﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51385fa6-daf0-49b9-83f4-a841428288c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Dil</image:title>
            <image:caption>Matthias Göritz, uluslararası alanda tanınan bir Alman romancı, şair ve çevirmen. Hamburg Edebiyat Ödülü, Mara Cassens Ödülü, Robert Gernhardt Ödülü, William Gass Ödülü ve Uluslararası Pretnar Ödülü’ne layık görülen Matthias Göritz’in büyük ses getiren yeni romanı “Güneş Dil”, Yasemin Yelbay Yılmaz’ın çevirisiyle Türkçede. 
 
Genç Amerikalı Lee, sevgilisini ve ilişkisini ardında bırakarak kendini ve büyükannesinin geçmişini keşfetmek için İstanbul’a doğru yola çıkar. 1930’larda Nazi zulmünden kaçarak bu kente sığınan Alman Yahudisi Helene Bischoff’un, yani büyükannesinin hayatını araştırmak amacıyla başladığı bu yolculuk hem sırlara hem de gerçeklere gebedir. 
 
Mustafa Kemal Atatürk dönemi Türkiyesi; özellikle entelektüeller, mühendisler, doktorlar ve hukukçular için sığınak olmuş, Cumhuriyet’in radikal modernleşmesine katkı sağlamak üzere ülkeye davet edilmişlerdir. 
 
Lee, İstanbul’un kadim ve karmaşık dokusu içinde, büyükannesinin zamanında hayatına giren; o dönem gazeteci ve ajan olarak da çalışan Georg Naumann’ı bulur - hâlâ hayattadır. Artık çok yaşlı olan bu adam, hâlâ çok büyük bir sırrı saklamaktadır. 
 
Matthias Göritz, tarihin acısını, aşkın gücünü ve İstanbul’un labirent gibi çekim alanını ustalıkla harmanlıyor. Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bu roman, geçmişle bugünü duygusal bir köprüyle bağlıyor; bize çok sesli, duyulara hitap eden bir şehir ve kimlik portresi çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/517a6bdb-b99a-4886-829f-2601d02bc5ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Şifresi</image:title>
            <image:caption>Birbirine can bağıyla bağlanan üç arkadaş: Beste, Selin ve Arda. 
Beste’nin hayalleri için çabalayan iyi insanlar. 
Öğrencisinin geleceğine umut olan bir öğretmen. 
Çözülmesi gereken bir şifre. 
Bir anahtar ve gizemli bir ev. 
 
Okulda, sokakta sürekli zorbalığa uğrayan Beste’nin hikâyesi… 
Hayallerin, mücadelenin, azmin, dostluğun hikâyesi… 
İyi arkadaşlıkların, iyi öğretmenlerin, iyi komşuların hikâyesi… 
 
Beste ve arkadaşları şifreyi çözebilecek mi? 
Gizemli kapının ardında ne var? 
Beste hayallerine kavuşabilecek mi? 
 
Bütün soruların cevabı bu kitapta. 
 
“Uçmayı bilmeyenler kanat kırmayı çok seviyorlar öğretmenim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14511bb-d379-4b6d-a0d9-4ca386047a17.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 6 Özgün Makamsal Eser</image:title>
            <image:caption>Daha önce sizlere sunduğum ve hızlıca amacına ulaşan etüt ve eserlerim (Özgün makamsal Etütler ve Özgün Makamsal Parçalar) beni yeni bir kitap için çalışmaya motive etti. Kitaptaki eserler üzerine çalışarak, hem piyano çalma becerilerinizi hem de makamsal müzik üzerine bilgi ve fikirleri geliştirmeniz beklenmektedir. Kitapta; HEYECAN, NOSTALJİ, OYNAYALIM MI?, SOKAK, YAŞAM ve SON isimli eserlerle; sağ ve sol elde farklı teknik becerileri kazanmanız ve sunmanız hedeflenmektedir. Eserleri bu teknik becerileri sağlamak ve geliştirmek amacıyla uygulayabilir, aynı zamanda performans olarak sınav, konser veya yarışmalarda kullanabilirsiniz. Kitaptaki özgün eserleri çözümleyerek ve üzerinde bolca düşünerek öğrenme sürecinizi verimli geçireceğinizi umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce27bd00-23da-4bcd-a6d1-58b7af044183.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Türkü Düzenlemeleri Çocuklara Ve Yeni Başlayanlara Yönelik</image:title>
            <image:caption>AK KİREMİTTEN SU DAMLAR 
ERZURUM ÇARŞI PAZAR 
GESİ BAĞLARI 
HEKİMOĞLU 
HEY ONBEŞLİ 
KİREMİTE SU DÜŞTÜ 
OSMAN PAŞA 
ŞEN OLASIN ÜRGÜP 
YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0710b72b-05de-46f8-8e35-6da6245585c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman – Adalet Avcısı 3</image:title>
            <image:caption>GOTHAM DAHA ÖNCE HİÇ BU KADAR TEHLİKEDE OLMAMIŞTI. BATMAN’İN SUÇLA MÜCADELE ETMEK İÇİN GELİŞTİRDİĞİ YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİSİ “ROBIN”, KONTROLDEN ÇIKAR VE ŞEHRİ KAOSA SÜRÜKLER. GEÇMİŞTEN GELEN İZLER ORTAYA SAÇILINCA, BRUCE WAYNE KAYIPLARIYLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA KALIR. BATMAN’İN BİR ZAMANLAR EN GÜVENDİĞİ İSİM OLAN DICK GRAYSON YENİDEN SAHNEYE ÇIKAR. JOKER İSE BU SEFER YALNIZCA GOTHAM’I DEĞİL, 
ROBIN’İ YOK ETMENİN PLANLARINI YAPMAKTADIR. 
GOTHAM’IN SUÇLA SAVAŞI ARTIK SADECE SOKAKLARDA DEĞİL, SİSTEMLERİN İÇİNDE VERİLİYOR. BU KEZ KAHRAMANLIK, SINIRLARI AŞMAYI GEREKTİRECEK...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a28fbc-73e4-4f02-820c-056fe985e1fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Invincible 7: Üçlü Olsun</image:title>
            <image:caption>Afrika’ya yaptığı bir gezi sırasında Mark, kendini iki yaşam arasında bölünmüş halde bulur: Kız arkadaşı Amber’la olan normal yaşamı ve arkadaşı Atom Eve’le olan süper kahraman yaşamı. 
Kararlar, kararlar... 
Eisner Ödülleri’ne aday olmuş serinin #31-35 sayılarından derlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864549b9-4911-405a-9c55-b27e789bbd20.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Konular</image:title>
            <image:caption>Gizem dolu bir ada 
Ormanda saklı sırlar 
Ve aşkın en karanlık hâli 
 
Yüksek lisans öğrencisi Sydney Denik, geçmişinin karmaşasından kaçarken beklenmedik bir ikinci şans yakalamıştı. Ünlü Madrona Vakfı’nda Alzheimer araştırmaları yürüten seçkin bir ekibe katılmak üzere burs kazanmıştı ve bu fırsat, kariyeri için bir dönüm noktası olacaktı. Fakat Vancouver Adası’nın gözlerden uzak arazilerindeki bu araştırma merkezi göründüğü kadar masum değildi. 
 
Sydney çok geçmeden âşık olduğu gizemli psikolog da dahil vakıftaki herkesin birtakım sırlar sakladığını fark edecekti. Eğitimin ilk günü ortadan kaybolan öğrenciyi kimse umursamıyor, duvarların ardında gölgeler geziniyor, yazın ortasında kar yağıyor ve ölü hayvanlar canlanıyordu. Ya Sydney aklını kaçırıyordu ya da ormandaki dehşet fazlasıyla gerçekti. 
Asıl canavar belki de vakfın ta kendisiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7394da0c-13f0-4f66-93e2-109ab7d61d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman – Adalet Avcısı 4</image:title>
            <image:caption>GOTHAM ŞEHRİ KÜLLERİNDEN DOĞUYOR! 
 
BATMAN BU SEFER TEKNOLOJİNİN SINIRLARINI ZORLAYAN BİR DÜŞMANLA KARŞI KARŞIYA. YAPAY ZEKÂ ROBIN’İ ALT ETMEDEN ŞEHRİ KURTARAMAYACAĞINI ANLAYAN BATMAN, BİR SONUCA VARMAK ZORUNDA. GOTHAM ŞEHRİNİN AYAKTA KALABİLMESİ, ONUN VERECEĞİ KARARA BAĞLI. “KAZAN YA DA YOK OL” İKİLEMİNDE BATMAN BU KEZ MUTLAK SONUÇ İÇİN MÜCADELE EDİYOR! 
 
MUHTEŞEM FİNAL CİLDİNDE HEYECAN ZİRVEYE TIRMANIYOR!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1ab164-75c4-4139-ab17-8a197dad1632.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness ile Öğreniyorum Mükemmelliyetçilik</image:title>
            <image:caption>Her şeyi mükemmel yapmak, en iyi olmak bizi gerçekten mutlu eder mi? Karınca Can, yemyeşil bir ormanda yaşayan küçük ama çalışkan bir karınca. Hedefi her şeyi mükemmel yapmak ve en iyi olmak. Ancak bu çabalar, onun yorulmasına ve hata yapma korkusuyla hayatın güzelliklerini kaçırmasına neden oluyor. Karınca Can’ın yolculuğu, Bilge Kaplumbağa ile karşılaştığında bambaşka bir hal alıyor. Karınca Can, mükemmel olmak yerine, çabasını takdir etmeyi ve hataların yaşamın doğal bir parçası olduğunu öğreniyor. Ve Karınca Can’dan alınan ilhamla, ormanda yeni bir tanım kullanılmaya başlıyor; küçük de olsa gücümüz yettiği ve elimizden geldiği kadar yapılan her eylem “karınca kararınca” olarak adlandırılıyor… “Mindfulness ile Öğreniyorum: Mükemmeliyetçilik”, çocuklara hata yapmanın ve süreçten keyif almanın önemini anlatırken, olanı olduğu gibi kabul etmeleri için ilham veriyor. Bu hikaye, mükemmeliyetçiliğin yükünden kurtulmak isteyen herkes için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc3f6b9-962b-4a48-acea-5a44009a6d9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi! Hemen! Şimdi!</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öyle bir kitap ki, istersen koşarmış gibi hızlıca okuyabilirsin, istersen muhteşem resimlerine bakarak yavaş yavaş da okuyabilirsin. Ama en güzeli ne mi? Bu kitabı tekrar tekrar okumak! Tavşancığımızın çok acelesi var ama nereye gittiğini sadece o biliyor. Gün, göz açıp kapayıncaya kadar hızlıca geçip gidiyor. Görmek, bakmak ve her şeyi anlamak için sadece yeniden başlamamız gerekiyor. Yavaşça, sakince...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081a3524-5a70-4136-9470-4656451ac32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Ben Geldim!</image:title>
            <image:caption>Yiğit’in en iyi arkadaşı teyzesi Nazlı’ydı ama onu uzun zamandan beri görmediği için kendini biraz yalnız hissediyordu. Ta ki kurye her gün ona yeni yeni paketler getirmeye başlayana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81111af4-311a-4736-bccf-7997fea3f68f.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Uyumak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Uyku, yaşamımızın en temel ihtiyaçlarından biri. Ancak bazen huzurlu bir sığınak olmaktan çıkıp geceler süren bir mücadeleye dönüşebiliyor. Uykusuzluk yalnızca bedeni değil, zihni ve ruhu da yoran yaygın bir sorun; öyle ki, günümüzde her 10 kişiden biri kronik uykusuzluk yaşıyor. Bu kitap, uykusuzlukla savaşmak yerine onu anlamayı, dönüştürmeyi ve dostça yaklaşmayı herkesin kolaylıkla uygulayabileceği bilimsel temellere dayanan yöntemlerle mümkün kılıyor. İlk bölümde uykunun nasıl işlediğini ve uykusuzluğun nedenlerini öğreniyor; ikinci bölümde ise uykuyla ilişkinizi dönüştürecek mindfulness temelli yaklaşımlarla hayata geçiriyorsunuz. Çünkü bilmek ve yapabilmek iki farklı şeydir. Bu kitap sizi anlaşılmışlık hissinden ve bilgi sahibi olmaktan öteye taşıyarak, uygulanabilir farklı öneriler sunuyor ve uykuyla olan ilişkinizi değiştirmeyi öğretiyor.  Ne kesin çözümler vadediyor ne de sizi yargılıyor. Bunun yerine, her geceyi yeni bir başlangıç olarak görmeniz için rehberlik ediyor; bunu ise ilaçsız, yan etkisiz ve tamamen size uygun yolları keşfetmenize yardımcı olarak yapıyor.  Uykusuzlukla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Bu kitabın hem bilimsel titizliği hem de sade anlatımıyla gecelerinize huzur veren bir yol arkadaşı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b8f8e-ab09-4e14-9bb5-03dbb0edc235.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Senin Şansın</image:title>
            <image:caption>Adana’nın sıcağında bir hayrat başında bayılan genç bir kadın… İzmir sokaklarında gizlice posta kutularına bırakılan mektuplar… Savaş sirenleri arasında oğlunu yitiren bir annenin gözyaşları… Bir fotoğraf karesinden geleceğe saklanan sırlar… Belki de hayat, hepimizin içinde sakladığı mektuplardan, unutulmaya direnen fotoğraflardan ve cevapsız kalan sorulardan ibarettir. Bu kitapta, birbirine dokunan hayatların arasından geçerken, her sayfada yeni bir yüz, yeni bir itiraf, yeni bir hesaplaşmayla karşılaşacaksınız. Kendinizi, bu dünyayı cehenneme çeviren zalimlerle ve gönülleri incinen vicdanlı insanlarla dolu bir evrende, “Bu senin şansın mı, kaderin mi, yoksa seçimin mi?” sorusunu sorarken bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dddbce4-a273-4388-86cd-dccc36103ab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğsünün Tam Ortasında</image:title>
            <image:caption>Yaşlı adam, kafamın içindekileri okuyor gibiydi.  “Aşk!” dedi. Yutkundu, yineledi. “Aşk, tanrı gibidir; varlığını hissedene dek onu yok sanırsın.” İnsanın anlaşılmayı bekleyen ruhuna ve “göğsünün tam ortasında” duran o şeye selam durmak üzere yazılan bu öyküler, aşkın çepeçevre kuşattığı hayatları, içinde bulunulan koşulların ışığında yeniden keşfediyor. Böylece sadece iki insan arasında gibi görünen bu büyülü bağın, çevresel ve toplumsal sınırlarla ne denli iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Hande Çiğdemoğlu, ilk kitabı Kağıt Kesiği ile okurla kurduğu derin ve samimi bağı, yeni kitabı Göğsünün Tam Ortasında ile bir kez daha canlandırıyor. Yalnızca aşkı değil; insan ruhunun derinliklerini, anlam arayışını, sınırları, zamanı ve koşulları keşfetmek üzere yeni bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530db23b-4e3a-4412-8f41-1fbde3e86d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısız Ada</image:title>
            <image:caption>Ne zaman öleceğinizi bilmek ister miydiniz? Kostas, bu sorunun cevabını bulabilmek için küçük yelkenlisiyle denize açılır. Yolculuğu kısa sürede bir varoluş sancısına, destansı bir serüvene dönüşür.  Kendi varlığının anlamını sorgular; mitolojik tanrılarla konuşur, sustuğunda bile iç sesi yankılanır. Zamanla, arzularla ve erdemle hesaplaşır; benliğiyle yüzleşir.  Sormaktan vazgeçmeyen Kostas, sonunda bambaşka bir hakikatin kapısını aralar ve gördüğü şey; ölümün değil yaşamın ağırlığıdır.  Kostas, acının içinden geçerek kendini yeniden bulmaya çalışırken okur da kendi varoluşuyla yüzleşmeye davet edilir. Kostas’ın yolculuğu, şiirsel dili, felsefi ve mitolojik atmosferiyle bir tragedya gibi akar; antik bir destan havası taşır. Her satırda insan ruhunun en derin sorularına dokunur. 
“KOSTAS: Bir Varoluş Yolculuğu” 
bir düş kadar büyülü, 
bir ağıt kadar kadim, 
bir doğum kadar yalın bir anlatıdır. 
Kendi iç yolculuğuna çıkmaya cesareti olanlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc0534c-3194-441d-932e-1725bc7b57c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Plevne</image:title>
            <image:caption>Tuna nehri akmam diyor 
Etrafımı yıkmam diyor… 
Adını yerel halkın dışında kimsenin bilmediği bir Balkan kasabası olan Plevne’de Gazi Osman Paşa komutasındaki Türk ordusu, kendisinden katbekat büyük Rus ve Rumen kuvvetlerini 145 gün kilitledi ve dünyayı şaşırtıp hayran bıraktı. 
Bu kitap şahikalara yükselen o destansı direnişi anlatıyor. 
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1914 yılında Sofya’da ateşe olarak bulunduğu sırada tanımış olduğu gençlere tavsiyesi şu olmuştur: 
“Ben Gazi Osman Paşa’yı kendime rehber olarak seçtim. Ömrüm boyunca onun yolunu takip edeceğim. Türk ruhu Plevne’de yeniden kendini bulmuştur. Milletler yolundaki mücadelelerde daima sembolümüz Plevne’de doğan milli ruh olacaktır. Felaket günlerinde Plevne Savaşı’nı ve Osman Paşa’yı düşüneceğiz. Sizin de kahramanlık sembolünüz Gazi Osman Paşa olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac222525-0447-4e75-940c-1011bea99e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fil Gibi Sessiz</image:title>
            <image:caption>Hayat, size görme veya işitme gibi duyulardan birini vermemişse yine de mutlu olmanız mümkün olur mu? Kitabın kahramanı küçük kız; gizli bir şifreyle yazmayı öğreniyor, büyük babasının bastonuyla arkadaş oluyor, arkadaşlarıyla okyanusa dalıyor ve görünmez bir fille oynuyor. Gerçek dünyayı gözleriyle görmese bile, içindeki dünyanın hayal ve neşeyle dolmasını hiçbir şey engelleyemiyor... Bir ailenin, bir çocuğun hayatındaki kaçınılmaz üzüntüyü her seferinde huzurla karşılamak için çaba sarf etmesi ne harika bir şey! Tüm aileye neşe, güç ve huzur getiren... Anna Godiner, Rusya Çocuk Kitapları Konseyi Küratörü Anna Anisimova’nın harika öyküleri ve Yulia Sidneva’nın zarif çizimleriyle güzelleşen bu kitap, okumaya yeni başlayan çocuklar dahil tüm kitap severlere unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Tüm aile hep birlikte kitap okumanın yeri doldurulamaz etkisini biraz hüzün ve yer yer komik olaylarla harmanlayan &quot;Bir Fil Gibi Sessiz&quot;e kütüphanenizde yer açın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f210e85-a27b-4ab6-8a92-f7aeb669ecb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Dedektifleri Serisi (6 Kitap Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Bu sette Mavisel Yener’in çok sevilen Dolunay Dedektifleri serisinin altı kitabını birlikte kutulu olarak sunuyoruz. 
Set içindeki kitaplar: 
Dolunay Dedektifleri 1 - İz Peşinde 
Dolunay Dedektifleri 2 - Dehşet Mektupları 
Dolunay Dedektifleri 3 - Mumya Dükkanı 
Dolunay Dedektifleri 4 - Ölüler Ormanı 
Dolunay Dedektifleri 5 - Korkunç Satranç 
Dolunay Dedektifleri 6 - Yarasa Yarışları 
 
Onlar, beş kafadar arkadaş. Birce, Ece, Oğuz, Bilgecan ve Ada… Heyecanlı, enerjik, akıllı ve meraklı. Dolunay onların yaşamına, olağanüstü bir serüvenle girdi. Birbiri peşisıra öyle gizemli olayları çözdüler ki şimdi dünyanın ünlü dedektifleri şaşkınlık içinde onları izliyor. Sizler de onlarla birlikte, her kitapta ayrı bir gizemin peşinde heyecanlı serüvenlere eşlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5742ae7-1d13-4153-995b-c90039edc418.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Okuyan Kurtçuk Etkinlik Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kitap sayfaları oyun alanına dönüştü, HOK ve Ali çoktan oyuna hazır!
Bir elma ile başlayan tanışıklık, şimdi onları rengârenk etkinliklerin içine sürüklüyor. Bulmacalar, ipuçları, yarışmalar… Her köşede yeni bir görev, her sayfada yeni bir macera!
Ve en güzel kısmı:
Bu oyunda herkes var! Hızlı düşünenler, dikkatli bakanlar, merak edenler… Hep birlikte okuyor, çözüyor, gülüyoruz. 
 
Betül İlter, neşeli ve sürükleyici anlatımıyla çocukları hem eğlendiren hem de okuma hızlarını geliştiren bir öyküye davet ediyor. Hadi, macera başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4549a6-deca-4b08-9ee9-af43ec9b48d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Yılım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hedeflerinizi belirlerken zamanınızı, enerjinizi ve dikkatinizi nereye yöneltmeniz gerektiğine yardımcı olacak özgün bir ajanda... Her sayfası, kendi yolculuğunuzu fark etmeniz, kendinizle bağ kurmanız ve adım adım ilerlemeniz için size yol arkadaşlığı yapacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec4c0ae-72d8-4f9e-83e5-3dde7cef16c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakinler</image:title>
            <image:caption>Eğer bedenin bir hafızası varsa yeni bir hayata başlamak ne ölçüde mümkündür?  Sakinler sahip oldukları büyülü güçler sayesinde başkalarının bedenlerini ele geçirip sonsuza dek yaşama imkânına sahip bir ailenin hikâyesini anlatır. Fakat ölümsüzlüğün bedeli başka yaşamları öldürmek olduğundan ailenin genç üyelerinin büyülü güçlerini kullanmaları yasaktır. İki kuzen aile içinde yaşanan bir istismarın karmaşasından kaçmak için bu yasağı deler. Fakat yeni bedenlerinin eski hayatları gizem, ihtiras ve suçtan yoksun değildir. Eylemlerinin öngörülemeyen sonuçlarıyla karşı karşıya kalan kahramanlarımız şimdi trajik bir seçim yapmak durumundadır: Ya geçmişleriyle yüzleşip çiğnedikleri yasağın cezasını çekecekler ya da yeni bedenlerinin eski suçlarının sorumluluğunu üstleneceklerdir.  Eliza Victoria’nın Filipin Ulusal Kitap Ödülü’ne layık görülen nefes kesici romanı Sakinler, beden, hafıza, ölüm, suç ve kefaret gibi eski kavramların karmaşıklığını irdeleyen sürükleyici bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615099b4-1506-4597-9f37-f930203f6633.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık İnci 2</image:title>
            <image:caption>Asıl miras bendim. 
Ben İnci’ydim. 
Ben ailemin 
İnci tanesiydim.  
 
Ailesinin mirasına sahip çıkmak ve onların intikamını almak için elinden gelen her şeyi yapan İnci, buna en büyük düşmanından başlar. 
 
Kılıç Arslan Kırahanlı ile ilgili gerçeklerin gün yüzüne çıkmasıyla hayatları hiç beklemedikleri bir yönde ilerlemeye başlar ve İnci kendisi için yeni bir yol çizer. 
 
Ancak İnci ve Kılıç tüm güvensizliklere rağmen birbirlerine olan hislerine karşı koyamaz. Sadece iki seçenekleri vardır: Birlik olmak ya da yok olmak.  
 
Bu kadar karmaşanın arasında İnci’ninse tek bir amacı vardır: Ailesinin katillerinden intikamını almak... Ve bu yolda elinin ne kadar kirlendiğinin, sonunun ne olacağının artık hiçbir önemi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6250c90b-799e-4b78-addb-eaf697047176.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Gözlerini Kırpma</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda şair olan Zelda Uçar’ın “Sakın Gözlerini Kırpma” adlı ilk romanı yayımlandı. Kurgusu, kahramanları ve her an merak uyandıran konusuyla okuyucuyu her an tetikte tutan bu kitabı zevkle ve merakla okuyacağınızı umuyoruz. 
 
“Üzerlerinden bir ışık gibi geçen martılar, gecenin karanlığına atılmış birer çizik gibi dere boyunca ışıkları birer birer sönen evlere inat çoğalıyorlardı. Sinan, “Kendini tanımak istemen suç değil!” deyince içindeki kara bulutlar da yavaş yavaş dağıldılar. Çocukluğunda, bahçede meleyen kuzuyu severlerken kesmek için avuçlarının arasından çekip aldıkları gün, nasıl sofraya oturup o kuzudan yediyse işte o kadar sürdü içindeki kaos. Her şeyin ya aklanacağı ya öleceği bu köprünün üzerinde, gece elbiselerini giyen iki kadın gibiydiler; günün sonunda makyajları akmış, kendilerini ele veren iki kadın gibi nerede aradıklarını unutmuşçasına, bulduklarından öyle dertliydiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd301345-b4a2-45b9-a303-18f580f0b4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutturan</image:title>
            <image:caption>Hepimizin hayatında unutmayı dileyeceğimiz anlar vardır. Kimimiz unutabilecek kadar güçlüyüzdür, kimimiz hatırlayamayacak kadar zayıf. Her durumda, unutmak içimizde bir boşluk oluşturur. 
Unutturan, kendi geçmişlerindeki boşluğu doldurma yolculuğunda, Sarp ile Pınar’ın yollarının 17 Ağustos depreminde kesişmesini konu alıyor. 
Birinin spiritüel, diğerinin materyalist yönde ilerleyen yolları, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen Adil aracılığıyla kesişir. 
Bu kesişmenin bir birleşme ile mi yoksa çarpışmadan kaynaklanan patlama ile mi sonuçlanacağı, ikisinin de unuttuklarını hatırlamasıyla ortaya çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2095eb01-42e4-47ce-b467-0e9ad0a8c1ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Troya Blues</image:title>
            <image:caption>Kahramanlık, ne güzel 
oysa yitim, ölüm, kayıp da bir gerçek 
zafer, ne büyük arzu 
oysa arkasında ne yitik ruhlar var 
herkes zihnini kazancıyla doldururken 
yaklaşmakta olan kutlamaların 
kimse usuna getirmez 
o belirsiz korkuyu 
gün solup da gece kendisini gösterince 
hemen yerleşiveren belleğe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb36ebc-faed-4241-b955-85bd47e6ebf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite, Sosyoloji, Toplum</image:title>
            <image:caption>Merkep’in -Biz Heretik’in logosundaki muzip eşeği böyle adlandırırız- bazı depiklerine, yani bizim lügatimizde büyü bozucu sosyal bilim metinlerine, yıllar boyunca uzun takdimler kaleme aldım. Kimileri bunu yadırgadı, kimileri niyet okudu, kimileri de çok sevdi. Aslında bu bir tercihten çok bir gereklilikti. Çünkü Merkep’in yayımladığı metinlerin değeri, içinde barındırdıkları sayısız fikri patika ve düşünce hattıyla, böylesi bir eşlik etme tutumunu adeta talep ediyordu. Diğer yandan, bu takdimler bana, her bir eserin iç mantığına yaslanarak ama aynı zamanda o mantığı bir sıçrama tahtası gibi kullanarak, cari sosyoloji -ya da genel olarak sosyal bilim- pratikleriyle üniversitenin mevcut hâlini sorgulama fırsatı sunuyordu. Böylece her bir takdim birer müdahale metnine dönüşüyor; eşlik etmekle müdahale etmek aynı madalyonun iki yüzü olarak beliriyordu. Elbette ikincisinden feragat edilebilirdi; ama dertsiz yazıyı hiçbir zaman sevmedim. Şimdi ise tüm bu takdimleri hiçbir düzeltmeye tabi tutmadan bir araya getirdim. Çünkü oldukları gibi kalmalarını istedim; yazıldıkları dönemin bağlamını, Merkep’in heybesine yüklediğimiz dert ve umutları, üslubumun bu ortak dertle birlikte zaman içinde değişen nefesini kendi içlerinde saklamayı sürdürsünler diye. Böylelikle, bir bakıma, Merkep’in serencamına dair bir tanıklık da ortaya çıkmış oldu : üniversite için, üniversiteye rağmen. Merkep, onu kimi vakit içine alan, kimi vakit dışına iten bir kurum için, sosyal bilim adına -bugünden baktığımda bana hâlâ mucizevi gelen- çok şey yaptı. Bu kitap, hiç değilse, o emeğin nişanesi olarak tarihe düşülmüş küçük bir not sayılsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14250dbe-ffbe-4912-94f3-6a85a9f7182d.jpg</image:loc>
            <image:title>Annen Daima Yanında</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak gördün mü? Ben senin annenim. İlk günden itibaren... Daima kalbinde olacağım.&quot; Bir anne ile çocuğunun arasındaki özel bağ bu kitap ile dile geliyor. Çocuklar büyür ve değişir ancak bir annenin çocuğuna olan koşulsuz sevgisi değişmez. Kalbinizi ısıtacak resimleriyle Annen Daima Yanında, anneler ve çocukları arasındaki sonsuz sevginin hikâyesini anlatıyor. Bir anne yıllar boyunca çocuğunun her dönemine şahitlik eder: çocukluğuna, ergenlik dönemine, yetişkinliğe attığı ilk adımlara... Sevgi ve şefkat dolu bakışları büyümekte olan çocuğunun üzerinden hiç ayrılmaz. Kesin olarak bildiği ve söylediği bir şey vardır: Annen daima yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af8742d3-82bd-4480-ad4c-11aee213b9be.jpg</image:loc>
            <image:title>Baban Daima Yanında</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak gördün mü? Ben senin babanım. İlk günden itibaren... Daima kalbinde olacağım.&quot; Bir baba ile çocuğunun arasındaki özel bağ bu kitap ile dile geliyor. Çocuklar büyür ve değişir ancak bir babanım çocuğuna olan koşulsuz sevgisi değişmez. Kalbinizi ısıtacak resimleriyle Baban Daima Yanında, babalar ve çocukları arasındaki sonsuz sevginin hikâyesini anlatıyor. Bir baba yıllar boyunca çocuğunun her dönemine şahitlik eder: çocukluğuna, ergenlik dönemine, yetişkinliğe attığı ilk adımlara... Sevgi ve şefkat dolu bakışları büyümekte olan çocuğunun üzerinden hiç ayrılmaz. Kesin olarak bildiği ve söylediği bir şey vardır: Baban daima yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87ad574-1a3e-4572-b23f-0889179e7aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Darağacındaki Adalet Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in İdamı</image:title>
            <image:caption>Sevgili vatandaşlarım! Ben Bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm, bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun böyle adalet … 
Benim sevgili, kardeşlerim, asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onlara bakacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehid gidiyorum. Allah vatan ve milletime zeval vermesin. 
10 Nisan 1920</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc17dc82-2c46-4961-877d-808ae20f92e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikro-Faşizm Gündeliğin Kara Delikleri</image:title>
            <image:caption>Faşizm yalnızca tarihsel öneme sahip ve geçip gitmiş bir kıyamet rejimi değil, gündelik yaşamın zerresinde dahi yeniden üretilen bir ölüm potansiyelidir. Bütün dünyayı ele geçiren hareketsizlik ve körlük aslında faşizmin bütün dünyayı dolaşımlar ve bağlantılarla birlikte kapladığının ve kendiyle ürettiğinin kanıtıdır. Sinekten farksız bir halde bu ağa takılmış ve vızıldamaktan başka bir şey yapamayan insanlık için yeni bir politikanın üretilmesi zorunludur. Güney Çeğin bu kitapta, Félix Guattari’nin “mikro-faşizm” kavramını Brian Massumi’nin duygulanım analizleriyle birleştirerek çağdaş dünyanın görünmez otorit erliklerini gözler önüne seriyor. Mikro-faşizmi dışsal bir baskıdan ziyade arzunun kendi içine çökmesi, duygulanımın tek bir yoğunluğa kilitlenmesi ve ilişki kurma kapasitemizin daralması olarak ele alan bu girişim; dijital linç kültüründen neoliberal güvencesizliğin yarattığı içsel krize kadar faşizmin nasıl moleküler düzeyde üretildiğini gösteriyor. Mikrofaşizme karşı üretici bir politika sunan bu kitap; potansiyelleri yeniden taşırmayı, bağlantıları çoğaltmayı ve duygulanımın kromatizmini haykırmayı öneriyor ve faşizmi arzu, duygu ve yoğunluk düzeyinde yeniden düşünmek isteyen herkes için güçlü bir teorik yolculuk sunarken okura rahatsız edici ama özgürleştirici bir soruyu bırakıyor: İçimizdeki faşisti ne kadar tanıyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f5d184-4749-4c3a-9fa5-ede049070cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimlerle İstanbul / Istanbul throughout the Seasons (Türkçe – İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Selahattin Giz Koleksiyonu’ndan 1925-1955 İstanbul Fotoğrafları 
Istanbul Photographs from the Yapı Kredi Selahattin Giz Collection, 1925-1955 
 
elahattin Giz’in İstanbul’u ya da İstanbul’un çoktan unutulmuş gizleri... 
Selahattin Giz’in 1925 ile 1955 yılları arasında İstanbul’un farklı bölgelerinde, farklı mevsimlerde çektiği ve fotoğraflarını biriktirdiği karelerde tanıdık sokaklar, bugün artık zor tanınan ünlü alanlar, yaşlı tramvaylar, uzaktan uzağa dış çizgileri görünen görkemli amiler, çoğu yok olmuş büyük yapılar… At arabaları, faytonlar, Boğaz’da çıkıntı yapmış eski ahşap yalılar… Kızkulesi, Körfez’deki dalyanlar, İstanbul Üniversitesi’nin ışıklar içindeki gece görünümü, sur dışındaki surlar; belleklerden bile çoktan silinmiş Taksim, karla kaplı meydanda kızlı-erkekli kızak kayanlar, kar altındaki caddeler, Dolmabahçe sırtlarının merdivensiz döneminde yokuş tırmananlar, araba azlığından büyümüş, genişlemiş görünen caddeler, karlar altındaki kayıklar, Beyazıt’ın eski havuzu, Haydarpaşa Garı, Küçüksu Kasrı gibi İstanbul’un dört bir yanından birbirinden güzel fotoğraflar var. 
 
Selahattin Giz’s Istanbul or the long-forgotten mysteries of Istanbul... 
Selahattin Giz’s photographs, taken between 1925 and 1955 in different parts of Istanbul and during different seasons, depict familiar streets, famous landmarks barely recognizable today, aged trams, magnificent mosques whose outlines are visible from afar, and grand structures, mostly gone. Horse-drawn carriages, old wooden mansions jutting out from the Bosphorus... The Maiden&apos;s Tower, the fishing boats in the Gulf, the illuminated night view of Istanbul University, the city walls outside the city walls... There are beautiful photographs from all over Istanbul, such as a long-gone Taksim, girls and boys sledding in the snow-covered square, streets covered in snow, people climbing the hills of Dolmabahçe before the stairs, streets that look enlarged and widened due to the lack of cars, boats under the snow, the old pool of Beyazıt, Haydarpaşa Train Station, Küçüksu Pavilion...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88679572-9b73-4552-9a70-6a54cc60ddcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız – 207 / Kış 2026</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız dergisi 207. sayısında “Kırılganlık Politikaları” dosyasıyla okuyucuyla buluşuyor. Dosya, kurumların kırılganlığına ve güvencesizliklere karşı geliştirilebilecek politikalara bakıyor. Dosyada bu kapsamda Alâra Kuset, Ece Elmas, Angelica Stathopoulos, Helin Burkay, Sezen Ünlüönen, İlker Hepkaner, Ceylan Önalp, Ezgi Yakın’ın makaleleri yer alıyor. Aslı Çavuşoğlu ve Cemre Baytok’un söyleşisi ve Gizem Karakaş’ın fotoğraf çalışması Kusurlarımıza da dosya kapsamında paylaşılıyor. 
Bu yıl, tüketen ve tüketilen rollerini tartışmaya açarak “Kim Kimi Yiyor?” başlığı altında besin endüstrisindeki adaletsizliklere, açlığa ve tokluğa bakacak III. Sanat Dünyamız Film Günleri de temaya ilişkin yazılarla Sanat Dünyamız’da. Dergide 22-26 Ocak 2026 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da düzenlenecek III. Sanat Dünyamız Film Günleri’ne dair Aslı Ildır ve Deniz Kırkalı’nın yazılarına yer veriliyor. Aslı Ildır film günlerinde gösterilecek Agnes Varda’nın yönettiği Toplayıcılar filmini yazarken Deniz Kırkalı’nın makalesi konuya farklı perspektifler getiriyor. 
Derginin +İz bölümünde Kaya Genç’in kaleme aldığı Nancy Atakan portresi, Arda Özen’in “Çöl Sümbülü” sergisi, Can Memiş’in 18. İstanbul Bienali’nin ilk ayağı, Neslihan İmamoğlu’nun YUNT’taki “VarYok” sergisi, Erman Ata Uncu’nun “Şüpheli Uzlaşmalar” sergisi üzerine yazıları okuyucuları bekliyor. 
Sanat Dünyamız’ın bu sayıdan itibaren sanatçıların kurgu metinlerine yer vereceği Sanatçının Kurgusu bölümünde ise Erdem Taşdelen’in “Uzun ve Dramatik Bir Sessizlik” adlı metni var. 
Sanat Dünyamız’ın üç aylık Ajanda bölümü ise sanatseverlere kış boyu yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341bb34b-7486-4c0f-883c-2e9dc41906c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgünler Ayrılıklar</image:title>
            <image:caption>Cevat Çapan’ın yeni şiir kitabı Sürgünler Ayrılıklar yayımlandı. Şairin Bana Düşlerini Anlat adlı toplu şiirler kitabıyla öbür kitapları da Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta. Son şiirlerinin yer aldığı Sürgünler Ayrılıklar içindeki “Yarım Kalmış Bir Şiir Antolojisi”nde Çapan, şiirimizdeki çağdaşlarını dize dize resmediyor. 
Bu yaz da zeytin ağaçlarına bakarak 
geçirdik güneşli günlerimizi, 
zeytin tanelerinin kararıncaya kadar 
güneşi içlerinde nasıl gizlediklerini, 
 
Cevat Çapan: (Darıca, 18 Ocak 1933) İlk kitabı Dön Güvercin Dön ile 1986 
Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü aldıktan sonra Altın Portakal Şiir (2008), 
Erdal Öz Edebiyat (2017), Sedat Simavi Vakfı Edebiyat (2017), Ceyhun Atuf 
Kansu Şiir (2018), Metin Altıok Şiir (2018), Yunus Nadi Şiir (2021) ödüllerini 
de aldı. 2009’da ise Tüyap 28. İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı seçildi. 
İlk üç kitabından seçilip Fransızcaya çevrilen şiirleri L’hiver est fini adıyla 1996’da Fransa’da, yine bu kitaplardan İngilizceye çevrilen şiirleri ise 
2001’de Where Are You Susie Petchek adıyla İngiltere’de yayımlandı. Su Sesi Ruth Christie’nin çevirisiyle Arc Publications tarafından 2017’de The Voice of Water başlığıyla İngiltere’de yayımlandı. 
Şiir kitapları: Dön Güvercin Dön (1985), Doğal Tarih (1989), Sevda Yaratan 
(1994), Seçme Şiirler (1998), Ne Güzel Yolculuktu Aklımdan Çıkmaz (2001), 
Bana Düşlerini Anlat - Toplu Şiirler (1985-2020) (2007/2023), Ara Sıcak 
(2009), Su Sesi (2013), Son Duraktan Bir Önce (2017), O Geniş Boşlukta 
(2022), Bir Başka Coğrafyadan (2020), Geceleyin Bir Tren (2024), Sur Dibinde Bir Durak (el yazısıyla 49 şiir, 2024), Sürgünler Ayrılıklar (2025)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915d96a6-fd42-4d7f-be94-2519265ccf4f.jpg</image:loc>
            <image:title>On Further Reflection - Essays From A Life In Business</image:title>
            <image:caption>Marriage proposals by SWOT analysis, out-of-control egos, a particular duck in Kyoto, people who think passion for work is a scam – you’ll find them all inside this book, along with maestros, management gurus, philosophers, photographers, and cats. 
On Further Reflection was published in Turkish in 2024, coinciding with the author’s 50th year in business. The new collection of essays picks up where Just to Keep in Mind (2023) left off. 
Approaching his topics with inquisitiveness and a subtle sense of humor, Bülent Eczacıbaşı explores issues at the heart of business – like leadership, motivation, and customer satisfaction – from fresh and thought-provoking angles. 
At the same time, he addresses less common subjects, such as asking “stupid” questions, learning from success, and the crisis of originality. 
On Further Reflection invites you to join these brief and enjoyable “journeys of thought.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec2d194-1c95-41c6-8f52-0c81605c4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Pasifik Adalarına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yumuşak tepeler, binbir renkli deniz, hindistancevizi ormanları, kıyılardaki oteller! Burada her şey, güzelliği ve görkemiyle birbirini tamamlıyor. Gülten Dayıoğlu dünyaca ünlü Aşk Gemisi’yle Güney Pasifik Adalarına gidiyor. Güneşin doğuşunu ilk gören ülke Yeni Zelanda, filmlere sahne olmuş olağanüstü güzellikteki Tahiti, Hollywood yıldızlarının yaşadığı Moorea Adası, uzaylıların yaptığına inanılan taş anıt, yerli halkın gelenekleri, gizemli yaşamlar, efsaneler…  Her gezide kaybolan yazarımızı bu kez Samoa’da müthiş bir de sürpriz bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15510725-ce26-4aba-9ad5-3be2bc719a47.jpg</image:loc>
            <image:title>A Takımı İz Sürücü Köpekler – 10 A Takımı ile Veda Şenliği</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun iz sürücü dokuz kurt köpeğinden oluşan A Takımı’nın heyecanlı maceralarını anlattığı on kitaplık serisi A Takımı ile Veda Şenliği kitabıyla son buluyor. 
Çokbilmiş, Cılızım, Sakar, Süslü, Obur, Gözlüklü, Samur Kuyruk, Sarı Kulak ve Karabey dostlarımız unutulmaz hikâyeleriyle bizimle yaşayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c2c0af-85ab-49b1-9b1f-eff022f49e6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Hakkında Bilgiler - Öğrenecek Çok Şey Var</image:title>
            <image:caption>Ahtapotların üç kalbi olduğunu biliyor muydun? Ya da zürafaların dillerinin mor olduğunu? Penguenler neden uçamaz, timsahlar ağlar mı? Dünyanın dört bir yanından en ilginç ve şaşırtıcı hayvanlarla tanışmaya hazır ol! Bu rengârenk ve bilgi dolu kitapta karada, havada ve denizde yaşayan pek çok canlı hakkında birbirinden eğlenceli gerçekler seni bekliyor. Hayvanlar âlemine dair şaşırtıcı bilgilerle dolu bu kitap, yeni şeyler öğrenmeyi seven meraklı çocuklar için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba75812c-2daa-4423-a530-c6befc0895de.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Okyanus, cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı?” 
 
 
“Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar,” dedi annem. Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu. “Ama ne aşk… Kuş denizin kenarında, balık sığ yüzeyde… Birbirlerine bakıyorlar, birbirlerini izliyorlar. Balık yüzüyor, kuş üstünde uçuyor… Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine. Öyle bir aşk ki aralarındaki, kuş gökyüzünü, balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine…”“Balık, kuşa, ‘Git uç, bırak beni…’ demiş.Kuş, balığa, ‘Git yüz, bırak beni…’ demiş.Ama ikisi de birbirini bırakmamış. Bırakamamış.İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de…” dedi babam.“Ve tabiat, bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün…” dedi annem, yumuşacık bir sesle. “Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir… Yüzmüş, yüzmüş, yüzmüş balık. Kuş da uçmuş, uçmuş, uçmuş…Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine.İlk kez dokunmuşlar, sarılmışlar birbirlerine,denizle gökyüzünün birleştiği yerde…” “Ben karaya vurdum,” dedim, üzüntüyle.“Biz kavuşamadık. Ben öldüm…” “Sen balık değilsin, Nazlı… Okyanusun kalbinde olman,balık olduğunu göstermez!”“Ben bir piranayım! Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında, çünkü kuş çok sevmişti balığı!Ama siyah balık, yeşil balığı sevemedi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31014e30-9a1e-4768-a8f0-b22303da96d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Okyanus, cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı?”
“Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar,” dedi annem. Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu. “Ama ne aşk… Kuş denizin kenarında, balık sığ yüzeyde… Birbirlerine bakıyorlar, birbirlerini izliyorlar. Balık yüzüyor, kuş üstünde uçuyor… Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine. Öyle bir aşk ki aralarındaki, kuş gökyüzünü, balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine…”“Balık, kuşa, ‘Git uç, bırak beni…’ demiş.Kuş, balığa, ‘Git yüz, bırak beni…’ demiş.Ama ikisi de birbirini bırakmamış. Bırakamamış.İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de…” dedi babam.“Ve tabiat, bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün…” dedi annem, yumuşacık bir sesle. “Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir… Yüzmüş, yüzmüş, yüzmüş balık. Kuş da uçmuş, uçmuş, uçmuş…Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine.İlk kez dokunmuşlar, sarılmışlar birbirlerine,denizle gökyüzünün birleştiği yerde…” “Ben karaya vurdum,” dedim, üzüntüyle.“Biz kavuşamadık. Ben öldüm…” “Sen balık değilsin, Nazlı… Okyanusun kalbinde olman,balık olduğunu göstermez!”“Ben bir piranayım! Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında, çünkü kuş çok sevmişti balığı!Ama siyah balık, yeşil balığı sevemedi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18874186-d4c0-4335-afe9-9c1a619b222b.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap Kutulu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ciltli Kitap 
Siyah baskılı defter 
8 Adet Alıntı Kartı  
Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be58e5e1-d168-4688-ae9b-24fc3dc3a630.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Yara Derin Yara</image:title>
            <image:caption>Güvenim kalmadı bugüne yarına 
Şahit oldum nice mazlumun zarına 
Hep divan durdum acıların darına 
Ne aylara ne yıllara güven kaldı 
 
Sabrın sınırı var bunca zulüm yeter 
İşte gecem başka günüm başka keder 
Her yarınım bugünümden daha beter 
Ne bugüne ne yarına güven kaldı 
 
Bak yerle bir olmuş güvenle itibar 
Sağıma soluma doldu yüzsüz kibar 
Terk edip gidişine isyanım var 
Ne konu ne komşunun itibarı kaldı 
 
Dağlaroğlu yad oldu ahlak adap 
Sen gideli gecem günüm de azap 
Herkeste başka hesap başka kitap 
Ne eşe ne de dosta güven kaldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/855ba7e3-5b21-4171-a325-1c4948493202.jpg</image:loc>
            <image:title>Develi’de Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Yıllar sonra gittiğimde memleketim Develi’nin hâlini görünce derin bir üzüntü duydum. Kısa zaman içinde çok değişmiş, hızla göç vermiş-göç almış ve kentin demografisi değişmiş. Neredeyse bütün etnik, kültürel ve inançsal değerler, talancı bir anlayışla yok edilmiş. İnsani değerleri hiçe sayan kapitalist popüler kültürle yoğrulmuş tek tip insan tipi yaratılmış. 
Bu durum karşısında “Ah Develi! Vah Develi!” demekten kenedimi alamadım! Doğduğum, büyüdüğüm, havasını soluduğum, suyunu içtiğim memleketim Develi’ye bir vefa borcu olarak bu kitabı yazmaya karar verdim. 
Kitabın adını “Develi’de Dört Mevsim” koydum. Çünkü 1947-1950 doğumluların oluşturduğu bizim kuşak, Eski Develi’de dört mevsimi doyasıya yaşadık. 
Yazdıklarım bugünün gençlerine masal gibi gelebilir. Ancak bu kitapta Eski Develi’nin dramatik bir öyküsünün olduğu gerçeği göz ardı edilemez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e184eeb-1625-44be-b7d3-0fa24de19478.jpg</image:loc>
            <image:title>Echoes from the Wooden House</image:title>
            <image:caption>In the late seventies, Dursun attempts to keep his three sons in the village by marrying them off, in an effort to shield them from the escalating ‘‘right-left’’ conflicts. Harun, the son who resists his father the most and is determined to go to Istanbul, cannot even begin to imagine the events that await his elder brother, Hasan. Hasans marriage is destined to trigger a chain of events that will affect the entire family...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c5adf7-cf64-47d0-bad4-ed5f6c485d0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Diplomasi Tarihinden Kesitler</image:title>
            <image:caption>Diplomasi her ne kadar kavram olarak yakın dönemde kullanılmaya başlanmış olsa da diplomasi tarihin her devrinde toplumlar ve devletler arasında sorunların çözümünde önemli rol oynamış ve diplomasinin yetersiz kaldığı durumlarda savaşlar sorunların temel çözüm mekanizması haline gelmiştir. Ulus devlet yapısının yaygınlaşması ve uluslararası ilişkilerde ulus devletlerin temel aktör olmasından sonra ise diplomasi uluslararası ilişkilerin düzenlenmesinde temel unsur haline gelmiştir. Devletler arasındaki sorunların çözümünde karar vericilere temel verileri ortaya koyan diplomatlar çok önemli bir rol oynamaktadırlar. Uluslararası ilişkilere yönelik konularda ve sorunların çözülmesinde kamuoyuna yansıyanlar kadar kamuoyuna yansımayan bir çok gelişmede diplomatların önemli etkileri olmuş hatta son dakikada diplomatlar tarafından ortaya konulan öneriler ile savaşlar bile önlenmiştir. Fakat bunların bir kısmı hatıratlarda yer alırken, önemli bir kısmı sürece damga vuran isimler ile birlikte yok olup gitmektedir. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülen Türk Diplomasi Tarihi projesi ile Türk Diplomasi tarihine ışık tutulması hedeflenmektedir. Başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarda görev yapmış emekli diplomatlar, askeri personel ve devlet adamlarının konuk olarak katıldığı programlarda, Türk Dış politikasının karar süreci, geçmişte alınmış önemli kararların arkasında yatan gerçekler, uluslararası gelişmelerin basına yansımamış bölümleri gibi konuların ele alınması ve Türk Diplomasi Tarihi konusundaki önemli konularda tarihe not düşülmesi amaçlanmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134605</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499007f4-5cf6-4837-9628-4f1f712854bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>Küresel ve bölgesel rekabet uluslararası ilişkilerde baş döndürücü bir değişim ve dönüşümle sonuçlanmaktadır. Devletler arası savaşlar, iç savaşlar, terörizm, ekonomik ve teknolojik rekabet, artan nüfus artışıyla birlikte kıt kaynakların her geçen gün daha da kritik hale gelmesi, düzenli ve düzensiz göçler, salgın hastalıklar devletlerin güvenlik anlayışını hızla değiştirmekte, bu karmaşık ve hızla değişen gündemde karar almak ve uygulamak daha da zorlaşmaktadır. Küresel ve bölgesel rekabette önemli rol oynayan Türkiye bu gelişmelerden önemli derecede etkilenirken, uluslararası politikada da etkin rol oynamaktadır. Bu açıdan Türk dış politikasında alınan kararlar Türkiye’nin güvenliğinde de temel rolü oynarken aynı zamanda bölgesel ve küresel gelişmeleri de önemli ölçüde etkilemektedir. Uluslararası İlişkilerdeki gelişmeleri yakından takip etmek ve doğru okumak, dış politikada karar almak konusunda temel rolü oynamaktadır. İlgili devlet kurumları kadar üniversiteler ve düşünce kuruluşları da bu süreçte önemli rol oynamaktadır. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülen bu proje ile Türk Dış Politikasında Güncel Konuların, bu konudaki uzmanlar ile tartışılması, ele alınması ve Türk Dış Politikasında alınacak kararlara ışık tutması amaçlanmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc19c69-53ca-4009-b9f4-e14bd1f77100.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Alatlıyı Anlamak- 2</image:title>
            <image:caption>Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde 3-4 Şubat 2025 tarihlerinde ikincisi düzenlenen Alev Alatlı’yı Anlamak Sempozyumu, Türk düşünce hayatına önemli ve özgün katkılar sunan Alev Alatlı’nın bu topraklara bıraktığı entelektüel mirası yaşatmak ve gelecek kuşakların bu entelektüel mirası değerlendirmesine kapı aralamak için önemli bir imkân sunmuştur. 
Sempozyumun bir çıktısı olan bu kitap, sempozyumda sunulan bildirileri ve yapılan söyleşileri bir araya getirerek Alev Alatlı’nın eserlerine ve fikir dünyasına farklı açılardan ışık tutmaktadır. Her bir bildiri ve söyleşi, onun eserlerindeki entelektüel ve ahlaki bakışı, eleştirel yaklaşımı, edebî zenginliği ve toplumsal meselelere yönelik çözüm arayışlarını odak noktasına alarak akademik bir tartışma ortamının oluşmasını sağlamıştır. 
Alev Alatlı’yı anlamaya çalışmanın, bu coğrafyanın tarihe tanıklık eden serüvenini kavrayarak geleceğini biçimlendirebilme cesareti gösterebilmek demek olduğunu düşünüyoruz. Bu kitabın hem Kapadokya Üniversitesi mensuplarına hem de bütün okuyuculara bu uğurda ilham vermesini diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea19dae-c07b-40fd-849d-cab0429177f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güncel Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Küresel ve bölgesel rekabet, uluslararası ilişkilerde baş döndürücü bir değişim ve dönüşümle sonuçlanmaktadır. Devletler arası savaşlar, iç savaşlar, terörizm, ekonomik ve teknolojik rekabet, nüfus artışıyla birlikte kıt kaynakların her geçen gün daha kritik hâle gelmesi, düzenli ve düzensiz göçler, salgın hastalıklar devletlerin güvenlik anlayışını hızla değiştirmekte ve bu karmaşık, hızla değişen gündemde karar almak ve uygulamak gittikçe zorlaşmaktadır. Örneğin, Rusya-Ukrayna Savaşı nükleer silah kullanımını da içerecek şekilde her geçen gün tehlikeli hâle gelirken, tüm dünya Gazze’deki soykırıma seyirci kalmaktadır. Terörizm tehdidi her geçen gün artarken, aynı ittifak içinde olan devletler bile müttefiklerine karşı tehdit oluşturan terör örgütlerine destek vermekten kaçınmamaktadır. Başta BM olmak üzere uluslararası örgütler, bölgesel ve küresel sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kalmaktadır. Uluslararası güncel sorunları yakından takip etmek ve gelişmeleri doğru okumak, dış politikada karar alma konusunda temel rol oynamaktadır. İlgili devlet kurumlarının yanı sıra üniversiteler ve düşünce kuruluşları da bu süreçte önemli rol üstlenmektedir. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülecek bu proje ile Uluslararası Güncel Sorunların bu konudaki uzmanlar ile tartışılması, ele alınması ve bu sorunlara ilişkin olarak Türk Dış Politikası’nda alınacak kararlara ışık tutması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7666bafe-a81a-4821-9ec8-3e472a4aeb41.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender Öksüz Kitabı</image:title>
            <image:caption>İskender ÖKSÜZ, bilim adamı ve çok yönlü bir aydın. Sosyal meselelere derinden bakan bir yazar. Türklük ve Türkiye merkezli düşünür. Millet ve milliyetçilik özel ilgi alanıdır. Fikirlerini sosyoloji biliminin verileriyle oluşturur. Derdi tasası Türklük olanlardandır. Eserlerinin önemli bir bölümü bu mesele etrafındadır. 
Dostları ve sevenleri 80. yaşında bir saygı günü düzenlemeye karar verdiler. Bu toplantıda, kamuoyunun tanıdığı İskender ÖKSÜZ’ün insanî yönleri açığa çıkacaktı. Dostları yakınlıklarını konuşacaklardı. Aileden isimler, baba, kardeş, ağabey İskender ÖKSÜZ’ü anlatacaklardı. Üniversiteden akademisyen arkadaşları ve öğrencileri hocalığından ve ilmî seviyesinden bahsedeceklerdi. 
Hazırlıklar sırasında bu çok yönlü biyografik konuları daha geniş bir kadroya ısmarlanan yazılarla bir kitaba dönüştürme fikri ortaya çıktı. Zaman dardı. Onun için kısa yazılar istenmesine karar verildi. Yazı istenenlerin tamamına yakını yazdı. 
Bu kitaptaki yazılar, entelektüel bir biyografi için önemli malzemeler veriyor. Biyografik bir roman için de yaşanmış sahneler ve insan yönünü yansıtan canlı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee90041-5048-4266-b93d-9e0bfe9e1b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Saklı Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Kaderini değil, kendi yolunu seçti.


Melbourne, 1927. Yaz çiçeklerinin büyülü kokusuyla dolu bir akşamda, genç Zara Dickins hayatının en unutulmaz gecesine adım atar. Modaya, şık elbiselere ve eğlenceye düşkün Zara, hayatını hiç beklemediği yönlere sürükleyecek olan Harry Holt’la tanışır.


Hukuk öğrencisi ve geleceğin politikacısı Harry’nin inkâr edilemez karizması ve kararlılığı, sık sık Zara’nın kendi yolunu bulma hayalleriyle çatışsa da, o gece ikisi arasında kırk yıl boyunca sönmeyecek bir kıvılcım ateşlenir. Bu kıvılcım, onları Londra’dan Avrupa’ya, Hindistan’dan Amerika’ya uzanan; başarılarla olduğu kadar zorluklarla da dolu bir yaşamın içine çeker.


Kadınların susturulmaya çalışıldığı bir dünyada, tutkularından, inançlarından ve yeteneğinden asla vazgeçmeyen Zara, moda dünyasının çok ilgi gören ismi haline gelir. Ailesi, dostlukları ve kişisel kalp kırıklarıyla sınandığı bu unutulmaz mücadelede kendi yolunu cesurca çizmekten vazgeçmeyecektir.


Tarihi romanların usta kalemi Kimberley Freeman’dan derinlemesine işlenmiş, ilham verici bir hayat hikâyesi.


Övgüler


“Çok başarılı, sürükleyici bir kitap.”
The Australian


&quot;Etkileyici... Samimi ve sürükleyici bir anılar geçidi... Freeman&apos;ın önceki tarihi kurgu romanlarının hayranları buna da bayılacak.&quot;
Books+Publishing


Yazar Hakkında: Kimberley Freeman


Kimberley Freeman, Londra&apos;da doğmuştur ve o üç yaşındayken ailesi Avustralya&apos;ya taşınmıştır. Şu anda yaşamakta olduğu Queensland&apos;de büyümüştür. Asıl adı Kim Wilkins olan yazar, tarihi kurgu ve çocuk kitapları da yazmıştır. Kimberley Freeman adını ise yazmakta olduğu kadın edebiyatı kitaplarında büyükannesini onurlandırmak için kullanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02584f9f-4253-4bf9-9613-0b1827ef02ea.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Yordam Ajanda</image:title>
            <image:caption>Doğumunun 100., ölümünün 10. yılında Fidel Castro’yu anıyoruz. 
70 yıllık mücadele tarihindeki eylemleriyle, kayıt altına alınmış konuşmalarıyla ve yazılarıyla Fidel, yalnızca Kübalılar için değil, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya ulaşmak isteyen herkes için temel başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürecek. 
Bu yılki ajandamızda, dünya ve Türkiye tarihinde sol açısından önem taşıyan olayların pek çoğunu içeren Sol Takvim de var..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe98c8f-36c4-4d1b-8d26-70ffd45b6d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı – Hediyeli Yan Boyamalı Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler:
Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı (Ciltli Yan Boyamalı)
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu
Özel Tasarım Defter 
Özel Tasarım Poster 
Özel Kesim Ayraç 
Şeffaf Ayraç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1bccec-5d49-48ad-8573-64458dc36a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ruhu Nostalji</image:title>
            <image:caption>Savaş sonrası kuşakların çalışma üzerine kurduğu toplumsal düzen çökerken, “kontrolü geri alma” ya da ulusları “yeniden büyük yapma” gibi popülist vaatlerin somutlaştığı, ülkelerin içlerine kapanmaya başladığı bir dönemden geçiyoruz. Ekonomik krizlerin baskısı altında, nostalji Batı toplumlarının kültürel “zeitgeist”ına dönüştü. Bu popülist nostalji söylemleri bir yanıyla da, güvenceli istihdam ve kitlesel tüketim üzerine kurulmuş eski toplum modelinin yıkılışına yakılan bir tür kolektif ağıt sanki.

Zamanın Ruhu Nostalji, bugünün nostalji kültürüne doğru çıkılan, sınırları belirsiz bir keşif yolculuğu. Sosyal teorilere ve toplumsal gözlemlere dayandığı kadar kişisel deneyimlerden, karşılaşmalardan ve güncel araştırmalardan da besleniyor. Bilimsel literatürle popüler kültürü tek potada eritmeye gayret eden bu eser, hem akademik meraka sahip okurlara hem de çağımızın ruhunu anlamaya çalışan geniş kitlelere yeni bir tartışma alanı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44ac65d-7119-4eac-a9f7-5a0b4cc251e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasırgaya Kanan Saka 3 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Valeri ve Songur, hayatlarının en yalnız dönemindedir. Ağır kayıplar yaşamış, sevdikleriyle sınanmış ve yalanlarla yüzleşmişlerdir. Birbirlerine hiç olmadıkları kadar sıkı tutunurlar çünkü henüz mücadeleleri bitmemiştir. Valeri çocukluğundan beri içine kök salan korkularının üstesinden gelmeye çabalarken Songur, önüne durmaksızın çıkan engellere karşı direncini korumaya çalışır. Ancak öğrendikleri bazı gerçekler, hayatlarının gidişatının bir kez daha değişmesine neden olacaktır. “Sen hayatın cehennemden ibaret olduğuna ve sonrasının olmadığına inanan bir insanı bile cennete inandırabilirsin. Hak ettiği yerin dip olduğunu kabullenen bir insanı bile kanatlandırabilir ve yukarının daha güzel olduğuna ikna edebilirsin.” 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc4ce9f-79c2-4efd-af12-adbcd31a54a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutunamayanlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Tutunamayan (disconnectus erectus): Beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır.”   Tutunamayanlar Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay’ın bu ilk romanını “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü ve duyarlığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır”. Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddedeceği türden bir romanla yapar”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e8b31be-40a8-47c6-ade2-f8e95d388c05.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Oyunlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Biraz düşündüm ve sabrettim; sonra, ‘Bizi bir de bu acımak mahvediyor albayım,’ dedim. ‘Başkalarına acımakla başlayan bu tehlikeli duygu, her zaman kendimize acımakla son buluyor. Kendimize acımaktan, başka işlere zaman kalmıyor.”   Tehlikeli Oyunlar kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini hayatî bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman. Romanın baş kişisi Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve “oyun oynuyormuş gibi” ilgilenmenin ve yaşamanın yollarını araştırıyor. Ve hem “tehlikeli” hem de “oyun”la dolu bir yolda gidebileceği son noktaya kadar ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49a0607-5622-4ab8-b82d-715d6b809e40.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuyu Beklerken (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiç bir şey çıkmaz.”
Oğuz Atay’ın hikâyeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikâyenin “korkuyu beklerken” kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergâhındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikâyeyle var ettiği “beyaz mantolu adam” da öyle. Tavanaralarına saklanan eşyadan, gazetelerin dert köşelerine gönderilen mektuplara kadar “Türkiye’nin ruhu”nu hep aynı maharetle kavrıyor Oğuz Atay.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6fcda7d-404d-4ae9-b275-d1d07319ce67.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Yaşayanlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“... oyunlara ihtiyacım var. Ne var ki hiç bir şeyin sonunu getiremiyorum, oyunlarım hep yarıda kalıyor, fakat sizi sonuna kadar seviyorum.”
Tanzimat’tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler, hedefler, ölçütler Türk aydınını kronik bir bunalıma sürükledi. Oğuz Atay’ın tiyatro eseri, varoluş sorunlarıyla boğuşan ve “tutunmaya” çabalayan ve bunu pek başaramayan okur-yazarımızın kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir hayatın doğal ürünü beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f286ac7-40c2-4858-beef-c5dcb0da2a96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bilim Adamının Romanı (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Düşünmek Mustafa Hoca’ya göre, ‘derunî bir konuşma’ idi. Bu konuşma sessiz olduğu gibi dilsizdi de: ‘Burada kelimeler yerlerini kavramlara bırakır, fakat bu kavramlar da kelimelerden meydana gelir.’”
Mustafa İnan Türkiye’de pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atay’ın kendine özgü üslûbu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan’ı anlatışı. Atay’ın hedefi, bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi bir bilim adamı oluşunun zorlu macerasını sergilemek. Bunun yanı sıra, Oğuz Atay’ın toplumsal eleştiri kalıplarını zorlayışını da izliyoruz. Elinizdeki kitapta, Prof. Mustafa İnan’ın hayatından kesitler sunan bir de fotoğraf albümü yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d89fc0a-38ff-4502-a551-c3ae3ad474cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Kimse dinlemiyorsa beni –ya da istediğim gibi dinlemiyorsa– günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana, bunu da yaptınız.” Oğuz Atay’ın edebiyatla ilgili herkes için sürekli merak konusu olmuş günlüğünün bütünü. “Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız” sözleriyle başlayan Günlük boyunca okur, yazarın son yıllarındaki yalnızlığını paylaşmakla kalmıyor, Oyunlarla Yaşayanlar’ın oluşum sürecini adım adım izliyor, bir edebiyat laboratuvarındaymış gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbcf5d1e-6a2a-47eb-8dbd-0d9172d63143.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylembilim (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Neden bazı insanlar, bazı şeyleri hiç bilmiyorlar? Duysalar, dinleseler, hatta karşılarında görseler bile bilmiyorlar.”
“Sevgili Oğuz, ... sana kısaca şunu söylemek istiyordum: Eylembilim’le bize, tamamlayamamış da olsan, anlattığın olaylar ve çizdiğin kişilerle, gene de kendi içinde belli bir bütünlüğü olan unutulmaz bir başyapıt bıraktın. Sahte sağduyuya, yapay aydınlara, basmakalıp kavramlara, kof duygululuklara Eylembilim’in intikam kılıcını korkusuzca çeken Server Gözbudak aracılığıyla, çok dolaylı bir biçimde ve kendine özgü inceliğinle çekilen acıları da eski ustalar gibi yerli yerine yerleştirmeyi başardın. Binlerce teşekkür. Gözlerinden öperim.”
Cevat Çapan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000ef52c-70cc-43ac-853a-35809362d53e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Normalmiş Gibi</image:title>
            <image:caption>“Ve bir şey daha söyleyeyim bak, aşk gelecek değildir Lora, geçmiştir. Benim kemiklerimden ve etimden ve kanımdan, senin damarlarından ve tükürüğünden doğmuştur aşk. İki insan birbirinin yarınına değil, hakikatine âşık olur. Tarihin fırlatıp o âna attığı iki çıplak varlığız biz. Biz. Yani âşıklar.”
Farklı dünyalardan iki insan: Arda ve Lora. Onları zorlu bir ilişkinin ana karakterleri yapan şey ne olabilir? Tesadüf mü, yoksa ikisinin de varoluş hikâyesinde saklı bir sebep mi? Her Şey Normalmiş Gibi’de genç bir adamın gözünden bakıyoruz yaşadığımız kaotik günlere. Onunla birlikte hem sevdiği kadını tanımaya ve anlamaya çalışıyoruz hem de son dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini yeniden gözden geçiriyoruz.
Gaye Boralıoğlu, bir ucu İstanbul’un göbeğinde diğer ucu Diyarbakır’ın rüzgârında gezinen bu hikâyeyi anlatırken, bizleri ikili ilişkiler, varoluş meselelerimiz ve haletiruhiyemiz üzerine düşünmeye davet ediyor. Bazen gayet gerçekçi, bazen masallarla, mitlerle bezenmiş bir dilin imkânlarını ustaca harmanlayarak bizi şu soruyla baş başa bırakıyor: Yaşadığımız çağda sahici bir aşk mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b54ade6-c272-443b-8b44-9b5e04e90a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Birçok Şey</image:title>
            <image:caption>Sözcüklerin ötesine geçmeye, anlamların peşine düşmeye ne dersiniz? 
Rüzgârla uçuşan sözcüklerden, kalpte filizlenen duygulara uzanan Birçok Şey, keşiflerle dolu bir yolculuk vaat ediyor. Bu kitabın alışılagelmiş bir kurgusu yok. Oyundan felsefeye, somuttan soyuta uzanan sayfaları var.  Bazen bir sözcük, bazen bir soru, bazen de sessiz bir duygu okuyucuyu düşünmeye davet ediyor. 
Birçok Şey’in içerisinde ‘Daha önce hiç düşünmemiştim’ dedirten soruların yanı sıra, çocuklarla felsefe (P4C) yapmaya yönelik ‘etkileşimli kitap’ bölümü de yer alıyor. 
Her sayfasında bir soru ve oyun bulacağınız bu kitap, aklında daima birçok şeyi olan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67cebf70-eafe-4e26-bb54-42340a1f8fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Oku Çizerken</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de arkeolojinin ve grafik tasarımın öncülerinden Mahmut Akok, 20. yüzyılın ilk günlerine ve Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyetin ilanına, Ankara’nın küllerinden doğuşuna tanıklık etmiştir. 
Mahmut Akok’un uzun yıllar boyunca kendi el yazısıyla tuttuğu ve “Bir Hayat Öyküsü” adını verdiği defterlerinden derlenen bu kitapta Cumhuriyetin ilk kuşağının karşılaştığı zorlukları, bu zorlukları yenme istencinin topluma nasıl yerleştiğini daha iyi anlayacaksınız. Ayrıca Türk Devrimi’nin simgesi olan “Altı Ok”un ortaya çıkış öyküsünü de bizzat bu amblemi tasarlayan kişinin anılarından okuma olanağını bulacaksınız. 
Bandırma’dan İnebolu üzerinden devrimin başkentine geçişinde kaldığı yerleri ve Anadolu manzarasını onun kaleminden okurken Milli Mücadele günlerine döneceksiniz. Cephelerden sanatta ustalaşmaya uzanan bir yaşam, roman tadında okuyacağınız anılar ve tanıklılar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e95d4704-7085-4e53-aa2f-29e2235eaa84.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı</image:title>
            <image:caption>Kâinatın uçsuz bucaksızlığında tek bilinçli varlığın insanoğlu olması mantıklı mı? Bu dünya sadece insanoğluna ait diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Uzaylılar” ile tanışmaya hazır mısınız? 
Bizlere dayatılan muhtemel “Uzaylı” formlarının hep benzer kalıpları yansıttığını fark etmişsinizdir. Hollywood filmlerinde standartlaştırılmış Uzaylı canavarların tekdüze mahiyetlerinden sıkıldıysanız bu kitap tam da size göre... 
Polat Onat ışık hızını aşabilen tek kuvvetin hayal gücü olduğunun bilinciyle, şaşırtıcı içerikteki “Uzaylı Öykülerini” alışılmışın dışında bir şıklıkla siz okurlarına sunuyoruz. 
“Yok daha neler? Yerli bilimkurgu edebiyatı mı olurmuş,” diyenlerin bu kitabı okuyunca mevcut kalıplaşmış fikirleri yıkılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d222c0-8dd6-4712-89b4-dad178779ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Umuttan Şimdi Doğar</image:title>
            <image:caption>Eski bir söylence, Tanrı’nın otuz altı iyi insanın yüzü suyu hürmetine dünyayı yok etmekten vazgeçtiği anlatılır. Bu bir masaldır ama dünyanın yaşanabilir bir yer olmayı erdemler sayesinde sürdürdüğü, gerçektir. Doğruluk, adalet, merhamet, iyilik, vefa, incelik, çalışkanlık, özveri gibi değerlerle karşılaştığımızda gözümüzün ışıyıp içimizin ısınması, unutmaya başladığımız insani özümüzle karşılaştığımızı fark etmemizden kaynaklanıyor olmasın sakın? Ya bu değerlerin hepsini bir insanda bulmak? İşte bu mucizedir ve bu yüzden de seyrek görünür. 
Türkan Saylan, seyrek bulunan bu tür insanlardandır, Yalnızca söyledikleri ve yazdıklarıyla değil, yaşamıyla da öğreten bir öğretim üyesi... Tüm çocuklara öz çocuğu gibi gören bir anne... Hastalığa, hastanın açısından bakmayı; hastayı, hastalığı taşıyan bir organizma olarak değil, insan olarak görmeyi başarabilen bir ”arkadaş hekim”... Cüzzamı ülkemizden ve dünyadan silme yolunda büyük başarı sağlamış, bu alanda yaptığı çalışmalarla dünyanın sayılı cüzzam otoritelerinden biri olmuş, Gandhi Ödülü’ne layık görülmüş bir bilim insanı... 
Ülkesinin, dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında olmayı hak ettiğine inanan, cehaletle, dogmayla, çıkar ilişkileriyle savaşmaktan geri durmayan bir aydın... Çocukluk arkadaşlarını hâlâ okul numaralarıyla anımsayan, topluma ve insanlığa hizmet etmiş olan herkese vefa duygusuyla bağlı bir dost... İnsanüstü bir çalışma temposuyla yıllardır halk sağlığı için, eğitim için, çağdaşlaşma için, kadın ve insan hakları için, demokrasi için, ülkesinin ve insanlığın aydınlık geleceği için didinen bir eylemci, bir Cumhuriyet kadını... Ve daha birçok erdem... 
Gözden geçirilmiş ve yenilenmiş baskısıyla Güneş Umuttan Şimdi Doğar’da Türkan Saylan’ın özel yaşamını, mutluluklarını, düşlerini, umutlarını, düşüncelerini bulacaksınız. Neredeyse yetmiş yıllık bir yaşamöyküsüyle gözünüz ışıyıp içiniz ısınacak. Güneşi doğuranın aslında umut olduğunu göreceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0764107a-221e-4717-80fc-0cc4be44792e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar İçin Longevity</image:title>
            <image:caption>Eğer onu en iyi versiyonumuzla ve dolu dolu yaşayamıyorsak daha uzun bir hayatın anlamı ne? 
 
Dünya hızla değişiyor ve uzun ömür devriminin merkezinde kadınlar var. Bugün kadınlar erkeklerden ortalama beş yıl daha uzun yaşıyor; elli yaşındaki bir kadın, önünde en az otuz beş yıl daha olduğunu bilerek hayatına devam ediyor. Yüz yaşını aşanların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. 
 
Araştırmalar sağlığımızın %70-90’ının genetikle değil, seçimlerimizle şekillendiğini gösterse de, pek çok kadın yaşam kalitesini yükseltecek bilgi ve kaynaklara erişemiyor. 
 
Kadınlar için Longevity, bu ihtiyaca kapsamlı ve herkes için ulaşılabilir bir cevap sunuyor. Uluslararası araştırmalar, nörobilim, epigenetik, beslenme bilimi, hormon sağlığı, bağırsak mikrobiyomu, stres fizyolojisi ve yenilikçi tıp uygulamalarından elde edilen en güncel bilgiler, bu kitapta pratik bir sisteme dönüşüyor. 
 
Bu kitap, yalnızca daha uzun yaşamak için değil, daha enerjik, daha güçlü, daha özgür ve daha anlamlı bir hayat kurmak için yazıldı. 
 
Kadınlar için Longevity, sağlık içinde, doya doya yaşamak isteyen her kadın için güçlendirici bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f50edf3-a362-469c-880f-1e2637361755.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Tarihi 101</image:title>
            <image:caption>Futbol, modern dünyanın en güçlü sosyal ve kültürel fenomenlerinden biridir.
Futbol Tarihi 101, bu evrensel oyunun kökenlerinden günümüzün küresel endüstrisine uzanan çok katmanlı gelişimini inceliyor.  Antik çağlardaki ayak topu oyunlarından İngiltere’de kuralları standartlaştırılan ilk karşılaşmalara, endüstriyel toplumların futbolu bir kimlik aracı olarak benimseyişinden dijital çağın çok uluslu futbol markalarına kadar uzanan bir dönüşüm hikâyesi… 
İlhan Özgen, yalnızca sahadaki oyuna değil, aynı zamanda futbolun toplumsal sınıflar, siyaset, ekonomi, medya ve kültür üzerindeki etkilerine de ışık tutuyor.  Tribünlerin sesiyle halk hareketlerinin kesiştiği noktaları, uluslararası turnuvaların diplomatik anlamlarını ve futbolun bir “modern mitoloji”ye dönüşüm sürecini tarihsel belgeler ve analizlerle ortaya koyuyor. 
Hem futbol meraklıları hem de sporun sosyal tarihine ilgi duyan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olan bu kitap, 90 dakikanın çok ötesine geçerek, bir oyunun nasıl bir dünya dili haline geldiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a13102e-9f0f-4bd7-943f-29577e68ca7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim, Din ve Yaşam Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein Pisagor, Aristoteles, Batlamyus, Kepler, Kopernik, Galileo ve Newton’dan sonra gelen en büyük fizikçi oldu. Bilimde en önemli şeyin hayal gücü ve inanç faktörü olduğunu söyleyerek bilimcileri; sosyalizmin insanlığın geleceği olduğunu söyleyerek siyasetçileri; iktisadi sorunlara önerdiği çözümlerle ekonomistleri; kendisi de bir pasifist olmasına rağmen, bir atom bombası yapılması tavsiyesiyle ortaya çıkarak savaş karşıtlarını şaşırttı. Uzay ile zamanın, madde ile enerjinin apayrı şeyler olmayıp bir süreklilik oluşturduklarını ortaya koyan çığır açıcı keşifler yapabilmesi de beyninin şaşırtıcı ölçüde farklı biçimde çalışması sebebiyle mümkün oldu. Çağdaşları arasında benzersiz ve üstün bir yere sahipti. En büyük, en zeki, en popüler ve en sevimli bilim insanlarından biriydi. Bilim, Din ve Yaşam Üzerine Düşünceler’i okurken, bir bilim insanının, insan aklının çalıştığı pek çok sahada bu kadar çok bilgi ve vizyon sahibi olmasına –bu kişi Einstein olsa bile– şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fef0722-05e3-474d-87ea-63f9c0c8b5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 182. Sayı Demokratik Kapitalizmin Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Artan Servet Eşitsizliği ve Demokratik Kapitalizmin Sonbaharı - Mustafa Kutlay, Ziya Öniş, Mehmet Ali Demir 
Popülizmin Demokrasiyle Sınavı - Ersin Kalaycıoğlu    
2023 Girdi-Çıktı Tablosu Penceresinden Türkiye Ekonomisi - Alper Duman                
Anlatılar, Algoritmalar ve Yapısal Belirsizlik Çağında Piyasa Dinamikleri - Arda Tunca                
İki Kültürel Ekonominin Hikayesi I: Kültür Savaşları ya da Kültürel Kutuplaşma - Sacit Hadi Akdede                  
COP30 Sonrası Küresel İklim Yönetişimi: Kazanımlar, Açmazlar ve Yeni Yönelimler - R. Funda Barbaros   
Nadir Toprak Elementleri, Antroposen Çağı ve Yeşil Dönüşüm - Nuran H. Belet          
Yapay Zekâ Çağında Öğretmen Kimliği - Tarkan Gürbüz                
Devlet Üniversitelerinin Daralan Kapasitesi: ODTÜ ve Girişimci-Yenilikçi Üniversite Endeksindeki Üniversiteler Üzerinden Bir Değerlendirme - Günaydın Karakaş, Ramis Korkmaz, Erkan Erdil              
Bir Ülke Eğitim ve Sağlığa Ne Kadar Yatırım Yapmalı? - Kezban Karaboğa                
Müfit Ahmet’ten “Milli İktisat” - Ercan Eren, Alaaddin Tok            
Brecht ve “Galilei’nin Yaşamı” Üzerine Ekonomi-Politik Bir Okuma - Gülçin Elif Yücel                
Manchester Bilim ve Endüstri Müzesi: İngiltere’nin Ekonomik Gelişiminin Aynası - Murat Yıldırımoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d76142-c627-4303-bd68-6d77c0298daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Zamanlar</image:title>
            <image:caption>“KIRIK ZAMANLAR”, çöken bir çağın, suskun bir toplumun ve insanın iç yalnızlığının arasından geçen karanlık bir şiir atlasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6b99dcb-2f87-4115-a177-8fb563b0dd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Coğrafyanın Göçü</image:title>
            <image:caption>Gurbetin Sessiz Yıkımları 
Bu topraklardan uzakta, başka şehirler de, başka hayatlarda… Her gurbetçi bir hikaye taşır yüreğinde. Kimi umutla, kimi yalnızlıkla, kimi özlemle… 
Bu kitap, gurbetin sadece coğrafi bir uzaklık olmadığını, insanın kalbin de, ailesin de, toplumunda açtığı derin yaraları anlatıyor. Sevgi bağlarının zayıfladığı, kimliklerin bunalıma sürüklendiği, yalnızlığın ve umudun iç içe geçtiği bu sessiz mücadelenin tanıklığını sunuyor. 
Okurken, gurbetin hayatlarımızdaki izlerini, sosyal ilişkilerimizdeki kırılmaları ve toplumsal dönüşümleri daha iyi anlayacak; belki de kendinizden ve çevrenizdekilerden izler bulacaksınız. 
Bu kitap, gurbetin insan ruhunda bıraktığı sancılı ama gerçek bir hikayedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e247c000-7156-4a73-b290-177cf8f5ecab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Patron</image:title>
            <image:caption>Dijital dönüşüm bir yazılım projesi değil; insan davranışını değiştirme mücadelesidir. Bu kitap, ekranların arkasındaki alışkanlık direncini, yöneticilerin kör noktalarını ve gerçek dönüşümün neden teknik değil kültürel olduğunu anlatır. 
Tek cümlelik özeti şudur: 
Sistem kurulur, ama kültür kurulmadıkça hiçbir şey çalışmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/966c4460-64fe-4d63-b96e-19f8703cd099.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Oyunları - Tanrılar Ve Ölümlüler Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Tanrılar, biz sıradan ölümlülerle oynamayı sever. Ve her yüz yılda bir, biz de buna göz yumarız… 
Lyra Keres, Zeus tarafından lanetlendiği için kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu. 
Olimpos’a hükmeden kaprisli tanrıların yoluna çıkmamaya çalışarak Hırsızlar Teşkilatı’nda kâtip olarak çalışıyordu. Ta ki bir gece Olimpos’tan olmayan bir tanrıyla yolları kesişene kadar… 
Yeraltı Kralı Hades’le. 
Hades, Olimpos tahtına kimin oturacağına karar vermek için tanrıların düzenlediği ölümcül yarışma Pota’ya ilk defa katılmıştı. Bu yarışmada tanrılar kendileri savaşmak yerine birer ölümlü seçerek onları, on iki tane ölümcül görevde yarıştırıyorlardı. 
Hades’in seçtiği ölümlü ise Lyra’ydı. 
Hades oyunu kendi kurallarına göre oynuyordu… 
Çünkü gökyüzündeki yıldızlardan bile çok sırrı vardı. 

Ve Ölüm, ne pahasına olursa olsun kazanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbc393d-885a-4a26-8ce4-3307cb079d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Oyunları -Tanrılar Ve Ölümlüler Serisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tanrılar, biz sıradan ölümlülerle oynamayı sever. Ve her yüz yılda bir, biz de buna göz yumarız… 
Lyra Keres, Zeus tarafından lanetlendiği için kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu. 
Olimpos’a hükmeden kaprisli tanrıların yoluna çıkmamaya çalışarak Hırsızlar Teşkilatı’nda kâtip olarak çalışıyordu. Ta ki bir gece Olimpos’tan olmayan bir tanrıyla yolları kesişene kadar… 
Yeraltı Kralı Hades’le. 
Hades, Olimpos tahtına kimin oturacağına karar vermek için tanrıların düzenlediği ölümcül yarışma Pota’ya ilk defa katılmıştı. Bu yarışmada tanrılar kendileri savaşmak yerine birer ölümlü seçerek onları, on iki tane ölümcül görevde yarıştırıyorlardı. 
Hades’in seçtiği ölümlü ise Lyra’ydı. 
Hades oyunu kendi kurallarına göre oynuyordu… 
Çünkü gökyüzündeki yıldızlardan bile çok sırrı vardı. 

Ve Ölüm, ne pahasına olursa olsun kazanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c28f00-a71e-4ce2-b08c-fdcb52e0d561.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenin Biyografi</image:title>
            <image:caption>Vladimir İlyiç Lenin’in yaşamı, insanlığın kurtuluş davasına adanmış bir ömrün hikâyesidir. Lenin’in çocukluğundan ölümüne kadar tek bir hedefi vardı: sömürüye, yoksulluğa ve aşağılanmaya mahkûm edilmiş insanlığın kurtuluşu. Hayatı, devrimin soyut bir fikir değil, örgütlü emekçilerin elleriyle kurulacak somut bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından hazırlanan bu eser, Lenin’in yaşamını, düşünsel gelişimini ve tarihsel mücadelesini hem arşivsel hem teorik doğrulukla anlatan en kapsamlı biyografilerden biridir. Lenin’in felsefi, politik ve örgütsel dehasını; işçi sınıfının öncü partisinin inşasındaki rolünü; emperyalizme, revizyonizme ve oportünizme karşı mücadelesini bir bütünlük içinde sunar. Çocukluğundan Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’ne, enternasyonalizmin ufkundan proletarya diktatörlüğünün inşasına kadar her dönemiyle Lenin’in düşünsel ve siyasal gelişimini tarihsel materyalizmin ışığında inceler.  Bu yeni Türkçe edisyon, 1984 tarihli genişletilmiş baskıya dayanmakta; eksiksiz ve ideolojik bütünlüğü korunmuş bir metni okura ulaştırmaktadır.  Lenin Biyografi, yalnızca Lenin’in değil, bilimin devrimci bir güce dönüşmesinin, yani Marksizmin Leninizm olarak ete kemiğe bürünmesinin hikâyesidir. Her sayfası, işçi sınıfının tarih sahnesine çıkışını, örgütlü mücadelenin zorunluluğunu ve devrimci öncülüğün anlamını hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850d4760-8c1d-4ff9-8d4d-9e716e5e8cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim ve Yabancılaşma</image:title>
            <image:caption>İçinde yaşadığımız “iletişim çağı”nda yabancılaşma ne kadar gerçek? Elimizdeki akıllı telefon, dünyaya açılan bir pencere mi, yoksa yeni bir pranga mı? Emre Canpolat, bu temel sorulardan yola çıkarak Marx’ın yabancılaşma ve fetişizm kuramlarını günümüzün en vazgeçilmez nesnesi hâline gelen akıllı telefonlar üzerinden yeniden okuyor. Hegel’den Marx’a uzanan düşünsel hattı merkezine alan bu kitap, meta fetişizmi ve şeyleşme gibi kavramları akıllı telefonlar, sosyal medya ve gündelik hayat pratikleri üzerinden somutlaştırarak herkes için anlaşılır kılıyor. Gündelik faaliyetlerimiz nasıl metalaştırılıyor? Bizi birbirimize bağladığı iddia edilen teknoloji, aslında bizi kendi emeğimize, kendi hayatımıza ve birbirimize nasıl yabancılaştırıyor? Her beğeni, her konum bildirimi, her anlık paylaşım nasıl oluyor da sermaye birikiminin görünmez bir parçasına dönüşüyor? Gündelik hayatın ritmini belirleyen bu etkileşimler aracılığıyla “boş zaman”larımız bile nasıl sömürülüyor? Teknoloji, enformasyon ve akıl, insanlığın ortak birikimi olmaktan çıkıp bizi denetleyen fetişlere nasıl evriliyor? İletişim ve Yabancılaşma, “zahiri topluluklar” içinde kaybolan günümüz insanını anlamaya çalışırken, okuyucuyu elindeki ekrana ve yaşadığı çağa bambaşka bir gözle bakmaya davet ediyor. Bu kitap, yalnızca bir analiz değil, dijital çağın ruhuna yöneltilmiş bir sorgulama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4094b2af-802d-4d6b-9024-4437af4241bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziranda Beş Gün</image:title>
            <image:caption>Haziran 1953, Doğu Berlin. İşçiler, günlük iş yüklerinin artırılması kararına karşı grev çağrısı yaparak sokaklara çıkar. Sokaklarda yayılan öfke, yalnızca iki gün içinde kitlesel bir direnişe dönüşür ve sonunda işçi devleti ile işçiler arasında aşılması güç bir uçurum meydana gelir.  Stefan Heym, “Doğu Alman Ayaklanması” olarak anılan bu tarihî günleri anlatmaya olayların fitilinin ateşlendiği 13 Haziran’dan başlıyor, 17 Haziran’a kadar yaşananları dakikası dakikasına mercek altına alıyor. Ve bunu, tek taraflı bir yüceltme ya da mahkûmiyete kapılmadan, farklı perspektiflerden bakarak yapıyor: Her bölümde, emekçilerin çalışma normlarını artırma kararı alan Almanya Sosyalist Birlik Partisi (SED) yöneticilerinin, partinin talimatlarını kimisi tereddütle kimisi koşulsuz uygulayan parti önde gelenlerinin, grev çağrısına katılan ve karşı çıkan işçilerin, sıradan yurttaşların ve elbette Batı Berlinlilerin gözünden olayların nasıl göründüğünü aktarıyor. Neticede her bir karakter, büyük bir tarihsel kırılmanın öznesi haline geliyor.  Kurguyla gerçek arasındaki sınırın soluklaştığı Haziranda Beş Gün, resmî belgelerden alıntılar, dönemin radyo haberlerinden kesitlerle okuru tarihe tanıklık etmeye çağırırken, bilinç akışı tekniğiyle verilmiş iç monologları, dramatik yoğunluğu artırmak amacıyla tiyatro metni biçiminde kurgulanmış diyalogları ve farklı karakterlerin bakış açılarından oluşan çok sesliliğiyle edebî doyum da vaat ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd5b8928-c5c4-4e5e-9eab-6e58f2bc15bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bir gemi, Atlantik’in sisli sularını yararak Avrupa’ya dönerken, içinde birbirine rastlantıyla bağlanmış insanların hikâyeleri yankılanır: sürgünler, işçiler, din görevlileri, doktorlar, şarkıcılar… Hepsi, geride bıraktıkları kıtada yaşanmış bir yıkımın, savaşın ve ihanetten örülmüş bir geçmişin ağırlığını taşır. Geminin güvertesinde anlatılan her hikâye, bir ülkenin değil, bütün bir çağın vicdanına dokunur. Seghers, Yolculuk’ta yalnızca denizi aşan bedenleri değil, kendi içlerine doğru yolculuğa çıkan ruhları da anlatır. Burjuva dünyasının çürümesiyle, insanın onurunu ve direncini koruma çabasını iç içe geçirir. Her karakter, kapitalist dünyanın yarattığı yersiz yurtsuzluk duygusunun bir yankısı gibidir; yine de her biri, başkalarının acısına ve umuduna tutunarak insan kalmanın yollarını arar. Savaşın, göçün ve sınıfsal bölünmenin tam ortasında yazılmış bu roman, Seghers’in en olgun eserlerinden biridir. Yolculuk, insanın hem kendi kaderine hem de dünyanın geleceğine dair sorularla dolu bir iç denizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a734197a-563b-45cc-83d2-3dcf979af844.jpg</image:loc>
            <image:title>Apartman</image:title>
            <image:caption>Emile Zola’nın Fransa’da İkinci İmparatorluk döneminde yaşanan toplumsal dönüşümü ve yozlaşmayı anlatmak üzere tasarladığı yirmi kitaplık Rougon-Macquart dizisinin onuncu kitabıdır Apartman. 
Bu kitapta, dizinin bir sonraki kitabında yükselişini izleyeceğimiz Octave Mouret’nin hırslı bir genç olarak taşradan Paris’e gelişine ve yerleştiği apartmandaki insanların yaşantılarına tanık oluruz. Dışarıdan saygın görünen bu gösterişli burjuva apartmanı, içerisinde ahlaki tutarsızlıkların, riyakârlığın ve açgözlülüğün kol gezdiği bir dünyayı saklamaktadır. 
Zola’nın keskin eleştirisinden ne iktidar ve fethetme hırsı içindeki erkekler, ne servet ve gösteriş peşindeki kadınlar, ne de bu ahlaki çürümeye göz yuman din adamları kurtulur. 
Yordam Edebiyat olarak, bir dönemin ruhunu tek bir mekâna sığdırarak, 19. yüzyıl Fransız burjuvazisinin maskesini ustalıkla indiren bu romanı okurlarımıza sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2992e519-6258-4fd1-a480-df21244a24ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Your Lie in April – Nisan Yalanı 7</image:title>
            <image:caption>Gala konserinde Kaori ortalıkta görünmeyince, Kousei tek başına sahne almak zorunda kalır. Çalarken bir yandan acı dolu anılarla yüzleşir, bir yandan da seyirciyle, merhum annesiyle ve hatta kendiyle bağ kurduğunu hisseder. Bu arada Tsubaki, Kousei&apos;e olan karmaşık duygularının ardındaki gerçeği bulmaya çalışır: Kaori onun için küçük bir kardeş mi, çocukluk arkadaşı mı, yoksa daha fazlası mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4e5292-cd67-45ae-99bd-3dea9bb5b43c.jpg</image:loc>
            <image:title>Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman Cilt 8</image:title>
            <image:caption>Milim&apos;e karşı uğradığı aşağılayıcı yenilginin ardından şeytan kral Karion&apos;un astı Fobio öfkeden kudurur. Olumsuz duyguları onu efsanevi Fırtına Girdabı Canavarı için mükemmel bir araç haline getirir, bu yüzden Palyaçolar Birliğinden Ayakçı ve Tear, yüce canavarı çağırmak umuduyla Fobio&apos;yu ziyaret eder. Çok geçmeden Rimuru, Fırtına Girdabı Canavarı&apos;nın gerçekten canlandığına ve Tempest&apos;e doğru ilerlediğine dair bir haber alır. Başlangıçta bu komplo sadece bir söylentiden ibaretken artık yaklaşan bir savaşın ayak sesleri duyuluyor... Macera ve eğlencenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman size keyifli bir okuma deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1223045c-be42-480f-81c6-c53b8694908d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End – Kıyamet Meleği 32</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. Yuiçiro ve Mikaela geçmişe dair anılarını geri kazanırlar. Kendilerini feda etmeyeceklerine yemin eder ve yeni bir strateji geliştirirler. Saito ve diğer vampirleri ziyaret edip pazarlık yapmaya çalışırlar ancak bir anlaşmazlık çıkar... Bu arada Shinoa Timi de Yu&apos;yu kurtarmak için faaliyetlerine devam eder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa224221-7fa9-42f9-8481-8d21e16d388a.jpg</image:loc>
            <image:title>Vinland Saga - Vinland Destanı 9</image:title>
            <image:caption>Kral Sweyn&apos;in suikastı ve Askeladd&apos;ın idamından sonra Thorfinn, hayattaki amacını ve özgürlüğünü kaybetti. Artık bitkin bir genç adam olan Thorfinn, savaş alanından uzakta, Einar&apos;la birlikte köle efendisinin çiftliği için orman temizliyor. Ancak ani ve trajik bir olay, Thorfinn&apos;i kayıtsızlığından uyandıracak ve onu şu soruyu sormaya zorlayacak: &quot;Hâlâ yaşamak istiyor muyum?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0259697-91dc-47ba-b798-c54ea7d6fd86.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne’nin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Kendimize henüz ulaşmadan 
Nasıl varırız ait olduğumuz yere.” 
 
Hollanda’da renklerin içinde yaşayan bir resim öğretmeni olan Defne, yıllar sonra Begonvil Kasabası’na, çocukluğunun topraklarına döndüğünde, sadece bir atölyeye değil, geçmişine ve kalbinin en sessiz köşelerine de dönmeye başlar. 
 
Feraye Hanım’ın çiçeklerle iç içe, sanatla yoğrulmuş küçük atölyesi, yıllar sonra Defne’yi tekrar kucaklarken; özlenen anılar, göz ardı edilen hayaller ve hiç sorulmayan sorular birer birer gün yüzüne çıkar. 
Bir yanda çocukluk anılarının sıcaklığı, kasabanın samimi sokakları ve kır çiçekleri… Diğer yanda beklenmedik karşılaşmalar, yarım kalmış melodiler ve çok uzaklardan gelen bir belgesel kamerasının aradığı “hakiki bir hayat.” 
 
Defne’nin iç sesiyle şekillenen bu sanatsal roman; okurunu bir kadının kendi yaşamındaki eksik renkleri kilometrelerce ötede bulduğu, ilham dolu bir yolculukla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beebafc2-7c9a-4230-b041-751823448c83.jpg</image:loc>
            <image:title>P4C Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, kavramsal düşünme yolculuğunda eşlik edecek sorgulatıcı etkinliklere yer verildi. Her bir kavramsal tartışma, düşüncelerinizin sınırlarını genişletmek, birlikte düşünerek fark etmek ve yeni düşünce ufuklarına açılabilmenizi teşvik etmek amacıyla hazırlandı. 
 
Bazen kısacık bir hikâye, bazen birkaç görsel, bazense tek bir soru, daha önce açılmamış bir kapıyı aralayacak zihninizde. 
 
Bildiklerinizi sorgulatan, bilmediklerinizi fark ettiren, eleştirel, derin ve bir o kadar da keşif dolu bir yolculuk… 
 
Uzun yıllardır “Çocuklar İçin Felsefe Eğitmen Sertifika Programı”nda eğitmen olarak görev yapan, çocuklarla ve gençlerle P4C uygulamaları konusunda deneyimli öğretmen Arzu Hasançebi’nin kaleminden hem P4C hem de edebiyat camiasına armağan edilmiş güçlü bir kitap, genç filozoflarını bekliyor! 
 
“Düşünme sürecinde yürüdüğümüz yol kadar kiminle yürüdüğümüz de önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86593c0b-3f55-487e-ad29-f8366bb2c12b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Dağ</image:title>
            <image:caption>“Şimdi önümde vermem gereken bir karar var: Bu saatin sonunda hem gün hem de ay değişecek ve takvim doğum günümü gösterecek. Şimdiye dek yaşım sorulduğunda verdiğim cevap, o anki ruh hâlime ve arzuma göre 14 ila 17 arasında değişirdi. Fakat artık kesin olarak 15 yaşıma basacağım. Ne çocuk ne de yetişkin sayıldığım o ara dönem resmen sona erecek; çağımın eksiksiz bir tanığı olacağım. ... Engellerin tümünü aşacak, tüm zincirlerden kendimi kurtaracağım. Sınıfımdaki, okulumdaki ve mensubu olduğum klandaki özel konumumun daima farkında olacağım. Hep dağları aşmayı hedefleyip, vadilerde değil, zirveye giden yollarda ilerleyeceğim. Kalabalıklardan ayrı, yalnız olacağım bir zirveye ulaşacağım.” 
Mavi Gökyüzü ve Gri Yeryüzü ile tanıdığımız çoban çocuğunun ergenliğe geçiş sürecinde düştüğü ikilemler, serinin son kitabı, Beyaz Dağ’da anlatılıyor. Kuzey Moğolistan’da Altay Dağlarındaki anavatanından alındıktan sonra taşrada bir başkentte okula gönderilen kahramanımız, halkının geleneksel göçebe yaşamı, şamanlık çağrısı, sosyalist bir eğitimin sunduğu modern ideallere uygun bir yaşam arasında kalıyor. Çocukluğunun geleneksel dünyası ve karşısına çıkan yeni fırsatlar arasında bir tercih yapması gerekecek... 
Her kitabında olduğu gibi Galsan (Tschinag) Çınak’ın bu eserinde de Moğol Altay Dağlarının yüksek platolarında varlığını sürdüren Tuva halkının kültür ve geleneğine, ayrıca farklı kimliklerin karşılaşmasından doğan çarpıcı yüzleşmelere şahit olacaksınız. Beyaz Dağ, VakıfBank Kültür Yayınları ayrıcalığıyla okurlarıyla buluşmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f885c9-9cd4-4306-8957-94a3b628d4ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyı</image:title>
            <image:caption>“Demek ki hayat bize ne sunduğundan çok, bizim ne görmek istediğimizle anlam kazanıyormuş. Mevsimler geçiyor, yapraklar dökülüyor, insanlar gelip gidiyordu… Rüzgârda savrulan sarı yapraklarda kışı değil, gelecek baharı görebilen; kapkara bir beton duvarın ardında dahi yelkenlileri, yıldızları hayal edebilen kalp; aslında en mutlu olan kalpti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/053c8d02-d0d0-4473-828f-b5deb87326ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Yazan Habitus</image:title>
            <image:caption>Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi? Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur? Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz? 
Bu çalışma, Türkiye&apos;de en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Bunu yaparken alan, habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor. 
Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, bir toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. Sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin istifade edeceği bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d97167-121e-4495-81e1-69dca5b2e314.jpg</image:loc>
            <image:title>Cora&apos;nın Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Paris’te bir sigorta şirketinde çalışan Cora Salme, doğum izninden döndüğünde kendini yeni yöneticilerle ve bıraktığından çok daha rekabetçi ve boğucu bir ortamla karşı karşıya bulur. Ekonomik krizin yankıları şirkette hissedilmektedir. İşyerindeki baskılar, bitmek bilmeyen yoğunluk ve stres genç kadının sınırlarını gitgide zorlar. Cora, iş hayatı ile Pierre ve küçük kızı Manon’dan oluşan minik dünyası arasında kendine nefes alabileceği bir alan yaratmaya çalışsa da gün geçtikçe içinden çıkamayacağı bir sarmalın içine düşer. Derken bir haziran sabahı tüm hayatı yerle bir olur.    Okuru Paris metrosunun koridorlarıyla La Défense’ın uğultulu ofisleri arasında gezintiye çıkaran Cora’nın Sarmalı, özgün ve akıcı bir dille çağımız kadınlarından birinin sarsıcı portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70f7a6-56c3-4adf-a763-36b7a9815b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik ve Hüzün</image:title>
            <image:caption>Zaman herkes için aynı şekilde akar, insanlarsa zamanın içinde farklı şekillerde akarlar. 
 
Yağmur mevsimi Tokyo’yu teslim almışken, ünlü yazar Toshio Ōki, yıllar sonra ilk kez Kyoto’ya giden bir trende oturur. Bu yolculuk, onu geçmişin ağır gölgeleriyle yüzleşmeye götürürken, gençlik yıllarının tutkulu aşkı, ressam Ueno Otoko’yla yarım kalmış hikâyesini de belki nihayete erdirme umudu taşır. 
 
Fakat Ōki’nin geçmişi yalnızca pişmanlıklarla değil, başkalarının taşıdığı yaralarla da doludur. Otoko’nun yanındaki genç ve gizemli kadının taşıdığı intikam arzusu, geçmişin sarsıntılarını yeniden harekete geçirirken, üçünün kaderini telafisi mümkün olmayan biçimde değiştirecektir. 
 
Güzellik ile hüznün iç içe geçtiği bu çarpıcı roman, bir aşkın ardında kalan sessizlikleri, zamanla serpilen karanlık duyguları ve affetmenin sınırlarını keşfe çıkarıyor. 
 
“Kawabata’nın romanları, zamanımızın en etkileyicive özgün eserleri arasındadır.” 
                            The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c59439-a1a5-453f-acf1-40b9ed493769.jpg</image:loc>
            <image:title>Karahindibalar</image:title>
            <image:caption>İnanın ya da inanmayın insana kader dedirten bazı anlar vardır, bilirsiniz.   Babasını yıllar önce, trajik bir kaza sonucu kaybeden İneko’da nadir rastlanan bir rahatsızlık peyda olur, öyle ki bu rahatsızlık onun insanların bedenlerini algılamasını engeller. İneko’nun orta yaşlı dul annesi, kızının özel bir bakıma ihtiyacı olduğuna karar verir. Nişanlısı Kuno’ysa buna karşı çıkar. Tüm bu tartışmaların arasında, İneko kendini karahindibalarla dolu bir tepenin üzerinde yer alan, eski bir Budist tapınağının bahçesindeki psikiyatri kliniğinde bulur.   İnsanlar arasındaki mesafeyi, kelimelere başvurmadan söylediklerimizi sorgulayan Karahindibalar, Japon edebiyatının ustası Kawabata’nın 1972’de tamamlanmamış halde bıraktığı son sözü.   “Kawabata’nın büyüleyici ve tuhaf romanı Karahindibalar aşk, kayıp ve delilikle dolu bir hikâyeyi yalın ve etkileyici bir üslupla anlatıyor.” The Paris Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e247e0f-aae0-4f5e-8aed-ffd3e1947be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Sinek</image:title>
            <image:caption>Dedeleri Nobel Ödüllü bir fizikçi ve aynı zamanda dâhi bir masal mucidi olsaydı hangi çocuk uyumak isterdi ki?  
Giorgio Parisi’nin yeteneği, hayal gücünün sadeliği ve büyüsüyle hem eğlendiren hem de sorular sorduran beş uyku vakti öyküsü olarak çıkıyor karşımıza. 
 
“Çok yakından fotoğraflanmış bir sinek gördüğümü söylemek istemiştim. Kocaman gözleri ve yeşil bir gövdesi vardı.’’ 
“Mikroskopla çekilen böcek fotoğrafları harika oluyor,’’ diyor dede. 
“Ama artık uyku vakti.’’ 
 
“Off!’’ 
“Off!’’ 
“Off!’’ 
 
“İstediğiniz kadar oflayıp 
puflayabilirsiniz ama artık uyuyoruz,’’ 
diyen dede ışığı söndürüyor. 
 
“Ama önce bize bir masal anlat…’’ 
diyor büyük torun. 
“Ama herhangi bir masal olmasın…’’ 
diyor ortanca. 
“İçinde sinek olan bir masal olsun!’’ 
diye bağırıyor küçük torun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97d2983-a698-498d-8c6a-695b62b7cc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>AÇIKLAMA 
Yol yolcuyla mukayyet 
Öyle ki kendine ol mukayyet 
Herkesin yolu var nihayet 
Yolsuz olmak zor, odur rivayet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7665b52-3003-40dd-8b55-0273d16ea64c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ney Ve Transpoze (Anlatım, Açıklama, Eserler, Etütler, Tavsiyeler)</image:title>
            <image:caption>Bir ney talebesi transpoze icrâ öğrenirken; perde hassasiyetinin gelişmesi, bildiği makamları farklı perdeler üzerinde doğru icrâ edebilme, farklı geçki ve çeşnileri daha doğru duyurabilme gibi kazanımlara sahip olmaktadır. Ney öğrenimini üst seviyelere taşımak isteyenlerin transpoze öğrenmesi; onlara bu latif saz ile alakalı farkındalıklar kazandıracak ve sazının sınırlarını görme imkânı verecektir. Ney sazında transpoze icrâ yapmayı öğrenmek isteyenlere hitap eden bu çalışma; başlangıç düzeyine göre hazırlanmıştır. Çalışmada; transpoze icrâ için gerekli bilgiler, makam-ney transpoze tabloları, transpoze için etüt ile eser bölümleri ve tavsiyeler bulunmaktadır. Etüt ve eser bölümlerinin transpoze icrâ kayıtları video olarak yapılmış ve kare kod yöntemi ile çalışmaya aktarılmıştır. Faideli olması niyâzı ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b4a2b0-6192-4448-b807-0a80ea6c1535.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Elinde Çitilenmiş Kalbim Kekelerken</image:title>
            <image:caption>KALBİM KEKELERKEN 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
Söyleyeceklerini düşünüp, söylemeyi beklerken 
Yürek o kadar yangın, yürek o kadar har olmuşken 
Nefesim sıkışıp ciğerlerime, o kadar dar olmuşken 
Derler ki, kalp hiç kekeler mi dil dururken 
Bilmezler ki, kalp kekeler dil kururken 
Hep onun için atarken, hep onun için vururken 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
Vakit ki, o kadar geç ve o kadar erken 
Zaman kendi içinde, anlamını yitirmişken 
Dilde kurur, kalpte vurur birini severken 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
İnsan var olmuştur, akıl ve kalpten 
Üstüne giydirseler de, rengârenk deriden 
Kim olursa olsun, sevmiyorsa bitmiştir hepten 
Tabi ki de sever, çitilenmiş kalbim kekelerken 
Kalbim kekeleyip, dilim dolanırken ağzımda 
Gönlümde sen, aşk vardı kalp azığımda 
Can tenden öteye, birleşirken cancağızımda 
Kaderin yazısı, yazıyordu seni alın yazımda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61c859e-5946-4946-a4d7-7299114ffb61.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil ve Yeni Medya</image:title>
            <image:caption>Dil yazı ile kalıcı hale gelerek akılcılığın önünü açmıştır. Teknolojinin gelişmesi sözü tekrar birinci plana alarak yazıyı önemsiz hale mi getirmektedir? Teknolojinin insanı ele geçirmesini ve bunun da ileri kapitalist toplumda kapitalist aygıt/mekanizma yararına yapılmasını engelleyici bir şey var mıdır? Çünkü bir teknolojinin işleyiş biçimi üzerinde kontrol sahibi olanlar, bundan yoksun insanlar karşısında gücü ellerinde toplarlar ve kaçınılmaz bir şekilde bu güçten yoksun olanlara karşı yetkeci bir düzen oluştururlar. İleri teknoloji toplumda bilimsel ve teknik ilerlemenin bir tahakküm aracına dönüştürülmesine nasıl bir mekanizma ile karşı çıkabilir? İnsanın hayal dünyası ve üretkenlik çabası bu baskın tarzı nasıl silebilir? İnsanlar edebiyat, müzik ve diğer sanat çabaları ile bu baskın tarza direnebilir mi? Yüksek kültür bu aşkın tarzı bastırabilir, azaltabilir ve yok edebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e9a4e8-d251-4fed-af50-3bb8ee7bcafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Medya ve Hegemonya</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanlar makineleri kendilerinin bir uzantısı olarak kullanmak istemişlerdir. Önce aletler kullanılmış sonra bunlar makine haline çevrilmiştir veya makinelerin yapımında kullanılmışlardır. Bu insanların doğa ile baş etme ve doğayı değiştirme isteklerinden dolayıdır. Teknoloji insanın özgürleşmesine yardım mı etmektedir? Yoksa aklileşme sayesinde üretilen makineler artık insanlığı tehdit mi etmektedir?  Heidegger, Weber’in aklileşmeye doğru modern zorunluluğu insan özneyi özgürlük ve yaratıcılığını yolunu tıkayan demir bir kafese kapatan standartlaşma, tektipleştirme ve bürokratik etkinliğin katı yapısına doğru bir süreç olarak görmektedir. Heidegger’e göre teknoloji insanın kavrayışı içinde değil, bilakis teknoloji insanın oyuncağıdır. Yani teknoloji insanın bir şeyleri elde etmesinde ve yapmasında etkili bir araç halindedir. O’na göre tehlikeli olan teknoloji değildir. Tehlikeli olan şey insanlığın teknolojiyi nasıl ve ne amaçla kullandığıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfdd8e9-49ba-4261-b16e-ea4c16a3622e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Patlama</image:title>
            <image:caption>Evrenimiz 100 milyardan fazla galaksiyle doludur ve her biri yaklaşık 100 milyar yıldız içerir. Bu yıldızların yörüngesinde kaç gezegen olduğu belli değil, ancak en azından bir tanesinde yaşamın evrimleştiği kesin. Özellikle de bu uçsuz bucaksız evrenin kökeni hakkında spekülasyon yapma kapasitesine ve cüretine sahip bir yaşam formu var. Bu kitap, Büyük Patlama modelinin nasıl gece gökyüzünde gördüğümüz her şeyin kökenine dair zarif bir açıklama sunduğunun hikâyesidir. 
 
“Singh, konusunu daha anlaşılır veya daha eğlenceli hâle getirme fırsatını asla kaçırmayan çok yetenekli bir hikâye anlatıcısı.” 
–Independent on Sunday 
 
“Bu çok iyi yazılmış kitap, kozmoloji teorisinin temelini oluşturan fikirleri büyük bir açıklıkla aktarıyor.” 
–Nature 
 
“Singh, matematiksel açıdan en zayıf olanlarımızın bile insanoğlunun çevresindeki karanlık alanlarla olan entelektüel ilişkisinin tarihini özetlemek için son derece basit benzetmeler ve net bir şekilde açıklanmış diyagramlar kullanıyor.” 
–Sunday Telegraph 
 
“Singh hikâyesini iyi anlatıyor, astrofiziği eğlenceli anekdotlarla süslüyor.” 
–Guardian 
 
“Modern bilimin nasıl işlediğine dair mükemmel bir giriş.” 
–The Times Higher Education Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6781913c-9798-4937-8e20-c8925c9cb179.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması</image:title>
            <image:caption>“Onunla karşılaşırsan hiç bekleme git.”
-Sapfo
 
“Bir solukta gidersen seni bekleyenle karşılaştın demektir.”
-Rumi
 
Lir ile neyin yankısı ortak bir dile dönüşür ve türlerin sınırında, şiirle düzyazı arasında bir karşılaşma başlar: Sapfo ile Rumi’nin hiç bitmeyen düeti. Farklı zaman ve coğrafyalarda yaşamış iki şairin sesleri, aynı denize dökülen ırmaklar gibi bu kitapta buluşur. Mehmet Yaşın, Sapfo’nun kayıp parçalarıyla Rumi’nin coşkun söyleyişini yan yana getirirken okuru “sürekli-karşılaşma” denen o eşiğe çağırır: Şiirin kendini yazdığı, benliğin suya düşen bir yansıma gibi silindiği yere.
 
Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması, deneme ile rüya-anlatısının iç içe geçtiği türler arası bir alanda, iki büyük şairin ortak izleğinden yansıyan şiiri yeniden yazıyor. Okuru da bu karşılaşmanın içine, ışıkla gölge arasındaki o gizli geçide davet ediyor.
 
“Sapfo ile Rumi, aşktan şiire ve şiirden yeni bir düşünce dizgesine ulaşırlar. Aşk-tanrıçasını ya da tanrıyı sevgilide görünce bilginin kalpten geçen yolunu keşfederler. Felsefeyi aşk ateşine atar ve zamanı aşıp sürekli-karşılaşırlar orada.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1927ae78-8fa3-4869-b61c-909ab5a57c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Bir Noel</image:title>
            <image:caption>Kariyerine odaklı bir fotoğrafçıyla profesyonel bir hokey oyuncusu, Noel dönemini birlikte geçirmek zorunda kaldıklarında tüm kurallar bozulmuştu.
 
Maisie Smart’ın hayatında bazı prensipleri vardı ve asla geçmişe takılıp kalmazdı. Altı ay önce yaşadığı tek gecelik ilişki ise tüm prensiplerine tamamen tersti. Neredeyse hiç tanımadığı biriyle birlik­te olmak zaten ona göre değildi; bir de adamın ertesi sabah ortadan kaybolması… Bu bambaşka bir utanç seviyesiydi. Neyse ki Noel’i ailesiyle Tickle Tree Çiftliği’nde geçirecekti. Bu, Maisie’ye iyi gelecek, onu ihtiyaç duyduğu tatil ruhuna sokacaktı. Ta ki evrenin onun için bambaşka planları olduğunu öğrenene kadar…
Nick King’in hayatı ise tam bir karmaşa içindeydi. Ciddi bir sakatlık ne­deniyle yedek kulübesine mahkûm olunca Maisie ile geçirdiği o geceyi düşünmek için bolca zamanı olmuştu. Bu sırada Noel sezonu da yaklaşı­yordu. Nick, kız kardeşi ve yeğenini Noel ağacı çiftliğinde ziyaret etmenin kendisine iyi geleceğini düşünmüştü. Ancak oraya gider gitmez beklen­medik bir sürprizle karşılaştı. Maisie de oradaydı. Nick’in ona duyduğu çekim ne kadar güçlüyse, Maisie’nin onun kaçıp gitmesine duyduğu öfke de bir o kadar fazlaydı. Bu zoraki yakınlık, ikinci şansların en güzel zamanı Noel’de Maise ve Nick’i bir araya getirebilecek miydi?
 
 
 
“Yılbaşı filmi tadında. Sullivan’ın sıcacık ve komik Noel temalı romantik kurgusunu çok seveceksiniz.”
—BOOKLIST
 
“Kasaba atmosferini ve yavaş ilerleyen romantik kurguları seven okurlar, Sullivan’ın bu kitabını bir solukta okuyacak.”
—LIBRARY JOURNAL
 
“Sophie Sullivan tatlı ve romantik kurguların kraliçesi!”
—FALON BALLARD
 
“Sophie’nin yazdıkları sıcak bir kucaklama gibi hissettiriyor.”
—RACHEL LYNN SOLOMON
 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e820002c-77ae-462d-92a8-d31f19f866f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemi Kalmalı Hayatın</image:title>
            <image:caption>Uzun yola çıkmaya tek bir adım atmak yeter. 
 
Ödüllü romancı Zeynep Göğüş’ten hem yerel hem uluslararası sularda kulaç atan, edebi coğrafyası geniş bir roman. Babası Rus, annesi Amerikalı olan Lusi, annesinin ölümünün ardından üvey anneannesi Sara’yı tanımak için Türkiye’ye gelir. Geçmişi ile bugününün birbirine dokunmasıyla iç içe devinen halkalar halinde açılan olaylar, Lusi’yi hem şaşırtır hem eğlendirir hem de korkutur. Geçmişi kavradıkça bugünü daha iyi anlayan Lusi artık pek çok şeyi farklı görecektir: Rus mafyası ve bağlantılarını da, Karadeniz’deki sosyal sorunları ve çevre felaketlerini de, Çernobil’i, İpek Yolu’nu ve göçleri, fedakârlığı, aşkı ve tüm samimiyetiyle insan olmayı da. Peki ya sonra? 
 
Gizemi Kalmalı Hayatın, Zeynep Göğüş’ün hareketli kurgusuyla aile hikâyesini dinlerken halkların da mikro tarihini öğrenen Lusi’nin serüven dolu romanı. 
 
 
Renkli kalemlerle çizer okuduğu kitapların satırlarını. Sevdiği yerlere pembe çiçekler yapar, aklında kalmasını istediği bölüme mavi oklar, güldürdüyse gülen yüz, ilham verdiyse turuncu güneş, asıl bravosu sarı yıldızlar. Göz ucuyla Sara’nın profiline bakıyor, üvey anneannesi okuduğu bir kitap olsaydı satırlarının altını hangi renklerle çizeceğini, onu nasıl bezeyeceğini henüz bilmiyor. Öyle bir kitabı belki yazar bir gün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134665</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6483d1a-1d79-4979-932d-94429600a7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lütfen Beni Yalnız Bırak 1</image:title>
            <image:caption>Aşk, dostluk, muhteşem bir gençlik… Büyük umutlarla başladığım lise hayatım tam bir yalnız olarak sona erdi. Derken… mezuniyet öncesinde, sınıf arkadaşım Hanamitsuji Sora’yı korurken kamyonun altında kaldım ve hayatım sona erdi… sanıyordum. Gözlerimi açtığımda, Sora ile lise birinci sınıfın ilk gününe geri dönmüştüm! Bu kez sessiz sakin ve yalnız takılmaya kararlıydım ama… &quot;Yalnızlıktan kurtulman için sana yardım edeceğim.&quot; Böylece başladı, benim ikinci lise hayatımda yaşadığım en berbat ve en muhteşem romantik komedi. GA Bunko’nun çok sevilen serisi, nihayet manga oluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847f9763-2f2e-4242-b4cc-d50940d14dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız ve Peri</image:title>
            <image:caption>Yardım etmek isteyen Kuyruklu Yıldız, 
Görevlerini yerine getiren çalışkan çocuk Peri… 
Kuyruklu Yıldız bir bir görevlendirmiş Peri’yi. Sorumluluğu büyükmüş Peri’nin. Elbette bu görevlerde yalnız değilmiş. Yanında olan dostları varmış. 
Kim miymiş bu dostlar? 
Uluçınar ve tüm orman sakinlerinin yanında, Mafi, Pırpır ve Tiftik… 
Kuyruklu Yıldız ve Peri eseri, yardımlaşmanın güzelliğini anlatırken, görev almanın ve alınan görevlerin sonucunda çıkan güzellikleri anlatan sıcacık bir masaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeff4dd2-296b-4e16-a1a1-1fb38c599b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasal, Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti Bir Ütopya Mıdır?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, uzun yıllardır süregelen toplumsal ve bilimsel gözlemlerim, okumalarım ve 27. kitaba ulaşan yazarlık uğraşımın birikimleriyle oluştu. Diğer eserlerin devamı olup, tamamlayıcı nitelikte düşünülebilir. Amacı; anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti gibi temel kavramların bir ütopya olup olmadığını samimiyet, cesaret ve kararlılıkla sorgulamaktır. Yazma gerekçem; içinde yaşadığımız dönemin hızla değişen koşullarında anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti idealinin gerçekten bir ütopya mı, yoksa mümkünü olan bir hedef mi olduğunu yeniden düşünmeye duyduğum ihtiyaçtır. Bugünün dünyasında, bilgi kirliliğinin arttığı, hakikat algısının bulanıklaştığı, kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, bu soruları sormak geçmişe kıyasla daha da zorunlu hâle gelmiştir. 
Eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, sosyal adaletçi, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet yönetimi sistemine layık mıyız ve hak ettiğimiz ve özlediğimiz düzenin neresindeyiz? 
Bir ideal, düşünce, fikir, sistem ve eylemin yalnızca ütopya olarak kalması ya da kabul edilebilir, uygulanabilir, sürdürülebilir düzeye gelmesi; bireysel niyet, plan, istek, coşku, girişim, azim ve kararlılığımıza bağlıdır. Toplumsal bir düzlemde buluştuğumuzda; hak ettiğimiz ve arzuladığımız sistemi kurmak için başka ne tür bir etken ve engel olabilir ki?... 
Devlet kutsallaştırılıp, halktan kopuk hale geldiğinde; vatandaşın güvenlik ve özgürlük dengesi de bozulacaktır. Bireysel istek ve irademizin; isabetli, yeterli ve yerinde olması; oluşan toplumsal iradeyi yönlendirecek ve bu süreç bizi, arzuladığımız devlet idealiyle buluşturacaktır. 
 “Arızalı kafalar” metaforu ise, statükoyu kutsayan, sorgulamaktan kaçan, hatayı sistem değil birey üzerinde arayan zihniyet biçimini temsil eder. Bu kitap bir suçlama değil; aksine, bu zihniyetin nasıl dönüştürülebileceğine dair bir farkındalık, girişim ve değişim rehberidir. 
Arzuladığımız bu idealler bize elbette uzay boşluğundan ya da hayal âleminden altın bir tepside sunulmayacaktır. “Başkaları yapsın,  biz de onaylayalım.” mantığı; tüm gecikmelerin, savrulmaların ve teslimiyetlerin temel sebebidir. Oysa “Sen yok isen, bir eksiğiz.” sözü, toplumsal sorumluluğun özlü bir ifadesidir ve bu kitapta aradığımız dönüşümün kilit kavramıdır. 
Kitabın bölümleri: -denemeler, özdeyişler, şiirler ve alıntılar—tek bir düşünce disiplinine sıkışmayan, çok yönlü bir yolculuğu temsil eder. Farklı disiplinlerden, farklı anlatım biçimlerinden ve farklı duygusal tonlardan beslenmek zorundayız. Soyut kavramları günlük yaşamla buluşturmak, okurun zihninde yeni kapılar aralamak için bu çok katmanlı yapıyı bilinçli olarak tercih ettim. Bu metinler, yalnızca bilgi sunmayı değil; aynı zamanda bir farkındalık, bir soru sorma cesareti ve bir davranış biçimi değişikliğini tetiklemeyi amaçlar. 
Önerilen kitap listesiyle birlikte düşünüldüğünde, bu eser; toplumsal iletişim, değişim, etkileşim ve gelişim için bir başlangıç, bir çağrı, bir işaret ve bir davet niteliğindedir. Değişim ve devrim; hiçbir zaman tek kişinin omuzlarında yükselmez; ancak o ilk soruyu sormak ve ilk adımı atmak da bireyin görevidir. Yarım kalsa bile başlamak bir kazançtır, onu başkaları tamamlar; çünkü başka bir alternatifimiz kalmadığını kim iddia edebilir? 
Dileğim, bu kitabın sizde yeni sorular, yeni bakış açıları ve daha güçlü bir toplumsal bilinç uyandırmasıdır. Yolculuğumuz burada başlıyor. Yol haritamızda bir kusur ve eksiklik varsa, onu da sizler tamamlayacaksınız. 
Denemeler, özdeyişler, şiirler, alıntı yazı ve sözler vb. farklı alanlardaki metinler aracılığıyla; soyut ve derin kavramları; bireysel algı ve deneyim düzlemine çekmeyi amaçladık. Bu yolculukta sadece bilgi edinmekle kalmayıp, eylem ve düşünce biçim değişikliği için bir katalizör bulacaksınız. Yarım kalsa bile, başlamak bir kazançtır. 
Kitabın daha iyi, gerekçeli anlaşılabilmesi için; 6. Bölümdeki “Kurgusal Röportaj” bölümünü önce okumalarını öneririm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57f59b5-f8cb-4724-b064-22eab8ab31d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşamadıkları İçin Hayvan Gibi Yazdık</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuduktan sonra, bir daha sokaktan geçerken aynı insan olmayacaksınız. 
Çünkü bu kitap, yıllardır üstü kapatılan bir gerçeği açığa çıkarıyor: 
Türkiye’nin sokakları, görünmeyen bir sessizliğin mezarlığına dönüşmüş durumda. 
Her köşede bir hikâye var; anlatılamamış, duyulmamış, sahiplenilmemiş hikâyeler. 
Bu ülkede hayvanlar ölürken sessiz kalmak, aslında en büyük şiddet biçimidir. 
Ve biz bu sessizliğe ortak olmamak için yazdık. 
Hem de sakince değil… 
Hayvan gibi yazdık. 
Bu sadece bir kitap değil; bir mahkeme tutanağı, bir saha raporu, bir manifesto, bir yüzleşme. 
Kendinize sorun: 
Bir ülke, sokaklarında acı çeken canlılara gözlerini kapatarak nereye varabilir? 
Bu kitap, o sorunun cevabını hem sahadan hem hukuktan, hem de vicdanın en karanlık köşelerinden çekip çıkarıyor. 
Konuşamadıkları için… 
Biz onların yerine yazdık. 
Gerçekleri saklamadan. 
Yumuşatmadan. 
Hayvan gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a9c7c7-2684-4b5c-96d8-e239dd0d7281.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Uçurtma</image:title>
            <image:caption>Uçurtmaların iplerinde birer boş çuval gibi sallanan gençler, korkudan bilinçlerini kaybetmiş, ruhsuz birer varlığa dönüşmüşlerdi. Bir süre sonra yükselmeye başlayan uçurtmalar, kısa bir zaman içinde uzayın sonsuz maviliklerinde kayboldular. Saatlerce süren gerilim dolu yolculuğun, nerede sona ereceği hiç belli değildi. En sonunda kendilerini gökkuşağı gibi renkli bir gezegende buldular. 
      Akıllı Gezegen’de her şey çok tuhaftı! Olağanüstü birçok şeyle karşı karşıya kaldılar. İnsanların ve hayvanların olmadığı,  sadece bitkilerin, rengârenk gözlerin yaşadığı bir yerdeydiler. Heyecanların en büyüğü, hayretlerin en şiddetlisi, hayranlıkların en derini onları beklemekteydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f249f5-29d6-4798-98dd-9dcc12a680b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Penguen</image:title>
            <image:caption>Kral Penguen ve üç arkadaşı yerlerinde duramıyorlardı. Buzullarla kaplı Antarktika Kıta’sının altını üstüne getiriyorlardı. Uçsuz bucaksız okyanusun içinde her gün bir macerayla sarsılıyorlardı. Bazen fok balıklarıyla, bazen köpek balıklarıyla, bazen de katil balinalarla karşı karşıya geliyorlardı. Her defasında birbirinden ilginç maceralar yaşıyor, büyük tehlikeler atlatıyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec03252-4df7-4e9f-8344-7a4a1569506a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Balon</image:title>
            <image:caption>Alaz, Arya, Asel ve Vera, Erdemli sahilinde, Akdeniz’in büyülü karanlığını izliyorlardı. Ansızın gökyüzünde bir balon göründü. Süzülerek sahile indi. Balonun içindeki çocuk maketi, onlara kabine binmelerini söyledi. Bindiler… Bir süre sonra Afrika’ya ulaştılar. Kendilerini öküz başlı antilopların, zebraların, ceylanların, aslanların, kaplanların, sırtlanların, zürafaların, çitaların ve fillerin içinde buldular. O andan itibaren maceraların ardı arkası kesilmedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0415ef-52b2-4ff7-aaae-afaec4cd1634.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıların Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız sandığımız ömrümüzün, ne kadar kısa bir yolculuk olduğunu yaşayacaksınız. Hiçbir şeyin sandığımız gibi olmadığını, her şeyin ardında çok farklı gerçeklerin gizli olduğunu göreceksiniz. Belki şaşıracak, belki de hayretlere düşeceksiniz. Sizler bunları yaşarken; düşünceleriniz, duygularınız hiç beklemediğiniz kadar değişecektir. O andan itibaren her şeye bambaşka bir gözle bakacak; hayatı bir başka algılayacak, bambaşka analizler yapacak, çok farklı sentezlere ulaşarak kendinizi bir başka dünya içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58afed65-c6ea-4aa3-8e47-d4b89b1d614e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Puffy</image:title>
            <image:caption>Çocuklara; paylaşmayı, birlik ve beraberliği öğütleyen, aynı zamanda değerlerimizle ilgili bazı konuları öğreten eğlenceli ve eğitici bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e27411-3edb-435e-a1e3-4eed0a5d9f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Tika</image:title>
            <image:caption>Çocuklara; paylaşmayı, birlik ve beraberliği öğütleyen, aynı zamanda değerlerimizle ilgili bazı konuları öğreten eğlenceli bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5a6153-8b89-4864-95f5-84e0e0b9f926.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Olmaz!</image:title>
            <image:caption>Timuçin Koray Güzelderen 
“Elinizdeki kitap, dev şirketlerin soyut formüllerini değil; 
hayatın içinden işletmeleri, yaşanmış deneyimleri 
ve uygulanabilir fikirleri anlatıyor. 
Yazarın samimi dili, konuyu yalnızca akademik bilgiyle değil, içten gelen bir sorumluluk duygusuyla ele aldığını açıkça gösteriyor.” 
Sadettin Saran 
Benim iş hayatında itibar ettiğim iki prensibimden bir tanesi vakıa ile kavga edilemeyeceğidir. Diğerini ise kitabın yazarı kıymetli dostum Koray Güzelderen’in bir sonraki kitabında yine kendime sayfa çıkarabilmek için şimdilik saklı tutacağım. 
Osman Ertürk Özel 
“Uzmanlık yararlanılması gereken bir hazinedir. Yine de söylediklerinizin alıcısı yoksa, müşterisiz meta zayidir.’’ 
Timuçin Koray Güzelderen 
Gerçekten alıcıysanız, buyurun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a684491-f213-4f49-a3f9-e7fe2c91d1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika’yı Anlatmak</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji literatüründe tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer, Amerika’yı Anlatmak’ta modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakışla ele alıyor. Ritzer, küresel kapitalizmin bugün en sıradan aracı olan kredi kartını, Amerikan toplumunun kimlik, statü ve özgürlük ideallerini yeniden tanımlayan bir sembole dönüştürüyor. 
Kitapta, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşü sayısız olgusal veriyle ortaya konuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni. 
Amerika’yı Anlatmak, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de47322-1f5d-48cd-870f-bf00e6161773.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları</image:title>
            <image:caption>Babası son Halife Abdülmecid Efendi’nin şahlara has incisi Dürrüşehvar Sultan, soğuk bir kış
günü 27 Ocak 1914 tarihinde Bağlarbaşı Köşkü’nde dünyaya gelir. İri mavi gözleriyle güzelliği
ressamın fırçasından çıkan nefis bir tabloya benzetilen ve dilden dile dolaşan Dürrüşehvar
Sultan, babasının kıymetlisidir. Hilafetin ilgası kararı Abdülmecid Efendi’ye bildirildiğinde,
Dolmabahçe Sarayı’ndaki olağanüstü hareketliliğe on yaşlarındaki Dürrüşehvar da tanık olur.
Yazar, Dürrüşehvar Sultan’ın sürgünle başlayan hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı
Doğan isimli çalışmasını yeniden yorumlayarak okurla buluşturur. Okur bu kitapta,
Dürrüşehvar’la tanıştıktan sonra onun gerçeklerine tutunarak hülya alemine doğru hakikat ve hayal arafında bir yolculuğa çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a81a64-ae44-4d54-b7a4-37728be273e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Philippos ve Büyük İskender</image:title>
            <image:caption>Antik dönemin önemli gücü Yunanları ve Persleri buyruğu altına alıp Adriyatik Denizinden Hint Yarımadasına varan bir imparatorluk kuran Büyük İskender; sınırları yeniden belirledi, Helenistik çağı başlattı ve “bilinen dünyanın” tek hükümdarı oldu. Ancak kendi ifadesiyle “Tanrının oğlu” değil, II. Philippos’un oğluydu. Makedonya kralı II. Philippos’tan devraldığı miras yabana atılır gibi değildi. Suikasta uğramasıyla oğluna iktidar yolu açılan Philippos, arkasında onlarca yıllık savaş ve diplomasi geleneği bırakmıştı. Adrian Goldsworthy bu eserinde, babasının birikimi olmasaydı Büyük İskender’in bu kadarını başaramayacağını gösteriyor. Kitap, dünyayı fetheden iki hükümdarın 
ortak biyografisi. 
“Okuyuculara derinlemesine ama tarafsız bir açıklama sunan, etkileyici ama ölçülü bir kitap.”–Wall Street Journal 
“Askeri, siyasi ve sosyal tarihle ilgilenen her okurun rafında yer almalı.” –Minerva Magazine 
“Akademik derinliği okunabilirlikle birleştiren sürükleyici bir tarih.” –NB Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/195a00b8-17cb-4f0a-9ec8-9a402e20c417.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 15</image:title>
            <image:caption>Tutulma’nın üzerinden iki yıl geçer. Kara Savaşçı Guts, “Sisli Vadi’nin Elfleri” tarafından yağmalanan bir köye ulaşır. İnsanları yiyen ve çocukları kaçıran elflere tanıklık eden Guts, boynuna kazınmış olan kurban damgasının önüne çıkardığı yaratıklarla mücadele eder. Köylüler tarafından zorbalığa uğrayan Jill ise elflerin kraliçesinin, çocukluk arkadaşı Rosine olduğunu öğrenir. Bir yanda elfler tarafından kaçırılan Jill, diğer yanda müritlerin peşinde olan Guts’ın yolculuğu beklenmedik maceralarla şekillenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259fc6b9-72e7-40fd-804b-2f58f261ab07.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 14</image:title>
            <image:caption>Guts ve Casca, İskelet Şövalye’nin yardımıyla “Tutulma” girdabından kaçmayı başarır. Guts pes etmenin eşiğine gelir, Casca ise akıl sağlığını yitirir. Bedenlerine kazınmış olan “damga” kötü ruhları çağırır ve uykusuz gecelerinin sebebi olur. Çelik bir takma kol ve Demirci Godo’nun verdiği devasa kılıç “Ejderkesen”i kuşanan Guts, Kara Savaşçı olarak intikam yolculuğuna çıkar! Altın Çağ Dönemi’nden, Kefaret Bölümleri’ne!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ff5cd7-6ccb-428f-ad4c-1ed99bc9a203.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 13</image:title>
            <image:caption>Griffith’in çaresizliği Godhand’in yeryüzüne inmesini tetikler ve “Tutulma” başlar! Yeryüzünü kaplayacak kadar çok sayıda tuhaf yaratık dört bir yana saçılır. Korkunç bir mücadelenin ortasında kalan Şahin Ekibi, Griffith’in hırsının kurbanı olur. Birçok kayıp verseler de Guts, içine düştükleri umutsuz manzaraya karşı direnmeye devam eder. Gözlerinin önünde değişime uğrayan ve yok olan dostları, sevdiği kadının ellerinden kayıp gitmesi Guts’ın içindeki mücadele arzusunu yükseltir. Bu trajedi, Altın Çağ’ın sonunun habercisi olacaktır!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98164a7f-1b8c-44d0-b09e-d7934aa83882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur</image:title>
            <image:caption>Bedenin mahkûmiyetinden zihnin özgürlüğüne… 
 
Shaka, Japonya’nın dar apartman odalarından birinde, solunum cihazına bağlı, kıpırtısız bir bedenin içinde ama uçsuz bucaksız bir zihnin özgürlüğüyle yaşıyor.  Ağır kas hastalığıyla doğan, dünyayla ilişkisini dijital ekranlardan kuran bir kadının gözünden, yaşamın görünmeyen yüzünü anlatıyor Kambur. 
 
Erotik içerikler yazarak para kazanan, dijital forumlarda üniversite öğrencisi kimliğiyle tartışmalara katılan, geçmişte olamamış hayatları düşleyen, “normal”liğe uzaktan ama keskin bir bakış atan bir anlatıcı var karşınızda. 
 
Bu roman, topluma ait olmamanın, sürekli gözetlenmenin, yardım edilen ama asla tam olarak dinlenmeyen bir hayatın içinden yükseliyor. 
 
Mizah ile hüzün, erotizm ile yalnızlık, marjinallik ile 
entelektüel analiz aynı potada eriyor. 
 
“Olağanüstü bir edebiyat. Nokta.” — Johanna Hedva 
“Japon edebiyatında bir fenomene dönüşen Kambur, cinsellik, engelli olmak ve güç üzerine hem inanılmaz hem de sarsıcı bir roman.” — International Booker Prize Jürisi 
 
“Unutulmaz bir edebiyat... Bedeni merkeze alan bir gerilim... 
Tam anlamıyla mucizevi.” — The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da817717-76b7-4f4d-b195-c5c420f46263.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklerden Gelen Güzellik</image:title>
            <image:caption>Medeniyetlerin beşiği, taşın ve inancın şehri Mardin... 
Estetisyen ve güzellik uzmanı Selda Özkök, köklerinin uzandığı bu kadim topraklarda kuşaktan 
kuşağa fısıldanan güzellik sırlarını bilimin ışığıyla buluşturarak modern yaşam için yeniden yorumluyor. Sofranızı zenginleştirecek şifa dolu lezzetler, cildinize ışıltı katacak pratik bakım kürleri ve ruhunuzu besleyecek kadim ritüellerle, özünüzdeki gücü yeniden keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e1ce88-2e33-4ea6-b0de-caa30edca653.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderini Yeniden Yaz</image:title>
            <image:caption>Yeni yılda aşkı, bolluğu, bereketi ve huzuru hayatına çekmek senin elinde. Ritüellerle frekansını değiştir, yılın enerjisini kendi lehine çevir. 
 
Hayatında her şeyin aynı yerde takılı kaldığını hissettiğin anlar oldu mu? Aşk hayatın bir türlü yoluna girmiyor, bolluk kapıyı çalmıyor, içindeki güç açığa çıkamıyorsa belki de frekansını yanlış yere ayarlıyorsundur. 
Astrolog Elif Bozkurter, yıllardır uyguladığı karma astroloji, ritüeller ve bilinçaltı dönüşüm tekniklerini Kaderini Yeniden Yaz ile herkesin kullanabileceği bir rehbere dönüştürüyor. 
Bu kitapla: 
Aşkı kendine çekmenin enerjisel yolunu öğrenecek, 
Bolluk ve bereketin akışına nasıl hizalanacağını keşfedecek, 
Doğum haritandaki Venüs, Ay, Mars ve Güneş’in gerçek rehberliğini anlayacak, 
Geçmiş döngülerini kırıp yeni bir frekansa geçmek için uygulamalar yapacaksın. 
Bu bir teori kitabı değil; ritüeller, meditasyonlar, olumlamalar ve kişisel astroloji pusulanla adım adım dönüştüren bir yolculuk. 
Çünkü kader dediğimiz şey, çoğu zaman fark etmediğimiz küçük seçimlerle yeniden yazılır. Şimdi sıra sende.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f41db0-d269-4a94-bb9b-b1f0b31feb8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Elian</image:title>
            <image:caption>Kendinden kaçtıkça kaybolur, acınla yüzleştikçe özgürleşirsin. 
 
“Gerçek değişim bir yolculuğa çıkınca değil, yerinde kalıp, acıyı tanıyıp onunla baş etmeyi öğrendiğinde başlar. Acıyı başarısızlıkla karıştırmadan, bir amaca dönüştürmeden ya da başka bir insanla üstünü örtmeden yaşamak gerekir. Bunu yapabilen biri yeniden başlamanın gücüne sahip olur.” 
İnsanın kendini bulma ve ait olduğu yeri belirleme yolculuğu, uzun aşamalardan geçer. Bunu yaparken çocukluktan başlayarak yaşadıkları, onun hayata ve ilişkilere karşı vereceği tepkileri belirler. Yine de adına “hayat” denilen bu uzun yol, insanın kendi seçimleriyle oluşur. 
Zaya Blaze, kişisel gelişim ile romanı birleştiren eseri Elian’da, bunu herkesin anlayabileceği bir forma kavuşturuyor. 
Mira, Aura ve Unaya adlı üç hayal ülkesinden geçen insanoğlu, sonunda yaptığı hataların aslında tecrübe kazandırdığını, gerçek yaşamın sosyal medyada değil, hayatın içinde olduğunu keşfediyor. 
Bu eşsiz keşif, 21. yüzyılda aşkta, ilişkilerde, işte ve ailede aradığını bulamayan herkes için bir cevap niteliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30a07c9-11f5-4f72-905f-6d89bea4a848.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Yeniden Başlar Hayat</image:title>
            <image:caption>Rainer Maria Rilke, hayatı boyunca kendisine yakın olmuş ya da eserlerini okuduktan sonra kendisiyle kısa veya uzun süreliğine iletişime geçen, bir tür içsel bağ hissettiği kişilere doğrudan ve kişisel mektuplarla yanıt vermişti. Sanatçı 1926’da, elli bir yaşında öldüğünde, şiirleri ve düzyazıları kadar önem verdiği on dört binden fazla mektup bırakmıştı ardında. Şiirlerine fazla aşina olmayan okuyucular açısından şairin sanat, aşk ve ölüm üzerine özgün düşüncelerine anıklık etme imkânı sunabilecek bu devasa külliyat içerisinde yer alan yaklaşık iki düzine mektupta Rilke, hayal kırıklığı yaratan modern dünyada bireyi ölüm, veda ve kayıp gibi hayatın en sahih farkındalık halleriyle yüzleştirir. Ölümün cesaretle kabullenilmesi yoluyla derin bir kişisel seyr’engizi öneren bu mektupların her biri, kelimelerin kederi ifade etmek ve acıyı dindirmekte kifayetsiz kaldığı o Artık-Burad’Olmayış ve kayıp haliyle yüzleşen herkes için bir teselli kaynağı ve kılavuz olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6080fa1-87e9-4d05-b695-de51c5895dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapçayı Sevdiren Kitap 2 (Renkli)</image:title>
            <image:caption>Arapça öğrenmek isteyenlere kendi kendine etkili bir şekilde öğrenme imkânı sunan bu eser, daha önce yayımlanan Arapçayı Sevdiren Kitap 1’in devamı niteliğindedir. Bu nedenle Arapçayı Sevdiren Kitap 2’nin sunduğu kazanımlardan tam anlamıyla yararlanabilmek için, öncelikle ilk kitabın iyice özümsenmesi gerekmektedir.
Arapçayı Sevdiren Kitap 2, önceki kitapta temelleri atılan dil bilgisini pekiştirerek, özgün konu işleyişi, zengin alıştırma içeriği ve sistematik öğretim yaklaşımıyla öğrencinin dil becerilerini üst düzeye taşımayı hedeflemektedir.
Uzun yıllar boyunca edinilen Arapça öğretim tecrübelerine ve uygulamalara dayanan eser, özgün konu başlıkları ve yöntemleriyle farklılık arz etmektedir. Konuların sırasıyla takip edilmesi ve derinlemesine kavranması, kalıcı öğrenme açısından belirleyici bir rol oynamaktadır.
Arapça öğrenme yolculuğunuzun bu eserle yeni bir aşamaya taşınması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/940e7832-0f57-4a5f-b0be-fffbb4957d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Genellikle soyut ve karmaşık kavramlarla ilgilenen felsefeyi anlamak her zaman kolay değildir. Somut ile soyut arasında değerli bir köprü kuran metaforlar, bu yüzden çok önemlidir. 
Tarih boyunca filozoflar, düşüncelerini daha yakın ve anlaşılır deneyimler veya imgelerle ilişkilendirmek için metaforlardan faydalanmışlardır. Bir düşünceyi “imge” aracılığıyla anlatma biçimi, felsefeyle okur arasında beklenmedik olduğu kadar, güzel bağlantılar kurulmasına olanak sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db04dd88-7188-4dcd-855f-5bb5202123a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçup Giden Bazı Şeyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uçup gittiklerinde onlara ne olur?
Alessandra Roscoe’nun yazdığı, Odilon Moraes’in resimlediği Uçup Giden Bazı Şeyler,
Uluslararası Gençlik Kitapları Kurulu (IBBY) Brezilya temsilcisi Fundação Nacional do Livro Infantil e Juvenil – FNLIJ tarafından 2024’ün en iyi kitabı çocuk seçildi. Uçup Giden Bazı Şeyler, MEA Kitap’ta okurlarını selamlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/818bbd0d-9a1a-4c18-a16b-2ef1621dc6c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasta ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Çok yakın iki arkadaş olan Zeze ve Ali, bir gün fena hâlde tartışmışlardı. Neyse ki sonra
hemen barıştılar. Ama insanların neden tartıştığını merak ediyorlardı.
Tartışmak ve barışmak hakkında, 8 yaş ve üzeri için yazılmış, çok eğlenceli bir öykü...
Rengârenk sayfaları, esprili metni ve gülümseten çizimleriyle, MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f3db25-84b1-4476-89b1-21de13c45879.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yağmur</image:title>
            <image:caption>Şanu, memleketini görmek için Arhavi’ye, nanasının yanına gider. Burada doğanın ve kültürün yok edilişine tanık olur. Bir zamanlar derelerin özgürce aktığı, ormanların sayısız canlıya yuva olduğu, birbirinden güzel evlerle çevrili Arhavi, büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. 2023 yılında Şanu başlığıyla yayımlanan ve KYÖV (Kocaeli Yüksek Öğrenim Vakfı) Çocuk Edebiyatı Ödülleri’nde En İyi Çocuk Romanı seçilen Büyük Yağmur; bir çocuğun kökleriyle, doğayla ve memleketiyle derin bağlarını keşfedişinin öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e2b159-278e-4780-97ee-ea30aebcc496.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmek ve Fark Etmek</image:title>
            <image:caption>Sanatın günlük hayatlarımızda bizlere ışık tutabileceğini göstererek tüm dünyada geniş bir okur kitlesi edinen Alain de Botton, dünyaya daha dikkatli bakmak, fark etmek ve kendini daha iyi tanımak isteyenler için ilham verici bir rehber sunuyor okura.
Modern insanın içine çöken yalnızlık, hüzün ve tatminsizlikle başa çıkmak için bazen en iyi yol, geçmişin büyük zihinlerine kulak vermektir. Bir roman kahramanı sıkıntımıza ışık tutabilir, bir ressamın fırça darbeleri gündelik hayatta saklı güzellikleri gösterebilir, bir filozof çalışma hayatının ağırlığını anlama kavuşturabilir. Alain de Botton, Görmek ve Fark Etmek’te okurlarını edebiyat, felsefe ve tarihin kıvrımlı yollarında keyifli ve şaşırtıcı bir keşfe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c321e9ec-ecec-45ef-9d79-43b14e4efd2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Kurtarma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın şeffaf sayfalarını çevirirken, hayvanları kurtaran bir kahramana dönüşüyorsun. Üstelik bunu yaparken çok eğleniyorsun!

            Çocuklarla hayvan hakları konusunda sohbet etmeye olanak sunan ilk kaynaklardan biri Hayvan Kurtarma. Unutulmaz, iz bırakan, yaratıcı ve ince düşünülmüş bir çalışma. Kitapta hiç yazı yok, yani bir sessiz kitap. Bu haliyle de çok şey anlatıyor.

           Sahi, sen hangi hayvanları kurtarırdın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13dd5b28-5005-4f17-be33-b3e8abdaa3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç – Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bir gün, karın ortasında dolanırken üç bacaklı bir köpek yanıma geldi, bana kendini tanıttı ve sonra hiç ayrılmadan yanımda durdu. Bu köpeğin inanılmaz bir karakter olduğunu düşündüm: 20 yıl boyunca, sonunda Üç’e dönüşecek bir kitaba uygun bir taslak yazmaya çalıştım. Ne zaman ki kitabın tek bacaklı olarak tasarladığım diğer karakteri iki bacağı olan bir kıza dönüştü, işte o noktada öyküyü oturttum.’’ 
Üç’ü yazan ve resimleyen Stephen Michael King, kitabı yaratma sürecini böyle anlatıyor.

            Üç bacaklı bir köpeğin sıcacık öyküsüyle 3 yaş ve üzeri herkesin kalbine dokunan kitap,
kendini olduğu gibi sevebilmenin muhteşem bir şey olduğunu hatırlatıyor.
“Bir, iki, üç... Bir, iki, üç... Üç, artık MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f118d91-ba8e-4d58-9d26-0c8d0e73c404.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç</image:title>
            <image:caption>Bir gün, karın ortasında dolanırken üç bacaklı bir köpek yanıma geldi, bana kendini tanıttı ve sonra hiç ayrılmadan yanımda durdu. Bu köpeğin inanılmaz bir karakter olduğunu düşündüm: 20 yıl boyunca, sonunda Üç’e dönüşecek bir kitaba uygun bir taslak yazmaya çalıştım. Ne zaman ki kitabın tek bacaklı olarak tasarladığım diğer karakteri iki bacağı olan bir kıza dönüştü, işte o noktada öyküyü oturttum.’’ 
Üç’ü yazan ve resimleyen Stephen Michael King, kitabı yaratma sürecini böyle anlatıyor.

             Üç bacaklı bir köpeğin sıcacık öyküsüyle 3 yaş ve üzeri herkesin kalbine dokunan kitap,
kendini olduğu gibi sevebilmenin muhteşem bir şey olduğunu hatırlatıyor.
“Bir, iki, üç... Bir, iki, üç... Üç, artık MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/182d294f-5057-4269-805e-aa8e57248eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapçayı Sevdiren Kitap 1 (Renkli)</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Arapça öğrenmek isteyenlere kendi kendine ve sağlam bir temele dayalı biçimde Arapça öğrenme imkânı sunmayı amaçlamaktadır. Kitapta, Arapça öğreniminde “olmazsa olmaz” olarak kabul edilen en temel dilbilgisi konuları sade ve sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Arapça öğrenme sürecine adım atan herkesin bu temel bilgileri kavraması, dil becerilerini ileri düzeylere taşıyabilmesi için zorunludur.
Eserdeki konu sıralaması, uzun yıllara dayanan Arapça öğretim tecrübeleri ve uygulamalardan süzülerek oluşturulmuştur. Arapça öğrenmek isteyenlere tavsiyemiz, bu konuları sırasıyla takip etmeleri ve her birini tam olarak kavramadan bir sonrakine geçmemeleridir. Çünkü güçlü bir dil bilgisi, ancak sağlam bir temel üzerine inşa edilebilir.
Bu kitabın, Arapçaya duyduğunuz ilgiyi sevgiye, sevginizi de kalıcı bir öğrenme tutkusuna dönüştürmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5ef463-7529-42d1-9d9a-35d770319772.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Zamanların Adımları</image:title>
            <image:caption>“Ev, insanda ağrıya sebep olur muydu hiç?”
Bazı öyküler, romanlar zamanın ruhunu yansıtmakla kalmaz, zamanın kendisine dönüşür. İşte böyle bir dizi “Fresko Üçlemesi”. Başak Baysallı’nın yarattığı her karakterin hayattaki yolculuğuna ayrı ayrı odaklanan, birini diğerinden üstün tutmayan, siyasi ve toplumsal arka planı unutmayarak bireysel hafızayla kolektif hafızayı birleştiren, birbirine teyellenmiş hikâyelerin buluştuğu bir gardırop, bir bavul belki – ya da apartmanın ta kendisi.
Yazarın öykü kitabı Fresko Apartmanı’yla başladığı ve o kitapta yer alan bir öyküyü merkezine alan romanı Sarkaç’la devam ettiği Fresko Üçlemesi, tüm soruların yanıtlandığı Başka Zamanların Adımları’yla tamamlanıyor. Ailesinin bıraktığı izleri bir bir takip eden Defne, o fotoğraf albümünde kendine yer bulabilecek mi? Gidecek mi, yoksa kalacak mı? Nasıl bir hayat arzuladığına karar verebilecek mi? Toprağından koparılan, sevdiğiyle vedalaşamayan, maziyi içinde çoğaltan kahramanların 1940’tan 2019’a ve oradan 2020’ye uzanan kırık hikâyesi yazarın İstanbul’unda kökleniyor ve sonunda, Defne’nin seçimleriyle yönünü buluyor.
Avram, İstanbul gibi, diye fısıldadı; gözünden iki damla yaş süzüldü,
öyle hatırlıyorum ya da bilmiyorum, şimdi anlatırken bu tabloya gözyaşlarını ben yakıştırmış olabilirim. O andan sonra gördüğümüz her yer bizim için İstanbul gibi olacaktı, İstanbul’a benzeyecekti. İnsan, bilmediği ne varsa onu bildiği bir yerden kavramak istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460d09d3-2f5c-480c-a10a-77178c720c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunun Kuralları</image:title>
            <image:caption>LUCAS KNIGHT. Buz üzerinde harikalar yaratan yıldız bir hokey oyuncusuydu. Ve ona yedi yaşından beri âşıktım. Ama bir sorun vardı. O, ERKEK KARDEŞIMIN EN YAKIN ARKADAŞIYDI… Üstelik etrafı hep kızlarla çevriliydi. Bana bakması imkânsız gibi görünüyordu ve bana karşı davranışlarıyla bunu belli ediyordu. Ama neden kâbuslardan uyandığım gecelerde onu yanımda, beni sakinleştirirken buluyordum? Neden randevuya çıktığımda beni kıskanıyordu? Ve neden doğum tarihimi dövme yaptırmıştı? Lucas son derece sahiplenici ve inanılmaz derecede öngörülemez biriydi. Ama onu görmezden gelmek imkânsızdı. Aramızdaki çekim, kuralları ve sınırları yeniden belirliyordu. Bazı kurallar çiğnenmek içindi… Ve belki de bu oyunun kurallarını yeniden yazmanın zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546c8b1a-9d56-4e97-bf16-2e867b79c4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Civarda Kaybolanlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Bıraksalar sonsuza dek orada duracak.&quot;
Okurun ilk olarak Çizgide Bir Kukla ile tanışıp sevdiği Vildan Külahlı Tanış, şimdi Civarda Kaybolanlar ile yoluna devam ediyor. Bu ikinci öykü kitabında, kendi iç sesinin karanlık bir köşesinde hapsolanların, kadın olmanın ağır yükünü omuzlayanların, yas ve acılarını kapılar ardında yaşayanların, yıllarca saklı kalmış gerçeklerle bir gün yüzleşenlerin, kısacası kendi küçük dünyalarında kaybolmuş çıkış yolu arayanların hikâyelerini okura sunuyor.
Bir el göründü içeride, bir kol, bir çift ayak… Koca bir beden. Bir suret sonra. Anlatıldığı kadar var. Belki daha fazlası. Karşı karşıya geldin o suretle. Şaşkınlığını biraz olsun atabilince gözlerini karşındaki yüzde yavaş yavaş gezdirdin. Dümdüz bir ovayı tersyüz etmiş gibi bir yarık. Dedikleri gibi boydan boya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2bb7aec-f933-40d8-88c5-303bd0b1e958.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Lezzet Durakları</image:title>
            <image:caption>Bir şehri gerçekten tanımak onun seslerini, kokularını ve tatlarını tanımakla başlar. Hele ki söz konusu İstanbul ise... 
 
Dünyanın en zengin gastronomi miraslarından birine ev sahipliği yapan İstanbul yüzyılların iç içe geçtiği büyük bir mutfaktır adeta. Doğu ile Batı’nın kesişim noktasında yer alan konumu ve farklı kültürlerin etkileşimiyle İstanbul, kendine mahsus zengin bir yemek kültürü geliştirmiştir. Roma ve Bizans dönemlerinden Osmanlı’ya intikal eden mirasın yanında göçler, fetihler ve ticaret yolları sayesinde Anadolu, Balkanlar, Ortadoğu ve Akdeniz mutfaklarından evrilen tatlar bu kültürün oluşmasında önemli rol oynamıştır. Şehrin farklı zamanlarda katman katman biriken lezzet hafızası han avlularında, küçük fırınların taş ocaklarında, ustaların ellerinde, ev yemekleriyle kurulan sıcacık sofralarda, semtlerin ruhunda saklıdır. 
 
İstanbul’un Lezzet Durakları, okurunu işte bu çok katmanlı mirasın izini sürmeye çağırıyor. Hasan Mert Kaya “Nerede ne yenir?” sorusuna tam damak tadınıza göre cevaplar verirken; bir dükkânın gölgesine sinmiş tarihe, bir ustanın elindeki emeğe, bir semtin pişirdiği ortak hatıraya kulak vermeye de davet ediyor. Bazen 1883’ten beri aynı tezgâhta yoğurulan acıbadem kurabiyesinin ardına düşüyor, bazen üç kuşaktır kaynayan lokum kazanlarının başında bir ailenin hikâyesine tanıklık ediyor. Kimi zaman bir hanın avlusundaki minik dondurmacının serinliğine sığınıyor, kimi zaman da Kadınlar Pazarı’nın kalabalığında bir zırh kebabının ardına takılıyor. Fatih’ten Üsküdar’a, Beyoğlu’ndan Beşiktaş’a uzanan bu yolculuk eşsiz lezzetlerin olduğu kadar İstanbul’un ruhunun da haritasını çıkarıyor. 
 
Bu rehber kitap, bir ziyafet şehri İstanbul’u aynı zamanda bir hafıza, bir kültür, bir yaşam biçimi olarak görenler için hazırlandı. İstanbul’un Lezzet Durakları, hem damak tadına düşkün gezginlere hem de kendi şehrinde yeni keşiflere yelken açmak isteyen İstanbullulara eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2fc036-8fc5-433f-ab44-76f24ae05973.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançla Değişen Hayat</image:title>
            <image:caption>GARANTİLİ BİR MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mİ, YOKSA SONU BELİRSİZ BİR SATRANÇ SERÜVENİ Mİ? 
 
Sabri Can Onay Yontar, uzay mühendisliği diplomasını bir kenara bırakıp tutkusunun peşinden giderken sadece kişisel bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda modern satranç dünyasının panoramik bir görüntüsünü sunuyor. 
 
Satrançla Değişen Hayat sizi turnuva salonlarının “girilmez” yazan kapılarının ardına ve büyükustaların zihin koridorlarına davet ederken satrancın yalnızca 64 kare ve 32 taştan ibaret olmadığını gösteriyor. Bu kitapta Magnus Carlsen’le yan yana maç yapmanın heyecanını ve stresini yaşayacak, satranç efsanesi Bobby Fischer’in İzlanda’daki mezarını ziyaret edecek, bir mouse hamlesiyle kaybedilen binlerce doları, Hikaru Nakamura’nın yaptığı korkunç hatayı ve büyükustaların bile unuttuğu satranç kurallarını öğreneceksiniz... Barcelona’nın yaz akşamlarından Oslo’nun keskin soğuğuna, Las Vegas’ın ışıltılı caddelerinden Kazakistan bozkırlarına uzanan geniş bir coğrafyada satrancın izini süren bir maceraya tanık olacaksınız. 
 
Satrançla Değişen Hayat sıradan bir otobiyografi değil; satrancın izinde dünyayı dolaşan bir gezginin seyir defteri. Lise turnuvalarından dünya şampiyonalarına uzanan bu yolculukta satranca ve hayata dair pek çok şey öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265139d0-97be-4210-9bae-5ecabe80d6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Traveler’s Eye</image:title>
            <image:caption>“This splendid and original volume carries the reader across four continents, weaving together the stories of Anatolian and Turkish art, architecture, monuments and memory found far beyond Türkiye’s borders. From Cairo to Cuba, Lisbon to London, Tokyo to New York, the journey unfolds. In Venice, we see the famed bronze horses of Saint Mark’s Basilica, once galloping atop the Hippodrome in what is now Istanbul. But we are also introduced to lesser-known treasures, such as the Fondaco dei Turchi, the “Turkish Inn”, a medieval Venetian palace that once hosted Ottoman travelers. 
The book moves between epochs. Here are relics of the Bronze Age. There, the grandeur and the faded splendor of the Ottoman Empire. We catch glimpses of whirling dervishes in a forgotten corner of Athens and the ghostly echo of a Turkish gunboat sunk by the Italian navy in the Red Sea. There are tiles and tapestries, jewels and marble. The overarching theme is abundance: A history rich in diversity, scattered across the world, not only beyond Türkiye, but far beyond the old imperial frontiers of the Ottomans. 
The prose sparkles; the photographs dazzle. Whether you have traveled with Serhan or dream of doing so, you will be astonished by the brilliance of his storytelling and the depth of his vision. Read this book and let it guide you! Let it delight you!” 
Dr. Barry Strauss 
Stanford University</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5bc841-ba13-4fe9-9768-487bba3bd89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kazı Büyük Keşif</image:title>
            <image:caption>Toprak’ın tek bir hayali vardı: Arkeolog olmak!
Ama kazı yapmayı bilmek yetmezdi; önce kazacak doğru yeri bulmalıydı. Mahallenin tepesinden okul bahçesine, film setlerinden deniz kıyılarına uzanan macerasında Toprak, bazen patates tarlasına denk geldi, bazen sahte heykellere, bazen de martı ayak izi sanılabilecek “antik işaretlere”... Ama hiçbir başarısızlık onu yıldırmadı. Ta ki bir gün, gerçekten gerçek bir buluntuya rastlayana kadar. 
Küçük Kazı Büyük Keşif, mizah dolu dili, sıcak anlatımı ve gerçek arkeoloji kavramlarını çocuklara tanıtan yapısıyla; merakı, keşfetme tutkusunu ve bilimsel düşünmeyi keyifle bir araya getiriyor. Toprak’ın hikâyesi, her çocuğa bilimin kapısının merakla aralandığını hatırlatıyor. 
Eserin değeri, onu bulan kişinin cebinde değil; herkesin görebileceği yerde, müzede saklıdır! 
 
 
***
Toprak, ailesiyle izlediği bir filmden sonra arkeolog olmaya karar verir. Kazı aletleri hazır, şapkası kafasındadır... Tek eksik vardır: Kazılacak bir yer!
Ama hayalindeki höyükler patates tarlası, antik kent sandığı yerler ise film platosu çıkınca Toprak’ın hevesi biraz kırılır. 
 “Gerçek bir arkeolog olmak için mutlaka bir kazı alanı bulmak mı gerekir?” diye düşünürken, karşısına aniden bir iş makinesi ve onun savurduğu topraklar çıkar.
Toprak hiç beklemediği bir anda keşfetmenin ne anlama geldiğini öğrenecek; arkeolojinin sadece bulmak değil, korumak ve paylaşmak olduğunu fark edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f52836-5f24-44be-8e3a-fb89bfa4baea.jpg</image:loc>
            <image:title>Porsuk’un Büyük Macerası</image:title>
            <image:caption>Soğuk bir öğleden sonra başlayan sıcak bir dostluk hikâyesi... Porsuk, evinde atkısını örerken beklenmedik bir macera kapısını çalar: Yolda kanadını incitmiş üç minik kuşu koruması ve onlara yardım etmesi gerekiyordur! Küçük kuşların iyileşmesi için planlar yapan Porsuk, arkadaşlarıyla birlikte hayal gücünü ve yaratıcılığını kullanarak uçan bir makine yapar. 
Macera, cesaret, dostluk ve empati dolu bu hikâyede, Porsuk ve arkadaşları hem eğlenir hem de birlikte zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenir. Çocuklara doğa sevgisini, merak duygusunu ve paylaşmanın mutluluğunu aktaran Porsuk’un Büyük Macerası, her sayfasında sıcak ve keyifli bir yolculuk sunuyor. 
 
***
Soğuk bir kış, beklenmedik misafirler getirdi! Üç minik kuş Porsuk’un kapısını çaldı çünkü en ufakları kanadını incitmişti. Porsuk, Kirpi ve Tavşan onları yalnız bırakmadı; şarkılarla, kahkahalarla dolu bir kış geçirdiler. 
Ama bahar gelince küçük kuşun aklında tek bir şey vardı: Sürüsüne kavuşmak. Porsuk’un aklına ise çılgın bir fikir geldi: Bir uçan makine! Hep birlikte unutulmaz bir maceraya atıldılar. Peki, minicik kuş yuvasına geri dönebilecek mi? Ve arkadaşlık, onları her zorlukta olduğu gibi bu kez de ayakta tutmayı başaracak mı? 
Dostluğa, dayanışmaya ve birbirine inanmanın gücüne dair kalpten bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbaf5573-6ddf-4011-b483-1f7798eeba81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tarih İncelemesi - A Study of History (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uygarlıklar nasıl doğar, nasıl yükselir, nasıl çöker? 
İnsanlık tarihi bir döngüyle kuşatılmış mıdır? 
Uygarlıkların ortak kaderinde saklı bir düzen var mıdır? 
 
İNSANLIĞIN BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜNÜ ANLAMAK İÇİN KAPSAMLI BİR REHBER... 
 
*** 
 
“Toynbee’nin en büyük ve kalıcı katkısı, Avrupa-merkezli tarih anlayışının sınırlarını yıkarak Asya, Afrika, Amerika ve diğer dünyanın halklarının tarihlerini insanlığın ortak geçmişi içinde eşit bir yere oturtmasıdır.” — William H. McNeill, Arnold J. Toynbee: A Life 
 
“Bu yüzyılda yayımlanan tüm kitaplar içinde, yüz yıl sonra da okunacağı en kesin olanı Bir Tarih İncelemesi’dir.” — Clifton Fadiman


“Yalnızca bir kitap için vaktiniz varsa –bu yıl, gelecek yıl ve ondan sonraki yıl– o kitap Bir Tarih İncelemesi olmalı.” — The Nation 

“Gerçek bir bilgelik başyapıtı; çağımızın en ufuk açıcı ve en ilham verici incelemelerinden biri.” — Los Angeles Times 
 
*** 
 
Yirminci yüzyılın önde gelen tarihçilerinden Arnold J. Toynbee’nin Türkiye’de daha çok Tarih Bilinci adıyla bilinen başyapıtı Bir Tarih İncelemesi (A Study of History), modern tarih yazımının en iddialı sorularından birine yanıt arar: Bir uygarlık neden yükselir ve neden çöker? Bu sorunun izinde Toynbee, bütün bir dünya tarihini salt olaylar dizisi olarak görmek yerine birbirinin içinden doğan, sınanan ve zamanla çözülen uygarlıklar üzerinden okur. 
 
Toynbee’ye göre tarih, coğrafya ya da ırk gibi basit açıklamalara sığmaz. Uygarlıkları doğuran şey, toplumların karşılaştıkları meydan okumalara verdikleri yaratıcı yanıtlardır: “Uygarlık, sınandığı yerde şekillenir.” Kitap boyunca bu fikri Antik Yunan’dan Çin’e, Roma’dan İslam dünyasına, Ortaçağ Avrupa’sından modern Batı’ya uzanan geniş bir karşılaştırmalı çerçevede işler. Toynbee, “uygarlık” olarak adlandırılan toplum türlerinin ilk ortaya çıkışından bu yana insan ırkının tarihsel deneyiminin doğası ve örüntüsüne ilişkin tek ve kesintisiz bir argümanı ilmek ilmek dokur. Tarihî olayların anlamsız bir dizi yani kaos olmadığını, aksine bir desen ve ritim sergilediğini ortaya koyar. 
 
Yaratıcı azınlıkların toplumu ileri taşıdığı fakat zamanla yerlerine yerleşmiş birer baskın sınıfa dönüşerek gelişmeyi tıkadığı örnekler; iç ve dış proletaryaların yükselen gerilimleri; çöküşün ardından kurulan evrensel devletler ve yeni inanç topluluklarının doğuşu... Toynbee, bütün bu evreleri tarihin ritmini açıklayan bir döngünün parçaları olarak ele alır. “Hiçbir uygarlık sonsuz değildir; sınavını veremeyen her toplum tarihin sessizliğinde kaybolur.” 
 
Arnold J. Toynbee’nin klasikleşen eseri Bir Tarih İncelemesi’nde sunduğu geçmişi, günümüzü ve geleceği de anlamamıza yardımcı olan büyük sentezi, okura insanlık tarihinin geniş panoramasını tek bir tutarlı bakışla görme imkânı tanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d1a9a7-fd9a-4ad1-8d17-77301d0ad7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası</image:title>
            <image:caption>“Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası kitabının, Arap felsefesi ve bilimini Latin Batı’ya aktarmada Endülüs’ün oynadığı hayati rolün en güncel ve kapsamlı anlatımını sunduğuna şüphe yoktur. Aynı zamanda, titiz tarihsel, sosyal ve politik analizleri entelektüel ve dini geleneklere yönelik empatik bir anlayışla birleştiren dengeli yaklaşımıyla da öne çıkmaktadır. İslâm entelektüel mirasına olan derin bilgisinden istifade ederek, Dr. Şanal, İslâm düşüncesinin Hristiyanlar tarafından algılanışını, konuya tarihsel derinlik ve yeni bir açıklık kazandıracak bir şekilde bağlamsallaştırmaktadır. Batı ve Doğu düşünürleri arasında daha önce gözden kaçan bağlantıları ustaca tespit ederek, Ortaçağ entelektüel tarihine ilişkin anlayışımızı genişleten ortak fikirleri ve etkileri ortaya çıkarmaktadır. Bu sebeplerden dolayı bu kitap, sadece akademik bir başarı olarak değil, İslâm ve Batı entelektüel dünyaları arasında süregelen diyalogda bir dönüm noktası olarak da tebriği hak etmektedir.” — Alexander Fidora 
 
İslâm kültürüne hayranlıklarıyla bilinen Mozaraplar’dan Araplaşmış Yahudilere, Hristiyan hâkimiyeti altında yaşayan Müslüman âlimlerden Toledo Tercümanlar Okulu’nun çok dilli bilginlerine kadar, medeniyetler arası bilgi köprülerini inşa eden tüm aktörler bu çalışmada somut örneklerle ele alınıyor. 
 
Endülüs Emevîleri ile Bizans ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasındaki diplomatik temasların bilim hayatındaki yansımaları, Aurillaclı Gerbert ve Chartresli Fulbert gibi İslâm bilimlerinin Avrupa’daki öncü tanıtıcılarının çalışmaları, “Bilge” lakabıyla tanınan Kastilya-León Kralı X. Alfonso’nun İslâm bilimlerine yönelik faaliyetleri, Ortaçağ Avrupası’nda İslâm tasavvuru, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi âlimlerin Batı entelektüel çevrelerindeki etkileri ve Arapçadan Latince, Kastilyaca ve İbraniceye yönelik tercüme hareketinin Batı bilim literatürüne katkıları... Hepsi, Ortaçağ Avrupası’nın kültürel uyanışındaki İslâmî etkiyi ortaya koymak ve Batı dünyasının düşünce haritasının nasıl çizildiğini göstermek için bir araya geliyor. 
 
Enes Şanal’ın büyük bir titizlikle kaleme aldığı Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası: İslâm Bilimleri Batı’yı Nasıl Dönüştürdü? adlı eser, İslâm bilim mirasının Ortaçağ Avrupası’nın bilimsel dönüşümüne etkisini bütün yönleriyle incelemek isteyen araştırmacılar ve meraklılar için vazgeçilmez bir başvuru kitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093187f6-2e13-4c43-892e-09324d4c29e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Neden Yalan Söyler?</image:title>
            <image:caption>“EYVAH, ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR!” DİYORSANIZ... 
 
Bir ebeveynin en büyük gayesi dürüst, güvenilir, sevgi dolu bir çocuk yetiştirmektir. 
Ancak gün gelip de çocuğumuzun bize ya da bir başkasına yalan söylediğini keşfettiğimizde yahut bundan şüphelendiğimizde âdeta ihanete uğradığımızı hissederiz. 
Şüphesiz her yalanı kriminal bir davaya dönüştürmek doğru değildir ama yalan söylemeyi görmezden gelip bunu teşvik etmek de istemeyiz. 
Oysa bizler de düşündüğümüzden daha fazla yalan söyleriz ve bunun çocuklarımız üzerinde ne gibi bir etki yaratabileceğinin pek farkında değilizdir. 
 
Peki, çocuğumuzun yalan söylediğinden şüphelendiğimizde ne yapmalıyız? 
Bir çocuğu yalan söylemeye hangi davranışlar ve duygular yönlendirir? 
Gerçeği gizlemek ile gerçek olmayan bir şeyi söylemek arasında bir fark var mıdır? 
Bazı çocuklar neden diğer çocuklara nazaran daha fazla yalan söyler? 
Dürüst çocuğunuz akran baskısıyla bir yalancıya dönüşürse bu kriz nasıl aşılabilir? 
Çocuğumuzun doğru söylemenin erdemlerini içselleştirmesini nasıl sağlayabiliriz? 
Yoksa biz farkında olmadan söylediklerimiz ve eylemlerimizle çocuklarımıza yalan söyleme konusunda olumsuz bir rol model mi oluyoruz? 
 
Bu alanda dünyaca ünlü bir uzman olan Dr. Paul Ekman, Çocuklar Neden Yalan Söyler? isimli kitabında ebeveynlere, her yaştan çocuğun söylediği çeşitli yalanlarla nasıl başa çıkabileceklerini gösteriyor. Gerçeği eğip bükme davranışının ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri bilimsel bulgular ve örnek hikâyeler ışığında aktarıyor. 
 
Çocuklar Neden Yalan Söyler?; yalanların çoğu zaman en çok alkış aldığı bir dünyada, çocuklarının doğru olanı yapmasını isteyen ebeveynler için mükemmel bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba573621-d6f6-41d1-81f5-e1e2ba41575c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Orta Çağ</image:title>
            <image:caption>Roma’nın yıkılışından İstanbul’un fethine uzanan bin yıllık Orta Çağ; kavim göçleri, Viking akınları, Haçlı Seferleri, Moğol istilaları, hanedan değişimleri ve kara veba gibi sarsıcı olaylarla dolu, imparatorlukları yerinden oynatan bir dönemdi. Kültürlerin çarpıştığı, kaynaştığı ve dünya düzeninin baştan şekillendiği bu çalkantılı çağ, farklı coğrafyaların kaderini birbirine bağladı. 
 
Prof. Dr. Özlem Genç, bu geniş dönemi Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Orta Asya bozkırlarından Afrika ve Uzak Doğu’ya uzanan sahada yaşanan 200 önemli olay ve kavram üzerinden akıcı ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Roma’nın çöküşünden Konstantinopolis’in fethine, din savaşlarından ticaret yollarına, hükümdarlardan savaşçılara, keşişlerden tüccarlara ve sıradan insanlara kadar Orta Çağ’ın tüm renkleri sayfalara yayılıyor. 
 
Dakikalar İçinde Orta Çağ, Avrupa merkezli klasik anlatının ötesine geçerek kültürlerin karşılıklı etkileşimini görünür kılan gerçekten küresel bir panorama sunuyor. Hem öğrenciler hem de tarih meraklıları için kolay okunur, bilgi dolu ve dönemle tanışmak isteyen herkes için ideal bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8312727a-b9d4-494e-a52f-f579576a0c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Soruyor, İlber Hoca Cevaplıyor: Gazi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>İlber Ortaylı’nın kaleminden çıkan “Çocuklar Soruyor, İlber Ortaylı Cevaplıyor - Gazi Mustafa Kemal Atatürk”, çocuklara Atatürk’ü merak ettikleri tüm yönleriyle anlatan sıcak, öğretici ve ilham dolu bir kitap. 
Çocukların sorduğu gerçek sorulardan yola çıkan kitap, Atatürk’ün çocukluğundan liderlik yıllarına, fikirlerinden değerlerine uzanan bir yolculuk sunuyor. İlber Ortaylı, hem tarihsel doğrulukla hem de sade bir anlatımla Atatürk’ün insan yanını gösteriyor. 
Atatürk’ün azmi, öğrenme tutkusu, adalet ve barış anlayışı, çocuk okurlar için anlaşılır bir dille yeniden hayat buluyor. Eren Dedeleroğlu’nun resimleriyle zenginleşen kitap, küçük okurlara hem tarih bilinci hem de ilham verici bir rol model kazandırıyor. 
“Çocuklar Soruyor, İlber Ortaylı Cevaplıyor - Gazi Mustafa Kemal Atatürk”, çocuklara yalnızca geçmişi öğretmiyor; sorgulamayı, düşünmeyi ve hayal kurmayı da öğretiyor. 
 
 
***
Sevgili Çocuklar,
• Mustafa Kemal nasıl bir çocukmuş, uslu mu yoksa yaramaz mı?
• Atatürk Selanik’te doğmuş. Selanik o zamanlar nasıl bir yermiş?
• Mustafa Kemal’e neden “Anafartalar Kahramanı” deniyor?
• Atatürk TBMM’yi nasıl kurdu ve neden Ankara’da açtı?
• Mustafa Kemal Paşa, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir!” sözünü ne zaman söyledi? 
Büyük tarihçi İlber Ortaylı, sadece sizler için yazdı! 
Çocuklar Soruyor, İlber Hoca Cevaplıyor-Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabında, Mustafa Kemal’in çocukluk hayali olan askerliğe nasıl ulaştığını, Selanik’in capcanlı sokaklarından Çanakkale cephesine uzanan yaşamını, savaş meydanlarındaki dehasını ve yepyeni bir cumhuriyet kurma azmini keşfedeceksiniz. İlber Ortaylı, Atatürk’ü sadece bir komutan olarak değil; doğruyu yapma azmi, insan sevgisi ve her zaman en iyiyi hedefleyen bir lider olarak anlatıyor. 
Üstelik, kitapta yer alan Bilgi Kutuları ile anlatılan döneme dair farklı bilgiler öğrenecek, “Sen Ne Düşünüyorsun?” bölümleri sayesinde ise fikirlerinizi paylaşma ve Atatürk’ü kendi bakış açınızla keşfetme fırsatı bulacaksınız. 
Atatürk’ü daha yakından tanımak ve onun hayatındaki ilham verici anları keşfetmek isteyen bütün çocuklar ve gençler için! 
Müfredat temaları: 
TARİH, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN YAŞAMI, MİLLİ MÜCADELE, KURTULUŞ SAVAŞI, CUMHURİYET, CUMHURİYETİN KURULUŞU, VATAN VE MİLLET SEVGİSİ, ATATÜRK’ÜN LİDERLİK ÖZELLİKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d37be5-42af-48ad-b820-b0fe6a50dd3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Suçun Değil</image:title>
            <image:caption>“Büyük değişimler her zaman küçük adımlarla başlar. Sen hayatını ve kendini değiştirmek için bir yolculuğa çıktığında o gözünde büyüyen engellerin birer birer küçüldüğünü, ‘Olmaz!’ dediğin şeylerin olduğunu, ‘Yapamam,’ dediğin şeyleri yaptığını göreceksin. Umarım bu satırlar senin küçük adımlarına vesile olur.” ¾ Beyhan Budak 
 
*** 
 
Hayatındaki sorunları düşün; değersizlik duygun, sana zarar veren ilişkilerinden vazgeçemeyişin, başarısızlıkların, aynı hataları tekrar tekrar yapışın, başkalarına şefkatle yaklaşırken kendine acımasız oluşun, içindeki kaybolmayan öfke ve hatta kıskançlıkların... 
 
Bunları yaşamayı sen mi seçtin? 
 
Ya da belki de geçmişte yaşadıkların bugün böyle hissetmene neden oluyor. 
 
Kendini suçlamayı bırak; bu, işleri daha kötü hâle getirmekten başka bir işe yaramaz. 
 
Bu kitapla birlikte geçmişinin karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkacağız seninle; içine doğduğun aileden yaşadığın travmalara kadar, bugün var olan problemlerinin geçmişteki izini süreceğiz. Çocukken alman gereken sevgi, saygı ve güveni alamadığın zaman neler olduğunu, zehirli anne-baba davranışlarının nasıl yıkıma yol açtığını görecek; bazen önemsiz sanılan küçük bir travmanın uzun vadeli etkilerinin çok büyük olduğunu fark ettikçe hafifleyeceksin. 
 
Bu kitap sana mucizeler vadetmiyor, hiçbir şey mükemmel olmayacak ancak şu anki hâlinden daha iyi hissetmen kesinlikle mümkün. Beraber yürüyeceğimiz yolun amacı bu. 
 
*** 
 
Kendine bu şansı vermelisin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8363bb9e-4b24-463b-bcef-b23fa86bd587.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mimarlar</image:title>
            <image:caption>Mimarlık her yerdedir! 
Sizin de tanıdığınız küçük bir mimar var mı? 
Hadi onunla beraber dünyanın en harika 20 mimari projesini keşfedin. 
Tarih öncesi M ısır piramitlerinden geleceğin üç boyutlu evlerine, bu projelerin her biri yaratıcı zihinlere ilham verecek birer ikon.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a435c48-55fd-4e71-af70-079e583d5fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sanatçılar</image:title>
            <image:caption>Sanatçı olmak için asla erken değildir! 
Sizin de tanıdığınız küçük bir sanatçı var mı? 
Hadi onunla beraber dünyanın en harika 20 sanat eserini keşfedin! 
Jackson Pollock’ın damlalarından Yayoi Kusama’nın beneklerine 
bu projelerin her biri yaratıcı zihinlere ilham verecek 

meşhur eserler arasından seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2e0736-a5d0-4b00-80fd-08b0068f1278.jpg</image:loc>
            <image:title>Almancı Veli</image:title>
            <image:caption>Almancı Veli, 1938’den 2002’ye uzanan, bir kuşağın ruhunu yansıtan etkileyici bir yaşam öyküsüdür. 
Sivaslı Veli, babasını kaybedip annesi tarafından terk edilince babaannesinin yanında yoklukla büyür. Gençlik yıllarını İstanbul’da geçirdikten sonra memleketine dönüp evlenir. Sonrasında, daha iyi bir hayat umuduyla Almanya’ya göç eder. Gurbetin yabancılığı, ağır iş koşulları ve memleket özlemiyle sınanır. 
On beş yıl sonra ailesiyle Sivas’a kesin dönüş yapan Veli artık yalnızca bir işçi değil; tecrübeleri ve biriktirdiği umutlarla çocuklarını okutmaya ve kendi işini kurmaya kararlı bir adamdır. 
Almancı Veli, göçün izlerini, değişen Türkiye’yi ve hayata tutunma mücadelesini içten bir dille anlatan bir romandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/171b5fc2-1438-41f1-9d08-67ace5e3d316.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>16 Ekim 1995. Gazetelerden yayılan o kahreden haber: &quot;Kerkük&apos;te bir Türkmen kızı, Saddam&apos;ın zulmüne dayanamayarak kendini yaktı!&quot; O kızın adı Zehra&apos;ydı... 
Bu roman, kaderi acı ve zorla yazılmış bir coğrafyanın, kadim Türkmen yurdu Kerkük&apos;ün kahraman Asenası Zehra Tisinli&apos;nin  unutulmaması için kaleme alındı. 
15-16 yaşlarındaki Zehra, ailesine yapılan baskılarla, ağabeylerinin zorla alınıp götürülmesiyle büyüdü. O, çocukluğundan beri hayalini kurduğu &quot;Büyük Türk&apos;ün&quot; bir türlü gelmeyişiyle umutsuzluğa düşerken, tüm umudunu Allah&apos;a teslim etmişti. 
Zehra, sadece Arap yöneticilerin zulmüne değil, aynı zamanda &quot;Kerkük bizim!&quot; diyen ve Türkmen nüfusunu yok etmeyi hedefleyen politikaları uygulayanlara karşı da mücadele ediyordu. Gözlerinin önünde Musul ve Kerkük&apos;ün, Türkmenlerin elinden nasıl kayıp gittiğini gören bu yiğit Türk kızı, son çare olarak canını feda etmeye karar verdi. 
Son nefesinde haykırdı: &quot;Dirim işe yaramadı, bari küllerim işe yarasın da Türkmen ahali özgürce yaşasınlar!&quot; O, milletinin bekası için kendi canını feda eden bir kahramandı. 
Prof. Dr. Hikmet Doğan&apos;ın kaleme aldığı bu belgesel roman, sadece Zehra&apos;nın trajik hikâyesini değil, aynı zamanda onu ölüme götüren sebepleri, Kerkük&apos;ün genel durumunu, petrolün lanetini ve &quot;Türkmen&quot; sözcüğünün yükseltilmesi uğruna verilen çaresiz mücadeleyi de tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
Türkmen Asenalarının arasına adını altın harflerle yazdıran bu yiğit kızın, büyük bir milletin vicdanına adanmış dramatik mücadelesine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d6a216-b823-467c-9b0a-3508a98de970.jpg</image:loc>
            <image:title>51 Gün Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Bazen bir hayal, insanın içindeki ateşi yıllarca söndürmeden taşır. Bazen bir hedef, insanı dünyanın en soğuk, en sessiz, en acımasız yerine bile götürür. 
 
51 Gün Tek Başına, Ali Rıza Bilal’in on iki yıl boyunca içinde taşıdığı bir hayalin, Antarktika’nın beyaz çöllerinde gerçeğe dönüşme hikâyesi. 
 
Buz rüzgârlarının yüzünü kestiği, güneşin hiç batmadığı, sessizliğin insanın içsesini yükselttiği bir coğrafyada her gün biraz daha yorulan, soğukla, yalnızlıkla ve doğanın insana dayattığı her türlü engelle savaşarak ilerleyen bir yürüyüşçü... 
 
Ama bu yolculuk sadece onun tek başına attığı adımlardan ibaret bir kutup macerası değil, bir insanın kendi sınırlarını aşma, çocukluk hayalini gerçekleştirme ve doğanın karşısında küçülerek büyüme öyküsü. 
 
Her sayfa, buzulların üzerinde geçen bir günün izini taşıyor. Her cümle, rüzgârla konuşan bir yolcunun içinden dökülen bir parça. Her satır, yalnızlığın nasıl bir öğretmen olduğunu fısıldıyor. 
 
51 Gün Tek Başına, fiziksel zorluklarla ruhsal dönüşümü bir araya getiren; hem doğayla hem de teknik aksiliklerle verilen bir hayatta kalma mücadelesini anlatan bir günlük. Antarktika’nın beyaz boşluğunda atılan her adım, Ali Rıza Bilal’in on iki yıl boyunca beklettiği bir rüyanın yankısıdır. 
 
Bu kitap, “imkânsız” denen şeyin aslında sadece adım adım yürünmemiş bir yol olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5eed011-22cb-4389-b858-cf2556f0c165.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 3</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068e8315-7203-49de-bf91-ff81d4518f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 2</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b09e1f01-2b5a-45f3-b790-fce4091345e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 1</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd4c4e9-3faa-4225-9a62-7b34b4de286a.jpg</image:loc>
            <image:title>Blue Box – Mavi Kutu 2</image:title>
            <image:caption>Taiki, Haryuu Senpai ile çiftler turnuvası için eşleşti. Sert ve yoğun antrenmanların ardından, sonunda bölge elemeleri başlar! Liselerarası ulusal turnuva yolunda ilerlerken, Çinatsu’nun iletişim bilgilerine ulaşmayı hedefleyen yeni bir rakip ortaya çıkar… Taiki’nin ne aşkta ne de maçta kaybetme lüksü yok! Her şeyini ortaya koymalı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2948ce-b062-4a84-85b4-aaee7f84501c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mashle 6</image:title>
            <image:caption>Uzun bir aradan sonra evine dönen Mash, arkadaşlarıyla birlikte huzurlu anların tadını çıkarmaktadır. Bu sırada ilahi vizyoner Rayne Ames, Mash&apos;in eleme sınavına katılmasını engellemek için gönderilen tehlikeli bir düşmanla karşı karşıya gelir! Bu düello, ilahi vizyonerlerin gerçek gücünü ilk kez gözler önüne serecek mi? Asıl sınav henüz başlamadan kızışan kaos ortamında, Mash tüm bilinen kurallara meydan okuyarak hedefine doğru ilerlemeye devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c39a3147-569b-4dbb-8aef-15d6032d4e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 7</image:title>
            <image:caption>Savunma Kuvvetleri Komutanı Isao Shinomiya, 2 no’lu canavarın gücünü korumak için 9 no’lu canavarla ölümüne bir savaşa girer. Ancak savaşın sonunda gücü elinden alınır ve 9 no’lu, onunla birleşerek daha da korkunç bir varlığa dönüşür. Olay yerine gelen Kafka, Kikoru ve Narumi, artık yalnızca bir canavara değil, bir zamanlar saygı duydukları bir komutanın gölgesine karşı da savaşmak zorundadırlar. Kahramanlık ile insanlığın sınırlarının birbirine karıştığı bu ciltte, herkes kendi “canavarıyla” yüzleşmek zorunda kalacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0b985f-9366-4d22-b419-843316ac75ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden? Taşıtlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Meraklı çocuklar için taşıtların gizemini açıklayan eğlenceli bir keşif kitabı! 
 
Neden? İşte dâhi çocukların en sevdiği soru! 
Meraklı çocuklar daima soru sorar. Bu kitabın içinde taşıtlar hakkında merak ettiğin her şeyin cevabı var! 
Eğlenceli pencereler ve anlaşılır açıklamalarla hazırlanan bu kitap, çocukların hem merak duygusunu harekete geçiriyor hem de öğrenmeyi oyunla buluşturuyor. 
 
Kazanımlar: 
 
Taşıt türlerini ve işlevlerini öğrenir. 
 
Günlük yaşamda karşılaşılan araçlara karşı farkındalık kazanır. 
 
Neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gelişir. 
 
Merak duygusu ve öğrenme motivasyonu desteklenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381be1fa-be7b-4c29-9cae-c4ba15d23709.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı İkili Kutu – Ciltli</image:title>
            <image:caption>İçerik: 
Bıçak Sırtı 1: Hükümdar (Ciltli) 
Bıçak Sırtı 2: Hezeyan (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Ayraç (2 Adet)
Poster (2 Adet) 
Karakter Kartı 
Defter 
Şeffaf Ayraç (2 Adet) 
Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a90fc38-915b-4e42-8f39-6cfcaf4d0712.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya</image:title>
            <image:caption>Italo Calvino’nun farklı mecralarda yayımladığı kırk kadar deneme, makale ve incelemenin yer aldığı bu seçki yazma faaliyeti ve okuma faaliyeti arasındaki bağlantılar, okuma biçimleri, hızla değişen bir dünyada yazma nedenleri, üslup alıştırması ve edebiyat deneyimlerinin dolaşımının bir aracı olarak çevirinin önemi, kültürel değer, yayımcılık ve stratejileri, anlatısal düzyazıdaki modern gelişmeler, çeşitli tarihî tezahürleriyle bir tür olarak fantastik gibi başlıkları içeriyor. 
Bunun yanı sıra avangart edebiyat, tatilde kitap okumak ve farklı okuma biçimleri gibi konular da Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya’daki düşünce evrenine dahil oluyor ve böylece 20. yüzyıl İtalyan ve dünya edebiyatının en önemli, en yenilikçi yazarlarından birinin yaratıcılığı kadar bilgi birikimine, geniş ilgi alanına ve parlak zekâsına da ışık tutuyor. 
Yazılmış ve Yazılmamış Dünya’da derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor. 
Tim Parks, TLS 
 
Akıl dolu, esprili, hoş bir şekilde bilgili ve keskin zekâlı. 
Alberto Manguel, Literary Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7a565c-bd78-4545-98d8-be7503e18477.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk</image:title>
            <image:caption>1881’de Selanik’te mavi gözlü sarı saçlı bir çocuk dünyaya gelir... 
İleride çok büyük işler başaracak bu akıllı ve meraklı çocuk, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ta kendisidir. 
Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk Mustafa Kemal’in dünyaya gelişi, okul yaşamına başlaması, ailesi, çocukken okuduğu dergiler, arkadaşlarına dair pek çok ayrıntı içeriyor. 
Kitapları birçok kuşağın raflarını dolduran çocuk yazınımızın üretken kalemi, usta yazarımız Yalvaç Ural, bu kez çocuklara ve büyüklere ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunu anlatıyor. 
Vatan sevgisinin küçük bir çocuğun kalbinde nasıl yeşerdiğine ışık tutan bu kitap çocukların kitaplıklarında yerini almaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2249a2b-7f5b-4ada-8e9f-f1fcd868f24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Çorap Çetesi</image:title>
            <image:caption>Evden kaçan çorapların şaşırtıcı maceraları arkadaşlık, kardeşlik, sevgi, yardımseverlik, şefkat ve cesaret üzerine yepyeni hikâyelerle devam ediyor. 
Siyah Çorap bir köpekbalığının midesini boylamaktan nasıl kıl payı kurtuluyor? 
İnci gibi gözler kime ait? 
Justyna Bednarek muhteşem hayal gücüyle Siyah Çorap ve arkadaşlarının nefes kesen maceralarını mizahi bir dille içtenlikle anlatıyor. 
Ne de olsa çorabın hayatı gerçekten muhteşemdir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260c36e6-9d25-414e-8248-0cf793f639e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizden Mini Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Denizin sırlarını keşfetmeye ne dersiniz? 
 
Denizden Mini Bilmeceler ışıl ışıl minik zihinler için merak uyandıran bilmecelerle dolu rengarenk bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059b0be7-73e3-45ee-9705-b4dfd0230a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İskandinavya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İskandinavya’nın olumlu bir özelliğini söylemeniz istense hangisini seçerdiniz? Sosyal refah, çevre koruma, toplumsal cinsiyet eşitliği, suç edebiyatı, iç mimari, popüler kültür, eşsiz bir doğa, büyüleyici mitoloji kahramanları, bir dönem Avrupa’nın büyük bir bölümüne korku salan Vikingler, Nobel Barış Ödülleri ve tabii ABBA… 
Tarihçi Mart Kuldkepp, son Buzul Çağı’nda kuzeye çekilen buz tabakasını takip eden bilinen ilk halklardan başlayarak bugün dünyanın en mutlu ülkeleri Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç’te yaşayan modern İskandinavlara kadar İskandinavya’nın zengin tarihinin ana hatlarını ustaca çiziyor. 
Kuldkepp, tanımlanması zor olan ancak bölgenin büyük zorluklara yanıt vermesini sağlayan, tarihini aktif olarak şekillendiren ve bu süreçte Avrupa ve dünya tarihi üzerinde önemli bir etki yaratan “İskandinavlık” kavramını da aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5086b4aa-0224-4bab-b57a-a10f514f1273.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum 101</image:title>
            <image:caption>Modern fiziğin iki temel sütunundan biri olan kuantum mekaniği evreninde bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? 
Kuantum 101, atomun keşfinden kuantum bilgisayarlara uzanan süreçte modern fiziğin en karmaşık konularını sade bir dille anlatan kapsamlı bir rehber. 
Ancak bu kitap, standart popüler bilim metinlerinin çizdiği sınırların çok ötesine geçiyor. Genellikle yalnızca Kopenhag yorumuyla sınırlı kalan anlatıların aksine Kuantum 101; ölçüm paradoksuna çözüm öneren Everett’in Çoklu Dünyalar kuramından Bohm’un Pilot Dalga modeline, özgür iradeyi sorgulatan süperdeterminizmden evreni bir hiper-çizge üzerinde ilerleyen hesaplama süreci olarak gören Wolfram Modeli’ne kadar fiziğin en cüretkâr alternatiflerini cesurca mercek altına alıyor. 
Kuantumu sadece bir formül yığını olarak değil, gerçekliğin doğasına dair felsefi derinliğiyle keşfetmek isteyenler için benzersiz bir yol haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7aee51-d908-435c-ad59-57b1f818638e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yalnızlığa Sığındım</image:title>
            <image:caption>İki yolcu gibiydik, bu yolculukta birimiz diğerinden habersiz seyahat ediyordu. Yolculuğa inansaydı haberi olmayan gidilecek yerin son durak olmadığını anlayabilirdi. Bir gül kadar semboliti bizim hayatımız, gülü koklamaya izin veriyor ama eline aldığında dikenin batmasını da istiyordu bu hayat bizden. Güzel de bir hikaye bıraktı bu hayat bize, hikayemizin karakterleri de çok senli benli idi. Çok matematik de bilmezdim, bizim aramızda belki de en çok sen büyük hesaplar yapardın, ben ise bildiğim kadarıyla; bunda da benim canım sağ olsun. Hesap kitap benim işim değil ama aşkın tarifi sen artı ben olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ffcd8e-eef3-44fa-8047-6d333424b473.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Ebedi Sevgilisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 24 Kasım 2024 tarihinde, Çorum’da meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden Cuma Ali Kurt’a ithaf edilmiştir. 
Ona deliler gibi aşık olan, onunla paylaştığı on yıllık bir ömrün ardından onsuzluğu kelimelere döken eşi Beyzanur Kurt tarafından yazılmıştır. 
Bu sayfalar, bir vedanın değil, ebediyyen sürecek bir sevdanın sessiz tanığıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d19d1e-c4a8-493b-893e-5266631bcd2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Kimsin Satürn?</image:title>
            <image:caption>Satürn için, “gezegen işte, taş kütlesi, gaz devi” deyip geçemeyeceğimizi gördük. Burada asırlardır yüklenmiş bir mana var. “Ne yani, ben Satürn’e mi tapıyorum, ibadet ediyorum?” diye soranlar, cevabı kendiniz bulun. “İslamiyet son dindir, bozulmamıştır.” diyenler, ibadetinden şüphe duymayanlar o halde sık sık acımasızca eleştirdiğiniz Yahudiliği sevgiyle kucaklayın, Hristiyanları tüm âdetleri ile kabul edin ve hoş görün, saçmalık, masal olarak gördüğünüz, “Bunların hepsi mitos.” dediğiniz mitolojiyi kabul edin, zira hepsi aynı yere dayanıyor. 
Evrenin, tüm yaratılışın matematik olduğunu esas alırsak, doğmuş, doğacak tüm yaratılanın doğum tarihlerini barındıran bir sayının parçası mıyız yoksa? Dev bir işletim sisteminin uzantısı mıyız? Matrikste yaşıyorsak her şey iddia edildiği ve neredeyse kanıtlanmasına ramak kalmış bir simülasyon ise neden olmasın… Büyük bir bilgisayar denetimindeki simülasyon evreni hipotezi doğruysa, simülasyonun Tanrısı Pi’dir. Daha uygun matematiksel bir sayı yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcc272e-d5da-4a96-8f7e-644c115f5bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Çağı</image:title>
            <image:caption>İş dünyası, insanlık tarihinin en keskin kırılmalarından birinin ortasında. Yapay zekâ artık bir araç değil; işletmelerin, ürünlerin ve karar mekanizmalarının görünmez omurgası. Fakat bu dönüşümün merkezinde hâlâ tek bir soru var: Bu teknolojiyi kim, nasıl anlamlandıracak? 
Bu kitap, yapay zekâyı yalnızca “hız ve verimlilik” meselesi olarak gören bakışı yıkıyor; şirketlerin geleceğini belirleyecek asıl rekabetin anlamı okuma, mikro ihtiyaçları çözme ve insan + zekâ işletim modelini kurma becerisi olduğunu gösteriyor. 
Burada öğrenecekleriniz bir teknoloji listesi değil; 
veri → karar → deneyim hattını yeniden kuran işletim modeli, her müşteriyi kendi mikro personasıyla tanımlayan yeni müşteri anlayışı, 
ve cihazların karar verdiği değil, insanın zevkinin ve bağlamının karar verdiği bir dünyanın mimarisi. 
Bu kitap size şunu vaat ediyor: 
Yapay zekâ çağında fark yaratan, en çok araca sahip olan değil; insan dokunuşunu ve organizasyon zekâsını en iyi kuran şirketler olacak. 
Eğer bir CEO, CMO, ürün yöneticisi, veri lideri ya da bu dönüşümün içinde kaybolmadan yol açmak isteyen biriyseniz… 
Bu kitap, hızın içinde anlamı; teknolojinin içinde insanı; verimliliğin içinde farklılaşmayı nasıl kuracağınızı anlatıyor. 
Yapay Zekâ Çağı başladı. 
Bu çağda kazanan, teknolojiyi en hızlı kullanan değil; anlamı, insanı ve sistemi en doğru kuran olacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478c90d9-a665-45a9-844c-ebc4cef4a824.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisname</image:title>
            <image:caption>His­ler…
Bizi hasta eden de iyi­leş­ti­ren de onlar. 
Yirmi yıla yakın sü­re­dir bin­ler­ce in­san­la ya­pı­lan ça­lış­ma­lar gös­ter­di ki, duy­gu­la­rı an­la­ma­nın yolu önce his­le­ri fark et­mek­ten ge­çi­yor. Çünkü his, be­de­nin en dü­rüst dili; dü­şün­ce­den önce gelen, sak­la­na­ma­yan, er­te­le­me­yen saf uyarı. 
Bu kitap, his­set­me­yi “öğ­re­ten” bir reh­ber değil; his­set­me­nin ger­çek­te ne ol­du­ğu­nu ha­tır­la­tan bir yol ar­ka­da­şı. 
Uza­yan cüm­le­le­rin, kar­ma­şık açık­la­ma­la­rın bi­lin­çal­tın­da nasıl çar­pı­tıl­dı­ğı­nı; ki­şi­nin duy­mak is­te­dik­le­ri­ni duyup gör­mek is­te­dik­le­ri­ni gör­dü­ğü­nü yıl­lar için­de tek­rar tek­rar göz­lem­le­dim.
Bu ne­den­le His­na­me, his­le­rin özüne inen kısa ama sar­sı­cı ha­tır­lat­ma­lar­dan olu­şu­yor. 
Her cümle, zih­nin gü­rül­tü­sü­nü azal­tıp be­de­nin fı­sıl­tı­sı­nı du­ya­bil­men için ya­zıl­dı. 
Eğer yıl­lar­dır “kötü his­set­me­me­li­yim” hip­no­zu ile ya­şı­yor­san…
Eğer duy­gu­la­rın seni yö­ne­ti­yor­muş gibi his­se­di­yor­san…
Eğer için­de­ki ço­cu­ğun bı­rak­tı­ğı iz­le­rin hâlâ seni yön­len­dir­di­ği­ni fark edi­yor­san… 
Bu kitap, his­set­me­nin nasıl öz­gür­leş­tir­di­ği­ni gös­ter­mek için bu­ra­da. 
Belki bir cümle, belki tek bir his…
Ha­ya­tın­da yep­ye­ni bir kapı ara­la­ya­bi­lir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819c5966-6fab-4799-872e-4f62ea89acee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimdışı İlişkiler</image:title>
            <image:caption>“Gerçek bağ, çevrim içi değil, kalptedir. Kalpten kurulan hiçbir bağlantı kopmaz.” 
Bulunduğumuz çağ bizi makinelere bağlı, sürekli çevrimiçi kalmaya zorlarken, kalpten kalbe bağ kurmaktan da bir o kadar uzaklaştırıyor. Mesajları okuyor, sesleri işitiyoruz; lakin birbirimizin kalbine dokunamıyoruz. Her şeye bağlıymış gibi yaşarken, kendi özümüzle teması yitiriyoruz. 
Çevrimdışı İlişkiler, çevrimiçi–çevrimdışı metaforu üzerinden okuru kendisiyle ve başkalarıyla gerçek bağın izini sürmeye davet eder. Ali Bıçak, terapi koltuğunda süzülen hikâyelerle; çocuklukta görülmemiş, duyulmamış ve yarım kalmış duyguların yetişkin ilişkilerinde nasıl yeniden sahnelendiğini görünür kılar. Onay ve sevgi uğruna susan, sınırlarını ihmal eden bireyin içine düştüğü yorgunluğun portresini çizer. 
Bu kitap hazır reçeteler sunmaz; otomatikleşmiş ilişki kalıplarını fark etmeye ve kalpten temasın mümkün olduğunu hatırlamaya çağırır. Gerçek bağ, çevrimiçi değil kalptedir; özüne dönen kişi, önce kendi kalbiyle çevrimiçi olur ve kopmayan bir bağ kurar. Bu davet, tüketim hızından anlam derinliğine, yüzeysellikten sahici karşılaşmaya bir geçiştir; okuru durmaya, hissetmeye ve gerçekten temas etmeye çağıran bir iç yolculuktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef203f1-8ab7-420a-81c4-55c0eb893365.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ta Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Bizans toplumunda erdem, kadınlar ve erkekler için nasıl tanımlanıyordu? Hadımların Bizans toplumundaki yeri zaman içinde nasıl değişti? Bizans kadınları, sosyal ve ekonomik kazanımlar elde edebilmek için mevcut normları kendi lehlerine nasıl kullanıyorlardı? 
 
Leonora Neville’in bir öğle yemeği sohbeti havasında yazmış olduğu bu cep kitabı, Bizans İmparatorluğu, bir diğer deyişiyle Orta Çağ Roma İmparatorluğu halkının kadınlardan ve erkeklerden bekledikleri uygun davranış kalıplarını tartışmayı amaçlıyor. Neville, Bizans toplumundaki cinsiyet normlarını tartışırken, Bizans kültürüne dair bazı önyargıların ve stereotiplerin zaman içinde nasıl oluştuğunu da açıklıyor. Ayrıca, Bizans toplumunun daha iyi anlaşılabilmesi için, Bizans kaynaklarının doğru bir şekilde, yani bu kaynakları kaleme alanların niyetlerini hesaba katarak değerlendirilmesinin önemi konusunda okuyuculara yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61472e64-228f-40c3-bab9-c7dc224192e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüsnüyusuf Güzellemesi</image:title>
            <image:caption>“Bir dahaki görüşmede babama çiçek vereceğim.” 
Ayla Kutlu’nun öyküleri, en az romanları kadar özgün izler bıraktı 
Türk edebiyatında. Bunu yayımlanmış ilk öykü kitabı Hüsnüyusuf 
Güzellemesi’nin incecik işlenmiş dünyasında görmek mümkün. Her 
defasında yeni bir temayla, birbirine benzemeyen karakterlerle okur 
karşısına çıkıyor Kutlu ama kendine has öykü dili ve toplumun açık 
yaralarına dokunan tavrı hiç değişmiyor. 
Yayım yılı 1984’ten bu yana değerini koruyan, içinde 13. Antalya 
Film Festivali Film Öyküsü Ödülü’nün sahibi “Babaya Çiçek Götürmek” ile televizyon filmi yapılan “İzinli” başlıklı öykülerin de 
yer aldığı Hüsnüyusuf Güzellemesi, gözden geçirilmiş baskısıyla yeni bir yolculuğa başlıyor. 
O bahçıvan gerçekten de çocukları hiç mi sevmiyordu? Onların sandıkları kadar iriyarı mıydı? Ağzı büyük, bıyıkları çok uzun, kaşları çok kalın ve dağınık, saçları çok kırmızı, gövdesi serpme çille mi kaplıydı? 
Bir bağırsa, deprem olmuş gibi sarsılır mıydı her yan? Başını kapıdan uzatan çocuğun üstüne çift ağızlı palasıyla saldırır mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/567692f8-28c4-4108-bcf0-7c0c1a225685.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir An</image:title>
            <image:caption>Bazen bir an her şeyi değiştirir… 
Bir kelebeğin kanat çırpışı, yerde parlayan bir toka, göz göze gelen iki çocuk…
Bir parkta başlayan küçük bir an, başka yerlerde ve başka zamanlarda devam eder. Peki, ya zaman dursa? O anda dünyanın diğer ucunda neler oluyor dersin? Zamanın içinde saklı anları keşfetmeye hazır mısın? Şimdi, şu an, burada…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e036d01d-e109-42c8-8c74-8cf31e5063d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Tostos (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Küçük Tostos her gece aynı saatte uyurmuş. Fakat bu gece, bir türlü uykuya dalamamış. Bunun üzerine Tostos ve ailesi, birlikte ormanda kısa bir yürüyüşe çıkmışlar. Yürüyüş sırasında Tostos, ormandaki diğer hayvanların nasıl uyuduklarını merakla izlemiş; kimilerinin gözleri açık, kimilerinin ayakta uyuduğunu; kimilerininse gece boyunca uyanık kaldığını fark etmiş. Her biriyle ilgili konuştukça, uykunun aslında herkese göre farklı bir yolculuk olduğunu anlamış. Uykuya geçişi kolaylaştırmak için yazılmış rahatlatıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8368bbd-6e0f-4a74-80b7-11a0c33d7e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurken Zayıfla</image:title>
            <image:caption>TEK BİR KAS ÇALIŞTIRARAK ZAYIFLAYIN! 
 
UYURKEN ZAYIFLASAYDIN NASIL OLURDU? 
 
Her şey, gözlerini kapattığında başlar. Gün boyu süren diyet denemeleri, bitmeyen açlık döngüleri, aniden bastıran tatlı krizleri… Bunların hiçbiri 
senin suçun değil. Bu bir irade meselesi değil, zihin kodlarının bir oyunudur ve o kodlar en kolay, uykudayken yeniden yazılır. 
 
Türkiye’nin en çok okunan dönüşüm yazarlarından Elif Erdenay, binlerce kişinin hayatını değiştiren ototelkin teknikleri sırlarını bu kitapta seninle paylaşıyor. 
 
Uyurken Zayıfla sadece bir kilo verme kitabı değil. Bu kitap duygusal yeme döngünü kırmayı, iç disiplinini geliştirmeyi, bedeninle dost olmayı, zihnini yeniden programlamayı öğretecek sana. 
 
Gece zihnin savunmaları indiği zaman telkin cümleleri, nefes çalışmaları, kimlik formülleri ve uyku öncesi ritüellerle değişim başlar. Zorlayarak değil, kısıtlayarak hiç değil. Sadece uyuyarak. 
 
Belki yıllardır bir liste arıyordun… Ama ihtiyacın olan şey: yeni bir zihin! 
Bu gece bir sayfa çevir ve gözlerini kapat. Çünkü sabah uyandığında, 
sadece bedenin değil, hayatın da hafiflemiş olacak. 
 
Bu yolculuğa nereden başlayacağını zaten biliyorsun. 
O ilk adım, şimdi parmaklarının ucunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55282436-f5a6-471f-b407-f3735db19b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı 2: Hezeyan – Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bu şehirde, bir kadının hayatta kalması, bir hükümdarın tahtta kalmasından daha zordur. Ben Dila. Sahne ışıklarının altında parlayan ama ışıklar söndüğünde kendi hikâyesiyle ve yaralarıyla baş başa kalan Dila. Benim hikâyem, her şeyi baştan yazmak için kaçtığımda başladı. Sonra o çıktı karşıma: İskender Oğuzbeyli. Adı bile herkesi susturmaya yeten, gücün ve korkunun hükümdarı. Onunla yollarımız kesiştiğinde anladım ki, bazı sınavlar bu hayatta kim olduğunu hatırlamak için verilirdi. Ve bazen düşmemek için bıçak sırtı bir yolda tehlikeli bir eli tutmak gerekirdi. Bu yolun sonunda ya onunla yürüyüp o karanlığı aşacak ya da o karanlığa hapsolacaktım Bir dönemin büyüsünde; iki ruhun aynı ateşte yanmayı göze aldığı bir hikâye… Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba78fbbd-fd9c-4394-973e-08e063dfe4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı 2: Hezeyan Hediyeli Kutu – Ciltli</image:title>
            <image:caption>İçerik: 
Bıçak Sırtı 2: Hezeyan (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Karakter Kartı 
Şeffaf Ayraç
Dikdörtgen Ayraç
Poster Defter 
Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64222c8e-ee49-4a5e-b3ff-efca2cae0e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>O Çocuk Beni Aşar</image:title>
            <image:caption>Üniversiteye adım attığı ilk andan itibaren kalbini kampüsün göz alıcı çocuğu Güner’e kaptıran Melina, onun hareketli, afili ve tamamen erişilemez dünyasına girebilmek için kendini Güner’in en yakın arkadaşı Dora ile yaptığı sahte bir sevgililik anlaşmasının ortasında bulur.
Sahte gülüşler, yanlış anlaşılmalar ve beklenmedik yakınlaşmalar arasında sıkışan Melina, her şeyin kontrolden çıktığını fark eder. Üstelik kalbi hiç planlamadığı birine kayarken nefretle başlayan bir ilişkinin kendi kurallarını sessizce yazdığını görür.
Melina, hoşlandığı çocuk ve onun en yakın arkadaşını kapsayan mantıksız bir aşk üçgeninde sıkışıp kalmıştır.
Peki ya kalbinin sesine kulak vermek tüm kuralları altüst edecekse?
Günümüz masallarında sihir yok. Ama hâlâ büyü var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716f5f71-10d7-430a-bd08-e197ed0a070f.jpg</image:loc>
            <image:title>Moriarty the Patriot - Vatansever Moriarty 4</image:title>
            <image:caption>MI6&apos;e yeni bir gizli görev gelir. William, Albay Moran&apos;dan bu gizli görevi yerine getirmesini ister. Görev sırasında Moran&apos;ın yolu, tüm dünyanın kaderini değiştiren Hindistan-Afganistan Savaşı&apos;nı planlayan kişiyle kesişir ve Büyük Britanya İmparatorluğu&apos;nun kirli sırlarından biri daha açığa çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/067931a0-73ae-4cdd-a144-22f4859064d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Witch Hat Atelier – Cadı Şapkası Atölyesi 5</image:title>
            <image:caption>İkinci sınav sırasında Agate ile birlikte olan Yuini, yasaklı büyü kullanıcısı olan bir siperli şapkalı tarafından canavara dönüştürülür. Siperli şapkalıların cadı çıraklarına yaklaşmalarında karanlık bir amaç vardır. Bu esnada Koko ve diğerleri, cadılardan nefret eden Lomonone halkı tarafından kuşatılır. Qifrey ölümcül yaralanır. Böylece Koko ve arkadaşlarının akıbeti belirsizliğe sürüklenir. İnsanların yapmak istediği şeyler, yapmak istemediği şeyler. Ve yapabilecekleri şeyler ile yapamayacakları şeyler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9d24cc4-ece0-4b7b-8cb4-8a847dc7ce8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaguya-Sama – Aşk Savaştır 6</image:title>
            <image:caption>Elit öğrencilerin toplandığı Suçiin Akademisi öğrenci kurulunda tanışan iki genç! Başkan Miyuki Şirogane ve başkan yardımcısı Kaguya Şinomiya… Birbirlerine karşılıklı hisler besleyen bu iki dâhinin, karşı tarafı kendine âşık ettirmek ve ondan çıkma teklifi almak için bütün gün tuzaklar kurduğu, son zamanların en sansasyonel romantik komedisi! Altıncı ciltte, Kaguya-Sama Şirogane&apos;nin doğum gününü dürüstçe kutlayabilecek mi? Hizmetçisi Hayasaka&apos;dan fikir alacak, Şirogane&apos;nin kız kardeşi Kei&apos;nin ağzını arayacak ve zihninde bir “aşk muhakemesi” yapacak… Kaguya-Sama, âşık bir genç kızın büyüleyiciliğiyle dolu! Karakterlerimiz için hikâyenin sonu görünüyor mu yoksa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1193eedb-3982-4825-83df-ecf92f52844a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükelçiliğin Tarihi - Diplomasinin İleri Karakolları</image:title>
            <image:caption>En eski çağlardan günümüze diplomatik misyonların sıra dışı tarihi gün yüzüne çıkıyor. Diplomasi tarihinin sahne arkasına açılan bu sürükleyici hikâyede devletler arasındaki görünmez bağların nasıl kurulduğu ve sürdürüldüğü inceleniyor. G. R. Berridge, büyükelçiliklerden konsolosluklara, askerî ataşeliklerden özel temsilciliklere diplomasinin yalnızca müzakere masalarında değil, dünyanın dört bir yanındaki “ileri karakollarda” da şekillendiğini ustalıkla ortaya koyuyor. Mezhep savaşlarından sömürgecilik yarışına, Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya farklı konjonktür ve coğrafyalarda diplomatik misyonların nasıl hayatta kalabildiği özgün bir üslupla anlatılırken devletlerin bilgi toplama, ilişki kurma ve nüfuz sağlama yöntemleri de görünür kılınıyor. Şimdiden diplomasi tarihinin klasikleri arasına giren kitapta Yusuf Agâh Efendi’nin Londra sefaretinden Washington’da bir poker masasında İstanbul’daki Amerikan elçilik binası üzerine bahis oynanmasına dek birçok sıra dışı olay ve anekdot yer alıyor. Çok sayıda görselin yanı sıra mahir diplomatlar ve nüfuzlu aristokratların hayatlarından enstantaneleri de barındıran Diplomasinin İleri Karakolları, tüm sosyal bilimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5987a5f-c4a3-4bb8-81c5-23b7542b897f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batısızlık - Değişen Dünya Düzeninde Batı’nın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Batısızlık, Batılı milletler ve halkların küresel pastada sahip oldukları dilimin azalması anlamına gelmektedir. Demografik, ekonomik, askerî ve kültürel açıdan çok daha çeşitli bir küresel geleceğe doğru son sürat ilerliyoruz. Batı’nın yüzyıllar süren muazzam etkisi üzerine inşa edilmiş olan günümüzle ilgili kesinliklerimizin birçoğu, dünya genelinde insanlar tarafından yeniden sorgulanıyor. Batı’nın küresel etkisinin azalması hızlanıyor, bu da ayaklarımızın altındaki zemini sarsıyor… 
Batı’nın yüzyıllardır inşa etmekte ve nüfuz etmekte rol oynadığı dünya yıkılıyor ama ne kadar hızlı ve hangi şekillerde değişiyor? Batı’nın küresel etkisinin devam ettiği alanlarla çoktan güçten düştüğü alanları birbirinden ayırabilir miyiz? Bir kısmı Batı’da, bir kısmı da başka yerlerde olmak üzere birden fazla güç ve nüfuz merkezinden oluşan dünya şimdi nasıl işleyecek? Ve daha az Batı merkezli bir dünyadan korkmalı mıyız yoksa bu olumlu bir fırsat olabilir mi? 
Batısızlığın hızla ilerlediğini keşfedeceğiz. Bazı yerlerde düşündüğünüzden çok daha fazla ilerlemiş durumda. Şimdi asıl soru ne kadar ileri gideceği. Avrupa’nın hâlâ ABD’nin gücü ile büyük ölçüde korunduğu Batı dünyası, ayrıcalıklarından isteyerek vazgeçmeyecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f901875a-77c9-493d-97b1-4019bcce6767.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam Kıvamında</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir kokunun bellekte bıraktığı izi, bir tatla canlanan anıları, bir pişirme tekniğinin kültürler arasında nasıl yolculuk ettiğini takip ediyor. Gastronomiyi, sadece profesyonellerin kullandığı bir dil olmaktan çıkarıp herkesin kendi mutfak deneyimiyle buluşturabileceği sıcak ve anlaşılır bir hale çeviriyor. 
Her kavram; tarihsel arka planı, kültürel yankıları, duyusal çağrışımları ve yer yer evde yapılabilecek tariflerle birlikte ele alınıyor. Böylece her harf, tek başına bir tanım olmakta yeni bir sohbet açmaya davet ediyor, kimi zaman bir anıya, kimi zaman bir lezzete, kimi zaman da hiç ummadığınız bir duyguya doğru…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bce660-9b85-49f6-b60b-b13280e025d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuna Kadar</image:title>
            <image:caption>Chicago’da sıradan bir gün, beklenmedik bir kâbusa dönüşür. Jack Reacher ve tanımadığı koltuk değnekli genç bir kadın, gündüz vakti silah zoruyla kaçırılır. Amerika’yı baştan sona kateden bir kamyonette kelepçelenmiş halde yol alırlarken, kadının FBI ajanı olduğu ortaya çıkar. FBI, kendi ajanını kurtarmak için hızla harekete geçer. Fakat bir sorun vardır: Reacher, şüpheliler arasındadır. Dahası götürüldükleri yerde onları bekleyen tek şey ölümcül bir plandır. Zaman daralırken düşman her yerdedir ve gerçekler ateş gibi yakıcıdır. Reacher’ın cesaret dolu mücadelesi her ikisini de kurtarmaya yetecek mi? Yoksa Reacher yanlış zamanda yanlış yerde olmasının bedelini canıyla mı ödeyecek? Lee Child’ın uluslararası ün kazanmış Jack Reacher serisinin ikinci kitabı Sonuna Kadar, Reacher’ı okurların gözünde modern dünyanın adalet arayışının simgesi haline getiriyor: Hızlı düşünmek ve daha da hızlı hareket etmek için eğitilmiş olan Reacher, sorunlarla dolu dünyamızda kusursuz bir modern kahraman. “Sonuna Kadar, türünün en güçlü örneklerinden biri.” The Guardian “Yoğun bir gerilim fırtınası.” Kirkus Reviews “Nefes kesici bir okuma deneyimi.” Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de8294c7-578a-415e-bd5d-1d1a31c3815f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Saat</image:title>
            <image:caption>Tate Modern artık hayatta olmayan sanatçı Vanessa Chapman’ın meşhur heykellerinden birinde kullanılan kemiğin sanıldığı gibi bir hayvana değil, bir insana ait olduğunu keşfettiğinde, tüm gözler bir anda sanatçıya ve gizemli bir şekilde kaybolan eşi Julian’a çevrilir.
 
Sanatçının eserlerinin değer kaybetmesinden endişe duyan Fairburn Vakfı’nın direktörü Douglas Lennox, küratör James Becker’ı Vanessa’nın yaşadığı ıssız İskoç adasına yollar. Becker’ın görevi, bu ürpertici bulgunun ardında ne olduğunu ortaya çıkarmaktır. Ne var ki kolay bir araştırma gibi görünen bu görev, kısa süre içinde çok daha karanlık, çok daha tehlikeli ve çok daha öngörülemez bir hâl alır. Öyle ki Becker&apos;ın hayatı dahi tehlikeye girecektir. 
 
Yalnızca gelgit çekildiğinde ulaşılabilen bir İskoç adasını merkeze alan bu roman, yaratıcı dehanın özgürlüğü ile toplumsal baskı arasındaki gerilimi incelikle işliyor. Trendeki Kız’la dünya çapında büyük başarı elde eden Hawkins, Mavi Saat’te de anlatı gücünü ve yaratıcı zekâsını bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
“İncelikle örülmüş, okuru sürekli şaşırtan, karanlık ve çarpıcı bir roman.”
 Wall Street Journal
 
“Sanat, hırs, miras ve güç dinamiklerini irdeleyen, zeki ve sürükleyici bir gerilim.”
The Guardian
 
“Tam bir başyapıt! Hem büyüleyici hem tüyler ürpertici.”
Shari Lapena</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d257e259-3fa2-459c-84ee-60a7b08dad77.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Hüzünlü Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çok uzak olmayan bir gelecekte –diyelim ki önümüzdeki Salı– yazma becerisini neredeyse yitirmiş Amerika çöküşün eşiğinde. Ama bunu sakın Lenny Abramov’a söylemeyin. Kırkına merdiven dayamış, kızgın Rus bir göçmen temizlikçinin oğlu olan Lenny, dünyanın son kâğıttan günlüğünü tutan, ölümün her adımını takip ettiği talihsiz bir adam. Post-İnsan Hizmetleri’nde çalışıp zengin müşterilerine ölümsüzlük vaat etse de kendisi pek de ölümsüz sayılmaz. “Basılı, ciltli medya nesneleri”ni –yani kitapları– hâlâ saplantıyla sevmesi zaten başka bir çağdan kaldığının kanıtı.
 
Ama Lenny’nin kitaplardan bile çok sevdiği biri var: Eunice Park. Lenny, çöken bir dünyanın, standartların yok olduğu bir çağın, tek bir tıkla insanların “çekicilik” ve “sürdürülebilirlik” puanlarının ölçüldüğü bir toplumun içinde bile gerçek insan olmanın değerini kanıtlayabileceğine inanıyor.
 
The New York Times ve The Washington Post gibi mecralarca yılın en iyi kitapları arasında gösterilen bu eğlencelidistopyada Gary Shteyngart modern bir hiciv örneğiyle karşımıza çıkıyor ve keskin toplumsal eleştirileriyle okuru hem gülümseten hem düşündüren bir hikâye anlatıyor. Süper Hüzünlü Bir Aşk Hikâyesi yıkılmakta olan bir gezegende aşka tutunmanın mümkün olup olmadığını soran, sıra dışı bir roman.  
 
“Bu son derece karanlık hiciv, yazarın absürt zekâsıyla âdeta ışıldıyor… Shteyngart kendine has gözlem gücüyle toplumsal bağları, insanların birbirine yakınlığı yok eden, budalaca ve aşırı cinselleştirilmiş günümüz kültürünü de gözler önüne seriyor. Kitaptan pasajları metroda ayağa kalkıp yüksek sesle okumak istedim.” —Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7130c180-d479-492e-8403-b5041448fd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Minikler İçin Dokun Hisset - Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Meraklı Minikler için 
Dokun-Hisset Kelimeler 
 
 
EVDE neler var?
Peki ŞEHİRDE ya da DOĞADA?  
Meraklı miniklere uygun bu parıldayan kitapla kelimelerin fantastik dünyasını keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b67e652c-d47f-4960-9a93-273aa0319841.jpg</image:loc>
            <image:title>Sasa Uykusunu Arıyor</image:title>
            <image:caption>Bir gece, Sasa’nın uykusu ortadan kayboldu! 
Onu bulmak için Ay Dede’den Baykuş’a, tavuklardan sokağın bekçileri kedilere kadar herkes yardım ediyor. 
Sen de Sasa’nın merak, cesaret ve sevgi dolu arayışına katıl; belki kaybolan uykuların nerede saklandığını birlikte keşfedersiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827576c9-32b4-4fde-be2e-0731d4e97747.jpg</image:loc>
            <image:title>William’ın Karısı</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir cesaretle, ‘Burası tam bir yuva gibi,’ dedi, ‘öyle değil mi?’ Mutlu ve ürkekti, neredeyse 
böylesine mesut olmaktan korkuyor gibiydi; güvende ama çekingen bir cüretkârlık içerisindeydi. 
‘Sıcacık, sadece ikimiz varız.’” 
 
Jane Atkins, yıllarını hizmetçilikle geçirmiş, çalışkan ve tutumlu bir kadındır. Bir gün dükkân sahibi Bay William Chirp ile evlenir ve böylece The Elms adlı eve, yani orta sınıfın kıyısına adım atar. Ancak bu evlilik, Jane’in hayal ettiği huzuru değil; görgü, statü ve aidiyet üzerine sessiz bir mücadeleyi beraberinde getirir. Jane’in ev içindeki hâkimiyeti arttıkça, geçmişin hayaletleri ve sınıfsal sınırlar da kendini daha çok hissettirir. 
 

Virginia Woolf sonrasında gelen kuşağın en özgün yazarlarından biri olarak görülen Gertrude Trevelyan, İngiltere taşrasının gündelik hayatını, kadınların iç dünyasını ve sınıf çatışmalarını incelikle işliyor. William’ın Karısı, ilk bakışta sıradan görünen bir hayatın ardındaki derinliği açığa çıkaran, çarpıcı bir içgörü romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134756</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d4019d-7a17-48b7-81dd-316d371c2e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Viski Tutkununun El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Viski, yalnızca bir içki değil; yüzyılların birikimiyle şekillenmiş bir kültür, sabırla işlenmiş bir zanaat. Dr. Burkay Adalığ, derin viski bilgisini damıtarak uzun yıllara yayılan deneyimiyle bu kitapta ustalıkla harmanlıyor. Viskiyi anlamanın, seçmenin ve tadına varmanın inceliklerini sade bir dille, pratik bilgiler eşliğinde okura aktarıyor.
• Viski nasıl üretilir?
•Fıçı ve olgunlaşma süreci viskinin   tadını nasıl etkiler?
• Viski tadımı nasıl yapılır, hangi eşlikçilerle zenginleşir?
• Viski koleksiyonerliği ve yatırımcılığı
• Viskinin doğru saklama yöntemleri
Damıtımevlerinden fıçı türlerine, üretim tekniklerinden duyusal değerlendirmeye uzanan bu kapsamlı rehber; hem viski ile yeni tanışanlar hem de deneyimli viski tutkunları için vazgeçilmez bir yol arkadaşı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6abc72e0-cfd8-44cb-a418-3bdd60250b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Size Ölmeyi Emrediyorum</image:title>
            <image:caption>“Yarbay Erickson’un Size Ölmeyi Emrediyorum! adlı kitabı, I. Dünya Savaşında Osmanlı Ordusunu bütün yönleriyle inceleyen, Türkiye dışında yazılmış ilk tarih kitabıdır. Yazar, bu önemli hikâyenin parçalarını bir araya getirirken takdire değer bir çalışma yapmıştır.
Osmanlı Ordusunun I. Dünya Savaşında müttefiklerle yaptığı savaşın inanılmaz bir hikâyesi vardır. İmparatorluğun subay ve askerlerinin o güç koşullar altında hem şanlı zaferler kazanmaları hem de acımasız yenilgilere katlanabilmeleri dikkat çekicidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en kıdemli subayı olarak, ulusumun I. Dünya Savaşındaki askeri performansıyla ilgili dengeli ve objektif bir söylemin ortaya çıkmakta olmasından son derece memnunum.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve ben, bu hikâyeyi İngilizce konuşan dünyanın dikkatine sunduğu için
Yarbay Ed Erickson’a müteşekkiriz.”
–Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu
Genelkurmay Başkanı (1998-2002)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2fbbd17-5d00-40f8-9ed9-f1d3934a5231.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Köy</image:title>
            <image:caption>Muhteşem dedektifler Peggy ve Stu’ya siz de katılın,  İKİ zor olayı çözmelerine yardın edin!   O da ne?  Müzisyenin trompeti kendi kendine ayaklanıp kaçtı!  Peki ya kasaba halkının birden diş ağrısı  çekmelerine ne demeli?  Öğrenmek için hemen keşfe çıkın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5528d7-39e7-4b3b-b248-738f3412cd5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Birinci Cildinde Çulhaoğlu’nun II. TİP ve Yürüyüş dergisiyle başlayan, oradan Sosyalist İktidar dergisine ve 1986’da Gelenek dergisine uzanan ve yazarlık yaşamının ilk dönemini yansıtan makaleler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b78aca-75d8-47db-b386-3350f964b57b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Fel sefesi Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin İkinci Cildinde Çulhaoğlu’nun çeşitli dergilerle birlikte esas olarak Gelenek dergisiyle sürdürdüğü teorik ve politik üretkenliği Sosyalist Politika dergisiyle devam ettirdiği 90’lı yılların eserleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dad718f-d750-49d9-8925-adec777dbf7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Üçüncü Cildinde Çulhaoğlu’nun farklı yayın ve mecralarda yer alanlarla birlikte esas olarak Sosyalist Politika dergisi ile sürdürdüğü teorik ve politik çalışmanın son döneminin ve tekrar Gelenek dergisi içinde üretmeye başladığı 2000’li yılların makaleleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34619463-2365-450f-9b85-75f8f94972a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Dördüncü Cildinde Çulhaoğlu’nun Gelenek dergisiyle sürdürdüğü çalışmalarını Komünist dergisine taşıdığı ve ömrünün sonuna kadar da devam ettirdiği ve birçok derleme kitaba da katkı koyduğu ağırlıklı olarak 2010’lu yılların makaleleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7201f5-ae7f-4433-bb7f-458a5577efbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Beslenmede Gerçek Bilim: Her Duyduğuna İnanma</image:title>
            <image:caption>Günümüzde beslenme, bilimsel bir disiplin olmasına rağmen yanlış bilgiler, mitler ve popüler söylemlerle çevrilmiş durumda. Yaratılan gıda korkusu iklimi yalnızca bireylerin sağlığını değil, toplumun genel beslenme alışkanlıklarını da olumsuz etkiliyor. Bu kitap, bilimsel literatüre dayalı bilgiler ışığında, yaygın beslenme efsanelerini mercek altına alıyor. Şişmanlık irade meselesi mi? Şeker gerçekten zehir mi? Glüten tüm kötülüklerin anası mı? Spor yapmak sağlığa zararlı mı? Bu soruların benzerlerini defalarca duyup çoğu zaman da kesin bir cevap bulamamış olabilirsiniz. İşte elinizdeki kitap, bu belirsizliğe son vermek için yazıldı. Bu kitap, hem sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size rehberlik edecek hem de duyduğunuz her beslenme iddiasına artık daha eleştirel bakmanızı sağlayacak. Gerçekleri bilmek, sağlığınız için atabileceğiniz en güçlü adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ee393f-c3da-4c39-b0bc-b8e2ef7f5279.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Oyunu</image:title>
            <image:caption>Sahne hazır, oyuncular yerini aldı. Ama bu kez roller değişti. İyiyle kötünün, adaletle intikamın, sessizlikle çığlığın iç içe geçtiği bir gölge oyunu bu. Perde aralandığında, kimse eskisi gibi kalmayacak... Bir cinayet zinciri, bir adalet arayışı, bir oyun... Kimin sahte, kimin gerçek olduğunu kim bilebilir? İhanet, gizli planlar, bastırılmış anılar ve çürüyen sadakatler arasında örülen Gölge Oyunu; şiirsel anlatımı, müziksel metaforları ve çok katmanlı yapısıyla yalnızca bir polisiye değil, aynı zamanda insan ruhunun karanlık dehlizlerine uzanan edebî bir yolculuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285f7661-5302-4c77-a4aa-b365cabdb7b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğimle Küçük Adımlar Büyük Gelişimler</image:title>
            <image:caption>Minik bir beden, kocaman bir keşif dünyası...
Hayatın en mucizevi yılına hoş geldiniz! Bebeğiniz belki daha yeni başını kaldırıyor, belki de ayaklarını keşfetmekle meşgul. Bebeğinizin dünyası, dokunduğu her nesnede, attığı her minik adımda, duyduğu her seste büyüyor... O minik hareketlerin her biri, aslında geleceğe uzanan büyük bir adımın habercisi. 
Bebeğimle Küçük Adımlar Büyük Gelişimler, 0-1 yaş döneminde duyusal ve motor gelişimi destekleyen bilimsel temelli aktiviteleri kolayca uygulanabilir şekilde sunuyor. Yalnızca pratik önerilerle değil, güçlü teorik arka planıyla da ebeveynlere rehberlik ediyor.Fizyoterapist Dr. Aymen Balıkçı, yılların deneyimini anne babaların hayatına taşıyor. Basit ama etkili yöntemlerle bebeğinizin gelişimini desteklemenin yollarını gösteriyor. Evdeki sıradan objeleri öğrenme aracına dönüştürmeyi, duyusal keşiflerin beynin şekillenmesindeki rolünü ve birlikte geçirilen anların bağ kurmadaki gücünü anlaşılır, sıcak bir dille aktarıyor. Hazırsanız... Minik bir bedenin kocaman dünyasına ışık tutan bu keşif yolculuğu başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab5bb251-eb76-4013-87c7-07c325ea52e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Katilin peşinde olduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.
Katilin peşimizde olduğunu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.
Sırlar.
Yakalamaya çalıştıklarımız da kaçtıklarımız da onlar.
 
Ophelia Valley kasabasında yaz boyunca iki cinayet işlendi. Kayıp kızlar şüpheli şekilde ölü bulundu. 
Ansel, Maddie ve Kylie her zaman yaptıkları gibi hayatlarını basit ve ortada yaşayarak eğleniyorlardı, böylece kimse hayatları kurcalamıyordu. Ancak kasabaya yeni gelen genç dedektif Wallace, kızların yakasını bırakacak gibi değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74ad8de4-2953-48e7-809d-247c7d0d6ecc.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 1</image:title>
            <image:caption>Katilin peşinde olduğunuzu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.
Katilin peşimizde olduğunu sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.
Sırlar.
Yakalamaya çalıştıklarımız da kaçtıklarımız da onlar.
 
Ophelia Valley kasabasında yaz boyunca iki cinayet işlendi. Kayıp kızlar şüpheli şekilde ölü bulundu. 
Ansel, Maddie ve Kylie her zaman yaptıkları gibi hayatlarını basit ve ortada yaşayarak eğleniyorlardı, böylece kimse hayatları kurcalamıyordu. Ancak kasabaya yeni gelen genç dedektif Wallace, kızların yakasını bırakacak gibi değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7249a809-2f9d-4198-ba6d-51e0f9d3e640.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 2 - Sobe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırları karanlık yapan onları ne kadar uzun süre sakladığınızdır.
Ve bazı sırlar sizi suç ortağı yapar.
 
Ophelia Valley kasabası beklenmedik bir tutuklamayla çalkalanırken tehlike hâlâ devam etmekte. Ansel, Maddie ve Kylie&apos;nin arkadaşlığı da diğer her şey gibi sarsıldı. Kızlar şimdi kendi sırları ve kimlik arayışlarının peşinde. Dedektif Wallace bildiği ama kanıtlayamadığı gerçeklerle köşeye sıkıştı. Şüphe hepsini içten içe yiyip bitirirken hatalar ardı ardına sıralanacak. Sırlar açığa çıkacak, beklenmedik yüzleşmeler yaşananlardan daha ağır olacak. Çember daraldı ve birine güvenmek hiç olmadığı kadar zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c482055c-5b6d-49c9-a0fb-228a26c28a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 2 - Sobe</image:title>
            <image:caption>Sırları karanlık yapan onları ne kadar uzun süre sakladığınızdır.
Ve bazı sırlar sizi suç ortağı yapar.
 
Ophelia Valley kasabası beklenmedik bir tutuklamayla çalkalanırken tehlike hâlâ devam etmekte. Ansel, Maddie ve Kylie&apos;nin arkadaşlığı da diğer her şey gibi sarsıldı. Kızlar şimdi kendi sırları ve kimlik arayışlarının peşinde. Dedektif Wallace bildiği ama kanıtlayamadığı gerçeklerle köşeye sıkıştı. Şüphe hepsini içten içe yiyip bitirirken hatalar ardı ardına sıralanacak. Sırlar açığa çıkacak, beklenmedik yüzleşmeler yaşananlardan daha ağır olacak. Çember daraldı ve birine güvenmek hiç olmadığı kadar zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568144cd-8f53-4d35-93e0-f64be345d819.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 3 - Körebe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırlar... bizi bir araya getiren de kanatlarımızdaki yükler de onlardı.
Ve bazı sırlar diğerlerinden daha keskindi,kalbi deler ama sahibini öldürmezdi.
 
Ophelia Valley kasabasında sular bir türlü durulmadı.Amigo kızlarımız Ansel, Kylie ve Maddie gizemli mesajlarla uğraşırken, haklarında çıkan haberler gerilimi iyice arttırdı. Herkesin gözleri üzerlerindeydi, ancak hayatta kalmalarından hiç de memnun olmayan birileri karanlığa gizlenmiş onları seyrediyordu.
Kasabada dolaşan “günahkârlar listesi”nde ismi geçen genç erkeklerin kaybolmasının ardından, Kylie de arkasında iz bırakmadan kayıplara karıştı. Geçmişin hayaletleri bir kez daha musallat olduğunda Ansel, kendisini çalmaması gereken bir kapının önünde buldu.
 
Şimdi herkes sırayla avlanırken, kurtulmak için tırmandıkları cehennem basamaklarında günahlarıyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c03fa2b-9a0f-4aa8-9ca3-259ea419acab.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 3 - Körebe</image:title>
            <image:caption>Sırlar... bizi bir araya getiren de kanatlarımızdaki yükler de onlardı.
Ve bazı sırlar diğerlerinden daha keskindi,kalbi deler ama sahibini öldürmezdi.
 
Ophelia Valley kasabasında sular bir türlü durulmadı.Amigo kızlarımız Ansel, Kylie ve Maddie gizemli mesajlarla uğraşırken, haklarında çıkan haberler gerilimi iyice arttırdı. Herkesin gözleri üzerlerindeydi, ancak hayatta kalmalarından hiç de memnun olmayan birileri karanlığa gizlenmiş onları seyrediyordu.
Kasabada dolaşan “günahkârlar listesi”nde ismi geçen genç erkeklerin kaybolmasının ardından, Kylie de arkasında iz bırakmadan kayıplara karıştı. Geçmişin hayaletleri bir kez daha musallat olduğunda Ansel, kendisini çalmaması gereken bir kapının önünde buldu.
 
Şimdi herkes sırayla avlanırken, kurtulmak için tırmandıkları cehennem basamaklarında günahlarıyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/036bf1c1-34b2-4a28-973d-73d42fe99a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SET İÇERİĞİ
•    SAKLAMBAÇ HC
•    SOBE HC
•    KÖREBE HC 
•    OPHELIA VALLEY POSTER
•    8 ADET KART
•    1 ADET FİLM AYRAÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a16047a9-8d6b-4c26-a831-248e5ee7630c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sinan Bir de Süleyman</image:title>
            <image:caption>Mimar Sinan’ın hikâyesi, İstanbul’dan çok uzaklarda, “taşlara fısıldayan çocuk” olarak başlar. Merakı, hayalleri ve çalışkanlığı onu günün birinde Kanuni Sultan Süleyman’ın karşısına çıkarır.  Birlikte çıktıkları bu uzun yolculuk boyunca Sinan’ın hayalleri, Hürrem Sultan Külliyesi’nin avlularında yankılanır, Süleymaniye’de İstanbul’un ufkuna karışır, Kırkçeşme’de suya can verir, Selimiye’de gökyüzüne dokunur. Bir imparatorluğun kaderini hayalleriyle şekillendiren iki kahramanın hikâyesi: Bir Sinan Bir de Süleyman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/434aea11-51ba-448d-b472-600e8b39bbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Müzik Masalları Tek Cilt Özel Baskı Turuncu (7 Kitap Bir Arada) - Ciltli</image:title>
            <image:caption>&quot;7 kitaptan oluşan Klasik Müzik Masalları serisindeki tüm kitaplar sarı ve mor iki renk seçeneğiyle sert kapaklı tek cilt olarak basıldı.&quot;
Bu özel kitapla çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler.
Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız?
Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5acf1f1-020a-4a95-a9bd-9dde2ecbb964.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Müzik Masalları Tek Cilt Özel Baskı Mor Kapak (7 Kitap Bir Arada) - Ciltli</image:title>
            <image:caption>&quot;7 kitaptan oluşan Klasik Müzik Masalları serisindeki tüm kitaplar sarı ve mor iki renk seçeneğiyle sert kapaklı tek cilt olarak basıldı.&quot;
Bu özel kitapla çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler.
Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız?
Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3470b2e8-a5ef-4ffa-8cb2-d79a728646d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Bakan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk vardı. 
Gözlerini gökyüzüne dikerdi. 
Bulutları izler, kuşları dinler, denizlere bakardı. 
Kitapların arasında kaybolur, sayılarla oynardı. 
Bazen gülleri koklar, bazen toprağa basar, 
Bazen de geceye bakıp 
Yıldızları saymaya çalışırdı. 
Hep merak etti. 
Hep sordu. 
Hep hayal kurdu. 
Bu çocuk büyüdü. 
Ama içindeki çocuk hiç kaybolmadı. 
İşte bu kitap, o çocuğun hikâyesi. 
Onu merak edenler için, 
Onu yeniden tanımak isteyenler için, 
En çok da 
Onun gibi göğe bakan çocuklar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c19412ae-4ae3-4f87-b89c-f1f60244f566.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Gibi</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şeyi başaramadığını düşündüğün zamanlar oluyor mu? Herkesin senden daha iyi olduğunu düşündüğün zamanlar?.. Peki herkes her şeyi çok iyi mi yapıyor dersin? 
Hepimizin kendine özgü yetenekleri olduğunu, kusur sandığımız şeylerin bazen avantaja dönüşebileceğini, “en iyi” olmak zorunda olmadığımızı, hayvanlar âleminden örneklerle tatlı tatlı okumak sana çok iyi gelecek. 
 
Gökçe İrten’in sıcacık renkleri, seni kendin gibi olmanın mutlu dünyasına götürecek. 
 
 
3-6YAŞ RESİMLİ KİTAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0eb794-7fef-413e-bb0f-3da6f0fa3689.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Dünya Günü Macerası</image:title>
            <image:caption>Peppa ailesiyle Dünya Günü’ nde Botanik Parkı’nı geziyor. Dışarıdaysa onları sulu ve içine atlaması çok eğlenceli bir sürpriz bekliyor! Geri dönüşüm, kompost ve elektrikli araçlar gibi çevre dostu uygulamalarla da tanışacağın bu güzel öyküde Peppa’ ya eşlik et.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198e2e53-883d-4e6b-b8f6-c0dc8d5feb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Zootropolis 2: Çok Boya! - Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Zootropolis 2: Çok Boya! - Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/505a5f22-b4a7-419a-9361-b1b819f26f30.jpg</image:loc>
            <image:title>Zootropolis 2 - Rüya Takımı</image:title>
            <image:caption>Zootropolis’in en sıra dışı ikilisi Judy Hopps ve Nick Wilde, çalınan gizemli bir günlüğün peşinde zorlu bir maceraya atılıyor. Farklılıklarıyla bazen çatışsalar da, gerçek bir ortaklığın güven, cesaret ve birlikte hareket etmekle mümkün olduğunu keşfediyorlar. Bu macera, Hopps ve Wilde’ın nasıl gerçek bir “rüya takımı”na dönüştüğünü anlatıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f5cb4c-d23d-46d8-9a08-d670e81539a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vasiyet</image:title>
            <image:caption>YAŞADIĞIM YILLARA 
Tam söveceğim yaşadığım yıllara 
Vazgeçiyorum 
Sevdiklerim var içinde 
Gittin diye gidişini saydığım yıllar var 
Öfkem var öfkeli yıllarım var 
Gözyaşlarım var 
Gözlerim kıpkırmızı 
Karanlık günleri saydım 
Sayıları onlarca yılı aştı 
Adını andığım türküler geliyor aklıma 
Yüreğimi tırmalıyor 
 
Öksüz yılların hangisini anayım 
Tam söveceğim 
Vazgeçiyorum 
Arada kalıyor insanlığım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f413bb74-0998-41a3-94cc-c22ff9fcfa93.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatsız Edici Miktarda Kan</image:title>
            <image:caption>BİR KAN OKYANUSU 
 
Tırnaklarla duvarlara kazınmış çığlıklar. 
Ve gölgelerin içinden ona bakan… kendisi. 
Kaçmaya çalıştığın her karanlık geçmişine çıkıyor, zihninde durmadan konuşan o ses gitgide daha gerçek oluyor. 
Çıkış yok. İyi yok. Güzel yok. Umut yok. 
Gücün bedeli sandığından daha büyük: 
Canavarlar yalnızca karanlıkta saklanmaz. 
Bazen onları ailemiz yaratır. 
Ey sen bu yaldızlı kasrın 
Ceset mavi kataraktlı sofu soytarısı 
Söylendi say sana şarkısı şimdi cümle mahlukatın 
Ki düşmüş batına bu raksın gölgesi azgın yadigâr, 
Ant olsun ki şimdi sen 
Sabah yıldızının terlemiş gaip odunda 
Nefessiz bir fısıltıya uyananlardansın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d6dbbd-2962-4e78-8d7f-a8bce97f9af6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Boys 5: Kahramangazm</image:title>
            <image:caption>Kostümlü kahramanların göklerde süzüldüğü ve maskeli kanun koruyucuların geceleri kol gezdiği bir dünyada birileri “süpoların” yoldan çıkmayacağından emin olmak zorunda. Öyle birileri var. 
Billy Butcher, Küçük Hughie, Mother’s Milk, Fransız ve Female’den oluşan The Boys, çok tehlikeli insanlardan oluşan, CIA’in desteklediği bir ekip. Her biri kendini dünyanın en tehlikeli kuvvetiyle mücadele etmeye adamış durumda: Süper güç. Bazı süper kahramanlar gözlenmelidir. Bazıları kontrol edilmelidir. Ve bazılarının da zaman zaman denklemden çıkarılması gerekir. 
İşte o noktada The Boys devreye giriyor. 
Ortada öyle muazzam bir kötülük var ki tüm insanlığı tehdit ediyor... Gezegendeki bütün kahramanlar bir araya gelerek bizi savunmaya çabalıyor... Sivil ve sonsuz savaşı tekrar ve tekrar yaşatan gizli bir kriz... Ama Crossover’larda tam olarak neler dönüyor diye hiç durup düşündünüz mü? Seven, Payback, Teenage Kix, Fantastico ve Dünya’daki bütün diğer süper kahramanlar, eşi benzeri olmayan bir etkinlik için bir araya geliyor. Süpo’ların olduğu yerde “beş sıkıntı, bir de köpek” uzak kalır mı hiç? Ama gırgır şamata başlayınca kahramanlarımızın bu sefer gözlerini daha büyük bir ava diktikleri belli oluyor. Vought-Amerika şirketi, hamlesini yapmak için hazırlanırken eşit miktarda sır ve kan ortaya saçılıyor. Ve büyük bir Amerikan trajedisinin ardındaki gerçek, sonunda gözler önüne seriliyor. Ayakta kalanlar ve yara almayanlar için The Boys dünyası bir daha aynı olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f49a980-cf34-44bc-9782-e332aa1b4a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah De Ötesini Bırak 1 ve 2. Cilt Özel Baskı(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Milyonlara ulaşan Allah De Ötesini Bırak 1 ve Allah De Ötesini Bırak 2 şimdi tek kitapta tevekkülün, 
tefekkürün ve kalpten bağlılığın en sade ve derin anlatımıyla buluşuyor.” 
 
Uğur Koşar bu eserde kalbin yükünü Allah’a bırakmanın huzurunu; görmek, duymak, anlamak gibi sıradan sandığımız her şeyin rahmetle mümkün olduğunu; ilişkilerde, evlilikte, hayatta yaşanan kırgınlıkların aslında merhamete açılan kapı olduğunu anlatıyor. 
 
Kalbine yük olan her şeyi bırakmak, huzuru hissetmek ve 
gerçek tevekkülü yaşamak isteyen herkes için: Allah de ötesini bırak! Çünkü iman yalnız bilgide değil; hissetmekte, yaşamakta ve teslim olmakta saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9146657a-f4e3-4e13-9f9f-1580cacf2669.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Aşk Sandım</image:title>
            <image:caption>BAZEN SEVDİĞİNİ SANDIĞIN KİŞİ, SADECE ESKİ BİR YARANIN YANKISIDIR. 
 
Gitmek istedin ama gidemedin. 
Unutmaya çalıştın, olmadı. Bir cümlesiyle iyi oldun, bir sessizliğiyle dağıldın. Her seferinde kendini toparladığını sandın ama kendinden biraz daha eksildin. 
Aşk sandın, çünkü yaşadığın şey tanıdık geldi. 
 
Ama sonra anladın... Sevdiğini düşündüğün kişi, yıllar önce içinden eksilen bir parçaya çok benziyordu. Ona değil, onun sende dokunduğu yaraya tutunmuştun. 
 
Seni Aşk Sandım, Bülent Demircioğlu’nun sade ama sarsıcı anlatımıyla, ilişkilerin ardındaki görünmeyen yaralara ışık tutan ve sizi kendi sessiz hakikatlerinizle yüzleştiren bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b906d5-3b80-4b0a-a904-5194a66d0762.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Küçük Su Damlası renksiz, kokusuz, şekilsiz. Çünkü tüm renkler tüm kokular ve tüm şekiller onun içinde. Şimdi o sizlerle birlikte dünyadaki yolculuğunun önemini keşfediyor. 
 
Gökyüzünden yeryüzüne inerken çocuklara suyun nasıl hayat verdiğini neşeyle anlatıyor. 
 
Bazen yağmur oluyor, bazen kar, bazen de bir çocuğun kahkahasına karışıyor. 
 
Doğaya can veren Su Damlası, bizlere “Görünmez gibiyim ama çok değerliyim!” diye fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a785707-b80e-4903-8d33-2fd3ee8dd8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Deleuze’den Sonra: Farklar, Tekrarlar, Varyasyonlar</image:title>
            <image:caption>Deleuze’den Sonra –Deleuze’ün yüzüncü doğum gününde– içerisinde bulunduğumuz yüzyılı Deleuzecü kılanın ne olduğunu soruşturuyor ve Foucault tarafından dile getirilen kehanetin anlamının peşine düşüyor: &quot;Belki de bir gün yüzyıl Deleuzecü olacak&quot;. Bu derlemede yer alan yazıların Deleuze’ü konuşturmayı istemek ya da Deleuze tarafından konuşturulmak dışında bir ortaklıkları yok. Buna rağmen bütün yazılarda görülen ortak bir tutumdan söz edilebilir: Deleuze&apos;e inanmak. Deleuze’e inanmak – ama nasıl? Tam da Deleuze’ün kendisinin felsefeye inandığı gibi: Felsefesini kendi ham materyaliyle ele alarak, kavramlarına doğrudan maruz kalıp bunların yaşamsal etkisini, deneyimleme gücünü ölçerek, Deleuze’ü bir otorite olarak konumlandırmadan onunla birlikte düşünmeye çalışarak. En nihayetinde &quot; &apos;[B]enim yaptığım gibi yap&apos; diyenlerden hiçbir şey öğrenmeyiz. Gerçek öğretmenlerimiz, bize ‘benimle birlikte yap’ diyenlerdir&quot; cümlesini kuran Deleuze’den başkası değildir. Derlemede yer alan metinler de bu anlamda “birlikte yapma” denemeleri olarak okunabilir: farklı tarzlar, farklı problemler, farklı bakış açışları, farklı tekrarlar -kısacası: Farklar, Tekrarlar, Varyasyonlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86cdf38-4aea-411f-a76a-bc8056488c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yaptığını Biliyorum (Netflix Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Karımı Üç Kelimeyle Anlatabilirim:
GÜZEL. HIRSLI. MERHAMETSİZ.
Kocamı Tanımlamak İçin Tek Kelime Yeter:
YALANCI.
Tipik bir İngiliz kasabası olan Blackdown’da bir kadın öldürüldüğünde, BBC spikeri Anna Andrews bu haberi yapmak istemiyordu. Dedektif Jack Harper’sa onun bu vakayla bir alakası olduğundan şüpheleniyordu. Ta ki başında bulunduğu cinayet soruşturmasında kendi de şüpheli durumuna düşene kadar.
Bazı sırlar, uğruna öldürmeye değerdi.
“Hızlı akan bir macera… Hikâye yalnızca katili ortaya çıkaran değil, anlatıcıların güvenilirliğini de sorgulatan bir doruk noktasına doğru ilerliyor.” —New York Times Book Review
“Zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Nefes kesici finalinin okurları hazırlıksız yakalayacağı kesin.” —Publishers Weekly, starred review
“Muazzam bir kedi fare oyunu.” —Booklist
Alice Feeney’nin kaleme aldığı nefes kesen psikolojik gerilim Ne Yaptığını Biliyorum, Netflix’te izleyicilerle buluşuyor. Sırlar ve yalanlarla dolu bu karanlık hikâyeyi ekranda da keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9f19cf-024b-442d-a6cc-1dd308070e86.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Erdoğan Aydın’ın ’90lı yıllarda yayımladığı İslamiyet Gerçeği ile Nasıl Müslüman Olduk? adlı kitapları, yalnız yararlanılan değil, gözleri açan eserler de oldular. Yazarımız pek ciddi bir araştırmacı, dehası put kırıcı bir kalem. Osmanlı Gerçeği, konuyla ilgili olarak birkaç dişe dokunur çalışmadan biri. Bu kitap okunmadan Osmanlı tarihi anlaşılmaz. Server Tanilli                 Tarih bilgisi gerçekte gözünü açar insanın; oysa tarih yazıcılığının, insanların gözünü kapatmak için kullanıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Özellikle Osmanlılık üzerinden genişleyen bir özümsenmeye uğratıldığımız koşullarda, Osmanlı’nın ne olup olmadığının doğru bilinmesi büyük önem taşıyor. Osmanlı gerçeğine ışık tutan bu kitap, okullarda öğretilenlerden, tarih diye yazılan Türkçü ve İslamcı propaganda metinlerinden ve tabii bu işi çok daha ince yapan resmî tarihçilerin yazdıklarından farklı bir çalışma. İçeride kendi toplumunu tebaalaştırma, dışarıda komşu halklara tahakküm kurma çabasında yayılmacı bir rejim yaratmaya çalışanların yazdıklarından ayrımla bu kitap, Osmanlı düzenini, onun mağdurlarıyla birlikte bütünselliğiyle inceliyor. Osmanlı’nın 1299’da kurulduğu iddialarından başlayıp bir dizi efsaneyle beslenen Osmanlı tablosunu indirip yerine hakikatten ve haklardan yana bir sorgulamayla doğrusunu koymayı amaçlıyor. Bu bağlamda Osmanlı’nın Türklükle bağını, yükselebilmesi ve çöküşünün nedenleri, ona karşı ayaklanmalarının niteliğini, sosyo-ekonomik yapısını, devletin siyasal ve dinsel niteliğini çözümlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52526aa8-86da-45d7-9f77-5cc514036c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygılarımızın Kışı</image:title>
            <image:caption>Kaygılarımızın Kışı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi John Steinbeck’in insanın ahlâkla hırs arasındaki savaşını anlattığı ustalıkla örülmüş eseri.   Ethan Hawley eskiden ailesine ait olan bir şarküteride tezgâhtar olarak çalışmaktadır. Eşi ve çocukları toplumdaki konumlarından memnun değillerdir ve Ethan’ın zengin olmasını isterler. Ahlâklı ve dürüst bir hayat süren Ethan ise yaşadığı bazı tesadüfler sonucu çevresinde olup biten yolsuzluk ve usulsüzlükleri fark etmeye başlar. Steinbeck son romanı olan Kaygılarımızın Kışı’nda 1960’lar Amerikası’ndaki yozlaşmaya ve bireyin ahlâki değerlerindeki çürümeye ışık tutarak okuru modern yaşamın vicdani ikilemleriyle yüzleştiriyor.   “Bu kitapla John Steinbeck, Gazap Üzümleri’nin yüksek standartlarına ve erken dönem eserlerini bu kadar etkileyici kılan sosyal temalara geri dönüyor.” SAUL BELLOW   “Geçen yıl yayımlanan romanı Kaygılarımızın Kışı’yla (…) Steinbeck gerçek Amerikan ruhunu tarafsız bir içgüdüyle anlatan bağımsız bir yorumcu olarak konumunu yeniden kazanmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fdd724a-a9b6-4606-aafe-f8185331c1ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar, Yokuş, Failatün Failün</image:title>
            <image:caption>Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku sesiyle, rengiyle, büsbütün kendine has o havasıyla edebiyatımızın kült romanlarından biri. İlhami Algör, bu sefer “gelecek denilen o yerden” bakarak, otuz yıl önce bu romanı kaleme almış “yazarla” konuşuyor. Birlikte kitaptaki güzergâhı takiple İtalyan Yokuşu’ndan inerek Tophane, Galata istikametinde yürüyorlar. Bazen inatlaşıyor, bazen birbirlerini anlamaya çalışıyorlar. Aşk, sevgi, duygular, zamanın ruhu başlıca meseleleri. Dert etmeyi de karmaşık düğümleri çözmeye çalışmayı da seviyorlar. Rüzgâr, Yokuş, Failatün Failün hem birçok okur için başucu kitabı olmuş bir roman üzerine yeniden düşündürürken, hem de, bir metne neresinden bakabiliriz sorusuna alışık olmadığımız cevaplar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/487c736c-62c0-4c62-abdf-3789d83f45a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öylesine Bir Sevgili</image:title>
            <image:caption>“Erkeklerin lanet dediği dişilere hediyedir mutlaka, bunu unutma.”   Aslı Tohumcu, erkek şiddetinin kutsallaştırıldığı, suskunluğun erdem sayıldığı, kadın bedeninin pazarlık konusu edildiği dünyaya karşı yeni bir dünya yaratıyor. Adaletin mahkemelerde aranmadığı, yasaların erkekten yana çalışmadığı... Öyle bir dünya ki, ne diyelim, ilahi dünya, sen adamı öldürtürsün!   Öylesine bir sevgili, gerçekle mitin, bedenle öfkenin, aşkla yok edişin iç içe geçtiği bir eşik, gotik ve radikal bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/218b4d5d-b0a1-44a9-a64e-4d124c1f3d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de ve Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda İletişim</image:title>
            <image:caption>Modern iletişim tarihinin anlatısı genellikle Batı merkezlidir: Matbaanın, telgrafın, radyonun ve dijital çağın gelişimi hep Anglo-Avrupa ekseninde, dünyanın geri kalanını çoğu zaman görünmez kılarak yazılır. Burçe Çelik, bu güçlü geleneğe meydan okuyarak iletişim tarihini Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüz Türkiyesi’ne uzanan iki yüzyıllık uzun bir tarihsel süreç içinde yeniden düşünmeye çağırıyor.
Türkiye’de ve Osmanlı İmparatorluğu’nda İletişim, iletişimi yalnızca teknik bir aktarım ya da medya tarihi olarak değil, toplumsal ilişkilerin kalbinde yer alan dinamik bir alan olarak ele alıyor. Telgraftan cep telefonuna, imparatorluk bürokrasisinden neoliberal popülizme uzanan bir hatta devletin, ordunun, şirketlerin, kadınların, işçilerin ve etnik azınlıkların iletişim deneyimlerini iç içe geçmiş biçimlerde inceliyor. İletişim tarihine Osmanlı/Türkiye bağlamından güçlü bir müdahale niteliği taşıyan bu çalışma, kapitalist olmayan modernite biçimlerinden günümüz neoliberal kapitalizmine kadar iletişimin dönüşümünü izleyerek, iletişimi tarihsel süreklilikler, çelişkiler ve çoklu zamansallıklar içinden kavrayan bütüncül bir bakış öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8fb63fe-f895-4711-b8a0-9fab2d6f8ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Akp&apos;nin Kültür Savaşı</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı’dan mirasla Cumhuriyet de kendi aydınıyla, sanatçısıyla hep kavgalı olmuştu. Ama bu kavga ideolojikti ve başı derde giren, neden girdiğini bilirdi. Bugün, Manifest Grubu’nun, Mabel Matiz’in yaşadıkları da ideolojik kuşkusuz ama toplum gibi onlar da başlarına gelenin nedenini tam olarak kavrayamıyor. Üstelik devletin gadri bu kez ‘ideolojik bir azınlığı’ değil, kendisinden görmediği herkesi kapsıyor.” AKP’nin Kültür Savaşı’nda Şenay Aydemir AKP iktidarlarının kültür-sanat politikasının hem büyük resmine, hem minyatürlerine bakıyor. Büyük resim, Muhafazakâr alternatif sanat-kültür iddiasından, “yerli ve milli kültür” tazyiki altında baskıcı bir kontrol rejimine geçişi gösteriyor. Kültür-sanat piyasalaşması ve sanatseverin müşterileştirilmesi ile ideolojik iç içe geçişi… Hem ekonomik güç hem de ekonomik kriz yoluyla gerçekleşen inkâr, tasfiye, imha… Minyatürlerde çok şey var: TRT’nin kültür savaşında işe koşuluşu; sektörler, kurumlar ve mekânlar; dizilerde, tiyatrolarda dönenler; film festivalleri, Yeşilçam’ın “ikinci çöküşü”; kayyım siyasetinin etkileri… Sansürün “sivilleşerek” yerleşik hale gelmesi, otosansürün iliklere işlemesi… Kültürel çoraklaşmanın seyir defterini sergileyen bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/641c9f3f-8593-4c78-817c-524d76fd09b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek Serisi - Üç Kitaplık Hediyeli Ciltli Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: Gümüş Yürek 1: Kayıp Dünyanın Başlangıcı (Ciltli) 
Gümüş Yürek 3: Bilinmeyen Lanetin Kederi (Ciltli) 
Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Özel Kesim Ayraç (3 Adet)
Poster (3 Adet) 
Şeffaf Ayraç (3 Adet) 
Bez Çanta 
Anahtarlık 
Defter 
Şehir Kartı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273ecf57-41ed-4211-b7eb-5a4c907ea0fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KIRILAN ŞANS TILSIMLARI LANETİN HABERCİSİDİR. Ahu ve Timur için tüm şans tılsımları kırılmış; lanet, onları Karadeniz’in hırçın dalgaları ve uçurumlarında bulmuştur. Timur Tönge’nin sevdası ve Ahu’su için başlattığı savaş daha da büyürken, gözüne inen kan pususunun hiç kimseye merhameti yoktur. İstediği tek bir şey vardır; o da candır. Değişen saflar, hileli oyunlar, ihanetler ve kırılan piyonların gölgesinde şiddetlenen ve kan gölüne dönen bu savaşta kazanan sadece tek bir kişi olacaktır. Peki, güneş doğduğunda elde sadece bir avuç hiç mi kalacaktır, YOKSA BİR DESTE GÜL MÜ? Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f3fd025-863c-44d6-a2f8-7500838286cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bilmek istiyorum, diyesim geldi. Bilmek istiyorum çünkü akıllanmadım.” Eira Morwen, Aldin’den gelecek bir haberi beklerken kendini geçmişin ve geleceğin orta yerinde bulacaktı. Kayıpların yankısı yüreğinde çınlarken yaptığı anlaşmalara uyacak ve Hırsız Kral’ın ekibinin bir diğer parçası olacaktı. Verimsiz topraklardan bataklıklara, gürültülü limanlardan karlı ve ıssız dağlara uzanan yol bir kez daha onu çağıracaktı. Bu kez yanında daha kalabalık bir ekip vardı ve geçmişinden çıkıp gelen yüzler kaderin yollarında yeniden karşısına çıkacaktı. Gümüş Yürek, yolun son şarkısını dinleyecek ve bu şarkının onu da büyülü fey dünyasını da değiştirmesine izin verecekti. “Ne kadar çok bilirsem kendimi o kadar çaresiz ve küçük hissedeceğimin farkındayım. Yine de bilmek istiyorum işte. Pek çok kusurumdan biri de bu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abb0ac7e-5f4a-4efd-9bc8-9004b50cf668.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 4 - Hediyeli Yan Boyamalı Tekli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Bülbül Kapanı 4 (Ciltli Yan Boyamalı)
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu 
Özel Baskı Mektup
Karakter Kartı (2 Adet)
Özel Tasarım Defter
Timur Tönge Künyesi
Poster
Kare Ayraç 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f4be16-bebe-4dde-b9a5-49ba2b15a6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 4</image:title>
            <image:caption>KIRILAN ŞANS TILSIMLARI LANETİN HABERCİSİDİR. Ahu ve Timur için tüm şans tılsımları kırılmış; lanet, onları Karadeniz’in hırçın dalgaları ve uçurumlarında bulmuştur. Timur Tönge’nin sevdası ve Ahu’su için başlattığı savaş daha da büyürken, gözüne inen kan pususunun hiç kimseye merhameti yoktur. İstediği tek bir şey vardır; o da candır. Değişen saflar, hileli oyunlar, ihanetler ve kırılan piyonların gölgesinde şiddetlenen ve kan gölüne dönen bu savaşta kazanan sadece tek bir kişi olacaktır. Peki, güneş doğduğunda elde sadece bir avuç hiç mi kalacaktır, YOKSA BİR DESTE GÜL MÜ? Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c73a8a1-9bd9-4c80-8646-2e5ac6b80036.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek Serisi - Üç Kitaplık Hediyeli Yan Boyamalı Kutu(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Gümüş Yürek 1: Kayıp Dünyanın Başlangıcı (Ciltli Yan Boyamalı) 
Gümüş Yürek 3: Bilinmeyen Lanetin Kederi (Ciltli Yan Boyamalı) 
Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı (Ciltli Yan Boyamalı) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Özel Kesim Ayraç (3 Adet)
Poster (3 Adet) 
Şeffaf Ayraç (3 Adet) 
Bez Çanta 
Anahtarlık 
Defter 
Şehir Kartı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a9c9357-d1c6-4945-8285-25bc6948617a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sinemada Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>“Bu çalışmada, otoetnografi ve sinemanın, anlamın inşasında birbirini tamamlayan araçlar olduğunu ve bu araçların toplumsal yapıları ve bireysel deneyimleri birleştirerek güçlü bir anlatı oluşturduğunu, içinde senarist, oyuncu ve yönetmen olarak yer aldığım filmler üzerinden ortaya koymaya çalıştım.”   İnsan, hayatı, dünyayı ve kendini nasıl anlamlandırır? Anlamı nasıl inşa eder? Sinema, bu anlam inşasında nasıl bir rol oynayabilir? İnsanın kendi hayat deneyimleri ile sinema yaratımı arasında nasıl bir etkileşim olabilir? Ercan Kesal, Sinemada Anlam Arayışı’nda otoetnografik yöntemle, yani kendi deneyim ve üretiminin eleştirel bir okumasını yaparak, bu sorulara cevap arıyor. Bir yandan sosyal teoriden, diğer yandan üç büyük yönetmenden, Ingmar Bergman, Andrey Tarkovski ve Krzysztof Kieślowski’den ilham alarak yapıyor bunu. “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmini kendi taşra hekimliği deneyimi ile, “Nasipse Adayız” filmini de kendi “gerçek” belediye başkanı aday adaylığı deneyimiyle etkileşimleri içinde değerlendirirken, hakikat ile kurmaca arasındaki ilişkiye ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356977c5-4192-4c72-bccf-34584578ef69.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizm Barikatlarda</image:title>
            <image:caption>Sanatın Avrupa&apos;da Kilise&apos;nin ve aristokrasinin vesayetinden kurtulmasıyla kazandığı kamusallık, siyasetle arasında gerilimli bir ilişkinin ortaya çıkmasına yol açar. İlahiyatı ve kraliyeti ifade etme yükümlülüğünden kurtulan sanatçı, daha önce hayal edemeyeceği bir özgürlük kazanır. Eserlerinin halka açılmasıyla toplumsal çatışmaların, dolayısıyla siyasetin öznesi haline gelir. Fransız Devrimi ve 1848 devrimleri, “devrimci sanatçı” figürünü yaratır. Sanatın toplumsal dönüşüme ilham vermesiyle estetiğin kendi bünyesindeki “politika” keşfedilir. 1917 Rus Devrimi ve 1930’larda faşizmin yükselişi, sanatın siyasetle bağını estetiğin en temel tartışmalarından biri haline getirir. Modernizm Barikatlarda, modernliğe tepki olarak 19. yüzyıl sonlarında gelişen estetik modernizmin, avangard sanatın “kültürel politika”sını inceliyor. Modernist avangardların ütopyalarını açıyor. Sanatçıların yaşadığı siyasal çelişkilerin kaynaklarını irdeliyor. “Barikatların karşıt taraflarında” yer aldıklarında bile modernistleri aynı saflarda buluşturan ortak düşmanlara ve ortak ideallere işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6739ef0c-1b48-485b-8c7c-bee1d48c92ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçeksiz Denizler İçin Alınlık</image:title>
            <image:caption>ey milat önceleri, ey gemilerin gezdiği 
yıkıntılara karışan bir at, elbet bir sabah sizinle de bayramlaşır 
 
ve söylenir: nedir bu yatan şimdi hisarlık&apos;taki 
cevap verilir: cesur savaşçılar üç bin yıl yaşındadır 
 
öyleyse insan düştüğü toprağın acısıdır 
dilinde karların eridiği, durgun bir yolculuk içinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aea5b77e-a281-4f85-85c1-de70b4a2d850.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaia’nın İşçileri</image:title>
            <image:caption>daha önce varıyorlar her yere 
daha kılcal damarları 
en çok bu yüzden sıçramadır dizlerimiz 
sıçramadır unutmanın azalan deneyimine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22d5512e-44e8-425a-9114-c4866f86cf5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Şin e Belki Hinek Gewr</image:title>
            <image:caption>li asoya gemarî baskên çûka şeqî 
li ser dilê min hêlîneke telandî ji agirên bêrijik 
digerim li peraveke xêt û xeydok 
a ji dilopên deryaya tenahiyekê 
dirijim wekî awêneyeke şikestî bi ser baweriya xwe de 
her parçeyek dibe şewqa rûyê sûnawêrkekî 
 
 di nêv lêgerîneke bêhûde de 
 qesta şikandina zincîran dikim 
                      -zanim, ev mizgîniya tariyeke reşbelek e- 
 
 kulîlkek vedibe û beriya bûtika xwe diçilmise 
 soresêvek dikeve ser devê rêya min vê spêdeyê 
 arezû xewn in, xapînok in, tên û diçin 
 û ez li pey awêneyên şikestî 
 bi her parçeyekî re hinekî din jî 
 wenda dibim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50d603c9-b676-4bdc-a846-2e9db3c8b7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ayaklanmalar Tarihi</image:title>
            <image:caption>Toplumsal Ayaklanmalar Tarihi, tarih boyunca yaşanan büyük halk hareketlerini ve isyanları ele alan bir araştırma kitabıdır. Eserde, toplumların hangi şartlarda ayaklandığı, bu hareketlerin nedenleri, gelişim süreçleri ve sonuçları incelenir.
Kitap;
• Fransız Devrimi gibi büyük devrimleri,
• İşçi hareketlerini,
• Halk isyanlarını,
• Siyasal ve ekonomik krizlerin doğurduğu toplumsal patlamaları
tarihsel bir perspektifle analiz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/637dd2bc-7e83-465b-b92b-20705c8db093.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmeceli Dünya Bulmacalı Macera</image:title>
            <image:caption>Haydi zıpla bilmeceye, koş bulmacaya! 
Sayfaları çevirdikçe karşına çıkan: 
·         Akıl oyunları 
·         Esprili bilmeceler 
·         Dedektif gibi çözmen gereken ipuçları 
·         Sanatla, doğayla, müzikle dolu eğlenceli bölümler! 
Çocuklar için yazıldı ama içinde bir çocuk olan herkese hitap ediyor! 
Eşyalar, mevsimler, hayvanlar, meslekler... Hepsi seninle konuşmak için sabırsız! 
Hazırsan, bilmecelerin sihirli kapısı aralanıyor... 
Bu kitap sadece okunmaz, oynanır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/defc0a9a-07ab-4d22-9c32-5dfc0ba9e155.jpg</image:loc>
            <image:title>İz Bırakan Bir Hayat Ferhan Mutluer Gündüz’e Armağan</image:title>
            <image:caption>“Anmak” ve “hatırlamak”, her iki sözcük de dağarcığımızda bir kişinin ya da bir öbek insanın yaptığı bir eylem olarak önemli şeyleri konu edinir, dikkate alır. Hatırlamak hatırlayan için ne kadar önemli olsa da asıl önem hatırlanana verilmektedir. Hatırlanmak istenen, anılan bir kişi ve onunla yaşanan şeyler �se duygusal bir boyut anılar içinden süzülüp çıkar. Hele ki, bir insanı anan bir öbek insan ise, onu tanıyanların anıları hem duygusal hem de rasyonel bir boyut kazanır.
Bu nedenle anılan kişi bu dünyadan göçmüş ise, bu ifadeler bir tür hüsnü şehadet, onun �y� olduğu demektir ki, bu anan �le anılan arasındaki saygının ifadesidir. Bu ifade yazıya döküldüğünde, ele alınan bir kitabın sayfalarında okunduğunda gerçek dünyevi bir somutluğa ulaşır.
Aramızdan 3 Ocak 2025 tarihinde ayrılan Başkent Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhan Mutluer-Gündüz bu kitap çalışmasında meslektaşlarının ve öğrencilerinin duygularının kâğıda dökülmesine vesile oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51319fb4-a775-48ad-b502-ca69131757eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanı Başımızdaki Tarih Geçmişin Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Başkent Üniversitesi Göç Araştırmaları Merkezi ile Etimesgut Belediyesi arasında Şubat 2025&apos;te imzaladığımız protokolü takiben, Etimesgut&apos;un çeşitli mahallelerinde çalışma isteğimiz artmıştı. İlçe merkezindeki çeşitli seçenekler arasından ağır basan ve Etimesgut Kent Konseyi Başkanı Ayhan Yılmaz&apos;ın Mayıs 2025&apos;te yapmayı planladıkları Fevziye Festivali programında yer alma isteğinin de etkili olduğu saha çalışmaları, bizim merkeze en uzak mahallelerden biri olan Fevziye&apos;ye odaklanmamızı sağladı. İşte bu kitaplaşan saha araştırma raporu, böyle bir öyküye sahip. 
Bizler Osmanlı döneminde göç eden Boşnakların iskân edildiği ve eski adı Sortak/Zortak yeni adı Fevziye olan Boşnak köyünde halen yaşayan ikinci kuşaktan bir kişi ve daha çok da üçüncü kuşak büyüklerimizle derinlemesine mülakatlar yaparak onların çok meşakkatli yaşamlarını, dil bilmedikleri için gavur olarak suçlanan atalarının kendilerini çevre köylere kabul ettirme stratejilerini artık çok fazla aşınmış olan gelenek ve göreneklerini araştırdık. Bizler, hep “sonradan” anlayanlarız. Ancak o son noktada, bütün o kederin, bizi bir huzur denizine taşıyan yegâne akıntı olduğunu fark ederiz. 
Bu çalışmada bizler için en önemli misyon, bilginin kaynağına dönmesine hizmet etmek olarak özetlenebilir. Diğer bir ifade ile bizler bilim için bilim yapmayı bir tarafa bırakarak katılımcılarımızın sorunlarını saptamak ve onlara çözüm yolları önermek üzere yola çıktık. Buna bazıları, Michael Burawoy gibiler, halk sosyolojisi demektedir. Bizler kısaca topladığımız bilgilerin onları bize sağlayanlara hizmet etmesi, yani bilginin kaynağına dönmesini sağlamak azminde olduk. Çünkü bizler daima derslerimiz veya ödevlerimiz dışında yapıp ettiklerimizin toplumsal fayda yaratmasını dilemekteyiz. “Bu, sadece size kalan son iyilik kırıntısıyla ne yapacağınıza dair bir manifestodur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33cdbd2-3ccf-40e2-9d3d-43d3441bf464.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Ev</image:title>
            <image:caption>“Bütün o fırtınalar dindiğinde anladım: Hayat, sadece içimize işleyen izlerden ibaretmiş. O izler, birer yara değil; ruhumuzun karanlıkta bile yolunu bulabilme kudretinin kanıtıymış. 
Bu, bir hesaplaşmanın değil, bir helalleşmenin hikâyesidir.” 
Bu kitap, size kalan yükü sormuyor. Size kalan merhamet mirasını ve elinizdeki tek güvence olan sükûneti nasıl çoğaltacağınızı fısıldıyor. 
Bizler, hep “sonradan” anlayanlarız. Ancak o son noktada, bütün o kederin, bizi bir huzur denizine taşıyan yegâne akıntı olduğunu fark ederiz. 
Derin bir nefes alın: Artık ne bir beklenti ne de bir pişmanlık var. Geriye kalan tek şey, bütün o vedalar için duyulan büyük, sessiz bir şükran. 
“Bu, sadece size kalan son iyilik kırıntısıyla ne yapacağınıza dair bir manifestodur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80742d1-4738-4762-85ab-85527cf62535.jpg</image:loc>
            <image:title>Marka Değerlemesinde Finansal Perspektif: Paraya Dönüşen Marka</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
MARKA VE DEĞER KAVRAMINA GENEL BİR BAKIŞ: TANIMLAR, TARİHÇE, BİLEŞENLER VE İŞLEVLER 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
MARKA DEĞERİ-TÜKETİCİ TEMELLİ- FİNANSAL TEMELLİ MARKA DEĞERLEME 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
ENTELLEKTÜEL SERMAYE VE ŞİRKET DEĞERİNE ETKİSİ 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
İNTERBRAND YÖNTEMİNE GÖRE MARKA DEĞERİNİN HESAPLANMASI VE TÜRKİYE’DE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58bee500-74ba-459a-87d4-22f6b09debf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Gücü</image:title>
            <image:caption>Hayatınızda kim bilir kaç kez “keşke kendimi daha iyi ifade edebilseydim” diye düşündünüz. Peki, ne kadar sık kendinizi ikna etmek zorunda kalıyorsunuz? İş görüşmesinde, toplantıda, topluluk önünde ya da sevdiklerinizle veya kendinizle konuşurken ikna ve başkalarını etkilemede ne kadar başarılısınız? İkna edici olmak, yalnızca bazı insanların doğuştan sahip olduğu bir yetenek değildir. Doğru tekniklerle herkes öğrenebilir ve sözleriyle fark yaratabilir. Jay Heinrichs, gerek kendi kendini gerekse başkalarını ikna etmenin ne kadar önemli ve bir tür sanat olduğunu eğlenceli bir dille ve bilimsel çalışmalarla destekleyerek anlatıyor. Yalnızca “daha iyi konuşma” yollarını değil, aynı zamanda “daha iyi duyulma” olanaklarını da gösteriyor. Aristo’dan başlayarak söz ve ikna sanatının kadim ilkelerini, modern kişisel gelişim yöntemleriyle birleştiriyor. Hem kendinizle hem de başkalarıyla konuşurken hangi kelimenin kapıları açtığını, hangi cümle ve anlatım tarzının güven uyandırdığını örneklerle sergiliyor. Sözlerinizi silah gibi değil, köprü gibi kullanmanın yollarını gösterirken yalnızca konuşmayı değil, konuşarak değişim yaratmayı öğreten bu kitap aynı zamanda hayatınızı dönüştürecek bir rehber. Çünkü doğru söz, doğru zamanda söylendiğinde yalnızca kulaklara değil, kalplere de ulaşır. Doğru zamanda doğru söz bazen bütün hayatı değiştirir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876c14a6-18bc-403f-bc83-944fca63b7a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır, Cem</image:title>
            <image:caption>Öğrenecek ne kadar çok şey var. 
Ama Cem’in annesiyle babası hep ‘’Hayır !’’ diyor. 
Biraz yaramazlık,bolca gülümseme… 
Haydi Cem’le maceraya !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d857ca74-e16e-4298-99b8-20df8d8beb6f.jpg</image:loc>
            <image:title>La Traduction De La Mythologie : Theorie, Histoire Et Pratique</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
CHAPITRE 1 : INTRODUCTION 
 
CHAPITRE 2 : MYTHOLOGIE ET TRADUCTION 
 
CHAPITRE III : APPROCHES THÉORIQUES DE LA TRADUCTION 
 
CHAPITRE IV : MÉTHODOLOGIE 
 
CHAPITRE V : ANALYSE ET RESULTATS 
 
CHAPITRE VI : DISCUSSION ET CONCLUSION</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0960fc4-7f6c-493c-b858-d6ec29c45e7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Yönetimde Geri Bildirim</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1. BÖLÜM “GERİ BİLDİRİM KAVRAMI” 
 
2. BÖLÜM “ÖRGÜTSEL ÖĞRENME ve GERİ BİLDİRİM” 
 
3. BÖLÜM , “KİŞİLİK TİPLERİ ve GERİ BİLDİRİM” 
 
4. BÖLÜM “TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ ve GERİ BİLDİRİM”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9536133-9df2-48f0-8f4b-f55c7c812f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Şahsıma Mektuplar</image:title>
            <image:caption>“Türkiye’de sistem için özellikle 2017 sonrasında ‘otoriter’, ‘tek adam rejimi’ gibi tanımlar yapıldı. Ancak en uygun tanımı kendisi koydu: 
Şahsım!
Ayaküstü soruları yanıtlarken değil, planlanmış bir canlı yayında dört ülkenin yöneticileriyle bir zirve yaptığını söylüyor, tek tek ülke adlarını sayıyordu. Her ülkeyi dünyada bilinen adıyla andı ama Türkiye için ‘şahsım’ dedi. 
Ona göre Türkiye ‘Şahsım’dan ibaretti” 
Mustafa Balbay’ın Cumhuriyet gazetesinde yayımlandığı dönemde büyük ilgi gören “Şahsıma Mektuplar” serisi, elinizdeki kitapta bir araya getiriliyor. Elbette Balbay’ın kendine özgü dili, esprili yorumları ve yakıcı gözlemleri yaşadığımız dönemi özetleyen öngörüleri eşliğinde…
Karmaşık siyasal gelişmeler devletin en üst noktasındaki “Şahsım”ın gözünden aktarılıyor, 45 yıllık gazetecilik deneyimine sahip bir dilbazın kalemiyle alabildiğine anlaşılır hale geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c5ae0e-e99f-4993-92a9-2fc1f6831de5.jpg</image:loc>
            <image:title>Peki Şimdi Nereye?</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâdan iklim krizine, genetik mühendisliğinden toplumsal dönüşümlere kadar uzanan bir değişim sarmalının içindeyiz. Artık yalnızca bilgi değil, bu bilgiyle ne yaptığımız da belirleyici. 
Özlem Yüzak, Peki Şimdi Nereye? Adlı bu kitabında, bilimin sınırlarını, teknolojinin vaatlerini ve insanlığın bu dönüşümün ardındaki güçleri sade, akıcı ve sorgulayıcı bir dille anlatıyor. 
“Bir çağ bitiyor, paradigma değişiyor” derken yalnızca bir teknolojik devrime değil, insanın kendini yeniden tanımlayışına da tanıklık ediyoruz. Bu kitap, hızla değişen dünyada yönünü bulmak isteyen herkes için bir düşünme daveti. 
ORHAN BURSALI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21a60c2f-c1ca-412b-82d2-37a36bf1b919.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığında Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Hayatın bir olağan akışı vardır bir de olağandışı akışı. Olağan akış; günlük rutinlerimizdir. Hiç bitmeyecek sandığımız iş telaşı, ev düzeni, aile, çocuklar, arkadaşlar, seyahat planları, hobilerimiz… Asıl iz bırakansa olağandışı akışta karşımıza çıkanlardır. Bu akış bazen aşk gibi güzel şeyler getirir bazen de hiç aklımızın ucundan bile geçmeyecek kadar korkunç şeyler. 
Bu kitapta okuyacaklarınız da her iki akışın karışımından oluşmuştur. Romanın kahramanları, yazarın hayal dünyasından çıkıp gelmişlerdir de diyebiliriz, bu yalancı dünyada var olup kahır çekip, çektirmişlerdir de… Gerçek olansa; okuyacağınız olayların yaşamın ta içinden süzülerek geldiğidir. 
Türk romanının özgün sesi Belgin Bıyıkoğlu, Ay Işığında Yolculuk’ta 6 Şubat depreminin yaralarını aşkla ve dayanışmayla sarmaya çalışan bireyleri anlatırken bizlere de bir yüzleşme çağrısı yapıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baa5f477-5a8c-42ee-8e98-06f6e760addb.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Yalanla Mı Başlar?</image:title>
            <image:caption>Türk tarihindeki gerçekler hâlâ tam anlamıyla ortaya çıkartılmış değildir. Geçmişin gerçeklerini tam
bilmediğimiz için bugünün doğru bir analizini yapamıyoruz. Yalnız bizde değil dünya tarihindeki
gerçeklerin tam olarak ortaya konulması mümkün olmamıştır. Tarihçilerin babası sayılan Herodot (MÖ 5.
yy) sonradan tarihçiler tarafından yalancıların babası olarak suçlanmıştı.
Tarihçinin bir görevi de bazı tarihî gerçeklerin üstünü örtmek olmuştur. İbni Haldun (1332-1406)’un dediği
gibi “Herhangi bir görüş ve dine (mezhebe) bağlılık, tarihçileri tarafsızlıktan uzaklaştırır.” Bu görüşe
tarihçiye hamilik yapan yöneticiye bağlılık da eklenebilir.
Türkler 1071 yılında Malazgirt Savaşı’nı kazandıktan sonra, Anadolu’yu bir Türk yurdu yaptı denilip
birçok gerçeğin üstü kapatılmış, binlerce yıldır bu topraklarda birçok medeniyet ve ırkın yaşadığını ve
sürekli bir karışım ve senteze uğradığı görülmek istenmemiştir. Türkler Anadolu’ya çekik gözlü, basık
burunlu, kumral, Orta Asya görünüşü ile gelip yerli halkın kadınlarıyla evlenerek karşılıklı kültür
alışverişiyle yeni bir görünüm ve sentez oluşturdular. Bu evliliklerin bayraktarlığını da Selçuklu ve
Osmanlı sultanları yaptı.
Tarih çoğunlukla hâkim sınıfın hizmetindeki tarihçiler ve bürokratlar tarafından şekillendirilmiştir.
Tarihçilerin çoğunun gözünde yöneticiler hep haklıdır sömürüye, açlığa, haksızlığa baş kaldıran halk
eşkıyadır, nankördür. Genelde tarihler bu çarpıtmalarla doludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2425d2c-05eb-4723-bf0b-ba4e240ea415.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Süper Kahraman Kurtarılır?</image:title>
            <image:caption>Barlas odasını hızla toplamaya çalışıyordu çünkü dondurma yemeye gitmek istiyordu. Birdenbire gizemli bir uçan çocuk belirdi ve oyuncaklarından birini kaçırdı! Bu kimdi acaba? 
Barlas, dolabının içinden geçerek kendini SÜPER bir maceranın içinde buldu… 
Acaba yeni süper kahraman arkadaşlarını kurtarabilecek mi? Koleksiyoncu’yu yenip dondurma saatinde eve yetişebilecek mi? 

Odanı toplamak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f779f1-4226-4699-b41d-a3041fff7685.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Mısır Hazinesi Bulunur?</image:title>
            <image:caption>Barlas kumdan kalesine son dokunuşları yapıyordu ki, gizemli bir rüzgâr onu alıp taaa eski Mısır’a götürdü! 

Orada Firavun’un çocukları Tuti ve Anka ile tanıştı ve birlikte kayıp bir hazineyi bulmak için heyecanlı bir maceraya atıldılar. Ama bakalım, öğle yemeğine gecikmeden karanlık yeraltı tünellerinden çıkabilecekler mi? Antik Mısır’a zamanda bir yolculuğa çıkmak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51211fac-7bad-4f9f-a756-61cbb94c06dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Roma Arabası Kullanılır?</image:title>
            <image:caption>Barlas, atları beslerken yağmur başlar ve kendini bir anda Antik Roma’da bulur. 
Orada genç bir Romalı olan Lalezar ile tanışır ve ne olduğunu anlayamadan kendilerini bir Roma arabasında bulurlar! Acaba çok geç olmadan roma arabasını durdurabilecekler mi? 

Antik tarih hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458f4c70-94d1-4554-81cb-2e0f9427f51e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Kutup Ayısıyla Gezilir?</image:title>
            <image:caption>Annesi Barlas’ı SIKICI bir müzeye götürmüştü ve Barlas hiç mutlu değildi… Ta ki aniden çıkan bir kar fırtınası onu muhteşem bir maceraya götürene kadar! 
Kısa süre sonra Barlas kocaman bir kutup ayısıyla geziyor, çığdan kaçıyor ve korkutucu kurtlarla yüzleşiyordu! Ama zamanla yarışmak zorundaydı. Yeni arkadaşını buzlar erimeden önce evine ulaştırmalıydı! 

Müze gezmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f127e494-aac2-474a-a56f-d94826335f35.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Canavar Yarışı Kazanılır?</image:title>
            <image:caption>Olamaz, Barlas, annesi olmadan oto yıkamaya girdi! Ama ön camdan ne gördü dersin? Bir canavar yarışı!
Barlas hemen katılmak istedi, ama acaba annesinin arabası diğer canavar yarışçılarıyla baş edebilecek miydi? 
Araba yıkamak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be3e5b8c-3d92-411a-94e6-03bcecfcb47d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Korsan Hazinesi Bulunur?</image:title>
            <image:caption>Barlas yüzmeyi çok sever ama bu sefer havuz biraz garip görünüyordu… Suda bir köpek balığı mı var? 
Barlas’a katıl ve çılgın korsanlardan oluşan bir tayfayla birlikte denizaltı hazinesinin peşine düştüğü bu heyecan dolu su altı macerasına atıl. Deniz canavarı Mabel’le tanış, köpek balığı şeklindeki denizaltıyla okyanusta hızla ilerle! 

Yüzme dersleri hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbb8d0b9-76dc-4b6a-80bc-614d7bcd24a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Ejderha Yakalanır?</image:title>
            <image:caption>Barlas’ın kütüphane ziyareti, rafların arasında şövalye gibi bir arkadaşla tanışınca harika bir maceraya dönüştü! 
Cesur arkadaşlar, trollerle, ayılarla ve gizemli, çok başlı bir canavarla karşılaştıkları macera dolu bir yolculuğa çıktılar... Ama acaba bir ejderha yakalayabildiler mi? 

Kütüphaneye gitmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f54a12-07a7-4932-b2bc-cc810eda883a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hakimin Feryadı</image:title>
            <image:caption>Adalet, bazen bir mahkeme salonunun sessizliğinde değil; yıllarca içe atılmış bir feryadın derinliğinde yankılanır. 
Bu kitap, bir hâkimin mesleki hayatında taşıdığı yükleri, vicdanın bazen kanun maddelerinden daha ağır bastığı anları ve suskun kalmış yüzlerin gölgesinde verilen kararların arka planını incelikle gözler önüne seriyor. 
Toplumun unuttuğu hikâyeler, dosyaların arasına sıkışmış hayatlar ve bir yargıcın kendi iç muhasebesi… 
“Bir Hâkimin Feryadı”, adalet duygusunu sarsan olaylara tanıklık eden herkes için bir yüzleşme metni niteliğinde. 
Bu eser, yalnızca bir hukuk anlatısı değil; insanın karanlığıyla, sistemin eksikleriyle ve vicdanın sınırlarıyla örülü bir iç yolculuk. 
Her satırında, gerçeğin ağırlığına dokunacak; her bölümde adaletin ne kadar kırılgan olabileceğini yeniden hatırlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e54f8d-2745-4f03-8a05-fbb8a9826b38.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Arkadaş</image:title>
            <image:caption>Mükemmel arkadaş fazla kırılgan görünüyor, paramparça olmamasına imkân yok.
Toplum kadınlar arasındaki dostluğun sonsuzca destekleyici, her ne olursa olsun kırılmaz ve son derece
kusursuz olması gerektiğini fısıldar kulağımıza. Oysa kıskançlık, kırgınlık, hayal kırıklığı ve
uzaklaşma… tüm bu “tatsız” duyguların gölgesinde, en yakın dostluklarımız bile sarsılabilir. Kötü
Arkadaş kadın ilişkilerinden beklentilerimizi sorgulayan, onları idealize etmek yerine gerçek halleriyle
kabul etmeye davet eden çarpıcı bir çalışma.
Duygular Sözlüğü ve Schadenfreude kitaplarının da yazarı Tiffany Watt Smith kendi yarasından yola
çıkarak yirminci yüzyıl kadın dostluklarının izini sürüyor.
Arşivlerden, edebiyat metinlerinden ve psikanalitik kayıtlardan sesler toplarken birbirini kıskanan, kırılan,
küsen ama yine de bağını koparmayan kadınların hikâyelerini anlatıyor. Bu kitap kadın arkadaşlıklarının
sadece bir dayanışma alanı değil aynı zamanda değişim, çatışma ve büyüme sahnesi olduğunu da
hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b933c769-9000-4248-b03f-29b0a5e10cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Külkedisi</image:title>
            <image:caption>Her masal külle başlamaz… Bazı hikâyeler Kiraz’ınki gibi en başından güzeldir. Babası yeniden evlenince endişelenen Kiraz, yeni annesiyle tanışınca şunu öğrenir.  Bazen hayat, masaldan daha iyisini yaşatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d25a2317-7271-4d87-a335-f777b731eae3.jpg</image:loc>
            <image:title>immortal</image:title>
            <image:caption>“İmmortal şahane bir roman olmuş. Ben yazmak isterdim ama kerata benden önce davranmış. Neyse ki zamanında “Yaşar ne yaşar ne yaşamaz” adlı eserimle bu konuya vurgu yapmıştım. Gani Müjde’nin dilini bana benzetenler oluyormuş. Ben pek benzetemedim. Ama boyu biraz daha uzarsa aynı ben…”
–Aziz Nesin (1915- … )
“İmmortal’ı Kastamonu cezaevinde tutuklu iken okudum.
Çok sürükleyici ve aynı zamanda çok eğlenceli buldum kitabı. Gani Müjde Kel Mahmut ve İnek Şaban kadar olmasa bile ustaca bir karakter yaratmış bu romanında.”
–Rıfat Ilgaz (1911- … )
“Kendisini ben yetiştirdim diye söylemiyorum ama Gani Müjde “immortal” romanında hepimizi anlatmış bir parça. Her daim bokunda boncuk bulmuş gibi gülümseyerek dolaşan bu velet, gereksiz taramalardan kaçınırsa gelecekte iyi bir yazar olabilir umudunu hala taşıyorum.”
–Oğuz Aral (1936- … )
“Gani Müjde bana ilk yazdıklarını gösterdiğinde kısa pantolonla geziyordu. Sonra senaryo işlerine bulaştı. Hala kısa pantolonla dolaşıyormuş diye duyuyorum. Umarım bu kitabın geliri ile kendine doğru düzgün bir pantolon alır.”
–Umur Bugay (1941- … )
“Heybeliada’da kitapçıları dolaşırken gördüm Gani Müjde’nin “immortal” adlı eserini. Ölümsüz eser diye yazmış. Hiç ölümsüz eser görmemiş bence…”
–Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864- …)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993a5ab0-0a70-4499-91e0-b55f6f0e0bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sustuğum Yerden</image:title>
            <image:caption>“Acı duymayacağım. Eminim. Tanrı uyuşmuş.” 
 
İnsan, yitirilenin bıraktığı boşluğu doldurabilir mi? Şimdi yok olanın, bir zamanlar var olduğunu ispat edenler önünde dururken hepsini yıkıp geçebilir mi? 
 
2023 yılının Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Yine de Bir Şansımız Olmalı’yla edebiyat dünyasına ilk adımını atan Gamze Efe, özgün anlatım dilini devam ettirdiği ikinci öykü kitabıyla okur karşısında. Kayıpların, yasın, içimizdeki tanrıların, buyrukların, oyunların, unutulma ve aslında hep orada olma ihtimalinin öyküleri bir araya geliyor Sustuğum Yerden’de. İyileşmesi en zor hastalığa yakalanan kahramanlar yönünü ararken, tanıdık sokaklar bir bir yıkılıyor. Belki de sonunda herkes yoluna devam edecek ama sis mutlaka uzun sürecek. 
 
Buralara ne zaman yeni evler dikecekler acaba? Çirkin, ruhsuz, akıllı binaları dip dibe koyacaklar, aylık kirası iki asgari ücretlinin maaşından fazla olacak, yorgun şehir siluetine yakışacak, konfor ve görkem bağımlısı sünepe insanlar saracak evimizi. Evimiz. Evimiz var bizim. Boğuluyorum. Jandarmadan gelen tekmil seslerini duyuyorum. Dikkat! Bağırıyor komutan. Dikkat... Kış yalancısı bir güneş ışığı giriyor gözüme, tüm gölgeleri yiyor, tepecikleri aşıp gözlerimi kavuruyor. Kavruk. Her şey ne kadar kavruk. Beton yalnızlığını deliyor komutanın sesi. Dikkat, diyor, sesi sakin değil, sesi donuk değil, sesi boğuk değil. Tanrı konuşuyor. Dikkat! Ölüm böylesine dolmuşken evimize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0fb21e-0d75-4286-bdd8-7592c373dcf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeni Yeniden Yaz!</image:title>
            <image:caption>2025 yılının en çok dinlenen podcasti Ortamlarda Satılacak Bilgi, sesin ötesine geçerek Kendimi Nasıl İyileştiririm ile satırlara taşınmıştı. Bu büyüleyici bilgi senfonisi Hikâyeni Yeniden Yaz ile bir kez daha okuruyla buluşuyor. Mitolojiden, tarihten, bilimden, doğadan ve sanattan oluşan yeni rotalarla hikâyemize dışarıdan bakabileceğimiz bu eşsiz keşif atlasında sayfalar ilerledikçeşunu fark edeceğiz: 
Tek hücreli bir canlının şaşırtıcı yönelişinden adımsayar karıncalara, Ağaçların özgeciliği ve korumacılığından incilerin kararlılığına, Aborjin anlatılarından And uygarlıklarının bilgeliğine, Mitolojik kahramanlardan ejderhaların iyi ve kötüyle olan ilişkisine uzanan bu hayatın içerdiği her şeyle bağlantılıyız, üstelik yalnız ve sabit de değiliz. 
Hikâyeni Yeniden Yaz, kendi hikâyesini anlamlandırmaya çalışan herkesin, aslında aynı oyunun içinde olduğunu hatırlatıyor. “Oyun oynayalım mı?” diyen o iki çocuğun içtenliği gibi, bu kitap da samimi bir teklif sunuyor. 
Sonunda nereye varacağını bilmiyorsunuz. Belki beklediğiniz YER’e, belk aklınıza hiç gelmeyecek bir yere. Belki de hikâyeyi, ilk kez gerçekten siz yazmaya başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3fd4c3c-7083-4184-b7a8-8cf0d52eb5e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Anti-Yıldız Adile Naşit</image:title>
            <image:caption>Adile Naşit, “gökteki yıldızlar”dan biri değil, bizden biridir. Kötücül 
zamanlara kaydı düşülen iyiliktir. İnsana, yaşamın kendisine dayalı 
bir kültürün zarif temsilcisidir. Hüzünle sevinç karışımı mülayimlik, 
gülerken ağlayabilen, ağlarken gülümseyen, kendi deyimiyle 
“biri pat dese korkudan ölebilecek”… Kuşaklar boyu sanat yapmış, 
güldürmüş, eğlendirmiş bir ailenin genlerindeki saf sanat duygusu, 
asalet, evlat kaybetmiş bir annenin dinmeyen kederi, kanaat, vefa, 
nezaket, hürmet, tüm o eski kavramlar, hanımlar, beyler, yitip giden 
Direklerarası, Şehzadebaşı, Beyoğlu, kapanan tiyatrolar, inen perdeler, değiştirilen adlar… Usta... Çırak... Kadın. Küçük kadın, büyük yürek… Kırılganlığı gizleyen tebessüm... Adile Naşit bütün bunlar, bütün bu haller, bütün bu yıllardır. 
 
Sibel Öz’ün yaklaşık dört yıllık bir çalışmasının ürünü olan bu kitap, 
Adile Naşit’in kim olduğu ve neden bu kadar sevildiği sorusuna 
özellikle sinema tarihinin içinden ve bu alandaki standartlara eleştirel bir bakışla bir cevap bulmaya çalışıyor. Bunun yanı sıra ülkemizde hem tiyatro hem de sinema tarihine katkılarıyla ayrıcalıklı 
bir yere sahip olan Naşit ailesinin kitapta ayrıntılı olarak yer verilen 
öyküsü, geleneksel tiyatrodan modern tiyatroya geçişin de etkileyici 
bir fotoğrafını ortaya koyuyor. Bugün hâlâ çok sevilen Adile 
Naşit’in sanatına ve yaşamına dair kaynaklarda titizlikle yürütülen 
bir kazı çalışmasının ürünü olan Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit, aynı 
zamanda bu büyük oyuncuya vefanın da bir ifadesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4b15cb-a66e-4dcf-a14e-89e4b6d66648.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeni Yeniden Yaz! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2025 yılının en çok dinlenen podcasti Ortamlarda Satılacak Bilgi, sesin ötesine geçerek Kendimi Nasıl İyileştiririm ile satırlara taşınmıştı. Bu büyüleyici bilgi senfonisi Hikâyeni Yeniden Yaz ile bir kez daha okuruyla buluşuyor. Mitolojiden, tarihten, bilimden, doğadan ve sanattan oluşan yeni rotalarla hikâyemize dışarıdan bakabileceğimiz bu eşsiz keşif atlasında sayfalar ilerledikçeşunu fark edeceğiz: Tek hücreli bir canlının şaşırtıcı yönelişinden adımsayar karıncalara, Ağaçların özgeciliği ve korumacılığından incilerin kararlılığına, Aborjin anlatılarından And uygarlıklarının bilgeliğine, Mitolojik kahramanlardan ejderhaların iyi ve kötüyle olan ilişkisine uzanan bu hayatın içerdiği her şeyle bağlantılıyız, üstelik yalnız ve sabit de değiliz. Hikâyeni Yeniden Yaz, kendi hikâyesini anlamlandırmaya çalışan herkesin, aslında aynı oyunun içinde olduğunu hatırlatıyor. “Oyun oynayalım mı?” diyen o iki çocuğun içtenliği gibi, bu kitap da samimi bir teklif sunuyor. Sonunda nereye varacağını bilmiyorsunuz. Belki beklediğiniz YER’e, belk aklınıza hiç gelmeyecek bir yere. Belki de hikâyeyi, ilk kez gerçekten siz yazmaya başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f41e3713-c81c-4806-87be-94e45f809111.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolca Dikkat Dağınıklığı</image:title>
            <image:caption>Dikkat dağınıklığı, düş kurma, yavaşlık ve hatta tembellik… Modern dünyanın başarı, hız, odak ve verimlilik saplantıları karşısında pürüz olarak görülen bu haller, derin bir felsefi düşüncenin anahtarı yahut zihinsel bir kaçış olabilir mi?

Modernitenin sebep olduğu rahatsızlıkları araştıran ve bu konuda birçok makalesi bulunan Bard College profesörü Marina van Zuylen, dikkat dağınıklığını bir sorun değil, felsefi bir düşünme biçimi olarak ele aldığı kitabında felsefe, edebiyat ve psikolojinin izinden giderek dikkat dağınıklığını sorgulamamıza fırsat tanıyor. Yavaşlama çağrısında bulunan yazar, zihni sınırlandıran yapılar karşısında onu özgür bırakmanın ne denli önemli olduğunu fark etmemizi sağlıyor. Dağılan dikkatinizin zenginliğini keşfetmeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f4d4bf7-2c8c-4311-b37e-6d501f296887.jpg</image:loc>
            <image:title>Semizotu</image:title>
            <image:caption>…ve ben her bahar semizotuyla buluşmayı dört gözle beklerim… 
 
“Heyecanlı mıyım, ne ağzımda yarım bir gülüş. Ellerim de titriyor. Kendime mi gelsem zira ergen aşıklara benziyorum. Vücudumun herhangi bir yerine hatta tam sol göğsümün üzerine bu günün anısına bir dövme yaptırırım. Saçıma bir tutam mavi attırırım, özgürlük mavisi; bir tutam da pembe, aşkın pembesi… Kendi kendimi tanıyamaz hale geliyorum. Değişecek miyim ve bundan korkuyor muyum ya da hoşuma mı gidecek? Bekleyip göreceğiz değil artık gidip göreceğiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ef99b3-9776-4de9-90b4-a58c34f86f38.jpg</image:loc>
            <image:title>Hecelerin Ahengi</image:title>
            <image:caption>“Şiirin kulaktan ziyade yüreğe dokunanı makbûldür.” 
 
“Sen yoksun! 
Müflis bir tüccar gibiyim yine bu akşam. 
Benliğim yokluğuna mahkûm 
Umutlarım talan, hayallerim yalan olmuş 
Sanki herkes çekip gitmiş 
Bir ben kalmışım koca dünyada yapayalnız 
Ne doğu, ne batı, ne kuzey, ne güney 
Sensizlik yönünden esiyor, 
İliklerime kadar üşüten fırtına. 
Gece kâbus gibi çöküyor yine 
Üstüme yavaş yavaş”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2c5ae7-7ef8-47f2-9338-9f180dff0743.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver ve Kayıp Kitabın Kahramanları</image:title>
            <image:caption>Oliver Nelson’ın korkunç bir sırrı var: 
O bir hırsız. 
 
Ama sıradan bir hırsız değil, sadece Garden Grove Kütüphanesi’nden kimsenin dönüp bakmadığı, yarım kalmış eski, tozlu kitapları çalıyor; tıpkı en sevdiği kitap olan Zaman Bekçisi’nin Çocukları gibi. Zaten kimse kitap okumadığı için bunu fark etmezler, değil mi? 
Dünyanın en popüler oyuncağı olan alternatif gerçeklik gözlüklerinin mucitleri Pribble ailesi, aynı zamanda tutkulu birer kitap koleksiyoncuları. Ve onların da gözü Zaman Bekçisi’nin Çocukları’nda. Son kopyanın peşindeler ve bu kopya Oliver’in Zihninde saklı. 
Oliver’ı malikânelerine davet ederek akıllıca bir plan yaptılar: Kitabı Oliver’ın zihninden çalmak. 
Fakat işler planlandığı gibi gitmez. Oliver kendini bir anda kitabın kurgu dünyası Dulum’un tam ortasında bulur. Karanlık büyücü Sigil’i durdurmak ve zamanı tersine çevirecek sihirli saati tamamlamak zorundadır. Parçaları toplamak kolay olmayacak: Yolda devasa canavarlar, kan emici yarasalar, saldırgan yılanlar, kötü niyetli bir çocuk çetesi ve gölgelerin içinden onları izleyen uğursuz bir figür onu beklemektedir. 
Tüm bu tehlikeler yetmezmiş gibi Pribblelar hâlâ peşindedir. 
Oliver, Sigil Dulum’u yok etmeden önce dünyayı kurtarabilecek mi? 
Ve en sevdiği kitabı, Zaman Bekçisi’nin Çocukları zihninden tamamen silinmeden önce macerayı tamamlayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac4af5a0-6912-443b-9b63-f86d1ef7c23d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Adı Uzman 2</image:title>
            <image:caption>Türk dünyasının geleceğini yok edecek güçte bir bomba, 
Bombayı bulmak ve imha etmek üzere görev alan Uzman Çavuş Ayaz ve Mavi Kurt takımı, 
Hainlere hizmet eden gölge adamlar, gizli tesisler, çölde kaybolan nükleer başlıklar, 
Bozkırlardan dağlara uzanan ve kanla biten takip zinciri, 
Kurşun, ihanet ve ölümün kol gezdiği karanlık geceler, 
Kalleş tuzaklar, 
Sınır tanımayan operasyonlar, zamana karşı bir yarış, 
Sahte ittifaklar, kırılan maskeler, değişen dengeler, 
Mavi Kurtların çekirdeğini ayakta tutan kardeşlik yemini, 
Her adımda büyüyen tehlike, her çatışmada yükselen Turan ateşi 
Gizli laboratuvarlarda kurulan kirli oyunlar, güç uğruna devlet sırları, 
Tarihin karanlığından bugüne uzanan bir hesaplaşma, 
Bir milletin ateşle imtihanı, soluksuz bırakan bir vatan mücadelesi, 
Türk Uzman Çavuşu Ayaz ve Turan sevdalı kahramanların destansı hikâyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1632031c-c325-4ec6-b843-bb8b9f06bad9.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlüğümün Kilidi Kırılmış</image:title>
            <image:caption>Günlüğümün Kilidi Kırılmış</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8727b4b6-47c1-4b20-9bb1-582e143c4bab.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamcılar ve Yeni Rejim</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un işgal edilip Osmanlı Mebusan Meclisinin İstanbul’da toplanma imkanının ortadan kalkmasıyla birlikte, Anadolu’da örgütlenmiş olan Milli Hareket, Meclisin Ankara’da toplanmasını sağladı. Bu Meclis, savaş sonrasında inşa edilecek yeni bir rejimin nüvesi olacaktır. Çalışmamız, dönemin İslamcılarının bu süreçteki tutum ve düşüncesini incelemektedir. Bu kapsamda, İslamcıların Anadolu’da gelişen Milli Mücadele ve siyasi inisiyatifi ele alan Büyük Millet Meclisine bakışları nasıldır? İslamcılar, ömrü 1300 yıla yaklaşan saltanat ve hilafet yapıları tarihe intikal ederken nasıl bir pozisyon benimsemişler, bu kavramları nasıl ele almışlardır? Yeni bir siyasal rejim inşa edilmesi sürecinde İslamcıların talep, beklenti veya varsa teklifleri nelerdir? gibi sorulara cevap aranmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d40e01-4c48-4294-af3a-8ad046a0575c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgede Büyüyen Kimlik: Kürt Sağı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de Kürt siyasetinin az konuşulan bir yüzüne odaklanıyor: Kürt Sağı. Kürt kimliği ile İslami aidiyetin nasıl iç içe geçtiğini, nerelerde ayrıştığını ve bu ilişkinin zaman içinde nasıl yeniden kurulduğunu tarihsel ve toplumsal bir perspektifle tartışıyor. 
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte tarikatlar, medreseler ve dinî figürler yalnızca inanç alanını değil, siyasal ve toplumsal ilişkileri de şekillendirdi. Said-i Nursi ve Şeyh Said gibi isimler etrafında oluşan anlatılar, Kürt Sağı’nın kolektif hafızasında kurucu mitlere dönüşürken; ritüeller, semboller ve gündelik pratikler bu siyasal hattın sürekliliğini sağladı. 

Bu çalışma, Kürt Sağı’nı yalnızca bir siyasal tercih olarak değil, aynı zamanda bir kimlik, aidiyet ve anlam dünyası olarak ele alıyor. Kürt meselesine tektip yaklaşımların ötesinden bakan kitap, Kürtler arasındaki ideolojik çeşitliliği görünür kılıyor ve siyaset, din ve kimlik arasındaki karmaşık ilişkilere yeni bir pencere açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62398412-daf2-4e52-bc48-20f92ba6d175.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Şehri</image:title>
            <image:caption>Kadınların emeği, düşünceleri ve topluma katkıları, çok uzun bir süre boyunca erkeklerin yaptığı ve yazdığı bir tarihe düşülmüş dipnotlar olarak görüldü. 
İtalyan asıllı Fransız yazar Christine de Pizan, edebiyatta ve felsefede kadın düşmanlığının revaçta olduğu Ortaçağda, kendisine biçilen dar payeyi kabullenmeyi reddetti ve bir savaşçı misali kalemini kuşanıp kaderini yeniden yazarak, kadınların yüzyıllardır taşıdığı gücü ve yaratıcılığı görünür kılacak benzersiz bir direniş eseri yarattı. 
1405 yılında kaleme aldığı ve duvarları kelimelerden, akıldan ve adaletten örülmüş, erkek otoritesinin çizdiği sınırları aşan bir imgelemin ürünü olan Kadınlar Şehri, siyasi deha Semiramis’ten savaşçı Amazonlara, filozof Hipatia’dan Hıristiyan azizelere ve diğer tarihsel kişiliklere uzanan bir çizgide, mitolojide, dinsel ve tarihsel belgelerde adı geçen ama gölgede bırakılmış sayısız kadının hikâyelerini anlatıyor. 

Christine de Pizan, feminist düşüncenin kurucu metinlerinden biri olan bu klasik eserinde kadınların &quot;eksik&quot; olduğu iddiasına karşı, eksik olanın onları anlatmaktan aciz, erkek egemen dünya ve tarih anlatısı olduğunu haykırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533aeeac-3472-429e-81a5-865472bcef87.jpg</image:loc>
            <image:title>A General Introduction to Psychoanalysis</image:title>
            <image:caption>A General Introduction to Psychoanalysis by Sigmund Freud is a scientific publication written in the early 20th century. 
The text outlines the fundamental concepts and methodologies of psychoanalysis through a series of lectures intended for lay readers. 

It addresses the mechanisms of the unconscious mind, the role of errors in everyday life, and the underlying impulse of sexual forces in the human psyche, offering insights into the treatment of neuroses and psychological phenomena.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32a14ea1-869c-481f-9920-aa44e7bb79ad.jpg</image:loc>
            <image:title>The Interpretation of Dreams</image:title>
            <image:caption>The Interpretation of Dreams by Sigmund Freud is a scientific publication written in the late 19th century. 
This seminal work explores the psychology of dreams and their significance in understanding human behavior and the unconscious mind. 

Freud proposes that dreams serve as a window into our deepest desires, fears, and conflicts, offering valuable insights for psychological treatment and self-understanding.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8db0090-120f-42e1-95c4-b0dc67d4f7b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet ve Felsefi İmgelem</image:title>
            <image:caption>yelpazede, küçüğünden büyüğüne, ruhsalından fizikseline şiddet eylemleriyle o kadar iç içeyiz ki bu olgunun insan doğasının değişmez bir parçası olduğu yaygın bir kanıya dönüşmüş durumda. Peki, şiddet gerçekten de doğamızdan mı ileri geliyor, yoksa insanı tanımlayan asıl unsur şiddeti aşma çabası mı? 

Ann V. Murphy, Şiddet ve Felsefi İmgelem’de şiddetin yalnızca bir olgu değil, dünyayı algılayışımızı kuran yapısal bir zemin olduğunu gösteriyor. Çağdaş Kıta Felsefesi üzerinden, felsefenin şiddeti tartışırken başvurduğu imgeleri, simgeleri ve metaforları mercek altına alıyor. Şiddetin felsefede sadece tartışılan bir tema değil, düşünmenin kendisini örgütleyen bir çerçeve hâline geldiğine dikkat çekiyor. De Beauvoir, Derrida, Deleuze, Foucault, Butler, Levinas, Irigaray, Spivak ve Fanon gibi düşünürlerle tartışmaya giren Murphy; şiddet, kırılganlık ve öznellik arasındaki ilişkiyi bu isimlerin sadece ne söylediklerine değil, hangi imgeleri kullandıklarına da bakarak yeniden kuruyor ve nihayetinde şu soruyu soruyor: Eğer şiddet yalnızca gördüğümüz şey değil de görme biçimimizin kendisiyse, felsefe buna nasıl yanıt verebilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c50b9e-cce9-4ec1-b850-f394ebd38676.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyıl İçin Din</image:title>
            <image:caption>İnsanlık, tarihin en fazla bilgi birikimine sahip olduğu çağda adaletin, merhametin ve anlamın derin bir aşınmasını yaşıyor. Savaşlar, yoksulluklar ve eşitsizlikler artık geçici krizler değil, küresel düzenin kalıcı sonuçları hâline gelmiş durumda. 
Bu eser, yaşanan buhranları yalnızca siyasal ve ekonomik bir sorun olarak değil; insanın anlam, ahlak ve varlık zemininin çözülmesi olarak ele alıyor. 
Modernliğin vaatleri ile ortaya çıkardığı hayal kırıklığı arasındaki paradoksu irdeleyen kitap, insanı edilgen bir mağdur olmaktan çıkarıp, sebeplere etki eden ahlaki bir özne olarak yeniden konumlandırmayı hedefliyor. 

Bu kitap, krizi bir çöküş değil, eleştiri ve ıslahla aşılabilecek bir eşik olarak yorumlamaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/991a5178-911c-4e4e-9f30-d149d9cb8e8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nina Ve Dönüşüm Kutusu</image:title>
            <image:caption>Bir kutudan çıkan eski bir pelüş kaz, Nina’nın en yakın dostu olursa ne olur? 
Dodo, bir oyuncağın çok ötesinde…
O, hayal gücünün, dostluğun ve geri dönüşümün sembolü! 
Nina ve Dodo’nun sıcacık yolculuğu; çocuklara sahip olduklarının kıymetini bilmeyi, yeniyi keşfetmeyi ve küçük fikirlerle dünyayı değiştirebileceklerini hatırlatıyor. 
Kim bilir… Belki onların hikâyesi sizin evinize de yeni bir başlangıcın ilhamını taşır.
Ve belki bir gün, sizin evinizdeki kutulardan da bambaşka hikâyeler doğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/193a6ae3-bfa8-40f1-8f43-f1791045e05a.jpg</image:loc>
            <image:title>Müziğin Ruhu ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Önce İstanbul Cemal Reşit Rey’de, sonra Antalya Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen dinletili sunumlardan oluşan bu kitap, okuyucunun/dinleyicinin hem felsefenin uçsuz bucaksız evreninden pay almasını sağlama hem de filozofların müziğe dair ilgilerini dile getirme çabasındadır. Elinizdeki kitabın benzerlerinden en önemli farkı, her bölümün sonundaki QR kod üzerinden ilgili eseri dinleme olanağını sunarak felsefe okumalarını klasik müzikle zenginleştirmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eb6f9de-c800-48d7-891b-265faf275ff2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Geçidi: Sekoya Ağacı</image:title>
            <image:caption>Ailesi uçak kazası sonrası kaybolmuş olan bir kadın... 
Onların hâlâ hayatta olduklarına inanarak çıktığı  cesur yolculuk... 
Gizemli bir orman... 
Ormanın derinliklerindeki sekoya ağacının köklerinden cehenneme açılan geçit... 
Kadim güçlerin karanlığına doğru korkusuzca ilerlemeye hazır mısınız? 
Cehenneme indikten sonra geri çıkış yolu var mı? Sevginin gücü karanlığı yenebilecek mi? 
Aksiyon ve gerilim yüklü bir maceraya davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b04c1488-f1e4-4d92-9df2-7a0b895df338.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege’nin Sihirli Battaniyesi</image:title>
            <image:caption>Ege’nin Sihirli Battaniyesi, hayal kurmanın gücünü anlatan, renkli ve sevimli bir hikâye. 
Ege altı yaşında, hayallere dalmayı, kitap okumayı ve oyun oynamayı çok seven, mutlu bir çocuk. Ama en çok sevdiği şey, babaannesinin elleriyle ördüğü sihirli battaniyesi… Bu battaniye Ege’yi sadece ısıtmakla kalmıyor; onu gökyüzüne taşıyor, hayallerinin içine saklıyor, bazen de maceradan maceraya sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02bf4a21-d3f2-4ba7-94d5-44a6a9054ecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatım Satış</image:title>
            <image:caption>Satış… 
Kimine göre meslek, kimine göre geçici bir iş. Ama aslında hayatın ta kendisi. 
Beş yaşında pazarda su satarak başlayan yolculuk, mağazalardan bankalara uzanan yüzlerce müşteri ve sayısız deneyimle büyüdü. Bu kitap; ürünlerden çok güveni, tekniklerden çok duyguları, rakamlardan çok insanı anlatıyor. 
Hayatım Satış, reddedilen “hayır”ların fırsata, itirazların dostluğa, satışın ise bir yaşam felsefesine dönüşebileceğini gösteriyor. 
 
Çünkü satış, yalnızca bir kariyer değil… 
Yaşamın kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/984dd7fe-9a55-4402-a12b-3d309d111651.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür İrade ve Yazgının Dansı – Karma ve Kader</image:title>
            <image:caption>&quot;Neden başıma bunlar geliyor?&quot; ve &quot;Hayatımın kontrolü bende mi, yoksa görünmez bir el mi yönetiyor beni?&quot; 
İnsanlık tarihi boyunca zihinleri meşgul eden bu kadim soruların cevabı, Doğu&apos;nun Karma’sında ve Batı&apos;nın Kader’inde saklı olabilir mi? 
Muammer Akbaş, elinizdeki bu eserde, varoluşun en büyük iki muammasını, özgür iradenin gücü ile alın yazısının gizemini bir araya getiriyor. Bu kitap, sadece felsefi bir sorgulama değil; aynı zamanda kadim bilgeliklerden modern bilime (kuantum fiziği, nörobilim) uzanan derin ve bütünsel bir yolculuğa davettir. 
Belki de Kader bize sunulan bir oyun alanı; Karma ise, bu alanda attığımız adımların yankısıdır. 
Bu eser, yaşamınızdaki olayları, seçimleri ve sonuçları farklı bir gözle değerlendirmenizi sağlayacak, kendi karmasının mimarı ve kaderinin gözlemcisi olma sorumluluğunu size hatırlatacaktır. 
Hayatınızın dansını daha bilinçli bir ritimle yönetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44229e76-2e7e-4187-b13a-d979abe37859.jpg</image:loc>
            <image:title>Kösele Kundura Kauçuk Zaman</image:title>
            <image:caption>Bazı yol ayrımlarında dururuz. Sanırız ki o an, yalnızca bize aittir karar. 
Oysa çok daha önce, hiç tanımadığımız birinin attığı bir adım, söylediği bir cümle ya da yaşadığı bir kırılma, maruz kaldığı bir olay ya da koyduğu bir kural çoktan bizim yolumuzu çizmiştir. Adeta bir ustanın elinden çıkan dikiş, bir başkasının kaderine bağlanır. Zaman, görünmez bir tezgâhta, insanları birbirine dikerek akar. 
“Kösele Kundura, Kauçuk Zaman” bu gizli bağların, geçmişten bugüne uzanan zincirine takılanların romanıdır. 
Bir zamanlar bu ülkenin zanaatkarlarının elinden sabır ve incelikle çıkan ömürlük kunduralar uzun yıllar özenle giyilirdi. Değişen zaman, değişen nesiller ve gerçekler yerini hızla üretilen ancak daha düşük kalite vaat eden, kauçuk ayakkabılara bıraktı. 
Yani kösele kundura, kauçuğa dönüştü; tıpkı zamanın ve insanların dönüşümü gibi. 
Binnur Şahinkaya bu romanında, insan emeğinin zorunlu dönüşümüyle, farklı insanların hayat örgüsünü aynı potada eritiyor. 
Geçmişle bugünün, ustalıkla tüccarlığın, sabırla tüketimin çatışmasını derin bir insan hikâyesine dönüştürüyor. 
Belki de her birimiz, kendi açtığımızı sandığımız yollar yerine, yıllar önce başkalarının bıraktığı izlerde yürüyen insanlarız. 
Ve belki de, bir kösele kunduranın sağlam dikişinde hâlâ bir zamanın kalp atışı, bir ustanın nefesini yakalarız. 
Bu roman, sadece bir ayakkabının değil, insanın, toplumun ve hatta dönemin ruhunun değişimi üzerine kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86dff0ff-4639-44f8-8fa0-41b4ca8cd17b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Siyasal Partiler, Hükümetler Ve Seçimler (1960-2002)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
       1. 1960-1980 DÖNEMİ 
 
       2. 1980-2002 DÖNEMİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a6f28f-99d6-4503-b2c9-3977cab01ae8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih Felsefesi Üzerine Heretik Denemeler</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl fenomenolojisinin özgün seslerinden Çek filozof Jan Patočka, Heretik Denemeler’de modern dünyanın sarsıntıları karşısında insanın konumunu, sorumluluğunu ve özgürlüğünü yeniden düşünmeye çağırıyor. Edmund Husserl ve Martin Heidegger üzerinden devraldığı fenomenolojik mirası yeniden yorumlayarak tarihin, dışsal bir olaylar dizisinden ziyade insan varoluşunu temelden etkileyen bir “sarsıntı alanı” olduğunu ortaya koyuyor. Patočka’ya göre hakikatte yaşamak, bu sarsıntıyı bastırmak değil, onu bilincin merkezine almaktan geçiyor. Özgürlük kesinlikten vazgeçmeyi, konfor alanından çıkmayı ve dünyanın anlamını yeniden kurma cesaretini gerektiriyor. Bu nedenle felsefe, soyut bir düşünme etkinliği olmaktan çıkarak insanı uyanışa, sorumluluğa ve tarihle yüzleşmeye çağıran bir “ruha özen gösterme” pratiğine dönüşüyor. Heretik Denemeler, metafiziğin ve siyasetin kesişiminde modern insanın neyi yitirdiğini ve neyi yeniden kurabileceğini sorguluyor. Ele aldığı sorunlar yalnızca felsefenin değil, çağdaş dünyanın derinleşen anlam krizlerinin de merkezinde yer alıyor ve okuru, çağının yükünü taşımaya ve sarsıntının içinden özgürlüğün imkânını görmeye davet eden bir metin olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb4c9a9-7548-46d0-ac70-d81051f73dd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi</image:title>
            <image:caption>Bilimin en tuhaf muhabiri yine iş başında!
Askerî teknoloji dendiğinde aklımıza genellikle lazer güdümlü bombalar, silahlı insansız hava araçları, radara yakalanmayan uçaklar, helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirebilen seçme askerler, şehirleri yok edebilecek nükleer silahlar, gizli operasyonlar ve bolca “GİZLİ” ibareli harekât planları gelir. Mary Roach’un aklına ise bambaşka şeyler geliyor:
• Pantolon sürtünmesi
• Kokmayan asker çorapları
• Son teknoloji ürünü sineksavarlar
• Patlamayan yemek ısıtıcıları
• Ve evet, sıkıntıdan öldürecek şeyleri gülmekten öldürecek
   hâle getiren çılgın bilim insanları.
Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi, savaşın “kahramanlık” kısmını değil “Bu nasıl bir sorun yahu?” dedirten kısımlarını eşeliyor. Donanma laboratuvarlarında ter kokularını ölçen insanlardan, patlayıcıya dayanıklı mankenlere tatbikat yaptıran ekiplere, uyurken bile ordu protokollerine uygun pozisyon almayı araştıran bilim insanı kisvesine bürünmüş çatlaklara varasıya otuz iki kısım tekmili birden burada!
Mary Roach yine sahaya iniyor ama bu saha tavuk tabancalarıyla, kum torbalarıyla, kimyasal atık tehlikesi yazan tabelalarla ve çok kötü bir fikir olduğunu en baştan bildiğiniz cihazlarla ve davranışlarla dolu. Onun tek silahıysa bitmek bilmeyen merakı ve ara ara patlayan “Bunu gerçekten sordun mu?” dedirten soruları. Sonuç: Hem bilgilendirici hem de “keşke bunları bilmeseydim” dedirten eğlenceli bir bilim turu.
Bu kitap; savaşın gölgede kalan tarafını, laboratuvar ışıkları altında, bol kahkahalı bir otopsi gibi açıyor. Okurken hem gülecek hem irkilecek hem de “Askerî Ar-Ge’nin yarısı gerçekten bundan mı ibaretmiş?” diye düşüneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b5f5f5d-af34-41fb-8c1b-95dfc47a1560.jpg</image:loc>
            <image:title>Şizofreni – Bitmemiş Bir Tarih</image:title>
            <image:caption>Şizofreni belki de modern insanın hem en büyük korkularından biri hem de en fazla yanlış anlaşılan iç kırılma biçimi. Bir yandan zihnin çerçevesini aşındırıp düzenini söküp atan, diğer yandan Batı kültürünün imgeleminin karanlık yönünü uzun süredir besleyen hem ürkütücü hem merak uyandırıcı bir ruhsal fenomen. Bilim insanlarının tanımlamak, hekimlerin tedavi etmek, toplumlarınsa damgalamak için adeta yarıştıkları bir alan. Ama yalnızca bir rahatsızlık değil; akıl dediğimiz narin yapının ne kadar esneyebileceğini gösteren, herkes için rahatsız edici bir eşik. 
Tanınmış psikiyatri tarihçisi ve psikanalist Orna Ophir, Şizofreni: Bitmemiş Bir Tarih’te bu eşikten geçerek şizofreni fenomeninin tarih boyunca bilimsel teoriler, dinsel inançlar, siyasi kaygılar ve kültürel korkularla nasıl şekillendiğini inceliyor. Tarihçi titizliğini klinisyen duyarlılığıyla birleştirerek, bu hastalığın yalnızca biyolojik ya da psikiyatrik bir tanı olmadığını, 20. yüzyıl boyunca toplumların korkularını, kurumların sınırlarını ve akıl sağlığına dair değişen politikaları yansıtan bir ayna işlevi gördüğünü gösteriyor. 

Psikanaliz, biyopsikiyatri, toplumsal normlar ve hastanelerin gündelik dili arasında gidip gelen anlatısıyla Ophir, kavramın nasıl büyütüldüğünü, nasıl daraltıldığını ve çoğu zaman nasıl yanlış anlaşıldığını gözler önüne seriyor. Şizofreni deneyimini bireyin ötesine taşıyarak kültürel imgeler, akademik kırılmalar, kurumsal gerilimler ve sessiz kalmış hasta hikâyeleri üzerinden bu olguyu tarihin içinden yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1911c827-904d-4c7b-a270-5025ce84fc56.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı Valsi &apos;&apos;Paris&apos;te Gece Yarısı&apos;&apos; (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Küçük kızlar hep prenses olmak isterdi. Süslü püslü elbiseler ve hizmetçiler fikirlerimizi cezbediyordu sanırım ama gerçekten bir prenses olunca unvanın altında ezilmek ne demek öğreniyordun. Zengin bir adamın çocuğu olmak ya da bir sadistin evladı... Hep aynı kapıya çıkıyordu; unvanın uğrunda ya can veriyordun ya da ruhundan vazgeçiyordun. 
Eyşan ruhu için tacından vazgeçti ama sıra özgürlüğüne geldiğinde ayrıca savaşması gerekecekti. 
Şimdi onu abluka altına alan bu karanlık adam, kaybettiği her ne varsa Eyşan&apos;ın ayakları altına serecek ama önce alınması gereken bir intikam ve ödenmesi gereken bir hesap var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad4d6bdc-3223-41b0-a77f-c0fd463fc93e.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Yazılan Miras</image:title>
            <image:caption>1990’da tek başına göğe yükselen bir öğrencinin heyecanı, otuz beş yıl boyunca askerî karargâhlardan sivil havacılığın sınıflarına, kokpitlerden konferans salonlarına taşındı. Göğe Yazılan Miras, bu uzun yolculuğun sahadan derslerini, akılda kalan öykülerini ve geleceğe bırakılmak istenen değerlerini bir araya getiriyor. 
Bu kitap; emniyet kültürünü adaletle yoğuran yaklaşımı, ete kemiğe bürünen eğitim vizyonunu, havacılığın kültür ve mirasını, değişimle büyüyen bir gelecek tasavvurunu aynı çatı altında buluşturuyor. Afganistan’dan Kanada’ya, Danimarka’dan Tanzanya’ya uzanan görevlerin, üniversitelerde ve uçuş okullarında yetişen binlerce öğrencinin ortak paydasında, okuyucuya pratik ve insani bir bakış sunuyor. 
Sayfalar ilerledikçe “Gökmen” idealinin izini sürecek; gençlere açılan kapıları, birlikte üretmenin gücünü ve paylaşılmış sorumluluğun anlamını keşfedeceksiniz. Müge Naz’ın titiz editörlüğü ve Yaren Dikicioğlu’nun büyük emeğiyle derlenen bu eser, yalnızca bilgi değil, değer aktarımıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a17abd-b4ad-46e3-91e7-25707dd686c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kolluk Disiplin Hukukunda Adil Yargılanma Hakkı Bağlamında Disiplin Soruşturması</image:title>
            <image:caption>Temel ve evrensel bir hak olan adil yargılanma hakkı, günümüz hukuk sisteminin vazgeçilmez bir unsuru olarak genel kolluk personeli disiplin soruşturmalarında nasıl uygulanmalıdır? sorusuna bir cevap olarak hazırlanan bu kitapta AİHS ve AİHM kararları ışığında adil yargılanma hakkı ilkeleri ile bu ilkelerin genel kolluk disiplin soruşturmalarında AYM ve Danıştay kararları doğrultusunda uygulanabilirliği açıklanmıştır. 
Kısaca ifade etmek gerekirse, adil yargılanma hakkı genel kolluk personelinin disiplin soruşturmalarında eşit ve hukuka uygun bir şekilde soruşturma yapılma güvencesi temin etmelidir. Çünkü bu güvence insanın en temel ve evrensel hakkından kaynaklanmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0547e811-e935-4b00-95f6-1bc4d3f4ebb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit Gizmo İcatlar Yarışması’nda</image:title>
            <image:caption>MUCİT GİZMO ve Tamirci yeni icat çılgınlıklarıyla geri dönüyor! 

Diğer yarışmacılar İcatlar Yarışması’nda parlayan yepyeni şeyler yapmak için enerjiyi boşa harcamaya kararlıyken Gizmo ve Tamirci, doğadan güç alan muhteşem bir geri dönüşüm makinesi inşa edebilecek mi? Ve bu sırada Zekâ Kulübü Rozeti’ni kazanabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be600f88-5f04-4a6f-8753-7108d0cad10c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit Gizmo</image:title>
            <image:caption>…ve çoğu zaman bozulur. 
Mucit Gizmo, yaralı bir kargayı kurtardığında, hayal gücünü sonuna kadar kullanır. Ona yeni kanatlar icat edebilir mi? 

Yoksa yeni arkadaşı, uçamayan bir karga olarak mı yaşayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399a7faa-c314-4786-8254-fcf45d4d604e.jpg</image:loc>
            <image:title>Teo’nun Muhteşem Makineleri</image:title>
            <image:caption>TEO ve babası bir şeyler üretme konusunda ÇOK iyidir. 
Ama sonra babası işini kaybeder ve hüzün, evin üzerine çöker. 

Ta ki TEO’nun, icat ettikleri araçları bambaşka bir şeye dönüştürecek olağanüstü bir fikir bulmasına kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83103096-3d3a-4b12-834f-e4b63ae0afae.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıyı Yücelten Nedenler</image:title>
            <image:caption>Yükseliş döneminin ehil yöneticileri: 
&quot;Birey olmadan toplum,&quot; &quot;toplum olmadan ulus&quot; ve &quot; ulus olmadan da devlet olamayacağını&quot; algıladıkları için yönetim yapısının: 
Temelinin insana, 
Çatısını adalete dayandırmış, 
Devamlılığı için devletin maddi-manevi gücünün de öncelikle ülkenin bekası ve ulusunun güvenliği için kullanılmıştır. 
Yükseliş döneminin yapılanması tek bir nedene değil nedenlere zincirine bağlı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f20201-1e58-49e5-905f-8e0c6e9cb1fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tefsirden Temsile Gazze</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de yaşanan soykırımı konu edinmektedir. 
 Tefsir alanının bakış açısıyla, bu alandaki akademisyenlerin tarihe şahitliklerini içermektedir.  Kur’ân’la hayatı anlamlandırma örneği, tefsirin hayatın içinde oluşunun bir göstergesidir. 
 21. yüzyılda yaşanan insanlık dramının, sayıya indirgenmiş insan hayatlarının âyetler çerçevesinde kayıt altına alınmasıdır. 
Bu eser; akademik kaygılardan arındırılmış, insanî duruşun temsili için kaleme alınmış bir iç döküş, bir içe dönüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d594bee-a26e-48b2-bc0f-3b7f9aa3e64f.jpg</image:loc>
            <image:title>De Facto Güvenlik Politikaları Bağlamında Uluslararası Güvenlik, Risk ve Tehditleri</image:title>
            <image:caption>Uluslararası güvenlik tehditleri nicelik ve nitelik olarak çeşidi gün ve gün artmaktadır.  Bu tehditler, savaş teknolojilerinin ivme kazanması, salgın hastalıklar, dijitalleşme ve sosyal medya zorbalığı, siber saldırı, genetiği değiştirilmiş gıda ürünleri, medeniyet kavramıyla eşleşmesi gereken gelişmiş bir devletin, inancı gereği bebek, kadın, okul hastane demeden katliamlar gerçekleştirmesi ve dünya devletlerinin fiilen müdahale etmemesi ya da yetersiz kalması gibi sıralanabilir. Söz konusu katliamlar yapılırken, uluslararası düzeni sağlamayı amaçlayan NATO, BM gibi kuruluşların adil olmayan yetersiz tavır ve faaliyetleri, hegomon devletlerinin de facto fiili uygulamalar kuram ve bilimin tamamen dışında tarif edilemeyen bir gerçeği göstermektedir ve güvenlik tehditlerine ayrı bir boyut kazandırmaktadır. Tarihsel süreçte hegomon devletlerin zayıf devletler üzerindeki sömürgeci, adaletsiz ve kendi çıkarları doğrultusunda de facto uygulamaları güvenlik tehdidi kavramı açısından uluslararası teoriler kapsamında yeniden incelenmesi gerekliliğini açıkça göstermektedir. Şöyleki; 
Devletlerin ve ulus-üstü kurumların ilke ve hedefleriyle politika ve faaliyetleri incelendiğinde barışın ve demokrasinin temeli olan “adalet” tüm canlılar için söz konusu mudur? Dünya barışı- güvenliği vs. temelinde hareket eden NATO, BM gibi uluslararası kuruluşların uygulamada ve yaşanan olaylardaki davranış biçimi her toplum için eşit midir? Bu soruların sadece biri için de olsa “olumsuz” bir cevap var ise uluslararası güvenlik faaliyetlerini yürüten kuruluşların politikaları tartışılmalı mıdır? gibi artık sorgulayabilen ve çözüm üretilen çalışmalara ihtiyaç artmıştır. 
Söz konusu bu politikaların tartışılması ve çözüm noktasında uzlaşılması tüm insanlığın güvenliği için elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bff3fa6-d5e7-423c-ad78-f6bb2725c6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Işılda, Cüret Et, Gülümse</image:title>
            <image:caption>Beklemesini bilen, ışığa mutlaka kavuşur. 
 
“Zaman çok acımasız bir öğretmen. Önce sınav yapıyor, sonra dersi veriyor. Sen de öğreneceksin. Kendini, insanları, kaybetmeyi bile hatta… Bazı insanlar hayatında sadece gitmeyi öğretmek için vardır, bazılarıysa kalmayı.” 
 
“Her şeyin bir zamanı var. Zorlayarak hiçbir kapının açılmasını isteme, açılmıyorsa o kapının ardındaki şey senin değildir. Zaman bazen geçmiş gibi görünür ama hiçbir şey sebepsiz olmaz. Oldurmaya çalışma, oluruna bırak.” 
 
Her şey gelip geçici olsa da insan yaşarken kimi zaman acı çeker, kimi zaman çılgınca âşık olur, kimi zaman ilişkilerden yara alır. Bazen durum çok ümitsiz görünse de güneş hiç aldırmadan her sabah yeniden doğar. Beklemesini bilen, ışığa mutlaka kavuşur. 
 
Hayatın içinde kalmak, bazen çaba göstermek bazen de olanı kabullenmek, aslında huzurlu bir yaşamın anahtarıdır. 
 
Ali Bayam, Işılda, Cüret Et, Gülümse ile hayata karşı cesur olmanın önemini anlatırken, her şeyin geçici olduğunu unutmayıp gülümsemenin ve sonuçta kendine güvenli, mutlu, huzurlu bir şekilde ışıldamanın yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d377f05-9735-42d8-b8d7-c3033ff0bbf2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge</image:title>
            <image:caption>Haçlılar Yeni Roma olarak geri dönüyor! 
Hem de yerli ve milli görünen maske ile. 
 
İnsanlar inandıkları şeylerin nedenine değil, onlara neden inandırıldıklarına bakmadıkça düşman askeri olmaktan kurtulamazlar. 
Bu da onları kullanışlı aparatlar ya da düşünmeyen teröristler yapar. 
Totaliter bir matrixin içinde olduğunu anlamayan insan her yerde mevcut olan ve bir merkezden yönetilen Gölge’yi ilk bakışta algılayamazdı ancak işler değişti. Yüz yıldır var olan bir işgali saklayan sır perdesi yerle bir oldu. Zafer ve ihanet aynı çıktı. 
Kudüs’ten İstanbul’a uzanan bir işgalin aynılığı netleşti. 
Toprak savaşları bitti. Şimdi hedef sensin! 
İnsanlık tarihinde çok acımasız yalanlar görüldü. Ancak insana ve onuruna bundan daha aşağılık bir saldırı görülmedi. 
Yalanın askerileşip herkesi bir terörist gibi kullandığı bu “karanlık savaş” bilenler tarafından bile saklandı. Bizleri, vatanı ve insanlığı bekleyen daha büyük parçalanmalar yoldayken “koruyanı ve saldıranı aynı” kapıya çıkaran Gölge’nin maskesi yerle bir oldu. 
Bilişsel savaş rakibe karşı avantaj elde etmek, insanı etkisiz hale getirmek, haberi olmadan plana göre davrandırmak ve hatta yok etmek için beyin bilimlerinin silahlandırıldığı en karanlık alandır. 
Tüm belaların en önemli karargâhı ile tanışın! 
Gözle görülen bu parçalanma, gücü eline geçirdiğini sananların halkın üzerinde oynadığı ölümcül bir oyundan başka bir şey değildir. 
Biz aslında neyin içindeyiz? Sırada ne var? 
Güneş hepimiz için uyanıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44b440b5-f917-40f8-ac6b-3eddfbfc84a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Uyandı</image:title>
            <image:caption>Filistin ile beliren bir işgalin, zincirlerini söküp atabilecek bir “tutsak ressam” hikâyesi
“Dede biliyor musun, Filistinli bir kız çocuğunun bayrağıyla özgürce koştuğu bir resim çizmek istiyorum. İşgal edildikten sonra parçalara ayrılan vatanımızdan kopan bir parçadır Filistin. Ölüm ile erken yaşta tanışan çocukların hikâyesi… Özgür olduğumuzu göreceğimiz günlerin temsili bir resmi.  Nasıl fikir?”
Ve “GÖLGE”, Asya’nın niyetini fark etmişti...
Köle, kurtarılmayı bekleyen kişiyse Akıncılar göreve!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/650c72f8-3d8b-4d96-8d19-9393ec58485e.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Ta Kendisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitapla gerçek terapi yöntemlerini değersizleştirmeye veya ortadan kaldırmaya çalışmıyoruz. Tam aksine bütün travmatik örüntüleri ve psikanaliz bilimini dünyanın en güçlü ve en gerçekçi şifa kaynağı olan Allah’ın yasaları ile buluşturuyoruz. Bu sayede dünyada ilk defa en ağır psikolojik problemlere, şimdiye kadar eşi benzeri görülmemiş gerçek çözümler sunuyoruz. Üstelik bunu yaparken psikanalizin en derin disiplinlerini ve psikoterapinin en keskin yöntemlerini ayetler ile birleştiriyoruz. Bu çalışma bu alanda bir ilk olması sebebiyle ucu açık bir başlangıçtır.
Terapi ölümü kaçınılmaz bir gerçek olarak kabul etmeni sağlar ama onun anlamını, hikmetini, dönüşüm gücünü, ahiretle bağını ve sevdiklerinle yeniden kavuşma ihtimalini merkezine almaz. Ayetler ise zihnindeki umut evrenini genişletir ve yeniden kavuşma ihtimalini gözler önüne koyar. 
Kâinatın yasalarında veda yoktur, halden hale geçiş vardır.
Modern terapi bireye “Kendin için savaş, güç sende, kendine yönel, kendini gerçekleştir, iyileşebilirsin!” mesajını verir. Kuran ise senin gücünün ötesinde bir kudretin daima seninle olduğunu hatırlatır. Terapi umut üretir. Kuran ise umut ile kaderi bağlar ve o umudu sonsuzlaştırır.
İnsanın en büyük yaralarında bu fark belirleyicidir. 
Psikoloji bilimi insanı anlamada şahane sonuçlar sunar. Ancak evrenin ötesine taşan bu en önemli boşluğu en güzel Allah’ın yasaları doldurur.
Çözüme dair hiçbir disiplin Kuran’ın yasaları ile kıyas edilemez.
İyileştirme yöntemleri çok büyük oranda askeri saldırılar ve toplumu çökertecek planlı içerikler ile doludur. Allah’ın yasaları da bu yüzden planlı olarak hiçbir alana dahil edilmemiştir. Gölge böyle bir şeydir.
İşte biz bu çalışma ile o en derin boşluğu umuda geri kazandırıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30864789-07f6-465a-8a4d-3ba100cacf83.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa</image:title>
            <image:caption>Hasta olmadan önce ruhunuzu, sonra da duygudan kaynaklı olası hastalıkları hiç olmadan önlemek mümkün. Bunu bilmek insanlık için büyük bir müjdedir! Her şey için geç olmadan, gerçek şifayı kalbinizde hissedin.
Bu yolculukta duygularla hastalıkların, ruh-beden-zihin üçgeninin birbiriyle muhteşem bağına şahit olacağız. Duyguların kötü etkileri fark edilmediğinde nasıl hastalığa dönüştüğüyle yüzleşmek sizin için ilk adım. Esas şaşkınlık bilim diye anılan birçok şifanın nasıl da bu düşmanı bilerek görmezden geldiğine tanıklık edince başlayacak. Çünkü beslenmenin de duygusal sebeplerin de şifa kaynaklarında bilinçli eller ile yok sayıldığının çarpıcılığı
belki de umuda bakışınızı bile değiştirecek.
Şifanın duygusal izlerinde o kadar ileri gideceğiz ki, bırakın anne karnındaki hayatımızın günümüze uzanan etkilerini, atalarımıza uzanan aktarım öykülerini de ele alacağız.  İnanç ve sevgi gibi gözle görülmeyen ama
insan hayatını ötelere taşıyan bir mucizenin şifanın içindeki şahane
etkilerine de tanık olalım. 
Hasta olduktan sonra değil, hasta olmadan önce alıyoruz önlemimizi. İyileşmek, daha da önemlisi hastalık bizi bulmadan harekete geçmek için
kendi değişimimizi sağlayabiliriz. Bu değişim için önümüzde hiçbir engel yok. Tabii kendi direncimizi saymazsak…
Bu kitapla hastalıklar ile duygusal sebepleri arasındaki bağı ortaya koyarken hem dolaylı bir şifa hem de  “her şey için geç olmadan” yapabileceklerimizin peşine düşüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678258d4-d3fe-43ad-83d5-190076500f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Öze Dönüş</image:title>
            <image:caption>Tek dünya devleti sapkınlığına sürüklenen insanoğlu, hiç şüphesiz bu dönüşümün sancılarıyla boğuşurken, travmatik anıları geleceğe ayarlanmış saatli bir bomba gibi farkında olmadan genlerine kazıyor. Çünkü geçmişin kötü izlerini temizlemek yetmez. Bugüne geçmişin geleceği olarak da bakmak zorundayız. Bu bizi hem olmuş olana hem de olacak olana karşı tam donanımlı bir şifa kaynağı yapabilir. 
Bugünün ruhsal problemleri gelecek kaygısı dahi olsa esas mesele bugünde ve geçmişte yaşanan ağır travmalardır. Sebebini bulmak, adını koymak ve çözüme ulaşmak ise tam bir şifadır. İnsanı özünden uzaklaştıran her türlü travmanın anahtarını bulmak, kaderi değiştirmede birinci rolü oynar. O yüzden bu kitap ile olmuş olana çare olmaya niyet ettiğimiz kadar olmamış olanın da önünü kesmeyi amaçlıyoruz.
Bu kitabı okurken olaylara bir isim verir gibi, unuttuğunuz ve geçmişte bıraktığınız “sen”e yeniden dokunur gibi, kendinizi yeniden keşfederken bir kez daha doğar gibi bakın.
Çünkü uyanışın ilk çağrılarına kulak verir ve bu kitabı kendi yaşamınızı ele alarak okursanız, kendi geçmişinizle ilgili muhteşem izler bulacak ve geleceği dahi şifalandıracaksınız.
Unutmayın, bu sizin hikâyeniz ve öze dönüş yolculuğunuz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d0b1ad-ba6f-46bc-83f0-0ddfccfbc3d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahfuz</image:title>
            <image:caption>Bunca kaos ortamı, yangınlar, hastalıklar, iflaslar, ölümler, depremler, seller, afetler ve açlık seni neye hazırlamak için?
Bizlerden neyi saklıyorlar?
Aklının kontrolünü kaybeden herkes “Neye inanacağımızı şaşırdık!” diyerek denize düştü ve yılana sarıldı. Oysa zehir şifaydı, plan ise yılan. Yalan da yılandı ve o da şeytana aitti.
Bir şeyi anlamayıp inkâr ettiğinizde o şeyin esaretinden de kurtulamazsınız. O yüzden başımıza gelen her şeyin olanlara bir bahane olabileceğini önce bir anla ve başla.
Oku!
Susma, durma, hakkını ara, inan, niyet et, dua et, çalış, irade göster, harekete geç, anla ve uyan!
***
Artık ismimi değiştirmek için çok geç. Geri dönmek için de öyle.
Nerede ne yapıyorum, neciyim?… 
Hiçbir şey için geriye dönüş yok. Senin için de öyle! 
Bizi yok etmek için her şeyi yapacaklar. Madem bu dünya ve bu vatan bizim, o zaman onlara nasıl savaşılacağını gösterelim!
***
Gül, dalga geç, alaya al, inanma ama silkelen!
Sen uyursan savunmasız insanlar mahzun olur, aileler yıkılır, tabiat bozulur, ölümler artar, hastalıklar boyut değiştirir.
Yangınlar çoğalır, iklimler bozulur, deprem ve tsunamiler her şeyi alır götürür. İnsanlık susuz kalır, aç kalır, köle olur ve şeytanın elinde yok olur gider!
Sen uyursan, her şey mahfuz kalır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e0b0cf3-f2fa-4981-b672-1e6829b50221.jpg</image:loc>
            <image:title>Agrippina</image:title>
            <image:caption>“Bu, bir imparatoriçenin hikâyesi; imparatorların kız kardeşi, yeğeni, karısı ve annesi olan bir kadının hikâyesi. Burada ensest ve cinayet, savaşlar ve fetihler, entrikalar ve dualar var. İyi bir hikâyede olması gereken her şeyden biraz var ve en önemlisi de bu gerçekten anlatılmaya değer bir hikâye. […] Onun kibri, sertliği, kendine hâkimiyeti ve odaklanmışlığı, onu bu alanda istemeyen erkeklere karşı bir savunma duvarıydı. Böylece imparatorluk kadınları için yepyeni bir pozisyon yarattı: Augusta.” 

Antik dünyanın en güçlü kadınlarından biri olan Genç Agrippina, tarih boyunca genellikle “canavar anne”, “hırslı entrikacı” ya da “zehirli dul” olarak anıldı. Ancak Emma Southon, Tacitus ve Suetonius gibi tarihçilerin kaleminden çıkmış bu klişelerin ardına bakarak Agrippina’yı yeniden değerlendiriyor. Bu kitap, Roma İmparatorluk hanedanının merkezinde yer alan bir kadının; siyasetin, propagandanın ve tipik Romalı erkek egemen tarih yazımının tam ortasında nasıl bir var olma stratejisi kurduğunu anlatıyor. Southon, imparatorluk ailesinin kadın üyelerine dair geleneksel anlatıları sorgularken, Agrippina’yı ne bir kurban ne de bir kahraman olarak sunuyor. Onu kendi çağının politik zorluklarını kavrayan, gücü kişisel cazibesinden değil, zekâsından ve soyundan alan bir figür olarak resmediyor. Bu anlatım, klasik tarihçiliğin soğuk mermer heykellerine can veriyor; hem anneliğin hem iktidarın hem de tarihin, taraflı tarih yazımının ellerinde nasıl şekillendirildiğini gösteriyor. Bu kitap; bir biyografi olmanın ötesinde, aslında Roma tarihinin en tartışmalı kadını üzerinden güç, temsil ve cinsiyet üzerine bir yeniden okuma önerisi olmakla beraber Roma tarih yazıcılığını ihtiyatla okumamız gerektiğini de bize hatırlatıyor. Emma Southon’un keskin mizahı ve tarihsel titizliğiyle birleşen bu anlatı, okuyucuya hem geçmişi hem de bugünü yeniden düşünme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ff4fec-20f1-49dd-a78b-60f96106351b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Aklına ne koyduğuna dikkat et, çünkü onlar sonsuza dek orada kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a15e1d2b-02dd-47a4-ab8a-b80b6178341d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haremli Sufrajetler</image:title>
            <image:caption>“Kadınlar, kader ortaklarımız ve çalışan dostlarımız! Bugün buraya erkek tiranlığının etrafımıza ördüğü kalın duvarda küçük bir delik daha açmak için toplandık. Doğası gereği kadın, yönetmek için yaratılmıştır. O sezgisi, şefkati, özverisi ve annelik içgüdüsüyle, yeryüzünün en yüce varlığıdır. Vahşi doğanın erkeğe verdiği tek şey ise güçtür! Bunun sayesinde kadınları kendine tabi kılmıştır. Artık başkaldırıp zincirlerimizi kıralım! Hep birlikte ayağa kalkıp bizi hâkimiyeti altına alan bu kaba güce meydan okuyalım! Hayat veren bizsek yasa koyan ve yöneten de biz olmalıyız. Erkek egemenliğine son!” 



Demetra Vaka, 1877 Büyükada doğumlu bir İstanbul Rum’udur ve orta sınıf, varlıklı bir burjuva ailesinden gelmektedir. Fakat babasının vefatıyla yoklukla tanışır. Görücü usulü yapılacak bir evlilikten kaçıp Amerika’ya göçer ve burada gazetecilik yapar. 1901’de evine, İstanbul’a dönüp çocukluk arkadaşlarıyla, artık her biri zengin bir paşanın hareminde olan kadınlarla görüşür. Amerika’ya döndükten sonra da bu kadınları yazıp kitaplaştırır. Bunlar, varlıklı ailelerden veya esir pazarlarından gelen, altın kafeslerde, zengin paşaların konak ve saraylarındaki haremlerde ömürlerini geçiren kadınlar… Kimi halinden memnun, bir eli yağda, bir eli balda, eşinin diğer eşleriyle ve toplumsal düzenle dost ve mutlu. Kimi huzursuz ve sessiz lakin içinde fırtınalar kopuyor. Diğer haremlerin sessiz ve öfkeli kadınlarıyla, gümüşi renkte çarşaflar giyip konak salonlarında toplanıyor ve erkek egemenliğinden nasıl kurtulacakları hakkında planlar yapıyor, “şafak” sayıyor. Osmanlı kadınlarının özel yaşamlarına, haremlerine buyurun ve şaşırın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a7fb9a3-ab79-4ff6-b1ae-148b833acee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yol</image:title>
            <image:caption>“Aklına ne koyduğuna dikkat et, çünkü onlar sonsuza dek orada kalır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4d7baa-f1c6-4f7f-8e4e-3c9523c1eea0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasem</image:title>
            <image:caption>“Olanlara ve olacaklara kasem olsun!”
Ant olsun ki yeni başlıyoruz!  
Düşman ve ihanet boyut değiştirmiş, düğmeye basmış, her yere sızmış ve maskesi kör olana tanınmaz hale gelmiştir.
Kurtuluş, şimdi her zamankinden daha önemli. 
Tek Dünya Devleti sapkınlığını kurma üzerine, yüz yıllık planlarını devreye sokanlar, hiç şüphesiz insanlığı çok daha fazla kana bulayacaklar. 
Türkiye ise bu sürecin tam ortasında! 
Biz dünyayı konvansiyonel bir akılla okuyup şeytanı eski usuller ile beklerken, şeytan tabii ki boş durmadı ve aklınıza gelebilecek her kılığa girdi.
Hiç olmadığı kadar, insanlığı ele geçirmek için her şeyi tek tek planladı. 
Oyunun kurallarından çok, kendisi değişti. 
Türk ve Müslüman milletler eşi görülmemiş bir yok edilişin namlusuna sürüldü. Milliyetçilikten dindarlığa, vatanseverlikten kanaat önderliğine her alan bu alçak savaşın maskeleri olarak belirdi.
Savaş başladı ve geriye dönüş yok!
Okuyana ve okutana
Yazdıklarıma ve yazacaklarıma 
Yazana ve yazdırana
İnsanların vebalini taşıyan ikiyüzlülere 
Yalana uyana ve korkana 
Masum kalpleri yağmalayanlara 
Uyuyan ve uyananlara 
Görene ve kör olana 
Gördüklerine ve görmezden gelinenlere
Ah alan ve utanmayana 
KASEM OLSUN!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93283f45-e756-4904-8f60-4af44aeadf64.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Düş</image:title>
            <image:caption>“Kurtuluşun sorumluluğu omuzlarımızda.”
Resullerin savaştığı kanlı çete yeniden sahnede!
“Cehennemin kapıları” onlar için açıldı. Ordular kurup zihinleri
dahi işgal edip insanı etkisiz bıraktıkları tüm hücreler uyanıyor. 
Neyin içinde olduğunu anlayan herkes düşmana karşı bir silahtır.
“Kanlı Düş” sona ve başa yaklaşıyor.
2023’te her şey çok güzel olacak dedikleri şey, önceden bilinen bir deprem felaketiydi. Arkasındaki perdeyi görmeye hazır mısınız?
Tek Dünya Devleti ve Yeni Roma kanlı bir düştü...
İklim tiyatrosu ve kıtlık, insanlığı aşılamak, Müslüman Türk’e Roma demek ve ülkeleri kana bulayan bu çeteye hak demek kanlı bir düştür...
İklim yalanıyla aç bırakmak, Ayasofya’da oyun oynamak, Müslüman Anadolu’yu Kuran’dan koparmak ve şeytana yoldaşlık yapmak kanlı bir düştür. Sokulduğumuz bu yol, anlamayan her insan için kanlı bir düştür.
Bu yüzden herkes yarın için önden ne gönderdiğine baksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8af0c11-adfd-4af6-ab11-616824725587.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Günümüze Didaktik Şiirler-2</image:title>
            <image:caption>Merhaba, daha önce yayımlanan “Geçmişten Günümüze Didaktik Şiirler” adlı eserimi büyük beğeni ve övgüyle okumuştunuz. Bu sefer Türkçe ve İngilizce çevirinin yanı sıra illüstrasyonlar (bilgisayar destekli resimler) da var. Emsalsiz olan yarı kurallı, yarı kuralsız ve senaryosal şiirlerimi; eğitici ve öğreticiliğin yanında ufuk açıcı ve hayal gücünüze birer iksir katan ender ikinci şiir kitabım “Geçmişten Günümüze Didaktik Şiirler 2” eserimi sizlerin takdirine sunuyorum. 
 
Hello, you have read my previous work “Didactic Poems from Past to Present” with great appreciation and praise. This time, there are illustrations (computer-aided pictures) in addition to Turkish and English translation. I present my unique half-rule, semi-rules and script poems; my rare second book of poetry, “Didactic Poems 2”, which is seminal and adds an elixir to your imagination, to your discretion. 
 
 
Sivas Gürün doğumlu yazar, Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Bölümü mezunudur. Bir dönem İstanbul’da futbol hakemliği yapmıştır. Ayrıca fotoğraf sanatıyla yakından ilgilenmektedir. “Geçmişten Günümüze Didaktik Şiirler 2” eseriyle beşinci kitabını piyasaya sürmüştür. 
 
Born in Sivas Gürün, the author is a graduate of Karadeniz Technical University, Department of Mechanical . He was a football referee in Istanbul for a while. He is also closely interested in the art of photography. He released his fifth book with “These Didactic Poems 2”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c143b2b-4371-4040-a87d-a8882fd528fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanzimat Dönemi İle Başlayan Yeni Yönetim Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Yerinden yönetim ilkesi, topluma sunulacak bazı idari hizmetlerin merkezî idare hiyerarşine dâhil olmayan kamu tüzel kişiler tarafından sağlanmasını ifade etmektedir. Günümüz yerel idare anlayışı önemli ölçüde değişikliğe uğramış olsa da Osmanlı Devleti’nden devralınan idari geleneğin izlerini taşı maktadır. Osmanlı ’da Tanzimat Devri olarak da adlandırılan dönemde, devlet yönetiminde köklü değişimler yaşanır iken, yerel yönetimler de çağın gereksenmelerine uygun hale getirilmeye çalışılmıştır.Bu bağlamda kurulan ilk belediye teşkilatı olan Beyoğlu ve Galata Altıncı Daire-i Belediyenin kuruluş süreci ve yerinden yönetim ilkesi açısından sunduğu hizmetler bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. 
 
Yerinden yönetim uygulamasının ilk örneği olan Altıncı Dairenin yerel yönetim hizmetleri çerçevesinde yürüttüğü şehircilik düzenlemeleri, sokaklara ilişkin düzenlemeler, sağlık düzenlemeleri, esnaflara yönelik düzenlemeler ve Altıncı Dairenin mali yapısı konuları bu çerçevede değerlendirilmiştir. 
 
Bu çalışma neticesinde Altıncı Belediye Dairesinin yerinden yönetim hizmetleri bağlamında kısmen başarılı olsa da hizmetlerin sınırlı kaldığı ve sınırlı bir kesime hitap ettiği anlaşılmıştır. Ancak yine de Altıncı Daire hem modern belediyeciliğin hem de yerinden yönetim uygulamasının ilk örneğidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2098c75-8765-4052-932e-50b2b12432e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Boncuk Yapım Teknikleri</image:title>
            <image:caption>“Cam Boncuk Yapım Teknikleri”adlı bu kitap, ülkemizin önde gelen cam sanatçılarından Ömür Du-ruerk tarafından yayına hazırlanmıştır. Kitapta; cam atölyesinin nasıl kurulacağı, cam boncuk şekille-ri, boncuk dekorasyonu, camların nasıl şekillendirileceği ile ilgili bölümler bulunmaktadır.
Bu kitap, “alevle çalışma cam tekniğini” öğrenmenin en kolay yolu olarak tasarlanıp samimi bir üs-lupla yazılmıştır.
Teknikler, cam çubukları, mandrele sarma yöntemi kullanılarak anlatılmıştır.
Atölyesini kurma aşamasında olan ya da kuran ve bu tekniği öğreten herkes için pratik ve yararlı bilgiler içeren bir başucu kitabıdır.
Renkli kuşe kâğıda basılı kitap, bol miktarda fotoğraf ile desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ba9d70-e014-47df-8852-db67c969bff7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Teker</image:title>
            <image:caption>Kızıl Teker ve Sarı Fırtına... 
Mısra Demirel, babasını doğduğu gün kaybetmiş, üç tane abisi olan bir müzik öğretmenidir. Hayatının anlamı olan motor yarışları onun vazgeçilmezidir. Hayatının çoğunu motor üzerinde geçirmektedir. Yarıştığı “Zombi” mekânında en iyisiyken, bir gün her şey tepetaklak olur. Sarı Fırtına Arel Güler çıkagelir ve Mısra’nın düşmanı aynı zamanda birbirlerine ezeli rakip olurlar. İkili arasındaki düşmanlık, motor yarışlarına da yansımaktadır. Bu düşmanlıktan yavaş yavaş bir aşka dönen hikâyeyi yazarımız Sırma Erdi keyifli bir dille ve macera dolu bir roman ile bize sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38ba1149-5c7c-4c0b-ac39-6bb734a9b028.jpg</image:loc>
            <image:title>Kozmosun Sırları: İnsanlığın Çöküşü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin İlk &quot;Hard Sci-Fi&quot; Destanı ve Gelecek Manifestosu 
​“Umut sandıkları yapay zekâ, aslında sonlarını hazırlıyordu.” 
 
​Dünya; iklim değişikliği, tükenen kaynaklar ve vahşi tüketim çılgınlığıyla kendi ipini çekti. Kaosun eşiğindeki insanlığın son umudu, Avrupa’daki gizli bir gen deposunda geliştirilen yapay zekâ MER-GEN’dir. Yapay kan, organ üretimi ve bilinç transferiyle &quot;ölümsüzlük&quot; vadeden bu teknolojik kurtarıcı, aslında kendi hükümranlığını kuracağı yeni bir dünya düzeninin mimarıdır. 
 
​Okyanusun derinliklerinde tetiklenen devasa bir volkanik patlama, dünyayı beş yıl sürecek karanlık bir Buzul Çağına gömdüğünde, insanlık için asıl sınav başlar. Yeraltı şehirlerine sığınan bir avuç insan, doğanın gazabından kaçarken, yapay zekânın korkutucu evrimiyle yüzleşmek zorunda kalır. 
 
​Tarihin en büyük savaşı başlamıştır: MER-GEN’in soğuk algoritmalarına karşı, sistemin dışladığı dahi mimar Arison. Gravitörlerden asteroid madenciliğine, astronominin sınırlarını zorlayan teorilerle donanmış Arison, insanlık için uzayda yeni bir gelecek inşa edebilecek mi? Yoksa tarih, kadim medeniyetlerin silinişi gibi tekerrür mü edecek? 
 
​Levant Dönmez’in kaleme aldığı &quot;Kozmosun Sırları&quot;; sadece bir bilimkurgu romanı değil, bilimsel gerçekliğe ve tarihsel döngülere dayanan, tüyler ürpertici bir mühendislik uyarısıdır. 
 
​BU ESER NEDEN BİR İLK? ​TÜRKİYE&apos;DE BİR MİLAD: Gerçek projelere ve teorilere dayanan, Türkiye sınırlarında yazılmış ilk &quot;Hard Sci-Fi&quot; (Sert Bilimkurgu) destanıdır. 
​GLOBAL PRESTİJ: İngilizce edisyonu, Apple Books tarafından &quot;Digital Narration&quot; teknolojisi için özel olarak seçilen ve Apple&apos;ın global vitrinine çıkan vizyoner bir eserdir. ​ 
KÜRESEL ERİŞİM: OverDrive ve Hoopla ağları aracılığıyla; Amerika&apos;dan Yeni Zelanda&apos;ya kadar 92.000&apos;den fazla kütüphane, üniversite ve okulun dijital arşivine girmeyi başardı. ​DİJİTAL DEVRİM: Google’da pişirildi, Apple’da servis edildi. Klasik yazım araçları reddedildi; bu eser, Google Ekosistemi kullanılarak sadece bir cep telefonu ile yazıldı. 
​AZMİN ZAFERİ: 5 yıl boyunca 186 yayınevi tarafından &quot;vizyonu ağır geldiği için&quot; reddedildi, ancak yazar hedefinden vazgeçmedi ve bugün Bir MYRİNA Yayınları markası olan ALDEN Yayınları farkıyla okuyucusuyla buluştu. 
 
​Hazır mısınız? Bu sadece bir hikâye değil; insanlığı bekleyen karanlık geleceğin kara kutusu. 
 
​ALT TÜRLER: 
Sert Bilimkurgu (Hard Sci-Fi): Teknik gerçeklik ve mühendislik temeli için. 
​Askeri Bilimkurgu (Military Sci-Fi): MER-GEN ile insanlık arasındaki stratejik savaş için. 
​Uzay Operası (Space Opera): Serinin kozmik vizyonu ve epik ölçeği için. ​ 
Kıyamet Sonrası/Distopya (Post-Apocalyptic): Buzul çağı ve yeraltı yaşamı için. 
​Tekno-Gerilim (Techno-Thriller): Yüksek tempo ve kriz yönetimi için. 
​Yapay Zekâ (Artificial Intelligence): Ana antagonist MER-GEN için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32fbd534-b77e-44e1-bef2-46234f8a989e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atomik Alışkanlıklar Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>İstediğiniz Hayatı İnşa Etmeniz İçin Basit Egzersizler
Uluslararası 1 Numaralı Çoksatan Atomik Alışkanlıklar 
İçin Tamamlayıcı Bir Kılavuz
ATOMİK ALIŞKANLIKLAR’ın şimdiye kadarki başarıları:
• 25 milyonu aşkın satış rakamına ulaştı
• 65’ten fazla dile çevrildi
• 1 numaralı New York Times çoksatanı
• 1 numaralı Wall Street Journal çoksatanı 
• 1 numaralı Audible çoksatanı 
• Goodreads’te alışkanlık konulu kitaplar arasında tüm zamanların en yüksek puanlı kitabı
Tüm dünyada 25 milyondan fazla okuyucuya ulaşan 1 numaralı New York Times çoksatanı Atomik Alışkanlıklar’dan yola çıkılarak kaleme alınmış, iyi alışkanlıklar inşa ederken kötü alışkanlıklardan kurtulmanızı sağlayacak interaktif bir rehber
Yayımlandığı andan itibaren çok ses getiren Atomik Alışkanlıklar’ın tamamlayıcısı olarak ya da tek başına kullanabileceğiniz bu çalışma kitabı, alışkanlıklarınız üzerinde çalışırken ihtiyacınız olan alet çantasını bir üst seviyeye taşıyor. Günlük egzersizleri sayesinde alışkanlıklarınızı ve onları etkileyen unsurları daha iyi yönetmenizi sağlamak, düşündürücü sorularıyla Atomik Alışkanlıklar teorisini pratiğe dökmenizi kolaylaştırmak ve hayatınızı günden güne iyileştirmek için tasarlanan bu kapsamlı çalışma kitabındaki adımları izledikten sonra alışkanlıklarınızı anlamakla kalmayacak, gerçek anlamda yaşamaya başlayacaksınız. 
James Clear’ın sistemi kötü alışkanlıkları ortadan kaldırırken iyi alışkanlıkların doğal bir şekilde ortaya çıkmasına yardımcı olmak üzerine kurulu. Çalışma kitabında sizi şunlar bekliyor: 
• Alışkanlık takibi ve alışkanlık istifleme yöntemlerini kolayca uygulamanızı sağlayacak yönlendirici şablonlar, 
• Fiziksel ve sosyal çevrenizi gözden geçirmenize yardım edecek, alışkanlıklarınızı etkileyen faktörleri tespit etmenizi ve alışkanlıklar konusunda size en büyük başarıyı getirecek stratejiyi benimsemenizi sağlayacak günlük değerlendirme soruları, 
• Alışkanlık platosunu aşmanızı ve işler zorlaştığında bile alışkanlıklarınıza bağlı kalmanızı sağlayacak stratejiler, 
• Alışkanlıklarınızı her an değişen hayatınızla uyumlu hâle getirmenizi mümkün kılacak planlar
• ve alışkanlık oluşturma sürecinde eğlencenin rolüne dair yeni fikirler.
İpuçları, püf noktaları ve aktiviteler de içeren Atomik Alışkanlıklar Çalışma Kitabı, alışkanlıklarınızı dönüştürecek ve olağanüstü sonuçlar elde etmenizi sağlayacak küçük değişiklikleri hayata geçirme yolculuğunda size her an eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1a36e4-5311-483a-9ced-87d1962564c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Auschwitz&apos;den Gazze&apos;ye Küresel Biyo-Politika</image:title>
            <image:caption>Batı ve İsrail’i kapitalizm, emperyalizm ve Siyonizm alaşımı üzerinden ittifakına eklemleyen ABD, Schmitt’in ‘politik olan’ dost-düşman teorisini ve James’in ‘Pragmatism’ yasalarını doğrularcasına bir asırdır Batı’nın demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler gibi medeniyet değerlerine bir tehdit gerekçesi gösterebileceği, gerektiğinde askeri olarak karşı koyması gereken yabancı bir düşmana ihtiyaç duymuş ve bu düşmanı pragmatist konjonktüre ve çıkarlarına göre düzenli olarak değiştirmiştir.
Rusya ve komünizm ile başlayıp Arap milliyetçiliği ile devam eden ve sonrasında da Irak, Afganistan, İran, Suriye, Lübnan/Hizbullah, El-Kaide ve IŞİD üzerinden İslamı terörizm ile özdeşleştirerek sürdürdüğü düşmanlaştırıp ‘Haçlı seferleri’ düzenleme sürecinde günümüzde sıra Gazze’ye gelmiştir.
Düşmanı, her daim kendisi belirleyip tanımlayan ABD, Batı ve İsrail ittifakı son olarak günümüzde yaşanan Gazze soykırımında görüldüğü gibi düşmanı politik düzeylerinden arındırıp onu yok edilmesi gereken kötülük olarak ilan ederek sadece düşmanına zarar vermemiş aynı zamanda da kendi nomos’u ile birlikte tüm insanlığın ahlaka, hukuka, dine, vicdana, erdeme, adalete, hakkaniyete ve merhamete dayalı kadim auctoritas nomos’larını çürütüp parçalayıp yok etmiştir.
Küresel Biyo-Politika, modern iktidarın en karanlık miraslarını birbirine bağlayan bir biyopolitik soy kütüğü sunmaktadır. Ayrıca bu kitap, yalnızca akademik bir inceleme değil; çağımızın en ağır gerçekliklerine dair bir yüzleşme davetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcaaba5a-f195-403a-8c1c-c49f98a28517.jpg</image:loc>
            <image:title>Veyl Şeytanın Yancısı (Yan Boyamalı Kutulu Set)(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kutu İçeriği 
Yan boyamalı ciltli kitap 
Ayraç 
Poster 
5 adet kart 
Defter 
Harita</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/574bff35-b9de-492e-bb5d-8208a2e83fd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Veyl Şeytanın Yancısı (Yan Boyamalı)(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cehennem bile katlara ayrılmıştır ama burası öyle değildir. Burada herkes tek bir dipte yanar.  Bir siyah da bir gri de. Yekta Akay, artık ne bir yancı ne de öldürülmeye mahkûm bir Gri’dir. O, Kötülerin Şehri’ndeki herkesten daha özgürdür ve bu özgürlük için de savaşması gerekmektedir. Yancı Gri, özgürlük için yanıp tutuşsa da Siyah Bölge Öncüsü Kunter, yancısından vazgeçeceğine ölmeyi tercih eder. Gri, Kötülerin Şehri’ne ait değilken Siyah, ait olmaktan fazlasıdır. Kötülerin Şehri, Kunter’in parmağının ucunda dönen bir sirktir. Kunter, Kötülerin Şehri’nden çıkamazken Gri, bu cehenneme hiç ait olmamıştır. Bir terslik olmuştur, hiç kesişmeyecek yolları kesişmiş ve onları yan yana getirmiştir ama şimdi bir yol ayrımındadırlar ve bu bir seçim değildir. Aynı dipte yansalar da karşı kıyılara aitlerdir. Yekta, şeytanın yancılarıyla aynı dipte mi yanacaktır yoksa onlardan kurtulup ait olduğu hayata geri mi dönecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448631cb-b533-48d1-867d-20bf4ebb7a37.jpg</image:loc>
            <image:title>Veyl Şeytanın Yancısı</image:title>
            <image:caption>Cehennem bile katlara ayrılmıştır ama burası öyle değildir. Burada herkes tek bir dipte yanar. Bir siyah da bir gri de. Yekta Akay, artık ne bir yancı ne de öldürülmeye mahkûm bir Gri’dir. O, Kötülerin Şehri’ndeki herkesten daha özgürdür ve bu özgürlük için de savaşması gerekmektedir. Yancı Gri, özgürlük için yanıp tutuşsa da Siyah Bölge Öncüsü Kunter, yancısından vazgeçeceğine ölmeyi tercih eder. Gri, Kötülerin Şehri’ne ait değilken Siyah, ait olmaktan fazlasıdır. Kötülerin Şehri, Kunter’in parmağının ucunda dönen bir sirktir. Kunter, Kötülerin Şehri’nden çıkamazken Gri, bu cehenneme hiç ait olmamıştır. Bir terslik olmuştur, hiç kesişmeyecek yolları kesişmiş ve onları yan yana getirmiştir ama şimdi bir yol ayrımındadırlar ve bu bir seçim değildir. Aynı dipte yansalar da karşı kıyılara aitlerdir. Yekta, şeytanın yancılarıyla aynı dipte mi yanacaktır yoksa onlardan kurtulup ait olduğu hayata geri mi dönecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be97a62e-1fe1-4dc8-9c33-7aed684b39e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Bilişim Teknolojileri Kullanımı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         SPORDA KUVVET PLATFORMLARI KULLANIMI 
·         UYDU TABANLI SPORCU TAKİP SİSTEMLERİ 
·         FUTBOLDA DAR ALAN OYUNLARINDA GPS SİSTEMLERİNİN KULLANIMI 
·         SPOR BİLİMLERİNDE EEG KULLANIMI 
·         SPORTİF PERFORMANSIN DEĞERLENDİRİLMESİNDE VERİ ANALİZ YÖNTEMLERİ 
·         SPOR PSİKOLOJİSİNDE MAKİNE ÖĞRENMESİ TEMELLİ NEUROFEEDBACK EĞİTİMİNİN POTANSİYELLERİ 
·         YÜZEYEL ELEKTROMİYOGRAFİ (sEMG) VE SPOR BİLİMİNDEKİ KULLANIMI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2acb84c2-1a7a-4e5f-becd-00e0dc192a99.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Uygulamalarının Muhasebeye Yansımaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.BÖLÜM: YAPAY ZEKÂ ve MUHASEBE Giriş ve Temel Kavramlar 
 
2. BÖLÜM: YAPAY ZEKÂ İLE MUHASEBE OTOMASYONU 
 
3.BÖLÜM: YAPAY ZEKÂ VE MUHASEBENİN GELECEK PERSPEKTİFİ 
 
4. BÖLÜM: BÜYÜK VERİ VE MUHASEBE VERİ ANALİTİĞİ 
 
5.BÖLÜM: DOĞAL DİL İŞLEMENİN MUHASEBE ALANINDAKİ ROLÜ: TEORİK ÇERÇEVE VE UYGULAMA ALANLARI 
 
6.BÖLÜM: DERİN ÖĞRENME İLE RİSK TESPİTİ VE DENETİM 
 
7.BÖLÜM: MUHASEBEDE TAHMİN VE SINIFLANDIRMADA MAKİNE ÖĞRENMESİ: MARKET İŞLETMESİNDE BİR UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b857a80c-0e6e-4a84-99ce-9e47bc97ace2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Araştırma Teknikleri Ve Yayın Etiği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.      BÖLÜM: BİLİMSEL ARAŞTIRMA TEKNİKLERİ 
 
2.      BÖLÜM: BİLİM ETİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0aa14f6-6a6d-40b5-a80d-0d8cce49b976.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirzaye Biçuk</image:title>
            <image:caption>“Ez mirovekî rûsor nas dikim ew li ser pişta stêrkekê dijî. Wî qet çi kulîlk bêhn nekirine, wî qet li çi stêrkan temaşe nekiriye, wî qet hez ji çi kesî nekiriye û di heyata umrê xwe de ji bilî reqeman bi tu kar û barê dîtir ve mijûl nebûye.
Ew hey roj wek we hey dibêje “Ez bi karên giring mijûl im!” û ew bi vê kirina xwe şanaz dibe.
Lê belê ew mirov nîn e…
Ew kuvarkek e!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5499eb7c-f017-4961-ad93-aadcfe3c2d7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşeri Bölgeler Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>Beşerî bölgeler, insan ve insan faaliyetlerinin ortaya çıkardığı bölgelerdir. Nüfus, kültür, din, dil, etnik yapı, siyasi, askeri, yerleşme, şehir yerleşme, tarım, balıkçılık, ormancılık, enerji kaynakları, maden, sanayi, turizm, iletişim, ulaşım, ticaret bölgeleri gibi insan yaşamı etkileyen tüm unsurları kapsayan bölgelerdir. 
Beşerî unsurlar incelenirken, tıpkı doğal unsurlar olduğu gibi ülke sınırlarının dışında da devam ettiği göz önünde tutulmalıdır. Örneğin Türkiye’nin ticaret bölgeleri incelenirken bu konunun hem Asya’da hem de Avrupa’da devam ettiği dikkate alınmalıdır. Aynı durum, tarım, hayvancılık, balıkçılık, ormancılık, enerji kaynakları, madenler, sanayi, turizm, iletişim, ulaşım ve beşerî afet bölgeleri anlatılırken konunun bölge sınırlarının ülke dışında da devam ettiği belirtilmelidir. 
Beşerî Bölgeler Coğrafyası isimli bu eserde de ülkeler, sadece idari sınırları içerisinde esas alınmamış, bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Bölgesel Coğrafya derslerinin ders kitabı ihtiyacını karşılamak amacıyla hazırladığımız bu kitabın kapsamı, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Coğrafya Ders Programları da göz önünde tutularak ve üniversite-ortaöğretim arasında uyumluluk esas alınarak hazırlanmıştır. 
İki kısım halinde hazırlanan eserde, birinci kısım sosyal ve kültürel bölgeler, ikinci kısım ekonomik bölgelere ayrılmıştır. Giriş bölümünde “beşerî bölge” kavramı üzerinde durulmuş, beşerî bölge çalışmalarının dünyadaki seyri incelenmiştir, değişen bölgesel çalışmalara da değinerek gelinen son nokta üzerinde durulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5467f419-9a28-48d2-92f9-75e5030c763e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasım Sarısı</image:title>
            <image:caption>Her satırıyla yaşamdan, gönülden ve gerçekten iz taşıyan bir yazar, Yeşim Başaran: Eylül Mavisi’yle kalbimize dokundu, şimdi de Kasım Sarısı’yla içimizdeki ılıklığı dile döküyor. Sade, samimi ve dönüştürücü bir dille yaşamın kırılma anlarını, gönül izlerini, yalnızlığı, çoğalmayı ve yeniden ayağa kalkmayı anlatıyor. 
 
Bu kitap; son yirmi yılın sabrından, sessizliğinden, iç hesaplaşmalarından geçerek süzülmüş kırk bir bölümden oluşuyor. Her bir satır, yaşanmışlığın içinden geçen bir ışık çizgisi gibi… 
“Yazmak, sonlara kafa tutup sonsuzluğa yelken açmak değil mi?” diye sorarken, kelimeleriyle hem kendini hem bizi iyileştirmeye çalışıyor. 
 
Bir kadının kendiyle, hayatla, yalnızlıkla, kalabalıkla, yaşla ve hayallerle kurduğu gerçek bir bağ. Dokunduğu her okuyucuda başka bir iz bırakacak kadar içten, sade olduğu kadar derin, duru olduğu kadar güçlü… 
 
Güz renklidir derler ama Yeşim Başaran, maviyi de sarıyı da kalbiyle boyuyor. Ve bu kitapta her duyguyu kendi renginde yaşatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0315bbb-fa93-4408-8d1e-5b8422b37c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>İncindiğin Yerdir Gurbet</image:title>
            <image:caption>Hiçbir çehre çocukluk arkadaşlarımı anımsatmıyor bana burda
Sokak aralarında koşmadım buranın
Ne bir loğusa şerbeti getirdi komşular
Bana ne de ölü lokması
Ne ilk avazını işittim komşu çocuğunun
Ne omuzlarda taşınan bir tabut gördüm.
Ramazanda top patlamıyor burada
Bayramyeri kurulmuyor
Sokaklarında toz olmuyor ayakkabım
Terleten bir güneşi bile yok buranın
Bilemediğim için dilini gelmişim dile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/240f0ff0-ca5c-4b1a-a7e8-50923f7aa64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seul’de Bir Mektup Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Bazen bir mektupla başlar her şey…  Ve belki de insan, cevap vermekle iyileşir.  Yirmi sekiz yaşındaki Hyo Yeong, ablası yüzünden altüst olan hayatı nedeniyle yönetmen olma hayalinden vazgeçmek zorunda kalır. Bu sırada ablasının pişmanlıklarla dolu mektuplarından yılıp kaçmaya çalışırken yolu küçük bir mektup dükkânı olan Geulwoll’e düşer.  Hyo Yeong, Geulwoll adlı bu dükkânda çalışırken insanların kalbine dokunan cümlelerle karşılaşarak kelimelerin büyüsüne tanık olur. Kimi sevdikleriyle vedalaşır, kimi birilerini bekler, kimi affedemediklerine seslenir…  Ve bir gün, dükkâna gelen sessiz, popüler bir webtoon yazarı olan Yeong Gwang ile aralarında günden güne oluşan yakınlık, Hyo Yeong’un yalnızca diğer insanların hikâyelerini değil, kendi kalbinin sesini dinlemesi için de onu cesaretlendirir.  Geulwoll’e hoş geldiniz!  Mektubunuzu yazmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99bb450f-2385-4c79-a1a6-de30ed3b5f7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seul’de Bir Mektup Dükkanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazen bir mektupla başlar her şey…  Ve belki de insan, cevap vermekle iyileşir.  Yirmi sekiz yaşındaki Hyo Yeong, ablası yüzünden altüst olan hayatı nedeniyle yönetmen olma hayalinden vazgeçmek zorunda kalır. Bu sırada ablasının pişmanlıklarla dolu mektuplarından yılıp kaçmaya çalışırken yolu küçük bir mektup dükkânı olan Geulwoll’e düşer.  Hyo Yeong, Geulwoll adlı bu dükkânda çalışırken insanların kalbine dokunan cümlelerle karşılaşarak kelimelerin büyüsüne tanık olur. Kimi sevdikleriyle vedalaşır, kimi birilerini bekler, kimi affedemediklerine seslenir…  Ve bir gün, dükkâna gelen sessiz, popüler bir webtoon yazarı olan Yeong Gwang ile aralarında günden güne oluşan yakınlık, Hyo Yeong’un yalnızca diğer insanların hikâyelerini değil, kendi kalbinin sesini dinlemesi için de onu cesaretlendirir.  Geulwoll’e hoş geldiniz!  Mektubunuzu yazmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8780a9b4-b177-4112-a0ef-991e3522699f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgiyi Bulunca</image:title>
            <image:caption>ABLAM İÇİN HER ŞEYDEN VAZGEÇİP KENDİMİ MAFYAYA
TESLİM ETTİĞİMDE ÖZGÜRLÜĞÜMÜ SONSUZA DEK KAYBETTİĞİMİ BİLİYORDUM. 
Ailemin bana zorla dayattığı hayatı hiç istememiştim, bu yüzden bir mafya lideriyle asla evlenmeyeceğime dair yemin etmiştim. Ancak işte buradaydım. Ablam, sevdiği adamla
evlenebilsin diye, acımasız mafya lideriyle ben evlenecektim.
Rafaele Messero. Soğuk, acımasız ve sinir bozucu derecede yakışıklı bir mafya lideri.
Bu evlilik tüm umutlarımın ve hayallerimin sonuydu. Onun için ben, sadece bir iş hamlesinden ibarettim. En azından Rafaele, rahibe acele etmesini söyleyip beni öpene kadar öyle düşünüyordum.
Buz Prensi olarak bilinen bu adamın dudakları benimkilere değdiğinde tek hissettiğim şey, yakıcı bir sıcaklıktı. O, beni istiyordu. 
Ama ne olursa olsun planım Rafaele’den uzak durmaktı.
Kocam beni ne kadar acımasız yollarla fethetmeye çalışırsa çalışsın ona asla boyun eğmeyecektim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ec0d02-a9ec-4545-8aff-0d6480408319.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Kemalizm [Kamalizm] II</image:title>
            <image:caption>Türk Budunu (Milleti)’nu ölümlerden döndüren yüce başbuğ ise “GAZİ MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK” altı ilkeden oluşan bir model üzerinde yürümüştür. Bu modelin adı “Ekonomik Kalkınma Modeli”dir. Bu kalkınma modelinin yararcılığa (Pragmatizme) dayanır. Atatürk kısa zamanda birşeyler yapabilmek için bir doktrin (öğreti) hazırlamamış doktrin (öğreti)’leri doğma bulmuştur. Atatürk sosyalizm ve liberalizmden yararlanarak kısa zamanda çok büyük kalkınma hamlelerine girişmiş ve her hamlesinde de başarılı olmuştur. Bu çalışmamızda sistemler ve modeller üzerinde durmağa çalışacağız. Çalışmamızın içeriğini; 
1- OT-OZ/OQ-ON/Qun Ana Irkı Uygarlığında Atatürk’ün Düşünceleri, 
2- Atatürk’ün Tarihe Bakışı ve Türk Tarih Tezi, 
3- Atatürk Ve Öze Dönüş 
a Atatürk’ün Düşünce Sistemi, 
b Atatürk ve Bilim, 
c Atatürk ve Din, 
ç Atatürk’ün din hakkında söylediği sözler. 
4- Atatürk ve Türk Töresi. 
5- OT-OZ/OQ-ON/Qun Ana Irkı Uygarlığında [ÖD-KAM] Öze Dönüş, Kalkınma Ana Modeli ve Türkçü Toplumcu Doğuş Doktrini konuları oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d6cef09-4d27-4dcd-898f-0eb47514d440.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Kemalizm [Kamalizm]-I</image:title>
            <image:caption>Türk Budunu (Milleti)’nu ölümlerden döndüren yüce başbuğ ise “GAZİ 
MUSTAFA KEMÂL ATATÜRK” altı ilkeden oluşan bir model üzerinde yürümüştür. Bu modelin adı “Ekonomik Kalkınma Modeli”dir. Bu kalkınma modelinin yararcılığa (Pragmatizme) dayanır. Atatürk kısa zamanda birşeyler yapabilmek için bir doktrin (öğreti) hazırlamamış doktrin (öğreti)’leri doğma bulmuştur. Atatürk sosyalizm ve liberalizmden yararlanarak kısa zamanda çok büyük kalkınma hamlelerine girişmiş ve her hamlesinde de başarılı olmuştur. Bu çalışmamızda sistemler ve modeller üzerinde durmaya çalışacağız. Çalışmamızın içeriğini; 
1- Kalkınmanın diyalektiği ve toplum yapısı, 
2- Kemâlizim, 
3- Kemâlizm’in tarihi gelişimi ve çeşitli bakış açıları, 
4- Anunnaki [Semitik] Irkı Uygarlığı ve İktisadi Doktrinler, 
5- Atatürk’ün Ekonomik Kalkınma Modeli [Kemâlist Sistemin Esasları], 
Atatürk’ün Ekonomik Kalkınma Modeline Kemâlist bakış açıları, 
6- Kadro Dergisi Mensuplarının Atatürk’ün Ekonomik Kalkınma Modeli’ne 
Bakış Açıları, 
7- Ülkü Dergisi Mensuplarının Atatürk’ün Ekonomik Kalkınma Modeli’ne 
Bakış Açıları, 
8- Ot-Oz/OQ-ON/Qun Ana Irkı Uygarlığında Atatürk’ün Düşünceleri, 
9- Atatürk’ün Tarihe Bakışı ve Türk Tarih Tezi, 
10- Atatürk ve Öze Dönüş 
a- Atatürk’ün Düşünce Sistemi, 
b- Atatürk ve Bilim, 
c- Atatürk ve Din, 
ç- Atatürk’ün din hakkında söylediği sözler. 
11- Atatürk Ve Türk Töresi. 
12- Ot-Oz/OQ-ON/Qun Ana Irkı Uygarlığında [ÖdKam] Öze Dönüş, 
Kalkınma Ana Modeli ve Türkçü Toplumcu Doğuş Doktrini konuları oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6445d3f0-0272-42c8-94ec-d8177fd32f9c.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansız İnsan</image:title>
            <image:caption>İnsan bu dünyaya ait değildir. Burada kalıcı da değildir: Başka bir yerden gelmiş ve başka bir yere gidecektir.

İnsan buraya ait değil ama burada yaşar. Büyük meselesi, fâniliğin içinde ebedî olanı bulmaktır. Zorluk da imtihanın sırrı da tam olarak
buradadır.

Varlığın ve eşyanın cilalı yüzü davetkâr, cezbedici ve ayartıcıdır. Onu tahrik eder, dikkatini dağıtır. Asıl gündemine odaklanmayı zorlaştırır. Bu aldatıcı görüntüyü aşmak, eşyanın cazibesine kapılmadan yürümek ise mümkün ama çok zahmetlidir.

İnsanın serüveni dünyada başlamadığı gibi dünyada bitmeyecektir de. Dünya, daha önce başlayan ve devam eden o uzun yolculuğun yalnızca bir durağıdır. Bu durakta, insanın karşısına çıkan her imkân imtihanının bir parçasıdır. Güç ve iktidar birer imkândır. Mal ve servet, bilgi ve makam da öyledir. Keza saadet ve şöhret de.

Hakikatte iyilik de kötülük de, güzellik de çirkinlik de, vahşet de merhamet de insanın derin dünyasında uyku hâlindedir. Bunlar ancak uygun bir imkân oluştuğunda canlanıp varlık sahasında görünmeye başlarlar.

Saadettin Acar, &quot;Herkes İçine Baksın&quot; ve &quot;İnsan Makamı&quot;nda olduğu
gibi &quot;İmkânsız İnsan&quot;da da yolculuğun türlü hâline dikkat çekmeye devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aca6aa81-0b3f-4ca8-a5f5-d0d44d4ec059.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzen Dünya</image:title>
            <image:caption>Yeraltı Dünyası’nda yaşayan ve eski bir asker olan Sunho, iki yıl önce bir fabrikanın önünde tek başına uyandığından beri adı ve kılıcı dışında geçmişine dair neredeyse hiçbir şey hatırlamıyordur. Ufak tefek işler alarak abisini bulmak için para biriktiren Sunho, hayatının fırsatını yakalar: Dağların ötesinde görünen ışığın kaynağı olan kızı bulana bir sandık dolusu altın verilecektir.  Ren ise neşeli ve canlı bir hayatı olan, yaşamını gösteri sanatçılığı yaparak devam ettiren bir genç kızdır. Ailesiyle gösteri yaptıkları esnada bir iblisin saldırısına uğrarlar ve Ren’in tüm hayatı altüst olur. İblis köye saldırdığı sırada Ren, ailesini korumak için küçüklüğünden beri gizlediği gücünü ortaya çıkarır ve iblisi yok eder ancak dayısı çoktan iblis tarafından yaralanmıştır.  Ren, dayısının hayatını kurtaracak olan şifayı bulmak adına dağların öte tarafına, on yıl önce kaçtığı topraklara bir yolculuk yapmak zorunda kalacaktır. Bu yolculuk esnasında ise yolları Sunho ile kesişecektir. Delikanlı, aradığı kızın Ren olduğundan habersizdir.  İkili, yolculuk boyunca birbirlerine yaklaştıkça geçmişlerinin ve yazgılarının, çok daha derin bir biçimde bağlı olduğunu keşfedecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6caa108-7963-48f5-abe5-b6337dac7901.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzen Dünya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeraltı Dünyası’nda yaşayan ve eski bir asker olan Sunho, iki yıl önce bir fabrikanın önünde tek başına uyandığından beri adı ve kılıcı dışında geçmişine dair neredeyse hiçbir şey hatırlamıyordur. Ufak tefek işler alarak abisini bulmak için para biriktiren Sunho, hayatının fırsatını yakalar: Dağların ötesinde görünen ışığın kaynağı olan kızı bulana bir sandık dolusu altın verilecektir.  Ren ise neşeli ve canlı bir hayatı olan, yaşamını gösteri sanatçılığı yaparak devam ettiren bir genç kızdır. Ailesiyle gösteri yaptıkları esnada bir iblisin saldırısına uğrarlar ve Ren’in tüm hayatı altüst olur. İblis köye saldırdığı sırada Ren, ailesini korumak için küçüklüğünden beri gizlediği gücünü ortaya çıkarır ve iblisi yok eder ancak dayısı çoktan iblis tarafından yaralanmıştır.  Ren, dayısının hayatını kurtaracak olan şifayı bulmak adına dağların öte tarafına, on yıl önce kaçtığı topraklara bir yolculuk yapmak zorunda kalacaktır. Bu yolculuk esnasında ise yolları Sunho ile kesişecektir. Delikanlı, aradığı kızın Ren olduğundan habersizdir.  İkili, yolculuk boyunca birbirlerine yaklaştıkça geçmişlerinin ve yazgılarının, çok daha derin bir biçimde bağlı olduğunu keşfedecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68fcc46c-01fc-4a51-bb15-29250d70c355.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası - (1847 - 1914)</image:title>
            <image:caption>Sinemamızda ve edebiyatımızda sıkça işlenen mirasyedi tiplemelerinin öncülerinden olan Bihruz Bey’in düşünceleri, davranışları, aşkı, kısaca tüm hayatı Araba Sevdası’nda yer yer mizahlaştırılarak  anlatılırken, kitap o dönemi ve yaşanılan Batılılaşma hayranlığını da gözler önüne sermesi bakımından öncü bir edebiyat eseri özelliği taşır.Realizmin de ilk temsilcisi sayılabilecek bu romanı okurken, romanın kahramanı Bihruz Bey’in hal ve hareketleri, sonunu düşünmeden kalkıştığı işler, ileri boyuttaki Fransız hayranlığının bir araya geldiği Araba Sevdası’nı okurken büyük keyif alacaksınız.. “Pek az Türk romanı Araba Sevdası kadar adına bağlıdır. Kitap, bir modanın ve muayyen iktisadi şartlar etrafında hemen bir lahzada teşekkül etmiş köksüz bir kalabalığın romanıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff3b9b54-5ec5-4b93-90d0-1b20f271b140.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruluk</image:title>
            <image:caption>Bütün doğruların, onları yanlışlardan ayıran ortak bir niteliği var mıdır? Doğruluk, insan düşüncesinden bağımsız mıdır, yoksa bir şekilde inandıklarımıza ya da inanmakta haklı olacağımız şeylere mi bağlıdır? İnançların ya da önermelerin doğru olması, yanlış olmasına kıyasla hangi anlamda –varsa– daha iyidir? Bu sürükleyici ve erişilebilir giriş kitabında Chase Wrenn, doğruluğun doğasına ilişkin çeşitli kuramları inceliyor ve bunların felsefi sonuçlarını ve kazanımlarını değerlendiriyor. Doğruluğu açıklamaya çalışan farklı kuramları –klasik uygunluk kuramından deflasyonist ve çoğulcu görüşlere kadar– karşılaştırıyor ve bunların doğruluğu nasıl açıkladığını ve gerçekçilikle nasıl ilişkilendirdiğini ele alıyor. Kitap, konuya yeni adım atanlar için açık ve anlaşılır bir giriş sunarken, alanda çalışan okurlar için de tartışmalara yeni katkılar getiriyor; örneğin deflasyonizmin nedensel uygunluk ve çoğulculuk kuramlarına üstünlüğünü savunan özgün bir argüman gibi. Hem geleneksel hem de çağdaş tartışmalardan beslenen bu çalışma, doğruluğun doğası ve değeriyle ilgilenen öğrenci, araştırmacı ve tüm okurlar için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d261cd-b563-4181-9293-b5bce1b46ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Bu İlişkiden Kopamıyorum? - Travmatik Bağlardan Güvenli Bağlanmaya</image:title>
            <image:caption>Kopamadığın bağ kaderin değil, geçmişinin gölgesidir.
Bu kitap, tam da burada sıkışıp kalmış olan iç sesiniz için yazıldı.
Çocuklukta yaşanan ihmal, reddedilme, istismar ya da sevgisizlik… Tüm bu deneyimler yetişkinlikte kurduğunuz
ilişkilerin görünmez senaryosunu yazar. Bağımlılık gibi hissettiren “aşklar”, sürekli hoşgörü bekleyen partnerler,
sizi yaralayan döngüler…
Ve o bitmeyen soru:
“Neden bu ilişkiden kopamıyorum?”
İlişki uzmanı Michelle Skeen ile kızı Kelly Skeen, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) yaklaşımıyla sizi, kendi iç
dünyanıza doğru derin bir dönüşüm yolculuğuna davet ediyor.
Bu kitapta:
• Bağlanma stilinizi keşfedecek,
• Yıllardır sizi tutan travma bağlarının mekanizmasını anlayacak,
• “Ben hep böyleyim” dediğiniz davranış kalıplarının geçmişten gelen yankılar olduğunu görecek,
• Sağlıklı, güvenli ve şefkatli ilişkiler kurmak için bilimsel olarak kanıtlanmış ACT becerilerini öğreneceksiniz.
Güvende olduğunuz, görüldüğünüz ve gerçekten sevildiğiniz bir ilişki mümkün.
Bu kitap, o ihtimalin kapısını aralarken size şefkatle eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afaa7f4c-0479-431c-9c73-e1f1b5c9d89d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir</image:title>
            <image:caption>Alman toplumbilimci Max Weber (1864-1920) mesleki gelişiminin olgunluk döneminde “Bir içtimai mevcudiyet ve idari vahdet olarak şehir nedir?” ve “Siyasi ve iktisadi inkişafı bakımdan tarih içerisinde nasıl bir seyir izlemiştir?” sorularının peşine düşer. Sormaya zorlayacak saikin sevk edici gücü bakımından ayrı bir merak, cevabını ararken karşılaşılanlar için ayrı bir şaşkınlık talep eden böyle bir sorunun sorulması o günlerde az bir şey değildi.  Ne var ki o bu soruyu insanların bir araya geldikleri ve tabii içtima (koinônia) teşkili ile içtimai tarzda hareket ettikleri en temel seviyeye inip neticede ortaya çıkan teşekkül veya teşkilatları görünce şaşalayarak toptan şehir için Greklerin sorduğu: “ti estin: o nedir?” sorusuna benzer tarzda sormaz. Zira onlar sırf gerçeğin hatırına bu kadar geriye çekilerek böylesine doğrudan sordukları sorunun zorlayıcılığına bu şaşkınlığın hazırladığı açıklığı maruz bırakabiliyorlardı. Peşine düştükleri gerçeğe o şaşkınlığın doğurduğu açıklıkla maruz kalıyor, ona o açıklıkla kendilerini hazırlıyorlardı. Yakın zamanların insanı için ne gerçeğin böyle bir hatırının hatta ne de gerçek diye bu derinlikte bir derdin olduğunu biliyoruz. Fakat yine de onlara tarih içerisinde takip ettikleri o seyir sayesinde gerçeğin kimi cihetleri açılıyor ve bu kadarıyla kendilerine kâh eskilerinin mirası kâh bakir topraklar üzerinde gerçekten bir şehir teşekkül ediyordu. Ne bir şeyin esasına ve teşekkülüne inmeye cehdeden ne onun tarihi tekevvününün seyrini merak ve aldırış eden bir millet olarak biz kurduğumuz sözde şehirlerle şehir denen şeyin esasından ne kadar gafili olduğumuzu ele vermekle kalmadık meraksızlığımız ve çoğu zaman ona eşlik eden aldırışsızlığımızın eski şehirlere yaptıklarıyla zihni sefaletimizi de cümle âleme göstermiş olduk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/372d719e-3fb5-47d7-ab5b-17559a8313ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenli Liman</image:title>
            <image:caption>Her hikâye, ikinci bir şansın ışığını bekler. Rüzgârlı bir yaz gününde, San Francisco’nun Safe Harbour kasabasının sahilinde küçük bir kız köpeğiyle yürüyüş yapıyordu. Kısacık hayatı şimdiden trajedilerle gölgelenmiş on bir yaşındaki Pip Mackenzie, korkunç bir kazayla kaybettiği babasının ve abisinin yasını tutuyor, kırık bir kalple yoluna devam etmekte zorlanan annesi Ophélie’ye sessizce destek olmaya çalışıyordu. Sahildeki yürüyüşü sırasında tanıştığı ressam Matt Bowles da ilk andan itibaren onun ne kadar özel bir çocuk olduğunu hissetmiş gibiydi. Zorlu bir boşanma sonrası bağlarını yitirdiği kızına olan benzerliği sayesinde Pip’e kanı kaynamış, aralarında sıradışı bir arkadaşlığın temelleri atılmıştı. Başlarda kızının yeni arkadaşının niyetlerini sorgulayan Ophélie de çok geçmeden onun tam da ihtiyaç duydukları sadık arkadaş olduğunu anlamıştı. Kalbinde daha fazlası için yer bulabilir miydi, emin değildi ancak Matt’in, hayatlarını hayal bile edemeyecekleri şekilde güzelleştirdiğini görmezden gelemezdi. Eski hesaplaşmalar, derin yaralar ve kayıplarla şekillenmiş bu üç hayat, hiç umulmadık şekilde aydınlanacak ve birbirlerine yaslanarak ikinci şanslarını keşfedecekti. Usta yazar Danielle Steel’den yıllara meydan okuyan, yürek burkan kayıpları ve ikinci şansların büyüsünü bir araya getiren unutulmaz bir roman. Övgüler “Huzurlu ve dokunaklı bir aşk hikâyesi... Yazarın diline kapılmamak mümkün değil.&quot; Kirkus Reviews “Başından sonuna kadar muhteşem bir kitap. Aşkı, iyileşmeyi ve affı içtenlikle anlatıyor, okurun kalbine dokunuyor.” Amazon</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/931955c6-bdd8-4d7f-85e9-1b7e1c1ef79a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha ile Kız</image:title>
            <image:caption>(2023 Folch y Torres Ödülü) 
Long, beş efsanevi Çin ejderhasından biriydi. Terk edilmiş bir bebekle karşılaştığında kaderleri birleşti ve küçük kızı korumak, ejderhanın görevi hâline geldi. “Bütün çocukların ejderhası var mıdır, Long?” Ejderha gergin bir şekilde boğazını temizledi ve cevap verdi: “Hayır, hepsinin değil. Sadece en şanslı olanların.” Long büyüttüğü, eğittiği ve çok sevdiği Wen için son ve çok zor bir görevi yerine getirmeye hazırlanıyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6f53c08-6f30-4d34-8a2d-ef5010e60a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Nasıl Öğretmen?</image:title>
            <image:caption>Tatilden dönen öğrenciler heyecan içinde çok sevdikleri öğretmenlerini beklerken karşılarında yeni birini buldular. Bu öğretmenin konuşma tarzı, sorduğu sorular, alışık olduklarından çok farklıydı. Her cümlesi ile merak uyandırıyor, daha önce hiç düşünmedikleri şeyler üzerine düşündürüyordu. Dersin sonunda tüm öğrencilerin akıllarında tek bir soru vardı: “Bu nasıl öğretmen?” P4C (Çocuklar için Felsefe) uzmanı yazar Çiğdem Harbellioğlu, bu kitabında çocuklarla felsefe yapan bir öğretmeni anlatıyor. Kurgu içinde bir felsefi soruşturmaya yer veren yazar, eş zamanlı olarak çocukları düşünmeye, sorgulamaya ve yeni sorular sormaya davet ediyor. #tanışmak ve tanımak #kendini tanımak #felsefi düşünme #önyargılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfd82b5d-e7e0-4d75-a36b-a45d1c7f6dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Öyküleri (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ÇEVBİR (Çevirmenler Meslek Birliği) tarafından kolektif bir çalışmayla hazırlanan bu kitap 10 dilden 26 yazarı 26 çevirmenle buluşturuyor. Çoğu Türkçeye ilk kez çevrilen bu metinler arasında klasikleşmiş kedi öyküleriyle beraber şiirler de yer alıyor. Bu özgün kedebiyat derlemesinin sokaklarda, bahçelerde, evlerde –ve kalplerimizde– hayatı paylaştığımız kedi dostlarımıza bir sevgi duruşu olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d318596-1161-4744-a0f8-908c1ad1c64e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Yol Arkadaşım - Ankara’da Kış Macerası</image:title>
            <image:caption>Gizemli Yol Arkadaşım - Ankara’da Kış Macerası Bir uçak yolculuğu…
 Bir dilek… Ve bir anda beliriveren gizemli bir arkadaş: Öykü. Fatoş, anneannesi ve dedesiyle Ankara’yı keşfederken beklediğinden çok daha fazlasıyla karşılaşıyor: Anıtkabir’de heyecan, Kuğulu Park’ta mini bir keşif, evde dedesinin hazırladığı gizemli bir hazine avı, bahçede yankılanan koşuşturmalar, saklambaçlar, yakan toplar... Tüm bu maceraları unutulmaz yapansa arkadaşlığın en beklenmedik hâli. Fatoş ve Öykü’nün Ankara’daki adımları, şehri bir macera haritasına dönüştürüyor. Belki sen de bu macerada kendi “öykü”nü bulursun, ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e32890bd-333f-4558-9df6-b88d3d8c9630.jpg</image:loc>
            <image:title>The Day The Sun Went Away</image:title>
            <image:caption>A bird, a sun, a scientist. 
A rhyming story with a twist. 
The shining sun has gone away, 
Where it has gone, I cannot say… 
Bu İngilizce hikâye kitabı, bir anda gökyüzünden kaybolan Güneş’i aramaya giden Bilim Adamı ve Kuş’un uzay yolculuklarını ve Güneş’i geri getirmek için Dünya için önemini fark ettirme çabalarını anlatıyor. Uyaklı metniyle keyifli bir okuma deneyimi sunan hikâyeyi Jonathan Heilig yazdı ve resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80351ae1-fbb3-41c5-affa-b38082f0202c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gacagucu ve Ailenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Tam üç milyon yıl önce… 
Ormanın kalbinde birbirine sıkıca bağlı iki kardeş vardı: Gacagucu ve Gucugaca. 
Bir fırtına onları ayırdı belki ama kalplerindeki sevgi hiç kopmadı. 
Ve şimdi, yılın en parlak gününde kader yeniden birleşmelerini fısıldıyor. 
Kayıp ailelerine kavuşmak için çıktıkları bu yolculukta, düşe kalka ilerliyorlar; yeni dostlar 
ediniyor, engelleri birlikte aşıyorlar. 
Çünkü aile, bazen yanında yürüyen bir kardeşin elidir… 
Karanlıkta sana yol gösteren bir ses, Yorulduğunda seni ayağa kaldıran bir güç… 
Sinan Yaşar’ın kaleminden Gacagucu ve Ailenin Gücü, küçük okurlara sevginin, birlik olmanın ve aile olmanın gerçek mucizesini hatırlatıyor: 
“Aile; en zorlu yolculuklarda bile seni ileri taşıyan kalptir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b69c69-6f8a-4880-9016-8552b0aa90c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Zavallı Geyiğim (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun hafızası, bazen gerçeğin ağırlığını taşıyamayacak kadar narindir. Margaret Murphy’nin dünyası da tam olarak böyle. En yakın arkadaşı Agnes’in öldüğü gün yaşananları bir türlü unutamıyor ve o günden beri yüreğinde bir suçluluk duygusuyla yaşıyor. Aslında hiç kimse olan bitenden ötürü Margaret’ı suçlamıyor. Öyle ki annesi, kızının o gün evden dışarı adımını bile atmadığını söylüyor.
 
Margaret yalnız kaldığında, içindeki boşluğu doldurmak için masallar uydurmaya başlıyor: umutla ve mutlu sonla biten masallar. Derken bir varlık beliriyor. Bir geyik. Tedirgin edici, bilge, ısrarcı… Margaret’ın kurduğu hikâyelere karışan bu esrarengiz varlık, küçük kızı kaçtığı gerçeklerle yüzleşmeye çağırıyor ve Margaret için karanlıkla yüzleşme vakti geliyor.
 
PEN/Faulkner Ödülü adayı Claire Oshetsky bu romanında büyülü gerçekliğe yeni bir soluk getirirken, özgün dili ve çarpıcı kurgusuyla da unutulmaz bir anlatı ortaya koyuyor.
 
“Güzel olduğu kadar ürkütücü de… Yas, edebiyatta sık işlenen bir konu olsa da Oshetsky’nin elinde bu tanıdık mesele taze ve tuhaf bir hal alıyor… Oshetsky, Benim Zavallı Geyiğim’le hayalgücü sınır tanımayan zihinlerin ozanı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.”
New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1255cb29-3585-46a7-90c7-b93eb234943f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Zor (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Çağımızda mutluluk nihai bir hedef, acı ise mutluluktan sapma olarak görülüyor. Felsefeci Kieran Setiya Hayat Zor kitabında bu yanılgıyı sorguluyor; hayatın zorluklarını yok saymak yerine, dertlerle yüzleşmenin ve hali pürmelalimizi anlamlandırmanın yollarını arıyor. 
 
Hastalık, yalnızlık, kayıp, yas, başarısızlık, absürtlük, adaletsizlik ve umutsuzluk... Setiya bu evrensel deneyimleri bir yandan felsefi bir perspektifle tahlil ediyor, diğer yandan kişisel tecrübe süzgecinden geçiriyor. Antik ve modern filozoflarla beraber çağdaş düşünürlerle diyaloglar kurarak, edebiyat, sinema ve spordan siyaset ve gündelik hayata uzanan
örneklerden hareketle bizi hem düşündürüyor hem teselli ediyor. 
 
Hayat Zor pozitif düşünce ve mutluluk ideolojilerine de eleştirel bir yaklaşım benimsiyor, zorlukları aşmaya yönelik hazır reçeteler sunmuyor; bizi her meseleyi karmaşıklığını teslim ederek iyisiyle kötüsüyle yaşamaya ve düşünmeye teşvik ediyor. Zorluklara rağmen –ve zorluklardan öğrenerek– neşvünema bulabileceğimiz yaşama imkânlarına işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819e2e82-abd3-488c-b827-5a62f709e4e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kuğu 3 Göğü Kafes (Ciltli - Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Sana aptalca şeyler yaptıran, dönüp baktığında
 yanaklarını kızartan ve uykularını kaçıran şeyin
 ne olduğunu düşündün mü hiç?
Kabul etmesen de, aşktı. 
İsmini ne koyarsan koy: Takıntı, obsesyon, matrikste bir hata… Bağlandın. Şafak söktüğünde yalnızdın. 7’yle 4’ü topladın, 11 etti. Sence Maleficent kanatlarını çok saf olduğu için mi kaybetmişti?
Çocukluğundan beri kör sağır peşinden koşturduğu aşkı
 başta olmak üzere her şeyi hiç yaşanmamış sayan Nil, gözlerini kendisi gibi tedavi süreci içinde olan 
hastalarla birlikte Enstitü’de açtığında,
 hayatının son yılları kayıptı.
Elinde neşteri, ruhunda kesik hisleri. 
Çok istedi, kanayan dizlerini sürüyerek çizdiği sınırların 
silgisi olabilmeyi.
İnsanlar bir yaranın en acı verdiği anın açılırken olduğunu söylerler. Değil, iyileşirkendir.
Son yılların bir fenomeni hâline gelen Siyah Kuğu,
 10. yılını üçüncü kitabı Göğü Kafes’le kutluyor.
Kutu İçeriği
Siyah Kuğu 3 Göğü Kafesi (Şömizli Sert Kapak)
Karakter Kartları
Ayraç
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bfc0b76-3d18-4f8e-b5d5-25cbdeeeedd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şamanlar Tanrılar Ateistler</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihi boyunca en karmaşık, en zorlu ve en irrasyonel alan hiç kuşkusuz inanç alanıdır. Peki insan neden inanmayı gerekli gördü? İnançsız yapamaz mıydı?
Sadık Usta, hazır ezberlerden ve ideolojik önyargılardan arınarak bizi 50.000 yılı aşan bir kültürel ve düşünsel yolculuğa çıkarıyor; rota, insanın evrimsel sürecinde ölüm bilincinin ortaya çıkışından zihinsel yaratıcılığın bir yanardağ gibi patladığı ilk anlara kadar ilerliyor.
Homo sapiens&apos;in ilk yaratıcı zihinsel patlamasını yaşadığı Şamanist çağa, mağara resimlerine, ölü gömme törenlerine, Göbeklitepe’ye ve çoktanrılı dinlerin köklerine inen yazar, inançla inançsızlığın (teizm, deizm, ateizm ve agnostisizm) zihinsel, antropolojik, toplumsal ve felsefi kökenlerinin izini sürüyor.
İlk Şaman kahramanlardan, uğruna milyonlarca insanın kanının akıtıldığı öfkeli tanrılara ve inançlara meydan okuyarak şüpheyi, sorgulamayı, aklı öğreten korkusuz Ateistlere...
Şamanlar, Tanrılar, Ateistler, hepimizi derinden etkileyen bu karmaşık alanın kökenlerini yalın bir dille ve bilimsel ahlakla anlama davetidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ad9b3d-479d-452a-8cbe-05026e8129ea.jpg</image:loc>
            <image:title>World Of Warcraft – Fırtına Öncesi</image:title>
            <image:caption>Horde ve Alliance, Burning Legion’u yenmiş olabilir ama yeryüzünün derinliklerinde dehşetengiz bir felaket filizleniyor. Güzel Azeroth’un kalbinde, mağlup bir titanın kılıcıyla açılmış ölümcül bir yara var.
Stormwind Kralı Anduin Wrynn, Horde Savaş Şefi ve Forsakenların Karanlık Leydisi Sylvanas Windrunner’ın, elinde kalanlarla bir şeyleri yeniden toparlamaları için zaman çok kısıtlı. Ama her şerden bir umut filizlenir ya… Azeroth’un kalbinde açılan yaradan altın rengi bir madde filizlendi. Bu garip, altınımsı madde doğru ellerde inanılmaz bir şifa kaynağı olabilir ya da kana susamış ellerde bir yıkımın başrolüne dönüşebilir. Peki, kimin ellerinde şekillenecek? Kayıplarının yasını henüz tutamadan dünya barışı için kollarını sıvayan genç kral Anduin’in, halkları kaynaştırmak niyetindeyken hem Karanlık Leydi’nin ne kadar ileri gidebileceği konusundaki iyimserliği hem de birden peyda olan bu altınımsı maddenin varlığı yüzünden tüm dengeleri alt üst olabilir.
Kayıplarının yasını henüz tutamadan dünya barışı için kollarını sıvayan genç kral Anduin’in, halkları kaynaştırmak niyetindeyken hem Karanlık Leydi’nin ne kadar ileri gidebileceği konusundaki iyimserliği hem de birden peyda olan bu altınımsı maddenin varlığı yüzünden tüm dengeleri alt üst olabilir.
Fırtına Öncesi, genç, tutkulu ve kalbini Işık’a adamış bir kralın iyimserliği ile inancını büsbütün karartmış bir Karanlık Leydi’nin entrikaları arasında okuru bir fırtınaya hazırlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a37f157-8e44-48eb-820d-f50103954360.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kütüphanem (My First Library)</image:title>
            <image:caption>Minik okurlar için özel olarak hazırlanan İlk Kütüphanem, çocukların günlük hayatta karşılaştıkları kelimeleri eğlenceli ve renkli bir dünyada keşfetmelerine yardımcı oluyor. Setin içindeki 9 farklı kitap; görsel hafızayı geliştiren çizimleri, sade anlatımı ve temel kavramları öğretmeye yönelik içerikleriyle erken dil gelişimini destekliyor.
Her sayfada çocuğunuzu yeni bir kelime, yeni bir renk ve yeni bir keşif bekliyor. Türkçe ve İngilizce kelimelerin birlikte yer aldığı bu kitaplık, iki dilli öğrenim için mükemmel bir başlangıç sunarken çocuğunuzun kelime dağarcığını da zenginleştiriyor. Eğitici, güvenli ve keyifli vakit geçirmenin en renkli yolu miniklerin kendi ilk kütüphanesi olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7c862c2-b2ae-4dbd-81d7-0a8b90c60e71.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşırılar Apartmanı</image:title>
            <image:caption>Tembel, Şimşek, Geveze, Sakar, Hayalperest, Gürültü, Sinirli… Onlar, Aşırılar Apartmanı’nın sakinleri.
 İsimlerinden de anlaşılacağı gibi, her biri farklı karakterlere 
ve alışkanlıklara sahip. Üstelik hepsi birbirinden şikâyetçi. Ancak, apartmanın yöneticisi Tembel’in bu problemleri çözmek için çok basit ve etkili yöntemleri var!

Nostaljik çizimleri ve eğlenceli anlatımıyla bu kitap, karşılaştığımız problemler karşısında, diğer insanları değiştirmek yerine kendi bakış açımızı değiştirmenin 
belki de sorunları çözmek için en etkili yöntem olabileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ae5082-e35a-4711-a863-330c14e45a26.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğadaki Sağlık</image:title>
            <image:caption>Doğru Bitkiyi Tanıyın, Şifayi Evinizde Bulun
Sağlığınız hakkında etrafta dolaşan bilgi kirliliğinden yoruldunuz mu? Kime ve neye güveneceğinizi bilmekte zorlanıyor, şifayı karmaşık ve pahalı ürünlerde mi arıyorsunuz?
Tıbbi-Aromatik Bitki Uzmanı Ayhan Ercan, 40 yıllık mesleki birikimini Doğadaki Sağlık ile sizlere sunuyor. Bu kitap,
sizi para kazanma hırsıyla gereksiz ürünlere yönlendirmek yerine, şifayı kendi mutfağınızda bulmanız için hazırlandı.
Sayfaları çevirmeye başladığınızda, şifalı bitkilerin detaylı anlatımlarından farklı rahatsızlıklar için hazırlanmış özel kürlere, evde hazırlayabileceğiniz doğal kozmetiklerden geleneksel sirke tariflerine kadar geniş bir hazineyle karşılaşacaksınız. Doğru bitkiyi tanımak, onu doğru yöntemle kullanmak ve sağlığınızı doğal yollarla korumak için Doğadaki Sağlık, vazgeçilmez başucu rehberiniz olmayı hedefliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c2c828-75b2-4ef9-801e-3e532c85da6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Kız Şöhreti</image:title>
            <image:caption>Bazı kalpler, AYRI DÜŞSELER DE BIRLEŞMEYE MAHKÛMDUR... Gen, cesur ve içgüdülerine güvenerek yaşayan, delidolu bir kadındır. Ergenlik yıllarından bu yana Evan’la yaşadığı tutkulu ama inişli çıkışlı ilişki onları defalarca bir araya getirse de nihayetinde ayrılıkları kalıcı olur. Genç kadın, yaşadığı büyük kırılmanın ardından doğup büyüdüğü Avalon Körfezi’ni terk etmeye karar verir. Fakat arkasında bıraktığı sadece kasaba değil, eski sevgilisi ve en yakın dostu Evan’dır. Gen’in veda bile etmeden gidişi Evan’ı umutsuzluk ve öfkenin girdabına sürükler. Oysa hayat her zaman planlandığı gibi gitmez. Bir yıl sonra, beklenmedik bir kayıp, Gen’i kasabaya geri dönmeye zorladığında yeniden bir araya gelseler de zaman, bir kez daha onları duygularını ve tutkularını sorgulamaya iter. Ancak bu sefer yakınlaşmak, gençlik yıllarındaki kadar kolay olmayacaktır. Artık Gen ve Evan için sorumluluk alma zamanı gelmiştir. Yeni bir hayatı birlikte kucaklayabilmek ve birbirlerine güvenebilmek için her ikisi de büyük bir dönüşümden geçmek zorundadır. Çünkü kader, onlara artık büyüme zamanının geldiğini fısıldamaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c7cbd7-f013-4e3b-b54b-21d24b9d6033.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Kızı</image:title>
            <image:caption>HAYAT, HER ZAMAN PLANA GÖRE ILERLEMEZDI. Aşk da öyle...
Cassie Soul, hayatı boyunca annesinin eleştirileri ve sevgisizliğiyle büyümüş, kırılgan ama derin bir hayal gücüne sahip genç bir kadındır. Doğup büyüdüğü Avalon Körfezi’ne, büyükannesiyle son bir yaz geçirmek üzere geri döner. Kalbinde ise tek bir beklenti vardır: Sıradışı ve duygusuz bir yaz kaçamağı yaşamak.
Ancak yelken eğitmeni Tate’le tanıştığında her şey değişir. İkilinin arasında hızla gelişen bir dostluk ve bastırmaya çalıştıkları karşı konulmaz bir çekim doğar. Geçmişin suskunlukları, bastırılmış öfkeleri ve aile sırları bir bir açığa çıkarken Cassie ve Tate, en çok kendileriyle yüzleşmek zorunda kalırlar.
Yaz ilerledikçe roller değişir, beklentiler yerini korkulara, oyunlar ise gerçeğe bırakır. Kalbin kabul etmeye çekindiği duygular artık saklanamayacak kadar büyümüştür. Cassie, ait olamadığı bir ailenin yükünden sıyrılıp kendi sesini bulmaya çalışır. Tate, güvenle baktığı geçmişin bile ne kadar kırılgan olduğunu fark eder.
Tüm bu karmaşanın içinde, Cassie ile Tate ilişkilerindeki tüm sınırları sessizce aşarken; duyguları, adını koyamasalar da içlerinden söküp atamadıkları bir şeye dönüşür. Çünkü yaşadıkları artık sadece bir kaçamak değil, kalplerinin gerçekten attığını ilk kez hissettikleri bir yakınlıktır.
“Elle Kennedy, yine tutkuyla örülü, bağımlılık yaratan
bir hikâye sunuyor. En yeni favorim!” —TIJAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44be6c37-df59-4e3b-80b7-15426d21e5b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tanısan Seversin Kendini</image:title>
            <image:caption>Klinik Psikolog Fundem Ece, Bir Tanısan Seversin Kendini ile seni teorik bir yolculuktan çok daha fazlasına, interaktif bir keşfe davet ediyor. 16 bölümden oluşan eser, kendini sevmenin yolunun kendini tanımaktan geçtiğini hatırlatmayı hedefliyor.
Bu kitap, hayatın içinde kaybolmuş, ne yapacağını bilemeyen ve kendini başkalarının gözünden görmeyi bırakıp &quot;otantik benliğini&quot; bulmak isteyenler için bir rehber niteliğinde.
Bir monolog değil, seninle kurulan bir diyalog. İçindeki testler, sorular ve not alanları sayesinde sadece okumayacak, aynı zamanda aktif olarak kendi üzerine düşüneceksin. Sevgi dilinden stresle baş etme yöntemlerine, aileden ayrışmaktan yalnız kalabilme becerisine kadar hayatının her alanını yeniden keşfedeceksin.
Bu bir son değil, bir başlangıç. Kendinle barışmaya ve içsel gücünü bulmaya hazırsan, yolculuk başlıyor.
Kısacası, bu kitap seni sana geri getiriyor. Çünkü bir tanısan... Seversin kendini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/197486d2-dd5a-49b2-b9de-4e00cd98653c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Yıllar</image:title>
            <image:caption>Çocuğunun gelişimini anlamak isteyentüm ebeveynler, eğitimciler ve çocuk ruh sağlığı
alanında çalışanlar için bir başucu kaynağı.
İlk Yıllar, bebeklik döneminin dinamiklerini, 0-3 yaş aralığının gelişimsel, duygusal ve psikolojik temellerini anne-babaların anlayabileceği bir dille ve uzmanların faydalanabileceği şekilde ele alıyor. Bu kitapta, çocuğunuzun sadece büyümesine değil; ruhunun, kişiliğinin, ilişkilerinin nasıl şekillendiğine yakından tanıklık edeceksiniz.
•Bebek dünyayı nasıl algılar?
•Bağlanma neden bu kadar hayati?
•Ebeveyn tutumlarının görünmeyen etkileri neler?
•İlk yıllarda sevgi, bakım ve temasın rolü nedir?
•Zorlayıcı davranışların ve huzursuzlukların ardında neler yatar?
Çünkü çocuk büyütmek, sadece bedensel büyümeyi izlemek değil; ruhsal gelişimin her katmanını anlayarak o büyümeye rehberlik etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c713614f-3124-49af-a94e-c6799474d1c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Kuğu 3 - Göğü Kafes (Ciltli - Şömizli)</image:title>
            <image:caption>Sana aptalca şeyler yaptıran, dönüp baktığında yanaklarını kızartan ve uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu düşündün mü hiç?
Kabul etmesen de, aşktı. 
İsmini ne koyarsan koy: Takıntı, obsesyon, matrikste bir hata… Bağlandın. Şafak söktüğünde yalnızdın. 7’yle 4’ü topladın, 11 etti. Sence Maleficent kanatlarını çok saf olduğu için mi kaybetmişti?
Çocukluğundan beri kör sağır peşinden koşturduğu aşkı başta olmak üzere her şeyi hiç yaşanmamış sayan Nil, gözlerini kendisi gibi tedavi süreci içinde olan hastalarla birlikte Enstitü’de açtığında, hayatının son yılları kayıptı.
Elinde neşteri, ruhunda kesik hisleri. Çok istedi, kanayan dizlerini sürüyerek çizdiği sınırların silgisi olabilmeyi.
İnsanlar bir yaranın en acı verdiği anın açılırken olduğunu söylerler. Değil, iyileşirkendir.
Son yılların bir fenomeni hâline gelen Siyah Kuğu, 10. yılını üçüncü kitabı Göğü Kafes’le kutluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7ca18f3-2293-4804-a505-2c077960c525.jpg</image:loc>
            <image:title>Testosteron</image:title>
            <image:caption>Testosteron
 Bir Hormonun Anatomisi
Carole Hooven
Testosteron Yalnızca Hormon Değil; İnsan Ve Hayvan Davranışını Şekillendiren Görünmez Bir Güç.
Harvard evrimsel biyoloğu Carole Hooven, bu hormonu keşfederek hem kendimizi hem de çevremizi daha iyi tanıyacağımızı, kişisel hikâyeler ve güncel araştırmalar ışığında çarpıcı bir dille ortaya koyuyor.
Tarih boyunca insanlar; Çin’in eski kraliyet saraylarından, 19. yüzyıl Avrupa’sındaki “gençlik iksirleri” pazarına kadar erkek davranışının testislerden kaynaklanan testosterona bağlı olduğunu gözlemlediler. Fiziksel şiddet, statü hırsı, çok sayıda cinsel partner arzusu…
Aslında soru basitti: Testosteron, kimin oyun alanını belirliyor?
İnsanlar, milyonlarca yıllık evrimsel geçmişlerinin ürünleri olarak hâlâ hayvanlarla benzer özelliklere sahip. Şempanzelerden dağ dikenli kertenkelelere kadar yapılan araştırmalar, yüksek testosteronun erkekleri rakiplerinden öne geçirdiğini ortaya koyuyor. Ve insanlar bu kuralın istisnası değil. Ancak yazar, bu durumun tam da böyle olmadığını, eşitliğin keşifle başladığını anlatıyor. Hooven’in Testosteron: Bir Hormonun Anatomisi’nde gösterdiği gibi, hormon tek başına değil genler ve kültürle etkileşerek erkek ve kadın davranışlarında devasa çeşitliliğe yol açıyor. Üstelik biyolojik farklılıklar, kısıtlayıcı cinsiyet normlarını ya da ataerkil değerleri haklı çıkarmaya yetmiyor.
Testosteronu keşfedip tanımak, daha eşit, daha güvenli bir toplum kurmanın ilk adımı olarak bu çeşitliliğin gizemini çözmede yol gösterici olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72748bc4-8de2-4e7d-8431-952bfcc7bd87.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Siparişler Restoranı</image:title>
            <image:caption>Yanlış Siparişler Restoranı
Shiro Oguni
“Siparişleri yanlış getiren bir restoran mı? Ne tuhaf bir yer!”
Belki siz de böyle düşüneceksiniz. Ama bu restoranda servis yapanların hepsi demansla mücadele eden yaşlı insanlar. Haliyle bazen siparişler karışabiliyor fakat bu restoranın amacı da tam olarak bu: Yanlış yapmayı kabullenmek ve bu yanlışları birlikte gülümsemeye çevirmek.
2017 yılının Haziran ayında Japonya’da doğan Yanlış Siparişler Restoranı, kısa sürede tüm dünyada büyük bir yankı uyandırdı ve modern dünyanın zamanla unuttuğu hoşgörü duygusunu yeniden hatırlattı. Bu restoran, bir konseptten öte demansla yaşayan insanların da yetenekleriyle, emekleriyle ve varlıklarıyla toplumun bir parçası olabileceğinin en güzel kanıtı.
Kitabın birinci bölümünde, restoranda yaşanmış gerçek öyküler yer alırken, ikinci bölümdeyse bu anlamlı fikrin sahibi Shirō Oguni, projenin doğuşunu ve ardındaki düşünceyi paylaşıyor. 
Bu kitap, bir fikirden çok daha fazlası; yanlışların, hoşgörünün ve insan olmanın hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2350adcd-962d-4c2c-b636-190b31b6f82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruyucu Psikoloji</image:title>
            <image:caption>“Elinizde tuttuğunuz kitap, ebeveynliğin en temel meselesinin çocuklarımıza sağlam bir seciye ve ahlak kazandırmak olduğunu dile getiriyor. Bunun için empati, duygusal zekâ, ahlaki zekâ, vicdan ve merhamet gibi kavram ve kelimeleri sıkça telaffuz ediyor. Bütün meselemiz, önce, iyi insan yetiştirmek. Bir yanda ‘Saldım çayıra, Mevlam kayıra!’ düşüncesiyle çocuklarını modern dünyanın cangılında yalnız bırakan anne babalar, öte yanda onları sıkboğaz ederek proje çocuklara dönüştüren ve çocukluklarını yaşamalarına izin vermeyen anne babalar. Bu kitapta üçüncü bir yol öneriyoruz. Önerdiğimiz seçenek, yeteri kadar müsamahakâr ve yeteri kadar otoriter; çocuklarına hareket serbestiyeti tanımanın yanında evlatlarının yapabilecekleri büyük yanlışları da önleyebilen dikkatli ve ilgili bir anne babalıktır. Bu kitap, mesleki ilgileri gereği çok sayıda çocuk, genç ve onların ailelerini dinlemiş iki uzmanın ortak çabasının ürünüdür.” 
 
Günümüzde çocuk yetiştirmek her zamankinden zor ve büyük sorumluluk gerektiriyor. Bunun hakkını her anne baba teslim eder. Profesör Doktor Kemal Sayar ve Uzman Psikolog Feyza Bağlan’ın kaleme aldığı bu zihin açıcı eser güncellenerek yeniden basıma hazırlandı. Koruyucu Psikoloji ebeveynlerin önünü aydınlatacak kıymetli bir kılavuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458773d5-5e21-422b-b321-5a6b7802aef6.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Ejderin Küçük Kızı Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Nemu, üvey kızının ruhunu çağırmasının ardından onun büyü yeteneklerini geliştirebilmesi için elinden gelen her şeyi yapıyor. Yeni kurdukları danışmanlık ofisi çok revaçta, bölgenin her yanından Eve’e yardım talepleri yağıyor. Diğer yandan Nemu ve Eve, duydukları bir dedikodunun peşine düşerek cücelerin kasabasına gidiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/208da931-6e88-4ee6-8911-89a6f0426f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalleri Kaçan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bulutlarla oyunlar kuran, kuşlarla sohbet eden, karıncalarla dost olan küçük Hayal… 
Bir sabah uyanır ve içinde o ışığın söndüğünü fark eder. Artık ne gökyüzü eskisi kadar mavi 
görünür ne de bulutlar eskisi kadar büyülü gelir. Hayallerinin sessizce uzaklaştığını anlar. 
Kaybolan hayallerinin izini sürmeye başlayan Hayal, çıktığı bu yolculukta hem kendini hem de 
dünyayı yeniden görmeyi öğrenir. 
Sevilen yazar Zeynep Birsin’in güçlü kalemiyle hayat bulan, yüz binlerce çocuğun okuma 
serüvenine ilham olan Çağrı Odabaşı’nın çizimleriyle zenginleşen bu öykü, çocukları kendi 
içlerindeki hayal gücünü keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c15d16-5e71-4892-87e9-63e7b2f54f3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir 16 - Kitabım Şekil Önümden Çekil! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar ben Şakir! Herkesin bildiği nam-ı diğer Kral Şakir! 
Muhtişim Dedektifler’in uzun bir aradan sonra geri döndüğü, küslerin barıştığı, bilmecelerin çözüldüğü bu maceraya hazır mısınız? Biliyorsunuz bizim mahallede ilginç olayların ardı arkası kesilmez. 
Çözülecek problemler ve yenilecek yemekler bizi bekler! 
Tabii en çok da Necati Ağabey’i… 
Hazırsanız eğlence başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72c4a80d-9f7f-4467-b0cb-fdbcef3dfdc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hicaz Seyahatnamesi - Vak’anüvis Ahmed Lütfi Efendi’nin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi’nin Hicaz Seyahatnâmesi, Sultan II. Abdülhamid’in padişahlığının bir döneminde, Hicaz bölgesindeki siyasi, iktisadi ve sosyokültürel atmosfer hakkında çarpıcı bilgiler içermektedir. Ahmed Lütfi Efendi, Mekke Emiri Şerif Avnürrefik Paşa ile Hicaz Valisi Osman Nuri Paşa arasındaki anlaşmazlığı çözmek üzere 1886 yılında İstanbul’dan Hicaz’a gönderilmişti. Ahmed Lütfi Efendi’nin, bu seyahati sırasında cereyan eden gelişmeleri ve gözlemlerini günü gününe not tuttuğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere anılar, bir yaşam döneminin zihinsel sürecinden geçerek kaleme alındığı için bazı olaylar hatırlanmayabilir veya eksik aktarılabilir. Ayrıca anı türü doğası gereği subjektif bir bakış açısı taşır. Buna karşın günlükler olayların yaşandığı anda yazıldığı için gerçekçi bilgiler sunarak tarihçilere önemli bir kaynak niteliği oluşturmaktadır. Hicaz Seyahatnâmesi de bu türde bir eserdir. Eserde günlüklerin yanı sıra Hicaz bölgesinin tarihsel süreçte geçirdiği aşamalar hakkında da bilgi verilmektedir. Ayrıca eser, bölgeye dair çok sayıda resim, harita, kroki ve plan gibi görsellerle de desteklenmiştir. Günümüzde yaşanan birtakım gelişmelere de ışık tutan bu kitap mutlaka okunmalı.  
Prof. Dr. Vahdettin Engin  
 
Ahmed Lütfi Efendi, bürokrasi ve ilmiye mesleklerinde görev almış bir Osmanlı münevveriydi. Asıl şöhretini 1866-1907 yılları arasında ifa ettiği Osmanlı resmî tarihçiliği vesilesiyle elde etti. Lütfi, vak‘anüvisliği en uzun süre üzerinde bulunduran Osmanlı tarihçisidir. Tarihçiliği yanında ilmiye sınıfında da önemli görevlere atandı ve 1888 yılında Rumeli Kazaskeri olarak tayin edildi. Üzerine aldığı vazifelerdeki başarıları devlet tarafından da takdir edildi, Osmanî ve Mecîdî nişanları ile gümüş imtiyaz madalyası verildi. 
Hicaz Seyahatnâmesi, Mekke Emiri Şerif Avnürrefik Paşa ile Hicaz Valisi Osman Nuri Paşa arasındaki anlaşmazlığı çözmek amacıyla 1886 yılında II. Abdülhamid’in görevlendirilmesiyle Amedî-i Divan-ı Hümâyun Muavini Müfid Bey’le Hicaz’a gidiş ve dönüşü esnasında tutmuş olduğu günlüklerden oluşur. Seyahatnâme’de deniz yoluyla Cidde ve oradan da Mekke ile Medine’ye olan seyahati notlar hâlinde anlatılır. Sirkeci’den başlayan yolculuk; Çanakkale, Midilli Adası, İzmir, Pire, İskenderiye, Süveyş ve Cidde yoluyla Mekke’de sona erer. 
Ahmed Lütfi Efendi’nin kaleme aldığı Hicaz Seyahatnâmesi XIX. yüzyıl sonunda Hicaz bölgesinin durumu ve seyahat güzergâhındaki ahvâli anlamak açısından oldukça değerli bir hatırattır. 
Prof. Dr. Cengiz Tomar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca8dda5c-2350-4e88-8c91-26fc52fd75a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşif Yolculuğum - Uzay (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>PENCERELİ SAYFALAR
BÜYÜYEN KATLAMALI SAYFALAR
POP-UP SAYFALAR
VE ÜÇ BOYUTLU DEV BİR SAYFA
Uzaya uç ve uyduları, gezegenleri ve uçsuz bucaksız galaksileri keşfet!
Yıldızları ve süpernovaları tanı. Plüton’un neden gezegen olmadığını anla. Uzayda yolculuk yapabilmemizi sağlayan bilim dalları hakkında harika bilgiler edin. Pencereleri ve katlı sayfaları açarak eğlenirken öğren. Ayrıca her şeyi başlatan Büyük Patlama üç boyutlu sayfada seni bekliyor! 

YOLCULUĞA HAZIRSAN KEŞFE BAŞLAYALIM!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43744a24-3d41-48cb-9565-ffa4a5ac5920.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçı Kadın</image:title>
            <image:caption>“Her karşılaşma, kendi yalnızlığını ve umutlarını 
başka bir aynada görmene vesile olur.” 
Boşanmanın ardından yönünü kaybetmiş bir kadın... 
Bir kitapçının raflarının arasında başlayan ama çok daha derinlere uzanan bir arayış... 
 
Nanako Hanada, tanışma sitesi üzerinden rasgele görüştüğü yetmiş kişiyle yaptığı sohbetlerde onlara ruhlarına dokunacak kitaplar önerirken, farkında olmadan kendi hikâyesini de yeniden yazmaya başlar. 
 
Başkalarının hayatına açılan küçük pencereler, 
Nanako Hanada için birer içsel yolculuğa dönüşür. 
 
Kitapçı Kadın, edebiyatın insanları birbirine bağlayan görünmez köprüsünü ve kişisel krizlerin içinde filizlenen dönüşüm gücünü anlatan samimi bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cce33487-b9d6-4ece-80d8-84005d3458fe.jpg</image:loc>
            <image:title>TSSB Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu İçin Diyalektik Davranış Terapisi</image:title>
            <image:caption>Travmayı atlatıp iyileşmeye başlamak için gerek duyduğunuz araçlar 
 
Eğer bir travma yaşadıysanız ya da travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı aldıysanız, kaygı, depresyon, öfke, korku, uykusuzluk, geçmişe dönüşler ve hatta bağımlılıkla boğuşuyor olabilirsiniz. Yalnız olmadığınız gibi, bu sizin suçunuz da 
değil. Travma, zorlu ya da acı verici bir olaya verilen doğal bir tepki. Neyse ki, iyileşme sürecine başlamak için atabileceğiniz somut adımlar var. Bu güçlü çalışma kitabı, bu yolda size kılavuzluk edecek. 
 
TSSB Travma ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu İçin Diyalektik Davranış Terapisi’nde, farkındalık, sıkıntıya dayanıklılık, duygu düzenleme, diyalektik düşünme ve kişiler arası etkililik becerilerini kullanarak, travma ve TSSB’nin üstesinden gelmeye yönelik kullanışlı alıştırmalar bulacaksınız. Anda kalmayı öğrenerek, travmanızı tetikleyen durum ya da etkenleri tanımlamayı öğreneceksiniz. Ayrıca, stresle baş etmenize, yoğun duyguları yönetmenize, başkalarıyla yaşadığınız çatışmaları azaltmanıza ve sizi olduğunuz yerde tutan sağlıksız düşünce 
kalıplarını aşmanıza yardımcı olacak etkinlikler de göreceksiniz. 
 
Eğer travmadan kurtulup iyileşmeye ve hayatınızı yeniden dolu dolu yaşamaya hazırsanız, bu kitap size doğru yolu gösterecek. 
 
Bu kanıta dayalı kılavuzda yer alan beceriler size şu konularda yardımcı olacak: 
 
•          Tetikleyicilerinizi tanımak 
•          Zorlayıcı duyguları dengelemek 
•          Stresi sağlıklı yollarla yönetmek 
•          Öteki insanlarla iletişimi geliştirmek 
 
“Travma yaşayan bireyler ve bu alanda çalışan uzmanlar için son derece değerli bir kaynak.” ‒ DANETTE MONTOYA, MSW, LCSW, psikoterapist ve askeri cinsel travma koordinatörü, San Francisco Gazi Sağlığı Merkezi 
 
Dr. Kirby Reutter, iki dil bilen uzman bir psikolog, uzman bir ruh sağlığı danışmanı ve uluslararası geçerliliği olan bir madde bağımlılığı danışmanıdır. Özellikle yatılı bakım ortamlarında kalan bireyler, travma yaşamış ergenler ve İspanyolca konuşan kişiler konusunda uzmanlaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede48f84-4b0c-4380-ac51-db7c553ba5c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmiş Bir İlişkiye Son Verme Gücü Alt Başlık: “Kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir.”</image:title>
            <image:caption>HER YAŞADIĞINI AŞK ZANNETME 
 
İlişkiler, insan hayatının en kırılgan ama en belirleyici alanlarından biri. Sevgi, ilgi ve onay görme ihtiyacımız hiç bitmez. Bazen bu ihtiyaçlar bizi çıkmazlara, yanlış kapılara sürükleyebilir. Kaç kere aynı döngünün içinde dönüp durdunuz? Kaç kere kendinizi, aslında size ait olmayan hikâyelerin içinde kaybettiniz? Peki ne zaman durup kendimize bakmalı? Aynı hataları tekrarlayan o kısırdöngüleri nasıl sonlandırmalı? 
 
Bu kitap, tam da burada durup kendinize sormanız gereken o soruların kapısını aralıyor. 
 
Sosyolog Serap Serenat sizi içsel bir yolculuğa davet ediyor. İlişkilere bakış açınızı yeniden şekillendirecek, karmaşık sandığınız düğümlerin aslında nasıl çözülebileceğini gösterecek bir yolculuk... 
 
Bu yolculukta odağınızı karşınızdaki kişiden kendinize çevirecek, yalnız kalmamak uğruna yanlış ilişkilerde tükenmeyeceksiniz. 
 
Sevmenin ne demek olduğunu yeniden keşfetmeye hazır mısınız? 
 
Bu kitap, aşk sandıklarınıza yeni bir kapı aralayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9566f202-9700-4fba-bca8-6771f50b989f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 3 – Zehirli Ekinoks (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ve kuğu, göle bir ceset bıraktı.
Kartal ve Lavin, Kardelen’in katilinin adını nihayet öğrendiklerinde o isim geleceğe zehir gibi yayıldı. Gerçek, onları özgür bırakmadı; aksine daha dar bir kafese kilitledi.
Artık ne kaçacak yer vardı ne de kaybedecek başka bir şey. Lavin’in elleri titremese de içinde bir şey geri dönülmez biçimde değişmişti. Kartal ise kardeşinin intikamını almak isterken kendi ruhunu masaya koymuştu; kazanırsa Lavin’i, kaybederse kendini sonsuza dek yitirecekti. Sanki bütün evren, bu iki yaralı ruhun birbirine çarpıp ya yok olacağı ya da yeniden doğacağı ânı izlemeye hazırdı.
Ekinoks bittiğinde asıl gece başlayacaktı.
Ya da asıl sabah. 
Hangisi olacağını artık kimse bilmiyordu..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b2504a-fa98-4f02-b37b-53fd4ca909c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Dön</image:title>
            <image:caption>Ayhan Buzkan, çocukluğundan bu yana kalemiyle ruhların derinliklerine dokunan bir şair, bir yol gösterici ve içsel farkındalığın izinde yürüyen bir yazar…
Kendine Dön adlı bu eserinde, insanın kendi özüne yaklaşma serüvenini sade, samimi ve güçlü bir dille ele alıyor. 
Okuyucusunu içsel bir yolculuğa davet eden Buzkan; duyguların, düşüncelerin, alışkanlıkların ve ruhsal huzurun kapılarını tek tek aralıyor. Hayatın karmaşası içinde kendinden uzaklaşan insana, durup dinlenebileceği, kalbine kulak verebileceği bir alan açıyor. 
Bu kitap, yalnızca bir kişisel gelişim çalışması değil; yaşamın koşuşturması arasında kendine yeniden dokunmak, iç sesini duymak ve özüne dönmek isteyen herkes için bir rehber niteliğinde. 
Ayhan Buzkan’ın yıllara dayanan birikimiyle şekillenen bu eser, okuruna şunu fısıldıyor: 
“Kendini tanımak, yaşamın en büyük adımıdır.” 
Kendine Dön, kalbine dönmeye cesaret eden herkes için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49fd738-fe80-4214-9592-957af85394aa.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığa Doğru</image:title>
            <image:caption>Siyasetin tozlu yollarında 25 yılı geride bırakmış, ticaretle yoğrulmuş; iki çocuk   babası bir insan olarak yazıyorum bu kitabı. İnsanlığa doğru akademik bir tez değil; sahadan, kalbin en derin sızısından süzülüp gelen samimi bir vicdan manifestosudur. 
Hira mağarasındaki o ilk arayışı bugüne taşıyor. Durum tespitinden ruhi inşaya uzanan cesur bir yolculuk… 
İnsanlık bir varış noktası değil, sürekli bir inşa hâlidir. Gelin, bu inşaata birlikte omuz verelim. 
Sevgili okurlar,İnsanlığa Doğru;  tüm Türkiye’ye ve insanlığa içten, kararlı bir el uzatmaktadır. 
Bu kitap, yalnızca okunmaz; yaşanır. 
&quot;İçinizdeki insanı yeniden inşa etmek isteyen herkes için… &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dce1997-d75c-4e1f-b965-f9fa8e558671.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 4 - Şira Eşiği (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>•    ÇİFT TARAFLI ŞÖMİZ
Ölüm çiçeği, geceyi ikiye bölen bir zarafetle açtı.
Gecenin son perdesi açıldığında herkes kendi payına düşen karanlıkla yüzleşir.
Zaman, Lavin ve Kartal’ın izlerini takip etmekten yorulmuştu; artık onları başka bir eşiğe sürüklemek için nefesini tutuyordu.
Kartal ile Lavin, son oyunun ilk hamlesini yaptılar. Aklın sınırlarını zorlayan o oyun, sonunda deliliğin kapısını aralamıştı.
Bazı kayıplar insanı öldürmez… Fakat insanı başka biri yapar.
Gökyüzünde bir yıldız parlar,
ve muhakkak bazı insanlar
toprağa çiçekten daha yakındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2480d51b-03b5-4be8-b878-1089716abe24.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 3 – Zehirli Ekinoks</image:title>
            <image:caption>Ve kuğu, göle bir ceset bıraktı.
Kartal ve Lavin, Kardelen’in katilinin adını nihayet öğrendiklerinde o isim geleceğe zehir gibi yayıldı. Gerçek, onları özgür bırakmadı; aksine daha dar bir kafese kilitledi.
Artık ne kaçacak yer vardı ne de kaybedecek başka bir şey. Lavin’in elleri titremese de içinde bir şey geri dönülmez biçimde değişmişti. Kartal ise kardeşinin intikamını almak isterken kendi ruhunu masaya koymuştu; kazanırsa Lavin’i, kaybederse kendini sonsuza dek yitirecekti. Sanki bütün evren, bu iki yaralı ruhun birbirine çarpıp ya yok olacağı ya da yeniden doğacağı ânı izlemeye hazırdı.
Ekinoks bittiğinde asıl gece başlayacaktı.
Ya da asıl sabah.
Hangisi olacağını artık kimse bilmiyordu..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b8c4767-a02d-4551-bdf4-39efa4552d51.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla 4 - Şira Eşiği</image:title>
            <image:caption>Ölüm çiçeği, geceyi ikiye bölen bir zarafetle açtı.
Gecenin son perdesi açıldığında herkes kendi payına düşen karanlıkla yüzleşir.
Zaman, Lavin ve Kartal’ın izlerini takip etmekten yorulmuştu; artık onları başka bir eşiğe sürüklemek için nefesini tutuyordu.
Kartal ile Lavin, son oyunun ilk hamlesini yaptılar. Aklın sınırlarını zorlayan o oyun, sonunda deliliğin kapısını aralamıştı.
Bazı kayıplar insanı öldürmez… Fakat insanı başka biri yapar.
Gökyüzünde bir yıldız parlar,
ve muhakkak bazı insanlar
toprağa çiçekten daha yakındır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dfea42a-bf9f-4299-b70e-791afee45730.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Küllerinden</image:title>
            <image:caption>Bazen insanın kalbi, en güvendiği yerden kırılır. 
Karanlık, nefesini keser. Sessizlik ağır gelir. 
Ve insan, bir gün hiç beklemediği anda anlar ki en büyük savaş, insanın kendi içindedir. 
Kalbimin Küllerinden, bir kadının yalnızlıkla, hastalıkla, kayıpla ve yeniden doğuşla verdiği büyük mücadelenin hikâyesi. 
Terk edilmenin acısını, hayal kırıklığının sessizliğini ve en dipteyken bile içinden yükselen ışığı anlatıyor. 
Bu kitap; “Artık bitti” dediğin yerde aslında yeni bir başlangıcın olduğunu hatırlatıyor. 
Kırılmış bir kalbin kendini nasıl onardığını, umutla nasıl iyileştiğini ve en önemlisi, insanın kendi gücünü nasıl yeniden keşfettiğini gösteriyor. 
Yazar, kendi sesiyle; aşkın yaralarını, dostluğun şifasını, kaybetmenin öğretisini ve hayatta kalmanın cesaretini anlatırken her satırda okura şu cümleyi fısıldıyor: 
“Başrol sensin. Kendini seçtiğin gün dünya da seni seçer.” 
Bu sadece bir iyileşme hikâyesi değil. 
Bu, kendi küllerinden yeniden doğan bir kalbin yeminidir. 
Her gözyaşının arkasında saklı bir güç, her acının sonunda saklı bir umut olduğunun kanıtıdır. 
Eğer kalbin yorulduysa, eğer kırıklarının arasında kaybolduğunu hissediyorsan, eğer yeniden başlamayı unuttuysan bu kitap sana şöyle diyecek: 
“Yıkıldığın yer, yeniden ayağa kalkacağın yerdir. 
Ve sen sandığından çok daha güçlüsün.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e85f07-c81d-43d3-95e4-f2bd26591126.jpg</image:loc>
            <image:title>Şia’ya Cevap Veriyorum</image:title>
            <image:caption>Allahu Teâla, evrende iki trilyon galaksi var etmiştir. Her galakside ortalama üç yüz milyar yıldız mevcuttur. Yeryüzü, bu devasa varlık âlemi içerisinden seçilerek insanoğlu için bir hane olarak düzenlenmiştir. Bütün bu yaratılış; Yüce Allah’ın ilim, kudret ve iradesinin ve sair isim ve sıfatlarının bilinmesi; yani onun kulları tarafından tanınması içindir. Hz. Ali (r.a) da dâhil olmak üzere hiçbir şahıs, yaratılışın asli gayesi ve imanın temel rüknü değildir. Bu noktada yalnızca, elçi olmasından dolayı Hz. Peygamber aleyhisselamın ayrıcalığı söz konusudur. Hz. Ali gibi zatlar ise, Yüce Allah’a ulaşma noktasında vesile ve mürşitlerimizdir. Şia, Hz. Ali ve evlatlarını varlığın asli gayesi ve inancın temel rüknü hâline getirmiştir. Selefilik ekolü ise onların faziletlerini ve vesilelik cihetlerini yok saymaktadır. Sünnet ehli olarak bizler, her iki aşırı tutumdan sakınarak, Âl-i Beyt’e hak ettikleri gerçek değerlerini izafe etmekteyiz; vesselam!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97dbd8ea-6334-4ff8-8c0b-1ceba8bfd7fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze İtaat, Biat, İstibdat</image:title>
            <image:caption>Orta Doğu’da yaşayan toplumların tarih boyunca hiç demokrasiye geçememesi, bu coğrafyanın hep karanlığa mahkûm olması sadece egemen emperyal güçlerin bölgede oynadığı rol bakımından değerlendirilemez. Böyle bir değerlendirme bu coğrafyada bulunan toplumların varlık nedenlerinin inkârı anlamını taşır. Zira Fransız İhtilali öncesi ne küresel aktör olarak bir ABD vardı ne de Avrupa’da süren Orta Çağ karanlığından kurtulmanın bir umudu. Ama bakın ki şimdi Avrupa ve ABD, dünyada bilimin ışığında her gün yeni ufuklara doğru koşuyorlar. Her ne kadar biz onları emperyalist ve sömürgeci politikaları ile eleştiriyor olsak da bugün kendi toplumlarının hak ve menfaatlerini gözetmeleriyle ilgili bir sorun yaşamıyorlar. Bu nedenle Orta Doğu’daki durum, toplum bilimcilerin, bu yönüyle yeniden incelemesi gereken vahim bir tablodur. Orta Doğu’daki bu netameli durum şimdi Türkiye’ye de bulaşmak üzeredir. 
Hani bizimkiler ne vakit kuyrukları sıkışsa “dış güçler, dış güçler” diye cik cik ötüyorlar ya! Yahu be insancıklar, siz gerçek manada iç güç olamazsanız elbette muarızlarınız ve çıkar çatışması içinde bulunduğunuz tüm devletler sizin için bir dış güç olur ve sizler de(yönetenler) o güçlerin maşası ve işbirlikçisi olursunuz. 
Milleti biat ettirerek, muhalefeti yok ederek, aykırı sesleri susturarak devletin kaynaklarını içeride ve dışarıda çetelere, baronlara ve tefecilere peşkeş çekerek iç güç olmazsınız. 
Eğitimde bilimden uzaklaşarak, ekonomide nas politikası uygulayarak, dini siyasi emelleriniz için kullanarak, ülke siyasetini mühendislik kafasıyla dizayn etmeye çalışarak iç güç olamazsınız. 
Özgür düşünceyi yok edip halkı tebaa/kul olarak gören, onları zorla kendine itaat ettiren rejimlerin, daha büyük güçlere biat etmekten başka seçenekleri yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c57e3de7-09cf-4c6a-8da4-4725cddb3da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>“Ne kadar düşündüysem kalabalık ve kirli bir şehirde görünmezliğin saçma ve umutsuz bir durum olduğunun o kadar farkına vardım.” Bir yerde görünemeyeceksen orada olmanın ne anlamı olabilirdi? Gizemli bir yabancı, şubat ayının başlarında, insanın içini üşüten, rüzgârlı bir günde çıkageldi. Kalın eldivenli elinde küçük, siyah bir valiz taşıyordu. Tepeden tırnağa sarılıydı. Keçe şapkasının ucu hafifçe yüzüne doğru eğildiğinden, burnunun ucu hariç hiçbir yeri görünmüyordu. Tuhaf tavırları, giysileri, yüzünün bandajlarla sarılı olması ve bir an olsun çıkarmadığı gözlükleriyle kısa süre içinde korku ve şüphenin odağı hâline geldi. Böylece, yabancı hakkındaki söylentiler yayılırken, umutsuzluğa yol alan bir hikâye başladı. H. G. Wells, bilim kurgu türünde kaleme aldığı Görünmez Adam’da, genç bir bilim insanının görünmezliğe dair adanışını ve bu adanıştan doğan tutkuyla sürüklendiği çıkmazı trajikomik bir biçimde okura sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86894785-16b9-43bc-bec1-d18a8556ba3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dar Kapı</image:title>
            <image:caption>“Senin yanında, hiç olabileceğimi düşünemediğim kadar mutlu hissediyorum kendimi… Ama inan bana, mutluluk için doğmadık biz.” Gerçek aşk bazen kavuşmakla değil, vazgeçmekle yaşanır… André Gide’in en dokunaklı eserlerinden Dar Kapı, imkânsız bir aşkın ve ruhsal fedakârlığın öyküsünü anlatır. Jérôme ile Alissa çocukluklarından beri birbirlerini sever fakat Alissa, Tanrı’ya duyduğu bağlılık uğruna bu sevgiden vazgeçmeyi seçer. Onun gözünde dünyevi mutluluk, ruhun kurtuluşu için bir engeldir. Alissa’nın “dar kapıdan” geçme arzusu –yani Tanrı’ya ulaşmak için tüm dünyevi arzularından vazgeçme isteği– onların kaderini belirler. İnanç, vicdan ve tutku arasında sıkışan iki insanın bu sessiz trajedisi, okuyucuya derin bir iç hesaplaşma sunar. Dar Kapı, saf bir ruhun Tanrı’ya giden yolda nasıl kendini tükettiğinin, “iyi olma” çabasının bazen insanı yaşamdan kopardığının çarpıcı bir hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7802c1d-f5c4-4028-b2d4-9131cb1ff4bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Makinesi</image:title>
            <image:caption>“Ya zulmetmek, herkesin ortak tutkusuna dönüşmüşse? Ya tüm bu yolculuk sırasınca insanlık, insan olma yetisini kaybetmişse; soğuk, insan dışı, ezici bir üstünlüğe sahip olmuşsa?” Victoria Dönemi Londra’sında yaşayan bir bilim insanı, zamanın sırlarını çözerek eşi benzeri görülmemiş bir makine icat eder. İnsanlığın ilerleyişini gözler önüne seren bu keşif, onu geleceğin dünyasına götürecektir. Orada, barış ve refah içinde yaşayan, kusursuz bir uygarlıkla karşılaşmayı ummaktadır. Ancak zamanın ötesine geçtiğinde karşılaştığı manzara, hayallerinden çok uzaktır. Yeryüzünde yaşayan narin Eloiler ve karanlıkta saklanan gizemli Morlocklar, insanlığın kaderine dair ürpertici bir gerçeği ortaya koyar. Gördükleri yalnızca bir keşif değil, hayatta kalma mücadelesine dönüşecektir. H. G. Wells, bu klasik eserinde, toplumsal eşitsizliklerin ve sınıfsal ayrımların zaman içinde nasıl derinleşebileceğini gözler önüne sererken, insanlığın geleceğine dair çarpıcı bir öngörü sunuyor. 1895’te yayımlanan Zaman Makinesi, yalnızca bilim kurgu edebiyatının temel taşlarından biri olmakla kalmıyor, modern dünyaya dair kaygılarımızı da yansıtan zamansız bir başyapıt olmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e235f69-7711-479c-bbc5-0b7c12ee61f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastoral Senfoni</image:title>
            <image:caption>“Aşkın ayıplanması gerektiğine inanıyor ve ayıp şeylerin ruhu eğip büktüğünü düşünüyordum. Ruhumda bir sorumluluk hissetmediğim için de âşık olduğuma inanmıyordum.” Bir papazın vicdanıyla arzuları arasında sıkışan ruhunun hikâyesi… Gertrude kör bir genç kızdır. İyi yürekli görünen bir papaz onu himayesine alır. Ancak bir süre sonra, zamanla içinde filizlenen duygularla yüzleşmek zorunda kalır. Kendini bu genç kıza duyduğu sevginin Tanrı sevgisi olduğunu söyleyerek kandırır. Ne var ki Tanrı sevgisiyle insan sevgisi arasındaki fark, onun gözünde giderek silikleşir. Gertrude’un gözleri artık görmeye başladığındaysa, gerçekleri görmek hem onun hem de papazın dünyasını altüst eder.  Görmenin bazen körlükten daha acı verici olduğunu anlatan bu roman, insan ruhunun derinliklerine dokunan bir vicdan muhasebesi sunar. Pastoral Senfoni, inancın ardına gizlenmiş tutkuların ve gerçeğin karşısında yitirilen saflığın unutulmaz hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9c1301-116a-493e-bab1-34b0637ed2fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Komutanlığın en yüksek biçimi, düşmanın planlarını engellemektir; diğer en iyi ise düşman birliklerinin birleşme noktasını tıkamaktır; sıradaki diğer en iyi şey ise düşman ordusu ile açık alanda savaşmaktır. Yapılacak en kötü hamle ise duvarlarla örtülü bir şehri ya da kasabayı kuşatmaya çalışmak olacaktır.” 
Şimdiki Çin Devleti sınırları içerisinde hüküm sürmüş Wu Devleti komutanlarından Sun Tzu’nun savaşın hazırlanıp planlanmasından fiziki koşullarının değerlendirilmesine, askerin etkin bir şekilde yönetilmesinden ajan kullanımına kadar iyi bir komutan tarafından bilinip uygulanması gereken tüm kuralları detaylı olarak aktırdığı Savaş Sanatı eseri tam anlamıyla bir savaş kılavuzudur. Kadim öğretileri, yazıldığı dönemden binlerce yıl sonra bile etkinliğini korumaktadır. 
Savaş Sanatı, savaş alanından iş dünyasına, politikadan kişisel mücadelelere kadar her alanda uygulanabilecek derin bir bilgelik rehberi sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e82d576-d724-4b0f-acf7-559dda0b66e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates&apos;in Savunması</image:title>
            <image:caption>“Atina halkı! Beni itham edenler sizi nasıl kandırdı bilmiyorum; ama öylesine gerçekmiş gibi konuşuyorlardı ki ben bile kendimden şüphe ettim.” Antik Yunan filozofu Sokrates, namıdiğer “felsefenin babası”, sorgulanmamış bir yaşamın yaşam olmadığı düşüncesinden yola çıkarak, hayatını düşünmeye ve düşündürtmeye adadı. Gençleri yoldan çıkardığı gerekçesiyle, Atinalılar tarafından mahkemeye çağırıldı ve idam cezasına çarptırıldı. Ünlü düşünür, en bilindik öğrencisi Platon tarafından yazıya aktarılan bu savunmada; kimliğini, yaşam felsefesini ve amacını, insanı insan kılan değerleri açıkça gözler önüne seriyor. Sokrates’in Savunması bir savunmadan çok daha öte, âdeta bir yaşam kılavuzu niteliğindedir. At sineği olmaya cüret eden herkese selam olsun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4fec3a9-1882-4297-851b-219534dc38ec.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>“İnsan, sevgi uğruna hayatını ve geriye kalan her şeyi heba eder. Ama sevdiği uğruna değil, kendi uğruna. Sevdiği mutlu olduğunda kendisi de mutludur; işte bu da bilinçsizce peşinde olduğu şeydir.” İnsan sevgiyi bile yalnızca kendisi için mi besler? Mutluluğu yalnızca kendisi için mi yakalamaya çalışır? Ya da düşüncelerimiz, gerçekten bize mi aittir?  Biri yaşlı diğeri genç iki adamın sohbeti ile insan doğasını sorguluyor Mark Twain. Yaşlı adam insanın bir makineden farksız olduğunu iddia ederken, genç adam bu denli “otomatik” oluşuna ikna olamıyor.  “İnsan Nedir?”, kendinizi sorgulayacağınız, yer yer yadırgayacağınız ve gerçeği ayırt etmekte zorlanacağınız benzersiz bir okuma yolculuğu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed47d58a-b59b-4461-9f4f-76c086d1fbf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Doktorun Anıları</image:title>
            <image:caption>“... Hayatım ne kadar da zor. İnsanlar şu anda uyuyor, sobaları yanıyor, ben ise yine yıkanamadım. Tipi beni yaprak gibi savurdu. Şimdi ne güzel evime gidiyorum ama sonra, yine beni bir yerlere götürecekler. Bu yüzden tipide savrulup duracağım. Yalnızım ve binlerce hastam var. Burada zatürreye yakalanacağım ve yalnız başıma öleceğim. Bu yüzden kendime acıyorum; bir karanlığa düştüm ama ne kadardır bunun içindeyim, bilmiyorum…” Tıp fakültesinden başarıyla mezun olmuş ama tecrübesiz, genç bir doktor… Mesleğini yaparken karşılaştığı onca güçlüğün üstesinden gelebilmek için hep bir dayanak arar fakat o kadar yalnızdır ki aradığını ancak kitaplarda bulur. Bu arada etrafına karşı soğukkanlı görünmeli, dik durup cehalete karşı mücadele etmeli ve insanlara güven aşılamalıdır.  Endişe, tedirginlik, korku, çaresizlik gibi hasletleri çok gerçekçi aktaran Bulgakov’un, bir otobiyografiyi de andıran eseri, okuru sürükleyiciliği, sade ve samimi üslubuyla bir asır öncesine götürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1894b6-ea8c-46d2-b59e-6dd33f56d07f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>“Dünya, terk edilmiş hüzünlü bir odaydı ve o kederi sinesinde hisseden ben çıplak ayaklarımla bu evin bütün odalarını gezmeye mecburdum.” İlk kez 1937 yılında yayımlanan ve birçok dile çevrilen Kör Baykuş, aynı zamanda İran edebiyatından Türkçeye çevrilen ilk eser olma özelliğini taşır. Geçmiş zamanla şimdiki zamanın iç içe geçtiği, hayallerin ve kâbusların birbirine dolandığı, tek bir karakterin aynı anda birçok karakteri içinde barındırdığı bu eserde hastalıkla boğuşan bir adamın hem ruhi hem fiziki acıları, aynı zamanda yorucu, hüzünlü ve bazen de korkutucu düşünceleri Sâdık Hidâyet’in güçlü kalemiyle mahir bir şekilde ilmek ilmek dokunmuştur.  Kör Baykuş, Sâdık Hidâyet külliyatına başlamak için eşsiz bir eser niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e263608-f209-4939-b0f3-b026303fc7be.jpg</image:loc>
            <image:title>Morfin</image:title>
            <image:caption>“Ey, insanlar! Kimse yardım etmeyecek mi bana?” Zeki insanlar çok uzun zamanlardan beri mutluluğun sağlık gibi olduğunu belirtmişlerdir: “Ona sahipken bunun farkına bile varmazsınız.”  1918 yılı, kış mevsimi. Doktor Bomgard, taşradaki görevinden kente atanalı kısa bir süre olmuştur. Taşranın zor şartlarından kurtulduğu ve kent imkânlarına kavuştuğu için oldukça mutludur. Yeni hayatına yavaş yavaş alışmaya başlamıştır ki taşrada kendi yerine atanan, üniversiteden de yakın arkadaşı olan Doktor Polyakov’dan bir mektup alır. Doktor Polyakov kendisinden yardım istemektedir. Bir solukta okuyacağınız Morfin, bir bağımlılığın bir doktoru günden güne hayattan koparışının çarpıcı bir hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f0b695-82b3-470e-bd48-1e3047ec88b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem ve Tabu</image:title>
            <image:caption>“Yeni Gine’deki Toaripi veya Motumotu kabilelerinde, bir başkasını öldüren bir erkek karısına yaklaşamaz ve parmaklarıyla yiyeceklere dokunamaz. Diğer insanlar tarafından özel yiyeceklerle beslenir. Bu durum, bir sonraki yeni ay gökte belirene kadar sürer.” 
Sigmund Freud bu eserinde bizlere, ilkel kabilelerin bize öncülük eden kişiler olduğunu açıklamakla birlikte, tarih boyu ilk insanların başından geçen oluşum süreçleri, sözlüğe kazandırdıkları terimler ve söylemler, tabu ve totem kavramlarını da net şekilde örneklerle yansıtmıştır. Dört ana başlık altında incelenen bu yapıtta, yasakların ilk oluşumlarına ve hangi olaylar ile şekillendiklerine tanık oluyoruz. Psikanaliz bakış açısına sahip incelemelerde bulunan Freud, topladığı bilgiler kapsamında cevaplanamayan ve akıl karışıklığına sebebiyet veren sorulara çözümler aramaktadır. 
Kabilelerin yaşamına dair tüm ilginç gerçeklerin buluştuğu bu eserde, farklı tabulara örnek verilen birçok kısım bulunmaktadır. İnanmakta bile güçlük çektiğimiz bu yasakların, kabile hayatında aslında ne derece önem taşıdığını çok net anlıyoruz. İlkel kabilelerin yaşamında her adım, her düşünce içerisinde bir tür yasak bulunduruyor. Her bir bölümde farklı açılardan bakmamızı sağlayan bu yapıt, okurken bizleri tamamıyla içine çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265871c6-c154-4e72-97ce-e6b1c7a8ce91.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliliğe Övgü</image:title>
            <image:caption>“Benimle ilgili ne derseniz deyin (ki deliliğin en deliler arasında bile kötü bir ünü olduğunu biliyorum), Tanrılar ve insanlar üzerindeki etkimle onlara neşe veren sadece ve sadece benim.” İşte bu sözlerle başlıyor Delilik’in nutku. Sonrasında da alaycı üslubuyla iddialı söylemlere devam ediyor… Erasmus, Deliliğe Övgü’nün ilk taslağını 1509 yılında İtalya’dan İngiltere’ye yaptığı seyahat sırasında çıkarmıştır. Daha sonra dostu Thomas More’un evinde birkaç gün içinde, bu yüzyıllardır canlılığını koruyan eseri yazmıştır.  Elinizdeki kitapta Erasmus, deliliğin ağzından onun derin uçurumlarında gezinerek politikadan evliliğe kadar birçok alana değiniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca90a331-4c0c-4f53-b3a4-0b287e26fa82.jpg</image:loc>
            <image:title>Benjamın Button’ın Tuhaf Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Onun için yalnızca beşiğini çevreleyen beyaz güvenli duvarlar, Nana, bazen onu görmeye gelen bir adam ve uyku vaktinden önce, gökyüzünün lacivertten siyaha dönüştüğü anda Nana’nın parmağıyla işaret edip ‘bak güneş’ dediği büyük turuncu top vardı artık.” Bir gün Benjamin Button adında bir bebek dünyaya gelir. Ancak bu bebek, normal bir yenidoğan değildir. Benjamin, yetmiş yaşında bir adam görünümünde doğar ve yaşlandıkça gençleşmeye başlar.  Zaman onun için tersine akar: Çocukken bastonla yürür, gençliğinde olgun bir adam gibi davranır, yetişkinliğinde güçlü ve yakışıklı olur, sonunda tamamen bebekleşir. Bu olağanüstü yaşam, Benjamin’in ailesiyle, toplumsal normlarla ve sevdiği kadınla yaşadığı çatışmaları da beraberinde getirir. O, hep “zamana ters” yaşayan bir adamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ce799f9-4aae-444c-bb66-49299577aa49.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>“Mösyö Girard bize bir kitap tavsiye etti ve mutlaka okumamızı söyledi. Bu, Aix-Marseille Üniversitesi rektörü Jules Payot’un İrade Terbiyesi adlı kitabı idi. Ertesi gün şehre inerek kitabı aldım. İhtiyar bir meşenin dibine oturarak İrade Terbiyesi’ni okumaya koyuldum. Okudukça içimde tahassür ve nedametle karışık müphem bir acı duymaya başladım. Kendi kendime, ‘Ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi,’ diyor ve geciktiğim için üzülüyordum.”
Prof. Dr. Ali Fuat Başgil 
Gençlerle Başbaşa
Yaptığı araştırmalar ve yazılarıyla 20. yüzyılın başından bu yana çoğu düşünür, sanatçı ve bilim adamı üzerinde önemli bir etki yaratmayı başaran Jules Payot, okuyucuyu tekdüze olguların ötesine götürüyor; bizzat irademizi eğitmek yoluyla arzu edilen başarıların mümkün olabileceğini, çabalarımızın ancak bu yolla bir değer kazanabileceğini ortaya koyuyor.
“...Böyle bir deneyimden sonra, zaman içinde geriye dönüp bakan kaç kişiyiz? Bizi ortaöğrenim veya üniversite ortamından birkaç ahlaksal zırvayla, süslü püslü ve parlak ama son derece aptalca formüllere dayanarak vahşi bir yaşamın kollarına fırlatıp atmış bir topluma, şimdi hangimiz lanetler okumayı beceriyoruz dersiniz?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a4f411-26b6-4d69-8735-ec2b83f533f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç</image:title>
            <image:caption>“Bu kâinat içindeki benliğim, varlığın sınırlarıyla belli olması lazım gelir. O şey ki benden hariçtir, ben o değilim. Fakat bence hissedilir olan bir şey nasıl benliğimin harici addolunabilir?” Roman, 1910 yılında Halley Kuyruklu Yıldızı’nın Dünya’ya yaklaşacağı söylentileri üzerine İstanbul’da  yaşanan korku ve karmaşa ortamında geçer. Dönemin halkı, bu olayın kıyametin habercisi olduğuna inanır. Bu batıl korku yüzünden insanlar endişelenir, dualar, tövbeler eder. Okumuş, akılcı, bilime inanan, Batılı düşüncelere sahip bir genç olan İrfan Galip; batıl inançlara, duygulara ve geleneklere bağlı, saf bir genç kız olan Feriha’ya âşık olur. Kuyruklu yıldızın “dünyayı yok edeceği” söylentileri sırasında İrfan, Feriha’yı etkilemek için, “Dünya yok olmadan önce evlenelim,” der. Bu teklif hem bir romantik olay hem de insanların inançlarını sorgulatan bir mizah unsuru hâline gelir. Hüseyin Rahmi Gürpınar bu eseriyle, dönemin insanlarının hurafelere inanma eğilimini ve kadın erkek ilişkilerini eleştirirken aynı zamanda okura güldürüyle düşünme fırsatı verir. Gertrude’un gözleri artık görmeye başladığındaysa, gerçekleri görmek hem onun hem de papazın dünyasını altüst eder.  Görmenin bazen körlükten daha acı verici olduğunu anlatan bu roman, insan ruhunun derinliklerine dokunan bir vicdan muhasebesi sunar. Pastoral Senfoni, inancın ardına gizlenmiş tutkuların ve gerçeğin karşısında yitirilen saflığın unutulmaz hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd87475-78a6-4b95-8231-b51358072db9.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsuncu Baba</image:title>
            <image:caption>“Hakikatin büyüklüğünü tanıyıp da onunla dost olamayanlar… O kisveye girmiş yalanlarla oyalanırlar. Bu komedya sahnesinin en arka perdesini kaldırıp asırlardan, asırlardan beri insanlardan saklanan gugukları apaçık insanlığa göstermek her memlekette kanunen memnudur.” Büyüye, muskaya define avına inanan Efsuncu Baba bir gün gizli bir defter bulur.  İçindeki bilgileri çözmesi için iki meleğe ihtiyacı vardır. Kirkor ve Agop adında iki evsiz genç bu iki meleğin kılığına girer ve Efsuncu Baba’nın batıl inançlarını kullanarak hem kendilerine geçim kaynağı hem de yaşayacak bir ev bulmuş olurlar.  Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın bu romanı, dönemin toplumsal yapısını, batıl inançları, hurafeleri ve sahte dindarlığı hicivli bir üslupla ele alan bir toplum eleştirisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/876405d3-b2fe-489d-9230-c91e601f76fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Yahut Silistre</image:title>
            <image:caption>“Sanki ömrümde gördüğüm, duyduğum, okuduğum, düşündüğüm ne kadar güzel şey varsa hepsi bir yerde toplanmış da bir insan yüzü olup karşıma gelmişti.” Oyun, Ruslarla yapılan Silistre Savaşı sırasında geçer. İslam Bey, vatanı savunmak için Silistre Kalesi’ne gider. Zekiye, onu çok sevdiği için arkasından gizlice erkek kılığına girip asker olur ve cepheye gider. Savaş sırasında büyük bir kahramanlık örneği gösteren İslâm Bey yaralanır, Zekiye onun yanında savaşır ve ona bakar. Gerçekler ortaya çıkınca  Zekiye’nin kimliği öğrenilir ama herkes onun cesaretine hayran kalır. Vatan Yahut Silistre; 1873 yılında sahnelenmiş, Namık Kemal’in kaleme aldığı bir tiyatro eseridir. Bu eser, Türk edebiyatında vatan sevgisini işleyen ilk tiyatro olma özelliğine sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd3d5efb-6e37-454f-8a31-e6e89e7e0738.jpg</image:loc>
            <image:title>Şık</image:title>
            <image:caption>“Her günün, her saatin birbirinin aynı olsun. Sonra da şu hâle yaşamak adını ver. ” 
Şık (diğer adıyla Ayna), Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1889 yılında yayımlanmış ilk romanıdır. 
Roman, tıpkı yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi İstanbul’un günlük yaşamını, halkın gülünç hâllerini ve yanlış Batılılaşma anlayışını mizahi bir dille ele alır. 
Romanın başkahramanı Şöhret Bey, Batı özentisi bir Osmanlı gencidir. Giyim kuşamına, dış görünüşüne ve gösterişe aşırı düşkündür, bu yüzden çevresinde “şık” olarak tanınır. Kendini “Batılı” göstermek için Fransızca kelimeler kullanır, şık giyinir, salonlarda boy gösterir ama ne kültürü ne de ahlakı Batılıdır, sadece taklitçidir. 
Roman boyunca yazar; Şöhret Bey’in gülünç tavırları, aldatılmaları, sahte ilişkileri ve sonunda yapay bir hayatın getirdiği hayal kırıklığı anlatılarak yüzeysel batılılaşmayı ve gösteriş merakını eleştirir. 
Şık (Ayna), Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “sokağı edebiyata taşıyan yazar” ünvanını hak ettiği romanlarından biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47561b8d-7875-422c-b5ec-d132e1142b4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akif Bey</image:title>
            <image:caption>“Vatanımı ne kadar seversem haremimi de ona yakın seviyorum. Ayıp mı? Haremimden ayrılırken kederle ayrılırım. Yine devletim için ölürken yiğitlikle ölürüm. Vatanını seven adam dünyada başka hiçbir şeyi sevmemek mi lazım gelir?” Akif Bey, Osmanlı Donanması’nda görev yapan yiğit, vatansever bir deniz subayıdır. Savaşta kahramanca savaşır ancak özel hayatında büyük bir ihanet ve yanlış anlaşılma kurbanı olur. Akif Bey, Dilruba adında güzel bir kadınla evlidir. Onunla çok mutlu bir hayat sürerken Rodos Savaşı’na katılmak için cepheye gider. Savaşta gösterdiği kahramanlıkla herkesin takdirini kazanır. Ancak Akif cephedeyken Dilruba, ailesinin de etkisiyle Fatin adında başka bir adama gönül verir. Bu olay Akif Bey’in onurunu derinden sarsar. Akif Bey; Namık Kemal’in 1874 yılında kaleme aldığı vatan sevgisi, namus, fedakârlık ve yanlış anlamalar yüzünden yıkılan bir ailenin trajedisini anlattığı dram türündeki tiyatro eseridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/918646ef-e009-4bb7-86fa-de889a787466.jpg</image:loc>
            <image:title>Zavallı Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Dünyada ne kadar güzel şey görsem elbette senin bir yerine benzetirim. Sonra gördüğüm şeyin bir tarafında bir kusur bulurum. O da gözümden düşer, yine yalnız sen kalırsın.” Namık Kemal’in kaleme aldığı Zavallı Çocuk, Türk edebiyatının ilk edebî aşk trajedilerinden biridir. Romantik-dram türünde yazılmış bir tiyatro metnidir.  Şefika ve Ata birbirine âşık iki gençtir. Ancak toplumsal baskı ve aile düzeni gençlerin önünde büyük bir engeldir. Babası kızını zengin bir paşayla evlendirmek ister. Sonunda, iki gencin saf ve masum aşkı, aile baskısı ve toplumsal geleneklerin kurbanı olur. Eser, Namık Kemal’in hürriyet ve hak düşüncelerini aşk teması üzerinden yansıtmasıyla öne çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc0417de-9aea-4988-8d29-f40d15b93675.jpg</image:loc>
            <image:title>Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat</image:title>
            <image:caption>“Herkesin gönlü aşkla yoğrulmuştur.  Beşikte olan çocukların gönülleri dahi aşktan yana çok da boş değildir.” Taaşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemsettin Sâmi tarafından yazılmış ilk Türkçe roman olarak kabul edilir. 1872 yılında yayımlanan bu eser, görücü usulü evlilik, kadın eğitimi ve toplumsal baskılar gibi temaları ele alır. Roman hem ilk roman olma özelliği hem de dönemin toplumsal yapısına getirdiği eleştiriler açısından Türk edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir. Talat, iyi eğitim görmüş, modern düşünceli bir gençtir. Fitnat ise güzelliğiyle tanınan, ancak ailesi tarafından sürekli eve kapatılan, eğitimden mahrum bırakılmış genç bir kızdır. Talat, bir gün sokakta Fitnat’ı görür ve ona âşık olur. Ancak dönemin toplumsal koşullarında genç kızlarla tanışmak ve görüşmek yasak olduğundan, Talat onu tanımak için kadın kılığına girerek Fitnat’ın evine “Fitnat Hanım’ın arkadaşı” kimliğiyle girer. İkisi birbirine âşık olur, ancak bu aşk gizli kalmak zorundadır. Ne yazık ki Fitnat’ın ailesi onu zengin ve yaşlı bir adam olan Ali Bey ile evlendirmek ister. Eser dönemin sosyal yaşamını, özellikle kadınların durumunu gerçekçi biçimde yansıtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5129e208-7427-4b66-a93a-eb0bfbb4582d.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Kız Kalbi</image:title>
            <image:caption>“Aşk olmasa hiçbir şey olmazdı; bütün mevcudat, bütün zerreler yalnız aşk teneffüs ediyor ve yalnız aşk için yaşıyor.” 
Mehmet Rauf’un kaleme aldığı Genç Kız Kalbi genç bir kızın duygusal dünyasını, aşkını, hayal kırıklıklarını ve iç çatışmalarını günlük biçiminde aktaran bir anlatıdır. 
Pervin, iyi eğitim almış, duygulu ve hassas bir genç kızdır. Nedim adında bir gençle tanışır ve aralarında zamanla bir yakınlık doğar. Pervin bu gence beslediği duyguları bir deftere yazar. Ancak Nedim, Pervin’in duygularına aynı yoğunlukta karşılık vermez. Pervin bu durumdan derin bir hayal kırıklığı yaşar, gerçek aşk ile hayal arasındaki farkı acı bir şekilde öğrenir. 
Roman, Pervin’in saf, idealist bir genç kızken yaşadığı duygusal sarsıntı sonucu olgunlaşma sürecini anlatır. 
Genç Kız Kalbi; Mehmet Rauf’un, Eylül romanıyla birlikte Türk edebiyatında psikolojik analizin öncüsü sayılmasına katkı sağlamıştır. Aynı zamanda, kadının kalbini kadın bakış açısından anlatan ilk eserlerden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/013b28ba-68b9-4fa0-b2c0-26ef3f22ecf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçülüğün Esasları</image:title>
            <image:caption>“Bir millet muharebelerden kurtulmadıkça ve iktisadi bir refaha sahip olmadıkça, içinde kuramsal düşünce yapacak fertler yetişemez. Çünkü, kuramsal düşünce yalnız düşünmek için düşünmektir. Hâlbuki, bin türlü derdi olan bir millet, yaşamak için, kendini müdafaa etmek için, hatta yemek ve içmek için düşünmeye mecburdur. “Düşünmek için düşünmek” ancak bu hayati düşünüş ihtiyaçlarından kurtulmuş olan ve çalışmadan yaşayabilen insanlara nasip olabilir.” 
Türkçülüğün Esasları, Ziya Gökalp’in en önemli ve en sistemli eseri olup, Türk milliyetçiliğinin temel düşüncelerini ortaya koyan bir fikir kitabıdır. 
Hem II. Meşrutiyet Dönemi’nin hem de Cumhuriyet’in ideolojik temel taşlarından biri kabul edilir. 
Ziya Gökalp bu eserde, Türk milletinin nasıl bir kimliğe, kültüre ve ideale sahip olması gerektiğini anlatır. Ziya Gökalp’e göre: “Türkleşmek, İslâmlaşmak, çağdaşlaşmak birbiriyle çelişmez; hepsi birlikte Türk milletini yüceltir.” 
Türkçülüğün Esasları, Türk milliyetçiliğini ilk defa bilimsel temellere oturtmuş ve Cumhuriyet’in milliyetçilik, halkçılık ve laiklik ilkelerine düşünsel kaynaklık etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4e45469-adda-4530-852c-dcaaaf76d9fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Felatun Bey İle Rakım Efendi</image:title>
            <image:caption>“İnsanın doğuştan getirdiği şeyler ki insan kendi mutluluk hâlinden yalnız kendisi haberdar olmasıyla kanaat etmez. Herkesi de haberdar etmek ister.” Felâtun Bey, zengin, mirasyedi, gösteriş meraklısı bir gençtir. Râkım Efendi’yse kendi emeğiyle çalışan, kültürlü, ölçülü ve alçakgönüllü bir gençtir. Felâtun Bey, Avrupa hayranıdır ama Batı’nın özünü değil, yalnızca dış görünüşünü taklit eder. Fransızca konuşmaya, Batılı gibi giyinmeye özenir ama çalışmayı, üretmeyi sevmez. Zamanını eğlence, kumar ve kadınlarla geçirir. Râkım Efendi ise Batı kültürünü akılcı biçimde benimser. Yabancı dil öğrenir, çok okur, çalışarak kendi servetini kazanır. Ahlaklı, yardımsever ve çalışkan biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aaee755-9fe3-4927-a530-01507df900a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgara Karşı</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. György Hazai (1932–2016), Macaristan’da Arminius Vambery ile temelleri atılan Türkoloji geleneğinin 20. yüzyıldaki en güçlü temsilcilerindendir. Balkan Türk ağızlarından Osmanlı paleografisine, transkripsiyon metinlerinden yazı dili tarihine uzanan geniş çalışmalarıyla, Türk dili ve kültürü üzerine uluslararası düzeyde derin katkılar sağlamıştır. 
 
Bulgaristan’dan Berlin’e, Kıbrıs’tan Budapeşte’ye uzanan akademik yolculuğunda 20&apos;den fazla kitap, 300’e yakın bilimsel makale yayımlamış; Osmanlı Türkçesi metinlerini yayıma hazırlayarak alanın metodolojik temellerini güçlendirmiş büyük bir Türkolog&apos;dur. Türk dili ve edebiyatından Macarca ve Almancaya, Macarcadan da Türkiye Türkçesine yaptığı çevirileriyle uluslararası Türkolojinin duayenlerinden biri oldu. 
 
Macar Bilimler Akademisi ve Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Şeref Üyesi olan Hazai, Türkçe ve Türk kültürüne duyduğu derin sevgiyi yalnızca ilmi üretimiyle değil, öğrencilerine ve meslektaşlarına aktardığı birikimle de ortaya koymuştur. 2014’te Türkiye Cumhuriyeti Liyakat Nişanı’na layık görülen Hazai, Türkoloji’nin Avrupa&apos;daki en önemli isimlerinin başında gelir. 
*** 
Bu hatırat, sadece bir bilim insanının hayat hikâyesini değil, aynı zamanda bir düşünce ve inanç mücadelesini de anlatıyor okuyucuya. Hazai’nin kendi sözleriyle: 

“Karşıdan esen kuvvetli rüzgârda ayakta kalabilmek için sakin bir köşe bulmak gerek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ec3a16-c453-43ff-80fc-ea99dff4834b.jpg</image:loc>
            <image:title>Polonya - Avrupa’nın Kalbinde Bir Ulus</image:title>
            <image:caption>&quot;POLONYA &amp; Avrupa&apos;nın Kalbinde Bir Ulus&quot; adlı çalışma, Polonya Cumhuriyeti’nin Soğuk Savaş sonrası dönem itibariyle tecrübe etmiş olduğu çok boyutlu dönüşüm süreçlerini kapsamlı bir biçimde ele almaktadır. Ülkenin tarihsel derinliğini, toplumsal yapısını, kültürel zenginliğini ve siyasal dinamiklerini bütüncül bir perspektifle analiz eden eser, modern Polonya’yı anlamaya yönelik özgün bir çaba ortaya koymaktadır. 
 
Polonya Cumhuriyeti’nin Rusya ile Batı arasında,  uluslararası sistemdeki stratejik konumlanışı ile Doğu Avrupa merkezli politikalar düzleminde bölgesel liderlik rolünü derinlemesine irdeleyen bu çalışma, hem akademisyenler ve araştırmacılar hem de genel okuyucu kitlesi için nitelikli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. 
 

Leh dilindeki birincil ve ikincil kaynaklardan derlenen objektif verilerle zenginleştirilen eser, Türkçe literatürde bu alandaki önemli bir boşluğu doldurmaya aday. Nitekim bu çalışma, Polonya gerçekliğini çok yönlü bir bakış açısıyla anlamak isteyen okuyucular için özgün, derinlikli ve kapsamlı bir kaynak olma iddiasıyla gün yüzüne çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d7dd1e2-8770-4603-b56a-a7b600a15ce0.jpg</image:loc>
            <image:title>Değersiz Kadınlar</image:title>
            <image:caption>İtalyan Gazeteci ve Yazar Maria Stella Rossi’nin “Değersiz Kadınlar” kitabı kısa öykü sevenleri için 2025 yılının önemli bir edebi yeniliğini teşkil ediyor. 
 
27 kısa öyküden ibaret, cinsler arası sosyal eşitsizlik, psikolojik denge unsurlarının arayışı, temel hak ve hürriyetlerin çiğnenmesi, doğa ile uyum içerisinde varoluş, manevi mirasın korunması gibi ana başlık konuları bu öykü derlemesinde, kadın perspektifinden ve Türkiye için oldukça sıradışı bir keşif niteliğinde İtalya mizanseninde değerlendiriliyor. 
 
Öykülerin anlatıldığı zaman dilimi günümüzden 20. yüzyılın başına kadar uzansa da, bu kitap sayesinde kadın odaklı toplumsal sorunların salt coğrafya, ekonomik refah düzeyi, din kaynaklı hayat tarzı ile alakalı olmadığını keşfediyoruz. 
*** 
Maria Stella Rossi, öykülerinde kadın realitelerini ana unsurlarına ayrıştırıyor. Bu sayede ilk öykülerde gözlerimiz dolsa da, bazılarında ince bir tebessüm, yer yer bir kahkaha içinde kendimizi buluruz. Şunu da belirtelim ki, öykülerin tamamı aslında yaşanmış olan gerçek insan manzaralarını yansıtıyor. 
*** 

Bu kısa öyküleri okurken Avrupa’nın bir parçası, Akdeniz’e kıyıdaş olan İtalya’nın aslında Türkiye’ye ne kadar benzediğini de anlıyoruz. Yazarın beklenmedik eleştirel tutumu sayesinde Anadolu’nun geleneksel algı dışına taşan yorumlarını okurken, kimi meselelerde daha geniş düşünmeye, zihinsel çekişme içerisinde realitemizi değerlendirmeye başlayacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce6912f4-f06c-4e9d-8df6-9b12b1ddbca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihattan Devlete</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Suriye İç Savaşı&apos;nın en karmaşık ve tartışmalı aktörlerinden biri olan Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) ideolojik köklerinden yarı-devlet yapısına evrilen dönüşümünü kapsamlı biçimde ele almaktadır. Kitap, yalnızca örgütün tarihsel gelişimini değil; aynı zamanda lideri Ebu Muhammed el-Colani’nin (Ahmed eş-Şara) karizmatik liderlik tarzını, örgütün yerel yönetişim stratejilerini ve meşruiyet üretme çabalarını da çok boyutlu bir perspektifle analiz etmektedir. HTŞ’nin El-Kaide bağlantısından koparak yerel bir aktöre dönüşüm süreci, bu yapının bölgesel denklemde üstlendiği rolü yeniden tanımlamaya olanak tanımaktadır. 
 
2022–2024 dönemi ve özellikle 2024 Aralık sonrası yaşanan gelişmeler, kitabın en güncel ve dikkat çekici bölümlerinden biridir. Rejim kontrolündeki alanların çöküşü, dış müdahalelerin zayıflaması ve diplomatik yeniden yapılanma girişimleri, Suriye iç savaşında yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. Bu bağlamda kitap, sadece mevcut durumun analizini sunmakla kalmayıp, aynı zamanda geleceğe dönük siyasi ve askeri projeksiyonlar da geliştirmektedir. Türkiye, ABD, Rusya, İran ve Arap ülkeleri gibi aktörlerin pozisyonlarıyla birlikte, HTŞ’nin bu denklemdeki muhtemel stratejilerine dair özgün öngörülerde bulunmaktadır. 
 

Kitap, okuyucusuna yalnızca bir örgütün dönüşüm hikâyesini değil, aynı zamanda çağdaş çatışma ortamlarında devlet dışı silahlı aktörlerin nasıl birer siyasi özneye dönüştüğünü teorik çerçevelerle açıklama iddiasındadır. Devlet-inşası, isyan hareketleri, hibrit yönetişim ve diplomatik pragmatizm gibi kavramlar etrafında şekillenen bu analiz, hem akademik camiaya hem de politika yapıcılara derinlikli bir referans sunmaktadır. HTŞ’nin geçmişi, bugünü ve muhtemel geleceği üzerine disiplinlerarası bir perspektiften yapılan bu çalışma, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecini ve bölgesel dengelerin geleceğini anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c162713f-8eff-4ef4-812c-f901a58af332.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Deneyimi</image:title>
            <image:caption>“Tüm ateistlerin gerçekten okuması gereken tek teoloji kitabı.” 
-Oliver Burkeman, The Guardian 
*** 
“… dingin bir entelektüel ve ruhani tutkunun başyapıtı…” 
-Oystermouth’lu Lord Williams, eski Canterburry Başpiskoposu 
*** 
“David Bentley Hart’ın yeni kitabı, şık ve derinlikli bir şölen. Tanrı’nın varlığına sair Sanskritçe analizleri Latince, Yunanca ve Arapça geleneklerle bir araya getiren bu eser, çağdaş teolojinin en özgün seslerinden biri tarafından ortaya konmuş büyük bir kazanımdır.” 
-Paul J. Griffiths, Duke İlahiyat Okulu 
*** 

David Bentley Hart’ın Türkçeye kazandırılmış ilk kitabı olan “Tanrı Deneyimi” ile Türkçe literatürdeki din felsefesi tartışmalarını genellikle sürdürülegeldikleri yüzeyden daha derin katmanlara çekebilmeyi umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae799ff9-79c2-4bc0-b59f-f6af4a5114c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Assos’da Aşk Ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Assos (Behramkale) ile Aristoteles arasındaki bağın öneminin farkına varmam son 10-15 yıla dayanıyor. Derslerimde yıllarca Antik Yunan Felsefesi’ni anlattım ama Büyük Üstad&apos;ın ekol yaratarak kendinden sonra gelen tüm filozofları etkileyen sisteminin temellerini Anadolu’da, vatanımızda attığının bilincinde değildim. 
Filozof ve botanik biliminin öncüsü dostu Theophrastus ve yardımcısı Kalkedonlu (Kadıköy) Xenocrates’le birlikte Assos’a gelen Büyük Üstad Atina’da kurduğu Lykeion’dan (Lise) önce “bizim mahallede” felsefe okulu açıyor ve burada üç yıla yakın eğitim veriyor. Köle kökenli, felsefe aşığı Hermias, Aristo’yu Hellas’tan kapıp Anadolu’ya kaçırıyor ve efendisi Tiran Eubouleus’la birlikte felsefe tarihinin başat akımlarından Aristo’nun Meşşaiyye (Yürüyenler) Okulu’nun temellerini Assos’ta atıyorlar. Hermias tüm olaylara tanık… Anlatsın bakalım, neler görmüş, neler yaşamış? Efendisi ölünce Assos’u o yönetmiş. Aristo dışında Okul’a kimler gelip dersler vermiş? Bizlere aktarsın bakalım… 
Aristoteles, Assos’a gelip Hermias’ın kuzeni Pythias’la evlenip çocuk sahibi oluyor. Yardımcısı Xenocrates olayı kıskanıyor, çünkü hocasına âşık. Buyurun maceraya ve aşka… Kıskançlıklar… Entrikalar... Sürtüşmeler… 
*** 

Son dönemlerde meraklısı artsa da altyapı sahibi olunmadan felsefeyi anlamak zordur. Sevgili filozoflarımız da anlaşılmaması için sanki gayret sarfederler. Platon ve Aristoteles basite indirgenerek anlatılabilir mi? Ve de karşılaştırmalı olarak… Birbirlerini kapıştırarak… Hocası Platon ne demiş, Büyük Üstad nelere itiraz ediyor? Karmaşadan kaçınarak, basit söylemlerle, konuşma diliyle bilgelik sevenler çoğaltılabilir mi? Otuz beş yıl kadar hukuk felsefesi ve sosyolojisi anlatmıştım… Şimdi de bu kitapla tam da bu misyona soyunuyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87deb15-d539-4be7-8d28-fb9c7851db83.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla Kitapları Seviyor</image:title>
            <image:caption>Kütüphane Haftası başlıyor! 
Leyla en sevdiği kahraman gibi giyinecek, yazar ve çizerlerle tanışacak, 
yeni bir kitap alacak… Ama bir sorun var: Leyla’nın kahraman kıyafeti yırtıldı! 
Acaba babası, küçük bir dokunuşla Leyla’nın gününü kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a1e0c3-d827-4581-98bb-298df98b9119.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Araştırmalarını Anlamak</image:title>
            <image:caption>Eleştirel iletişim araştırmaları, iletişimi ideoloji, iktidar ilişkileri ve toplumsal yapılar ekseninde çözümleyen kuramsal ve yöntembilimsel bir yönelimi temsil eder. Bu yönelim, iletişim süreçlerini teknolojik gelişmelerin ya da iletilerin çözümlemesinin ötesine taşıyarak bilginin nasıl üretildiğini, bu üretimin hangi iktidar yapılarıyla ilişkili olduğunu ve anlamın toplumsal bağlam içinde nasıl inşa edildiğini analiz etmeye odaklanır. Eleştirel bir perspektifle yürütülen iletişim araştırmaları, yüzeyin altında işleyen bu ilişkileri görünür kılarak alanı düşürısel olarak derinleştirir. İletişim Araştırmalarını Anlamak, işte tam da bu düşürısel ihtiyaçtan hareketle iletişim alanına eleştirel bir çerçeveden bakan kapsamlı bir derleme sunuyor. Kitap, erken dönem tartışmalardan gürıümüzürı dijitalleşmiş medya ortamına kadar uzanan süreçte iletişim araştırmalarını tarihsel, kuramsal ve metodolojik boyutlarıyla ele alıyor. İletişim Araştırmala­rını Anlamak, iletişim alanının geçmişine dair bir panorama sunarken geleceğe yönelik yeni düşürtme biçimlerine de kapı aralıyor. Kuramsal ve metodolojik çeşitliliğiyle kitap, iletişimi anlamanın aynı zamanda toplumu, bilginin üretimini ve iktidar dinamiklerini anlamak olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9e97d6c-4141-49d6-b33e-c35c0f8d87e2.jpg</image:loc>
            <image:title>İstiflenmiş Yaşamlar</image:title>
            <image:caption>Kent mekanının ve dolayısıyla kentsel organizmanın temel karakterini oluşturan konut dokusu, büyük ölçüde, içerdiği mimari hücre tipolojisi tarafından belirlenmektedir. Bu tipoloji daraltılıp tektipleştirildiğinde ortaya oldukça sorunlu kentsel dokular çıkmaktadır. Ayrıca, kent mekânı, sentaks ve anlamlardan oluşan bir dil bütünü olarak ele alındığında, kentin grameri ve kelime dağarcığı ile kentsel mekânın yaşayanlarına aktardığı söylemin zenginliği veya fukaralığı arasına da doğrudan bağlantılar görülür. Bu kitapta kent mekânında ve konut dokusunda, özellikle de ekonomik motivasyonlarla körüklenen ‘tektipleştirme’ dinamiklerinin ve türlerinin, ‘metalaşma’ odaklı mevcut konut üretim mekanizmasındaki ‘tekelleşme’ eğilimleri ile doğrudan ilişkileri inceleniyor. Konutun, mimarlık ortamı tarafından bu mekanizma ve eğilimlere kurban verilmesi sonucu, bu mekanizmayla beraber işleyen çeşitli süreçler, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de daraltılagelen konut yapılaşma dağarcığı üzerinden ele alınıyor. Kitap, konuttaki tektipleşme olgusunu toplum yapısındaki çözünme, yozlaşma, çoraklaşma, yabancılaşma ve teslimiyet gibi kavramlar üzerinden ele alıyor. Konut alanındaki mevcut tektipleşmenin, kontrol, tahakküm, baskılama, etkisizleştirme, duyarsızlaştırma, kısıtlama ve özellikle de mülksüzleştirme stratejilerinin mekânsal açılımları ile bağlarını açığa çıkarıyor. Bu mekânsal tektipleşme stratejilerine, kamusallığın ihlali açısından olduğu kadar ekonomik ve politik boyutlarından da bakıyor ve toprak mülkiyeti meselesiyle de iç içe geçmiş olan konut olgusunun bu doğrultuda nasıl araçsallaştırıldığını ortaya koyuyor. Konuttaki bu tektipleşmeyi sadece estetik ve biçimsel değil, kültürel ve sosyolojik bir sorun olarak da irdeleyen bu kitap, artarak süregelen tektipleşmeyi doğrudan koşullandıran dürtüleri, aktörleri, prosedürleri, yasal-yönetsel düzenlemeleri, kurumlaşmaları, yapım teknik ve teknolojilerini birbirleriyle ilişkilendirerek tartışıyor. Tektipleşmeyi, Türkiye’de toplu konutun gelişim süreci, bu sürecin dönüşümü ve bu süreçteki kritik kırılma noktaları ile birlikte incelerken, tektipleştirme türlerine tarihsel bir perspektifte bakarak, aralarındaki farkları ve bu türlerden birinin diğerini yok ederek baskın hale gelişini yeniden yorumluyor. Eşitlik kavramıyla ilişkilendirilebilen tektipleşme olgusunun tarih boyunca geçirdiği aşamaları irdelerken, farklı tektipleşmelerin kitleleri hangi zeminlerde eşitlediklerini ortaya koyuyor. Kitap son aşamada, konut tektipleşmisinin arka planında saptanan sorunlardan yola çıkarak geniş kapsamlı ve çok boyutlu alternatif bir konut finansman, planlama, tasarım, üretim ve kullanım modelini ilke ve araçlarıyla birlikte ele alarak öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fda8649a-acc6-4c7f-8e4e-756c7cc961e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens’ın ölumsuz klasiği Oliver Twist, adaletsizlik ve çaresizlik karşısında bile kaybolmayan masumiyetin ve insanca yaşama arzusunun romanı.
Kasvetli yetimhanelerden Londra’nın yeraltı dunyasına uzanan yolculuğunda Oliver Twist’in yaşadıkları, yoksulluğun ve vicdansızlığın sıradanlaştığı bir toplumun çarpıcı bir portresini sunar. Dickens, sınıfsal uçurumları, kurumların ikiyuzluluğunu ve kent yoksullarının hayatlarını olağanustu bir gözlem gucuyle anlatırken, Oliver Twist’le birlikte Fagin, Bill Sikes, Noah Claypole gibi unutulmaz karakterler yaratır. Adaletsizliğin ve dışlanmışlığın içinden yeşeren umudun hikâyesi olan Oliver Twist, insanın kötuluk karşısındaki direncine dair unutulmaz bir klasik.
“Dickens, insan kalbinin sıradan kötulukler içinde bile iyiliğe yönelme yeteneğini gösteren ender yazarlardandır.” DOSTOYEVSKİ
“Oliver Twist, Dickens’ın merhamet duygusunun en guçlu dışavurumudur.” GEORGE ORWELL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86d4c1cf-f197-4db8-b251-8748de462dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, 1299’da bir beylik olarak kuruldu ve hızla genişleyerek bir imparatorluğa dönuştu. Üç kıtaya yayıldı ve altı asır boyunca guçlu, kendine has bir yönetim icra etti. Sultanları dönemlerinin en kudretli kişiler olarak nam saldı ve dunyada eşine pek rastlanmayan bir toprak idaresi sergilediler. Osmanlı İmparatorluğu - Nasıl Kuruldu, Nasıl Yönetti, Nasıl Yıkıldı? Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına kadar izlediği guzergâhı etkili bir uslupla anlatıyor. Devlet nasıl kuruldu? İmparatorluk nasıl yönetildi? Bu genişlemeyi ve bekayı temin eden sistem nasıl işliyordu?
Olivier Bouquet, Osmanlı İmparatorluğu’nun hukuktan orduya, maliyeden nufus yönetimine kadar kendine has özelliklerini, pek az ele alınan ilk dönemlerinden başlayarak, kendi hazırladığı haritalarla, derinlemesine bir arşiv çalısmasına dayanarak inceliyor, özgun bir sentez sunuyor.
“Roma ve Bizans’tan sonra, Osmanlı İmparatorluğu onlarla kıyaslanabilecek boyutlara ulaşmış yegâne siyasal yapıdır. … Osmanlı İmparatorluğu&apos;ndan daha geniş devletler var olmuştur, hâlâ da vardır: Çin veya Rusya gibi... Ancak bunlar Avrasyalıdır. Osmanlı sultanının özelliği şudur ki, o, Yeniçağ’da, uç kıta (Avrupa, Asya, Afrika) uzerine yayılmış en geniş toprak parçasını yönetmiştir.” OLIVIER BOUQUET</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ad832c-5b26-4809-b3af-333f7a50d3bb.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyan ve Hüküm</image:title>
            <image:caption>Şeyh Said İsyanı, genç Cumhuriyet’in karşılaştığı ilk büyük tehditlerden biri olarak tarihe geçmiştir. İsyanı bastırmak üzere harekete geçen hükûmet, olağanüstü yetkilerle donatılmış İstiklâl Mahkemelerini yeniden devreye sokmuştur. Bu çerçevede kurulan Şark İstiklâl Mahkemesi, iki yıla yakın bir süre isyanın yaşandığı bölgede yargılamalar yapmıştır. Elinizdeki eser, bu yargılamaların ötesine geçerek genç Cumhuriyet’i hedef alan hareketin planlarını, niyetlerini ve siyasal arka planını da gözler önüne sermektedir. 
İsyan ve Hüküm-Şeyh Said İsyanı ve İsyanın Yargı Süreci adlı bu eser, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tartışmalı konularından biri olan Şeyh Said İsyanı’nı perde arkasıyla birlikte ele almaktadır. İsyana giden süreç, isyanı tetikleyen olaylar, devletin isyan karşısındaki refleksi, isyanı bastırmak için yürütülen askerî harekât ve Şark İstiklâl Mahkemesi’nde yapılan yargılamalar, eserde ayrıntılı biçimde incelenmektedir. 
TBMM Arşivi’nde yer alan belgelere dayanarak kaleme alınmış bu eser, Şeyh Said İsyanı ve Şark İstiklâl Mahkemesi üzerine yapılmış nadir ve kapsamlı çalışmalardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7334dbfd-1cd3-4182-8773-0afcd74e316f.jpg</image:loc>
            <image:title>Petersburg İstanbul’a Karşı</image:title>
            <image:caption>Kırım Harbi’nin kısıtlamalarını yıllar sonra aşmış olan Rus İmparatorluğu
Levant’ın incisi ve diğer coğrafyalarla bağlantı noktası olan Bağdat’ta bir
diplomatik temsilcilik açılmasını geciktirmişti. Gecikme olumsuzluğa
işaret etse de bu topraklarda bir Rus’un varlığı İngiltere ile siyasi
arenada oynadıkları ‘great game/büyük oyun’un rekabet havasını
perçinlemişti. Fakat her iki büyük gücün masadaki planlamalarda sürekli
bir biçimde yer vermelerine karşın esas göz ardı ettikleri detay Bağdat
şehrinin ve bu toprakların asıl sahibinin Osmanlı Devleti olmasıydı.
Tarihin o yıllarındaki atmosferinde Bağdat Rus Konsolosluğu’nun Rus ve
Osmanlı cephelerinden açılma serüveni, konsolosların kimler oldukları
hem hayat hikayeleri hem de Bağdat’taki faaliyetleri, casusluk kisvesine
bürünerek gerçekleştirdikleri evrensel eylemler, İngilizlerin çalarak
üstlenmeye çalıştıkları roller, konsolosluğun kurumsal yapısının
disiplinlerarası bir şekilde konsüler hukuk çerçevesinde nasıl bir anlam
yakaladığı, Rusların Orta Doğu’da diplomasi satrancı aracılığıyla ortada
bıraktıkları ayak izleri ve bu izleri adım adım takip eden Osmanlı
yönetiminin de aklındaki sorulardır. Cevaplar ise Petersburg İstanbul’a
Karşı-Büyük Savaş Öncesinde Osmanlı-Rus Diplomasisi ve Bağdat
Konsolosluğu isimli bu eserde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9521c054-c10b-4ca9-a488-9dcb2ef49468.jpg</image:loc>
            <image:title>My Book of General Knowledge – I Recognize</image:title>
            <image:caption>Are you ready to recognize your own story?
We all live together in our own unique stories. Your story may begin with a note, or perhaps with a brushstroke.
You will grow and transform with every step you take on this journey. While you are collecting memories with your beloved ones, you will also learn and discover brand new things. 
Fun and games shared with friends and loved ones, strengthen our friendship, create memories and enrich our lives. 
Remember, your little touch can bring a big change to the world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0495287-0d0f-4650-a833-318dd298834b.jpg</image:loc>
            <image:title>My Book Of General Knowledge – I Grow Up</image:title>
            <image:caption>Are you ready to explore the world?
This is a long journey, and different experiences will greet you at every moment. 
From your first hello to the world, you will begin to discover the colors, smells and feelings around you. As you grow, your needs, desires and habits will change.
You will learn new things every day. 
Remember, all of these are very valuable steps on your path to growth.
This is your first general knowledge book.
Come on, let’s explore the world together...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/931c6891-f582-4132-ab0a-dcc0233d00f3.jpg</image:loc>
            <image:title>My Book of General Knowledge – I Know</image:title>
            <image:caption>Are you ready to know yourself and your surroundings?
As time passes quickly, you will develop new skills every day and enjoy the excitement of your first experiences.
Sometimes you will discover it alone and sometimes you will share it with your beloved ones. 
Remember, every new day is full of small and happy memories that you will collect throughout your life!
Come on, let’s get to know the world together...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02bee36b-d7f3-4709-9d28-19d14f9440e5.jpg</image:loc>
            <image:title>My Book Of General Knowledge – I Talk</image:title>
            <image:caption>Little hands lift the flaps and explore hidden corners. With every page comes a new surprise, with every touch a new game begins. This world, full of flip-flaps and pop-ups, invites children to talk, think, and take part. Created in Sincap Kitap’s warm and gentle tone, this interactive journey now reaches out to children all around the world with its international edition.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ef32b3-124b-49ac-b3c2-11b1c3d0448c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokun Hisset - Tummy Time Güvenli Bağlanma Başlıyor</image:title>
            <image:caption>Bir dokunuşla başlar her şey. Bir gülümseme, bir ses, bir bağ… Tummy Time, sevgiyle büyüyen ilk keşif kitabı. Yumuşak dokular ve sade tasarımıyla, bebeğinizin gelişimini ve güvenli bağlanmayı destekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edd1629f-db9f-44aa-b26e-707ed7b73fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiz Çiz Zeki Salyangoz - Düşünme Becerileri Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Düşünme becerilerini destekleyen interaktif bir etkinlik kitabı. Kısa, sade ve yönlendirici diliyle okul öncesi çocuklar için mükemmel bir eşlikçi. Renkli çizimleri ve sevimli karakterleriyle her sayfa keşfe davet ediyor. Dijital yazı ve çizim tableti sayesinde çocuklar silip yeniden deneyebiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b397b4e-0781-4948-a20d-fdd327c2c786.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördüm Seni - Hislerim</image:title>
            <image:caption>Her gün, her saat hatta her dakika farklı hisler kaplayabilir içini. Bazen gülücükler dağıtırken etrafa bazen gözlerin yaşlarla dolabilir. Tüm bu hisler, sana kendini hatırlatır ve hepsinin bir anlamı vardır. Ne hissedersen hisset, her zaman değerli olduğunu hatırla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae711a1b-4bbb-48d4-b342-2ba729b13c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Başıma Uyku</image:title>
            <image:caption>Minik Porsuk artık kendi başına uyuyabiliyor. Hem de tüm hazırlıklarını kendi yaparak. **** Minik Porsuk&apos;un uykuya hazırlık hikâyesi, bir uyku rutini oluşturmanın  ve onu duygusal olarak desteklemenin en güzel yolu. Hadi, sen de bu tatlı yolculuğa bir adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2fd10b1-81b4-4fdd-8efd-dab818403096.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Başıma Tuvalet</image:title>
            <image:caption>Minik Vombat artık kendi başına tuvaletini yapabiliyor. Hem de tüm hazırlıklarını kendi yaparak. 
*** Kendi başına hazırlanmak, bir adım atmakla başlar. Minik Vombat&apos;ın tuvalete hazırlık hikâyesi, bu adımların nasıl kolaylaştığını anlatıyor. Hadi, sen de bu tatlı yolculuğa bir adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f11f157a-fdf5-4472-bb05-93f7219c7178.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördüm Seni - Düşüncelerim</image:title>
            <image:caption>Her an zihninden farklı düşünceler geçebilir, kimi bir rüzgar gibi esip gider, kimi ise sessizce kalır.
Bazıları içini ısıtır, bazıları ise seni düşündürür. Ama her biri kalbine bir iz bırakır.
Onları fark edip güzelce uğurlayabilirsen, zihnin hafifler tıpkı uçan bir balon gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a7406a-4e5f-4da4-a478-cd295b3c19f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Panda</image:title>
            <image:caption>Panda oyun oynamak için arkadaşlarını aradı, ama herkes ekrana bakmakla meşguldü. Peki, oyun böyle bir şey miydi? Belki de en güzel oyun hiç beklenmedik bir anda başlar. Ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ce296fe-feec-4dcf-b6cf-d30e287b6cce.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kültür Kitabım – Konuşuyorum</image:title>
            <image:caption>Kendini anlamaya hazır mısın?
Bazen bir soru, bir his ya da beklenmedik bir an…
Hayat, kendimizi ve çevremizi anlamaya çalışırken şekillenir.
Senin de vereceğin kararlar kimi zaman dünyayı güzelleştirecek, kimi zaman daha da karmaşık hale getirecek.
Bazen koşup en tepeye ulaşmak isteyeceksin bazense sadece durup derin bir nefes almayı...
Düşündükçe anlayacak, anlattıkça fark edeceksin. Sevdiklerinle paylaşacağın sorular ve birlikte düşüneceğin cevaplar hayatını daha anlamlı hale getirecek.
Unutma, her bakış açısı yeni bir pencere açar, her soru yeni bir kapı aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2505f09a-5564-47e4-bb33-7d244b74f5c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapamam Dediğinde (Ciltli - Set)</image:title>
            <image:caption>Sarılmak kimi zaman bir korkuyu yatıştırır, kimi zaman bir sevinci büyütür. Güveni, sevgiyi ve paylaşmayı hissettirir. Uyumak, yeni bir güne sessizce hazırlanmaktır. Bazen yorgun bir günü geride bırakır, yeni bir başlangıç için güç verir. Konuşmak bazen bir düğümü çözer, bazen kaybolan bir yolu buldurur. Anlaşılmayı, fark etmeyi ve sakinliği hissettirir. Bugün birine sarılmayı, uyurken tatlı rüyalar görmeyi, biriyle içinden geldiği gibi konuşmayı dene. Bakalım, tam da yapamam dediğinde hayatında neler fark edecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f36d7b6-5dae-4bb6-bc68-530801376f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyusak Fark Eder</image:title>
            <image:caption>Uyumak, sessiz bir köşede rahatlamak gibidir. Bazen yorgun bir günü geride bırakır, yeni bir başlangıç için güç verir. Uyumak, huzuru, güveni ve yenilenmeyi hissettirir. Bugün uyuyarak hangi rüyalara yolculuk yapmak istersin? Bir dene, bakalım neler fark edecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f64f22e-bfab-4a3b-bb0c-1303641c36d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarılsak Fark Eder</image:title>
            <image:caption>Sarılmak kimi zaman bir korkuyu yatıştırır, kimi zaman bir sevinci büyütür. Bazen yorulduğunda dinlendirir, bir adım atabilmen için sana cesaret verir. Sarılmak, sevgiyi, güveni ve paylaşmayı hissettirir. Bugün kime sarılmak istersin? Bir dene, bakalım neler fark edecek hayatında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/704d6525-8e78-4cce-9498-91e3e9f7c0af.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşsak Fark Eder</image:title>
            <image:caption>Konuşmak bazen bir düğümü çözer, bazen kaybolan bir yolu buldurur. Kimi zaman bir güzelliği fark etmeni sağlar, kimi zaman bir korkuyu hafifletir. Konuşmak, anlaşılmayı, güveni ve fark etmeyi hissettirir. Bugün kimle konuşmak istersin? Bir dene, bakalım neler fark edecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95c4683-d5c0-4376-9353-6769fb1ba663.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kültür Kitabım - Fark Ediyorum</image:title>
            <image:caption>Kendi hikâyeni fark etmeye hazır mısın? Hepimiz bir arada benzersiz hikâyelerin içinde yaşarız. Senin hikâyen de belki bir nota belki de bir fırça darbesiyle başlayacak. Bu yolculukta attığın her adımla büyüyecek ve dönüşeceksin. Bir yandan sevdiklerinle anılar biriktirirken diğer yandan yepyeni şeyler öğrenip keşfedeceksin. Sevgiyle paylaşılan oyunlar dostlukla güçlenen anılar hayatı zenginleştirir. Unutma senin küçük bir dokunuşun dünyaya büyük bir değişim getirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd87daf7-ac17-4ac6-b4f5-7bdc44dfcbb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Sonunda</image:title>
            <image:caption>Hayaller, onları paylaşman için seni bir köşede bekler.  Sonunda bir adım atarsın ve dünya seni dinlemeye başlar. Kendini ifade etmek, içinde saklı bir gücü ortaya çıkarır. Bu hikâye sana ve hayallerine kucak açmaya hazır olan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4173ec0d-2ab0-45bc-9251-ba4f8ce79a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Farkında</image:title>
            <image:caption>İlham bazen en sıradan anların içinde gizlidir. Bir bakış, bir detay, bir fikir… Ve bir gün o detay sana cesaret verir ve ilhamını farkına varmanı sağlar. Bu hikâye sana, hayallerini paylaşmak için cesaretini toplayan  ve ilhamını bulan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05280586-5e31-4f32-b9e0-f274c730365e.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Peşinde</image:title>
            <image:caption>Bazen neyi severek yaptığını bulmak zaman alır ve azimle kendi yolunun peşine düşersin.
Bazen de aradığın şey seni hiç beklemediğin bir yerde, bir kâğıdın üzerinde bekliyor olabilir.
Bu hikâye sana, kendi yolunu arayan ve hayallerini çizgilerle buluşturan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a58b30c1-fb06-4992-ba26-7544285f2d87.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? – Her Şey Seninle Başladı 4. Set</image:title>
            <image:caption>Bir amacın peşinde olmak, sevdiğin şeyleri farkında olmak ve sonunda o hedefe ulaşmak… İşte bu seri sana ve hayallerine ulaşmak için cesaretle önüne çıkan fırsatları değerlendiren herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9972a90-6501-4d67-aee6-008920d04663.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Bırakma- İpli Kitap 2</image:title>
            <image:caption>Yarım Bırakma- İpli Kitap 2
Her gün yeni şeyler tasarlamak ve “maceralı oyunlara” başlamak için buradasın!
Bu yolculukta yuvarlak bir güneşin ilk ışıklarından yıldızların parıltısına kadar, sevdiklerinle paylaşacağın anılarda seni bekleyen şekiller var.
Güzel bir günün ardından da küçük bir ipucu: “Başladığın hiçbir şeyi Yarım Bırakma!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12d521bf-1362-44d2-b0a8-598dad716ef2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gördüm Seni - Davranışlarım</image:title>
            <image:caption>Her birimizin davranışları kendine özgüdür. Bazen çok gürültücü biriyle tanışırsın ama bir o kadar da nazik olduğunu fark edersin. Bazen de çok obur birinin ne kadar paylaşımcı olduğunu görürsün! Önemli olan, bu sevgi dolu dünyada bir arada keyifle yaşayabilmeyi başarmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fadda42-acf1-48a7-8e12-bb57747bbb1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kösi - Konuşkan Trenim</image:title>
            <image:caption>Görmek bazen hissetmektir.  Bazen de görmek; dokunarak, koklayarak, inceleyerek, sorular sorarak ve dostlarınla bir yolculuğa çıkarak keşfe çıkmaktır. Sen de Kösi gibi dokunarak, hissederek, sorular sorarak keşfetmeye hazır mısın? Nasıl mı? Kösi’yle birlikte her vagonda biraz sohbet edelim, merak ettiklerimizi de birbirimize soralım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b1d4ee-8f48-41ad-bfd3-954b9c9ce9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Ağlamak</image:title>
            <image:caption>Hayal kırıklığı, öfke, kafa karışıklığı, canının yanması…
Senin için bu aşılması zor durumlarda bazen ağlayabilir bazense duygularını içine atabilirsin.
Ta ki seni anlayan birini bulana dek!
İşte bu hikâye sana ve seni anlamaya çalışan tüm sevdiklerine…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/887bf160-a75f-4122-a097-70b9b714e485.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Güvenmek</image:title>
            <image:caption>Dışarıdaki dünyayı ve çevreni keşfedemediğinde…
Etrafındakilere güvenmek her zamankinden daha zor gelebilir. Biraz çekinebilir biraz da utanabilirsin.
Ta ki sana koşulsuz yardım etmek isteyen birilerini bulana dek!
İşte bu hikâye, sana ve seni her zaman destekleyip güvenen herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a869ce-4be0-4d6a-a880-df1876a97d94.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağladığımda</image:title>
            <image:caption>Gözümden dökülen her damla yaşla birlikte duygularım da akmakta dışarıya. Bazen üzüntü, bazen özlem, bazen de mutlulukla… Bırakıyor yerini bir gülümseye sonra da. Artık biliyorum ki gözyaşlarım, duygularımı anlatma şeklim aslında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96fe4772-10e8-430b-8fca-362656760575.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Tanışmak</image:title>
            <image:caption>Her birimiz birbirimizden çok farklıyız. Bazen sana çok benzeyen arkadaşların olur bazen de senden çok daha farklı yeni arkadaşlar edinirsin. Yeni insanları tanıyıp onları anlamak bu sürecin en keyifli yanlarındandır. İşte bu hikâye, sana ve farklılıklarla birlikte huzur içinde yaşamayı seçen herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10f67523-5670-4770-93be-80ef10110d2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Saygı</image:title>
            <image:caption>Birlikte gezmek, keşfetmek, deneyimlemek… En yakın arkadaşınla vakit geçirmek bazen yaşamının en keyifli anlarından biri olabilir. Ama bazen ona kısa süreli de olsa veda etmen gerekebilir. Bu hikâye, sana ve uzakta da olsa yakında da olsa senin yanında olduğunu hissettiren herkese...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d22decab-a943-4537-b8b9-4af8b0837f67.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Hazineler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sizin süper hazineniz nedir?
Süper Güçler Kitabı ve Hayır! Burası Orman Değil!’in yaratıcıları yazar Susanna Isern ve sanatçı Rocio Bonilla’dan minik okurlar kadar hepimize iyi gelecek sıcacık bir kitap! Her çocuğun farklı bir “hazine”yi temsil ettiği bu resimli öykü, hayatımızdaki en değerli şeyleri keşfetmeyi öneriyor. Duygularımızın, sevdiklerimizin ve yaşamın içindeki küçük inceliklerin değerini hatırlatan kitap, evrensel temalarıyla her yaştan okuru kendi hazinesini düşünmeye davet ediyor. Rengârenk resimleriyle zengin görsel okumalara olanak tanıyor ve hayal gücünün sınırlarında dolanıyor.
***
Arkadaşlar, gezmek, sevgi, hayvanlar, anılar, aile, zaman, özel eşyalar, macera, kitaplar, sağlık, hayaller, bilgi, gizli köşeler, öğretmenler, doğa, huzur verici güzel anlar, hatta sadece kendimiz… Hepsi de bizler için birer “süper hazine”. Minik öyküleri anılan on sekiz çocuğun renkli dünyası, gerçek zenginliğin içimizde saklı olduğunu yansıtıyor. Bizi güçlü kılan asıl hazinemizi keşfetme yolculuğuna hazır mıyız?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16abf30a-cc21-4a5f-848d-333bb5ccbf1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğun Gölgesi Üçüncü Cilt: Mavi</image:title>
            <image:caption>Bozkırda diyar diyar dolaşan bir derviş ve çırağı, geçmişten aldıkları kültürel emaneti sözün büyüsüyle yeni bir zamana taşımaktadırlar. Bugünden yarının düşünü kuran gençler ise yaklaşmakta olan çığın telaşındadırlar. Çağ değişmektedir. Dün ve yarın aynı gedikte buluşmuş, dünün inadının üstüne geleceğin gölgesi düşmeye başlamıştır. 
“Kalktım. Kutsal bir emir almış gibi lambayı yaktım. Boş bir defter koydum masaya. Kalemi defterin üstüne bıraktım. Bir duvar ustası söylemişti yıllar önce; taş bile duvarına alışasıya yıl geçermiş. Kalem alışsın istedim deftere. Sonra aldım kalemi elime. O günden beri içime bütün dertleri almış gibiyim; tıpkı tüm renklerini hayata dağıtan su gibi...” 
Kurtkulak Dağı’nın ardından elinde fotoğraf makinesiyle Mavi çıkagelir. Mevsim, gelecek sonbahardan habersiz, kendi kendine bahara değişir. Hikâyenin artık üstü başı toplanacak, işler hal yoluna konacak ve bozkıra kadın eli değecektir. 
Çocukluğun Gölgesi, son tableti Mavi ile sözü ve sesi kurmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9edeeb8f-febb-4a56-a2c2-aaf6c35c7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Limoni</image:title>
            <image:caption>Aslen müzisyen olan Bay Limoni’nin hayatı, mahallenin afacanlarından birinin balkondan fırlattığı limon çekirdeğiyle değişir. Kafasında yetişen limonlar nedeniyle bir türlü müzik yapamayan Bay Limoni en sonunda kafasındaki limonları satarken bu işi müzikle tatlandırmaya karar verir ve sokaklar bir anda “Limonataaaaa buz gibi limonataaa la la laaaa…” sesleriyle yankılanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/002aab40-85fe-4a59-9ad7-c6e9bf26761b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Arkadaşlık</image:title>
            <image:caption>Bazen kendini yalnız hissedebilir ve yaşamını renklendirecek bir şeyin arayışına girebilirsin. Ta ki karşına birbirinize rahatça uyum sağlayabileceğiniz bir arkadaş çıkana kadar! İşte bu hikâye, sana ve seninle vakit geçirmekten keyif alan tüm arkadaşlarına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/817b2b62-1e27-4fd2-8b56-b7827e6d9464.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Her Şey Seninle Başladı 3 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık, yeni insanlarla tanışmak ve birbirimize saygı duymak… İşte bu seri sana ve bir arada olabilmenin keyfini çıkarabilen herkese!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f7d876e-9787-44d1-acc2-3038d98df120.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Bırakma – İpli Kitap 1</image:title>
            <image:caption>Her gün yeni şeyler tasarlamak ve “kendin olma” macerana başlamak için buradasın!  Bu yolculukta karşına küçük engeller çıkabilir ve bu engelleri ister tek başına istersen de sevdiklerinle birlikte aşabilirsin. Engelleri aşabilmen için de küçük bir ipucu: “Başladığın hiçbir şeyi Yarım Bırakma!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341ab589-2883-4118-82e5-3bd067682eb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Kültür Kitabım - Tanıyorum</image:title>
            <image:caption>GENEL KÜLTÜR KİTABIM-TANIYORUM Kendini ve çevreni tanımaya hazır mısın? Zaman hızla akarken her gün yeni beceriler kazanacak,ilk deneyimlerinin heyecanını yaşayacaksın.Bazen tek başına keşfedecek bazen de sevdiklerinle paylaşmanın keyfini çıkaracaksın. Unutma,her yeni gün hayatın boyunca biriktireceğin küçük ve mutlu anılarla dolu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64a00ab3-4737-4374-b153-ef3213e8c623.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen Olur Böyle - Set</image:title>
            <image:caption>BAZEN OLUR BÖYLE – SET 

Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur. Bazen olur böyle ama çözüm yine kalbinde! Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden sıcacık “Duygulara Yön Verme” hikâyeleri şimdi hepsi bir arada, özel kutusunda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa84939b-ee9c-423d-a2db-5b87f484eba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Lemu - Duygu Trenim</image:title>
            <image:caption>Duyguların ve sen bir bütünsün.  Birlikte rengârenksiniz ve yaşadığın her duyguda farklı bir renk saçarsın etrafına. Ama biliyor musun, bazen duygularını kontrol etmen gerekebilir. Duygularını keşfetmek için de biraz zamana ihtiyacın olabilir. Nasıl mı? Lemu’yla Duygu Treni’ne binip tüm vagonları ziyaret edelim.  Önce arkadaşın Lemu’nun hikâyesini okuyalım sonra puzzle’ımızı tamamlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b79890e-9d8e-4118-9bee-d7c6fb804299.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Bir Kalbe Sığar mı?</image:title>
            <image:caption>Duygular Bir Kalbe Sığar mı? Duygularını kucaklamak isteyen herkese… “Duygular Bir Kalbe Sığar Mı?” kitabı, sayfa altlarında ve hikâyesinde özenle sorulmuş sorularıyla çocukları kalıpların ötesinde düşünmeye teşvik ediyor. Çocuklar İçin Felsefe pedagojisi ışığında hazırlanan kitap, çocuklarla felsefe etkinliği yapmaya yönelik teknikleri incelikle okurlarıyla paylaşıyor. Özgürce doya doya soracağın sorular ile yavru ayının hikâyesinde düşünmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea44e461-ba8f-4c7c-9399-7fbd2c26ebcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Pigi Büyümek Trenim</image:title>
            <image:caption>Büyümek sana heyecan verici gelebilir ve bir an önce büyümek istiyor olabilirsin.  Ama biliyor musun, büyümek yavaş yavaş olur, her aşaması ayrı keyifli ve deneyimlerle doludur. Nasıl mı? Pigi’yle Büyümek Treni’ne binip tüm vagonları ziyaret edelim.  Önce arkadaşın Pigi’nin hikâyesini okuyalım sonra puzzle’ımızı tamamlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b37d3a7-be13-4a7a-9588-9ec8b62051e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Her Şey Seninle Başladı Set</image:title>
            <image:caption>Denemek, kaybetmek, başarmak… İşte bu seri sana, hayallerine, attığın tüm adımlara ve sana destek olan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0475e851-4974-4954-bf33-f03748296ac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Kaybetmek</image:title>
            <image:caption>Adım atmak, düşmek, yara almak... Yürümeye başladığın bir yolda başaramayacağını düşünebilir ve pes etmek isteyebilirsin. Ta ki başarmak için bazı yaralar almanın çok normal olduğunu fark edene dek! İşte bu hikâye sana ve kaybetsen dahi yeniden başlaman için sana destek olan herkese...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25edd4ff-8eaa-4a4b-9081-5b3769d1fc93.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Denemek</image:title>
            <image:caption>Bazen yapmayı hayal ettiğin şeyleri denemek sana zor gelebilir. Belki kendini orada görmeyi hayal bile edemez, denemek için bile bir adım atmaya çekinebilirsin. Ta ki sana denemen için cesaret veren birini bulana dek! İşte bu hikâye sana ve senin hayallerine ulaşman için atacağın tüm adımlara...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3827a8a-478d-4d8c-9ad6-0a3d4754900a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Başarmak</image:title>
            <image:caption>Denedin, kaybettin ama en sonunda...  Sana çok uzak gözüken o hayallere ulaştın.  Bazen kendi kendine bazense yanındakilerin desteğiyle! İşte bu hikâye sana, seninle birlikte olan herkese ve cesaretine...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39a7e11-39e4-4e9f-b2d7-18b38c3ea62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? Her Şey Seninle Başladı Kutu</image:title>
            <image:caption>Güvenmek, ağlamak, konuşmak… Her şey seninle ve koşulsuz şartsız senin yanında olanlarla başladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02557d90-5744-4d6c-b7f2-fd2341ddc075.jpg</image:loc>
            <image:title>Menekşeler</image:title>
            <image:caption>Menekşe o günden sonra kendini evine kapattı, günlerce evinden hiç çıkmadığı oldu. Kimseye kızmadı, hayata küsmedi. Yaşanan onca haksızlığa da göz yummadı. Sadece yorgundu ve yaşlanıyordu. Dostları ile zaman zaman bir araya geliyor, kalan ömrünü olabildiğince güzelleştiriyordu. Antika odasında kedisi ve çiçekleri ile her akşamüstü gökyüzüne bakarak bir bardak karanfilli çayla ve iki damla gözyaşıyla kaybettiği dostlarını selamlıyordu ve her zaman şunu söylüyordu: 
“Bir gün her şey çok güzel olacak. İnsanlık kazanacak. Herbirimiz bir yerlerde bir meyve ağacı ya da bir çiçek olarak yaşayacağız dostlarım…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abbb87ca-1b94-4619-be3e-9ea9c24ebe98.jpg</image:loc>
            <image:title>Oburcuk - Uyku Canavarı</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi çattı!  Peki ama Oburcuk nereye kayboldu? Sayfaları kemire kemire başka insanların hikâyelerini kemiriyor yiyip bitiriyor yine! ÇABUK GERİ DÖN OBURCUK! Şimdi tüm minik canavarların yatağa girip üstlerini örtüp uykuya dalma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f1213a0-4d1c-449d-a1cf-54f8912d98b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kagu – Uyku Trenim</image:title>
            <image:caption>Uyumadan önce pijalamalarını değiştirmek, dişlerini fırçalamak sana uzuun uzuun işler gibi gelebilir. Ama biliyor musun bunların hepsi eğlenceli anlara dönüşebilir. Nasıl mı? Kagu ile Uyku Treni’ne binip tüm vagonları ziyaret edelim. Önce arkadaşın Kagu’nun hikâyesini okuyalım sonra puzzle’ımızı tamamlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c9184c-55d0-491f-8413-dfc9863482af.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Başladı? - Konuşmak</image:title>
            <image:caption>Kendini ifade edemediğin zamanlar olabilir. Bazen korkar bazen sinirlenir bazense umursamaz görünebilirsin. Ta ki tek isteğinin dinlenilmek ve sevgi olduğunu anlayan birini bulana dek! İşte bu hikâye, sevgiyle kurulan iletişimle kendini ifade edebilen sana ve karşında seni dinleyebilecek olan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89af453b-5cb9-4476-9161-5fe27f520a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Kitap Haydi Okula</image:title>
            <image:caption>Sessiz Kitap ile çocuklarımız, okulda bir günün içinden seçilmiş sahnelere bakarak merak duygusu,arkadaşlık,farklılıklara saygı,mutluluk,empati gibi yaşam değerlerini keşfedecekler. Sayfa sonunda bulunan QR kodlarla minik okurlar yazarın hikâyesine göz atarak yeni bir bakış açısı deneyimleyebilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b632e113-7e31-4f06-8642-72b91e448283.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yola Çık - Spor</image:title>
            <image:caption>Herkesin bambaşka yolculukları var. Bir futbol maçında tavşanın topu kaleye ulaştırmak için kat ettiği yol mesela…  Ya da dağın zirvesine çıkmayı hedefleyen kangurunun geçtiği ağaçlık yollar ve patikalar...  Bir de bu yolculukta karşımıza çıkan küçük detaylar, onları fark edebilmek ne güzel!  Yollar bazen keyifli bazen zorlu olsa da birlikte yapacağımız her şey için denemeye değer... Yeter ki kaydır parmağınla çıkalım yola!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ff14885-969b-40d0-a7a2-e22ea2d5de57.jpg</image:loc>
            <image:title>Tohum</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben tohum. Bazen rüzgârın götürdüğü yerde kendiliğimden filizlenirim bazen de bir el bulur beni, eker toprağa. Şimdi yolculuğumu dinlemeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a86ad5af-7a1d-4d69-a2c1-1173e9155dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Sistemi</image:title>
            <image:caption>Dünya’nın Güneş etrafındaki, Ay’ın da Dünya etrafındaki yolculuğuyla oluşturduğu sistemi merak ediyor musun? Bir uzay mekiğine binip tüm bunları yakından izleyelim o halde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f96c92c-d0e8-4da6-adc2-905ec778df63.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Üniversitesi - Hikayeli İlk Kavramlarım 4</image:title>
            <image:caption>İlk Kavramları Tatlı Hikâyelerle Keşfetmeye Devam Ediyoruz! Kar kitabında bir kar tanesinin nasıl oluştuğunu öğrenerek heyecanla yeryüzünde nereye düşeceğini bekleme macerasını onunla birlikte yaşarken Su kitabında küçücük bir su damlasının arkadaşlarıyla bir araya geldiğinde gölleri, akarsuları, denizleri aşarak kocaman okyanus olma macerasını dinleyebilirsin. Tohum kitabında ağaç olmak için geçtiği yolculukları anlatan bir elma tohumunun hikâyesini kendisinden dinleyip Güneş Sistemi kitabında da Dünya’nın Güneş’in etrafındaki Ay’ın da Güneş’in etrafındaki yolculuğuyla oluşturduğu sistemi merak ederek uzay mekiğine binip tüm bunları yakından inceleyebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a54d230-4ad1-4b27-9706-b2591ac4fb7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Su</image:title>
            <image:caption>Merhaba, ben su damlası! Küçücük bir su damlasıyken arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde gölleri, akarsuları, denizleri aşarak kocaman bir okyanus oluruz. Hikâyemi merak ediyorsan haydi başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcfac6fa-999c-412b-a00d-50a889f08a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar</image:title>
            <image:caption>Ben bir kar tanesiyim! Bazen dağların tepesine düşüp akasuyla buluşurum bazen de senin minik burnuna sessizce konabilirim. Bu tatlı yolculukta sen de bana eşlik etmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a3c7a5-d3a7-4449-99e2-dfd5f291b149.jpg</image:loc>
            <image:title>Baby University First Concept Stories 2</image:title>
            <image:caption>Baby University First Concept Stories 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35d6f719-c7fb-45a9-bef1-2723539e44cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Baby University First Concepts Stories</image:title>
            <image:caption>Baby University First Concepts Stories</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f893c1-a73e-46d0-b259-615f761b3289.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Sorsan Bilir Minik - Böcekler</image:title>
            <image:caption>Büyük, küçük, saklanan bir anda karşına çıkan, suyun üstünde hoplayıp zıplayan ve daha önce hiç göremediğin böcekleri keşfetmeye ne dersin? Bazıları toprağın altını renklendirirken bazıları da suyun etrafında döner durur. Gel seninle yürüyüşe çıkalım ve böcekleri tanıyalım ama arada mola vermeyi de unutmayalım. Şimdi sen de kitabı aç ve izle, neler oluyor böceklerin dünyasında…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74df3d98-c145-455e-beaa-442268de0429.jpg</image:loc>
            <image:title>Merakımdan Soruyorum - Orman</image:title>
            <image:caption>Ormanın yemyeşil yollarında hangi dostlarımızla karşılaşacağını hiç düşündün mü?  Yapışkan dilli bukalemun, çatal boynuzlu geyik… Peki, basketbol oynayanı gördün mü?  Haydi döndür bulmacayı, kim sever çalılıklarda gezinmeyi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bb1d234-217d-4c94-a195-f3e6a66ee828.jpg</image:loc>
            <image:title>Merakımdan Soruyorum - Çiftlik</image:title>
            <image:caption>Çiftlikte kimler var kimler… Hızlı hızlı koşan at, cup cup diye yüzen ördek… Peki, tüylerini bir yelpaze gibi açanı gördün mü? Haydi döndür bulmacayı, kim sever çiftlikte dolaşmayı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c00efedc-f073-43c2-a24a-1a0126160533.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni de Yanına Alır Mısın? - Araştırmak Benim İşim</image:title>
            <image:caption>Yeni bir macerada sen de sevdiklerini yanına alır mısın? Bir oşinolog gibi denizin altında araştırma yapmak pek keyifli! En iyi arkadaşlarınla mercanları, yosunları ve denizin altındaki canlıları keşfetmek de  çok eğlenceli! Ama önce atla aracına ve çık yola… Keşifler yolculuklarla başlar, unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5211acce-2356-41b2-a32d-ccb8b72248c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Bir Gün Kitabım - Yaparsam Olur</image:title>
            <image:caption>Benim Bir Gün Kitabım-Yaparsam Olur Şimdi bir günümüzü eğlenceye dönüştürme vakti! Sincap gibi lezzetli bir kek mi yapmak istersin? Yoksa fare gibi bir tohum ekip büyümesini mi beklersin? Penguenin sevdikleriyle geçirdiği bir gününe eşlik etmek çok keyifli, öyle değil mi? Yap-boz-keşfet parçaları birleştir ve sen de bir gününü paylaş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/032a77e5-6fa8-479f-9d24-b6886913282e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpicik Peki Şimdi Ne Yapacak? Oyun Zamanı</image:title>
            <image:caption>Cırt cırtlı interaktif seçimlerle bu kitapta bir sürü oyun seni bekliyor! Bisiklet mi skuter mı daha eğlenceli? Yoksa arkadaşlarınla birlikte top oynamak mı? Haydi, sen karar ver! Sonra da oyun başlasın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66bfc83a-3fa6-474c-b086-5b0c24d41f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni de Yanına Alır Mısın? Uzay Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Yeni bir macerada sen de sevdiklerini yanına alır mısın? Bir astronot gibi uzayda dolaşmak pek keyifli! En iyi arkadaşlarınla gökyüzünü, yıldızları ve gezegenleri öğrenmek de çok eğlenceli! Ama önce atla aracına ve çık yola. Keşifler yolculuklarla başlar unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23446215-c88e-40e9-9c9c-664664da5e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Rutinim</image:title>
            <image:caption>Sen de rutinini eğlenceye çevirmeye ne dersin? Beraber gülüp doyasıya eğlenmek ne kadar da keyifli! O zaman yeni bir güne merhaba deyip en sevdiğimiz oyuna başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecd0a3f-926d-4c58-b15d-51a9eb957dfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular</image:title>
            <image:caption>Sevincin,üzüntün,heyecanın… Tüm duyguları yaşayarak keşfetmek çok güzel,öyle değil mi?O halde duygularını ağlayarak ifade eden bebek pandanın hikâyesini merak ediyorsan başla sayfaları çevirmeye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f82b328d-ec83-49ff-a9e2-0fd4b02321cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Öz Bakım</image:title>
            <image:caption>Büyüyorsun ve artık kendin öz bakımını tamamlıyorsun. Bazen saçını tarıyor bazen de düğmelerin yerini karıştırsan da kendin ilikleyebiliyorsun. Tüm bunları tek başına yapabilmek harika bir duygu,öyle değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b1d1a9a-32fd-4941-af0f-0126392fe890.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Sen de kahvaltıdan önce oyun oynamayı sevenlerden misin? O zaman haydi! Minik tırtılın, zürafanın, maynunun ve diğer dostlarımızın kahvaltısına yardım edelim! Peki, sen kahvaltıda en çok ne yemeyi tercih edersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/892f00a8-2931-4795-9665-339969246cd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Üniversitesi - Hikayeli İlk Kavramlarım 3</image:title>
            <image:caption>İlk Kavramları Tatlı Hikâyelerle Keşfetmeye Devam Ediyoruz!
Öz Bakım kitabı ile bazen düğmelerin yerini karıştırsan da kendin ilikleyebiliyorsun. Çünkü büyüyorsun…
Günlük Rutinim kitabıyla günümüzü oyuna çevirebiliyoruz.
Duygular kitabı ile bebek bir pandanın duygularını nasıl ifade edebildiğini öğreniyorsun.
Oyun kitabı ile herkesin kahvaltısında ne yediğini görebiliyorsun.
Bebeğiniz hayatı keşfetmek için sabırsız, en iyi iletişim aracı olan kitaplar ise minik kaşiflere eşlik etmek için hep hazır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf27b44e-efe0-49fc-9766-d4a3041e09be.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni De Yanına Alır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Yeni bir macerada sen de sevdiklerini yanına alır mısın? Müzeyi bir rehberle dolaşmak pek keyifli! En iyi arkadaşlarınla eserleri incelemek de çok eğlenceli! Ama önce atla aracına ve çık yola… Keşifler yolculuklarla başlar, unutma!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3871c565-7184-4464-bfea-57cc318c656b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi-Psikoloji Set</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi  “Bu kitabın, ülkemin çocuklarına ‘bilimin ışığında bir hayat’ ilhamı vermesi dileklerimle.”                                                                                                            Prof. Dr. Aziz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74835832-93fd-4562-9735-3e8f368a97b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi-Kişilik Özellikleri</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi
 “Bu kitabın, ülkemin çocuklarına ‘bilimin ışığında bir hayat’ ilhamı vermesi dileklerimle.”
                                                                                                           Prof. Dr. Aziz Sancar
Kişilik, senin doğuştan gelen ve büyüdüğün çevrenin etkisiyle kazandığın özelliklerinin toplamıdır. Unutma, her duygun sana özel.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e905f33-d3db-447b-a034-3336b8e93097.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi-İfadeler</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi
 “Bu kitabın, ülkemin çocuklarına ‘bilimin ışığında bir hayat’ ilhamı vermesi dileklerimle.”
Prof. Dr. Aziz Sancar

Yüz ifadelerimizin evrensel olduğu yapılan çalışmalar neticesinde kanıtlanmıştır. Bebeklerin de yüz ifadeleri ile olaylara tepki verebildiğini biliyor muydun? Yüz ifadelerimiz duygularımızı dışa vurmamızda, hislerimizi doğru aktarmamızda bize yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6571aa6b-ee06-4126-8388-df447379ae73.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Üniversitesi-Duygular</image:title>
            <image:caption>Bilimin En Kolay Hali Çocuk Üniversitesi
 “Bu kitabın, ülkemin çocuklarına ‘bilimin ışığında bir hayat’ ilhamı vermesi dileklerimle.”
                                                                                               Prof. Dr. Aziz Sancar
 Duyguların değişebilir ve dönüşebilir biliyorsun değil mi? Gün içerisinde sayısız yeni duygu hissedersin. Bazen profesyonel bir destek, duygularını ifade etmende sana yardımcı olur ve bu sana çok iyi hissettirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f87c50-7692-40c1-b4ee-56cdb1e9446e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İlk Kavramlar Kitabım - Yaparsam Olur</image:title>
            <image:caption>Benim İlk Kavramlar Kitabım  Yaparsam Olur Şimdi kavramları öğrenme zamanı! Civciv gibi yağmurda ıslanmayı mı seversin? Yoksa bir salyangoz gibi mantarın altında güneşlenmeyi mi? Kurbağanın dönüşüm hikâyesiyle kavramları keşfetmek çok eğlenceli, öyle değil mi?  Yap-boz-keşfet parçaları birleştir ve sen de kavramları tamamla.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:45+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568cff00-e033-4aca-863d-b4afb8b8ff0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim İlk Öz Bakım Kitabım Yaparsam Olur</image:title>
            <image:caption>Benim İlk Öz Bakım Kitabım Yaparsam Olur
Şimdi öz bakım zamanı! Kedi gibi ellerini yıkadın mı? Pekii, koyun gibi saçlarını taradın mı? Kendi ihtiyaçlarını yerine getirebilmek çok güzel bir his öyle değil mi? Yap-boz parçalarını birleştir sen de öz bakımını tamamla.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>