﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a3d54fe-da12-488b-8911-d8978150830e.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumun Payandaları/Hortlaklar</image:title>
            <image:caption>Ibsen, ahlak problemini kişisel ve toplumsal boyut-larıyla işlediği bu iki oyundan Toplumun Payandaları’nda, kısmen sembolizme de başvurarak, gerçekte yalan ve sahtekarlık üzerine kurulmuş ilişkiler ağının yol açtığı sonuçları irdeler, dürüstlük yitimiyle beraber kendini gösteren alçalmaya işaret eder. Ama hakikat dürtüsü en sonunda galebe çalacak, oyun (Ibsen’de pek görülmedik bir biçimde) iyimser bir tonla noktalanacaktır. 
Benzer şekilde, geleneksel ahlak anlayışını ve toplumdaki ikiyüzlülüğü hedef tahtasına oturtan Hortlaklar’da ise yazar, aile kurumunu bir bağnazlık/dar görüşlülük yatağı, sevgi ve şefkatin zorbalığa/sahiplenmeye evrildiği bir yer olarak serimler. Geçmişten miras kalan şeylerin ağır yükü (hem kalıtım hem yaşanmışlık anlamında) bireylerin hayallerini tuzla buz edecek, onları birer cansız/soluk hayalete dönüştürecektir. 
İçindeki şairi en ‘toplumsal’ oyunlarında bile unutulmaz bir yeğinlikle dışavuran bir yazardır Ibsen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5fead25-7e87-4acd-8024-a6358bdd6512.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmiş Yakınlıklar</image:title>
            <image:caption>Tanıl Bora çevirisi, Tanıl Bora&apos;nın önsözü, Walter Benjamin&apos;in sonsözü, Yazar ve dönem kronolojisi, Kitaba dair görsellerle. Goethe, ustalık döneminde kaleme aldığı Seçilmiş Yakınlıklar’da, tutkuların akışkan doğası ile ahlâkın sert duvarları arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor. Eduard ile Charlotte’nin huzurlu ve sakin evlilik hayatı, evlerine taşınan iki kişiyle temelinden sarsılır. Kendini evin etrafındaki arazileri düzenlemeye ve buradaki yapıların estetiğine adayan Yüzbaşı vardır artık; bir de, dinginliğiyle ve zarafetiyle çevresindekileri büyüleyen genç Ottilie. Bu dörtlü bir araya geldiğinde mıknatıs misali çekimler ve itişler yaşanmaya başlar. Başlangıçta zararsız görünen küçük yakınlıklar, bir anda karakterlerin iradelerini zorlayan bir tutkular sarmalına dönüşür. Seçilmiş Yakınlıklar evlilik, sadakat ve arzular üzerine yazılmış, zamana direnen bir başyapıt. “Kompozisyon başarısı ve saflığı bakımından, ilişkilerin, bağlantıların zenginliği bakımından, bütünlük ve tutarlılık bakımından, mucizevi bir eser.” THOMAS MANN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b8ca050-700a-41d3-bb98-2da13a0404d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Stephen King Gibi Öldürmek</image:title>
            <image:caption>Mamaloukas, Stephen King Gibi Öldürmek’te korku-gerilim ustası Stephen King’e bir saygı duruşunda bulunuyor. King kitapları koleksiyoncusu Raymond, yine kendisi gibi birer King tutkunu olan Brian, Ian ve Jake’le birlikte günlerini kitap toplamakla geçirirken beklenmedik gelişmeler ve cinayetlerle hayatları sarsılır. Artık isteseler de Stephen King ve kitaplarından kopamayacaklardır. Mamaloukas, King’in kaleminden çıkan kitaplara ve bu kitaplardan uyarlanan film ve dizilere uzanan bir külliyatı okurların önüne serip dolambaçlı yollara sokuyor. King’in, birçoğu kült mertebesine ulaşmış eserlerinin izinden giden bir edebi polisiye. “Stephen King Gibi Öldürmek, yalnızca korku edebiyatının değil, polisiye ve toplumsal romanın sınırlarını da sonsuza dek değiştirmiş bir yazara saygı duruşu niteliğinde, aksiyon dolu bir polisiye roman. [...] Yılın en iyi polisiye romanlarından.” Kostas Trahanas, Vıvlıo-Lıfe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feb92f19-0257-4cee-bba7-a51f87661a70.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekirdek Sanat Evi</image:title>
            <image:caption>“Bence çok kıymetli bir işti (…) güzel olan şeylerin her zaman kitlesel olmayan şeyler de olabileceği fikrinden çıkma da bir harekettir aynı zamanda. (…) O dönem hepimize yaradı bence. Yani Türkiye’ye de yaradı.” Bülent Ortaçgil 1980 askerî darbesi sonrasında küçük bir bodrum katında yeşeren bir vaha: Resim sergilerinin yapıldığı, toplantı ve panellere ev sahipliği eden, çocuklara sanat eğitimi verilen bir anaokulu gibi işleyen ama en önemlisi az sayıdaki dinleyici için dinletilerin yapıldığı bir mekân… Günümüzün hâlâ sevilen ve dinlenen isimlerinin bazılarının ilk müzikal deneyimlerini yaşadığı, bazılarınınsa ticari hiçbir kaygı olmadan “saf müzikle” en çok ilgilenebildikleri yer olarak değerlendirdiği Çekirdek Sanat Evi’nde yapılan kayıtlar birer kült mertebesinde üstelik. Usta müzisyen Fikret Kızılok’un sevk ve idaresinde kurulan Çekirdek Sanat Evi, kısa süren ömrüne rağmen Türkiye’nin kültür-sanat ortamına yaptığı azımsanamayacak katkıyla her bakımdan incelenmesi gereken mekânlardan, projelerden… Uğur Biryol, Bir Müzik Rüyası–Çekirdek Sanat Evi’nde bu kültür mekânının kapsamlı bir portresini çıkarıyor; yolu oradan geçen onlarca sanatçıyla, müdavimle konuşuyor. Ayrıca Çekirdek projesini inşa eden Bülent Ortaçgil, Ahmet Sırmaçek, Şeyda Özbudun gibi isimlerle yaptığı görüşmelerle sanat evinin işleyişini, alternatif kültürel oluşumlara örnek alınası sıra dışı vizyonunu, kısacası bir müzik rüyasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1032cb-0962-4f0a-b6b3-c688a5449b1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çin Hakkında Bilmek İstemedikleriniz</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Üngör, kişisel yolcuğuyla başlayan Çin serüveninde, uzun yıllar boyunca biriktirdiği araştırmalarını Çin Hakkında Bilmek İstemedikleriniz’de topluyor. Üngör, dünyaya yeniden şekil veren Çin Halk Cumhuriyeti’nin yükselişini sadece ekonomik ve politik sebeplerle değil, tarihî ve sosyal arkaplanı da hesaba katarak anlatıyor. Çin Komünist Partisi hâkimiyetindeki Çin’in kendi içerisindeki politik kırılmaları, ülkedeki farklı muhalif grupları birbirinden ayrışan ve birbiriyle yakınlaşan veçheleriyle birlikte ele alıyor. Üngör, Türkiye’den “uzak”, “anlaşılmaz” ve “garip” görünen Çin’in toplumsal ve kültürel özelliklerini genelgeçer genellemeleri karşısına alarak inceliyor. Kültürel ve gündelik hayattan sahneler, yaygın görüş ve inanışlar, çalışmanın önemli bir parçasını oluşturuyor. Çin’in uluslararası itibarı ve imajı; bilhassa ABD ile girdiği gerilimli yarışın önemli temaları haline gelen Tayvan, Hong Kong ve Uygur özerk bölgesiyle ilgili sorunlar; Çin modelinin ihraç edilip edilemeyeceği tartışmaları ve Çin’in yükselişinin Türkiye’ye etkisi gibi konular da etraflıca irdeleniyor. Mao’dan Şi Cinping’e, “Kuşak ve Yol İnisiyatifi”nden “Çin Rüyası”na kadar, eskiyle olan bağını devam ettiren yeni Çin’in toplumsal, kültürel, ekonomik ve politik ahvali üzerine bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2877649-809e-46df-b70e-8f91683b4cfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Olan Politiktir</image:title>
            <image:caption>Ayşegül Sandıkcıoğlu bizzat içinde bulunduğu, zamanını ve emeğini hasrettiği sendika deneyiminde kendisi gibi ayrımcılığa uğrayan, erkeklerden daha fazla çalışması beklenen, bakım emeği, eşitsiz iş bölümü ve benzeri angaryalar ve cinsiyetçi yaklaşımlar nedeniyle ikinci plana atılmaya çalışılan kadınların hikâyelerini, onların ağızlarından aktarıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, en “sol” görünen yerlerde, sendikalarda dahi ne kadar yaygın ve yerleşik olduğunu gösterirken, daha eşitlikçi, daha kapsayıcı sendikaların hayal olmadığını, bu konuda belki de kadınlardan daha fazla erkeklere iş düştüğünü, elini taşın altına koymalarının zamanının çoktan geldiğini hatırlatıyor… Duygusal Olan Politiktir–KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri, sendikaların başka bir yönüne ışık tutarken, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin her yere nasıl sirayet ettiğinin de canlı bir kanıtı olma niteliği taşıyor. “Bu kitap sevgili erkek okur, sendikalarımızda bile sizlerle aynı noktalara gelebilmek için daha çok yolu geçmemiz gerektiğinin küçücük bir belgesi. Hatta sizin yürüyerek geçtiğiniz yolları canhıraş bir şekilde koşmak zorunda olan kadınların yol öykülerinden küçücük bir parça.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55e73c01-8ab7-4c13-8d2c-c673694f9727.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarların Vaatleri</image:title>
            <image:caption>Günümüzün edebiyat eleştirisi yakın dönemin metinlerine bakarken yeni okuma yöntemleri kuşanmak zorunda. Ezgi Hamzaçebi de “feminist spekülatif kurmaca” başlığı altında topladığı, çoğu 1990’dan sonra yayımlanmış eserlere “musallatbilim”in, posthümanist ve yeni materyalist teorilerin merceğinden bakıyor. Suat Derviş’in Buhran Gecesi’nden Nazlı Karabıyıkoğlu’nun Kadın Kürkünde Rüya’sına uzanan yaklaşık yüz yıllık dönemde “biz” olmanın sorunsallaştırıldığı, “ben” derken ötekine duyulan etik duyarlılığın karakterlere ya da anlatıcıya musallat olduğu metinleri ele alıyor. Bu metinlere musallat olan canavar ve hayaletlerin vaat ettikleri etik ve politik potansiyeller ile edebi temsil düzleminin bu vaatleri gerçekleştirme olanaklarını ve kısıtlarını tartışıyor. Canavar tasavvurları insan dışı dünyaya, kadınlara ve kuirlere ilişkin olarak toplumda yer etmiş korku ve kaygılarla ilgili ne anlatır? İmkânsız, fantastik, doğaüstü olana yönelik arzu ve korkularla ilgili ne söylerler? Bu arzu ve korkular “biz” kategorisini nasıl kurar? “Biz”in bilgisine dair ne tür uyarılarda bulunurlar? Kimler, ne gibi özellikleri nedeniyle “biz” kategorisinden dışlanır? Bu tür soruların cevaplarını arayan Canavarların Vaatleri’nin, edebiyat eleştirisi ve feminizmin yanı sıra felsefeyle ilgilenen okurların da ilgisini çekeceğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52bb814a-5401-461f-8c0a-db735a0110bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’nin Balıkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Türkiye sularında yaşayan balıkların gizemli dünyasına dalmaya hazır mısın? Türkiye’nin denizlerinde, göllerinde ve akarsularında birbirinden ilginç balıklar yaşıyor. Bu kitapta hem onlarla tanışacak hem de onlara dair şaşırtıcı bilgiler öğreneceksin. Ayrıca bu kitapta okyanusların en hızlı balıklarıyla yarışa katılacak, en büyük dişlerin ve en tuhaf yüzlerin gizemini keşfedecek, balıkların nasıl konuştuğunu, nasıl yuva yaptığını öğreneceksin. Mert Gökalp’in yazdığı 8 yaş ve üstü okura hitap eden kitabı Betül Sinanoğlu resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a958f3-fc91-4626-a1e4-acd214b86b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Burukluk: Bir Kasabadan Notlar</image:title>
            <image:caption>“Yirmi dakika... Bir bedeni, bir hayatı olduğunu, bulundukları yerin üstünde bir hayat olduğunu ve oraya geri döneceğini kendine hatırlattığı yirmi dakika.”  İngiltere’nin kuzeyindeki eski bir madenci kasabasında geçen bu hikâye, unutmanın ve hatırlamanın, kırılganlığın ve direnişin, umut ve hayal kırıklığının birbirine karşıt değil, bilakis birbirlerini tamamlayan duygular olduğunu gündelik yaşamın sıradanlığından yola çıkarak anlatıyor.  Alex ve abisi Brian, babalarının hayatını kaybettiği madende çalışarak babalarına yakın bir yaşam sürdürdüklerini hissetmektedir. Alex’in oğlu Simon ise bir yandan çağrı merkezinde çalışırken, diğer yandan Margaret Thatcher gibi karakterleri canlandırdığı drag show’larda sahne almaktadır. Sevgilisi Ryan ile olan ilişkisi ise hem tutkunun hem de kırılganlığın izlerini taşımaktadır. Yaşamları Yorkshire’daki bu madenin etrafında örülen üç kuşağın hikâyesi, kayda değer bir mesafeyi içeren bir ilişkisizlik teması etrafında kurgulansa da, yeni bir birliktelik ve değişim imkânını selamlar gibidir. Burukluk okura basit ve sıradan görünenin ne kadar karmaşık ve sıradışı olduğunu gösteriyor: yaşamak için çalışmak zorunda olmanın fiziksel yıpratıcılığı; güvencesiz iş koşullarının yarattığı tahribat; cinsel yönelimi saklamak zorunda hissetmenin korkunç kırıcılığı; neoliberal politikaların neden olduğu bireysel ve toplumsal yıkım.  Ödüllü şair McMillan’ın bu ilk romanında yapmayı başardığı şey okuru bizzat kendi sıradan hayatıyla büyülemek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6cb6b0a-7dcf-4def-8473-87efb05dd804.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerilimli Değişim</image:title>
            <image:caption>Toplumsal ve kültürel değişimler her yerde gerilim üretir. O güne kadar alışılagelmiş olan pratiklerin, düşüncelerin, hatta duyguların eskisi gibi olma imkanlarını ortadan kaldırır. Yeni olanlar toplumsal ve kişisel ölçekte tereddütler uyandırır, endişeler yaratır. Mimarlık alanında da böyle olur. Değişimle barışmak, onu olağanlaştırmak, gerilimleri düşürmek gerekir. Burada ele alınan tüm değişimler bunu başarmak için inşa edilen en geniş anlamıyla mimari içerikli politikalardır. Hepsi mimarlığın değişen yürütülüş ve toplumsal algılanışına ilişkindir. Toplum tarafından üretilirler, ama toplum kendi varettiklerinin olağanlığından daima kuşku duyar. Onları olağanlaştıracak veya katlanılır kılacak araçlar da yaratır. 
Türkiye’de bu araçların başında değişim iradesini devlete/siyasal iktidara atfetme alışkanlığı ve ısrarı gelir. Mimarlığın ve modernliğin inşasında devletin/siyasal iktidarın tek sorumlu olduğunda temellenen bu tarihsel kavrayışın Türkiye’de Ortaçağ’a uzanan bir geçmişi var. Devleti her alanda olduğu gibi mimarlıkta da “kadir-i mutlak” sayma inancı şeklinde dışavurulur. Modernleşme dönemindeyse devletin gidilmesi gereken değişim/ dönüşüm doğrultusunu herkesten önce fark ettiği, uyruklarına öncülük ettiği, hatta toplumun önünde koştuğu sanılır. Kimi dönemlerdeyse aynı ufuk açıcı iktidarı kullanamadığı saptamaları yapılır. Suçlu da, müsebbip de odur. Burada bu naif ideolojik saplantının tartışılması amaçlanıyor. Devlet toplumsal aktörlerden yalnızca biridir. Toplumsa devletin elindeki bir ideolojik sünger değildir; mimarlık hiç değildir. Dolayısıyla, bu kitap o alandaki değişimlerin devlet-dışı aktörler tarafından yaratıldığı fikrini, mimarın mesleki kimliğinden, mimarlık tarihi yazımına, toplumsal mimarlık kavrayışına dek uzanarak irdelemeyi deniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0fa2264-5a38-4add-9250-78e89b3b015e.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Vakitli Günden Vazgeçmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın merkezinde, dindar çevrelerde yetişmiş, ibadetlerini yıllarca eksiksiz yerine getiren fakat zamanla çeşitli nedenlerle dinî pratiklerden uzaklaşan erkeklerin sekülerleşme süreçleri yer alıyor. Türkiye özelinde daha önce tartışılmamış biçimde mütedeyyin erkeklerin sekülerleşme süreçleri dindar geçmişleriyle birlikte ele alınıyor. Gündelik hayata odaklanan kitap, mütedeyyin erkeklerin büyüdükleri evlerdeki dinî tablolardan mahalle sohbetlerine, evlerde dinlenen ilahilerden okunan kitaplara ve bütün bu varoluş biçimlerinin terk edilişine uzanan geniş bir çerçeveyi saha araştırmasıyla görünür kılıyor. Furkan Dilben, görüşmecilerin “arafta kalma”, “hamurunda İslam olma”, “ezberi unutma” ve “tevafuktan tesadüfe geçiş” gibi ifadelerinden yola çıkarak şahsi hikâyelerin gayrişahsi anlamlarını “habitus” ve “ritimanaliz” kavramlarıyla birlikte tartışıyor. Böylece, kişisel deneyimlerle Türkiye özelindeki güncel sekülerleşme tartışmalarını buluşturan özgün bir çalışma ortaya çıkıyor. “Ne annem ne babam biliyor benim inançsız olduğumu. […] annemin iyi hissetmesi için özellikle dinî günlerde arıyorum. Mutlu oluyor, o mutlu olunca ben de iyi hissediyorum. Ama bu insanı ikiye bölen bir durum. İki kişi gibi yaşıyorsun hayatı.” “Bu dünyayı öteki dünya için yaşarken, artık burası için yaşamaya başlıyorsun. Bildiğin her şey değişiyor haliyle.” “Yeni seküler hayat, en başta bir yıkım olarak geldi çünkü artık hayatımda din yoktu ama bütün enkazın üzerinde yaşamam gerekiyordu. Elbette yıkım hemen olmadığı gibi yeni hayatım da yeni kurulmayacaktı. Ama işin zorluğu yıktığım hayatta daha tecrübeliydim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1621493c-543e-4627-b398-d56990dd64a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Nesil Çeteler Daltonlar Red Kitler Casperlar</image:title>
            <image:caption>Başında Borsalino şapkası,üzerinde kemerli paltosu, bastonuna dayana dayana giden bir muhterem. Yahya Kemal Bey olmalı bu. Herhalde Markiz’e sabah kahvesini içmeye gidiyordur. Rebul’ün önünde, yanından geçen gençten bir beyefendi ile selamlaşıp ayaküstü bir şeyler konuşuyorlar. Onun da başında afili bir şapka var. Boynunda da bohem  tarzı laci bir kaşkol. Başını biraz daha çevirdiğinde, siluet tamamlanıyor. İstanbul Şehir Tiyatrolarının “jön prömiyer” aktörü Hazım Bey bu…
Abanoz  Sokağın  önünden  geçip  ilerliyoruz. Cercle d’Orient’ın önünde konuşa konuşa giden Galatasaray Lisesi hocalarından “Kaz” Hilmi ile  “Titrek” Necati, birazdan  okul kapısından girip  önce öğretmenler odasına, ardından da sınıflarına girip yaşamlarından gelip geçecek tebeşir tozlu yeni bir  güne daha “merhaba” diyecekler…
Beyoğlu, yepyeni bir güne uyanıyor, hayalimizdeki eski güzellikleriyle…
Turgay Tuna okurlarına İstanbul’u tanıtmaya devam ediyor. Taksim’den Tünel’e uzanan yolda hem binaları hem insanları ve hem de onların öykülerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4a98cd0-e5c8-4f99-8b04-cfefc98c47df.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda: Bakır Yırtık</image:title>
            <image:caption>Veda: Bakır Yırtık, Güven Pamukçu’nun yeni ve sarsıcı öykülerini bir araya getiriyor. Gündelik hayatın ayrıntıları, insanın çeşitli halleri, acılar kadar sevinçler ve gizli kırılma anları bu öykülerde göze çarpıyor. Psikolojik yapısı oldukça derinlerde olan, lezzetli bir dil işçiliği okuru selamlıyor. Veda: Bakır Yırtık - Bipolar Öyküler, zamanda ve öyküde yeniyi arayanlara… 
 
 
Onunla tekrar karşılaştığımızda Ankara Yüksel’deydik. 
Kitap seçiyordu raflardan. Bulamadığım bir kitabın 
parasını ödüyordum ben de, kasada. Gelsin, diye. 
Getirsinler diye… Aslında karşılaşmadık ya 
ben onu arkadan gördüm. O kadar ezberlemişim, 
her yaşı için hayaline durmuşum ki bunca yıl sonra 
arkasından bile… 
Kitabı almaya geldiğimde dilerim o da... 
Sarılır mıyım bütün yokluğunu var edene dek? 
Hatırlar mı? 
Hatıralar içinden çıkarıp anımsar mı şeyi? Oraları? 
Yılların unutkan yüzü, yüzümü de unutturmuş mudur yoksa ona?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb99231-65f5-4f30-9a8e-7c67586907c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Cozy Boyama, Sevimli Ve Rahatlatıcı Boyama Kitabı - Hayvanlar</image:title>
            <image:caption>Disney’in en tatlı karakterleriyle eğlence, sihir ve sevimlilik bir arada; mutluluk ve huzur hep yanında! 
Renklerini seç, hayalini kat; her sayfa biraz sihir, biraz sanat! 

Rahatlatıcı, eğlenceli ve sımsıcak bir an; Disney Cozy Boyama huzur verir her zaman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09819013-0383-413b-b25b-ddef4d544f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Cozy Boyama, Sevimli Ve Rahatlatıcı Boyama Kitabı - Minnoşlar</image:title>
            <image:caption>Disney’in en tatlı karakterleriyle eğlence, sihir ve sevimlilik bir arada; mutluluk ve huzur hep yanında! 
Renklerini seç, hayalini kat; her sayfa biraz sihir, biraz sanat! 

Rahatlatıcı, eğlenceli ve sımsıcak bir an; Disney Cozy Boyama huzur verir her zaman!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b035da1-21dc-4b39-89f8-e804f608a353.jpg</image:loc>
            <image:title>OKB İçin Farkındalık - Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>OKB’nin pençesinden kurtulmak için güçlü ve pratik araçlar. 
 
Zihniniz size oyun mu oynuyor? 
Aklınıza gelen düşünceleri susturmakta zorlanıyor musunuz? 
Kirlenmekten, zarar vermekten ya da kontrolü kaybetmekten mi korkuyorsunuz? 
Bu belirtiler sizi bir takıntı, kaçınma ve yalnızlık döngüsünün içine hapsedebilir. 
İyi haber şu: Yardım mümkün. 
 
OKB İçin Farkındalık Çalışma Kitabı, bu zorlu döngüyü kırmanız için hem bilimsel hem de pratik araçlar sunuyor. Güncellenmiş bu yeni baskı ile: 
Anda kalma beceriniz gelişecek, 
Çarpıtılmış düşüncelerle baş etmeyi öğrenecek, 
Düşünceleri ve duyguları gerçekmiş gibi değerlendirmeyi bırakacaksınız. 
Ve zamanla, OKB ile dolu değil, dolu dolu bir yaşamın kapılarını aralayacaksınız. 
 
Zihninizin sesini bastırmadan, onunla barış yapmanın zamanı geldi. 
Gerçek özgürlük, düşüncelerinizle savaşmayı bırakmakla başlar. 
 
“Jon Hershfield ve Tom Corboy, farkındalık ve meditasyon stratejilerinin OKB yönetiminde nasıl kullanılacağı konusunda alanın önde gelen isimleri. Bu kitap mutlaka okunmalı.” 
— Jonathan S. Abramowitz, Kuzey Carolina Üniversitesi 
Klinik Psikoloji ve Nörobilim Profesörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/108a8d93-4a12-4953-a8d8-8dc4f5cd1e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos</image:title>
            <image:caption>YAŞAMLA BARIŞIK BİR KADININ SAVAŞI... 
 
Bir erkek, bir kadın ve bir çocuk yalanı ve yalanlarla örülü dünyayı devreden çıkarmak için bir araya geldiler. Üçü de gerçeğe inanıyordu – Eskidünya’nın unutulan doğrularına. Ama zamanla inananlar azaldı, çünkü yalan dünya güç vaat ediyordu. 
Ve güç, dostluğu, arkadaşlığı, hatta sevgiyi bile yok ediyordu. Yok oluşların ortasında Derin vazgeçmedi çünkü doğruya inanmak, onun tek sığınağıydı. 
 
“Dünya değişti, ne varsa farklılaştı hem de dibine kadar... 
Bir kocam vardı. 
Var mıydı yoksa yok muydu? 
Bir savaş yaşanıyor. 
Belki de hiç silah patlamadı. 
Güvendiğim insanlar vardı. 
Onlar düşmanlarım olmasın? 
Gördüklerim, duyduklarım ve yaşadıklarım... 
İnandıklarım ve inanmadıklarım, hangisi doğru? 
Değişim beyinlerde olunca, insanların rüyaları bile kontrol altına alınınca...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa60b83-83ae-4d9a-a331-e6505f220ef3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışıklık ve Yaşamın Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Yaşlanmak kaçınılmazdır. 
Sağlıklı yaşlanmak ise bizim elimizdedir.” 
 
Ben, yıllarımı bağışıklık sistemini anlamaya ve insan ömrünü daha sağlıklı, daha anlamlı kılacak yolları araştırmaya adadım. Bu kitapta sizleri, bağışıklığın gizemli ve büyüleyici dünyasına davet ediyorum. Hücrelerimizin içindeki görünmez savaşlardan bağırsaklarımızda yaşayan mikrobiyotanın sessiz kahramanlarına; epitel bariyerin koruyucu gücünden eksozomların umut vaat eden rolüne; uykunun, stresin, beslenmenin ve hareketin yaşamımıza kattığı derin etkilere kadar kapsamlı bir yolculuğa çıkacağız. 
 
Bağışıklık ve Yaşamın Felsefesi yalnızca bir bilimsel rehber değil, aynı zamanda yaşamın anlamını arayan bir yolculuğun da ifadesidir. Antik filozofların düşüncelerini modern bilimin sunduğu verilerle harmanladığım bu eserde, hem zihninizi besleyecek bilgileri hem de ruhunuza ilham verecek yaklaşımları bulacaksınız. 
 
Bu kitap, size kendi kişisel longevity planınızı oluşturmanız için bir yol haritası sunuyor. Daha uzun yaşamak için değil; daha dolu, daha huzurlu, daha bilinçli yaşamak için… 
 
Benim dileğim, her bir satırda hem bilimin ışığını hem de yaşam felsefesinin derinliğini bulmanız. 
Çünkü bağışıklık yalnızca bedenimizi değil, yaşamımızın bütününü şekillendiren görünmez bir pusuladır. 
 
— Prof. Dr. Tunç Akkoç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3cfa443-bfd6-4eff-96f3-eb489ace796a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fae Prensleri</image:title>
            <image:caption>Efsanelerin gerçek olduğunu hepimiz öğrenmiştik. Var Olmayan Ülke’nin iki gölgesi de artık yerini bulmuş, büyük savaş bitmişti. Kas ve Bash de hak ettikleri tahta kavuştuklarında nihayet sonsuza kadar mutlu yaşayacaktık. 
 
Ama hiç hesaba katmadığımız bir düşman saldırmak üzereydi. Altın kanatlı, kötü kalpli ve uzun zamandır lagünün derinliklerine gömülü bir peri. Var Olmayan Ülke’yi istiyordu ve önüne çıkan herkesi yok etmeye ant içmişti. 
 
Kendi kanından olanları bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff376fa3-1163-4ba0-8d00-af06cc67b4c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Erkek Bedeni</image:title>
            <image:caption>ACBD Grand Prixde la Critique (Eleştirmenlerin Büyük Ödülü 2021) 
Angoulême Fauve des Lycéens 2021 
 
Peau d’homme, yayımlandığı dönemde Fransa’nın 
en çok ödül alan çizgi romanlarından biri olmuştur. 
 
 
 
Ailemizin kadınları bir sırrı paylaşıyorlar, elimizde bir erkek derisi var. 
 
Ona Lorenzo diyoruz... 
 
Deriyi bir kez giydiğinde kimse erkek olduğundan şüphe etmeyecektir. 
 
Böylece kim olduğunu belli etmeden erkeklerin dünyasında dolaşabileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1251f176-49d3-4ad4-aaf4-b49c0edc71f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Dansı</image:title>
            <image:caption>Lisedeyken herkes Shiloh ve Cary’nin birlikte olacaklarını düşünürdü... onlar dışında herkes.
Onlar sadece arkadaştı, en iyi arkadaşlar ve müttefikler. Tüm yazlarını Shiloh’nun verandasında oturup gelecek hakkında hayaller kurarak geçirirlerdi. İkisi de Omaha’nın kuzeyinden ayrılmak istiyordu. 
Shiloh üniversiteye gidip bir oyuncu olacaktı, Cary ise donanmaya katılacaktı. Arkadaşlıklarının 
asla değişmeyeceğine dair birbirlerine söz vermişlerdi.Shiloh üniversiteye gitti, Cary de donanmaya katıldı.Ama yine de, bir şekilde her şey değişti.
Shiloh artık otuz üç yaşındaydı ve Cary’yle on dört yıldır hiç konuşmamıştı. Evlenmiş ve boşanmıştı, şimdi iki çocuğu vardı.Üstelik büyüdüğü eve geri dönmüştü. Hayatı bir zamanlar olmasını istediği noktadan çok uzaktaydı.
Eski bir arkadaşının düğününe davet edildiğinde, tek düşünebildiği şey Cary’nin orada olup olmayacağı ve 
onca yıl sonra bu adamı görmek isteyip istemediğiydi. Cary onunla konuşmak isteyecek miydi? 
Tüm yaşananlardan sonra? Cevap belliydi... Evet, evet, evet.
Aşkın Dansı, sevgiyi tanıyacak kadar büyümeden aşkın kollarına düşmüş iki çocuğun hikâyesi, 
her şeyini yitiren iki arkadaşın ve dünyada sadece kaybolmuş gibi hisseden iki yetişkinin...
“Rowell’ın yetişkin kurgu edebiyatına dönüşü muhteşem. Okurların gözlerini yaşartırken, yüreklerini hoplatacağı garanti.”
– Library Journal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1abf6d3-9401-472e-bb70-59c365fc8221.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Rüzgarında Uçmak</image:title>
            <image:caption>“Rüzgâra kapılan değil, kendi rüzgârını bulanların hikâyesi.” 
 
Herkesin bir maskesi vardır. 
Bazıları kusursuz taşır, bazılarıysa ilk cümlede düşürür. 
 
Zerrin, kendine dürüst olabilen bir kadın. Dostlukların ardındaki küçük hesapları, evliliklerin içindeki suskun savaşları, aşk sanılan alışkanlıkları fark edecek kadar dikkatli. 
 
Ama kalbiyle aklı arasındaki ince çizgide yürümeyi başarabilecek mi? 
Bir doğum günü davetinde başlayan küçük bir çatlak, çevresindeki herkesin içyüzünü yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. 
 
Kimin gerçekten “iyi insan” olduğuna karar 
vermek mümkün mü? 
 
Kendi Rüzgârında Uçmak, görünürde sıradan hayatların içinde gizlenen dürüstlük, sadakat, güven ve sevgi arayışını incelikli bir dille anlatıyor. 
Her okurun “Ben olsam ne yapardım?” 
diye soracağı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d27040e-3d63-4c13-8990-3dbbd4ea2ddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bay ve Bayanlar - Bazen Endişeleniyorum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Endişeyi anlama ve yönetme hakkında bir macera.
KÜÇÜK BAY VE BAYANLAR rehberliğinde duyguları keşfe çıkıyoruz! Çocukları kendi duygularını daha iyi anlamaya ve bu duyguları nasıl yöneteceklerini öğrenmeye teşvik eden Rehber Öyküler, Uzman Klinik Psikolog Dr. Elizabeth Kilbey’nin katkılarıyla hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d967710b-8507-41ab-9184-6e8c2bcde6d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustam, Ben ve Beyaz Fil</image:title>
            <image:caption>“Ani bir ürperti hissetti. Evinden böylesine uzak bir yerde onu neler bekliyordu? Artık geri dönemezdi. Kaderine razı olmuş bir mahkûm gibi adım adım yürüyerek Topkapı Sarayı’nın kapısından içeri girdi.” 
  Cihan, bu görkemli sarayda, Hint şahının Kanuni Sultan Süleyman’a hediye ettiği beyaz filin bakıcısı olarak buldu kendini. Onu buraya getiren geminin kaptanı her şeyi planlamıştı; oysa Cihan ne fillerden anlıyordu ne de sarayın kurallarını biliyordu. Neyse ki beyaz fil ona sırdaş, Mihrimah Sultan dost oldu. Ama dünyadaki yerini bulmasına asıl Koca Mimar Sinan yardımcı olacaktı. 
  Sinan’ın yanında çırak olarak çalışmaya başlayan Cihan, yalnızca mimarinin inceliklerini değil, hayata dair pek çok şeyi de bu büyük ustadan öğrenecekti. Düşmanların, entrikaların ve güç kavgalarının arasında ustasının kararlılığı, çırağın gerçeğin peşinden koşma isteğini körükleyecek; inşa ettikleri her eserle birlikte Cihan kendi yolunu keşfedecekti. 
 Usta yazar Elif Şafak’ın hayal gücünden süzülen bu eşsiz roman, sizi şaşırtıcı bir yolculuğa çıkaracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e50ee43-5dbd-496c-914f-e5383f3d9cfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar - Isırmak Yok (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarla oyun zamanı!
Ama oyuna nasıl katılacağını bilemeyen Keçi, ısırarak kendini ifade etmeyi seçiyor. 
Bu sevimli hikâye “ısırmadan da arkadaş olunabileceğini” kelimelerle iletişim kurmayı ve paylaşmayı anlatıyor.
Küçük adımlar, büyük keşifler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c62ff6e-b577-4347-ad70-37877ff3a77e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar - Güle Güle Bez (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bezlere veda etme zamanı geldi! Civciv ve Domuzcuk, bezden lazımlığa geçiş sürecini eğlenceli bir macerayla keşfediyor. Bu sevimli hikâye, lazımlığa geçişi keyifli hâle getiriyor. Küçük adımlar, büyük keşifler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f279d9c-645d-4f95-b6db-6ac9a1af886a.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar - Güle Güle Emzik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Emziğe veda etme zamanı geldi! Civciv ve Domuzcuk, eğlenceli bir günün sonunda emziği geride bırakıyor. Bu tatlı hikâye, alışkanlıklardan ayrılmayı sevgiyle anlatıyor. Küçük adımlar, büyük keşifler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/358a82f6-eb3c-4445-aac1-0d79715ceb3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar - Vurmak Yok (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlarla oyun çok daha keyifli!
Ama Minik Hamster, öfkesini göstermek için vurmayı seçiyor. Bu sevimli hikâye “vurmadan da oyun oynanabileceğini” duygularla paylaşmayı ve arkadaş olmayı anlatıyor.
Küçük adımlar, büyük keşifler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42505c3e-fc35-43eb-a7cc-d81d9edd92bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Adımlar Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Minikler bu seriyle davranış ve alışkanlıklarını sağlıklı ve eğlenceli bir şekilde geliştirecekler.
Küçük adımlar, büyük keşifler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5eaf1daa-d5f3-44c1-88b1-51b3778541e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Kolaj Olur - Sürpriz Suratlar</image:title>
            <image:caption>Tekrar Kullanılabilir Çıkartmalı Kolaj Kitabı
Yapıştır-sök-yapıştır-sök.
Hayal gücünü sayfalara dök!
Kolaj tekniğinin sınırsız olanaklarıyla sayfaları bir oyun alanına çevir!
Komik suratlar, ilginç karakterler ve rengârenk fikirler yarat!
Bu kitapta hem eğlenecek hem de kendi karakterlerini tasarlamanın keyfine varacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03ecc34-0a53-4750-bb95-1a43f8f90ffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare’den Hikayeler 5 - Bir Yaz Gecesi Rüyası-Hırçın Kız-Kısasa Kısas</image:title>
            <image:caption>William Shakespeare, tüm zamanların en büyük oyun yazarıdır. Oyunları, beş yüz yıldan uzun süredir sahnelenmektedir. Ne var ki bu oyunlar, büyüklerin anlayacağı bir 
dille yazılmıştı. 
Çocuk edebiyatı yazarı Edith Nesbit, bu oyunları çocuklar için hikâyeleştirdi. 
Shakespeare’den Hikâyeler üst başlığıyla yayımladığımız eserlerde, bu hikâyeleri okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65145a34-6b23-4465-b8b8-6d8bb3a76260.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Sıcaklığı</image:title>
            <image:caption>Aşkın Sıcaklığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aff0c08f-9bd3-4e40-814a-34fa398731ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşin İçinde İki Yürek</image:title>
            <image:caption>Ateşin İçinde İki Yürek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594a8473-cd5c-4e4c-bb4e-12934b52dfd8.jpg</image:loc>
            <image:title>1. Sınıf Okumaya Başlıyorum ANETİL 10 Kitap</image:title>
            <image:caption>OKUMAYA BAŞLIYORUM – 10 KİTAP
Yeni MEB Müfredatına Uygun
Dik Temel Harflerle Hazırlanmıştır
Tüm Ses Grupları (anetil, okurım, üsöydz, çbgcş, phvğfj), Şiirler, Tekerlemeler ve Hikâyeler…
Okuma yazma serüveni başlıyor!
Bu setle harfleri tanıyacak, kelimelerin dünyasına adım atacaksınız.
Öğrendiğiniz harfleri birbirinden keyifli hikâyelerle pekiştirecek ve okumanın büyüsünü keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cf1a28c-b292-434a-b878-3549882527f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Torreira - Sahanın Yıldızları</image:title>
            <image:caption>2025 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!

Lucas Torreira, Uruguay’ın mütevazı kasabalarından Fray Bentos’ta dünyaya geldi. Futbolun bir yaşam biçimine dönüştüğü bu küçük yerde, henüz üç yaşındayken o da birçok arkadaşı gibi futbol topunun peşinden koşmaya başladı. Mahalle aralarında büyüyen futbol tutkusu, zamanla onu sahaların vazgeçilmez isimlerinden biri hâline getirdi.
Küçüklüğünden beri içinde hissettiği futbol potansiyelini ortaya çıkarmak için bazen hayal kırıklıklarıyla bazen de zafer çığlıklarıyla dolu uzun bir yolculuğa çıktı. Bir yetenek avcısının onu keşfetmesiyle çocukken hayalini kurduğu gibi Avrupa’da futbol oynama fırsatına kavuştu.
Zorluklarla örülü bu yolculukta kararlılığı ve tutkusu onu daima bir adım ileri taşıdı. Avrupa’nın zorlu liglerinde edindiği deneyimini, bugün Galatasaray’da sergilediği üstün performansla taçlandırıyor; sahadaki varlığıyla hem taraftarın sevgisini kazanıyor hem de başarılarına her geçen gün bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6879b809-262f-485c-b576-f8d0778a93f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kenan Yıldız - Sahanın Yıldızları</image:title>
            <image:caption>2025 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!

Kenan, Afyonkarahisar’dan Almanya’ya göç eden bir babayla Alman vatandaşı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz üç yaşındayken futbola olan yatkınlığını fark eden babası, bu ilgiyi desteklemek için elinden gelen her şeyi yaptı. Gol videoları izlettirdi, maçlara götürdü, onu hep oyunla iç içe tuttu. Kenan’ın futbolla zaman içerisinde kurduğu bağ, basit bir çocukluk hevesinin ötesine geçip tutkulu bir öğrenme sürecine dönüştü.
Bu tutkuyu yalnızca yeteneğiyle değil, azmi, disiplini ve sarsılmaz inancıyla da besledi. Almanya’nın küçük bir şehrinde başlayan bu yolculuk, yıllar içinde onu Bayern Münih’ten Juventus’a, Euro 2024’ten Şampiyonlar Ligi’ne taşıdı. Çocukluk hayali adım adım gerçeğe dönüşürken Kenan her fırsatta sahaya karakterini de koydu.
Futbola duyduğu sevgi sayesinde henüz 17 yaşında dünya çapında tanınan bir isme dönüştü. Kenan Yıldız, bugün yalnızca attığı gollerle değil, hikâyesiyle de milyonlara ilham veriyor. Ve onun yolculuğu aslında daha yeni başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f086a7-df25-4648-8eef-c1f37df83ae4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kentsel Ve Bölgesel Gelişimi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de mekânsal düşüncenin gelişimine, kentsel ve bölgesel çalışmaların derinleşmesine eşsiz katkılar sunan Prof. Dr. Ayda Eraydın’a bir armağan olarak hazırlandı. Onun üretken akademik yolculuğuna eşlik eden öğrencileri, meslektaşları ve dostları, bu eserde hem bir hocanın bıraktığı izleri hem de birlikte düşünmenin değerini yeniden hatırlatıyorlar. 
 
Ayda Eraydın’ın çalışmaları yalnızca kent ve bölge planlaması alanına değil, düşünsel özgürlük, eleştirellik ve dayanışma kültürüne dair de kalıcı bir miras bırakmıştır. Kitap, bu mirası kavramsal ve pratik düzeyde yeniden yorumlayan yazılardan oluşuyor. Bölgesel kalkınmadan dijital ekonomiye, kentsel dönüşümden sosyal sermaye ve iklim değişikliğine uzanan geniş bir yelpazede, günümüzün temel mekânsal sorunlarını onun düşünsel izleriyle tartışıyor. 
 
Editörlüğünü Bilge Armatlı Köroğlu ve Tanyel Özelçi Eceral’ın yaptığı “Kentsel ve Bölgesel Gelişimi Düşünmek” kitabı, bir bilim insanına saygı duruşu olmanın ötesinde, ortak üretimin, entelektüel vefanın ve bilime adanmış bir yaşamın hikâyesidir. Her sayfası, Ayda Eraydın’ın ışığını bugüne taşıyan bir çağrıdır: Mekânı anlamak, insanı ve geleceği anlamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad8bc140-1fb3-4dd4-896b-571ec2d23537.jpg</image:loc>
            <image:title>Konutun Dünü, Bugünü, Yarını</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de konut politikaları, kentsel ekonomi ve mekânsal planlama alanlarında kalıcı izler bırakmış Prof. Dr. Ali Türel’e bir armağan niteliğindedir. Onun düşünsel birikimini, akademik katkılarını ve kente dair bitmeyen merakını odağına alan bu eser, konutun geçmişten bugüne ve geleceğe uzanan hikâyesini çok yönlü biçimde ele alıyor. 
 
Kitapta yer alan bölümler, konutun yalnızca bir barınma biçimi değil, aynı zamanda toplumsal, ekonomik ve kültürel bir süreç olarak nasıl dönüştüğünü tartışıyor. Türkiye ve dünyadaki konut krizleri, mekânsal eşitsizlikler, belediyelerin rolü, afet sonrası yeniden yapılanma deneyimleri ve yeni konut biçimleri, farklı akademisyenlerin katkılarıyla derinlemesine inceleniyor. 
 
Editör Leyla Alkan Gökler’in özenle hazırladığı bu eser, bir yandan Ali Türel’in düşünsel mirasına ışık tutarken, diğer yandan konutun yarınını anlamak için yeni sorular soruyor. Bilime, emeğe ve insana adanmış bir hayatın iziyle… Konutun Dünü, Bugünü, Yarını, hem bir saygı duruşu hem de geleceğe bırakılmış bir düşünsel davettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d24ac262-7fee-468b-935a-1a736a470433.jpg</image:loc>
            <image:title>Planlama, Politika, Uygulama Ve Deneyimler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de planlama disiplininin şekillenişinde derin izler bırakmış bir bilim insanına, Semahat Özdemir’e armağan olarak hazırlandı. Editörlüğünü Nilgün Kiper’in yaptığı eser, Özdemir’in düşünsel birikimini, mesleki duruşunu ve planlama pratiğine kattığı özgün yaklaşımı çok boyutlu biçimde yansıtıyor. 
 
Kitapta, bir akademisyenin yaşamı boyunca biriktirdiği deneyimlerin, düşünsel üretimin ve toplumsal sorumluluk bilincinin izleri sürülüyor. Söyleşiler, kişisel tanıklıklar ve araştırma yazıları aracılığıyla planlamanın hem kuramsal hem de pratik boyutları yeniden yorumlanıyor. Kentsel dönüşümden mekânsal adalete, havza planlamasından iklim değişikliğine, katılımcı yönetişimden kırsal kalkınmaya uzanan geniş bir çerçevede, planlamanın toplumsal ve çevresel boyutları ele alınıyor. 
 
“Planlama, Politika, Uygulama ve Deneyimler”, yalnızca bir armağan kitap değil; bilimin rehberliğinde üretilen bilginin, paylaşılan emeğin ve kamusal sorumluluğun anlamına dair güçlü bir hatırlatmadır. Her sayfası, planlamayı bir meslekten öte, bir etik ve yaşam biçimi olarak kavrayan bir hocanın ışığını geleceğe taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/897ad029-b665-48f1-965f-5c8243921dea.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerler Ve İzler(İ)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türkiye’de kent araştırmalarının düşünsel sınırlarını genişleten, mekânı veriyle, tarihi bilgiyle ve insan deneyimiyle yeniden kuran Prof. Dr. Murat Güvenç’e bir armağandır. Editörlüğünü Eda Ünlü Yücesoy ve Burcu H. Özüduru’nun yaptığı bu eser, Güvenç’in akademik üretimini olduğu kadar, araştırmacı, öğretici ve yurttaş kimliğini de görünür kılıyor. 
 
Kitapta yer alan yazılar, Murat Güvenç’in mekânsal düşünceye kazandırdığı çok katmanlı bakışın izlerini sürüyor. Haritalardan arşivlere, kent tarihinden dijital beşeri bilimlere uzanan çalışmalarıyla, kentleri yalnızca fiziksel mekânlar olarak değil, toplumsal ilişkilerin ve düşünsel süreçlerin sahnesi olarak kavramaya çağırıyor. Her bölüm, onun titiz araştırma disiplini, kavramsal derinliği ve bilginin kamusallığına duyduğu inancı farklı yönleriyle yansıtıyor. 
 
“Yerler ve İzler(i)”, bir bilim insanının topluma, bilgiye ve mekâna adadığı ömrün sessiz ama güçlü hikâyesidir. Her sayfası, Murat Güvenç’in bıraktığı izleri takip ederken, kentleri yeniden düşünmeye davet eden bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21929b72-3fa8-47ad-b744-eb9da0e29805.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Defter</image:title>
            <image:caption>Çalışmak için kiralık bir oda buldum. Moonee Ponds’taki bir butiğin üstünde. Kuzeye, çok uzaklardaki alçak bir dağa bakıyor. Bir köşesinde lavabo var. Gideri tıkanmış, bayat, kahverengi bir suyla dolu. Belki içinde sivrisinekler ürer. Umurumda değil. Günde üç cümle yazıyorum. Perişan, hırçın, asabi ve çekilmez haldeyim. Belki tek kitaplık bir kadınımdır ben. 
 
Helen Garner’ın okurlar ve eleştirmenlerin büyük ilgisiyle karşılanan üç ciltlik günlüklerinin ilk cildi Sarı Defter, yazarın 1978-1987 yılları arasında tuttuğu notlardan oluşuyor. 
 
Bir yazarın iç kemiren şüpheler ve küçük zaferlerle dolu günlerinden anneliğin zorlukları ve zevklerine, arkadaş sohbetlerinden ihanetlerin ve ayrılıkların şiddetine, gökyüzü ve yeryüzü manzaralarından şehir hayatının sürprizlerine, Sarı Defter gündelik hayatın canlılığıyla, yakalanan anların büyüsüyle dolup taşıyor. Helen Garner’ın her zamanki dürüstlüğü ve keskin mizahıyla... 
 
Sarı Defter hakkında illa bir şey söylenecekse, Garner’ın içgüdülerinin hakikiliğinin bir kanıtını oluşturduğu, sıradan yaşamın sıradışı bir şey olmakla kalmayıp büyük bir edebi girişimi de hak ettiğinin bir delili olduğudur. Bunun da ötesinde, doğru gözlemcinin bakışının altındayken ve gerekli beceriyle kaydedildiğinde hayatın görkemli, yürek burkucu sanat katına yükseltilebileceğini de kanıtlıyor bu kitap. 
Alice Robinson 
 
Virginia Woolf’un günlüklerinden bu yana bir yazarın yayımladığı en iyi, en zengin günlükler. 
Rachel Cooke, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e5d1da-16c2-4b63-ac5b-f1b36558ceb3.jpg</image:loc>
            <image:title>#Eşrefimahlukat</image:title>
            <image:caption>“Unutmak; nasıl hafifletici bir kelime, içinde milyonlarca özgürlük barındırıyor... Sorumluluğu evrenin bilmem
neresine bırakıp gitmek... Sorumlu olmamak... Sorumlu tutmamak... Akvaryumda cama ya da birbirlerine çarptıkları anda en başından başlayan, neden orada olduklarını unutan balıklar gibi...”
Songül Öden, hayat koşturmacasının gürültüsünde yitirdiğimiz ince sızıları, ansızın beliriveren anıları, insanın
kalbini sıkıştıran o tanıdık endişeleri ve en saf haliyle aşkı fısıldıyor öykülerinde. Sevginin, hüznün, heyecanın,
bitimsiz korkuların bizi biz yapan asıl hisler olduğunu gösteriyor, her şeyin bu hislerden ibaret olduğunu... Üstelik
kendine has anlatımı ve diliyle duygulu, coşkulu, içten, hayal gücünü tüm renkleriyle yansıtan, büyülü ve gerçekçi
bir dünya kuruyor...
Songül Öden&apos;in uzun yıllara dayanan yazma serüvenini görünür hale getiren eşrefimahlukat, her şeyin, herkesin
birbirine benzemeye başladığı çağımızda, hepimizin “biricik” olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6cc67a-c2c4-4566-87d7-def456b7d026.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki Dünya</image:title>
            <image:caption>Thomas Mann’ın Büyülü Dağ romanındaki sanatoryumu andıran, dünyadan kopuk bir yerde ölümden sonraki hayata dönüşümün sancıları var Öteki Dünya’da. Ölümü kavrayış ve mutlak unutuş aşamalarının yarattığı yabancılaşma birbirini tamamlayan iki metinde anlatılıyor: “Öteki Dünya”, “Taşıyıcı”. Bilimkurgu atmosferinde biçimlenen anlatılarda hayattan ayrılış kurgulanırken bir yandan da yaratılış mitlerine gönderme yapılıyor... Bu dünya aslında neresi? Orasıyla burası yer değiştirse nasıl olur? Gerçek düşlere bulandığında neler olur? 
 
Brueghel’in İkarus tablosundaki varlık sorgulamasının, o dramatik görüntünün etkisini bir anlatıya dönüştürüyor Kerem Işık. Felsefi bir düşünceyi kurmacanın 
arkasında betimliyor. 
 
Hepiniz öldünüz! Birkaç önemli bilgi daha: şu an Öteki Dünya’da yer alan Birinci İstasyon’un 871. lojman kompleksindesiniz. Girişte verilen ilaç nedeniyle kendinizi bitkin ve halsiz hissedebilirsiniz. Tabii tüm bu yan etkiler geçici. Ne de olsa az önce belirttiğim gibi artık ölüsünüz. 
Buranın bir tür ara bölge olduğunu unutmayın. En kısa sürede buradan çıkmaya bakın. Şimdi tulumlarınızın üzerinde yazan numaralara göre odalarınıza dağılabilirsiniz. İlk üç rakam apartman, son iki rakamsa oda numaranızdır. 
Öteki Dünya’ya hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbc2aa70-7716-4571-91ec-4753f15c2887.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;da Dinden Çıkma (İrtidad)</image:title>
            <image:caption>Yalçın Çakmak, Osmanlı’da Dinden Çıkma (İrtidad) başlıklı bu kitabında, İslâm dininden çıkma olaylarına karşı Osmanlı devlet yönetiminin gösterdiği resmî tavrı ve bunun zaman içinde kâh sertleşip kâh yumuşayarak uygulanmasını ele alıyor. Eser, 15. yüzyıldan imparatorluğun sonuna kadar süren uzun bir zaman diliminde, dönemin din adamlarının görüş ve fetvalarıyla birlikte, mürtedlere karşı alınan kararların değişimini örnek vakalar ışığında incelerken, 19. yüzyıldan itibaren mürtedlerin ölüm cezası ile cezalandırılmalarına fiilen son verildiğini ama imparatorluğun sonuna kadar onlara karşı farklı cezai yaptırımların uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu bakımdan, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. “Başka bir inanç veya dinden İslâm’a dönmeyi temsil eden ihtida ve ihtida olayları önemsenirken, İslâm’ı terk ederek başka bir dine girme anlamına gelen irtidad olayları, muhtemelen örnek olup yaygınlaşma tehlikesine binaen göz ardı edilir ve böylece toplumsal fayda gözetilmiş olur. Bu yaklaşım çerçevesinde yerli literatürde göz ardı edilen konulardan biri de bu kitabın konusunu oluşturan Osmanlı dönemi irtidad olayları (dır). (…) Kitapta konunun bir tarafı olmadan akademik soğukkanlılığını ve nesnelliğini koruyan yazar, önce İslâm hukukunda irtidad konusunun teorik yerini belirledikten ve Osmanlı döneminde klasik fakih ve âlimlerin görüş ve fetvalarını inceledikten sonra, irtidad konusunu örnekler üzerinden değerlendiriyor.” ALİ AKYILDIZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7349a1d0-2a0f-4fdf-8c69-558b21d882e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Manzaraların En Güzeli</image:title>
            <image:caption>Alageyik manzarası çok güzel bir yere yerleşmişti. 
Buranın dere yatağı olduğunu, yağmurda taşabileceğini söyleyenlere kulak asmadı. 
Derken ilk yağmurda her yeri sel suları bastı. 
Alageyik bu olaydan sonra belki de hiç ummadığı bir şey öğrendi. 
Neydi en güzel manzara?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2824f58-8c8c-49fa-8848-80f4ee9618c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme</image:title>
            <image:caption>“1838 yılının Ekim ayında, sistematik araştırmalarıma başladıktan on beş ay sonra, Malthus’un Nüfus İlkesi Üzerine kitabını okumaya başladım ve hayvanların ve bitkilerin alışkanlıklarını uzun süredir gözlemleyerek… [türlerin] varoluş mücadelesini anlamaya hazır olduğumdan… [kitabı okurken] mevcut koşullar altında olumlu değişimlerin devam etme, olumsuz değişimlerin ise yok olma eğiliminde olduğunu fark ettim. (…) Sonunda üzerinde çalışabileceğim bir teori bulmuştum.” CHARLES DARWIN, OTOBİYOGRAFİ Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme, 1798’de yayımlandığında, insan nüfusunun geometrik artışına karşı gıda üretiminin aritmetik hızla artabileceğini öne sürerek karamsar bir gelecek perspektifi sunarak demografi, ekonomi-politik ve sosyal teori alanlarında önemli bir tartışma başlatmıştır. Nüfus artışını sınırlayan etmenler, yoksullara yardımın sakıncaları, bireysel özgürlüklerle toplumsal çıkar arasındaki gerilim gibi konularda Malthus’un öngörüleri, kitap yayımlandığı günden beri hem eleştirilmiş hem de yeniden yorumlanmıştır. Yoksulluğun Tanrı’ın koyduğu bir doğa yasasıyla belirlendiğini, doğal olduğunu iddia eden Malthus’un tezini Karl Marx, “proletaryaya karşı en acımasız savaş ilanı” olarak nitelendirmiştir. Charles Darwin ise bu kitabı evrim teorisinin ilham kaynağı olarak göstermiştir. Bugün de dünya nüfusu, gıda güvenliği ve ekolojik sınırlar üzerine yapılan tartışmalarda geçerliliğini koruyan bu klasik eser, siyasal düşünce tarihinin önemli metinlerinden biri olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adba4399-6f84-4b7b-97b4-4956ca428f6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin Peşinde Tahir Elçi</image:title>
            <image:caption>Devletin haksızlık ve adaletsizlikleriyle büyümüş, bizzat işkence görmüş, tehditler almış, tüm bunlara rağmen insan hakları mücadelesinden asla vazgeçmemiş bir isimdi Tahir Elçi. Hayatını faili meçhullere, cezasızlığa ve devletin karanlık yüzüne karşı hakikat mücadelesine adayan Diyarbakır Baro Başkanı Elçi 2015’te katledildi. Kendinden önceki isimlerden devraldığı hak mücadelesini arkasından gelenlere bıraktı… Gazeteci Burcu Karakaş bu kapsamlı araştırmasında çocukluğu ve üniversite günlerinden avukatlık serüvenine, devletle birçok kez karşı karşıya gelip kazandığı davalardan Kürt meselesine bakışına, hak mücadelesi tarihindeki yerinden insani yönlerine Tahir Elçi’yi her açıdan ele alıyor. Elçi’nin 49 yıllık ömrünü ve sarsıcı ölümünü tüm yönleriyle aktarırken Türkiye tarihinden de kesitler sunuyor. Hakikatin Peşinde–Tahir Elçi, yalnızca adalete adanmış bir ömrün biyografik metni değil, aynı zamanda hafızasızlığa karşı bir direniş ve asla unutulmaması gereken bir kaybın hikâyesi…  “1990’lı yıllardan bugüne JİTEM’ci ağababalarınız ve generallerinize boyun eğmedim, sizden mi korkacağım...”  TAHİR ELÇİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0735dfc7-2e39-45bb-a896-c6008180a927.jpg</image:loc>
            <image:title>Aç Hayaletler Diyarında</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en saygın tıp doktorlarından ve düşünürlerinden biri kabul edilen Dr. Gabor Maté Aç Hayaletler Diyarında’da sıklıkla görmezden gelinen ya da yüzleşmekten kaçınılan bağımlılık konusunu masaya yatırıyor. Yıllar boyu uyuşturucu bağımlılığının ve zihinsel rahatsızlıkların pençesinde yaşayan hastalarıyla çalışırken edindiği tecrübelerden süzdüğü gözlem ve bulgulara dayanarak insan gelişiminin doğasına dair yeni ve radikal bir perspektif sunuyor. Maté bu ödüllü kitabında gerçek kişilerin tanıklıkları, ufuk açıcı bilimsel araştırma sonuçları ve bizzat geliştirdiği şefkatli merak yaklaşımının terapötik potansiyelini bir araya getirerek bağımlılık meselesine dair panoramik bir resim çiziyor. Yazar sadece uyuşturucu veya alkol değil, sigara, kumar, seks, alışveriş, yemek gibi pek çok konuda öz yıkıma götüren her tür davranışı ele alıyor ve bağımlılığı, tedavi edilecek tıbbi bir rahatsızlığın ötesinde mağdurun kişisel hikâyesi, duygusal gelişimi ve beyin kimyasının birleşimi olarak inceliyor. Bağımlılığın işlevselliği, uyuşturucuyla savaş kampanyaları, dezavantajlı gruplarda uyuşturucu madde kullanımı, mağdurlara yönelik palyatif bakım tartışmaları, iyileşmenin ekolojisi, kitapta yer alan diğer başlıklar. Kendinizi, başkalarını ve dünyayı görme şeklinizi değiştirecek bir kült kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8f3041d-d400-40fc-bb3f-4c9c4115ee0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynadaki Buğu</image:title>
            <image:caption>‘Benim hikâyem, yolda karşılaştığım insanların izlerini taşır. Babamın öğrettiği küçük oyunlardan, annemin sessiz duasına; dost sohbetlerinden, kitapların koynunda sakladığım düşlere kadar hepsi bu hikâyenin sayfalarına serpiştirilmiş işaretlerdir. Ve ben biliyorum ki hikâyemi anlattığımda aslında yalnız kendimi değil, sizin de içinizde bir yerlerde saklı duran hatıraları açığa çıkarıyorum. Çünkü hepimiz ayrı ayrı görünsek de hikâyelerimiz birbirine dokunarak büyüyor. İşte bu da benim hikâyem...’ ‘Aynadaki Buğu’, milyonların sevgilisi Sinan Yağmur’dan içi insan ve hayatla dolu bir öz yaşam öyküsü. Geçmişin ayrıntılarından geleceğin ufkuna samimi ve cesaret dolu bir nazar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8782bc04-f66d-422b-9044-e1b484a97f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula</image:title>
            <image:caption>“Bizler nasıl bir umutsuzluk hastalığı kapmış olabiliriz?”
Gece Viyana’ya çökerken, hasta ve uykusuz Franz Ritter yatağında ngeçmişe savrulur: İstanbul, Halep, Şam ve Tahran yolculukları, belleğini dolduran sanatçılar, oryantalistler ve kâşifler… Ve tüm bu anıların
merkezinde, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki gerilimin ortasında duran ulaşılmaz aşkı Sarah.
Pusula, belleğin ritmine kapılmış bir zihnin kıvrımlarında dolaşırken klasik müzikten tasavvuf ezgilerine, Goethe’den Aragon’a uzanan kültürel bir harita açar. Mathias Énard, akademik araştırmanın
heyecanını ve kayıp duygusunun derinliğini ustalıkla harmanlarken, Doğu ile Batı arasındaki çekimi kişisel bir yaraya dönüştürür. Fransa’nın en prestijli edebiyat ödülü Goncourt’a, ayrıca ülkemizde Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’ne değer görülen bu roman, modern edebiyatın sınırlarını zorlayan, kurguyla düşünceyi zarifçe buluşturan bir zihin yolculuğu.
Yaşam, ölüm üzerine uzun bir meditasyon.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ddf971-ebd3-40bf-b271-6de193e4feee.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaslı Bir Kalp</image:title>
            <image:caption>&quot;Rebus nasıl her kitapta çıtayı daha da yükseltebiliyor? Ian Rankin bir dahi.&quot; –Lee Child “Çok beğendim! Rebus, kurmaca edebiyatının en büyük karakterlerinden biri.” –Marian Keyes “Olağanüstü. Finali okurları büyüleyecek. Herkes bundan bahsedecek!” –Mick Herron “Muhteşem, harika yazılmış, zekice ve ne muhteşem bir final!” –Kate Mosse “Eşsiz. Kusursuz bir şekilde işlenmiş, sürükleyici, incelikli bir dokuya sahip. Sırasıyla alaycı, acımasız, gözü kara, yürek yakan.” –Sarah Vaughan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61231dd1-0501-4bd0-b843-d0ebd87f7cca.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Ticari Yazışmalar El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Akademisyen-yazar Yavuz Odabaşı’nın titizlikle hazırladığı bu kitap, İngilizce ticari yazışmalar üzerine, özellikle orta düzeyde yabancı dil bilgisine sahip olan kişilerin daha sade ve kolayca öğrenip uygulayabileceği temel becerileri geliştirmeye yönelik bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d54686-3e3f-4da1-89a9-3a95d20030f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasatura – Yarası Keskin (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevgilisiyle mutlu bir gelecek planlayan bir kızdım fakat kader benim planlarıma göre adımlamadı. Beni psikopat bir adamla anlaşmalı evlilik yapmaya zorladı. Kaderin bana hazırladığı o gelecek keskin bir yaraya ev sahipliği yaptığında, boyun eğmek zorunda kaldım.

Kimsenin gözüne batmayan bir hizmetçiyken, günahkârların aziz taklidi yaptığı o kurtlar sofrasında oturur vaziyette buldum kendimi. Kalbimde tutarım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0625cfec-9f07-495d-b576-1a9e8b7f5f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakışlı Cezve</image:title>
            <image:caption>Okuduğum öyküleri, Doğu’nun otantik insanının gündelikleriyle yoğrulduğunu hemen ele veren ve o kültüre yoğunlaşmış bir anlatıcının varlığını hemen duyumsatan öyküler... Şiirlerindeki ses de geleneksel şiirimizin önemli duraklarına uğradığını, o duraklarda uzunca oyalandığını ve şiirlerini o duraklardan hareketle kurduğunu gösteriyor. Bu, önemli. Hayatın içinden söylediği sözler, sıcak ve sahici bir insanın,  yeni yüzyıla ve haksızlıklara çığlığı gibi... İnancım şu ki Fatma Bacara’nın, bu duygu ve birikim zenginliği önümüzdeki zaman içinde mazlumlar, düşkünler, yolda kalmışların yoldaşı olacak. Okuyacağınız  öyküler/şiirler, sahici bir insanın geleceğe gönderdiği naiv birer feryatdır. Az şey mi bu? Yokluğum onu çok telaşlandırmış, yaşlı kalbi heyecanlanmıştı. Kaybetme korkusunu taşıyan elleri titriyordu. Tekrar tekrar baktı aynı yere, sonra bir alt rafa ve sonra bir üst rafa baktı. Yoktu. İlerleyen yaşı ona bir oyun mu ediyordu? Aklını zorluyor, yokluyordu. Acaba başka bir yere mi koymuştu yoksa satmış mıydı? Son anılarında böyle bir sahne yoktu. Gidişim ona eski bir sevdanın varlığını hatırlatmıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95efa77-eb5f-477f-8d78-15d2e8befe65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Peri Masalı</image:title>
            <image:caption>Kirli bir peri masalındaydık en başından beri.Mutsuz sonları olan…
Sonsuza dek mutsuz sonlarda yaşayan… 
İyilerin öldüğü,kötülerin yaşadığı…
Bizim gibi arada kalmış olanların ise yaşamayı ya daölmeyi beceremediği…
Söylesene Özgür… 
Biz nasıl biteceğiz?
Cehennem evindeki yangından sağ çıkıp polislerden ve peşlerine düşen düşmanlardan kaçmayı başaran Yosun ve Özgür, Bay K ve Anıl ile birlikte ıssız bir dağ evine sığınır.Fakat geçmişlerindeki sırlar acımasız hayaletler gibi o evin tavanında dolaşırken; bu kez kendilerini yalnızca hayatlarını değil, tüm ülkenin gündemini altüst edecek bir olayın tam ortasında bulacak, geçmişlerindeki ve şimdilerindeki kayıpları birbirine karıştıracaklardır...
Ölüme Fısıldayan Adam ve Kibrit Çöpü Mezarlığı’nın ardından,serinin üçüncü kitabı her karakteri kendi cehennemine sürüklüyor.Kurtulan olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f38ff4ef-f67c-40f1-aafb-9ae6fdfeacc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Omzumdaki Serçe</image:title>
            <image:caption>Cebimdeki Güvercin kitabından tanıdığımız Sadık dede, bu kez evinden çıkıp sevgili Peygamberimizin yanına Medine’ye gidiyor. Sütunlar arasında kaybolmuş telaşlı bir serçeyle de orada karşılaşıyor. Bu karşılaşmanın sonrası sıcacık bir dostluk ve kavuşma hikâyesi... Omzumdaki Serçe’nin çizimleri, sayfa sayfa huzuru hissettirirken 5 yaş ve üzeri okurları fark ettirmeden kutsal mekânla tanıştırıyor. Kitap, Peygamber sevgisinin inceliğini Sadık dedenin cümlelerinde, Mescid-i Nebevî’nin huzurunu da hikâyesinde saklıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b4f738e-18b3-4f43-aa7c-8105fe46dbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhların ve Bedenlerin Hekimi Akşemseddin</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un fethi denilince Fatih Sultan Mehmed’den sonra akla gelen ilk isim olan Akşemseddin, sadece bir fethin manevi mimarı değil, aynı zamanda devrinin en iyi hekimlerinden biridir. Bu kitapta, tıp tarihinde ilk defa mikroptan “canlı tohumlar” olarak bahseden, hastalıkların bu yolla bulaştığı fikrini öne süren Akşemseddin’i âlim, hekim ve hoca kimliğiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fdc1823-ac3f-4c56-8faf-ce74b673d327.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Terzisi</image:title>
            <image:caption>Küçük bir şehrin tek terzisi olan Kelime Terzisi, eşi benzeri olmayan bir terzidir. Kumaşları iplikle dikmez, onun yerine masallardan, hikâyelerden, şarkılardan, sözlüklerden derlediği kelimeleri kullanır. Palto dikerken soba, şömine, sevgi, sarılmak gibi sıcak kelimeleri; yazlık kıyafetler için de hasır şapka, gölge, mayo gibi serin tutan kelimeleri seçer. Zamanla şehir büyür, her şey değişmeye başlar. İnsanlar modayı takip eder ve ona uygun giyinir. Böylece Kelime Terzisi de yaptığı kıyafetler de unutulur. İşte olanlar ondan sonra olur.  Çünkü Kelime Terzisi’nin ürettikleri, kıyafetten daha fazlasıdır. Modaya, tüketim kültürüne farklı bir açıdan bakan; insan için anlamlı ve değerli olanı işaret eden keyifli bir hikâye. Zengin resimler, kelimelerle ilgili etkinlikler, Kelime Tüneli adlı kelime oyunuyla bu kitap hem kitap hem eğlenceli oyun arkadaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d70bb7e-774a-4b5e-9d6e-57edea5de167.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsever Çocuk - Ertuğrul Gazi</image:title>
            <image:caption>Kayı Obası büyük bir kuraklık yaşamaktadır. Bu soruna çözüm bulmak için obanın ileri gelenleri toplanır. Toplantı sonunda verimli topraklara göç kararı alınır. Verimli topraklara ulaşmak için bütün oba batıya doğru göç eder. Göç yolunda Kayı halkını zorlu şartlar beklemektedir. Zorlu şartlara dayanamayıp geri dönenler olur. Yılmadan devam edenler bir devletin tohumlarını atar. Bu kitapta, Kayı Boyu’nun hayatta kalma mücadelesini ve Ertuğrul Gazi’nin obayı devlete dönüştürme yolundaki çabasını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df99be5e-dcc3-41af-9744-e639fb0f282a.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 1 - Uzay Kaçkını</image:title>
            <image:caption>Pirinç, yaptığı depreme dayanıklı geometrik ev projesi için bir proje danışmanı beklemektedir. Beklediği proje danışmanının geldiğini düşünür ama gelen kişi pijamalı Köfte’nin ta kendisidir. Köfte, Galaktik Emniyet Güçlerinden kaçarken kendisini “zaman konusunda kafası karışıklar”ın gezegeni olan Stemart 4K gezegeninde yani onların tabiriyle -Dünyalıların- gezegeninde bulur. Peki, farklı gezegenlerden olan bu ikili, birbiriyle anlaşmanın yolunu bulabilecek mi? Pirinç, gerçek proje danışmanıyla tanışabilecek mi? Peki Köfte uzay aracını tamir edip kaçmayı başarabilecek mi? Heyecanlı bir bilim kurgu macerası seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac28d60-e44a-4d07-9b18-3ce7431ab8ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 2 / Dünya Şaşkını</image:title>
            <image:caption>Doktor Fasulye’nin çalışmalarının peşinde olan Cem Cemil, bu amacına ulaşmak için Köfte’yi kullanmak ister. Köfte’yi ele geçirmek için Galif Muhafız Birliğinin süvari alayı olarak görev yapan robot arı kolonisi baltutları kullanır. Baltutlar, Pirinç’ten Köfte’yi teslim etmesini ister. Pirinç’in “Gezegenimden gidin!” demesini tehdit olarak algılayan baltutlar, Dünya’yı patlamış mısır hâline getirmek için küresel ısınma balonunu aktifleştirirler. Dünya’yı kurtarmak için önce Pirinç’in planını uygularlar. Plan başarıya ulaşmayınca bu sefer Köfte’nin planı devreye girer. Köfte ve Pirinç’in gayretleri, Dünya’nın patlatılmasını engelleyecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1279039a-b00e-4b3e-a173-65770a06af87.jpg</image:loc>
            <image:title>Köfte ve Pirinç Patlağı 3 - Galaksi Taşkını</image:title>
            <image:caption>Pirinç, Sütlaç Hanım, Bezelye ve Köfte bir sarmalla Kerpeten Vadisi’ne düşerler. Robokaller tarafından yakalanmak üzereyken çocuk ajan Bezelye sayesinde Hayyan gezegenine gelirler. Yap Roşkoş’un elinden Galif’i ve Galif hanedan üyelerini kurtarmak için plan yaparlar. Bezelye ve diğer çocuk ajanlar hanedan üyelerini kurtarmaya çalışırken Köfte ve Doktor Fasulye de Galif halkını bilinçlendirmek için harekete geçer. Köfte ve ikizi Piyaz’ın, Galif’in ve işgal altındaki tüm gezegenlerin kurtulması için yaptığı fedakârlıklar Galif efsanesinin gerçekleşmesi için yeterli olacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a03042-d0bf-45ea-9b5d-14dca9cae4ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Başörtüsü Kardeşliği - 1</image:title>
            <image:caption>Tesettür ve kadın erkek ilişkilerindeki sınırlar, özellikle lise çağlarında oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Gençler; duygular, inanç ve toplumsal sorumluluklara dair pek çok şeyin kesişim noktasında bunalmış hissedebilir. Başörtüsü Kardeşliği, sözünü ettiğimiz bu sıkışmışlığı yaşayan bir grup lise öğrencisinin macerası... Bu macerada gençler, öğrendikleri ile yaşadıkları dönemin çatışmalarını yorumlayarak çıkış yolu buluyor. Endonezya’da “Çok Satanlar” listesinden düşmeyen Başörtüsü Kardeşliği titiz bir yayına hazırlık süreciyle hazırlandı. Endonezya eğitim sistemi içinde yatılı olarak eğitim veren Siti Fatıma Dinî Yatılı Okulunun yıllardır değişmeyen iki birincisi var: Asha ve Khalda. Ama şimdi karşı karşıyalar çünkü Almanya’da eğitim bursu yalnızca birine verilecek. Asha ve Khalda daha yurt dışı eğitim bursu fikrine alışamadan ikinci şoku yaşıyor. Seçim için yeni bir sınava girecekler. Üstelik kendi okulları dışında ve tam bir dönem boyunca! Şaka mı? Hayır, değil!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7843ca3e-af23-4a9c-bd29-0dcd4bac8686.jpg</image:loc>
            <image:title>Esma ile Hüsna 10 Kitap Set</image:title>
            <image:caption>Esma ile Hüsna 10 Kitap</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f440ed0-7c9a-48b2-921a-e8b2f2357e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh-i Ekber&apos;in Yolunda</image:title>
            <image:caption>Şeyh-i Ekber’in Yolunda, Ekberî külliyatın okunması ve hikmetin idrak edilebilmesine dair usulüyle geleneğimizde var olan okuma edebini izah edebilmek adına kaleme alınmış bir girizgâh.  Eser, Muhyiddin İbn Arabî’de okumak ile Muhyiddin İbn Arabî’yi okumanın aynı şeyler olmadığını vurgulayıp Ekberî irfan ile Ekberî kültür arasındaki farkı ortaya koyuyor.  Sufi gelenekten farklı olarak marifetin hikmet üzerinden ifade edildiği bu okulun günümüzdeki en önemli meselesi olan modernliği, bu manada Ekberîliğin en önemli temsilcisi olan René Guénon üzerinden ele alıyor.  Sekülerlik ve hikmet meselesinin Guénoien silsileye tabiiyetin hasılı olduğunu vurgulayan ve kendi konumunu da buradan ifade eden yazar, Guénoien silsilenin meselelerini İşrâkîlik üzerinden tartışıyor. Şeyh-i Ekber’in Yolunda, bu mananın ilk kez yazılmış olması açısından büyük önem taşıyor.  Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri’nde okumak adına, dört bölüm hâlinde tertip edilen kitabın ilk bölümünde kısa tarihi ve usulüyle Ekberiyye; ikinci bölümünde Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri’nde okumanın manası; üçüncü bölümünde hikmetin ifadesi, Ekberî irfan ve kurucu metinler; dördüncü bölümünde Modernlik ve Ekberiyye bahsi; son bölümünde ise Tıbbu’r-Ruhani üzerine bir risale yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7afee60b-cbcb-487f-be49-1db1b25b1444.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşim Tehlikeli mi?</image:title>
            <image:caption>Elimizdeki kitap, partner/eş şiddetinin ortaya çıkış nedenlerini sınıflandırarak şiddetin toplumsal ve psikolojik boyutlarını anlamaya yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Namus algısı, ruhsal bozukluklar, madde kullanımı ve durumsal çatışmalar gibi etkenler üzerinden şiddetin dinamiklerini ele alırken, her tür için önerilen müdahale yöntemlerine yer veriyor. Eş Şiddeti Tehlikeliliği Değerlendirme Psikoeğitim Programı ile desteklenen bu çalışma, toplumsal farkındalık geliştirmek isteyen herkese ışık tutmayı amaçlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22f01d2a-6d01-48a1-ac08-bdf79017e97f.jpg</image:loc>
            <image:title>Vay Canına</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir “kimim ben?” Yolculuğu vardır… 
Küçük timsahımız da bu yolculuğa kocaman bir “VAY CANINA!” diyerek başlayarak; kendini tanımanın, duygularını anlamanın ve dünyayı keşfetmenin büyüsünü yaşıyor. 
Çıktığı yolculukta; PANGOLİNDEN; korkunun koruyucu yanını. QUOKKADAN; mutluluğun bulaşıcılığını. DENİZATINDAN; özgürlüğün anlamını. KELAYNAKTAN; yuvanın kalpte olduğunu öğrenecek. 
Korkudan cesarete, hüzünden gülümsemeye, özgürlükten aidiyete uzanan bu macera; çocuklara hayatın en önemli dersini fısıldıyor: KENDİN OLMAK, DÜNYANIN EN BÜYÜK KEŞFİDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd6c6c0-7482-44b3-89b1-5503c6de3b39.jpg</image:loc>
            <image:title>Hükümran 3</image:title>
            <image:caption>Berzâh gitti.  
Ama hâlâ karşımda sanki... Gözlerimin içine nefretle bakıyor ve göğsüme  
sapladığı bıçağı acımasızca çevirip duruyor.  
Ne dur diyebiliyorum  
ne de elimi kaldırıp  
onu durdurabiliyorum.  
Artık hiçbir hükmü yok. Yürüdüğümüz yolun sonu, uçurumla bitti. 
 
Yine bir 12 Kasım gecesi, ardında bir kıyamet bırakarak ortadan kaybolan Berzâh, bu defa çok daha büyük bir tehlikenin içinde bulur kendini.  
 
Peşinde oldukları gerçekleri yalnızca o biliyordur artık: Geçmişin yalanlarını, iç içe geçmiş tuzakları kuranı, Savaş’ın geride bıraktığı mektubun sırrını ve hayatlarını tehdit eden esas düşmanlarının adını…  
 
Gerçekler ortaya dökülemeyecek kadar acı verici, bir daha Aybars’la yan yana gelmek istemeyeceği kadar da kirlidir fakat önünde uzanan yeni yol, onu bir seçim yapmaya mecbur bırakacaktır. 
 
Ya Lorenzo Martini’nin dostluğunu kabul edip bambaşka bir hayata adım atacak ya da Aybars’a gerçekleri anlatıp herkesin kaderini altüst edecektir.  
 
 Bir zaman sonra yolları yeniden birbirine çıkan Berzâh ve Aybars, yan yana değil karşı karşıya oldukları bir savaşın içine düştüklerinde, aşkla düşmanlık arasındaki o ince çizgide kaybedeceklerdir kendilerini.  
 
En çok da kalplerini…  
 
 
“Hep olmak istediğin gibi özgürsün,” 
dedim ağladığımın farkında olmadan.  
“Dışarıda olmasa da içimde  
bir mezarın var artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acbf0e3a-d38d-413b-995a-59ea0dc51e7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritik Madenler Çağı - Enerji Dönüşümünün Jeopolitiği</image:title>
            <image:caption>Binlerce yıldır insanoğlunun yerküredeki medeniyet macerasını madenler isimlendirmiştir. İnsanoğlunun maden kaynaklarına sahip olma ve bunları kullanma becerileri toplumları, yönetimleri, ülkelerin sınırlarını ve çağları değiştirmiştir. Günümüzde ise dünya iklim krizinin neden olduğu yeni bir değişimin eşiğindedir. İklim krizinin aşılabilmesi enerji dönüşümüne, enerji dönüşümünün gerçekleşebilmesi de kritik madenlerin varlığına bağlıdır. Dünya yeni bir çağa, “Kritik Madenler Çağı”na girerken küresel jeopolitikte yüz yıl önce petrol için karılan kartlar günümüzde kritik madenler için yeniden karılmaktadır. Kritik madenlerin ulusal güvenlik, enerji, ekonomi, endüstri ve teknoloji alanlarındaki önemi artıkça ülkeler bir taraftan varlıklarını sürdürmenin ve refahlarını artırmanın yollarını bulmaya çalışmakta; diğer taraftan kaynak milliyetçiliği tüm dünyada giderek yükselmektedir. Tarih bize ulusal güvenlik için aklın ve kaynakların her ikisinin birden yeterli seviyede olması gerektiğini öğretmiştir. Bu kitap, Amerika Birleşik Devletleri’nin kritik madenlere yönelik öncü nitelikteki politikalarının yaşanan gelişmeler ışığında geniş kapsamlı bir değerlendirmesini yapmakta ve devletler arasında neomerkantilist uygulamaların giderek arttığı içinde bulunduğumuz süreçte Türkiye’nin ulusal güvenliği için çeşitli politika önerileri getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/234339b0-9846-46ce-b27f-0db4d82a9038.jpg</image:loc>
            <image:title>Danışmanlık İncileri Uygulamacı İçin Düşünceler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
     BÖLÜM I: DANIŞMANLIK FELSEFESİ 
 
     BÖLÜM II: DANIŞMANLIĞIN AMAÇLARI VE SINIRLARI 
 
     BÖLÜM III: DANIŞANLARIN DANIŞMA NEDENLERİ 
 
     BÖLÜM IV: DANIŞMANIN ROLÜ 
 
     BÖLÜM V: DANIŞMANLIKTA SORUNLAR 
 
     BÖLÜM VI: TEKNİKLER ve İŞLEMLER 
 
     BÖLÜM VII: YAP ve YAPMA 
 
     BÖLÜM VIII: SONLANDIRMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d9d195b-982d-416e-9484-ddb18cd979a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklın Bilinmeyene Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>İnsanlar evrende bedenleri ile gidemedikleri yerlere zihinleri ile gittiler. Duyuları ile alamadıkları sinyalleri beyinlerinin yarattığı araçlarla elde ettiler. Ve bize inanılmaz büyüklükteki evreni gösterdiler. 
Bizler, henüz çözülememiş sırlarla dolu bir evrende yaşıyoruz. Bu eserde evreni anlamak ve sorularımıza yanıtlar bulmak amacıyla, her adımda başka soru ve yanıtlarla karşılaşmayı göze alarak, zamanda geriye ve ileriye doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. 
Aklın Bilinmeyene Yolculuğu ile akıcı, akılcı ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile sadece yaşadığımız evreni değil modern bilim konularını da mercek altına alıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c15cebf-effe-4949-ba59-4dddfff7abb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın ve Varoluşun Kökleri</image:title>
            <image:caption>“Var olmak, örtüşmemektir.” 
Her tür “uyum”un içkin bir doygunluğa ve dolayısıyla da bir tıkanmaya yol açtığı bir evrende, gerçek yaratım nerede başlar? François Jullien bu çalışmasında, sanatın ve varoluşun başlangıcını, her türlü “uygunluk”tan sapma, ayrışma ve yarılma olarak düşünmeye çağırıyor bizi. Örtüşümsüzlük -Fransızca özgün adıyla dé-coïncidence- sadece bir kavram değil, aynı zamanda Batı metafiziğinin içkin çelişkilerine karşı geliştirilmiş düşünsel bir devinimdir. 
Jullien, yaratıcı sürecin ya da bilinçli varoluşun herhangi bir büyük anlatının sunduğu “başlangıç” kurgularından değil, bizzat mevcut düzenin içinden kopan küçük ve sistemli çatlaklardan filizlendiğini öne sürüyor. Tıpkı sanatta olduğu gibi: Bir tablonun yüzeyine sızan çatlak ya da biçimle destek arasındaki küçük bir kayma/örtüşmeme, yeni bir estetik bilincin doğmasına neden olabilir. Bu düşünsel açılımı hem modern sanat hem de evrim kuramı üzerinden sürdüren Jullien, insanın doğayla olan ilişkisini de bu “örtüşmeme” ekseninde yeniden tanımlıyor. Bu kitapta, gerçekliğin mutlak bir denkliğe değil, ancak ayrışmaların verimli gerilimine dayandığını; yaratımın ise tam da bu “örtüşümsüzlük”te filizlendiğini göreceksiniz. Jullien’in özgün kavrayışı, varoluşu ve sanatın oluş/um sürecini yeniden düşünmek isteyen herkes için bir başlangıç sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be4c2c5a-585a-4f2f-ac1e-1efdccd2df32.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıksız Denizler</image:title>
            <image:caption>Fikret Özkurt, usta kalemiyle bu kez, bir yaşam kurmanın telaşındaki deniz insanlarının hüzünle dolan hikâyelerini, ılık bir rüzgâra yükleyip, okurun yüreğine bırakıyor. 
“Katlanmakla yok olmak gibi sadece iki yolun olması bazen korkutuyor beni. İçimi korkular kaplıyor. Takatimin sınırlarına geldiğimi düşünürüm. O anda ne bir kelime konuşacak hâlim olur ne atacak bir adımım kalmıştır… Boğulur gibiyimdir. Sonra nasıl oluyorsa oluyor bir nefes koyuveririm derinden. Belki bir of çekerim ve yeniden dönerim hayata. Kerhen yani, çok da fazla istemeden.
Hayat bu… Ne yapalım? Hayat böyle… Yaşanıyor da çekiliyor da. Sonunda zaten herkesinki gibi bitmeyecek mi, denir ya. Bitecek elbette. Biz de öyle dedik. Nasıl olsa bitecek. Öyle ya da böyle...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4124f95-23d6-460a-b3a8-caebda9a2220.jpg</image:loc>
            <image:title>Dezenformasyona Karşı Bağışıklık</image:title>
            <image:caption>Gerçekle yalan arasındaki çizgi hiç bu kadar bulanık olmamıştı. Her gün sayısız bilgiye maruz kalıyor, ama hangisine güveneceğimizi artık bilemiyoruz. Komplo teorileri, sahte haberler ve ustaca kurgulanmış manipülasyonlar… Hepsi zihnimizi hedef alıyor. 
 
Cambridge Üniversitesi sosyal psikoloji profesörü Sander van der Linden, Dezenformasyona Karşı Bağışıklık’ta bu çağın görünmez salgınını, yani yanlış bilginin bulaşıcılığını inceliyor. Neden bazı yalanlar bu kadar inandırıcı? Neden zeki insanlar bile aldanabiliyor? Ve en önemlisi – kendimizi bundan nasıl koruyabiliriz? 
 
Van der Linden, sosyal psikolojinin en yeni bulgularını kullanarak “psikolojik bağışıklık” adını verdiği bir yöntem öneriyor. Tıpkı bir virüse karşı aşı geliştirmek gibi, zihinlerimizi de küçük dozda dezenformasyona maruz bırakarak savunma gücümüzü artırabileceğimizi, bir tür “psikolojik aşı” kullanabileceğimizi söylüyor. Bu yaklaşım, bireylerin manipülasyon tekniklerini önceden tanıyarak daha dirençli hale gelmesini sağlamayı amaçlıyor. 
 
Dezenformasyona Karşı Bağışıklık, zihnimizin savunmasız noktalarını irdeliyor. 
İnsan zihninin kırılganlığını ve eleştirel düşünmenin gücünü ortaya koyuyor. 
Okurunu politik bir cepheleşmeden uzaklaştırıp, entelektüel dayanıklılığa yönlendiriyor. 
Bizi, çağımızın en güçlü silahı olan eleştirel düşünmeyi yeniden hatırlamaya itiyor. Gerçeğin değeri giderek ucuzlarken, bakışlarımızı kendi zihnimizin derinliklerine çeviriyor. Yanılsamalarla örülü bir dünyada, en karanlık bölge çoğu zaman dışarısı değil – zihnin kendisidir. Ama ışık da yine oradan doğar: Fark ettiğimiz anda, manipülasyon gücünü yitirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e496766-b0c1-4070-b98c-8dc1c24f78f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kharon’un Kayığı</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yazarı, geçmişin karanlığına ışık tutmak için pek çok kutsal alanın arkeolojik kazısında çalıştı, tapınak ve inançların enkazından kutsalların temsillerini çıkardı. Yüzbinlerce inanırın inanç ve ritüellerinin izlerini taşıyan yıkıntılardan tanrıların ölülerini topladı ve onların kırılmış taştan heykellerini tümlemeye uğraştı. Zamanla yitmiş ve hayatla aşınmış olanda, enkazlarda ve kalıntılarda bugünün can alıcı meselelerine ışık tutan okunaklı bir metinle karşılaştı.  Bu yüzden bu kitap şu soruyla başlar: “Hayvan değil, bitki değil, insan değil bir tanrı niçin ölür?” 
İsmail Gezgin, bu çalışmasında milyonlarca yıllık izleri takip ederek inancın rüyalarla ilişkisini irdeliyor ve zamanın ruhuna uygun olarak sürekli yeni unsurlar eklenen öteki dünya algısının hangi dünyevi ihtiyaçlar neticesinde ortaya çıktığını sorguluyor. Başlangıçta küçük bir gruba sonsuz yaşam imkânı sunan, ödül ve ceza gibi içerikler taşımayan öteki dünya inancının, zaman içinde nasıl kurumsallaştığını ve insan yaşamını dinselleştirip siyasal iktidarın hizmetine girdiğini gözler önüne seriyor. 
Yerleşik tarım kültürüyle birlikte tanrılar da tapınaklar sayesinde insan içine karışmış, dahası siyasal iktidarla akrabalık kurarak Gılgamış gibi krallar vasıtasıyla yaşamı ipotek altına almışlardı. İnancın siyasallaşmasıyla birlikte ölüm de nekropolitik bir içerik kazanmış ve ölümden sonra yaşam müjdesi veren öteki dünya, Cennet ve Cehennem ayrımıyla iktidarın sopasına dönüşmüştü. 
Kharon’un Kayığı, Homeros’un, Vergilius’un, Ârdâviraf’ın rehberliğinde milyon yıl öncesine tersine bir yolculuğa çıkıyor. Ölümden sonra sonsuz bir yaşam düşüyle başlayan inancın, antikçağlardan itibaren ayrıcalıklı sınıf aracılığıyla nasıl yasaya dönüştürülerek dünyayı cehenneme çevirdiğinin dile getirilmeyen anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f10c078-53e3-412b-ba7c-8580d8541c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeftali Çiçeği ve Ölümsüz Aşk</image:title>
            <image:caption>Üç Hayat, Üç Dünya, Tek Kader 
Bir bedenden diğerine, bir zamandan ötekine savrulan bir ruh… 
Her dünyada farklı bir kimlik, farklı bir kader ve her köşede pusuda bekleyen bir tehlike. 
Aşk, hikâye, özgürlük... 
Ama hepsinin ardında çözülmeyi bekleyen karanlık bir düğüm var. 
Her adım, onu gerçeğe biraz daha yaklaştırırken başka bir dünyada her şeyi değiştirebilir. 
Zamanın duvarları ince, kaderin ipleri kırılgan. 
Ve üç yaşamdan biri, diğer ikisini sonsuza dek yok edebilir. 
Dünyalar arasında gelip giden bu hikâye kime ait olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168a203f-4c08-4d6d-b838-422c5d4df2d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Husky ve Beyaz Kedisi Shizun</image:title>
            <image:caption>İhtişam ve yıkım arasında gidip gelen bir imparatorun hikâyesi 
Diz çökmeyenleri kana bulamış, en yakınlarını gözünü kırpmadan feda etmiş. 
Adı, korkuyla ve lanetle anılmış. 
Mo Ran, ömrünün sonunda kendi mezarını kazarak, karanlığa gömülürken her şeyin bittiğini sanmıştı. 
Ama ölüm bir son değildi. 
Gözlerini yeniden gençliğinde açtığında, karşısında bambaşka bir ihtimal belirdi. 
Hatalarını düzeltme, pişmanlıklarını telafi etme ve kaybettiklerini geri kazanma ihtimali… 
Fakat kaderin oyunu acımasızdır. 
Geçmişin gölgeleri peşini bırakmayacak, aşk ile nefret, sadakat ile ihanet arasında yine seçimler yapmak zorunda kalacaktır. 
Bu kez farklı m davranacak yoksa aynı trajediyi tekrar mı yaşayacak? 
İkinci bir şansın destansı sınavı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/034d06df-5c92-41cc-a22d-e7ea0a4fca33.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ teknolojileriyle birlikte içinde bulunduğumuz çağ, insanlık tarihinin en köklü değişimlerinden birine tanıklık etmektedir. Zira yapay zekâ; üretim süreçlerinden gündelik yaşam deneyimlerimize, bilgi formlarından iktidar yapılarına kadar her düzeyde toplumsal yaşamımızı yeniden dokumaya başlamıştır. Bu minvalde değerlendirildiğinde içinde bulunduğumuz dönem sadece teknolojik bir devrimin habercisi değil, aynı zamanda yeni bir toplumsal ve kültürel devrimin başlangıcını oluşturmaktadır. 
 
Bu kitap, sosyolojinin klasik ve çağdaş kuramlarını yapay zekâ çağının dinamikleriyle buluşturarak algoritmik toplumun anatomisini gözler önüne seriyor. Teknolojik kapitalizm, algoritmik gözetim, dijital dayanışma, sanal kimlikler, yapay zekâyla güçlenen eşitsizlikler, ütopyalar ve distopyalar arasında salınan, algoritmalarla zihinlerin iç içe geçtiği yeni topluma dair kapsamlı bir okuma sunuyor. 
 
Neticede bu kitap yalnızca akademik bir araştırma değil; aynı zamanda geleceğin toplumuna dair bir yol haritası. Öğrencilerden araştırmacılara, meraklı okurlardan uzmanlara kadar herkes için yapay zekanın sosyolojik boyutlarını anlaşılır, eleştirel ve düşündürücü bir şekilde sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5dc7486-6dae-42c6-be55-2659bc8a0d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Alnıma Güneş Kondu</image:title>
            <image:caption>Kendini bir şey sanan kış 
Güvensin dursun soğuğuna 
Şarjörüm bahar dolu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61b4bad0-48d1-4ed6-9dd7-f02d1ee82a46.jpg</image:loc>
            <image:title>En Karanlık Gecem</image:title>
            <image:caption>En Karanlık Gecem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e9714c4-39d8-4236-a38c-3be8b57fd18f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Hukuk Sisteminde Belediye Zabıtası</image:title>
            <image:caption>Belediye zabıtasını ilgilendiren mevzuatın dağınık olması, konu üzerine yapılan akademik çalışmaların tutarlılığını bozmakta ve daha da önemlisi, alınan idari kararların hukuki temelini zayıflatmaktadır. Serkan Aktepe’nin bu eseri, zabıta kurumunun görev, yetki ve idari yaptırım usullerini sistematik bir bütünlük içinde sunarak bu karmaşayı gidermeyi amaçlamaktadır. Kitap, yöneticilere hukuka uygun ve etkin bir teşkilat yönetimi için sağlam bir zemin hazırlarken, akademisyenlere de literatürdeki önemli bir boşluğu dolduran referans bir kaynak olma özelliği göstermektedir. 
Ancak eser, asıl ayırt edici gücünü, idari alanın ötesine geçerek zabıtanın ceza hukuku karşısındaki konumunu analiz ettiği bölümde gösteriyor. Zabıta Personelinin &quot;fail&quot;, &quot;mağdur&quot; ya da “tanık” olabileceği 22 farklı suç tipini güncel yargı kararlarıyla mercek altına alarak, sahadaki idari bir işlemin ne zaman ağır bir cezai sorumluluğa dönüşebileceğinin haritasını çıkarıyor. Bu yönüyle kitap hem kapsamlı bir mevzuat rehberi hem de kritik bir risk yönetimi aracı niteliği kazanmaktadır. 
Öne Çıkan Özellikler: 
• Dağınık mevzuatın; idari yaptırımlar, denetim usulleri ve görev tanımlarıyla bütüncül analizi. 
• Personelin taraf olabileceği 22 farklı suç tipinin (görevi kötüye kullanma, zor kullanma vb.) güncel yargı kararlarıyla derinlemesine incelenmesi. 
• Belediye avukatları ve diğer araştırmacılar için önemli bir referans kaynağı olması.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aee7afd9-4f94-42a3-923d-37e6c97459de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandıkta Hukuk</image:title>
            <image:caption>2017 yılında yapılan Anayasa değişikliği, Türkiye’de yalnızca hükümet sistemini değil; seçim hukukunu, temsil anlayışını ve siyasal meşruiyet düzenini de köklü biçimde yeniden tanımlamıştır. Bu yeni dönemde seçimler, sadece oy verme işlemi olmaktan çıkmış; halk iradesinin hukuki karşılık bulduğu bir ortamda anayasal ilkelerle sınandığı ve demokratik işleyişin daha sıklıkla gözlemlendiği bir alan haline gelmiştir. 
     Bu eser, 1982 Anayasası çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluş sistematiğini, milletvekili seçilme yeterliliğini, seçim çevresi yapısını, adaylık süreçlerini, oyların sandalyeye dönüşümünü ve yargı denetimini bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. 
   Kitap, yalnızca yasal düzenlemeleri açıklamakla kalmamakta; seçim hukukunun arkasındaki anayasal ilkeleri, siyasal işleyişi ve temsilin kurumsal niteliğini analiz etmektedir. Seçim sürecine hem hukuki hem de demokratik bir perspektiften bakmak isteyenler için sağlam bir kaynak sunmaktadır. 
    Birinci bölüm, TBMM’nin anayasal temelde nasıl kurulduğunu ve bu yapının demokratik temsille ilişkisini ortaya koymaktadır.  
    İkinci bölüm ise seçim sürecini belirleyen temel unsurları; adaylık koşullarını, oy kullanımına ilişkin düzenlemeleri, baraj sistemi ve yargı denetimi gibi kritik başlıkları sistemli bir biçimde incelemektedir. 
   Sandıkta Hukuk, oy verme eyleminin ötesine geçerek, seçim hukukunun yapısını, demokratik temsilin işleyişini ve anayasal çerçevenin sınırlarını anlamaya katkı sunan kapsamlı ve özgün bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09dca558-9726-48f3-a2d5-bda7933a330b.jpg</image:loc>
            <image:title>Said Nursi’nin Tasavvuf Anlayışı</image:title>
            <image:caption>TASAVVUF 
 
Nur Cemaatlerinin ve tasavvuf halkası içinde yer alanların arasındaki ilişkinin en esaslı belirleyicisi, hatta boğazlarda düğüm, gönüllerde perde olarak duran Said Nursî’nin tam olarak anlamlandırılmadığını düşündüğüm “Zamanımız tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır” sözüdür. 
 
Bu sözde özne “zaman”dır ve sözün söylendiği zamanı esas almaktadır. Yoksa tarikata bir karşıtlığı ifade etmemektedir. 
 
Ancak başkaca bir söz ve değerlendirmeye gerek görülmemiş ve bu yüzden Nur talebeleri tarikata ve mensuplarına; tasavvuf yolundakiler de Said Nursî’ye ve Nur talebelerine mesafeli durmuştur. Hatta bazen birbirlerine tedavi edilmesi gereken manevi hastalar, bazen de çıkmaz bir yolun iflah olmaz yolcuları gibi baktıkları/bakanlar olmuştur. 
 
Bu çalışmanın amacı, böyle bakanlara farklı bir bakış açısı sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c310a6e-364b-4164-94d5-027159e01a59.jpg</image:loc>
            <image:title>Metaetik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Ahlaki standartlar kültürden kültüre değişir mi? Ahlaki olgular var mıdır? İyilik nedir? Eğer ahlaki olgular varsa bunları nasıl öğreniriz? Tüm bunlar ahlakın statüsünü, etik olguların doğasını, etik bildirimlerin anlamını araştıran ve etiğin bir dalı olan metaetiğe ait sorularıdır. Metaetik; yeni başlayanlara soyut gelebilir ve dolayısıyla etiğin daha somut konularını araştıran, diğer iki alt alanı olan (normatif) etik kuram ve uygulamalı etikten çok farklı görünebilir, ancak etiğin en hızlı büyüyen ve en heyecan verici alanlarından biridir. 
Metaetik Nedir? adlı bu eser, bu önemli alanın gizemini çözmekte ve bu alanla ilk kez tanışan öğrenciler için ideal bir kaynak olma özelliği taşımaktadır. Yazar Matthew Chrisman bu eserde, önce metaetiğin kısa bir tarihsel özetini sunmakta, ardından “kavramsal bir araç seti” geliştirerek aşağıdaki temel konuları tanıtmakta ve bunları değerlendirmektedir: 
• Etik gerçeklik: Doğalcılık, doğaldışıcılık, ahlaki olgular ve realizm-antirealizm ayrımı ile ilgili sorular da dâhil. 
• Etik dil: Dil gerçekliği temsil eder mi? Ahlaki bildirimler hangi zihinsel durumları ifade eder? 
• Etik psikoloji: Humecu motivasyon kuramı ve ahlaki yargı ile motivasyon arasındaki bağlantı. 
• Etik bilgi: Sezgici ve bağdaşımcı ahlak epistemolojileri ile metaetikte nesnellik ve görelilik kuramları. 
• Geleneksel-olmayan kuramlar ile metaepistemoloji ve metanormatif kuramın uzantıları da dâhil olmak üzere metaetikte yeni yönelimler. 
Bölüm özetleri, anlama soruları ve sözlük gibi ek bölümler ve kısımlar bu eseri metaetiğe ideal bir giriş kitabı haline getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ba4693-d13f-4fbb-9bd0-ffd19263cd00.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikri Mülkiyet</image:title>
            <image:caption>Fikri mülkiyetin statüsü nedir? Patentler ve telif hakları özgür bir toplumda meşru mudur? 
Shaffer, bu sorulara temel özgürlükçü ilkelere başvurarak yanıt verir. Yalnızca insanların birbirleriyle özgürce müzakere ettiği düzenlemeler kabul edilebilir: bir devlet tarafından dayatılan yasalar kabul edilemez. İnsanlar fikir veya kitapların satışını veya iletimini sınırlayan sözleşmeler yapabilirler, ancak bunlar yalnızca onları yapanları bağlar. 
Fikri Mülkiyet, liberteryen hukuk teorisine önemli bir katkı ve hayati bir konu hakkında vazgeçilmez bir rehberdi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da292b99-41e2-4f0d-8ff2-81feda00f62d.jpg</image:loc>
            <image:title>MIH 3: Sağır Yürek – Hediyeli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇERİK: 
MIH 3: Sağır Yürek (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Özel Kesim Püsküllü Ayraç 
Özel Kesim Küre Ayraç 
Özel Tasarım Poster 
Defter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0170f78-c7b3-483a-9a6b-c9b0b85cd6a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu</image:title>
            <image:caption>Mutluluk, peşinden koşulması gereken bir hedef mi, yoksa yanlış yönlendirilmiş bir arayış mı? 
 
Derren Brown, akıcı kalemiyle mutluluk kavramına dair köklü yanlışları yıkıyor. Popüler kişisel gelişim kitaplarının sunduğu boş vaatlerden sıyrılarak tarih boyunca filozofların bu konuda neler söylediğini inceliyor. 
 
• Mutluluğu nasıl tanımlıyoruz? 
 • Kaygı ve korkularımızdan nasıl kurtulabiliriz? 
 • Daha iyi bir yaşam için gerçekten nelere ihtiyacımız var? 
 
Brown, bu sorulara hem felsefi hem de psikolojik açılardan yaklaşarak okuyucularına yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bu kitap, mutluluk hakkında bildiklerinizi sorgulamanıza ve hayatınızı yeniden şekillendirmenize yardımcı olacak. 
 
Gerçek huzuru bulmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e174192-c5de-43d5-88a8-c0862a33ef3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kare Kitap</image:title>
            <image:caption>“Her şey ne acayip oldu, yaşama sevincimi kaybettim ben! Yavaş yavaş gerçekleşti bu ve nasıl olduğunu asla anlayamadım! Atom gibiydim eskiden! Pandemiden etkilenmediğimi düşünüyordum fakat iki senede günden güne bittim bence ben! Büyük bittim! Yine de her şeye rağmen hayata bir yerlerden tutunmaya çalışıyorum! Fakat uzatmaları oynadığım hissiyatından da bir türlü kurtulamıyorum! Oyuna devam ama eğlendiğimden değil! Alışkanlıkmış hep meğersem! Geri sayım başlamış, anlamamışım! Çok eğlendiğim zamanlar şimdi çok uzak görünüyor bana! Sanki hep öyle sürecek gibiydi hayat! Sürmedi ama!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2229bd40-d969-49dc-9ecf-cdd76abd0435.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneme ve Oğluma</image:title>
            <image:caption>Bu kez yeni serinin ikinci kitabı Anneme ve Oğluma ile karşınızdayım. Serinin ilk kitabı Anneme ve Kızıma’da ünlü isimler annelerine ve kızlarına mektuplar yazmışlardı, şimdi yine hepsi birbirinden kıymetli isimler annelerine ve oğullarına mektuplar yazdılar. 6 Şubat depreminin üzerinden iki sene geçti ama hâlâ bölgenin hepimizin yardımına ihtiyacı var. Sizin Öykünüz kitabımızla Hatay’a elimizi uzatmıştık. Anneme ve Kızıma kitabımızın satışından elde edilen gelirle de Kahramanmaraş’a ulaştık. 
Umarım böyle başka üzüntüler yaşamayız ve bu kitapları yazıp, bu yola çıkmamıza vesile olan ilk hedefimizi gerçekleştiririz. O hedefimiz Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamayan kız çocuklarımızı okutmaktı. Anneme ve Oğluma kitabımızla, bu amacımıza geri döneceğiz. 
İşte bu güzel amacımız için kâğıda, kaleme sarılıp birbirinden güzel ve anlamlı mektuplar yazan değerli isimler: 
Aslıhan Doğan Turan 
Aslışah Alkoçlar 
Burcu Kara 
Büşra Orakçıoğlu 
Canan Ergüder 
Cansel Elçin 
Damla Sönmez 
Demet Özdemir 
Derya Uluğ 
Ece Uslu 
Ecem Özkaya 
Gamze Keçeli 
Nur Sürer 
Nurgül Yeşilçay 
Özge Özberk 
Özlem Süer 
Pınar Erbaş 
Şevval Sam 
Yasemin Sakallıoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7122974b-50f9-4e68-a807-f68205a1f11a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kent Hakkı Yerel Demokrasi ve Sürdürülebilirlik</image:title>
            <image:caption>Bu eser yalnızca masa başında kaleme alınmış bir akademik metin değil; iki ülke ve onlarca şehirde yerinde edinilen deneyimlerle ve uzun soluklu bir araştırma sürecinin birikimiyle şekillenmiş özgün bir çalışmadır. Araştırmanın uluslararası boyutunda, kent hakkı kavramının doğduğu ve geliştiği kentlerden olan Avusturya&apos;nın Graz ve İtalya&apos;nın Orvieto şehirleri ziyaret edilmiş; bu çerçevede Avrupa&apos;daki katılımcı şehircilik, sürdürülebilirlik ve sakin şehir uygulamaları yerinde incelenmiştir. Bu gözlemler, yalnızca kuramsal bilgiyi değil, aynı zamanda bu kavramların pratikte nasıl karşılık bulduğunu anlama fırsatı da sunmuştur. 
Türkiye ayağında ise 19 il ve 19 ilçede yürütülen kapsamlı incelemeler, kentsel mekânın dönüşümünü, yerel yönetim pratiklerini ve kent yaşamına ilişkin toplumsal dinamikleri çok yönlü biçimde değerlendirmeyi mümkün kılmıştır. Bu gözlemler, mevcut durumu betimlemenin ötesine geçerek, yerel yönetimler ve kentliler açısından izlenmesi gereken olası bir yol haritasına dair önerilerin geliştirilmesine zemin hazırlamıştır. 
Bu yönüyle eser, yalnızca kuramsal tartışmaları aktaran bir çalışma olmanın ötesine geçmekte; uluslararası deneyimlerle yerel gerçekliği buluşturarak, uygulanabilir politika önerilerine yönelen bir bilgi üretim süreci ortaya koymaktadır. Özellikle belediyeler ve yerel yöneticiler açısından bu eserin, sakin şehir yaklaşımı çerçevesinde çok sayıda pratik çıkarım ve politika önerisi sunduğu söylenebilir. Kitap, kent hakkı ilkesinin sahada nasıl somutlaştırılabileceğine dair örnekleriyle, yerel yönetimlerin stratejik planlama, katılımcı yönetişim, çevresel sürdürülebilirlik ve kentsel yaşam kalitesi alanlarında doğrudan yararlanabileceği bir rehber niteliği taşımaktadır. 
Türkiye&apos;de kent hakkı literatürünün hâlâ sınırlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu kitap, hukuk perspektifinden hazırlanmış ilk kapsamlı çalışma olma niteliği taşımakta; aynı zamanda yerel demokrasi ve sakin şehir paradigması arasındaki bağlantıyı doğrudan kuran öncü bir araştırma olarak öne çıkmaktadır. Okur, bu eserde yalnızca Henri Lefebvre, David Harvey ve Don Mitchell gibi teorisyenlerin görüşlerini değil, aynı zamanda Türkiye&apos;de kent hakkının hayata geçirilmesi için atılması gereken somut adımlara dair kapsamlı bir analiz de bulacaktır. Böylece kitap hem kuramsal düşünceyi hem de uygulamaya dönük önerileri bir araya getirerek, kent hakkı alanında yeni bir tartışma zemini açmayı ve yerel yöneticiler için pratik bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d296a8-681e-46ec-8d64-6e7d2722aeb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanusun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Okyanuslar çok eski zamanlardan beri varlar. Çok büyükler ve dünyaya etkileri de çok büyük. Ayrıca çeşit çeşit canlıya ev sahipliği yapıyorlar. O yüzden onların hikâyesi çok önemli. Küresel bir soruna iyimser bir bakış sunan bu kitap, küçük okyanus severler için bir çağrı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd9fd41b-aa16-4782-b68a-7055563b65b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin İçin En İyiyi Dilerim</image:title>
            <image:caption>Bir annenin çocuğu için dilekleri…. Tüm dünyada 1 milyondan fazla satan mega bestseller! Hayattaki en değerli varlığınız olan çocuğunuza verebileceğiniz en anlamlı hediye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/851c6d12-e7fe-4867-8f4e-13c9115e336a.jpg</image:loc>
            <image:title>Lunicorn ve Alena</image:title>
            <image:caption>Bulutların üzerindeki gizli bir dünyada, parlak ve ışıltılı boynuza sahip Lunicorn adında tek boynuzlu bir at yaşardı. Lunicorn ve Alena, iyilik yapmanın, paylaşmanın ve kendi benzersiz ışığını bulmanın önemini sıcacık bir hikâye ile anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69a35382-7f27-4353-83ce-b951e78530cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavru Dinozor Rex Dişlerini Fırçalıyor</image:title>
            <image:caption>Yavru Dinozor Rex’e arkadaşlarının bir tavsiyesi var! Rex, güçlü dişler istiyorsa, dişlerini çok iyi fırçalamalı. Minik okurlar için dostluk, sorumluluklar ve kendine güven temalarını işleyen keyifli bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476353a7-ed83-43d5-87ab-315225396c4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün, NUTUK’ta son cümlesi: 
“Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum…” Ardından, Gençliğe Hitabe’yi okur. 
Mendilini çıkarır, göz yaşlarını siler. 
Çünkü, “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’i, Türk gençliğine emanet etmiştir. 
Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır. 
Cumhuriyet liyakattir. 
Fırsat eşitliğidir Cumhuriyet… 
Cumhuriyet erdemdir. 
Atatürk’ün mucizesidir Cumhuriyet. 
Bu kitapta, engellerle, nankörlüklerle, hainliklerle dolu yolculukta yaşananları ve Cumhuriyet’e giden sürecin öyküsünü okuyacaksınız. 
Cumhuriyet yolculuğuna çıkacaksınız. 
Siz, çocuklarınız, torunlarınız… 
Ve gelecek kuşak için yazılmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6ea460-ea38-4c7c-a8cb-ce5ac755135e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Kehanet - Eklopsi 2</image:title>
            <image:caption>Karanlığın efendisi Rao’nun uyanışıyla birlikte Eklopsi için geri dönüşü olmayan bir savaş başlamıştır. Varagatya Kulesi’nde toplanan birlik hazırlıksız yakalansa da Vungzera’nın duru görüleri yaklaşan tehlikeyi açığa çıkarır. Ancak yıllar önce kara büyüyle toprağın altına mühürlenen Rao, dirilirken yalnızca kutsal kehaneti değil, beraberinde cehennemin karanlığını da yer altından çıkarmıştır. Emirleri çoktan dört bir yana yayılmış, ordusu gölgelerden yükselmiştir. 
Eklopsi’nin kaderi artık tek bir soruya bağlıdır: Vungzera önderliğindeki birlik, karanlığa göğüs gerip dengeyi geri getirebilecek mi, yoksa Rao’nun gölgesi Eklopsi’yi ebediyen örtecek mi? 
Katia Haviters, Rüyaların Çağrısı ile başlayan Eklopsi serüvenini bu kez daha da derinleştirerek okuyucuyu savaşın tam ortasına; kader ile kehanetin, ışık ile gölgenin, denge ile kaosun iç içe geçtiği bir yolculuğa sürüklüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/784343ee-120c-40b8-b35b-86243eea16b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tılsımlı Mühürler Atlası</image:title>
            <image:caption>“Astroloji meselesine sığ bakışı ortadan kaldıracak bu envanter çalışması aynı zamanda kendisinden sonra gelecek kuşakları, çağların bütününü anlama ve inkâr etmeme konusunda da aydınlığa ulaştıracak gibi görünüyor. Önemli olan, emek-yoğun bir süreçte bilimin kuşkucu dilini özne alıp, parçadan tümevarım çalışmasının hasarsız bir şekilde tamamlanmış olmasıdır. Çünkü bu türden çalışmalarda küçük hasarlar büyük sapmalara neden olur. Kitapta bunun tam tersine; sapmış ve dağınık bırakılmış bilginin bir araya geldiğinde meselesini nasıl düzgün anlatabildiğine tanıklık edebilme şansımız doğmuş.” Mesut Yar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4732a5a4-345e-4b29-8aa6-cd07d749763c.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Sınıfın Düşüşü</image:title>
            <image:caption>Türkiye’deki rejim krizi ve kurumsal savrulma ile birlikte yaşanan derin toplumsal dönüşümün fotoğrafını çeken son derece önemli bir kitap. Üstelik Türkiye’nin acilen ihtiyaç duyduğu yeni sosyal-siyasal tasarıma dair ipuçlarını da bu derlemede bulmak mümkün. 
Prof. Dr. Ali Yaycıoğlu/Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi 
 
Bir ülkede demokrasiyi ve ekonomiyi ayakta tutan orta sınıftır. Orta sınıf ne kadar güçlüyse o ülkede demokrasi o kadar güçlü, ekonomi kadar üretken ve gelir dağılımı o kadar adildir. Peki bir ülkede orta sınıf düşerse ne olur? İşte bu sorunun yanıtını değerli meslektaşım İpek Özbey ve değerli siyaset bilimci Onur Alp Yılmaz bu kitapta veriyorlar. Türkiye’nin sorunlarıyla ilgili herkesin özellikle geleceği belirleyecek olan gençlerin mutlaka okumaları gereken bir kitap. 
Fikret Bila/Gazeteci-Yazar 
 
İpek Özbey’in soruları ve Onur Alp Yılmaz’ın yanıtlarıyla hazırlanan Orta Sınıfın Düşüşü, Türkiye’nin ve dünyanın son yarım yüzyıllık hikâyesini yeni bir gözle okumaya davet ediyor. Cumhuriyetin meritokrasi idealiyle yükselen, neoliberal dönüşümle daralan, popülist siyasetin kimlik mücadeleleriyle parçalanan orta sınıfın serencamı, aslında demokrasinin de serencamı. Bu kitap, orta sınıfı yalnızca gelir ve tüketim üzerinden değil; liyakat, kişilerarası güven, kamusal ahlak ve siyasal temsil gibi boyutlarla ele alıyor. Okuyucuya hem akademik derinlik hem de güncel siyaseti kavrama gücü kazandırıyor. 
Prof. Dr. Evren Balta/Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dad2e65b-a053-43ef-ae6a-e752435a4036.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Tuzak</image:title>
            <image:caption>Yapay zekânın cazibesine kapılmadan özgünlüğü koruyabilmek... Gaël Aymon’un “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için kaleme aldığı Dijital Tuzak, bilişim çağı çocuklarını teknolojik araçların yararları ve zararları hakkında bilinçlendiren, heyecan verici bir farkındalık öyküsü. Hayatın hemen her alanında karşımıza çıkan yapay zekânın karanlık yüzüne dikkat çeken yazar, temel hak ve özgürlüklerimiz özelinde kişisel verilerin korunmasının önemini yineliyor. Kontrolsüz teknoloji kullanımının günlük yaşantımızı nasıl sinsice ele geçirebileceğini gösteren kitap, ekran bağımlılığını kırmanın yolları üstüne düşündürüyor. Bitmek bilmeyen ev ödevlerinden ve yorucu sınava hazırlık süreçlerinden sıkıldıysanız, size harika bir tavsiyemiz var: “İkinci Beynim” uygulaması! Beyninizi dinlendirmek için tasarlanan bu ücretsiz uygulama sayesinde sizi yorabilecek her şeyden uzaklaşacak ve sadece keyif aldığınız aktivitelere odaklanabileceksiniz. Küçük Mete de, daha nice çocuk gibi “İkinci Beynim”in cazibesine kayıtsız kalamadı. Zaten kim ödevini saniyeler içinde, üstelik tam da öğretmenlerin istediği şekilde hazırlayan bir dijital asistana hayır diyebilir ki? Oysa tüm bu vaatlerin ardında tehlikeli sırlar yatıyordu... Yapay zekâ çağında özgün kalmanın ve yaratıcı düşünmenin inceliklerine dair zihin açıcı bir hikâye anlatan Dijital Tuzak, çocukları kendi kararlarını alma hususunda yüreklendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d124eba7-74bd-4ed9-b2ff-9f4d3d0490c6.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam’da Aklın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Filistinli yazar ve akademisyen Sari Nusseibeh İslam’da Aklın Hikâyesi adlı bu eserinde, İslam düşüncesinin teşekkül dönemini ve sonrasındaki seyrini hem tarihsel hem felsefi bir perspektiften ele alıyor. Eserde aklın hikâyesi, onun şiirle kurduğu estetik ilişkiden kelâm geleneğine, özgür irade tartışmalarından Kur’ân’ın ontolojik statüsüne pek çok mesele bağlamında inceleniyor. Ancak yazarın izini sürdüğü bu hikâye, basit bir “ilerleme ve gerileme” diyalektiğine dayanmıyor; aklın mahiyetini, kim tarafından temsil edildiğini ve hangi siyasi-toplumsal bağlamlarda sınırlandırıldığını sorgulayan eleştirel bir bakış açısı da içeriyor. Bununla birlikte Nusseibeh’in yer yer nostaljik bir altın çağ arayışını çağrıştıran anlatısındaki bazı noktalar eleştiriye ve itiraza açık. Bu yönüyle bu nostaljinin üzerine düşünmeye de teşvik eden eser, İslam düşünce tarihinin, süregelen felsefi ve teolojik tartışmalarla olan bağını anlamak isteyen herkes için bir başlangıç noktası sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c61abcf-3b06-41e8-bdbc-daeb54508292.jpg</image:loc>
            <image:title>Kediden Kaçan Top</image:title>
            <image:caption>Bugün topun hiç keyfi yok. Oynamak değil sadece biraz durup dinlenmek istiyor. 
Ama kedi? Ah o kedi! Her an topun peşinde… 
Peki, top kaçıp kedi kovalarken sen ne yapacaksın? Laf aramızda, en önemli görev senin! Vereceğin kararlarla topun dinlenebileceği o mükemmel yeri bulmaya ne dersin? 
Kediden Kaçan Top; seni sadece bir okuyucu değil, bir kahraman hatta yazar yapıyor! Haydi, hemen sayfaları çevir ve bu macerada yerini al!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfe44ad-0459-4984-b9e9-d1e8387bf3cf.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılın İkinci Yarısında Sivas Yenihan Kazasında Görev Yapan Kafkasya Göçmeni Bazı Müderrisler Ve Eğitim Faaliyetleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
19.YY’ın İKİNCİ YARISINDA OSMANLIDA EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİ: MEKTEPLER VE MEDRESELER 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KAFKASYA GÖÇMENLERİNE YAPILAN AYNİ VE NAKDİ YARDIMLAR 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KAFKASYADAN YENİHAN KAZASINA GELEN ÂLİMLER ve EĞİTİM FAALİYETLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d948215-8984-4c3e-bee1-246752ae2ead.jpg</image:loc>
            <image:title>İstişarenin Türk Devlet Geleneğindeki Rolü: Siyasetnameler Üzerinden Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BİRİNCİ BÖLÜM  
TÜRK DEVLET GELENEĞİ 
 
İKİNCİ BÖLÜM  
TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE İSTİŞARE VE İSTİŞARE KURUMLARI 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRK DEVLET GELENEĞİNDE İSTİŞARENİN SİYASETNAMELER ÜZERİNDEN İNCELENMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1f2b3a7-15df-4c4c-8cc2-afdf1da4f176.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıntılarla Çocuk</image:title>
            <image:caption>·         Çocuğun küçüklüğündeki yaramazlığı, büyüdüğü zaman aklının çok olacağının alametidir. Hz.Muhammed 
·         Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa gark edecek sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar! Mustafa Kemal Atatürk 
·         Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Kızılderili Atasözü 
·         Çocuk büyütürken evi temiz tutmak, kar hala yağarken kapının önünü temizlemek gibidir. Phyllis Diller 
·         Çocuk güle benzer, bakarsan açar, bakmazsan solar. Türk Atasözü 
·         Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır. Mustafa Kemal Atatürk 
·         Çocuklar, sizlerin yanındadır ama sizlerin malı değildir. Halil Cibran</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdeaf744-113f-4d26-8e94-12ee6232ff8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Keramet Lambası</image:title>
            <image:caption>“Eksik parça, bütününe ulaşmak ister, diğer yarısını arar.” Ahmet üzerindeki sihri kaldıramazsa yavaş yavaş taşlaşacak… Sihri kaldırmak için tek çaresiyse Keramet Lambası’nı ele geçirmek! Ama hiç kimse lambanın nerede olduğunu bilmiyor. Ahmet ve arkadaşları zamana karşı yarıştıkları bu serüvende lambanın peşine düşüyor. Görünmez bir yardımcının onlara bıraktığı ipuçlarını takip eden ekip; Şırıltı Kanyonu’nu aşmalı, geçilmez denilen tüneli arkalarında bırakmalı, Safran Kasabası’ndan sonra Karayası Sarayı’nın dehlizlerine ulaşmalıdır. Geçmiş sırlar Keramet Lambası’yla tüm zamanları aydınlatırken, Ahmet’in derdine çare olup onu ailesine kavuşturabilecek mi?   Yepyeni bir masal ve efsane diyarının kapısını aralayan Burcu Ünsal okurlarını Gizli Kapı dizisinin ikinci kitabında da soluk kesen maceraya ve sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8a15154-5ad2-45f0-8346-9c8c13382d2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıntılarla Erkek</image:title>
            <image:caption>·         Erkeklerin en soylusu, en temizi, kadınlara hak ve in­safla, çocuklara koruyucu şefkatle davranandır. Hz. Muhammed 
·         Erkek, evlilik yolculuğunda bir kaptandan başka bir şey değildir. Yolculuğun havasını ise, kadın belirler. Victor Hugo 
·         Erkekler yaşlanır,  kadınlarsa değişir. Goethe 
·         Erkeklerin süsü edeptir, kadınların süsü de altındır. Hz.Ali 
·         Gerçek erkekte bir çocuk gizlidir. Friedrich Nietzsche 
·         Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insanlardan oluşmaktadır. Olabilir mi ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim. Diğerini gözardı edelim de, kitlenin tamamı ilerlemiş olabilsin? Mümkün müdür ki bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça diğer kısmı göklere yükselebilsin? Şüphe yok, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber, arkadaşça atılmak ve gelişme sahalarında ve yenilikle birlikte mesafe almak gereklidir. Mustafa Kemal Atatürk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86299d8-d6d4-4405-b418-d21b3fc04939.jpg</image:loc>
            <image:title>Divanü Lügati’t-Türk’te</image:title>
            <image:caption>Bulunuşuyla birlikte Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan ve Türkçenin gizli kalmış pek çok konusunu aydınlatan Divanü Lügati’t-Türk’ün yazarı, Kaşgarlı Mahmud’un yaşamı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. 
Tarihsel kaynaklarda hakkında bilgiye rastlanmayan, eserinde de kendisi hakkında pek fazla bilgi vermeyen Kaşgarlı Mahmud’un soylu bir aileden geldiği ve çok iyi yetiştirilmiş bir şehzade olduğu Divanü Lügati’t-Türk’teki küçük bilgilerden anlaşılmaktadır. Türklerin en güzel konuşanı, en açık anlatanı, en iyi eğitim göreni, soyca en köklüsü, en başarılı kargı atanı olmakla övünen Kaşgarlı Mahmud, Türk topluluklarının yaşadığı bütün şehirleri ve bölgeleri dolaştığını yazmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d8f1e9a-a3ed-4fb7-827c-0b03f6d374ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıntılarla Kadın</image:title>
            <image:caption>·         Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir. Mustafa Kemal Atatürk 
·         Cennet anaların ayakları altındadır. Hz.Muhammed 
·         Büyük başarılar değerli annelerin yetiştirdikleri seçkin çocuklar sayesinde olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk 
·         Ağlarsa anam ağlar, gerisi (gayrısı) yalan ağlar. Türk Atasözü 
·         Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar. Pestalozzi 
·         Ana kalbi, çocuğun okuludur. H.Ford Beecher 
·         Beşik sallayan eller gün gelir dünyayı sallar. Peter D.Vries 
·         Bir kadın olmadan yaşanamayacağı doğru değildir. Bir kadın olmadan yaşanmış olunmaz sadece. Karl Kraus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f806601a-beac-4ce1-9f9d-682bc359ba68.jpg</image:loc>
            <image:title>Höt ile Zöt - İki Mağara Adamının Hikâyesi</image:title>
            <image:caption>İki mağara adamı HER ŞEYİ icat ediyor! 
Peki her şeye sahip olmak onları mutlu edecek mi? 
 
HÖT ile ZÖT iki mağara adamıdır. Zöt’ün mağarası daha büyüktür ve bu yüzden kendini Höt’ten üstün görür. Höt hiç altta kalır mı, hemen mağarasına suyu getirir. Ama Zöt durmaz ve ateşi bulur! Bunun üzerine Höt bir sandalye yapar. Ve bir ev. Ve bir araba. Bu arada Zöt bir şato, bir tren ve bir radyo yapmıştır! Böylece aralarındaki yarış giderek kızışır… ta ki biriktirdikleri tüm eşyalar önlerinde dev bir kule oluşturana kadar. 
 
Peki ama bu kule çökerse, ne kalır geriye?! 
 
Ödüllü ikili Alastair Chisholm ve David Roberts’tan, insan doğası, rekabet ve hayatta önemli olan şeyler üzerine zekice kurgulanmış, mizah dozu yüksek ve sıra dışı bir resimli kitap. 
 
Scottish Book Trust En İyi Resimli Kitap Ödülü 
Queen’s Knickers Ödülü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95fd66de-6903-4aa4-bc78-ad14f69f291b.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Daha Fazla Canavar</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3499cbd5-b6d1-49ab-a712-2ece7f86ad16.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Daha Fazla Piksel!</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5df77d61-d9ba-4aa9-99a1-17e66a8680d6.jpg</image:loc>
            <image:title>%100 Minecraft Pikselli Boyama Canavarlar Özel</image:title>
            <image:caption>Hayal gücünü serbest bırak ve 70 adet %100 Minecraft illüstrasyonunu renklendir! 

Axolotl’dan köylülere, lavlarla çevrili tehlikeli bölgelerden yaratıklarla dolu maceralara kadar ikonik Minecraft dünyasını yeniden keşfet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f361dcb-647a-4ef2-8b89-15549ba63498.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlik –Einstein, Heisenberg, Bohr ve Bilimi Kurtarma Mücadelesi–</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın başında fizik, evreni açıklayan sarsılmaz temeller üzerine kurulmuş gibi görünüyordu. Newton’un yasaları kusursuzca işliyor, gerçeklik bütünüyle ölçülebilir ve öngörülebilir sanılıyordu. Ta ki üç büyük deha sahneye çıkana kadar: Einstein, Heisenberg ve Bohr. 
Werner Heisenberg’in “belirsizlik ilkesi”, yüzyıllardır süregelen bilim anlayışını kökten sarstı; onu Albert Einstein’la doğrudan karşı karşıya getirdi ve Niels Bohr’u tarihin en hararetli entelektüel tartışmalarından birinin merkezine yerleştirdi. Heisenberg’in ilkesi, atom altı dünyanın bilinebilirliğine dair kesin sınırları ortaya koyuyor, “belirsizlik” kavramıyla bilimsel düşüncenin temellerini yeniden tanımlıyordu. 

David Lindley, Belirsizlik’te bu kritik dönemi yalnızca bir bilimsel devrim olarak değil, aynı zamanda modern düşünceyi, edebiyatı, hatta televizyonu derinden etkileyen bir kültürel kırılma olarak anlatıyor. Tarihsel tartışmaların, fikirlerin ve karakterlerin çarpışmasından doğan bu büyük dönüşümü çarpıcı ve canlı bir dille gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4351950-6896-48ec-a13e-8612b27e15c0.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlığın İnşasında Ritüel ve Din</image:title>
            <image:caption>Yeni Gine’nin domuz kurban edilen kabile törenlerinden Hindistan’ın renkli Holi kutlamalarına, Latin Amerika’daki karnavallardan Japonya’daki tapınak ayinlerine, Afrika’daki topluluk danslarından üç büyük dinin değişen ibadetlerine ve bayramlarına, hatta modern dünyanın eğlencelerine ve festivallerine kadar uzanan sayısız tören, ayin ve ritüel, insanın anlam, düzen ve bağlılık arayışını ortaya koyuyor. 
Peki, bu baş döndürücü çeşitlilikteki pratiklerin anlamı ne? Neden icra ediliyorlar ve gelişen dünyada neden hâlâ varlıklarını sürdürüyorlar? 

Roy A. Rappaport, din antropolojisinin klasiklerinden sayılan bu eserinde bu sorulara antropolojinin ve insanlığın evrimsel serüveninin içinden yanıt arıyor. Ritüel ve dinin, doğaüstü inançlardan çok daha fazlasını barındırdığını, toplumları bir arada tutan, anlamı kuran, dili ve kültürü mümkün kılan bir düzen mekanizması olduğunu ileri sürüyor. Dinin kökenini doğaüstünde değil, insanın kendini düzenleme gücünde buluyor. Ritüelin yalnızca kutsalın dili değil, insanın çevresine uyumunu, ahlaki düzenini ve kültürel sürekliliğini sağlayan temel unsur olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df41277d-707e-4063-a756-9d05c9b64651.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgarın Gelini</image:title>
            <image:caption>Aşk insanı kurtarır mı, 
yoksa ateşiyle kül mü eder? 
 
Oskar Kokoschka, ruhunun dehlizlerinde gezinen korkuyu ve acıyı tuvale döken, sanatın dehası ile deliliğin sınırında yürüyen sıra dışı bir ressam... Alma Mahler, rüzgâr gibi özgür, karşı konulmaz, tutkuyu alevlendiren büyüleyici bir ilham perisi… 
Oskar’ın kalbi, Alma’nın göz kamaştırıcı büyüsüne esir düşüyor. İlham verici, coşkun, hayat dolu bir bahar esintisi gibi başlayan bu aşk, Alma’nın terk edişiyle Oskar&apos;ı karanlığın kuytularına sürükleyen yıkıcı bir fırtına hâline geliyor. Gerçeklik paramparça oluyor, aşk bir lanete, sanat bir saplantıya, hayat bir hayale dönüşüyor. Her fırça darbesi, gerçek ile hayal arasındaki çizgiyi biraz daha inceltiyor; dünya Oskar’ın içindeki kaosu yansıtmak için yeniden şekilleniyor. 
Viyana’nın ihtişamlı salonlarından Berlin’in kargaşa dolu sokaklarına, Dresden’in huzurlu bahçelerinden İtalya’nın hüzünlü kıyılarına uzanan bu yolculukta Gustav Klimt, Sigmund Freud, Adolf Loos’un gölgeleri arasında geçmişin tozlu sahnesi yeniden canlanıyor. 
Scilla Bonfiglioli’nin tarihî gerçekleri ustalıkla dokuduğu romanı, Rüzgârın Gelini, nefes kesici bir anlatımla arzunun yakıcı ateşi ve yeniden doğuşun mucizevi umudu arasında, insan ruhunun en derin uçurumlarına ve en yüksek zirvelerine ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1adaf5fb-2b8e-46a4-8e36-63b0d9634af4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sibirya Bavulundaki Sır</image:title>
            <image:caption>İki kültür, iki dil ve iki kimlik arasında sıkışmış bir varoluşun öyküsü… 
 
Sibirya bavulu... Sararmış gazete kupürleri, solmuş fotoğraflar, başka bir dilden fısıldayan hatıralarla dolu… Sessizlik içinde bekleyen bir sırrı saklıyor. 
Sibirya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında büyüyen bir çocuk, Fransız anneannesinin anlattığı, hafızanın, kimliğin, hayal gücünün ve tarihin iç içe geçtiği öykülerle farklı bir dünyanın izini sürüyor, düşsel bir evren yaratıyor. Dilin bir sığınak, geçmişin ise hem yük hem pusula olduğu bu evrende hayal ile gerçek, mutluluk ile keder iç içe geçiyor. 
Bir yanda Sibirya’nın sert gerçekliği, diğer yanda Paris’in ışıltılı zarafeti... Sözcükler, eski fotoğraflar, hatıralar ve hayaller onu kimliğinin gölgede kalmış kısmıyla yüzleştiriyor. Sürgünler, savaşlar ve suskun aşklar arasında Fransa’dan Rusya’ya uzanan olağanüstü bir içsel keşif yolculuğuna çıkarıyor. 
Andreï Makine’in Fransızca yazdığı ama bir Rus göçmen olduğu için Fransız yayınevleri tarafından geri çevrildikten sonra çevirmeni olduğunu iddia etmesiyle yayımlanan bu otobiyografik romanı, 1995’te Goncourt, Médicis Eş Birincilik ve Goncourt des Lyceéns ödüllerini alarak Fransız edebiyatı tarihine geçmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c172908e-5221-4991-94ba-6996173d1158.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan</image:title>
            <image:caption>Thomas Hobbes (1588-1679): Modern siyaset teorisinin kurucu mimarlarındadır; devlet kavramının anatomisini çıkardığı Leviathan ise yazarın başyapıtıdır. Bu başyapıtta ideal bir devletin ve daha az çatışmalı bir toplumsal yaşamın inşası için egemenlik ilişkilerinin dünyevi (seküler) yasaları esas almasını öne sürer Hobbes. Ne var ki, felsefi ve siyasi fikirleri kadar teoloji hakkındaki yorumları da pek çok kesimi rahatsız eder. Kitaplarının yakılma kararı alınır; Hobbes dönemin statükocu güçlerinin tepkisini çekmiş olsa da ne çarpıcı fikirlerinden ne de düşünme arzusundan taviz verir. Eleştirel düşüncenin parlak ve yaratıcı örneklerinden olan Leviathan hâlâ kendi çözümlerini arayan modern dünyanın başvuracağı nadide bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2da9d1e-a9b1-45e1-8bad-2e286699eba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Leviathan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Thomas Hobbes (1588-1679): Modern siyaset teorisinin kurucu mimarlarındadır; devlet kavramının anatomisini çıkardığı Leviathan ise yazarın başyapıtıdır. Bu başyapıtta ideal bir devletin ve daha az çatışmalı bir toplumsal yaşamın inşası için egemenlik ilişkilerinin dünyevi (seküler) yasaları esas almasını öne sürer Hobbes. Ne var ki, felsefi ve siyasi fikirleri kadar teoloji hakkındaki yorumları da pek çok kesimi rahatsız eder. Kitaplarının yakılma kararı alınır; Hobbes dönemin statükocu güçlerinin tepkisini çekmiş olsa da ne çarpıcı fikirlerinden ne de düşünme arzusundan taviz verir. Eleştirel düşüncenin parlak ve yaratıcı örneklerinden olan Leviathan hâlâ kendi çözümlerini arayan modern dünyanın başvuracağı nadide bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50d08924-ad51-40e7-a8ed-e0b8efcc3a64.jpg</image:loc>
            <image:title>Woyzeck – Leonce ve Lena</image:title>
            <image:caption>Georg Büchner (1813-1837): Çağdaş Alman tiyatrosunun kurucularından sayılır. Strasbourg ve Giessen üniversitelerinde tıp okudu. 1830’daki Paris ayaklanmasından esinlenen Büchner, gizli bir grup kurarak devrim çağrısı yapan bir broşür yayımlayınca köylüler tarafından ihbar edildi ve İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı, ardında beş eser bırakarak 1837’de sürgünde öldü. Danton’un Ölümü ve yarım kalmış Woyzeck adlı oyunları Shakespeare’den ve Alman Romantik Sturm und Drang hareketinden etkilenmekle birlikte nitelik olarak zamanının çok ötesindedir. Her ne kadar tamamlanmamış, fragmanlar halinde ilerleyen metinler olsalar da gerek Woyzeck gerekse Leonce ve Lena, Büchner’in keskin bir mizah duygusuyla kaleme aldığı çarpıcı oyunlardır. Büchner modern ilişkilerin absürd yanlarını, burjuva sınıfının hafifliklerini, aristokrasi eleştirisini, yoksulluk ve sınıf farklarını çok zarif dokunuşlarla oyunlarında işlerken alttan alta başat bir arzuyu daima gündemde tutacaktır: insan özgürlüğü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/affe9459-35fe-48b0-8a7e-7ec63b007cb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Woyzeck – Leonce ve Lena (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Georg Büchner (1813-1837): Çağdaş Alman tiyatrosunun kurucularından sayılır. Strasbourg ve Giessen üniversitelerinde tıp okudu. 1830’daki Paris ayaklanmasından esinlenen Büchner, gizli bir grup kurarak devrim çağrısı yapan bir broşür yayımlayınca köylüler tarafından ihbar edildi ve İsviçre’ye kaçmak zorunda kaldı, ardında beş eser bırakarak 1837’de sürgünde öldü. Danton’un Ölümü ve yarım kalmış Woyzeck adlı oyunları Shakespeare’den ve Alman Romantik Sturm und Drang hareketinden etkilenmekle birlikte nitelik olarak zamanının çok ötesindedir. Her ne kadar tamamlanmamış, fragmanlar halinde ilerleyen metinler olsalar da gerek Woyzeck gerekse Leonce ve Lena, Büchner’in keskin bir mizah duygusuyla kaleme aldığı çarpıcı oyunlardır. Büchner modern ilişkilerin absürd yanlarını, burjuva sınıfının hafifliklerini, aristokrasi eleştirisini, yoksulluk ve sınıf farklarını çok zarif dokunuşlarla oyunlarında işlerken alttan alta başat bir arzuyu daima gündemde tutacaktır: insan özgürlüğü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2afd7c84-b2c5-4dad-ba7b-cfee7a179cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Miyim?</image:title>
            <image:caption>Saygın bir doktor olan Hans, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle muharebe meydanlarından evine döner. Ancak döndüğü yer gerçekten evi midir? Zira savaş sırasında deneyimledikleri yüzünden gerçeklik duygusu un ufak olduğundan ve tarifsiz bir yabancılaşmayla baş etmeye çalıştığından, artık hiçbir şeyden emin değildir. Karısı, annesi ve arkadaşları onu tanır. Bir tek köpeği ona kuşkuyla ve düşmanca yaklaşır. Savaş bu adamı başka birine mi dönüştürmüştür? Yoksa o, çaktırmadan Hans’ın hayatına sızmış başka bir kişi midir? Kendi kimliğine ilişkin kuşkularını dile getirdiği soluksuz monoloğu, birçok varoluşsal meseleyi de ortaya koyar. Peter Flamm’ın ilk kez 1926 yılında okurla buluşan, savaşın insan ruhunda açtığı yaralara dair bu çarpıcı anlatısı yayımlanışından bir asır sonra Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84b48951-2406-415d-9e91-a1fb8d5cb23a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Miyim? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Saygın bir doktor olan Hans, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle muharebe meydanlarından evine döner. Ancak döndüğü yer gerçekten evi midir? Zira savaş sırasında deneyimledikleri yüzünden gerçeklik duygusu un ufak olduğundan ve tarifsiz bir yabancılaşmayla baş etmeye çalıştığından, artık hiçbir şeyden emin değildir. Karısı, annesi ve arkadaşları onu tanır. Bir tek köpeği ona kuşkuyla ve düşmanca yaklaşır. Savaş bu adamı başka birine mi dönüştürmüştür? Yoksa o, çaktırmadan Hans’ın hayatına sızmış başka bir kişi midir? Kendi kimliğine ilişkin kuşkularını dile getirdiği soluksuz monoloğu, birçok varoluşsal meseleyi de ortaya koyar. Peter Flamm’ın ilk kez 1926 yılında okurla buluşan, savaşın insan ruhunda açtığı yaralara dair bu çarpıcı anlatısı yayımlanışından bir asır sonra Modern Klasikler Dizisi’nde yerini alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f5fe9f-dfcb-4c54-b590-d7e95ba46e6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Orpheus</image:title>
            <image:caption>Monoton bir hayatı olan otuzlu yaşlarındaki Louis, can sıkıntısıyla gezindiği bitpazarlarından birinden yuvarlak kadranlı, nostaljik bir telefon satın alır. Eve gelip telefonun çalışıp çalışmadığını test edip eğlenirken, aklına ezberindeki biricik numarayı aramak gelir. Birkaç çalıştan sonra telefona cevap veren yıllar önce ölen babasıdır. Bu sırada “dram ve cehennem düşkünlüğü”nden kendini Orpheus olarak adlandıran genç bir adam gecenin derinliklerine dalıp hayatının aşkı Eurydike’yi aramaktadır. Hades’ten Kerberos’a, Kharon’dan Erinys’lere pek çok karakterle karşılaşacağı ve rehberliğini Vergilius’un yapacağı bu yolculukta umutsuz bir arayışa sürüklenecektir. Louis ve Orpheus, gündüz ve gece, bir hayalin peşinden koşmaktadır, peki nereye kadar? 2017’de Académie Française François Mauriac Ödülü’nü kazanan Éric Metzger, Orpheus’la mitolojiyi günümüze taşırken, modern insanın çıkışsızlığına dair özgün ve capcanlı bir romana imza atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63357647-c338-4253-8865-06b7f1bea35c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlasun Ayşafağı</image:title>
            <image:caption>yaz gecelerinde bir eski zaman heykelinin direnen 
yalnızlığıyla dikilip o insan topraklarda dokundum 
zamanın soğuk etine 
           seslenen kim? 
             gelen ne? 
             kan mı gelincik mi ateş mi gül mü 
             nedir ayrılık? 
             nedir bu som kayalardan geçen bu gölge? 
                                                gölgeler 
                                                gölgeler 
                                                     ve tuz dağı gözyaşı 
                                                               ağlasun ayşafağı 
                                                               ağlasun ayşafağı 
                                                               ayşafağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ad5891e-e938-4aa6-8f58-be96b65df51d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen Olayı</image:title>
            <image:caption>Antroposen: Bir kriz değil, içinde yaşadığımız yeni bir koşul. Christophe Bonneuil ve Jean-Baptiste Fressoz, artık bir klasiğe dönüşmüş bu eserlerinde, çevresel felaketleri hâlâ geçici bir sapma gibi görmenin yanıltıcılığına dikkat çekiyor. Artan sıcaklıklar, çöken ekosistemler, devrilme noktaları, kitlesel yok oluşlar… Bunlar artık istisna değil; gezegenin yeni normalleri. “Çevre krizi” anlatısı, hâlâ geri dönülebilecek bir istikrar yanılsamasını sürdürüyor. Oysa yazarlar, içinde bulunduğumuz çağın, tesadüfi bir kriz değil, tarihsel olarak örülmüş, yapısal ve kalıcı bir bozulmanın sonucu olduğunu gösteriyor.
Kitap, çevresel yıkımı soyut ve homojen bir “insanlık” anlatısına teslim etmek yerine, kapitalist genişleme, emperyalist tahakküm ve savaş aygıtıyla örülmüş tarihsel bir sürecin sonucu olarak değerlendiriyor. Sorun, uyarıların eksikliği değil; bu uyarıların kimler tarafından bastırıldığı ve neden sistemli biçimde görmezden gelindiğidir.
Yazarlar, İnsan Çağı olarak da anılan Antroposen’i, evrensel bir insanlık hikâyesiyle değil; Sermaye Çağı, Ölüm Çağı, Tüketim Çağı ve Cehalet Çağı gibi kavramlarla parçalı, çatışmalı ve politik bir tarih olarak yeniden tanımlıyor. Bu alternatif adlandırmalar, ekolojik bozulmanın ardındaki iktisadi ve ideolojik güç yapılarını görünür kılıyor; yeni bir tarih yazımı için kavramsal bir zemin sunuyor.
Antroposen’i yalnızca bir yıkım değil, aynı zamanda kolektif bir mücadele alanı olarak kavrayan bu kitap, geçmişin unutulmuş direnişlerini bugünün politik tahayyülleriyle buluşturan güçlü ve sarsıcı bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c6fffc-8d18-4808-bce4-1375afe9447d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzel Sanatlar’a Adanmış Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. İlhami Turan, grafik tasarım söz konusu olduğunda Cumhuriyet Türkiyesi’nin öncü isimlerinden biri. Turan, Güzel Sanatlar’a Adanmış Bir Hayat adlı eserinde Bolu’da geçen çocukluğundan başlayarak Bolu Erkek Öğretmen Okulu ve Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrencilik dönemini, 64 yıllık eğitimcilik hayatını, tasarımcı ve yönetici olarak yaptığı çalışmaları ve bakanlık danışmanlığı sırasındaki hizmetlerini akıcı bir dille anlatıyor. Turan, hatıralarında 1944 Gerede depremi, 6-7 Eylül olayları, 1960 İhtilali’ne rastlayan askerlik hizmeti, Akademi’de ve Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda hocalık yılları, Güzel Sanatlar liselerinin kuruluşu gibi pek çok konuda tanıklıklarına yer veriyor. 1950’li yıllardan itibaren ikamet ettiği İstanbul’un geçirdiği kentsel değişimi, matbuat dünyasının merkezi olan Babıali’deki deneyimlerini ve Hasan Âli Yücel’den Yahya Kemal Beyatlı’ya, Prof. Emin Barın’dan Vehbi Koç’a, Mengü Ertel’den Avni Akyol’a pek çok isimle ilgili anı ve izlenimlerini okurla paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a03f575-cd07-45be-a747-555b844a0beb.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlıdan Cumhuriyete İktisat Tarihi Yazıları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı-Türkiye iktisat tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un “Seçme Eserleri”nin üçüncü cildinde, 2010-2025 arasında çeşitli yerlerde yayınlanan iktisat tarihi yazılarının on altısından oluşan bir seçki sunuluyor. Kavramsal çerçevenin öne çıktığı ilk bölümde kurumlar ve kurumların temel belirleyicileri tartışılıyor. Devletin iktisadi gelişme sürecindeki rolü bugün tüm dünyada yeniden değerlendirilirken, geçmişten alınacak dersler Türkiye için de önem taşıyor. İkinci bölümde 19. yüzyıl öncesi Osmanlı dönemine odaklanan altı yazıda maliye, vergi, para düzeni ve enflasyon temaları öne çıkıyor, Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet Türkiyesi arasındaki benzerliklere işaret ediliyor. Kitabın üçüncü bölümündeki yazılar ise son 200 yılı bir bütün olarak ele alarak Osmanlıdan Cumhuriyete hem kopuşlar hem de süreklilikler yaşandığını vurguluyor. Cumhuriyet ekonomisinin büyüme sicilini karşılaştırmalı olarak incelerken tarımsal yapılar, enflasyon, bölgesel eşitsizlikler ve devlet müdahaleciliği gibi temel özelliklerinin kökenlerini Osmanlı döneminde aramak gerektiğinin altını çiziyor. Son dönemde hem dünyada hem de Türkiye’de iktisat tarihine ilgi tekrar artmaya başladı. Gelişmekte olan bölgelerin iktisat tarihine olan ilgi büyürken antik çağlardan günümüze kadar dünyanın tüm bölgelerini ve bunların birbirleriyle olan bağlantılarını eskisine oranla çok daha fazla veri kullanarak inceleyen küresel iktisat tarihçiliği, bugün artık büyük bir araştırma alanına dönüştü. Prof. Dr. Şevket Pamuk’un Seçme Eserleri III: Osmanlıdan Cumhuriyete İktisat Tarihi Yazıları bu alana önemli bir katkı oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9fcd09-deae-4c53-adb9-408da486cafa.jpg</image:loc>
            <image:title>El - İnsanla İlgili Felsefi Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Elin insan oluşumuzu şekillendirmekteki merkezi rolünü gündeme getiren ilk filozof ben değilim elbette. Okuyacağınız metinde ellerimiz olduğu için eşsiz derecede düşünceli varlıklar olduğumuzu ileri süren Anaksagoras’dan, eli “aletlerin aleti” diye tanımlayan Aristoteles’ten ve eli “zihnimize açılan pencere” olarak gören Kant’tan bahsediyorum. Anatomist F. Wood Jones’un “el insanın doğadaki yerini büyük ölçüde belirlemiştir” sözü, El’in tezini haber veriyordu. Bunu söyledikten sonra, nasıl bu kadar farklı olduğumuza dair anlattığım hikâyeyi bazılarının tümüyle ikna edici bulmayabileceğini ekleyeyim. Bu gibi durumlarda bile El’in, yine de onu okuyanları memnun edeceğini umuyorum. Bunun en önemli nedeni de el için bu metni yazmamın bana insan oluşumuzun zengin gizemini aydınlatma ve bundan sevinç duyma fırsatı vermiş olması; seküler bir hümaniste yaraşır bir işti doğrusu. 
(Yazarın Türkçe baskı için kaleme aldığı önsözden)
Raymond Tallis EL: İnsanla İlgili Felsefi Bir İnceleme adlı bu çarpıcı eserinde, insan elini yalnızca biyolojik bir yapı olarak değil, insan bilincinin, kültürünün ve benliğinin oluşmasında merkezi bir rol oynayan felsefi bir varlık olarak ele alıyor. Elin anatomisini, işlevlerini ve simgesel anlamlarını inceleyen Tallis tutma, işaret etme, jest yapma ve araç kullanma gibi eylemlerin, yalnızca fiziksel hareketler değil, anlam üretiminin ve özne olmanın temel bileşenleri olduğunu gösteriyor. Dilin,zamanın, toplumun ve düşüncenin evrimi, ellerimizin açtığı imkânlarla yeniden okunuyor. Sinirbilim, felsefe, antropoloji ve sanatı harmanlayan bu benzersiz kitap, insan elini, insan olmanın ne anlama geldiğini kavramak için güçlü bir mercek hâline getiriyor. Mizahı ve entelektüel derinliği ustalıkla buluşturan Tallis, okuru düşüncenin ve bedenin kesişim noktasında, alışılmadık bir felsefi keşfe davet ediyor. Elin izini süren bu yolculuk, belki de en sonunda bizi kendimize, düşünen ve yapan varlıklar olarak geri getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1546d76-aaab-42f0-ab93-8ae70386b6e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Tatlı - Güneşte Eğlence</image:title>
            <image:caption>HAYAT TATLI SÜRPRİZLERLE VE GÜLEN YÜZLERLE ÇOK DAHA GÜZEL!
Tatlı Dünya’da pırıl pırıl bir gün, herkes Arkadaşlık Festivali’ne hazırlanıyor! Minik Micky ve arkadaşları piknik için enfes tatlılar hazırlıyor: Karamel püskürten VOLKAN pastası, sihirli şimşek kurabiyeleri ve çamurlu tart! Ancak Micky’nin tarifinde çok özel bir tat eksik! SİHİRLİ malzemeyi bulmak için yolculuk zamanı! Bu tatlı macerada Micky ve arkadaşlarını kötü sürprizler bekliyor olabilir!
Birbirimizi farklılıklarımızla kabul edebildiğimiz, kahkahalar attıran, kalpleri ısıtacak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c2e5611-d2c7-43f4-b2bb-2410e438e58b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sincapları Kurtarma Zamanı</image:title>
            <image:caption>Anne ve babalarıyla birlikte ormanda yürüyüşe çıkan Lina ile Leo, iki minik sincap yavrusu bulurlar. Çevrede anne sincaptan hiç iz olmadığı için yavruları ormanda bırakmak istemezler.
İki kardeş, veteriner asistanı annelerinin bilgisi ve rehberliğiyle yavruların sorumluluğunu üstlenir. Günler geçtikçe yavrular büyür, güçlenir ve doğaya geri dönme zamanları gelir.
Okumaya yeni başlayan çocukları, heyecanlı bir öykü, sincaplar hakkında ilginç bilgiler ve kitabın sonundaki bulmacalarla keyifli bir okuma deneyimi bekliyor!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73997f84-d478-46b0-a984-3abad3263316.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirin Doktorlarla Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Şirin doktorlar için yorucu bir gün başlıyor. Bekleme odası hastalarla dolu. Kendine düğüm atmış bir yılan, beneklerini kaybetmiş bir leopar ve çalar saat yutmuş bir köpek... Büyüyünce doktor veya hemşire olmak isteyen her çocuğun çok seveceği, her sayfası kahkahalarla dolu bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9442c40-179a-413a-ae89-36db6c2d3df8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Kitabı - Ay Hakkında Her Şey</image:title>
            <image:caption>AY’IMIZIN hikâyesini dinlemeye hazır mısın? Ay tozu ve ay tavşanları, peynir ve astronotlar, büyük fikirler ve cesur projeler, hepsi bu kitapta. OKU, HAYAL KUR VE MERAK ET.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c18fcd8-5be4-48d1-9177-35981b287753.jpg</image:loc>
            <image:title>Zum!</image:title>
            <image:caption>Dün gece yatma vakti geldiğinde bir türlü uyuyamadım. Yılın en sıcak günüydü. Çocuk ve büyükbabası sıcaktan bunalmıştı. “Bunun tek çaresi var!” dedi Büyükbaba. “Hadi gel, çatıya çıkalım.” Teleskopla yıldızlara bakınca bir gezegen gördüler… bir de uzay kapsülü! Astronotların başı dertteydi. Çocuk ve büyükbabası onların imdadına yetişecekti. Ama önce süper hızlı bir roket yapmaları gerekiyordu. Çok sevilen Sam Usher’dan büyüleyici bir macera daha…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f4bfb18-faa7-47f4-9461-eb7c8b1d3d8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Komşular</image:title>
            <image:caption>Fosil Sokağı’nı duydun mu? Kasabanın en “harr-ika” yeri orası! Birbirinden havalı dino komşuların yaşadığı harikalarla dolu sokağı keşfetmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9be1380e-9136-4f7b-a8e8-1c033aba4652.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin öteki yarısı : Türkiye&apos;de merkez sağ</image:title>
            <image:caption>Türk siyasetinde merkez sağ, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren kendini “öteki yarı” olarak konumlandırdı; fakat halkın çoğunluğunun desteğiyle her zaman iktidarı talep etti. Bu kitap, 1946–2002 arasında Demokrat Parti (DP), Adalet Partisi (AP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) üzerinden merkez sağ geleneğin SEYR’ini, sosyal destek tabanı, ekonomi politikaları, yaşam tarzı bölünmesi, rejimle ilişkiler ve millî güvenlik/dış politika parametreleriyle analiz ediyor. 
“Yeter...Söz Milletindir!” sloganıyla başlayan yolculuk, söz hakkı mücadelelerinden askeri müdahalelere, sandık zaferlerinden darbelere kadar Söz – Sandık – Silah ekseninde çalkantılı bir seyir izledi. Peki, merkezin çevresindeki elitler iktidar merkezine nasıl yürüdü? Köylü, tüccar, esnaf ve muhafazakâr kesimlerin pragmatik ittifakı nasıl kuruldu? Vesayet rejimiyle süregelen gerilim, demokratikleşme sürecini nasıl şekillendirdi? 
1946’da çok partili hayatın başlamasından 2002’deki büyük siyasal dönüşüme uzanan yarım asırda merkez sağ, Türkiye’nin modernleşmesinde kritik roller üstlendi. Bu çalışma, yalnızca bir siyasi geleneğin tarihini değil; aynı zamanda Cumhuriyetin ihmal edilmiş yarısının meşruiyet arayışını ve iktidar mücadelesini özgün SEYR-MG modeliyle yeniden yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f6cd19-5c18-4aa9-a03d-4bb5e0746a32.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Çizen Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bir çocuk hayal kurduğunda bir millet geleceğini inşa etmeye başlar.” Ali, bir ödevin hayatını değiştireceğini asla tahmin edemezdi. Kalemi eline almakta zorlanırken hiç ummadığı bir yolculuğun kapıları önünde açılıverdi. Bu yolculukta karşısına çıkan büyük kahraman Mustafa Kemal ve dostları; ona cesaretin, kararlılığın ve hayallerin gücünü hatırlattı. Her adımda tarihin izlerini sürerken aslında kendi kalbinin derinliklerine inmeyi öğrendi. Geleceği Çizen Çocuk; yalnızca büyük bir lideri tanımanın değil, aynı zamanda bir çocuğun kendine güvenmeyi, eksiklerini kabullenmeyi ve içindeki gücü keşfetmeyi öğrenişinin hikâyesi. Belki de en büyük yolculuk, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccaca69e-6e19-4516-a65d-67bb7d7245cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıklar Söndüğünde – Karanlığa Doğru 1</image:title>
            <image:caption>yüzü.meçhul.adam seni takip etmeye başladı 
 
GECE KADAR KARANLIK RUHU OLAN BİRİNİ İSTİYORDUM. 
BENİM İÇİN DÜNYAYI ATEŞE VERECEK VE BUNUN İÇİN BİR AN BİLE 
PİŞMANLIK DUYMAYACAK BİRİNİ. 
 
Acil hemşiresi Aly, çeşitli travmalara şahit olduğu zorlu nöbetlerin stresinden internetteki maskeli erkekler sayesinde kaçıyordu. 
En büyük fantezisiyse sürekli takip ettiği dövmeli ve maskeli adamın bir gün eve geldiğinde onu yatak odasında bekliyor olmasıydı.  Elinde bıçağıyla. Ama adamın hesabına sarhoşken attığı bir mesajın bu hayalini gerçeğe dönüştüreceğini asla 
tahmin edemezdi. 
 
Josh hayatı boyunca göz önünde olmaktan kaçmıştı. Gerçi babası gerçek suç belgesellerine konu olmuş bir seri katilken pek bir seçeneği de yoktu. Ama geceleri milyonlarca takipçisi için maskeli paylaşımlar yapan bambaşka biri olabiliyordu. Derken onu avlaması için yalvaran bir takipçisi dikkatini çekmeyi başardı. 
 
Aly ve Josh için kapalı kapıların ardı ateşli olduğu kadar tehlikeliydi de. Birbirlerinin en karanlık yanlarını ortaya çıkarıyorlardı ama Aly çok daha şeytani niyetleri olan birinin hedefi haline geldiğinde Josh avcıdan koruyucuya dönüşmek zorunda kalacaktı. Hayatının aşkı için ne kadar 
ileri gidebilirdi? 
 
 
“Işıklar Söndüğünde karanlık romantizm okurlarının aradığı her şey: maskeli bir adam, ateşli bir tutku, komik laf dalaşları ve Fred isimli sırnaşık bir kedi.” 
–CM Hutton</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8144ce81-d6a4-4566-8fe4-d4b209735439.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49036f7d-045f-47d5-bd92-80c671eff9ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangozların Ayak Sesleri</image:title>
            <image:caption>&quot;Sevgiyle esen rüzgârlar, çiçekleri yeşertir. Ama nefretle esen rüzgârlar toprağı da, insanı da kurutur. Biz insanlar bazen öyle duvarlar öreriz ki kendi görüşümüzü bile kısıtlarız. Ama bir gün uyanır, o duvarları yıkarız. Gözlerimiz gökyüzünün gerçek maviliğini görmeye başlar. Özgürleşiriz. Zincirleri kırdıkça koşarız. Engeller engel olmaktan çıkar. Güneş gibi yükseliriz, insanlığa ışık saçarız. İşte o zaman, fırtına gibi güçleniriz.” 
 
Edebiyat dünyasına Salyangozların Ayak Sesleri ile “Merhaba” diyen Sabah Aras, adalet arayışının, kayıpların ve yeniden doğuşun öyküsünü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32b72701-2e59-49d3-b8bd-0dbc37ac7fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfke</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19b4eaad-49a0-472d-90dc-ca9dc0167d3a.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 180. Sayı Neoliberalizmin İklimi</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Vergi Asimetrisi: Sermaye ve Emek – Alper Duman      
Siyasal Parti: Demokratik Siyasetin Vazgeçilmez Unsuru - Ersin Kalaycıoğlu              
Neoliberalizmin İklimi - A. Erinç Yeldan             
Üretimden İllüzyona: Tarımın Küresel Baskı Mekanizmaları - Ayça Tekin-Koru          
Kuraklık, Su Kaybı ve Tarımın Geleceği - R. Funda Barbaros         
İklim Değişikliğinden Sürdürülebilirlik Raporlamasına: İktisatçılar için Yeni Bir Alan - Nazire Nergiz Dinçer     
Sosyal Bilimciler Konuşuyor: Sevil Acar              
Kapitalizm ve Şiddet - Hüseyin Özel          
İktisat: Smith’in Çelişkili Ahlâkı Üzerine İnşa Edilmiş Bir Disiplin - Arda Tunca         
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Ekonomi Politiği - Haluk Ergüven          
Marco Polo Seyahatnamesi’nde Ekonomi Politik - Gülçin Elif Yücel         
Halk Arasında Dolaşan ve Kafa Karıştırıcı 7 Ekonomi Konulu Soru - Ilgaz Koyuncu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8bae998-fdec-43c2-baf0-000c321e1290.jpg</image:loc>
            <image:title>İkiz Olmayan İkizler</image:title>
            <image:caption>İz sürmenin dayanılmaz çekiciliği... Miyase Sertbarut’un imzasını taşıyan İkiz Olmayan İkizler, hayatın koşuşturması içinde unuttuğumuz değerleri çocuksu bir naiflikle anımsatan, sıcacık bir dostluk romanı. Farklı temaları mizahla yoğurarak okurlarını kâh güldüren kâh düşündüren yazar, içinde yaşadığımız toplumun değişimini ve dönüşümünü büyük bir incelikle yansıtıyor. Yetişkinlerin dünyasına çocukların gözünden bakan kitap; geçmiş, bugün ve gelecek arasında sözcüklerden köprüler kuruyor. İkiz taklidi yapan iki yakın arkadaş, Sinem ve Fulya... Üstelik dış görünüşleri kadar huyları da benziyor. İkizlerin olduğu yerde macera eksik olmaz derler! Her fırsatta kendilerini yeni bir curcunanın içinde bulan iki kafadar, gün geliyor dükkân tabelalarındaki yabancı isimleri avlıyor, gün geliyor kaçak bir muhabbet kuşunun sahibinin izini sürüyor. Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen küs annelerini barıştırmaları da cabası! Renkli ve yaratıcı çözümleriyle her sorunun üstesinden gelmeyi başaran kahramanlarımız için hayat keşiflerle dolu bir serüven. Çöp evler, horoz dövüşü, batıl inançlar gibi merak kabartıcı konuları hareketli bir kurgunun domino taşlarına dönüştüren bu sürükleyici roman, güçlü anlatısıyla ağızlarda hem acı hem de tatlı bir his bırakıyor; tıpkı hayat gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a90b8e5b-c1c3-473f-a099-39f35bfb0f18.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23c1bfa-09a6-4949-be7f-f312681ca6f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüntü</image:title>
            <image:caption>Dikkat, bu yaşsız bir kitaptır! 
 
Merhaba ben Sinem. 
Bu kitapları çocuklar ve içimizdeki çocuk modları için kaleme aldım. 
Sevgili çocuk, duygunu tanıman, anlaman, ifade etmen çok anlamlı. Bunu bu kitaplarla öğrenebilirsin. 
Sevgili ebeveyn, sen de duygu sosyalleştirebilen bir ebeveyn olmak istiyorsun biliyorum. O hâlde bu kitaplar sana da çok iyi gelecek. 
Hadi gelin birlikte duyguların sihirli dünyasına yolculuğa çıkalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c335ebe-4313-4f6c-a93c-3c2a8453c214.jpg</image:loc>
            <image:title>Salyangoz Hayri</image:title>
            <image:caption>Hayri, minik bir salyangoz. 
Herkes gibi olmak istiyor. 
Ama değil… Ve hiçbir zaman da olmayacak. 
Peki, bu onu mutsuz mu etmeli? 
Hayır! Hayri kararını verdi. Şimdi harekete geçme zamanı! 
 
Bu sıcacık hikâyede, farklı olmanın aslında ne kadar güzel olduğunu göreceksin. Engelleri aşmanın, birlikte olmanın, yardımlaşmanın ve asla vazgeçmemenin ne demek olduğunu öğreneceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acedbd28-ee66-4203-9042-7b31ec5fb43d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mirabelle ve Yaramaz Yarasakedicikler (Fleksi)</image:title>
            <image:caption>Mirabelle çok özel çünkü herkesten farklı. 
 
Annesi  cadı, babası ise peri... Mirabelle de yarı cadı, yarı peri! 
 
Mirabelle, sihirli yaratıkların yaşadığı bir sığınağa okul gezisine gideceği için o kadar heyecanlıdır ki sinir bozucu derecede uslu Lavinia ile eşleştirilmiş olması bile gününü mahvedemez. 
 
Ancak yarasakedicikleri kafeslerinden yanlışlıkla kaçırdıklarında işler biraz karmaşık bir hâle gelir. 
 
Bakalım Lavinia, Mirabelle’in başını beladan uzak tutmasına yardım edebilecek mi? 
 
Yoksa Mirabelle, Lavinia’ya bazı şeylerin başını belaya sokmaya değer olduğunu mu gösterecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95b7eccf-f09b-45db-8220-1620d58f07fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeker Sokağı</image:title>
            <image:caption>Nobel Ödüllü yazar Necib Mahfuz, “Kahire Üçlemesi”nin üçüncü ve son cildi Şeker Sokağı’nda aşk ile otoritenin, inanç ile modernliğin, aile sadakati ile bireysel arzunun kesişim noktalarını inceliyor. Evlerin dar koridorlarından üniversite bahçelerine, tramvay yollarından Kahire’nin gürültülü meydanlarına uzanan bu katmanlı romanda Mahfuz, bir ailenin üç kuşağının değişen kaderlerini izleyerek iki dünya savaşı arasında sıkışmış Mısır’ı ve insanlarını çoklu bakış açılarıyla anlatıyor. Şeker Sokağı’na bakan bir aile evinin penceresini bütün insanlığa açarak birey ve toplum çatışmasını evrensel bir yaklaşımla aktarırken gündelik hayatın tedirgin mutluluklarını, ertelenmiş arzuları ve iktidarın gölgesinde büyüyen vicdan hesaplaşmalarını sakınmasız bir berraklıkla resmediyor. 

Bireyin, içinde bulunduğu çevrenin sebebi ve sonucu olduğunu duru bir dille ele alan Şeker Sokağı her geçen gün daha da güncelleşen, zaman ve sınır tanımayan, sadece Mısır’ı değil ortak kaderi olan tüm coğrafyaları anlatan, bugüne işaretler bırakan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e605dcac-ecd5-47c3-971e-713c26309e1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları, klasik bir edebiyat incelemesinin ötesine geçerek Türkiye’nin kültürel belleğindeki ideolojik işlevlere meydan okuyor ve onları tek tek teşhir ediyor. Yalçın Küçük, 12 Eylül sonrasında roman adıyla piyasaya sürülen metinleri analiz ederek solu ve ilericiliği mahkûm eden, bireyi küçülterek, estetiği çürüten bir yazı evrenini gözler önüne seriyor. Küçük, bu çalışmasında Kundera’dan Orhan Pamuk’a, Pamuk’tan Latife Tekin’e ve Ahmet Altan’a uzanan çizgide, “küfür romanları”nın nasıl bir teslimiyet projesine dönüştüğünü gösteriyor. Küçük’ün keskin diliyle açığa çıkan bu analiz, okuru yalnızca edebiyatı tartışmaya değil, Cumhuriyet’in düşünsel geleceği üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. 

 “Türkiye ilericiliğinin sorunlarını ‘fazla kitabî’ olmakta görmüyorum. Tam tersine ‘az kitabî’ olmakta buluyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d47b1e0-f0a7-48bc-9610-44fecf8b659a.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli ve Hareketli Bebek Kitabı (Sıvalı Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tek bir parmağınla neler yapabilirsin? 
Bir anda baharı getirebilirsin örneğin. Veya yağmurda ıslanmamak için şemsiyeni açabilirsin. Ya da bir gökkuşağı oluşturabilirsin. 
 
Küçük okurlar, İlkbahar kitabının sayfalarını çevirerek tek bir parmaklarıyla her sayfada farklı bir sihir yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c187329-4c0d-4bf9-916a-88c1696e6a03.jpg</image:loc>
            <image:title>Resimli ve Hareketli Bebek Kitabı (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>Tek bir parmağınla neler yapabilirsin? 
Geceyi yıldızlarla aydınlatabilirsin örneğin. Veya çiçeklerin açmasını sağlayabilirsin. Ya da bir gemiyle dünyayı dolaşabilirsin. 
 
Küçük okurlar, Mavi Gece kitabının sayfalarını çevirerek tek bir parmaklarıyla her sayfada farklı bir sihir yapacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6360500f-3b29-4574-80e4-58d8d1ee4ded.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? 
Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? 
Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? 
Kan dökmek isteyen Şahmaranların Ağası’na, düşmanın kızı berdel hükmüyle verildi. 
Kadın, kendini feda etti. 
Adam, kadının canını yakmaya ant içti. 
Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. 
Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. 
Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. 
Bir kere daha acıyla sınandı. 
Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. 
Bir kere daha kan davasına kurbanlar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6a8517-e3d3-4c4a-bb76-23ad5aa798d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Türk Şiirinde Zühd</image:title>
            <image:caption>İslam’ın mistik tarafını vurgulayan ve H. III. yüzyıldan itibaren müstakil bir ilim olarak varlığından söz ettirmeye başlayan tasavvuf, Hakk’ın rızasına vasıl olmak isteyen insanın manevî/ahlakî/ruhî yönünü terbiye ederek onun erginleşip varlığının bilincine hâsıl olmasını sağlayan bir eğitim metodudur. Tasavvufta; kâmil bir mürşidin yönlendiriciliğinde manevî bir yolculuğa çıkan sâlik, seyr ü sülûk denilen eğitim serüveninde türlü makamlardan geçerek Cenâb-ı Hakk’ın kendisine bahşettiği bireysel tecrübeye dayalı birtakım his ve heyecanlar yaşar. Sâlikin, çıktığı bu yolda kişisel çabası neticesinde ikâmet ettiği makamlardan biri de en genel tanımıyla “kişinin dünyaya ve dünya nimetlerine sırt çevirmesi yani Hak dışındaki hiçbir şeye meyl etmemesi” anlamına gelen zühd telakkisidir. Emevîlerin dünya, iktidar, lüks ve eğlence hırsına tepki olarak ortaya çıkan zühd, bireyin dinî yaşayışının şekillenmesine tesir edip ona kâinata, varlıklara, dünyaya, ahirete vs. karşı nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğinin bilincini kazandıran bir anlayıştır. İslamiyet çatısı altında gelişen Arap, İran ve Türk edebiyatlarının müşterek unsurlarından biri olan zühd kavramı, Türk edebiyatında başlangıçta müspet bir anlamda ele alınırken bilhassa İran mutasavvıflarının ve şairlerinin etkisiyle yeni bir anlam sürecine girerek menfî bir mahiyet kazanmıştır. Fars şairlerin harâbâtî kavramlara şiir dilinde bazı sembolik anlamlar yüklemesiyle beraber zühd mefhumu, zaman içerisinde zahirî yani şeklen icra edilen dinî bir yaşantıyı karşılayacak şekilde ele alınmıştır. Fars şiirinin etkisinde gelişen klasik Türk şiirinde de zühd olumlu anlamının yanında genel olarak menfi/olumsuz anlamıyla karşımıza çıkmaktadır. Bu kitapta zühd kavramının muhtelif din ve inanç sistemleri ile İslam ve tasavvuf bağlamındaki gelişimi ele alınmış, zühdün klasik Türk şiirinde nasıl değerlendirildiği üzerinde durulmuştur. Osmanlı coğrafyasında yaşamış kırk şairin divanları ile sınırlandırılan çalışmada, şairlerin zühde dair bakış açıları, zühd ile ilişkili kavramların doğrudan veya dolaylı olarak çeşitli söz ve söz öbekleri ile ilişkilendirilerek müspet ve menfî manada nasıl yorumlandığı ve klasik Türk şiirinde zühdün birtakım sembollerle nasıl somutlaştırıldığı değerlendirilmiştir. Ayrıca zühd anlayışını merkeze alan gösterişçi ve dindar bir yaşam şeklini benimseyen zâhid tipinin divanlarda öne çıkan özellikleri tasnif edilerek zâhidin, rind tipiyle mukayesesi yapılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec527cd2-d03d-4ec8-b1e3-08af30d9975a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seyyid Şerif Cürcani’nin Hayatı, Eserleri, Tarikatı Ve Tasavvufi Görüşleri</image:title>
            <image:caption>14. yüzyılda yaşamış, ilim dünyasına damgasını vuran çok yönlü bir İslam alimidir. Soyunun Hz. Muhammed’e dayanması nedeniyle “Seyyid Şerîf” unvanını almıştır. İlk eğitimini memleketinde tamamladıktan sonra ilim yolculuğuna çıktı. Dönemin önemli alimlerinden ders almak için Herat’a, 
ardından da Mısır’a gitti. Burada başta mantık ve kelam olmak üzere birçok alanda eğitim gördü. Tahsilini tamamlayıp ülkesine döndüğünde, Şiraz’da medrese müderrisliğine atandı ve büyük bir şöhret kazandı. Timur’un Şiraz’ı ele geçirmesiyle zorla Semerkant’a götürüldü. Burada 18 yıl boyunca başmüderrislik yaptı. Bu dönemde, özellikle çağdaşı Teftâzânî ile girdiği ilmi tartışmalarla ünü daha da arttı. Bu süreçte, Nakşibendiyye tarikatına ilgi duyarak tasavvufi sohbetlere katıldı. Timur’un ölümünden sonra Şiraz’a dönerek ömrünün geri kalanını ilmi çalışmalarla geçirdi ve 816/1413 yılında vefat etti. Cürcânî, ardında bıraktığı çok sayıda eserle ve yetiştirdiği öğrencileriyle sonraki yüzyıllar boyunca İslam düşüncesinde etkili bir otorite olarak kabul edildi. Görüşleri, medreselerin eğitim sisteminde yüzyıllarca temel kaynak olarak kullanıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a68d75a4-fd18-439d-8d33-52717d8ed6de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi İnsan Yapan Hayvanlar: Arkeolojide Kürk, Kuyruklar ve Tüyler</image:title>
            <image:caption>Tarih öncesi dönemden beri, hayvanlarla kurduğumuz sembolik ve manevi ilişkinin insanların kültürel, bilişsel ve duygusal gelişimi üzerindeki etkisini arkeolojik referanslarla inceleyen bu çalışma, İnuitlerden İskitlere, Akdeniz medeniyetlerinden tarihöncesi İskandinav topluluklarına uzanan çok çeşitli vaka çalışmalarına dayanıyor. Yazar, kendi deyimiyle, hayvanlarla “fiziksel bir kaynak değil, sembolik bir kaynak olarak” ilgileniyor ve “nasıl pişirildiklerini” veya “kemiklerinden, boynuzlarından, dişlerinden hangi araçların, silahların veya süslerin yapıldığını” değil, “cenaze töreni alanında veya dini sanatta nasıl kavramsallaştırıldıklarını” ve “insanın kültürel evrimini nasıl etkilediklerini” bulmaya çalışıyor. 
Köşe yazıları sayesinde Romanya’da arkeolojiyi popüler hale getiren yazar, şair, akademisyen ve arkeolog Catalin Pavel’in Romanya’da çok satan kitabı Bizi İnsan Yapan Hayvanlar: Arkeolojide Kürk, Kuyruklar ve Tüyler, arkeozoolojiye dair kavram ve tartışmaları her okurun kolayca anlayabileceği sadelikte, eğlenceli bir dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da8b7a1-934f-4ccd-9079-cb93559447ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin Belediyecilik Öyküsü (1923-1990)</image:title>
            <image:caption>Türkiye belediyeciliğinin ayrıntılı ve kapsamlı bir tarihi ve yorumu, hukuki ve idari düzenlemelerin bulunmaz bir envanteri, yerel yönetim sorunlarının ve çözüm yaklaşımlarının mükemmel bir analizi. İlhan Tekeli’nin bu kitabı, belediyecilikle her düzeyde ilgili olanların ve ilgilenmek niyetinde olanların dikkatle inceleyecekleri bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd750ba2-45d5-47e6-804c-91c38dc5ce33.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmazlar - 2</image:title>
            <image:caption>Gerçekler bazen görünmez sanılır, oysa en çok anlatıldıkça unutulmaz kılınır.
“Hakim&apos;in Yolculuğu” üçlemesinin yaratıcısı Fabien Toulmé’nin haber röportaj tekniklerinden yararlanarak derlediği “Unutulmazlar” serisinin ikinci cildi, İsviçre’den Brezilya’ya uzanarak değişik yaş ve sosyokültürel çevrelere ait beş cesur yüreğin kaderine boyun eğmeyişine tanıklık ettiriyor.
Korku ve nefretin tırmandığı bir çağda aile içi şiddet, kimlik arayışı, savaş gibi evrensel sorunlara dikkat çeken sanatçı, farklı yaşam biçimlerine karşı saygı duymaya ve hoşgörülü davranmaya teşvik ediyor.  
 
İnsanca varolma sanatı hakkında derin sorgulamalara iten kitap, sıradan insanların sıradışı hayatlarını çizgilerinin ucuna takarak anlık çarpan öykülere imza atıyor.
İsviçre Alplerinde kayak yaparken karların yuttuğu Julie, ölüm kendisini almaya geldiğinde aklından neler geçiriyordu? Şiddet yanlısı sevgilisine zincirlerle bağlı olan Cyntia, kabuğundan kurtulmayı nasıl başardı? Rock yıldızlarına özenen Kevin’ın huzurevinde çalışırken hissettiği tarifsiz duygunun kaynağı neydi? Geç yaşında âdeta küllerinden yeniden doğan Bruno yazgısını değiştirmeye çalışırken hangi mücadeleleri verdi? Bir zamanlar mühendislik ve fotoğrafçılık yapan Bohdan, nasıl oldu da kendini bir anda ateş hattında buldu?
Fabien Toulmé beş farklı yaşamın sessiz tanığı olmaya çağırdığı Unutulmazlar-2’de, modern toplumların bir portresini çizmekle kalmıyor aynı zamanda okura yönünü belirlemede ve kendi sorularının yanıtlarını bulmada rehberlik de ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f151085d-1af3-43cf-819a-e2122635cd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Babil’in Anısı – Aynadan Geçen Kız Serisi 3. Kitap</image:title>
            <image:caption>Uzun zaman önce, “Kırılma” adı verilen bir felaketin ardından, dünya birçok göksel adaya bölünmüştü. Kemer olarak bilinen bu adaların her biri farklı şekillerde gelişmişti ve zamanla kendine özgü bir ilişkisi var gibi görünmekteydi, öyle ki günümüzde birbirine hiç benzemeyen dünyalar bir arada ama ayrı ayrı var olabiliyordu. Ve Kemerlerin her birinde, her şeye gücü yeten bir atanın ruhu yaşıyordu.
 
Ophélie hangi olasılığın daha korkutucu olduğunu bilmiyordu. Tanrı tarafından yönetilen bir dünya mı, yoksa kendilerini Tanrı sanan insanlar tarafından yönetilen bir dünya mı?
 
İki yıl yedi aydır Anima’da kapalı olan Ophélie, kayıp nişanlısı Thorn’u bulmak ve Faruk’un Kitabı’ndan öğrendikleriyle gerçeğe ulaşmak için sahte bir kimlikle Babil’e gidiyordu. Ancak bu kusursuz görünen dünyanın altında eski bir tasfiyenin gölgesi ve “değiştirilme” korkusu vardı.
 
Ophélie’nin yeteneği onu kurtarmaya, Thorn’a yeniden kavuşmaya yetecek miydi?
 
“Dabos nadiren bir araya gelen karmaşık dünya inşası, incelikli karakter gelişimi ve sürükleyici olay örgüsü üçlüsünü kolaymış gibi göstermeyi bile başarmış.” –KIRKUS REVIEWS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06cf6322-0714-4cba-b3c6-7d31f5de3b1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşluklar</image:title>
            <image:caption>“Olmak istediğim kişiyle olduğum kişi arasındaki mutlak boşlukta boğuluyorum. Bunu anlayabilir misiniz?”
 
Bir tarafta geçmişin yüküyle yorgun argın yol alan Halil, Aysel ve Oğuz; bir tarafta bu kırık dökük hikâyenin mirasını kederle ama umutla geleceğe taşıyan Kenan, Füsun ve Neşe… Kalanlar, gidenler, evinin yolunu şaşıranlar, dolup boşalan meydanlar; tarihin tekerrürüne değil, adil bir tarihi yaratmanın gücüne inananlar… Caner Almaz, Yaşamaklar (2021) ve Notre-Dame de Sion Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Duvarlar’ın (2024) ardından Boşluklar ile yakın tarihimize bir pencere aralayan üçlemeyi tamamlıyor: Aşk, dostluk, dayanışma, idealler ve ihanetle sınanan bir kuşağın buruk umudunu ağaçların altında yeniden yeşertenlerin hikâyesi, her şeyin bittiği yerde başlayan yepyeni bir geleceği işaret ediyor.
 
“Bir insanın kendi cinsine değil de bir hayvana, dağda ya da ovada, kendine nerede bir alan, bir nefes bulmuşsa orada yeşermiş çiçeğe, bir ağaca nasıl davrandığı, onun hakkında her şeyi anlatır Halil, demişti. Hayvanına eziyet eden bir gün birini de öldürebilir, demişti; suçsuz günahsız kendi hâlinde yaşayan bir ağaca, bir ota, bir çiçeğe kasteden de çok tehlikelidir. Niye? Çünkü ne cana değer veriyordur ne de bir başka yaşama. Hareket etmiyor diye, konuşmuyor diye onun senden benden ne farkı var? Sen de bir can taşıyorsun o da. Acı çektiğini görmüyorsun diye bir ağacı kesemezsin, kökünden sökemezsin, demişti… Lafın kısası kızım, her yerde böyle insanlar var.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d61ae74d-f561-4f39-9d94-1243742b8e30.jpg</image:loc>
            <image:title>Algının Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>20.yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.
 
“Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”
— Maurice Merleau-Ponty
 
“Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (…) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı…”
— Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/912dcdee-76bb-4f59-bd86-b32012ff9076.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğulma Teorisi Özel Baskı Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Özel Kutu İçeriği:
*Ciltli Kitap (Yan boyamalı)
*Kart
*Defter
Effy Sayre hayatı boyunca masallara inanmıştı. Çocuklu­ğundan beri Peri Kralı’nın görüntüsünden kaçarak yaşayan küçük bir kız olarak başka çaresi de yoktu. Onu yaşadığı çare­sizlikten ve korkudan kurtaran tek şey Emrys Myrddin’in ölümsüz eseri Angharad’dı. Yüzlerce kez okuduğu bu eser, gerçek hayatının kederi ve ağırlığından uzaklaşmasının tek yolu olmuştu.
Myrddin’in evi Hiraeth Malikânesi’nin yeniden tasarlan­ması için bir yarışma düzenlendiğini öğrenen Effy için bu harika bir fırsattı. Ancak Effy, harap hâlde olan malikâneye vardığında, üstlendiği görevin aslında “imkânsız” olduğunu fark etmişti. Myrddin’in hayatını araştıran genç akademisyen Preston, dost canlısı olmayan diğer insanlar ve Saltney’nin kasvetli havası bir araya geldiğinde Effy kendini karanlık sır­ların ve tehlikeli güçlerin ortasında hayal bile edemeyeceği bir hikâyenin baş kahramanı olarak bulacaktı.
 
 
“Hem ürkütücü hem duygusal. Bu hikâye içinize işleyecek.”
—RACHEL GRIFFIN
“Sizi sarsacak bir atmosfer, çarpıcı bir anlatım.”
—RORY POWER
“Bu kitapta her şey var. Karanlık bir peri masalı, yavaş ilerleyen bir aşk hikâyesi, ürkütücü bir tarihsel gizem ve hikâyeleri ellerinden alınmış insanlara sessiz ama kararlı bir saygı duruşu. Tek kelimeyle bayıldım!”
—ALIX E. HARROW
“Hem hikâyelere hem de gölgede bırakılmış, sessizleştirilmiş insanlara adanmış bir aşk mektubu.”
—ALLISON SAFT
“Karanlık bir romantizm ve iç karartıcı derecede ürkütücü. Bu kitabı uzun süre aklımdan çıkaramayacağım.”
—ERIN A. CRAIG
“Batıl inançların, efsanelerin ve çürüyen evlerin üzerine yağan sağanakların içinde geçen, kalbe dokunan, derin bir aşk öyküsü.”
—KENDARE BLAKE
“Bize okumayı neden sevdiğimizi hatırlatan kitaplardan biri. Boğulma Teorisi, karanlık akademi türünü yepyeni büyülü bir zirveye taşıyor.”
—SASHA PEYTON SMITH</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1b181b1-80f8-44a7-9c38-ba5bf708734c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yari Yolda Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Madison on altı yaşındayken kalbini bir çocuğa verdi ama karşılığında aldığı tek şey kırık bir kalp ve şişmiş bir göbek oldu. Bir bebekle yalnızdı ve aradığı aşkı bulmak için çaresizdi, bağlılık iddiasını elmas bir yüzükle mühürleyen bir adama döndü. Ona bir aile sözü verdi. Bir hayat. Bir gelecek. Ama yalanları, onu her gün içine soktuğu kişisel cehennem için sadece bir kılıftı.
Şimdi yirmi beş yaşında olan Madison, aşka inanmayı çoktan bırakmıştı. Bu onun bingo kartındaki karelerden biri değildi. Bekâr ebeveynlik, üç iş ve çevrimiçi kurslar arasında denge kurmaya zaten vakti yoktu.
Bu yüzden dubleks dairesinin diğer tarafında yaşayan dalgın komşusu kapısına kaba bir not bıraktığında ilgilenmedi.
Ne adamın siyah saçları, ne fiziği ne de sadece bir kısmını gördüğü gamzeleri… Yüzde yüz, kesinlikle ilgilenmiyordu.

Azıcık bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29050e00-18f4-4152-abb4-f3040be0da73.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel-2 Ciltli</image:title>
            <image:caption>Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı Rezan Şahmaran. Hayal kırıklığına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı. 
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi. 
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti. 
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu kadını bir felaketin sonunda kaybetti. 
Kaybetmekten korkan bir âşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. 
Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi, sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu. 
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı: 
Allah der ki: Kimi benden çok seversen onu senden alırım. 
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım. 
Yemin ederim, seni benden önce alacak diye çok sevmekten korkuyorum!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da568552-47be-4779-9d8d-b38b9aaa60d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Kapitalizmin Gelişmesi</image:title>
            <image:caption>Coğrafyamızda toplumsal yapı, ağırlıkta küçük burjuva unsurların varlığı, bu düşüncelerin sürekli farklı siyasi ve teorik biçimlerde/görünümlerde yaşam bulmalarına maddi temel teşkil ediyor. Bu koşullar var olduğu müddetçe -istesek de istemesek de- küçük burjuva devrimciliğine karşı mücadele etmek zorunda kalacağız. 
Maoculuk, toplumsal gelişmeyi analiz etmekte ve bundan siyasi sonuçlar çıkartmakta yetersizdir, bir çıkmaz içindedir. Ufku, en fazlasıyla küçük burjuva demokrasisiyle sınırlıdır; ondaki sosyalizm, Marksizm-Leninizm sadece lafızdadır; dünya görüşü olarak gelişmesinin maddi koşulları yoktur, çünkü hitap ettiği sınıf geleceği olan bir sınıf değildir ve bu nedenle ulusal ve uluslararası çapta Maocu akımlar olarak bölünüp parçalanmaktadır. 
Bu kitap da diğer ilk üç kitap gibi tamamen yöntem ve teori üzerine küçük burjuva devrimciliği ile somut olarak da Türkiye&apos;de Maocu örgütlenmelerle bir hesaplaşmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7989bd4a-bf51-47b8-b596-91f408746493.jpg</image:loc>
            <image:title>Emperyalist Küreselleşme Ve Değişen Güçler Dengesi</image:title>
            <image:caption>Amerikan emperyalizminin dünya hegemon gücü olarak varlığını sürdürmek için koyduğu kurallar, şimdi ona ayak bağı olduğu için o kurumları önemsemiyor, yok sayıyor veya bağını kopartıyor. Ama artık yeni kurallar koyacak durumda da değil. Daha doğrusu, Amerikan emperyalizminin yeni kuralları, diğer emperyalist ülkelerin ve emperyalistleşen ülkelerin çoğunu bağlamayacaktır. Bunun böyle olduğunu Suriye eksenli Ortadoğu’da görüyoruz. 
Amerikan emperyalizmi, gerileyen dünya gücü olarak neoliberal yeni dünya düzenini kuramadı, ama eski düzenin devam ettirilmesi de mümkün değildi. Şimdi ortaya, giderek etkisizleşseler de eski kuralların, kurumların hala var olduğu, yenilerinin oluşmadığı bir geçiş dönemi dünyası çıktı. Bu dünya çok rekabet merkezli dünyadır. 
Bu çalışmada dünya çapında güçler dengesinin -tarihsel olarak da- gelişme seyrini ve bu gelişme içinde Türkiye&apos;nin yerini analiz etmeye çalıştık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c44340b4-fcd8-4d05-a96b-c4a9da08aed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal Ahlak</image:title>
            <image:caption>Toplumun huzuru, bireylerin ahlaki duruşuyla şekillenir. Mehmet Kızılkaya, Bireysel Ahlak’ın ardından kaleme aldığı Toplumsal Ahlak adlı bu eserinde Kur’an-ı Kerim ayetleri, Peygamber Efendimizin hadisleri ve hayatın içinden gerçek hikâyelerle ahlakın toplumsal boyutunu anlatıyor. 
Adalet, güven, yardımlaşma ve selamlaşma gibi değerlerin altını çizerken; rüşvet, hırsızlık, ihanet, intihar, ötanazi ve terör gibi çağımızın çağdaş kriz alanlarına İslam ahlakı çerçevesinde çözüm önerileri sunuyor. 
Toplumsal düzenin sürdürülebilirliği ile ahlaki normlar arasındaki ilişkiyi hem teorik hem de pratik düzlemde irdeleyen Toplumsal Ahlak, ahlaki duyarlılığı güçlendiren, yaşanabilir bir toplum idealine nasıl ulaşılabileceğini anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a28d7132-47b2-417f-b33f-4fa658286c5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Arının Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Arının Yolculuğu sadece bal peşinde koşan bir canlının değil, aynı zamanda varoluşun, hikmetin, fedakârlığın ve kolektif yaşamın derin sırlarını keşfeden bir ruhun masalıdır. Kitap, bize istemeden vermenin ve kendimizden geçtikçe biz olmanın yüce anlamını hatırlatırken arıların dünyasındaki kusursuz dengeyi ve töreyi anlatıyor. Her bir satırında, hayatın bir armağan olduğunu ve bu yolculukta en büyük kazancın, gönül enzimlerimizle kattığımız değerler olduğunu fark edeceğiniz bu kitap, ruhunuza dokunacak ve  hayat yolculuğunuzda size ışık tutacak. Ey can,  Gel, seninle bir sır paylaşalım…  Belki Musa ile Hızır’ın,  Belki Leyla ile Mecnun’un sırrı bu.  Dünya ile güneşin,  Toprak ile suyun derin bir sırrı…  Bulduk mu? Dokunduk mu, hissettik mi? Bilemiyoruz…  Ama gel, birlikte arayalım.  Bulamasak da olur.  Çünkü artık biliyoruz nerede arayacağımızı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07810910-a764-4e99-8317-e1c567102580.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleme Sanatı</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN İLK DÜŞÜNCE KOÇU
MÜNİR ARIKAN’DAN BEKLENEN KİTAP
Hayatımızın yüzde 70’i dinlemekle geçiyor! Peki, dinlemeyi gerçekten biliyor muyuz?
Eğitim hayatımız boyunca binlerce saatimizi dersleri, müziği, filmleri ve sosyal medyayı dinleyerek geçiriyoruz. İş hayatında, aile ilişkilerinde, dost sohbetlerinde her zaman bir şeylere kulak veriyoruz. Ancak en önemli dinleme biçimini unutuyoruz: Kendimizi ve hayatın sesini dinlemeyi…
Etkili dinleme, güçlü iletişimin ve anlamlı ilişkilerin anahtarıdır.
Peki, bu beceriyi geliştirmek için ne yapıyoruz? Okullarda, iş yerlerinde ya da günlük yaşamda dinlemeyi öğrenmek üzerine bir eğitim aldık mı?
Münir Arıkan, Dinleme Sanatı kitabında okuru bilinçli dinlemenin gücüyle tanıştırıyor. Hayatı daha iyi anlamak, ilişkilerimizi derinleştirmek ve gerçekten duyabilmek için neler yapabileceğimizi anlatıyor.
Bu kitap, sadece kulaklarımızı değil, zihnimizi ve kalbimizi de açmaya davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0cedf5-122c-4b0f-b9f1-aa90fe22d448.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Tıpta Mizaç</image:title>
            <image:caption>Geçmişin Bilgeliğiyle Sağlığınızı Keşfedin! Hipokrat’tan İbn Sînâ’ya uzanan binlerce yıllık kadim tıp bilgeliği, insanı bir bütün olarak iyileştirmenin sırlarını barındırıyor. Bu sistemin merkezinde, her birimizi özel kılan “mizaç” kavramı yer alıyor. Elinizdeki kitap, unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği ana kaynaklar ışığında gün yüzüne çıkarıyor. Dört unsur ve dört hılt ile şekillenen bedeninizi ve ruhunuzu nasıl okuyacağınızı adım adım gösteriyor. Mizacınızı Keşfedin! Detaylı mizaç testi ile kendi fiziksel ve psikolojik haritanızı çıkarın. Koruyucu Hekimliğin Temellerini Öğrenin! Beslenmeden uyku düzenine, spor alışkanlıklarından bedensel ve ruhsal arınmaya kadar her şeyi mizacınıza göre şekillendirin. Tıbbın Unutulmuş Dili: Kaynaklarıyla Kadim Tıpta Mizaç kendinizi ve sağlığınızı anlamak için bir rehber. Mizacınızın sırlarını çözün; daha dengeli, sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın kapılarını aralayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9540d6df-7fd7-4ae8-b2c7-41c44bd89b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Odyolojiye Giriş</image:title>
            <image:caption>“Neden odyolojiyi seçtiniz?” Odyolojiye gönül veren meslektaşların, hatta öğrencilerin bu soruyla yaşamları boyunca en az bir kez karşılaştıklarından eminim. Aslında nasıl cevaplar verildiğini tek tek duymayı çok isterdim. Ancak seçim nedeni her ne olursa olsun bu alanda görev alan herkesin şu anki en büyük mesleki ilgisinin dış çevreden bilgi aktaran önemli duyularımızdan biri olan işitme ile ilgilenmek ve insanların iletişim kurma becerilerini sürdürmelerine yardımcı olmak olduğunu biliyorum. Bu ilginin etkin şekilde yönetimi için bir sağlık mesleği olarak odyolojide, olaylara, hastalara, konulara bütüncül bir yaklaşımla yönelmek çok faydalı olmaktadır. İşte bu elinizde bulunan kitap tam da böylesine bütüncül bir bakış açısıyla tasarlanmış ve okurların istifadesine sunulmuştur. Editör: Şule Çekiç Bir sağlık disiplini olarak odyoloji, lisans programlarının yaygınlaşması ile ülkemizde her geçen gün güçlenmektedir. Mesleğe adım atmaya hazırlanan odyoloji öğrencileri anlaşılır, akıcı ve ana dilimizde yazılmış kaynaklara ihtiyaç duyduklarını her fırsatta dile getirmektedirler. Bu talebi kısmen de olsa karşılayabilmek adına tam onların istediği nitelikte Türkçe, akıcı ve anlaşılır bir kitap hazırladık. Çok kıymetli yazarların katkılarıyla hazırlanan bu geniş kapsamlı kitabın camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Bilim yolunda sarf edilen çabalar mutlaka karşılık bulacaktır. Bu süreçte bizlere bu cesareti veren canım öğrencilerime, kıymetli tecrübe ve bilgileriyle destek olan yazarlarımıza ve sevgili aileme sabır ve anlayışları için teşekkürlerimi iletiyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1652022e-7ff1-4e26-a132-ff742b12fceb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Takvimi 2026 Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>Sanat Takvimi 2026 Duvar Takvimi sayesinde yeni seneye eşsiz resimler eşliğinde merhaba diyeceksiniz.
Dünyaca ünlü pek çok ressamın birbirinden güzel resimlerini içeren bu takvim duvarlarınızı süsleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804bce7e-4eac-43b5-895c-fdb715666b5f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Sevmek Benim Harcım Değilmiş</image:title>
            <image:caption>Bir ömrün satır aralarına gizlenmiş kırılgan sevgiler, içe atılmış sitemler ve kabullenişle gelen olgunluk… 
Seni Sevmek Benim Harcım Değilmiş, yalnızca bir aşkın değil, bir insanın kalbinin sessiz hikâyesi. 
Nevzat Güzeldere kaleminden; bir yüreğin, yıllar boyu sakladığı, zamanla demlediği şiirlerle karşı karşıyasınız. Bu satırlar incitmeden anlatır, bağırmadan iç döker, usulca geçer kalbinizin kıyısından. 
Bazen bir vedanın, bazen bir &quot;keşke&quot;nin, bazen de sessizce kabullenilmiş bir hayalin izidir bu dizeler. 
Bu kitap, aşkı bilen ama onunla yaralanan herkes için yazıldı. 
Belki de “sevmek&quot; bazen, gitmesini bilmektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59cb254-1f18-4504-905a-c9f3a36774fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Desim’de Raa Haq’ire Xizmete</image:title>
            <image:caption>Dêsım&apos;de, dewa Werroze Dewrêsu&apos; de amo dina. Mektevo veren dewa Pazapunide wendo. Mekteve werti u lise Mamekiye&apos;de qedeno. 1974 de mekteve malımeni, qisıme Almanki Ankara&apos;de dest kerdo ci. Peyniyede Diyabekir&apos;de 1979 de qedeno. Tayine xo Malatya Kürecik re vejiyo. Xanima xo Alamanya&apos;de viya. Amo Alamanya. Xanıma xo Alamanya&apos;de viya. Amo Alamanya. 1980 de 12 payijiya verene de hukumat dêmdiyo, ranêcero Alamanya&apos;de mendo. 
1984 de tayine xo malımeniya Tırkire vejiyo. 2020 de teqawut biyo. Di lazekê xo este, Azad u Şahin. Sıkhır vo çar torne xXo este. Raa Haq’i re xızmete keno, talıvi cıra &quot;Bava Şervan&quot; vane. Kırmancki de lawiki, deyisı u beyiti vate. 
1986 de Berivane (Şervan, Emekçi, Bawer) kasete veto. 1988 de &quot;Newroz&quot; kasete xoser vejiyo. 
1989 de kasete “Na Duzene Dêmde” 
1994 de kasete&quot;Alemano&quot; veto. 
1996 de kasete &quot;Kêsreta Mı&quot; İstanbul de veto. 
2004 de istanbul de CD &quot;Ra u Rêçhe&quot; vejiyo. 
2010 de CD &quot;Bavokê Sımawo&quot; Istanbul de vejiyo. 
Xızmeta xo, Zonê Kimancki de itiqate &quot;Raa Haq’i&quot; Zagon u muzikė 
Kirmanciyeu Eleviyen&apos;iya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05dcfc2e-749e-422e-ab8c-8c1ddcba4fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Diksiyon, Hitabet ve Protokol Kuralları</image:title>
            <image:caption>NEREDE OLURSAK OLALIM ÖNCE SELAM VERİRİZ SONRA KELAM EDERİZ. BİR TEBESSÜM İLE VERİLEN SELAM TÜM TÜM KAPILARI HIZLICA AÇABİLİR. AÇILAN KAPIDAN İÇERİYE GİRMEK İÇİN KELAMDAN SONRA GELEN LİSÂNIHALİ UYGULARIZ. 
ŞİMDİ SORACAKSINIZ NEDİR LİSÂNIHAL? LİSÂNIHAL: Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan duygu. 
İŞTE TAM BURADA DEVREYE GİREN; DİKSİYON, HİTABET VE ETKİLİ İLETİŞİM KİTABIMIZDA ANLATTIĞIMIZ SAĞLIKLI İLETİŞİM KURMANIN TÜM MEDENİ YOLLARINI VE DETAYLARINI BİLMİŞ OLACAKSINIZ… 
İNSANLAR KIYAFETLERİYLE KARŞILANIR, KONUŞMALARIYLA UĞURLANIR. KENDİNLE İLETİŞİME GEÇ ÇÜNKÜ DÜNYA BİR ETKİLEŞİM VE İLETİŞİMDİR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6212b8a3-049f-4d16-a576-0e63f98b8c9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemin Ucunda Kalan Aşk</image:title>
            <image:caption>Seni düşünüyorum gözlerim kapalı, ağzımda zeytin ve ekmeğin tadı, gözlerim nemli. Ve biliyorum İran&apos;da yönetim değişir cumhuriyet gelir sen bana gelmezsin. Azerbaycan Karabağ&apos;a kavuşur ama biz kavuşamayız. 
Seni düşünmek özgürlüğe doğru koşmak gibi. Kalbim bağımsızlığını ilan ediyor, aklımla kavga halinde. Seni düşlemek bir gülü koklamak gibi dalından koparmadan, ona zarar vermeden ve aynı zamanda dikenlerini göze alarak. Seni sevmek, korkusuzca ateşe yürümek demek yanacağını bile bile, hiç şikayet etmeden. Seni görmek, dünyada cennetin varlığına inanmak, Allah&apos;a şükretmek demek. 
Senin sesini duymak tüm bahçelerimin çiçek açması demek. Seni özlemek, dünyada yaşarken ölmek demek. Ellerini tutmak, gökyüzüne uçmak demek, özgürce korkusuzca. Gözlerinin içine bakmak, dünyanın en güzel uykusuna dalmak gibi hiç uyanmak istemediğim. Bırak ay gitsin, yıldızlar gitsin sen kal benimle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b967fd27-cfe2-46f1-9ca6-cca1efee453f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih ve Uluslararası İlişkiler Perspektifinden Türk -Yunan İlişkileri 1821-2021</image:title>
            <image:caption>İnsanlar tarihlerini kendileri yazar. Ege’nin her iki yakasındaki tarihçiler için de bu tanım geçerlidir. Ancak Türk ya da Yunanlı olsun herkesin kalemi objektif olmaz, olamaz. Söz konusu iki ülkenin son yüz yılını incelemek istediğimizde karşımıza çıkan kitaplar ve araştırmalar, bu çerçevede bizi yanlış yollara kanalize edebilir. Daha doğru ve detaylı araştırmak için kesinlikle her iki ülkenin arşivlerine inmelisiniz. Bu konuda oldukça dikkatli ve kapalı olan Yunan arşivlerine girme başarısını gösteren sevgili hocamız Esra Özsüer’in hazırladığı bu kitap, kesinlikle her evin, her ilgilininin kütüphanesinde olması gereken bir hazinedir. İki ülkeden önemli araştırmacılar ve tarihçilerin görüşleri doğrultusunda sayfalara dökülen bilgiler, bir çok konuya açıklık getirecek düzeydedir.
MURAT İLEM
Bu gibi akademik çalışmaların her zaman yararlı olduğuna inanan bir gazeteciyim. Esra Özsüer’in öncülüğü ile iki ülkenin görüş ve anlaşmazlıklarının detaylarına inen akademisyenlerin önemli bir çalışma sonucunda birlikte yer aldığı  bu kitap elbette, yeni kuşak araştırmacıların yol haritalarından birini oluşturacaktır. Türk/Yunan ilişkilerine kafa yoran akademisyenlerin karşı tarafın görüşlerine saygı çerçevesinde ve duydukları endişelerini giderecek önerilerde de bulunmaları gerektiğine inanıyorum. Dahası, aynı Luciano Pavarotti’nin ünlü opera eserlerini “halka sevdirmek ve anlatmak” amacıyla “yok satan” aranjmanları gibi, akademisyenlerin de yaptıkları bu çalışma sonuçlarını ve önerilerini yalnız akademisyenlerin değil; halkın da anlayabileceği bir dille kaleme almalarının ve daha yaygın bir biçimde yayımlamalarının da yararlı olacağını düşünüyorum.
STELYO BERBERAKİS
Karmaşık olayları gerçeğe en yakın teşhis edebilmenin tek yolu, çok yönlü bakabilmektir. Yunan arşivlerindeki araştırmalarıyla tanıdığımız genç tarihçi Esra Özsüer, bu kitabında, Türk Yunan ilişkilerinin en gergin, en çatışmalı ilk yüzyılına böyle bakmamızı sağlıyor. En azından ‘karşımızdakini’ anlamanın yolunu açıyor. Konunun uzmanı Türk ve Yunan tarihçilerinin görüşlerini bir araya getiren bu değerli eserin herkes için ufuk açıcı olacağına inanıyorum.
TAHA AKYOL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e208a41-d92d-4a9e-b461-82f56d85d7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Nazik Kanguru</image:title>
            <image:caption>Küçük Nazik Kanguru Merhaba Küçük Deha serisindeki heyecanlı maceralar, rengârenk sayfalar ve cana yakın hayvanlar, yaşamının ilk yıllarında edinmesi gereken beceri ve alışkanlıkları kazanmasında çocuğunuza yardımcı oluyor. Onu farkındalık alıştırmaları ile tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987d1030-f960-47cc-ae2a-4c781cca0003.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinonun Kitabını Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Olamaz! Biri Dino’nun kitabını hapur hupur yemiş! 
Peki bunu kim yapmış olabilir? Triceratops mu yoksa Brachiosaurus mu? 
Dino’nun araştırmasına katıl, ipuçlarını takip et ve suçluyu bul! 
 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45aeb1b3-8368-4a3a-a435-043b9640d27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuhaf Resimler</image:title>
            <image:caption>Hiç bir kitabı okurken huzursuzlandığınız oldu mu?
(ve yine de elinizden bırakamadığınız...) 
 
 
Doğum yapmasına günler kalmış bir kadının titrek eskizleri. Ölmek üzere olan bir adamın karaladığı dağ silsilesi. Okul defterinde evini gri bir lekeyle kapatan bir çocuğun resmi. Geçmişte işlenmiş suçlarla bağlantılı dokuz tuhaf resim, sayfalar ilerledikçe delillere, okur ise her ayrıntıyı bir araya getiren dedektife dönüşüyor. 
 
 
Tuhaf Resimler çizimlerin, krokilerin ve diyagramların arasına gizlenmiş ipuçlarıyla örülü, birbirine ustalıkla bağlanan öykülerden oluşan rahatsız edici bir yapboz, tüyler ürpertici ve adım adım tırmanan bir gizem. 
 
Uketsu’nun nefes kesici anlatımıyla gerilim ve çağdaş polisiye kurallarını yerle bir ettiği ilk romanı Tuhaf Resimler, en az yazarının gerçek kimliği kadar gizemli. 
 
 
 
“Uketsu’nun tuhaf bilmeceleri hem ürpertiyor hem de bağımlılık yapıyor. Elimden bırakamadım.” R. F. Kuangü 
 
 
“Öyle sürükleyici ki bir günde okudum. Öyle tedirgin edici ki bütün gece düşündüm.” Janice Hallett 
 
 
3 MİLYONDAN FAZLA OKUR, 30’DAN FAZLA DİL 
 
 
Her çizim ürpertici bir uyarı. 
Her biri burnunuzun dibindeki korkunç bir sırrı ortaya çıkarıyor. 
 
 
Uketsu’nun tekinsiz gizemleri milyonlarca okuru büyüledi. 
Peki ya siz, bu tuhaf resimlerdeki ipuçlarını bulup hepsini birbirine bağlayan karanlık gerçeği ortaya çıkarabilecek misiniz? 
 
 
“Ustaca örülmüş, hayranlık uyandıracak kadar karmaşık bir hikâye... Uketsu, okuru son âna dek tahmin yürütmeye zorluyor.” New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55498fc5-d21d-4441-8589-35373552fd8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Panda’nın Kitabını Kim Yedi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Panda’nın en sevdiği kitap paramparça olmuş! 
Suçlu acaba Fil mi yoksa Aslan mı? 
Panda’ya yardım et, gizemi çöz ve kitapların neden yenmeyeceğini öğren! 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e875cf-a18d-4893-8f56-ea540467ef91.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan’nın Kitabını Kim Yedi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Birisi Tavşan’ın kitabını hapur hupur yemiş! 
Peki kim olabilir? Hamster mı yoksa Köpek mi? 
Tavşan’ın dedektiflik macerasına katıl, arkadaşlık ve merak dolu bir serüvene atıl! 
 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8aaba68-0c2e-41a5-a545-81ca79bae0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolulu Buğdayın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“… Anadolulu Buğdayın Hikâyesi, ilk bakışta Göbeklitepe’yle ünlenen neolitik dönüşümü çağrıştırmakta. “Neolitik” sözcüğünün de günümüzde kazandığı anlam, yarattığımız uygarlığın en önemli kırılma noktalarından biri olması, insanların doğada bulduklarıyla yetinmeyip, kendi besinlerini üretmeye başladığı ve ardılı olarak devletleşmeye kadar giden sürecin tetiklendiği dönemdir. Neolitik sözcüğünün anlamını, “besin üretimi”yle tanımladığımızda da süreci “buğday”la özleştirip, tarımdan kentleşmeye, kentlerden devlete, devletten imparatorluklara, imparatorluklardan endüstri devrimine ve günümüze, bir akarsuyu doğduğu kaynaktan denize döküldüğü yere kadar öyküleyebilirsiniz. Bu kitap da bunu, küreselleşmeden ticarete, inançtan aile ve mülkiyete, mirasa, beslenmeden teknolojilere, inançlardan savaşlara kadar bütün ardıllarıyla birlikte akıcı bir dille, bilimsel terimlerin tuzağına düşmeden öyküleyebilme başarısını göstermiştir.” —Emeritus Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, İstanbul Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4f088d0-ec40-423d-bb8a-741c05c6db92.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük İşler Nasıl Başarılır</image:title>
            <image:caption>Bir fikir nasıl gerçeğe dönüşür? Empire State Binası sadece yirmi bir ayda New York’un silüetini süsleyen bir başyapıta dönüştü. Apple’ın ilk iPod’u, yalnızca bir çalışanın başlattığı bir fikirken on bir ayda tüm dünyaya sunuldu. Büyük vizyonların gerçeğe dönüşme hikâyeleri ilham verici. Peki ya yolunda gitmeyen projeler? Dünyada yatırımın, emeğin ve hayallerin karşılığını veremeyen örnekler neden bu kadar çok?  Oxford Üniversitesi profesörü ve dünyanın önde gelen megaproje uzmanı Bent Flyvbjerg, Dan Gardner ile kaleme aldığı kitabında dev projelerin neden başarısız olduğunu değil, nasıl başarılı olabileceğini anlatıyor. İster mutfak tadilatı, ister uluslararası bir teknoloji girişimi ya da milyar dolarlık bir altyapı yatırımı olsun; tüm projelerin başarıya ulaşmasında geçerli olan evrensel ilkeleri açıklıyor.  Sidney Opera Binası’ndan Pixar animasyonlarına, ev yenilemelerinden mega altyapı projelerine kadar onlarca örnekle anlatılan bu kitap, projeniz ne olursa olsun zamanında ve bütçeyi aşmadan başarıya ulaşmanız için bilimsel, uygulanabilir ve sürükleyici bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b6fb87d-debb-4314-a93c-c39d7ea86e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Görsel Keşif Rehberi - Hayvanlar Atlası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın dört bir yanındaki 600’den fazla inanılmaz hayvanla tanışacağın, heyecan dolu bir yolculuk seni bekliyor! Bu harika atlasla, Kuzey Kutbu’ndaki ayılardan, Avustralya’da yaşayan kızıl kangurulara, Amazon Ormanları’nda uçuşan renkli tukanlara kadar birçok harika hayvanı yakından tanıyacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c93954c-fc76-46af-9861-ce49680fe7ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Lempriere’nin Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Babasının gizemli ölümüyle sarsılan genç John Lemprière kendini 18. yüzyıl Londra’sında mitolojiyle iç içe geçmiş karanlık bir komplonun ortasında bulur. Ailesinin geçmişine uzanan sırlar, onu Doğu Hindistan Şirketi’yle bağlantılı gizli bir örgütün ağına çekmiştir. Lemprière, antik metinleri ve mitolojik figürleri bir araya getirerek kendi sözlüğünü oluşturmaya çalışırken bu anlatılardakine benzer esrarengiz ölümler çevresini kuşatmaya başlar.
Lawrence Norfolk’un tarihsel olayları mitolojiyle harmanladığı bu büyülü evrende, genç Lemprière yalnızca ailesinin geçmişiyle değil, sömürgecilik, toplumsal ayaklanmalar ve gizli ticari komplolarla örülmüş karanlık bir tarihle de yüzleşmek zorundadır.
“Hem biçimsel hem dilsel açıdan göz kamaştırıcı bir başarı; üstelik çok zengin olanaklar sunmasına rağmen pek az işlenen Doğu Hindistan Şirketi’ni ele alıyor.”
—Salman Rushdie
“Muazzam gösterişli... Harikalar ve hazlar sarmalında kayboluyorsunuz.”
—The Washington Post
“Büyüleyici yoğunlukta bir tarihi kurmaca, gerçek bir başyapıt.”
—Daily Mail
“Şaşırtıcı... Norfolk muazzam bir yetenek sergiliyor.”
—The Boston Globe
“Göz alıcı bilgi derinliği, müthiş bir başarı.”
–The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f259f7e-6208-4020-ab2b-e3326ee758ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Miralay - Şefik Aker&apos;in Öyküsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti doğarken ortaya çıkan kahramanlardan biri de Şefik Bey’dir. Şefik Bey’in askerlik hayatının en parlak anı, 25 Nisan 1915’te Arıburnu’nda 27. Alay Komutanı olarak Anzak çıkarmasına karşı kazandığı savunma zaferiydi. Ancak, o gün 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey de inisiyatif kullanıp tümenini Arıburnu’na sevk ederek Çanakkale Muharebeleri’nin kaderini değiştirecekti. Bugün Atatürk’ün Arıburnu başarısı bilinirken, imparatorluğun en iyi tümen komutanının yanında imparatorluğun en iyi alay komutanı olarak savaşan Şefik Bey büyük ölçüde gölgede kalmıştır. Şefik Bey’in kariyerinin ikinci doruk noktası, Yunanlıların İzmir’i işgalinden bir hafta sonra Harbiye Nezareti’ne gönderdiği telgrafta Kuvayı Milliye fikrini ortaya atıp, ilk Kuvayı Milliye birliklerinin gayri resmi komutanlığını yapması oldu. Ancak, Denizli Hadisesi ve başka olumsuz gelişmeler yüzünden, çeşitli isyanların bastırılmasında önemli hizmetler gördüğü halde, ne terfi edebildi ne de birlik komutanlığına atanabildi. Haluk Oral yıllardır Şefik Bey’in evrakı metrukesini toparladı, dağınık hatırat ve yazılarına bütünlük, hakkındaki tartışmalara açıklık kazandırdı. Üstelik bütün bunları ilgiyle ve rahat okunacak şekilde yazdı. Ciddi okurlar ve tarihçiler kitabı zenginleştiren ve belgesel niteliğini artıran orijinal fotoğraf ve belgeleri ayrıca takdir edeceklerdir.” Prof. Dr. Mesut Uyar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b324ec-ddd6-49d1-9e7d-b4abec85b7ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz&apos;dan Çıkış</image:title>
            <image:caption>Lanetli Yıllar’ın bu son kitabında, bir zamanlar barış içinde yaşayan Oz Krallığı, sosyal karışıklıklarla mücadele ediyor: Zümrüt Şehir, Muchkin Ülkesini işgale hazırlanıyor, Glinda Sahtedilenci Malikânesinde ev hapsine alınıyor, Korkak Aslan kanundan kaçarken Liir ve Serçe’nin de nerede oldukları, hatta hayatta olup olmadıkları bile belli değil. Ve bir sürpriz kapıyı çalıyor: Dorothy’nin ta kendisi. Tüm bu kaosun ortasında Elphaba’nın torunu Yağmur, anne babasız, bir başına büyüyor. Savaşın yıprattığı Oz’da Batının Lanetli Cadısı’nın mirasını alma sırası artık onda. “Oz masallarının cesur bir yeniden yorumlaması. Maguire’ın tuvali inanılmaz zengin.” –People “Maguire dört kitapta, Oz efsanesini genişleterek, Orta Dünya veya Narnia kadar zengin ve ciddiyetle yüceliği dengeleyen bir diyar yarattı.” –USA Today “Bir başyapıt. Son yılların en cüretkâr ve başarılı fantastik serilerinden biri son buluyor. Bütün iyi fantastik seriler gibi insan tekrar tekrar okumak istiyor.” –Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5cbcb1-194a-4266-9201-79b8ce18c254.jpg</image:loc>
            <image:title>Örümcek Burgacı</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsanlar çoğaldıkça azalır. Her insan bir kâinattır,  beş insan bir memleket.&quot;
Beş yaşındaki dedektif Alper Kamu&apos;nun yaratıcısından  bir diğer sıradışı kahraman:
Cinaslı Hafiye, Stan LaFleur Rilke gibi dilbaz, tilki gibi kurnaz
Alternatif bir 1974. II. Dünya Savaşı sonrası Batı bloku başta olmak üzere Türkiye dahil pek çok ülke “hiperdemokrasi” olarak adlandırılan yeni bir rejimle yönetilmektedir. Kamuyu ilgilendiren her konunun anketlerle belirlenip karara bağlandığı bu düzen, bilgiyi tekeline almış, ayrıcalıklı uzman zümrenin tahakkümüne son verdiği iddiasındadır. Hiperdemokraside toplum kanaati esas, &quot;gerçek&quot; en tehlikeli kavramdır. Adalet, ekonomi, eğitim, bilim, sanat... hepsinin nasıl işleyeceğine çoğunluk karar verir. Kimin yaşayıp kimin öleceğine de.
İşte böyle bir dünyada, küçük yaşta bir Türk aile tarafından evlat edinilen Alman asıllı şair-dedektif Stan LaFleur, iç içe geçmiş bir cinayet ve intihar vakasını araştırmak üzere kolları sıvar. Takip ettiği izler onu, gökyüzünde aniden belirip günbegün büyüyen kızıl yarığın gizemiyle yüz yüze getirir. Soruşturması derinleştikçe LaFleur kendini büyük bir komplonun ortasında, kozmik güçlerin karşısında bulacaktır. Apokaliptik tehditleri ortadan kaldırmak için önünde sadece beş günü vardır; cephanesi zekâ, vicdan ve hayal gücünden ibarettir.
Alper Canıgüz’ün yeni romanı Örümcek Burgacı, ütopya ile distopya arasındaki çizginin belirsizleştiği evreninde, okuru baş döndürücü bir maceraya davet eden son derece özgün bir retro bilim-kurgu/polisiye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721fb2fd-5661-49e8-8bec-ee75f5a1456a.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsanesoyu</image:title>
            <image:caption>Annesi bir kazada öldükten sonra, on altı yaşındaki Bree Matthews aile ve çocukluğunun anılarıyla dolu evinde kalmak istemez. Kuzey Karolina Erken Üniversitesi’ndeki parlak lise öğrencileri için düzenlenen yatılı programı mükemmel bir kaçış gibi görünmektedir; ta ki Bree kampüsteki ilk gecesinde büyülü bir saldırıya tanık olana kadar. İnsan enerjisiyle beslenen uçan bir iblis. Yaratıkları avlayan “Efsanesoyu” öğrencilerden oluşan gizli bir topluluk. Ve kendine “Merlin” diyen ve Bree&apos;nin gördüğü her şeyi hafızasından silmeye çalışan ama başaramayan gizemli bir genç büyücü. Büyücünün başarısızlığı, Bree&apos;nin kendi eşsiz büyüsünün ve derinlerde gömülü bir anının kilidini açar: Annesinin öldüğü gece, hastanede başka bir Merlin vardır. Bree artık annesinin ölümünde polis raporundakinden daha fazlası olduğunu bildiğinden, gerçeği öğrenmek için ne gerekiyorsa yapacaktır; bu, Efsanesoyu’na kabul edilerek sızmak anlamına gelse bile. Efsanesoyu üyeleri kendilerini Kral Arthur&apos;un şövalyelerinin torunları olarak tanıtıp büyülü bir savaşın yaklaştığını açıkladıklarında, Bree gerçek için ne kadar ileri gideceğine ve büyüsünü topluluğu yıkmak için mi yoksa savaşa katılmak için mi kullanacağına karar vermek zorunda kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/316b199f-be1f-4a2d-b152-8ef79ddd886c.jpg</image:loc>
            <image:title>8 (Sekiz)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
· Gerçek keşif yeni gözlerle bakmaktır 
· Yeniden başlamak için önce bir sıfırlamak lazım 
· Kayan yıldız olacağına, güneş olmayı tercih et 
· Kendi hikayeni yazma zamanı gelmedi mi? 
· İlk Halka 
· Seni tebrik ediyorum 
· Çık çık nereye kadar, kariyerden sıkıldım 
· Dinle, anlarsın 
· Hedeflerine ulaşmak için, bugün bir adım at 
· Yalnızlık zor değil mi? 
· Çok hastayım, aslında tembelim 
· Bayram geldi, bana iyi geldi 
· Tartın doğru gösteriyor mu? Sanki biraz kilo almışsın 
· Korkuyorum. Hem de çok 
· Çık aradan karamsarlık 
· Bana iyi geliyorsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcb5504b-b6bc-4f0b-9011-4b20f2b7234d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğe Giden Uzun Yol</image:title>
            <image:caption>“Merak uyandırıcı bir kitap. İnsanlık dışı bir sistemin muazzam tasviri ve bunu aşacak bir gücün var olduğunun kanıtı.” –Washington Post Book World 
 
“Az sayıdaki sürükleyici politik otobiyografiden birisi, Özgürlüğe Giden Uzun Yol’u ‘en iyi’ ifadesi anlatabilir.” –Los Angeles Times Book Review 
 
“İnsan umudunun ve onurunun yenilmez doğasına olan inancın ışığıyla yanıyor.” 
–Andre Brink 
 
“Muhteşem. Bu Mandela&apos;nın ve mücadelenin ve bir halkın zaferinin hikayesi.” 
–Desmond Tutu 
 
“Farklı, sade, edebi ve okuru bilgilendirirken duygusal olarak da yakalayan gerçekten harika bir otobiyografi.” –Chicago Tribune 
 
“Mandela az görülen ve sürükleyici bir açık yüreklilikle yazıyor.” –The Economist 
 
“Yüceliğin oluşumuyla gerçekten ilgilenen herkes için okumaya değen ve 20. yüzyılın en olağanüstü politik öykülerinden birisi.” –Financial Times (Londra) 
 
“Nelson Mandela’nın etkileyici yolculuğunu okumak boyun eğmez insan ruhunu hatırlatıyor. Fakat bu hatırlatma o kadar ince ve usta bir şekilde veriliyor ki boyun eğmez olmanın anlamı derinleşiyor.” –San Diego Union-Tribune 
 
“Fedakârlık, cesaret ve dayanma gücü gibi kelimeler, Mandela’nın bu kadar bekleyebilen ve beklediğinin ne için olduğunu bilen adamı selamlıyor. Çok yaşa, Mandela! Çok Yaşa!” –Globe and Mail</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f294e5d7-48c0-4c5b-a06d-ed997e7f6da7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;da Matematiksel Hata İddiasına Cevap</image:title>
            <image:caption>İslam hukukunda ölenin mirası üzerindeki hakların ödenmesinden sonra kalan malın mirasçılar arasında nasıl pay edileceğinden bahseden ilim dalına “feraiz” denir. Feraiz kelimesi miras paylaşımı ile ilgili hükümler içeren Nisa suresi 11,12 ve 176. ayetlerde, sahiplerine verilmesi Allah tarafından farz kılınmış hisseler anlamındaki “fariza” kelimesinin çoğuludur. 
Feraiz Kur’an ve sahabi içtihatları temeline oturan ve fıkhın oluşum aşamasında belli bir sistematiğe kavuşmuş, kendine has konuları ve özel terimleri ile İslam fıkhının bağımsız bir ilim dalı haline gelmiştir. Miras taksiminin eşit olmayan hisseler ilkesine dayanması dışında feraiz sistemi yapısal olarak ciddi bir eleştiriye tabi tutulmadan İslam toplumlarında uygulana gelmiştir. Ancak son dönemlerde Kur’an muhaliflerince ortaya atılan ve bazı kimselerde akıl karışıklıklarına sebep olan Kur’an’da matematiksel hata bulunduğu iddiası miras ayetlerindeki verili pay oranları ile taksim yapıldığında hesabın her zaman tam çıkmayıp, bazen miras malının yetmemesi, bazen de bir miktar malın artmasına dayandırılmaktadır. 
Hz. Ömer döneminde verili oranlara göre miras paylaşımı yapıldığında malın varislere yetmemesi halinde, Abbas b. Abdül-muttalib’in teklifi üzerine, avl işlemi adı altıda oranlarda eksiltmeye gidilerek; bir miktar malın artması halinde ise artan kısım red işlemi adı ile tekrar hak sahipleri arasında pay edilerek aşılmaya çalışılmıştır. Hz. Ömer’in vefatından sonra Abdullah İbn-i Abbas bu uygulamaya karşı çıkarak, bütün varislerin hisse oranlarının değiştirilmesi yerine asabelik durumunda belirli hisseleri belirsiz hale gelen varislerin hisselerinde değişikliğe gidilmesi, diğer hisselere dokunulmaması yönünde görüş belirtmiştir. Dört Sünni mezhep ile İbaziye ve Şianın Zeydiye kolu avl konusunda Hz. Ömer’in uygulamasını, İbn Hazm ve Şia’nın Caferiye kolu ise İbn-i Abbas’ın görüşünü benimsemiştir. 
Miras taksim ilkelerinin tam bir sistematiğe kavuşmadığı sahabe dönemleri için içtihada dayalı bir çıkış yolu olarak başvurulan avl ve red yöntemleri gerçekte feraiz sisteminde halledilmesi gereken bazı noktaların hala var olduğunun da göstergesi durumundadır. Hal böyle iken bu yöntemler, daha sonraki tarihi süreçler içinde olması gerekenin aksine asli birer yöntem olarak kabul görüp günümüze kadar uygulana gelmiştir. 
Avl ve red işlemleri iki hamlede malın tamamen dağıtılmasını sağlayabilmekte ise de miras ayetlerinde verilen oranları devre dışı bırakarak başka oranlar ihdas etmekte ve sonuç itibariyle mirasçılara, Kur’an’ın talimatı ile hak ettiklerinden farklı miktarlarda mal verilmesine sebep olmaktadır. Bu ise miras pay oranları konusunda Kur’an’ın koyduğu hükümlerin değiştirilmesi anlamına gelmekte, kısaca uygulanan miras paylaşım sistemi hata vermektedir. Kur’an’da böyle bir durumun varlığı söz konusu olamayacağına göre ayetleri anlamada hata yapılmış olduğuna hükmetmek ve miras ayetlerini bu bakış açısı ile yeniden değerlendirmek bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun için de miras ayetlerinin anlaşılmasında red ve avli zorunlu kılan noktaları belirleyip her miras hesabında sonucun artıksız ve eksiksiz çıkmasını sağlayacak tespitler yapmak gerekmektedir. İşte elinizdeki çalışma bu düşüncenin eseri olarak ortaya çıkmıştır. 
Çalışmada önce feraiz ilminde temel paylaştırma yöntemleri olarak “adile”, “avliye” ve “reddiye” meseleleri örnekleri ile tanımlandı. Daha sonra miras ayetlerinin matematiksel özelliği, miras ayetlerindeki bazı lafız ve cümlelere verilen anlamların yeniden şekillendirilmesi, miras ayetlerinden çıkarılan ve miras paylaşımı sırasında dikkate alınması zorunlu olan ilkeler ortaya konuldu ve ayetler bu ilkeler doğrultusunda değerlendirilmeye çalışıldı. Her bir konu gerektiğinde tablolarla desteklendi. 
Çalışmada feraiz ilmi bir bütün olarak ele alınmayıp sadece red ve avl işlemlerinin devre dışı bırakılmasını sağlayacak bakış açısı takip edilmiştir. Bu sebeple mevcut hali ile kalması konumuzu etkilemeyecek olan hacb vb. konulara değinilmedi. Zevilerham konusu ise kitabın sonunda özet olarak aktarıldı. 
Her türlü yapıcı eleştiriye açık olan bu çalışmanın faydalı olacağını umuyoruz. Başarı Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1ddb747-6bca-4b1d-bc17-eaf229013102.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekten Dökülen Satırlar</image:title>
            <image:caption>HİÇ BİLMEM NEREDE NEREYE 
 
Sessiz gecelerde... 
Issız gecelerde ... 
Sensiz gecelerde... 
Kalbim ellerimde 
Kulaklarım sessiz seslerde 
Gözlerim karanlık gözlerde 
Dilim karışık sözlerde 
Burnumun direği sızlar sensiz hecelerde 
Ayaklarım götürür garip ummanlara 
Ellerim kalemimde 
Histerik şiirlere, 
Götürür bu yol, 
Hiç bilmem nerede 
Nereye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c07c8a8-8295-4dae-98a8-93ab731dda51.jpg</image:loc>
            <image:title>Mıh 3: Sağır Yürek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“YANGIN, İKİ ÂŞIĞIN SEVDASINI KÜL EDERKEN UÇURUMUN ENKAZINDA TUTUNACAK TEK DAL MASUM BİR CANDI.”
Siraç, uçurumun kenarında doğru seçimi yapmış olsa da sevdiği kadını yaptığı hatalar yüzünden kaybetmiştir. Şimdi Elif’i tekrar kazanabilmek için önce yaşayacağını kanıtlaması gerekmektedir. Her sevda ikinci bir şansı hak eder mi? Yoksa bazı sevdalar uçurumun kenarında yitip gitmeye mahkûm mu edilmeli?
Peki ya sebep olanlara ne demeli? Her şeyin sebebi karga iken o ise artık görevini tamamlayarak köşeye çekilmeyi tercih edecektir ama artık karga da oynadığı oyunların sonuna gelmiştir. Yalan da ortaya çıkacaktır, gerçek de… Sırlar da, geçmiş de... Ve sonra sıra kurula gelecektir. Şimdi herkesin bedel ödeme vaktidir.
 “Bu yol bizimse şayet, bir kere düştük o uçuruma. Sen ise o yolun da önünü kapattın,” dedi sanki tek doğrusu buymuş gibi. “Bir daha ne giderim ne de düşmek için heves ederim.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a9a825-fe89-417b-a60c-c61c2066b4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Tatlıköfte ve Maceraları</image:title>
            <image:caption>GERÇEK BİR SEVGİ HİKAYESİ!
Hamburger Bebek olan Talıköfte, Havuç Baba ve Turp Anne ile tanışmaya hazır mısınız?
Tatlıköfte ve Sebze Ailesi çocuklara aidiyet, güven ve sevgi üzerine sıcacık bir hikaye sunuyor.
Küçük kalplere büyük umut veren bu hikaye farklılıklara saygı, aile olmanın çeşitliliği ve sağlıklı beslenme gibi değerleri keyifli bir dil ile anlatıyor. 
Peki senin ailen ile sevgi hikayen ne?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae2078db-2c0f-463e-9c27-5cbffa0b3a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaplumbağa’nın Kitabını Kim Yedi?</image:title>
            <image:caption>“Birisi kitabı yemiş! Ama kim acaba?” 
 
Eğlenceli, renkli ve çok meraklı bir seri geliyor! 
Her kitapta bir hayvanın en sevdiği kitabı gizemli biri “hapur hupur” yemiş! Minik okurlar, sayfalardaki ipuçlarını takip ederek suçluyu bulmaya çalışıyor. Mizah dolu hikâyeler, renkli illüstrasyonlar ve delikli sayfalarla dolu bu seri, çocuklara hem kahkaha hem de dikkat geliştiren bir okuma deneyimi sunuyor. 
 
Biri Kaplumbağa’nın kitabını yemiş! 
Ama kim? Deniz aygırı mı yoksa köpekbalığı mı? 
Kaplumbağa’nın deniz altı dedektifliğine eşlik et ve kitabı kim kemirmiş bul! 
Kazanımlar 
 
·         Dikkat, tahmin ve neden-sonuç ilişkisi kurma becerilerini geliştirir. 
 
·         Mizah duygusunu besler, okuma sevgisini artırır. 
 
·         Ebeveyn–çocuk ortak okuma deneyimi sunar. 
 
·         Kalın karton sayfalarıyla küçük eller için dayanıklı yapıdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb77dedb-a840-4088-8a9c-ed34ec11b790.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Dersim Operasyonu</image:title>
            <image:caption>Uçurumun kenarındaki bir ülkeden İstiklal Harbi’ne… İstiklal Harbi’nden Cumhuriyet’e… Cumhuriyet’le birlikte muasır medeniyetler hedefine… Her alanda tüm hızıyla ilerleyen genç ve dinamik Türkiye Cumhuriyeti, 1937 ve 1938 yıllarında Tunceli ilimizde yaşanan ve kamuoyunda “Dersim İsyanları” olarak adlandırılan elem verici olaylarla karşı karşıya kaldı.  Temelde feodal yapıların organize ettiği, arka planında ise Cumhuriyet’in ayağına bastığı iç ve dış gölge yapıların yer aldığı bu iki isyan karşısında devlet, üzerine düşeni yaptı ve her iki isyanı da bastırdı. 
Yaşanan olayların üzerinden yaklaşık 90 yıl geçti fakat tartışmalar hâlen devam diyor. Bu tartışmaların büyük bir çoğunluğu ise bilimsel ve tarihî verilerden uzak, hamaset ve hurafelerle dolu bir düzlemde ilerliyor. Hâl böyleyken arşiv belgelerinin ve kaynakların yer aldığı bilimsel bir çalışmanın hazırlanması kaçınılmaz oldu. Toplam beş ana bölüm ve birçok arşiv belgesinin yer aldığı bu çalışma Dersim isyanlarıyla ilgili merak edilen birçok sorunun cevabını kaynaklarla bulabilmeniz için kaleme alındı ve siz değerli okurlara sunuldu. 
Bu kitapta bulabilecekleriniz: 
-           1937 ve 1938’de yaşanan olaylar başlamadan önce isyanları planlayanların hazırlıkları 
-           İsyanları planlayan başaktörlerin karakteri ve kimlik yapıları 
-           İsyanların fiilen başlaması ve sonrasında yaşananlar 
-           Devletin isyanlar karşısındaki tutumu ve aldığı tedbirler 
-           Yabancı ajanların faaliyetleri 
-           Atatürk’ün sağlığında, 1937’de başlayan birinci isyana karşı kendisinin bizzat planlayıp yönettiği askerî operasyonun detayları 
-           Seyit Rıza’nın yargılanması ve idamı 
-           1938 askerî harekâtı ve isyanların sona ermesi 
-           İsyanlar sonrası Dersim’in durumu 
-           Zorunlu göçler ve iskân</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57353d77-b26e-4cbb-8e79-4a5580ec7d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Deli Yangın</image:title>
            <image:caption>Alevlerin arasında soluksuz bir kaçış! 
 
Çok ödüllü Amerikalı Rodman Philbrick, dehşet verici bir orman yangınının ortasında kalan iki çocuğun kurtulma macerasını anlatıyor. Patlayan alevlerden ve dumanlardan kaçarak ailelerine ulaşmaya çalışan ikili, Amerika tarihinin en büyük doğal afetlerinden birinde sürükleniyor. Doğada hayatta kalmaya dair ipuçları barındıran roman, kayıpları, hayal kırıklıklarını, hataları geride bırakıp yola devam etme umudu veren bir film tadında.


Maine ormanlarındaki yaz kampına katılan Sam, Büyük Kuzey Ormanı Yangını&apos;nın ortasında kalır. Kamp ekibini tahliye eden otobüsü kaçırınca, yangından kurtulmak için soluksuzca kaçar. Babasından öğrendiği hayatta kalma taktikleri, cesareti ve ormanda bulduğu eski bir ciple alevleri arkasında bırakmaya çabalarken karşısına onun gibi kaybolmuş Delphy çıkar. Ormanı hızla yutan yangın ve kundakçılar peşlerinde, tüm kaçış yolları alevler içindeyken, iki çocuk güçlerini birleştirip hayatta kalabilecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc8277cb-c936-4fb6-987a-6f91b6191068.jpg</image:loc>
            <image:title>Peterburg</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli dört eserinden biri.”
–Vladimir Nabokov
“Öyle bir roman ki tüm Rusya’yı özetliyor.”
–Anthony Burgess
“Bu kitapla Peterburg, Gogol ve Dostoyevski’den sonraki
gerçek sanatçısını bulmuştur.”
–Zamyatin
“20. yüzyılda yazılmış en önemli, en etkili ve en kusursuz
şekilde oluşturulmuş Rus romanı.”
–The New York Times Book Review
“Muhteşem Peterburg, Belıy’nin ‘gölgelerin biyolojisi’ ve
‘beyin oyunu’ olarak adlandırdığı şeye dayanıyor.
Belıy’de şehir ve beyin topolojik temas halindedir.”
–Gilles Deleuze
“20. yüzyıl Rus edebiyatının zirvelerinden biri olarak kabul edilen bu modernist roman, çevirmenine meydan okuyor.”
–Rossica Ödülü Jüri Heyeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4a8f06-ce21-4606-9f76-c67505a00411.jpg</image:loc>
            <image:title>Petersburg (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli dört eserinden biri.” 
–Vladimir Nabokov 
“Öyle bir roman ki tüm Rusya’yı özetliyor.” 
–Anthony Burgess 
“Bu kitapla Peterburg, Gogol ve Dostoyevski’den sonraki 
gerçek sanatçısını bulmuştur.” 
–Zamyatin 
“20. yüzyılda yazılmış en önemli, en etkili ve en kusursuz 
şekilde oluşturulmuş Rus romanı.” 
–The New York Times Book Review 
“Muhteşem Peterburg, Belıy’nin ‘gölgelerin biyolojisi’ ve 
‘beyin oyunu’ olarak adlandırdığı şeye dayanıyor. 
Belıy’de şehir ve beyin topolojik temas halindedir.” 
–Gilles Deleuze 
“20. yüzyıl Rus edebiyatının zirvelerinden biri olarak kabul edilen bu modernist roman, çevirmenine meydan okuyor.” 
–Rossica Ödülü Jüri Heyeti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2457ea5b-090d-4a15-93e5-b6ef1bb55a5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokakların Ölümü</image:title>
            <image:caption>“Çok eski bir resme benziyordu ama içinde o eski zamana ait ruh yoktu.” Gürsel Korat, Sokakların Ölümü’nde yalnızca taş duvarların, eski evlerin ve dar sokakların değil; bir ülkenin belleğinin, sesinin ve ruhunun nasıl silindiğini anlatıyor. Çocukluk fotoğraflarından başlayan bu yolculuk, Anadolu’nun kentlerinde kaybolan izlerin peşine düşüyor; yok edilen mahallelerin, sessizleşen meydanların ve unutulan sokakların tanıklığını dile getiriyor. Bir nostalji kitabı değil bu; kaybolan kültürel dokunun ardından yazılmış güçlü bir ağıt ve uyarı. Sokakların yok oluşu, geçmişle bağımızın da silinmesi anlamına geliyor.. Kapadokya merkezli bir noktadan, Kayseri’den yola çıkarak, sokaklardan, eski yollardan ve örenlerden geçip Kayseri’nin “tektonik kardeşi” Pompei’ye kadar uzanan bir coğrafyanın sözleriyle konuşacağım. “Sokak” kavramı temel izleğim olsa da, sokaklardan geniş meydanlara, uçsuz bucaksız yollara, denizlere ve dağlara ulaşıldığını bilmiyor değilim. “Sokak gezgini” olarak yürüdüğüm bütün kentlerde, dağlara ve denizlere baktığımda bile, sokağa ait izlenimler edinmek için yürüdüğümü belirtmeliyim. ...  Sokaklarını koruyan bir ülkenin “vatan olabileceğini” düşünüyorum, sokaklarını yok eden bir ülkenin ise kanımca bir barınaktan öte anlamı bulunmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5990688c-3bec-46c2-b252-9e22c5c2f6af.jpg</image:loc>
            <image:title>Virgülün Şikayeti</image:title>
            <image:caption>,,bâzı şeyler birbiriyle eştir, sözgelimi sigara dumanı ve        martı sesleri, can erik ve telâş, erguvan ve kuzey, tuğla ve ekmek, isim ve yas, çeşme ve yuva,,
“Doğada nokta yoktur,” düşüncesiyle, feminist, mimar, yazar Simlâ Sunay, ikinci öykü kitabında tek yazım ayracı olarak sadece “virgül”ü kullanır. Kendi deyimiyle kitabın performansı da ilhamı da noktayı devirerek çoğalan -imlâdan fazlası- “virgül”dür. Böylece öykünün edebiyattaki konumunu, öykü ânının öncesini ve sonrasını okura işaret eder. Leylâ Erbil’e selam durur. Virgül, ses ve anlatıdaki sürekliliğe de kesintiye de övgüdür. Virgül sınıfsaldır. Öykülerinde politik ve eleştirel bir tercihle yer alan eski sözcüklerde yumuşak a’ların hepsi belirgindir. İmlâ ya da harf görünendir. Tüm bunlar, Sunay’ın tartışmak istediği; mekân ve hafızası, mimarlık ve mirasları, kent ve suçları, baskı ve rejimleri, şiddet ve kurumları, göçmen ve yersizliği meseleleriyle uyumlu, son derece özgün, üst gerçekçi, biçimsel ve deneysel bir plandır. Bu planıyla da bizi arada kalmışların, başkaldıranların, hasretin, bekleyişin ve belleğin “manzara”larında gezdirir. 
Türkçe edebiyata yaratıcı bir sürpriz. Virgülün Şikâyeti. Simla Sunay’dan tam bir yazı hamlesi.
Sema Kaygusuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f22a4a-3e35-4f6b-8089-47b1c617c37e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhum Sana Emanet</image:title>
            <image:caption>“Ve sonra sen çıktınkarşıma.
Allah’ın bana bak sana ne yazdım, deme şekliydin.”
Tohum misali, genç bir adam ne açacağını bilmeden bekliyorken
gömüldüğü yerde, rüyasında gördüğü bir kadının ve gerçek hayatta
tanıdığı bir delinin peşine düşüyor. Ta ki gerçek ve rüya yer değiş-
tirene kadar… Deli Hilmi’nin “İnsan güzeli neden arar?” sorusu
ve Tufan’ın cevabı ararken şeyhine kadar uzanan içsel yolculuğu
Ruhum Sana Emanet’te.
Güçlü kalemi ve kendine has üslubuyla Mehmet Ercan, bu kez bir
romanla okuruyla buluşuyor. Ruhum Sana Emanet, aşkın yakıcılığı-
nı ve acısını içtenlikle anlatıyor. Bunun altındaysa daha derinlerde
bir varoluşsal kaygının olduğunu ve onun oluşturduğu sancıların
içinde kendimizi bulacağımıza dikkat çekiyor. Asıl meselenin he-
defe ulaşmak değil, hedef için yapılan yolculuğun kendisi, yolun
kendisi olduğunun altını çiziyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3769760-c6cd-4f32-8943-0d15aca66bff.jpg</image:loc>
            <image:title>70 Adımda Sağlıklı Beslenme</image:title>
            <image:caption>Modern çağda sağlıklı beslenmenin etkili ve pratik kuralları bu kitapta uygulanabilir şekilde, küçük adımlar hâlinde sunuluyor.
İlk baskısı kısa sürede tükenen ve okurlardan çok olumlu geri dönüşler alan kitap, gözden geçirilerek ikinci baskı hâlinde sizlere sunuldu. 
Yazarın yüzlerce makale ve bilimsel kaynaktan yola çıkarak sağlıklı beslenmeye dair bilgilerin özünü derlediği bu eser, küçük hacmine rağmen çok büyük bir değer barındırmaktadır. 
Herkesin çevresinden gelen duyumlarla uyguladığı veya uygulamaya çalıştığı beslenme alışkanlıkları, bu eserde yalın bir dille ve bir doktor gözüyle açıklanmıştır.
Okurken ufak ipuçları ve kolay uygulanabilir çözümler sunan bu kitap, okuyucuların sorularına cevaplar bulacağı ve yeni şeyler keşfedeceği bir başucu eseri olacaktır. 
Sağlıklı beslenme, birçok ölümcül hastalığa karşı en etkili tedbirdir.
Yediğimiz gıdaların içerikleri hakkında asgari düzeyde bilgi sahibi olmalı ve en sağlıklı olanları tercih etmeliyiz.
Bütün bunları dönemsel değil, sürekli olarak uygulamalıyız. 
Bu kitapta, bunu başarabilmeniz için gerekli bilgileri kısa ve öz biçimde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f21d4a-9e8b-44f8-ba2a-95012ab4d98e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Çeyrek 2 - (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BAZI HİKÂYELER, MUTLU BİR SONLA DEĞİL, YAŞANILMASI GEREKEN ZOR SINAVLARLA DEVAM EDER. Feza ve Dorukhan aşkı bulmuşlardı fakat aşklarına sahip çıkmak o aşka sahip olmaktan daha zordu. Feza, içinde yaşadığı boşluğu Doruk’la tamamlamaya çalışsa da hep bir şeylerin eksik olduğunu hissetmeye başlamıştı. Visal ona huzur veren tek yerdi fakat artık bu dört duvarın içine sığamadığını hissediyordu. O kendini keşfetme yolundaki sancılı sürecinde kritik kararlar alırken Dorukhan Falay adı ise tribünlerde eskisinden daha yüksek bir sesle yankılanmaya başlamıştı. Feza’nın kalbinde verdiği sessiz savaşın sonucu ise Dorukhan’ı derin bir yalnızlığa sürüklemek üzereydi. Sevdiğin birini daima kendi önüne koymaya nereye kadar devam edebilirsin? Feza, adının anlamında saklı olan sınırsızlığı tatmak için kendi sınırlarını aşmayı kafasına koymuştu. Peki bu, onlar için gerçekten son çeyrek miydi? AZRA İZGÜNER’İN DÖRT ÇEYREK SERİSİNİN İKİNCİ KİTABI, SESSİZ VEDALARLA YENİDEN BAŞLAMALARIN ARASINDA; AŞKI, AFFETMEYİ VE TAMAMLANMAYI EN DERİN HÂLİYLE KALPLERE İŞLİYOR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d62f00d-ff12-443d-9ff2-ff024d6567a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı Gençliği</image:title>
            <image:caption>Titiz bir arşiv çalışması ve belgeye dayanan kitaplarıyla tanıdığımız Zeki Sarıhan, &quot;Kurtuluş Savaşı Gençliği&quot;nde özellikle üniversite öğrencilerini merkeze alarak, Osmanlı Devleti çökerken, Mustafa Kemal önderliğinde yürüyen kurtuluş mücadelesinde dönemin gençlerinin üstlendiği sorumluluğu inceliyor.
Gençlik örgütlerine, öğrenci hareketlerine, gençliğin Ankara ile kurduğu bağa ve bunun yansımalarına mercek tutan Sarıhan&apos;ın çalışması, günümüz gençleri için de bir kılavuz görevi görüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b044c12-ec7b-4019-a45e-06e838efe7bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mot ve Metal Balıkçıları</image:title>
            <image:caption>Mot&apos;un gerçek adı Vlinder, yani &apos;&apos;Kelebek&quot;tir; tabii ona yalnızca annesi bu adla seslenir. Annesi, kızının elbise giyen, cıvıl cıvıl, kaygısız bir çocuk olmasını tercih eder ama Mot öyle biri değildir işte... Siyah kıyafetlerini ve büyüdüğü eski, bakımsız şehri sever. Bir isyan anında Mot, eski kanalda balık tutmak için kendi harçlığıyla bir mıknatıs satın alır ve küçük, paslı bir denizaltı bulur. Mot&apos;un denizaltı bulduğu hafta gayet sıradan, hatta biraz da sıkıcı başlar ama Mot, büyük keşfini yapmadan önce daha çok şey yaşanacaktır. Mot&apos;un asi akrobatlarla tanıştığı, güçlü bir milyarderle kapıştığı ve annesini daha yakından tanıma şansı bulduğu büyük macera işte böyle başlar. “Çözüm Bakanlığı”yla ülkemizde çok sevilen, ödüllü yazar Sanne Rooseboom&apos;dan şehrin yaşaması zor semtlerinde büyümek, kendin olmak ve paslanmış şeylerle ilgili büyüleyici bir macera.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b38056df-31f6-433c-8bfa-b0d514f7feb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Uyurgezer Geceleri</image:title>
            <image:caption>Unutma yetisini kaybetmenin siyah mermerden yapılmış kaskatı bir levha haline getirdiği hayatım bundan otuz küsur yıl önce altüst oldu. Bir gece sabaha karşı bir saatte annemin uyurgezer olduğunu fark ettim. Ama hayatım annem uyurgezer olduğu için değil, annemin uyur halde gezerken bana söylediği şey yüzünden altüst oldu. Annem o gece benliğime öyle bir darbe indirdi ki, bir daha yaşadığım hiçbir şeyi unutamadım.   Annemin annesinden nefret etmesi gibi, ben de annemden nefret mi ediyorum, bu yüzden mi E.’den kopamıyorum, bağımsız bir Şehnaz olamıyorum diye kendime soruyordum. Cevaplarından korktuğum sorulardı bunlar.   Unutamayan bir belleğin kişisel muhasebesi, hayata rengini veren otuz yıllık güçlü bir aşkın anatomisi ve bir ülkenin toplumsal panoraması.   Annesinin uyurgezerliği bilinçdışının labirentlerinde kaybolduğu sanılan aile sırlarını açığa çıkarırken buna tanık olan Şehnaz’ın belleği unutma yetisini kaybeder. Öğrendiği sırlar sadece aile sırları değildir, Osmanlı’dan günümüze uzanan toplumsal ve trajik bir kadınlık durumudur. Ekonomi profesörü Şehnaz kadınların yüzyıllardır süren yok-hayatlarını sorgularken erkeklerin hayattan erken çekildiği kadıncıl ailesinin var olma sürecini bir akademisyen gözüyle ele alır. Kişisel muhasebesini yaparken toplumsal normlara uymayan otuz yıllık aşkının zehirli yanlarıyla yüzleşir, bu sırada aklında bir başka kadın, büyük aşkı E.’nin karısı Eyşan vardır.   Annemin Uyurgezer Geceleri, bireysel hatıraların nasıl toplumsal hafızaya dönüştüğünü güçlü bir edebiyat diliyle sorgularken okurları bu ülkede kadın olmanın düşünmekten kaçındığımız gerçeğini de düşünmeye zorluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ded0c9d-44ab-46c9-8b7a-78bb379213cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yüzünden (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeliz, sıradan bir sınav stresinin gölgesinde, sıra dışı bir gecenin eşiğine sürüklenir. Kapıdan içeri adım attığında karanlık sadece ışıkları değil, gerçekliği de yutmuştur. Tanıdık yüzler yabancılaşır. Kendi zihnine bile güvenemez hâle gelir. 
 
 
 Her şey bir gülümsemeyle başlar. Ve bir gülümsemeyle son bulur. 
Cesaretin varsa kapağı aç, yoksa buradan hemen uzaklaş. 
“Eğer halamla eniştem dışarıdaysa… az önce salonda oturanlar kimdi?” 
Senin Yüzünden, insanın kendine bile düşman kesilebileceği, karanlık bir labirentte korkunun katmanlarını tek tek soyarak ilerleyen bir psikolojik gerilim-korku romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71fc6ead-10c8-4728-8baf-f6f4e35ff6b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Yüzünden (Ciltli Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Kutu İçeriği: 
Ciltli kitap 
-Defter 
-Poster 
-Örümcek aksesuar 
-Tematik sticker seti 
-Özel kesim ayraç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd43de68-10ef-4d14-acae-e1c0326abce6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sünnet ve Hadisin Anlaşılması ve Yorumlanmasında Metodoloji Sorunu</image:title>
            <image:caption>“İslam toplumu, tarih boyunca sünnet ve hadisi yanlış anlamaktan çektiğini, uydurma hadislerden çekmemiştir.” 
Muhammed Gazâlî 
 
Hadis ilimlerinin hemen hepsi, hadislerin sübut ve sıhhat problemini çözmeye yöneliktir. Hadis metinlerini anlamaya yönelik az sayıdaki ilim dalı ise gelişme gösterememiştir. Sünnet ve hadisi anlama sorununa pratik çözüm olarak sunulan usûl-i fıkıh da bir kanun yorumlama ve tahlil tarzı olduğu için yeterli olamamıştır. 

Elinizdeki kitap, sünnet ve hadisi doğru anlama doğrultusunda bir metodolojiye duyulan ihtiyacı tartışmakta ve bu doğrultuda yeni adımlar atmayı teklif etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81551200-bca0-444c-b36a-ca48591ff620.jpg</image:loc>
            <image:title>Adadaki Veteriner: Örümcek Kuşu Adası (SEN de OKU)</image:title>
            <image:caption>El ele verirsek belki bir gün dünyayı bile değiştirebiliriz. Ödüllü yazar Gill Lewis’in “SEN de OKU” koleksiyonu için kaleme aldığı “Adadaki Veteriner” serisinin yeni serüveni Örümcek Kuşu Adası, nesli tükenmeye yüz tutan savunmasız canlıları korumak için kolları sıvayan iki yakın arkadaşın çıktığı esrarengiz yolculuğu sayfalarına taşıyor. Kumsalları bozarak otel inşa etmenin ya da plastik poşet kullanmanın yaban hayvanları ve yaşam alanlarını nasıl tehdit ettiğine dikkat çeken kitap, sürdürülebilir bir gelecek için çocukları duyarlı olmaya ve sorumluluk almaya çağırıyor. Yaşadıkları adadan kısa bir süre için şehre giden Büşra, annesi ve anneannesi ile birlikte doğum gününü kutlamak üzere hayvanat bahçesini ziyaret eder. Şehrin gürültüsünden ve kalabalığından sıkılıp geri dönmek için sabırsızlanan kahramanımız yolda tatsız bir sürprizle karşılaşsa da adaya vardıklarında arkadaşı Melis’in kamp teklifiyle keyfi yerine gelir. Büşra, ilerleyen günlerde kendilerini bekleyen maceradan henüz habersizdir. Doğanın kalbinde deniz papağanlarını saymayı umarken aniden gelişen olaylar nedeniyle geceyi bir başlarına geçirmek zorunda kalan iki kafadar, karanlığın derinliklerinden gelen korkunç ve hüzünlü seslerin izini sürerken cesur birer kâşife dönüşmek üzeredir... Örümcek kuşları, caretta carettalar gibi eşsiz hayvanların yaşamına dair ilginç bilgiler paylaşan bu hareketli roman; Dünya’mızın güzelliğine vurgu yapıyor, her canlının görünmez iplerle birbirine bağlı olduğunu gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aebe685-782f-4efe-a91f-c1ab15be33b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 2</image:title>
            <image:caption>Bir imparatorluğu yaklaşan felaketlerden kurtarıp kanlı bir devrimin eşiğinden kaçmak mı zordur? Yoksa tüm bunları yaparken bir yandan da yeni okulundaki sosyal hayatını idare etmeye çalışmak mı? Mia Luna Tearmoon tam da bu durumun ortasındadır! Tüm bunlar yetmezmiş gibi, sınıf arkadaşlarının bazıları önceki hayatında idamına giden yolu açan en büyük düşmanlarıdır! 
 
Ve şimdi de yılın ilk okul dansı için bir partner bulması gerekiyordur. Hem de kimseyi kızdırmamalı, dikkatleri üzerine çekmemelidir. En fazla ne olabilir ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8392931a-2c0a-4689-b9c8-d8bd9f316599.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 1</image:title>
            <image:caption>Tearmoon İmparatorluğu devrim ateşleriyle kavrulurken, bencil Prenses Mia Luna Tearmoon halkın gözleri önünde idam edilir... Ancak bir anda geçmişe, on iki yaşındaki hâline uyanıverir! Şimdi toparlanma, müttefikler edinme ve geleceği bilme avantajını kullanarak imparatorluğu kurtarma zamanıdır! 
 
Peki Mia bu göreve hazır mıdır? 
Hayır, hiç de hazır değildir. 
Ama giyotinin soğuk bıçağıyla ikinci kez tanışmak istemiyorsa, başka seçeneği de yoktur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e53c49d-3e6c-4149-bd5a-b755c5bf1b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tearmoon İmparatorluğu - 3</image:title>
            <image:caption>Önceki zaman dilimindeki düşmanlarıyla arkadaş olan Mia, Abel’le dans etmekten ve onunla ata binmekten keyif alarak okul hayatına devam eder. Arkadaşları Annu, Chloe ve Tiona’yla birlikte Abel için sefer tası hazırlamaya karar verirler. Hiçbirinin yemek yapma deneyimi olmadığı bu ortamda akla başarısızlıktan başka sonuç gelmezken, Mia kendini beğenmiş tavırlarıyla bir mucize yaratabilecek midir? 
 
Eskiden güvenilmez olan bir prensesin, kaderine karşı ayakta durmak için mücadele ettiği fantastik bir tarihi değiştirme hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd34e4b2-2b3d-4fe9-a48e-5b1753d8c276.jpg</image:loc>
            <image:title>Afakan</image:title>
            <image:caption>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kütüphaneler için satın alınan kitaplar arasında olan ve  çocuklarımıza güvenle okutabileceğimiz bir kitabı daha okurla buluşturmakla kıvançlıyız: “AFAKAN” 
 
 
Afakan da sizin gibi içi içine sığmayan bir çocuk. Tabii ki biraz yaramaz da olabilir, her çocuk küçük de olsa yaramazlıklar yapmaz mı? Yapar elbette, Afakan’ın yaramazlıkları da öyle, masum yaramazlıklar. Arkadaşları Gürkan, Serkan, Erkan, Şimal, Gül ile birlikte gülüp, eğleniyor, oynuyorlar, kısaca çocukluklarını yaşıyorlar. 
İlkokula giden Afakan ve arkadaşları ile tanışmak, onlarla birlikte gülmek, oynamak, eğlenmek, düşünmek, sevinmek ve zaman zaman ufacık yaramazlıklar yapmak, çocukluklarını yaşamak her çocuğun hakkı değil mi? 
Haydi çocuklar, çevirin sayfaları ve geç kalmadan katılın siz de Afakan’a. 
 
Daha önce de şiir, hikâye ve roman türleri başta olmak üzere, çeşitli eserlerini okuyucu ile buluşturduğumuz, Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi kartı sahibi Hakan KARCI’nın yetkin kaleminden çıkan, çocuklarımızın okurken keyif alacağı ve çok eğleneceği bu kitabı,  her kütüphanede bulunması gerektiğini düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b6cdf4-443e-4404-9dcd-95a386bfaa93.jpg</image:loc>
            <image:title>Quo Vadis?</image:title>
            <image:caption>“QUO VADİS?” Latince bir tabir, “NEREYE GİDİYORSUN?” anlamında. 
Kendisine sorular sormaktan vazgeçmeyen insanoğlunun, kafasını kurcalayanların en başında gelen bir soru esasen bu. Koşturmacanın, hengamenin içinde hamsterlar gibi durmaksızın çabalayan bizlerin, bir nefeslik durduğumuzda, kendimizde bu soruyu sormamız bizi nerelere götürür düşünmekte yarar var. 
Hatta şahıs zamirleri kapsamında bir fiil çekimine maruz bırakılması da faydalı olabilir bu sorunun: 
 
“Nereye gidiyorum? 
Nereye gidiyorsun? 
Nereye gidiyor? 
Nereye gidiyoruz? 
Nereye gidiyorsunuz? 
Nereye gidiyorlar?” 
 
Cevabı herkes kendisi verecek elbette? 
 
“QUO VADİS?” cevapları barındırmıyor, soru da sormuyor esasen, “ŞİİR” vadediyor, gönüllere hitap eden, yüreklere dokunan bir “ŞİİR SEYAHATİ”ne davet ediyor okuru. 
 
               Kültür ve Turizm Bakanlığı Halk Şairi Kartı sahibi Hakan KARCI’nın yeni kitabı “QUO VADİS?” ile doğru rota ile yeni ufuklara yolculuğumuz devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1453004b-7e4c-4d7a-b284-321da13d8f9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğin Sonsuza Dek Yüreğimde</image:title>
            <image:caption>Öylece temize çeksem geçmişi 
Olur muyuz ilk gün ki kadar genç 
Rüzgârlar kadar hoyrat. 
Ben sende buldum, yaşama sevincini, umut ışığını 
Senle öğrendim mevsimleri, ayları ve vuslatı. 
Hadi kaldır başını gökyüzüne 
Benim sana anlatacak çok sözcüklerim var heybemde 
Dökülüversin tek tek usul usul yüreğine 
O yüreğin sonsuza dek yüreğimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44998eb1-726b-4f26-ba64-2c35d352d7de.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu&apos;nun Yükselişi - 6</image:title>
            <image:caption>Myne okuyabilmek için kitap üretme yolculuğuna devam eder. Bu sırada “tüketme hastalığı”yla mücadele ediyordur ve tedavi olmak için çok para gerektiğini öğrenir. İçindeki yaşama hissiyle birlikte, eski dünyasında öğrendiği yeni bilgileri satmaya karar verir. Fakat “tüketme hastalığı” onu günden güne çürütmeye devam ediyordur ve bir iş toplantısında bilincini kaybeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7900ff5-4a2d-45df-a9de-ea68b982790a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap Kurdu’nun Yükselişi - 5</image:title>
            <image:caption>Myne ona gerçek kimliğini açıkladığında Lutz neye uğradığını şaşırır. Fakat bir yıl boyunca birlikte kâğıt ürettikleri ve bu sürede yakın arkadaş oldukları için Myne’ı kabullenir. Kâğıt üretimi sorunsuz bir şekilde tamamlanıp Benno’nun onayından geçer. Ardından satış işlemlerinin başlaması için tüccar loncasına kaydolmaya giderler. Bu sırada lonca müdüründen saç süsü siparişi alırlar ve torunu Frida’nın isteklerini dinlemek için yola koyulurlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18f26adb-2df0-404c-8565-8f9e3d98153f.jpg</image:loc>
            <image:title>Balkız</image:title>
            <image:caption>Beklediğim atanma belgeleri elime geçtiği zaman çok heyecanlanmıştım. Haritaya baktığımda gideceğim şehir çok uzaklarda görünüyordu. İçime mahzun bir ıssızlık çöktü. Gideceğim yeri, orada yaşayan insanları, şehirleri, geçeceğim yolları merak ediyordum. Aslında içimde bastıramadığım bir korku büyümekteydi. En önemlisi de aldığım sorumluluğun ne kadar zor olduğunu biliyordum. Ayrılığın acısı yüreğime yumruk gibi oturuyordu. 
İzmir otobüsüne binip büyük bir heyecanla koltuğuma oturdum. İçimde hüzünle birlikte tedirginlik de vardı. Otobüsün şoförü arabayı çalıştırdı. Kapılar kapandı ve bir anda otobüste büyük bir sessizlik hâkim oldu. Artık ayrılık vakti gelip çatmıştı. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Sevgili Sarıkamış, seninle ayrılık vakti gelip çatmıştı. Rengârenk çiçeklerini, al renkli lalelerini, çam kokularını, dağlarının güzelliğini, soğuk suyunu, kışın metrelerce yağan karını, soğuğa inat açan kardelenlerini, elleri kınalı ninemin yanık türkülerini ve sevgili Kars, seni evet seni çok ama çok özleyeceğim. Benim yardımıma muhtaç insanların sorumluluğunu almak ve görevimi yerine getirmek için yine de sana veda etmeliyim. 
Sarıkamış gerilerde kalmıştı. Bundan böyle yeni bir hayata başlıyordum. Uzun yolları, ormanları, vadileri, şehirleri ardımızda bırakmıştık. İzmir’e yaklaşmak üzereydik…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d299b25a-aea9-4592-aab2-4c74a9aaf102.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Buketi</image:title>
            <image:caption>Edebiyatın mutluluk veren dünyasına ayak bastığım bu kitabın aşkı, komediyi, psikolojiyi barındıran satırlarında kendinizden bir parça bulamamanız imkansız. Raks eden cümlelerin arasında gözlerinizi gezdirirken kimi zaman aldığınız nefesin değiştiğini kimi zaman da gözlerinizden düşen incileri avuçlarınızda hissederken bir anda da gülüşleriniz kaplayacak yüzünüzü. Kocaman bir nefes alın, gözlerinizi kapatın ve sözcüklerden oluşan bu söz buketini kucakladığınızı düşünün. Parmaklarınızın arasında hissederek değiştirdiğiniz her bir sayfa içinde, gözlerinizi ağır ağır gezdirip cümleleri benliğinizde misafir edin. İyiliği, güzelliği hissedin. İyi okumalar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356748bc-8b62-49e0-9bef-9a62ea3d3c42.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Son Işığı</image:title>
            <image:caption>Gölgelerin içindeki sır, zincirlerin ardında saklıdır… 
Selena, ışıkla karanlığın arasında yürüyen bir simyacı. Eski efsanelerin gölgesinde, kayıp zincirlerin peşine düşerken hem dostluk hem ihanetle yüzleşmek zorunda kalır. Buz denizinde başlayan yolculuğu, zincirlerin son halkasında kaderiyle yüzleştiği bir savaşa dönüşür. 
Maskeli figürün karanlık orduları karşısında yalnız kalmışken, Selena’nın kalbinde tek bir umut vardır: Özgürlüğün anahtarı. 
Ama her anahtar, bir bedel ister… 
Işık ve gölge, umut ve çaresizlik, fedakârlık ve kayboluş… 
Selena’nın hikâyesi, yalnızca zincirlerin sonunu değil, yeni bir başlangıcın da kapısını açıyor. 
“Karanlığın Son Işığı”, destansı bir yolculuğun hem bitişini hem de daha büyük bir maceranın doğuşunu anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/058b794b-8c38-43ba-9dce-89f87c2d925f.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrenme Güçlüğü ve Davranışsal Sorunlarda Bütüncül Müdahale Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Kitabın; çocukların dünyasına dokunması ve herkes için bir rehber olması amaçlanmıştır. Günümüzde çok rastladığımız ÖÖG ve DEHB, yaklaşımın yanlışlığından doğan davranış bozukluklarına karşı, fazla ekran sürelerinden kaynaklı sorunların ne olduğuna değinmek ve tedavi için bilimsel açıdan bütünsel yaklaşımın ne kadar önemli olduğu vurgulanmak istenmiştir. 
İnsan biyopsikososyol bir varlıktır. Sadece akademik boyutu ya da biyolojik boyutuyla ele alınamaz. Her birey biriciktir. Tedavi süreci de her bireye özgü bütünsel çerçeveyle ele alınmalıdır. Biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutunu da görmezden gelemeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2caf2902-f77e-43d6-b8b6-9c43e3b0a549.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdemli Davranıyorum Gönüller Kazanıyorum</image:title>
            <image:caption>Küçük kalpleri Cennetler kadar güzel olan 
Sevgili Çocuklar, Merhaba… 
“Erdemli davranıyorum Gönüller kazanıyorum” isimli yeni kitabımız ile yine birlikteyiz. Allah’ımıza sonsuz şükürler olsun. 
Sevgili çocuklar, bu eserimde siz sevgili çocukların yaşına göre okumalarının ve öğrenmelerinin daha önceleneceği erdem ve ahlak kurallarını yazdım. Bunu yaparken siz sevgili çocukların seviyesine uygun, kolay anlaşılır ve çocuksu bir üslup kullandım. Seveceğiniz etkinliklerle, öykülerle, şiirlerle, bilmecelerle, bulmacalarla, fıkralarla ve içeriğindeki değerler eğitimi ve kazanımlarla kişisel gelişiminize katkılar sundum. 
Sevgili Çocuklar, elinizdeki kitabınız ile Psiko-sosyal gelişiminize de katkılarda bulundum. Zekâ gelişiminizi hızlandıracak faaliyetler yapmanıza önem verdim. Böylece derslerinizde çok daha başarılı olmanızı istedim. Çünkü “zekâ” kullandıkça artan şey anlamına gelir. Sizler çözdüğünüz her bir etkinlikte zekânızı daha çok kullanacaksınız ve okuduğunuz sınıfların birincisi olacaksınız.   
Haydi öyleyse, dünyanız ve ahiretiniz cennet olsun diye “Bismillah” diyerek kitabınızı okumaya başlayınız. 
Mutlu okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0829ca0-611e-4e8a-bdd4-ebb3a4774844.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamlet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Danimarka sarayının soğuk duvarlarına yas ve düğün sisi hâkimdir. Kral ani bir şekilde ölmüş, kraliçe ise kısa süre sonra kocasının kardeşi Claudius’la evlenmiştir. Prens Hamlet, bu ani ve şüpheli gelişmeler karşısında büyük bir keder ve öfke içindedir. İhanet, intikam, delilik ve ahlaki çöküşün gölgesinde şekillenen bir hikâyeyi sahneye taşıyan &quot;Hamlet&quot;, sadece bir prensin değil insanlığın da en derin varoluş sorgusu. William Shakespeare’in yüzyıllardır tartışılan ve sahnelenen bu eseri, şimdi özel baskısıyla hep kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de68b683-dd1a-407c-a815-e2da55dc09c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İskoç Aydınlanması ve Kıta Avrupası Aydınlanması</image:title>
            <image:caption>Aydınlanma, yalnızca bir tarihsel dönem değil, insan aklının, özgürlüğün ve toplumsal düzenin anlamını yeniden tanımlayan kapsamlı bir zihinsel süreçtir. Ancak bu büyük dönüşüm, tek bir biçimde değil; farklı coğrafyalarda birbirinden ayrı yollarla şekillenmiştir. Bu kitap, genellikle homojen bir olgu olarak sunulan Aydınlanma düşüncesine yeni bir bakış kazandırarak, İskoç Aydınlanması ile Kıta Avrupası Aydınlanmasını toplumsal düzen teorileri bağlamında karşılaştırmaktadır. 
İskoç Aydınlanması’nın kendiliğinden oluşan düzen anlayışı ile Kıta Avrupası Aydınlanması’nın organize edilmiş düzen fikrini ele alan bu çalışma, toplumun temellerine yeni bir gözle bakmamızı sağlıyor. Rüveyda Çelik, Francis Hutcheson’dan David Hume’a, Adam Smith’ten Immanuel Kant’a uzanan düşünce çizgisinde toplumsal düzenin doğasını sorguluyor:
Düzen, bilinçli bir planlamanın ürünü müdür, yoksa özgür bireylerin etkileşimlerinden kendiliğinden mi doğar? 
Bu sorgulama, yalnızca geçmişe değil, bugüne de ışık tutuyor. Günümüzün merkeziyetçi eğilimleri, bürokratik yapıları ve özgürlük tartışmaları, iki Aydınlanma geleneğinin felsefi mirasında yankılanıyor. 
İskoç Aydınlanması ve Kıta Avrupası Aydınlanması: Toplumsal Düzen Teorisi, tarih, felsefe ve siyaset bilimi arasında köprü kuran bu özgün incelemeyle okuru, Aydınlanmayı bir zihinsel sürecin sürekliliği içinde yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47fe1dfc-b843-49be-a5f3-68fe32cc9fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Adam - 13 Koca Jim Başlıyor</image:title>
            <image:caption>SÜPER KAHRAMANIMIZ, ÖDÜLLÜ YAZAR VE ÇİZER DAV PILKEY&apos;İN EN ÇOK SATAN SERİSİNİN GERİLİM DOLU ON ÜÇÜNCÜ KİTABI KÖPEK ADAM KOCA JIM BAŞLIYOR İLE GERİ DÖNÜYOR!
Uzaydan gelen sevimli yaratıkların şehri yok etmesine engel olmak için güçlerini birleştiren Köpek Adam Serisi&apos;nin sevimli kahramanlarının geçmişlerini keşfedin.
Köpek Adam ve arkadaşlarının geleceğini geçmişleri mi belirleyecek?
İyilik ve cesaret galip gelecek mi?
Gerçekten inanırsan her şey olabilir mi?
Daha içten ve komik maceralar için Kedi Çocuk Çizgi Roman Kulübü Serisi&apos;ni takip edin. Köpek Adam Boyama Kitabı ile yaratıcılığınızın tadını çıkarın. Ve her şeyin başladığı seriyi hiç unutmayın! Kaptan Düşükdon!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dc07baa-f34f-4cf3-a2ee-22059a0e9c7a.jpg</image:loc>
            <image:title>MYART-8</image:title>
            <image:caption>Myrina Yayınları Sanat Dergisi olan MYART’ın 8. Sayısında aşağıdaki yazılar bulunmaktadır. 
 
BEYAZ KAŞLI ARTEMİS’İN KENTİ: MAGNESIA AD MAEANDRUM (Şebnem Atılgan) / 5; SUR-U SULTANİ DUVARINDA BAROK ÜSLUBUN BİR ÖRNEĞİ:II. Abdülhamid Han Çeşmesi (Eda Güneş) / 21; UNUTULMUŞ ELLERİN İZİNDE: GELENEKSEL SANATLARDA KADIN SANATÇILAR (Buse Alkan) / 27; GUERNİCA: SANATLA EN SERT YÜZLEŞME Bir Tablodan İnsanlığın Suç Ortaklığına Bakmak (Ebru Karaca) / 29; “BEN, BENİ ÇİZİYORUM!” Sonay Aslantürk ile Söyleşi (Şebnem Atılgan) / 32; BÜLENT YAVUZ YILMAZ “Bireysel Hafızadan Evrensel Duyguya Soyut Bir Yolculuk” (Kerem Kacar) / 36; RESSAM TURGUT AKARSU VE SANAT ANLAYIŞI (Meltem Tekin) / 39; ÜLKEMİZİ ULUSLARARASI ARENADA BAŞARI İLE TEMSİL EDEN BİR SANATÇI YALÇIN BİLGİN (Meltem Tekin) / 43; KAMAYÖ TEKNİĞİ VE EROL PELİOĞLU (Kerem Kacar) / 54; RENGİN VE SÖZCÜKLERİN IŞIĞINDA BİR RESSAM: YAŞAR BEDRİ ÖZDEMİR (Alparslan Bozkurt) / 58; 18. İSTANBUL BİENALİ 20 EYLÜL’DE BAŞLADI (Şebnem Atılgan) / 63; MOCA BANGKOK: Çağdaş Sanat Müzesi (Museum of Contemporary Art) (Doç. Dr. A. Beyhan ÖZDEMİR) / 72; NATÜRMORT FOTOĞRAFÇILIĞI VE SEVİNÇ GÜMRÜKÇÜLER (Prof. Dr. Cenker Atila) / 76; BİR FOTOĞRAFIN GÖSTERGESİ: PENROSE MERDİVENİ… (Okyar Atilla) / 80; EKSİ YİRMİ YEDİ (Foto Öykü) (Fotoğraf: Doç. Dr. A. Beyhan Özdemir-Öykü: Nazan Tümer) / 85; SERAMİKTE SGRAFFİTO TEKNİĞİ (Nihal Korkmaz) / 87; SANATIN YARALI DÜŞLERİ KURGUYU ESTETİK MEKÂNDA SAĞLAMAK (Ahmet Özbek) / 91; Vahşi Yalnızlık (Veysel Çolak) / 94; SEN KAL (Mecit Yıldız) / 94; GARA GİLEM (Fatma Aras) / 95; HaYret (Aslıhan Tüylüoğlu) / 95; Rota (Mehmet Rürgâr) / 96; BİLİNÇ VE VİCDAN (Şefif Kara) / 97; UMUT ÇETİN’İN SILA’YLA ŞEHİR/LER ARASINDAKİ UZUN YOLCULUĞU (Halim Şafak) / 98; BUTA (Emine Aydoğdu) / 102; FİL GÖZÜ- MEVSİM YENİCE (Umut Kaygısız) / 104; Çatalkaya&apos;m, İzmir&apos;im! (Gülizar Atan) / 107; ÖLÜM ÂSÛDE BAHAR ÜLKESİDİR BİR RİNDE; (İlker Sedat Dikeç) / 107; İçimde Sakladım (Metin Soydeveli) / 108; SANA SÖYLEMİŞTİM (Ahmet Çorumlu) / 108; ÂŞIKTIR UMUT, GAYRETİN HASBAHÇESİNE (Zümrüd-ü Sabah) / 109; Ahval-i Dünya (Tacettin Çetin) / 109; BEKLETMEMEK LÂZIM (Zeliha Pamukoğlu) / 110; Prusias (Hekim Meretoyar ) / 110; NÖBET (Gönül Çatalcalı) / 111; PİLİN BİTTİĞİ YER (E. Mete Öztürk) / 112; SON ALTMIŞ DAKİKA (Susan Glaspell) (Çeviri: Hatice Kurun) / 116</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68412926-a66c-46ca-8185-862b9f6420eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur Kaynağımız Araçlılar</image:title>
            <image:caption>Araçlı zeki, çalışkan ve dürüsttür. Türkiye’ye dağılmış yaklaşık 80.000 Araçlının içinde nadiren işsiz, yoksul olanına rastlarsınız. Çünkü, Araçlı her gün 8 değil, icabında 25 saat çalışır. Müzik ve sanat alanında çok başarılı sanatçıları vardır. Özellikle Batı Müziğinde, operada çok sayıda Araçlı sanatçı yetiştirilmesinde Cumhuriyet mucizesinin de payı büyüktür. Düşünebiliyor musunuz ? Bu küçük ilçede neredeyse bir Oda Orkestrası oluşturacak kadar sanatçı yetişmiş. 
Yine Araçlı ; sanatsever, bilim âşığıdır. Çok okur. Okuduğu okullarda genellikle çok başarılıdır. Mizahi konuşma ve yazma hayat felsefesinin temelini oluşturur. 
Kitapta, kısa sürede biri kuruluş, 294 seçkin Araçlının özgeçmişi derlenerek bilim dünyasının hizmetine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dce4bb53-702c-4361-8be7-aafb127f795b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beastars 6</image:title>
            <image:caption>Legoshi, verdiği yoğun mücadele sayesinde Hal’ı Aslan Çetesi’nin elinden kurtarmayı başardı ama son treni kaçırdıkları için geceyi bir otelde geçirmek zorunda kaldılar. Legoshi, kapalı kapıların ardında geçmişteki suçlarını itiraf edecek ve bu sırada Aslan Çetesi’nin karagâhına sızan Louis, Legoshi’nin ağır yaraladığı çete reisi aslana silahını doğrultacak. Ama çete üyeleri etrafını saracak! Legoshi, Hal ve Juno... Aşk hikâyeleri Meteor Festivali’nde iç içe geçiyor. Şok edici bir son sizi bekliyor! Hayvanların gençlik draması karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc32b4c3-c057-44ab-a5c9-ca31a1c89481.jpg</image:loc>
            <image:title>Mieruko-chan Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Miko, sıradan insanların göremediği varlıkları canla başla görmezden gelmeye çalışan bir lise öğrencisi. Yanında ruhları üzerine çeken yakın arkadaşı Hana ve medyumluğa özenen Yuria varken üstüne bir de görmezden gelme yeteneği gerçek bir sınavdan geçiyor. Korku ve komediyi harmanlayan manganın ikinci cildi sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9c56a59-5605-4696-b2bf-4e550d18df20.jpg</image:loc>
            <image:title>Karlı Bir Gece (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Park bekçisi Mıstık parkta yaşayan bütün hayvanlarla arkadaş, yemeğini her gün onlarla paylaşıyor. Derken karlı bir kış gecesi ansızın kapısı çalınıyor. Anlaşılan, o gecede dostlarının yemekten biraz daha fazlasına ihtiyacı var. Acaba Mıstık onlara yardım etmenin bir yolunu bulabilecek mi? Karlı Bir Gece, ödüllü yazar ve çizer Nick Butterworth’ten, arkadaşlığa ve iyiliğe dair, hiç eskimeyecek bir klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd6238d6-f7c8-4e6e-a4f8-33a15d49e63c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balina Gezdirme Rehberi (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Evcil hayvanınıza iyi bakmak çok önemlidir. Ama devasa bir deniz canlısına egzersiz yaptırmak istiyorsanız onu parkta gezintiye çıkaramazsınız... Bir BALİNA gelip evinizde yaşamaya başlarsa neler olur? Cevabı bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edbf8bb5-1cab-4665-81af-3e36aa66992b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Kız Sitesi Cilt 5</image:title>
            <image:caption>Fırtına’daki çelişkiyi fark eden kızlar, site yöneticilerini yakalamak için harekete geçiyor ama site yöneticileri onlara suikast düzenlemeye başlıyor! Kapana kısılan Aya ve arkadaşları ne yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b805f7b-979e-4936-95ca-7c6eb2ac68af.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandora Hearts Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Tekinsiz topraklardan dönen Oz Vessalius, Alice’in hatıralarını aramaya başlıyor. Fakat kızıl karanlık onu bir kez daha ziyaret ediyor. Sivri dişli ağzından çıkan lanetli sözler masum kuzuyu kana boyuyor. Umut denen sahte inancı ezip yok ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f48773-0773-4601-8b43-a0ce15cf8506.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Nesil mi, Diriliş Nesli mi?</image:title>
            <image:caption>Her nesil kendi zamanının sessiz çığlığını taşır; gençlik ise bu çığlığın hem taşıyıcısı hem de geleceğin mimarıdır. 
Gençliğin Yolculuğu: İçsel Diriliş ve Manevi Farkındalık, modern dünyanın karmaşasında yönünü arayan gençleri; öz benliklerini keşfetmeye, inanç ve değerleriyle yeniden buluşmaya davet ediyor. 
Bu eser, kimlik arayışından umutsuzluğa, başarı baskısından içsel huzura kadar gençliğin karşılaştığı zorlukları derin bir farkındalıkla ele alıyor. Dualarla, tefekkür notlarıyla ve ilham verici gerçek hayat hikâyeleriyle zenginleştirilen sayfalar; okuru hem ruhsal hem de zihinsel bir dirilişe çağırıyor. 
Kadir Çapan, bu kitapta gençlerin kalbine dokunarak onları kendileriyle barışmaya, kalplerini diri tutmaya ve yaşamı anlamlandırmaya yönlendiriyor. 
Kendi değerlerinden kopmadan yol alan her genç, bu sayfalarda hem kendini bulacak hem de hayatına yön verecek bir ışık rehberi edinecektir. 
Bu kitap, umutla, sorumlulukla ve bilgelikle dolu bir içsel yolculuğun kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/849e49af-0594-447e-8583-5f5986172bde.jpg</image:loc>
            <image:title>İslamiyet ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>İslam ve siyaset arasındaki derin ilişkiyi, tarihî örnekler ve günümüz meseleleri ışığında ele alan bu eser, okuyucuya hem geçmişin tecrübelerini hem de günümüzün gerçeklerini sunuyor. Liderlik, adalet, toplumsal sorumluluk ve genç nesillerin rolü gibi konular üzerinden, İslami ilkelerle modern yönetim anlayışının nasıl dengelenebileceğini açıklıyor. 
Toplumların huzur ve istikrarını sağlayan evrensel değerleri anlamak, geleceğe bilinçli ve etik adımlarla yürümek isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347dda81-01e2-4c9f-9367-c9a6583c6c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimde Ortak Ölçüsüzlük</image:title>
            <image:caption>Thomas S. Kuhn’un tamamlanmamış çalışması Dünyaların Çokluğu ile yine daha önce yayımlanmamış derslerini içeren bu kitap, onun bilim felsefesine dair en son ve en yoğun düşüncelerini ortaya koyuyor. Bilimsel Devrimlerin Yapısı’yla bilim tarihi ve felsefesine yön veren Kuhn, sonraki yıllarında bu çığır açıcı kitabın ötesine geçme arayışına girmişti. Paradigma kavramının açtığı tartışmalar, ortak ölçüsüzlük sorununu daha da keskinleştirdi ve Kuhn’u dili, söz dağarcıklarını, anlamı ve pratiği daha derinden ele almaya yöneltti. Bu kitap bilimsel bilginin tarihsel ve dilsel temellerini, kavramsal taksonomiler arasındaki farklılıkları tartışıyor; bilimin düz bir çizgide değil, çoğul “dünyalar” boyunca evrildiği düşüncesine bir temel kazandırmaya çalışıyor. Tamamlanmamış olsa da Dünyaların Çokluğu, Kuhn’un zihninde açılan yeni ufukları, bilimsel bilginin evrimine dair hâlâ güncelliğini koruyan soruları ve Yapı sonrası dönemde şekillenen özgün yaklaşımını yansıtıyor. Okurun burada bulacağı metinleri, bitmemiş bir çalışmanın parçasları değil, bilim felsefesinin en etkili düşünürlerinden birinin son büyük girişiminden bize kalan bir mirastır. 
 
           “Kuhn’un durmadan arayan, yeniden yapılandıran, odaklanan ve genişleyen yöntemi, hiçbir zaman kesin bir sonuca varmamış ya da söylediklerine son noktayı koymamıştır, ama bence 
felsefede başarı tam da böyle bir şeydir.” (Bojana Mladenović)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c52da7e-c90b-4049-9a27-5caa32d3de5d.jpg</image:loc>
            <image:title>İnovasyonun Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>Yıllardır süregelen sanayileşme ve teknoloji geliştirme hamleleri neden beklenen sıçramayı tam olarak sağlayamıyor? İktisadi teşvikler ve teknoloji transferi politikaları, toplumsal ve kültürel dokuyu göz ardı ettiği için mi yetersiz kalıyor? 
Bu çalışma, hazır politika reçeteleri sunmak yerine daha temel bir soruya odaklanıyor: İnovasyon süreçlerini kendi toplumsal gerçekliğimiz içinde analiz etmemizi sağlayacak doğru bir çerçeveye sahip miyiz? 
Yazar, inovasyonu yalnızca teknik ve ekonomik bir süreç olarak gören dar kalıpları yıkarak onu kültürel değerler, sosyal ilişkiler ve tarihsel birikimle iç içe geçmiş bir “sosyal eylemler bütünü” olarak 
yeniden tanımlıyor. 
Elinizdeki bu kitap, özgün inovasyon modeli inşa etme yolunda kritik bir adım atarak sosyolojik bir pusulayla yeni bir yol açma girişiminde bulunuyor. 
Araştırmacılar, politika yapıcılar ve Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bu hayati meseleyle ilgilenen herkes için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb1a198-421e-4309-9af7-c50707b8ca13.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutsak Duygular</image:title>
            <image:caption>ZAHARA 
 Tanımadığın bir adama âşık olmak mümkün mü? 
Yüzünü görmeden, 
Sesini duymadan, 
Dokunuşunun sıcaklığını hissetmeden, 
Onun zekasına âşık oldum. 
Kurnaz. Sinsi. Aldatıcı. 
Ölümcül ve tehlikeli planların ustası. 
Kimsenin fark etmediği sessiz bir tehdit. 
İnsanların hayatlarını satranç tahtasındaki piyonlar gibi oynuyor. 
Gölgelerden çıktığında, 
Tahtını geri alan kral gibi, 
Dünyayı ateşe veriyor 
Ve kalbimi küle çeviriyor. 
MASSIMO 
 On sekiz yıl sonra, 
Nihayet özgürlüğüme kavuştum. 
Karanlık imparatorluğum beni bekliyordu. 
Benim için hazırdı. 
Hayatımı çalan hainleri cezalandıracağım. 
Onlara gerçek acıyı tattıracağım. 
Barış dönemi sona erdi. 
Kaos yaratmaya hazırım. 
Ama hapishaneden çıktım, 
Sadece tekrar hapsolmak için, 
Vicdanım ve arzularım arasındaki bir savaşta. 
En çok istediğim şey, 
Asla sahip olamayacağım şey. 
Tatlı meleğim. 
Muhteşem kraliçem. 

Zahara’m.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/061ba943-ac40-4d3f-8c6c-6e160627e641.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşitlik</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, dünyanın en etkili düşünürlerinden ikisi eşitliğin değerini sorguluyor; bizi birbirimizden ayıran uçurumları daraltmak için yurttaşların ve hükümetlerin ne yapması gerektiğini tartışıyor. Ekonomi, felsefe, tarih ve güncel gelişmeleri kapsayan bu diyalogda Thomas Piketty ve Michael Sandel, daha büyük bir eşitlik yolunda ne kadar ilerlediğimizi değerlendirirken, aynı zamanda servet, gelir, güç ve statüde ulusal ve küresel ölçekte hâlâ süregiden derin uçurumlarla da yüzleşiyorlar. 
 
Peki, siyasal istikrarsızlığın ve çevre krizinin bu denli derinleştiği bir dönemde ne yapılabilir? Piketty ve Sandel pek çok konuda hemfikir: sağlık ve eğitime daha kapsayıcı yatırımlar yapılmalı, artan oranlı vergilendirme güçlendirilmeli, zenginlerin siyasal etkisiyle piyasa tahakkümü sınırlandırılmalı. Ancak bu ne ölçüde ve ne hızla mümkün? Önceliğimiz maddi değişim mi olmalı, yoksa toplumsal dönüşüm mü? Milliyetçi hareketlerin yeniden güç kazandığı bir ortamda, değişim için umut var mı? Sol, kitlesel göç ve küresel iklim krizi gibi meydan okumalarla çatışma potansiyeli taşıyan vatanseverlik ve dayanışma gibi değerlerle nasıl ilişki kurmalı? 
 
Piketty ve Sandel’in bu ve benzeri sorularla hesaplaştığını görmek, değişim ve adalet için yeni imkânlara kapı aralıyor. Ama aynı zamanda daha fazla eşitliğe giden yolun hiçbir zaman kolay olmadığını; bu yolun daima derin toplumsal çatışmaları ve siyasal mücadeleleri beraberinde getirdiğini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77cc014-eb81-4675-86c5-3cb5de0f88de.jpg</image:loc>
            <image:title>Vergi Nedir?</image:title>
            <image:caption>Neden vergi öderiz? Ne gibi faydaları ve zararları vardır? Peki, nasıl daha işlevsel hâle gelebilir?” 
Eamonn Butler, bu kitapta vergilendirmenin tarihini, amaçlarını ve bireyler ile ekonomiler üzerindeki etkilerini teknik terimlerden uzak, anlaşılır bir dille ele alıyor. 
İyi bir vergi politikasının temel ilkeleri olan adalet, kesinlik, kolaylık ve verimliliği ortaya koyan öncü ekonomist Adam Smith’in görüşlerine başvuruyor. Ancak vergilendirmenin çoğu zaman bu hedeflerden saptığını, siyasî amaçlarla çarpıtıldığını ve en çok da düşük gelirli kesimlere ağır yük getirdiğini vurguluyor. Vergi sistemi; aşırı karmaşık, uyum süreci pahalı ve zahmetli ve kimi durumlarda yarardan çok zarar verici bir nitelik taşıyor. 
Butler, yeni ve daha yüksek vergilerin arkasındaki aceleci ve tepkisel anlayışı özlü ve tutarlı biçimde eleştiriyor. Kamu hizmetlerini finanse etmenin farklı yollarını tartışırken, çok daha iyi ve çok daha basit bir vergi sisteminin hangi ilkelere dayanabileceğini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba03bde8-6008-4b31-b475-433be77d5faa.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Jacob Bronowski, bir matematikçi zihninin tarih yazımına ve insanlığın gelişimi anlatısına nasıl katkı yapabileceğini analitik yaklaşımıyla gösteriyor. İnsan medeniyetinin oluşumunu ve ilerleyişini anlattığı bu eserinde Bronowski, alışılagelmiş tarih anlatısının dışına çıkarak felsefeyi, matematiği, geometriyi ve fiziği harmanlayarak bütünsel bir antropolojik bakış sunuyor. İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin, doğayı algılayış biçiminin ve ona hâkim olma çabasının yarattığı değişimlerin bilimsel ilerlemeyi nasıl etklediğini anlatan bu eser belki de ilk “popüler bilim” kitabı sayılabilir. BBC’de dizi olarak yayınlandıktan sonra büyük ses getiren İnsanın Yükselişi, Bronowski’nin parlak zekâsının ürünüdür.
Kitap ve televizyon dizisinin ikisi de hem mükemmel bir öğretim aracı hem de olağanüstü bir anıt olmuş.
–Carl Sagan
Harika bir kitap. Tarih ve bilimi harmanlama konusunda bana çok şey öğretti.
–Simon Singh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46f8e231-d26f-46c1-9cb7-44c890bf82f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Pizza ve Tako En İyi Parti!</image:title>
            <image:caption>Eğlenmek için DÜNYANIN. EN. İYİ. PARTİSİNİ yapalım! 
(EVVEEET) 
Davetli listesi ve parti mekânı belli. 
MÜTHİŞ olacak... mı acaba? 
(Bu arada, Çizburger’i çağırmak hangi akıllının fikriydi?)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1887b38-5dd8-4e32-8717-08af41427e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Augustinus’ta İnanç ve Akıl</image:title>
            <image:caption>Augustinus ruhundaki karmaşaya son vermek adına, 386 yılının sonbaharında dostlarıyla birlikte Cassiciacum’da villaya çekilir. Gayesi, o güne dek duygularının ve heveslerinin oyuncağı olarak sürdürdüğü sefahat dolu yaşamına bir son vermek, kalbinde biteviye yanan ateşi söndürmek ve Tanrı, Bilgelik ve Hakikat arayışı içinde savrulup duran huzursuz ruhunu dinginliğe erdirebilmektir. Zihnini kurcalayan amansız sorulara nihai anlamda tatmin edici cevaplar bulmaya çalıştığı bu süreçte, birlikte olduğu dostlarıyla çetin münazaralara girişir. Nihayetinde kendi başına kalması, sorularına kendi benliğinin ve aklının derinliklerinden cevaplar bulması gerektiğini fark eder, böylece iç dünyasına çekilerek  kendi aklıyla yüzleşir ve ezeli-ebedi bir varlık olan Tanrı’yı nasıl bilebileceğini, bu bilgiye ermede inancın ve aklın rolünü, hatta bu bilgiye erişecek olan ruhun doğasının ne olduğunu kendisiyle tartışarak açıklığa kavuşturmaya çalışır. Tüm bu sorgulamaların ve tartışmaların sonunda ortaçağı etkileyecek olan inanç-akıl tartışmasının kapılarını aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62a7eaad-5a6a-49cc-a9e4-70d4aa4e5215.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Hukuk felsefesi bugün hâlâ neden önemlidir? Elinizdeki kitabın peşine düştüğü temel soru budur. Bu sorunun yanıtı birbirinin içine geçen üç aşamada verilmiştir. Hukuk felsefesini kavramsal düzeyde tanıtan ilk aşama; hukuk felsefesinin tarihsel, toplumsal, ahlaki ve politik ilişkiler kümesindeki yerini açıklayan ikinci aşama ve son olarak hukuka ilişkin çağdaş tartışmaların düğümlendiği gerilimleri eleştirel düzlemde soruşturan üçüncü aşama.  
Bu kitap hukuk felsefesine sadece bir giriş çalışması değildir, aynı zamanda ele aldığı problem ve tartışmalara özgün bir bakış geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç çerçevesinde hukuk söz konusu olduğunda felsefenin eleştirel kürsüye davet edilmesinin olmazsa olmaz bir eğilim olduğunu belgelemeye çabalamaktadır. Bu sebeple felsefi ilginin kuşatıcı yönü bu çalışmada hukuk felsefesinin kavramsal ve tarihsel uğraklarına sirayet etmekte ve buradan hareketle analitik, normatif ve eleştirel düzlemde incelenebilecek hukuki tartışmalara katkı sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a69c258-8de5-4e4c-bc09-54fcc4f431b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche’nin Gönlü</image:title>
            <image:caption>Friedrich Nietzsche,  “Tanrı öldü” diyen büyük bir yıkıcı mıydı, yoksa düşünceyi bir yaşama pratiğine dönüştüren, huzur bozan ve hayatı bir sanat eseri gibi yaşamaya davet eden bir can yolcusu mu? 
Ahmet İnam, kırk yılı aşkın felsefi yolculuğunda Nietzsche ile samimi ama eleştirel bir hesaplaşmaya giriyor. Bu kitap, kuru bir akademik incelemeden uzakta, Nietzsche’yi “Türkçe” bir düşünce ikliminde yeniden konuşturmanın ve onunla diyalog kurmanın yollarını arıyor. İnam, Nietzsche’nin sarsıcı yöntemini bir ayna gibi kullanarak, bizi kendi kültürel “özgül düşünce çekirdeğimiz” ile yüzleşmeye çağırıyor. 
Nietzsche’nin Gönlü, sadece bir felsefe derlemesi değil; acıyı, çatışmayı ve riski göze alarak “yaşamaya evet” deme cesaretini arayan bir kültürel otopsi ve bir diriliş çağrısıdır. Bu daveti kabul edenler, kendilerini edilgin bir izleyici olmaktan çıkarıp, rahatsız edici sorular soran aktif bir sorgulayıcıya dönüşeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc367c1b-1e32-4d7d-a4f1-1af74f22ae58.jpg</image:loc>
            <image:title>John Locke - Filozoflar, Kavramlar, Akımlar</image:title>
            <image:caption>Locke, Aydınlanma döneminin en önemli düşünürlerindedir. Devleti gökyüzünden yeryüzüne indirmek için önce teokratik devletin temellerini yıkmış ve ardından bir toplum sözleşmesi teorisi yoluyla onu insanların rızasına dayandırmıştır. Bu amaca ulaşmak için insan zihnini beyaz bir sayfaya (tabula rasa) benzetmiş; doğuştan bilgi olmadığını göstermiş ve insanın bilgisinin kaynağının duyum-deney ile akıl olduğunu söylemiştir. Tanrı’yı bilgi sınırları dışında bırakmasına rağmen doğa yasasına yaptırım sağlayan bir öğe olarak teorisine dâhil etmeyi başarmıştır. Tanrı, insanoğlunun varlığının sürdürülmesini emreden temel doğa yasasını bildirmiştir ve bu yasa gereğince insanoğlu başkalarının da yaşamını güvence altına alan barış içinde bir yaşam sürdürmekle yükümlüdür. Tanrı bu amaçla yeryüzü ve üzerindekileri yaratmış ve insanın kullanımına sunmuştur. Buradan hareketle ilk yorumcular Locke’u sosyalist düşüncenin öncüsü saymışlardır. Ancak sonraları liberal yorumcular onu mülkiyet hakkına kutsal bir temel hazırlayan liberalizm savunucusu olarak kabul etmişlerdir. Locke siyasal yönetimin insanların rızasına dayalı olduğunu ve bu rızanın dışına çıkan yönetime karşı direnme hakkı bulunduğunu ileri sürdüğünden, liberal devletler bu düşünceye yaslanmışlardır. ABD bağımsızlık bildirisi Locke’un direnme hakkına ilişkin sözlerini adeta tekrarlamıştır. 
Locke günümüzde yönetim ve hukukla ilgilenen bütün üniversitelerde vazgeçilmez bir temel başvuru kaynağı niteliğindedir. Teorisi güçler ayrılığı, sınırlı yönetim, anayasal yönetim, direnme hakkı, özgürlük, mülkiyet, emek-değer teorisi gibi kavramlara ilişkin sağlam bir temel içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffeb649d-0019-4aa0-b014-67d0e85976dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Günümüze İnsanın Ayak İzleri</image:title>
            <image:caption>Çevre tarihi araştırmaları insanın yanı sıra hayvanları, bitkileri, mikro organizmaları, suyu, toprağı, iklimi ve doğa olaylarını tarihi şekillendiren unsurlar olarak görür. Buna göre geçmiş̧ yalnızca insan etkinliklerinin sonucu değildir; insan ile insan olmayan aktörlerin etkileşimleri, mücadeleleri ve işbirliklerinin ürettiği olguların toplamıdır. Bu eleştirel bakış açısı, insan merkezli bir “kahramanlıklar tarihi”nin yerine, insanın yeryüzündeki ayak izlerinin hem yapıcı hem de yıkıcı yanlarını analize dahil eden kapsayıcı bir geçmiş anlatısına ve çevreci bir gelecek perspektifine olanak tanır. Osmanlı-Türkiye tarihyazımına bu çerçevede katkı sunan elinizdeki kitap, doğayı tanımlamak ve mülk edinmek arasındaki bağlantıyı, insan ile insan dışı aktörlerin karşılıklı ilişkileri ve geçmişte oynadıkları etkin rolleri ve insanın imar ve inşa yoluyla çevreye bıraktığı izleri inceleyen makalelerden oluşan bir derleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20233c62-9058-403f-8c8f-a2b4502104b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gözlerin Karanlığa Alışınca</image:title>
            <image:caption>Gözleriniz karanlığa alışınca orada neler göreceğinizi bilemezsiniz. 
Deniz Eldam’ın bilinmeyenin perdesini araladığı Gözlerin Karanlığa Alışınca’da karanlığa adım atan karakterlerle karşılaşıyoruz. Orada görmeyi öğrenen karakterlerin çoğunlukla dünyayla ilişkisi bozulmuş, gerçeklikle aralarındaki çizgiler silinmiş. Günlük yaşamın olağan ayrıntıları beklenmedik bir anda ürpertici ve rahatsız edici bir hal alabiliyor. Bazen karıncalarla, bazen bir kadın çorabıyla ya da boğucu bir sessizlikle kurulan tuhaf bağlar okuru tekinsiz bir dünyanın içine çekiyor. 
Gündeliğin içine gizlenen tedirginlik, bedenle zihin arasındaki ince çatlaklardan sızan rahatsız edici düşünceler öykülerin atmosferini belirliyor. 
Bu öyküler okura “normal” ile “tuhaf” arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu hatırlatıyor. 
Deniz Eldam anlatılanla da anlatma biçimiyle de bambaşka öyküler yazıyor. Benzeri az.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d23aa1f0-d25c-44f8-a9aa-8e2603d982c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçilmişler</image:title>
            <image:caption>Belki de hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Belki de hepimiz gerçekte ne olduğumuzu bilmeden bize çizilen sınırlar içinde bize öğretildiği şekilde bize biçilen rolü oynuyoruz. Belki de doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğrudur! Belki de doğruları biz yok ediyor ve kendi geleceğimizi karartıyoruz. Belki de biz aslında biz değiliz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bec80fc-4183-4e69-b595-5567910ea0d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 2 - Bir Dünya Gücü Olarak Osmanalı İmparatorluğu 1453-1603 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin Osmanlı’nın, Konstantinopolis’in düşüşü ve Bizans İmparatorluğunun çöküşüyle birlikte, baskın bir güç olarak dünya sahnesine çıktığı günlere (1453-1603) eğilen bu cildinde çok kapsamlı bir genişleme evresi diyebileceğimiz o dönemin siyasal kudret ve sanatsal zarafetine odaklanılıyor. Pek çok açıdan Osmanlı’nın altın çağı addedilen o günlere başka bir yerden, kimileyin azıcık geri çekilip kimileyinse tam ortadan yeniden bakılıyor. Bu askeri ve siyasi şahlanış döneminin sonlarına doğru beliren ekonomik krizlerle isyanlar ve uzun süren savaşların dayattığı çaresizlikler de aynı şekilde kendine has yöntemlerle ele alınıyor. 
 
“Uzun yıllar boyunca büyük fayda sağlayacak bir kitap.” 
–Bulletin of SOAS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b0eae4-48c4-4084-a235-ec6afc82c14b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 3 - Geç Osmanlı İmparatorluğu 1603-1839 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin “klasik” Osmanlı’nın son dönemine (1603-1839) hasredilmiş olan üçüncü cildinde III. Mehmed’in ölümüyle Tanzimat’ın ilanı arasında geçen iki asrı aşkın o sürede olan bitene bakılıyor. Avrupa’yla ilişkiler özellikle öne çıkarılıyor ve Osmanlı’da dini-siyasi cemaatler, kadınlar, kırsal yaşam ve sanat gibi hususlar her yönüyle değerlendiriliyor. Bu cildin esas meselesini ise döneme damgasını vurmuş ama bugüne dek hak ettiği ilgiye mazhar olmamış bir husus teşkil ediyor: İstanbul’da konumlanan yönetici seçkinlerle taşralı tebaa arasındaki uçurum ve bu uçurumun doğurduğu çatışma. 
 
“Türkiye tarihiyle ilgilenen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kitap.” 
–JESHO</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26f6df06-463f-413b-9850-5a735eb20e71.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi 4 - Modern Dünyada Türkiye 1839-2010 (ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin, modernleşme çabası kimileyin toplum tarafından kabul görmüş kimileyinse geri tepmiş yeni bir Türkiye’yi (1839-2010) ele alan bu son cildinde, modern Türkiye üzerine önemli çalışmalar yürütmüş akademisyenler, “Türki modernleşmenin” söz konusu iki veçhesi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Tanzimat’ın ilanıyla başlayıp en büyük sıçrama ve kırılmayı Cumhuriyet’le yaşayan bu yeni döneme Meşrutiyetler, Jön Türkler, Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün cumhuriyeti, Kürt isyanları, kadın mücadeleleri, İslamcılığın yükselişi gibi olgular damga vuracaktır. Bu çalışmada ayrıca esas meselelerle ilintili olarak sanat, mimari ve edebiyat da ele alınıyor. 
“Bu kitapta modern Türkiye tarihi sahasının en güzide akademisyenleri bir araya geliyor.” 
–American Reference Books Annual 
“Bu çalışma, modern Türkiye’ye hasredilmiş çalışmalar söz konusu olduğunda büyük bir adıma karşılık geliyor.” 
–World History Bulletin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac63bd0-bc16-4a35-b7e5-f11849ddf13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecekten Nağmeler</image:title>
            <image:caption>Katerina Poladjan, çağdaş Alman edebiyatının sessiz ama derinlikli kalemlerinden biri olarak, Gelecekten Nağmeler’de tarihin donmuş anlarından birine büyüteç tutuyor. 1985 yılının Sovyetler Birliği’nde, bir apartman dairesinde geçen bu etkileyici anlatı, dört kuşaktan kadının iç içe geçmiş hayatlarını ve tekinsiz bir geleceğe dair suskun umutlarını gözler önüne seriyor. Gelecekten Nağmeler’de tarih, kişisel bir hikâyeye dönüşüyor; ideolojik baskının gölgesinde, sıradan ama güçlü kadınların hayalleri, korkuları ve özlemleri anlatının kalbine yerleşiyor. Bu roman, sadece Sovyetler Birliği’nin çöküşüne yaklaşan bir dönemin ruhunu değil, aynı zamanda özgürlüğün, aidiyetin ve değişimin anlamını da sorguluyor. Poladjan, karakterlerinin iç dünyasında yankılanan “gelecekten nağmeler”i duyumsatırken okuru da kendi geçmişine ve geleceğine kulak vermeye davet ediyor. Gelecekten Nağmeler, sessiz devrimlerin romanı. Kadınların bakışında, mutfak masalarında, usulca çalan bir radyoda ya da bir çay bardağında saklı kalan direnişin; yani yaşamın, sabrın ve umudun anlatısı. Poladjan’ın bu zarif eseri, zamana karşı yazılmış bir ağıt değil, zamana rağmen yaşanan bir hayatın onurlu hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/251d881a-ce43-4fee-bbae-d6a5b2a6b926.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Devir Üç Veli</image:title>
            <image:caption>13. yüzyıl… Anadolu’nun en karmaşık dönemleri ve Moğol istilası… Halkın manevi iklime en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda zuhur eden üç büyük isim… Ahi Evren, Hacı Bektâş-ı Veli ve Yunus Emre…
Biri sosyal düzen sağlayıcılığıyla, diğeri kurmuş olduğu inanç sistemiyle, bir diğeri sanatıyla Anadolu halkının yüreğinde yer etmiş.
Ahi Evren, cömertlik ve yiğitlik üzerine yükselmiş ahilik kurumunun babası Hacı Bektâş-ı Veli, uzun yolculukların ardından menzili Anadolu’da noktalanan ve bu topraklarda “dört kapı kırk makam” anlayışıyla ruhları kâmil insan mertebesine ulaştıran veli Yunus Emre, “Buğday mı nefes mi? ile başlayan tasavvuf yolculuğunu “söz”le zirveye taşıyan şair Üç uludan doğan güneş, bugün hâlâ bu toprakların üzerinde parlamakta… Üç ulu, yüzyıllardır yaydıkları ışıkla ruhani
yolculara rehber olmakta…
Haşim Şahin’in hazırladığı Bir Devir Üç Veli: Ahi Evren, Hacı Bektâş-ı Veli ve Yunus Emre adlı bu çalışma Anadolu’yu mayalandıran bu üç büyük ismin hayatlarını, eserlerini, menkıbelerini, kurdukları teşkilatları, faaliyetlerini, inanç
sistemlerini ve bu sistemlerin kaynaklarını bağlantı kurdukları diğer mutasavvıf isimlerle birlikte ele alıyor.
Bir 13. yüzyıl panoraması ile birlikte sunulan çalışma, tarihin en karışık dönemlerinde Anadolu’da doğan ve yükselen üç ismi tüm detaylarıyla konu ediniyor ve her kesime hitap eden diliyle okuyucuya takdim ediliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c952b56b-be8e-4ffb-99bf-94597efbde80.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Görelilik ve Klasik Alan Kuramı</image:title>
            <image:caption>Susskind’in yaklaşımı, acemileri tarihsel bir matematik eğitimine
tabi tutarak yolu doğal ve nihayetinde daha kolay hale getirmektir... Hem esprili hem de anlayışlı.”
–Nature
“Susskind, denklemleri tanımladığı fiziksel olaylara uygulamanın her adımını titizlikle açıklıyor ve matematiğin neden bu şekilde işlediğini mükemmel bir şekilde anlatıyor. Eğer yeterince cesursanız. Einstein’ın görelilik teorisinin, Maxwell denklemlerinin ve temel fiziğin diğer birçok yönünün gerçek anlamını çok daha derin bir şekilde anlayacaksınız.”
–Science News
“Susskind ve Friedman, Kuantum Mekaniği adlı kitapta başlattıkları işbirliğini, Kuramsal Başlangıç serisinin üçüncü kitabında alan teorisinin ve Einstein’ın özel görelilik teorisinin matematiksel ayrıntılarını inceleyerek sürdürüyorlar.
Hızlı, akıcı, açık ve öz.”
–Publishers Weekly
“Burada zekice ve ustaca açıklanan görelilik ve alan kuramı,
modern fiziğin kesinlikle merkezinde yer alır.”
–Sean Carroll, Zamanın Kozmolojik Tarihi’nin yazarı
“Zamanın testinden geçecek gerçek bir başyapıt.
Keşke bu kitap klasik fizik öğrenirken elime geçseydi.
Özel Görelilik ve Klasik Alan Kuramı okumaktan alacağınız sürprizlerle ve sırlarla dolu bir kitap.”
–Stephon Alexander, Brown Üniversitesi kozmolog</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3619972-2358-4f2f-93b5-84f5a0a87df3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ Avrupa&apos;sında Günlük Hayat</image:title>
            <image:caption>Avrupa tarihinde karmaşık ve sıklıkla yanlış anlaşılan bir dönem olan ortaçağı bu çarpıcı kitapla keşfedin. Kitap tarihe iki yönlü bir yaklaşım sunuyor; bir yandan ortaçağ deneyimini şekillendiren genel dinamiklerin anahatlarını sunuyor, bir yandan da gerçek bireylerin yaşamının nasıl olduğuna dair ayrıntılı ve net bir portre çiziyor. Okur, yaşam döngüsü, maddi kültür ve ekonomi hakkında bilgiler içeren ilk üç bölümde ortaçağ toplumuyla tanışıyor. Bu bölümler insanların ne yedikleri, sosyal yaşamlarının nasıl olduğu, ne giydikleri, ne tür işlere sahip oldukları ve çok daha fazlasını görmemizi sağlıyor. Sonrasında, her biri belirli bir türe örnek sunan dört belirli ortaçağ ortamındaki yaşam portreleri yer alıyor: köy (Oxfordshire&apos;daki Cuxham), kale (Dover), manastır (Cluny) ve kasaba (Paris). Her bir ortam için toplanan belgelerin kapsamlı kullanımı, toplumsal ortamın genel hatlarını çiziyor ve gerçek bireylerin günlük deneyimlerinin ayrıntılarını sunuyor. Ardından ortaçağ Avrupa’sındaki yaşama dair bu zengin girişi tamamlamak için orijinal oyunlar, tarifler ve müzikler de veriliyor. Kitap, sıradan insanların yaşadıkları dünyayı nasıl algıladıklarının incelenmesiyle sona eriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb0f2ee1-d209-4119-9561-c743a7f3d898.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacı Günceleri 14</image:title>
            <image:caption>Maomao, Elmas Saray’daki hayaletin gizemini çözdükten sonra Yeşim Saray’a geri döner. Gyokuyo Hanım’ın doğumu yaklaşmaktadır ancak bebeğin ters doğma ihtimali ortaya çıkar. Maomao, yetenekli bir doktor olan üvey babasının saraya çağrılmasını sağlar. İlaç hazırlamak için gittiği revirde ise tehlikeyle burun buruna gelir. Sarayda yeni sırların açığa çıktığı on dördüncü cilt şimdi sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e912552-a224-405e-b3cc-2f40b3fb9f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeklikten Kaçış</image:title>
            <image:caption>Devlet lisesi mezunu, yalanlardan ve o yalanların getirdiği kölelik zincirlerinden kurtulmak, bir bakıma içine kapatıldığı “gerçek”lerden kaçmak isteyen bankacı Ferdi, ekonomik krizin sonuçlarıyla yüzleşir ve işsiz kalır. 
21 gün süresi ve önünde iki yol vardır. 
Ya diğerleri gibi yeni bir iş bulup ruhunu teslim edecek ve 
sentetik bir gerçekliğin içine batacaktır ya da imkânsız bir hayalin içinde kendini belirsizliğe bırakacaktır. 
Ferdi, bir anda karşısına çıkan hayali ve belirsizliği seçer. 
Pera’nın estetik atmosferinde yabancı özel kolej mezunu Gizem’le karşılaşmak onun için hiç beklemediği bir sürecin başlangıcı olur. 
Ferdi uyanmış ve bir kâbus gördüğünü fark etmiştir. 
Kendi “gerçekliğinden” kaçmak için sığındığı hayali, onu hiç bilmediği sulara doğru sürüklemeye başlar. 
Bankacı Ferdi çok önemli bir soruyu cevaplamak zorunda kalacaktır: Gerçeklikten kaçmak mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad47ea65-c02c-4a44-8783-154050c9e8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifacı Günceleri 13</image:title>
            <image:caption>Jinshi, kimliğini gizleyerek katıldığı avda Maomao’yla beraber silahlı saldırıya uğrar. Saldırıdan kaçıp bir mağaraya sığınırlar ve orada Maomao, Jinshi’nin büyük sırrını öğrenir. Geniş çaplı bir araştırma sonucu olayın arkasındaki suçlular yakalanır. Saraydaki günlük yaşam devam ederken arka planda sürpriz olayların temeli atılır. Maomao yeni maceralarla on üçüncü ciltte sizlerle!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d4e0eed-c4ff-469d-ba54-d9b915ff91d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hanımların Dikkatine</image:title>
            <image:caption>“Zaten bu aşk mereti, insanı ya hidayete erdirir ya ateist yapar. Ben daha bir ortasını görmedim.”
Aynı günde geçen dokuz öyküden oluşan Hanımların Dikkatine, kulissiz bir sahne. 
Karakterlerin anonslarla, reklamlarla, mesajlarla kuşatıldığı; dış sesler ile sistemin yarattığı “ideal”e ayak uyduramayanların iç sesleri arasındaki mücadeleye dair ironik hikâyeler…
Seray Şahiner’in Yunus Nadi Öykü Ödüllü kitabı Hanımların Dikkatine, sokakla ev, sistemle mahrem arasına sıkışmış kahramanların sesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28bccce1-1f82-437a-bcaf-a4a1d30559f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüyaya Benzer</image:title>
            <image:caption>“Geçmiş karanlık bir kuyu. İçinde debeleniyorum. Hatırlamaya çalışırken ucu kaçıyor. Birtakım hisler var. Hafıza boşluğunda yankılanan birbirine karışmış sesler, renkler, izler. Net olarak bildiğim tek şey hatırlamam gerektiği.”
Azra Tekin’in kısa yaşamı Beyoğlu’nda eski bir hanın asansör boşluğunda sona ermiştir. Hayatına kasteden kimdir, kendini nasıl burada bulmuştur? Bedeninden ayrılan Azra, hikâyesinin parçalarını toplamaya, İstanbul’da yaşadığı yedi yılın anılarını birleştirmeye koyulur. 
Rüyaya Benzer, 1990’ların çalkantılı Türkiye’sinde bir üniversite öğrencisinin İstanbul’u, kendini ve hayatı keşfetme hikâyesi. Aşkla, dostlukla çevrili; siyasi uyanışlarla sarsılmış bir genç kadının hafızasından süzülen bir sergüzeşt…
Defne Suman’ın kimlik, hafıza ve toplumsal kayıplar üzerine kurduğu roman, beden ile ruh ilişkisi ekseninde, hüzünle ve kararlılıkla ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2d8ba8b-d168-4ca7-abcd-cd90d6c7c9c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Serap Gibi</image:title>
            <image:caption>Her insanın hayat yolculuğu farklıdır; ışıkla da dolu olabilir, gölgelerle de...  Serap Kurşun Kanmaz, üç kez nükseden bir hastalığın gölgesinde, kalemini en güçlü sığınağına dönüştürüyor. Kimi zaman bir gözyaşı, kimi zaman bir kahkaha, kimi zaman da bir aforizma ile hayata yeniden sarılıyor. Yaşam Sonsuz Değildir’in ardından gelen bu kitap, direncin, umudun ve sevginin içsel gücüne tanıklık ediyor. Her satırında insanı, kendi özüne dönmeye, yaşama tutkuyla sarılmaya ve direnmeye çağıran bir davet var. Aforizmalar ve günlüklerin yanı sıra tanıklıklarla da zenginleşen bu yolculuk, sadece Serap Kurşun Kanmaz’ın değil; yaşamın yükünü taşıyan, umudu çoğaltmaya çalışan herkesin kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98c641c1-d062-4d35-95f0-a120ab330ad0.jpg</image:loc>
            <image:title>Deneme 1,2,3</image:title>
            <image:caption>Büyük keşifler, küçük sorularla başlar. 
Başarıya nasıl ulaşılır? Doğru karar vermek neden bu kadar zor? Peki ya empati, dostluk, merhamet… Deneme 1, 2, 3; motivasyondan öz güvene, çalışkanlıktan cömertliğe kadar pek çok kavramı, ilham veren kişilerin ışığında ele alıyor. Atatürk, Tesla, Mevlâna, Picasso, Marie Curie ve daha pek çok isim, genç okurlara hayatın küçük ama değerli sırlarını fısıldıyor. Her denemenin ardından gelen eğlenceli çizgi roman sayfalarıyla kitap; düşünmeyi, sorgulamayı ve öğrenmeyi keyifli bir maceraya dönüştürüyor.  Kendi yolunu ararken, bu kitap sana arkadaş olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1c03bbb-7993-4470-bba7-f034355b3e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Unicorn - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Unicorn - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa8589e-ee01-4700-8ba9-47ab4f38f2c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuromi - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Kuromi - Hazine Sandığı (Taç Hediyeli Boyama Kitabı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a8f60b7-45b8-48e2-9418-43600da4a5f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu ve Batı Arasında Ötekilik</image:title>
            <image:caption>Doğu ve Batı Arasında Ötekilik: Ortadoğu’da Popülizm başlıklı bu derleme eser, uzun yıllardır göz ardı edilen Ortadoğu&apos;da popülizm alanının akademik haritasını titizlikle yeniden çiziyor. Disiplinlerarası bir yaklaşımla kaleme alınan bu çalışma, hem siyasal söylemin hem de uluslararası ilişkilerin dinamikleri bakımından bölgeye ilişkin kalıplaşmış analizlerin ötesine geçiyor. Bu yönüyle elinizdeki eser, yalnızca akademik bir eksikliği tamamlamıyor; aynı zamanda Türkiye’de Ortadoğu çalışmalarının geldiği entelektüel düzeyi de gözler önüne seriyor. 
Popülizm olgusu çoğunlukla Avrupa merkezli bir fenomen olarak incelenmiş, Latin Amerika deneyimlerinden dahi sınırlı biçimde beslenmiş bir kuramsal çerçevede anlaşılmaya çalışılmıştır. Oysa popülizmin temel dinamikleri -halk ile seçkinler arasındaki gerilim, lider-karizmatik figür ilişkisinin kurucu rolü, siyasi meşruiyetin retorik üzerinden yeniden inşası- Ortadoğu gibi siyasi istikrarı kırılgan, kimliklerin çok katmanlı ve otorite yapılarının tarihsel olarak çeşitlenmiş olduğu bölgelerde çok daha keskin biçimde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla popülizmin, Ortadoğu’da yalnızca bir siyasal strateji ya da kampanya söylemi değil; aynı zamanda toplumsal yapının sürekliliğiyle iç içe geçmiş bir gerçeklik olduğu görülmektedir. 
Akademinin asli sorumluluklarından biri, düşünsel konfor alanlarını terk ederek yeni sorular sormaktır. Doğu ve Batı Arasında Ötekilik: Ortadoğu’da Popülizm, tam da bu sorumluluğun bilinciyle, yalnızca cevaplar sunmakla kalmayıp yeni tartışmaların da kapısını aralamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7010421a-838d-48a4-ae0d-c5646f5c3993.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanatın ve edebiyatın odağında efsanevî bir simge: Ejderha Sevin Okyay ile Arzu Taşçıoğlu’nun ortak imzasını taşıyan Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar, kimi kültürlerde dehşet kimilerindeyse bereket saçtığına inanılan ejderhaların binlerce yıllık efsanesine ışık tutan, kapsamlı bir kılavuz. Tarih boyunca sayısız mite konu olan ejderhaların farklı toplumlar üzerindeki yansımalarını mitoloji, sanat ve edebiyat üçgeninde ele alan eser, asırlardır güncelliğinden hiçbir şey yitirmemiş bu kudretli yaratıkların gizemli dünyasına doğru büyüleyici bir serüven vadediyor. Ehil ellerde tılsımlı sözcüklerle yeniden hayat bulan ejderhaların hiç bitmeyen hikâyesini anlatan kitap, antik gravürlerden çağdaş illüstrasyonlara uzanan göz alıcı resimler eşliğinde Doğu ve Batı sanatı arasında efsunlu bir köprü kuruyor. Ejderha... Uğuru uğursuzlukla, bolluğu kıtlıkla çarpıştırmayı başaran bu efsanevî yaratık; kâh yedi başlı bir canavar, kâh etrafa iyilik saçan kutsal bir varlık olarak kolektif hafızamızın hem en ürkütücü hem de en hayranlık uyandırıcı figürleri arasında yer alıyor. Peki, ejderhaların insanlık tarihi için taşıdığı manevi değerin ardında hangi sırlar yatıyor? Okurları, ağzından ateş püskürten bir ejderhanın sırtında görkemli bir yolculuğa davet eden kitap, Sümer mitlerinden Yunan destanlarına, Çin’in bilge ejderhalarından İskandinav sagalarına, Anadolu menkıbelerinden modern edebiyatın unutulmaz ejderlerine kadar geniş bir panorama sunuyor. Okyay’ın tarihsel ve kültürel yorumlarıyla derinleşen bu yolculuk, Taşçıoğlu’nun ejderhaları kendi dillerinden konuşturan oyunbaz anlatılarıyla iyice alevleniyor. İkili, ejderhanın sadece dehşet uyandıran bir yaratık değil, aynı zamanda bilgeliğin ve yeniden doğuşun simgesi olduğunu da gözler önüne seriyor. Mitoloji ve fantastik edebiyat tutkunları için zengin bir başvuru kaynağı olan Ejderha: Kadim Zamanlardan Günümüze Sevdiğimiz Ejderhalar, özel sayfa tasarımı ve ciltli baskısıyla öne çıkan nadide bir koleksiyon parçası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c51655-7238-4314-aac5-f4641e572ff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaia ile Yüzleşme: Yeni İklim Rejimi Üzerine Sekiz Konferans</image:title>
            <image:caption>Biz modernler bir kez daha bastırılmış olanın geri dönüşüne şahit oluyoruz. Bu kez, insanlık tarihinin ilerleyişinde bir dekor olarak görülen “Doğa” namına ne varsa, tarih sahnesine bir felaket olarak geri dönüyor. Bu felaket kendisini dayattığında, kimileri gerçeğe yüz çevirirken, kimileri sanki bu kadarı yetmezmiş gibi “daha fazla modernlik” istiyor, naif olan diğerleri ise hâlâ bir şeylerin düzeltilebileceğine inanıyor.  Latour’a göre bu tavırlar dünyayla ilişkimizin bozulmasının, yani tam da delirmenin semptomlarıdır. Onun bu delilikten kendimizi sakınmak için önerdiği yol ise durumun vahametiyle yüzleşmek ve “ekolojik kriz” hakkındaki endişeyi başkalarına bulaştırmaktır. Bu noktada ekoloji, Doğa hakkında düşünmek değil, Doğa’nın son bulduğu noktada düşünmek anlamına gelir. Fakat Doğa’nın sonu geldiyse, ona bağlı olarak var olan Kültür’ün de sonu gelmiş demektir. Bu yüzden Latour, Doğa-Kültür ikiliğini iptal ederek, hem canlı hem de cansız, hem “doğal” hem de “kültürel” varlıkların ilişkilerinden doğan kırılgan bir bileşim olarak Gaia’ya varır. Ne Doğa ne Küre ne Toprak Ana olan Gaia, altüst oluş hâlindeki yeryüzünün kendi tahribatına verdiği geri bildirim döngülerinden ibarettir.  Gaia ile Yüzleşme’de Latour Gaia’nın farklı yüzlerini keşfe çıkarak gerçek çokluğa hakkını veren bir politikaya göz kırpmakla kalmaz, yeni bir bilim, etik, hukuk, ekonomi hatta bir teoloji önerisinde bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fdb45ce-9745-4d0e-9b04-2dc8909ce60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerdeniz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Ursula K. Le Guin’in yayımlandığı bütün dillerde çok sevilen ve hiç eskimeyen romanı Yerdeniz Büyücüsü etkileyici görsellerle çizgi roman olarak yeniden hayat buldu. 
 
Yerdeniz’deki en büyük büyücüydü Ged, ama gençliğinde pervasız Çevik Atmaca diye biliniyordu. Güce ve bilgiye duyduğu açlıkla, uzun zamandır korunan sırların peşine düşmüş ve yeryüzüne korkunç bir gölge salıvermişti. Bu kitap, onun sınanmasının hikâyesi – gücün kudretli kelimelerine hükmetmekte ustalaşmasının, kadim bir ejderhayı dize getirmesinin ve dengeyi yeniden kurmak için ölümün eşiğini geçmesinin hikâyesi. 
 
Edebiyatın sinemaya ya da çizgi romana uyarlanmasına her zaman biraz kuşkuyla bakarız. Bizim hayal ettiğimiz dünyayla rekabet edemeyeceğini düşünürüz. Ama çizer Fred Fordham cesur bir yaklaşımla Yerdeniz dünyasını başka bir boyuta taşıyor ve Le Guin’in klasik başyapıtına hem yazarın hayranları hem de yeni okurları için farklı bir perspektif getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9b47eb-3dce-4b2b-8288-b25b8a8fd18d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuk ve Şiddet: Temeller, Eleştiri ve İmkanlar</image:title>
            <image:caption>Yirmi birinci yüzyıl, bizleri hukukun çoğu zaman cevap vermekte zorlandığı sorunlarla karşı karşıya getiriyor. Totaliterleşme eğilimleri, sistematikleşen insan hakları ihlalleri, iklim krizi, uluslararası çatışmalar ve insanlığa karşı suçlar karşısındaki çaresizliğimiz hukukun bu sorunlar karşısında güçsüz kalmasıyla; hukukun üstün gelememesi sorunuyla yakından bağlantılı. Bingöl, kitabında Walter Benjamin ve Hannah Arendt’in izinden giderek hukuk-iktidar-şiddet ilişkisini, sorunun siyasi-hukuki kavrayışımızın temel varsayımlarıyla ilgili olduğunu savunan bir paradigma üzerinden ele alıyor, çıkış yolları arıyor. Çözümsüzlükleriyle mevcut siyasi-hukuki çerçevenin kaderimiz olmadığını düşünen herkes için. 
“Devlet ve siyasi iktidarın hukuk kurallarına uymadığı, bunun kronik bir hal aldığı ve krizlere dönüştüğü durumlar aslında rastlantı değil, şiddeti bir yöntem olarak benimsemenin kaçınılmaz sonuçlarıdır. Eğer hukuk, yapısı gereği iktidarın şiddet tekeli ile uygulanıyorsa şiddet tekelini elinde bulunduran iktidar ona uymak istemediğinde hukukun hükümsüz kalması da doğal, hatta kaçınılmazdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e59bcd2-c1eb-4f0a-85bf-e689222a1166.jpg</image:loc>
            <image:title>İş Hayatı ve Yöneticilikte EQ</image:title>
            <image:caption>Oyuna girmek için IQ şarttır. EQ ise sizi oyunda tutar. Bilişsel zekâ sizi okuldan mezun eder duygusal zekâ ise hayattan... Fatih Poçan, bu kitabında duygusal zekâyı ve duygusal zekânın, iş hayatı ve yöneticilikte uygulanmasını ele alıyor. Duygusal zekâya sahip bireyler, alışılagelmiş şekilde davranmak yerine, bilişsel zekâ ve düşüncelerini olumlu duygularla besleyerek söz ve davranışlarını daha bilinçli ve hedefe yönelik sarf edebiliyorlar. Bu kişiler, pek çok nedenden – ama en önemlisi, sayısız uyaranın hâkim olduğu modern çağın yarattığı tatminsizlik ve bezginlikten – dolayı biraz gergin biraz mutsuz olan kişilerle bile ilişkilerini eşsiz kılabiliyor, bir sihirbaz gibi onların duygularını pozitif yönde etkileyebiliyorlar. • İnsanın ruh hâli kısa sürede daha iyiye evrilebiliyorsa bunu, yönetsel dünyada da başarmak mümkün mü? • Sahip olduğumuz bilişsel zekâ, yetkinlik ve yeteneklerle duygularımızı iş hayatında nasıl ahenkli kullanabiliriz? Kitapta, kimi zaman yaşanmış kimi zaman da öyküleştirilmiş örnek olaylarla duygusal zekânın, etkili liderlik, iş tatmini, kurum sadakati ve yüksek verimle bağlantısı tartışılmaz biçimde ortaya konuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a76d1d7d-ce5d-4d6e-b602-c0bdefda9b8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanlar</image:title>
            <image:caption>“Şeytani bir hikâye, habis bir cazibe.” –Pierce Brown
 
“Kanlı, zarif ve inanılmaz büyüleyici.” –Hildur Knútsdóttir
 
Kutsal işler bazen kutsal olmayan eylemler gerektirir.
 
Diaz Birader kendisine büyük övgüler ve önemli görevler verileceğinden emin bir şekilde Kutsal Şehir’e çağrıldığında hiç beklemediği bir ortamla karşılaşır. Yeni cemaati, tövbekâr olmayan katillerden, korkunç büyülerin uygulayıcılarından ve düpedüz canavarlardan oluşmaktadır. Üstelik verilen görev de, doğru görünen bir amacı gerçekleştirmek için hepsinin kanlı işler yapmasını gerektiriyordur.
Elfler sınırda pusuya yatmış, ete aç; açgözlü yöneticiler ise yalnızca kendi hırsları ve konforlarıyla ilgileniyor. Önünde cehennem gibi bir yolculuk uzanırken, Diaz Birader’in yanında Şeytanların bulunması en büyük şansı!
 
“Lezzetli derecede kötücül, şaşırtıcı biçimde dokunaklı. Karizmatik bir vampir, ölümsüz bir şövalye, baş edilmez bir kütüphaneci ve fantastik edebiyattaki en azgın, en ölümcül, en eğlenceli kurtkadın ekiplerindeki sefil bir hırsızı imparatorluk tahtına taşımak için el ele veriyor. Abercrombie’nin bugüne kadarki en iyi işi. Dikkat edin!”
–Christopher Buehlman
 
“Şeytanlar inanılmaz eğlenceli, inanılmaz aksiyon dolu ve sonunda inanılmaz derecede dokunaklı bir kitap. Beni yerle bir etti.”
–Tamsyn Muir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07e30725-ca4d-4103-8eb5-ce0c01af19a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasta Eşya Şifacısı</image:title>
            <image:caption>“Biz birbirine âşık iki ruh… Zaman araya girdiği için utanıp geri çekildi.”
 
Eşyaların ruhu olduğuna inanan ve bulduğu eski eşyaların sahipleriyle yürek diliyle hasbıhal edebilen Azat kendisini “Hasta Eşya Şifacısı” olarak tanımlamaktadır. Genç adamın hayatı bir gün yine eskiciden aldığı antika çerçevenin içindeki siyah beyaz bir fotoğrafla altüst olur. 1942 yılının İstanbul’undan bakan Levida’nın gözleri, aradaki yetmiş yıllık zaman perdesini aralar; bakışları Azat’ın kalbine dokunur. Ve bu dokunuş, zamanın ötesinde, zamana inat bir aşka dönüşür.
 
Elinde yalnızca bir isim ve bir tarih ile aşkının peşine düşen Azat’ın bu yolculuğu onu 1940’ların İstanbul’unda, zengin bir Yahudi ailesinin Varlık Vergisi yüzünden savrulduğu ateşin tam ortasına çeker. Bu ateşin harının kendisine de dokunacağından habersizdir Azat.
 
İki zamanın, iki kaderin birbiriyle buluştuğu bu roman, kaybolmuş hayatların izinde yürüyor ve aşkın, kaybın, eşyaların hafızasında gizlenen sırları anlatıyor.
 
Yazar Serhat Güven Hasta Eşya Şifacısı’nda, okuru zamanın sınırlarını aşan unutulmaz bir hikâyeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7f2b96-b00e-4ede-8f50-4717d6d736c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Walter Benjamin’in Pasajlar’ında Gezintiler</image:title>
            <image:caption>Benjamin’in Pasajlar Projesi’nin önemli başvuru kaynaklarından biri olmasının nedeni yazılma ve basılma serüveni kadar yazarın değindiği düşünsel izleklerin halen geçerliliğini korumasıdır. 19. Yüzyıl, yaşanan çokboyutlu hareketliliğin yanı sıra görme/görülme ve gösterme aygıt ve rejimlerinin tartışılmasıyla da bugünün öncülü kimi deneyimleri içeren bir zaman dilimidir. Yazınsal pasajlardan oluşan metnin ele aldığı ana konulardan pasajlar, yapımından gündelik hayattaki kullanımına dek varlıklarıyla yaşanan güne dair sırlar, sözler ve sesler fısıldar. Benjamin tüm pasajların kapısını âdeta bizler için aralık bırakır.
 
Yazarın tarih, sanat, edebiyat, kültür ve kent ile birlikte modernleşmeye odaklanarak yeni olanla karşılaşmanın yarattığı değişim ve etkileri tartıştığı Pasajlar’dan ilham alan bu derleme, yapıtta literatürler arası patikalar açmayı deniyor. “Walter Benjamin’in Pasajlar’ında Gezintiler”, meraklı okurları modernleşme, Paris pasajları, Beyoğlu pasajları ve heterotopya, Fourier ve ütopya, Haussmann’ın Paris’e müdahaleleri ve barikatlar, Edgar Allan Poe ve dedektiflik hikâyelerinin tekinsiz kent yaşamında yerini alması, Baudelaire, alegori, gece hayatı, kentin sokakları, flâneur gibi birçok kavram, kişi, durum ve deneyim üzerinden zamanı geçmeyen bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8f8c1ed-9a85-427a-9285-319dea0680bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Durdurulamayan İnsanlık 3</image:title>
            <image:caption>Farklı olmaktan korkar mısınız?
Veya size hiç benzemeyen insanlarla arkadaş olabilir misiniz?
Peki, tarih boyunca neden bu kadar çok savaş çıktı?


Bu kitap, tüm bu soruların yanıtlarını bulabilmek ve insanların işbirliği yapabildiğinde neler olabildiğini anlayabilmek için sizi devasa imparatorlukların kalbine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.  Fillerle gidilen savaşalara şahit olmaya, taşlara dua eden, hatta kahvaltıda çürük balık yiyen insanlarla tanışmaya hazır olun! Antik Kartaca’nın cümbüşlü pazarından Büyük Moğol Hanı’nın görkemli sarayına uzanan bu macerada, bir zamanlar azılı düşman olanların nasıl sonradan dost olabildiğini, paranın dünyayı nasıl değiştirdiğini, farklı halkların tanrılar, hayaletler ve şeytanlar hakkında neler düşündüğünü öğreneceksiniz.


Dünyanın en çok okunan serilerinden Durdurulamayan İnsanlık’ın üçüncü kitabı Düşmanlar Nasıl Dost Oldu Yuval Noah Harari’nin sürükleyici ve eşsiz anlatımıyla karşınızda. İnsanların ve dünyamızın niçin hiçbir zaman aynı kalamadığını merak eden tüm okurlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23df4e6e-2fbc-4ec5-9ccc-602ba0b28153.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Adına (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANELER DER Kİ:
İKİ KIZ ÇOCUĞU DOĞAR;
BİRİ TAHT, DİĞERİ KURT ADINA.
 
Yüzyıllar sonra ilk kez dünyaya gelen “İkinci Kız Çocuğu” Red, ne taht ne de özgürlük için doğmuştu. Efsanenin büyüsüyle mühürlenen kaderi, daha ilk nefesinde yazılmıştı: Tutsak tanrıları geri getirmesi için Kurt adına kurban edilmeliydi.
Ancak Yabanorman’ın çağrısı kanında yankılanı­yordu. İçinde filizlenen karanlık güç ormanın fısıl­tılarıyla birlikte büyüyor, Red’in geçmişi ve geleceği arasındaki sınırlar belirsizleşmeye başlıyordu. Peki ya efsaneler yanlışsa? Ya Kurt, bir avcı değil de yal­nızca bir başka kurbansa?
“Kırmızı Başlıklı Kız’ın, tüyler ürpertici güzellikteki yeniden anlatımı. Karanlık, duygusal ve aksiyon dolu; Whitten’ın çıkış romanı okurlarına büyüleyici bir hikâye sunuyor.”
—LIBRARY JOURNAL
“Ürkütücü, iliklerine kadar doğayla iç içe ve kadim büyüyle dolu. Hannah Whitten kesinlikle okunması gereken bir yazar.” —ANNA BRIGHT
 
“Whitten, bu etkileyici çıkış romanında yan karakterleri bile eski dostlarınız gibi görebileceğiniz bir hikâye anlatıyor. Kırmızı Başlıklı Kız ile Güzel ve Çirkin’i ustalıkla harmanlayan bu masal; görev, aşk ve kaybın sınırlarını keşfeden, elden bırakılması imkânsız bir anlatı. Fantastik edebiyatın mutlaka okunması gereken yeni seslerinden, ustaca bir çıkış romanı.” —KIRKUS
 
“Zekice kurgulanmış, karanlık bir fantastik roman. Bayıldım! Kurulan evren, karakterler, anlatanın zarifliği ve güzelliği… Her şey beni büyüledi.” —JODI PICOULT
“Keskin ve etkileyici bir üslupla yazılmış Kurt Adına, karanlık ve derin ormanlarda geçen görkemli bir yolculuk. Büyüleyici bir çıkış romanı.” —ERIN CRAIG
 
“Whitten; Kırmızı Başlıklı Kız, Güzel ve Çirkin, Pamuk Prenses gibi masallardan aldığı unsurları ustalıkla harmanlarken tamamen kendine ait bir hikâye yaratıyor. Sürükleyici üslubu ve korku unsurlarıyla bu eser kesinlikle büyüleyici.” —PUBLISHERS WEEKLY
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5394186-b959-40b2-862c-d7b0a2b642b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Taht Adına (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EFSANELER DER Kİ:
İKİ KIZ ÇOCUĞU DOĞAR;
BİRİ TAHT, DİĞERİ KURT ADINA.
 
Red ve Kurt, Beş Kral’ın yarattığı tehdidi nihayet kontrol altına alsalar da bunun bedeli çok ağır ol­muştu. Red’in biricik kız kardeşi, İlk Kız Çocuğu Neve’in kaderi artık Gölge Topraklar’a bağlıydı. Yaşadıkları dünyanın tersine dönmüş bir yansıması olan bu diyar, efsanelerdeki gaddar tanrıların yüz­yıllardır hapsedildiği yerdi. Beş Kral ise bu krallı­ğın kontrolünü yavaş yavaş ele geçiriyordu.
Neve’in bir daha asla konuşmak istemediği bir müttefiki vardı: Düşmüş Kral Solmir. Solmir ise Gölge Topraklar’ı yok etmeyi istiyor ve Neve’e yar­dım etmenin bunun anahtarı olduğuna inanıyordu. Ancak bunu başarmak için tehlikelerle dolu Gölge Topraklar’da yolculuk etmeleri, gizemli Kalp Ağa­cı’nı bulmaları ve tanrıların karanlık, çarpık güçle­rini ele geçirmeleri gerekiyordu.
Efsaneye son noktayı koyarken Red ve Neve son kez büyük bir maceraya atılacak, ölüm yaşam ara­sındaki ince çizgide kaderlerini sınayacaklardı.
 
“Whitten klasik masalları ustalıkla yeniden yorumlarken, hikâye boyunca okuru diken üstünde tutmayı başarıyor.”
—BOOKLIST
 
Güzel ve Çirkin, bu etkileyici ve karanlık dünyada yeniden kurgulanıyor. Naomi Novik tarzı masalsı anlatılardan hoşlanan okurlar için harika bir kurgu.”
—BUZZFEED BOOKS
 
“Whitten’ın kurduğu masalsı dünya, bu kitapta da güçlü bir biçimde varlığını sürdürüyor. Aksiyon ve sürprizlerle dolu olay örgüsü, yazarın zarifçe dokuduğu bir hikâyeye dönüşmüş. Gerçekten de seriye yakışır bir final.”
—PUBLISHERS WEEKLY
 
“Nefes kesici bir final. Birbirinden farklı biçimlerdeki sevgiyi ustaca dengeleyen Taht Adına, yalnızca Kurt Adına ile başlayan hikâyenin tatmin edici bir sonu değil; aynı zamanda elimizden gelenin en iyisini yaparak, sevdiklerimizle birlikte bir gelecek kurmaya çalışmamız gerektiğini hatırlatan hüzünlü bir masal.”
—PASTE MAGAZINE
 
“Aksiyonun hiç eksilmediği, sarsıcı bir final… Taht Adına, seriyi unutulmaz bir şekilde noktalıyor.”
—BRITISH FANTASY SOCIETY
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/562f6ea0-99a1-41c3-a17e-87dd7f85eb73.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Annem Bir Cadı</image:title>
            <image:caption>Çoğu yetimhane korkunçtur. Ama Earwig için işler öyle değil. St. Morwald Yetimhanesi’nde herkese sözünü geçirir, istediğini yaptırır ve keyfine bakar!
Ama gün gelir, tuhaf mı tuhaf cadı Bella Yaga tarafından evlat edinilir. Bella Yaga kötülüğüyle ünlüdür ve Earwig’i yalnızca hizmetçisi yapmak ister. Üstelik ona Mandrake ve konuşan kara kedi Thomas eşlik eder.
 
Ama cadının bilmediği bir şey vardır: Earwig’in yetenekleri, zekâsı ve sürprizlerle dolu planı!
 
Diana Wynne Jones’tan kahkaha, sihir ve macera dolu bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d71fd7ba-c5e1-40fd-9608-31669743dfd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Limoni Ölüm - Dedektif Kadınlar- 2</image:title>
            <image:caption>Medcezir Dedektiflik Bürosu yeniden iş başında! 
Bir cinayet. 
Ardından bir cinayet daha. 
Medya sektöründe kariyer basamaklarını hızla ve hırsla tırmanırken dibe vuran genç bir kadın. 
Karısına sırılsıklam âşık görünen ama aslında bambaşka bir yüzü olan bir adam. 
Bir tarikat. 
En sonunda geriye kalan acılı iki aile... 
“Hafiye Kadınlar” serisinin ilk kitabı Çok Şekerli Ölüm’de tanıştığımız Meral ve Zeynep’in yolları bir cinayetle daha kesişiyor. Bu kez Sertaç ile Metin’in inişler ve çıkışlarla dolu evliliğinin izinde, İstanbul’dan Kanada’ya ve dinî bir cemaate uzanan bir sırrın peşine düşüyorlar. İstanbul kazan, onlar kepçe misali, bu kadim şehrin dört bir yanında dolaşıp bir cinayeti daha aydınlığa kavuşturuyorlar. 
Limoni Ölüm aşk ve ihanetle sarmalanmış, misyonerlerin dünyasına ayna tutan, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb57218-135a-4ad8-93dd-aa7696adc7c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaru’nun Veda Ettiği Yaz 4</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köyde yaşayan Yoshiki ve Hikaru birlikte büyümüş, yaşıt iki arkadaştır… 
Yoshiki, eski Hikaru&apos;yu düşünüp geçmişi sorgulamak yerine yanında olan &quot;Hikaru&quot; ile dostluğunu sürdürmeye karar verir. Arkadaşına ne olduğunu anlamak için &quot;Yüce Nounuki&quot; efsanesini ve yaşadıkları yerin hikâyesini araştırmaya başlar. 
 
Yoshiki ve Hikaru yeni bilgilerin peşinde koşarken köydeki olaylar hız kesmeden devam eder. Hikaru&apos;daki değişimi fark eden insanlar onu uzaktan takip etmeye başlar. 
 
Kitabın sonunda okuldaki arkadaş grubunun başına gelen sıcacık bir hikâye de sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dbb13f4-ad50-4a34-b4b7-cbd4c3112752.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın Dijitalleşmesi Ve Merkez Bankası Dijital Parası (CBDC)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
      1. GİRİŞ 
 
      2. PARA KAVRAMI VE PARANIN TÜRLERİ 
 
      3.DİJİTALLEŞEN PARA VE MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARASI (CBDC) 
 
      4. MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARASI (CBDC) UYGULAMASININ EKONOMİK      
 
          VE EKONOMİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ 
 
      5. DEĞERLENDİRME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0c4f27e-625d-42ae-8b36-81749d96867b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tokyo Uzaylıları 1</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir lise öğrencisi olan Gunji Akira’nın hayatı, okuldan dönerken bindiği trende bir anda altüst olur. Sırtından dokungaçlar çıkan yaşlı bir kadın tarafından kaçırılır ve kadının aslında Kunekune Gezegeni’ninden gelen bir uzaylı olduğu anlaşılır! Şaşkınlık içindeki Akira’nın imdadına yetişense, sınıf arkadaşı Tenkuubashi Shou’dur..?! 
Tokyo’da geçen, 
Dünyalılarla Uzaylıların maceralı etkileşimini konu alan heyecan dolu bir uzay aksiyonu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5510e7d-aa7a-4f11-ade4-aefe9f9f37f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yulu’nun Gizemli Tuvali</image:title>
            <image:caption>Yulu, fırçayı eline aldığında bir hayali vardı: Kendisinin en saf, en doğru yansımasını tuvale dökmek. 
Ama gizemli tuvali, çizdiği her resmi usulca silip kaybettiriyordu... 
Her kaybolan resimde Yulu, bir daha başlıyordu, bir daha umut ediyordu, bir daha seviyordu. 
Çünkü bazen gerçek kimliğimizi, vazgeçmeden aradığımızda buluruz. 
Usta yazar Cao Wenxuan’dan sabrın, sevginin ve içsel yolculuğun dokunaklı bir hikâyesi. 
Suzy Lee’nin büyüleyici çizimleriyle, küçük bir kızın kalpten gelen direncine tanıklık edeceksiniz. 
Andersen Ödüllü yazar ile çizerden, duygusal ve ilham verici bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f648e1fe-9512-4a75-a6a7-64e3e7eba72e.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Zorbalık: “Senin İyiliğin İçin Söylüyorum”</image:title>
            <image:caption>“Kimse kendi zincirlerini sevmez, ama onlar› takanlar› sever.” 
- Friedrich Nietzsche 
 
Ya avuçlarımın arasında tuttuğum o sımsıcak el yalansa! 
 
Ya sırtımı dayadığım bu dağ gibi dostluk bir planın parçasıysa! 
 
Ya benimle kurduğu bu yakınlık kazanmak istediği bir oyunun stratejisinden ibaretse! 
 
Ya beni sevdiği için değil de işine yaradığım için yanımdaysa! 
 
Ya ben sevgiyle, aşkla ve dostlukla istismar ediliyorsam! 
 
Bu acı deneyimlerin başıma gelme ihtimali mi var mı?  
 
Tabii ki var.  
 
Her an ihanete uğrama ihtimalimiz var. Her an her şey olabilir. Güvendiğimiz dağlara karlar yağabilir, bıçak en yakınımızın elinde duruyor olabilir, tutunduğumuz dallar çat diye kırılıverebilir. 
 
Bu kitap, bir varoluş savaşına dönüşen “ötekini” yenme, alt etme, geçme ve böylece yaşamda kendine bir yer açıp hayatta kalma savaşını tüm yönleriyle masaya yatırıyor. Modern hayatın şefkat kisvesi altında gizlenen zorbalıklarını, dijital komşulardan tüketim tuzaklarına, başarı baskısından “Sen özelsin!” illüzyonuna kadar inceliyor. Bu kitap, size duygusal zorbalıktan kurtulmanın yollarını göstererek kaygılardan arınmış, özgür ve üretken bir hayat vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a915c99-3697-46b1-8307-59f17749c5d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Post-Uluslararası Güvenlik Dönemi: Tehditler, Aktörler, Çözümler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         MODERN DEVLET GÜVENLİĞİNE YÖNELİK TEHDİTLER VE STRATEJİLER 
 
·         CLAUSEWİTZ’İN SAVAŞ KURAMI ÇERÇEVESİNDE ULUSAL GÜVENLİK VE ULUSLARARASI GÜVENLİK İLİŞKİSİNİN ANALİZİ 
·         SİYONİST SALDIRGANLIĞIN İSRAİL&apos;İN ONTOLOJİK GÜVENLİK ALGISINDAKİ HÂKİMİYETİNİN ARKA PLANI 
·         BELİRSİZLİĞİN GÖLGESİNDE İSRAİL’İN NÜKLEER SİLAH PROGRAMI 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİKTE DERİNLEŞEN SİBER ALAN: JEOPOLİTİK DÜZEYE ETKİ 
·         JEOPOLİTİK RİSKLERİN EKONOMİK GÜVENLİK VE ULUSLARARASI TİCARET ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: RUSYA UKRAYNA SAVAŞI VE AVRUPA BİRLİĞİ PERSPEKTİFİ 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİK AÇISINDAN İÇ-DIŞ POLİTİKA İLİŞKİSİ: TÜRKİYE’NİN ULUSAL GÜVENLİK ANLAYIŞI OLARAK “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” DÜSTURU 
·         PANDEMİLER VE ULUSLARARASI GÜVENLİK: COVID 19’UN KOLEKTİF MİLLİYETÇİLİK VE ULUS DEVLET ÜZERİNDEKİ DÖNÜŞTÜRÜCÜ ETKİSİ 
 
 
 
·         EKOLOJİK GÜVENLİĞE İRONİK BİR YOLCULUK: GO! EKO-DİKTATÖRLÜK ÖNCE YERYÜZÜ, SONRA İNSAN ROMANI 
·         GASTRO-GÜVENLİK: TEHDİTLER, AKTÖRLER, ÇÖZÜMLER 
·         ULUSLARARASI GÜVENLİKTE LİDERLİK DİPLOMASİSİNİN ROLÜ: RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI ÖZELİNDE RECEP TAYYİP ERDOĞAN 
·         ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ VE YEŞİL SAVAŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ba1ae98-790b-4551-926b-88a10d1b0a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Örgütsel Davranış: Modern Yaklaşımlar Ve Zıt Kutuplar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
BÖLÜM 1 İŞ TAŞMASI (JOB CREEP) 
 
BÖLÜM 2 VİCDANİ ZEKÂ 
 
BÖLÜM 3 İMPOSTER SENDROMU 
 
BÖLÜM 4 SOSYOTELİZM 
 
BÖLÜM 5 İŞ MERKEZLİLİĞİ 
 
BÖLÜM 6 KARİYER MEMNUNİYETİ 
 
BÖLÜM 7 SANAL DIŞLANMA 
 
BÖLÜM 8 LEAVİSM 
 
 
 
 
BÖLÜM 9 KORKU İKLİMİ 
 
BÖLÜM 10 İŞ GÜVENCESİZLİĞİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32c104ee-c63e-45e0-8fbc-f334e0930c59.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygulamalı Frekans, Zaman Ve Kantil Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler : 
 
·         Quantile on Quantile Regression (QQR) ve Quantile Regression (QR) 
·         Cross-Quantile Regression (CQR) ve Modified Quantile Regression (MQR) 
·         Multivariate Quantile on Quantile Regression (MQQR) 
·         Multivariate Quantile-on-Quantile Regression (m-QQR) 
·         Cross-Quantilogram (CQ) ve Partial Cross-Quantilogram (PCQ) 
·         Quantile Coherency (QC) 
·         Quantile Augmented Dickey-Fuller (QADF), Quantile Phillips-Perron (QPP) ve Quantile Kwiatkowski-Phillips-Schmidt-Shin (QKPSS) 
·         Quantile Pesaran-Shin-Smith (QPSS) Bounds Testi 
·         Nonparametric Causality-in-Quantiles (NCiQ) 
·         Quantile-on-Quantile Granger Causality (QQGC) 
·         Kernel-Based Regularized Least Squares (KRLS) 
·         Quantile-on-Quantile Kernel-Based Regularized Least Squares (QQKRLS) 
·         Kernel Regularized Quantile Regression (KRQR) 
·         Quantile-on-Quantile Autoregressive Distributed Lag (QQARDL) 
·         Quantile Connectedness (QCON) 
·         Quantile Frequency Connectednes (QFCON) 
·         Quantile on Quantile Connectednes (QQCON) 
·         Wavelet Quantile Correlation (WQC) 
·         Wavelet Quantile Regression (WQR) 
·         Wavelet Nonparametric Quantile Causality (WNQC) 
·         Wavelet Kernel-Based Regularized Least Squares (WKRLS) 
·         Wavelet Power Spectrum (WPS) 
·         Wavelet Coherence (WTC) ve Partial Wavelet Coherence (PWC) 
·         Vector Wavelet Coherence (VWC) 
·         Wavelet Local Multiple Correlation (WLMC) 
·         Wavelet Quantile-on-Quantile Regression (WQQR) 
·         Modified Wavelet Quantile on Quantile Regression (MWQQR) 
·         Wavelet Quantile Granger Causality (WQGC) 
·         Wavelet Cross-Quantile Correlation (WCQC) ve Partial Wavelet Cross-Quantile Correlation (PWCQC) 
·         Wavelet Quantile-on-Quantile Granger Causality (WQQGC) 
·         Wavelet Quantile Phillips-Perron (WQPP) 
·         Wavelet Broock-Dechert-Scheinkman (WBDS) 
·         Wavelet Zivot-Andrews (WZA) 
·         Wavelet Granger Causality (WGC) 
·         Time-Varying Quantile Regression (TVQR) 
·         Rolling Windows Quantile Augmented Dickey-Fuller (RWQADF) ve Rolling Windows Quantile Phillips-Perron (RWQPP) 
·         Rolling Window Quantile Correlation (RWQC), Partial Rolling Window Quantile Correlation (PRWQC) ve Quantile Dynamic Conditional Correlation-Generalized Autoregressive Conditional Heteroskedasticity (QDCC-GARCH) 
·         Time-Varying Nonparametric Quantile Causality (TVNQC) ve Rolling Windows Nonparametric Causality-in-Quantiles (RWNCQ) 
·         Non-Parametric Rolling Window Correlation (NPRWC) 
·         Rolling-Window Wavelet Correlation (RWWC) 
·         Rolling Window Wavelet Quantile Correlation (RWWQC) 
·         Rolling Windows Wavelet Quantile Granger Causality (RWWQGC) 
·         Dynamic Autoregressive Distributed Lag (DARDL) 
·         Generalized Sup Augmented Dickey-Fuller (GSADF) 
Automatic Portmanteau (AQ), Wild Bootstrap Automatic Variance Ratio (WBAVR), Dominguez Lobato (DL), Generalized Spectral (GS), Power Transformed Joint Variance Ratio (PTJVR) ve Adjusted Market Inefficiency Magnitude (AMIM)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eb1a53a-aa4b-45fe-b5fb-ea4242e02123.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşbakışı Filistin</image:title>
            <image:caption>Filistin’in tarihsel, politik ve kültürel bağlamda nasıl gözlendiğini ele alan Kuşbakışı Filistin sergisinin kataloğu İngilizce ve Türkçe olarak yayımlandı. Editörlüğünü serginin küratörlerinden Prof. Dr. Zeynep Çelik’in üstlendiği katalog hem somut hem soyut anlamda Filistin’e havadan bakışın sonuçlarını belgeler. Kuşbakışı Filistin, ilk olarak, 11 Eylül 2021 – 15 Ocak 2022 tarihleri arasında Ramallah’taki A.M. Qattan Vakfı&apos;nda sergilenmişti. 
Sergiyi ve kataloğu taze bir bakış açısıyla tanıtmak amacıyla Ortadoğu tarihçisi Prof. Dr. Rashid Khalidi bir konuşma yapacaktır. Khalidi, serginin ve kitabın Filistin’in tarihi derinliğini ortaya çıkardığını ve topraksız bir halk için halksız bir toprak inancını çürüttüğünü ileri sürüyor. Khalidi’nin kendi ifadesiyle, bilinçli hafıza kaybı, tarihin ve bağlamın belli bir amaçla silinmesi, saptırmalar, yerleşimci sömürgeciliğin kronik, vazgeçilmez özelliğidir. Bir halkın kendi ülkesi üzerindeki hakkını yok etmenin en kesin yolu, o toprakla arasındaki tarihsel bağı inkâr etmektir. Buradaki görseller ve metinler, bu hafıza kaybına, bu silme eylemine ve bu saptırmalara karşı durmaktadır. 
Sergi ve katalogda Ortadoğu’daki şiddet, savaş teknolojilerindeki yükseliş ve Gazze’de devam eden yıkım ele alınıyor. Belgeler, fotoğraf albümler, haritalar, mektuplar, videolar ve sanat işlerinden oluşan seçki, havadan bakışın gözetim aracı olarak nasıl kullanıldığını ve Filistin tarihini nasıl yorumladığını inceliyor. ANAMED’de ele alındığı şekliyle sergi, son dönemdeki soykırımı da göz önünde tutarak tarihsel süreci tekrar değerlendiriyor. Yazid Anani, Zeinab Azarbadegan, Zeynep Çelik ve Salim Tamari’nin küratörlüğünü, Asma’ Al-Mozayen’in asistan küratörlüğünü üstlendiği Kuşbakışı Filistin sergisi, 25 Ocak 2026’ya dek ANAMED’de ziyaret edilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b5bf49c-30de-4efd-bb45-b59b5712f35b.jpg</image:loc>
            <image:title>Palestine From Above</image:title>
            <image:caption>The catalogue accompanying Palestine From Above, an exhibition that examines how Palestine was perceived in historical, political, and cultural contexts, is published in Turkish and English. Edited by one of the curators, Prof. Dr. Zeynep Çelik, it documents the aerial gaze in concrete and abstract terms. Palestine from Above was first displayed at the A.M. Qattan Foundation in Ramallah, from 11th September 2021 to 21th January 2022. 
 
To cast a fresh look at the exhibition and the catalogue, Middle East historian Prof. Dr. Rashid Khalidi will deliver a speech. Khalidi argues that the exhibition and the book reveal the historical depth of Palestine and deconstruct the belief in a land without a people for a people without a land. In his own words, this willed amnesia, this purposeful erasure of history and context, these distortions, are a chronic, necessary feature of settler colonialism; the surest way to eradicate a people’s right to their land is to deny their historical connection to it. The images and texts presented here seek to counter this amnesia, this erasure, and these distortions. 
 
The exhibition and the catalogue address the violence in the Middle East, the rise of war technologies, and the ongoing destruction in Gaza. Archival documents, photo albums, maps, letters, videos, and artworks reveal how the aerial gaze was used as a tool of surveillance and how it manipulated Palestinian history. The reiteration at ANAMED revisits the historical process in light of the recent genocide. Curated by Yazid Anani, Zeinab Azarbadegan, Zeynep Çelik, and Salim Tamari, with Asma&apos; Al-Mozayen as assistant curator, Palestine From Above will be on view at ANAMED until January 25, 2026.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7f59f53-ba06-4fd5-85db-c66482aa3969.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Tatili</image:title>
            <image:caption>Tatiller salyangoz şeklindeydi sanki. Ev merkezde bir yerdeydi ve ben en uzak noktaya gidebilmek için her defasında daha büyük bir daire çiziyordum. Sonra bir gün, bir yaz günü oraya vardım… Oradaydım işte ama fark etmemiştim bile.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b1f188-1459-4596-b90e-9b58a7a09566.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Metafiziğinde Astral Seyahat Müşahede, Keşf Ve Eşyanın Hakikati</image:title>
            <image:caption>Dijital platformlar aracılığıyla astral seyahate dair birçok veri sosyal medyada dolaşmaktadır. Bu sayede dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de astral seyahat konusuna her geçen gün ilgi artmaktadır. Konuyu merak edip araştıran bireyler, öncelikle böyle bir fizikötesi  tecrübenin mümkün olup olmayışını merak etmektedir. Daha sonra astral seyahat tekniklerini inceleyen kimselerde “Bende yapabilirim” düşüncesi oluşmaktadır. Birçoğu astral seyahat yapmayı başaramasa da bunlardan bir kısmı bu deneyimi tecrübe etmektedir. Fakat tasavvufî açıdan bu yolun tehlike arz ettiği görülmektedir. Konuyu müşâhede yöntemi ile manevi açıdan ele alan mutasavvıflar, müşâhedenin manevi arınmayla gerçekleştiğini ve eşyanın hakikatine ulaşmak için nefsin çirkin huylardan ve perdeleyici özelliklerden arınması gerektiğini dile getirmişlerdir. Bunlardan bir kısmı “Kendi düşüncesiyle çaba sarfederek ulaşanlar” diye tabir ettikleri astral seyahat yoluyla deneyim elde etmenin sakıncalı olduğunu ifade etmişlerdir. Bu bağlamda müşâhede yöntemi önem arz etmektedir. Çalılmamız, fizikötesi deneyimin söz konusu olduğu Tasavvuf metafiziğinde müşâhede ve astral seyahati konu edinmektedir. Çalışmamızda bu iki kavram açıklanmaya ve mukayese edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın konusu, gayesi, metodları ve kaynakları değerlendirilmiştir. Birinci bölümde tasavvufta müşâhede kavramı ve benzer kavramlar açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde astral seyahat konusunun tanımı, tarihsel süreci, deneysel süreci ve teknikleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise astral seyahat ve müşâhede kavramları amaçları, yöntemleri, zararları ve faydaları açısından mukayese edilerek derlenmeye çalışılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7750bc9f-1060-42ce-895e-8258d5f80389.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlükler Dönemi İslam Hukuku Ve Hukukçuları</image:title>
            <image:caption>Bu çalışmanın konusu, Memlük Devleti (648–923/1250–1517) döneminde İslâm hukukunun kurumsalyapısını, mezhepsel çeşitliliğini ve dönemin özgün fıkhî tartışma zeminini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktır. Araştırmada, Memlük Devleti’nin siyasi ve ilmî arka planı dikkate alınarak, hukuki sistemin yalnızca teorik temelleri değil, aynı zamanda toplumsal, idarî ve kültürel yansımaları da genel hatlarıyla ortaya konmuştur. Memlükler öncesi İslâm devletlerinin fıkhî ve mezhepsel durumuna; ayrıca Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin Memlük dönemi yargı düzenindeki temsiline ve bu mezhepler arasındaki ilişkilere yer verilmiştir. İslâmi bir lider olarak kabul edilen Sultan Baybars’ın dört mezhep uygulaması, Moğol istilaları ve Haçlı seferlerinin oluşturduğu siyasi ve sosyal ortam, dönemin fıkıh anlayışını şekillendiren önemli unsurlar arasında yer almıştır. Ayrıca Abbâsî hilâfetinin sembolik olarak yeniden ihyası, mezhep temsiliyetine dair meşruiyet zeminini güçlendirmiştir. Çalışmada, dönemin kurumsal yapısı; sultan, kâdılkudât, kadıasker, dîvânü’l-mezâlim, dârü’l-adl müftülüğü, hisbe ve beytülmâl vekilliği gibi adlî otoriteler bağlamında genel hatlarıyla değerlendirilmiş, bu yapıların hukuki ve toplumsal işlevlerine değinilmiştir. Memlük Devleti’nde hukuk eğitiminin yalnızca medreselerle sınırlı kalmadığı; camiler, hankahlar, zâviyeler ve çeşitli ilim meclisleriyle geniş bir toplumsal zemine yayıldığı vurgulanmıştır. Yönetici sınıfın ilmî faaliyetlere verdiği destek, dönemin fıkıh geleneğini ve eğitim modelini canlı tutmuş; devletin hem dinî hem de kültürel kimliğini pekiştirmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a4367c3-7f27-4a53-916a-1779facf018c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünden Bugüne Kırklareli (Edebiyat, Dil Ve Kültür) 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>·         İçindekiler : 
 
 
·         Trakya’da Bir Cevelân: 1919’da Kırklareli (Kırkkilise) ve Çevresine Dair Bir Seyahat Yazısı    
·         Kırkkiliseli Derviş Ali (Ö. XIX.YY.?)’nin Sultan Abdülaziz’e Sunduğu Arzuhâli ve Cülusuna Düşürdüğü Tarihler ile Medhiyesi    
 
·         17. Yüzyıl Şairi Kırkkiliseli Haylî’nin Tarih Manzumeleri  
 
·         Vizeli Behiştî’nin (Behiştî Ramazan Efendi) Dîvân’ındaki Kerbelâ Mersiyesi’nde Hz. Hüseyin ve Kerbelâ Hadisesinin İşlenişi Üzerine Tespitler         
 
·         Cahit Irgat’ın Hatıraları         
 
·         İsmail Gümüş’ün Hikâyelerinde Kırklareli’nin İzleri          
 
·         Halide Nusret Zorlutuna’nın Hayatında Kırklareli’nin Yeri            
 
 
 
 
·         Sözlü Kültür-Sözlü Tarih İlişkisi Bağlamında Âşık Tarzı Destanların Gözünden II. Balkan Savaşı’nda Kırklareli ve Civarının Kurtuluşu     
 
·         Kırklareli Yöresi Alt Ağızlarında Kullanılan Şimdiki Zaman Eki Değişkelerinin Demografik Yapıyla İşaretlendirilmesi Üzerine      
 
·         Kırklareli Ağızlarından Derlenmiş Sözcüklere Etimolojik Bir Bakış: Derleme Sözlüğü “B” Maddesi    
 
·         Kültürel Miras Aktarımında Kırklareli Yöresel Kıyafetlerinin Yeni Yorumları     
 
·         Kırklareli’nin İki Geleneksel Dokuması: Şayak ve Poyralı&apos;nın Çağdaş Tekstil Sanatı ile Buluşması        
 
·         Kırklareli Müzik Kültürü Üzerine Bir Değerlendirme         
 
·         Türk Musikisinin Babaeski Doğumlu İki Ses Sanatkârı, Türkân Dizer ve Mediha Şen Sancakoğlu: Radyo’da İcranın Prangalarıyla Oynamak    
 
·         Kırkkilisevî Hattat Seyyid Yahya Şükrî’nin Öğrencisi Mîr Muhammed Celâl’in Verdiği Hat İcazetnâmesi   
 
·         Lüleburgaz İlçesi Evlenme Gelenekleri Üzerine Bir Değerlendirme          
 
·         Lüleburgazda Yerel Takvim ve Takvime Bağlı Gelenekler Üzerine Bir Değerlendirme   
 
·         Geçmişten Günümüze Bir Sınır Kenti Olarak Kırklareli      
 
·         Kırkkilise Achilles Zoïros Fotoğrafhanesi    
 
·         Mimarlık Kültürünün Geleceğe Aktarılmasında Kırklareli Yayla Mahallesinin Yeri ve Önemi   
·         Kırklareli Geleneksel Konut Kültürü            
 
·         Kırklareli’nin Betimlendiği Görsel Malzemeler Işığında; Bazı Tarihî Yapıların Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a44e9f18-5f6f-43c4-b37f-e9ab9e9984f2.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyanın ve Felsefenin Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin önde gelen nitelikli gazetecilerinden Merdan Yanardağ yine şaşırtıcı bir yapıtla karşımızda. Gazeteciliğinin yanı sıra akademik çalışmaları, siyasal ve entelektüel kimliğiyle de tanıdığımız Yanardağ, mesleği nedeniyle olsa gerek, ağır kitapları bile temposu yüksek ve akıcı bir dille kaleme alıyor. Ufuk açıcı eserler üretiyor. Elinizdeki kitap bunun en iyi örneklerinden biri. 
 
Siyaset bilimi ve sosyoloji doktoru da olan Yanardağ’ın, gazetecilik deneyiminden süzüp getirdiği ve akademik çalışmaları sırasında kaleme aldığı –ilk kez yayımlanan metinlerden oluşan– İsyanın ve Felsefenin Diyalektiği kitabı, entelektüel ve bilimsel derinliğiyle “parlak bir eser” diye nitelendirilmeyi fazlasıyla hak ediyor. 
 
Yanardağ bu çalışmasında, Türkiye solundaki “Türk olmaktan utanma” kompleksinden İran Devrimi’nden çıkarılacak derslere, sosyalist hareket ile Kemalizm ilişkisinden aydınlanma ve modernite tartışmalarına, Oryantalizmin güncelliğinden “aydın” kavramı bağlamında Mannheim ve Gramsci’ye, Althusser’in Marksizme bakışından Foucault’ya, iktidar-rıza denkleminden Gadamer ve Derrida’ya, Türkiye’de cumhuriyetçi solun kimlik sorunundan Antonio Negri’nin teoriyi yeniden kurma girişimine kadar uzanan geniş bir alanda inceleme ve çözümlemeler yapıyor. 
 
Kitap, bilgilendirici özelliğinin yanında, entelektüel ve siyasal ortamda yaşanan liberal ve postmodern zihin kirliliğine karşı teorik bir müdahale eseri olarak da okunabilir. 
Hem bu kadar ünlü, hatta “popüler” bir gazeteci olup hem de böyle bir kitap yazmak herkesin harcı değil. Okuyacak ve şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48108e0a-dd9c-4438-aa1f-7dc26d9a94f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Zaman Aynası</image:title>
            <image:caption>Ayna, mağaranın en eski müdavimidir. Her giren, Tanrıdibi gibi kendini bulur onda. Zamanın kilidini açan bir içgörüye dönüşür ayna; iki gözlü, çok dilli bir kılavuz gibi elinden tutar, alarga misali açılan Uçmakovası’na sürükler sizi. 
Bu yolculuk, aynaya bakmak gibidir: Her seferinde parçalanmış bir kitabın sayfasına varmak, dağılmış şirazeyi usulca yerine oturtmak, ebedi bir bütünlüğün eşiğine varmaktır. 
Gerçek mi düş mü bu yol? 
Bir samurun haykırışında, doğanın sarsılmaz sadakatinde, Kuzgun’un temkinli kanadında, dumanı pembe tüten bir köy evinde, uzayın evrenlerine takılan o akılda, lalin anlaşılmayan kelimelerinde gizlidir bu yolculuk. Her biri kırık bir aynadan yansıyan zaman parçalarıdır. 
Fatma Efe Nergiz’in kaleme aldığı Kırık Zaman Aynası’nda, insanın kendi gölgesiyle yüzleştiği o derin anlara tanık olacaksınız. Aynada kendi yansımanızla karşılaştığınızda, zamanın acısına dokunacak ve belki de bir söğüt ağacına dönüşmeyi seçeceksiniz. 
Kırık Zaman Aynası, insanın kendine bakma cesaretini anlatan şiirsel bir roman. Her sayfası, okuru kendi aynasına davet ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e7b1bc6-e63e-4df7-91b3-8a5278c1b1e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Ve Türkiye’de Konut Politikaları Ve Toki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
BARINMA HAKKI VE SOSYAL BOYUTLARIYLA KONUT EDİNME HAKKI 
 
İKİNCİ BÖLÜM 
KONUT KRİZİ VE EVSİZLİK – DÜNYADA İŞGAL EVLERİ ÖRNEĞİ 
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
KONUT POLİTİKALARINDA DÜNYADAN ÖRNEKLER 
 
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 
TÜRKİYEDE KONUT POLİTİKALARI 
 
BEŞİNCİ BÖLÜM 
TOKİ VE SOSYAL POLİTİKA OLAN KONUT HAKKININ TİCARİLEŞMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2a65636-4546-4d75-8ef0-7ff63669c242.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Ciltli Özel Baskı</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? 
Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e4aad1-0233-495b-a75e-4c0dd053aba6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruminasyon Düzeyleri Ve Sportif Etkinliklere Tutum: Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmenler Üzerine Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1. ÖZET 
       2. ABSTRACT 
       3. GİRİŞ 
       4. GEREÇ VE YÖNTEM 
       5. BULGULAR 
       6. TARTIŞMA VE SONUÇ 
       7. KAYNAKLAR 
       8. EKLER 
       9. ÖZGEÇMİŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e653ad83-bfdc-493a-805d-ef2a536b6e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? 
Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… 
ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. 
Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c578e3e-f7d8-42ce-b76a-41b975cbcfeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Hediyeli Kutu (Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Oyuncak Mahşeri (Ciltli Özel Baskı) 
Özel Tasarım Defter 
Şeffaf Ayraç
Dikdörtgen Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f30a315e-710f-4f97-8b4a-dc1d6f5992d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çamaşır Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Ahmet Çorumlu’nun “Çamaşır Günlüğü” adlı romanı; konusu, karakterleri, kurgusu, anlatım biçimi ile Türk edebiyatında bir yenilik sergiliyor. 
12 Eylül 1980 öncesi ve sonrası. Başrolde Pak Çamaşır Fabrikası. Bu fabrika, başlangıçta şaşalı günleri olduğu gibi çöküş sürecini de yaşadı. Peki, kimlerle nasıl oldu bu süreç? 
“Bazen gurbete yeni çıkmış delikanlılar gelirdi. Kara yağız, mahcup, diriydiler. Bakışlarıyla çevrelerini tanımaya çalışırlarken, ne söylenirse yapmaya hazır beklerlerdi. Okullar kapandıktan sonra kızlar çalışmaya gelirler, harçlıklarını çıkarırlardı. Annelerinin elinden tutmuş, erken gelişmiş kızlar gelirlerdi. Arada bir söze karışıp kendi hikâyelerini anlatırlardı. Ama sonra ne olduysa, kendilerinden öncekiler gibi, sanki onlarla ağız birliği etmişler gibi ‘Çalışmak isterdim ama annem başka iş bulmuş’ derlerdi. Onlar gider yerlerine başkaları gelirdi. Benzer bir duygululuk halinde konuşurlardı. Hayalleri, umutları, hayal kırıklıkları, yakınmaları, kahkahaları, parfüm kokuları, yorgunlukları, hatta mırıldandıkları şarkılar bile birbirine benzerdi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/041670c1-2e9a-4bbc-b12f-aa51f3a8cebe.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Bartın’ı Keşfediyor</image:title>
            <image:caption>İçinde merak, yeni tatlara açık olma, somut gözlem, arkadaşlık değeri, kökleriyle iletişim kurma ve kültürel keşif duyguları barındıran “Can Bartın‛ı Keşfediyor”; Zeynep Horuzoğlu‛ nun yazdığı, Halil Ender Ermiş‛in resimlediği çocuk kitapları serisinin ilk kitabıdır. 
Bu kitabın amacı; çocukların, yaşadıkları şehre ve çevreye daha bilinçli bakmalarını sağlamak, şehirlerinin tarihini ve kültürünü tanıtmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/450bfb91-4b67-4ef7-bb6c-1d9860531a9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşlenemez Diyarların Yolcuları</image:title>
            <image:caption>ZİHNİN SINIRLARINDA, SEVGİNİN VE 
SABRIN BİRLİKTE YÜRÜDÜĞÜ BİR YOLCULUK. 
 
Klinik psikolog Dasha Kiper, Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşayan insanlara ve onlara bakım verenlere yıllarını adadı. Deneyimlerinden yola çıkarak Düşlenemez Diyarların Yolcuları’nda “kusursuz bakım veren” mitini sarsıyor ve demansın yalnızca hastayı değil, bakım vereni de dönüştüren bir hastalık olduğunu gösteriyor. 
Eşinin bir yabancı olduğuna inanan bir adam, hayali arkadaşlıklar kuran bir kadın, annesinin geçmiş travmalarının ağırlığı altında ezilen bir oğul… Kiper yargısız ve derin empatiyle anlattığı bu vakalarda, demansın nasıl sessizce ilişkilerin kalbine sızabildiğini, bakım verenlerin de tıpkı hastalar gibi yolunu kaybedebildiğini gözler önüne seriyor. 
Düşlenemez Diyarların Yolcuları, hem hastalığa hem insan doğasına dair algımızı derinden sarsan, şefkat dolu bir keşif: Kimi zaman kalp kırıcı, kimi zaman umut verici ama her sayfasında insan kalabilmenin anlamını sorgulatan ve demansın zihinsel labirentinde pusula olan bir kitap. 
 
“Etkileyici, ikna edici ve unutulmaz… Hastalığın açığa çıkardığı insanlık hallerini büyüleyici bir dille anlatıyor.” –DAVID EAGLEMAN 

“Bu kitap, demansla yaşayanlara ve onlara bakım verenlere bakışımızı sonsuza dek değiştiriyor.” –LORI GOTTLIEB</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2af43f8-8c66-4ffe-a526-c06a0133b029.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Çeyrek 2 (Ciltli - Hediyeli Kutu)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Dört Çeyrek 2 (Ciltli) 
Özel Lak Detaylı Kutu 
Özel Tasarım Köşe Ayraç 
Özel Kesim Ayraç 
Özel Tasarım Defter 
Poster 
Sticker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aa859ec-6466-454c-a16a-9c804ac1c63e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri – Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Oyuncak Mahşeri (Ciltli) 
Özel Tasarım Defter 
Şeffaf Ayraç 
Dikdörtgen Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804b4a30-e902-41e4-9425-7bbc69a6ad02.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“22 Kasım 2007 gecesi, sabahın dördünde ‘öldüm’ ve yalnızca dokuz saat sonra ‘yeniden dirildim.’ Tam bir organik çöküş, beden fonksiyonlarında beni hayatın son eşiğine, o vedalar için çok geç olan yere götüren bir duruş. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Pilar oradaydı, yengem María da oradaydı, ikisi de, devinimsiz, tüm güçlerin terk ettiği ve ruhu çekilip gitmiş gibi görünen, yaşıyor olmaktan çok çare bulunamaz bir kadavraya dönmüş bir bedenin önünde. O saatlerin nasıl olduğunu bugün bana anlatanlar onlar. Ana, torunum, sonraki günün akşamı geldi. Baba ve büyükbaba, hâlâ kendi solumasının rüzgârıyla tükenmekle tehdit eden bir mumun alevi gibi solgundu. Sonra bedenimin kitaplarla, şöyle söyleyelim, başka çiçeklerle çevrili halde kütüphaneye konulacağını anladım. Kaçtım. Yavaş, çok yavaş bir kendine geliş yılı, doktorların söyledikleri gibi, bana sağlığımı, enerjimi, düşünce çevikliğini geri verdi, bana aynı zamanda evrensel bir çare olan işi de geri verdi. Ölüme değil, yaşama doğru kendi ‘Fil Yolculuğumu’ yaptım, ve buradayım. Emrinize amade.” 
“Saramago’nun Defterler’i hüzünlü bir kitap değil [...] öfkeli bir kitap değil, sadece, bir veda.” 
                                                               Pilar del Río (eşi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909b7b8a-ff06-40f0-b307-0a8e00f06559.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Yaşlı Mıyız?</image:title>
            <image:caption>Dünya nüfusunun yaşlanmasıyla yaşlıların toplumdaki konumu ve rolleri de değişiyor. Yaşlılar artık daha dinç, daha sağlıklı ve bakımlı bir hayat yaşamaya, bilim dünyasından edebiyat dünyasına toplum hayatında daha aktif olmaya çalışıyor. 
Prof. Dr. Gönül Bakay ve Handan Dedehayır, Biz Yaşlı Mıyız? kitabında, yaşlılıkla ilgili değişen algılara, farklı kültürlerin yaşlılık anlayışlarına, süper yaşlıların yaşam pratiklerine yer veren çok boyutlu bir bakış açısı sunuyor. 
Bu yolculukta yazarlara Cicero’dan Simone de Beauvoir’a, Kingsley Amis’ten Alec Guinness’e, Joseph Heller’den Joan Didion’a, Julian Barnes’tan Nora Ephron’a, Hanif Kureishi’den Kazuo Ishiguro’ya, Italo Svevo’dan Salâh Birsel’e, Muazzez İlmiye Çığ ve daha nice ünlü isme uzanan geniş bir perspektif eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b96fde3-805f-4788-8c0b-4b0f79e80bcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Rıza Çarkı: Alma ve Verme Sanatı Aşk, Dokunuş, Haz ve Sınır</image:title>
            <image:caption>Bu kitap basit gibi görünen ama hayatı kökten dönüştüren iki sorudan yola çıkıyor: “Sana nasıl dokunmamı istersin?” ve “Bana nasıl dokunmak istersin?” Bu iki soru, alma ve verme dinamiklerinin karmaşık dünyasını görünür kılıyor. Dr. Betty Martin’in onlarca yıllık deneyimle geliştirdiği model, dört kavram üzerinden ilerliyor: Alma, verme, hizmet etme ve kabul etme. Böylece sınırlarımızı tanımayı, arzularımızı dile getirmeyi ve gerçek rızanın ne anlama geldiğini öğreniyoruz. Dr. Martin yalnızca dokunma pratiklerine değil, yaşamın tüm alanlarına ışık tutuyor. Egzersizler sayesinde bedenimizin dilini yeniden keşfederken, ilişkilerimizde netlik ve güven inşa ediyoruz. Haz, sınırlar, arzu ve şefkat üzerine kurulu bu yaklaşım; çiftlerin bağını güçlendirmekten topluluklarda güven ortamı yaratmaya, hatta sosyal ve politik ilişkilerde yeni bir perspektif geliştirmeye kadar geniş bir etki alanına sahip. Rıza Çarkı: Alma ve Verme Sanatı hem kişisel hem de kolektif dönüşüm için güçlü bir rehber. Daha derin bir “evet”in, özgürleştirici bir “hayır”ın ve gerçekten kalpten gelen seçimlerin değerini bize hatırlatıyor. Kendimizle ve dünyayla kurduğumuz ilişkileri yeniden inşa etmemiz için yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76cd6611-58db-49c8-8711-8a77555708b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Tarifleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ek gıda dönemi, bebeklerin dünyayı keşfetmeye başladığı en heyecan verici aşamalardan biridir. Altıncı aydan itibaren, küçük porsiyonlarla sunulan sağlıklı yiyecekler; yalnızca beslenme ihtiyacını karşılamakla kalmaz, damak tadının oluşmasına da zemin hazırlar. Bu süreçte, her yeni lezzeti tek başına ve azar azar sunmak, olası alerji risklerini yakından takip etmek çok önemlidir. Bu kitap, bebeğinizin her ayına uygun sağlıklı tatları deneyimlemesine yardımcı olurken, sizin de mutfakta rahat ve keyifli şekilde yol almanıza destek olacak. Zeynep Aydın Kocatürk’ün kendi çocuklarına sunduğu ve miniklerden tam not alan tarifleri size ilham verecek. Her tarif, anne şefkatinin ve yaratıcılığın küçük bir armağanı. Minik kaşıklar hazırsa, başlayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be91e52f-a71f-46b7-bd99-035058b2af9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortada Buluşalım</image:title>
            <image:caption>Haydi bir yürüyüşe çıkalım! Başı olsun ama sonu olmasın, sonlar da başlangıç olsun. Kendi hikâyemizi yazalım ve ortada buluşalım! Ortada Buluşalım, kelimelere ihtiyaç duymadan bir öykü anlatıyor. Hem ön kapaktan hem de arka kapaktan başlanıp okunabilen kitap okura kendi hikâyesini kendisi kurduruyor. Hem Aysun Altındağ’ın hem de Literatür Çocuk’un ilk sessiz kitabı olan Ortada Buluşalım her yaştan okura hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/262fde82-fa53-44d3-9072-509ec1069bec.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Mahşeri - Ciltli</image:title>
            <image:caption>HER KATİLİN BİR KATİLİ VARDI. PEKİ BU KANLI SAVAŞIN KAZANANI KİM OLACAKTI? Bir katilin vahşetiyle mezarlığa dönen bu topraklarda ikinci bir katil ortaya çıktığı gün kasabanın kıyameti başladı. En başından beri beni suçladınız. Katil olduğumu, delirdiğimi söyleyip durdunuz. Bir kez olsun geri çekilip, kasabada olan bitene bakmadınız. Oysa kusursuz oyunumu bozmak isteyen biri daha vardı: Soytarı... Burası benim oyun evimdi. Kimse benim olana dokunamazdı. Bundan sonra ölüm ensenizde olacak. Masumların ahı hepinizin üzerine sıçrayacak. Şahit olduklarınız yüzünden cehennem sizin de adınızı fısıldayacak. Her şey sona erdiğinde günahkârların ebedi evine girecek ve Tanrı’nın sonsuz ateşinde beraber yanacağız. BU YOL, ÖLÜME GİDEN YOLDU. BU YOL, KANLIYDI. BU YOL, EN KARANLIK YOLDU VE BURASI ARTIK NE OYUNCAK MÜZESİ’YDİ NE DE ONLARIN HATIRALARIYLA KUTSANAN OYUNCAK MEZARLIĞI… ÇOK YAKINDA RAVEBELG KASABASI MAHŞER YERİNE DÖNECEKTİ. Not: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f97ac35-2971-4376-b131-a25a94856468.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Ördeği Ailesinin Göç Yolculuğu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanlar birbirlerinin arasına sınırlar gerip, o sınırlar için kavga ederler; ama hayvanlar sınırlar arasında özgürce gezerler. Kimse onlara pasaport sormaz, sınır ihlali yaptığı için cezalandırmaz, onları sınır dışı etmez. Oysaki insanlar böyle mi? Sınırlar arasındaki mülteci kamplarından gökyüzünü işgal eden gökdelenlere, kuruyan derelerden betonlaşan şehirlere kadar dünyanın tüm sorunları insanların ürünü…  Ömür Kurt bu kitapta dünyaya gökyüzünden bakıyor. Kuzey ormanlarından yola çıkan bir yaban ördeği ailesinin göç yolculuğunda iyiyle kötüyü, savaşla barışı, coşkuyla hüznü harmanlayarak sımsıcak bir öykü anlatıyor bizlere. Hep duygu yüklü, biraz hüzünlü, ama daima umut dolu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f8a39f8-9e4d-4a36-bc0d-33406885a81f.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzun Bir Kışın En Karanlık Gecesi</image:title>
            <image:caption>İnsan neyle yaşar? 
Hava ve su. 
Ekmek ve et. 
Hayaller. 
Umut. 
– ama başka? 
 
Şile’nin yerel gazetelerinden bir haber: Subay Güneş T. kayboldu. Ardından, İstanbul’a yüz kilometre mesafedeki o küçük şehirde gerçekleşen deprem. Ve dünyada bir yere ait olamayanların sığınağı Berlin’den seslenen anlatıcı… 
 
Barbaros Altuğ; ihmaller ve takipsizliği, alınmayan önlemler ve yakalanmayan katilleri, şiddet ve homofobinin hüküm sürdüğü coğrafyalarda yitirilen ümitleri bir gazete kupüründen yola çıkarak yüzeye çıkarıyor dördüncü romanında. Bir şehrin tarihi yeniden yazılırken, hikâyesini yazmaya söz verdiği Güneş’lerin ve onların en karanlık gecelerinin unutulmasına izin vermiyor. 
 

Deniz kenarına konmuş sarayları, gerçek sahipleri sürgünde ölen hanları, o hanların servetiyle yapılan kaçak gökdelenleri, kimsenin gitmediği camileri, gidecek kimsenin kalmadığı kiliseleri, kuşların, tilkilerin ve erguvanların yuvası olması gereken yere kondurulan pahalı evleri ve şehrin dört bir yanına uzanan gri apartman bloklarını toprağına ve denizine gömüyordu. Parçalanan toprağındansa, şehre bir zamanlar evim diyenlerin, başka başka alfabelerde yazılan isimleri kazılı mezar taşları fışkırıyordu. İstanbul binyıllardır toprak altına gizlenmiş olsa da büyük ve mutsuz bir mezarlık olduğunu hatırlıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d65d76b-adb5-472d-ae17-3c92ce74a006.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Etmenin Gücü</image:title>
            <image:caption>Var etmenin sırrı dışarıda aradığınız bir gizem değil,  içinizde keşfedilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. 
 
Hepimiz hayatımızda daha fazlasını isteriz: daha anlamlı ilişkiler, daha huzurlu bir zihin, daha fazla para. 
 
Peki bütün bunları “var etmenin” bir sırrı var mı? 
 
Sinan Ergin, yıllar içinde edindiği bilgileri, tecrübeleri yalın ve etkili bir anlatımla aktararak bizi kendi gücümüzle buluşturuyor. Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz. 
 
Var Etmenin Gücü, bir kişisel gelişim kitabı değil; sorunsuz bir hayat yaratmanız için hazırlanmış bir yol haritası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62a5ae0-159f-47aa-a007-68d9c5dadc7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Alvala</image:title>
            <image:caption>Hayat sahnesinde hislerin aynası… Bir yetimhanenin gölgesinde başlayan hayatlar, zamanla kalbin aydınlığına yürür. &quot;Alvala&quot;, kaybolmuş çocuklukların değil, yeniden doğan umutların hikâyesidir. Acının içinden geçen kalpler, dua etmeyi, sevmeyi ve affetmeyi öğrenir. Bir dost eli, bir vefa sözü, bir hayalin sıcaklığı hepsi yaralı ruhlara yeniden inancı fısıldar. Her biri kendi karanlığında ışığı ararken insan olmanın en derin hâline dokunurlar. Sevmenin cesaretine, inanmanın kudretine, bağ kurmanın şifasına... Alvala&quot;, sadece bir roman değil her satırıyla okuyucusunu kendi iç dünyasına çağıran bir aynadır. Kimi zaman bir duada kimi zaman bir tebessümde, herkes kendine dokunan bir iz bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3c88bd-d5fc-45c9-96bd-262137e2ceab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuran’da Kozmik Şifreler</image:title>
            <image:caption>Kur’ân, yüzyıllardır anlamlarıyla, öğütleriyle, kıssalarıyla insanlığa ışık tutmuş bir ilahî kelâmdır. Fakat Kur’ân yalnızca anlam dünyasıyla değil, yapısal düzeniyle de mucizedir. Elinizdeki eser, Kur’ân’ın satır aralarına gizlenmiş sayısal düzenleri, kelime ve harflerin matematiksel uyumlarını gözler önüne seriyor. Hurûf-u mukattaadan sûrelerin konumuna, harflerin tekrarlanma frekanslarından kelimelerin simetrik dağılımlarına kadar uzanan bu inceleme, Kur’ân’ın “sayı diliyle konuşan” yönünü açığa çıkarıyor. Yazar, “El-Hakîm” olan Allah’ın her şeyi ölçüyle yarattığına inanan bir bakışla, kutsal metnin harf ve rakam örgüsündeki hikmeti adım adım çözümlüyor. Bu kitap, bir inançtan çok, bir tefekkür davetidir: Kur’ân’a yalnızca anlam gözüyle değil, sayılar gözüyle de bakmak… Çünkü bu göklerden inen kelâm, her çağın diliyle konuşur. Ve içinde bulunduğumuz sayısal çağda, Kur’ân’ın bu yönü, yeniden keşfedilmeyi bekleyen bir mucizedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769bcd69-54de-47db-b2af-91476f402112.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Bilim Öncüleri</image:title>
            <image:caption>Müslümanlar Kur’an’ın ilk ayeti olan “Yaratan Rabbinin adıyla oku” emrini, daha geniş anlamda “kainat kitabının okunması” olarak yorumlayıp büyük bir araştırma seferberliği başlattılar. Bilimin hemen her dalında buluşlar yapıp, yüzyıllar boyunca ölümsüz eserler ortaya koydular. Fakat Batılı bilim adamlarının bazıları, bu eserleri ve buluşları kendilerine mal ederek bilim hırsızlığı yaptılar. Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Bilim Tarihine büyük hizmetler yapmıştır. Müslüman Bilim Öncüleri’nin, Batılılardan yüzyıllarca önce yazdığı eserleri ve buluşlarını bütün dünyaya tanıtmıştır. Bu kitap da onun izinden giderek açtığı yolda, Müslüman Bilim Öncüleri’ni tanıtmaya çalışmaktadır. Değişik bilim dallarında 50 buluşun, kimler tarafından yapıldığını ve hangi Batılı tarafından (ç)alındığını detaylı olarak ortaya koymaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2e83946-b315-469f-b642-52008cfaff88.jpg</image:loc>
            <image:title>Menfaat Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>EKONOMİDE EN BÜYÜK ENFLASYON, GERÇEĞİN DEĞER KAYBIDIR... 
 
Ekonomik krizler geçiyor, sistem aynı kalıyor. Liberal kapitalizmin çatırdayan zemininde, devletin, piyasanın ve bireyin rollerini yeniden düşünmenin zamanı geldi. Artık mesele, büyümenin rakamlarını değil, büyümenin niteliğini tartışmak. 
 
Emre Alkin, ekonomiyi bir disiplinin ötesine taşıyarak, toplumsal düzenin siyasi tercihlerle şekillenen yapısının aynasında yeniden okuyor. 
 
Verilerle, söylemlerle ve politik gerçeklerle kurduğu diyalogda temel bir soruyu gündeme getiriyor: Yoksa krizler sistemi ayakta mı tutuyor? 
 
Enflasyondan savaş ekonomisine, dijital çağın üretim ilişkilerinden ahlaki erozyona uzanan analizleriyle, bugünün dünyasında “istikrar” kavramını sorguluyor. Bu kitap, ekonomik söylemlerin ardındaki güç ilişkilerini görmek isteyenler için yazıldı. Çünkü artık veri, yalnızca bir sayı değil, bir ideolojinin yansımasıdır. 
 
Ve belki de ekonominin en büyük krizi, artık gerçeği değil, algıyı yönetmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4e7ad1-8f51-4e5f-9728-afdf5eb0487d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Adamın İzin Günü 2</image:title>
            <image:caption>İŞ ÖNEMLİ, BİLİYORUM. 
AMA KEŞKE YARIN TATİL OLSAYDI. 
 
KÖTÜLÜK BİRLİĞİ&apos;NİN &quot;GENERAL&quot; LAKAPLI LİDERİ, DÜNYAYI İSTİLA ETME PLANLARI KURAR. ADALET SAVUNUCULARI &quot;RANGER&quot;LARA KARŞI HER GÜN AMANSIZ BİR MÜCADELE VERİR. GENERAL, EN STRESLİ OLDUĞU ZAMANLARDA SEVİMLİ PANDALARIN YUMUŞACIK TÜYLERİNİ DÜŞÜNEREK HUZUR BULUR. BU SEVİMLİ HAYVANLARLA İLGİLİ KÜÇÜK BİR AYRINTI BİLE ONA TÜM KAYGISINI UNUTTURUR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b102db26-7a60-4cdc-a2d9-5dd0adf9e113.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Noktalarımız</image:title>
            <image:caption>Neden kimse kusurlarını itiraf etmez? Çünkü kendisi daha onların içindedir. Ancak uyanmış olan bir kişi rüyasını anlatabilir.” Montaigne Kör noktalarımız var. Kendimize itiraf edemediğimiz, fark edemediğimiz, kabullenemediğimiz hatta inkâr ettiğimiz bir yanımız... İsteklerimiz, heveslerimiz, zaaflarımız, korkularımız… Yolculuk kendimizi tanıma yolculuğudur. Daha özgün ve tutarlı bir kimlik oluşturabilmek için kör noktalarımızı tanımaya ihtiyacımız var. Öğrendiklerimiz bir “sensör” etkisiyle daha sonra oluşabilecek hataların önüne geçmemize yardımcı olabilir. Bu kitap gerçekte ne istediğimiz, nelerden korktuğumuz ve gerçekte kim olduğumuzla ilgilidir. Kör noktalarımızı tanımak kendimizi tanımaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b92c59e4-a402-476b-bc85-480a4f510fec.jpg</image:loc>
            <image:title>Valizdeki Kedi</image:title>
            <image:caption>Kiki, bir ev kedisiydi. Galata Kulesi’ni gören bir apartmanın en üst katında yaşıyordu. Sıcacık yuvasında mışıl mışıl uyumak en büyük zevkiydi. Dış dünyayı hiç ama hiç tanımıyordu… Ta ki bir gün tatil hazırlığı yapan ailesinin valizinde uyuyakalana kadar! Gözünü açtığında kendini Paris havaalanında bulan Kiki, ne yapacağını şaşırmıştı. Sokaklar ona yabancıydı. Evine nasıl döneceği konusundaysa en ufak bir fikri yoktu. Etrafı keşfetmek için yola koyulan Kiki, karşısına çıkan minik fare Toro TozBurun sayesinde, hiç unutamayacağı bir serüvene atılmak üzereydi! Kiki’nin bu eğlence dolu öyküsünde, arkadaşlık, yardımlaşma ve sevginin gücüne tanık olacaksınız. 
8-12YAŞ HİKAYE-ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80d342eb-643b-460e-9cf6-50900d04cfdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çantamdaki Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bundan birkaç sene önce uzun bir yolculuğa çıktım. Hindistan, Nepal, Kamboçya gibi farklı ülkeleri dolaştım. Her şey bir adımla başladı aslında; küçücük bir adımla. Sonrasında kendimi hayal bile edemeyeceğim hikâyelerin içinde buldum. Bu yolculukta çekebildiğim kadar fotoğraf çektim ve kitabın içindeki her fotoğrafa birer öykü yazmak istedim. Okuyacağınız öyküler tanıştığım insanları, yerleri ve değişimi anlatıyor; ülkelerin kendine has renklerinden ve bu renklerin dünyayı ne kadar güzel kıldığından bahsediyor; yolun içinde olmanın, hem dünyayı hem de kendini keşfetmenin ipuçlarını veriyor. İçinde macera ruhu olanlar ve yeni şeyler keşfetmek isteyenler, bu kitap tam size göre. İyi yolculuklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebf950f7-772a-4f07-9b3d-e3f9ba43d589.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Aklıma Çocukluğum Geldi</image:title>
            <image:caption>BİZLER GÜZEL ÇOCUKLARDIK 
HEY GİDİ GÜNLER DİYEN KAÇ KİŞİYİZ? 
Bizler güzel çocuklardık. 
Çok zor da olsa o dönemde hayatın bir anlamı vardı ve bunu bilmesek bile hissederdik. 
Bizim için yazlık da, kışlık da, tatil köyü de mahallemizdi. Sıcaktan kavrulsak yazı, soğuktan donsak da kışı da aynı derecede severdik. 
Anne, baba, abla, abi, kardeş, arkadaş, konu komşu güzel güzel geçinip giderdik. 
Bizler güzel çocuklardık. 
Yeni nesil çok şey kaybetti; hem de çok şey!.. Belki top veya ayakkabı alacak paramız yoktu ama çok daha huzurlu, çok daha neşeli, çok daha güler yüzlü, çok daha insandık, ne istediğini bilen bilene. 
Teknoloji yok 
İnternet yok 
Televizyon yok (Olsa bile TV’de bir şey yok, tek kanal) 
Cep telefonu yok 
Gençler soruyor: “Bunların hiçbiri yok, siz daha önce nasıl yaşadınız?” 
Bizim cevabımız: “Çok güzel yaşadık, sizin neslin bugün yaşadığı gibi değil, gerçekten çocukluğumuzu doyasıya yaşadık.” 
Ne güzel günlerdi değil mi? 
Ne oldu bize? 
Biz ne ara böyle olduk? 
Hayatımızda önemli olan her şeyi, geleneklerimizi, değerlerimizi, dostluğu, komşuluğu, arkadaşlığı, maddi çıkarlarımıza ve teknolojiye teslim ettik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57f79294-acd7-4da8-81fc-e7daefc47149.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Haldun Okumaları Makaleler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap İbni Haldun&apos;un mukaddime okumalarından yola çıkarak üretilmiş farklı konularla ilgili kaleme alınmış 5 adet Özgün makaleden oluşmaktadır her bir makalenin İbn-i Haldun&apos;un düşünce dünyasının anlaşılmasına ve onun sosyal bilimsel analiz ve yaklaşımlarının modern zamanlara uyarlanmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunmasını temenni ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b3d4515-0641-431e-9a38-8b32ea79474c.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Matematik Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Matematik, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.
32 haftada;
- QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgileri öğrenecek,  
- Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,  
- Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarını yerleştirmenizi sağlayacak,  
- Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,  
- Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeyi edineceksiniz.  
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam öğrenme gerçekleştirileceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüş alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25aa0771-7c07-458c-940b-b478ffd0f122.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Sosyal Bilgiler Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Sosyal Bilgiler, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.  
32 haftada;  
● QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgiler öğrenilecek,  
● Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,  
● Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarının yerleşmesini sağlayacak,  
● Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,  
● Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeler edineceksiniz.
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam öğrenme gerçekleştireceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüt alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1198cb31-ffaf-4be8-ba01-33f3f416649e.jpg</image:loc>
            <image:title>6. Sınıf Türkçe Kod 32</image:title>
            <image:caption>6. Sınıf Kod 32 Türkçe, 32 haftaya ek olarak 4 haftalık tekrarlar şeklinde
tasarlanmış bir üründür. Her hafta, 4 sayfadan oluşmaktadır.
32 haftada;
-QR kodlar ile erişilen konu özetleriyle gerekli bilgileri öğrenecek,
-Çözümlerine QR kod ile erişilen Alıştırmalar ile bilgi eksikliklerinizi tamamlayacak,
-Klasik Test ile konuyla ilgili gerekli öğrenme çıktılarının yerleşmesini sağlayacak,
-Hibrit Test ile edinilen bilgi ve öğrenme çıktılarını beceriler ile birleştirecek,
-Tekrar haftalarında yer alan Yeni Nesil Test ile kalıcı öğrenmeler edineceksiniz.
Ara tatillere ve dönem sonlarına denk gelen toplam 4 haftalık tekrarlar ile tam
öğrenme gerçekleştireceksiniz.
Tamamı video çözümlü olan testlerdeki QR kodları Mobil Analiz uygulaması ile
okutarak erişeceğiniz dijital optikler sayesinde anında dönüş alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c80261c-f253-445b-89cf-20769e8e81f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik Dönemim</image:title>
            <image:caption>Elbette ben de bazılarına karşı duygu kırıntıları hissettim, baştan sona aşk acısı çektiğim oldu ama tüm hayatımı ele geçirecek türde bir aşk yaşamadım. Adeta büyümüş de küçülmüş bir çocuktum, yetişkinlerin gülünç hallerinden mümkün olduğunca uzak durmak istedim hep.
Yukio Mişima’nın 1957 yılında Myojo dergisine dikte ettirdiği anılarından oluşan Ergenlik Dönemim, yazarın çocukluk yıllarından itibaren Japon eğitim sistemine, savaş yıllarının toplum ve birey üzerindeki yıkıcı etkilerine, edebiyatla ve sinemayla kurduğu kişisel bağlara ışık tutuyor. Üstelik geçmişini anlatmakla kalmıyor; düşünsel dünyasını şekillendiren kırılma anlarını, eserlerine yön veren kaynakları ve ölümle yaşam arasındaki gerilimi son derece içten bir dille aktarıyor.
Japonca dışında başka bir dilde ilk kez yayımlanan bu kısa ve yoğun otobiyografik metin, Mişima’nın yüzüncü doğum yılında onun edebiyatına ve dünyasına selam veren eşsiz bir belge niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e0203b3-bed2-441b-8dee-ae8598bf2830.jpg</image:loc>
            <image:title>Ödül Sistemi</image:title>
            <image:caption>Jem Calder’ın ilk kitabı Ödül Sistemi, büyükşehirde yaşayan ve aynı üniversiteden mezun olmuş bir arkadaş grubunun hayatlarını anlatan altı öyküden oluşuyor. İnsanların sosyal medya üzerinden iletişim kurduğu ama sosyal ilişkilerin kopuk olduğu bu dijital çağda duygular, düşünceler ve davranışlar teknoloji tarafından biçimleniyor. Ödül Sistemi, son derece güncel ve enerjik bir yaklaşımla bugün artık nasıl yaşadığımızı gözler önüne seriyor.
“Gençlerin aşkı, yaşamı ve iş hayatıyla ilgili keskin ve zekice yazılmış hikâyeler... Calder, önceki nesillerin edebî tarzlarını günümüz koşullarına uyarlıyor.”
Nat Segnit, The Times Literary Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1476b6cf-2c09-4f89-a1dc-75307340c9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil Fıstıkçı Bir Harika</image:title>
            <image:caption>Donmuş pizza ustası, yaratıcı dâhi, dünyanın en pis kokan kedisinin sahibi ve geleceğin süperstarı Nil Fıstıkçı’yla tanışmaya hazır mısın?
Nil, patateslere yüz çizdiği acayip komik ve HİÇ DE SALAKÇA OLMAYAN videolar hazırlıyor. Ama bu videoları izleyen sadece büyükannesi ve en yakın arkadaşı Berke… Oysa herkesin bayılması gerekmez mi?
Nil’in en büyük hayali, şımarık köpeği Prenses Pamuk Şeker’i konu alan ve HİÇ DE HARİKA OLMAYAN videolar çeken Merve Tepecik kadar popüler olmak. Derken Nil’in kedisi Tütü yanlışlıkla Merve’nin bir videosuna giriyor ve her şey bir anda değişiyor. Video viral oluyor, Nil ve Tütü bir gecede internet fenomenine dönüşüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc494e5a-cb4d-4f31-bea4-5410abc9f23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez İp: Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sevgi, kayıp ve bağ kurma üzerine iyileştirici bir yolculuk!
Patrice Karst’ın çoksatar kitabı Görünmez İp’ten ilham alan Görünmez İp Çalışma Kitabı, 50’den fazla yaratıcı etkinlik, oyun ve yazma alıştırmasıyla çocuklara ve ailelere duygularını ifade etme, zorlayıcı anlarla başa çıkma ve güçlü bağlar kurma fırsatı sunuyor.
Okulun ilk günü, taşınma, boşanma, ayrılık, hastalık, yas ya da kayıpla karşılaşan herkes için hazırlanan bu kitap, hem çocukların hem de yetişkinlerin kalplerine dokunacak.
Sanat terapisti Dr. Dana Wyss işbirliğiyle hazırlanan bu renkli rehber, sevginin görünmez ipini her zamankinden daha güçlü hissetmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9afb15e-3fe7-4fb6-a31c-4eded2f5d4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Ve Bizans Dünyasında Para Tarihi Sikkelerden Okumak</image:title>
            <image:caption>Sikkeler, tarihi okuma, anlama ve yazmada en önemli arkeolojik ve tarihsel kaynaklar arasındadır. Roma ve Bizans dünyasındaki sikkeleri ele alan bu kitapta dört ana kategori öne çıkmaktadır: Roma sikkeleri, Roma kolonilerinin sikkeleri, Roma egemenliğinde basılan kent-sikkeleri ve Bizans sikkeleri. Sikkenin Romalılar tarafından basılıp kullanılmaya başlandığı MÖ 4. yüzyıl sonlarından, son Bizans İmparatoru XI. Konstantinos’un (1449–1453) sikkelerine değin yaklaşık 1800 yıllık bir dönem söz konusudur. Bu kitap, bir yandan Akdeniz coğrafyasına damgasını vuran devletlerin sikkelerde bıraktıkları ekonomik, siyasal, sosyo kültürel, dinsel ve mitolojik içerikli izleri zengin bir görsel materyal eşliğinde gözler önüne sererken; öte yandan, sikkelere merak duyan herkesin, içinde bir şeyler bulabileceği bir içerikte kurgulandı. Kitap, sadece sikkelere odaklanmamakta; sikkelerde yer alan tasvirler, semboller ve yazılar aracılığıyla dönemin tarihsel, siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik resmini çekmek ve sikkelerin bu resmi anlamada ne kadar önemli olduğunu göstermeyi de amaçlamaktadır. Okuyucular, Roma ve Bizans dünyasındaki siyaset, kültür, inanç, tanrılar dünyası, mitoloji ve semboller gibi geniş bir yelpazeye yayılan atmosferi, yüzlerce görsel eşliğinde keşfedeceklerdir. Öte yandan, tarih ve arkeoloji öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu numismatic metodolojisi, sikke lejantlarını okuma ve anlama, ‘tip’ olarak adlandırılan tasvirlerin yanı sıra sembolleri yorumlama, yani teşhis, tanımlama ve tarihlendirme de kitabın vermek istediği temel katkılardan biridir. Böylece, Roma ve Bizans sikkelerini okuyabilmek ve çalışmalarında sikkeleri kullanmak isteyen öğrencilere ve araştırmacılara da ufak bir pencere açılmış olmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a45a10a-6b3f-403e-a3c6-9dc1e7235a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gücü - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Hayal gücü insanlara mı özgüdür? İnsanın yetileri arasında hayal gücünün yeri nedir, özgünlüğü nereden gelir? Hayal gücünün etrafımızdaki dünyayı ve üstümüzdeki yıldızlı gökyüzünü algılayışımızdaki evrimsel kökenlerinden, hayal gücünün kuruluşunda oyunun üstlendiği role kadar bu eşsiz kudreti pek çok yönüyle ele alan Gosetti-Ferencei, normal hayatımızı hiç terk etmeden bu hayattan kaçmayı, başka dünyaların mümkün olduğunu görmemizi sağlayan hayal gücünü düşünce tarihi içinde hak ettiği yere oturtuyor. Gerçekliği tek başına değiştiremeyecek olsa da mevcut olanı başka bir gözle görebilmemizi mümkün kılan hayal gücü, bu gerçekliği değiştirebilmenin de önkoşulu olageldi hep. Platon ve Aristoteles’ten, Descartes, Hume, Kant’a, Nietzsche’den Wittengstein, Sartre, Ricoeur ve Merleau-Ponty’e uzanan bir çizgide hayal gücünün felsefe tarihindeki yerini hünerle gösteriyor Gosetti-Ferencei. Dünyayı insanileştiren, dünyayı insanın ait olduğu yer olarak kabul etmemizi sağlayan hayal gücüne bu gelenekten bakabilmek, günden güne insanilikten çıkarılan ve bugüne hapsedilen dünyamızda insana layık olana geri dönebilmemiz ve yarını hatırlayabilmemiz için mütevazı bir başlangıç olacaktır belki de. Jennifer Gosetti-Ferencei, Johns Hopkins Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a95989b-dd88-4344-a387-e40ed894c9a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Davranışı - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Bir arı dans ederek kolonisine hangi bilgileri taşır? Balık sürüleri nasıl kusursuz bir uyumla yön değiştirir? Bugün DNA parmak izi, genomik, bilgisayar teknolojileri ve görüntü analizi gibi yeni yöntemler, geleneksel gözlem ve deneylerle birleşerek hayvan dünyasını eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla incelememizi ve bu gibi sorulara daha isabetli yanıtlar vermemizi mümkün kılıyor. Bu özlü ve katmanlı kitapta Dr. Tristram D. Wyatt, hayvan davranışının evrimini, genlerle deneyimin bireysel gelişim ve kolektif davranışlar üzerindeki etkilerini ele alıyor. Laboratuvar ve saha araştırmalarına dayanan çeşitli örneklerle içgüdü, öğrenme ve kültür kavramlarını berrak bir dille tartışıyor.
Hayvan Davranışı, hem konunun uzmanlarına hem de doğayı merak eden okurlara hitap eden, açık, akıcı ve ufuk açıcı bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f49f7e86-3820-44ab-bf6d-d8a90f28af4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühürler Sandığı - 1 Gizli Görev Sümer</image:title>
            <image:caption>Başak ve Alp yeni bir eve taşınmanın heyecanı içindeler. Onlar için her şey yeni; mahalle, okul, arkadaşlar… 
Çevrelerine alışmak için hemen keşfe çıkıyorlar ve binlerce yıl önceden kalma, sırlarla dolu bir sandık buluyorlar! 
Mühürler Sandığı ve beraberinde gelen gizemli bir kadın, Başak ile Alp’in hayatlarını sonsuza dek değiştirecek. İki kardeşe çok önemli bir görev düşecek: Geleceği kurtarmak için zamanda bir yolculuk yapmak ve tüm dünyanın kaderini değiştirecek mühürleri toplamak. 
SIKI DUR! 
Mühürler Sandığı serisi olağanüstü bir macerayla başlıyor. Serinin ilk kitabı Gizli Görev: Sümer ile kendini antik bir uygarlığın gizemli koridorlarında soluk soluğa bir maceranın içinde bulacaksın! 
 
8-12YAŞ HİKÂYE-ROMAN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9ffc485-3915-4641-a372-5a799bba5444.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25326791-7fc5-4307-8235-e762e23583c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Nikola Tesla</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/654593f0-7b60-409d-af19-2894c0a52e26.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Marie Curie</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ab5a59-98cb-410b-a357-0d5642cfac63.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Leonardo da Vinci</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34be260d-960f-462d-a25d-e680adb49e3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Isaac Newton</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/391e92ac-9ad3-4550-a7da-ec84a47da063.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – İbn Sina</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e2719cc-e51e-4c07-bd76-a8831d962d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Farabi</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de13c696-9a6d-4521-9b00-dc9a386fad31.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Cezeri</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d234e3-d4aa-43d8-b7f6-2ed2bd6c2419.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Cahit Arf</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882d4ab1-1224-40df-8356-d44c2f80ab2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dahi Beyinler – Albert Einstein</image:title>
            <image:caption>Dünyayı merakla inceleyen, sorular sormaktan asla vazgeçmeyen, hayal gücüyle bilimin sınırlarını aşan 10 dâhiyi tanımaya hazır mısın? 
Dâhi Beyinler Serisi, her yaştan okura bilimin, sanatın ve keşfetmenin ne kadar büyüleyici olduğunu gösteriyor. 
Renkli çizimler ve ilham dolu hikâyeler eşliğinde; merak etmenin, denemenin ve pes etmemenin ne kadar değerli olduğunu keşfedeceksin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06565a45-89db-4eaa-9544-7b779d31430b.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyun Eğmeyen Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca deha denilince akla heperkekler geldi. Oysa aynı sayfaların kenarlarında, sessiz ama sarsılmaz bir ışık vardı: Evlerin duvarlarını aşan, kalıpları yıkan, görünmez kılınmış kadınlar. Suat Derviş’ten Frida Kahlo’ya, Furuğ Ferruhzad’dan Malala Yusufzay’a, Maryam Mirzakhani’den Temple Grandin’e… Zorluklara direnen, önyargıları aşan, kendi yolunu açan kadınların hikâyeleri bu kitapta buluşuyor. Eriş, bu kez tarih boyunca bastırılmış kadın dehaların izini sürüyor; unutturulmuş zihinleri, görmezden gelinen sesleri yeniden görünür kılıyor. Ve Brontë kardeşlerin mezar taşında yazılıo sözü hatırlatıyor bize: “Dayanma cesaretiyle…”  Bu kitap, çiçek açmak için bekleyen tüm kadınlar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7eb9787-7275-41aa-bbe7-f2cf330c28ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Başlasın 3</image:title>
            <image:caption>Genç, bekâr ve inanılmaz video oyunları yaratma hayalini gerçekleştirmeye çok yaklaşan bir kadın. Ama sonra hayat ona art arda iki darbe indiriyor: Popüler bir yayıncı, çıkardığı ilk oyunu yerden yere vuruyor. Dahası, o baş belası eleştirmenin artık yeni komşusu olduğunu öğreniyor! Oyunlar ve sosyal kaygıyla ilgili komik, seksi ve fazlasıyla gerçek bir hikâye. Hikâyeye kaptırmışken, köpüşe de bayılacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a833b86-3ee4-48b6-987e-783b2155c68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Fare</image:title>
            <image:caption>Nobel ödüllü Günter Grass’ın 1986’da yayımlanan Dişi Fare’si, insanlığın sonunu ve ardında yükselen yeni bir uygarlığı anlatan apokaliptik bir romandır. Mizah ve ciddiyetin iç içe geçtiği, zaman zaman fantastik öğelerin kullanıldığı zengin bir dille örülmüş roman, anlatıcının Noel’de aldığı bir dişi fareyle başlayan sıradışı ilişkisini ve onunla gerçekleştirdiği derin sohbetleri odağına alıyor. Dişi fare, insanlık tarihini, çevre felaketlerini ve nükleer tehditleri tartışarak farelerin insanlardan daha üstün bir tür olarak dünyayı devralacağını savunur. Bu diyaloglar, insanın doğaya karşı sorumsuzluğunu ve kendi sonunu hazırladığını vurgular. Romanı, Gotthold Ephraim Lessing’in “insanlığın eğitimi” anlayışına bir tezat olarak kurgulayan Grass’a göre insanlık, Aydınlanma Çağı’nda edindiği erdemlere rağmen şiddet ve tahribat eğilimlerinden kurtulamamıştır. İnsanlık ve doğa arasındaki karmaşık ilişkiyi sorgularken bilinmeyenle dolu bir dünyaya kapı aralayan Grass; masal, seyahatname ve sürrealist roman unsurlarını harmanlayarak çok katmanlı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b263d6a-5082-4bdf-bbd8-237e026387c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Zorluk yeni fikirlerde değil, çoğumuzun yetiştirilme tarzı nedeniyle zihinlerimizin her köşesine dek dallanıp budaklanmış olan eski fikirlerden  kaçıp kurtulmaktadır” 
J. M. Keynes, The General Theory 
 
Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar: Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi başlığıyla Türkçeye kazandırdığımız bu kitap post-Keynesyen ve heterodoks ekonomi alanında, Türkiye’de bugüne dek yayımlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biridir. Konusunda uzman yaklaşık 170 akademisyenin kaleminden çıkan 300’ün üzerinde madde, post-Keynesyen ekonominin temel kavramlarını derinlemesine incelerken, bu literatürün köşe taşı hâline gelmiş temel eserlerin analizlerini de okura sunmakta ve alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Maddeler yalnızca post-Keynesyen yaklaşımı açıklamakla kalmıyor; yeri geldiğinde ana akım ekonomik düşüncenin varsayımlarına yönelik eleştirel bir perspektif de içererek okuyucuya çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor. 
Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi, akademisyenler ve öğrenciler için temel bir referans kaynağı olmanın yanı sıra, 2008 Finansal Krizi ve pandemi sonrası mevcut ekonomi politikalarına alternatifler arayan politika yapıcılara ve uzmanlara da bir yol haritası sunmaktadır. Eser aynı zamanda bu alandaki temel kavramları ve yaklaşımları öğrenmek isteyen okurlar için de değerli bir kaynaktır. 
Ekonominin gerçek dünyadaki işleyişini anlamak ve alternatif yaklaşımları keşfetmek isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir çalışmadır. VakıfBank Kültür Yayınları böyle bir başvuru kaynağını Türkçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa2f8407-ca53-410a-8969-6f7da089640d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Günlük: Güneşi Özledim</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun günlüğü, bazen en büyük romanlardan daha ağırdır. 
 
Siz hiç daha parlak bir güneşi beklediniz mi? Sevgili Günlük - Güneşi Özledim, bir doğum gününün eksik pastasında, bir pencerenin ardındaki çiçekte, sabırla söylenmiş bir “biraz daha dayan” cümlesinde can buluyor. 
Daha aydınlık, daha renkli bir hayatın hayaliyle günlerini hastanede geçiren Dilek’in hayattaki küçük mutlulukları annesi ile arayışının bir öyküsü… 
 
“Hayat bazen küçücük şeylerle daha parlak, daha renkli, daha yaşanası olabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568ce638-3007-47a7-b852-bb1f9502dd41.jpg</image:loc>
            <image:title>2034 Büyük Göç</image:title>
            <image:caption>Jack West siyasete girmek istemiyordu. 
Muhafazakâr bir aileden gelen, New York’lu deneyimli bir avukat olarak, onu siyasi fırtınanın içine çeken şey hırs değil, parçalanmanın eşiğine gelen bir ulusun derin çaresizliğiydi. 
Trump sonrası dönemde güvendiği dostlarının teşvikiyle başkanlığa yükselirken amacı netti: Amerika’yı kuşaklar boyunca kemiren siyah-beyaz ayrımını ele almak ve ülkeyi istikrara kavuşturacak kapsamlı reformlara öncülük etmek. 
Ancak önerileri karşılık buldukça geçmişi mercek altına alındı. Gizemli danışmanlar, onu tarihi bir figürün mirasıyla ilişkilendirerek kendisine ait olmayan bir vizyona doğru sürüklediler. 
İhanetler derinleştikçe yöntemler de sertleşti: kamuoyu algısının topluca yönlendirilmesi, hedefli şantajlar ve ustaca planlanmış bir suikast girişimi… Jack, kendisini hayal bile edemeyeceği kadar büyük bir jeopolitik tasarımın içinde buldu. Bu tasarımda o bir lider değil, yalnızca amaca giden yolda bir araçtı. 
Tüm bunların arkasında Alfa Plan vardı: gölge bir yapı, görünmez bir el. Mühendislik ürünü anlatılar ve örtülü operasyonlarla dünya dengelerini yeniden şekillendiren gizli bir organizasyon. 
Plan son evresine ulaştığında, milyonlarca Afro-Amerikalı görünürde gönüllü bir göçle Sahra Altı Afrika’ya yerleşmişti. Eşi benzeri görülmemiş bu demografik değişim, yeni bir kıtasal gücün doğuşuna zemin hazırladı: Birleşik Afrika. 
İki kıta ve derin politik fay hatları arasında geçen bu çarpıcı jeopolitik gerilim romanı; idealizmin bedelini, algı yönetiminin gücünü ve gölgeler içinde titizlikle yürütülen bir planın ürpertici zarafetini gözler önüne seriyor. 
Gerçek güç asla verilmez; ince ince örülür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f71a54fd-b144-4191-b976-9afb5c40ece0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşten Dünya – Ejderler Çetesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme… Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmadığını?&quot; demiş Şems-i Tebrîzî 
 
Ben de bilmiyordum o kapıdan dışarı çıktığımda hayatımın alt üst olacağını. Ben de bilmiyordum bundan sonraki hayatımda &apos;Katil&apos; diye anılacağımı. Ben de bilmiyordum yeni bir hayata alışmak zorunda kalacağımı. Sevdiğim adamı korumak için vermiş olduğum kararın hayatımı yok edeceğini. Şikâyet edip her gün sızlandığım hayatımı bu kadar çok özleyeceğimi. Kaçmanın, hayatımın bir parçası olacağını bilmiyordum mesela ya da saklanmak zorunda olmanın. Elime tutuşturulan yeni hayatımın beni nerelere sürükleyeceğini… Asla yapmam dediğim şeylerle sınanacağımı… Yanlışlıkla yaptığım bir hatanın cezasını, bütün ömrüm boyunca çekmek zorunda kalacağımı da bilmiyordum mesela. Asıl mesele, hayatın bize neler getireceğini bilmemek değil mi zaten? Peki, sızlandığın hayatının geri dönülemez bir parçasını kaybetmek neler kazandırır insana? Özgürlük gibi; korkmadan, saklanmadan yaşamak gibi. Geri gelir mi avucumuzdan uçup giden hayat? Karanlığın içinde sıkışıp kalmanın bedeli nedir mesela? Beyaz bir kâğıda akıtılan siyah mürekkebin geri dönüşü yok mudur gerçekten? Üzerinde gezdirdiğin beyaz boyanın izi kalmaz mı kâğıtta? Peki, benim hayatımın geri dönüşü? Geri dönüşü yok mu öldürülen Dünya&apos;ya ulaşmanın? İllaki Ateşler içinde yanıp kül mü olmalı? 
 
*** 
 
Her gün görmek için can attığı, gizliden gizliye baktığı, içinde onunla birlikte olduğu binlerce hayaller kurduğu adamın; gözleri önünde öldürülmesine izin vermedi Dünya. Ama bilmiyordu ki sevdiği adamın canını korumak için verdiği bu karar yüzünden kendi hayatından vazgeçmek zorunda olacağını. Bilmiyordu; hayatının, sevdiği adamın Ateş’i ile yanıp kül olacağını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ea447a-4298-46f2-a275-0541f24b1569.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiç Kadın</image:title>
            <image:caption>Bazı acılar yalnız yaşanmaz; 
Bazı sessizlikler sadece bir kişiye ait değildir. 
Sinem, annesinden devraldığı suskunluğu sırtında taşıyarak büyüdü. Söylenmemiş sözlerin, bastırılmış    
hayallerin ve görünmez yaraların içinden geçerek, kendi sesini bulmaya çalışan bir kadının hikâyesi bu. 
Kimi zaman bir ağılda, kimi zaman bir mahkeme salonunda yankılanan çığlıkların gölgesinde; 
Bir kız çocuğunun, bir annenin, bir kadının sesi yükseliyor. 
Bir öğretmenin kalemi ve yüreği ile yazılmış bu kitap, susturulmuş kadınların hikâyelerini görünür kılıyor. 
Bazen bir fısıltıyla, bazen bir kurşunla gelen adaletin izinde… 
“Annem hep sustu… 
Ben, onun sustuklarını yaşadım.”        
Okurken sadece Sinem’i değil, belki de kendi annenizi, kendinizi, içinizde susturulmuş bir sesi bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ff32f9a-33f4-4fd8-8ff7-11456a3424bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ ve Deniz</image:title>
            <image:caption>“Ben ve sen, 
Dağ ve Deniz… 
Varlığımdan habersiz, 
İki sevgiliyiz. 
…” 
 
Kim istemez ki… 
Varlığını sevginin, derin bir Deniz gibi, 
Ya da koruyup kollayan bir Dağ’ın heybetini. 
 
Kim istemez ki… 
Mısralarında; 
sevgi, aşk, özlem, yalnızlık, korkular, 
bazen kızgınlık ve kırgınlık, 
bazen ayrılıklar, umutlar, bekleyişler, hayaller 
ve sonuç olarak herkesin kendinden bir şeyler bulacağı, büyük hikayeleri küçük mısralarla anlatan bir şiir yolculuğuna katılmayı … 
 
Dağ ve Deniz’in şiir yolculuğu sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40bc4249-51b5-4571-974c-ac5497bcfd83.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Prens</image:title>
            <image:caption>İhanetin gölgesi uzun, adaletin sesi gecikmeli gelir. Bu hikâyede her yara, bir ülkeyi parçalayabilir. 
Obsidyenin ikiye bölünmüş parçaları yalnızca taş değil, iki ayrı kaderin, iki ayrı bakışın metaforudur. 
Yaşlı bir kral, ardında sadece bir krallık değil, adaletle örülmüş bir gelecek bırakmak ister. Güçlü, disiplinli ve sert mizaçlı Aşur ile yumuşak huylu, vicdanı rehber edinmiş Serhas… İki prens, iktidarın eşiğinde, insanın iç dünyasına uzanan çetin bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta kılavuzları, dağın yamacında yaşayan bilge filozof Zana’dır. Ancak bir gün, bir hançer kaybolur ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. 
Çalınan yalnızca bir silah değil; güven, onur ve kardeşliktir. Bu küçük gibi görünen kırılma, bir krallığın yarılmasına, taşların altında kalan sırların su yüzüne çıkmasına yol açar. Hançerin gölgesi uzun, adaletin sesi ise gecikmelidir. 
İki Prens, bir halk masalının büyüsünü taşıyan diliyle modern insanın en kadim sorularını sorgulatıyor: Güç mü daha adildir, affetmek mi? Lider kimdir, iktidar neyle sınanır? 
Bu hikâye yalnızca geçmişin tozlu sayfalarına değil, geleceğe tutulmuş bir aynaya dönüşüyor. 
Ve bazen en büyük savaş, bir tahta değil; insanın kendi içindeki karanlığa karşı verilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cdf4128-5516-4153-89fc-0c59e4a2b602.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Dünya - Element Savaşları - Saklı Varis</image:title>
            <image:caption>“Volkanların Küllerinden Doğan Bir Sır, Panega Kıtasını Sarsacak.”

Takvimler Elementler Çağının 160. yılını gösterirken, Zahar Dağı’nın gölgesinde binlerce yıldır uyuyan güçler uyanır. Kaira, gece nöbetinde bulduğu kadim bir kitapla bu sırların kapısını aralar. Tek bir gece, hayatını tamamen değiştirecek ve onu unutulmuş büyülerle ölümcül ihanetlerin içine çekecektir. Dostları birer birer düşerken, düşmanları çoğalır; karanlık bir savaş kapıya dayanır ve her adım tehlike doludur.

Zahar Dağı’nın gölgesinde yükselen Arc topluluğu, yakıp yıkmak için harekete geçer. Kaira’nın gerçek kimliği ortaya çıktığında, Panega’nın dengesi tamamen değişir. Cesaret, ihanet ve zorluklarla örülü bu mücadelede, kaderin ipleri onun ellerindedir. Her karar, hem kendi hayatını hem de kıtanın geleceğini şekillendirecektir.

Element Savaşları serisinin ilk kitabı Saklı Vâris, Kadim Dünya’nın kapılarını aralıyor. Kan ve ateşle verilen savaşlar, unutulmuş sırlar, eski büyüler ve kahramanlıklarla dolu bu macerada, Kaira’nın yolculuğuna siz de tanık olun. Gökyüzü alevler ve gölgelerle titrerken, kaderin ağı Kaira’nın ellerinde şekilleniyor.

Hazır olun! Bu yolculuk göz açıp kapayıncaya kadar bitecek, ama zihninizde sonsuza dek yaşayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a3917c-5521-4417-910b-99b3436307e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Adli Tıp Dosyaları – Kırmızı Ritüel</image:title>
            <image:caption>Uykularına sızan kâbuslarla başlayan bir kabulleniş… Kurbanın üzerindeki kadim semboller ve olay yerindeki not; bu vahşetin, sıradan bir seri cinayet olmadığını fısıldar. Bu; binlerce yıllık bir ritüelin, yeniden canlandırılışıdır. 
 
Her bir cinayet, kadim metinlerin korkunç bir yansıması gibidir. Her kurbanın bedeni, işlenen &quot;günahların&quot; bir belgesi olarak işlenir. Kanıtların labirentinde birer ipucuna dönüşen sırlar; Soner&apos;in yakın çevresine kadar uzanan, zekice kurgulanmış bir oyunun parçalarıdır. 
 
Peki, bu &quot;Kırmızı Ritüel&quot;in ardındaki karanlık deha kimdir? Öğrenci, profesör, savcı… Her biri, bu kanlı döngüde birer piyon mu? Yoksa herkesin gizlediği daha büyük sırlar mı var? Kimi inancı, kimi intikamı uğruna mı bu sapkın ayinleri gerçekleştirdi? 
 
&quot;Kırmızı Ritüel&quot; sadece bir cinayet romanı değil; zekice kurgulanmış psikolojik bir gerilim ve mitolojik bir bulmaca. Her sayfasında, okuyucunun mantığını ve sinirlerini zorlayan bir hikaye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b14d52c8-03bf-4799-a433-29586c398cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandıra</image:title>
            <image:caption>Issız bir çiftlik… 
 
Yusuf ve Şefika, pandemi günlerinde çıktıkları küçük bir yolculukta, görünürde sıradan bir çiftliğe sığınırlar. Çiftliğin sahibi yaşlı Hasan, yanında çalışan Meliha ve Şirin’le birlikte onları misafir eder. Ancak bu misafirlik, kısa sürede huzur değil; şüphe ve karanlıkla örülü bir deneyime dönüşür. Yusuf’un aklını kemiren sorular, onu ahırın yasaklı kapısına sürükler. İçeride gördükleri ise insan ruhunun en karanlık köşelerine açılan bir pencere gibidir… Ahırın kapısında gizlenen gerçek hem Yusuf’un hayatını hem de vicdanını geri dönüşsüz bir sınava sürükler. Geçmişin intikamı, adalet ve suç arasındaki ince çizgi, Yusuf’u geri dönülmez bir kararın eşiğine getirir. Yusuf, bir başkasının cezasına tanıklık ederken kendi içinde sakladığı öfkeyle de hesaplaşmak zorunda kalacaktır. 
 
Adalet mi, yoksa intikam mı? 
 
Mandıra, insan ruhunu, affetmenin sınırlarını ve intikamın baştan çıkarıcı cazibesini sorgulatan sarsıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3359d91-70a0-489b-9779-99e9a691a495.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Vicdan - Dolunay</image:title>
            <image:caption>Bir hâkimin en büyük davası, kendi iradesine sahip olma çabası olabilir mi? 
Bir yanda adliye koridorlarının ağır sessizliği, bir yanda insan beynine çip yerleştiren teknolojilerin fısıldadığı gelecek… 
Hâkim Cihat, görevine, ailesine ve inançlarına sıkı sıkıya bağlı bir yargıçtır. Ama teknoloji insan zihnine dokunmaya başladığında, en büyük sorgulamalar artık mahkeme salonlarında değil, vicdanın karanlık dehlizlerinde yaşanacaktır. 
 Dostlukların, kayıpların, aşklar ve inançların arasında; adalet ile güç, iman ile şüphe, insan ile makine karşı karşıya gelir. 
 “Sanal Vicdan”, yalnızca bir hâkimin hikâyesi değil; aynı zamanda bir çağın vicdan muhasebesi. 
Gelenek ile teknoloji, iman ile şüphe, adalet ile güç arasındaki çatışmalar; romanın satırlarında değil, doğrudan okurun kalbinde karşılık buluyor....</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e8b7645-fac0-4b18-bb1e-73b34a7ca098.jpg</image:loc>
            <image:title>Berlinde Ofsayt</image:title>
            <image:caption>1961 yazı, Berlin. Şehrin tüm çocukları oyun oynamak için Batı ve Doğu Berlin sınırındaki meydanda toplanır. Ne var ki meydanda bulunan futbol sahası yüzünden çocuklar arasında zaman zaman tartışmalar, hatta kavgalar olur. Ve sonunda sahanın kontrolünün kime geçeceğine karar vermek için bir futbol turnuvası düzenlenir. Turnuvada artık sona gelinmiştir ve final maçı oynanmak üzeredir. Ama bir gecede Batı ve Doğu Berlin arasına çekilen tel örgüler her şeyi değiştirir. Leo ve takım arkadaşları hayallerini yıkmak isteyenlere karşı, rakipleriyle birlikte mücadele etmek zorundadır. Final maçı her ne pahasına olursa olsun oynanacaktır! Berlin’de Ofsayt, yirmi sekiz yıl boyunca bir duvarla bölünmüş olan Berlin&apos;de geçen bir dostluk ve dayanışma hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05e1eaa6-6be3-4b22-a2d7-7a56c9c4d8fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bisikletimiz</image:title>
            <image:caption>Evlerinin garajında sessizce duran paslı bisiklet, aslında geçmişte kalan değerli bir anıyı saklamaktadır. Daniel’ın renkler ve çizim dünyasına dair hayalleri ise kırtasiyenin vitrinindeki bir kalem kutusunda gizlidir. Daniel, bisiklet ve kalem kutusu, yani geçmişle hayalleri arasında bir seçim yapar. Sonra hatasını fark eder ve düzeltmeye çalışır ama önünde büyük engeller vardır. Bu kitapta bir çocuğun, ailesini, anılarını ve kendini keşfettiği içsel yolculuğun hikâyesini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/789e3f9c-b627-4d9c-8f0d-bcdbde1ba074.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedi Mini Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>I AM A CAT... 
 
Kediler…Sessiz adımlarıyla hayatımıza giren, varlıklarıyla evlerimizi ama daha çok kalplerimizi dolduran gizemli yol arkadaşları. Onlar sadece bir evcil hayvan değil; zaman zaman bir dost, bir sırdaş, hatta bir öğretmen oldular bize. Bağımsızlıklarıyla ilham verdiler, sabırlarıyla sınadılar, sevgileriyle sarmaladılar. 
 
Bu kitap, kedilere olan hayranlığın, merakın ve sevginin bir yansımasıdır. İçinde onların dünyasına dair gözlemler, anılar, hikâyeler ve biraz da felsefe bulacaksınız. Amacım, bir kedinin gözünden dünyayı görmenizi sağlamak değil—çünkü bu neredeyse imkânsız—ama belki bir parça daha anlamanızı sağlamak. 
 
Kimi zaman bir pencere kenarında mırıldayan bir gölge, kimi zaman da ansızın kucağınıza atlayan bir sürpriz gibi… Kediler bize, hayatın küçük anlarda gizli mucizelerini hatırlatır. Ve bu kitap, o mucizelere bir selamdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52a5d3df-5664-473b-a2f4-e3f793c12164.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Öykü &amp; Bilmece 101 Atasözü</image:title>
            <image:caption>Kitaptaki öykülerin bir kısmı bilindik şark İslam eserlerinden (Mesnevi, Bostan, Latifeler gibi) faydalanılarak bir kısmı da bir Bilge’nin (Mevlana, Nasrettin Hoca, Lokman Hekim, Yunus Emre, Sokrates gibi) kendisine sorulan sorulara verdiği hikmetli ve nükteli yanıtlardan derlenerek, atasözlerine uyarlanmıştır. 
Kitaptaki her bir öykü başlığı aynı zamanda bir atasözüdür. Sadece TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğünde yer alan atasözlerine yer verilmiştir.  Kitapta her bir kısa öykü içerisinde bağlama uygun atasözleri açıklanmıştır. Bu kısa öyküleri (fıkraları) okurken bazen gülecek bazen de düşünecek ama her daim bir hisse alacaksınız. Yine bilmeceleri çözerken hem eğlenecek, hem de bilgileneceksiniz. 
Her atasözü içerisinde yüzlerce yıllık bir deneyim barındırmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754efefe-6d8d-41fa-96c1-d9559b4b7c21.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Türkiye Tarihi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Cambridge Türkiye Tarihi’nin, modernleşme çabası kimileyin toplum tarafından kabul görmüş kimileyinse geri tepmiş yeni bir Türkiye’yi (1839-2010) ele alan bu son cildinde, modern Türkiye üzerine önemli çalışmalar yürütmüş akademisyenler, “Türki modernleşmenin” söz konusu iki veçhesi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Tanzimat’ın ilanıyla başlayıp en büyük sıçrama ve kırılmayı Cumhuriyet’le yaşayan bu yeni döneme Meşrutiyetler, Jön Türkler, Kurtuluş Savaşı, Atatürk’ün cumhuriyeti, Kürt isyanları, kadın mücadeleleri, İslamcılığın yükselişi gibi olgular damga vuracaktır. Bu çalışmada ayrıca esas meselelerle ilintili olarak sanat, mimari ve edebiyat da ele alınıyor. “Bu kitapta modern Türkiye tarihi sahasının en güzide akademisyenleri bir araya geliyor.” –American Reference Books Annual “Bu çalışma, modern Türkiye’ye hasredilmiş çalışmalar söz konusu olduğunda büyük bir adıma karşılık geliyor.” –World History Bulletin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e71754e-f92d-46c5-a9d0-9f0005af7b1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Mini Ansiklopedisi</image:title>
            <image:caption>I AM A DOG... 
 
Köpekler, insanlık tarihinin en eski ve en sadık dostlarıdır. Binlerce yıl boyunca hem hayatımızda hem de kalbimizde özel bir yer tutmuşlardır. Onlar sadece evcil hayvanlar değil; aynı zamanda koruyucularımız, yol arkadaşlarımız ve kimi zaman hayatımıza neşe katan gerçek aile bireyleridir. 
 
İnsanın köpekle kurduğu bağ, sadece ortak yaşama değil, karşılıklı sevgi ve anlayışa dayanır. Bu bağ, evrimsel süreçte iki türün birbirini anlamasıyla gelişmiş, günümüzde ise pek çok kültürde sevgi ve sadakat sembolü olmuştur. 
 
Bu kitapta, belki de hayatınızda iz bırakmış bir köpeğin hikâyesi olacak, belki yeni dostluklar kuracaksınız. Ama her sayfada, insan ve köpek arasındaki o eşsiz bağa tanıklık edeceksiniz. Çünkü köpekler, hayatımıza renk katan, ruhumuzu besleyen ve bizi biz yapan özel varlıklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/144a06d1-def8-4571-b2c2-157849c57e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleceed 2</image:title>
            <image:caption>KADER, KORKUSUZCA KOŞANLARI SEÇER! 
 
Jiwoo Seo, hızını kontrol etmeyi öğrenirken dönüşü olmayan bir yolculuğa adım atmış olur. Kayden’in rehberliğinde yaptığı antrenmanlar sayesinde hem gücünü hem de dövüş becerilerini üst seviyeye taşır. “Uyanmış”ların önünde yeteneklerini kanıtlar, gerçek kötülükle mücadeleye hazırdır artık! Her hamle Jiwoo’yu tehlikeye sürüklerken onu bir kahraman olma yolunda ilerletir. Adalet ve merhametle dolu kalbi, gücüyle birleştiğinde düşmanların korkulu rüyası olacak mıdır? Kayden’in öğretileri sayesinde Jiwoo için yepyeni bir hikâyenin kapıları açılır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1b727bb-4a27-4dad-aeed-2177f77fd5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya İyileştirdiyse?</image:title>
            <image:caption>“İyileşmek, değişmeyenle barışmayı öğrenmektir.” 
 
Ya İyileştirdiyse yalnızca diyabetle yaşayan bireyler için değil, yaşamı kontrol etmek yerine onunla uyumlanmayı öğrenmek isteyen herkes için yazıldı. 
 
Neslihan Sipahi, yıllardır danışanlarına aktardığı bilgi, deneyim ve farkındalığı bu kez kendi yaşam öyküsünün süzgecinden geçirerek paylaşıyor. 
 
Bu kitap, kan şekeri kadar zihnin ve kalbin de dengede olması gerektiğini hatırlatan içten bir yol arkadaşı. 
 
Satır aralarında, hastalıkla değil kendinle barışmanın, kontrolü değil dengeyi seçmenin huzuru var. 
 
  Çünkü bazen iyileşme, bir tahlil sonucunda değil, insanın kendine yeniden inanmasında başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c68afb0-09cd-45c7-bdea-dbeffdb86eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Wonka</image:title>
            <image:caption>CHARLIE&apos;NİN ÇİKOLATA FABRİKASI&apos;NDAN ÖNCE İCATLARIN VE HAYAL GÜCÜNÜN HİKÂYESİ VARDI.
Dünyanın en büyük mucidi, sihirbazı ve çikolata üreticisinin bugün bildiğimiz, çok sevilen Willy Wonka&apos;ya dönüşmesinin hikâyesi: Wonka!
Willy Wonka, çocukluğundan beri çikolata yapmayı ve yaptığı çikolataları dünyayla paylaşmayı hayal eder.
Genç bir adam olarak, hayallerini gerçekleştirmek için dünyaca ünlü Lezzet Çarşısı’na gelir. Ne var ki kıskanç ve açgözlü Çikolata Karteli ona engel olmak için peşine düşer.
Bu da yetmezmiş gibi kaldığı misafirhanede kandırılıp ömür boyu çamaşır yıkama cezasına çarptırılır.
Şimdi Wonka&apos;nın hayallerini gerçekleştirmek için biraz şansa, bolca sihre ve birkaç arkadaşının yardımına ihtiyacı olacaktır.
Tabii Willy Wonka ile tanışma şansı bulduysanız her şeyin mümkün olduğunu bilirsiniz!
Hayaller, dostluk ve çikolataya dair bu enfes öykü, Paul King&apos;in yönettiği ve senaryosunu Simon Farnaby ile birlikte yazdığı, büyük ilgi gören Wonka adlı sinema filminden uyarlanmıştır.
Öyküyü, çoksatar yazar Sibéal Paunder kaleme almıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/feffe9c6-32f5-4f5f-9206-fe4c9f976bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Best Russian Short Stories</image:title>
            <image:caption>Best Russian Short Stories, compiled by Thomas Seltzer, is a compilation of significant Russian short stories written during the 19th and early 20th centuries. 
This anthology features works from renowned authors such as Pushkin, Gogol, Turgenev, Dostoyevsky, Tolstoy, and Chekhov, among others, offering a diverse exploration of themes ranging from the supernatural to the mundane aspects of daily life in Russia. 

The collection aims to present the uniqueness of Russian literature, showcasing its depth, humanitarian ideals, and engaging character portrayals.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5998e5b-2a16-4449-89fb-486c111d7bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Pride and Prejudice</image:title>
            <image:caption>Pride and Prejudice by Jane Austen is a classic novel written in the early 19th century. 

The story delves into themes of love, social class, and individual agency, largely revolving around the life of Elizabeth Bennet, one of five sisters from a modest but genteel family navigating the complex social landscape of Regency England.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d816f320-7ee8-4dbd-a9c9-bc3dd40a18ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Zoraki Etnografın İmkansız Romanı</image:title>
            <image:caption>Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban romanını konu alan bu kitap, yalnızca bir edebi inceleme değil; aynı zamanda Türkiye’nin kültürel, siyasi ve entelektüel tarihine açılan çok katmanlı bir sorgulama. Romanın tefrikasından kitaba, Almanca ve İtalyanca tercümelerden edebi polemiklere, dil krizinden temsil tartışmalarına uzanan bu çalışma, Yaban’ın yüz yıla yayılan serüvenini inceliyor. 
Okumadan hakkında konuşanlardan, onu bir propaganda aracı olarak görenlere kadar Yaban’ı kendine dert edinenlerin de izini süren bu kitap, geçmişle bugünü, edebiyatla ideolojiyi, metinle bağlamı ustalıkla ilişkilendiriyor. 

Yaban’ın şahdamarına dokunmak isteyenler için vazgeçilmez bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e299bd32-fc98-4587-8e21-91171eeb2163.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Türkçesi</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar sözlerimiz de İstanbul gibiydi; zarif, ölçülü, âhenkli…
Ne söylendiği kadar nasıl söylendiği önemliydi ve insanımız güzel konuşmayı bildiği gibi güzel dinlemeyi de bilirdi. Kimsenin kimseyi, hattâ kendini bile can kulağıyla dinlemediği, anlamaya çalışmadığı günümüz hengâmesinde ses, söz ve anlamdaki incelikleri kaybetmeye başladık.
Reyhan Çınar, “İstanbul Türkçesi” adlı eseriyle bizi bu nezâket ve güzellikleri hatırlamaya davet ediyor. Kelimelerin köken ve değişim maceralarından doğru telâffuzlarına, diksiyon kurallarından edebî dil ve üslûba uzanan bir yolculuğa çıkarıyor.
“İstanbul Türkçesi” sadece kelimelerin değil; onların ardındaki terbiyenin, ahlâkın ve medeniyetin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22af7853-5bb6-4d18-81cb-3204803f3612.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Kalbi</image:title>
            <image:caption>İnsan ve doğa arasındaki ilişki, düşündüğümüzden çok daha derin. Orman, sadece bir ekosistem değil, aynı zamanda bir öğretmen; bize nasıl dinleyeceğimizi, hissedeceğimizi ve var olacağımızı gösterir…
Peter Wohlleben’in Ormanın Kalbi adlı kitabı, insan ile doğa arasındaki görünmez ama güçlü bağı keşfetmeye davet ediyor. Ağaçların kalp atışları, köklerinin zekâsı ve bitkilerin bilinç düzeyleri üzerine yapılan araştırmalar, doğayla olan ilişkimize yeni bir boyut kazandırıyor.
Ormanda yürümek, sadece bir doğa gezisi değil; duyularımızı yeniden keşfetme ve içsel dengemizi bulma yolculuğudur. Yeşilin huzuru, kuş seslerinin ritmi, toprağın kokusu… Tüm bunlar bedenimizi ve ruhumuzu iyileştirir. Doğa bizi daha dikkatli, daha duyarlı bir hale getirir.
Bu kitap, doğayı sadece korumamız gereken bir kaynak olarak değil, birlikte yaşadığımız bir dost olarak görmemizi sağlar.
“Peter Wohlleben, doğayı yok etmeden önce onunla daha güçlü bir bağ kurmamız gerektiğini biliyor. Bu kitapta da bize bunun nasıl yapılacağını anlatıyor.”
– Jim Robbins</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/630007bd-23f4-49c2-a9a7-22f924703ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Percy Jackson Evreninden - Ölüler Mahkemesi</image:title>
            <image:caption>Yarı tanrılar Nico di Angelo ve erkek arkadaşı Will Solace,Percy Jackson evreninin dünyaca ünlü muhteşem yazarı Rick Riordan ve ödüllü yazar Mark Oshiro’nun birlikte kaleme aldığı bu sürprizlerle dolu macerada Nico di Angelo’nun üvey kız kardeşi Hazel Levesque ile canavarları korumak için güçlerini birleştiriyor. 
 
Tartarus’un derinliklerinden döndükten birkaç ay sonra, Nico di Angelo ve Will Solace, Nico’nun üvey kız kardeşi Hazel’ın Jüpiter Kampı teklifini kabul ederler. Hazel istemeden yol açtıkları bir durumu yönetmek için onların yardımına ihtiyaç duyar: Yarı tanrılar, Yeraltı Dünyası&apos;nın canavarlarına kötü olmak dışında başka seçenekleri olduğunu gösterirler. 
 
Canavarların bazıları sığınmak için Jüpiter Kampı’na yerleşir. Nico ve Will, Hazel’a yardım etmek için kampa geldiklerinde, kendilerini “mitik” olarak adlandıran bu canavarlar tek tek kaybolmaya başlar. 
Gizemli ve karanlık bir güç iş başındadır ve planı, tüm canavarları geçmiş suçlarından dolayı cezalandırmaktır. 
 
Hazel, bu güçle bir bağı olduğunu öğrendiğinde işler daha da kötüye gitmeye başlayacaktır... 
“Sis gözlerden çok zihni etkiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a830f5-273d-45fa-afc3-8e86447efe80.jpg</image:loc>
            <image:title>Perg Efsaneleri 4 – Tanrıların Alfabesi</image:title>
            <image:caption>Her harf bir sır, her kelime bir kudret... Ya bir mucize her tılsım ya bir felaket. 
 
Kadim Güçler, kendi dillerinde yazılmış tılsımları seçilmiş olanlara sunarken, bunun yol açacağı felaketleri düşünmemişlerdi. Karanlık bir büyücü, lanetli ordusuyla birlikte tüm tılsımları ele geçirip mutlak güce sahip olmaya kararlıydı. Bu uğurda yapmayacağı çılgınlık, almayacağı can yoktu. Büyük bir savaş kapıdaydı. Tılsım Efendileri ise bunu engellemek zorundaydılar; ama güçleri tükenmek üzereydi. Tüm seçeneklerin tükendiği bir zamanda; bir köylü, bir büyücü, bir canavar ve bir promdan oluşan tuhaf bir grubun gelişi, onlara az da olsa umut verdi. Peki Leofold, Guorin ve dostları, Perg’i bekleyen korkunç olayları önleyebilecek mi? Kazanılması imkânsız gibi görünen bu savaş, onları nasıl bir sona sürükleyecek? Farklı kimliklere bürünmüş eski dostlar, asırlık gizemler, buzla kaplı ovalar, görkemli meydan savaşları ve düşmanını ararken kendini bulanlar... Perg Efsaneleri serisinin bu son kitabında kelimelerin tılsımlara, inancın direnişe dönüştüğü destansı bir serüven sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea4438b4-c8d1-426d-98e7-63a145931270.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjin Kadar Seversin</image:title>
            <image:caption>Her ilişki bir yolculuktur. Bazen inişli çıkışlı, bazen sessiz ve derin. Ama en önemlisi: her ilişki bir enerji alışverişidir.
Kalbimizden çıkan frekans, partnerimizin alanına ulaşır. Peki bu enerji ne kadar temiz ne kadar bilinçli ve ne kadar şifalı?
Bu kitap, aşkın görünmeyen yüzünü keşfetmek isteyenler için bir rehberdir.
İlişkilerde negatif enerjileri nasıl fark ederiz? Aura ve frekans çalışmaları ile ilişkiler nasıl dönüştürülür?
Dişil ve eril enerjiler nasıl dengeye gelir? Karmik bağlar nasıl çözülür?
Bioenerji, kozmik teknikler, frekans yükseltme yöntemleri ve kalpten gelen niyetlerle dolu bu kitapta hem kendinizle hem de sevdiklerinizle yepyeni bir bağ kuracaksınız.
Kalpten kalbe bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?
İlişkilerinizin enerjisini dönüştürün, sevginin frekansına adım atın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24582754-44b6-4396-987d-737d11c3bb31.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihir Değil Nöroplastisite</image:title>
            <image:caption>Hayatını değiştirmek için sihre değil, beyninin gücüne ihtiyacın var. 
Bu kitap, pozitif zihin kodlama tekniklerini nörobilimle birleştirerek, beyninin sonsuz potansiyelini keşfetmeni sağlıyor. Nöroplastisite sayesinde düşünce kalıplarını yeniden şekillendirebilir, seni sınırlandıran inançlardan kurtulabilir ve hedeflerine giden yolda yepyeni bir zihinsel altyapı inşa edebilirsin. 
İçinde neler bulacaksın? 
Beynin nasıl çalıştığını ve nasıl değişebildiğini anlamanı sağlayacak bilimsel bilgiler 
Olumsuz düşünceleri dönüştürmek için pratik yöntemler 
Görselleştirme, nefes teknikleri ve meditasyon ile zihinsel odaklanma stratejileri 
Duygusal zekâ ve zihinsel esneklik geliştirme yolları 
Pozitif alışkanlıkları kalıcı hâle getirme rehberi 
Bu kitap, hayalini kurduğun yaşamı inşa etmen için sana hem ilham hem de somut adımlar sunuyor. Anlatılan teknikleri uyguladığında, beynin kendini yeniden yapılandırmaya başlayacak ve hayatında gözle görülür değişimler ortaya çıkacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47ad522f-1d21-464d-ae46-146f2e119cfc.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Şey</image:title>
            <image:caption>Gökyüzündeki ışıl ışıl yıldızlar da çok güzel, yeraltındaki karınca yuvaları da. 
Yalnız başına yepyeni bir maceraya atılmak da çok güzel, kalabalık bir koroyla şarkı söylemek de. Güzellik bazen çok uzaklarda bazen de yanı başımızda. Peki, bu dünyadaki en güzel şey nedir acaba? 
 
 
Uluslararası ödüllü sanatçı Huban Korman her yaştan okurunu hatıralar, hayaller, kokular ve renkler eşliğinde felsefi bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93377250-89a3-42f7-b728-385cf57e6f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Irk Kavramına Felsefi Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ırk kavramının felsefi incelemesini yaparken aynı zamanda “Irk nedir?”, “Irk gerçek midir?”, “Irk kavramının bize bir faydası var mı?”, “Irkların varlığını kabul etmek ırkçılık mıdır?”, “Etnik kökenin ırktan farkı nedir?” gibi popüler soruları da cevaplamaya çalışıyor. Bir kavram olarak varlığı tartışılmaz olan ırkın gerçek dünyadaki yansımalarını nasıl yorumlayabileceğimiz ve özellikle ABD gibi çok fazla “ırktan” insanın birlikte yaşadığı ülkelerde bu yansımaların politik ve günlük hayata nasıl etki edeceği konularındaki belirsizlikler de ele alınıyor. Daha da önemlisi, tüm bu konuları aktarmak adına kullandığımız “ırk dilinin” ne olduğu ve farklı kullanım şekillerinin nasıl sonuçlar doğurduğu özenle inceleniyor. Paul C. Taylor, ırk kavramının felsefi açıdan genel bir incelemesini sunuyor ve okura kavramın genel hatlarıyla bir tasvirini yaparak günlük hayattaki ırksal deneyimlerimize ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9196059-77df-4ee6-82e1-030498f8de6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareket Felsefesi</image:title>
            <image:caption>“Nail, geleceğin felsefesinin ne olabileceğine dair bir yol çizmeye çalışan çağdaş düşünürlerden biridir ve Hegel ya da Leibniz kadar sistematik bir felsefe tasavvuruna sahiptir.” Daniel W. Smith, kitabın önsözünden “Hareket Felsefesi, hareketin esasını amansız bir şekilde vurgular. Hareket, sabit bir şeye göre değil de esas ise o zaman ne şekilde düşünebilir ve hangi yeni kavramları yaratabiliriz? Bu kitapta Thomas Nail, çok sayıda yeni kavram icat ederek, insanlık tarihini hareketin tarihi olarak yeniden anlatarak ve hareketi dikkate alan bir etik önererek beklentilerimizi derinlemesine karşılıyor.” Brendt Adkins, Deleuze and Guattari’s “A Thousand Plateaus”: A Critical Introduction and Guide kitabının yazarı. Thomas Nail, uzun yıllar süren etkileyici çalışmalarını sentezleyerek ve genişleterek, hareketin insanlık ve doğa tarihinde nasıl başat bir güç olduğunu kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır. Hareket Felsefesi, Batı düşüncesinin merkezinde yer alan durağanlık taraftarlığını eleştirerek, hareketin önceliği ile başlayan bir felsefenin nasıl olabileceğini sorguluyor ve hareketi hem tarih boyunca hem de yirmi birinci yüzyılda günlük yaşamdaki sonuçları açısından inceliyor. Nail, gerçeklik ölçekleri, tarihsel dönemler ve bilgi alanları arasında bağlantılar kuruyor ve örüntülerin izlerini sürüyor. Elinizdeki kitap, giderek hız kazanan iklim değişikliği ve bunun sonucunda ortaya çıkan kitlesel küresel göçün yanı sıra her yerde mevcut olan dijital medyanın şekillendirdiği baş döndürücü hareketlerin yaşandığı çağımızda, bu noktaya nasıl geldiğimizi ve birbiriyle iç içe geçmiş bu zorluklarla nasıl başa çıkabileceğimizi anlamamıza yardımcı olan çağdaş bir felsefe sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1febc0c7-1cf7-480a-a043-a135d7dc75a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir!</image:title>
            <image:caption>Feminist hareketin yaşayan en önemli isimlerinden, gazeteci, yazar ve aktivist Gloria Steinem’ın en cesur ve en ilham verici sözleri nihayet Türkçede!
Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir, Steinem’ın yıllar içinde kaleme aldığı alıntılar, denemeler ve kişisel notları bir araya getiriyor. Yazar kitap boyunca ilişkileri (“Pek çok insan doğru kişiyi arıyor; çok azı doğru kişi olmaya çalışıyor.”) patriyarkayı (“Erkekler kazandıklarında daha çok sevilir; kadınlarsa kaybettiklerinde. Patriyarkanın gündelik işleyişi tam da böyle.”) ve aktivizmi (“Devrimler, tıpkı ağaçlar gibi kökten yukarıya doğru büyür.”) masaya yatırırken küçük bir eylemin bile zincirleme bir değişim yaratabileceğini hatırlatıyor. Sokak eylemlerinden gündelik hayattaki karşıt duruşlara, yaşlanmadan dostluğa, içine doğduğumuz ailelere ve seçtiğimiz ailelere kadar pek çok konuya dair sözleriyle sadece ilham vermiyor, harekete de geçiriyor.
Steinem’ın dediği gibi “Aforizmalar hikâyelerin özüdür.” Bu yüzden elinizdeki kitap sadece bir alıntılar kitabı değil, bir güçlenme manifestosu. Meğer Ben Feministmişim kitabının yazarı Elif Doğan’ın özenli çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu kitap, umudu ve eyleme geçme cesaretini bize sunuyor. Biliyoruz ki özgürlüğün anahtarı gerçeklerde saklı. Ve bazı cümleler dünyayı değiştirebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/427da31d-fbee-4bb4-9779-fa58752ad770.jpg</image:loc>
            <image:title>Günce İkinci Cilt: 1966-1990</image:title>
            <image:caption>John Fowles&apos;un Günce&apos;sinin 1965-1990 yıllarını kapsayan bu ikinci cilt, içtenliğin ortaya çıktığı sahne, yazarın doğru yahut adil olmasının gerekmediği bir arena denecek kadar gözünü budaktan sakınmayan bir dürüstlükle yazılmış ve yıllar boyu farklı birçok dönem gördüğünden, kaçınılmaz bir şekilde zamanın ve koşulların rengini almıştır. Yazma becerisinin kâğıda döküldüğü ve bilendiği bir müsvedde defteri; kitap, tiyatro ve film eleştirileri; seyahatname; itirafname; tutkulu bir doğaseverin notları. . . Bu Günce bunların hepsi birden. “Günlük, mantıklı benlik kadar, mantıksız benliğin de evidir; biriyken öteki olmanın aracıdır belki de.” John Fowles, her şeyi sınayan ve merakını yitirmeyen bir günlük yazarı; hiçbir şeyi göründüğü gibi kabul etmek istemiyor ve yılmadan eşeliyor, sorguluyor. Onu kuşağının en yaratıcı romancılarından biri kılan da bu düşünsel açlık işte! Herkesçe benimsenen biçimleri yahut usulleri kabullenmeye razı gelmeyen, daima yeni şeyler arayan bir yazarın iç sesi.  Günce’nin ikinci cildi, on beş yıl önce Oxford&apos;da başlayan bir anlatının devamı. Bu ciltte Büyücü ve Fransız Teğmenin Kadını filmlerinin yapımı gibi başarı anlarından ziyade bazı kriz anlarına karşılık verme ve yaşamındaki dönüm noktalarını, birtakım aksaklıkları ve zorlukları da kaydetme yolunda bir eğilimi var. Yeni bir önem kazanan günlük onun sadece daha zor zamanları anlamlandırmada kullandığı bir yardımcı değil, birincil edebi uğraşı haline geliyor. Çağımızın en özgün edebiyatçılarından birinin kendine yazdıkları. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2941ceec-1a72-4e57-8814-60a2c7c750b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraker Kız</image:title>
            <image:caption>Sen de herkes kadar diğerlerinden farklısın. Sen nasıl onları merak ediyorsan, onlar da seni merak ediyor.
Hikâyemiz bir krakere ve onun gibi farklı olan ve bir reçele benzeyen iki çocuğun hikâyesidir. Her ikisi de deneyimleriyle hayata farklı bir bakış açısı ve arkadaşlığın nelere kadir olduğuna dair şahane bir örnek sunuyor.
Bu çıtır çıtır ve tatlı mı tatlı hikâyenin peşine düşelim ve arkadaşlık hayallerine katılalım.
Farklılıklarla birlikte yaşamın ve hoşgörünün hayatımızdaki önemine dair neşeli bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18e88ba0-09a9-418a-8388-e4de752d9e1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatlı Maymun</image:title>
            <image:caption>Kaladi harika muz çorbası yapar! Üstelik muz 
çorbası yaparken hikâye anlatmaya da bayılır. 
Bu defa bize Kanatlı Maymun Rup’un hikayesini anlatıyor.Rup, köyündeki diğer maymunlardan biraz farklıdır. 
Çünkü Rup’un bir çift harika kanadı vardır. 
Peki sen de Kaladi’nin nefis muz çorbasının kokusu eşliğinde Rup’un hikayesini dinlemek istemez misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71157f60-c630-47d0-9f50-7c742b1d944a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöküşten Önce Umutlar Ve Kaygılar</image:title>
            <image:caption>Çeyrek yüzyılı bulan iktidarın ardından gelinen yer laiklik ve demokrasinin tümüyle ortadan kaldırıldığı, halkın büyük çoğunluğunun açlık ve sefalete sürüklendiği, ancak toplumun en gerici unsurlarının, tarikatların, cemaatlerin, çetelerin ve emperyalist güçlerin desteğiyle ayakta durabilen, yıkılmaya mahkum bir düzenden başka bir şey değil.  
 
Türkiye şimdi siyasal İslamcı rejimin çöküşünden önce, umutlar ve kaygılarla birlikte daha özgür, daha aydınlık, gerçekten yeni bir düzen arayışının sancıları içinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d391156e-ac66-4d1b-a035-f53ca5ba38ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri IV-V</image:title>
            <image:caption>Neden “Bediüzzaman Tefsiri”? 
Bediüzzaman Said Nursî, Kur’ân ayetlerini aklın delilleriyle temellendirirken aynı zamanda kalbi doyuran, ruhu besleyen incelikler sunar. Onun tefsiri, insanı hem düşünmeye sevk eden hem de manevi bir yolculuğa çıkaran eşsiz bir metottur. Kur’ân’ı sadece lafzıyla değil, kâinat kitabıyla birlikte okumayı öğretir; bir yaprakta, bir damlada, bir gezegenin dönüşünde ilahî hakikati görmeye davet eder. 
Bu tefsir, çağımız insanının “Nereden geliyoruz?”, “Nereye gidiyoruz?”, “Hayattaki vazifemiz nedir? gibi temel sorularına net ve tatmin edici cevaplar verir. Özellikle Allah’ın varlığı ve birliği, kader, haşir, ahiret gibi iman esaslarını modern zihinlerin anlayacağı berrak bir mantık örgüsüyle izah eder. 
Kur’ân’ın eşsiz belagatini, evrensel mesajını ve manasındaki mucizevîliği ortaya koyan bu eser, onun ilahî kelam oluşunu kuvvetle vurgular. Bunun yanında, ihlas, samimiyet, uhuvvet gibi manevi değerleri işler; insanı nefis ve şeytanın aldatmalarına karşı Kur’ânî bir siperle kuşatır. 
Okuyucu, bu eserde sadece ayetlerin tefsirini değil; sabrı, şükrü, tevekkülü ve Allah’a teslimiyeti hayatın içinde yaşamanın yollarını da bulacaktır. Ölüm ve ahiret gibi insan zihnini en çok meşgul eden meseleler, akli ve nakli delillerle desteklenmiş ayet yorumlarıyla ele alınır; böylece kalplere sarsılmaz bir iman gücü kazandırılır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/343ee533-96f1-4849-ab2a-c2f12244747f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri I</image:title>
            <image:caption>&quot;Yüzyılın en büyük iman hakikatleri kılavuzu, şimdi bir tefsir bütünlüğüyle sizinle! 
Bu eser, geleneksel tefsir yöntemlerinin içerisinde, Bediüzzaman Said Nursi&apos;nin Risale-i Nur Külliyatı&apos;nda ayetlere yaptığı o derin, akılcı ve kalbe hitap eden yorumları bir araya getiriyor. Bu tefsir, sadece Kur&apos;an metnini açıklamakla kalmaz; aynı zamanda felsefe, bilim ve modern hayatın getirdiği tüm varoluşsal sorulara Kur&apos;an&apos;ın nazarıyla cevaplar sunuyor. 
Bu çalışma, klasik tefsir birikimini çağımızın idrakine sunan, hem bir iman manifestosu hem de bir rehberdir. 
Kur&apos;an&apos;ın derinliklerine yolculuk yapmak, hayatın anlamını keşfetmek ve asrın şüphelerinden arınmış bir imanla donanmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır. 
Risalelerdeki Kur&apos;an hakikatleri, şimdi bir tefsir sistemi içinde ruhunuzu aydınlatmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f76a7ab9-f829-41d4-bb9c-25bb102dc13c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri II</image:title>
            <image:caption>Bu eser, sıradan bir tefsir çalışması değildir. O, &quot;Zamanın ihtiyacına göre Kur&apos;an&apos;ın etten ve kemikten bir tefsiri&quot; olarak zuhur eden Risale-i Nur Külliyatı&apos;nın satır aralarına dağılmış, bir derya kadar engin, bir hazine kadar kıymetli ayet yorumlarını bir araya getiren bir &quot;mana hazinesi&quot;dir. 
Malum olduğu üzere Bediüzzaman Said Nursî, imanın temellerini sarsan bir asırda, Kur&apos;an&apos;ın ezelî mesajını, modern zihinlere hitap edecek şekilde &quot;akıl, kalp ve ruh&quot; bütünlüğü içinde sunmuştur. Onun her bir risalesi, bir ayetin ışığında yazılmış; inanç, kâinat, hayat ve ölüm gerçeklerini, asrın idrakine uygun bir üslupla izah etmiştir. 
Bu çalışma, Risale-i Nur&apos;un bütünlüğü içinde, doğrudan ayetlerin tefsirine odaklanan sistematik bir kaynaktır. Ayetler, Hz. Osman Mushaf tertibine göre tasnif edilerek dipnot bilgileriyle zenginleştirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69704a39-e1dc-4218-8b71-deb89f5007de.jpg</image:loc>
            <image:title>Bediüzzaman Tefsiri III</image:title>
            <image:caption>“Bediüzzaman Tefsiri”, Kur’ân’ın ayetlerini Risale-i Nur’un penceresinden yeniden okumak isteyenler için hazırlanmış özel bir çalışmadır. Bu çalışmada, Bediüzzaman Said Nursî’nin Risalelerde ele aldığı ayetlere getirdiği yorumlar derlenmiş, bir bütünlük içinde okuyucuya sunulmuştur. 
Kur’ân, sadece 14 asır önce inmiş bir kitap değildir; o, her asırda insanlığa hitap eden evrensel bir rehberdir. Bediüzzaman’ın yorumları, ayetlerin çağlar üstü hakikatini günümüz insanının anlayışına taşır. Onun tefsiri, sadece lafzın açıklaması değil; aklın ikna olduğu, kalbin huzur bulduğu, ruhun doyuma ulaştığı bir tefekkür yolculuğudur. 
Bu çalışma sayesinde okuyucu, ayetlerin derin anlamlarına nüfuz ederken; aynı zamanda iman, marifet, ahlak ve hikmet sahasında yeni ufuklar kazanacaktır. İnsanın iç dünyasından kâinatın genişliğine, dünya hayatından ebediyet yolculuğuna kadar pek çok konuda Kur’ân’ın ışığını, Bediüzzaman’ın güçlü yorumlarıyla görme imkânı bulacaktır. 
“Bediüzzaman Tefsiri”, hem klasik tefsirlerden beslenen hem de çağdaş insana seslenen yönüyle farklı ve özgün bir çalışma olarak Kur’ân’ın mesajını yalnızca açıklamakla kalmıyor; aynı zamanda okuyanı düşündüren, kalbine dokunan ve hayata yön veren bir rehber olma iddiasını da taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88d115d-1946-4b21-9323-e531b5d7b3b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Trol</image:title>
            <image:caption>“Şşş! Biraz bekle ve sessiz ol… Ormanın içindeki seslere kulak ver. 
Sanırım bu sesler Mavi Trollere ait. İçlerinden biri bir soru soruyor. Bu, Küçük Trol olmalı! Küçük Trol’ü tanısanız eminim çok seversiniz. Onun merak ettiği bir soru var ama herkes çok meşgul olduğunu söylüyor. Peki, Küçük Trol acaba bu sorusunu sorabilecek mi? Yoksa sorusunu kimseye sormadan içinde mi tutacak?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7b4bcdc-ffed-4c95-82ef-f37d08726178.jpg</image:loc>
            <image:title>Üçü Bir Arada</image:title>
            <image:caption>NE DOST BELLİ, NE DÜŞMAN 
Gönül yanar, sitem eder zamana, 
Sel olup geçer, dost varır limana. 
Nice yüz var, hep güler de insana, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Zor gündeyiz, sönmüş yürek ateşi, 
Her selâmda gizlidir bir torpil işi. 
İçten değil artık sözün gelişi, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Dert anlatmaz olmuş artık dil bile, 
Her tebessüm gizli bir şüphe ile, 
Yalnız kaldık sabır denen ip ile, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Nice emek, nice vefâ boşuna, 
İnce gönül düşmüş kışın taşına. 
Sadık sandık, döndü yolun dışına, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli. 
 
Medârî, aldanma her gülen yüze, 
Nice maske sığar tatlı bir söze, 
Dost görünür, taş koyar önümüze, 
Ne dost belli şimdi, ne düşman belli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58fe59d9-ab41-4b71-be87-1e2101140163.jpg</image:loc>
            <image:title>Maziye Mühürlü Satırlar</image:title>
            <image:caption>Maziye mühürlü satırlar... 
Her biri bir veda gecesinden, her biri bir hasret sabahından iz taşıyor. 
Bu kitap, bir ayrılığın ardından susmayan duyguların, içime işlemiş sessiz çığlıkların aynasıdır. 
 
Elveda denmiş ama unutulmamış her an, kalemime can verdi. 
Ben bu sayfalarda sadece bir şiir değil; bir kalbin yıkımını, yeniden doğuşunu ve adaletin içimdeki izini bıraktım. 
 
“Beni en çok kim terk ettiyse, ona en güzel satırları ayırdım.” 
 
Bir kaybolan dostluğun ardından, 
Bir kaybolan zamanın ve bir unutulmuş kalbin ardından… 
Her mısra, ayrılığın sessiz çığlığıdır. 
Her satır, zamanla sararmış bir hatıradır. 
 
Bu kitap, hasretin ve bekleyişin satırlara yazılmış en derin hali, 
adaletin karanlık gölgelerinin izinde yazılmış bir itirafıdır. 
Ve siz, bu satırlara gözyaşınızı bırakmadan giremeyeceksiniz. 
Her dize, geçmişin anılarına mühürlenmiş birer yaşam kaydıdır. 
Ve her satırda, bir vedanın hüznü, bir hasretin öksüzlüğü var. 
 
Ben hâlâ bıraktığın yerdeyim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7997ab5-8089-4076-a7bc-503d96f59a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu ve Umutlu</image:title>
            <image:caption>Dilini bilmediğiniz bir ülkede yaşamak otizm. Hayatınızın her alanında otizm. Öncesi yokmuş da sonrasında var olacak her şey otizm. Sevginin en büyük destekçi olduğu bir yolculuk otizm. Kalıplara sığmayıp, devamlı değişkenlik gösteren bir spektrum otizm. 
 
Bu kitap, otizmce konuşmayı öğrenmeye çalışırken umuda tutunmaya çalışan bir baba ve oğulun hikayesi. Gerçeklerden kurgulanmış var olabilmeye çalışmanın en büyük gayretinin örneği. Kurtulmaya çalışmak yerine kabullenişin anlatıldığı, otizmle yeni tanışanlara ilham verecek ve yol gösterici olacak bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98041038-ebed-446c-9971-ac18a03511a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolu’da Baba Hızır Makamları</image:title>
            <image:caption>Bolu, Baba Hızır makamları açısından önemli bir yerdir. Bununla birlikte ildeki makamlar üzerine pek bir araştırma mevcut değildir. Bolu&apos;nun Mengen ilçesinin Babahızır köyünde, Baba Hızır&apos;ın bir türbesi bulunmaktadır. Biz, ziyaretlerimizde Baba Hızır&apos;la ilgili buradaki mevcut anlatıları toplamaya başladık. Söz konusu derlemeler ve bazı tespitlerimiz çeşitli araştırmalarımızda yer almış ve yayınlanmıştır. Bunun yanı sıra ilerleyen zamanlarda bir Baba Hızır makamının da Dörtdivan&apos;da bulunduğunu fark ettik. Dörtdivan&apos;daki Çavuşlar Camii&apos;nin içinde kimin olduğu pek bilinmeyen bir mezar vardır. Araştırmalarımızın nihayetinde bu yatırın Baba Hızır hazretlerine ait olduğunu tespit ettik. Çünkü Dörtdivan&apos;daki Çavuşlar Camii, Osmanlı arşiv belgelerinde &quot;Baba Hızır Camii&quot; olarak geçiyordu. Camiyle ilgili en eski belgede buradan &quot;Baba Hızır&apos;ın yaptırdığı camii-i şerif...&quot; diye söz ediliyordu. Sonuçta ne Mengen&apos;deki ne de Dörtdivan&apos;daki Baba Hızır makamları ve bu isme izafe edilen yapılarla ilgili ortada ciddi bir çalışma yoktu. Hatta Baba Hızır, Bolu&apos;nun Dörtdivan ilçesinde neredeyse unutulmuştu. Elinizdeki çalışma tarihî belgelerden de hareketle Bolu&apos;nun Mengen ve Dörtdivan ilçelerindeki Baba Hızır makamlarını ve Hızır inancı etrafında oluşan kültürü ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e429c09e-b817-485d-ab3c-73079ff17d6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamuşa’da Yetişen Alim Şair Ve Önemli Şahsiyetler</image:title>
            <image:caption>“Mamuşa’da Yetişen Âlim, Şair, Yazar ve Önemli Şahsiyetler” adlı kitapta, Osmanlı döneminde, Krallık Yugoslavyası, Tito Yugoslavyası ve sonrası dönemlerde yetişip Mamuşa halkı ile çevre köylerin halkına hizmet veren din görevlileri, Osmanlı Ordusunda vatan toprakları için savaşmış dedelerimiz, hukukçularımız, eğitim neferlerimiz, Türk halkının varlığı için mücadele veren siyasetçilerimiz, şair ve yazarlarımızdan bahsedilmektedir. Eserde, Osmanlı’dan başlamak üzere günümüze kadar gelen dönemde yazılı edebi türler hakkında bilgi verilmekte, Mamuşa’da şiir, hikâye, roman, tiyatro, eleştiri gibi türlerin temsilcilerinden bilgi verilmektedir. Bu kitapta, ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra günümüze kadar Mamuşa doğumlu ve yazılı edebiyatımızın içerisinde yer alan, en az bir kitap sahibi olan şair, yazar ve diğer kişilerin özgeçmişleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Ayrıca şair, yazar ve araştırmacıların eserlerinin nerede yayınlandıkları ile eserlerinden örnek metinler verdik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ccb1208-4165-47ee-a6f8-f0adfbbcf843.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Dışındakı Türk Eserleri</image:title>
            <image:caption>Tarihi eserlerimiz, milli kimliğimizin ürünleridir… Türkiye Dışındaki Türk Eserleri ise ayrı bir öneme sahiptir. Bu eserler, değişik gerekçelerle dış ülkelere gittiğimizde ister istemez gözümüze çarpar. 
 
Yok edilen ve dönüştürülen binlerce esere rağmen ayakta kalan eserlerimiz, görenleri kendisine hayran bırakmaktadır. 
 
Yazarımız Birol Dok Türkiye Dışındaki Türk Eserleri’nde Osmanlı Devleti’yle birlikte Selçuklu, Altınorda, Memluklü, Kırım Hanlığı, Timurlu, Safevi, Kaçar, Avşar ve Babürlü devletlerinin tarihi eserlerini topluca değerlendirerek bütüncül bir bakış açısı ortaya koymuştur. 
 
Türkiye Dışındaki Türk Eserleri’nin giriş bölümü Türk Estetik Anlayışı adını taşımaktadır. Yazar bu bölümde bu tarihi eserlerin genel özelliklerini tespit etmekte ve eser bütününün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. 
 
Türkiye Dışındaki Türk Eserleri küreselleşen dünyada yeniden keşfedilmesi gereken insanlık hazineleridir. Birçoğunu uluslararası kuruluşların ve bulundukları ülkelerin sahiplendiği bu şaheserler tekrar tekrar irdelenerek, kültürel hafızamızda yaşatılmalıdır. Tac Mahal’in olmadığı bir Hindistan şüphesiz eksik kalırdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57cc24b5-013a-4ced-8689-f4e16fb8203b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mamuşa Türk Ağzı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Balkanlar’da Türkçe’nin, Türk Edebiyatı’nın, Türk Kültürü’nün asırlardır kalesi ve halen Kosova’nın tek Türk Belediyesi olan Mamuşa ile ilgili bilimsel bir çalışmadır. Mamuşalı araştırmacı, yazar, şair, eğitimci Cemal Tunalıgil ‘Mamuşa Türk Ağzı’ adlı eseriyle doğup büyüdüğü, yetiştiği yöreye olan borcunu ödeyen bir aydın kimliği ile karşımıza çıkmaktadır. Eserin ilk halini 1996 yılında basılmıştı. İlk üç baskısı kısa sürede tükenen kitabın şimdi dördüncü baskısı yapılıyor. Bu belgesel eser alanında ilk olma özelliğini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ebf079-7b4a-4a00-a738-b9f5bc1db1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat ve Gelenek</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihi, insanlık faaliyetleri içerisinde ufukları en geniş meşguliyet sahalarından birisidir. İnsan ufkunun genişlemesine, yeni ve taptaze düşüncelerin keşfine müsait olması sebebiyle edebiyat tarihinin insanın kadim geçmişiyle olduğu kadar gelecekle de çok yakın bir ilgisi vardır. Bu yüzden her edebiyat geleneği geçmişten geleneğe doğru akan bir nehir gibidir. 
 
Bu kitap Türk Edebiyatının çeşitli meseleleri ve şahsiyetleri üzerine tespit ve düşüncelerimizi ele almak yanında dünyada öne çıkan bazı eserler üzerine yazdığımız yazıları içermektedir. Nihayetinde bu kitap bizim meşgul olduğumuz, derslerimizde ve seminerlerde daima anlattığımız edebî türler ve bazı kitaplar üzerine yazdığımız yazılardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4a6b1b2-e0ed-41ca-95d3-168c4f399421.jpg</image:loc>
            <image:title>Freire ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Çağımızın en etkili eğitim filozoflarından biri olan Paulo Freire, haklarından mahrum bırakılanların yaşamlarında güçlendirici ve demokratikleştirici bir güç olarak eğitimin devrimci bir anlayışla ele alınmasına katkıda bulundu. Antonia Darder, Freire&apos;ye ve fikirlerine dair bu son derece samimi giriş yazısında, Freire&apos;nin çalışmalarının bir eğitimci ve aktivist olarak kendi yaşam pratiği ve düşüncesini nasıl aydınlattığını anlatıyor. 
Hem kişisel anılarına hem de Freire&apos;nin kendisiyle daha önce hiç yayınlanmamış güçlü bir diyaloğa yer veren Darder, akılda ve ruhta eşsiz bir &quot;dayanışma analizi&quot; sunuyor. Freire&apos;nin hala eleştirel bir entelektüel ve sosyal olarak demokratik bir yaşama ilham verebileceği tarzlara içten bir bakış sunan bu kitabın, hem Freire&apos;nin çalışmalarına zaten aşina olanlara hem de onunla ilk kez karşılaşanlara Freire&apos;nin teorilerine dair tümüyle yeni yollar açacağı kesin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e3ff65b-f70c-41bb-a29d-9935822a14ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphaneci İmgesi - XX. Yüzyıldan XXI. Yüzyıla Bir Serüven</image:title>
            <image:caption>Kütüphanecilik mesleği, insanlığın bilgiyle kurduğu ilişkinin en temel taşıyıcılarından biridir. Bilgi toplumu olarak adlandırılan çağımızda kütüphaneciler yalnızca kitapların düzenleyicisi değil; bilgiyi seçen, düzenleyen, erişilebilir kılan ve toplumun entelektüel gelişimine yön veren aktörlerdir. Bu nedenle mesleğin toplumsal imgesi, tarihsel kökleri ve geleceğe dair öngörüleri üzerine düşünmek, yalnızca meslek mensupları için değil, bilgiyle ilişki kuran tüm bireyler için önem taşır. 
Bu çalışma, XX. yüzyıldan XXI. yüzyıla uzanan bir yolculukta kütüphaneci imgesinin nasıl biçimlendiğini, hangi toplumsal, siyasal ve teknolojik dönüşümlerden geçtiğini ve günümüzde nasıl bir kimlik arayışı içinde olduğunu titizlikle inceliyor. Bununla birlikte kütüphaneciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir kültürel miras ve toplumsal sorumluluk alanı olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03fa945-cca4-4a86-aceb-a52d985e537c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sendikal Örgütlenme Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, dünyada ve Türkiye&apos;de sendikal hareketin tarihsel gelişimini, emek sürecinde yaşanan dönüşümleri, sendikal örgütlenme sorunlarını ve güncel deneyimleri incelemeyi amaçlıyor. Buradaki temel hedef sadece geçmişi anlatmak değil; aynı zamanda bugünün sorunları karşısında sendikaların nasıl bir yol izleyebileceğini tartışmak ve geleceğe dönük mücadele stratejileri geliştirmektir. Bu bağlamda farklı ülkelerdeki sendikal deneyimler de önemli birer referans noktasıdır. İngiltere&apos;den Güney Kore&apos;ye, Arjantin&apos;den Fransa ve İtalya&apos;ya kadar uzanan örnekler, sendikal hareketin kimi zaman ağır baskılara rağmen nasıl yeniden güçlendiğini, kimi zaman da sistem içi mekanizmalara sıkışarak etkisizleştiğini göstermektedir. Çünkü sendikal hareket özü itibarıyla bir kitle hareketidir ve her kitle hareketi gibi yükseliş, durgunluk ve geri çekilme dönemlerinden geçer. Uluslararası deneyimler de ortaya koymaktadır ki bu dalgalanmaları edilgen biçimde kabullenmek yerine, her geri çekilişi yeni bir sıçramanın hazırlığına dönüştürmek; her yükseliş anını ise toplumun ve emekçi sınıfların en geniş kesimleriyle buluşturarak kalıcı kazanımlara taşımak zorunludur. İşte bu noktada sendikaların geleceği, sadece Türkiye&apos;de değil dünya ölçeğinde de emekçilerin birleşme, dayanışma ve mücadele örgütleri olarak bu tarihsel sorumluluğu ne ölçüde yerine getireceklerine bağlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a978264-c73e-4f60-8c48-f2c024ec9a22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramiz Gökçe Karikatür Albümü</image:title>
            <image:caption>Ramiz Gökçe Karikatür Albümü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a63d5e8e-21ff-4477-a0f1-45ab630d12d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Bir Hayat İçin Farkındalık</image:title>
            <image:caption>Zihnimiz ne kadar tanıdık, ne kadar yabancı... 
Öfke, şüphe, arzular, huzursuzluk ya da uyuşukluk... 
Gündelik hayatın karmaşasında birdenbire beliren bu haller hepimize çok tanıdık. Buda’nın “beş engel” diye adlandırdığı bu zihinsel durumlar, hepimizin gündelik yaşamında yeniden ve yeniden ortaya çıkar. 
Çoğu zaman onların esiri olur, fark etmeden peşlerinde sürükleniriz. Oysa farkındalıkla bakıldığında, hepsinin gelip geçici doğasına şahit oluruz ve özbilincin kapısı tam da bu kavrayışla aralanır. 
 
Mutlu Bir Hayat İçin Farkındalık engellerle savaşmayı değil, onları samimiyetle tanımayı ve gözlemlemeyi öğretiyor. Küçük aksiliklerden büyük kayıplara, her tür deneyimin zihnimizde nasıl kasırgalara dönüştüğünü; aynı zamanda farkındalığın ışığında nasıl dinginleşebildiğini gerçek yaşam öyküleriyle gösteriyor. Günlük hayattan sahneler, kişisel deneyimler ve kadim Dharma öğretileriyle örülen bu sayfalar, zihinle savaşmadan yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor. 
 
Robert Beatty, 50 yılı aşkın süredir farkındalık çalışmaları yapan öncü bir öğretmen. Uzun yıllara yayılan pratiği boyunca binlerce insana rehberlik eden Beatty, bu kitapta yalnızca belirli öğreti ve teknikleri değil, yaşamının iniş çıkışlarından damıttığı deneyimlerini açıkyüreklilikle aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9a0c065-e9c8-4fa3-b9bd-9304b8fc0199.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Longevity</image:title>
            <image:caption>İnsan ömrü uzuyor. Peki, finansal kaynaklarınız bu uzun yolculuğa hazır mı? 
“Sağlıklı ve uzun ömürlü olma” anlamına gelen longevity, artık yalnızca tıp alanında değil, insan refahını doğrudan etkileyen birçok alanda önem kazanıyor. Refahın temel unsurlarından biri ise finans. Ömür uzadıkça, finansal kaynakların da aynı doğrultuda sürdürülebilir olması gerekiyor. 
Finansal Longevity’de servet yönetimi uzmanı Michael Merlin, üç temel “finansal hastalığı” tanımlıyor ve her biri için uygulanabilir çözümler sunuyor. Karmaşık finansal planlamayı anlaşılır adımlara dönüştüren Merlin, servetinizi artırmanız ve geleceğinizi güvence altına almanız için açık bir yol haritası sunuyor. Bu yöntemler sayesinde varlıklarınızı büyütürken doğru harcama alışkanlıkları geliştirebilir ve geleceğe daha sağlam bir perspektiften bakabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4797c61e-52c5-483b-920a-6a64c5f4006f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neyin Yasını Tutuyorsun?</image:title>
            <image:caption>Kaybettiğiniz biri, sona eren bir ilişki, aniden hayatınızı altüst eden bir hastalık ya da artık geri dönmeyecek bir dönem… Hepimiz bir gün yasla yüzleşiriz. Ama çoğu zaman bu duyguyu anlamakta, ona alan açmakta ve onunla yaşamayı öğrenmekte zorlanırız. Neyin Yasını Tutuyorsun? işte tam da bu noktada yanınızda: Size yalnız olmadığınızı, hissettiklerinizin anlaşılır ve insana dair olduğunu hatırlatıyor. 
Bu kitap, acının karmaşık yollarında kaybolmuş hisseden herkese rehberlik ediyor. Çünkü kayıp sadece ölümle sınırlı değildir; taşınmalar, iş değişiklikleri, ayrılıklar ya da yarıda kalmış hayaller de kalbimizde derin boşluklar bırakabilir. Neyin Yasını Tutuyorsun?, yasın tek bir biçimi olmadığını ve herkesin kendi yolculuğunu keşfetmesi gerektiğini gösterirken, içinizdeki dağınıklığı anlamlandırmanıza yardımcı olacak pratik listeler, içgörüler ve yol haritaları sunuyor. 
Her bölümde, kalbinizde ağırlaşan yükleri hafifletmeye yönelik adımlar, suçluluk ve pişmanlıkla başa çıkmanın yolları, ihtiyacınızı dile getirme cesareti ve kendinize şefkat göstermenin incelikleri var. Okurken içinizden bir sesin “Benim hikâyem de burada” dediğini duyacaksınız. Çünkü bu kitap yalnızca yasla baş etmeyi değil, aynı zamanda kayıplarınızın içinden yeniden doğarak, daha güçlü ve bütün hissettiğiniz bir hayata adım atmayı mümkün kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a995dd-bc3e-417e-8722-553b91f2d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Filozoflar Kavramlar Akımlar - Sigmund Freud</image:title>
            <image:caption>Bilinçaltı, hipnoz, ego, sembolizm, rüyaların yorumlanması, bastırma, bastırılan cinselliğin ve dürtülerin yarattığı sorunlar, öz benlik, id, süperego, serbest çağrışım, bilinçaltının temizlenmesi ve Freud’a atfedilen bunlara benzer daha nice kavramın hepsi aslında Freud’dan önce zaten kullanılmaktaydı. Freud, psikanaliz adını verdiği çalışmalarında derinleştikçe bunların hepsini bir kenara itmek zorunda kalmıştır çünkü bunların varlığına yönelik hiçbir somut bulguya ulaşamamıştır. Peki, Freud’un psikanaliz adını verdiği buluşu bunlarla ilgili değilse neyle ilgiliydi? Bu kitapta bu sorunun yanıtını vermeye çalıştım. Bu yanıtı Lacan’ın “Freud’a geri dönüş” adını verdiği çalışmasının yardımı olmadan oluşturmam olanaksız olurdu. Bu bağlamda bu kitap Lacan’ın Freud’un kuramına alternatif ve farklı bir psikanaliz kuramı oluşturduğu iddiasının çok yanlış olduğunu, ayrı bir Lacancı ya da Lacanyen bir psikanaliz biçiminin olmadığını, Lacancı psikanalizin, Freudcu psikanalizin gerçek anlamına geri dönmek olduğunu vurgulamak olanağını da veriyor. Freud’un psikanaliz kuramının gerçek anlamını anladığımızda, Lacan’ın yazdıklarının Freud’un unutulan kuramının sabırla gün yüzüne çıkartılması için yapılan ayrıntılı bir çalışma olmaktan başka bir şey olmadığını şaşırarak görüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc6009c-3a5c-4650-b287-6d5f0a646a83.jpg</image:loc>
            <image:title>True Beauty 9</image:title>
            <image:caption>BU YARIŞMANIN KAZANANI KİM OLACAK? 
 
“PRENSLERİN PRENSİ” BAŞLIYOR!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27c51eef-3a63-4b90-b3c1-60e11b58700d.jpg</image:loc>
            <image:title>Notes From Underground</image:title>
            <image:caption>A journey into the darkest corners of the human soul.
In this haunting masterpiece, Dostoyevsky lays bare the contradictions and torments of the human condition. 
Told through the confessions of a reclusive, bitter “underground man”, these notes reveal a mind torn between pride and shame, reason and madness, freedom and self-destruction.
Alienated from society and consumed by his own thoughts,
the narrator struggles with the unbearable weight of consciousness itself. His voice —by turns furious, ironic, and despairing— echoes the loneliness of modern humanity.
“Man likes to calculate only his troubles, he doesn’t calculate his joys.”
Notes from Underground is not just the story of one man’s rebellion—it is the mirror of our own restless, conflicted souls.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bbc1ca7-ef6c-4570-887c-32fbd61f74ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Frankestein</image:title>
            <image:caption>The Modern Prometheus Story 
 
What happens when science crosses the line between life and death? In his feverish pursuit of forbidden knowledge, Victor Frankenstein steals fire from the heavens and pays the price. 
 
What he creates is no mere experiment, but a living nightmare: a creature stitched from death, cursed with consciousness, and driven mad by rejection. 
 
Frankenstein is more than a tale of horror, it’s a mirror held up to human ambition, isolation, and the cruel cost of obsession. Mary Shelley’s gothic masterpiece explores what happens when genius becomes arrogance, and creation turns against its creator. A story still as electrifying, unsettling, and painfully human as it was two centuries ago.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9904418a-7360-4082-8379-1adc7d299ddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Birikim</image:title>
            <image:caption>Annelik deneyiminden kendini ve hayatı tanıma yolculuğuna uzanan bir iç keşif. 
 
Birikim, şu anda yirmi iki yaşında olan oğlum Bora üç yaşındayken yazılmaya başlandı. Henüz küçük bir çocuğa eşlik ederken, anneliğin bende neleri dönüştürdüğünü anlamaya çalışıyordum. Yazmak, o dönemde kendimi dinlemenin, karmaşanın içinde neye tutunabileceğimi bulmanın bir yolu oldu. Zamanla bu satırlar, annelik yolculuğumun içten bir kaydına dönüştü. 
 
Yıllar geçtikçe fark ettim ki Birikim yalnızca çocuk yetiştirmekle ilgili değil; insanın kendini tanıma, durma, düşünme ve yeniden bağ kurma çabasıyla da ilgili. Her yazı, o uzun annelik yolculuğunun ufak bir durağı. Bu kitapta yer alan metinler, cevaplar vermekten çok, birlikte düşünmeye, hissetmeye ve hatırlamaya davet ediyor. 
 
Umuyorum, bu kitap senin de kendi birikimlerini hatırlamana ya da yeniden keşfetmene vesile olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce06dcbe-3615-44fb-87bc-b8a1698ad0dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernlik Nostaljisi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, modernliğin vaatleriyle geçmişe duyulan özlem arasında sıkışan Türkiye&apos;nin hikâyesini anlatmaktadır. Kemalizm ve laiklik gibi Cumhuriyetin kurucu ideolojilerinin yalnızca devlet kurumlarında ya da resmî törenlerde değil; aile albümlerinden tüketim tercihlerine, sivil bayram kutlamalarından Atatürk imgelerinin pazarda metalaşmasına uzanan gündelik yaşam pratiklerinde nasıl yeniden üretildiğini incelemektedir. 
İlk baskısından itibaren okurlardan büyük ilgi gören Modernlik Nostaljisi, yoğun talep üzerine hazırlanan yeni baskısıyla modernlik ve nostaljiyi iç içe geçmiş, kimi zaman da çatışmalı halleriyle tartışmaya açmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c62d5aa6-570f-420b-9c89-6df2ff27f62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Beklerken</image:title>
            <image:caption>Köstebek, güneşin doğuşunu asla göremeyeceğini sanıyordu. 
Ta ki arkadaşları elinden tutana kadar... 
Onun gördüğü, tüm gün doğumlarının en güzeliydi. 
 
Arkadaşlık, duyular ve hayal gücü üzerine dokunaklı bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58254f1-9826-4523-bc03-a3b4564267fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Berdel Kutulu Set(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Berdel 1 – Berdel 2 Kutulu Set + Ayraç Hediyeli! 
 
Berdel 1 : 
Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? 
Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? 
Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? 
Kan dökmek isteyen Şahmaranların Ağası’na, düşmanın kızı berdel hükmüyle verildi. 
Kadın, kendini feda etti. 
Adam, kadının canını yakmaya ant içti. 
Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. 
Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. 
Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. 
Bir kere daha acıyla sınandı. 
Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. 
Bir kere daha kan davasına kurbanlar verdi. 
 
Berdel 2: Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı Rezan Şahmaran. Hayal kırıklığına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/542efb0e-479a-40bf-8957-65f0bf24b374.jpg</image:loc>
            <image:title>Mago’nun Ormanı</image:title>
            <image:caption>Sakin bir ormanın derinliklerinde kaybolan küçük kız Damul, karşısına çıkan Mago’nun Ormanı tabelasıyla bambaşka ve gizemli bir dünyaya adım atar. Annesinin taşa dönüşmesinin ardından gerçek ile rüyanın, gizem ile fantezinin iç içe geçtiği bu bilinmezlik dolu ormanda Dev Mago’yu bulmak ve annesini kurtarmak için zorlu bir yolculuğa çıkar. Damul, yanında sadık yol arkadaşları Beyaz Geyik Ahu ve ürkek Goncam’la birlikte Ak Saçlı Nine’in Sis Ormanı, Kadınlar Ülkesi, Ejderha Vadisi, Tahıl Ülkesi ve Ölümsüzlük Ülkesi gibi sayısız gizemli diyarda inanılmaz ve esrarengiz hikayelere tanıklık eder. 
Ve nihayet Damul, son sır kapısına yaklaşır… 
Peki Mago’yla gerçekten buluşabilecek midir? 
Kore’nin kadim mitlerinden ilham alan bu özgün fantastik roman, sadece bir macera değil; aynı zamanda yaşamın anlamını, doğanın kutsallığını ve gerçek sevginin iyileştirici gücünü keşfettiğimiz bir yeniden doğuş hikayesidir. Her sayfasında gizem, büyü ve umutla örtülü bu yolculuk, Mago’nun Ormanı’nın derim sırlarını arayan herkese unutulmaz bir deneyim sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e08e009-7477-4a75-8853-c39f41910086.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkas Yollarında</image:title>
            <image:caption>Ahmed Refik 1900’lerin başında Trabzon ile başlayan notlarıyla karşımıza çıkar. 
 
Batum, Erzincan, Erzurum, Kars, Artvin bütün çıplaklığıyla gözlemlenir. Notlanır. Doğası, tarihsel geçmişi ve mevcut sorunları kayda geçirilir. 
Türk, Kürt, Çerkes, Ermeni, Gürcü, Rum, Rus nice ahalinin şiirleri, türkülere eşlik eden nağmeleri, makamları ile de tasvir edilir. 
Doğası, bitki örtüsü, yeryüzü şekilleri ve arazi koşullarının da yer verildiği bu anlatı, tıpkı Rus işgali ve Ermeni-Rum zulmüne maruz kalan tüm Osmanlı halklarının iyi ve ferah günleri ile yoksul düşmüş, harap olmuş halleriyle birlikte de aktarılır. 
 
Zamanın amansız etkileri kadar felaket görmüş halkların kültürel ritüelleri de Kafkas yolculuğunda karşımıza çıkar. 
1918’de başlayan bu yolculuk bir tarihçi gözüyle coğrafyanın ve tarihin gerçekçi bir panoraması niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df9bb830-9d88-4d4e-a8d8-b99ff1e6b2ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm Zamanı</image:title>
            <image:caption>2026’YA HAZIR MISINIZ? 
KOZMİK GEZGİN GAHL B. SASSON’UN KALEMİNDEN ÇIKAN BU VAZGEÇİLMEZ ASTROLOJİK REHBERLE ÖNÜMÜZDEKİ 12 AYI ŞİMDİDEN PLANLAYIN! 

2026 yılı, yalnızca takvim yapraklarının çevrilmesinden ibaret bir tarih değil. Bu yıl, siyaset sahnesinden teknolojinin evrimine, insan ilişkilerinden günlük yaşam biçimimize kadar her alanı derinden etkileyecek ender rastlanan bir gezegen hizalanmasına işaret ediyor. Mesele değişimin gelip gelmeyeceği değil; asıl soru, bu dalgayı yakalayıp yönlendirebilecek misiniz, yoksa onun akıntısına kapılıp sürüklenmeyi mi seçeceksiniz?
Ateş Atı’nın çektiği bir kuyruklu yıldız gibi gelen 2026, Satürn ile Neptün’ü Koç burcunun ilk derecesinde buluşturuyor. Üstelik bu kavuşum, 4.000 yıldan uzun bir süredir ilk kez yaşanıyor; cesur eylemleri, vizyoner düşleri ve derin bir yenilenmeyi çağırıyor. 
Plüton, devrimci Kova burcunda insanlığın ve yapay zekânın köklü dönüşümünü sürdürürken Uranüs de İkizler’e geçiyor ve iletişim biçimlerimizde, bağlantılarımızda radikal değişimlerin fitilini ateşliyor. Bu hareket, İkinci Dünya Savaşı ve Amerikan İç Savaşı gibi tarihsel sarsıntıları anımsatan bir titreşim taşıyor. 
Şiron (Yaralı Şifacı) ise, Büyük Buhran ve Kara Veba dönemlerinde olduğu gibi Boğa burcuna giriyor. Bu geçiş, değerlerimizi, finansal düzenimizi ve Dünya ile ilişkilerimizi yeniden sorgulamaya, onları iyileştirmeye çağırıyor.
Tüm bunlar, efsanevi Ateş Atı Yılı’nın gölgesinde gerçekleşiyor... korkusuz bir yeniden doğuşun ve kültürel dönüşümün nadir döngüsü. Yine de çalkantının ortasında bir umut ışığı parlıyor: Yücelimdeki Jüpiter, yılın ilk yarısında Yengeç burcunda şefkat saçıyor; ardından Aslan’ı yaratıcılıkla ve altın fırsatlarla taçlandırıyor.
Elinizde tuttuğunuz kitabı Dönüşüm Zamanı – 2026’nın Astrolojisi’nde Gahl Eden Sasson astrolojiyi, Kabala’yı, numerolojiyi, tarihi, güncel olayları ve mitolojiyi ustalıkla örerek bize nokta atışı öngörüler, Ay ve Güneş tutulmalarına yönelik yorumlar ve burçlara özel ay ay rehberlik sunuyor. 
Bu rehber, 2026’nın enerjisini kullanabilmeniz, değişimi kucaklamanız, en yüksek potansiyelinizi açığa çıkarmanız ve kendi geleceğinizi yaratmanız için yazıldı.
KİŞİSEL METAMORFOZUNUZ ŞİMDİ BAŞLIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62094f48-6af2-42a7-9fdc-5e1498172562.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansal Özgürlüğe Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Hayalindeki hayatı kurmak için bir milyon sebebin var. Peki ya ilk milyonunu kazanmak için? 
Milyoner olmak sandığından kolay olabilir. İlgini çekti değil mi? O zaman okumaya başlayabilirsin… 

Bodo Schäfer, Finansal Özgürlüğe Giden Yol kitabında hepimize rahat, güvenli, bolluk dolu, finansal olarak özgür bir hayata ulaşmanın hiç de uzak olmadığını gösteriyor. Bu kitapta sıkıcı ekonomi teorileri yerine kolay anlaşılır tavsiyeler, ilham veren hikâyeler ve hemen uygulanabilecek adımlar var.
Borçlardan kurtulmak, para biriktirmek ve yatırımlarla geleceğini güvenceye almak artık senin elinde. Küçük ama düzenli adımlarla, kendi servetini inşa etmeye başlayabilirsin. 
 
“Son 10 yılın en önemli koçu.” 
COSMOPOLITAN 
“Şimdiye kadar yazılanların hepsi, yalnızca hocaların hocası Bodo Schäfer’den yapılan birer alıntı.” 
Frankfurter Allgemeine 
“… kendi geleceklerini kurmak isteyenler için gerçek bir yüreklendirme.” 
RTL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f8eb9db-b051-4815-b5da-b9b6e196d8ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Haz Tuzağı</image:title>
            <image:caption>“Nicklas Brendborg yaygın efsaneleri bir bir çürütüyor.”
— New Scientist

Modern toplum; obezite, rekor seviyelerde yalnızlık, artan ruh sağlığı sorunları ve çeşitli bağımlılık türleri gibi sağlık krizleriyle boğuşuyor. Dışarıdan bakıldığında bu sorunlar birbirinden bağımsızmış gibi görünebilir. Ancak hepsini birbirine bağlayan tek bir olgu var: süper uyaranlar.
Süper uyaranlar; besin, cinsellik ve toplumsal tanınma gibi evrimsel olarak ihtiyaç duyduğumuz şeylerin abartılmış ve yapay versiyonlarıdır. İşte bu evrimsel kodlarımız yüzünden, aşırı işlenmiş sahte yiyeceklere yöneliyoruz, çevrim içi ortamda filtrelenmiş insanlara, kurgulanmış görüntülere hayranlık duyuyoruz ve sosyal medyada gezinmeyi bırakamıyoruz... bizi kötü hissettirse bile.
Bu kontrolsüzlüğümüz zayıflığımızdan kaynaklanmıyor. Aksine, büyük şirketlerin milyarlar harcayarak kâr uğruna biyolojimizi manipüle etmelerinden kaynaklanıyor. Sonuç ne mi? Sağlıksız ve mutsuz bir yaşam.
Haz Tuzağı, doğamızı ele geçiren bu süper uyaranlara karşı nasıl direnebileceğimizi, bu tuzakları nasıl fark edeceğimizi, kötü alışkanlıklarımızı nasıl kontrol altına alabileceğimizi gözler önüne seriyor. Daha sağlıklı, daha uzun bir yaşam için biyolojik farkındalıkla atılacak ilk adım bu kitapta.
Nicklas Brendborg, Danimarkalı bir bilim insanı ve yazardır. Uluslararası çapta büyük ilgi gören ve 30’dan fazla dile çevrilen Ebedi Gençlik Pınarı adlı eseri, prestijli Royal Society Bilim Kitabı Ödülü’ne aday gösterilen eserler arasında yer almıştır. Brendborg, Kopenhag Üniversitesi’nden moleküler biyomedikal bilimler ve biyoteknoloji alanlarında lisans ve yüksek lisans derecelerine sahiptir. Şu anda moleküler biyoloji alanında doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Haz Tuzağı, 2023 yılında Danimarka’da çok satanlar listesine girmiştir ve dünya genelinde birçok dile çevrilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70181af7-d006-4f6f-9f00-55754178aa33.jpg</image:loc>
            <image:title>Wildwood Tarot</image:title>
            <image:caption>Yaban ormanı Wildwood’a adım attığınızda, sizi efsaneler ve tabiatın iç içe geçtiği bir âlem karşılar… Sadeliğin ve derin anlayışın hüküm sürdüğü bir diyardır burası. Asırlık ağaçların arasında yürümek, bizi eskiden olduğumuz hâle –atalarımızla olan bağlarımızın soluduğumuz hava kadar doğal olduğu vakitlere– götüren bir zaman yolculuğudur. İnsan ruhunu böylesine derinden sarsan pek az şey vardır…
WILDWOOD TAROT’da Mark Ryan ve John Matthews bizleri Yeşil Adam ve Yeşil Kadın’la, Okçu’yla, Orman Bekçisi’yle, Yıldırım Çarpmış Meşe gibi kadim orman tasvirleriyle tanıştırır. Şahin, Tavşan ve Kurt gibi bir vakitler bizlerle ormanda yoldaş olmuş ve hâlen ruhları yankılanmakta olan hayvan sembolleri de bu âleme dahildir. Will Worthington’ın canlı ve derinlikli tasvirleri, bu dünyayı yeniden canlandırır ve yaban ormanının kudretini ve büyüsünü hissetmemizi sağlar. 
WILDWOOD TAROT, Kelt öncesi mitolojiden, şaman hikmeti ve orman bilgeliğiyle yoğrulmuş bir inanç sisteminden ilham alır. Kadim çağların mevsimsel ritimlerinden ve bayramlarından yola çıkarak bizi unutulmuş bir dünya ile yeniden bağ kurmaya davet eder. 
Bu öyle bir dünyadır ki içinde yaşadığımız zamanı çok daha derinden anlamlandırmamızı da mümkün kılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f204a33e-6cb4-406e-8843-b2077afe0d0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahvaltıda Tazı</image:title>
            <image:caption>“Sadece önce kafasındakileri netleştirmek istiyordu. 
Verebileceği bir cevabı olsun diye; hepsi bu.” 
 
1994 yılında Booker Ödülü’nü kazandığında eleştirmenleri birbirine 
düşüren, çağdaş İskoç edebiyatının belki de en müdanasız yazarı 
James Kelman, yazmaya başladığı 70’li yıllardan bu yana öykü, roman, 
tiyatro oyunu ve deneme türlerinde birçok eser verdi. Kelman’ın 
Glasgow lehçesiyle kaleme aldığı ve geleneksel anlatıların konforunu 
sunmayı reddeden öyküleri, emperyal otoritenin kültürel değerlerine 
bir karşı çıkıştı aynı zamanda. Savaş sonrası İskoç edebiyatına damgasını 
vuran James Kelman’ın 47 öyküsünü bir araya getiren Kahvaltıda 
Tazı (1987), dili bir mücadele alanı olarak gören yazarın edebi evrenine 
adım atmak için güçlü bir başlangıç niteliği taşıyor. 
O an onları görmek istemiyordu. Onlarda kendisine ürkütücü gelen bir 
şey vardı. İçindeki korkuyu fark ediyordu. Korkuyordu, ürküyordu; onu 
ürküten bu üç adamdı, bu üçünün bir araya gelişindeki bir şeydi onu 
korkutan, parçaların toplamı, karanlık bir güçtü bu. 
 
“Kelman, birçok bakımdan modern İskoççanın vaftiz babasıdır.” 
—The New York Times 
 
“Kelman komik, aksi, konuşkan bir yazardır ve onun o yepyeni, tuhaf 
cümleleri, düşüncenin muhteşem maceralarıdır.” 
—James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16a805a6-c285-4841-8238-dbee25471c97.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazaklar</image:title>
            <image:caption>“Tolstoy’un en sevdiğim kitabı.” – İvan Turgenyev
 
Kazaklar Lev Tolstoy’un gençlik döneminde kaleme aldığı, doğayla insan arasındaki derin bağı, savaşın ve aşkın iç içe geçtiği bir yaşamın ortasında sorguladığı çarpıcı bir roman. Tolstoy, eşsiz gözlem gücü ve yalın ama şiirsel diliyle hem insan ruhunun karmaşasını hem de bozkırın büyüleyici özgürlüğünü sayfalara taşıyor. Bu eser, onun daha sonraki büyük yapıtlarında doruğa ulaşacak olan ahlaki ve varoluşsal sorgulamaların da ilk adımlarını gösteriyor.
Moskova sosyetesinin yapaylığından bunalan genç asilzade Olenin, hayatın hakiki anlamını bulmak umuduyla orduya katılır ve Kafkasya’ya gider. Terek Nehri kıyısındaki bir Kazak köyünde, sade ama gururlu bir halkın dünyasıyla tanışır. Burada, savaşın gölgesinde sürüp giden hayatın doğallığı ve doğayla kurulan içten bağ, Olenin’in ruhunda bir sarsıntı yaratır. Genç Kazak kızı Maryanka’ya duyduğu derin ama karşılıksız aşk, onun içsel uyanışını hızlandırır; tutkuyla maneviyat, arzuyla erdem, bireyle toplum arasında süregelen o kadim çatışma yeniden vücut bulur.
Sade bir yaşamın içinde saklı olan yücelik, doğanın huzurunda eriyen insan gururu ve hakikati arayışın kaçınılmaz yalnızlığı… Bu eser, Tolstoy’un insanı ve dünyayı anlama çabasının en duru, en içten yankılarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87e19d19-d643-4b1a-a351-29ff3601753f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir?</image:title>
            <image:caption>“Mark Twain ilk gerçek Amerikalı yazar; ondan sonra gelen hepimiz, onun mirasçılarıyız.”
– William Faulkner
 
Mark Twain, Amerikan edebiyatının keskin zekâsı ve hiciv gücüyle tanınan en özgün kalemlerinden biri. Mizahın ardına gizlediği felsefi sorgulamalarla Twain, yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda bir düşünür olduğunu da kanıtlar. Bu kitapta, onun hiciv sanatındaki ustalığı, insanın kendi iç çelişkilerini açığa çıkaran soğukkanlı bir bilgelikle birleşir.
Bir ihtiyarla bir gencin karşılıklı sohbeti biçiminde ilerleyen İnsan Nedir? insanın doğası, düşünme biçimleri, özgür irade ve ahlak kavramlarını tartışmaya açar. Bilge ve alaycı Yaşlı Adam’ın soğukkanlı gözlemleri, genç muhatabının heyecanlı itirazlarıyla çatışır. Ancak bu fikir alışverişi ilerledikçe soruların yanıtlarından çok, yanıtların doğası sorgulanır hâle gelir.
Twain, Sokratik diyalog geleneğini andıran bu eserinde, okuru yalnızca bir tanık değil, aynı zamanda düşünsel bir katılımcı hâline getirir. İnsan Nedir? insanın akıl yürütme yetisini, inançlarını ve kendine dair yanılgılarını yeniden değerlendirmek isteyen herkes için zamansız bir davet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4ee06c3-f1a3-431d-ab09-ec04377babc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneannemin Söylemediği Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Funda Şenol, kendi tabiriyle okumayı, yazmayı ve anlatmayı direnme biçimine dönüştürmüş bir araştırmacı, üretmeyi hiç bırakmayan bir yazar... Anneannemin Söylemediği Şarkılar’da önce maziye bir bakış atıyor Şenol; annesiyle, anneannesiyle ve hayatına giren cümle kadınla hem halleşiyor hem hesaplaşıyor; anlamaya çalışarak, cesurca… Sonra bugünün dünyasını, gündelik hallerimizi şaşırarak, şaşırtarak gözlemliyor. Kendi zaviyesinden tanımaya değer bulduğu isimlerin hayatlarına dokunuyor ardından, onları tarihe not ediyor. Bazen neşeli, bazen hüzünlü, bazen sivri, bazen şefkatli kalemiyle hallerimizi anlıyor, bizi bize anlatıyor. Kadın gözüyle, ince ince, oya yapar gibi; nazik ve hep eleştirel yönünü koruyarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c86634-aa77-4ba1-a91b-9f0bcba02959.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Batarken</image:title>
            <image:caption>Nobel Ebebiyat Ödülü sahibi Steinbeck’ten İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir direniş ve umut romanı. Küçük ve barışçıl bir Avrupa kasabası düşman birlikleri tarafından ansızın ve şaşırtıcı bir kolaylıkla işgal edilir. Özgürlüğüne düşkün kasaba sakinleri ise boyun eğmemeye kararlıdırlar. Nazi işgali altındaki Avrupa’ya bir direniş ve umut mesajı olarak yazılan ve ilk kez 1942’de yayımlanan romanda açıkça ifade edilmese de düşman birliklerinin Nazileri temsil ettiği düşünülür. Fransızca, Norveççe, Felemenkçe, İsveççe, Almanca, İtalyanca ve Rusça gibi dillere çevrilip işgal altındaki ülkelere dağıtılan kitap, yüz binlerce okura ulaşır ve Nazilere karşı bir propaganda aracına dönüşür. “Savaş başladı ve ben demokrasinin kalıcılığına bir övgü olarak Ay Batarken’i yazdım.” JOHN STEINBECK “Bütün büyük sanatçılar gibi Steinbeck de insanlık haliyle meşgul olmuştur… muazzam duyarlılığa sahip bir yazar.” SAN FRANCISCO CHRONICLE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc891077-27a2-4d78-82a7-263d24bf6e2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Kalabiliriz</image:title>
            <image:caption>“Pencereler açık. Yapraklar hışırdıyor. Cırcır böcekleri hiç susmuyor. Duvarlarda ışık çisentileri. Burası neresi, bilmiyorum. Buraya nasıl geldiğimi de. Taş, toprak, ağaç. Fısıltılar. İnce, serin, sakin.” Melike Koçak, bazen bir gölgeye bazen sessizliğe dönüşen hikâyeler anlatıyor. Görünenin, aşikâr olanın yerine sezilenin peşine düşüyor. Başa ve sona hapsolmak yerine, boşluğun belirsizliğinde salınıyor. Öykülerinin gücü de buradan geliyor; okurunu metnin içine katıyor, sisi aralamak için çabalamasını istiyor. Çıplak Kalabiliriz, çağımıza, çağımızın hayatı vasatlaştıran kabullerine itirazlardan oluşan bir ses.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5f932d-7d96-4a71-aaa4-8ee360761b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçici Manzara</image:title>
            <image:caption>“Aylardan Efsane Kasım, günlerden Şahane Cuma’ydı. Fakat manasızca renkli reklam panolarındaki bu hesaplı coşkuya kapılan yok gibiydi. Metronun içi cenaze evini andırıyordu. Birbirinden koyu montlu, birbirinden mutsuz suratlı, birbirinden eğri duruşlu bir yığın insan farklı boşluklara dalıp gitmişti.” Dikkate alınmaması gereken alarmlar, ilaçlanması gereken böcekler, düzeltilmesi gereken yamuk zeminler, bir sabah uyandığında manzarası değişenler, yorumlanamayan rüyalar, biriken çöpler, önemli toplantılar, önemsiz kanamalar, asit yağmurları, akvaryumlar, kafesler, daireler ve betonla kuşatılmış şehrin sanki hem içinde hem de dışında soluk alan hayvanlar... Hakan Bıçakcı’dan Geçici Manzara. Çoğunlukla tuhaf, şimdilik yeni öyküler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31f9fda0-ef16-4304-b151-fbf520e3ea6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Mutlu Türk’üm Diyene</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tanımında neler var? Atatürksüz milliyetçilik mümkün mü? 
 
Dr. Çiğdem Bayraktar Ör yeni anayasa hazırlık süreci ve ulus devletin tartışılmaya açılmak istendiği bir dönemde hazırladığı Ne Mutlu Türk’üm Diyene kitabını “Bir tarih kitabı değil, duruş kitabı” olarak tanımlıyor. 
 
Önsözünü Dr. Alev Coşkun’un yazdığı kitapta Ör, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünün tarihsel boyutunu ve hedeflerini inceliyor. 
 
Kitapta tarihçilerin kutbu Prof. Dr. Halil İnalcık yeni anayasa konusunda görüşlerini açıklarken, Ahmet Yavuz, TSK’ya yönelik milliyetçilik ve ümmetçilik tartışmalarını, Sinan Meydan ise Atatürk’ün ulus kimlik oluştururken yaptırdığı bilimsel çalışmaları anlatıyor. Kitabın diğer konukları ise Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Muazzez İlmiye Çığ, Türker Ertürk, Ali Türkşen, Çağdaş Bayraktar, Ümit Doğan, Lütfü Türkkan, Müjdat Gezen ve Prof. Dr. Ümit Özdağ…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37a3b5c7-db0d-40db-85fa-f9285ee7b7b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiğin ve Enformatiğin Sıradışı Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Antik Mısır’da  mimar, Roma’da  mühendis, Ortaçağ’da  gökbilimci... Hepsi aynı dili konuşuyordu: Matematik dili!
Bugün de bir aşçı, bir pilot, bir sporcu ya da bir öğrenci olarak hepimiz o dili kullanıyoruz. Pazar alışverişinde, futbol maçında, hatta müzikte bile... Matematik hep seninle!
Bu kitap, seni sayıların büyülü yolculuğuna çıkaracak.
Geçmişle bugünü, bilimin mantığıyla ve yaşamın renkleriyle buluşturan bu yolculuğa hazır mısın?
Tarihteki büyük buluşlardan günlük hayatın küçük ayrıntılarına kadar her sayfada şaşırmaya hazır ol.
Matematik, düşündüğünden çok daha canlı ve eğlenceli!
Prof.Dr. Nesim Fintz, matematiğin geçmişten bugüne insan yaşamını nasıl şekillendirdiğini kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b39d887a-c0e8-4752-9c50-71e225d964e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Müjde Kuşu</image:title>
            <image:caption>“Bir müjdeyi taşımak için büyük kanatlar değil güçlü bir yürek gerekir.”
Yolların çıkmaz, kapıların kilitli olduğu Kapalı Kapılar Ülkesi’nde yüreği sevgi dolu bir insan yaşıyor. Tek isteği ailesine kavuşmak ama oradan ayrılmak o kadar kolay değil…  
Onun avlusunu ziyaret eden Yavru Serçe de; sevgisini, umudunu, özlemini ailesine götürmek için küçük kanatlarını açıyor ve bu büyük maceraya atılıyor!
Pınar ve Ramazan Gülten, Maya ve tüm çocuklar için umudun hikâyesini özlemle kaleme alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a53a663-cd70-48ae-bd69-4afb333c83d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar - Öfke Patlamalarına Son (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuza sakinleşmeyi öğretirken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7359d9bd-c1d9-4220-8fb2-e60b48316b7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Uykum Yok (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuzu uykuya hazırlarken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa57e9b-e24e-4034-88b8-48b664962d09.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Lütfen Der Misin? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuzu büyütürken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba8dcff-9151-4fe6-b3eb-d2c665ca74d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Adımlar – Dişlerimizi Fırçalıyoruz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Büyük Adımlar serisinde yer alan kitaplar hareketli sayfalarıyla bebeklerin motor becerilerinin geliştirilmesinde yardımcı olurken, anne-babaların çocuğun eğitiminde yararlanacağı pratik öneriler sunuyor. 

Minikler sayfaların hareketli kısımlarını itip çekerken ve döndürürken hem öğreniyor hem de neşeli vakit geçiriyor. 



Çocuğunuza dişlerini fırçalamayı öğretirken yararlanacağınız harika bir kitap. 





-          Bebekler için en iyisi. 

-          Annelerin, babaların ve bakıcıların yararlanacağı pratik öneriler. 

-          Motor becerilerin geliştirilmesine yardımcı olur. 

-          Sayfalardaki hareketli kısımları itebilir, çekebilir, döndürebilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f035d9-13c5-46f1-b28a-a19109a432a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Emma’nın Tercihi</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce, ufak tefek bir kızım ben. Nereye gidersem gideyim, insanlar geldiğimi fark etmez bile. 

Yürürken durmadan pantolonumun paçalarına basarım ve çikolataların durduğu rafa ulaşmayı başardığım da çok enderdir. 

Başka nasıl tarif edeyim kendimi? Evet, kumralım. Saçlarım, gözlerim, kaşlarım… 

Kahverengi yani. 

Ama hepsinden önemlisi, utangaç biriyim ben. Öyle utangacım ki, kendimi sürekli rahatsız hissederim. 

Elimi kolumu nereye koyacağımı bilemem hiç. 

Kısacası, kendimle çok barışık sayılmam demek istiyorum. 



Marie Lenne-Fouquet’den kendi kabuğunu kıran bir çocuğun eğlenceli hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d07a86c-e699-4f8e-9647-9c9a0ba21eac.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Takımı Issız Adada</image:title>
            <image:caption>Hayalden gerçeğe uzanan bir serüvene hazır olun! Eserleri otuzdan fazla dile çevrilen Peter Stamm’ın “Tek Başıma Okuyorum!” koleksiyonu için kaleme aldığı Hayal Takımı Issız Adada, çocukların dünyasında düş kurmanın ve yaratıcılığın sınırsızlığını vurgulayan, ilham verici bir öykü. Hayalleri gerçeklerden büyük iki kafadarı, tereyağlı ekmek ağaçlarının yetiştiği ufacık bir adada buluşturan yazar, motorlu köpek balıkları ile vejetaryen yamyamların cirit attığı sürükleyici bir maceraya imza atıyor. Çocuklar için hayatı oyunla keşfetmenin önemine değinen kitap, özellikle sembolik oyunların bilişsel gelişim üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bahçede yalnız başına oturan Teo, can sıkıntısını biraz olsun giderebilmek için oyun oynayabileceği bir arkadaş dilemişti. Tam o sırada Marlen ortaya çıktı! Beraber körebe oynayabilir ya da süs havuzunda gemi yüzdürebilirlerdi. Oysa Marlen’in harika bir oyun fikri vardı: Robinsonculuk! Bunun için önce bir ada bulmaları gerekiyordu. Teo, evlerinin yakınındaki trafik adasını önerdi. Yirmi sekiz yıl mahsur kalacakları adada çatısı akmayan bir kulübe inşa etmeleri hiç de fena olmazdı. Peki ya hangisi Robinson, hangisi Cuma olacaktı? Hayal denizinde kulaç atmak gibisi yoktu, tabii gerçek yaşamdan kopmamak koşuluyla... Şehrin keşmekeşinde sıkışıp kalan bir trafik adasını ıssız bir adaya çevirmeyi başaran iki hayalperestin başından geçenleri anlatan bu hareketli öykü, Susanne Göhlich’in neşeli çizimleri eşliğinde çizgi film tadında bir anlatıya dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01ee0747-c1d6-4013-bbe1-a5793a96bce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Tosbo’nun Başına Gelenler</image:title>
            <image:caption>Tosbo uykuya dalar dalmaz karanlık bir ormanda buldu kendini. Şimşekler çakıp gök gürlüyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Rüzgârın sürüklediği Tosbo, ters dönen kabuğuna dolan yağmur sularını boşaltmaya, suyun girdiği deliği yapraklarla, otlarla tıkamaya çalışırken korkuyla gözlerini açtı. 



Bir gün hepimizin başına istemediğimiz, bizi üzen, korkutan, yaralayan bir olay gelebilir… Peki ne yapacağız? Ondan sonra gözlerimizi hep korkuyla mı açacağız? Yoksa inatla ve merakla yaşamaya mı devam edeceğiz? Nursel Erdoğan’ın tatlı tatlı anlattığı Tosbo’nun Başına Gelenler hikâyesini Tuğçe Karaburçak resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2edf971d-4d86-47e2-9137-eb77d97f5c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Penisilin Nasıl Bulundu?</image:title>
            <image:caption>İnsanlar bugüne kadar bina niyetine koca koca yanlışlar inşa etmekten müzikal talihsizliklere kadar, muhtemelen hiç duymadığınız, çeşit çeşit ve inanılmaz hatalar yaptılar… 

Bu hatalardan bazıları hiç yapılmamış olsaydı, hayatlarımız çok farklı olurdu! 



Alexander Fleming’in penisilini, laboratuvarını derli toplu tutmayı ihmal etmesi sayesinde yanlışlıkla keşfettiğini biliyor muydunuz? 



Ya da meyveli çubuk dondurmayı 11 yaşındaki bir çocuğun tesadüfen icat ettiğini? 



Peki ya bir kimyacının yakıcı başarısızlığının ilk kibritle sonuçlandığını?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6781e52-9075-4af7-9bbb-b348ec069bba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatı Katı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ayıp, benim için her türlü anlamını yitirmiş, üstü çizilmiş, yok olmuş bir sözcüktü alt tarafı. Artık insanlardan korkacak bir şeyimin olmadığını, hakkımda ne düşündüklerine aldırmadığımı bilmek büyük bir keyifti. 
Sessiz bir evde kendi sesini arayan bir kadın. Dış dünyanın beklentileri, evin gündelik düzeni, kocasının gölgesi arasında yavaşça silinen bir benlik… Ve o, bir gün çatı katına çekilir. 
Orası onun sığınağı olur: Düşünme, yazma ve hayal etme mekânı. İç özgürlüğünün kalesidir çatı katı. Oraya çekildiğinde artık kimsenin karısı, annesi, komşusu değildir. Yalnızca kendisidir. 
Çatı katının sessizliğinde düşünüp yazdıkları hem bir itiraf hem de direniştir. Ama bu sessizlik giderek derinleşir — dış sesler uzaklaşır, hatta bir gün tamamen kaybolur. Kadın duymamayı seçerek dünyayı susturur; çünkü ilk kez kendi iç sesini duymaktadır. 
Marlen Haushofer’in Çatı Katı, kadınlığın bastırılmış yankılarını sessizlikte arayan unutulmaz bir roman. Kısık sesli ama sarsıcı bir iç konuşma: Bir kadının kendi varlığını yeniden yazma hikâyesi. 
Haushofer’in metni bir basitlik ve vecizlik modeli, fakat cümlelerinin çizdiği resimler muamma dolu… Kitapları feminizm, varoluşçuluk yahut psikanaliz bağlamında değerlendirilebilir veya bunları sadece düşler ya da gerilim romanları olarak okuyabiliriz. 
London Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/558f667d-dc18-4c76-ad2c-f0554c03ebd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Felsefeyle İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>Filozoflar yüzyıllardır insanlığın “büyük sorularını” ele aldılar. Varlığın görünümlerinden bilginin sınırlarına, estetik beğeniden ahlaklı eylemin ilkelerine kadar uzanan çok geniş bir yelpazede yer alan birçok konuyu kıyasıya tartıştılar. Fikirleri kuvvetli ve çoğu zaman yenilikçi olsa da görüşlerini aktarırken genellikle konuya yabancı olanların aşina olmadıkları bir dil ve söylem kullandıkları için, birçok kez fildişi kulede yaşamakla, akademinin sınırları içinde kalmakla, halktan kopuk olmakla ve sıradan okura ulaşamamakla itham edildiler. 

Hayatı Felsefeyle İyileştirmek’te felsefeci ve Descartes uzmanı Laurence Devillairs işte bu karmaşık ve bazen anlaşılmaz görünen dili sadeleştirerek, büyük filozofların temel fikirlerini modern hayata uyarlıyor. Aşktan ölüme, dostluktan komşuluğa, hastalıktan bağımlılığa, felsefeyi berrak ve nüktedan bir üslupla gündelik hayatın içinden meselelere ve sıkıntılara uygulayarak “modern çağın hastalıkları”yla baş etmede felsefenin nasıl bir “ilaç” görevi görebileceğini, felsefeyle hayatımızı nasıl iyileştirebileceğimizi, doyurucu ve iyi bir yaşama hangi yollardan ulaşabileceğimizi sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b0cb39-5884-44db-88ac-d7549da83a7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Memlük Sultanlığı - Bir Tarihçe</image:title>
            <image:caption>“Petry’nin akademik sentezi, derin bilgi birikimi ve mevcut kaynaklara hâkimiyetiyle ustaca harmanlanmış. Ayrıca kitabın yapısı ve Petry’nin akıcı üslubu, Memlük Sultanlığı tarihine yabancı olanlar için bile eseri değerli ve etkili bir giriş kitabı hâline getiriyor.” 
Warren Schultz – DePaul Üniversitesi 
 
“Dinamik vaka çalışmaları ve örnek olaylarla hayat bulan kapsamlı ve sistematik bir Memlük Sultanlığı incelemesi. Oldukça okunabilir ve erişilebilir; öğrenciler ve akademisyenler için vazgeçilmez bir kaynak ve Memlük Araştırmaları alanına başlayanlar için mükemmel bir giriş kitabı.” 
Amina Elbendary – Amerikan Üniversitesi, Kahire 
 

Mısır’dan Suriye’ye, Kızıldeniz’in çöllerine uzanan Memlük Sultanlığı, köle askerlerin sıra dışı yönetimiyle tarih sahnesine çıktı. Fatımî ve Eyyûbî mirasını taşırken, kendi kuralları ve güç dengeleriyle yepyeni bir düzen kurdu. Saray içindeki karmaşık komplolar, diplomatik hamleler, otoritenin merkezileşmesi ve ekonomik stratejiler, Sultanlık’ın bilinmeyen yüzünü ortaya çıkarıyor. Memlük Sultanlığı’nın kuruluşundan Osmanlı Devleti’nin Mısır fethiyle yıkılışına kadar ele alan bu kitap, askerî elit ile bürokrasi arasındaki güç dengesini ve Memlüklerin devlet kurma becerisini disiplinlerarası bir incelemeyle ele alıyor. Tüm bu incelemelerle erken modern İslam dünyasının güç oyunlarıyla dolu politik atmosferini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0459b420-cf94-47d6-8edd-c32bb1de56e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Yeşil</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78cc9874-962a-4969-a615-af8bb7035c80.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Pembe</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22115c57-49cd-4a9d-a727-ff835daacda7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Mor</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada086d2-db75-430f-9340-bf8811cbf98b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Mavi</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/062338c7-0e81-48a2-a31a-a13beee95aee.jpg</image:loc>
            <image:title>Aktivite Çantam - Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Meraklı zihinlere özel hazırlanan Aktivite Çantam serisi, çocukların yaratıcılıklarını keşfetmeleri, el becerilerini geliştirmeleri ve keyifli vakit geçirmeleri için tasarlandı. 
Her kitapta bulmacalar, oyunlar, çizim aktiviteleri ve eğlenceli yönergelerle dolu sayfalar sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaf01120-ed0c-42d0-b112-de5cb860467b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoz</image:title>
            <image:caption>Yoz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f0c995-0366-44e0-83a5-2e5eb7db644b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayata Dair Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Hayata Dair Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/038c63be-3ca1-46ac-bf2e-2385de90a06b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Börekçi&apos;den Sıradışı Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Sıradışı Börekçi&apos;den Sıradışı Hikayeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fc2f3ba-670c-4d78-82ed-ff6165a9306b.jpg</image:loc>
            <image:title>Annvy&apos;se Bir Adım</image:title>
            <image:caption>Eser, bireyin hayat yolculuğunda attığı küçük ama anlamlı adımların önemini anlatan edebi bir çalışmadır. 
Hayata, cesarete ve değişime dair sembolik bir anlatım sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/175f9cd5-14ab-40af-be13-f65c7d402e69.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Ateş</image:title>
            <image:caption>Soğuk Ateş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9f90aa3-a8d1-46c1-9474-bed8137671bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Güneş Felsefesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b51dfc59-7628-4d47-8568-f581ce78a920.jpg</image:loc>
            <image:title>Ganera Paşayeva Portresi Onu Tanıyanların Perspektifinden</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Azerbaycanlı siyasetçi ve yazar Ganire Paşayeva’nın hayatını, mücadelesini ve kişiliğini onu yakından tanıyan insanların bakış açısından anlatan bir anı–portre kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdd0c0c6-fa31-42c2-bd68-3c917ab13122.jpg</image:loc>
            <image:title>Hücre Fareleri</image:title>
            <image:caption>Hücre Fareleri, insanın yalnızlık, baskı ve içsel çatışmalarını konu alan bir romandır. 
Hikâye; kapalı mekânlarda sıkışmış hayatlar üzerinden psikolojik derinliği olan karakterleri ele alır. 
Umut, direniş ve insan ruhunun dayanıklılığı temaları ön plandadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/173a4667-7a3f-41ae-bb53-a18bfd2164f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Adın Kalleş Olsun</image:title>
            <image:caption>Türk şairi Enver Gökçe’nin hayatını konu alan biyografik nitelikte bir anlatımdır. 
Eserde, şairin yaşadığı zorluklar, sürgün yılları, mücadeleleri ve edebi kişiliği roman kurgusu içinde ele alınır. 
Gerçek yaşamdan izler taşıyan kitap, hem edebiyat hem de yakın dönem toplumsal tarih açısından dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f08603-dc77-4b7d-aba8-c9cd82f41675.jpg</image:loc>
            <image:title>Gün Yüzü</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a78b89-0348-4b8f-a146-7e18b8d5f094.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Bir Nefestir</image:title>
            <image:caption>Gerçek yaşamdan izler taşıyan bu eser, azim, mücadele ve hayata tutunma temasını işler. 
Spor ve yaşam mücadelesi üzerinden insanın sınırlarını zorlayışını anlatır.
 İlham verici ve duygusal bir anlatıma sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4602de-6c47-4a78-9090-b80032478d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Özgürlük İster</image:title>
            <image:caption>Aşk Özgürlük İster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b55ed62f-a9e6-421e-b972-0d614e6f4b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorum Yılgınözü Esintileri</image:title>
            <image:caption>Çorum yöresinin kültürel dokusunu, insan ilişkilerini ve günlük yaşamdan kesitleri samimi bir dille anlatan bir eserdir. Gerçek hayattan alınmış izlenimi veren hikâyeler; yer yer mizahi, yer yer duygusal anlatımlarla okuyucuya “fıkra tadında” yaşam öyküleri sunar. Anadolu insanının sıcaklığını, değerlerini ve yaşanmışlıklarını yansıtan bir çalışma niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53f04e43-d7b3-4575-9dc8-cf7fe3bdb533.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzurda</image:title>
            <image:caption>İnsanın iç huzurunu bulma yolculuğunu anlatan, sade ve samimi bir dille kaleme alınmış bir eserdir. Hayata, duygulara ve insan ilişkilerine dair içten mesajlar verirken okuyucuyu düşünmeye ve kendini keşfetmeye davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f72663b6-8f97-4f2f-9c7d-ab7ea5623ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Acil Para Lazım</image:title>
            <image:caption>KAZANMANIN YOL HARİTASI 
“Abdullah Yaşar ile 25 yıl önce üniversitede öğrenci olduğu dönemde tanıştık. Büyük bir potansiyeli olduğunu hissetmiş ve iş teklifinde bulunmuştum. Türkiye’nin dört bir yanını birlikte dolaştık. Markamızın tanınmasında onun emeği, enerjisi ve zekâsı çok büyük rol oynadı. Elinizde tuttuğunuz kitapta işte bu 25 yılın deneyimleri, hayat dersleri ve çok değerli fikirler var. Ben okurken büyük keyif aldım. Herkese tavsiye ederim.” Davut DOĞAN, Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı 
“Bugünkü finansal piyasalar ve hatta dijital paralar ötesinde belki de yakında para ötesi bir insan uygarlığı yeşermiş olacak. Bu arada hayatımızda paraya dair olan biten her şeyi ve çok daha ötesini Abdullah Yaşar yazdı. Okumak lazım!” Dr. Bahadır KALEAĞASI, Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı    
“Acil Para Lazım kitabı ile Abdullah Yaşar, zenginleşme tüyosu satmıyor. Sahici deneyimlerden süzülen, disiplin, ağ, eylem ve fırsat görme ekseninde örülmüş pratik bir yol haritası sunuyor. Anlatısı; anekdotları bugünün iş dünyasıyla zekice bağlayarak hem gülümsetiyor hem de kafa çalıştırıyor.” Akan ABDULA, FutureBright Kurucu Ortağı 
“Uzun yıllardır yakından tanıdığım ve sürekli üretme azmine tanık olduğum Abdullah Yaşar bu eserinde, para kazanmanın yalnızca bir yetenek değil, aynı zamanda yeni yollar açma iradesi olduğunu anlatıyor. Yılın kitabı olmaya aday!”  
Dr. Ural AKÜZÜM, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c2b939-4d58-4c9f-80da-9fda40dd8802.jpg</image:loc>
            <image:title>Fanusun İçindeki Çocuklar</image:title>
            <image:caption>HAYALİMİZDEKİ VE HAYATIMIZDAKİ ÇOCUKLARIMIZ 
“Fanusun İçindeki Çocuklar” ilhamını, “Mutlu Çocuklar Çağının Sonu” kitabımda olduğu gibi bir babanın, bir eğitimcinin ve bir bilim insanının, çocuklara dair endişelerinden, ulusal ve küresel ölçekteki araştırma sonuçlarından, hayatın içinden ve gerçek insan hikâyelerinden almıştır. 
Bütün problemleri ebeveynleri tarafından çözülen; koşmayan, terlemeyen, zorlanmayan; doğadan, toplumdan ve gerçeklikten uzak büyütülen; tüketirken tükenen, konforun içerisinde yavaş yavaş solan çocukların çığlıklarını duyurma çabası olarak görebilirsiniz; “Fanusun İçindeki Çocuklar” kitabını. 
Hem yazar hem de okurlar için öğrenme, anlama ve keşfetme yolculuğudur aslında bu eser. Dünyadan geçip gitmekte olan aciz bir adamın, ardında güzel bir söz ve güzel bir eser bırakma çabasıdır. 
“Fanusun İçindeki Çocuklar” kitabını; çocuklara dair endişeleri olan bir babanın, bir öğretmenin, bir akademisyenin; insanları derin uykularından uyandırma çabası olarak düşünebilirsiniz. 
Hakkıyla yaşanmamış bir çocukluğun telafisi mümkün değildir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a4e920b-1b3c-454a-ac1c-a7bba26cd4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençliğin Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>İKİ DÜNYA ARASINA SIKIŞMIŞ BİR YÜREĞİN 
“BEN KİMİM?” SORUSANA VERDİĞİ CEVAP 
 
Dünyayı kurtarmak için bir süper kahraman olman gerektiğini mi sanıyorsun? 
Hayır! Gerçek kahramanlık, tebliğ ettiklerimizi hakiki manada temsil etmekten geçer. 
Bu kitap, gençlerin sıradan gibi görünen hayatlarının aslında ne kadar büyük bir anlam taşıdığını keşfetmelerine yardımcı olmak, hayata bakışlarını derinleştirmek, yollarına kılavuz olmak, kalıcı güzel izler bırakabilmek ve yaşantılarına rehberlik etmek için yazıldı. 
‘Ben zaten tek başıma ne yapabilirim ki?’ diye düşünenlere, aslında tek bir insanın bile büyük bir fark oluşturabileceğini göstermek istiyor. 
Senin de içindeki potansiyeli keşfetme vaktin gelmedi mi? 
Sen değişirsen dünya da değişir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1695c9-6933-4255-b9f8-94391ddcd144.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Şehir</image:title>
            <image:caption>SANATLA DOKUNMUŞ FLORANSA SOKAKLARINDAN, 
SİSLERİN ÖRTTÜĞÜ YEDİ TEPELİ İSTANBUL’A UZANAN BİR YOLCULUK... 
Mimar Aras’ın eline geçen gizemli bir sembol ve eski bir madalyon, onu yıllardır zihnini kuşatan rüyaların kapısını aralamaya çağırır. Bu çağrı, yalnızca bir sırrın değil; zamanın perdelerinin ardında saklı hakikatin de anahtarıdır. Kubbelerde yankılanan mısralar, taşlara kazınmış işaretler ve gölgelerin sakladığı izler.... 
“Ziri zeminde Avni rüyasını işler, 
Ustavni elinde toprak ruh ile dolar.” 
Bir beyitin gölgesinde başlayan macera, Ayasofya’nın kubbesinde yankılanan sırlar, yerin derinlikleri arasında örülen görünmez bağlarla birleşir. Aras, adım adım, görünmeyen bir şehrin kalbine iner. Ve orada, tarihin akışını değiştirmeyi düşleyen iki büyük zihnin yarım kalmış hayaliyle yüzleşir. 
Gölge şehrin kapıları açıldığında ise artık hiçbir şey 
ve hiç kimse eskisi gibi kalmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6f257a0-4b21-431f-8c53-d040193b28bf.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Mektup</image:title>
            <image:caption>DERİNLİKLİ BİR DÖNEM ROMANI 
Kitabın kapağındaki resim, açlık grevinin sembolü hâline gelen, fırtınada başörtüsüne sımsıkı sarılan kızın yer aldığı, hâkimlerin idam kararını imzaladıkları kalemi kırdığı gibi kullandığı fırçayı kırıp kenarına yapıştırdıktan sonra Hatice’ye hediye eden ev arkadaşı Gülten’in yaptığı yağlı boya tablodur. 
Aynı mahallenin iki ayrı sokağında oturmuş, aynı imam-hatipte okumuş, üniversite için biri Ankara’ya, diğeri İstanbul’a gitmiş muhafazakâr iki gencin, 1987 ve sonrası yıllarda başörtüsü mücadelesinin acımasız gerçekliğinde dinî hassasiyetlere riayet ederek aşkı nasıl deneyimlediklerinin hikâyesine tanıklık edeceğimiz bu kitap, kelimelerle mesafelerin kısaldığı, mektuplarla duyguların derinleştiği bir zamanda dönemin sosyal ve siyasal atmosferini tüm çıplaklığıyla yansıtan derinlikli bir dönem romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90127fbd-6715-4ce0-98ed-befb4d34785e.jpg</image:loc>
            <image:title>Misyoner İstihbaratçılar</image:title>
            <image:caption>“GEÇMİŞİ BİLMEK, ŞİMDİYİ VE YARINI YORUMLAYABİLMENİN İLK ŞARTIDIR” 
“Her yeri bulduklarından daha kötü şekilde terk eden mükemmel baş belaları” 
– Charles Dickens 
On dokuzuncu yüzyıl Osmanlı coğrafyası, Batı’nın emperyal emellerinin gölgesinde bir dönüşüm sahnesiydi. Misyoner İstihbaratçılar, bu sahnenin perde arkasını aralayarak İngiltere’nin Kilise Misyoner Cemiyeti öncülüğündeki faaliyetlerinde kilit bir rol oynayan rahip William Jowett’in hikâyesini gün yüzüne çıkarıyor. 
Misyonerlik, yalnızca dinî bir tebliğ değildi; aynı zamanda siyasî, kültürel ve istihbarî nüfuz kurmanın çok yönlü aracıydı. Osmanlı’yı içeriden tahakküm altına alma stratejisinin başlıca unsurlarından biriydi. Misyonerler eğitim kurumları, matbaalar ve hastaneler yoluyla toplumun dokusuna sızmıştı. İngiltere’nin hegemonya mücadelesinin en kritik taşlarından biri de Jowett olmuştu. 
Eser, Büyük Britanya’nın Şark Meselesi kapsamında Osmanlı’yı siyasî ve dinî olarak kuşattığını, Hindistan yolunu güvenceye aldığını ve Akdeniz ticaretini kontrol etme arzusunu net biçimde ortaya koyuyor. Jowett, 1815-1820 yıllarında Malta merkezli faaliyetlerinde, yalnızca İncil dağıtmakla yetinmemiş; raporlarıyla Osmanlı’nın etnik ve kültürel yapısını çözümleyerek İngiliz politikalarına yön vermişti. O, İngiltere’nin Osmanlı’ya bakışının dışavurumuydu ve emsalsiz bir entrika ustasıydı. 
Jowett’in Christian Researches in the Mediterranean adlı raporları, eserin temel kaynaklarından birini oluşturuyor ve ilk kez tam metin hâlinde Türkçeye kazandırılıyor. Yazar, İngiliz arşivlerinde kuyumcu titizliğiyle çalışarak literatürdeki boşluğu dolduruyor. Kitapta, misyonerliğin sadece dinî değil; istihbarî amaçlı, çok boyutlu bir enstrüman olduğu açığa çıkarılıyor. Osmanlı’nın çöküşünde misyonerlerin rolü ve Batı’nın stratejileri aktarılırken modern Türkiye’nin tarihsel hafızasına ışık tutuluyor. “Ajan misyoner” olgusu ilk kez ayrıntılı şekilde irdeleniyor; misyonerliğin istihbarat ile toplum mühendisliği aracı olarak nasıl işlediği deşifre ediliyor. 
Misyoner İstihbaratçılar, “silahsız Haçlı Seferi” politikasının ve “Kale içten fethedilmelidir” stratejisinin nasıl bir yıkım yarattığını ve vatan topraklarının hangi badirelerden geçtiğini anlamak isteyenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f88af1-f1b8-4994-9ad2-a5d5634ec674.jpg</image:loc>
            <image:title>Parfümün Peşinde Badem</image:title>
            <image:caption>Badem, başka türlü bir kedi! 
Yeni ülkeler görmeye ve farklı kültürleri öğrenmeye bayılıyor. 
Finlandiya, Estonya, Japonya, Kızıldeniz, Hindistan, Yunanistan… 
Bunlar gezdiği ülkelerden bazıları. 
Yolu, Paris’e düşen Badem, romantik bir tatil yapacağını sanıyor. 
Oysa dünyaca ünlü bir parfümün geleceği artık onun ellerinde. 
Badem’in tam bir koku uzmanı olduğunu duymuş muydunuz? 
Bakalım, hassas burnu sayesinde parfümdeki yanlış aromayı bulabilecek mi? 
 
Paris’e gitmişken Eyfer Kulesi’ni, Mona Lisa tablosunu görüp, 
Seine Nehri manzarasına karşı bol köpüklü 
bir kahve içmesin mi? 
Bu seferki macerası sadece eğlenceli değil, aynı zamanda ışıl ışıl  ve gül kokulu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02568b9-5d31-4d53-8b8b-1ad24b517ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Nil ve Renkli Balık</image:title>
            <image:caption>Kitap, çevre tarafından kabul görmek ve sosyal ilişkiler kurabilmek için özgünlüğünü saklayarak etrafındakiler gibi olması gerektiğine inanan ana karakter Nil’in, aslında kendi olduğunda da arkadaşlık kurabileceğini fark etmesi üzerinedir. 
 
Hikâyedeki ana karakter Nil’in “herkes gibi olmaya çalışma” çabası, çocukların akran ilişkilerinde gözlemlenebilen sosyal uyum çabasını temsil etmektedir. Metinde “kendin olarak da arkadaş bulabilirsin” mesajı ön plana çıkarılmış; böylece doğal olarak farklı özellikler barındırıyor olmak, çeşitlilik ve kendini kabul ekseninde ele alınmıştır. Farklılıkların doğal bir zenginlik olduğunu; kişinin kendini olduğu gibi kabul ederken inançlarını dönüştürebilme esnekliğinin, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirebileceğini göstermektedir. 
 
Aysu Bayrakçı Erdoğan 
Klinik Psikolog 
 
Arkadaşlarıyla kendi olmaktan çekinen Nil ile farklı arkadaşlarla farklı deneyimler yaşayıp kendi olmaya devam ettikçe ışıldayan Renkli Balık’ın ilham dolu hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/361ee561-9c33-4e3e-a964-2871f83ef424.jpg</image:loc>
            <image:title>22 Metrekare Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>Buğra Gökce, çalıştığı tüm kamu kurumlarında liyakatten taviz vermeyen duruşuyla bilinen, aldığı her kararı vicdanıyla harmanlayan, kent hakkını savunmayı yaşam biçimi olarak kavramış bir hümanist. Gökce, yıllardır Çankaya Belediyesi; İzmir ve İstanbul Büyükşehir Belediyelerinde biriktirdiği deneyimini, en son İstanbul Planlama Ajansı Başkanlığıyla daha etkin biçimde kullanıyordu. Halkın kaynaklarını yine halkçı bir doğrultuda kullanırken, “resmi yalanlara” meydan okuyan gerçek verilerle, bilimsel çalışmalarla rant odaklarının hedefi hâline geldi; 19 Mart Operasyonları sonucu haksız biçimde tutuklandı! Bu kitap, bütün meslek yaşamını halkına, ülkesine adamış bir şehir plancısının, Cumhuriyet sevdalısı bir yurtseverin Silivri Cezaevi’nde tuttuğu notlardan ve Gökce’nin mesleki, entelektüel donanımını ortaya seren, hedef oluşunu açıklayan gazeteci görüşlerinden oluşuyor. Yaşadıklarını anlamlandırmaya çalışırken hüzünlü, hüzne teslim olmayacak kadar inatçı, dört duvar arasında ülkesinin güncel sorunlarına çare arayacak kadar sorumlu bir insanın, “planlama”yı yerel ölçeklerde yeniden imleyen, her satırında kentin yeniden düşlenmesi gerektiğini anımsatan bu çalışması, taş duvarları-tel örgüleri aşarak bir düşüncenin peşinde yürümeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a088d9d-e4c1-4feb-86df-03bd9cb2df28.jpg</image:loc>
            <image:title>Yokluğu Yeğdir</image:title>
            <image:caption>Büyümek her zaman bir tür şiddet barındırır – kendine karşı ya da otoritesini dayatmak isteyenlere karşı. Üstelik hayat, politik çalkantıların etkisiyle yay gibi gerilmiş, uyuşturucu, işsizlik, sloganlar, eylemler, ölümler ve perişanlığın kol gezdiği 1980&apos;ler ve 90&apos;ların Bask bölgesinde geçiyorsa... Şiddet kişisel olmaktan çıkıp bir varoluş biçimine dönüşür.
Yokluğu Yeğdir, bu iklimin parçaladığı bir ailenin sarsıcı hikâyesini sunuyor. Dört kardeşin en küçüğü Amaia, babasının öfkesi, annesinin çaresizliği ve kardeşlerinin dağılmışlığı arasında büyürken sevgiyle korkunun, şaşkınlıkla öfkenin birbirine karıştığı acımasız bir dünyayı tüm gerçekliğiyle resmeder. Yıllar sonra döndüğünde ise geçmişin izleri hâlâ her yerdedir. Kaçmanın imkânsız, yüzleşmenin ise hayatta kalmanın tek yolu olduğunu kabullenir.
Kelimelerin değerini ve sessizliğin işkencesini bilen ödüllü yazar Edurne Portela, bireysel travmalarla toplumsal şiddetin sınırlarını ustalıkla eritirken, bir ailenin trajedisi aracılığıyla bir dönemin, bir ülkenin anatomisini çıkarıyor.
Geriye tek bir soru kalıyor: Kimin yokluğu varlığından yeğdir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9767e485-4860-4c5d-9cf7-75d98f8bfd16.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasılsın Hayatım</image:title>
            <image:caption>Babasının ve nüfus memurunun özensizliği sonucu adı Neşe olacakken Meşe olan ve yaşamının son dönemecine girdiğini düşünen bir kadının sorusu bu: Nasılsın Hayatım. Doğumdan ölüme uzanan ve adına ömür denen mevhumun anlamını sorgulayan bu anlatıda, hayata ve insana dair her şey kol kola yürüyor.


&quot;Dünkü güneşle çamaşır kurumaz!&quot; diyor Meşe&apos;nin annesi. Doğru, ama geçmişe bakmadan da ileri gidilmez. Baş ve son aynı şeydir belki de. Güneş hep aynı güneş. Şiirden öyküye uzanan edebi macerasında üçüncü romanıyla Zeynep Uzunbay ileriye, geriye ve şimdiye aynı anda bakıyor. Tuttuğu aynadan insan denilen netameli varlık yansıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94ef8e02-4db0-4acd-84a7-6fe6d8c37343.jpg</image:loc>
            <image:title>Altına Hücum</image:title>
            <image:caption>Açlıkla umut, dostlukla çıkar arasında ince bir çizgi... İnsanlar ellerinde olmayan koşullar sonucunda sürüklendikleri netameli durumlarda dürüst ve ahlaki seçimler yapabilir mi?


Yayımlandığı 1927 yılından bugüne dünya edebiyatının en çarpıcı anti-serüvenlerinden biri kabul edilen Altına Hücum&apos;da B. Traven, Meksika&apos;da beş parasız üç Amerikalı&apos;nın, diğer binlerce insan gibi köşeyi dönmek için dünyanın en değerli madeninin peşinde koşarken başlarından geçenleri anlatır. Ancak Traven macerayı romanın esas unsuru kılmaz, bunu aynı zamanda insanlık durumunun sınırlarını sorgulamak için de ustaca kullanır ve modern kapitalist dünyada şiddeti katlanarak artan sömürü düzeninin köklerini elleriyle kazır. Hayatta kalma mücadelesinin ortasında, altın uğruna sallanan her kürek, vicdanı, yoldaşlığı ve beklentileri toprağa gömer.


John Huston tarafından filme çekilmiş ve üç Oscar Ödülü&apos;yle taçlandırılmış Altına Hücum, insan ruhunun karanlıklarına yerleşmiş hırsın ve zaafların keskin bir alegorisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8ffa0b-ca3b-4573-bebb-2cda3f664710.jpg</image:loc>
            <image:title>Tereza Batista: Savaş Yorgunu</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika edebiyatının büyük ustası Jorge Amado, bu eşsiz romanında cesur bir kadının, Tereza&apos;nın destansı serüvenini anlatıyor.


Çocukların ve kadınların alınıp satıldığı, yoksulluğun, hastalığın ve siyasal baskıların kol gezdiği Bahia&apos;nın acımasız sosyal gerçekliğinin içinde, güzel olduğu kadar talihsiz, yoksul olduğu kadar gözüpek Tereza Batista, henüz çocuk yaşta teyzesi tarafından zengin ve zalim bir kodamana satılır. Ama Tereza kaderine razı gelmeyerek o korkunç hayatından kurtulmakla kalmayacak, yaşamı şenliğe çeviren sarsılmaz iradesiyle; ezilenlerin aşk ve intikam tanrıçasına, denizcilerin ve şairlerin ilham perisine, düşkünlerin koruyucusuna dönüşme yolunda zorlu bir savaş verecek ve Latin halklarının bitmeyen direngenliğini ve yaşamı onurlandıran neşesini bir silah gibi kuşanacaktır.


Jorge Amado&apos;nun çıplak gerçekliği halk kültürünün, söylencelerinin ve inançlarının diliyle yorumlayan benzersiz üslubu, Tereza Batista&apos;nın serencamında doruk noktasına ulaşıyor.


Belki de bu yüzden Brezilya&apos;nın en çok okunan yazarı Amado&apos;nun her satırından en umutsuz anda bile yaşam fışkırıyor.


&quot;Çünkü bu çökmekte olan dünyada yaşamanın şiirini bir tek yoksul halkın yüceliğinde bulabilirsiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9b80abd-4450-4b02-9257-3b07cfe25975.jpg</image:loc>
            <image:title>Elise ya da Gerçek Yaşam</image:title>
            <image:caption>Savaşın ardından yeniden kurulan bir ülke, küçülen hayaller, büyüyen sınıfsal uçurumlar... Genç Élise, otomobil fabrikasında çalışmaya başladığında, yaşamın yalnızca emekle değil, seçimlerle de kurulduğunu fark eder.
Claire Etcherelli&apos;nin Femina Ödüllü kült romanı Élise ya da Gerçek Yaşam, taşranın boğuculuğundan hayatın gürül gürül aktığı Paris&apos;e kardeşiyle göç eden Élise&apos;in, aşkı, mücadeleyi ve ayrımcılığı iliklerine kadar hissetmesine tanıklık ettiriyor. 1950&apos;lerin sert ve çalkantılı ikliminde işçi sınıfının gündelik hayatının zorluklarını ve kadın olmanın görünmeyen yüklerini, bu hiç değişmeyen hakikatleri, sarsıcı ve şiirsel bir dille anlatıyor.
Etcherelli, özgürlük, eşitlik ve kimlik arayışının ortasında, bir devrin kanayan yarasında aşkı ve isyanı onurlandırarak edebiyat tarihinin unutulmaz kadın karakterlerinden birinin sesine, hem bireysel hem de toplumsal bir yüzleşmeye imzasını atıyor.
&quot;Hayranlık uyandırıcı ve trajik bir aşk hikâyesi.&quot; – Simone de Beauvoir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/220f4daa-010f-4658-87eb-f472939c8cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Temelsizliğin Yüceltilmesi</image:title>
            <image:caption>Cioran&apos;ın &quot;benim filozofum&quot; olarak nitelediği, Bataille&apos;ın &quot;Felsefi bilgimin temelini ona borçluyum,&quot; diyerek saygıyla andığı, Sisifos Söyleni&apos;nde Camus&apos;nün uzun uzun adından söz ettiği, 1920&apos;lerin başında Rusya&apos;daki siyasi boşlukta gitgide tırmanan pogrom vahşeti yüzünden ailesiyle ülkesini terk edip ömrünün geri kalanını Fransa&apos;da sürgünde geçirmiş, yazılarıyla konuşmalarıyla Paris&apos;in hatta Avrupa&apos;nın entelektüel mirasında kalıcı izler bırakmış Rus filozof Lev Şestov&apos;dan, özgürce düşünme hilafına sıkı sıkıya sarıldığımız fikri tutarlılığa ve tam da bu tutarlılık temelinde yükselen her nevi düşünce dizgesine, dünya görüşüne, hülasa dogmatizme karşı ödünsüz müdanasız bir oyunbozanlık denemesi...
Şestov, 20. yüzyılın şafağında kaleme aldığı Temelsizliğin Yüceltilmesi&apos;nde, yerleşik ezberlerin, yerleşmek için fırsat kollayan yeni görüşlerin defterini düren amansız birer düşün talimi olarak kurguladığı bu aforizma seçkisinde, felsefenin ve edebiyatın doruklarındaki mabutları bir bir yere çalıyor. Günümüzde &quot;klasikler&quot; yaftası altında pamuklara sarıp toz kondurmadığımız Tolstoy, Dostoyevski, Turgenyev, Gogol, Puşkin gibi büyük Rus yazarların sözleri ve davranışlarındaki çelişkileri ortaya koyarak onlarla kora kor bir hesaplaşmaya girişiyor.
&quot;Başı dönmeye meyilli olmayan&quot; okuru, ağır bir bunalımın ardından şifa bulduğu Alpler&apos;in yamaçlarında haritasız rehbersiz fenersiz yürümeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5387536-d12f-4c56-be64-90307a60f92c.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Oynayan Kedi Mağazası</image:title>
            <image:caption>Honoré de Balzac (1799-1850): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı. Ancak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zaman içerisinde edebiyat arketiplerine dönüşen 2000’den fazla karakter yarattı ve bütün karakterlerini önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıflarından yalıtmadan ele aldı. 1830 yılında yayımlanan Top Oynayan Kedi Mağazası, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Özel Yaşamdan Sahneler başlığı altında toplanan ilk romanlardandır. Bu kısa romanda iki ayrı toplumsal sınıfa mensup iki tutkulu insanın evliliğini işleyen Balzac, on dokuzuncu yüzyılda sınıfsal aidiyetin yaşama, sanata, ticarete ve paraya yaklaşımını gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d4c2db1-4812-480d-8fc5-005e7f745b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Oynayan Kedi Mağazası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Honoré de Balzac (1799-1850): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının büyük ismi. Edebi kariyerine oyun yazarak başladı. Ancak aldığı eleştiriler neticesinde romana yöneldi. Yirmi yılda 85 romanı tamamladı, öldüğünde arkasında 50 roman taslağı bıraktı. 1830 yılında kurmaca eserlerini Dante’nin İlahi Komedya’sına atıfla İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. Bir kısmı zaman içerisinde edebiyat arketiplerine dönüşen 2000’den fazla karakter yarattı ve bütün karakterlerini önyargıdan uzak analitik bir yaklaşımla, toplumsal sınıflarından yalıtmadan ele aldı. 1830 yılında yayımlanan Top Oynayan Kedi Mağazası, İnsanlık Komedyası’nın Töre İncelemesi ayağında Özel Yaşamdan Sahneler başlığı altında toplanan ilk romanlardandır. Bu kısa romanda iki ayrı toplumsal sınıfa mensup iki tutkulu insanın evliliğini işleyen Balzac, on dokuzuncu yüzyılda sınıfsal aidiyetin yaşama, sanata, ticarete ve paraya yaklaşımını gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c66ead-0bb0-4a51-839a-b4bd4363ea22.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Oyun</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye seçildi. Bu kitapta yayımlanan üç oyunu (Aşk Şakaya Gelmez, Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı ve Büyük Konuşmamalı) Fransa’da 18. ve 19. yüzyıllarda popüler olan Proverbe, yani “Atasözü” türündedir. Bu türün en başarılı yazarlarından sayılan sanatçı yalın ama etkili üslubuyla bu sosyete eğlencesi formunu mizah ve hayat dolu bir tiyatroya dönüştürür.
*Aşk Şakaya Gelmez 
*Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı 
*Büyük Konuşmamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f57a4ea5-6a95-4786-92c4-4502955efe1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Oyun (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Alfred de Musset (1810-1857): 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli isimlerindendir. Victor Hugo, Charles Nodier gibi Romantik yazarların çevresinin müdavimi oldu. 1845 yılında Légion d’honneur’e layık görüldü. 1852 yılında Académie française’e üye seçildi. Bu kitapta yayımlanan üç oyunu (Aşk Şakaya Gelmez, Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı ve Büyük Konuşmamalı) Fransa’da 18. ve 19. yüzyıllarda popüler olan Proverbe, yani “Atasözü” türündedir. Bu türün en başarılı yazarlarından sayılan sanatçı yalın ama etkili üslubuyla bu sosyete eğlencesi formunu mizah ve hayat dolu bir tiyatroya dönüştürür. *Aşk Şakaya Gelmez *Bir Kapı ya Açık Durmalı ya da Kapalı *Büyük Konuşmamalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d209302-db97-432e-b49b-6fe8c0f701e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Balo - Düşman</image:title>
            <image:caption>Irène Némirovsky ilk yapıtlarından olan Düşman (1928) ile Balo’da (1929) keskin gözlem gücünü bu kez kendi yaşamında da önemli yer tutan sevgisiz anne figürüne yöneltir. Düşman’ın on yedi yaşındaki kahramanı Gabri de, Balo’nun on dört yaşına henüz basmış olan Antoinette’i de annelerinin hoyratça kayıtsızlıklarıyla farklı biçimlerde yüzleşen genç kadınlardır. Gabri’nin yine hoyratça, Antoinette’in bilgece kurguladıkları intikamlar, Némirovsky’nin insan psikolojisini derinlemesine işleme yeteneğinin ilk kanıtları olarak dikkat çekmiştir. Yazarın Pierre Nerey takma adıyla yayımladığı iki yapıttan Balo 1930’larda yakaladığı ilgiyi izleyen yıllarda da korumuş, 1980’li yıllarda okul kitaplarına girmiş, 2010 yılında operaya, 2013’te tiyatroya uyarlanmıştır. *Balo *Düşman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/702d9f70-813e-4e8a-b2a8-4cad73cfd4ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Balo - Düşman (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Irène Némirovsky ilk yapıtlarından olan Düşman (1928) ile Balo’da (1929) keskin gözlem gücünü bu kez kendi yaşamında da önemli yer tutan sevgisiz anne figürüne yöneltir. Düşman’ın on yedi yaşındaki kahramanı Gabri de, Balo’nun on dört yaşına henüz basmış olan Antoinette’i de annelerinin hoyratça kayıtsızlıklarıyla farklı biçimlerde yüzleşen genç kadınlardır. Gabri’nin yine hoyratça, Antoinette’in bilgece kurguladıkları intikamlar, Némirovsky’nin insan psikolojisini derinlemesine işleme yeteneğinin ilk kanıtları olarak dikkat çekmiştir. Yazarın Pierre Nerey takma adıyla yayımladığı iki yapıttan Balo 1930’larda yakaladığı ilgiyi izleyen yıllarda da korumuş, 1980’li yıllarda okul kitaplarına girmiş, 2010 yılında operaya, 2013’te tiyatroya uyarlanmıştır. *Balo *Düşman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2c2fc4-0eed-4d00-bcf3-660b6ad17019.jpg</image:loc>
            <image:title>Masum Azizler</image:title>
            <image:caption>İç Savaş sonrası İspanyol edebiyatının önde gelen yazarlarından Delibes, yoksullara karşı beslediği empatinin yanı sıra İspanya’nın kırsalına ve geleneklerine bağlılığıyla tanınır. Yapıtlarında emekçilerin, çobanların, demircilerin ve avcıların hayatlarına odaklanır. Karmaşık karakterleri İspanya İç Savaşı’nı izleyen kültürel ve politik mücadeleleri yansıtır. En önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen 1981 tarihli Masum Azizler’de 1960’ların başında Extremadura bölgesindeki bir çiftlikte çalışan taşralı bir ailenin hikâyesi üzerinden, insanı insanlıktan çıkaran acımasız toplumsal hiyerarşinin sonuçlarına dikkat çeker. Bu ailenin doğayla çok yakın bir ilişki içinde bulunan ve etrafındaki bütün canlılara sevecenlikle yaklaşan zihinsel engelli üyesi Azarías bir “masum aziz” olarak ön plana çıkar. Emir verenlerle itaat edenlerin; efendilerle sefalet içindeki varoluşlarında her durum ve koşulda onlara boyun eğen hizmetkârların bir arada yaşadığı bu çiftlik, toplumsal eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir “küçük evren”dir adeta. Masum Azizler birçok dile çevrilmiş ve İspanyol yönetmen Mario Camus’un romandan uyarladığı film, 1984’te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/049e1152-c146-416f-8163-bb9950ae3418.jpg</image:loc>
            <image:title>Masum Azizler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İç Savaş sonrası İspanyol edebiyatının önde gelen yazarlarından Delibes, yoksullara karşı beslediği empatinin yanı sıra İspanya’nın kırsalına ve geleneklerine bağlılığıyla tanınır. Yapıtlarında emekçilerin, çobanların, demircilerin ve avcıların hayatlarına odaklanır. Karmaşık karakterleri İspanya İç Savaşı’nı izleyen kültürel ve politik mücadeleleri yansıtır. En önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilen 1981 tarihli Masum Azizler’de 1960’ların başında Extremadura bölgesindeki bir çiftlikte çalışan taşralı bir ailenin hikâyesi üzerinden, insanı insanlıktan çıkaran acımasız toplumsal hiyerarşinin sonuçlarına dikkat çeker. Bu ailenin doğayla çok yakın bir ilişki içinde bulunan ve etrafındaki bütün canlılara sevecenlikle yaklaşan zihinsel engelli üyesi Azarías bir “masum aziz” olarak ön plana çıkar. Emir verenlerle itaat edenlerin; efendilerle sefalet içindeki varoluşlarında her durum ve koşulda onlara boyun eğen hizmetkârların bir arada yaşadığı bu çiftlik, toplumsal eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir “küçük evren”dir adeta. Masum Azizler birçok dile çevrilmiş ve İspanyol yönetmen Mario Camus’un romandan uyarladığı film, 1984’te Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ile ödüllendirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d016ccf-1dc8-489e-9097-305cad851777.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdemler ve Beceriler</image:title>
            <image:caption>Erdem nedir? Sadece kurallara uymak ya da belirli alışkanlıklar edinmek mi, yoksa hayatımızı dönüştüren bir ustalık mı? Julia Annas, bu kitapta iddialı bir öneri sunuyor: Erdem, tıpkı piyano çalmak ya da tenis oynamak gibi öğrenilen ve geliştirilen bir beceridir. Antik felsefenin derinliğini modern psikolojiyle buluşturan bu özgün yaklaşım, erdemi soyut bir kavram olmaktan çıkarıp gündelik yaşamın merkezine yerleştiriyor. Aristoteles’ten Stoacılara, modern araştırmalardan çağdaş etik tartışmalara uzanan geniş bir perspektif sunan kitap, erdemin nasıl öğrenildiğini, geliştirildiğini ve mutlu yaşamın temelini nasıl oluşturduğunu gösteriyor. Beceri analojisine dayanan bu yaklaşım, erdemin salt alışkanlık olmadığını; sürekli pratik ve düşünce gerektiren dinamik bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Eser, akademik derinliğiyle uzman okurlara yeni tartışma alanları açarken, yalın anlatımıyla erdemli yaşamı keşfetmek isteyen herkese rehberlik ediyor. Karakterin gelişimi, erdemlerin birliği ve mutlulukla ilişkisi gibi temel meselelerde yenilikçi çözümler sunan bu kitap, çağdaş etik düşüncenin önemli kaynakları arasında yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5c6eb9d-1450-4962-a7d3-c3e481c24c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Amerikan İlişkilerinin İlk Yüzyılında Bahriyeler ve Bahriyeliler (1776-1876)</image:title>
            <image:caption>Türk-Amerikan ilişkileri 1776’da İngiltere’ye karşı bağımsızlığını ilan eden ABD ile Garp Ocakları olarak bilinen Cezayir, Tunus ve Trablusgarp eyaletleri üzerinden başlar. Bağımsızlığının tanınması ile İngiliz bayrağı altında Akdeniz’de ticaret yapma hakkını kaybeden ABD bu hakkı tekrar elde edebilmek için Garp Ocakları’na vergi ödemeyi kabul ederek yeni antlaşmalar yapar. Yunan isyanı sırasında Osmanlı donanmasının Navarin’de yakılmasının ardından Kaptan-ı Derya Hüsrev Paşa ile Komodor John Rodgers arasındaki görüşmeler 1831’de imzalanan Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması ile sonuçlanır. Antlaşma ile ABD Akdeniz ve Karadeniz’de ticaretini geliştirmeyi, Osmanlı Devleti de donanmasını yenilemeyi ümit etmektedir. Bu sırada daha önce komodor olan David Porter Amerikan maslahatgüzarı olarak İstanbul’a gönderilir. Aynı günlerde Amerikalı gemi inşaat mühendisi Henry Eckford’un inşa ederek İstanbul’a getirdiği korvet satın alınır, Eckford Haliç’te harp gemisi inşaatına başlar. 1850’lerde ilk resmi devlet temsilcisi olarak bahriyeli Binbaşı Emin Bey, ardından ileride Kaptan-ı Derya olacak Amiral Ateş Mehmet Salih Paşa harp gemisi alımı hakkında görüşmeler yapmak üzere ABD’ye gider. Avrupa’daki siyasi olaylardan da etkilenen ilişkiler sırasında çok sayıda ABD harp gemisi ticari, askeri, bilimsel ve diplomatik maksatlarla, ayrıca vatandaşlarına ve misyonerlerine yardım etmek üzere Osmanlı limanlarını ziyaret eder. Bu kitapta, Türk-Amerikan ilişkilerinin ilk yüzyılında iz bırakan gemiler, bahriyeliler ve bahriye kökenliler, derin ve geniş açılı, ancak bir kitaba sığacak uzunlukta kaleme alınarak okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b209f8b0-eb27-4aca-b274-c88cad5bbc0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Senaryolarını Yaz</image:title>
            <image:caption>Kendi senaryonu yazmayı düşledin mi hiç? Bu kitaptaki bilgi ve alıştırmalarla senaryo yazımının her aşamasını öğrenirken hayal gücünü de keşfedeceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58d5ca4-8cc8-4124-9dfe-deb620b0154e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Bilim Kitabım</image:title>
            <image:caption>EĞLENCE DOLU BİR BİLİM SERÜVENİ SENİ BEKLİYOR!
Bilimin inanılmaz dünyasına adım atmak için renkli bulmacalar, eğlenceli alıştırmalar ve sorularla dolu olan bu kitap, seni çevrendeki dünyayı keşfetmeye davet ediyor.
Hava durumundan bitkilere, hayvanlardan insan vücuduna kadar pek çok konu kolay anlaşılır etkinliklerle anlatılırken çocukların gözlem yapma, akıl yürütme becerilerini geliştiriyor ve onları ilk bilimsel kavramlarla tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5cf30805-87ef-41e7-b0c6-5eae3253e427.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Okuma Kitabım - Ada Karanlıktan Korkmuyor</image:title>
            <image:caption>Gece yarısı birden uyanan Ada, karanlığın içinde tuhaf bir ses duyar. Kalbi hızla çarpar, biraz da korkmaya başlar… Neyse ki Ada korktuğunda neler yapabileceğini biliyor. Çocuklara karanlıktan korkmanın doğal olduğunu ve korkularıyla nasıl başa çıkabileceklerini anlatan bir öykü. Ada’nın öyküsü, çocukların gündelik hayatta karşılaşabilecekleri olay, duygu ve deneyimleri ele alarak çocukları desteklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46c79ba2-30c1-42d8-9439-30de08da2758.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Su Samuru</image:title>
            <image:caption>Buz gibi okyanuslarda yüzen pofuduk bir su samuru olmanın neye benzediğini merak ettiniz mi? 
O halde küçük su samuruyla tanışmalısınız! 
Muhteşem çizimleriyle bu hikâye su samurlarının yaşam döngüsüne mükemmel bir giriş niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de4903e7-e529-4621-a868-e639c3499363.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Okul Hepimizin</image:title>
            <image:caption>Poyraz okulun ilk gününde arkadaşı Rüya ile aynı sırada oturamadığı için kendini yalnız hissetti. Tanışma dersinden sonra sınıfa yavaş yavaş ısınmaya başladı. Rüya teneffüste bir öğrencinin söylediklerine üzüldü. Poyraz bu durumu hemen çözmeye karar verdi. Farklılıklar, hoşgörü ve dayanışma üzerine bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/476b853c-6748-4122-b26f-ef490c319073.jpg</image:loc>
            <image:title>Günaydın Minik Yediuyurlar</image:title>
            <image:caption>Kalkma vakti geldi de geçiyor bile! Altı minik yediuyur anaokuluna geç kalacak… Anne yediuyur kendini iyi hissetmiyor, biraz hasta. Peki, minik yediuyurları okula kim hazırlayacak? 
Sen mi? Kahvaltı çok sıcak, üfler misin? Dişler fırçalanırken yardım eder misin? Dışarıda hava nasıl? Ne giyecekler? Kardeşleri sayıp ayakkabılarını bulur musun? 
Güne birlikte hazırlanmak hiç bu kadar keyifli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c2ebcca-0216-4282-a474-a92ab69b000c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur</image:title>
            <image:caption>Zaman hızla akıyor; işler, hedefler, beklentiler birbirine karışıyor. Gün bitiyor ama zihnimiz susmuyor. Modern hayat, son sürat koşarken neden başladığımızı bile unuttuğumuz bir yarışa dönüştü.
Karar Ver, Planla, Harekete Geç’te bireysel değişimin eyleme dökülme sürecine odaklanan Ayça Karaman, bu kez içinde sıkışıp kaldığımız döngüyü durdurup anlamlı bir hayat kurmanın yollarını arıyor. Kontrol etme çabamızın, sürekli kıyaslamanın, dijital dikkat dağınıklığının ve tükenmişliğin ardındaki psikolojik dinamikleri ele alıyor.
Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur “hep daha fazlası”nı yapmaya çağıran bir kişisel gelişim kitabı değil; aksine, yolda olmanın, bazen durmanın, eksik kalmanın da insana ait olduğunu hatırlatan içten bir anlatı. Çünkü asıl güç, başkalarının temposuna uymakta değil, kendi ritmini keşfedip orada yaşam bulmakta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70f084fe-338b-48d1-aaf0-e2ffffb36956.jpg</image:loc>
            <image:title>Mademki Bir İnsanım</image:title>
            <image:caption>İnsan olmak, yalnızca var olmak değil aynı zamanda varlığının anlamını aramak, sorumluluğunu taşımaktır.
Mademki Bir İnsanım, bu arayışın sesine kulak veren bir kitap.
Orhan Karaağaç tarafından hazırlanan bu eserde, Nurullah Genç, Nevzat Tarhan, Savaş Barkçin, Serhat Yabancı, Reshad Strik, Yasin Pişgin, Uğur Batı, Hakan Bilgin, Cem Uçan ve Cihan Çelik, insan olmanın ahlaki, psikolojik ve manevi boyutlarını samimi bir dille ele alıyor.
Her bölüm, insana dair temel bir sorunun kapısını aralıyor:
Mademki insanım, o hâlde nasıl biri olmalıyım?
Bu soru bir muhasebenin değil, bir uyanışın başlangıcıdır. Çünkü insan kendine bakmadan hakikatini bilemez.
Bu kitap, günümüzün karmaşası içinde unutulan değerlere yeniden dikkat çekiyor, insana kendini, kalbini ve sorumluluğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b778bdd-8567-478f-8996-a65851a83a5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Başlarım Sendromu</image:title>
            <image:caption>Erteleme, aslında hepimizin gizli mesleği. Kimimiz “yarın başlarım” diplomasına, kimimiz “beş dakika daha” uzmanlığına sahibiz. İlginçtir ki işlerimizi sürekli geleceğe postalarken hayatın posta kutusunda fazla beklemeyi sevmediğini unutuyoruz.
Bu kitabı okurken kendinizi suçlamanızı ya da yetersiz hissetmenizi istemiyorum. Çünkü erteleme, yalnızca sizin değil, insanlığın ortak hikâyesi. Ama şu anda bu satırları okuyorsanız, bir anlığına da olsa “ertelemeye” ara verdiniz demektir. Hazır motivasyon gelmişken başlayalım o zaman.
Psikolog Oya Doğan Yarın Başlarım Sendromu’nda neden sürekli “yarın başlarım” deyip durduğumuzu, ertelemelerimizin altında yatan kaygılarımızı, mükemmeli hedeflemekle başarısız olma korkusu arasında gelip giden ruh halimizi ve bu konuda akla gelebilecek daha pek çok soruyu tek tek ele alıyor. Erteleme döngüden çıkmak isteyenlerin kendilerine doğru soruları sormasına imkân veren bu çalışma her bölümün sonundaki uygulama önerileriyle bizleri yarını beklemeden hemen bugün o ilk adımı atmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d07e83-b92c-4311-b357-c0a6c038797c.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Dünyasında Kitap, Kütüphane ve Verraklar</image:title>
            <image:caption>Kültür ve edebiyat tarihi alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. İsmail E. Erünsal kaleme aldığı İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar adlı bu eserle, Orta Çağ İslâm dünyasında “kitab”ın tarihine yolculuk yapmamızı sağlıyor. İslâm kültürünün en önemli halkalarından birini oluşturan yazma kitap dünyasını her safhasıyla tanımamızı sağlayacak olan bu eser, kitabın ortaya çıkması için gerekli kâğıt, kamış, mürekkep gibi maddi şartların yanı sıra kitabın telif süreçlerindeki temel basamakları da dönemin kaynaklarından alınan birbirinden çarpıcı anekdotlarla anlatıyor. Kitap aynı zamanda, medrese derslerinde ya da camilerdeki halkalarda okutulan eserlerin mukabele, semâ‘, kıraât gibi nihai hallerini alma süreçlerinin yanı sıra imlâ, icâzet, münâvele, vicâde, mükâtebe gibi teknik terimlerle birlikte tenkidli metin neşrinin inceliklerini de öğrenmemizi sağlıyor. Kitap üretim süreçlerinin yürütücüsü olan hoca-talebe, müellif-müstemlî, verrâk-müstensih gibi bu dünyanın gizemli figürlerini görünür kılıyor. Kitapların üzerindeki vakıf, temellük, ferağ ve istinsah kayıtları üzerinden kitaplara dair bilinmeyen bir dünyada nasıl yolculuk yapılabileceğinin anahtarlarını sunuyor. İlmin merkezi olmaları hasebiyle kütüphaneler, medreseler ve kitap çarşıları sayesinde yazma kitaplara ev sahipliği yapan Şam, Kahire, Bağdat, Buhara, Semerkant, Kûfe, Bursa ve Mekke gibi İslâm coğrafyasının merkezlerini hatırlatıyor… Elinizdeki kitabın Orta Çağ İslam Dünyasında Kitap ve Kütüphane isimli daha önceki baskılarında ele alınan bu meseleler, kaynakların yeniden değerlendirilmesi ve yeni araştırmalar neticesinde ilave edilen bölümlerle geliştirilmiş, bu durum ise eserin muhtevasını yansıtan yeni bir isimlendirmeye muhtaç olduğunu göstermiştir. Bu nedenle İslâm Dünyasında Kitap, Kütüphâne ve Verrâklar ismiyle yeni bir edisyon olarak okurlara sunulan bu eserin, daha önceki baskılarda olduğu gibi orijinal tespit ve bulgularıyla alanındaki yeni çalışmalara rehberlik edeceği ve kitap tarihi çalışmalarında kült bir eser olarak yer edineceği şüphesizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66f8185-24d2-4fbe-b714-77dbf1d85930.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;ın Anlattığı Tarih - Türkiye-2</image:title>
            <image:caption>“ANLATAN, ANLATTIĞI HER ŞEYİN ŞAHİDİ” KUR’ÂN’IN TARİHÎ ANLATIMLARI ARKEOLOJİ İLE BİRLİKTE OKUNURSA Hem tarihçi hem de deneyimli bir tur rehberi olan Talha Uğurluel, Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin ikinci kitabında bu kez Hz. İbrahim’in izini sürüyor. Arkeoloji, sanat tarihi, dinler tarihi ve klasik tarihçilik disiplinlerini Kur’ân perspektifiyle buluşturan yazar, okuyucusunu 4000 yıl önce yaşamış, “Peygamberlerin Babası” ünvanlı büyük bir ismin izini sürmeye davet ediyor. Soluksuz izleyeceğiniz bu yolculukta, İlk Çağ toplumlarının akılalmaz inançlarından, Nemrut’un gerçek kimliğine, Moğolların yasaklı şehirlerinin sırlarından, toprak altından yeni çıkarılmış bulguların ışığında şaşırtıcı Peygamber izlerine birçok şeyi ilk kez duyacaksınız. Bu kitapta sadece tarihî bilgi değil, aynı zamanda sorularla dolu bir keşif duygusu da sizi bekliyor: 
￼Binlerce mağara mezarla çevrili şehir gerçekten Hz. İbrahim’in doğduğu yer olabilir mi? 
￼Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrut, tarih sahnesinde kimdi? 
￼Yeryüzünün son kadim Putperestlik Merkezi, Paganizm, gök cisimlerine ve balıklara tapan halklar…Sabiiler ve Harraniler. Tam olarak neye inanıyorlardı? 
￼Son kazılar ışığında Hz. İbrahim’in Basra Ur’da doğdu tezi nasıl çöktü? Harran’daki evi nasıl tespit edildi? 
￼Moğolların 800 sene önce susturduğu ve yasaklı şehir ilan ettiği Harran, artık konuşmaya başladı ve bakın bize neler anlattı? Uğurluel, “Ben Batıp Kaybolanları Sevmem” sözünün sahibi Hz. İbrahim’e dair tarihin karanlıkta kalmış köşelerini aydınlatıyor. Urfa’daki kaleler, kazılar, Nemrut’un bıraktığı izler ve Hz. İbrahim’in risâlet davasını adım adım gözler önüne seriyor. Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin bu ikinci cildi, sizi adeta geçmişe götürerek anlatılan her sahneyi yerinde görme arzusu uyandırıyor. Kitabı bitirdiğinizde, Urfa sokaklarında yürümek, Harran’da bütün kazı alanlarını incelemek, şehri çeviren bütün mağaralara girip çıkmak ve taşlara kazınmış izleri bizzat yerinde görmek isteyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fd41d7-adc6-495d-862b-3a3277b3e490.jpg</image:loc>
            <image:title>Öyle Geçer ki Zaman - Teoman Duralı Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir âlem, bir âlim, bir dosttu... Aldığı onca ödül, sitayiş veya methiye hayatta en hakiki mürşitlerden saydığı sahici samimiyetini hiç gölgelemedi. Görünmeyi dert edenler bir görünür, bir kaybolur. O, görünmeyi dert etmeden görünürleşerek bir deniz feneri haline geldi. Doğdu; haylaz bir çocuktu. Mütevazı bir şekilde filozofça yaşadı ve dimdik ayakta kucakladı ölümü. Her şeyden önce ve sonra bir insandı. İnsansa “ölçülmez, biçilmez, kalıba sığmaz bir bilmece!”
***
Teoman Duralı, sadece bir felsefeci değil; çağını aşan bir medeniyet düşünürüydü.
Bir biyolog titizliğiyle düşüncenin damarlarında gezinir, bir kâşif gibi hakikatin izini sürerdi. Sadece düşünce hayatımıza kattıklarıyla değil, yaşantısıyla da ufuk açan Duralı’nın Zonguldak’taki çocukluk günlerinden İstanbul Üniversitesi’nin kürsülerine,
Batı düşüncesiyle hesaplaşmasından Türk medeniyet tasavvurunu yeniden kurma çabasına uzanan entelektüel yolculuğu kendi sözleriyle dile geliyor.
Modern çağın salvolarına karşı dimdik duran bir bilincin, Batı’nın büyüsüne kapılmadan evrensel düşünmenin ve Türkiye’de felsefe yapmanın onurlu yalnızlığının hikâyesi bu.
***
Babamızın hayatında mihenk taşı olan iki kavram vardır; utanma duygusu ve ödev bilinci. Bunu bizlere öncelikle davranışlarıyla ve yaşantısıyla aktarmaya çalışmıştır.&quot;
Elif Çağlayan-Deniz Duralı
“Teoman Duralı&apos;nın hem yaşam hem fikir dünyası, modernliğin maddeci anlayışına karşı, ahlak, hikmet ve metafizik derinlik üzerine kurulu bütüncül bir insan ve medeniyet tasavvurudur. Ona göre &apos;beşer&apos; olarak doğulur, ahlak, hikmet ve terbiye yolculuğu sonunda &apos;insan&apos; olunur.
Ahmet Dağ 
&quot;Batı’nın merak ve titizliği, Doğu’nun bilgelik ufku. İnsana, kültüre, coğrafyaya dostluk. Muhteşem bir gözlem yeteneği üzerine felsefeyle örülü bir tefekkür. İşte dost Teoman Duralı’nın gönlümüzden hiç silinmeyecek izleri.&quot;
Prof. Dr. Kenan Gürsoy
Arka iç kapak:
Ve, sonuç olarak:
Duralı&apos;nın, çağın tüketiciliğine ve sığlığına karşı tüm bu keskin felsefi itirazları ve bu itirazların ortaya çıkardığı ikilikler, nihayetinde bir seçimle sonuçlanır. Kitap, sarsıcı bir üslupla, okuru bu ikilikler karşısında bir tavır almaya davet eder:
•    Ya, Zaman’ın önlenemez akışına kapılıp köksüz, hafızasız, amaçsız ve yalnız bir birey olarak tükenecektir.
•    Ya da, Zaman&apos;ın anlamlı sürekliliğini keşfederek, bir medeniyet varlığı olarak geleneğin bilgeliğiyle buluşacak ve yeni bir anlam dünyası inşa etmek için mücadele edecektir.
Duralı&apos;nın kendisi, radikal bir eleştirel duruşla, kitabın her satırında ikinci seçeneğin savunuculuğunu yapar. &quot;Öyle Geçer ki Zaman&quot; bu tercihin manifestosudur.
Çiğdem Dürüşken</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c1954d1-6cc9-4b67-814a-3e69d8112eaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin büyük anlatısını bir bütün olarak gören ender tarihçilerden biri olan William H. McNeill, Parazitler, Göçler ve Dünya Tarihi’nde uygarlıkların kesişiminden doğan karmaşık küresel örüntüyü inceliyor. Küresel tarihi “karşılıklı etkileşimler”; yani ticaretin, savaşların, fikirlerin ve hastalıkların dolaşımı üzerinden anlatıyor. Büyük ölçekli bir sentez yaparak, tek bir medeniyete ya da bölgeye değil, tüm insanlığa bakıyor ve tarihin motorunu çözmeye çalışıyor.
Antik imparatorlukların fetihlerinden veba salgınlarına, coğrafi keşiflerden sanayi devrimine uzanan geniş bir tarih çizgisi boyunca, insan topluluklarının birbirine bağlanma biçimlerini ve bu bağların nasıl hem gelişmenin hem de felaketin kaynağı olduğunu gösteriyor.
Savaş, hastalık, ticaret ve kültürel etkileşimlerin birbirine dolandığı bu uzun hikâyede McNeill’in temel sorusu açıktır:
“Uygarlıklar birbirini nasıl etkiledi ve nasıl yayıldı?”
 
****
William Hardy McNeill (1917–2016), Kanada asıllı Amerikalı bir tarihçidir ve küresel tarih disiplininin öncülerinden sayılır. Chicago Üniversitesi’nde uzun yıllar öğretim üyesi olarak çalışan McNeill, tarihsel süreçleri ulusal ya da bölgesel sınırların ötesinde, uygarlıklar arası etkileşim, ticaret, savaş, hastalık ve kültürel alışveriş ağları üzerinden yorumlamıştır. En ünlü eseri The Rise of the West (1963) ile tarih yazımına bütüncül bir perspektif kazandırmış, Plagues and Peoples (1976) ile de biyolojik faktörlerin tarihsel değişimdeki rolünü vurgulamıştır. McNeill’in çalışmaları, 20. yüzyıl tarihçiliğinde yeni bir küresel anlatının temellerini atmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=133776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:52+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0718085d-469e-409c-9d19-3a2551407cd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Markayı Müdür Taşır</image:title>
            <image:caption>“Marka müşteriyle konuşmaz, müdür aracılığıyla konuşur.” 
Perakende dünyasında gerçek farkı yaratanlar; 
sadece sistemleri yönetenler değil, 
insanı yönetenlerdir. 
&quot;Markayı Müdür Taşır&quot;, mağaza raflarının arkasındaki gerçek liderliği görünür kılan, 
kasadan önce başlayan müşteri deneyimini, 
dijitalleşme rüzgarını, 
kültür inşasını 
ve kriz anlarındaki lider duruşunu 
sahadan masaya taşıyan bir yönetim manifestosudur.


Bu kitapta; 
• Müdürlükten marka elçiliğine geçişin yollarını, 
• Veriyi anlamlandırma becerisini, 
• Tutumla başlayan liderliği, 
• Ve sadece müdür olanla ekipte iz bırakan arasındaki farkı bulacaksınız. 
 
Yıllarca sahada yoğrulmuş bir yöneticiden, 
yöneticilere ithaf edilmiş bir kitap... 
Çünkü marka sadece logoyla değil, 
liderin duruşuyla büyür. 
Marka, görünmeden önce hissedilir. 
Ve onu hissedilir kılan, her gün mağazanın ortasında duran o müdürdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>