinçli bir adımdır. -Jerzy Jarzębski 
Polonya yazını ilk defa onda, insan olmanın trajikomedisi karşısında Polonyalı olmanın acılarını daha az önemseyen bir yazar üretti. -The Times Literary Supplement 
Sesi, Lehçe yazmak gibi tuhaf bir etkinliğe ciddiyet kazandırdı. Bizi sel gibi alıp götüren küçüklük ve aptallık karşısında, Witold’un sesi olmadan kendimi zayıf hissediyorum; o büyük olduğu için vazgeçilmezdir. -Czeslaw Miłosz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87148</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3575c2d-904a-4bb3-b043-be3bcde80c12.jpg</image:loc>
            <image:title>Pullarla Atatürk Hayatı Ve Mücadelesi 1881-1938 ( Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün hayatını pullarla anlatmak 
Mektup, yakın zamana kadar en önemli haberleşme aracımızdı. Yazdığımız mektupları bir zarfın içine koyuyor, zarfın üstüne adresi yazdıktan sonra üst köşesine de bir pul yapıştırıyorduk… Günümüzde artık mektup pek yazılmıyor, haberleşme de internetle, cep telefonuyla yapılıyor ama pullar, hayatımızdan tümüyle çıkıp gitmedi. Pul biriktirip, onları pul defterleri içinde saklayan meraklılar var hâlâ… 
Bu kitabın yazarları da pul meraklısıydı. Pul defterlerini karıştırırken topladıkları yüzlerce Atatürk pulunu görünce, çok heyecanlandılar. “Şimdiki çocuklar bu pulların pek çoğunu görmemiştir, bu pulları çocuklarla nasıl paylaşabiliriz acaba?” diye düşünmeye başladılar. Sonunda dediler ki: Bu pullarla Atatürk’ün hayatını anlatalım! 
Edebiyatta 40. yılını kutladığımız yazar Süleyman Bulut’un Hacı Bulut’la birlikte hazırladığı Pullarla Atatürk, hem ilgiyle okuyacağınız, hem de tekrar tekrar bakacağınız, elinizden bırakamayacağınız bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87149</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39c1ef8b-b40c-46c3-b221-8fb299772f98.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Çocukları</image:title>
            <image:caption>Yazar Selçuk Özyurt, Babamın Çocukları romanında sıra dışı bir şimdiki zaman öyküsü anlatıyor…

Kumaş tüccarı Hüsamettin Bey’in oğlu Güven, babasının ölümünden sonra onun sırlarıyla yüzleşir.

Babasının annesinden başka iki eşi daha olduğunu öğrenir.

Babasının eşlerini ve çocuklarını öğrenmek, Güven’in hayatını alt üst eder. Güven’in eski eşi Leyla ile yeniden birlikte olması bile bunalımını önleyemez.

Çift beyinli bir insan haline gelen Güven, babasının yaşamını da içten içe yaşamaktadır. Bakırköy Akıl Hastanesi’ne yatırılır. Doktorlar Güven’in cep telefonuna el koyarlar.

“Doktorlar telefonuma el koydukları gibi, keşke beynime de el koyabilseler.

Kafamı ikiye ayırsalar.

Benim beynimi bana, babamın beynini ona verseler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87150</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1a0f963-f9d8-4bee-92c8-0381c0bd6b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Augustus</image:title>
            <image:caption>Geç keşfedilen başyapıtı Stoner’la ölümünden sonra dünya çapında üne kavuşan John Williams tamamladığı son romanı Augustus’ta, Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Octavius Sezar, namıdiğer Augustus’un gençlikten yaşlılığa uzanan hikâyesini mektuplar ve başka belgeler aracılığıyla anlatıyor. Ama Augustus sadece “dünya imparatoru”nun değil, Roma’yı Roma yapan herkesin, sürgün devlet adamlarının ve komplocuların, askerlerin ve şairlerin, kölelerin ve kadınların da hikâyesi. 
 
Karakter çeşitliliği ve gündelik hayata dair ayrıntılarıyla Antik Dünya’nın ayrıntılı bir portresini çizen Augustus, tarihsel roman türünün zirvelerinden biri. 
 
Bu şaşırtıcı Amerikalı yazarın dehası, bütünüyle yabancı görünen hayatların bizimkilere ne kadar benzediğini göstermesinde yatıyor. -John Gray, New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87151</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1092513e-1a89-436a-9eff-2485f314eccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Vücut Sıcaklığı</image:title>
            <image:caption>Vücudumuzdaki organların ve hücrelerin görevlerini yapabilmesi için vücudumuzun doğru sıcaklıkta olması gerekir. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin, vücut sıcaklığımızı korumada ne kadar önemli olduğunu öğrenmek ve sağlık depolamak için hazır olun! Bilmeniz gereken temel sağlık ve beslenme kurallarına STEM Eğitimine yönelik Sağlık Depola serisiyle ulaşın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87152</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21423a25-ee85-4e9e-990b-9b1c103c6de8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tosun Bank</image:title>
            <image:caption>1980’lerden beri Türkiye’de kurulan saadet zincirlerinin son halkası, “Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın’ın kurduğu Çiftlikbank oldu. İsmail Saymaz, ”Tosun Bank“ diye adlandırdığı bu saadet zincirinin yükselişini ve Aydın’ın binlerce kişinin parasını çarparak yurtdışına kaçışını anlatıyor. Gelir dağılımının bozulmasıyla birlikte, emek harcamadan servet edinme hevesiyle başı dönmüş insanların bazen ilahiler, bazen milli marşlar eşliğinde dolandırılmasının kırk yıldır süren öyküsü bu. 

“Nasıl ki Banker Yalçın, 12 Eylül’ün gardırop Atatürkçülüğünü, Titan Kenan 28 Şubat iklimini, Jet Fadıl’sa İslâmcı kıpırdanışı sermayeye çevirdiyse, imam hatip lisesinden terk olan Tosuncuk Mehmet de bu dönemin milliyetçi ve muhafazakâr kimliğine büründü. Çiftlik Bank’ı 15 Temmuz’a karşı verilen direnişle özdeşleştirmekten tutun da, Osmanlı’yı anlatan bir dizinin oyuncusunu reklam yüzü yapmaya, tesis açılışlarında Kudüs’e selam göndermekten, Aydın’ı Fatih Sultan Mehmed’e benzetmeye kadar her türden hamasete başvuruldu. Banka yönetim kurulu üyesinin güreşçilerden seçildiği liyakatsiz bir bürokrasinin, kamu ihaleleriyle semirtilmiş işadamlarının ve partizanlaşmış memurların elinde kalan Türkiye’nin Tosuncuk Mehmetler üretmesi kaçınılmazdır. Gelir adaletsizliği, işsizlik ve yoksulluk var oldukça bir Tosuncuk gidecek, bir başka umut taciri gelecektir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87154</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a356ae45-8d42-48c6-80a8-25e6decabe85.jpg</image:loc>
            <image:title>Chp İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri 1928-1980</image:title>
            <image:caption>&quot;İstanbul, siyasal hayatımızın Ankara’dan sonra en önemli merkezidir. Birileri tarafından meşru ya da gayrimeşru yollarla alınmış olsun, bir gün CHP Grup Tutanakları ve İstanbul Karar Defterleri’nin ortaya çıkması, tek parti döneminden 1980 yılına kadar Türkiye siyasi tarihinin ortaya konulmasını ve anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.&quot; 
Tarhan Erdem, 1968 yılında CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi olduğunda, İl Merkezi’nde eksiksiz bulunan ciltli Karar Defterleri’nden, İl Yönetim Kurulu üyelerine ve kongre tarihlerine dair temel bilgileri derlemişti. 1980 darbe idaresi kararı gereğince CHP’nin tüm evrakına  
el kondu. Parti tekrar açıldığında bu defterler iade edilmedi.  
Bu kitapta, kuruluşundan kapanışına kadar CHP İl Yönetim Kurulu’nda Kongre veya Genel Merkez kararıyla görev almış kişiler kısaca tanıtılıyor. Özellikle dönemin tarihi üzerinde çalışacak araştırmacılara  
yararlı olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87155</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e16939-159e-4421-9d4b-7b7efe887b57.jpg</image:loc>
            <image:title>O Yıldızın Altında</image:title>
            <image:caption>Düşünün… Fazlasıyla boğucu bir aile yaşantınız var ve karşınıza ansızın yakışıklı Amerikalı bir adam çıkıyor. 
E tabii siz de hemen evlenip heyecan içinde, hiç görmediğiniz bir kıtaya yelken açıyorsunuz. Fakat dünyanın bir ucundaki bu kasaba hayli küçük, kocanız sıkıcı ve tutucu; dindar kayınpederiniz hep sizinle yaşayacak hatta ölmüş kayınvalideniz ruhu ve eşyalarıyla hayatınızdan çıkmayacak… Ve tüm bunların kıskacında yaşarken, biri çıkıp yöneticilerin desteklediği bir projeden bahsediyor, “Atlı Kütüphaneci” olmaktan…  Yani dört beş kadın heybelere kitapları dolduracak ve dağ tepe dolaşıp kitap dağıtacak. Siz olsanız, ne yapardınız? Kim der ki, tek amacı sıkıntısını atmaya çalışan bir kadının hem özgürlüğü hem arkadaşlığı hem aşkı böyle bulacağını… 
Senden Önce Ben efsanesinin yazarından yine klasik olacak, en az “Lou Clark” kadar ilham verici beş olağanüstü kadının ve yaptıkları yolcuğun nefes kesici, umut verici ve dokunaklı hikâyesi. 
1930’ların Amerika’sında gerçekten yaşanmış bir olaya dayanan O Yıldızın Altında adalet ve sadakatin tutkuyla dansı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87156</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10e0a090-81c4-40d2-b08c-bbf5fae4b987.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Tarla</image:title>
            <image:caption>Bazen hayat gizler kendini… Sımsıkı çekilmiş perdelerin ardına saklanan utangaç eviçlerinde, kapıların ardında, güneşin terk ettiği sokaklarda, o bıyıkaltı gülüşlerde, mühürlenmiş ağızlarda, yüze düşen gölgelerde, ketum yüreklerde, harflerin kıvrımlarında, kelimelerin dilsizliğinde, sonsuz susuşlarda, hiç düşülmeyen yollarda, hep beklenen aşklarda, hiç beklenmedik sonlarda gizler kendini hayat… 
Ta ki bir yazar onu bulup çıkarıncaya dek. 
Ta ki bir yazar onu bize anlatıncaya dek. 
Şermin Yaşar’dan “yeniden gülmeyi başarabilen insanların muamması” için öyküler. Deli Tarla gibi coşkulu, beklenmedik ve merhamete muhtaç…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87157</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0859c1af-ab03-4da6-9e1c-152095621112.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Pencere İki Manzara</image:title>
            <image:caption>Tanin gazetesinde Osmanlı Devleti’nin iç ve dış politikası hakkında kaleme aldığı geniş yazı külliyatını iki cilt hâlinde neşrettiğimiz Babanzade İsmail Hakkı’nın bu yazı faaliyetine düşülmüş hacimli bir dipnot sayılabilecek Bir Pencere İki Manzara, son devrin önemli aydınlarından birinin gözünden imparatorluğun pek çok belirleyici hadisenin gerçekleştiği çalkantılı bir eşiğinin iç ve dış siyasi gelişmelerine dair -söz konusu külliyatı merkeze alarak- semereli ve net bir değerlendirme sunmak üzere ortaya konulmuştur. 
Altı bölümden oluşan çalışmanın, İsmail Hakkı Bey’in hayatını ele alan ilk bölümünden sonra İkinci Meşrutiyet’in ilanından Bosna-Hersek’in Avusturya’yı ilhakına, Arnavutluk hadiselerinden Amerikan seçimlerine, İspanya’daki anarşist eylemlerden Fas krizine, Trablusgarp ve Balkan Savaşlarından Mebusan ve Ayan meclislerinin Kanunuesasi çerçevesinde değerlendirildiği ve İsmail Hakkı Bey’in anayasa hukukçuluğu rolünü öne çıkaran yazılarının ele alındığı beş geniş bölüm, Faysal Mayak’ın çalışmasının Tanin Yazıları külliyatının yararlı ve önemli bir eki olarak okunmasını gerektirecek niteliktedir. 
Tanin Yazıları ve Bir Pencere İki Manzara ile birlikte 1908-1913 yıllarının en detaylı değerlendirmeleri, hem bu yılların önemli bir çağdaşının kaleminden hem de onu kavrayışlı bir şekilde ele alan analitik bir monografinin ışığında tarih literatürümüze kazandırılmış olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87158</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5ebf640-8fbc-4f1d-b6d6-8d033633cf75.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak Hatırlamaktır</image:title>
            <image:caption>Ülkü Tamer’in anılar kitabı Yaşamak Hatırlamaktır’da okuyacağımız şairin yaşamöyküsü değil; yaşamından kesitler ve ayrıntılar, anı parçaları, his kırıntıları. Bir ömrün taslak çizgileri değil de o ömrün harcından acı-tatlı karışık bir ikram. O harçta neler yok ki! Yakın Türkiye tarihi, Türk edebiyatının son yüzyıldaki serencamı, futbol, Akdeniz, tiyatro, sinema; şairler, oyuncular, tiyatrocular... 
Yaşamak Hatırlamaktır’da Ülkü Tamer Cüneyt Arkın’dan Yılmaz Güney’e, Robert Kolej’den Gaziantep’e, karartma gecelerine, kendi yaşamının pek çok durağını ve o duraklarda karşılaştığı simaları şairane bir edayla işaretliyor. İkinci Yeni’nin en önemli şairlerinden Tamer’in hünerli kaleminden çevirmenlik ve yayıncılık tecrübelerini, öğrencilik ve öğretmenlik yıllarını okurken Türk şiirini ve Türkiye’yi de çok daha yakından tanıyoruz. Öyleyse biz de şairin kendi deyişiyle “karanlıkta beyaz kuşları” izleyelim; takılalım peşine, bırakalım o hatırlasın, ona tanıklık ederek onunla beraber biz de yaşayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87159</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65097964-eafd-45e5-80ea-fff5b75c07ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Liselilerin Sportif Serbest Zaman İlgilenimi Dijital Oyun Bağımlılığı Ve Yaşam Kaliteleri</image:title>
            <image:caption>Bilim ve teknoloji kullanımı bilinçli ve doğru kullanılmadığında beraberinde önemli sorunlar da getirmektedir. Olumsuzluk dijital oyunlara küçük yaşlarda çok fazla zaman ayrıldığında bağımlılık oluşturmasıdır. Bir serbest zaman aktivitesi olarak eğlenme dinlenme amaçlı oynanan bu oyunlar dünyada çok önemli bir sektör olduğundan tehlikelerine bakılmaksızın bağımlılık yapan oyunlara her gün yenileri eklenmektedir. Bu olumsuz etkileri yanında, teknik olarak serbest zaman süresini olumlu etkilemiş ve bireylerin serbest zaman etkinliklerine ilgisini arttırmıştır. Temelde, serbest zamanları değerlendirme
bir dizi aktiviteleri anlatmaktadır. Bunlar mental, fiziksel, toplumsal ve sosyal aktivitelerdir. Serbest zamanlar ve serbest zaman etkinlikleri, bireylerin kendilerini ifade ettikleri, eğlendikleri, rahatladıkları, dinlendikleri, çok yönlü olarak kendilerini geliştirdikleri ve toplumsal olarak uyum kabiliyetlerini arttırdıkları zamanlardır. Eğitimin en bilinen tanımı, bireylerde belirli bir hedefe yönelik yaşantılar yoluyla kalıcı davranış değişikliklerine yol açmaktır.

Günümüz koşullarında, eğitimin formel yapısı içerisinde ve dışında bu değişikliklere destek verecek en önemli alan, serbest zamanların kontrolü ve dizayn edilmesidir. Serbest zamanın en temel fonksiyonu zamanı verimli, etkili ve kontrollü kullanmaktır. Aksi takdirde geleneksel oyunların yerini boşluğunu dolduran dijital oyunlar istenmeyen sonuçlar doğurmakta ve doğuracaktır. Bu anlamda, serbest zaman eğitiminin ne derece önemli olduğunu yinelemek gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87160</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/858dea10-d2a5-4772-9a91-e2893ff9e5c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlar&apos;ın Ralli Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla! Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı? Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen? Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87161</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/977cc6e8-7074-43fb-aced-96cd62e80041.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaman&apos;ın Polis Motosikleti - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87162</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0514d792-171c-4ec5-96b5-16757250d136.jpg</image:loc>
            <image:title>Berk&apos;in Polis Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87163</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bab07656-7e5d-4f8c-a3f7-7fdd82daf380.jpg</image:loc>
            <image:title>Volkan’ın Motoru - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87164</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6c4555f-5ebd-41e6-83b0-1126649a5fdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uras’ın Karavanı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87165</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88dd8ba1-0cf3-412e-9c5f-575c2cde80b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihat’ın Uzay Mekiği - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87166</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb59b15-e345-4d4d-bfc5-3f2d67cf0b17.jpg</image:loc>
            <image:title>Eren’in Elektrikli Otomobili - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87167</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85d982a0-1557-48c6-acbc-c4678b6375d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alper’in Eğitim Aracı - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87168</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6ceea2-5ba4-4be0-b206-68c13b3a2907.jpg</image:loc>
            <image:title>Mete’nin Bisikleti - Küçük Beyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3, 2, 1 başla!
Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı?
Ya da uzay aracıyla gezegenler arası yolculuk yapmak isteyen?
Öyleyse sana harika bir haberimiz var! Küçük Beyler kitapları tam sana göre. Haydi ne duruyorsun okumaya başla, maceraya atla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87169</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48147073-35ea-4e13-914a-a794a3139aa2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ece Doğum Günü Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87170</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e0d581a-9ef9-4bef-a882-fcda4559693f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nida Sekretercilik Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87171</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000920a3-8e6b-4d21-839c-0dc625d8516e.jpg</image:loc>
            <image:title>Azra Kuaförcülük Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87172</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e546e0a-6653-4d15-abc4-389b633109be.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygu Veterinercilik Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87173</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cac552a-41d5-41e3-8b48-ff290a07a293.jpg</image:loc>
            <image:title>Elif Temizlik Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87174</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa4a4b6-9431-4d8e-8dd2-0a78179d5660.jpg</image:loc>
            <image:title>Rana Oyuncak Bebeğiyle Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87175</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2425df97-9e76-45d2-85f6-ba19fd5f9931.jpg</image:loc>
            <image:title>Mine Doktorculuk Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87176</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914e18da-5132-4f86-824a-87303b583cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eda Yemek Oyunu Oynuyor - Küçük Hanımlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılan küçük kızlara harika bir önerimiz var! İrem’le öğretmencilik, Mine’yle doktorculuk, Nida’yla sekretercilik oynamaya ne dersin? Onlar da senin gibi arkadaşlarıyla oyun oymaya bayılıyor. Haydi kitabın kapağını kaldır, eğlenceye katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dc5b190-f7b1-4463-85f4-cfc6395dd00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonder Woman SavaşGetiren</image:title>
            <image:caption>Wonder Woman SavaşGetiren 
Leigh Bardugo 
Wonder Woman, dünyanın en büyük kahramanlarından biri olacaktı. Ancak kendisi bir kahramandan önce, Amazon prensesi Diana’ydı. Mücadelesi de daha yeni başlıyordu. Leigh Bardugo’nun New York Times çoksatan romanından uyarlanan bu çizgi roman, Diana’nın Themyscira’daki gizli kıyıların ötesinde çıkacağı ilk macerayı anlatıyor. 
Diana, efsanevi savaşçı kardeşlerine kendini kanıtlamayı çok istiyordu. Fakat bu fırsat karşısına çıktığında şöhreti bir kenara bırakmış ve Amazon yasalarını çiğneyip basit bir faniyi kurtarmak uğruna adadan sürülmeyi göze almıştı. Daha da kötüsü, Alia Keralis sıradan bir kız değildi ve Diana onu kurtardığı için bütün dünyayı tehlikeye atmıştı. Yaz tatilini denizde geçirerek üstüne fazla titreyen abisinden uzaklaşmak isteyen Alia, kendisinin avcılarından kaçan bir av olduğunu bilmiyordu. Gemisinde bir bomba patlayınca olağanüstü kuvvetli, tuhaf bir kız tarafından kurtarılmış ve korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalmıştı: Alia bir Savaşgetiren’di. Truvalı Helen’in soyundan geliyordu ve kaderinde acı dolu, kanlı bir çağ başlatmak vardı. Diana ve Alia beraber, hem fani hem 
tanrısal düşmanlarla karşılaşacaktı. Hepsi Savaşgetiren’i yok etmek veya ele geçirmek istiyordu. İnsan Dünyası’nı da Amazonları da kurtarmak istiyorlarsa, yaklaşan savaş tufanı karşısında el ele vermek zorunda kalacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b816ab0-58d4-4d24-a5b7-5d5db0f5e8fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okuma Günleri</image:title>
            <image:caption>Proust’un bu kitabı John Ruskin’in Susam ve Zambaklar kitabına yazdığı önsözdür. Ama aynı zamanda Kayıp Zamanın İzinde’nin bir provası gibidir. Okuma, tıpkı romandaki gibi bu metinde de, bir günün zamanlarının paylaşımındaki örtük çatışmayı yaratan temel unsurdur. Proust’un okuyan çocuk’u küçük Marcel, birinci tekil şahısla, okuma deneyimini kesintiye uğratan anları aktarır. 
Kayıp Zamanın İzinde’deki biçimiyle “düşünce”nin rüşeym hali kitapta saklıdır: uyumak üzere olan anlatıcının elinden düşen kitabın son okunan sayfasında betimlenen katedral, uyku anında anlatıcının bedeni, sabah uyandığında ise aklındaki ilk düşüncedir. Böylece beden ve düşünceyi iç içe geçiren bir okur hafızasını betimler Proust. Bu sebeple Susam ve Zambaklar’a yazdığı önsözü Ruskin imgesine ilişkin kendi geçici hafızasını sergileyen bir metin olarak tasarlamıştır. Ruskin’in hatırlattığı deneyimler, Ruskin’i hatırlayan yazınsal anıtlara dönüşürken, metnin bütününde unutulan Ruskin’dir; öyleyse içerikten ziyade okuma anındaki duyguları biriktiren okur hafızasını harekete geçiren de hatırlama değil unutuş payıdır. Ruskin’in “susam”ı da bu unutuş payının alegorisidir. Binbir Gece Masalları’nda, kralların hazinesine değilse de haramilerin hazinesine giden kapıyı açan büyülü sözlerde köklenen bir alegoridir: “Açıl susam açıl.” Cana Bostan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9171d77b-5ec0-4f14-8f29-e4408141dcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankapark</image:title>
            <image:caption>Tekin Galip, yirmili yaşlarda, Hasirun ilinin Karadul Köyü’nden gelmiş ve Giresun Askeri Kale Gazinosu’nda askerliğini yapmaktadır. Annesini çocuk yaşta kaybeden Tekin, babasından nefret etmektedir. Dedesi ise gözlerinin önünde kalp krizi geçirerek ölmüştür. Askerde sürekli, köydeki sevdiği kız Hayfa’yı düşünen Tekin’in hayal gücü oldukça yüksektir. Hayalle gerçeği birbirine karıştıran Tekin, bir de paralel evrenlerin birbirine girmesine ve zamanda sıçramalara maruz kalınca, başına ilginç olaylar gelir. 

Zavallı bir ruh, varoluş sancısı içinde kıvranırken, sancının yemi olursa… Hayalleri gerçek gibi görür ve bir yandan anlamadıklarına da alışamazsa… Gündüz düşleri içinde belirsiz olana dokunmak için uzatırsa bu ruh işaret parmağını sapkınlıkla, sonsuza uzanan düş içindeki düş sarmalı kaydırağında… Ya paralel evrenler birbirine giriyor, günlük hayata sirayet ediyor ve bu zavallı ruh bunu farkında olmadan yaşıyorsa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b433ee7f-fdd8-4695-828b-7572046c0081.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital İşgücü Platformları ve İstihdamın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Çevrimiçi dijital çalışma platformlarının ortaya çıkışı, son on yılda çalışma dünyasının en önemli dönüşümlerinden biri olmuştur. Bu rapor web tabanlı platformlara odaklanmaktadır; görevler coğrafi olarak dağılmış olan büyük, esnek bir işgücüne (“iş topluluğu”) yapılan açık çağrı yoluyla işletmeler ve diğer müşteriler tarafından dış kaynaklı olarak tedarik edilebilir. 

Rapor, küresel olarak faaliyet gösteren beş büyük mikro görev platformundaki çalışma koşullarının ilk karşılaştırmalı analizlerinden birini sunmaktadır. Dünyadaki 75 ülkede yaşayan 3.500 işçiyi kapsayan bir ILO araştırmasına ve diğer nitel araştırmalara dayanmaktadır. İş topluluğu işçilerinin özelliklerini, yaptıkları iş türünü ve bu çalışmaya yönelik motivasyonlarını ve algılarını belgelemekte; Küresel Kuzey ve Küresel Güney’deki işçiler arasındaki ortak ve farklı yönleri bulgulamaktadır. Rapor, ücret oranlarını, iş uygunluğunu, iş yoğunluğunu, reddedişler ve ödeme yapılmamasını, çalışanların müşteriler ve platform operatörleriyle iletişimini, sosyal koruma kapsamını, gelecekteki kariyer gelişimi için umutları, iş-aile-yaşam dengesini ve çalışanların beklentilerini içeren mikro görev platformlarındaki çalışma koşullarını analiz eder. Rapor, dijital çalışma platformlarının bir dizi fırsat sunduğu, fakat bazı dezavantajlarının da olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, rapor, IG Metall tarafından başlatılan kitle kaynak davranış kuralları ve çalışma koşullarını iyileştirmek için Alman kitle kaynak platformları da dâhil olmak üzere ortaya konan farklı girişimleri gözden geçirmektedir. Rapor, dijital çalışma platformlarında iyi çalışma koşulları sağlanması için 18 ilke önermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe44ddd-9f5e-4960-bba0-871b1259c241.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika&apos;da Profesyonel Göçmen Kadınlar ve Kültürel Çatışmalar</image:title>
            <image:caption>Amerika&apos;da Profesyonel Göçmen Kadınlar ve Kültürel Çatışmalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4933a04-7d53-4893-96af-31762a660545.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Mutfağında Dünden Bugüne Unutulmayan Lezzetler</image:title>
            <image:caption>Anadolu Mutfağında Dünden Bugüne Unutulmayan Lezzetler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ace4a3a-ce97-471c-b7bc-336916f26cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çalışma Hayatının Geleceği</image:title>
            <image:caption>Çalışma Hayatının Geleceği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33b152d-8cef-45e5-9661-381e75147891.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 5</image:title>
            <image:caption>Denetimde Seçme Konular 5.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a0c59b-0a16-401d-bcf7-05ae65151444.jpg</image:loc>
            <image:title>Denetimde Seçme Konular 6</image:title>
            <image:caption>Denetimde Seçme Konular 6.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2388a6b0-fffd-4a15-be73-e59fe26fdd21.jpg</image:loc>
            <image:title>Dış Ticaret Araştırmaları Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Dış Ticaret Araştırmaları Cilt 1.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b9d39b-6b20-45d5-b2ae-8b350b86a490.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Sağlığı ve Güvenliği</image:title>
            <image:caption>İş Sağlığı ve Güvenliği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95b503e-19c7-437c-8383-61f80e1cb719.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Örgütler, Toksik Yönetici Davranışlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Toksik Örgütler, Toksik Yönetici Davranışlarının Etkisi Üzerine Bir Araştırma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5def3b5f-fc9c-4206-85b5-06d632910344.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;deki Holdinglerin Uluslararasılaşma Süreci</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;deki Holdinglerin Uluslararasılaşma Süreci.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87191</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bd1d811-c17a-4ec8-97d3-bf84e4b28063.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hukuku</image:title>
            <image:caption>2019 ve 2020 Yıllarında yapılan kanun değişiklikleri işlenmiştir.
İktisadi ve idari bilimler fakültesi
Kurum Sınavları
Bankalar
KPSS ve hakimlik sınavları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d24da8c-6d60-4eb0-9ddf-f16e236f5e67.jpg</image:loc>
            <image:title>Milletlerarası Özel Hukuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Milletlerarasi Özel Hukuk 
Birinci Bölüm 
Birinci Kisim 
Giriş 
İkinci Kisim 
Milletlerarasi Sözleşme Hükümlerine Göre Türk Vatandaşliğinin Kazanilmasi Ve Kaybi 
Üçüncü Kisijm 
Türk Hukukunda Tüzel Kişilerin Tabiiyeti 
İkinci Bölüm 
Birinci Kisim 
Yabancilar Hukuku 
İkinci Kisim 
Türk Yabancilar Hukukunun Genel Esaslari 
Üçüncü Kisim 
Dördüncü Kisim 
Beşinci Kisim 
Suçlularin İadesi 
Üçüncü Bölüm 
Kanunlar İhtilafi Hukuku (Bağlama Kurallari) 
Dördüncü Bölüm 
Birinci Kisim 
Milletlerarasi Usul Hukuku 
İkinci Kisim 
Milletlerarasi Usul Hukukunda Davada Taraflar 
Üçüncü Kisim 
Yabanci Mahkeme Kararlarinin Taninmasi Ve Tenfizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00270bbf-f68b-49b6-a843-e5ddee9bc8ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahde Vefa</image:title>
            <image:caption>Bu güne kadar yolumun kesiştiği her can yüreğimde bir şe­kilde iz bıraktı.
Yazdığım her satırda dostlarımdan, arkadaşlarımdan hiç si­linmeyecek izler var.
Ahde Vefa
Seni asla diyen bütün sözlere
Anılara giden yola izlere
Şimdi baktığın yeni yüzlere
Esefle yüzümü döndürüyorum.
Arada bir ışık yansa düşümde
Bir şiir, şarkıda başka biçimde
Hafif bir sıcaklık olsa içimde
Korkuyor su döküp söndürüyorum.
İnanç dallarımı kırdın kıralı
Bir hüzün bulutu gitmez buralı
Boğazıma yumruk durdu duralı
Neşterle yarama saldırıyorum.
Kim yalancı seçilmiyor kim gerçek
Gözlerimde sanki sisli bir mercek
İnsan ahde vefa bilinceye dek.
Aşkı sevdayı da öldürüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b3c2df1-a16b-4ed2-a9ab-687d304f8a50.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönülden Dile</image:title>
            <image:caption>Şairlik büyük bir özveri gerektirir, ben şairim demiyorum lakin yaşadıklarım, hüznüm , neşem, sevdam, hasretim ve sitemim şiir oldu naçizane döküldü gönülden dile 
GÖNÜLDEN DİLE 
Vefasız bir yâre verdim gönlümü
Heder ettim şu gencecik ömrümü
Taşıyamaz oldum sevda yükümü
Dertlerim döküldü gönülden dile. 
Mecnun oldum bir Leylaya aldandım
O vefasız yâre kandım inandım
Bu kuru sevdaya yandım ha yandım
Sırlarım döküldü gönülden dile. 
Aşık olan söyler gönül telinden 
Neler çektim ben bu aşkın elinden
Yaralıdır gönlüm bin bir yerinden
Sözlerim döküldü gönülden dile. 
Ahir ömrüm işte geldi geçiyor
O zalim yâr hiç derdimi bilmiyor
Akar gözyaşlarım bir an dinmiyor
Gözyaşım döküldü gönülden dile. 
Bir yârin hasreti yanar gözümde 
Onsuz yalan dünya boştur gözümde 
Ayrılık hüzün var her bir sözümde 
Dertlerim döküldü gönülden dile 
ŞAHİN’ im ismini dağlara yazdım
Yetmedi vefasız gönlüme kazdım
Ağlıyor telleri,  kırıldı sazım
Nâmeler döküldü gönülden dile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6302519b-aa0a-408d-b96c-f14c64bd5a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi</image:title>
            <image:caption>İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak.
Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani.
Şimdi de bir muhabbet halkası kuruyorum kendi içimde. İsmine “muhabbet yazıları” diyorum bunun. Sen sever misin adını bilmem ama ben sevdim. Her derdime bir sır verip üç ayrı kitap olsun istedim. Sözleşmiş gibi bir kıraathanede çaylarımızı yudumlarken dertleştiğimizi, muhabbet ettiğimizi hayal ettim. Söyleyince dinleyen bulunmuyordu yazınca olur diye düşündüm.
Canım kâri, say ki bir dostun içini dökmesidir bu. Dua eder gibi sessiz feryat etmesidir. Önce kendinde gördüğü kusurları bir bir aşikâr etmesidir. Gönlünde taşıdıkları her dağıldığında “Topla Allah’ım” diye dua etmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9312e9a-3043-47d0-a17a-a8417fefedb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayşe&apos;nin Kilimleri</image:title>
            <image:caption>Ayşe&apos;nin annesi kilim dokuyor. Annesinin annesi, hatta onun annesi de öyle. Kökleri renge, desenleri kelimelere dönüştüren, kendi dili ve müziği olan sihirli bir dünya bu. Ayşe bu bilmece gibi dili öğrenebilecek ve bu sihrin sırrını çözebilecek mi? Sevtap Sarıca&apos;nın yazıp resimlediği Ayşe&apos;nin Kilimleri&apos;nde Anadolulu küçük bir kızın büyüme öyküsü bekliyor sizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3fff6fd-cb3c-4c0e-802b-0fa25cb1ea57.jpg</image:loc>
            <image:title>Hatırla</image:title>
            <image:caption>Bir “imparator,” bir “diktatör,” bir “fabrikatör” ve bir “matador”un nasıl bir bağlantısı var? 
“Kısa” kelimesi, gerçekten kısa mıdır? 
Türkiye, Peru, Hindistan, Portekiz ve Amerika nasıl bir krizin(!) içinde? 
Hiç çaktırmadan anlam değişmesine uğrayan sözcükler hangileridir? 
Özel isimler nasıl cins isimlere dönüşüp günlük hayatımıza sirayet etti? 
“Tornavida” sözcüğü “turn a vida” kalıbından mı türemiştir? 
Mitolojilerden dillere yayılan ve sıklıkla kullanılan kelimeler nelerdir? 
“Bukalemun” ile “aslan” arasında nasıl bir münasebet olabilir ki? 
12 Hayvanlı Türk Takvimi’ne göre yılların özellikleri nelerdir? 
Cengiz Han ve Camuka, Milano’da hangi “restoran”a gitti? 
Ampul, brokoli ve selülit arasındaki ilişki nedir? 
Dilimize yer etmiş yabancı kökenli yüzlerce Türkçeleşmiş kelimenin yer aldığı bu etimolojik macerada kendinizi bir seyyah gibi hissedeceksiniz. 
Atları bağlayın, geceyi burada geçiriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87198</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fc0e5ee-073a-49bc-9951-1be8b07bf425.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Görelilik Kütleçekimi</image:title>
            <image:caption>Kütleçekim dalgalarının uzayda ışık hızıyla yol alan uzay-zaman deformasyonları olduğunu biliyor muydunuz? Ya da kara deliğin merkezinde uzay-zaman eğriliğinin sonsuz olduğunu?
Bunları şimdiye dek hiç duymamış ya da öğrenme fırsatı bulamamış olmanızı hiç dert etmeyin. Kuantum, Görelilik, Kütleçekimi yeni fiziğin bu ve benzeri püf noktalarını bilmenize, öğrenmenize ve anlamanıza yardımcı olmak için yazıldı. Evet, yalan yok, yeni fizik çok zor, ama çok şükür Furkan Semih Dündar gibi yazarlar var ve bu konular hakkında fikir sahibi olmanıza yardım etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Fırsatı kaçırmayın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87199</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5295718d-cd9f-44d1-bd60-29a43bc86243.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Yalan Uydurdum</image:title>
            <image:caption>“Gazeteye başladığından beri sadece yerini bildiği ama hiç içeri girmediği odaya neden çağırılmış olabilirdi? Belki uzun zamandır beklediği terfi gerçekleşecekti. Dosyayı yanımda götüreyim mi diye bir an tereddüt geçirirken, şefin hemen gel dediğini hatırladı. Demek dosya ile alakalı bir durum olamazdı. O zaman tahmin edemeyeceği bir başka neden vardı. Ceketini ve saçlarını düzeltti masanın üzerindeki cep telefonunu alarak sessize aldı ve genel yayın yönetmeninin bir üst kattaki odasına doğru yürümeye başladı.” 
Kemal Yılmaz’ın, Yeni İnsan Yayınevi’nden üçüncü romanı gazeteci kahramanımızın üst kata çağrılması ile başlıyor. Peki neresi burası? Hangi ülkedeyiz? Hangi gazetede çalışıyor kahramanımız? Romanın gücü, okurun zihninde kurgunun canlanması ile mümkün oluyor. Kemal Yılmaz her zaman yaptığı gibi, kalemini öyle ustaca kullanıyor ki okurken hepimiz nerede, hangi gazetede ve ne zaman tüm bunların yaşandığını bir çırpıda anlıyoruz. İlk romanı İtalyanca’ya çevrilen ve İtalyan okurlarla da buluşan Kemal Yılmaz, yazarlık kariyerini emin adımlarla tırmanıyor. Okurlarından büyük övgü alan, romanlarında her zaman olaylar zincirinin yanına kendine dert ettiği bir memleket meselesini de ekleyip, onu ince ince işlemekten büyük zevk alan, esas itibarıyla zevk alarak yazdığı için de okura aynı zevki tattırmayı gayet iyi başaran Kemal Yılmaz, yine sizi etkileyecek müthiş bir romanla edebiyat dünyasına yeni romanını sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0602ca69-eeeb-4d7e-b354-588219958c46.jpg</image:loc>
            <image:title>Boksörler</image:title>
            <image:caption>Çin, 1898. Yabancı misyonerler ve askerler kırsalda aylak aylak dolaşıyor, Çinli köylülere zorbalık ediyor ve soygunlar yapıyor. 

Yoldaş Bao bu durumdan fazlasıyla bıkmış durumda. Çin’i yabancı şeytanlardan özgürleştirmek için mücadele eden Boksörler ordusu için, Antik Çin tanrılarının doğal güçlerini de kullanarak, asker toplamaya başlıyor. Halk kung-fu antrenmanlarıyla kendini geliştirmeye çalışıyor. 

Her şeye rağmen, halkın isyanı şiddetli bir biçimde başarılı. Ancak hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir… Yoldaş Bao, Çin’in zaferi için mücadele ediyor — fakat, ne uğruna? 
 
“Bu yıl basılan en etkileyici ve eğlenceli eserlerden biri.” 
-San Francisco Chronicle 
 
“Çok yönlü, akıllıca, muhteşem yazılmış bir çizgi roman.” 
-The Miami Herald 
 
“Var oldukları bedenlerden ve hayatlardan kaçmayı dileyen çocuklara bir masal niteliğinde.” 
-Publishers Weekly 
 
“Gene Luen Yang nadir bulunan bir şey yaratmış; 
Amerikan gençliğine dair anlatacak yeni bir şey bulmuş ve bunu gençlere özgü bir masala dönüştürmüş.” -The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87201</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2b8f6f7-5043-4c79-ad11-114f02c29dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Müzik ve Sahne Sanatlarının Doğuş Yılları 1924 -1976</image:title>
            <image:caption>Türk Müzik ve Sahne Sanatlarının Doğuş Yılları (1924 - 1976 )
Musiki Muallim Mektebi ve Devlet Konservatuvarı Tarihçesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965fc93f-02fc-47eb-b75a-dd8c0c6c657f.jpg</image:loc>
            <image:title>03:03 Dolunayda Açan Çiçek</image:title>
            <image:caption>Çiçek, bu dünyadaki griliği temsil ettiğine inanıyordu. Hiçlikten ibaret olduğunu... İnsanların görmemek 
için başını çevirdiği ama hep orada olduklarını bildiği kişiydi. Bu yüzden insanlardan, özellikle varlıklı olanlardan nefret etti ama kendisi gibi yoksul ve kimsesiz olanlarla da hiç yakınlık kurmadı. 
 
En sevdiği yemek, en sevdiği renk... 
Bir hayali veya bu dünyadan istediği hiçbir şey yoktu. 
 
Ama hayatın kendisi için bir planı daha vardı. 
 
Bir anlaşma yaptığı mücevher tasarımcısı Ayza, hayatı Çiçek’e sevdirebileceğine inanıyordu ama zamanla Çiçek’le hayattan nefret etmeyi öğrenmeye başlayacaktı. 
 
İkisi de bu anlaşmada kendi oyununu oynuyor ama hiç kimse kimin kazanacağını bilmiyordu. 
 
“İtiraf edilen her günah,bir kereliğine bağışlanmayı hak eder.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d2146c5-03d1-41ce-92c1-bd174eea3348.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdalım Hayat</image:title>
            <image:caption>“Saz çaldın mı 
Sağ elin geçmiştedir 
Sol elin  
Gelecekte” 

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Zülfü Livaneli için yazdığı şiiri… 
Çağın ustası, barış elçisi, direnişin ve umudun kalemi, halk sanatçısı, dünya çapında bir müzisyen, sinemacı, siyasetçi. Babaannesinin “keçi”si. Abidin Dino’nun sözleriyle “mutluluğun müziğini yapan” fikir ve sanat işçisi… Zülfü Livaneli. 

Usta yazar, bu kez günden güne “iyi evlatlarını boğan, kötüleri ise ödüllendiren” bir ülke haline gelen Türkiye’de; Cengiz Aytmatov’dan Yaşar Kemal’e, Elia Kazan’dan Ingmar Bergman’a, Bülent Ecevit’ten Mihail Gorbaçov’a dek uzanan yaşam serüvenini paylaşıyor. Livaneli, sanat insanının kaçınamadığı yazgıyı kendi kendinin arzuhâlcisi olup anlatıyor. 
Elinizdeki çalışma, yalnızca Livaneli’nin zengin ömrünün değil; aynı zamanda hapislerden sürgüne, darbeden ölümlere türlü deneyimle sınanan bir kuşağın da hikâyesi. Kendi sözleriyle: “Şimdi okuyacaklarınız, kolayca göreceğiniz gibi sürekli sanat üstüne düşünen, yaratı sancıları çeken ama dönemin ve ülkenin koşulları gereği zaman zaman politikadan kaçamayan birinin anıları.” 
Okumaya müptela bir çocuğun, milyonların tanıdığı bir sanatçıya ve siyasetçiye dönüşme sürecine, yakın tarihin politik ve kültürel atmosferine ışık tutan Sevdalım Hayat, yürekleri sıcacık bir “merhaba”ya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b56b49-c9c8-4f67-9f76-e9af91f99eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Akl-ı Kemal 2. Cilt (5 Cilt Tek Kitapta)</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün Akıllı Projeleri 
O NASIL YAPTI ÖTEKİLER NASIL YIKTI? 
“Devrim ve Karşı Devrim” 
Cumhuriyet mucizesini yaratan “Atatürk’ün Akıllı Projeleri” şunlardır: 
DİNDE ÖZE DÖNÜŞ PROJESİ 
TARİH VE DİL TEZLERİ PROJESİ 
YÜZEN FUAR PROJESİ “Karadeniz: Seyr-i Türkiye” 
MUSİKİ VE SANAT PROJESİ 
ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE PROJESİ “Modern Eğitim” 
MODERN ANKARA PROJESİ 
SAĞLIK PROJESİ 
İNSANLIK PROJESİ 
“Akl-ı Kemal... Sinan Meydan’ın, Atatürk’ün akıllı projelerini anlattığı beş ciltlik şaheseri...  
Sinan Meydan’ın kitaplarını hediye olarak alın, evlatlarınızın başucuna koyun, onlarla büyüsünler. 
Yılmaz Özdil 
“Atatürk ile ilgili şimdiye kadar on binin üzerinde kitap yayımlanmıştır. Ne var ki siyasal akıl açısından Atatürk’ü ele alan ve değerlendirerek bugünün Cumhuriyet kuşaklarına aktaran bir kitap yayımlanmamıştır. İşte Sinan Meydan böylesine bir boşluğu doldururken, önemli bir bilimsel çalışmayı Türk kütüphanelerine kazandırmıştır.” 
Prof. Dr. Anıl Çeçen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb0c62bc-4dd7-4ae6-8e69-c880f254806a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Transaksiyonel Analiz</image:title>
            <image:caption>Bu kitap; gençlere öz-saygı geliştirme, başkalarına saygı duyma, bireysel ve sosyal sorumluluk, eleştirel düşünme ve bağımsız karar verme gibi konularda yardım etmede ideal bir kaynak olduğunu kanıtlamıştır. Herkesin öğrenme ve gelişme kapasitesi olan eşsiz bireyler olduğuna inanan bu kitap, dünya üzerinde yüzbinlerce evde popüler olmasının yanı sıra, binlerce sınıfta düzenli olarak kullanılmıştır. 
Çocuklar, Gençler ve Yetişkinler için Transaksiyonel Analiz kitabında birçok konu genişletilmiş ve yeni kavramlar tanıtılmıştır. Dr. Freed’in TA for TOTS kitabında kullandığı ve oldukça popüler ve yararlı olmuş, iyi hissettiren olumlu temas iletileri (Sıcak Yumoşlar) ve kötü hissettiren olumsuz temas iletileri (Soğuk Dikenliler) kavramları bu kitapta mevcuttur . Bu kitap özellikle 9-14 yaş grubu gençler için idealdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e62f77e-d080-4339-8f50-b7afb858a983.jpg</image:loc>
            <image:title>İmam-ı A’zam Ebu Hanife’nin Hadis İlmindeki Yeri</image:title>
            <image:caption>Ebû Hanîfe&apos;ye bilimsel yeterlilğiyle ilgili öteden beri bazı suçlamalar yöneltilmektedir. Bu suçlamalar bazen mezhebî taassup ve mezhebinin çok geniş bir kitleye ulaşmasının kıskanılmasından, bazen de takip ettiği metodun yeterince bilnmemesi ve incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu çerçevede, -hadis ve sünnete gerekn önemi ve değeri vermede diğer mezhep imamlarından farkı olmamasında rağman- hadis kültürünün yetersiz olduğu, fetvalarını hadis bilgisi olmadan verdiği, sahih hadislerden haberi olmadığı söylenmiştir.
Elinizdeki kitap, Hz. Peygamber’den gelen rivayetleri kabulde çok titiz davranan Ebû Hanîfe&apos;nin hadisler ve raviler hakkında ileri seviyede donanımlı olduğunu İslam âlimlerinin gözüyle sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0f25ca-717c-40d8-b5d9-87452e390ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdan Yazılmış Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Rousseau’nun kitapları Fransa&apos;da infial yaratır; hapis cezası tehdidiyle sürgüne gönderilir. Hemşehrilisi Cenevreli yöneticiler de Paris’teki yöneticilere uyarak Rousseau’nun eserlerinin yakılması ve yasaklanması emrini verirler. İşte yaşlı Rousseau tüm bunlara cevaben bu kitabı kaleme alır. 
Rousseau’nun siyaset, tarih ve hukuk üzerine yaptığı incelemeler mektupların genel ilgi odağıdır. Bunun yanında düşünce ve ifade özgürlüğü, sivil din, dinin sivil toplumdaki yeri ve önemi ve dinde reform gibi konular hakkında dile getirdiği düşünceler ele alınan diğer konulardandır. 
Rousseau’nun Emile ve Toplum Sözleşmesi eserlerinin tamamlayıcısı olmanın yanında bu mektuplar, Fransız Edebiyatı özelinde örneğini Montesquieu’nun İran Mektupları’nda göreceğimiz mektup türündeki yazım tarzının çarpıcı örneklerinden biridir. Polemik türünün dikkate değer örnekleri arasında gösterilmesi gereken Dağdan Yazılmış Mektuplar, Rousseau’nun sivil din ve din felsefesi hakkındaki görüşleri bakımından da önemli bir kaynaktır. 
Ayrıca kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün Yahya Kemal’e Paris’ten özel olarak getirttiği eserler arasında yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391432c0-8a02-4322-be59-d148109d9330.jpg</image:loc>
            <image:title>Foucault</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın en yenilikçi isimlerinden olan Michel Foucault, ardında çözümlenecek bir &quot;alet çantası&quot; bıraktığından beri felsefeciler kadar tarihçilerin, sosyologların, antropologların, psikanalistlerin, hukukçuların ve kültürel araştırmalar alanında çalışanların sıklıkla başvurduğu bir düşünür olageldi.

Bu çığır açıcı filozofun düşüncelerini hayatı, eserleri ve mücadelesiyle paralel bir şekilde ortaya koyarak anlaşılır kılmayı; bilgi, iktidar, dispositif gibi temel kavramlarını, keza kapatılma, kurumlar, benlikle ve hakikatle ilişki gibi ana izleklerini özlü bir şekilde göstermeyi amaçlayan bu çalışma; günümüzde beşeri ve sosyal bilimlerdeki tartışmalarda Foucault&apos;nun yerini ve katkısını gözler önüne seriyor. Kendisine yöneltilen eleştirileri de serimleyerek güncel bir Foucault fikri oluşumuna katkıda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e4fd11-3f76-4a67-9a34-f0027e75753e.jpg</image:loc>
            <image:title>Radikal Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Mevcut yönetim aygıtları tarafından ölçülebilir ve tanımlanabilir hale getirilerek içi boşaltılıp fetişleştirilmiş bir mutluluk mefhumu, yoğunlaştıkça karmaşıklaşan duygular, çevremizi hızla saran anksiyete ve depresyon bulutu, ücretli emeğin doğasının değişmesiyle bir ihtimal dahi olmaktan çıkmış kamusal mutluluk...
Lynne Segal Radikal Mutluluk&apos;ta mucizenin anahtarını sunmayı, mutluluğa ulaşmanın yollarını göstermeyi ya da popüler kültürün başat hak olarak lanse ettiği tüketime dayalı haz ve esenliğe kavuşmanın müfsit biçimlerini öğütlemeyi hedeflemiyor. Bilakis, bireyciliğin tırmandığı günümüz toplumundaki umutsuzluk ve tecrit çemberini kıracak olan müşterek neşenin yeniden keşfedilmesi gerektiğini, neşenin yüzyıllar boyu tecelli etme biçimlerinden hareketle, yaşamdan keyif alma olasılıklarını yitirmemize sebep olan düzenin reddini savunuyor. Ticari değerlerin ve çıkarların her yere nüfuz ederek genişlemesi hem özel hem de kamusal yaşamı derinden etkilerken, mutlu olup olmadığımıza saplanıp kalmanın feminist mücadele içerisinde yarattığı yılgınlığa da vurgu yapıyor.
Yaratıcılığımızı, kolektivizmi, dayanışmayı olduğu gibi kahkahamızı da yeniden kazanmaya yönelik tutkulu bir çağrı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6e7102-71f6-416b-8c19-0a54deb75e39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Rampası</image:title>
            <image:caption>Başkalarının fotoğraflarında kendi öyküsünü arayan yaşlı adam, yıllarca eliyle tuttuğu balıkların âhına uğrayan balıkçı, yaşarken ölüm ilanını veren yaslı baba. Garsonlar, berberler, taksi şoförleri, plazalarda ya da derme çatma batakhanelerde ömür tüketenler... Halil Yörükoğlu farklı dünyalardan seçtiği karakterleri bir tüy hafifliğinde ağırlıyor öykülerinde. Günlük yaşamın görünmez parmaklıkları arasına sıkışmış olan insanı, sesini hiç yükseltmeden, bir o kadar da incelikli ve dokunaklı resmediyor. Çünkü yazarın dediği gibi, ecel çayı akıp giderken zaman geçiyor ve kâinat boşluk kaldırmıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ddf1fde-0f32-4ae8-9cb9-37976ab5f5fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabotaj Çetesi</image:title>
            <image:caption>Maden şirketlerinin, yol çalışmalarının, köprülerin, reklam tabelalarının, devasa barajların ve her tür endüstriyel saldırganlığın Amerikan doğasında ve doğal yaşamında açtığı yaralar, çevreyi geri döndürülemez bir yıkıma sürüklemekte, eşsiz güzellikleriyle derin kanyonlar, ıssız çöller ve gürüldeyen berrak nehirler hızla yok edilmektedir. Ancak kader, dört uçarı doğa âşığını bu gidişata şiddet yoluyla son verecek, yıkımın müsebbiplerine korkulu düşler gördürecek gizli bir eko-direniş örgütünde bir araya getirir: Sabotaj Çetesi gözünü budaktan sakınmayacaktır.

Doğa ve yaşam savunusunu bütün eserlerinin ana teması haline getiren, tabiata yürekten bağlı Edward Abbey&apos;in, 1970&apos;lerde yükselişe geçen çevre mücadelesine ilham ve selam vermeyi de ihmal etmeden kaleme aldığı Sabotaj Çetesi; engin bilgelikle, zengin ayrıntılarla ve eşsiz bir mizah duygusuyla dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98fd34f-ee14-435a-a313-4f4772918f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprüden Geçerken</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, toplumsal hafızamızın derinliklerine itilenleri, derin örgütlenmelerle katlanarak devredilen zulmü, kuşaklar arasına kasten sokulmuş o kamayı incelikli anekdotlarla hatırlatıyor.

Dünde yaşanılan kadar, bugün de içinden geçtiğimiz kesitlerin gerçek anlamını, muktedirin yansıttıklarının arkasını da görebilmek, sonsuza dek karanlığa gömülmemek için yeniden inşa edilmesi elzem olan köprünün harcını kendi tanıklıklarımızla karıyor. Karanlık cunta rejimini, manipüle edilen medyayı, işkencehanelerden farksız cezaevlerini, giderek niteliksizleşen entelektüel ve toplumsal yaşamı yıllara yayılan bir toplumsal izlek eşliğinde okurlarına sunuyor.

Mavioğlu &quot;nevi şahsına münhasır&quot; dese de hepimize dair notlar bunlar; toplumsal hafızamızı canlandırmak, belleksizleştirmeyle ve örgütlü kimliksizleştirmeyle mücadele etmek adına, hem bu cendereye tanıklık edenlerin hem de &quot;yaratılan&quot; yeni kuşağın kılcal damarlarımıza dek işleyen bu büyük sosyal dönüşümü kavraması için panoramik bir yakın tarih okuması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73e970db-1c38-42dd-80bd-76cd63714c39.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka - Minör Bir Edebiyat</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın özgün düşünürleri Deleuze ve Guattari&apos;nin, ortaya koydukları düşünce sistemini Kafka&apos;nın hizmetine sundukları Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin başlıklı bu klasikleşmiş çalışma yasaya, suçluluk duygusuna, kaygıya, içselliğe, alegorilere inanmayan, &quot;minör&quot; edebiyatın politik, kolektif ve dilsel gücüyle devrimcileşen bir Kafka&apos;yı kavramamızı sağlıyor.

Deleuze ve Guattari, bugün eserlerinin her biri birer başyapıt niteliği taşıyan ve sistem eleştirisi denilince ilk akla gelen yazarlardan biri olan Franz Kafka&apos;yı hem majör bir dil olan Almanca yazması hem de kullandığı kelimeler, metaforlar, simgeler ve semboller üzerinden politik bir bakış açısıyla okuyarak, yarattığı dilin büyük toplumsal makineleri nasıl parçalayıp dağıttığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a8cfebc-d48c-479b-907c-66b77685bd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanlar Nasıl Kardeş Olur?</image:title>
            <image:caption>Müslümanların kardeşlik, birlik ve beraberlik duygusunun temelleri hicretle birlikte atılmıştır. Yüzyıllar geçmesine rağmen bu kardeşliği parçalamak isteyenler emellerinden hâlâ vazgeçmiş değildir. İslam’ın ortaya koyduğu sistemi parçalamak için Müslümanları mezhepsel ve ırksal olarak birbirlerine düşürmeye çalışmışlar, belli dönemlerde ise başarmışlardır. Müslümanlar bölünmeden, parçalanmadan kardeşliklerini nasıl yürütebilirler? 
Bu kitap, geçmişten bu yana Müslümanları felçli bir hasta gibi hareketsiz bırakmak için kurulan tuzakların, çıkan ihtilafların nasıl bertaraf edileceğine dair görüşleri sunmaktadır. Herkesin elinde bulunması gereken bu kitap, fikir dünyasında yeni ufuklar açarak kardeşliğin pekişmesinde rol oynayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0ab6cc-4dce-4bec-9c66-6b1f903358a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicim</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyılın sona erişiyle birlikte toplumda ağır basan muhafazakârlığın yerini modernleşmenin aldığı bir &quot;fin de siècle&quot; dönemini çarpıcı biçimde temsil eden, Fransız edebiyatının aykırı yazarı Colette&apos;ten eril bir dünyanın kadın gözüyle anlatıldığı sansasyonel bir ilişki üçgeni: Cicim...

Kırklı yaşlarının sonlarını süren Léa de Lonval ile kendisinden otuz yaş genç ve yakışıklı jigolo Cicim&apos;in, aşkın ve nefretin sınırlarında gezinen, tutku dolu, zaman zaman ise anne-oğul ilişkisi içerisindelermişçesine şefkat yüklü birlikteliklerini konu eden bu eskimeyen yapıt, toplumsal normları yerle bir edecek ölçüde cüretkâr ve çalkantılı bir Paris panoraması çiziyor.

&quot;Bağışla beni Cicim, birbirimizin peşi sıra ölmek zorundaymışız gibi sevdim seni.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c2b4016-39ed-4898-b6c9-67c23bede397.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabahattin Ali Tüm Eserleri -6 Kitap Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>KUTULU SET 
SIRÇA KÖŞK 
YENİ DÜNYA 
DEĞİRMEN 
KÜRK MANTOLU MADONNA 
KUYUCAKLI YUSUF 
İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2498257-5f28-4a89-b2b4-5dc20cb3feb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Sarı ve Gergedan</image:title>
            <image:caption>“Kendi kederinin ağırlığı altında ezilmeyen bu yürek, hiçbir şeyi biriktirmeyen aynalar gibi korkusuzca ve yargılamadan,
tüm sırlarını paylaşıyor bizimle…
 Elinizde tuttuğunuz bu kitap, bir mücevher değerinde ve her satırı da tıpkı ona ruhunu üfleyen yazarı gibi umut ve ilham verici...”
Berrak Yurdakul
Kırmızı Sarı ve Gergedan’da ayrılıklar kavuşmaya, mutsuzluklar mutluluğa, ümitsizlikler tatlı bir ümide bağlanıyor. Gazeteci, sunucu ve yazar Özge Uzun kendi hayatının muhasebesini aşk, evlilik, dostluk, ilişkiler ve iş ekseninde yaparken kendisi için kullandığı şifa notlarını da okuyucusuyla paylaşıyor.Yazarın üçüncü kitabı Kırmızı Sarı ve Gergedan bir iyileşme hikâyesi. Bu kitapta kendi hayatınızda yaşadığınız çelişkilerin, çıkmazların, kavga ve küsmelerin nasıl olumluya dönüşebileceğini kolaylıkla bulabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd51c933-ef0d-40fa-a524-3f5f0b7aadf0.jpg</image:loc>
            <image:title>AOKO (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mavi
Acı Gerçek 1: Dedeniz Anlatmıyorsa, 
Hikâyeler Korkutucu Gelebilir.

Anka
Hislerine Öncelik Ver, Mutlaka Seni Doğru Yola Çıkarır. 

Pera
Gerçek Aşkı Yaşamadan Nasıl Juliet Olunabilirdi Ki? 
Afrika’da Dünyaya Gelen Aoko’nun Hikâyesi, 
Gerçek Aşkın Peşine Düşen Pera’nın Hikâyesinde 
Bambaşka Bir Gerçekliğe Dönüşüyor.
Kitap İçinde Bir Kitap…
Farklı İki Dil…
Birbirinin Hikâyesinde Kavuşan Karakterler…
Tahmin Edilmesi İmkânsız Bir Son.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87220</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2664fece-7e04-4985-852f-040a98a20616.jpg</image:loc>
            <image:title>Dodo Maceralar Serisi (5 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Sence de hayatta herkesin bir rolü var mı?
Sence de asıl önemli olan rolünü en iyi şekilde oynamak mı?
Öyleyse yeni arkadaşın Dodo’nun maceralarını hemen okumaya başla!
Hadi, pozitif ve duygusal kahramanımız Dodo ile tanış!
Setteki Kitaplar:
Bay Poşet (64 sayfa)
Kalem Amca ve Silgirella (72 sayfa)
Kral Koca Göbek (72 sayfa)
Perde Ruhi (84 sayfa)
Mangır ile Şangır (80 sayfa)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87221</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9bc41cb-e9e7-49b0-b4d2-254e846b3c44.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Araştırmalar II</image:title>
            <image:caption>Kur&apos;an&apos;ı Anlamanın İlkeleri 
Kur&apos;an Kur&apos;an&apos;ı Anlatıyor 
Kalkınmada Temel Öğeler 
Felsefe 
Din Hürriyeti 
Dil ve Din 
Düşünce Hürriyeti 
Din Öğretimi 
Laik Öğretim 
İslam-Demokrasi 
İslam Dininin Kolaylık İlkesi 
Hz. Muhammed’in Dinin Kolaylığı Hususunda Söylediği Sözler ve Yaptığı İşler 
İki Usûl Kaidesi 
Kaza Namazı 
Fıkıhta Kaza Namazı 
Haccın Bir Defa Oluşu 
Dinî Prensiplerin Durumunu Yeniden Değerlendirme 
Yolculukta Namaz 
Cuma Namazı 
Nafile Namaz 
Dinde Kolaylığın Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a8d77bc-4500-4738-9979-e2f00f97fa13.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Çırak Sohbetleri - Sağlıklı İlişkiler Geliştirme</image:title>
            <image:caption>Zor olan dağdaki çiçeğe, kuşa ve ağaca sevgiyle bakabilmek değil ki... Doğanın dinginliğinde sakin kalabilmekten kolay ne var? 
Zor olan her yeni günde hiç tanımadığımız insanlarla temas ederken sakin kalabilmek. Trafikte sürekli kornaya basan adama sevgiyle bakabilmek. Söylediklerimizi dinleme zahmetinde bulunmayan patronumuza kendimizi anlatabilmek. İnandığımız insanların ihanetine uğradıktan sonra yeniden güvenebilmek. 
Halihazırda pes etmen için kurulan sistemde gücünü kendinden alarak kendi yolunu çizebilmek. “Ben de varım!” diyebilmek. “Ben”den “Biz”e dönüşebilmek. 
Tüm ilişkilerin maddeye ve kişilerin seçeneğe indirgendiği bir yüzyılda aşkı ve ilişkiyi başarabilmek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87223</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d82328c-fb49-4450-aa19-acc82019156a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Dağ</image:title>
            <image:caption>Aşk ve Kader, Ölüm ve Yaşam, İyilik ve Kötülük... Nil ve arkadaşları tarafını seçmek zorunda... 
Günebakan Üçlemesi’nin ikinci kitabı Mavi Dağ’da Nil ve arkadaşlarını yeni maceralar bekliyor… Supay’ın karanlık güçleri çoğalırken Günebakan Nil ve arkadaşları Ruhlar Konseyi’nin karşısında. Üstelik Nil ve Kayra’nın efsaneleşen aşkı hiç beklemediği bir tehdidin pençesinde. Kader ayağımızdaki pranga mıdır? Aşk, savaşmanın en yalın haliyse eğer; kim karşısında durabilir bu savaşın? Her sayfasını merakla çevireceğiniz Mavi Dağ’da heyecan hiç bitmeyecek! Fantastik edebiyatın efsunlu kalemi Gülşah Elikbank, Mavi Dağ ile, okurlarına gizemli ve karanlık olduğu kadar sevgi dolu ve umutlu bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87224</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/509e1ba0-b870-4e50-9363-406df17286fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuz Olan Cennete Gidemez</image:title>
            <image:caption>“Cennet, gidilecek bir yer değil, edinilebilecek bir bilinç durumudur” der Amerikalı yazar Stephen R. Covey. 
Cennete gitmek yerine, cenneti edinmeyi tercih etmek, insanlık açısından daha değerli bir devrimdir bu yüzden. 
Cennet bilincinin ne olduğunu bilmek, cennet bilincini edinebilmek için çok önemli... 
Bu kitap, bir yere varmayı değil, bir hale sahip olmayı nasıl başarabileceğimizin yol haritası... 
Hatta bir hipnoz... 
Kitap boyunca ritmik tekrarlar üzerine kurulu anlatım biçimi, okura cennet bilincini edinmesi yolunda zihinsel bir destek de sağlıyor. 
İyi-kötü, dost-düşman, kurban-fail, suçlu-suçsuz ikileminden arınmayan bir zihnin cennet bilincini edinmesi imkânsız... Kuvvetli bir yargılama becerisine sahip zihinlerin cenneti inşa edebilmesinin tek yolu, düşünce sisteminde köklü bir devrim yapabilmektir... 
Nasıl mı? 
Zaza Yurtsever’in kaleme aldığı MUTSUZ OLAN CENNETE GİDEMEZ tam da bu sorunun cevabını veriyor. 
Hipnotik etkili bu yol haritası, cennete kavuşmayı dileyenler için değil, kendi cennetini inşa etmeye hazır olanlar için kaleme alındı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb0279ff-b11b-4489-978e-f5e798585432.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Çırak Sohbetleri - Yeni Bir Sen</image:title>
            <image:caption>Hayat senden bir şeyleri alırken, daha güzeline hazır olman için yapar bunu. 
İstediklerin olmayınca sana yeterli zamanı bağışlar ve yıllar önce kaybettiklerini yıllar sonra şükür sebebin yapar. 
Tüm karşılaşmaların bir amaca hizmet ettiğini okuyabilirsen, yaşanan hiçbir şeyin tesadüf olmadığını açıklar. 
Hayat, sana farkındalıklar sunar. Düşündüğün, inandığın ve güvenle beklediğin her şeyin gerçek olmasını sağlar. 
Dürüstlüğünü de sınar. Aldatana aldatılma korkusunu, çalana yakalanma huzursuzluğunu, yalan söyleyene kimseye inanamama boşluğunu bağışlar. 
Ve hayat sana her zaman başka kapılar açar. Bazen bir insan, bir mekân hatta hava olayını bile vesile kılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dd5a68c-3c42-4498-ab57-ade013193321.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapiland&apos;ın Külleri</image:title>
            <image:caption>Yıl 2050... Nükleer kıyamet sonrasında dünya, küllerinden doğup yeniden hayat buluyor. Varlığını devam ettirebilen bir avuç insan toprağı işleyerek canlılık yaratma gayretinde olsa da, &apos;&apos;çekirgeden insana, buğdaydan balinaya her türlü organizmayı var edebilen&apos;&apos; biyoteknolojik bir sistem, insanın gezegeni tekrardan tahrip edebileceği gerçeğini savunuyor. Tam da bu kaygı verici öngörü yüzünden, insan türü yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalıyor. Dostlukları yıllar boyunca pek çok zorlukla sınanan Mehtap ve Marjinal&apos;in yolları da ilk kez bu konuda ayrışıyor. Çiftçileri ve Magmacıları fikrî çatışmaya sürükleyen bu düzenden, iki yapay zekâ temsilcisi Loob ve Ribyonak da nasibini alıyor. Basit yaşamsal haklar ve var olma çabası içindeki kümeleşmiş toplumların yeni bir uygarlık kurma ümidiyle attıkları temeller derinden sarsılıyor. Peki ama, filizlenmekte olan bu yeni dünya düzeni, eskisinden ne gibi izler ve farklılıklar taşıyacak?   Miyase Sertbarut Kapiland&apos;ın Külleri&apos;nde, dünyadaki her şeyin kendi hizmetinde olduğu varsayımıyla yanlış bir yola sapan günümüz insanın karşılaşacağı hazin sona, kanıksanmış toplumsal gerçeklikler üzerinden şerh koyuyor.   Canlıların eşit haklara sahip olduğunu hatta cansız varlıkların dahi aynı biçimde hayat hakları olabileceğini dile getiren roman, insanlığın geldiği tükenmişlik çağında yeni bir uygarlık için aynı yollardan gidilmemesine ve benzer hatalara düşülmemesine ilişkin düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d1a1c4d-5a38-47df-a900-34e6ad0c19da.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de İktidarın Sınırlandırılması</image:title>
            <image:caption>Siyasi tarih, hukuk, siyaset bilimi ve siyaset felsefesi alanlarını harmanlayarak önümüze sunan bu kitap, 1808 tarihli Sened-i İttifak’tan 2010 Anayasa Referandumu’na kadar uzanan geniş bir süreci analiz etmektedir. Kitap, bu uzun sürecin analizinde odak noktası olarak “iktidarın sınırlandırılması” çabalarını seçmiştir. Birçok kez anlatılmış olan Türk siyasi tarihine “iktidarın sınırlandırılması” kavramı çerçevesinde bakılması, kitabın, kuru bir siyasi tarih anlatısının ve salt hukuksal analizin dışına çıkıp zengin bir siyaset bilimi metni olmasını sağlamıştır. Ayrıca kitap, “iktidarın sınırlandırılması” kavramı sayesinde sağlam bir omurgaya sahip olmuş ve çok uzun bir süreyi ele almasına rağmen odağını kaybetmeyen bir inceleme olarak karşımıza çıkmıştır. 
İktidarın sınırlandırılması için kullanılan çeşitli denetim araçları ve sistemleri, metin içerisinde dönemlerine göre tartışılırken Türkiye siyasi tarihinde her dönemde ön plana çıkan iç denetim mekanizmasına özel bir dikkat sarfedilmiştir; bunlar: iktidarın yargısal denetim yoluyla sınırlandırılması, iktidarın idari yargı yoluyla denetlenmesi ve son olarak iktidarın siyasal/parlamenter denetim araçları yoluyla sınırlandırılmasıdır. Bu mekanizmalar teorik olarak ele alınırken bir yandan da Türk siyasi hayatının çekişmelerinin ve ilerlemelerinin öyküsü aktarıldığı için metin, akıcılığı ile dikkat çekmektedir. 
Türkiye’de iktidarın sınırlandırılması konusundaki çabaları ve bunun başarılabilmesi için yaşanan sancıları da gözler önüne seren bu çalışma, aslında 1808’den 2010’a kadar uzanan bu uzun sürecin, Türkiye’de “iktidarın sınırlandırılamazlığı”nın bir tarihi olarak da okunabileceğini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7451a52d-4be8-4cad-afd0-29c387ac5ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaktığın Yerdeyim</image:title>
            <image:caption>Beni çağırmadın o güzeller güzeli kalbine 
Utanmadan sıkılmadan kalkıp ben geldim 
Yıkılmış kalbine sen gel demedin ki 
Çalıp kalbinin zilini al diye geldim 

Beni çağırmadın darmadağın olan ruhuna 
Bıraktı ise yârini belki yarının olurum diye ben geldim 
Nemli gözlerimi sil gel demedin ki 
Solmasın gözlerinin rengi diye ben geldim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe34abd-a966-494d-aa78-f27612ea41bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Kişilik Panayır</image:title>
            <image:caption>Tek kişilik bu panayır serüveninde binlerce direniş, sınav, binlerce yıkılış, yokoluş ve “mim” ile yeniden bir doğuş var. Her panayır tek kişiliktir aslında ve hepimiz kendi panayırımızın soytarısı, kralı/kraliçesi, seyircisi, hokkabazı değil miyiz? İç alemimizin yangınları telaşları değil midir günümüz-de gecemizde devinen ve dilimize düşen? Ve her esaret, kendi asaletini de bünyesinde taşımaz mı? 
Kimi zaman parmak uçlarından yıldızlar dökebilecek kadar maharetli ve cömert, kimi zaman hayatın rutinlerini, işleyişini ukala ve hırslı bulacak kadar farkındalıklı bir ruhun başındaki ağrı, o baş ağrısındaki tasada açan çiçek bu şiirler. Bir bakıyorsunuz Edip Cansever, bir bakıyorsunuz Cahit Sıtkı... Zaman zaman Nazımane, kimi zaman Gülsitane... 
Bu kitaptaki şiirler, kendi varlığının da ötesindeki yangınları, acıları tüm benliğinde duyumsayan bir ruhun samimice ve özgün bir tavırla kendini ifade etmesi. Hile de yok, hurda da. Gün ışığına, aşka, dostluğa, insanca olana, sevgiye, kendi halindeliğe, küçücük sevinçlere kucak açan çiçekler bir demet olmuş da düşmüş önümüze. Dillendirilemeyen yaraların sözcüklere sığınmış hali, “Küstüm Çiçeği”nin barışma arzusu bu kitap! 
Hepimizin içinde tek kişilik panayırlar döner durur. Bir yanar bir söner ışıkları. Bunu böyle özgün bir biçim ve eyvallahsız bir üslupla sunmak hoşluğun âlâsı olmuş. Panayırlarımız maalesef çoğu kez tek kişilik  zaten. Şiir ve şairin “Tek Kişilik Panayır”ı sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa17ad5-2ffc-482d-8f15-e3b95f9b9271.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>“Her ne kadar sıklıkla aynı anlamda kullanılsa da kibir ve gurur farklı şeylerdir. Bir insan kibirli olmadan da gururlu olabilir. Gurur, genellikle kendimize ilişkin düşüncelerimizle ilgilidir; kibirse başkalarının bizim hakkımızda düşünmelerini istediğimizle.” 

Jane Austen’in muhteşem karakter tasvirleriyle bezediği Gurur ve Ön Yargı, taşralı bir beyefendinin kızı olan Elizabeth Bennet ile toprak sahibi, zengin bir aristokrat olan Fitzwilliam Darcy arasındaki çalkantılı ilişkiyi konu almaktadır. Bayan Bennet, babaları öldükten sonra mirastan hiç pay alamayacak olan beş kızının da evlendiğini görmeye can atmaktadır. En büyük kızı, güzel ve utangaç Jane, varlıklı genç adam Bay Bingley’nin dikkatini çekmekte gecikmez. Fakat arkadaşı Bay Darcy ile Elizabeth arasındaki karşılaşma, onlarınki kadar samimi olmayacaktır. Darcy, servetinin ve sosyal statüsünün getirdiği gururla, ailesi alt tabakadan olan Elizabeth’e ön yargıyla yaklaşmaktadır. Diğer yandan Elizabeth’in öz saygısının yarattığı müthiş gurur ise, züppe olduğuna inandığı Darcy’ye yanaşmasına dahi izin vermemektedir. Fakat zaman geçtikçe olaylar, onları ön yargılarından arınmaya itecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f479898-abcd-4778-9df8-4a930f3405e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Açlık, ebedi varlığını her yere bulaştırmıştı. Her türlü suç ve pislikle dolu dar, dolambaçlı sokaklar, diğer dar ve dolambaçlı sokaklara çıkıyordu. Bu sokakları paçavralar ve takke takmış insanlar dolduruyordu; hepsi de paçavra gibi kokuyordu. Etraftaki her şeyde hastalıklı bir görüntü vardı. İnsanlar bu vahşi görünümlü hâlleriyle bile, bir gün bu durumdan kurtulabilmenin hayaline tutunuyorlardı. Karamsar ve bunalmış olsalar dahi, gözlerindeki ışık hâlâ parlıyordu. Söylemedikleri şeyler yüzünden sımsıkı kapattıkları dudakları bembeyazdı; çatık alınlarındaki derin çizgiler, bir gün ucunda asılacakları ya da başkalarının asılacağını düşündükleri halatlara benziyordu.” 

18 yıl süren mahkûmiyetin ardından Bastille Hapishanesi’nden çıkan Doktor Manette, sonunda kendisini öldü bilen kızıyla kavuşur. Birlikte Londra’da kurdukları mutlu yaşamları, Paris’ten gelen giyotinin keskin sesiyle yön değiştirecektir. 

Charles Dickens, Fransız Devrimi’nin diğer yüzünü anlattığı bu ölümsüz eserinde, İhtilal öncesi zulüm gören fakir halkın, bu travmanın etkisiyle nasıl zulmeden tarafa evrildiğini tüm vahşetiyle gözler önüne sermektedir. Bir tarafta öldürülenlerin öldüren olduğu, kanla yıkanan Paris sokakları; diğer tarafta yağmurla temizlenen umut dolu Londra sokakları: İki Şehrin Hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad1c7090-65d9-4155-87f6-0cfa1c7febfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamelyalı Kadın</image:title>
            <image:caption>“Daha önce hiç fark ettiniz mi bilmiyorum; sizin için bir yabancı olarak kalması gerekirmiş gibi görünen bir kişinin adını, birisi karşınıza gelip söyledi mi o kişiyle alakalı bütün ayrıntılar yavaş yavaş onun etrafında toplanır ve bütün arkadaşlarınızın size daha önceden anlatmadığı şeyleri o zaman duymaya başlarsınız. İşte o zaman bu kişinin neredeyse bir şekilde hayatınıza dokunacağını anlar ve hatta onun yolunun, hiç fark etmeksizin hayatınızdan birkaç kez geçtiğini görürsünüz; size anlatılan bu olaylarda, bir rastlaşma ve özel hayatınızdaki olaylarla alakalı gerçek bir bağ bulursunuz. Şüphesiz Marguerite bu durumda değildi; çünkü onu görmüş, onunla karşılaşmış, yüzünü ve alışkanlıklarını tanımıştım. Bununla beraber, bu açık artırmadan beri adı kulağıma çok sık gelir olmuştu. Son bölümde söylediğim olayda bu ad öyle derin bir acıyla karışmıştı ki şaşkınlığım daha bir büyümüş, merakım ise daha bir artmıştı.” 

Genç bir avukat olan Armand Duval ile güzeller güzeli fahişe Marguerite Gautier, etraflarındaki bütün kirliliğe rağmen temiz kalabilmiş bir aşkla birbirlerine bağlanmışlardır. Fakat mutlu olmak için önlerinde çok fazla engel, çok az zaman vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1581b778-b7c3-419f-8b2d-58f21f49ee84.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche Sokrates’i Neden Öldürdü?</image:title>
            <image:caption>Batı felsefesinin ne içinde ne de dışındadır Nietzsche, olsa olsa onun dağlarında bir eşkıyadır o. Nietzsche’ye göre Batı felsefesi, yozlaşmış, aşağılık sürülerin yaratıcısı bir ahlaktan başka bir şey değildir. Bu nedenle 2000 yıllık Batı felsefesinin vücut bulmuş hâli Sokrates’in ardına düşer Nietzsche. Çünkü Batı felsefesiyle hesaplaşmak Sokrates’le hesaplaşmaktır ve 
bu ‘büyük’ filozoftan kurtulmanın tek yoludur onu öldürmek. Sokrates’in felsefi kişiliğine tüneyen tanrıyı, onun kimliğinde beliren Batı felsefesini yıkmanın ve üstinsanı yaratmanın tek yoludur bu. 
“Ölen Sokrates” aforizmasında şunları söylüyordu Nietzsche: Duymasını bilen kulaklar için Sokrates’in ‘son söz’ü aslında şuydu: “Yaşam bir hastalıktır!” Sokrates’in bilerek ve neredeyse kendi seçimiyle ölüme gitmesi, kuşkusuz yaşama çok da değer vermemesi anlamına geliyordu. Daha doğrusu Sokrates, yaşamdan daha değerli şeylerin var olduğuna inanıyordu.  Nietzsche’ye göre aslında zaten hep hastaydı Sokrates: 
“Bir hekim değildi … Sokrates sadece uzun süredir hastaydı…” Nietzsche ise hastalığın değil dirliğin, ölümün değil yaşamın filozofuydu. 
Bu kitap, Nietzsche felsefesine, hakikat, ahlak ve insan anlayışına bir giriş niteliğindedir; bizi yeni bir felsefeye, 
yeni bir insan yaratmaya davet eden bir giriş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9900dfb7-21ab-45c4-84ec-71bad7ae7e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandinge Kasabası</image:title>
            <image:caption>Küçük Sandinge Kasabası, sert doğa koşullarının içinde izole edilmiş, yüzyıllardır dünyanın unuttuğu ve sakinlerinin de yoksul ama barış içinde yaşadıkları bir yerdir. Yapılacak olan demiryolunun inşaatının başlamasıyla “gelecek” nihayet bu kasabaya da uğrayacaktır. Bu haber, kasaba sakinlerini, trenlerle birlikte kasabaya gelebilecek olan huzursuzluk ve uğursuzluk konusunda endişeye düşürür. Buna karşılık, kasabanın dini liderleri bir halk kilisesi inşa ederler; ancak buradaki öğretiler, mutlaka halkın yararına olmak zorunda değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a38c226c-3c46-43d0-8796-00a76d6da401.jpg</image:loc>
            <image:title>Epistemoloji</image:title>
            <image:caption>Felsefe, kendini tanıma ve tanımlama imkânı sunması bakımından, insanlığın en önemli kazanımlarındandır. Gerek tarihsel gerekse düşünsel anlamda felsefenin en önemli parçalarından olan epistemoloji de, felsefenin tarihi kadar kadim bir tarihe sahiptir. 
Bu kitap insanın bilgi arayışının tarihine bir yolculuk kılavuzudur. Platon, Aristoteles ve Antik Kuşkuculuk ilk duraklarımızken, Ortaçağ Epistemolojisi ve Descartes dinlence yerleri olacaktır. Şüphesiz rotamızı çizenler, Locke, Berkeley, Hume ve Kant’tır. Dewey ve Wittgenstein uğraklarının ardından bu epistemik yolculuk, Quine, Goldman ve elbette Gettier’le son bulacaktır. Bu değerli çalışmayı Stephen Hetherington’ın Türkçe baskıya özel Önsözü ile sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b00766c5-f6d2-4efa-8f51-eab254c4383c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenmeyi Öğretmeyi Öğrenmiş Öğretmen</image:title>
            <image:caption>Öğretmenler toplumun geleceğine şekil ve yön veren kişiler olarak toplumda saygın ve önemli bir yere sahiptir. Bu açıdan öğretmen eğitimi önemini koruyan, üzerinde güncel ve bilimsel araştırmaların, tartışmaların yoğun olarak yapıldığı bir konu olagelmiştir. Öğretmenin aldığı hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimdeki niteliğin önemi günden güne artmaktadır. Bu çalışmayla daha nitelikli öğretmen eğitiminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla &quot;öğrenmeyi öğretmeyi öğrenmiş öğretmen” eğitimi modeli [4ÖEM]’nin ortaya konması hedeflenmiştir. Önerilen öğretmen eğitimi modelinin arka planındaki düşünsel mantık öğretmeni yetiştirirken &quot;daha nitelikli öğretmen eğitimi vardır ve gerçekleştirilebilir” düşüncesi ve yenilikçi bakış açısıyla zihniyet değişikliğinin gerçekleştirilmesidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde çalışmanın, öğretmen yetiştiren ve öğretmen istihdam eden/eğiten eğitim kurumlarında, öğretmen eğitiminde önceliklerin belirlenmesine katkıda bulunması beklenmektedir. Çalışmada bilimsel ve sistematik açıdan &quot;eksiklikler”in ve &quot;yanlışlıklar”ın en az olması için hassas ve titiz davranılmıştır. Buna karşın çalışmadaki &quot;eksiklikler” ve &quot;yanlışlıklar” yazara aittir. Çalışmadaki görüşler, düşünceler eleştiri ve önerilere açıktır. Eleştiri ve önerileriniz yazarın sonraki çalışmalarına ışık tutacak ve zenginleştirecektir. Yazar olarak eleştiri ve önerileriniz için şimdiden teşekkürü bir borç bilirim. 09 Eylül 2017- Denizli Prof. Dr. Ali Rıza ERDEM</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2914c3d-6c99-4039-b3c8-1101cd743be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilim Teorik ve Uygulamalı Alanlar</image:title>
            <image:caption>Derlem Dilbilim 
Edim Dilbilimi 
Metin Dilbilim 
Toplum Dilbilimi 
Anlambilim 
Sesbilim 
Biçimbilim 
Sözdizini 
Sözcükbilim 
Sözlükbilim 
Terminoloji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b95902ec-095a-4ce1-97e9-b62000cb5b1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Piyasaları ve Enerji Fiyat Modellemesi</image:title>
            <image:caption>1. Enerji Piyasaları 
2. Kömür Piyasası 
3. Petrol Piyasası 
4. Doğalgaz Piyasası 
5. Elektrik Piyasası 
6. Veriler Ve Yöntem 
7. Bulgular 
8. Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/245dbf33-591a-422d-b09c-0acbbe49165e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk’ün Hizmetçisi</image:title>
            <image:caption>Roni Margulies hayatı boyunca iğneyi de çuvaldızı da kendine batırmış, bir şeyleri izah etmeye çabalamış, çokça sinirlenmiş, ama ısrarla yazmayı ve anlatmayı sürdürmüş bir “öteki”. Türk’ün Hizmetçisi / Türkiye’de Azınlık Olmak kitabı yine yanlış anlaşılacak ama Roni Margulies buna artık hiç sinirlenmeyecek! 
 
“Bu yazılarda anlatılan bazı olayların, olaylara gösterilen tepkilerin, söylenen sözlerin üzerinden epey zaman geçti, ama hiçbiri ‘eski’ değil, hepsi ‘güncel’; hepsi bugün tekrarlanabilir, tekrarlanıyor. Irkçılığın güncelliği, kalıcılığı bazen, evet, iç karartıcı olabiliyor, ama gösterilmesi gereken tepkinin susmamak, göz yummamak, hep ses çıkarmak, hep itiraz etmek olması gerektiğine inanıyorum. İnsanların değişebileceğine, dünyanın değiştirilebileceğine inandığım için.” 
 
“C.H. Fırkası’ndanım, çünkü bu fırka bugüne kadar yaptıkları ile esasen efendi olan Türk milletine mevkiini iade etti. Benim fikrim, kanaatim şudur ki, dost da düşman da bilsin ki bu memleketin efendisi Türktür. Öz Türk olmayanların Türk vatanında bir hakkı vardır, o da hizmetçi olmaktır, köle olmaktır.” 
Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt 
18 Eylül 1930</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72612408-42ce-4627-b00d-7a646726a08c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik ve Mühendislikte Wolfram Mathematica</image:title>
            <image:caption>Fizik ve Mühendislikte Wolfram Mathematica.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87243</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455f0032-3628-4847-b9f9-f2e0a83b0a13.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş Sonrası Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı</image:title>
            <image:caption>Soğuk Savaş Sonrası Yeni Devletlerin Ortaya Çıkışı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59b5c4fb-c969-420a-bb29-aefb75f998e8.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 Astrolojisi</image:title>
            <image:caption>Gahl E. Sasson tarafından yazılmış olan bu temel astrolojik rehberi kullanarak, gelecek 12 aya hazırlanın, yılı şimdiden planlayın. Kitap; Kabala, Astroloji, Psikoloji, Tarot ve Mitolojiyi birleştiriyor. Kitabın ilk bölümü, 2021 yılına genel bir bakış sunarken, ikinci bölüm ise her burç için astrolojik eğilimleri detaylandırıyor. Finansal girişimler için hangi günler iyidir? Aşk ve ilişkiler açısından hangi tarihler daha uğurlu? Sağlığınıza ne zaman dikkat etmelisiniz? Merkür retrosu ne zaman gerçekleşecek? Tutulmalar ne zaman yaşanacak ve her burç için ne anlama geliyor? 2021 yılı neden numerolojide 5 sayısıyla ilişkilendirilir ve neden savaşı ve istikrarsızlığı ifade eder? 2020’nin sonunda, Kova burcunda Jüpiter ve Satürn’ün Büyük Kavuşumunu deneyimledik, ancak sadece Şubat 2021’de -yedi gök cismi, Kova’da buluştuğunda- yeni bir çağa geçebileceğiz. 2021’in astrolojik sularında zahmetsizce gezinmenize yardımcı olacak bu yıldız rehberini kaçırmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c92d1b8-60cc-43d8-aec4-0adbd60eb6d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Başmeleklerin Gücü Tarot Kartları</image:title>
            <image:caption>78 Kartlık Deste ve Açıklama Kitapçığı. 
BAŞMELEKLERİN GÜCÜ TAROT KARTLARI’ndan 
Hem Sorularınıza Yanıt Hem de Cesaret Alın 
Yanıt almak yeterli değildir – aynı zamanda bu yanıtlara dayanarak 
kararlı adımlar atacak cesarete, motivasyona ve güce de sahip olmanız 
gerekir. Şimdi doğru yanıtları yumuşak bir dille alabilir ve bu yanıtlara göre 
hareket edecek güveni kazanabilirsiniz! Başmeleklerin Gücü Tarot 
Kartları’nda size rehberlik eden başmeleklerin yardımıyla hayatınızda 
olumlu değişiklikler yapmaya yöneltildiğinizi hissedeceksiniz. Bu 78 kart ile 
beraberindeki –güzel ve ilham verici sözler ve resimlerle geleneksel tarotun 
sihrini koruyan– rehber kitap, aldıkları İlahi mesajları eyleme dökmek için cesarete ihtiyaç duyan duyarlı insanlar için hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fc2e5b-3b63-46bb-97e1-2e3f1e750395.jpg</image:loc>
            <image:title>Aelita</image:title>
            <image:caption>Aleksey N. Tolstoy’un 1923 yılında yazılmış ve pek çok dünya diline çevrilmiş yapıtı Aelita, çağın fizik, astronomi ve tarih görüşlerini sentezleyen bir serüven. Bir Sovyet mucidi ile eski bir Kızılordu neferi, Mars’ta yeni bir uygarlık savaşının içinde buluyorlar kendilerini. Sosyal eşitliği kurma iddiasındaki bir ülkeden gelip ilahi bir ilgi ve korkuyla karşılanıyorlar. “Göklerin Oğullarını” ilahi tahtlarından indiren ilk etken, çökmekte olan eşitsiz Marslı uygarlığının güzel prensesi Aelita’nın aşkı oluyor, ikincisi ise isyan. Yayımlandığından bu yana pek çok kez sinemaya uyarlanmış Aelita, zamanın göreliliği, roket fiziği, Sovyet sistemi gibi temalardan yararlanan yazarın “Batı’nın Çöküşü” teorileriyle tartışması olarak da değerlendirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6be0041-93d5-4560-8b58-548aea8c9e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Doğal İnsan Nereden Geldik Nereye Gidiyoruz?</image:title>
            <image:caption>“Bir gün Son Doğal İnsanı çok özleyebiliriz, ne var ki belki de türümüzü devam ettirmek ve daha da ileriye gitmek için gereken niteliklere ancak geleceğin değiştirilmiş insanı sahip olabilir.”
Önemli bir dönüşümün eşiğindeyiz. Tüm insanlık tarihinde “kısmen veya tamamen doğal” son nesil olabileceğimiz bir noktadayız: Son Doğal İnsan. Doğal da hangi açıdan? Beden parçalarını yenisiyle değiştirmemiş veya modifiye etmemiş bir insanın doğallığından mı bahsediyoruz? Öyleyse lazer cerrahisini, diz ya da kalça protezlerini veya ilaç tedavisini nasıl sınıflandıracağız? Avcı toplayıcı atalarımızın muhteşem özelliklere sahip olması gibi, geleceğin insanı da, çoğu yapay olmakla birlikte çok cazip özelliklere sahip olacak. Büyük buluşlar ve olağanüstü değişimlerle dolu bir geleceğe geçmeye hazır gibi görünüyoruz. Peki, bütün bu değişimler iyiliğe mi hizmet edecek?Gelecekte insan olmak ne anlama gelecek? Bizi bekleyen asıl tıbbi ve sosyal sorunlar neler?Başarıya giden en iyi yolu seçerken odaklanmamız gereken öncelikli hedefler hangileri? Son Doğal İnsan tüm bu soruların ve daha fazlasının cevaplarını geçmişe, günümüze ve geleceğe bakarak vermeye çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f80bc3c2-1cad-49fd-9059-5b01760b459b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Kızı Maggie - Bir New York Hikayesi</image:title>
            <image:caption>New York’un soygunlara, cinayetlere, fuhuşa sahne olan, göçmenlerle yoksulların yaşadığı kesimlerinin hiç de yabancısı olmayan Stephen Crane, 1893’te Johnston Smith müstear ismiyle yayımladığı Sokak Kızı Maggie’de kendi gözlemlerinden faydalanır. İrlandalı göçmen bir ailenin üç çocuğundan biri olan, alkolik ebeveyn şiddetinin ve zorlu sokak şartlarının gölgesinde savunmasız kalan Maggie, kötü geçen çocukluğunun ardından daha iyi bir hayat düşüyle etrafına imrenerek bakan ve sevilmek isteyen bir genç kadına dönüşür. Büyük şehrin kenarda köşede kalmış insanlarının gündelik hayatını ve alışkanlıklarını anlatan Crane, bize dönemin New York’undan bir kesit sunar. Yazar 21 yaşındayken ilk kitabı Sokak Kızı Maggie’yi yayımladığında, fazlasıyla gerçekçi ve izlenimci olan eser okurların tepkisini çekmişti. Bugünse Crane’in gitgide büyüyen bir şehirde sadece insanların yaşadığı çevrenin değil, insan doğasının da değiştiğini ortaya koyan eserlerinin ilk örneği olarak kabul ediliyor ve pek çok akademik çalışmaya konu oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87249</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e28f3108-9b80-40fc-806e-ba07992e6821.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>“Henüz gerçekçi bir roman okumadıysanız işte size bir tane ben takdim edeyim.” Nabizade Nâzım’ın Karabibik’i edebiyatımızda hem gerçekçilik ve natüralizmin hem de köy romanının başarılı ilk örneğidir. Köy hayatını, köylünün meselelerini, uğraşlarını dilleri ve yaşantılarıyla olduğu gibi aktaran eser, Kaş’ın Beymelek köyünde geçer. Karabibik sekiz on dönümlük toprağını ekip biçerek, kızıyla beraber kıt kanaat yaşamaya çalışan bir köylüdür. Hayallerini süsleyen tek bir şey vardır, bir çift öküz. Nabizade Nâzım bu kısacık hikâyesinde Anadolu köylüsünün neredeyse bütün bir hayatını ustalıkla yansıtmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a86485f-0d5b-4417-94f5-f23c9ac461c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Lovecraft Country</image:title>
            <image:caption>Jordan Peele, J. J. Abrams ve Misha Green tarafından diziye uyarlanan HBO yapımı dizi filmin çok satan romanı. ŞİKAGO, 1954. 22 yaşındaki ordudan ayrılmış olan Atticus Turner, Zenciler İçin Güvenli Seyahat Rehberi’nin yayıncısı amcası George ve çocukluk arkadaşı Letitia ile kayıp babasını bulmak için New England’a doğru yola çıkarlar. Atticus’un atalarından birinin mülklerinin mirasçısı olan Bay Braithwhite’ın malikânesine yaptıkları yolculuk sırasında hem beyaz Amerika’nın dünyevi dehşetiyle hem de muhtemelen George’un okuduğu tuhaf hikâyelerden çıkan kötü ruhlarla ve canavarlarla başa çıkmak zorundadırlar. Bu esnada kendilerini karanlık bir tarikatın ve şok edici bir komplonun ortasında bulurlar. Atticus’un babası, Bay Braithwhite ile oğlu Caleb’in liderliğindeki Kadim Şafak Yoldaşlığı adlı gizli tarikatın düzenlediği bir ayin için hapsedilmiştir. Ritüelin merkezinde ise Atticus’un ta kendisi vardır. Belki de tek kurtuluş umudu, hem kendisinin hem de tüm Turner klanının tohumunun yok edilmesi olacaktır. 
Büyü, güç ve umut ile özgürlük arayışını bir araya getiren Lovecraft Country, korkutucu bir hayalet olarak günümüze hâlâ musallat olmaya devam eden ırkçılığın çok yönlü bir portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2238e9aa-3856-4587-91d9-a92adf92d961.jpg</image:loc>
            <image:title>Krala Mektup</image:title>
            <image:caption>GENÇ BİR ULAK. 
GİZLİ BİR GÖREV. 
TEHLİKE ALTINDA BİR KRALLIK. 
Genç şövalye adayı Tiuri, bir yabancının acil yardım isteğine kayıtsız kalamaz ve kendini tehlikeli bir maceranın içinde bulur. Büyük Dağlar’ın ötesinde yaşayan Kral Unauwen’e, bütün kraliyetin geleceğinin bağlı olduğu gizli bir mektubu iletmekle görevlendirilmiştir. Tiuri’nin yolculuğu onu karanlık ve tehditkâr ormanlara, uğursuz kalelere ve tuhaf şehirlere götürecektir. Mektubu ele geçirmek uğruna canını vermekten çekinmeyen düşmanlarla karşılaşacak, ama aynı zamanda beklenmedik yerlerde iyi arkadaşlar edinecektir. 
Krala Mektup, kötülüğe karşı verilen savaşın, cesaretin ve gerçek dostluğun öyküsü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e73b2f01-f00c-425b-9b3d-ca42f41fe4a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökenler</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi hakkında konuştuğumuzda, genellikle uluslararası aktörlere, büyük liderlere ya da tarihe damga vurmuş savaşlara odaklanırız. Peki ama yeryüzünün kendisi kaderimizi nasıl belirlemiş olabilir? 
Gezegenimizdeki ani iklim değişiklikleri göçebe toplumdan tarım toplumuna geçişi tetikledi. Dağlık arazi özelliği Yunanistan’da demokrasinin gelişmesine yol açtı. Atmosfer dolaşımının yapısı coğrafi keşiflere, sömürgeleştirmeye ve ticaretin ilerlemesine yön verdi. Bugün bile ABD’nin güneydoğusunun siyasi haritası nihayetinde antik bir denizin 75 milyon yıllık tortuları tarafından biçimlendirilmeye devam ediyor. Her yerde gezegenin insan üzerindeki derin izleri var. 
Kökenler, ilk ekinlerin yetiştirilmesinden modern devletlerin kurulmasına kadar ayaklarımızın altındaki yeryüzünün insan uygarlıklarının şekillenmesi üzerindeki nefes kesici etkisini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0271c725-c298-4549-8c29-dcfa95376044.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Patenler - Klasiklerle Tanışıyorum</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın sevilen klasikleriyle ilk buluşma...
Pırıl pırıl bir kış sabahında buzda paten kayarak dolaşmayı kim istemez ki? Zor günlere rağmen umutlarını asla kaybetmeyen iki kardeşin öyküsü içinizi ısıtacak. Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Gümüş Patenler rengârenk çizimler eşliğinde akıcı bir anlatımla hayat buluyor. Klasiklerle Tanışıyorum serisi dünya edebiyatının tanınmış eserlerini genç okurlara yönelik bir anlatım ve tasarımla yeniden yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0724f6e-9260-4f33-b199-fab54d160537.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Aşk işitirler ama aşk denilen şeyin o anda hissettikleri hal olduğunu bilmezler, işte tabiat bütün insanlara aşkı eşitçe dağıtıp hiç kimseyi mahrum bırakmamıştır. Akılsız, ilimsiz, huy yumuşaklığından uzak, faziletsiz, sabırsız, merhametsiz, utanmaz insan bulunur. Lakin aşksız insan bulunmaz.
1875’te yayımlanan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Türk edebiyatının ilk romanlarından biri olmasının yanında, sonraki yüzyıllarda edebiyatımızın odağında olacak olan kimi temel meselelerin de ilk defa işlendiği önemli kaynaklardan biridir.

Şemsettin Sami’nin, Osmanlı toplumunda özellikle kadın-erkek ilişkilerinin kapalılığını ve bunun getirdiği sorunları işaret ettiği romanı, aynı zamanda o dönem İstanbul’unun sokak ve ev hayatına dair, Türk ailelerinin yaşamına dair de önemli veriler içeriyor.
Edebiyatımızın bu temel eserini, Fatih Altuğ’un, yazarın üslubunu korumaya özen göstererek yaptığı titiz çalışmayla, günümüz Türkçesine uyarlanmış olarak yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3734fa49-273d-4119-9ef1-673453e82e88.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Açıklamalı Orijinal Metin)</image:title>
            <image:caption>Aşk işitirler ama aşk denilen şeyin hemen hissettikleri hassa olduğunu bilmezler, işte tabiat bilcümle nev-i beni-âdeme aşkı müsavat üzere taksim eyleyip hiç kimseyi mahrum bırakmamıştır. Akılsız, ilimsiz, hilmsiz, faziletsiz, sabırsız, rahmsiz, hayâsız adam bulunur. Lakin aşksız adam bulunmaz. 
1875’te yayımlanan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Türk edebiyatının ilk romanlarından biri olmasının yanında, sonraki yüzyıllarda edebiyatımızın odağında olacak olan kimi temel meselelerin de ilk defa işlendiği önemli kaynaklardan biridir. 
Şemsettin Sami’nin, Osmanlı toplumunda özellikle kadın-erkek ilişkilerinin kapalılığını ve bunun getirdiği sorunları işaret ettiği romanı, aynı zamanda o dönem İstanbul’unun sokak ve ev hayatına dair, Türk ailelerinin yaşamına dair de önemli veriler içeriyor. 
Edebiyatımızın bu temel eserini, yazarının kaleminden çıktığı haliyle, orijinal metin olarak yayımlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2049bed-6669-48d1-ad79-82e6ad99a19c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yenik Düşme Zamana</image:title>
            <image:caption>“Sabahları inceden soğuyunca hava,
damarları belirginleşip yeşilden sarıya dönerken yapraklar,
güneş yeni çürümeye başlamış bir tay gibi
çekingen gelirken güne, gri bulutlara artık daha sık
rastlarken gökte... Sevgilim, yanımda uyan.
Sen her zaman güzelsin.”
Halis Karabenli’den zamana karşı zamanın içinden metinler.
Duru, devingen ve alıp dinginliğe götüren bir anlatım.
Yüreğinizde hissedeceksiniz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965b2328-1520-4a48-b252-e19f830100c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kül Günlükler</image:title>
            <image:caption>&quot;…bu garip serüvene kesin bir nokta koymak için her şeyi kendim anlatmak isterdim. Ama gereği yok. Her korkumuza, her kırılışımıza, her sürçmemize bir eser adayacak değiliz. Çocukça bir şey olur bu.&quot; 
50 Kuşağı’nın özgün imzalarından Onat Kutlar’ın (1936-1995), kısa süreli bir Avrupa seyahatinden geriye kalan günlükler: “Kül”. 1962 yılının Şubat-Temmuz ayları arasında Paris, Valencia, Barcelona, Frankfurt ve son olarak Cenova’da tuttuğu bu küçük defter, içerdikleri itibariyle Kutlar’a dair birçok şeyi gözler önüne seriyor. 
O yıllarda Türkçeye çevrilmemiş birbirinden önemli edebiyat eserlerinden mimariye, sanat tarihinden boğa güreşine… henüz 26 yaşında genç bir yazarın şaşırtıcı seviyede donanımına şahit olacağınız satırlarda, ilk kitabıyla ödül almış bir yazarın kendi yazdıklarına ve genel anlamda edebiyata ilişkin birçok açıdan “devrimci” tespit ve eleştirilerine de rastlayacaksınız. Günlükleri tutarken yazmaya başlayıp daha sonra devamını getirmediği romanından hareketle “Kül” adını verdiğimiz günlüklerin her cümlesi Kutlar’ın yaşamı ve yazınına ilişkin yeni anahtarlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd0c7671-bb92-4591-a0c4-269736333c76.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş - Klasiklerle Tanışıyorum</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın sevilen klasikleriyle ilk buluşma...
Farklı bir kurt yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş sert yaşam koşullarında hayatta kalmayı öğrenirken unutulmaz maceralar yaşıyor. Doğaya ve insanlarla Beyaz Diş’in gözünden bakmaya ne dersiniz? Dünya edebiyatının sevilen klasiklerinden Beyaz Diş rengârenk çizimler eşliğinde akıcı bir anlatımla hayat buluyor. Klasiklerle Tanışıyorum serisi dünya edebiyatının tanınmış eserlerini genç okurlara yönelik bir anlatım ve tasarımla yeniden yorumluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1cc2ef6-6925-4b1d-aa94-89c49edc4be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Enstitüleri</image:title>
            <image:caption>Köy Enstitüleri, dünya çapında sıra dışı bir eğitim hikayesiydi. Çok sevilmesi ve günümüzde hâlâ hatırlanmasının nedeni, bu hikâyenin aslında gerçek olmasıydı. 
Anadolu bozkırlarında açan bir çiçek misali, Aydınlanma’nın hemen pek çok tezini ve demokratik okul modelini hayata geçiren ve eleştirel pedagojinin düşünce ve pratikleriyle çakışan bu okul, literatürde iş/üretim temelli eğitimin en özgün örneklerinden birini sergiledi. 
Kemal İnal, eleştirel pedagojik açıdan ele aldığı Köy Enstitüleri’nin felsefesi, politikası ve uygulamasını ayrıntılı biçimde analiz ederken bu okulun eğitim ile demokrasi, bilinçlenme ve diyalektik mantık gibi pek çok kavramla bağlantısını kurmaktadır. Tonguç ve Freire’nin de kimi ortak yönlerinin vurgulandığı kitapta neoliberal kapitalizmin yarattığı eğitim sorunlarına çözüm üretmede gerek Köy Enstitüleri’nde pratik olarak gerekse Eleştirel Pedagoji’de teorik olarak var olan mirasın kullanılabileceğinin, “demokratik okul”un inşasında bunlardan yararlanılması gerektiğinin belirtildiği çalışmasında İnal, eğitime yeni, kapsayıcı ve eleştirel bir bakışın nasıl olabileceğini sorgulamaktadır. 
Köy Enstitüleri’ni merak edip giriş düzeyinde bilgi almak isteyen okurlar için bu çalışmanın yararlı olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0a111d-e8bc-4b70-8f65-38257ba84246.jpg</image:loc>
            <image:title>Baronlar Savaşı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir roman ya da kurtlar vadisinde geçen bir dizi senaryosu değil. Her sayfası resmî belgelerdeki iddialara dayanıyor ve yeraltı dünyasının gerçeklerini ortaya koyuyor.
‘Narcos Türkiye’ ile tanışın:
Uyu*şturucu baronları…
Devasa malikanelere sığmayan servetler…
Milyarlarca dolarlık zehir piyasası…
Er*oin dolu gemiler…
Profesyonel tetikçiler…
Kanlı bir savaş…
İstanbul’dan Dubai’ye, İran’dan Kanada’ya uzanan suikastlar zinciri...
Diplomat görünümlü ajanlar…
Kirli polisler…
Siyasi bağlantılar…
Büyük rüşvetler…
Ve devlet içinde derin bataklık…
Ve skandallar…
Hiç duyulmamış skandallar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb25c4f-e517-4b26-88aa-4aec0be4e970.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmadık İşler Araştırma Merkezi</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da doğan ve olağanüstü bir öğrenme yeteneğine sahip olan Ahmet, yaşıtlarından çok ama çok farklıydı. Daha üç aylıkken konuşmayı sökmüştü, beş yaşında babasının tamirhanesindeki bütün cihazları söküp tekrar yerlerine takabiliyordu. Birinci sınıfa başladıktan dört gün sonra okuma-yazmayı, ikinci sınıfı bitirdiğinde İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Japonca, Çince, Arapça ve Rusça dillerini öğrenmişti.  
Kısa sürede onun varlığından haberdar olan Dünya Profesörleri ve Bilim İnsanları Yetiştirme Üniversitesi sayesinde henüz bir çocukken Olmadık İşler Araştırma Merkezi’nde çalışmaya başlayan Ahmet, bambaşka bir dünyayla tanışacaktı.  
 
Mine Pöge’nin çocukların hayal gücüne eşlik edecek, merak ve tuhaflık dolu hikâyesi Olmadık İşler Araştırma Merkezi, Ali Benice’nin benzersiz çizimleriyle hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c9a83a-b1cf-4d47-9341-44d8fa560000.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu’nun Gönül Dili Yunus Emre</image:title>
            <image:caption>Yunus Emre, Türk edebiyat ve düşünce hayatının en zirve isimlerinin başında gelir. Denilebilir ki bu anlamda hem kendisinden istifade edeceğimiz hem de büyük bir onurla bütün bir dünya insanlığına sunabileceğimiz bir değerimizdir. Yunus Emre, işte bu özelliğinden dolayı asırlardır hep hayatımızın merkezinde oldu. Şiirleri hem tasavvuf muhitlerinde hem de aydınlar ve halk arasında Türkçenin birer şaheseri olarak okundu, sevildi. Türkçe, onunla yepyeni bir şiir ve tefekkür diline dönüştü. Anadolu, yaşadığı çağın karanlığından onun diriltici soluğuyla ayağa kalktı.
Yunus Emre’nin etkisi en çok da Türk şiiri üzerinde görüldü. O, bir şiir mektebi kurdu. Kendinden sonra gelen şairler, onu bir “pir” bilerek hem şekil hem öz anlamında onu örnek aldılar. Böylece ortaya Yunus Emre merkezli bir Türk şiiri çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d10ba9-1af7-4624-acf9-d86b114f0d77.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Şiirin dışında deneme ve öyküler de yazan Arif Ay, günümüz edebiyatına dair duygu ve düşüncelerini kaleme aldığı bu denemelerinde; Necip Fazıl Kısakürek’ten Sezai Karakoç’a, Nuri Pakdil’e, Rauf Mutluay’dan Doğan Hızlan’a, Alaeddin Özdenören’den İbrahim Tenekeci’ye, Aliya İzzetbegoviç’ten Hasan Aycın’a pek çok şair ve yazara yer vermiştir.
Bu kitap, okuru şiirin gölgesinde ağırlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87264</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c575b16-4039-4668-b3bb-8726fd9d696c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nizami Yürüyüş</image:title>
            <image:caption>Yol açıcı, kurucu dehalar; zihinleri ve gönülleri besleyip süsleyen şahsiyetler, sanatkârlar ve onların eserleri hakkında ne kadar inceleme, araştırma yapılsa yeridir. Yolun şaşmaz ve kıymetli kılavuzlarını hakkıyla tanımak, anlamak için daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bilinir ki, hemen her yazı / eser / çalışma; bir bahsin izahı, bir meselenin halli iken beri yanda bir sorunun işaret fişeği olabilir.
Büyük şair ve düşünür Sezai Karakoç hakkında yaptığı doktora çalışmasıyla edebiyat camiasından, ilgililerden teveccüh ve takdir gören Turan Karataş, bu kitaptaki yazılarında, sonraki yıllarda yapmış olduğu okumaların ve incelemelerin neticesi olarak Karakoç’un şahsiyetine, düşüncesine, sanatına ve şiirlerine dair yeni görüşler, düşünceler ve yorumlar sunuyor. Şiir çözümlemeleriyle büyük şairin eserlerini okumaya yeni bakışlar düşürüyor. Karakoç şiirleri üzerinde akademik titizliği ve okurluk hevesiyle düşünmeyi, yeni yollara çıkmayı, yeni izler bulmayı deniyor bu yazılarıyla.
Şiirimizin ve düşünce dünyamızın bu özgün burcunu anlamak ve anlatmak denemelerini, tatlı ve ışıltılı bir Türkçenin yordamıyla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72c11087-5dab-4f06-968a-47d89f9cddc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernite, Yurttaşlık Ve Eleştirel Pedagoji</image:title>
            <image:caption>Eğitimi yurttaşlık, cahillik, filozofluk, pozitivizm, bilişsel kapitalizm, Z kuşağı, orta sınıf annelik, çocukluk, din dersi, akıl, yerel yönetimler, kamusal alan, sendikalar, kültür, intihar gibi değişik başlıklarda problematik olarak ele alan bu çalışmasında Kemal İnal, eğitimde paradigmatik bir dönüşüm yaşamamız gerektiğini ileri sürüyor. Makaleler farklı konularda olsa da, benzer bir soruna odaklanmaktadır: Eğitime eleştirel bakışın pratik veya maddi bir güç haline gelebilmesi için ne yapılmalı? Eğitime bakışımızı nasıl değiştirebiliriz? İnal, bunun eleştirel bir bilinçlenmeye yol açacak yeni bir pedagojik bakış açısıyla sağlanabileceğini ileri sürmektedir. Bu yeni pedagojik bakış açısı için en sık vurgulanan tema, eğitimin bilinç dönüştürücü bir işlevle donanabilmesi için öğretmen ve öğrencilerin özneleşmeleri gereğidir. Yeni bir yurttaşlık felsefesinin üretilmesinde eğitimin kamusal akla hizmet edecek şekilde dönüştürülmesi şart. Kitapta bu dönüşümün, eleştirel pedagojinin yurttaşlık ile sınıfsal ilişkilerin kesiştiği bölgede etkin olmasıyla mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Okurların kitabı bu bakış açısıyla okumasında yarar olduğunu düşünmekteyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87266</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5da1d26-6626-4220-a335-81a782ebc5a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Okuryazarlık</image:title>
            <image:caption>Koronavirüsün tüm hayatımızı olumsuz etkilediği şu günlerde uzaktan eğitim tartışılmaya devam ediliyor. Fakat sorun sadece uzaktan eğitim değil; yanısıra okuryazarlık, okulsuz toplum, evden eğitim, online pedagoji gibi daha pek çok konuyu da tartışıyoruz. Dijital veya elektronik çağda yaşadığımız, teknolojinin sorunlarımızı çözebileceği, akıllı okula geçildiği iddialarına karşın eğitimdeki klasik sosyal sorunları da yaşamaya devam ediyoruz. Uzaktan eğitim dönemi bir kez daha eğitimdeki eşitsizlikleri teknoloji, internet ve içeriklere erişim bağlamında ortaya çıkardı. Ekrandan eğitim vermeye ve almaya çalışırken sorunun pek çok veçhesini ele alan Kemal İnal, bu çalışmasında üç temel sorunu-okuryazarlık, uzaktan eğitim ve okulsuz toplum-kamusal alan, demokrasi, katılım, bilinçlenme, medya okuryazarlığı, alternatif eğitim, demokratik okul gibi çeşitli kavramlar bağlamında tartışmaktadır. Dijital diktatörlük, teknofaşizm gibi tehlikelere dikkat çeken İnal, okurlara geniş bir bağlamsal analiz sunmaktadır. Uzaktan eğitim günlerinde ekrana iyice bağlanmışken kitap dünyasının bitmediğini, okulsuz toplumun çözüm olmadığını, çocuklara medya okuryazarlığı bilinci kazandırılması gerektiğini ileri süren yazar, alternatif okullar kurmak yerine mevcut kamu okullarının güçlendirilmesinin yoksul halk çocukları için en iyi seçenek olduğunu ileri sürmektedir. Bu dosyamızın, okurlarımızda konuya dair değişik bir bakış açısının oluşmasında katkı sağlamasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67bd2e99-1312-4bec-a515-794f81de10a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Reklamlarda kadın bedeninin sunumuna ilişkin bu çalışmasında Goffman, mercek altına aldığı her bir reklam klişesinde, cinsiyetçi kodların, erkek ve kadın bedeninin birbirine göre konumlanmasından tutun da uzamın paylaşımına, oradan nesnelerle kurulan ilişkiye dek her ayrıntıya nasıl sızdığının maharetli bir analizine girişir. Reklamlar, hiç şüphe yok ki, fazlasıyla abartılı bir “kurgudur”. Ancak bu, gündelik yaşamda gözlemlenebilecek cinsiyetler arası filli karşılaşma ya da sahnelemelere de aynı toplumsal referansların kaynaklık edebileceği gerçeğini değiştirmez. Eğer böyleyse, izleyicinin bir reklamı “alımlayabilmesinin” ilk koşulu da burada yatar zira reklamcı ve izleyici, her ikisi de aynı toplumsal kodlardan hareketle “anlamlandırırlar.” İlki (reklamcı), sahnelerini kurarken, bu kodları “göze sokarcasına” abartılı kullanır (“kurgu” ifadesi tam da burada anlamını bulur). Burada reklamcı, “doğru metni-sözü” fısıldayan, sürekli hatırlatan bir toplumsal suflör gibi çalışır, fakat ilginçtir ki onu doğrudan ilgilendiren, performansın ya da pratiklerin kendisi değildir. Daha ziyade, verili bir ilişki tipinde ya da bir fikir karşısında ne hissetmemiz, nasıl davranmamız, nasıl düşünmemiz, kısacası farklı durumlarda ne olmamız, ne türden bir model-kalıp içerisinde yer almamız gerektiğiyle ilgilenir. Diğeri (izleyici), bu toplumsal suflörü rahatlıkla anlar zira bu türden hatırlatma ya da ipuçlarıyla daha önce de karşılaşmıştır; ancak hiçbir zaman bir reklamcının sahnelemesinde aldıkları birebir görünümleriyle değil, daha ziyade, gündelik deneyimlerin ya da sahnelerin kendine has seyrinde, belli-belirsiz, az-çok farkında olunan, dağınık, yer yer muğlak ancak her halükârda yapılandırıcı şekilleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2a1b89-6fa5-43d5-8e8f-7fc7e2a0030b.jpg</image:loc>
            <image:title>Brunelleschi’nin Kubbesi</image:title>
            <image:caption>Filippo Brunelleschi, Rönesans döneminde İtalyan hümanist düşünürlerin özgün icatlara yönelik doğal yeteneği ifade etmek için türettiği ingegno yani “deha” sıfatına layık görülen tarihteki ilk mimar hattâ ilk sanatçıdır. Çoğu Ortaçağ mimarının adı dahi bilinmezken onun adına şiirler düzülmüş, kitaplar ithaf edilmiş, biyografiler kaleme alınmış, büstleri ve portreleri yapılmıştır. Onunla birlikte yapı ustaları mimarlık yanında “isim” de yapmaya başlamış, yapıtları dünyaya bakışları, kişilikleri ve hayat hikâyeleriyle birlikte her dem yeniden “okunur” hale gelmiştir. Mimarın ilahi güçle hâlelendirilmesi yeni ve okuması keyifli bir efsane kültürünün de doğmasına yol açmıştır.  
Floransa’daki Santa Maria del Fiore Katedrali&apos;nin kubbesi böyle bir okumaya izin veren tarihteki ilk “başyapıt”lardan biridir. Yapımına 1296’da başlanan, ama aradan yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen devasa büyüklüğü nedeniyle kubbesi bir türlü tamamlanamayan katedral, dönemin yapı ustaları ve ileri gelenlerinin, çözümü için ilahi bir gücün dokunuşunu bekledikleri bir muammaya dönüşmüştür. Brunelleschi bu muammayı, üstelik dönemin inşaat tekniğinin olmazsa olmaz kabul ettiği ahşap kemer kalıbını kullanmadan, öküz-kaldıracı gibi türlü mekanik buluşlarla “mucizevi” bir şekilde çözmüş, böylece hem kendisine hem de mimarlığa yeni bir toplumsal ve entelektüel saygınlık kazandırmıştır.  
Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King’in, yayımlandığı yıl Amerika’da çoksatan kitaplar arasına giren bu çalışması, Brunelleschi’nin kubbesinin yapım sürecini mimarın kişisel serüveninin yanı sıra savaşlar, siyasal entrikalar, mesleki rekabetler ve ağır çalışma koşullarını içeren toplumsal ve tarihsel arka planıyla birlikte dramatik bir anlatıma kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c8beb2d-0d2b-44ac-9eb5-11094f065f25.jpg</image:loc>
            <image:title>Mental</image:title>
            <image:caption>Zihin koçluğuna giden yol kendimizden geçiyor. Kim olduğumuzdan, beynimizin nasıl şekillendiğinden, hangi etkiler altında kaldığımızdan, zekâ çeşitlerimizin kol kola girip hangi dansı ne oranlarda yapmakta olduğundan, bilinçaltımızın bize sürekli neleri söylüyor olduğundan, kısacası biçim biçim bizden. Zihin koçluğunu, zihne bazı imgeler yükleyip onlardan medet ummak şekline indirgersek sadece yapabileceklerimizi kısıtlamış olmayız, aynı zamanda sınırsız bir olanaklar ve olasılıklar evreninden yeterince nasibimizi almamış oluruz. Güneşin parlaklığıyla cılız bir ateşin kıvılcımını kıyaslamaya benzer durumumuz.
Elma Yayınevi yeni kitabıyla sizleri mental konuların o sınırsız evrenine götürüyor.
Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db56f872-89d4-4ee7-bfb6-f885dddf1812.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünce Yapimiz Ve Demokrasi Üzerine Notlar</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Türkiye’de demokratik düşüncenin gelişimini anlamak, bilimsel düşünce, özgürlük, demokrasi, kitle kültürü ve benzeri birçok kavramın tarihsel yolculuğunu eleştirel bir perspektifle yeninden ele almayı gerekir. 
Oğuz Adanır günümüz Türkiye toplumunu ve siyasal hayatı belirleyen düşünce yapıları, duygu evrenleri ve siyasal davranışların üzerine yazdığı güncel makalelerden oluşan bu kitap küresel ve yerel siyaseti gündelik yaşamla bir arada düşünmenin önemini vurgularken ‘’Toplumsal değişim için neyi nasıl yapmalı?’’ sorusuna bütüncül yanıtlar sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a9c3c8-89a7-4301-8529-5594c37e250f.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 Rilke Ajandasi</image:title>
            <image:caption>Bu yıl ikinci defa yayımladığımız ajandanın konseptini “Rainer Maria Rilke” olarak belirledik. Gelecek yıllarda da yeni temalar ile ajandamızı geleneksel hale getirmeyi planlıyoruz. 
Cem Yayınevi olarak bu yılı “Rilke Yılı” ilan ettik. 
Uzun yıllardır külliyatını yayımlamaktan onur duyduğumuz Franz Kafka’nın eserlerinden küçük alıntılarla merak uyandıracak ve Rilke üzerine yazılan yazılarla Rilke’yi daha iyi tanımanızı sağlayacaktır. 
Rilke’nin tüm öykü ve düz metinleri, mektuplarının alıntıları Kamuran Şipal’e; şiirleri ise Yüksel Pazarkaya’ya ait çevirilerimizden alıntılanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda3f2ef-203f-4dee-b9fb-1e8fabcc5e70.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlık Deneyi</image:title>
            <image:caption>21 Ağustos 2055 günü saat 14:55’te Havva dünyaya merhaba dedi. O gün ekipteki herkes, üniversite yönetimi ve şirketin kontrolörleri oradaydı. Ben, bebeğinin doğum haberini heyecanla koridorda bekleyen babaydım. 
… Onu çalıştırdık. Ben monitörünün önüne geçtim. Grafik motoruna yüklenmek istemediğimizden minimumda tutuğumuz köşeli sanal kadın yüzü görünür oldu. Kalbimin etrafındaki kuşlar arsızca kanat çırpıyorlardı. Yüz gülümsedi. Mekanik robotumsu kadın sesi, “Merhaba dünya” dedi. 
Ayrıcalıklı site hayatından kaçıp hurdalıkta bir otobüste benzersiz dostluklar kuran beş çocuk geleceği tamamıyla değiştireceklerinden habersizdi… 
Üniversitede yolları ayrılan dostlardan Bekir ile Cengiz dünyada duyguları olan ilk yapay zekâyı, Havva’yı geliştirecekler, yaratma coşkusunun ardından yaşananlar hem beş arkadaşı hem dünyayı bambaşka bir yere sürükleyecekti… 
Erbuğ Kaya heyecanlı bir gelecek kurgusu içinde, dostluğu, aşkı, yaratıcılığı, insan olmanın anlamını sorguluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dab716b-d172-4175-b84a-d18bfffbcd33.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Yoktur</image:title>
            <image:caption>Sadece bu kitap yetmez, yanınızda muhakkak bir kalem bulundurun. Zira bu, altı çizilerek okunacak bir eser. Tesadüf Yoktur sadece bir ışık tutmuyor, aynı zamanda huzurun, azmin, değerlerin önemine ayna oluyor. Çağatay Özdoğru, canı gibi sevdiği Türkiye’nin evladı. Kendisi ile geçirdiğim 20 yıl, önümüzdeki 20 yılların habercisi.  Önümde, arkamda, yanımda olmandan dolayı sana müteşekkirim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f631768-c2fb-47d4-871b-73de48184096.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyefendi</image:title>
            <image:caption>Çoksatan Grinin Elli Tonu üçlemesinin yazarı E L James’ten heyecan verici yeni bir roman… 
Londra, 2019. Maxim Trevelyan’ın güzel bir hayatı vardır. Yakışıklı, asil ve zengindir. Hiç çalışmak zorunda kalmamış ve nadiren yalnız uyumuştur. Ancak bir trajedi genç adamın hayatını altüst eder. Maxim’e ailesinden bir asalet unvanı, büyük bir servet ve onun getirdiği sorumluluk miras kalır. Maxim’in hiç hazır olmadığı ve oynamakta zorlandığı bir rolü vardır artık. Ama asıl hikâye, İngiltere’ye kaçak gelen esrarengiz ve güzel bir genç kadın olan Alessia’nın hayatına girmesiyle başlayacaktır.  
Bu gizemli kadına duyduğu ilgi ve tutku, onu Alessia’nın geçmişinden gelen ilişkilerin tehlikeli sularına çekmekte gecikmeyecektir.  
Beyefendi, Londra’nın kalbinden vahşi, kırsal Cornwall’a ve Balkanlar’ın hüzünlü güzelliğine uzanan, tehlikeli bir arzu yolculuğu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fdcc427-629a-41be-bc1e-66e81f7469f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Odalı Kalp</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Nin, serinin üçüncü kitabı Dört Odalı Kalp’te ise Perulu şair Gonzalo Moré ile ilişkisinden ilham aldığı bir aşkı yazıyor. 
Rango bakır tenli, gözleri kömür karası bir gitarist. Müziği damıtıyor sanki bu adam. Âşıkların içtiği iksiri başkaları değil, kendileri hazırlar. Djuna kapılıp gidiyor Rango’nun müziğine. Kiralık bir tekne oluyor aşk yuvaları. Ancak adamın eşi Zora var bir yanda, üstelik kadın hasta. Rango ile Djuna’nın arasındaki çekim ise kaçınılmaz bir kaza âdeta. 
Anaïs Nin’den Dört Odalı Kalp, bir gitarın tellerinin melodisinden yaratıyor hikâyesini ve derinlerden değil sığ hayattan korkanları anlatıyor. 
“Çok güzel, nadide romanlar.” –Karl Shapiro 
“Nin okurlarını, yaptıklarının ve çilelerinin önemini damıtacakları bir duyarlılık ve tefekkür akışına dahil etmeyi istiyor.” –New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26046b4-e7fb-42ec-8996-b4a8bfc68917.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker İzmir’i Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan “Şeker İzmir’i Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta İzmir’in tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8144f7f-a883-4a30-b728-071a2f4ada51.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Erzurum’u Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Erzurum’u Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Erzurum’un tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e276c6f-3514-415b-95bb-c89937acdce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Gaziantep’i Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Gaziantep’i Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Gaziantep’in tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7727ce55-2c71-424e-afaf-24de6436411f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Trabzon’u Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Trabzon’u Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Trabzon’un tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb83369-8698-407f-a18d-25d23362bdd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Antalya&apos;yı Geziyor</image:title>
            <image:caption>Sevgili çocuklar, 
“Şeker Türkiye’yi Geziyor” serisinin yeni bir ürünü olan Şeker Antalya’yı Geziyor” boyama kitabı artık elinizde. Bu kitapta Antalya’nın tarihi ve turistik yerlerini hem öğrenecek hem de büyük bir zevkle boyayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b7c525-f37d-4a91-8875-ba6610f4788e.jpg</image:loc>
            <image:title>Örnek İnsanlar Dizisi - 9 Fuat Sezgin</image:title>
            <image:caption>Yıl 1961’di. Türkiye’den Almanya’ya giden bir yolcu uçağının içinde gözleri nemli, bakışları sisli bir adamcağız pencereden canı gibi sevdiği memleketine son kez bakıyordu. Bu, buruk bir veda bakışıydı. Bir daha dönüp dönmeyeceğini Allah bilirdi. Haykıracak çok şey varken sessizce gidenlerin ne ilki ne de sonuncusuydu bu yolcu. Onu bu sessiz ve hüzünlü gidişe mahkûm eden sebepler vardı. Ah o sebepler... Darbeler kötüdür ve her darbenin bedelini ödeyen binlerce masum olur. İşinden, aşından, yuvasından, yurdundan olan binlerce insan... Türkiye’de 1960 askerî darbesinin tıpkı diğer darbeler gibi yaktığı çok can oldu. Darbenin ardından yönetime getirilen askerî hükümet tarafından üniversitelerde çalışan 147 öğretim görevlisi bir gecede ihraç edildi. Yani mesleğinden uzaklaştırıldı. Bunlardan biri de Fuat Sezgin’di. İlim yolunda gecesini gündüzüne katan, iğne ile kuyu kazar gibi titizlikle çalışan, türlü zorluklara rağmen anlamlı, azim dolu ve örnek bir hayat yaşayan Prof. Dr. Fuat Sezgin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc123073-f840-43d2-89e0-0e62dd697edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mürmür Okula Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, Küçük Mürmür&apos;ün okul maceralarına bayılacak!  
Kalamarya&apos;daki ufaklıkları bir telaş sarmıştır ki görmeye değer!
Afacan bir mürekkep balığı olan Mürmür ile yakın arkadaşı Kraker&apos;in sabırsızlıkla beklediği, okulun ilk günü gelip çatmıştır. Yaşasın!
Keçeli Kalamar Okulu&apos;nun yolunu tutan ikili 1-A sınıfına adım atar atmaz hiç beklemedikleri bir sürprizle karşılaşır. Yan yana oturamayacaklardır! Başta bu durumdan pek hoşnut olmasalar da çaresiz kabullenirler. Oysa sınıftakiler hiç de hayal ettikleri gibi değildir. Daha ilk günden bir sürü arkadaş edinirler: Başka bir ülkeden gelen Fufi ve sevimli denizyıldızı Pırıltı ile tam bir takım olmuşlardır bile. Tabii bundan herkes hoşnut değildir, özellikle de müren balığı Çatırtı... Bakalım on kollu dostumuz Mürmür, bu konuya karşı nasıl bir plan geliştirecek?
 
Çocukların sıklıkla yaşadığı &apos;&apos;okulun ilk günü&apos;&apos; heyecanını ve endişesini, empati duygusunu harekete geçirecek naif bir öykü aracılığıyla anlatma yoluna giden Küçük Mürmür Okula Başlıyor, &apos;&apos;doğru&apos;&apos; arkadaşlıklar kurmanın önemine değiniyor, farklıkların zenginliği üzerine düşündürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44c5b40d-a806-4a2c-a6eb-3319eeec9757.jpg</image:loc>
            <image:title>Legal English Dictionary</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en kapsamlı İngilizce Hukuk Sözlüğü, mesleğini global olarak icra etmek isteyen hukukçular için basıldı! Seda Yekeler’in “Hukuk İngilizcesi ve TOLES” sınavı eğitimlerinden derlediği 16 yıllık birikimi ile Türkiye’nin en kapsamlı İngilizce Hukuk Terimleri sözlüğü ortaya çıktı. Dünya üzerinde en sık kullanılan 4.500 hukuk terimi alıştırmalı olarak bu sözlükte toplandı.
Hukuk İngilizcesi sözlüğü, seçilen terimler ve “Yek” öğrenme metoduyla İngilizceyi hukukçular için hiç olmadığı kadar kolaylaştıracak! Bu sözlük, Hukuk İngilizcenizi kullanırken sık kullanılan İngilizce Hukuk kelimeleri ile kendinizi daha güvende hissederek dünyaya açılmanız için hazırlanmıştır. Yabancı dil edinerek, dünyaya açılmanız dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119a1cf9-2481-43a6-9d74-35935c94dcd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir ve Yazar</image:title>
            <image:caption>‘Şehir ve Yazar’ adlı bu çalışma, maddi değeri artmakla birlikte anlamını yitiren şehirlere edebiyat penceresinden bakmayı amaç edinmektedir. Belirlenen altı soru ile yazarlarımızın doğduğu, bir dönem yaşadığı, memleket kabul ettiği veya ikamet ettiği şehirler hakkında görüşleri alınmış; onların sosyal hayatla ilişkili olarak şehir, mahalle, cadde, sokak ve ev gibi mekânlara nasıl baktıkları okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur. Kurmacanın ve estetik kaygının baskısı olmadan okuyucu ile yazarı baş başa bırakan bir tür olan röportajlar, bu kitapta yazarlarımızın şehir hakkındaki tanıklıklarını, duygu ve düşüncelerini dile getirmelerine vesile olmuştur. Modern insanın geçmişi arama çabasının bir yansıması olan nostalji arzusu, şehir yaşamının hızlı ve yoğun temposunun beraberinde getirdiği yalnızlaşma ve bireyselleşme olgusundan doğmaktadır. İşte bu röportajlar, yazarlarımızın bu bakış açısı çerçevesinde eski ile yeniyi kıyasladıkları ve özlemini duydukları şehri de ifade eden metinler olarak düşünülebilir. Çalışmanın bu düşüncelerden hareketle şehir merkezli çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyor, tek yazarla yapılan röportaj kitaplarından farklı olarak röportaj kitaplarına da yeni bir soluk getireceğini umut ediyoruz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87286</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fee2fb29-b74c-4b1d-aefa-65ee2898b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekinokslar</image:title>
            <image:caption>- Belki de bu şüpheler o kadar da kötü değildir. 
- Nasıl yani? 
- Şüphe bir dengesizlik yaratıyor. Ama harekete de geçiriyor. Ekinokslar sırasında gece ve gündüz süresi eşitlenir. Öyle ki; sanki dünya gölge ve ışık arasında dengeyi bulmuş gibi olur. Kaderimizin cilvesi gibi, pamuk ipliğine bağlı bir denge. Farklı coğrafyalardan, farklı ufuklardan, farklı toplumsal tabakalardan gelen dört kişinin başına gelen ve dört mevsimle anlatılan bir hikâye. Başka yalnızlıklarla karşılaşacak olan dengesi muğlak varlıkların hikâyesi. Hayatın anlamını sorgulayan bilmecelerle alabora olmuş zihinleri ile tuttukları ipi birbiri ardına dokuyacaklar. Her mevsimin görsel bir karakteri olduğu gibi, her sesin de bir karakteri var bu kitapta. Çağdaş çizgiromanın usta ismi Cyril Pedrosa, eşsiz bir yoğunluğa ve hassaslığa sahip üslubuyla –mizahı da es geçmeden- çoksesli bir esere imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8072f01f-41cb-4d43-9ec8-3b29174ffafe.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Ahıska Türkleri</image:title>
            <image:caption>1966 yılında Ağrı, Eleşkirt’te dünyaya geldi. 1987’de Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat  Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden  mezun oldu. 1991’de Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde hazırladığı Safvet Nezihi, Hayatı, Sanatı, Eserleri adlı tez  çalışması ile Yüksek Lisans eğitimini, 1997 yılında  Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde  Sevinç Çokum’un Hikâye ve Romanlarında  Zaman, Mekân ve İnsan Unsuru adlı tezle  Doktora eğitimini tamamladı.
1989’da Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Araştırma  Görevlisi olarak göreve başlayan Yılmaz, 1994 yılında Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne geçti.1997-2000 yılları arasında Gazi Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve  Edebiyatı Bölümü’nde Dr. Araştırma Görevlisi olarak; 2000-2012 yılları arasında Yrd. Doç. Dr. ve 2012-2018 yılları arasında Doç. Dr. olarak görev yaptı. 2018 yılından itibaren Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde Prof. Dr. unvanıyla öğretim üyeliği görevine devam etmektedir.
Türk Kültüründe Kadın ve Kadın Ağzı Türküler (2003), Hisler ve Fikirler Işığında Raif Necdet Kestelli (2006), Nahit Sırrı Örik, Hayatı, Sanatı ve Eserleri (2006), Türk Sagan’ı Suzan Sözen ve Romancılığı (2008), Hüzün  Mevsiminde Bir Yazar, Selçuk Baran (2010), Acının ve Umudun Yazarı  Burhan Günel’in Öykücülüğü (2017) gibi kitap çalışmaları ve çok sayıda  yayımlanmış bilimsel makalesi bulunan Yılmaz’ın ilgi alanları arasında; Ahıska Türkleri, genel tarih, Türk tarihi, kadın konusu, siyaset bilimi ve  uluslararası ilişkiler bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf6ac6f-7143-4242-9229-42016969e893.jpg</image:loc>
            <image:title>Oryantalist Kuşatma</image:title>
            <image:caption>Edward Said’e göre Doğu, Avrupa’nın en köklü, en büyük ve en zengin sömürgelerinin mekânı, dillerinin ve uygarlıklarının kaynağı, kültürel rakibi ve en derin, en sık tekrarlanan “Öteki” imgelerinden biridir. Batı, Doğu’ya öteki açısından yaklaşarak hem kendi sınırlarını çizmekte hem de ötekini olmasını istediği gibi tanımlamaya ve anlamlandırmaya çalışmaktadır.  Batı’nın Doğu düşüncesi her zaman Batı’yı yücelten ve Batı’nın üstünlüğüne vurguyu tekrarlayan bir yapıdadır. Bu yapı ve söylem her zaman egemen olma çabasındadır. Batı ile Doğu karşılaştığında bu söylem kendini yeniden üretir. Dolayısıyla Doğu’yla ilgili çalışmalarda Batı’nın hâkimiyet algısının ve Doğu’ya karşı ön yargısının temelinde, sömürü alanları yaratma düşüncesi görülmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0c01b0d-3cc1-44b7-ba4f-1280b2add268.jpg</image:loc>
            <image:title>Mankurtluk Külahı</image:title>
            <image:caption>Kültür emperyalizmi, bir devletin ya da bir topluluğun kendi kültürünü, sanatını, edebiyatını, yaşama tarzını, esir alıp köleleştirmek istediği başka bir millete propagandayla, teşvikle, özendirerek, tehditle ya da başka bir yolla dayatması, benimsetmesidir. Bu bağlamda Batı emperyalizmi, özellikle Tanzimat’tan bu yana Türk milleti üzerinde büyük ve yoğun bir kültür emperyalizmi uygulamaktadır. Türk‐İslam kültür ve sanatını aşağılayarak, değersizleştirerek, yok ederek onun yerine kendi kültürünü dayatmaya devam etmektedir. Günümüzde de bu emperyalist çalışmalar hızla devam ediyor. Bugün Türk çocukları, kendi Türk‐İslam kültür ve medeniyetinden hızla uzaklaştırılarak batıcılaştırılmaya, batılılara tapar hâle getirilmeye, batılı gibi düşünmeye, batılı gibi duymaya ve bakmaya yönlendirilmektedir. Avrupa ve Amerika kaynaklı filmler, müzikler, romanlar, şunlar bunlar ülkemizi âdeta istila etmiş, Türk çocukları emperyalist batının değersiz, anlamsız, saçma sapan kültür ve sanatının pazarı hâline gelmiştir. Böylesine bir kültür emperyalizmine maruz kalan Türk çocukları, kendi kimliklerine, tarihlerine, atalarına, dinlerine, yaşama biçimlerine, âdet, gelenek ve göreneklerine yabancılaşmakta; hatta kendi değerlerine düşman edilmektedir. Bunun adı mankurtlaştırmadır. Batının kültür emperyalizminin amacı ve hedefi, Türk çocuklarını mankurtlaştırarak etkisiz hâle getirmek, kimliksiz, kişiliksiz, tarihsiz, değersiz, dinsiz, kendine güvensiz, bağımsız düşünemez, özgün fikir, proje üretemez, kendi ayakları üzerinde duramaz hâle getirerek kolayca sömürülebilir, güdülebilir bir sürüye dönüştürmektir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eca0da04-a211-4c6e-a626-0c4d6212a0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmen</image:title>
            <image:caption>Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekala, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? Hem biliyor musun, bu aptalca bir laftır. Kalbin olduğu yerde duruyor ve sen onu filana veya falana veriyorsun... Göğsünü yararak o eti oradan çıkarır ve sevgilinin önüne atarsan o zaman kalbini vermiş olursun... Siz sevemezsiniz adaşım, siz şehirde yaşayanlar ve köyde yaşayanlar; siz, birisine boyun eğen ve birisine emredenler; siz, birisinden korkan ve birisini tehdit edenler... Siz sevemezsiniz.Sevmeyi yalnız bizler biliriz... Bizler: Batı rüzgârı kadar serbest dolaşan (...) Çingeneler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/908b2847-ba69-4e66-9a73-c9ff87029f4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefatının 70. Yıldönümünde Bir Garip Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>Modern Türk şiirinin tartışmasız en önemli isimlerinden biri olan Orhan Veli Kanık, hem sanatkâr kimliği hem de edebiyatımızda yeni bir çığır açan Garip akımının temellerini atması yönüyle büyük önem arz eder. Elinizdeki bu kitap ise büyük şairi, vefatının 70. yılında sanat ve edebiyat hayatımıza katkıları dolayısıyla anmak için hazırlanmıştır. Alanında uzman pek çok akademisyenin Orhan Veli&apos;nin sanatkâr kimliğini, şiirlerini, şiirlerindeki temaları, hikâyelerini, düzyazılarını, çevirilerini, mektuplarını, şair ve yazarlar hakkındaki görüşleri ile edebiyatımıza getirdiği yenilikleri değerlendirmek ve bu değerli şairi anmak üzere bir araya geldiği bu eserin Orhan Veli hakkındaki araştırmalara ufuk açıcı nitelikte bir katkı sağlayacağını düşünüyor, iyi okumalar diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248fc755-d4b4-43d6-a9f0-27ba23f0504e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Romanında Kimlik İnşası (1908-1923)</image:title>
            <image:caption>Bireyin ve toplumun kendini tanımlama, konumlandırma ve anlamlandırma biçimi olan kimlik; yaşanılan coğrafyaya, bağlı bulunulan milliyete, medeniyet dairesine, dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik şartlarına, bireyin karakterine, cinsiyetine, inancına göre şekillenerek aidiyet sorununu çözer. Kimlik; insanın zihniyetini, hayata bakış açısını ve vizyonunu belirleyen temel kavramdır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi olan İkinci Meşrutiyet Dönemi; savaşlara, değişimlere, dönüşümlere, kırılmalara, yıkımlara ve yeniden doğuşa sahne olan bir dönemdir. Yeniden doğuş, doku uyuşmazlığının yaşandığı eski zihniyeti bir kenara bırakıp yeni bir zihniyetle şekillenecek kimliği benimsemekle mümkündür. Dönemin aydınları, devleti kurtarmak adına çeşitli kimlik önerilerinde bulunur. İkinci Meşrutiyet Dönemi aydınlarının kimlik arayışı, romanlar üzerinden okunabilir.
Bu dönemde kimlik inşasına yön veren ana fikir Türkçülüktür. Hayatın her alanında millî kaynaklara yönelmeyi ve yerlileşmeyi amaçlayan, millî değerleri, öze dönüşü esas alan yeni bir zihniyetle, yeni bir kimlik önerisinde bulunan sanatçılar; Batı’daki gelişmeler ve Türk toplumunun var oluş değerlerini göz önünde bulundurarak sentezleyici bir yaklaşımla, kimlik inşası sürecinde topluma yol gösterirler. Yazarların dile, tarihe, soya, dine, yaşam biçimine, ötekine, taşraya, merkeze, eğitim ve kadın konusuna yaklaşımları; benimsenen, arzulanan kimi zaman da eleştirilen kimlik modelleri hakkında fikir verir. Romanlarda millî, çağa ayak uyduran, modern, düşünen, sorgulayan, güçlü bir karaktere ve iradeye sahip “yeni insan” modeli üzerinde durulur. Söz konusu model, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına engel olamasa da Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine sirayet eder ve küllerinden yeniden doğan Türklerin yeni devletine zemin hazırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc139c66-7995-4540-abf4-9fde9052a6e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadının Romana Yansıyan Yüzü Ayla Kutlu</image:title>
            <image:caption>1980 sonrası Türk edebiyatı yazarları içerisinde roman, öykü ve çocuk öyküleriyle yer edinen Ayla Kutlu, kısıtlayıcı sınıflandırmalardan sıyrılarak kendisini &quot;yazarlar arasında bir kadın&quot; olarak tanımlar. Romanlarında insanı, taraf tutmadan ve yargılamadan anlatmayı ilke edinen Ayla Kutlu, Sümer mitolojisinden Cumhuriyet Dönemi Türkiye&apos;sine kadar geniş bir zaman dilimini eserlerine dahil ederek kurguda kendi üslubunu yaratır. Ayla Kutlu&apos;nun roman kahramanları arasında kadın karakterler öne çıkar. Kutlu&apos;nun romanlarında kadın, birtakım bireysel ve toplumsal yargılarla kuşatılmış serüveninde özelden genele doğru genişleyen trajedinin odağında yer alır. Bununla birlikte yazarın eserlerinde uyumu, sevgiyi ve barışçıl bir yaşamı öncelemesi dikkatlerden kaçmaz. Dr. Gürhan Çopur, bu çalışmada Ayla Kutlu&apos;nun romanlarını Yapı ve İzlek bağlamında analiz etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42dedd77-95ea-42e7-96a1-c52889f4f129.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam Bir Uzaylı</image:title>
            <image:caption>Mert, babasının bir uzaylı olduğundan şüpheleniyordu ve bu şüphesini  en yakın arkadaşı Alp&apos;e açıkladı. Sonraki günlerde iki arkadaş bunu kanıtlama  çabasına giriştiler. Fakat babası çok akıllıydı, hiç açık vermiyordu.  Alp ve Mert, kilitli bir çekmeceyi açıp garip bir cihaz bulduklarında  her şey netleşmeye başladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87295</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae48fcbe-460e-49cf-8edb-9a8f148b2184.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifrelerin Peşinde İstanbul - Matematik Romanı 1</image:title>
            <image:caption>Bir anda bütün sınıf arkadaşlarınız, öğretmeniniz donup kalsaydı ve yaşadığınız yerde zaman dursaydı ne yapardınız? Nehir, Efe ve Cafer, İstanbul&apos;un önemli mekânlarına gizlenen şifreleri bulup çözmeye ve zamanı geri getirmeye çalışıyorlar.  Sizce başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b545918a-bb87-4942-b993-0331d71ad743.jpg</image:loc>
            <image:title>Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6efd2d2c-cb51-4bee-b8ed-4509ec0aaa2c.jpg</image:loc>
            <image:title>4.Sınıflar İçin Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/184bf47f-99ca-49fd-9e2a-569d1d8e098e.jpg</image:loc>
            <image:title>3.Sınıflar İçin Singapur Matematiği ve Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>Singapur Matematiği yöntemiyle çocuklar, matematiği daha kolay öğreniyor, matematikten korkmuyorlar.
Singapur Matematiği yeni bir matematik anlayışı ve öğrencilerin erken yaşta, iyi bir matematik temeli kurmasını sağlıyor.
Bu kitap, Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alanında eğitimler ve seminerler veren Tüm Üstün Zekâlı Çocuklar ve Aileleri Dayanışma Derneği (TÜZAD) Başkanı Hasan Topdemir tarafından hazırlandı. Kitapta, öğrencilerin sayısal ve sözel becerilerini geliştirecek Singapur Matematiği ve zekâ oyunları alıştırmaları, Türk eğitim sistemine uyumlu bir şekilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15e76ba2-9a14-4683-899e-d118a90794aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Araştırma Yöntemleri ( 2 Cilt Takım)</image:title>
            <image:caption>W. Lawrence Neuman’ın, ilk kez 2006’da yayınlanan ve dünyanın pek çok ülkesinde sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların başucu kaynaklarından biri haline dönüşen Social Research Methods kitabının son baskısının elinizdeki çevirisi, Türkiye’de sosyal bilimlerin çatallı yollarında ilerleyen araştırmacılar ve araştırmaya yeni başlayan öğrenciler için mütevazı bir kılavuz olma amacını taşıyor. Kitapta nitel ve nicel toplumsal araştırma yöntemleri, farklı bilimsel paradigmaların ontolojik, epistemolojik ve metodolojik öngörüleri dikkate alınarak, bir araştırmanın ilk aşamasından son aşamasına bütün ayrıntılarıyla ve zengin örneklerle işleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e1503d-7b19-4d95-b38b-86569e4bf5fb.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Meclis</image:title>
            <image:caption>Velidedeoğlu bu kitabında 23 Nisan 1920’den başlayarak katıldığı İlk Meclis’in, ilk ve son yıllardaki olayları, Meclis’in türlü yönlerini, kendi kişilerini anılarına, günce ve gözlemlerine, özellikle de açık ve gizli oturumların tutanaklarına dayanarak kendine özgü akıcı bir dille anlatmaktadır. Kitapta ilk ulusal hükümetin programı başta olmak üzere, Ulusal And (Misakı Millî) padişaha gönderilen yazı ve daha bir çok belge yer almakta; kitabın sonunda yazarın öz yaşam öyküsünün, Cumhuriyet Gazetesi’nde 1942 yılından günümüze kadar çıkmış olan yazılarının tam listesinin yer almış bulunması da yapıta ayrı bir değer katmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/092c5d98-c098-49c0-8fb1-4d4d44e68f2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz / Cızzz</image:title>
            <image:caption>Haz/Cızzz, İz Öztat’ın sanatsal araştırma ve üretim sürecinde küratör, direktör Bige Örer ile yazışmalarından ve sanatçının “Askıda” sergisi sonrasında gerçekleştirdikleri söyleşiden oluşuyor. Okuru, hem dostluklarına hem de Öztat’ın sanatsal araştırma sürecine tanıklık etmeye davet ediyor. 
 
Sergide kararlı biçimler bulan dertlerin, yazışmalardaki ham halleriyle paylaşılmasını da, kurulan anlatılarda iyileşmiş ve artık görünmeyen sıyrıkları barındırdığı için denemek istiyorum. - İz Öztat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d783ff3-01a4-4a29-adc0-93dd708e639a.jpg</image:loc>
            <image:title>En İyi Dileklerimle</image:title>
            <image:caption>En İyi Dileklerimle, sanatçı Volkan Aslan’ın aynı adlı filminin hazırlanış sürecinde sanat profesyoneli, yazar Elif Kamışlı ile yazışmalarından oluşuyor. Bu yazışmalar kimi zaman çocukluk hatıralarına kimi zaman uğurlamalara kimi zaman günün tanıklıklarına sahne oluyor. Okuru bir zaman aralığında bir esere dönüşecek anlatılara şahit olmaya çağırıyor. 
 
Bunları neden anlatıyorum emin değilim. Bir yerlere bağlayabileceğimi umuyorum. Sanırım bendeki ‘düzlüğe’ çıkacak yollar. Tüm bunları kafamda toparlamaya çalışırken 8. güne dönüyor dünya. Kaç defa daha ‘Sevgili Elif,’ yazabilirim? - Volkan Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e395abac-961d-4e43-a994-a40c5b26b453.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İlk Tarikat Zümreleşmeleri</image:title>
            <image:caption>Temel dinî tecrübenin ifadelerinden biri olan sosyolojik tezahür, sırf dinî zümreler olarak gözlemlenmektedir. Bu bakımdan, bilhassa kurucusu olan dinler sırf dinî zümreler olarak anlaşılabildiği gibi; bu inanç toplulukları içerisinde ortaya çıkan mezhep ve tarikatlar da, din sosyolojisi açısından, inceleme ve araştırma konusu olmaktadır. 
Türkiye’de çeşitli dinî zümreleşmelerle, varlığını sürdüren toplulukları da ele almak bakımından, onların kaynaklarına inmek ve Anadolu’da ilk ortaya çıkan dinî zümreleşmeleri bilmek, özellikle önemlidir. Bunun için, kitabın yazarı, Anadolu’daki ilk dinî-tasavvufî zümreleşmeleri araştırma konusu olarak seçmiştir. 
Bir din sosyolojisi uzmanı olan yazar, söz konusu bilimsel alan ile araştırmada uygulanan dinî tecrübe öğretisini kısaca ele aldıktan sonra, Türkiye’de sözü geçen zümreleşmelerin sosyolojik zeminini teşkil eden olaylar ve yeni bir toplum çevresi teşekkülünü, görülen ilk dinî-tasavvufî bir araya gelişleri, özellikle başlangıcı itibarıyla buradaki topluluklarla bağlı zümreleşmeleri belirtmeye yönelmektedir. 
Bu kitap ayrıca Türkiye’de din sosyolojisi alanında yapılan ilk doktora tezi olma özelliğini taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87305</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57e78097-1159-40c5-9cbb-fe36d5ceed94.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Medeniyet Savaşı: Orta Doğu’nun Fethi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk elden gazetecilik ve tarihin, Robert Fisk’in Ortadoğu’da yaşanan trajedi ve ihaneti anlatan destansı hikâyesinden daha güçlü bir şekilde birleştiği ender görülmüştür. 
Onun Irak, Afganistan, Cezayir, İran, İsrail, Filistin ve diğer savaş alanlarındaki kan banyosu ve zulme, 11 Eylül 2001 katliamına ve Saddam Hüseyin’in acımasız rejiminin devrilmesine dair anlattığı hikâyeler, yeni ve korkutucu anlamlar kazanarak gözler önüne seriliyor. 
Usame Bin Ladin ile üç kez görüşen Fisk, 1976 yılından bu yana Ortadoğu’daki çatışmaların ön cephesinde yer alıyor ve insanların çektiği acılar hakkında yazdıkları bugün dünyanın dört bir köşesinde okunuyor. Modern savaşların dehşetine dair, İkinci Dünya Savaşı’ndaki muhabirlerin geleneğini takip eden tanıklıkları hem kuşku hem öfke barındırıyor. 
Bu, Ortadoğu tarihinin kronolojisi değil, son bir asırdır askerleri ölüme gönderen ve –Müslüman, Hıristiyan veya Yahudi– binlerce insanı öldüren yalanlara ve aldatmalara karşı tutkulu bir feryat. 
Ve Fisk’in 1980’lerde İran-Irak Savaşı&apos;nın ön cephelerinde geçirdiği günlerden, babası Teğmen Bill Fisk’in 1918’de Somme siperlerinde yaşadığı tecrübelere uzanan son derece kişisel bir hatırat. Babasının 1914-18 savaşında kazandığı madalyanın arkasındaki ifadeyle “Büyük Medeniyet Savaşı”, mizah ve merhamet öğelerini de barındıran bir macera ve trajedi başyapıtı. Hayatlarımızı –ve geleceğimizi– şekillendiren şiddet dolu bir dünyanın hikâyesi. 
“Bu neslin en müthiş gazetecilerinden biri. Savaş muhabiri olarak rakipsiz.” –Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08a51363-5be4-4cfc-b8c2-495be24af493.jpg</image:loc>
            <image:title>Parma Manastırı</image:title>
            <image:caption>Bir anlatım tekniğinin diğerinin sınırlarını belirlediği, bir temanın diğerine tesir ettiği, kendi heyecan verici mantığına göre işleyen bir romandır Parma Manastırı. Stendhal’in yedi hafta gibi kısa bir sürede yazıp bitirdiği, Balzac’ın üst üste birkaç kere okuduğunu belirttikten sonra “en müthiş Fransız romanı” diye nitelediği kitap, aristokrat del Dongo ailesinin genç üyesi Fabrice’in hikâyesini anlatıyor. Yakışıklılığıyla çevresindeki kadınları etkisi altına alan idealist Fabrice, büyük bir heyecanla Waterloo Savaşı’na katılsa da alınan yenilgi sonrası İtalya’ya geri dönmek zorundadır… Hayat onu, savaş meydanından hapishaneye, manastırdan saraya uzanan sıra dışı bir yolculuğun kahramanı yapacaktır.
“… Fabrice, bu kadar uzun bir yol boyunca sediola’ya bağlı kaldığından, kaskatı kesilmişti; dört jandarma onu kaldırmış, tutuklama tezkeresinin yazıldığı büroya götürüyordu. Demek şu ünlü Fabrice del Dongo elime geçti, dedi kibirli müdür, Parma kibarlar dünyası, yaklaşık bir yıldır, yalnız onunla ilgilenmeye yemin etmişti sanki.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87307</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb945b32-4d59-4640-8952-95e5f6086b6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Merdivenleri</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest, evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve bireyselliğiyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin ilk kitabı Ateş Merdivenleri’yse hikâyesi diğer kitaplarda da devam eden karakterlerle tanışılan coşkulu bir sofra gibi. 
Arzunun sularında yıkanmak isteyen, onun kendisine dönüşmek isteyen hayatlar. Gerard’la evliliğinde boğulan Lillian. Hoyrat ressam Jay. Şehvetten kaçmayan Djuna. Anlatacakları bitmeyen Sabina. Boş kadehlerde ruj izi, sönmüş sigaralar, kaçamak bakışlar, temasın elektriği. Savrulan adamlar ve sınırları aniden geçen kadınlar. 
Anaïs Nin’in kendi sözleriyle “kadındaki yıkımla ilgili” olan Ateş Merdivenleri daimi, yerleşik meskeni olmayan ruhların içsel kentlerden dışarı taştığı yakıcı bir roman. 
“Yazdıkları anlatılamayacak kadar güzel. En önemlisi, benim asla elde edemeyeceğim bir kesinlik, anlayış ve olgun bir hüner var.” –Henry Miller 
“Anaïs Nin modern kadının içsel pişmanlıkları ve arzuları hakkında açıkça yazarak feminist okurların ilgisini yakaladı.” –Feminist Edebiyatı Ansiklopedisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51ddb880-5642-4ed5-85da-c20b47ad172e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibirli Palmiye</image:title>
            <image:caption>Herkes biraz kötüdür. 
Şeytan hepimizin içinde. 
Asıl maharet varlığını kabul edip 
onu dizginleyebilmekte… 
 
Bir mezarlıkta yolları kesişen üç kişi… Annesine verdiği helalliği geri almak için yollara düşen Ahu, geçmişin atanamayan öğretmeni, şimdinin korsan taksicisi Osman ve amcasından kaçan on iki yaşında bir kız çocuğu: Küçük bir şeytan… 
 
Çıktıkları tuhaf yolculukta ilişkileri ilmek ilmek örülürken gölgeli geçmişlerinin düğümleri de teker teker çözülmeye başlar. Şimdi kafalarında tek bir soru vardır. 
Üzerlerine iki beden büyük gelen bu karanlık macerayı aslında hangisi başlatmıştır? 
 
Aybike Ertürk, hayatımızı sinsice zehirleyen aile ilişkilerine dokunurken, kaybedenlerin, kaybettikçe zalimleşenlerin, sığınacak bir yer bulamayıp yollara düşenlerin, kaçanların; en çok da kendinden kaçanların dünyasına götürüyor bizleri. 
 
KİBİRLİ PALMİYE, karanlık yanımızı sarıp sarmalayan, bir ölçü trajedi, bir çimdik de komediyle harmanlanmış kara bir yol hikâyesi 
 
“Sahi kimdik biz? 
Dışarıdan bakıldığında üç kurban, 
özümüzde kuyrukları birbirine dolanmış üç şeytan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/162c0457-f18e-4b6f-ab30-ec9d25c2360a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Kontrol Altında</image:title>
            <image:caption>Her Şey Kontrol Altında, kaybedilen savaşın ardından sömürgeye dönüşen bir ülkenin, “hasta” insanlarının hikâyesi. Üremenin ve üretmenin bir zorunluluğa dönüştüğü korku imparatorluğunda, çalışma ve aile kurma baskısı altında ezilen bireyler, terapi seansları ve ilaç tedavisiyle kontrol altında tutulur. Sisteme başkaldıranlara tanınan yaşam hakkı, karantina bölgeleriyle sınırlıdır. 
İki çocuk annesi Rüya, mevcut düzene ayak uyduramadığı için karantina bölgesinde yaşamaya mahkûm edilir. Annesiz büyümek zorunda kalan Deniz ise, sistemde yer edinemeyeceği ve sonunun annesi gibi olacağı endişeleriyle boğuşur. İktidar tarafından körüklenen paranoyanın atıl hâle getirdiği bireyler için tek kurtuluş; özgürlüklerini, güvende hissetmek uğruna feda etmektir. “Eski moda bir alışkanlıktı artık kitap okumak, tıpkı müzik dinlemek ya da bir hobiyle uğraşmak gibi. Silinmeye yüz tutmuş bir nesle ait ritüellerin belki de en sonuncusu. Yasaklandığından değil vakit yokluğundan, gerçekleşmesi muhtemel saldırıların ve sonu gelmeyen borçların gölgesinde daima tetikte yaşamaktan, en çok da çalışmak dışında herhangi bir eylemden zevk almaktan duyulan suçluluktan. Yeni düzenlerinin mimarları, kitleleri özgürleştirebilecek ya da düşünmeye sevk edecek faaliyetleri yasaklamak yerine işlevsiz kılmayı başararak zihinleri, alışkanlıkları, düşünce biçimlerini yeniden kurgulamışlardı. Müzik, edebiyat ve sanat zaman kaybından öteye gitmeyen ve maddi getirisi olmayan uğraşlara dönüştürülerek gündem dışı bırakılmıştı. Tüketilebilir ürünler kadar bile değeri yoktu sanat eserlerinin. Yaratmanın yerini üretimin aldığı düzenlerinde, çalışmak yeni dindi artık, antidepresanlar kurtuluşu aydınlatan yoldu, kefaretin bedeliydi savaşmak ve yeniden doğmaktı ölmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97149cbe-850c-4ccf-8955-464248d0fd8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Albatrosun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest, evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve bireyselliğiyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin ikinci kitabı Albatrosun Çocukları ise “Mühürlü Oda” ve “Kafe” adlı iki kısımdan oluşuyor ve Djuna’nın gençliğini anlatarak başlıyor. 
Ağlamayı bile sanata dönüştüren Djuna dans okulunda. Öğretmeninin en ufak davranışının bıraktığı etkiler devasa. Atlıkarınca gibi dönen duygular. Yaşlı erkeklerin otoritesi, gençlerin cazibesi. Ve yolların kesiştiği bir kafe. Bir de öteki odalarda kalan erkek ile kadının bitmek bilmez tartışmaları.  
Anaïs Nin’den Albatrosun Çocukları, kökleri çocukluğun yaralarına kadar uzanan zaaflara, pusulasız kaybolmaktan korkacağınız içsel kentlere ve insanların sığındığı arzu adalarına dair sarsıcı bir roman. 
“Bazılarınca ‘Kadın psikologlarının en mühimi. Bir kadının sanatçı olarak ilk gerçek portresi,’ diye nitelendirildi.” –Kate Millett 
“Bu yüzyılın en olağanüstü ve aykırı yazarlarından.” –The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e052c324-4730-4907-a95d-2db0c7e2c27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar</image:title>
            <image:caption>İzmir Milletvekili Süleyman Genç, Grup&apos;ta Yaptığı konuşmada, Ecevit&apos;i ve parti yönetimini, Hitler&apos;e karşı boyun eğen rahibe benzeterek, &quot;Hitler her gün benlirce komünisti, Yahudi&apos;yi, sendikacıyı tutuklayıp katlederken bu rahip (onların hiçbirinden değilim) diyerek sessiz kalıyor ama sonunda yakasını kurtaramıyor, onu da götürüyorlar. Tehlike çanları, yalnız bizim dışımızdaki solun kapısını değil, bizim de kapımızı çalıyor. Genel Başkan, parti yönetimi niye susuyor? Sesini çıkarmak için, Alman rahip gibi, bizim de götürülmemizi mi bekliyorsunuz? O zaman isteseniz de sesiniz çıkmayacaktır.&quot; dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87312</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f27856e-a96c-4ac7-b71b-450d61bad535.jpg</image:loc>
            <image:title>Watchmen Başlangıç: Dakikadamlar -İpek Hayalet</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en çok satan grafik romanının uzun süredir beklenen başlangıç hikâyeleri sonunda okurların karşısına çıkıyor: WATCHMEN: BAŞLANGIÇ! Yirmi yılı aşkın süredir, Alan Moore ve Dave Gibbons’ın çığır açan grafik romanının ikonik karakterlerinin geçmişi tam bir gizemdi; ama artık değil. DC Comics, alandaki en yaratıcı isimleri Watchmen’in dünyasını daha ileriye götürmek için bir araya getiriyor. Bu cilt, Darwyn Cooke (DC: THE NEW FRONTIER) tarafından yazılan ve çizilen DAKİKADAMLAR ile Cooke ve çizer Amanda Conner (POWER GIRL) tarafından yazılan ve çizilen İPEK HAYALET bölümlerini içeriyor. 
 Watchmen’in öncüsü olan Dakikadamlar, sürekli değişen bir dünyada adaletsizliğe karşı güçlerini birleştirdi. İsimleri Gece Kuşu, Siluet, İpek Hayalet, Kukuletalı Adalet, Komedyen, Dolar Bill, Güveadam ve Kaptan Metropolis olan bu süper kahramanlar, suçla savaşta yeni bir dönemi temsil ediyorlar. Peki aralarından ilk hangisi 
kahramanlığın nerede bitip kötülüğün nerede başladığı sorusunu soracak? Aralarındaki fikir ayrılıkları ölüm ile yaşam arasındaki farka dönüşecek mi?  
Terbiyeli ve çalışkan bir ergen olan Laurel Jane Jupiter, doğumundan annesinin İpek Hayalet kıyafetini/şöhretini devraldığı güne kadar bu iş için eğitilmişti. Artık Sally Jupiter’ın kısıtlamalarına, isteklerine ve eve kapatmalarına tahammül edemeyen Laurel liseli sevgilisiyle birlikte kendi kahramanlık yolunu bulmak üzere evden kaçar. Annesinin koruyucu gölgesinin dışında olan Laurel hayal edebileceğinden çok daha tehlikeli bir izin peşine düşer.
Watchmen’in öncesinde neler olduğunu Eisner Ödülü sahibi DC: THE NEW FRONTIER yaratıcısı Darwyn Cooke’un hem çizip hem de yazdığı “Watchmen Başlangıç: Dakikadamlar” ile çizer Amanda Conner’ın (POWER GIRL) Darwyn Cooke’la birlikte yazdıkları “Watchmen Başlangıç: İpek Hayalet”i keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/201376c9-1f55-4acb-85d3-d56023ca2c31.jpg</image:loc>
            <image:title>Galatasaray</image:title>
            <image:caption>Galatasaray Nedir? Bir spor kulübü mü ?
Hayır,Başkent Abuja sokaklarında Hasan Şaş formasıyla dolaşan Nijeryalı ufak çocuktur aslında.
Golünü atıp takımını şampiyonluğa taşıdıktan sonra giydiği teğmen formasıyla cephede alnından vurulup şehit düşen Celal İbrahim &apos;dir.
Aynı zamanda Tevfik Fikret&apos;tir Galatasaray ; gerici ayaklanmaya karşı göğsünü Mekteb-i Sultani&apos;nin kapısına siper eden ...
Ve Galatasaray , Batı&apos; ya açıkan penceredir, Avrupa fatihidir Sarı-Kırmızılı renkler,umudun bittiği anda silkilinip ayağa kalkan , Türk sporu , Türk futbolunu yücelten markadır.
Ali Sami Bey&apos;lerden , Turgay Şeren&apos;lere , Metin Oktay&apos;lardan Fatih Terim&apos;lere ,Prekazi&apos;lerden Hagi&apos;lere , Bülent&apos;lere cesaretinin adıdır; GALATASARAY...
17 Mayıs 2000 akşamı Trabzon&apos;un Maraş caddesinden,Diyarbakır&apos;ın Ofis meydanına ,İzmir&apos;in Alsancak&apos;ından İatanbul&apos;un Taksim &apos;ine kadar &apos; RE-re-re-ra-ra-ra; GALATASARAY GALATASARAY CİM BOM BOM&apos; diye bağırttan bir tutkudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856c6f16-8f79-4dab-94bd-ba7f0d8551a5.jpg</image:loc>
            <image:title>İnci Düşüm</image:title>
            <image:caption>Aşk için neleri yapabilirsin? Sevdiğin için bütün hayatını değiştirebilir misin? Yoluna çıkan taşlar ondan vazgeçmeni sağlayabilir mi? Peki, bu taşlar ailelerinizse ne yapabilirsin? 
Arda sevdiği kadın için, onun mutluluğu, huzuru için ondan uzak kalmayı göze almıştır. Üstelik sevdiği kadının, çocukluk aşkının bu sevgiden haberi dahi yokken… 
Mesafelerin aşka engel, unutmaya ise çare olamayacağını anlayan Arda Alya’nın kalbini kazanmak için çabalamaya karar vermiştir. Ancak büyük bir sevgi ortamında büyüyüp, anne babasının arasındaki aşka hayatı boyunca hayranlıkla şahit olan Alya’nın beklentileriyle Arda’nın vereceği aşk örtüşecek mi, Alya bu aşka karşılık verecek mi dersiniz? 
Arda’nın kalp titreten aşkı ve Alya’nın tattığı yepyeni duygularla şeker tadında, kalplerinizi saracak, sevginin gücüne inancınızı tazeleyecek bir aşk hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d96d4ac8-99ed-4994-aeb9-6712cda22c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşiktaş</image:title>
            <image:caption>Kimi çevrelerce hala da &apos; Arabacılar&apos;diye tanımlanan ama sonuçta &apos;Arabalılar&apos; olarak sahiplenilen kulüptür.Beşiktaş .Maçlara dönemin gençleri ile arabalarla gitmesi bayağı kıskanılan bir ortam yaratsa  da Beşiktaş &apos;Halka mal olan ve yarattığı empati ile sonuçta &apos; Kara Kartallar &apos; olarak hala yaşıyorsa &apos; Efsane Ötesidir&apos;!
Son Yıllarda ülkemizin üç Büyüklerinden Avrupanın en başarılısı olan dikkatini çeken , bir kaç kez sıkıntlı süreçler yaşayan ama tutunduğu fedakar ve asil taraftarı ile bunu  aşmasını bilen Beşiktaş futbola &apos;VEDA &apos; değil daima &apos;FEDA&apos; sloganıyla taraftarıyla ile sahip çıkan örnektir.
Bu çalışma,işte o Beşiktaş&apos;ın kısa ve öz tarihi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbe9264e-944e-436f-9e31-77eeaf5d3f1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Evindeki Casus</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin dördüncü kitabı Aşk Evindeki Casus’ta ise gizemin cazibesini de kullanan Sabina, bir yalan makinesiyle karşı karşıya kalıyor. 
1950’lerde New York. Sabina rasgele bir telefon numarası çeviriyor. Çünkü herkesin uyuduğu gece saatlerinde bir yabancının sesini duymak iyi geliyor nedense. Sessizlikten korkan birinin telaşıyla anlatıyor yabancıya, soluksuzca, taşkınca. Bir yanda vazgeçemediği eşi Alan, öte yanda başka bedenlerin hikâyeleri. 
Aşk Evindeki Casus’ta üzerindeki gözlerin farkında olan bir kadın yürüyor kalabalıkta ve Anaïs Nin sevginin peşindeki parçalanmış özü ne kadar iyi anladığını kanıtlıyor bir kez daha. 
“Bir düzyazı/şiir rüyası: İç hayatın ve çağrıştırdığı imgelerin lirik bir kutlaması.” –Daniel Stern 
“Günümüz edebiyatının en önemli yazarlarından.” –Newsweek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0d4daa-ffe4-404c-9505-c77c4dbf70ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenerbahçe</image:title>
            <image:caption>Fenerbahçe aşktır, sevgidir.Dolup çoşar statlara sığmaz.Fenerbahçeliler sevdiklerinde delice severler.kulübün kuruluş tarihinden günümüze &apos;Sarı-Lacivert&apos; bir yolculuk...
Kaptanları ,sembolleri,hassasiyetleri...
Ve bir asrı aşan mazisiyle , iyi ve kötü günleriyle,koca bir camianın geçmişinden bugününe yaşananları...
Hepsi bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85037b4f-f2d9-4a77-a054-43723d33131d.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamie’nin Davası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Holmes’ü olmayan bir Watson ne işe yarar? 
 
Jamie Watson ve Charlotte Holmes arasındaki kopmaz sanılan bağ, bir yıl önce August Moriarty’nin şok edici ölümüyle paramparça olmuştu. Jamie okuldaki son yılını sorunsuz atlatmayı, iyi bir üniversiteye girebilmeyi, ragbide başarılı olmayı ve bir türlü âşık olamadığı tatlı kız arkadaşıyla ilişkisini mahvetmemeyi umuyordu. 
 
Charlotte ise hem ezeli düşmanı Lucien Moriarty’den hem de kendi hatalarından kaçıyordu. O talihsiz olaydan sonra kimse güvende değildi, özellikle de onun yanında. Tehlikeyi bertaraf etmeden Watson’ın kendini affetmesini bekleyemezdi. 
 
Fakat yüzyıllar önce yazılmış hikâyeler, ikilinin peşini kolay kolay bırakacak gibi görünmüyordu. Tuhaf şeyler yaşanmaya başladığında, bir kez daha ekip olacak ve düşmanlarıyla beraber yüzleşirken üzerlerinden isimlerinin ağırlığını atmaya çalışacaklardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8e1181-8e85-4410-94be-011f8a66fe51.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Koruyucusu’nun Adası</image:title>
            <image:caption>Fionn Boyle, Arranmore Adası’na ayak bastığı anda, ada ayaklarının altında kıpırdanmaya başladı... 
Arranmore Adası her nesilde bir kez, gücünü kullanması ve sihrini düşmanlardan koruması için yeni bir Fırtına Koruyucusu seçiyordu. Beasley Ailesi’nin genç üyesi Bartley Beasley de bu görevi elde etmek için, sadece bir kişinin dileğini gerçekleştirecek olan Deniz Mağarası’nı bulmaya kararlıydı. Mağarayı ondan önce bulmak isteyen Fionn Boyle’un ise henüz adaya ve sihrine dair bilmediği pek çok şey vardı. Deniz Mağarası’nı aramak çeşitli tehlike ve zorlukları beraberinde getirirken, yerin derinliklerinde başka birisi Fionn’u bekliyordu. Adanın bir sonraki Fırtına Koruyucusu olma savaşı kızışırken, eski bir savaşı yeniden canlandırma niyetiyle daha uğursuz bir büyü uyanıyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87320</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ab93f8-1e92-457e-a41e-bc58c5766cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıtkabir Maketi</image:title>
            <image:caption>Anıtkabir Maketi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476e8e5a-30d8-4821-ad3d-f46e9277b46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Minotor’u Kışkırtmak</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Anaïs Nin hayatı boyunca başkalarının kaçtığı, cinsellik, kürtaj, ensest ve evlilik dışı ilişkiler gibi konuları yazdı. Nin’in, Henry Miller ve eşi June’la ilişkisinden de beslenip kaleme aldığı, “kadın gelişiminin öyküsü” diye nitelendirdiği beş kitaplık İçsel Kentler serisi şairane üslubu ve dürüstlüğüyle iz bırakan bir başyapıt oldu. Serinin beşinci ve son kitabı Minotor’u Kışkırtmak’ta ise Lillian evliliğindeki sorunları unutmak için Meksika’ya seyahat ediyor. 
Lillian güneşin her şeyi altın rengine boyadığı Golconda’da. Evliliğini bir kenara bırakması, her türlü düşüncesini ortadan kaldırıp sadece zevk alması, durağan hayatına can üflemesi lazım. Neyse ki dertlerini ardında bırakmaya çalışan biriyle daha tanışıyor burada. Doktor Hernandez. Ancak herkesin yolculuğu başka ve bazılarınınki çok daha korkunç. 
Anaïs Nin, Minotor’u Kışkırtmak ile İçsel Kentler serisini herkesin içindeki labirentte saklı canavarla yüzleşip kapatıyor ve unutmanın ne anlama geldiğini sorguluyor. 
“Hakiki ve tartışmasız bir deha.” –Rebecca West 
“Henüz var olmayan bir dünya için yazıyordu, böylece o dünyanın gerçekleşmesini sağladı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f875bd-4600-4540-a167-ee677acbbd22.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Murat Ve Sonraki Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tolstoy’un yirminci yüzyılın ilk on yılında tamamladığı son eserler hem bir veda hem bir davet niteliği taşır. Bu eserler Tolstoy’un bütün hayatını ve düşüncesini gözden geçirmesinin izini taşır, bir yandan da arkasından gelenlere bırakacağı fikir mirasını yeni çağın ışığında şekillendirmesinin izini. Bu eserlerin çoğu, çağın girdabından yorgun düşen yazar Kasım 1910’da evinden kaçıp kendi ölümüne giderken yayımlanmamıştı. Tolstoy’un ölümünden sonra yayımlanan bu eserlerin arka planında çağın kanlı tarihsel olayları, büyük halk hareketleri vardır. Bunlar arasında Sahte Kupon ve Hacı Murat büyük etki bırakmış, birçok kez sinemaya uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eec0e2fe-af69-4733-a599-c964efce8079.jpg</image:loc>
            <image:title>Koronadan Korunmak Mümkün</image:title>
            <image:caption>Koronavirüs, yaşadığımız hayatları kökünden sarstı. Hayatla ilgili beklentilerimiz, yaşam tarzımız, iş alışkanlıklarımız tamamen değişti. Hepimizi korkuyla evlerimize hapsetti. Neredeyse başka bir şeyden konuşmaz olduk… 
Oysa dünyamızda her zaman virüsler vardı. İnsanlık tarihi virüs salgınlarıyla dolu. Tüm bu salgınlara rağmen, insanoğlu her seferinde virüsleri yenmeyi başardı ve soyunu devam ettirdi. 
Yine aynısı olacak: Bu salgını da yeneceğiz! CO*VID 19 değil, insanoğlu kazanacak! 
Bağışıklık sistemimiz, her türlü hastalığı engelleme ve hastalık meydana geldiğinde tedavi edebilme yeteneğine sahip. 
Bu kitapta size bağışıklık sisteminizi nasıl güçlendireceğinizi anlattım. Koronavirüsten korunmanız mümkün! 
Koronavirüsten korunmak için nasıl beslenmeliyim? 
Hangi bitkileri kullanmalıyım? 
Ozonterapinin koronavirüs üzerindeki etkileri nedir? 
Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için hangi takviyeleri almalıyım? 
Kendimi ve ailemi hastalıktan korumak için ne yapmalıyım? 
Aşı olmalı mıyım? 
Vitaminleri nasıl kullanmalıyım? 
Koronavirüsten korkmayın. Bağışıklık sisteminizin zayıflamasından korkun. En koruyucu maskeniz, kendi bağışıklık sisteminiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b88c93e4-5342-4eb0-a315-da7a33f79e4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Arkadaşlardan Öğrendiğim İyi Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Anlamak zorunda değilsin, beni anlama Zaman hep yıpratan bir küheylan Yaşamak için hafifletici sebepler bulsan Boş ver Başına gelecek olanlar nasılsa geldi Kıyametin ortasındaki cennet Ölüme yaklaştıkça artan cesaret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fa09fc0-96b5-456b-af85-3dea8d449280.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırklar Divanı</image:title>
            <image:caption>Divan şairleri şiirin bir dil oyunu olduğunu biliyorlardı. Bu oyunun kurallarını belirleyen temel ilkeler vardı. Bu ilkelerin başında da mısra estetiğine sadakat geliyordu. En küçük birim olan mısradan beyte, beyitten manzumeye erişilirdi. Ama divan estetiğinde beyit güzelliği esastı. Onun için Yahya Kemal, divanları okumak yerine büyük şairlerin berceste mısra ve beyitlerini bir antolojide okumanın daha isabetli olacağını söylüyordu. Ne var ki bercesteleri bile okuyup estetik haz almayı aradan geçen zaman, değişen dünya ve dil zorlaştırıyor. Kırklar Divanı, bu zorlukları Türkçe sevgisiyle aşarak eski şiirin zevkine varılabileceğini göstermek niyetiyle seçilmiş örnekler üzerine aşkla yazılan kırk denemeden oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c7a2504-e528-4cff-9ff8-940e13d6a16d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Sesinden</image:title>
            <image:caption>Kaç kez söyledim sana bir şiir yazacağımı Kendimle konuşmasam bu şiir yazılmadan önce Mutlaka seninle konuşmuş olurdum Neyin, ne yüzden anlaşılmayacak bir sonu olduğunu Bu şiiri ilk kez herkesle konuşurken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95cd6abe-13f1-41ff-81ac-e0579fd9830d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşe Yol Yapan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Cahit Zarifoğlu şiiri beş iç gövdeden oluşan bir şiirdir. Çocuk gövdesi, çocuk ve erken büyümüş çocuk gövdelerini barındırır. Geçmişle yüzleşme cesaretini çocuk gövdesiyle gerçekleştirir. Zarifoğlu şiiri baba gövdesiyle genişler. Acı, Zarifoğlu şiirinin merkez gövdesidir. Aşk gövdesi ise özel gövde durumundadır. En poetik şiirleri acı ve aşk gövdeli şiirlerdir. Çocuk, baba, acı ve aşk gövdeleri şiirinin başat gövdesi olan metafizik gövdenin içindedir…
Cahit Zarifoğlu, çocuk kitaplarını iç çocuk gövdesiyle yazmıştır. Cahit Zarifoğlu, iç çocuk gövdesiyle yazdığı ve içe bakışa yaslanan çocuk kitapları ile önce yetişkinlerin sonra da çocukların yazarıdır. Güneşe Yol Yapan Çocuk / Cahit Zarifoğlu Kitabı, şairin yakın dostu Mustafa Ruhi Şirin’in kırk yıl öncesine dayanan günlükleri yanında yazarın çocuk kitaplarını yorumladığı yazı ve gerçekleştirdikleri söyleşilerden oluşuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc13dc59-7d43-48a3-b666-65ea770f1799.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Koşarken</image:title>
            <image:caption>Ben bu suyu tek başıma geçemem
Rüzgâr olsam değemem saçlarına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e48d35-8c98-4cb5-ab45-4185fd4e8caf.jpg</image:loc>
            <image:title>Buradan Bakınca</image:title>
            <image:caption>Soğuktu dönüp dönüp baktığın yün yorganlar Zeytin toplayan köylüler aceleyle vurduğun kapı Soğuktu seni ayakta beklediğim belediye parkı Yürüdün islak tedirgin iç bayıltıcı nasıl da sebepsiz Soğudu her şey, her şey soğudu bu güneşin altında Ağda balık boğazda manzara doğuda bir duldalık Sonra senin yüzük parmağın kolyesiz boynun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/075a37d3-dd5b-46c0-85df-8d134fdcf97e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Dağlarım</image:title>
            <image:caption>Bir dağın insanı sevebileceğini, onun bir gönlü ve yüreği olduğunu, bir ruh ve mana taşıdığını Peygamberimizin Uhud Dağı için söylediği “Uhud bizi sever, biz de Uhud’u severiz” hadis-i şerifini işittiğimde anlamıştım. Dağların insandan önce emanete muhatap olduğunu duyduğumda ise varlık-yokluk, canlı-cansız gibi kavramların içi boşalmış ve âdeta yeniden dolmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32a0d0f5-e457-4756-9a0d-a0832481866d.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Kaybımız</image:title>
            <image:caption>İnsan meğer ölümden değil, ayrılıktan korkuyormuş. Bırakıp gitmekten. Eşini, oğlunu, kızını, dostlarını, malını, makamını ve kitaplarını...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce87d04-80ca-4813-baf0-716fccdfb2b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şuurun Şiarları Bilincin Mahiyeti Nörokozmos</image:title>
            <image:caption>Baktığı, yöneldiği, algıladığı her şeyi Yegâne Bir&apos;in tecelli ve tezahürü olarak görür ve anlar. Onun bilgisi artık menkulat ve rivayetle öğrendiği değil, bildikleri ise &quot;bilmeklikten &quot;yakîn&apos;&apos;e aşkınca oluş biçimleridir. Görünene ve görüleceğe bir kaderî bakışla hâkimdir. Onun görüşleri basit bir optik algılamanın ötesinde, hep basiret hep basiret olmuştur. Allah nuruyla baktığı ve anladığı İçin anlayışları hep feraset hep feraset olmuştur. Bu feraset ve fehametle anlayış, basiretle görüş, beş duyu üstü bir seziş sahipliğine vehbiyetle yetki ve salahiyet anlamında yetkin ve yetkili kılınma &quot;mührüne&quot; sahiptir. Bu durumdakiler İçin görmeden ve bilmeden tanıyor olma, anlıyor olma idraki tabii bir haldir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11b8a8a8-04c3-44eb-b0b7-4f4d23135da9.jpg</image:loc>
            <image:title>Yed’i Verenler</image:title>
            <image:caption>Anadolu’da “el verenler” denir yed’i verenlere. Bilimden ilime, irfana ve sanata kadar Yaradan’ın bahşettiği hediyelerini, kendi gibilerine aşkla gönüller açılsın diye veren Hace’lerdir yed’i verenler. 
Abdurrahman Hace, aşkın bir aşkla yoğrulan gönlünden güçlü bir sezişle bildiklerini, suyun üstüne serptiği boyalara aşkını katarak gönlüne giden yola revan olmaya çalışan Damla’ya akıtır. Ebru sanatına can veren, çini ve tezhip sanatına yenilikler getiren Kara Memi ise tarihin tozlu sayfalarından sanatın ve mütevazılığın temsili olarak el verdiği Mimar Sinan ile yeniden can bulur. 
Şahkulu, Mihrimah Sultan, Salih, Kayla, tüm nakkaşhane sanatkârları ve hatta Kanuni Sultan Süleyman da Kara Memi’nin zamandan, mekândan aşkın tüm evreni kapsayan, arşın merkezi olan gönlündeki sonsuz ve büyük aşkından nasibini alır. 
Dünya döndükçe bilimle, ilimle, irfanla, sanatla, bazen şiir, bazen beste, bazen resimle, bazen bir buluş, bazen bir dokunuş, bazen de sabırlı bir bekleyişle... 
Kim bilir, Yaradan’ın hangi hediyeleri ile gönülden gönüle yol almaya devam edecek yed’i verenler? 
................... 
Ebru sanatına kimin hayat buldurduğunu biliyor musunuz? 
Diye sordu tok ve kibar bir erkek sesi. Damla kafasını kaldırıp tam cevap vermeye hazırlanıyordu ki adamın simsiyah, pırıl pırıl bakan gözlerinde takılıp kaldı. Uzunca boylu, esmer, zayıf yüzünü şapkasıyla gölgelemiş, oldukça zarif giyimli bu adamı bir yerlerden tanıdığını düşündü. Gözleri o kadar tanıdık geliyordu ki… 
- Acaba sizinle daha önce tanışmış olabilir miyiz? Bir yerden tanıyor gibiyim sizi. 
- Kalpleri aynı şeyler için atanlar birbirlerini tanırlar. Sadece hatırlamazlar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87628c55-e822-46bd-9d9e-e6deda00a6f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs’a Soldan Bakmak</image:title>
            <image:caption>Yaşam, türlü zorluklarla boğuşan, karşısındaki egemenlere kıyasla gücü sınırlı ve kendi gücüne güvenmek yerine sürekli sığınacak bir büyük aramaya zorlanmış küçücük bir halk olan Kıbrıslı Türk halk için bile olsa “devrimcilik olmadan olmaz” diyor. Halkın gözünde sağ ve solu kısmi farklılıkları dışında aynı gören anlayış kapitalist gerçekliğinin sınırlarını 
zorlayan devrimci bir pratik olmadan kırılamaz. Siyaseten solda tanımlanmanın Kıbrıs sorununda takınılan tavra indirgenmesi; Kıbrıslı Türk solunu bu sorun dışında söz söylemeyen bir konuma, bu konum da Kıbrıs sorununu liberal aklın ötesinde düşünemeyen bir pozisyona itti. Oysa her gün yüzümüze çarpan bir gerçeklik var ki, günlük yaşamın sorunlarla dolu gidişatına yön verme çabası olmadan devrimci politika, devrimci politika olmadan da Kıbrıs’ta bir anlaşma olsa bile gerçek bir barış olamaz. 
Münür Rahvancıoğlu kitabında bizi, gündemimizi yaşamın gerçekliği üzerinden belirlemeye ve güncel sorunlarımız olan yoksullaşma, gericilik, asimilasyon, milliyetçilik, ataerki, örgütsüzlük, yılgınlık, mücadele anlayışı ve bu sorunlardan temellenen sahici bir Kıbrıs sorunu tartışmasına davet ediyor. Bir diğer değişle, liberal aklın açmazlarıyla sıkışan solu devrimci bir Marksizme çağırıyor.  Ali Şahin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19eabdf7-76dd-441a-9741-87842e219990.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokumlu Masa</image:title>
            <image:caption>Tiyatro sahnesinde çocukluk halleri, şiir yarışmasının heyecanı, kardeş sevgisi, yılsonu gösterisi telaşı, aile bağları, evden ilk ayrılış, farklı koşullarda büyüse de benzer yollardan geçen çocuklar, olaylar karşısındaki tepkileri, duyguları, hayalleri... Her sayfada çocuk neşesi, her öyküde umudu yeşerten bir kahraman var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87337</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caa0d354-e396-4e38-a256-8be93e10ffe0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Tarihçiliğin Gündemi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta dünyadaki tarihçiliğin son yirmi yılı, köklü tarihçilik geleneklerine sahip olan, günümüz dünya tarihçiliğine de katkı sağladığı söylenebilecek ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İspanya, Mısır, İran, Çin, Japonya ve Rusya gibi ülkeler üzerinden inceleniyor. On ayrı ülkedeki tarihçiliğin son yirmi yılını inceleyen bu çalışmadaki her bir tarihçi yazarımız, ilgili ülkelerde doktora ya da post doktorasını yapmış akademisyenlerdir. Böylelikle ilgili ülkenin dili ve kültürüne nüfuz etmiş tarihçilerin incelemeleriyle, bir anlamda dünyada tarihçilik adına nelerin tartışıldığı, konuşulduğu ve gündem oluşturduğunu okuma imkânına erişiyoruz. 
Dünyada Tarihçiliğin Gündemi, günümüz Türkiye’sinde, dünyadan farklı ülkeleri yakından takip eden önemli bir tarihçi potansiyelinin varlığına işaret etmesi bakımından da önemlidir. Maksadımız, Türkiye’deki tarihçilerin, dünyada tarihçilik adına nelerin konu edildiğinden haberdar olmalarını sağlamak ve bundan ilham almalarına vesile olmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87338</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4d42c84-4926-471e-b96d-0ec4d851616c.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler Altında Yirmi Bin Fersah</image:title>
            <image:caption>Açıklanamayan, tuhaf bir olay 1866 yılında herkesin dilindeydi. Öyle ki sokaklarda, limanlarda neredeyse her yerde bu olay konuşuluyordu. Gittikçe yayılan söylentilerin önüne geçmek için önlemler alınmaya çalışılıyordu. Bazı gemilerden; “büyükçe”, parlayan, kalın bir çubuk şeklinde ve bir balinadan fazlasıyla büyük bir şeyle karşılaştıkları rapor edilmişti. 
Yine gemilerde not edilen seyir defterlerine yazılanlara bakılacak olursa bahsedilen boyutlarda bir deniz yaratığı olamayacağı için, herkes bunun ne olduğunu merak etmekteydi. 
1868 yılında denizlerde bazı gemilerin çarpıp batmasına neden olan garip bir nesnenin varlığını araştırmak için Fransız bilim adamı Pierre Flronnax ue uşagı Conseil, birlikte ABD bilim gemisine binerler. Çıkacakları bu uzun yolculukta onları gizemlerle dolu bir macera beklemektedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1230bdb3-b6ad-43a6-a37c-371971289397.jpg</image:loc>
            <image:title>Vefa</image:title>
            <image:caption>Ben Anteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki onlar yalnız Antep´i değil Türkiye´yi kurtardılar.&quot; 
Mustafa Kemal Atatürk 
Birinci Dünya Savaşı&apos;nı kaybetmenin izlerini taşıyan bir şehir... 
Esareti kabul etmeyen bir halk... 
Vatan kurtarılıp savaşın yaraları sarılabilecek miydi? 
Ya aşk esaret altında yaşanabilir miydi? 
Üstelik savaşlar, sadece meydanlarda silahlarla, toplarla, tüfeklerle yapılmıyordu. İnsan kendi içinde de hep savaş hâlindeydi. Vicdanını hür bırakan ve onu dinlemeyi öğrenen biri için doğru-yanlışla, akıl-kalple ve yapılması gereken- yapmak istenilenle hep meydan muharebesindeydi. Bir türlü bitmeyen, sonu gelmeyen bir savaştı bu. 
Peki ya hangi savaş daha zordu? 
Hangi vefa borcu daha ağırdı? Bu hikâyeyi okurken kalbiniz sıkışacak, vicdanınızın sesini susturamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77294d9b-34b1-4fd1-bc12-651255829f3d.jpg</image:loc>
            <image:title>O Gemide Ben De Olsaydım</image:title>
            <image:caption>Dünyayı, yaşamı, kültürleri merak eden, kabına sığamayan, idealleri için mücadele veren, güçlü bir genç kız... 
Ve bu macerada tesadüf eseri karşısına çıkan genç ve gizemli bir erkek... 
Bazen umutlarını kaybedecek, bazen aşkını kaybedecek, bazen tüm o karanlıklar içinde aydınlığı yakalayacak... 
Ve tüm bu karmaşa içinde kendini bulacak. Bu maceraya eşlik etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b1cec7-bea1-4933-931b-b488e419d1c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fesleğen</image:title>
            <image:caption>Göçmenlikleri sadece vatanlarından göçmelerinden değildi onların. Göçtükleri hayatlarıydı, anılarıydı, dostları, hayalleri, çiçekleriydi pencere pervazında bıraktıkları… 
Bir adamın koşuşuyla başlayan, bir kadının koşuşuyla biten upuzun bir hayat! 
Savaşın sadece cephede verilmediğini, cephede kazanılsa da evlerde kaybedildiğini nahif bir dille, yolları aynı acılarda kesişen ailelerde okuyacaksınız bu kitapta. 
 Ama savaş ateşten gömlek. Gitmesen memleketi, gitsen karını, kızını, ananı bırakıyorsun ardında. Hangisi daha fena? Hâlâ bilemedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d31c4245-18fb-4225-b77a-01b9ea3b895f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Edimleri</image:title>
            <image:caption>“… benim en daimi ilgim, hatta diyebilirim ki, felsefi ilgimden önce gelen ilgim, edebiyata yöneliktir, edebi olarak adlandırılan oyazıma yöneliktir.” 
Jacques Derrida, Thèse d’État 
Jacques Derrida felsefede ve edebiyat teorisinde günümüzün en etkili figürlerinden biridir ve temel felsefi yazıları kadar edebi metinler ve edebiyat sorunu üzerine yazıları da çeviri güçlüğüyle anılmaktadır. Edebiyat Edimleri Derrida’nın Rousseau, Mallarmé, Kafka, Blanchot, Joyce, Ponge, Celan ve Shakespeare’in de aralarında yer aldığı Fransız, Alman ve İngiliz edebiyatının önde gelen figürleri ve metinleri üzerine yazılarından bazılarını bir araya getiriyor. Ayrıca edebiyat, yapıbozum, politika, feminizm ve tarih sorunları üzerine Derrida’yla yapılan önemli bir söyleşiyi de içeriyor. Editör Derek Attridge, Derrida’nın yazılarına aşina olmayanlar için yapıbozum ve edebiyat sorunu üzerine bir giriş makalesinin yanı sıra daha öte okumalar için öneriler de sunuyor. Edebiyat Edimleri Derrida’nın edebi incelemelere dikkate değer katkısına aydınlatıcı bir giriş olarak hizmet edecek ve edebiyatın önemini sergilerken, bir kurumlar filozofu ve eleştirmeni olarak Derrida’nın eserlerinde tekillik, sorumluluk ve olumlama gibi konulara dikkat çekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5104a5e1-9cd6-4565-ad2b-52712f5bb744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp</image:title>
            <image:caption>“KAYBETTIKLERIMIZDE BULDUK BELKI DE ARADIKLARIMIZI. OYSA BIZ KAYBETMEK IÇIN BAŞLAMAMIŞTIK BU HAYAT OYUNUNA. HIÇ SORULMADIĞI GIBI DOĞARKEN YINE HIÇ 
SORMADILAR ÖLÜRKEN DE.” 
Zaman cenderesinin içinden parça parça toplayıp hepsini en derinliklerine göndermek için gözyaşlarıyla ıslattı. Çalınan bir hayattı belki geçmişi ama şimdi de yeniden başka bir hayat verilmişti ellerine. Unutup kazdığı karar ile tek tek gömdü yaşanmışlıklarını; akıl toprağının içine kapattı, yeni kararlar eşliğinde örttü bir bir. Son gözyaşı damlası süzüldü göz pınarlarından. Gözkapaklarının titreyen ritmiyle salındı yanaklarından aşağı; tek bir darbe parmak dokunuşu ile sildi sonsuza dek Sandra’nın geçmişle bağını. 
O artık, Amanda olmaya karar vermişti. Bu belki de birçoklarımızın içindeki gibi her acıda yeni bir kendi olarak çıkacaktı zaman sayfasında. Aynada baktığı yansımasının içinden yeniden, başka bir yeniye canlanacaktı; genç kadının duygu diye adlandırıp kendine maskelediği suretleri olarak. Tek bağını koparmadı. Karl, kendine benziyordu; duygusal ama belli etmeyen, sağlam durmak için acıyı içine gömerek, ayakta kalmak için direnen bir yapısı vardı genç adamın. Gülümsedi belli belirsiz hayalinde, sevdigi çocuğa... “Keşke, çocukluklarımı daha fazla görebilseydim!” dedi. Düşündükçe keşkeler büyüdü zihninde, aktı coşkuyla yüreğinin en kuytularına ve sadece bir nefeslik iç çekişle karışıp gitti sonsuzluğa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd2667ff-40ec-44eb-aa5d-7468183c2390.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler Konuşamaz</image:title>
            <image:caption>Hayallerine kavuştuğu, mutlulukla yeni tanıştığı 
anda kaybolan Gökçe’nin yokluğu, en çok dostlarını etkiler. 
Yıllar sonra bile çözülmeyi bekleyen olayı araştıran arkadaşları, önce kendi hayatlarındaki sırlarla karşı karşıya gelirler. 
 
Gerçeğe ulaşmak ise sandıklarından daha zor olacaktır. 
 
Geçmişin izleriyle yaşayan Yankı’yı, 
geçmişi şimdide arayan Alper’i, geçmişten kaçmak isteyip 
ona tutsak olan Erdem’i yıllar sonra bir araya getiren şey Gökçe’nin kendisini tekrar hatırlatmasıdır. 
Ve bu kez herkes kendi sırlarıyla 
yüzleşmek zorunda kalacaktır. 
 
  “Sen, yaşayamayan tüm insanlar için yaşayabildiğin kadar yaşa. Sınırlardan ve onları aşmaktan korkma.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc38cac-6461-4361-b425-e833253e733f.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Love</image:title>
            <image:caption>Amazon Prime’ın en popüler dizisi Modern Love henüz izlemediğiniz bölümleriyle şimdi Türkçede! 
Mesajlarına hiç cevap alamayan bir kadın, umut verici dördüncü randevusu acil serviste sona eren bir adam, bipolar bozukluğuyla başa çıkmaya çalışan bir avukat, kanser olduğunu öğrendikten sonra eşi için ‘date’ profili oluşturan ve yazısını tamamlayamadan hayata veda eden bir yazar, babasına çektiği özlemi ona benzeyen erkeklerde arayan bir şarkıcı, geçmiş ilişkilerinin güzelliğine ve enkazına bakan insanlar… 
 
Gazeteci Daniel Jones’un 2004 yılından bu yana gerçek hikayeleri toplayarak hazırladığı ve dünyanın dört bir yanından pek çok insanın anılarını biriktirdiği “Modern Love” uzun yıllardır soluksuz takip edilen bir seriye dönüşmesinin yanı sıra aynı zamanda podcast, kitap ve dizi oldu. Tina Fey, Andy Garcia, Anne Hathaway, Catherine Keener, Dev Patel ve John Slattery gibi popüler isimlerle Amazon Prime’da üst sıralarda yer alan dizinin henüz izlemediğiniz bölümlerine bu kitapla kavuşacaksınız. 
Modern dünyanın yalnızlığını, ideal ilişki kavramını, hayallerdeki aşkı keşfedeceğiniz; tüm bunların imkansızlığıyla barışmanız gerektiğini bir solukta anlayacağınız; nahif diliyle elinizden bırakamayacağınız “Modern Love” sadece aşkı değil aynı zamanda dostluğu, çocuk sevgisini, hayatlarının sonbaharında olan insanların yaşadıkları ikilemleri ve özsevgiyi anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f5b526-3a18-4415-9ce8-6043798f3268.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratik Enneagram</image:title>
            <image:caption>İnsanı tanımlamak zor, kendimizi tanımaksa en çetin görevlerimizden biri. İnsanlığın şafağından beri belki de en çetrefilli meselemiz bu oldu. Kişiliğimiz, mizacımız, karakterimiz, bizi biz yapan özellikler neden böyle? Nasıl şekilleniyor, bize neler anlatıyorlar? İnsanlık bu alanda sadece bilimsel yöntemlerle değil, bilim öncesi toplumlarda da devasa boyutlarda bilgi biriktirmiş gibi görünüyor. Enneagram da bu bilgi alanlarından bir tanesi. İnsanı tanımlamak ve insanın kendini tanıması için çok güçlü bir araç. Elbette tüm kadim gelenekler gibi ancak ustaların elinde, sınırları dahilinde ve yeni bilimsel anlayışların ışığında uygulandığı takdirde yeni dünyada bize yeni kapılar açabilecek bir bilgelik. Dr. Mehmet Özdemir, bu alanın dünyadaki en usta uygulayıcılarından biri ve bu kitabıyla kendini tanıma yolculuğundaki her insana paha biçilmez bir yol haritası sunuyor. Pratik Enneagram okunup bırakılacak değil, sürekli çevremizde bulundurmak isteyeceğimiz kitaplardan… 
Sinan Canan, Prof. Dr., Üsküdar Üniversitesi &amp; AçıkBeyin 
Enneagram, her bireyin kendi yapısına göre baskın özelliklerini, gelişim alanlarını ve hatta düşebileceği tuzakları, daha derin bir bilgiden yararlanarak söyleyen, kendimizi ve bireyleri tanıma yolculuğumuzda bize yüksek fayda sağlayan bir envanter. Enneagram sisteminin rahatken veya stresliyken sergilediğimiz özelliklere değinmesinin yanı sıra, öğrenme tarzımızın nasıl olduğuna dair de bilgi verebiliyor olmasını heyecan verici buluyorum. Özellikle kişisel gelişim alanında, kişisel kalitesine saygı duyduğum, işine duyduğu özen ve öğrenmeye olan açıklığına tanık olduğum Sevgili Dr. Mehmet Özdemir ile bu yolculuğa çıkmak işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Bu sistemi kullanmak, benim deneyimimde, ekip içi ilişki dengesini çok daha iyi anlamama ve empati geliştirmeme yardımcı oldu. Bu kaynaktan birçok kişinin yararlanması dileğimle… 
Buket Özdel, HR Manager, Stryker Turkey 
Pratik Enneagram, “Ben kimim?” sorusunun cevabını incelerken, özel hayatımızda olduğu gibi iş, eğitim ve sosyal hayatımızda da kullanabileceğimiz bir bilgi birikimi sunuyor bizlere. İş hayatımda özellikle faydalandığım bu bilgi sistemi, senaryoda karakter kurgularken oldukça kullanışlı bir metot oldu benim için. Bu açıdan çalışmalarımda Enneagram’dan yararlanmayı istememle birlikte yakın zamana kadar Türkiye’de Enneagram’ın farklı alanlar üzerinde nasıl kullanılacağına dair böyle tatmin edici bir kaynakla karşılaşmamıştım. Bu kitap, mevcut soru işaretlerinizi gideriyor. Şiddetle tavsiye ederim. 
Aykut Sanver, Yatırımcı &amp; Yapımcı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ba3531-d3bc-4826-84bf-64244b0fca03.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Perileri: Van Gogh</image:title>
            <image:caption>Periler Ülkesi&apos;nin iki yetenekli ilham perisi Lorza ve Perus, birbirinden renkli dünyalara kanat çırpmaya devam ediyorlar. Bu kez, sihirli fırça darbeleriyle Periler Ülkesi&apos;ni renklerinden dahi ressam Van Gogh&apos;un birbirinden güzel talolarına renklerin en güzelini bulup getirmekti.
Çocuklar için çeşitli müzikaller düzenleyen, Susam Sokağı&apos;nın metin yazarlarından Ayfer Artaç, çocukları masalsı bir dünyaya davet ediyor.
Kitapta yer alan karekodları okutup Van Gogh&apos;un tablolarından ilham alınarak bestelenmiş parçaları dinleyebilirsiniz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abe33b59-50a8-49ea-b3eb-101e5a673659.jpg</image:loc>
            <image:title>Taymis Kıyıları</image:title>
            <image:caption>“Taymis Kıyıları”, “Tuna Kıyıları”, “Gezerek Gördüklerim” gibi döneminin fikir atmosferini çok etkileyen ve bugün de tarihçinin zevkle okuduğu seyahatnameler onun kaleminin gücünü gösterir. Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.&quot; Prof. Dr. İlber ORTAYLI     Falih Rıfkı Atay’ın 1930’ların başında Avrupa’ya ve İngiltere’ye yaptığı bu gezi, yalnızca siyasal ve tarihsel analizler ve turistik gözlemler içermemektedir. Atay, özelde İngiltere ile Osmanlı-Türk, genelde ise Avrupa ile Asya-Afrika kültürleri arasında, gündelik hayat, maddi kültür ve gelenekler bağlamında çarpıcı analizlerde bulunuyor; dönemin Türkiye’sinin ve yeni cumhuriyetin Batılılaşma, çağdaşlaşma ve modernleşme süreç ve sancılarını her iki kültürün birtakım dinamiklerini mukayese ederek çözümlemelerde bulunmaya çalışıyor. Gündelik kültürün ‘müzeleşmesinden’ sanayileşme ile birlikte kentlerin dönüşümüne; kimlik arayışlarından farklı coğrafyalardaki yaşam biçimlerine kadar dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel yansımalarını Batılılaşma, Avrupalılaşma ve modernleşme bağlamlarından ele alıyor. Özellikle Londra sokaklarında ve Thames (Taymis) nehrinin kıyılarında dolaşırken tuttuğu notlardan oluşan, edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda siyasi, sosyolojik ve antropolojik çözümlemeler içeren ilk gezi kitaplarından biri olması itibarıyla, uzun bir aradan sonra okurun ilgisine sunulmayı yeniden hak ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b65bea1b-fcb0-4938-ba1d-d5f6c0c2b236.jpg</image:loc>
            <image:title>İstemenin Esrarı</image:title>
            <image:caption>İsteklerimizin Yüce Yaradan nezdinde kabul ve ret sebeplerini açıklıyor İstemenin Esrarı... Duaların etkisine dair pusula ilkeleri ortaya koyuyor.   Dua nasıl makbul olur? Yetenek veya ihtiyaç diliyle, çılgınca, bilinçli, düzenli ve evrensel anlatımlarla dua nasıl güçlenir? Meleklerle yardımlaşmak, ilahi isimlere dayanmak, gıyabi dua dayanmak, gıyabi dua desteği almak için neler yapılabilir?  Şükürsüzlük, yılgınlık, hayalcilik, haset, zulüm, söz taşımak, şirk, sorumsuzluk, Yaradan’a güvensizlik, sabırsızlık ve hikmetsizlik duayı nasıl bozar?   Bir çiçek tohumu hal diliyle Yüce Yaradan’dan yardım diler de gökten gönderilen bir rüzgâr onu vadilere götürüp toprağa diker. Makbul dua, arştan yetişip kalbimizi kanatlandıracak böylesi bir ilahi rahmet rüzgârı çağrısıdır. Gözyaşları eşliğinde arşı titreten samimi bir yakarışa karşılık, Yüce Yaradan adeta kâinatı seferber eder. Bazı büyük dualar insanlık tarihinin değişmesine vesile olmuştur.   Okuyucular şöyle yazdı: “Defalarca okumak ve okumak istiyorum.” “Kitabınızı okurken ne canımda can, ne el ve ayaklarımda derman kaldı.” “Bu kitabı okuyunca kalbim manevi bir havayla doldu taştı.” “Ancak bu kadar güzel bir anlatım olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e179a1a-6feb-4c63-bf90-b299b01fa343.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin ve Uluslararası İlişkilerin Temel Kavramları</image:title>
            <image:caption>Kavramların siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğrencileri için özel önemi vardır. 
Siyasî argümanlar çoğunlukla kavramların geçerli anlamları üzerine bir mücadeleye indirgenir ve her biri ‘özgürlük müdafisi’, ‘demokrasi taraftarı’ ve ‘adalet savunucusu’ olduğunu iddia eden karşıt taraflar tartışabilir, kavga edebilir ve hatta savaşabilirler. 
Sorun şudur ki ‘özgürlük’, ‘demokrasi’ ve ‘adalet’ gibi kelimeler farklı insanlara öyle farklı şeyler ifade eder ki kavramların kendisi sorunlu gibi gözükür. 
İlk edisyonu Siyasetin Temel Kavramları ismiyle yayınlanan bu kitap siyasî analizlerde karşılaşılan önemli kavramlara nüfuz etmek için kolay anlaşılır ve geniş kapsamlı bir rehberdir. Her kavram enine boyuna ve sarih şekilde incelenmiştir ve siyasî argümanlar ve çalışmalar için önemleri tartışılmıştır. Kitabın içeriği güncellenmiş ve küreselleşmenin siyaset üzerindeki artan etkileri de göz önünde bulundurularak 70 kavram daha eklenmiştir. Canlı ve rahat okunur anlatım tarzı ve okur dostu yaklaşımıyla meşhur olan kitabın bu ikinci edisyonu siyaset ve uluslararası ilişkiler çalışmalarının vazgeçilmez bir yol arkadaşıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1aedb53-ca30-49d0-b10e-3de976888ebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Misafir</image:title>
            <image:caption>Ali Amca ile Ahmet de geliyorlardı. Önlerine koştu, Ali Amca’nın elini öptü. Ahmet’le sarıldı. Ali Amca gülümseyerek “Hasan, hoş geldin, sefalar getirdin, yine hangi rüzgâr attı seni buraya?” dedi. Bir anda içindeki kızgınlık yok oldu gitti. Gülümseyerek “Valla Van’a hastaneye geldim. Yarın doktora gideceğim” dedi. Hep birlikte eve gittiler. İkinci kattaki dairenin kapısının önünde bir kova manda 
yoğurdu ile bir küçük bidon otlu peynir Hasan’ın hediyesi olarak onları bekliyordu. 
 “Son Misafir” 
Kısa bir sessizlikten sonra sürdürdü konuşmasını. “Mevlana’nın güzel bir sözü var. O büyük bilge der ki, insan bazen dünyalara sığmaz, bazen de bir zerrede boğulur. Yani genişlikler de, darlıklar da, varlıklar da, yokluklar da biz insanlar içindir ve hepsi devirlerini tamamlar, geçip giderler. Nasıl ki hava bir an kapanır, kar, dolu, sağanak yağmur yağar sonra da açılıp masmavi pırıl pırıl olursa insan hayatı da öyledir. Bize düşen şey, sıkıntımız her ne ise onda boğulmamaktır. 
Zaman pek çok derdin gerçek ilacıdır.” Kız sessizliğini korurken başını öne arkaya hafifçe sallayıp 
onun dediklerini onayladı. Aralarında bir etkileşim oluşmuştu ama bu onun beklediği kadar güçlü bir etkileşim değildi. 
 Bir süre sustular. 
“İstanbul Bir Kadın Bir Kız”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b31c3ae5-5a77-4f3e-9bd9-796145ee80ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mürmür Yüzme Yarışına Katılıyor 2</image:title>
            <image:caption>Çocuklar, Küçük Mürmür&apos;le birlikte denizlerin altını üstüne getirecek!
Duyduk duymadık demeyin, denizlerin en hızlısı kim diye düşünmeden geçmeyin!..
Kalamarya&apos;nın 300. kuruluş yıldönümü, tüm şehre yayılacak bir festival ve spor şenliği eşliğinde kutlanacaktır. Küçük Mürmür, kutlama kapsamında düzenlenecek yüzme yarışına katılmak için can atmaktadır. Oysa yakın arkadaşları onun bu isteğine karşı bir hayli önyargılıdır; kılıç balığı Zıpkın ve yelken balığı Püfür varken, bir salyangoz kadar yavaş hareket eden Mürmür&apos;ün yarışta hiç ama hiç şansı yoktur! Ne saçma bir düşünce! Üstüne üstlük Zıpkın&apos;ın, kendisinden hızlı giden herkesi tehdit etmesine rağmen, kimse küçük dostumuzu bu &quot;cesur&quot; kararından vazgeçirebilecek gibi değildir! Yarış düdüğü çaldığında ise tüm izleyicileri hayrete düşürecek kadar yaratıcı ve heyecan verici olaylar gerçekleşir!
Sosyal ilişkilerde olumlu iletişim kurmanın yollarını önyargıları yıkan bir öykü aracılığıyla anlatma yoluna giden Küçük Mürmür Yüzme Yarışına Katılıyor, akran zorbalığı gibi hassas ve önemli bir konuya temas ediyor, sorunlara karşı farklı yaklaşımlar geliştirmeleri için çocukları yüreklendiriyor.
Küçük Mürmür, çocukların yeni okuma arkadaşı oluyor!
Andreas Schlüter&apos;in yazıp Dirk Hennig&apos;in resimlediği Küçük Mürmür&apos;ün maceraları, &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisindeki yerini alıyor.
&quot;Okuma Seviyesi 2&quot; olarak sınıflandırılan bu neşeli öyküler, okumayı söken 1. sınıf öğrencilerini ve okumada hızlanmak için alıştırma yapan 2. sınıf ilk dönem öğrencilerini hem eğlenceli hem de öğretici bir okuma serüvenine davet ediyor.
Çocuklar, Kalamaryalı sevimli mürekkep balığı Mürmür ve yakın dostlarıyla beraber farklılıkların zenginliğini keşfediyor, sosyal ilişkileri geliştirmenin önemini öğreniyor. Mürmür&apos;ün, karşılaştığı sorunlara yönelik ürettiği pratik çözümler, bir yandan okurları eğlendiriyor bir yandan da akran zorbalığının sebepleri ve sonuçları üzerine onlara düşünme fırsatı sunuyor.
Küçük Mürmür kitaplarının sonunda yer alan 16 sayfalık &quot;Bulmaca Diyarı&quot; bölümü, çocukların okuduklarını daha iyi anlamalarına ve pekiştirmelerine katkı sunuyor.
Büyük kitap harfleri, basit cümleler, kısa paragraflar ve resimlerde dikkate yönelik ayrıntılarla okumaya heveslendiren &quot;Küçük Yıldızlar - İlk Okuma Kitaplığı&quot; serisi Tudem&apos;in yayın planında yer alacak yepyeni kitaplarla zenginleşmeye devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138f9825-75b6-4098-b381-bf8529671aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahice Hatalar</image:title>
            <image:caption>HERKES HATA YAPAR! 
TARİHE DAMGASINI VURMUŞ EN BÜYÜK DÂHİLER BİLE! 
Charles Darwin, William Thomson (namı diğer Lord Kelvin), Linus Pauling, Fred Hoyle ve Albert Einstein… Bu isimlerin hepsi bilime inanılmaz katkılarda bulun-muş, fikirleriyle bilim tarihinde adeta devrim yaratmıştı. Fakat onlar bile hatadan muaf değildi ve hepsi de bir dönem fena çuvallamıştı. Darwin yaşadığı dönemin hâkim görüşlerine yenik düşerek Doğal Seçilim teorisini yüzüne gözüne bulaştırmıştı. Muhteşem Lord Kelvin Dünya&apos;nın yaşını yanlış hesaplamıştı. 20. yüzyılın en önemli kimyagerlerinden, iki Nobel ödüllü Linus Pauling rakiplerini alt etme telaşına yenik düşmüş ve DNA için hatalı bir model geliştirmişti. Astrofizikçi Fred Hoyle, Büyük Patlama teorisinin isim babası olmasına rağmen, evrene böyle bir başlangıcı yakıştıramamıştı! Ve &quot;deha&quot; dendiğinde ilk akla gelen isim Albert Einstein, evreni dengede tutan güçler hakkında yanlış bir görüş ileri sürmüştü. 
Sonuç olarak, bu beş bilim insanı hatalarına rağmen ve belki de o hatalar sayesinde, evrene bakış açımızı değiş-tirmişti. Mario Livio&apos;nun bu kitapta olağanüstü bir ber-raklıkla açıkladığı gibi, hatalar bilimsel gelişme için vazgeçilmezdi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6088c50b-f181-4352-878c-8885f7408753.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbinin Sesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Raj, babası için dokundu piyanonun tuşlarına. Kalbinin derinliklerinden parmak uçlarına aktı melodiler. Kimsenin bilmediği, yalnızca ikisinin aklında kalan. Sıcacık, dokunaklı... Peter Reynolds, bu kez müziğin iyileştiren, sevgi dolu melodisiyle sesleniyor okura. Ve herkesi duyguların o rengârenk evreninde buluşmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ed5127-00e1-4484-bf65-8b9b9f9d9ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Tina</image:title>
            <image:caption>Evde canı sıkılan bu küçük kız her çocuk gibi sokağa çıkmak istiyor ama çıkamıyor, çünkü Kara Tina var. Arkadaşına gitmek istiyor ama gidemiyor, çünkü Kara Tina var. Peki sinema? Ih-ıh... olmaz, Kara Tina var. Ya anneannesi? Yasak! Kara Tina oraya da gitmiş. İyi de kim bu Kara Tina? Çocuklardan ve herkesten ne istiyor?
Tüm dünyayı etkileyen ve insanlık tarihinde önemli bir yer tutacak olan bu salgını ve hepimizin maruz kaldığı karantina sürecini bir çocuğun bakış açısıyla anlatmak istedik.
İşte Kara Tina da bu çabanın bir ürünü olarak ortaya çıktı.
Gizem Gözde Uçar, pandemi ve karantina sürecini korkmadan, çocuğa göre anlatmanın yollarından birine ışık tutuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2eced18-caf4-4894-84c0-a3f0559d47b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Karakter Gelişimi Ve Değer Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Günümüzde bilgiyle donanmış insan sayısı hızla artmasına rağmen insan eliyle meydana gelen yıkıcı olaylar incelendiğinde insanlığın gittikçe karanlığa doğru sürüklendiği görülmektedir. Artık dünya sistemi öyle bir hale geldi ki sanki insan değil vicdanını ve duygularını kaybetmiş bir makine yetişmektedir. Hâlbuki Chaplin’in ifade ettiği gibi dünyanın makineden çok insanlığa, zekâdan çok iyiliğe ve anlayışa ihtiyacı var. 
Bu kitap bu ihtiyacı bir nebze olsun karşılamak amacıyla yazılmıştır ve sizleri yaşamınıza anlam katacak güzellikleri keşfedeceğiniz içsel bir yolculuğa çıkaracaktır. Bu kitaptaki hikâyeleri-masalları okudukça kendinizi tanımak, birisine yardım etmek, etrafınızdakilere sevgiyle bakmak, kardeşinize sarılmak, çocuğunuzla ilgilenmek, dostunuzun hatırını sormak, annenizin babanızın elini öpmek, bir yetimin başını okşamak, ülkeye ve insanlığa katkı sağlamak… isteyeceğinizi fark edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d02cf4ba-a5cb-48c0-bee8-de2bd67cdd40.jpg</image:loc>
            <image:title>Göktanrı’nın Gölgesi Oğuz Kağan</image:title>
            <image:caption>‘’Oğuz Kağan Destanı,en eski iki destanımızdan birisi olmasının yanında 
Oğuznameler içerisinde en muhteşem olanıdır. 
 Okurken her satırından,hatta her kelimesinden ayrı lezzet aldığımız ; milli 
Duygularımızıa hayat veren,bizi destanlar çağına alıp götüren Oğuz Kağan 
Destanı’nın biri Uygur harfli diğeri Farsça kaleme alınmış iki önemli 
Kaynağı vardır. 
 Esasen Oğuz Kağan Destanı deyince hemen hepimizin aklına Uygur harfli 
Metin gelir.İslamiyet tesirinden uzak bu metin şiir şeklindedir ve metin 
Başından,ortasından,sonundan eksiktir. 
Uygur harfli Oğuz Kağan Destanı oldukça bilinir olmasına rağmen,Farsça 
Kaleme alınmış Oğuz Kağan Destanı’nın bilinirliği çok sınırlıdır.Oğuz 
Kağan’ın inancına dair çok detaylı bilgiler içermesinden midir bilinmez 
Destanın bu versiyonu maalesef üvey evlat muamelesi görmektedir ! 
 Türk Milleti’nin her yitik edebi hazinesini gün yüzüne çıkarıp özellikle 
Gençlerimizin istifadesine sunmayı kendisine vazife edinmiş birisi olarak 
Farsça yazılmış Oğuz Kağan Destanı’nı modern bir romana çevirmeye karar 
Verdim.Ve elinizdeki tarihi roman böylelikle oraya çıkmış oldu. 
 ‘’Bu yeni Oğuzname artık sizlere,Türk Milleti’ne emanettir.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aa71576-dedb-468b-876b-37b957407b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dede Korkut Romanları 1 Bamsı</image:title>
            <image:caption>’Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne Dede Korkut’u öbür gözüne 
Koysanız,yine Dede Korkut ağır basar’’ 
-Ord.Prof.M.Fuat Köprülü 
 
Dede Korkut Romanları serisinin ilk kitabı,Oğuzların kudretli bir beyi 
Olan, yedi kız babası Pay Püre Bey’in,erkek sabihi olamayışı 
Karşısındaki çaresizliğiyle başlar.Nice zaman sonra Allahu Teala,Pay 
Püre Bey’e sekizinci evlat olarak Yusuf yüzlü bir oğul verir.Ama bu 
Oğlanın güzelliği başına nice belalar açar.Güzelliğinin methi Türkistan 
Sınırlarını aşıp kafir ülkelerine kadar ulaşır. 
 
Pay Püre Bey’in oğlu yiğitlik yapıp Bamsı Beyrek adını alınca,Pay Piçeb 
Bey’in kızı Banu Çiçek’le düğününün hazırlarına başlanır.Bamsı 
Beyrek’e kara sevdalı Helen ise düğün gecesi için iki aşığa kötü bir 
Sürpriz planlamaktadır.İşte o geceden sonra sonu tahmin edilemeyecek 
Bir aşk ve yiğitlik destanı yazılmaya başlanacaktır. 
 
Ufuk Tufan bu kitapta,Oğuz Türklerinin Yusuf yüzlü güzeli Bamsı 
Beyrek’in kafir kalesindeki on altı yıllık esaretini ve beşik kertmesi 
Olan Banu Çiçek’e kavuşma mücadelesini tarihi-fantastik bir roman 
Olarak kaleme alıyor.dillere destan bu aşk ‘’Bamsı’’nın sayfalarında 
Yeniden hayat buluyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265ee893-d370-476d-80d8-6ca550e72dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürel Değerlere Duyarlı Eğitim</image:title>
            <image:caption>Günümüzde çokkültürlü yapıların daha belirgin hale gelmesi eğitimin de çokkültürlü bir yapıya sahip olmasını gerekli kılmıştır. Eğitimde çokkültürlülük denince ilk akla gelen göçmen öğrenciler olsa da her öğrencinin birbirinden bağımsız bir kültüre sahip olduğunu düşünürsek aslında eğitimde her zaman çokkültürlü bir yapı olduğunu söylemek mümkündür. Şöyleki; aynı mahallede büyüyen çocuklar bile ailelerinden aldıkları kültürel kodlarla birbirinden farklılık göstermektedir. Bu noktada çokkültürlü yapı makro düzeyde farklı ülkeden gelen öğrencileri ifade ederken mikro düzeyde aslında tüm öğrencilerin birbirinden farklı olduğu görüşüne dayanan bir anlayışı ifade eder. Kültürel farkındalık bireyin kendisine; “Ben kimim?”, “Sahip olduğum düşünce yapısının oluşmasında geçmişim nasıl bir role sahip?”, “Farklı bir yerde doğup büyüseydim, yine aynı düşüncelere sahip olur muydum?” sorgulamasıyla başlamaktadır. Eğitimde kültürel değerlerin farkına varmak, kültürel değerlere duyarlı olmak ve eğitim sistemi içinde kültürel değerlerin nasıl kullanılacağını bilmek önem taşımaktadır. Kültürel değerlere duyarlı eğitim, yeni bilginin kazanımının kültür aracılığı ile şekillendiğinin farkında olarak, akademik ve sosyal olarak öğrencileri geliştirmek için kültürel farklılıkları zenginlik olarak gören bir yaklaşımdır. Okula gelen her öğrenci, bireysel olarak farklı bir kültüre sahiptir ve bu farklılıkların eğitim ortamına yansıması kültürel değerlere duyarlı eğitim ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. 
Bu ihtiyaçtan ortaya çıkan bu kitapta, öncelikle kültürel çeşitlilik, göç ve sosyal adalet kavramları ve bu kavramların eğitime etkisi incelenmiştir. Daha sonra kültürel değerlere duyarlı eğitimin felsefesi ve yasal dayanakları ele alınmış ve buradan hareketle kültürel değerlere duyarlı okul yöneticisi, öğretmen ve sınıf yönetiminin nasıl olması gerektiği tartışılmıştır. Son olarak tüm anlatılanların özeti niteliğinde kültürel değerlere duyarlı eğitim ve bu eğitime ilişkin uygulama ders örneklerine yer verilmiştir. Ayrıca her bölümde bölüm yazarlarının konuyla ilgili olarak yaşadığı ya da tanık olduğu örnek olaylar yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87361</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d62fe45f-4353-434d-accb-dee31cbcfebd.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Balıkları</image:title>
            <image:caption>İstanbul Boğazı yüzyıllardır binlerce masala ve hikâyeye ev sahipliği yaptı. Denizi, kuşları, balıkları ve kıyısında yaşayan sakinleri ona sevdayla bağlandı. Gün geldi korsanlar bastı, gün geldi fırtınalar yaktı yıktı. 
Boğazda meltemin estiği, martıların uçuştuğu, balıkçıların koşturduğu yine sıradan bir gün. Fakat o da ne? Yolunda gitmeyen bir şeyler var. Bir gemi kaza yapmış! Gemideki bütün çöp denize saçılıyor. Boğazın balıkları şaşkın ve çaresiz. Derken levreğin aklına insanlarla işbirliği yapma fikri geliyor ve macera başlıyor! 
Balıklar ve insanlar el ele verip boğazı çöpten kurtarabilecek mi? Boğazın masmavi suları Karadeniz&apos;den Marmara&apos;ya özgürce akabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce0ee5b8-89ba-4387-bcbf-89206074f301.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekansızlar</image:title>
            <image:caption>Bir köyü talan etmişti veba salgını. Bu köyü ve civar kasabaları salgının da etkisiyle kırıp geçirmişti. Soğuk bir kış ise eti kemirir gibi cesetleri kemirmekteydi... Duvara yaslanıp çömelmiş, elleri bacaklarının arasında sızarak ölen yaşlı bir adam buna sadece bir örnekti. Keza evlerin içinde ve dışında sağa sola devrilmiş meyyitler, bacalarından tütmeyen dumanlar ve baykuşların uğuldamaları… Birkaç köpeğin ise cesetleri koklamaları ve genizlerinden çıkardıkları acı iniltileri, sahipleri tarafından terk edildiklerinin de işareti idi. Sis yeryüzüne çökmüş, gecenin karanlığı ve kader; ölüm yorganını sessizce üzerlerine örtmüştü. Fakat bu ölüm bir kişiyi es geçmiş ya da görmezden gelmişti. 
Mehmet Umut Uzun, çok eski tarihlere dayanan Kabala hakkındaki rivayetleri, fantastik bir şekilde kurgulanan metafizik konulu romanında hikâyelendirerek anlatmaktadır. Kara büyünün olduğu bir çağdan bu zamana kadar gelişen hadiseleri, okuyucu da dâhil ederek rivayetler üzerine sürükleyici bir serüvene yolculuk yapılmasını sağlamaktadır. Film tadında, keyifle okunabilecek bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1811e501-6591-4e4a-9df7-263c5c6f84f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşüncelerin Karantinası</image:title>
            <image:caption>Bu yazılanlar, tarif etmek amacıyla yazılmıyor ki, bir kanıt sunmak için yazılıyor. Aklımın, ruhumun içindekilerle ilgili bir kanıt sunmak için. 
Evet, bir kanıt niteliğinde tüm bu cümleler. 
Belki de bir tutanak, ya da, tutunak. 
Evet, tutunak. 
Tutunak. 
Tutunacak bir dal değil, yanlış anlaşılmasın, bir tutunak. 
Mert Çakırcalı, edebiyata aklının tutunaklarını bırakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86b4e57c-d6ac-4b1b-99b5-99e6f1d79a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer</image:title>
            <image:caption>Mecazdır aslında şu dünya dediğin gönlüm. 
Bin bir dilekle dövünmene yer yok senin gönlüm. 
Bırak kadere kendini zamana uy git artık; 
Dönmez, yazmaz işte sil baştan kalemin gönlüm. 
 
İnsanlığın merkezine gönlü koyan Ömer Hayyam’ın hayat felsefesi, aslında dört satırla ne de güzel kendini belli ediyor değil mi? İnsanın ne yaparsa yapsın yazılan kaderini yaşayacağını, şu dünyada başa gelen sıkıntılara üzülmenin, yerinmenin ne kadar da boş olduğunu, alın yazısının sil baştan yazılamayacağını anlatmış bizlere büyük şair. Bu bahsi geçen kavramlar aslında Hayyam’ın hemen hemen tüm rubailerine hâkim olan konulardır. O, çağdaşlarından daima farklı düşünmüş ve günümüze kadar tüm ihtişamıyla gelen “Rubailer”inde kimsenin 
değinmediği belki de değinmeye cesaret edemediği konuları işlemiştir. Türk Edebiyatı’nda onlarca şair tarafından örnek alınmış, edebiyat tarihçileri tarafından da hakkında pek çok bilimsel yazı yazılmıştır. Ömer Hayyam’ın, bu güzel “Rubailer”ini sizlere sunmaktan mutluluk duymaktayız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4c36aa-e349-4d90-8031-00f60b37ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Vadideki Zambak</image:title>
            <image:caption>Aziz Felix, yasaların hepsi kitaplarda yazılı değildir, törelerin yarattığı yasalar da vardır, bunların en önemlileri ise en az bilinenleri olmaktadır. Hareketlerinizi, konuşmalarınızı, dış hayatınızı, toplum önüne çıkma, servete yaklaşma gibi du­rumlarınızı yöneten bu yasaların öğretmeni de kitabı da okulu da yoktur. Bu toplum yasalarına uymamak demek, toplumsal dünyaya hâkim olacak yerde, o dünyanın köleliğini kabul etmek demektir.” 
Madam de Mortsauf’un Felix’e yazdığı mektuptan... 
  Hayat ve kadınlar hakkında oldukça tecrübesiz olan Felix, bir gece, bir şenlikte gördüğü, evli ve iki çocuk annesi Madam de Mortsauf’a âşık olur. Kendisinden yaşça büyük olan bu soylu kadına umutsuz bir aşkla bağlanan, onu taparcasına seven Felix, zaten zorluklar içinde geçen hayatına yeni bir dert daha ekleyecektir. Madam’dan uzak kalamaz; ama her geçen onun yanında olduğu müddetçe büyüyen aşkının ıstırabıyla ezilir. Madam’ın durumu da Felix’den farksızdır. Mutsuz bir evlilik, her daim hasta çocuklar, ihtiyar ve huysuz bir koca; Madam’ın hayatını soldurmuş, onu, Felix’in aşkına itmiştir. Felix’e karşı hem tıpkı bir anne gibi şefkat duymakta, onu koruyup öğütler vermekte; hem de Felix’i günah saydığı bir aşkla sevmektedir. Beyaz bir zambak kadar narin ve güzel olan Madam de Mortsauf, Felix’in duygularına kendini bırakabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87366</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a757a73-22f1-46d8-92d6-45631c19946f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Dolittle’ın Serüveni</image:title>
            <image:caption>Hugh John Lofting (14 Ocak 1886 - 26 Eylül 1947) çocuk klasikleri arasında yer alan Doctor Dolittle karakterini yaratan İngiliz yazardır. 
Lofting&apos;in karakteri, Batı Ülkesinde küçük bir kasaba olan Puddleby-on-the-Marsh&apos;ta hekim olan ve hayvanlarla konuşabilen Doktor John Dolittle, ilk olarak I.Dünya Savaşı sırasında siperlerde çocukları için yazıldı. Savaşta ciddi şekilde yaralandı. Savaşın anlamsızlığını, dehşeti deneyimlerken, cephede hayvanların çektiği acılara da tanık oldu. Doktor Dolittle karakteri hayvanlara ve hayvanların yaşamına saygıyı öne çıkarak hayvanlar üzeriden çocuklara seslendi. Hikâyeleri kendi çocukları dâhil dünyanın her yerinde çocuklar tarafından okundu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5c6b19e-e4fc-4648-86d5-9551fe3e3952.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihat ve Terakki İsyankar Doğanlar</image:title>
            <image:caption>Jön Türkler ve İttihatçılar kimlerdi? 
İttihat ve Terakki bir ihtilal örgütü müydü? 
İttihat ve Terakki’nin bir ideolojisi var mıydı? 
İttihatçılar, Türkçü müydü? 
Hangi gelişmeler İttihat ve Terakki’yi iktidara getirdi? 
Balkan Savaşı’ndaki bozgun ve göç faciasının sebepleri nelerdi? 
31 Mart ayaklanması İttihat ve Terakki’ye tepki miydi? 
Balkan komitacılığı nedir?  Teşkilat-ı Mahsusa yasal bir örgüt müydü? 
Yedi yılda; üç savaş, bir seri ihtilal,  
darbe ve ayaklanma, toplumu nasıl etkiledi? 
Sınırsız cesaretleri ve müthiş ataklıklarıyla  
bir döneme mühür vuran silahşorlar, birer serüvenci mi,  
yoksa delilik derecesinde vatanseverler miydi? 
Jön Türk hareketinin öncülerinden, yazar, 
şair ve Osmanlı İmparatorluğu’nda, 19. yüzyılın en önemli 
devlet adamlarından birisi olan Ziya Paşa’nın: 
“Kalkın ey felâh-ı vatan dediler, kalktık. 
Herkes oturdu biz ayakta kaldık...” 
Dizeleri, kendilerinden sonra gelenler için de geçerli mi? 
Cumhuriyeti iyi anlayabilmek için 
1908-1918 dönemine bakmak gerekiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b470f948-dcc1-4834-89ee-da2797ed1895.jpg</image:loc>
            <image:title>Goldberg: Çeşitlemeler</image:title>
            <image:caption>“Josipovici’nin zekâsı ile yeteneğinin daimi hayranıyım.” -Muriel Spark
“Josipovici, İngiltere’nin en cüretkâr ve seçkin yazarlarından biri.” -Deborah Levy
Bir on sekizinci yüzyıl beyefendisi olan Westfield uykusuzluktan muzdariptir. Bir yazar olan Samuel Goldberg’ün görevi de Westfield’a kitap okuyarak onun uyuyabilmesini sağlamaktır ve bunun için de her gece okunmak üzere yeni bir hikâye yazmak zorundadır. Sanat, müzik, edebiyat, mitoloji, felsefe ve daha birçok konuya temas eden bu hikâyeler, uyutmak için anlatılsalar da, dinleyeni uyandıracak cinstendir.
Labirenti andıran eserleriyle tanınan, okuru metin içinde oyunlara sürükleyen Gabriel Josipovici’nin romanı Goldberg: Çeşitlemeler, hikâye anlatıcılığı hakkında bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1787edd1-9b66-4560-a959-d376a31aa47f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fish! - Balık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Moral Gücünü artırmanın ve Daha Verimli Sonuçlar Elde Etmenin Etkin Yolu... Her zaman, sevdiğiniz işi yapamayabilirsiniz. Peki yaptığınız işi sevmeye ne dersiniz? Herkesin her gün işe enerji, tutku ve olumlu bir tutumla birlikte geldiği bir işyeri düşünün. Bütün insanların işine, iş arkadaşlarına ve müşterilerine tam anlamıyla bağlı olduğu bir işyeri hayal edin. Balık!; tüm coşkusunu yitirmiş, verimsiz bir departmanı değiştirme sorumluluğunu üstlenen bir yöneticiyi anlatıyor. İşyerindeki sorunlardan bunalan Mary Jane’in yolu bir gün ofisinin çok yakınında bulunan, dünyaca ünlü balık pazarına düşüyor. Bu pazardaki keyifli, coşkulu atmosfere ve eşsiz müşteri hizmetlerine tanık olan yöneticimiz, burada öğrendiklerini ve aldığı basit dersleri kendi departmanında uygulayarak büyük bir başırı elde ediyor. Günümüzde iş hayatında en sık karşılaşılan sorunları (çalışanların rehaveti ve verimsizliği de dahil olmak üzere) anlatan Balık!, verdiği kolay uygulanabilir dersler ve ipuçlarıyla her zaman başvurulacak, gerçek bir klasik olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fd6e11c-009c-463e-91cd-bdf996d1bb55.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Otuz</image:title>
            <image:caption>“Eğer bir gün kalbinde bir yerlerde Venüs’e rastlarsan onu çok sevdiğimi söyle,” dedim içimdeki sese güvenerek. “Onu tanımak çok güzeldi.” 
Bedriye Zobu&apos;nun kaleminden hikayenin başını ve sonunu okurun belirleyeceği heyecan dolu bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ecf87be-a893-4cd5-8f03-eea4ae1c7f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaket Dili - Bir Hemşirenin Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Nezaket Dili: Bir Hemşirenin Öyküsü
Christie Watson
Tüp üzerindeki bantları değiştirip sabitlemek basit bir hemşirelik işi. Çoğu hemşirelik görevi ve nezaketin bizzat kendisi gibi basit ama son derece önemli.
Çoğu zaman kapısının önünden bile geçmek istemediğimiz soğuk görünüşlü hastanelerde, her şeye rağmen hayatla ölüm arasındaki ince çizgide görevini yerine getirmeye çalışan hemşireler...
Christie Watson yirmi yıllık hemşirelik kariyerini tam da bu eksende anlatıyor. Doğumhaneden morga, acil servisten onkoloji koridorlarına; bebeklerden yaşlılara, herkesin kalbine dokunan hemşirelerin hikâyelerini kendi deneyimleri eşliğinde anlatan Watson, bütün bunların altındaki şefkate işaret ediyor.
Watson, tüm dünyaya inat anlattıklarıyla âdeta umut aşılıyor. Gözyaşlarınızı “nezaket”le silmek isteyeceğiniz bir hayat hikâyesini okumaya hazır olun.
Florence Nightingale’in bildiği bir şeyi hatırlatıyor bize çocuklar: Acı ve hatta ağrı hissi nezaketle azaltılabilir.
“‘En kıymeti bilinmeyen’ mesleğe mensup insanların, hemşirelerin çalışırken nelere şahit olduğunu gözyaşı dökmeden okuyabileceğinizi sanmıyorum. Son bölümü okuduktan sonra bile günlerce etkisinden kurtulamayacaksınız.”
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4223d888-59c8-45e2-8d69-77ba384a35ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap hukukun sosyolojik bakımdan çalışılmasına genel bir giriş olarak tasarlandı. Potansiyel alanı devasadır, bu yüzden amaçları sıkı bir şekilde sınırlanmıştır. Esas olarak konusunu, sadece günümüzde Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da bulunan sanayileşmiş toplumlardaki, yani klasik sosyal teorisyenlerin on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başında ‘modern toplum’ diye adlandırdıklarının ardılı olan toplumlardaki hukukla ilgili teori ve ampirik araştırma oluşturuyor”. Roger Cotterrell’in Hukuk Sosyolojisi: Giriş başlıklı bu kitabı, Batı toplumlarındaki çağdaş hukuka farklı bir bakış açısı sunarken, bu alanla ilgili literatürün incelenebileceği geniş bir analitik çerçeve sağlıyor. Cotterrell’in çalışması, hukuk üzerine ampirik çalışmaların yoğunlaşmaya başladığı yirminci yüzyılın sonunda hazırlanmakla birlikte, hukuk sosyolojisi’nin yirmibirinci yüzyıldaki yol haritasına ilişkin sağlam bir temel sunuyor. Daha evvel Hukukbilimin Politikası: Hukuk Felsefesine Eleştirel Bir Giriş kitabını yayınladığımız çağdaş hukuk düşünürü Cotterrell’in hukuk kuramı alanındaki Türkçe literatürü zenginleştirmesini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd3cbcd5-4925-4f6e-89d9-92a2f67ba863.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Turşusu 1 ( Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uslanmaz bir bilim insanı olan Kısmet’in turşu sevdası ve benim üstün isim bulma yeteneğim sayesinde ortaya çıkan Zaman Turşusu, son güncellemelerle yeni yolculuklara hazır!  
Ama önce birkaç test yapmamız gerekiyor. Geleceğe neler göndersek acaba?
Peki ya; Geleceğe gönderdiğimiz tabaktaki sosisi kim aldı?
Çaya benzeyen bu siyah kül de neyin nesi?
3013 yılından gelen bardaktan neden duman çıkıyor?
Dedemin bahçesiyle Dünya’nın sonunun ne alakası var?
‘Vela şi nu katara’ ne demek?
Bütün bu soruların cevapları ve daha fazlası için… 
Işınla bizi Kısmet! Dünyayı kurtarma yolculuğumuz başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07047109-e5d1-4bd2-9112-f763ce6f697b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Ve Devrim</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapta anlatılan hikâyenin ayrı ayrı parçalarını uzman tarihçiler ve hukukçular çok iyi biliyor. Yine de tek başına hikâyenin bütünü bilindik değil ve alışılagelmiş peşin hükümlerle çatışıyor. Üstelik batı tarihinin geleneksel dönemselleştirmesine de itiraz ediyor. Batı uygarlığının tarihini tek tek milletlerin tarihi olarak ele almaktansa bir bütün olarak değerlendiriyor. Dahası genellikle modern öncesi döneme ait olduğu düşünülen modern niteliklere atıfta bulunuyor. Genellikle feodalizm çağı olarak adlandırılan dönemin baskın feodal niteliğini reddediyor ve feodal hukuk ile malikane hukukunu ticaret hukukunun, kent hukukunun ve krallık hukukunun zıddı olarak değil tamamlayıcısı olarak ele alıyor”. Yaşamı boyunca yirmi beş kitap ve yüzlerce makale yayınlamış olan hukuk kuramcısı ve tarihçisi Harold J. Berman (1918-2007), Batı hukuk geleneğinin oluşumunu bir bütün olarak sosyal, siyasi ve dinî temelleri ile açıklamaya çalışmasıyla tanınıyordu. Bu çalışma Batı hukuk geleneği ile ilgilenen herkesin ya referans göstermesi veya hesaplaşması gereken bir eser olarak abidevi bir değer kazanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96681294-ca7b-4a70-b4a8-e3a8b7de20dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu Çağında Yaşamak</image:title>
            <image:caption>SELÇUKLU ŞEHİR HAYATINI
YENİDEN KEŞFETMEK…
Selçuklu şehirlerinin güvenliği nasıl sağlanırdı? Mahalle hayatında Müslümanlar ve gayrimüslimler müşterek bir yaşamı ne şekilde kurmuşlardı? Çarşıların ve pazarların şehrin ekonomisindeki rolü neydi? Özellikle şehir idaresi konusunda halk ve yönetici zümre arasındaki ilişki nasıldı? Çocuklar hangi oyunlarla eğlenirdi? Bayramlar nasıl yaşanırdı? Yardımlaşma hangi yollarla sağlanırdı? Doğum, ölüm, doğal afet, hastalık, eğlence, kutlama gibi hadiselerde şehir halkı nasıl bir kader ortaklığı sağlamıştı?
Şehirler insan hayatının çehresini görebildiğimiz en duru mekânlardır. Kaynaklardaki bilgiler veya maddî izler geçmişin hikâyesini bugüne aktararak şehre dair bir resim çizmemizi sağlar. Selçukluların Türk-İslâm medeniyetine kazandırdıklarının başında kuşkusuz şehirleşme gelmektedir. Üç yüzyıl boyunca Türk tarihine ev sahipliği yapmış olan Selçuklularla birlikte şehirleşme faaliyetleri parlak bir yükseliş yaşamıştır. Günümüz şehir hayatına temel oluşturan yapılar Selçuklu şehrinin büyüklüğünün tartışılamaz olduğunu göstermektedir.
Selçuklular ve Beylikler tarihi, şehir tarihi, Ortaçağ’da sosyal, kültürel ve iktisadî hayat hakkında çalışmalar yapan Doç. Dr. Tülay Metin’in elinizdeki çalışmasında Selçuklu şehirlerinin oluşumu, iskânı, savunma yapıları, idarî yapısı, müesseseleri ve şehir halkının kültürel, dinî ve sosyoekonomik hayatı ayrı başlıklar altında inceleniyor. Selçuklu şehirleri hakkında bilgi veren dönemin seyahatnâmelerinden yararlanılarak seyyahların aktardıklarıyla Selçuklu şehirlerine ışık tutuluyor. Selçuklu şehirlerinin kimliğini belirleyen unvanları yeniden hatırlanıyor. Sıradan bir insanı, esnafı ve yöneticiyi evinden şehrin surlarına dek takip eden bu çalışmayla birlikte Selçuklu yaşamı bir bütün içinde ele alınıyor.
Selçuklu Çağında Yaşamak, Türk tarihinin en özel devirlerinden birini tüm canlılığıyla aktarırken meraklı okurlara da yeni keşifler sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e08f070e-ab0a-47ff-9533-d8004a7629dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Babürlüler</image:title>
            <image:caption>HİNDİSTAN’DA ÜÇ ASIR HÜKÜM SÜREN 
BİR TÜRK İMPARATORLUĞU: BÂBÜRLÜLER…
Atası Emir Timurʼun 14. yüzyılın sonunda gerçekleştirdiği Delhi fethi, Bâbür Şahʼın Hint topraklarını kendisine bırakılmış bir miras olarak görmesini sağladı. Azim, sebat ve kararlılıkla hareket eden Bâbür ve oğulları, 1526’da kurulan devleti adım adım genişlettiler. Zirve yıllarında Avrupa kıtasının yaklaşık üçte biri büyüklüğüne ulaşan Türk-Moğol kökenli bu imparatorluk, dönemin Avrupa nüfusunun yaklaşık iki katı bir nüfusa ve Hindistan topraklarının büyük bir bölümüne hâkim olmayı başardı.
Michael H. Fisher’ın elinizdeki kitabı, 16. yüzyılda Hindistan’da hâkimiyet kuran Bâbürlüler hakkında uzun zamandır beklenen bir çalışma ve bu alanda Türkçeye kazandırılan bir ilk eser olmasıyla büyük önem arz ediyor. Tarihî olayları zengin ve kapsamlı bir bağlama oturtan tarihçi Fisher, bir taraftan Bâbürlüler dönemi Hindistan siyaseti ve kültürünün ayrıntılı bir incelemesini sunarken öte yandan hanedan kadınları, dinî gruplar ve taşra memurları gibi pek incelenmemiş konulara dikkatleri çekiyor. Dönemin dil, şiir, sanat ve mimari arka planı da kitapta kendine geniş bir yer buluyor. 
Bâbürlülerden bugüne kalan maddi ve kültürel miras, Asya ve İslam dünyasındaki imparatorluk süreçlerinin doğasını anlamamıza ve Asyalılar ile Hıristiyan Avrupa’nın sömürgeci güçleri arasındaki ilişkiler hakkında etraflıca fikir sahibi olmamıza imkân sağlıyor.
Bâbürlüler keşfedilmeyi bekleyen bir Türk İmparatorluğu’nu ve Güney Asya tarihini yakından tanımak isteyen okurlar için çarpıcı bilgiler içeren ve kolay okunur bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4c91fcf-109b-4669-acd2-10c560991f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsansız Ordular</image:title>
            <image:caption>“Savaş teknolojisinin geleceğine dair büyük bir başarı... Muharebe meydanlarının ve ötesindeki robotların dünyasından geçen son derece okunası bir yolculuk.” 
- P.W SINGER, Wired for War kitabının yazarı 
&quot;Askeri konularla ilgili son zamanlarda okuduğum en ilginç kitap.&quot; 
- THOMAS E. RICKS, New York Times Book Review 
&quot;Yapay zekâ ve savaşın geleceğiyle ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.&quot; 
- TASK &amp; PURPOSE &quot;Çok yakın zamanda askeri mücadeleleri şekillendirecek olan otomatikleştirilmiş muharebe alanlarına dair güvenilir ve çarpıcı bir bakış açısı.&quot; 
- SCIENCE
Otonom silahların devri geldi. Peki, dünya buna nasıl ayak uyduracak? Savaşın kaderini otonom silahlara bırakmak, muharebe meydanlarını nasıl değiştirecek? Ölüm-kalım kararı artık robotların eline mi geçiyor? Geleceğin savaşlarında insan ne kadar rol üstlenecek? Askerler, siyasiler, hukukçular, mühendisler, bilim insanları ve sivil toplum örgütleri bu konu hakkında ne düşünüyor? Terminatör gerçeğe mi dönüşüyor?
İnsansız Ordular, silahlara ölüm-kalım kararlarını verme özgürlüğünü tanımanın sonuçlarını keşfetmek için tüm dikkatleri askeri tarihe, küresel politikalara ve modern bilime çekiyor. Irak ve Afganistan’da çalışmış emekli ABD Kara Kuvvetleri Ranger’ı ve Yeni Amerikan Güvenlik Merkezi, Teknoloji ve Ulusal Güvenlik Programı direktörü Paul Scharre, savaşı daha kesin ve insani hâle getirebilecek teknolojiyi benimsememiz gerektiğini söylüyor. Ancak olağanüstü teknolojik gelişmeler neticesinde artık ölüm-kalım kararlarında insan kalbine yer kalmadığını da belirtiyor. Üst düzey teknolojiye sahip silah sistemlerini anlatırken, gün geçtikçe belirgin biçimde ortaya çıkan hukuki ve ahlaki sorunları da ele alıyor.
İnsansız Ordular: Katil Robotlar, Otonom Silahlar ve Makine Savaşları, geleceğin savaşlarını bir bilimkurgu romanı gibi sarsıcı ve sürükleyici biçimde, tüm gerçekleriyle ortaya seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c998b2-11fa-4dae-91e9-a9e4e9782f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Demokratik Türkiye</image:title>
            <image:caption>HALİL İNALCIK’IN KALEMİNDEN
ATATÜRK VE TÜRK MODERNLEŞMESİ
...İşte böylece Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal Paşa’nın kişiliğinde ve etrafında, Anadolu halkı bağımsızlık savaşının önderini bulmuş oluyordu.” 
Halil İnalcık Türk tarihini dünya tarihçiliğine kabul ettiren Halil İnalcık’tan Atatürk, inkılaplar, cumhuriyet, modernleşen Türkiye ve Türklerin fikir, şuur, zihin dünyası…
Atatürkçülük, İnalcık’a göre yüz elli yıllık bir tarihî gelişimin son ve radikal ifadesidir. Günlük siyasi ve sosyal akımların etkisinden korunduğu ölçüde anlaşılacak, Türkiye’nin problemleri daha gerçekçi çözümlere kavuşabilecektir. Elinizdeki eserde İnalcık; hilafet, inkılaplar, modernleşme problemleri, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş ve yabancı tarihçilerin Atatürk devrimlerine dair yorumları üzerine çok kritik analizler yapıyor. Türkiye için bir tek yükseliş yolu olduğunu söylüyor: “Atatürk devrimini, gerçek ruhuyla benimsemek ve şaşmaz bir şekilde izlemek.”
Türk tarihinin en büyük sorununun Avrupa ile boy ölçüşme olduğunu düşünen İnalcık, bunun bir sorun olarak kalmaması için batıyı da doğuyu da iyi anlamak gerektiği üzerinde duruyor. Türkiye ve Japonya’nın siyasi modernleşmesi, Türk tarihi ve Atatürk’te tarih şuuru, yüzyıla damgasını vuran bir düşünür olarak Ziya Gökalp üzerine yazdığı makalelerle fikir dünyamızı genişletiyor. Atatürk ve Demokratik Türkiye, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ile devrimlerinin kaynağını daha iyi öğrenmek, modernleşen Türkiye’nin sorunlarını daha iyi anlamak için eşsiz bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17d0d0f9-7201-4458-97b2-9450630748e8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstasyon</image:title>
            <image:caption>Birgül Oğuz’dan yalnızlık, güven ve arkadaşlık üzerine uzun bir hikâye. 
“Şimdi ormanda bir patikada dalgın yürürken aniden ağaçların, boyumu aşan yabani otların arasına dalıp koşmaya başlamışım gibi hissediyordum. Tren hızlandıkça bir sevinç dalgası yükseliyordu içimde. Ama her an daha da kararan bir ormanda dikenli bitkilerin, böceklerin, gececillerin arasına fütursuz dalışımın ödeyemeyeceğim bir bedeli olduğu duygusuna da kapılıyordum. Davranışımın kaynağına belirsiz bir gelecekte varacağımı seziyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b04bf9-d654-4cf6-a686-cf52bf1b2088.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazoz Kapaklarının Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kimi yaşam öyküleri vardır ki okuduğunuzda yalnızca bir insanın hayatına dokunan anların ve olayların akışını değil, tüm oyuncuları ve arka planıyla birlikte bir endüstrinin de gelişimini, dönüşümünü anlatır. Gazoz Kapaklarının Peşinde, Ömer Yenici’nin genç bir girişimci olarak henüz öğrencilik yıllarında bavulla kitap seçkileri sattığı günlerden Türkiye’nin en büyük kitap dağıtım ağını kurmasına, iflas sürecinden daha da güçlenerek büyük bir yayın markası olarak yeniden doğuşuna dek kitap sektörünün son kırk yılda geçirdiği değişimi kendi hayat ekseni üzerinden anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce86dbc-6dfc-48cf-9acd-6768e3718998.jpg</image:loc>
            <image:title>Rastlantı</image:title>
            <image:caption>“Belki de senin kahramanın, başka bir masalın yalnızıdır.”
Kabullenmek mutluluğun anahtarıdır. Neden, niye, niçin sorularını kendinize sormadığınızda hayat size mucizeler sunacak. Çare sensin, çare gülüşün, çare bakışın, sesin… Kendini dinle, iç sesine imkân ver, dinginliğini sev. Sonrasında hayat bildiği gibi gelsin. Sen kimsesiz değilsin, kimliğin sensin!
Uzun zamandan beri düşünüyorum yaşama dair. Kavgalarım, öfkelerim, nefretlerim ne büyük yer tutmuş hayat takvimimde. Yaşadıklarımı sorgulamak gözlerimi köreltmiş, anlık kararlarla, değmeyecek insanlarla değer terazimi kaybetmişim. En çok da güvenimden vermişim, ölmüşüm aslında nefes alırken. Bugün farkındayım her şeyin ve bugün boş vermişliğin en güzel demindeyim.
Daha ne kadar zaman kaybedeceksin? Daha ne kadar sayılı olan günlerinden çalmalarına izin vereceksin? Durma koş, hayat soluklanmak için çok kısa. Kendine üzüldüğün evreden kendini sevdiğin döngüye gel. Bak ben buradayım, buralar çok güzel…
Murat Tavlı, sekizinci romanı Rastlantı’da, genç bir adamın Mardin’den İstanbul’a uzanan zorlu hikâyesini kaleme alıyor. Bu kitap, şahit olunan tüm kötülüklere rağmen hiç kaybolmayan bir umut ile aşkla yeniden şekillenen hayatları, içinde kendinizi bulacağınız bir kurgu ve sarsıcı bir üslupla okuyucuya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909eb9f5-9830-4dbb-a6ba-0e722f59782d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Şehri Okumak</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıllık geçmişiyle İstanbul, çağlara meydan okuyan bir şehirdir. Her yerinden tarih fışkıran, her taşında ayrı bir efsane yatan şehir... 
Fatih Çavuş bu kitapta İstanbul’un tarihi mekânlarını, sütunlarını, çeşmelerini, saraylarını, padişahlarını 
ve camilerini kaleme alıyor. Bunları anlatırken de yaşanan olaylara, efsanelere yer veriyor. Şehirde dolaşırken karşımıza çıkan bir sütundan bir çeşmenin inşa edilişine, Beylerbeyi’ndeki heykellerden Çırağan Sarayı’nda yaşanan baskın ve yangına, kuş evlerinden Osmanlı sultanlarının ihtişamlı camilerine dek birçok farklı konu kitap boyunca karşımıza çıkıyor. Ayrıca padişahların hayatları, dönemlerinde yaşanan olaylar ve İstanbul’a katkıları da merakla okunacak bölümler arasında. 
Bir Şehri Okumak, İstanbul’un tarihi eserlerine ve mekânlarına farklı bir gözle bakmanızı sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20991528-8e04-4c28-ab5d-48f8e2b20ffd.jpg</image:loc>
            <image:title>Theta Healing - Ruh Eşinizi Bulun</image:title>
            <image:caption>Ruh eşinizi bulmak ister misiniz? 
Birçoğumuz bu dünyaya, başka biri tarafından sevilmenin nasıl olması gerektiği duygusuyla geliriz. Ancak bu arzuyu en iyi şekilde nasıl gerçekleştireceğimiz konusundaki bilgimiz eksiktir. ThetaHealing® Ruh Eşinizi Bulun, spiritüel açıdan romantik olanlar, ruh eşini bulmak isteyen ve ilahi bir plan adına iki kişinin bir araya getirildiği inancını kaybetmeyenler için hazırlanmıştır. 
Bu kitapta şunları bulabilirsiniz: 
Sevginin yedi seviyesi 
Yedi tür ruh eşi 
Hangi tür ruh eşi istediğinizi belirlemenin yolları 
Ruh eşi arayışının farklı aşamaları 
Cinsellik ve benlik saygısı gibi konuları da içeren ruh eşi inanç çalışması 
Geçmişteki bir ilişkiyle olan enerji bağını serbest bırakma yöntemleri 
Vianna’nın kendi ruh eşini bulma deneyimine dayanan bu kitap, gerçek aşka olan inancınızı yeniden teyit edecek ve ThetaHealing® tekniğini kullanarak en uyumlu ruh eşini hayatınıza nasıl getirebileceğinizi açıklayacak. 
VIANNA STIBAL bir ressam, yazar, öğretmen ve sezgisel okuyucudur. ABD, Montana’da yaşamaktadır. 150’den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenleri ve uygulayıcılarına ders vermiştir. Bu enerji-şifa yaklaşımını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50c100e1-dee1-490d-8d6c-7c55ad9b8526.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Gerçek Olsa</image:title>
            <image:caption>Colbie Albright, ani bir kararla evinden ayrılıp San Francisco’ya giderken tek şey istiyordu: İlham perilerine kavuşmak ve yazdığı romanı bitirebilmek. Gündüzleri baş belası ailesiyle uğraşıp geceleri fantastik romanlar yazan genç kadının sadece minik bir molaya ihtiyacı vardı. Colbie, San Francisco’da, dilek tutanların gerçek aşkı bulduğu söylenen efsanevi bir çeşme gördü. Ancak dileğinin bu kadar çabuk gerçekleşeceğini tahmin edemezdi.
Milyoner bir dâhi olan Spence Baldwin, dilek tutarken suya
düşen genç kadının yardımına koştuğunda, yaşadığı sorunları bir anlığına da olsa unutmuştu. Ancak Colbie’yle tanıştıktan sonra keşfettiği derin hisler hakkında endişelenmesine gerek yoktu, genç kadın sadece birkaç haftalığına oradaydı.
Sırf her şeye, özellikle de kendi haline gülebiliyor ya da onu hemen anlıyor diye bu, Colbie’nin gitmesine izin veremeyeceği anlamına gelmezdi. Değil mi?
Colbie ile Spence’in birlikte geçirebilecekleri sadece iki haftaları kalmıştı. Bu süre, birbirlerine olan hislerini itiraf etmeleri için yeterli miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1480cf64-c7de-487f-ac37-8a1cb5b6b601.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirayet</image:title>
            <image:caption>“Ya öldürecek ya da olmayı istemeyeceğin bir varlığa dönüşeceksin. 
Peki ya aşk? O daima bir muamma.” 
 
Elvan, dağılan bir ailenin ve psikolojik sorunları nedeniyle intihar eden bir annenin, güçlü, dayanıklı, olgun ve kendi hâlinde yaşayan kızıdır. Hemşire olarak çalıştığı hastanede bir doktorla henüz nişanlanmıştır. Aldığı evlilik kararıyla hayatının olumlu yönde değişeceğini düşünen Elvan, kaynağı bilinmeyen bir virüsün neden olduğu, insan doğasını değiştiren bir hastalığın ülkeyi sardığı bir dönemde tüm aile bireylerini kaybederek hastalık ortamında yapayalnız kalır. Enfekte olan insanlar geçirdikleri mutasyon nedeniyle öldürmeye odaklı canlılar hâline gelmiştir. Elvan, tüm bu olaylar patlak vermeden önce komşuları Sadi Bey&apos;in, şu an yaşadıkları duruma çok benzeyen komplo teorilerini dinlemiştir. Sığınacak başka kimsesi olmadığından ona gider. Sadi Bey&apos;in böyle bir durumu beklediğinin göstergesi olan bir yeraltı barınağı vardır. Birlikte oraya giderlerken Sadi Bey, bir enfekte tarafından öldürülür. Barınağa tek başına girme mecburiyetinde kalan Elvan, burada haftalarca her şeyin yoluna girmesini bekler. Çıktığında ise bambaşka bir dünya onu bekliyordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87386</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec3f12a8-ab8c-46a5-835e-32f87ae4a878.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe</image:title>
            <image:caption>Serçe; yetim bir kızdır. Babası Sarıkamış Savaşı’nda donarak şehit olur, annesi çocuklarını bırakır kocaya gider. Serçe’yi Adana’da zengin bir ağaya evlatlık verirler. 
Serçe; çalışkan bir öğrencidir. 
13 Ocak 1925  günü Mustafa Kemal Atatürk Tarsus’u ziyaret eder. 
Serçe; 4. sınıf öğrencisidir. Yenice İstasyonu’nda bir konuşma yapar ve Atatürk’e çiçek verir. Giyimiyle, kuşamıyla ve konuşmasıyla Atatürk’ün sevgisini kazınır. 
 Sanat Okulu son sınıftayken akrabaları bunun peşini bırakmazlar. Serçe’nin hayatı o tarihten sonra değişir. Hiç beklemediği bir yaşamın içine girer, hayatı kararır. Sıkıntılı hayattan kurtulmak için çırpınır, sonunda kendine bir yol 
bulur. Bilgisi, kültürü ve örnek davranışları yaşadığı toplumu etkiler ve örnek alınır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87387</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/100a16fb-da77-4a15-bea2-82cd54aaf049.jpg</image:loc>
            <image:title>Robotlar Cehennemi - Macera Geçidi 16</image:title>
            <image:caption>KENDİ MACERANIZI YAŞAYIN! 
 
Bu macerada ünlü bir uzay polisisiniz. 
Göreviniz, bölgenizde güvenliği sağlamak… Ancak başınız, gök adaya korku salan gizemli Uzay Korsanı’yla dertte… Buna bir de savaş robotlarının ayaklanması eklenince, bölgeniz tam bir cehenneme dönüşüyor: Robotlar Cehennemine… 
Birileri, savaş robotlarını kullanarak Samanyolu Gök Adası’nda bir robot imparatorluğu kurmak istiyor. Bakalım onu engelleyebilecek, insanları robotların kölesi olmaktan kurtarabilecek misiniz? 
Bu kitapta tam 10 farklı son var. Kimi iyi, kimi kötü... Doğru seçimler yaparsanız; başarıya ulaşır, adınızı insanlık tarihine altın harflerle yazdırırsınız. Yanlış seçimler yaparsanız, uzayın derinliklerinde yok olup gidersiniz. Her şey sizin kararlarınıza bağlı. 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec721614-48f4-433f-86f4-e7c3bd69d7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Gezegen - Korku Tüneli 5</image:title>
            <image:caption>KORKU TÜNELİNE GİRİN! 
CESARETİNİZİ TEST EDİN! 
 
Bu macerada, Uzaklar 2 uzay gemisinde görevli bir savaş pilotusunuz. Sizden önce Mükemmel Gezegen’e giden Uzaklar 1, gizemli bir şekilde kaybolmuştur. 
Göreviniz Mükemmel Gezegen’e inmek ve Uzaklar 1’i bulmaktır. 
Ancak indiğiniz gezegen, inmeyi planladığınız Mükemmel Gezegen’den çok farklıdır. Burası canavarlaşmış yaratıkların kol gezdiği, acımasız savaşların yaşandığı korkunç bir yerdir. 
Bakalım bu gizemi çözebilecek ve Uzaklar 1’e ulaşabilecek misiniz? Unutmayın! Uzaklar 1 ve Uzaklar 2’deki insanların yaşamı sizin başarınıza bağlı... 
Başarıya da ancak doğru kararlar verip kitaptaki 12 farklı seçenekten doğru olanı izleyerek ulaşabilirsiniz. 
BU KİTABIN KAHRAMANI SİZSİNİZ! MACERANIN GİDİŞATINI VERECEĞİNİZ KARARLAR BELİRLEYECEK!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87389</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61e0f28b-7313-4807-a522-e58d922c4d04.jpg</image:loc>
            <image:title>Zurbahan’da Altın Beşik</image:title>
            <image:caption>İnsanı diğer canlılardan farklı kılan düşünebilmesi ve akıl yürütmesidir. 
Toplumların varlığı, zenginliği, sahip oldukları kültürel değerlerle ölçülür, onunla vardır. 
Kültürel değerler, asırlarca bir birikim ve yaşanmışlıkları sonucu ortaya çıkar. Kuşaktan kuşağa anlatılır, korunur, bilinirse büyür gelişir, boy atar, ışık verir, yeni nesilleri aydınlatır. 
 Zurbahan’da Altın Beşik, okuyanların zihinlerinde, gönüllerinde iz bırakacak, çok önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a01735c-27c3-4f45-8e37-a6e73383ef8a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnayet Gökçe’den Deyişler</image:title>
            <image:caption>Sevgi insanı insan eder. Her insanı insan eden. Her insanı mutlaka mutlu eden değer yargıları vardır. Benim mutluluğum ise, özümdeki ilahi aşkı yaşatarak, konuşarak bazen de satırlara dökerek ifade etmek olduğu deyişler halinde… 
 İnanmak, hissetmek, yaşamak; manevi hazza vararak… 
 Kalemi dost edinip, kağıda sırdaş olmak, kendini kendinle yaşamak. 
Kanadı kırık bir kuş misali, çırpınıyordu içimde kelimeler, yazdıkça yaralarım kapanıyor, huzur buluyorum. 
Uçmak istiyorum uçmak 
Yeryüzüne sevgi saçmak 
Kapalı kapıyı açmak 
Rabbim sana yönelmişim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b5a87e-5935-4244-8d91-bdea197e663f.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Sanat İstemez! - Sakar Bora 5</image:title>
            <image:caption>Eğlenceli Ve Paldır Küldür Maceralarıyla
Sakar Bora İşte Karşınızda!
Merhaba arkadaşlar!
Aranızda sanatçı olmayı aklından geçiren oldu mu? “Yok canım, neden öyle bir şey yapayım ki?” diyorsanız elinizdeki kitap tam size göre.Bu kitapta; sanata nasıl balıklama daldığımı görecek, resim, müzik, tiyatro ve ebru kurslarında yaptığım sakarlıkları okuyacaksınız. Yaşadığım maceraları okurken hem eğlenecek hem de çok şey öğreneceksiniz. Bu kadar laftan sonra hangi sanat dalında başarılı oldum, merak ediyor musunuz? Ressam mı, müzisyen mi yoksa bir oyuncu mu oldum?
Haa, unutmadan bir de kitap boyunca sinir bozucu “Mandal Çetesi” ile uğraştım tabii ki.
“O da ne?” dediğinizi duyar gibiyim. Ahh ahh! Ne siz sorun ne de ben söyleyeyim.
Kitabı okuduğunuzda hem sanat dolu maceralarımı hem de Mandal Çetesi’nin sırrını öğrenmiş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/299bfad2-36eb-4d05-9b7f-dd6786ccde9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güvenlikte Temel Konular</image:title>
            <image:caption>Uluslararası  Güvenlikte Temel Konular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6d2be0f-943c-4e30-a4cd-7721be4f4282.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’in En Zengin Adamı</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar Babil’de dünyanın en zengin adamı yaşardı; adı Arkad. Zenginliğinin ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aynı zamanda eli açıklığıyla da ünlüydü. Yardımlarında cömertti. Ailesine karşı cömertti. Kendi harcamalarında cömertti. Gene de serveti her geçen yıl harcadığından daha hızlı bir biçimde artardı.
“Bugün,” dedi Kobbi, “eski arkadaşımız Arkad’la karşılaştım, altın kaplama arabasında gidiyordu. Onun gibilerden beklenen bir davranışla beni görmezden gelip geçmedi. Tam tersi herkesin görebileceği biçimde el salladı, bana, çalgıcı Kobbi’ye gülümsedi.”
“Babil’in en zengin adamı olduğunu söylerler,” dedi Bansir dalgın dalgın. “Öyle zengin ki kralın hazinesi dara girdiğinde ondan borç altın aldığını işittim,” diye karşılık verdi Kobbi.
Günün birinde gençlik günlerinden arkadaşları Kobbi ve Bansir çıkıp geldiler ve “Sen Arkad,” dediler, “Hepimizden daha şanslı oldun. Biz ayakta kalabilmek için didinip dururken sen Babil’in en zengin adamı haline geldin. En güzel giysileri giyip en nadide yiyecekleri yiyebiliyorsun, oysa biz, ailelerimizi eli yüzü düzgün giysilerle giydirebilir, karınlarını doyurabilirsek ne mutlu bize.
“Ama bir zamanlar eşittik. Aynı hocadan ders aldık. Aynı oyunlarda oynadık. Ne derslerde ne oyunlarda bizden üstün değildin. “Gördüğümüz kadarıyla ne bizden daha sadakatla ne de daha çok çalıştın. Öyleyse neden kahpe kader dünyadaki tüm iyi şeylerin tadını çıkartmak için seni seçerken senin kadar hak eden bizleri görmezden geldi?”
Bunun üzerine Arkad onlara uzun bir söylev çekti : “Gençlik günlerimizden bu yana çıplak bir varoluşun ötesinde bir şey elde edemediyseniz bu ya zengin olma yasalarını öğrenemediğiniz ya da onlara uymadığınız içindir.”
“Öğrenmek istediklerinizi size söyleyeceğim, çünkü artık yaşlı bir adamım ve yaşlılar gevezeliği sever. Gençlik öğüt alacak yaşa geldiğinde ona verilen geçmiş yılların bilgeliğidir. Ama genellikle gençlik, yaşlılığın yalnızca geçmiş günlerin bilgeliğini bildiğini sanır, onun için yararlanamaz. Oysa unutmayın ki, bugün parlayan güneş, babanız doğduğu gün parlayan güneşle aynı ve en son torununuz bu dünyadan gittiğinde hala aynı güneş parlıyor olacak.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33bf48ed-f101-4502-8419-af079c98705e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu (1924-1978)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde, öğretmen eğitiminin geliştirilmesi açısından çeşitli çalışmalar ve tartışmalar gerçekleştirilmektedir.  Yapılan çalışma ve tartışmaların geçmişi olduğu, öğretmen yetiştirme sisteminin tarihsel temelleri olan bir sürecin ürünü olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Geçmişte öğretmen yetiştirmenin nasıl olduğunu ortaya koymak bu açıdan önemlidir. Mevcut çalışma Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti eğitim tarihinde varlığı dikkate değer olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulunun 1924-1978 yılları arasındaki öyküsü detaylı incelemiştir. Çalışmada İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğretmen yetiştirme açısından değerlendirilmiş; Okulun idari yapısı, öğretmenleri, öğrencileri, başarıları, kısıtlamaları, sorunları, sosyal ve kültürel durumu ele alınmıştır. Kısacası Türkiye eğitim tarihindeki yer alan bir öğretim kurumunun hayat hikâyesi ortaya konulmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4e916f-6f2d-4129-ab99-ac0b5b868d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Aromatik Adam</image:title>
            <image:caption>Çocukları düşünmeye, sorgulamaya ve gerçeği aramaya yönelten felsefi hikâyeler anlattığı çocuk kitaplarıyla çok sevilen Anooshirvan Miandji&apos;den bu kez gençler ve büyükler için bir epistemik roman: Aromatik Adam 
Her doğru gerçek midir? 
Çok kişi bir şeye inanırsa, o gerçek olur mu? 
Bilginin sınırı var mıdır? Bilginin ölçüsü nedir? 
Bildiğimiz her şey, her şey midir? 
Doğa ile doğaüstü arasındaki fark nedir? 
Parlayan her şey ışık mıdır? 
Pahalı olan her şey değerli midir? 
Bilinmeyeni bilmek için neden önce bilineni bilmek gerekir? 
Bu soruların yanıtını merak ediyorsanız, Aromatik Adam romanı okumanızı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c41a3d-f5cc-4f61-be6f-81e3ab064cae.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Prens ve Diğer Hikayeler</image:title>
            <image:caption>“Artık şehrimin tüm çirkinliklerini, tüm acılarını görebiliyorum ve kalbim kurşundan yapılmış olsa da ağlamaktan kendimi alamıyorum.&quot; 
19. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan Oscar Wilde’ın Mutlu Prens ve Diğer Hikâyeler isimli kitabı; iyilik, mutluluk, paylaşmak, bencillik, kibir, merhamet gibi önemli pek çok duyguya yer veren beş öyküden oluşuyor. 
Şiirsel bir dille ve sihirle parıldayan, küçük-büyük herkesin ilgiyle okuyacağı bu kusursuz derlemede; şahit olduğu yoksulluk ve kötülükler karşısında hiç de mutlu olamayan Mutlu Prens’in, aşk uğruna hayatını hiçe sayan Bülbül’ün, bahçesini küçük çocuklardan esirgeyen Bencil Dev’in, arkadaşlığın yüceliğine her şeyden çok inanan fedakâr Hans’ın ve kendini diğer herkesten üstün gören bir roketin hikâyesi sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336a232e-3c14-4f06-96c9-9d7d2c0fcae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyalarla İyileşme Nusretien Rüya Analizleri</image:title>
            <image:caption>“Artık rüyalarınızı bir başka göreceksiniz” 

“Rüyalarla İyileşme” adını taşıyan bu çalışma, Nusret Kaya’nın artık “Nusretien yöntem” olarak anılan özgün yöntemi temelinde danışanlarla yapılan çalışmalara dayanmaktadır. Neredeyse kırk yıldır kendisine başvuran danışanlarının sorunlarını anlamaya çalışan Nusret Kaya, rüyalardaki “simge dilinin” izlerini saptayarak iyileşme sürecine katkıda bulunuyor. Rüyalardaki simge ve semboller, mitoloji, efsaneler ve kutsal kitapların kavram ve işaretiyle çözümlenerek anlaşılır kılınıyor. 
  “Rüyalarla İyileşme” adlı bu kitap çok sayıda danışanının grup çalışmalarındaki anlatı, analiz ve tartışmalarına ek olarak Nusret Kaya’nın çözümleme ve yönlendirmelerini içermektedir. Bu kitapla birlikte artık “rüyalarınızı bir başka” göreceğinizden eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23955ec-4cab-4736-b041-8d0d93d2c051.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Düşü Mutlu İnsanlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamını, yurdunun &quot;mutlu insanlar ülkesi&quot; olmasına adamış bir kişiyi, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ü, yaşadığı çağı, yaptıklarını ve yapmak istediklerini anlattım bu kitapta. Bu konular sende ders kitabı çağrışımı mı yaptı? Korkma, öyle değil. 
Ama korkmakta da haklısın; üniversiteden önceki okul yaşamımda bize okutulan sosyal bilgiler (tarih ve yurt bilgisi) kitaplarını ben de hiç sevmedim. Benim okuduğum kitaplar gerçekten hem görünüşleriyle, hem de içerikleriyle sıkıcıydı. 
Yakın tarihlerde, torunum Sina&apos;nın okuduğu sosyal bilgiler kitaplarına baktım: Kimse kusura bakmasın ama onları da hiç ilginç bulmadım. &quot;Yoksa ben ders kitabı mı yazsam?&quot; dedim; çünkü bunlar aslında ilginç konulardı. &quot;Aman, ders kitabı yazma!&quot; dedi torunum. &quot;Ama ben ilginç yazarım&quot; dedim. &quot;Sen bilirsin&quot; dedi. 
Yine de bu kitap, bir ders kitabı değil: Atatürk&apos;ü öğrenmek, anlamak isteyen okurlarımın benden istedikleri bir kitap... 
Kendi yaşam deneyimlerimi, bildiklerimi, öğrendiklerimi, anılarla, şiirlerle, türkülerle, gazete yazılarıyla harmanlayıp yazdım bu kitabı. 
Sevgili okurlarımın beklentilerinin boşa çıkmayacağını umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f10550a-aa46-4fb9-8504-8de7784c3cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Buğudaki İz</image:title>
            <image:caption>&quot;İçinde yaşadığımız toplum bizi kendisiyle aynı kılmaya çalışıyor. .. Biz, hele de o çocuk çağlarımızda toplumda beğenmediğimiz yanlar bulup, aykırı şeyler de düşünüyoruz zaman zaman... Yıllar içinde aykırılıklar azalıyor sanki. Diğer insanlara benzemeye başlıyoruz... Ya da, bütün camların buğuları siliniyor, bütün camlar birbirine benzer oluyor...&quot; 
Aykırılıklar ise yazıyla sürdürüyor varlığını... 
İnsan yazıyı öğrenmeden önce de yaşama bu kadar çok anlam yükleyebiliyor muydu acaba? 
Yaşam hep sürecek... Camlardaki buğular silinecek, insanlar içinde yaşadıkları toplum tarafından konulmuş kurallara uymaya, birbirine benzemeye, tekdüze yaşamaya zorlanacak... İnsana en çok yakışanıysa, aynılaşmaya karşı duran o buğulu camlar dünyası olmalı... Herkesin kendini yalnızca kendisi olarak duyumsadığı, hiçbir sesin, hiçbir rengin birbiri üzerinde egemenlik kurmaya çalışmadığı, o erken saatlerin büyülü dünyası... 
İlker&apos;in geçmiş bir zamanda, buğulu bir cama yazdığı adı, damlacıkları birleştiren su yollarıyla karışıyor, akıp gidiyor... Geriye anlatılası bir öykü kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59caeb9-8644-4e0b-a7bf-495edc4c6a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Araştırmacıları İçin Spss Uygulamalı İstatistik</image:title>
            <image:caption>Eğitim istatistiği nicel eğitim araştırmalarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bir eğitim araştırmasının nasıl analiz edilip yorumlanacağı konusundaki soruların cevapları araştırmacının eğitim istatistiği alanında bilgi ve deneyimine bağlıdır. Bu kitabın temel amacı eğitim istatistiğini okuyucular için açık ve anlaşılır bir dille sunmaktır. Bu sunum istatistiksel temeli olmayan okucuyucu kitlesi düşünülerek tasarlanmıştır. Ağır kuramsal bilgiler yerine araştırma yapmaya yeni başlayanların da rahatlıkla anlayabileceği şekilde hazırlanmıştır. Bu kitapta her analize ilişkin bir kontrol listesi ve örnek araştırma soruları verilmiştir. Ardından analize ilişkin işlem adımları anlatılmış, sonuçlar yorumlanmış ve konu kısaca özetlenmiştir. 
Bu kitapta anlatılan bilgiler bilimsel kaynaklara dayandırılarak aktarılmış olmakla birlikte, olgunlaşmaya ve geliştirilmeye açık bir biçimde yazılmıştır. Her türlü öneriniz için e-mail adresimden bana ulaşabilir, ileteceğiniz her bir öneriyi titizlikle dikkate alacağıma emin olabilirsiniz. Bu kitapta yer alan bilgilerin okurlara yararlı olması dileği ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84306c2f-02e3-47c5-ad67-47a854051aff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozkoparan</image:title>
            <image:caption>Ben Mehmet Yahya Usta. Bin yaşındayım, belki de daha fazla. Yerde yatansa İskender, benden bir yaş büyük. Yay ustası zanneder beni insanlar. Oysa ben gönüller yapar, kalpler onarırım. Kör zanneder beni insanlar, ben görmek için göze gerek olmadığını bilirim.

İskender mi? Onu tanırsınız siz. İlkin Bedir&apos;de vurulup düştü. Yirmi birdi yaşı. Kartalları korkutan bakışları vardı. Uhud&apos;da ok değdi kalbine bu kez, yirmi birdi yaşı. Öldü sandı insanlar onu. O, dirildi her seferinde. Hayber&apos;in kapısını söken Ali&apos;nin sağ yanındaydı tekrar vurulup düştüğünde. Kumandan Tarık&apos;ın yaktığı gemilerden birinde askerdi. Kudüs&apos;te Selahaddin&apos;in ordusundaydı. Malazgirt&apos;te Alparslan&apos;ın cengâveriydi, yirmi birdi yaşı. “Döne döne cenk etti de öyle vuruldu.” dedi kardaşları.

Her vurulduğunda kalktı ayağa İskender. Vuruldukça çoğaldı. Çünkü, bir fikirdi İskender. Ben Mehmet Yahya Usta. Bin yaşındayım, belki de daha fazla. Burada yatansa İskender. Benden bir yaş büyük. Ben kalp onaranım, gönül yapanım. O, bileğiyle meydan inleten, cesaretiyle arş titreten. Öldü dediler onun için, yalan…

O, buradan gün batımına kadar kahraman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9c7f399-3251-458c-a6f1-05b0016041ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasaksız Diyet</image:title>
            <image:caption>Kilo almak durdurulamayan bir hastalık mı?
Genlerim mi bana kilo aldırıyor?
Kilo almamız nasıl durdurulabilir ve nasıl zayıflayabiliriz?
İdeal kilomu nasıl yakalarım?
Yiyerek zayıflamak mümkün mü?
Birkaç mucize çay ve birkaç hap içerek zayıflanır mı?
Kalori saymadan da diyet yapılabilir mi?
Bu ve bunun gibi pek çok sorunun cevabını Yasaksız Diyet kitabında bulacaksınız.


Sen de ayakkabılarını rahatlıkla bağlayabilir, çoraplarını yardımsız giyebilir ve yıllar önce dolaplara kaldırdığın naftalin kokulu küçük beden kıyafetlerine yeniden kavuşabilirsin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e19b314-e998-44e3-b634-2f17230c4cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Affet Beni Allah’ım</image:title>
            <image:caption>Öksüz ve yetim büyüdüğüm bu hayat yolunda, bütün manevi değerlerimi yitirmiştim.
Darmadağın olmuş zihnimle Allah’ı unutmuş, ateizmle yatıyor, deizmle kalkıyordum.
Öyle ki hiç durmadan varlığımı sorgulamaktaydım:
“Ben kimim?”
“Nereden geldim? Nereye gidiyorum?”
“Bu hayatın anlamı ne?”
“Gerçekten bu âlemin bir yaratıcısı var mı?”
Artık şüpheler ve çelişkiler rüzgârının önünde kurumuş bir yaprak gibi savruluyordum.
Tam pes ettiğim anda karşıma çıkmıştı, o esrarengiz adam…
Sanki efsunlu bir kalem, gözyaşıyla yoğrulmuş hayat hikâyemi yeniden yazmaya başlamıştı.

Bu kitap, deizm ve ateizm yolunda inancını yitiren bir gencin, yürek burkan yaşanmış hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b1ec86-9887-4e2b-b8d4-3f8298338d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Annem Gülüyor</image:title>
            <image:caption>Natalia Akerman Polonyalı bir Yahudi, holokostta tüm yakınlarını kaybettiği Auschwitz kampından sağ kurtulduktan sonra Brüksel’de, başından geçen o korkunç felaketi anmaktan özellikle kaçınarak iki kız yetiştirmiş bir anne. O kızlardan biri de, 2015’te kendi isteğiyle aramızdan ayrılan tanınmış yönetmen, video ve enstalasyon sanatçısı Chantal Akerman. Aralarındaki derin bağ, konuşulamayanın gölgesinde giderek budaklanırken bunun etkileri Akerman’ın kendi iç dünyasından işlerine de yansır. 2014 yılında kaybettiği ve ardından ağır bir bunalım geçirdiği annesiyle ölmeden önce yaptığı video filmi No Home Movie’nin aynı zamanda yönetmenin son çalışması olması, anlaşılan o ki rastlantı değil.
Sağlığı kötüleşerek bakıma muhtaç hale gelen annesinin yokluğu fikriyle yüzleşmeye çalışan Akerman, zihninde ve bedeninde yer etmiş, yuva yapmış insanları hatırlayarak döndüğü özünden, evinden dışarı ancak yazıya tutunarak çıkabiliyor: filmlerden kareler ve aile fotoğraflarıyla bezeli bir “özkurmaca”yla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e14cf89f-01c3-4671-932f-71d0df6e8e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Jubiaba</image:title>
            <image:caption>Jubiabá, 1938’de Fransızcası yayımlandığında, dönemin içe bakış ve kelime oyunlarına dayalı modernist roman anlayışına göre metni yavan bulan André Gide’in tersine Albert Camus’yü çok heyecanlandırdı. Bir kere, fazla “kaba”ydı. Düz bir çizgide ilerleyen ve melodrama yaslanan bir tefrika roman türündendi. Ancak tam da bu özellikleri dolayısıyla duyguları kolayca harekete geçiren müthiş bir eylem gücü vardı.
“Ben yalnızca bir hikaye anlatıcısıyım.” Bunu her fırsatta dile getiren Brezilyalı yazar Jorge Amado, onu dünyaca üne kavuşturan Jubiabá adlı romanında, Antônio Balduíno adlı siyahi bir öksüzün serserilikten boksörlüğe, sirklerden tü*tün plantasyonlarına ve en sonunda grev direnişçiliğine uzanan aşk ve macera dolu uyanış öyküsünü anlatıyor.
“Harikulade ve müthiş bir kitap. Eğer gerçekten roman her şeyden önce eylemse, bu türünün tam bir örneği. (…) Gereksiz akıl oyunlarından bu denli uzak kalabilen kitap pek azdır. Tam aksine, bu eserde romansı öğelerin dokunaklı bir şekilde kullanıldığını, sözün bu öğeleri ölçüsüzce, fazla fazla barındıran hayata bırakıldığını görüyorum.”
Albert Camus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/084f06ba-8936-418e-8778-cf95f8c3928e.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>20.  yüzyılın başında Fransa’da eğitimin laikleşmesine öncülük eden ünlü pedagog Jules Payot’nun tartışmasız en önemli eseri İrade 
Terbiyesi. Kısa sürede pek çok dile tercüme edilerek bütün dünyada eğitimcilere yol gösteren bu eser hem teorik hem pratik yönleriyle güncelliğinden hiçbir şey kaybetmedi. Uzun süre Vatikan’ın yasaklılar listesinde yer alan, hatta çocuklarına bu kitabı okutan ebeveynlerin kiliselere alınmaması bile salık verilen İrade Terbiyesi, en temelde bir kişisel gelişim kitabı. İradenin felsefi ve ruhsal altyapısını herkesin anlayacağı bir dilde işlerken şu ve benzeri sorulara cevap arıyor: 
İradenin doğası nedir? 
Duygularımız üzerinde irade sahibi miyiz? 
Düşüncelerimizle irademizi yönlendirebilmek mümkün mü? 
Özdenetim yolunda irademizi eğitmek adına kullanabileceğimiz iç ve dış araçlar nelerdir? 
“Mutluluğumuz irademizin eğitimine bağlıdır, çünkü mutluluk, hoş fikirlerin ve duyguların tüm neşelerini bilince salmalarını temin etmek, acı verici düşünce ve heyecanların ise bilince girmelerini yasaklamak ya da en azından orayı kuşatma altında tutmalarını önlemek demektir. Bu nedenle mutluluk, insandan, üstün bir dikkate sahip olmasını bekler, bu da ancak yüksek derecede egemen bir iradeden başka bir şey anlamına gelmez.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87407</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b23aa3-956b-4294-adf1-ab6cd2989e7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Atılımına Doğru</image:title>
            <image:caption>Nafi Atuf Kansu’yu öğretmen, pedagoji yazarı diye anlamaya çalışmak, onu hiç anlamamaktır. Nafi Atuf Kansu ne idi? Meşrutiyet’ten bu yana kültür tarihimizin tanıyabildiği en büyük mütefekkirlerimizden biri. Rahmetli birçokları gibi ünlü bir kimse değildi. Ancak ün başkadır, değer başkadır.”Mülkiye Mektebi mezuniyetinin ardından Balkan Savaşı ateşinin ortasında kalacak olan Edirne’de görev alan Nafi Atuf Kansu, öğrenciliğinden beri eğitim ve toplumsal sorunlara olan ilgisi ile Edirne’deki mülki ve eğitim idareciliğinin yanında, öğretmenlik, öğretmen örgütlenmesi, kitap ve dergi yayıncılığı ile ömrünü adayacağı eğitim serüvenine başlamıştır. Bir aydın, bürokrat ve siyasetçi olarak 1920&apos;den sonra Anadolu’ya geçerek ömrünün tamamını aydınlanmaya ve genç Cumhuriyetimizin büyük eğitim devriminin sessiz bir mimarı olarak yurt hizmetine adamıştır.
1911-1912 yıllarında Nafi Atuf Kansu yakın arkadaşı M. Vehbi Sarıdal ile birlikte Edirne’de on beş gün aralıklarla çıkardığı Sa’y ü Tetebbu (Emek ve İnceleme) dergisinin, Bulgar saldırısının başlamasına bir ay kalana kadar süren ve 39 sayı ile bu alanda nadir sayılacak uzun bir yayım hayatı olmuştur. Yüzyılı aşkın bir süre önce Osmanlı toplumundaki toplum ve eğitim sorunları üzerindeki Nafi Atuf’un görüşlerindeki kapsam ve derinliğin bugün bile güncelliğini ve geçerliliğini koruduğunu fark eden araştırmacı Sayın Halûk Kayıcı, derginin çıkan tüm sayılarındaki Nafi Atuf’a ait makaleleri akademisyen titizliği ile asıl metinlere sadık kalarak dilimize çevirerek günümüz okuyucularına, araştırmacılarına ve eğitim dünyasına sunmuş olması çok değerli bir çaba olmuştur.
Kansu ailesi bu değerli çalışmanın yazın dünyasına sunulmasından sevinç duymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faea979f-417f-4e20-ba01-706094a1b2dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozkır 1 Solan Güller</image:title>
            <image:caption>Kuyu başında başlayan bir kin. Yitip giden canlar ve bitmeyen acı. Yollara revan olan iki sevdalı, yürekleri dağlayan aşkın ölümü. Zâlim her yerde zâlimdir. Zâlimin işi ise zulümdür. Bu zulme dur diyen koca yürekli Ahmet Usta ve korkusuz Yakup. Yeni umutlara yelken açıp bozkırın tozlu yollarına düşen ve rastladığı Çoban Mehmet sayesinde, Hasan Emmi’den dinlediği hazin bir hikâyenin, Civan ile Mihriban’ın sevda yolunda çektiği zulmün hikâyesini dinleyen Önder Öğretmen, sır dolu iki mezar ve her sır bir gün, günyüzüne çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffcb374-10e7-4e6d-b818-46b26998d7ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Bremen Mızıkacıları</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23650c28-9863-4dcc-9bdb-032f26383370.jpg</image:loc>
            <image:title>Baragan’ın Devedikenleri</image:title>
            <image:caption>Baragan’ın Devedikenleri, “Balkan edebiyatının Gorki’si” olarak bilinen Panait İstrati’nin kaleminden son derece sürükleyici, gerçek olaylara dayanan bir yapıt. Daha iyi bir hayat bulmak için evlerini terk eden serüvenci çocukları, bir lokma ekmek uğruna verilen kavgaları ve yoksul köylülerin adalet arayışını anlatıyor. İstrati’nin şiirsel üslubu, eşsiz güzellikteki doğa ve insan betimlemeleri yine hayranlık uyandırıcı. 
Anlatılan hikâye ne kadar etkiliyse onu bize aktaran on dört yaşındaki Matake’nin yüreği de o denli saf. Devedikenlerinin peşinden koşarak dünyayı keşfetme, sevgiyi bulma ve yaşama arzusuyla dopdolu. İstrati bu kitabını, 1907 Mart’ında Romen hükümeti tarafından katledilen binlerce isyancıya, “dünyanın hak arayıcıları”na adamış. Edebiyatımızın büyük ustalarından Salâh Birsel’in Fransızca aslından çevirisiyle Yordam Edebiyat’tan! 
“İstrati’nin şahısları hareket halinde yaratılmış! Hep baş döndürücü bir sürat içinde yaşıyorlar. Hele Baragan’ın Devedikenleri’nde eşya ve bitkilerin de bu sürat koşusuna iştirak eden bir hâli var.”  Salâh Birsel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b1b9aec-b9ab-482b-bb5c-f5815a869ab3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Hayatta Kalmanın 10 Kuralı</image:title>
            <image:caption>• Youtube’dan nasıl para kazanabilirsin? 
• Bir mutfak robotu olarak insanın kreatif zekâsı nasıl çalışır? 
• Aristotelese’ya göre mükemmel iletişimin 3 unsuru nedir? 
• Quentin Tarantino’nun gençliğinden neler öğrenebilirsin?
 • Tyrion Lannister’ın bu kitapta ne işi var? 
• Youtube’u etkili kullanmanın püf noktaları nelerdir? 
• Binlerce insan neden Netflix için çalışıyor? 
• TED tarihinin ayakta en fazla alkışlanan konuşmasının sırrı neydi?
 • Sosyal medyada görünür olmak için ne gibi taktikler uygulamalısın?
 • Cep telefonu &gt; Apollo 11 denklemi bize ne öğretiyor?
 • Video hazırlama formülü ne işinize yarayacak?
 • Hikâyeleştirme beynimizi nasıl etkiliyor?
 • Yeni çağın ikna teknolojisi nedir? 
• Konfüçyüs, Platon ve Çin halkını aynı cümle içinde bulunmasının sebebi ne? 
• The Beatles’ı The Beatles yapan özellikleri hangisidir?
 • Bir Instagram gönderisiyle 500 bin dolar kazanabilir misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/340f8a8b-c13d-4c10-bf91-0c786829542d.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Yaprak</image:title>
            <image:caption>Son Yaprak, kısa öykü türünün büyük ustalarından O. Henry’nin birbirinden güzel öykülerinden oluşan bir seçki. Öykülerinde duygusallığı mizah ile harmanlayan yazar, yaşadığı dönemdeki Amerikan toplumunun çarpıklıklarını o eşsiz üslubuyla ince ince iğnelemekten de geri kalmıyor. Kitaba adını veren “Son Yaprak” ile onu takip eden “Noel Hediyesi”, hüzünlü ve beklenmedik sonlarıyla dünya öykü antolojilerine defalarca girmiş birer şaheser. Teksas’ta geçen diğer öykülerin özelliği ise farklı bir yaşam kültürüne sahip, sıra dışı karakterlerin başlarından geçen ilginç maceraları dile getiriyor olmaları... Western edebiyatın bu en başarılı örnekleri gerçek bir okuma heyecanı vadediyor. Mete Ergin’in akıcı ve lezzetli çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b31ac2-4183-4a5f-b505-1a163b8803b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erik Ağacı, Siyah Köpek ve Bulut</image:title>
            <image:caption>Bu bir masal kitabı. 
 
Evet masal; hani şu bir dilek dilenen, ağaçların ve hayvanların konuştuğu, bulutlara seyahat edilen masallardan… Yalnız şimdiden söyleyelim, bildiğiniz masallara pek de benzemiyor; prensesler, beyaz atlı prensler, kötü cadılar yok bu masalda. Peki ne mi var? Birkaç kez ağaca, ardından bir sokak köpeğine, sonra bir kediye ve sonunda da bir buluta dönüşen bir kızın hikâyesi. 
 
Bu bir macera kitabı. 
 
Evet macera. Yaşadığımız dünyanın güzelliklerini daha yakından görebileceğimiz; içinde karı, yağmuru, baharın çiçeklerini, çocuk cıvıltılarını barındıran bir macera. Mizahî dili ve eğlenceli illüstrasyonlarıyla Erik Ağacı, Siyah Köpek ve Bulut, sizden uçsuz bucaksız evrendeki yerinizi bulacağınız bir mola vermenizi istiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a32013e-b282-4d25-bc2f-9f6d19732d52.jpg</image:loc>
            <image:title>Katmerli Sahtekar</image:title>
            <image:caption>Usta yazar O. Henry’nin kaleminden Katmerli Sahtekâr, western edebiyatın en sürükleyici kısa öykülerini bir araya getiriyor. Teksas’ın sığır ve koyun çiftliklerinde geçen ve yöreyi gerçeğe uygun biçimde yansıtan bu öyküler bazen duygulu, bazen de komik. Fakat her zaman merak uyandırıcı. O. Henry’nin alametifarikası sayılan beklenmedik gelişmeler, süpriz finaller keyifli bir şaşkınlık yaratıyor.
Klasik western hikâyelerinin aksine, bu öykülerde kimse göründüğü kadar kötü, korkak ya da kalpsiz değil. İyilik ve kötülük karşıtına dönüşme potansiyelini de taşıyor kendi içinde. Katmerli Sahtekâr, O. Henry öykülerine ayrı bir derinlik kazandıran Mete Ergin’in başarılı çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ed90ee4-f196-4272-8062-5883d0227b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Schlemihl’in Tuhaf Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Peter Schlemihl’in Tuhaf Hikâyesi, gölgesini dipsiz bir keseyle takas etmeyi kabul ederek insanlardan kaçıp saklanmak zorunda kalan bir adamın hikâyesi. Adelbert von Chamisso tarafından 1814’te kaleme alınan bu güzel novella, yazıldığı dönemde büyük ilgi görerek önce bütün Avrupa dillerine, ardından dünya dillerine çevrildi. Bugün de Alman romantik edebiyatının önde gelen yapıtları arasında sayılıyor.
Fransız ana babadan dünyaya gelen Chamisso, Almanya’da, Alman kültürüyle büyüdü. Fakat her iki ülkede de “yabancı” muamelesi görmekten kurtulamadı. Kimilerine göre, gölgesini kaybeden adamın macerasında yaşadığı toplumsal dışlanmışlığı dile getirmiş; insanların bir gölgeye, boş bir şeye ne denli önem verdiklerini, bu yüzden insanı nasıl mutsuz ettiklerini göstermiştir.
Büyük yazarımız Sabahattin Ali’nin ustalıklı çevirisi ve sunuş yazısıyla Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f46c4b94-956f-42d4-82fe-eaf90d96e736.jpg</image:loc>
            <image:title>Duka ile Karısı</image:title>
            <image:caption>Eşsiz hayal gücü ve şiirsel üslubuyla E.T.A. Hoffmann, Alman romantik edebiyatı denince akla ilk gelen isimlerden. Duka ile Karısı’nda kanallar şehrine, eski Venedik’in büyüleyici atmosferine götürüyor bizi... Anlatıda bahsi geçen Venedik Dukası, 1354’te Ceneviz donanması tarafından sarılan şehri düşman eline geçmekten kurtarmış tarihî bir şahsiyet. Hoffmann, Duka ile karısını resmeden gerçek bir tablodan yola çıkarak son derece meraklı bir hikâye kurguluyor. Öyle ki bunu dinleyenler Duka’nın karısının yüzüne dikkatle bakınca, onun zambak gibi beyaz alnında bilinmeyen, yalnız sezilen bir acının gölgelerini görebiliyorlar.
Duka ile Karısı, kanlı iktidar savaşları sırasında yaşanan imkânsız bir aşkın hikâyesi. Hoffmann’ın dediği gibi, “Bu böyle gelmiş böyle gider, bir kere aşkın saadetini tadan, artık günlerce, haftalarca, aylarca, altın bir ışıkla sarılmış bir halde, cennet rüyaları görür.”
Büyük yazarımız Sabahattin Ali’nin ustalıklı çevirisi ve sunuş yazısıyla Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba63e4e-3378-49d3-bb47-fbc07c456f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Yirmi Dört Saati</image:title>
            <image:caption>Bir Kadının Yirmi Dört Saati, kumarhaneler kenti Monte Carlo’da geçen benzersiz bir aşk, tutku ve pişmanlık anlatısı. Avrupa’nın 20. yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardan Stefan Zweig, eşsiz üslubuyla yine insan ruhunun en karanlık köşelerine uzanıyor.
Yalnız bir kadın, rulet masasında her şeyini kaybeden genç bir adamla tanışır ve ilk kıvılcımın etkisiyle sıkıcı hayatını tümden değiştirebilecek olağan dışı bir gün yaşar. Merakla ve “bir solukta” okunan bu güzel kitap defalarca sinemaya uyarlandı. Kadınların ödediği toplumsal bedellerin ağırlığını da tartışıyor olması onu büsbütün ilginç kılıyor. Bir Kadının Yirmi Dört Saati, Hamdi Varoğlu’nun son derece akıcı çevirisiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f59713-14ab-4686-9d1c-0ccd689f4eae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahaf Mendel</image:title>
            <image:caption>Savaşların tarumar ettiği Avrupa’dan kaçarak ölüme sığınan Stefan Zweig, “Kitaplar, insanları ölümden sonra da birleştiren ve bizi unutmaya, hayatın bu en büyük düşmanına karşı koruyan biricik araçtır,” diye yazmış. Sahaf Mendel, bu büyük ustanın savunduğu insani ve kültürel değerleri kristalize eden kısa bir başyapıt.
Sahaflık yaparak geçimini sağlayan, tüm hazinesi kitap sevgisi ve bilgisinden ibaret Mendel’in yaşamı, Avusturya’nın Birinci Dünya Savaşı’na girmesiyle birlikte altüst olur. Fakat yitip giden, Mendel’in eşsiz ansiklopedik belleği ile kitapları değildir sadece... Zweig insani dramın arka planında savaşın kültüre olan barbarca saldırısını da gözler önüne seriyor.
Kitabın ikinci öyküsü “Kadın ve Doğa”, toprağın ve insanın tabi olduğu güçlü arzuları işleyen şiirsel bir anlatı. Hamdi Varoğlu’nun zengin ve akıcı Türkçesiyle Yordam Edebiyat’ta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9dcac2a-83ba-4819-b8f4-608d253048c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Solukta Klasikler Seti (20 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>“Bir Solukta Klasikler” dizisinden çıkan yirmi kitabımızı set halinde de okurlarımızın dikkatine sunuyoruz. 
Usta işi çevirileri, cebe sığan boyutları ve çok uygun fiyatlarıyla okurları klasiklerle yeniden buluşturan sette yer alan yirmi kitap şöyle sıralanıyor: 
Nuri Yıldırım’ın Rusçadan yaptığı yeni çeviriyle Gogol’ün Palto’su, yine Gogol’den Hasan Âli Ediz çevirisiyle Portre ve Mayıs Gecesi. Hasan Âli Ediz’in akıcı çevirileriyle Puşkin’den üç yapıt Dubrovski, Biyelkin Hikâyeleri ve Maça Kızı-Mısır Geceleri. Çevirilerin altında yine Nuri Yıldırım ve Hasan Âli Ediz imzalarının bulunduğu altı ayrı Çehov kitabı: Altıncı Koğuş, Aşk Üzerine, Step, Üç Yıl, Düello ve Hayatım. Ayşe Hacıhasanoğlu çevirisiyle iki Maksim Gorki eseri: Mavi Bir Yaşam ve Karşılıksız Bir Aşk. 
Sette ünlü edebiyatçımız Sabahattin Ali’nin çevirileri de yer alıyor: E.T.A. Hoffmann’dan Duka ile Karısı ve Adelbert von Chamisso’dan Peter Schlemihl’in Tuhaf Maceraları. Bir diğer usta edebiyatçımız Salâh Birsel’in çevirisiyle Panait İstrati’den Baragan’ın Devedikenleri de yine setteki yerini aldı. 
Edebiyatseverler bu sette Amerikalı yazar O. Henry’nin iki yapıtı Son Yaprak ve Katmerli Sahtekâr’ı ise Mete Ergin’in Türkçesinden okuyacaklar. Son olarak Stefan Zweig’ın Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı sevilen yapıtı da Hamdi Varoğlu’nun çevirisiyle dizi kapsamında okurlarla yeniden buluştu ve bu setteki yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15a51b50-a38f-405e-b1ae-2b1f733a45c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Gemi</image:title>
            <image:caption>Çin’in yaşayan en büyük yazarları arasında anılan Zhang Wei’nin “kült” romanı Kadim Gemi, çağdaş Çin edebiyatının hakkında en çok konuşulan kitaplarından.
Hayali bir kuzey kasabası Wali ve bu kasabanın üç büyük ailesi (Sui, Li ve Zhao) üzerinden Zhang Wei, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve sonraki 40 yılını kaleme alıyor. Bir zamanlar verimli bir nehir kenarında olsa da artık eski günlerini arayan bütün Wali kasabasının temel geçim kaynağı noodle imalathanesinden sağlanmaktadır. Ancak devrim sonrası yaşanan kıtlık, toprak reformu ve sanayi atılımı, nesillerdir bu kasabada yaşayan aileleri de etkileyecektir. Wali’deki “hayatta kalma” mücadelesi aslında bütün bir Çin Halk Cumhuriyeti’nin hikâyesidir…
Kadim Gemi’de, üç ailenin üç kuşağının kırk yıllık hikâyesini doğrusal bir biçimde değil dairesel ve yer yer sıçramalarla anlatan Zhang Wei, Çin halkının hayat karşısındaki geleneksel tutumunu ve devrim sonrası yaşanan zorluklar karşısındaki psikolojik değişimlerini olağanüstü bir ustalıkla aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa31eae-5f01-4b94-abd3-fbc93e6c9e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Luna Mutluluk Adası-Taş Boyama (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Luna, en yakın arkadaşı Balık Lu ile birlikte Mutluluk Adası’nda yaşıyor ve kimsenin mutsuz olmadığı Mutluluk Adası’na seni de davet ediyor. 
Luna’nın maceralarını okurken hem onunla eğlenecek hem de kitap içerisindeki taş boyama şablonlarını deneme fırsatı elde edeceksin. 
Kitap içerisindeki kahramanlar, doğal taş üzerine resimlenmiş olup taş boyamak isteyenler için birer şablon niteliğindedir. 
Eğlenceli bir okuma deneyimi için Luna ve Mutluluk Adası seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8b37d66-0aa7-40d0-b601-107c014efa86.jpg</image:loc>
            <image:title>Alemdar</image:title>
            <image:caption>Alemdar Deniz Savaşı, Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve tek deniz savaşıdır.  Bu savaşta şehit olan Recep Kahya, ilk deniz şehidimizdir. 
Alemdar Antlaşması da Fransızları diplomatik olarak yenilgiye uğrattığımız ilk antlaşmadır. 
Bu eserde; “Öl, ama esir olma!” diyen, Alemdar’ın kahramanlarının yazılamamış destanları anlatılmaktadır. 
Alemdar Deniz Savaşı’nın izini sürmek isteyen bir grup gencin savaşın gerçekleştiği Karadeniz Ereğli’de başlarından geçen çeşitli olaylar, kahraman Türk denizcilerinin Alemdar Deniz Savaşı’nda Fransızları uğrattığı yenilgi, Alemdar Gemisi’nin gazi olduktan sonra Rus limanlarından aldığı silah ve cephaneyi bin bir tehlikeyi göze alarak Anadolu’ya taşıma süreci ve Rum çetelerine karşı Karadeniz’de verdiği amansız mücadele anlatılmaktadır. 
Belgesel tarihi roman tarzında yazılmış olan “Alemdar”; karanlıkta kalan birçok olayı, akıcı ve sade bir üslupla okuyucularla buluşturuyor. İnanıyoruz ki bir solukta okuyacağınız bu eser, yakın tarihimizde yaşananlarla alakalı önemli bir boşluğu dolduracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bc5cf1f-8496-48f6-96f7-7a88ec4a4f74.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Kabus</image:title>
            <image:caption>Bursa-İzmir-Eskişehir üçgeninde cereyan eden gerçek ve paranormal olayların girift hale geldiği sürükleyici bir roman… 
Yazar, akıcı üslubuyla okuyucunun elinden romanı bıraktırmazken, okuyucu kendisini adeta bir gerilim filmi izlerken bulacak.  
Öyleki, okuyucu kendisini bir anda Porsuk Nehri’nin derin sularında bulacak, daha üzeriniz kurumadan İzmir’de bulunan yazlık evin koruluğundaki gizli mezarın ürpertisini  iliklerine kadar hissedecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a906fd6-67a3-4cb5-b863-75a293e704aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dert Etme Dua Et</image:title>
            <image:caption>Dualarımızla varız. 
Dualarımızla anlamlıyız. 
Dualarımızla değerliyiz. 
Dualarımızla güçlüyüz. 
Ve lisan-ı hal ile bir nidâ yükselir arşa. 
Çünkü biliyoruz ki, 
Dua her kapıyı açar. 
Ben eksiğim, tam olan sensin. 
Aciz olan benim, güçlü olan sensin. 
Muhtaç olan benim, Samed (hiçbir şeye muhtaç olmayan) olan sensin. 
Günahkârım, affedici sensin. 
Yaratılan benim, yaratan Sen’sin. 
Sanadır kulluğum, kulluğuna kabul et beni. 
Merhametine muhtacım, yalnız koyma beni. 
Rızkı veren sensin, rızıklandır beni. 
Beni şükrünü yapanlardan eyle. 
Sen ki istetirsin; bazen istemesek de verirsin. 
Sen ki; dualarımızla açılmaz kapıları açarsın. 
Bizi kapından boş çevirme Allah’ım. 
Âmin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed613b35-113d-48e9-9fd0-f0961d4e566f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküş</image:title>
            <image:caption>Kitleler, bir yerlerden bir yerlere sürükleniyordu; içinde insanlarla… 
Düşünceler, değişime uğruyordu; kökleşmiş yargılarla… 
Haritalar, yeniden çiziliyordu; üzerindeki devletlerle… 
Devletler, kendilerini kamplaşmaların içinde buluyordu; içinde ordularla… 
Karanlığa doğru evrilen bir gün gibiydi yaşanılanlar ve o günün gecesinden doğacak olan ama dillendirilmeyen bir şafaktı beklenilen. 
1908 ihtilali sonrası yeni dönemde kendini önce Trablusgarp, sonra Balkan ve nihayet dört bir yanı ateş çemberi ile sarılmış vaziyette Cihan Harbi’nin içinde bulan Türkiye’nin panoramasında manzara-i umumiye buydu. 
“Mahşerin Yalnızı”; cepheden cepheye sürüklenen Mühendis Ali ile bu savrulmaların çöküşe evirildiği yıllarda karşısına bir güneş gibi doğan muallim namzedi Samiha’ya karşı duyduğu aşkın mahremiyeti ile memleketin kaderine bağlanan kaderlerindeki belirsizlikle beklemeye bırakılmış bir vuslatın kuluçkasında yaşananların hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06b491b5-0a4e-4638-84b5-af401006b27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fröbel ve Pestalozzi Usullerinde Terbiye ve Talim Dersleri</image:title>
            <image:caption>Çoğu kez yaşadığımız günün temel tartışma konularının, geçmişte de tartışılıp tartışılmadığını görmezden geliyoruz. Hâlbuki geçmişin deneyimini hatırlamak bize Ivan Illich’in mirası. Belki de geçmişten bugüne ilerlemeci eğitim mitinin üretmiş olduğu söylemleri anlama çabası, bugünde ürettiklerimizle kurduğumuz diyaloğu gerçekçi kılacak. Geçmişin sorun çözme biçimleri kimi zaman bizlere ilham verecek, kimi zamansa ayna vazifesi görerek refleksif düşünmemizi sağlayacak. Aşağıdaki alıntı, özellikle teknolojik gelişmeler göz önüne alındığında, geçmişe nazaran daha iyi bir konumda olduğunu düşünen bizlere önemli bir yanıt niteliğinde: 
“Fröbel çocukları özellikle kendileri için oluşturulmuş bir ortamda; sıcakkanlı, tatlı, sakin, samimi bir hava içinde yaşatma fikri kuruyor; tarlalar, bahçeler arıyor. Çocuklara çiçekler, faydalı yahut da süs için bitkiler yetiştirmek ve evcil hayvanlar besleme yöntemini öğretmek istiyordu. Fröbel bahçesi bir çocuk topluluğu halini alıyordu ki orada oyunlar, şarkılar eğlence ve sevinci devam ettirmeye hizmet ediyor, çocuğun hayatının ilk dönemlerindeki çalışması adeta bir şiir oluyor, hayali bir ömre benziyordu. Daha doğrusu bu; bin türlü ıstırap ve endişe ile çırpınan hâlihazırdaki toplumda pek nadir olarak ve belki bin türlü problem ile gerçekleştirilecek bir düşünce idi.” 
Bu metin 1914’te yazıldı. Yani dünyanın çalkantılı dönemlerine, kan ve gözyaşı ile hatırlanan yıllarına ait. Ancak dönemin çocukları, bugün dört duvar arasında sıkışmış öğretmen ve öğrencilerin hayal bile edemeyeceği öğrenme ortamını o günlerde sadece hayal etmekle kalmadılar, aynı zamanda deneyimlediler. Eğitim Klasikleri Serisi’nin ilk kitabı olan Fröbel ve Pestalozzi Usullerinde Terbiye ve Talim Dersleri, hatırlama kültürünün bir parçası olmamıza olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0818c0f-dc66-4b3d-8b81-b5b92d975477.jpg</image:loc>
            <image:title>Dost Seçme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Dostlar yedek kalplerdir. 
Dostluk, bir tamamlama ve tamamlanma serüvenidir. 
Dostluk  bazen yoldaşlık, bazen sırdaşlıktır. 
Dostluk bazen paylaşmak, bazen katlanmak, bazen savunmaktır. 
Dostlar bazen liman, bazen kılavuz, bazen Hızır’dır. 
* * * * * 
Dostluk; felsefe başta olmak üzere birçok alana konu olmuş; ancak felsefi tartışmalar ile dostluk güzellemeleri arasına sıkışıp kalmaktan kurtulamamıştır. 
Elinizdeki bu çalışma; dostluğa ve dosta dair konuları felsefi tartışmaların ötesinde yalın bir dille ve hayatın içinden bir anlatımla ele alan bir çalışmadır. 
Bu çalışma; dostluğa ve dosta dair konular ile dostluk hakkında yazılan önemli metinleri bir araya getiren bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a724ca-f2cc-4ea3-88f9-9c54682d1f79.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Tasavvufta kullanılan zikir, sohbet, riyazet, dua, halvet gibi metodlar çocuk eğitiminde de kullanılabilir. 
Zikir, aşina olmaktır. Çocuğun dimağını zikir ile şekillendirmek son derece kolaydır. Hemhal ve hem dem olunan bedene, zihne, ruha zikir ile ulaşılır. 
Sohbet ise çocuk eğitiminde zahmetsiz bir o kadar da etkili bir araçtır. Çünkü çocuk telkine açıktır. 
Tasavvufun, eğitimde başarıyı yakalamasının en önemli sebebi ise Allah ve insan arasındaki münasebeti diri tutması ve fıtrat kanunu üzere bir eğitim metodu uygulamasıdır. Allah ile kul arasındaki çözülmez bağ, dua ile aşikâr olmaktadır. 
Çocuk yaşta duaya açılan eller, yetişkinliğinde güçlü bir psikoloji ve sağlam bir iradeye sahip olacaktır. 
Çocuk eğitiminde tasavvufî yöntemlere başvurulmasını tavsiye eden “Ruhun Eğitimi”, anne-baba ile eğitimcilerin mutlaka okuması gereken bir başucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56568eea-9208-43bb-8c75-7010fbfdc618.jpg</image:loc>
            <image:title>Zafer Gaye Değildir</image:title>
            <image:caption>Romanları, tiyatro oyunları ve senaryolarıyla çok yönlü bir yazar olan Tarık Buğra’nın Zafer Gaye Değildir isimli senaryosu, sonucu veya sonuca giden yoldaki çarpıcı olayları ve başarıları değil, Mustafa Kemâl’in Atatürklüğe, gerçek söylenişi ile de Türkiye’nin ve Türklüğün gerçek kurtuluşuna yöneliş dönemini anlatır. 
Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük bir gayeyi elde etmek için belli başlı vasıtadır. Gaye fikirdir. Zafer, bir fikrin istihsal ve hizmet nisbetinde kıymet ifade eder. Bir fikrin istihsaline dayanmayan zafer payidar olamaz. O, boş bir gayrettir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cea4ffd-b86b-4c4b-8fb7-b840bc8d2f37.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ben Vardır Benden İçeri</image:title>
            <image:caption>Edebiyat ve sanatın merkezine insanı ve onun fertleşme serüvenini koyan Tarık Buğra hem romanlarına hem tiyatro eserlerine bunu yansıtmış, bu yüzden de sadece iyi bir romancı değil aynı zamanda tiyatro eserleriyle bir sanatçı olarak sayılmıştır. 
Tarık Buğra eserlerini Türkçe konusundaki hassasiyetini hep muhafaza ederek yazmış, roman ve tiyatro gibi eserlerin “en mükemmel kültür Türkçesi ile yazılacağını” savunmuştur. Her türlü basmakalıbı reddetmiş, bağımsız sanat anlayışını benimsemiş ve bu eserlerdeki tiplemelerle tiyatro yazarları arasında ismi hep zikredilmiştir. Yunus Emre’nin hayatını anlatan Bir Ben Vardır Benden İçeri adlı eseri de onun bütün bu yönlerini yansıtmış, tiyatronun gelişimine katkıda bulunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae061ee5-b1f6-4656-b1e3-2bc14a41c71b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevimli Dostum</image:title>
            <image:caption>“Hâlbuki okula gelirken civcivimden kimseye bahsetmeyeceğime kendi kendime söz vermiştim. Şimdi tüm sınıf haberdar olmuştu ondan. Bir civcive bu kadar değer verdiğimi görünce arkadaşlarım ne der acaba diye düşündüm bir an. Yoksa benimle dalga mı geçerlerdi? Tüm bu düşünceler o kadar hızlı geçiyordu ki zihnimden, anlatamam. Öğretmenimin sesiyle kendime geldim.” 
* * * * * 
Ördeğin altında tesadüfen dünyaya gelen ve herkesin “Yaşamaz, ölür bu!” dediği, küçük Alper’in sevgisi ile hayata tutunan ve bu dostluğun ödülü olarak yumurtasını Alper’in çamaşır sepetinden başka bir yere bırakmayan kara civcivin hikayesi… 
Küçük bir çocuğun, annesiz dünyaya gelen civcivi hayata bağlayan sevgi ve şefkatinin, bir çocukla bir civciv arasındaki dostluğun hikayesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b43cb0f5-7de7-4b26-83c5-74bd750fd75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Penceresiz Ev</image:title>
            <image:caption>Gerçekler, bir kurşundan çok daha ağırsa ve kadınsan ellerine kına yerine kan yakılan topraklarda, özgürlüğün bedeli kaç ömürdür?
Sevgi dolu bir eş, sabırlı bir anne ve iyi bir komşu… Neredeyse yirmi yıl boyunca Zeba’yı tanımlayan kelimeler bunlardır ta ki kocası Kamal, başında bir baltayla evlerinin avlusunda bulunana kadar. Çocukları annelerinin katil olabileceğine asla inanmasa da Zeba masumiyetini kanıtlayacak tek bir kelime bile etmeyince, Kamal’ın ailesi adaletin yerini bulmasını ister. Afganistan’da böyle bir suçun cezası ise idamdır.
Tutuklanarak hapishaneye gönderilen Zeba, mahkeme gününü beklerken oradaki kadınlarla güçlü dostluklar kurar. Her birinin bu uğursuz yere gelmelerine neden olan bambaşka hikâyeleri vardır. Nafisa töre cinayetine kurban gitmemek için, Latifa kız kardeşiyle özgür bir hayat kurmak üzere kaçarken yakalandığı için, on dokuz yaşındaki Mezhgan ise sevgilisinin çocuğunu taşıdığı için hapse girmiştir. Chil Mahtab zamanla bu kadınlar için bir hapishaneden çok, dışarıdaki dünyanın acımasızlığından kaçabildikleri bir sığınak hâlini alır.
Öte yandan Zeba’nın insan hakları savunucusu, Afgan asıllı Amerikalı avukatı Yusuf, zamanın Zeba’nın ve kendisinin aleyhine aktığının farkındadır. Dahası, tıpkı ana vatanı Afganistan gibi Zeba’nın da göründüğünden farklı olduğundan şüphelenmeye başlamıştır. Müvekkili gerçekten soğukkanlı bir katil mi yoksa bu hikâyedeki asıl kurban mıdır?
Kabuğunu Kıran İnci’nin yazarı Nadia Hashimi’den yine güçlü kadınların başrolde olduğu, yüreğinizin derinliklerine işleyecek olağanüstü bir mücadele, dostluk ve dayanışma öyküsü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a829989e-eb05-469b-872b-6568a7432552.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Çocukluk yıllarında bahçelerde bekçilik yapıyordu, doğaya çok meraklıydı. Bu merakı onu, doğayı incelemeye ve araştırmaya itti. Yetişkin olduğunda araştırdığı konularla ilgili kitaplar yazmaya başladı. Felsefe, mantık, fizik, astronomi ve müzik alanlarında çok sayıda kitap yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87434</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9ba50d-c9a9-4bab-bcff-681b31fa7d45.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Küçük yaşta dersler almaya ve kitap okumaya başladı. On altı yaşındayken hastaları tedavi ediyordu. Yaşadığı dönemin en önemli hekimlerinden olan İbni Sina, o kadar ünlüydü ki onun hakkında efsaneler yayıldı. Efsanelerin aksine İbni Sina ne bir prens ne de bir masal kahramanıydı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff4dad7d-7e26-43b1-b1b6-e16c7a573981.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
Yeniçeri olarak Osmanlı ordusuna katıldığında mimarlık ve mühendislik yetenekleri fark edildi. Gece gündüz çalışarak baş mimarlığa kadar yükseldi. Yaşamı boyunca dört Osmanlı padişahına hizmet eden Mimar Sinan, günümüze kadar ulaşan eserler bıraktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665f32bd-81ce-4006-b1e3-f0d7547777dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları!
On üç yaşındayken amcası Kemal Reis&apos;in gemisinde tayfa olarak seferlere çıkmaya başlayan Piri Reis, gezdiği yerlerle ilgili notlar alıyordu. Büyüdü, kaptan oldu, bilgisi arttı ve ünü yayıldı. Aldığı notlarla bilgilerini birleştirerek kitaplar yazdı, haritalar hazırladı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/019840fb-7cbe-404f-a12c-94e43e3c7697.jpg</image:loc>
            <image:title>Temel Dini Bilgiler</image:title>
            <image:caption>Yüce dinimiz İslam&apos;ın inanç/itikat esaslarının, ibadete dair konuların, ahlaki değerlerin ve Peygamberimizin (sav) hayatının soru-cevap yoluyla açıklandığı bu çalışma; daha çok yaz döneminde dinî eğitim alan çocuklarımızın ve gençlerimizin faydalanabileceği şekilde hazırlanmıştır. 
Kitabın son bölümünde ise genel kültür olarak her Müslüman tarafından bilinmesi gereken hususları içeren bu bölüm bulunmaktadır. 
Konular Kur&apos;an Kerim ve hadis-i şeriflerden örneklerle açıklanmış ve güzel hikayelerle desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2acfb912-37f1-442a-b9aa-45108acf987a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Mahkum Hz. Yusuf</image:title>
            <image:caption>Hz. Yusuf’un ilk gömleği olan kanlı gömlek, masumiyet gömleğidir ve çocukluk dönemini ifade etmektedir. Masumiyet her çocuğun doğal giysisidir, güzelliğidir. Hz. Yusuf’un masumiyeti ile özdeşleşen gömleğini hile ve oyunla indirdiler. Hz. Yusuf, gömleğini çıkardı, çocuk aklı ile oyuna girdi. Kendisine kardeşlerinin oyun oynadığından; safiyetini, samimiyetini ve masumiyetini kullandıklarından habersizdi. Onu kurtlardan koruyacakları sözünü veren ağabeylerinin kurtlardan daha vahşi olduklarını nereden bilecekti. 
Hz. Yusuf&apos;un ikinci gömleği arkadan yırtılan iffet gömleğiydi. Bu gömlek gençlik dönemini ifade etmektedir. Hz. Yusuf, bu dönemde vezirin eşi olan Züleyhâ’nın saldırısına maruz kalmış, gömleği arkadan yırtılmış ancak gömleğini çıkarmamıştır. Hz. Yusuf&apos;un üçüncü gömleği ise izzet gömleğidir. Bu gömlek güç dönemini, olgunluk dönemini ifade etmektedir. Bu dönemde, kanlı gömleğinin aksine, babasına, şanlı gömleğini göndermiştir. Kendisini kuyuya atan kardeşlerini affetmiştir.  Bu dönem çocukluk ve gençlik döneminin devamı ve hâsılatıdırHz. Yusuf’un ilk gömleği olan kanlı gömlek, masumiyet gömleğidir ve çocukluk dönemini ifade etmektedir. Masumiyet her çocuğun doğal giysisidir, güzelliğidir. Hz. Yusuf’un masumiyeti ile özdeşleşen gömleğini hile ve oyunla indirdiler. Hz. Yusuf, gömleğini çıkardı, çocuk aklı ile oyuna girdi. Kendisine kardeşlerinin oyun oynadığından; safiyetini, samimiyetini ve masumiyetini kullandıklarından habersizdi. Onu kurtlardan koruyacakları sözünü veren ağabeylerinin kurtlardan daha vahşi olduklarını nereden bilecekti. 
Hz. Yusuf&apos;un ikinci gömleği arkadan yırtılan iffet gömleğiydi. Bu gömlek gençlik dönemini ifade etmektedir. Hz. Yusuf, bu dönemde vezirin eşi olan Züleyhâ’nın saldırısına maruz kalmış, gömleği arkadan yırtılmış ancak gömleğini çıkarmamıştır. Hz. Yusuf&apos;un üçüncü gömleği ise izzet gömleğidir. Bu gömlek güç dönemini, olgunluk dönemini ifade etmektedir. Bu dönemde, kanlı gömleğinin aksine, babasına, şanlı gömleğini göndermiştir. Kendisini kuyuya atan kardeşlerini affetmiştir.  Bu dönem çocukluk ve gençlik döneminin devamı ve hâsılatıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0cee8c-5d86-4f99-9570-e5f2dde7da5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Siz hiç yaşlanan bir oyuncak bebek gördünüz mü?
Ya da kafatasında gerçek bir insan beyni taşıyan kukla?
Peki çocukları kaçırdığı iddia edilen Slender Man efsanesini biliyor musunuz?
Tavşan adamı, gülen köpekleri, lanetlenmiş sandalyeyi, ağzı yırtık kadını, boşluktaki kızı hiç duydunuz mu?
Paranormal ve korku hikayelerinin ünlü ismi Işıl Işık, birbirinden ürkütücü ve merak uyandırıcı paranormal hikayeleri sizler için derledi.
Gizemli olaylardan lanetli bebeklere, şehir efsanelerinden korku dolu hikayelere kadar birçok tüyler ürpertici hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1938cac8-4771-48e0-af0f-cb01fbf0e7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Ateşi Hz. İbrahim</image:title>
            <image:caption>Aşk; Hz. İsmail olup kesmeyen bıçağa yanarken, Hz. İbrahim olup emre itaat etmektir. En sevdiğini kurban etme pahasına… 
Aşk hasrettir. 
Hz. Hâcer gibi bir çocukla Allah’a emanet yaşamaktır. 
Aşk güvendir. 
Hz. İbrahim gibi en sevdiklerini Allah’a ısmarlamaktır. 
Aşk sevmektir. 
Her kötülüğüne rağmen herkese kapıyı açık tutmaktır. 
* * * 
Hz. İbrahim, Allah (c.c.) katında çok kıymetli bir inci tanesiydi. Fakat o, inciye dönüşene kadar istiridye misali çok çetin merhalelerden geçti. Ancak Allah (c.c.)’ın rahmet damlasıyla karşılaşınca ve hicap sedefiyle örtülünce inciye dönüşebildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/130ffe18-00b1-4ddd-82b4-923baff12ff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyadaki Vuslat</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir sevdadır bıraktın sen bana
Öleni olmayan selalar okutur minarelerimde
Lehçesiz ağıtlar inim inim inler dudaklarımda
Adını her duyduğumda veya andığımda
Feryatlar düğümlenir boğazımda
Gündoğumunda ve günbatımında
Bin cenaze kaldırır yüreğim.
İlhamını sadece ve sadece aşktan alan şiirler...
Zekeriya İlhan Rüyadaki Vuslat’ta aşkı, yanıp kül olmaya, küllerinden yeniden doğmaya yazgılı bir âşığı anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5611cb09-18fe-46ba-b345-4a823434a02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Olympos’ta Kim Kiminle Nerede?</image:title>
            <image:caption>Olympos’ta Kim Kiminle Nerede? Olympos Dağı’nda yaşayan Yunan 
tanrı ve tanrıçalarının inanılmaz serüvenlerini anlatan söyleşilerden 
oluşuyor. Olağanüstü yeteneklerle donanmış bu benzersiz 
yaratıkların her biri sırayla söz alıp özel yeteneklerini, aşklarını, 
hırslarını, rakiplerini, mücadelelerini ve kıskançlıklarını anlatıyor. 
Sanatların ve müziğin tanrısı Apollon’dan doğanın ve bereketin 
simgesi Demeter’e, kadınların koruyucusu Hera’dan denizlerin 
efendisi Poseidon’a, bilgeliğin simgesi Athena’dan minik oklarıyla 
aşk dağıtan Eros’a, güzeller güzeli Aphrodite’den Olympos’un 
rakipsiz efendisi Zeus’a kadar hepsi okura içtenlikle kalbini açıyor, 
sırlarını paylaşıyor. Her söyleşinin ardında yer alan ve Antik Yunan 
şairlerinin kaleme aldığı orijinal metinler ise bu renkli portreleri 
tamamlıyor. Yunan tanrı ve tanrıçalarının görünmez dünyasında neler olup
bittiğini merak edenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55ea2c74-a05a-4119-903c-c606f41b8a08.jpg</image:loc>
            <image:title>Köksal Toptan - Sakin Güç</image:title>
            <image:caption>Karadeniz’den çıkarak devletin zirvelerine uzanmış bir siyasetçinin, genç kuşaklara ilham verecek yaşam öyküsü.
Gücünü sakinliğinden ve sağduyusundan almış, sesini değil sözünü yükseltmeye gayret göstermiş, farklı siyasi partilerde iktidarı da muhalefeti de yaşamış, Türk siyasi yaşamına damgasını vurmuş çok sayıda isimle yakın çalışmış, parti yöneticiliklerinden bakanlığa, milletvekilliğinden meclis başkanlığına kadar siyasetin her basamağında bulunmuş bir siyaset duayeni Köksal Toptan.
Son 60 yılda darbelerin puslu ortamları, siyasetin ağır dönemleri, ekonomik sıkıntılar, uluslararası krizler... Tüm bunlara yakından şahitlik etmiş bir siyasetçinin yaşadıklarının özeti olan Sakin Güç Köksal Toptan kitabı, yıllar süren titiz bir çalışmayla hazırlandı ve onun eşsiz tecrübeleri yanında ülkenin yakın siyasi tarihine de ayna tutuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80dd60e5-e815-4b12-99a3-c1acf1738769.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Pis Sokağı</image:title>
            <image:caption>Türk romancılığının usta yazarlarından biri olan Tarık Buğra, romanı, “kâinatı ve insanları bir mizaca göre yeniden yaratmak” şeklinde tanımlar. İnsanı, en gerçek ve inkâr edilemez yönleriyle ve hüzünleriyle ele almıştır. Bu özellikleriyle Tarık Buğra, Türk romancılığında realizmin de en usta yazarlarından sayılmıştır. Onda kalıplaşmış bir fikrin peşinden gitme, onu ispatlama endişesi yoktur ve o, romanlarında bir tahlil ustası olarak karşımıza çıkar. Tarık Buğra&apos;nın romanlarının bazıları tefrika olarak gazete ve dergi arşivlerinde yer almıştır. Dünyanın En Pis Sokağı da bunlardandır. Ötüken Neşriyat tarafından ilk kez 1989’da yayımlanmış ve okuyucularda iz bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e69931c0-9dac-4dbe-9515-e5cd4bc219b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıların Bildikleri ve Dünyamızdaki Yaşam İçin Önemleri</image:title>
            <image:caption>Arıları bal üreten, kovanlarda yaşayan, ara sıra da iğneleriyle bizi sokan canlılar olarak görürüz çoğunlukla. Oysa bundan çok daha fazlasıdırlar. Yediğimiz meyve, sebze ve tahılların birçoğu onların taşıdığı polenler sayesinde yetişir örneğin; birçok bitki onların sayesinde ürer. Peki her üç lokmamızdan birini borçlu olduğumuz bu çalışkan dostlarımız hakkında ne biliyoruz? 
Arıları incelemeye başladıktan sonra tam bir arı sevdalısına dönüşen doğabilimci Thor Hanson, bu kitapta bizi zengin ve büyüleyici bir mikrokozmosa davet ediyor. Balarıları, eşekarıları ve yabanarılarından başka arı tanımıyorsanız şaşırmaya hazır olun, çünkü birbirinden ilginç özellikleri ve yaşam tarzlarıyla çeşit çeşit arı tanıyacaksınız: kazıcılar, madenciler, duvarcılar, yaprak kesenler, üçkâğıtçı guguk arıları ve daha niceleri. Bu esnada arılarla ilgili birçok sorunun yanıtını öğreneceksiniz: Arılar nasıl ortaya çıkıp farklılaştı? Çiçeklerle birlikte nasıl evrim geçirdiler? İnsanın evriminde nasıl bir rol oynadılar? Günümüzde arı nüfusunu tehdit eden etkenler neler? Arıların azalması insanlar ve dünya ekosistemi için ne anlama geliyor? Arısız bir dünya neye benzer? Onları korumak için ne yapabiliriz? 
“Bugün geldiğimiz noktada arıların yardımımıza ihtiyaç duyduğuna şüphe yok,” diyor Hanson. “Ama en az onun kadar merakımıza da ihtiyaçları var. Varlığımızda hayati bir rol üstlenen bu canlıların tarihini ve biyolojik yapısını incelemek insanı kolayca bir arı meraklısına çevirebilir, ki elinizdeki kitabın amacı da bu aslına bakılırsa.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ba106f-c972-4aee-a432-8d9577b30f76.jpg</image:loc>
            <image:title>Pinball 1973</image:title>
            <image:caption>İyi oyunlar!
Bir pinball makinesinden hiçbir şey kazanamayız. Sayıya dönüştürülmüş gurur dışında. Öte yandan kaybedeceklerimiz gerçekten de çok fazladır.
Siz pinball makinesinin başında tükenmeye devam ederken bir başkası Proust okuyor olabilir. Bir diğeri açık hava sinemasında kız arkadaşıyla İz Peşinde filmini izlerken arabasında onunla oynaşıyor olabilir. İşte bu adamlar belki de dönemlerinin dikkat çeken yazarları ya da mutlu kocaları olacak kişilerdir.
Pinball makinesi sizi bir yere götürmez. Olsa olsa en fazla replay ışığı yanar. Replay, replay, replay… Kim bilir, belki de pinball makinesinin asıl amacı sonsuzluğu göstermektir.
Haruki Murakami’nin yazdığı ikinci roman olan Pinball 1973 yazarın kült romanlarında karşımıza çıkan temaların tohumlarını atan hikâyelere götürüyor bizi. Kız arkadaşı genç yaşta ölen kahramanımız, gençliğinde saatler, günler boyunca oynadığı pinball makinesinin peşine düşüyor. Murakami’nin sonraki romanlarında yeniden karşımıza çıkacak olan Fare, anlamsızlıkla savaşıyor, aşkın sınırlarını keşfediyor. Murakami ise daha otuzlu yaşlarının başında yazdığı bu romanla uzun yıllar boyunca bizi büyüleyecek edebiyatının temellerini sağlamlaştırmaya başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a5365d-f7d5-47e9-a807-7351ffd9de2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Patron</image:title>
            <image:caption>Tiyatronun gelişiminin iki unsura bağlı olduğunu düşünen Tarık Buğra, bu unsurları mesleklerine tutkun tiyatro adamları ve yerli tiyatro yazarları olarak sıralamıştır. Pek çok romanı oyunlaştırılmış ve hatta dizileştirilmiş bir yazar olan Buğra’nın tiyatro eserleri de çok kez sahnelenmiştir. Tiyatro eserlerini hür bir sanat anlayışı ve canlı, yoğun bir üslupla yazan Buğra’nın Patron isimli oyunu da onun tiyatronun gelişimine katkıda bulunduğu eserleri arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88248cbb-57f0-47bc-8480-0a73995b192f.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Diye Bir Yer</image:title>
            <image:caption>Meçhulden kopup gelen ceylanların ayak tıpırtıları duyuluyordu. Mezopotamya, İran, Mehmene Banu’nun kasrı, Şirin’in fildişi kulesi sarsılıyordu, yıkılıyordu, yavaş yavaş tarihin rahmine gömülüyordu. Şirin’i tekrar kucakladım. Araratlardan, Cudilerden Basra Körfezi’ne tekrar tekrar yuvarladım. Kan durmak bilmiyordu, fasılasız akıyordu. Kana tapan halklar üçer beşer bencileyin hakire biat ediyorlardı. Tebaam hızla dişileşiyordu, evcilleşiyordu. Elveda sevgili çocuk
tılsım tamamlandı 
mum söndü 
hamayıl tere battı 
fildişi kule göçtü 
“Kendi efsane kataloğunun bütün ögelerini avucunun içi gibi 
tanıyor izlenimini uyandırıyor Hüseyin Ferhad: Bu dünyada, bize açıl susam açtığı bir kapıdan süzülüp içine girdiğimiz alaca dünyada belli ki onun aşina olmadığı, çoktandır içli dışlı olmadığı tek bir yüz, işaret, hareket kalmamış.” 
Enis Batur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17be3a5e-4bfd-4146-99f3-2d261754895f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hekimbaşı Abdülaziz Efendi’nin Güfte Mecmuasındaki Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Kaynaklarda, Hekimbaşı Güfte Mecmuası’nın on sekizinci yüzyılın en geniş repertuvarına sahip dindışı eserleri ihtiva eden bir mecmuası olduğu belirtilmiştir. 
Bu Mecmua’yı derleyen Hekimbaşı Abdülaziz Efendi 1735-1783 tarihleri arasında yaşamış, kısa ömründe yaptığı ilmî çalışmaların yanında musiki ve edebiyatla da ilgilenmiş ve bu alanda da eserler vermiştir. Abdülaziz Efendi’nin musiki ile ilgili eğitimini nereden aldığı bilinmemekle beraber, günümüz repertuvarına gelen altı eserinden başka, Mecmua’da da bir güftesi kendisine ait olan iki bestesinin yer alması ve döneminin en geniş repertuvarını içeren bir Mecmua derlemesinden bu konuya vâkıf bir musikişinas olduğu anlaşılmaktadır. Mecmua’da Kâr, Beste, Semâîyat ve Şarkıyyât başlığı altında verilen güftelerin toplam sayısı 2738 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada Şarkıyyât bölümünde bulunan kırk farklı makamdaki dört yüz yirmi altı şarkı ele alınmıştır. Padişah, sadrazam, şeyhülislam ve kethuda’nın dâhil olduğu, devletin zirvesinden itibaren her kesimden, her meslek grubundan, her dinden kişilerin, bestekâr ve şair olarak yer aldığı bu Mecmua, kültür yelpazemizin genişliğini ve zenginliğini ifade eden en önemli kaynaklardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a54e1205-2ae3-4945-b1ad-3c7257f8f0a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Hayatın Sırları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yeni başlayanlar için 
tatlı bir hayatın sırlarını paylaşıyor. 
Güçlü bir hayır, samimi bir özür,içten bir “teşekkür” ya da 
tatlı bir “lütfen” pek çok şeyi değiştirebilir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f7e250-cf3b-4049-b3fb-dc238a6361cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Jungiyen Bir Okuma: İtaat Edilmesi Gereken Kadın</image:title>
            <image:caption>İnsanlar için önyargı sahibi olmak,gerçeği araştırmaktan çok daha kolaydır.
C.G.jung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bed4425-c3ed-4217-9091-32416d17804c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksiklik Ayrılık ve Ötesi - Psikanaliz Defterleri - 5</image:title>
            <image:caption>Talat Parman 
Ayrılık, Ayrılık, Aman Ayrılık!
Isée Bernateau
Ayrılmak: Uzun Bir Yol, Özne İçin Bir Gereklilik
Sezai Halifeoğlu 
Arzuların Karşılaşma Alanı Olarak Sınır
Didier Houzel 
Depresif Konumdan Birincil Depresyona
Bianca Lechevalier 
Birincil Depresyon: Ruhsallığın Kara Deliğinden Varoluşun Soluğuna
Şeyda Postacı 
Bitmeyecek Öykü ve Ötesi
Antonino Ferro 
Freud’dan Francis Bacon’a
Ceylin Özcan 
Oidipus’un Ötesinde Çocuksu ve Eksiklik
Neslihan Zabcı 
Çocukluk Çağı Depresyonu: Psikanalitik Yaklaşım
Filiz Torun 
Ergende Ayrılık Çabasının Aynası: Deri
Marjorie Roques 
Ergenlikte Annebaba Ayrılığının İlerideki Etkileri: Bir Genç Yetişkin Kadının Olgu Çalışması
Alper Şahin 
En Uzak Sahile Gitmek
Göver Kazancıoğlu 
Kırbaç ve İp “Başka Seçenek Yok”! Öğretmenin Ruhsallığında Ayrılık
Halide Erten Şahan 
Kuyucaklı Yusuf: Ayrılık, Ölüm, Yaşam; Benlik İdeali Kavramının İzinde Psikanalitik Bir Bakış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ad1173f-0107-450e-b9cb-3d505f18f88f.jpg</image:loc>
            <image:title>Freud&apos;un Makara Oyunu</image:title>
            <image:caption>Küçük Ernst’in bir buçuk yaşındayken ip sarılı bir makarayla oynadığı oyun onu psika­naliz tarihinin en ünlü çocuğu yapacaktı, zira onu izleyen dedesi Sigmund Freud oyu­nu anlamlandırmakta ve yineleme zorlantısı, ölüm dürtüsü gibi kavramları psikanaliz kuramına katmakta gecikmeyecekti. Bundan tam yüz yıl önce yayımlanan ve kısmen bu çocuk oyununun esinlettiği “Haz İlkesinin Ötesinde” Freud’un en kişisel metnidir de aynı zamanda. Yazılış süreci Freud açısından, kızının ani ölümü başta olmak üzere kayıplarla dolu, kendi kanser olma ihtimalinin gündeme geldiği bir dönemdir. Belki de Freud bu metni yazarken kendi makara oyununu kurmuştur.
Bu kitapta kuramsal önermeleri tartışmak yerine “Haz İlkesinin Ötesinde”yi Sigmund Freud’un özel yaşamıyla koşutluklar kurarak okumayı ve yorumlamayı yeğledim. Böylece onun bir kuramcı, bir klinisyen ve bir bilimin kurucusu olması­nın ötesinde aynı zamanda bir eş, bir baba ve bir dede kısaca bir insan olduğunu da vurgulamak istedim.
Talat Parman İstanbul Psikanaliz Derneği kurucu üyesi, formatör analist. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi ve Paris René Descartes Üniversitesi’nde psikiyatri uzmanlığı eğitimi aldı. Yirmi yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Adolesans Bilim Dalı’nda çocuklar, ergenler ve aileleriyle çalıştı. Psikiyatri doçentidir. Ergenlik ve psikanaliz konularında yazılmış kitapları ve J.B. Pontalis’ten yaptığı kitap çevirileri vardır. YKY’den çıkan “Psikanaliz Defterleri” dizisinin yayın kurulu üyesidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f239095-406d-4ca8-9bcf-c6bf48bbdbcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Ben Kitap</image:title>
            <image:caption>Çocuklar sözcüklerle oynayabilsin diye...

Çocuklar için daha iyi bir gelecek düşleyen, bu umudu herkesle paylaşma arzusuyla tek yürek olan 65 yazar ve 30 çizeri bir araya getiren Merhaba Ben Kitap, okuyan nesiller yetiştirmeye katkıda bulunmak amacıyla yayına hazırlanan özel bir derleme.

Çocuk yazınımızın hemen her alanında emek veren değerli isimlerin konferans, panel ve söyleşilerde sıklıkla karşılaştıkları, “Çocuğum hiç okumuyor. Ona okumayı nasıl sevdirebilirim?” sorusundan esinle hayat bulan bu renkli kitap, okumak üzerine kaleme alınmış anılardan, anlatılardan ve önerilerden oluşuyor.  
 
Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği Yönetim Kurulu öncülüğünde, Tudem Yayın Grubu&apos;nun katkılarıyla okurla buluşan eser, sayfalarında yer verdiği deneyim odaklı yazılarla, duyarlı anne babaların ve öğretmenlerin yolunu ışıtıyor, çocukları sözcüklerin büyülü dünyası ile tanıştırmanın mutluluğunu paylaşıyor.
 
Merhaba Ben Kitap, bu derlemeye katkıda bulunan yazarların çocukluk ve ilk gençlik anılarına odaklanıyor; onların kitapla buluşma ve okuma sevgisi kazanma serüvenlerini gün yüzüne çıkarıyor. Yazılarını çoğunlukla okuma kültürü ve alışkanlığı üzerine temellendiren yazarlar, kitapların yaratıcı kişiliklerini nasıl etkilediğine, hayatı anlama ve anlamlandırma sürecinde onlara ne gibi katkılar sunduğuna ve yazarlık kariyerlerini oluştururken kitapların kendilerine nasıl yol gösterdiğine yönelik anlatılara, kısa öykülere imza atıyor. Metinleri bütünleyip esere renk katan görseller ise çocuklara okumayı çağrıştıran, onları okumaya heveslendiren, başlı başına ayrı bir sergiye konu olabilecek özgün resimlerden oluşuyor.

Okuma eylemini çocukların hayatında bir alışkanlığa dönüştürmek gibi son derece değerli bir hedefi bulunan Merhaba Ben Kitap, çocuk duyarlılığına uygun metinleri ve okuma tutkusunu perçinleyen nitelikli resimleriyle antoloji sayılabilecek özel bir çalışma.
 
“Kitap okumayı sevmenin, sevdirmenin şifrelerini merak ediyor musunuz? Kitaplarını ilgiyle okuduğumuz yazarlar nasıl iyi okur oldular? Nitelikli okur yetiştirmenin etkili yolları nelerdir? Altmış beş yazarın, otuz çizerin katılımıyla hazırlanan bu derleme, okuma sevgisini geliştirmek, kitapların büyülü dünyasına adım atmak için bir yol haritası.”
Mavisel Yener

“İşte sevdiğimiz, kitaplarını okuduğumuz hatta bazılarının kitaplarıyla büyüdüğümüz çocuk edebiyatının değerli isimlerinin okumayı sevme yolunda kitaplarla ilk kez ‘Merhaba!’laştıkları büyülü anların öyküleri...”
Fatih Erdoğan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393f2285-5cbe-49c7-9c29-8b02805fe027.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenliğin Tutkusu</image:title>
            <image:caption>Kendi ergenlik dönemimden denizcilik derslerinde ilk öğretilenin denizci düğümleri olduğunu anımsıyorum. Bu düğümlerin iki önemli özelliği, çok sağlam olmaları ama gerektiğinde de çok çabuk çözülebilmeleri, önemle vurgulanırdı. Ergenlik dönemi de bireye ve onunla birlikte ailesine, çevresine ve topluma bireyler arasındaki bağların sağlam olmaları ama zamanı geldiğinde çabuk çözülebilmeleri gerektiğini öğretir. Çocukluktan erişkinliğe geçiş anne babayla kurulan bağların çözülüp yerine yenilerinin kurulması, yeni ilişki düğümlerinin atılmasıyla olası olabilir çünkü.
Türkiye’de psikanalizi kurumsallaştıran sayılı isimlerden Talat Parman eğitim ve aile ilişkilerinden cinselliğe ve cinsel kimliğe kadar çeşitli yönleriyle ergenliği derin ve insanca bir bakışla ele alıyor.
Talat Parman İstanbul Psikanaliz Derneği kurucu üyesi, formatör analist. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimi ve Paris René Descartes Üniversitesi’nde psikiyatri uzmanlığı eğitimi aldı. Yirmi yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Adolesans Bilim Dalı’nda çocuklar, ergenler ve aileleriyle çalıştı. Psikiyatri doçentidir. Ergenlik ve psikanaliz konularında yazılmış kitapları ve J.B. Pontalis’ten yaptığı kitap çevirileri vardır. YKY’den çıkan “Psikanaliz Defterleri” dizisinin yayın kurulu üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87458</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f746b42-a627-4e5b-8624-5f9278a537b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankfurt Dersleri</image:title>
            <image:caption>Frankfurt Dersleri, savaş sonrası Alman dili edebiyatında bir mit haline gelmiş, Avusturyalı yazar ve şair Ingeborg Bachmann’ın Kasım 1959 ile Şubat 1960 tarihleri arasında Frankfurt Üniversitesi’nde misafir doçent sıfatıyla “Çağdaş Yazının Sorunları” üst başlığı altında verdiği beş dersin metinlerini kapsıyor.
Yazarın rolü ve sorumluluğu, edebiyatın toplumsal işlevi, “Ben” sorunsalı ve isimlerle ilişki, Dil’in doğası ve sınırlamaları, ütopya olarak edebiyat bu beş dersin tematik içeriğini oluşturuyor. Günümüz yazarının ve şairinin “yeni bir hakikatteki payı nerede başlar?” sorunsalını odağa alan Frankfurt Dersleri, Bachmann&apos;ın savaş ve faşizm deneyimiyle ilişkilenen düşüncelerini sergilemesinin yanı sıra dil etiğini ve estetik meselelere dair temel görüşlerini temsil eden can alıcı sorular ve saptamalarla, her daim hakiki bir duyarlığa ve sağlam bir entelektüel birikime sahip olması gereken çağdaş edebiyata derinlikli bir bakış açısı sunuyor.
“Yeni bir dilin yeni bir üslubu olmalıdır, ve dil o üsluba ancak içinde yeni bir ruh barındırıyorsa sahip olabilir.”
Bu yüzyılda ülkemizin [Avusturya’nın] ürettiği en zeki ve en önemli kadın yazar.
-Thomas Bernhard
Parlak bir entelektüel. -Heinrich Böll</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ce10544-1c8e-4b15-ac37-600b2e297159.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Masalları</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya’dan başlayıp Hindistan’a dek uzanan; kuşların kanatlarında, süvarilerin sırtında diyar diyar gezen, kolektif bilinçdışının efsunlu bir eseri olan bu masallar, sade “Doğu”nun değil tüm dünyanın görkemli bir anlatısı. 
Doğu Masalları, zengin, karmaşık ve büyülü bir kültürel yapıyı binlerce yıl boyunca korumayı başarmış bir coğrafyada doğdu. Budizm, Hinduizm, İslam ve Zerdüştlük’ten; insanlığın en derin korkuları ile rengarenk arzularından ilhamını alan bu masallar, farklı inanç ve kültürlerin bin yıllar içinde nasıl iç içe geçtiğini ve ortaya özgün bir yaşayış çıkardığını gösteren eşsiz bir külliyat. Kimi zaman kahramanın yolculuğunun izinde, kimi zaman bu döngünün dışına taşan; kimi zaman erdemin peşinde, kimi zaman korkunun gölgesinde; kimi zaman kralların/kraliçelerin, kimi zaman yoksul halkların, kimi zaman insanlığın, kimi zaman türlü mahlukatın seslerini duyacaksınız. Bu kitabın kapağını açtığınızda masal kapısı sizin için aralanacak ve büyüler, dualar, mucizeler, cinler, gulyabaniler ve periler misafiriniz olmaya gelecek. Hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b92baa-6393-4ebb-b9bb-a2aa53e02769.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Odadan Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Kırmızı antika şamdan konuşmaya başlarsa ne olur? Sevginin en saf halini hayal etmek nasıl hissettirir? Bir ezgiyle aşkı bulmak sizi nasıl bir yolculuğa çıkarır? 
Bir detayı izlemek aşkı karşımıza çıkarır mı? Bağlar, hiç bitmesin istenilen heyecanlar, rutinler, hayaller, yaşanmamış tatlı bir anıya dönüşenler... Aşka dair en başından beri bize ait olduğunu düşündüğümüz pek çok şeyi, aşkın türlü hallerini alegorik anlatımıyla farklı formlarda yeniden kurarak anlatan Alper Saldıran, bu kez kırmızı odadan sesleniyor ve bizleri kendi iç odalarında aşkın peşinde bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb8b33d5-2e5e-4b32-8fe3-b85c1c37cf77.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Ekonomi Düzeni</image:title>
            <image:caption>Yılda 26,5 triyon dolarlık mal ve hizmet ticaretinin yapıldığı, günde sadece uluslararası banka havale sistemi SWIFT üzerinden 5 trilyon doların el değiştirdiği küresel bir ekonomi düzeni içindeyiz. Bu düzeni destekleyen, kurallarını belirleyen, bunları uygulamayanları cezalandıran, hatta gerekirse küresel sistem dışına çıkaran geniş bir kurumsal ağ var. 
 
Küresel ekonomik düzeni kuran ve kollayan bu yapıda hangi kurumlar yer alıyor? Bunlar nasıl ve kimler tarafından kuruldular? Zaman içerisinde neden ve ne gibi değişikliklere uğradılar? Bu kurumlar kimler tarafından, nasıl yönetiliyorlar? Koydukları kuralları göz ardı etmek ne kadar mümkün? Türkiye bu kurumlara ne zaman ve nasıl katıldı, ilişkileri nasıl gelişti ve yönetimlerinde ne kadar söz sahibi? 
 
Bu kitap tüm bu sorulara cevap vermek için hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1af3f833-fa3f-469c-b54e-eb2df3de9d01.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sorular Mütevazı Cevaplar</image:title>
            <image:caption>Gazeteci-yazar Işıl Öz, bilim dünyasının kapısı çalıyor; bilim ve teknoloji adına merak edilen, aklımızda gezinen ve çoğu zaman cevabını almaktan korktuğumuz pek çok soruya yanıt arıyor: 
Krizler ve travmalar hayatın kaçınılmaz bir parçası mı? Çiftleşme sonucu oluşan yeni robot nesilleri mi yaratılıyor? Genetik olarak ‘ırk’ kavramının bir tutarlılığı var mı? DNA’mızı değiştirebilir miyiz? Zırva bir fikrin başarılı olması için ne gerekir? Esrar bağımlılık yapar mı? Tıbbın alternatifi var mı? Dünyayı hayvanların gözüyle görebilmek mümkün mü? Bir hapla kalp iyileşebilir mi? Mutluluk öğrenilebilen bir şey mi? 
Alanında uzman isimlerin kapısını çalan Işıl Öz, Büyük Sorular, Mütevazı Cevaplar’da bilimsel ve teknolojik gelişmelerin akademik ve gündelik yaşama etkisi ve merak edilen daha pek çok sorunun cevabını keşfe çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99abe332-fd61-4908-8307-a38734f1a50e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Dikkat Geliştirme 1 – 5+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 5+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
Resim tamamlama, aynı olanı bulma, farklı olanı bulma, sudoku, yapboz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, desen oluşturma, şekil eşleştirme, nesneleri bulma, sayma, boyama ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın akıl yürütme ve zihinsel becerilerini, dikkat gelişimini destekleyecek; aynı zamanda el-göz koordinasyonlarını, motor becerilerini ve yaratıcılıklarını da geliştirecektir. Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
Değerli Ebeveynler,
Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle!  
Bu kitap dizisi, 5 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2445f09f-29b3-42c6-90c4-40a4eca9e9b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Dikkat Geliştirme 1 – 6+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 6+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
Resim tamamlama, aynı olanı bulma, farklı olanı bulma, sudoku, yapboz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, desen oluşturma, şekil eşleştirme, nesneleri bulma, sayma, boyama ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın akıl yürütme ve zihinsel becerilerini, dikkat gelişimini destekleyecek; aynı zamanda el-göz koordinasyonlarını, motor becerilerini ve yaratıcılıklarını da geliştirecektir. 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizin rehberliğinizde, kendi çabasıyla yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 6 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/856b69c1-ccb2-4692-8c99-67e2d992c101.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Dikkat Geliştirme 2 – 5+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 5+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
Resim tamamlama, aynı olanı bulma, farklı olanı bulma, sudoku, yapboz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, desen oluşturma, şekil eşleştirme, nesneleri bulma, sayma, boyama ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın akıl yürütme ve zihinsel becerilerini, dikkat gelişimini destekleyecek; aynı zamanda el-göz koordinasyonlarını, motor becerilerini ve yaratıcılıklarını da geliştirecektir. Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 5 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
 PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e88f12fb-b5a6-4acc-8b47-67c4d8e3f391.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Dikkat Geliştirme 2 – 6+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 6+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
Resim tamamlama, aynı olanı bulma, farklı olanı bulma, sudoku, yapboz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, desen oluşturma, şekil eşleştirme, nesneleri bulma, sayma, boyama ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın akıl yürütme ve zihinsel becerilerini, dikkat gelişimini destekleyecek; aynı zamanda el-göz koordinasyonlarını, motor becerilerini ve yaratıcılıklarını da geliştirecektir. 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizin rehberliğinizde, kendi çabasıyla yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 6 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50a9d93e-d835-4648-9b96-7e6be285e82f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler Dikkat Geliştirme 2 – 7+ Yaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 7+ yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren pek çok eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
Resim tamamlama, aynı olanı bulma, farklı olanı bulma, sudoku, yapboz tamamlama, eşleştirme, dizi tamamlama, gruplama, desen oluşturma, şekil eşleştirme, nesneleri bulma, sayma, boyama ve daha pek çok aktivite çocuklarınızın akıl yürütme ve zihinsel becerilerini, dikkat gelişimini destekleyecek; aynı zamanda el-göz koordinasyonlarını, motor becerilerini ve yaratıcılıklarını da geliştirecektir. 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizin rehberliğinizde, kendi çabasıyla yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, ilköğretim 1. ve 2. sınıfa giden 7-8 yaş çocuklarımızın ince el kasları, görsel-işitsel dikkat, görsel-işitsel hafıza ve konsantrasyonlarını geliştirmek amacıyla, 7 ve 8 yaş bilişsel gelişim yetileri dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?, Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin.” benzeri, destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6376667d-06a9-4ab1-a713-6e8863bbab93.jpg</image:loc>
            <image:title>Asabi Kız Sabiha</image:title>
            <image:caption>Asabi Kız&apos;da Nazife, yaşadığı ruhsal bunalımlar nedeniyle hem dünyayla kavgalı hem kız kardeşi Arifeyle rekabet halindedir. Güzel bulunma, sevme. sevilme Azalan Nazife&apos;yi histeri krizlerine ve beklenmedik bir sona sürükler.
Sabiha&apos; da genç yaşta büyük bir servete kavuşan bir kadının aşk &quot;ve mutluluk arayışının hikayesi anlatılır. O farkında olmasa da Sabiha&apos;nın Huriyey&apos;yle tanışması hayatının dönüm noktalarından biri olur. Evlendikten sonra mutluluğa kavuşan Sabiha&apos;nın geçmişi kaderini de belirler.
Merkezde kadın kahramanlann olduğu iki novella... Döneminin en üretken yazarlarından olan Ahmet Rasim&apos;in 1908 yılında Musavver Muhit&apos;te tefrika edilen iki metni bir arada okuyucuyla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbacd033-48e2-4fbb-a357-fb49af82a2af.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçenin Gölgesi</image:title>
            <image:caption>Hayvanların nasıl gördüklerine dair bilimsel gerçeklere dayanan, gerçeküstü bir dedektiflik hikâyesi… Kraliyet şenliği gecesi Kraliçenin balosu tüm hızıyla devam etmektedir. Aniden bir şimşek çakar, ardından da her şey karanlığa bürünür. Işıklar tekrar yandığındaysa cüretkâr bir soygun açığa çıkar. Biri Kraliçenin gölgesini çalmış! İyi ki kraliyet dedektifi Peygamberdevesi Karidesi konukları sorgulamak için oradadır. Bay Bukalemun, Kaptan Köpekbalığı, Mızrakbaşlı Yılan, Keçi, Yusufçuk, Dev Mürekkep Balığı, Doktor Güvercin ve iki genç denizkestanesi Romanof ile Ekino’yu teker teker sorgular. Her bir şüphelinin kendine has bakış açısı bulmacanın önemli bir parçasını oluşturur ve böylece sonunda gecenin olayları eksiksiz -ve beklenmedik olduğu kadar eğlenceli- bir şekilde ortaya çıkar. Bu yaratıcı ve sıra dışı kitapta, Cybèle Young esprili anlatımı ve çarpıcı çizimleriyle hem düşsel anlamda zengin hem de bilimsel gerçeklerle dolu bir dünya sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd10de76-a691-4415-b7d3-f2eabb1d1b98.jpg</image:loc>
            <image:title>Cov*d 19 Sürecinde Üretim, Yönetim ve Pazarlama</image:title>
            <image:caption>1. Co vıd-19 Ve Karantina Ekonomisi 
2. Co vıd-19 Sürecinde İşletmelerin Sanal Organizasyon Yapıları 
3. Co vıd-19 Ve Ürün Stratejisine Etkisinin Ürün Yaşam Döngüsüyle İncelenmesi 
4. Co vıd-19 Sürecinin Tüketici Davranışlarına Etkisi Ve Yeni Tüketici Eğilimleri 
5. Co vıd-19 Sürecindeki Sektörel Değişimlerin Tüketici Deneyimlerine Etkisi 
6. Co vıd-19 Sürecinin Marka Yönetimine Etkisi 
7. Co vıd-19 Sürecinde Marka Logolarındaki Değişimler 
8. Co vıd-19 Sürecinde Perakendecilik Üzerine Etkileri 
9. Co vıd-19 Sürecinde Perakende Kanal Kullanımındaki Değişimler 
10. Co vıd-19 Pandemisinin Lojistik Sürecine Etkileri 
11. Co vıd-19 Sürecinde Tedarik Zinciri Risk Yönetimi 
12. Co vıd-19 Sürecinde Tutundurma Çabaları 13. Covıd-19 Sonrası Pazarlama Dünyası: Geleceğe Yönelik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a5b7d8-e0bd-4126-aa30-79e84d5d9711.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik ve Teknolojik Değişim Sürecinde İnovasyon</image:title>
            <image:caption>1. Bölüm: İnovasyon Çerçevesinde Patent Sistemi Tartışmalarına Genel Bir Bakış 
2. Bölüm: İnovasyon Ve Ekonomik Büyüme: Oecd Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama 
3. Bölüm: İnovasyon, Yüksek Teknoloji Yoğun Ürün İhracatı Ve Ekonomik Büyüme: Avurupa’da Ülkelerin Gelişmişlik Düzeyi Fark Yaratmıyor Mu? 
4. Bölüm: İnovasyonun Finansmanı 
5. Bölüm: Finansal İnovasyon Olgusuna Teorik Ve Yazınsal Yaklaşım 
6. Bölüm: Finansal Piyasalarda Değişim Süreci Ve Finansal İnovasyon: Türkiye Örneği 
7. Bölüm: Finansal Piyasaları Yönlendirmede İnovasyonun Rolü 
8. Bölüm: Enerjinin Sürdülebilirliği İçin Bilimsel Ve Teknolojik İNOVASYON: Türkiye’nin Avrupa Birliği Ve Oecd Ülkeleri İle Karşılaştırmalı Bir Analiz 
9. Bölüm: Endüstri: 4.0 
10. Bölüm: İnovasyon Ve Dış Ticaret İlişkisi: Avrupa Ülkeleri Üzerine Dinamik Panel Veri Analizi 
11. Bölüm: Doğrudan Yabancı Yatırımlar Ve Bilgi-Teknoloji Transferi: Türkiye Deneyimi 
12. Bölüm: Kobi’lerde İnovasyon Stratejileri Ve İnovasyon Yapmayı Etkileyen Faktörler 
13. Bölüm: İnovasyon Ve Vergileme 
14. Bölüm: İnovasyon Ve Karar Alma Süreçleri: Davranışsal İktisat Özelinde Bir İnceleme 
15. Bölüm: Döngüsel Ekonomi Perspektifinde Eko-İnovasyon: Türkiye Ve Avrupa Birliği Ülkeleri Karşılaştırma Analizi 
16. Bölüm: Türkiye’deki Ar-Ge Harcamalarının Dünya/Ülke Bloklarıyla Karşılaştırılması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1d2789a-295c-4d66-9243-3569187d93d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji ve Kamu Politikaları</image:title>
            <image:caption>1. Yeni Teknoloji Ve İş Yapış Biçimlerinin Kamu Politikalarına Etkileri: Genel Bir Çerçeve 
2. Açık Veri, Açık Devlet Ve Kamu Politikaları 
3. Büyük Veri Ve Kamu Politikaları 
4. Yapay Zeka Ve Kamu Politikası 
5. Oyunlaştırma Ve Kamu Politikaları 
6. Nesnelerin İnterneti Ve Kamu Politikaları: Kentsel Politika Uygulamaları 
7. Akıllı Kentler Ve Kamu Politikaları 
8. Laboratuvardan Yerele: Yaşayan Laboratuvarlar Ve Yerel Politika 
9. Sağlık Bilişimi, Sağlıkta Yeni Teknolojik Uygulamalar Ve Kamu Politikaları 
10. Bilgi Teknolojileri Ve Kamu Politikaları 
11. İnsan Makine Etkileşimi Ve Kamu Politikaları 
12. Yeni Ulaştırma Teknolojidi Olarak Sürücüsüz (Otonom) Araçlar Ve Kamu Politikaları 
13. İnsansız Otonom Sistemler Ve Güvenlik Politikaları 
14. Sosyal Medya Ve Kamu Politikaları 
15. Siber Güvenlik Ve Kamu Politikaları 
16. Kameralı Gözetleme Sistemleri Ve Güvenlik Politikaları 
17. Trol Olgusu Ve Kamu Politikaları 
18. Teknoloji Ve Kamu Politikası İlişkisi: Nereden Nereye,?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e0bb1a8-4cba-4e2d-85f4-e5ae4f65d208.jpg</image:loc>
            <image:title>Cnc Torna ve Freze Tegahlarının Programlanması</image:title>
            <image:caption>1. Cnc Ve Cad/Cam Sistemleri 
2. Cnc Takım Tezgâhlarının Yapısı 
3. Cnc Sisteminin Kullanım Alanları 
4. Cnc Tezgâhlarda Kullanılan Kesiciler 
5. Kontrol Panelleri 
6. Cnc Tezgâhlarının Bakımı 
7. Cnc Tezgâhlarda Eksenler 
8. Cnc Torna Tezgâhlarının Programlanması 
9. Cnc Freze Tezgâhlarının Programlanması 
10. Uygulamalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb2966f-b763-44d5-97eb-8eb2b21cdef5.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 And New Business Ecosystem</image:title>
            <image:caption>1. Covıd-19 And Global Polıtıcal Economy 
2. Covıd-19 And Turkısh Macroeconomy 
3. Covıd-19 And Busınesses 
4. Covıd-19 And E-Commerce 
5. Covıd-19 And Foreıgn Trade Fınance 
6. Covıd-19 And Organızatıons 
7. Covıd-19 And Vırtual Organızatıons 
8. Covıd-19 And Crısıs Management 
9. Covıd-19, From The Perspectıves Of Human Resource Practıce And Employees 
10. Covıd-19, Socıal And Cultural Rıghts 
11. Covıd-19 And Remote Workıng 
12.Covıd-19 And Smart Cıty Applıcatıons 
13. Covıd-19 And Trıple Helıx Model: Technoparks 
14. Covıd-19 And Energy Sector 
15. Covıd-19 And Agrıculture 
16. Covıd-19 And Educatıon 
17. Covıd-19 And Medıcal Devıces Sector 
18. Covıd-19, Entrepreneurshıp And Marketıng 
19. Covıd-19 And Marketıng Strategıes 
20. Covıd-19 And Internal Marketıng 
21. Covıd-19 And Consumer Well-Beıng 
22. Covıd-19 And Consumer Psychology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5301b522-a2ee-4173-8a48-ebe4d1913fdf.jpg</image:loc>
            <image:title>Co vid 19 Pande misinde Yönetim Ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>1. Pandemik Salgınlar, Yoksulluk Ve Sosyoekonomik Denge 
2. Covıd-19’un Küresel Ekonomiye Etkileri 
3.Covıd-19 Salgınının Uluslar Arası İşletme Stratejilerine Etkisi 
4. Covıd-19’un İşletmelere Etkileri 
5. Covıd-19 Pandemi Sürecinde Kriz Yönetimi Ve Stratejik Planlama 
6. Covıd-19’un Organizasyon Yapılarına Etkileri 
7. Covıd-19 Ve Sanal Organizasyonlar 
8. Covıd-19 Sürecinde İşletmelerin Yaptıkları Kurumsal Sosyal Sorumluluk Uygulamaları 
9. Covıd-19 Salgınında Kriz Yönetimi: Kadın Liderliği Açısından Kavramsal Bir Değerlendirme 
10. Covıd-19 Salgınının İşletmelerin İnsan Kaynağı Devir Hızına Etkileri 
11. Covıd-19 Ve Sektörel Etkileri: Kim, Ne, Nasıl Çalıştı? 
12. Covıd-19’un Dünya Borsalarında Sektörel Etkisinin İncelenmesi 13. Covid-19 Salgininin Dünya Borsalari Üzerine Etkisi : Veri Zarflama Analizi İle Karar 
Destek Sistemi 
14. Covid-19’un Elektronik Ticarete Ve Muhasebeye Yönelik Etkileri 
15. Covid-19 Ve Sağlik Sektörü 
16. Covid-19 Ve Beşeri İlaç Sektörü 
17. Covid-19 Ve Turizm Sektörü 
18. Covid-19 Ve Otomotiv Sektörü 
19. Covid-19 Ve Dijital Devrim Bağlaminda Stratejik Zeka Ve Paydaş Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d304c4-e3c5-40fa-ae74-0252e2e50968.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Stresle Başa Çıkma</image:title>
            <image:caption>Sporda Stresle Başa Çıkma(Otogenik Alıştırmaların Sporcuların Müsabaka Öncesi Stres Durumlarına Etkisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37c1c22-00a9-4086-8a74-e1831e28dd89.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi Ali, Yemek Vakti!</image:title>
            <image:caption>Oyuna dalan Ali, asla yemek yemek istemiyor. Tüm ailesi peşinde, ona bir lokma yedirmek için uğraşıyor. Önerdikleri her yiyecek, Ali’nin hayal gücünü daha da körüklüyor: Havuçla geceleri baykuşlar kadar iyi görüyor, çilekten aldığı güç onu roket gibi uzaya fırlatıyor. Süt onu gergedanlardan bile güçlü yapan bir iksir, peynirle dişleri timsahlar kadar keskin. Beslenme uzmanı Alison Falkonakis’in kaleme aldığı, ödüllü illüstratör Clair Georgelli’nin resimlediği Haydi Ali, Yemek Vakti! küçük okurları beslenme konusunda eğlendirerek düşündürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6229b31d-bb91-4cf1-b069-ddfab0277fc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Trablusgarp Ve Bingazi İle Büyük Sahra Ve Sudan</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın sonuna yaklaşılırken sömürgeci güçlerin hedefindeki ilk yerlerden birisi olduğu için Trablusgarp’a özel bir önem veriliyordu. Bu yüzden bölgede görev yapan subaylardan raporlar isteniyor, bu raporlar çerçevesinde Kuzey Afrika’daki son kale olarak görülen Trablusgarp’ta yeni istihkâmlar kuruluyor, Hamidiye alayları oluşturuluyor, hükûmet konakları yenileniyor, silah depoları güçlendiriliyor ve yeni yollar yapılıyordu. Bu gayretin neticesi olarak 1912’deki Uşi Antlaşması’na kadar Trablusgarp’ın Osmanlıların elinden çıkışı ötelenmiş oldu.
Peki burayı bir vatan parçası olması yanında önemli kılan neydi? Trablusgarp İslam tarihi boyunca kuzeyden ve batıdan gelen binlerce hacının ana toplanma merkezlerinden biri olmuştu. Merkezî Afrika için önemli ticaret yollarına ve limanlarına sahipti. Sultan 2. Abdülhamid devletin başı olarak Afrika kıtası ile yakından ilgileniyor, hatta özel olarak bölge ile ilgili kitap yazdırma talepleri bile oluyordu. İşte elinizdeki kitabı kaleme alan Binbaşı Ömer Subhi bunlardan biriydi. İstikbali parlak bir subay gibi görülen Binbaşı Ömer Subhi, Sultan Abdülhamid’in talebi üzerine Trablusgarp, Bingazi, Fizan, Büyük Sahra ve Sudan’ı kapsayan bir kitap yazıp padişaha takdim etti. Belki toplumda Afrika ile ilgili bir duyarlılık oluşturulmaya çalışıldı.
Kuzey Afrika, Akdeniz ve özellikle Libya bugünlerde yeniden dünyanın ve ülkemizin gündemindeki birincil konuları arasına girdi. Biz de bu çerçevede bölgedeki tarihsel hafızamızı yeniden canlandırmak için Binbaşı Ömer Subhi’nin bu kitabını okurlarımızla buluşturmak istedik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0cc41c4-9812-4bf2-9c49-9f9aa88e95c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fethedilenlerin Gözüyle Anadolu’nun Fethi</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun fethi tarihin akışını değiştiren olaylardan birisidir. Çağrı Bey’in keşif seferiyle birlikte Anadolu’nun kendileri için elverişli bir yurt olduğunu anlayan Selçuklular devlet kurduktan kısa süre sonra bu ülkeyi ele geçirebilmek için faaliyete koyulmuşlardır. Tuğrul Bey ve Alp Arslan dönemindeki çabalar neticesinde Anadolu’nun siyasi hâkimiyeti Romalılardan Türklere geçmeye başlamıştır. Siyasi, sosyal, kültürel, dinî ve ekonomik bakımdan çehresi hızla değişen Anadolu o zamana kadar görülmemiş bir değişim yaşayarak, XII. yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye ismiyle anılmaya başlanacaktır. Melikşah devrine gelindiğinde Romalılar, Marmara Denizi’nin batısına çekilmiş bir hâlde Anadolu’yu terk etmişlerdi. 
Anadolu’nun fethi sırasında bu ülkede yaşayanların Türk ilerleyişine karşı bakışları zamanın ruhunun günümüze aksetmesi bakımından büyük önem taşır. “Fethedilenler” kategorisinde değerlendirdiğimiz Rum, Ermeni, Süryani ve Gürcü tarihçilerinin Türklere, İslamiyet’e, Anadolu’nun Selçuklu hâkimiyetine girmesine yaklaşımları o dönemde yaşananları analitik olarak değerlendirebilmek için karşı tarafın bakışını ortaya koyar. Onlar sayesinde Anadolu’daki Türk algısının değişimini, ülkede yaşanan siyasi, sosyal ve dinî gelişmeleri yakından anlamak mümkündür. 
Anadolu’nun fethi meselesini karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele alan bu çalışmanın tarih araştırmalarına yeni bir katkı sağlaması en büyük dileğimizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631dab12-61e9-4ef2-a5c9-721d1181b520.jpg</image:loc>
            <image:title>Merzubanname</image:title>
            <image:caption>Merzubânnâme, “Güzel Çocuklara Güzel Hikâyeler” dizisinin ikinci kitabıdır.
Kitapta Merzubânnâme’den seçilmiş yirmi bir hikâye yer almaktadır. Hikâyelerin tamamı Farsça metinden alınmış sadeleştirilerek daha kolay anlaşılabilir bir dile aktarılmıştır. Merzubânnâme’nin iki açıdan önemi oldukça büyüktür. Birinci önemli özelliği bu kitapta görüleceği gibi içeriğindeki konular ve önemli hikâyeleridir. İkinci özelliği de yazım tarzı açısından sanatlı nesir olması ve taşıdığı edebî üstünlüğüdür. Yüksek sanatlı nesirle yazılmış olması, Arapça zor anlaşılır kelimelere yer vermesi nedeniyle genç kuşaklarca daha kolay anlaşılabilmesi için Mehdî Azer Yezdî tarafından günümüz Farsçasına uyarlandı.
Merzubânnâme’de yaklaşık 70 asıl hikâye yer almaktadır. Bu hikâyelerden bir kısmı hayvanların dilinden aktarılmakta, bir kısmı da tarihî rivayetler ve efsanelerden oluşmaktadır. Bu kitapta sadeleştirerek aktarılan yirmi bir hikâye Merzubânnâme’nin en güzel hikâyeleridir. Bu seçkiyi hazırlarken okuyucular için daha kolay anlaşılır bir dil ve aynı zamanda okurlara bir şeyler öğretebilmeleri amaçlanmış ve daha çok didaktik hikâyelere ağırlık verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ec7e0d-d9db-48b1-860c-c0edf553be82.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirimin Şehirleri</image:title>
            <image:caption>Yalnız bir çığlığım ben
Harabe evlerin kaybolmuş anılarında
Genç kızların giyemedikleri gelinliklerinde
Bombaların paramparça ettiği bebeklerin
Bomboş kalan beşiklerinde
Yalnız bir çığlığım ben
Ben yalnız bir çığlığım
Göğümüzü terk eden kuşların kırık kanatlarında
Bağdat’ın ölüm sinmiş sokaklarında
Kurban bıçakları gibi keskin acıda
Yalnız bir çığlığım ben</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87483</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e35176a-db49-4bbe-aec6-eacfbb7af160.jpg</image:loc>
            <image:title>Cümle Göğün Mavisi</image:title>
            <image:caption>Bir yolsuzluk dosyasını kamuoyuna duyuran gazeteci – yazar Fevzi Durukan, her an gözaltına alınmayı beklerken aynı zamanda karısının kendisini aldattığı gerçeğiyle de mücadele etmektedir. Hayat akışındaki bu yarılma, Fevzi’yi annesinin intiharındaki rolünden babasıyla ilişkisine, dostluklarından düşlerine, edebiyat camiasından ülkenin durumuna, en çok da kendisiyle yüzleştirecektir. Öyle ki kendini şimdiki zamandan soyutlayabilmek adına yaşanmakta olanı di’li geçmiş zaman kipiyle yazılmış hayali bir romanın pasajları haline getirerek yer yer sözü anlatıcıdan devralır. Çizgisel ilerleyen olaylar silsilesi, geriye dönüşlerle, id’in vahşi ve tekinsiz sesiyle, aynı zamanda yazar Fevzi’nin ideal kurmacasıyla iç içe geçer. 
 
Ayhan Koç büyük bir titizlikle kurguladığı, postmodern edebi tekniklerle beslediği son romanı Cümle Göğün Mavisi’nde bıçak sırtında ilerliyor. Bir yandan KHK’lılar, mülteci problemi, basın özgürlüğü, muhafazakârlaşma, Kürt meselesi gibi güncel politik olaylar çerçevesinde hâkim ideolojiyi yererken, diğer yandan “muhalif” olma iddiasındaki çevreleri de sert bir şekilde hicvediyor. Tüm yakıcılığına rağmen çağdaş edebiyatın mesafeli kalmayı tercih ettiği güncel soru ve sorunlara parmak basıyor, elini taşın altına koymaktan çekinmiyor, öz sansüre karşı kuvvetli bir çığlık yükseltiyor. Böyle netameli bir işin üstesinden gelirken hiçbir şekilde didaktizme ya da mesaj verme kaygısına, vicdanlara oynama bayağılığına düşmeyen sert, tavizsin bir metin okumanın hazzını yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87484</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e1d4af4-b76f-4e30-8f0a-df4fa9f567e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Onu Tanımadan Önce</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının “Merakı canlı tutan, korkutucu ve psikolojik anlamda kurnaz bir roman, tarz sahibi gerilim yazarlığının en kusursuzlarından.” –Guardian 
 
“Leziz bir şekilde iyi – keskin, zeki, mükemmel bir tempoda… Swanson’ın şimdiye kadarki en iyi gerilim romanı.” –The Observer 
 
Çocuk kitaplarına çizimler yapan bir illüstratör olan Hen ile kocası yeni bir mahallede, yeni bir evde sakin bir hayat kurarlar. Sonunda huzura ve istikrara kavuşacaklardır. Ancak mahallede, onlar dışında çocuksuz tek çift olan Matthew ve eşiyle tanıştıkları gün bu huzurun altı aşınmaya başlar. 
 
Hen, Matthew’nun kitaplığında gördüğü eskrim kupasının, iki yıl önce öldürülen genç bir adamın evinden alındığına emindir. Üstelik Matthew, öldürülen çocuğun okulunda öğretmendir. Cinayetin haberlerini, olay yaşandığı zaman, uzun süre takip edip araştıran Hen’in aklına sorular üşüşür: Yan komşusu gerçekten katil midir? Yoksa bu düşünceler Hen’in kendi paranoyasından mı ibarettir? 
 
Korkunun Kıskacında, Öldürmeye Değer Kişiler gibi romanların yazarı Peter Swanson’dan Onu Tanımadan Önce erkek ve kadın ilişkilerinin karanlık izlerini takip eden, takıntının gizlendiği maskelerin altına ışık tutan, diken üstünde bir macera. 
 
“Bahçeli banliyölerin çirkin, öldürücü yüzünü anlatan dolambaçlı, yüksek tempolu bir hikâye… Swanson, örnek de aldığı öncülü Patricia Highsmith’in sevdiği temalardan sanatçı ile katil arasındaki benzerliği irdelediğinde kusursuzlaşıyor.” 
–Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79edb4cc-6bc2-462b-b72d-7c930dc2fa31.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokuştaki Salyangoz</image:title>
            <image:caption>“Yokuştaki Salyangoz, Strugatskilerin tuhaf ve kuvvetli ilaçları arasında en etkili olanı.” –Jonathan Lethem 
 
BİRİLERİNİN İCAT ETTİĞİ, UYDURDUĞU AMA BANA VE BELKİ KENDİSİNE DE AÇIKLAMAK ZAHMETİNE KATLANMADIĞI BİR DÜNYADA YAŞIYORUM. 
 
Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Yokuştaki Salyangoz ise, Strugatski kardeşlerin az bilinen başyapıtlarından fakat onlara göre eserlerinin “en kusursuzu ve yazdıkları arasında en önemlisi.” 
 
Biber, günlerini aşağıdaki ormanın yönetimini sağlayan İdare’nin bürokratik koridorlarında geçirmektedir. Bir dilbilimci olan Biber’in dileği ormana girmektir fakat İdare tarafından bu talebi sürekli reddedilmektedir. Öte yandan, her gün “yarın” geleceği söylenen araba gelip onu almadığı için İdare binasında sıkışıp kalmıştır. Biber’in de tek yapabildiği, yamacın tepesindeki İdare’de oturup ormanı seyretmektir. 
 
Candide ise yıllar önce bir helikopter kazasından canlı kurtulan bir İdare memurudur. Orman’ın yerlileri tarafından sahiplenilen Candide, yerliler arasında basit hayat sürmektedir. Ancak Candide’in tek istediği İdare’ye geri dönebilmektir. Yerliler ormanın tehlikeleri hakkında onu uyarsalar da Candide her gece yatarken “yarın” tepedeki İdare’ye doğru yola çıkma planları yapmaktadır. 
 
İnsan, çevresini ne kadar tanıyabilir? Daha da önemlisi, insan doğaya hükmedebilir mi? 
 
Yokuştaki Salyangoz, şimdiyle geleceğin arasındaki tehlikeli yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7b9d9cf-38f7-4b53-bbd4-bab5c4b85f2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Kıyısında Duruyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Evren ne kadar büyük olursa olsun, seni her zaman bulurum.” 
 
Tommy ile Ozzie’nin çocuklukta başlayan arkadaşlıkları zamanla sarsılmaz bir aşka dönüşmüştü. Yaşadıkları küçük kasabayı geride bırakıp beraber yepyeni bir hayata adım atmak en büyük hayalleriydi – ta ki Tommy ortadan kaybolana kadar. 
 
Sanki görünmez bir el Tommy’yi hayatlarından silmiş gibiydi. Ozzie hariç kimse onun var olduğunu bile hatırlamıyordu. Sevgilisinin yokluğuyla boşluğa düşen Ozzie’nin olanlara mantıklı bir açıklama bulma çabası, onu bir başka korkunç gerçekle burun buruna getirdi: Evren gitgide küçülüyordu. 
 
Artık başına gelen her şeyin evrenin gönderdiği bir mesaj olduğuna inanmaya başlamıştı. Son anda zorla indirildiği uçağın düşmesi, Fizik dersi için Calvin’le eşleştirilmesi ve aralarındaki bariz çekim… Yapılan her seçim, bir daha asla açılmayacak bir kapıyı kapamak demekti ve Ozzie önündeki her kapıyı elinden geldiğince uzun süre açık tutmaya kararlıydı. 
 
“Hazine niteliğinde bir büyüme hikâyesi.” —Kirkus, starred review 
 
“Mükemmel kurgulanmış bir roman.”  —Shelf Awareness, starred review 
 
“Hutchinson önemli konuların üstünü bilimkurgu ile örtüyor… Ozzie’nin zekâsı ve arkadaşları için duyduğu endişe, onu büyüleyici bir anlatıcı yapıyor.”  —Publishers Weekly, starred review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07035c0d-1970-4668-bfe0-f308f2ecbac8.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Muhammed ve İslamiyet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Eric Schroeder, İslâm tarihini bütün şaşaası ile anlatan hikâyeleri, konuya ilişkin dört yüze yakın tarihçi, vakanüvis, şair ve kahramanın kitaplarını yedi yıl boyunca titizlikle tarayarak ortaya çıkardığı bu eserde, yaptığı tasnifin sonucunda en kıymetli ve canlı olanları kronolojik bir sırayla okuyucuya sunuyor. İslâm medeniyetini meydana getiren tarihî şahsiyetler, özenli bir aktarımla ete kemiğe bürünüyor ve tanıklıklarını dile getiriyor. Belge ve kaynak odaklı bir tarih perspektifi geliştiren Schroeder, tarihçinin görevinin belgeler hakkında fikir yürütmek ya da tarihî olaylar ve şahıslar hakkında hüküm vermek olmadığına inanıyor. Bu nedenle de İslâm tarihi ile okuyucuların arasından çekilmek ve kararı okuyuculara bırakmak için azami gayret sarf ediyor.

Daha önce yayınevimiz tarafından “Hz. Muhammed’in İzinde” adıyla basılmış olan bu eser, tercümesinin güncellenip kitaptaki eksiklerinin giderilmesiyle yeni bir hüviyete büründü. Bu sebeple içeriğini daha doğru yansıttığı düşünülen yeni bir adla okurların istifadesine sunuldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e7eaac-39b3-4c79-af44-11af10a0a4ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İnferis</image:title>
            <image:caption>‘Güneş, ay ve gerçekler uzun süre saklanamaz.’ Mahfi Eğilmez bu romanında kamu ihalelerindeki yolsuzlukları araştıran bir maliye müfettişini, o yolsuzluklarla bağlantılı görünen cinayeti aydınlatmaya çalışan polis komiserini, aynı konuyu farklı açıdan soruşturan savcıyı ve olayların peşinden koşan bir gazeteciyi nefes nefese bir takip içinde buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8be2b98b-2341-4526-ac4a-6f5eab7ed786.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Afetler: Pandemi ve Deprem</image:title>
            <image:caption>Doğal Afetler: Pandemi ve Deprem .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bbf7514-813e-42ac-85b8-c6610e174634.jpg</image:loc>
            <image:title>Şapinuva Güzellemesi</image:title>
            <image:caption>Çorum Ortaköy’deki Şapinuva antik kentinin Hititler üzerinden referans alarak yansıttığı estetik 
melankoli, günümüzde de etkilerini sürdürmektedir. Hititlerin önemli bir kentleri olan Şapinuva, 
Hattuşa ve Boğazkale de önemli ve çok değerli sonuçlar yüzyıllarıdır duygusal, kültürel ve sanatsal 
etkiler bırakmıştır. Bu etki Geç Hitit devletlerinin Kilikya’ya (Karatepe) kadar taşınmasında varlık 
göstermiştir. Çorumda Hititler sonrası ve günümüze kadar (Selçuklu ve Osmanlı gibi) gelen tüm 
yaşanmış ve yaşanan kültürel olgular “Şapinuva Güzellemesi” adlı kitapta şiirsel imgelerle yorumlarla 
yansıma bulmaktadır. Şiirlerin güzelleme (Halk Edebiyatı) tarzıyla yapılanması hem Çorum hem de 
Çukurova’daki etkilerinin güncele taşınması bağlamında önemli olmaktadır. Ve Çorum’un Necmi 
Karkın da bıraktığı duyumsal hisler, şiirlerle derin içeriklere dönüşmüştür. Kitap, “Şapinuva 
Güzellemesi”, “Şapinuva Ağıdı” ve “Hattuşa’dan Kilikya’ya” olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. 
Önsözünü Şapinuva Kazı başkanı Hititolog Prof.Dr Aygül Süel’in yazdığı kitap 72 şiirden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1932df-f603-4a3e-942e-87abe78dd4a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrim’in Mavi Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Dil susar o kolay 
Ya 
Yüreğimi nasıl susturacağım 
Delifişek gibi 
Coştukça coşuyor 
Munzur gibi 
Çağlayan gibi 
Ucu bucağı olmayan 
Okyanuslar gibi 
Seni sevdikçe sevesi 
Geliyor yüreğimin 
Halbuki aşığım 
Kelimelere 
Dizelere 
Notalara 
Nağmelere 
Şarkılara ve türkülere 
Ha bir de sana çok AŞIĞIM SEVDİĞİM 
Ömürlerime sığdıramayacak kadar 
Nefeslerime dolduramayacak kadar 
Gördüklerimi anlamlandıramayacak kadar 
İşittiğim sesleri algılayamayacak kadar 
Dokunuşları hissedemeyecek kadar 
SANA ÇOK AŞIĞIM SEVDİĞİM...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca45ce9-c116-4ac4-ae25-643aafa3f34b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hanımlar 10 Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkdaşlarıyla oyun oynamaya bayılan  küçük kızlara harita  bir önerimiz var .
İrem&apos;le  öğretmencilik ,Mine&apos;yle doktorculuk,Nida&apos;yla sekretercilik oynamaya ne dersiniz? Onlarda  senin gibi arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılıyor.Haydi kitabın kapağını kaldır ,eğlenceye katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bee0942e-b38f-44ba-a869-d54933983d9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Beyler 10 Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>3,2,1 Başla ! Ralli pilotu olmak isteyen küçük beyler burada mı? Ya da uzay aracıyla gezenler arası yolculuk yapmak isteyen ?Öyleyse sana harika bir haberimiz var !Küçük beyler kitapları tam sana göre .
Haydi ne duruyorsun okumaya başla ,maceraya katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/353ae28a-d078-4e3e-95f3-1005458825c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Bir Masal Varmış</image:title>
            <image:caption>Lenoçka ile Vanya bir masal yazmak için masa başına otururlar. Ama dünyada söylenmemiş bir söz, yazılmamış bir masal var mıdır acaba? 

Masalların masallara karıştığı, kahramanların sıradışı serüvenlere atıldığı, gerçekle saçmanın iç içe geçtiği, keyifli ve şakacı bir öykü bu. 

Sovyetler Birliği&apos;nin haylaz yazarı Harms, çocuk edebiyatının sınırlarını zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/870bf943-8c30-42f1-8517-04d10f536cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Trafikte Duygu ve Duygu Düzenleme</image:title>
            <image:caption>Duygu ve Duygu Düzenleme Kavramlarını Tanımlama 
Trafikte Öfke ve Saldırganlık 
Stres ve Yol Güvenliği 
Olumlu Duygular ve Trafik Güvenliği 
 Trafikte Duygu Düzenleme ve Müdahale Çalışmaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f099b4d5-7548-40c0-a3cd-971c252735db.jpg</image:loc>
            <image:title>Haymus Hayatın Mutluluk Sevinci</image:title>
            <image:caption>Haymus Hakkında Konuşalım 
Sağlık ve Mutluluk Bilimleri Etkileşimi 
Yenilenen Mutluluk Kültürü Dinamiği 
Bilinç Kazanımı ve Mutluluk Konsepti 
Duygusal Özsermaye ve Mutluluk 
Mutluluk Yönetim Sistemi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39893345-ef34-47cf-b90b-f588453d5104.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Hayatların Reçeteleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un tarih kokan lezzet duraklarına iştah açıcı bir yolculuk!  
Her tarifte eski zamanları hatırlayacağınız Rum kültürüyle yoğrulmuş 
nostaljik bir yeme-içme ve işletme rehberi. 
Müziğin hiç dinmediği meyhanelerde,  
eğlencenin hiç bitmediği tavernalarda yerinizi ayırtın.  
Yıllardır ayakta kalmayı başarmış bu eşsiz mekânların 
asırlık öykülerini dinleyecek, en iyi mezelerin sırlarını bulacak, 
ara sıcaktan ana yemeğe her lokmada farklı tatlara kapı aralayacaksınız.   
Mis kokulu pastaneler, rengârenk şekerlemeciler ve 
rüya gibi çikolata fabrikaları da cabası…  
Eğer siz de yeni bir başlangıç yapıp yeme-içme sektörüne girmek istiyorsanız, 
bu kitapla işin inceliklerini öğrenecek, aradığınız cesareti bulacaksınız.  
Yok, sadece tatmaya geldim diyorsanız,  
hayal ettiğinizden çok daha fazlasını tadacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21c5500d-a915-4108-a3c2-5a17a526a3c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolka Pankin Brezilya’ya Nasıl Uçtu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kolka Pankin&apos;in Brezilya&apos;ya nasıl uçtuğuna ve yol arkadaşı Petka Yerşov&apos;un nasıl da hiçbir şeye inanmadığına dair bir öykü bu. 

Bazen herkes aynı yere bakar ama her biri farklı şeyler görür ya, Kolka ve Petka da öyle…Hani bazı yolculukları,varacağımız yer için değil de yolculuğun kendisi için severiz, bu öykü de öyle işte. 

Acaba siz ne göreceksiniz, nereye varacaksınız? Sovyetler Birliği&apos;nin sıradışı yazarı Danii Harms, absürd ve yenilikçi yaklaşımıyla, çocuk edebiyatının sınırlarını zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39744e7e-8755-454e-ab93-a4e5f863d6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tesadüf Mü İsabet Mi?</image:title>
            <image:caption>&quot;Elinizdeki kitap, bir yandan içinde yaşadığımız dünya ve insanlık için kurgulanan tezgâhların izini sürüp delillendirirken öte yandan sunduğu alternatif çare ve çözümleri ile insanlığı cevapsız, çözümsüz ve ümitsiz bırakmamak gayesi ile yazılmıştır. 
Covid-19 salgınından sonra Koronavirüs ile mücadele için hangi ülke başbakanı “küresel hükümet” çağrısı yapacaktı?
Covid-19 salgını gerçekte tüm ulus devletleri başındaki liderler ile birlikte tasfiye sürecine almak ve yeni dünya düzeni için küresel tek dünya hükümetini devreye almak için mi programlanmıştı?
Endüstri 4 ile robotları merkeze alan bir aklın, gelecek yüzyılda insana olan ihtiyacı gittikçe azaltacağı gerçeği bu Covid-19 salgınının ortaya çıkış nedenlerinden biri miydi?
1910&apos;da, bir grup uluslararası bankacının Gürcistan açıklarında, küçük bir adada gizlice bir araya gelme nedenleri neydi?
&apos;Paperclip (Ataç)&apos; operasyonu ile Nazi Almanya&apos;sından önemli bilim insanlarının kaçırılması operasyonunun gerçek amacı neydi?
Bilimi kara bilime dönüştüren ve Kod adları &apos;Jasonlar&apos; olan gizli Elit Akademik Bilimler Grubu üyeleri Teknik Danışman kadrosu altında kimin hesabına çalışıyordu?

Türklük ve Müslümanlığı hedef gösteren Desiderius Erasmus’un, Erasmus Programlarının adı için ilham kaynağı olması tesadüf müydü?
Fatih Sultan Mehmet son Roma İmparatoru muydu?

&apos;Kızıl Elma&apos; yani Yeni Roma İmparatorluğunun inşasına başlandığı doğru muydu?
NASA’nın aydaki kraterlere ismini verdiği Türk ve Müslüman astronomları kimlerdi?
Hitler ile küresel aile şirketleri arasındaki karmaşık ilişkiler ne anlama geliyordu?
Faili mağdur, mağduru mamur, zalimi mağlup edebilecek bir hukuk sistemi var mıydı, olabilir miydi?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afc31e4-b1ff-4c2f-abce-c30ed28efc00.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Hikaye : Beyaz Geceler, Polzunkov, Yufka Yürek</image:title>
            <image:caption>Rus edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin 200. doğum yıldönümü tüm dünyada kültür-sanat çevrelerinde kutlanırken, VakıfBank Kültür Yayınları da bu büyük yazarın gençlik döneminden üç dramatik hikâyeyle okurlarını selamlıyor. Dostoyevski’nin henüz yirmi bir yaşındayken kaleme aldığı Beyaz Geceler, Polzunkov ve Yufka Yürek adlı üç hikâyesi, Rusya’nın en modern ve çelişkilerle dolu kenti olan St. Petersburg’un gündelik yaşamından beslenmektedir. Bu hikâyelerin ortak özelliği, Dostoyevski’nin romancılığının gücünü aldığı canlı karakterlerin ve onların kapsamlı psikolojik tahlillerinin ilk örneklerini vermeleridir. Hiç şüphesiz, bunda, Dostoyevski’nin Nikolay dönemi Rusya’sının kentli, sıradan Rus insanının dertlerini evrensel bir dille resmedebilme becerisi büyük rol oynar. 1848 tarihli bu hikâyelerin getirdiği başarı, Dostoyevski’nin Rus edebiyatının altın çağının en önemli isimlerinden biri olmasının yolunu açmış ve dünya edebiyatının klasikleri arasındaki yerini almasını sağlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b03d195-7b76-43a5-953a-b0d536d52974.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Tarihi Üzerine İki Deneme</image:title>
            <image:caption>On dokuzuncu yüzyıl İngiliz düşünce tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Lord Acton, engin bilgi birikimiyle özgürlüğün tarihi üzerine eğiliyor. Acton’ın “Antikçağda Özgürlüğün Tarihi” (1877) ve “Hıristiyanlıkta Özgürlüğün Tarihi” (1878) adlı iki denemesi, Avrupa medeniyet tarihinde insan özgürlüğünün ve toplumsal hürriyetin kökenlerini ve gelişim seyrini analiz ediyor. Lord Acton, Solon’un Atina’sından Reformasyon Çağının Avrupa’sına, oradan İngiliz ve Fransız Devrimine uzanan panoramik bakış sunuyor bize. Ahmet Fethi Yıldırım’ın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce311ab3-6c05-4c9e-a2a6-7e6538662e98.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünen Baykuşların Gecesi</image:title>
            <image:caption>ŞEYTANIN GÖZÜNDEN TANRI VE DİN 
“ Şeytan diyor ki: ‘’Bugüne kadar herkes Tanrı adına konuştu. Bundan sonra Tanrı hakkında konuşacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc66be6-653c-46aa-a3f1-45aa0603ce16.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatında Kadın Çalışanlara Uygulanan Destekler Perspektifinde Kadın Çalışanların Psikolojik Sahiplenme ve Yılmazlık Durumlar</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm: Kadın Çalışanlara Yönelik Destekleyici Örgüt İklimi 
1.1  Kadın İstihdamının Tarihsel Gelişimi 
1.2  Türkiye’de  Sektörel Bazda Kadın İstihdamının Önemi 
1.3  Kadın Çalışanların Karşılaştığı Kariyer Sorunları 
1.1  Kadın Çalışanlara Yönelik Destekleyici Örgüt İklimi Uygulamaları 
İkinci Bölüm: Psikolojik Sahiplenme 
2.1 Psikolojik Sahiplenme Kavramının Ortaya Çıkışı 
2.2 Psikolojik Sahiplenmenin Bileşenleri 
2.3 Örgütlerde Psikolojik Sahiplenme 
2.4 Psikolojik Sahiplenmenin Farklı Kavramlarla İlişkisine Yönelik Çalışmalar 
Üçüncü Bölüm: Yılmazlık 
3.1 Yılmazlık Kavramının Tarihsel Gelişimi 
3.2 Yılmazlık Kavramı 
3.3 Yılmazlığı Etkileyen Faktörler 
3.4 Yılmazlık Düzeyi Yüksek Olan Bireylerin Özellikleri 
3.5 Yılmazlık Ve Akademik Başarı 
3.6 Yılmazlık İle İlgili Çalışmalar 
Dördüncü Bölüm: Kadın Çalışanlara Yönelik Destekleyici Örgüt İkliminin Psikolojik Sahiplenme Ve Yılmazlık Düzeyleri Üzerine Etkisi, Antalya Bankacılık Ve Turizm Sektörü Üzerine Bir Araştırma 
4.1 Araştırmanın Konusu, Amacı Ve Kapsamı 
4.2 Araştırmanın Varsayımları Ve Sınırlılıkları 
4.3 Evren Ve Örneklem 
4.4 Araştırmanın Modeli 
4.5 Veri Toplama Yöntemi Ve Ölçekler 
4.6 Araştırma Soruları Ve Hipotezleri 
4.7 Araştırma Verilerinin Analizi Ve Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87505</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51584fff-1c5c-49b8-834c-a372537d2945.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgüt Kültürü ve İş Tatmini İlişkisinde Rol Belirsizliği ve Kuşak Farklılıklarının Etkisi</image:title>
            <image:caption>1. Giriş 
1.1  Problem 
1.2  Amaç 
1.3  Önem 
1.4  Varsayımlar 
1.5  Sınırlılıklar 
1.6  Tanımlar 
2.      İlgili Alanyazın 
2.1  Kurumsal Çerçeve 
2.2  Değişkenler Arasındaki İlişkiler 
1.      Yöntem 
1.1  Araştırmanın Modeli 
1.2  Evren Ve Örneklem 
1.3  Veri Toplama Araçları Ve Teknikleri 
1.4  Verilerin Analizi 
2.      Bulgular Ve Yorumlar 
2.1  Doğrulayıcı Faktör Analizi 
2.2  Tanımlayıcı İstatistikler Ve Korelasyon Analizi 
2.3  Basit Regresyon Analizi 
2.4  Hiyerarşik Regresyon Analizi 
2.5  Düzenleyici Etkiyi Belirlemeye Yönelik Regresyon Analizi 
2.6  Bağımsız Örneklem T Testi 
3.   Sonuçlar Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6baeb8a1-e1d6-4936-a13a-8e2e51d3d602.jpg</image:loc>
            <image:title>Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 
Çevre Ve Çevre Kirliliği 
1.1  Çevre Kavramı 
1.2  Çevre Kirliliği 
Bölüm 2 
Çevresel Muhasebe 
2.1 Çevre, İşletme Ve Muhasebe İlişkisi 
2.2 Çevresel Muhasebe Yaklaşımları 
2.3 Çevresel Muhasebe 
2.4 Çevresel Yünetim Muhasebesi 
Bölüm 3 
Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi 
3.1 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi 
3.2 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesinin Önemi Ve Faydaları 
3.3 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi Yönteminin Diğer Yöntemlerle Karşılaştırılması 
3.4 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesinde Maliyetler 
3.5 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesinde Kayıp Kavramı 
3.6 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi Uygulama Süreci   
Bölüm 4 
Mamm Yöntemi İşletme Uygulaması 
4.1 Uygulama Yapılan Sektör Ve İşletmenin Tanıtımı 
4.2 İşletmedeki Geleneksel Maliyet Muhasebesi Süreci 
4.3 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87507</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99da7779-f6e7-40b9-93ab-e2d388c7f1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Sağlık Planlaması</image:title>
            <image:caption>1.Bölüm: Sağlık,Devlet, Planlama Ve Politika 
1.1Sağlık Ve Sağlık Hizmeti Kavramları 
1.2Sağlık Sisteminde Devletin Roller 
1.3 Planlama Kavramı Ve Gelişimi 
1.4 Planlama Yaklaşımları 
1.5 Planlama-Politika İlişkisi 
2.Bölüm: Sağlık Planlaması 
2.1 Sağlık Planlaması Kavramı 
2.2 Sağlık Planlaması Tarihi 
2.3 Sağlık Planlamasının Amacı Ve Kapsamı 
2.4 Sağlık Planlamasının Tarihi 
2.5 Sağlık Planlamasını Etkileyen Faktörler 
3. Bölüm: Sağlık Planlamasında Yasal Dayanal Ve Aktörler 
1.1 Sağlık Planlamasında Yer Alan Aktörler 
2.      Bölüm: Sağlık Planlama Süreci 
2.1  Planlamanın Lanlanması 
2.2  Durum Analizi 
2.3  Amaç Ve Hedeflerin Belirlenmesi 
2.4  Kaynakların Değerlendirilmesi 
2.5  Önceliklerin Belirlenmesi 
2.6  Alternatif Seçeneklerin Belirlenmesi Ve Değerlendirilmesi 
2.7  Plan Seçimi Ve Uygulama 
2.8  İzleme Ve Değerlendirme 
3.Sağlık Planlama Türleri Ve Seviyeleri 
3.1Sağlık Planlama Türleri 
3.2 Sağlık Planlama Seviyeleri 
4. Bölüm: Türkiye’deki Politik, Ekonomik Ve Toplumsal Gelişmelerin Sağlık Planlamasına Etkileri 
4.11920-1938 Dönemi (Kuruluş Dönemi) 
4.2 1938-1960 Dönemi (Kurumsallaşma Dönemi) 
4.3 1960-1980 Dönemi (Sosyalleştirme Dönemi) 
4.4 1980-2002 (Neoliberalleşme Dönemi) 
4.5 2002 Ve Sonrası Dönem (Kalkınma Dönemi) 
5. Bölüm: Türkiye’deki Sağlık Planlarının İçerikleri 
5.1  Refik Saydam Programı 
5.2  İrinci On Yıllık Milli Sağlık Planı 
5.3  Milli Sağlık Programı 
5.4  Sosyalleştirme Programı 
5.5  Ulusal Sağlık Politikası 
5.6  Sağlıkta Dönüşüm Programı 
5.7 2010-2014 Stratejik Plan 
5.8 2013-2017 Stratejik Plan 
6. Bölüm: Türkiye’deki Sağlık Planlama Süreçleri 
6.1 Refik Saydam Programı 
6.2 Birinci On Yıllık Milli Sağlık Planı 
6.3 Milli Sağlık Programı 
6.4 Sosyalleştirme Programı 
6.5 Ulusal Sağlık Politikası 
6.6 Sağlıkta Dönüşüm Programı 
6.7 2010-2014 Stratejik Plan 
6.8 2013-2017 Stratejik Plan 
7. Bölüm: Türkiye’deki Sağlık Planlama Süreçlerinde Etkili Olan Faktürler 
7.1 Refik Saydam Programı 
7.2  Birinci On Yıllık Milli Sağlık Planı 
7.3 Milli Sağlık Programı 
7.4 Sosyalleştirme Programı 
7.5 Ulusal Sağlık Politikası 
7.6 Sağlıkta Dönüşüm Programı 
7.7 2010-2014 STRATEJİK PLAN 
1.1 2013-2017 Stratejik Plan 
2. Bölüm: Türkiye’de Sağlık Planlaması: Genel Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87508</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d53f2329-3190-48ce-a4ff-acb61bbacfe4.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğun Son Savaşı</image:title>
            <image:caption>Çanakkale Boğazı’ndan iki Alman zırhlısının girmesiyle başladı her şey…
Ve İstanbul Boğazı’ndan bir Alman torpidosunun bir gece vakti sessizce ayrılmasıyla sona erdi.
Bu süreçte yitirilen yüz binlerce hayat, elden çıkan yüzbinlerce kilometrekarelik toprak, aç, sefil, boynu bükük bir millet ve tarihe karışan altı asırlık bir imparatorluk…
Her şey bu iki Alman zırhlısının gelişi ve bir Alman torpidosunun gidişi arasında geçen dört yılda oldu.
Tarihe damga vuran bir milletin kaderi değişti bu dört yılda.
Ve geriye tek bir soru kaldı, bir asır boyunca tartışılıp duran: “Birinci Dünya Savaşı’na Neden ve Nasıl Girdik?”
Necmettin Alkan, İmparatorluğun Sonu isimli bu çalışmasıyla, “Birinci Dünya Savaşı’na Neden ve Nasıl Girdik?” sorusunun cevabını arıyor.
Yerli ve yabancı arşiv belgeleri, gazete koleksiyonları ve döneme ait kaynakları büyük bir titizlikle inceleyerek hainlikle, kahramanlık arasındaki çizginin oldukça ince olduğu bu topraklarda süregelen yüzyıllık tartışmaya son noktayı koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776859e6-1826-41d4-97b3-504f1f69edaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler</image:title>
            <image:caption>Dört melek tarafından korunan Kadimzamanlar, evrenin kalbidir. Burada zaman farklı akar. Bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. Kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: İnancını yitiren toprak sahibi Popielski, geçmişinden kopmak istemeyen Michał, kendini ormana hapseden Kötü Adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren Ivan Mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen Başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan Paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… Peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?
Dünya edebiyatının önde gelen seslerinden, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler’de dünyanın bir mikrokozmosu olarak irdelenen bu mitsel Polonya kasabasından kesitler sunuyor; 1914’ten 1980’e kadar insanlığın değişimini, Kadimzamanlar’da yaşayan üç neslin arketip fertleri üzerinden anlatıyor. İki savaş arasındaki çöküşü, masalsı olduğu kadar vurucu bir tonda resmederek okuru varlık, hiçlik, zaman, modernite, fanilik üzerine düşünmeye çağırıyor.
 
“Muhteşem bir yazar.” 
―Svetlana Alexievich

“Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” 
―Didier Jacob, L’Obs

“Merak uyandıran, dokunaklı bir roman.” 
―The Independent

“Tokarczuk’un büyüleyici gerçeklikteki becerisi, hayranlık verici dengesiz bir evren ve unutulmaz bir hikâye yaratıyor: Kadimzamanlar, sadece güvenlik duygusunu değil, mekân ve zaman algısını da kaybettiğimiz bir yer.” 
―Exberliner

“Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler garip bir şekilde sakinleştirici bir etkiye sahip. Güçlü ve uzun bir süre yankısı sürecek, unutulmayacak bir hikâye.” 
―World Literature Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39aef2ec-6b81-464b-a6e4-398384d4ab08.jpg</image:loc>
            <image:title>Adımız Aslan İşimiz Destan Galatasaray</image:title>
            <image:caption>Galatasaray&apos;ı ne kadar tanıyorsun? Çok? Biraz? Az? Hiç? Şimdi bütün bu derecelendirmeleri unut ve bir Galatasaray uzmanı olmak için &apos;Adımız Aslan İşimiz Destan-Galatasaray&apos; kitabıyla tanış. Bu kitapta Galatasaray Spor Kulübü&apos;nün kuruluşundan bugünlere kadar gelen unutulmaz ve şanlı hikâyesi anlatılıyor. Üstelik en eğlenceli hâli ve birbirinden komik karikatürleriyle... 

Galatasaray&apos;ın muhteşem şampiyonluklarının ve unutulmaz Avrupa zaferlerinin göğüs kabartan hikâyelerini en detaylı şekilde bulacağın bu kitapta efsane futbolcularla da yakından tanışacaksın. Kimler mi? Metin Oktay, Turgay Şeren, Fatih Terim, Cüneyt Tanman, Cevat Prekazi, Gheorghe Hagi, Claudio Taffarel, Fernando Muslera, Didier Drogba, Wesley Sneijder ve daha nice yıldızlar... Efsane futbolcular, muhteşem şampiyonluklar, inanılmaz Avrupa zaferleri, beyin yakan istatistikler ve şaşkınlık uyandıran olaylar... Galatasaray hiç bu kadar detaylı ve eğlenceli anlatılmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fabc2520-54d6-4537-990f-be19afe3b543.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Sevda Beşiktaş</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin ilk kurulan ve tescil edilen spor kulübü Beşiktaş’ın muhteşem tarihi hiç bu kadar eğlenceli anlatılmamıştı. 100 yılı aşkın bir süredir başarıdan başarıya koşan Beşiktaş’a dair her şey bu kitapta.  Kara Sevda Beşiktaş ile Kara Kartal’ın nasıl simge hâline geldiğini öğrenecek, siyah beyaz renklerin kararının verildiği toplantıya konuk olacaksınız. Beşiktaş’ın hem Türkiye’de kazandığı efsane şampiyonlukların hikâyesi hem de Avrupa’da destan yazılan maçların bütün eğlenceli detayları da elinizdeki bu kitapta sizleri bekliyor. Bu kitabı bitirdiğinizde bir Beşiktaş uzmanı olacağınızı garanti ediyoruz. Haydi, şimdi Beşiktaş zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87513</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384e7e2d-73c1-43f1-a611-6bb969a4d2b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortadoğu’nun Şifresi Kubata</image:title>
            <image:caption>Şüphesiz ki insan ve zaman arasında bir sır vardır. Bu sır asırlardır zamandan insana, insandan zamana aktarılmaktadır. Ortadoğu’da zaman ve insan arasındaki sır perdesini aralamak için farklı dönemler arasındaki bağlantıları iyi analiz etmek gerekiyor. Bu sebeple Antik Babil Uygarlığı ile İsrail arasındaki bağı, Pers İmparatorluğu ile Irak arasındaki bağı ve Kudüs ile Tarsus arasındaki bağı ele aldık. Ayrıca 2. Nebukadnezar, Büyük Kyros, Danyal Peygamber, Saddam Hüseyin, Bizans İmparatoru Heraklius ve Pers İmparatoru Kambiz gibi isimlerin hayatlarının dönüm noktalarında, Ortadoğu Tarihini derinden etkileyen insan ve zaman arasındaki sırrı aradık.

Ortadoğu’yu tarafsız bir gözle anlatmak ve okumak çok zor olduğu için, bu kitabı okuyanlar arasında da anlatılanlara karşı çıkanlar, öfkelerini haykıranlar, mutlu olanlar, yalan söylendiğini düşünenler, gurur duyanlar mutlaka olacaktır. Tarihin görevi spekülasyon ve kehanet oluşturmak değildir. İnsanlık tarihi geleceğe dair en çılgınca kehanetlerin boş çıktığını biz insanoğluna net bir biçimde göstermiştir...

Şimdi, geçmişten günümüze doğru 
yavaş yavaş gelerek birçok konuyu aydınlatmak adına, Tarihin Kum Saatini tersine çevirelim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/383ecd0b-33f7-499d-ada7-9ea6a7763cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Fırtınası Trabzonspor</image:title>
            <image:caption>Anadolu’dan doğan ve adını bütün dünyaya duyuran futbol devi Trabzonspor’un tarihi hiç bu kadar eğlenceli ve detaylı anlatılmamıştı. Peki siz, ünü Türkiye sınırlarını aşan ‘Karadeniz Fırtınası’nı ne kadar tanıyorsunuz? Büyük fırsat ayağınıza geldi! Bu kitap size &apos;Trabzonspor Uzmanı&apos; olma fırsatı sunuyor. Sayfaları çevirmeye başladığınızda cevabını bulacağınız bazı sorular: Trabzon şehri futbolla ne zaman tanıştı? Trabzonspor’un kuruluşunu geciktiren inatlaşma neydi? Bordo-Mavi renkler nasıl belirlendi? Trabzonspor hangi dünya devlerini devirdi ve zaferler hangi şartlarda elde edildi? Trabzonspor’a şampiyonlukları getiren kritik maçlar hangileriydi? En golcüler ve Trabzonspor’dan çıkan krallar kimlerdi? Cevabını bulacağınız bu sorular sadece bir özetti. Daha fazlası bu kitapta sizleri bekliyor. Haydi, şimdi Trabzonspor zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672c347b-051f-4687-a224-c496a9f520c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Renk - Sanatın Harikaları</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı güzelleştiren resim sanatının yolcuları; ressamlar…
Bir tuvale insanı, zamanı ve evreni sığdırabilen renk sihirbazlarıdır onlar. Renkler öyle dans eder ki fırçalarının ucunda, gerçekler hayallere, hayaller gerçeklere dönüşüverir bir anda. Bazen eksik kalır o şaheserler. Bir renk daha olsa tamamlanacak gibi gelir ustasına. Ve düşer ressam o kayıp rengin peşine, tamamlamak için sanat yolculuğunu.
Resim sanatının yedi harika ressamıyla birlikte kayıp rengi arıyoruz. Ve renklerin cümbüşündeki yolculuğumuza seni de bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87518</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d64b5296-1167-42f3-b186-eacbcf84a87d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Çöpüm Değerli</image:title>
            <image:caption>Dedelerinin kaybolan madalyonunu bulmak için çıktıkları yolda Metehan ve Elâ daha önce fark etmedikleri bir gerçekle karşılaşırlar: Çöpler.
Dünyanın güzelliğini karanlık bir örtü gibi kaplayan çöplerin hem insanların hem de hayvanların sağlığını tehdit ettiğini öğrenirler.
Artık onlardan kurtulmanın zamanı gelmiştir. Barış abileriyle birlikte kolları sıvarlar ve bir atık projesi geliştirirler.
“Benim Çöpüm Değerli” diyerek çıktıkları bu macerada dünyayı kurtarmak için seni bekliyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87519</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/866dd3ec-90d6-486f-86ac-11eb2d039e3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Materyalizm</image:title>
            <image:caption>İtalyan filozof ve dilbilimci Sebastiano Timpanaro’nun elinizdeki kitabı, materyalizm, yapısalcılık, Marksizm ve dil felsefesi ilişkisini ele alan en özgün çalışmalardan biridir. Kaba, fiziksel ve biyolojik materyalizm anlayışlarına eleştirel ve yapıcı bir bakışın ürünüdür.  
İdealizmle olan savaş bitmemiştir. Zira her çağ, kendine ve modaya uygun bir idealizm üretmektedir. Batı’da Marx’ın iki ana yorumu, Frankfurt Okulu ve türevleri ile Althusser, Marksizmi değil, onun kırıntılarını hayatta tutabilmiştir. Üstelik Frankfurt Okulu, bilimsel bir sosyalizm kurmaya ihtiyaç duymamış, Marksizmin bilimsel karakterini en açık şekilde ilan eden Althusser ise Platoncu bir bilim kavramını devralmıştır. Bu nedenle materyalizmi yeniden benimsemek ve geliştirmek gerekmektedir.  
Darwin’in evrim kuramı, Saussure’ün dil çalışmaları, Levi-Strauss&apos;un yapısalcığı, Foucault ve Chosmky’nin yapıtları ve kaba materyalizmin canlanışıyla bağlantılı olarak ivme kazanan ırkçılık bu bağlamda eserde ele alınan konulardandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae96abd3-b3a1-4e71-8573-ba047f1585f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Hikayesini Yazan Okullar: Okul Öz-değerlendirme Modeller Ve Uygulamalar</image:title>
            <image:caption>Ülkelerin sahip olduğu en önemli kaynaklardan biri mevcut insan gücüdür. Eğitim aracılığıyla bu güç, ihtiyaç duyulan yönde yetiştirilmektedir. Bu doğrultuda ülkelerin fiziksel sermaye kadar yetişmiş insan gücüne de sahip olması beraberinde toplumsal refahı getirmektedir. Çünkü fiziksel sermaye yetişmiş insan gücü elinde değer kazanmaktadır. Ancak insan yetiştirmek rastgele değil, formel, planlı, programlı ve amaçlı bir süreçtir. Eğitimde amaçlara ne düzeyde ulaşıldığı ise denetim ve değerlendirme aracılığıyla belirlenmektedir. Çünkü etkili denetim ve değerlendirme eğitimin niteliğini ve okul başarısını yükseltmede anahtar rol oynamaktadır. İçerik ve şekil olarak değişiklik göstermesine rağmen denetim ve değerlendirme tarih boyunca var olan köklü bir uygulamadır. Türk Eğitim Sistemi’nde de denetim uygulaması Tanzimat Dönemi’nde mektep muinleri ile başlamış, günümüzde ise maarif müfettişleri tarafından yürütülmektedir. Eğitim denetimi değişen yönetim anlayışlarıyla yeni eğilimler kazanmıştır. Eğitim sisteminde hesap verebilirlik, kalite, şeffaflık, etkililik arayışı, okullara ilişkin çalışmaların yönünü değiştirmiştir. Bu doğrultuda çalışmaların yönü okuldaki çıktılardan sürece doğru bir değişim göstermiştir. Okulları geliştirmek ve iyileştirmek amacıyla paydaş iş birliğiyle kanıtlara dayalı olarak okul öz-değerlendirme uygulamaya konulmuştur. Öz-değerlendirme okulun mevcut durumunun paydaş katılımı ile çeşitli veri ve kanıtlara dayalı olarak belirlenmesidir. Ayrıca öz-değerlendirme aracılığıyla okulun bütüncül olarak etkililiği belirlenmekte, güçlü ve zayıf yönleri ortaya konmaktadır. Ancak sadece öz-değerlendirme yaparak okulun iyileşmesi beklenemez. Öz-değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak okula ilişkin neler yapılacağının planlaması ve bu doğrultuda hareket edilmesiyle okul iyileştirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Görüldüğü üzere öz-değerlendirme sonuçları, okul geliştirme ve iyileştirme çalışmalarına yön vermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc9d4bb2-f6ca-49ba-aee9-d07d4d0186c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Salon</image:title>
            <image:caption>Kırımızı Salon, insanların iç dünyasında yarattıkları adalet algısı ile mevcut adalet sisteminin arasında çırpınan bedenlerin, zihinlerin ve yaşamların kesiştikleri noktaların birleşme serüvenini anlatmaktadır. Kötünün, zorun ve korkunun getirdiği gerçeklerin romanı. 

“Toplumda kadınların erkeklere karşı tutumları her şeyi karmakarışık hâle getiriyordu. Babaları tarafından eğitimi yarıda kesilerek daha on sekizinde olan kızlar sırf zengin diye evlendirilerek besleme gibi eş oldular kocalarına... Okulsuz, eğitimsiz kalan bu kadınları hayat eğitti elbette. Her kadının diploması, maaş kartı olmayabilirdi; ama çoğu anne, mazisini anlatırken “Ben sınıf birincisiydim, babam beni okuldan alıp kocaya verdi.” diye anlatmaz mıydı? Kocaları için damızlık olarak alınan bu kadınlara bir araba bir de kredi kartı vermek, sevgi vermekten evlaydı demek ki!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e611edf6-7d00-4514-bcd0-5c73eba552a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Osmanlı Tarihyazımı - I</image:title>
            <image:caption>Çok değil, yüz yıl kadar önce Türkiye’de tarihçiler Osmanlı tarihinin yazılmadığını iddia ediyorlardı. Daha doğrusu bu iddialar Osmanlı tarihinin çağdaş yöntemlerle yazılmadığı üzerineydi. Henüz modern tarih düşüncesi ve araştırmalarının başında olan tarihçiliğimiz için her iki iddianın da doğruluk payı vardı. Oysa bu durum kendilerinden öncekiler tarafından da fark edilmişti. Hanedan tarihi ve vakanüvislerin yazdıklarının dışında Osmanlı tarihi farklı cepheleriyle ele alınmamıştı. Osmanlı tarihini geniş kaynak kullanarak bütünüyle ele alan ilk örneği yabancılar verdiler. Joseph von Hammer-Purstgall bunların başında gelmektedir. 
 
Dünyada Türk tarihçiliği başlığı altında Osmanlı tarihi araştırmalarının yanısıra Türk tarihinin diğer safhalarını içeren kayda değer yayınlar yapılmıştır. Bu çalışmanın ilgi odağı doğrudan Osmanlı tarihyazımı olarak seçildi. Sorularımız Osmanlı araştırmalarının yürütüldüğü ülkelerde Osmanlı tarihine ilginin başlaması, yükselişi, düşüşü veya Osmanlı tarihinin bir parçası olmasına rağmen bazı ülkelerde yeterli ilgiyi neden görmediği üzerinde şekillendi. Doğu Avrupa, Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkeleri Osmanlı Devleti ile iç içe geçen tarihlerine rağmen birçoğunun tarih araştırmalarında Osmanlı Tarihi kayda değer bir yere sahip değildir. Bu çalışmada bunun nedenlerinin yanısıra dünyadaki çeşitli ülkelerin Osmanlı Tarihini nasıl bir perspektifte aldıkları ortaya konulacaktır. Bu ilk ciltte Rusya, Fransa, Almanya, Avusturya, Macaristan, Hollanda, İtalya, Yunanistan, İsveç, Bulgaristan ve Arap ülkeleri odak noktası kılınarak bu soru yanıtlanmaya çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0aef901-b468-4588-9c89-8bc4ce1f895d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizmin Felsefi Temelleri</image:title>
            <image:caption>Anarşinin bugünkü anladığımız şekli için milat 18. yüzyıl olarak alınabilir, işte Godwin’in önemi bu noktada ortaya çıkar, zira çağdaş dönemin bilinen ilk ismidir. Peter Marshall’a göre, “Godwin anarşizmin en büyük düşünürüdür. Seksen yıllık ömründe onlarca kitap, binlerce sayfa kaleme alan Godwin, yaşadığı dönem göz önünde bulundurulduğunda radikal bulunabilecek bir felsefeye sahiptir. 
Godwin&apos;e göre dünyadaki kötülüğün temel kaynağı yerleşik yönetimleri ve kurumları olan devlettir, olması gereken şey devletsiz toplum ve otonom yapıların inşa edilmesidir. Doğrudan demokrasi uygulanarak tüm yurttaşlar birbirinin sesini duyabilmelidir. Ayrıca Godwin, mülkiyeti herkesin ortak kullanımına açılması gereken bir şey olarak görür ve işbirliğine vurgu yapar; ona göre, üretim kişilerin yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda gönüllülükle organize edilmelidir; bu nedenle onun komünizm ve anarşizmle ilgili ilk sistematik fikirleri ürettiği kabul edilir. Bu fikirler Kropotkin sayesinde yaygınlaşır. 
“Komşunu kendin gibi sev,” diyen Godwin’e göre anarşist düzene geçiş şiddetsiz ussal bir aydınlanma süreciyle yaşanmalıdır: “Doğrusu, bu eşitsizliği gidermenin yolu şiddet değil, akıldır.” Ona göre, insan aklı ve mantığının gücü sınırsızdır. Özgürleşmenin anahtarı akıldır. 
Godwin’in yaklaşık 250 yıl önce kaleme aldığı yazılarına anarşizm, felsefe ve siyaset bilimi açısından Batı’da ilginin geçtiğimiz yüzyılda yeniden canlanması ve Türkiye’de ise Godwin’in eserlerinden herhangi birinin çevrilmemiş olması, bu çalışmanın oluşmasındaki temel motivasyonlardan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87524</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dbe68ab-bae0-43ee-b2db-46430a64be81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evin Kedisi</image:title>
            <image:caption>Her şey, Eda ve Selma isimli kuzenlerin yağmurlu bir günde karşılaştıkları minik bir kedi yavrusunu sahiplenmesiyle başlar. Kuzenler &quot;Toti Noti&quot; ismini verdikleri kedilerini çok sevseler de birbirlerine alışmaları kolay olmaz. Toti için oldukça doğal, eğlenceli olan şeyler kuzenler için baş edilmesi zor durumlardır; uzayan tırnakları, dökülen tüyleri, safari merakı, davetsiz komşu ziyaretleri... Gene de kuzenler sevgiyle tüm bunların üstesinden gelebileceklerine inanırlar. Tabii Çağdaş Şövalye ve diğer kedi severlerin de desteğiyle... 
Ayda Çayır&apos;ın nahif kaleminden eğlenceli ve sürükleyici bir kedi öyküsü sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87525</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8689ded7-8b88-4a25-a209-36dcd7a2f0ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimseden Gelen Pusulalar</image:title>
            <image:caption>Lütfen beni hemen bir yerlere kapatmayın. Evde beni bekleyen dört aylık bir kedim ve yemek vermediğimde dolabımın kapağını burnuyla açıp tüvit ceketlerimi tırmalayan bir annesi var.” 
“Sorun nedir Karl? Bana rahatlıkla söyleyebilirsiniz, sizi hiçbir yere kapatmayacağım, söz veriyorum.” Kendi kendime “En azından şimdilik…” diye de ekledim. 
“Ah Tanrım, kabul etmeliyim, belki de gerçekten deliriyorum,” dedi, sanki kendi kendini avuturcasına da ekledi: “Her neyse, söyleyeceğim ve hemen bitecek. İşte geliyor, bugün 1 Haziran 2015!” 
Her şey aşikârmış gibi susup yüzüme baktı. Kaşlarımı kaldırdım: “Tamam, önce sakinleşelim. Dün 31 Mayıs’tı, bugün ise 1 Haziran. Her şey yolunda gibi görünüyor.” Ses tonumu değiştiriyorum. “Yakın zamanda bir kayıp yaşadınız mı?”  
“Evet, onu anlatıyorum ya, haziran ayını kaybettim!” 
Kaybolan haziran, kayıp bir tablo, zürafalar, bir psikolog ve bir endüstri mühendisi... Selva Karcı Selen kendine has üslubuyla bu beş unsuru birbirine ustalıkla bağlıyor; okuyucuya da bu yer yer eğlenceli, yer yer romantik, yer yer fantastik romanı okumak kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4e0f34-cc47-45a0-bab4-46f1e864ae05.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlılar Çağı</image:title>
            <image:caption>Batı Avrupa’nın 10. yüzyıldan itibaren nüfusları ve tarımsal üretimleri artan feodal krallıkları, 11. yüzyılın sonra çeyreğine gelindiğinde yeni pazarlar arayışındaydılar. Ancak Doğu’nun ticaret yolları ve limanları Müslümanların denetimi altındaydı. Öte yandan, 1071’de Anadolu’ya giren Türklerin İznik’i merkez edinerek Bizans İmparatorluğu’nu tehdit eder hale gelmesi ve başta Kudüs olmak üzere önemli hac yerlerinin Müslümanların elinde olması, Hıristiyan dünyası için büyük bir rahatsızlık kaynağıydı. Bu şartlar altında, birincisi 1095’te düzenlenen Haçlı seferleri birçok sonucu da beraberinde getirdi. 
Birbirlerine çok uzak olan halklar ve onların kültürleri, dilleri, dinleri karşılaştı, farklılaştı, karıştı. 
P. M. Holt sadece Haçlı seferlerini değil, Emevileri, Abbasileri ve Memlûk Sultanlığı’nı da ele aldığı bu kitapta, 11. yüzyıldaki Birinci Haçlı Seferi arifesinden 1516 – 17’deki Osmanlı fetihlerine kadar Doğu Akdeniz topraklarının siyasi tarihini sunuyor. 
Holt’un bu kitabı hem kışkırtıcı hem de okuyucuda yeni ufuklar açan bir çalışma. Başka bir deyimle tarihle ilgilenen herkesin kitaplığında bulunması gereken temel bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa82438-ca7d-4447-b273-407fc03a25a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hukuku Pratik Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Eğitim Hukuku Pratik Çalışmaları kitabı, başlığı ve içeriği itibarı ile Türkiye&apos;de ilk olma niteliğindedir. Kitap hem hukukçulara hem de eğitimcilere yönelik ve de okuyucu dostu olarak nitelendirilebilecek bir üslup ve içerikle hazırlanmıştır.Kitapta ilk olarak tamamı çözümlü ve özgün 10 pratik çalışmaya yer verilmiştir.

Eğitim hukukunun içeriğinin belirlenmesinde mahkeme kararlarının yadsınamaz önemi dikkate alınarak ikinci bölümde de seçilmiş yüksek mahkeme kararlarına yer verilmiştir. Dersi alan öğrencilerin sınavlarına daha iyi hazırlık yapabilmesi için kitabın üçüncü bölümünde geçmiş yıllara ait çoktan seçmeli ve klasik sınav örnekleri yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde ise örnek dava ve idari başvuru dilekçeleriyle sözleşme örnekleri bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fd5b091-8059-4d16-b535-1023f038d984.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın</image:title>
            <image:caption>OSHO, Kadın: Vahşi Dişinin Doğuşu kitabında vahşi dişinin nasıl topluma ve sisteme uyum sağlamak zorunda bırakıldığını ve artık yeniden sahneye çıkması gerektiğini hatırlatır. Kadın olmanın hediyelerinden ve bu hediyeleri şefkatli şekilde kucaklayabilmenin yollarından söz eder. 
Kalbin yolu güzeldir ama tehlikelidir. Zihnin yolu sıradandır ama güvenlidir. Erkek, en güvenli ve en kestirme yaşam tarzını seçmiştir. Kadın duyguların, hislerin, ruh hallerinin en güzel ama en sarp, en tehlikeli yolunu seçmiştir. Bugüne kadar dünya erkekler tarafından yönetildiği için kadınlar muazzam şekilde azap çekmiştir. Kadın, erkeğin yaratmış olduğu topluma uyamamıştır çünkü toplum mantığa ve nedenlere uygun olarak yaratılmıştır. 
Benim insanlarda gözlemlediğim şey şudur: Kadınlar bilinçaltının derinlerinde, “Bak anne, ben de en az senin çektiğin kadar acı çekiyorum,” demeye devam ediyor. Erkekler sonradan kendilerine sürekli olarak, “Baba merak etme, hayatım en az seninki kadar mutsuz. Senden öteye geçmedim, sana ihanet etmedim. Tıpkı senin olduğun gibi, aynı mutsuz kişi olarak kaldım. Zincirin halkasıyım, geleneği devam ettiriyorum. Ben senin temsilcinim baba, sana ihanet etmedim. Bak, anneme yaptığın şeylerin aynısını çocuklarımın annesine yapıyorum. Bana yapmış olduğun şeyleri çocuklarıma yapıyorum. Onları, senin beni yetiştirdiğin gibi yetiştiriyorum,” demeye devam eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3da97ec-91a5-43cd-b383-9a8cd86ba36c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Geliştirme Kitapları Süper Zeka Oyunları 1.Sınıf</image:title>
            <image:caption>Bu kitap MEB matematik öğretim programında yer alan 1. sınıf kazanımlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Çalışmalarda yer alan sorular çocuklardaki karşılaştırma, akıl yürütme, zihin kontrolü, hafıza, çözüm üretme, özgüven, öngörme becerilerini geliştirmeyi destekleyecek şekilde hazırlanmıştır. 
Çözdüğünüz bir soru sizi çok sevindirmesin ya da çözemediğiniz bir soru sizi çok üzmesin. Çok kolay bir sorunun içinden çıkamayabilirsiniz, ama çok zor bir soruyu kısa sürede çözebilirsiniz. İşte bu kitapta amaç çocuklara doğru düşünme, akıl yürütme ve zihin geliştirme yetilerini kazandırmaktır. 
Hedefimiz, çalışmaları tamamlayan çocuklarda okul başarısını artırmak ve günlük hayatta kullanabilecekleri becerileri eğlenerek öğrenmelerini sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cc79b25-f3ff-4f59-8526-ebd4f66b0169.jpg</image:loc>
            <image:title>Alis ve Mutluluk Virüsü - Dikkat Kahkaha Bulaşıcıdır</image:title>
            <image:caption>Mutluluk Bulaşıcıdır!
Alis hapşırdığında basit bir soğuk algınlığı geçirdiğini düşünür. Bunun hayatını altüst edecek olayların başlangıcı olduğundan habersizdir. Bu virüsün Alis’i durmadan hapşırtmasının dışında bazı tuhaf semptomları vardır: Sonsuz bir gülme arzusu, iyi bir ruh hâli ve bolca neşe!
Alis, “Her Şeyin Mükemmel Şekilde Düzenli Olmasından Sorumlu En İyi Bakan” tarafından fark edildiğinde kendini mikropları azaltmak için yiyeceklerin dondurulmuş hâlde servis edildiği, kıkırdamanın yasak ve hastalanmanın çok büyük bir suç olduğu bir okulda bulur. Alis, bu okulun şimdinin aksine geçmişte çok eğlenceli olduğunu fark eder. Bir zamanlar okulu yöneten iyi kalpli müdüre ne olduğunu öğrenmeli, mutluluğu dünyadan silmeye kesinlikle kararlı olan bakanın planlarını bozmalıdır. Alis, onu durmadan kıkırdatan virüsüne rağmen başarılı olabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55037175-9359-4c48-9fef-4e65d0699094.jpg</image:loc>
            <image:title>Facebook</image:title>
            <image:caption>Bugün Facebook, mütevazı başlangıcından bambaşka bir noktada. Seçimleri etkileyen “sahte haber” hesapları, Cambridge Analytica skandalı, kullanıcıların kişisel verilerinin işlemesi, sosyal medya platformları üzerindeki tekelci tavrıyla dünya gündemi üzerinde muazzam bir güce sahip. Kurucusu ve CEO’su Mark Zuckerberg’ün eylemlerine karşı artan hoşnutsuzluğu çevreleyen son tartışmalar, ilk defa bir “şirket”i ulusal gündemin merkezine yerleştirdi.

Facebook hakkında çok şey yazıldı, ancak hiç kimse hikâyenin tamamını, yükselişi ve yanlış adımları anlatmadı. Bu kitap Facebook’un kullanıcılarının günlük yaşamındaki etkin varlığını, her ne pahasına olursa olsun büyüme politikasıyla WhatsApp ve Instagram’ı almak için en büyük rakiplerini geride bırakmasına kadar şirketin kontrolsüz gücünü ve şok edici tekniklerini belgeliyor. Bu kadar bağımlılık yapan ve etki alanı genişleyen platformun kurucuları, şimdilerde kendi tehlikelerinin farkına varmaya başladı. Facebook’un içinden ve dışından üst kademe yöneticiler ve çalışanlarla yapılan yüzlerce röportaja dayanan Levy’nin bu kapsamlı çalışması, dünyayı değiştiren ve sonuçlarıyla da yüzleşen Facebook’un hikâyesinin derinliklerine iniyor.

“Levy’nin çok yönlü Facebook’u, konuyu tüm detaylarıyla ele alıyor, meselelerin derinine iniyor. Sonuç ise tarafsız ve yıkıcı.” —San Francisco Chronicle

“Bu kitabın değeri, Facebook’un gizlilik sorunlarını, algoritmalarını ve Cambridge Analytica olayının tüm parçalarını bir araya getirmesinde yatıyor.” —Library Journal

“Levy şevkle yazıyor. Cambridge Analytica planının kökenini, Facebook’un ilk kullanıcılarının gizlilik kaygılarını hiçe saymasına kadar izleyebiliyor… Levy, Haber Kaynağı ve reklamcılığın gelişimini tartışırken, Özel Danışman Robert Mueller tarafından seçime müdahale etmekle suçlanan Rusya İnternet Araştırma Ajansı da dahil olmak üzere farklı aktörlerin bunu gelecekte kötüye kullanılacağının habercisi olduğunu gösteriyor… Ve o, zor sorular sormaktan çekinmiyor.” —The Washington Post

“Sosyal medya devi Facebook, bu tarafsız çalışmada idealist ama aynı zamanda şüpheli, sömürücü ve giderek daha fazla kuşatılan bir varlık olarak karşımıza çıkıyor... Facebook çalışanlarına özgürce erişebilen Levy, verilerini reklamcılar ve siyasi görevlilerle paylaşarak kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddialarıyla; Trump taraftarı Rus propagandası, nefret söylemi ve manipülatif sahte haberler için bir vektör olarak hizmet ettiği suçlamalarıyla boğuşan şirketin kapsamlı ve son derece eleştirel bir portresini çiziyor.” —Publishers Weekly

“Bu etkileyici kitap, yirmi birinci yüzyılda teknoloji devleri ve kişisel gizlilik hakkında önemli konuşmalara ilham verecek.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc21da0-70ea-45d9-9d66-b18141e46771.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Geliştirme Kitapları Süper Zeka Oyunları 3.Sınıf</image:title>
            <image:caption>Bu kitap MEB matematik öğretim programında yer alan 3. sınıf kazanımlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Çalışmalarda yer alan sorular çocuklardaki karşılaştırma, akıl yürütme, zihin kontrolü, hafıza, çözüm üretme, özgüven, öngörme becerilerini geliştirmeyi destekleyecek şekilde hazırlanmıştır. 
Çözdüğünüz bir soru sizi çok sevindirmesin ya da çözemediğiniz bir soru sizi çok üzmesin. Çok kolay bir sorunun içinden çıkamayabilirsiniz, ama çok zor bir soruyu kısa sürede çözebilirsiniz. İşte bu kitapta amaç çocuklara doğru düşünme, akıl yürütme ve zihin geliştirme yetilerini kazandırmaktır. 
Hedefimiz, çalışmaları tamamlayan çocuklarda okul başarısını artırmak ve günlük hayatta kullanabilecekleri becerileri eğlenerek öğrenmelerini sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f4396a8-99e0-4ec2-9e0d-347f59544f81.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Geliştirme Kitapları Süper Zeka Oyunları 4.Sınıf</image:title>
            <image:caption>Bu kitap MEB matematik öğretim programında yer alan 4. sınıf kazanımlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Çalışmalarda yer alan sorular çocuklardaki karşılaştırma, akıl yürütme, zihin kontrolü, hafıza, çözüm üretme, özgüven, öngörme becerilerini geliştirmeyi destekleyecek şekilde hazırlanmıştır. 
Çözdüğünüz bir soru sizi çok sevindirmesin ya da çözemediğiniz bir soru sizi çok üzmesin. Çok kolay bir sorunun içinden çıkamayabilirsiniz, ama çok zor bir soruyu kısa sürede çözebilirsiniz. İşte bu kitapta amaç çocuklara doğru düşünme, akıl yürütme ve zihin geliştirme yetilerini kazandırmaktır. 
Hedefimiz, çalışmaları tamamlayan çocuklarda okul başarısını artırmak ve günlük hayatta kullanabilecekleri becerileri eğlenerek öğrenmelerini sağlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c98d2dde-9612-496f-af0e-5e75ec1775e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yurdumuzu Şen Edeceğiz</image:title>
            <image:caption>Bizler, Yeniçağ Batı insan uygarlığına kaynaklık etmiş bir uygarlığın ilk çiçeklendiği topraklarda oturuyoruz. Biz, yüzyıllarca önce, bir bölüğü bizim topraklarımızda halkın yarattığı bir uygarlığa girmek istiyoruz. Uygarlık ülkümüz, kendi yaratıcı değerlerimizde kendi doğamıza ve kendi insanımıza dönerek, doğaya, hayata ve insana bağlı bir uygarlık yaratmaktır. Yeni çağdaş uygarlığa ulaşmak, basit bir uygarlık değişimini değil, ulusal kaynağımızdan evrensel yeni bir Anadolu uygarlığı yaratmak ülküsünü deyimliyor. Çağdaş uygarlık içinde yeni bir Türk uygarlığı yaratmamız için kendi doğamızı, kendi hayatımızı, kendi insanımızı bilmemiz ve onu, Yeniçağ Batı insan uygarlığı içindeki yerine iyice, sağlamca yerleştirmemiz gerekiyor. Bu da ancak insan aklının ve yüreğinin işi oluyor. 
Ceyhun Atuf Kansu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf3f9c3-d207-4307-9840-500d6cddab48.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitokrasi Sermaye Egemenligi</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye’de pek bilinmeyen bir başlık ile yayınlanıyor. Batının gelişmiş ülkelerinde bazı iktisatçıların kullandığı ama iş çevrelerinin kasıtlı olarak kullanmaktan çekindiği ve halk kitlelerinin öğrenmesinin istenmediği bir kavram olan KAPİTOKRASİ, sermaye egemenliği anlamına gelmekte ve bu yapısı ile de kitabımızın başlığını oluşturmaktadır. Demokrasi kavramı nasıl eski Yunan ve Roma’dan geldiği biçimi ile Demos- Cratos kavramlarının birleşimi olarak halk egemenliği anlamına geliyorsa, Kapitokrasi kavramı da gene Roma döneminden gelen Capitos-Cratos kavramlarının birleşimi olarak &quot;sermaye egemenliği” anlamına gelmektedir. Türk halkı bu kitap aracılığı ile Kapitokrasi kavramını öğrenerek, demokrasi rejiminin güç sahipleri tarafından nasıl yozlaştırıldığını daha iyi anlayacaktır…

İdealist politikada ve görünüşte demokrasi kavramı yürürlüktedir ama gerçekte, yani reel politikada geçerli olan Kapitokrasi’di.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be555838-33c6-41d7-875c-bec2cb056017.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Hakkı Çerçevesinde İran’ın Urmiye Gölü’ndeki Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Çevre hakkı gelişimini hızla tamamlayan bir insan hakkıdır. Çevre sorunlarının sınır aşan niteliği gereğiyle de sadece ulusal hukukun değil uluslararası hukukun da konusunu oluşturmaktadır. İran ise sınır komşumuz ve Türklerin yaşadığı bir coğrafya olarak her anlamda araştırılması gereken bir devlet olmuştur.

Çalışmamızda İran’daki Türklerin yaşam alanından birisi olan Güney Azerbaycan Bölgesi’nde bulunan Urmiye Gölü ele alınmıştır. Göl son 50 yıldır kuruma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Durumun ciddiyetini bildiren, kuruma sebeplerini ve çözümlerini ortaya koyan birçok çalışma bulunmaktadır. Çalışmamızda ise öncelikle çevre hakkı ayrıntısıyla incelenmiş sonrasında da Urmiye Gülü’nün yaşadığı çevre felaketi hukuki anlamda değerlendirilmiş ve İran’ın bölgedeki uygulamalarının çevre hakkının ihlalini oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
Çalışmamızın hem çevre hem de Urmiye Gölü hakkında yapılan çalışmalara katkı sağlaması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cfd691a-f051-4ebc-81e2-3e815014bb56.jpg</image:loc>
            <image:title>Homo Sapiens: Gezegeni Dönüştüren Güç</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü iki uzman tarafından, bilim dünyasında günümüzün en önemli fikirlerinden biri olan Antroposen’e bilimsel, tarihsel ve politik bir bakış. Biz insanlar yalnızca bugünü etkilemekle kalmıyoruz. Yerküre’nin dört buçuk milyar yıllık tarihinde ilk kez, kendi geleceğini tayin eden bir tür söz konusu. Eskiden göktaşları, süper yanardağ patlamaları ve anakaralardaki yavaş tektonik hareketler Yerküre’nin ikliminde ve üzerindeki yaşam formlarında köklü değişikliklere neden olurdu. Şimdiyse Yerküre’yi değiştiren yeni bir güç var: Homo sapiens, sözde “akıllı” insan. 

İnsanlığın gezegene olan etkisinin en düzeye ulaştığı ve neredeyse geri döndürülemez bir hâl aldığı bu sürece bilim çevreleri yeni bir isim veriyor: Antroposen. Kimilerine göre Antroposen, çevre üzerinde sahip olduğumuz benzersiz gücü simgelemektedir. Kimilerine göreyse bize doğaya hâkim olduğumuz yanılsamasını veren aşırı kibirden kaynaklanmaktadır. Bu konudaki görüşümüz ne olursa olsun, kulağa tuhaf gelen bu bilimsel terimin altında en derin korkularımızın ve ütopik fikirlerimizin bağlı olduğu; bilim, felsefe ile politikanın çarpıcı bir sentezi yatmaktadır. 

Gezegeni Dönüştüren Güç: Homo Sapiens, çağlar boyunca doğa üzerinde bıraktığımız etkilerin izini sürerek insanlık tarihine dair yeni bir görüş sunuyor ve yarattığımız bu dengesiz dünyada türümüzü bekleyen geleceği gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bbc90b0-a4ac-4192-a96f-4bcc165a0977.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;le Birlikte Düşünelim</image:title>
            <image:caption>Atatürk&apos;ü daha iyi anlamak ve anlatmak için...

Yapıtlarıyla yüzbinleri kucaklayan üretken yazar Mavisel Yener&apos;in, bir kültür hizmeti olarak, geleceğimizin umudu olan çocuklarımıza armağan ettiği Atatürk&apos;le Birlikte Düşünelim!, Büyük Önder&apos;le ilgili kaleme alınan proje kitaplara yeni bir yaklaşım getiriyor, sağladığı duyarlılık ve kazanımlarla farklılaşıyor.  
 
Mavisel Yener&apos;in, Atatürk&apos;ün bize bıraktığı değerleri çocukların daha iyi özümsemeleri gayesiyle tasarladığı 50 farklı etkinliğe, Atatürk&apos;ün hayatından önemli izler taşıyan 20 unutulmaz anıya ve Atatürk&apos;ün hayatını incelikle yansıtan 140 fotoğrafa yer vererek bu alanda hazırlanmış tüm eserlerden ayrışan bu benzersiz başvuru kitabı, Atatürk&apos;ün yaşamına dair esin verici bilgiler sunan &quot;Biliyor musun?&quot; sayfalarıyla da dikkat çekiyor.

Atatürk&apos;ün Hayatı, Atatürk&apos;ün Devrimleri, Atatürk&apos;ün İlkeleri, Atatürk&apos;ün Kişiliği ve Düşünce Dünyası olmak üzere birbirini tamamlayan dört ayrı başlıktan oluşan kitap; günümüz çocuklarını, bağımsız karakterli, aklın ışığını önemseyen, tarihimizi anlayabilen çağdaş bireylere dönüşebilmeleri için Atatürk&apos;ün izinden yürümeye davet ediyor. Çocukların yaratıcı okuma, düşünme ve yazma becerilerini kullanarak Atatürk ile ilgili pek çok bilinmeyeni keşfedebilecekleri Atatürk&apos;le Birlikte Düşünelim!, Atatürk&apos;ün kişiliğine ve hayat felsefesine dair değerli paylaşımlarda bulunuyor. Kitap, Atatürk&apos;ün askerî, siyasî ve kültürel alanlarda yaptığı yenilikleri hangi düşünceden yola çıkarak gerçekleştirdiğini irdelerken, çocuklara yeni bakış açıları kazandırıyor. Cumhuriyetin ilanının önemi, ilk meclisin açılması ve kadın hakları gibi konulara değinirken; devrimlerin o döneme göre neden gerekli olduğunu, hangi amaçlarla yapıldığını sade ve açık bir anlatımla dile getiriyor. Atatürk&apos;ün edebiyat tutkusu, sanatçıya gösterdiği saygı gibi hususlar üzerinden, güzel sanatların bir topluma katacağı evrensel değerleri aktarıyor, bir liderin genel kültüre neden önem vermesi gerektiğine işaret ediyor.  Atatürk&apos;ün hayatını, kişiliğini, düşünce evrenini, devrimlerini, ilkelerini kapsayan; özgün içeriğiyle okurların yüreğinde ve belleğinde yer edecek bu eşsiz eser ayrıca, TBMM&apos;nin ilk fotoğrafları, Anıtkabir&apos;in yapım süreci, gazetelerin manşetlerini süsleyen ilk Cumhuriyet Bayramı haberleri, Atatürk&apos;ün çektirdiği doğa fotoğrafları, Atatürk&apos;ün kadın hakları ile ilgili çalışmaları ve tarihimizde iz bırakan &quot;Başaran Kadınlar&quot; gibi özel içerikleriyle de merak uyandırıyor.   Mavisel Yener, bilimin ışığında özgür düşünebilen nesiller yetişmesine katkı sunabilmek amacıyla kaleme aldığı bu atölye kitabında, Atatürk&apos;ün eşsiz kişiliğinde insanlığın ilham verici, yaratıcı değerlerinin dünya ile nasıl paylaşıldığını gözler önüne seriyor. O hâlde, el ele verip Atatürk&apos;ün izinden yürüyelim; daha güzel bir gelecek için Atatürk&apos;le birlikte düşünelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a58499b6-5e73-47ad-8f31-37b005b16352.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Heidegger - Varlığın Patikaları</image:title>
            <image:caption>Felsefe klasik anlamıyla çoktan tamamlanmış bir projedir. Dolayısıyla felsefenin tümüyle radikal bir başlangıca ihtiyacı vardır.  Heidegger’e göre felsefenin özünde meydana gelen bu yalpalama, temelde ‘Varlığın unutuluşu’yla ilgilidir. Öyleyse yapılması gereken, henüz serüveninin başında Platon’la birlikte ‘unutulan’ Varlığı açığa çıkarmak ve onu ‘düşünme’ye geri kazandırmaktır. Heidegger’in deyişiyle “Düşünme artık yeni bir patikaya girmelidir.” 
Bu kitap, felsefenin ve düşünmenin tek bir olanağa mahkûm olmadığını, her insanla birlikte farklı başlangıçlara sahip olabileceğini gösterme isteğindedir. Yürünebilecek yeni Varlık patikalarını aydınlatmak, her okuyucuda kendi başlangıcını gerçekleştirme olanağına katkı sunmak, kitabın en büyük amacıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b696fc-07c4-4250-9090-7b4b43b35f01.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kütüphanesi Seti (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Hayal Kütüphanesi, seni kocaman bir kütüphane kurmak için çağırıyor! İçindeki birbirinden farklı 5 kitapla, seni bambaşka dünyalara götürüyor. Bir elma ağacının yanına, anne kuşun yuvasına, çatıdan gelen kahkaha seslerine… 

Bu kitaplarla arkadaşlığı, saygı duymayı, hayal gücünü geliştirmeyi, empati kurmayı öğreneceksin. Bu kütüphane Hayal Kütüphanesi.. 

Setteki Kitaplar: 
1- Anne Kuş ve Çocuklar 
2- Elma Ağacının Arkadaşları 
3- Değirmenci ve Karıncalar 
4- Çatıdaki Kahkaha 
5- Kırmızı Kürklü Küçük Manto</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e87003c-33fa-4b9b-84ba-93a5454688e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne 3 Adanın Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ben ışıltılar ve mermer köşkler istemiyorum. Sadece SENİ istiyorum.&quot; 
Anne Shirley artık iyice serpilip büyümüştür. Çocukluğuna veda eden Anne, Redmond Koleji’ne doğru yola çıkar. 
Eski arkadaşı Prissy Grant onu hareketli ve kalabalık şehir Kingsport’ta beklerken, yanında uçarı yeni arkadaşı Philippa Gordon’la birlikte, Avonlea’ya ait taşra anılarını bavuluna koyar ve yepyeni, sürprizlerle dolu bir hayatı keşfe çıkar. 
Anne burada hayal edebileceği en korkunç arkadaşından evlilik teklifi alır, ilk hikâyesini satar ve ona acı dolu bir ders veren, tatsız bir trajediyle karşı karşıya kalır. Anne, arkadaşlarıyla birlikte eski kır evine taşındığında ise kalbi, huysuz kara bir kedi tarafından fethedilir ve gözyaşları kahkahalara dönüşür.  
Tüm bunların yanında Anne, yakışıklı Gilbert Blythe’ın da onun kalbini fethetmeye çalıştığından habersizdir. 
“İnsanların büyümek, evlenmek ve değişmek zorunda olmaları ne korkunç!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b643e9d-dcec-4dd4-8f71-4a2b4db7ba87.jpg</image:loc>
            <image:title>Değirmenci ve Karıncalar - Hayal Kütüphanesi 3</image:title>
            <image:caption>Değirmenci Reşat Amca, Geyikçi Köyü’ndeki değirmenin sahibidir. Hem kendi köyünün hem de civardaki köylerin ununu o öğütür. Bir gün değirmende un öğütürken buğdayların eksildiğini görür. Buğday çuvalı gün geçtikçe eksilmektedir. Buğdayları alanlar kimlerdir? Reşat Amca, buğdayları alanları bulabilecek midir?

Hayal Kütüphanesi, içindeki birbirinden farklı 5 öyküde, seni hayallerin ötesine götürecek. Minik kuş yavruları, karıncalar ve pek çok kahraman, maceralarıyla seni öykülerin içine çekecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee52deda-73b8-42e5-bf18-bb94ea56eb4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatıdaki Kahkaha - Hayal Kütüphanesi 4</image:title>
            <image:caption>Yaz gelmiş, okullar kapanmıştı. Bir sabah Selcanların telefonu çaldı. İstanbul’daki halaları bir kaza geçirmişti. Selcan ve ailesi trenle yola çıktılar, harika bir tren yolculuğu geçirdiler. Sonunda halalarının evine vardılar. Bir sabah Selcan, ilginç bir ses duyarak uyandı. Kocaman bir kahkaha!.. Sağa baktı sola baktı, kahkahayı kimin attığını bulamadı. Sahi kimdi bu kahkahanın sahibi?

Hayal Kütüphanesi, içindeki birbirinden farklı 5 öyküde, seni hayallerin ötesine götürecek. Minik kuş yavruları, karıncalar ve pek çok kahraman, maceralarıyla seni öykülerin içine çekecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2de2ca79-31a4-41c8-9a44-3c1debca04cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanne</image:title>
            <image:caption>Almanya’ya göç eden bir ailenin kızı…Hanne.

Aile içi şiddeti, cinayeti, intiharı, evlatlık olmayı, kültür çatışmasını, aşkı, varoluş sancısını yaşamış ve sonuçta infilak noktasına gelmiş bir hayatın sahibi. Madden güçlü fakat manevi olarak zayıf hayatında gerçek kimliğini arayan bir kadın. Yaşadığını hissetmek ve lanetli geçmişinden kurtulmak için yine geçmişinden bir umut arıyor…

İnsan asla geçmişini unutmaz. Ne kadar görmezden gelse de inkâr da etse geçmişi sarıp sarmalar. İnsan hayatına anlam arar. Kendisini bir değere ya da köklerine ait hissederek hayata dair bir anlam oluşturabilir insan fakat geçmişiyle barışık olmadan bunu başaramaz. Peki ya geçmişi ile barışık değilse? Yüzleşmesi gerekir geçmişiyle, gerçekle…

İnsanı en çok acıtan şey ise gerçekle yüzleştiği o andır.

Kitapları ve oyunculuğu ile Türkiye’de ve dünyada büyük ilgiyle takip edilen Bahadır Yenişehirlioğlu, gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek kaleme aldığı Hanne’de pek çoğumuzun çevresinden izler bulabileceği sancılı ve fırtınalı bir dönüşüm hikâyesini ustalıklı bir kurgu ve etkileyici bir üslup ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23cce59a-eed3-417c-9262-0fecdf284dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Küçük bir kız çocuğuyla birlikte, tarihi yarımadada hayallerden taşan bir gezintiye çıkalım! Vapurdan Galata Köprüsü&apos;ne, oradan Kapalı Çarşı&apos;ya; güzel şehir kucaklasın bizi. Sevgiyle, nazikçe, sevinçle...
 
Gökyüzünden gelen bir ses çalınıyor kulağına. Bir armağan, bir ezgi. İstanbul&apos;un Şarkısı&apos;nı duymuşsundur belki...
Şiirsel anlatımı ve göz alıcı resimleriyle “İstanbul’un Şarkısı” okurları İstanbul’un güzel sokaklarında, deniz kıyısında, manzaraya karşı bir gün geçirmeye davet ediyor. Bu şarkıya vapurlar, yunuslar, martılar, kediler de eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fddbef8c-527e-4337-aeb5-5b316cf4ced2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Bize Ne Söyler?</image:title>
            <image:caption>Bir vakıa hakkındaki yanlış algıların asırlardan beri farklı dil, kültür, ırk ve coğrafyaya ait milyonlarca insan tarafından benimsenmesi, kalplerde ve zihinlerde yer edinmesi, çok sayıda insanın yanılması veya yanlış yapması ve asırlarca bu konuda ısrar etmesi olanaklı değildir. Tasavvuf Bize Ne Söyler?, Prof. Dr. Ömer Yılmaz&apos;ın kendisiyle yapılan nehir söyleşide &quot;Tasavvuf, bazı müntesiplerinin cehâletinden, düşmanlarının zulmünden çok çekmiştir&quot; tezinden hareketle; tasavvufun mahiyetine kendi bakış açısından cevaplar bulmaya çalıştığı bir tasavvuf psikolojisi ve sosyolojisi kitabıdır. 

Bir akademisyen olarak yazarın, medyada hâlen güncelliğini koruyan tasavvuf konusundaki samimi inancı, yapılan hata ve istismarlara rağmen sahih geleneğin günümüz etik sorunlarına çözüm üretebilecek alternatif yollardan biri olduğuna dair düşüncesidir. İlmî, dinî, ahlâkî, felsefî ve kültürel kodlar eşliğinde yeri geldikçe kendi alanına eleştiriler de yönelterek meseleye yaklaşan Yılmaz, Doğu’dan ve Batı’dan birtakım argümanlarla konuya dair açılımlar ve açıklamalar getiriyor. Tahsilinin önemli bir kısmını Almanya’da ikmal eden, dünyaca ünlü tasavvuf uzmanı Annemarie Schimmel (Bonn, 2003) ile yakından tanışıp derslerine katılan Prof. Dr. Ömer Yılmaz kitapta, farklı başlıklar altında Anadolu insanının dinî ve kültürel kimliğinin bileşenlerinden biri olan tasavvuf disiplininin toplumumuzda hak ettiği yeri alması gerektiğini belirtirken bu husustaki temel kıstasları geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki köprülerle ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4367f6c6-cd56-4d22-a0ed-f87f1d9cd612.jpg</image:loc>
            <image:title>Pina</image:title>
            <image:caption>Pina evinde öyle mutlu ki. Sıcacık yuvası huzur dolu. Peki ya dışarısı? İşte orası biraz ürkütüyor Pina’yı. Belki dışarıdaki güzellikleri keşfetmesi için, gereklidir bir ay çileği, bir de kuş eriği...
Yazıp resimlediği kitaplarıyla çok sevilen illustratör Elif Yemenici bu kez öyküsünü anlatmak için farklı bir teknik kullanıyor, kendi yaptığı maketlerle illüstrasyonları birleştiriyor. Evinden çıkmaya korkan Pina’nın kaygısını, cesaretini, sevincini anlatan bu resimli öykü, aynı zamanda görsel bir şölen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df446570-2ba4-4091-af53-0bb071baea7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümsüzlük ve Ezeliyet</image:title>
            <image:caption>Ölümsüzlüğe olan inanç, ona inananların çoğunu göz önüne aldığımızda daha da inanılmaz bir hâl alır. İnsanların çoğu doğru olmasını temenni ettikleri için ölümsüzlüğe inanır; öyle ki, arzuları muhakeme yetilerini kör etmiş gibidir. Birçoğu da ona, dinlerin otoritesine dayanarak inanır, ancak bunların ne kadarı sağlam hipotezlere dayanır? 
Yol uzun ve belki sonsuz olsa da, tek bir yaşamdan daha bıktırıcı olamaz. Zira ölümle birlikte hafızamızı, yaşlılığımızı ve bitkinliğimizi geride bırakırız. Onu artık bitimsiz bir yaşamdaki tek ve açıklanamaz kırılma olarak değil, bir tekâmülün sürekli tekrar eden ritmi olarak; kaçınılmaz, doğal ve bir uyku kadar esirgeyici bir şey olarak gördüğümüzde, ölüm de şüphesiz yeni ve daha derin bir anlama kavuşacaktır. Gençliği sadece, öğle vakti, gün doğumunu geride bıraktığımız gibi geride bırakmış bulunuruz. Her ikisi de geri dönecek ve eskimeyeceklerdir. 
Bu kitapta, İngiliz İdealizminin son dönem temsilcilerinden John Ellis McTaggart, insan ölümsüzlüğü ve ezeliyetine ilişkin sorgulamasını felsefe tarihinden örneklerle ve özgün bakışıyla ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0da855a-5490-48ac-a58a-6325780cb874.jpg</image:loc>
            <image:title>Neva Bulvarı ( Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Petersburg’un kalbi olan Neva Bulvarı’nda okuru adeta adım adım gezintiye çıkaran ilk öykü, Çarlık Rusyası’nda biri ressam diğeri üsteğmen olan iki arkadaşın âşık oldukları kadınların peşlerinden gidişlerini ve onları bekleyen hazin sonu ele alır.
Gogol’ün müthiş mizahi diliyle, ilk kez 1836’da Puşkin’in çıkardığı Sovremennik adlı dergide yayımlanan Fayton ise bir süvari alayının gelişiyle bir zamanlar iç karartıcı olan B. şehrinde yaşananların trajikomik öyküsüdür.
Rus edebiyatında bir devrim yaratan ve eserleriyle kendinden sonraki edebi sürece katkıda bulunan Gogol’ün bu eserini Uğur Büke’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fab3f86-e38f-4d11-b8f3-8cd6fcdd8655.jpg</image:loc>
            <image:title>Altıncı Koğuş (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir hastanenin akıl hastalarına ayrılan koğuşunda geçen bu hikâye; takip edildiği takıntısına sahip, kendi içine sinmiş olan İvan Dmitriç ile değerlerini yitirmiş ve bu yüzden de boşluk hissiyle boğuşan, hastanenin doktoru Andrey Yefimıç arasındaki felsefi argümanları edebi bir ziyafetle okuyucuya sunuyor. İvan Dmitriç yaşadığı zorbalıklara ve adaletsizliğe, içinde bulundukları berbat koşullara karşı direnç gösterirken, onun zekâsından keyif alan Andrey Yefimıç’ın ruhunu kuşatan karamsarlığa boyun eğerek yavaş yavaş kendine yabancılaşmasına tanık olacaksınız.
Bu iki zıt insanı bir araya getiren tesadüfü, deliliği ve toplumun iki yüzlülüğünü sorgularken Lenin’in deyimiyle size kendinizi o koğuşta hissettirecek, mükemmel bir sürükleyicilikte, kısa ama yoğun anlamlar içeren, 19. yüzyılın “en kasvetli” yapıtları arasında gösterilen bu eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03c04893-bee5-45d9-9694-444f9d9b32d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kadınlar (Bez Cilt)</image:title>
            <image:caption>Küçük Kadınlar, İç Savaş döneminde babaları cepheye gidince anneleriyle zorlu bir yaşam mücadelesi veren dört kız kardeşin hikâyesidir. Zengin olma hayali kuran güzel Meg; kız çocuklarının evliliğe mahkûm edilişine isyan eden, yazar adayı Jo; piyano tutkunu, yardımsever, utangaç Beth ve sanatçı ruhlu, uçarı Amy. Birbirlerinden farklı karakterlere sahip bu dört kardeş kendi ayakları üzerinde durmaya çalışırken bazen yalpalayacak bazen düştükleri yerden tek başlarına ya da el birliğiyle kalkıp yollarına devam edeceklerdir.

Louisa May Alcott’ı kariyerinin en üst noktasına taşıyan ve otobiyografik öğeler içeren, çocukluğun naifliği ile yetişkinliğin acımasız gerçeklerini karşı karşıya getiren ve her yaştan okur için ilham verici olan bu eseri Çiğdem Öztekin’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bed9fbc-de32-4769-87a2-7b6b32413386.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöbetleşe Dışlanma</image:title>
            <image:caption>Nöbetleşe dışlama, kentlerde “yerlilerin” göçmenlere, her göçmen grubun da kendisinden sonra gelen göçmen gruplara karşı geliştirdiği dışlayıcı tepkiler silsilesini anlatıyor. Her yeni göçmen grubu, kentte görünür hale geldikçe, kentin ekonomisini ve günlük hayatını “bozduğuna” dair kızgınlıklarla, aşağılamalarla karşılaşır. Yakın zamana kadar aynen bu şekilde suçlanmış olan “eski” göçmenler de, bu tepkileri yüksek sesle dile getirenler arasında yer alır, bu sırada statülerinin biraz olsun iyileştiğini hissederler. Böylece biriken, katmanlaşan, yoğunlaşan, bir yandan da karmaşıklaşan bir dışlama dinamiği bu. Bir kısır döngü… Bu evrensel olgunun Türkiye’deki kalıbında, Türk etno-kültürel kimliğindekilerin Romanları; Romanların göçle gelen Kürtleri ve Arapları; Kürtlerin yeni göçmen gruplarını dışlayıcı tutum aldıkları gözleniyor. 
Mim Sertaç Tümtaş, “nöbetleşe yoksulluk” kavramından ilhamla geliştirdiği “nöbetleşe dışlanma” kavramını, Suriye’den gelen kitlesel göç örneğinde sahaya uyguluyor. Şanlıurfa, Hatay ve Mersin’e gelen Suriyelilerin ve “göçler diyarı” diye de anılan Mersin’in “yerlileri” 
ile “eski göçmenlerinin,” bu tecrübeyi nasıl yaşadığına, nasıl algıladığına bakıyor. 
Nöbetleşe Dışlanma, yoksulları birbirine düşürerek eşitsizliğin yeniden üretilmesine katkıda bulunan bir sarmalın berrak ve acı bir resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/342bc1fb-d6d3-417e-b2a2-d5aead88e847.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Dilde Huzur Söylemi</image:title>
            <image:caption>“Karşılaştığımız bu ‘politik’ İslâm belki ‘iktidara’ bile gelebilir. Ama gerçek anlamda toplumsal yaşantıyı dönüştürme yetisine sahip değildir. Bunun temel nedeni ise, İslâmi projelerin İslâm’dan ve tek tanrıcı dinlerden bile önce toplumsal yaşama içkin olarak bulunan bir ‘heteroloji’ bilgisine sahip olmamaları, hattâ ifade edildikleri yerde onlara katlanamamalarıdır. ‘Bizim iktidarımızda her görüş kendini ifade edebilecek’ düzleminde verilen bir söz, İslâm’ın ‘otok ton’, dolaysız bir vaadi olmaktan çok, siyasal güç istemi içinde, ‘bükemediğin eli öp’ misali rıza göstermek zorunda kaldığı bir ‘görüş bildirme’ sözüdür.” 
Ulus Baker’in yüksek lisans çalışması olan bu küçük kitap, onun sonraki metinlerinde izlediği teorik hatların ipuçlarını içeriyor: Deleuze ve Guattari’nin rizomatik kavrayışı, Spinoza’nın yorumsamacı teolojisi, Virilio’nun hız ve hareket kavramı, kanaat toplumu vb… Çalışmanın doğrudan konusu ise İslâmcı söylemdir. Ulus Baker, özellikle dinî söylemin modern kanaat diline dönüşmesine ve kanaatlerle kimliklerin “kurulum” süreçlerine bakıyor. İslâmcılığın kapitalizme ahlâkî muhalefet söylemi ile onunla “iyi geçinme” performansı arasındaki uyuma eğiliyor. Bir yandan da, İslamcılıkla ilgili kullanılagelen kavramların hepsine çelme takıyor Ulus Baker, onu yorumlamaya dönük kavramsal çerçeveleri sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7220e13c-7e92-4e5f-ad2c-fc5e1c22d5c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk Projesi</image:title>
            <image:caption>Mutlu musunuz?
Mutlu olmak için nelere ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsunuz?
Şimdi size tüm bu düşüncelerin saçma olduğunu söylesem bana inanmayacaksınız. Ancak açıkladığımda ve içinize yılan gibi çöreklenmiş yanlış hikâyelerin ürünü olan inançlarınızdan sizi kurtardığımda bana hak vereceksiniz.
Bu kitap mutluluk ve mutlu olmak hakkında...
Sizi mutsuz kılan 53 düşünce ve inanç kalıbını fark ederek kırdığınızda hep hayalini kurduğunuz dingin ve özden gelen mutluluğa kavuşacaksınız. Tek yapmanız gereken The Work yöntemine kendinizi bırakmak ve kitaptaki alıştırmaları yapmak. Çözüm bu kadar kolay!
Peki işe yarıyor mu? Hem de nasıl! Bu yöntemi kullanan dünya çapında binlerce insan özden gelen mutluluğa ulaştı. Siz neden onlardan biri olmayasınız?
Şimdi soruyorum, hayatınızı değiştirmeye hazır mısınız?
Cevabınız evet ise bugün cesur bir adım atın ve kitabın sayfalarını çevirin. Sonra da hayatınızın nasıl değiştiğine şahit olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b1cc658-089a-4e1f-b3f5-4d8be0696d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Giordano Bruno - Ölümümü Bildirirken Siz Benden Daha Çok Korkuyorsunuz</image:title>
            <image:caption>“Sadece bilgeler ve erdemli insanlar çok mutlu olabilirler, çünkü onlar acıyı artık hissetmezler.”
Rönesans felsefesini biçimlendiren en önemli filozoflardandır Giordano Bruno... Aynı zamanda bir keşiş, gökbilimci, okültist ve mistiktir de...
Sonsuzluk, madde, ruh göçü, reenkarnasyon ve büyü üzerine yazdıklarıyla Spinoza, Leibniz,
Hegel ve Schopenhauer gibi değerli filozofları etkilemekle kalmamış, modern felsefenin bazı temel ayrımlarını yeniden şekillendirmiştir.
Vatikan, Bruno’nun kişisel notlarını ve elyazmalarını gizli tutmaya devam ettiğinden hakkında yapılmış çalışmalar ne yazık ki kısıtlıdır, zira Bruno günümüzde de hâlâ “sakıncalı” görülmektedir.
Kilise’nin fanatik eğilimlerine karşılık dünyanın ve evrenin sonsuzluğunu savunan Bruno, sapkınlıkla suçlanarak düşüncelerinin bedelini ağır şekilde ödemiş ve Roma’da diri diri yakılarak idam edilmiştir.
Elinizdeki kitap düşünceleri uğruna çekinmeden ölüme giden Bruno’ya dair Türkçede yazılmış en kapsamlı ilk kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17c5d46d-b53c-4ce3-a44d-0d0225b1a7e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Ertelemekten Vazgeç</image:title>
            <image:caption>Mutlu, sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir hayata ulaşmanın anahtarı, hayalleri ertelememektir...
İnsan hayatı, başlı başına bir mucize... “Ömür” denen kısıtlı zamanı hakkıyla değerlendirmekse insanın boynunun borcu... Peki ama nasıl?
İnsanın zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişiminin önüne engeller koyan korkular, kaygılar, güvensizlikler ve çekirdek inançların temeli çocukluk döneminde atılıyor ve ömür süresini olduğu gibi esareti altına almayı başarabiliyor. Ta ki kişi, gelişiminin önünde duran engellerin farkına varıp bunları aşmaya karar verinceye kadar.
İlahi sistem, tekâmülü gerçekleştirmeye kapılar açan, fırsatlar sunan bir sistemdir. İş ki ilham dolu bu kapılardan geçmeye karar vermiş olun. Yaşam yolculuğu içinde ilahi sistemde çınlayacak en acıklı söz “keşke”dir.
“Keşke” diyenin tekâmülünün gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu yüzden süreç içinde her zaman bilinçli, güven dolu, şuurlu ve iradeli ilerlemek çok değerli.
“Keşke içimdeki vesveseden kurtulsaymışım, meğer hepsi boşmuş.”
“Keşke yardım ettiğimi zannedip insanların gelişimine engel olmasaymışım.”
“Keşke insanları yargılamasaydım, olaylara takılı kalmasaydım, meğer hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.”
“Keşke üretmenin güzelliğini daha önce bilseymişim, meğer ömrüm koca bir vakit kaybıymış.”
“Keşke bugünün işini yarına bırakmasaymışım.”
“Keşke affetmenin gücünü, öfkenin yıkımını bilseymişim.”
Ne yazık ki bütün bu pişmanlıkların temelinde “ertelemek” güdüsü yatıyor. Sevmeyi, anlamayı, büyümeyi, gelişmeyi, hayalleri ve tekâmülü ertelemek.
“Ertelemek” bir hiledir.
Dışarıdaki kaosun hileyle sizi tekâmül yolunuzdan alıkoymasına izin vermeyin.
Bülent Gardiyanoğlu’nun bu kitabı erteleme hilesine nasıl çelme takabileceğiniz yolunda eşsiz bilgilerle ve önerilerle dolu...
Yarın keşke dememek için:
Son nefesinde, gözünün önünden nasıl bir ömrün videosunun geçmesini isterdin?
Kendini ertelemekten vazgeç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ab62412-dcfb-4d81-b69f-cfa1d17cb5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuzca Yaşayabilmek</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada yer alan ve Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek, Sevebilmek ve Özgürleşebilmek kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Guy Finley, bu kez korkuya meydan okuyan bir yaşam disipliniyle çıkıyor okurunun karşısına: Korkusuzca Yaşamak!
Korkunun tarifini çok katmanlı bir bakış açısıyla yeniden zihin süzgecinden geçiren Guy Finley, korkuyla düşünce arasındaki bağların nasıl baştan kurgulanması gerektiğine örnek hikâyelerle ve önerdiği etkili uygulamalarla birlikte dikkat çekiyor.
Daha düne kadar uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu hatırla mesela. Önceleri çok istediğin, önemsediğin, kafana taktığın, üzerinde çok düşünüp kaygılandığın, belki çok istediğin, uğruna çok şeyi gözden çıkardığın, vakit harcadığın şeyleri düşün.
Çok değil kısa zaman önce, her biri yaşam kaliteni etkileyecek kadar önemliyken, sende korku ve kaygı hislerine neden olurken, bugün hiçbir şey değişmediği halde güçlerini nasıl kaybettiler peki? Neden eskisi kadar korkutup kaygılandırmıyorlar seni?
Yoksa korku sende sadece bir yaşamda kalma refleksi değil mi? Aynı zamanda bir düşünce hatası mı?
Korkuyla ilgili düşünce hatalarının sonlanması, elbette birtakım zihinsel disiplinlerin yeniden yapılanmasıyla ilgili...
Guy Finley, tam da bu disiplinlerden söz ediyor işte.
Korkusuzca Yaşamak, bir düşünce sanatı kitabıdır aslında. Zorluğun içindeki basit ama etkili kolaylık gibi...
Korktuğun şeye yüklediğin anlamları gözden geçir önce, sonrasında bu kitabın sayfaları arasında korkularından özgürleşmeye başlayacaksın zaten...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18749289-bac5-4d7e-a208-eded2365f0ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Atasözleri Öyküleri - 1</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız bir konu, bir deyim veya atasözü ile bir anda dilimize tercüman olur. 
Yıllarca dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu kitaptaki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız. 
 
A-B HARFLERİYLE BAŞLAYAN DEYİMLER Abayı yakmak • Abbas yolcu • Adam ol baban gibi...  • Ağzındaki baklayı çıkarmak • Ağzınla kuş tutsan nafile • Ahfeş’in keçisi gibi baş sallamak • Aklı kesmek • Al takke, ver külah • Alavere dalavere, Saf Mehmet yine nöbete • Ali Cengiz oyunu • Altın yumurtlayan tavuğu kesmek • Altından Çapanoğlu çıkmak • Ananız dert yesin • Asayiş berkemâl • Aslan payı • Ateş pahası • Atı alan Üsküdar’ı geçti • Atma Recep din kardeşiyiz • Ayıkla pirincin taşını • Aynı yolun yolcusu olmak • Az mı getirdim, geç mi getirdim? • Babandan mı kaldı? • Ba’de harabi’l-Basra • Balık kavağa çıkınca • Ben oyum! • Benden sonra tufan • Bir çift sözü kalmak • Bir ok attım kebap oldu • Bize de mi lolo? • Boru değil bu • Boyunun ölçüsünü almak • Böyle dümdüz arkadaşlık isterim • Bu da iş değil • Bu düşüş sende, bu bakış bende iken • Burnunun dibinde olmak • Buyrun cenaze namazına! 
A-B HARFLERİYLE BAŞLAYAN ATASÖZLERİ Acele işe şeytan karışır • Aç ayı oynamaz • Aç yatarım, dinç yatarım • Allah’ın işine karışılmaz • Ana hamuru küçük pişirir, çocuklar ekmeği iki aşırır • Anır eşeğim anır, adın deftere geçti • Anladık yel değirmeni ama suyu nerden geliyor? • Aslan yattığı yerden belli olur • Ayağını yorganına göre uzat • Ayran içtik, birbirimize geçtik • Az olsun temiz olsun • Bal tutan parmağını yalar • Balık baştan kokar • Balık bilmezse, Hâlık bilir • Bastığı yerde ot bitmez • Ben şahımı buraya kadar severim • Ben yanarım yavruma, yavrum da yanar yavrusuna • Beterin beteri var • Beylik çeşmesinden su içme • Bu baş bizim olsun da, tıraşı sonra düşünürüz • Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c46ad9b6-2abc-40bc-9c97-29e0f164e0f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Atasözleri Öyküleri - 2</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız bir konu, bir deyim veya atasözü ile bir anda dilimize tercüman olur. 
Yıllarca dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu kitaptaki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız. 
 
C-G HARFLERİYLE BAŞLAYAN DEYİMLER Can kalmamak • Cemaziyelevvelini bilmek • Çakmak taşı çıkmak • Çalım satmak • Çattık belaya • Çivi koymak • Çizmeden yukarı çıkmak • Çuvaldızı bulan buldu • Dalga geçmek • Dayansın ehl-i kubur • Demokles’in kılıcı • Deniz bitti • Derdini Marko Paşa’ya anlat • Deveyi düze indirmek • Dilinde tüy bitmek • Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak • Dingo’nun ahırı • Dokuz doğurmak • Dolap çevirmek • Dombay dombay konuşmak • Dostlar alışverişte görsün • Doymak dediğin rahmetli gibi olmalı • Dudu benden akıllı • Düğününde davul çalınmamak • El dedi, ben de dedim • El sözüne uymak • Elinin hamuru ile erkek işine karışmak • Ellez Ağa’nın oğlan doğurduğu zaman • Emmi, düzlükten sür • Enini boyuna uydurmak • Eski hamam, eski tas • Eski hayratı (da) berbat etmek • Eşek sudan gelinceye kadar • Eşekliğine bakmadan hikmetten söz etmek • Eşekliğine vermek • Etekleri zil çalmak • Fani dünya • Geç ateş almak • Geç yiğidim geç. 
C-G HARFLERİYLE BAŞLAYAN ATASÖZLERİ Cimri canından geçer, malından geçmez! • Çağırsalar da gitmesem, çağırmasalar da sitem etsem • Dağdan gelen bağdakini kovar • Davulun sesi uzaktan hoş gelir • Deli her deliğe parmak sokar • Denize düşen yılana sarılır • Dereyi görmeden paçaları sıvama • Dışından baktım bir yeşil türbe • Diriler dururken ölüler helva yemez • Doğru söze ne denir? • Dost, kara günde belli olur • Durdu durdu, turnayı gözünden vurdu • Dünya bu; kimi iner, kimi çıkar • Eden bulur • Eski çamlar bardak oldu • Etten evvel çömleğe düşme • Ev danası tosun olmaz • Fazla havlayan köpek, sürüye kurt getirir • Geçme namert köprüsünden, koy aparsın su seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07a29f49-f0df-47fc-bd8c-8f4ec80ba3f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Atasözleri Öyküleri - 3</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız bir konu, bir deyim veya atasözü ile bir anda dilimize tercüman olur. 
Yıllarca dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu kitaptaki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız. 
 
G-K HARFLERİYLE BAŞLAYAN DEYİMLER Gelelim fasulyenin faziletine • Gırgır geçmek • Git git bitmemek • Gölge etme • Görenler Allah için söylesin • Gözdağı vermek • Gözünün önünde durmak • Güme gitmek • Güvendiği dağlara kar yağmak • Güya Hacı Emmi’yi eşeğe bindirdin • Halep orada ise arşın burada • Hamamın namusunu temizlemek • Hem sen kazandın, hem ben • Her dağın başına bir han yap • Hır söylemez • Hoşafın yağı kesilmek • Huyum bu • İçinde su kaçağı varmış • İlk göz ağrısı • İlm-i siyaset dersi almak • İncelme kırılırsın • İnişi var çıkışı var, veremem • İnsan kuş misali • İnşaallah de • İpe un sermek • İpin ucu başkasının elinde olmak • İpiyle kuyuya inilmez • İpliği pazara çıkmak • İş inada binmek • İşin püf noktası • İşte böyle Mehmed Ağa • Kabağın sahibi razı değil • Kabak başına patlamak • Kabak tadı vermek • Kahve Yemen’den gelir • Karamürsel sepeti sanmak • Kaş yapayım derken göz çıkarmak • Keçeyi sudan çıkarmak • Keçileri kaçırmak • Keyfimin kâhyası mısın? • Kırk dereden su getirmek. 
G-K HARFLERİYLE BAŞLAYAN ATASÖZLERİ Geçti Bor’un pazarı, sür eşeğini Niğde’ye • Geldi Safiye, gitti kafiye • Havlamasını bilmeyen köpek sürüye kurt getirir • Hem ağlarım hem giderim • Her işte bir hayır vardır • Her şey aslına çeker • Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır • Hırsızın hiç mi suçu yok? • İnsanoğlu aslanı kedi değil, fare yaparmış • İstim arkadan gelsin • İt sürü, para kazan • Kaderinde varsa kaşığında çıkar • Kadının fendi, erkeği yendi • Kara gün kararıp kalmaz • Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu • Kazan taşarken kepçeye paha olmaz • Kazın ayağı öyle değil • Keçinin palamuda ettiğini palamut da keçiye eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28e9f8ef-a469-494d-8f37-7e6f12f53f32.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Atasözleri Öyküleri - 4</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız bir konu, bir deyim veya atasözü ile bir anda dilimize tercüman olur. 
Yıllarca dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu kitaptaki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız. 
 
K-P HARFLERİYLE BAŞLAYAN DEYİMLER Kim takar Yalova kaymakamını • Kokusu çıkmak • Kozunu paylaşmak • Kör dövüşü • Kör kadı • Kulp takmak • Kurt masalı • Kuyruk acısı • Kuyruk koparsa, seyret tozu dumanı • Küfelik olmak • Külahları değişmek • Küplere binmek • Lafını olsun edek • Leb demeden leblebiyi anlamak • Maymun gözünü açtı • Meteliğe kurşun atmak • Nalları dikmek • Nane yemek • Nazeldim • Ne semizdi, ne temizdi • O kadar da uzun boylu değil • Ocağına incir ağacı dikmek • Otur oturduğun yerde • Öfkesi geçmemek • Öğüdünü yuvada almış • Öhö dedirtmeden vermiyor • Öküz altında buzağı aramak • Ölmez canım sağ kalırsa • Ölür müsün, öldürür müsün? • Ört ki ölem • Öyle de denir, böyle de • Paşa bardağı gibi kıymetli • Postu deldirmek. 
K-P HARFLERİYLE BAŞLAYAN ATASÖZLERİ Kel başa şimşir tarak • Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz • Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani? • Kısa kes, Aydın abası olsun • Kimi yer kimi bakar, gürültü bundan kopar • Kimin arabasına binerse onun türküsünü söyler • Körün attığı taş tekin değil • Laf ile pilav pişse deniz kadar yağ gider • Lafla peynir gemisi yürümez • Mal kendini gösterir • Mescit yapılmadan körler dizildi • Mısır’daki sağır sultan duydu • Minareyi çalan kılıfını uydurur • Mühür kimde ise Süleyman odur • Nasibinde varsa, gelir Hint’ten, Yemen’den • Ne şehittir ne gazi, boşu boşuna gitti Niyazi • Ne verirsen elinle, o gider seninle • Öküz öldü, ortaklık bozuldu • Ölme eşeğim ölme, yaz gelecek de yonca bitecek • Para parayı çeker • Paşa olamazsın demedim, adam olamazsın dedim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f323a85-74ff-4150-8fe1-459c7f00bd2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler ve Atasözleri Öyküleri - 5</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız bir konu, bir deyim veya atasözü ile bir anda dilimize tercüman olur. 
Yıllarca dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu kitaptaki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız. 
 
R-Z HARFLERİYLE BAŞLAYAN DEYİMLER Rahmet okutmak • Sakalı ele vermek • Saman altından su yürütmek • Sarı çizmeli Mehmet Ağa • Sarpa sarmak • Sen de mi Brütüs? • Seni deve tepti • Sepetlemek • Sermayeyi kediye yüklemek • Sesi hoş, içi boş • Söyleyecek söz bırakmamak • Suratı sirke satmak • Susuz musun, uykusuz musun? • Suya düştü • Suya götürüp susuz getirmek • Şah iken, şahbaz olmak • Şakaya gelmemek • Şifa niyetine • Tabana kuvvet • Tahtaları oynatmak • Tepeden inme • Tilki kuyruğunu hatırladı • Tuzlayayım da kokma • Uçmasını bilmek • Üç nalla bir ata kaldı • Üsküdar’da sabah oldu • Vur abalıya! • Vur, fakat dinle... • Yarım ağız davet • Yaş tahtaya basmak • Yaya kaldın Tatar Ağası • Yok devenin başı • Yolunda bulunalım yeter • Yörük sırtından kurban kesmek • Yüzüne bak da keramet um • Zevkten dört köşe olmak • Ziftlenmek • Zülf-i yâre dokunmak. 
S-Z HARFLERİYLE BAŞLAYAN ATASÖZLERİ Saçın ak mı kara mı, önüne düşünce görürsün • Sende bu ense, onda da bu para varken çok dayak yersin • Son gülen iyi güler • Tilkinin varacağı yer, kürkçü dükkânıdır • Vasiyet ettim ama ölmedim • Vay arkam, vay arkam! • Ver yiyeyim, ört yatayım, bekle canım çıkmasın • Vermeyince Mabud, neylesin Mahmut? • Vırak desen de, bırak desen de yiyeceğim • Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli • Yalancının mumu yatsıya kadar yanar • Yanlış hesap Bağdat’tan döner • Yorgan gitti, kavga bitti • Yüz suyuyla değirmen dönmez • Zâkir Ağa öldü, ölmeyecek sevinsin • Zurnada peşrev olmaz • Züğürdün güleceği gün geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90c42721-a083-4649-bf7f-19b4829599b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 1 Akıl Ve Zeka Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında akıl ve zekâya dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7743189c-d4b6-4ec5-88e9-3ae7092a27ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 2 Başarı Ve Kararlılık Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında başarı ve kararlılığa dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/554ab164-c3eb-4226-a170-1b8d201755d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 3 Dostluk Ve Arkadaşlık Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında dostluk ve arkadaşlığa dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a17e715-3288-4c4f-a5e6-2749e2bd7c99.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 4 Neşeli Ve Eğlenceli Öyküler</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında neşe ve eğlenceye dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363719c2-9a0f-4887-a723-a863c3d41af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 5 Mizah Ve Tebessüm Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında mizah ve tebessüme dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ca876b-ae8a-42f1-8b41-812e5089a770.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 6 Öğretmen Ve Öğrenci Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında öğretmen ve öğrenciye dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aadb784c-3754-4e72-b790-704e638e7a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 7 Sevgi Ve Mutluluk Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında sevgi ve mutluluğa dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd3c2205-ab1e-45c5-a989-921a64e4ac51.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 8 Şefkat Ve Merhamet Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07eebefd-721c-4518-9c5f-6352141bca20.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 9 Ümit Ve Sabır Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında ümit ve sabra dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc6380b-af14-4616-a875-c4b69a21f6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 10 Fedakarlık Ve İyilik Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında fedakârlık ve iyiliğe dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87577</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69a3c8a-7457-4516-8732-8d5a8e218ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Eğlence</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b49877f-3585-4f34-bc4d-ac9406a5563c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tembel</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3150db36-aa07-4489-a436-a2632a3efb01.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Uzun</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4142996-7f34-4974-9942-773b76eff3c2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Recipe</image:title>
            <image:caption>Sizlere eğlenceli İngilizce öyküler sunan Redhouse Reading Set’e yepyeni bir kitap daha eklendi!
Redhouse Reading Set ile eğlenceli öyküler okuyarak İngilizcenizi geliştirebilirsiniz! Bu seride her bir öykü ve bu öykülerin alıştırmaları farklı seviyelere göre hazırlandı. Size uygun İngilizce seviyeyi seçin ve okumaya başlayın...
The Secret Recipe, usta bir şef olmanın hayallerini kuran lise öğrencisi Steve’in hayranı olduğu ünlü TV şefi Monsieur Cuisine’den gizli tarifini öğrenmek için atıldığı macerayı anlatan eğlenceli bir öykü. “Upper-intermediate” seviyesindeki bu öyküyü okuduktan sonra kitabın arkasındaki okuduğunu anlama ve sözcük egzersizlerini yapabilirsiniz. Ayrıca kitabın sonunda Monsieur Cuisine’nin gizli tarifine ulaşabilir hatta deneyebilirsiniz! Dördüncü seviyede okurların 35 ila 55 yeni sözcük öğrenmesi hedefleniyor ve kitabın arkasındaki sözlükten de bu sözcüklerin tanımlarını ve cümle içinde örnek kullanımlarını görmek mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31890924-d198-4237-87e7-d614539d9c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Çalışmaları (+36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?  Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı’nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır. Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır. Öğrencinin kolay kullanımı için kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d0f06a0-8988-4782-a8eb-3efdddc32a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbülü Öldürmek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Harper Lee&apos;nin ölümsüz klasiği 
Bülbülü Öldürmek 
şimdi de yaldızlı, şömizli, ciltli baskısıyla okurlarla buluşuyor... 
 
 
“İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen, ama uunutma, bülbülü öldürmek günahtır.” 
 
Tüm zamanların en sevilen hikâyelerinden biri olan, kırktan fazla dile çevrilen, Oscar ödüllü bir sinema filmi için temel oluşturan ve yirminci yüzyılın en iyi romanlardan biri seçilen Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika’nın acımasız bir önyargı ile zehirlenmiş güneyinde geçen, sürükleyici, yürek burkan ve dikkat çekici bir büyüme hikâyesi. Büyüleyici güzellikler ve vahşi eşitsizlikler dünyasında haksız yere korkunç bir suçla suçlanan bir “zenci”yi savunmak için her şeyi riske atan bir adamın hikâyesi çocuk kahramanın gözünden anlatılıyor. 
 
Şefkat dolu, dramatik ve düşündürücü Bülbülü Öldürmek okurları insan doğasının köklerine; masumiyet ve deneyime, nezaket ve zulme, sevgi ve nefrete, mizah ve pathosa götürüyor. Harper Lee&apos;nin her zaman basit bir aşk hikâyesi olarak gördüğü romanı bugün Amerikan edebiyatının bir şaheseri olarak kabul ediliyor. 
 
“Lee estetiğin arkasına sığınmayı reddediyor. Kalemi öyle güzel, güçlü, ölçülü ki zor konuları doğrudan ele almak zorunda olmamasına rağmen Bülbülü Öldürmek’te tam olarak bunu yapmış.”   
–      Chimamanda Ngozi Adichie 
 
“Yaşama sevinciyle dolu, dokunaklı ve nadiren rastlayacağınız türden bir roman.”   
–      Truman Capote</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a141e3c1-940e-487d-8fc6-6fe5b881f818.jpg</image:loc>
            <image:title>Tespih Ağacının Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Harper Lee&apos;nin ölümsüz klasiği  
Tespih Ağacının Gölgesinde  
şimdi de yaldızlı, şömizli, ciltli baskısıyla okurlarla buluşuyor... 
 
“Bu ülkede beni korkutan tek şey şu: Devlet bir gün öyle bir canavarlaşacak ki, en küçük bireyler ayaklar altında ezilecek ve artık yaşamanın hiçbir değeri kalmayacak. Şu yorgun dünyamızda Amerika’nın hâlâ tek ve benzersiz yanı, burada bir insanın beyninin götürebildiği yere kadar, istiyorsa da cehennemin dibine gidebilmesi; ancak bu da fazla sürmeyecek.” 
 
Harper Lee, 1960’lara damgasını vuran Pulitzer ödüllü başyapıtı Bülbülü  Öldürmek ile okurlarına Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılıktan bir kesit sundu. Neredeyse yarım asır sonra karşımıza çıkan Tespih Ağacının Gölgesinde ile de işin aslını; adaletle adalet, doğruyla doğru arasında fark olduğu gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarptı. 
 
Bülbülü Öldürmek’te hikâyeyi gözünden izlediğimiz çocuk kahraman Scout, yani Jean Louise Finch, artık genç bir kadın. Yıllar sonra ihtiyar babası Atticus’u ziyaret etmek için New York’tan evine dönen Jean Louise, hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor: Çocukluğundan beri inandığı ve güvendiği ne varsa, Atticus’un ihanetiyle yerle bir oluyor. 
 
Harper Lee, mizah ve tutku dolu karakteri Scout’ın refakatinde, hiç kaybolmayan, aksine, güçlendikçe güçlenen ırkçılığın, insanın riyakâr doğasının ve gerçeğin hayal kırıklığı yüklü yapısının bir portresini çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/495935ed-2b8b-4e21-905e-114f7fa55fca.jpg</image:loc>
            <image:title>Maarifperver Sultan II.Abdülhamid</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid, günümüzde varlığını devam ettiren birçok müessesenin kurucusudur. Bu anlamda, ülkenin modernleşmesi ve uluslararası arenada önemli bir aktör haline gelmesi hedefine yönelik olarak ciddi adımlar atmıştır. Modernleşmenin ve güçlü bir ülke olmanın en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu. Bu sebeple döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli artmıştır. II. Abdülhamid uyguladığı eğitim politikasını şöyle anlatır: “Ben elimden geldiği kadar mektepler açarak cehaleti yok etmeye, çocuklarımızı tahsile sevketmeye uğraştım”. 
Genel anlamda bakıldığında II. Abdülhamid döneminde başarılı bir eğitim politikası sürdürüldüğünü söylemek mümkündür. Bu dönemde açılan okulların çoğalması ve ülke geneline yaygınlaşması, yeni ve eğitimli bir neslin yetişmesinde rol oynamıştır.  Bu nesiller, özellikle 19. yüzyılın son çeyreğinde yoğun bir emperyalist saldırıya maruz kalan Osmanlı Devleti’nin ayakta kalmasına ve sonrasında da aynı emperyalist güçlere karşı millî mücadele verilip modern Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşmasına ön ayak olmuşlardır. 
Ahmet Vurgun, “Maarifperver Sultan II. Abdülhamid” adlı kitabında, sağlam kaynaklara dayanarak, bütün bu sürecin nasıl yaşandığını gözler önüne seriyor. II. Abdülhamid Dönemi’nin eğitim anlayışı ve uygulamalarını en iyi şekilde anlayabilmek için muhakkak okunması gereken bir eserdir. 
Prof. Dr. Vahdettin Engin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cbbefe-34c3-4f42-8ae9-3b55f705a526.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicero’nun Düşünce Dünyası</image:title>
            <image:caption>Roma siyasi tarihinin önemli figürlerinden Marcus Tullius Cicero, artes liberales çevresinde eğitim gördüğü sırada tanıştığı felsefe üzerine yaptığı konuşmalar ile ün salmış Romalı devlet adamı, hatip ve yazardır. 
Kısa süre içinde pek çok eser veren ve üretmekten ziyade derleyiciliği ile eleştirilen Cicero, kendi deyimiyle “felsefe yapmanın bilimini başka birçok kişiye bırakıp, konuşmacıya özgü olan uygun, açık ve incelikli söz söylemeyi” kendine bir görev addetmiştir zira o “felsefeyle çok az ilgileniyor” gözüktüğü zamanlarda bile felsefeyle “fazlasıyla ilgilenen” bir düşün ve söz adamıdır. 
Romalılara terim bilgisi kazandırmak amacıyla dil üzerine çalışmalar yapan Cicero, yaptığı Latince yazın ve felsefe terim bilgisi çalışmaları ile dilin yüksek ve zengin yapısının ortaya çıkmasında önemli katkılarda bulunmuştur. Elinizdeki eserde, Cicero’nun felsefe, hitabet ve dil üzerine düşünceleri orijinal dildeki örnekleri ile incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46559630-629e-46d7-8650-9ce15a1904e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Böyle Yapılır - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Otto ve Dübel adındaki iki robot, araba yapmaya karar verdiler. Ve uzun uzun düşünmeye başladılar: Araba nasıl görünmeli? Kaporta ne demek? Motor nasıl çalışır? Otomobil üretiminin çocukların anlayabileceği şekilde anlatıldığı, eğlenceli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87589</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4085b3a-d33b-4a02-8857-a4301a05160c.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Dostlar</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün sahilde karşılaşan ve arkadaş olan Kıyı ile Lilo, küçük büyük sayısız macera yaşadı. Sonbahar geldiğinde Lilo uzaklara göç edeceğini söylediği zaman üzülerek vedalaştılar. Birbirlerini tekrar görebilecekler miydi acaba? Farklılıkların arkadaşlık kurmaya engel olmadığını anlatan bir dostluk öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab74b25e-4bda-450d-90af-74527abc1a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Misket</image:title>
            <image:caption>Misket’in tek isteği ağaçların tepesindeki yaşamı görmekti. Ormanda dolaşırken,  ağaçlara tırmanmanın hayalini kuruyor, ağaçlarda yaşayabilse çok mutlu olacağını düşünüyordu. Sonra bir gün hayallerini gerçekleştirmeye karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab703f2-69f6-4e5b-bda7-c6a2247417d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Sarılalım Babacığım</image:title>
            <image:caption>Minik filin babasıyla yaşadığı maceralara tanık olmak ister misin? 
Babasıyla saklambaç oynayan, gün batımını izleyen ve yıldızlarla dolu gecelerde uykuya dalan minik filin sevimli öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4501f19a-e1a2-4d51-a84a-1d11978ab2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Sarılalım Anneciğim</image:title>
            <image:caption>Ağaçların arasında hoplayıp zıplayan, oyunlar oynayan, büyük sulu havuçlar toplayan yavru tavşan ve annesine siz de katılın. 
Kalpleri ısıtan sıcacık bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa30954-3b11-4c55-b184-a6b1d54644a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Aslan - Kükreyen Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Aslan Dido’nun büyük bir sırrı vardı… Dido bir türlü kükreyemiyordu! Ne kadar uğraşırsa uğraşsın olmuyordu. Günlerden bir gün minik mirketle arkadaş olan Dido,  başarılı olmak için birazcık cesaretin yeteceğini öğrendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9786bda3-3456-4d3f-831a-b8a275e18667.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Odaklı Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Çocuk gelişimi uzun yıllara yayılan ve aslında küçük bir insandan yetişkin bir bireyin ortaya çıkma serüveni olarak görülebilecek uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta çocuk kaçınılmaz olarak iniş çıkışlar yaşar. Hayatın zorlayıcı tarafları, gelişme sürecinin olası problemleri, beklenmedik durumlar, aile içi çözülmeler, hatta kayıp, savaş göç gibi travmatik olaylar… Çocuk bu eşiklerden geçerken ona eşlik eden ebeveyne de büyük iş düşer.
Çocuğunuzun yaşadığı olaylar karşısındaki ruh halini kavrayamamak ona yeterince iyi ebeveynlik edememenize yol açabilir. Ama onun ne yaşadığını ne kadar fark eder ve anlarsanız görüşünüz o kadar netleşir. Zihin odaklı bir yaklaşım, çocuğunuz her ne yaşıyorsa ona nezaketle ve kuşatıcı ve akılcı bir bakış açısıyla yaklaşmanızı sağlar. Böylece çocuğunuzun gelişiminin önünü açmış olursunuz.
Dr. Joanna North işte buradan hareketle bu yorucu ama keyifli yolculukta bakış açınızı netleştirecek bir model öneriyor.
Bu model, sizi ebeveynlik teknikleriyle değil, bir ebeveynlik felsefesiyle tanıştırıyor. Her duruma uygulanabilir mutlak çözümler yerine, çocuğun ihtiyaç duyabileceği duygusal destek türlerinin daha fazla farkına varmanıza yardımcı olmayı amaçlıyor. Çocuğunuzun zor zamanlarda bile güçlü ve direnç kabiliyeti yüksek bir zihin geliştirmesine destek olmanızı hedefliyor.
Dr. North gelişim psikolojisi, danışmanlık teorileri, psikoterapi, sosyoloji gibi disiplinlerin yanında, çocuklar ve aileleriyle otuz yılı aşkın süredir yürüttüğü çalışmalardan da yararlanıyor.
Zihin Odaklı Ebeveynlik, çocuklarına destek olmak ve sağlıklı gelişimlerine yardımcı olmak isteyen herkes için bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2cb2e7-cac2-4fe7-8007-3e571469bb23.jpg</image:loc>
            <image:title>Av</image:title>
            <image:caption>Zamanın çok öncesinden gelen bir 
savaş ve tüm bunlardan habersiz bir genç kız… 
 
Annabelle Jefferson, Hiddenfield kasabasına adımını attığı an bir 
şeylerin yolunda olmadığını biliyordu. Fakat bu kadar akıl almaz 
olayların tam ortasına düşeceğini asla tahmin edemezdi. 
 
Ağaçların arasındaki tapınağın anlatılmamış hikâyesi, kanlı bir tarih 
ve aydınlık ile karanlığın bitmek bilmez çatışması… 
 
Tüm bunların ortasında Annabelle’i, karşısına çıkan tehlikelerden 
koruyan ama rengini asla belli etmeyen bir genç adam: JaySullivan. 
 
Peki ya Annabelle’i, Jay’den kim koruyacaktı? 
 
Kendi avına âşık olan bir avcı, 
Yok edecek mi avını hiç düşünmeden? 
Ya da 
Koruyabilecek mi onu kendisinden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e5446c-7e6d-4a89-bef2-528cd9117004.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna-Lola-Isla Kutu Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephanie Perkins’in karakterleri hepimizin hayalindeki aşkı buluyor; şimdi ve sonsuza dek… 
 
“Stephanie Perkins neslimizin Jane Austen’ı.” —TAHEREH MAFI 
 
“Perkins, insanların farklılıklarını kabullenmenin ancak aşk ile mümkün olduğunu son derece iyi bir şekilde gösteriyor.” —Booklist 
 
“Baş döndürücü ve duygusal… Renkli ve hazır cevap karakterler, sürükleyici bir kurgu, Stephanie Perkins her defasında daha başarılı bir anlatımla geri dönüyor.” —RT Book Reviews, Top Pick 
 
“Zekice yazılmış diyaloglar, farklı karakterler ve ilk aşk heyecanı… Sarah Dessen hayranları, tıpkı onun gibi aşkı ve gerçekçiliği bu denli zarif harmanlayan bir başka yazara zevkle kucak açacaklar.” —Kirkus Reviews, Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c02475-c5c5-46e3-8dc5-6d9566d30f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Sarılır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Minik bir penguen yumurtası karlarda yuvarlanıp gidiyor. Yavru penguenin yumurtadan çıkıp ailesini bulmasına yardım eder misin?
Haydi, dokun, üfle, konuş, sarıl. Minik penguenin macerasına sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed6e70d-c400-44c5-a942-9e0d7074d106.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksekten Korkan Tırtıl</image:title>
            <image:caption>Minik bir tırtıl olan Pırtıl, bir gün kelebeğe dönüşeceği için 
çok endişeliydi. Çünkü halinden memnundu ve bir de… 
yüksekten çok korkuyordu! 
İçinde ona hep, “Ya uçamayıp düşersen? Ya bir yerini incitirsen? 
Ya arkadaşlarına rezil olursan?” diyen bir ses vardı. Pırtıl onu tanıyordu: Bu, korkusunun sesiydi… Pırtıl’ınsa artık onu dinlemeye niyeti yoktu! Buna bir son vermenin zamanı gelmişti! Ağacın dalından yukarı, en yukarı tırmanacak ve korkusunu sonsuza dek susturacaktı. Fakat tam o sırada… 
İçimizdeki korkuları yenmenin göründüğü kadar zor olmadığını gösteren, etkileyici bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0bc9ba-921f-455b-9d18-15920cac8f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Oynar Mısın?</image:title>
            <image:caption>Kedicik evde tek başına kalmış. Canı çok sıkılıyor. Onunla oynar mısın?
Haydi, dokun, üfle, konuş, sarıl. Kediciğin oyununa sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43a71be-dd98-489b-b2be-c015b5b8d03f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Tutku Beni Öldürür müsün</image:title>
            <image:caption>“Belki hikâyeleri büyülü kılan da buydu; herkesin beyninde, aynı şeyi anlattığı sanılan ama aslında bambaşka olan bir film makarasının dönüyor olması...” 
Köklü ve zengin bir aile olan Mabeyinoğulları’nın Ortaköy’deki 
apartmanı bir süredir esrarlı olayların merkezidir: Dedenin ölümü ve aile fertlerinin geçirdiği gizemli bir kazadan sonra 
apartmandaki kiracılar bu tekinsiz binayı terk edip gitmiştir. 
Yine de Mabeyinoğulları’nın bahçe katındaki dairesine farklı 
amaçlar için girip çıkanlar kendilerini ailenin etrafını saran 
gizemden kurtaramazlar. Dedikoduların, maddi hırslarının ve 
tutkularının peşine düşen iki genç adam, “perili” evin davetli ya da davetsiz misafiri olarak kendilerini tuhaf, ürpertici olayların ortasında bulurlar. 
 
Cahide Birgül, alışıldık polisiye tarzıyla insan ruhunun en 
karanlık köşelerine inerek bizlere hem kendi gerçekliğimizi 
gösteriyor hem de gerilimi hiç yatışmayan bir anlatıyla Türkçe edebiyata soluksuz okunacak bir roman armağan ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c4274a4-14bf-49da-a0f4-228f5bdcdb62.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Kışkırtma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimsin 
Neredesin 
Adın ne 
Nerede doğdun 
Kaç yaşındasın 
Juliette’in Kuzey Amerika’nın başkomutanı olması kısa sürede felaketle sonuçlandı. Gözünü biyolojik anne babasının evinde açtığında, artık geçmişinden kaçamayacağını anladı. Kalbini paramparça eden sırlar bir bir açığa çıkıyor, içinde güçlenen karanlığa karşı onu savunmasız bırakıyordu. Dünya liderlerinin çocukları birer birer kapısına geldiğindeyse, Warner’ı aramaktan başka çaresi kalmadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f9de7a7-88f2-40ed-918c-88282fb652c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Leh edebiyatının önde gelen isimlerinden Myśliwski’nin Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez romanının adsız müzisyen başkarakteri gizemli konuğuyla sürdürdüğü monologda hayatının muhasebesini yapıyor. Tek bir günde gerçekleştirilen fasulye ayıklama etkinliği boyunca devam eden bu monologda savaş sırasında yaşadığı travmalı dönemleri, gençlik sanrılarını, tutkularını, “öğrenme ve oradan oraya göçme” yıllarını, gurbetteki ekmek kavgasını ve en sonunda yurda dönüşünü anlatıyor. 
“Sağduyu iyidir, güzeldir... Ama gerçekte nedir? Başka ne söyleneceğini bilmediğinizde söylediğiniz şeydir.” 
İnsan hayatında kaderin ve talihin rolü üzerine düşünen, acıyı, kederi, gülüşü, umudu, düşleri içselleştiren bir tür “felsefi komedi” olarak nitelenebilecek Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez’de Myśliwski’nin ustalığı, kolay çözümler ya da avunmalar aramak yerine felsefenin hiç de asık suratlı olmayan doğasını açığa çıkarabilen bir dille, pek çoğuna yanıt bulamayacağının bilincinde olduğu en hayati soruları ardı ardına sıralamaktan geri durmayışında ve gizemle dalga geçebilmesinde kendini gösteriyor. 
  (Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez 2007 yılında 
Nagroda Literacka “Nike”ye değer görüldü.) 
Wiesław Myśliwski bir “star”ın zıddı –  televizyona çıkmıyor, kitleyi eğlendirmiyor. Basitçe düşünüyor ve roman yazıyor. -Dariusz Nowacki, Newsweek Wiesław Myśliwski edebiyatın antropolojinin bir parçası olduğunu düşünen az sayıdaki yazardan biridir. İnsan deneyiminin bütünlüğünden söz ederken, en önemli olan yerine, olan biten her şeyi anlatmak ister. Böyle bir monologdan ortaya çıkabilecek hikmet, teklifsiz bir dille aktarılan bir hikmet olacaktır. Hani Descartes birden ortaya çıksa, bu konuda “Fasulyeleri ayıklıyoruz, öyleyse varız” derdi herhalde. -Przemysław Czapliński 
  Diyebilirim ki fasulyelerin ayıklanması 30 yıldır başıma dert olmuştur. Bildiğiniz gibi, insanların güneşin altında bir yandan fasulye ayıklayıp, bir yandan farklı konularda sohbet etmeleri bir komşuluk ilişkisi biçimiydi. Günlük olaylar, eski zamanlar, hayaller, hayaletler, şimdiki ve sonraki dünya, Tanrı, bireysel ve ortak deneyimler hakkındaydı bu sohbetler; insanlar bilgeymiş gibi davranırlar, felsefe yaparlardı, kısacası sınır yoktu, sözcükler insanları her 
yöne götürürdü. Herkes katılırdı bu eyleme, kadınlar, erkekler, yaşlı ve genç insanlar, hatta çocuklar bile. Bazen düşünürüm de, belki de fasulyeler sadece bu amaçla büyük miktarlarda ekilir, zira bu kadar çok fasulye yediğimi anımsayamıyorum. Ve çocukluğumdaki bu geleneği anımsayarak, onun sözel yapısını, bir kitap yazmanın yapısına nasıl dönüştüreceğimi düşünmeye başlamıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45206b7f-3b92-4d8d-8820-b11ce32cee4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşlık Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Yavaşlık felsefesi, hızlanmış varlıklar ve olaylar arasında yavaşlamanın olanakları üzerine düşünmenin bir yoludur. Bireyin ruhsal, bedensel dinginliğini sağlamanın yanında, daralan bir gezegende diğer canlılara yer açmak için durmayı bilmektir. Modern düşüncenin, sanatın önerdiği gibi trajik, romantik veya avangard öznenin dolaysız fiillerine ara verip, dolaylı eylemlerin imkânlarını araştırmaktır. Yavaşlığın öznesi, hızlanmasına sebep olan etkenlerle ilişkisini yeniden düzenlemeye çalışır. Yavaşlık, yeniden terbiye edilen, yönü ve meyli değiştirilen bir iradenin üretimidir. 
Özgür Taburoğlu, metin içerisinde dayanaksız bir şekilde “yavaşlayın” demiyor. Bizlere ivme kazandıran, hızlandıran ve yavaşlamayı zorlaştıran etkileri anlamaya çalışıyor. Süratli özneler olmaya zorlayan yapıları, söylemleri, düşünceleri ayırt ediyor. Bir yandan da başka varlıklarla karşılaştığımız, içine girince yavaşladığımız aralıklar üzerine düşünüyor. Khôra ve Tao gibi aralıkların derin benzerlik ve farklarını tasvir ediyor. Ara yerler ve zamanlarla kurduğumuz ilişkiye göre hızlanmanın ve yavaşlamanın türlü biçimlerini tanımlıyor. Yeryüzüyle, kendimizle ve diğer canlılarla ilişkilerimizi bozan süratlere çıkmamızın sebeplerini araştırıyor. Üstelik sadece egemen yapıların değil, eleştirel görünen düşüncelerin, zarif edebiyat ve sanat eserlerinin de hızlanmaya neden olabileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a071d2-8c9e-4e94-8330-f170f80618bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlığın Alemi Var</image:title>
            <image:caption>-Kitapta hayvanlar değer yargılarımıza dil uzatıyor. Onlara atfettiğimiz gülünçlüğü bize iade ediyorlar. 
- İnce esprilerimiz kalın kafalara girmez. Kullanımdankaynaklanan hatalardan sorumluluk kabul edilmez. 
- Esprilerimiz koltuk altı gıdıklaması değil beyin gıdıklaması etkisi yapar. Beklenmeyen bir etki olduğunda doktorunuza başvurunuz. 
-Bir zihin şenliği ya da aklın gülümsemesi için hayvan ile insan ara kesitinde; felsefe, mizah ve ahlâk komik bir koalisyon oluşturdu. Açık büfe bir mizah sofrası sizi bekliyor. 
- Gülmek elinizdeki bu kitap kadar size yakındır. Bu fırsatı değerlendirin, gününüz boşa geçmiş olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e869ed-c465-4458-8934-ab8b4540452f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi</image:title>
            <image:caption>MİNDFULNESS VE FARKINDA YAŞAMAYI KEŞFEDİN... 
Mindfulness; dikkatimizi istemli, tarafsız, yargısız ve nazik bir şekilde yönetme ve şimdiye odaklama becerisidir, geçmişin “keşke”leri ve geleceğin “kaygı”ları yerine, tek gerçek olan “şimdi”de kalabilme becerisidir. Yaşadığımız “şu an”da dıştan ve içten gelen uyarıcıları, kendimizde ve etrafımızda gerçekleşenleri olabildiğince ve oldukları gibi anbean, şimdi ve burada fark etmektir; zihnimizden geçen düşünceleri bilincimizle görebilmektir; yaşadığımız duyguları ve vücudumuzdaki bedensel hisleri oldukları gibi algılamak ve kabullenmektir; yargılamadan, eleştirmeden ve otomatik pilot gibi tepki vermeden gerçekleşenlerle kalabilmek ve bilincimizle yanıt verebilmektir; olup biteni özgürce ve otantik bir şekilde deneyimleyebilmektir; merakla, anlayışla, özmerhametle ve nazikçe her şeyi sadece gözlemlemektir; “farkında olmak”tır, “bilinçli farkındalık”tır, “bilgece farkındalık”tır. “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi”, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine bilgece farkındalığa dair yeni bir psikoterapi yol haritası sunuyor... - Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE            
ŞİMDİNİN GÜCÜNÜ HİSSEDİN... 
“Hayat neden bu kadar zor? İnsanlar neden bu kadar acı çekiyor? Bu konuda gerçekçi olarak ne yapabiliriz?” sorunlarının yanıtlarına “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi” ile farklı bir bakış açısı edinmeye hazır olun. Bu kitap, hekimlerin ve ruh sağlığı profesyonellerinin danışanlarına, acıyla ve olumsuz duygularla savaşmayı bırakıp bilinçli farkındalık ve kabul ile hayatın sunduğu her deneyimi kucaklayarak özgürleşme yolunda, sadece iyi duyguları değil tüm duyguları hissetmelerine ve şimdinin gücünü yaşamalarına rehberlik etmelerine yardımcı olacaktır. Çünkü psikoterapinin amacı kendini “iyi hissetmek değil”, “hissetmek”tir, psikolojik sağlık ve psikolojik esneklik için hem iyi duyguları hem de kötü duyguları hissetmek önemlidir... - Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
KENDİNİ VE ÖTEKİNİ BİLMENİN ŞİFASI... Ruhsal sorunların tedavisine yönelik bir dizi teknikten daha fazlası olan “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi”, insanın herhangi bir psikolojik sıkıntı yaşarken bile, daha etkili, yapıcı ve tutarlı bir şekilde kendi değerlerine uygun bir yaşam sürdürme kapasitesi olan psikolojik esnekliği geliştirmesi, kendini ve ötekini bilme yolculuğunda ilerlemesi için gereken teorik ve pratik yaklaşım ve uygulamaları bir araya getiriyor... - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be24f16-0357-4a80-8631-2c7970053779.jpg</image:loc>
            <image:title>Pes Etme Mucizeler Yolda</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bir zamanı var ve her şeyin bir nedeni... 
Hayatı kabullen. Her şey olması gerektiği gibi, korkma. 
Sen de tam olman gereken yerdesin. Kalpten istediğin şeye ulaşmak için, zihninden geçenleri değil, tam da ihtiyacın olan deneyimleri yaşayacaksın. 
Sakin ol. Geç kalmadın. Erken de değil. Kaç yaşında olduğunun bir önemi yok... Kimlerden ileri ya da geri olduğunun da... 
Kaç yaşında hissettiğinin, kendini nerede görmek istediğinin ve şu an nerede olduğunun farkında olman mühim... 
Yaşaman gerekeni yaşıyorsun sadece. Ne bir eksik ne bir fazla... Bil ki kusursuz bir düzen var senden gayrı. 
İlmi ve iradesi dışında yaprağın bile kıpırdamadığı bir yaratan var, hatırla. 
Beklentilerinin farkında ol ve onları minnetle değiştirmeyi öğren. Kanaat etmeyi ve şükretmeyi unutma. O vakit göreceksin ki mucizenin kendisisin aslında. 
Mucize sensin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76b38e9-47a4-4f49-b35e-35511550d9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Tayfa 2 - 1.Sınıf Okuma Seti (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>1. sınıflara hitap eden bu on kitapta on farklı maceraya yelken açacaksınız.
Peki bu hikâyelerde sadece macera mı var? Tabii ki hayır!
Analitik ve bilimsel düşünme, problem çözme, paylaşma, arkadaşlık gibi değerler bu kitapların içinde...
Üstelik hikâyelere dair etkinlikler, bulmacalar, sorularla birlikte...
Okumak isteyene, okumasını bilene...

İçindeki Kitaplar:
Acaba Bu Kimin?
Bu Sürprizi Çok Sevdim
Kardeş Okul Ziyareti
Kim Yemiş Olabilir?
Nasıl Böyle Düşünürüm
Neşeli Bir Gün
Meğer Kimler Varmış
Okulda İlk Gün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5de600f9-0616-4f01-8ebd-d0ee059a08e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Hiçbiri Binlercesi</image:title>
            <image:caption>Biri Hiçbiri Binlercesi; İtalyan yazar Luigi Pirandello’nun 1909’da yazmaya başlayıp 1925’te tamamladığı en ünlü romanı. Pirandello 1924’te yazdığı bir mektupta eseri için “...en acı ve mizah dolu” sözlerini kullanacaktır.
Babasının kurduğu bankanın geliriyle rahat bir yaşam süren Vitangelo Moscarda’ya bir gün karısı burnunun sağa doğru çarpık olduğunu söyleyince tüm dünyası altüst olur. Kendisinin o güne kadar gördüğü ve sandığı gibi olmadığını, başkalarının gözünden yansıtılmış çoğul ve uçucu bir gerçekliği kişileştirdiğini anlar. Bu farkındalık, başkalarının önyargılarından bağımsız “bir” kimlik için çılgınca bir arayış içindeki Moscarda’nın deliliğe doğru ilerlerken tuhaf biçimde özgürlüğe kavuşmasını sağlayacaktır...
“Tımarhaneye girmeyi göze aldım –ileride göreceğimiz gibi, hepimiz aldık– ama bu da yetmedi bize. Yaşamımızı da tehlikeye atmalıydık, sonunda iyileşip sağlığın yolunu (biri, hiçbiri, binlercesi) bulabilmem için. Ama bunları sırası gelince anlatacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eee55fb-3d85-4a72-b3fe-4c9ab3dd372a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fen Eğitiminde Robotik Kodlama Serüveni</image:title>
            <image:caption>Derslerinde veya projelerinde robotik kodlama uygulamalarına yer vermek isteyen ögretmenlerin yararlanabilecegi bu kitap bes bölümden olusmaktadır. Ilk bölümde fen ögretimi ile robotik kodlama uygulamalarının iliskisi, ikinci bölümde kodlamanın ne oldugu, nasıl yapıldıgı, hangi kodlama platformlarının kullanılabilecegi, kullanımı kolay ve ögrenci seviyesine uygun mBlock kodlama platformunun ayrıntılı olarak kurulum, kullanım ve tanıtım asamaları yer almaktadır. Üçüncü bölümde ögrenme ortamlarında robotik düzeneklerin nasıl kuruldugu, farklı ögretim kademelerinde hangi egitsel robotik setlerin kullanılabilecegi, Arduino’nun ne oldugu ve hangi modellerinin tercih edilebilecegi, Arduino’da devre kurulumu ve devre elemanlarına yönelik bilgiler verilmistir. Dördüncü bölümde fen derslerinde kullanılabilecek sensörler ve bu sensörlerin baglantılarının nasıl gerçeklestirildigi, yapılıs asamaları, baglantı seması, algoritması ve mBlock kodları verilerek, sensörlerin fen ögretimi ile iliskisi ayrıntılı olarak açıklanmıstır. Son bölümde ise fen ögretiminde kullanılabilecek örnek robotik kodlama etkinlik uygulamaları yer almaktadır. Böylece bu kitap ile kodlama ve robotik hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olarak robotik araç ve sensör baglantıları kolay bir sekilde gerçeklestirilebilecek ve bir ders ortamında bu tür uygulamaların nasıl kullanıldıgına yönelik örnek etkinlikler ile farklı etkinlik uygulamaları tasarlanabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d7dbcc-62c3-4f4e-a009-7291034138d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Oyunlarından Örnekler : Türk Dünyası ve Komşu Ülkeler</image:title>
            <image:caption>Geçmisten günümüze atalarımızın bize aktardıgı, kimlik ve kisiligimizi sekillendiren ve karakterimizi insa eden bu degerleri, bizlerinde aynı hassasiyetle koruyarak, gelistirerek çocuklarımıza aktarmamız gerekmektedir. Yasamı ve dünyayı oyun yoluyla kesfeden ve ögrenen çocugun kendi kültürel degerlerini kazanmasının en temel yolu ise yine oyunlardır.
Bu projenin hazırlanmasının en önemli nedeni su olmustur: Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nde yasayan Türkler olarak daha çok Anadolu ve Trakya’daki milli çocuk oyunlarımızı iyi biliyoruz. Ancak Türkiye dısında Avrasya’nın genis cografyasında yasayan baska Türk topluluklarının çocuk oyunlarından tek tük örnekler dısında fazla bilgimiz yok. Bu eksikligimizi gidermek için çesitli Türk topluluklarında bugün canlı olarak yasatılan ve bizi daha eski dönemdeki Türklerin çocuk oyunlarının çesitli biçimlerine, benzer yanları yanında benzer olmayan yanlarına götürecek kültürel mirasımızın bir dökümünü alan çalısmasıyla ortaya koymak amaçlanmıstır.
Bu saha arastırması projesinde, Türk toplulukları yanında, Türk olmayan bazı komsu topluluklar arasında da, Türk topluluklarının çocuk oyunlarıyla karsılastırma imkanı vermesi bakımından çocuk oyunlarını derlemeye çalısılmıstır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18d56f3-fd07-446a-acd5-55e3316f652b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarla Evde Sosyalleşmenin Sihirli Gücü</image:title>
            <image:caption>Sosyal beceriler, bireyin toplumsal yasamda kabul görmesini ve çevreye uyum saglamasını kolaylastırmaktadır. Sosyal becerilere sahip olan bireyler; kendine güvenir, yeni seyler ögrenmeye meraklıdır, isbirligi içerinde çalısmaya isteklidir, baskalarıyla saglıklı iliskiler kurabilir, duygularını kontrol edebilir, baskalarının haklarına ve duygularına saygı duyar ve gelecekle ilgili hedefler olustur. Sosyal becerilerin kazandırılmasında yetiskinlere önemli görevler düsmektedir. Özellikle çocugun en yakın çevresi olan aile ile çocuk arasında erken yaslarda kurulan bagların niteligi, sosyal becerilerin kazandırılmasında temel olusturur.
Aynı zamanda ailenin çocuga model olması ve olumlu etkilesiminin yanı sıra çocuklarına yönelik tutum ve yaklasımları da sosyal becerilerin kazandırılmasında önemli bir rol oynar. Aileyle iliskiler kadar akranlarla olan iliskiler de sosyal beceriler açısından degerlidir.
Bu kitapta, öncelikle sosyal becerilerin önemi ve çocugunuzun sosyal becerilerini
desteklemek amaçlı hiçbir materyale ihtiyaç duymadan aile bireyleriyle oynayabileceginiz pratik ve eglenceli oyun önerileri yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ff35f5-db9e-4eae-b84a-7b2a5cb94cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>0-36 Aylık Çocuklarla Çalışan Eğitimciler İçin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yeni dogan bir bebek için dünya inanılmaz bir yerdir. Dünyadaki her sey bebek için kesfedilmeyi beklemektedir. Hayatları boyunca en çok seyi ögrenebildikleri yıllar olan ilk birkaç yıl çocuga sunulan profesyonel ve nitelikli egitim çocugun gelisiminde önemlidir. Eldeki tüm olanaklar kullanılarak gereksinimleri karsılanması gereken bebeklerin ve yürüme çagındaki çocukların bakımından sorumlu olan kisiler onların dünyayı kesfetmelerinde çok önemli birer sorumluluga sahiptirler. Sadece çalısan ebeveynlere yardımcı olmayıp aynı zamanda çocugun tüm gelisim alanlarının dengeli bir biçimde desteklenmesini saglayan, ileri ki egitim basamaklarına hazırlayan ve aileyi de erken yıllarda egitimin içerisine çeken okul öncesi egitim kurumları çocukların bulundukları çevreye uyumunu saglamada etkilidir.
Yasamın ilk 3 yılında devam edebilecekleri kresler, onlara destekleyici ortamlar sunmada ve dünyayı kesfetmelerinde en önemli belirleyicilerden biridir. Çocuga yeni ögrenme deneyimleri sunarak sıradanlıgı ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetler yürütebilen kreslere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle bebeklerin ve yürümeye baslayan çocukların yer aldıgı 0-36 aylık döneme her yönüyle hitap edebilecek, temel bilgi ve pratiklerin yer aldıgı, yüksek kalite standartlarına sahip kreslere iliskin egitici el kitabımız ile Çocuk Gelisimi alanına yararlı olacagını ümit ettigimiz bazı bilgiler sunulmustur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6366e20c-6a04-4d86-bee8-d58e4ed44e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailelere Ev İçi Güvenlik Becerilerinin Öğretimi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyada her gün binlerce çocuk önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirmektedir. Önlenebilir nedenlerin başında ise ev kazaları gelmektedir. Ev kazaları önemli bir halk sağlığı sorunu olmakla birlikte kazanın öngörülemeyeceği ve önlenemeyeceğine ilişkin yanlış inanışlar ve ailelerin kazadan korunmayla ilgili bilgi düzeyinin yetersiz olması kazaların önlenmesinde engel oluşturmaktadır. Ailelerin ev içi güvenliğe ilişkin bilgilendirilmesi ve ev içi güvenlik becerilerini günlük öğretim fırsatlarını kullanarak çocuklarına öğretmesi kazaların önlenmesinde son derece önemli ve etkin bir adım olacaktır.

Bu kitapta; ailelere evde oluşabilecek risklerden ve alınması gereken önlemlerden, güvenlik becerilerine yönelik çocuklarıyla nasıl bir öğretim planlayıp uygulayacaklarından bahsedilmektedir. Ayrıca yüksek risk grubunda yer alan OSB olan çocukların ev kazalarından korunmasına yönelik ailelerin farkındalıklarının arttırılmasında, ailelerin güvenlik becerilerinin öğretiminde eğitici rol üstlenmelerinde ve gelişimsel yetersizliği olan çocukların yanı sıra tipik gelişen çocukların ailelerine ve bu ailelerle çalışan uzmanlara da yol gösterici olması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb9e7049-4a17-4620-a6ad-d9a5ff46fc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastanelerde Maliyet Analizi Modellemesi ve Maliyet Azaltılması</image:title>
            <image:caption>Hastane faaliyetleri doğası gereği çok ürünlüdür. Bu ise hastane çıktılarının maliyet analizlerinin belirlenmesinde ve tahmin edilmesinde çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir. Günümüz hastaneleri için girdi, süreç ve çıktı boyutlarını da dikkate alarak ürünlerin maliyetlerini analiz etmek için çeşitli maliyet sistemleri kullanılmaktadır. Ürüne yönelik maliyete ulaşmada çıktıya doğrudan yüklenebilecek maliyetler nispeten analiz sürecini kolaylaştırırken, genel üretim maliyetleri olarak adlandırdığımız maliyet unsurlarının ürün içerisindeki payını isabetli olarak bulmak daha zorlu çaba ve süreçleri gerektirmektedir. Bu kitap bir yandan hastane maliyet analizine genel bir bakış ve açıklama getirmeyi amaçlarken, diğer yandan yukarıda ifade edilen zorlu sürece yönelik bir modellemeyi işlemektedir.

Bu kitaptaki maliyet modellemesi genel bir hastanede gerçekleştirilen maliyet analizi çalışmasına dayanmaktadır. Bu çalışmanın ardındaki fikir, maliyet analizinin gerçekleştirilmesine yönelik sağlık kurumlarının karmaşık yapı ve işleyişinin neden olduğu zorlukların üstesinden gelecek yalın bir model ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5a823f-cdc7-4b59-ac18-a5f6d98652f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretim Teknolojileri Bağlamında Eğitimde Sosyal Medya Araçlarının Kullanımı</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılda çok hızlı değişmeler meydana gelmektedir. Bu hızlı değişimlerin başında da teknoloji gelmektedir. Tek­noloji hızla geliştikçe diğer alanlarda gelişmekte ve bu durum karşılıklı olarak devam etmektedir.

Teknolojideki değişim ve gelişim bilim, sanayi, tarım, ekonomi vb. alanları etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemek­tedir. Eğitimde teknoloji kullanımı her geçen gün artmakta ve bu alanda yapılan çalışmalarda artmaktadır. Devletlerin eğitim bakanlıkları tekno­lojinin eğitime entegre edilmesine, kullanılmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik politikalar uygulamaktadır.

Ülkemizde de teknolojinin eğitim sü­reçlerinde kullanılmasına yönelik girişimlerde bulunulmuş, ancak deva­mı getirilememiştir. Yine eğitim fakültelerinde Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersi Öğretim Teknolojileri dersi olarak değiştirilerek dijital okuryazarlık becerilerini kazandırma düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3839e2c1-f3c8-49c4-931e-a82bf346bac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitim ve Kaynaştırma</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, öğretmen adaylarının özel eğitim alanında bilgi ve becerilerini desteklemek, ülkemizde genel eğitim okullarında yürütülen özel eğitim hizmetlerine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Kitap on iki bölümden oluşmaktadır. Kitabın hazırlanmasında birçok uzman görev almış ve öğretmen adayları, öğretmenler ve ailelerin fayda sağlayabileceği şekilde güncel gelişme ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae86643e-d574-4081-8ed4-faa3c8138207.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Farklı Pencereden Bakmak : Otistik Çocuğa Sahip Anne ve Babaların Bazı Psikolojik Özellikleri</image:title>
            <image:caption>Ailede otistik bir çocuğun doğumu aile üyelerinin yaşamlarını, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Bu nedenlerden yola çıkılarak bu kitap yazılmaya çalışılmıştır. Umarız ki bu eser otistik çocuğa sahip anne-babalara ışık tutar ve bu zorlu yolculukta bir nebzede olsa yollarına ışık tutar.

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, otizm kavram ve nedeni, eğitimi ve aile katılımı ele alınmıştır. İkinci bölümde ise sosyal destek algısı, denetim odağı ve diğer psikolojik belirtiler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise başlıkla bağlantılı bir bilimsel araştırmaya yer verilmiştir. Bu bölümde araştırmanın yöntemi, bulguların tartışma ve yorumu, sonuç ve öneriler yer verilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e98a5167-015e-4dd5-9b7e-5b8364a07190.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Eğitiminde Altın Yıllar : Okul Öncesi Dönem</image:title>
            <image:caption>Bir kimsenin ana dilinden başka bir dil öğrenmesi birçok çalışmanın, makalenin, sunumun ve konuşmanın konusu olmuştur. Teknoloji, hastalıklar, savaş, iş, eğitim başta olmak üzere daha birçok sayısız faktör insanların bir yerden başka bir yere taşınmasına neden olmaktadır. Yarının ne getireceğini bilemiyoruz; çünkü iç içe geçmiş küresel toplumumuzda değişimin hızı giderek daha da artıyor. Yabancı dil öğreniminin (bilişsel gelişime katkısı, akademik yaşamdaki gerekliliği ve küresel yeterliliğe ve sosyal fırsatlara erişim sağlaması gibi) sunduğu tüm avantajları göz önünde bulundurarak, birden fazla dil bilen birinin daha önce ulaşılamayan (hatta düşünülemeyen) bilgilere herkesten önce ulaşabileceği aşikârdır. Yabancı dil öğrenimi hafife alınmaması gereken bir konudur. Hediye edilen iç içe geçmiş matruşka bebekler gibi bir armağandır aslında. Yabancı dil edinirken sadece bir tanecik dil edindiğinizi sanırsınız fakat uğraştıkça ne kadar zengin bir kaynak olduğunu, hem zihinsel hem de sosyal-duygusal anlamda ne kadar fayda sağladığını görürsünüz.

Eğer dünya büyük bir okyanus olarak kabul edilseydi, yabancı dil bilmek ya da birden fazla dil bilmek bu okyanusta cankurtaran yeleği giymek gibi olurdu; çünkü okyanusta yüzme bilmek yetmez, uçsuz bucaksız okyanusta gezinirken güven hissine ihtiyaç vardır. Dünya üzerindeki her canlının güvene ihtiyacı vardır ve insanoğluna bu güveni en çok veren şey de bildikleri ve sahip olduğu becerilerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac6ac5e-2412-46b5-9c2a-e6ef8a1f9b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Sanatsal ve Sportif Becerilerin Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Özel gereksinimli bireyler için sanatsal ve sportif etkinlikler bu bireylerin tüm gelişimlerini desteklediğinden eğitim ve öğretim programlarında yer almaktadır. Özel eğitim alanında çalışan pek çok profesyonel bu bireyler için bu etkinliklerin yararına inanmaktadır.

Bu amaçla yazarlarımızla birlikte özel eğitimde resim , müzik , spor , dans, orf ve drama etkinliklerinin özel gereksinimli bireylere nasıl uygulanabileceğini anlatan bir yayın hazırladık. Kitabın bölümlerinde tüm emeği geçen yazarlarımıza ve Eğiten Kitap yayınevine teşekkürü borç biliyorum. Kitabın özel eğitim alanında çalışan öğrenci ,öğretmen ve akademisyen arkadaşlarıma yararlı olacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc29d3f4-feaa-4421-ad0d-a33bf7f84af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Ölü Canlar’da Gogol, toprak köleliği sisteminin henüz yürürlükte bulunduğu Çarlık Rusya’sının son derece canlı ve gerçekçi bir resmini çiziyor. Artık hayatta olmayan köleleri canlı gösterip servet kazanmayı aklına koyan hilebaz Çiçikov’un hikâyesi hem trajikomik hem de bir yanıyla tanıdık. Tıpkı bir bukalemun gibi bastığı toprağın, bulunduğu zamanın rengini alan Çiçikov neredeyse “içimizden biri”. Gogol’ün aptallıkla, açgözlülükle, mülkiyet hırsıyla ettiği alay, deha ile örülen olağanüstü bir sanat eserine dönüşüyor.
Ölü Canlar ilk yayımlandığında Rusya’da büyük tartışmalara neden olmuştu: Yaşayan kimseleri köle olarak kullanmak mı daha kötü ve tehlikeli, yoksa ölülerin ticaretini yapmak mı? Gogol’ü politik hiciv sanatının doruğuna taşıyan bu büyük roman, 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olarak kabul görüyor.
Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından yaptığı bu yeni Ölü Canlar çevirisi, titiz ve doğru olmasının yanı sıra, değişen dilin yeni ihtiyaçlarını da başarıyla karşılamakta. “Yabancı dillere çevrilmesi en zor Rus yazar” denilen Gogol’ü Türkçe çevirisiyle okuyacaklar için doğru bir tercih olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/522c34da-ca80-46a3-9ad2-c6f144f21dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Strateji</image:title>
            <image:caption>Stratejiyle ilgili hiçbir şey okumadıysanız buradan başlayabilirsiniz! İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü yok olmayı göze almalıyız. Strateji belirlemek ve uygulamak tam da bu nedenle hayati bir önem taşıyor. Şirketinizi rakiplerinizden nasıl farklılaştıracaksınız? Nasıl bir gelecek vizyonu oluşturacaksınız? Önceliklerinizi nasıl belirleyecek, kaynaklarınızı nasıl yöneteceksiniz? Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb27603-6a16-4a55-87bc-271475b2b3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Vatan’ın Güney Cephesi: Doğu Akdeniz</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan Doktrini kuramcısı ve Mavi Vatan kavramının isim babası Amiral Cem Gürdeniz; ‘Mavi Vatanın Güney Cephesi Doğu Akdeniz’ kitabı ile özellikle son dönemde Türkiye gündemine tekrar oturan Doğu Akdeniz’in tarihsel, jeostratejik ve jeopolitik boyutlarda derinliğini tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Gürdeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de Mavi Vatanımızdan yaklaşık 200 bin km² lik bir alanın çalınmak istenmesinin İkinci Sevr olduğundan yola çıkarak ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir.” direktifinden hareketle; dünden bugüne ve yarınımıza ışık tutan ‘Mavi Vatan Doktrini’nin ayrıntılarını okuyucunun gözleri önüne seriyor.
“1920’lerde yenilmiş ve işgale uğramış bir imparatorluk kalıntısı üzerinde ana vatanını koruma ve Sevr’i yırtıp atma güdüsü ile kısa süre içinde kurtuluş ve kuruluşu başaran Türk Ulusu, 21. yüzyılda Ege ve Doğu Akdeniz’deki ‘Mavi Vatan İşgal Teşebbüsü’nü def etmelidir. Bu ancak partiler üstü milli bir konsensüs ile gerçekleşebilir. Bugün Mavi Vatan bir doktrin olarak hazırdır. Ancak hükümet, muhalefet ve parlamento marifetiyle askeri, diplomatik ve ekonomik alt stratejilerle desteklenmesi ve tüm bunların uzun erimli bir siyasa belgesi ile sonuçlandırılması gerekir. Mavi Vatan Doktrini günlük kararlar üzerinden değil, milli güvenlik siyaset belgesi gücünde kurumsal bir rehber ile uygulanmalıdır. 100 yıl sonra denizde karşı karşıya kaldığımız İkinci Sevr belası ancak toplumsal mutabakat, birlik ve beraberlikle yırtıp atılabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8e53d7-6bc6-45ac-908a-196d92750fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Jeostrateji ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu liberal ekonomiyi esas alan dünya düzeni ve Amerikan liderliği tehlikededir. Amerika, küresel inisiyatifi giderek kaybetmektedir.

ABD ile Çin arasındaki küresel liderlik mücadelesi giderek kızışacaktır. Coğrafi konumu ile Afro Avrasya’nın (Dünya Adası’ nın) tam merkezinde yer alan Türkiye, bu mücadeleden ve değişimden mutlaka etkilenecektir. Küresel değişim, uzun bir süreçtir ve Türkiye için zorlu geçecektir.

Küresel değişim, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Atlantik yapısının içinde yer alan Türkiye için yeni tehditlere neden olacak, yeni fırsatlar ortaya çıkaracaktır. Türkiye’nin küresel güç mücadelesini ve değişimini iyi takip etmesi, kurulmakta olan yeni dünya düzeni, yeni tehditler ve fırsatlar için hazırlık yapması, yeni jeopolitik kimliğini tanımlamaya hazır olması gerekmektedir.

Bu uzun ve zorlu süreç için asli cephe iç cephenin güçlü tutulması şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5eaef04-9a34-4e11-b5bb-59d6acfe0037.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (5-6 Yaş) 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>Algı, Dikkat ve Konsantrasyon Artıran Görsel-İşitsel Egzersizler 
İnsan beyninin en esnek, uyumlu ve bir daha hiç olamayacağı kadar hızlı geliştiği dönem; erken çocukluk dönemidir. 
Bu dönemde, beyinde her saniyede yüzlerce yeni nöron bağlantısı oluşmaktadır. Bu bağlantılar çocuğun bilişsel, dilsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin temelini oluşturur. Beyinde bu yetilerin geliştirilmesi ve üst düzeye çıkarılması çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir. Beyinde uyarılmayan ve kullanılmayan bağlantılar ise zayıflar ve yok olur. 
İster matematikle ister sanatla ilgileniyor olsun hem sağ hem sol beynini bu dönemde güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklar eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır. 
Görsel algı ve işitsel dikkat fonksiyonlarının gelişimi, beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Bu amaçla hazırlanan setimizde; görsel ve sesli beyin egzersizleriyle sağ beyni, sözel-sayısal egzersizlerle sol beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir. Bir kerede birden fazla unsura dikkat etme ve odaklanma gerektiren çalışmalar, çocukların görsel, işitsel odaklanma, konsantrasyon, matematik becerileri, analitik düşünme ve yorumlama gelişimlerine büyük katkılar sağlayacaktır. 
Kitaplardaki etkinlikler, beynin en çok hangi alanını etkiliyorsa tablolarla belirtilmiştir. Bu sayede çocuğun gözlemlenmesi ve yönlendirilmesinde yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607cd07c-eac4-4c8a-aaa3-b2a0521ec416.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlılık</image:title>
            <image:caption>“Proust, Joyce ve Kafka’yla birlikte yirminci yüzyılın dört eşsiz yazarından biri.” –André Aciman 
Italo Calvino, Cesare Pavese ve Umberto Eco gibi yazarlarla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli yazarlardan sayılan, James Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo Yaşlılık’ta yirminci yüzyıl insanının kıskançlık, ihtiras ve umutsuzluk dolu kendi küçük dünyasını mükemmel biçimde resmediyor. 
Kısa süre önce umut vaat eden bir yazarken artık kırklarına yaklaşan, sıkıcı bir masabaşı çalışanı olan Emilio’nun hayatı, genç ve güzel Angiolina’yla tanışınca değişir. Başta gönül eğlendirme gibi başlayan ilişkileri zaman geçtikçe Emilio’nun hayatını altüst edecek, onu arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaştıracak umutsuz ve dipsiz bir aşka dönüşecektir. 
Yaşlılık, kara komedi ile realizmi kusursuzca buluşturan bir “beceriksiz adam” anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad5d28d-172a-4eb3-abae-7d0e0487ea11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış</image:title>
            <image:caption>“İster kâğıt üstünde mürekkep olsun ister dijital baskı, yazılı her harf kendi izini bırakır, hepsi bir tür patika, bir tür vahşi hayvan izidir.” 
Mevsimlerden kış. Herkesin kendi iç dünyasına döndüğü, eteklerdeki tüm taşların döküldüğü bir zaman. Booker edebiyat ödülü adayı Ali Smith, 
Mevsim Dörtlemesi’nin ikinci kitabında kelimelerini kar gibi üstümüze yağdırıyor. Bugünümüz tüm o sahte gerçekliğiyle, geçmişimiz de çıplak bir duvar gibi karşımıza dikiliyor. Fantezi alegoriyle iç içe geçerken Smith, dört farklı hayatı tek bir eve davet ediyor. Kapıları kapatıp bu malikâneyi bir karküresi gibi sallıyor. Nihayetinde geçmiş geleceğe bürünürken hakikat açığa çıkıyor. 
Kış, Ali Smith’in hayranlık uyandıran hayal gücünün filtresinden geçerek önümüze serilen, mizah ve ciddiyetin, toplum ve siyasetin, düzen ve baskının el ele verdiği bir hikâye. 
“Tam da ihtiyaç duyduğumuz mizah, mutluluk ve umutla harmanlanmış bir hikâye.” 
– The Independent 
“Parçalanmış bir ev, parçalanmış bir aile; Smith’in hikâyesi karanlıklara gömülse de buz tutan toprağın altında az da olsa umut var.” 
– The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c1b241-fef6-49dd-9bdf-41cb307e796c.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyondan Çıkış Yolu</image:title>
            <image:caption>Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Çözüm aşamasında hayati öneme sahip bazı soruları sorarak ilk adımı atan Türkçapar, çoğumuza içinden çıkılması olanaksız görünen depresyonun üstesinden gelmeyi öğretecek bir yolculuğa davet ediyor bizi. 
Duygu ve düşüncelerinizin iş ve özel hayatınızı olumsuz 
etkilediğini mi gözlemliyorsunuz? 
İlişkilerinizde çözemediğiniz sorunlar size kendinizi eksik mi 
hissettiriyor? 
Duyduğunuz şarkılar monoton, gördükleriniz sıradan, yedikleriniz 
tatsız mı geliyor? 
Duygularınız, düşünceleriniz ya da davranışlarınız birbirinin 
tekrarına, heyecan ya da zevk vermekten uzak bir döngüye mi 
dönüştü? 
Sorduğunuz sorulara sürekli kendinizi suçlayıcı cevaplar mı 
veriyorsunuz? 
Yaşama sevincinizi mi kaybettiniz? 
Olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bulmak ve yaşamınızda bir 
düzen yaratmak mı istiyorsunuz? 
O hâlde doğru soruları sorup doğru yanıtları aramaya devam edelim: 
Depresyon nedir? Niye olur ve nasıl başlar? 
Depresyonu neler artırır, neler azaltır? 
Depresyondan çıkış yolunu “kendi kendine yardım” tekniğiyle 
nasıl bulabiliriz? 
İyileşmenin ve iyi kalmanın formülü nedir? 
Depresyonla ilgili sorularınıza gerçek cevaplar ve sorunlarınıza etkili çözümler bulabileceğiniz Depresyondan Çıkış Yolu, kılavuz niteliğinde bir başucu kitabı. İyileşme sürecinde karşınıza çıkan engelleri aşmanıza yardımcı olacak özgün yöntemler ile yaşam kalitenizi artıracak bilimsel bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5575833c-90f2-4355-9a8c-41bf507e9026.jpg</image:loc>
            <image:title>Hainin Oyunu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hainin Oyununda Kazanmaktan Başka Şansın Yok 
Kestra Dallisor üç yıldır sürgündeydi ve kendisini çok daha karanlık bir geleceğin beklediğinin farkındaydı ama zalim kral Lord Endrick’in sağkolu olan babası yüzünden eve dönüş yolunda asilerin ona pusu kurmasını beklemiyordu. 
Hayatına karşılık kayıp Olden Hançeri’ni bulmasını söylediklerinde Kestra çoktan plan yapmaya başlamıştı. Asilerden biri olan Simon ise kaderin onları tekrar buluşturmasının sebebini öğrenmeden onu gözünün önünden ayırmayacaktı. 
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı Antora’da sırlar birer birer çözülüp hedefler değiştikçe, kim ve ne uğruna savaştıklarına karar vermek zorunda kalacaklardı. 
“Sıradaki büyük genç yetişkin çılgınlığı.” —Entertainment Weekly 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak.” —Justine Magazine 
“Eğer kadın kahramanlarınızı öfkeli, erkek kahramanlarınızı korumacı, sadakatleri iki arada kalmış, görevleri karmaşık, nedenleri gizli, yaşamları sırlarla dolu seviyorsanız, Hainin Oyunu’nu mutlaka okumalısınız..” —Fiktshun 
“2018’in en çok beklenen genç fantastik romanlarından biri.” —Bustle 
“Hainin Oyunu cesur bir kadın kahraman, bir parça yasak aşk ve pek çok ters köşe içeren entrika dolu bir macera sunuyor.” —Shelf Awareness 
“Onu tuzağa düşürmeyi amaçlayan komploları bozarak kendi hikâyesinin kontrolünü ele almakta ısrarcı bir kadınla tanışacaksınız.” —RT Book Reviews 
“Nielsen, hikâye boyunca gerilimi belirli bir seviyede tutarken bir yandan da okuru savunmasız yakalamak konusunda müthiş bir iş çıkarmış. En zor beğenen okurlar bile tatmin olacak.” —School Library Journal 
 “Kestra benim için tüm zamanların en müthiş kahramanlarından biri. Bir parça büyüyle okuru tamamen ele geçiren bir efsaneye; ilgi çekici bir üçleme için mükemmel bir başlangıca imza atılmış.” —Buried Under Books 
 “Fantastik ve romantik romanların baş döndüren karışımı.” —Girls’ Life 
 “Bitirdiğiniz anda daha fazlasını isteyeceğiniz, aksiyon dolu bir ilk kitap.” —Missourian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cff8c98-154c-48fd-a5ca-8436dc061ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakarmeke</image:title>
            <image:caption>Kuşlar boşuna değil, göğe kanat çırpmak için doğmuşlar. Gök de elbet kuşlar için var. Dalın da suyun da emeği üstlerinde. Hızı ve yükselişi okşaya okşaya büyüten kuşlar, narin ama tılsımlılar. Yeri de yedi kat üstünü de en iyi bilenler, kafese hür kanatlarla giren, dünyayla konuşmayı ilk öğrenenler... 
 
2011 yılında yayımlanan Hayat Apartımanı adlı öykü kitabıyla 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’nü, 2016 yılında yayımlanan Akılsız Sokrates adlı öykü kitabıyla da 2017 Türkan Saylan Sanat Ödülü ve 2017 Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü kazanan Fırat Pürselim, adını, göçmeyi unutmuş, denizi mesken bellemiş bir tatlı su kuşundan alan Sakarmeke&apos;de; aidiyet, yuva, uyumsuzluk, göç gibi konuları incelikle ele alıyor. 
 
“Kuşların da içi sıkılır mı anne?” 
“Sıkılmaz mı kuzum? Sıkılmasa neden başlarını alıp oraya buraya gitsinler?” 
“Geçer mi sonra?” 
“Geçer elbet. Hani yükselirler, yükselirler sonra süzülmeye başlarlar ya… İşte o zaman bil ki ferahlamışlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53359a9e-0857-4010-a8a5-7850807c3a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkaldıran Beden</image:title>
            <image:caption>Gazeteci ve aktivist Mona Eltahawy, kadın haklarının 
Ortadoğu’daki serüvenini geniş bir perspektifle ele 
alırken kadınlarımızın “kanunlar” ve “dini dayatmalar” çerçevesinde nerede durduğunu gözler önüne seriyor. Kadınların yaşamsal haklarını savunmak için gerçekleşecek bir devrimin ne kadar önemli olduğunu da vurguluyor. 
Başkaldıran Beden, başkaldırının cezayla değil, mükâfatla sonlandırılacağı özgür yarınların ütopyadan ibaret olmadığını hatırlatan umut ve öfke dolu bir manifesto... 
Bizden nefret ediyorlar çünkü bizi kontrol etmek için 
güç birliği yapan “devletin” ve “sokağın” ittifakından 
kurtulduğumuz anda bir hesaplaşma talep edeceğimizi biliyorlar. 
Toplumsal dayatmaların, geleneklerin ve ataerkinin önünde bir kadın olarak yaşamımızı özgürce sürdürebilmek; bedenimizle, tercihlerimizle, arzularımızla, gerçek mânâda bir bütün olarak var olmaya çalışmak oldukça zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ee1b7b9-6bc5-4e73-a928-a3d909067c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolluk Ve Bereket İçinde Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster Misiniz? Evet Derseniz Olur</image:title>
            <image:caption>EVET DERSENİZ OLUR ile 
“Sağlıklı Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster misiniz?” 
sorusunu sormuş ve bunun nasıl olacağını, bilinçaltımızla, 
DNA kodlarımızla, bilerek/bilmeyerek verdiğimiz sözlerle, 
anlaşmalarla, geçmişten ve ailelerimizden aldığımız kültür 
miraslarımızla nasıl şekillendiğini ve bunları nasıl dönüştürüp 
şifalandıracağımızı anlatmıştı. Yeşim Kuzu, serinin ikinci kitabında tüm bilgi ve birikimini yine 
cömertçe kullanarak bu defa bolluk, 
bereket kayıtlarımıza ışık tutuyor. “Bolluk ve Bereket İçinde Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster misiniz?” sorusuna “EVET” dememizi 
istemekle kalmıyor, bunu nasıl yapacağımızı, hangi soruların
 bilmediğimiz bu kayıtlara ulaşmamızı sağlayacağını, bilincimizdeki 
ve bilinçaltımızdaki değiştirilecek inanışları, danışan örneklerini ve 
çok daha fazlasını anlatıyor. 
İnsanlığa bir hizmet addedilebilecek olan bu kitap fiziksel, 
zihinsel, duygusal ve ruhsal anlamda bereketlenmenizi ve Theta 
frekansında, anda aydınlanmanızı, şifalanmanızı sağlayacak. 
 
“BOLLUK VE BEREKET İÇİNDE YAŞAMAYI HAK EDİYORUM” 
cümlesini DNA kayıtlarınıza kadar işleyecek bir baş ucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebbdc7a2-a7a7-4284-af03-29bfe7c2cae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Boynuzlar</image:title>
            <image:caption>“Boynuzlar, muazzam bir roman. Ürkütücü, hızlı ve macera dolu.” –Neil Gaiman 
 
Joe Hill istikrarlı ve her yapıtı modern bir korku klasiği olan nadir yazarlardan biri. Fantastik ve paranormal öğeleri ustalıkla bir araya getirdiği Boynuzlar ise, çağdaş korku edebiyatında bir dönüm noktası.
 
Ignatius Perrish bir gece önceyi içerek ve korkunç şeyler yaparak geçirmişti. Yeni güne baş ağrısıyla uyandı. Bir de şakaklarından uzamaya başlayan boynuzlarla. Sonradan fark etti ki sıradışı olan tek şey boynuzları değildi: İnsanlar onun yanındayken en karanlık sırlarını, en sapkın fantezilerini tereddüt etmeden anlatıyordu. 
 
Şehirdeki hemen herkes, bir yıl önce öldürülen hayatının aşkı Merrin’in cinayetinden Ig’i sorumlu tutup varlıklı ailesinin onu yargılanmaktan kurtardığına inanıyordu. Ig, dehşet verici yeni görüntüsü ve gücüyle hayatını altüst eden katili bulmaya çalışacaktı. Ama eskisi gibi dürüst biri olarak değil… içindeki şeytana kulak vererek.

Söz konusu intikamsa, şeytan ayrıntıda gizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356e28f7-85ca-43ae-a674-f8b6e90c1b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cuma Karası</image:title>
            <image:caption>Nana Kwame Adjei-Brenyah, Roxane Gay’in “karanlık, büyüleyici ve mühim” diye tanımladığı ilk kitabıyla Pen/Jean Stein Kitap Ödülü’nü kazandı. Colson Whitehead tarafından, Ulusal Kitap Vakfı’nın hazırladığı 35 yaş altı 5 yazar listesine seçildi. Cuma Karası’nda “bizimkinden biraz daha kötü bir dünya” yazdığını, “belki bu sayede hep beraber daha iyi bir dünya hayal edebileceğimizi” söyleyen Nana Kwame Adjei-Brenyah bir ülkeyi mahkeme kürsüsüne çıkarıyor ama zalim değil. 
 
Katil beyazları koruyan ve katledilen siyahları vahşete terk eden bir adalet sistemi. Irkçılığın spora dönüştüğü eğlence alanları. Kara Cuma sırasında insanlıktan çıkan kalabalıklar. Yalanın bir kenara atıldığı, kendine güvenin ilaçlarla sağlandığı merhametsiz bir gelecek. Okullarda silahlı saldırılar. Tekrar tekrar tekrar eden günler. 
 
Adjei-Brenyah’tan Cuma Karası’ndaki öyküler, delirtici gündemin bir acayip yansıması, çoğunluğun azınlığı yok etmek istediği dünyaya karşı öfkeli bir kahkaha. 
 
“Heyecan verici, şaşırtıcı: tuhaf, çılgın, güncel ve komik. Yine de kapitalizmin sapkınlıkları ve kalpsiz sistemlerin içinde kendini göstermekte zorlanan sevgi gibi inatçı insani sorunlarla yüzleşmesinde geleneğe bağlı.” 
–George Saunders 
 
“Yaratıcı ve sarsıcı… Zekice. Çok yönlü bir yazar olan Adjei-Brenyah her öyküsüyle mikro evrenler yaratıyor ve beklentilerimizi alaşağı edip dertli hayatların içine çekiyor bizi.” 
–Bernardine Evaristo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e2cb5ed-5872-403c-a874-f04b356efc75.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana’nın Kedisi</image:title>
            <image:caption>Can Aydoğmuş’la uzun yıllar önce İstanbul’da, mahallemizin bakkalında karşılaşmıştık. Bakkalımız Abbas Efendi’yle sohbetimiz ilgisini çekmiş olmalı ki beni tanımak istediğini söyledi. Bilgiye aç, Mevlâna’ya karşı muazzam bir ilgisi olan bu genç adamın ilk romanının Mevlâna öğretisiyle yoğrulmuş olması beni hiç şaşırtmadı. Sürükleyici, bilgi dolu, bir solukta okunacak bu eserin içeriği Hz. Mevlâna&apos;nın öğretileriyle, düşünceleriyle, yaşantısıyla ve Mevlevî kültürüyle örtüşürken, aynı zamanda baştan sona hüsn-ü zanla yazılmış. 
Hz. Mevlâna&apos;nın merhametini, insan ve hayvan sevgisini yansıtan, çok güzel, sürükleyici, elden bırakılmadan okunacak bir eser. 
 Bir yandan göçmen bir ailenin üç nesli arasındaki çatışmalar ile genç bir kızın annesinin baskılarından kurtularak kendi kimliğini keşfetme mücadelesini anlatan, bir yandan da dünyaya günümüzden sekiz yüz sene önce yaşamış bir kedinin gözünden bakmamızı sağlayan çok boyutlu, tarihi zenginlik içeren bu kitap, New York’tan Konya’ya uzanan mistik bir yolculuk romanı...  
 
Can Aydoğmuş hayatını bazen Tayland’ın bir köyünde, bazen Kanada’da adını yalnızca iki kasaba halkının bildiği bir dağda, bazen İstanbul’daki evinin balkonunda düşünerek, okuyarak, yazarak mânâ arayışıyla geçiriyor. Bu arayış bir gün Aydoğmuş’un yolunu uzun zaman önce bu coğrafyanın en önemli âlimi Mevlâna’yla kesiştiriyor. 
Yazarın gençliğinde başından geçen sıkıntılı olaylar, edebiyatı kurtarıcısı, bir yol haritası gibi görmesinin en büyük sebebi.  
Mevlâna’nın Kedisi onun ilk edebi eseri değil; ancak kendi tanımıyla “herkesin okuyabileceği ilk edebi eseri”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b815716-09c8-40aa-b7f3-2c41008224cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina - Beşinci Perde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Mesele hiçbir zaman karantinadan kurtulmak degildi. 
Mesele karantinayı sevmekti.&quot; 
Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda... 
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta.  
Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş.  
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep 
o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi.  
Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay.  
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim… 
Ve oldum. Mahşerin Dört Atlısı hep yaşayacak ve Karantina ruhu asla bitmeyecek.  
Bu bir son değil; hepimiz için bir başlangıç.  
Unutma, biz her zaman seninleyiz. Gözlerini kapattığın her an bizi görebilirsin.  
Peki, hâlâ bizimle misin? 
Karantina Beşinci Perde’de Zeynep, Onur, Burak ve Mert’le yan yana, son bir defa daha savaşmaya hazır mısınız? Öyleyse başlayalım. Kendi karantinanızı bulmanız, onu kabullenip sevmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4caa4ef-dc0e-4551-9e1d-2a8464f606d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina - Beşinci Perde</image:title>
            <image:caption>&quot;Mesele hiçbir zaman karantinadan kurtulmak degildi. 
Mesele karantinayı sevmekti.&quot; 
Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda... 
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta.  
Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş.  
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep 
o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi.  
Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay.  
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim… 
Ve oldum. Mahşerin Dört Atlısı hep yaşayacak ve Karantina ruhu asla bitmeyecek.  
Bu bir son değil; hepimiz için bir başlangıç.  
Unutma, biz her zaman seninleyiz. Gözlerini kapattığın her an bizi görebilirsin.  
Peki, hâlâ bizimle misin? 
Karantina Beşinci Perde’de Zeynep, Onur, Burak ve Mert’le yan yana, son bir defa daha savaşmaya hazır mısınız? Öyleyse başlayalım. 
Kendi karantinanızı bulmanız, onu kabullenip sevmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87641</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ea2571-b210-4874-8d06-8048fe8b3804.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya O&apos;nun Boynuzlarında Değil</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okurlar, Bu kitap; coğrafî bilgilerin yanı sıra çevre bilincinin gelişimine katkı sunacak öyküler içermektedir. Kahramanlarımız, bulundukları kıtaların coğrafî özelliklerini anlatırken çevre sorunlarına da vurgu yapmaktadır. Ayrıca kitap sonunda eğlenceli etkinlikler, oyunlar ve bilmecelere yer verilmiştir. Eğlenirken Öğrenmeniz ve Çevre Dostu Bireyler Olmanız Dileğiyle… Ankara - Aralık, 2019 Çınar Ağacı ve Yürüyen Köşk (YALOVA) Yaklaşık 400 yaşında olduğu tespit edilen bu çınar ağacı, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün emriyle (1930), köşkün yürütülmesi sonucu halen dimdik ayaktadır. Büyük Önder, çevre bilincinin henüz gelişmediği dönemlerde, bu çınar ağacının dalının dahi kesilmemesi için köşkün tramvay raylarıyla yürütülmesini istemiş ve tüm dünyaya; doğaya, bir canlıya, bir ağaca verilmesi gereken önemin büyüklüğünü göstermiştir. İzinde yürümemiz için çok nedenimiz var ATAM! Bu, onlardan sadece biri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96beec12-60be-4e06-9da0-2b6c0e485398.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Cavid&apos;e Karşı</image:title>
            <image:caption>P-andemiye bilimle direnen bir çocuğun öyküsü... 

Sevilen yazar İrem Uşar, C*OVID 19 pande*misiyle dünyaya yayılan k*orona virusü bir çocuğun gözünden öyküleştiriyor. Bu olağanüstü süreçten birçok açıdan olumsuz etkilenen çocukları bilime yakınlaştırmayı, bilim insanı olmaya heveslendirmeyi amaçlayan yazar, her yaştan okuruna umut dolu bir macera anlatıyor. P-andemiyle birlikte okul ve aile yaşa mi altüst olan bir çocuğun keşif yolculuğu, yetişkinlerin çocukların virüsle ilgili sorduğu soruları dürüstçe ve anlaşılır biçimde yanıtlamasına yardımcı olacak nitelikte. Türkiye’nin 2021 ALMA (Astrid Lindgren Anma Ödülü) adayı olan ödüllü sanatçı Huban Kormanın renkli resimleriyle canlanan kitap, Prof. Dr. Önder Ergönül’ün danışmanlığında hazırlandı. 

Ali ve ailesinin yaşa mi, pandemi nedeniyle çok değişmiştir. Ali uzaktan eğitimle cebelleşmekte, sağlık çalışanı annesi için de kaygılanmaktadır. Aile, korunma önlemlerini tam uygulasa da, aksi komşuları Külyutmaz’ın dikkatsizliği, Yaşar Nine’nin virüs kapmasına neden olur. Hastaneye kaldırılan ninesini çok merak eden Ali, beklenmedik bir anda, C*OVID Cavid’le karşılaşır. Onunla konuştukça da, insan bedeniyle ilgili yepyeni bilgiler öğrenir. Ninesi, bu ölümcül virüsle mücadeleyi kazanıp eve dönecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0f8e27-85bf-4e65-9bab-36a643a05dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir&apos;ime Nağmeler</image:title>
            <image:caption>Evimin salonundaki konsola, eşimle birlikte çekilmiş çerçeveli bir fotoğraf koymuştum. Ve gazeteden kestiğim anlamlı bir sözü altına yerleştirdim. Yaşamak bir hayale inanmaktır, armağanı ise inandığını görmek. Kitaptaki şiirlerimi; Tam on dört yıl sonra yaşamımıza anlam katan, İlham kaynağım, Hayallerimin prensesi kızıma, Babalığının hakkını fazlasıyla veren sevgili eşime, Çocuklarını kalbinde büyüten, bütün cesur yürekli annelere, Ve annelerinin kalbinde büyüyen, Evlerimizi yuvaya çeviren, Tüm çocuklarımıza armağan ediyorum. İyi ki doğdunuz ,iyi ki varsınız çocuklar...  
SEVGİMLE KALIN.......</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393081e1-b8a6-4569-b9b9-2537e82376c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Bir Başkaydık Baharda</image:title>
            <image:caption>1964 Şubat’ın 1’nci günü İzmir’in Alsancak semtinde doğdum. İlkokula kahramanlar semtinde başlayarak, bir yılı yurt dışında olmak üzere 4 ayrı okulda okuyarak bitirdim. 
Orta okulu Eşref paşa Orta Okulunda, Liseyi Ege Ün. Laborant okulunu kazanmama rağmen İzmir İnönü Lisesinde okuyarak bitirdim. 

Astsubay Sınıf okulunda okuyarak 1984 yılında Astsubay olarak mezun olduğumda, orta okul yıllarında başladığım şiir yazmaya devam ettim. 
2008 yılında emekli olduğumda elimde şiirlerim vardı ama yazmaya devam ettim. 

KEMALİZME adlı şiirimin Tugay gazetesinde yayınlanmaya değer bulunması, beni kitap çıkartma konusunda cesaretlendirse de, Film yapımcı ve yönetmeni olan arkadaşım Handan Acar Pehlivan ve Türkan Duranlı Probst bu konuda bana verdikleri manevi destekleri ile şiirlerimi yayınlamaya karar verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20404df3-8fde-4b66-96a9-d42e02f4684e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fihi Ma-Fih - İçindekiler İçindedir</image:title>
            <image:caption>Ankara Barosunda başkanlık yaptığım yaklaşık 6 yıllık süreçte epeyce takdir, teşekkür, alkış almış, oldukça da düşman kazanmıştım. Ama bu doğaldı ve aslında başarılı olduğumun da bir kanıtıydı. Neden mi? Che Guevara söylüyor nedenini: ‘Düşmanın yoksa hayatta, hiçbir başarın yok demektir.’ Onun için Ankara Barosu başkanlığından ayrılıp Türkiye Barolar Birliği’ne giderken İsmet İnönü’nün şu sözleri geldi aklıma: ‘Takdir seslerini dostlarınızın alkışlarından değil, muarızlarınızın kin ve garaz dalgalarından alabiliyorsanız eğer, yolculuğunuz çetin ama yaşamaya değer olacaktır.’ Evet, yeni bir yolculuk başlıyordu ve bu yolculuk oldukça çetin geçeceğe benziyordu. Nitekim öyle de oldu. Ama öyle de olsa, böyle de olsa yaşanması gereken şeyler yaşandı ve bitti. Ve bütün bunlar, sevinciyle, acısıyla, mutlu mutsuz an’larıyla birer anı olarak belleğimizde kaldı. Acı çektim belki, sıkıntılar, üzüntüler yaşadım belki, ama bunların sayesinde biraz daha büyüdüm, biraz daha olgunlaştım, biraz daha oldurdum kendimi. Yani tam da Nazım Hikmet’in dizeleriyle ‘… Ustalaştım biraz daha taşı kırmakta, / dostu düşmandan ayırmakta...’ Ve hiçbir şeyden dolayı, yaptığım hiçbir işten, verdiğim hiçbir karardan, söylediğim hiçbir sözden, yazdığım hiçbir yazıdan dolayı en ufacık bir pişmanlık dahi duymadım. Son bir söz: Eski New York Valisi Mario Cumomo, ‘seçim kampanyanı şiirle yapar, düz yazıyla yönetirsin’ diyor. Benim Ankara Barosundaki seçim kampanyalarımı takip edenler bilirler ya da hatırlarlar; ben de, bütün ‘seçim kampanyalarımı şiirle yaptım’ ama başkanlık yaptığım süre içinde Ankara Barosu’nu ‘düz yazıyla yönettim.’ Yani düz yazının gerektirdiği gibi noktasına, virgülüne uygun şekilde yönettim, düz yönettim, düzgün yönettim, adil yönettim, kim ne derse desin, tek başıma değil, yönetimle birlikte yönettim. Buraya kadar bu düz yazının, Ankara Barosuyla ilgili öyküsünü anlattım. Bir sonraki ciltte, Türkiye Barolar Birliği’yle ilgili öyküsünü anlatacağım. Nasıl mı? ‘İnanın bana. / Ben öyküler anlatırım / Bana güvenebilirsiniz.’ Bir sonraki ciltte buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46bf87f7-c07c-4499-a810-07bb6faf80ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkta ve Savaşta</image:title>
            <image:caption>Aşkta ve savaşta mübahtı her şey... 
Ama gidişte değil... 
Bunun bir karşılığı olmalıydı sevdada... 
Sen giderken, 
ben öleceksem; 
aşka da girmez bu, savaşa da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947ca0a4-911a-4cf7-a2c9-32361ecd02b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Aynası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
İçindekiler
Simgeler Ve Kısaltmalar Dizini
Ek Listesi
Giriş: Kavramsal Çerçeve
A. Aynanın Tanımı/Dil İçindeki Varlığı
B. Aynanın Tarihi
C. Ayna Çeşitleri
D. Psikoloji Ve Felsefede Ayna
E. Tasavvufta Ayna
Birinci Bölüm
1. Şiir Ve Ayna İlişkisine Genel Bakış
1.1 Batı Şiirinde Ayna
1.2 Cumhuriyet’e Kadar Türk Şiirinde Ayna
İkinci Bölüm
2. Cumhuriyet Dönemi (1920-1950) Türk Şiirinde Ayna
2.1 Nesne Olarak Ayna
2.2 Ayna Metaforları
Sonuç
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caf3dae8-c5ce-4c09-8de6-0c9d39dfb2ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Yılı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Patti Smith, San Francisco’nun efsanevi konser salonu Fillmore’daki yeni yıl konserlerinin ardından, kendini Santa Cruz sahilinde aylaklık yaparken bulur. Tek başına dolaşacağı bir yılın eşiğindedir. Bir sebep ya da süreyle kısıtlanmadan, kendi harikalar diyarına götürür bizi. Bir plandan çok polaroid kamerası ve tabelalar vardır burada. Şubat ayında, gerçeküstü bir ay yılının başlamasıyla, beklenmedik değişiklikler olacak, ortalık karışacak ve keder kaçınılmaz hale gelecektir. Bir yabancının dediği gibi, “Her şey mümkün. Ne de olsa bu yıl Maymun Yılı.” Sürekli keşfeden, düşünen, yazan, müzmin meraklı Smith için maymun yılı, yaşamın girdabındaki değişimlerle –verilen kayıplar, ilerleyen yaş ve Amerika’nın dramatik siyasi iklimi– bir dönüm noktası olacaktır. 
Smith’in kendine has polaroidleriyle süslenen, sürükleyici, zarif ve çoğu zaman da nüktedan bir kitap Maymun Yılı; içinde yaşadığımız çalkantılı günler için adeta bir mihenk taşı. 
“Hayaller, sevgi ve kırık dökük gerçeklerin tamiri üzerine senfonik bir keşif.”  
MARIA POPOVA, BRAIN PICKINGS 
“Sihirli.” 
GUARDIAN 
“Muhteşem.” 
NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f8dfed-6460-41e8-a929-9e9d024d4585.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Döviz Gelirinin Ulusal Para Arzı ve Merkezi Yönetim Borcu Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
İçindekiler
Tablolar Listesi
Şekiller Listesi
Kısaltmalar
Giriş
Birinci Bölüm
Para Arzı Ve Ülke Döviz Geliri Kavramlarının Kapsamı
1.1 Paranın Tanımı Ve Termünolojisi
1.2 Çeşitli Para Kavramları
1.3 Paranın Fonksiyonları
1.4 Paranın Nitelikleri
1.5 Paranın Genel Bir Tarihçesi
1.6 Para Sistemi Türleri Ve Para Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi
1.7 Para Arzı Kavramı Ve Para Arzı Teorileri
1.8 Ülke Döviz Geliri İle Para Arzı Arasındaki İlişki
İkinci Bölüm
Merkezi Yönetim Ve Kamu Borcu Kavramlarının Kapsamı
2.1 Merkezi Yönetim Kavramı
2.2 Kamu Borcu Kavramı
2.3 Kamu Borçlanmasının Olası İktisadi Etkilerine İlişkin Örnekler
2.5 Türkiye’de Kamu Borçlanmasının Tarihi Geşilimi
Üçüncü Bölüm
Türkiye’de Döviz Gelirinin Ulusal Para Arzı Ve Merkezi Yönetim Borcu Üzerşndeki Etkisi
3.1 Literatür İncelemesi
3.2 Ampirik Çalışma
Sonuç
Kaynaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e142fd7-75fd-4c3c-8f62-14a227d53ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cov id 19un Sektörel Etkilerine Stratejik Bir Bakış: Küresel İşletmelerin Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
1. Literatürde pandemi
2. Araştrımanın yöntemi
Birinci bölüm
1.1 Bankacılık, finans, sigortacılık ve yatrım sektörü şirketleri
1.2 Sonuç ve değerlendirme
2 İkinci bölüm
2.1 Endüstri ürünleri sektörü şirketleri
2.2 Sonuç ve değerlendirme
3 Üçüncü bölüm
3.1 Enerji sektörü şirketleri
3.2 Sonuç ve değerlendirme
4 Dördüncü bölüm
4.1 Eğlence, oyun, interet, sosyal medya sektörü şirketleri
4.2 Sonuç ve değerlendirme
5 Beşinci bölüm
5.1 Havayolu sektörü şirketleri
5.2 Sonuç ve değerlendirme
6 Altıncı bölüm
6.1 Holdingler
6.2 Sonuç ve değerlendirme
7 Yedinci bölüm
7.1 İnşaat, emlak ve konaklama sektörü şirketleri
7.2 Sonuç ve değerlendirme
8 Sekizinci bölüm
8.1 Perakendicilik, satış mağazası ve gıda sektörü şirketleri
8.2 Sonuç ve değerlendirme
9 Dokuzuncu bölüm
9.1 Posta, telgraf ve kargo hizmetleri sektörü şirketleri
9.2 Sonuç ve değerlendirme
10 Onuncu bölüm
10.1 Sağlık ve ecza sektörü şirketleri
10.2 Sonuç ve değerlendirme
11 Onbirinci bölüm
11.1 Teknoloji, elektrik-elektronik, bilişim sektörü şirketleri
11.2 Sonuç ve değerlendirme
12 Onikinci bölüm
12.1 Telekomünikasyon ve iletişim sektörü şirketleri
12.2 Sonuç ve değerlendirme
13 Onüçüncü bölüm
13.1 Otomotiv sektörü şirketleri
13.2 Sonuç ve değerlendirme
Sonuç ve değerlendirme
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b676560a-ae8e-4ad2-89f2-2d17c35b4dd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Muhasebesi, Sürdürülebilirlik ve Entegre Raporlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1. Çevre muhasebesi çalışmalarının bibliyometrik analizi
Dr. Öğr. Üyesi zülküf çevik
Arş. Gör. Dr.Abdüssamed Koç
Bölüm 2. Çevre muhasebesi alanında türkiye’de yapılan lisansüstü tezler üzerine bir değerlendirme
Dr. Öğr. Üyesi metehan küçüker
Bölüm 3. Endüstri 4.0 ve sürdürülebilirlik kapsamında çevre muhasebesi yaklaşımları
Dr. Öğr. Üyesi merve kıymaz kıvraklar
Bölüm 4. Çevre muhasebesine göre işletmelerin geri kazanım katılım payı ödemelerinin kaydı ve işletme kazancının hesaplanması
Dr. Öğr. Üyesi murat türk
Dr. Öğr. Üyesi ali uslu
Bölüm 5. Çevre kirliliği ile mücadelede karbon vergisi ve muhasebeleştirilmesi
Prof. Dr. Baki yılmaz
Prof. Dr. Ahmet vecdi can
Öğr. Gör. Hakan aliusta
Bölüm 6. Kripto para madenciliğinin çevre muhasebesi kapsamında incelenmesi
Doç. Dr. Şuayyip doğuş demirci
Bölüm 7. Bir çevresel maliyet yönetimi tekniği olarak malzeme akış maliyet muhaseebsi
Arş. Gör. Enes özcan
Mehtap altunel
Bölüm 8. Sağlık hizmetlerinde çevre muhasebesinin yeri: yeşil hastaneler
Dr. Öğr. Üyesi fatma özlem yılmaz
Arş.Gör. Mehmet akif erişen
Bölüm 9. Yaban hayatı muhasebsine genel bir bakış
Dr. Öğr. Üyesi cengiz güney
Bölüm 10. Deniz ürünleri avcılığının sürüdürülebilirliğinde çevre muhasebesinin rolü
Dr. Öğr. Üyesi fırat altınkaynak
Bölüm 11. Biyoçeşitlilik muhasebesi ve sakarya ilinin biyoçeşitlilik envanteri
Dr. Öğr. Üyesi cengiz güney
Bölüm 12. Sürdürülebilirlik endeksleri: bir inceleme
Arş.Gör. Binali eren
Doç. Dr. Sevinç güler özçalık
Bölüm 13. Şehirlerin sürdürülebilirliğe katkısının değerlendirilmesi : türkiye örneği
Dr. Öğr. Üyesi filiz yüksel
Bölüm 14. Sürdürülebilirlik raporları ve kurumsal yönetim raporlarının işletme performansının değerlendirilmesinde birlikte kullanılabilirliği
Dr. Öğr. Üyesi hakan vargün
Bölüm 15. Borsa istanbul’da işlem ören üretim işletmelerinin faaliyet raporlarının entegre raporlamaya uygunluğu
Arş. Gör. Melek cıbır
Do. Dr. Şule yıldız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:43+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0fbd889-4ce4-4f1f-8b7b-c34bb684fcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Tarzları ve Örgütsel Sessizlik İlişkisinde Örgütsel Adalet ve Kuşak Farklılıklarının Etkisi</image:title>
            <image:caption>çindekiler
1. Giriş
1.1 Problem
1.2 Araştırmanın Amacı
1.3 Araştırmanın Önemi
1.4 Araştırmanın Varsayımları
1.5 Araştırmanın Sınırlılıkları
1.6 Tanımlar
2. Kavramsal Ve Kuramsal Çerçeve
2.1 Yönetim Ve Liderlik
2.2 Örgütsel Sessizlik
2.3 Örgütsel Sessizliğin Kuramsal Temelleri
2.4 Örgütsel Sessizliğe İlişkin Tutum Modelleri
2.5 Örgütsel Sessizliğe İlişkin Tutumlar
2.6 Örgütsel Adalet
2.7 Kuşak Farklılıkları
2.8 İlgili Araştırmalar
3. Yöntem
3.1 Araştrımanın Modeli Ve Hipotezler
3.2 Evren Ve Örneklem
3.3 Veri Toplama Araçları Ve Teknikleri
4. Sonuç Ve Öneriler
5. Kaynakça
6. Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>