﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ad935bd-80dc-4a0b-a461-2d0b7fae6535.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Uluslararası İlişkilerin Yapılanması</image:title>
            <image:caption>Amitav Acharya ve Barry Buzan’ın ortak çalışması olan Küresel Uluslararası İlişkilerin Yapılanması: Kökenleri ve Evrimi, Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplinini hem kendi modern kökenleri hem de son iki yüzyıllık dünya tarihi ışığında yeniden düşünmeye çağırıyor. Uİ ve ui arasındaki ayrıma vurgu yaparak konuyu ele alan yazarlar, disiplinin gelişimini ve dünya siyasetinin pratikleriyle kurduğu bağı, 19. yüzyıl kolonyalizminden başlayarak iki dünya savaşı, Soğuk Savaş, dekolonizasyon ve 21. yüzyılın küreselleşme süreçlerine kadar farklı tarihsel dönemler boyunca izliyor. 
Uluslararası İlişkilerin 1919’daki “kuruluş miti”, epistemolojik tek yanlılığı ve sınırlayıcı evrensellik iddiaları eleştirel bir 
bakışla sorgulanırken, disiplinin tarihi ve geleceği yeniden kurgulanıyor. Batı merkezli anlatıların yanında, Küresel Güney’in 
dışlanmış ses ve tarihleri, disiplinin nasıl daha bütüncül ve kapsayıcı hale gelebileceği ele alınıyor. 
Acharya ve Buzan’ın ele aldığı tarihsel süreç, Uluslararası İlişkilerin yalnızca Batı’nın değil, dünyanın tamamının hikayesi haline gelmesi gerektiğini gösteriyor. Disipline dair köklü anlatıları sorgulayan bu yenilikçi çalışma, yalnızca akademik 
çevreler için değil, küresel siyaseti tarihsel derinlik ve kavramsal zenginlikle kavramak ve geniş bir perspektifle ele almak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/180007e6-1797-4000-aa66-cef604c3a053.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılık - Kısa Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Bağımlılık gerek kamusal gerekse bireysel düzeyde hayatımıza dokunan, adalet, toplumsallık ve tıpla kesişen çok katmanlı bir meseledir. Üstelik uzmanlar için bile tartışmalar ve belirsizliklerle yüklüdür. 
 
Bu alanın önde gelen isimlerinden Keith Humphreys esasen madde bağımlılığını mercek altına aldığı kitapta, böylesine çetrefil bir konuyu başlıca sorular üzerinden duru ve sistemli bir biçimde inceliyor: Bağımlılık nedir? Nasıl ve neden gelişir? Nasıl tedavi edilir? Toplum bu olguya nasıl karşılık verebilir? Neden bazı insanlar bağımlı olurken benzer koşullardakiler olmaz? Bu soruların peşinden giden Humphreys, klinik bulgulardan tedavi değerlendirmelerine, kamu politikalarının etkilerini inceleyen araştırmalardan bağımlıların iyileşme deneyimlerine uzanan güncel bilgi birikimini, herkesin 
anlayabileceği bir dille bir araya getiriyor. Bağımlılık gibi karmaşık bir konuda berrak bir başvuru kaynağı arayanlar için bu kitap doğru bir adres.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba3614d-07e9-4a06-bc82-a01154debd52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağışın Adaleti</image:title>
            <image:caption>Hayırseverlik, doğası gereği, bugünün demokrasisine bir tehdit midir? Toplum yararına servetlerini 
bağışlayan zengin bireyleri övsek de, Bağışın Adaleti, bu tür cömertliğin düşündüğümüz gibi tartışmasız bir iyilik olmadığını, hatta demokratik değerleri zayıflatabileceğini ve adalet arayışında toplumları 
geriye düşürebileceğini gösteriyor. Büyük ölçekli hayırseverlik çoğu zaman özel servetin kamusal nüfuza dönüştürülmesine işaret eder. Hesap sorulabilirliği olmayan, cömert vergi avantajlarından yararlanan bir iktidar biçimidir. Küçük ölçekli bağışçılık da sorunlu olabilir; ihtiyaç sahiplerine kayda değer bir katkı sunmayabileceği gibi kimi zaman eşitsizliği daha da kötüleştirir. 
Peki bu durum kader midir? Hayırseverlik ve demokrasi birbirini güçlendiremez mi? Uygulamalı etik, eğitimde eşitsizlik ve hayırseverliğin kamusal yaşam üzerindeki etkisi üzerine çalışan bir siyaset bilimci olarak Rob Reich’ın inancı, doğru şekilde yapılandırıldığında hayırseverliğin, güçlü bir demokrasiyi desteklemede hayati bir rol oynayabileceği yönünde. 
Orijinali Princeton University Press tarafından yayımlanan Bağışın Adaleti, hayırseverliğin tarihsel, etik ve siyasal boyutlarını incelemeye ve bağışın demokratik değerleri nasıl daha iyi destekleyebileceğini, adaleti nasıl teşvik edebileceğini tartışmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138763b9-a081-442d-bfb5-7eb2ea3a2993.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigara ile Savaşım</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir hatırlatmadır. 
 
Lütfen günde sadece bir sayfa okuyunuz. 
Kitabın kapağını kapatıp, günün cümlesinin size bir şekilde etki etmesine izin verin. 
Eğer isterseniz kitap, sizin sigarayı bırakma günlüğünüz olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a270e93e-b734-407e-9857-7ba2237b597a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Dönen Yüzler</image:title>
            <image:caption>Bu eser çok uzun bir yol vadediyor. Planım onun kelimelere hiçbir şekilde sığmayacak, her anı bir mucize, bir derin güzellik ve önem arz eden hayatını bir kitap değil kitaplar serisine detaylandırıp yayarak çok uzun soluklu bir kana kana içmek ve doyamamak mizacıyla ortaya koymak. Bu serinin ilk kitabı ve onun doğumuna kadar yazıldı. Bu kitap tamamen ehlisünnet vel cemaat itikadı ve kaynaklarından doğma bir gerçek İslam hakikatinde kaleme alınmıştır. Bu konu çok mühim olmakla beraber burada diyebileceğim tek söz, Allah bizlere imanın hakikatini ve zevkini nasip etsin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6b29470-1d1c-4f57-a73e-584d7cfed883.jpg</image:loc>
            <image:title>Sustuğum Yerden</image:title>
            <image:caption>Vefa… 
Kimi zaman bir ismin içinde, kimi zaman bir suskunlukta gizlidir. 
Hayat, bize seçimler sunar. Omzumuza ağırlıklar bırakır, vazgeçişler öğretir. Ama bazen, hatırlamak yeterlidir: Nereden geldiğimizi, kim olduğumuzu, kimleri unutmamamız gerektiğini… Vefa, unutmamak değil; hatırlamayı seçmektir. Hatırladıkça yaşar insan. Bu yüzden, kalemin ucu hep geçmişin izlerine dokundu; geleceğe dair umutlarıysa sessizce satırlara işledi. 
Bu sayfalarda bulacakların bir öyküden fazlası. Bir iç döküş, bir hatırlayış, belki de bir yüzleşme. Ama her şeyden önce, insan kalabilmenin nahif bir çabası. 
Vefayla...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3b77adf-5279-4b41-acbd-639f59a739b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya ve Türkiye’de Hayvan Hakları: Refahın Gölgesinde Kronolojik Bir İnceleme</image:title>
            <image:caption>Hayvanlar; dini inanç sistemlerinin oluşumundan yerleşik tarıma geçişe, kültürel sembollerden ekonomiye kadar insanlık tarihinin her aşamasında önemli roller üstlendiler. Mağara duvarlarından bayraklara, sikkelere, evlerimize ve süs eşyalarına kadar pek çok yerde izleri vardır. Ancak tüm bu tarihsel ve toplumsal katkılarına karşın hayvan hakları, bilimsel çalışmalar içinde uzun süre sınırlı bir çerçevede ele alınmıştır. Bu kitabı hem tarih bilimine katkı sunmak hem de hayvan hakları alanında ihtiyaç duyulan bilgileri paylaşmak amacıyla hazırladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/238adcbb-8baf-4a59-916e-c3ff5ded115e.jpg</image:loc>
            <image:title>Urungu</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünde bedenlenmiş olarak geçen binlerce yıllarda, her defasında ölümü tadan Yağan, damarlarında aktığı her yeri yakıp kül eden lavların cehennemini yaşayan ise, sadece Bengü oluyordu. 
... 
“Hayır!” diye haykırmak, ciğerlerini patlatsa bile insanın, ölümün sevdiğini almasına asla engel olamıyordu. 
... 
Ölümle yaşam arasındaki çizgi, o anı yaşayıp yaşamamaya bakar binbaşı. Ölümü düşünürsen ölürsün. Yaşamayı düşünürsen de ölürsün. Her şey işte o anlardır. Anı yaşarsan, yaşarsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56017e53-c61f-4f64-b289-93433401630b.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Doğada Gezi (Yan Boyamalı)</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞİN GERÇEKLERİYLE YÜZLEŞEN CHARLIE. 
KENDİNİ AFFETTİRMEYE ÇALIŞAN ZANDER. 
HEM BÜYÜLEYICI HEM DE ÖLÜMCÜL OLAN 
VAHŞİ DOĞA. 
 
 
 Zander Rune şöhreti azalmadan ve sorunlu kötü çocuk olarak etiketlenmeden önce Hollywood&apos;un gözdesidir. İmajının hızlıca düzeltilmesi gerekmektedir yoksa hayatının rolünü ve onunla birlikte tüm hayallerini kaybedecektir. 
Charlie Hart, Zander&apos;ın temsil ettiği her şeyden nefret eden sıradan bir genç kızdır. Ancak entrikacı en yakın arkadaşı ve bir sosyal medya yarışması sayesinde kendini, Rykon Hawke’ın yönettiği dört günlük bir televizyon macerasında Zander&apos;ın en büyük hayranıymış gibi davranırken bulur. 
Yolculukları korkunç bir şekilde ters gidince Charlie ve Zander vahşi doğada mahsur kalırlar. Hawke yoktur, film ekibi yoktur, kurtarma ekibi yoktur. Hayatta kalmalarının tek yolu, birbirlerine güvenmeleridir. Ancak bunu başarabilmeleri için ikisinin de geçmişlerinin hayaletlerinden kurtulmaları ve belki de bu süreçte kendilerini ve birbirlerini bulmaları gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7046a8fe-7891-48be-a064-63f1581e5897.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı 3</image:title>
            <image:caption>DRAM, ÇATIŞMA VE GİZEMLE DOLU BİR FIRTINA
Seraphina, güçlerin değer gördüğü bir dünyada kendi güçlerinden yoksun kaldığında, Wellston Lisesi’nde beklenmedik bir hedefe dönüşür.
Arlo, Seraphina’nın durumunu gizli tutmaya çalışırken, EMBER adlı kural tanımayan bir grup acımasızca öğrencilere saldırarak ortalığı kasıp kavurur. Yeteneklerin en üstün değer sayıldığı bir dünyada güç dengeleri, kayıplar ve ağır sırların gölgesinde gerilim giderek artar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f91644-0f93-4f67-b422-983bad44eb38.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Yaratıkların Büyük Hayalleri</image:title>
            <image:caption>Doğa düşkünü Eden, pek içe dönük ve çevresini izlemeyi seven bir çocuk. Doğum gününde tek başına en sevdiği ağacın tepesine tırmanıp insanları gözlemlerken bir de ne görsün! Parktaki çocuklardan biri, pinyata sandığı arı kovanına sopayla vuruyor! Eden, hemen yardıma koşuyor ve kraliçe arının yuvasını kurtarmayı başarıyor. Olağanüstü yaratıcılığı ve empati yeteneği sayesinde arı dilinde bile konuşabilen Eden, Kraliçe’yi çok etkiliyor! Kraliçe, ona başka böcek dillerinin de olduğunu ve bunları Newport’taki Düşüköğretim Enstitüsü’nde öğrenebileceğini söyleyince Eden çok heyecanlanlandı. Artık tek bir amacı var: Enstitüyü bulup o dilleri öğrenmek! 
Böceklerden nefret eden August’un ise güveler, sinekler ve örümcekler yüzünden başına gelmeyen kalmamış. Böcek ilacı almak için nalbura gidince aynı ilaçla her böceği öldüremeyeceğini öğreniyor. Bütün ilaçlara verecek parası olmayan August, her böceği yok edebilen ilacın mucidi Milton’ı bulmak zorunda! Hay aksi! Adam Newport’a taşınmış bile! August yine de onu bulmalı, yoksa böceklerden nasıl kurtulacak? 
Gail Lerner’in Minik Yaratıkların Büyük Hayalleri romanı, birbirine tamamen zıt niyetlerle aynı yere giden iki çocuğun hikâyesini anlatıyor. Yağmur Korat çevirisiyle okuyacağınız bu kitaptan sonra acaba böceklere dair neler öğreneceksiniz? Merak ediyor musunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50699167-e6e9-4d24-bda1-c02b5ab683ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Gılgamış Destanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İnsanlığın bilinen en eski hikâyesi, ölüme karşı yazılmış ilk direniş. 
Uruk kralı Gılgamış gücüyle övünürken, dostu Enkidu’nun ölümüyle 
yaşamın kırılganlığını keşfeder. Bunun üzerine ölümsüzlüğü aramak 
üzere çıktığı yolculuk, insanın anlam arayışına dönüşür. 
Sait Maden’in kırk yıla yayılan titiz emeğiyle, Batılı kaynaklardan yararlanarak 
Türkçeye kazandırdığı bu çeviri, farklı tablet nüshaları ile 
metindeki kırık dizeleri dikkate alarak destanın şiirsel ritmini koruyan 
duru ve ustalıklı bir dille hazırlanmıştır. 
Binlerce yıl sonra bile canlılığını koruyan Gılgamış Destanı, gücün 
anlamı, dostluğun dönüştürücü etkisi ve ölümü bilerek yaşamanın 
imkânı üzerine yeniden düşünmeye çağırıyor. 
Nereye koşuyorsun böyle, Gılgamış? 
Eline geçmeyecek aradığın yaşam. 
Tanrılar insanoğlunu yarattıklarında, 
yalnız ölüm oldu ona verdikleri, 

kendi ellerinde tuttular yaşamı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e487cc99-a58e-47ba-a9eb-016fef8b24fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dördüncü Yol</image:title>
            <image:caption>G. I. Gurdjieff mistik geleneklerin unutulmaya yüz tuttuğu bir çağda ezoterik bilgeliklerin kapısını aralayan çarpıcı bir öğreti sundu: Dördüncü Yol. Bu yolda insan ne bir Hint fakiri gibi acı çeker ne bir keşiş gibi yalnızlığa çekilir ne de bir yogi gibi dünyadan el etek çeker. Gündelik yaşamın içindeki deneyimlerin tam ortasından geçen ve insanı kendi hakikatini bulmaya götüren bir yoldur bu. Gurdjieff’in Olağandışı İnsanlarla Karşılaşmalar adlı başyapıtında sıkça sözünü ettiği “İnsanın Uyumlu Gelişimi Enstitüsü”nde verdiği eğitimlerdeki tanınmış öğrencileri P. D. Uspenskiy’in ders notları ile Madame de Salzmann’ın söyleşi kayıtlarına dayanan soru ve yanıtlarla ilerleyen bu kitap Türkçe’ye ilk kez ve eksiksiz olarak çevrilmiştir. 
 
Bilinç nedir? İnsan neden uykudadır? Gerçek “ben” nedir? Bizim yerimize alışkanlıklarımız mı yaşıyor? Bir ânı tam anlamıyla yaşamak neden böylesine zor? Zamanı hep geçmiş ve gelecek arasında tüketirken nasıl oluyor da şimdiyi kaçırıyoruz? Uyanmak olanağı varsa, neden bu kadar az insan uyanabiliyor? Ve daha birçok sorunun ardına düşmüş benzersiz bir düşünürün eşsiz kitaplarından biri olan Dördüncü Yol hem insanın içindeki mikrokozmosta hem de içinde yer aldığı evren olan makrokozmosta bir arayış yolculuğudur. 
 
Benlik üzerine düşünmek, uyanmak ve sorumluluk alıp hakikati doğrudan kendi deneyiminde aramak için okura radikal bir çağrı. 
 
Kendini bilmeye giden dördüncü yolda varlığınıza, alışkanlıklarınıza ve potansiyelinize yepyeni bir gözle bakmak için özünüze doğru bir ilk adım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cbc752b-7779-4d70-bf4b-ed820f0e878b.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bir kalbe kaç hayal kırıklığı sığardı?” Soğuk zindanda işkence dolu günlere uyanan Evera Alfen, düşman topraklarına sığınmakla suçlanırken en sevdikleri tarafından ihanete uğramıştır. Kanlı tarihin sırlarıyla dolu Yuva ve yönetici Seçkinler herkese bedel ödetmeye ant içmiştir. Evera Alfen bunun anlamını bilmektedir, yıllardır süregelen düzene isyan etmenin cezası açıktır: İdam edilecektir. Ölen kardeşinin intikamını almak için sığındığı yasaklı Vahşi, tutkuyla bağlandığı Rans Kalt, çok uzaklardadır. Evera Alfen esaretinde yapayalnızdır. Ya da öyle sanmaktadır. Yuva’da büyük bir isyan ateşi başlamış, düzene karşı gelen bir topluluk sırları açığa çıkarıp bu esareti sonlandırmak için ayağa kalkmıştır. 
Küt… Küt… 
Göz kapaklarımın ardındaki Zey kayboldu. 
Küt küt… 
Karanlık bir orman bütün hayallerimi öldürdü. 
Küt küt… 
Yuvam bana sırtını döndü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4cfb033-422d-4d55-a0dd-63aa383bf40e.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü 2</image:title>
            <image:caption>“Bir kalbe kaç hayal kırıklığı sığardı?” Soğuk zindanda işkence dolu günlere uyanan Evera Alfen, düşman topraklarına sığınmakla suçlanırken en sevdikleri tarafından ihanete uğramıştır. Kanlı tarihin sırlarıyla dolu Yuva ve yönetici Seçkinler herkese bedel ödetmeye ant içmiştir. Evera Alfen bunun anlamını bilmektedir, yıllardır süregelen düzene isyan etmenin cezası açıktır: İdam edilecektir. Ölen kardeşinin intikamını almak için sığındığı yasaklı Vahşi, tutkuyla bağlandığı Rans Kalt, çok uzaklardadır. Evera Alfen esaretinde yapayalnızdır. Ya da öyle sanmaktadır. Yuva’da büyük bir isyan ateşi başlamış, düzene karşı gelen bir topluluk sırları açığa çıkarıp bu esareti sonlandırmak için ayağa kalkmıştır. 
Küt… Küt… 
Göz kapaklarımın ardındaki Zey kayboldu. 
Küt küt… 
Karanlık bir orman bütün hayallerimi öldürdü. 
Küt küt… 

Yuvam bana sırtını döndü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d26d26ba-cc5f-4492-84e2-0d61cfdcf134.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanet</image:title>
            <image:caption>“Ne yazık ki aşkın hakkı, hukuku yoktu. Adaleti, şirazesi, terazisi yoktu. Kimi kibrit çöpü kadar kısa yanıp sönerken, kimi bir ömür sürüyordu. Birbirine benzemiyordu hiçbiri. Kimi, büyük tutkular ve delice arzularla sarsıyordu insanı… Kızıl bir ateşin damgasını vuruyordu değdiği yere. Kimi, kalbe huzur estiren, uyumlu, olgun bir melteme benziyordu ve yorgun ömrün son huzur durağı oluyordu.” Hayatını, çocukluk ve gençlik yıllarına damga vuran bir aşkın gölgesinde sürdüren siyasetçi Berhan Dağlıca ile oğlunun yolları acı bir olayla yeniden kesişir ve hiç beklemedikleri bir anda pişmanlıklarıyla yüzleşmek zorunda kalırlar. Bu gecikmiş hesaplaşma onlar için bir son durak mı, yoksa yeniden başlamak için bir şans mıdır? Bir renk karmaşasıydı hayat. Acının siyahı, mutluluğun beyazı, hüznün sarısı, sevginin yeşili, umudun mavisi… Ve insan duyguları gökkuşağına benziyordu. En soğuk ve en sıcak renkler birbirine yaslanıyor, birbirinden besleniyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efcd0bd8-27ab-4aa4-8ef3-5a7fa11406e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>NEW YORK TIMES ÇOKSATAN YAZARI DEBBIE MACOMBER&apos;DAN UZUN SÜRE HAFIZALARDA YER EDECEK ROMANTİK BİR NOEL ROMANI 
 
Hailey, profesyonel bir söz yazarı olma hayalleri kurarken hayatın gerçekleri onu Portland’da bir lisede bando takımının yardımcı çalıştırıcısı olarak çalışmaya iter. Okul Noel tatiline girerken ailesiyle birlikte Noel geçirme geleneğinden ve annesinin aşk hayatıyla ilgili müdahaleci sorularından kaçmak için arkadaşının büyükannesine ait Oregon’daki bir kır evinde tek başına inzivaya çekilmeye karar verir. Ancak küçük kasabaya vardığında, kulübenin birkaç vahşi hayvan tarafından istila edildiğini fark eder. Kasabanın tek yerel dükkân sahibi Thelma’dan yardım ister. Neyse ki onun yakışıklı ve eski bir müzisyen olan oğlu Jay, yardım etmeye fazlasıyla istekli davranır. 
 
Kısa süre içinde Hailey ve Jay neredeyse ayrılmaz bir ikili olur; Noel ağacı süslerler, şömine başında romantik anlar yaşarlar ve en önemlisi birlikte müzik yaparlar. Jay&apos;in cesaretlendirmesiyle Hailey’nin şarkı yazarlığı hayalleri yeniden alevlenir ve bu arada içinde aşk tohumları da yeşermeye başlar. Önceden yazdığı bir şarkıyı Podunk Kış Festivali’nde seslendirirken kaydedilen videosu sosyal medyada paylaşılınca hızla viral olur ve ona bambaşka kapılar açılır. 
 
Tam Hailey huzuru yakalayıp özgüvenini yeniden kazanmışken bu karla kaplı vahaya ardı ardına beklenmeyen misafirler gelmeye başlar. Ardından Jay’in iş hayatıyla ilgili beklenmeyen gelişmeler ve ailevi tatil draması da eklenince Noel cenneti bir anda kış fırtınasına dönüşür. Bakalım Hailey ve Jay bu fırtınadan sapasağlam çıkabilecekler mi? 
 
Kaybolan tutkular ve umulmadık bir aşk... 
 
Bazen hayatın ritmini tek başına değil, beklenmedik bir düetle yakalarsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42c2826e-b18d-4ab5-a005-39b4fc4273cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kgk Hesap Planı Kullanımlı Teori Ve Uygulama Örnekleri İle Türkiye Finansal Raporlama Standartları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1. KISIM: FİNANSAL RAPORLAMAYA GİRİŞ 
 
BÖLÜM 1: TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARINA TOPLU BAKIŞ 
BÖLÜM 2: FİNANSAL RAPORLAMAYA İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
BÖLÜM 3: TFRS 18 FİNANSAL TABLOLARDA SUNUM VE AÇIKLAMA 
BÖLÜM 4: TMS 8 MUHASEBE POLİTİKALARI, MUHASEBE TAHMİNLERİNDE DEĞİŞİKLİKLER VE HATALAR 
BÖLÜM 5: TMS 10 RAPORLAMA DÖNEMİNDEN SONRAKİ OLAYLAR 
 
2. KISIM: FİNANSAL RAPORLAMA UYGULAMALARI 
 
BÖLÜM 1: TMS 12 GELİR VERGİLERİ 
BÖLÜM 2: TFRS 15 MÜŞTERİ SÖZLEŞMELERİNDEN HASILAT 
BÖLÜM 3: TMS 2 STOKLAR 
BÖLÜM 4: TMS 16 MADDİ DURAN VARLIKLAR 
BÖLÜM 5: TMS 38 MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR 
 
 
BÖLÜM 6: TMS 40 YATIRIM AMAÇLI GAYRİMENKULLER 
BÖLÜM 7: TFRS 16 KİRALAMALAR 
BÖLÜM 8: TMS 23 BORÇLANMA MALİYETLERİ 
BÖLÜM 9: TMS 36 VARLIKLARDA DEĞER DÜŞÜKLÜĞÜ 
BÖLÜM 10: TFRS 5 SATIŞ AMAÇLI ELDE TUTULAN DURAN VARLIKLAR VE DURDURULAN FAALİYETLER 
BÖLÜM 11: TMS 37 KARŞILIKLAR, KOŞULLU BORÇLAR VE KOŞULLU VARLIKLAR 
BÖLÜM 12: TMS 19 ÇALIŞANLARA SAĞLANAN FAYDALAR 
BÖLÜM 13: TMS 20 DEVLET TEŞVİKLERİNİN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ VE DEVLET YARDIMLARININ AÇIKLANMASI 
BÖLÜM 14: TMS 41 TARIMSAL FAALİYETLER 
BÖLÜM 15: TMS 7 NAKİT AKIŞ TABLOSU 
BÖLÜM 16: TFRS 9 FİNANSAL ARAÇLAR 
BÖLÜM 17: TFRS 17 SİGORTA SÖZLEŞMELERİ 
 
3. KISIM: İŞLETME BİRLEŞMELERİ, ORTAKLIKLAR 
 
BÖLÜM 1: TFRS 3 İŞLETME BİRLEŞMELERİ 
BÖLÜM 2: TFRS 2 HİSSE BAZLI ÖDEMELER 
BÖLÜM 3: TMS 33 HİSSE BAŞINA KAZANÇ 
BÖLÜM 4: TFRS 11 MÜŞTEREK ANLAŞMALAR 
BÖLÜM 5: TFRS 10 KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR 
BÖLÜM 6: TMS 28 İŞTİRAKLERDEKİ VE İŞ ORTAKLIKLARINDAKİ YATIRIMLAR BÖLÜM 7: TMS 21 KUR DEĞİŞİMİNİN ETKİLERİ 
 
4. KISIM: YÜKSEK ENFLASYONLU EKONOMİLERDE FİNANSAL RAPORLAMA 
 
BÖLÜM 1: TMS 29 YÜKSEK ENFLASYONLU EKONOMİLERDE FİNANSAL RAPORLAMA 
 
5. KISIM: UYGULAMA 
 
BÖLÜM 1: TMS/TFRS’LERE YÖNELİK ÖRNEK UYGULAMA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a109c11-44ac-4433-887c-4b997a76e12d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece ile Şafak</image:title>
            <image:caption>Karanlıkta bile gören gözdü yürek. Bir kez bağlandığında iz sürüyordu. Onlar sevgiyi de acıyı da birlikte yaşamışlardı. Büyüklerin dünyasında kötülüğün kurbanı olmuş, kaderin savurduğu farklı yönlerde kaybolmuşlardı. Yıllar geçmiş, yaşamlar değişmiş, dile getirilemeyen acılar karanlıklarda hapsolmuştu. Ancak bir gerçek vardı ki aynı ateşte yanan yürekler biraz örselenmiş, biraz olgunlaşmış olsa da birbirini tanıyordu. Fakat hayat bu kez onlara farklı roller çizmişti. Gece, intikam ateşiyle yanan bir kadın… Şafak, sevdiği kadını korumak için kendinden vazgeçmeye hazır bir erkek… Gerçeği ararken aşkın ve tutkunun esiri olan iki yürek… Bir yanda dar, çıkmaz sokaklar; birbirine yaslanmış gecekondular, benzer yazgılar, yüzler, insanlar… Diğer yanda karanlığa sahte ışıklar yakan sazlı sözlü mekânlar; suçlar, suçlular, hem sefil hem de göz alıcı hayatlar… TEHLİKENİN KOYNUNDA, SIRLARLA ÇEVRİLİ DERİN BİR AŞK HİKÂYESİ OKUMAYA HAZIR MISINIZ?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80a7b473-3916-4a69-82bc-f464e0601cde.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi 1 (12’li)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Tarihi 1 (12’li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9982d2c0-45ad-48d6-90e2-a1be5724cce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi-02 (12&apos;li)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Tarihi-02 (12&apos;li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ab822a-2646-48ee-9eac-cd6eb0f834f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihi-03 (6’lı)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Tarihi-03 (6’lı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e4a6d8f-3adc-4deb-b0a4-65c181f54cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlılar Sticker (12’li)</image:title>
            <image:caption>Osmanlılar Sticker  (12’li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eaaa29c-4324-45f0-90b7-9b90fa3a90dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İkonik Tablolar Kartpostal Seti (7’li)</image:title>
            <image:caption>İkonik Tablolar Kartpostal Seti (7’li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e62bbe2-046c-4d23-ae7a-14a55b3de9de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Kartpostal Seti (12&apos;li)</image:title>
            <image:caption>Sanat Kartpostal Seti (12&apos;li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43edf4f5-7012-4d51-bca1-f3688f4c6611.jpg</image:loc>
            <image:title>İkonik Tablolar Sticker (12’li)</image:title>
            <image:caption>İkonik Tablolar Sticker  (12’li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1e0b3c4-ea8d-4062-99f8-adfe846a36c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Koleksiyonu-02 (7’li)</image:title>
            <image:caption>İstanbul Koleksiyonu-02 (7’li)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78a978c0-d359-4844-8de4-87dd914a4168.jpg</image:loc>
            <image:title>Şipşirin</image:title>
            <image:caption>(...) 
Gözleri dolmuştu. O sırada kapıdan içeriye bir çocuk girdi. Çocuk sevgi dolu bakışlarıyla ona bakıp gülümsedi. 
–İyileşiyorsun Şipşirin. 
Yanına gelip bir sürü şey anlattı. Şipşirin, çocuğun dilinden pek anlamıyordu ama güzel şeyler anlattığından emindi. Ormanı, kırları, bağları, bahçeleri, kelebekleri, çiçekleri... 
Gün geçtikçe sağlığı düzeldi. Her gün kendisini ziyaret eden çocuğun sevgi dolu yüreği onu iyileştirmişti. Birkaç gündür bahçeye çıkartılıyordu. Sağlıklı olmak ne güzeldi. Yine bir gün çiftlikte gezerken çitlerinin arkasına gizlenmiş annesini gördü. 
 
Koştu o tarafa. Tam o sırada bir ses duydu: 
–Şipşirin! 
Sesin geldiği tarafa baktığında çocuğu gördü. Bir an gidip gitmemekte tereddüt etti. 
Çocuk: 
–Şipşirin. Çiçekler, kelebekler seni bekliyor. Koş! Mutlu ol! 
Koşuyordu. Çocuk “Koş!” demişti. Anlamıştı onu. Artık avcılar hariç iyi insanları sevecekti. Çocuğu sevdiği gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5186e8b3-cd75-44f0-8395-b8ded62284af.jpg</image:loc>
            <image:title>Merdümgiriz</image:title>
            <image:caption>Karanlık gökyüzünün altında yürüyen bir adam… 
Kaderin ağırlığıyla, geçmişin gölgesiyle, insanın kendi içine açtığı yaralarla yüzleşen bir yolcu. 
Merdümgiriz, insanın hem kendinden kaçıp hem de kendine doğru gittiği o ince çizgiyi anlatıyor. Her adımında biraz daha sorgulayan, biraz daha büyüyen; kaybettikleriyle, bulduklarıyla, sormaya cesaret ettikleriyle şekillenen bir yolculuk. 
Bu roman; yalnızlığı, dostluğu, aileyi, şehirle köy arasındaki çatışmayı ve insanın kendi içindeki karanlığı anlamaya çalışmasının bir hikâyesidir. 
Belki de insanın aradığı, hep bir adım ötesindedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f50aab-457c-4237-ac4f-e7404e4ac5ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Nakkalü-l-Ulüm</image:title>
            <image:caption>1950 yılında Tavşanlı&apos;da doğdu. İlkokulu aynı ilçede tamamladı. O dönemlerde sayısı az olan İmam Hatip okullarından Balıkesir İmam Hatip Okulu&apos;nda eğitime başladı ve 1969 yılında birincilikle mezun oldu. Aynı yıl başladığı İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü&apos;nü 1973 yılında pekiyi derece ile tamamladı. 
1974 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı&apos;nda Kur’an Kursu Öğreticiliği ile göreve başladı. Yedek subay olarak Isparta&apos;da askerliğini tamamladı. Diyanet İşleri Başkanlığı&apos;nda açılan Fransızca kursunda “Kur’an-ı Kerim, Din Sosyolojisi ve Fransızca” sertifikası aldı. 
Sırasıyla şeflik, saymanlık ve Almanya&apos;da yurtdışı görevlerinde bulundu. Din görevlisi, Kur’an kursu öğreticisi, müftülük ve diğer hayır derneklerinde görev yaptı. Emekli. İki çocuk babasıdır. 
 
 
Unutulmayan Değerli Hocalarımıza Şükran Borcumuz 
Mahir İz 
Hafız-ı kurrâ-Hacı Hafız Üsküdarlı Ali Efendi 
Hafız Rahmi Şenses 
Do. Dr. Nedim Urhan 
Dr. Selçuk Eraydın 
Prof.Dr. Ali Özek 
Bekir Sadak 
Müdürümüz Prof.Dr. Salih Tuğ, 
Arapça Hocamız Ezher mezunu merhum Ahmet Davutoğlu 
Prof.Dr. Bekir Topaloğlu 
Mehmet Sofuoğlu 
Tunuslu Prof. Muhammed Tancı  
Dr. Hafız M. Ali Sarı 
Mevlevî, üstâd Neyzen Halil Can 
Kemal Edib Kürkçüoğlu 
Ömer Çam 
Prof.Dr. İsmail Karaçam 
Dr. Hafız Tayyar Altıkulaç 
Yüksek Mimar Mühendis Ömer Kirazoğlu 
Farsça Hocamız Prof.Dr. Ali Murad Daryal 
Ord.Prof. Recai Galib Okandan 
Fransızca Hocalarımız: A. çetin Ertürk-fikret Gökdemir 
Dr. Serdar Kurtoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45420062-b0b7-43e5-871f-e980b3b0d5ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Cetvel</image:title>
            <image:caption>Her birimizin hayat ülkesindeki mutlulukların, heyecanların, düşlerin ve düş kırıklıklarının boyutu, yaş aldıkça kullandığımız ölçeklere göre değişir. Cetvel değiştikçe duyguların bizde bıraktığı izlerin uzunluğu da değişir. Yazgı değildir bu. Cetveli fırlatıp atmak bir tercihtir. Ömrümün en yeni yılına, ölçü birimlerimi gözden geçirerek girmeye karar verdim. Eski bir çekmeceden, toz tutmaya başlamış cetvelimi çıkardım. Cetvelimin tozunu elimle sildim çünkü kural koymak iyidir. Başkaları sana kural koymadan.

Cetvellerin neden sıfırdan başladığını daha önce hiç düşünmediğimi fark ettim.  Yanıtı kolaydır aslında; ölçeğinizi kullanırken sıfırdan başlarsanız kesinlikle doğru bir ölçüm yapabilirsiniz.

Sıfırdan başlıyorum.





Hayatımızdaki ölçülere, kurallara kim karar veriyor? Bizim yaşamımızın ilkelerini, bizden başka kim belirleyebilir?



Evrim Kuran, bu kez bambaşka bir kitapla karşımızda: Hayatımızı ölçmek için, cetvellerin önemini hatırlatarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5204d31c-2afc-4553-b09e-f55f3742749c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5 – Ciltli (Kutulu)</image:title>
            <image:caption>KUTU İÇERİĞİ: 
 
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR 5 (CİLTLİ) 
MASKE 
KARAKTER KARTI (8 ADET) 
DAVETİYE 
TAROT KARTI (3 ADET) 
AYRAÇ 
POSTER 
 
Müzayedeye katılan Lina ve Aral, kendilerini bir sirk gösterisinin ortasında bulduğunda başrol olduklarını fark etmeleri uzun sürmez. Sirkin perdeleri kapanmamak üzere açıldığında ise oyun başlar ve gerçek ile illüzyon birbirine karışır. Yaşam ile ölüm arasında tercihler yapmak zorunda kalan Lina, damarlarında akan 
kanı inkâr edemeyecek durumdadır. Ortaçağ’dan bu yana kanında taşıdığı DNA onun için bir lanet, Circus için bir lütuftan ibarettir ve Yüksek Şura’nın bunun peşini bırakmaya niyeti yoktur. Gölgesinde yetişmiş üç cennet çiçeğinden biri ayaklarına dolanarak onu da yeraltına çekmek ister. Lina ya mecburiyet tasmasını takacak ya da sevdiklerini bir bir darağacına uğurlayacaktır… 
 
Damarlarımda akan ağır kan…  
Üzerimde taşıdığım ruh yalnızca yedi gram.  
Al benden neyimi istiyorsan.  
Kendisine olan saygısını da yitirdiğinde ne yapar insan? 
Kim açar kapısını, kendinden bile kaçsan?  
Kalmak mı zor gitmek mi?  
Otuz beş binde verilen bir karar…  
Hangisi yaşatır, hangisi derinden yaralar?  
Verilmesi zor cevaplar…  
Tek tesellisiyse; bazı insanlar böyle yaşar… 
Bu hayatı mutlaka kazanacağım Aral…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c23c805-d143-48ac-be9a-fb8f259b18ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Dersler 6 Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Yeni müfredata göre hazırlanmış ve tamamı video çözümlü olan 6. Sınıf Tüm Dersler Soru Bankası’nda yer alan,  
Açık Uçlu Sorular ile süreç odaklı öğrenmeleri hatırlayacak,  
Konu Kavrama Testleri ile edindiğiniz öğrenme çıktılarını pekiştirecek,  
Beceri Temelli Tekrar Testleri ile öğrenme çıktılarını beceri düzeyinde ölçerek ve günlük yaşamla ilişkilendirerek tüm öğrenme sağlayacaksınız.
Bu kitapta yer alan sorularla,  
Okuduğunuzu anlama ve yorumlama becerilerinizi geliştirecek,  
Yaratıcı ve eleştirel düşünme yeteneğinizi güçlendirecek,  
Problem çözme ve akıl yürütme becerilerinizi kullanarak mantığınızı geliştirecek,  
Analiz ve sentez yapabilme yeteneklerinizi keşfedecek,  
Görsel okuma ve yorumlama becerilerinizi artıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9b4716f-34ec-4c39-b0b3-22d3b1cbe969.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta Pneuma</image:title>
            <image:caption>&quot;Rüzgâr, nefes ve ruh… 

Bu üç kelimenin bir aradalığıyla hayat bulan Usta Pneuma, minik bir sanatçının yaratım sürecini anlatıyor. Kolay bir yolculuk değil bu. İç ve dış çeldiriciler hiç eksik olmuyor bu yolda. Ama onlar olmasa nasıl yontacak kendini Pneuma? 
 
Evrenin nefesiyle nefesini birleştirmek isteyen herkesi çağırıyor rüzgârını duymaya…” 
 
Dokunsal illüstrasyon tekniği ile hazırlanan öykünün görselleri, sanatsal yetkinlik ve el işçiliğinin muhteşem birlikteliğinden doğan üç boyutlu illüstrasyonlardan oluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/baee1a1b-eb57-4c3d-b324-53b671d46911.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayır Diyebilme Sanatı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gerçekten “özgür” müsünüz? 
 
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır 
sizce özgürlük? 
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa? 
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi? 
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi? 
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz? 
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi? 
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu? 
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu? 
Değişmeye ne kadar açıksınız? 
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. 
İlle de rafadan mı yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu? 
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız. 
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize 
geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98c2e4f-4cd9-4138-b53a-72989f3ce650.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Saray</image:title>
            <image:caption>Geçmişinden kurtulmak için, şu an sahip olduğun nelerden vazgeçebilirsin? Evli ve üç çocuk annesi Elle, çocukluğundan bu yana yaz aylarını geçirdiği göl evinde sarsıcı bir sabaha uyanır: Yıllar boyunca yapılan tercihler, işlenen suçlar ve saklanan sırlar nedeniyle bir araya gelemediği çocukluk aşkıyla, Jonas’la nihayet birlikte oldukları gecenin sabahıdır bu, hem de her ikisinin eşleri evde sohbet ederken... Artık kaçınılmaz bir tercih yapmak zorundadır Elle: Zonklayan, acı veren ama yıllardır unutamadığı bir aşk mı; yoksa sabır dolu, müşfik, ama yılların eskittiği bir aşk mı?   Miranda Cowley Heller’ın kısa sürede The New York Times çoksatarlar listesine giren ilk romanı Kâğıt Saray, Elle’in iyi bir kız çocuğu, iyi bir eş ve iyi bir anne olmaya çalışırken bastırdıklarını; istismarın gölgesinde şekillenen, özgürlüğü elinden alınmış hayatını anlatıyor.   “Geçmişimizi bir ağırlık gibi peşimizden sürüklüyoruz, hâlâ ona zincirli olabiliriz, ama yeterince geride kaldığına göre artık ne onu görmek ne de bir zamanlar öyle biri olduğumuzu kabul etmek zorundayız.”   “Büyüleyici bir atmosfere yerleştirilmiş, karmaşık bir ailenin karşı konulmaz hikâyesi.” The New York Times   “Yoğun duygularla örülü bir aşk hikâyesi… Sırlar, yalanlar ve oldukça karmaşık bir aşk üçgeninin çözülüşü.” Reese Witherspoon, Reese’s Book Club Temmuz 2021 Seçimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/426e3796-1597-419f-9105-9fd2e78df85d.jpg</image:loc>
            <image:title>Vazgeçebilme (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Gerçek güç, bazen sadece bırakmaktır.” 
Gelmiş geçmiş en çok satan kişisel gelişim kitaplarından biri olan Vazgeçebilmek mutluluğa giden yolda yanınızda bulundurabileceğiniz en güvenilir kılavuz. 
Sizi mutluluktan alıkoyanlar neler bir düşünün. 
Neyi tutuyorsunuz? Geçmişi mi? Korkuları mı? Yanlış insanları, bitmiş hayalleri, sizi yoran duyguları mı? 
Ve hepsinden vazgeçin gitsin. Söylemesi kolay ama yapması değil, öyle mi? 
Bu kitap, yalnızca “Nasıl vazgeçilir?” sorusunun cevabını değil, bırakmanın neden bir kayıp 
olmadığını, özgürlük olduğunu anlatıyor. 
Sayfaları çevirdikçe hafifleyecek, gerçekten değişebileceğinizi hissedeceksiniz. 
Vazgeçebilmek’i okurken öfke, kin, kaygı, suçluluk duygusu ve daha pek çok olumsuz düşünceden arındığınızı fark edecek ve her sorunun cevabının yine sizin içinizde olduğunu göreceksiniz. Gerçek yaşam öyküleri, içten diyaloglar ve zihni çalıştıran sorular zaten içinizde barındırdığınız gücü ve 
duygusal özgürlüğü size geri verecek. 
Şimdi bırak. Ve kim olduğunu hatırla. 
Çünkü en derin huzur, en cesur bırakışta saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49a7d1b2-4b2a-4baa-8ff8-c035ddc8b203.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişteki Yaralı Ruh 2</image:title>
            <image:caption>1 Ocak, Saat 02.15
“Felaket anı kovalar.”
İtfaiye sesleri, burnuma dolan keskin duman, dört bir yanımı saran alevler, ambulans sirenleri. Uykumdan uyandığım an kulaklarıma dolan sesler. 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece. Yılın ilk günü. İlk gece yarısı.
Doruk yılın ilk yarışına gitmiş, bense geç olmadan dünün yorgunluğuyla yatağa girmiştim. Ta ki o sese kadar. Burnuma dolan dumana kadar. Evimiz yanıyordu…
Yerimden kımıldayacak gücüm yoktu. Şok olmuş bir hâlde uykulu gözlerimi tutuşan perdelerde, eşyalarımda, masamın üzerindeki çerçevede gezdiriyordum. Göktuğ ve benim resmim tutuştuğu an büyük bir farkındalıkla yerimden kalktım fakat beklemediğim bir şey oldu. Hiç beklemediğim, hesapta olmayan bir şey. Tavandan savrulup yanağımın sağ tarafına düşen ateş parçası ve dudaklarımdan kopan acı feryat...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61d785ad-0e88-4c2d-be06-39a4ecf2514d.jpg</image:loc>
            <image:title>Cam Tabut Cinayetleri</image:title>
            <image:caption>HER ŞEY BAŞLADIĞI YERDE SON BULACAK… 
 
 
Pembe Panter cinayetlerindeki başarısıyla ekibine geri dönen Komiser Pınar, gözlerini yabancı bir evde açar. Elinde bir altıpatlar, yanında bir ceset… Hafızasındaki karanlık boşluklar, gerçeği ondan saklamaktadır. Katil mi, yoksa kurban mı? Bu sorunun cevabını bulmak için kendi sınırlarını aşmaktan başka çaresi yoktur. 
 
 
Naz’ın aylar önce yaşadığı sarsıcı olay hâlâ tazedir; hayata dönmesi imkânsız görünür. Onun yokluğu yalnızca Hakan’ın dengesini bozmakla kalmaz, Cinayet Büronun da çatısını sarsar. Yeni isimlerin katılımıyla toparlanmaya çalışan ekip, çok geçmeden kâbus dolu bir dosyanın içine çekilir. Kurbanlarını parçalara ayırıp cam tabutlara yerleştiren bir seri katil, masum bir masalı kanlı bir imzaya dönüştürmektedir: Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler. 
 
 
Bir yanda kendi karanlığıyla boğuşan Pınar, diğer yandan cinayetlerin ardındaki sapkın zekâyı çözmeye çalışır. Baskı her geçen gün artarken tek umudu, yeni ekibiyle birlikte zamana karşı sürdürdüğü bu ölümcül oyunu kazanabilmektir. Ancak bu kez yalnızca zekâsı ve cesareti değil, Vaiz’in gölgelerden gelen yardımı da kaderini belirleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a5b82b8-1926-4daf-a8ee-65cba83cf54d.jpg</image:loc>
            <image:title>TYTMatematik Konu Konu Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Matematik Konu Konu Son 8 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d63ce0-0526-47a3-ab10-a2612ee176ab.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Sosyal Bilimler Konu Konu Çıkmış sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Sosyal Bilimler Konu Konu Son 8 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfabd59-cafd-4b70-83fb-9030feab80a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Takma Adı Gagalı</image:title>
            <image:caption>Her kalpte saklı bir dost sesi vardır;
yeter ki ona kulak verelim. 
 
Hepimizin içinde, doğruyu ve güzeli gösteren bir “Beyhan” saklıdır.
Ecem’in ilk gençlik yıllarında karşısına çıkan Beyhan, yalnızca bir dost değil; yaşamı anlamlandıran, büyümenin sancılarını hafifleten, gülümsemeyi hatırlatan bir yürektir.
Ayfer Gürdal Ünal, incelikle kaleme aldığı bu romanda dostluğun, güvenin ve içtenliğin dönüştürücü gücünü anlatıyor.
Ecem’in hikâyesinde kendinizden bir parça bulacak, içinizde saklı duran o dost sesi yeniden duyar gibi olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226d35a6-1923-400c-bc52-59145f4f5c74.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişimde İş Birliği Medya Ve Teknolojide Ortak Çalışma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         MEDYA EKOSİSTEMİNDE ETİK VE İŞ BİRLİĞİ: GELENEKSEL PARADİGMALARDAN DİJİTAL DÖNÜŞÜME 
 
·         ZİNDEREN YENİ MEDYA VE İŞ BİRLİĞİ KÜLTÜRÜ 
 
·         SUBAŞI KÜRESEL MEDYA AĞLARINDA ORTAKLIKLAR 
 
·         ULUSLARARASI MEDYA KURULUŞLARININ İŞ BİRLİKLERİ: KÜRESEL İÇERİK PAYLAŞIMINDA ANADOLU AJANSI VE GETTY IMAGES ÖRNEĞİ 
 
·         GAZETECİLİKTE ORTAK ÜRETİM PRATİKLERİ: KİTLE KAYNAK KULLANIMININ ROLÜ 
 
·         VERİ GAZETECİLİĞİNDE İŞ BİRLİĞİ: ÇOK AKTÖRLÜ BİR ÜRETİM SÜRECİ 
 
·         METAVERSE VE GAZETECİLİĞİN DÖNÜŞÜMÜ “ŞİMDİ VE GELECEK SENARYOLARI” 
 
 
·         HABERCİLİKTE YAPAY ZEKÂNIN YÜKSELİŞİ: PROMPT TEMELLİ İÇERİK ÜRETİMİNİN DÖNÜŞTÜRÜCÜ GÜCÜ 
 
·         HALKLA İLİŞKİLERDE YAPAY ZEKÂ TEMELLİ HİKÂYE ANLATICILIĞI 
 
·         MEDYA ENDÜSTRİSİNDE İŞ BİRLİĞİ VE İNOVASYON 
 
·         İLETİŞİM STRATEJİLERİ VE EKİP ÇALIŞMASI 
 
·         KRİZ İLETİŞİMİNDE KOLEKTİF STRATEJİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11f01709-c86e-46c3-9866-7ad5470a0088.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Edebiyatından Örneklerle Terimler ve Söz Sanatları, EDEBİ ÜSLUP / STİLİSTİK</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
       1. STİLİSTİK NEDİR? EDEBİYAT DİLİ VE ÜSLUP 
 
       2. EDEBİYATLA İLİNTİLİ TERİMLERE GENEL BAKIŞ 
 
       3. SÖZCÜK DÖNÜŞÜMLERİ  
 
       4. SÖZ DİZİMİNDE DEĞİŞİMLER 
 
       5. SÖZ SANATLARI 
 
       6. (Fr – Tr) EDEBİ ALINTILAR / CITATIONS LITTERAIRES 
 
       7. Ek: Jakobson’un İletişim Şeması ve Dilin İşlevleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c6b1d6b-1cc3-4733-9335-5a76b5ac05ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Dünyalar Karıştı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâyla kontrol edilen AYZ adlı müzik grubu şehirde bir konser verince olanlar olur. Şarkılar çaldıkça herkes hipnotize olmaya başlar. Bu sırada şehre varan Şakir ve ailesi bu garip durumu fark eder ve grubu kontrol eden server’ların peşine düşerler. Maceraları onları bir lunaparka, metro istasyonuna ve Yerebatan Sarnıcı’na götürür. Hatta kendilerini bir anime’nin içinde bile bulurlar. 
Güçlerini birleştiren Şakir, Necati, Canan ve diğerleri şehri bu kötücül güçlerin pençesinden kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/945d6fb9-943c-482e-9bee-dd1724ffca17.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Souls Sayı 5 Söğüt Kral</image:title>
            <image:caption>“VAHŞİ DERECEDE GÖRKEMLİ!” 
-AIPT 
USTRAD DİYARININ KRALI UTHREL, BÜYÜK BİR SAVAŞÇIYI ALEVİ HARLAMAYA GÖNDERİR. O SAVAŞÇI HERAD’DIR, SOYLU BİR ŞÖVALYE. LAKİN ALEV ÇOK GÜÇLÜDÜR VE ONU TÜKETİP KÜLE ÇEVİRİR. BUNUN ÜZERİNE GÖREVİ KRAL UTHREL BİZZAT DEVRALIR, BAŞARILI OLUR VE YÜCE BİR KÜL LORDU HALİNE GELİR. 
ŞİMDİ BİR KEZ DAHA ALEVİN HARLANMA ZAMANIDIR ANCAK UTHREL GÖREVİNE İHANET EDER VE KABUSLARDAN FIRLAMA SÖĞÜT KRAL’A DÖNÜŞÜR. ÖLÜLERDEN OLUŞAN BİR ORDUYA HÜKMETMEKTEDİR. HERAD BİR RUHSUZ OLARAK KÜLLERİNDEN DİRİLİR, ESKİ EFENDİSİNİ ALEVİ HARLAMAYA İKNA ETMEK VE DÜNYAYA YAŞAMI DÖNDÜRMEK İÇİN ÜÇ ÇOK FARKLI KAHRAMANLA GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİR. ANCAK USTRAD’IN YİTİK KRALLIĞINA SEYAHATZORLU VE ACI VERİCİ OLACAKTIR. HERAD VE MÜTTEFİKLERİ BURAYI MESKEN TUTMUŞ CANAVARLARLA YÜZLEŞMEK ZORUNDADIR... 
EFSANEVİ STAR WARS YAZARI GEORGE MANN VE KORKU ÇİZERİ MANN HOUSE’TAN, TITAN COMICS’İN DARK SOULS SERİSİNE YENİ BİR SOLUK. ÇOK SEVİLEN VİDEO OYUNU SERİSİNDEN UYARLANDI.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab09be38-83af-469b-9313-9c18553e060b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Mercan : Zirzopluk Benden Sorulur</image:title>
            <image:caption>Ben Mercan! 
Hayır, gözlüklü kız değil. Mavi gözlüklü kız. Denizatlarını severim. Onlar da beni sever. Tamam, uydurdum, bana karşı olan duygularını bilmiyorum. Ben bir “ataçocuk” sözleri yazarıyım. Bu işlerden anlarım. Anne-baba sakinleştirme ustasıyım bir de. Sonuçta onlar eğitilebilen canlılar, yeter ki ne yapacağınızı iyi bilin. 
Aile dediğiniz şey kimya deneyi gibidir. Neyin üzerine ne ekleyeceğinizi bilirseniz, sonuç başarılı olur. Ama buna çok da takılmayın bence. Sonuçta yetişkinler aslında ne olduklarını ve ne olmak istediklerini asla bilmezler. Tutarsızlardır. Anladınız değil mi, kitap benim ama konu onlar: ebeveynler. 
Şu ataçocuk sözümü sakın unutmayın: 
Yorgun anneye üç dilek tut demişler; beni yorma, cezalısın demiş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/399b119b-db1e-48e0-8e25-1c281c8ddefc.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Söyle</image:title>
            <image:caption>Yalnızca kendisinin kim olduğunu öğrenmek istiyordu. 
Ancak bunun peşine düşen bir tek o değildi… 
 
Eva’nın sekiz yaşındayken evlat edinilmesinin üzerinden yirmi yıl geçti. Cherry ile Carlton “Sugar” McNeil, onun için hep tek gerçek aile oldular. Ancak hem Cherry’nin ölümü hem de işinden uzaklaştırılmasıyla sarsılan Eva, evlat edinilmeden önce kim olduğunu öğrenmeye karar verir. 
Sugar’ın tüm uyarılarına rağmen Eva, kimliğine dair iz bulma umuduyla bir DNA veri tabanına kaydolur. Nihayet bir eşleşme geldiğinde, geçmişinin anahtarını tutabilecek yakınları olduğunu öğrenmekten heyecan duyar. Ancak iz sürdükçe, birilerinin de onun gerçeğe ulaşmasını engellemeye çalıştığı belirgin hâle gelir... 
Derine indikçe, siyah kadınların iz bırakmadan kaybolduğu, isimlerinin tarihten silindiği, kimsenin onları aramadığı karanlık ve acımasız bir dünyanın içine çekilir. Bir zamanlar biri Eva’yı bütün bunlardan korumaya çalışmıştı. Ona daha iyi bir hayat sunmak istemişti. Ama Eva hayatındaki sahte perdeleri yırtıp attığına göre, yeniden kurtarılması için artık çok mu geç? 
 
BOŞ ODA VE TUZAK KAPI’NIN YAZARINDAN.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8aa0aa9-77bc-415f-98f6-c64b588c621f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pastutmaz Ailesi 2 – Oyun Başlasın</image:title>
            <image:caption>Her biri farklı yeteneklere ve sıcacık bir kalbe sahip, sınırsız hayal güçleriyle orijinal bir aile Pastutmazlar. 
Kasabada sürprizlerle dolu bir gün… 
Barbar Furax geri döndü! 
Pastutmazlar için macera kaçınılmaz, heyecan ve aksiyon dorukta! 
Bir tarafta Pastutmazların cesareti ve yaratıcılığı, diğer tarafta Barbar Furax’ın zorbalığı ve acımasızlığı... 
Bu kez, Barbar Furax’ın elinde lanetli bir kumanda, aklında çılgın bir plan var. Ultra tekno Furax, 
lanetli kumandasıyla kasabayı oyun alanına çevirmeye kararlı. 
Pastutmaz Ailesi, Barbar Furax’ı bir kez daha durdurabilecek mi? 
Peki, Furax’ın kötülükle beslenen kalbi iyilikle kuşatıldığında yenilgiyi kabul edecek mi? 
Hazırsan, oyun başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df7b259-256c-42a7-9ea6-9589da29a9d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Küçük Karınca 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>Arıların iki tane midesi olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya bir kurbağanın neden vırakladığını? Bir solucan günde ne kadar yer? Bir salyangozun kaç dişi vardır? Köstebeklerin tırnakları neden uzundur? Meraklı Küçük Karınca ile birlikte çayırda ve ormanda dolaşırken doğayla ilgili tüm bu ilginç soruların ve daha fazlasının cevaplarını bulabilirsiniz. 
Rasa Dmuchovskienė çocuk kitapları yazarı ve deneyimli bir eğitimcidir. Meraklı Küçük Karınca serisi çocuklardan gelen birçok soruyla zenginleştirildi. Hikâyeleriyle dikkat çeken bu seride tüm bilgiler hem eğlenceli hem de çocukların anlayabileceği bir şekilde sunuluyor. 
Meraklı Küçük Karınca ile bu kitapla tanıştıysanız serinin ilk kitabı da ilginizi çekecektir. Bir kertenkelenin kuyruğu, kopmasına rağmen nasıl hâlâ hareket eder? Peki ya bir örümcek ağının ne kadar uzun olduğunu biliyor musunuz? Bu soruların yanıtları ve birçok macera sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf1c60b-1bed-47ce-861f-7d8491855c20.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Küçük Karınca 1. Kitap</image:title>
            <image:caption>Bir kertenkelenin kuyruğu, kopmasına rağmen nasıl hâlâ hareket eder? Peki ya bir örümcek ağının ne kadar uzun olduğunu biliyor musunuz? Oradaki ateş böceği nasıl parlıyor? Bir tırtıl, nasıl güzeller güzeli bir kelebeğe dönüşür? Meraklı Küçük Karınca ile birlikte çayırda ve ormanda dolaşırken doğayla ilgili tüm bu ilginç soruların ve daha fazlasının cevaplarını bulabilirsiniz. 
Rasa Dmuchovskienė çocuk kitapları yazarı ve deneyimli bir eğitimcidir. Meraklı Küçük Karınca serisi çocuklardan gelen birçok soruyla zenginleştirildi. Hikâyeleriyle dikkat çeken bu seride tüm bilgiler hem eğlenceli hem de çocukların anlayabileceği bir şekilde sunuluyor. 
İlk kitabı beğendiyseniz, ikinci kitap da ilginizi çekecektir. Bir salyangozun kaç dişi olduğunu ve bir arının neden iki mideye ihtiyaç duyduğunu merak ediyorsunuz, değil mi? Meraklı Küçük Karınca ile arkadaş olun, birlikte ormanın ve hayvanların gizemli dünyasına seyahat edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3b2c58-3c5a-46b6-a693-a27af8d37d3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyle Savaşamazsın</image:title>
            <image:caption>Kendinle barış, dünyanın gürültüsü susar. 
 
Sessizlik kelimelerin yokluğu değil, söylemeye cesaret edemediğimiz her şeyin dilidir.  
 
Bazen savaşmayı bırakmak, bir yenilgi değil,ruhun en derin bilgeliğidir.  
Hayatın yüklerine direndikçe sertleşir, sertleştikçe kırılırsın. 
Oysa bazen sadece akmak gerekir…  
Fırtınanın yönünü değil, kendi yönünü bulmak için. 
 
“Her Şeyle Savaşamazsın”, insanın kendine dönüşünü anlatan bir içsel yolculuk, bir davet. 
Kırılmanın içindeki incelikli gücü, sessizliğin ortasındaki içten sesi, vazgeçmenin getirdiği o eşsiz özgürlüğü ve geri çekilmenin zarif melodisini kalbimize fısıldıyor. 
 
Belki de mesele hayata karşı durmak değil, onunla yeniden dans etmeyi öğrenmektir. 
Ve belki de en büyük zafer, hiçbir savaşa gerek kalmadan, sakinlikle “var olabilmektir”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94a1f37e-b4ce-4314-9645-199f11f89856.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlarda Dikkat Dağınıklığı</image:title>
            <image:caption>Onlar “dağınık” diyor. Biz “farklı çalışan bir zihin” diyoruz. 
 
Zihninde aynı anda onlarca pencere açıkken, hayatın temposuna ayak uydurmak bazen bir savaş haline gelir. Bir yandan işleri toparlamaya çalışırken, diğer yandan günün herhangi bir anında “Nereden başlamalıyım?” duygusuna sıkışıp kalırsın. 
 
Evet… Büyük ihtimalle sen de bir “dikkat dağınıklığı kraliçesi”sin. 
 
DEHB tanın olsun ya da olmasın, içten içe başka bir ritme ihtiyaç duyduğunu biliyorsun. 
Terry Matlen’in Kadınlarda Dikkat Dağınıklığı kitabı tam da bu noktada devreye giriyor. 
 
Kimi günler sabah hazırlanmak, acil toplantılara yetişmek, akşam yemeğini planlamak ve çocuğu uyutmak bile tek başına bir “hayatta kalma maratonu” gibi gelebilir. İşte bu kitap, bu döngünün içinde kaybolan kadınlar için hem pratik hem uygulanabilir çözümler sunuyor. 
 
Kadınlarda Dikkat Dağınıklığı, yalnızca zor günlerde başvurulacak bir rehber değil; hayatının kontrolünü yeniden ele geçirmek isteyen kadınlar için güvenilir bir yol haritası. İçindeki potansiyele ulaşırken ihtiyacın olan düzeni kurmana, enerjini doğru yere yönlendirmene ve en önemlisi, kendini anlamana yardımcı olacak bir eşlikçi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a0fcbb4-e840-46a3-ba3c-121101cacb51.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Sımsıcak Yılbaşım</image:title>
            <image:caption>Rahatlatıcı yeni bir soluk! 
 
Bu sevimli boyama kitabıyla gevşeyin ve keyifli anların tadını çıkarın. Boyama kalemlerinizi hazırlayın, 
 
CocoWyo ile rengârenk bir dünyaya dalın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7191b643-4291-46ff-a8b7-f064cee6d3fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Fransız Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Modern dünyayı anlamadan özgür olmak mümkün mü? 
 
Robert Wicks, 20. yüzyılın felsefi panoramasını mercek altına aldığı bu kapsamlı çalışmasında, Bergson’dan Sartre’a, Camus’den Foucault’ya, Derrida’dan Baudrillard’a kadar birçok düşünürün fikir dünyasını derinlemesine inceliyor. 
Modern Fransız Felsefesi, yalnızca düşünürlerin fikirlerini kronolojik olarak sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bu fikirler arasındaki süreklilikleri, çelişkileri ve tarihsel bağlamları da ustalıkla serimliyor. 
Wicks’in berrak anlatımı ve pedagojik yaklaşımı sayesinde, felsefi metinlerin zorlayıcı olan dili herkes için anlaşılabilir hale geliyor. 
Modern Fransız Felsefesi akademisyenler, öğrenciler ve modern felsefeye ilgi duyan tüm okurlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. 
 
“Bu kitap, karmaşık düşünceleri anlaşılır kılmakta olağanüstü bir başarı gösteriyor. Modern Fransız felsefesine ilgi duyan herkesin kitaplığında yer almalı.” — Colin Davis, Warwick Üniversitesi 
 
“Pedagojik bir armağan.” — Robert C. Solomon, Teksas Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e776c31b-1e04-47fd-93f5-5c613f9b25ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Eski Sinemalar</image:title>
            <image:caption>Çizgilerle Modern Türkiye Mimarlığı Serisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f027de96-7a4a-481c-a4d1-195ef32eb5b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamon-Kun&apos;un Hangi Yüzü? 4</image:title>
            <image:caption>‘’NE KADAR BAŞARISIZ OLURSAM OLAYIM HER ZAMAN SADECE BENİ DESTEKLEMEYE DEVAM EDİN, KİNOSHİTA-SAN.’’ 
 
POPÜLER İDOL GRUBU F/ACE’İN ÜYELERİ, YENİ ŞARKININ MERKEZİ OLMAK İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDİYOR. ŞİMDİYE DEK İŞ ARKADAŞI OLAN TAMON VE ORİ, BU KEZ ADİL BİR ŞEKİLDE SAVAŞMAYA KARAR VERİYORLAR. 
 
ANCAK UTAGE’NİN ORİ’Yİ DESTEKLEDİĞİNİ DUYAN TAMON, MÜCADELE SONRASINDA GARİP DAVRANMAYA BAŞLIYOR. 
 
‘’UMARIM KİNOSHİTA-SAN ÖMRÜ BOYUNCA BAŞKA BİR İNSANA İLGİ DUYMAZ’’ 
 
YENİ ŞARKININ MERKEZİ OLMA MÜCADELESİ SONUÇLANIYOR!&amp; KARAMSAR FUKUHARA-SAN BÜYÜK BİR ★ UYANIŞ YAŞIYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/862a3550-1687-48f9-b404-eba47e021cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>And Dağları Şamanları</image:title>
            <image:caption>Her yara, içimizdeki şifacının uyanması için bir çağrıdır. 
 Dünya, yönünü bulmak için yeni bir pusulaya ihtiyaç duyuyor. And Dağları Şamanları’nın binlerce yıldır aktardıkları öğretiler, bizlere ihtiyaç duyduğumuz pusulayı sunuyor: kalpten gelen bilgelik, yani Munay-Ki yolu. 
 Marcela Lobos, bu kitapta okurları, And ve Amazon   geleneklerinden doğan kutsal inisiyasyonlarla tanıştırıyor. Bu kadim seremoniler, geçmişin yaralarını şifaya, korkuyu sevgiye, sınırlayıcı inançları ise içsel güce dönüştüren enerjik kapılardır. Her bir seremoni, yalnızca kişisel dönüşüm değil, aynı zamanda insanlıkla ve doğayla derin bir bağ kurma davetidir. 
 And Dağları Şamanları, bireysel uyanışı kolektif bilinçle buluşturan bir yol haritası sunarak kendi kutsal yolculuğuna çıkmak, içindeki ışığı uyandırmak ve yeryüzünün şifacılar soyuna katılmak isteyen herkes için güçlü bir rehber olmaya aday. 
 Kalbin rehberliğinde sevgiyle yürümeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c86049f8-9783-46c5-ad49-c7122a91a556.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlikte Sağlıklı İletişim</image:title>
            <image:caption>Ergenlik fırtınasında sakin kalmak, bağ kurmak ve sevgiyi korumak mümkün. 
Bazen kendinizi sürekli diken üstünde hissediyor musunuz? 
Çocuğunuzla konuşmaya çalıştığınızda kapılar çarpılıyor, ona sınır koyduğunuzda öfke patlamaları yaşanıyor mu? 
Hoş geldiniz ergenlik yılları! Bu dönemde, duygular, hormonlar ve kimlik arayışları arasında hem gençler hem ebeveynler için her şey kolayca krize dönüşebilir. 
Bu kitap, nörobilimde çığır açan Polivagal Teori ışığında ergenlerle sağlıklı bağ kurmanın yollarını gösteriyor. Yazar, ergen beyninin neden bu kadar kolay tetiklendiğini açıklarken, hem ebeveynler hem de ergenler için sinir sistemini sakinleştiren, tepkiselliği azaltan ve iletişimi güçlendiren pratik stratejiler sunuyor. 
Bağ kurmanın temeli güvendir. Ergenlikte Sağlıklı İletişim, ebeveynlere sınır koymayı ve sevgiyi korumayı öğretirken, güvene dayalı bir ilişki kurmanın inceliklerini aktarıyor. Böylece çatışmaların yerini anlayış, savunmaların yerini iletişim alıyor. 
Büyürken ve büyük değişimlerden geçerken çocuğunuzun karşısında değil yanında olmayı ve ona yol arkadaşlığı sunmayı keşfedin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8048f4b2-ee9d-42ba-9663-69fff14dbc59.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiku</image:title>
            <image:caption>Sesler, duyuldukları anda bitmezler, asıl dinleme o andan sonra başlar. 
Dinlemek, yalnızca duymak değildir; zihnin, yaratıcı aklın ve kalbin ortak çabasını gerektiren bir beceridir. 
Dr. Haru Yamada, Kiku’da yalnızca iletişim becerilerini geliştirmeyi değil, dinlemeyi bir bilinç biçimi ve kültürel pratik olarak yeniden tanımlamayı amaçlıyor. Japoncadaki kiku (聴く) kavramını çözümleyerek, dinlemenin fiziksel bir alıcı süreçten çok, duygusal, kültürel ve ilişkisel bir eylem olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda dinlemeyi kiku’nun kelime anlamıyla “on dört kalbin enerjisiyle” yapılan çok katmanlı bir pratik olarak tanımlarken, bizi yalnızca sözleri değil, tonları, sessizlikleri ve kültürel nüansları da duymaya davet ediyor. 
Kiku, dinlemenin bu dönüştürücü enerjisini kullanarak arkadaşlarınız, aileniz ve profesyonel çevrenizle kurduğunuz ilişkileri derinleştirmenize, sürdürmenize ve güçlendirmenize yardımcı olacak zarif bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff0e10cc-0f44-4913-b928-2e21eed877ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Viking Çağı</image:title>
            <image:caption>Vikingler boynuzlu miğferli barbarlar mıydı, yoksa çağının en yenilikçi denizcileri miydi? 
Anders Winroth, tarihsel efsanelerin sisini aralayarak Vikinglerin gerçek yüzünü ortaya çıkarıyor. 
Viking akınlarının ardında sadece yağma ve kan değil; ticaret, siyaset, sanat, din ve keşiflerle örülü bir uygarlık yükselir. Winroth çağdaş kaynaklar, arkeolojik bulgular ve İskandinav anlatılarından yola çıkarak bu hareketli dönemi yeniden canlandırıyor. Şiddetin gölgesinde şekillenen bir kültürün, Avrupa tarihini nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor. 
Viking Çağı; yalnızca engin denizlere yelken açan korkusuz savaşçıların değil, aynı zamanda mahir zanaatkârların, usta tüccarların, bilge şairlerin ve güçlü kralların destanıdır. İskandinav salonlarında kurulan sıkı dostluklardan, okyanus ötesine uzanan nefes kesici maceralara dek uzanan bir çağın hikâyesidir. 
Avrupa’nın en çalkantılı dönemlerinden birine hem akademik titizlikle hem de sürükleyici bir anlatımla ışık tutan bu eser, Vikingler hakkında bildiğinizi sandığınız her şeyi yeniden düşünmenizi sağlayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/780fb576-ace6-4c04-92e1-b7a0157c0a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkçı Jeremy Bey’in Masalı</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter, tüm zamanların en sevilen çocuk masalı yazarlarından biridir. Masalları dünyanın birçok diline çevrilmiştir. 
Okuyacağınız bu masallar, her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken çocuk edebiyatı klasiklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/257d4c03-b311-4642-bb25-ca632da1a771.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsana Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Doğu sahtekârlığı, büyük çoğunluğu dinlerin özünden uzaklaştırarak köle ederken, Batı sahtekârlığı da kitleleri bilimle köleleştirmeye başlamıştı. Böylece insanın, hedefine doğru olan yolculuğu devam etmekle birlikte, niteliğinde olması gereken artış gerçekleşemedi.
Son yıllarda, Batının zorunlu olarak Doğuya doğru kayışı, bizlere, geleceğin sancılı olmakla birlikte, geçmişe göre daha hızla insanı hedefine doğru yaklaştıracağını gösteriyor. Bunu, bozgunculuğun bedel ödeme süresinin son dönemlerdeki kısalışından anlayabiliyoruz. Buradan baktığımızda, hedefimize yürüme hızımızın, geçmişe göre gelecekte daha iyi olacağını düşünmek, bugünlerde yaşadığımız sıkıntılarımızda daha nitelikli direnme gücünü bizlere verebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0112e3-d388-40c2-bad9-e3ef2cb7fa09.jpg</image:loc>
            <image:title>Pofuduk Tavşancıklar’ın Masalı</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter, tüm zamanların en sevilen çocuk masalı yazarlarından biridir. Masalları dünyanın birçok diline çevrilmiştir. 
Okuyacağınız bu masallar, her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken çocuk edebiyatı klasiklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fe2fb0a-53e3-4a07-86bf-988d5f8af1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Benjamin’in Masalı</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter, tüm zamanların en sevilen çocuk masalı yazarlarından biridir. Masalları dünyanın birçok diline çevrilmiştir. 
Okuyacağınız bu masallar, her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken çocuk edebiyatı klasiklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e93d950a-1d3d-46c0-850c-2699deb2029f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Peter’in Masalı</image:title>
            <image:caption>Beatrix Potter, tüm zamanların en sevilen çocuk masalı yazarlarından biridir. Masalları dünyanın birçok diline çevrilmiştir. 
Okuyacağınız bu masallar, her çocuğun kütüphanesinde bulunması gereken çocuk edebiyatı klasiklerindendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe2c25d-f6ef-48bd-8b65-350b00999931.jpg</image:loc>
            <image:title>Söylemesi Kolay</image:title>
            <image:caption>Siz de mi tatili iple çekenlerdensiniz? O hâlde bu yaz Can ile Titrekkavak&apos;a gitmeye, orada Can&apos;ın babaannesinin kuyruklu dostları ile tanışmaya ne dersiniz?
Ödevlerden sıkıldıysanız belki de Korsanlar Kralı Timuti size yardım edebilir.
&quot;Bayılırım maceraya!&quot; diyenler, maymun yakalama operasyonu sizi bekliyor.
Dikkat! Birbirinden heyecanlı bu öyküleri okurken &quot;Ah bizim evde de elektrikler kesilse! Şu ocak kıvılcımlandı- ranlar, kapı gıcırdatanlar bize de uğrasa.&quot; diyeceksiniz.
Yorgancı ve kalaycıyı özleyecek, acemi şaire çok gülecek, hayal ağacının ve hayalbazın peşine düşeceksiniz.
Koray Avcı Çakman yine çocuk dünyasına, gönlüne ve hayallerine dokunuyor. Sıcak bir dostluk tadında, bir çocuk kahkahasında…
&quot;Söylemesi Kolay, daha önce Yorgancı, Hayal Ağacı ve Kalaycı adıyla yayımlandı.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76272908-b7fe-4cd2-acf6-b3f9d9197fa0.jpg</image:loc>
            <image:title>Duma Adası</image:title>
            <image:caption>Boş sayfa üzerinde tek bir çizgi: Belki etkileyici bir günbatımı, belki de siyahlığın akabileceği bir yarık…
Edgar korkunç bir şantiye kazasında sağ kolunu kaybeder, üstelik hafızası ve düşünme yetisi de zarar görmüştür. Geride yalnızca öfke kalır ve Edgar, zorlu bir iyileşme sürecine girer. İyi giden evliliği de aniden sona erince bu nekahet dönemi korkunç bir karabasana dönüşür. Edgar artık kazadan sağ kurtulduğuna sevinemeyecek duruma gelmiştir.
&quot;Coğrafi bir değişiklik&quot; yapıp ona çok uzaklara gitmesini öneren psikiyatrı, neyin onu mutlu ettiğini sorduğunda Edgar&apos;ın cevabı &quot;resim yapmak&quot; olmuştur. Bunun üzerine Edgar, Florida sahilinde el değmemiş olağanüstü bir yer olan Duma Adası&apos;nda ev kiralar. Meksika Körfezi&apos; ndeki muhteşem günbatımı ona resim yapması için ilham verir.
Edgar burada münzevi yaşamın duvarlarını yıkar ve dostlar edinmeye başlar. Kendi yaralarından söz etmekten çekinen ve onunla aynı hamurdan yoğrulmuş Wireman ile kökleri Duma Adası&apos;nın derinliklerine uzanan yaşlı Elizabeth&apos;le tanışır. Edgar&apos;ın patlayan yaratıcılığı hem bir mucize hem de bir silahtır. Bazı resimleri o kadar güçlüdür ki kontrol edilemezler. Elizabeth&apos;in geçmişinden sayfalar açılıp çocukluğundaki hayaletler belirince onarılmaz yıkımlar da başlamış olur.
Stephen King&apos;ten yaratıcılığın tehlikeleri ve hafızanın gizemleri üzerine büyüleyici ve ürkütücü bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cffe4b12-d628-40cf-bbae-97f79ff2dd3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Şekilbazlar</image:title>
            <image:caption>Doğa bazen en büyük sırrını en küçük kahramanlara emanet eder…
Işık kanatlı, bulut bedenli Sura kuşu, doğanın kalbinden gelen bir elçi. O yalnızca gökyüzünde süzülen bir kuş değil, Şekilbazlar ailesine yol gösteren bir dost.
Sura kuşunun rehberliğinde Şekilbazlar ailesi için hayat hiçbir zaman sıradan değil. Onlara verilen özel görev, doğayı korumak ve karşılarına çıkan engelleri aşmak.
Yeni taşındıkları şehirde Şekilbazlar&apos;ın yardımına ihtiyaç duyan savunmasız canlılar olduğunda küçük Deniz ve ablası Derin ne yapacak? Sura kuşunun ışığıyla önlerine çıkan bu sınavların hepsini aşabilecekler mi?
Bu soruların cevaplarını öğrenmeye ve Şekilbazlar ailesiyle tanışmaya hazırsan sayfaları çevir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5bf393a-bda3-4637-b770-dd97a2cfb0e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Adonais</image:title>
            <image:caption>İkinci nesil İngiliz Romantizm akımının Lord Byron ile birlikte en önemli temsilcileri olan John Keats ve Percy Bysshe Shelley’in hayatları şiirde, trajedide ve ölümde bir şekilde kesişmişti. İyi dost olan ve eserleri hakkında sıklıkla bilgi alışverişinde bulunan bu ikili edebiyat tarihinde çok büyük izler bırakmıştır. Yaşama erken veda eden Keats’in büyük yeteneğine rağmen hak ettiği takdiri alamaması ve ona yapılan ağır eleştiriler nedeniyle öfkelenen Shelley, en az kusurlu olarak gördüğü “Adonais” şiirini Keats’e bir ağıt olarak yazmıştır. Yas tutan ve ağlayan ve hatta ilham perisi Urania’yı da Keats için yas tutmaya çağıran Shelley, şiirle birlikte olgunlaşır ve artık yas tutmayı bırakarak Keats’in ebediyete olan yolculuğundaki kutsal konumunu vurgular. Dünyada hüküm süren ve kısa ömründe onu oldukça yıpratan kıskançlık, iftira, nefret ve acıdan artık kurtulmuş olan Keats; ebedi istirahatgahında ruhani bir yıldız ışığına dönüşerek dünyada kalan yüceliğe yol göstermektedir. 
 
“Adonais”in yanı sıra Shelley’nin diğer önemli eserleri “Soğuk Toprak Uyuyordu Aşağıda”, “Entelektüel Güzelliğe İlahi” ve “Atlas Cadısı” da bu derlemede yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98fe9fbb-70be-4ed2-a262-572a534753ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Söylemeli?</image:title>
            <image:caption>Doğru sözü bulmak için sağlam bir rehber. Kelimeler, doğru kullanıldığında yalnızca anlatmaz; onarır, dönüştürür, yakınlaştırır. Ve bazı kapılar sadece doğru cümleyle açılır. Bazen insan, söyleyemedikleri yüzünden kendi zihninde dolaşır durur. Oysa doğru kelime, zihni de kalbi de berraklaştırır. Nasıl Söylemeli? bu berraklığın peşine düşüp konuşmanın yalnızca bir ifade değil, aynı zamanda bir duruş olduğunu hatırlatıyor. Her cümlenin bir niyet taşıdığını, her kelimenin ilişkilerde bir iz bıraktığını sakin bir tonda anlatıyor. Hayatın zor anlarında yönümüzü kaybetmek kolaydır. Para konuşmaya çalışırken, bir sınır çizerken, bir yarayı onarmaya uğraşırken ya da kötü bir haberi kibarca iletmeye hazırlanırken insanın elinde sağlam bir rehber olması büyük güç verir. Bu kitap, o gücü, doğru sözü bulmanız için formüllerle sunuyor. Özel hayatta ya da iş yaşamında; zorlu durumlarla karşılaştığımızda veya kritik bir adım atmamız gerektiğinde, elimizdeki en güçlü araç doğru cümleyi kurabilmektir. Bu kitap, tam da bu anlarda zihnimizde beliren “Nasıl söylemeli?” sorusuna yalnızca teorik bir çerçeve sunmakla kalmayıp pratik ve uygulanabilir yöntemlerle de yol gösteriyor. Kelimelerin gücünü anlamak, onları doğru anda en etkili şekilde kullanmak isteyen herkes için güvenilir bir kılavuz. KAMELYA ASAL Bosch Home Comfort Türkiye, İnsan Kaynakları Müdürü Başak Tecer, zor konularda konuşma ve ikna etme yöntemlerini akıcı ve yalın örneklerle çok güzel anlatmış. Bir çırpıda okunası bir kitap. CİHANGİR KAVUNCU Yönetim Danışmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdfd4357-551a-4dfb-97fb-ed51906aa919.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşklar ve Diğer Savaşlar</image:title>
            <image:caption>“Evet, hem trajikti hem de komik, o gecede yaşadıklarımız. Hem bizi engelleyen en önemli sorunun nasıl aşılamayacağını kanıtlıyordu hem de nasıl aşılabileceği konusunda önemli ipuçları veriyordu. O geceyi birlikte yaşadığımız kişilerin çoğu şimdi hayatta değil. Kimileri 12 Eylül darbesine giden yolda faşist şiddet ve devlet zulmünde öldüler. Çeşitli nedenlerle ayakta kalabilenler ise ya hastalıktan ya da yaşlanarak… Tükenerek yaşamına kendi eliyle son verenler de oldu. Hâlâ hayatta olduğunu düşündüğüm üç kişinin nerede olduğunu bilmiyorum. 
Hepsini saygıyla ve sevgiyle anacağım, ama gerçek isimleriyle değil. Anlatacaklarım, kişiler, olaylar ne kadar tanıdık gelirse gelsin (o dönemde herkes benzer olaylar yaşayabiliyordu), elinizdeki metnin büyük ölçüde kurgu, dramatik etki için zenginleştirilmiş bir anlatı olduğunu hep akılda tutmanız gerekecek. Bir de farklı zamanlardan ve farklı insanlardan söz ettiğimi…” 
Ergin Yıldızoğlu’nun usta kaleminden, bir sosyalist kuşağın, 1970’lerden 2020’lere, Askeri darbeden Pandemiye, özverili yaşamlarına, rastlantıların, hataların, kaçan fırsatların ve tabii ki aşklarına dair bir anlatı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d6aa31-a89b-414e-a856-f03b4c22ad90.jpg</image:loc>
            <image:title>Koridor</image:title>
            <image:caption>Gerçekleşeceğini bildiğiniz bir hikâyeyi hâlâ anlatabilir misiniz? 
Sekiz yakın arkadaş, güzel bir bungalov sabahına uyanmak ve keyifli bir kamp yapmak için evlerinden ayrılarak yola koyuldular. 
Sıcak bir kamp ateşi etrafında korkunç hikâyeler anlatırlarken bu hikâyelerden birinin ana kahramanları olacakları akıllarının ucundan bile geçmemişti. 
Kutay, Bikem, Özgür, Tan, Uzay, Hera, Ekin ve Çağla. 
Bir arada kafa dinlemeye gittikleri bungalov evlerinde ANCAK VE ANCAK kamp ateşi başında anlatılabilecek bir hikâyenin içinde bulacaklar kendilerini. 
Peki ya siz, anlattığınız bir hikâyenin içinde bulsaydınız kendinizi, ne yapardınız? 
KORİDOR sizi çağırıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0027e82f-f96f-4595-bc1f-598ea5cae4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Medyada Filistinliler</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Batı imparatorluğunun propaganda aracına dönüşen küresel ana akım medyanın, “değersiz kurban” olarak gördüğü Filistinlileri yok sayan, kriminalize eden ve insanlıktan çıkaran haberlerini mercek altına alıyor. 
Gazeteci Hasan Tosun, Filistinlilerin medyada nasıl temsil edildiğini incelediği kitabında, küresel güçlerin gazabından çekinerek herkesin uzak durduğu bir konuyu cesurca ele alıyor ve kapsamlı bir medya eleştirisi sunuyor. 
Medyanın İsrail lehine nasıl tek taraflı bir anlatı inşa ettiğini gözler önüne seren kitap, fail konumundaki İsrailli aktörlerin nasıl mağdurlaştırıldığını ve buna karşılık mağdur konumundaki Filistinlilerin nasıl failleştirildiğinin ayrıntılı bir analizini sunuyor. 
Kitap, Filistin&apos;deki işgal gerçeğini anlamak ve sorgulamak isteyenler ile küresel medyanın İsrail yanlısı söylemlerini irdeleyecekler için güçlü bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39e0bd8-e39e-46fa-809f-a5c0c91b3d17.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanık - The Perpetrato</image:title>
            <image:caption>İsrail’de Netanyahu yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki sivillere yönelik hiçbir ahlaki, insani ve yasal sınır tanımayan, soykırım boyutları kazandığı uluslararası yargı mercileri tarafından da tescillenen saldırıları kadar, hatta belki bundan daha fazla dehşet ve endişe verici olan husus, uluslararası camianın 7 Ekim 2023 tarihinden beri aralıksız devam eden bu şiddet karşısındaki sessizliği ve kayıtsızlığı oldu.Çoğu çocuk ve kadın, üzerlerine yağan bombalardan kaçarak derme çatma çadırlara sığınan, açlığa mahkûm edilen, bu defa sığındıkları çadırlarda hedef alınarak öldürü- len, yakılan, sakat bırakılan Filistinlilerin çığlıkları, “özgür ve uygar dünyanın” dikkatini çekmedi. Şiddetin dozu arttıkça koyulaşan bu sessizlik ve kayıtsızlık, Netanyahu hükûmetinin daha cüretkâr davranmasına ve bunun sonucu olarak yeni katliamlara zemin hazırladı.Anadolu Ajansının KANIT ve TANIK’tan sonra Gazze soykırımına dair üçlemenin son halkası olarak yayımladığı SANIK ile bir suç dosyası bütün unsurlarıyla tamamlanmış oluyor. SANIK, öncelikle Gazze’deki şiddet ve yıkımdan birinci derecede sorumlu olan Netanyahu yönetimine odaklanıyor; bazıları İsrail yasalarına göre de suçlu olan fanatik isimlerden teşekkül etmiş bu yönetimin, çocukların öldürülmesini, sivil halka ait meskenlerin yerle bir edilmesini, ağaçların yakılmasını dahi bir kazanım ve zafer olarak gören hastalıklı zihniyetini bütün karanlığıyla ortaya koyuyor. Sağladıkları askerî ve siyasi destekle Netanyahu hükûmetinin katliam makinesini işler hâlde tutan, politika- dan iş dünyasına, akademiden kültür sanat dünyasına kadar, soykırımla doğrudan ve dolaylı bağlantısı olan bütün çevreleri, bir gün bu utançla yüzleşerek hesap verecekleri umudu ve kararlılığıyla kayda geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2046b0c-35dd-4ced-bfe9-72362dabb3a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Aşırı Sağın Tehlikeli Yükselişi</image:title>
            <image:caption>Aşırı sağ artık Avrupa’nın marjında değil, merkezinde. Göç, güvenlik ve kimlik tartışmalarının gölgesinde yükselen bu dalga, demokrasinin en temel değerlerini tehdit ediyor. 
“Avrupa’da Aşırı Sağın Tehlikeli Yükselişi”, tarihsel köklerden günümüz Avrupa Parlamentosu seçimlerine uzanan süreçte aşırı sağın ideolojik temelleri, siyasal stratejileri ve toplumsal etkilerini inceliyor. Fransa, Almanya, Hollanda ve İtalya örnek- leri üzerinden yapılan kapsamlı analizler, kıtanın geleceğini şekillendiren sessiz tehdidi gözler önüne seriyor. 
Bu eser, yalnızca akademisyenler ve araştırmacılar için değil; Avrupa’nın geleceğini ve demokrasinin sınavlarını merak eden herkes için güçlü bir başvuru kaynağıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f084661b-dca9-403d-89fa-6da24e83076c.jpg</image:loc>
            <image:title>Post-Marksist Tasfiyecilik “Ezilenlerin Marksizmi”</image:title>
            <image:caption>“Ezilenler” ve  “ezilenlerin Marksizmi” sıkça sorulan soruların bir kısmını oluşturuyor. Şunu baştan söylemek isterim (Ayrıca, sorulan çoğu soru da bununla ilgilidir): Dün ve bugün uluslararası komünist hareketin; komünistlerin, Marksist-Leninistlerin, Marksist Leninist Komünistlerin dünya görüşünde, teorisinde, “ezilenler” ve “ezilenlerin Marksizmi” kavramlarının hiçbir zaman yeri olmamıştır. Tabii bu, bundan sonra da yeri olmayacağı anlamına gelmez. Esas olan, kapitalizme karşı mücadelede sınıfsal perspektifin sürekli belirleyici olmasıdır; değişmeyen budur. Ne bu mücadelede ne sosyalizmin kuruluşu mücadelesinde ne de ideoloji olarak Marksizm-Leninizm’de “ezilenler”in sınıfsal içerikli bir tarihsel misyonu vardır. Sınıf olmadıkları için böyledir. Bu nedenle, “ezilenleri” sınıf yerine koyma çabası, Marksist sınıf analizi konusunda tasfiyeciliktir. 
“Ezilenler” kavramı en fazlasıyla ajitasyon ve propaganda faaliyetlerinde kullanılabilir ama bunun ötesinde bir anlam yüklenemez. Hele hele “ezilenlerin Marksizmi” kavramını ajitatif anlamda dahi kullanmak, resmen ideolojik tasfiyeciliktir. Birkaç makalede bu kavramları sınıfsal ve ideolojik içerikli kullananların kimler olduklarını e hangi cephede Marksizm-Leninizm’e karşı tasfiyecilik mücadelesi yürüttüklerini göstermeye, aynı zamanda Post-Marksizmle ilişkisinin ne olduğunu açıklamaya çalışacağız ve Anadolu coğrafyasında bazı yansıma biçimlerini tanımlayacağız. Bu nedenle de Marksizmle bağlam içinde tarihte biraz gezinti yapacağız ve Marksizm diye diye Marksizm’i tasfiye etme yöntemlerinden bahsedeceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d71cf9ca-daf7-441f-b835-15bc4a62db95.jpg</image:loc>
            <image:title>İşçi Sınıfı Kendi Hikayesini Nasıl Yazacak?</image:title>
            <image:caption>İspanya’ya çıktığında, Tarık Bin Ziyad bütün gemileri yaktırmış ve askerlerine şöyle seslenmişti: “Arkanızda düşman gibi deniz, önünüzde deniz gibi düşman. Nereye kaçacaksınız? Vallahi sizin için ancak sadakat ve sabır kalmıştır. Düşmanın silahı, teçhizatı ve erzakı boldur. Sizin silah olarak ancak kılıçlarınız, erzak olarak da düşmanın elinden sahip olabileceğiniz vardır.” 
Yapılan tahribat, ideolojik yozlaşma ve zafiyet göz önünde tutularak Tarık Bin Ziyad’ın bu sözü şöyle de doğrulanır: Ey Marksizm-Leninizm, arkanda düşman gibi Post-Marksizm, önünde Troçkizm gibi düşman. Nereye kaçacaksın? Bu düşmanların silah, teçhizat ve erzak anlamında hileleri, entrikaları, yalanları, alçaklığı, ihaneti boldur. Senin elinde sadece ideolojik duruşun var (dı). Bir sene, beş sene, 10 sene, 15 sene, 20 sene tartışma adına başka ideolojilerle; sınıf düşmanı ideolojilerle birlikteliği sabırla sürdürdün. Artık ne kaçacak yer ne de mazeret kalmıştır!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35707e5f-1130-43be-9f99-2070d693c2f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm Sonrası Üzerine Fantaziler</image:title>
            <image:caption>‘’...Bugünkü toplum burjuva toplumdur, eğer burjuva üretim ilişkileri varoluşsal krizdeyse, bu, tüm sınıfları oluşturan burjuva toplumun varoluşsal krizde olduğu anlamına gelir. Bugün... kapitalizm tüm dünyaya hakim olduğu için isyan coğrafyası da tüm dünyadır. Zamanın ruhu, burjuva toplumdan çekilirken, isyan, kaos ve anarşi güzergâhından geçmekte ve komünizme doğru akmaktadır.” (Nelte) 
Doğaldır ki, böylesi isyan, kaos ve anarşi durumlarında işçi sınıfını ve müttefiklerini örgütlemenin ve kapitalizmi yıkmanın, sosyalizmi inşa etmenin bir anlamı olmayacaktır. Böylesi dönemlerde devrimin, sınıf mücadelesinin bir anlamı yoktur. Sınıf çelişkileri yerini burjuva üretim ve yönetim biçimi ile toplumun bütünü arasındaki çelişkisi almıştır. Zamanın ruhu “keskin komünistlere”, “en Marksistlere” sınıfı örgütlemeyi değil, isyan, kaos ve anarşi önünde engel olmamayı emretmektedir!.. Nasıl olsa isyan, anarşi, kaos burjuva toplumun yıkılmasına götürecek vs. vs. 
Bu anlayışlar Marksizm-Leninizm ortamının, Marksist-Leninist ilkelerin reddidir. Marksizm-Leninizm ortamına yerleştirilmiş, pimi çekilmeye hazır birer Troçki bombasıdır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9cc4487-a8d6-429f-8834-989ea913e8d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyalizm Üzerine Sorular</image:title>
            <image:caption>Sosyalizm üzerine sorulan soruların toplamı oldukça kabarık. Bunlar bazen ayrıntılı açıklamaları gerekli kılan, bazen birkaç cümleyle cevapladırılabilen sorular. Bazen de sorunun ideolojik yanını ön plana çıkartan sorular. Bu sorular yığını içinde, sorunun ideolojik yanını ön plana çıkartan sorulara birkaç başlık altında cevap vermeye çalışacağım. 
Bu konuda en çok sorulan soruları şu başlıklar altında toparlayabiliriz: 
-20. yüzyıl ve 21. yüzyıl sosyalizmi ne demek? 
-Troçkizm’le sosyalizmin inşası üzerine tartışılabilinir mi? 
-Marksizm-Leninizm ve Troçkizm’in sosyalizm ve inşası üzerine görüşleri nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd5b532a-87c7-4938-a41b-9d7451209ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuzey Afrika Halk Ayaklanmaları</image:title>
            <image:caption>Burada söz konusu ayaklanmaların sonuçlarının analizinden ziyade bu ayaklanmaların sonucunda jeopolitik açıdan değişimin olup olmadığı üzerinde duracağız. Ama öncelikle bu ayaklanmaların devrim olarak tanımlanmasının yanlış olduğunu belirtelim. 
Devrim, bu kadar örgütsüzlük içinde, bu kadar kendiliğindenci bir gelişme olamaz. Devrim bu kadar “ucuz” olamaz. Bu ayaklanmaları en fazlasıyla devrimci sürecin yansıması olarak görebiliriz. Bu bir yana. 
Bu ayaklanmalara bağlı olarak ortaya çıkan ve cevaplandırılması gereken bazı sorular var: 
Bu ayaklanmalar sonucunda bölgedeki jeopolitika değişmiş midir? 
Yeni bir jeopolitika için maddi koşullar oluşmuş mudur? 
Amerikan emperyalizmi bölge üzerindeki belirleyici nüfuzunu koruyor mu? 
Bölge üzerinde Rusya&apos;nın ve Çin&apos;in nüfuzu artıyor mu? 
Bu ayaklanmalar petrol ve doğal gaza erişimi, üretim ve dünya pazarlarına sevkiyatını (boru hatları) nasıl etkiledi veya etkileyecek? 
İran, Batı dünyasından (ABD, AB) gelen baskılara karşı koymaya devam edebilecek mi? 
Rusya ve Çin ne ölçüde İran&apos;ı desteklemeye devam edebilirler? 
Türkiye&apos;nin Ortadoğu&apos;daki rolü ne olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f369edbb-4b83-44c0-9dce-f994c2dc26c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Şişeden Çıkan Cin: IŞİD</image:title>
            <image:caption>IŞİD, amaca ulaşana kadar Amerikan emperyalizminin çıkarları için savaşacak bir örgüt olmalıydı; Ortadoğu’da veya başka ülkelerde bitmeyen savaşların, yıkımların, katliamların örgütü olmalıydı. IŞİD ve benzeri örgütler, Amerikan emperyalizmi söz konusu ülkede, bölgede amacına ulaşana kadar büyütülmeli, askeri ve mali olarak donatılmalı, desteklenmeliydi. Amerikan emperyalizminin çıkarları için sonu gelmeyen savaşların kara gücü olarak IŞİD ve benzeri örgütler, insan gücü bakımından da destek görmeliydi. Öyle de oldu; Vekalet savaşı sürdürecek on binlerce cihatçı, dünyanın dört bir yanından örgütlenen güzergahlar üzerinden savaş alanına sürüldüler. 
IŞİD, her zaman her şeyin emperyalizmin isteği doğrultusunda gelişmediğini de gösterdi; IŞİD, gelişmesinin belli bir aşamasından sonra efendisini dinlememeye başladı; bağımsız hareket eder oldu. Artık çin şişeden çıkmıştı. Suriye ve Irak topraklarının büyük bölümünü işgal eden, kendi devletini kuran bu İslami faşist örgüt, kendini destekleyenleri, var edenleri de tehdit ve rahatsız etmeye; planlarını bozmaya başlamıştı. Bu nedenle hedef alındı. Ama IŞİD’i var eden güçlerin hiçbirisi onun gerçekten bitirilmesi için mücadele etmediler, etmiyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b01b362d-2b6f-47a0-99fe-ef56d4649f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Distopik Bir Dünya Masalı</image:title>
            <image:caption>Size nasıl bir dünya lazım? Küçük, büyük, mavi, yeşil, gri, kalabalık, ıssız, hızlı, sakin, sağlıklı, hasta, düzenli, kaotik, öylesine mi; yoksa net mi? 
 
Peki, gelecek nasıl olsun? Karanlık, aydınlık, umutlu, karamsar, beklentili, planlı, sürprizli, hareketli, dingin, gerçekçi, masal gibi? 
 
Aradığınız dünyaya ve geleceğe ulaşılamıyor mu? 
 
O zaman masal dinleyeceksiniz. 
 
Klasik bir masal mı olsun? İyilerin hep kazandığı, kötülerin cehennemi boyladığı, bittiğinde huzurla uykuya dalınan bir masal. Ama bu gerçek bir masal. 
 
Gerçek bir masal nasıl mı olur? İşte cüceler yok, devler yok, zehirli bir elma yok, kurbağa prens yok, kalbinden zerre kötülük geçmeyen prenses yok, sonsuza kadar mutlu olan insanlar yok. 
 
Ne mi var? Ölümlü insan var, sonsuza kadar olmayan biraz mutluluk biraz sıkıntı var, epey bir mücadele var, en çok da hayat var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28995973-feb3-43e9-85f7-eec0474f8dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimizdeki Boşluklar</image:title>
            <image:caption>Hayat, bazen içimizde doldurulmamış boşluklarla şekillenir. 
Çetin Çatak, İçimizdeki Boşluklar’da çocukluk anılarından aile bağlarına, göç yolculuğundan şehir hayatının yalnızlıklarına kadar bir ömrün izlerini okura sunuyor. Babasının suskun çığlıklarını, annesinin sessizliğini, köyün saf sıcaklığını ve büyük şehrin yabancı yüzlerini anlatırken aslında hepimizin kalbine dokunan bir hikâye örüyor. 
Bu kitap, sadece bir otobiyografi değil; kaybolmuş sevgilerin, yarım kalmış cümlelerin, eksik tamamlanmamış hayatların içimizde nasıl yankılandığını hatırlatan bir çağrı. 
Okurken kendi ailenizin, kendi çocukluğunuzun, kendi boşluklarınızın izlerini bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caf2142c-5d76-4501-8b50-b28f21803e31.jpg</image:loc>
            <image:title>Menry – Kök Atalar</image:title>
            <image:caption>1579 yılında, Osmanlı sarayının üzerinde bir ışık belirdi. Gümüş renkli bir disk, Nazperver Hatun’u mavi bir ışığın içinde bilinmeyene taşıdı. Olay örtbas edildi fakat gökyüzü hiçbir sırrı sonsuza dek saklamaz. 
Yüzyıllar sonra Van’a düşen gizemli cisim, aynı sırrı yeniden gün yüzüne çıkarır. Millî İstihbarat Teşkilatı’nın derin koridorlarında başlayan araştırmalar, insanlıkla “iki Güneş’li” bir dünya arasında yapılacak tehlikeli bir takasın kapısını aralar. 
Astrobiyolog Dr. Leyla Arslan rüyalarında kayıp cariyeyi görürken; Binbaşı Emir Kaya sadakat ile kuşku arasındaki ince çizgide yürümek zorunda kalır. “Alaz” adını verdikleri dünya dışı varlık ise anlaşılması güç bir yazı diliyle insanlığa sonu bilinmeyen bir teklif sunar: TAKAS. 
Ama her takas bir bedel ister. 
Ve her sır, bir ihaneti içinde saklar. 
Tarihin gölgesinden uzayın derinliklerine uzanan bu ilk temas hikâyesi, Türkiye’nin kaderini yeniden yazacak destansı bir bilim kurgu romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c2121f-45f5-4396-9e49-0924ef89ef60.jpg</image:loc>
            <image:title>Tecrit</image:title>
            <image:caption>KARADEDELER OLAYI’NIN YARATICISI, YAZARI VE YÖNETMENİNDEN 
1982 yılında Aksaray–Nevşehir yolunda seyahat eden dört kişilik bir aile, otomobilleriyle birlikte aniden ortadan kaybolur. 
 
Aradan geçen on dokuz yılın ardından, Adıyaman’ın ücra bir köyünde bir çoban -Abdullah Karamanlı- dağların arasında bir otomobil bulur. Araç, yıllar önce Nevşehir’de kaybolan ailenin arabasının ta kendisidir. Bölge, jandarma ve bilim insanları tarafından “yüksek radyasyon alanı” ilan edilir; araç, tüm gizemleriyle birlikte betona gömülür ve dosya sessizce kapatılır. 
 
2007 yılında, Hacettepe Üniversitesi’nde profesör Olcay Demirci’nin ders verdiği amfide bir yabancı belirir: Çoban Abdullah Karamanlı. 
 
O anla birlikte, mantığın sınırlarını aşan bir zincir kırılır. Profesör kendini Adıyaman’ın sisli dağlarına, zamanın bile büküldüğü bir labirentin ortasında bulur. 
 
Gerçek ile deliliğin, zaman ile algının birbirine karıştığı bu roman; “TECRİT”, sizi geçmişin gölgesinde saklı, geleceğe sızan bir sırrın içine davet ediyor. 
 
Zaman geriye akarken, kim kurtulabilir tecritten?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc0804db-bbd3-41aa-ade3-02f9c74c50b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabuğumda Başlangıç Kırılmalar</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir kabuğu vardır. 
Kimi kabuğunda güvende hisseder, kimi ise o kabuğun ağırlığı altında sessizce tükenir. 
Hayat dışarıdan bakıldığında düzenli, sorunsuz ve “tam” görünebilir. Ama içimizde hep o adı konmamış boşluk fısıldar: 
“Ben kimim? Nereye gidiyorum? Bu muydu hayalini kurduğum hayat?” 
Bir gün, ansızın karşımıza çıkan küçücük bir işaret, bir salyangoz, bir dostun sözü, bir yabancının bakışı o sessizliği bozar. Ve o an, içimizde yıllardır susturduğumuz ses yükselmeye başlar. 
Kabuğumda Başlangıç, görünmez yaraları, hayatın rutinleri içinde sıkışmış ruhları ve kabuğunu kırmaya cesaret edenlerin hikâyesini anlatıyor. 
Her satırında, “Ben de buradayım” demek isteyenlere fısıldayan bir yolculuk… 
Belki de sıra sende: 
Kendi kabuğunu kırmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0866c3c1-f0e9-4d53-9e38-a68b81681690.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimin Hikayesi Bu?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir sesle başladı ve aslında 
hepimizin susturduğu cümlelerle yazıldı. 
Herkes mutlaka bir kez susar. 
Ama her susuş, bir gün bir kelimeye dönüşür. 
Bu, o dönüşümün hikâyesi. 
Kendini unutmuş, başkalarının beklentilerinde kaybolmuş, korkularla büyümüş bir “ben”in iç yolculuğu… 
Travmaların, kayıpların, gölgede kalmış duyguların arasından geçip, kendi sesini yeniden bulma çabası… 
Yol bazen karanlık, yön belirsiz. 
Ama kalbinin derinliklerinden yükselen bir ses hep sana eşlik eder: 
“Artık kendim için buradayım.” 
Bazen iyileşmek, bir başkasının hikâyesinde kendini hatırlayarak başlar. 
Ve şimdi sıra sende. 
Kendi sesini duymaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f3a1a4-6ac6-4bc9-8d40-a2e0da090004.jpg</image:loc>
            <image:title>Konak 1988</image:title>
            <image:caption>İstanbul’un taş sokaklarında yankılanan adımların peşinden geçmişe uzanan bir iz… 
Cesur bir polis. 
Seçimi uğruna kendini feda eden bir güzel. 
Büyük bir sır. 
Ve onları aynı karanlıkta buluşturan, geri dönüşü olmayan bir an. 
“Baharın ılık meltemi, yeni filizlenen tohumlar; toprağın ve yeryüzünün yeniden hayat bulduğu zamanda yanımda bir yaşam son buluyordu… 
Ben böyle olmasını istemiştim.” 
Fedakârlığın, tutkunun ve gerilimin iç içe geçtiği bu hikâyede, hiçbir şey göründüğü gibi değil. 
Sırlar açığa çıkarken, en büyük yüzleşme insanın kendisiyle olacak. 
Hazırsan, artık geri dönüş yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7fd22be9-2a7d-47db-89d0-af29e0c1f2e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Bir Japon Balığı</image:title>
            <image:caption>&quot;Düşünsenize, Einstein ya da dedem kendini unutsa bile onları kim unutabilir? Dedem beni tamamen unutmadan önce onunla yaşayacağım daha çok şey var!&quot; 
 
Tanıştığınıza pişman olmayacağınız biri... İşte karşınızda oğul Mete, öğrenci Mete, torun Mete, çocuk Mete. Mete, tam 10 yıl 8 ay 25 gün 3 saat 5 dakikalık hayatının baharında, 1 metre 37 cm ve 33 kiloluk bir süper kahraman. En çok da dedesinin kahramanı. Unutmak, hatırlamak ve aile olmak üzerine kahkaha dolu bir roman. Işıl Şahin ve İnci Özdemir, hayat bol hayalli ve oyunlu olduğunda zorluklarla bile eğlenilebileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/388f8110-7b1b-47e7-94d1-4bb77dc676e1.jpg</image:loc>
            <image:title>En Yakın Arkadaşım</image:title>
            <image:caption>İnsan en yakın arkadaşını seçerken nelere dikkat etmeli? Asık suratlı biriyle sıkılmak mı yoksa dans etmeyi sevenle eğlenmek mi? Yazıp çizmeye, kesip biçmeye meraklıysa  yaşadın! Sen de yanına oturup oyuna katılırsın. Senin en yakın arkadaşın nasıl biri? Sen nasıl bir arkadaşsın peki? 
 
Çağdaş çocuk edebiyatının sevilen iki ismi Tülin Kozikoğlu ile Gökçe İrten’den kendini sevmek ve arkadaşlık üzerine neşeli bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1098801-cb04-42a2-8b16-7f6beebf8f87.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 4 – Hediyeli Tekli Kutu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER: 
Bülbül Kapanı 4 (Ciltli) 
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu 
Özel Baskı Mektup 
Karakter Kartı (2 Adet) 
Özel Tasarım Defter 
Timur Tönge Künyesi 
Poster 
Kare Ayraç 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d583391-3ec1-49fc-9913-5611832e95cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kadar da Çok Sevilmez ki Geceler</image:title>
            <image:caption>Ben zamanı unuttum gecelerin karanlığında 
bu gece kaçıncı doğuşu Ay’ın? 
Yüreğimden kayan hangi yıldız? 
Unuttum döndüğünü Dünya’nın. 
Sevgiyi ararken gece karanlıklarında 
çakan her şimşek ya da 
doğan her yıldız düşlerim oldu. 
İşte o geceler var ya o geceler/onları anlatamadım 
ama her anını doyasıya yaşadım. 
Ben zamanı unuttum gecelerin karanlığında 
yoğunlaşırken duygularım baktım ki kaçıp gitmiş uykularım. 
Kimi zaman zirvesine ulaşılamayan dağ 
kimi zaman kıvrılarak akan ırmak 
kimi zaman çelik misali sert 
kimi zaman pamuk gibi yumuşak 
Arguvanlar açıyor nasıl da çarçabuk geçiyor mevsimler bak. 
Ben zamanı unuttum gecelerin karanlığında dolaştım 
düşlerim de ellerimle tuttum bulutları 
sakladım yıldızları göğsümde 
gözyaşlarım oldu yağmurlar ve toprakta çırpındı yüreğim. 
Ben zamanı unuttum gecelerin karanlığında 
akasyalar akşamsefaları açtı dallarımda 
döküldü yapraklarım birer birer 
kar kapladı yollarımı dur dedi seher/ hiç ummadığım bir anda 
Dünya dönüyor bu kadar düş yeter 
bu kadar da çok sevilmez ki geceler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ffb3cc0-1e03-43a2-bd33-57654a354e38.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras</image:title>
            <image:caption>Bir sırrı dört kişi paylaşmıştı. 
Bu sırın ebediyen gizli kalacağına dair kendi aralarında yemin etmişlerdi. 
Ama en gizli sırrın bile er veya geç ortaya çıkacağı gerçeğini unutmuşlardı. 
Cevapsız sorularla yıllarca boğuşan genç kız, okuyup savcı olduktan sonra 
beynini kemiren gizemin peşine düşmeye kararlıydı. 
Anneannesi neden susuyordu? 
Dedesi kimdi, gerçekten ölmüş müydü? 
Annesi neden hiçbir şey bilmiyordu? 
Geçmişe ait her şey neden karanlıktı? 
Bedeli ne olursa olsun geçmişin üzerine örtülü o kalın sis perdesini aralamak istiyordu. 
Annesinin derin suskunluğunun arkasındaki gerçekleri öğrenmeliydi. 
Çıktığı yolun zor ve zaman alıcı olduğunun bilincindeydi. 
Buna rağmen her şeyi göze almıştı. 
Çünkü her kör karanlığın bir aydınlığa mahkum olduğunu biliyordu. 
İşte bu yüzden geçmişinin peşindeydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d39751a-c0d5-4b18-a6e2-0f76d399e41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Burjuvazisi Kendi Hikayesini Yazıyor</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı, kapitalizmin gelişme durumu; Türk sermayesinin uluslararası açılımı, burjuvazinin yakın çevresinden başlayarak birtakım işgalleri ve nüfuz alanı kazanmak için attığı adımlar; güttüğü emperyalist politikalar ister istemez ‘nasıl bir Türkiye’ ile karşı karşıya olduğumuzun tartışılmasının güncel olduğunu göstermektedir... 
Türk tekelci burjuvazisi tarihsel, coğrafi ve ekonomik gücünün beraberinde getirdiği olanak ve avantajları kullanarak uluslararası planda değişen güçler dengesi içinde hızlı yükselen güçlerden birisi oldu ve Balkanlar-Ortadoğu-Kafkasya/Hazar Havzası üçgenindeki ülkelere ilgi göstermektedir. Tekelci sermayenin stratejisi bölgesel güç olarak gelişmek ve buna dayanarak dünya pazarlarında pay kapmaya çalışmaktır... Uluslararası pazarlara açılmakta kat ettiği yol, bu sermayenin Misak-ı Milli sınırları içinde kalmaya artık hiç de niyetli olmadığını çok açık bir biçimde göstermektedir... Bu nedenle burjuvazinin Ortadoğu, Afrika, Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerini sıçramalı geliştirmesi anlaşılır. 
Sadece komşu ülkelerle değil, Rusya hariç bölge ülkeleriyle (Ortadoğu, Balkanlar, Orta Asya, Kafkasya, Afrika) karşılaştırıldığında birinci ekonomi konumundadır... Türk tekelci sermayesinin Balkanlar, Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika&apos;da yayılmışlık durumunu küçümseyen fena halde yanılmış olur. Şüphesiz, hacmi kendi çapındadır ama önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb047ca-a271-42b1-9071-d85d7c851b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkel Zihniyette Doğaüstü Ve Doğa Anlayışı - II</image:title>
            <image:caption>“Sözcüğün geleneksel anlamında ilkeller, gündelik yaşamda olan bitenleri doğaüstü gibi görünenlerden çok net bir şekilde ayırmakla birlikte konuşurken bunları asla birbirlerinden ayırmazlar. Bu insanlar için “imkânsız” diye bir şey yoktur. Bizim mucize olarak nitelendirdiğimiz şeyi sıradan bir şey olarak kabul ederler. Bu olay onları genellikle duygulandırır ancak hiçbir zaman şaşırtmaz. İlkel insanlar kendilerini şaşırtan olayları tanrı ve benzeri varlıklarla değil görünmez güçlerin eylemleriyle ilişkilendirirler. Giriştikleri işlerde başarılı ya da başarısız olmalarını, topluluğun refahı ya da talihsizliği, topluluk üyelerinin yaşamı ve ölümünü hep bu etraflarını kuşatan sayılamayacak kadar çok güce, “ruha”, etkiye, üzerlerinde baskı kuran görünmez kuvvetlere bağlarlar. Bunlar onların yazgısını belirleyen temel güçlerdir. Özetle sürekli bir şekilde kendi zihinlerinde canlandırdıkları ve korktukları doğaüstünü doğanın bir parçası olarak kabul ettikleri söylenebilir.” 
 
Antropolojinin kurucu isimlerinden Lucien Lévy-Bruhl ilkel toplumlara ilişkin bu genel sunum ve odaklandığı temel meselenin ardından, “görünmez güçleri çalışmamın merkezine yerleştirerek ilkel insanların ‘doğaüstünü’ zihinlerinde nasıl canlandırdıklarını, sürekli bir şekilde kişi ya da ait olduğu grubun başına gelenlerden nasıl sorumlu tuttuklarını, günün her anında mevcudiyet ve eylemlerinden korktukları her türlü gizli güç ve etkilere karşı nasıl bir tavır takındıklarını belirlemeye” çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f903db-8332-41c0-8ff3-46371b45b688.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöldeki İtifak - Macar Askerlerinin Gözünden Osmanlı İmparatorluğu</image:title>
            <image:caption>&quot;Büyük Savaş&quot; olarak adlandırılan Birinci Dünya Savaşı sırasında, Avusturya-Macaristan’a ait askerî birlikler, müttefik Osmanlı birliklerine askerî, tıbbi, teknik ve lojistik destek sağlamak üzere Osmanlı topraklarında savaşmıştır. Tamamı Macar uyruklu askerlerden oluşan bir İmparatorluk ve Kraliyet Dağ Topçu Obüsü birliği, 1916-1918 yılları arasında Sina-Filistin Cephesi’ndeki çatışmalara katılmıştır. Avusturya-Macaristan birliklerinin tarihi, Avusturyalı, Macar ve Türk tarihçiler tarafından incelenmişse de bu birliklerde görev yapan askerlerin kişisel anıları henüz gün yüzüne çıkarılmamış ve yayımlanmamıştır. 
Bu bağlamda, 15 yıl önce Macaristan’da kurulan Büyük Savaş Araştırmaları Kamu Vakfı ve Büyük Savaş Blogu ailesi olarak geçtiğimiz yıllarda, Sina-Filistin Cephesi’nde savaşan topçu birliklerinde görev yapmış ve günlük tutmuş iki yazarın yazılarını sunmaktan mutluluk duyarız. Telefoncu olarak topçu bataryalarında görev yapmış Lajos Somogyi ile bir topçu bataryasında doktor olarak görev yapan Albay Dr. Gyula Kemény’e ait ve fotoğraflarla desteklenen bu günlükler, Sina-Filistin Cephesi hakkında bildiklerimizi yepyeni ve bugüne kadar bilinmeyen ayrıntılarla zenginleştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3e6bbed-72b1-416d-97cd-649da9c6e32f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı-Macar Askeri ve Diplomatik İlişkileri - Kanuni Sultan Süleyman Döneminde</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda Orta Avrupa’da büyük bir hâkimiyet mücadelesi vardı. Osmanlıların Macar topraklarındaki askerî ve siyasi faaliyetleri Geza David-Pal Fodor’un editörlüğündeki bu eserde teferruatlı olarak ele alınmıştır. Kitapta Yavuz Sultan Selim döneminde Macaristan ile yürütülen barış müzakereleri, 1521’de Belgrad’ın fethine giden süreç, Sirem sürgünleri, 1528 Osmanlı-Macar ittifakı, Osmanlıların Macaristan topraklarındaki askerî gücünün niteliği, Macaristan’da barut üretimi, Kale dizdarı Pojegalı Hacı Mehmed Ağa’nın hayatı, Kırım Hanlığı’nın 1598’de Erdel ile kurmaya çalıştığı ittifakla ilgili çalışmalar bir araya getirilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cdb48f4-59e3-445a-84be-15c38b9d10f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Sanatın Kısa Öyküsü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sanatın en heyecan verici ve en tartışmalı dönemine çarpıcı bir giriş yapmaya hazır mısınız? Arazi sanatından performans sanatına, geleneksel yağlıboyalardan dijital dünyanın yeni fenomeni NFT’lere kadar 49 temel eser. Bu eserlerin ilişkili olduğu en önemli sanat akımları, temalar ve teknikler. Çağdaş Sanatın Kısa Öyküsü‘nde çağdaş sanatın neden ve nasıl geliştiği gözler önüne serilirken, öncü sanatçıların hayal gücüyle şekillenen yenilikçi yaklaşımlar da mercek altına alınıyor. Susie Hodge’un kaleminden çıkan bu kitap, çağdaş sanatı herkes için anlaşılır kılıyor. 1960’ların sonundan bugüne uzanan çığır açıcı sanatın keyfini çıkarmak ve onu derinlemesine kavramak isteyen herkes için ideal bir başlangıç noktası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7413859-8b39-4843-a28b-2c4541815542.jpg</image:loc>
            <image:title>İvan İlyiç’in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir yargıç olan İvan İlyiç, bir gün hastalanır. Kim ne derse desin bu hastalığın onu günbegün ölüme yaklaştırdığından emindir. Her ne kadar dikkatini işine, sosyal hayatına vermeye çalışsa da ölüm fikrine saplanıp kalır. Hastalığıyla yüzleştikçe o ana kadar yaşadığı, toplum tarafından kabul gören saygın hayatın yüzeyselliğini fark eder. Modern insanın hayatla, ölümle ve gerçek mutlulukla hesaplaşmasını ustalıkla anlatan, her okunduğunda yeni kapılar açan İvan İlyiç’in Ölümü özel baskısıyla hep kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1181a04-19bb-40f5-9fa0-b11f8344476a.jpg</image:loc>
            <image:title>Teolojinin Kısa Özeti</image:title>
            <image:caption>Bonaventura’nın en önemli sistematik teoloji eseri olan Breviloquium, 1257 civarında Paris Üniversitesi’nde ders verdiği dönemde kaleme alınmıştır. Breviloquium kelimesi Latince kökenli bir terimdir. “Brevi” kısmı, Latince “brevis” (kısa, özlü, az sözlü) kelimesinden gelirken, “loquium” kısmı ise Latince “loqui” (konuşmak) fiilinden türetilmiştir. Dolayısıyla Latince “kısa konuşma” anlamına gelen bu eser, Bonaventura’nın teolojik düşüncesinin özlü bir özetini sunar. Eserin temel amacı, Hıristiyan teolojisinin tüm temel konularını, açık, özlü ve sistematik bir biçimde ele almaktır. 
 
Eserin önsözünde Bonaventura, Pavlus’un sözlerinden hareketle teoloji olarak adlandırılan Kutsal Kitap’ın kaynağını, gelişimini ve amacını açıklar. Kutsal Kitap’ın kaynağının Kutsal Üçleme’nin etkisiyle olduğunu, gelişiminin insani kavrayış yeteneğinin gereklilikleri doğrultusunda gerçekleştiğini ve amacının kusursuz mutluluğun sınırsız zenginliğini sağlamak olduğunu vurgular. Bonaventura, Kutsal Kitap’ın genişliğini, uzunluğunu, yüksekliğini ve derinliğini ifade eden dört boyutun önemine dikkat çeker. Ona göre Kutsal Kitap bilgisine ulaşmanın temelinde Peygamber İsa’ya iman yatar. 
 
Breviloquium’un en önemli özelliklerinden biri, Bonaventura’nın mistik ve sistematik teolojik yaklaşımlarını ustaca birleştirmesidir. Eser, skolastik düşüncenin mantıksal kesinliğini Fransisken geleneğinin manevi derinliğiyle harmanlayarak, dönemin teolojik tartışmalarına özgün bir katkı sağlar. Bonaventura’nın kullandığı dil ve kavramlar, hem akademik hem de manevi yaşam için rehberlik sunar niteliktedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83030654-52f4-42f1-9f4e-19b7128d8394.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Beril Taç Macerası</image:title>
            <image:caption>Kraliyet ailesine ait kıymetli bir taç parçalanır ve içindeki değerli taşlar çalınır. Suç genç bir oğlana mı ait, yoksa işler göründüğünden çok daha mı karışık? Genç oğlan kimi korumak için sessiz kalmayı seçmektedir? Sherlock Holmes ve Dr. Watson gerçeği ortaya çıkarır ve masum bir genci hapisten kurtarır. Sen de bu gizemli macerada onlara katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19d24e4e-87cf-4824-a542-eca53654f204.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Bisikletli Takip</image:title>
            <image:caption>Genç bir kadın her gün bisikletle giderken peşine takılan gizemli bir adam fark eder. Başlarda sadece basit bir takip sanılan meselenin arkasında korkunç gerçekler ortaya çıkar. Bu takipçi kızı korkutmak için mi, yoksa korumak için mi takip ediyordur? Sherlock Holmes bu gizemli takipçinin aslında çok daha tehlikeli bir sır sakladığını anlar. Bu gizemli yolculukta sen de ipuçlarını takip et!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4afd42e-ae82-477e-af42-e96feb8a3317.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Beş Portakal Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>Genç bir adam ölümcül bir tehdit mektubu alır: İçinde beş portakal çekirdeği vardır. Daha önce babasına gelen bu tehdit mektubu sonucu aniden kaza gibi görünen bir olayla babasını kaybeder. Genç adam aynı akıbetin kendi başına da gelmesinden korkar. Bu gizemli işaret ne anlama gelmektedir? Sherlock Holmes ve arkadaşı Dr. Watson gerçeği öğrenmek için zamana karşı yarışır. Sen de onlarla gerçeğin peşine düş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5f1176-bdb1-4523-9c77-ba62ba212998.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Gümüş Şimşek</image:title>
            <image:caption>Şampiyon bir yarış atı, önemli bir yarış öncesinde ortadan kaybolur! Herkes paniğe kapılırken Sherlock Holmes atı bulmak için ipuçlarının peşine düşer. At gerçekten kaybolmuş mudur? Yoksa olayın arkasında çok daha tehlikeli işler mi vardır?  Sen de ipuçlarını takip edip kayıp yarış atını bul!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65d79e4-163c-45ce-80f4-161f090bdce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Borsacı Katibi</image:title>
            <image:caption>Genç bir adam yeni işinde garip görevler almaya başlar. Oda dolusu kâğıt kopyalamak da nedir? Üstelik iş verenler tıpatıp birbirinin aynısıdır.  Sherlock Holmes bu sıradan görünen işin ardında çok daha büyük bir tehlike olduğunu fark eder. Ama iyi planlanmış büyük bir soygunu durdurmayı başarabilecek midir? Siz de Sherlock ve arkadaşı Dr. Watson ile ipuçlarının peşine düşün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/022117ff-3d3c-43f5-bb2d-32026da043d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Dans Eden Adamlar</image:title>
            <image:caption>Bahçede gizemli işaretler belirir: Dans eden adamların çizimleri! Kim böyle tuhaf mesajlar bırakmaktadır? Basit çocuk karalaması gibi görünen bu çizimler bir mesaj mı taşımaktadır? Mr. Cubitt için başta önemsiz görünen bu karalamalar karısını çok korkutunca, çareyi Sherlock Holmes’a gelmekte bulur. Holmes ve Dr. Watson bu gizemli sembolleri çözüp tehlikeyi durdurmaya çalışır. Sen de bu yolculukta onlara katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0a41d2e-e5b0-4207-8932-08956a2ec0e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Kambur Adam</image:title>
            <image:caption>Emekli Albay ve karısı Nancy talihsiz bir saldırıya uğrarlar. Kendinden geçen Nancy’nin ağzından sadece David sözü çıkar ancak karı kocanın da hayatlarında David diye biri hiç olmamıştır.  Eldeki tek ipucu Bayan Nancy’nin yolda karşılaştığı Kambur Adam’dır. Sherlock Holmes ve Dr. Watson’ı bu kez geçmişte yaşanan hatalar sınayacaktır. Sen de kahramanlarımızla bu heyecanlı kovalamacaya katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db70603c-1714-4a88-8050-806250dabb7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Böcek Avcısı</image:title>
            <image:caption>Tuhaf böcekler toplayan bir bilim insanı aniden garip davranışlar sergilemeye başlar. Akıl sağlığından endişelenen karısı ve kayınbiraderi gizemli ve tehlikeli bir plan kurarlar.  Kahramanımız bu plana istemsizce dâhil olur ve sonucunda çok büyük bir tehlikenin içine düşer. Sen de bu macera dolu hikâyede ipuçlarının peşine düşmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ac0965-34e0-4178-87e9-fd6477d2b0a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Kara Peter</image:title>
            <image:caption>Huysuz bir gemi kaptanı ıssız bir kulübede yaşar ancak bir gün evinde saldırıya uğrar. Üstelik kapı içeriden kilitlidir. Herkesin korktuğu bu adama yapılan saldırının ardında hangi sır vardır? Holmes ve arkadaşı Dr. Watson gerçeğe ulaşmak için en tehlikeli denizcilik hikâyelerinden birini çözer. Sen de onlarla bu heyecanlı yolculuğa katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c9b4d23-acfb-492a-8d05-df4ee7e96f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya-yuva</image:title>
            <image:caption>Kendine Ait adlı romanıyla tanıdığımız ve “bir kadının hikâyesi, hiçbir zaman yalnızca bir kadının hikâyesi değildir” vurgusuyla bizi bilindik olduğu kadar biricik bir kadın hikâyesiyle buluşturan Burcu Özer Katmer, bu kez okurlarını yeryüzünün başka topraklarında, farklı duraklarında, masalarında, birbirine uzak ama duygudaş insanların öykülerine ortak ediyor. Yazarın Zurich Liest Festivali kapsamında düzenlenen Vorsatz Yarışması’nda ödüle layık görülen “Bu Hikâyenin Adı Başka Dilde Yazılamazdı: AYIP” ve Rengin Göçmen Kadın Korosu Öykü Yarışması’nda birinci seçilen “Küçük Mavi Defter” adlı öykülerinin de aralarında bulunduğu Dünyayuva, birbirinden derinlikli sekiz öyküden oluşuyor. Burcu Özer Katmer’in kendine has üslubunu kadın olmak, göç, aile ve anne olmak, dostluk, geçmişle hesaplaşma gibi insana dair temalarda buluşturduğu katmanlı öykülerinin içinden tanıdık şarkılar, bilindik şiirler, özlenen adalar ve geride bırakılan şehirler geçiyor. Yazarın sesi, dünya dediğimiz yerin tam da bunlardan oluştuğunu ve bunlarla hepimize bir yuva olduğunu fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb56dc90-f5fd-4df0-b70f-a50c224ce060.jpg</image:loc>
            <image:title>Lazlar</image:title>
            <image:caption>Laz kültür hareketinin yeni kuşağı içerisinde bu kitabın yazarının özel bir yeri vardır. İsmail Güney Yılmaz’ın Laz kimlik sorununa yaklaşımı mirasçısı olduğu gelenek itibariyle her zaman toplumsalcı ve eşitlikçi olmuş, bu bakış açısıyla çoğu zaman dar camiasında sıkışmış, kısır çekişmelerle muzdarip Laz kültür hareketini farklı yorumlarla zenginleştirmiştir. Türkiye’de 90’lı yılların başında başlayan Laz Kültür Hareketinin seyrini ve genel olarak Laz toplumunu içeriden bir gözle inceleyen çalışmalara bir katkı olduğunu düşündüğüm, elinizdeki eseri konuya dair diğer incelemelerden ayıran en belirgin niteliğinin etnosantrik bakış açısından uzak durması olduğunu düşünüyorum. Yazarın Laz halkını çevre halklarla ve bu halkların kültürlerini oluşturan doğa, yaşam tarzı, politika ve ekonomi gibi unsurlarla birlikte değerlendirmesi, tespitlerine güvenilir bir dayanak oluşturmaktadır. Çeşitli zamanlarda yazılmış fakat yeniden ele alınıp zenginleştirilmiş makalelerin ve kitaba özgü yeni çalışmaların bileşimi olan kitap çok yönlülüğüyle de dikkat çekiyor. Daha önce ele alınmış konuları yeniden değerlendirdiği gibi, işlenmemiş konulara da bütünlükçü bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Laz toplumunun nüfusu, dağılımı, politik tercihleri, kimlik, din, dil, edebiyat, yayıncılık, sorunlar, yakın tarih ve daha pek çok konu yeni ve sol bir bakış açısıyla ele alınıyor. Eserin özellikle sosyoloji üzerine çalışacak kişiler için önemli bir derleme/çalışma olduğunu söyleyebiliriz. İrfan Çağatay Aleksiva, BirGün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455e6049-8e31-4515-bc6d-f8f7be520b2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Babam Darbeci</image:title>
            <image:caption>27 Mayıs 1960 darbesini hazırlayan kadrolar, harekât başarıya ulaştıktan sonra Milli Birlik Komitesi adı altında 38 kişilik bir komite kurdular. Hükümet, MBK’nın seçtiği sivil-askerlerden oluşuyordu. Genellikle albay ve daha düşük rütbeli subaylardan mürekkep komite, ordu içerisindeki hiyerarşiyi gözeterek devlet ve hükümet başkanı olarak General Cemal Gürsel’i seçti. Devrik iktidarın mensupları ve onlara hizmet eden yüksek bürokratlar tutuklandılar. Yassıada’da kurulan özel yetkili mahkemede yargılanmaya başladılar. Ankara Radyosu’nda akşam haberlerinden sonra yayınlanan bir programdı. “...sanıklar bağlı olmayarak getirildiler...” cümlesi hafızamdan silinmedi henüz. Muhalefet partileri için ise yalnız siyaset ve propaganda yasağı getirildi. Partisi kapatılan, malvarlığına el konulan, mensupları kurulan özel mahkemede anayasayı ihlal suçlamasıyla, ölüm cezasıyla yargılanan iktidar partisine oy ve gönül vermiş milyonlarca vatandaş bu pek de adil olmayan durumdan rahatsız olmaya başladı. Uygulama, darbecilerin biz ihtilali hiçbir zümreye karşı yapmadık teziyle çelişiyordu. Bu çelişki darbeyi yapan askerler arasında da su yüzüne çıkmakta gecikmedi. İki temel görüş etrafında kümelenmeler başladı. Birinci görüşe sahip olanlar, işbaşına gelen asker kadroların ülke yönetiminde tecrübe sahibi olmadıklarından içinde bulunulan yönetim krizini aşmada tecrübeli kişi ve çevrelerin desteğine ihtiyaç olduğunu söyleyenlerdi... Kurtuluş Savaşı kahramanı, eski asker, sonrasının kurt politikacısı Başbakan İsmet İnönü ile Ankara’nın kudretli albayı Talat Aydemir arasındaki bilek güreşinin ilk raundu 22 Şubat 1962’de yaşandı. Hükümet başkaldırma eğiliminde olan cuntacıları 22 Şubat akşam üzeri emekliye sevk etti. Askerler buna direndi. Hava Kuvvetleri ve Genelkurmay karargâhı hükümetin yanındaydı. Sokağa çıkan askerler, tarafların “kan dökülmesin” çağrılarına uydular. İnönü’nün asiler hakkında kanuni işlem yapılmayacağına dair el yazısıyla yazıp imzaladığı belge uyarınca herkes kışlasına döndü ve emekli edildiler. “22 Şubatçılar” diye anılan bu subayların arasında Kara Harp Okulu Alay Komutanı olarak görev yapan babam Kurmay Albay Turgut Alpagut da vardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df3e946-31ca-46e8-9da9-09b72f3c465f.jpg</image:loc>
            <image:title>Houdini’nin Kutusu Kaçış Sanatı Üzerine</image:title>
            <image:caption>Adam Phillips bu eşsiz, muhteşem ve aydınlatıcı kitapta, Harry Houdini ve Emily Dickinson da dahil olmak üzere dört kaçış sanatçısının yaşamını inceleyerek bizi toplumumuzdaki ve kendi içimizdeki kaçış kavramı üzerine düşünmeye yönlendiriyor. “Kışkırtıcı ... anlaşılır ve ilgi çekici... okumak bir zevk.” The Washington Post Hiç kimse kaçma arzusu ve ihtiyacından kaçamaz. Dört kaçış sanatçısı örneğini analiz eden Phillips, okurların kendi içlerinde gizlenen kaçış sanatçılarını tespit etmelerini sağlıyor. Houdini’nin Kutusu özgün, göz kamaştırıcı ve ufuk açıcı bir eser. Adam Phillips, bugüne kadarki en büyüleyici kitabı olan bu eserinde, insanların neden kendilerini en çok kaçış anında canlı hissettiklerini bize hatırlatıyor. Ancak ister bir şeyden kaçıyor olalım ister bir şeyle kaçıyor olalım (Icarus, Oedipus ya da Narcissus gibi; kurban ya da tiran olarak) neden kaçmamız gerektiğini ve neye kaçmak istediğimizi de tanımlamadan kendimizi tanımlayamayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91b672a0-1426-486c-8096-d2c8ebdcfbf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimde Kırık Zaman</image:title>
            <image:caption>Ya, “Artık her şeyi karıştırıyor, bunadı” dediklerimiz yaşadıkları günde mutlu olmadıkları için bilerek, kendi istekleriyle geçmişe dönüyor, geçmişte yaşamayı yeğliyorlarsa? Her yaşamın kıvrımlarında sessizlik vardır, kişinin iç sesine çarpa çarpa büyüyen. Ve gün gelir, dev dalgalara dönüşen sessizlikte yaşamla zaman arasındaki ince perde yırtılır ve kişi belleğinde gezinirken hem geçmişi anlama hem de kendisini yeniden yazma çabasına girer; unutulmanın kıyısında kalmış, hatırladığının farkında bile olmadığı duygularla, kelimelerle... Ahmet Erözenci, hafızanın kapılarını araladığı bu romanında, sarsıcı, içsel, şiirsel bir yolculukla okurlarını sessiz bir yaşam tanıklığına çağırıyor... “Kimse anlamıyor geçmişte yaşamayı yeğlememin nedeninin bugünden kaçma değil, o benin olabilecek en mutlu ben olduğumu ancak bu yaşımda algıladığımı... Ve öyle geliyor ki sonrasında kendime yaşattığım her olay, attığım her adım o sobanın sıcaklığını yakalama, sofraya naylon örtüyü serme, plastik ekmek sepetini getirme, ahizeli telefonun çalmasını bekleme çabasıymış sadece. Ne ilginç değil mi? Kurşun askerlerimle saatlerce oynadığımda, ‘Ne geniş hayal gücü var... Saatlerce oyalıyor kendini’ diyerek severlerdi. Şimdi de hayal dünyasındayım ama, ‘Bunadı’ diyorlar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ecc05f-86ca-4cc4-ad72-d7137bb69c05.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalpalayan Kanaryalar</image:title>
            <image:caption>Romanları, denemeleri, kitap tasarımlarıyla çok sayıda ödüle değer görülen Judith Schalansky, 2023 yılı Wortmeldungen eleştirel kısa metinler edebiyat ödülüne layık görülen Yalpalayan Kanaryalar’da giderek daha tedirgin edici hale gelen ekolojik felakete dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra insanlığın, söz konusu ekolojik krizler karşısında yetersiz görünen erken uyarı sistemlerini de ele alıyor. Güncel durumu sanatsal bir tarzda geçmişle, estetik motiflerle, hayal ve duygularla, her zaman uygun bir uyarı aracı arayışında olmak gerekliliği ile ilişkilendiriyor. Schalansky’e esin kaynağı olan kanaryalar aniden susarak bir zamanlar maden işçilerini oksijen oranının düşmesine karşı uyaran kanarya kuşunun imgesi. Doğanın uyarı sinyalleri ile zihinsel bir uyaran olarak edebiyatın rolünü birlikte ele alırken aynı zamanda edebiyatın toplumsal ve küresel meselelerde nasıl bir algı merkezi olabileceğini gösteriyor. “Kanarya kuşu bendim ve o bana, benim hâlâ burada, tehlikeli durumun yalnızca bilim tarafından belirlenmekle kalmayıp sanat vasıtasıyla da tecrübe edilebilir bir Şimdi’de bulunduğumu anlamamı sağlıyordu [...]” Schalansky’nin çok katmanlı ve incelikle işlenmiş bu çarpıcı denemesinde, bilgi eksikliğinin zamanımızın bir sorunu olmadığını anlıyoruz. Ona göre insanın bilgileri toplamak, değerlendirmek ve kendi eylemlerinden doğru sonuçları çıkarması için bir yeterliliğin söz konusu olması gerekir. Edebiyat buna, bilgiyi olay ve figürlerde deneyimlenebilir kılarak, ihtimalleri canlandırarak, vizyonları somutlaştırarak, böylelikle duygusal bir etki yaratarak önemli bir katkıda bulunabilir. Bu insanlığı harekete geçirmek üzere atılan ilk adımdır. Hepimizi işte bu adımı atmaya davet ediyor Judith Schalansky...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5afaec6d-75a0-4ad9-bb23-9a6d2cbbcb7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Kuşkuculuğu Epistemolojik Bir Çalışma</image:title>
            <image:caption>“Pyrrhonculuk gerçek olan ile görünüşleri arasındaki ikilemin bir ürünü olarak ortaya çıkmış olmakla birlikte bu keskin ayrımın altını bütünüyle oymakla sonuçlanır.” C. L. Stough’un bu kitabı Antik Yunan Kuşkuculuğu hakkındaki ilk sistematik ve kapsamlı epistemolojik çalışmalardan biridir. Yayınlandığı tarihten kısa süre sonra Batı üniversitelerinde bu konuda çalışma yapan akademisyenler tarafından birincil öneme sahip başvuru kaynaklarından biri olarak kabul edilmiştir. Eserin son bölümünde, batılı felsefe tarihçilerinin, genelde Antik Yunan Kuşkuculuğunun ve özelde ise Pyrrhoncu Kuşkucu Okulun son temsilcisi olarak gördüğü ve bu bağlamda bir özetleyici saydığı kuşkucu bir filozof ve hekim olan Sextus Empiricus’a hatırı sayılır bir yer ayırması dikkate değerdir. Stough, Sextus Empiricus’un, dogmatik felsefe okullarının ve filozoflarının epistemolojilerine olduğu kadar, kuşkucu felsefe okullarının ve kuşkucu filozofların epistemolojilerine de yönelen eleştirel argümanlarını kendi özgünlüklerini saklı tutarak ayrıntılı ve dikkatli bir biçimde ele almakta ve yorumlamaktadır. Bu haliyle eser, o güne kadar batılı felsefe tarihçileri ve akademisyenler arasında Sextus Empiricus’a yönelik yaygın ve alışılagelmiş bakış açısını değiştirmiş, onu kendi özgünlüğü içinde kuşkucu bir filozof ve hekim olarak görme ve bu yönüyle inceleme eğilimini güçlendirmiştir. Bu bağlamda Stough’un bu çalışmasının önemli etki ve sonuçlarından birinin de bu olduğu söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4c7aed4-3128-4b2f-b1f2-2d512882fa46.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrıntı Dergisi Sayı: 49 Güz 2025</image:title>
            <image:caption>Ayrıntı Dergi’nin 49. Sayısı 19 Mart sonrası süreçlere odaklanıyor. Derginin gündem bölümünde Kumru Başer’in İngiltere’de yeni bir sol siyasi oluşumu incelediği yazısı var. Makale Jeremy Corbyn ve Zarah Sultana’nın öncülüğünde kurulan şaşırtıcı derecede yoğun bir ilgiyle karşılaşan, çok kısa süre içinde içeride sarsıntı yaşayan Your Party’e ilişkin ilk değerlendirmeler ve öngörüleri içeriyor.  Dosya bölümü Onur Yıldız’ın CHP’nin içine düşürüldüğü krize karşı izlediği politikanın dönüşümünü vurguladığı, bu niteliksel dönüşümün sadece kadro değişimi değil, krize ilişkin siyasal bir yanıt verme girişimi olduğunu ileri süren çalışması ile başlıyor.  Duygu Tanış – Zaferoğlu, biraz da geriye giderek toplumsal hareket literatürü içinden ele aldığı 19 Mart sonrası hareketliliğin karşı–hegemonya oluşturucu nitelikte olup olmadığın sorguluyor. Emre Tansu Keten “Propagandadan Sansüre: 19 Mart’ın Medya ve İletişim Stratejisi” başlıklı yazısında AKP’nin iletişim stratejisinin genel işleyişini ve özel olarak iktidarın İmamoğlu kampanyasının üzerine inşa edildiği stratejiyi analiz ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363e8024-8893-4967-ac18-3647668f79ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Banana Sioule Kaos Topu 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>Helena, çiftlikten sahalara uzanan uzun bir yolculuğa çıktı. Sioule’ün bu yetenekli oyuncusu, henüz birinci yılını bitirmeden Sioule Yüksek Okulu’ndan ayrılarak Soni Daktari’nin kurduğu takıma katıldı. Ve tarihte ilk kez, okul mezunu olmayan oyuncular profesyonel olarak sahaya çıkıyor! Helena ile Soni öyle bir oyun sergiliyor ki, daha ilk dakikalardan itibaren büyük bir hayran kitlesi kazanıyorlar. Zaferler ardı ardına gelirken, sponsorlar Helena’ya yakın ilgi göstermeye başlıyor. Rakiplerin de gözü artık onun üzerinde. Üstelik, tüm zamanların en güçlü ve en tehlikeli sioule oyuncusu X, onların yenilgisini görmek için yemin etmiş durumda. Ve büyükler liginde tek bir gerçek var: Her şey mübah! 
 
Michaël Sanlaville (Lastman), bu etkileyici üçlemeyle shônen türüne enerjik, duygusal ve unutulmaz bir aşk mektubu yazıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aed63a8-95d6-488a-86a2-58baafeaa8a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeğin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Hazır ol Jung Seokyeong: Geliyorum ve bu sefer kaybetmeyeceğim! 
Dowan, üç yıl önce babasının ölümüne yol açan trajik kazanın aslında bir kaza değil bir oyun olduğunu öğrendiği gibi, Bongcheon Mahallesi çetesinin lideri Jung Seokyeong’un bu trajediye dair bir videosunun olduğunu da keşfeder. 

Dowan, içinde kanıtların bulunduğu flaş bellei almaya çalışırken büyük bir yenilgiye uğrar. Tam bu olayı çözemeyeceğini anladığı anda bir “Fiziksel Güçlendirme” görevi ortaya çıkar. Asla pes etmeyen Dowan, her zamankinden daha güçlü olmak için yoğun bir eğitime başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1dac24-0c83-4ad3-8b7e-7a5d9c539f28.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Mühendisin Başparmağı</image:title>
            <image:caption>Bir sabah Dr. Watson’ın muayenehanesine mühendis Victor Hatherley gelir. Albay Lysander Stark adında bir adam ziyaretine gelmiş ve Hatherley’den, çok gizli bir iş için yardım istemiştir: Bir pres makinesinin arızasını gidermesi gerekmektedir. Mühendis makineyi incelemeye başlar fakat fark eder ki makine aslında bir pres değil, sahte para basmak için yapılmış bir düzenektir! Sherlock Holmes ve Dr. Watson gerçeği ortaya çıkarabilecek midir? Sen de onlarla bu gizemli yolculuğa katıl, gerçeği ortaya çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da6c5232-b599-40df-9634-9ed5cc61f6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Kızıl Çember</image:title>
            <image:caption>Baker Sokağı’na taşınan yeni kiracının odasından gece gündüz garip sesler gelir. Kiracıyı gören hiç olmamıştır. Ev sahibi bu şüpheli hareketlerden kuşkulanır.  Sherlock Holmes perde arkasındaki sırrı çözmek için harekete geçer. Arkadaşı Dr. Watson ile ipuçlarını takip ederken kendilerini en azılı suçlularla uğraşırken bulurlar. Sen de onlarla bu heyecanlı maceraya ortak olmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c080d50d-7910-4b56-9374-186aa19166ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Mavi Yakut</image:title>
            <image:caption>Sherlock Holmes sıradan bir dedektif değildir. O, en küçük ipuçlarından bile büyük sırları çözer! Bir gün Londra polisi sokakta bir kaz ve şapka bulur. Kazın sahibini bulmak kolaydır ancak içinde değerli bir mücevherin gizlendiği anlaşılır. Bu değerli Mavi Yakut oraya nasıl gelmiştir? Şapka ve kazın bağlantısı nedir? Holmes ve arkadaşı Dr. Watson, ipuçlarını takip ederek Londra sokaklarında heyecanlı bir maceraya atılır. Sen de onların peşine takıl, gizemi çözmeye yardımcı ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5949b7a9-68b5-4633-858a-f7daa3c20b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Solgun Asker</image:title>
            <image:caption>James Dodd, savaştaki yakın arkadaşı Godfrey’den uzun süredir haber alamamaktadır. Godfrey’nin babasına mektup yazar, ancak aldığı cevap çok gariptir: Baba, oğlunun seyahatte olduğunu söyler ama nerede olduğunu açıklamaz. Dodd’un içi rahat etmez ve Sherlock Holmes’a gelir. Ona göre, Godfrey’ye bir şey olmuştur. Godfrey savaş sırasında yaralanmış mıdır, yoksa başına daha da talihsiz bir olay mı gelmiştir? Sherlock Holmes ve yakın arkadaşı Dr. Watson bu gizemi çözebilecek midir? Sen de onlarla ipuçlarının peşine düş, gerçeği ortaya çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6e7c78-5a18-4091-9ee9-e1cd071edfc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Son Perde</image:title>
            <image:caption>Joshua Amberley adında emekli bir boya tüccarı, karısının kaçtığını söyler. Evden değerli para ve mücevherlerin çaldığını iddia eder. Ancak bu kaçışta bazı eksiklikler vardır. Sherlock Holmes ve Dr. Watson evdeki tuhaf tadilatları fark edip ipuçlarının peşine düşerler. Sen de bu heyecanlı kovalamacada Sherlock ve ekibine katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25f66e75-83a8-49db-887b-76a9ba05f0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Son Vaka</image:title>
            <image:caption>Holmes’un en büyük düşmanı Profesör Moriarty geri döner! Sherlock ve Moriarty arasında yaşanan kovalamaca büyük bir uçurumda son bulur. İki büyük zekânın nefes kesen karşılaşmasında Sherlock kazanabilecek mi? Bu son mücadele Holmes için hayatının en zor sınavı olacaktır. Sen de Sherlock Holmes ve Dr. Watson ile bu en tehlikeli yolculuğa katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c07c77d0-82ec-43d3-bc68-a7512a6c9618.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Üç Öğrencinin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Önemli bir sınav sorusu çalınır! Üç öğrenciden biri suçludur ama hangisi? Üstelik soruların varlığından kimsenin haberi yoktur. Sınavı iptal etmekse söz konusu bile değildir.  Sherlock Holmes ve Dr. Watson ipuçlarını tek tek inceleyerek gerçeği ortaya çıkarırlar. Sen de bu gizeme ortak ol, kahramanlarımızla birlikte ipuçlarını takip et!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f74817-840e-42e9-a80b-f4ec344bc4bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Üçgen Çatılar</image:title>
            <image:caption>Mrs. Maberley, “Üçgen Çatılar” adını verdiği evinde tek başına yaşamaktadır. Bir süre önce, çok tuhaf bir teklif almıştır:
Bir adam ona gelip evini ve içindeki her şeyi satın almak istemiştir ama hiçbir eşyaya dokunulmaması şartıyla!
Teklif çok yüksektir, bu yüzden kadının şüphesi artar. Kısa süre sonra, evine bir saldırı düzenlenir.
Biri belli ki o evin içinde bir şeyi aramaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c5509e-54db-4108-a233-7a9853e5bc5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes - Şeytan Ayağı</image:title>
            <image:caption>Köyde tuhaf bir gizem vardır! İnsanlar bir anda deliriyor, bazıları da hiç uyanmıyordur. Odaya kimse girmemiş ve kimse çıkmamışken nasıl olur da insanlar bir anda akıllarını kaybeder ya da uyanamazlar? Bu işin arkasında gizemli bir bitki mi vardır?  Sherlock Holmes ve Dr. Watson, ipuçlarını takip ederek korkutucu görünen bu sırrı çözmeye çalışır.  Sen de onlara katıl, gizemi açığa çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a63b21-8095-43f5-acc6-98dba2df0271.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin İçindeki Mucize</image:title>
            <image:caption>Geceleri fısıltılarla anlatılan, sonra sayfalara sığmayıp büyüyen bu hikâye; her çocuğun içinde saklı duran cesareti, her annenin içindeki sınırsız sevgiyi ve ‘farklı’ olanın aslında ne kadar özel olabileceğini hatırlatmak için yazıldı. Satır aralarına küçük kızım Denef’in parmak uçlarındaki sihirler saklandı. 
Bu kitap; bir farklılığın, sevgiyle büyütülen bir cesaretin ve anne kalbinin tükenmez gücünün eseridir. 
Yavru kurt Gece’nin kendi yolunu bulurken ışığını hiç kaybetmemesini isteyen bir annenin ve onu her haliyle mucize gören çocuklarının masalıdır. 
Küçük bir emek; umutla yoğrulmuş, sevgiyle saklanmış ve bir aile masalından doğup gerçek bir kitaba dönüşmüş bir mucizedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deb12d0b-b0ac-4c0d-9a2e-1d4667905126.jpg</image:loc>
            <image:title>Astrolojide Ceres</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünün kadim dişil sesi, Ceres… Toprağın, anneliğin, bereketin ve şefkatin arketipi. Astrolojide Ceres; bizi hem besleyen hem de kendimizi beslemeyi öğreten yönümüzü temsil eder. 
Bu kitapta Ceres’in burçlardaki, evlerdeki ve açı ilişkilerindeki yansımalarını keşfedecek; onun kişisel haritalardaki konumuyla nasıl bir şifa dili oluşturduğunu anlayacaksınız. Ceres’in ışığı, yalnızca anneliği değil, aynı zamanda içimizdeki **besleyen, onaran, dönüştüren** gücü de hatırlatıyor. 
Safiye Nur Süreyya Genç, astroloji alanında yaptığı araştırmalar, eğitimler ve canlı yayınlarla gökyüzünün sembollerini hayatın içindeki deneyimlerle birleştiriyor. “Astrolojide Ceres” kitabı ise bu birikimin, sevgiyle kaleme alınmış bir ürünü. 
Bu sayfalar, astrolojiyi yalnızca bir bilgi değil; bir **şifa ve farkındalık yolu** olarak deneyimlemen için seni davet ediyor. 
Gökyüzünün besleyen dişil eliyle tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4418b720-86a5-4c2e-b17f-b4270a78c71b.jpg</image:loc>
            <image:title>The Decameron</image:title>
            <image:caption>The Decameron by Giovanni Boccaccio is a collection of short stories written in the 14th century. 
This seminal work features a framing narrative in which a group of ten nobles—seven women and three men—flee the decaying city of Florence during the Black Death. 

As they take refuge in the countryside, each member of the group recounts a tale over ten separate days, resulting in a rich tapestry of stories that explore themes such as love, deception, and morality.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3a63ccf-7a1e-4c39-8204-ad9da5aced27.jpg</image:loc>
            <image:title>Derslerini Verelim Get Schooled Üçüncü Cilt</image:title>
            <image:caption>Na Hwajin ve İm Han-rim’in iş birliğiyle ÖHKB giderek güçleniyor; Kore eğitim sistemindeki art niyetli aktörler için artık tehlike çanları çalıyor!
 
Milli takımdaki basketbolcu Soo-yeon ve Ja-yeon kardeşler, içlerindeki kıskançlığın da etkisiyle zorbalığın dozunu fazlasıyla kaçırırlar. Kimsenin önlerine geçmesine izin veremezler! Hedefleri haline gelen Eun-ha, maruz kaldığı baskıya artık daha fazla dayanamazken, okulun basketbol koçu İm Han-rim devreye girer. Bu sırada çocuklara toplumsal ayrımcılığın yanlış olduğunu öğretme iddiasıyla ortaya çıkan bir grup eğitmen, farkında olmadan ayrımcılığın bizzat uygulayıcısına dönüşür. Hwajin ve Han-rim, ıslah etmeye dayalı adalet anlayışlarının yalnızca öğrenciler için değil, öğretmenler için de gerekli olduğunu fark ederler.
 
Görevler tüm hızıyla sürerken Hwajin’in karşısına, ailesi tarafından istismar edilen küçük Min-seo çıkar. Ancak bu kez mesele ÖHKB’nin değil, Hwajin’in vicdanının sınavıdır. O da bu durumu bir ÖHKB çalışanı olarak değil, bir vatandaş olarak kendi yöntemleriyle çözmek zorundadır.
Hiçbir hata sebepsiz değildir.
 
Tüm bu sebeplerin izini süren Hwajin ve Han-rim, ezber bozan yöntemleriyle eğitim sisteminde yaşanan kaosu kökten sona erdirmeye kararlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dc02c37-3f0b-4b45-ae52-d108fdfd19d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik Greg&apos;in Günlüğü 20 - Parti Aşkına! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Jeff Kinney’in dünya çapında 
fenomen haline gelen Saftrik 
serisinin 20. Kitabında yılın en 
unutulmaz partisine davetlisiniz! 
 
Greg Heffley sürprizlerden pek 
hoşlanmaz; özellikle de konu 
kendi doğum günü olunca. Yine 
de bu yıl, kusursuz bir parti 
düzenlemekte kararlı. 
Ama davetli listesi kabardıkça, 
süslemeler mahvoldukça ve 
sürprizler ters teptikçe bu 
doğum günü eğlencesi tam bir 
felakete dönüşür. 
 
Bu yıl Greg’in tek dileği, her 
Şeyin yolunda gitmesi… ama bu 
Pek de kolay olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f16358f-f353-495e-973e-523cf360370f.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Başarısızlıkla Dünya Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜNYA TARİHİNDEKİ GELMİŞ GEÇMİŞ EN BÜYÜK ELLİ BAŞARISIZLIK, FELAKET VE KAÇIRILMIŞ FIRSAT ÜZERİNDEN SUNULAN BÜYÜLEYİCİ VE EĞLENCELİ BİR ANLATI. 
Serinin bu yeni kitabında tarihi şekillendiren başarısızlıkları, hataları ve kaçırılan fırsatları keşfedin. 
Ömrü uzatan bir iksir yaratma girişimi başarısızlıkla sonuçlanınca ortaya barutun çıkmasından, Charles Darwin’in doğa bilimleri alanında kariyer yapmasına yol açan başarısız tıp fakültesi macerasına ve neredeyse bir nükleer savaşın fitilini ateşleyecek olan füze tespit sistemi arızasına kadar insanlık tarihinin seyri çoğu zaman türlü başarısızlıklarla şekillenmiştir. 
Binlerce yılı kapsayan elli kolay okunan bölümüyle 50 Başarısızlıkla Dünya Tarihi, bildiğimiz dünyanın değerlendirilemeyen fırsatlar ve felaketle sonuçlanması kaçınılmaz olan planlarla şekillendiğini ayrıntılarıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c34ef8ae-e5f7-4e3a-85b5-588093cb338e.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Evera Alfen. Hayır, yalnızca Era. 
Yaşadığı toplumda kurallar açıktır: 
Ormana asla adım atma. 
Sınırları sakın geçme. 
Öncü’ye bağlı kal. 
Ölümcül son kural: Yuva’ya yalan söyleme. 
Halkı gibi o da kurallara sadık kalır. O lanetli geceye, cani bir ok kardeşinin göğsüne saplanıp onu hayattan koparana dek. Evera Alfen, yıllardır bağlı kaldığı kuralları kanlı bir intikam uğruna hiçe sayar. 
O katili bulacaktır. 
Kardeşinin katilini arama savaşı onu gitmesinin 
yasak olduğu ormanda Vahşilerin arasına düşürür 
ve kaderi mavi gözlerle kesişir: Rans Kalt. 
Kızı kurtaran ve kendisine yasaklı olmasına rağmen kalbinde aşkı filizlendiren gözü kara bir Vahşi’dir. 
Era, dönüşü olmayan bir yola girmiştir ve 
kanat sesleri kalbinin derinliklerinde 
yankılanırken bir seçim yapmak zorundadır. 
“Ve göğe baktım. 
Ben ilk başkaldırandım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4d8a6ba-4afb-4355-ada5-210e48c4ccf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmuş Kuşlar Göğü 1</image:title>
            <image:caption>Evera Alfen. Hayır, yalnızca Era. Yaşadığı toplumda kurallar açıktır:  Ormana asla adım atma. Sınırları sakın geçme. Öncü’ye bağlı kal. Ölümcül son kural: Yuva’ya yalan söyleme. Halkı gibi o da kurallara sadık kalır. O lanetli geceye, cani bir ok kardeşinin göğsüne saplanıp onu hayattan koparana dek. Evera Alfen, yıllardır bağlı kaldığı kuralları kanlı bir intikam uğruna hiçe sayar.  O katili bulacaktır. Kardeşinin katilini arama savaşı onu gitmesinin  yasak olduğu ormanda Vahşilerin arasına düşürür  ve kaderi mavi gözlerle kesişir: Rans Kalt.  Kızı kurtaran ve kendisine yasaklı olmasına rağmen kalbinde aşkı filizlendiren gözü kara bir Vahşi’dir.  Era, dönüşü olmayan bir yola girmiştir ve  kanat sesleri kalbinin derinliklerinde  yankılanırken bir seçim yapmak zorundadır.  “Ve göğe baktım.  Ben ilk başkaldırandım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0cffb27-2b04-48b8-9747-56975e57399b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht Bütün Oyunları 6</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b9de617-e8de-465e-b82f-322064cf8570.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafya Dadısı 2</image:title>
            <image:caption>Elit bir dadı olmak basittir: Korumakla yükümlü olduğun kişiyi güvende tut, prensiplere uy ve duygusal bağ kurma!
Davina’nın ilk müşterisi, onu alt etmeye kararlı, tehlikeli ve çekici bir Venedik mafya babasının sağkolu çıkınca bunun o kadar da basit olmadığı ortaya çıkıyor. Davina, onun kendisinden ne istediğini bir türlü tahmin edemiyor. Oysa Gabriel Angelini, onu geride bıraktığını sandığı, göz kamaştırıcı organize suç dünyasının içine sürüklüyor.
Davina, Mikey’i korumak için hayatını riske atmaya devam ettikçe kendini, babasının karanlık ve esrarengiz dünyasının içine daha da çekilmiş bulur. Mafya yeraltı dünyasında kendi yerini sorgularken, Mikey’i babasının hırslarından uzak tutmaya çalışır. Bir yandan da bu yakışıklı ama tehlikeli adama gönlünü kaptırmamak için mücadele eder.
Bu cilt, büyük ilgi gören WEBTOON serisi Mafya Dadısı’nın 13’ten 26’ya kadar olan bölümlerini bir araya getiriyo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da78b8ac-0cf5-46f2-b14d-d729942daaa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bertolt Brecht Bütün Oyunları 6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl Alman şiir ve tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Bertolt Brecht, epik tiyatronun, diğer bir deyişle diyalektik tiyatronun kurucusudur. Eserleri uluslararası alanda da saygıyla karşılanmış, pek çok ödüle layık görülmüştür. Düzen çarklarındaki çürük yanları başarıyla hicveden Brecht, onlarca oyununun yanı sıra kuramsal yazıları ve yeni sahneleme yöntemleriyle çağdaş tiyatro anlayışına da yön vermiştir. Körü körüne eğlendirmekten ziyade seyircide bir bilinç yaratmayı önceleyen Brecht’in epik tiyatrosunda oyuncuların role dışarıdan yaklaşması, seyirciden kopmadan farkındalığını belli etmesi, seyircinin katarsis yaşamasına engel olması beklenir. Brecht’in kavramlaştırdığı bu yabancılaştırma efekti, seyircinin oyunla duygudaşlık kurmasını engelleyip akılcı eleştirel bakışını korumayı amaçlar. Brecht, insanı koşulların bir ürünü olarak gören diyalektik görüşü benimsemiş ve insanın bu koşulları değiştirebileceğine inanmıştır: Mesele yalnızca dünyayı yorumlamak değil, ayrıca onu değiştirmektir; amacım bu ilkeyi tiyatroya uygulamaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ea281fd-2de1-40fe-b3e1-cf35518e6b80.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavar Adası Okulu - Kurtulanlar -2</image:title>
            <image:caption>Canavar Adası’nda hayat asla sıkıcı değil! Sınıf arkadaşları inanılmaz yetenekleriyle parıldarken Tapio’nun tek derdi seyir defteri. Ama işler kısa sürede karışıyor: Huysuz bir trol adanın dengesini altüst ediyor, öğretmenler gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor ve çocuklar sihirli puding toplarını mideye indiriyor! Artık okulu kurtarabilecek tek şey kriptofizik... Ne yazık ki Tapio’nun bu konuda en ufak bir fikri yok!  
 TUHAF, KOMİK, KOLAY OKUNUR 
-ETKİLEYİCİ MANGA ÇİZİMLERİYLE BİRLİKTE.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a2dfee8-b9a0-4283-9d75-51fe0d13606d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nahid Sırrı Örik - Harem-i Hümayun Yazıları</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin en çok efsaneleştirilen kurumu olan harem, yüzyıllar boyunca hem Batı’nın oryantalist merakı hem de yerli tarih anlatısının sessizlikleriyle kuşatılmış bir alan olarak kaldı. Modern araştırmalar ise, haremin yalnızca padişahın özel yaşamına ait bir mekân değil, devletin iç işleyişine nüfuz eden bir politik alan, kadınların eğitim, sanat ve iktidar pratikleriyle yer aldığı kurumsal bir yapı olduğuna işaret ediyor. Örik’in 1939–1959 yılları arasında kaleme aldığı; dönemin arşiv belgeleri, kendi hatıraları ve kişisel gözlemleriyle desteklenmiş olan yazıları da bu anlayışa katkı sağlayabilecek türdendir.
Bahriye Çeri’nin Harem-i Hümâyun Yazıları başlığıyla derlediği bu kitaptaki yazılarında Nahid Sırrı Örik, haremin kapılarını hem bir tarihçi hem de romancının sezgisiyle aralar. Onun kaleminde harem, efsanelerin değil, kadın öznesinin sahnesidir: Valide sultanlar, şehzade anneleri, kalfalar ve cariyeler, yalnızca “mahrem alanın” figürleri değil, aynı zamanda saray siyasetinin ve toplumsal hiyerarşinin aktif aktörleridir.
Kadınlar, görünmez kılındıkları bir tarihte danışmanlık, arabuluculuk gibi rollerle; himaye ve nüfuzlarıyla devletin yönetim ağının bir parçasıdır.
Bu yönüyle haremi, ataerkil bir yapının içinde kadınların iktidar üretme biçimlerini gösteren özgün bir laboratuvar olarak görmek yanlış olmaz. Yazar, cariyelerin kölelikten yükselip güç kazandığı, kadınların sanat ve siyaset alanlarında yer bulduğu Osmanlı sarayının iç dinamiklerini ele alırken, tarih yazımının dışına itilmiş kadın seslerini yeniden kayda geçirir.
Harem-i Hümâyun Yazıları, tarihi ve sarayın gizli kapıları ardındaki yaşamı gözler önüne sermekle kalmıyor; asıl önemini, kadın tarihini erkek merkezli belleğin ve anlatının dışına çıkarmasından alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee0bbf7-f05a-40d2-a6db-289b22eac8ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Maskeli Sanat - 11 Büyük Ressamla Tanış, Maskelerini Tak</image:title>
            <image:caption>Sanat eserine dönüşmeye hazır mısın?!
11 büyük ressamla tanış ve maskelerini tak!
Tasarımından boyutuna göz alıcı olan bu kitap çocukları modern sanatla tanıştırmanın belki de en eğlenceli yolu! Bir sayfada Picasso’dan Dali’ye, Frida’dan Modigliani’ye on bir büyük ressam hakkında kolay anlaşılır bilgiler, diğer sayfada ise onların çizdikleri maskeler. Bu oyun-kitapla çocuklar bir yandan sanatçılar hakkında temel bilgileri öğrenecek diğer yandan da maskeleri takıp birer sanat eserine dönüşerek çok eğlenecekler.
Kitabın sonundaki boş maske ise kitabın sahibine, geleceğin büyük sanatçısına ayrıldı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/820753ec-6843-4615-aa69-d0407f3e00d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayrılmak Zamanı</image:title>
            <image:caption>“Bazı ayrılıklar sadece geride bırakmakla değil, 
onlara dönüp yeniden anlam vermekle tamamlanır.” 
Psikoterapist Tuba Karacan’dan dört başı mamur bir ayrılık kitabı; 
ayrılığa giden yolun, ayrılmanın, ayrılamamanın, dönüşlerin ve bitişlerin 
derin bir keşfi. Karacan bu kitapta esasen kendi hayatımıza 
bir anlam ışığı tutuyor. İç dikişleri tersyüz ediyor. Geride bıraktığımız 
hayat yoluna, anlam vermeye çalıştığımız ayrılıklara, silik izlere 
bir netlik ayarı yapıyor. Öncesi ve sonrasıyla ayrılıklara açıklayıcı ve 
yapıcı bir dille yaklaşan bu kitap; filmler, şarkılar, şiirler ve romanlardan 
örneklerle de zenginleşerek kendi ayrılık tecrübemizi anlamamıza 
imkân veriyor. Yazar, ilk kitabı Herkes Evine Dönmek İster’den sonra 
doğduğumuz evden, o ilk kucaktan, sarıp sarmalandığımız yerden, 
hayallerimizi paylaştığımız sevgiliden ayrılmanın zamanını işaretliyor. 
Kitabın sonundaki “Ayrılık Sözlüğü”yle de her okura kendi ayrılık 
anlatısını kuracağı kelimeler bırakıyor. 
Ayrılmak Zamanı, kuramları kalp dilimize tercüme eden bir ayrılık 
kitabı. 
Sahip olduğu her şeyi bir gün yitireceği bilgisiyle yaşamak zorunda kalan, 
buna rağmen arzulamadan duramayan tek canlı insandır. Muhtemeldir 
ki kaybetmekten korkmanın, sıkı sıkıya tutmanın, vazgeçememeyi sahip 
çıkmak sanmanın sebebi de bu ontolojik sırdadır. Ne var ki ayrılığın 
hakikati eninde sonunda insanı kıskıvrak yakalar. Bazen kendi isteğiyle 
bazen istemeden; hastalıkla, ölümle, ayrılıkla hiç bitmez sandığı ilişkiler 
biter, terk etmez sandıkları gider. Sevgide, hayatta ve ölümde, bütün ilişkilerden geriye sadece, “Yaşadım,” diyebileceğimiz anlar kalır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f37b8d8b-7d1e-4f61-83a6-12d98efb6eec.jpg</image:loc>
            <image:title>Sensör</image:title>
            <image:caption>Oraya kendi isteğiyle mi gitti? 
Yoksa kendini orada mı buldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a40ce227-b4c7-4b05-bb12-8e30c0c79128.jpg</image:loc>
            <image:title>Güvenli Bağlanma</image:title>
            <image:caption>Daha Güvenli İlişkiler Kurmak İçin 
Bağlanma Bilgisine Dayalı Bir Kılavuz 
—   Kendine ve Başkalarına Dönmek 
 
 
Hepimiz ilişkilerde en derinlerde bir özlem duygusu taşırız: Sevilmekten, anlaşılmaktan, hatta yakınlıktan önce güvende hissetmek... Dünyada bir yere ait olduğumuza, birinin bizim için gerçekten orada olduğuna inanmak isteriz. Yine de çoğumuz çocukluktan bugüne taşıdığımız görünmez yaraların gölgesinde tetikte, savunmada ya da sürekli kaçış halindeyiz. 
Terapist Jessica Baum Güvenli Bağlanma’da travma bilgisi, bağlanma kuramı ve kişilerarası nörobiyolojiyi bir araya getiren yaklaşımıyla bu döngülerin nasıl oluştuğunu ve nasıl iyileştirilebileceğini incelikle anlatıyor. Panikle donduğumuz, içimize kapandığımız ya da kontrolü kaybetmemek için çırpındığımız anların aslında derin bir “güven açlığı”na işaret ettiğini gösteriyor ve bize şu gerçeği hatırlatıyor: İyileşme, güvenli biriyle kurduğumuz bağla başlar. 
Beden odaklı uygulamalar, yansıtıcı sorular ve dönüştürücü farkındalık egzersizleri sayesinde yıllardır tekrarlayan yıpratıcı ilişki örüntüleri yavaşça çözülmeye başlıyor. 
Güvenli Bağlanma kendinizle ve hayatınızdaki insanlarla daha sıcak, daha gerçek ve daha güvenli ilişkiler kurmanız için zarif bir yol haritası. Yaralarınızı inkâr etmeden, kendinizi suçlamadan hak ettiğiniz o güvenli alana kavuşmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f98ca46-c305-41a0-81b4-33f90dc9b28b.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Nesin Vakfı Duvar Takvimi</image:title>
            <image:caption>Geleneksel Destek, Sade Tasarım -Duvar Takvimi

2026 takvimimiz, günü ve haftayı hatırlatmanın yanı sıra yılın kaçıncı gününde olduğunuzu, gün doğumu–gün batımı saatlerini ve ayın evrelerini de gösteriyor. Dini günleri takip edebilmeniz için Hicri takvimi; güneş döngüsüne dayanan Rumi takvimi ve Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş ay adlarıyla hazırlanan halk takvimi de yapraklarda yer alıyor. Her gün Aziz Nesin’in sözleri, şiirleri, yaşamöyküsünden o güne ait anılar ve “arkası yarın” şeklinde sunulan öyküleri sizlere eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa476d52-7214-4a5a-bb50-aafd00543809.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Nesin Masa Takvimi - Ressamın Dünyası</image:title>
            <image:caption>Masanızda Sade ve İlham Veren Bir Eşlikçi
“Ressamın Dünyası”nı masanıza konuk etmeye ne dersiniz? 2026 Nesin Masa Takvimi, günlük planlamayı kolaylaştıran düzeni ve her ay seçilen ressamların tarzlarından esinlenilmiş küçük illüstrasyonlarıyla çalışma alanınıza renk ve sıcaklık katıyor. Hem işlevsel hem de estetik bir kullanım sunan bu takvim, yıl boyunca sanatla iç içe olmanızı sağlıyor.
Özellikler:
Boyut: 18 x 13 cm
Üçgen masa takvimi formu
Dayanıklı kuşe taslamalı cilt</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41625ac9-4740-4f14-8468-3f205ac629cc.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Nesin Çocuk Takvimi Ressamın Dünyası</image:title>
            <image:caption>2026’da sizi “Ressamın Dünyası”na davet ediyoruz. Her ay farklı bir ressamın dünyasına konuk olacak, yaşam öykülerine şahit olacaksınız. Takvimdeki resimler, geçmişin büyük sanatçılarından ilham alınarak yapay zekâ aracılığıyla hazırlandı. 
Takvimimizin sonunda bir etkinlik sayfası yer alıyor ve içinizdeki ressamı iş başına çağırıyor. Ayrıca 12 ay için seçtiğimiz 12 kitabın tanıtımlarını da son sayfalarda bulabilirsiniz. Özel günleri ve bazı doğa olaylarını takvimimizin kutucuklarına yazdık. Resmî tatilleri turuncu rakamlarla belirttik. Sizin için özel ve önemli olan günleri (doğum günü ve sınavlar gibi) işaretlemenize yetecek kadar da yer bıraktık elbette. 

Özellikler:
Boyut: 30 x 40 cm 
32 iç sayfa 
Spiral cilt 
Özel günler, doğa olayları
Çocukların kendi notlarını ekleyebileceği boş alanlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d686145b-90e4-4a1c-bf81-7c64504a7bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kongre Günlükleri</image:title>
            <image:caption>Kongre… Türk Dil Kurumu’na göre çeşitli ülkelerden delegelerin katılımı ile yapılan toplantı, kurultay… 
Kongre günlükleri ise bir öğrenci kongresinin doğum sürecini anlatan anı kitabı... 
Davranış, sezgi, inanç, akıl, kalp, kuşak... 
Doğası gereği insan ve onun topluluk içinde yer edinme çabası...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af947767-a06a-49e5-87dd-18e1d8be719b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Astsubayın Günlüğü 3 -İsimsiz Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>Hepimiz evlerimizde rahat ve huzurlu şekilde yaşayalım diye acılar çekenler var. Zorlu şartlarda görevlerini yapanlar var. Adını hatırlamadığımız onlarca şehitler ve gaziler var.Ailelerini, hayallerini bizler hayallerimizi gerçekleştirelim diye her şeyini feda eden insanlar var. Gecesini gündüzüne katan, canını dişine takan, yeri geldiğinde hasta olmuş lakin dağlarda kendi tedavisini yapanlar var. Bu ülkede aslında çok şey var. Bu vatan uğruna toprağa düşenler, uzuvlarını kaybedenler, ailesinden çok gördüğü insanı elleriyle toprağa koyanlar… 
Aslında bu seri kitaplarda isteyip kanunlar çerçevesinde yapamadıklarımız var. 
Maalesef ki onlar Maaş alıyor diye düşünenlere söylüyorum. Kitapları okuyunca hak vereceksiniz. Onlarca acı sizce alınan maaşa değer mi? Vatanı sevmek para ile olur mu? 
Unutmayın ki bizler için öncesi ve sonra, hala o dağlarda olan… 
Unuttuğumuz onlarca İSİMSİZ KAHRAMANLAR var. 
Tüm şehit ve gazilerimize ithafen. Hepinize Teşekkürü Bir Borç Bilirim. 
Bir Astsubayın Günlüğü. 
Bir Astsubayın Günlüğü Cyberius. 
Bir Astsubayın Günlüğü İsimsiz Kahramanlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d748eae1-7e2c-475b-8abd-ff416006a939.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Kızlar</image:title>
            <image:caption>Sahne ışıkları, aile sırları, alkışlar, dans ve trajedi... Perde açılıyor: James Tait Black Memorial Ödüllü Angela Carter&apos;ın eleştirmenler tarafından başyapıtı kabul edilen son romanı Bilge Kızlar.


Ataerkil soy kurgusunu yerle bir eden Bilge Kızlar, meşruluğu erkekte, değeri soyda, gücü şöhrette arayan düzeni tersine çeviriyor; aileyi kutsayan anlatıların ardındaki şiddeti, görkemli tiyatro mitinin ardındaki sömürüyü, görmezden gelinmenin kırıcılığını gözler önüne seriyor.


Bir ailenin lanetini ve mirasını, ihtişamla yoksulluğun, hafıza ile unutuluşun, alayla hüznün, intikam arzusuyla şefkat ihtiyacının birbirine kenetlendiği bir hikâyede dile getiren Angela Carter, sahnenin büyüsünü hayatın acımasızlığıyla çarpıştırarak, kadınların sessiz gücünü, yaşlanmanın görkemini ve hayatta kalmanın keskin ironisini, eşsiz bir dille yeniden kuruyor.


Carter&apos;ın büyülü üslubuyla: Hayatta kalmak bir tiyatroysa, perde inmeden söylenecek son bir söz mutlaka vardır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9271fe64-ab4c-4502-85e6-0652af6b7eb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık</image:title>
            <image:caption>Dünya edebiyatının çığır açıcı eserlerden biri olan Açlık, Knut Hamsun&apos;un insan ruhunun karanlık, kırılgan, inatçı derinliklerine yaptığı unutulmaz bir keşiftir. İnsanın şehirde tek başına, açlıkla ve deliliğe dönüşen gururla mücadelesinin bu ışıl ışıl, acımasız anlatısı; roman sanatında benliğin çözülme anlarının monolog ve bilinç akışı yoluyla edebiyata taşındığı, Kafka&apos;dan Hemingway&apos;e, Camus&apos;den Salinger&apos;a uzanan hatta önemli bir eşiktir.


Sabahtan akşama bugün Oslo olarak anılan Kristiania şehrinin sokaklarını arşınlayıp parklarda vakit geçiren, genellikle reddedilen gazete yazılarıyla &quot;ekmek parası&quot;nı dahi kazanamayan kimliksiz kahraman, hayatta kalma dürtüsü ile onurunu her koşulda koruma iradesi arasında gidip gelir.


Raskolnikov&apos;dan Meursault&apos;ya, Gregor Samsa&apos;dan Joker&apos;e, moderniteye karşı o büyük hesaplaşmanın unutulmaz anti-kahramanlarını çağrıştıran dönüşümünde, tutarsızlıkları ve ani ruhsal sıçramalarıyla romana özgün bir ritim kazandırır.


Knut Hamsun, yoksulluğun çaresizliğini, iliklere işleyen soğuğu, umudun bir an için çarpan sıcaklığını — her duyguyu sarsıcı bir yakınlıkla hissettirirken, kişilik bölünmesi, nevroz ve yabancılaşmayı edebi bir üslupla işleyerek yalnızca yeni bir edebiyatın değil, modern psikanalitik çözümlemenin de temelini atar.


Dünya edebiyatının en etkileyici varoluş hikâyelerinden biri olan Açlık, Esat Nermi Erendor&apos;un metnin ironisini ve kahramanın ruhsal kırılmalarını güçlü bir sadelikle koruyan Türkçesiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04a3b820-4867-4a2b-a754-9e9a90bbba79.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlanma Üzerine: İsyan ve Boyun Eğme</image:title>
            <image:caption>Yaşlanma, vaat edildiği gibi bilgeliğe ve huzurlu bir limana yolculuk mudur, yoksa bedenin ve zihnin geri döndürülemez bir çöküşe, &quot;biyolojik bir hiçliğe&quot; doğru sürüklenişi mi?


Jean Améry Yaşlanma Üzerine&apos;de bu soruyu her türden sahte iyimserliği elinin tersiyle itip sarsıcı bir dürüstlükle yanıtlarken ne bir teselli ne de bir tür rehberlik sunar. Yaşlanmanın, modern toplumlarda sıklıkla dile getirildiği gibi &quot;ikinci bahar&quot; değil, insanın düpedüz dünyasızlaşarak kendi içsel zamanına hapsolduğu çetin bir yüzleşme süreci olduğunu anlatır. Améry deneyimi ve acıyı görünmez kılan söylemlere şiddetle karşı çıkar: Yaşlanma zahmetlidir, çilelidir ve ıstırap doludur.


Üstelik kapitalist düzende de tahammül edilemez bir fazlalıktır: Dünyamız varolmak değil meta sahibi olmak üzerine kurulu olduğundan ve yalnızca bir şeye sahip olduğumuzda varolabildiğimizden, Améry, dünyasızlaşma anlamına gelen yaşlanmanın gerçek anlamıyla mülksüzleşme olduğunu ileri sürer. Böylece yaşlanma, bir yandan toplumsal olarak inşa edilen benliğin çözülmesine dönüşürken, diğer yandan yaşlanan insana kendi varlığıyla gerçek anlamda ilk kez karşı karşıya kalma imkânı verir.


Marcel Proust, Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Thomas Mann gibi yazarların yalnızca eserlerini değil bizzat yaşlanan insanlar olarak kendilerini de metne dahil eden Améry, biyolojik, kültürel ve toplumsal yaşlanmanın birbirine örülerek deneyimlendiği bu nihai yolculuk hakkındaki hakikatle yüzleşmeye; okuru kendiyle mutlak anlamda varoluşçu bir hesaplaşmaya çağırıyor.


&quot;Ölüm üzerine düşünülecek hiçbir şey yoktur; dâhi de budala da bu konuda aynı derecedeyetersiz kalır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b1e7f05-7cf7-4603-92c8-bb22890f354b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara İnekler</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın önde gelen Marksist filozoflarından Louis Althusser&apos;in yayınlanmamış elyazmaları arasında yer alan Kara İnekler, 1976 yılında filozofun &quot;Marksist bir militan&quot; olan kendisiyle yaptığı hayali bir söyleşidir. Bu ateşli metinde Althusser, proletarya diktatörlüğü, SSCB, demokratik merkeziyetçilik üzerine teorik ve politik tespitlerde bulunurken, uzun süre boyunca entelektüel dayanağını oluşturan Fransız Komünist Partisi&apos;yle örselenmiş ilişkisini de masaya yatırıyor.


Adını Hegel&apos;in Tinin Görüngübilimi eserinde andığı meşhur bir Alman deyişinden alan Kara İnekler, örgütlenme ve mücadele rotasını devrimci hareketin geri düştüğü bir dönemde komünist idealler doğrultusunda belirleyen, eleştirilerini de bu ideallere bağlılıkla harmanlayan Althusser&apos;in politik görüşlerinin en özgün ve kapsamlı ifadesi; proletarya diktatörlüğünü burjuva diktatörlüğünün tek alternatifi olarak yeniden temellendirdiği devlet ve sınıfsal egemenlik üzerine tefekkürünün ise doruk noktasıdır.


Külliyatındaki en önemli eksik halkayı tamamlayan tarihsel, politik ve felsefi bu istisnai polemik; dogmatik bir Althusser imgesini yerle bir ederek esnekliği kadar çokyönlülüğünü de gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a6272e-cd92-44ff-870d-db795d282a1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefe ve Reel Politika</image:title>
            <image:caption>Raymond Geuss, siyaset felsefesi alanındaki bu çığır açıcı çalışmasında, Batı&apos;yı uzun yıllardır etkisi altında tutan Kantçı geleneğe ve politikanın &quot;uygulamalı etik&quot; olduğu yönündeki genel kanıya karşı güçlü bir polemik yürütüyor.


Felsefe ve Reel Politika&apos;da Geuss, siyaset felsefesinin toplumun ideal formlarını, davranış, arzu ve değer sistematiklerini tanımlamaktan ziyade toplumsal, ekonomik, politik kurumların belirli bir zaman dilimi içerisinde fiilen nasıl işlediğinin ve bu mevcut koşullarda insanları neyin eyleme yönelttiğinin analizini öncelemesi gerektiğini belirtiyor.


Geuss&apos;a göre &quot;etik&quot; münferit bir konu başlığı değil; tarih, sosyoloji, etnoloji, psikoloji ve ekonomiyle arasındaki ilişkilerle birlikte anlaşılması gereken bir disiplindir. Siyaset felsefesi ise, siyasetin öncelikle eylem ve eylemlerin bağlamlarıyla ilgili olduğunu, başka bir deyişle, sadece inançlar ya da önermelerle ilgili olmadığını kabul etmek zorundadır.


Felsefe ve Reel Politika, hem liberal siyaset anlatılarının keskin bir eleştirisi hem insan topluluklarının eyleme geçebilme yetisi ve potansiyelini kutsayan yenilikçi bir çalışma.


 


Raymond Geuss, siyaset felsefesi alanındaki bu çığır açıcı çalışmasında, Batı&apos;yı uzun yıllardır etkisi altında tutan Kantçı geleneğe ve politikanın &quot;uygulamalı etik&quot; olduğu yönündeki genel kanıya karşı güçlü bir polemik yürütüyor.


Felsefe ve Reel Politika&apos;da Geuss, siyaset felsefesinin toplumun ideal formlarını, davranış, arzu ve değer sistematiklerini tanımlamaktan ziyade toplumsal, ekonomik, politik kurumların belirli bir zaman dilimi içerisinde fiilen nasıl işlediğinin ve bu mevcut koşullarda insanları neyin eyleme yönelttiğinin analizini öncelemesi gerektiğini belirtiyor.


Geuss&apos;a göre &quot;etik&quot; münferit bir konu başlığı değil; tarih, sosyoloji, etnoloji, psikoloji ve ekonomiyle arasındaki ilişkilerle birlikte anlaşılması gereken bir disiplindir. Siyaset felsefesi ise, siyasetin öncelikle eylem ve eylemlerin bağlamlarıyla ilgili olduğunu, başka bir deyişle, sadece inançlar ya da önermelerle ilgili olmadığını kabul etmek zorundadır.


Felsefe ve Reel Politika, hem liberal siyaset anlatılarının keskin bir eleştirisi hem insan topluluklarının eyleme geçebilme yetisi ve potansiyelini kutsayan yenilikçi bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d899bd8-c6b9-453c-a422-36e51f5360b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Baht Oyunları</image:title>
            <image:caption>İmkânsızlıkların kıyısına asılmış, boğaza bir hıçkırık gibi takılmış hayatlar... Dışı sert içi yumuşak kalmış, buruk, alaycı, hüzünlü insanlar... Nuray Elçin ilk öykü kitabı Baht Oyunları&apos;nda yalnızlığın, çaresizliğin, telafisi olmayan kırgınlıkların ve bir yaraya benzeyen sevgilerin kabuğu kaldırıyor.


&quot;İnsan ağlamayı bırakınca unutmayı aramaya koyulurmuş.&quot; Bu öyküler, unutmanın arandığı, seraplarla dolu o çorak topraklarda geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ca65b5-3719-486f-a126-0376379d0cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Aygır Fatma</image:title>
            <image:caption>Yazı hayatı 1910’lu yıllarda başlayan Osman Cemal Kaygılı, Türk edebiyatında, Cumhuriyet&apos;in erken dönemindeki şehir yaşamını, halk kültürünü ve gündelik hayatın mizahını ustalıkla yansıtan isimlerin başında geliyor. Tiyatro oyunu, roman, araştırma, anı gibi birçok edebi türde eser vermiş olan Kaygılı, özellikle İstanbul’un sokaklarını, kahvehanelerini, esnafını ve sıradan insanlarını canlı bir gözlem gücüyle anlatmış, döneminin mizah basınında yer alan yazılarıyla halk dilini edebiyata taşımıştır ve bu yönüyle hem bir halk anlatıcısı hem de İstanbul folklorunun titiz bir kayıtçısı olarak anılmaktadır. Onun eserlerinde görülen mizah, yalnızca gülmece unsuru değil, aynı zamanda alt sınıfların hayata tutunma biçimidir. Kaygılı, bir “şehir halkbilimcisi” titizliğiyle yaptığı gözlemler aracılığıyla okuruna İstanbul’un taşralı kalmış yüzünü gösterirken, bir yandan da Batı tiyatrosunu, müziğini ve edebiyatını yakından takip ederek edindiği derin bilgisini geleneksel ve çağdaş kültürel öğeleri bir arada yorumlayarak eserlerine yansıtmıştır.
Hasan ile çocukluk aşkı Mediha&apos;nın tesadüfler üzerine kurulu, bir tiyatro oyununa konu olacak derecede trajik hikâyesini, İstanbul&apos;dan Anadolu&apos;ya uzanarak anlatan Aygır Fatma, diyaloğa dayanan ve yerel ağzı ustalıkla kullanan anlatım kuvvetiyle öne çıkar. Son Posta gazetesinde 1936 yılında tefrika edilmiştir; elinizdeki kitap ise tefrika metinler ile daha sonra kitap halinde basılmış nüshalar karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
İlk aşk; ilk temiz, saf, çocukça ve biraz ana, biraz abla, biraz kardeş sevgilerine benzeyen aşk bu mudur? O, hayatta ve bu yaşlarda böyle mi başlar? Darbukacı ablada, kişmiri kızda bunun nasıl ve ne zaman başladığını bilmiyoruz. Fakat Hasan’da başkalarına karşı olan ilk ana, abla, kardeş sevgisi, hayal meyal bundan çok önce kendini ona sezdirmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c88d818-c5b5-476d-991e-e0c22aa64edd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben û Sen</image:title>
            <image:caption>“Hayatı neyse şiiri de oydu.” Diyarbakır’ın taşları şehrin hafızasını taşır. O taşların gölgesinde bir meyhane vardır: Ben û Sen. Edip’in hikâyesi burada başlar. Çocuk yaşta sinema önlerinde gazoz satarken aldığı “Serçe” lakabı, edebiyat merakı ve giderek meyhanenin müdavimleriyle kesişen yolu… Ama bu yalnızca bir gencin serüveni değildir; bir şehrin toplumsal belleği, masalara oturan her tipte görünür. Ahmet Çakmak, Ben û Sen’de yalnızca bir mekânı değil, dönemin siyasi havasını, sokaklara sinmiş gerginliği, dilden dile dolaşan anıları ve efsaneleşmiş tipleri anlatıyor. Solcu Gençler’den Sanatçılar’a, Garibanlar’dan Tefeciler’e, Kürt Yazarlar’dan Sonradan Tövbe Eden Adamlar’a kadar her masa kendi hikâyesiyle Diyarbakır’ın canlı portresini tamamlıyor. Bu roman, bireysel arayışla toplumsal hafızayı buluşturan, taşın, şarkının ve masaların dile geldiği bir anlatı. Taşın kalbi yok mu sanırsınız, yüreğinde bir kalıp taş değil, kanlı canlı et parçası taşıyan zalimlerin yanında?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c29c59dc-598d-422e-bb38-3937d2461f64.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuğu Gezdiriyolar</image:title>
            <image:caption>“Melekler,” diyor annem, “melekler. Bir çocuğu başka kim gezdirir?” Ömer Erdem, bu kez, şiirin parlattığı diliyle çocuğa ve çocukluğuna dönüyor. Sıklıkla anılarından yola çıkarak, belleğin hem kişisel hem kültürel dokusunu yeniden örüyor. Toroslar’ın eteklerinden sert ve açık Bozkır’ın taş duvarlarına, kasaba sokaklarından ev içlerine uzanan bir yolculuk… Çocukluğu, yalnızca geçmişin değil, insan varoluşunun kaynağı olarak ele alıyor ve bir duygular bütünü olarak yeniden kuruyor. Hatırlamak bir nostalji değil; insanın kendini, doğayı ve zamanı yeniden anlamlandırma cesareti olarak öne çıkıyor. Çocuğu Gezdiriyorlar hafızanın katmanlarında kültür ve duyarlıkla yankılanan bir çocukluk atlası. Bir kova suya kanmayacak çocuk bulamazsınız. Çocuğa mutlu olmak için bir kova su yeter de, büyükler denize doymaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998d0d91-bf8c-4988-8d03-77b6ff821de9.jpg</image:loc>
            <image:title>Melekler ve Böcekler</image:title>
            <image:caption>“Lilias Papagay tamamen hayal gücüyle şekillenmiş biriydi.” 1860’lar İngiltere’si. Doğanın büyük sırlarının perdesi aralanmak üzereyken, Victoria Dönemi evlerinin kapılarının ardında da bambaşka dünyalar yaşanıyor. Melekler ve Böcekler, bilimsel keşiflerin, evrim teorisinin ve katı toplumsal normların gölgesinde, iki çarpıcı novelladan oluşan bir şaheser. İlk novella “Morpho Eugenia”da, Amazon ormanlarından dönen genç doğa bilimci William Adamson, kendisini esrarengiz bir İngiliz ailesinin malikânesinde bulur. Yeni keşfedilen böcek türlerinin mikroskobik dünyasıyla ailenin kendi içindeki karmaşık ve çoğu zaman gizli ilişkileri arasında şaşırtıcı paralellikler keşfeder. Melekler kadar masum görünen yüzeyin altında, böcekler gibi ilkel içgüdülerin ve acımasız mücadelenin yaşandığı bir dünya mı gizlidir? İkinci novella, “İzdivaç Meleği” ise, Victoria Dönemi’nin ruh çağırma ve öte dünyayla iletişim kurma takıntısını ele alır. Gerçeklik ile ruhani dünya arasındaki ince çizgide yürüyen karakterler hem kendi içsel çatışmalarıyla hem de toplumsal beklentilerle yüzleşir. A. S. Byatt, Melekler ve Böcekler’de Victoria Dönemi’nin ruhunu, bilimin ve inancın çatışmasını, kadınların entelektüel ve kişisel özgürlük arayışlarını keskin zekâsıyla ve eşsiz dil ustalığıyla gözler önüne seriyor. Mantıklı biri olduğuma inanıyorum. Neredeyse açlıktan ölmekten, uzun süreli tecritten, sarıhummadan, ihanetten, kötülükten ve gemi kazasından sağ çıkıp aklımı ve neşemi korudum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f1ce606-546c-4426-aeb8-23fd9b59d063.jpg</image:loc>
            <image:title>Bülbül Kapanı 4 – Ciltli Yan Boyamalı</image:title>
            <image:caption>KIRILAN ŞANS TILSIMLARI LANETİN HABERCİSİDİR.
Ahu ve Timur için tüm şans tılsımları kırılmış; lanet, onları Karadeniz’in hırçın dalgaları ve uçurumlarında bulmuştur. Timur Tönge’nin sevdası ve Ahu’su için başlattığı savaş daha da büyürken, gözüne inen kan pususunun hiç kimseye merhameti yoktur. İstediği tek bir şey vardır; o da candır. Değişen saflar, hileli oyunlar, ihanetler ve kırılan piyonların gölgesinde şiddetlenen ve kan gölüne dönen bu savaşta kazanan sadece tek bir kişi olacaktır. Peki, güneş doğduğunda elde sadece bir avuç hiç mi kalacaktır, YOKSA BİR DESTE GÜL MÜ? Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26e1f354-d957-40fd-bd90-524eeed2965e.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgür Gölge</image:title>
            <image:caption>Kayboluncaya kadar varlığını  fark etmediğiniz bir şey var mı hayatınızda? Gölgeniz mesela…
Üstün Dökmen, kendine has üslubu ile bir masal anlatıyor bu kez. Örttüğümüz, sakladığımız, yok saydığımız, görmediğimiz hatta görmekten imtina ettiğimiz yanlarımız ortaya çıktığında ne olduğuna, neler olabileceğine dair.
“Bu kitap, özgür olduğunu zanneden bir gölgenin öyküsünü anlatıyor; yetişkinler için yazılmıştır; ancak yetişkin olduklarını zanneden çocuklar ve gençler de okuyabilir. Öyküde aşk da var; âşık olduklarına inananlar bile okuyabilir.”
Çocuklar ve Büyükler İçin Bir Masal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fef83454-149e-40d5-8f00-0c441bf2dfe4.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Futbol - 2</image:title>
            <image:caption>Bazen bir gol sadece bir maçın değil; bir hayatın, hatta bütün dünyanın kaderini değiştirebilir. Futbol sadece bir spor değil… Bazen savaşı durduran bir barış dili, bazen kadınların eşitlik için verdiği mücadelenin sembolü, bazen de yoksul bir çocuğun hayallerine açılan kapı.  Dünyanın dört bir yanından gerçek ve inanılmaz hikâyeler bu kitapta bir araya geliyor:  
•    Futbol sayesinde barışın sağlandığı anlar,  
•    Cesur kadın futbolcuların değiştirdiği kurallar,  
•    Irkçılığa karşı atılan güçlü adımlar,  
•    Saha dışında da fark yaratan yıldızların ilham veren yolculukları…  
•     Matt Oldfield’in kaleminden çıkan Efsane Futbol 2, genç okurlara futbolun hayatları ve toplumları nasıl dönüştürebileceğini eğlenceli, sürükleyici ve ilham verici bir dille anlatıyor. İlk kitabıyla ödüller kazanan Efsane Futbol serisinin bu kitabı, hem futbolsever çocuklara hem de sporu bir değerler okulu olarak gören yetişkinlere hitap ediyor.    Okurların yorumları da bunun kanıtı:  
•    “Akıcı, etkileyici ve umut verici. Futbol hikâyelerine yabancı olsam bile okurken çok şey öğrendim.”  
•    “Adalet, eşitlik ve cesaret üzerine düşündüren, çocuklara mutlaka okutulması gereken bir kitap.”  
•     Efsane Futbol 2: Futbol Dünyayı Nasıl Değiştirebilir? ile çocuklar hem futbola duydukları tutkuyu yeniden keşfedecek hem de dünyayı değiştirme gücünün kendilerinde olduğunu görecekler. Çünkü bazen bir gol sadece bir maçın değil, bir hayatın, hatta bütün dünyanın kaderini değiştirebilir.    Maceranın ilk adımı   Serinin ilk kitabı Efsane Futbol 1: (Hiç Duymadığın) Olağanüstü Ama Gerçek Futbol Hikâyeleri, futbol tarihinin en şaşırtıcı, en komik ve en unutulmaz anlarını genç okurlara getiriyor. Üstelik kitap yalnızca kahkaha attırmakla kalmıyor, futbolun ne kadar tuhaf, eğlenceli ve sürprizlerle dolu olduğunu da gösteriyor.  Bu seri, futbola yalnızca top peşinde koşulan bir oyun değil, kahkaha ve umut dolu bir yaşam sahnesi olarak bakan herkes için. Çocuklar için eğlenceli, büyükler için de şaşırtıcı bir okuma deneyimi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7528e46a-44b7-4321-a67a-4d4af8cbf28a.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Do&apos;nun Göz Kliniği</image:title>
            <image:caption>Bazen tıpkı gözlerimiz gibi ruhumuz da zayıf düşer. Kalbimizi iyileştirecek bir yere ihtiyaç duyarız. Dolunay Göz Kliniği tam da böyle bir yer. Ruhunuzun kilosunu da rengini de size söylüyor. 
Ama tedavinin elbette bir bedeli var.
Bir karga, bir ayna ve dolunayın ışığı altında hem gözleri hem kalpleri iyileştiren gizemli bir adam... Lise öğrencisi Eunhu, kaybettiği babasının ardından içindeki karanlığa hapsolmuştur.
Bir gün, karganın çaldığı el aynasının peşine düşünce terk edilmiş bir depoya girer ve kendini Dolunay Göz Kliniği adlı gizemli bir tedavi merkezinde bulur.
Profesör Do’nun yönettiği bu klinikte hastalar yalnızca gözlerinden değil ruhlarından da tedavi olurlar. Her hastanın ruhunun bir rengi, kilosu, ölçüsü vardır ve elbette sakladıkları büyük sırları ve arzuları da... Aynasını geri almak için orada çalışmaya başlayan Eunhu’nun yolu türlü hikâyesi olan hastalarla kesişir. Genç ve yakışıklı Siwoo, sırrını sonuna kadar anlatmayan Mina, yaşamaktan umudunu kesmiş bir fırıncı, güzellik takıntılı bir kadın ve daha nice kırılgan kalpler kliniktedir.
Yoonha Byun incelikli üslubuyla, büyülü gerçekliğin sınırlarını zorlarken yüreklere dokunan fantastik bir hikâyeyi okurlarıyla buluşturuyor. İnsan ruhunun en derinlerinde dolaşacak, hayal ve umut, iyi ve kötü, kayıp ve fedakârlık üzerine eşsiz bir romanın keyfine varacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4297267d-9228-473b-8a6d-3d1fd90c51e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Dinozorlar</image:title>
            <image:caption>Pencereleri aç, çılgın dinozorları keşfet!
Meraklı minikler bu kitapla milyonlarca yıl öncesine yolculuk yapıyor! Pencereleri kaldırıp çılgın dinozorları tanırken hem eğlenecek hem de öğrenmenin keyfine varacaklar.
Kazanımlar:
Merak ve keşfetme duygusunu destekler
El-göz koordinasyonunu geliştirir
Dinozorlar hakkında temel bilgiler sunar
İnteraktif öğrenmeyi teşvik eder
Öğrenme Becerileri:
Kelime Öğrenme
Problem Çözme
Duyusal Gelişim
Dünyayı Keşfet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/575fc8c8-17b8-45bd-821e-f9e076078086.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıskanan Kitap</image:title>
            <image:caption>Kıskanan Kitap
Cédric Ramadier
İşte karşınızda duygularla dolu bir seri! Ama bu seri diğerlerinden biraz farklı. Nasıl mı? Bu kez duyguları hisseden bir kitap karakteri değil, kitabın ta kendisi! 
Bir gün Kitap, en yakın arkadaşı fareyi başka bir kitapla sarmaş dolaş görünce içi burkulur. “Yoksa artık beni sevmiyor mu?” diye düşünür. İşte o anda sayfaların arasında bir duygu belirir: kıskançlık. Ah, ne de zordur bu duyguyu hissetmek… Artık hiç ilgi çekici bir özelliği kalmadığını düşünmek… 
Cédric Ramadier’in küçük okurlara duyguların çeşitliliğini tanıtan serisinin ilk eseri Kıskanan Kitap, Vincent Bourgeau’nun sade ve sevimli çizimleriyle hayat buluyor. Kıskançlık gibi zor bir duyguyu minik okurlara yumuşacık bir dille anlatan bu kitapta Ramadier, sıradışı bir biçimde, bu duygunun bastırılmak yerine yüksek sesle paylaşılabileceği konusunda cesaret veriyor; duyguların konuşuldukça nasıl hafiflediğine dair değerli bir model sunuyor. 
Dostluğun bazen sınanabileceğini, ama sevginin paylaşıldıkça çoğaldığını hatırlatan Kıskanan Kitap, sayfalar ilerledikçe kıskançlık duygusunu dönüştürüyor. Kitabın sonuna yaklaştığımızda bu gerilim, yerini güvene, gülümsemeye ve yeniden buluşan iki dostun sıcacık kavuşmasına bırakıyor. 
Kıskanan Kitap, çocuklara duygularını tanıma, paylaşma ve dönüştürme cesareti verirken; yetişkinlere de duyguların ne kadar evrensel olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/462f0f82-8716-49c8-a9ec-65505620b10f.jpg</image:loc>
            <image:title>Moğolların Tarihi Göç ve Yerleşim</image:title>
            <image:caption>Türklerle en eski komşuluk ilişkisine sahip olan Moğollar, tarih sahnesinde köklü varlığını günümüze kadar koruyabilmiş halklardan biridir. Orta Asya’da kurulan büyük devletlerin içinde her iki millet birlikte yer almışlardır. Bozkırın geniş alanlarında ayakta kalabilmenin en doğru yolu boylar halinde yaşamaktır. Benzer sosyal hayat yüzyıllarca devam etmiştir. 13 yüzyıl başında Cengiz Han’ın liderliğinde başlayan Moğol yükselişi, Türk kökenli boyları da yanına alarak dünyanın en geniş imparatorluğuna ulaştı. Artık Asya ve Avrupa’nın yarısından fazlası Cengiz Han’ın oğul ve torunlarının hâkimiyeti altına girmişti. En doğuda Tuluy’dan başlayarak, Çin’de Kubilay Han, Doğu Avrupa’da Batu Han, Türkistan’da Çağatay, Moğolistan’da büyük han Ögedey geniş ülkeyi kendi aralarında paylaşarak yönettiler. Büyük hanlık Tuluy’un oğullarına geçince yeni bir idari yapılanmaya gidildi. 
      Nitekim Kubilay hanlığın merkezini Çin’e taşıdı. Cengiz Han’ın oğul ve torunları aldıkları mirası Avrasya coğrafyasında sürdürdüler. Doğudaki hanlık, gücünü kaybedince oradaki Moğollar, ülkelerine döndüler. Diğer bölgelerdeki hanlıklar zaman içinde Türk ve İslam kültürünün etkisi altına girdiler. Moğolistan’da kalanlar ise yeni devletler kurarak kendi kaderlerini belirlediler. Kalmuklar bir dönem bütün Orta Asya’yı altüst ettilerse de sonunda yenilgiye uğradılar. Tibet’ten yayılan Budizm’in Lamaizm kolu 1580’lerde Moğolistan ve Sibirya’ya hâkim oldu. Moğollar, 20 yüzyılın ilk çeyreğinde bağımsızlıklarını kazanarak devlet geleneklerinin sürekliliğini kanıtladılar. 1991 sonrasında ise demokrasiye geçerek modern dünyada yerlerini aldılar. Baabar’ın uzun yıllar süren emek sonucu hazırladığı bu kitap, başlangıcından itibaren Moğolların tarihine ışık tutmaktadır. Türkçeye de tercüme edilerek yayımlanması Moğolların daha iyi tanınmasına katkı sağlayacaktır. 
‒Prof. Dr. Ahmet Taşağıl</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d32a06d-c863-48ec-82f3-db094002fe62.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuruluş</image:title>
            <image:caption>İmparatorluğun Son Günlerinden 
Cumhuriyetin Kuruluş Öyküsüne... 
 
 
BALKAN SAVAŞLARI
“Balkan Savaşları, bizim tarihçiliğimizde imparatorluğun yıkılış süreci olarak adlandırılır. Aslında bu vaka, bir imparatorluğun yıkılışı olmaktan ötedir. Biz bu savaşlar sonunda Rumeli’deki anavatanı kaybettik.” 
 
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI 
“Birinci Dünya Savaşı Türk halkı için en acı hatıralarla doludur. Cephede şehitlerin yanı sıra cephe gerisinde yokluktan, hastalıktan ölümler ve sıkıntılı bir hayat söz konusudur. Ama galiba Türk toplumu modern anlamda bir millet olma aşamasına burada dönmektedir. Bu onu birçok başka uluslardan farklı kılan yanıdır. Direnci artırmış ve kimliği oturmuştur.” 
 
LOZAN 
“Cumhuriyet tarihinin üzerinde en çok tartışılan olaylarından biri Lozan Antlaşması’dır. Bu konuda Lozan’ı bir hezimet olarak görenler de bir zafer olarak niteleyenler de var. Lozan mantıki ve gayet onurlu bir uzlaşmadır. Kalıcı ve düzeni sağlayıcı bir anlaşma olarak görülmelidir.” 
 
CUMHURİYET
“Cumhuriyet, devamlılıktır. Osmanlı, Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir.” 
 
KURTULUŞ SAVAŞI 
“Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerinin kurmak istedikleri dünya ve düzen yeni Türkiye’de kesinlikle kabul edilmeyecekti.” 
 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
“Atatürk’ün başarısındaki en önemli faktör; vazgeçmek bilmeyen iradesidir, bu noktada Rumeli inadı vardır Gazi Paşa&apos;da. ‘Olmalı’ dediği an, olabilir yok. Bu liderlik yapmaya hevesli herkese lazım bir prensib...” 
 
***

Balkan Harbi&apos;nden Birinci Dünya Savaşı&apos;na, Kurtuluş Savaşı’ndan Lozan Görüşmeleri&apos;ne, Halifelik tartışmalarından Cumhuriyet’in kurulmasına, Sultan Abdülhamid&apos;den Mustafa Kemal Atatürk&apos;e, Enver Paşa&apos;dan Halide Edip&apos;e gündemden düşmeyen konular ve tartışılan tarihi kişiliklere dair İlber Ortaylı&apos;nın görüşlerini merak edenlerin kaçırmaması gereken bir kitap; KURULUŞ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd4bc375-2c17-462c-8b8c-4ac41d466a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletler</image:title>
            <image:caption>Yıllarca ilmek ilmek işlenmiş değerli arkadaşlıklar, güçlü aile bağları, başarılı bir kariyer, Londra’da kendine ait bir ev... Tüm bunlara sahip bir hayat kusursuz gözüküyor, değil mi? Ama 30’larının başlarındaki Nina Dean’e göre bu hikâye hâlâ eksik... 
Çevrimiçi tanışma uygulamaları, alakasız birkaç cümle ve minik bir profil fotoğrafıyla tanınan müstakbel partnerler, anlamsız sohbetler ve kendi duygularından kaçanlarla yaşanan ilişkilerin kaçınılmaz sonu: “Hayalet”e dönüşen eski sevgililer... Nina’nın bu mücadelesinde çok tanıdık bir şey var üstelik: “Erkeklerden hoşlanan 30’lu yaşlarda bir kadın olmak demek, hem onların duygularına tercüman olmak hem gururlarına bakıcılık yapmak hem de egolarına arabuluculuk etmek demek.”
Dolly Alderton, ghosting gibi bu çağın ilişki sorunlarını son derece eğlenceli bir dille kaleme alıyor.
“Alderton, 30’lu yaşlarda flört etmenin korkunç gerçeklerini ustalıkla gözler önüne seriyor… Bayıldım.” 
 Daily Mail
“Eğlenceli, keskin bir gözlemle yazılmış, dokunaklı.”
 Matt Haig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1747bc1a-bd14-4d50-912d-145031190f40.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Atölye</image:title>
            <image:caption>En zor olan, kendimi soymak, toplumun “bakış”ından, toplumun benden beklediğini varsaydığım şeylerden kurtulmak ve sonuçta bu beklentilere ancak onları reddederek, hatta ona karşı çıkarak cevap verebilmek. Yazının kitapla sonuçlanıp sonuçlanmayacağına aldırmadan o arzuya yönelmek.   Annie Ernaux, Karanlık Atölye’de yazarlığının en mahrem ve çetrefilli yanlarını gün yüzüne çıkarıyor. 1982’den itibaren tuttuğu yazı günlüğü, bir tür içsel atölye olarak, kelimelerle kurduğu sıkı ve zaman zaman çıkmazlarla dolu ilişkiyi gözler önüne sererken, her sayfa bir arayışın, bir tereddüdün, bir vazgeçişin izlerini taşıyor.   Düşünceler, serzenişler, bir kenara bırakılmış projeler ve yeniden doğan fikirlerle örülü bu kitap, Ernaux’nun edebî evrimini anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak olduğu kadar, okura metinlerinin arka planını ve yazarın içsel çatışmalarını derinlemesine keşfetme fırsatı sunan, yazma eyleminin kendisine dair de bir sorgulama.   “Annie Ernaux çağımızın en etkileyici ve sınır tanımayan seslerinden biri.” Rachel Cusk</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3330094-7722-4878-bdac-63ce07a8cf53.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcüklerin Anlamı</image:title>
            <image:caption>Dünya delirirken, bir yanda hayat bir yanda da “akış” zıvanadan çıkmışken iki kişi bir aşkı yaşatabilir mi?   Tüm dünyayı etkileyen üç günlük genel elektrik kesintisinden kısa bir süre sonra, sıcak bir yaz günü yolları kesişen Demir ve Duru, günlük yaşamlarının sakin düzeni içinde birbirlerini severler ve İstanbul’un ufak bir mahallesinde kendi halinde bir ilişki başlar. Oysa dünyada ve ülkede olayların ardı arkası kesilmemekte, sosyal medya “akış”ları ve yapay zeka, insanların yaşamlarına giderek daha da çok müdahale etmektedir. İki sevgili, kendilerine ait bir dil geliştirerek aşklarını korumaya çalışır ama bunun da bir bedeli olacaktır.   Sözcüklerin Anlamı, okurun dikkatini dağıtarak amacına ulaşan benzersiz bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b60c766-6410-4b56-ac4a-e716ab347d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Büyüme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap tam da hiç büyümeden
ÜÇ METRE BOYUNA ulaşmak isteyen,
ŞAPŞAL, yaramaz ve FIRLAMA
çocuklara göre!
İlhamını ROALD DAHL&apos;dan alan,
Quentin Blake&apos;in resimlediği SAKIN BÜYÜME
YARAMAZLIĞA ve EZBER BOZMAYA bir övgü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bffde69-0a88-4d7d-af62-2fed739d53df.jpg</image:loc>
            <image:title>Başım Secdeye Gitmiyor Allah’ım</image:title>
            <image:caption>Biz, dünyayı gözümüzde çok büyütüyoruz. Allah, dünyadan büyüktür; bunu bir türlü anlayamıyoruz. Allah ile namazda buluşmanın önüne, geçici ve üç kuruş etmez dünya işlerini koyuyoruz, Allah ile olan kavuşmayı erteliyoruz. Oysa bir insan, namazın manasını ve kıymetini bilse, bir vakit namazda bile Rabbiyle buluşabilmek için dünyayı yakar da yine Allah ile olan vuslatını ertelemez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aead228-77e9-4a63-83a8-34125944d38d.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Ekin</image:title>
            <image:caption>“Bu bir yas kitabı değildir. Ailesine ödünç verilen bir ışıklı oyuncağın, sahibine teslim raporudur.” Hastane kapısında elime bilekliğini verdiler. Hayatımın bundan sonrasının, hayatımın bundan öncesiyle örüleceğini bilmeden aldım. Dudaklarını ısırarak bilgi veren doktorlar, yoğun bakıma girip çıkanlar biliyordu da ben bilmiyordum. Sadece seni istiyordum. Sultan Karaaslan, sosyal medya takipçilerinin bildiği isimle anlatblog. Takipçileri onu isminde geçen anlatma yeteneğiyle, hakikatle kurduğu sıkı bağ ile, kitabın ortasından konuşan dürüstlüğüyle ama belki de en çok çocuklarıyla kurduğu gerçek ve anlam dolu ilişkiyle tanıyordu. Sonra o bir dağın altında kaldı. “Işıklı oyuncağım” dediği küçük kızı Ekin’i bir gecenin sonunda ansızın cennete uğurladı. Sultan Karaaslan, Ekin’in ardından yaşadıklarını, sonra “dağın altından” ufak ufak nefes almaya başlayışını, bitmeyen özlemini ama bu derin acıyla birlikte gelen ikramları, Ekin’in adı gibi iyiliğe dair tohumlar eken hikâyesini yazdı. Çok sarsıcı ama aynı zamanda ışıklarla dolu bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7663b61b-5bf0-46b2-9c95-0516ae52c273.jpg</image:loc>
            <image:title>Coğrafyanın Mitleri: Dünyayı Yanlış Anlamanın Sekiz Yolu</image:title>
            <image:caption>Haritalarımız artık ejderhalar ve deniz canavarlarıyla dolu değil ama dünyayı algılama biçimimiz hâlâ görünmez coğrafi mitlerle şekilleniyor: kıtalar, sınırlar, uluslar, egemenlikler, ekonomik büyüme ideali… Peki ya bütün bu kavramlar gerçekte yalnızca birer kültürel kurguysa? Paul Richardson, Coğrafyanın Mitleri’nde dünya algımızı şekillendiren sekiz temel inancı sorguluyor. Kıtaların çiziminden GSYİH ölçümüne, Çin’in Yeni İpek Yolu projesinden Rusya’nın komşularını tehdit etmeye yazgılı olduğu düşüncesine kadar uzanan örneklerle dünyayı algılayış biçimimizi belirleyen kalıpları açığa çıkarıyor. Dünyayı olduğu gibi değil, nasıl hayal ettiğimizi anlatan bu cesur kitap, okuru bilindik sınırların ötesine geçmeye davet ediyor.  “Coğrafyanın Mitleri, düşündürücü, eğlenceli ve sizi farklı düşünmeye zorlayacak bir kitap. Çevremizdeki dünyanın gerçeklerini keşfetmek için büyük bir ihtiyaç.” – Dipo Faloyin, Africa is Not a Country kitabının yazarı “Olağanüstü. Daha ilk bölümde dünyayı görme şeklinizi tamamen değiştiriyor ve bunu yedi kez daha tekrarlıyor. Bir haritaya bir daha asla aynı gözle bakamayacaksınız.” – Jonn Elledge, A History of the World in 47 Borders kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd61a30f-3e0e-4cb0-a708-3c0d3d7830f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İşe Yaramayan Şeyler Üzerine</image:title>
            <image:caption>Çağımızın görünmez salgını olan örtük nihilizme karşı düşünmeye davet…

Yasin Ramazan, faydayı mutlak ölçüt haline getiren çağdaş aklın, insanın anlamla olan bağını nasıl zayıflattığını sorguluyor. “Ne işe yarıyor?” sorusunun tüm değerleri belirlediği bir dünyada; sevgi, dostluk, merhamet, özgürlük, inanç ve düşünme gibi “işe yaramayan” şeylerin aslında insan olmanın özü olduğunu hatırlatıyor.
Metafiziğin unutulmadığını, umudun irrasyonel değil rasyonel bir tutum olduğunu, düşünmenin bir ahlaki sorumluluk taşıdığını savunuyor. Sosyal medya çağında vasata indirgenen düşünceye karşı özgünlüğün, hızın içinde kaybolan çağımıza karşı yavaş ve derin düşünmenin savunusunu yapıyor.
İşe Yaramayan Şeyler Üzerine, faydasız gibi görünen ama insanı insan yapan değerlere adanmış; anlamın, kaos ve fayda arasında hâlâ sessizce yaşadığını hatırlatan güçlü bir entelektüel direniş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f381cb8d-da74-46b9-ad61-b731b232a2f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitap&apos;ın Yolcuları</image:title>
            <image:caption>Fransa, 1685. Kral, Katolikliği tek yasal din olarak ilan eder. Bir grup Protestan Huguenot, yeni bir vatan bulma umuduyla ülkenin diğer ucuna ulaşmak üzere yola çıkar. Bu grupta, nişanlısı tarafından terk edilmiş Veronika, simyayla ilgilenen Marki, ayakları yere sağlam basan varlıklı de Berle ve yanından hiç ayrılmayan sarı köpeğiyle dilsiz arabacı Gauche vardır. Hepsi Paris’i farklı nedenlerle terk etmiştir. Zaman zaman maceraya dönüşen bu yolculuk, yalnızca onların kaderini değil, tüm insanlığın tarihini değiştirebilir.
Hedeflerindeki Pireneler’de, ulaşılması güç bir dağ geçidinde, küçük bir manastırın duvarları arasında, yüzyıllardır saklanan bir Kitap vardır. Bu Kitap’ın dünyanın geleceğini etkileme şansı doğmuştur. Ancak dünya, onun bulunmasına hazır mıdır?
 
“Muhteşem bir yazar.” —Svetlana Alexievich
“Olga Tokarczuk, şiirsel hayal gücü ve dilin güzelliğiyle şeylerin ve deneyimlerin kaybolmasına karşı çıkıyor.” —Die Tageszeitung
“Olga Tokarczuk geçen çeyrek yüzyılın sayılı Avrupalı romancısından biri.” —The Economist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc6c642-0fdb-482e-ad82-5123d9ca28f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsist Ebeveynlerle Büyümek</image:title>
            <image:caption>Ebeveynlerimizi seçemeyiz.
Ama onlarla nasıl başa çıkacağımızı seçebiliriz.
Narsist Ebeveynlerle Büyümek, çocukluklarında sevgi yerine eleştiri, anlayış yerine suçluluk, güven yerine korku bulmuş yetişkinlere el uzatan bir rehber. Uzman psikoterapist Dr. Sarah Davies, narsistik ebeveynliğin ruh üzerindeki yıkıcı etkilerini açıklarken, bu ilişkilerin izlerini fark etmenin, anlamanın ve onlardan özgürleşmenin yollarını da gösteriyor.
Kendini sürekli yetersiz hisseden, başkalarının duygularına fazlasıyla duyarlı olan, ilişkilerinde aynı döngüleri tekrarlayan herkese, geçmişin yükünü taşımadan kendi sesini yeniden bulabilmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Davies’in klinik deneyimlerinden, bilimsel bilgiden ve kendi iyileşme sürecinden beslenen satırlar, farkındalık ve şefkatle örülmüş bir iyileşme yolculuğuna çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40d97f67-d78d-49ff-b285-5384582e3f42.jpg</image:loc>
            <image:title>Acaip Garaipler</image:title>
            <image:caption>Okurun zihin konforuna layık bir yıl olması dileğiyle!.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcb914ec-d768-4719-8e07-ecce55e75b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Shoko&apos;nun Gülüşü</image:title>
            <image:caption>Choi Eunyoung, Shoko&apos;nun Gülüşü&apos;nde Güney Kore’deki genç kadınların hayatlarını sade ve berrak bir üslupla anlatırken kişisel hikâyelerle politik gerçekleri harmanlıyor. Kitaba adını veren öyküde, bir değişim öğrencisiyle, onu ağırlayan arkadaşının gergin dostluğu, ergenlikten yetişkinliğe uzanıyor. “Uzaklardan Gelen Şarkı”da ise genç bir kadın, bir sevdiğinin ölümünün acısıyla başa çıkmaya çalışıyor ve onun hakkında bilgi edinmek için Rusya&apos;ya gidiyor. “Sır” adlı öyküde, bir feribot kazasından hayatını kaybeden bir öğretmenin ailesi, ölüm haberini büyükanneden saklıyor.
Geçmişin yüküyle geleceğin belirsizliği arasındaki tedirgin ruhların ilişkilerini yalın bir bakışla ele alan Choi Eunyoung, Güney Kore edebiyatının parlayan yıldızlarından.
“Choi Eunyoung’un merak uyandıran ilk koleksiyonu, kahramanlarının özlemleri, arkadaşlıkları ve ailevi ayrılıklarındaki duygu dünyalarını inceliyor... Eunyoung’un şiirsel üslubu ve sofistike karakterleri okurları büyüleyecek.” ̶  Publishers Weekly
“Shoko’nun Gülüşü, gerçekçi, dürüst ve ahlaki bütünlükle anlatılmış, son derece etkileyici bir koleksiyon. Hikâyeler keder yüklü ve karmaşık olsa da asla iç karartıcı değil. Acı dolu bir geçmişe ve bilinmeyen bir geleceğe sahip sıradan bir insanın, soğuk gün ışığında yıllarını nasıl geçirdiğini gösteriyorlar.”  ̶  Guardian
“Shoko’nun Gülüşü’nü oluşturan yedi öykü, sessizlikler ve yokluklar, kabul edilmeyen veya söylenmeyen şeyler ile dolu. Okur -ve bazen de karakterler- bu boşlukları çözmeye ve orada ne olabileceğini elinden geldiğince tahmin etmeye çalışır. Bazen bu mümkündür. Çoğu zaman ise değildir. Sonuç, kitaba hayat veren güçlü bir tekinsizliktir.”  ̶  Washington Independent Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5450f6bd-c7c9-4088-ac9e-89e9de47290d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedili Ajanda</image:title>
            <image:caption>Bu ajanda kedinin ciğere bakma ajandasıdır. Kediler kendilerine gelmezler, zaten kendilerinden hiç gitmemişlerdir. Çünkü kedi, yalnızca kendisidir, başka hiçbir şey değil. 

Ajanda şeklinde bir mektup aslında bu elinizde tuttuğunuz. Hayatın dışındaysan kedinin içinde olamazsın. Bu yüzden kediler içlerini yemezler, insanın özelliği bu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/425e5451-3c87-4a5d-b75d-1e1a3fad0bea.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatla Yazılan Tarih</image:title>
            <image:caption>Gençler için yazdığı tarihî romanlar ve yaptığı kültür turlarıyla tanınan sanat tarihçi Rana Demiriz, bu kitabıyla bizi minyatürlerin renkli dünyasını keşfetmeye çağırıyor! Bilindiği üzere Osmanlı minyatür sanatı üzerine yazılmış kaynaklar, genellikle akademik bir seviyede kaldığı için tarihe ve sanata meraklı okurlar için oldukça zorlayıcı olabiliyor. Oysa Demiriz okurun bu nadide sanatı inceliklerinden keyif alarak görebilmesini kolaylaştıracak ve yorum yapabilmesine katkı sağlayacak temel bilgileri sunuyor.
•             Çağlar boyu sultanların, devletlerin ölümsüzleştiği, nice sanatçıların yetişmesine vesile olan, kimi zaman bir oyun kimi zamansa bir rüya tabiri bile olabilen bu zarif fırça sanatının doğuşu ve gelişimi.
•             Fatih Sultan Mehmed döneminde kurulan saray nakkaşhanesi ve işleyişi.
•             Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki siyasal gelişmelerin sanata yansıması ve resimli haritacılık üslubunun gelişmesi.
•             Osmanlı Devleti’nin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında da fikirler veren bir görsel şölen niteliğindeki Surname-i Hümayun ve Hünername.
•             Peygamber Efendimiz’in hayatının anlatıldığı Siyer-i Nebi ve Osmanlı padişahlarının şecerelerinin anlatıldığı minyatürlü Silsilename’ler…
•             Nakkaş Osman, Matrakçı Nasuh, Nadiri, Nakşi, Levni ve Osmanlı minyatürünün önde gelen isimleri.
Ve daha birçok konu… Demiriz bu çalışmasında Osmanlı minyatürünün tarihsel süreç içinde şekillenişini, minyatürlü eserlerin türlerini, ikonografyasını ve bu incelikli sanata yön veren önemli sanatçıları tanıtmayı amaçlayarak Osmanlı Minyatür Sanatı&apos;nın, altı yüzyılı aşkın hüküm süren Osmanlı hanedanının ihtişamlı hayatının yazma yapraklarına akıtılan suretlerinin izini sürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c3a3af-1530-4a21-a200-1f2a2e69ce19.jpg</image:loc>
            <image:title>Kültürün İcadı</image:title>
            <image:caption>Kültür çoğu zaman toplumların “sahip olduğu”, kuşaktan kuşağa aktarılan sabit bir miras ya da keşfedilmeyi bekleyen durağan bir nesne olarak düşünülür. Tanınmış antropolog Roy Wagner ise antropoloji tarihinin klasikleşmiş metinlerinden biri sayılan bu kitabında bu yerleşik kabule meydan okuyor ve kültürün verili bir gerçeklik değil, insanların dünyayı anlamlandırma çabaları içinde her karşılaşmada yeniden kurdukları, sürekli işleyen bir icat süreci olduğunu ortaya koyuyor. 
Wagner, bu yaratım sürecine araştırmacıyı da dâhil ederek &quot;nesnel gözlem&quot; iddiasını çürütüyor; başkasını anlamaya çalışırken aslında kendi kültürümüzü kullanarak yeni bir gerçeklik icat ettiğimizi gösteriyor. Batı’nın dünyayı &quot;açıklama&quot; refleksiyle diğer toplumların &quot;yaratma&quot; pratiklerini yüzleştirerek, antropolojiyi tek taraflı bir betimlemeden çıkarıp karşılıklı, yaratıcı bir etkileşime dönüştürüyor. 

Doğal sandığımız tüm kavramların aslında nasıl inşa edildiğini ifşa eden Kültürün İcadı, insanlığın kendini kurma biçimlerine dair kışkırtıcı bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4086eec8-6460-4be8-bba5-cf8006c59b03.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasıl Gözlemlemeli? –Töreleri ve Âdetleri İnceleme Sanatı</image:title>
            <image:caption>Toplumu anlamak için önce onu görmeyi öğrenmek gerekir. 
Sosyolojinin ilk ve öncü kadın düşünürlerinden biri sayılan Harriet Martineau, modern sosyolojinin adının bile henüz konmadığı bir dönemde kaleme aldığı ve bugün alanın klasikleri arasında sayılan bu kitabında, kendi toplumumuza ve başka toplumlara bakmanın ilkelerini ve yöntemini sunuyor. 

Yabancı bir kültürü, bir turistin estetik merakıyla değil, bir bilim insanının önyargıları askıya alan, alışkanlıkları sorgulayan, görünenin yanı sıra görünmeyeni de kayda geçiren yöntemli ciddiyeti ve bir gezginin yeniliklere ve farklı olana aç merakıyla nasıl çözümleyebileceğimizi öğretiyor. 19. yüzyılın ikinci yarısının hızla değişen ve iletişim ve ulaşım olanaklarıyla gittikçe küçülen dünyasında yazılmış bu klasik eser, bize 21. yüzyılın dünyasında başka toplumların törelerini, âdetlerini, görgü kurallarını ve davranışlarını nasıl okuyabileceğimizi gösteren bir kılavuz olmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57111e65-e041-453e-ac3a-599c6b0c7045.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüküm ve Adalet Yolları</image:title>
            <image:caption>İbn Kayyim el-Cevziyye’nin yaşadığı yıllar, Moğol saldırıları ve Haçlı seferleri sebebiyle İslam dünyasında istikrarsızlığın hâkim olduğu ve iç savaşların görüldüğü bir bunalım dönemine denk gelmiştir. İbn Kayyim fikren kendisinden ciddi manada etkilendiği hocası İbn Teymiyye gibi İslamî ilimlerde ve yaşantıda bir bozulma olduğu görüşünden hareketle, İslam’ın ilk nesilleri olan selefin din anlayışı ekseninde bir ıslahın gerekli olduğu düşüncesini savunmuştur. Ona göre taklid ve taassuba dayalı dinî yaşantının yaygın zemin bulması, insanları çoğu zaman dinin özünü göz ardı ederek “kâğıt üzerinde meşruiyet” anlayışına, yani hileli yollara sevk etmektedir. Oysa İbn Kayyim meşruiyeti sadece surete indirgeyen fıkıh anlayışının terk edilerek hakiki meşruiyetin peşinde bir anlayışın ikame edilmesi gerektiği düşüncesindedir. Bu nedenle dikkatini maksada ve hikmete yöneltir. Yazdığı bütün eserlerde de bu nokta üzerinde durur. 
İbn Kayyim’in, et-Turuku’l-hükmiyye isimli bu eseri yargı alanında yazılan diğer eserlere göre içerik, üslup ve tercihleri yönünden farklılıklar gösterir. Ana teması yargı hukukundaki ispat vasıtaları olan eserinde İbn Kayyim farklı konulara da el atarak hâkimin şahsiyetinde bulunması gereken ahlakî meziyetler ve zihnî donanımlar üzerinde hassasiyetle durur. Bu çerçevede özellikle feraset, delilleri dikkatle dinleme, derin kavrayış ve sezgi gücü ile insanların durumlarına vâkıf olmak gibi nitelikleri hâkimin taşıması gereken vazgeçilmez şartlar arasında zikreder. Bugünün okuruna Soner Duman’ın çevirisi ve notlandırmalarıyla birlikte Hüküm ve Adalet Yolları başlığıyla sunduğumuz bu eser, bir bakıma şer‘î siyasetin amaç merkezli metodolojisi olarak okunabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7d7ebb-af65-43f6-9b92-66cecb7d4052.jpg</image:loc>
            <image:title>Asa</image:title>
            <image:caption>Hz. Mûsâ Kur’an-ı Kerim’de kendisinden en çok bahsedilen peygamber. Allah’ın kendisiyle konuştuğu, Kelîmullah sıfatıyla anılan elçi. En büyük mucizelerin sahiplerinden biri. Zulmüyle zirveye çıkan Firavun’un helakine vesile olan nebi.
ASÂ bu büyük peygamberin hayatını Kur’an kıssalarından ve hadis kaynaklarından yola çıkarak anlatan, Hz. Mûsâ ile birlikte Hz. Âsiye’ye, Hz. Hızır’a, Hz. Şuayb’a, Hz. Mûsâ’nın aile fertleri kardeşi Hz. Harun, annesi Yohebed, babası İmran, kız kardeşi Gülsüm’e dair bir roman. Nuriye Çeleğen, ülü’l-azm peygamberden biri olan Hz. Mûsâ’nın hayatından önemli kesitleri dönemin atmosferiyle ve Firavun’un tarifi zor işkencelerine rağmen imanları için direnen müminlerin örnekleriyle birlikte aktarıyor. Gölge adını verdiği ara bölümlerle de yaşananların bizim nefsimizde nelere tekabül ettiği üzerine düşündürüyor.
Hz. Mûsâ asâsını vurunca su çıkartırdı. Mucizesi ağaç ve su ileydi. Âsiye, mû (su) ve sâ (ağaç) diye karşıladı onu. Adını verirken kulağına mucizelerini de zikretti. Hz. Mûsâ’nın mucizelerinin bir yanında hep Âsiye oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cbfa903-81c0-49ad-b2e3-5dc7e5ab6f99.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşke Dememek İçin</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta incelenen ayetlerde;
Ölmek üzere olanlar, ölüp berzah alemine gidenler, ölümden sonra dirilenler, hesaba girip çıkanlar, cehenneme girip çıkamayanlar, mekanı cennet olmayanlar, yaptıklarına ve yaşadıklarına bin pişman olanlar konuşuyorlar. Ve adeta dirilere nasihat ediyorlar.
Ve bize günahlarını, pişmanlıklarını, hüzünlerini, itiraflarını, keşkelerini anlatıyorlar.
Ağıtlar, öğütler, ibretler, ikazlar bir geçit töreni yapıyor gözümüzün önünde.
Bu ayetler;
Doğumumuzu, ölümümüzü, yaşamımızı, hasılı kendimizi, bizimle ilgili herkesi ve her şeyi varoluşumuzun anlam ve amacı çerçevesinde yeniden tanıtıyor, tanımlıyor, anlatıyor ve anlamlandırıyor.
Ve bu kitap bize diyor ki;
Biz Allah&apos;ın kullarıyız. Dünyadaki yaşamamız da ahiretteki hayatımızın tarlasıdır.
&quot;Bu dünyada diken eken ahirette gül biçmeyi ummasın.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de9b02e6-0e98-47b2-84f0-7e050400d41b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ariflerin Satrancı</image:title>
            <image:caption>Âriflerin Satrancı, insanların şans ilkesinden hareketle keyif, eğlence ya da haksız kazanç uğruna oynadıkları hiçbir oyuna benzemez. Bu tür oyunlarda insanın karşısında genellikle bir rakip özne bulunur, oysa Âriflerin Satrancı’nda insanın rakibi yine kendisidir. Ayrıca bu levha ve üzerine yazılan şerhler, döngüsel bir zorunluluktan bahsettikleri için, burada mutlak anlamda bir “galibiyet” ya da “mağlubiyet” bulunmaz, yani oyunun son bulduğu bir aşama yoktur.
Bu eserin bize anlattığı ana fikir, insanın Hz. Peygamber’e (sav) ve güzel ahlaka tabi olduğu sürece “yükseleceği” ve nihayetinde Cenâb-ı Hakk’ın inayet ve ihsanıyla vuslata ereceği; buna mukabil bedenî arzu ve isteklerine ve şeytanın vesveselerine uyup kötülük işlediği takdirde hangi manevi makam veya menzilde bulunursa bulunsun “düşüp kaybedeceği” düşüncesidir.
Tasavvuf klasikleri serimize dahil ettiğimiz bu kıymetli metin, Doç. Dr. Hacı Bayram Başer’in titiz çalışmasıyla yayına hazırladı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a969585-2302-4a52-9043-46a1284c372a.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Yazar Olur Mu?</image:title>
            <image:caption>Ortaokula başlarken Sem’in kafasında tek bir şey vardı, Tomas’la aynı sınıfta olabilmek. Tabii bir de okulun futbol takımına seçilmek...
Kitap okumak ya da hikâye yazmak mı? Hayır, bunlar pek ona göre şeyler değildi. Ta ki bir gün hasbelkader bir yazı atölyesine katılıncaya kadar…
Sem, fark etmediği yetenekleri olduğunu keşfeder ve kendi heyecan verici hikâyesini yazmaya karar verir. Fakat atölyede tanıştığı yazarın not defteri yanlışlıkla eline geçtiğinde, kendini bir anda gerilim dolu bir maceranın içinde buluverir. Şimdi doğru bildiği şeyi yapmak için cesur bir karar vermesi gerekecektir.
Beklenmedik olaylar… Yeni arkadaşlıklar… Ve yazarlığa dair tüyolar… Bazen asıl hikâye, kendimizi keşfettiğimizde başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2fa3562-8d97-4d6c-aaa2-8045542e81c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Basketbolun Efsaneleri</image:title>
            <image:caption>Michael Jordan havada süzülüyor, Stephen Curry üçlükleri yağdırıyor, Kobe Bryant azmiyle parlıyor, LeBron James gücüyle sahayı sarsıyor, Alperen Şengün zekâ dolu oyunlarıyla rakiplerini alt ediyor! Bu kitapta, basketbolun en büyük efsanelerinin çocukluk hayallerinden zirveye uzanan yolculuklarını keşfedeceksin. Basketbolun gizemli tarihine de ihtişamlı bir smaç yapacaksın! Her sayfada yeni bir ilham, her hikâyede seni bekleyen bir ders var. 
 
                         Top artık sende! Kim bilir, belki de sıradaki efsane sensin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b40e78c0-9853-4c9b-bcba-8f05f6566429.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Dedektifi Çılgın Ekler Muhteşem Kökler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta kelimeler sırlarını saklayamaz! Kökleri taa geçmişe uzanan kelimelerin peşine düşüyor, eklerin gizli oyunlarını yakalıyoruz. Mesela “elma” nereden gelmiş? “Oynamak” neden oynamak olmuş? Her kelimenin bir geçmişi, her ekin gizli bir görevi var. Tarihin tozlu raflarında gezip kelimelerin çocukluk hâline bakıyor, dilimizin eğlenceli dünyasında kahkahalarla keşfe çıkıyoruz. Dikkat! Bu kitap, dil bilgisi kurallarını bile gıdıklayabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83f7d713-d085-4d74-b476-e172835df0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Snowglobe 2</image:title>
            <image:caption>Chobahm’ın kusursuz hayatı, Haeri hakkındaki gerçeği öğrendiği anda paramparça oldu. Televizyonda hayranlıkla izlediği o kız aslında hiç de göründüğü gibi değildi. Yönetmen Cha’nın kurduğu oyunla yalanların
ortaya çıkması, kubbedeki ilk çatlak oldu.
Yönetmen Cha hapiste olabilirdi ama Kar Küresi’ni yöneten yozlaşmış medya devi hâlâ iktidardaydı ve karanlık gerçeği gizlemek için her şeyi yapmaya hazırlardı. Chobahm’ın cinayet görüntüleri ortaya çıktığındaysa onunla işlerinin henüz bitmediği anlaşılmıştı.
Adını temize çıkarabilecek tek kişiyse, gözden düşmüş Yibonn varisi Bonwhe’ydi.
FAKAT BAZEN İNSAN KENDİNE BILE GÜVENEMEZDİ.
SICAKLIK ARTIYORDU VE HER GEÇEN GÜN YENİ SIRLAR, YENİ YALANLAR ORTAYA ÇIKIYORDU.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62c692ff-80e6-4882-b510-04b6b4baf498.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarçın Kasabası Gizemi</image:title>
            <image:caption>Tarçın Kasabası&apos;na Hoş Geldiniz!
Yaşadığı ayrılığın ardından Nia, kendini toparlamak için doğup büyüdüğü yer olan Tarçın Kasabası’na dönmeye karar verir. Böylece kimseye açıklama yapmak zorunda hissetmeden ayrılığın acısını yaşayacaktır. Gelgelelim kasaba, her yıl düzenlenen Sonbahar Festivali’ne hazırlanmaktadır. Kasaba sakinleri balkabağı oymak ve Tarçın Kralı ile Tarçın Kraliçesi’nin seçilmesini izlemek için dört bir yandan akın etmektedir.
Açılışa günler kala şok edici bir olay patlak verir: Kasabanın lokantasında bir ceset bulunur. Yanındaysa gizemli bir not: Sıradaki kim olacak?
Nia kasabanın birbirinden renkli sakinleriyle bu gizemi çözmeye çalışırken, kalbinde derin bir iz bırakmış eski lise aşkı Jesse’yle yolları yeniden kesişir…
Katil yeniden harekete geçmeden sır perdesi aralanabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0b08906-857f-4dcb-a223-5b418381d3b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Timaş Hayal Defteri (Fleksi Cilt)</image:title>
            <image:caption>Genç Timaş Hayal Defteri, genç okurların yıl boyunca hem plan yapabileceği hem de kendini keşfedebileceği ilham dolu bir yol arkadaşı.
“Ben Kimim?”, “Hedeflerim” ve “Hayallerim” sayfalarından başlayan bu yolculuk; alıntılar ve aylık özetlerle dolu bir keşfe dönüşüyor. Takvimler ve özel günler sayfaları düzenli bir yıl için rehber olurken; Okuma Listem, Kitap Okuma Meydan Okuması ve Kitap Kulübüm bölümleri her sayfayı kişisel bir okuma serüvenine çeviriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64232045-bb4b-4b88-8a98-3bc6c27f5ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kaşık Zaman</image:title>
            <image:caption>Maya&apos;nın büyükannesi Halmoni hafızasını kaybetse de mutfaktaki hünerlerini kaybetmedi! En güzel Kore yemeklerini büyük bir ustalıkla yapan Halmoni, aile sırrını Maya ile paylaşır ve onu, hazırladığı yemeklerle birlikte geçmişe götürür.
Genlerinde böyle bir yetenek olduğunu keşfeden Maya şaşırır ve bu yeteneği, geçmişiyle ilgili merak ettiği sorulara cevap bulmak için kullanmak ister: En çok da annesinin cevapsız bıraktığı babasıyla ilgili sorulara...
Acaba Maya, aradığı sorulara cevap bulabilecek mi? Peki ya bu yolcuklar sırasında tanıştığı Jeff ve onun sırları ne olacak? Bir Kaşık Zaman, sizi yemek tarifleriyle bir zaman yolculuğuna çıkmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/511b615d-5639-41fd-b252-e5711ef55626.jpg</image:loc>
            <image:title>Perçin Çocuk</image:title>
            <image:caption>Çocuk işçiler üzerine gerçek bir hikâye… 12 yaşındaki John, ailesinin geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır. Bunun için yapımı devam eden Forth Köprüsü inşaatında kendine bir iş bulur. Burada “perçin çocuk” olarak çalışacaktır, yani diğer işçilerle birlikte köprüyü ayakta tutan milyonlarca perçinden sorumlu olacaktır. John’un babası gevşek bir perçin yüzünden hayatını kaybettiği için John, sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunun farkındadır.  Bu sorumluluk, yükseklik korkusu ya da diğer işçilerin kötü davranışları John’u pes ettirecek mi? Annesi, küçük kardeşi ve dedesinin ondan beklentileri büyükken John&apos;un dayanmaktan başka seçeneği yoktur. Gerçek kişilere ve olaylara dayanan Perçin Çocuk, yaşanmış olayları ve tarihî kişileri kurguyla harmanlayarak 1889’da İskoçya&apos;nın en büyük insan yapımı harikası olan Forth Köprüsü’nün inşasında bir çocuğun oynadığı rolü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06927fb-4510-4b8a-80ee-8c0eeb44da79.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika mıyım Neyim?</image:title>
            <image:caption>“Ya birinci olurum ya hiç!”
Yaman Kayaalp, 11 yaşında harika çalışan beyne sahip bir dâhi! (Şey… En azından kendisi öyle düşünüyor…)
O bir beğeni avcısı! Alkışları, beğenileri, birincilikleri toplamaya bayılıyor.
Hayatta sadece iki seçenek olduğuna inanıyor:
Ya kazanmak ya kaybetmek.
Ya parlamak ya sönmek.
Ya tarihe geçmek ya da unutulmak.
Derken bir gün… Ona tek başına alkışlanamayacağı bir görev veriliyor.
Bu kez sahneyi tek başına doldurması değil, başarıyı paylaşması isteniyor.
Ama paylaşmak, Yamanca sözlüğünde hiç olmayan bir kelime.
Bir proje, bir ekip, bir sürü fikir çatışması…
Ve Yaman’ın hiç alışık olmadığı bir şey: yanılmak.
Yaman, kendi beyninin kurduğu tuzakları fark ettikçe asıl sorulara yaklaşıyor:
“Gerçek başarı neye benzer?”
“Alkış almadan başarılı olunur mu?”
“Birileri bakmazken de başarılı mıyım?”
Peki sen Yaman&apos;ın bu soru dolu macerasına ortak olmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0b44ae-1409-4c57-92de-42e73d110c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezegende Cümbüş Var</image:title>
            <image:caption>Herkesin gün boyu şarkılar söylediği Madagaskar’ın en renkli ormanına hoş geldin!
Burada Zulu adında bir zürafa biti yaşar. Tepeden bakınca uğur böceğine, yandan bakınca minik bir zürafaya benzer. Kendisine benzemeyen farklı canlılarla arkadaşlık etmeye bayılır.
Niru için gökyüzünü boyar, papağan Ayo için Hollywood’a gider, sihirli tablolara girip kutuplara seyahat eder, yanlışlıkla başka bir gezegene gider ve domates kurbağaları için korkusuzca mücadele eder…
Zulu ve arkadaşlarıyla gülmeye, şarkılarla dans etmeye ve gezegen gezegen gezmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be6b96de-30e8-4598-ba1a-419653ee1b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Işıltılı Şeyler Koleksiyoncusu</image:title>
            <image:caption>Kum Düşü&apos;nde hiçbir şey gerçekten kaybolmaz.
Zeynep sahilde oynarken kumda bir kuyu açılır ve en sevdiği oyuncaklar birer birer içine düşer. Görünmez köpeği Çaklınt ile peşlerinden atladığında, gözlerini bambaşka bir dünyada açar.
Kum Düşü&apos;nde her şey garip ama bir o kadar da ilginçtir: otobüs süren kediler, konuşan oyuncaklar ve gizemli diyarlar... Zeynep burada oyuncak bebek Patiska ve bir yapboz parçası olan Tek ile tanışır. Oyuncaklarını bulmak için Kum Düşü&apos;nü birlikte dolaşmaya başlarlar. Ama ne Patiska yardım etmeye pek istekli, ne de Kum Düşü&apos;nün yolları kolaydır.
Her durakta yeni bir sürpriz, her köşe başında başka bir dünya onları karşılar. Eve dönüş anahtarının Işıltılı Şeyler Koleksiyoncusu ile Hepten Unutulmuşlar Tepesi&apos;nde saklı olduğunu öğrenirler. Oraya ulaşmak içinse unutulmuş duyguların ve solan hatıraların izini sürmeleri gerekir. Ama bu dolambaçlı yollarda kaybolmak demektir.
Neyse ki Kum Düşü&apos;nde kaybolmak, belki de bulunmanın tek yoludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdc0677b-f1c9-4220-b59e-c4e0cfb19fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeş Karşıtlığı Kulübü</image:title>
            <image:caption>Atlas sonunda kendi odasına kavuştu! Artık sessizlik onun olacak… Ya da o öyle sanıyor! Çünkü “akıllı ev sistemi” olan SES, bir sabah konuşmaya başlıyor ve işler karışıyor. Yeni ev, yeni okul, yeni arkadaşlar derken Atlas’ın dünyası altüst oluyor. Ama asıl değişim, “Kardeş Karşıtlığı Kulübü”nü kurduğunda başlıyor. Kardeşi Meva’yı anlamaya çalışırken, Atlas sevmenin, paylaşmanın ve birlikte olmanın anlamını yeniden keşfediyor. Kıskançlığın yerini empatiye bıraktığı, bol kahkahalı, sıcacık bir kardeşlik hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb8d3fe4-e492-45db-9029-440b41123a45.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağan Göldeki Hayalet</image:title>
            <image:caption>ÇOK SEVİLEN “LEVENT” SERİSİNİN YAZARI MUSTAFA ORAKÇI’DAN YENİ MACERALAR!
 
Kağan, kayıp dedesini bulma yolculuğunda yepyeni ipuçlarıyla karşılaşıyordu. Fakat hayalet bunlardan biri olmamalıydı! Kasaba, ormanda gezen hayalet haberiyle çalkalanıyordu. Bu söylentiler gerçek olabilir miydi? Gerçekten dedesinin bu hayaletle bir ilgisi mi vardı?
 
Meraklı ve cesur Kağan’ın başından geçen heyecan verici, gizemli ve ilginç maceralara hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5a2132-6172-4c12-8f06-7d0baa3b2154.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Oyun Zamanı!</image:title>
            <image:caption>OKULUN İLK GÜNÜ, DEMİR İÇİN SIRA DIŞI BAŞLAR. 
Bahçedeki gizemli kulübeler, Bilge Öğretmen’in sürprizlerle dolu atölyelerine açılır. Ama beklenmedik bir sorun çıkar. En yakın arkadaşı Metin, atölye derslerinde garip davranışlar sergiler. Bu da Demir’i dedektiflik yapacak kadar meraklandırır. Demir, hem dostluğun hem de dijital dünyanın kurallarını yeniden öğreneceği bir oyunla baş etmek zorunda kalır. Çünkü bazı oyunlar eğlenceli görünse de her zaman güvenli değildir! Bir yandan anne ve abisinin diğer yandan Itri Dede’nin yardımını alan Demir, arkadaşı Metin’in içinden çıkamadığı bu düğümü çözmek için kendi oyununun düğmesine basar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466dd4ea-b266-4663-9a9f-c888a44fb7e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Robot</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, çöp dağlarının arasında minik bir robot gözlerini açar. Hiçbir şey hatırlamıyordur. Ama içinde güçlü bir his vardır: Bir yerlerde ona ait bir dünya, onu bekleyen bir geçmiş vardır!
Kaybettiği hatıraların izini sürmek için tehlikeli yollardan, kalabalık şehirden ve ıssız caddelerden geçmesi gerekir.
Peki, yolculuğunu tamamladığında nelerle karşılaşacak?
Eski dostlarını bulabilecek mi?
Yoksa çok daha büyük bir keşfin kapısını mı aralayacak?
DÜNYACA SEVİLEN İLLÜSTRATÖRDEN UMUT DOLU BİR HİKÂYE!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5267768-cfc6-4a5e-8957-74c16fa0675c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Günlüğüm - Beceri Odaklı Çocuk Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Minik eller için hazırlanmış bu özel günlük, çocukların duygularını keşfetmesine, hayallerini ifade etmesine ve günlük yaşamdan anılar biriktirmesine yardımcı olur. 
Çiz, boya, yapıştır ve keşfet! Stickerlarla tamamlanan günlük sayfaları ve her gün için yeni bir etkinlik seni bekliyor. İlk Günlüğüm ile çocuklar hem eğlenecek hem de unutulmaz hatıralarını saklayacak. 
236 adet Stickerla çocuğunuz için eğlenceli bir günlük, sizin için kalıcı bir hatıra! 
Kendini İfade Eder, Günlük Rutin Kurar, Duygularını Tanır  Farkındalığı Artar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cfe3999-a3be-480b-a8c6-2f8fb1eef632.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasmanın Ucundaki Özgürlük</image:title>
            <image:caption>Ormanın koşturmacasından sıkılan Tilki, hazır mamanın dayanılmaz kokusunu alınca kararını verdi: Evcilleşecekti!
Sıcak bir kulübe ve sınırsız mama… Buna kim hayır diyebilirdi ki? Ama &quot;örnek bir ev köpeği&quot; olmak sandığı kadar kolay değildi. Hele ki doğuştan vahşiysen!
Minik şivava Kiki’den aldığı derslerle işe koyulan Tilki’yi zorlu ve çok komik bir macera bekliyor. Peki, tasmayı takınca özgürlük ne olacak?
Unutmayın, bir tilki her zaman kurnazdır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b128ab71-b14d-46a0-add1-31846261c9e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Top Yutan Ormanı</image:title>
            <image:caption>Emre için sıradan bir mahalle maçı, ansızın nefes kesen bir maceraya dönüşür. Sevdiği topu &quot;Kırmızı Yıldız&quot;, kasabadaki gizemli ormana doğru yuvarlanınca, Emre yıllardır fısıltıyla anlatılan &quot;Top Yutan Ormanı&quot; efsanesinin peşine düşer. Ormanın derinlikleri; cesareti sınayan gölgeler, arkadaşlığı güçlendiren sırlar ve inanmayı bilenlere açılan gizli yollarla doludur. Emre, her adımda hem kendi korkularının sesini hem de ormanın gerçeklerini duymaya başlar... Cesaretin adım adım büyüdüğü eğlenceli ve bir o kadar da şaşırtıcı oalylar etrafında herkes kendinden bir şeyler bulacak. EN ÇOK DA TOPLARINI KAYBEDENLER...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2981955b-364b-484e-9e6d-dabe01cbb3ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaya İki Bilet</image:title>
            <image:caption>Sistem Uyarısı: Uzayda işler çığırından çıkıyor! Kozmik bir karmaşanın ortasında Ateş, hayatı sadece odasının penceresinden izliyordu. Ta ki kapısı çalınana kadar: Karşınızda CAN! Can, son model, hiperaktif ve yerinde duramayan bir yapay zekâ harikası! Ama onun planı Ateş’i tablet ekranına kilitlemek değil; onu evreni keşfetmeye çıkarmak! Can ve Ateş&apos;le kemerlerinizi bağlayın: Ay’daki müzede menemen yapmayı denerken ortalığı birbirine katan ilk Türk astronotun izini sürecek, yerçekimsiz ortamda röveşataya kalkacak ve iki kapısı aynı anda açılınca cereyan yapan kara deliğin kıyısında nefes kesen bir kovalamaca yaşayacaksınız! Peki, bir çocuk ve bir robot, galaksinin en iyi kankaları olabilir mi? Yoksa bu macera, sistem hatası mı verecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9163269-d90d-48fc-9ea1-9a3c51533495.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Sis</image:title>
            <image:caption>Kemal Varol külliyatının oyunbaz Kara Sis’i, birbirlerine hikâyelerini anlatarak ayakta kalmaya ve suçlarıyla yüzleşmeye çalışan mahkûmların; her yıl koyu bir sisin sardığı Taşkale Cezaevi’nde sabırla örülen bir inadın romanı.
Bir grup mahkûmun hikâyesiyle perde perde genişleyen roman, günün birinde cezaevine getirilen Barana adlı mahkûmla bambaşka bir yöne evrilir. Hayatta kalmaktan, direnmekten, günleri saymaktan çoktan vazgeçmiş bu adam, bir gün avluda bir kadına ait kızıl bir saç teli bulur. O andan sonra hem romanın hem de Barana’nın kaderi değişir; sis, bir hikâyenin içinden başka bir hikâyeyi çağırmaya başlar.
Anlatmak, direnmek ve hatırlamak üzerine kurulu Kara Sis, suçlarını kendi hikâyeleriyle örtmeye çalışan erkeklerin karanlık dünyasına başka bir ışık tutuyor. Gizemli bir karakterin izini süren bu şiirsel roman, okurunu ince ince kurulmuş bir anlatı oyununa davet ediyor. 
Lodosla havalanan saçlarının geri kalanını düşünüyorum burada.
Kulağının arkasına sıkıştırdığın, geceleri yastığa serdiğin, sabahları topladığın, tanıştığımız o kalabalık masada ben konuşurken habire uçlarıyla oynadığın, sevdiğini belli ettiğin, içimin geçtiği saçların...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5d9cf6d-ae82-4a65-90fe-fb1998f4deb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Aşkına</image:title>
            <image:caption>Edebiyat, hayallerle gerçekler arasında bir köprü kurar. Nuriye Akman, bu köprüde çocuklukta başlayan okuma serüvenini yıllar boyunca tutkuyla sürdürüyor. Her kitap, her satır, her not yeni bir pencere açıyor hayata; her okuma, yeni bir anlam kazandırıyor. Edebiyatla kurulan bu uzun soluklu ilişki, zamanla bir keşif yolculuğuna dönüşüyor.
Edebiyat Aşkına sezgiyle, birikimle ve tutkuyla dokunmuş bir edebiyat halısı. Yazar, metinleri yalnızca bilgiyle değil, duyguyla da yorumluyor. Renkli kalemlerle çizilen satırlar, defterlerde biriken düşünceler, dijital dosyalarda saklanan izlenimler bu kitabın dokusunu oluşturuyor. Okuduğu metinleri yeniden değerlendirirken, yazarların yaşamlarına da dokunuyor; kaynaklar arasında sıçrayarak yeni anlamlar keşfediyor.
Bu eser, edebiyat ile hayatı anlamlandırmak isteyenlere bir davet; okudukça derinleşen, yazdıkça zenginleşen bir yolculuğa çıkmak isteyen herkese sesleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21950dc4-6fd8-40a7-bbaf-7045a3f45265.jpg</image:loc>
            <image:title>Ucunda Ölüm Var</image:title>
            <image:caption>Ucunda Ölüm Var, yarım asır boyunca sevdiği adamı diyar diyar arayan, hasretle onun yolunu gözleyen Ağıtçı Kadın’ın hikâyesi. Anadolu’nun bu son ağıtçısı, Heves Ali’nin izini sürerken, ölümün bir an bile ara vermediği memleket yollarında başka hikâyelerin, memleketin bir türlü çözemediği dertlerin ortasında buluyor kendini.
Kemal Varol, “Aşklar-Hevesler-Ayrılıklar Üçlemesi”nin bu ilk romanında, Konya, Bursa, İstanbul, Erzurum ve Arkanya’da hem bu beş şehrin izini sürüyor hem de Heves Ali’den bir iz, bir hatıra ve koku arıyor. Elli yıllık bir aşk hikâyesinden geriye Ağıtçı Kadın’dan bir yakarış kalıyor:
Gelmeyeceksen, elini son kez omzuma koymayacak, alnımı öpüp yolculamayacaksan, bağışlanma dilemeyeceksen; adını aldığın Ali hakkına söyle bari: Sahiden sevdin mi beni?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3780569f-b373-4d3c-bbb5-2a7d78a0ec42.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kral - Erkekliğe Yeni Bir Bakış (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ray Rizzo, çağımız erkekleri için yeni bir erkeklik tasavvuru sunuyor. Dağlardan mutfaklara, New York’tan Türkiye’nin doğasına uzanan yolculuğuyla Rizzo; yazar, şef, müzisyen, yoga eğitmeni ve modern erkeklik üzerine çalışan multidisipliner bir hikâye anlatıcısı. Bir baba ve eş olarak erkekliğin kuşaktan kuşağa ve ilişkiler içinde nasıl şekillendiğini yaşamında sınayan sahici bir perspektife sahip. Biriktirdiği deneyimleri, erkek ruhuna dokunan samimi ve cesur bir anlatıya dönüştürüyor.
 
Güneş Kral, erkek ruhunun kayıp parçalarını tek tek çağıran bir hikâye; söndüğü sanılan içsel ateşi yeniden uyandıran, gölgeler arasından yükselen bir uyanış metni… Mitlerin, arketiplerin ve modern psikolojinin seslerini bir araya getirerek geçmişteki ataerkil kalıplara dönmeden, günümüz erkeğine yeni bir bütünlük alanı açıyor. Ateş ile buzu, doğa ile içsel dünyayı buluşturarak hem yumuşak hem de güçlü bir dönüşüm yolculuğu sunuyor.
Bu kitap, erkeğin kendi içsel kralını uyandırması için yazılmış bir kapıdır. Kuşaktan kuşağa aktarılan yüklerden, gölgelerden ve görünmez engellerden sıyrılarak daha net, daha güçlü ve daha bütün bir hayata adım atmaya çağırır.
Hak ettiği ışığa doğru yürümek isteyen herkes için…
Kendi güneşine doğru yolculuk burada başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e07fc84-54cc-45c6-b80d-c84dd37e1870.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun İzinde</image:title>
            <image:caption>Hayat bazen insanın önüne, dayanılmaz gibi görünen sınavlar çıkarır; umuduyla, sevgisiyle, neşesiyle ve hatta canıyla sınar insanı. Kimilerine ağır gelirken bu sınav kimileri de her düşüşte yeniden ayağa kalkar; umudun gücüne tutunur, umudun izinde yepyeni bir yol tutturur.
İşte, Namigâr Durak Başbuğoğlu’nun kaleminden çıkan Umudun İzinde, yaşanmış bir hayat hikâyesine dayanıyor. Bir kadının, bir annenin, bir öğretmenin… ve en çok da bir insanın, karşılaştığı tüm zorluklara rağmen inancını, sevgisini ve azmini yitirmeyişinin hikâyesini anlatıyor.
Suat’ın çocukluk hayalleriyle başlayan yolculuğu; emek, mücadele, fedakârlıkla örülmüş, zaman zaman da mucizelerle ödüllendirilmiş bir yaşamöyküsüne dönüşüyor. Yılmadan, vazgeçmeden, her defasında yeniden başlama cesaretini anlatan bu kitap, okurun zihnine güçlü bir soru bırakıyor:
İnsanı yaşatan şey nedir; kader mi, yoksa umut mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52c104e6-56fd-4cf2-a859-9e0fd557bac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Minecraft - Köy</image:title>
            <image:caption>“Summer ile birlikte yıldızlı gökyüzünün altında dans edip şarkı söyleyerek kutlama yaptık. Bu maceraya başladığımızdan beri gördüğümüz en güzel geceydi. İkimiz de güzel zamanların yok olup gitmek üzere olduğunu hayal bile edemezdik.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2a766de-7829-435d-9faa-6bace661bbdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Topraktaki Yıldızlar</image:title>
            <image:caption>Ben bir ev kedisiydim, ismim Züleyha. 1915 yılında, güzelliği dillere destan bir evde yaşayan Züleyha. Evin dört çocuğunun bütün sırlarını bilen Züleyha. Ben, işinde gücünde bir ev kedisiydim sadece. Hayatımız ne güzeldi! Eğlenirdik, sevinirdik, en fazla ortalığı dağıtıp fırça yerdik. Uğursuz bir kelime hayatımıza girdi. Her şeyi değiştirdi. Bizim büyük oğlanları tutmak mümkün olmadı. Ama ikizleri o tehlikeli yolculukta yalnız bırakamazdım. İstanbul’dan, çılgın bir destanın yazıldığı Çanakkale’ye uzanan bir hikâye anlatacağım size. Biraz gülmeye, biraz da heyecanlanmaya hazır olun. Her şeyi anlatacağım. Bana ne olduğunu da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e85fece2-22e7-41f5-a75e-e602ac50ee8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceği Merak Ediyorum - Yapay Zeka</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ hızlıca hayatımıza girdi ve artık her yerde karşımıza çıkıyor: Bilgisayarda en sevdiğimiz oyunları oynarken, navigasyon bize yol gösterirken ya da robot süpürge yerdeki kırıntıları toplarken… Hepsinin arkasında yapay zekâ var! Peki bu akıllı teknoloji nereden çıktı? Şu anda neler yapabiliyor? Gelecekte bizi hangi sürprizler bekliyor? İnovasyon, yapay zekâ ve geleceğin dünyası üzerine çalışan Ayşegül İldeniz, sizi otonom araçlar, dilimizi öğrenmeye başlayan robotlar ve zihin okuyabilen makinelerle dolu bir dünyaya davet ediyor. Geleceği Merak Ediyorum: Yapay Zekâ çocuklar için bir “yapay zekâyı anlama rehberi”. Hazırsanız, geleceği birlikte keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fa12cf9-1e2a-4820-98ce-3b3a66e6bbb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 - Bol Çıkartmalı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Elsa, Anna ve arkadaşlarının sayfalardan taşan heyecan dolu maceralarına katıl! Bulmacaları çöz ve eğlenceli çıkartmalarınla sahneleri canlandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111c7a85-88fb-4fba-83e0-d4b4fe5dc165.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Stiç - Bol Çıkartmalı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Stiç ve arkadaşlarının sayfalardan taşan, heyecan dolu maceralarına katıl! Bulmacaları çöz ve eğlenceli çıkartmalarınla sahneleri canlandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf1d86bc-e3aa-4f2c-b720-94e662121b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüreğini Kaybetme Gençlik</image:title>
            <image:caption>Bir nesil, kalbini kaybettiğinde; vicdan susar, merhamet solar, insanlık yönünü yitirir...
Oysa her diriliş, bir kalbin yeniden atışıyla başlar. 
Bu eser; çağın gürültüsü içinde sessizleşen kalplere, hızın ve hırsın girdabında kaybolan gençliğe yazılmış bir çağrıdır.
“Yüreğini Kaybetme Gençlik”, aklın rehberliğini kalbin sıcaklığıyla birletiren, inancını kaybetmeden hayata tutunmak isteyen her gence bir pusula niteliği taır. 
Ali Yavaş, emeğin ve inancın içinden gelen bir Anadolu insanı olarak, satırlarında yalnızca öğüt değil; yaşanmışlığın, çilenin, alın terinin ve umudun izlerini taşır.
Bu kitapta, bir marangozun el emeğiyle şekillendirdiği ahşap gibi, kelimeler de insan ruhunu şekillendirir. 
Bir siyasetçi ve bir dava adamının gözünden bu eser, “Asım’ın Nesli”ne bir sesleniştir: 
“Kalbini koru, çünkü o senin hakikatindir.
Yüreğini kaybetme, çünkü dünya senin merhametine muhtaçtır.” 
“Yüreğini Kaybetme Gençlik”; sevgisizliğe direnen, vicdanı elden bırakmayan, inancıyla yürüyen bir gençliğin manifestosudur.
Her satırı, geleceği inşa edecek genç kalplere bir umut, bir uyarı ve bir davettir. 
Gençliğine” bu sesin yankısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d670feca-c067-4ddb-a388-96c55fe37de1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniden Doğuş</image:title>
            <image:caption>YENİDEN DOĞUŞ 
İsmail Seven 
Duru, altı yaşında bir çocuk…
Elinde kalp atışı olan bir tohum…
Unutulmuş bir köyün küllenmiş kaderini değiştirecek küçük bir ışık… 
“Yeniden Doğuş”, eski inançların, kaybolmuş efsanelerin ve insanın içindeki karanlıkla yüzleşmesinin şiirsel bir anlatımıdır.
İsmail Seven, Ar Ağacı’nın kadim ruhunu, doğanın sesini, insanın içsel dönüşümünü ve sevginin iyileştirici gücünü bir masal inceliğiyle bir araya getiriyor. 
Köyde çürüme başlamıştır; güven kaybolmuş, sevgi zayıflamış, insanlar kendi köklerinden uzaklaşmıştır.
Ta ki Duru, ormandan gelen o eski fısıltıyı duyana kadar: 
“Gel. Tohum bende. Kökler sende.” 
Bu sesle başlayan yolculuk, küçük bir çocuğun yürüyüşünden çok daha fazlasıdır.
Duru; korkularıyla, gölgeleriyle ve köyü kirleten karanlıkla yüzleşmek zorundadır.
Karşısına çıkan Hazar ise yalnızca bir düşman değil; unutulmanın ve yozlaşmanın vücut bulmuş hâlidir. 
Dağın kalbine doğru yapılan bu yol, bir kızın büyüme hikâyesi olduğu kadar, bir toplumun yeniden hatırlayış hikâyesidir.
Kayıp değerlerin, kırılmış bağların ve sönen kalplerin yeniden filizlenme hikâyesi… 
Duru’nun yanında beyaz bir geyik vardır — Rüya.
Onun sorusu tüm hikâyenin özünü fısıldar: 
“Karanlık olmasaydı, ışığı nasıl bulacaktık?” 
Bu roman, her okuyucunun içinde saklı duran “tohuma” seslenen bir çağrıdır.
Toprağa yeniden dokunmak, kökleri hatırlamak ve ışığı yeniden uyandırmak için… 
“Yeniden Doğuş”, kalbe düşen bir tohumun, tüm bir dünyayı değiştirebileceğini hatırlatan büyülü bir yolculuktur. 
Kapanan kapıları açan, unutulmuş sesleri uyandıran, kaybolmuş değerleri yeniden bulduran bir eser…
Okurken hem sarsacak hem de umut verecek. 
Çünkü bazen bir milletin yeniden doğuşu,
tek bir çocuğun kalbine düşen küçücük bir ışıkla başlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455496a3-105d-4d0a-b43b-f712de2c1286.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Değerler ve Aile</image:title>
            <image:caption>Kayıp Değerler ve Aile – Son Kale Aile
Murat Aslan 
Aile, insanın dünyaya gözünü açtığı ilk yuvadır…
İnsan orada büyür, orada şekillenir, orada hayata tutunur.
Bugün ise bu kadim yuva, modern dünyanın fırtınaları karşısında her zamankinden daha fazla sarsılıyor. 
Murat Aslan, yıllarını aile yapısının temellerini araştırmaya adamış bir yazar ve bir baba olarak bu eserde, kaybolan değerlerin izini sürüyor. Sadakatin, saygının, maneviyatın ve sorumluluğun nasıl zayıfladığını; aileyi aile yapan köklerin nasıl gevşediğini açık bir yüreklilikle ortaya koyuyor. 
Bu kitap bir serzeniş değil; bir uyarı, bir çağrı, bir yeniden diriliş davetidir.
Çünkü yazarın da sıkça dile getirdiği gibi:
“Aile yıkılırsa toplum yıkılır; aile güçlenirse devlet yükselir.” 
Bir zamanlar aynı sofrada bir araya gelmenin bereketi vardı…
Büyüklerin duası evin direğiydi…
Çocuklar dedelerinin dizinin dibinde büyürdü…
Bugün ise kapılar kilitli, sofralar ayrı, kalpler uzak… 
“Kayıp Değerler ve Aile”, bu kopuşu durdurmak; aileyi yeniden ihya etmek için kaleme alınmış güçlü bir eserdir.
Kitap, yedi bölüm boyunca hem yaraları tespit ediyor hem de çözümler sunuyor: 
• Kayıp değerlerin kökeni
• Sadakatin ve bağlılığın çöküşü
• Saygı ve hiyerarşinin kaybı
• Maneviyatın evlerden çekilişi
• Değer aktarımının zayıflaması
• Toplumsal baskıların aile üzerindeki etkileri
• Yeniden diriliş için yol haritası 
Her satırında bir babanın kaygısı, bir mühendisin sistematik bakışı, bir sivil toplum önderinin toplumsal sorumluluğu ve bir yazarın güçlü kalemi hissedilir. 
Bu kitap; evinden yükselen sesleri duymak isteyen herkese, aileyi korumak için bir adım atmayı göze alanlara, geleceğini kurtarmak isteyen anne-babalara bir rehberdir. 
Aile, bu milletin son kalesidir.
Bu kale düşerse, hiçbir kazanım bizi ayakta tutamaz. 
Sayfaları çevirdikçe yalnızca bir kitap değil, bir uyanış hareketi okuyacaksınız.
Belki sarsılacak, belki hüzünlenecek, belki de kendi evinizdeki gerçeklerle yüzleşeceksiniz…
Ama en önemlisi, yeniden dirilişin mümkün olduğunu göreceksiniz. 
Son kale hâlâ ayakta…
Yeter ki onu yaşatacak iradeyi kaybetmeyelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53fbe590-c25e-477a-b9a7-093013273047.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Kalplerin Büyük Dünyası</image:title>
            <image:caption>Ve o kalbin içinde saklı duran sınırsız güç, umut ve kahramanlık… 
Bu kitap, tekerlekli sandalyede yaşayan bir çocuğun hikâyesi gibi görünse de, aslında çok daha fazlası…
Bu; sabrın, sevginin, dayanışmanın ve asla pes etmemenin öyküsü. 
“Minik Kalplerin Büyük Dünyası”, her adımı zor olan bir hayatta bile umutla yürünebileceğini, küçük kasların kocaman hayaller taşıyabileceğini, bir çocuğun kalbinin bütün bir dünyayı değiştirebileceğini anlatan ilham verici bir yolculuk sunuyor. 
Süper gücünü kaslarında değil kalbinde taşıyan minik kahraman, “Süvari” adını verdiği tekerlekli sandalyesiyle hayatın içinde cesaretle yol alıyor.
Okul koridorlarında, oyun alanlarında, fizyoterapi salonlarında; kimi zaman zorlanarak, kimi zaman gülerek ama her zaman inanarak… 
Bu kitap, engellerin bedenlerde değil bakışlarda olduğunu hatırlatırken, okura şunu fısıldıyor:
“Gerçek kahramanlık, asla pes etmeyen yüreklerde saklıdır.” 
Her satırında bir çocuğun gücünü, bir annenin duasını, bir babanın direncini, bir arkadaşın sadakatini ve insanlığın en saf halini bulacaksınız.
Ve belki de kitabı kapattığınızda, dünyaya biraz daha farklı bakacaksınız. 
Çünkü bu hikâye sadece bir çocuğun değil, hepimizin hikâyesi:
Küçük dokunuşlarla büyük değişimler yaratabileceğimizi unutmamak… 
Minik Kalplerin Büyük Dünyası, yüreklere dokunan, umut aşılayan, her okuyana “Ben de başarabilirim!” dedirten bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07aac084-11b8-46c1-8a1c-a58256c2f6cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Can’dan Can’a</image:title>
            <image:caption>“Can Alkor’un şiirleri, başka bir yönden önemli. Bu önem, denebilirse şiirlerin ‘gecikmişliğinden’ geliyor… Alkor’un iyi bir ozan olduğuna inanıyorum. Yeter ki şiirinin doğum tarihini kendi doğum tarihine uyarlasın.”
–Turgut Uyar
“Bir biçim ustasıdır [Alkor]. Bazen ölçülü-biçili, uyaklı dizelerle kurar yapıyı; bazen de serbest koşuğun uzun dizeleriyle.”
–Ahmet Ada
“[K]arşılaştığımızda asıl dikkatimi çeken, onun şiirin ve müziğin kimi adlarına karşı duyduğu ve benim de paylaştığım büyük hayranlıktı.”
–Ahmet Soysal
“Beraberliğimizin ilk yıllarında, Fransa’da yaptığımız bir otostop gezisinde, Can’ın çantası kendisine gerekli olabilecek günlük eşyalar yerine… kiloluk Larousse, Rimbaud, Valéry ve Mallarmé’lerle doluydu.”
–Bilge Alkor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2693dcad-87a2-4416-9aab-0f77d0a055e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözcükler Fotoğraflar</image:title>
            <image:caption>Barthes, “fotoğraf sessiz olmalıdır”, der Camera Lucida’da, ve ekler: 
“Bu, bir ölçülülük değil, bir müzik sorunudur.” 
Bu fotoğraflarda da sessizliğin müziğini duyuyoruz. 
Sessizlik, imgenin sesi, dahası imgenin ta kendisi oluyor. 
Düz, saydam ve beyaz yüzeyleriyle (gene Barthes gibi söyleyeyim), 
bir punctum olan sessizlik! 
Gerçekten öyle: Kâmil Fırat’ın fotoğraflarının şiirsel etkisi, 
sessizlikte kendini belli ediyor. 
Sessizlik, evet, çünkü betimlenemez olan’ın imgesi onun fotoğrafları; 
hatta, belki de anlatılamaz olan’ın… 
 
Hilmi Yavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ef89a22-f496-4434-979b-38c0e0d3dfd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Sessizliği</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir kalbin sessizliğiyle 
başlayan, bir ruhun derinliklerinde 
yankılanan yolculuğun izlerini 
taşıyor. 
Her şiir; aşkın sıcaklığını, ölümün 
soğukluğunu, dostluğun güvenini, 
doğanın huzurunu ve Allah’a 
duyulan sonsuz sevgiyi mısralara 
dönüştürüyor. Sayfaları çevirdikçe 
belki kendi yaralarını, belki de 
unuttuğun umutlarını bulacaksın. 
Çünkü bu satırlar, yalnızca bir 
kalemin değil;insanın en saf 
duygularının dile gelişidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4addca71-1b2d-4580-a697-a9f2834cb4e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Yönleriyle Hıristiyanlık İnanç Ve Akımlar</image:title>
            <image:caption>Hıristiyanlık, tarihsel gelişimi boyunca kanonik-heretik gerilimleri, kültürel dönüşümler ve teolojik tartışmalar içinden biçimlenen dinamik bir gelenek olarak ortaya çıkmıştır. Yahudi kökenli bir hareket olarak başlayıp kısa sürede Gentile dünyasına yayılan bu inanç sistemi, zamanla farklı yorumların ve mezheplerin doğuşuna sahne olmuştur. Elinizdeki çalışma, bu çok katmanlı süreci geniş bir yelpazede ele almakta; Ortodoks geleneğin kutsal kitap anlayışından, modern dönemde kendisini Hıristiyanlığın hakiki ikamesi olarak konumlandıran Mormon Kilisesi&apos;ne kadar uzanan bir inceleme sunmaktadır.  Eser, Hıristiyanlığın İslam&apos;la karşılaşmasının ardından ortaya çıkan reddiye literatürünü de tarihsel bağlamına oturtarak, özellikle İbn Teymiyye&apos;nin sistematik eleştirilerini değerlendirmektedir. Reform dönemine geçildiğinde ise Erasmus ve Martin Luther&apos;in Sola Gratia öğretisinin kurtuluş doktrini açısından taşıdığı öneme dikkat çekilmektedir. İlk dönem Hıristiyanlığının belirleyici akımlarından biri olan Gnostisizm çerçevesinde Basilides&apos;in ahlak anlayışına değinildikten sonra, &quot;günah ile kurtuluş&quot; doktriniyle tanınan Frankistler hareketi ele alınarak dini düşüncenin uç yorum biçimleri tartışılmıştır.  Farklı Hıristiyanlık tasavvurlarını tarihsel, teolojik ve düşünsel boyutlarıyla görünür kılmayı amaçlayan bu kitap, hem uzmanlara hem de alanla  ilgilenen okuyuculara yeni perspektifler sunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58bbecf4-a152-43e0-8eb3-d9d6a85b61f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hıristiyan Teolojisinde Triteizm Üç Tanrıcılık</image:title>
            <image:caption>Hristiyan düşünce tarihinin en tartışmalı ve en az anlaşılan başlıklarından biri olan Triteizm, çoğu zaman yalnızca bir &quot;yanlış inanç&quot; etiketiyle anılmış; ancak kökenleri, fikri zemini ve tarihsel gelişimi yeterince derinlemesine incelenmemiştir. Bu kitap, Triteizmin arka planında yer alan felsefi düşünce birikimini, kilise babalarının mirasını ve Orta Çağ&apos;ın entelektüel atmosferini titizlikle analiz ederek bu ihmal edilmiş başlığı yeniden gündeme taşımaktadır.  Eserde, Triteizmin şekillenmesinde Aristotelesçi metafiziğin, öz-töz ayrımlarının ve erken dönem Hristiyan teolojisindeki birlik-çokluk tartışmalarının belirleyici etkileri ele alınmaktadır. Bunun yanında, Triteizmin en önemli temsilcilerinden John Philoponus ile Compiegne&apos;li Roscelin&apos;in hayatı, düşünce dünyası ve Tanrı tasavvurları tarihsel bağlamı içinde incelenmekte; her iki figürün hem klasik teolojiye meydan okuyan yönleri hem de kendi dönemlerinde doğurdukları teolojik ve kurumsal krizler kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir.  Elinizdeki kitap, yalnızca bir heterodoksi hikâyesi sunmuyor; aynı zamanda Hristiyanlıkta Tanrı&apos;nın birliği ve üçlüğü meselesinin ne denli karmaşık, çok katmanlı ve felsefi açıdan zengin olduğunu gözler önüne seriyor. Triteizmin, basit bir sapkınlık kategorisinin çok ötesinde, erken Hristiyan düşüncesinin sınırlarını zorlayan özgün bir entelektüel çaba olduğunu ortaya koymaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e1e22c-45c2-4977-b06a-c044c7b0e0c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşamcılar</image:title>
            <image:caption>Yazı hayatı 1910’lu yıllarda başlayan Osman Cemal Kaygılı, Türk edebiyatında, Cumhuriyet&apos;in erken dönemindeki şehir yaşamını, halk kültürünü ve gündelik hayatın mizahını ustalıkla yansıtan isimlerin başında geliyor. Tiyatro oyunu, roman, araştırma, anı gibi birçok edebi türde eser vermiş olan Kaygılı, özellikle İstanbul’un sokaklarını, kahvehanelerini, esnafını ve sıradan insanlarını canlı bir gözlem gücüyle anlatmış, döneminin mizah basınında yer alan yazılarıyla halk dilini edebiyata taşımıştır ve bu yönüyle hem bir halk anlatıcısı hem de İstanbul folklorunun titiz bir kayıtçısı olarak anılmaktadır. Onun eserlerinde görülen mizah, yalnızca gülmece unsuru değil, aynı zamanda alt sınıfların hayata tutunma biçimidir. Kaygılı, bir “şehir halkbilimcisi” titizliğiyle yaptığı gözlemler aracılığıyla okuruna İstanbul’un taşralı kalmış yüzünü gösterirken, bir yandan da Batı tiyatrosunu, müziğini ve edebiyatını yakından takip ederek edindiği derin bilgisini geleneksel ve çağdaş kültürel öğeleri bir arada yorumlayarak eserlerine yansıtmıştır.
Yazarın bizzat kendi anılarından yola çıkarak kaleme aldığı, 1930’lar İstanbul’unun akşamcılarını kaydettiği, hem kurmaca hem gerçekçi öğeler içeren Akşamcılar – Eski Bir Akşamcının Defterinden, bir dönemin sofra adabına, edebiyat ve müzik zevkine, renkli “âlemlerine” tutulan bir ayna niteliği taşıyor. Elinizdeki kitap, Son Telgraf gazetesinde 1937-1938 yıllarında tefrika edilen yazılar ile daha evvel basılmış nüshalar karşılaştırılarak hazırlanmıştır.
“Bu topiği sen mi yapıyorsun, yoksa mayrik mi?”
“Mayrik yapoor, ben satoorum!”
“Öyleyse haydi sat bakalım da görelim!”
Herif eline kutusunu alır, bağırarak dolaşmaya başlar:
“Hani ya baharlıdır topik! Zencefillidir, şekerlidir topik!”
Yeni gelmiş ve daha ilk kadehini yuvarlamamış olan balıkçı kılıklı,
posbıyıklı, yaşlı bir Ermeni:
“Zo çıldırdın sen, yoksam alay edoorsun, topiğin zencefillisi, şekerlisi oloor!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/954e2aab-5dd1-4b9f-8c40-cbf192f61e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambessa</image:title>
            <image:caption>ARCANE: LEAGUE OF LEGENDS EVRENİNDEN –NETFLIX’TEKİ ÖDÜLLÜ ANİMASYON SERİSİNDEN– DAHA ÖNCE HİÇ ANLATILMAMIŞ BİR HİKÂYE GELİYOR:
AMBESSA MEDARDA’NIN GÜCE YÜKSELİŞİNİN HİKÂYESİ.
 
Medarda her şeyin üstündedir.
 
Savaşçı, general, anne. Ondan korkulur çünkü Medarda ailesi, söz ko­nusu şan ve ihtişam olduğunda rakip tanımaz. Ambessa ordulara ve fe­tihlere öncülük etmiştir. Efsanevi yaratıklar öldürmüştür. Rütbesi yük­selirken ağır bedeller ödemiştir. Ve bunların karşılığında da ödüllendi­rilmiştir: Ölüm diyarına girmiş ve ona geniş Noxus İmparatorluğu’nun tahtında kendisini gördüğü bir vizyon bahşedilmiştir.
İmparatorluğu yönetmeden önce, kendi klanının başına geçmek zorun­dadır. Ancak bu unvan, kuzeni ve bir zamanlar en güvendiği dostu olan Ta’Fik tarafından da talep edilmektedir. Ta’Fik, Ambessa’nın kanlı geç­mişinin günahlarını biliyordur. Ve onun yükselmesine asla izin vereme­yeceğini de.
 
Medardaların ruhu için bir savaş başlayacak.
 
Ama savaş yalnızca savaş meydanlarında verilmeyecek. Ambessa’nın kızı Mel, herkesin kalbinin etrafındaki duvarları kolaylıkla yıkabilen bir zekâya sahiptir ve bu yeteneğini annesi için kullanacaktır. Oysa Ambes­sa, onda sadece ölümcül içgüdülerden yoksun bir çocuk görüyordur.
Ailesi tarafından ihanete uğrarken, düşmanları her yandan yaklaşırken ve görünmez güçler gölgelerde hareket ederken, her gün bir öncekinden daha tehlikeli hâle gelir. Ama Ambessa boyun eğmeyecektir. Dünyayı yakıp kül etmeye bile razıdır, yeter ki hak ettiği yeri alabilsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c555fa6-2634-4f91-8209-ecef8c364027.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambessa (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>ARCANE: LEAGUE OF LEGENDS EVRENİNDEN –NETFLIX’TEKİ ÖDÜLLÜ ANİMASYON SERİSİNDEN– DAHA ÖNCE HİÇ ANLATILMAMIŞ BİR HİKÂYE GELİYOR:
AMBESSA MEDARDA’NIN GÜCE YÜKSELİŞİNİN HİKÂYESİ.
 
Medarda her şeyin üstündedir.
 
Savaşçı, general, anne. Ondan korkulur çünkü Medarda ailesi, söz ko­nusu şan ve ihtişam olduğunda rakip tanımaz. Ambessa ordulara ve fe­tihlere öncülük etmiştir. Efsanevi yaratıklar öldürmüştür. Rütbesi yük­selirken ağır bedeller ödemiştir. Ve bunların karşılığında da ödüllendi­rilmiştir: Ölüm diyarına girmiş ve ona geniş Noxus İmparatorluğu’nun tahtında kendisini gördüğü bir vizyon bahşedilmiştir.
İmparatorluğu yönetmeden önce, kendi klanının başına geçmek zorun­dadır. Ancak bu unvan, kuzeni ve bir zamanlar en güvendiği dostu olan Ta’Fik tarafından da talep edilmektedir. Ta’Fik, Ambessa’nın kanlı geç­mişinin günahlarını biliyordur. Ve onun yükselmesine asla izin vereme­yeceğini de.
 
Medardaların ruhu için bir savaş başlayacak.
 
Ama savaş yalnızca savaş meydanlarında verilmeyecek. Ambessa’nın kızı Mel, herkesin kalbinin etrafındaki duvarları kolaylıkla yıkabilen bir zekâya sahiptir ve bu yeteneğini annesi için kullanacaktır. Oysa Ambes­sa, onda sadece ölümcül içgüdülerden yoksun bir çocuk görüyordur.
Ailesi tarafından ihanete uğrarken, düşmanları her yandan yaklaşırken ve görünmez güçler gölgelerde hareket ederken, her gün bir öncekinden daha tehlikeli hâle gelir. Ama Ambessa boyun eğmeyecektir. Dünyayı yakıp kül etmeye bile razıdır, yeter ki hak ettiği yeri alabilsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134518</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf3ef5d1-2a66-461d-9c22-d9cfbc9e433a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Suikast: Bir Önder Göker Macerası</image:title>
            <image:caption>Selim Erdoğan’dan, Sabotaj: Anadolu’da Hazin Bir Komplo Öyküsü’nden sonra yine güncel meselelerle harmanlanmış usta işi bir kara mizah romanı.
 
Eski polis, yeni dedektif M. Önder Göker ile tanışın. Hayattaki öncelikleri basit: Zeytinburnu’ndaki ofisinin kirasını denkleştirmek, sabahları Şen Pastanesi’nden zeytinli açmasını almak ve modifiyeli arabasına gözü gibi bakmak. Elti, kayınço ve kaçak âşıkların peşinde koştuğu işlerden sıdkı sıyrılmışken bir gün ofisinden içeri güzeller güzeli Bilgehan Bleda girer ve Önder’in sıkıcı dünyası hep özlemini çektiği aksiyona sonunda kavuşur.
 
Önder, babasının katilini arayan bu gizemli ve çekici kadına yardım edeyim derken kendini suikastların, gizli örgütlerin ve “derin” sorguların ortasında bulur. Artık hem postunu deldirmeden hem de Honda Civic’ini çizdirmeden bu kumpastan sağ çıkmak zorundadır.
 
Önder Göker’in en zorlu sınavı başlıyor.
 
Vatanı kurtarmak hiç bu kadar karmaşık olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d21665-a6fe-4b32-adc3-2bd982b64812.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastamonulu Ahmed Ziyaeddin Efendi’nin Usulcülüğü</image:title>
            <image:caption>BÖLÜMLER 
1. Bölüm: Dr. Öğr. Üyesi Yunus YALÇIN tarafından kaleme alınmıştır. “Evliyâ Efendizâde Ahmed Ziyâeddin el-Efendi’nin Fıkıhçılık Yönü ve Hulâsatü’l-Efkâr İsimli Usûl Eserinin Fıkıh Literatüründeki Yeri” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde müellifin hayatı, ilmî şahsiyeti ve eserleri tanıtılmış; Hulâsatü’l-Efkâr’ın telif amacı, ilmî dayanakları ve literatürdeki konumu incelenmiştir. 
2. Bölüm: Dr. Öğr. Üyesi Yunus YALÇIN tarafından kaleme alınmıştır. “Evliyâ Efendizâde Ahmed Ziyâeddin Efendi’nin Hulâsatü’l-Efkâr’ında Hâs Lafızlarla İlgili Bölümün Değerlendirilmesi” başlığını taşımaktadır. Müellifin lafız teorisi içerisindeki “hâs lafızlar”a yaklaşımını konu edinmektedir. Hanefî usûl geleneğindeki benzer görüşlerle karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. 
3. Bölüm: Dr. Öğr. Üyesi Ramazan AKSOY tarafından kaleme alınmıştır. “Evliyâ Efendizâde Ahmed Ziyâeddin Efendi’nin Hulâsatü’l-Efkâr’ında İstinbat Metotları (Lafızların Tâbi Tutulduğu Vecihler)” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde müellifin Kur’an ve sünnet lafızlarından hüküm çıkarma yöntemleri ele alınmış; “vücûhu’n-nazm”, “vücûhu’l-beyân”, “vücûhu’l-isti‘mâl” ve “vücûhu’lvukûf” kavramları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. 
4. Bölüm: Dr. Öğr. Üyesi Abdullah ERDEM tarafından yazılmıştır. “Evliyâ Efendizâde Ahmed Ziyâeddin Efendi’nin Usûl Düşüncesi (Meşrûât, Sünnete Ait Konular, Naslar Arası Teâruz, Beyan Teorisi ve Ef‘âl-i Nebî)” başlığını taşımaktadır. Müellifin şer‘î deliller arasındaki ilişkiye, sünnetin bilgi değeri ve beyan teorisine dair görüşleri değerlendirilmektedir. 
5. Bölüm: Doç. Dr. Ramazan ÇÖKLÜ tarafından kaleme alınmıştır. “Evliyâ Efendizâde Ahmed Ziyâeddin Efendi’nin Usûl Düşüncesi (İcmâ, Kıyas, İçtihad, Ahkâm, Ehliyet, Haramlar ve Çeşitli Meseleler)” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde müellifin içtihat, kıyas, icmâ ve ahkâm teorisine dair tahlilleri, klasik usûl kaynaklarıyla karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e70359ae-97fc-4a72-bdd6-473831a8e43a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ten Alfabesi</image:title>
            <image:caption>“Ne çok laf kalabalığı yapmışım, ne beter ahkâm kesmişim, başıma gelecekleri bilir gibi nasıl yazmışım yıllar önce. Özgür müyüm şimdi ben? Bunaklığa mahkûm edilmiş özgür bir vatandaş.”
Adalet ve hakikat arayışındaki Ferit, gazetede yayımlanan bir yazısının ardından gözlerini Koza’da açar. Ne gerçekten bir hastanedir burası ne de bütünüyle bir cezaevi… İkisinin arasına yerleşmiş bu tuhaf yapı, devletin şefkat ve tahakküm arasındaki çizgiyi nasıl incelttiğini gözler önüne serer. İyileştirme söylemleriyle kapatılmış kapıların ardında, özgürlüğün nerede bittiğini ve itaatin nerede başladığını ayırt etmek gitgide güçleşir.
İlk romanıyla Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün sahibi olan M. Özgür Mutlu, Ten Alfabesi’nde görünmez tel örgülerin içinde yaşarken sınırların farkına varan insanların hikâyesini anlatıyor. Devletin, bedeni ve zihni aynı anda kuşatan iktidar biçimlerini, dilin sessizce nasıl dönüştüğünü ve özgürlüğün nasıl aşındığını ağır ağır ortaya koyuyor.
“İnandırıldığımız, tüm inandıklarımız kadar gerçek olmama ihtimalini göz ardı ettiğimiz bir yalan değil de ne özgürlük? Peşinden koştuğumuz, ucubeleşmiş bir fikir… Asla kendi vermediğimiz kararları, bize kendimizin verdiğini düşündürten, sonsuz sandığımız şehrin sokaklarında, fırtınaya tutulmuş bir tekne misali savrulduğumuz o büyük oyun alanını bize bahşeden saplantı. Söylenmekten eskimiş, yıpranmış, yavan bir sözcük.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597f441b-17b4-47c3-b309-a61d638bf503.jpg</image:loc>
            <image:title>Elektrikli Düşler Ajandası 2026 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik, siz ona inanmaktan vazgeçtiğinizde de ortadan kaybolmayan şeydir.”
-Philip K. Dick
Bazıları onu “Amerika’nın yerli Borges’i” olarak tanımladı, bazıları ise “gerçekliğin en büyük manipülatörü”. Ancak herkesin üzerinde uzlaştığı bir gerçek var: Philip K. Dick, 21. yüzyılı bizden önce yaşayan bir kâhindi.
İthaki Yayınları, 2026 yılında sizi “Elektrikli Düşler” görmeye davet ediyor.
Üstelik Ursula K. Le Guin’den William Gibson’a, Stanislaw Lem’den Jean Baudrillard’a, Robert Silverberg’den Kim Stanley Robinson’a kadar edebiyat ve düşünce dünyasının dev isimleri de bu yolculukta bizlere rehberlik ediyor.
Simülasyonun parçalandığı, kimliğin sorgulandığı ve gerçekliğin büküldüğü bir yıla hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c731bb5-61af-4535-bb2e-cc42b422eb72.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerleşmek Kökleşmek</image:title>
            <image:caption>İnsan sadece kendi içine, psişe-somasına yerleşme ihtiyacıyla doğmaz, etrafındaki nesnelerle olan ilişkilere ve insan-olmayan çevreye de yerleşme ihtiyacı duyar. Ve aslında bunlar birbirinden ayrılması mümkün olmayacak bir geçirgenlikte ve etkileşim hâlinde, beraber örülen ağlar şeklinde biçimlenir.
17.Psikanalitik Bakışlar Sempozyumu’na ait sunumların derlendiği bu kitap, insanın ruhsal-bedensel bir varlık olarak yerleşme ve kökleşme sürecini âdeta bir dokuma tezgâhında örülen yerleşim ağları ve onlar üzerinde şekillenen ipler gibi çokkatmanlı ve zorlu doğasıyla ele alıyor.
Kişinin ruhsal tezgâhında dokunan kendiliğinin ipleri, ilk yerleşim yeri olan ana rahminden ayrılışıyla beraber nasıl örülmeye başlar, ilmekler nasıl atılır, bağlanır, ipler bazen nasıl incelir, yıpranır veya kopar, sonra yeniden nerelerden bağlar kurulur ve ortaya kendine has desenler nasıl çıkar anlaşılmaya çalışılıyor. Kişinin içinde sarıp sarmalanmış, korunaklı hissedebildiği ve aynı zamanda geçirgen ve esnek de olabilen bir yerleşim mekânını dokuma yolculuğu, bu yolda bazen belki de bir müttefik arayışıyla kapıları çalınan psikanalistlerin ve psikanalist adaylarının gözünden anlatılıyor.
 
“Psikosomatik doğum hem bir travma hem de bir açığa çıkıştır. Anne bedeninin içindeki kaynaşmadan ayrışmanın travması ve var olmanın nefesiyle birlikte kendi özgün bireyliğinde bedensel-ruhsal bir varlığın açığa çıkışıdır. Alınan nefes bebeği kendisini kuracağı bir mekân-zaman içine “yerleştirir ve köklendirir”. Bebek o zaman kimliğinin tanığı olacak bir isim alır. Bu kimlik ailenin soyadıyla, genellikle babanın soyadıyla, kuşakları birleştirerek zamanın içinden geçen bir hikâyeye kök salar. Şimdi ve burada bedensel alana yerleşir, böylece zamana kök salar. Adı ve soyadıyla bir bölgenin ulusal kimliğine yerleşir ya da aile tarihiyle kültürel bir çeşitliliğe yerleşir. Bu köklerden doğan meyvelere yaşamının, ilişkilerinin ve yatırımlarının yörüngesinde anlam vermesi gerekecektir.”
BIANCA LECHEVALIER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce1d54ce-633e-41cb-ba55-e4fa12b8dda5.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü Beyin: Hareket Ettikçe Güçlenen Bir Beynin Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Kendinizi sık sık tükenmiş hissediyor musunuz? Depresyonun ağırlığı, DEHB’nin dağınıklığı ya da stresin bitmeyen baskısı hayatınızı zorlaştırıyor mu? Zihninizin biraz olsun toparlanmasını, hafızanızın güçlenmesini, yaratıcılığınızın yeniden canlanmasını ister misiniz?
Cevabınız evetse, sandığınızdan çok daha güçlü bir destek var: Hareket etmek.
Araştırmalar, düzenli egzersizin kişiye; sudokuya, bulmacaya ya da herhangi bir takviyeye kıyasla çok daha güçlü bir “beyin jimnastiği” sağladığını gösteriyor. Çünkü beyin durmaksızın değişiyor; yeni hücreler oluşuyor, bağlantılar kuruluyor ve her adımınız bu dönüşümü derinden etkiliyor.
 
İyi Hissetmenin Dayanılmaz Zorluğu’nun yazarı Anders Hansen Güçlü Beyin’de, basit bir yürüyüşün bile beyninizi nasıl “yükselttiğini” bilimsel ama akıcı bir dille anlatıyor. Zihninizi dönüştürmek düşündüğünüzden daha kolay. İlk adımı atmanız yeterli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c06ab04-414d-4f4c-bd2f-9867166b0e3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetişkinler İçin DEHB Rehberi – Odak, Üretkenlik ve Denge İçin 7 Temel İlke</image:title>
            <image:caption>DEHB’nizi yönetmeyin, onunla birlikte güçlenin!
 
DEHB’niz varsa ya da olduğundan şüpheleniyorsanız; yarım kalan işler, işe yaramayan alışkanlıklar ve bir türlü “kendinizi toparlayamama” hissi artık hayatınızın fonu hâline geldiyse, bu kitap tam size göre.
 
Kendisi de DEHB’li olan yetişkin DEHB psikiyatristi Dr. James Kustow, amacın yalnızca bu durumu “idare etmek” değil, onunla birlikte gelişmek ve kendi potansiyelinizi ortaya çıkarmak olduğunu anlatıyor. Bu çığır açan rehber, önce size özgü “DEHB profilini” keşfetmenize yardımcı oluyor; ardından hayatınızı sadeleştirmeniz, zihinsel “gürültüyü” azaltmanız vebeyin sağlığınızı güçlendirmeniz için adım adım ilerleyen yedi sütunlu bir plan sunuyor.
 
Yetişkinler İçin DEHB Rehberi, sadece kendi yolculuğunuz için değil, sevdiği birinin yaşadığı zorlukları anlamaya ve ona destek olmaya çalışan herkes için de güvenilir ve güçlü bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb9bf328-503d-4edf-a082-2e75870bfd3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Elit</image:title>
            <image:caption>Özel yeteneklerin ölümle cezalandırıldığı bir dünyada, hayatta kalmak için bazı kurallar vardır:
 
KİMSEYE GÜVENME.
 
Wren Darlington bütün hayatını saklanarak, özel yetenek­lerini geliştirerek ve Başkaldırı’ya yardım ederek geçirmiş­ti. Kıta’da Modifiye olmak idam anlamına geliyordu ve Wren yaşayan en güçlü Modlardan biriydi. Büyük bir dik­katsizlik sonucunda kendini düşmanın elinde bulan Wren, en elit eğitim programı olan Gümüş Blok’a katılmak zo­runda kalmıştı. Bu, ona düşmana içeriden saldırma fırsatı sunsa da aslında işi göründüğü kadar kolay değildi.
 
GERÇEK KİMLİĞİNİ SAKLA.
 
Gümüş Blok’ta eğitim ölümcül olabilirdi; özellikle de teh­likeli sırlar saklayan ve ölmesini isteyen insanlarla birlikte yaşamak zorunda kalan birisi için…
 
EN BÜYÜK DÜŞMANINA ASLA ÂŞIK OLMA.
 
Risk giderek artarken Wren kendisini kanıtlamak zorun­daydı ama bu, acımasız olduğu kadar karşı konulmaz bir çekiciliğe sahip Yüzbaşı Cross Redden gözünü onun üzerinden ayırmazken tahmin ettiğinden çok daha zor olacaktı. Bu sırada Modlar ve onları yok etmeye ant içen­ler arasındaki savaş gitgide daha sert bir hâl alıyordu. Wren’in karar verme vakti gelmişti: Ya kendini koruya­caktı ya da Kıta’yı korumak için tüm tehlikelere rağmen elinden geleni yapacaktı.
 
 
“Dani Francis, uzun zamandır okumayı heyecanla beklediğim romantik bir distopya kaleme almış. Tam anlamıyla hayran kal­dım!” —ALI HAZELWOOD
 
“Gümüş Elit, soluk soluğa okutan temposu ve unutulmaz karak­terleriyle tek oturuşta bitirilecek bir roman. Elinizden bırakama­yacaksınız.” —OLIVIA WILDENSTEIN
 
“Bu kitap bağımlılık yaratıyor. Sayfaları yeterince hızlı çevire­medim!” —L. K. STEVEN
 
“Francis, yarattığı evrenle aksiyonu bol bir kurgu sunarken, kusurlarıyla bile insanı kendine çeken, duygusal açıdan kat­manlı karakterler yaratıyor. Bu serinin devamı merakla bek­lenecek.” —PUBLISHERS WEEKLY
 
“Akademi ortamının büyüsü, sürekli artan bir gerilim ve yasak bir aşk… Gümüş Elit, okurların aradığı o romantik ve sürükleyi­ci duyguyu tam isabet yakalayan bir roman.” —BOOKLIST
 
“Cüretkâr, yüksek tempolu ve adrenalin yüklü bir distopik ilk roman.” —LIBRARY JOURNAL
 
“Tempo o kadar yüksek ki sayfalar kendiliğinden akıyor. Kurgu hem heyecan verici hem de
bağımlılık yaratıcı… Her bölümü sonrasında ne olacağını öğrenmek için merakla oku­yacaksınız.”
—PASTE
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4629ab96-9482-413c-a701-21aa85f34db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Elit (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Özel yeteneklerin ölümle cezalandırıldığı bir dünyada, hayatta kalmak için bazı kurallar vardır:
 
KİMSEYE GÜVENME.
 
Wren Darlington bütün hayatını saklanarak, özel yetenek­lerini geliştirerek ve Başkaldırı’ya yardım ederek geçirmiş­ti. Kıta’da Modifiye olmak idam anlamına geliyordu ve Wren yaşayan en güçlü Modlardan biriydi. Büyük bir dik­katsizlik sonucunda kendini düşmanın elinde bulan Wren, en elit eğitim programı olan Gümüş Blok’a katılmak zo­runda kalmıştı. Bu, ona düşmana içeriden saldırma fırsatı sunsa da aslında işi göründüğü kadar kolay değildi.
 
GERÇEK KİMLİĞİNİ SAKLA.
 
Gümüş Blok’ta eğitim ölümcül olabilirdi; özellikle de teh­likeli sırlar saklayan ve ölmesini isteyen insanlarla birlikte yaşamak zorunda kalan birisi için…
 
EN BÜYÜK DÜŞMANINA ASLA ÂŞIK OLMA.
 
Risk giderek artarken Wren kendisini kanıtlamak zorun­daydı ama bu, acımasız olduğu kadar karşı konulmaz bir çekiciliğe sahip Yüzbaşı Cross Redden gözünü onun üzerinden ayırmazken tahmin ettiğinden çok daha zor olacaktı. Bu sırada Modlar ve onları yok etmeye ant içen­ler arasındaki savaş gitgide daha sert bir hâl alıyordu. Wren’in karar verme vakti gelmişti: Ya kendini koruya­caktı ya da Kıta’yı korumak için tüm tehlikelere rağmen elinden geleni yapacaktı.
 
 
“Dani Francis, uzun zamandır okumayı heyecanla beklediğim romantik bir distopya kaleme almış. Tam anlamıyla hayran kal­dım!” —ALI HAZELWOOD
 
“Gümüş Elit, soluk soluğa okutan temposu ve unutulmaz karak­terleriyle tek oturuşta bitirilecek bir roman. Elinizden bırakama­yacaksınız.” —OLIVIA WILDENSTEIN
 
“Bu kitap bağımlılık yaratıyor. Sayfaları yeterince hızlı çevire­medim!” —L. K. STEVEN
 
“Francis, yarattığı evrenle aksiyonu bol bir kurgu sunarken, kusurlarıyla bile insanı kendine çeken, duygusal açıdan kat­manlı karakterler yaratıyor. Bu serinin devamı merakla bek­lenecek.” —PUBLISHERS WEEKLY
 
“Akademi ortamının büyüsü, sürekli artan bir gerilim ve yasak bir aşk… Gümüş Elit, okurların aradığı o romantik ve sürükleyi­ci duyguyu tam isabet yakalayan bir roman.” —BOOKLIST
 
“Cüretkâr, yüksek tempolu ve adrenalin yüklü bir distopik ilk roman.” —LIBRARY JOURNAL
 
“Tempo o kadar yüksek ki sayfalar kendiliğinden akıyor. Kurgu hem heyecan verici hem de
bağımlılık yaratıcı… Her bölümü sonrasında ne olacağını öğrenmek için merakla oku­yacaksınız.”
—PASTE
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21778157-921e-464f-bd57-1334ecbc9ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Atmosfer</image:title>
            <image:caption>Joan Goodwin, kendini bildi bileli yıldızlara tutkundu. Düşünceli ve içine kapanık yapısıyla Joan, Rice Üniversitesi’nde fizik ve astronomi profe­sörlüğü yaparak ve zeki yeğeni Frances’in teyzesi olarak yaşadığı hayatın­dan son derece memnundu. Ta ki NASA’nın, uzay mekiği programına katılacak ilk kadın biliminsanlarını aradığını bildiren ilanına denk gelene kadar. O andan sonra uzaya giden sayılı insandan biri olmak için yanıp tutuşmaya başladı.
1980 yazında binlerce başvuran arasından seçilen Joan, Houston’da­ki Johnson Uzay Merkezi’nde eğitime başladı. Ona, birbirinden yet­kin adaylardan oluşan sıradışı bir grup eşlik ediyordu: Top Gun pilotu Hank Redmond her durumda sakinliğini koruyabilen biliminsanı John Griffin; kimseyi memnun etmek gibi bir niyeti olmayan görev uzmanı Lydia Danes; kendi sırlarını taşıyan iyi kalpli Donna Fitzgerald; bir mo­toru onarabilecek, herhangi bir uçağı uçurabilecek yetenekte, çekici ve gizemli havacılık mühendisi Vanessa Ford.
Yeni astronotlar beklenmedik dostluklar kurup ilk uçuşlarına hazırlanır­ken Joan hiç tahmin etmediği bir tutkuya ve aşka kapı araladı. Bu ay­dınlanma üzerine Joan, evrendeki yerine dair bildiğini sandığı her şeyi sorgulamaya başladı.
Derken Aralık 1984’te, STS-LR9 görevi sırasında her şey birden altüst oldu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf59157-da09-4097-9a2e-1094e7330946.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırfır Fare ile İlk 100 Sözcüğüm (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fırfır Fare’nin hafta boyunca ne yaptığını merak ediyor musun? 
Pazartesi banyo günü. Salı günü alışverişe gidiyor. 
Bakalım Pazar günü ne yapacak? 
Fırfır Fare ile bir hafta geçirirken 100 sözcük öğrenmek ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf75628-3a8c-4ae2-9d1a-45d6fdc6d663.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen De Oyna - İş Makineleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İt, çek, çevir, kaydır! Bu etkileşimli kitapla, inşaat alanlarında kullanılan makineleri tanımaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1ff0939-95cc-41b0-b061-a5a5ed5688ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen De Oyna - Traktörler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İt, çek, çevir, kaydır! 
Bu etkileşimli kitapla, tarımda kullanılan makineleri tanımaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8242c2e8-bda5-451a-8502-1ead6cdd7b81.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Macerasi – Kaz, Bul, Keşfet! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>BÜYÜK DİNOZOR MACERASINA HOŞ GELDİN! KAZI ALANLARINDA ÇALIŞAN FOSİLBİLİMCİLERE KATIL VE FOSİLLERİN GEÇMİŞ HAKKINDA BİLGİ EDİNMEMİZE NASIL YARDIMCI OLDUĞUNU GÖR. 
Dinozorların sırlarını ortaya çıkarmak ve milyonlarca yıl önce Dünya’da dolaşan bu ilginç hayvanlar hakkında her şeyi öğrenmek için ısıyla şeffaflaşan siyah alanları “kaz ve keşfet”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c93bfe-0562-4b0f-a7e9-f191615ffa39.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfkeliyim!</image:title>
            <image:caption>Ne kadar sevimli bir kedi, değil mi? Öyle ama sen yine de dikkat et. Çünkü o çok, çok öfkeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b837493-fe46-4337-afc1-af3ea6268dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>İlkler ve Sonlar – Mevsimler Değişirken</image:title>
            <image:caption>Baharın geldiğini nereden anlarız? Peki ya kışa ne zaman veda ederiz? Parkta piknik yaparken veya yazın taze sıkılmış limonlarla yapılan limonatayı içerken hem yeni hem tanıdık şeylere merhaba deriz ve bir mevsimden diğerine geçmenin sevincini yaşarız. Fakat bir yandan, bazı şeyleri son defa yapmanın buruk hissi de eşlik eder bize. Mesela altın sarısı bir sonbahar gününde son defa çimleri biçeriz, kışın ilk haftalarında güneye doğru uçan son kazları seyrederiz. Mevsim değişikliklerini nasıl kutlarsanız kutlayın, her yıl bir mucize gibi gelir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/928bff4d-2a97-404c-94d3-ecc0adb6d03d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış Kuşu</image:title>
            <image:caption>Bülbülün kanadı kırılmıştı. Bu nedenle, kışı geçirmek üzere güneye uçamamıştı. Şimdi ne yapacaktı? Buz gibi kış günlerini, gecelerini nasıl geçirecekti... Ama bülbülün henüz bilmediği bir şey vardı: Asla yalnız kalmayacaktı. 
Hayatın zorluklarıyla beraber baş edebilmek, umut ve dayanışma hakkında şiirsel bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df203c8f-f684-46ca-a249-cdc093cf0fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Paleontoloji</image:title>
            <image:caption>Paleontoloji, yani fosil bilimi, eski dönemlerdeki yaşamı inceler. Henüz insanların olmadığı dönemler bile paleontolojinin çalışma alanına girer! Paleontoloji, dinozorlar hakkında bilgi edinir ve dünyanın eskiden nasıl göründüğünü anlamak için fosilleri inceler. Geleceğin paleontologları bu kitapta fosillerin nasıl oluştuğuna, nerelerde bulunabileceğine ve bize geçmiş hakkında neler söyleyebileceğine dair çok şey öğrenecek! 
Eğlenceli etkinlikleri ve yalın anlatımıyla bu kitap belki de ömür boyu sürecek bir yolculuğun ilk adımı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620565a3-05c9-4ae2-aad0-f48c9e35c466.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı İşaretlerin Gizemi – Renkli Hikayelerle Okuyorum</image:title>
            <image:caption>Kocaman ormanda, tüm hayvanlar birlikte yaşardı. Ta ki bir sabah Ulu Meşe’nin gövdesinde kırmızı bir işaret belirene kadar... 
Kirpiler “Saldırıya uğradık!” diye bağırdı. Ağaçkakanlar “Kim yaptı bunu?” diye haykırdı. Küçük tartışmalar hızla büyüdü. 
Ama belki de hiçbiri suçlu değildi. Artık kavga etmeyi bırakıp birlikte çözüm bulmanın zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de692e45-e2b5-433e-aa8b-74e68b600303.jpg</image:loc>
            <image:title>The Sistem</image:title>
            <image:caption>Eğitim Sistemi adıyla bildiğimiz uygulamalar Sanayi Devrimi için ihtiyaç duyulan toplum yapısını oluşturacak kararlar üzerine inşa edilmiştir. Endüstrileşmeden, istatistik biliminden, standartlaşmadan, ortalamacı anlayıştan, zekâ testlerinden, sıralama tutkusundan etkilenmiş ve kapitalizm tarafından misyonu değiştirilmiştir.   Tüm dünyadaki eğitim sistemleri, bilimin beynimizin nasıl çalıştığına dair bulguları ve teknoloji çağında yaşıyor olduğumuz gerçeği ile çelişmektedir. İki yüzyıldır idealleştirilen ortalama insan anlayışından kurtulmanın yolu, kişinin kendini eğitmesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/968c6920-9a5b-4c05-ae34-d14fbaea6be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela’nın Büyülü Bileziği – Saat Kulesinin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Hayvanlarla konuşmanıza olanak sağlayan büyülü bir bileziğiniz olsa ne yapardınız? 
Okuldaki gizemli saat kulesinde bir şeyler oluyor… Ela, sihir yeteneğinin ve cesur kalbinin yardımıyla bu gizemi çözebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1f33ec-87dc-4275-88fb-3059e7d70ca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıra İktisadi Zaferde - İzmir’de İlk Türkiye İktisat Kongresi ve Sergisi Albümü - 1923</image:title>
            <image:caption>“Siyasi ve askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferle taçlandırılmazsa semereleri payidar olamaz. ”Gazi Mustafa Kemal Paşa, 17 Şubat 1923 günü İzmir’de başlayan Türkiye İktisat Kongresi’nin açılış konuşmasında temsilcilere bu sözlerle seslendi. Milli Mücadele’nin askeri cephesinin zaferle sonuçlandırıldığı, siyasi olarak ise Lozan müzakerelerine kapitülasyonların kaldırılması tartışmasıyla ara verilmek zorunda kalınan bir dönemde yapılan kongrenin ana hedefi Batı dünyasına iktisadi bağımsızlıktan hiçbir şekilde vazgeçilmeyeceği mesajını göndermek ve iktisadi kurtuluşu ve iktisadi egemenliği ifade eden Milli İktisat siyasetini hayata geçirmekti. Y. Doğan Çetinkaya tarafından hazırlanan bu çalışma,17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında yapılan kongrede Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın nutkunun tam metniyle birlikte Zafer Toprak, Y. Doğan Çetinkaya ve Tünay Aras’ın kongrenin esasları ve Meclis’te ve dönem basınında yapılan tartışmalar üzerine makaleleri ile ilk kez yayımlanacak Türkiye İktisat Kongresi Sergisi’ne ait fotoğraf albümünü kapsıyor. Kitap, kongre çalışmaları ve sergiye katılan yerli girişimcilerin iktisadi faaliyetlerine dair önemli bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8daf64e-cd19-4de1-b014-220b1187f4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin En Güzel Tarihi</image:title>
            <image:caption>Neden hâlâ filozoflardan söz ediyoruz? Çünkü her çağ, kendi anlam krizini aşmak için düşünceye geri dönmek zorundadır. Geleneksel idealler ister ruhani, ister ulusal, ister devrimci olsun artık çoğu kişi için yaşama yön verecek güçte değil. Kaderimizin elimizden kaydığı duygusu, hiç olmadığı kadar derin. Bu koşullar altında hayatımıza yeniden bir yön tayin etmede felsefeden medet umabilir miyiz? Öyleyse, nereden başlamalı? Luc Ferry, Claude Capelier ile kurduğu diyalogda düşüncenin Antikçağ’dan bugüne beş büyük evresini izliyor: Yunanlılar kurtuluşu kozmosta gördükleri uyumda, Ortaçağ inançta aradı; Rönesans hümanizmi keşfetti, modernite aklın sınırlarını sorguladı. Peki ya şimdi? Ferry’nin önerisi ne inanca ne ideolojiye yaslanan, aklın berraklığına ve insani bağlara dayanan yeni bir sevgi hümanizmidir. Her zaman olduğu gibi, felsefeyi bir soyutlama değil, yaşama sanatı olarak ele alan Ferry’nin “laik maneviyat” dediği bu yaklaşım şunu vurgular: Anlam, dogmalarda değil, kendi için düşünmeye cüret etme ve sevme kapasitesinde aranmalıdır. Geçmişin büyük fikirlerini bugünün kaygılarıyla buluşturan Felsefenin En Güzel Tarihi insanın kendini, çağını ve kaderini anlamak için çıktığı en uzun yolculuğun hikâyesi – ve bu yolculuk henüz bitmiş değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b97d42a-8241-4abc-999a-730fed63e10c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim – Cilt 2: 1918-1922</image:title>
            <image:caption>Gazeteci Ahmet Emin Yalman’ın çocukluk yıllarından Mondros Mütarekesi’ne kadar olan dönemi anlattığı anılarının birinci cildi, yazarın İttihat ve Terakki üyeleriyle beraber tutuklandığı döneme kadar gelmişti. İkinci cilt Ahmet Emin Bey’in, Damad Ferit Paşa hükümeti tarafından Kütahya’ya sürgüne gönderilmesiyle başlıyor. Üç ay sonra sürgünden İstanbul’a dönen Ahmet Emin Bey, İzmir’in işgalinin ardından hızla büyüyen Milli Mücadele’ye Vakit gazetesine yazdığı yazılarla destek olmaya devam eder. 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgaliyle İngilizler tarafından Malta’ya gönderilir. Anılarının büyük kısmını, yaklaşık iki yıl süren ve nazırlarla, mebuslarla, gazetecilerle geçen bu sürgün günleri oluşturur. Malta’dan kurtulur kurtulmaz “Memleketin ortasında kurulan yepyeni âlemi mutlaka kendi gözlerimle görmeliyim” diyerek Ankara’ya giden Ahmet Emin Bey, burada Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa, Rauf Bey ve Yusuf Kemal Bey’le mülakatlar yapar. Yazar, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayat hikâyesini anlattığı ilk gazeteci olur. Ankara’dan Batı Cephesi’ne savaş muhabiri olarak gider ve cephe izlenimlerini Vakit gazetesinde okurlarına aktarır. Basın tarihimizin önemli figürlerinden Ahmet Emin Yalman’ın 1918-1922 yıllarını kaleme aldığı anılarının bu cildi, bir gazetecinin mütareke döneminde Malta’ya sürülenler hakkındaki tanıklıkları ve Milli Mücadele’ye hem Ankara hem de cephe hattından yaptığı değerlendirmeleri açısından özel bir önem taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52349f37-379c-4339-9964-088bc0af5335.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Tohum</image:title>
            <image:caption>Anthony Burgess bu çok katmanlı karşı-ütopyacı romanında karanlık bir yakın gelecek vizyonu ortaya koyar. Sonuçları küresel ölçekte hissedilen aşırı nüfus artışının yol açtığı kıtlık ve açlık Birleşik Krallık’ı da etkisi altına almış, yamyamlık ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Hükümet ise nüfus artışına çözüm olarak eşcinselliği ve kısırlaştırma operasyonlarını teşvik etmekte, düzmece savaşlara başvurmaktadır. Burgess, T. R. Malthus’un nüfus kuramını hicvederek, doğum oranını kontrol etmeye girişmek gibi aşırı önlemlerin beyhudeliğine işaret eder. Kaosun hüküm sürdüğü, ahlakın muğlaklaştığı bu dünya, okuru uygarlığın kırılganlığına ve insanın sınırlarına dair nahoş gerçeklikle yüzleştirir. IV. yüzyılda yaşamış heretik keşiş Pelagius ile çağdaşı Aziz Augustinus arasındaki ihtilaf romanın ana eksenini oluştururken, tarihin döngüselliği de sık sık vurgulanır. Pelagius insanın doğasının özünde iyi olduğunu ve insan iradesinin özgürlüğünü savunur. Augustinus’a göre ise her türlü iyilik Tanrı’dan gelir ve Tanrı’nın iradesinin her insan için belirlediği yazgıyı hiçbir şey değiştiremez. Tarih de bu iki karşıt görüşün ağır bastığı evrelerle, ikisi arasındaki bir ara evrenin sürekli yinelenmesinden ibarettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff8fc413-4ba8-4a03-afb7-5d2fc4830f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Tohum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anthony Burgess bu çok katmanlı karşı-ütopyacı romanında karanlık bir yakın gelecek vizyonu ortaya koyar. Sonuçları küresel ölçekte hissedilen aşırı nüfus artışının yol açtığı kıtlık ve açlık Birleşik Krallık’ı da etkisi altına almış, yamyamlık ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Hükümet ise nüfus artışına çözüm olarak eşcinselliği ve kısırlaştırma operasyonlarını teşvik etmekte, düzmece savaşlara başvurmaktadır. Burgess, T. R. Malthus’un nüfus kuramını hicvederek, doğum oranını kontrol etmeye girişmek gibi aşırı önlemlerin beyhudeliğine işaret eder. Kaosun hüküm sürdüğü, ahlakın muğlaklaştığı bu dünya, okuru uygarlığın kırılganlığına ve insanın sınırlarına dair nahoş gerçeklikle yüzleştirir. IV. yüzyılda yaşamış heretik keşiş Pelagius ile çağdaşı Aziz Augustinus arasındaki ihtilaf romanın ana eksenini oluştururken, tarihin döngüselliği de sık sık vurgulanır. Pelagius insanın doğasının özünde iyi olduğunu ve insan iradesinin özgürlüğünü savunur. Augustinus’a göre ise her türlü iyilik Tanrı’dan gelir ve Tanrı’nın iradesinin her insan için belirlediği yazgıyı hiçbir şey değiştiremez. Tarih de bu iki karşıt görüşün ağır bastığı evrelerle, ikisi arasındaki bir ara evrenin sürekli yinelenmesinden ibarettir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/086c2558-0ae7-44b7-a4aa-57c9ec9bbe45.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Ülkenin Kaplanları</image:title>
            <image:caption>1917’de, işgal altındaki Kore’nin karlı dağlarında ailesinin karnını doyurmak için avlanan bir avcı, genç bir Japon subayını ve birliğini kaplan saldırısından kurtarır. Bu karşılaşma yarım asır sürecek, onlarca insanın kaderini etkileyecek olaylar silsilesinin başlangıcı olur. Öte yandan henüz küçük bir kız olan Jade, hizmetçilik yapmak için kapısını çaldığı Madam Silver’ın kurtizanlık okulunda bulur kendini. Bu sırada sokaklarda dilencilik ve yankesicilikle hayatta kalmaya ça¬lışan öksüz bir çocukla, JungHo’yla tanışacaktır. PyongYang’ın şaşaalı kurtizan okulu odalarından günbegün modernleşen Seul’ün göz alıcı kafelerine, kuzey rüzgârlarının estiği ormanlardan Mançurya’nın savaş meydanlarına Küçük Ülkenin Kaplanları, kendilerinin ve uluslarının kaderini ellerine almaya çalışan birbirinden renkli karakterlerin etkileyici hikâyesini ilmek ilmek dokuyor. Arkadaşların düşman, düşmanların kurtarıcı olduğu, kahramanların yargılandığı ve kaplanların şekilden şekle girdiği Juhea Kim’in bu ilk romanı, dünya çapında ilgi gördü ve on dört dile çevrildi. “Küçük Ülkenin Kaplanları, içtenlikle yazılmış, dokunaklı anlarla dolu bir roman.” –NPR “Sürükleyici, görkemli... Roman boyunca dünya siyaseti hakkında yapılan gözlemler, okura tarih bilinci aşılıyor... Karmaşık ve birbirinden ilginç karakterler de cabası.” Los Angeles Times “20. yüzyıl Kore tarihini yeniden canlandıran, unutulmaz karakterlerle dolu edebi bir başyapıt.” Kirkus Reviews “Sarsıcı ve etkileyici bir okuma deneyimi sunarken mekânın ve zamanın şartlarını gözler önüne seren samimi fakat aynı zamanda politik yankıları olan bir roman.” –Chicago Review of Books</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24bdf22d-b0a2-4869-8ee9-c04f5f29f970.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandalım Geliyor Varda</image:title>
            <image:caption>“Şimdi burada size vaktiyle başımdan geçmiş olan deniz maceralarının hepsini birden anlatacak değilim. Bu yazımda size yine başımdan geçmiş tek bir macera anlatacağım ki bu ötekiler gibi korkunç değil, bilakis çok hoş, çok tatlı, oldukça eğlenceli ve kolay akla fikre gelmeyecek olan bir maceradır. Dinleyin şimdi benden, gençlik yaşımda başımdan geçmiş olan o tatlı, bal gibi deniz hikâyesini!” 
Eserlerinde İstanbul’un kenar mahallelerinde yaşayan sıradan insanların başlarından geçen eğlenceli, renkli ve bazen de trajikomik olayları bir gözlemci sıfatıyla anlatan Osman Cemal Kaygılı’nın en başarılı olduğu edebi türün hikâyecilik olduğu kabul edilir. İki uzun hikâyeden oluşan Sandalım Geliyor Varda, Osman Cemal’in 1938 yılında yayımlanan son hikâye kitabıdır. Kitaba adını veren “Sandalım Geliyor Varda” hikâyesinde, Haliç’te sandal sefası yapan anlatıcı kahraman ile genç bir kız arasında başlayan ve Tevfik Fikret, Ahmet Haşim, Yahya Kemal şiirleri ve şarkıları eşliğinde devam eden, neşe ve hüznün iç içe geçtiği bir aşk macerası anlatılır. İlk kez 1925 yılında yayımlanan “Tekin Olmayan Kedi”de ise yaramaz kedileri Sarman’dan kurtulmak isteyen bir çiftin başından geçen trajikomik olaylar hikâye edilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dee1d57-aa93-44dc-b2ab-0bf840d5723b.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare Okumaları</image:title>
            <image:caption>Shakespeare Okumaları, Ataol Behramoğlu’nun Shakespeare oyunları üzerine 2017-2021 yılları arasında kaleme aldığı ve çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazısını bir araya getiriyor. Yazılarının temel hedefini Shakespeare üzerine ezbere ve tekrara düşmeden düşünebilmek, onun oyun yazarlığını elden geldiğince içselleştirebilmek olarak belirleyen Behramoğlu, çalışırken var olan Shakespeare araştırmalarından, bilgi hazinesinden yararlanıp destek almaktansa kişisel izlenimlerini, sorularını, beğeni ya da eleştirilerini dile getirmeyi yeğliyor. Bu açıdan Shakespeare Okumaları, ülkemizin en değerli ozanlarından birinin, dünyanın en değerli ozanlarından biriyle ozanca sohbeti bir anlamda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/517635cd-6d6d-449b-8b7f-c3660117ba21.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizmin Yansımaları: 20’li Yıllarda Türkiye</image:title>
            <image:caption>Bir ulusun modernleşme serüveni: umut, çatışma ve yeniden doğuş. “Modernizmin Yansımaları” kitap dizisi, Türkiye tarihini onar yıllık dönemler üzerinden tartışmaya açan kapsamlı bir araştırma serisidir. Her cilt, kendi döneminin siyasal, ekonomik, kültürel ve mekânsal dönüşümlerini ele alırken, modernleşme sürecini yalnızca devlet politikalarıyla sınırlı görmeyip, gündelik hayatın tüm katmanlarına yayılan bir toplumsal deneyim olarak da yorumlamaktadır. Dizinin ortak yaklaşımı, modernizmi tek yönlü bir ilerleme anlatısı olarak değil, küresel etkilerle yerel dinamiklerin kesiştiği, kimi zaman hızlanan kimi zaman kesintiye uğrayan çok katmanlı bir dönüşüm olarak okumaktır. Bu bütüncül bakış, Türkiye’de modernleşme olgusunu ideolojik kalıpların ötesine taşıyarak hem tarihsel derinliği hem de eleştirel düşünmeyi canlı tutmayı amaçlamaktadır. 
 
Bu bağlamda “Modernizmin Yansımaları: 20’li Yıllar” kitabı, Cumhuriyet’in kurucu dönemine, modernleşmenin laboratuvar yıllarına odaklanmıştır. Cumhuriyet’in 1920’li yılları, yalnızca yeni bir devletin değil, modern bir yaşamın da kurulduğu eşik yıllarıdır. Bu nedenle “Modernizmin Yansımaları: 20’li Yıllar” kitabı, bu dönemi ideolojik anlatıların ötesinde; kentlerin, kurumların ve gündelik hayatın içinden okumaktadır. Mimarlıktan sinemaya, iktisattan kültür politikalarına uzanan disiplinlerarası yazılar, modernliğin Türkiye’deki özgün biçimlenişini aktarım, uyarlama ve direnme eksenlerinde incelemektedir. 

Kitap serimizin bu cildi, modernleşmenin merkezine insanı, toplumu ve mekânı birlikte yerleştirmiştir. Batı’dan alınan formların yereldeki dönüşümü, modernliğin hem bir umut hem de bir gerilim kaynağı oluşu tartışmaya açılmış ve geçmişi yüceltmeden, bugünü reddetmeden; modernleşme hikâyesini çok sesli, çoğul ve eleştirel bir bakışla yeniden anlatmayı hedeflemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/097931cb-4e93-49e8-8afd-2d837eaa06ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Devletin Ve Toplumsal Çöküşün Anatomisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, herhangi bir şekilde iktisat, felsefe, siyaset vb. eğitimi almamış doktor, avukat, hakim, savcı, öğretmen, pilot, hostes, süper market şefi, atölyedeki usta, küçük işyeri sahibi, hastabakıcı 
vb., “Benim ülkem nereye gidiyor? Ben, ülkemin nereye gittiğini nasıl anlayabilirim, ülkem için ne yapabilirim?” diye soran, bu sorunun cevabını arayan herkes için yazılmıştır. 
 
Bu kitap, “Ben geleceğe ümitle bakmak istiyorum; bana çizilen bu adaletsiz, eşitsiz hayatı kabul etmiyorum; özgürlüğüme müdahale edilmesini istemiyorum. Bilgim ve kapasitem ölçüsünde kaderimi kendim çizmek istiyorum.” diyen, içinden alev ve ateş fışkıran, yaratıcı özelliklerini hayata geçirmek isteyen gençler için yazılmıştır. 
 
Bu kitap, “Ben ne işe yarıyorum?” diyen, diyebilen, vicdanı olan ve vicdanından gelen sesi duyabilecek, iktidar ve muhalefetteki milletvekilleri için yazılmıştır. 
 

Bu kitap, bu ülkenin makûs talihini değiştirmek isteyen, bunun için ne yapması gerektiğini soran, bu sorunun cevabını arayan; Sèvres’e karşı çıkan, önüne konacak Sèvres Anayasası’na karşı çıkma cesaretine ve bilincine sahip olanlara yazılmıştır. Bu kitap, Türkiye’nin geleceğinin geçmişteki gibi olmasını istemeyen; bu ülkede özgürlük, adalet ve eşitliğin en büyük değerler olduğunu savunan insanlar için yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2bcf2b0-118e-45b1-8f48-b48ff1ba308b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelimeli Ajanda 2026</image:title>
            <image:caption>Farklı, Özenli, Eğlenceli: Kelimeli Ajanda 2026 
Nihavend, prelüd, allegro, prelüd, telkâri… Mahir Ünsal Eriş, sanatın her alanından yüzlerce kelimenin kökenine iniyor. Geçtiğimiz sene çok sevilen Kelimeli Ajanda, 2026 için yepyeni bir içerikle yeniden hazırlandı. Eriş, bu sefer her ay farklı bir sanat dalından kelimeler seçti, hepsinin dilimize gelene kadarki yolculuğunu takip etti, Ağaçkakan Yayınları da yayına hazırladı.  
Onlarca çeviri, makale, hikâye ve romanında senelerdir kelimelerle dans eden, yaşayan yaşamayan bütün alfabeleri birbirine çevirebilen, pek sevdiğimiz arkadaşımız Mahir Ünsal Eriş, 2026’da size kelimelerle eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c36e8b2-27cc-4779-aac4-c10bdc4df434.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Kıyısındaki Yengeç</image:title>
            <image:caption>Yervant Gobelyan’ın 1998 yılında Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Memleketini Özleyen Yengeç ve Gıyanki lusantsken [Yaşamın Kıyısından] adlı öykü kitapları, yıllar sonra ilk kez tek ciltte bir araya geliyor! Yazarın ölümünün 15. yılı münasebetiyle hazırlanan bu eser, Gobelyan’ın çeşitli yayınevleri tarafından yayımlanmış, dönemin dergi ve gazetelerinde kalmış ya da unutulmaya yüz tutmuş öykülerini bir araya getiriyor. Bu öykülerde Gobelyan’ın sade, içten ve yer yer hüzünlü sesi dikkat çekiyor. Yazarın zihninde ve kalbinde taşıdığı İstanbul, Taksim Meydanı’ndaki Eptalofos Kıraathanesi’nin edebi atmosferi, Rumelihisarı sokakları, Bardizak’tan [Bahçecik] gelen kökler, Galata Köprüsü, Samatya dolmuşları ve İstiklal Caddesi’nin silinmiş gölgeleriyle yeniden can buluyor. Göçmen mahallelerin emekçi, onurlu ve mütevazı insanları; hamallar, kahve müdavimleri, sokak satıcıları ve gündelik hayatın isimsiz kahramanları Gobelyan’ın anlatısıyla bir kez daha hayat buluyor. Bu öyküler yalnızca bir dönemin tanıklığı değil, aynı zamanda bir hissiyatın, kent kültürünün ve yaşam biçiminin yeniden inşası niteliğinde. Gobelyan’ın öyküleri, İstanbul’un kaybolan siluetini ve sokaklarını hatırlamak isteyen okurlar için eşsiz bir pencere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24183d8b-1d69-43d9-8791-ac1f4437ca03.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 At Senesi Yaşam Rehberi</image:title>
            <image:caption>2026 At Senesi Yaşam Rehberi, günlük hayatınızda bir takvimin ötesine geçerek size gerçek bir rehberlik sunuyor. Bu kitapta tüm sene boyunca bereket, sağlık ve mutluluğunuz için: 
•          Feng Shui ipuçlarını 
•          Bireysel elementinizi 
•          Tadilat yapmak için uygun alanları 
•          Evlilik, sözleşme, taşınma, iş kurma gibi önemli işleriniz için uğurlu günleri 
•          Kişisel kullanımınız için aylık ajandayı 
•          Ay takvimini 
•          Feng Shui pusulasını bulabilirsiniz. 
Hepimiz için belirsiz olan gelecekte ilerlerken, iyi olanı heyecanla ve sevinçle karşılamaya, şans konusuna öncelikle kendi düşünce ve davranışımızı gözlemleyerek, daha sonra da evrensel bilgilere kendimizi açarak bakmaya hazır mısınız? 2026 senesi kılavuzunuz sizinle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cbd69d7-778d-49d2-b268-33ed85a97efa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İdaresinde Halep Hazinesi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İdaresinde Halep Hazinesi-Halep Hazinesinin Kaynakları ve Kullanımı • 16-18. Yüzyıllar isimli bu eserde, Şam üzerinden Filistin-Suriye sahil yoluyla Kudüs, Mısır ve Haremeyn’e, İskenderun Körfezi’nden Bağdat ve Basra vasıtasıyla Hint Okyanusu’na, Antakya ve İskenderun üzerinden de Akdeniz’le kurduğu ticari bağlantıyla Osmanlı Devleti için ticari ve jeostratejik bir öneme sahip Halep Eyaleti’nin 16-18. yüzyıl arasında gelir ve giderlerinin toplandığı Halep hazinesi ele alınmıştır. 
Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki Portekiz etkisini derinden hisseden Yavuz Sultan Selim, alternatif ve daha güvenilir ticari rotalar oluşturup Hint deniz ticaretini kontrol altına almak ve Haremeyn’in muhafazasını sağlamak amacıyla 1516 yılında Mercidabık Savaşı’yla Suriye, Lübnan ve Filistin’de hakimiyet sağladığı gibi, Halep’i de fethetmiştir. Fetihten sonra Halep, doğu ile batı ticaretinde önemli bir merkez haline gelirken, İran sınırındaki stratejik konumu nedeniyle merkezle olan bağları güçlendirilmiş ve bölgede Halep defterdarı, sancakbeyi ve kadısı memur kılınarak Osmanlı merkezi ekonomik ve mali yapısına entegrasyonu sağlanmıştır. 
Hint Okyanusu ve Kızıldeniz üzerinden İskenderiye ve Halep’e getirilen kahve ve baharat Halep’teki ticaretin temelini oluştururken, bu ticari canlılık, 18. yüzyılın sonlarında İngilizlerin Basra’ya hâkim olup, Basra ile Halep arasındaki ticaret koridorundan vazgeçmesine kadar devam etmiştir. Bu süreçte İskenderun üzerinden Mısır, Bağdat ve Basra’ya transit bir ticaret bağlantısı sağlayan Halep ekonomisi 18. yüzyılın sonuna kadar varlığını korurken, bu ticari aktivasyon sayesinde Macar, İsveç, İngiliz ve Fransız altın ve gümüş paraları da aktif olarak kullanılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa9eeb6-0254-43f7-b678-97076d72ea67.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kurtuluş Savaşı’nda Alemdar Gazetesi</image:title>
            <image:caption>Basın, istek ve beklentilerin gerçekleştirilmesi için gerekli olan kamuoyu oluşturulmasının en önemli vasıtasıdır. Bu açıdan Millî Mücadele Dönemi Basını, Millî Mücadele Döneminin aydınlatılmasında ve dönemin gelişen olaylarının halka aktarılmasında son derece önemli bir rolü üstlenmiştir. Bu dönemde İstanbul basınının en dikkat çekici yayın organlarından biri olan Alemdâr gazetesi, ulusal egemenliğe dayalı sisteme karşı çıkmış; saray ve hilafet yanlısı bir yayın politikası izlemiştir. Bir yandan Anadolu’da başlayan direniş hareketini hedef alırken, diğer yandan hilafet ve mandaterlik fikrini savunarak İngiliz yanlısı bir tutum benimsemiştir. Alemdâr gazetesindeki haber, yorum, makale, duyuru ve dizi yazılardan oluşturulan Türk Kurtuluş Savaşı’nda Alemdâr Gazetesi isimli bu eserde Alemdâr gazetesinin iç politika üzerindeki etkisi incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e111d33e-7103-4b85-b24e-fabf2261f5a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Bilim - Büyük Fikirler Arasında Yolculuk (Fleksi kapak)</image:title>
            <image:caption>Kısaca Bilim, modern bilimin hızla genişleyen ufuklarında yön bulmak isteyen okura derinlikli ve anlaşılır bir giriş sunar. Kara deliklerin dinamik yapısından yerçekimi dalgalarının kozmik izlerine, karanlık maddenin gizemlerinden kuantum mekaniğinin soyut ilkelerine; gen düzenleme teknolojilerinden hücresel yeniden programlamanın dönüştürücü potansiyeline uzanan geniş bir yelpazede temel kavramları ele alır.
Bu kitap, alanın önde gelen uzmanları tarafından yanıtlanan elli kritik soruya dayanan içeriğiyle, okura çağdaş bilimsel düşüncenin temel bileşenlerini sistematik bir çerçevede kavrama olanağı tanır. Her bölüm, karmaşık görünen bir fikri açık, hedefe yönelik ve kavramsal bütünlüğü koruyan bir düzen içinde sunarken; grafikler, anahtar kelimeler ve bağlantılarını açıklayan yol haritası sözlükleriyle öğrenme sürecine görsel bir derinlik kazandırır.
Kısaca Bilim, modern bilimin entelektüel manzarasında güvenilir bir başlangıç noktası ve etkili bir kılavuz niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3e2178-5a48-4367-8829-0d95d1195954.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Beyin - Büyük Fikirler Arasında Yolculuk (Fleksi kapak)</image:title>
            <image:caption>Kısaca Beyin, insan zihninin karmaşık yapısını anlamaya yönelik derinlikli ve anlaşılır bir giriş sunar. Kafatasımızın içinde yer alan bu olağanüstü organın bilgiyi nasıl işlediğini, duyguları nasıl düzenlediğini ve bilinci nasıl mümkün kıldığını modern nörobilimin güncel perspektifiyle ele alır.
Kitap, alanın uzmanları tarafından hazırlanmış zihin açıcı sorular ve bu sorulara verilen açık, sistematik yanıtlar etrafında yapılandırılmıştır. Karmaşık nörobiyolojik süreçleri anlaşılır hâle getiren açıklayıcı grafikler ve kavramlar arası ilişkileri gösteren görsel sözlükler, öğrenme sürecine hem görsel hem de kavramsal bir derinlik kazandırır.
Kısaca Beyin, nörobilim alanında etkili bir başlangıç yapmak isteyen herkes için güvenilir bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acbac283-a24f-43f2-8e00-40d1d2e177f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Yapay Zeka - Büyük Fikirler Arasında Yolculuk (Fleksi kapak)</image:title>
            <image:caption>Kısaca Yapay Zekâ, modern teknolojinin dönüştürücü gücünü anlamak için derinlikli ve anlaşılır bir başlangıç sunar. Makine öğrenmesinin toplumsal yapılardan ekonomik süreçlere, bilimsel araştırmalardan gündelik yaşama uzanan etkilerini ele alarak, yapay zekânın nasıl çalıştığını ve neden böylesine devrim niteliğinde olduğunu açıklığa kavuşturur.
Bu kitap, alanın uzmanları tarafından yanıtlanan kışkırtıcı sorular etrafında yapılandırılmıştır. Her bölüm, öğrenen algoritmaların mantığını, veri odaklı modellerin yükselişini ve bilgisayar sistemlerinin karar alma süreçlerini açık ve sistematik bir şekilde sunar. Akılda kalıcı grafikler ve kavramlar arası ilişkileri gösteren görsel sözlükler, soyut teknolojik kavramları anlaşılır kılarak okura güçlü bir kavramsal çerçeve sağlar.
Kısaca Yapay Zekâ, bilgisayar zihinlerinin hızla gelişen dünyasında bilinçli bir yol çizmek isteyen herkes için güvenilir bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac367b4a-f921-4634-bc73-ad8d2277a539.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Kıyısında Mimarlığın İzleri</image:title>
            <image:caption>Vedat Tokyay’ın bu kitapla ortaya koyduğu tezler, kentlinin yaşam kalitesini mimari araçlarla artırmayı hedeflemektedir. En önemli iki tez kitabın omurgasını oluşturmaktadır.
Tez 1: Su; kamuya ait kentsel bir mekân olmalıdır.
Suyun kıyısındaki eski limanların doğru biçimde yapılmış kentsel dönüşümleri, bu tezi güçlendirmektedir. Ayrıca, kitabın tüm örneklemelerinde su, kamunun kullandığı bir dizi mekâna dönüştüğü gibi, su kıyısının kentle olan bütünleşmesini de sağlamaktadır. Liman dönüşümleri, Hafencity, Oslo, Cenova örnekleriyle, sahil düzenlemeleri ise, İzmir, Antalya, Zadar, Porto örnekleriyle kitapta yer alıyor.
Tez 2: Suyu kentle bütünleştirmenin yolu, rant yatırımlarını değil kültürel donatıları suyun kıyısına getirmektir.
Kitapta adı geçen Avrupa kentlerinin tümünde, suyun kıyısının insanın alışveriş ve konaklama gereksinimlerine ayrılmadığını görürüz. İnsanlar, suyun kıyısında operaya veya bir açık hava konserine, bir 
sergiye, bir müzeye, bir bilim merkezine, bir yazlık sinemaya, bir toplantı mekânına, bir kitaplığa gidiyorlar. Bu şekilde, kent ile suyun kıyısı bütünleştiği gibi, kentlinin en değerli kamusal mekânlara erişimi de sağlanmış oluyor. Bu kent-su-insan üçlemesini fiziksel mekânlara dönüştüren mimarlık ise, suyun kıyısında yarattığı kamusal mekânlarla kente yeni kentsel simgeler armağan ediyor.
İçindekiler;
•    Suyun İnsanlarla İlişkilerini Sağlayan Mimarlık Üretimleri
•    Suyun Kıyısında Özgürce Var Olabilmemizi Sağlayan Kentsel Mekânlar
•    İşlevsiz Liman Yapılarının Yeniden Canlandırılmaları
•    Yüzyıllardır Suyun İçinde Yaşayan Kentlerin Suyla Olan İlişkileri
•    Suyun İçindeki Mimarlık Yapılarının Bize Sunduğu İpuçları Nelerdir?
•    Suyun Eşliğinde Yer Alan Yapıların Kentle Bütünleşmeleri
•    Akarsuyun Yarattığı Bir Uygarlık – Mısır
•    Suyun Üzerinde Yaşayan Köprüler
•    Suyun Üzerinde ve Kıyısında Yaşayan Deniz Fenerleri
•    Suyun Eşiğinde Yer Alan Ulaşım Yapıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45d85178-93ab-4620-aa41-47c207accd4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler Nereye - Bir Kuşağın Peşinde</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin en büyük sorusu artık açıkça ortada: Gençlik nereye gidiyor, daha doğrusu gitmek zorunda bırakılıyor?
Tuğçe Tatari’nin birbirinden farklı hayatlar yaşayan gençlerle yaptığı görüşmeler umutsuzlukla direnç, güvensizlikle hayal, baskıyla özgürlük arayışı arasında sıkışmış gerçek hikâyeleri gözler önüne seriyor.
İki üniversite bitirip kuryelik yapanlardan ortaokul sıralarında çocuk işçiye dönüştürülenlere, bağımlılıkla mücadele edenlerden kimliğini savunmak zorunda kalanlara, mülteci gençlerden bavulunu kapı aralığında hazır tutanlara kadar bu görüşmeler, Türkiye’de genç olmanın romantikleştirilmiş klişelerini sert bir gerçeklikle kırıyor. Gençlerin omuzlarına yüklenen ekonomik, sosyal ve duygusal ağırlık çarpıcı bir tabloya dönüşüyor.
Gençler Nereye yalnızca bir saha çalışması değil, ülkenin geleceğini kendi evlatlarının gözünden görme cesareti. Bu kitap gençleri duymak, anlamak ve artık kaybetmemek için gecikmiş bir çağrı niteliğinde. Çünkü bir ülkenin kaderi, gençlerinin ufkuyla sınırlıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998960da-95ab-42f9-9020-de766f52dd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Ali</image:title>
            <image:caption>Ateş Ali, Türk Edebiyatının önemli ismi Fakir Baykurt’un ilk resimli kitabı. Yıllar önce yurtdışındaki Türk çocukları için çift dilli yayımlanan kitap yenilenen çizimleriyle şimdi ülkemizde okurlarla buluşuyor. Bir çocuğun doğadaki bir gününü anlatan bu sıcacık öykü 3 yaş ve üstü çocuklara hitap ediyor.
Ateş Ali’nin çizeri olan Tonguç Baykurt kitabı şöyle anlatıyor: Babam Fakir Baykurt, Almanya’da yaşayan Türk çocukları kendi dillerini unutmasınlar, iyi öğrensinler diye bu kitabı yazdı. Ben de resimledim. Çocuklar Ateş Ali’yi çok sevdiler. Aradan yıllar geçti, şimdi Ateş Ali Türkiye’ye geldi. Şimdi bu kitap sizin. Okuyun, boyayın, eğlenin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51385fa6-daf0-49b9-83f4-a841428288c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Dil</image:title>
            <image:caption>Matthias Göritz, uluslararası alanda tanınan bir Alman romancı, şair ve çevirmen. Hamburg Edebiyat Ödülü, Mara Cassens Ödülü, Robert Gernhardt Ödülü, William Gass Ödülü ve Uluslararası Pretnar Ödülü’ne layık görülen Matthias Göritz’in büyük ses getiren yeni romanı “Güneş Dil”, Yasemin Yelbay Yılmaz’ın çevirisiyle Türkçede. 
 
Genç Amerikalı Lee, sevgilisini ve ilişkisini ardında bırakarak kendini ve büyükannesinin geçmişini keşfetmek için İstanbul’a doğru yola çıkar. 1930’larda Nazi zulmünden kaçarak bu kente sığınan Alman Yahudisi Helene Bischoff’un, yani büyükannesinin hayatını araştırmak amacıyla başladığı bu yolculuk hem sırlara hem de gerçeklere gebedir. 
 
Mustafa Kemal Atatürk dönemi Türkiyesi; özellikle entelektüeller, mühendisler, doktorlar ve hukukçular için sığınak olmuş, Cumhuriyet’in radikal modernleşmesine katkı sağlamak üzere ülkeye davet edilmişlerdir. 
 
Lee, İstanbul’un kadim ve karmaşık dokusu içinde, büyükannesinin zamanında hayatına giren; o dönem gazeteci ve ajan olarak da çalışan Georg Naumann’ı bulur - hâlâ hayattadır. Artık çok yaşlı olan bu adam, hâlâ çok büyük bir sırrı saklamaktadır. 
 
Matthias Göritz, tarihin acısını, aşkın gücünü ve İstanbul’un labirent gibi çekim alanını ustalıkla harmanlıyor. Gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bu roman, geçmişle bugünü duygusal bir köprüyle bağlıyor; bize çok sesli, duyulara hitap eden bir şehir ve kimlik portresi çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/517a6bdb-b99a-4886-829f-2601d02bc5ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin Şifresi</image:title>
            <image:caption>Birbirine can bağıyla bağlanan üç arkadaş: Beste, Selin ve Arda. 
Beste’nin hayalleri için çabalayan iyi insanlar. 
Öğrencisinin geleceğine umut olan bir öğretmen. 
Çözülmesi gereken bir şifre. 
Bir anahtar ve gizemli bir ev. 
 
Okulda, sokakta sürekli zorbalığa uğrayan Beste’nin hikâyesi… 
Hayallerin, mücadelenin, azmin, dostluğun hikâyesi… 
İyi arkadaşlıkların, iyi öğretmenlerin, iyi komşuların hikâyesi… 
 
Beste ve arkadaşları şifreyi çözebilecek mi? 
Gizemli kapının ardında ne var? 
Beste hayallerine kavuşabilecek mi? 
 
Bütün soruların cevabı bu kitapta. 
 
“Uçmayı bilmeyenler kanat kırmayı çok seviyorlar öğretmenim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14511bb-d379-4b6d-a0d9-4ca386047a17.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin 6 Özgün Makamsal Eser</image:title>
            <image:caption>Daha önce sizlere sunduğum ve hızlıca amacına ulaşan etüt ve eserlerim (Özgün makamsal Etütler ve Özgün Makamsal Parçalar) beni yeni bir kitap için çalışmaya motive etti. Kitaptaki eserler üzerine çalışarak, hem piyano çalma becerilerinizi hem de makamsal müzik üzerine bilgi ve fikirleri geliştirmeniz beklenmektedir. Kitapta; HEYECAN, NOSTALJİ, OYNAYALIM MI?, SOKAK, YAŞAM ve SON isimli eserlerle; sağ ve sol elde farklı teknik becerileri kazanmanız ve sunmanız hedeflenmektedir. Eserleri bu teknik becerileri sağlamak ve geliştirmek amacıyla uygulayabilir, aynı zamanda performans olarak sınav, konser veya yarışmalarda kullanabilirsiniz. Kitaptaki özgün eserleri çözümleyerek ve üzerinde bolca düşünerek öğrenme sürecinizi verimli geçireceğinizi umuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce27bd00-23da-4bcd-a6d1-58b7af044183.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Türkü Düzenlemeleri Çocuklara Ve Yeni Başlayanlara Yönelik</image:title>
            <image:caption>AK KİREMİTTEN SU DAMLAR 
ERZURUM ÇARŞI PAZAR 
GESİ BAĞLARI 
HEKİMOĞLU 
HEY ONBEŞLİ 
KİREMİTE SU DÜŞTÜ 
OSMAN PAŞA 
ŞEN OLASIN ÜRGÜP 
YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0710b72b-05de-46f8-8e35-6da6245585c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman – Adalet Avcısı 3</image:title>
            <image:caption>GOTHAM DAHA ÖNCE HİÇ BU KADAR TEHLİKEDE OLMAMIŞTI. BATMAN’İN SUÇLA MÜCADELE ETMEK İÇİN GELİŞTİRDİĞİ YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİSİ “ROBIN”, KONTROLDEN ÇIKAR VE ŞEHRİ KAOSA SÜRÜKLER. GEÇMİŞTEN GELEN İZLER ORTAYA SAÇILINCA, BRUCE WAYNE KAYIPLARIYLA YÜZLEŞMEK ZORUNDA KALIR. BATMAN’İN BİR ZAMANLAR EN GÜVENDİĞİ İSİM OLAN DICK GRAYSON YENİDEN SAHNEYE ÇIKAR. JOKER İSE BU SEFER YALNIZCA GOTHAM’I DEĞİL, 
ROBIN’İ YOK ETMENİN PLANLARINI YAPMAKTADIR. 
GOTHAM’IN SUÇLA SAVAŞI ARTIK SADECE SOKAKLARDA DEĞİL, SİSTEMLERİN İÇİNDE VERİLİYOR. BU KEZ KAHRAMANLIK, SINIRLARI AŞMAYI GEREKTİRECEK...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a28fbc-73e4-4f02-820c-056fe985e1fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Invincible 7: Üçlü Olsun</image:title>
            <image:caption>Afrika’ya yaptığı bir gezi sırasında Mark, kendini iki yaşam arasında bölünmüş halde bulur: Kız arkadaşı Amber’la olan normal yaşamı ve arkadaşı Atom Eve’le olan süper kahraman yaşamı. 
Kararlar, kararlar... 
Eisner Ödülleri’ne aday olmuş serinin #31-35 sayılarından derlenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/864549b9-4911-405a-9c55-b27e789bbd20.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümcül Konular</image:title>
            <image:caption>Gizem dolu bir ada 
Ormanda saklı sırlar 
Ve aşkın en karanlık hâli 
 
Yüksek lisans öğrencisi Sydney Denik, geçmişinin karmaşasından kaçarken beklenmedik bir ikinci şans yakalamıştı. Ünlü Madrona Vakfı’nda Alzheimer araştırmaları yürüten seçkin bir ekibe katılmak üzere burs kazanmıştı ve bu fırsat, kariyeri için bir dönüm noktası olacaktı. Fakat Vancouver Adası’nın gözlerden uzak arazilerindeki bu araştırma merkezi göründüğü kadar masum değildi. 
 
Sydney çok geçmeden âşık olduğu gizemli psikolog da dahil vakıftaki herkesin birtakım sırlar sakladığını fark edecekti. Eğitimin ilk günü ortadan kaybolan öğrenciyi kimse umursamıyor, duvarların ardında gölgeler geziniyor, yazın ortasında kar yağıyor ve ölü hayvanlar canlanıyordu. Ya Sydney aklını kaçırıyordu ya da ormandaki dehşet fazlasıyla gerçekti. 
Asıl canavar belki de vakfın ta kendisiydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7394da0c-13f0-4f66-93e2-109ab7d61d9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman – Adalet Avcısı 4</image:title>
            <image:caption>GOTHAM ŞEHRİ KÜLLERİNDEN DOĞUYOR! 
 
BATMAN BU SEFER TEKNOLOJİNİN SINIRLARINI ZORLAYAN BİR DÜŞMANLA KARŞI KARŞIYA. YAPAY ZEKÂ ROBIN’İ ALT ETMEDEN ŞEHRİ KURTARAMAYACAĞINI ANLAYAN BATMAN, BİR SONUCA VARMAK ZORUNDA. GOTHAM ŞEHRİNİN AYAKTA KALABİLMESİ, ONUN VERECEĞİ KARARA BAĞLI. “KAZAN YA DA YOK OL” İKİLEMİNDE BATMAN BU KEZ MUTLAK SONUÇ İÇİN MÜCADELE EDİYOR! 
 
MUHTEŞEM FİNAL CİLDİNDE HEYECAN ZİRVEYE TIRMANIYOR!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd1ab164-75c4-4139-ab17-8a197dad1632.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness ile Öğreniyorum Mükemmelliyetçilik</image:title>
            <image:caption>Her şeyi mükemmel yapmak, en iyi olmak bizi gerçekten mutlu eder mi? Karınca Can, yemyeşil bir ormanda yaşayan küçük ama çalışkan bir karınca. Hedefi her şeyi mükemmel yapmak ve en iyi olmak. Ancak bu çabalar, onun yorulmasına ve hata yapma korkusuyla hayatın güzelliklerini kaçırmasına neden oluyor. Karınca Can’ın yolculuğu, Bilge Kaplumbağa ile karşılaştığında bambaşka bir hal alıyor. Karınca Can, mükemmel olmak yerine, çabasını takdir etmeyi ve hataların yaşamın doğal bir parçası olduğunu öğreniyor. Ve Karınca Can’dan alınan ilhamla, ormanda yeni bir tanım kullanılmaya başlıyor; küçük de olsa gücümüz yettiği ve elimizden geldiği kadar yapılan her eylem “karınca kararınca” olarak adlandırılıyor… “Mindfulness ile Öğreniyorum: Mükemmeliyetçilik”, çocuklara hata yapmanın ve süreçten keyif almanın önemini anlatırken, olanı olduğu gibi kabul etmeleri için ilham veriyor. Bu hikaye, mükemmeliyetçiliğin yükünden kurtulmak isteyen herkes için!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bc3f6b9-962b-4a48-acea-5a44009a6d9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Haydi! Hemen! Şimdi!</image:title>
            <image:caption>Bu kitap öyle bir kitap ki, istersen koşarmış gibi hızlıca okuyabilirsin, istersen muhteşem resimlerine bakarak yavaş yavaş da okuyabilirsin. Ama en güzeli ne mi? Bu kitabı tekrar tekrar okumak! Tavşancığımızın çok acelesi var ama nereye gittiğini sadece o biliyor. Gün, göz açıp kapayıncaya kadar hızlıca geçip gidiyor. Görmek, bakmak ve her şeyi anlamak için sadece yeniden başlamamız gerekiyor. Yavaşça, sakince...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081a3524-5a70-4136-9470-4656451ac32c.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Ben Geldim!</image:title>
            <image:caption>Yiğit’in en iyi arkadaşı teyzesi Nazlı’ydı ama onu uzun zamandan beri görmediği için kendini biraz yalnız hissediyordu. Ta ki kurye her gün ona yeni yeni paketler getirmeye başlayana kadar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81111af4-311a-4736-bccf-7997fea3f68f.jpg</image:loc>
            <image:title>Artık Uyumak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Uyku, yaşamımızın en temel ihtiyaçlarından biri. Ancak bazen huzurlu bir sığınak olmaktan çıkıp geceler süren bir mücadeleye dönüşebiliyor. Uykusuzluk yalnızca bedeni değil, zihni ve ruhu da yoran yaygın bir sorun; öyle ki, günümüzde her 10 kişiden biri kronik uykusuzluk yaşıyor. Bu kitap, uykusuzlukla savaşmak yerine onu anlamayı, dönüştürmeyi ve dostça yaklaşmayı herkesin kolaylıkla uygulayabileceği bilimsel temellere dayanan yöntemlerle mümkün kılıyor. İlk bölümde uykunun nasıl işlediğini ve uykusuzluğun nedenlerini öğreniyor; ikinci bölümde ise uykuyla ilişkinizi dönüştürecek mindfulness temelli yaklaşımlarla hayata geçiriyorsunuz. Çünkü bilmek ve yapabilmek iki farklı şeydir. Bu kitap sizi anlaşılmışlık hissinden ve bilgi sahibi olmaktan öteye taşıyarak, uygulanabilir farklı öneriler sunuyor ve uykuyla olan ilişkinizi değiştirmeyi öğretiyor.  Ne kesin çözümler vadediyor ne de sizi yargılıyor. Bunun yerine, her geceyi yeni bir başlangıç olarak görmeniz için rehberlik ediyor; bunu ise ilaçsız, yan etkisiz ve tamamen size uygun yolları keşfetmenize yardımcı olarak yapıyor.  Uykusuzlukla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Bu kitabın hem bilimsel titizliği hem de sade anlatımıyla gecelerinize huzur veren bir yol arkadaşı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b8f8e-ab09-4e14-9bb5-03dbb0edc235.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Senin Şansın</image:title>
            <image:caption>Adana’nın sıcağında bir hayrat başında bayılan genç bir kadın… İzmir sokaklarında gizlice posta kutularına bırakılan mektuplar… Savaş sirenleri arasında oğlunu yitiren bir annenin gözyaşları… Bir fotoğraf karesinden geleceğe saklanan sırlar… Belki de hayat, hepimizin içinde sakladığı mektuplardan, unutulmaya direnen fotoğraflardan ve cevapsız kalan sorulardan ibarettir. Bu kitapta, birbirine dokunan hayatların arasından geçerken, her sayfada yeni bir yüz, yeni bir itiraf, yeni bir hesaplaşmayla karşılaşacaksınız. Kendinizi, bu dünyayı cehenneme çeviren zalimlerle ve gönülleri incinen vicdanlı insanlarla dolu bir evrende, “Bu senin şansın mı, kaderin mi, yoksa seçimin mi?” sorusunu sorarken bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dddbce4-a273-4388-86cd-dccc36103ab8.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğsünün Tam Ortasında</image:title>
            <image:caption>Yaşlı adam, kafamın içindekileri okuyor gibiydi.  “Aşk!” dedi. Yutkundu, yineledi. “Aşk, tanrı gibidir; varlığını hissedene dek onu yok sanırsın.” İnsanın anlaşılmayı bekleyen ruhuna ve “göğsünün tam ortasında” duran o şeye selam durmak üzere yazılan bu öyküler, aşkın çepeçevre kuşattığı hayatları, içinde bulunulan koşulların ışığında yeniden keşfediyor. Böylece sadece iki insan arasında gibi görünen bu büyülü bağın, çevresel ve toplumsal sınırlarla ne denli iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor. Hande Çiğdemoğlu, ilk kitabı Kağıt Kesiği ile okurla kurduğu derin ve samimi bağı, yeni kitabı Göğsünün Tam Ortasında ile bir kez daha canlandırıyor. Yalnızca aşkı değil; insan ruhunun derinliklerini, anlam arayışını, sınırları, zamanı ve koşulları keşfetmek üzere yeni bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/530db23b-4e3a-4412-8f41-1fbde3e86d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyısız Ada</image:title>
            <image:caption>Ne zaman öleceğinizi bilmek ister miydiniz? Kostas, bu sorunun cevabını bulabilmek için küçük yelkenlisiyle denize açılır. Yolculuğu kısa sürede bir varoluş sancısına, destansı bir serüvene dönüşür.  Kendi varlığının anlamını sorgular; mitolojik tanrılarla konuşur, sustuğunda bile iç sesi yankılanır. Zamanla, arzularla ve erdemle hesaplaşır; benliğiyle yüzleşir.  Sormaktan vazgeçmeyen Kostas, sonunda bambaşka bir hakikatin kapısını aralar ve gördüğü şey; ölümün değil yaşamın ağırlığıdır.  Kostas, acının içinden geçerek kendini yeniden bulmaya çalışırken okur da kendi varoluşuyla yüzleşmeye davet edilir. Kostas’ın yolculuğu, şiirsel dili, felsefi ve mitolojik atmosferiyle bir tragedya gibi akar; antik bir destan havası taşır. Her satırda insan ruhunun en derin sorularına dokunur. 
“KOSTAS: Bir Varoluş Yolculuğu” 
bir düş kadar büyülü, 
bir ağıt kadar kadim, 
bir doğum kadar yalın bir anlatıdır. 
Kendi iç yolculuğuna çıkmaya cesareti olanlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc0534c-3194-441d-932e-1725bc7b57c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Plevne</image:title>
            <image:caption>Tuna nehri akmam diyor 
Etrafımı yıkmam diyor… 
Adını yerel halkın dışında kimsenin bilmediği bir Balkan kasabası olan Plevne’de Gazi Osman Paşa komutasındaki Türk ordusu, kendisinden katbekat büyük Rus ve Rumen kuvvetlerini 145 gün kilitledi ve dünyayı şaşırtıp hayran bıraktı. 
Bu kitap şahikalara yükselen o destansı direnişi anlatıyor. 
Mustafa Kemal Atatürk’ün 1914 yılında Sofya’da ateşe olarak bulunduğu sırada tanımış olduğu gençlere tavsiyesi şu olmuştur: 
“Ben Gazi Osman Paşa’yı kendime rehber olarak seçtim. Ömrüm boyunca onun yolunu takip edeceğim. Türk ruhu Plevne’de yeniden kendini bulmuştur. Milletler yolundaki mücadelelerde daima sembolümüz Plevne’de doğan milli ruh olacaktır. Felaket günlerinde Plevne Savaşı’nı ve Osman Paşa’yı düşüneceğiz. Sizin de kahramanlık sembolünüz Gazi Osman Paşa olsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac222525-0447-4e75-940c-1011bea99e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Fil Gibi Sessiz</image:title>
            <image:caption>Hayat, size görme veya işitme gibi duyulardan birini vermemişse yine de mutlu olmanız mümkün olur mu? Kitabın kahramanı küçük kız; gizli bir şifreyle yazmayı öğreniyor, büyük babasının bastonuyla arkadaş oluyor, arkadaşlarıyla okyanusa dalıyor ve görünmez bir fille oynuyor. Gerçek dünyayı gözleriyle görmese bile, içindeki dünyanın hayal ve neşeyle dolmasını hiçbir şey engelleyemiyor... Bir ailenin, bir çocuğun hayatındaki kaçınılmaz üzüntüyü her seferinde huzurla karşılamak için çaba sarf etmesi ne harika bir şey! Tüm aileye neşe, güç ve huzur getiren... Anna Godiner, Rusya Çocuk Kitapları Konseyi Küratörü Anna Anisimova’nın harika öyküleri ve Yulia Sidneva’nın zarif çizimleriyle güzelleşen bu kitap, okumaya yeni başlayan çocuklar dahil tüm kitap severlere unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor. Tüm aile hep birlikte kitap okumanın yeri doldurulamaz etkisini biraz hüzün ve yer yer komik olaylarla harmanlayan &quot;Bir Fil Gibi Sessiz&quot;e kütüphanenizde yer açın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f210e85-a27b-4ab6-8a92-f7aeb669ecb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolunay Dedektifleri Serisi (6 Kitap Kutulu Set)</image:title>
            <image:caption>Bu sette Mavisel Yener’in çok sevilen Dolunay Dedektifleri serisinin altı kitabını birlikte kutulu olarak sunuyoruz. 
Set içindeki kitaplar: 
Dolunay Dedektifleri 1 - İz Peşinde 
Dolunay Dedektifleri 2 - Dehşet Mektupları 
Dolunay Dedektifleri 3 - Mumya Dükkanı 
Dolunay Dedektifleri 4 - Ölüler Ormanı 
Dolunay Dedektifleri 5 - Korkunç Satranç 
Dolunay Dedektifleri 6 - Yarasa Yarışları 
 
Onlar, beş kafadar arkadaş. Birce, Ece, Oğuz, Bilgecan ve Ada… Heyecanlı, enerjik, akıllı ve meraklı. Dolunay onların yaşamına, olağanüstü bir serüvenle girdi. Birbiri peşisıra öyle gizemli olayları çözdüler ki şimdi dünyanın ünlü dedektifleri şaşkınlık içinde onları izliyor. Sizler de onlarla birlikte, her kitapta ayrı bir gizemin peşinde heyecanlı serüvenlere eşlik edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5742ae7-1d13-4153-995b-c90039edc418.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızlı Okuyan Kurtçuk Etkinlik Peşinde</image:title>
            <image:caption>Kitap sayfaları oyun alanına dönüştü, HOK ve Ali çoktan oyuna hazır!
Bir elma ile başlayan tanışıklık, şimdi onları rengârenk etkinliklerin içine sürüklüyor. Bulmacalar, ipuçları, yarışmalar… Her köşede yeni bir görev, her sayfada yeni bir macera!
Ve en güzel kısmı:
Bu oyunda herkes var! Hızlı düşünenler, dikkatli bakanlar, merak edenler… Hep birlikte okuyor, çözüyor, gülüyoruz. 
 
Betül İlter, neşeli ve sürükleyici anlatımıyla çocukları hem eğlendiren hem de okuma hızlarını geliştiren bir öyküye davet ediyor. Hadi, macera başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa4549a6-deca-4b08-9ee9-af43ec9b48d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Yılım (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hedeflerinizi belirlerken zamanınızı, enerjinizi ve dikkatinizi nereye yöneltmeniz gerektiğine yardımcı olacak özgün bir ajanda... Her sayfası, kendi yolculuğunuzu fark etmeniz, kendinizle bağ kurmanız ve adım adım ilerlemeniz için size yol arkadaşlığı yapacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134581</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ec4c0ae-72d8-4f9e-83e5-3dde7cef16c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakinler</image:title>
            <image:caption>Eğer bedenin bir hafızası varsa yeni bir hayata başlamak ne ölçüde mümkündür?  Sakinler sahip oldukları büyülü güçler sayesinde başkalarının bedenlerini ele geçirip sonsuza dek yaşama imkânına sahip bir ailenin hikâyesini anlatır. Fakat ölümsüzlüğün bedeli başka yaşamları öldürmek olduğundan ailenin genç üyelerinin büyülü güçlerini kullanmaları yasaktır. İki kuzen aile içinde yaşanan bir istismarın karmaşasından kaçmak için bu yasağı deler. Fakat yeni bedenlerinin eski hayatları gizem, ihtiras ve suçtan yoksun değildir. Eylemlerinin öngörülemeyen sonuçlarıyla karşı karşıya kalan kahramanlarımız şimdi trajik bir seçim yapmak durumundadır: Ya geçmişleriyle yüzleşip çiğnedikleri yasağın cezasını çekecekler ya da yeni bedenlerinin eski suçlarının sorumluluğunu üstleneceklerdir.  Eliza Victoria’nın Filipin Ulusal Kitap Ödülü’ne layık görülen nefes kesici romanı Sakinler, beden, hafıza, ölüm, suç ve kefaret gibi eski kavramların karmaşıklığını irdeleyen sürükleyici bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/615099b4-1506-4597-9f37-f930203f6633.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık İnci 2</image:title>
            <image:caption>Asıl miras bendim. 
Ben İnci’ydim. 
Ben ailemin 
İnci tanesiydim.  
 
Ailesinin mirasına sahip çıkmak ve onların intikamını almak için elinden gelen her şeyi yapan İnci, buna en büyük düşmanından başlar. 
 
Kılıç Arslan Kırahanlı ile ilgili gerçeklerin gün yüzüne çıkmasıyla hayatları hiç beklemedikleri bir yönde ilerlemeye başlar ve İnci kendisi için yeni bir yol çizer. 
 
Ancak İnci ve Kılıç tüm güvensizliklere rağmen birbirlerine olan hislerine karşı koyamaz. Sadece iki seçenekleri vardır: Birlik olmak ya da yok olmak.  
 
Bu kadar karmaşanın arasında İnci’ninse tek bir amacı vardır: Ailesinin katillerinden intikamını almak... Ve bu yolda elinin ne kadar kirlendiğinin, sonunun ne olacağının artık hiçbir önemi yoktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6250c90b-799e-4b78-addb-eaf697047176.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Gözlerini Kırpma</image:title>
            <image:caption>Aynı zamanda şair olan Zelda Uçar’ın “Sakın Gözlerini Kırpma” adlı ilk romanı yayımlandı. Kurgusu, kahramanları ve her an merak uyandıran konusuyla okuyucuyu her an tetikte tutan bu kitabı zevkle ve merakla okuyacağınızı umuyoruz. 
 
“Üzerlerinden bir ışık gibi geçen martılar, gecenin karanlığına atılmış birer çizik gibi dere boyunca ışıkları birer birer sönen evlere inat çoğalıyorlardı. Sinan, “Kendini tanımak istemen suç değil!” deyince içindeki kara bulutlar da yavaş yavaş dağıldılar. Çocukluğunda, bahçede meleyen kuzuyu severlerken kesmek için avuçlarının arasından çekip aldıkları gün, nasıl sofraya oturup o kuzudan yediyse işte o kadar sürdü içindeki kaos. Her şeyin ya aklanacağı ya öleceği bu köprünün üzerinde, gece elbiselerini giyen iki kadın gibiydiler; günün sonunda makyajları akmış, kendilerini ele veren iki kadın gibi nerede aradıklarını unutmuşçasına, bulduklarından öyle dertliydiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd301345-b4a2-45b9-a303-18f580f0b4b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutturan</image:title>
            <image:caption>Hepimizin hayatında unutmayı dileyeceğimiz anlar vardır. Kimimiz unutabilecek kadar güçlüyüzdür, kimimiz hatırlayamayacak kadar zayıf. Her durumda, unutmak içimizde bir boşluk oluşturur. 
Unutturan, kendi geçmişlerindeki boşluğu doldurma yolculuğunda, Sarp ile Pınar’ın yollarının 17 Ağustos depreminde kesişmesini konu alıyor. 
Birinin spiritüel, diğerinin materyalist yönde ilerleyen yolları, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen Adil aracılığıyla kesişir. 
Bu kesişmenin bir birleşme ile mi yoksa çarpışmadan kaynaklanan patlama ile mi sonuçlanacağı, ikisinin de unuttuklarını hatırlamasıyla ortaya çıkacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2095eb01-42e4-47ce-b467-0e9ad0a8c1ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Troya Blues</image:title>
            <image:caption>Kahramanlık, ne güzel 
oysa yitim, ölüm, kayıp da bir gerçek 
zafer, ne büyük arzu 
oysa arkasında ne yitik ruhlar var 
herkes zihnini kazancıyla doldururken 
yaklaşmakta olan kutlamaların 
kimse usuna getirmez 
o belirsiz korkuyu 
gün solup da gece kendisini gösterince 
hemen yerleşiveren belleğe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb36ebc-faed-4241-b955-85bd47e6ebf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Üniversite, Sosyoloji, Toplum</image:title>
            <image:caption>Merkep’in -Biz Heretik’in logosundaki muzip eşeği böyle adlandırırız- bazı depiklerine, yani bizim lügatimizde büyü bozucu sosyal bilim metinlerine, yıllar boyunca uzun takdimler kaleme aldım. Kimileri bunu yadırgadı, kimileri niyet okudu, kimileri de çok sevdi. Aslında bu bir tercihten çok bir gereklilikti. Çünkü Merkep’in yayımladığı metinlerin değeri, içinde barındırdıkları sayısız fikri patika ve düşünce hattıyla, böylesi bir eşlik etme tutumunu adeta talep ediyordu. Diğer yandan, bu takdimler bana, her bir eserin iç mantığına yaslanarak ama aynı zamanda o mantığı bir sıçrama tahtası gibi kullanarak, cari sosyoloji -ya da genel olarak sosyal bilim- pratikleriyle üniversitenin mevcut hâlini sorgulama fırsatı sunuyordu. Böylece her bir takdim birer müdahale metnine dönüşüyor; eşlik etmekle müdahale etmek aynı madalyonun iki yüzü olarak beliriyordu. Elbette ikincisinden feragat edilebilirdi; ama dertsiz yazıyı hiçbir zaman sevmedim. Şimdi ise tüm bu takdimleri hiçbir düzeltmeye tabi tutmadan bir araya getirdim. Çünkü oldukları gibi kalmalarını istedim; yazıldıkları dönemin bağlamını, Merkep’in heybesine yüklediğimiz dert ve umutları, üslubumun bu ortak dertle birlikte zaman içinde değişen nefesini kendi içlerinde saklamayı sürdürsünler diye. Böylelikle, bir bakıma, Merkep’in serencamına dair bir tanıklık da ortaya çıkmış oldu : üniversite için, üniversiteye rağmen. Merkep, onu kimi vakit içine alan, kimi vakit dışına iten bir kurum için, sosyal bilim adına -bugünden baktığımda bana hâlâ mucizevi gelen- çok şey yaptı. Bu kitap, hiç değilse, o emeğin nişanesi olarak tarihe düşülmüş küçük bir not sayılsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14250dbe-ffbe-4912-94f3-6a85a9f7182d.jpg</image:loc>
            <image:title>Annen Daima Yanında</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak gördün mü? Ben senin annenim. İlk günden itibaren... Daima kalbinde olacağım.&quot; Bir anne ile çocuğunun arasındaki özel bağ bu kitap ile dile geliyor. Çocuklar büyür ve değişir ancak bir annenin çocuğuna olan koşulsuz sevgisi değişmez. Kalbinizi ısıtacak resimleriyle Annen Daima Yanında, anneler ve çocukları arasındaki sonsuz sevginin hikâyesini anlatıyor. Bir anne yıllar boyunca çocuğunun her dönemine şahitlik eder: çocukluğuna, ergenlik dönemine, yetişkinliğe attığı ilk adımlara... Sevgi ve şefkat dolu bakışları büyümekte olan çocuğunun üzerinden hiç ayrılmaz. Kesin olarak bildiği ve söylediği bir şey vardır: Annen daima yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af8742d3-82bd-4480-ad4c-11aee213b9be.jpg</image:loc>
            <image:title>Baban Daima Yanında</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak gördün mü? Ben senin babanım. İlk günden itibaren... Daima kalbinde olacağım.&quot; Bir baba ile çocuğunun arasındaki özel bağ bu kitap ile dile geliyor. Çocuklar büyür ve değişir ancak bir babanım çocuğuna olan koşulsuz sevgisi değişmez. Kalbinizi ısıtacak resimleriyle Baban Daima Yanında, babalar ve çocukları arasındaki sonsuz sevginin hikâyesini anlatıyor. Bir baba yıllar boyunca çocuğunun her dönemine şahitlik eder: çocukluğuna, ergenlik dönemine, yetişkinliğe attığı ilk adımlara... Sevgi ve şefkat dolu bakışları büyümekte olan çocuğunun üzerinden hiç ayrılmaz. Kesin olarak bildiği ve söylediği bir şey vardır: Baban daima yanında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c87ad574-1a3e-4572-b23f-0889179e7aae.jpg</image:loc>
            <image:title>Darağacındaki Adalet Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in İdamı</image:title>
            <image:caption>Sevgili vatandaşlarım! Ben Bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki, ben masumum. Son sözüm, bugün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa, kahrolsun böyle adalet … 
Benim sevgili, kardeşlerim, asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onlara bakacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehid gidiyorum. Allah vatan ve milletime zeval vermesin. 
10 Nisan 1920</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc17dc82-2c46-4961-877d-808ae20f92e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikro-Faşizm Gündeliğin Kara Delikleri</image:title>
            <image:caption>Faşizm yalnızca tarihsel öneme sahip ve geçip gitmiş bir kıyamet rejimi değil, gündelik yaşamın zerresinde dahi yeniden üretilen bir ölüm potansiyelidir. Bütün dünyayı ele geçiren hareketsizlik ve körlük aslında faşizmin bütün dünyayı dolaşımlar ve bağlantılarla birlikte kapladığının ve kendiyle ürettiğinin kanıtıdır. Sinekten farksız bir halde bu ağa takılmış ve vızıldamaktan başka bir şey yapamayan insanlık için yeni bir politikanın üretilmesi zorunludur. Güney Çeğin bu kitapta, Félix Guattari’nin “mikro-faşizm” kavramını Brian Massumi’nin duygulanım analizleriyle birleştirerek çağdaş dünyanın görünmez otorit erliklerini gözler önüne seriyor. Mikro-faşizmi dışsal bir baskıdan ziyade arzunun kendi içine çökmesi, duygulanımın tek bir yoğunluğa kilitlenmesi ve ilişki kurma kapasitemizin daralması olarak ele alan bu girişim; dijital linç kültüründen neoliberal güvencesizliğin yarattığı içsel krize kadar faşizmin nasıl moleküler düzeyde üretildiğini gösteriyor. Mikrofaşizme karşı üretici bir politika sunan bu kitap; potansiyelleri yeniden taşırmayı, bağlantıları çoğaltmayı ve duygulanımın kromatizmini haykırmayı öneriyor ve faşizmi arzu, duygu ve yoğunluk düzeyinde yeniden düşünmek isteyen herkes için güçlü bir teorik yolculuk sunarken okura rahatsız edici ama özgürleştirici bir soruyu bırakıyor: İçimizdeki faşisti ne kadar tanıyoruz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1f5d184-4749-4c3a-9fa5-ede049070cff.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevsimlerle İstanbul / Istanbul throughout the Seasons (Türkçe – İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Yapı Kredi Selahattin Giz Koleksiyonu’ndan 1925-1955 İstanbul Fotoğrafları 
Istanbul Photographs from the Yapı Kredi Selahattin Giz Collection, 1925-1955 
 
elahattin Giz’in İstanbul’u ya da İstanbul’un çoktan unutulmuş gizleri... 
Selahattin Giz’in 1925 ile 1955 yılları arasında İstanbul’un farklı bölgelerinde, farklı mevsimlerde çektiği ve fotoğraflarını biriktirdiği karelerde tanıdık sokaklar, bugün artık zor tanınan ünlü alanlar, yaşlı tramvaylar, uzaktan uzağa dış çizgileri görünen görkemli amiler, çoğu yok olmuş büyük yapılar… At arabaları, faytonlar, Boğaz’da çıkıntı yapmış eski ahşap yalılar… Kızkulesi, Körfez’deki dalyanlar, İstanbul Üniversitesi’nin ışıklar içindeki gece görünümü, sur dışındaki surlar; belleklerden bile çoktan silinmiş Taksim, karla kaplı meydanda kızlı-erkekli kızak kayanlar, kar altındaki caddeler, Dolmabahçe sırtlarının merdivensiz döneminde yokuş tırmananlar, araba azlığından büyümüş, genişlemiş görünen caddeler, karlar altındaki kayıklar, Beyazıt’ın eski havuzu, Haydarpaşa Garı, Küçüksu Kasrı gibi İstanbul’un dört bir yanından birbirinden güzel fotoğraflar var. 
 
Selahattin Giz’s Istanbul or the long-forgotten mysteries of Istanbul... 
Selahattin Giz’s photographs, taken between 1925 and 1955 in different parts of Istanbul and during different seasons, depict familiar streets, famous landmarks barely recognizable today, aged trams, magnificent mosques whose outlines are visible from afar, and grand structures, mostly gone. Horse-drawn carriages, old wooden mansions jutting out from the Bosphorus... The Maiden&apos;s Tower, the fishing boats in the Gulf, the illuminated night view of Istanbul University, the city walls outside the city walls... There are beautiful photographs from all over Istanbul, such as a long-gone Taksim, girls and boys sledding in the snow-covered square, streets covered in snow, people climbing the hills of Dolmabahçe before the stairs, streets that look enlarged and widened due to the lack of cars, boats under the snow, the old pool of Beyazıt, Haydarpaşa Train Station, Küçüksu Pavilion...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88679572-9b73-4552-9a70-6a54cc60ddcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Dünyamız – 207 / Kış 2026</image:title>
            <image:caption>Sanat Dünyamız dergisi 207. sayısında “Kırılganlık Politikaları” dosyasıyla okuyucuyla buluşuyor. Dosya, kurumların kırılganlığına ve güvencesizliklere karşı geliştirilebilecek politikalara bakıyor. Dosyada bu kapsamda Alâra Kuset, Ece Elmas, Angelica Stathopoulos, Helin Burkay, Sezen Ünlüönen, İlker Hepkaner, Ceylan Önalp, Ezgi Yakın’ın makaleleri yer alıyor. Aslı Çavuşoğlu ve Cemre Baytok’un söyleşisi ve Gizem Karakaş’ın fotoğraf çalışması Kusurlarımıza da dosya kapsamında paylaşılıyor. 
Bu yıl, tüketen ve tüketilen rollerini tartışmaya açarak “Kim Kimi Yiyor?” başlığı altında besin endüstrisindeki adaletsizliklere, açlığa ve tokluğa bakacak III. Sanat Dünyamız Film Günleri de temaya ilişkin yazılarla Sanat Dünyamız’da. Dergide 22-26 Ocak 2026 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat Loca’da düzenlenecek III. Sanat Dünyamız Film Günleri’ne dair Aslı Ildır ve Deniz Kırkalı’nın yazılarına yer veriliyor. Aslı Ildır film günlerinde gösterilecek Agnes Varda’nın yönettiği Toplayıcılar filmini yazarken Deniz Kırkalı’nın makalesi konuya farklı perspektifler getiriyor. 
Derginin +İz bölümünde Kaya Genç’in kaleme aldığı Nancy Atakan portresi, Arda Özen’in “Çöl Sümbülü” sergisi, Can Memiş’in 18. İstanbul Bienali’nin ilk ayağı, Neslihan İmamoğlu’nun YUNT’taki “VarYok” sergisi, Erman Ata Uncu’nun “Şüpheli Uzlaşmalar” sergisi üzerine yazıları okuyucuları bekliyor. 
Sanat Dünyamız’ın bu sayıdan itibaren sanatçıların kurgu metinlerine yer vereceği Sanatçının Kurgusu bölümünde ise Erdem Taşdelen’in “Uzun ve Dramatik Bir Sessizlik” adlı metni var. 
Sanat Dünyamız’ın üç aylık Ajanda bölümü ise sanatseverlere kış boyu yol gösterecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/341bb34b-7486-4c0f-883c-2e9dc41906c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgünler Ayrılıklar</image:title>
            <image:caption>Cevat Çapan’ın yeni şiir kitabı Sürgünler Ayrılıklar yayımlandı. Şairin Bana Düşlerini Anlat adlı toplu şiirler kitabıyla öbür kitapları da Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanmakta. Son şiirlerinin yer aldığı Sürgünler Ayrılıklar içindeki “Yarım Kalmış Bir Şiir Antolojisi”nde Çapan, şiirimizdeki çağdaşlarını dize dize resmediyor. 
Bu yaz da zeytin ağaçlarına bakarak 
geçirdik güneşli günlerimizi, 
zeytin tanelerinin kararıncaya kadar 
güneşi içlerinde nasıl gizlediklerini, 
 
Cevat Çapan: (Darıca, 18 Ocak 1933) İlk kitabı Dön Güvercin Dön ile 1986 
Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü aldıktan sonra Altın Portakal Şiir (2008), 
Erdal Öz Edebiyat (2017), Sedat Simavi Vakfı Edebiyat (2017), Ceyhun Atuf 
Kansu Şiir (2018), Metin Altıok Şiir (2018), Yunus Nadi Şiir (2021) ödüllerini 
de aldı. 2009’da ise Tüyap 28. İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Yazarı seçildi. 
İlk üç kitabından seçilip Fransızcaya çevrilen şiirleri L’hiver est fini adıyla 1996’da Fransa’da, yine bu kitaplardan İngilizceye çevrilen şiirleri ise 
2001’de Where Are You Susie Petchek adıyla İngiltere’de yayımlandı. Su Sesi Ruth Christie’nin çevirisiyle Arc Publications tarafından 2017’de The Voice of Water başlığıyla İngiltere’de yayımlandı. 
Şiir kitapları: Dön Güvercin Dön (1985), Doğal Tarih (1989), Sevda Yaratan 
(1994), Seçme Şiirler (1998), Ne Güzel Yolculuktu Aklımdan Çıkmaz (2001), 
Bana Düşlerini Anlat - Toplu Şiirler (1985-2020) (2007/2023), Ara Sıcak 
(2009), Su Sesi (2013), Son Duraktan Bir Önce (2017), O Geniş Boşlukta 
(2022), Bir Başka Coğrafyadan (2020), Geceleyin Bir Tren (2024), Sur Dibinde Bir Durak (el yazısıyla 49 şiir, 2024), Sürgünler Ayrılıklar (2025)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/915d96a6-fd42-4d7f-be94-2519265ccf4f.jpg</image:loc>
            <image:title>On Further Reflection - Essays From A Life In Business</image:title>
            <image:caption>Marriage proposals by SWOT analysis, out-of-control egos, a particular duck in Kyoto, people who think passion for work is a scam – you’ll find them all inside this book, along with maestros, management gurus, philosophers, photographers, and cats. 
On Further Reflection was published in Turkish in 2024, coinciding with the author’s 50th year in business. The new collection of essays picks up where Just to Keep in Mind (2023) left off. 
Approaching his topics with inquisitiveness and a subtle sense of humor, Bülent Eczacıbaşı explores issues at the heart of business – like leadership, motivation, and customer satisfaction – from fresh and thought-provoking angles. 
At the same time, he addresses less common subjects, such as asking “stupid” questions, learning from success, and the crisis of originality. 
On Further Reflection invites you to join these brief and enjoyable “journeys of thought.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bec2d194-1c95-41c6-8f52-0c81605c4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Pasifik Adalarına Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Yumuşak tepeler, binbir renkli deniz, hindistancevizi ormanları, kıyılardaki oteller! Burada her şey, güzelliği ve görkemiyle birbirini tamamlıyor. Gülten Dayıoğlu dünyaca ünlü Aşk Gemisi’yle Güney Pasifik Adalarına gidiyor. Güneşin doğuşunu ilk gören ülke Yeni Zelanda, filmlere sahne olmuş olağanüstü güzellikteki Tahiti, Hollywood yıldızlarının yaşadığı Moorea Adası, uzaylıların yaptığına inanılan taş anıt, yerli halkın gelenekleri, gizemli yaşamlar, efsaneler…  Her gezide kaybolan yazarımızı bu kez Samoa’da müthiş bir de sürpriz bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15510725-ce26-4aba-9ad5-3be2bc719a47.jpg</image:loc>
            <image:title>A Takımı İz Sürücü Köpekler – 10 A Takımı ile Veda Şenliği</image:title>
            <image:caption>Gülten Dayıoğlu’nun iz sürücü dokuz kurt köpeğinden oluşan A Takımı’nın heyecanlı maceralarını anlattığı on kitaplık serisi A Takımı ile Veda Şenliği kitabıyla son buluyor. 
Çokbilmiş, Cılızım, Sakar, Süslü, Obur, Gözlüklü, Samur Kuyruk, Sarı Kulak ve Karabey dostlarımız unutulmaz hikâyeleriyle bizimle yaşayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3c2c0af-85ab-49b1-9b1f-eff022f49e6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlar Hakkında Bilgiler - Öğrenecek Çok Şey Var</image:title>
            <image:caption>Ahtapotların üç kalbi olduğunu biliyor muydun? Ya da zürafaların dillerinin mor olduğunu? Penguenler neden uçamaz, timsahlar ağlar mı? Dünyanın dört bir yanından en ilginç ve şaşırtıcı hayvanlarla tanışmaya hazır ol! Bu rengârenk ve bilgi dolu kitapta karada, havada ve denizde yaşayan pek çok canlı hakkında birbirinden eğlenceli gerçekler seni bekliyor. Hayvanlar âlemine dair şaşırtıcı bilgilerle dolu bu kitap, yeni şeyler öğrenmeyi seven meraklı çocuklar için vazgeçilmez bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba75812c-2daa-4423-a530-c6befc0895de.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Okyanus, cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı?” 
 
 
“Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar,” dedi annem. Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu. “Ama ne aşk… Kuş denizin kenarında, balık sığ yüzeyde… Birbirlerine bakıyorlar, birbirlerini izliyorlar. Balık yüzüyor, kuş üstünde uçuyor… Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine. Öyle bir aşk ki aralarındaki, kuş gökyüzünü, balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine…”“Balık, kuşa, ‘Git uç, bırak beni…’ demiş.Kuş, balığa, ‘Git yüz, bırak beni…’ demiş.Ama ikisi de birbirini bırakmamış. Bırakamamış.İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de…” dedi babam.“Ve tabiat, bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün…” dedi annem, yumuşacık bir sesle. “Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir… Yüzmüş, yüzmüş, yüzmüş balık. Kuş da uçmuş, uçmuş, uçmuş…Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine.İlk kez dokunmuşlar, sarılmışlar birbirlerine,denizle gökyüzünün birleştiği yerde…” “Ben karaya vurdum,” dedim, üzüntüyle.“Biz kavuşamadık. Ben öldüm…” “Sen balık değilsin, Nazlı… Okyanusun kalbinde olman,balık olduğunu göstermez!”“Ben bir piranayım! Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında, çünkü kuş çok sevmişti balığı!Ama siyah balık, yeşil balığı sevemedi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31014e30-9a1e-4768-a8f0-b22303da96d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Okyanus, cehennem ateşini söndüremez mi Nazlı?”
“Bir gün bir balıkla bir kuş birbirlerine aşık olmuşlar,” dedi annem. Yüzünü görmüyordum ama sesi gülümsediğini belli ediyordu. “Ama ne aşk… Kuş denizin kenarında, balık sığ yüzeyde… Birbirlerine bakıyorlar, birbirlerini izliyorlar. Balık yüzüyor, kuş üstünde uçuyor… Özgürlüklerini hediye etmişler birbirlerine. Öyle bir aşk ki aralarındaki, kuş gökyüzünü, balık denizin derinliklerini yasaklamış kendine…”“Balık, kuşa, ‘Git uç, bırak beni…’ demiş.Kuş, balığa, ‘Git yüz, bırak beni…’ demiş.Ama ikisi de birbirini bırakmamış. Bırakamamış.İmkânsız bir aşka kapılıp gitmiş ikisi de…” dedi babam.“Ve tabiat, bu aşkın mükâfatını vermiş bir gün…” dedi annem, yumuşacık bir sesle. “Uçsuz bucaksız deniz gökyüzüyle birleşir… Yüzmüş, yüzmüş, yüzmüş balık. Kuş da uçmuş, uçmuş, uçmuş…Zaman geçmiş ve kavuşmuşlar birbirlerine.İlk kez dokunmuşlar, sarılmışlar birbirlerine,denizle gökyüzünün birleştiği yerde…” “Ben karaya vurdum,” dedim, üzüntüyle.“Biz kavuşamadık. Ben öldüm…” “Sen balık değilsin, Nazlı… Okyanusun kalbinde olman,balık olduğunu göstermez!”“Ben bir piranayım! Balığın kuşa duyduğu aşkdaha imkânlıydı aslında, çünkü kuş çok sevmişti balığı!Ama siyah balık, yeşil balığı sevemedi!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18874186-d4c0-4335-afe9-9c1a619b222b.jpg</image:loc>
            <image:title>Maça Kızı 8 - 5. Kitap Kutulu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ciltli Kitap 
Siyah baskılı defter 
8 Adet Alıntı Kartı  
Ayraç 
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be58e5e1-d168-4688-ae9b-24fc3dc3a630.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Yara Derin Yara</image:title>
            <image:caption>Güvenim kalmadı bugüne yarına 
Şahit oldum nice mazlumun zarına 
Hep divan durdum acıların darına 
Ne aylara ne yıllara güven kaldı 
 
Sabrın sınırı var bunca zulüm yeter 
İşte gecem başka günüm başka keder 
Her yarınım bugünümden daha beter 
Ne bugüne ne yarına güven kaldı 
 
Bak yerle bir olmuş güvenle itibar 
Sağıma soluma doldu yüzsüz kibar 
Terk edip gidişine isyanım var 
Ne konu ne komşunun itibarı kaldı 
 
Dağlaroğlu yad oldu ahlak adap 
Sen gideli gecem günüm de azap 
Herkeste başka hesap başka kitap 
Ne eşe ne de dosta güven kaldı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/855ba7e3-5b21-4171-a325-1c4948493202.jpg</image:loc>
            <image:title>Develi’de Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Yıllar sonra gittiğimde memleketim Develi’nin hâlini görünce derin bir üzüntü duydum. Kısa zaman içinde çok değişmiş, hızla göç vermiş-göç almış ve kentin demografisi değişmiş. Neredeyse bütün etnik, kültürel ve inançsal değerler, talancı bir anlayışla yok edilmiş. İnsani değerleri hiçe sayan kapitalist popüler kültürle yoğrulmuş tek tip insan tipi yaratılmış. 
Bu durum karşısında “Ah Develi! Vah Develi!” demekten kenedimi alamadım! Doğduğum, büyüdüğüm, havasını soluduğum, suyunu içtiğim memleketim Develi’ye bir vefa borcu olarak bu kitabı yazmaya karar verdim. 
Kitabın adını “Develi’de Dört Mevsim” koydum. Çünkü 1947-1950 doğumluların oluşturduğu bizim kuşak, Eski Develi’de dört mevsimi doyasıya yaşadık. 
Yazdıklarım bugünün gençlerine masal gibi gelebilir. Ancak bu kitapta Eski Develi’nin dramatik bir öyküsünün olduğu gerçeği göz ardı edilemez</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e184eeb-1625-44be-b7d3-0fa24de19478.jpg</image:loc>
            <image:title>Echoes from the Wooden House</image:title>
            <image:caption>In the late seventies, Dursun attempts to keep his three sons in the village by marrying them off, in an effort to shield them from the escalating ‘‘right-left’’ conflicts. Harun, the son who resists his father the most and is determined to go to Istanbul, cannot even begin to imagine the events that await his elder brother, Hasan. Hasans marriage is destined to trigger a chain of events that will affect the entire family...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1c5adf7-cf64-47d0-bad4-ed5f6c485d0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Diplomasi Tarihinden Kesitler</image:title>
            <image:caption>Diplomasi her ne kadar kavram olarak yakın dönemde kullanılmaya başlanmış olsa da diplomasi tarihin her devrinde toplumlar ve devletler arasında sorunların çözümünde önemli rol oynamış ve diplomasinin yetersiz kaldığı durumlarda savaşlar sorunların temel çözüm mekanizması haline gelmiştir. Ulus devlet yapısının yaygınlaşması ve uluslararası ilişkilerde ulus devletlerin temel aktör olmasından sonra ise diplomasi uluslararası ilişkilerin düzenlenmesinde temel unsur haline gelmiştir. Devletler arasındaki sorunların çözümünde karar vericilere temel verileri ortaya koyan diplomatlar çok önemli bir rol oynamaktadırlar. Uluslararası ilişkilere yönelik konularda ve sorunların çözülmesinde kamuoyuna yansıyanlar kadar kamuoyuna yansımayan bir çok gelişmede diplomatların önemli etkileri olmuş hatta son dakikada diplomatlar tarafından ortaya konulan öneriler ile savaşlar bile önlenmiştir. Fakat bunların bir kısmı hatıratlarda yer alırken, önemli bir kısmı sürece damga vuran isimler ile birlikte yok olup gitmektedir. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülen Türk Diplomasi Tarihi projesi ile Türk Diplomasi tarihine ışık tutulması hedeflenmektedir. Başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarda görev yapmış emekli diplomatlar, askeri personel ve devlet adamlarının konuk olarak katıldığı programlarda, Türk Dış politikasının karar süreci, geçmişte alınmış önemli kararların arkasında yatan gerçekler, uluslararası gelişmelerin basına yansımamış bölümleri gibi konuların ele alınması ve Türk Diplomasi Tarihi konusundaki önemli konularda tarihe not düşülmesi amaçlanmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/499007f4-5cf6-4837-9628-4f1f712854bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Dış Politikasında Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>Küresel ve bölgesel rekabet uluslararası ilişkilerde baş döndürücü bir değişim ve dönüşümle sonuçlanmaktadır. Devletler arası savaşlar, iç savaşlar, terörizm, ekonomik ve teknolojik rekabet, artan nüfus artışıyla birlikte kıt kaynakların her geçen gün daha da kritik hale gelmesi, düzenli ve düzensiz göçler, salgın hastalıklar devletlerin güvenlik anlayışını hızla değiştirmekte, bu karmaşık ve hızla değişen gündemde karar almak ve uygulamak daha da zorlaşmaktadır. Küresel ve bölgesel rekabette önemli rol oynayan Türkiye bu gelişmelerden önemli derecede etkilenirken, uluslararası politikada da etkin rol oynamaktadır. Bu açıdan Türk dış politikasında alınan kararlar Türkiye’nin güvenliğinde de temel rolü oynarken aynı zamanda bölgesel ve küresel gelişmeleri de önemli ölçüde etkilemektedir. Uluslararası İlişkilerdeki gelişmeleri yakından takip etmek ve doğru okumak, dış politikada karar almak konusunda temel rolü oynamaktadır. İlgili devlet kurumları kadar üniversiteler ve düşünce kuruluşları da bu süreçte önemli rol oynamaktadır. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülen bu proje ile Türk Dış Politikasında Güncel Konuların, bu konudaki uzmanlar ile tartışılması, ele alınması ve Türk Dış Politikasında alınacak kararlara ışık tutması amaçlanmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cc19c69-53ca-4009-b9f4-e14bd1f77100.jpg</image:loc>
            <image:title>Alev Alatlıyı Anlamak- 2</image:title>
            <image:caption>Kapadokya Üniversitesi ev sahipliğinde 3-4 Şubat 2025 tarihlerinde ikincisi düzenlenen Alev Alatlı’yı Anlamak Sempozyumu, Türk düşünce hayatına önemli ve özgün katkılar sunan Alev Alatlı’nın bu topraklara bıraktığı entelektüel mirası yaşatmak ve gelecek kuşakların bu entelektüel mirası değerlendirmesine kapı aralamak için önemli bir imkân sunmuştur. 
Sempozyumun bir çıktısı olan bu kitap, sempozyumda sunulan bildirileri ve yapılan söyleşileri bir araya getirerek Alev Alatlı’nın eserlerine ve fikir dünyasına farklı açılardan ışık tutmaktadır. Her bir bildiri ve söyleşi, onun eserlerindeki entelektüel ve ahlaki bakışı, eleştirel yaklaşımı, edebî zenginliği ve toplumsal meselelere yönelik çözüm arayışlarını odak noktasına alarak akademik bir tartışma ortamının oluşmasını sağlamıştır. 
Alev Alatlı’yı anlamaya çalışmanın, bu coğrafyanın tarihe tanıklık eden serüvenini kavrayarak geleceğini biçimlendirebilme cesareti gösterebilmek demek olduğunu düşünüyoruz. Bu kitabın hem Kapadokya Üniversitesi mensuplarına hem de bütün okuyuculara bu uğurda ilham vermesini diliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cea19dae-c07b-40fd-849d-cab0429177f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Güncel Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Küresel ve bölgesel rekabet, uluslararası ilişkilerde baş döndürücü bir değişim ve dönüşümle sonuçlanmaktadır. Devletler arası savaşlar, iç savaşlar, terörizm, ekonomik ve teknolojik rekabet, nüfus artışıyla birlikte kıt kaynakların her geçen gün daha kritik hâle gelmesi, düzenli ve düzensiz göçler, salgın hastalıklar devletlerin güvenlik anlayışını hızla değiştirmekte ve bu karmaşık, hızla değişen gündemde karar almak ve uygulamak gittikçe zorlaşmaktadır. Örneğin, Rusya-Ukrayna Savaşı nükleer silah kullanımını da içerecek şekilde her geçen gün tehlikeli hâle gelirken, tüm dünya Gazze’deki soykırıma seyirci kalmaktadır. Terörizm tehdidi her geçen gün artarken, aynı ittifak içinde olan devletler bile müttefiklerine karşı tehdit oluşturan terör örgütlerine destek vermekten kaçınmamaktadır. Başta BM olmak üzere uluslararası örgütler, bölgesel ve küresel sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kalmaktadır. Uluslararası güncel sorunları yakından takip etmek ve gelişmeleri doğru okumak, dış politikada karar alma konusunda temel rol oynamaktadır. İlgili devlet kurumlarının yanı sıra üniversiteler ve düşünce kuruluşları da bu süreçte önemli rol üstlenmektedir. Kapadokya Üniversitesi (KÜN) ve Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) iş birliğinde yürütülecek bu proje ile Uluslararası Güncel Sorunların bu konudaki uzmanlar ile tartışılması, ele alınması ve bu sorunlara ilişkin olarak Türk Dış Politikası’nda alınacak kararlara ışık tutması amaçlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7666bafe-a81a-4821-9ec8-3e472a4aeb41.jpg</image:loc>
            <image:title>İskender Öksüz Kitabı</image:title>
            <image:caption>İskender ÖKSÜZ, bilim adamı ve çok yönlü bir aydın. Sosyal meselelere derinden bakan bir yazar. Türklük ve Türkiye merkezli düşünür. Millet ve milliyetçilik özel ilgi alanıdır. Fikirlerini sosyoloji biliminin verileriyle oluşturur. Derdi tasası Türklük olanlardandır. Eserlerinin önemli bir bölümü bu mesele etrafındadır. 
Dostları ve sevenleri 80. yaşında bir saygı günü düzenlemeye karar verdiler. Bu toplantıda, kamuoyunun tanıdığı İskender ÖKSÜZ’ün insanî yönleri açığa çıkacaktı. Dostları yakınlıklarını konuşacaklardı. Aileden isimler, baba, kardeş, ağabey İskender ÖKSÜZ’ü anlatacaklardı. Üniversiteden akademisyen arkadaşları ve öğrencileri hocalığından ve ilmî seviyesinden bahsedeceklerdi. 
Hazırlıklar sırasında bu çok yönlü biyografik konuları daha geniş bir kadroya ısmarlanan yazılarla bir kitaba dönüştürme fikri ortaya çıktı. Zaman dardı. Onun için kısa yazılar istenmesine karar verildi. Yazı istenenlerin tamamına yakını yazdı. 
Bu kitaptaki yazılar, entelektüel bir biyografi için önemli malzemeler veriyor. Biyografik bir roman için de yaşanmış sahneler ve insan yönünü yansıtan canlı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ee90041-5048-4266-b93d-9e0bfe9e1b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kadının Saklı Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Kaderini değil, kendi yolunu seçti.


Melbourne, 1927. Yaz çiçeklerinin büyülü kokusuyla dolu bir akşamda, genç Zara Dickins hayatının en unutulmaz gecesine adım atar. Modaya, şık elbiselere ve eğlenceye düşkün Zara, hayatını hiç beklemediği yönlere sürükleyecek olan Harry Holt’la tanışır.


Hukuk öğrencisi ve geleceğin politikacısı Harry’nin inkâr edilemez karizması ve kararlılığı, sık sık Zara’nın kendi yolunu bulma hayalleriyle çatışsa da, o gece ikisi arasında kırk yıl boyunca sönmeyecek bir kıvılcım ateşlenir. Bu kıvılcım, onları Londra’dan Avrupa’ya, Hindistan’dan Amerika’ya uzanan; başarılarla olduğu kadar zorluklarla da dolu bir yaşamın içine çeker.


Kadınların susturulmaya çalışıldığı bir dünyada, tutkularından, inançlarından ve yeteneğinden asla vazgeçmeyen Zara, moda dünyasının çok ilgi gören ismi haline gelir. Ailesi, dostlukları ve kişisel kalp kırıklarıyla sınandığı bu unutulmaz mücadelede kendi yolunu cesurca çizmekten vazgeçmeyecektir.


Tarihi romanların usta kalemi Kimberley Freeman’dan derinlemesine işlenmiş, ilham verici bir hayat hikâyesi.


Övgüler


“Çok başarılı, sürükleyici bir kitap.”
The Australian


&quot;Etkileyici... Samimi ve sürükleyici bir anılar geçidi... Freeman&apos;ın önceki tarihi kurgu romanlarının hayranları buna da bayılacak.&quot;
Books+Publishing


Yazar Hakkında: Kimberley Freeman


Kimberley Freeman, Londra&apos;da doğmuştur ve o üç yaşındayken ailesi Avustralya&apos;ya taşınmıştır. Şu anda yaşamakta olduğu Queensland&apos;de büyümüştür. Asıl adı Kim Wilkins olan yazar, tarihi kurgu ve çocuk kitapları da yazmıştır. Kimberley Freeman adını ise yazmakta olduğu kadın edebiyatı kitaplarında büyükannesini onurlandırmak için kullanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02584f9f-4253-4bf9-9613-0b1827ef02ea.jpg</image:loc>
            <image:title>2026 Yordam Ajanda</image:title>
            <image:caption>Doğumunun 100., ölümünün 10. yılında Fidel Castro’yu anıyoruz. 
70 yıllık mücadele tarihindeki eylemleriyle, kayıt altına alınmış konuşmalarıyla ve yazılarıyla Fidel, yalnızca Kübalılar için değil, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya ulaşmak isteyen herkes için temel başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürecek. 
Bu yılki ajandamızda, dünya ve Türkiye tarihinde sol açısından önem taşıyan olayların pek çoğunu içeren Sol Takvim de var..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe98c8f-36c4-4d1b-8d26-70ffd45b6d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı – Hediyeli Yan Boyamalı Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler:
Gümüş Yürek 3: Yolun Son Şarkısı (Ciltli Yan Boyamalı)
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu
Özel Tasarım Defter 
Özel Tasarım Poster 
Özel Kesim Ayraç 
Şeffaf Ayraç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1bccec-5d49-48ad-8573-64458dc36a25.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ruhu Nostalji</image:title>
            <image:caption>Savaş sonrası kuşakların çalışma üzerine kurduğu toplumsal düzen çökerken, “kontrolü geri alma” ya da ulusları “yeniden büyük yapma” gibi popülist vaatlerin somutlaştığı, ülkelerin içlerine kapanmaya başladığı bir dönemden geçiyoruz. Ekonomik krizlerin baskısı altında, nostalji Batı toplumlarının kültürel “zeitgeist”ına dönüştü. Bu popülist nostalji söylemleri bir yanıyla da, güvenceli istihdam ve kitlesel tüketim üzerine kurulmuş eski toplum modelinin yıkılışına yakılan bir tür kolektif ağıt sanki.

Zamanın Ruhu Nostalji, bugünün nostalji kültürüne doğru çıkılan, sınırları belirsiz bir keşif yolculuğu. Sosyal teorilere ve toplumsal gözlemlere dayandığı kadar kişisel deneyimlerden, karşılaşmalardan ve güncel araştırmalardan da besleniyor. Bilimsel literatürle popüler kültürü tek potada eritmeye gayret eden bu eser, hem akademik meraka sahip okurlara hem de çağımızın ruhunu anlamaya çalışan geniş kitlelere yeni bir tartışma alanı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e44ac65d-7119-4eac-a9f7-5a0b4cc251e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kasırgaya Kanan Saka 3 - Ciltli</image:title>
            <image:caption>Valeri ve Songur, hayatlarının en yalnız dönemindedir. Ağır kayıplar yaşamış, sevdikleriyle sınanmış ve yalanlarla yüzleşmişlerdir. Birbirlerine hiç olmadıkları kadar sıkı tutunurlar çünkü henüz mücadeleleri bitmemiştir. Valeri çocukluğundan beri içine kök salan korkularının üstesinden gelmeye çabalarken Songur, önüne durmaksızın çıkan engellere karşı direncini korumaya çalışır. Ancak öğrendikleri bazı gerçekler, hayatlarının gidişatının bir kez daha değişmesine neden olacaktır. “Sen hayatın cehennemden ibaret olduğuna ve sonrasının olmadığına inanan bir insanı bile cennete inandırabilirsin. Hak ettiği yerin dip olduğunu kabullenen bir insanı bile kanatlandırabilir ve yukarının daha güzel olduğuna ikna edebilirsin.” 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/efc4ce9f-79c2-4efd-af12-adbcd31a54a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tutunamayanlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Tutunamayan (disconnectus erectus): Beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır.”   Tutunamayanlar Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Berna Moran, Oğuz Atay’ın bu ilk romanını “hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı” olarak niteler. Moran’a göre “Oğuz Atay’ın mizah gücü ve duyarlığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar’ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, eserdeki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona çok şey kazandırmıştır”. Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısını tutunanların anlamayacağı, reddedeceği türden bir romanla yapar”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e8b31be-40a8-47c6-ade2-f8e95d388c05.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Oyunlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Biraz düşündüm ve sabrettim; sonra, ‘Bizi bir de bu acımak mahvediyor albayım,’ dedim. ‘Başkalarına acımakla başlayan bu tehlikeli duygu, her zaman kendimize acımakla son buluyor. Kendimize acımaktan, başka işlere zaman kalmıyor.”   Tehlikeli Oyunlar kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini hayatî bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman. Romanın baş kişisi Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve “oyun oynuyormuş gibi” ilgilenmenin ve yaşamanın yollarını araştırıyor. Ve hem “tehlikeli” hem de “oyun”la dolu bir yolda gidebileceği son noktaya kadar ilerliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b49a0607-5622-4ab8-b82d-715d6b809e40.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkuyu Beklerken (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiç bir şey çıkmaz.”
Oğuz Atay’ın hikâyeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikâyenin “korkuyu beklerken” kendini evine hapseden kahramanı, Atay’ın edebiyat güzergâhındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikâyeyle var ettiği “beyaz mantolu adam” da öyle. Tavanaralarına saklanan eşyadan, gazetelerin dert köşelerine gönderilen mektuplara kadar “Türkiye’nin ruhu”nu hep aynı maharetle kavrıyor Oğuz Atay.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6fcda7d-404d-4ae9-b275-d1d07319ce67.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlarla Yaşayanlar (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“... oyunlara ihtiyacım var. Ne var ki hiç bir şeyin sonunu getiremiyorum, oyunlarım hep yarıda kalıyor, fakat sizi sonuna kadar seviyorum.”
Tanzimat’tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler, hedefler, ölçütler Türk aydınını kronik bir bunalıma sürükledi. Oğuz Atay’ın tiyatro eseri, varoluş sorunlarıyla boğuşan ve “tutunmaya” çabalayan ve bunu pek başaramayan okur-yazarımızın kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir hayatın doğal ürünü beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f286ac7-40c2-4858-beef-c5dcb0da2a96.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Bilim Adamının Romanı (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Düşünmek Mustafa Hoca’ya göre, ‘derunî bir konuşma’ idi. Bu konuşma sessiz olduğu gibi dilsizdi de: ‘Burada kelimeler yerlerini kavramlara bırakır, fakat bu kavramlar da kelimelerden meydana gelir.’”
Mustafa İnan Türkiye’de pek benimsenmemiş bir dalda, biyografik roman türünde, Oğuz Atay’ın kendine özgü üslûbu ve kurgusuyla, kendi hocası da olan Prof. Mustafa İnan’ı anlatışı. Atay’ın hedefi, bir halk çocuğunun uluslararası ün sahibi bir bilim adamı oluşunun zorlu macerasını sergilemek. Bunun yanı sıra, Oğuz Atay’ın toplumsal eleştiri kalıplarını zorlayışını da izliyoruz. Elinizdeki kitapta, Prof. Mustafa İnan’ın hayatından kesitler sunan bir de fotoğraf albümü yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d89fc0a-38ff-4502-a551-c3ae3ad474cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Kimse dinlemiyorsa beni –ya da istediğim gibi dinlemiyorsa– günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana, bunu da yaptınız.” Oğuz Atay’ın edebiyatla ilgili herkes için sürekli merak konusu olmuş günlüğünün bütünü. “Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız” sözleriyle başlayan Günlük boyunca okur, yazarın son yıllarındaki yalnızlığını paylaşmakla kalmıyor, Oyunlarla Yaşayanlar’ın oluşum sürecini adım adım izliyor, bir edebiyat laboratuvarındaymış gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbcf5d1e-6a2a-47eb-8dbd-0d9172d63143.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylembilim (Ciltli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>“Neden bazı insanlar, bazı şeyleri hiç bilmiyorlar? Duysalar, dinleseler, hatta karşılarında görseler bile bilmiyorlar.”
“Sevgili Oğuz, ... sana kısaca şunu söylemek istiyordum: Eylembilim’le bize, tamamlayamamış da olsan, anlattığın olaylar ve çizdiğin kişilerle, gene de kendi içinde belli bir bütünlüğü olan unutulmaz bir başyapıt bıraktın. Sahte sağduyuya, yapay aydınlara, basmakalıp kavramlara, kof duygululuklara Eylembilim’in intikam kılıcını korkusuzca çeken Server Gözbudak aracılığıyla, çok dolaylı bir biçimde ve kendine özgü inceliğinle çekilen acıları da eski ustalar gibi yerli yerine yerleştirmeyi başardın. Binlerce teşekkür. Gözlerinden öperim.”
Cevat Çapan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/000ef52c-70cc-43ac-853a-35809362d53e.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Normalmiş Gibi</image:title>
            <image:caption>“Ve bir şey daha söyleyeyim bak, aşk gelecek değildir Lora, geçmiştir. Benim kemiklerimden ve etimden ve kanımdan, senin damarlarından ve tükürüğünden doğmuştur aşk. İki insan birbirinin yarınına değil, hakikatine âşık olur. Tarihin fırlatıp o âna attığı iki çıplak varlığız biz. Biz. Yani âşıklar.”
Farklı dünyalardan iki insan: Arda ve Lora. Onları zorlu bir ilişkinin ana karakterleri yapan şey ne olabilir? Tesadüf mü, yoksa ikisinin de varoluş hikâyesinde saklı bir sebep mi? Her Şey Normalmiş Gibi’de genç bir adamın gözünden bakıyoruz yaşadığımız kaotik günlere. Onunla birlikte hem sevdiği kadını tanımaya ve anlamaya çalışıyoruz hem de son dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini yeniden gözden geçiriyoruz.
Gaye Boralıoğlu, bir ucu İstanbul’un göbeğinde diğer ucu Diyarbakır’ın rüzgârında gezinen bu hikâyeyi anlatırken, bizleri ikili ilişkiler, varoluş meselelerimiz ve haletiruhiyemiz üzerine düşünmeye davet ediyor. Bazen gayet gerçekçi, bazen masallarla, mitlerle bezenmiş bir dilin imkânlarını ustaca harmanlayarak bizi şu soruyla baş başa bırakıyor: Yaşadığımız çağda sahici bir aşk mümkün mü?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b54ade6-c272-443b-8b44-9b5e04e90a11.jpg</image:loc>
            <image:title>Birçok Şey</image:title>
            <image:caption>Sözcüklerin ötesine geçmeye, anlamların peşine düşmeye ne dersiniz? 
Rüzgârla uçuşan sözcüklerden, kalpte filizlenen duygulara uzanan Birçok Şey, keşiflerle dolu bir yolculuk vaat ediyor. Bu kitabın alışılagelmiş bir kurgusu yok. Oyundan felsefeye, somuttan soyuta uzanan sayfaları var.  Bazen bir sözcük, bazen bir soru, bazen de sessiz bir duygu okuyucuyu düşünmeye davet ediyor. 
Birçok Şey’in içerisinde ‘Daha önce hiç düşünmemiştim’ dedirten soruların yanı sıra, çocuklarla felsefe (P4C) yapmaya yönelik ‘etkileşimli kitap’ bölümü de yer alıyor. 
Her sayfasında bir soru ve oyun bulacağınız bu kitap, aklında daima birçok şeyi olan herkese…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67cebf70-eafe-4e26-bb54-42340a1f8fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Altı Oku Çizerken</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de arkeolojinin ve grafik tasarımın öncülerinden Mahmut Akok, 20. yüzyılın ilk günlerine ve Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyetin ilanına, Ankara’nın küllerinden doğuşuna tanıklık etmiştir. 
Mahmut Akok’un uzun yıllar boyunca kendi el yazısıyla tuttuğu ve “Bir Hayat Öyküsü” adını verdiği defterlerinden derlenen bu kitapta Cumhuriyetin ilk kuşağının karşılaştığı zorlukları, bu zorlukları yenme istencinin topluma nasıl yerleştiğini daha iyi anlayacaksınız. Ayrıca Türk Devrimi’nin simgesi olan “Altı Ok”un ortaya çıkış öyküsünü de bizzat bu amblemi tasarlayan kişinin anılarından okuma olanağını bulacaksınız. 
Bandırma’dan İnebolu üzerinden devrimin başkentine geçişinde kaldığı yerleri ve Anadolu manzarasını onun kaleminden okurken Milli Mücadele günlerine döneceksiniz. Cephelerden sanatta ustalaşmaya uzanan bir yaşam, roman tadında okuyacağınız anılar ve tanıklılar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e95d4704-7085-4e53-aa2f-29e2235eaa84.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaylı</image:title>
            <image:caption>Kâinatın uçsuz bucaksızlığında tek bilinçli varlığın insanoğlu olması mantıklı mı? Bu dünya sadece insanoğluna ait diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. “Uzaylılar” ile tanışmaya hazır mısınız? 
Bizlere dayatılan muhtemel “Uzaylı” formlarının hep benzer kalıpları yansıttığını fark etmişsinizdir. Hollywood filmlerinde standartlaştırılmış Uzaylı canavarların tekdüze mahiyetlerinden sıkıldıysanız bu kitap tam da size göre... 
Polat Onat ışık hızını aşabilen tek kuvvetin hayal gücü olduğunun bilinciyle, şaşırtıcı içerikteki “Uzaylı Öykülerini” alışılmışın dışında bir şıklıkla siz okurlarına sunuyoruz. 
“Yok daha neler? Yerli bilimkurgu edebiyatı mı olurmuş,” diyenlerin bu kitabı okuyunca mevcut kalıplaşmış fikirleri yıkılacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d222c0-8dd6-4712-89b4-dad178779ec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Umuttan Şimdi Doğar</image:title>
            <image:caption>Eski bir söylence, Tanrı’nın otuz altı iyi insanın yüzü suyu hürmetine dünyayı yok etmekten vazgeçtiği anlatılır. Bu bir masaldır ama dünyanın yaşanabilir bir yer olmayı erdemler sayesinde sürdürdüğü, gerçektir. Doğruluk, adalet, merhamet, iyilik, vefa, incelik, çalışkanlık, özveri gibi değerlerle karşılaştığımızda gözümüzün ışıyıp içimizin ısınması, unutmaya başladığımız insani özümüzle karşılaştığımızı fark etmemizden kaynaklanıyor olmasın sakın? Ya bu değerlerin hepsini bir insanda bulmak? İşte bu mucizedir ve bu yüzden de seyrek görünür. 
Türkan Saylan, seyrek bulunan bu tür insanlardandır, Yalnızca söyledikleri ve yazdıklarıyla değil, yaşamıyla da öğreten bir öğretim üyesi... Tüm çocuklara öz çocuğu gibi gören bir anne... Hastalığa, hastanın açısından bakmayı; hastayı, hastalığı taşıyan bir organizma olarak değil, insan olarak görmeyi başarabilen bir ”arkadaş hekim”... Cüzzamı ülkemizden ve dünyadan silme yolunda büyük başarı sağlamış, bu alanda yaptığı çalışmalarla dünyanın sayılı cüzzam otoritelerinden biri olmuş, Gandhi Ödülü’ne layık görülmüş bir bilim insanı... 
Ülkesinin, dünyanın gelişmiş ülkeleri arasında olmayı hak ettiğine inanan, cehaletle, dogmayla, çıkar ilişkileriyle savaşmaktan geri durmayan bir aydın... Çocukluk arkadaşlarını hâlâ okul numaralarıyla anımsayan, topluma ve insanlığa hizmet etmiş olan herkese vefa duygusuyla bağlı bir dost... İnsanüstü bir çalışma temposuyla yıllardır halk sağlığı için, eğitim için, çağdaşlaşma için, kadın ve insan hakları için, demokrasi için, ülkesinin ve insanlığın aydınlık geleceği için didinen bir eylemci, bir Cumhuriyet kadını... Ve daha birçok erdem... 
Gözden geçirilmiş ve yenilenmiş baskısıyla Güneş Umuttan Şimdi Doğar’da Türkan Saylan’ın özel yaşamını, mutluluklarını, düşlerini, umutlarını, düşüncelerini bulacaksınız. Neredeyse yetmiş yıllık bir yaşamöyküsüyle gözünüz ışıyıp içiniz ısınacak. Güneşi doğuranın aslında umut olduğunu göreceksiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0764107a-221e-4717-80fc-0cc4be44792e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar İçin Longevity</image:title>
            <image:caption>Eğer onu en iyi versiyonumuzla ve dolu dolu yaşayamıyorsak daha uzun bir hayatın anlamı ne? 
 
Dünya hızla değişiyor ve uzun ömür devriminin merkezinde kadınlar var. Bugün kadınlar erkeklerden ortalama beş yıl daha uzun yaşıyor; elli yaşındaki bir kadın, önünde en az otuz beş yıl daha olduğunu bilerek hayatına devam ediyor. Yüz yaşını aşanların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. 
 
Araştırmalar sağlığımızın %70-90’ının genetikle değil, seçimlerimizle şekillendiğini gösterse de, pek çok kadın yaşam kalitesini yükseltecek bilgi ve kaynaklara erişemiyor. 
 
Kadınlar için Longevity, bu ihtiyaca kapsamlı ve herkes için ulaşılabilir bir cevap sunuyor. Uluslararası araştırmalar, nörobilim, epigenetik, beslenme bilimi, hormon sağlığı, bağırsak mikrobiyomu, stres fizyolojisi ve yenilikçi tıp uygulamalarından elde edilen en güncel bilgiler, bu kitapta pratik bir sisteme dönüşüyor. 
 
Bu kitap, yalnızca daha uzun yaşamak için değil, daha enerjik, daha güçlü, daha özgür ve daha anlamlı bir hayat kurmak için yazıldı. 
 
Kadınlar için Longevity, sağlık içinde, doya doya yaşamak isteyen her kadın için güçlendirici bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f50edf3-a362-469c-880f-1e2637361755.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbol Tarihi 101</image:title>
            <image:caption>Futbol, modern dünyanın en güçlü sosyal ve kültürel fenomenlerinden biridir.
Futbol Tarihi 101, bu evrensel oyunun kökenlerinden günümüzün küresel endüstrisine uzanan çok katmanlı gelişimini inceliyor.  Antik çağlardaki ayak topu oyunlarından İngiltere’de kuralları standartlaştırılan ilk karşılaşmalara, endüstriyel toplumların futbolu bir kimlik aracı olarak benimseyişinden dijital çağın çok uluslu futbol markalarına kadar uzanan bir dönüşüm hikâyesi… 
İlhan Özgen, yalnızca sahadaki oyuna değil, aynı zamanda futbolun toplumsal sınıflar, siyaset, ekonomi, medya ve kültür üzerindeki etkilerine de ışık tutuyor.  Tribünlerin sesiyle halk hareketlerinin kesiştiği noktaları, uluslararası turnuvaların diplomatik anlamlarını ve futbolun bir “modern mitoloji”ye dönüşüm sürecini tarihsel belgeler ve analizlerle ortaya koyuyor. 
Hem futbol meraklıları hem de sporun sosyal tarihine ilgi duyan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı olan bu kitap, 90 dakikanın çok ötesine geçerek, bir oyunun nasıl bir dünya dili haline geldiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a13102e-9f0f-4bd7-943f-29577e68ca7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim, Din ve Yaşam Üzerine Düşünceler</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein Pisagor, Aristoteles, Batlamyus, Kepler, Kopernik, Galileo ve Newton’dan sonra gelen en büyük fizikçi oldu. Bilimde en önemli şeyin hayal gücü ve inanç faktörü olduğunu söyleyerek bilimcileri; sosyalizmin insanlığın geleceği olduğunu söyleyerek siyasetçileri; iktisadi sorunlara önerdiği çözümlerle ekonomistleri; kendisi de bir pasifist olmasına rağmen, bir atom bombası yapılması tavsiyesiyle ortaya çıkarak savaş karşıtlarını şaşırttı. Uzay ile zamanın, madde ile enerjinin apayrı şeyler olmayıp bir süreklilik oluşturduklarını ortaya koyan çığır açıcı keşifler yapabilmesi de beyninin şaşırtıcı ölçüde farklı biçimde çalışması sebebiyle mümkün oldu. Çağdaşları arasında benzersiz ve üstün bir yere sahipti. En büyük, en zeki, en popüler ve en sevimli bilim insanlarından biriydi. Bilim, Din ve Yaşam Üzerine Düşünceler’i okurken, bir bilim insanının, insan aklının çalıştığı pek çok sahada bu kadar çok bilgi ve vizyon sahibi olmasına –bu kişi Einstein olsa bile– şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fef0722-05e3-474d-87ea-63f9c0c8b5b1.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 182. Sayı Demokratik Kapitalizmin Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
Artan Servet Eşitsizliği ve Demokratik Kapitalizmin Sonbaharı - Mustafa Kutlay, Ziya Öniş, Mehmet Ali Demir 
Popülizmin Demokrasiyle Sınavı - Ersin Kalaycıoğlu    
2023 Girdi-Çıktı Tablosu Penceresinden Türkiye Ekonomisi - Alper Duman                
Anlatılar, Algoritmalar ve Yapısal Belirsizlik Çağında Piyasa Dinamikleri - Arda Tunca                
İki Kültürel Ekonominin Hikayesi I: Kültür Savaşları ya da Kültürel Kutuplaşma - Sacit Hadi Akdede                  
COP30 Sonrası Küresel İklim Yönetişimi: Kazanımlar, Açmazlar ve Yeni Yönelimler - R. Funda Barbaros   
Nadir Toprak Elementleri, Antroposen Çağı ve Yeşil Dönüşüm - Nuran H. Belet          
Yapay Zekâ Çağında Öğretmen Kimliği - Tarkan Gürbüz                
Devlet Üniversitelerinin Daralan Kapasitesi: ODTÜ ve Girişimci-Yenilikçi Üniversite Endeksindeki Üniversiteler Üzerinden Bir Değerlendirme - Günaydın Karakaş, Ramis Korkmaz, Erkan Erdil              
Bir Ülke Eğitim ve Sağlığa Ne Kadar Yatırım Yapmalı? - Kezban Karaboğa                
Müfit Ahmet’ten “Milli İktisat” - Ercan Eren, Alaaddin Tok            
Brecht ve “Galilei’nin Yaşamı” Üzerine Ekonomi-Politik Bir Okuma - Gülçin Elif Yücel                
Manchester Bilim ve Endüstri Müzesi: İngiltere’nin Ekonomik Gelişiminin Aynası - Murat Yıldırımoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71d76142-c627-4303-bd68-6d77c0298daf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Zamanlar</image:title>
            <image:caption>“KIRIK ZAMANLAR”, çöken bir çağın, suskun bir toplumun ve insanın iç yalnızlığının arasından geçen karanlık bir şiir atlasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6b99dcb-2f87-4115-a177-8fb563b0dd0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Suskun Coğrafyanın Göçü</image:title>
            <image:caption>Gurbetin Sessiz Yıkımları 
Bu topraklardan uzakta, başka şehirler de, başka hayatlarda… Her gurbetçi bir hikaye taşır yüreğinde. Kimi umutla, kimi yalnızlıkla, kimi özlemle… 
Bu kitap, gurbetin sadece coğrafi bir uzaklık olmadığını, insanın kalbin de, ailesin de, toplumunda açtığı derin yaraları anlatıyor. Sevgi bağlarının zayıfladığı, kimliklerin bunalıma sürüklendiği, yalnızlığın ve umudun iç içe geçtiği bu sessiz mücadelenin tanıklığını sunuyor. 
Okurken, gurbetin hayatlarımızdaki izlerini, sosyal ilişkilerimizdeki kırılmaları ve toplumsal dönüşümleri daha iyi anlayacak; belki de kendinizden ve çevrenizdekilerden izler bulacaksınız. 
Bu kitap, gurbetin insan ruhunda bıraktığı sancılı ama gerçek bir hikayedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e247c000-7156-4a73-b290-177cf8f5ecab.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Patron</image:title>
            <image:caption>Dijital dönüşüm bir yazılım projesi değil; insan davranışını değiştirme mücadelesidir. Bu kitap, ekranların arkasındaki alışkanlık direncini, yöneticilerin kör noktalarını ve gerçek dönüşümün neden teknik değil kültürel olduğunu anlatır. 
Tek cümlelik özeti şudur: 
Sistem kurulur, ama kültür kurulmadıkça hiçbir şey çalışmaz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/966c4460-64fe-4d63-b96e-19f8703cd099.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Oyunları - Tanrılar Ve Ölümlüler Serisi 1</image:title>
            <image:caption>Tanrılar, biz sıradan ölümlülerle oynamayı sever. Ve her yüz yılda bir, biz de buna göz yumarız… 
Lyra Keres, Zeus tarafından lanetlendiği için kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu. 
Olimpos’a hükmeden kaprisli tanrıların yoluna çıkmamaya çalışarak Hırsızlar Teşkilatı’nda kâtip olarak çalışıyordu. Ta ki bir gece Olimpos’tan olmayan bir tanrıyla yolları kesişene kadar… 
Yeraltı Kralı Hades’le. 
Hades, Olimpos tahtına kimin oturacağına karar vermek için tanrıların düzenlediği ölümcül yarışma Pota’ya ilk defa katılmıştı. Bu yarışmada tanrılar kendileri savaşmak yerine birer ölümlü seçerek onları, on iki tane ölümcül görevde yarıştırıyorlardı. 
Hades’in seçtiği ölümlü ise Lyra’ydı. 
Hades oyunu kendi kurallarına göre oynuyordu… 
Çünkü gökyüzündeki yıldızlardan bile çok sırrı vardı. 

Ve Ölüm, ne pahasına olursa olsun kazanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cbc393d-885a-4a26-8ce4-3307cb079d42.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıların Oyunları -Tanrılar Ve Ölümlüler Serisi 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tanrılar, biz sıradan ölümlülerle oynamayı sever. Ve her yüz yılda bir, biz de buna göz yumarız… 
Lyra Keres, Zeus tarafından lanetlendiği için kendini hiçbir yere ait hissedemiyordu. 
Olimpos’a hükmeden kaprisli tanrıların yoluna çıkmamaya çalışarak Hırsızlar Teşkilatı’nda kâtip olarak çalışıyordu. Ta ki bir gece Olimpos’tan olmayan bir tanrıyla yolları kesişene kadar… 
Yeraltı Kralı Hades’le. 
Hades, Olimpos tahtına kimin oturacağına karar vermek için tanrıların düzenlediği ölümcül yarışma Pota’ya ilk defa katılmıştı. Bu yarışmada tanrılar kendileri savaşmak yerine birer ölümlü seçerek onları, on iki tane ölümcül görevde yarıştırıyorlardı. 
Hades’in seçtiği ölümlü ise Lyra’ydı. 
Hades oyunu kendi kurallarına göre oynuyordu… 
Çünkü gökyüzündeki yıldızlardan bile çok sırrı vardı. 

Ve Ölüm, ne pahasına olursa olsun kazanmalıydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89c28f00-a71e-4ce2-b08c-fdcb52e0d561.jpg</image:loc>
            <image:title>Lenin Biyografi</image:title>
            <image:caption>Vladimir İlyiç Lenin’in yaşamı, insanlığın kurtuluş davasına adanmış bir ömrün hikâyesidir. Lenin’in çocukluğundan ölümüne kadar tek bir hedefi vardı: sömürüye, yoksulluğa ve aşağılanmaya mahkûm edilmiş insanlığın kurtuluşu. Hayatı, devrimin soyut bir fikir değil, örgütlü emekçilerin elleriyle kurulacak somut bir gerçeklik olduğunu gösterdi. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Marksizm-Leninizm Enstitüsü tarafından hazırlanan bu eser, Lenin’in yaşamını, düşünsel gelişimini ve tarihsel mücadelesini hem arşivsel hem teorik doğrulukla anlatan en kapsamlı biyografilerden biridir. Lenin’in felsefi, politik ve örgütsel dehasını; işçi sınıfının öncü partisinin inşasındaki rolünü; emperyalizme, revizyonizme ve oportünizme karşı mücadelesini bir bütünlük içinde sunar. Çocukluğundan Büyük Sosyalist Ekim Devrimi’ne, enternasyonalizmin ufkundan proletarya diktatörlüğünün inşasına kadar her dönemiyle Lenin’in düşünsel ve siyasal gelişimini tarihsel materyalizmin ışığında inceler.  Bu yeni Türkçe edisyon, 1984 tarihli genişletilmiş baskıya dayanmakta; eksiksiz ve ideolojik bütünlüğü korunmuş bir metni okura ulaştırmaktadır.  Lenin Biyografi, yalnızca Lenin’in değil, bilimin devrimci bir güce dönüşmesinin, yani Marksizmin Leninizm olarak ete kemiğe bürünmesinin hikâyesidir. Her sayfası, işçi sınıfının tarih sahnesine çıkışını, örgütlü mücadelenin zorunluluğunu ve devrimci öncülüğün anlamını hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/850d4760-8c1d-4ff9-8d4d-9e716e5e8cf8.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim ve Yabancılaşma</image:title>
            <image:caption>İçinde yaşadığımız “iletişim çağı”nda yabancılaşma ne kadar gerçek? Elimizdeki akıllı telefon, dünyaya açılan bir pencere mi, yoksa yeni bir pranga mı? Emre Canpolat, bu temel sorulardan yola çıkarak Marx’ın yabancılaşma ve fetişizm kuramlarını günümüzün en vazgeçilmez nesnesi hâline gelen akıllı telefonlar üzerinden yeniden okuyor. Hegel’den Marx’a uzanan düşünsel hattı merkezine alan bu kitap, meta fetişizmi ve şeyleşme gibi kavramları akıllı telefonlar, sosyal medya ve gündelik hayat pratikleri üzerinden somutlaştırarak herkes için anlaşılır kılıyor. Gündelik faaliyetlerimiz nasıl metalaştırılıyor? Bizi birbirimize bağladığı iddia edilen teknoloji, aslında bizi kendi emeğimize, kendi hayatımıza ve birbirimize nasıl yabancılaştırıyor? Her beğeni, her konum bildirimi, her anlık paylaşım nasıl oluyor da sermaye birikiminin görünmez bir parçasına dönüşüyor? Gündelik hayatın ritmini belirleyen bu etkileşimler aracılığıyla “boş zaman”larımız bile nasıl sömürülüyor? Teknoloji, enformasyon ve akıl, insanlığın ortak birikimi olmaktan çıkıp bizi denetleyen fetişlere nasıl evriliyor? İletişim ve Yabancılaşma, “zahiri topluluklar” içinde kaybolan günümüz insanını anlamaya çalışırken, okuyucuyu elindeki ekrana ve yaşadığı çağa bambaşka bir gözle bakmaya davet ediyor. Bu kitap, yalnızca bir analiz değil, dijital çağın ruhuna yöneltilmiş bir sorgulama.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4094b2af-802d-4d6b-9024-4437af4241bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Haziranda Beş Gün</image:title>
            <image:caption>Haziran 1953, Doğu Berlin. İşçiler, günlük iş yüklerinin artırılması kararına karşı grev çağrısı yaparak sokaklara çıkar. Sokaklarda yayılan öfke, yalnızca iki gün içinde kitlesel bir direnişe dönüşür ve sonunda işçi devleti ile işçiler arasında aşılması güç bir uçurum meydana gelir.  Stefan Heym, “Doğu Alman Ayaklanması” olarak anılan bu tarihî günleri anlatmaya olayların fitilinin ateşlendiği 13 Haziran’dan başlıyor, 17 Haziran’a kadar yaşananları dakikası dakikasına mercek altına alıyor. Ve bunu, tek taraflı bir yüceltme ya da mahkûmiyete kapılmadan, farklı perspektiflerden bakarak yapıyor: Her bölümde, emekçilerin çalışma normlarını artırma kararı alan Almanya Sosyalist Birlik Partisi (SED) yöneticilerinin, partinin talimatlarını kimisi tereddütle kimisi koşulsuz uygulayan parti önde gelenlerinin, grev çağrısına katılan ve karşı çıkan işçilerin, sıradan yurttaşların ve elbette Batı Berlinlilerin gözünden olayların nasıl göründüğünü aktarıyor. Neticede her bir karakter, büyük bir tarihsel kırılmanın öznesi haline geliyor.  Kurguyla gerçek arasındaki sınırın soluklaştığı Haziranda Beş Gün, resmî belgelerden alıntılar, dönemin radyo haberlerinden kesitlerle okuru tarihe tanıklık etmeye çağırırken, bilinç akışı tekniğiyle verilmiş iç monologları, dramatik yoğunluğu artırmak amacıyla tiyatro metni biçiminde kurgulanmış diyalogları ve farklı karakterlerin bakış açılarından oluşan çok sesliliğiyle edebî doyum da vaat ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd5b8928-c5c4-4e5e-9eab-6e58f2bc15bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Bir gemi, Atlantik’in sisli sularını yararak Avrupa’ya dönerken, içinde birbirine rastlantıyla bağlanmış insanların hikâyeleri yankılanır: sürgünler, işçiler, din görevlileri, doktorlar, şarkıcılar… Hepsi, geride bıraktıkları kıtada yaşanmış bir yıkımın, savaşın ve ihanetten örülmüş bir geçmişin ağırlığını taşır. Geminin güvertesinde anlatılan her hikâye, bir ülkenin değil, bütün bir çağın vicdanına dokunur. Seghers, Yolculuk’ta yalnızca denizi aşan bedenleri değil, kendi içlerine doğru yolculuğa çıkan ruhları da anlatır. Burjuva dünyasının çürümesiyle, insanın onurunu ve direncini koruma çabasını iç içe geçirir. Her karakter, kapitalist dünyanın yarattığı yersiz yurtsuzluk duygusunun bir yankısı gibidir; yine de her biri, başkalarının acısına ve umuduna tutunarak insan kalmanın yollarını arar. Savaşın, göçün ve sınıfsal bölünmenin tam ortasında yazılmış bu roman, Seghers’in en olgun eserlerinden biridir. Yolculuk, insanın hem kendi kaderine hem de dünyanın geleceğine dair sorularla dolu bir iç denizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a734197a-563b-45cc-83d2-3dcf979af844.jpg</image:loc>
            <image:title>Apartman</image:title>
            <image:caption>Emile Zola’nın Fransa’da İkinci İmparatorluk döneminde yaşanan toplumsal dönüşümü ve yozlaşmayı anlatmak üzere tasarladığı yirmi kitaplık Rougon-Macquart dizisinin onuncu kitabıdır Apartman. 
Bu kitapta, dizinin bir sonraki kitabında yükselişini izleyeceğimiz Octave Mouret’nin hırslı bir genç olarak taşradan Paris’e gelişine ve yerleştiği apartmandaki insanların yaşantılarına tanık oluruz. Dışarıdan saygın görünen bu gösterişli burjuva apartmanı, içerisinde ahlaki tutarsızlıkların, riyakârlığın ve açgözlülüğün kol gezdiği bir dünyayı saklamaktadır. 
Zola’nın keskin eleştirisinden ne iktidar ve fethetme hırsı içindeki erkekler, ne servet ve gösteriş peşindeki kadınlar, ne de bu ahlaki çürümeye göz yuman din adamları kurtulur. 
Yordam Edebiyat olarak, bir dönemin ruhunu tek bir mekâna sığdırarak, 19. yüzyıl Fransız burjuvazisinin maskesini ustalıkla indiren bu romanı okurlarımıza sunmaktan memnuniyet duyuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2992e519-6258-4fd1-a480-df21244a24ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Your Lie in April – Nisan Yalanı 7</image:title>
            <image:caption>Gala konserinde Kaori ortalıkta görünmeyince, Kousei tek başına sahne almak zorunda kalır. Çalarken bir yandan acı dolu anılarla yüzleşir, bir yandan da seyirciyle, merhum annesiyle ve hatta kendiyle bağ kurduğunu hisseder. Bu arada Tsubaki, Kousei&apos;e olan karmaşık duygularının ardındaki gerçeği bulmaya çalışır: Kaori onun için küçük bir kardeş mi, çocukluk arkadaşı mı, yoksa daha fazlası mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4e5292-cd67-45ae-99bd-3dea9bb5b43c.jpg</image:loc>
            <image:title>Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman Cilt 8</image:title>
            <image:caption>Milim&apos;e karşı uğradığı aşağılayıcı yenilginin ardından şeytan kral Karion&apos;un astı Fobio öfkeden kudurur. Olumsuz duyguları onu efsanevi Fırtına Girdabı Canavarı için mükemmel bir araç haline getirir, bu yüzden Palyaçolar Birliğinden Ayakçı ve Tear, yüce canavarı çağırmak umuduyla Fobio&apos;yu ziyaret eder. Çok geçmeden Rimuru, Fırtına Girdabı Canavarı&apos;nın gerçekten canlandığına ve Tempest&apos;e doğru ilerlediğine dair bir haber alır. Başlangıçta bu komplo sadece bir söylentiden ibaretken artık yaklaşan bir savaşın ayak sesleri duyuluyor... Macera ve eğlencenin iç içe geçtiği sürükleyici hikâyesiyle Slime Olarak Reenkarne Olduğum Zaman size keyifli bir okuma deneyimi vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1223045c-be42-480f-81c6-c53b8694908d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End – Kıyamet Meleği 32</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı. Şimdi istediği tek bir şey var: Tüm vampirlerden intikamını almak. Yuiçiro ve Mikaela geçmişe dair anılarını geri kazanırlar. Kendilerini feda etmeyeceklerine yemin eder ve yeni bir strateji geliştirirler. Saito ve diğer vampirleri ziyaret edip pazarlık yapmaya çalışırlar ancak bir anlaşmazlık çıkar... Bu arada Shinoa Timi de Yu&apos;yu kurtarmak için faaliyetlerine devam eder!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa224221-7fa9-42f9-8481-8d21e16d388a.jpg</image:loc>
            <image:title>Vinland Saga - Vinland Destanı 9</image:title>
            <image:caption>Kral Sweyn&apos;in suikastı ve Askeladd&apos;ın idamından sonra Thorfinn, hayattaki amacını ve özgürlüğünü kaybetti. Artık bitkin bir genç adam olan Thorfinn, savaş alanından uzakta, Einar&apos;la birlikte köle efendisinin çiftliği için orman temizliyor. Ancak ani ve trajik bir olay, Thorfinn&apos;i kayıtsızlığından uyandıracak ve onu şu soruyu sormaya zorlayacak: &quot;Hâlâ yaşamak istiyor muyum?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0259697-91dc-47ba-b798-c54ea7d6fd86.jpg</image:loc>
            <image:title>Defne’nin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Kendimize henüz ulaşmadan 
Nasıl varırız ait olduğumuz yere.” 
 
Hollanda’da renklerin içinde yaşayan bir resim öğretmeni olan Defne, yıllar sonra Begonvil Kasabası’na, çocukluğunun topraklarına döndüğünde, sadece bir atölyeye değil, geçmişine ve kalbinin en sessiz köşelerine de dönmeye başlar. 
 
Feraye Hanım’ın çiçeklerle iç içe, sanatla yoğrulmuş küçük atölyesi, yıllar sonra Defne’yi tekrar kucaklarken; özlenen anılar, göz ardı edilen hayaller ve hiç sorulmayan sorular birer birer gün yüzüne çıkar. 
Bir yanda çocukluk anılarının sıcaklığı, kasabanın samimi sokakları ve kır çiçekleri… Diğer yanda beklenmedik karşılaşmalar, yarım kalmış melodiler ve çok uzaklardan gelen bir belgesel kamerasının aradığı “hakiki bir hayat.” 
 
Defne’nin iç sesiyle şekillenen bu sanatsal roman; okurunu bir kadının kendi yaşamındaki eksik renkleri kilometrelerce ötede bulduğu, ilham dolu bir yolculukla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beebafc2-7c9a-4230-b041-751823448c83.jpg</image:loc>
            <image:title>P4C Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, kavramsal düşünme yolculuğunda eşlik edecek sorgulatıcı etkinliklere yer verildi. Her bir kavramsal tartışma, düşüncelerinizin sınırlarını genişletmek, birlikte düşünerek fark etmek ve yeni düşünce ufuklarına açılabilmenizi teşvik etmek amacıyla hazırlandı. 
 
Bazen kısacık bir hikâye, bazen birkaç görsel, bazense tek bir soru, daha önce açılmamış bir kapıyı aralayacak zihninizde. 
 
Bildiklerinizi sorgulatan, bilmediklerinizi fark ettiren, eleştirel, derin ve bir o kadar da keşif dolu bir yolculuk… 
 
Uzun yıllardır “Çocuklar İçin Felsefe Eğitmen Sertifika Programı”nda eğitmen olarak görev yapan, çocuklarla ve gençlerle P4C uygulamaları konusunda deneyimli öğretmen Arzu Hasançebi’nin kaleminden hem P4C hem de edebiyat camiasına armağan edilmiş güçlü bir kitap, genç filozoflarını bekliyor! 
 
“Düşünme sürecinde yürüdüğümüz yol kadar kiminle yürüdüğümüz de önemlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86593c0b-3f55-487e-ad29-f8366bb2c12b.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Dağ</image:title>
            <image:caption>“Şimdi önümde vermem gereken bir karar var: Bu saatin sonunda hem gün hem de ay değişecek ve takvim doğum günümü gösterecek. Şimdiye dek yaşım sorulduğunda verdiğim cevap, o anki ruh hâlime ve arzuma göre 14 ila 17 arasında değişirdi. Fakat artık kesin olarak 15 yaşıma basacağım. Ne çocuk ne de yetişkin sayıldığım o ara dönem resmen sona erecek; çağımın eksiksiz bir tanığı olacağım. ... Engellerin tümünü aşacak, tüm zincirlerden kendimi kurtaracağım. Sınıfımdaki, okulumdaki ve mensubu olduğum klandaki özel konumumun daima farkında olacağım. Hep dağları aşmayı hedefleyip, vadilerde değil, zirveye giden yollarda ilerleyeceğim. Kalabalıklardan ayrı, yalnız olacağım bir zirveye ulaşacağım.” 
Mavi Gökyüzü ve Gri Yeryüzü ile tanıdığımız çoban çocuğunun ergenliğe geçiş sürecinde düştüğü ikilemler, serinin son kitabı, Beyaz Dağ’da anlatılıyor. Kuzey Moğolistan’da Altay Dağlarındaki anavatanından alındıktan sonra taşrada bir başkentte okula gönderilen kahramanımız, halkının geleneksel göçebe yaşamı, şamanlık çağrısı, sosyalist bir eğitimin sunduğu modern ideallere uygun bir yaşam arasında kalıyor. Çocukluğunun geleneksel dünyası ve karşısına çıkan yeni fırsatlar arasında bir tercih yapması gerekecek... 
Her kitabında olduğu gibi Galsan (Tschinag) Çınak’ın bu eserinde de Moğol Altay Dağlarının yüksek platolarında varlığını sürdüren Tuva halkının kültür ve geleneğine, ayrıca farklı kimliklerin karşılaşmasından doğan çarpıcı yüzleşmelere şahit olacaksınız. Beyaz Dağ, VakıfBank Kültür Yayınları ayrıcalığıyla okurlarıyla buluşmayı bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f885c9-9cd4-4306-8957-94a3b628d4ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyı</image:title>
            <image:caption>“Demek ki hayat bize ne sunduğundan çok, bizim ne görmek istediğimizle anlam kazanıyormuş. Mevsimler geçiyor, yapraklar dökülüyor, insanlar gelip gidiyordu… Rüzgârda savrulan sarı yapraklarda kışı değil, gelecek baharı görebilen; kapkara bir beton duvarın ardında dahi yelkenlileri, yıldızları hayal edebilen kalp; aslında en mutlu olan kalpti…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/053c8d02-d0d0-4473-828f-b5deb87326ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Yazan Habitus</image:title>
            <image:caption>Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi? Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur? Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz? 
Bu çalışma, Türkiye&apos;de en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Bunu yaparken alan, habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor. 
Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, bir toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. Sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin istifade edeceği bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/729046c4-7afd-46eb-8c1b-81f898759506.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Kuşak Yaşanmış Gerçek Hayat Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Büyüklerimin yaşantılarını öğrenince bunu yazmak istedim. Bu hikâye, 3 kuşak zincirleme gelen, 1 asırlık yaşanmış, gerçek hayat hikâyesidir. 
Belki günümüzde, büyüklerimizin ve çocuklarımızın kararlarına bir ışık tutabilir. 
Amacım topluma bir nebze de olsa faydalı olabilmek. 
Okuyucularımın, hikâyede ne demek istediğimi daha net olarak anlayacağını umuyorum. 
Saygılarımla... Nevin Taş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1d97167-121e-4495-81e1-69dca5b2e314.jpg</image:loc>
            <image:title>Cora&apos;nın Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Paris’te bir sigorta şirketinde çalışan Cora Salme, doğum izninden döndüğünde kendini yeni yöneticilerle ve bıraktığından çok daha rekabetçi ve boğucu bir ortamla karşı karşıya bulur. Ekonomik krizin yankıları şirkette hissedilmektedir. İşyerindeki baskılar, bitmek bilmeyen yoğunluk ve stres genç kadının sınırlarını gitgide zorlar. Cora, iş hayatı ile Pierre ve küçük kızı Manon’dan oluşan minik dünyası arasında kendine nefes alabileceği bir alan yaratmaya çalışsa da gün geçtikçe içinden çıkamayacağı bir sarmalın içine düşer. Derken bir haziran sabahı tüm hayatı yerle bir olur.    Okuru Paris metrosunun koridorlarıyla La Défense’ın uğultulu ofisleri arasında gezintiye çıkaran Cora’nın Sarmalı, özgün ve akıcı bir dille çağımız kadınlarından birinin sarsıcı portresini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a70f7a6-56c3-4adf-a763-36b7a9815b78.jpg</image:loc>
            <image:title>Güzellik ve Hüzün</image:title>
            <image:caption>Zaman herkes için aynı şekilde akar, insanlarsa zamanın içinde farklı şekillerde akarlar. 
 
Yağmur mevsimi Tokyo’yu teslim almışken, ünlü yazar Toshio Ōki, yıllar sonra ilk kez Kyoto’ya giden bir trende oturur. Bu yolculuk, onu geçmişin ağır gölgeleriyle yüzleşmeye götürürken, gençlik yıllarının tutkulu aşkı, ressam Ueno Otoko’yla yarım kalmış hikâyesini de belki nihayete erdirme umudu taşır. 
 
Fakat Ōki’nin geçmişi yalnızca pişmanlıklarla değil, başkalarının taşıdığı yaralarla da doludur. Otoko’nun yanındaki genç ve gizemli kadının taşıdığı intikam arzusu, geçmişin sarsıntılarını yeniden harekete geçirirken, üçünün kaderini telafisi mümkün olmayan biçimde değiştirecektir. 
 
Güzellik ile hüznün iç içe geçtiği bu çarpıcı roman, bir aşkın ardında kalan sessizlikleri, zamanla serpilen karanlık duyguları ve affetmenin sınırlarını keşfe çıkarıyor. 
 
“Kawabata’nın romanları, zamanımızın en etkileyicive özgün eserleri arasındadır.” 
                            The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c59439-a1a5-453f-acf1-40b9ed493769.jpg</image:loc>
            <image:title>Karahindibalar</image:title>
            <image:caption>İnanın ya da inanmayın insana kader dedirten bazı anlar vardır, bilirsiniz.   Babasını yıllar önce, trajik bir kaza sonucu kaybeden İneko’da nadir rastlanan bir rahatsızlık peyda olur, öyle ki bu rahatsızlık onun insanların bedenlerini algılamasını engeller. İneko’nun orta yaşlı dul annesi, kızının özel bir bakıma ihtiyacı olduğuna karar verir. Nişanlısı Kuno’ysa buna karşı çıkar. Tüm bu tartışmaların arasında, İneko kendini karahindibalarla dolu bir tepenin üzerinde yer alan, eski bir Budist tapınağının bahçesindeki psikiyatri kliniğinde bulur.   İnsanlar arasındaki mesafeyi, kelimelere başvurmadan söylediklerimizi sorgulayan Karahindibalar, Japon edebiyatının ustası Kawabata’nın 1972’de tamamlanmamış halde bıraktığı son sözü.   “Kawabata’nın büyüleyici ve tuhaf romanı Karahindibalar aşk, kayıp ve delilikle dolu bir hikâyeyi yalın ve etkileyici bir üslupla anlatıyor.” The Paris Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e247e0f-aae0-4f5e-8aed-ffd3e1947be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Sinek</image:title>
            <image:caption>Dedeleri Nobel Ödüllü bir fizikçi ve aynı zamanda dâhi bir masal mucidi olsaydı hangi çocuk uyumak isterdi ki?  
Giorgio Parisi’nin yeteneği, hayal gücünün sadeliği ve büyüsüyle hem eğlendiren hem de sorular sorduran beş uyku vakti öyküsü olarak çıkıyor karşımıza. 
 
“Çok yakından fotoğraflanmış bir sinek gördüğümü söylemek istemiştim. Kocaman gözleri ve yeşil bir gövdesi vardı.’’ 
“Mikroskopla çekilen böcek fotoğrafları harika oluyor,’’ diyor dede. 
“Ama artık uyku vakti.’’ 
 
“Off!’’ 
“Off!’’ 
“Off!’’ 
 
“İstediğiniz kadar oflayıp 
puflayabilirsiniz ama artık uyuyoruz,’’ 
diyen dede ışığı söndürüyor. 
 
“Ama önce bize bir masal anlat…’’ 
diyor büyük torun. 
“Ama herhangi bir masal olmasın…’’ 
diyor ortanca. 
“İçinde sinek olan bir masal olsun!’’ 
diye bağırıyor küçük torun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e97d2983-a698-498d-8c6a-695b62b7cc86.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>AÇIKLAMA 
Yol yolcuyla mukayyet 
Öyle ki kendine ol mukayyet 
Herkesin yolu var nihayet 
Yolsuz olmak zor, odur rivayet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7665b52-3003-40dd-8b55-0273d16ea64c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ney Ve Transpoze (Anlatım, Açıklama, Eserler, Etütler, Tavsiyeler)</image:title>
            <image:caption>Bir ney talebesi transpoze icrâ öğrenirken; perde hassasiyetinin gelişmesi, bildiği makamları farklı perdeler üzerinde doğru icrâ edebilme, farklı geçki ve çeşnileri daha doğru duyurabilme gibi kazanımlara sahip olmaktadır. Ney öğrenimini üst seviyelere taşımak isteyenlerin transpoze öğrenmesi; onlara bu latif saz ile alakalı farkındalıklar kazandıracak ve sazının sınırlarını görme imkânı verecektir. Ney sazında transpoze icrâ yapmayı öğrenmek isteyenlere hitap eden bu çalışma; başlangıç düzeyine göre hazırlanmıştır. Çalışmada; transpoze icrâ için gerekli bilgiler, makam-ney transpoze tabloları, transpoze için etüt ile eser bölümleri ve tavsiyeler bulunmaktadır. Etüt ve eser bölümlerinin transpoze icrâ kayıtları video olarak yapılmış ve kare kod yöntemi ile çalışmaya aktarılmıştır. Faideli olması niyâzı ile…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14b4a2b0-6192-4448-b807-0a80ea6c1535.jpg</image:loc>
            <image:title>Annemin Elinde Çitilenmiş Kalbim Kekelerken</image:title>
            <image:caption>KALBİM KEKELERKEN 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
Söyleyeceklerini düşünüp, söylemeyi beklerken 
Yürek o kadar yangın, yürek o kadar har olmuşken 
Nefesim sıkışıp ciğerlerime, o kadar dar olmuşken 
Derler ki, kalp hiç kekeler mi dil dururken 
Bilmezler ki, kalp kekeler dil kururken 
Hep onun için atarken, hep onun için vururken 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
Vakit ki, o kadar geç ve o kadar erken 
Zaman kendi içinde, anlamını yitirmişken 
Dilde kurur, kalpte vurur birini severken 
Annemin elinde çitilenmiş, kalbim kekelerken 
İnsan var olmuştur, akıl ve kalpten 
Üstüne giydirseler de, rengârenk deriden 
Kim olursa olsun, sevmiyorsa bitmiştir hepten 
Tabi ki de sever, çitilenmiş kalbim kekelerken 
Kalbim kekeleyip, dilim dolanırken ağzımda 
Gönlümde sen, aşk vardı kalp azığımda 
Can tenden öteye, birleşirken cancağızımda 
Kaderin yazısı, yazıyordu seni alın yazımda</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61c859e-5946-4946-a4d7-7299114ffb61.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil ve Yeni Medya</image:title>
            <image:caption>Dil yazı ile kalıcı hale gelerek akılcılığın önünü açmıştır. Teknolojinin gelişmesi sözü tekrar birinci plana alarak yazıyı önemsiz hale mi getirmektedir? Teknolojinin insanı ele geçirmesini ve bunun da ileri kapitalist toplumda kapitalist aygıt/mekanizma yararına yapılmasını engelleyici bir şey var mıdır? Çünkü bir teknolojinin işleyiş biçimi üzerinde kontrol sahibi olanlar, bundan yoksun insanlar karşısında gücü ellerinde toplarlar ve kaçınılmaz bir şekilde bu güçten yoksun olanlara karşı yetkeci bir düzen oluştururlar. İleri teknoloji toplumda bilimsel ve teknik ilerlemenin bir tahakküm aracına dönüştürülmesine nasıl bir mekanizma ile karşı çıkabilir? İnsanın hayal dünyası ve üretkenlik çabası bu baskın tarzı nasıl silebilir? İnsanlar edebiyat, müzik ve diğer sanat çabaları ile bu baskın tarza direnebilir mi? Yüksek kültür bu aşkın tarzı bastırabilir, azaltabilir ve yok edebilir mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5e9a4e8-d251-4fed-af50-3bb8ee7bcafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Medya ve Hegemonya</image:title>
            <image:caption>Tarih boyunca insanlar makineleri kendilerinin bir uzantısı olarak kullanmak istemişlerdir. Önce aletler kullanılmış sonra bunlar makine haline çevrilmiştir veya makinelerin yapımında kullanılmışlardır. Bu insanların doğa ile baş etme ve doğayı değiştirme isteklerinden dolayıdır. Teknoloji insanın özgürleşmesine yardım mı etmektedir? Yoksa aklileşme sayesinde üretilen makineler artık insanlığı tehdit mi etmektedir?  Heidegger, Weber’in aklileşmeye doğru modern zorunluluğu insan özneyi özgürlük ve yaratıcılığını yolunu tıkayan demir bir kafese kapatan standartlaşma, tektipleştirme ve bürokratik etkinliğin katı yapısına doğru bir süreç olarak görmektedir. Heidegger’e göre teknoloji insanın kavrayışı içinde değil, bilakis teknoloji insanın oyuncağıdır. Yani teknoloji insanın bir şeyleri elde etmesinde ve yapmasında etkili bir araç halindedir. O’na göre tehlikeli olan teknoloji değildir. Tehlikeli olan şey insanlığın teknolojiyi nasıl ve ne amaçla kullandığıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecfdd8e9-49ba-4261-b16e-ea4c16a3622e.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Patlama</image:title>
            <image:caption>Evrenimiz 100 milyardan fazla galaksiyle doludur ve her biri yaklaşık 100 milyar yıldız içerir. Bu yıldızların yörüngesinde kaç gezegen olduğu belli değil, ancak en azından bir tanesinde yaşamın evrimleştiği kesin. Özellikle de bu uçsuz bucaksız evrenin kökeni hakkında spekülasyon yapma kapasitesine ve cüretine sahip bir yaşam formu var. Bu kitap, Büyük Patlama modelinin nasıl gece gökyüzünde gördüğümüz her şeyin kökenine dair zarif bir açıklama sunduğunun hikâyesidir. 
 
“Singh, konusunu daha anlaşılır veya daha eğlenceli hâle getirme fırsatını asla kaçırmayan çok yetenekli bir hikâye anlatıcısı.” 
–Independent on Sunday 
 
“Bu çok iyi yazılmış kitap, kozmoloji teorisinin temelini oluşturan fikirleri büyük bir açıklıkla aktarıyor.” 
–Nature 
 
“Singh, matematiksel açıdan en zayıf olanlarımızın bile insanoğlunun çevresindeki karanlık alanlarla olan entelektüel ilişkisinin tarihini özetlemek için son derece basit benzetmeler ve net bir şekilde açıklanmış diyagramlar kullanıyor.” 
–Sunday Telegraph 
 
“Singh hikâyesini iyi anlatıyor, astrofiziği eğlenceli anekdotlarla süslüyor.” 
–Guardian 
 
“Modern bilimin nasıl işlediğine dair mükemmel bir giriş.” 
–The Times Higher Education Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6781913c-9798-4937-8e20-c8925c9cb179.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması</image:title>
            <image:caption>“Onunla karşılaşırsan hiç bekleme git.”
-Sapfo
 
“Bir solukta gidersen seni bekleyenle karşılaştın demektir.”
-Rumi
 
Lir ile neyin yankısı ortak bir dile dönüşür ve türlerin sınırında, şiirle düzyazı arasında bir karşılaşma başlar: Sapfo ile Rumi’nin hiç bitmeyen düeti. Farklı zaman ve coğrafyalarda yaşamış iki şairin sesleri, aynı denize dökülen ırmaklar gibi bu kitapta buluşur. Mehmet Yaşın, Sapfo’nun kayıp parçalarıyla Rumi’nin coşkun söyleyişini yan yana getirirken okuru “sürekli-karşılaşma” denen o eşiğe çağırır: Şiirin kendini yazdığı, benliğin suya düşen bir yansıma gibi silindiği yere.
 
Sapfo ile Rumi’nin Karşılaşması, deneme ile rüya-anlatısının iç içe geçtiği türler arası bir alanda, iki büyük şairin ortak izleğinden yansıyan şiiri yeniden yazıyor. Okuru da bu karşılaşmanın içine, ışıkla gölge arasındaki o gizli geçide davet ediyor.
 
“Sapfo ile Rumi, aşktan şiire ve şiirden yeni bir düşünce dizgesine ulaşırlar. Aşk-tanrıçasını ya da tanrıyı sevgilide görünce bilginin kalpten geçen yolunu keşfederler. Felsefeyi aşk ateşine atar ve zamanı aşıp sürekli-karşılaşırlar orada.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1927ae78-8fa3-4869-b61c-909ab5a57c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Bir Noel</image:title>
            <image:caption>Kariyerine odaklı bir fotoğrafçıyla profesyonel bir hokey oyuncusu, Noel dönemini birlikte geçirmek zorunda kaldıklarında tüm kurallar bozulmuştu.
 
Maisie Smart’ın hayatında bazı prensipleri vardı ve asla geçmişe takılıp kalmazdı. Altı ay önce yaşadığı tek gecelik ilişki ise tüm prensiplerine tamamen tersti. Neredeyse hiç tanımadığı biriyle birlik­te olmak zaten ona göre değildi; bir de adamın ertesi sabah ortadan kaybolması… Bu bambaşka bir utanç seviyesiydi. Neyse ki Noel’i ailesiyle Tickle Tree Çiftliği’nde geçirecekti. Bu, Maisie’ye iyi gelecek, onu ihtiyaç duyduğu tatil ruhuna sokacaktı. Ta ki evrenin onun için bambaşka planları olduğunu öğrenene kadar…
Nick King’in hayatı ise tam bir karmaşa içindeydi. Ciddi bir sakatlık ne­deniyle yedek kulübesine mahkûm olunca Maisie ile geçirdiği o geceyi düşünmek için bolca zamanı olmuştu. Bu sırada Noel sezonu da yaklaşı­yordu. Nick, kız kardeşi ve yeğenini Noel ağacı çiftliğinde ziyaret etmenin kendisine iyi geleceğini düşünmüştü. Ancak oraya gider gitmez beklen­medik bir sürprizle karşılaştı. Maisie de oradaydı. Nick’in ona duyduğu çekim ne kadar güçlüyse, Maisie’nin onun kaçıp gitmesine duyduğu öfke de bir o kadar fazlaydı. Bu zoraki yakınlık, ikinci şansların en güzel zamanı Noel’de Maise ve Nick’i bir araya getirebilecek miydi?
 
 
 
“Yılbaşı filmi tadında. Sullivan’ın sıcacık ve komik Noel temalı romantik kurgusunu çok seveceksiniz.”
—BOOKLIST
 
“Kasaba atmosferini ve yavaş ilerleyen romantik kurguları seven okurlar, Sullivan’ın bu kitabını bir solukta okuyacak.”
—LIBRARY JOURNAL
 
“Sophie Sullivan tatlı ve romantik kurguların kraliçesi!”
—FALON BALLARD
 
“Sophie’nin yazdıkları sıcak bir kucaklama gibi hissettiriyor.”
—RACHEL LYNN SOLOMON
 
 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e820002c-77ae-462d-92a8-d31f19f866f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemi Kalmalı Hayatın</image:title>
            <image:caption>Uzun yola çıkmaya tek bir adım atmak yeter. 
 
Ödüllü romancı Zeynep Göğüş’ten hem yerel hem uluslararası sularda kulaç atan, edebi coğrafyası geniş bir roman. Babası Rus, annesi Amerikalı olan Lusi, annesinin ölümünün ardından üvey anneannesi Sara’yı tanımak için Türkiye’ye gelir. Geçmişi ile bugününün birbirine dokunmasıyla iç içe devinen halkalar halinde açılan olaylar, Lusi’yi hem şaşırtır hem eğlendirir hem de korkutur. Geçmişi kavradıkça bugünü daha iyi anlayan Lusi artık pek çok şeyi farklı görecektir: Rus mafyası ve bağlantılarını da, Karadeniz’deki sosyal sorunları ve çevre felaketlerini de, Çernobil’i, İpek Yolu’nu ve göçleri, fedakârlığı, aşkı ve tüm samimiyetiyle insan olmayı da. Peki ya sonra? 
 
Gizemi Kalmalı Hayatın, Zeynep Göğüş’ün hareketli kurgusuyla aile hikâyesini dinlerken halkların da mikro tarihini öğrenen Lusi’nin serüven dolu romanı. 
 
 
Renkli kalemlerle çizer okuduğu kitapların satırlarını. Sevdiği yerlere pembe çiçekler yapar, aklında kalmasını istediği bölüme mavi oklar, güldürdüyse gülen yüz, ilham verdiyse turuncu güneş, asıl bravosu sarı yıldızlar. Göz ucuyla Sara’nın profiline bakıyor, üvey anneannesi okuduğu bir kitap olsaydı satırlarının altını hangi renklerle çizeceğini, onu nasıl bezeyeceğini henüz bilmiyor. Öyle bir kitabı belki yazar bir gün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6483d1a-1d79-4979-932d-94429600a7f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lütfen Beni Yalnız Bırak 1</image:title>
            <image:caption>Aşk, dostluk, muhteşem bir gençlik… Büyük umutlarla başladığım lise hayatım tam bir yalnız olarak sona erdi. Derken… mezuniyet öncesinde, sınıf arkadaşım Hanamitsuji Sora’yı korurken kamyonun altında kaldım ve hayatım sona erdi… sanıyordum. Gözlerimi açtığımda, Sora ile lise birinci sınıfın ilk gününe geri dönmüştüm! Bu kez sessiz sakin ve yalnız takılmaya kararlıydım ama… &quot;Yalnızlıktan kurtulman için sana yardım edeceğim.&quot; Böylece başladı, benim ikinci lise hayatımda yaşadığım en berbat ve en muhteşem romantik komedi. GA Bunko’nun çok sevilen serisi, nihayet manga oluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/847f9763-2f2e-4242-b4cc-d50940d14dbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuyruklu Yıldız ve Peri</image:title>
            <image:caption>Yardım etmek isteyen Kuyruklu Yıldız, 
Görevlerini yerine getiren çalışkan çocuk Peri… 
Kuyruklu Yıldız bir bir görevlendirmiş Peri’yi. Sorumluluğu büyükmüş Peri’nin. Elbette bu görevlerde yalnız değilmiş. Yanında olan dostları varmış. 
Kim miymiş bu dostlar? 
Uluçınar ve tüm orman sakinlerinin yanında, Mafi, Pırpır ve Tiftik… 
Kuyruklu Yıldız ve Peri eseri, yardımlaşmanın güzelliğini anlatırken, görev almanın ve alınan görevlerin sonucunda çıkan güzellikleri anlatan sıcacık bir masaldır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeff4dd2-296b-4e16-a1a1-1fb38c599b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasal, Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk Devleti Bir Ütopya Mıdır?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, uzun yıllardır süregelen toplumsal ve bilimsel gözlemlerim, okumalarım ve 27. kitaba ulaşan yazarlık uğraşımın birikimleriyle oluştu. Diğer eserlerin devamı olup, tamamlayıcı nitelikte düşünülebilir. Amacı; anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti gibi temel kavramların bir ütopya olup olmadığını samimiyet, cesaret ve kararlılıkla sorgulamaktır. Yazma gerekçem; içinde yaşadığımız dönemin hızla değişen koşullarında anayasal, demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti idealinin gerçekten bir ütopya mı, yoksa mümkünü olan bir hedef mi olduğunu yeniden düşünmeye duyduğum ihtiyaçtır. Bugünün dünyasında, bilgi kirliliğinin arttığı, hakikat algısının bulanıklaştığı, kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, bu soruları sormak geçmişe kıyasla daha da zorunlu hâle gelmiştir. 
Eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı, sosyal adaletçi, şeffaf ve denetlenebilir bir devlet yönetimi sistemine layık mıyız ve hak ettiğimiz ve özlediğimiz düzenin neresindeyiz? 
Bir ideal, düşünce, fikir, sistem ve eylemin yalnızca ütopya olarak kalması ya da kabul edilebilir, uygulanabilir, sürdürülebilir düzeye gelmesi; bireysel niyet, plan, istek, coşku, girişim, azim ve kararlılığımıza bağlıdır. Toplumsal bir düzlemde buluştuğumuzda; hak ettiğimiz ve arzuladığımız sistemi kurmak için başka ne tür bir etken ve engel olabilir ki?... 
Devlet kutsallaştırılıp, halktan kopuk hale geldiğinde; vatandaşın güvenlik ve özgürlük dengesi de bozulacaktır. Bireysel istek ve irademizin; isabetli, yeterli ve yerinde olması; oluşan toplumsal iradeyi yönlendirecek ve bu süreç bizi, arzuladığımız devlet idealiyle buluşturacaktır. 
 “Arızalı kafalar” metaforu ise, statükoyu kutsayan, sorgulamaktan kaçan, hatayı sistem değil birey üzerinde arayan zihniyet biçimini temsil eder. Bu kitap bir suçlama değil; aksine, bu zihniyetin nasıl dönüştürülebileceğine dair bir farkındalık, girişim ve değişim rehberidir. 
Arzuladığımız bu idealler bize elbette uzay boşluğundan ya da hayal âleminden altın bir tepside sunulmayacaktır. “Başkaları yapsın,  biz de onaylayalım.” mantığı; tüm gecikmelerin, savrulmaların ve teslimiyetlerin temel sebebidir. Oysa “Sen yok isen, bir eksiğiz.” sözü, toplumsal sorumluluğun özlü bir ifadesidir ve bu kitapta aradığımız dönüşümün kilit kavramıdır. 
Kitabın bölümleri: -denemeler, özdeyişler, şiirler ve alıntılar—tek bir düşünce disiplinine sıkışmayan, çok yönlü bir yolculuğu temsil eder. Farklı disiplinlerden, farklı anlatım biçimlerinden ve farklı duygusal tonlardan beslenmek zorundayız. Soyut kavramları günlük yaşamla buluşturmak, okurun zihninde yeni kapılar aralamak için bu çok katmanlı yapıyı bilinçli olarak tercih ettim. Bu metinler, yalnızca bilgi sunmayı değil; aynı zamanda bir farkındalık, bir soru sorma cesareti ve bir davranış biçimi değişikliğini tetiklemeyi amaçlar. 
Önerilen kitap listesiyle birlikte düşünüldüğünde, bu eser; toplumsal iletişim, değişim, etkileşim ve gelişim için bir başlangıç, bir çağrı, bir işaret ve bir davet niteliğindedir. Değişim ve devrim; hiçbir zaman tek kişinin omuzlarında yükselmez; ancak o ilk soruyu sormak ve ilk adımı atmak da bireyin görevidir. Yarım kalsa bile başlamak bir kazançtır, onu başkaları tamamlar; çünkü başka bir alternatifimiz kalmadığını kim iddia edebilir? 
Dileğim, bu kitabın sizde yeni sorular, yeni bakış açıları ve daha güçlü bir toplumsal bilinç uyandırmasıdır. Yolculuğumuz burada başlıyor. Yol haritamızda bir kusur ve eksiklik varsa, onu da sizler tamamlayacaksınız. 
Denemeler, özdeyişler, şiirler, alıntı yazı ve sözler vb. farklı alanlardaki metinler aracılığıyla; soyut ve derin kavramları; bireysel algı ve deneyim düzlemine çekmeyi amaçladık. Bu yolculukta sadece bilgi edinmekle kalmayıp, eylem ve düşünce biçim değişikliği için bir katalizör bulacaksınız. Yarım kalsa bile, başlamak bir kazançtır. 
Kitabın daha iyi, gerekçeli anlaşılabilmesi için; 6. Bölümdeki “Kurgusal Röportaj” bölümünü önce okumalarını öneririm.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b57f59b5-f8cb-4724-b064-22eab8ab31d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşamadıkları İçin Hayvan Gibi Yazdık</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okuduktan sonra, bir daha sokaktan geçerken aynı insan olmayacaksınız. 
Çünkü bu kitap, yıllardır üstü kapatılan bir gerçeği açığa çıkarıyor: 
Türkiye’nin sokakları, görünmeyen bir sessizliğin mezarlığına dönüşmüş durumda. 
Her köşede bir hikâye var; anlatılamamış, duyulmamış, sahiplenilmemiş hikâyeler. 
Bu ülkede hayvanlar ölürken sessiz kalmak, aslında en büyük şiddet biçimidir. 
Ve biz bu sessizliğe ortak olmamak için yazdık. 
Hem de sakince değil… 
Hayvan gibi yazdık. 
Bu sadece bir kitap değil; bir mahkeme tutanağı, bir saha raporu, bir manifesto, bir yüzleşme. 
Kendinize sorun: 
Bir ülke, sokaklarında acı çeken canlılara gözlerini kapatarak nereye varabilir? 
Bu kitap, o sorunun cevabını hem sahadan hem hukuktan, hem de vicdanın en karanlık köşelerinden çekip çıkarıyor. 
Konuşamadıkları için… 
Biz onların yerine yazdık. 
Gerçekleri saklamadan. 
Yumuşatmadan. 
Hayvan gibi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12a9c7c7-2684-4b5c-96d8-e239dd0d7281.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Uçurtma</image:title>
            <image:caption>Uçurtmaların iplerinde birer boş çuval gibi sallanan gençler, korkudan bilinçlerini kaybetmiş, ruhsuz birer varlığa dönüşmüşlerdi. Bir süre sonra yükselmeye başlayan uçurtmalar, kısa bir zaman içinde uzayın sonsuz maviliklerinde kayboldular. Saatlerce süren gerilim dolu yolculuğun, nerede sona ereceği hiç belli değildi. En sonunda kendilerini gökkuşağı gibi renkli bir gezegende buldular. 
      Akıllı Gezegen’de her şey çok tuhaftı! Olağanüstü birçok şeyle karşı karşıya kaldılar. İnsanların ve hayvanların olmadığı,  sadece bitkilerin, rengârenk gözlerin yaşadığı bir yerdeydiler. Heyecanların en büyüğü, hayretlerin en şiddetlisi, hayranlıkların en derini onları beklemekteydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f249f5-29d6-4798-98dd-9dcc12a680b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Penguen</image:title>
            <image:caption>Kral Penguen ve üç arkadaşı yerlerinde duramıyorlardı. Buzullarla kaplı Antarktika Kıta’sının altını üstüne getiriyorlardı. Uçsuz bucaksız okyanusun içinde her gün bir macerayla sarsılıyorlardı. Bazen fok balıklarıyla, bazen köpek balıklarıyla, bazen de katil balinalarla karşı karşıya geliyorlardı. Her defasında birbirinden ilginç maceralar yaşıyor, büyük tehlikeler atlatıyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec03252-4df7-4e9f-8344-7a4a1569506a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Balon</image:title>
            <image:caption>Alaz, Arya, Asel ve Vera, Erdemli sahilinde, Akdeniz’in büyülü karanlığını izliyorlardı. Ansızın gökyüzünde bir balon göründü. Süzülerek sahile indi. Balonun içindeki çocuk maketi, onlara kabine binmelerini söyledi. Bindiler… Bir süre sonra Afrika’ya ulaştılar. Kendilerini öküz başlı antilopların, zebraların, ceylanların, aslanların, kaplanların, sırtlanların, zürafaların, çitaların ve fillerin içinde buldular. O andan itibaren maceraların ardı arkası kesilmedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0415ef-52b2-4ff7-aaae-afaec4cd1634.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıların Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız sandığımız ömrümüzün, ne kadar kısa bir yolculuk olduğunu yaşayacaksınız. Hiçbir şeyin sandığımız gibi olmadığını, her şeyin ardında çok farklı gerçeklerin gizli olduğunu göreceksiniz. Belki şaşıracak, belki de hayretlere düşeceksiniz. Sizler bunları yaşarken; düşünceleriniz, duygularınız hiç beklemediğiniz kadar değişecektir. O andan itibaren her şeye bambaşka bir gözle bakacak; hayatı bir başka algılayacak, bambaşka analizler yapacak, çok farklı sentezlere ulaşarak kendinizi bir başka dünya içinde bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58afed65-c6ea-4aa3-8e47-d4b89b1d614e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Puffy</image:title>
            <image:caption>Çocuklara; paylaşmayı, birlik ve beraberliği öğütleyen, aynı zamanda değerlerimizle ilgili bazı konuları öğreten eğlenceli ve eğitici bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0e27411-3edb-435e-a1e3-4eed0a5d9f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Tika</image:title>
            <image:caption>Çocuklara; paylaşmayı, birlik ve beraberliği öğütleyen, aynı zamanda değerlerimizle ilgili bazı konuları öğreten eğlenceli bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5a6153-8b89-4864-95f5-84e0e0b9f926.jpg</image:loc>
            <image:title>Böyle Olmaz!</image:title>
            <image:caption>Timuçin Koray Güzelderen 
“Elinizdeki kitap, dev şirketlerin soyut formüllerini değil; 
hayatın içinden işletmeleri, yaşanmış deneyimleri 
ve uygulanabilir fikirleri anlatıyor. 
Yazarın samimi dili, konuyu yalnızca akademik bilgiyle değil, içten gelen bir sorumluluk duygusuyla ele aldığını açıkça gösteriyor.” 
Sadettin Saran 
Benim iş hayatında itibar ettiğim iki prensibimden bir tanesi vakıa ile kavga edilemeyeceğidir. Diğerini ise kitabın yazarı kıymetli dostum Koray Güzelderen’in bir sonraki kitabında yine kendime sayfa çıkarabilmek için şimdilik saklı tutacağım. 
Osman Ertürk Özel 
“Uzmanlık yararlanılması gereken bir hazinedir. Yine de söylediklerinizin alıcısı yoksa, müşterisiz meta zayidir.’’ 
Timuçin Koray Güzelderen 
Gerçekten alıcıysanız, buyurun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a684491-f213-4f49-a3f9-e7fe2c91d1a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerika’yı Anlatmak</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji literatüründe tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer, Amerika’yı Anlatmak’ta modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakışla ele alıyor. Ritzer, küresel kapitalizmin bugün en sıradan aracı olan kredi kartını, Amerikan toplumunun kimlik, statü ve özgürlük ideallerini yeniden tanımlayan bir sembole dönüştürüyor. 
Kitapta, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşü sayısız olgusal veriyle ortaya konuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni. 
Amerika’yı Anlatmak, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0de47322-1f5d-48cd-870f-bf00e6161773.jpg</image:loc>
            <image:title>Dürrüşehvar Sultan’ın Anıları</image:title>
            <image:caption>Babası son Halife Abdülmecid Efendi’nin şahlara has incisi Dürrüşehvar Sultan, soğuk bir kış
günü 27 Ocak 1914 tarihinde Bağlarbaşı Köşkü’nde dünyaya gelir. İri mavi gözleriyle güzelliği
ressamın fırçasından çıkan nefis bir tabloya benzetilen ve dilden dile dolaşan Dürrüşehvar
Sultan, babasının kıymetlisidir. Hilafetin ilgası kararı Abdülmecid Efendi’ye bildirildiğinde,
Dolmabahçe Sarayı’ndaki olağanüstü hareketliliğe on yaşlarındaki Dürrüşehvar da tanık olur.
Yazar, Dürrüşehvar Sultan’ın sürgünle başlayan hayatının farklı dönemlerinde kaleme aldığı
Doğan isimli çalışmasını yeniden yorumlayarak okurla buluşturur. Okur bu kitapta,
Dürrüşehvar’la tanıştıktan sonra onun gerçeklerine tutunarak hülya alemine doğru hakikat ve hayal arafında bir yolculuğa çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54a81a64-ae44-4d54-b7a4-37728be273e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Philippos ve Büyük İskender</image:title>
            <image:caption>Antik dönemin önemli gücü Yunanları ve Persleri buyruğu altına alıp Adriyatik Denizinden Hint Yarımadasına varan bir imparatorluk kuran Büyük İskender; sınırları yeniden belirledi, Helenistik çağı başlattı ve “bilinen dünyanın” tek hükümdarı oldu. Ancak kendi ifadesiyle “Tanrının oğlu” değil, II. Philippos’un oğluydu. Makedonya kralı II. Philippos’tan devraldığı miras yabana atılır gibi değildi. Suikasta uğramasıyla oğluna iktidar yolu açılan Philippos, arkasında onlarca yıllık savaş ve diplomasi geleneği bırakmıştı. Adrian Goldsworthy bu eserinde, babasının birikimi olmasaydı Büyük İskender’in bu kadarını başaramayacağını gösteriyor. Kitap, dünyayı fetheden iki hükümdarın 
ortak biyografisi. 
“Okuyuculara derinlemesine ama tarafsız bir açıklama sunan, etkileyici ama ölçülü bir kitap.”–Wall Street Journal 
“Askeri, siyasi ve sosyal tarihle ilgilenen her okurun rafında yer almalı.” –Minerva Magazine 
“Akademik derinliği okunabilirlikle birleştiren sürükleyici bir tarih.” –NB Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/195a00b8-17cb-4f0a-9ec8-9a402e20c417.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 15</image:title>
            <image:caption>Tutulma’nın üzerinden iki yıl geçer. Kara Savaşçı Guts, “Sisli Vadi’nin Elfleri” tarafından yağmalanan bir köye ulaşır. İnsanları yiyen ve çocukları kaçıran elflere tanıklık eden Guts, boynuna kazınmış olan kurban damgasının önüne çıkardığı yaratıklarla mücadele eder. Köylüler tarafından zorbalığa uğrayan Jill ise elflerin kraliçesinin, çocukluk arkadaşı Rosine olduğunu öğrenir. Bir yanda elfler tarafından kaçırılan Jill, diğer yanda müritlerin peşinde olan Guts’ın yolculuğu beklenmedik maceralarla şekillenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/259fc6b9-72e7-40fd-804b-2f58f261ab07.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 14</image:title>
            <image:caption>Guts ve Casca, İskelet Şövalye’nin yardımıyla “Tutulma” girdabından kaçmayı başarır. Guts pes etmenin eşiğine gelir, Casca ise akıl sağlığını yitirir. Bedenlerine kazınmış olan “damga” kötü ruhları çağırır ve uykusuz gecelerinin sebebi olur. Çelik bir takma kol ve Demirci Godo’nun verdiği devasa kılıç “Ejderkesen”i kuşanan Guts, Kara Savaşçı olarak intikam yolculuğuna çıkar! Altın Çağ Dönemi’nden, Kefaret Bölümleri’ne!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7ff5cd7-6ccb-428f-ad4c-1ed99bc9a203.jpg</image:loc>
            <image:title>Berserk 13</image:title>
            <image:caption>Griffith’in çaresizliği Godhand’in yeryüzüne inmesini tetikler ve “Tutulma” başlar! Yeryüzünü kaplayacak kadar çok sayıda tuhaf yaratık dört bir yana saçılır. Korkunç bir mücadelenin ortasında kalan Şahin Ekibi, Griffith’in hırsının kurbanı olur. Birçok kayıp verseler de Guts, içine düştükleri umutsuz manzaraya karşı direnmeye devam eder. Gözlerinin önünde değişime uğrayan ve yok olan dostları, sevdiği kadının ellerinden kayıp gitmesi Guts’ın içindeki mücadele arzusunu yükseltir. Bu trajedi, Altın Çağ’ın sonunun habercisi olacaktır!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98164a7f-1b8c-44d0-b09e-d7934aa83882.jpg</image:loc>
            <image:title>Kambur</image:title>
            <image:caption>Bedenin mahkûmiyetinden zihnin özgürlüğüne… 
 
Shaka, Japonya’nın dar apartman odalarından birinde, solunum cihazına bağlı, kıpırtısız bir bedenin içinde ama uçsuz bucaksız bir zihnin özgürlüğüyle yaşıyor.  Ağır kas hastalığıyla doğan, dünyayla ilişkisini dijital ekranlardan kuran bir kadının gözünden, yaşamın görünmeyen yüzünü anlatıyor Kambur. 
 
Erotik içerikler yazarak para kazanan, dijital forumlarda üniversite öğrencisi kimliğiyle tartışmalara katılan, geçmişte olamamış hayatları düşleyen, “normal”liğe uzaktan ama keskin bir bakış atan bir anlatıcı var karşınızda. 
 
Bu roman, topluma ait olmamanın, sürekli gözetlenmenin, yardım edilen ama asla tam olarak dinlenmeyen bir hayatın içinden yükseliyor. 
 
Mizah ile hüzün, erotizm ile yalnızlık, marjinallik ile 
entelektüel analiz aynı potada eriyor. 
 
“Olağanüstü bir edebiyat. Nokta.” — Johanna Hedva 
“Japon edebiyatında bir fenomene dönüşen Kambur, cinsellik, engelli olmak ve güç üzerine hem inanılmaz hem de sarsıcı bir roman.” — International Booker Prize Jürisi 
 
“Unutulmaz bir edebiyat... Bedeni merkeze alan bir gerilim... 
Tam anlamıyla mucizevi.” — The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da817717-76b7-4f4d-b195-c5c420f46263.jpg</image:loc>
            <image:title>Köklerden Gelen Güzellik</image:title>
            <image:caption>Medeniyetlerin beşiği, taşın ve inancın şehri Mardin... 
Estetisyen ve güzellik uzmanı Selda Özkök, köklerinin uzandığı bu kadim topraklarda kuşaktan 
kuşağa fısıldanan güzellik sırlarını bilimin ışığıyla buluşturarak modern yaşam için yeniden yorumluyor. Sofranızı zenginleştirecek şifa dolu lezzetler, cildinize ışıltı katacak pratik bakım kürleri ve ruhunuzu besleyecek kadim ritüellerle, özünüzdeki gücü yeniden keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e1ce88-2e33-4ea6-b0de-caa30edca653.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaderini Yeniden Yaz</image:title>
            <image:caption>Yeni yılda aşkı, bolluğu, bereketi ve huzuru hayatına çekmek senin elinde. Ritüellerle frekansını değiştir, yılın enerjisini kendi lehine çevir. 
 
Hayatında her şeyin aynı yerde takılı kaldığını hissettiğin anlar oldu mu? Aşk hayatın bir türlü yoluna girmiyor, bolluk kapıyı çalmıyor, içindeki güç açığa çıkamıyorsa belki de frekansını yanlış yere ayarlıyorsundur. 
Astrolog Elif Bozkurter, yıllardır uyguladığı karma astroloji, ritüeller ve bilinçaltı dönüşüm tekniklerini Kaderini Yeniden Yaz ile herkesin kullanabileceği bir rehbere dönüştürüyor. 
Bu kitapla: 
Aşkı kendine çekmenin enerjisel yolunu öğrenecek, 
Bolluk ve bereketin akışına nasıl hizalanacağını keşfedecek, 
Doğum haritandaki Venüs, Ay, Mars ve Güneş’in gerçek rehberliğini anlayacak, 
Geçmiş döngülerini kırıp yeni bir frekansa geçmek için uygulamalar yapacaksın. 
Bu bir teori kitabı değil; ritüeller, meditasyonlar, olumlamalar ve kişisel astroloji pusulanla adım adım dönüştüren bir yolculuk. 
Çünkü kader dediğimiz şey, çoğu zaman fark etmediğimiz küçük seçimlerle yeniden yazılır. Şimdi sıra sende.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43f41db0-d269-4a94-bb9b-b1f0b31feb8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Elian</image:title>
            <image:caption>Kendinden kaçtıkça kaybolur, acınla yüzleştikçe özgürleşirsin. 
 
“Gerçek değişim bir yolculuğa çıkınca değil, yerinde kalıp, acıyı tanıyıp onunla baş etmeyi öğrendiğinde başlar. Acıyı başarısızlıkla karıştırmadan, bir amaca dönüştürmeden ya da başka bir insanla üstünü örtmeden yaşamak gerekir. Bunu yapabilen biri yeniden başlamanın gücüne sahip olur.” 
İnsanın kendini bulma ve ait olduğu yeri belirleme yolculuğu, uzun aşamalardan geçer. Bunu yaparken çocukluktan başlayarak yaşadıkları, onun hayata ve ilişkilere karşı vereceği tepkileri belirler. Yine de adına “hayat” denilen bu uzun yol, insanın kendi seçimleriyle oluşur. 
Zaya Blaze, kişisel gelişim ile romanı birleştiren eseri Elian’da, bunu herkesin anlayabileceği bir forma kavuşturuyor. 
Mira, Aura ve Unaya adlı üç hayal ülkesinden geçen insanoğlu, sonunda yaptığı hataların aslında tecrübe kazandırdığını, gerçek yaşamın sosyal medyada değil, hayatın içinde olduğunu keşfediyor. 
Bu eşsiz keşif, 21. yüzyılda aşkta, ilişkilerde, işte ve ailede aradığını bulamayan herkes için bir cevap niteliğinde...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d30a07c9-11f5-4f72-905f-6d89bea4a848.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Yeniden Başlar Hayat</image:title>
            <image:caption>Rainer Maria Rilke, hayatı boyunca kendisine yakın olmuş ya da eserlerini okuduktan sonra kendisiyle kısa veya uzun süreliğine iletişime geçen, bir tür içsel bağ hissettiği kişilere doğrudan ve kişisel mektuplarla yanıt vermişti. Sanatçı 1926’da, elli bir yaşında öldüğünde, şiirleri ve düzyazıları kadar önem verdiği on dört binden fazla mektup bırakmıştı ardında. Şiirlerine fazla aşina olmayan okuyucular açısından şairin sanat, aşk ve ölüm üzerine özgün düşüncelerine anıklık etme imkânı sunabilecek bu devasa külliyat içerisinde yer alan yaklaşık iki düzine mektupta Rilke, hayal kırıklığı yaratan modern dünyada bireyi ölüm, veda ve kayıp gibi hayatın en sahih farkındalık halleriyle yüzleştirir. Ölümün cesaretle kabullenilmesi yoluyla derin bir kişisel seyr’engizi öneren bu mektupların her biri, kelimelerin kederi ifade etmek ve acıyı dindirmekte kifayetsiz kaldığı o Artık-Burad’Olmayış ve kayıp haliyle yüzleşen herkes için bir teselli kaynağı ve kılavuz olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6080fa1-87e9-4d05-b695-de51c5895dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapçayı Sevdiren Kitap 2 (Renkli)</image:title>
            <image:caption>Arapça öğrenmek isteyenlere kendi kendine etkili bir şekilde öğrenme imkânı sunan bu eser, daha önce yayımlanan Arapçayı Sevdiren Kitap 1’in devamı niteliğindedir. Bu nedenle Arapçayı Sevdiren Kitap 2’nin sunduğu kazanımlardan tam anlamıyla yararlanabilmek için, öncelikle ilk kitabın iyice özümsenmesi gerekmektedir.
Arapçayı Sevdiren Kitap 2, önceki kitapta temelleri atılan dil bilgisini pekiştirerek, özgün konu işleyişi, zengin alıştırma içeriği ve sistematik öğretim yaklaşımıyla öğrencinin dil becerilerini üst düzeye taşımayı hedeflemektedir.
Uzun yıllar boyunca edinilen Arapça öğretim tecrübelerine ve uygulamalara dayanan eser, özgün konu başlıkları ve yöntemleriyle farklılık arz etmektedir. Konuların sırasıyla takip edilmesi ve derinlemesine kavranması, kalıcı öğrenme açısından belirleyici bir rol oynamaktadır.
Arapça öğrenme yolculuğunuzun bu eserle yeni bir aşamaya taşınması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/940e7832-0f57-4a5f-b0be-fffbb4957d82.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Genellikle soyut ve karmaşık kavramlarla ilgilenen felsefeyi anlamak her zaman kolay değildir. Somut ile soyut arasında değerli bir köprü kuran metaforlar, bu yüzden çok önemlidir. 
Tarih boyunca filozoflar, düşüncelerini daha yakın ve anlaşılır deneyimler veya imgelerle ilişkilendirmek için metaforlardan faydalanmışlardır. Bir düşünceyi “imge” aracılığıyla anlatma biçimi, felsefeyle okur arasında beklenmedik olduğu kadar, güzel bağlantılar kurulmasına olanak sunmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db04dd88-7188-4dcd-855f-5bb5202123a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçup Giden Bazı Şeyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uçup gittiklerinde onlara ne olur?
Alessandra Roscoe’nun yazdığı, Odilon Moraes’in resimlediği Uçup Giden Bazı Şeyler,
Uluslararası Gençlik Kitapları Kurulu (IBBY) Brezilya temsilcisi Fundação Nacional do Livro Infantil e Juvenil – FNLIJ tarafından 2024’ün en iyi kitabı çocuk seçildi. Uçup Giden Bazı Şeyler, MEA Kitap’ta okurlarını selamlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/818bbd0d-9a1a-4c18-a16b-2ef1621dc6c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasta ve Demokrasi</image:title>
            <image:caption>Çok yakın iki arkadaş olan Zeze ve Ali, bir gün fena hâlde tartışmışlardı. Neyse ki sonra
hemen barıştılar. Ama insanların neden tartıştığını merak ediyorlardı.
Tartışmak ve barışmak hakkında, 8 yaş ve üzeri için yazılmış, çok eğlenceli bir öykü...
Rengârenk sayfaları, esprili metni ve gülümseten çizimleriyle, MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2f3db25-84b1-4476-89b1-21de13c45879.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Yağmur</image:title>
            <image:caption>Şanu, memleketini görmek için Arhavi’ye, nanasının yanına gider. Burada doğanın ve kültürün yok edilişine tanık olur. Bir zamanlar derelerin özgürce aktığı, ormanların sayısız canlıya yuva olduğu, birbirinden güzel evlerle çevrili Arhavi, büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. 2023 yılında Şanu başlığıyla yayımlanan ve KYÖV (Kocaeli Yüksek Öğrenim Vakfı) Çocuk Edebiyatı Ödülleri’nde En İyi Çocuk Romanı seçilen Büyük Yağmur; bir çocuğun kökleriyle, doğayla ve memleketiyle derin bağlarını keşfedişinin öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e2b159-278e-4780-97ee-ea30aebcc496.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmek ve Fark Etmek</image:title>
            <image:caption>Sanatın günlük hayatlarımızda bizlere ışık tutabileceğini göstererek tüm dünyada geniş bir okur kitlesi edinen Alain de Botton, dünyaya daha dikkatli bakmak, fark etmek ve kendini daha iyi tanımak isteyenler için ilham verici bir rehber sunuyor okura.
Modern insanın içine çöken yalnızlık, hüzün ve tatminsizlikle başa çıkmak için bazen en iyi yol, geçmişin büyük zihinlerine kulak vermektir. Bir roman kahramanı sıkıntımıza ışık tutabilir, bir ressamın fırça darbeleri gündelik hayatta saklı güzellikleri gösterebilir, bir filozof çalışma hayatının ağırlığını anlama kavuşturabilir. Alain de Botton, Görmek ve Fark Etmek’te okurlarını edebiyat, felsefe ve tarihin kıvrımlı yollarında keyifli ve şaşırtıcı bir keşfe davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c321e9ec-ecec-45ef-9d79-43b14e4efd2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Kurtarma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın şeffaf sayfalarını çevirirken, hayvanları kurtaran bir kahramana dönüşüyorsun. Üstelik bunu yaparken çok eğleniyorsun!

            Çocuklarla hayvan hakları konusunda sohbet etmeye olanak sunan ilk kaynaklardan biri Hayvan Kurtarma. Unutulmaz, iz bırakan, yaratıcı ve ince düşünülmüş bir çalışma. Kitapta hiç yazı yok, yani bir sessiz kitap. Bu haliyle de çok şey anlatıyor.

           Sahi, sen hangi hayvanları kurtarırdın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13dd5b28-5005-4f17-be33-b3e8abdaa3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç – Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bir gün, karın ortasında dolanırken üç bacaklı bir köpek yanıma geldi, bana kendini tanıttı ve sonra hiç ayrılmadan yanımda durdu. Bu köpeğin inanılmaz bir karakter olduğunu düşündüm: 20 yıl boyunca, sonunda Üç’e dönüşecek bir kitaba uygun bir taslak yazmaya çalıştım. Ne zaman ki kitabın tek bacaklı olarak tasarladığım diğer karakteri iki bacağı olan bir kıza dönüştü, işte o noktada öyküyü oturttum.’’ 
Üç’ü yazan ve resimleyen Stephen Michael King, kitabı yaratma sürecini böyle anlatıyor.

            Üç bacaklı bir köpeğin sıcacık öyküsüyle 3 yaş ve üzeri herkesin kalbine dokunan kitap,
kendini olduğu gibi sevebilmenin muhteşem bir şey olduğunu hatırlatıyor.
“Bir, iki, üç... Bir, iki, üç... Üç, artık MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f118d91-ba8e-4d58-9d26-0c8d0e73c404.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç</image:title>
            <image:caption>Bir gün, karın ortasında dolanırken üç bacaklı bir köpek yanıma geldi, bana kendini tanıttı ve sonra hiç ayrılmadan yanımda durdu. Bu köpeğin inanılmaz bir karakter olduğunu düşündüm: 20 yıl boyunca, sonunda Üç’e dönüşecek bir kitaba uygun bir taslak yazmaya çalıştım. Ne zaman ki kitabın tek bacaklı olarak tasarladığım diğer karakteri iki bacağı olan bir kıza dönüştü, işte o noktada öyküyü oturttum.’’ 
Üç’ü yazan ve resimleyen Stephen Michael King, kitabı yaratma sürecini böyle anlatıyor.

             Üç bacaklı bir köpeğin sıcacık öyküsüyle 3 yaş ve üzeri herkesin kalbine dokunan kitap,
kendini olduğu gibi sevebilmenin muhteşem bir şey olduğunu hatırlatıyor.
“Bir, iki, üç... Bir, iki, üç... Üç, artık MEA Kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/182d294f-5057-4269-805e-aa8e57248eb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapçayı Sevdiren Kitap 1 (Renkli)</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Arapça öğrenmek isteyenlere kendi kendine ve sağlam bir temele dayalı biçimde Arapça öğrenme imkânı sunmayı amaçlamaktadır. Kitapta, Arapça öğreniminde “olmazsa olmaz” olarak kabul edilen en temel dilbilgisi konuları sade ve sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Arapça öğrenme sürecine adım atan herkesin bu temel bilgileri kavraması, dil becerilerini ileri düzeylere taşıyabilmesi için zorunludur.
Eserdeki konu sıralaması, uzun yıllara dayanan Arapça öğretim tecrübeleri ve uygulamalardan süzülerek oluşturulmuştur. Arapça öğrenmek isteyenlere tavsiyemiz, bu konuları sırasıyla takip etmeleri ve her birini tam olarak kavramadan bir sonrakine geçmemeleridir. Çünkü güçlü bir dil bilgisi, ancak sağlam bir temel üzerine inşa edilebilir.
Bu kitabın, Arapçaya duyduğunuz ilgiyi sevgiye, sevginizi de kalıcı bir öğrenme tutkusuna dönüştürmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df5ef463-7529-42d1-9d9a-35d770319772.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka Zamanların Adımları</image:title>
            <image:caption>“Ev, insanda ağrıya sebep olur muydu hiç?”
Bazı öyküler, romanlar zamanın ruhunu yansıtmakla kalmaz, zamanın kendisine dönüşür. İşte böyle bir dizi “Fresko Üçlemesi”. Başak Baysallı’nın yarattığı her karakterin hayattaki yolculuğuna ayrı ayrı odaklanan, birini diğerinden üstün tutmayan, siyasi ve toplumsal arka planı unutmayarak bireysel hafızayla kolektif hafızayı birleştiren, birbirine teyellenmiş hikâyelerin buluştuğu bir gardırop, bir bavul belki – ya da apartmanın ta kendisi.
Yazarın öykü kitabı Fresko Apartmanı’yla başladığı ve o kitapta yer alan bir öyküyü merkezine alan romanı Sarkaç’la devam ettiği Fresko Üçlemesi, tüm soruların yanıtlandığı Başka Zamanların Adımları’yla tamamlanıyor. Ailesinin bıraktığı izleri bir bir takip eden Defne, o fotoğraf albümünde kendine yer bulabilecek mi? Gidecek mi, yoksa kalacak mı? Nasıl bir hayat arzuladığına karar verebilecek mi? Toprağından koparılan, sevdiğiyle vedalaşamayan, maziyi içinde çoğaltan kahramanların 1940’tan 2019’a ve oradan 2020’ye uzanan kırık hikâyesi yazarın İstanbul’unda kökleniyor ve sonunda, Defne’nin seçimleriyle yönünü buluyor.
Avram, İstanbul gibi, diye fısıldadı; gözünden iki damla yaş süzüldü,
öyle hatırlıyorum ya da bilmiyorum, şimdi anlatırken bu tabloya gözyaşlarını ben yakıştırmış olabilirim. O andan sonra gördüğümüz her yer bizim için İstanbul gibi olacaktı, İstanbul’a benzeyecekti. İnsan, bilmediği ne varsa onu bildiği bir yerden kavramak istiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/460d09d3-2f5c-480c-a10a-77178c720c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunun Kuralları</image:title>
            <image:caption>LUCAS KNIGHT. Buz üzerinde harikalar yaratan yıldız bir hokey oyuncusuydu. Ve ona yedi yaşından beri âşıktım. Ama bir sorun vardı. O, ERKEK KARDEŞIMIN EN YAKIN ARKADAŞIYDI… Üstelik etrafı hep kızlarla çevriliydi. Bana bakması imkânsız gibi görünüyordu ve bana karşı davranışlarıyla bunu belli ediyordu. Ama neden kâbuslardan uyandığım gecelerde onu yanımda, beni sakinleştirirken buluyordum? Neden randevuya çıktığımda beni kıskanıyordu? Ve neden doğum tarihimi dövme yaptırmıştı? Lucas son derece sahiplenici ve inanılmaz derecede öngörülemez biriydi. Ama onu görmezden gelmek imkânsızdı. Aramızdaki çekim, kuralları ve sınırları yeniden belirliyordu. Bazı kurallar çiğnenmek içindi… Ve belki de bu oyunun kurallarını yeniden yazmanın zamanı gelmişti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546c8b1a-9d56-4e97-bf16-2e867b79c4d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Civarda Kaybolanlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Bıraksalar sonsuza dek orada duracak.&quot;
Okurun ilk olarak Çizgide Bir Kukla ile tanışıp sevdiği Vildan Külahlı Tanış, şimdi Civarda Kaybolanlar ile yoluna devam ediyor. Bu ikinci öykü kitabında, kendi iç sesinin karanlık bir köşesinde hapsolanların, kadın olmanın ağır yükünü omuzlayanların, yas ve acılarını kapılar ardında yaşayanların, yıllarca saklı kalmış gerçeklerle bir gün yüzleşenlerin, kısacası kendi küçük dünyalarında kaybolmuş çıkış yolu arayanların hikâyelerini okura sunuyor.
Bir el göründü içeride, bir kol, bir çift ayak… Koca bir beden. Bir suret sonra. Anlatıldığı kadar var. Belki daha fazlası. Karşı karşıya geldin o suretle. Şaşkınlığını biraz olsun atabilince gözlerini karşındaki yüzde yavaş yavaş gezdirdin. Dümdüz bir ovayı tersyüz etmiş gibi bir yarık. Dedikleri gibi boydan boya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2bb7aec-f933-40d8-88c5-303bd0b1e958.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul’un Lezzet Durakları</image:title>
            <image:caption>Bir şehri gerçekten tanımak onun seslerini, kokularını ve tatlarını tanımakla başlar. Hele ki söz konusu İstanbul ise... 
 
Dünyanın en zengin gastronomi miraslarından birine ev sahipliği yapan İstanbul yüzyılların iç içe geçtiği büyük bir mutfaktır adeta. Doğu ile Batı’nın kesişim noktasında yer alan konumu ve farklı kültürlerin etkileşimiyle İstanbul, kendine mahsus zengin bir yemek kültürü geliştirmiştir. Roma ve Bizans dönemlerinden Osmanlı’ya intikal eden mirasın yanında göçler, fetihler ve ticaret yolları sayesinde Anadolu, Balkanlar, Ortadoğu ve Akdeniz mutfaklarından evrilen tatlar bu kültürün oluşmasında önemli rol oynamıştır. Şehrin farklı zamanlarda katman katman biriken lezzet hafızası han avlularında, küçük fırınların taş ocaklarında, ustaların ellerinde, ev yemekleriyle kurulan sıcacık sofralarda, semtlerin ruhunda saklıdır. 
 
İstanbul’un Lezzet Durakları, okurunu işte bu çok katmanlı mirasın izini sürmeye çağırıyor. Hasan Mert Kaya “Nerede ne yenir?” sorusuna tam damak tadınıza göre cevaplar verirken; bir dükkânın gölgesine sinmiş tarihe, bir ustanın elindeki emeğe, bir semtin pişirdiği ortak hatıraya kulak vermeye de davet ediyor. Bazen 1883’ten beri aynı tezgâhta yoğurulan acıbadem kurabiyesinin ardına düşüyor, bazen üç kuşaktır kaynayan lokum kazanlarının başında bir ailenin hikâyesine tanıklık ediyor. Kimi zaman bir hanın avlusundaki minik dondurmacının serinliğine sığınıyor, kimi zaman da Kadınlar Pazarı’nın kalabalığında bir zırh kebabının ardına takılıyor. Fatih’ten Üsküdar’a, Beyoğlu’ndan Beşiktaş’a uzanan bu yolculuk eşsiz lezzetlerin olduğu kadar İstanbul’un ruhunun da haritasını çıkarıyor. 
 
Bu rehber kitap, bir ziyafet şehri İstanbul’u aynı zamanda bir hafıza, bir kültür, bir yaşam biçimi olarak görenler için hazırlandı. İstanbul’un Lezzet Durakları, hem damak tadına düşkün gezginlere hem de kendi şehrinde yeni keşiflere yelken açmak isteyen İstanbullulara eşsiz bir yol arkadaşı olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df2fc036-8fc5-433f-ab44-76f24ae05973.jpg</image:loc>
            <image:title>Satrançla Değişen Hayat</image:title>
            <image:caption>GARANTİLİ BİR MÜHENDİSLİK KARİYERİ Mİ, YOKSA SONU BELİRSİZ BİR SATRANÇ SERÜVENİ Mİ? 
 
Sabri Can Onay Yontar, uzay mühendisliği diplomasını bir kenara bırakıp tutkusunun peşinden giderken sadece kişisel bir başarı öyküsü değil, aynı zamanda modern satranç dünyasının panoramik bir görüntüsünü sunuyor. 
 
Satrançla Değişen Hayat sizi turnuva salonlarının “girilmez” yazan kapılarının ardına ve büyükustaların zihin koridorlarına davet ederken satrancın yalnızca 64 kare ve 32 taştan ibaret olmadığını gösteriyor. Bu kitapta Magnus Carlsen’le yan yana maç yapmanın heyecanını ve stresini yaşayacak, satranç efsanesi Bobby Fischer’in İzlanda’daki mezarını ziyaret edecek, bir mouse hamlesiyle kaybedilen binlerce doları, Hikaru Nakamura’nın yaptığı korkunç hatayı ve büyükustaların bile unuttuğu satranç kurallarını öğreneceksiniz... Barcelona’nın yaz akşamlarından Oslo’nun keskin soğuğuna, Las Vegas’ın ışıltılı caddelerinden Kazakistan bozkırlarına uzanan geniş bir coğrafyada satrancın izini süren bir maceraya tanık olacaksınız. 
 
Satrançla Değişen Hayat sıradan bir otobiyografi değil; satrancın izinde dünyayı dolaşan bir gezginin seyir defteri. Lise turnuvalarından dünya şampiyonalarına uzanan bu yolculukta satranca ve hayata dair pek çok şey öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/265139d0-97be-4210-9bae-5ecabe80d6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>The Traveler’s Eye</image:title>
            <image:caption>“This splendid and original volume carries the reader across four continents, weaving together the stories of Anatolian and Turkish art, architecture, monuments and memory found far beyond Türkiye’s borders. From Cairo to Cuba, Lisbon to London, Tokyo to New York, the journey unfolds. In Venice, we see the famed bronze horses of Saint Mark’s Basilica, once galloping atop the Hippodrome in what is now Istanbul. But we are also introduced to lesser-known treasures, such as the Fondaco dei Turchi, the “Turkish Inn”, a medieval Venetian palace that once hosted Ottoman travelers. 
The book moves between epochs. Here are relics of the Bronze Age. There, the grandeur and the faded splendor of the Ottoman Empire. We catch glimpses of whirling dervishes in a forgotten corner of Athens and the ghostly echo of a Turkish gunboat sunk by the Italian navy in the Red Sea. There are tiles and tapestries, jewels and marble. The overarching theme is abundance: A history rich in diversity, scattered across the world, not only beyond Türkiye, but far beyond the old imperial frontiers of the Ottomans. 
The prose sparkles; the photographs dazzle. Whether you have traveled with Serhan or dream of doing so, you will be astonished by the brilliance of his storytelling and the depth of his vision. Read this book and let it guide you! Let it delight you!” 
Dr. Barry Strauss 
Stanford University</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb5bc841-ba13-4fe9-9768-487bba3bd89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kazı Büyük Keşif</image:title>
            <image:caption>Toprak’ın tek bir hayali vardı: Arkeolog olmak!
Ama kazı yapmayı bilmek yetmezdi; önce kazacak doğru yeri bulmalıydı. Mahallenin tepesinden okul bahçesine, film setlerinden deniz kıyılarına uzanan macerasında Toprak, bazen patates tarlasına denk geldi, bazen sahte heykellere, bazen de martı ayak izi sanılabilecek “antik işaretlere”... Ama hiçbir başarısızlık onu yıldırmadı. Ta ki bir gün, gerçekten gerçek bir buluntuya rastlayana kadar. 
Küçük Kazı Büyük Keşif, mizah dolu dili, sıcak anlatımı ve gerçek arkeoloji kavramlarını çocuklara tanıtan yapısıyla; merakı, keşfetme tutkusunu ve bilimsel düşünmeyi keyifle bir araya getiriyor. Toprak’ın hikâyesi, her çocuğa bilimin kapısının merakla aralandığını hatırlatıyor. 
Eserin değeri, onu bulan kişinin cebinde değil; herkesin görebileceği yerde, müzede saklıdır! 
 
 
***
Toprak, ailesiyle izlediği bir filmden sonra arkeolog olmaya karar verir. Kazı aletleri hazır, şapkası kafasındadır... Tek eksik vardır: Kazılacak bir yer!
Ama hayalindeki höyükler patates tarlası, antik kent sandığı yerler ise film platosu çıkınca Toprak’ın hevesi biraz kırılır. 
 “Gerçek bir arkeolog olmak için mutlaka bir kazı alanı bulmak mı gerekir?” diye düşünürken, karşısına aniden bir iş makinesi ve onun savurduğu topraklar çıkar.
Toprak hiç beklemediği bir anda keşfetmenin ne anlama geldiğini öğrenecek; arkeolojinin sadece bulmak değil, korumak ve paylaşmak olduğunu fark edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41f52836-5f24-44be-8e3a-fb89bfa4baea.jpg</image:loc>
            <image:title>Porsuk’un Büyük Macerası</image:title>
            <image:caption>Soğuk bir öğleden sonra başlayan sıcak bir dostluk hikâyesi... Porsuk, evinde atkısını örerken beklenmedik bir macera kapısını çalar: Yolda kanadını incitmiş üç minik kuşu koruması ve onlara yardım etmesi gerekiyordur! Küçük kuşların iyileşmesi için planlar yapan Porsuk, arkadaşlarıyla birlikte hayal gücünü ve yaratıcılığını kullanarak uçan bir makine yapar. 
Macera, cesaret, dostluk ve empati dolu bu hikâyede, Porsuk ve arkadaşları hem eğlenir hem de birlikte zorlukların üstesinden gelmeyi öğrenir. Çocuklara doğa sevgisini, merak duygusunu ve paylaşmanın mutluluğunu aktaran Porsuk’un Büyük Macerası, her sayfasında sıcak ve keyifli bir yolculuk sunuyor. 
 
***
Soğuk bir kış, beklenmedik misafirler getirdi! Üç minik kuş Porsuk’un kapısını çaldı çünkü en ufakları kanadını incitmişti. Porsuk, Kirpi ve Tavşan onları yalnız bırakmadı; şarkılarla, kahkahalarla dolu bir kış geçirdiler. 
Ama bahar gelince küçük kuşun aklında tek bir şey vardı: Sürüsüne kavuşmak. Porsuk’un aklına ise çılgın bir fikir geldi: Bir uçan makine! Hep birlikte unutulmaz bir maceraya atıldılar. Peki, minicik kuş yuvasına geri dönebilecek mi? Ve arkadaşlık, onları her zorlukta olduğu gibi bu kez de ayakta tutmayı başaracak mı? 
Dostluğa, dayanışmaya ve birbirine inanmanın gücüne dair kalpten bir hikâye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbaf5573-6ddf-4011-b483-1f7798eeba81.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Tarih İncelemesi - A Study of History (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Uygarlıklar nasıl doğar, nasıl yükselir, nasıl çöker? 
İnsanlık tarihi bir döngüyle kuşatılmış mıdır? 
Uygarlıkların ortak kaderinde saklı bir düzen var mıdır? 
 
İNSANLIĞIN BÜYÜK YÜRÜYÜŞÜNÜ ANLAMAK İÇİN KAPSAMLI BİR REHBER... 
 
*** 
 
“Toynbee’nin en büyük ve kalıcı katkısı, Avrupa-merkezli tarih anlayışının sınırlarını yıkarak Asya, Afrika, Amerika ve diğer dünyanın halklarının tarihlerini insanlığın ortak geçmişi içinde eşit bir yere oturtmasıdır.” — William H. McNeill, Arnold J. Toynbee: A Life 
 
“Bu yüzyılda yayımlanan tüm kitaplar içinde, yüz yıl sonra da okunacağı en kesin olanı Bir Tarih İncelemesi’dir.” — Clifton Fadiman


“Yalnızca bir kitap için vaktiniz varsa –bu yıl, gelecek yıl ve ondan sonraki yıl– o kitap Bir Tarih İncelemesi olmalı.” — The Nation 

“Gerçek bir bilgelik başyapıtı; çağımızın en ufuk açıcı ve en ilham verici incelemelerinden biri.” — Los Angeles Times 
 
*** 
 
Yirminci yüzyılın önde gelen tarihçilerinden Arnold J. Toynbee’nin Türkiye’de daha çok Tarih Bilinci adıyla bilinen başyapıtı Bir Tarih İncelemesi (A Study of History), modern tarih yazımının en iddialı sorularından birine yanıt arar: Bir uygarlık neden yükselir ve neden çöker? Bu sorunun izinde Toynbee, bütün bir dünya tarihini salt olaylar dizisi olarak görmek yerine birbirinin içinden doğan, sınanan ve zamanla çözülen uygarlıklar üzerinden okur. 
 
Toynbee’ye göre tarih, coğrafya ya da ırk gibi basit açıklamalara sığmaz. Uygarlıkları doğuran şey, toplumların karşılaştıkları meydan okumalara verdikleri yaratıcı yanıtlardır: “Uygarlık, sınandığı yerde şekillenir.” Kitap boyunca bu fikri Antik Yunan’dan Çin’e, Roma’dan İslam dünyasına, Ortaçağ Avrupa’sından modern Batı’ya uzanan geniş bir karşılaştırmalı çerçevede işler. Toynbee, “uygarlık” olarak adlandırılan toplum türlerinin ilk ortaya çıkışından bu yana insan ırkının tarihsel deneyiminin doğası ve örüntüsüne ilişkin tek ve kesintisiz bir argümanı ilmek ilmek dokur. Tarihî olayların anlamsız bir dizi yani kaos olmadığını, aksine bir desen ve ritim sergilediğini ortaya koyar. 
 
Yaratıcı azınlıkların toplumu ileri taşıdığı fakat zamanla yerlerine yerleşmiş birer baskın sınıfa dönüşerek gelişmeyi tıkadığı örnekler; iç ve dış proletaryaların yükselen gerilimleri; çöküşün ardından kurulan evrensel devletler ve yeni inanç topluluklarının doğuşu... Toynbee, bütün bu evreleri tarihin ritmini açıklayan bir döngünün parçaları olarak ele alır. “Hiçbir uygarlık sonsuz değildir; sınavını veremeyen her toplum tarihin sessizliğinde kaybolur.” 
 
Arnold J. Toynbee’nin klasikleşen eseri Bir Tarih İncelemesi’nde sunduğu geçmişi, günümüzü ve geleceği de anlamamıza yardımcı olan büyük sentezi, okura insanlık tarihinin geniş panoramasını tek bir tutarlı bakışla görme imkânı tanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d1a9a7-fd9a-4ad1-8d17-77301d0ad7a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası</image:title>
            <image:caption>“Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası kitabının, Arap felsefesi ve bilimini Latin Batı’ya aktarmada Endülüs’ün oynadığı hayati rolün en güncel ve kapsamlı anlatımını sunduğuna şüphe yoktur. Aynı zamanda, titiz tarihsel, sosyal ve politik analizleri entelektüel ve dini geleneklere yönelik empatik bir anlayışla birleştiren dengeli yaklaşımıyla da öne çıkmaktadır. İslâm entelektüel mirasına olan derin bilgisinden istifade ederek, Dr. Şanal, İslâm düşüncesinin Hristiyanlar tarafından algılanışını, konuya tarihsel derinlik ve yeni bir açıklık kazandıracak bir şekilde bağlamsallaştırmaktadır. Batı ve Doğu düşünürleri arasında daha önce gözden kaçan bağlantıları ustaca tespit ederek, Ortaçağ entelektüel tarihine ilişkin anlayışımızı genişleten ortak fikirleri ve etkileri ortaya çıkarmaktadır. Bu sebeplerden dolayı bu kitap, sadece akademik bir başarı olarak değil, İslâm ve Batı entelektüel dünyaları arasında süregelen diyalogda bir dönüm noktası olarak da tebriği hak etmektedir.” — Alexander Fidora 
 
İslâm kültürüne hayranlıklarıyla bilinen Mozaraplar’dan Araplaşmış Yahudilere, Hristiyan hâkimiyeti altında yaşayan Müslüman âlimlerden Toledo Tercümanlar Okulu’nun çok dilli bilginlerine kadar, medeniyetler arası bilgi köprülerini inşa eden tüm aktörler bu çalışmada somut örneklerle ele alınıyor. 
 
Endülüs Emevîleri ile Bizans ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasındaki diplomatik temasların bilim hayatındaki yansımaları, Aurillaclı Gerbert ve Chartresli Fulbert gibi İslâm bilimlerinin Avrupa’daki öncü tanıtıcılarının çalışmaları, “Bilge” lakabıyla tanınan Kastilya-León Kralı X. Alfonso’nun İslâm bilimlerine yönelik faaliyetleri, Ortaçağ Avrupası’nda İslâm tasavvuru, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd gibi âlimlerin Batı entelektüel çevrelerindeki etkileri ve Arapçadan Latince, Kastilyaca ve İbraniceye yönelik tercüme hareketinin Batı bilim literatürüne katkıları... Hepsi, Ortaçağ Avrupası’nın kültürel uyanışındaki İslâmî etkiyi ortaya koymak ve Batı dünyasının düşünce haritasının nasıl çizildiğini göstermek için bir araya geliyor. 
 
Enes Şanal’ın büyük bir titizlikle kaleme aldığı Avrupa’da Endülüs Bilim Mirası: İslâm Bilimleri Batı’yı Nasıl Dönüştürdü? adlı eser, İslâm bilim mirasının Ortaçağ Avrupası’nın bilimsel dönüşümüne etkisini bütün yönleriyle incelemek isteyen araştırmacılar ve meraklılar için vazgeçilmez bir başvuru kitabı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/093187f6-2e13-4c43-892e-09324d4c29e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Neden Yalan Söyler?</image:title>
            <image:caption>“EYVAH, ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR!” DİYORSANIZ... 
 
Bir ebeveynin en büyük gayesi dürüst, güvenilir, sevgi dolu bir çocuk yetiştirmektir. 
Ancak gün gelip de çocuğumuzun bize ya da bir başkasına yalan söylediğini keşfettiğimizde yahut bundan şüphelendiğimizde âdeta ihanete uğradığımızı hissederiz. 
Şüphesiz her yalanı kriminal bir davaya dönüştürmek doğru değildir ama yalan söylemeyi görmezden gelip bunu teşvik etmek de istemeyiz. 
Oysa bizler de düşündüğümüzden daha fazla yalan söyleriz ve bunun çocuklarımız üzerinde ne gibi bir etki yaratabileceğinin pek farkında değilizdir. 
 
Peki, çocuğumuzun yalan söylediğinden şüphelendiğimizde ne yapmalıyız? 
Bir çocuğu yalan söylemeye hangi davranışlar ve duygular yönlendirir? 
Gerçeği gizlemek ile gerçek olmayan bir şeyi söylemek arasında bir fark var mıdır? 
Bazı çocuklar neden diğer çocuklara nazaran daha fazla yalan söyler? 
Dürüst çocuğunuz akran baskısıyla bir yalancıya dönüşürse bu kriz nasıl aşılabilir? 
Çocuğumuzun doğru söylemenin erdemlerini içselleştirmesini nasıl sağlayabiliriz? 
Yoksa biz farkında olmadan söylediklerimiz ve eylemlerimizle çocuklarımıza yalan söyleme konusunda olumsuz bir rol model mi oluyoruz? 
 
Bu alanda dünyaca ünlü bir uzman olan Dr. Paul Ekman, Çocuklar Neden Yalan Söyler? isimli kitabında ebeveynlere, her yaştan çocuğun söylediği çeşitli yalanlarla nasıl başa çıkabileceklerini gösteriyor. Gerçeği eğip bükme davranışının ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri bilimsel bulgular ve örnek hikâyeler ışığında aktarıyor. 
 
Çocuklar Neden Yalan Söyler?; yalanların çoğu zaman en çok alkış aldığı bir dünyada, çocuklarının doğru olanı yapmasını isteyen ebeveynler için mükemmel bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba573621-d6f6-41d1-81f5-e1e2ba41575c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Orta Çağ</image:title>
            <image:caption>Roma’nın yıkılışından İstanbul’un fethine uzanan bin yıllık Orta Çağ; kavim göçleri, Viking akınları, Haçlı Seferleri, Moğol istilaları, hanedan değişimleri ve kara veba gibi sarsıcı olaylarla dolu, imparatorlukları yerinden oynatan bir dönemdi. Kültürlerin çarpıştığı, kaynaştığı ve dünya düzeninin baştan şekillendiği bu çalkantılı çağ, farklı coğrafyaların kaderini birbirine bağladı. 
 
Prof. Dr. Özlem Genç, bu geniş dönemi Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Orta Asya bozkırlarından Afrika ve Uzak Doğu’ya uzanan sahada yaşanan 200 önemli olay ve kavram üzerinden akıcı ve anlaşılır bir dille anlatıyor. Roma’nın çöküşünden Konstantinopolis’in fethine, din savaşlarından ticaret yollarına, hükümdarlardan savaşçılara, keşişlerden tüccarlara ve sıradan insanlara kadar Orta Çağ’ın tüm renkleri sayfalara yayılıyor. 
 
Dakikalar İçinde Orta Çağ, Avrupa merkezli klasik anlatının ötesine geçerek kültürlerin karşılıklı etkileşimini görünür kılan gerçekten küresel bir panorama sunuyor. Hem öğrenciler hem de tarih meraklıları için kolay okunur, bilgi dolu ve dönemle tanışmak isteyen herkes için ideal bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8312727a-b9d4-494e-a52f-f579576a0c86.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar Soruyor, İlber Hoca Cevaplıyor: Gazi Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>İlber Ortaylı’nın kaleminden çıkan “Çocuklar Soruyor, İlber Ortaylı Cevaplıyor - Gazi Mustafa Kemal Atatürk”, çocuklara Atatürk’ü merak ettikleri tüm yönleriyle anlatan sıcak, öğretici ve ilham dolu bir kitap. 
Çocukların sorduğu gerçek sorulardan yola çıkan kitap, Atatürk’ün çocukluğundan liderlik yıllarına, fikirlerinden değerlerine uzanan bir yolculuk sunuyor. İlber Ortaylı, hem tarihsel doğrulukla hem de sade bir anlatımla Atatürk’ün insan yanını gösteriyor. 
Atatürk’ün azmi, öğrenme tutkusu, adalet ve barış anlayışı, çocuk okurlar için anlaşılır bir dille yeniden hayat buluyor. Eren Dedeleroğlu’nun resimleriyle zenginleşen kitap, küçük okurlara hem tarih bilinci hem de ilham verici bir rol model kazandırıyor. 
“Çocuklar Soruyor, İlber Ortaylı Cevaplıyor - Gazi Mustafa Kemal Atatürk”, çocuklara yalnızca geçmişi öğretmiyor; sorgulamayı, düşünmeyi ve hayal kurmayı da öğretiyor. 
 
 
***
Sevgili Çocuklar,
• Mustafa Kemal nasıl bir çocukmuş, uslu mu yoksa yaramaz mı?
• Atatürk Selanik’te doğmuş. Selanik o zamanlar nasıl bir yermiş?
• Mustafa Kemal’e neden “Anafartalar Kahramanı” deniyor?
• Atatürk TBMM’yi nasıl kurdu ve neden Ankara’da açtı?
• Mustafa Kemal Paşa, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir!” sözünü ne zaman söyledi? 
Büyük tarihçi İlber Ortaylı, sadece sizler için yazdı! 
Çocuklar Soruyor, İlber Hoca Cevaplıyor-Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabında, Mustafa Kemal’in çocukluk hayali olan askerliğe nasıl ulaştığını, Selanik’in capcanlı sokaklarından Çanakkale cephesine uzanan yaşamını, savaş meydanlarındaki dehasını ve yepyeni bir cumhuriyet kurma azmini keşfedeceksiniz. İlber Ortaylı, Atatürk’ü sadece bir komutan olarak değil; doğruyu yapma azmi, insan sevgisi ve her zaman en iyiyi hedefleyen bir lider olarak anlatıyor. 
Üstelik, kitapta yer alan Bilgi Kutuları ile anlatılan döneme dair farklı bilgiler öğrenecek, “Sen Ne Düşünüyorsun?” bölümleri sayesinde ise fikirlerinizi paylaşma ve Atatürk’ü kendi bakış açınızla keşfetme fırsatı bulacaksınız. 
Atatürk’ü daha yakından tanımak ve onun hayatındaki ilham verici anları keşfetmek isteyen bütün çocuklar ve gençler için! 
Müfredat temaları: 
TARİH, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN YAŞAMI, MİLLİ MÜCADELE, KURTULUŞ SAVAŞI, CUMHURİYET, CUMHURİYETİN KURULUŞU, VATAN VE MİLLET SEVGİSİ, ATATÜRK’ÜN LİDERLİK ÖZELLİKLERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28d37be5-42af-48ad-b820-b0fe6a50dd3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Suçun Değil</image:title>
            <image:caption>“Büyük değişimler her zaman küçük adımlarla başlar. Sen hayatını ve kendini değiştirmek için bir yolculuğa çıktığında o gözünde büyüyen engellerin birer birer küçüldüğünü, ‘Olmaz!’ dediğin şeylerin olduğunu, ‘Yapamam,’ dediğin şeyleri yaptığını göreceksin. Umarım bu satırlar senin küçük adımlarına vesile olur.” ¾ Beyhan Budak 
 
*** 
 
Hayatındaki sorunları düşün; değersizlik duygun, sana zarar veren ilişkilerinden vazgeçemeyişin, başarısızlıkların, aynı hataları tekrar tekrar yapışın, başkalarına şefkatle yaklaşırken kendine acımasız oluşun, içindeki kaybolmayan öfke ve hatta kıskançlıkların... 
 
Bunları yaşamayı sen mi seçtin? 
 
Ya da belki de geçmişte yaşadıkların bugün böyle hissetmene neden oluyor. 
 
Kendini suçlamayı bırak; bu, işleri daha kötü hâle getirmekten başka bir işe yaramaz. 
 
Bu kitapla birlikte geçmişinin karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkacağız seninle; içine doğduğun aileden yaşadığın travmalara kadar, bugün var olan problemlerinin geçmişteki izini süreceğiz. Çocukken alman gereken sevgi, saygı ve güveni alamadığın zaman neler olduğunu, zehirli anne-baba davranışlarının nasıl yıkıma yol açtığını görecek; bazen önemsiz sanılan küçük bir travmanın uzun vadeli etkilerinin çok büyük olduğunu fark ettikçe hafifleyeceksin. 
 
Bu kitap sana mucizeler vadetmiyor, hiçbir şey mükemmel olmayacak ancak şu anki hâlinden daha iyi hissetmen kesinlikle mümkün. Beraber yürüyeceğimiz yolun amacı bu. 
 
*** 
 
Kendine bu şansı vermelisin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8363bb9e-4b24-463b-bcef-b23fa86bd587.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Mimarlar</image:title>
            <image:caption>Mimarlık her yerdedir! 
Sizin de tanıdığınız küçük bir mimar var mı? 
Hadi onunla beraber dünyanın en harika 20 mimari projesini keşfedin. 
Tarih öncesi M ısır piramitlerinden geleceğin üç boyutlu evlerine, bu projelerin her biri yaratıcı zihinlere ilham verecek birer ikon.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a435c48-55fd-4e71-af70-079e583d5fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sanatçılar</image:title>
            <image:caption>Sanatçı olmak için asla erken değildir! 
Sizin de tanıdığınız küçük bir sanatçı var mı? 
Hadi onunla beraber dünyanın en harika 20 sanat eserini keşfedin! 
Jackson Pollock’ın damlalarından Yayoi Kusama’nın beneklerine 
bu projelerin her biri yaratıcı zihinlere ilham verecek 

meşhur eserler arasından seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad2e0736-a5d0-4b00-80fd-08b0068f1278.jpg</image:loc>
            <image:title>Almancı Veli</image:title>
            <image:caption>Almancı Veli, 1938’den 2002’ye uzanan, bir kuşağın ruhunu yansıtan etkileyici bir yaşam öyküsüdür. 
Sivaslı Veli, babasını kaybedip annesi tarafından terk edilince babaannesinin yanında yoklukla büyür. Gençlik yıllarını İstanbul’da geçirdikten sonra memleketine dönüp evlenir. Sonrasında, daha iyi bir hayat umuduyla Almanya’ya göç eder. Gurbetin yabancılığı, ağır iş koşulları ve memleket özlemiyle sınanır. 
On beş yıl sonra ailesiyle Sivas’a kesin dönüş yapan Veli artık yalnızca bir işçi değil; tecrübeleri ve biriktirdiği umutlarla çocuklarını okutmaya ve kendi işini kurmaya kararlı bir adamdır. 
Almancı Veli, göçün izlerini, değişen Türkiye’yi ve hayata tutunma mücadelesini içten bir dille anlatan bir romandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/171b5fc2-1438-41f1-9d08-67ace5e3d316.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehra</image:title>
            <image:caption>16 Ekim 1995. Gazetelerden yayılan o kahreden haber: &quot;Kerkük&apos;te bir Türkmen kızı, Saddam&apos;ın zulmüne dayanamayarak kendini yaktı!&quot; O kızın adı Zehra&apos;ydı... 
Bu roman, kaderi acı ve zorla yazılmış bir coğrafyanın, kadim Türkmen yurdu Kerkük&apos;ün kahraman Asenası Zehra Tisinli&apos;nin  unutulmaması için kaleme alındı. 
15-16 yaşlarındaki Zehra, ailesine yapılan baskılarla, ağabeylerinin zorla alınıp götürülmesiyle büyüdü. O, çocukluğundan beri hayalini kurduğu &quot;Büyük Türk&apos;ün&quot; bir türlü gelmeyişiyle umutsuzluğa düşerken, tüm umudunu Allah&apos;a teslim etmişti. 
Zehra, sadece Arap yöneticilerin zulmüne değil, aynı zamanda &quot;Kerkük bizim!&quot; diyen ve Türkmen nüfusunu yok etmeyi hedefleyen politikaları uygulayanlara karşı da mücadele ediyordu. Gözlerinin önünde Musul ve Kerkük&apos;ün, Türkmenlerin elinden nasıl kayıp gittiğini gören bu yiğit Türk kızı, son çare olarak canını feda etmeye karar verdi. 
Son nefesinde haykırdı: &quot;Dirim işe yaramadı, bari küllerim işe yarasın da Türkmen ahali özgürce yaşasınlar!&quot; O, milletinin bekası için kendi canını feda eden bir kahramandı. 
Prof. Dr. Hikmet Doğan&apos;ın kaleme aldığı bu belgesel roman, sadece Zehra&apos;nın trajik hikâyesini değil, aynı zamanda onu ölüme götüren sebepleri, Kerkük&apos;ün genel durumunu, petrolün lanetini ve &quot;Türkmen&quot; sözcüğünün yükseltilmesi uğruna verilen çaresiz mücadeleyi de tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. 
Türkmen Asenalarının arasına adını altın harflerle yazdıran bu yiğit kızın, büyük bir milletin vicdanına adanmış dramatik mücadelesine tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29d6a216-b823-467c-9b0a-3508a98de970.jpg</image:loc>
            <image:title>51 Gün Tek Başına</image:title>
            <image:caption>Bazen bir hayal, insanın içindeki ateşi yıllarca söndürmeden taşır. Bazen bir hedef, insanı dünyanın en soğuk, en sessiz, en acımasız yerine bile götürür. 
 
51 Gün Tek Başına, Ali Rıza Bilal’in on iki yıl boyunca içinde taşıdığı bir hayalin, Antarktika’nın beyaz çöllerinde gerçeğe dönüşme hikâyesi. 
 
Buz rüzgârlarının yüzünü kestiği, güneşin hiç batmadığı, sessizliğin insanın içsesini yükselttiği bir coğrafyada her gün biraz daha yorulan, soğukla, yalnızlıkla ve doğanın insana dayattığı her türlü engelle savaşarak ilerleyen bir yürüyüşçü... 
 
Ama bu yolculuk sadece onun tek başına attığı adımlardan ibaret bir kutup macerası değil, bir insanın kendi sınırlarını aşma, çocukluk hayalini gerçekleştirme ve doğanın karşısında küçülerek büyüme öyküsü. 
 
Her sayfa, buzulların üzerinde geçen bir günün izini taşıyor. Her cümle, rüzgârla konuşan bir yolcunun içinden dökülen bir parça. Her satır, yalnızlığın nasıl bir öğretmen olduğunu fısıldıyor. 
 
51 Gün Tek Başına, fiziksel zorluklarla ruhsal dönüşümü bir araya getiren; hem doğayla hem de teknik aksiliklerle verilen bir hayatta kalma mücadelesini anlatan bir günlük. Antarktika’nın beyaz boşluğunda atılan her adım, Ali Rıza Bilal’in on iki yıl boyunca beklettiği bir rüyanın yankısıdır. 
 
Bu kitap, “imkânsız” denen şeyin aslında sadece adım adım yürünmemiş bir yol olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5eed011-22cb-4389-b858-cf2556f0c165.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 3</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068e8315-7203-49de-bf91-ff81d4518f21.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 2</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b09e1f01-2b5a-45f3-b790-fce4091345e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dai Dark 1</image:title>
            <image:caption>Dai Dark 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fd4c4e9-3faa-4225-9a62-7b34b4de286a.jpg</image:loc>
            <image:title>Blue Box – Mavi Kutu 2</image:title>
            <image:caption>Taiki, Haryuu Senpai ile çiftler turnuvası için eşleşti. Sert ve yoğun antrenmanların ardından, sonunda bölge elemeleri başlar! Liselerarası ulusal turnuva yolunda ilerlerken, Çinatsu’nun iletişim bilgilerine ulaşmayı hedefleyen yeni bir rakip ortaya çıkar… Taiki’nin ne aşkta ne de maçta kaybetme lüksü yok! Her şeyini ortaya koymalı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a2948ce-b062-4a84-85b4-aaee7f84501c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mashle 6</image:title>
            <image:caption>Uzun bir aradan sonra evine dönen Mash, arkadaşlarıyla birlikte huzurlu anların tadını çıkarmaktadır. Bu sırada ilahi vizyoner Rayne Ames, Mash&apos;in eleme sınavına katılmasını engellemek için gönderilen tehlikeli bir düşmanla karşı karşıya gelir! Bu düello, ilahi vizyonerlerin gerçek gücünü ilk kez gözler önüne serecek mi? Asıl sınav henüz başlamadan kızışan kaos ortamında, Mash tüm bilinen kurallara meydan okuyarak hedefine doğru ilerlemeye devam ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c39a3147-569b-4dbb-8aef-15d6032d4e18.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaiju No: 8 - 8 No’lu Canavar 7</image:title>
            <image:caption>Savunma Kuvvetleri Komutanı Isao Shinomiya, 2 no’lu canavarın gücünü korumak için 9 no’lu canavarla ölümüne bir savaşa girer. Ancak savaşın sonunda gücü elinden alınır ve 9 no’lu, onunla birleşerek daha da korkunç bir varlığa dönüşür. Olay yerine gelen Kafka, Kikoru ve Narumi, artık yalnızca bir canavara değil, bir zamanlar saygı duydukları bir komutanın gölgesine karşı da savaşmak zorundadırlar. Kahramanlık ile insanlığın sınırlarının birbirine karıştığı bu ciltte, herkes kendi “canavarıyla” yüzleşmek zorunda kalacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a0b985f-9366-4d22-b419-843316ac75ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden? Taşıtlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Meraklı çocuklar için taşıtların gizemini açıklayan eğlenceli bir keşif kitabı! 
 
Neden? İşte dâhi çocukların en sevdiği soru! 
Meraklı çocuklar daima soru sorar. Bu kitabın içinde taşıtlar hakkında merak ettiğin her şeyin cevabı var! 
Eğlenceli pencereler ve anlaşılır açıklamalarla hazırlanan bu kitap, çocukların hem merak duygusunu harekete geçiriyor hem de öğrenmeyi oyunla buluşturuyor. 
 
Kazanımlar: 
 
Taşıt türlerini ve işlevlerini öğrenir. 
 
Günlük yaşamda karşılaşılan araçlara karşı farkındalık kazanır. 
 
Neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi gelişir. 
 
Merak duygusu ve öğrenme motivasyonu desteklenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/381be1fa-be7b-4c29-9cae-c4ba15d23709.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı İkili Kutu – Ciltli</image:title>
            <image:caption>İçerik: 
Bıçak Sırtı 1: Hükümdar (Ciltli) 
Bıçak Sırtı 2: Hezeyan (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Ayraç (2 Adet)
Poster (2 Adet) 
Karakter Kartı 
Defter 
Şeffaf Ayraç (2 Adet) 
Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a90fc38-915b-4e42-8f39-6cfcaf4d0712.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya</image:title>
            <image:caption>Italo Calvino’nun farklı mecralarda yayımladığı kırk kadar deneme, makale ve incelemenin yer aldığı bu seçki yazma faaliyeti ve okuma faaliyeti arasındaki bağlantılar, okuma biçimleri, hızla değişen bir dünyada yazma nedenleri, üslup alıştırması ve edebiyat deneyimlerinin dolaşımının bir aracı olarak çevirinin önemi, kültürel değer, yayımcılık ve stratejileri, anlatısal düzyazıdaki modern gelişmeler, çeşitli tarihî tezahürleriyle bir tür olarak fantastik gibi başlıkları içeriyor. 
Bunun yanı sıra avangart edebiyat, tatilde kitap okumak ve farklı okuma biçimleri gibi konular da Yazılmış Dünya ve Yazılmamış Dünya’daki düşünce evrenine dahil oluyor ve böylece 20. yüzyıl İtalyan ve dünya edebiyatının en önemli, en yenilikçi yazarlarından birinin yaratıcılığı kadar bilgi birikimine, geniş ilgi alanına ve parlak zekâsına da ışık tutuyor. 
Yazılmış ve Yazılmamış Dünya’da derlenen makaleler, söyleşiler ve konuşmalar, bize en üst seviyede dikkat sergileme gayretindeki; edebiyatta ve hayatta açık ve planlanmış her şeyi her zaman vurgulama ve hakkını verme çabası içindeki bir adamın portresini veriyor. 
Tim Parks, TLS 
 
Akıl dolu, esprili, hoş bir şekilde bilgili ve keskin zekâlı. 
Alberto Manguel, Literary Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7a565c-bd78-4545-98d8-be7503e18477.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk</image:title>
            <image:caption>1881’de Selanik’te mavi gözlü sarı saçlı bir çocuk dünyaya gelir... 
İleride çok büyük işler başaracak bu akıllı ve meraklı çocuk, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ta kendisidir. 
Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk Mustafa Kemal’in dünyaya gelişi, okul yaşamına başlaması, ailesi, çocukken okuduğu dergiler, arkadaşlarına dair pek çok ayrıntı içeriyor. 
Kitapları birçok kuşağın raflarını dolduran çocuk yazınımızın üretken kalemi, usta yazarımız Yalvaç Ural, bu kez çocuklara ve büyüklere ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunu anlatıyor. 
Vatan sevgisinin küçük bir çocuğun kalbinde nasıl yeşerdiğine ışık tutan bu kitap çocukların kitaplıklarında yerini almaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2249a2b-7f5b-4ada-8e9f-f1fcd868f24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Çorap Çetesi</image:title>
            <image:caption>Evden kaçan çorapların şaşırtıcı maceraları arkadaşlık, kardeşlik, sevgi, yardımseverlik, şefkat ve cesaret üzerine yepyeni hikâyelerle devam ediyor. 
Siyah Çorap bir köpekbalığının midesini boylamaktan nasıl kıl payı kurtuluyor? 
İnci gibi gözler kime ait? 
Justyna Bednarek muhteşem hayal gücüyle Siyah Çorap ve arkadaşlarının nefes kesen maceralarını mizahi bir dille içtenlikle anlatıyor. 
Ne de olsa çorabın hayatı gerçekten muhteşemdir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/260c36e6-9d25-414e-8248-0cf793f639e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizden Mini Bilmeceler</image:title>
            <image:caption>Denizin sırlarını keşfetmeye ne dersiniz? 
 
Denizden Mini Bilmeceler ışıl ışıl minik zihinler için merak uyandıran bilmecelerle dolu rengarenk bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/059b0be7-73e3-45ee-9705-b4dfd0230a01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısa İskandinavya Tarihi</image:title>
            <image:caption>İskandinavya’nın olumlu bir özelliğini söylemeniz istense hangisini seçerdiniz? Sosyal refah, çevre koruma, toplumsal cinsiyet eşitliği, suç edebiyatı, iç mimari, popüler kültür, eşsiz bir doğa, büyüleyici mitoloji kahramanları, bir dönem Avrupa’nın büyük bir bölümüne korku salan Vikingler, Nobel Barış Ödülleri ve tabii ABBA… 
Tarihçi Mart Kuldkepp, son Buzul Çağı’nda kuzeye çekilen buz tabakasını takip eden bilinen ilk halklardan başlayarak bugün dünyanın en mutlu ülkeleri Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç’te yaşayan modern İskandinavlara kadar İskandinavya’nın zengin tarihinin ana hatlarını ustaca çiziyor. 
Kuldkepp, tanımlanması zor olan ancak bölgenin büyük zorluklara yanıt vermesini sağlayan, tarihini aktif olarak şekillendiren ve bu süreçte Avrupa ve dünya tarihi üzerinde önemli bir etki yaratan “İskandinavlık” kavramını da aydınlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5086b4aa-0224-4bab-b57a-a10f514f1273.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum 101</image:title>
            <image:caption>Modern fiziğin iki temel sütunundan biri olan kuantum mekaniği evreninde bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? 
Kuantum 101, atomun keşfinden kuantum bilgisayarlara uzanan süreçte modern fiziğin en karmaşık konularını sade bir dille anlatan kapsamlı bir rehber. 
Ancak bu kitap, standart popüler bilim metinlerinin çizdiği sınırların çok ötesine geçiyor. Genellikle yalnızca Kopenhag yorumuyla sınırlı kalan anlatıların aksine Kuantum 101; ölçüm paradoksuna çözüm öneren Everett’in Çoklu Dünyalar kuramından Bohm’un Pilot Dalga modeline, özgür iradeyi sorgulatan süperdeterminizmden evreni bir hiper-çizge üzerinde ilerleyen hesaplama süreci olarak gören Wolfram Modeli’ne kadar fiziğin en cüretkâr alternatiflerini cesurca mercek altına alıyor. 
Kuantumu sadece bir formül yığını olarak değil, gerçekliğin doğasına dair felsefi derinliğiyle keşfetmek isteyenler için benzersiz bir yol haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7aee51-d908-435c-ad59-57b1f818638e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yalnızlığa Sığındım</image:title>
            <image:caption>İki yolcu gibiydik, bu yolculukta birimiz diğerinden habersiz seyahat ediyordu. Yolculuğa inansaydı haberi olmayan gidilecek yerin son durak olmadığını anlayabilirdi. Bir gül kadar semboliti bizim hayatımız, gülü koklamaya izin veriyor ama eline aldığında dikenin batmasını da istiyordu bu hayat bizden. Güzel de bir hikaye bıraktı bu hayat bize, hikayemizin karakterleri de çok senli benli idi. Çok matematik de bilmezdim, bizim aramızda belki de en çok sen büyük hesaplar yapardın, ben ise bildiğim kadarıyla; bunda da benim canım sağ olsun. Hesap kitap benim işim değil ama aşkın tarifi sen artı ben olabilirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67ffcd8e-eef3-44fa-8047-6d333424b473.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhumun Ebedi Sevgilisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 24 Kasım 2024 tarihinde, Çorum’da meydana gelen zincirleme trafik kazasında hayatını kaybeden Cuma Ali Kurt’a ithaf edilmiştir. 
Ona deliler gibi aşık olan, onunla paylaştığı on yıllık bir ömrün ardından onsuzluğu kelimelere döken eşi Beyzanur Kurt tarafından yazılmıştır. 
Bu sayfalar, bir vedanın değil, ebediyyen sürecek bir sevdanın sessiz tanığıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d19d1e-c4a8-493b-893e-5266631bcd2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Kimsin Satürn?</image:title>
            <image:caption>Satürn için, “gezegen işte, taş kütlesi, gaz devi” deyip geçemeyeceğimizi gördük. Burada asırlardır yüklenmiş bir mana var. “Ne yani, ben Satürn’e mi tapıyorum, ibadet ediyorum?” diye soranlar, cevabı kendiniz bulun. “İslamiyet son dindir, bozulmamıştır.” diyenler, ibadetinden şüphe duymayanlar o halde sık sık acımasızca eleştirdiğiniz Yahudiliği sevgiyle kucaklayın, Hristiyanları tüm âdetleri ile kabul edin ve hoş görün, saçmalık, masal olarak gördüğünüz, “Bunların hepsi mitos.” dediğiniz mitolojiyi kabul edin, zira hepsi aynı yere dayanıyor. 
Evrenin, tüm yaratılışın matematik olduğunu esas alırsak, doğmuş, doğacak tüm yaratılanın doğum tarihlerini barındıran bir sayının parçası mıyız yoksa? Dev bir işletim sisteminin uzantısı mıyız? Matrikste yaşıyorsak her şey iddia edildiği ve neredeyse kanıtlanmasına ramak kalmış bir simülasyon ise neden olmasın… Büyük bir bilgisayar denetimindeki simülasyon evreni hipotezi doğruysa, simülasyonun Tanrısı Pi’dir. Daha uygun matematiksel bir sayı yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcc272e-d5da-4a96-8f7e-644c115f5bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka Çağı</image:title>
            <image:caption>İş dünyası, insanlık tarihinin en keskin kırılmalarından birinin ortasında. Yapay zekâ artık bir araç değil; işletmelerin, ürünlerin ve karar mekanizmalarının görünmez omurgası. Fakat bu dönüşümün merkezinde hâlâ tek bir soru var: Bu teknolojiyi kim, nasıl anlamlandıracak? 
Bu kitap, yapay zekâyı yalnızca “hız ve verimlilik” meselesi olarak gören bakışı yıkıyor; şirketlerin geleceğini belirleyecek asıl rekabetin anlamı okuma, mikro ihtiyaçları çözme ve insan + zekâ işletim modelini kurma becerisi olduğunu gösteriyor. 
Burada öğrenecekleriniz bir teknoloji listesi değil; 
veri → karar → deneyim hattını yeniden kuran işletim modeli, her müşteriyi kendi mikro personasıyla tanımlayan yeni müşteri anlayışı, 
ve cihazların karar verdiği değil, insanın zevkinin ve bağlamının karar verdiği bir dünyanın mimarisi. 
Bu kitap size şunu vaat ediyor: 
Yapay zekâ çağında fark yaratan, en çok araca sahip olan değil; insan dokunuşunu ve organizasyon zekâsını en iyi kuran şirketler olacak. 
Eğer bir CEO, CMO, ürün yöneticisi, veri lideri ya da bu dönüşümün içinde kaybolmadan yol açmak isteyen biriyseniz… 
Bu kitap, hızın içinde anlamı; teknolojinin içinde insanı; verimliliğin içinde farklılaşmayı nasıl kuracağınızı anlatıyor. 
Yapay Zekâ Çağı başladı. 
Bu çağda kazanan, teknolojiyi en hızlı kullanan değil; anlamı, insanı ve sistemi en doğru kuran olacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/478c90d9-a665-45a9-844c-ebc4cef4a824.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisname</image:title>
            <image:caption>His­ler…
Bizi hasta eden de iyi­leş­ti­ren de onlar. 
Yirmi yıla yakın sü­re­dir bin­ler­ce in­san­la ya­pı­lan ça­lış­ma­lar gös­ter­di ki, duy­gu­la­rı an­la­ma­nın yolu önce his­le­ri fark et­mek­ten ge­çi­yor. Çünkü his, be­de­nin en dü­rüst dili; dü­şün­ce­den önce gelen, sak­la­na­ma­yan, er­te­le­me­yen saf uyarı. 
Bu kitap, his­set­me­yi “öğ­re­ten” bir reh­ber değil; his­set­me­nin ger­çek­te ne ol­du­ğu­nu ha­tır­la­tan bir yol ar­ka­da­şı. 
Uza­yan cüm­le­le­rin, kar­ma­şık açık­la­ma­la­rın bi­lin­çal­tın­da nasıl çar­pı­tıl­dı­ğı­nı; ki­şi­nin duy­mak is­te­dik­le­ri­ni duyup gör­mek is­te­dik­le­ri­ni gör­dü­ğü­nü yıl­lar için­de tek­rar tek­rar göz­lem­le­dim.
Bu ne­den­le His­na­me, his­le­rin özüne inen kısa ama sar­sı­cı ha­tır­lat­ma­lar­dan olu­şu­yor. 
Her cümle, zih­nin gü­rül­tü­sü­nü azal­tıp be­de­nin fı­sıl­tı­sı­nı du­ya­bil­men için ya­zıl­dı. 
Eğer yıl­lar­dır “kötü his­set­me­me­li­yim” hip­no­zu ile ya­şı­yor­san…
Eğer duy­gu­la­rın seni yö­ne­ti­yor­muş gibi his­se­di­yor­san…
Eğer için­de­ki ço­cu­ğun bı­rak­tı­ğı iz­le­rin hâlâ seni yön­len­dir­di­ği­ni fark edi­yor­san… 
Bu kitap, his­set­me­nin nasıl öz­gür­leş­tir­di­ği­ni gös­ter­mek için bu­ra­da. 
Belki bir cümle, belki tek bir his…
Ha­ya­tın­da yep­ye­ni bir kapı ara­la­ya­bi­lir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/819c5966-6fab-4799-872e-4f62ea89acee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimdışı İlişkiler</image:title>
            <image:caption>“Gerçek bağ, çevrim içi değil, kalptedir. Kalpten kurulan hiçbir bağlantı kopmaz.” 
Bulunduğumuz çağ bizi makinelere bağlı, sürekli çevrimiçi kalmaya zorlarken, kalpten kalbe bağ kurmaktan da bir o kadar uzaklaştırıyor. Mesajları okuyor, sesleri işitiyoruz; lakin birbirimizin kalbine dokunamıyoruz. Her şeye bağlıymış gibi yaşarken, kendi özümüzle teması yitiriyoruz. 
Çevrimdışı İlişkiler, çevrimiçi–çevrimdışı metaforu üzerinden okuru kendisiyle ve başkalarıyla gerçek bağın izini sürmeye davet eder. Ali Bıçak, terapi koltuğunda süzülen hikâyelerle; çocuklukta görülmemiş, duyulmamış ve yarım kalmış duyguların yetişkin ilişkilerinde nasıl yeniden sahnelendiğini görünür kılar. Onay ve sevgi uğruna susan, sınırlarını ihmal eden bireyin içine düştüğü yorgunluğun portresini çizer. 
Bu kitap hazır reçeteler sunmaz; otomatikleşmiş ilişki kalıplarını fark etmeye ve kalpten temasın mümkün olduğunu hatırlamaya çağırır. Gerçek bağ, çevrimiçi değil kalptedir; özüne dönen kişi, önce kendi kalbiyle çevrimiçi olur ve kopmayan bir bağ kurar. Bu davet, tüketim hızından anlam derinliğine, yüzeysellikten sahici karşılaşmaya bir geçiştir; okuru durmaya, hissetmeye ve gerçekten temas etmeye çağıran bir iç yolculuktur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aef203f1-8ab7-420a-81c4-55c0eb893365.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans’ta Cinsiyet</image:title>
            <image:caption>Bizans toplumunda erdem, kadınlar ve erkekler için nasıl tanımlanıyordu? Hadımların Bizans toplumundaki yeri zaman içinde nasıl değişti? Bizans kadınları, sosyal ve ekonomik kazanımlar elde edebilmek için mevcut normları kendi lehlerine nasıl kullanıyorlardı? 
 
Leonora Neville’in bir öğle yemeği sohbeti havasında yazmış olduğu bu cep kitabı, Bizans İmparatorluğu, bir diğer deyişiyle Orta Çağ Roma İmparatorluğu halkının kadınlardan ve erkeklerden bekledikleri uygun davranış kalıplarını tartışmayı amaçlıyor. Neville, Bizans toplumundaki cinsiyet normlarını tartışırken, Bizans kültürüne dair bazı önyargıların ve stereotiplerin zaman içinde nasıl oluştuğunu da açıklıyor. Ayrıca, Bizans toplumunun daha iyi anlaşılabilmesi için, Bizans kaynaklarının doğru bir şekilde, yani bu kaynakları kaleme alanların niyetlerini hesaba katarak değerlendirilmesinin önemi konusunda okuyuculara yol gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61472e64-228f-40c3-bab9-c7dc224192e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüsnüyusuf Güzellemesi</image:title>
            <image:caption>“Bir dahaki görüşmede babama çiçek vereceğim.” 
Ayla Kutlu’nun öyküleri, en az romanları kadar özgün izler bıraktı 
Türk edebiyatında. Bunu yayımlanmış ilk öykü kitabı Hüsnüyusuf 
Güzellemesi’nin incecik işlenmiş dünyasında görmek mümkün. Her 
defasında yeni bir temayla, birbirine benzemeyen karakterlerle okur 
karşısına çıkıyor Kutlu ama kendine has öykü dili ve toplumun açık 
yaralarına dokunan tavrı hiç değişmiyor. 
Yayım yılı 1984’ten bu yana değerini koruyan, içinde 13. Antalya 
Film Festivali Film Öyküsü Ödülü’nün sahibi “Babaya Çiçek Götürmek” ile televizyon filmi yapılan “İzinli” başlıklı öykülerin de 
yer aldığı Hüsnüyusuf Güzellemesi, gözden geçirilmiş baskısıyla yeni bir yolculuğa başlıyor. 
O bahçıvan gerçekten de çocukları hiç mi sevmiyordu? Onların sandıkları kadar iriyarı mıydı? Ağzı büyük, bıyıkları çok uzun, kaşları çok kalın ve dağınık, saçları çok kırmızı, gövdesi serpme çille mi kaplıydı? 
Bir bağırsa, deprem olmuş gibi sarsılır mıydı her yan? Başını kapıdan uzatan çocuğun üstüne çift ağızlı palasıyla saldırır mıydı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/567692f8-28c4-4108-bcf0-7c0c1a225685.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bir An</image:title>
            <image:caption>Bazen bir an her şeyi değiştirir… 
Bir kelebeğin kanat çırpışı, yerde parlayan bir toka, göz göze gelen iki çocuk…
Bir parkta başlayan küçük bir an, başka yerlerde ve başka zamanlarda devam eder. Peki, ya zaman dursa? O anda dünyanın diğer ucunda neler oluyor dersin? Zamanın içinde saklı anları keşfetmeye hazır mısın? Şimdi, şu an, burada…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e036d01d-e109-42c8-8c74-8cf31e5063d0.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Tostos (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Küçük Tostos her gece aynı saatte uyurmuş. Fakat bu gece, bir türlü uykuya dalamamış. Bunun üzerine Tostos ve ailesi, birlikte ormanda kısa bir yürüyüşe çıkmışlar. Yürüyüş sırasında Tostos, ormandaki diğer hayvanların nasıl uyuduklarını merakla izlemiş; kimilerinin gözleri açık, kimilerinin ayakta uyuduğunu; kimilerininse gece boyunca uyanık kaldığını fark etmiş. Her biriyle ilgili konuştukça, uykunun aslında herkese göre farklı bir yolculuk olduğunu anlamış. Uykuya geçişi kolaylaştırmak için yazılmış rahatlatıcı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8368bbd-6e0f-4a74-80b7-11a0c33d7e81.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurken Zayıfla</image:title>
            <image:caption>TEK BİR KAS ÇALIŞTIRARAK ZAYIFLAYIN! 
 
UYURKEN ZAYIFLASAYDIN NASIL OLURDU? 
 
Her şey, gözlerini kapattığında başlar. Gün boyu süren diyet denemeleri, bitmeyen açlık döngüleri, aniden bastıran tatlı krizleri… Bunların hiçbiri 
senin suçun değil. Bu bir irade meselesi değil, zihin kodlarının bir oyunudur ve o kodlar en kolay, uykudayken yeniden yazılır. 
 
Türkiye’nin en çok okunan dönüşüm yazarlarından Elif Erdenay, binlerce kişinin hayatını değiştiren ototelkin teknikleri sırlarını bu kitapta seninle paylaşıyor. 
 
Uyurken Zayıfla sadece bir kilo verme kitabı değil. Bu kitap duygusal yeme döngünü kırmayı, iç disiplinini geliştirmeyi, bedeninle dost olmayı, zihnini yeniden programlamayı öğretecek sana. 
 
Gece zihnin savunmaları indiği zaman telkin cümleleri, nefes çalışmaları, kimlik formülleri ve uyku öncesi ritüellerle değişim başlar. Zorlayarak değil, kısıtlayarak hiç değil. Sadece uyuyarak. 
 
Belki yıllardır bir liste arıyordun… Ama ihtiyacın olan şey: yeni bir zihin! 
Bu gece bir sayfa çevir ve gözlerini kapat. Çünkü sabah uyandığında, 
sadece bedenin değil, hayatın da hafiflemiş olacak. 
 
Bu yolculuğa nereden başlayacağını zaten biliyorsun. 
O ilk adım, şimdi parmaklarının ucunda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55282436-f5a6-471f-b407-f3735db19b13.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı 2: Hezeyan – Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bu şehirde, bir kadının hayatta kalması, bir hükümdarın tahtta kalmasından daha zordur. Ben Dila. Sahne ışıklarının altında parlayan ama ışıklar söndüğünde kendi hikâyesiyle ve yaralarıyla baş başa kalan Dila. Benim hikâyem, her şeyi baştan yazmak için kaçtığımda başladı. Sonra o çıktı karşıma: İskender Oğuzbeyli. Adı bile herkesi susturmaya yeten, gücün ve korkunun hükümdarı. Onunla yollarımız kesiştiğinde anladım ki, bazı sınavlar bu hayatta kim olduğunu hatırlamak için verilirdi. Ve bazen düşmemek için bıçak sırtı bir yolda tehlikeli bir eli tutmak gerekirdi. Bu yolun sonunda ya onunla yürüyüp o karanlığı aşacak ya da o karanlığa hapsolacaktım Bir dönemin büyüsünde; iki ruhun aynı ateşte yanmayı göze aldığı bir hikâye… Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba78fbbd-fd9c-4394-973e-08e063dfe4b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bıçak Sırtı 2: Hezeyan Hediyeli Kutu – Ciltli</image:title>
            <image:caption>İçerik: 
Bıçak Sırtı 2: Hezeyan (Ciltli) 
Lak Detaylı Mat Selefon Kutu 
Karakter Kartı 
Şeffaf Ayraç
Dikdörtgen Ayraç
Poster Defter 
Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64222c8e-ee49-4a5e-b3ff-efca2cae0e2c.jpg</image:loc>
            <image:title>O Çocuk Beni Aşar</image:title>
            <image:caption>Üniversiteye adım attığı ilk andan itibaren kalbini kampüsün göz alıcı çocuğu Güner’e kaptıran Melina, onun hareketli, afili ve tamamen erişilemez dünyasına girebilmek için kendini Güner’in en yakın arkadaşı Dora ile yaptığı sahte bir sevgililik anlaşmasının ortasında bulur.
Sahte gülüşler, yanlış anlaşılmalar ve beklenmedik yakınlaşmalar arasında sıkışan Melina, her şeyin kontrolden çıktığını fark eder. Üstelik kalbi hiç planlamadığı birine kayarken nefretle başlayan bir ilişkinin kendi kurallarını sessizce yazdığını görür.
Melina, hoşlandığı çocuk ve onun en yakın arkadaşını kapsayan mantıksız bir aşk üçgeninde sıkışıp kalmıştır.
Peki ya kalbinin sesine kulak vermek tüm kuralları altüst edecekse?
Günümüz masallarında sihir yok. Ama hâlâ büyü var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/716f5f71-10d7-430a-bd08-e197ed0a070f.jpg</image:loc>
            <image:title>Moriarty the Patriot - Vatansever Moriarty 4</image:title>
            <image:caption>MI6&apos;e yeni bir gizli görev gelir. William, Albay Moran&apos;dan bu gizli görevi yerine getirmesini ister. Görev sırasında Moran&apos;ın yolu, tüm dünyanın kaderini değiştiren Hindistan-Afganistan Savaşı&apos;nı planlayan kişiyle kesişir ve Büyük Britanya İmparatorluğu&apos;nun kirli sırlarından biri daha açığa çıkar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/067931a0-73ae-4cdd-a144-22f4859064d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Witch Hat Atelier – Cadı Şapkası Atölyesi 5</image:title>
            <image:caption>İkinci sınav sırasında Agate ile birlikte olan Yuini, yasaklı büyü kullanıcısı olan bir siperli şapkalı tarafından canavara dönüştürülür. Siperli şapkalıların cadı çıraklarına yaklaşmalarında karanlık bir amaç vardır. Bu esnada Koko ve diğerleri, cadılardan nefret eden Lomonone halkı tarafından kuşatılır. Qifrey ölümcül yaralanır. Böylece Koko ve arkadaşlarının akıbeti belirsizliğe sürüklenir. İnsanların yapmak istediği şeyler, yapmak istemediği şeyler. Ve yapabilecekleri şeyler ile yapamayacakları şeyler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9d24cc4-ece0-4b7b-8cb4-8a847dc7ce8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaguya-Sama – Aşk Savaştır 6</image:title>
            <image:caption>Elit öğrencilerin toplandığı Suçiin Akademisi öğrenci kurulunda tanışan iki genç! Başkan Miyuki Şirogane ve başkan yardımcısı Kaguya Şinomiya… Birbirlerine karşılıklı hisler besleyen bu iki dâhinin, karşı tarafı kendine âşık ettirmek ve ondan çıkma teklifi almak için bütün gün tuzaklar kurduğu, son zamanların en sansasyonel romantik komedisi! Altıncı ciltte, Kaguya-Sama Şirogane&apos;nin doğum gününü dürüstçe kutlayabilecek mi? Hizmetçisi Hayasaka&apos;dan fikir alacak, Şirogane&apos;nin kız kardeşi Kei&apos;nin ağzını arayacak ve zihninde bir “aşk muhakemesi” yapacak… Kaguya-Sama, âşık bir genç kızın büyüleyiciliğiyle dolu! Karakterlerimiz için hikâyenin sonu görünüyor mu yoksa?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1193eedb-3982-4825-83df-ecf92f52844a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyükelçiliğin Tarihi - Diplomasinin İleri Karakolları</image:title>
            <image:caption>En eski çağlardan günümüze diplomatik misyonların sıra dışı tarihi gün yüzüne çıkıyor. Diplomasi tarihinin sahne arkasına açılan bu sürükleyici hikâyede devletler arasındaki görünmez bağların nasıl kurulduğu ve sürdürüldüğü inceleniyor. G. R. Berridge, büyükelçiliklerden konsolosluklara, askerî ataşeliklerden özel temsilciliklere diplomasinin yalnızca müzakere masalarında değil, dünyanın dört bir yanındaki “ileri karakollarda” da şekillendiğini ustalıkla ortaya koyuyor. Mezhep savaşlarından sömürgecilik yarışına, Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya farklı konjonktür ve coğrafyalarda diplomatik misyonların nasıl hayatta kalabildiği özgün bir üslupla anlatılırken devletlerin bilgi toplama, ilişki kurma ve nüfuz sağlama yöntemleri de görünür kılınıyor. Şimdiden diplomasi tarihinin klasikleri arasına giren kitapta Yusuf Agâh Efendi’nin Londra sefaretinden Washington’da bir poker masasında İstanbul’daki Amerikan elçilik binası üzerine bahis oynanmasına dek birçok sıra dışı olay ve anekdot yer alıyor. Çok sayıda görselin yanı sıra mahir diplomatlar ve nüfuzlu aristokratların hayatlarından enstantaneleri de barındıran Diplomasinin İleri Karakolları, tüm sosyal bilimciler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5987a5f-c4a3-4bb8-81c5-23b7542b897f.jpg</image:loc>
            <image:title>Batısızlık - Değişen Dünya Düzeninde Batı’nın Geleceği</image:title>
            <image:caption>Batısızlık, Batılı milletler ve halkların küresel pastada sahip oldukları dilimin azalması anlamına gelmektedir. Demografik, ekonomik, askerî ve kültürel açıdan çok daha çeşitli bir küresel geleceğe doğru son sürat ilerliyoruz. Batı’nın yüzyıllar süren muazzam etkisi üzerine inşa edilmiş olan günümüzle ilgili kesinliklerimizin birçoğu, dünya genelinde insanlar tarafından yeniden sorgulanıyor. Batı’nın küresel etkisinin azalması hızlanıyor, bu da ayaklarımızın altındaki zemini sarsıyor… 
Batı’nın yüzyıllardır inşa etmekte ve nüfuz etmekte rol oynadığı dünya yıkılıyor ama ne kadar hızlı ve hangi şekillerde değişiyor? Batı’nın küresel etkisinin devam ettiği alanlarla çoktan güçten düştüğü alanları birbirinden ayırabilir miyiz? Bir kısmı Batı’da, bir kısmı da başka yerlerde olmak üzere birden fazla güç ve nüfuz merkezinden oluşan dünya şimdi nasıl işleyecek? Ve daha az Batı merkezli bir dünyadan korkmalı mıyız yoksa bu olumlu bir fırsat olabilir mi? 
Batısızlığın hızla ilerlediğini keşfedeceğiz. Bazı yerlerde düşündüğünüzden çok daha fazla ilerlemiş durumda. Şimdi asıl soru ne kadar ileri gideceği. Avrupa’nın hâlâ ABD’nin gücü ile büyük ölçüde korunduğu Batı dünyası, ayrıcalıklarından isteyerek vazgeçmeyecektir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f901875a-77c9-493d-97b1-4019bcce6767.jpg</image:loc>
            <image:title>Tam Kıvamında</image:title>
            <image:caption>Bu kitap bir kokunun bellekte bıraktığı izi, bir tatla canlanan anıları, bir pişirme tekniğinin kültürler arasında nasıl yolculuk ettiğini takip ediyor. Gastronomiyi, sadece profesyonellerin kullandığı bir dil olmaktan çıkarıp herkesin kendi mutfak deneyimiyle buluşturabileceği sıcak ve anlaşılır bir hale çeviriyor. 
Her kavram; tarihsel arka planı, kültürel yankıları, duyusal çağrışımları ve yer yer evde yapılabilecek tariflerle birlikte ele alınıyor. Böylece her harf, tek başına bir tanım olmakta yeni bir sohbet açmaya davet ediyor, kimi zaman bir anıya, kimi zaman bir lezzete, kimi zaman da hiç ummadığınız bir duyguya doğru…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bce660-9b85-49f6-b60b-b13280e025d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonuna Kadar</image:title>
            <image:caption>Chicago’da sıradan bir gün, beklenmedik bir kâbusa dönüşür. Jack Reacher ve tanımadığı koltuk değnekli genç bir kadın, gündüz vakti silah zoruyla kaçırılır. Amerika’yı baştan sona kateden bir kamyonette kelepçelenmiş halde yol alırlarken, kadının FBI ajanı olduğu ortaya çıkar. FBI, kendi ajanını kurtarmak için hızla harekete geçer. Fakat bir sorun vardır: Reacher, şüpheliler arasındadır. Dahası götürüldükleri yerde onları bekleyen tek şey ölümcül bir plandır. Zaman daralırken düşman her yerdedir ve gerçekler ateş gibi yakıcıdır. Reacher’ın cesaret dolu mücadelesi her ikisini de kurtarmaya yetecek mi? Yoksa Reacher yanlış zamanda yanlış yerde olmasının bedelini canıyla mı ödeyecek? Lee Child’ın uluslararası ün kazanmış Jack Reacher serisinin ikinci kitabı Sonuna Kadar, Reacher’ı okurların gözünde modern dünyanın adalet arayışının simgesi haline getiriyor: Hızlı düşünmek ve daha da hızlı hareket etmek için eğitilmiş olan Reacher, sorunlarla dolu dünyamızda kusursuz bir modern kahraman. “Sonuna Kadar, türünün en güçlü örneklerinden biri.” The Guardian “Yoğun bir gerilim fırtınası.” Kirkus Reviews “Nefes kesici bir okuma deneyimi.” Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de8294c7-578a-415e-bd5d-1d1a31c3815f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Saat</image:title>
            <image:caption>Tate Modern artık hayatta olmayan sanatçı Vanessa Chapman’ın meşhur heykellerinden birinde kullanılan kemiğin sanıldığı gibi bir hayvana değil, bir insana ait olduğunu keşfettiğinde, tüm gözler bir anda sanatçıya ve gizemli bir şekilde kaybolan eşi Julian’a çevrilir.
 
Sanatçının eserlerinin değer kaybetmesinden endişe duyan Fairburn Vakfı’nın direktörü Douglas Lennox, küratör James Becker’ı Vanessa’nın yaşadığı ıssız İskoç adasına yollar. Becker’ın görevi, bu ürpertici bulgunun ardında ne olduğunu ortaya çıkarmaktır. Ne var ki kolay bir araştırma gibi görünen bu görev, kısa süre içinde çok daha karanlık, çok daha tehlikeli ve çok daha öngörülemez bir hâl alır. Öyle ki Becker&apos;ın hayatı dahi tehlikeye girecektir. 
 
Yalnızca gelgit çekildiğinde ulaşılabilen bir İskoç adasını merkeze alan bu roman, yaratıcı dehanın özgürlüğü ile toplumsal baskı arasındaki gerilimi incelikle işliyor. Trendeki Kız’la dünya çapında büyük başarı elde eden Hawkins, Mavi Saat’te de anlatı gücünü ve yaratıcı zekâsını bir kez daha gözler önüne seriyor. 
 
“İncelikle örülmüş, okuru sürekli şaşırtan, karanlık ve çarpıcı bir roman.”
 Wall Street Journal
 
“Sanat, hırs, miras ve güç dinamiklerini irdeleyen, zeki ve sürükleyici bir gerilim.”
The Guardian
 
“Tam bir başyapıt! Hem büyüleyici hem tüyler ürpertici.”
Shari Lapena</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d257e259-3fa2-459c-84ee-60a7b08dad77.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Hüzünlü Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çok uzak olmayan bir gelecekte –diyelim ki önümüzdeki Salı– yazma becerisini neredeyse yitirmiş Amerika çöküşün eşiğinde. Ama bunu sakın Lenny Abramov’a söylemeyin. Kırkına merdiven dayamış, kızgın Rus bir göçmen temizlikçinin oğlu olan Lenny, dünyanın son kâğıttan günlüğünü tutan, ölümün her adımını takip ettiği talihsiz bir adam. Post-İnsan Hizmetleri’nde çalışıp zengin müşterilerine ölümsüzlük vaat etse de kendisi pek de ölümsüz sayılmaz. “Basılı, ciltli medya nesneleri”ni –yani kitapları– hâlâ saplantıyla sevmesi zaten başka bir çağdan kaldığının kanıtı.
 
Ama Lenny’nin kitaplardan bile çok sevdiği biri var: Eunice Park. Lenny, çöken bir dünyanın, standartların yok olduğu bir çağın, tek bir tıkla insanların “çekicilik” ve “sürdürülebilirlik” puanlarının ölçüldüğü bir toplumun içinde bile gerçek insan olmanın değerini kanıtlayabileceğine inanıyor.
 
The New York Times ve The Washington Post gibi mecralarca yılın en iyi kitapları arasında gösterilen bu eğlencelidistopyada Gary Shteyngart modern bir hiciv örneğiyle karşımıza çıkıyor ve keskin toplumsal eleştirileriyle okuru hem gülümseten hem düşündüren bir hikâye anlatıyor. Süper Hüzünlü Bir Aşk Hikâyesi yıkılmakta olan bir gezegende aşka tutunmanın mümkün olup olmadığını soran, sıra dışı bir roman.  
 
“Bu son derece karanlık hiciv, yazarın absürt zekâsıyla âdeta ışıldıyor… Shteyngart kendine has gözlem gücüyle toplumsal bağları, insanların birbirine yakınlığı yok eden, budalaca ve aşırı cinselleştirilmiş günümüz kültürünü de gözler önüne seriyor. Kitaptan pasajları metroda ayağa kalkıp yüksek sesle okumak istedim.” —Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7130c180-d479-492e-8403-b5041448fd7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Minikler İçin Dokun Hisset - Kelimeler</image:title>
            <image:caption>Meraklı Minikler için 
Dokun-Hisset Kelimeler 
 
 
EVDE neler var?
Peki ŞEHİRDE ya da DOĞADA?  
Meraklı miniklere uygun bu parıldayan kitapla kelimelerin fantastik dünyasını keşfedin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b67e652c-d47f-4960-9a93-273aa0319841.jpg</image:loc>
            <image:title>Sasa Uykusunu Arıyor</image:title>
            <image:caption>Bir gece, Sasa’nın uykusu ortadan kayboldu! 
Onu bulmak için Ay Dede’den Baykuş’a, tavuklardan sokağın bekçileri kedilere kadar herkes yardım ediyor. 
Sen de Sasa’nın merak, cesaret ve sevgi dolu arayışına katıl; belki kaybolan uykuların nerede saklandığını birlikte keşfedersiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/827576c9-32b4-4fde-be2e-0731d4e97747.jpg</image:loc>
            <image:title>William’ın Karısı</image:title>
            <image:caption>“Büyük bir cesaretle, ‘Burası tam bir yuva gibi,’ dedi, ‘öyle değil mi?’ Mutlu ve ürkekti, neredeyse 
böylesine mesut olmaktan korkuyor gibiydi; güvende ama çekingen bir cüretkârlık içerisindeydi. 
‘Sıcacık, sadece ikimiz varız.’” 
 
Jane Atkins, yıllarını hizmetçilikle geçirmiş, çalışkan ve tutumlu bir kadındır. Bir gün dükkân sahibi Bay William Chirp ile evlenir ve böylece The Elms adlı eve, yani orta sınıfın kıyısına adım atar. Ancak bu evlilik, Jane’in hayal ettiği huzuru değil; görgü, statü ve aidiyet üzerine sessiz bir mücadeleyi beraberinde getirir. Jane’in ev içindeki hâkimiyeti arttıkça, geçmişin hayaletleri ve sınıfsal sınırlar da kendini daha çok hissettirir. 
 

Virginia Woolf sonrasında gelen kuşağın en özgün yazarlarından biri olarak görülen Gertrude Trevelyan, İngiltere taşrasının gündelik hayatını, kadınların iç dünyasını ve sınıf çatışmalarını incelikle işliyor. William’ın Karısı, ilk bakışta sıradan görünen bir hayatın ardındaki derinliği açığa çıkaran, çarpıcı bir içgörü romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2d4019d-7a17-48b7-81dd-316d371c2e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Viski Tutkununun El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Viski, yalnızca bir içki değil; yüzyılların birikimiyle şekillenmiş bir kültür, sabırla işlenmiş bir zanaat. Dr. Burkay Adalığ, derin viski bilgisini damıtarak uzun yıllara yayılan deneyimiyle bu kitapta ustalıkla harmanlıyor. Viskiyi anlamanın, seçmenin ve tadına varmanın inceliklerini sade bir dille, pratik bilgiler eşliğinde okura aktarıyor.
• Viski nasıl üretilir?
•Fıçı ve olgunlaşma süreci viskinin   tadını nasıl etkiler?
• Viski tadımı nasıl yapılır, hangi eşlikçilerle zenginleşir?
• Viski koleksiyonerliği ve yatırımcılığı
• Viskinin doğru saklama yöntemleri
Damıtımevlerinden fıçı türlerine, üretim tekniklerinden duyusal değerlendirmeye uzanan bu kapsamlı rehber; hem viski ile yeni tanışanlar hem de deneyimli viski tutkunları için vazgeçilmez bir yol arkadaşı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6abc72e0-cfd8-44cb-a418-3bdd60250b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Size Ölmeyi Emrediyorum</image:title>
            <image:caption>“Yarbay Erickson’un Size Ölmeyi Emrediyorum! adlı kitabı, I. Dünya Savaşında Osmanlı Ordusunu bütün yönleriyle inceleyen, Türkiye dışında yazılmış ilk tarih kitabıdır. Yazar, bu önemli hikâyenin parçalarını bir araya getirirken takdire değer bir çalışma yapmıştır.
Osmanlı Ordusunun I. Dünya Savaşında müttefiklerle yaptığı savaşın inanılmaz bir hikâyesi vardır. İmparatorluğun subay ve askerlerinin o güç koşullar altında hem şanlı zaferler kazanmaları hem de acımasız yenilgilere katlanabilmeleri dikkat çekicidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en kıdemli subayı olarak, ulusumun I. Dünya Savaşındaki askeri performansıyla ilgili dengeli ve objektif bir söylemin ortaya çıkmakta olmasından son derece memnunum.
Türk Silahlı Kuvvetleri ve ben, bu hikâyeyi İngilizce konuşan dünyanın dikkatine sunduğu için
Yarbay Ed Erickson’a müteşekkiriz.”
–Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu
Genelkurmay Başkanı (1998-2002)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2fbbd17-5d00-40f8-9ed9-f1d3934a5231.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaç Köy</image:title>
            <image:caption>Muhteşem dedektifler Peggy ve Stu’ya siz de katılın,  İKİ zor olayı çözmelerine yardın edin!   O da ne?  Müzisyenin trompeti kendi kendine ayaklanıp kaçtı!  Peki ya kasaba halkının birden diş ağrısı  çekmelerine ne demeli?  Öğrenmek için hemen keşfe çıkın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca5528d7-39e7-4b3b-b248-738f3412cd5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Birinci Cildinde Çulhaoğlu’nun II. TİP ve Yürüyüş dergisiyle başlayan, oradan Sosyalist İktidar dergisine ve 1986’da Gelenek dergisine uzanan ve yazarlık yaşamının ilk dönemini yansıtan makaleler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6b78aca-75d8-47db-b386-3350f964b57b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Fel sefesi Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin İkinci Cildinde Çulhaoğlu’nun çeşitli dergilerle birlikte esas olarak Gelenek dergisiyle sürdürdüğü teorik ve politik üretkenliği Sosyalist Politika dergisiyle devam ettirdiği 90’lı yılların eserleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dad718f-d750-49d9-8925-adec777dbf7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Üçüncü Cildinde Çulhaoğlu’nun farklı yayın ve mecralarda yer alanlarla birlikte esas olarak Sosyalist Politika dergisi ile sürdürdüğü teorik ve politik çalışmanın son döneminin ve tekrar Gelenek dergisi içinde üretmeye başladığı 2000’li yılların makaleleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34619463-2365-450f-9b85-75f8f94972a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğruda Durmanın Felsefesi Cilt 4</image:title>
            <image:caption>Metin Çulhaoğlu’nun 50 yılı aşkın sosyalizm mücadelesinin ürünlerini bir araya getirmek hayli güç bir iş. Birçok kitap, derleme, tebliğ, çeşitli dergilerde yayınlanmış makaleler ve belki de binlerce köşe yazısı. Dört ciltlik bu hacimli çalışma ise Metin Çulhaoğlu’nun makalelerinden oluşuyor. Kendisinin uzun ve verimli yazarlık tarihinde kimileri sosyalist hareketin dönüm noktalarında çok önemli müdahaleler olarak hatırlanan bu makalelerin bir araya getirilmesi, 50 yıllık bir teorik, ideolojik, politik çizginin gelişimini gözler önüne serebilmeyi mümkün kılıyor. Ayrıca birçoğu artık kolayca erişilemeyen dergilerde kalmış, fakat önemini hâlâ koruyan makaleler de bu ciltlerle birlikte okura ve tarihe armağan edilmiş oluyor. 
Dört cilt halinde bir araya getirilen bu makaleler, yalnızca Metin Çulhaoğlu’nun yazarlık hayatının ifadesi olmakla kalmıyor. 70’li yıllardan başlayarak sosyalist hareketin tartışmalarına ve sorunlarına odaklanan eserlerini vermeye başlayan Çulhaoğlu, ülke gündeminden ve siyasal mücadeleden hiç uzak kalmamış, bu alanlarda üretimine hiç ara vermemiştir. Fakat bunu yaparken, Marksizmin ve sosyalizmin teorik sorunlarını derinlikli, kapsamlı ve ustaca ele almayı da başarmıştır. Ülkemizde Marksist düşüncenin sadece savunulmasına değil, çok önemli katkılarla onun geliştirilmesine de emek vermiş bir düşünce insanı olan ve “iddialı ama mütevazı” kişiliğini her daim koruyan Çulhaoğlu, Marksist kuramın ülkemizdeki en yetkin temsilcilerinden biri olarak anılmaya devam edecek ve gelecekteki Marksist kuşakların yetişmesinde mutlaka başvurulan bir referans noktası olarak görülecek. 
Doğruda Durmanın Felsefesi’nin Dördüncü Cildinde Çulhaoğlu’nun Gelenek dergisiyle sürdürdüğü çalışmalarını Komünist dergisine taşıdığı ve ömrünün sonuna kadar da devam ettirdiği ve birçok derleme kitaba da katkı koyduğu ağırlıklı olarak 2010’lu yılların makaleleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b7201f5-ae7f-4433-bb7f-458a5577efbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Beslenmede Gerçek Bilim: Her Duyduğuna İnanma</image:title>
            <image:caption>Günümüzde beslenme, bilimsel bir disiplin olmasına rağmen yanlış bilgiler, mitler ve popüler söylemlerle çevrilmiş durumda. Yaratılan gıda korkusu iklimi yalnızca bireylerin sağlığını değil, toplumun genel beslenme alışkanlıklarını da olumsuz etkiliyor. Bu kitap, bilimsel literatüre dayalı bilgiler ışığında, yaygın beslenme efsanelerini mercek altına alıyor. Şişmanlık irade meselesi mi? Şeker gerçekten zehir mi? Glüten tüm kötülüklerin anası mı? Spor yapmak sağlığa zararlı mı? Bu soruların benzerlerini defalarca duyup çoğu zaman da kesin bir cevap bulamamış olabilirsiniz. İşte elinizdeki kitap, bu belirsizliğe son vermek için yazıldı. Bu kitap, hem sağlıklı yaşam yolculuğunuzda size rehberlik edecek hem de duyduğunuz her beslenme iddiasına artık daha eleştirel bakmanızı sağlayacak. Gerçekleri bilmek, sağlığınız için atabileceğiniz en güçlü adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ee393f-c3da-4c39-b0bc-b8e2ef7f5279.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Oyunu</image:title>
            <image:caption>Sahne hazır, oyuncular yerini aldı. Ama bu kez roller değişti. İyiyle kötünün, adaletle intikamın, sessizlikle çığlığın iç içe geçtiği bir gölge oyunu bu. Perde aralandığında, kimse eskisi gibi kalmayacak... Bir cinayet zinciri, bir adalet arayışı, bir oyun... Kimin sahte, kimin gerçek olduğunu kim bilebilir? İhanet, gizli planlar, bastırılmış anılar ve çürüyen sadakatler arasında örülen Gölge Oyunu; şiirsel anlatımı, müziksel metaforları ve çok katmanlı yapısıyla yalnızca bir polisiye değil, aynı zamanda insan ruhunun karanlık dehlizlerine uzanan edebî bir yolculuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/285f7661-5302-4c77-a4aa-b365cabdb7b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğimle Küçük Adımlar Büyük Gelişimler</image:title>
            <image:caption>Minik bir beden, kocaman bir keşif dünyası...
Hayatın en mucizevi yılına hoş geldiniz! Bebeğiniz belki daha yeni başını kaldırıyor, belki de ayaklarını keşfetmekle meşgul. Bebeğinizin dünyası, dokunduğu her nesnede, attığı her minik adımda, duyduğu her seste büyüyor... O minik hareketlerin her biri, aslında geleceğe uzanan büyük bir adımın habercisi. 
Bebeğimle Küçük Adımlar Büyük Gelişimler, 0-1 yaş döneminde duyusal ve motor gelişimi destekleyen bilimsel temelli aktiviteleri kolayca uygulanabilir şekilde sunuyor. Yalnızca pratik önerilerle değil, güçlü teorik arka planıyla da ebeveynlere rehberlik ediyor.Fizyoterapist Dr. Aymen Balıkçı, yılların deneyimini anne babaların hayatına taşıyor. Basit ama etkili yöntemlerle bebeğinizin gelişimini desteklemenin yollarını gösteriyor. Evdeki sıradan objeleri öğrenme aracına dönüştürmeyi, duyusal keşiflerin beynin şekillenmesindeki rolünü ve birlikte geçirilen anların bağ kurmadaki gücünü anlaşılır, sıcak bir dille aktarıyor. Hazırsanız... Minik bir bedenin kocaman dünyasına ışık tutan bu keşif yolculuğu başlıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7249a809-2f9d-4198-ba6d-51e0f9d3e640.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 2 - Sobe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırları karanlık yapan onları ne kadar uzun süre sakladığınızdır.
Ve bazı sırlar sizi suç ortağı yapar.
 
Ophelia Valley kasabası beklenmedik bir tutuklamayla çalkalanırken tehlike hâlâ devam etmekte. Ansel, Maddie ve Kylie&apos;nin arkadaşlığı da diğer her şey gibi sarsıldı. Kızlar şimdi kendi sırları ve kimlik arayışlarının peşinde. Dedektif Wallace bildiği ama kanıtlayamadığı gerçeklerle köşeye sıkıştı. Şüphe hepsini içten içe yiyip bitirirken hatalar ardı ardına sıralanacak. Sırlar açığa çıkacak, beklenmedik yüzleşmeler yaşananlardan daha ağır olacak. Çember daraldı ve birine güvenmek hiç olmadığı kadar zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c482055c-5b6d-49c9-a0fb-228a26c28a33.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 2 - Sobe</image:title>
            <image:caption>Sırları karanlık yapan onları ne kadar uzun süre sakladığınızdır.
Ve bazı sırlar sizi suç ortağı yapar.
 
Ophelia Valley kasabası beklenmedik bir tutuklamayla çalkalanırken tehlike hâlâ devam etmekte. Ansel, Maddie ve Kylie&apos;nin arkadaşlığı da diğer her şey gibi sarsıldı. Kızlar şimdi kendi sırları ve kimlik arayışlarının peşinde. Dedektif Wallace bildiği ama kanıtlayamadığı gerçeklerle köşeye sıkıştı. Şüphe hepsini içten içe yiyip bitirirken hatalar ardı ardına sıralanacak. Sırlar açığa çıkacak, beklenmedik yüzleşmeler yaşananlardan daha ağır olacak. Çember daraldı ve birine güvenmek hiç olmadığı kadar zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/568144cd-8f53-4d35-93e0-f64be345d819.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç 3 - Körebe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sırlar... bizi bir araya getiren de kanatlarımızdaki yükler de onlardı.
Ve bazı sırlar diğerlerinden daha keskindi,kalbi deler ama sahibini öldürmezdi.
 
Ophelia Valley kasabasında sular bir türlü durulmadı.Amigo kızlarımız Ansel, Kylie ve Maddie gizemli mesajlarla uğraşırken, haklarında çıkan haberler gerilimi iyice arttırdı. Herkesin gözleri üzerlerindeydi, ancak hayatta kalmalarından hiç de memnun olmayan birileri karanlığa gizlenmiş onları seyrediyordu.
Kasabada dolaşan “günahkârlar listesi”nde ismi geçen genç erkeklerin kaybolmasının ardından, Kylie de arkasında iz bırakmadan kayıplara karıştı. Geçmişin hayaletleri bir kez daha musallat olduğunda Ansel, kendisini çalmaması gereken bir kapının önünde buldu.
 
Şimdi herkes sırayla avlanırken, kurtulmak için tırmandıkları cehennem basamaklarında günahlarıyla yüzleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/036bf1c1-34b2-4a28-973d-73d42fe99a4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklambaç Serisi Kutulu Set (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>SET İÇERİĞİ
•    SAKLAMBAÇ HC
•    SOBE HC
•    KÖREBE HC 
•    OPHELIA VALLEY POSTER
•    8 ADET KART
•    1 ADET FİLM AYRAÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0176167a-3191-41fc-9099-bc810c8e527c.jpg</image:loc>
            <image:title>Açlık Oyunları - Resimli (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada 100 milyondan fazla satan Açlık Oyunları efsanesi, büyüleyici çizimlerle zenginleşen özel baskısıyla karışınızda!
On altı yaşındaki Katniss Everdeen, 12. Mıntıka’da zorlu bir yaşam mücadelesi veriyor. Panem halkı uzun zaman önce yaşanan iç savaşı kaybetmiş ve bunun bedelini Başkent’in acımasız yönetimi altında sürekli ödemeye devam ediyor.Başkent her yıl düzenlenen Açlık Oyunları ile kontrolü elinde tutmaya devam ediyor. Televizyonda yayınlanan bu oyunlar, Panem’in on iki mıntıkasından seçilen genç haraçların katıldığı bir ölüm kalım mücadelesi. Bu korkunç savaşın tüyler ürpertici bir mesajı var: İsyanlar her zaman cezalandırılır.Katniss kendini Açlık Oyunları arenasında bulduğunda, şansın kendisinden yana olmadığını biliyor. Ama hayatta kalmayı başarabilirse bir şeyleri değiştirebilir.
AÇLIK OYUNLARI BAŞLASIN VE ŞANS HEPİNİZDEN YANA OLSUN!
Usta yazar Suzanne Collins’in savaşın bedelleri, insan doğasının acımasızlığı, direniş ve sevginin gücü üzerine yazdığı muhteşem kurgusu, ünlü sanatçı Nico Delort’un olağanüstü resimleriyle devleşiyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a16047a9-8d6b-4c26-a831-248e5ee7630c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sinan Bir de Süleyman</image:title>
            <image:caption>Mimar Sinan’ın hikâyesi, İstanbul’dan çok uzaklarda, “taşlara fısıldayan çocuk” olarak başlar. Merakı, hayalleri ve çalışkanlığı onu günün birinde Kanuni Sultan Süleyman’ın karşısına çıkarır.  Birlikte çıktıkları bu uzun yolculuk boyunca Sinan’ın hayalleri, Hürrem Sultan Külliyesi’nin avlularında yankılanır, Süleymaniye’de İstanbul’un ufkuna karışır, Kırkçeşme’de suya can verir, Selimiye’de gökyüzüne dokunur. Bir imparatorluğun kaderini hayalleriyle şekillendiren iki kahramanın hikâyesi: Bir Sinan Bir de Süleyman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5205ef13-474a-4509-ac4c-f41a68d630fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Camellia&apos;nın Peşinde 3</image:title>
            <image:caption>Dokunacak kadar yakın ama bir sonsuzluk kadar uzak…
Camellia nihayet Louver’a gelmeyi başarmıştır.Fakat annesinin peşine düşmek üzereyken kendini
Dük Claude’un karşısında bulur… Kimliğini açığa çıkarmadan oradan kaçmayı başarsa da dükün temkinli bakışlarından tamamen sıyrılamaz… Kimliğini gizleme telaşı, Prens Ian’ın açıkça yaptığı hamleler ve Dük Claude’ın karmaşık, bazen düşmanca sayılabilecek tavırları devam ediyordur. Özgürlük yolundaki engeller giderek artarken, soylu kadınlara yönelik saldırıları araştıran komutanlardan biri Camellia’ya özel bir teklifte bulunur.
Vereceği karar, onu çok daha büyük bir tehlikenin içine sürükleyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/434aea11-51ba-448d-b472-600e8b39bbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Müzik Masalları Tek Cilt Özel Baskı Turuncu (7 Kitap Bir Arada) - Ciltli</image:title>
            <image:caption>&quot;7 kitaptan oluşan Klasik Müzik Masalları serisindeki tüm kitaplar sarı ve mor iki renk seçeneğiyle sert kapaklı tek cilt olarak basıldı.&quot;
Bu özel kitapla çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler.
Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız?
Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5acf1f1-020a-4a95-a9bd-9dde2ecbb964.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Müzik Masalları Tek Cilt Özel Baskı Mor Kapak (7 Kitap Bir Arada) - Ciltli</image:title>
            <image:caption>&quot;7 kitaptan oluşan Klasik Müzik Masalları serisindeki tüm kitaplar sarı ve mor iki renk seçeneğiyle sert kapaklı tek cilt olarak basıldı.&quot;
Bu özel kitapla çocuklar, klasik müzik dünyasına adım atacak; resimli masallarla Vivaldi, Bach, Mozart ve Beethoven, Çaykovski, Chopin ve Strauss’u tanıma fırsatı bulacaklar. Kitaba eşlik eden müzikleri dinlerken de ünlü bestecilerin eserlerini keşfedecekler.
Bay Majör’le sihirli müzik yolculuğuna var mısınız?
Oku, dinle, eğlen, öğren...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3470b2e8-a5ef-4ffa-8cb2-d79a728646d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Bakan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk vardı. 
Gözlerini gökyüzüne dikerdi. 
Bulutları izler, kuşları dinler, denizlere bakardı. 
Kitapların arasında kaybolur, sayılarla oynardı. 
Bazen gülleri koklar, bazen toprağa basar, 
Bazen de geceye bakıp 
Yıldızları saymaya çalışırdı. 
Hep merak etti. 
Hep sordu. 
Hep hayal kurdu. 
Bu çocuk büyüdü. 
Ama içindeki çocuk hiç kaybolmadı. 
İşte bu kitap, o çocuğun hikâyesi. 
Onu merak edenler için, 
Onu yeniden tanımak isteyenler için, 
En çok da 
Onun gibi göğe bakan çocuklar için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c19412ae-4ae3-4f87-b89c-f1f60244f566.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendin Gibi</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şeyi başaramadığını düşündüğün zamanlar oluyor mu? Herkesin senden daha iyi olduğunu düşündüğün zamanlar?.. Peki herkes her şeyi çok iyi mi yapıyor dersin? 
Hepimizin kendine özgü yetenekleri olduğunu, kusur sandığımız şeylerin bazen avantaja dönüşebileceğini, “en iyi” olmak zorunda olmadığımızı, hayvanlar âleminden örneklerle tatlı tatlı okumak sana çok iyi gelecek. 
 
Gökçe İrten’in sıcacık renkleri, seni kendin gibi olmanın mutlu dünyasına götürecek. 
 
 
3-6YAŞ RESİMLİ KİTAP</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc0eb794-7fef-413e-bb0f-3da6f0fa3689.jpg</image:loc>
            <image:title>Peppa Pig - Dünya Günü Macerası</image:title>
            <image:caption>Peppa ailesiyle Dünya Günü’ nde Botanik Parkı’nı geziyor. Dışarıdaysa onları sulu ve içine atlaması çok eğlenceli bir sürpriz bekliyor! Geri dönüşüm, kompost ve elektrikli araçlar gibi çevre dostu uygulamalarla da tanışacağın bu güzel öyküde Peppa’ ya eşlik et.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/198e2e53-883d-4e6b-b8f6-c0dc8d5feb11.jpg</image:loc>
            <image:title>Zootropolis 2: Çok Boya! - Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Zootropolis 2: Çok Boya! - Çıkartmalı Dev Boyama Kitabı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/505a5f22-b4a7-419a-9361-b1b819f26f30.jpg</image:loc>
            <image:title>Zootropolis 2 - Rüya Takımı</image:title>
            <image:caption>Zootropolis’in en sıra dışı ikilisi Judy Hopps ve Nick Wilde, çalınan gizemli bir günlüğün peşinde zorlu bir maceraya atılıyor. Farklılıklarıyla bazen çatışsalar da, gerçek bir ortaklığın güven, cesaret ve birlikte hareket etmekle mümkün olduğunu keşfediyorlar. Bu macera, Hopps ve Wilde’ın nasıl gerçek bir “rüya takımı”na dönüştüğünü anlatıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8f5cb4c-d23d-46d8-9a08-d670e81539a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Vasiyet</image:title>
            <image:caption>YAŞADIĞIM YILLARA 
Tam söveceğim yaşadığım yıllara 
Vazgeçiyorum 
Sevdiklerim var içinde 
Gittin diye gidişini saydığım yıllar var 
Öfkem var öfkeli yıllarım var 
Gözyaşlarım var 
Gözlerim kıpkırmızı 
Karanlık günleri saydım 
Sayıları onlarca yılı aştı 
Adını andığım türküler geliyor aklıma 
Yüreğimi tırmalıyor 
 
Öksüz yılların hangisini anayım 
Tam söveceğim 
Vazgeçiyorum 
Arada kalıyor insanlığım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134784</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f413bb74-0998-41a3-94cc-c22ff9fcfa93.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahatsız Edici Miktarda Kan</image:title>
            <image:caption>BİR KAN OKYANUSU 
 
Tırnaklarla duvarlara kazınmış çığlıklar. 
Ve gölgelerin içinden ona bakan… kendisi. 
Kaçmaya çalıştığın her karanlık geçmişine çıkıyor, zihninde durmadan konuşan o ses gitgide daha gerçek oluyor. 
Çıkış yok. İyi yok. Güzel yok. Umut yok. 
Gücün bedeli sandığından daha büyük: 
Canavarlar yalnızca karanlıkta saklanmaz. 
Bazen onları ailemiz yaratır. 
Ey sen bu yaldızlı kasrın 
Ceset mavi kataraktlı sofu soytarısı 
Söylendi say sana şarkısı şimdi cümle mahlukatın 
Ki düşmüş batına bu raksın gölgesi azgın yadigâr, 
Ant olsun ki şimdi sen 
Sabah yıldızının terlemiş gaip odunda 
Nefessiz bir fısıltıya uyananlardansın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30d6dbbd-2962-4e78-8d7f-a8bce97f9af6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Boys 5: Kahramangazm</image:title>
            <image:caption>Kostümlü kahramanların göklerde süzüldüğü ve maskeli kanun koruyucuların geceleri kol gezdiği bir dünyada birileri “süpoların” yoldan çıkmayacağından emin olmak zorunda. Öyle birileri var. 
Billy Butcher, Küçük Hughie, Mother’s Milk, Fransız ve Female’den oluşan The Boys, çok tehlikeli insanlardan oluşan, CIA’in desteklediği bir ekip. Her biri kendini dünyanın en tehlikeli kuvvetiyle mücadele etmeye adamış durumda: Süper güç. Bazı süper kahramanlar gözlenmelidir. Bazıları kontrol edilmelidir. Ve bazılarının da zaman zaman denklemden çıkarılması gerekir. 
İşte o noktada The Boys devreye giriyor. 
Ortada öyle muazzam bir kötülük var ki tüm insanlığı tehdit ediyor... Gezegendeki bütün kahramanlar bir araya gelerek bizi savunmaya çabalıyor... Sivil ve sonsuz savaşı tekrar ve tekrar yaşatan gizli bir kriz... Ama Crossover’larda tam olarak neler dönüyor diye hiç durup düşündünüz mü? Seven, Payback, Teenage Kix, Fantastico ve Dünya’daki bütün diğer süper kahramanlar, eşi benzeri olmayan bir etkinlik için bir araya geliyor. Süpo’ların olduğu yerde “beş sıkıntı, bir de köpek” uzak kalır mı hiç? Ama gırgır şamata başlayınca kahramanlarımızın bu sefer gözlerini daha büyük bir ava diktikleri belli oluyor. Vought-Amerika şirketi, hamlesini yapmak için hazırlanırken eşit miktarda sır ve kan ortaya saçılıyor. Ve büyük bir Amerikan trajedisinin ardındaki gerçek, sonunda gözler önüne seriliyor. Ayakta kalanlar ve yara almayanlar için The Boys dünyası bir daha aynı olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f49a980-cf34-44bc-9782-e332aa1b4a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Allah De Ötesini Bırak 1 ve 2. Cilt Özel Baskı(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Milyonlara ulaşan Allah De Ötesini Bırak 1 ve Allah De Ötesini Bırak 2 şimdi tek kitapta tevekkülün, 
tefekkürün ve kalpten bağlılığın en sade ve derin anlatımıyla buluşuyor.” 
 
Uğur Koşar bu eserde kalbin yükünü Allah’a bırakmanın huzurunu; görmek, duymak, anlamak gibi sıradan sandığımız her şeyin rahmetle mümkün olduğunu; ilişkilerde, evlilikte, hayatta yaşanan kırgınlıkların aslında merhamete açılan kapı olduğunu anlatıyor. 
 
Kalbine yük olan her şeyi bırakmak, huzuru hissetmek ve 
gerçek tevekkülü yaşamak isteyen herkes için: Allah de ötesini bırak! Çünkü iman yalnız bilgide değil; hissetmekte, yaşamakta ve teslim olmakta saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9146657a-f4e3-4e13-9f9f-1580cacf2669.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Aşk Sandım</image:title>
            <image:caption>BAZEN SEVDİĞİNİ SANDIĞIN KİŞİ, SADECE ESKİ BİR YARANIN YANKISIDIR. 
 
Gitmek istedin ama gidemedin. 
Unutmaya çalıştın, olmadı. Bir cümlesiyle iyi oldun, bir sessizliğiyle dağıldın. Her seferinde kendini toparladığını sandın ama kendinden biraz daha eksildin. 
Aşk sandın, çünkü yaşadığın şey tanıdık geldi. 
 
Ama sonra anladın... Sevdiğini düşündüğün kişi, yıllar önce içinden eksilen bir parçaya çok benziyordu. Ona değil, onun sende dokunduğu yaraya tutunmuştun. 
 
Seni Aşk Sandım, Bülent Demircioğlu’nun sade ama sarsıcı anlatımıyla, ilişkilerin ardındaki görünmeyen yaralara ışık tutan ve sizi kendi sessiz hakikatlerinizle yüzleştiren bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60b906d5-3b80-4b0a-a904-5194a66d0762.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Küçük Su Damlası renksiz, kokusuz, şekilsiz. Çünkü tüm renkler tüm kokular ve tüm şekiller onun içinde. Şimdi o sizlerle birlikte dünyadaki yolculuğunun önemini keşfediyor. 
 
Gökyüzünden yeryüzüne inerken çocuklara suyun nasıl hayat verdiğini neşeyle anlatıyor. 
 
Bazen yağmur oluyor, bazen kar, bazen de bir çocuğun kahkahasına karışıyor. 
 
Doğaya can veren Su Damlası, bizlere “Görünmez gibiyim ama çok değerliyim!” diye fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a785707-b80e-4903-8d33-2fd3ee8dd8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Deleuze’den Sonra: Farklar, Tekrarlar, Varyasyonlar</image:title>
            <image:caption>Deleuze’den Sonra –Deleuze’ün yüzüncü doğum gününde– içerisinde bulunduğumuz yüzyılı Deleuzecü kılanın ne olduğunu soruşturuyor ve Foucault tarafından dile getirilen kehanetin anlamının peşine düşüyor: &quot;Belki de bir gün yüzyıl Deleuzecü olacak&quot;. Bu derlemede yer alan yazıların Deleuze’ü konuşturmayı istemek ya da Deleuze tarafından konuşturulmak dışında bir ortaklıkları yok. Buna rağmen bütün yazılarda görülen ortak bir tutumdan söz edilebilir: Deleuze&apos;e inanmak. Deleuze’e inanmak – ama nasıl? Tam da Deleuze’ün kendisinin felsefeye inandığı gibi: Felsefesini kendi ham materyaliyle ele alarak, kavramlarına doğrudan maruz kalıp bunların yaşamsal etkisini, deneyimleme gücünü ölçerek, Deleuze’ü bir otorite olarak konumlandırmadan onunla birlikte düşünmeye çalışarak. En nihayetinde &quot; &apos;[B]enim yaptığım gibi yap&apos; diyenlerden hiçbir şey öğrenmeyiz. Gerçek öğretmenlerimiz, bize ‘benimle birlikte yap’ diyenlerdir&quot; cümlesini kuran Deleuze’den başkası değildir. Derlemede yer alan metinler de bu anlamda “birlikte yapma” denemeleri olarak okunabilir: farklı tarzlar, farklı problemler, farklı bakış açışları, farklı tekrarlar -kısacası: Farklar, Tekrarlar, Varyasyonlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f86cdf38-4aea-411f-a76a-bc8056488c22.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yaptığını Biliyorum (Netflix Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Karımı Üç Kelimeyle Anlatabilirim:
GÜZEL. HIRSLI. MERHAMETSİZ.
Kocamı Tanımlamak İçin Tek Kelime Yeter:
YALANCI.
Tipik bir İngiliz kasabası olan Blackdown’da bir kadın öldürüldüğünde, BBC spikeri Anna Andrews bu haberi yapmak istemiyordu. Dedektif Jack Harper’sa onun bu vakayla bir alakası olduğundan şüpheleniyordu. Ta ki başında bulunduğu cinayet soruşturmasında kendi de şüpheli durumuna düşene kadar.
Bazı sırlar, uğruna öldürmeye değerdi.
“Hızlı akan bir macera… Hikâye yalnızca katili ortaya çıkaran değil, anlatıcıların güvenilirliğini de sorgulatan bir doruk noktasına doğru ilerliyor.” —New York Times Book Review
“Zekice kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Nefes kesici finalinin okurları hazırlıksız yakalayacağı kesin.” —Publishers Weekly, starred review
“Muazzam bir kedi fare oyunu.” —Booklist
Alice Feeney’nin kaleme aldığı nefes kesen psikolojik gerilim Ne Yaptığını Biliyorum, Netflix’te izleyicilerle buluşuyor. Sırlar ve yalanlarla dolu bu karanlık hikâyeyi ekranda da keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e22c4a60-73aa-4508-ab62-d97b5b9d87d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçekten Ne İstiyorsun?</image:title>
            <image:caption>Savaşın külleri henüz soğumamışken geçmişin gölgeleri Akdeniz’in parlak güneşi altında yeniden belirir. Eski bir SS subayı Klauberg, İtalya’nın küçük bir sahil kasabasına sığınmıştır. Fakat geçmiş, hiçbir zaman gerçekten geride kalmaz. Leningrad kuşatmasından, yitirilmiş dostluklardan, ideolojik savaşlardan gelen sesler, huzurlu deniz manzarasının içinden yankılanır. Klauberg’in yolu, bir zamanlar Rusya’dan kaçan dostu Pyotr Saburov ve Sovyetler’den gelen genç bir kadınla kesiştiğinde, Avrupa’nın iki yakasında birbirine düşman iki dünyanın kalp atışları aynı hikâyede buluşur. İdeolojiler, kimlikler ve vicdanlar çatışırken herkesin yanıtlaması gereken tek bir soru kalır: Gerçekten ne istiyorsun? Sanat eleştirmenleri tarafından Sovyetler&apos;in Ecinniler’i ya da Bulgakov’un Usta ve Margarita’sına yanıt olarak nitelenen bu roman, Batı’nın, sosyalizmi içeriden çökertme stratejilerini somutlaştırarak, Sovyet değerlerinin korunması için son bir çağrıdır... Hruşçov&apos;un yeni Stalin karşıtı paradigmasına karşı cesurca fikirlerini ifade eden dönemin önemli yazarlarından biri olan Koçetov’un romanı Gerçekten Ne İstiyorsun? bireysel ahlak ile toplumsal sorumluluk arasındaki sarsıcı gerilimi işlerken psikolojik derinliği, tarihsel gerçekliği ve ideolojik çözümlemeleriyle insanın kendisiyle hesaplaşmasının da romanıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9f19cf-024b-442d-a6cc-1dd308070e86.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Gerçeği</image:title>
            <image:caption>Erdoğan Aydın’ın ’90lı yıllarda yayımladığı İslamiyet Gerçeği ile Nasıl Müslüman Olduk? adlı kitapları, yalnız yararlanılan değil, gözleri açan eserler de oldular. Yazarımız pek ciddi bir araştırmacı, dehası put kırıcı bir kalem. Osmanlı Gerçeği, konuyla ilgili olarak birkaç dişe dokunur çalışmadan biri. Bu kitap okunmadan Osmanlı tarihi anlaşılmaz. Server Tanilli                 Tarih bilgisi gerçekte gözünü açar insanın; oysa tarih yazıcılığının, insanların gözünü kapatmak için kullanıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Özellikle Osmanlılık üzerinden genişleyen bir özümsenmeye uğratıldığımız koşullarda, Osmanlı’nın ne olup olmadığının doğru bilinmesi büyük önem taşıyor. Osmanlı gerçeğine ışık tutan bu kitap, okullarda öğretilenlerden, tarih diye yazılan Türkçü ve İslamcı propaganda metinlerinden ve tabii bu işi çok daha ince yapan resmî tarihçilerin yazdıklarından farklı bir çalışma. İçeride kendi toplumunu tebaalaştırma, dışarıda komşu halklara tahakküm kurma çabasında yayılmacı bir rejim yaratmaya çalışanların yazdıklarından ayrımla bu kitap, Osmanlı düzenini, onun mağdurlarıyla birlikte bütünselliğiyle inceliyor. Osmanlı’nın 1299’da kurulduğu iddialarından başlayıp bir dizi efsaneyle beslenen Osmanlı tablosunu indirip yerine hakikatten ve haklardan yana bir sorgulamayla doğrusunu koymayı amaçlıyor. Bu bağlamda Osmanlı’nın Türklükle bağını, yükselebilmesi ve çöküşünün nedenleri, ona karşı ayaklanmalarının niteliğini, sosyo-ekonomik yapısını, devletin siyasal ve dinsel niteliğini çözümlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=134793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T00:08:12+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52526aa8-86da-45d7-9f77-5cc514036c65.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaygılarımızın Kışı</image:title>
            <image:caption>Kaygılarımızın Kışı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi John Steinbeck’in insanın ahlâkla hırs arasındaki savaşını anlattığı ustalıkla örülmüş eseri.   Ethan Hawley eskiden ailesine ait olan bir şarküteride tezgâhtar olarak çalışmaktadır. Eşi ve çocukları toplumdaki konumlarından memnun değillerdir ve Ethan’ın zengin olmasını isterler. Ahlâklı ve dürüst bir hayat süren Ethan ise yaşadığı bazı tesadüfler sonucu çevresinde olup biten yolsuzluk ve usulsüzlükleri fark etmeye başlar. Steinbeck son romanı olan Kaygılarımızın Kışı’nda 1960’lar Amerikası’ndaki yozlaşmaya ve bireyin ahlâki değerlerindeki çürümeye ışık tutarak okuru modern yaşamın vicdani ikilemleriyle yüzleştiriyor.   “Bu kitapla John Steinbeck, Gazap Üzümleri’nin yüksek standartlarına ve erken dönem eserlerini bu kadar etkileyici kılan sosyal temalara geri dönüyor.” SAUL BELLOW   “Geçen yıl yayımlanan romanı Kaygılarımızın Kışı’yla (…) Steinbeck gerçek Amerikan ruhunu tarafsız bir içgüdüyle anlatan bağımsız bir yorumcu olarak konumunu yeniden kazanmıştır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>