﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135180</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7a67c8b-dfbc-4f4a-9e94-18215863beb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Ateş</image:title>
            <image:caption>Zincirlerinden kurtulmaya ant içmiş bir yarı ork olan Daella, özgürlüğüne kavuşabilmek için imparatorunun emrine boyun eğmek zorunda kalır. Daella, yasaklı ejderha büyüsünü ararken gemisi şiddetli rüzgârlarla savrulur ve gözlerini hiç bilmediği bir adada açar. Orada, yetenekli bir demirciyle karşılaşır. İlk bakışta düşmanı gibi görünen bu huysuz elf, zamanla Daella’nın kaderindeki en büyük sınava dönüşecektir. Çünkü örsten çıkan her kıvılcım Daella’yı hem zincirlerini kırmaya hem de kalbinin kapılarını aralamaya çağırıyordur. Tehlikeli komplolar, büyüler ve imkânsız bir aşk… Bu büyülü adada, nefes kesici bir maceraya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135181</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622a03e9-eca4-4d6c-b39d-51a97362aab9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de yükseköğretim sistemi son yirmi yılda hızlı bir kitleselleşme sürecinden geçerek öğrenci ve kurum sayısında dikkat çekici bir artış göstermiştir. Bu büyüme, geçmişte yapısal nitelik taşıyan pek çok sorunun hafiflemesini sağlasa da yeni ve daha karmaşık sorun alanlarını da görünür kılmıştır. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, söz konusu dönüşümü çok boyutlu bir çerçevede ele alarak yükseköğretim politikalarının mevcut durumunu, sınırlarını ve geleceğe yönelik yönelimlerini kapsamlı biçimde ele almaktadır. Eserde, öğretim üyesi arzı, kalite güvencesi, kurumsal farklılaşma, uluslararasılaşma ve bilimsel üretim kapasitesi gibi yükseköğretim sisteminin temel bileşenlerine ilişkin güncel değerlendirmeler yer almaktadır. Yapay zekâ, kuantum teknolojileri ve değişen iş gücü piyasaları gibi yeni bilimsel ve teknolojik dinamiklerin yükseköğretime etkisinin ele alındığı kısımlarsa üniversitelerin gelecekte üstleneceği rolün yeniden düşünülmesini gerektiren yapısal dönüşümlere işaret etmektedir. Ayrıca kitapta; medeniyet tasavvuru, matematik ve bilim tarihine yönelik tartışmalar ile eğitim politikalarında tutarlılık ve yönetişim meseleleri incelenmekte, böylece yükseköğretim tartışmaları daha geniş bir düşünsel çerçeveye yerleştirilmektedir. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, akademisyenler ve araştırmacılar için Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki mevcut konumunu değerlendirmeye ve geleceğe ilişkin stratejik bir perspektif geliştirmeye imkân sunan bütüncül bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135182</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fa7ac49-616c-4d62-828c-ae693f1299ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizler İçinde Bir Deniz</image:title>
            <image:caption>Adaların içinde bir Burgazadası vardır. Bir sandal vardır, tam Kaloyeros’la Leandros’un gözüktüğü nişanda. İşte o benim. Ben, sandallar içinde bir sandal, denizler içinde bir deniz, insanlar içinde bir insan. 
Sait Faik’in ada öyküleri, İstanbul Adaları’nın ışığını, kokusunu, insanını ve doğasını edebiyatımızın en özgün sayfalarına taşır. Balıkçıların sesi, kuşların gölgesi, denizin çalkantılı ruhu ve Adalar’ın çok kültürlü dokusu, onun kaleminde hem bir mekân hem de bir yaşam biçimine dönüşür. 
Elinizdeki seçki, Sait Faik’in ada temalı öykülerini süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile kitaplarda yer alan son biçimleri karşılaştırarak hazırlanmış özel bir derlemedir. Böylece okur, Sait Faik’in öykülerini nasıl dönüştürdüğünü, dilinin ve ritminin zaman içinde nasıl olgunlaştığını yakından görme imkânı bulur.  Ada yalnızca bir arka plan değil; insanların, kuşların, vapurların, rüzgârın ve gündelik hayatın bir arada soluk aldığı canlı bir karakterdir Sait Faik’te. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurla buluşan Denizler İçinde Bir Deniz, onun ada ile kurduğu derin bağı ve yazıya tutunma biçimini görünür kılan, hem edebiyat meraklılarına hem de araştırmacılara hitap eden kapsamlı bir seçki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135183</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2531faa3-8ea0-4422-bbd2-cff55bf25941.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Partili Dönemin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, öğrencilere verilen ders notlarının daha geniş okuyucu kitlesine ulaşması düşünülerek çok fazla ayrıntının yer almadığı, kısa, derli toplu bir Cumhuriyet Tarihi kitabı olması için tasarlanmıştır. Ders notlarının ötesinde bir etki yaratması arzusuyla giriş bölümü ve metin içinde göndermelerle tarih bilincinin oluşmasına katkı sunulması da amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135184</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9fcee5f-42cc-47a8-aac3-13a9844bd10c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilçam Öykü Sineması</image:title>
            <image:caption>(…) Dün olduğu gibi gelecekte de Yeşilçam anlatılarıyla karşımıza çıkan duygu ve duygulanımlar aktarılmaya ve seyircisinde tahmin edilemez karşılıklar bulmaya devam edecek. Yaşantılar değişse de Yeşilçam filmleri düne dair seslerin, hitapların, konuşmaların, beden dilinin, anlayışın, gündelik yaşama dair parçaların, fiziksel mekânların kaydının tutulmasına ve iletilmesine aracılık edecekler. 
Yeşilçam Öykü Sineması, Türkiye’de popüler sinemanın altın yılları olarak kabul edilen altmışları; etkisi günümüze kadar devam edebilmiş, kayıtsız kalınamayacak bir popüler sinema pratiğini ve geleceğe uzantılı bir kültürel alanı mercek altına alıyor. Yazar Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan unsurlara odaklanarak dönemin gündelik yaşamını, sinemasal ortamını, üretim koşullarını, sinemanın seyirciyle seyircinin sinemayla kurduğu benzersiz bağı ve filmlerin anlatı yapılarını bir bütün olarak değerlendiriyor. Yeşilçam’a emek verenlerin deneyim ve tanıklıklarına da başvurularak tasarlanan çalışma çoklu perspektifiyle Yeşilçam’ı içeriden ve dışarıdan anlamak ve popüler olanla mesafemizi yeniden düşünmek için temel bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135185</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8370eb8b-2274-409c-8df1-2e4ac20e81f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lale Devri mi? (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmed Refik’in Lale Devri kitabı, modern Osmanlı tarihçiliğinde birçok kitap, makale ve polemiğin kapısını açmıştı. Kâh Osmanlı Devleti’nde batılılaşmanın başlangıcı, kâh zevk ve sefaya düşen III. Ahmed ve damadı İbrahim Paşa’nın hatalı ve hedonist tasarruflarının anlatısı hâline gelen “lale devri” gerçekten yaşanmış mıydı? Birçok revizyonist çalışmanın da konusunu teşkil eden bu dönem, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden biridir. Erken batılılaşma ve sefahat arasında gidip gelen bu dönemin tanımı değil, bizatihi varlığı tarihsel bir mesele olarak ele alınmalıdır. 1718-1730 döneminin kültürel, siyasi, sosyal veçhelerini ele alan makalelerden müteşekkil bu derleme, Ahmed Refik ve onu takip eden tarihçilerin “edebî bir dönem icadı” yaptıklarını göstermeyi ve lale’nin gölgesinde kalan bir devri yeni araştırmalarla yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor. 
Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri” adlandırmasını problematize ediyor ve doktora tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel çevrelerini, kitap koleksiyonlarını ve zihniyet dünyasının resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken, Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki güç dengelerine duyarlı diplomatik bir dönemeç olarak yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü haline gelmiş bostanlar üzerine birincil kaynaklarla yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri aldığı; Fatma Aliye ile girdiği polemikler; İbrahim Paşa’yı savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk kez buluşacak bir diğer çalışma, Wilhelm Heinz’ın 1967 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş anlatının ötesine taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135186</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58b57051-5ea1-4725-8f01-0dde9515433f.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger ile Bir-Arada</image:title>
            <image:caption>Heidegger ile Bir-Arada Türkiye’de Heidegger felsefesi üzerine çalışan araştırmacıların yazılarından oluşan bir demet. Eser, filozofun düşüncesini hem kendi iç dinamikleriyle hem de diğer önemli düşünürlerle olan ilişkisi bağlamında ele alan iki ana bölümden oluşuyor. Birinci kısım “Bir-Arada”, Heidegger’in düşüncesindeki temel kavramları, sanat ve teknolojiye dair görüşlerini ve en tartışmalı yönü olan Nasyonal Sosyalizm ve antisemitizm ile olan ilişkisini derinlemesine inceliyor. İkinci kısım “Birlikte” ise Heidegger felsefesini Husserl, Levinas, Kant, Derrida ve Adorno gibi düşünürlerin perspektifleriyle karşılaştırarak, onun 20. yüzyıl ve çağdaş düşüncedeki yerini ve etkisini konumlandırıyor. Eser, Heidegger’in Batı metafiziğine yönelik radikal eleştirisinden varlık sorusuna, Dasein analitiğinden sanatın hakikati açığa çıkaran rolüne kadar uzanan geniş felsefi yelpazeyi yetkin ve açıklayıcı bir dille sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135187</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/331df762-e56b-47ed-8b9a-7b4f90d8ccd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu İstanbul Denilen Yer</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da tifüs, memlekette zelzele, dışarıda harp, ben sana âşığım: İşte 1942 senesinin 21 Haziran’ının gece yarısından sonra saat üç buçukta uyanık, beyaz şimşeklerin çaktığı, yağmurlu bir gecenin sana tebliği. 
 
Sait Faik’in İstanbul’u, sokakların, kahvelerin, sinemaların, meyhanelerin ve küçük insanların sesleriyle kurulan canlı bir dünyadır. Bir flanör duyarlılığıyla kenti adımlayan yazar, İstanbul’u yalnızca bir mekân değil, öykünün nabzını tutan bir karakter olarak anlatır. 
Bu seçki, Sait Faik’in –Adalar hariç– İstanbul odaklı kırk bir öyküsünü bir araya getiriyor. Öykülerin süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile yazarın hayattayken çıkan kitapları karşılaştırılarak hazırlanan bu derleme kent belleği için bulunmaz detayları da içinde barındırıyor. 
Bugün Sait Faik’in anlattığı İstanbul’un izlerine pek az rastlansa da, “şu İstanbul denilen yer”in hafızası onun öykülerinde hâlâ yaşamaya devam ediyor. VakıfBank Kültür Yayınları etiketiyle okurlarını bekleyen bu kitap, bir şehrin bir yazarda bıraktığı izlerin en berrak tanıklığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135188</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/459b31a3-b798-4342-af83-792b721322b7.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkiler</image:title>
            <image:caption>İlişkiler, metafiziğin temel konu ve kavramlarına ilişkin kısa ama kapsamlı giriş metinlerini okuyucuyla buluşturmayı amaçlayan Metafizik Bugün serisinin yeni kitabı. Yazarın ifadesiyle “çoğunlukla tali meseleler olarak” görülen ilişkiler, esasında dil, düşünce ve varlığa ilişkin tartışmaların göz ardı edemeyeceği merkezî meselelerden biridir. Bir şey başka bir şeyle nasıl ilişkilenir? İlişkinin ontolojik statüsü nedir? Onlara bir gerçeklik atfetmeli miyiz yoksa yalnızca kendinde var olduğunu söylediğimiz şeylere göreli olarak düşünülebileceklerini mi söylemeliyiz? Heil’in kitabı, bu sorular etrafında “ilişki”nin doğasını, türlerini ve felsefi açıdan anlamını tartışmayı amaçlıyor. Bu bağlamda özellikle önemli gördüğü bir ismin, F. H. Bradley’nin görüşlerini ve günümüz açısından önemini değerlendiriyor. İlişkiler, kavramın çağdaş metafizik tartışmaları içinde nasıl ele alındığını, hangi önemli isimlerin bu tartışmaya katkıda bulunduğunu ve günümüz için anlamını merak eden herkes için temel bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135189</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83201d2d-cd64-4a8d-ac84-958f4e4962d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Heidegger’i Anlamak</image:title>
            <image:caption>“Heidegger’i anlamak, onun temel sorusunu yani varlık sorusunu anlamaktır, bu soruyu neden sormak istediğini anlamak ve bu sorunun ne bakımdan öncelikli olmaya devam ettiğini anlamaktır. Ama değil mi ki işimiz Heidegger ile, onu anlamak aynı zamanda onun şahsiyetini ve siyasi bağlanımını anlamaktır. Eldeki kitap bu iki görevi üstleniyor hevesle. Yol gösterici fikri, filozofun “siyasi” bağlanımını ancak onun asli sorusunun niyetini ya da bununla murat ettiği şeyi anlarsak anlayabileceğimizdir.” 
Günümüz filozoflarından Jean Grondin Heidegger’i Anlamak’ta onun felsefesini, modernitenin nominalist ve teknikçi çıkmazına karşı varlığın gizemini ve asli anlamını yeniden keşfetmeye yönelik kahramanca, ancak trajik bir mücadele olarak sunuyor. Heidegger’in projesini, varlığı, ölçülebilir ve teknik olarak kullanılabilir bir “varolan”a indirgeyen hâkim varlık anlayışını aşma girişimi olarak resmediyor. Filozofun Nasyonal-Sosyalizme olan desteğini ise bu felsefi arka planda trajik bir yanlış anlama olarak okuyor: O, Nazi “hareketinin” varlıkla ilişkide tarihsel bir “dönemeç” getireceğini ummuş, ancak hareketin aslında kendisinin aşmaya çalıştığı modern teknik zihniyetin zirvesini temsil ettiğini geç fark etmiştir. 
Heidegger’in Anlamak filozof ile asıl tartışmanın siyasi plandan ziyade metafizik planda yürütülmesi gerektiğini savunuyor ve bu tartışmayı Heidegger felsefesinin temel problemleri ve kavramlarını çözümleyerek hakkıyla icra ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135190</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4ca2c18-af92-48cc-8fc8-51d461150bc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Yılda Devrialem</image:title>
            <image:caption>KIRK YILDA DEVRİÂLEM
FEST Travel ile Geçmişten Geleceğe Kültür Turizmi
Türkiye’de kültür turizminin öncüsü FEST Travel’ın 40 yıllık hikâyesi, çok yakında raflarda!
FEST Travel, 1985’ten bu yana “Önemli olan görmek değil, algılamaktır” ilkesiyle İstanbul’dan Anadolu’ya ve oradan da yedi kıtanın yüzlerce köşesine uzanan kültür gezileri tasarlıyor.
Kırk Yılda Devriâlem başlıklı kitap, bu birikimi FEST topluluğunun parçası olmuş 100’e yakın rehber, çalışan, iş ortağı ve gezginin hikâyeleri aracılığıyla aktarıyor; kurum arşivine ve kapsamlı bir sözlü tarih çalışmasına dayanan çoksesli bir anlatı sunuyor.
İstanbul’un arka sokaklarından Himalayaların eteklerine, Kapadokya’dan Patagonya’ya uzanan bu büyük serüvende yalnızca gidilen yerler değil, dönüşen bakış açıları da hikâyenin önemli bir parçası.
Kırk Yılda Devriâlem, sadece FEST’in ilk 40 yılının hafızasını aktarmakla kalmıyor, Türkiye’de kültür turizminin geçmişinden geleceğine uzanan yolculuğunu kayda geçirmeyi amaçlıyor.
FEST’in yolculuğu, yeni rotalarla, yeni hikâyelerle devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135191</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/252f449e-22d0-493e-88f7-80b12205f69d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Tsunami</image:title>
            <image:caption>Dijital dünyanın dalgaları, farkına bile varmadan güvenlik duvarlarımızı aşarak hayatımıza sızdı. Bir zamanlar çocuklarımızın gülüşleriyle ısınan evlerimiz, bugün ekranların soğuk ışığıyla aydınlanıyor. Belki hızlandık, pratikleştik, sosyalleştik ama özümüzden bir şeyleri de kaybettik En çok da birbirimizi. Orhan Toker, “Nerede yanlış yaptık?” sorusundan çok daha derine iniyor ve çocuklarımızı büyütürken hangi bağları zayıflattığımızı, hangi küçük ihmalin büyük yaralara dönüştüğünü, hangi dijital  alışkanlıkların kalplerimizi sessizce uzaklaştırdığını dürüstçe anlatıyor. Bu kitap bir suçlama değil;  dijital tsunami bizi alıp götürmeden önce uyanmamız için bir çağrı… Çocuklarımıza yeniden dokunmak, onlara gerçekten “orada” olduğumuzu hissettirmek için... Geç kalmadığımızı bilmek, birbirimizi affedebilmek ve kalbi bizimle birlikte atan o küçük canların geleceğini koruyabilmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135192</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/766b72ea-ce91-41c4-a337-1bfc2766aaec.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Ola</image:title>
            <image:caption>Kendime Notlar! 
 
Kimi bir deneme yazısının kıvılcımı, kimi kısa bir deneme, kimi şiirsel bir özdeyiş, kimi ansızın dilimin ucuna gelmiş bir söz... Duygu ve düşüncelerimi içtenlikle paylaşarak, yıllar boyu sağladığım birikimin sözcüklere yansıması! Yıllar geçtikçe bu gerçeği daha iyi anlıyorum: 
 
Sözcüklermiş, beni ben yapan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135193</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d16715d0-6301-452a-9e03-a3e8b9999172.jpg</image:loc>
            <image:title>The Exile and the Sultan: Nikolas Kefalas and His Maritime Reform Proposal to Mahmud II</image:title>
            <image:caption>In this book, Yusuf Ziya Karabıçak examines the remarkable life of Nikolas Kefalas (1763-1847), an Ottoman Greek sailor, cartographer, merchant, pirate, writer, and reformer who transcended the borders of empires in the turbulent Mediterranean in the Age of Revolutions. By tracing documents scattered across various archives, the work pieces together Kefalas&apos;s story, offering a window into the vast Mediterranean world during the Age of Revolutions, where loyalties were fragile and sovereignty was constantly redefined. The book includes a lengthy introductory essay in English that examines Kefalas&apos;s life and activities within their historical context, as well as a transliteration and the English translation of a treatise Kefalas wrote shortly after the Greek Revolution and presented to Sultan Mahmud II in 1830. This treatise opens up discussions on many issues that would later shape the Tanzimat period. Kefalas&apos;s thoughts on issues such as the nationality of non-Muslims, social privileges, justice, governance, and the protection of foreign states offer clues to the fundamental tensions that would shape the reforms implemented in the Ottoman Empire in later years.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135194</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bb14f35-19d4-4168-8451-a63cdcc593f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlikte Bir Ejderha Var!</image:title>
            <image:caption>Hikâyemi uyandıran meraklı kalp, Çiftlikte sıradan bir gün… Ama ormanın derinliklerinde kocaman bir sır gizli! Liva bir yumurta buluyor… Hem de ne yumurta! İçinden ne çıksa iyi? Kanatlı mı kanatlı, pofuduk mu pofuduk bir ejderha! Ama bu ejderha, bildiğin ejderhalardan değil. Dost canlısı, sevimli ve… biraz da yaramaz! Şimdi gözlerini kocaman aç, sayfaları arala… Çünkü bu macera, sen okudukça uçmaya başlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135195</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9c40da2-1571-4ee4-af3b-8dcd012afecd.jpg</image:loc>
            <image:title>Cadı Soraya ve Cesur Arion</image:title>
            <image:caption>Hikâyemi güçlendiren yürekli kalp, Ormanın derinliklerinde gizemli bir kulübe, karanlık bir sır ve bir cadı saklı... Soraya, Arion&apos;un kardeşlerini kaçırdı. Ama Arion pes etmedi. Küçücük bedenine kocaman bir yürek sığdırdı ve ormanın kalbine doğru yola çıktı! Korkunun sessizce geriye çekildiği bu masal, cesaretin sahneye çıktığı bir kahramanlık hikâyesine dönüşüyor. Şimdi sıra sende… Haydi, el fenerini hazırla ve sayfaları çevir. Çünkü bu macera, sen okudukça ışık bulacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135196</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a685c1-a99c-42b6-8166-6e2e36d91d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Madalyonun İki Yüzü: Zamanın Gözü</image:title>
            <image:caption>Eleanor&apos;un hayatı, sıradan bir günde yaşanan trafik kazasıyla altüst olur. Boynundaki labradorit taşının kırılmasıyla karanlık bir güç uyanır. Rüyalar, kaybolan zamanlar, geçmişten gelen fısıltılar… Gerçek ile hayalin sınırları silinirken, kasabayı esrarengiz olaylar ve korkunç varlıklar kuşatır. Ancak bu yalnızca başlangıçtır. Çünkü Eleanor, bu hayatta yalnızca bir genç kadın değil; başka çağlarda yaşamış, kadim uygarlıklara tanıklık etmiş ve karanlıkla savaşmış bir ruhtur. Toprağın derinliklerinden, suyun hafızasından, ateşin kalbinden ve rüzgârın fısıltısından gelen ırklar yeniden uyanırken Eleanor, kendi geçmiş enkarnasyonlarının izini sürmek ve ışığın sırrını hatırlamak zorundadır. Kendini hem geçmişin gölgeleri hem de yaklaşan felaketin ortasında bulan Eleanor, kadim sırları çözmek ve sevdiklerini korumak için bilinmeyen bir yola adım atar. Ancak bu yol, ondan en değerli şeyini isteyecektir: kendi ruhunu. Işığın ve karanlığın kesiştiği noktada verilecek bir karar, tüm yaratılışın kaderini değiştirecektir. &quot;Unutulan isimler, karanlıkta yankılanır. Işık düştüğünde gölge iz bırakır. O izi görmezsen kaybolursun. Bazı kapılar açıldığında… bir daha kapanmaz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135197</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a096ccf-7cba-48f5-87af-e971ed922d44.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharda Zemheri</image:title>
            <image:caption>Baharın sıcağında iliklerine kadar üşüdüğün oldu mu hiç? Tam her şey yoluna giriyor derken, aniden bastıran bir ayazın soluğunu kesmesi gibi... İşte onların hikâyesi de böyleydi. Lina, ailesini bir depremde kaybettiğinde, hayat ona sert bir kış gibi çarpmıştı. Yetimliğin soğuk tenini küçük yaşta öğrenmiş, yaralarını kendi sarmayı ezberlemişti. Ve sonra Yunus Emre... Kendi içinde firtinalar koparan, annesinin ölümünü omuzlarına yük gibi alıp babasının sevgisizliğiyle donmuş bir çocuk... Onlar, bir ortaokul bahçesinde birbirlerinin yaralarına merhem oldular. Dost oldular. Sonra kalpleri onları daha derin bir bağa sürükledi. Ama bazı hikâyeler mutlu sonlara ulaşmaz. Yunus Emre, en büyük korkusuyla yüzleşemedi. Lina&apos;yı ardında bırakıp gittiğinde, baharın ortasında zemheri gibi çöktü onun dünyasına. Ve yıllar sonra döndüğünde, Lina&apos;nın gözleri artık başka bir adamı arıyordu. Onu unuttuğunu, geçmişin izlerinin silindiğini sandı. Ama bazı aşklar, tenin değil, ruhun en derin köşelerinde saklanır. Şimdi geçmişin gölgesi üzerlerine çökerken, Lina ve Yunus Emre yeniden karşı karşıya. Ama bu kez zaman, onları en büyük düşmanı. Unutulmuş duygular küllerinden doğarken, Lina sevmekten mi yoksa yeniden yanmaktan mi korkacak? Ve Yunus Emre... Zamana ve kadere karşı koyup, kaybettiği her şeyi geri alabilecek mi? &quot;Bazı ayrılıklar, bir mevsimi değil, bir ömrü kışa çevirir. Peki, baharda gelen zemheri geçer mi?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135198</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f5686ee-5419-45d0-95f4-5c3ea5b46ae3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bal Peteği</image:title>
            <image:caption>Balım Korkmaz, Kütahya&apos;da diş stajını bitirmeye çalışaninatçı, komik ve bahtsız bir genç kızdır. Hayatı zaten yeterince karışıkken,fakülteye geç kaldığı bir sabah karşısına yeşil gözlü bir bela çıkar: EraySeven. Kavga ederek başlayan tanışmaları, yanlış zamanda gelenyemek siparişleri, sarhoşluk krizleri, yanmış yumurtalar, motosiklet kazaları,kıskançlıklar ve aile sırlarıyla tuhaf bir yakınlığa dönüşür. Bir yanda olay çıkaran ikizi Efsun, diğer yanda Eray&apos;ıngeçmişinden gelen gölgeler… Balım kendini kahkaha ve kaosun ortasında bulurken,kalbinin hiç hesapta olmayan bir ritme kapıldığını fark eder. Bu hikâye; dostluğun, aile bağlarının, aşkın ve hayatınküçük aksiliklerinin nasıl kocaman bir maceraya dönüşebileceğinin romantik veeğlenceli anlatısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135199</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ba1d6f-5b3f-4d4f-b7ae-158a03073219.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet Serisi 1 : Güneş ve Ay - Ciltli Kutulu</image:title>
            <image:caption>BİR KEHANET, BİR LANET VE İHANETLE YAZILMIŞ BAŞLANGIÇ. LUNABELLE ELAINE KAYBOLMUŞ BİR GEÇMİŞİN MİRASÇISI. SOLARIS BLAZE KARANLIKLA SAVAŞAN PRENS. GÜNEŞ VE AY&apos;IN YOLU BİR KEZ KESİŞTİĞİNDE HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK. GÜVENDİKLERİ HER ŞEY KIRILACAK. GECEYLE GİZLENEN SIRLAR İÇERİSİNDE ENGELLENEMEYEN BİR AŞK DOĞACAK. GÜÇ İHANETİ, AŞK FELAKETİ GETİREBİLİR. BAZI KEHANETLER KADERİ MÜHÜRLER, BAZILARI ZİNCİRLERİ KIRAR. VE BAZEN... YÜKSELİŞLER YIKIMLA BAŞLAR. YÜKSELMEK İÇİN DÜŞMEYE, KAZANMAK İÇİN KAYBETMEYE HAZIR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135200</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/103c8c64-5636-4a94-af57-bb9e39219f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Ardında</image:title>
            <image:caption>Bir annenin yardım çığlıklarına kim sessiz kalabilir ki? Başarılı bir avukat olan Aslı, davanın bu kadar derinleşebileceğini asla tahmin edemezdi. Peki, bu davanın seni de oyunun parçası yapacağını bilseydin, yine devam eder miydin? Karanlığın ardında saklanan gerçekleri ortaya çıkarmak için sen nelerden vazgeçerdin? Tüm bu soruların cevaplarını bulmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135201</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a7560f4-50fd-43b6-b4c6-b62b4da04f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet Serisi 2 : Fırtına ve Ateş - Ciltli Kutulu</image:title>
            <image:caption>LUNABELLE, LANETİN SON KEZ TETİKLENMESİYLE YAPTIKLARININ GERÇEK BEDELİYLE YÜZLEŞİR. ARTIK ESKİ HAYATINA DÖNÜŞ YOKTUR. AVCILARIN VE VIRIDIA&apos;NIN ACIMASIZ YÜZÜYLE TANIŞIRKEN, GEÇMİŞİNDEN TANIDIK YÜZLERLE KARŞILAŞIR. KALBİYLE KEHANET ARASINDAKİ ÇİZGİ GİDEREK DARALIR. VERECEĞİ HER KARAR YALNIZCA KADERİNİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEKTİR. GÜVEN PARÇALANDI, TANRILAR SUSKUN. AŞK, ATEŞİN VE YILDIRIMIN ORTASINDA SINANACAK. BAZI AŞKLAR İYİLEŞTİRİR, BAZILARI DÜNYAYI YAKAR. ÖZGÜRLÜK İÇİN SAVAŞMAYA, YENİDEN DOĞMAK İÇİN YANMAYA HAZIR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135202</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc5e8557-2540-4887-9114-309b1588bbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüy</image:title>
            <image:caption>Mavi bir tüy. Çocukken burnumuzu gıdıklayan. Hani şu boyu işaretparmağıyla başparmağımızın arası kadar olan... Her gün aramızda dolaşıyor. Bizi anlamak için. Kimi zaman yorgun bir öğretmenin siluetinde gizleniyor, kimi zaman bir kadının acısında. Sevinç Erbulak’ın kaleminden çıkan Tüy, varoluşun en kadim sırrına bir rüya, bir koşu mesafesi kadar yaklaşma denemesi. Birbirimize ses olmayı unuttuğumuzda, kudreti şefkatin önüne koyduğumuzda başlayan büyük unutuşun ortasında bir hatırlama çağrısı. İnançla şüpheyi, bugünümüzle eski zamanları, Londra metrosunu, denizleri birbirine bağlayan, zamanın ve mekânın dışında bir sorgulama manifestosu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135203</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdd8b720-6a86-4427-b861-a7d4383cab9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kehanet Serisi 2 : Fırtına ve Ateş</image:title>
            <image:caption>LUNABELLE, LANETİN SON KEZ TETİKLENMESİYLE YAPTIKLARININ GERÇEK BEDELİYLE YÜZLEŞİR. ARTIK ESKİ HAYATINA DÖNÜŞ YOKTUR. AVCILARIN VE VIRIDIA&apos;NIN ACIMASIZ YÜZÜYLE TANIŞIRKEN, GEÇMİŞİNDEN TANIDIK YÜZLERLE KARŞILAŞIR. KALBİYLE KEHANET ARASINDAKİ ÇİZGİ GİDEREK DARALIR. VERECEĞİ HER KARAR YALNIZCA KADERİNİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI DEĞİŞTİRECEKTİR. GÜVEN PARÇALANDI, TANRILAR SUSKUN. AŞK, ATEŞİN VE YILDIRIMIN ORTASINDA SINANACAK. BAZI AŞKLAR İYİLEŞTİRİR, BAZILARI DÜNYAYI YAKAR. ÖZGÜRLÜK İÇİN SAVAŞMAYA, YENİDEN DOĞMAK İÇİN YANMAYA HAZIR MISIN?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135204</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/909e25f7-61fa-42bd-a4bb-fcae4a2069c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömür Dediğin Zarif Bir Ziyafet</image:title>
            <image:caption>Memleket, aşk ve kulis. Türk tiyatrosunun en üretken, en asi ve en çarpıcı dönemlerinin canlı tanığı, usta oyuncu Füsun Erbulak yılların onda bıraktığı tüm izleri bir araya getiriyor. Kronolojiye isyan eden Erbulak, okuru 1960’ların kulislerinden, 1970’lerin siyasi çalkantılarına,1980’lerin trajedilerine uzanan bir yolculuğa çıkarıyor. Anıların saldırısından zarif bir ziyafet sofrası kuruyor. Masanın ortasında hayatının tek aşkı, karikatürist ve oyuncu Altan Erbulak var. Diğer sandalyeler ise Türk tiyatrosunun en saygın oyuncuları tarafından kapılmış. Bir de Füsun Erbulak’ın iç sızıları. Ölen oğulları, Denizler… Tiyatronun altın çağlarını anlatırken kulağını ülkenin ara sokaklarına tıkamayan Erbulak, neşenin ve umudun, sokağa yansıyan siyasi olaylarla nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor. Ömür Dediğin Zarif Bir Ziyafet, bir dönemin sanatsal heyecanını, bir aşkın derinliğini ve bir kadının yaşama sevincini gözler önüne seren büyüleyici bir zihin haritası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135205</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca6b1c21-a75c-4626-8b09-32003355121d.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Zambaklar Ülkesinde</image:title>
            <image:caption>Bir ülke düşünün: bataklıklar, kayalıklar ve yoksulluk... Tarihin zorlu sınavları altında ezilmiş, umutsuzluğa düşmüş bir halk. Peki, bu millet küllerinden nasıl doğdu? Dünyanın en parlak, en eğitimli ve en refah toplumlarından biri haline gelmeyi nasıl başardı?
Finlandiya’nın asırlık uykudan uyanışının, modern bir ulus inşa etme yolculuğunun hikâyesini anlatan; idealizmin gücünü, toplumsal dönüşümün mümkün ve ulaşılabilir olduğunu hatırlatan Beyaz Zambaklar Ülkesinde özel baskısıyla hep kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135206</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5475d44c-8104-44f0-b847-1138cf01c6b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimliği Çalınan Kadın Neva</image:title>
            <image:caption>Neva... Onur&apos;un yüreğinde, hayatının en güzel anlarında yankılanan bir masaldı. Ta ki bir gün, sessizce yok olana dek. Ne bir iz bırakmıştı ne de bir mektup. Sanki yeryüzünden silinmiş gibiydi. Oysa Neva silinmemişti. Satılmış, susturulmuş ve unutturulmak istenmişti. Bir adamın gölgesinde yıllarını tüketmiş, bedeninde ve ruhunda binlerce kırıkla hayatta kalmıştı. Sonra bir gün, küllerinden doğmaya karar verdi. Yeni bir yüz, yeni bir kimlik ve kâbus dolu bir geçmişin üzerine inşa edilmeye çalışılan yeni bir hayat... Ve şimdi... Zeynep adıyla döndü. Onur&apos;un evine sessiz bir fısıltı gibi girdi. O tanımasa da Neva her adımda onu izliyor, yitip giden zamanın acısını yutkunarak hatırlıyordu. Aşk yeniden yeşerirken, sırlar dipsiz bir uçurum gibi aralarında büyüyordu. Peki ya sevdiğin kişi bambaşka bir yüz taşıyorsa? Tanımadığın bir kadın, aslında kalbinin geçmişte bıraktığı tek gerçekse? Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Ve bazı aşk hikâyeleri, küllerinden yeniden doğar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135207</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3efa84-f1b0-455a-a84e-d8fa24956317.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>“Hasta bir insanım ben... Kötü biriyim. Pek çekici bir adam da sayılmam” diye seslenir okura Yeraltı Adamı. Rutubetli bir bodrum katından yükselen bu ses, sadece bir adamın sayıklamaları değil, modern insanın bizzat kendisi için ördüğü zindanın ilk tuğlasıdır. Onun dünyasında güneş doğmaz; sadece pişmanlıklar, kırılmış bir onur ve bitmek bilmeyen iç hesaplaşmalar vardır. Yeraltı Adamı, parlatılmış idealleri ve “mutlu insan” maskesini elinin tersiyle iterken, acının en saf ve en gerçek halini savunur ve sorar: Özgürlük, insanın kendi felaketini seçme hakkı mıdır?
İnsan ruhunun en acı gerçeklerini fısıldayan Yeraltından Notlar, şimdi özel baskısıyla hep kitap’ta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135208</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f746e4-b494-44cd-9d47-1a587edc122e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mafyanın Kızı Alev</image:title>
            <image:caption>Alev Atay, yeraltı dünyasının en güçlü ailesinin vârisiydi. Ateş Arslanoğlu ise onun düşmanı, kaderi, mahvettiği ama aynı anda tamamladığı kişiydi. İki düşman aile, yıllardır süren suskun bir hesaplaşmanın gölgesindeydi. Alev geçmişinin karanlığıyla savaşırken, Ateş onun tüm dengelerini altüst edecekti. Alev&apos;in geçmişinde saklı büyük sır, her şeyi değiştirecekti. Nefretle başlayan bu oyun, ikisini de yakacak bir aşka dönüşebilir mi? Bazı aşklar cehennemde doğar. Bazı kadınlar ateşin içinde yeniden yaratılır. Alev&apos;in hikâyesi tam da burada başlayacak. Ve bu kez, kimse onu durduramayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135209</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28ec6f7d-6028-434a-bec6-575580303b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Wanderlust 3 - Denek 0408</image:title>
            <image:caption>Çernobil Kontrol Projesi&apos;nden geriye kalan enkaz, geçmişte yaşanan çatlakları saklamaktan vazgeçmiyor. Mars Coleman&apos;ın günlükleri, bir kurtarma görevinden çok daha fazlasına dönüşür. Bilimin parıltılı yüzü ile insan ruhunun karanlığı arasındaki sınırlar bulanıklaşır. Denek-0408&apos;in uyanışı, ekibi feci bir ikileme sürükler: onu yaşatmak mı, yoksa durdurmak mı? Proje artık sadece radyasyon değil; sadakat, suçluluk ve insan olma arzusu ile yoğrulmuş bir labirente evrildi. Denek 0408, bir deneyden çok, bir yargı sürecidir artık. Hayatta kalmak mı, insan kalmak mı? Birini kurtarmak mı daha tehlikelidir, yoksa onu yalnız bırakmak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135210</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cfebbf5-8655-43a2-97c7-fd4d54b3cc25.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklıca</image:title>
            <image:caption>Bir Nostalji Kasaba Masalı Bazen bir kasaba, insanın kaderi olur… Terzi Sami Ata, hayatını kalbine gizlediği tek bir sırla sürdürür: Çocukluk aşkı Narin. Yıllar önce hayalleri uğruna Saklıca&apos;dan ayrılan Narin, bir gün hiç beklenmedik bir anda geri döner. Fakat artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Geçmiş ile bugün; aşk ile sadakat olan arasında sıkışıp kalan Sami, en zor soruyla yüzleşir: Aşk, beklemeye değer mi? Peki aşk mı doğruyu seçer, yoksa doğru olan mı aşkı? Ceviz ağaçlarının gölgesinde, dostlukların ve sırların harmanlandığı Saklıca&apos;da okuyucuya, nostaljik bir kasaba atmosferinde kalplere dokunan bir hikâye sunuluyor. &quot;Saklıca sevdim yıllar boyu ben seni, şimdi saklamadan haykırmak istiyorum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135211</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d4a0716-8b25-4b59-b4b4-662989f186f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Unconscious Memory</image:title>
            <image:caption>Unconscious Memory by Samuel Butler is a treatise on biological theory, written in the late 19th century. 
This work explores the concept of memory as an unconscious process that shapes the behavior and development of living organisms, linking it to the broader context of evolution. 

Through his examination, Butler seeks to identify a connection between inherited traits and the unconscious memory of ancestral actions, attempting to provide a framework that supports and expands upon Darwinian evolution.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135212</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2aeffe61-4515-4148-b742-13f73a5fea1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtimaller Can Yakar</image:title>
            <image:caption>Bir değil, birçok hayal kırıklığının hikâyesi. Genç kızın dinleyeceği, ilham alacağı daha onlarca şarkı vardı fakat artık kaldıracak gücü yoktu. &quot;Kedi gibisin. Kirli beyaz bir kedi. Evinde mutlu değilsin ama dışarıdan da korkuyorsun. Ne benimle olmayı göze alabiliyorsun ne gitmeyi.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135213</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c56268d-dd54-47b3-b7e1-f7b5e7342bbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Adımperest (Ciltli - Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Kalbiyle yürüyenlerin kitabı. Bazı adımlar sessizdir, sadece kalpten duyulur. Ege, herkesin kolayca yürüdüğü bir dünyada bazen yavaş yürür, bazen durur... Ege’nin hikâyesi sadece yürümekle değil, her şeye rağmen ilerlemekle ilgili. Çünkü cesaret bazen koşmakta değil, bir adım daha atabilmekte saklı. Ege ve Eylül’le birlikte, küçük ama cesur bir adımın, bir gülümsemenin ve dostluğun hayatı değiştirebileceğine dair umut dolu bir hikâyeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135214</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c2ab02-c4d6-46b6-af71-56bf7f1aaf9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Blockade, Occupation and Genocide İn Palestine</image:title>
            <image:caption>Blockade, Occupation, and Genocide in Palestine brings together incisive analyses by leading domestic and international experts and scholars, offering a comprehensive perspective on the ongoing tragedy unfolding across Palestinian lands. 
The book lays bare the true nature of the Israeli state—designed from its inception as an occupying power built on racial discrimination—and exposes how, throughout its history, it has consumed security while perpetuating violence in all its forms. 
The contributors argue that what has long been framed in international relations literature as the “Palestinian issue” should, in essence, be redefined as the “Israeli issue.” They also highlight how the very foundations of the post–World War II international order—established to prevent the recurrence of genocide—have been profoundly shaken. 
Distinguished by the clarity and moral courage of its contributors, this collection stands out for the boldness with which it conveys uncomfortable truths and articulates realities often left unsaid.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135215</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c611fca0-27f1-46c7-aa8b-1e69540319e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaza, The Face Of Sorrow</image:title>
            <image:caption>Gaza: The Face of Sorrow is a powerful photobook by photojournalist Ali Jadallah, recipient of the Presidential Culture and Arts Grand Award of the Republic of Türkiye (2025), documenting the war in Gaza from within; rooted in lived experience rather than distant observation. Beginning with Israel’s attacks on October 7, 2023, the book traces the devastation that followed, telling the story not through spectacle, but through a quiet and enduring sorrow. The photographs of Anadolu Agency’s internationally award-winning Palestinian photojournalist Ali Jadallah speak in a restrained yet deeply unsettling visual language. They bear witness to the profound trauma endured by children, women, and displaced families; to lives uprooted, futures suspended, and pain carried in silence. Edited by Dr. Nevzat Yıldırım, the book lays bare the humanitarian crisis in Gaza with uncompromising clarity, placing the truth and testimonial power of photography at its core. Gaza: The Face of Sorrow stands both as a document of war and as a lasting visual memory, one that carries the suffering, resilience, and struggle for survival of the people of Gaza into the conscience of the world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135216</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d941407d-597d-4fbb-9c82-d72cddc05faf.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaza, A Chronicle Of War And Hope</image:title>
            <image:caption>Gaza: A Chronicle of War and Hope is a striking photobook by Palestinian photojournalist Mustafa Hassona, whose work has earned international recognition through prestigious awards such as the World Press Photo and the Leica Oskar Barnack Award. Drawing on a lifetime spent in Gaza, the book documents war, destruction, and resistance as Hassona has witnessed them since childhood. Born and raised in Gaza, Hassona has spent nearly two decades photographing life at the heart of conflict; working not only as a journalist, but as someone who is himself part of the unfolding tragedy. This volume brings together some of the most powerful images by Anadolu Agency’s veteran photojournalist, tracing the long struggle of the Palestinian people and conveying to the world the suffering that has deepened since October 7, 2023. Edited by Dr. Nevzat Yıldırım, the photobook presents iconic images that reveal the physical devastation of war, the deep humanitarian crisis it has produced, and the genocide that has taken place. Yet within Hassona’s photographs, signs of hope and resilience also persist, even in the darkest moments. Gaza: A Chronicle of War and Hope goes beyond the news cycle, standing as a powerful visual testimony entrusted to the conscience of humanity.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135217</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72347e8d-e3c8-444e-a70a-7c1a977af48c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydın Yalçın&apos;ın Liberalizm Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de liberalizm, çoğu zaman Batı’daki teorik kökenlerinden farklılaşarak, Türk siyasal kültürünün yerel unsurlarıyla harmanlanmış ve &quot;bize özgü&quot; bir karakter sergilemiştir. Bu topraklarda &quot;liberal&quot; olarak anılan pek çok aydın, liberalizmin evrensel ilkeleriyle çelişebilen, devletçi veya milliyetçi reflekslerle örülü eklektik bir düşünce dünyasına sahiptir. Bu özgün ve karmaşık geleneğin en önemli temsilcilerinden biri ise şüphesiz Aydın Yalçın’dır. 
Neslişah İskender, bu kapsamlı çalışmasında, kendisini &quot;liberal felsefeye candan inanan bir kişi&quot; olarak tanımlayan Aydın Yalçın’ın düşünce dünyasının katmanlarını aralıyor. Yazar, Yalçın’ın Forum dergisinden Yeni Forum’a uzanan entelektüel serüvenini mercek altına alırken cesur bir sorunun peşine düşüyor: Aydın Yalçın, evrensel bir liberal midir, yoksa Türk aydın modelinin tipik bir devamı mıdır? 
Kitap, Yalçın’ın Anglo-Sakson demokrasisine duyduğu hayranlık ile Türk devlet geleneğine olan bağlılığı arasındaki gerilimi, darbeler karşısındaki tartışmalı tutumunu ve anti-komünizm mücadelesini birinci el kaynaklar ışığında irdeliyor. Aydın Yalçın üzerine yapılmış en detaylı inceleme niteliğindeki bu eser, sadece bir düşünürün portresini çizmekle kalmıyor, aynı zamanda Türk liberalleri arasındaki yol ayrımlarını ve Türk aydınının zihinsel haritasını da gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135218</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07b10ccc-faf7-4c47-b299-ea372ddafa62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostluğun Gücü</image:title>
            <image:caption>Bu hikâye tüm çocuklara dostluk ve dayanışmanın önemini anlatmak için yazıldı. 
İçten bir kaple okuyan her çocuk, kendini bu dostluk yolculuğunun bir parçacası gibi hissedecek... 
 
Ulya Nur&apos;un kalemi Burcu Islah’ın çizimleriyle 
Dostluğun Gücü sizlerle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135219</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f70e723-9b04-4164-9d95-02fc07d819d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Halamın Süs Fenerleri</image:title>
            <image:caption>Zeliş, halasının geleceği günü sabırsızlıkla bekler. 
Kâğıttan fenerler, masallar ve gülüşlerle dolu bir zamanı… 
Birlikte yapılan süs fenerleri, oyunlar ve masallar kısacık bir akşamı unutulmaz kılar. 
Ama trenin çuh çuh sesleri yaklaşmaya başladığında, vedanın ayak sesleri de duyulur. 
Zeliş, karanlıktan ve vedalardan korksa da; 
süs fenerlerinin soluk ışığında yavaş yavaş büyümeyi, özlemi ve umudu öğrenir. 
Belki bir gün, halası yine gamzeli gülüşüyle  kapıyı çalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135220</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d6e190-fc21-4a53-adfc-c2f24e453a56.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehr-İ Esaret</image:title>
            <image:caption>Bazen bir şehir konuşmayı bırakır. Çünkü ne söylese canınız acıyacaktır. İstanbul da sustu. Ama suskunluğunun altında koskoca bir fırtına sakladı. Sokaklar aynıydı, evler aynı… Fakat hiçbir şey eskisi gibi değildi. 
İnsanlar içlerinden geçenleri artık yalnızca yüreğine söyler oldu. Korku herkesin omzuna bir ağırlık gibi kondu. Ama o ağırlığın altında kimse nefes almaktan vazgeçmedi. Ve o nefes, bir gün yerini bulmak için içimizde kıpırdamaya başladı. Kimse yüksek sesle söyleyemiyordu ama herkes aynı duayı taşıyordu içinde. “Vatan teslim edilemezdi.” 
Bir şeyler hazırlanıyordu söylenmeyen konuşmaların arasında, kapalı perdelerin ardında. Saklı bir umut gibi… 
Bir adam vardı bu şehirde. Sustuğumuz yerden konuşacak, yıkıldığımız yerden yeniden kuracaktı bizi. O adam, karanlığın en kalın perdesini yırtıp atan; umutsuzluğun ortasında &apos;Ya İstiklal Ya Ölüm!&apos; diye haykıran sesti. O yalnızca bir asker değil, bir milletin kaderini sırtlayan bir iradeydi. O, Mustafa Kemal&apos;di. Tarihin o en ağır anında, fırtınanın en şiddetli yerinde, 19 Mayıs&apos;ta Samsun ufkunda beliren bir güneş gibiydi. İstanbul&apos;un suskunluğuna inat, Anadolu&apos;nun sesini yükselten oydu. 
İşte bu kitap, o suskun hazırlığın romanıdır. Bir şehrin içindeki sessiz bekleyişten, Mustafa Kemal Paşa&apos;nın önderliğinde bir milletin Millî Mücadele’sine uzanan yolun hikâyesini anlatır.  
Çünkü bazen tarih önce içinizde başlar, sonra bütün dünyayı ayağa kaldırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135221</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36108003-de8c-4ac4-96d6-04aeae6bccbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğruna Şiirler Yazdığım Kadın</image:title>
            <image:caption>Sevdalarım 
Bana; 
Zaman zaman 
Mutluluk, 
Çoğu zaman da, 
Acı 
Ve 
Gözyaşı. 
 
Sevdalım ise; 
Sonsuz 
Sevgi 
Ve 
Mutluluk 
Verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135222</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0080abfa-52dc-4ffd-b633-46ad924836db.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Kuşağının Sözünden</image:title>
            <image:caption>İş dünyasına Z kuşağının gözünden bakmaya hazır mısınız? 
Bu kitap, sadece bir kuşağı anlamak için değil; geleceğin çalışma hayatını birlikte kurmak için yazıldı. 
Toplantılarda söylenmeyen düşünceler, kısa ama çok şey anlatan mesajlar, kurum kültürüyle çelişen beklentiler, hız çağında anlam arayan genç profesyoneller… 
Hepsi bu sayfalarda. 
Her bölümde Z kuşağının iç sesine tanık olacak, bilimsel verilerle güçlenen yeni bakış açıları kazanacaksınız. 
Ve her bölümün sonunda yer alan güçlü sorular, sizi düşünmeye ve eyleme geçmeye davet edecek. 
Sessiz “görüldü”ler, cevap bekleyen mesajlar, dijital yorgunluklar, dönüşümünü tamamlamamış kurum kültürleri… 
Z Kuşağı’nın iş yaşamına getirdiği bu yeni gerçeklikleri anlamak, geleceğin liderleri için bir tercih değil, zorunluluk. 
Bu kitap, o yeni gerçekliğin sözlüğü niteliğinde; hissedilenler, ifade edilenler ve ifade edilmeden kalanların bir aynası. 
Liderler, çalışanlar, insan kaynakları profesyonelleri ve iş yaşamına adım atacak herkes için: 
Bu kitap hem bir sözlük hem bir rehber hem de kuşaklar arasında kurulan bir köprü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135223</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a11afe9-6a7a-4ac4-bd77-491d2fbd8dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Züleyha</image:title>
            <image:caption>ZÜLEYHA… 
BİR ANNE, BİR KADIN, BİR HAYAL... 
Hayatın tüm yükünü tek başına taşırken bir gün ansızın hayattan koparıldı. 
Züleyha’nın ölümü, şehrin sabahına düşen sıradan bir haber gibi görünse de Savcı Mazhar için bu vaka geçmişin derinlerine gömülmüş acıları yeniden uyandıracaktır. 
Züleyha’nın ardında bıraktığı izler kimsenin görmek istemediği, kimilerinin ise ölümüne sakladığı bir gerçeğe uzanır. 
Mazhar, Başkomiser Zeynep ve Denetmen Şenol ile birlikte görünenden fazlasını aramak zorundadır. 
Bu hikâye; ayakta kalmaya çalışan kadınların gerçeğini, adalet arayışının ağırlığını ve sessizce taşınan yüklerin ardındaki derin acıları anlatıyor. 
Bu bir polisiyeden fazlası… 
Dikkat! 
Bu hikâye gerçek bir acıdan uyarlanmıştır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135224</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aeda2d7-29bd-4cfc-8dba-8352453b47cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucize</image:title>
            <image:caption>Mucizelere inanmaktan vazgeçmeyenlerin hikâyesi... Züleyha Ersingün’ün kaleme aldığı Mucize; dostluk ve dayanışmanın dönüştürücü gücüyle etrafa iyilik tohumları saçan, lirik bir roman. Çiçeklere, çocuklara ve yunuslara dair kalpleri titreten bir anlatı sunan yazar, mutlu ve huzurlu yarınlar için umutlarımızı tazeliyor. Küçük mucizeler yaratabilmek için sorumluluk almanın ve fedakârlıkta bulunmanın önemini vurgulayan kitap, başarıya giden yolun öncelikle kendine inanmaktan geçtiğini hatırlatıyor. Kıyıya vuran bir yunus, mütevazı bir balıkçı kasabasında yaşayan çocukların hayatını nasıl değiştirebilir? Aslında Mercan için her şey, sokakta sarı bir dinozor ağacı yaprağı bulduğu gün başlamıştı. Bu tatlı tesadüf, çok yakında etrafında gerçekleşecek küçük mucizeler serisinin ilk işaretiydi belli ki. Yetişkinlerin dünyasında çocuk kalabilme mücadelesi veren Mercan ve arkadaşları için sınırları aşmanın vakti gelip de geçiyordu. Yardım eli uzattıkları yunus iyileştikçe kendi yaralarını sarmanın yollarını öğrenecek; el ele vererek başarmanın mutluluğunu keşfedeceklerdi... Ece Zeber’in desenleri eşliğinde ilham verici bir kurtarma hikâyesine tanıklık ettiren bu incelikli kitap, keder duygusuna neşeyle, çaresizlik hissine ise umutla karşılık veren mucizevi bir öykü sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135225</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd451322-78b9-49d7-8b6c-a1ca095e94a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayelerle Değerler Eğitimi Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>6 kitaptan oluşan Hikayelerle Değerler Eğitimi serisiyle çocuklar bir yandan değerleri keşfederken bir yandan da kitap okuma alışkanlıklarını pekiştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135226</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59ef1e8-bf69-4c59-8fce-e3fc79bf7f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Anahtar Açmazı</image:title>
            <image:caption>Geçen yüzyıldan kalma bir sır aydınlığa kavuşuyor...
Alex evlerinin tavan arasında 1910 yılından kalma bir mektup bulur. Osman Hamdi Bey&apos;e gönderilen ama alıcısına ulaşamadığı için iade edilen mektup önemli bir sırrın da habercisidir. Buna göre, İstanbul Arkeoloji Müzeleri&apos;ne gizlenmiş bir anahtar Paris tren garındaki dolaplardan birine aittir ve içinde paha biçilmez bir hazine saklıdır.
Alex, arkadaşları Nilay ve Emre&apos;yle birlikte anahtarın peşine düşer. Ancak &quot;küçük&quot; bir sorun vardır! Anahtarı bulsalar bile, mektupta sözü edilen gar artık yoktur, yerini yaklaşık kırk yıl önce Orsay Müzesi&apos;ne bırakmıştır. Dolabın ise nerede olduğu belirsizdir.
Anahtarı bulmayı kafasına koyan üç arkadaş, kendilerini yalnızca İstanbul&apos;dan Paris&apos;e uzanan bir serüvenin değil içinden çıkılması zor bir a&amp; ccedil;mazın tam ortasında bulurlar. Almıla Aydın okuru geçmişle şimdi arasında gizemli bir yolculuğa davet ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135227</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20968a6b-6e15-4b45-954f-29d3151e1603.jpg</image:loc>
            <image:title>Siber Piyon</image:title>
            <image:caption>Dijital oyunlar bir çocuğun hayatını ne kadar değiştirebilir? Peki sadece bir oyun dünyayı ele geçirebilir mi? B ir çocuk mu daha güçlüdür yoksa sanal dünyanın lideri Terfen mi? Peki siz bu oyunda kim olmayı seçerdiniz? Oyuncu mu, kurucu mu yoksa piyon mu?.. Bu soruların cevabını Eren ve arkadaşlarının macera dolu fantastik öyküsünde keşfedeceksiniz. Sanal dünyayla gerçek dünya arasında akıl almaz bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? O zaman, oyun başlasın!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135228</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c743a46d-a3b6-4f88-a441-74f3501571cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Melo Çok Korkuyor</image:title>
            <image:caption>HERKESİN KORKULARI VARDIR AMA KORKULAR PAYLAŞTIKÇA AZALIR...
Melo da o gün korkuyordu.
Bu yüzden arkadaşlarıyla birlikte herkese yardımcı olan bilge Ulu Elma Ağacı&apos;na doğru yola koyuldu. Bu yolda duyguları paylaşmanın ve birbirine destek olmanın önemini keşfederlerken sen de onlara katılmak ister misin?
Korkuları olan ve büyük kayıplar yaşayan çocuklara...
Bu kitabın yazar ve çizer telif hakları Can Ağacı Sağlık ve Eğitim Vakfı&apos;na bağışlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135229</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc2c01d2-a962-42b1-b2ef-2503d5b9ead2.jpg</image:loc>
            <image:title>Saklı Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Tabletlerin ekranı aniden parladı.. Bir mesaj almışlardı. O anda ayaklarının altı boşaldı ve bir geçide savruldular! Gözleri parlıyor, kalp atışları hızlanıyordu. ÇÜNKÜ DİJİTAL DÜNYAYA GEÇİŞ YAPMIŞLARDI! Attıkları her adım renkli izler bırakırken duvarda esrarengiz bir kapı belirdi. İçeriden tuhaf sesler yükseldi. Belli ki diijital arkadaşlar bir sürpriz hazırlamıştı. Robot kediler tiz bir sesle maceranın her köşesinde miyavladılar. Kayıp harfler havada dans ederken zaman, saklı bir kütüphanenin içinde durmuş gibiydi. Daha fazla ipucu yok. Hazır mısın? İlk macera başlamak üzere... Defne, Aylin, Yusuf, Can ve Masal yaşadıkları kasabanın kaderini değiştirebilecekler mi? Kayıt el yazmalarını bulabilecekler mi? Okulun tiyatro salonundan dijital dünyaya, dijital ark adaşların açtığı kapılarla zamanın kırıldığı boyutlara... Haydi, dijital maceraya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135230</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e6cc5ac-bb82-4520-bac2-8ecbf2cd8f6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Sarı Kanarya’m</image:title>
            <image:caption>Futbol sadece bir oyun mu, yoksa dostluk, takım ruhu ve heyecan dolu bir macera mı? 
EFSANE SARI KANARYA’M adlı kitabı okurken kahramanlarımızın hayallerine ve maceralarına eşlik ederek futbolun temel kurallarını, sporun güzelliklerini ve birlikte başarmanın mutluluğunu öğreneceğiz. 
SARI KANARYA’NIN EFSANE MACERASINI KEŞFET!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135231</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10ffda93-6156-42f6-bb34-190c67079f0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Aslan’ım</image:title>
            <image:caption>Futbol sadece bir oyun mu, yoksa dostluk, takım ruhu ve heyecan dolu bir macera mı? 
EFSANE ASLAN’IM adlı kitabı okurken kahramanlarımızın hayallerine ve maceralarına eşlik ederek futbolun temel kurallarını, sporun güzelliklerini ve birlikte başarmanın mutluluğunu öğreneceğiz. 
ASLAN’IN EFSANE MACERASINI KEŞFET!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135232</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20dc0b31-e5e8-4687-a69a-2b905450f982.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Karadeniz Fırtınası</image:title>
            <image:caption>Futbol sadece bir oyun mu, yoksa dostluk, takım ruhu ve heyecan dolu bir macera mı? 
EFSANE KARADENİZ FIRTINASI adlı kitabı okurken kahramanlarımızın hayallerine ve maceralarına eşlik ederek futbolun temel kurallarını, sporun güzelliklerini ve birlikte başarmanın mutluluğunu öğreneceğiz. 
KARADENİZ FIRTINASI’NIN EFSANE MACERASINI KEŞFET!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135233</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60e6f762-6f63-44b3-b5e6-ce9a4bbbad18.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Kara Kartal’ım</image:title>
            <image:caption>Futbol sadece bir oyun mu, yoksa dostluk, takım ruhu ve heyecan dolu bir macera mı? 
EFSANE KARA KARTAL’IM adlı kitabı okurken kahramanlarımızın hayallerine ve maceralarına eşlik ederek futbolun temel kurallarını, sporun güzelliklerini ve birlikte başarmanın mutluluğunu öğreneceğiz. 
KARA KARTAL’IN EFSANE MACERASINI KEŞFET!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135234</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d3b317-7f20-4661-9d4b-2f1c86baf957.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaldım Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>İnsanı yerinden eden gözlerin 
Suların serin, toprağın haklı 
Kusursuz kuşlar, çayırlar ve tay 
Anlatma, inanmazlar - hep öyledirler 
Ölmekten dönerler her akşam eve 
Ekmeği bilirler, bilmezler buğday 
Yukardan bakarlar, dünyadan sana 
Sakın sırrını deme onlara 
Düzlükte garipsin, dağlarda pırnal 
Bulmuşsun fakat yeniden ara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135235</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd3ebe5-55d0-49fc-8da6-b9aa2d69fe2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kritik Yıllar</image:title>
            <image:caption>Bir sabah çocuğunuzun artık “küçük” olmadığını fark edersiniz. Sözleri keskinleşmiş, duyguları karmaşıklaşmıştır, davranışlarıysa sizi şaşırtır. Bir zamanlar sakin, neşeli olan çocuğunuz artık gözyaşlarını, öfkesini, endişelerini anlamlandıramıyordur. Ve siz, onu nasıl destekleyeceğinizi bilemezsiniz. Bu kitap, tam da bu noktada rehberiniz olmak için yazıldı. 
Altı ila on iki yaş arasındaki “orta çocukluk” dönemi, gelişim sürecinin en çok göz ardı edilen ama en kritik basamaklarından biridir. Çocuğunuzun beyni, bedeni ve duygusal dünyası hızla değişirken ergenliğin ilk sinyalleri çoktan başlamıştır. Bugün attığınız adımlar, onun gelecekteki ruh sağlığının temellerini oluşturur. 
Klinik psikolog ve çocuk ruh sağlığı uzmanı Dr. Sheryl Gonzalez Ziegler, uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerinden yola çıkarak bu kitapta; 
•              Orta çocuklukta duygusal dalgalanmaların nedenlerini, 
•              Erken ergenliğin beyinde ve bedende nasıl başladığını, 
•              Günümüz çocuklarının karşılaştığı stres, kaygı, kimlik ve beden algısı gibi konulara nasıl yaklaşılacağını, 
•              Ve ebeveynlerin, çocuklarını bu geçiş sürecinde nasıl destekleyebileceğini 
bilimsel bir temel ve pratik önerilerle açıklıyor. 
Bu kitap, yalnızca çocukları anlamak için değil, onlarla yeniden bağ kurmak için bir davet. 
Çünkü çocukluğun orta yılları “ara dönem” değil, geleceğin duygusal dayanıklılığının inşa edildiği kritik yıllardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135236</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20352515-30c2-427b-bfca-45689397bff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurgezerler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Uyurgezerler, Broch&apos;un keskin bir psikolojik içgörüden daha fazlasına, hikâye anlatma yeteneğinden daha başka ve daha nadir bir şeye sahip olduğuna tanıklık ediyor. Bu kitabı okurken, ifade edilebilir olanın sınırlarında olduğumuz gibi tuhaf ve rahatsız edici bir duyguya kapılıyoruz… Broch kusursuz bir virtüözlükle icra ediyor.” –Aldous Huxley “Bu yüzyılın gerçekten özgün ve üzerine düşünülmüş birkaç romanından biri. Broch, çok şey borçlu olduğu Joyce ve Proust&apos;un içsel tekniklerini ve çok yönlü duyarlılıklarını Bosch&apos;un resimleri kadar sert bir Alman eserine dönüştürmüştür.”  –Stephen Spender “Hermann Broch büyük bir zihin, Uyurgezerler’de kültürümüzün mevcut hastalığını ve değerlerin çürümesini sembollerle eleştirel bir şekilde yorumlamaya çalışıyor. Bu kitap, yeni bir insanlığın tohumlarını barındıran bir kaosa bakış niteliğindedir.”  –Hermann Hesse “Bu roman kuşkusuz bizim kuşağımızın az sayıdaki birinci sınıf romanlarından biri. Uyurgezerler&apos;de hiçbir bocalama, bulanıklık ya da orantısızlık yok: psikolojisi keskin ve ikna edici, temaları net ve güçlü.” –Louis Kronenberger The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135237</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52b4a45-5902-4cfe-9007-6fa9bb9dcbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Hay</image:title>
            <image:caption>“Günbatımında hâlâ hayatta olmaktı esas mutluluk.”
Barlas Özarıkça’nın Hay’ı, insanın yaşadığı çağla, şehirle ve kendi geçmişiyle kurduğu karmaşık ilişkiye eğiliyor. Öyküler, İstanbul’un kalabalığında sessizce var olmaya çalışan insanların iç dünyasını yansıtıyor.
Hayatın ağırlığı, geçip giden zaman, unutmanın ve hatırlamanın iç içe geçtiği anlar, bu kitabın omurgasını oluşturuyor. Her öykü, yaşamakla sürdürmek arasındaki farkı hissettirirken ölümün
yakınlığını, yalnızlığın kalıcılığını ve kabullenişin dinginliğini bir araya getiriyor.
70. Sait Faik Hikâye Armağanı’yla ödüllendirilen Hay, Barlas Özarıkça’nın edebiyat dünyamızda kendine sağlam bir yer edinmiş olan külliyatını daha da güçlendiriyor.
Yaşandıkça anlıyorsun hayat denilen biricik vakayı, ıvır zıvır şeylerin uğruna harcadığını. Bir şarkı işte! Dinliyorsun, keyfini çıkaramadan bitiyor. Yeniden aynı müzik çalsa da, ikinci dinleyişin birinci dinleyişin değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135238</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2233d37-a7b8-48b6-9f70-2366de2f8f50.jpg</image:loc>
            <image:title>Tractatus Logico-Philosophicus (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bilinmeyen bir Alman belirdi… inatçı ve aksi ama aptal değil. (…) Onu seviyorum ve benim artık çözmeye yaşımın yetmediği problemleri onun çözeceğini hissediyorum.”
–Bertrand Russell
“Tractatus, mantığın doğruluk işlevi kuramı ile dilin resim kuramının bir sentezidir. (…) Eserdeki önermeler sıradan anlamda anlamlı değildir, fakat aydınlatıcı bir biçimde ‘anlamsız’dırlar.”
–Georg Henrik von Wright
“Tractatus, iki ayrı kuram –resim kuramı ve doğruluk işlevi kuramı– olarak okunmamalıdır; bunlar tek ve bütünleşik bir dil anlayışını oluşturur.”
–Elizabeth Anscombe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135239</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/811e93a8-e272-457f-a0b0-c05e677e52d3.jpg</image:loc>
            <image:title>The Art of War</image:title>
            <image:caption>For over two thousand years, The Art of War has stood as one of the most influential works on strategy and leadership. Written by the ancient Chinese military general and strategist Sun Tzu, this timeless classic goes far beyond the battlefield. Once used to guide armies, his teachings now illuminate decision-making in business, politics, sports, and everyday life. Discover a classic that continues to inspire minds across centuries and learn why true strength begins with knowing yourself.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135240</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1023e501-3c1e-4394-b96c-69a960b9b4a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Meditations</image:title>
            <image:caption>The Meditations of Roman Emperor Marcus Aurelius is an insightful exposition of Stoicism, offering profound reflections on life and virtue.  It was composed in periods of inaction during the wars which Marcus hated but was compelled to fight. The book offers timeless guidance on facing life’s challenges with calm and reason, teaching that inner peace comes not from external events, but from mastering your own mind.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135241</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363d0d7d-9bdd-408d-aef7-10b1b57dad4f.jpg</image:loc>
            <image:title>The Great Gatsby</image:title>
            <image:caption>In 1920s New York, Jay Gatsby throws lavish parties to win back a lost love. But behind the champagne and bright lights lie loneliness, obsession, and dreams that may never come true. Told through the eyes of his neighbor, Nick Carraway, F. Scott Fitzgerald’s The Great Gatsby explores love, ambition, and the elusive American Dream. A timeless story of passion and disillusionment, it asks: what are we willing to risk for the life we imagine?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135242</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc2f0262-d194-4d16-884f-671a264200a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>On a single June day in London, Clarissa Dalloway prepares for a party while her thoughts wander among memories and desires. Virginia Woolf’s celebrated novel immerses us in the flow of consciousness, revealing the delicate beauty and quiet sorrows of everyday life. Mrs. Dalloway is a timeless exploration of life, identity and human heart.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135243</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/384b2485-deaa-4d57-9437-96eddca208b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kalbin sakladığı anıların zamanla nasıl bir yükten dönüşüme evrildiğinin içten bir anlatımıdır. Yaşanmışlıklarla yüzleşirken kimi zaman kırılgan, kimi zaman güçlü bir sesle içini döküyor. Bu benim hikâyem değil bu senin hikâyen ve sen bu hikâyeyi nasıl oluşturmak istediğine odaklan ve dönüşüme hazır ol. Sayfalar ilerledikçe okur, acıyla iyiliğin, hatıralarla yenilenmenin nasıl iç içe geçtiğine tanık oluyor. Sen olması gerektiği için yaptığın yaşanmışlıklar için kendine kızmayı bırak. Yenilenmeyi tercih et. Her anı bir yara değil, iyileşmeye açılan yeni bir dönemin ta kendisi. Kendini keşfedeceğin bu yolculukta altını çizeceğin çokça şeyler olacak. Geçmişin acıtan tarafları olsa da insanı büyüttüğünü hatırlatan duygusal bir yolculuğu da var. Kalpten süzülen cümlelerin, okurun kendi iç sesini de uyarlayacağı bir iç döküş hikayesi. Bu bizim hikâyemiz. Bu umut edilişin hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135244</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62bd1d9a-8c47-4627-a2ad-e58293025e05.jpg</image:loc>
            <image:title>Cankurtaran Şövalyeleri</image:title>
            <image:caption>Uğur&apos;un Devlet Demiryolları’nda görevli olan babasının tayini bu kez İstanbul&apos;a, Fatih’teki Cankurtaran İstasyonu&apos;na çıkar. Mesleğini layıkıyla yapmaya önem veren babasının ilk tayini değildir bu. Sürekli okul değiştirmek, yeni bir çevreye alışmak Uğur için zordur. Ancak bu kez mahallenin çocuklarıyla kısa sürede kaynaşır. Üstelik hem onların Cankurtaran Şövalyeleri adını verdikleri gizli kulübe üye olur, hem de kendini yoğun bir rekabetin tam ortasında bulur: Oynadıkları arsa üzerine mahallenin diğer çocuklarıyla girilmiş bir iddia maçı vardır önlerinde. Derken eski bir harita çıkar karşılarına. İstanbul’un türlü söylencelere konu olmuş gizemli dehlizlerinin yer aldığı bir harita!
Yazar, editör Safter Korkmaz okurlarını 1990’lı yılların sonlarındaki İstanbul’a, banliyö trenlerinin sefer yaptığı ve çocukların mahallelerde oyun alanı bulabildiği yıllara davet ediyor. Gizemli macera, Ali Çetinkaya’nın çizgi roman tadındaki desenleriyle canlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135245</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71c570ad-d3f3-4d88-8d78-e4b04af24bfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kıyıda</image:title>
            <image:caption>Çünkü yamaçlardan sonra zirve birdenbire gelir. Milyonlarca yıl boyunca ses zerrelerinden katılaşan göğün çatısı bir anda çöküverir. Bir kapak açılır. Biriken her şey birbirinin içinde birbirine karışarak tek gövdeyle akar. Hiçliğe. Denize. Diplerdeki zirvelere. Bugünse insan köpek cesetleriyle yüzüyordu çöplüklerde.   Bir Kıyıda, kaçışla yüzleşmenin, içe dönük itirafla yüksek sesli ifşanın, yenilgiyle itirazın karşılaşma sahası. Öyküler çeşitli biçimlerde baskı altında tutulan bireyin varoluş deneyimindeki kritik eşiklere sahne oluyor. Yalnızlıktan, fırtınalı sessizlikten, kolektif düş ve düşüncelerden filizlenen hikâyeler sarsılmaz bir görme iradesiyle hayata katılıyor.   Bir Kıyıda, kişisel deneyimin özgünlüğü ile ortak duyguların kesiştiği noktada okura çok katmanlı bir anlatı sunuyor.   Fadime Uslu, herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği, kendisini ait hissedebileceği, iç hesaplaşmalarıyla karşılaşabileceği öyküler sunuyor okura.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135246</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4813b944-8642-47d7-b5dd-75f36c3f04b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıldım Çiftliği.</image:title>
            <image:caption>Kabul edilmek artık umurumda değil. Yola çıkmıştım, uzun yola. Orada, henüz başlamamış bir şey beni bekliyordu. Öyle bir yere varacaktım ki orada olan biten her şey, içimde olan biten şeylerle sımsıkı kucaklaşacaktı. Benim için ayrılan yer bana tam olarak denk gelecek, hayatın akışı önceden kâğıda geçirilmiş de eksiksiz uygulanıyormuş gibi anlamlı olacaktı.   Sarıldım Çiftliği., geçmişinden kaçmak için yollara düşen Yunus Ayvaz’ın, onun iç sesi Sümbül Kovboy’un, bitip tükenmez yolculukların romanı.   İzmir’den ayrılıp yollara düşen Yunus Ayvaz, çok geçmeden kendisini önce Kozak Yaylası’ndaki Dallas Kafe’de, ardından Sarıldım Çiftliği’nde bulur ve gözlerini alışık olmadığı bir dünyaya açar. Bu yeni dünyada Sarıldım Çiftliği, hem bereketi hem de gizemiyle ona türlü oyunlar oynar, zihnine yeni yeni fikirler uçuşturur. Yunus Ayvaz’ın kendini içinde bulduğu entrikalar, hesaplaşmalar ve taşıması zor yükler romanı çok geçmeden bambaşka bir yere götürür.   Sarıldım Çiftliği., içsel hesaplaşmalarla dolu; aşkın, suçluluk duygusunun, sessizliğin ve yeniden bir şeylere başlamanın romanı… Unutmak isteyenlerle hatırlamaktan korkanların kesiştiği bir yerde –Sarıldım Çiftliği’nde– yaşamın kırılgan dengelerini hatırlatan dokunaklı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135247</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d091bf3-64c1-42a0-b76b-26b3a9db6337.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Ütopyan</image:title>
            <image:caption>Lanetli Tavşan’la uluslararası çapta büyük yankı uyandıran Bora Chung, Senin Ütopyan’da yine insan doğasının en kırılgan, en rahatsız edici yönlerini cesurca ortaya koyduğu öykülerinde hem distopik bir evrenin hem de vicdani bir muhasebenin kapısını aralıyor: duyguları öğrenmeye çalışan bir yapay zekâ, yıkımın ortasında anlam arayan bir toplum, kapitalizme direnerek her şeye rağmen hayatta kalmanın bir yolunu bulan doğa…   Soğukkanlı anlatısı, büyüleyici atmosferi, kara mizahı ve in- ce hüznüyle Senin Ütopyan, yalnızca insan olmanın anlamını yeniden şekillendiren bir öykü kitabı değil; çağımızın en büyük sorusuna yöneltilmiş güçlü bir bakış: Gerçek mutluluk, kurulan bir ütopyada mı saklıdır, yoksa ondan vazgeçme cesaretinde mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135248</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6772a1df-83ca-4652-9b5a-313054ad5ab6.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Bir Şaire Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Rainer Maria Rilke’nin Genç Bir Şaire Mektuplar’ı, 1903-1908 yılları arasında Franz Xaver Kappus adlı genç bir subay adayına yazdığı on mektuptan oluşur.   Rilke, modern edebiyatın en etkileyici poetik metinlerinden biri kabul edilen bu mektuplarda sanatı, yalnızlığı, aşkı ve yaratım sürecini derin bir sezgiyle yorumlar.   Mektuplar yalnızca sanata değil yaşamın anlamına, sabra ve insanın kendi iç sesiyle kurduğu ilişkiye dair zamansız bir rehber, kendi yolunu arayan herkese hitap eden bir bilgelik kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135249</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64ca504a-6799-4ce9-83f4-9ec29fde663e.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkları Öldüren Kadın</image:title>
            <image:caption>&quot;Balıkları öldüren kadın ne yazık ki benim. Ama istemeden olduğuna yemin ederim. Hiç yapar mıyım öyle bir şey! Hiçbir canlıyı öldürmeye cesaret edemem. Hamamböceklerine bile zor kıyarım,&quot; diye başlıyor Lispector öyküsüne. Ve sevdiği, tanıştığı bütün hayvanları  –kedileri, köpekleri, kuşları, tavukları, maymunları– anlattıktan sonra soruyor bize: &quot;Beni affedebilir misiniz?&quot;
20. yüzyılın en önemli Brezilyalı yazarlarından Clarice Lispector&apos;un çocuklar için kaleme aldığı öyküleri Emrah İmre Portekizce aslından çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135250</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d160788-d4a0-47fe-89a6-4285ae20881d.jpg</image:loc>
            <image:title>Macellan ve Olmayan Okyanus</image:title>
            <image:caption>Macellan, Dünya&apos;nın çevresini dolaşan ilk denizciydi.
Dünya&apos;nın yuvarlak olduğunu olgularla –ve baharatlarla– kanıtladı. Gezegenimizin en büyük iki okyanusunu birbirine bağlayan seyrüsefer yolunu keşfetti. Portekiz Kralı&apos;nın sarayında uşaklıktan, okyanusların en büyüğüne ve gizemli Antipodlar&apos;a meydan okumaya cesaret eden ilk filonun amiralliğine uzanan bir hayat... 
Macellan&apos;ın macerayla dolu büyüleyici hayatını anlatan bu kitabın sonundaki &quot;Minik Sözlük&quot; ise metinde karşılaşılan kavramların derinlemesine anlaşılmasına yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135251</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32bb0f71-16e9-4c5b-ac6d-19f8ee167ef7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyurgezerler</image:title>
            <image:caption>“Uyurgezerler, Broch&apos;un keskin bir psikolojik içgörüden daha fazlasına, hikâye anlatma yeteneğinden daha başka ve daha nadir bir şeye sahip olduğuna tanıklık ediyor. Bu kitabı okurken, ifade edilebilir olanın sınırlarında olduğumuz gibi tuhaf ve rahatsız edici bir duyguya kapılıyoruz… Broch kusursuz bir virtüözlükle icra ediyor.” –Aldous Huxley “Bu yüzyılın gerçekten özgün ve üzerine düşünülmüş birkaç romanından biri. Broch, çok şey borçlu olduğu Joyce ve Proust&apos;un içsel tekniklerini ve çok yönlü duyarlılıklarını Bosch&apos;un resimleri kadar sert bir Alman eserine dönüştürmüştür.”  –Stephen Spender “Hermann Broch büyük bir zihin, Uyurgezerler’de kültürümüzün mevcut hastalığını ve değerlerin çürümesini sembollerle eleştirel bir şekilde yorumlamaya çalışıyor. Bu kitap, yeni bir insanlığın tohumlarını barındıran bir kaosa bakış niteliğindedir.”  –Hermann Hesse “Bu roman kuşkusuz bizim kuşağımızın az sayıdaki birinci sınıf romanlarından biri. Uyurgezerler&apos;de hiçbir bocalama, bulanıklık ya da orantısızlık yok: psikolojisi keskin ve ikna edici, temaları net ve güçlü.” –Louis Kronenberger The New York Times Book Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135252</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee75d410-7916-4d43-be2c-a3dcb0eb3323.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Eskimişliği (2 Cilt Bir Arada)</image:title>
            <image:caption>1.CİLT - İkinci Endüstri Devrimi Çağında İnsan Ruhu Üzerine
2. CİLT - Üçüncü Endüstri Devrimi Çağında Yaşamın Tahribatı Üzerine 
Heidegger, Husserl ve Cassirer’in öğrencisi, Hannah Arendt’in eşi, Walter Benjamin’in kuzeni olan Günther Anders, modern dünyaya dair keskin eleştirileriyle bugün yeniden keşfedilen bir filozof. Hans Jonas, Bertolt Brecht, Ernst Bloch ve Herbert Marcuse gibi isimlerle de yolları kesişen Anders, İnsanın Eskimişliği’nde, teknolojinin insanı nasıl “eskittiğini,” nükleer tehdit, tüketim kültürü ve insanın doğayla ilişkisindeki yabancılaşma gibi temalar üzerinden irdeliyor.
Bu başyapıt, insanın kendi yarattığı teknolojik dünyada nasıl anlamını yitirdiğini, yok oluş tehdidiyle nasıl yüz yüze geldiğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Nükleer silahlardan iklim krizine, çevre sorunlarından yaşamlarımızın metalaşmasına kadar pek çok acil mesele, Anders’in öngörü dolu eleştirileriyle yeniden düşünmeye davet ediyor bizi.
“Dünyayı değiştirmek yetmez. Bunu zaten yapıyoruz. Hatta dünya büyük ölçüde bizim müdahalemiz olmadan değişiyor. Bu dönüşümü yorumlamamız da gerekiyor. Dahası, bu dönüşümün seyrini değiştirmek gibi bir amacımız olmalı ki dünya bizim dahlimiz olmadan dönüşmeye devam etmesin. Daha da önemlisi bizden arınmış bir dünyaya dönüşmesin.”
–Günther Anders</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135253</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92e7754e-e4ae-43fc-aef9-c31a4354afed.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Boyama - Turuncu</image:title>
            <image:caption>6 Farklı Renk ve bir sürü eğlenceli aktivite ile harika bir başlangıç seti ! 
Minik ressamlar,Parmak Boyama ile adım adım talimatları izleyerek 
Korsanlar,böcekler,dinozorlar,hayvanlar ve daha nicelerini çizip boyayarak renkleri tanıyacak,ince motor becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135254</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b064b32a-6fc3-4ab2-ac36-bd1e76baa0b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Parmak Boyama - Mor</image:title>
            <image:caption>6 Farklı Renk ve bir sürü eğlenceli aktivite ile harika bir başlangıç seti ! 
Minik ressamlar,Parmak Boyama ile adım adım talimatları izleyerek 
Korsanlar,böcekler,dinozorlar,hayvanlar ve daha nicelerini çizip boyayarak renkleri tanıyacak,ince motor becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135255</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a215afe-d976-40bd-acb0-9df953697684.jpg</image:loc>
            <image:title>Ansiklopedik Osmanlı İmparatorluğu Sözlüğü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>175 uzman tarafından kaleme alınmış bu kolektif çalışma, Osmanlı İmparatorluğunu anlamak isteyen her araştırmacı, akademisyen ve öğrencinin başvuracağı başlıca kaynaklardan biri. Bu eser, yaklaşık 720 maddelik kapsamıyla Osmanlı’nın üç kıtaya yayılan imparatorluk yapısını, kurumlarını, toplumsal yapısını ve entelektüel tarihini tek bir başvuru sözlüğünde buluşturuyor. Osmanlı dünyasını biçimlendiren değişkenleri hem giriş düzeyinde değerlendirmek isteyenler hem de derinlemesine analiz arayanlar için vazgeçilmez bir rehber. Editörlüğünü François Georgeon, Nicolas Vatin ve Gilles Veinstein’in üstlendiği eser; haritalar, fotoğraflar, çizimler ve zengin bir bibliyografik altyapıyla desteklenmiş olarak okurlara sunuluyor. “Bugün hâlâ günümüzü etkileyen bu büyüleyici imparatorluğun, kapsamlı ve bütünlüklü bir tablosu.” -Le Figaro “Uzmanlara yönelik bir derleme ama birçok bölümü yalnızca meraklı okuru bile büyüleyecektir.” –Télérama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135256</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab043bec-ee82-4da4-bbf8-8c37b8add45d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tractatus Logico-Philosophicus</image:title>
            <image:caption>“Bilinmeyen bir Alman belirdi… inatçı ve aksi ama aptal değil. (…) Onu seviyorum ve benim artık çözmeye yaşımın yetmediği problemleri onun çözeceğini hissediyorum.”
–Bertrand Russell
“Tractatus, mantığın doğruluk işlevi kuramı ile dilin resim kuramının bir sentezidir. (…) Eserdeki önermeler sıradan anlamda anlamlı değildir, fakat aydınlatıcı bir biçimde ‘anlamsız’dırlar.”
–Georg Henrik von Wright
“Tractatus, iki ayrı kuram –resim kuramı ve doğruluk işlevi kuramı– olarak okunmamalıdır; bunlar tek ve bütünleşik bir dil anlayışını oluşturur.”
–Elizabeth Anscombe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135257</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f30cac-7c42-4f3b-944c-9a0daa938d46.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Suyu 3. Cilt</image:title>
            <image:caption>SAVAŞABİLEN HAYATTA KALIR! Su-chan ve Do-hwa, Breeder’ın zorla besleme girişiminden kurtulmayı başarırlar ancak bu, Pet Shop’un kötü niyetli planlarının sadece başlangıcıdır. Üslerinden birinin nerede olduğu söylentilerini duyan NEST profesörleri, olayı araştırmak için bir ekip göndermeye karar verir. En nitelikli öğrencileri belirlemenin en iyi yolu, bir grup müsabakasından daha iyi ne olabilir! Su-chan, Hee-jin, Do-hwa ve Hye-seong kolay lokma olmasalar da kuralları hiçe sayıp hilelerle dolu rakiplerine karşı yine de galip gelebilecekler midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135258</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5a8f20f-192e-4145-ad89-ca242b4bc1fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşkral Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Raiders’in yaratıcıları Daniel Freedman ve CROM’dan, büyü ve destansı maceralarla dolu özgün bir karanlık fantezi çizgi roman geliyor.  Kötü şöhretli gizemli bir demircinin çırağı olan genç Bianca, memleketinden kaçmak zorunda kalır ve “Temiz Tanrı’nın” hüküm sürdüğü efsanevi ışık diyarı Atlas’ı aramaya koyulur. Bu macerasında Bianca’ya “Kuşkral” olarak bilinen gizemli bir koruyucu ruh eşlik eder.  Atlas’a ulaşmaya çalıştıkları bu yolda, onlarca düşmanı alt etmeleri ve yol boyunca Kuşkral’ın gizemini ve atalarıyla olan bağlantılarını çözmeleri gerekecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135259</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de1d136b-a45c-4ad6-b156-226beef00218.jpg</image:loc>
            <image:title>Köylülerden Fransızlara</image:title>
            <image:caption>Batı uygarlığı ve ideolojik gelişimine ilişkin çalışmalarıyla tanınan tarihçi Eugen Weber, yakınçağda yaşanmış en önemli gelişmelerden biri olan Fransız Devrimi’nin ardından, Fransa’nın bir modern ulus-devlet olma sürecini ayrıntılarıyla ele alıyor. 19. yüzyıl boyunca Fransız kimliğini oluşturmak adına merkezi hükümetin kullandığı aparatlar ve yöntemler tüm veçheleriyle inceleniyor. Öncelikli odak noktası tarım toplumunu modern kentliler haline getirmek olan bu politikalar, ulus birliğini sağlamak adına üniter idari yapı, örgün eğitim, zorunlu askerlik, tek resmi dil gibi bütünleştirici uygulamalara başvurdu. Birinci Dünya Savaşının başlangıcına kadar devam edecek olan bu süreç, modernleşme hamleleri yapan başka devletlere bir emsal oluşturduğundan dünya tarihinde belirleyici bir yere denk düşüyor. Bu çalışma, yararlandığı sayısal veriler ve olay bazlı olmayan anlatısı sayesinde, içeriğiyle olduğu kadar metodolojisiyle de fark yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135260</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046f88b6-d6d2-4a4a-9ab2-90543a834cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikey Devinim</image:title>
            <image:caption>“Elimden geleni yaptım ama aslanın görüntüsünü zihnimde canlandıramadım.”
Çağdaş Çin edebiyatının en dikkat çekici ve yenilikçi isimlerinden Can Xue, Dikey Devinim’le ilk kez Türkçede. Rüya gibi atmosferlerde, gerçekle hayalin birbirine karıştığı, gündelik hayatın içinden olmasına karşın içinde bir nebze tuhaflık barındıran bu öykülerde yazarın doğayla kurduğu bağ da önemli bir yer tutuyor. Her yıl Nobel Edebiyat Ödülü için en güçlü adaylar arasında gösterilen Xue’nin öyküleri, zamanı, mekânı ve “normal”i bükebiliyor. Canlı yahut cansız her tür varlık bir Can Xue öyküsünün kahramanı olabilir. Onun öykü evreninde herkesin ve her şeyin anlatılacak bir hikâyesi var.
Uyurgezer sahibinin uyurken gelen ziyaretçisinden endişe duyan bir kedi, yerin altında büyüyen güller yetiştiren bir çift, toprağın altında dikey ilerlemeye karar veren bir termit, amcasının havada süzülen evine ziyarete giden bir çocuk… Can Xue, yeraltından gökyüzüne her yerde hayranlık uyandırıcı bir hikâye anlatabiliyor.
“Can Xue, yüzyılın ortasındaki çalkantılardan bu yana Çin edebiyatında ortaya çıkan en özgün ses... Kısacası, aramızda yeni bir usta var ve adı Can Xue.” —Robert Coover
“Eğer Çin’in bir Nobel ödülü kazanma ihtimali varsa, o ihtimal Can Xue’dir.” —Susan Sontag</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135261</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31cad9da-3f6d-4e3a-a552-f1cca90c3df9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Yalnızım</image:title>
            <image:caption>Tekbaşınalık insan deneyiminin ayrılmaz bir parçası. Tıpkı insanlarla kurduğumuz bağlar gibi tekbaşınalıkla olan ilişkimiz de tatmin edici ve iyileştirici olabilir ya da bizi üzüntü ve kaygı döngülerine hapsedebilir. İster yalnızlıktan kaçıyor ister “ben zamanı”nın peşinde koşuyor olalım, yalnız başına geçirdiğimiz anların potansiyelini nasıl açığa çıkaracağımızı biliyor muyuz? 
Robert J. Coplan Ben Yalnızım’da psikoloji, nörobilim, kültürel antropoloji ve evrimsel biyoloji araştırmalarını bir araya getirerek tekbaşınalığın vaatlerine ve çelişkilerine dikkat çekiyor. Sosyalleşmek ile tekbaşınalık arasındaki kendi denge noktamızı bulmak için pratik önerilerle dolu bu rehberde günde sadece on beş dakika yalnız kalmanın bile zihni nasıl tazeleyip yaratıcılığı harekete geçirdiğini, içedönükler ve dışadönüklerle ilgili yanlış bilinenleri, teknolojinin kendimizle ilişkimizi nasıl dönüştürdüğünü keşfedecek ve yalnızlıkla ilgili daha pek çok soru işaretine yanıt bulacaksınız. 
Ben Yalnızım bu gürültülü dünyada bizi kendimizle yeniden bağ kurmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135262</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2081c6ac-7c2c-41e0-b58e-8899bc4b76c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Külkedisi</image:title>
            <image:caption>“Aynı anda ayaklarında bir gıdıklanma hissetti, sanki böcekler bacaklarına doğru tırmanıyordu.
Fareler geri dönmüştü…”
Acımasız bir üvey anne tarafından ölü yakma evinin bodrum katına hapsedilmiş gencecik bir kız. Küçük Cendrine’e işkence eden iki kendini beğenmiş kız kardeş.
Kardeşlerinden intikamını aldığı gün ölen babası ve haberi vermek için eve gelen polis yüzünden hapishaneye gönderilen bir Külkedisi. Krematoryum fırınının gölgesinde doğmuş korkutucu fareler. Suçlular ve gardiyanların birbiriyle bütünleştiği bir cezaevinden ustalıkla kaçışın macerası.
Üvey annesine bedel ödetmeye yeminli Külkedisi’nin ziyaretine gelen gizemli bir yabancı. İntikam ateşi zaman geçse de yok olmaz. Küllerden gecenin karanlığını yaymak amacıyla intikamla dolu bir ruh ve benzersiz bir güç doğacak.
Külkedisi’nin bu korkunç ve modern versiyonunun her sayfasında kendinizi sevgisiz bir annenin karanlık kalbinin katıksız dehşeti ve ızdırabıyla yüzleşirken bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135263</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2ea1b1-651c-453d-89d8-b4cecd282d68.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyuyan Güzel</image:title>
            <image:caption>UYUYAN GÜZEL
“Gölge, ışığın olmadığı yerde bile hareket ediyor gibiydi ve odanın sessizliği, duyulmamış bir fısıltının ağırlığını taşıyordu...”
Her masal göründüğü kadar hayal ürünü değildir.
Kendisine ait olmayan anılarla lanetlenmiş küçük bir kız. Aynı saatte kapıyı çalan, dinmek bilmeyen kâbuslar. Asla sesini kesmeyen karanlık fısıltılar. Anlaşılmamış bir uyarı, görmezden gelinmiş bir tehdit…
Annesinin öldüğü gün öğrendiği dehşet verici bilgiler ve kapısının altından gönderilmiş gizemli bir zarf. 
Ve Aurore’nın masumiyetini acımasızca yakalayan dehşet verici geçmiş. Zihninden silinen gerçekler gün yüzüne çıktığında yaşanacak felaketler genç kızın cehennemi olacak.
Charles Perrault’un masalının bu modern ve korkunç yeniden yazımı tam anlamıyla bir kâbus girdabı. Sırlar, cinayetler ve karanlık arasında; dehşet, L.P. Sicard’ın kalemiyle bir kez daha baştan tanımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135264</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bddbd07-f48e-400a-9f69-df34449d234f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Yolu - İktisat ve İyi Toplum</image:title>
            <image:caption>Özgürlük, modern toplumlarda en çok tartışılan ama en az anlaşılan ideallerden biri. Nobel ödüllü iktisatçı Joseph E. Stiglitz, bu kavramı ekonomik sistemlerimizin merkezine yerleştirerek yeniden tanımlıyor ve özgürlüğün ancak adil, sürdürülebilir ve herkes için fırsat sunan bir düzende anlamlı olabileceğini gösteriyor.
Stiglitz, neoliberal düşüncenin piyasa merkezli özgürlük anlayışını sorgularken eşitsizlik, yoksulluk ve çevresel krizlerin kökenlerini keskin bir analizle ortaya koyuyor. Serbest piyasaların toplumsal refahı değil, güç ve servet yoğunlaşmasını büyüttüğünü savunuyor. Gerçek özgürlüğün yalnızca bireysel seçimlerle değil, tüm bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebildiği, kamusal sorumluluğun ve ortak iyinin önemsendiği bir ekonomik düzende mümkün olduğunu düşünen Stiglitz, devletin, toplumun ve piyasaların dengeli ve sorumlu biçimde bir arada işlediği ilerlemeci kapitalizm modelini öneriyor.
Bu kitap, ekonomik sistemlerin yalnızca verimlilik ve büyüme üzerinden değil, etik ve insani temelleriyle de ele alınması gerektiğini hatırlatan kapsamlı bir çalışma. Stiglitz daha adil, dayanışmacı ve gerçekten özgür bir toplumun mümkün olduğunu ikna edici bir dille ortaya koyarak, bizi özgürlüğün herkes için anlamlı olabileceği bir dünyanın temellerini yeniden düşünmeye davet ediyor.
Joseph E. Stiglitz, Columbia Üniversitesi’nde Ekonomi profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135265</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cfc2110-aaf9-4e45-b06a-31b93e7aadf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Montaigne - Kısa, Merak Dolu Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>Fransız yazar Michel de Montaigne, kişisel denemenin kurucusu ve en büyük ustası olarak geniş kabul görür. Küçük soylular sınıfına mensup olan Montaigne, soruşturma yargıcı olarak çalışmış, Bordeaux belediye başkanlığı yapmış ve 16. yüzyılın ikinci yarısında iç savaşlarla sarsılan ülkesine istikrar getirmek için çabalamıştır. Bugün ise en çok, aşk ve cinsellikten özgürlük ve öğrenmeye, kuşkudan kendini sorgulamaya ve zihnin dinginliğine uzanan geniş bir yelpazede düşüncelerini topladığı Denemeler’in yazarı olarak tanınır. Avrupa’dan çıkmış en özgün kitaplardan biri sayılan bu başyapıt, ilk yayımlandığı günden bugüne yazarlar ve filozoflar üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Keskin gözlemlerini renkli anekdotlarla harmanlayan üslubu, onu her çağda en çok okunan yazarlardan biri kılmıştır.
Montaigne: Kısa, Merak Dolu Bir Hayat’ta William M. Hamlin, Montaigne’in yaşamını ve düşüncesini genel hatlarıyla sunarken Denemeler’i yazarın yaşam tecrübesinin bütünlüğü içinde ele alıyor. Montaigne’le ilk kez tanışacak olanlara da, onu daha iyi anlamak isteyenlere de yol gösterici ipuçları sunuyor. Sağlam bilgisi ve berrak anlatımıyla Hamlin’in kitabı, dünyanın ilk ve en müstesna denemecisinin yaşamı ve yapıtına açılan ideal bir kapı.
“… Dürüstlük açısından Schopenhauer’le bir tutabileceğim, hatta onun da üstüne koyabileceğim tek bir yazar tanıyorum, o da Montaigne. Böyle bir adamın yazmış olması, yaşama sevincini hakikaten artırır. […] Eğer görevim bu dünyada kendimi evimde hissettirmek olsaydı, sıkı sıkıya bağlanacağım kişi o olurdu.” - Friedrich Nietzsche
William M. Hamlin, Washington State University’de (WSU) İngiliz edebiyatı profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135266</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c74d91ef-9d09-40a7-987d-2c8bf11ade88.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Döneminde Anadolu&apos;nun Farklı Geçmişleri</image:title>
            <image:caption>Felipe Rojas, bu kitapta, Roma döneminde Anadolu sakinlerinin kendilerinden önce bu bölgede yaşamış medeniyetlerin fiziksel izleriyle girdikleri etkileşimi ele alıyor. Rojas’ın bir araya getirdiği gerek malzemeye dayalı gerek yazılı kanıtlar ışığında, klasik dönem öncesi kalıntılara duyulan ilginin ve bu konulardaki bilginin ne kadar derin ve yaygın olduğunu görüyoruz. Roma döneminde Anadolu’da yaşayan insanların geçmişin kalıntılarıyla kurdukları etkileşim birçoğu için hayatın önemli bir parçasıydı. Bu etkileşim, tunç ve demir çağına ait yazıtların çevirisinden tarihöncesi höyük ve arkaik heykellerin de aralarında bulunduğu anıt ve nesnelerin fiziksel manipülasyonuna kadar değişen niteliklerde olabiliyordu. Hatta zaman zaman antik eserlerin kopyalarının üretilmesi bile söz konusuydu.
Roma dönemi Akdeniz’inin arkeolojisi ve tarihine yeni bir bakış açısı getiren bu kitap, aynı zamanda hafıza arkeolojisi ve antropolojisine yenilikçi bir katkı sağlıyor. Titiz saha araştırmalarına, zengin görsel malzemeye ve disiplinlerarası bir yaklaşıma dayanan çalışma, hem klasik arkeoloji hem de kültürel miras araştırmalarıyla ilgilenen okurlar için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Rojas, Anadolu topraklarının geçmişle diyalog kuran sakinlerini anlatırken, bizi hem arkeolojinin hem de insan hafızasının derinliklerine doğru benzersiz bir yolculuğa çıkarıyor; okura geçmişle kurulan ilişkinin, kimliğin ve hatırlamanın öyküsünü anlatıyor.
Felipe Rojas, Brown Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135267</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/612816ea-1323-4297-bc2d-882b0cfb924c.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD: Zalim İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>“Barış yanlısıymış edasıyla göz boyayan, masum cümlelerle savaşları kınayan, iki yüzlü bir imparatorluk! Dünyadaki savaşların arkasındaki güç! ABD…” 
Amerika Birleşik Devletleri, dünya olayları üzerinde en güçlü istikrarsızlaştırıcı etkiye sahip ülke. İşte tam da bu nedenle dünya barışı için en büyük tehdidi oluşturuyor. Bugün dünya genelinde yaşanmakta olan hiçbir kaos tesadüf değil. Savaşlar, ekonomik buhranlar, zenginlik, fakirlik, lüks, sefalet, …vs.
1945’ten bu yana hiçbir ülke ABD kadar çok ülkeyi bombalamadı, iç işlerine karışmadı, bu kadar çok hükümeti devirmedi. Dünyadaki en fazla askeri üsse sahip, en çok silah ihraç eden ve en yüksek savunma bütçesini yöneten ülke de yine ABD. Bu kitabı bitirdikten sonra okur ister istemez şunu düşünüyor: Bu sömürü düzeni ve silah üreticileri dünyada var olmaya devam ettikleri sürece, bu “oyun kurucu” daha pek çok manipülasyonunu, masummuş ve barış yanlısıymış edasıyla, yine farklı ülkeler üzerinden sahnelemeye devam edecek. 
ABD: Zalim İmparatorluk, bu küresel gücün arka planını; hangi motivasyonlarla hareket ettiğini, hangi araçlara ve kaynaklara yaslandığını tarihsel verilerle inceliyor. Daniele Ganser; “özgürlük”, “demokrasi” ve “insan hakları” söylemlerini sorgularken, okuru modern dünya düzenine farklı bir açıdan bakmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135268</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44767835-ab8a-4765-8635-f046a6e2db5b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötülerin Kaderi Yok Olmaktır 4</image:title>
            <image:caption>LANET OLASI CALLİSTO, GÖREVDEN BAĞIMSIZ, BENİ DEFALARCA ÖLÜMDEN KURTARDI. 
 
Nihayet av turnuvası başlar! Penelope, Eckles’e hediye edebileceği bir av bulmak için küçük hayvanların bulunduğu bölgeye girer. Ancak av girişimi başarısız olur ve ormanda tek başına dolaşırken devasa bir bozayıyla burun buruna gelir. 
 
Hayatı tehlikeye giren Penelope, Callisto’nun aniden ortaya çıkması sayesinde kurtulur. Ardından yağmur bastırınca ikili, sığınacak bir yer arar. Ancak o sırada Callisto’yu hedef alan bir ok fırlatılır! 
 
Penelope ve Castillo birlikte bu gizemli saldırganın elinden kurtulmayı başarabilecek mi?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135269</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac26da01-7747-4360-adf0-55c85e1d8069.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Kulesi 8</image:title>
            <image:caption>BİR RÜTBELİNİN İÇERİ SIZMASINDAN YURİ’NİN MÜDAHALESİNE KADAR HER ŞEY YÖNETİCİNİN PLANI OLABİLİR Mİ? 
 
FİNAL SINAVININ ARKASINDAKİ GİZEMLİ HİKÂYE ÇÖZÜLÜYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135270</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2280e7a7-6b3a-4766-88f1-5c16c6290194.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteyer Kitabı</image:title>
            <image:caption>&quot;İki sıradışı zihinden, son derece yenilikçi bir çalışma.” —William Gibson
Ölemeyen bir adam var. Artık ölmek istiyor.
Binlerce yıl. Sayısız savaş. Sayısız isim. Tanrılarla yapılmış eski bir anlaşmanın bedelini hâlâ ödeyen bir savaşçı. Kimi ona Unite der, kimi Yıldırımın Çocuğu, kimi de Ölüm. Bugünlerdeyse ona kısaca &quot;B&quot; deniyor. Medeniyetler yıkılırken ayakta kalan, çağlar boyunca silah olarak kullanılan bir efsane o.
Oysa artık dünya değişti. Savaşlar daha sessiz, silahlar daha akıllı, vaatler daha kirli. Gizli bir askeri birlik, B&apos;ye imkânsızı teklif ediyor: Ölümü. Karşılığında son bir görev. Belki de akacak son kan.
Ama ölüler geri döndüğünde, bu anlaşmanın bedelinin ölümden bile ağır olduğu anlaşılıyor. B, kendisinden bile eski, kendisinden bile acımasız bir gücün planının parçası olduğunu fark ediyor.
Öteyer Kítabı, kadim lanetlerle modern şiddetin çarpıştığı, nefes kesen bir intikam destanı. China Miéville&apos; in karanlık hayal gücüyle Keanu Reeves&apos;in soğukkanlı, sert anlatımı birleşiyor; ortaya, durdurulamayan bir adamın son kez durmak isteyişinin hikâyesi çıkıyor.
Bazı silahlar kırılır.
Bazıları gömülür.
Bazılarıysa asla ölmez.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135271</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82ed8ebd-de83-4cfb-8b3e-78c4238bef41.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin karanlık geçmişinde kaybolmuş bir dosya...
Yıllar önce öldürülen bir gazeteci...
       Ve gerçeğin izini tazı gibi sürerken ava dönüşen bir savcı.
Gazeteci Cumhur Işık, faili meçhullerin gölgesinde bir dosyanın peşindeyken hayatını kaybeder. Kızı Ada, babasının ölümüne dair izleri takip ederken, devletin en izbe koridorlarından geçmişin en karanlık hesaplarına uzanan bir labirentin içine çekilir. Onu korumaya çalışan genç savcı Şan Çevik, kısa sürede sadece bir soruşturmanın değil, kendi soyuna uzanan bir mirasın da tam merkezinde bulur kendini.
Bir yanda &quot;Avcı&quot; adıyla efsaneye dönüşmüş, ölümü bile şüpheli Uras Danişmend; diğer yanda su altında kalmış köylerin, kaybolmuş hayatların ve yıllardır saklanan sırların oluşturduğu dev bir gölge...
Gerçekle yalanın, adaletle intikamın birbirine karıştığı bu hikâyede herkesin gizlediği bir suç, herkesin taşıdığı bir yara var.
Ertan Velimatti Alagöz, Savcı&apos;da Türkiye&apos;nin yakın tarihine korkusuzca bakan, temposu yüksek, parçaları yavaş yavaş yerine oturan güçlü bir gerilim sunuyor. Her sayfada karanlık biraz daha büyüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135272</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d554de2-131a-4e7a-b808-dce1186e93fa.jpg</image:loc>
            <image:title>İletişim Tarihi</image:title>
            <image:caption>“İletişim, insanlık tarihinin en erken evrelerinden itibaren yalnızca sözle değil; bedenle, imgeyle, nesneyle ve mekânla kurulan girift bir ilişki biçimi olarak var olmuştur. Dr. Mehmet Altun bu çalışmasında iletişimi bugünün dar çerçevesinden çıkararak, onu insanın varoluş mücadelesiyle, toplumsal örgütlenmesiyle ve kültürel belleğinin evrimiyle birlikte ele alıyor. Yukarı Mezopotamya merkezli bu kapsamlı incelemede, Paleolitik’ten Çanak Çömleksiz Neolitik’e uzanan uzun bir zaman diliminde, iletişimin nasıl bir toplumsal kontrol mekanizmasına, bir hafıza tekniğine ve nihayetinde bir örgütlenme ağına dönüştüğü arkeolojik veriler ışığında tartışılıyor. Yazarın sunduğu semboller, ritüeller, mimari düzenlemeler, heykeller, henüz tanımlayamadığımız eşyalar ve erken kayıt teknikleri; bu coğrafyada iletişimin yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda iktidarın, hiyerarşinin ve kültürel sürekliliğin temel bileşeni olduğunu söylüyor. Dr. Altun, yazının icadını mutlak bir başlangıç noktası olarak kabul etmek yerine, yazı öncesi toplumların ‘sessiz’ olmadığını; aksine maddi kültür aracılığıyla son derece yoğun bir iletişim dünyası kurduklarını savunuyor. Bu yönüyle çalışma, iletişim tarihine dair yerleşik kabulleri sorgulayan, arkeoloji, antropoloji, sosyoloji ve kültürel tarih disiplinlerini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşımı ortaya koyuyor. Yukarı Mezopotamya’da eskiçağ iletişim pratiklerini referans alan bu eser; arkeologlar, iletişim tarihçileri, sosyologlar ve antropologların yanı sıra insanlığın en eski anlatılarını anlamaya ilgi duyan tüm okurlar için kapsamlı bir rehber niteliğindedir.” —Prof. Dr. Erkan Konyar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135273</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d928aca3-bcde-4b62-a935-cebc9d934bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>19. - 21. Yüzyıl Küresel Sosyalizm Tarihi</image:title>
            <image:caption>Küresel sosyalizm tarihi, tek bir çizgide okunabilecek bir ideolojiden öte, iki yüzyılı aşkın bir süredir dünyayı dönüştürmeye çalışan, her coğrafyada farklı biçimler alıp farklı sorular üretmiş çoklu düşünce ve eylem biçimlerinin tarihidir. 

19. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan bu geniş panoramayı ele alan, 80’i aşkın araştırmacının katkısıyla oluşturulmuş bu başvuru kitabı, sosyalizmin farklı coğrafyalarda nasıl doğduğunu, hangi evrimleri geçirdiğini ve bugün ne anlama geldiğini kolektif bir açıdan inceler. Kolektif yaklaşımın amacı, bu tarihi bir merkeze bağlı bir anlatıda hapsolmadan, fikirler, insanlar ve olaylar arasında etkileşimli bir ağ olarak sunmaktadır. 

Peki, sınırları muğlak olan “sosyalizm” kavramı 21. yüzyılın başında neyi ifade eder? Zaman içerisinde nasıl dönüşmüştür? Küresel sosyalizmin hâlâ bir geleceği var mıdır? Varsa, hangi biçimlerde vardır? 

Jean-Numa Ducange, Razmig Keucheyan ve Stéphanie Roza editörlüğündeki yazarlar bu sorulara yanıt ararken, sosyalizmin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda politik ve ekolojik boyutlarıyla ve sosyal ekoloji, yeşil-sosyalist yaklaşımlar gibi farklı akımlarla da günümüz dünyasında nasıl yeniden düşünülebileceğini tartışır. 

Eser, belirli bir sosyalizm anlayışını yüceltmez; fikirlerin ve pratiklerin çeşitliliğini bütünlüklü bir bakışla sunmak için tasarlanmıştır. Teorik kavramlardan tarihsel dönüm noktalarına ve önemli figürlere uzanan üç bölümlü bir “küresel sözlük” niteliğindedir. 

Bu kitap, hem siyaset bilimi ve tarih alanında çalışan araştırmacılara hem de çağdaş dünyanın dönüşüm dinamiklerini anlamak isteyen geniş bir okur kitlesine hitap eden disiplinlerarası bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135274</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5454bf9d-fd6d-439f-8e08-fba4aaede3e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolcu</image:title>
            <image:caption>İblise Göre İncil’de söylüyordu Enis Batur: “Bir yazarın kitabını yazdığı görülmemiştir” diye. 
Yolcu’da sözün başında soruyor bu kez: “Bir yazarın Kitab’ı, Kitab’ını bölen, çoğaltan, böylece beyhûde bütünlenişini kollayan kitaplarını konu edinen bir kitap yazdığı, peki, görülmüş müdür?” 
Kitabın bütünü bu sorunun cevabı veya cevap girişimi... 
Metni üzerine metni içinde düşünen yazarın alıştırmaları. Şiiri, yazıyı, yazmayı, yazını, duruşu ve yer değiştirişi, yerini arayışı ve yitirişi konu edinen, yazma sürecinin ve gerek masa başında mürekkeple gerek enlem-boylam değiştirerek yolda olma halinin başından sonuna seyir defteri. 
Yolcu, yolcunun kendinden alıntıyla “Bir tür entelektüel otobiyografi denemesi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135275</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9e407e-4072-451f-aefd-45510846f28e.jpg</image:loc>
            <image:title>İstek</image:title>
            <image:caption>Kimse izlemezken, ışıklar kapalıyken ve anonim olduğunuzda neler istiyorsunuz? 

Seks hakkında konuştuğumuzda, kadınlık ve annelik hakkında, sadakatsizlik ve istismar, rıza ve saygı, adil olmak ve eşitlikçilik, aşk ve nefret, zevk ve acı hakkında konuşuyoruz. Ama o ya da bu sebeple –kimi karmaşık kimi pek de karmaşık olmayan sebepler bunlar– çoğumuz aslında seks hakkında konuşmuyoruz. En derin, en içten korkularımız ve fantezilerimiz içimizde kilitli kalıyor, ta ki biri anahtarla çıkagelene kadar. İşte o anahtar elinizdeki bu kitap! Gillian Anderson, dünyanın dört bir yanından yüzlerce kadının anonim mektuplarını bir araya getirerek bizlere sunuyor (üstelik aralarında kendi anonim mektubu da var). İstek, kadınların tamamen anonim olma özgürlüğüne sahip olduklarında seks hakkında nasıl hissettiklerini gözler önüne seriyor. 

“Kadın arzularının muhteşem çeşitliliğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren, merak uyandırıcı şeylerle dolu ilginç bir vitrin gibi; kadınların ifade özgürlüğünün ve bağımsızlığının çok fazla alanda tehdit altında olduğu bir zamanda, hayatlarımızın hâlâ daha sık sık utançla örtülen bir yanı hakkında konuşmamıza olanak sağlayan her platform alkışlanmalı.”   Observer 

“İnsani cinsel arzuların her biri en nihayetinde gizemli ve bilinmezdir, fakat kadınların arzularının yüzyıllar boyunca tehlikeli olarak algılandığına şüphe yok… Anderson bu arzuların dile gelmesini mümkün kılıyor.”   Financial Times 

“Çığır açan bir kitap… İstek’i daha da yenilikçi kılan, kuir kadınlardan, trans kadınlardan ve non-binarylerden mektuplarla da ortaya koyduğu kapsayıcılık.”  Gay Times 

+18 Yaş Okurlar İçindir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135276</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a59cdfb-329b-47be-9d20-0edf21ba5c4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kant Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Howard Caygill bu sözlük çalışmasında, Kant’ın kavram ve terminolojisini öğrencilere ve genel okura tanıtacak ve açıklık kazandıracak biçimde sunuyor. Yapıt, felsefi dilin tarihsel doğasını hareket noktası alarak Kant’ın birtakım kilit kavram ve terimleri nasıl yeniden tanımlamaya başladığını gösteriyor. Bununla birlikte Kant’ın geleneksel felsefeye getirdiği yorumun çağdaş felsefe tartışmaları üzerinde hâlâ ne denli derin bir etkisi olduğunu ortaya koyuyor. 

Caygill, Kant felsefesinin dağarcığını yeniden kurmasının yanı sıra Kant ve onun “eleştiri çağı”ndaki yerine ilişkin bağlamsal bir deneme de sunuyor. İçerdiği kapsamlı dipnotlar, eklerde yer alan filozoflar listesi, Kant’ın çalışmaları ve ikincil kaynaklara ilişkin bibliyografyalar ve geniş ölçekli kavram diziniyle bu sözlük okura değerli bir akademik başvuru kaynağı sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135277</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c5207c3-cfd2-4123-a00b-593388bba294.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Masalı</image:title>
            <image:caption>Eylül Masalı, Çin’in doğu kıyısında yer alan küçük bir köyün altmış yıla yayılan kaderini anlatan büyüleyici bir roman. Geceye aşık gençlerin gizli oyunları, köydeki sıradan hayatın içinde yaşanan tutkulu aşklar, kuşaklar arası çatışmalar, zamanın ve sistemin örselediği insanlar... Tüm bunlar, masalsı bir gerçekçilik içinde yeniden hayat buluyor. Tatlı patates tarlalarında terle yoğrulan anılarla, yıldızlı gökyüzü altında geçen uykusuz geceler birbirine karışıyor. Çin’in yaşayan en büyük yazarları arasında yer alan Zhang Wei’nin anlatımı, William Faulkner’ın Amerikan taşrasını andırırken Gabriel García Márquez’in büyülü gerçekçiliğinden de izler taşıyor.  Hayatların ortak bir yazgıyla buluştuğu bu roman bizi zamanın ritmine, hatırlamanın yüküne ve unutmanın sessizliğine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135278</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5269f998-0208-409b-adeb-d654fa0ffaf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Defterleri 3</image:title>
            <image:caption>Gençler için felsefe tarihi 3 



“Yılmaz Murat Bilican bu eserinde Ege karakterini artık modern filozoflarla diyaloğa sokuyor ve onlara kendi çağından sorular sormayı da ihmal etmiyor. Edebi bir stille kaleme alınan bu felsefe tarihi kitabında Bilican, modern felsefeyi ve modernliğin getirdiği yeni paradigmayı son derece akıcı, son derece yalın ve son derece yerinde sorularla her yaştan insana aktarıyor.” 

Prof. Dr. Hakan Çörekçioğlu 



Ege’nin Hollanda sokaklarında bisiklet üzerindeki gezintilerinin filozofların zihinlerindeki gezintilerle paralel ilerlediği bir anlatı… 

Modern felsefenin temelini atan filozoflar, Ege’nin merakı ve sorularıyla dile geliyor ve çağımızdan o güne olan bakışımızı berraklaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135279</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f55e3f-d434-4962-807e-850c73372fc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecikmiş Bir Konuşmanın Mahcubiyetiyle</image:title>
            <image:caption>Yıllar yılı ezgileriyle duygularımızı yönlendiren Erdal Güney, bizi bu sefer kelimelerden inşa ettiği büyükçe bir fotoğraf makinesiyle yakaladığı birbirinden farklı anlardaki çeşitli karakterlerin dünyalarına ortak ediyor.

Bir vapurda, kamyonette, köyde, kasabada, dört duvar bir evin içinde, koltuğun tepesinde, mutfakta, aynadaki akiste...

Güney’in öykülerindeki mekânlar, samimiyetini ve gerçekçiliğini hep diri tutan insanları ağırlıyor; gündelik hayata dair çeşitli duyguları, politik ve hümanist bir üslupla buluşturuyor ve bizleri gecikmiş bir konuşmanın mahcubiyetiyle ilk sayfasına buyur ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135280</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36db63fe-382c-401c-85c4-f40e73e69f8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Utançsız Ebeveynlik: Stressiz ve Yargısız Ebeveynlik Rehberi</image:title>
            <image:caption>Lindsay Powers, yılların deneyimini ve #UtançsızEbeveynlik hareketinden edindiği binlerce ebeveyn hikâyesini araştırmalarla bir araya getirerek ebeveynlikte “kusursuz” olma çabasının bir yanılsama olduğunu gösteriyor. 



“Ben iyi bir anne miyim?”, “Çocuğumu yeterince iyi yetiştiriyor muyum?”, “Çocuğumu mutlu edebiliyor muyum?”, 

“Çocuğumla yeterli ve verimli vakit geçirebiliyor muyum?”, “Çocuğumu sağlıklı besleyebiliyor muyum?”, “Çocuğumu 

kreşe göndermeli miyim?”, “Çocuğuma ekran açtığımda kötü bir ebeveyn mi oluyorum?”, “Nasıl olur da kendime zaman 

ayırmak isteyebilirim?” 

Bu ve benzeri soruların cevabını, her köşe başında bir “uzman”ın ya da sosyal medyada tavsiyeler veren sayısız “kusursuz 

ebeveyn”in söylediklerinde ya da paylaşımlarında bulmaya çalışırsanız, sadece yetersiz ve yorgun hissedersiniz. 



Bu kitap, anne sütü mü, mamayla besleme mi; uyku eğitimi mi kucakta uyutma mı; sıfır ekran mı yoksa teknolojiden 

destek almak mı gibi ebeveynleri bölen tartışmalara son derece sağduyulu ve esprili bir bakış açısıyla yaklaşırken çocuğu 

kreşe gönderme, disiplin sağlamak için yeri geldiğinde “hayır” diyebilme, beslenme alışkanlıklarını kazandırma ya da 

arada kaçamaklara izin verme, ara ara kendine zaman ayırma ve çocuktan sonra cinsel hayatın akışı gibi toplumun 

yargılayıcı bakışlarına maruz bırakılan ve utanmamıza sebep olan pek çok meseleyi de tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135281</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2d76a15-4f54-4dc9-8dfb-592345dd4182.jpg</image:loc>
            <image:title>Tenha</image:title>
            <image:caption>“Her insan, her an, her soluk sadece kendisiyken, zihinlerimize kazınmış imgelerden arınmak gerek. İşte o zaman anlamlı ve sahici yaşarız.” Bir tenhalık var bu öykülerde... Ama insanı üşüten, yalnızlaştıran bir tenhalık değil. Issızlığın ortasında durup bakılan dünya, bildiğimiz dünya değil. Söylenen her sözde söylenmeyen, görünen her yüzde görünmeyen saklı. Ruhlar sızılı bir geçmişi anlatıyorlar; yaşayanlar ve ölüler geçmişe ve geleceğe doğru genişleyen anlarda buluşuyorlar. Kalabalık ama tenha. Keşkelerle ve umutla; gri duvarlara galebe çalan çiçeklerle; genç bir ölünün mezarına bırakılan bir demet nergisle; 
şiirin anlamlandırdığı sevgiyle.
Tenha, Murakami’den Mişima’ya, Kenzaburo Oe’ye çevirileriyle tanıdığımız Ali Volkan Erdemir’in, üslubuyla Japon edebiyatına sıcak ve sevgi dolu bir selam gönderdiği öykü kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135282</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f693efd6-7914-44e6-830a-49e8f7c9cd1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri</image:title>
            <image:caption>“Elime alıyorum tokayı; ortadan bastırıldığında kapanıp açılan türden. Çıt çıt... Tokaya sıkışmış tüyü inceliyorum. Bir saç kılı bu; incecik, uzun. Hiç kuşkusuz benden sonra bir kız çocuğu kalmış bu odada. Kumral saçlı bir kız. Bu kızın kumaş ve lastik saç bağcıkları ve taçları varmış, çünkü ahşap kutudan çıkanlar bunlar. Böyle bir kızın varlığını dolaba asılı banyo havlusu da kanıtlıyor. Çocuk havlusunun yanında kocaman, beje çalan başka bir havlu sabahlık daha asılı.”
Gölün kıyısına vuran bir ceset. Kumun üzerinde unutulmuş bir bıçak. Kaan, uzun zamandır görmediği babasını son yolculuğuna uğurlamaya hazırlanırken, bu yasın içinde dile gelmeyen bir şeyler dolaşıyor. Bir öfke. Bir sızı. Bir utanç. Peri’nin çalınmış çocukluğundan geriye kalan utanç. Bu cenaze, yalnızca bir vedaya değil; geçmişin sessizlikle örtülmüş anlarına da çağırıyor onları. Peri de Kaan da, yıllar boyunca söylenmiş yalanları, anlamla yüklenmiş suskunlukları, bilerek kaçırılmış bakışları ve hiç sorulmamış soruları bir bir hatırlıyor. Herkesin bildiği ama kimsenin adını koymadığı aile sırlarını. Çocukluk geri alınabilir mi? Hatırlamak bir yarayı iyileştirir mi, yoksa onu daha görünür mü kılar? Kumlara saplı bir bıçak, geçmişin izlerini kesip atmaya yeter mi? Bu roman, bireysel bir yasın içinden geçerek, çocukluğun korunmamış alanlarını, sınıfsal ve cinsel sömürünün iç içe geçtiği o karanlık eşiği yokluyor. Menekşe Toprak, Peri’de zor bir meseleyi yüksek sesle değil, derinlikli ve edebi bir sezgiyle ele alıyor; okuru, suskunluğun en çok konuştuğu yere davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135283</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0bc4d9-57c1-4e18-8185-45c372ccc117.jpg</image:loc>
            <image:title>Tsundoku</image:title>
            <image:caption>“Bir kitabı sevmek için onu bitirmeniz gerekmez.Bazen yalnızca varlığı bile kalbinizi ısıtır.”

Kitaplarla çevrili bir ev… Bundan daha huzurlu ne olabilir ki? Belki de bu huzurun sırrı, raflarda usulca bekleyen bir kitabın size söylediği küçücük bir sözde saklıdır: “Hiç acelemiz yok!”
İşte tsundoku tam da bu hissi anlatır:Okunmamış kitapları bir yük gibi görmek yerine, onları sevmenin hafifliğini…“Hepsini okumadım” telaşından çok, “hepsini seviyorum” mutluluğunu…
Çünkü bazı kitaplar okunmak için değil, yanınızda durmak, sizi gülümsetmek, dünyanızı güzelleştirmek için vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135284</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71863bf-d69a-4979-b39c-b5c29a2f616a.jpg</image:loc>
            <image:title>Goosebumps 7 Goblinlerle Tatil</image:title>
            <image:caption>ORMANA GİTMEK İÇİN KÖTÜ BİR GÜN Mario, kış tatilini Vermont’ta, arkadaşları Todd ve Jewel’ın evinde geçirecekti. İlk kez kar göreceği ve onların sevgili ninesi ve dedesiyle tanışacağı için çok heyecanlıydı. Ama Mario’nun bilmediği bir şey vardı: Bu evde anlatılan hikâyelerin sıradan masallarla pek ilgisi yoktu. Goblinler, elfler ve troller yalnızca hikâyelerde miydi? Yoksa bahçede karların arasında koşturan gizemli, yeşil kürklü yaratıklar her şeyi açığa mı çıkaracaktı? Mario gerçeğin peşine düştüğünde çok geçmeden öğrenecekti. Bazen tehlikeli olan hikâyeler değil, onların ardındaki gerçektir…  “Fotoğraf makinemi hazırladım ve alçak bir ağaç dalına doğru şakımasını izledim. Hiçbir şey olmadı. Biraz daha cıvıldadı ve tohumun olduğu avucunu önünde tutarak bekledi.O bekledi. Ben bekledim. Biraz daha cıvıldadı. Benekli kanatları olan kahverengi bir kuş dala kondu. Cikcik&apos;e baktı. Cikcik cıvıldadı. Kuş başını yana eğdi. Sonra kanatlarını açıp aşağı uçtu. Cikcik’in açık avucuna nazikçe kondu ve tohumları gagalamaya başladı. Bir kare çektim. Sonra bir kare daha. Sonra durdum ve... Bakakaldım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135285</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a2e33f-02db-44df-bf20-83d2935ae34e.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa Dostunun Başucu Rehberi</image:title>
            <image:caption>Doğa Dostunun Başucu Rehberi, bir yıl boyunca seninle yürümek için hazırlandı. 52 hafta boyunca, her biri küçük ama etkisi büyük 52 adım atacak; doğaya daha dikkatli bakmayı, günlük alışkanlıklarını fark etmeyi ve değişimin gerçekten seninle başlayabildiğini keşfedeceksin. Bu kitap, “Ben ne yapabilirim ki?” diye düşünenler için cesaret veren, zaten denemeye başlamış olanlar içinse yeni fikirler sunan bir yol arkadaşı. Temiz bir çevre, sade bir yaşam ve doğaya yakın bir hayat düşündüğünden çok daha mümkün. Bu sayfalardaki adımlar, yaşanmış ve denenmiş bir yolun izlerini taşıyor. Yol uzun, patikalar çok, öğreneceklerin ise saymakla bitmez. Ama merak etme. Yolda olmak, varmaya çalışmaktan çok daha keyifli. Buraya kadar okuduysan, macera başlamış demektir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135286</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ca1ce4c-f073-44d7-833d-fa2c2ca2c349.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Perileri: Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>İlham perileri Lorza ve Perus’un en büyük dilekleri sonunda gerçek oluyor!  Periler Ülkesi’nin meraklı ve çalışkan kahramanları, Mimar Sinan’a ilham kaynağı olmak için masalsı bir maceraya kanat çırpıyor.  Üstelik yalnız değiller! Serçeler, sakalar, güvercinler, kumrular, leylekler, saksağanlar, yalıçapkınları, sığırcıklar, arı kuşları ve hatta küçük orman kartalları onlara eşlik ediyor. Hepsi de aynı sorunun peşinde: Kuşkonmaz Camisi’ne neden konamıyorlar? Bu haksızlığa artık bir son vermek gerek!  İlham perileri, İstanbul’dan Edirne’ye uzanan bu yolculukta, hâlâ dimdik ayakta duran eşsiz eserleri tanıma fırsatı buluyor. Süleymaniye Camisi’nden Mağlova Su Kemeri’ne, Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü’nden Rüstem Paşa Kervansarayı’na ve Selimiye Camisi’ne kadar uzanan bir keşif başlıyor.  Ama asıl soru şu: Hayal gücü ve yetenekleriyle taşlara hayat veren Koca Sinan’a nasıl ilham verebilirler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135288</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e8bf65-f02e-4d67-8fc4-b3cdd72bf483.jpg</image:loc>
            <image:title>Squishmallows Sevimli Çıkartmalar</image:title>
            <image:caption>Squishmallows Sevimli Çıkartmalar İle Dolu Dolu Eğlence Başlasın!
Sevgini paylaş…
Süper sevimli kartlar, selfie aksesuarları, figürler ve daha fazlasını yap!
Tatlı çıkartmalar, şirin çıkarılabilir kendin yap kartları ve harika etkinliklerle dolu bu sıcacık kitap, Squishmallow ekibinle buluşman için ihtiyacın olan her şeyi sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135289</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a87fc0-fb5f-4c42-9094-8eb83b76861b.jpg</image:loc>
            <image:title>Squishmallows Pofuduk Çıkartmalar</image:title>
            <image:caption>Squıshmallows Pofuduk Çıkartmalar İle Dolu Dolu Eğlence Başlasın!
Haydi Sen De Ekibe Katıl!
Süper Tatlı Oyunlar ve Kendin Yap Etkinlikleriyle Eğlenceye Doy!
100’den fazla pofuduk çıkartma, bas çıkar – kendin yap etkinlikleri ve süper sevimli oyunlarla dolu bu kitapta, Squishmallows ekibine katılman için ihtiyacın olan her şey var! Tatlı Squishmallows ekibiyle harika süsler, selfie aksesuarları, fotoğraf çerçeveleri tasarla, sonra da süper sevimli etkinliklerle eğlenceyi kucakla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135290</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e5e4e5c-6589-427a-989d-ad8db9b313f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaos Çağında Yeni İnsanın İnşası</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, bugünün karmaşasını anlamak için tarihe geri dönmeyi öneren bir deneme değil; tam tersine, bugünden düne bakarak düşünmeye zorlayan, okuru rahatlatmak yerine rahatsız eden, kesin cevaplar sunmak yerine zor sorular sorduran bir metin.
Yazar, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e, Jöntürklerden günümüz aydınına uzanan geniş bir hatta, Türkiye’de aydınlanma, iktidar, ideoloji ve sınıf mücadelesi üzerine yerleşik kabulleri yerinden sorguluyor. Kronolojiye yaslanmadan, güncel olaylar üzerinden tarihle bağ kuruyor; sezgi, teori ve deneyimi yan yana getirerek yeni insanın neden ve nasıl ortaya çıkamadığını tartışıyor. Yeni insanı inşa etmek için öneriler sunuyor.
Bu kitapta tarih, güvenli bir arşiv değil; bugünü açıklamak için yeniden kurulan bir mücadele alanıdır.
Postmodernizmin, sivil toplumculuğun ve neoliberalizmin nasıl cahilleştirme ve eşitsizlik yarattığını ve yeni ortaçağı nasıl inşa ettiğini açıklamaya çalışıyor.
Bu dönemin, aydınları nasıl yalnızlaştırdığını, nasıl bir korku iklimiyle köşelerine çekilmelerine neden olduğunu, yeni aydının neden ortaya çıkmadığını, yeni kadroların neden oluşmadığını, yeni insanı inşa etme koşullarını korkusuzca tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135291</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a6b6b5a-aff5-4bab-b55b-8b9944b8751a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kedim Oyunlarım ve Ben 7</image:title>
            <image:caption>İKİ KEDİYLE GÜNLER HEYECANLI,
POFUDUK VE ÇOK GİZEMLİ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135292</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f52c7760-7e14-473f-9aba-5f6dd073ccd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikaru’nun Veda Ettiği Yaz 5</image:title>
            <image:caption>Küçük bir köyde yaşayan Yoshiki ve Hikaru birlikte büyümüş, yaşıt iki arkadaştır... Yoshiki, Hikaru’nun yerini alan varlıkla anlaşmaya başlar. Ancak değişim sadece Hikaru’da değil, tüm köyde gözlenmektedir. Yoshiki, içine düştükleri durumu anlamak için derin bir araştırmaya girer. Köy halkı ise tecrübeli kişilerin yardımına başvurur. Hikaru’nun gerçek kimliği, yaşadıkları köyün karanlık geçmişi, İndou ailesinin günahı ve Yüce Nounuki efsanesi… Parçalar birleştikçe Hikaru’yu ele geçiren “şey“ hakkında bir fikir oluşur. Ancak Hikaru ile Yoshiki kaçınılmaz bir karar vermenin eşiğindedir… Kitabın sonunda “bir arada yaşamak”la ilgili özel bir kısa hikâye de yer alıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135293</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d2c42331-d886-462a-adf8-bfc159dea7c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreatif Aktivitelere Katılımın Futbol Hakemleri Üzerinde Örgütsel Bağlılıkları Ve Yaşam Doyumlarına Etkisi: Eskişehir İli Örneği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.      GİRİŞ 
 
2.      KURAMSAL ÇERÇEVE 
 
3.      YÖNTEM 
 
4.      BULGULAR 
 
5.      TARTIŞMA VE SONUÇ 
 
6.      ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135294</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce03daf1-b9a7-483a-8359-508c32700d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhasebe Denetimi Yönüyle Transfer Fiyatlandırması Ve Vergi İncelemesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
 
1.      BÖLÜM TRANSFER FİYATLANDIRMASININ KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ 
 
2.      BÖLÜM TRANSFER FİYATLANDIRMASINA İLİŞKİN ULUSLARARASI DÜZENLEMELER VE GELİŞMELER 
 
3.      BÖLÜM TÜRK MEVZUATINDA İLİŞKİLİ KİŞİ KAVRAMLARI 
 
4.      BÖLÜM TÜRK VERGİ SİSTEMİNDE TRANSFER FİYATLANDIRMASI İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER 
 
5.      BÖLÜM VERGİ İNCELEMELERİNDE TRANSFER FİYATLANDIRMASI YAKLAŞIMLARI VE YARGI KARARLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135295</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba3f7013-9796-4394-8655-44b145183a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik Lojistik Koridorlar Bağlamında Türkiye</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.      KAVRAMSAL ÇERÇEVE 
 
2.      ULUSLARARASI TİCARET VE KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRLERİ 
 
3.      ULUSLARARASI LOJİSTİK KORİDORLARI 
 
4.      ORTA LOJİSTİK KORİDOR 
 
5.      KUZEY LOJİSTİK KORİDOR 
 
6.      DENİZ İPEK YOLU 
 
7.      ZENGEZUR KORİDORU 
 
8.      TÜRKİYE’NİN KÜRESEL LOJİSTİK ÜS OLMA POTANSİYELİ 
 
9.      SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135296</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93575193-05a1-41e5-97e5-81ece15fd53c.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Dijital Oyun Bağımlılıklarının Ve Problem Çözme Beceri Düzeyleri Arasındaki İlişki</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
1.      GİRİŞ 
2.      GENEL BİLGİLER 
3.      GEREÇ VE YÖNTEM 
4.      BULGULAR 
5.      TARTIŞMA VE SONUÇ 
6.      ÖNERİLER 
7.      KAYNAKLAR 
8.      EKLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135297</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fa628b6-8014-4b4c-8494-55389d530244.jpg</image:loc>
            <image:title>Critical Works On Education In The Age Of Multidimensional Crisis</image:title>
            <image:caption>“The papers collected in this volume testify to the breadth and depth of contemporary work in critical education. They address themes such as the commodification of education, the silencing of teachers, the ideological functions of new curricula, child poverty, the educational consequences of war and migration, the possibilities of eco-pedagogy within critical studies, critical art and art pedagogy, decolonial pedagogy, and the right to otherness. They also speak to the continuity of emancipatory traditions such as Freirean pedagogy and community organizing. Some contributions examine how authoritarian projects normalize inequality, while others show how new technologies, presenting themselves as neutral innovations, reproduce global divisions of labor. Yet other studies demonstrate how critical educators create counter-hegemonic spaces through cooperative schools, refugee classrooms, and social movements. Taken together, these works remind us that critical education cannot be reduced to a mere politics of exposure; it is also a practice of constructing alternative forms of community and collective intelligence.&quot; 
 
M. İkbal Yetişir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135298</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60c5ef1-4d24-4018-b7f7-881f997e73b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytanın Ta Kendisi 5 – (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yedi şüpheli. İki cinayet. Ve bu ölümcül oyunu oynamaya devam eden bir katil. Ellingham Akademisi’nde son sınıf, Stevie Bell için hiç iyi gitmiyordu. Erkek arkadaşı David Londra’ya üniversite için gitmişti. Arkadaşlarıysa üniversite kayıtlarına kafayı takmış durumdalardı. Yüzyılın çözülemeyen davasını çözdükten sonra Stevie, kendini kaybolmuş hissediyordu. Beynini didikleyip duran sorunlardan başka hiçbir şey düşünemiyordu. Bu sorunlar: üniversite, aşk ve genel olarak hayatıydı. Rahatlama, David’in Stevie ve arkadaşlarını yurt dışı değişim programına katılmaya davet etmesiyle geldi. Aynı zamanda David’in yeni arkadaşı Izzy, Stevie’yi gizemini hâlâ koruyan çifte cinayet davasıyla tanıştırdı. 1995 yılında Cambridge Üniversitesi’nden dokuz arkadaş bir köy evine gittiler ve sarhoş saklambaç oyunu oynadılar. Ertesi gün dokuz arkadaştan ikisi baltayla öldürülmüş bir şekilde odunlukta bulundu. Bu olay yanlış giden bir hırsızlık olarak varsayıldı ancak yedi kişiden biri açıklayamadığı bir şey gördü. Bu olay hırsızlık değildi. Birileri odunlukta neler olduğuyla ilgili yalan söylüyordu. Stevie Bell’in başrolde olduğu serinin beşinci kitabı, çoksatan yazar Maureen Johnson’ın yine heyecan verici bir gizem romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135299</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0609c09-8b90-471c-ac13-15db349b316d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Adımda Farkın Olsun</image:title>
            <image:caption>Her Lider Bir Yolculuğa Çıkar... Yöneticilik, unvanlarla değil; tutumla, kararlılıkla ve öğrenme isteğiyle şekillenir. Yeni bir yönetici olarak adım attığınız bu yolda, karşılaşacağınız ilk gerçek, liderliğin bir yetki meselesinden çok bir etki meselesi olduğudur. Ve bu etki, bilgiyle, farkındalıkla ve insanlara dokunabilme becerisiyle gelişir. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap, sizi karmaşık teorilerle boğmadan; sade, uygulanabilir ve yol gösterici 33 maddeyle donatıyor. Her biri, sahada sınanmış, gerçek deneyimlerden süzülmüş ve içselleştirildiğinde sizi güçlü bir lider haline getirecek yapı taşlarıdır. Bu rehberde; bir ekip nasıl tanınır, hedefler nasıl belirlenir, kriz anında nasıl sakin kalınır, başarılar nasıl kutlanır ve hatalardan nasıl öğrenilir gibi sorulara hem samimi hem stratejik yanıtlar bulacaksınız. Çünkü etkili bir liderlik, sadece iş sonuçlarıyla değil; insan ilişkileriyle, güven inşasıyla ve vizyonla büyür. Siz de bu kitap sayesinde, yalnızca yöneten biri olmanın ötesine geçecek; ilham veren, gelişimi teşvik eden ve insanların potansiyelini açığa çıkaran bir lider olma yolunda sağlam adımlar atacaksınız. Unutmayın: İyi bir lider olmak öğrenilir. Ve her öğrenme süreci bir kıvılcımla başlar. Bu kitap, o kıvılcımı yakmak için burada. Yeni sorumluluklara ve yükselişe hazır mısınız? Cevabınız evetse, bu kitap sizinle birlikte yürümeye hazır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135300</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62095c18-54b8-48ab-9312-73df2e191836.jpg</image:loc>
            <image:title>Mercan</image:title>
            <image:caption>Zamanda kaybolmak istiyorum anne, bırak ellerimi... Anlattığın masallara benzemiyor kapımın önündeki hayat. Hıçkırığını boğazında düğümleyen çocuklar var. Acısını birbirinden saklayan evler var... Herkesin, bir diğerinin yaşama bağlılığını zedelememek için, içine attıkları var. Çocukların, büyüklerini hoş görmeyi öğrendiği çağlar çok erken başlamış. Böyle evler var işte, böyle aileler..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135301</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cde9fa4-fb56-4e83-899a-bc4b3d02e7f9.jpg</image:loc>
            <image:title>1868 Sofya ve Cihangir’in Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bütün İstanbullar kurmacadır. Ve bazen en gerçek İstanbul’u, bir kedi anlatır.   1868… İstanbul’un camiler, tekkeler, gizli geçitler, kütüphaneler ve karanlık sokaklarla örülü günleri. İşte bu kentin sırlarını, bir kedi çözmeye başlar.   Cihangir, ailesinden gelen gölgeli mirasın, kayıp kardeşi Korkut’un ve babasının sustuğu geçmişin izlerini sürerken kendini hiç tahmin etmediği bir dünyanın içinde bulur. Hacı Selim Ağa Kütüphanesi’nin duvarlarında saklı fısıltılar, Üsküdar sokaklarına dağılmış kediler arasında örgütlü gizemli bir yapı ve tarihte ilk kez oluşturulmaya çalışılan kedi alfabesi…    Tüm bu tehlikelerin arasında bir sabah Harem&apos;de karşılaştı¬ğı o bakış ise her şeyi bozup yeniden kurar: Sofya. Kız Kule¬si&apos; ne bakan bir duvarın üzerindeki sessiz güzellik.   1868 Sofya ve Cihangir’in Kitabı; aşkı, gizemi, İstanbul’un tarihle yoğrulmuş ruhunu ve bir kedinin dünyayı değiştirme ihtimalini bir araya getiren masalsı bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135302</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f54a64d-8a72-404d-b456-ba3da0034035.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeklikten Ergenliğe Dijital Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Cihan Çelik ve Abdullah Manap, Bebeklikten Ergenliğe Dijital Ebeveynlik’te, dijital teknolojilerin gebe olduğu risklerin ve fırsatların farkında olan, çocuklarını dijital dünyada kontrol edebilen ve olumlu rol model olabilen ebeveynlik tarzını ele aldılar. İçinde bulunduğumuz çağ, anne-babalara yeni sorumluluklar yükledi. 21. yüzyıl anne-babalarının dijital ebeveynlik sorumluluklarının farkında olması, hem çocuklarının ve kendilerinin yaşam kalitesini arttırmak, hem de sağlıklı aile ilişkileri kurmak açısından artık bir zorunluluk haline geldi. Yazarlar, dijital ebeveynliği sadece çocuğun ekran kullanımı açısından değil, gelişimsel ihtiyaçlarını da gözeten bir yaklaşımla ele alıyorlar. Farklı yaş dönemlerinde ortaya çıkan ihtiyaçları ve bunların dijital araçlarla etkileşimini masaya yatırıyor; uygulama önerileri ve senaryolarla birlikte anne-babalara güzel bir pratik yapma olanağı sağlıyorlar.    Dijital ebeveynlik; yasaklarla değil, yakınlık, iletişim ve farkındalıkla gelişir. Çocuğunuz büyüdükçe ihtiyaçları değişecek, ekranlarla ilişkisi de sizin rehberliğinizle dönüşmeye devam edecektir. Teknolojik gelişmeleri çocuğunuz kadar iyi takip edemiyor veya onun kadar hızlı öğrenemiyor olabilirsiniz. Yine de ümitsizliğe kapılmadan bu dönüşümün komuta merkezinde olduğunuzun farkında olmalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135303</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a3c87b1-aed8-472f-9fef-b476128f85a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ali</image:title>
            <image:caption>Savaşın, sadakatin ve dönüşümün romanı. Roma&apos;nın kirli hesaplarıyla köle olarak Medine&apos;ye sürülen iki Kuzeyli savaşçı, kendilerini yeni bir dünyanın içerisinde bulurlar. Kılıç ve kanla yoğrulmuş hayatlarının ortasında, karşılarına Hz. Ali çıkar: Merhametiyle şaşırtan, adaletiyle sarsan, sadakatiyle insanın ruhunu değiştiren bir lider.  Hendry&apos;nin içindeki öfke ve yalnızlık, Hz. Peygamber&apos;in İlmin Kapısı dediği Hz. Ali&apos;nin adaletiyle sınanırken; Arvid&apos;in hayatta kalma içgüdüsü, İslam&apos;ın ilk yıllarındaki siyasal fırtınaların ortasında yeni anlamlar kazanır. İki Kuzeyli, suikastlardan iç savaşın karanlığına, ihtişamlı meydan düellolarından Roma sarayına uzanan geniş bir dünyanın tanıkları olur. Fakat asıl savaş, her birinin kendi ruhunda sürmektedir. Hz. Ali tarihin en çalkantılı dönemlerinden birini farklı bir penceren anlatan; bir kahramanın değil, bir adalet fikrinin izini süren; fitnenin gölgesinde insan kalabilmenin ne anlama geldiğini sorgulayan büyük bir roman. Eserleri on dile çevrilen, Türkiye&apos;nin en çok okunan tarihî romanlaırnın yazarı, &quot;Günümüzün Peyami Safa&apos;sı&quot; olarak anılan Okay Tiryakioğlu&apos;nun kaleminden İslam tarihinin en önemli büyüklerinden Hz. Ali&apos;nin nefes kesen hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135304</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95ae57b-67ca-4332-baeb-a600e8fd96ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Kim Çaldı</image:title>
            <image:caption>Güneşi Kim Üzdü? Bir yaz sabahı çocuklar güneşe biraz fazla şikâyet etti… Ertesi gün ne sıcaklık kaldı, ne ışık. Mısırlar büyümemişti, domatesler solmuştu, gölgeler bile kaybolmuştu.
Meğer güneş onlara küsmüştü! Ahmet, Zeynep, Ali ve minik köpekleri Fıstık, güneşi bulmak için sihirli bir yolculuğa çıkarlar. Yolda hüzünlü ayçiçekleri, kendini çok önemli sanan bir gölge, pusula taşıyan bir güvercin ve yıldızlardan yapılmış bir merdivenle karşılaşırlar. Ama güneşi geri getirmek kolay değildir.
Çünkü bazen en parlak ışık, ancak içten gelen bir teşekkürle geri döner… Bu sıcacık hikâye; güneşin, doğanın ve minnettarlığın ne kadar kıymetli olduğunu çocukların gözünden anlatıyor. Ve bize hatırlatıyor: “Bazen teşekkür etmek, bir gün yeniden doğmasını sağlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135305</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04703ff0-8180-4bc5-a6a6-de4c8ba25312.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Çömlekçilik Tarihi-1</image:title>
            <image:caption>Samuel Birch’in &quot;History of Ancient Pottery&quot; (Antik Çömlekçilik Tarihi) adlı eseri, arkeoloji ve sanat tarihi disiplinleri için sadece bir kitap değil, seramik çalışmalarını bilimsel bir zemine oturtan kurucu bir metindir. İlk kez 1858 yılında yayımlanan bu çalışma, o döneme kadar &quot;antika merakı&quot; düzeyinde kalan çömlekçilik incelemelerini, sistematik bir sınıflandırma ve tarihsel analizle akademik bir seviyeye taşımıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135306</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac3faa0-29f0-4caf-a13c-2f35d3b6f177.jpg</image:loc>
            <image:title>Köprüden Önceki Son Kitap</image:title>
            <image:caption>Köprüden Önceki Son Kitap, şirketlerinin geleceği için bir şeyler yapmak zorunda olduğunu düşünen iş insanları için yazıldı. “Çok fazla bilgi” çağında bir süzgeç olma iddiasında. Bugünün telaşı ile önümüzdeki 10 yılın rekabet gündemleri arasında sağlam, uygulanabilir bir geçiş köprüsü kurulmasına katkı sağlama amacında. Yazar; kamu ve özel sektörde onlarca stratejik planın, yüzlerce yönetim kurulu toplantısının ve iş insanlarıyla yaptığı mülakatların içinden geçerek, önümüzdeki 10 yılda, Türk şirketleri için rekabet avantajını belirleyecek 10 ana alanı berrak bir çerçeveye oturtuyor. İş gücünün dönüşümünden dijital dönüşüme; yapay zekâdan değişen tüketici davranışlarına kadar uzanan geniş bir alan, akademik bir ciddiyetle ama iş dünyasının diliyle ele alınıyor. Her bölümde yalnızca kavramlar anlatılmıyor; Türkiye’den ve dünyadan şirket vaka örnekleri, iş sahipleri ve üst düzey yöneticilerle yapılmış mülakatlardan damıtılmış içgörüler, yönetim kurullarında tartışmaya açılabilecek somut soru setleri ve “Yarın sabah neyi önce konuşalım, üç yıl içinde neyi mutlaka hayata geçirelim?” sorusuna cevap veren uygulama önerileri yan yana sunuluyor. Bu kitap; işletme sahipleri, genel müdürler, ticaretin mutfağında karar veren herkes ve işletme alanında kendine kariyer çizmeye çalışan genç insanlar için yazıldı. “Çokluk çağının bilgi kalabalığını” filtreleyip, “önümüzdeki 10 yılın ajandası”nı çıkarmak isteyenlere yönelik bir düşünme ve çalışma defteri olarak tasarlandı. Okurken satırların altını çizmeniz, kenarlara notlar düşmeniz, soruları cevaplamanız ve özünüzle yüzleşmeniz için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135307</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5ca2e2-bb91-41a6-a8b9-21ccc99ccc98.jpg</image:loc>
            <image:title>Miras Toprak</image:title>
            <image:caption>Annesinin ölümünün ardından Nevabacka’ya dönen bir kadın için bu yolculuk, yalnızca bir evi değil, dört yüz yıla yayılan bir aile mirasını devralmak anlamına gelir. Duvarlara sinmiş düzen, bekleyen talimatlar ve köylülerin bakışlarında hâlâ yaşayan bir soyadı, onu toprağın hafızasıyla yüz yüze getirir. Orman, bataklık ve çiftlik dört yüz yıllık bir ailenin kültürel mirasını saklamaktadır.
Büyülü gerçekçiliğin incelikli diliyle örülen hikâyede doğaüstü olan, gündelik hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüşür; her neslin bıraktığı iz bir sonrakinin yolunu belirler. Toprak hem koruyan hem talep eden bir tanık gibidir.
Yirmi üç ülkenin okuruyla buluşan Miras Toprak, insanla doğa arasındaki kadim bağı, aile olmanın ağırlığını ve devralınan hayatların sessiz yükünü anlatan büyüleyici bir roman.
 
“Zaman ve mekâna güçlü bir şekilde kök salmış, ancak insan kaderlerini tasvir ederkenki derinliği ve duygusuyla bugüne taşınan bir hikâye. Büyüleyici, müthiş dokunaklı bir okuma deneyimi.”
— Johanna Törn-Mangs, İsveç YLE Edebiyat Ödülü Direktörü.
 
Finlandiyalı yazar Maria Turtschaninoff’un müthiş romanı Miras Toprak, dört yüzyıl önce Bothnia Körfezi kıyısında bir asker tarafından inşa edilen bir kulübenin, burada yüzyıllar boyunca yaşayan nesillerin ve erkekler bataklıklarda yaşayan varlıklara verdikleri söze sadık kalmadığında uyanan bir lanetin hikâyesini anlatıyor. Okuru içine çeken bir okuma deneyimi garanti.
— Isabelle Falconnier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135308</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a625666-1928-4338-9978-c8bd169b2003.jpg</image:loc>
            <image:title>Kudüs Haçlı Krallığı</image:title>
            <image:caption>Haçlı Seferleri “milyonlarca başıboş bağnazın Müslümanları katletmek için Doğu’ya talana gelmesi”nden ibaret miydi? Seferler sonrasında kurulan Kudüs Haçlı Krallığı gerçekten yalnızca kılıçların konuştuğu bir savaş alanı mıydı? Yoksa Doğu ile Batı’nın iç içe geçtiği, ticaretin, inancın ve siyasetin aynı anda yürüdüğü karmaşık bir dünya mı? Dönemin kudretli Müslüman devletleri Haçlı tehdidini neden bertaraf edemediler? Nasıl oldu da kutsal Kudüs şehri taraflar arasında pazarlıklara konu edildi?
Dr. Süleyman Genç, sürekli savaş haline rağmen ayakta kalmayı başaran Kudüs Haçlı Krallığı’nın, yani Ortadoğu’nun ilk koloni devletinin anatomisini çıkarıyor.  Krallığın sadece siyasi faaliyetlerini ve bölgedeki Müslüman devletlerle mücadelesini anlatmıyor; aynı zamanda İslam coğrafyasına uyum sağlamaya çalışan Batılı feodal devlet yönetimini, Doğu Akdeniz’deki ticari ağlara dâhil olma çabasını, liman şehirleri üzerinden Avrupa ile Levant arasındaki mal ve bilgi akışını da hikâyeye dâhil ediyor. Papalık, Batılı krallar, askerî tarikatlar, Müslüman devletler ve yerel unsurlar arasında kurulan kırılgan dengeler üzerinden dönemin hukukunu, kurumlarını ve ekonomisini de ele alıyor.
Savaşın mütarekeyle, hırsın sabırla, dünyevi tutkuların uhrevi gayelerle iç içe geçtiği bir Ortadoğu tarihi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135309</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a9f215f-f361-4655-b15f-82d5bcc2f9bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Tarihi-1 / Yeniçeri Ocağı&apos;nın Kaldırılışından II. Mahmud&apos;un Ölümüne Kadar (1826-1839)</image:title>
            <image:caption>Georg Friedrich Wilhelm Rosen (1820-1891), diplomat olmakla beraber, aslında üst derecelerde bir Şark uzmanıdır. Şark bilimleri ve dilleri sahasında önemli isimleri barındıran ailesinin sevkiyle, kendisi de bu sahaya yönelmiştir. 1844 senesinde İstanbulʼda Prusya elçiliği tercümanı olarak bulunmuş, 1852-1867 arası Kudüsʼte Prusya Konsolosluğu vazifesini ifa etmiştir.  Telif ettiği çeşitli eserler hakkında elinizdeki kitapta gerekli bilgi verilmektedir. En önemli eseri olan Türkiye Tarihiʼni de Kudüsʼte bulunduğu sırada yazmıştır. 1867 ve 1875 yılları arasında Belgradʼdaki Kuzey Alman Konfederasyonuʼnun (1871ʼden sonra Alman İmparatorluğu) başkonsolosluğunu yapmış ve 1875ʼte doğduğu Detmoldʼa geri dönmüştür. Rosen’in kaleme aldığı, Osmanlı Tarihi, Türkiye Tarihi ismi altında 2 cilt olarak yayımlanmıştır. Özellikle II. Mahmud dönemiyle alakalı yaptığı orijinal çalışmalarla bildiğimiz Prof. Dr. Kemal Beydilli’nin tercüme ettiği eserin birinci cildi olan bu çalışma, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılışından Sultan II. Mahmud’un vefatına kadar dönemi ele almaktadır. 1866 ve 1867 yıllarında basılan Türkiye Tarihi, özellikle bir diplomat elinden çıkan bir diplomasi tarihi olması sebebiyle ayrı bir önem taşır. Bu anlamda eser, diplomatik mahfillerde dolaşan bilgiler ışığında ve kullandığı sair önemli kaynaklar ve belgeler müvacehesinde kaleme alınmış çok önemli bir kaynaktır. Eser Sultan Mahmudʼun vefatı ve oğlu Abdülmecidʼin cülusuyla sona erer (1839). Rosenʼin değerlendirmesini okuyalım: Sultan Mahmud ömrünü, bütün bu gelişmelerin olumsuzlukları içinde başarısının herhangi bir meyvesini tadamadan geçirdi. Ama bütün bunlara rağmen, eseri yaşamaktadır ve Türk Devleti ayakta kaldığı müddetçe de yaşayacaktır... Sultan Mahmud, ölümünün üzerinden çeyrek yüzyıl geçmiş olmasına rağmen, Büyük Friedrich [ö. 1786] ve Kayzer Joseph [ö. 1790] gibi, hakkındaki bitmez tükenmez anlatılarla halkın dilinde yaşamaya devam eder; oysa oğlu ve halefi Abdülmecid, vefatı [1861] üzerinden henüz daha beş sene geçmeden, bir üflemeyle sönen mumun zulmeti içinde hakettiği nisyânın karanlığına gömülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135310</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bc3bae6-54d8-4f42-8c30-da104a61c075.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi</image:title>
            <image:caption>On yedinci yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı devlet sistemindeki aksaklıkların artık daha net görülmeye başlandığı bilinmektedir. Özellikle siyasi ve askerî alanda yaşanan olumsuzluklar Osmanlı devlet adamları ve düşünürlerini oldukça endişelendirmiş ve çözüm arayışlarına itmiştir. Daha çok tarihçiliği ile bilinen bir Osmanlı müellifi, devlet adamı ve sanatçısı olan Solakzâde Mehmed Hemdemî, devletin içerisinde bulunduğu durumu değerlendirdiği ve çözüm önerileri sunduğu bir siyasetname kaleme almıştır. Eserine herhangi bir isim koymayan Solakzâde, bu metni kaleme alırken 1645’te Girit seferi ile başlayan Osmanlı-Venedik savaşının beklenmedik derecede başarısız gidişatının etkisindedir.  Güncel siyasi krizin sebebi olarak gördüğü kesimleri ve politikaları eleştirir. Özellikle Girit savaşının kötü seyrinin yönetimdeki yanlışların bir neticesi olduğunu belirtir. Ancak eserin büyük bir bölümü güncel siyasetin ötesinde, iyi yönetimin evrensel ilkeleri denilebilecek hususlara ayrılmıştır. Kâtip Çelebi gibi İbn Halduncu bir yaklaşım takip eden Solakzâde’nin devletin kökeni, önemi, değeri ve toplumsal yapı ile ilişkisi konusuna çok önem verdiği görülmektedir. “Emanetlerin ehline verilmesi” konusunu vurgulayan ve oldukça sert eleştiriler kaleme alan Solakzâde’nin devlet adamlarını ve ulemayı gerek ahlaki gerekse de ilmi açıdan ciddi şekilde tenkit etmesi dikkat çeker. Mehmet Şakir Yılmaz’ın yayına hazırladığı ve Timaş Akademi tarafından Muhalif Bir Tarihçinin Siyasetnamesi başlığıyla literatüre kazandırılan bu eser, Osmanlı siyasi düşünce tarihinde önemli bir yer tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135311</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2276acac-1e00-4025-8a21-7316e813373a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikatin İç Seması</image:title>
            <image:caption>Varlığın sonsuz ufkunda bazen öyle bir söz yükselir ki, onu işitmek için kulaktan çok kalp sahibi olmak gerekir. Bazı metinler satırlara sığmaz; insan onları okurken kendisini bir nehir kıyısında bulur. Kelimeler suya, su da hikmete dönüşür. İsmail Hakkı Bursevî’nin Üç Şehir Bir Hakikat Mekke-Şam-İstanbul eseri de işte böyle bir nehirdir. Bir sûfînin kalbine doğan ilahî esintilerin kelimelere bürünmüş hâli...
İsmail Hakkı Bursevî, velâyetin zât nurlarına daha yakın olduğunu; nübüvvetin ise halka yönelik yüzüyle âlemi düzene soktuğunu belirtir. Eserde, Şam, İstanbul ve Mekke gibi şehirlerin manevî haritası, Hatmü’l-Evliyâ anlayışıyla birleşerek tarih, coğrafya ve metafiziği aynı çerçevede toplar.
Bursevî, Vâridât türünde yazdığı bu metinde, ilham ile ilmi, sezgi ile düşünceyi, bâtınî tecelli ile zâhirî delili birleştirerek benzersiz bir bütün inşa eder. Bu metin ne sadece bir tefsir ne yalnızca bir tasavvuf risalesi ne de sıradan bir günlüktür. O, müellifin kalbine doğan ilahî işaretlerin, kâinatı kuşatan esmâ düzeninin ve insan ruhunda açılan nurların bir kaydıdır.
İsmail Hakkı Bursevî’ye ait Hakikatin İç Seması, Fakirullah Yıldız, Ömer Çınar ve Taibe Kıvanç’ın titiz çalışmasıyla yayına hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135312</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e959035a-d421-45e0-927d-911eddc30473.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Roman Kulübü</image:title>
            <image:caption>Çizgi romanlar hakkında bir çizgi roman okumaya ne dersiniz? Dokuzuncu sanatın tescilli ustalarından Raina Telgemeier ile Scott McCloud’ı bir araya getiren Çizgi Roman Kulübü, genç okurlara çizgi roman tozu yutturacak sihirli bir keşif yolculuğu vadediyor. Temel kavramlardan çizim tekniklerine, hikâye anlatıcılığından bireysel yayıncılığa uzanan kitap, anlaşılır bir dil ve basit yönergeler eşliğinde çizgi roman yaratmanın yol haritasını çiziyor. Çizgilerle hikâye anlatmaya meraklı ama nereden başlayacağına karar veremeyenler için ilham verici fikirlerle dolup taşan bu eğlenceli serüven, herkesi kendi tek kopyalık mini çizgi romanını hazırlamaya davet ediyor. Hikâye avcısı Makayla, çizgileriyle mizahını konuşturan Howard, eskiz defterleriyle göz kamaştıran Lynda ve yeni şeyler denemekten büyük keyif alan Art. Hepsinin ortak yanı çizgi romana bayılmaları. Öte yandan, kimisi fikir üretmekte, kimisi ise hikâyelerini çizimle buluşturmakta zorlanıyor. Neyse ki artık okullarında bir Çizgi Roman Kulübü var! Evet, bu kitabı okumaya karar vererek siz de bu kulübün bir üyesi oldunuz; tebrikler! Unutmayın, çizgi roman denen şey özünde çok basit bir fikre dayanıyor. Önce bir resim... ardından bir tane daha... Ve en sonunda, eğer gerekliyse yazı. Her şey çizgilerden ve renklerden ibaret. Geri kalanlar, okurun hayal gücünün ürünü. Kullanmanız gereken tek bir araç ya da tek bir tarz bulunmuyor. Başarmak için tek bir doğru yok. Hata yapmak öğrenmenin en iyi yoludur. İlham beklenmedik yerlerden çıkabilir... O hâlde daha ne duruyorsunuz? Biz şu an bir çizgi romanın içindeyiz, her yerde paneller var: Şimdi çizimlerinizi yarıştırma vakti!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135313</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bee19d1f-f3e9-44ee-8dc5-66c885010c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yada Taşının Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Her şey bir yaz günü başladı. Gökyüzüne uzanan basamakların sonu masalların içindeydi. Cemre ve Bulut, yaz tatilinde hiç beklemedikleri bir maceraya atıldılar. Yedi başlı Ejderha Zaron, masal ülkelerini tehdit ediyordu. Binlerce yıldır doğayla uyumu sağlayan “yada taşı”nı ele geçirmişti. Bu sihirli taşı, Mor Ülke’ye ulaştırmak ve dünyanın dengesini yeniden kurmak artık bu iki kardeşe kalmıştı. Her ülke yeni bir macera, her macera bir bilmece, deyim ya da atasözüyle dokunmuş renkli bir yolculuk. Masallarla gerçekler iç içe geçerken kelimelerin gücünü keşfetmek istersen sen de bu maceraya katılmalısın. Ve sakın unutma: Bir bilmece çözülmeden, bir deyim ya da atasözü tamamlanmadan bu yolculuk asla bitmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135314</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9983e6a8-0201-44b5-b7db-882505becb73.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus Bağışıklığı</image:title>
            <image:caption>Rüyalar ve gerçekliğin birbirine geçtiği bu dünyada, uyanmak sadece bir başlangıçtı. Yakın gelecekte dünya, savaşlar ve doğal afetlerle parçalanmış, insanlıksa gizemli ve ölümcül bir salgının pençesine düşmüştür. Rüya böceği tarafından ısırılan insanlar, bir daha uyanamayacakları sonsuz bir uykuya hapsolurlar. Annesini yıllar önce kaybetmiş Joan için hayat, kardeşi Johyun ve anneannesiyle kurduğu küçük dünyadan ibarettir. Gün gelir, kâbus gerçeğe dönüşür; önce kardeşi, ardından anneannesi hastalığa yakalanır. Ama Joan henüz farkına varmadığı bir yetenekle dünyaya gelmiştir ve bu güç ailesini kurtarmanın anahtarına dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135315</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e68fda00-7b21-436a-b257-5ba928ed87ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Kurabiyecisi</image:title>
            <image:caption>Ayda yalnızca bir kez kapılarını açan gizemli bir fırın, geçmişe uzanan bir yolculuk ve herkesten saklanması gereken bir sır... Hanbyeol’ün sıradan hayatı, Seonggeon hakkındaki bir zorbalık söylentisiyle altüst olur. Gerçek gün yüzüne çıkmadan Seonggeon okuldan ayrılmış ve genç kızın kalbinde kocaman bir soru işareti bırakmıştır. Ama şehrin bir köşesinde, zamanı geri aldığı söylenen gizemli bir fırın vardır. Hanbyeol o fırının kapısından içeri girdiğinde, geçmişe adım atmakla kalmaz, öğrenmeye hazır olmadığı bir gerçekle de yüzleşir. Bu, görüneni değil, gerçeği seçmenin ve insanın sevdiklerini kaybetmemesi uğruna tekrar tekrar savaşmasının hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135316</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4a160f5-1229-4780-b7f1-596388230db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Dilim Karpuz</image:title>
            <image:caption>Ada, karpuzların ağaçta yetiştiğini sanırken babasından şaşırtıcı bir bilgi öğreniyor: Karpuzlar yerde büyür!
Bunun üzerine baba-kız bir karpuz serüvenine atılıyor. Toprağa tohum düşüyor, sabırla bekleniyor, minicik fideler çiçeğe; çiçekler kocaman karpuzlara dönüşüyor.
Hasat zamanı geldiğinde ise mutluluğun en güzeli gerçekleşiyor: Paylaşmak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135317</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f3724f-6af3-485d-9960-c20701a18c87.jpg</image:loc>
            <image:title>Leylek Köyü</image:title>
            <image:caption>Burada her şey yukarıdan başlar! 
Çatılardan, leylek yuvalarından, gökyüzüne bakan insanlardan... 
Gülce, leylekler üzerine yaptığı araştırma için dedesinin köyüne gider. Ancak kısa sürede anlar ki bu köyde leylekler sadece var olmaz: onlarla birlikte yaşanır, onlara yuva olunur, onların dönüşleri sabırla beklenir. 
Araştırması ilerledikçe Gülce, sayılarla, çizelgelerle ve açıklanamayan şeylerle karşılaşır. Bilgiyle sezginin yan yana yürüdüğü bu yolculuk, ona her şeyin ölçülerek anlaşılamayacağını gösterir. 
Leylek Köyü, doğa, merak ve dostluğu bir araya getiren: okurunu gökyüzüne bakmaya davet eden unutulmaz bir keşif hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135318</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84bcf38b-e005-4c10-8a15-3147b72bc91b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalancı mı ? Peygamber mi ?</image:title>
            <image:caption>Eğer Hz. Muhammed peygamber değilse: Yirmi birinci asrın ilim ve medeniyetiyle donanmış aydın bir insan, yalancı bir peygamberin sözüne itibar etmekle aklından utanır hale gelecek.
Eğer Hz. Muhammed iddia ettiği peygamber ise: Aydın ve akıllı bir insan, kedersiz bir saadete karşı kör ve sağır kalmakla telafisi mümkün olmayan sonsuz pişmanlık duygusuyla aklından utanır hale gelecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135319</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c93c8ba5-34ae-4075-a1a7-2127abdd42c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüya Tuzağı</image:title>
            <image:caption>“Ah duydunuz mu olanları?” dedi Rila. “Yeryüzünde rüya postacıları birbiri ardına kayboluyormuş. Nereye gittiklerini kimse bilmiyor. Başlarına bir şey gelmiş olmalı!”
Miçi şaşkınlıktan küçük dilini yutacaktı.
“Ne demek postacılar kayboluyormuş?”
“Ben de bu kadarını biliyorum. Yeryüzüne inen postacılar geri dönmüyorlarmış. Peşlerinden giden arama ekipleri de! Ve onları arayanlar da!”
İşte bu gerçekten çok kötü bir haberdi. Rüyalar Ülkesi&apos;nin kayıp postacıları bir an önce bulunmalıydı. Ama nasıl?
Miçi ile Ali’nin sınır tanımayan dostluğu bu öyküde, sevdiklerine sahip çıkmanın ve birlik olmanın gücünü vurgulayan sıra dışı ve eğlenceli bir maceraya dönüşüyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135320</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd97b78-0328-4350-8340-3398ca2fe60b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Çilli ve Şehrin Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>O gün şehirde fark edilmesi zor bir değişim başlar. Davranışlar sertleşir, sesler yükselir, küçük nezaket anları birer birer kaybolur. Artık saygı, sevgi, dürüstlük gibi değerler kaybolmuş, şehirdeki hayat bir karmaşaya dönmüştür. Bu sessiz dönüşümün rastlantı olmadığını en önce dört çocuk sezer. Bir horozun beklenmedik uyarısı, havadan gelen bir mesaj ve birbirine bağlanan ipuçları, onları giderek büyüyen bir bilmecenin içine çeker. Bu kitap, okuru bir maceranın peşinden sürüklerken aynı zamanda saygının, nezaketin ve küçük davranışların önemini, bu değerlerin hayatımızın neden vazgeçilmezi olduğunu anlatır. Bir insan bir şehri iyileştirir Bir şehir ise koca bir dünyayı… Bazen küçük bir fark ediş, büyük bir dönüşümün kapısını aralar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135321</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccff72dc-50ab-43bc-a3c2-9c3cde664442.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Halkası (Yapbozlu Kitap)</image:title>
            <image:caption>“...BU DÜNYADA İYİLİK YAPANLAR İYİLİK BULACAKTIR...” (Zümer suresi, 10. ayet)


Bu yapbozlu hikâye kitabında her hayvan, bir diğerine yardım ediyor ve sonunda ortaya çıkan yapboz parçalarıyla bir İYİLİK HALKASI tamamlanıyor.

Miniklerin el-göz koordinasyonunu geliştiren bu eğlenceli ve öğretici kitap, iyiliğin gücünü sevimli bir şekilde anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135322</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/deb8e711-a9ad-4ebf-b964-396175b02094.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünist Parti Manifestosu</image:title>
            <image:caption>Karl Marx (1818-1883), Friedrich Engels (1820-1895): Bilimsel sosyalizmin kurucuları. Komünist Parti Manifestosu, kırk yılı bulan dostluklarında birlikte pek çok esere imza atan Marx ve Engels’in kuşkusuz en çarpıcı çalışmalarından biridir. Ateşli retoriği, keskin ve derine işleyen mecazlarıyla Manifesto, burjuva sınıfının tarihsel ve devrimci rolünün hakkını teslim ederek söze başlar fakat eleştirel bakış ilerledikçe burjuvazinin toplumsal ve ahlaki kodları, siyasi riyakârlıkları ve kültürel koflukları sert bir ironiyle ifşa edilir. Yalnızca siyasi değil, edebî de olan bu ifşa yoğunlaştıkça bambaşka bir hakikat de gün yüzüne çıkar: Burjuvazi iktisaden ve siyaseten yükselirken kendisini yıkacak güçleri de dünya sahnesine taşımış, kendi “mezar kazıcılarını”, proletaryayı da yaratmak zorunda kalmıştır. Ezenler ve ezilenler arasındaki çetin ve henüz nihayete ermemiş bir mücadelenin öznesi olarak proletarya, toplumsal ve bireysel kurtuluşun habercisidir. Marx ve Engels’e göre “demokrasi mücadelesini kazanmakla” mükellef olan proletarya, egemen sınıfların gadrine uğrayan, adı sanı anılmayan, baskı altında tutulan tüm toplumsal kesimlerin de özgürleşme teminatıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135323</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11448669-57e8-4517-81bb-17758565a6ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Komünist Parti Manifestosu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karl Marx (1818-1883), Friedrich Engels (1820-1895): Bilimsel sosyalizmin kurucuları. Komünist Parti Manifestosu, kırk yılı bulan dostluklarında birlikte pek çok esere imza atan Marx ve Engels’in kuşkusuz en çarpıcı çalışmalarından biridir. Ateşli retoriği, keskin ve derine işleyen mecazlarıyla Manifesto, burjuva sınıfının tarihsel ve devrimci rolünün hakkını teslim ederek söze başlar fakat eleştirel bakış ilerledikçe burjuvazinin toplumsal ve ahlaki kodları, siyasi riyakârlıkları ve kültürel koflukları sert bir ironiyle ifşa edilir. Yalnızca siyasi değil, edebî de olan bu ifşa yoğunlaştıkça bambaşka bir hakikat de gün yüzüne çıkar: Burjuvazi iktisaden ve siyaseten yükselirken kendisini yıkacak güçleri de dünya sahnesine taşımış, kendi “mezar kazıcılarını”, proletaryayı da yaratmak zorunda kalmıştır. Ezenler ve ezilenler arasındaki çetin ve henüz nihayete ermemiş bir mücadelenin öznesi olarak proletarya, toplumsal ve bireysel kurtuluşun habercisidir. Marx ve Engels’e göre “demokrasi mücadelesini kazanmakla” mükellef olan proletarya, egemen sınıfların gadrine uğrayan, adı sanı anılmayan, baskı altında tutulan tüm toplumsal kesimlerin de özgürleşme teminatıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135324</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/739c0e9a-3862-4b2c-8d50-30ad7f6a9f26.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Canavarı</image:title>
            <image:caption>Cehennem Canavarı Jack London’ın, yaşamında özel bir yer tutan boksa ayırdığı yapıtlarındandır. 1910 yılında kaleme aldığı romanında yazar endüstrileşen boks camiasını sorgular. Eski bir boksörün oğlu olarak taşrada yetiştirilmiş Genç Pat Glendon’ın profesyonel boksa girişi ve karşılaştığı düzenle hesaplaşması, London’ın hep aradığı o direngen insanın etkileyici bir örneğidir. Kendisi de profesyonel karşılaşmalar üzerine gazetelere izlenim yazıları yazan London’ın bu karakteri oluştururken esin kaynağı, hem dünya hafifsıklet boks şampiyonu hem bir Jack London hayranı olan “Bat” Nelson’dı. Bir diğer Jack London klasiği olan Oyun ile birlikte Cehennem Canavarı ringlerdeki gerilimden kişisel ve toplumsal çelişkilere uzanabilen olay örgüsüyle edebiyat tarihindeki özgün yerini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135325</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bfa3b41-a777-40ee-8274-a3d68c98752e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennem Canavarı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cehennem Canavarı Jack London’ın, yaşamında özel bir yer tutan boksa ayırdığı yapıtlarındandır. 1910 yılında kaleme aldığı romanında yazar endüstrileşen boks camiasını sorgular. Eski bir boksörün oğlu olarak taşrada yetiştirilmiş Genç Pat Glendon’ın profesyonel boksa girişi ve karşılaştığı düzenle hesaplaşması, London’ın hep aradığı o direngen insanın etkileyici bir örneğidir. Kendisi de profesyonel karşılaşmalar üzerine gazetelere izlenim yazıları yazan London’ın bu karakteri oluştururken esin kaynağı, hem dünya hafifsıklet boks şampiyonu hem bir Jack London hayranı olan “Bat” Nelson’dı. Bir diğer Jack London klasiği olan Oyun ile birlikte Cehennem Canavarı ringlerdeki gerilimden kişisel ve toplumsal çelişkilere uzanabilen olay örgüsüyle edebiyat tarihindeki özgün yerini korumaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135326</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e688df7-7c4e-443d-94a4-68947638f6b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprağa ve Güneşe Saldırmak</image:title>
            <image:caption>Seraphine, ailesiyle birlikte zorlu bir yolculuğun ardından Fransa hükümetinin vaat ettiği Cezayir topraklarına varır.
Kuracakları tarım kolonisiyle daha iyi bir yaşam hayalinin peşinden sürüklenen tüm yerleşimciler gibi o da bu çetin Afrika
toprağında yoksulluk, hastalık ve ölümden başka bir şey bulamayacaktır.
Bir yandan koloniciler kendi topluluklarını oluştururken diğer yanda yaşananlar, aldığı korkunç emirleri sorgusuz sualsiz
yerine getiren işgalci bir Fransız askerinin gözünden en acımasız haliyle dile getirilir. Cezayir’e sözde “medeniyet”
götürmekle görevlendirilmiş askerlerin köyleri yağmalayıp yaktığı, yerli halka zulmettiği bu sömürgeci savaşta insanlığın
yavaş yavaş yitirilişine tanık oluruz.
Mathieu Belezi, bugün hâlâ yüzleşilmeyen, tarihin sessiz kalan o ânına, karanlık tarafa çekiyor okuru. Sömürgeleştirmenin
ardındaki o büyük yıkımı, hem toprağa hem de insanlığa saldıran bir medeniyetin eleştirisini rahatsız edici gerçeklerle
aktararak sanata dönüştürüyor.
“Kimse bana Cezayir’in sömürgeleştirilmesini bu şekilde anlatmamıştı.” –Frédéric Beigbeder
“Muhteşem bir dille yazılmış müthiş bir kitap.” –Tahar Ben Jelloun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135327</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2f25e6c-bd27-4d5a-83c1-76f558a82e2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Z Dehşeti</image:title>
            <image:caption>Sevgiyi yanlış insanlarda aramak ne büyük bir ızdırap. İhanetin rengi yoktur. Su kadar berrak ve durgunsa ihanet, bütün hayatını altüst edebilir. Tek kişilik değildi ihanet, iki kişilik değildi, üç, dört neydi peki ihanet? Değilse eğer ihanet neydi peki?..
İşte buna siz karar vereceksiniz. Okudukça bir kez daha kendinize soracaksınız neydi peki? Herkesin hayatında ince bir çizgi ve zayıf bir noktası vardır. Eğer zayıf noktanı biliyorsa birileri; hele bu da en güvendiğin insansa... Hiçbir şey düşündüğün kadar masum olmayacaktı. Dehşetin, gerilimin, korkunun içinde mutlu olmayı umut etmek, her şeye rağmen güvenmek arzulamak... İşte bundan sonra etrafında dönen oyunları, kumpasları, ihanetleri ve onlarla vereceğin büyük mücadele... Tek suçum; sevmek, güvenmek diyen Sera&apos;nın yaşadıklarına şahit olacaksınız. Her okuduğunuzda kendinizden birer parça bulacaksınız. Siz &quot;Z DEHŞETİ&quot; romanını okuduktan sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır hayatınızda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135328</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f20d569c-7fed-4b68-9955-0b2b52f92670.jpg</image:loc>
            <image:title>Çabuk Bana Pozitif Bir Şeyler Söyle</image:title>
            <image:caption>Kendine has çizgisi ile tanınan Sama Bada, bugüne kadarki en kapsamlı eserini Bambuk Yayınevi aracılığıyla
okurlarıyla buluşturuyor. Tam 1370 karikatürden oluşan bu dev seçki, klasik bir mizah kitabının sınırlarını
zorlayarak okuru tekinsiz bir görsel yolculuğa çıkarıyor.
Sama Bada’nın çizgileri, alışıla geldik “güldürü” öğelerinden ziyade; insanın içine, yalnızlığına ve modern
hayatın absürtlüğüne odaklanıyor. Eser, okura kahkaha vadetmek yerine, her karede durup düşüneceği,
bazen rahatsız olacağı, bazen de kendi sessizliğiyle buluşacağı bir deneyim sunuyor.
“Girişi ve Çıkışı Olmayan Bir Sanrı”
Bu eser, bir kitaptan çok, okurun her sayfasında “hayatı kuytulardan izleyenlerin” dünyasına tanıklık edeceği
taşınabilir bir sergi niteliğinde.
Çabuk Bana Pozitif Bir Şeyler Söyle, mizahı sadece gülmek için değil, anlamak ve katlanmak için tüketen
koleksiyonerler ve okurlar için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135329</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a18cc66-62aa-47df-baac-fdc93ceef993.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendime Düşünceler</image:title>
            <image:caption>“İnsan kendi zihnini yönetebildiği anda, evreni de yönetebilir.” — Marcus Aurelius
Bir imparatorun tahtında yazılmış, ama bir insanın yüreğinden taşan sözler…
Kendime Düşünceler, Roma’nın en kudretli imparatorlarından Marcus Aurelius’un, dünyanın gürültüsü için-
de kendi iç sesini duyma çabasının samimi bir belgesidir.
Bu kitap bir manifestodan, bir siyasi bildiriden ya da halka hitaben yazılmış bir metinden çok uzaktır. Sayfala-
rındaki her cümle, imparatorun yalnız kaldığında kendine söylediği sözlerdir; bir liderin değil, bir insanın ken-
dini terbiye etme, dizginleme ve anlamlandırma çabasıdır. Ölüm, güç, hırs, adalet, öfke, korku, zaman, doğa
ve kader… Hayatın en temel meselelerine dair binlerce yıllık bir bilgelik, burada yalın ve dürüst bir dille dile
gelir.
Marcus Aurelius’un kaleminden yükselen bu sözler, yüzyıllar boyunca filozoflara, devlet adamlarına ve sıra-
dan insanlara rehberlik etti. Bugün de hâlâ aynı güçle yol gösteriyor:
– Dış dünyanın karmaşasında iç huzuru bulmak isteyenlere,
– Adil, dengeli ve anlamlı bir hayat kurmayı hedefleyenlere,
– Zihinlerini tutkuların esaretinden kurtarmak isteyenlere…
Kendime Düşünceler, yalnızca bir kitap değil; insan olmanın özüne yapılan derin bir yolculuktur.
Bu yolculuğa çıktığınızda, yalnızca Marcus Aurelius’un dünyasını değil, kendi iç dünyanızı da yeniden keşfe-
deceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135330</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbde0f67-ffe3-4f8f-a92a-dfefe96c8e54.jpg</image:loc>
            <image:title>RAMİ Suskunlar Mezarlığı</image:title>
            <image:caption>Bazı mezarlıklar ölüleri saklar.
Bazıları ise yaşayanların susturduğu sırları…
Râmi, geçmişin gölgesinden kaçtığını sanırken, sessizliğin en yüksek sesle konuştuğu bir yerle yüzleşir. Cevapsız sorular, yarım kalmış itiraflar ve adını anmaktan bile korkulan bir mezarlık…
Burada susmak bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Her adımda biraz daha derine çekilen Râmi, kendi hafızasının karanlık odalarında dolaşırken şunu fark eder:
Bazı gerçekler ortaya çıktığında değil, saklandığında öldürür.
Suskunlar Mezarlığı, insan ruhunun gömdüğü sırları, konuşmaktan vazgeçilen hakikatleri ve sessizliğin ardındaki yankıyı anlatan tekinsiz bir yolculuk.
Ve bu yolculukta en tehlikeli şey, söylenenler değil; asla söylenmeyenlerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135331</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed5ca52-83a8-4fa9-ab5f-d47af0022ce5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus</image:title>
            <image:caption>Karısı Nigâr’ın soğuk davranması ve üstelik son zamanlarda sürekli erken kalkıp pencerenin kenarındaki koltukta kitap okuması Aziz Nihat’ın dikkatini çeker. Karısının bu tutumunu anlamaya çalışırken, bir gün onun oturduğu koltuğun tam karşısındaki evin penceresinde tüllerin hareket ettiğini fark eder. Dikkatli bakınca tüllerin arkasında bir erkek olduğunu görür, içine kurt düşer ve araştırmaya başlar. Dışarıdan kendi evini gözetler, gizli gizli karısının eşyalarını karıştırır. Evde bulduğu mektuplar nedeniyle büyük hayal kırıklığına uğrar. Karısına suçüstü yapmak üzere zihninde planlar yapan Aziz Nihat, kıskançlık girdabında çırpınırken gerçeklik algısını kaybeder, neticesi cinnet ve cinayet olan kâbus gibi bir hayat başlar. Mehmet Rauf’un ilk kez 1928 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen Kâbus romanı, Edebiyat-ı Cedide anlayışının birey merkezli psikolojik anlatımını modern bir gerilim atmosferiyle birleştiren önemli bir eserdir. Aşk, evlilik, sadakat, kıskançlık ve cinsellik gibi konular etrafında kurgulanan Kâbus, bireyin bilinçaltını, bastırılmış arzularını ve modernleşen toplumun birey üzerindeki etkilerini derinlemesine irdeler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135332</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4049150c-0e0d-4a90-9839-0178c113cebb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi - Büyük Devletler ve Türkiye (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeni Türkiye’deki Cumhuriyetçi projenin o dönemin uluslararası tablosu önünde taşıdığı bazı özellikleri dikkat çekicidir. Cumhuriyet bir orta sınıf rejimidir. Kurucu orta sınıf, rejime önce (1920’lerde) siyasal içeriği ile, sonra (1930’larda) ekonomik inşa ile damga vurmuştur. 1920’lerin özelliği anayasa, yasalar, devlet yapısında kurumlaşmalar ve Müdafaa-i Hukuk’tan partileşmeye geçiş olmuş, ekonomi bir geçiş döneminin hemen hemen müdahalesiz ortamında işlemiştir. 1930’larda ise orta sınıfın bağımsız bir ekonomi projesi yapabilme kapasitesi ön plana çıkmıştır. Cumhuriyet rejiminin altyapısı ve kurumlaşması bu ekonomik inşa sayesinde olgunlaşır. Bir yanda patronluğu devretmekte direnen İngiltere, “patron”un yerini gözüne kestirmiş “temiz” aile çocuğu ABD, mızmız çocuk Fransa ve mahallenin kabadayısı Almanya; diğer yanda ise, iki köylü ülkesinde, iki isyancı çocuk, Sovyetler Birliği ve Türkiye... Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Mustafa Kemal Döneminde Ekonomi, Büyük Devletler ve Türkiye adlı eserinde, 19. yüzyıldan devralınan iktisadi tablodan başlayarak İkinci Dünya Savaşı’na kadar geçen dönemde dünya siyasetinde söz sahibi büyük devletlerin durumunu ve Türkiye’de Cumhuriyet’in doğup büyüdüğü yıllarda ülke ekonomisinin seyrini, yeni devletin sanayileşme ve bağımsızlık arzusuyla ülkedeki yeniyetme kapitalizmin ibretlik çekişmelerini anlatıyor. Her biri deneme niteliğinde iç içe geçmiş bu “iktisat öyküleri”nde, dönemin siyasi aktörleri ile tarihin akışını değiştiren kararlara dair anekdotlar da yer alıyor. Kitabını hazırlarken takip ettiği yol haritasını “Tarihin malzemesini değerlendirmek fakat iktisatçı yaklaşımı içinde kalabilmek işin püf noktasıdır” sözleriyle açıklayan Kuruç, 1920’li ve 1930’lu yılların iktisat dünyasını aydınlatırken, özellikle kapitalizmin bugününe ve yarınına ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135333</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a565a47-afd4-49c8-aab7-f28a67698f4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Teos - Yazıtlar, Kültler ve Kentsel Doku</image:title>
            <image:caption>YAZITLAR, KÜLTLER VE KENTSEL DOKU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135334</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4451cd1-c473-481f-b34c-8a8ec898999a.jpg</image:loc>
            <image:title>NYSA - Çift Yakalı Kent</image:title>
            <image:caption>ÇİFT YAKALI KENT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135335</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89726c6c-6323-49db-aba3-d05f86847498.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela&apos;nın Büyülü Bileziği - Ateş Kuşu</image:title>
            <image:caption>Hayvanlarla konuşmanıza olanak sağlayan büyülü bir bileziğiniz olsa ne yapardınız? Ela ve arkadaşları bu macerada şehrin tepelerinde bir anka kuşu buluyorlar. Acaba anka kuşunu esaretten kurtarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135336</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7086f641-65a4-4c74-ab50-3b5ed34f9636.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Genel Kültür Kitabım</image:title>
            <image:caption>Pek çok konu başlığında birbirinden ilginç bilgiler edinmek ister misin? O halde bu kitap tam sana göre!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135337</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73028ab6-c51b-4dee-b12a-1168715d4c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tangır Tungur!</image:title>
            <image:caption>Sabah uyandığımda  Penguen kayıptı hâlâ… Çocuk çok sevdiği oyuncak penguenini kaybetti. Büyükbaba ile aradılar, taradılar ama hiçbir yerde bulamadılar onu. Derken, çocuğun aklına bir fikir geldi. Galiba penguenin nereye gittiğini biliyordu. Ama pengueni bulabilmek için onlara bir gemi lazımdı! Çocuk ile büyükbabanın yeni macerasına hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135338</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d786718-145b-43bb-a07b-6af13d26dc50.jpg</image:loc>
            <image:title>4’te 1 Hayat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap iki ayağı ve bir kolu olmayan bir çocuğun gerçek hayat hikâyesidir. Bu kitap aynı zamanda; yıllar önce engelli bir çocuğu büyütmek, yetiştirmek eğitim vermek ve hayata hazırlamak için bin bir zorluğa katlanmış bir anne, babanın zafer öyküsüdür. Bu kitapta, İlkokuldan başlayarak lise eğitimimin bitişine kadar olan zorlu bir dönemi anlatmaya çalıştım. Süslü cümleler yerine yalın bir anlatımla sizin de, yaşadıklarımın içinde olmanızı istedim. Bu kitapla, engelli insanlarımızın isterlerse neler başarabileceklerini, hiçbir engeli olmamasına rağmen yaşamdan korkup, başarısız olacaklarını sanan diğer insanlarımızı biraz olsun yüreklendirmek istedim. Bu kitabın devamı olan ikincisinde, Üniversite eğitimimi, yurt dışındaki akademik çalışmalara katılmamı, evliliğimi, çalışma hayatına atılmamı ve üç çocuk babası olmamın öyküsünü anlatacağım. Umarım yine buluşuruz. Sevgiyle kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135339</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/098bde66-b582-438d-a189-76c828a80fc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Bir Maviden Aldım</image:title>
            <image:caption>Seni Bir Maviden Aldım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135340</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af2b5e90-a7e6-4d70-b80a-f596b32dc8c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Kalpler Kulübü - Neşeli Kafe Çıkartmalı Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Rahat bir yere geç, arkana yaslan ve Mutlu Kalpler Kulübü’nün dünyasıyla tanış! Sevimli hayvan dostlarımıza kafede eşlik etmek istersen sayfaları boya ve istediğin çıkartmalarla süsle. Şimdi yaratıcılığını gösterme sırası sende!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135341</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a47ac8c-75fc-4b93-a44f-e24b610790ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Kalpler Kulübü - Tatlı Rüyalar Çıkartmalı Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Rahat bir yere geç, arkana yaslan ve Mutlu Kalpler Kulübü’nün dünyasıyla tanış!
Sevimli hayvan dostlarımızı uykuya hazırlamak için sayfaları boya ve istediğin çıkartmalarla süsle.
Şimdi yaratıcılığını gösterme sırası sende</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135342</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54c045a3-b5fa-4e94-b0b8-785e539142f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırfır Fare ile Güzel Evim (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fırfır Fare mutfakta pasta yapıyor. Banyoda dişlerini fırçalıyor.  Birazdan tavan arasında hazine avına çıkacak! Fırfır Fare ile evin içinde gizlenmiş nesneleri oyun tadında keşfederken yeni kelimeler öğrenmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135343</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b5cd98-22e7-4d6c-8912-ba2cd0d1103a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırfır Fare ile 10&apos;a Kadar Sayıyoruz (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Fırfır Fare’nin bugün yapacak çok işi var! Sabah 2 dilim ekmek kızartacak. Öğleden önce ağaçtan 4 elma toplayacak. Peki, gece kaç yıldız sayacak? Fırfır Fare ile 10’a kadar saymayı oyun tadında öğrenmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135344</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9cc0d02-521e-4f96-812f-626c44401ea2.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Tanıyor Musun? Ben Bir Ayıyım! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Ben küçük bir ayıyım. Ormanda dolaşmayı, kardeşimle oyunlar oynamayı çok seviyorum. Annem bize kocaman ayıların bilmesi gereken her şeyi öğretiyor. Benimle tanışmak ister misin? Sıcacık bir öykü eşliğinde doğayı tanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135345</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485e343f-a9c0-4184-8fa7-63d46b10b256.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Tanıyor Musun? Ben Bir Tavşanım! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Ben küçük bir tavşanım.
Kocaman bir ailem var. Biz tavşanlar çok hızlı koşarız. Tehlike yaklaştığında birbirimizi hemen uyarırız. Çiçeklerle dolu
çayırlarda oyunlar oynarız. En güvenli yerimiz ise toprağın altında, sıcacık ve rahat yuvamızdır.
Sıcacık bir öykü eşliğinde doğayı tanıyoruz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135346</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffb2ae7a-2e2d-46b8-8b8f-ba58775362cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Horimiya Horisan ile Miyamurakun 15</image:title>
            <image:caption>Horisan ile Miyamurakun&apos;un etkileyici hikâyesi devam ediyor! 
 
Yuki ve Tooru birbirlerinin tam olarak neyi? Tooru&apos;nun tam olarak kız arkadaşı olmayan Yuki ile fizik öğretmeni Nakamine arasında geçen tatlı bir an, hem Tooru&apos;nun hem de öğretmenleri Yasuda&apos;nın yeni gerçeklerle yüzleşmesine yol açıyor! Bu arada Sengoku, Akane&apos;yle yakınlaşmaktan çekiniyor çünkü Akane onun için yeterince aptal değil! Sevgililer Günü de hızla yaklaşırken, HoriMiSawa üçgeninin üyeleri mükemmel çikolatalar yapma konusunda strese giriyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135347</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98aa55f9-87e7-4b25-84ea-d7f0c0e17317.jpg</image:loc>
            <image:title>Medalist – Madalya Peşinde 5</image:title>
            <image:caption>Ulusal Acemiler Ön Elemesi - Çubu Bölgesel Turnuvası başlıyor! İnori ve Tsukasa, gelecek vaat eden üst düzey patencilerin olduğu turnuvaya katıldı. Ama rakibi Hikaru, seri başı seçilmenin avantajını kullanarak bölgesel turnuvaya katılmadı. Mutlak Kraliçe’nin eksikliği kızların rekabetçi ruhunu alevlendiriyor. Onları madalya uğruna amansız bir mücadele vermeye itiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135348</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f791a76-f633-42e8-ab74-a10c73a08008.jpg</image:loc>
            <image:title>Anatolian Toy Culture (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Each time toys are brought up, children are the first thing to come to mind, and vice versa. Games and toys, both as vital to adults as they are to children, are generally doomed to either disappear or remain in museums and private collections, scattered across all four corners of the world, not to mention those that lie buried underneath the ground, left behind by humanity, waiting to be found for centuries or even millennia. 

Anatolian Toy Culture is the outcome of twenty years’ worth of efforts at collecting artefacts, data and photographic documents, and ensure that they be submitted to interdisciplinary classification and expert assessment. This book contains the most comprehensive account so far of the colourful, creative, and truly astonishing adventure of toys in Anatolia, from the most ancient civilisations to the Ottoman Empire, and from the early decades of the Republican era until the present day...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135349</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab36d4e-6ca1-42d9-b6bb-ca238d65ffd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafir - Ciltli</image:title>
            <image:caption>“O benim misafirim. Ve misafirim ne kadar isterse o kadar kalacak.” 
 
“Senin misafirin olmak başıma gelen en güzel şeydi...” 
 
Annesinin işlediği bir suçun gölgesinde, cezaevinin soğuk duvarları arasında büyüyen Eliz’in hayatı, bir gece tanık olduğu bir suçla tamamen değişir. 
 
Artık yalnızca geçmişinin değil, mafyanın da hedefindedir. Kaçacak yeri, güvenecek kimsesi yokken kader onu hiç beklemediği biriyle karşılaştırır : Devrim Ali Yöner. 
 
Devrim, Eliz’i ölümden kurtarır. Onu peşindeki mafya örgütünden koruyacağına, her şey düzelene kadar evinde misafir edeceğine söz verir fakat bu, özgürlüğe açılan bir kapı değil, karanlık sırlarla dolu başka bir tutsaklığın başlangıcıdır. 
 
Eliz kendini bir gecede tehlikenin, güç oyunlarının ve kimsenin adını koyamadığı bir çekimin merkezinde bulur. Peki Devrim’in sakladığı gerçek, onları birbirine yaklaştıracak mı yoksa sonsuza dek ayıracak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135350</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04eaa393-269e-4f7d-a0de-e5a56fa173c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kediler Şehri</image:title>
            <image:caption>Her zamanki gibi teyzesiyle tartıştıktan sonra evi terk eden Fiona, bu sefer kendini terk edilmiş bir malikânede bulur. İçeride onlarca kedi ve iki konuşkan muhabbet kuşuyla karşılaşır. Ama büyük bir sorun vardır: Malikâne çok yakında yıkılacaktır. Ailesini kaybettikten sonra kendini hiçbir yere ait hissetmeyen Fiona, bu evi ve sakinlerini korumaya kararlıdır. Ancak kedilerin kendi planları ve tartışmaları vardır. Cot kendini kral ilan ederken, Piper her şeyi zor kullanarak çözebileceğini sanır. Fiona ise kütüphaneden belediyeye kadar her yere koşup bir çözüm arar. Acaba Fiona gibi küçük bir kız, büyük bir yıkımı gerçekten durdurabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135351</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a6451c-890f-4352-8b9f-9b4348417e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafir</image:title>
            <image:caption>“O benim misafirim. Ve misafirim ne kadar isterse o kadar kalacak.” 
 
“Senin misafirin olmak başıma gelen en güzel şeydi...” 
 
Annesinin işlediği bir suçun gölgesinde, cezaevinin soğuk duvarları arasında büyüyen Eliz’in hayatı, bir gece tanık olduğu bir suçla tamamen değişir. 
 
Artık yalnızca geçmişinin değil, mafyanın da hedefindedir. Kaçacak yeri, güvenecek kimsesi yokken kader onu hiç beklemediği biriyle karşılaştırır : Devrim Ali Yöner. 
 
Devrim, Eliz’i ölümden kurtarır. Onu peşindeki mafya örgütünden koruyacağına, her şey düzelene kadar evinde misafir edeceğine söz verir fakat bu, özgürlüğe açılan bir kapı değil, karanlık sırlarla dolu başka bir tutsaklığın başlangıcıdır. 
 
Eliz kendini bir gecede tehlikenin, güç oyunlarının ve kimsenin adını koyamadığı bir çekimin merkezinde bulur. Peki Devrim’in sakladığı gerçek, onları birbirine yaklaştıracak mı yoksa sonsuza dek ayıracak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135352</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a729580-6bc8-437b-9355-e60a8f5679d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Magicalia &amp; Keşif Turu</image:title>
            <image:caption>Bitsy’nin en iyi arkadaşı Kosh ile geçirdiği sıradan akşamı, babasının kaçırılmasıyla altüst olur. Evdeki gizli odayı keşfeden Bitsy ve Kosh, buraya adım attıklarında içeride büyük, eskimiş ve deri ciltli bir kitap bulurlar: Magicalia. Bu kitap, duygulardan doğan özbüyülerin kitabıdır ve Bitsy’nin bilmesi gereken her şey bu kitapta saklıdır. Şimdi Bitsy’nin yapması gereken şey ipuçlarını takip etmek ve Londra’dan Tac Mahal’e, oradan da Paris’e uzanan bir maceraya atılmaktır… “Heyecan dolu, elinizden bırakamayacağınız bir kitap.”  Thomas Taylor, Malamander’in yazarı “Eğlenceli, yüksek tempolu ve son derece sürükleyici. Şimdiden bu yıl en okuduğum ve en sevdiğim kitaplardan biri oldu.” Elle McNicoll, Bir Tür Kıvılcım’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135353</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/560fbf5f-e91a-4870-ad15-fde15e02d82e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Yeşil Bir Umut</image:title>
            <image:caption>Bir sabah ağlara takılan minik deniz kaplumbağası Deni, bir anda kendini hiç bilmediği bir dünyanın tam ortasında bulur. Kavanozlar, akvaryumlar, kalabalık bir petshop… Her şey yabancı, her şey ürpertici. Oysa Deni’nin kalbi dalgaların şarkı söylediği, anemonların dans ettiği, baloncukların parladığı o uçsuz bucaksız büyük suda atar. Fakat yol onu beklenmedik bir yere çıkarır: Büyükanne’nin bahçesine. Burada meraklı bir çocuk ve uzun boyunlu, sırlarla dolu bir dost ona kapılarını açar. Deni, büyük suyuna kavuşabilecek mi? Doğadan koparılmanın inciten yanını, ait olduğun yeri bulmanın sıcaklığını ve her canlının bir yuvası olduğunu hatırlatan büyülü bir macera…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135354</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e007fa93-9bb0-452a-8f7e-c52c5d74c072.jpg</image:loc>
            <image:title>Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı - 5 (Ciltli Resimli Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Siyah kapıya ulaştı, ama açamadı... öylece durup baktı, girmek için yanıp tutuşuyordu... tüm kalbiyle istediği bir şey vardı kapının ardında... düşlerinin ötesinde bir ödül...

Zümrüdüanka Yoldaşlığı yaklaşmakta olan savaşın gölgesinde, Sirius Black’in aile evinin ihtişamlı köhneliğinde bir araya gelir. Lord Voldemort güçlenirken düşünceleri Harry uyuduğu anda onun zihnine üşüşerek rüyalarında tehdit oluşturur ve Esrar Dairesi’nin çok derinlerinde yatan güçlü bir sihre duyulan saplantıyı ortaya çıkarır... 

Sırlar ve hilelerle dolu bir yıl başlar; Sihir Bakanlığı sevimsiz Dolores Umbridge’i Dumbledore ve onun ünlü öğrencilerini gözlemek, okul hayatlarını mercek altına almak için Yüksek Müfettiş olarak görevlendirmiştir. Ama cesaret galip gelir ve sadık öğrencilerden oluşan bir grup Dumbledore’un Ordusu’nu kurar, Profesör Umbridge’i alt etmeye ve karanlık güçlerle yüzleşmek için ihtiyaç duyacakları sihirde ustalaşmaya kararlıdırlar. 

Bu resimli özel baskı Zümrüdüanka Yoldaşlığı, Hogwarts’taki beşinci yılında Harry Potter’a gözcülük ederken sevilen karakterlerin –Tonks, Luna Lovegood ve daha pek çoklarının– nefes kesen sahnelerini canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135355</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2602f8f3-cc44-46c0-aa97-8d095f7b6523.jpg</image:loc>
            <image:title>Türümüz</image:title>
            <image:caption>Bizi diğer canlılardan ayıran şey yalnızca zekâmız değildir. Asıl fark, en temel hayatta kalma dürtülerimizi tanrılara, ahlaka, ritüellere ve kurumlara dönüştürebilmemizdir. İnsanlık tarihi, doğadan kopuşun değil de açlığın, korkunun ve şiddetin kültürle örgütlenmesinin hikâyesidir. 
 
Marvin Harris, Türümüz’de insan geçmişine alışıldık bir yerden bakmaz. Kralların ve imparatorlukların öyküsünü değil, kutsal sayılan yiyeceklerin, kurban törenlerinin, yamyamlığın, savaşın ve merhameti öğütleyen dinlerin ardındaki maddi nedenleri sorgular. Neden bazı toplumlar insan kurban ediyordu? Et yemenin ahlaki sınırları nasıl çizildi? Sevgi, merhamet ve fedakârlık öğretileri hangi tarihsel ihtiyaçlardan doğdu? 
 
Harris, insan davranışlarını açıklarken ne “insan doğası değişmez” kolaycılığına ne de “her şey kültürel bir tercihtir” belirsizliğine sığınır. Dini inançlardan ahlak sistemlerine kadar pek çok kutsal kabulün, ekolojik koşullar ve beslenme zorunluluklarıyla nasıl şekillendiğini gösterir. Alışıldık masum anlatıların yerini, hayatta kalmanın soğukkanlı ve maddi mantığı alır. 
 
Türümüz, geçmişe dair bir anlatı olmanın ötesine geçerek bugüne ve yarına uzanır. İnsan doğasının değişmez bir yazgı olmadığını, kültürün yaşayan ve dönüşen bir mekanizma olduğunu ortaya koyar. Harris, binlerce yıllık alışkanlıkların köklerini aydınlatırken, okuru sarsılmaz sandığı modern inançlarını sorgulamaya ve geleceği inşa etme sorumluluğuyla baş başa bırakır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135356</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b375e250-f67e-4930-b1a3-6a8b77954b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bünyo Vücudumuzun Küçük Sırları</image:title>
            <image:caption>Vücudunun sana anlatmak istediği bir şey olabilir mi? Dilara&apos;nın iki dünyası var: Okulda geçen sıradan günleri ve konuşan kedisi Bünyo&apos;yla girdiği gizli ama eğlenceli bir dünya.  Bu dünyada organlar çalışır, hücreler iş birliği yapar ve vücut, kendi dilince konuşur.  En yakın arkadaşı hastalandığında Dilara, Bünyo&apos;yla birlikte vücudun içine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkar. Kızamık, grip, şişmiş bademcikler ve kaşındıran misafirlerle karşılaşırken her macera ona bedenini dinlemeyi ve iyileşmenin nasıl gerçekleştiğini öğretir.  Bünyo&apos;yla her sayfada yeni bir sürprize hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135357</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66f0928-0c81-4456-9d64-e958ad6402f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mezopotamya - Eskiçağ Sanatı ve Mimarisi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zainab Bahrani’nin bu eşsiz çalışması MÖ 8000&apos;den MS 636&apos;da İslam&apos;ın gelişine kadarki dönemde Mezopotamya sanatı ve mimarisinin kapsamlı bir incelemesini sunuyor. 

Kitap, farklı uygarlıkların –Assur, Akad, Babil vb– sanatsal temsillerinin kökenlerini ve kamusal anıtların ilk ortaya çıkışını ele alırken, bu imge ve anıtların dönemin insanlarınca nasıl görüldüklerini de açıklıyor. 

414 görsel içeren Mezopotamya ayrıca sanat tarihine özgü kavramları ve teknik terimleri de açıklayan kapsamlı bir sözlük içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135358</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10a76792-8607-4882-8729-1b2c19a66845.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuz Canlı Kedi</image:title>
            <image:caption>II. Dünya Savaşı&apos;nın En Tüylü ve En Şanslı Kahramanının Gerçek Hikâyesi  Limanda doğmuş meraklı bir kedi... Babası gibi bir &quot;savaş kedisi&quot; olmak için çıktığı yolculukta bindiği gemiler birer birer batıyor ama o her seferinde hayatta kalmayı başarıyor. Suya gömülen gemiler, insanların bitmek bilmeyen savaşları... Her batış onu biraz daha düşündürüyor, biraz daha büyütüyor. Okumayı sevdiren yazar Mustafa Orakçı, bu dokunaklı hikâyede dostluğu, cesaret ve en önemlisi barışın değerini anlatıyor. Üstelik bu inanılmaz macera, gerçek bir hikâyeye dayanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135359</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c59a01bd-3523-4f65-abe8-2e6b3b4ea81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cehennemde İlahi</image:title>
            <image:caption>Cehennemde İlahi Rıdvan Hatun’un öykü serüveninde ikinci durak: Notos, Sözcükler, Varlık, kitap-lık dergilerinde yayımladığı öykülerle adını duyuran yazar ilk kitabı Billur Örüntüler (2023) ile Sait Faik Hikâye Armağanı ve Haldun Taner Öykü Ödülü kısa listelerinde yer almıştı. 
Cehennemde İlahi’de yedi lirik öykü var. Kitabı saran dış metne bir zincir kolyenin halkaları gibi takılı, yazarın bütüncül yaklaşımını belirleyen öyküler. Düşsel görüntüler yaratmakta mahir bir kalemden çıkma her biri: Yalın, nesnel, dingin, duru, açık. 
Rıdvan Hatun çocuk izleriyle dolu, şiirsel ışıltılar saçan minimal bir anlatımla çıkıyor okurun karşısına. 
Söz verelim önce, ne olursa olsun birbirimize varıncaya kadar ileri gidelim. Çatallanan her yolda, dönüştüğümüz her hikâyede birbirimizi bulalım. Bu sayede geride kalmaz, bu karanlığa tek başımıza varmayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135360</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67c700d-31fd-4a76-aaa0-7b3d0c1e61e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakalı Soydum Festivali</image:title>
            <image:caption>Grip Dedektifleri İş Başında! Sen de Bu Lezzetli Maceraya Katılmaya Var mısın?  Neşe&apos;nin en yakın arkadaşı İpek grip olunca ortalık karışır! Onu iyileştirmek isteyen Neşe ve arkadaşları harekete geçer. Manav Niyazi&apos;den mahallelinin Organik Teyze&apos;sine herkes seferber olur, yepyeni bilgiler keşfedilir ve sonunda harika bir festival doğar!  Diyetisyen Abdül Samet Koçyiğit&apos;in yazdığı bu kitap; vitamin dedektifliği, tarif arayışı ve eğlenceli oyunlara hem aklınızı hem kalbinizi doyuracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135361</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7ff6815-470e-4627-a5b4-bb271a8af66f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçeyi De Konuşalim</image:title>
            <image:caption>Türkçe konuşuyoruz ama Türkçeyi konuşmuyoruz. Türkiye’yi anlamını bilmediğimiz, nasıl okunacağını kestiremediğimiz tabelalarla doldurduk. Kendi ürettiklerimizin bize yabancı adlarla satılmasını yadırgamaz olduk. Kimimiz Türkçeyi İngilizce sözcüklerin dolgu maddesi olarak kullanıyor; kimimiz kullanımdan düşmüş eski sözcüklerle bir türlü vedalaşamıyor. Türkçeyi yoksul bulan, bundan kendisinin de sorumlu olduğunu aklına bile getirmiyor. Dilimizin güzelliklerinin, inceliklerinin, kolaylığının farkında bile değiliz. Dilimizi, Türkçe olduğu için, yalnızca bunun için sevmeyi başaramadık. 
Türkçe konuşmak yetmez. Türkçenin durumunu, geleceğini konuşmalı; bunu düşünmeliyiz. Dil, kimliktir çünkü. Kendimizi ve çocuklarımızı kimliksiz bırakmayalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135362</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db44ef5e-c439-4bdc-b709-b5e0b2135a94.jpg</image:loc>
            <image:title>Zilli Zarife</image:title>
            <image:caption>Haldun Taner tiyatrosunun ikinci dönem oyunlarından Zilli Zarife, yazılışından altmış yıl sonra, yazarın eşi Demet Taner tarafından hazırlandı ve kitap halinde ilk kez yayımlandı. 



Haldun Taner’in, 1962’den bu yana özü, biçimi, üslubu yüzde yüz bizim olan bir halk tiyatrosu peşindeyim. Zilli Zarife bu yolda dördüncü direnişim dediği iki perdelik müzikal oyun ilk kez Gülriz Sururi-Engin Cezzar Topluluğu tarafından Mehmet Akan rejisiyle sahneye konulmuştu. 



Din sömürücülüğünü ahlak ikiyüzlülüğünü gülünçleştirip daha duru, daha dürüst bir ortamın kurulması için karınca kararınca yararlı olmak. Bunu da ukalaca değil, güldürerek yapmak amacıyla kaleme alınan Zilli Zarife yıllar içinde defalarca sahnelendi ve Taner’in belli başlı oyunları arasında yerini aldı. 



Ayşegül Yüksel, Haldun Taner Tiyatrosu kitabında Zilli Zarife için şunları söyler: Zilli Zarife, oyuncu, oyun kişisi, söz, müzik, dans ve seyircinin birbirine kenetlendiği, önce sahnede gerçekleştirilip sonra yazıya dökülmüş izlenimi uyandıracak denli canlı, renkli ve soluklu bir oyundur. Yalnızca okunduğunda bile, ‘oyun’luğunu baştan sona sürdüren, yazarın şakacı yaradılışıyla nesnel eleştirel bakış açısını, iletilen ‘oyun’ duygusuyla ustaca bağdaştıran çok canlı, çok renkli bir tiyatro olayı niteliği taşır. Taner, kısa bir süre sonra çalışmalarını yoğunlaştıracağı ‘kabare’ tiyatrosu için gerekli ‘devingen’, canlı, hızlı sahne anlatımının en başarılı denemesini Zilli Zarife ile gerçekleştirmiştir. 



Amacımız din sömürücülüğünü ahlak ikiyüzlülüğünü gülünçleştirip daha duru, daha dürüst bir ortamın kurulması için karınca kararınca yararlı olmak. Bunu da ukalaca değil, güldürerek yapmak. 

                                                                    Haldun Taner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135363</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdabaafa-3947-46b3-a9d2-45202a891103.jpg</image:loc>
            <image:title>Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi 16: Manuel Çıtak</image:title>
            <image:caption>Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi’nin yeni kitabı Manuel Çıtak, kitabevlerinde yerini alıyor.
Eczacıbaşı Topluluğu’nun 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip fotoğraf yayıncılığı geleneğinin günümüzde en önemli parçası olan ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğrafçının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde ve referans kitap niteliğinde izleyicilere sunuyor.
Dizinin 16. kitabı Manuel Çıtak’a (1962-2023) ayrıldı. Klasik belgesel üslubun yakın tarihteki en önemli temsilcilerinden Çıtak, kusursuz kompozisyonları ve öznesine duyarlı yaklaşımıyla tüm Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında kent yaşamı, portre, inanç, kıyılar ve ada temalı dingin ancak çarpıcı çalışmalarıyla öne çıkıyor. Yaşamını serbest fotoğrafçı olarak sürdürmüş olan Çıtak’ın son kişisel sergisi İslomania’dan ve ünlü Kilyos karelerinden örneklerin de yer aldığı geniş seçki, sanatçının bu hacimdeki ilk kitabı olma özelliğini taşıyor ve onu ilham verici kişiliğiyle geleceğe taşıyor.
Konsept ve tasarımı Bülent Erkmen’e ait olan, editörlüğünü Orhan Cem Çetin’in üstlendiği Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi’nin on altıncı kitabı Manuel Çıtak, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135364</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f754c7-7d62-4898-a846-9e8001b84863.jpg</image:loc>
            <image:title>Egemenin Mührü</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, 2015-2016 yıllarında Sur’daki çatışma, abluka ve sokağa çıkma yasakları sonucu yaşanan kentsel yerinden edilmeye, travmatik deneyimlere ve mekândaki ekonomi-politik değişimlere odaklanıyor.  Yerinden edilme, Kürt coğrafyasında kendini aralıklarla tekrar eden bir olgudur. Çatışma ve şiddetin mekân/uzamdaki sürekliliğinin en önemli sonuçlarından biri olan yerinden edilme, bireylerin yaşamında büyük değişiklikler meydana getirmektedir. Öte yandan, yerinden edilmeye neden olan devlet ise iktidarını mekân üze-rinden -birçok araçla- hegemonik bir biçimde inşa etmekte, böylece sürekli bir savaş ve iç tehdit algısı iktidar açı-sından süreğen hale gelmekte, ulusal “hassasiyetler” ve güvenlik konuları kişi hak ve hürriyetlerinin önüne geçmek-tedir. Kitap, devlet şiddetinin Diyarbakır’ın binlerce yıllık yaşam belleğinin çekirdeği olan tarihi Sur özgülünde nasıl bir kentkırımına sebebiyet verdiğini, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlerin hiç bitmemecesine maruz kaldığı yerinden edilme politikasının bu “olay”da nasıl bir yaraya ve travmaya yol açtığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135365</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7778bb6-0154-484b-8505-1eaa0d7d3c68.jpg</image:loc>
            <image:title>İberya Seyahat Rehberi</image:title>
            <image:caption>Fransız tarihçi Fernand Braudel, Akdeniz’i çok eski bir yol kavşağı diye betimler. Asırlardır insanlarla birlikte fikirler, dinler, yaşama sanatları ona koşmuş, tarihin altını üstüne getirip onu zenginleştirmiştir. “Anılarımızda uyumlu bir imge” diye andığı Akdeniz’in üzerindeki o ışıltılı, başka hiçbir yerde görülmeyen pırıl pırıl gökleri ve ışıl ışıl yıldızlı geceleri anlatır Braudel, Akdenizlilerin zeytin, üzüm ve buğday üzerine kurulu yaşama sanatından bahseder.
Avrupa’yı yazmayı kafama koyduğumda benim de aklımda işte bunlar vardı. Zeytin ağaçları. Şarap. Mehtabın altında ışıldayan bir balıkçı kayığı. Begonviller. Ağaçlıklı küçük bir plaza’da oturmuş, keyifle şarabını içen insanlardan yayılan şen kahkahalar… Evet, kültürü giderek daha fazla homojenleşen, yerel halkla iletişimin zor olduğu Kuzey Avrupa’yı bir yana bırakmalı, antik medeniyetlerin fısıltılarının tarihî kasabaların meydanlarında yankılandığı, köklü geleneklerin tutkuyla kutlandığı Akdeniz’i yazmalıydım. Okurları kültürel çeşitliliğiyle göz kamaştıran Akdeniz’in büyüsüne ortak edecek, Güney Avrupa’da zamansız bir yolculuğa çıkaracaktım.
Gezginleri bir mıknatıs gibi kendisine çeken bu coğrafyaya dair okuduğunuz hikayelerin karşı konulmaz büyüsüne kapılacak, yaşamın yalın mutluluğunu kutlayan, ruhu zenginleştiren bu tecrübelere siz de ortak olmak isteyeceksiniz. Gelin şimdi İber Yarımadası’nın cazibesini, Akdeniz’in sihri ve kültürel mozaiğinin yansımalarını birlikte keşfedelim. Portekiz ve İspanya, sırlarını açmaya ve gizli hazinelerini paylaşmaya hazır bir şekilde bizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135366</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4310e72e-912b-41ba-ae62-fbb1d71a8c06.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarap İskelesi Sokak</image:title>
            <image:caption>“Şarap İskelesi Sokak numara bilmem kaçtaki tekke giderek renkleniyor, nüfus kazanıyordu. Bir şeyler olacaktı, bunu hepsi biliyor, akıbetlerini bekliyorlardı. Yanlarından boş bir taksi geçmiyordu bir türlü. Yorgun adımlarla onları denize çıkaracak yolu takip etmeye çalışıyorlardı. Deniz ferahtı, açıklıktı; bir kara parçasını diğerine bağlamak gibi benzersiz bir özelliği vardı.”
Kumkapı Trio’dan tanıdığımız müzisyen Ferhat’ı, bir gazeteciyi, bir avukatı ve asırlık koca çınar Nermin Be kirzade’yi bir kaçış planına ortak eden şey sizce ne olabilir? Şarap İskelesi Sokak, “Gezi” zamanı toza dumana bulanmış İstanbul sokaklarından Odessa’ya uzanan, muamma yüklü bir roman…
Engin Barış Kalkan başka bir yerin pekâlâ mümkün olduğuna inanan, dört benzemez insandan müteşekkil bir avantür anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135367</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7fa4b1c-2bf8-43c5-84f8-f493861665e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Villa Yolunda</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İran edebiyatının en etkileyici isimlerinden olan Feriba Vefi, hayatın tam içinden, sıradan ama çok sahici kadınları anlatıyor.
Çocukları için “annelik”, yaşlı anneleri için “evlatlık” sorumlulukları arasında bunalanlar; kayınvalide-görümce yanında bir türlü kendisi olamayan gelinler; kocaları tarafından tembel, işe yaramaz görülen ev kadınları; çocuklarıyla iletişim kurmakta zorlanan anneler; hayallerini gerçekleştirme yolları arayan genç kızlar; gerçek aşkı hayal eden eşler...
Güçlü, kendi hayatlarını yaşamak isteyen, erkek dünyasında var olmaya çalışan karakterler, Vefi’nin sade, akıcı ve vurucu kalemiyle okurla adeta bir kardeşlik bağı kuruyorlar.
“Birkaç gün için annelik vazifesinden azade olmak ve anne olduğumu unutmak istiyordum, hatta bakımıma muhtaç bir annenin kızı olduğumu da.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135368</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fecd011-4082-4b0a-b327-c800dfaf9064.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutulmaz Süit</image:title>
            <image:caption>Hayır, hayat yeniden yaşanamaz... Aksine, bir kez yaşandı mı sonsuza dek yitirilir... 

Akira Mizubayashi’den savaşın darmadağın edip müziğin birleştirdiği ruhlar üzerine olağanüstü bir hikâye. 

Genç ve başarılı lutiye Pamina, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’da aynı mesleği icra eden büyükannesi Hortense Schmidt’in izinden gitmektedir. Paris’te ünlü bir ustanın atölyesinde çalışmaya başlayan Pamina’nın ellerine bir gün Matteo Goffriller işi bir çello emanet edilir. Enstrümanı onarırken içinde 1945 Nisanı’nda yazılmış bir mektup bulan bu müzik tutkunu kadının yolu, büyük bir aşkın öznesi ve tanığı olan insanların hayatlarıyla kesişecektir. 

Unutulmaz Süit’te Mizubayashi’nin kahramanları, sınırları ve dönemleri aşan bir klasik müzik eserini andırırcasına sözcükleri notalara dönüştürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135369</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f00e1ff-9877-4b4a-9cfb-e2a80912a9f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>1881’de Selanik’te mavi gözlü sarı saçlı bir çocuk dünyaya gelir... 

İleride çok büyük işler başaracak bu akıllı ve meraklı çocuk, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ta kendisidir. 

Mavi Gözlü Sarı Saçlı Çocuk Mustafa Kemal’in dünyaya gelişi, okul yaşamına başlaması, ailesi, çocukken okuduğu dergiler, arkadaşlarına dair pek çok ayrıntı içeriyor. 

Kitapları birçok kuşağın raflarını dolduran çocuk yazınımızın üretken kalemi, usta yazarımız Yalvaç Ural, bu kez çocuklara ve büyüklere ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunu anlatıyor. 

Vatan sevgisinin küçük bir çocuğun kalbinde nasıl yeşerdiğine ışık tutan bu kitap çocukların kitaplıklarında yerini almaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135370</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3533d63b-80f6-4f58-aa46-833b37ffbbfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçe</image:title>
            <image:caption>Annem dikkatle baktı: “Söylediğin şeye inanıyor musun sen?” 

“Evet. Yalnız dedem değil, babaannem de 

hasta. Öyle olmasalar marketten alabileceğimiz 

şeyleri elde etmek için çaba harcamaz, onun 

bunun eskilerini bahçeye yığmazlardı. 

Eski püskü avizeler, sehpalar ya da 

sandalyeler neyimize bizim?” 



Gürsel Korat’ın Bahçe’si, emekli olan babaannesi ile dedesinin 

neler yaptıklarını anlamayan ve içten içe onlara kızan bir 

çocuğun çevre bilincine kavuşmasını anlatan bir hikâye..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135371</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ba9575-31d2-4993-a141-a1556f222918.jpg</image:loc>
            <image:title>Velociraptor’dan Kaçarken</image:title>
            <image:caption>Çok gizli bir adada saklanan bir sır var… 

Dinozorlar bunun kanıtı! 



Biz gizli ajanlar yine Dinozorlar Adası’nda çok gizli bir görevdeyiz… Üstelik bu kez bizi çok hassas bir görev bekliyor. Tarihöncesinin en korkulan yırtıcılarından birini, yaralı bir Velociraptor’u kurtarmamız gerek. Kemirgen köftesi olma riski de var tabii ama ne yapalım? Gelin peşimden, macera başlamak üzere!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135372</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eabef21-22a1-4468-a623-ca437d391208.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern İstanbul’un Yeniden Temsili</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu&apos;nun çöküşünü takiben, İstanbul başkent olma statüsünü kaybetmiş olsa da Türkiye Cumhuriyeti&apos;nin yeni döneminde önemli bir kentsel merkez olma konumunu korumuştur. 1950’lerden bu yanaysa orta ölçekli bir şehirden bir megakente dönüşerek büyük bir değişim geçirmiştir. Tarihsel olarak Avrupa elçiliklerine ve kültürel kurumlara ev sahipliği yapmış, İstanbul’un en “kozmopolit” semti olarak temsil edilen Beyoğlu, bu dönüşümün bir mikrokozmosudur. Bu kitap, daha önce çalışılmamış arşiv materyallerini kullanan bir dizi vaka çalışması aracılığıyla Beyoğlu’nun kentsel tarihini ele almaktadır. Bu süreçte kitap, süreklilik ve kültürlerarası etkileşimler gibi unsurları gözler önüne sererken hem günümüz İstanbulu hem de Beyoğlu’nun tarihi hakkındaki anlayışın gelişmesine önemli bir katkıda bulunmaktadır. 
 
“Maessen’in özgün çalışması, sözde kozmopolit bir kentsel çevrenin nasıl toplumsal ve kültürel alan koruması için yeni ve tartışmalı bir laboratuvara dönüştüğünü ortaya koyuyor. Osmanlı’nın son dönemindeki çoğulculuğunun hatıraları, Soğuk Savaş’ın yansımaları, ulus inşası anlayışı ve azınlıkların kente dair hakları. Tüm bunlar, meşru ‘sahiplerinin’ hâlâ sorgulandığı bir kentsel manzarada iç içe geçmiştir.” 
–Paolo Girardelli, Boğaziçi Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135374</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4981a133-bc8d-4691-8871-8b8779d0f300.jpg</image:loc>
            <image:title>Konuşmak İyileştirir</image:title>
            <image:caption>sohbetin bizi sosyal medyanın asla yapamayacağı şekilde birbirimize nasıl bağladığını açığa vuruyor ve birbirimizle özgürce ve hilesiz konuşmanın, sorunlu toplumumuzu rahatsızlıklarını iyileştirmenin ilk adımı olabileceğini açıklıyor. 
Cohen, öğretmen ve eleştirmen olarak onlarca yıllık deneyimine dayanarak, sohbet etmeyi ailelerimizde öğrendiğimizi ve ardından bu bilgiyi farklı görüş ve duyarlılıklarla karşılaştığımız daha geniş bir dünyaya taşıdığımızı savunuyor. Sohbeti teşvik etmede yiyeceklerin rolünü, kurgu eserlerde diyalog yazmanın zorluklarını, Zoom&apos;un artılarını ve eksilerini, sohbetin vodvil gösterileriyle ilişkisini ve öğrencilerin düşünceler hakkında konuşmayı öğrendikleri iyi bir üniversite seminerinin eğitim değerini irdeliyor. Cohen, yaratıcılıklarını sohbetlerle besleyen ünlü yazar ve sanatçı gruplarından bazılarını inceliyor ve kötü sohbetlere yol açabilecek bazı alışkanlıkları ayrıntılarıyla anlatıyor. 
Güzelce yazılmış bir anı kitabının içtenliğini, arkadaşlarla yapılan samimi bir toplantının neşesiyle harmanlayan Konuşmak İyileştirir, sohbetin uygarlaştırıcı değerini ortaya koyuyor ve kültürü besleyen sohbetle ilgilenen herkes için temel bir okuma kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135375</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1de084-516e-432f-9a86-f2313af3c277.jpg</image:loc>
            <image:title>Bazen</image:title>
            <image:caption>Bazen… Bir kelebek olup gökyüzünde kanat çırpmak istersin. 
Bazen bir taş olup dünyayı sessizce dinlemek. 
 
Bu kitap, bedeninle hikâyeler anlatmanın, nefesinle hayal kurmanın ve hareketlerinle kendini ifade etmenin düşsel bir davetidir! 
 
Yoga pozlarıyla; çocuklara bedensel farkındalık ve yaratıcılık sunmakla kalmayıp, satır aralarına gizlenmiş yumuşacık bir sesle, büyük küçük herkesi içsel bir yolculuğa çağırmaktadır. 
 
Her poz, bir hikâye… 
Her hikâye, kendi yolculuğunun bir parçası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135376</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/def9fd31-4cd0-477f-a489-f492b6f82200.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaare</image:title>
            <image:caption>KİTABA DAİR BİRKAÇ SÖZ 
 
Sevgili Bülent ARIKAN, edebiyatın sonsuz yolculuğuna hoş geldiniz. 
Her insanın içinde saklı bir hikâye, bir cümle, bir sızı ya da bir umut vardır. Fakat herkes bu iç sesini kâğıda dökme cesaretini gösteremez. Bu nedenle ilk kitap, bir yazarın hem kendine attığı en güçlü adım hem de hayata bıraktığı en anlamlı izdir. Siz, kalbinizdeki düşünceleri kelimelere dönüştürme cesareti göstererek pek çoğunun göze alamadığı o eşiği aştınız. İçinizdeki tereddütleri susturup kaleminizi konuşturarak edebiyat dünyasına değerli bir kapı araladınız. Bu başlangıç, yalnızca bir kitap değil; aynı zamanda bir irade, bir kararlılık ve bir hayalin gerçeğe dönüşme hikâyesidir. Unutmayalım ki gerçek yazar, zamanı aşan bir köprü kurandır. Geçmişin izlerini bugünün sesine, bugünün duygularını yarının belleğine taşır. Yazarın her eseri, karanlığa doğan bir ışık; insana, hayata ve topluma tutulan bir aynadır. İncelediğim bu çalışma, samimiyeti ve duruluğuyla okuyucunun zihninde iz bırakacak niteliktedir. Anlatımınızın içtenliği ve kelimelerinizin taşıdığı duygu, bu eseri okunmaya değer kılıyor. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Yeni yolculuğunuzun; nice kitaplara, nice güzelliklere ve nice kalplere ulaşmasını dilerim. 
 
Muzaffer Kalaba 
YAŞA-DER – Yazar, Şair ve Sanatçılar Derneği 
Genel Başkanı 
 
 
“Aşk bazen bir mucize, bazen bir sınavdır. Bu hikâyede her ikisi de var. Hindistan’ın büyülü atmosferinde geçen bu roman, kalbe dokunan bir yolculuk sunuyor.” 
 
Dilruba Oğuz 
Ben de Senden Vazgeçtim, Çocukluğun Kaybolduğu Gün, kitaplarının yazarı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135377</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f98ce413-8d5e-474b-9fb6-babed2425f31.jpg</image:loc>
            <image:title>Empati’nin Sihirli Fikri</image:title>
            <image:caption>Empati’nin büyük bir sorunu var ve bir türlü çözemiyor. Rahatlamak için çıktığı yürüyüşte kirpi ile sincabın, keçi ile tavşanın, baykuş ile ağaçkakanın anlaşamadıklarına şahit olup onlara sihirli bir fikir öneriyor. Bu fikri kullanan ormandaki hayvanlar birbirlerini anlarken, Empati de kendi sorununu çözüme kavuşturuyor. 
Büşra Demir’in yazdığı Hülya Erdil Çakıroğlu’nun resimlediği Empati’nin Sihirli Fikri, Eda Seradroğlu Daş editörlüğünde hazırlandı ve farklı bakış açılarının ne büyük bir değişim yaratabildiğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135378</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fc98979-89c2-4fab-9928-791b01ac0e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Yakala</image:title>
            <image:caption>Okulun ilk günüydü ve zaman bir türlü geçmek bilmiyordu. Ta ki Öğretmen Salvador Dali’nin ‘Eriyen Saatler’ tablosundan bahseden kadar. Sınıf bir anda oyunlarla, şarkılarla ve eriyen saatlerle doldu. Zaman bazen bir salyangoz kadar yavaştır, bazen de lunaparktaki bir tren kadar hızlı. Zamanı yakalamaya hazır mısın? 
Şerife Irmak’ın yazdığı Öznur Sönmez’in resimlediği Zamanı Yakala, Semra Gültekin editörlüğünde hazırlandı ve Bir Tablo Bir Hikaye serisinin ikinci kitabı olarak okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135379</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16aa2ade-fa0d-4972-85c1-ae900e6c76a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hak, Hukuk, Medya</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, bir ısrarın, kararlılığın ve direncin eseridir. Kitabın içindeki makaleler, günümüz medya sisteminin oluşma-oluşturulma tarihi ve sürecinden sendikasızlaştırmaya, ifade özgürlüğünün olabildiğine kısıtlanmasından eğitim hakkının iğdiş edilmesine, medyanın şiddet temsillerindeki sorunlardan çevre hakkı ihlallerine, barınma hakkı ihlallerinden kadın hakları ihlallerine kadar bütün toplumsal, ekonomik ve politik sorunların öznel ve nesnel analizlerini içeriyor. Bu nedenle makalelerin ortak derdi, yazıldığı tarihlerin hak ihlallerini, tarihsel, politik, sosyolojik, hukuksal ve kültürel örüntüleriyle birlikte kayda geçirmek. Kitabın içindeki makalelerin yazarlarının neredeyse tümü ya KHK ile ihraç edilerek ya da mobbinge uğrayarak hak ihlaline uğramış öznelerden olşutuğu için, makaleleri bir yandan nesnel tarihsel koşulları bilimsel olarak analiz eden değerlendirmeler, diğer yandan da özdüşünümsel birer serimleme olarak okuyabilirsiniz. Zira kitaptaki makaleler yoluyla günümüz medya ve siyaset ortamının çoraklığını ve bunun yarattığı sansür-otosansür, baskı, denetleme ve büyük gözaltı-gözetleme mekanizmalarının tarihsel geçmişini incelemek, günümüze de ışık tutan retrospektif bir özdüşünüme yol açmıştır; ki bu kitabın meramı da bu özdüşümün çabasına geniş bir okur kitlesini davet etmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135380</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d220c0ed-f409-48e5-905b-a8df0bde7dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Henüz Koymadım</image:title>
            <image:caption>Yetmişlerin sonu… Henüz telefonların nadir bulunduğu, televizyonun siyah-beyaz kaldığı, ama komşuluk bağlarının çok renkli olduğu, alım gücünün az olduğu, imkânsızlıklar içinde insanların çok mutlu olduğu, hayatın ritminin yavaş, daha sade ve insana dokunan bir hızda aktığı bir dönemden meslek aşkıyla evinden kilometrelerce uzak bir köydeki ilk öğretmenlik yıllarının bir özeti. 
Çok genç yaşta ailesinden uzakta titreyen bir sesle başlayan dersler, yokluğun içindeki minik yüreklerin sıcacık gülüşleri… 
Bu sadece bir anı kitabı değil, zorluklarla örülmüş bir coğrafyada, mutlu olmayı başarabilmiş idealist bir öğretmenin hikâyeleridir. Okuyucuyu hem nostaljik geçmişe hem de gülümseme eşliğinde umut dolu macerasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135381</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c866deb-392b-4f90-9404-9941b01fd71f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözün Özü Kalbin Gizi</image:title>
            <image:caption>İnsanlar devletlere vatandaş 
Padişahlara köle 
Dinlere mensup 
Olsunlar diye yaratılmamışlardır. 
 
Dinler insanların kendini tanıması/hatırlaması, 
Devletler insanların huzur içinde yaşaması ve rahatlaması için vardır. 
Yönetenler ise halkın sözleşmeli çalışanları gibidir. 
 


Değer 
Kişi 
Güç Kullanımı 
Aşırıya Kaçma 
Bağnazlık 
Putlaştırma 
Kibir ve zulüm 
Olması Gereken 
Hakkaniyet ve Güzellik 
DENGE 
Ahlaklılık ve Adalet 
Noksanlık 
Arsızlık ve Hırsızlık 
Değersiz ve sisteme payanda olan kişiler 
İktidarsızlık, Korkaklık, Kargaşa 

 
 
Bir yerde haksızlık ve zulüm varsa hiç kimse ya da devlet bu benim iç meselem kimse karışmasın diyemez. Komşumuzda kan gövdeyi götürürken biz karı-koca birbirini sever de döver de diyebilir miyiz? Sınır tanımayan doktorların yaptığı gibi vicdan, insaf ve insanlık sınır tanımaz. Dünyanın neresinde olursa olsun her türlü haksızlık ve zulme karşı durmak ve mümkünse onu önlemek vicdan sahibi her insanın ve toplumun vazifesidir. 
 
Sözün Özü Kur’an’dır, o kalpte de mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135382</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da00f815-371e-4c0f-a157-bc5a5932c84d.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanoğulları’nın Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İlk Osmanlı vakanüvislerinden Âşık Paşazade’nin, yalnız eserinin bir yerinde, Anadolu’da büyük ve müstakil teşkilatlar şeklinde mevcudiyetlerinden bahsettiği dört teşkilat vardır ki, yalnız uç beyliklerinin değil, hatta umumiyetle Anadolu’nun siyasi ve içtimai tarihini anlamak için bunlar hakkında doğru bir fikir edinmek zaruridir. Mehmet Fuad Köprülü, Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu O, tartışırken olguları argümanlarının istikametinde sunmaktan tereddüt etmez; Fatih’in politikalarını tenkit etmek için onun atalarını seçer; onların hayırlı işlerini ve politikalarını över. Âşık Paşazade’nin kaynaklarından tarihsel gerçekleri ve orijinal ifadelerini ayırabilmek için, kitabındaki bu tartışmalı konuları açık bir şekilde tahkik etmeliyiz. Halil İnalcık, Âşık Paşazade Tarihi Nasıl Okunmalı?  Erken Osmanlı vakanüvislerinin bazıları, görüşlerini daha doğrudan ifade etmiştir. Bu, özellikle, saygın bir derviş ailesinden gelen ve uzun ömrünün başlarında Balkan seferlerine katılan Âşık Paşazade için geçerlidir. 1480&apos;lerde Osmanlı padişahlarının tarihini yazdığında emeklilik dönemindeydi ve artık kariyerle ilgili kaygılarını geride bırakmıştı. Bu da Âşık Paşazade&apos;nin eleştirilerinde nasıl bu kadar dobra olabildiğini kısmen açıklıyor. Ama o bile en sivri sözleri eski padişahlarla ilgili bölümlerde sarf eder ve genelde eleştirilerini hükümdarların kendilerine değil hizmetkârlarına yöneltir. Suraiya Faroqhi, Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir  Wittek&apos;in sözleriyle, ‘Âşık Paşazade&apos;nin hikâyesi kendisini Osmanlı&apos;nın ilk zamanlarının, herhangi bir anakronizm içermeyen özgün bir belgesi olarak tavsiye eder.’ Âşık Paşazade bir başka kaynaktan, muhtemelen Yahşi Fakih&apos;ten almış olduğu bir geleneği naklediyor olsa da  kaynağının zihniyetini kavrayabiliyordu, Neşrî kavrayamıyordu. Bu farklılık, onun geçmişteki olaylara zaman açısından kendisinden on yıl kadar sonra yazmış olan Neşrî&apos;den daha yakın olması nedeniyle değil, fakat açıkça birbirinden farklı iki toplumsal dünyadan gelmeleri nedeniyle ortaya çıkmıştır. Cemal Kafadar, İki Cihan Âresinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135384</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e19427d-ee04-4ad3-805c-233c20b8ba30.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Patatesim!</image:title>
            <image:caption>2026 UKLA Kitap Ödülü Adayı 
 
 
“Ben bir patatesim!” 
“Hayır. Patates falan değilsin sen.” 
“Değil miyim? E o zaman neyim ben?!” 
 
 
Bu minik şey patates olduğundan emin ama arkadaşları yanıldığını düşünüyor ve eğlenceli bir soru yağmuru başlıyor: Nefes alıyor musun? Kaç gözün var? Yemek yiyor musun? Peki kaka var mı?.. 
 
 
Kendini patates sanan bir minik canlının aslında ne olduğunu keşfetmesine eşlik ettiğimiz bu muzip kitap, küçük okurlara hem canlılar dünyasının kapısını aralayacak hem de onları kıkır kıkır güldürecek. 
 
 
“Sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine yardımcı olan, komik mi komik bir hikâye.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135385</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6610436-8f16-49ff-a83d-9074c5492499.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluğun İnşası</image:title>
            <image:caption>İnsanın dünyada iki temel görevi vardır: Bunlardan biri iç dünyasını düzene sokmak, diğeri tabiatı şekillendirmektir.



Hikmetli bir düşünce, insana fiziksel âlemin sunabileceğinden çok daha fazla saadet armağan eder. Bu sebeple, ümit ve teselli arayan insan, nesneler yerine düşüncelere yönelmelidir.

İnsanın mutsuzlukla mücadelesi, öncelikle kendi ve düşünceleriyle giriştiği bir mücadeledir. Bu mücadele, mutsuzluğun kaynağının dışımızda değil, içimizde, yani zihnimizdeki değerlendirme ve yorumlama süzgeçlerinde olduğunu anlamakla başlatılabilir.

Duygu ve düşüncelerimizi, aynen tabiattaki ham maddeleri işlediğimiz gibi; bitkileri, ağaçları, meyveleri, hayvanları organize ettiğimiz gibi; evimizi her gün toparlayıp düzenlediğimiz gibi belirli periyotlarla biçimlendirerek yönetmemiz gerekir.

Yüz binlerce okura ulaşan eserleriyle tanınan Mecit Ömür Öztürk, Mutluluğun İnşası’nda içimizdeki mutluluğun temellerini nasıl sağlam bir şekilde atabileceğimizi sıcak ve samimi bir dille aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135386</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/382e89b9-de6f-46f7-9727-516c9129c701.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifayı Kaptık Hastanesi</image:title>
            <image:caption>SÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜV! Türkiye’de milyonlarca çocuğa kitap okumayı sevdiren Mert Arık&apos;tan yine MUHTEŞEM bir macera! Babaannemizin dünya turuna devam ederken Ezgiş&apos;e bıraktığı şey sadece bir ağaç dalıydı. Peki, Ezgiş bir ağaç dalıyla neler yapabilirdi? Babaannemizin açtığı birbirinden ilginç kurslar, Çorabını Kaybedenler Derneği’nde üretilen çeşit çeşit çoraplar ve bir dalla yeşeren umutlar... Ezgiş, babaannesinden aldığı ilhamla Sarıkayalar Kasabası&apos;nda eğlence dolu bir maceraya atılıyor. Yine çok konuşulacak, yine satış rekorları kıracak bir macera! Haydi, hep birlikte &quot;Ararsak bulabiliriz. Şifa aramaktadır.” diyelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135387</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/886cfd43-0113-4643-8298-03edb4f52c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın İkinci Şansı: Bir Prens 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>NİŞANLISININ &quot;GERÇEK ÂŞKINA&quot; ENGEL OLAN KÖTÜ BİR KIZ OLARAK TÜM OKULDA DEDİKODULARI YANKILANAN AMELIA, ÇEVRESİ TARAFINDAN ZORBALIĞA MARUZ KALMAYA DEVAM ETMEKTEDİR. ANCAK PRENS SARGE VE DİĞER KRALİYET AİLESİ BİREYLERİ SAYESİNDE ARTIK YALNIZ DEĞİLDİR. JULIUS VE SARGE, AMELIA&apos;YI KRALİYET SARAYI&apos;NA GÖTÜRÜRLER. SARAYDAKİ HERKES AMELIA&apos;YI ÇOK SICAK KARŞILAR. 
GENÇ PRENS SARGE, ARAŞTIRMASINA OLDUKÇA YOĞUNLAŞIR VE GÖZÜ ARAŞTIRMASI DIŞINDA BİR ŞEY GÖRMEMEKTEDİR. BU SÜREÇTE GÜVENEBİLDİĞİ TEK KİŞİ AMELIA OLUR VE AMELIA SARGE&apos;DAN GELEN TEKLİFLE KARŞI KARŞIYA KALIR. SARGE&apos;IN TEKLİFİNE AMELIA&apos;NIN CEVABI NE OLACAKTIR? 

ONA GİZLİCE HAYRANLIK BESLEYEN DÂHİ BİR PRENS İLE ZORBALIĞA MARUZ KALAN ZEKİ VE SEVİMLİ AMELIA’NIN AŞK HİKÂYESİ DEVAM EDİYOR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135388</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bca3c29e-6761-4400-81bb-949c616500fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dillere Destan Atasözleri</image:title>
            <image:caption>Dillere Destan Atasözleri kitabında, büyüklerin bilge sözleri çocukların neşeli dünyasıyla buluşuyor! Her atasözü, komik çizimler ve sevimli hikâyelerle canlanıyor. Kimi zaman yılanlar deliğinde ziyaret ediliyor, kimi zaman minik kahramanlar akıllı çözümler peşinde koşuyor. Çocuklar hem kahkahalarla okuyor hem de atasözlerinin gizli anlamlarını keşfederek öğrenmenin tadını çıkarıyor. Bu kitap hem eğlenceli hem de öğretici bir maceraya davetiye çıkarıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135389</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d60b0d3d-62a1-4657-91de-95d0aee92e6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Beyin - Bağırsak 2</image:title>
            <image:caption>İnsan bedeni bir orkestradır… 
Ama bu orkestranın asıl şeﬁ sandığımız gibi beyin değildir. Derinlerde sessizce çalışan bir maestro vardır: Bağırsaklarımız. 
Duygusal Beyin – Bağırsak II, sizi bedeninizin görünmez katmanlarına; mikrobiyotanın gizli uygarlığına, vagus sinirinin ışıklı otoyoluna, bağ dokusunun derin hafızasına ve otonom sinir sisteminin unutulmuş ritmine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. 
Bu kitap, yalnızca “sağlık bilgisini” değil, bedenin ve ruhun bütünsel hikâyesini anlatıyor. 
Kronik yorgunluktan depresyona, inﬂamasyonun sessiz yangınından Alzheimer ve migrene; histamin intoleransından disbiyozis ve latent asidoza kadar modern tıbbın en karmaşık alanlarını, biyoﬁzik ve regülasyon tıbbının ışığında yeniden anlamlandırıyor. 
Her bölümdeki bilimsel derinlik; şiirin, mitolojinin ve bilincin kapılarını aralayan anlatıyla birleşiyor. 
Bu kitap bir tıp kitabı değil — bir farkındalık, bir uyanış ve bir dönüşüm rehberi... 
Kendi bedeninizin eczacısı olmaya; içinizdeki sessiz orkestra şeﬁnin sesini duymaya; bağırsaklarınızdaki bilgelikle yeniden buluşmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135390</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ccf216a-4334-4cbe-93b6-e9e41008e611.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım</image:title>
            <image:caption>Bir insan kaç kere gider? 
İliklerine kadar sevildiğini hissederken kaç kez yüzüstü bırakır? 
Ya geride kalan? 
Kaç gün, kaç ay, kaç yıl bekler gidenin ardından? 
Umut henüz çocukken tutulur Elif’e. 
Bir gün, küçük kalbi hislerini daha fazla taşıyamadığında her şeyi itiraf eder. Ama onun adı imkânsızdır. 
Dokunamaz, söyleyemez, yaşayamaz… 
ama sevmekten de vazgeçemez. 
Bir kediyi sever gibi; 
bekleyerek, sessizce, izin verilince. 
Babasının ruhunda açtığı derin yaralarla 
hayata tutunmaya çalışan bir kadının kaçış anlatısı bu; 
geride kalan bir adamın ise 
sevmenin bazen sessizce beklemek olduğunu öğrenmesi. 
Zaten O Şarkıyı Ben Sana Yazmadım, 
aşkın, pişmanlıkların ve söylenemeyen cümlelerin arasından sızan bir hikâye. 
Bir şarkının ezgisinde, bir şiirin satır aralarında saklanmış; 
boşa geçmiş bir ömrün içinde sıkışıp kalan iki kalbin 
yeniden başlama ihtimaline tutunma hikâyesi… 
Unutulmaz aşklara yazılmış bir şarkı gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135391</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69727a1c-c37c-4058-a51d-abd6da4dcf16.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Gitar Metodu Cilt 2</image:title>
            <image:caption>Berklee Müzik Koleji gitar programının temel metni olarak kullanılan William Leavitt Gitar Metodu, zaman testinden geçmiş, sadık gitar öğrencileri ve eğitmenlerinden oluşan geniş bir hayran kitlesi kazanmıştır. 
Üç ciltten oluşan bu metot, başlang   ıçtan ileri düzeye kadar her seviyeye uygun, pratik  
ve kapsamlı bir gitar eğitim programıdır. Leavitt&apos;in  benzersiz eğitim yaklaşımı, öğrencilere en temel  seviyeden ileri seviyelere kadar üstün gitar çalma becerileri öğretiyor. 
Ayrıca mevcut: 
 
Cilt 1 
Birinci cilt, başlangıç   seviyesindeki gitaristler için sağlam bir temel oluşturuyor, gitar ve müzik temelleri hakkında kapsamlı bir yelpaze sunuyor: 
•gamlar 
•melodik çalışmalar 
•akor ve arpej çalışmaları 
•müzik nasıl okunur 
•her iki el için teknik geliştirmeye yönelik özel egzersizler 
•taşıyıcı akor kalıplarını kullanarak ses yönlendirmeye yönelik benzersiz bir yaklaşım 
 
Cilt 2 
Birinci ciltteki temel bilgileri öğrendikten sonra, bu orta seviye kitapta melodi, gamlar, arpejler ve akorların incelenmesine devam ediliyor ve tüm sapı kapsıyor. Bu ciltte ayrıca şunlar ele alınmaktadır: 
•aralıklar 
•akor seslendirmeleri 
•doğaçlama 
•ritim gitar teknikleri 
•birlikte çalınan düetler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135392</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95b6f87-7855-4332-b7f2-f0c5885a1fe7.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Gitar Metodu Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Berklee Müzik Koleji gitar programının temel metni olarak kullanılan William Leavitt Gitar Metodu, zaman testinden geçmiş, sadık gitar öğrencileri ve eğitmenlerinden oluşan geniş bir hayran kitlesi kazanmıştır. 
Üç ciltten oluşan bu metot, başlang   ıçtan ileri düzeye kadar her seviyeye uygun, pratik  
ve kapsamlı bir gitar eğitim programıdır. Leavitt&apos;in  benzersiz eğitim yaklaşımı, öğrencilere en temel  seviyeden ileri seviyelere kadar üstün gitar çalma becerileri öğretiyor. 
Ayrıca mevcut: 
 
Cilt 1 
Birinci cilt, başlangıç   seviyesindeki gitaristler için sağlam bir temel oluşturuyor, gitar ve müzik temelleri hakkında kapsamlı bir yelpaze sunuyor: 
•gamlar 
•melodik çalışmalar 
•akor ve arpej çalışmaları 
•müzik nasıl okunur 
•her iki el için teknik geliştirmeye yönelik özel egzersizler 
•taşıyıcı akor kalıplarını kullanarak ses yönlendirmeye yönelik benzersiz bir yaklaşım 
 
Cilt 2 
Birinci ciltteki temel bilgileri öğrendikten sonra, bu orta seviye kitapta melodi, gamlar, arpejler ve akorların incelenmesine devam ediliyor ve tüm sapı kapsıyor. Bu ciltte ayrıca şunlar ele alınmaktadır: 
•aralıklar 
•akor seslendirmeleri 
•doğaçlama 
•ritim gitar teknikleri 
•birlikte çalınan düetler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135393</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f013b4b2-150e-439e-912d-09851aa659ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Ay’a Götür Cilt 4</image:title>
            <image:caption>BALAYINDAN SONRA TOKYO’DAKİ EVLERİNE DÖNEN NASA VE TSUKASA ÇİFTİ BEKLENMEDİK BİR OLAYLA KARŞILAŞIYOR! 
Yine de ikilinin evlilik hayatı daha yeni başlıyor sayılır! Üstelik birlikte yaşamaya başladıkları günden beri bilmedikleri bir sürü şey öğreniyorlar! Evli çiftimizin ilkleri tattığı, aşk dolu dördüncü cilt karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135394</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25bd0828-1d98-404f-9591-0c90625c2ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kurmak Bedava</image:title>
            <image:caption>Kerem ve arkadaşları, Ebru Öğretmen sayesinde bu yıl yeni bir şey keşfediyorlar: Hayal kurmak. Her sabah beş dakikalığına gözlerini kapatıyor ve bambaşka dünyalara dalıyorlar; çölün ortasında arkeolog oluyor, ünlü yazar ve ressamlarla tanışıyor, dünyayı değiştirecek bir buluşa imza atıyorlar. Ama asıl, insanın kendi sınırlarını hayal gücüyle aşabileceğini keşfediyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135395</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5381f2c-21a2-4dd7-913f-44acca466e0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hişt Hişt</image:title>
            <image:caption>Hişt! Hişt! Sait Faik sana sesleniyor. “Duymayı bilirsen kitaplar seninle konuşur,” diyor. “Görmeyi bilirsen kitaplarda anlatılan yerleri hayalinde canlandırabilirsin,” diyor. Ve bir maceraya davet ediyor seni; Altıyol’dan Haydar Paşa’nın evine, Sultanahmet’ten Ayasofya’ya... 
 
Her sayfası İstanbul’un sesleri, renkleri ve hayal gücüyle dolu bu kitapta sanatın, edebiyatın ve tarihin ne kadar canlı olduğunu göreceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135396</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d10da821-4e3e-41f9-95d3-d6b5a7bdf5e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluk Deneyimi: Toplu Öyküler 1</image:title>
            <image:caption>Çocukluğun pastoral manzaraları, gençliğin kırılgan tutkuları, ilk dostluklar, ilk yalnızlıklar… 1899-1902 yılları arasında kaleme aldığı bu öykülerde Hesse bir yazar olarak henüz kendi sesini ararken iç dünyasını da keşfediyor. Romantik etkilerin ve bireysel gözlemlerinin ağır bastığı bu metinlerde çocukluk anıları, doğaya duyulan derin hayranlık, edebiyat sevgisi ve özgürlük arzusu iç içe geçiyor. 
 
Hermann Hesse’nin toplu öykülerinin ilk cildi olan Çocukluk Deneyimi geleceğin büyük yazarının toplumdan uzaklaşma ve kendine yönelme arayışı, sessiz ama derin bir iç konuşma. 
 
“Hesse’nin eserleri, sıradanı ruhani bir düzleme taşıyarak onu yeni bir anlam katmanına dönüştürür. Bu devrim, politik ya da toplumsal değil; şiirsel, psikolojik ve insani bir devrimdir.” 
Thomas Mann</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135397</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12fe1c70-eb26-4fc9-93d5-3ecd69e926f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Temmuz: Toplu Öyküler 2</image:title>
            <image:caption>Yirmili yaşlarının başında genç bir yazar olarak, 1903-1905 arasında yazdığı bu öykülerde Hermann Hesse sıradan insanların gündelik yaşamlarını, abartıdan uzak, incelikli bir gerçekçilikle anlatıyor. Bu hikâyelerde hayat olduğu gibi, sıradan anların olağanüstü yalınlığıyla aktarılıyor. 
 
Romantik bir duygusallıktan daha ölçülü bir gözleme geçişin habercisi olan Temmuz, bireysel duyarlılığın yerini yavaş yavaş dış dünyaya dönük bir dikkate bırakan bir köprü. 
 
“Hesse, modern anlamda büyük bir yazardı: derinlikli, zarif, imalarla örülü; yazının hem umutsuz hem de neşeli oyununa tutkuyla bağlı.” 
The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135398</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bada946-2ab8-4140-b5a2-9f7bb8e9f49b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolaşım Sistemi - Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? Korkma sakın! 
Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135399</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d516f5-8e39-4812-a77a-e1dd0018a4c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostlarımızla Her Yer Güzel</image:title>
            <image:caption>Küçük Kirpi, ormandaki arkadaşlarıyla saklambaç oynamayı çok sever.
Bir gün yaprakların altına öyle iyi saklanır ki arkadaşları onu bulamaz. Akşam olup orman sessizleştiğinde, Küçük Kirpi kendini yıldızların altında bulur.
Derken yoluna görkemli bir gece kelebeği, bir porsuk ve baykuş çıkar. Her biri Küçük Kirpi&apos;ye gecenin sakinliğini, paylaşmanın sıcaklığını ve bir arada olmanın güzelliğini gösterir.
Bu sıcacık öykü, hayatımıza giren dostların dünyayı nasıl daha güzel hale getirdiğini anlatıyor.
Dostlarımızla Her Yer Güzel, uyku öncesi anları sevgi ve huzurla dolduran, tatlı mı tatlı bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135400</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/171a9f27-deff-4573-8050-0879b7d35840.jpg</image:loc>
            <image:title>Çitkuşu</image:title>
            <image:caption>Bir ailenin geçmişindeki duygusal travmalar kuşaktan kuşağa nasıl geçer? Çağdaş İrlanda edebiyatının usta isimlerinden Anne Enright, benliğe doğru büyüleyici bir yolculuk sunduğu Çitkuşu’nda bir ailenin üç kuşağını temsil eden kadınları, aralarındaki ilişkileri ve duygusal bağları kaleminin ucuna takıyor. Biçem konusundaki dehasıyla okurun iç dünyasına nüfuz etmeyi başaran yazar, insanın insana aktardıkları hakkında düşündürürken aile içinde yaşanan ve sonraki kuşaklara sirayet eden travmaları anlamlandırmaya yoğunlaşıyor. Bireyin kalabalıklar içindeki yalnızlığını şiirsel yankılarla dindiren bu melodik roman, aile bağlarının boğuculuğu üzerine ince esprilerle bezeli bir hikâye anlatıyor. “Kuş kendisinden ibaretti işte. Herhangi birimiz buraya gelmeden uzun zaman önce de vardı, hepimiz gittikten uzun zaman sonra da var olacak.” Peki ya insan? O neyi devralıp neyi miras bırakacak? Umut, hayal kırıklığı, sevgi, neşe, yetenek, merak, zekâ, travma mı? Carmel, tüm yaşamını yalnızlık içinde geçirmiş bir kadınken kızı Nell’in doğumuyla birlikte yalnızlığı daha da derinleşir. Nell, annesinin manevi yükleri altında günden güne ezilirken, anne kızın aralarındaki karmaşık ilişki zamanla duygusal bir devinime dönüşür. Kendi seçtiği hayatı yaşamak isteyen Nell, köklerinden kopabilmek için evden ayrılmayı planlarken Carmel ise, ünlü bir şair olan babası Phil’in, annesi Terry’nin ve kardeşi Imalda’nın gölgesinde kanamaya devam eden çocukluk yaralarını sarmaya çalışmaktadır... 2007 Man Booker Ödülü’nü alan Anne Enright’ın, yarattığı karakterler ve gerçekçi kurgusuyla dikkat çeken romanı Çitkuşu, 2024 yılında The Writers’ Prize’a (Yazarlar Ödülü) layık görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135401</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b78b500c-b6de-46e8-ad27-10dfc6a4f822.jpg</image:loc>
            <image:title>Phaedra-Kadın Kahramanlar</image:title>
            <image:caption>“Birkaç dakikalık rahatsızlık uğruna Hippolytus’un tüm hayatını mahvetmek mi istiyorsun?” 
Birkaç dakikalık rahatsızlık mı? İçimde sert ve amansız o acıyı hissettiğimde yaşadığım şey rahatsızlık mıydı? Beni ölüme terk ettiğinde yaşadığım şey rahatsızlık mıydı? Hayatımda bir daha asla görmek istemediğim bir adamın çocuğunu taşıdığımı, karnımın şiştiğini ve bacaklarımın zayıfladığını, bu yüzden her adımımın bana onu hatırlattığını fark ettiğimde yaşadığım şey rahatsızlık mıydı? 
Zina yaptığı dedikoduları dilden dile dolaşan Pasiphae ile Kral Minos’un kızı, canavar minotor ile güzeller güzeli Ariadne’nin sönük, dışlanmış kız kardeşi, Giritli prenses Phaedra… Kader tanrıçaları ağlarını örer ve böylece Phaedra kendini evinden çok uzakta, Atina sarayında, kendisinden çok daha yaşlı, üstelik kardeşlerini katleden bir adamın; Theseus’un isteksiz gelini olarak bulur. 
Ancak düşmanlarla dolu bu sarayda Phaedra için gerçek tek bir tehlike vardır: Theseus’un oğlu, zalim ve kontrolsüz Hippolytus. Sözde dindar Hippolytus ona saldırdığında, Phaedra’nın dünyası altüst olur. Ancak Phaedra bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmayı reddeder. 
Laura Shepperson, Phaedra’da mitolojinin en çok kötülenen kadın karakterlerinden birine ses oluyor ve antik dünyadan bugüne uzanan çok bilindik bir savaşı, erkeklerin dünyasında kadınların verdiği mücadeleyi farklı bir bakış açısıyla sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135402</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/705b0550-b31c-4507-b44a-3aab70fee31f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Beynimiz</image:title>
            <image:caption>Almanya’da kitapları yüzbinlerce satışa ulaşan ünlü nörobiyolog Nicole Strüber, beynimizin hayret verici süreçlerini açıklıyor ve diğer insanlarla yakınlık kurmanın neden bu kadar önemli olduğunu ikna edici şekilde gözler önüne seriyor. 
Düzenli ve tatmin edici birliktelik ve yakın ilişkiler günlük hayatımızda giderek daha az yer kaplıyor. Bu durum hem ruhsal hem de fiziksel sağlığımızı tehlikeye atıyor. 
İnsan ilişkilerinde temasın azalmasını, yakınlığın zayıflamasını her yerde deneyimliyoruz: Personel sayısı yetersiz anaokullarında, verimlilik odaklı aile hayatında, çat kapı ziyaretlerin yerini alan WhatsApp yazışmalarında, yüz yüze görüşmeler yerine video konferanslarda, kronometreyle yarışan doktor randevularında ve bakım hizmetlerinde... Gerçek bir “birliktelik” içinde geçirdiğimiz süre giderek azalıyor. Oysa beynimizin bu etkileşime ihtiyacı var. 
Birliktelikte oksitosin ve diğer kimyasal haberciler salgılanır. Kalp atış frekansı, beyindeki elektrik dalgaları, iç salgılar birbirine uyarlanır ve eşzamanlı hale geliriz. Tüm bunlar gevşememizi, birbirimizi algılamamızı, anlamamızı, işbirliği yapmamızı ve aynı zamanda kendimizi değiştirmemizi sağlar; empati yeteneğimizi ve başkalarına duyduğumuz güveni besler. Birliktelik, birlikteliği doğurur! 
Nicole Strüber, en güncel araştırma verilerini günümüzün toplumsal durumuyla birlikte ele alıyor ve politik ve toplumsal bir zihniyet değişimi çağrısında bulunuyor. 
 
“Yazar, karmaşık konuları yapılandırmayı; kişisel anekdotlar, örnekler ve anlaşılır bir dil kullanarak bunları herkes için erişilebilir kılmayı çok iyi biliyor.” 
Jeanne Wellnitz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135403</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24213e8e-748d-442e-9d49-044fb8bd784c.jpg</image:loc>
            <image:title>Stoacı Meydan Okuma</image:title>
            <image:caption>Bazı insanlar terslikler karşısında hızla toparlanırken bazıları dağılır. Çoğu zaman bu tepkilerin doğuştan belirlendiğini düşünürüz; neyse ki durum böyle değildir. 
Bu pratik ve son derecede iyimser rehberde filozof William B. Irvine, yüzyıllar öncesine dayanan bilgeliğin, modern yaşamın gündelik streslerinden ciddi krizlerine kadar uzanan her şeyle daha iyi başa çıkmamıza nasıl yardımcı olabileceğini açıklıyor. Stoacı Meydan Okuma, Marcus Aurelius, Seneca ve Epiktetos gibi antik Stoacıların içgörülerini çapa etkisi ve çerçeveleme gibi çağdaş psikolojik araştırmaların ortaya koyduğu tekniklerle özgün şekilde bir araya getiriyor. Ortaya çıkan sonuç, Irvine’in şaşırtıcı derecede basit ve güncellenmiş Stoacı sınav stratejisi: Yaşamın bizi tökezleten engellerine verdiğimiz duygusal tepkileri köklü biçimde değiştirmeyi, yaşamın tökezleten taşlarını daha sakin, güçlü ve dayanıklı biri olma fırsatlarına dönüştürmeyi öğretiyor. Böylece bu engellerin üstesinden gelmekle kalmayıp onlardan fayda da sağlayabiliyoruz.


“William B. Irvine bunu bir kez daha başarıyor: Antik Stoacılığı, psikolojik araştırmaların modern bulgularıyla güncelleyerek, daha iyi insanlar olmamız için bize meydan okuyor.” 
– Nasıl Stoacı Olunur kitabının yazarı Massimo Pigliucci 
 
“Stoacı Meydan Okuma, yaşamı belirli bir Stoacı bilgelik cevherini rehber edinerek nasıl karşılamak gerektiğine dair son derece sürükleyici bir anlatı. Bu kitabın pek çok insanın günlük yaşamına fayda sağlayacağını ve onların da kitabı arkadaşlarına önereceğini rahatlıkla görebiliyorum.” 
– Roma İmparatoru Gibi Düşünmek: Marcus Aurelius’un Stoacı Felsefesi kitabının yazarı Donald Robertson</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135404</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eccfe91-7875-443f-bd83-084efe6ca3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Baykuş’un Orman Okulu-Eğlenceli Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinliklerinde, ağaçların altında, yavru hayvanlar toplanıyordu. Çünkü Bayan Baykuş’un Orman Okulu zamanıydı! 
 
Bir barınak yapmak için işe koyulan Fare, Sincap, Tilki ile Tavşan’a katılın, yeni bilgiler öğrenin, yaratıcı olun ve arkadaş edinin! Bu kitap, küçüklerin dışarı çıkıp yeni maceralar yaşamak için can atmasını sağlayacak. 
Bu kitap ormanda çocuk bakımı uzmanlarıyla birlikte yazılmış ve bir izci lideri tarafından çizilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135405</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3085885-ee06-4061-b87e-8dd300b3b5f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayan Baykuş’un Orman Okulu - Ay Işığında Kamp Macerası</image:title>
            <image:caption>Ormanın derinliklerinde, ağaçların altında, yavru hayvanlar toplanıyordu. Çünkü Bayan Baykuş’un Orman Okulu zamanıydı! 
 
Bir barınak yapmak için işe koyulan Fare, Sincap, Tilki ile Tavşan’a katılın, yeni bilgiler öğrenin, yaratıcı olun ve arkadaş edinin! Bu kitap, küçüklerin dışarı çıkıp yeni maceralar yaşamak için can atmasını sağlayacak. 
Bu kitap ormanda çocuk bakımı uzmanlarıyla birlikte yazılmış ve bir izci lideri tarafından çizilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135406</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e22e68-6b3d-4e74-ab36-96b49765d39e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mengücek Mirası: Divriği Ulu Cami ve Külliyesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Mengücek Mirası&quot; isimli bu kitapta, Neolitik ve Tunç çağlara uzanan yerleşim izlerinden Selçuklu dönemine, İslâm düşüncesinden kozmoloji ve insan tasavvuruna kadar geniş bir çerçevede Divriği Ulu Cami ve Külliyesi ele alınıyor. Yapı; taş bezemeleri, kapıları ve mekân kurgusuyla kutsal kitabımız Kur’an’ı, kâinat kitabını ve insanı birlikte düşünmeye çağıran bir anlam örgüsü olarak okunuyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bu benzersiz eser, bu yönüyle yalnızca geçmişten kalan kültürel bir yapı değil, bugün de zihni ve kalbi harekete geçiren canlı bir anlatı olarak karşımıza çıkıyor.

“Mengücek Mirası”, Divriği’yi yeniden düşünmek ve anlamak için okurlara bir çağrı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135407</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/466fc35c-18b6-46d0-bad5-dfe0e1ae0f96.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş Felsefesi Hareket Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Asrımızda tesirlerini bütün felsefe alemine hatta alemine hatta bütün düşünce dünyasına yayarak genişleten varoluş felsefesinin doğuşu geçen asrın başlarındadır. Hatta onun hazırlıklarını Pascal’da bulmak kabil oluyor. II. Cihan Harbi’nden sonra pek acayip anlayışlara yol açan bu felsefenin esası şudur: Eski Yunan’dan beri felsefe, hakikat olarak eşyanın özünü araştırıyordu. Öz, duyularla tanınmayan, bir olan, hiçbir zaman değişmediği halde, değişen ve duyularla tanınan bütün varlıkların esası olan ve onları var kılan şeydir. Filozoflar, gaye olan bu meçhulü araştırmakla işe başlıyorlardı. Enzistansiyalistler, aklı karanlıklarda kaybedici olan bu hareketin tersine olarak var olandan, bilinenden ve duyularla tanınandan işe başladılar. Bu yoldan giderek gözlemle tahlilin götürebildiği yere kadar ilerlemeyi düşündüler. Böylelikle hakikati tanımaya çalışmak varoluş felsefesinin temelini teşkil ediyor. Varoluşçular, hakikat şudur veya budur demiyorlar. Bu yolda bir hipotez de ileri sürmüyorlar. Bunlarda hakikatin sezgisi yoluyla bir anda yakalanacak öz de mevcut değildir. Gerçek varoluşu yakalayarak onda adım adım derinleşmemize yarayan tanıyış bu felsefenin metodudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135408</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9333431-09a8-46a4-acda-201d13e682f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöromanya</image:title>
            <image:caption>Günümüzde mutluluklarımız, duygularımız, bağımlılıklarımız, korkularımız, inançlarımız, kişiliklerimiz, tüketim alışkanlıklarımız, kişisel olandan politik olana kadar her şey beyne indirgeniyor, açıklaması beyinde aranıyor. Üstelik beyinle ilgili bu bolca lakırtı, bu nöromanya, nörobilimcilerin gerçekte söylediklerini çarpıtma ve yanlış bilgiler yayma pahasına yapılıyor… 
 
Nörobilim doktoru ve klinik psikolog Albert Moukheiber, en son araştırmaları erişilebilir hale getirerek araştırmacılara yeniden söz hakkı veriyor ve beyinle ilgili söylemlerde doğruyu yanlıştan ayırarak bilimin gerçekte nerede durduğuna dair güncel bir genel bakış sunuyor. Beyni, bireysel sorunların tek açıklaması haline getirmenin tehlikelerini ortaya koyuyor ve yaygın mitleri bir bir çürütüyor. 
 
Nöromanya, beyniniz hakkında bildiğinizi sandığınız şeyleri yeniden sorgulatacak bir kitap. 
 
“İster duygularımızı, ister tepkilerimizi, ister ilişkilerimizi açıklamak için olsun, günümüzde nörobilim her yerde karşımıza çıkıyor. Sanki vücudumuzun orkestra şefi olarak sunulan beyin, tüm davranışlarımızı açıklayabilirmiş gibi. Oysa işler o kadar basit değil ve bu kitap da tam olarak bunu anlatıyor.” — France 5, Le mag de la santé</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135409</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94f5610-3bf9-45b4-af83-2d19e1b090a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombie Makeout Club İkinci Kitap Ölüm Kafası</image:title>
            <image:caption>ZOMBIE MAKEOUT CLUB’ın 
havalı ve korkunç şöleni geri dönüyor 
 
“Kara Kan” adlı gizemli fenomen ve zahmetsiz gorepunk estetiği ile güçlenen Ölüm Şehri’ndeki çeşitli gençler, kendilerini birbirlerine dolanmış, bedenlerini ve yeteneklerini avlamak isteyen gizemli bir örgüte karşı mücadele ederken bulurlar. 
Yuka, kayıp kız kardeşini aramaya çıktığında, seri cinayetler, delilik ve komplo ağının içine düşer. Yuka’nın yolu onu, tesis içinde uyanmış olan Ai’ye götürür. Her iki kız da yeni bir düşman ve onun ev hayvanı olmuş insanı tarafından takip edilmektedir. Ancak hangi yolları izleyecektir ve amacı nedir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135410</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac5987c-e5e8-4dce-9458-1871c4b02a12.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürperti Tepesi 1. Kitap: Ormandan Gelen</image:title>
            <image:caption>HAYALET HİKÂYELERİNİN, HEYECANIN VE EĞLENCENİN HİÇ UĞRAMADIĞI ÜRPERTİ TEPESİ’NE HEPİNİZ HOŞ GELDİNİZ! 
 
Ürperti Tepesi gerçekten çok SIKICI bir yerdi. Burada asla ilginç bir olay olmazdı ve yapılacak eğlenceli bir şey de yoktu. Yani en azından Alex ilk taşındıklarında böyle düşünüyordu. Ta ki bir gece, zifiri karanlıkta, Uğuldayan Bataklık Ormanı’na bir METEORUN düştüğünü görene kadar. 
Neler olduğunu MERAK eden Alex, ormana araştırmaya gittiğinde meteorun düştüğünü gören dört çocuk daha olduğunu fark etti: “Baş Belası” Oli, çalışkan Sophia, meraklı Mo ve mühendis adayı Riley. 
Ormanda keşfettikleri şeyse, en çılgın hayallerinin bile ötesindeydi – daha çok kâbuslarından fırlamış gibiydi. Çok geç olmadan bu ekibin, meteorla birlikte gelen korkunç yaratıklardan kasabayı kurtarması gerekecekti. 
Yoksa Ürperti Tepesi bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135411</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91293e99-1e3f-4fff-91f4-e95026e7be2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben O Değilim</image:title>
            <image:caption>Genç bir kız, bir toprak yolun kenarında yara bere içinde ve titreyerek uyandığında ne oraya nasıl geldiğini ne de kim olduğunu hatırlıyordu. Polis de onun durumunu çözememişti ki karakola telaşlı bir adam geldi. Saatlerdir genç kızı arıyordu. Onda kızın okul kartı, doğum belgesi ve hatta fotoğrafları vardı. 
Adam kızın babasıydı. Kızın adı Mary’ydi. Daha doğrusu adam öyle olduğunu söylüyordu. 
Lola arabanın kapısını çarpıp karanlıkta gözden kaybolduğunda Drew sakinleşmek için biraz zamana ihtiyaçları olduğunu düşünüyordu. Ne var ki Lola bir daha geri dönmedi. Şimdi arkadaşları, şerif ve bütün kasaba Drew’un kız arkadaşını öldürdüğüne inanıyordu. Fakat Drew’un umursadığı masumiyetini kanıtlamak değil, Lola’yı bulmaktı. Günler geçtikçe peşine düşülecek ipuçları azalıyordu… ve hem Lola’nın hem de onun hayatı daha fazla tehlikeye giriyordu. 
 
“Tek solukta okunacak adrenalin yüklü bir roman.” 
– April Henry Two Truths and a Lie ve Girl, Stolen romanlarının New York Times çok satan yazarı. 
 
“Gergin, yürek burkan ve bağımlılık yapan bir hikâye...” 
– Courtney Gould, The Dead and the Dark’ın yazarı 
 
“Ben O Değilim, adrenalin dolu temposuyla tek solukta okunmayı adeta zorunlu kılıyor.” 
– April Henry, Girl, Stolen ve Two Truths and a Lie kitaplarının New York Times çok satan yazarı 
 
“Bu kitap nefesinizi kesecek.” 
– Rachel Lynn Solomon, Today Tonight Tomorrow’un çok satan yazarı 
 
“Beklenmedik ve buruk finaline kadar heyecan verici bir şölen.” 
– Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135412</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4492439f-5b68-4570-9b0d-06f427519fa1.jpg</image:loc>
            <image:title>Anomali</image:title>
            <image:caption>Oyunun unutulduğu bir dünyada çocuk kalabilmek mümkün mü? Dilge Güney, çocukluğun nasıl olduğunu unutan yetişkinlere ithaf ettiği Anomali ile normal kavramını tersyüz eden distopik bir metne imza atıyor. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan karmaşık yolculuğu masalsı bir dille betimleyen yazar, büyümenin ve dönüşümün anlamını oyun kuramı üzerinden sorgulatıyor. Değişimin getirdiği bilinmezliğin insanı nasıl bir belirsizliğe sürüklediğini gösteren bu alegorik roman, otoriter güçlere karşı dostluğun, dayanışmanın ve vicdanın üstünlüğünü yineliyor. Oyun oynamanın özgürleştirdiği bir evrende gelişen hiç beklenmedik bir “anomali”, kısa sürede çocukları pençesine düşürecek bir karabasana dönüşür. Çatılardan havalanan rengârenk uçurtmaların, etrafa saçılan pastaların, gökyüzünü saran kahkaha bulutlarının yerini artık çığlıklar ve koşuşturmacalar almıştır. Çocuklar başta anomaliye inanmak istemeseler de arkadaşları Mu ve diğerlerinin teker teker ortadan kaybolması işin rengini değiştirir. Kasabanın yöneticisi Sukha’nın kılavuzluğunda arkadaşlarını aramaya çıkan kahramanımız ise kendisine yaklaşmakta olan değişim anomalisine direnmekte kararlıdır. Anomalinin izini sürerken kâh bir kurdun karnına kâh bir kelebeğin kozasına konuk olan genç kız bir yandan da kendi bedeninde ve zihnindeki keskin değişimlerle mücadele etmek zorundadır... Özgün hikâyesi ve çarpıcı karakterleriyle öne çıkan Anomali, çocukluğun saf ve temiz dünyasını yüceltirken büyümenin kimi zaman büyülü bir yanılsamadan ibaret olabileceğini de gözler önüne seriyor. “Oyun oynama isteği normaldir, koşulsuz ve daima.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135413</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3157de0-a80b-4ff3-b764-f94e226dfdd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrıça Felsefe</image:title>
            <image:caption>Haksız yere mahkûm edilen Boethius’un kederden bulanıklaşmış zihni yalnızca evrenin yegâne yaratıcısının Tanrı olduğuna dair bilgiyi saklayabilmiştir. Bu bilgi dışında herhangi bir şey hatırlamamaktadır, zihni karanlığa gömülmüştür. Karanlık bir zindanda makûs talihine ağlarken, tüm yaşamını izinde geçirdiği Felsefe’nin bir anda ışıklar saçarak belirmesiyle yeniden başlar her şey. Felsefe, etrafını aydınlatan bir Tanrıça olarak çıkar Boethius’un karşısına. Antikçağa özgü düşünme biçimini Hıristiyan bir bakışla harmanlayarak, Boethius’a tüm unuttuklarını yeniden hatırlaması için yardımcı olur. İşte bu nedenle kitabın adı Tanrıça Felsefe’dir. Masumken mahkûm kılınmış olmaktan yakınan düşünürün, Felsefe’nin kılavuzluğuyla tüm yaşadıklarını yeniden düşünmesi, bildiklerini adım adım yeniden hatırlaması ve Yunan-Roma bilgeliğine dayanan geçmişinden el alıp Tanrının kudretine yeniden inanması gerekecektir. Hem Antikçağ felsefesiyle ilgileniyor hem de insana dair temel soruların çağlar boyunca nasıl dönüştüğünü merak ediyorsanız, elinizdeki kitap tam size göre. Gelin, Boethius’a yol gösteren Tanrıça Felsefe’nin izinde birlikte yürüyüp hakiki mutluluk, iyilik ve kötülük, kader ve sonsuzluk üzerine yeniden düşünelim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135414</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d28cedb9-680e-498a-8679-494a772ff25c.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Aşık Oluruz? Cilt 1</image:title>
            <image:caption>“Devir değişse de, biz büyüsek de…” “Aşk aynı kalır…” Kurosawa, pek konuşkan değil ve aklından geçenler bir türlü anlaşılmıyor… Ama ufak bir gülümsemesi, ince bir jestiyle Aoi’nin kalbini hoplatıyor! Ne yazık ki Aoi’nin, uzun boyu yüzünden geçmişten kalan travmaları hâlâ taze ve duygularını açığa çıkaracak cesareti bir türlü bulamıyor… Ta ki… Üstelik sadece bu da değil! “İşte tam benim tipim!” diye düşünecek kadar hayalperest bir kızın, karşısına çıkan yakışıklı amiriyle yaşadığı çılgın aşk ile Taisho döneminden günümüze uzanan zamanın ötesinde bir romantizm bu ciltte sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135415</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f571074c-a652-4b1c-90f6-6716b8633881.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Ölümsüzlüğü</image:title>
            <image:caption>Augustinus, 386 yılının sonbaharında Cassiciacum’da yaklaşık dört ay süren bir inzivaya çekilir. Onun için felsefi ve teolojik anlamda bir dönüm noktası olan bu süreçte, Tanrı’nın nasıl bilenebileceği, bu bilgiyi edinmede inanç ile aklın rolünün ne olduğu gibi zihnini kurcalayan esaslı problemleri çözüme kavuşturmaya çalışır. 387 yılının Mart ayında oğlu Adeodatus’la birlikte vaftiz olmak üzere gittiği Milano’da ise, bilen bir varlık ve özne olarak başlı başına ruhun varlığı, yapısı, mahiyeti, akılla ve bedenle ilişkisi gibi konuları derinlemesine düşünme fırsatı yakalar ve Ruhun Ölümsüzlüğü adını verdiği eserini hazırlamaya koyulur. Bu eserinin  temel amacı, aklı barındıran veya akılla bir tutulan ruhun ölümsüz bir niteliğe sahip olduğunu kanıtlamaktır. Bu doğrultuda dönemin yaygın felsefe okullarının görüşlerine başvurur, en başta da Aristotelesçi, Stoacı ve Epikurosçu öğretilere. Böylece söz konusu okulların görüşlerine eleştiriler getirirken sarsılmaz akıl yürütmelerle örülü ölümsüz bir eser ortaya koymuş olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135416</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f02ff20-01ff-443f-ada7-c925322587ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Stüdyo Daire: Güneş Işığı, Melek Dahil Cilt 1</image:title>
            <image:caption>Birbirinden masum ve deneyimsiz iki kişinin birlikte yaşama çabası üzerine romantik bir komedi.
Bir gün evinin balkonunda ‘Towa’ adına bir kız beliriyor. Towa görünüşte iyi kalpli, nazik bir kız. Ama Shintarou’nun balkonuna nereden geldi? Yoksa gökten mi düştü?
 Biraz nostaljik, 
“gökyüzünden düşen” 
tarzı bir romantik komedi. 
Tatlı meleklerin yer aldığı, 
“Evet evet, tam da böyle bir şey!” dedirten bir hayat... 
Keyif almanız beni çok mutlu eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135418</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3245cbd-6368-4714-b6b8-a5a4387d546d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Tayfa – İnternet Kapanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dijital dünyayı keşfetmeye hazır mısın?
Dijital Tayfa ile internetin gizli tuzaklarından kurtulacak, oltaya düşmeden yolunu bulacak,  komik sandığın şakaların bazen kalp kırabileceğini görecek, sanal ile gerçeği ayırt etmeyi öğrenecek, yanlış haber yağmurunda şemsiyeni açmayı başaracaksın!
Dijital Tayfa’yla her hikâyede yeni bir keşif seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135419</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7598001-d1cf-45e0-bd31-5dd2eab9097a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıfıl Şerlok - T-Rex Kemiklerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>GİZEMLERİ ÇÖZERKEN TIFIL ŞERLOK VE ARKADAŞLARINA YARDIM EDEBİLİRSİN! 
Tıfıl Şerlok ve arkadaşları Doğa Tarihi Müzesi’ni gezmeye gittiler. Müzede kısa süre sergilenecek olan T-Rex iskeletini görmek için sabırsızlanıyorlardı!
Fakat fosilin üç kemiği eksikti ve Tıfıl Şerlok’un köpeği Bıdık bu üç kemiği bulmaya çok hevesliydi. Ekibin bu yeni macerasına sen de katılmak ister misin?
• Okumayı öğrenen çocukların kolayca okuyabileceği metinler
• Hikâye boyunca çözülecek bulmacalar sayesinde interaktif okuma deneyimi
• Okuma akışını bozmamak için bulmacaların yanıtları bir sonraki sayfada, metnin içinde yer
alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135420</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e72c0fb-326b-46c8-b763-ea3849317cf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Tayfa - Dron Yarışları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Geleceğin teknolojilerine hazır mısın?
Dijital Tayfa ile geleceğin mesleklerini keşfedecek, kendi kendine çalışan dükkânlara çok şaşıracak, senin yaşında bir mucidin neler başardığını görecek, teknolojinin günlük hayatımıza etkilerini fark edecek, dron yarışlarında hız ve eğlencenin tadını çıkaracaksın!
Dijital Tayfa’yla her hikâyede yeni bir keşif seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135421</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27b26772-1612-4655-9062-dfd2ac06862a.jpg</image:loc>
            <image:title>Waddle the Penguin / Penguen Paytak (İki Dilli)</image:title>
            <image:caption>Waddle the penguin is tip-top at swimming, sliding and diving. When the other penguins in her colony can’t find food, Waddle must learn to share her skills with everyone.

Penguen Paytak yüzmede, kaymada ve dalmada bir numaraydı. Kolonisindeki diğer penguenler yiyecek bulamayınca, Paytak yeteneklerini diğerleriyle paylaşmayı öğrenmek zorunda kaldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135422</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e523d81e-418d-4f69-a615-887a9b8ad801.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Balıkları Bilime Bayılır - Suyun Altında Bilim Çok Eğlenceli!</image:title>
            <image:caption>Su altı BİLİMİNE derinlemesine dalarken, deniz canlılarının ŞAŞIRTICI dünyalarını keşfet! Çekiç balığı MEMELİ midir, yoksa BALIK mı? Denizlerin gece yarısı bölgesinde hangi tuhaf görünümlü canlılar yaşar? Neden TUZLU suda yüzmek daha kolaydır? Tüm bu soruların cevapları bu harika resimli kitapta... Çocuklar bir yandan KÖPEK BALIKLARI ile ilgili bilgileri keşfederken, diğer yandan bilimsel düşünmeyi öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135423</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48a9a45c-2e27-4196-8761-9905fdaafff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Winnie the Whale / Balina Winnie (İki Dilli)</image:title>
            <image:caption>From taking deep breaths to the best tricks to do with your tail, Winnie the whale has a lot to learn. It ’s lucky Winnie ’s mum is an expert – because they are about to set off on an important journey.

Derin nefesler almaktan kuyruğuyla yapabileceği numaralara kadar balina Winnie’nin öğreneceği çok şey vardı. Neyse ki, Winnie’nin annesi bu işlerin uzmanıydı – çünkü önemli bir yolculuğa çıkmak üzerelerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135424</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9790f0db-0ad2-4666-80d8-526c3417615e.jpg</image:loc>
            <image:title>Asena Kurdun Efsanesi</image:title>
            <image:caption>Uçsuz bucaksız bozkırların soğuk bir gecesinde küçük bir çocuk yalnız kalır. Tam o anda, efsanelerin koruyucu Bozkurdu Asena, ışığın içinden çıkar ve çocuğu anne şefkatiyle sarıp sarmalar ve ona çok eski bir Türk anlatısını fısıldar: Ergenekon Destanı’nı… Yıllarca dağlarla çevrili bir vadide kalan Türklerin, bir dişi kurdun yol göstermesi sayesinde özgürlüğe kavuştuğu o umut dolu destanı. Asena’nın anlattıkları, çocuğun kalbinde cesaret ve iyilik ışığı yakar. Ve küçük çocuk, tıpkı Ergenekon’dan çıkan ataları gibi, bir gün kendi yolunu bulmak için güçlenir. Bu efsane; Bozkurt Asena’nın anne sıcaklığını, Ergenekon’un yeniden doğuş umudunu ve Türk mitolojisinin ışığını çocukların yüreğine taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135425</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf0afaa0-ebcb-44ba-9736-1d9f13f717d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Sayılara Bayılır - Dinozorlarla Matematik Çok Kolay</image:title>
            <image:caption>Sayıları, şekilleri, büyüklükleri ve çok daha fazlasını TARİH ÖNCESİ dünyada keşfet... 
Eğlenceli olacağı kesin! En büyük dinozor ne kadar büyüktü? En hızlı dinozor hangisiydi? Velociraptor kahvaltısını ne zaman ederdi? Tüm bu soruların cevapları bu harika resimli kitapta... 
Genç okurlar bir yandan DİNOZORLARLA ilgili bilgileri keşfederken, diğer yandan eğlenerek sayıları öğrenecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135426</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae0cddc-52f8-4ed5-bf89-f873b9c69499.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızılelma Yolunda Bozkurtun Çocukları</image:title>
            <image:caption>Bu efsanede, Türk mitolojisinin kutsal rehberi olan Bozkurt, çocuklara kalplerindeki gerçek gücü gösteriyor. Kızılelma’nın aslında bir şehir değil, iyilik, cesaret ve birlik duygusu olduğunu anlatan bu anlatı; çocuklara paylaşmayı, yardımlaşmayı ve kalplerinin ışığını izlemeyi öğretiyor. Bozkırdan yükselen bu sıcak anlatı, küçük okuyuculara hem eğlenceli bir macera hem de unutulmaz bir değer yolculuğu sunuyor. Her çocuğun kalbinde bir Kızılelma parlasın diye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135427</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e93f0a6-61d7-46ff-9de6-910e20bd4b9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlik Nasihatnamesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, gençliğin karmaşası içinde yolunu arayanlara samimi bir sesleniştir. Hayatın başında olan gençlere; ahlâk, sorumluluk, sabır, irade ve umut üzerine söylenmiş içten nasihatlerden oluşur. Her satır, tecrübeyle yoğrulmuş bir uyarı, her bölüm geleceğe tutulan bir ışıktır. 
Gençlik Nasihatnamesi, başarıyı sadece maddi kazançla ölçmeyen; insan olmayı, doğru kalmayı ve vicdanla yürümeyi merkeze alan bir bakış sunar. Hayatın iniş çıkışlarında ayakta kalabilmek, hatalardan ders alabilmek ve kendini inşa edebilmek için yol gösterir. 
Bu kitap; nasihat ederken yargılamaz, öğretirken zorlamaz. Okurunu düşünmeye, kendisiyle yüzleşmeye ve daha sağlam bir karakter inşa etmeye davet eder. Gençliğini heba etmek istemeyen herkes için bir başucu rehberidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135428</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7ee0305-f173-4a46-a450-eeba8fb0ca3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgedeki Işık - Beyaz Karanlık</image:title>
            <image:caption>Yazar, 1976 yılında Erzurum’un Karayazı ilçesinde doğdu. Felsefe eğitiminin yanı sıra Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümlerinden mezun oldu. Hayatını öğrencilikle tanımlayan yazar, bir kamu kurumunda memur olarak görev yaparken öğrenimine hâlen devam etmektedir. Evli ve üç çocuk babasıdır. 
Hayat hep yarın mesafesinde kaldı. Ne ulaşılabildi ne de unutulabildi. Tabuya dönüşen zihniyet, etrafına kalın duvarlar ördüğü için dışarıdan gelen hiçbir ışığa izin vermedi. Bilgiyi kendi bildikleriyle sınırlandıran zihniyet, hakikat yolunda sekteye uğradı. 
İnsanın aidiyeti, iç dünyasındaki bağlantılarla ilgilidir. İçeriden bir kıvılcım ateşe dönüşmedikçe zihniyetin karanlık tonu aydınlığa açılmaz. Zira ışığını gönülden almayan zihin, bildiklerinin ötelerine uzanan ve bencil çıkarlar üzerine inşa edilmeyen hakikat sınırlarına varamaz. 
Gönül bağlandığı şeyi zihin dünyasının üzerine alır. İçerideki gayrı şeyleri yakarak sezgileri görünür kılar. 
Ve zamanın izafiliği insanın iç dünyasıyla ilgilidir... 
Hakikat, bildiklerimize eleştirel bir yaklaşmayı gerekli kılar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135429</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96f7e582-44ce-49ad-8ef8-b4963e82e148.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Sürüngenler</image:title>
            <image:caption>Sürüngenler sessiz, hızlı ve çok çeşitlidir. Bu Seviye 1 kitap, yılanlardan kertenkelelere, kaplumbağalardan timsahlara kadar sürüngen dünyasının temel özelliklerini basit cümlelerle çocuklara tanıtır. 
Metinlerde her hayvanın nerede yaşadığı, nasıl hareket ettiği ve kendini nasıl koruduğu gibi temel bilgiler bulunur. Fotoğraflar, her sürüngenin benzersiz görünüşünü çocuklara net bir şekilde gösterir. 
National Geographic’in güvenilir içeriği, bu kitabı minik doğa meraklıları için mükemmel bir başlangıç kaynağı yapar. Kısa, açık ve merak uyandırıcı anlatımıyla çocukların okuma isteğini artırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135430</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bba76d1-d53f-441c-98c4-8bae58038657.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Kurbağalar</image:title>
            <image:caption>Kurbağalar küçük, renkli ve inanılmaz ilginç canlılardır. Bu Seviye 1 kitabı, yeni okumaya başlayan çocuklara bir kurbağanın yumurtadan yetişkine uzanan yolculuğunu basit ve anlaşılır cümlelerle anlatır. Sayfalar, çocukların merakını uyandıran canlı ve yakın çekim fotoğraflarla doludur. 
Kitap, kurbağaların nerelerde yaşadığını, nasıl zıpladığını, neden ses çıkardığını ve çevrelerini nasıl koruduğunu açık bir dille gösterir. Metinler, okuma özgüveni gelişen çocukların rahatça takip edebileceği kadar kısadır. 
National Geographic Kids’in uzmanlar tarafından hazırlanmış içeriği, bu kitabı hem eğlenceli hem de öğretici bir kaynak yapar. Doğayı tanımayı seven minikler için kurbağalar dünyasına mükemmel bir ilk adım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135431</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43fa13de-55fd-47fd-b054-c0e058cc0b48.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Kuzey Kutbu Hayvanları</image:title>
            <image:caption>Kuzey Kutbu çok soğuktur ama bazı hayvanlar bu zorlu ortama mükemmel şekilde uyum sağlar. Bu Seviye 2 kitabı, kutup ayıları, foklar, kar baykuşları ve diğer kutup canlılarını basit bir dille tanıtarak çocuklara buzlu dünyanın kapısını aralar. 
Sayfalardaki fotoğraflar, hayvanların kalın kürkleri, avlanma yöntemleri ve buz üzerinde nasıl hayatta kaldıkları gibi temel bilgileri açıkça gösterir. Metinler kısa, çocukların rahatça okuyabileceği şekilde düzenlenmiştir. 
Doğanın en soğuk köşesini merak eden minik kaşifler için bu kitap hem eğlenceli hem de öğretici bir ilk adım olur. NatGeo Kids kalitesiyle hazırlanmış içerik, çocukları öğrenmeye ve keşfetmeye teşvik eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135432</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03d01586-0487-4d65-8cae-8b20a2c018e5.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Veterinerler</image:title>
            <image:caption>Veterinerler hayvanların sağlığını korumak için çalışan gerçek kahramanlardır. Bu Seviye 1 kitap, çocuklara veterinerlerin neler yaptığını basit ve anlaşılır bir şekilde anlatır. Minik okurlar; muayeneleri, bakım süreçlerini ve hayvanlara nasıl yardım edildiğini fotoğraflarla birlikte görür. 
Kitap, bir veterinerin farklı hayvanlarla nasıl ilgilendiğini adım adım gösterir. Evcil hayvanlardan çiftlik hayvanlarına kadar birçok türün neden veterinere ihtiyaç duyduğunu çocukların rahatça anlayacağı kısa cümlelerle açıklar. 
Hayvan sevgisini geliştiren bu kitap, aynı zamanda çocuklara bakım, sorumluluk ve empati kavramlarını tanıtır. Veteriner olmayı hayal eden ya da hayvanları seven her çocuk için ilham verici bir başlangıçtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135433</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4e69fa-376d-45bc-a4fc-a933645d8830.jpg</image:loc>
            <image:title>National Geographic Kids - Gelgit Havuzları</image:title>
            <image:caption>Gelgit havuzları deniz kıyısında oluşan küçük su birikintileri gibi görünür ama aslında içlerinde inanılmaz bir yaşam saklanır. Bu Seviye 1 kitabı, çocuklara bu özel mini ekosistemleri basit cümlelerle tanıtır ve içeride yaşayan şaşırtıcı canlıları gösterir. 
Çocuklar; deniz yıldızları, yengeçler, küçük balıklar ve anemonlar gibi dayanıklı canlıların gelgit hareketine nasıl uyum sağladığını keşfeder. Her sayfa, görüntülerle desteklenmiş kısa açıklamalarla doludur. 
National Geographic Kids’in göz alıcı fotoğrafları ve kolay okunan metinleri, genç okuyucuların doğayı keşfetme isteğini artırır. Deniz yaşamını ilk kez tanıyan çocuklar için harika bir başlangıçtır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135434</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53280e63-f26d-48e2-bea0-0d29852435c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Ekolojisi</image:title>
            <image:caption>Yaratılışın ve işleyişin anahtarı, Allah-âlem-âdem birliğinin idrakinde gizlidir. Modernite öncesinde uygarlıklar, düşünceyi bilim, felsefe, metafizik, din diye kompartımanlaştırmaksızın hep bu hakikati vurgulamaya çalışmışlardır. “Organik Dünya Görüşü”nün “tevhid” (birlik) nazariyesi ile İslam tasavvufunda “vahdet” anlayışı ekolleşmiş, şehirler bu şuurla imar ve inşa edilmiştir. Modernite ile birlikte kendine yer bulan “Mekanik Dünya Görüşü” ise bu birlikteliği sekteye uğratmış, makinelerin egemen olduğu çevre, ruhu da makineleştirmiştir. 
Hâlbuki geleneksel mimarinin arka planında 
“Aşk Estetiği” vardır. İslam mimarisinin ve sanatlarının temel özelliklerinin başında aşktan doğmuş ve ondan güç almış olmaları bulunmaktadır. Bu aşk, tasavvufi düşüncenin vurguladığı mutlak ve mecazi aşktır. Allah’a duyulan aşktır. İnsan, fıtratı itibarıyla güzele vurgundur ve Allah güzeldir, güzeli sever anlayışı doğrultusunda kişioğlu Allah’ına yönelir; O’na (doğru) seyretmek, O’nu seyretmek ister. 
Bu idrake erişmiş İslam sanatçıları, eserlerinde sanatının elverdiği imkânlar ve Allah’ın kendisine bu alanda bahşetmiş olduğu -ihsan kabilinden- yetenekler ölçüsünde ilahi güzelliği yansıtır, sezdirir veya hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135436</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c066d3c8-38c3-427f-aea4-f2ca3b44e99e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zorbalık 2</image:title>
            <image:caption>Zorbalık… Ne balıktır ne boğadır; bazen bir bakışa, bazen bir kelimeye, bazen de sessiz bir 
şakanın içine gizlenir. Peki bir zorba nasıl ortaya çıkar? Bir çocuğun zihninde neler olur? 
Ve en önemlisi… Bir zorbaya dönüşmemek, bir zorbayla baş etmek mümkün müdür?
İşte bu soruların cevabını bulmak için bu sefer Okan’ın zihninde bir yolculuğa çıkıyoruz:
Vur-al dayının kavgacı tutumu, Pohpoh teyzenin tatlı ama tehlikeli sözleri, Nünü’nün bencilliği arasında gezinirken bir zorbanın aslında nasıl “ortaya çıktığını” adım adım keşfedeceğiz.
Çünkü herkes zorba olabilir.
Ama herkes iyi de olabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135437</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd9ba70b-51d8-42bd-b3fd-8b6e83aa1b69.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta İlçesi Tarihi</image:title>
            <image:caption>İlçenin 16. yüzyıldan itibaren Cumhuriyet dönemine kadar olan süreçte idari yapısı incelenmiş ve tablo halinde ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Çankırı Şeriyye Defterleri incelenerek Karapazar kazasını ilgilendirilen hususlar tespit edilmiş ve katalog halinde okuyucuların ve araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Katalogda zikredilen ilçe ile ilgili tüm belgeler okunmuş olup yekünü üç ciltlik bir eser teşkil etmektedir. Bu eserin de yayımlanması ilerleyen süreçte gerçekleşecektir. Orta ilçesi halkının milli benliklerini koruyabilmeleri, geçmişle bağlantı kurarak her ailenin kendi hikâyesini oluşturup evlatlarına miras olarak aktarabilmeleri amacıyla ilçenin boy yapısı incelenmiştir. Aileler lakap ve soyadlarına bakarak eserde yer alan benzerlikleri inceleyerek kendi geçmişlerini oluşturma imkânına kavuşmuştur. Elbette bu eserde eksiklikler olabilir. Okuyucularımız bu eksiklikleri belge ve bilgilerle tespit edip tarafımıza ulaştırdıkları zaman yeni baskılarda düzeltmeler yayımlanacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135438</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b89da26-9a72-4659-a1b3-8866bf967c70.jpg</image:loc>
            <image:title>Canbazzadeler “Bir Anadolu Türk Ailesinin Hikayesi” (Başbakanlık Osmanlı Arşivi Belgelerine Göre)</image:title>
            <image:caption>Günümüzde genel tarih konuları haricinde yerel tarih araştırmaları da hız kazanmıştır. Son yıllarda Osmanlı Türkçesi öğretimi fakülte düzeyinden lise seviyelerine kadar yaygınlaşmış ve bunun sonucunda araştırmacıların ilgisi Osmanlı arşivlerine yönelmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda arşivlerde yer alan belgeler haricinde, Anadolu’da yastık altına saklanmış, yerel tarihe ışık tutan yüzlerce, belki binlerce belge bulunmaktadır. Belge sahipleri bu eski evraklara kendince bir değer biçerek hazine mantığıyla saklı tutmaktadır. Bu belgelerin uzman kişilere gösterilmesi, en azından görüntülerinin araştırmacılara verilmesi, okunması ile yerel tarih konusunda aydınlatıcı bilgilere ulaşılacaktır. Bu bağlamda Canbaz ailesi bireylerine de sorumluluklar düşmektedir. Dedelerimizin tahta sandıklarda sakladıkları ve hiç kimseye göstermedikleri gizli hazineleri vardır. Genelde bu sandıklar vefat olaylarından sonra açılır. Sandıkların açılmasından sonra Osmanlı 
Türkçesiyle yazılmış bu evrakların bizlere ulaştırılması ve dijital ortamda saklanması ailemiz için çok kıymetlidir. Sekiz yıl boyunca Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’nda yer alan Kara pazar kazasına ait 500 yıllık dönemi kapsayan belgeler satın alınmış, okunmuş ve transkripsiyonları yani birebir çevirileri hazırlanmıştır. Basıma hazır yedi kitap halinde orijinal görüntüleri ile birlikte elimizde bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135439</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a818ab7a-b968-4946-bb07-a4253631fffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta İlçesine Ait Osmanlı Dönemi Nüfus Defterlerinin Transkripsiyonu (1831-1844)</image:title>
            <image:caption>İlçemiz hakkında yaptığımız araştırmalar neticesinde yayına hazırladığımız 
kitaplarımızdan birisi de Osmanlı arşivlerinde yer alan nüfus defterlerinin transkripsiyonunu içermektedir. 1830-1844 yıllarını kapsayan dört adet nüfus defteri günümüz lisanına tercüme edilmiştir. Ayrıca okuma esnasında dikkate şayan gördüğümüz hususlar ayrı başlıklar altında değerlendirilmiştir. Bu kitap, yakın tarihimize ışık tutacak önemli eserden birisini oluşturmaktadır. Halkımız arasında kendi geçmişiyle alakalı en çok merak edilen konu, soy şeceresinin devamını bilmek olduğundan ailelerin geçmişleriyle bağlantı kurmasında bu kitabın önemli rol üstleneceği aşikârdır. Orta ilçesine bağlı 1830-1844 yılları arasında yer alan bütün köylerin nüfusları teker teker okunmuştur. Unutulmaya yüz tutmuş aile lakaplarının kayıt altına alınması bu çalışma sayesinde gerçekleşecektir. Okuma esnasında bazı aile lakaplarının yanlış okunması mümkündür. Okurlarımız, bu hataları tespit edebildikleri zaman bize ulaştıklarında diğer 
baskılarda hatalar düzeltilecek veya ek düzeltme bilgileri yayımlanacaktır. 
1830 yılında Karapazar kazasına bağlı 22 köy bulunmaktadır. Bu köylerimize ait nüfus defterlerinin tamamı okunmuş ve transkript edilmiştir. Yalnız bu tarihlerde Elmalık karyesi, ilçemize bağlı değildir, Kurupazarı kazasına tabidir. Kurupazarı kazası 1666 yılından 1869 yılına kadar Çankırı sancağına bağlı bir kazadır. Elmalık, Bulduk, Çapar, Çerçi, Gökçeviran, Gümerdiğin, Karakocaş, Karaviran, Kayı, Mart, Büğdüz Kurupazarı kazasının köyleridir. Yine Dodurga, Bayındırlar, Karga, Kayıören ve Semerözü köyleri Şorba kazasına tabidir. Şorba kazasının diğer adı Yabanabad olup günümüzdeki karşılığı Kızılcahamam’dır. 1830-1844 Yıllarında ilçemize bağlı olmayan bu köylerin de nüfus defterlerinin tamamı okunmuş olup yayınlanmayı beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135440</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76516ca9-c99b-4a48-a994-110fd3ddf157.jpg</image:loc>
            <image:title>Kölelerin İntikamı</image:title>
            <image:caption>13. Yüzyıl; Moğol çağı, hiçbir ordu Moğol orduları önünde duramadı. İstila ettikleri bütün ülkelere kan ve göz yaşı hediye ettiler. Ya Haçlılar? Onlar da aynı şeyleri yaptılar. &quot;Deus le volt&quot; (Bunu Tanrı istiyor) demişlerdi her seferleri öncesinde. 7. Haçlı Seferi öncesinde de aynı şeyi söylemişlerdi. Ama Tanrı onların zannettiği şeyi değil; Ed Devlet üt Türkiye’nin kurulmasını istiyormuş. Moğollar o kibirli zalim özgüvenleri ile bütün Avrupa’yı ve Kuzey Afrika’yı istila etmeye karar verdiler ama yapamayacaklardı, çünkü artık Devleti Memalikiyye yani Ed Devlet üt Türkiye vardı. Moğol köle tacirleri vicdansız aileleri tarafından köle olarak satılan Kıpçak çocuklarını satın alıp uzak diyarlarda (Suriye, Mısır) köle olarak satarken kendi devletlerinin felaketine giden yolun taşlarını döşediklerinin farkında değillerdi. Ve Ayncalut; korkunun öldürüldüğü yerdi, Müslümanlar için ... Ve Ayncalut zaferi; Moğollar için sonun başlangıcı idi. Bu Romanda Eyyübilerin son on yılı, Ed Devlet üt Türkiye’nin ilk on yılı, gerçek tarihsel kişilikler ve onların yaşadıkları tarihsel olaylar azami duyarlılıkla doğru ve olduğu gibi aktarılmaya çalışılmıştır. Hayali kişilikler ve onların yaşadıkları olaylar o tarihsel süreç içinde yaşanması olası olaylardır. Ayrıca Romandaki olaylar Özi (Dinyeper) Nehri’nden İndus Nehri’ne, İndus’tan Nil Nehri’ne, Nil’den Dicle ve Terek Nehirlerine; Kiev’den Pervan’a, Gazne’ye, Şam’a, Kahire’ye Erzurum’a, Kudüs’e, Paris’e, Lyon’a, Mansure’ye, Karakurum’a, Bağdat’a, Kayseri’ye olmak üzere oldukça geniş bir coğrafyada geçmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135441</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76c620cd-c3d4-463a-b8b2-284a4c5e4a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Gönül Adında Bir Ağaç</image:title>
            <image:caption>Binaların gölgesinde kalmış, kimsenin görmediği yalnız ağacı önce bir çocuk fark etti, ardından sınıftaki arkadaşları ve sonrasında bütün mahalle… Toprakla kapatılmaya çalışılan bir yara, toplanan çöpler, susuz kalmasın diye taşınan bir şişe su… Küçük adımlar zamanla büyüdü, görünmez olan görünür oldu. Fakat tam da her şey güzelleşirken ağacın çevresinde koca iş makineleri belirdi. Peki bir sınıf dolusu çocuğun çabası, koca bir planı değiştirmeye yetecek mi? Gönül Adında Bir Ağaç; empati kurmanın, dayanışmanın ve doğayı korumanın neleri değiştirebildiğini anlatan sıcak bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135442</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87d0059e-8d05-4604-a3b3-6c0d72d2c53c.jpg</image:loc>
            <image:title>Anıtkabir&apos;de Bir Gece</image:title>
            <image:caption>Duygular, hayaller ve tarihle dolu unutulmaz bir gece…
Mehmet kendi hâlinde iyi yürekli bir çocuktur. Fakat konu okul ve sorumluluklar olunca bazı eksiklikleri olduğu hissinden bir türlü uzaklaşamaz.
Bir gün okulda bir şiir yarışması düzenleneceğini öğrenir. Bu yarışmaya katılıp kendini göstermek, şiir yazabileceğini kanıtlamak ister. Ancak bir sorunu vardır. Ona şiir yazdıracak bir ilhamı yoktur. Ta ki yolu, okul gezisiyle Anıtkabir&apos;e düşene kadar…
Anıtkabir&apos;de geçirdiği o düşle gerçek arasındaki gecede kendisine Mustafa Kemal Atatürk eşlik eder ve o anlar, Mehmet&apos;in hayatında silinmeyecek izler bırakır…
Şiir, tarih ve biraz da sihirle örülü bu hikâyede, küçük bir çocuğun kalbinden kocaman bir şiirin doğduğuna tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135443</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c1bb85f-f37d-4450-acee-06d04a784afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmayan Mağara</image:title>
            <image:caption>Şakayık, içinde ne olduğunu bilmediği bir kutuyla, hüzünlü bir tatile çıktı. En iyi arkadaşıyla ne zaman barışacağını düşünüp durmamak ve kalbindeki pişmanlıkları susturmak için bu tatil ona iyi gelecekti. Ta ki, Olmayan Mağara&apos;nın hikâyesini dinleyene kadar…
Mağarada yirmi yıl önce kaybolan gizemli çocuk kim? Yalaz ve Yaldız kardeşlerin bu olayla ne ilgisi var? Etrafta dolaşan yabancı turist, neyin izini sürüyor?
Şakayık, Olmayan Mağara&apos;nın sırrını çözerken kendi sorularının da cevap anahtarını bulacağından habersizdi.
Olmayan Mağara, okurlarını duygusal ve heyecan dolu bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135444</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6903df2c-102a-48bb-a1ef-a4ef56555a2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Buradayım</image:title>
            <image:caption>İşitme engelli bir ailenin duyabilen çocuğu olarak büyüyen Kavin, iki dünya arasında sessiz bir köprü kurmayı öğrenmiştir. En büyük tutkusu ise bir gün sahne ışıklarının altında bir tiyatro oyuncusu olarak yer almaktır. Ancak yıl sonunda okulda sergilenecek oyun yaklaşırken hem evde hem de okulda işler düşündüğü kadar kolay ilerlemez. Kavin görünmez sorumlulukların ve gençliğin karmaşasının arasında kendi sesini bulmaya çalışır.
Buradayım, işitenlerle işitmeyenlerin dünyası arasında gidip gelen CODA bireylerin iç dünyasına duygu dolu bir pencere açarken, okurlara onların benzersiz deneyimlerini gerçekten anlaya- bilmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Sesin ve sessizliğin kol kola gezdiği Kavin&apos;in CODA dünyasına hoş geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135445</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d423ddb-af7e-4e39-b8fe-9e7d36286dca.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 1</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 1</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135446</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bc19c82-19ec-4e50-9102-1831c5fff7f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 2</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 2</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135447</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d07769-9c90-4d0f-adfd-8109de9e354c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 3</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 3</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135448</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1491cf4b-8501-44e7-8807-1d67cd1ed36b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 4</image:title>
            <image:caption>Kral Şakir Dünyalar Karıştı Boyama Kitabı - 4</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135449</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f16d110-6a3c-4105-81dd-722f8be37201.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrbas Metodu</image:title>
            <image:caption>Bu metodun hazırlanma sürecindeki değerli katkıları nedeniyle Bilkent Senfoni Orkestrası kontrbas sanatçısı ve değerli hocam Burak Noyan’a en içten şükranlarımı sunarım. Çalışmanın her aşamasında bilgi ve birikimiyle bana yol göstermiş, kontrbas çalgısının evrensel ve vazgeçilmez değerini her zaman destekleyerek bu metodun gelişimine önemli ölçüde katkı sağlamıştır. Ayrıca, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi MSSF öğretim üyesi Doç. Dr. Serkan Demirel hocama, hazırlık süreci boyunca sunduğu kıymetli katkılar ve akademik rehberliği için sonsuz teşekkürlerimi sunarım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135450</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb67731-0d7e-4574-85c9-29c7fb4fd9fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçkünyolcu – Doğu Anadolu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir yolculuğun notları değil; bir hayalin peşinden gitmenin hikâyesi… 
 
Türkiye’nin her bir şehrine adım atma hedefiyle başlayan bu yolculukta, dağların sessizliğiyle, sokakların kalabalığıyla, insanların sıcaklığıyla, yemek lezzetleriyle ve tarihi yapıların ışığında yoluma devam ettim. Amacım sadece gezmek değildi; gördüğüm her yeri, hissettiğim her duyguyu kendi dilimle anlatmak, bu ülkenin zenginliğini herkesle paylaşmaktı. 
 
Bu sayfalarda önyargısız bir gezginin gözleri var. Bazen bir şehrin hak ettiği değeri bulamamasına üzülerek, bazen doğanın büyüsüne hayran kalarak, bazen de küçük bir ayrıntıya gülümseyerek yazdım. Türkiye’yi sadece fotoğraflarla değil, kokusuyla, sesiyle, insanıyla lezzetleriyle tanıtmak istedim. 
 
Her bölüm, yollarda öğrendiğim bir gerçeği fısıldıyor: 
 
“Gezmek, adım adım ilerlemek değil; her şehirde kendine ve ülkenin güzelliklerine dokunmaktır.” 
 
Bu kitap, Türkiye’yi adım adım gezme hedefimin ilk durağı… Yedi bölge, Yedi kitap yolunda yollarım uzun, hayalim büyük. Ve bu hikâye daha yeni başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135451</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bb6b46c-a8d5-4e45-a629-ede264b0f8d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökteki Göz</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş’ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick’in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.
Bir teknik arıza sonucu yedi ziyaretçi ve mihmandarları, Belmont Bevatronu’nun yüksek dozda radyasyonuna maruz kalır. Faciadan sağ kurtulsalar da uyandıklarında kendilerini fizik yasalarının değil, başka kuralların işlediği bir dünyada bulurlar. Bu yeni gerçeklikte dualar ânında kabul olmakta, günahkârlar gökyüzündeki devasa bir Göz tarafından oracıkta cezalandırılmaktadır.
Kazazedeler, çok geçmeden içlerinden birinin nevrotik zihni tarafından yaratılmış bir evrene hapsolduklarını fark eder. Ancak her kaçış, onları bir başka zihnin hapishanesine; hazzın yasaklandığı gri bir dünyadan saf paranoyanın hüküm sürdüğü tekinsiz bir gerçekliğe sürükler. Zihinlerin çarpıştığı bu kaotik arafta “doğru” yolu bulmak ve “gerçek” dünyaya dönmek hiç de kolay olmayacaktır.
 
“Paranoya ve toplumsal hicvin baş döndürücü bir karışımı.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135452</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3609b835-0cb3-443e-8368-736f83fd366b.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçup Gidenlerin Ardından</image:title>
            <image:caption>Hiçbir şey tamamen kaybolmaz, yalnızca farklı bir yere gider…
 
Jasper, bahar boyunca bülbülün bahçeye dönüp şarkısını yeniden söylemesini bekledi. Ancak bülbül gelmedi; tıpkı ablası Rosie gibi.
Jasper, ikisini de bulma ümidiyle sırt çantasını ve cesaretini toplayarak tek başına bir yolculuğa çıktı. Kendi sessiz arayışlarını sürdüren yeni dostlarla da karşılaştığı bu yolun sonunda aradığını bulabilecek mi? Yoksa bu yolculuk, ona hiç beklemediği bir gerçeği mi gösterecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135453</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1f3517-ec64-4cc4-b261-511f13b564aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Liderin Zirve Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Duygu Alptekin Gürsu, bu etkileyici ve ilham verici kitabında, kurumsal kariyerlerinde basamakları tırmanan pek çok kadın için cesur bir değişimi savunuyor. Yazar, liderlik gelişimi alanında uzun yıllar boyunca edindiği tecrübelere dayanarak, kadın liderlerin –toplumsal beklentilerden işyerlerindeki eşitsizliklere kadar– karşılaştıkları benzersiz zorlukları inceliyor ve kalıcı bir dönüşüm için gereken, uygulanabilir stratejileri ortaya koyuyor.
Hem ilham verici hem de pratik bilgilerin toplandığı Kadın Liderin Zirve Yolculuğu, kadınları güçlerini ortaya koymak, eski normlara meydan okumak ve cesurca liderlik etmek için harekete geçmeye çağırıyor. Bunun yanı sıra, şirketler ile erkekleri de daha eşitlikçi, sürdürülebilir bir gelecek ve daha kapsayıcı, destekleyici çalışma ortamları yaratmak için üzerlerine düşen görevi yerine getirmeye davet ediyor.
“Duygu Alptekin Gürsu’nun yazdığı Kadın Liderin Zirve Yolculuğu sadece bir kitap değil; aynı zamanda bir değişim çağrısı, dönüşüm için bir yol haritası, direncin ve kararlılığın gücüne dair ilham verici bir kanıt.”
— Dr. Marshall Goldsmith</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135454</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d670fc71-43a7-4cc6-9d89-8a59e0c0340c.jpg</image:loc>
            <image:title>Borsa Sihirbazlarının Elkitabı: Büyük Yatırımcılardan Alınacak Dersler</image:title>
            <image:caption>Bazı yatırımcılar yıllar boyunca istikrarlı biçimde kazanır. Üstelik bunu, sıkı risk kontrolünden ödün vermeden yaparlar. Peki onları sıradan piyasa katılımcılarından ayıran nedir?
 
Dünyanın en saygın piyasa gözlemcilerinden Jack D. Schwager, yirmi beş yıl boyunca borsanın efsane isimleriyle yaptığı röportajlardan süzülen en temel dersleri bu kitapta bir araya getiriyor. Borsa Sihirbazlarının Elkitabı, alım-satımın Teknik ayrıntılarından çok, başarıyı mümkün kılan düşünme biçimlerine odaklanıyor.
 
Disiplinden sabırlı olmaya, risk yönetiminden kişiliğe uygun strateji geliştirmeye kadar, piyasada kalıcı olmanın vazgeçilmez unsurları; gerçek hayattan çarpıcı örnekler ve piyasanın büyük isimlerinden doğrudan alıntılarla somutlaştırılıyor.
 
Bu kitap, “Hangi hisseyi almalıyım?” sorusunun peşine düşenler için değil; neden kazandığını ya da kaybettiğini gerçekten anlamak isteyenler için yazıldı. Borsa Sihirbazlarının Elkitabı, yalnızca daha iyi bir yatırımcı olmanın değil, yüksek riskli kararlar dünyasında daha sağlam durmanın da rehberi.
 
“Jack D. Schwager, ticaretin özünü renkli anlatımlarla doğrudan ifade ediyor.”
—ED SEYKOTA
 
“İçgörülü, aydınlatıcı ve nihayetinde paha biçilmez.” —JOEL GREENBLATT
 
“Bu kitabın başarısı, Schwager’ın eşsiz röportaj arşivinden gelen bilgiyi net derslere dönüştürmesidir.” —PETER L. BRANDT</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135455</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0481492-4aec-460b-8434-eea166bb2051.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Bir Yarısı</image:title>
            <image:caption>BAZI SIRLAR KARANLIKTA KALMAYI REDDEDER.
 
Hemlock Circle’da şimdiye kadar yaşanan en kötü olay, Ethan Marsh’ın arka bahçesinde gerçekleşmişti. Bir temmuz gecesi, on yaşındaki Ethan ve en yakın arkadaşı olan kom­şusu Billy, New Jersey’deki sakin ve şirin bir çıkmaz sokakta, bakımlı bir çimenliğe ku­rulmuş bir çadırda uyuyakaldılar. Sabah olduğunda Ethan tek başına uyandı. Billy ortada yoktu ve ondan bir daha haber alınamadı.
Otuz yıl sonra Ethan, o çocukluk evine geri dönmek zorunda kaldı. Kâbuslarla ve uyku­suzlukla boğuşurken gecenin bir yarısı tuhaf şeyler fark etmeye başladı. Birileri garip saatlerde çıkmaz sokakta dolaşıyor gibiydi ve Billy’nin varlığına dair izler Ethan’ın arka bahçesinde ortaya çıkıp duruyordu. Biri acımasız bir oyun mu oynuyordu? Yoksa uzun zamandır öldüğü düşünülen Billy, bir şekilde Hemlock Circle’a geri mi dönmüştü?
Bu gizemli olaylar, Ethan’ı o gece gerçekten ne olduğunu araştırmaya itti. Bu arayış, onu eski arkadaşları ve komşularıyla yeniden bir araya getirirken, aynı zamanda Hemlock Circle’ı çevreleyen ormana sürükledi. Billy’nin içinde hayaletlerin dolaştığını iddia ettiği ve esrarengiz bir enstitünün bulunduğu o ormana…
Ethan gerçeğe yaklaştıkça hiçbir yerin güvenli olmadığını fark etti. Geçmiş, bugüne musallat olmanın yolunu bir şekilde buluyordu ve o gece yaşananları ortaya çıkarmak Ethan’ın yapabileceği tek şeydi.
 
 
 
“Gecenin Bir Yarısı, Riley Sager’ın ustalığının zirvesi. Karanlık, ürkütücü ve sürprizlerle dolu bu hikâyeyi okurken karşılaşacağınız dokunaklı sona asla hazırlıklı olamayacaksınız.”
—SIMONE ST. JAMES
 
“Sager ters köşelerin ustası ve bu kitapta da onlardan bol bol sunuyor. Kurgu aynı zamanda 90’lar nostaljisiyle dolu; arka bahçede kol gezen ürpertici şeyler ve yakındaki ormanda gizlenmiş gizemli enstitü, bu kitabı sürükleyici kılan asıl unsurlar.”
—NEW YORK TIMES BOOK REVIEW
 
“Riley Sager’ın tüm romanlarını okudum ve Gecenin Bir Yarısı artık benim yeni favorim. Çözülememiş bir gizemi, çocukluk arkadaşlıklarını ve gecenin karanlığında duyulan ürpertici şeyleri anlatan, hem tatlı hem de ürkütücü bir hikâye. Bolca 90’lar nostaljisi ve asla tahmin edemeyeceğiniz sürprizlerle dolu… Cesaretiniz varsa, ılık bir yaz akşamında el fenerinizi alıp bu kitabı dışarıda okuyun!”
—JASON REKULAK
 
“Sager’ın kaleme aldığı Gecenin Bir Yarısı , doğaüstü unsurlar taşıyan, sürprizlerle dolu bir kurgu. Yazar aynı zamanda arkadaşlığın karmaşık doğasını, ergenlik döneminin bunaltıcı ruh hâlini ve derin bir kayıpla başa çıkabilme konularını da ele almış.”
—USA TODAY
 
“Riley Sager’ın en iyi yaptığı şey tam olarak bu. Okurları şüpheye düşürmeyecek koşullar ve karakterler yaratıyor; ardından okurların emin olduğunu düşündüğü her şeyi yeniden gözden geçirmelerine sebep oluyor. Finali ise hem tatmin edici hem de dokunaklı.”
—BOOK REPORTER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135456</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e92b16c6-ea26-4b52-9915-67adeb575791.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Savaşı’nda Bolşeviklerle Sekiz Ay</image:title>
            <image:caption>Kurtuluş Savaşı’nın en kritik günlerinde, Doğu Cephesi’nde, birbirine yüzlerce yıl düşman olmuş iki ulusun devrimci güçlerinin askeri iş birliği içine girmiş olması, tarihimizin çok da anlatılmayan bir evresidir.
Veysel Ünüvar’ın anıları, Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu direnişçileri ile Bolşevikler arasındaki bu askeri iş birliğine dair birinci elden, özgün bir tanıklık. 
“Nahçıvan&apos;a alaca karanlıkta girdik. Boş, ölgün bir şehir. Sokaklarda yerlere serilmiş hasta karaltıları, iniltiler, son hayat eserleri gibi geliyordu. Bir zaman neşe ile dolup taşan canlı,
kalabalık şehrin bugünkü ıssız ve karanlık hâli dört sene önce artçı komutan olarak bir sabah Erzurum&apos;u terk ederken duyduğum acıyı tazeledi. Halk, gelenlerin yüzünü görmemek için ya yurtlarını terk etmiş yahut bir asırdan beri her neslin işgalcilere yaptığı gibi evlerine kapanmış, karanlıklara, matemlere bürünmüşlerdi. Bizi konakçı olarak karşılayanlar Nahçıvan&apos;da yerleşmiş eski Türk muharipleri oldu. Bunlardan zamanında şehirde oluşturulan inzibat bölüğü görev başındaydı. Bu tanıdıkları bulmak gönlümüze biraz ferahlık verdi.
O akşam Halil Paşa, Bolşevik subay işaretlerini kullanma emri verdi. Sonra bütün orduya kabul edildi. Birkaç gün sonra da Cephe Komutanlığı’ndan birliğimizin yeni adı bildirildi, mühür gönderildi: ‘İnkılâb-ı Türkiye Şark Cephesi Kızıl Müfrezesi’.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135457</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2bec14-20a9-40bb-9b0a-3f75f1059d83.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklılıklar İmparatorluğu Osmanlılar</image:title>
            <image:caption>OSMANLI’NIN BAŞARISI FARKLILIKLARI YÖNETME BECERİSİNDEYDİ... 



“İmparatorlukların nasıl kurulduğunu, nasıl serpilip geliştiğini, nasıl kaybolup gittiğini anlamak istiyorsanız Barkey’nin Farklılıklar İmparatorluğu Osmanlılar’ını okuyun. Etkileyici bir manzara: Barkey’nin, Osmanlı’nın altı yüz yıllık tarihine inanılmaz derecede hâkim olduğunu; komşu imparatorluklarla yaptığı kıyaslamalarla analizlerini aydınlatırken ender rastlanan bir beceri gösterdiğini göreceksiniz.” — James C. Scott 



“Osmanlı İmparatorluğu din, dil ve kültür açısından son derece çeşitli bir nüfus üzerinde meşru yönetimin en başarılı ve en uzun ömürlü örneklerinden biriydi. Karen Barkey, bu başarının Osmanlıların kapsayıcılığı ve müsamahayı sürdürebilme yeteneğinden kaynaklandığını ikna edici biçimde savunuyor. Zengin bir literatüre dayanarak güçlü bir argüman ortaya koyuyor. Osmanlı örneği, imparatorluklar hakkında süren tartışmalarda hak ettiği yeri artık alacaktır. Bu kitabın imparatorlukla ilgili akıllıca tartışmalar yürütmek için mutlaka okunması gerekiyor.” — Çağlar Keyder 



* * * 



Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllar boyunca nasıl ayakta kaldı? Farklı din, dil ve kültüre sahip halkları tek bir çatı altında nasıl yönetti? Devlet, toplumsal çeşitliliği ve muhalefeti idare ederken hangi esnek mekanizmaları kullandı? İmparatorluğun uzun ömürlülüğünün sırrı askerî gücünde mi yoksa kurduğu ilişki ağlarında mı saklıydı? Merkez ile taşra arasındaki pazarlıklar, “müsamaha” politikaları ve aracı kurumlar sistemin işleyişini nasıl şekillendirdi? İmparatorluktan ulus-devlete geçiş sürecinde bu esnek yapı nasıl bir dönüşüm geçirdi? 



* * * 



Karen Barkey, bu ufuk açıcı eserinde Osmanlı İmparatorluğu’nu Roma, Bizans, Habsburg ve Rus imparatorluklarıyla karşılaştırmalı bir perspektife oturtarak, imparatorluğun organizasyon yapısını ve uzun ömürlülüğünü mercek altına alıyor. Osmanlıların “farklılıkları” yönetme becerisine, devlet ile toplum arasındaki müzakereci ilişkilere ve esnek idare tarzına odaklanarak, imparatorluğun yükselişinden modernleşme sancılarına kadar uzanan süreci sosyolojik bir derinlikle inceliyor. Barkey, Osmanlı tarihini sadece bir olaylar dizisinin ötesinde, sürekli evrilen bir ağlar ve ilişkiler bütünü olarak ele alıyor. 



Farklılıklar İmparatorluğu Osmanlılar sadece Osmanlı tarihine ilgi duyanlar için değil karşılaştırmalı tarih, tarihsel sosyoloji ve devlet, iktidar, çeşitlilik ve siyasal düzen üzerine düşünen okurlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135458</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adf5f004-f329-422a-8803-b4d6f4b88305.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağları Aşan Dahiler</image:title>
            <image:caption>KARANLIK SANILAN BİR ALTIN ÇAĞIN İKİ ZİRVESİ, BİLİM TARİHİNİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN İKİ RAKİP DEHA... 



“İbn Sina ve Birûni gibi dünyanın en büyük iki âlimini geniş kitlelere tanıtmak için çok önemli ve yararlı bir kitap. S. Frederick Starr’ın bu enfes çalışması, bu iki dâhinin çığır açan eserlerini açıklarken başarılarını hak ettikleri bağlama oturtuyor.” — Peter Frankopan 



* * * 



Kayıp Aydınlanma kitabı ile Orta Asya’nın dünya medeniyetinin kenarında değil tam da merkezinde yer aldığı unutulmuş bir altın çağı gün ışığına çıkaran S. Frederick Starr, 

bu kez o benzersiz yükselişi mümkün kılan iki olağanüstü dâhinin izini sürüyor. Çağları Aşan Dâhiler’de Starr, ilk kitabında anlattığı büyük entelektüel hamlenin doruk noktasına, İbn Sina ve Birûni’nin hem kesişen hem çatışan hayatlarına odaklanıyor. 



* * * 



Bin yıl önce, bugünkü Özbekistan ve çevresinde doğan bu iki düşünür; tıp, felsefe, matematik, gökbilimi, coğrafya ve doğa bilimlerinde çağlarını aşan keşiflere imza attılar.

Birûni Dünya’nın çevresini 16. yüzyıla kadar kimsenin ulaşamayacağı bir isabetle hesapladı, Güneş merkezli bir evren ihtimalini tartıştı ve Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb’dan beş asır önce öngördü.

İbn Sina ise felsefe ve metafiziği yeni bir bütünlük içinde ele alarak Avrupa düşüncesini derinden etkiledi; el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri yüzyıllar boyunca Avrupa’dan Hindistan’a kadar tıp eğitiminin temel metni oldu. Her ikisi de Antik Yunan mirasını ve kendilerinden önceki İslam düşüncesini devralıp özgün katkılarıyla aşmayı başardı. 



Çağdaş ve hemşehri olan İbn Sina ile Birûni, aynı zamanda amansız rakiplerdi. Aralarındaki mektuplaşmalar ve sert entelektüel tartışmalar, dönemin bilimsel ufkunu genişleten yaratıcı bir gerilim doğurmuştu. Siyasi kargaşanın, iktidar mücadelelerinin ve sürgünlerin gölgesinde, bağımsız düşünceyi ve aklî sorgulamayı ısrarla savundular. 



Kayıp Aydınlanma’da Orta Asya’nın düşünce iklimini inşa eden şehirler, ağlar ve kültürel ortam sahneye çıkmıştı; Çağları Aşan Dâhiler ise bu sahnenin başrollerini aydınlatıyor. Starr, İbn Sina ve Birûni’nin çalışmalarını yaşadıkları çağın bağlamına yerleştirerek, Orta Çağ’da Arapça kaleme alınmış bu eserlerin Avrupa Rönesansı’nı nasıl haber verdiğini ve beslediğini çarpıcı biçimde gösteriyor. 



Çağları Aşan Dâhiler, Batı merkezli ilerleme anlatılarını sorgularken, bilimsel merakın ve entelektüel cesaretin evrensel tarihine güçlü bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135459</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe89ab6-5a74-45aa-84c8-3c3a1038ffd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>DÜNYA TARİHİNİN KALBİNDE YER ALAN STRATEJİK TOPRAKLAR:

ORTA AVRUPA’NIN YENİ TARİHİ 



“Büyüleyici, ustaca... Rady’nin ele aldığı konuların genişliği, etkileyici olduğu kadar eklektik de; kitap boyunca birbirinden değerli bilgiler verilmiş.” — Peter Frankopan 



“Keyifle okunabilecek, hem özgünlüğüyle dikkat çeken hem de bilimsel bir eser olan son derece etkileyici bir kitap.” — Noel Malcolm 



* * * 



Orta Avrupa sadece haritada bir bölge değil, karşılıklı etkileşimlerin, dayatmaların ve yanlış anlamaların yaşandığı, Roma İmparatorluğu’ndan beri doğudan gelen tehditlerin hedefi olmuş bir coğrafya. Dünya tarihini şekillendiren en radikal fikirlerin de doğduğu, İtalya dışında Rönesans’ın ilk yuvası, Reformasyon’un beşiği, Aydınlanma’nın, romantizmin ve modern milliyetçiliğin başlangıç noktası... 



Ünlü tarihçi Martyn Rady, Orta Avrupa Tarihi’nde; Ren Nehri’nden Karpatlara, İsviçre’den Ukrayna’ya kadar Orta Avrupa için yeni bir bakış açısı sunarak, bölgenin yüzyıllar boyunca nasıl şekillendiğini inceliyor. 



Hunlardan Osmanlılara, İsveçlilerden Ruslara kadar yabancı güçlerin akınlarını anlatırken Orta Çağ’da soyluluğun ve şövalyelik ahlakının nasıl ortaya çıktığını, şehirlerin ve ticaretin nasıl geliştiğini, Habsburgların dünya egemenliği çabasını ve Avrupa’nın Otuz Yıl Savaşları’nda nasıl harap edildiğini gösteriyor. Napolyon’un getirdiği çalkantıları, ulus devletlerin doğuşunu, İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımlarını ve Soğuk Savaş’ın kalıcı etkilerini tartışıyor. 



Orta Avrupa’nın iki bin yıllık serüveni, tüm ihtişamı ve çelişkileriyle ilk kez bu kadar kapsamlı bir perspektifle karşınızda!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135460</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c860be8-3450-4ee2-87ad-f9469be8d405.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 119 Bugün, Sahne Nedir?</image:title>
            <image:caption>Mevsimlik düşünce dergisi cogito’nun Ayberk Erkay editörlüğünde hazırlanan “Bugün, Sahne Nedir?” dosyası, tiyatroya alan olarak hizmet eden mekânların çoğaldığı, performans pratiklerinin disiplin sınırlarını aştığı, dijital araçların sahneyle iç içe geçtiği, bedenin, sesin ve dilin yeni rejimler altında yeniden dolaşıma girdiği bir tarihsel eşik olarak betimlenebilecek günümüzde, bu sorunun sadece estetik ya da teknik bir tartışma başlığı olarak değil, politik, etik ve ontolojik bir mesele olarak şekillendiği  kuramsal makaleler, denemeler ve söyleşilerden oluşuyor. 



Bugün, Sahne Nedir?! sorusu aynı zamanda bir sorumluluktan bahsediyor: Kim konuşuyor, kim konuşamıyor? Kim görünür, kim dışarıda kalıyor? Hangi estetik tercihler piyasa, fon ve üretim koşullarıyla şekilleniyor; hangileri gerçekten risk alıyor? Sahne, bugün hâlâ birlikte düşünmenin, birlikte karşılaşmanın ve birlikte direnmenin mümkün olduğu bir alan olabilir mi? Bu dosya, bu soruları yanıtlamaktan çok, onları açık tutmayı ve sahnenin düşünsel gücünü tam da bu açıklıkta aramayı öneriyor. Bu çerçevede bir araya gelen yazılar, sahneyi kimi zaman tarihsel bir düzenek, kimi zaman ontolojik bir ara-yüzey, kimi zaman politik bir mücadele alanı, kimi zaman da kurgusal ve edebî bir deneyim olarak ele alıyor. 





Cogito’dan • Ayberk Erkay: Bugün, Sahne Nedir? 



Dosya: Bugün, Sahne Nedir? 



Nami Başer • Sahne Üzerine Çeşitlemeler 



Ayberk Erkay- Zeynep Sayın • Söyleşi: Sahneden Olaya 



Beliz Güçbilmez • Tiyatro/Metin/Performans 



Deniz Başar • Sömürgecilik Sonrası Zeminde Bir Dili Küresel Ölçekte Tiyatro Sahnesinde Var Etmek 



Delphine Edy • Yaşam Öyküsünün Çağdaş Sahnedeki Yükselişi 



Melike Saba Akım • Çağdaş Sahne: Varlık-Yokluk Dikotomisinden Sübjektil Ontolojiye 



Mutluhan İzmir • Açılış Sahnesi İmago; Ben Bir Ötekidir 



Art Babayants • Queer Hisler ve Çok Dilli Tiyatro: Toronto ve Biraz da İstanbul Üzerine Bazı Düşünceler 



Susanna Fournier • Zemin Lav, Peki Sahne Nedir? 6 Değerlendirme, Girişim, Yaklaşım, Öneri 



Zafer Aracagök • Tiyatro – 1 



Kemal Aydoğan- Emine Ayhan • Söyleşi: “Büyük PSM’lerin Önünde Garipsiyorduk”: Sahne Üzerine Bir Söyleşi 



Özen Yula • Günümüz Türk Tiyatrosu’nda “Çeşitlenme” Sorunu 



Burcu Yasemin Şeyben • Sahnenin Geleceği Üzerine Bilinç Akışsal Bir Deneme 



Ece Yassıtepe Ayyıldız • Yeni Bir Sahnenin İzinde: Dijital Çağda Tiyatroya Dair Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135461</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4e1717-84bf-45db-95e2-90b9cba014b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bölen Devrim</image:title>
            <image:caption>Sovyet sosyalizmi artık tarihin sayfalarında... Fakat demokrasi ve hukukun gerilediği, otokrasilerin çözüm sanıldığı çağımızda, Sovyet tecrübesinden alınacak dersler hâlâ çok canlı ve önemli.
Taha Akyol bu kitabında Rus toplumunun Ortodoks Çarlık rejiminden, kapitalizmin gelişme aşamasında, ortodoks Marksizme dayanan Sovyet rejimine geçişini sosyolojik ve siyasi yönleriyle inceliyor.
Stalin, Lenin’in attığı temeller üzerinde, totaliter metotlarla, Rusya’yı sanayi toplumu haline getirdi ve uzaya insan gönderen ilk ülke oldu. Dünyayı ikiye böldü. Sovyet başarısının sebepleri çöküşünün sebepleriyle aynıydı: Fikir ve ifade özgürlüğü ile girişim özgürlüğü olmayınca emirle bir gelişme sağlanıyor ama rekabet ve renovasyon olmayınca sistem çöküyordu.
Kitap, iktisaden gelişmiş toplum olmanın ancak özgürlük ve girişimle mümkün olacağını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135462</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/756a3a6d-6be0-4e10-8f4b-345431b9e6e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Batırma Sanatı</image:title>
            <image:caption>“Kariyerimin başlarında hızlı para kazanma hırsıyla arabamı satıp krediyle hisse senedi aldığımı ve paramı sıfırladığımı hatırlıyorum. Hisse düşerken aracı kurum da ben de tabiri caizse çekirdek yiyerek seyrettik. Aracı kurumun umurunda olmaması gayet doğaldı çünkü para benimdi, komisyon ve faiz geliriyse onların. O yüzden ben çekirdekle beraber tırnaklarımı da yemiş olabilirim...” 
 
Türkiye’nin en başarılı fon yöneticilerinden Haydar Acun, Para Batırma Sanatı’nda yatırım dünyasının parıltılı vaatlerini bir kenara bırakıp madalyonun öteki yüzüne gösteriyor. Küresel finansın merkezi Londra’dan İstanbul’a uzanan otuz yılı aşkın bir kariyerin süzgecinden geçen bu kitapta; bir hissenin nasıl “pazardan meyve-sebze seçer gibi” alınması gerektiğinden profesyonel fon yöneticilerinin bile düştüğü psikolojik tuzaklara kadar pek çok can alıcı ders yer alıyor. 6 milyon dolarlık dil sürçmesinden dev holdinglerle girilen mücadelelere kadar uzanan bu yolculukta Haydar Acun; Benjamin Graham, Charlie Munger ve Warren Buffett’ın evrensel ilkelerini Türkiye piyasasının kendine has gerçekleriyle harmanlıyor. 
 
Para Batırma Sanatı, borsa yatırımcılığını kumardan çıkarıp bir “sanata” dönüştürmek isteyenler için dürüst, cesur ve tecrübeyle sabitlenmiş bir yol haritası olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135463</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c99ab8b1-52d4-47c8-a035-7c66da821b8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Camellia&apos;nın Peşinde 4</image:title>
            <image:caption>Fırtına öncesi sessizlikte…
Camellia gizli görevinden başarıyla geri dönmüştür. Bu zaferin ardından, Kieran&apos;ın uzun zamandır beklenen dönüşü başkentte kutlamalarla karşılanır. Ancak Caian İmparatorluğu ve Gaior Krallığı arasındaki gerginlik giderek artıyordur. Prens Ian, Bale Hanesi’nin görmezden gelemeyeceği bir teklif yaptığı, daha doğrusu bir tehditte bulunduğu için barış fazla uzun sürmez. İşleri asıl karıştıran, Lord Claude&apos;ın içinde filizlenen “Camellius” ilgisini fark etmesi ve Leydi Marilyn&apos;in şüphelerinin son noktaya ulaşmasıdır! 
Camellia kimliğini gizli tutmanın yeni bir yolunu bulabilecek mi? Yoksa bu acımasız dünyanın çarpık oyunları onu kaçınılmaz sona mı sürükleyecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135464</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24d77574-26a7-46a8-8b63-fe1e313184b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Düşülen Notlar (2 Cilt Kutulu)</image:title>
            <image:caption>“Köprülü ve Barkan zamanın büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi…” — Bernard Lewis

“Harvard’da onuruna düzenlenen sempozyumda söylenen şu söz bence de çok doğrudur:

Onun çalışmalarını çıkarır ve bir kenara koyarsanız Osmanlı tarihinde hiçbir şey kalmaz.” — Mark L. Stein

***

Ömrünü tarihe adamış ve “tarihçilerin şeyhi” olarak anılan Halil İnalcık’ın; Osmanlı ve Türkiye tarihi üzerine yaptığı konuşmalar ile muhtelif mecralara verdiği röportajlar iki cilt halinde bir arada.

Dünyada sosyal bilimler alanında sayılı 2.000 bilim insanı arasında gösterilen Halil İnalcık’la, 1947’den 2015’e kadar gerçekleştirilen röportajlar ve yapılan konuşmalar, okurlar için bir araya getirildi.

Bu kitaplar sayesinde, Osmanlı tarihinden günümüz Türkiye’sine; sanattan tarihe, edebiyattan siyasete uzanan pek çok konuyu bizzat Halil İnalcık’tan dinleme imkânı bulacaksınız…

***

Halil İnalcık’ın akademik çalışmaları, Osmanlı tarihini son derece geniş bir perspektiften ele alması ve bu yaklaşımı kendi özgün bilimsel yöntemiyle zenginleştirmesi bakımından vazgeçilmez kaynaklar arasında yer alır.

Amerikalı sosyal bilimci Immanuel Wallerstein’ın ifadesiyle, “Onu dar anlamda bir ‘tarihçi’ olarak düşünmek elbette yetersiz kalır. Bizzat tarih disiplinine şekil vermiş, kendi metodolojisini ve bilgi birikimini tarihçilik mesleğine kazandırmış biri olarak İnalcık, bilim çevrelerinin üzerinde uzlaştığı seçkin bir isimdir.”

66 kitap ve 500’e yakın makalesiyle tarih yazıcılığında çığır açmış olan İnalcık’ın eserlerinin âdeta bir hülasası niteliğindeki bu prestij çalışma, iki cilt halinde ve kutulu olarak yayımlanıyor. Eserin birinci cildinde Halil İnalcık’ın farklı yer ve zamanlarda yaptığı konuşmalar yer alırken; ikinci cilt, kendisiyle gerçekleştirilen röportajlardan oluşuyor.

***

Halil İnalcık’ın tarihî ve güncel pek çok meseleyi kapsayan, asırları aşan metodolojik değerlendirmeleri; her biri birer ders niteliği taşıyan konuşmalarıyla birleşerek tarihe düşülen en anlamlı notlardan birini oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135465</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/117b6988-f099-40ac-958c-a401813f94d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çünkü</image:title>
            <image:caption>Aklına takılan tüm soruları uyku saatine saklayan, “Öyle işte” cevabıyla asla yetinmeyen, hayal gücü  sonsuz minikler bu kitabı çok sevecek.
Okyanus neden mavi?
Yağmur nedir?
Dinozorlara ne oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135466</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb825d25-d9f7-4e2d-9bae-85d3be3243e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Nerden Geliyo?</image:title>
            <image:caption>KELİMEDEN KELİMEYE, İNSANA DOĞRU BİR SERÜVEN

Bu kitap “ortamlarda satarsınız” diye önünüze rastgele kelime kökeni hikâyeleri yığmayacak. Onun yerine adım adım, diyar diyar gezeceği kelimelerin peşinden sizi de sürükleyecek.

Doğduğumuzda ağzımızdan çıkan ilk seslerden, evreni kavratan kelimelere tırmanıp oradan yeryüzüne inecek; dürbünümüzle doğayı ve hayvanları gözlerken ulaşacağımız Orta Asya bozkırlarında, bunca zamandır tanıdığımızı sandığımız en eski, en temel kelimelerimizle tekrar tanışacağız.

Ekilen ilk tohumdan büyüyen medeniyet kavramının oradan bir kestirme bulup ineceğimiz şehrin kelimelerinde, kaybolacağız: Politika, sayılar, spor, ruhani ve parasal mevzular diye dolanırken içine düşeceğimiz tekinsiz sokakların kelimelerinden, kader kısmet kelimelerine sarılarak kurtaracağız paçayı…

Eskisi yenisi, yerlisi yabancısı, acısı tatlısıyla kelimelerimizi tanıdıkça, mensubu olduğumuz “insan” denen türe bazen hayran bazen sinir olacak, ama her durumda şaşıracağız.

NerdenGeliyo? adlı online etimoloji projesi ile 10 yıldır “kelimelerin geldiği yöne giden” Yiğit Hadi İrde bu ilk kitabıyla, kelime ve dil meraklılarını etimolojik bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135467</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ea6c09-fb88-4612-bcf2-d61c050120a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Eksik Defter</image:title>
            <image:caption>Eksik Defter gerçekten eksik. Onu tamamlayacak olan sensin! Bu defter sen yazdıkça, çizdikçe, düşündükçe ve merak ettikçe tamamlanıyor. İçinde hazır cevaplar yok; bunun yerine düşündüren, şaşırtan, bazen güldüren, bazen de durup “Bir dakika...” dedirten sorular var. Sanatla karşılaşacak, bilimle düşünecek, felsefeyle yeni kapılar aralayacaksın. Bazen bir fikir yazacak, bazen bir çizgi çizecek, bazen de yeni öğrendiklerini eskiden bildiklerinle birleştireceksin. Eksik Defter, kendini daha yakından tanıman, hayal gücünü özgürce kullanman ve kendi sorularını keşfetmen için hazırlandı. Hazır mısın? Çünkü bu defter, ancak sen başlarsan tamamlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135468</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f73698e-1dc9-4ea1-aec1-3185d1fd4f0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Medya Dedektifi</image:title>
            <image:caption>Televizyonda izlediklerin, internette karşılaştığın videolar, oyunlar ve sosyal medya paylaşımları… Hepsi sana bir şeyler anlatır. Peki gördüklerinin ne kadarı gerçek, ne kadarı kurgu? Medya okuryazarlığı sadece izlemek değil, düşünmek, karşılaştırmak ve sorumluluk almaktır. Gazeteci ve yazar Ömür Kurt’un yazdığı bu kitap, akıllı işaretlerden dijital haklara, reklamlardan sosyal medyaya kadar pek çok konuyu; etkinlikler, sorular ve günlük hayattan örneklerle ele alıyor. Okurların izlediklerini sorgulamasını, doğru bilgiyle yanlışı ayırt etmesini ve bilinçli bir izleyici olmasını destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135469</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db382b0b-9267-4eff-bbd0-41e33dbcf127.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Beni Çok İhmal Ettim</image:title>
            <image:caption>ÖNCE BEN VARSAM, GERİSİ BİR ŞEKİLDE YOLUNU BULUR 
 
Uzunca bir zaman hep erteledim kendimi. 
Önce ailemi düşündüm, arkadaşlarımı, işimi, sonra da hayatın benden beklediği her şeyi... 
Kendime sıra geldiğinde ise ya çok yorgundum ya da çok geçti. 
Hep dedim ki: “Yarın... Sonra... Şimdi sırası değil.” 
Ama o yarın hiç gelmedi. İnsan kendini ihmal edince, çoğu şey eksik kalıyor. Ne kadar çabalarsa çabalasın, başarsa da huzursuz hissediyor. Çünkü kendi kalbini unuttuğu için içi hep yarım kalıyor. 
Ama insanın kendine dönmesi için her zaman bir yol vardır. 
Bu kitap, işte o yolun ilk adımları. Biliyorum, bu kitapta kendinden parçalar bulacak insanlar olacak. 
Başkalarının yükünü taşıyıp kendi yükümüzü bıraktık bir kenara. Hepimiz, en çok ihtiyacımız 
olan anda kendimize sırt çevirdik. 
Ama önemli olan, insanın kendisine er ya da geç dönmesidir. 
Ben kendime döndüm. 
Sen de dönmek istersen, bil ki her zaman bir yol vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135470</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b66c5a1d-3bf0-44f6-afb3-fec7c2f5c09a.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluklar Çağı’nın Büyük Komutanları (1583-1865)</image:title>
            <image:caption>İMPARATORLUKLAR ÇAĞI’NIN EN BÜYÜK 26 ASKERİ KOMUTANININ YAŞAMLARI VE KARİYERLERİ

Büyük Friedrich disiplinli ordusuyla Prusya’yı bir askerî güce nasıl dönüştürdü? Kutuzov geri çekilmeyi bir stratejiye çevirerek Napoléon’u nasıl yıprattı? Marlborough Dükü Avrupa’yı sarsan savaşlarda ittifakları hangi hamlelerle ayakta tuttu? Napoléon hız ve kararlılıkla imparatorlukları dize getiren sistemi nasıl kurdu? Wellington Dükü savunmayı bir silaha nasıl dönüştürdü? Clausewitz savaşın doğasını hangi tecrübelerden süzerek kurama dönüştürdü? Bolivar bir kıtayı özgürlüğe götüren mücadeleyi hangi stratejik kararlılıkla yürüttü? Grant ve Sherman modern savaşın yıkıcı temposunu nasıl belirledi?

İmparatorluklar Çağı’nın Büyük Komutanları, bu sorulara ve daha fazlasına yanıt arıyor. Kitap, 16. yüzyılın sonlarından 19. yüzyıl ortalarına uzanan dönemde (1583-1865) dünya tarihine yön veren büyük komutanları kronolojik bir bakışla ele alıyor.

* * *

Andrew Roberts’ın editörlüğünde alanının önde gelen tarihçileri tarafından hazırlanan bu eser, Avrupa’dan Amerika kıtasına uzanan geniş bir coğrafyada savaş sanatının dönüşümünü inceliyor. Reformlar, kuşatma teknikleri, sefer planları, lojistik ve moral yönetimi; komutanların kişisel liderlik özellikleriyle birlikte değerlendiriliyor.

Her bölüm, yalnızca zaferleri değil, yenilgilerin ardındaki nedenleri ve bu deneyimlerin sonraki kararları nasıl şekillendirdiğini de ortaya koyuyor. Böylece İmparatorluklar Çağı’nın savaş meydanları, strateji, liderlik ve karar anlarıyla bütünlüklü biçimde canlanıyor.

İmparatorluklar Çağı’nın Büyük Komutanları, popüler ve sürükleyici üslubuyla hem askerî tarih meraklılarına hem de liderlik ve stratejiye ilgi duyan okurlara vazgeçilmez bir rehber sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135471</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af197165-526a-4ada-a29b-2b357d85a0a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cem</image:title>
            <image:caption>BÜYÜK KARTAL ÖLDÜ!

Papa’nın dudaklarından, “La Grande Aquila è morta!” cümlesi döküldüğünde, Vatikan’ın taş duvarları arasında sevinç çığlıkları yükseldi. O sıralarda İtalya topuğundan yakalanmış, Otranto ele geçirilmişti. Aziz Petrus’un kızıl kubbesi Mehmet Han’ın uzanıp alması için hazır bekliyordu.

Koca Hünkâr, Tekfur Çayırı’nda hayata gözlerini yummuştu. Ölümü askerden saklandı. Amasya ve Konya sancağına tatarlar yollandı. İstanbul, yeniçeri zulmü altında inim inim inliyordu. Gözler boğazın karşı yakasında, taht için ilk gelecek şehzadedeydi.

Bayezid ilk gelen oldu ve tahta oturdu. Haber Konya’ya ulaştığında Cem, taht için Bursa’ya yürüdü.

İÇ SAVAŞ KAÇINILMAZDI.

Kılıçların şarkısı Yenişehir sahrasında yankılandı. Cem ihanete uğradı, yenildi. Mısır’a gitti. Dönüp hakkını almak için yeniden savaştı; ikinci kez yenildi.

Rodos Şövalyeleri’ne sığındı.

Doğuda Erdebil Ocağı bu iç savaşı bekliyordu. Batıda Haçlı ordusu hazırdı.

* * *

Esir şehzadenin hikâyesi, Avrupa topraklarında kuleden kuleye, saraydan saraya uzandı.

Ailesinden uzaktı. Oğlu Oğuz Han’ın ölüm haberini bir dağ başında aldı.

On üç yıl süren zorlu esaret günleri Napoli’de, Capua Şatosu’nda son buldu.

Otuz altı yıl, iki ay, sekiz günlük yaşamı sonlanmak üzereyken dudaklarından son bir cümle döküldü.

“BİR DÜŞTEN BAŞKA NEDİR Kİ DÜNYA…”

* * *

CEM: ESİR ŞEHZADE bir şehzadenin tahtı değil hayatını kaybetmesinin hikâyesi. Tarihin en trajik Osmanlı şehzadesinin yaşadıklarını belgesel gerçekliğiyle roman tadında sunan bu eser, okuru 15. yüzyılın saray entrikalarına, karanlık zindanlarına ve kırık kalplerine götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135472</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9a14d8d-5e9e-4e8f-a851-1fd1c7cbce38.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahtapot Minu</image:title>
            <image:caption>Ahtapot Minu - Annem Hep Yanımda, ayrılma ve kavuşma deneyimlerini çocukların dünyasından ele alan, duygusal güveni merkeze alan bir resimli çocuk kitabıdır. 



Minu, bazen annesinden uzak kaldığında korkar ve yalnız hisseder. Rüyasında yaşadığı bu ayrılık anları, onun kalbindeki sevgiyle yeniden güvene dönüşür. Hikâye, çocuklara sevginin yalnızca fiziksel varlıkla değil, duygusal bağla da sürdüğünü anlatır. 



Kitap; okula başlama, uykuya geçiş, ebeveynden kısa ya da uzun süreli ayrılma gibi dönemlerden geçen çocuklara eşlik etmek üzere kurgulanmıştır. Ayrılık kaygısını sade, yumuşak ve umut veren bir dille ele alırken, yetişkinler için de rehber niteliğinde bir arka plan sunar. 



Ahtapot Minu - Annem Hep Yanımda, çocukların kalbine dokunan, güvenli bağlanmayı destekleyen ve sevginin her zaman hissedilebileceğini hatırlatan sıcacık bir hikâyedir. 



***



Ahtapot Minu’nun kalbi bazen küt küt atıyor. 



Annesi yanındayken her şey kolay… Peki ya annesi yanında değilken? Minu, okyanusun derinliklerinde bir rüyanın içine dalıyor. Arıyor, bekliyor, hissediyor… Ve sunu keşfediyor: Sevgi bazen gözle görünmez ama hep oradadır. 



Ahtapot Minu - Annem Hep Yanımda, çocukların duygularını tanımasına, ebeveynlerin ise sağlıklı ayrışmayı desteklemesine eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135473</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7250383a-e6f7-42b0-a430-236d5541e52b.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Gaba’nın Düğmeleri veya Zuzubi Zuuu!</image:title>
            <image:caption>Gaba, kibirle başlayan ve giderek böbürlenmeye dönüşen bir hâlin, absürt ve eğlenceli bir dünyada nasıl büyüyüp yayıldığını anlatan özgün bir hikâye. 



Düğmelerle başlayan bu yolculuk; aynalar, şarkılar ve tekrarlarla ilerlerken, kendini beğenmenin ve övünmenin dünyayı nasıl değiştirdiğini gösterir. Bazı şeyler büyür, bazıları yer değiştirir; kimi zaman roller, kimi zaman düğmeler elden ele geçer. Hikâye, şişinmenin yalnızca bedeni değil, davranışları ve ilişkileri de etkilediğini sezdirir. 



Zaman kutusunda yaşayan guguk kuşu Guguri, bu olan bitenin sessiz tanığıdır. Görür, duyar, uyarır; ama çoğu zaman kimse onu dinlemez. Anlatı, sonuçları açıklamak yerine okurun fark etmesine alan bırakır. 



Gaba, kibir ve böbürlenme gibi kavramları didaktik olmadan ele alan; mizah, tekrar ve ironiyle ilerleyen bir çocuk kitabıdır. Okurunu hazır mesajlarla değil, sahneler ve ayrıntılarla baş başa bırakır. Güldürürken düşündürür, tekrar bakmaya davet eder. 



***



Bay Gaba’nın harika düğmeleri var. O kadar harikalar ki… Bakmaya doyamıyor, şarkılar söylüyor, aynalardan aynalara koşuyor. 



Peki ya düğmeler biraz fazla sevilirse? 



Bir insan kendini çok beğendikçe gerçekten büyür mü? 



Ve “Zuzubi zuzuuu!” demek her zaman iyi bir şey midir? 



Renkli düğmeler, minik arabalar, kocaman sofralar ve Bilge Guguri’nin eşliğinde ilerleyen bu eğlenceli hikâye; övünmenin, paylaşmayı unutmanın ve “kendini fazla şişirmenin” sonuçlarını bol kahkahayla anlatıyor. 



Pervin Atamert’ten, çocukları güldüren, yetişkinlere de aynadan baktıran bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135474</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43a3d0fc-8a51-4bfe-b65f-53ff9d6f4250.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Günlük Sessizlik</image:title>
            <image:caption>HERKESİN KONUŞTUĞU BİR DÜNYADA, SESSİZ KALMAK BİR DİRENİŞ MİDİR? 
 
Yedi Günlük Sessizlik, dijital gürültünün, görünür olma zorunluluğunun ve sürekli çevrimiçi olmanın ortasında, içedönük bir cesaret hikâyesi anlatıyor. Annesini kaybetmiş, babasıyla aynı evde ama bambaşka bir yalnızlıkta yaşayan Cem; kelimelerden çok bakışlarla, paylaşımlardan çok hatıralarla yaşayan bir genç. Sosyal medyaya mesafesi, onu çağın dışına iten bir eksiklik değil; aksine her şeyi daha net görmesini sağlayan bir duruş. 
Bir parkta başlayan masum bir meydan okuma, yedi gün sürecek bir dijital sessizliğe dönüşür. Telefonlar kapatılır, hesaplar kilitlenir, maskeler düşer. Bildirimlerin sustuğu yerde, bastırılmış duygular, kırılgan ilişkiler ve herkesin kaçtığı gerçekler konuşmaya başlar. Peki sessizlik gerçekten iyileştirici midir, yoksa yüzleşmesi en zor olan şey midir? 
Güneş Altunkaş, bu romanda çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık. Aile, kayıp, aşk ve dijital bağımlılık temalarını iç içe geçirirken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: 
Gerçek hayattan ne zamandır bu kadar uzağız? 
 
Yedi Günlük Sessizlik, susarak anlatanların, görmeden hissedenlerin ve hâlâ “gerçek” bir temas arayanların romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135475</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4eec6a-750c-44b3-b917-54c7f4ac368f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mola Yeri</image:title>
            <image:caption>KARŞILIĞINDA İNSANLIĞINI KAYBEDECEKSEN HAYATTA KALMANIN NE ANLAMI VAR 
 
Abe için ıssız otoyoldaki eski benzin istasyonu, hastanedeki babaannesine yetişmek üzere çıktığı gece yolculuğunu bölen birkaç dakikalık sıradan bir tuvalet molası olmalıydı. 
 
Ancak kapı üzerine kilitlendiği anda, gecenin masum sessizliği yerini ölümcül bir tuzağa bıraktı. 
 
İçeride titreyen floresanlar, duvardaki anlam veremediği karalamalar ve dışarıdan gelen tekinsiz sesler arasında zamanın akışı tuhaflaşmaya başlamıştı. Abe kaçmak için uğraştıkça, bu daracık alanın sadece fiziksel bir engel değil aynı zamanda karanlık bir mahkeme olduğunu fark edecekti. 
 
Kilitli kapının ardındaki gerçek belki de doğaüstü değildi. 
 
Çünkü insanın gömdüğünü sandığı korkuları en sıradan durakları bile kâbusa çevirebilirdi. 
 
2025 Bram Stoker Ödülü Finalisti. 
 
2024’ün En İyi Korku Kitabı – Esquire, Capes and Tights, Paste Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135476</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71bcdcdd-5df6-4cbd-ad17-7f280dcca910.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler İmparatoru</image:title>
            <image:caption>Serdar Uslu’nun kaleme aldığı Renkler İmparatoru, gizem ve macerayı renklerin sembolik gücüyle birleştiren sürükleyici bir gençlik romanı sunuyor.

Sıradan bir pazar günü, marketten alınan tuhaf bir yumurtayla bambaşka bir anlam kazanır. Doğan’ın hayatına giren bu gizemli nesne, onu renklerin hüküm sürdüğü bilinmeyen bir dünyanın kapısına sürükler. Kırmızıyla başlayan bu yolculuk; maviye, mora ve daha pek çok renge uzanırken, her renk yeni bir sır, yeni bir tehlike ve yeni bir yüzleşme getirir.

Doğan ve Murat, yalnızca yumurtaların gizemini çözmekle kalmaz; cesaret, dostluk ve sorumluluk kavramlarıyla da sınanırlar. Mahalle aralarında başlayan bu macera, geçmişle bugünün, bireysel korkularla kolektif bir kaderin iç içe geçtiği büyük bir keşfe dönüşür.

Renkler İmparatoru, renkler üzerinden kimlik, güç ve seçimler üzerine düşündüren; gizemli atmosferi ve güçlü anlatımıyla okuru içine çeken bir roman. Merak duygusunu diri tutan yapısıyla özellikle ortaokul ve lise çağındaki okurlara hitap ederken, her yaştan okuru da hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir serüvene davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135477</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53513762-1257-4955-8f04-71310c60f3d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ona Kadar Sayıyorum</image:title>
            <image:caption>Asal, her şeyi saymayı çok sever. Evden okula kaç adım attığını, merdiven basamaklarını, defterindeki sayfaları... Bir süredir mutluluğu da sayılarla ölçmeye çalışmaktadır. Ama bir gün, hiç beklenmedik, öngörülemeyen, hesaplanamayan bir şey olur. Tek kelime ve yedi harflik bu gelişme, Asal’ın tüm hesaplarını karıştıracaktır… 
 
Ödüllü İtalyan yazar Daniele Bergesio’nun yazıp Chiara Ficarelli’nin resimlediği Ona Kadar Sayıyorum, sayı sayarak kendini güvende hisseden bir çocuğun, mutluluğu hesaplama öyküsü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135478</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad18dba7-6512-4c27-82d1-e5fc6dc3af8d.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Sorumluluğu</image:title>
            <image:caption>Küresel bir sistemin içinde kimsenin &quot;suçlu&quot; olmadığı ama milyonlarca insanın yapısal olarak &quot;mağdur&quot; edildiği bir dünyada, ellerimiz gerçekten temiz mi? 
·    Bir mağazadan aldığımız sıradan bir kıyafetin, dünyanın öbür ucundaki bir terhanede çalışan işçinin hayatıyla kurduğu o görünmez &quot;sosyal bağlantı&quot; bizi bu sömürünün neresine koyar? 
·    &quot;Ben sadece işimi yapıyorum&quot; demek, küresel sömürü ağları, yapısal yoksulluk ve ırkçılık karşısında vicdani bir sığınak olabilir mi? 
·    Klasik hukuk sistemindeki &quot;suçlama&quot; mantığı, bireyleri aşan devasa ve anonim adaletsizlikleri çözmede neden çaresiz kalıyor? 
·    Siyasi sorumluluk, geçmişin hataları için suçluluk duymak mıdır, yoksa adaletsiz geleceği durdurmak için başkalarıyla birlikte hareket etme ödevi midir? 
·    Bireysel masumiyetimiz kolektif bir adaletsizliğin içinde eriyip giderken, daha adil bir dünya inşa etme görevi kimin omuzlarındadır? 
·    Küresel bir düzende adalet, sadece devletlerin bir borcu mu, yoksa her birimizin günlük eylemlerinin bir sonucu mu olmalıdır? 

Iris Marion Young, vefatından önce tamamladığı bu son ve en önemli eserinde, bizi sadece birer tüketici ya da gözlemci olmaktan çıkmaya ve adil bir dünya kurma sürecinin bilfiil sorumluları olmaya davet ediyor. Bu kitap, modern dünyada adaleti yeniden düşünmek isteyen her dünya vatandaşı için önemli bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135479</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a66311a-dada-456f-a143-39cbfad52d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Marketing</image:title>
            <image:caption>Marketing is undergoing a profound transformation driven by digitalisation, artificial intelligence, evolving consumer behaviour, and the growing prominence of sustainability, ethics, and social responsibility. No longer confined to promotional activities or transactional exchanges, marketing has emerged as a complex, multidimensional discipline that shapes and is shaped by technological innovation, societal expectations, and cultural change. Modern Marketing: A Conceptual Approach to the Future offers a comprehensive and forward-looking examination of this transformation. 
Bringing together contributions from leading scholars, this volume provides an integrated exploration of contemporary marketing theory and practice. The chapters address a wide spectrum of critical themes, including cause-related marketing, influencer marketing in both consumer and industrial contexts, consumer resistance and avoidance behaviours, sustainable and ethical marketing, digital service experiences powered by artificial intelligence, marketing literacy, conscious consumption, and the strategic role of gastronomy in tourism marketing. Through rigorous theoretical discussion and empirical analysis, the book advances current debates while offering fresh perspectives on the evolving architecture of marketing. 
Rather than merely documenting existing trends, Modern Marketing critically interrogates the forces redefining the discipline and highlights emerging paradigms that will shape its future trajectory. By bridging digital transformation with normative concerns and behavioural complexity, the volume positions marketing as a strategic, socially embedded, and ethically informed field of inquiry. 
This book will be an essential resource for academics, doctoral and postgraduate students, and researchers seeking a nuanced understanding of contemporary marketing and its future directions. Combining conceptual depth with analytical clarity, Modern Marketing: A Conceptual Approach to the Future stands as a valuable reference for those engaged in advancing marketing scholarship in an increasingly complex and interconnected world.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135480</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a70f254a-70dc-4d67-85fc-0ebbaef4c3bc.jpg</image:loc>
            <image:title>İmge</image:title>
            <image:caption>Platon&apos;dan Deleuze&apos;e, Aristoteles&apos;ten Sartre&apos;a İmgenin Serüveni 
 
“İmge, gerçeklikten koparılmış bir parçadır; o ne bir yalan ne de bir hakikattir, sadece dünyanın bir yankısıdır.” 
Platon 
 
“Ruh asla bir imge olmaksızın düşünemez.” 
Aristoteles 
 
“İmge bir nesne değil, bir bilinç biçimidir; bir şeyi imgelemek, onu yokluğu içinde kavramaktır.” 
Sartre 
 
“İmge artık bir şeyi temsil etmez; o kendi başına bir gerçeklik hâline gelmiştir: Simulakrın zaferi budur.” 
Baudrillard 
 
İmge nedir? Sadece bir kopya mı, yoksa yeni bir dünya kuran bir güç mü? Zihnimizdeki hayaller ile ekranlardaki dijital yansımalar arasında nasıl bir bağ vardır? Bir görüntünün bizi büyülemesi, onun gerçekliğinden mi yoksa boşluğundan mı kaynaklanır? Antik Yunan’ın mimesis tartışmalarından günümüzün görsel bombardımanına kadar, imge kavramı her zaman felsefenin kalbinde yer aldı. Laurent Lavaud’un hazırladığı bu seçki Plotinos&apos;tan Bergson&apos;a, Aziz Augustinus&apos;tan Merleau-Ponty&apos;ye, Lucretius’tan Goffman’a kadar uzanan geniş bir yelpazede birçok düşünürün metinleri üzerinden, bakışımızı ve dünyayı algılama biçimimizi şekillendiren &quot;imge&quot; olgusunu derinlemesine sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135481</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a779c5a-8331-46dc-b09b-738e1feb94f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elvan: Bozkırda Bir Gelin</image:title>
            <image:caption>Kadın; zifiri karanlığın Çolpan Yıldızı, kurak toprağın bağrına damlayan yağmur, yuvayı huzurla dolduran sabrın ta kendisidir. Tokat’ın bir dağ köyünde, rüzgârın karla kavrulmuş taşlara ağıt yaktığı bir evde, sekiz bacının en büyüğü olarak geldim dünyaya. Bizim oralarda adettir: Bir kız ne vakit oturduğu sandalyede ayakları yere değerse, gelinlik çağı gelmiş sayılır. Boyluydum, bosluydum; ama o anın omzuma yükleyeceği sorumluluğun ne kadar ağır olacağını o vakit bilemezdim. Bir akşam, sofra başında dedem; “Elvan’ı everdim,” dediğinde, içimde bir kapı aralandı. O andan itibaren hayatım, sabrın, emeğin ve kadim Anadolu geleneklerinin izinde şekillendi. Bozkırda Bir Gelin, yalnızca bir büyüme hikâyesi değil; 1940’ların Anadolu’sunda kadının direncini, ailenin sarsılmaz bağlarını, köy hayatının sessiz güzellikleriyle iç içe geçmiş bir yaşamın izlerini anlatıyor. Tokat’tan Yozgat’a uzanan bu yol, Elvan’ın kalbinde bir yazgı destanına dönüşüyor. Her sayfası, okuyucuyu Elvan’ın gözünden Anadolu’nun kalbine, bir gelinin yüreğinin derinliklerine davet ediyor. 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135482</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dd2aa16-e901-4ad7-8e70-18745956b33a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Stratejik İlkeleri Zeka, Etik ve Eylem Sanatı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, belirsizlik çağında zekâ, etik ve eylem arasındaki kritik dengeyi bilimsel bir perspektiften çözümler. Ramazan Boztepe, okura hem düşünsel berraklık hem de stratejik hareket kabiliyeti kazandıran bir zihinsel çerçeve sunar. 
Doğru zamanda doğru kararın nasıl verildiğini keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135483</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90f88af3-a81a-41dc-831e-53c71be76a5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Toprak, Zaman ve Şantiye Peyzaj Kanunları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çizgilerin değil; kararların kitabı. 
Peyzaj mimarlığının sahada nasıl ayakta kaldığını anlatır. 
Peyzaj uygulaması; çizimle değil, toprakla başlar. Bütçeyle sınanır, zamanla yarışır, insanla zorlanır. Bu kitap, ideal koşulların değil; gerçek şantiyelerin içinden yazıldı. Uygulama projelerinden şantiye yönetimine, toprak ve altyapıdan sert zeminlere, bitkisel peyzajdan hukuka, bakımdan zamanın peyzaj üzerindeki etkisine kadar sahada karşılığı olan tüm süreçleri bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. 
Bu kitap, sadece bir ders kitabı değil. 
Bu kitap, bir ilham metni değil. 
Bu, sahada çalışan peyzaj mimarları için yazılmış bir el kitabı. 
Genç meslektaşlar için bir uyarı, deneyimliler için bir hatırlatma. Çünkü peyzaj mimarlığı, yalnızca tasarlamak değil; sorumluluk almaktır. 
Toprağa basmadan karar vermeyenler, zamanı hesaba katanlar, detayın bedelini bilenler için… 
Bu kitap, peyzajın gerçek yüzüyle yüzleşmeye hazır olanlara yazıldı. 
Özden Çetin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135484</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d05384fe-aa16-4f21-acd5-133a882597b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlıklı Evlilik</image:title>
            <image:caption>Sağlıklı Evlilik, yalnızca evliliği sürdürmenin değil, onu bilinçli bir şekilde kurmanın kitabı. 
Bu kitap; yalnız kalma korkusuyla, alışkanlıklarla, baskılarla ya da romantik yanılgılarla verilen evlilik kararlarının neden çoğu zaman hayal kırıklığıyla sonuçlandığını cesurca sorguluyor. Eş seçiminin, iletişimin, çatışma yönetiminin ve bağlılığın aslında ne anlama geldiğini; idealize edilmiş öğütler yerine gerçek hayat örnekleri ve sade bir dille ele alıyor. 
Ramin Khaleghi, kendi deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak okuru şu sorularla yüzleştiriyor: 
Kendimi gerçekten tanıyor muyum? 
Doğru insanı mı seçiyorum, yoksa yalnızlıktan mı kaçıyorum? 
Sorunları çözüyor muyuz, yoksa sadece erteliyor muyuz? 
Bu kitap; evlenmeyi düşünen gençler için güçlü bir rehber, evli olanlar için ise aynaya bakma cesareti sunuyor. İletişimden ruh sağlığına, cinsel yaşamdan aile ilişkilerine kadar ortak yaşamın tüm yönlerini kapsayan Sağlıklı Evlilik, daha bilinçli kararlar almak ve daha dengeli bir hayat kurmak isteyen herkes için yazıldı. 
Çünkü sağlıklı bireyler, sağlıklı evlilikler kurar. 
Sağlıklı evlilikler ise sağlıklı bir toplumun temelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135485</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae873dda-23d6-4bd7-b427-d3ead37acc4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Düt! Düt! Taşıtlar</image:title>
            <image:caption>Pencereleri aç, taşıtların dünyasını keşfet!
Arabadan trene, uçaktan gemiye kadar birçok taşıt, bu eğlenceli pencereli kitapta minikleri bekliyor. Çocuklar pencereleri kaldırarak her taşıtı tanıyacak, öğrenirken heyecanla keşfedecek.
Kazanımlar:
Taşıtları tanıtır ve kelime dağarcığını geliştirir
İnteraktif öğrenme ile dikkat süresini artırır
İnce motor becerilerini destekler
Eğlenceli oyun arkadaşı olur

Öğrenme Becerileri:
Kelime Öğrenme
Problem Çözme
Duyusal Gelişim
Dünyayı Keşfet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135486</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0e4323e-f261-4a1b-9f21-b9eb58bc4ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge ve Kılıç</image:title>
            <image:caption>Sabaa Tahir’in New York Times çok satanlar listesine giren ve büyük beğeni toplayan fantastik serisi Küller ve Kor’un çarpıcı finaline hazır olun!  Fırtınadan kim sağ çıkacak, keşfedin.
Uzun süredir hapsedilmiş cinler serbest kalmış, köylerde ve şehirlerde kanlı bir yıkım başlatmışlardır. Fakat Gecegetiren’in insanlara duyduğu intikam isteği sadece bir başlangıçtır.
Komutan Keris Veturia kendini İmparatoriçe ilan eder ve hükmüne karşı gelen herkesin kellesini istemektedir. En üst sırada ise Kan Kartalı ve geride kalan ailesi vardır.
 Serralı Laia, artık Kan Kartalı ile müttefiktir ve en çok sevdiği iki insanın kaybının yasını tutmaktadır. Yaklaşmakta olan kıyameti durdurmaya kararlı olan Laia, Gecegetiren’in yok edilmesine kendini adar. Bu süreçte, onu zafere götürebilecek ya da tarif edilemez bir felakete sürükleyebilecek kadim bir gücü uyandırır.
Ve Bekleme Alanı’nın derinliklerinde, Ruh Yakalayıcı ardında bıraktığı hayatı ve aşkı unutmak istemektedir. Ancak bunu yapmak, Gecegetiren ve cinlerin geride bıraktığı cinayet izlerini görmezden gelmek demektir. İnsan dünyasını doğaüstü tehditlerden korumak için ettiği yemini tutmak istiyorsa, kendi sınırlarının ötesine bakmak zorundadır. Bu görev, bildiği her şeyi kurtarabilir... ya da yok edebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135487</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49773bad-1ff5-4e27-afe5-b92ae952a424.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutlu Hayatın İzinde (2 Kitap Kutulu - Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ant olsun ki Allah’ın elçisinde sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır (Ahzab 33/21). İslam’da Hz. Peygamber’in (sav) önemi sadece ilahî mesajı insanlığa ulaştırmasında değil, bu mesajda sunulan ideal insan (insan-ı kâmil) modelinin nasıl gerçekleştirileceğini yaşayışıyla bizzat göstermesindedir. Prof. Dr. Ahmet Özel’in bu çalışması, Peygamber Efendimizin hayatını bütüncül bir bakışla ele alıp onu hem insan hem peygamber olarak inceliyor. Hz. Peygamber’in hayatını anlatırken sadece olayları aktaran, hikâyeci bir anlatımdan uzak duruyor. Bunun yanı sıra, ifrat ve tefrit çizgisinde kalan diğer eserlerden farklı bir yer seçerek dengeli bir üslup benimsiyor. Kitap boyunca, Resûlullah’ın ashabını nasıl eğittiği, çeyrek  yüzyıl gibi kısa bir sürede dünyaya hâkim olacak bir yapıyı nasıl kurduğu detaylı bir şekilde işleniyor. Ayrıca, gazve ve seriyyeler ele alınırken sadece bunların nerede ve nasıl meydana geldiği anlatılmıyor, geniş bir bakış açısıyla sebep ve sonuçları üzerinde duruluyor. Eserde, namaz, abdest, ezan, kıble, İsrâ ve Mii&apos;rac, Allah Resûlü’nün evlilikleri, savaş ve cihat, ganimet, kölelik-cariyelik gibi çeşitli kavram ve konular ele alınarak gündemdeki birçok soruya cevap aranıyor. Yazar, Batılı paradigmaların etkisinde kalmadan ve geleneği tamamen tekrar etmeden mutedil bir dille iddialara yanıt veriyor ve siyer literatüründe kendine özgü bir yer ediniyor. 28 klasik kaynağın 100’den fazla cildinin detaylı bir şekilde incelendiği, Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça çağdaş eserlerden de yararlanan bu çalışma, Türkiye’de uzun zamandır eksikliği hissedilen klasik ve modern kaynaklara dayalı özgün bir siyer ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135488</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83697b99-b518-47ca-9de5-4307bd0997af.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Hediyem Kutusu</image:title>
            <image:caption>Var mısınız bu Ramazan’ı çocuklarla neşe içinde yaşamaya…  Ramazan Hediyem, minik kalplere bu mübarek ayın heyecanını ve sevincini doyasıya yaşatmak için tasarlandı!  Etkinlik kitabı, Ramazan günlüğü, renkli süsler, eğlenceli oyunlar, etkinlik takvimi, tekne orucu takvimi ve daha birçok ürünle dopdolu. Bu özel kutu, çocukları hem eğlendiriyor hem de Ramazan’ın manevi atmosferiyle buluşturuyor. Her gün yeni bir keşif, her an yepyeni bir heyecan!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135489</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8f02378-511d-486a-8aec-8dffa4fa65a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Kuantum Fiziği</image:title>
            <image:caption>Kısaca Kuantum Fiziği, evrenin en temel düzeyde nasıl işlediğini anlamak isteyen okurlar için kapsamlı bir başlangıç noktası sunar. Işığın, maddenin ve enerjinin klasik sezgilerle açıklanamayan davranışlarını ele alarak, kuantum dünyasının neden hem büyüleyici hem de devrim niteliğinde olduğunu ortaya koyar.
Schrödinger’in Kedisi’nden parçacık-dalga ikiliğine, belirsizlik ilkesinden kuantum tünelleme ve süperpozisyona kadar modern fiziğin temel yapı taşlarını ilgi çekici sorular etrafında sistematik bir biçimde açıklayan bu çalışma aynı zamanda uzman bir rehberin sadeleştirilmiş yanıtları ve kavramlar arası ilişkileri görünür kılan grafiklerle soyut teorilerin ardındaki matematiksel ve fiziksel mantığı anlaşılır kılar.
Kısaca Kuantum Fiziği, modern fiziğin entelektüel manzarasında sağlam bir kavrayış geliştirmek isteyen herkes için güvenilir bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135490</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b44726f-a9c4-43c3-814b-0b7f64a745fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusursuz Gün</image:title>
            <image:caption>‘Kusursuz bir gün’ yaşamak mümkün müdür? Çaresiz bir adam böyle bir günü elde etmek için ne kadar ileri gidebilir? Neler yapabilir?
Mike, hiç beklemediği bir teklif aldığında omzunda geçmişinin yükleriyle birlikte sıradan bir hayat sürmektedir. Alacağı bu kararın tüm hayatını değiştireceğinden habersizdir. Hayata dair umudu kalmamış bir adam için bu bilinmezliğe sürüklenmek yoksa tek çare midir? 
Kusursuz Gün, sadece sıradan bir adamın hayatındaki anlam arayışına değil, aynı zamanda yeraltına gizlenmiş tarihin izlerine de kapı aralıyor. Okuyucuyu davet ettiği bu gizemli macerada şu soruya cevap arıyor: Gerçeklerle aldatmacaların iç içe geçtiği bu hikâyede siz kimin tarafını seçeceksiniz? 
Kusursuz Gün, Nagihan Doğan’ın ilk romanı. Bir solukta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135491</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/809a02eb-32ff-4013-a952-28d7862b7777.jpg</image:loc>
            <image:title>Meselemi Hiç’e Bıraktım: Max Stirner’in Biricik Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Max Stirner’in Biricik ve Mülkiyeti (1844) adlı eseri felsefe tarihinin en kışkırtıcı ve yanlış anlaşılmış eserlerinden biridir; devletten benliğe, ahlaktan devrime kadar tüm sabit fikirlere karşı bir savaş ilanıdır. Bir zamanlar tutarsız ya da nihilist olarak alay edilen Stirner’in radikal egoizmini görmezden gelmek imkansız olmuş, Karl Marx, Friedrich Nietzsche, Emma Goldman ve çağdaş anarşistler ve anti-hümanistler gibi çok çeşitli düşünürleri etkilemiştir. Jacob Blumenfeld, Meselemi Hiç’e Bıraktım’da Stirner’in felsefesinin ilk olarak sistematik yeniden inşasını sunuyor- diğerlerinin öncüsü olarak değil, siyasi ve felsefi düşüncenin temelini sarsan benzersiz bir kavramsal müdahale olarak Stirner, sadece tarihsel bir merak olmaktan çok uzakta, günümüz için çok önemli bir düşünür olarak ortaya çıkıyor: Kimlik takdislerini, cemaat tesellilerini ve tüm kutsal soyutlamaların otoritesini reddeden biri.  Blumenfeld’in, berrak ve çoğu zaman kışkırtıcı analizi, Stirner’in düşüncesinin tutarlılığını ve modern ideolojilere meydan okumasını ortaya çıkarıyor. Stirner’in radikal bireyciliğinin nasıl solipsizme ya da liberalizme değil, yeni bir kolektif varoluş biçimine -ulus, toplum ve Tanrı hayaletleriyle saygısız bir açıklıkla yüzleşebilen egoistlerin birliğine- yol açtığını gösteriyor. Bu sadece Stirner hakkında bir kitap değil; hiçbir şeyin kutsal olmadığını ve özgürlüğün inancın bittiği yerde başladığını gören bir düşünür aracılığıyla siyasetin, etiğin ve özgürleşmenin temellerini yeniden düşünmeye bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135492</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36545cbd-ea4d-4db2-84dd-5ee1ceb1954c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mide Ağrısı</image:title>
            <image:caption>Duygular kendini ilk önce midede belli eder. Kaybın, arzunun, ihaneti sezmenin ve susarak sevmeyi öğrenmenin bedende tutulduğu bir kayıt defteri Mide Ağrısı. Kısa pasajlardan oluşan bu anlatıda bir kadın; babasına, aşka, evlere, şehirlere, uçak biletlerine ve söylenememiş cümlelere dokunarak ilerliyor.
Karabulut’un dili yalın ama keskin, kırılgan ama dirençli. Bazen bir mezarın başında, bazen mutfakta, bazen terasta ya da bir kafede soğuyan kahvenin karşısında… Hayatla arasındaki mesafeyi ölçerken eksik kalmanın hafifliğini ve rahat edememenin ağırlığını aynı anda taşıyor. Her pasaj, iç-dış, gündüz-gece, kalmak-gitmek arasında sıkışmış bir ruh hâlinin notu gibi. Sevilmeyi istemenin ayıbı yok burada; korkmanın, durmanın, kalamamanın da.
Okur, bu anlatıda kendini bir cümlede yakalıyor, bir başka cümlede susarken buluyor. Bazı metinler bir şeyi en baştan anlatmaz, çoktan başlamış olana eşlik eder. Mide Ağrısı da onlardan biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135493</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfe2faec-49dc-4f71-af9f-b1c1c4043c6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche&apos;den Foucault&apos;ya Deliliğin Trajik Deneyimi</image:title>
            <image:caption>Selin Melikler&apos;in bu incelemesi Nietzsche&apos;den Foucault&apos;ya temel metinlerin izini sürerek ve çağımızın trajik sanatçılarından Lars von Trier filmlerini katarak trajik bir deneyim olarak deliliğe eğilmektedir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135494</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd5053f6-84ac-4a14-936e-728e8b4d2e1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanın Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Keşfetmeye cesaret edenler için ormanda mucizeler saklıdır. 
Zeynep, Mantar Festivali başladığında en güzel, en büyük mantarı bulmak için ormana girer. Her kâşif gibi onun yolculuğu da merakla başlar.
Sonunda herkesi şaşırtacak mı dersiniz? 
Mantarlar hakkında ilginç bilgilerinde yer aldığı Elif Yeşildağ’ın yazdığı, Elmas Ceren Tabak’ın resimlediği kitap, 7 yaş ve üstü çocuklara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135495</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca51fc7f-4196-4dce-a66f-66aea49c5ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Fenomenolojisi&apos;ne Önsöz</image:title>
            <image:caption>“Hegel, Önsöz’ü, Ruhun Fenomenolojisi’ni bitirdikten sonra yazdı. Dolayısıyla bu Önsöz’e, bir opera açılışı (uvertür), Fenomenoloji’ye ve giderek Hegel’in düşüncesine bir açılış gözüyle bakılabilir. Hegel’in yapıtı yetkin bir müzik yapıtının, örneğin bir Mahler senfonisinin baş döndürücü bütünlüğünü taşır. Önsöz, bu bütünlüğü örneklendiren bir düşünsel kurgudur diyebiliriz.” RAGIP EGE
19. yüzyıl başında yazılan Ruhun Fenomenolojisi, düşünce serüveninin o döneme değin tanıdığı deneyimlerin sentezini oluşturan bir sistem önermeyi felsefesinin amacı olarak gören Hegel’in en önemli eserlerinden biridir. Onun bu kitaba yazdığı Önsöz bir tür manifestosu olarak değerlendirilebilir. Bu yöntem söylemi yeni zamanların düşün çerçevesini belirler. Ragıp Ege’nin farklı dillerdeki Ruhun Fenomenolojisi çevirilerini dikkate alarak yaptığı bu çeviri ve özgün notlarıyla zenginleşen Önsöz, Hegel’in felsefesini anlamak ve Hegel’in dilini kavramak için son derece yararlı bir başlangıç sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135496</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89d9cc8c-2c32-474a-bd92-76db34382e9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramallah’ta Cinayet</image:title>
            <image:caption>“Dünya’nın peşine düştüğümden beri aklımda tek bir şey vardı: koşmak. Ve anlaşılmaz bir şekilde, her adımda ona biraz daha yaklaştığıma inanmak.”  Ramallah’ta Cinayet bir cinayet romanı değil; aşkı arayan, aşka tutunan ve aşkı yitiren kimselerin –Rauf, Nur ve Visam’ın– kesişen hayatlarının hikâyesi. Abbad Yahya bu romanında aşkın insanı nasıl dönüştürdüğünü, eksilttiğini ve yerinden ettiğini gösterişsiz fakat etkileyici bir dille anlatıyor.  Rauf’un yalnızca bir kez görerek aşık olduğu Dünya’nın peşine düşmesiyle birlikte hayatı baştan sona değişir. Hayalleri, öfkesi ve gelgitleriyle Rauf’un hikâyesi aşka dair acımasız bir gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serer: Aşk maşukun değil, yalnızca aşığın deneyimidir.  Nur’un hikâyesinde terk edilişin ve bekleyişin hüznünün yanı sıra kabullenişin ve yoluna devam edebilmenin umudu da konu edilir. Aşkın narsistik boyutunu ele veren bu kısımda, aşık olan kişinin aslında kendi içine bir ayna tuttuğu gösterilir. Sevgilisini bir cinayette kaybeden Visam ise aşkın yokluğuyla, yasla ve derin bir anlamsızlık duygusuyla baş başadır. Onun hikâyesi, kaybın ne denli yakıcı olabileceğini ve insanın hayata tutunma becerisini nasıl zayıflattığını anlatır.  Ramallah’ta Cinayet aşkı arayış, kayıp ve kendilik üzerinden düşünmeye çağıran, Filistin’in gündelik hayatının içinden süzülerek gelen, kalıcı izler bırakan bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135497</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19dcf0bb-edba-4bfe-b7af-4500e007ae05.jpg</image:loc>
            <image:title>Sennur Sezer - Yazıp Altına İmza Attıklarım</image:title>
            <image:caption>Sennur Sezer daha çok şair olarak bilinir ama bu onun tek kimliği değildi. O aynı zamanda gazeteciydi. 1990’ların ortasında, günümüzde iyi örnekleri nadiren görülen bir röportaj ve portre serisine girişmişti. Leylâ Erbil, Ara Güler, Minâ Urgan, Nezihe Meriç, Fakir Baykurt, Erdal Öz, Adnan Özyalçıner’in de aralarında olduğu isimlere sorular yöneltmişti. Gülten Akın, Suat Derviş, Can Yücel, Enver Gökçe, Haldun Taner, Sabahattin Ali, Edip Cansever, Orhan Kemal, Tezer Özlü, Metin Göktepe ve daha nicesi Sennur Sezer’in gözünden, kaleminden bir portre olarak karşımızdaydı. Onları birikimiyle, edebi sezgileriyle ve anılarıyla tanımlıyordu. Hakan Güngör’ün hazırladığı Yazıp Altına İmza Attıklarım ile Sennur Sezer’in röportaj ve portreleri 30 yıl sonra gün yüzüne çıkıyor. Hem hatırlamak hem yakından tanımak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135498</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc11a388-624a-486c-a0f5-6d933df84d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Sol ve Dijital Siyaset</image:title>
            <image:caption>“Analizim Gramsci’yi siyaset bilimine tekrar dahil ederek sol partilerin son dönemdeki krizlerine ilişkin yapısal analizlerin tekno-kayıtsızlığını aşar. Nitekim kitap, platform kapitalizminin ekonomik temelinin, platform toplumunun reel hegemonyası aracılığıyla partileri nasıl şekillendirdiğine odaklanarak solu (bir bütün olarak) kaçınılmaz biçimde krize mahkûm eden ‘yapısal bağımlılık’ argümanını daha da geliştirir.”
20. yüzyılda, yıllar alması beklenen birtakım teknolojik gelişmelerin beş-on yıllık periyotlarla vuku bulduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yapay zekânın dot-com gibi bir “balon” olup patlayacağı ciddi ciddi tartışılırken, veri merkezlerinin pıtrak gibi yayılması ve yıllık cirosu 500 milyar dolar civarı olan çip sektörünün genişlemesi ciddi kaynak aktarımlarını kanıtlıyor. Bugün kullandığımız pek çok teknolojik alet-edevatın ve altyapının Google, Amazon, Facebook, Apple ve Microsoft gibi şirketlere ait olması da tekno-feodalizm gibi tartışmaları tetikliyor.
Marco Guglielmo, Sol ve Dijital Siyaset’te bu ahvali Gramscici bir terminolojiyle anlamlandırmayı deniyor ve içinden geçtiğimiz dönüşümü ifade edecek ideolojik bir harita çıkarmaya çalışıyor. Platform neoliberalizmi, lib dem 4.0, sosyal lib dem 4.0, post-sosyal demokrasi, platform sosyalizmi diye sınıflandırdığı ideolojik eğilimleri Fransa, İtalya ve İspanya üzerinden (parti metinleri ve siyasetçilerle görüşmeler) ele alıyor.
Teknolojik dönüşümleri iyimserlik-kötümserlik parantezine tıkıştırmadan veya katı bir gerçekçilik kisvesiyle “yazılım öğrenin” diye öğütleyenlere aldırmadan anlamlandırmayı önemseyen okurlara faydalı bir kılavuz sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135499</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d079146-6bfa-4ea4-8d4d-0a0268a027ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Wall Street’in Think Tank&apos;i</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en büyük savaş aygıtı olan ABD devleti ile dünyanın en büyük tekellerini içeren ABD büyük sermayesi arasında nasıl bir ilişki var? Bu ilişki, Elon Musk gibi multimilyarderlerin şu ya da bu başkan adayını desteklemesiyle mi sınırlı? Deneyimli gazeteci Laurance H. Shoup dünyanın en önemli düşünce kuruluşlarından biri olan Dış İlişkiler Konseyi’ni incelediği bu kitapta, ABD’de devlet ile sermayenin nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyuyor. ABD işgallerini önceden duyurmasıyla ünlü “Foreign Affairs” dergisinin de sahibi olan bu think tank; hükümet, sermaye ve akademi içindeki ağıyla sadece neoliberal düşüncenin değil, emperyalist stratejilerin oluşturulmasında da oldukça etkili. Kitap, devlet ve sermaye arasında teorideki ilişkinin somut bir boyutunu tarihselliği, özneleri ve kanıtlarıyla birlikte sergileme başarısını göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135500</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bec64d-d404-4b4b-a716-4f2186b870a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Genç Türkler</image:title>
            <image:caption>Gençler arasında yayılan ve özellikle “seküler” niteliğiyle tarif edilen bir “yeni milliyetçilik” potansiyeli, Türkiye’de 2020’lerin popüler temalarından oldu. Bu potansiyel, genellikle eski-yerleşik milliyetçi partilerin kapsama alanının dışında kalıyor, hatta kurulan “yeni” milliyetçi partiler de onları tatmin etmeyebiliyor. Yeni Genç Türkler’de Begüm Uzun, Cihan Erdal ve Özlem Avcı Aksoy, bu “yeni nesil” milliyetçiliğin karakterini teşhis etmeye çalışıyorlar.
“Yeni milliyetçi” gençlerin temel yönelimleri ne? Nasıl bir devlet algısına sahipler? Laiklik/sekülerlik vurgusu neyi ifade ediyor, dine nasıl bakıyorlar? Atatürk’ü sahiplenme motifleri ne? Muhafazakâr milliyetçilikle nasıl ayrışıyor, nasıl kesişiyorlar? Sığınmacı karşıtlığı neden bu kadar güçlü? “Türklük”ten ne anlıyor, ulusal kimliği, ortak tarihi ve bir arada yaşamı nasıl tasavvur ediyorlar? Kürtlere ve Kürt meselesine nasıl bakıyorlar? Otoriterleşme eleştirilerinin ve demokrasi savunularının sınırları nerede?
Özellikle demokratik hak ve özgürlükler konusundaki kafa karışıklıklarına dikkat çeken yazarlar, “yeni milliyetçiliğin” henüz şekillenmekte olan yeni bir kimlik formu olduğunu gözlüyorlar. Bol spekülasyonla konuşulan bir olgu hakkında, derinlemesine mülakatlara ve dikkatli gözlemlere dayanan bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135501</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db569e02-fd88-44f4-b9bc-c18d6884a7a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz İçin Bir Köprü</image:title>
            <image:caption>Yağmur damlaları küser mi? 

Dayanışmanın gücü uçurumun üzerine bir köprü kurmaya yeter mi? Peki arkadaşlar arasında çıkan kırgınlıklar bir gün biter mi?

Filiz Özdem’in yazdığı bu sevimli ve düşündürücü hikâyeler Öykü Akarca’nın muhteşem resimleriyle hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135502</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b28192-f6b8-4daf-80a2-eded7b16e5da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükünü Atmış Bedenler</image:title>
            <image:caption>Esra Sarıoğlu, Yükünü Atmış Bedenler Türkiye’de Şiddet, Duygular ve Yeni Kadın isimli bu kitapta, işçi sınıfına mensup yeni kadınlara dair etnografik bir araştırmayı günümüz Türkiye’sindeki ahlak bekçisi erkek şiddetine dair bir çalışmayla birleştirerek, Türkiye’nin son on yılını Yeni Kadın tarafından deneyimlenen haliyle araştırıyor İçinde yaşadığımız “belirsiz zamanlardaki toplumsal cinsiyet ve küreselleşme” çalışmaları için yeni bir istikamet öneren kitapta fenomenoloji sosyolojiyle, duygular siyasetle, beden küresel kapitalist yapılarla ve Türkiye’deki hizmet ekonomisinin cinsiyetlendirilmiş örgütlenmesine dair öngörülerle buluşuyor.   Yeni Kadının sağcı, popülist momentte nasıl küresel hizmet ekonomisinin arzu edilen bir çalışanı olmaktan ahlak bekçisi şiddet riskiyle yüz yüze kalan güvencesiz bir bedene dönüştüğünü göstermek amacıyla, Yeni Kadının neoliberal küresel çağdan yirmi birinci yüzyıldaki popülist momente doğru uzanan yolculuğunun kaydını tutuyor. Kitap yalnızca küresel çağda kadınlara yönelik husumetin yükselişine ilişkin yeni bir açıklama önermekle kalmıyor, Yeni Kadın tarafından sergilenen benzersiz failliğin onu neden hem AKP otoriterizmine karşı denetim altına alınması gereken bir tehdit hem de otoriterizme karşı toplumsal direnişin ve yeni bir siyaset çağrısının umut verici yeni bir simgesi haline getirdiğine ışık tutuyor.  Duygusal ve bedenlenmiş kapasiteleriyle Yeni Kadının Türkiye’nin son on yılında satış katından Gezi direnişine, feminist sokak eylemlerinden ahlak bekçisi şiddete uzanan öyküsü, cinsiyet ve siyaset arasında sıklıkla ihmal edilen bağlantıları netleştiriyor. Kitap Amerikan Sosyoloji Derneği’nin Beden ve Bedenleşme Bölümü En İyi Kitap Ödülünü (2023) kazanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135503</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e48928db-1e94-4761-9d8b-8956ebb39ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Bellek Bağlam - Memory Knowledge Context</image:title>
            <image:caption>Bellek, Bilgi, Bağlam: Arşiv ve Kütüphane Üzerine Araştırmalar adlı bu eser arşivcilik ve kütüphaneciliğin hem köklü mirasını hem de dijital çağdaki dönüşümünü bir araya getiriyor. 
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nün 15. Yılı visilesi ile hazırlanan bu eser, alanında uzman 15 akademisyenin kaleminden; bilgi yönetiminin teorik temellerini, güncel uygulamalarını ve geleceğe dair vizyonunu sunuyor. 
Gelenekselden dijitale uzanan kapsamıyla bu kitap; öğrenciler, araştırmacılar ve profesyoneller başta olmak üzere bilgi dünyasının dönüşümünü takip eden tüm paydaşlar için önemli bir başvuru kaynağıdır niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135504</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c6dd09-db47-49a7-8254-8125dbcdc3b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorunu Besle! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çarkı Döndür - Dinozorunu Besle!

Bu kitap herkesi çok güldürecek!

Çocuklar kitabın sayfalarındaki çarkları döndürüp dinozoru beslerken çok eğlenecek!

Nasıl mı? Pekâlâ işte bu senin dinozorun!

LÜTFEN BU DİNOZORA ÇOK İYİ BAK!

Bu dinozor çok aç, karnını iyice doyurman lazım!

Peki dinozorlar ne mi yer?

Çarkı döndür, beraber keşfedelim!

İyi şanslar!

İlk yaşlar için özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır, köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır. 

Bu eğlenceli kitabın sayfalarında yer alan çarkları döndürerek sevimli dinozorun karnını doyurmasına yardım etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135505</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe5703cf-fda3-41cd-8906-2a732050c388.jpg</image:loc>
            <image:title>Iasos Limanları</image:title>
            <image:caption>Coğrafi konumu nedeniyle tarih boyunca denizcilerin en önem- 
li rotalarından birisi Anadolu kıyılarıdır. Antik dönemde Kar- 
ia Bölgesinin önemli kentlerinden olan Iasos hem Ege hem de 
 
Doğu Akdeniz ticaret rotasında önemli bir konuma sahiptir. 
 
Ana kara ve yarımadanın sağladığı topoğrafik avantajlar ned- 
eniyle, hem doğal koya inşaa edilen yapay hem de doğal koyun 
 
olduğu gibi kullanıldığı doğal olmak üzere iki limana sahiptir. 
Antik kentte yapılan kazılarda açığa çıkarılan ve ithal malzeme 
olarak değerlendirilen buluntular yoluyla limanların uzunca bir 
 
süre yoğun olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada Ia- 
sos’un iki limanının (doğu ve batı liman) tüm evrelerinin, işlev- 
lerinin, planlarının ve formlarının kapsamlı incelenmesi amaçl- 
anmıştır. Ayrıca körfez içerisinde yapılan sualtı araştırmaları 
 
sonucunda tespit edilmiş olan bir batık ve bu batıkta ele geçen 
 
sağlam bir amphora da deniz ticaretinin adalarla bağlantılı olar- 
ak gerçekleştiğini gösteren önemli bir buluntudur..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135506</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01fb162a-524d-4760-9e07-a903afb5a8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Canavarını Besle! - Çarkı Döndür- Canavarını Besle (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çarkı Döndür- Canavarını Besle

Bu kitap herkesi çok güldürecek!

Çocuklar kitabın sayfalarındaki çarkları döndürüp canavarı beslerken çok eğlenecek!

Nasıl mı? Pekâlâ işte bu senin canavarın!

LÜTFEN BU CANAVARA ÇOK İYİ BAK!

Bu canavar çok aç, karnını iyice doyurman lazım!

Peki canavarlar ne mi yer?

Çarkı döndür, beraber keşfedelim!

İyi şanslar!

İlk yaşlar için özel olarak hazırlanan bu kitapların sayfaları daha kalındır, köşeleri yuvarlak tasarlanmıştır. 

Bu eğlenceli kitabın sayfalarında yer alan çarkları döndürerek sevimli canavarın karnını doyurmasına yardım etmek ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135507</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e32c517-905c-4bb9-b459-bfbfc7fd13fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dakikalar İçinde Büyük Olaylar</image:title>
            <image:caption>DÜNYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN OLAYLAR

Antik Çağ’dan günümüze uzanan insanlık serüveni, kimi zaman yüzyıllar süren dönüşümlerle, kimi zamansa birkaç gün içinde gelişen olaylarla yön değiştirdi.

Roma’nın Kurulması, İskender’in tarih sahnesine çıkması, Sezar’ın Rubikon’u geçmesi, Pontus kralı Mithridates’in ölümü, İznik Konsili’nin toplanması, Medine’ye hicret, Moğol istilası, İstanbul’un fethi, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi, Lizbon ve İstanbul depremleri, Çanakkale Savaşları, Gandhi’nin tuz yürüyüşü, Valkyrie Operasyonu, Hiroşima’ya atılan atom bombası, Küba füze krizi, Ay yüzeyine atılan ilk adım, Berlin Duvarı’nın yıkılması, Sovyetler’in çökmesi, 11 Eylül saldırıları…

Bunlar ve daha pek çok olay tarihin seyrini nasıl etkiledi? Bu olaylar nasıl ve neden yaşandı? Alınan tek bir karar, yanlış okunan bir mesaj ya da geciken bir adım, dünyayı geri dönülmez biçimde nasıl değiştirdi? Küresel dengeleri sarsan bu kısa anların ardında hangi siyasi, toplumsal ve insani hikâyeler vardı?

Dakikalar İçinde Büyük Olaylar, Antik Çağ’dan günümüze uzanan geniş bir zaman diliminde, tarihin akışını değiştiren dönüm noktalarını görseller eşliğinde sunarak okuru zamanın hızlandığı anlara davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135508</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261b7c82-11c0-4408-a3cc-a2f0f9a2590f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihten Tarifler</image:title>
            <image:caption>Tarihten Tarifler’de Apicius’tan Hititlere, Antik Yunan ve Roma’dan Abbasilere, Selçuklu’dan Osmanlı mutfağına kadar geniş bir yelpazede, tarihin damak tatlarını keşfettik. Kitabın temel amacı, topraklarımızda iz bırakmış medeniyetlerin mutfaklarına ışık tutmaktır, ancak bu çerçevenin ötesine çıkıp yakın coğrafyaların mutfaklarına da yer verdik. Bu sayede kaybolmuş ya da unutulmuş yemek tariflerini gün yüzüne çıkardık. 
Başlangıç niteliği taşıyan bu çalışmada yer alan tarifler, sadece tarihi dokümanlar olarak ele alınmadı; aynı zamanda günümüz mutfaklarına hitap eder hale de getirildi. Orijinal metinlerdeki malzemeleri modern mutfaklarda kolayca bulunabilecek ürünlerle ikame ederek benzer tatlar elde etmeye çalıştık. Böylelikle geçmişin mirasını korurken onu modern sofralara taşımayı hedefledik. 
–Ebru Omurcalı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135509</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f514a7c-9fda-4830-9b67-4dd21d6a0484.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Kitaplarım - Robotlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İLK KİTAPLARIM – ROBOTLAR

Çocuklar bu uygulamalı, resimli ve hareketli kitapla robotları keşfedecekler!

Yumuşak dokungaçlı ahtapot robotlardan yapay zekâyla çalışan uzay robotlarına, robotların inanılmaz dünyasıyla tanışın.

Minik öğrenciler, mucitlerin atölyesini canlandırmak için sayfayı çekiyor, bir robotun beyninin içini görmek için kapakçığı kaldırıyor… 

Bunlar ve çok daha fazlası bu kitapta! 

Çocuğunuzu ilk yaşlarından itibaren bilimle tanıştırmak için harika bir başlangıç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135510</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc1cc31-8b1c-4194-a783-2a333537c385.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatlarda İç Mekan Tasarımı</image:title>
            <image:caption>Deniz, yalnızca bir manzara değil; mekânın gerçek sahibidir. Bir yatın iç mekânı ise suyun ritmine uyumlanmayı bilen mimarın sessiz imzasıdır. 
 
Prof. Dr. İnanç Işıl Yıldırım, akademik birikimi, teknik analizleri ve sektörel deneyimiyle yat iç mekân tasarımını hem bilimsel hem de estetik bir bütünlük içinde ele alıyor. Yatlarda mekânsal algı, ergonomi, malzeme, aydınlatma ve konfor gibi temel unsurlar; geleneksel yat kültüründen modern süperyatlara uzanan geniş bir çerçevede inceleniyor. 
 
Bu eser, tasarımcılar, öğrenciler ve sektör profesyonelleri için yat iç mekânlarını anlamaya yönelik kapsamlı, uygulamaya dönük ve güncel bir başvuru kaynağı niteliğinde. 
 
Suya dokunan her mekân bir hikâye taşır; bu kitap o hikâyeyi bilimsel bir dil ve zamansız bir tasarım anlayışıyla anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135511</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28b1f261-66f1-480f-b108-f904ffdb54da.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayıcık Hep Yanımda</image:title>
            <image:caption>Harry çok özel bir şey arıyordu: 
kendine ait bir ayıcık. 
Ama öylesine bir ayıcık değildi aradığı. . . 
Tüm dünyada sadece ona ait olacak, biricik ayıcığını bulmak istiyordu. 
Birlikte büyük maceralara çıkacağı. . . 
 
 
. . . ve asla arkasında bırakmayacağı o ayıcığı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135512</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbf6ece0-9c44-4e9b-a928-4ae197202a9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Arabistani’nda Kıyam Ve Tenkil</image:title>
            <image:caption>Vehhabi-Suûdi kıyamı, çoğu anlatıda “çöl fanatizmi”nin bir yansıması ya da “İslami fundamentalizm”in erken bir örneği olarak sunulur. Bu kitap ise ilk elden kaynaklar ve geniş bir literatür ışığında bu basmakalıp ifadeleri aşarak 18. yüzyıl Osmanlı Arabistanı’nı merkez-çevre ilişkileri, kabile sosyolojisi ve dinî söylemin dönüşümü ekseninde yeniden ele alıyor. “Merkezî otoritenin zayıflaması”, “merkeze başkaldırı” gibi yaygın kabullerin ötesine geçerek meşruiyetin yeniden tanımlandığı çok boyutlu bir güç mücadelesini analiz ediyor. Diğer Selefi-ihyacı akımlarla yapılan karşılaştırmalar sayesinde Vehhabi-Suûdi hareketini daha geniş bir entelektüel bağlama yerleştiriyor. Güçlenen hanedan ile dinî söylem arasındaki simbiyotik ilişkiyi çözümleyen ve Arabistan’ın Suûdileşmesi sürecine ışık tutan Osmanlı Arabistanı’nda Kıyam ve Tenkil, din-iktidar-toplum ilişkilerini anlamak isteyenler için önemli bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135513</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da655ff-a045-4e88-9fe4-a62542fea274.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi</image:title>
            <image:caption>Ludwik Fleck’in Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi kitabı 1935’te yayımlansa da Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı’na yazdığı meşhur önsözde ona atıf yapmasıyla yeniden keşfedilmiştir. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi popüler figürlerin öncesinde yer alan, çağdaş bilim teorisinin en etkili figürlerinden biri hâline gelmiştir. 
Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikimle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumdaki hâkim düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle belirlenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla âdeta bir “yumak” meydana getirir. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri yeni problemlerin görülmesine ve işlenmesine imkân tanıyan dinamik alanı yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine, Fleck sürekli işleyen bir kolektif yeniden-biçimlenme görür. Bu kolektifin varsayımları, üyelerini çoğu kez onlar farkında bile olmadan değiştirmektedir. 
Elinizdeki kitap yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil, düşüncenin toplumsal örgütlenişine ve bilginin nasıl mümkün olduğuna dair eskimeyecek bir manifesto ve “gerçek”in kolektif doğasını yeniden düşünmeye davet ediyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135514</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/320a161f-60ef-47da-808d-aa60ac5603a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Edward Said Sonrasi Oryantalizmi Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Yarım yüzyıldır Doğu ile Batı arasındaki bilgi, iktidar ve temsil ilişkilerine dair tartışmaların
merkezinde yer alan Oryantalizm adlı eserinde Edward Said, Avrupa’nın siyasi-iktisadi-kültürel
çıkarlarıyla şekillenen düşünce geleneğini çözümlemiş; mesleki uzmanlığın ötesinde, oryantalizmin
çeşitli toplumsal ve siyasal bağlamlarda nasıl yürürlükte olduğunu göstermişti. Elinizdeki derleme,
verimli sonuçlarını göz ardı etmeden Said’in mirasının bugün neye dönüştüğünü ve hangi açılardan
sorgulanabileceğini ele alıyor. Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek, teorik-
tarihsel temellerden küresel-siyasal boyutlara, akademik yönelişlerden İslam çalışmalarına, kültürel
temsillerden farklı coğrafya ve bağlamlarda yeniden inşa süreçlerine uzanan geniş bir yelpazede
oryantalizm tartışmalarına bütüncül ve eleştirel bir katkı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135515</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4af71d40-27e6-4fca-af36-22ff69abeb58.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanyol Ulusal Sineması</image:title>
            <image:caption>Bir ulus, kendiyle ilgili anlattığı hikâyeler olmadan bir hiçtir. 
İspanyol Ulusal Sineması’nda Núria Triana-Toribio, filmlerle anlatılan hikâyelerin bir kısmını ve aynı zamanda ulusun oluşumuna katkı sağlayacak yeni hikâyeler sunması için İspanyol sinemasından talep edilenleri inceliyor. Ayrıca, salt “önemli anlara” odaklanan ulusal sinema incelemelerine karşı çıkarken, yönetmenlerin “İspanyolluğu” gibi İspanyol sinemasının değişen ulusal niteliklerini irdeliyor. 
Núria Triana-Toribio’nun kavrayışlı çalışması, “ulus” ve “ulusal sinema” kavramlarını İspanyol sineması özelinde tarihsel ve kuramsal boyutlarıyla ele alıyor. Eser, “İspanyol sineması diye bir şey var mı?” sorusundan yola çıkarak filmlerin Franco rejiminde ve 1970’lerde İspanya’ya demokrasi geldikten sonra ne şekilde ulusal bir kültür endüstrisi işlevi gördüğünün izini sürüyor. Bir yandan Almodóvar ve Medem gibi uluslararası üne kavuşmuş “yüksek sanat” yönetmenlerinin eserlerini ele alırken, öte yandan esasen ulusal bağlamda başarı kazanmış popüler sinemaya odaklanıyor. Kitapta önemli yer tutan españolada gibi kavramlar Türkiye’deki “Yeşilçam sineması” tartışmalarıyla paralellikler sunarken, Franco rejimi sonrası Nuevo Cine Español’un doğuşu da 1990 sonrası Türk sinemasındaki arayışları akla getiriyor. Yalnızca İspanyol sinemasına dair bir inceleme olmanın ötesine geçen bu değerli eser, sinema ve İspanyol ulusal kimliği arasındaki karmaşık ve değişken ilişkiye ışık tutarak “ulusal sinema” düşüncesini farklı bağlamlarda yeniden anlamlandırmak isteyen okurlar için de verimli bir karşılaştırmalı zemin sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135516</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98bea73c-f079-44b3-addb-d412168838ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Çiçek Açtığında</image:title>
            <image:caption>ne deliyim ne dâhiyim 
o halde benim bu sınırda ne işim var</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135517</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e855814d-35dd-463a-9211-9975ec6fa6f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku, Sevgi ve Beyin Yıkama</image:title>
            <image:caption>Bir kült mağduru olan ve kültler ile totalitarizm konusunda uzman Alexandra Stein tarafından kaleme alınan Korku, Sevgi ve Beyin Yıkama, doğru koşullar sağlandığında neredeyse herkesin, akla hayale gelmeyecek eylemlerde bulunabilecek kadar manipüle edilebileceğini gösteriyor. 
Dini oluşumlardan siyasi ve ticari yapılara kadar uzanan çeşitli kült ve totaliter sistemlerden çarpıcı hikâyelerle desteklenen kitap, bu grupların neredeyse tamamının temelinde yatan ortak ve tanımlanabilir özellikleri analiz ediyor. Kitap, karizmatik ve otoriter liderlerin; manipülatif sosyal yapılar ve ideolojiler aracılığıyla takipçilerinin bağlanma ilişkilerini nasıl kontrol ettiklerine ve bu kişilerin duygusal ve bilişsel olarak izole edilerek kendi hayatta kalma çıkarları doğrultusunda hareket edemez hale gelmelerine odaklanıyor. 
Bu önemli eser, söz konusu kontrol sistemlerinin dinamiklerine dair netlik ve benzersiz bir bakış açısı sunarken bunların nasıl engellenebileceğinden de bahsediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135518</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3706aad-29ca-4649-8499-f0dba46f9fc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Başka İklimler</image:title>
            <image:caption>Yetmiş dokuzda doğan ama doğumunu 
doksan beş yılıyla başlatan biriyim. 
Çünkü öncesi susuz geçen bir yaz âdeta. 
Işıksız, aşksız, kelimesiz, kitapsız geçen yıllar. 
Niçin yaşamışım ki, dediğim yıllarım. 
Hayatı kitapla öğrenen insanlardanım ben. 
Kitapla tanıdım ve sevdim şehirleri, şarkıları, 
renkleri, kokuları ve insanları. Kitapla tutundum hayata.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135520</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/263ce0cf-950a-4a0f-bf65-9a8a1336cf0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zerdüşt Çocuğun Ölümü</image:title>
            <image:caption>Ağalarım, beylerim, 
Eşkıyalarım, haramzadelerim. 
İnsan gibi yaşamaktır tek dileğim. 
Ve insan gibi kalabilmek, 
Menfaatli bir tercih anında. 
Tercihlerimdir yükseltecek olan da 
Beni sonsuzluk makamında.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135521</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24da6891-b4e9-44cd-93c8-4daf2a65b557.jpg</image:loc>
            <image:title>Aslına Dönüş Yolculuğu / Kuzey’e Çağrı</image:title>
            <image:caption>Değişime hazır mısın? 
 
Gittiğin yolda kendini bulmaya, özünle yeniden bağ kurmaya, 
kendi gücünü hatırlamaya cesaretin var mı? 
 
Gökyüzünün kadim işaretlerinden 
Kuzey Ay Düğümü, seni Aslına Dönüş Yolculuğu’na çağırıyor. 
 
Bu kitap; 
astroloji, psikoloji, sezgiler ve yaşam koçluğunu 
bir araya getirerek, hayatın için içsel bir rehber sunuyor. 
 
Her yol kuzeye çıkar… 
Ama o kuzey, dışarıda değil; kalbinin derinliklerinde gizlidir. 
 
Yolun neresinde olursan ol, ne kadar engel çıkarsa çıksın, 
“Evet” dediğin anda özünle buluşmaya başlarsın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135522</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d5561b4-8155-4de7-a56e-b5f6a733dee1.jpg</image:loc>
            <image:title>Filtrum</image:title>
            <image:caption>Adım Harun Demir. 56 yaşında, Maliye&apos;den emekli bir adamım. 
Adamdım yani. Hayattayken… 
Yine hayattayken bir anlığına bile hatırlanıp birilerini tebessüm ettirecek, dost sohbetlerinde kulakları çınlatılacak kadar önemli bir şahıs değildim. 
Kimse beni ilk aşkı olmaya bile gerek görmedi mesela. O kadar siliktim. 
Babam ikinci isim takmaya tenezzül dahi etmemiş ablamla kardeşimin aksine. 
Hâl böyle olunca ben de benden bekleneni yaptım hep. 
Fikrim hiç olmadı. Yaşadığım toplum benim yerime karar verirken ben hep mutluydum. 
Mutluydum dedim çünkü şu an ölüyüm. Yani sanırım öyleyim. 
Çünkü kendi defin törenimi izliyorum üç buçuk metre uzaktan. 
Ölmüş olmalıyım o yüzden. Zaten öyle de atıyor nabzım, üç buçuk! 
Size tüm bunları beni mezara indirmek üzere oldukları yerden anlatıyorum. Birazdan olacakları bilmeden. 
Ha unutmadan, tek bir isteğim vardı hayatta. Bir gemi yolculuğuna çıkmak… 
Ama şimdi, bedenimin toprağa konmasını izliyorum. 
Arkamdan iki adam geliyor. Söyledikleri kulağımda çınlıyor. 
Ve daha bir sürü ses. 
Görüntü silikleşiyor. 
&quot;Sus,&quot; diyorlar sonra. 
Şşş!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135523</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c2dbae7-2b91-4415-9fbc-c96b9b1762e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Helezoni</image:title>
            <image:caption>“Bazı hayatlar vardır; görünmeyen bir el, onları aynı satırda buluşturur. İnsan, kendi hikâyesini yaşadığını sanır; oysa bir bakmışsın, başkasının yarım kalan cümlesinin içindesin.” 
 
Gençliğin saflığıyla tuzağa düşürülmek arasında kalan bir delikanlı, eline ulaşan gizemli zarflarla kararan bir yazı ve bir kadın, bir kolye, bir sır, bir utanç... 
 
Her biri ayrı bir dünyaya ait görünür ama aslında aynı sessiz akışın içinde yüzmektedir. 
 
İnsan bazen bir adım kala kurtulur, bazen bir mektubun içinde kaybolur, bazen de emanetiyle birlikte kendi masumiyetini gömer. 
 
Hayatınıza damgasını vuran anlar vardır. 
 
Hiçbir şeyin bir daha aynı olamayacağını anladığınız anlar. Ve zaman ikiye ayrılır. Öncesi. Ve sonrası… 
 
Ama sonunda herkes, kendi hikâyesinin mühürlü zarflarını açar. 
 
Bu kitap, o zarfların açıldığı andaki sessizliğin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135524</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ebdf6cb-4e8d-4259-9352-01a32c7329a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarayın Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Juan, “Yazı mı, tura mı?” diye sordu.
Ayakkabısına gizlediği belgeyi bulacaklar mı?
Lorenzo, kısa sürede Venedik&apos;ten ayrıldı.
Saraybosna&apos;dan bindiği faytonu Boşnak bir tüccar, bir papaz, bir Osmanlı Devlet görevlisi ve Makedon karısı ile paylaşarak İstanbul&apos;a vardı.
Aldığı hediyeler, Yusuf&apos;un öyle hoşuna gidiyordu ki öğrendiği gizli bilgileri Fransız elçisine iletmesi, hayranlık uyandıracak bir hızla gerçekleşiyordu.
Maria&apos;nın İspanya&apos;dan beklediği mektup sonunda eline ulaştı. İçinden çıkan kurumuş papatyayı özenle sakladı.
Simon, Galyalı ataları gibi bıraktığı bıyığını eliyle düzel i ve ardına bakmadan köyünün çıkışına yürüdü.
Astrolojiye o kadar meraklıydı ki yakın arkadaşları ona ismi yerine burcu ile seslenmeye başlamıştı. “Ne haber, Kova?”
Gazeteci Mete ve arkadaşı bir olayın izlerini sürerek skandal bir haberi patlattılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135525</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64fc0350-3090-42f4-a8a9-41018551f0be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Hiç Sevmedin Ki Beni</image:title>
            <image:caption>Sevgisizlikle, 
Yalanlarla dolu kalbine 
Yanaştım tüm benliğimle. 
Kalbime dokundun birden 
Hem de hiç beklemezken. 
Hiç beklenmedik bir zamanda 
Girmiştin hayatıma. 
Gideceksen gelme, 
Deyişlerime rağmen gelmiştin. 
Gözümün içine bakarak 
Söylediğin yalanlarla 
Gitmeyeceğim artık, bak karşındayım, 
Yanındayım, kaçmayacağım artık 
Savaşacağım… 
Sözlerine aldırmadan ben, 
Açmıştım tekrar yüreğimi sana 
Ama…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135526</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/174615aa-8d2b-42f2-9c1c-74f4a27ad3b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Vefa</image:title>
            <image:caption>Dört öykü, dört kayıp, dört yüzleşme ve hepsini birbirine bağlayan kelime: Vefa… 
 
Bu kitap, dört ayrı dünyanın içinden süzülen kırılmaları, suskunlukları ve yeniden doğuşları anlatıyor. Her öykü kendi kahramanını karanlık bir eşikten ışığa taşırken, okuru da insanın en derin haline davet ediyor. 
 
Yıllardır saklanan bir aile sırrının peşine düşen, kaybettiği annesine, çocukluk aşkına ve kendi geçmişine yolculuk yapan Begüm; Tedavi gördüğü klinikte çaresiz bir kadına el uzatıp bambaşka sırlara erişen Sema; Ege&apos;nin kıyısında yarım kalmış çocukluğun ve yanlış yazılmış bir kaderin izini süren Emir; Şehirdeki apartmanını yalnız kadınlara açan, onlara &apos;B Planı&apos; fırsatı veren Nefise. 
 
Her bir öykü kendi kahramanını geçmişin karanlığından bugününe taşıyan bir yolculuk anlatıyor. Kimi zaman bir sır, kimi zaman çaresizlik, kimi zaman bir kayıp, kimi zaman bir kırılma anı… Tüm yolculukların sonunda hayatın dönüp dolaşıp insanı en çok kendine getirdiğini hatırlatıyor. 
 
*** 
Vefanın, bağlılığın, hatırlamanın ve yeniden başlamanın izinde; insana, hayata ve kalbin derinlerine dokunan bir anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135527</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48e121b6-85c9-4a5f-8696-0faedb22ba39.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Kızın Sihir Rehberi</image:title>
            <image:caption>İşte durum şu; ben tam bir sihir felaketiyim. Cadı bir aileden gelen ama büyüsü her seferinde elinde patlayan tek 
kişiyim. Kendi kurallarımı koymamın sebebi de tam olarak bu... 
1. 
Asla büyü işlerine bulaşma. 
2. 
Eğer bulaşmak zorundaysan, İngiltere’nin en büyük büyülü servetini kazanmak için bir yarışmaya 
girme. 
3. 
Ve kesinlikle, yıllardır nefret ettiğin o seksi milyarder büyücü Callan Hawthorne’a âşık olma. 
Peki, nasıl oldu da kendimi tüm bu kuralları çiğneyeceğim bir durumun içinde buldum? Ailemin iksir dükkânı 
Seaside Spells’i kurtarmanın tek yolu bu. 
Ama sorun değil. Antik barların ve ağzı bozuk yardımcı hayvanların (familiars) köyü olan Charming Cove’a geri 
döndüğümde, Witch Weekly dergisinin &quot;Yılın En Seksi Erkeği&quot;ni tamamen görmezden geleceğim. Yarışmayı 
kazanacağım ve eğer şanslıysam, süreçte kendimi bir kurbağaya dönüştürmeyeceğim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135528</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6a4b5e7-c6a8-40be-a527-dc5226062167.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Vampirle Aşk Oyunu Nasıl Oynanır?</image:title>
            <image:caption>Cadılık kariyerimde her şey bu tek göreve bağlı.Cadılar 
meclisime asamı hak ettiğimi kanıtlamak için tek bir şansım var ama bunun için bir vampir dükle anlaşma 
yapmam gerekiyor.Beltane Balosu’nu düzenlemek için Dük’ün Cornwall’daki göz kamaştırıcı malikanesine 
ihtiyacım var. Karşılığındaysa Dük’ün tek bir şartı var: Büyükannesini etkilemek için onun sevgilisi rolünü 
üstlenmeliyim. 
Aşk oyunumuzun kurallarıysa çok basit: 
• Flört etmek yok. 
• Duygulara yer yok. 
• Seks kesinlikle yok. 
Basit demiştim, değil mi? 
Tek sorun şu ki bu sinir bozucu ve son derece seksi vampirin cazibesini görmezden gelemiyorum. Dük’e âşık 
olmam söz konusu bile olamaz. Tüm bunların sonucunda hem benim hem de meclisimin mahremiyetini 
kaybedebilirim ve bu hayatımı tek kelimeyle mahveder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135529</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6858294-d325-41d1-b159-ca923dd3bb1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurt Adamlarla Aşkın Kuralları</image:title>
            <image:caption>Hayatım darmadağınıkken, büyülü bir sahil kasabasında bana miras kalan ev tam da ihtiyacım olan şeydi. 
Tılsımlı Koy’da yeni bir başlangıç, kırık kalbimi onarmak ve on yıldır yok saydığım sihrimi yeniden 
keşfetmek için mükemmel bir fırsattı. Artık içimdeki cadıyı uyandırmaya hazırdım.
Ama bir sorun vardı. Ev yaşanacak hâlde değildi, tadilat şarttı. Ayrıca kalacak yerim de yoktu. Mecburen, 
suratsızın teki ama bir o kadar da çekici bir tekne ustasıyla aynı evi paylaşmak zorundaydım. Beni hiç 
istemediği çok belliydi. Aramızda inkâr edemeyeceğimiz bir elektrik vardı ama ikimiz de adım atmaya 
çekiniyorduk.
Dahası, evi bir ayda tamir etmezsem benim olamayacaktı. Gel gör ki evin kendi fikirleri vardı! İçeri giren 
herkese saldırıyordu: patlayan parkeler, dayanılmaz kokular... O yüzden, Tılsımlı Koy’da bana yardım 
edecek tek bir usta bile bulamıyordum.
Geriye tek seçenek kalıyordu: Yeni ev arkadaşımı, evin neden bu kadar huysuz olduğunu çözene kadar 
bana yardım etmeye ikna etmek. Bu da demek oluyordu ki her günü o çekici ama sinir bozucu kurt adamla 
geçirmek zorundaydım. Ama kafaya koymuştum bir kere: Hayallerimi gerçekleştirmek için ne gerekiyorsa 
yapacaktım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135530</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ca654f8-fb1a-4a50-8cd1-30c40ae203ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik Hesaplaşma</image:title>
            <image:caption>12 Eylül, Türkiye toplumunun kendisine ve ülkesine duyduğu özgüveni kırdı. İyiden ve güzelden yana tüm değerlerimiz, tekellerin saldırısına uğradı. Ülke sevgisi alınmış, yaşam coşkusu zayıf, aşkı tutkusuz, kaba hedonizm düşkünü, gündelik yaşamda çıkarcı siyasal alanda oportünist bir toplum yaratmaya çalıştılar. Yalçın Küçük’ün “eylülizm” olarak tarif ettiği bu saldırı, en yoğun biçemini kültür-sanat-edebiyat alanlarında aldı. Cumhuriyet’e Karşı Küfür Romanları’nda Latife Tekin, Ahmet Altan, Orhan Pamuk üzerinden meydan okuyan Küçük, yıllar sonra yeniden yayımlanan tamamlayıcı eseri Estetik Hesaplaşma’da; Kundera, Saussure, Alev Alatlı, Ahmet Oktay, Tahsin Yücel gibi isimler üzerinden “eylülist” saldırıyla hesaplaşıyor. Sanatın ve bilimin, “kütle’den ayrılanı işleyip geliştirdikten sonra tekrar kütle’ye verme işi” olduğunu vurgulayan Küçük, güzelin “gelecek’in bugün’e gömülü köklerinden” doğduğunu bilerek, bugünün köklerinde geleceğimizi arıyor. Estetik Hesaplaşma, estetik ve ahlaki değerleri yüksek, mücadele azmi yoğun, güzeli bulup kökünden çıkarmak isteyen her kuşaktan “genç” için, yeniden bir hesaplaşma çağrısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135531</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd607253-eb93-42ab-9669-1e454e8cf06e.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlam Özgürlük ve Sorumluluk</image:title>
            <image:caption>Anlam Özgürlük ve Sorumluluk
İnsanın Anlam Arayışı’nın Yazarından
Viktor E. Frankl
Hayat Size Bir Soru Sorduğunda… 
Bazı kitaplar vardır; okura cevaplar sunmaz, önce soruyu berraklaştırır. Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk, Viktor E. Frankl’ın tam da bunu yaptığı metinlerden oluşuyor: Hayat senden ne bekliyor? Özgürlük gerçekten sınırsız mı? Anlam, başımıza gelenlerde mi saklı yoksa onlara verdiğimiz yanıtta mı? 
Frankl bu kitapta, insanın yalnızca hayatta kalmaya değil, anlamlı bir hayat kurmaya yazgılı olduğunu hatırlatıyor. 
 
Anlam: Koşullarda Değil, Tutumda 
Frankl’ın düşüncesinin merkezinde sarsıcı ama umut verici bir fikir vardır: İnsan, başına gelenleri her zaman seçemez ama onlara karşı alacağı tutumu her zaman seçebilir. Anlam, acının yokluğunda değil; acıya rağmen kurulan bir duruşta ortaya çıkıyor. Bu kitap, anlamı mutlu olma zorunluluğundan, başarı baskısından ve yüzeysel iyimserlikten kurtarıyor. 
 
Özgürlük: Sandığımız Şey mi Yoksa Taşıdığımız Yük mü? 
Modern insan özgürlüğü çoğu zaman sınırsız seçim hakkı olarak anlıyor. Frankl ise buna itiraz ediyor: Özgürlük, tek başına bırakıldığında yönsüzdür. Onu insan yapan şey, sorumlulukla birlikte düşünülmesidir. Bu kitapta özgürlük, “istediğini yapmak”tan çok, “hayatın senden istediğine cevap verebilme cesareti” olarak ele alınıyor. 
 
Sorumluluk: Hayata Verilen Cevap 
Frankl’a göre insan, hayatın karşısında pasif bir varlık değildir. Hayat insana sorular sorar; insan ise yaşamıyla cevap verir. Anlam, hazır bulunan bir şey değil; sorumluluk alındığında ortaya çıkan bir şeydir. Bu kitap, bireyin kendine, başkalarına ve yaşama karşı taşıdığı sorumluluğu etik, psikolojik ve varoluşsal boyutlarıyla ele alıyor. 
 
İnsanın Anlam Arayışı’ndan Sonra, Daha Derine 
Okuyan Us okurları için bu kitap, İnsanın Anlam Arayışı ile başlayan yolculuğun doğal bir devamı. Eğer İnsanın Anlam Arayışı Frankl’ın temel sorusunu ortaya koyuyorsa, Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk bu sorunun düşünsel omurgasını kuruyor. Burada Frankl daha sistematik, daha felsefi ama hâlâ son derece insani bir dille konuşuyor. Okur artık yalnızca tanıklık etmiyor; düşünmeye davet ediliyor. 
 
Yaşamı Karşılamak’la Birlikte Okunduğunda 
Frankl’ın otobiyografisi Yaşamı Karşılamak, bu üçlemenin üçüncü ayağı sayılabilir. Bu kitapla birlikte okunduğunda, Frankl’ın düşüncelerinin yalnızca teorik değil, yaşanmış bir etik duruş olduğu daha net görülür. 
•    İnsanın Anlam Arayışı: Deneyim 
•    Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk: Kavram 
•    Yaşamı Karşılamak: Tanıklık 
 
Bugün Neden Bu Kitap? 
Çünkü çağımız, anlamın hızla aşındığı bir çağ. Çünkü özgürlük, sorumluluktan koparıldığında insanı daha özgür değil, daha yalnız kılıyor. Çünkü Frankl’ın soruları hâlâ güncel; cevapları ise hâlâ yol gösterici. Anlam, Özgürlük ve Sorumluluk, okuru teselli etmiyor; onu ciddiye alıyor. 
 
Hayata Verilecek Cevap Hâlâ Mümkün mü? 
Frankl bu kitapta, en zor koşullarda bile insanın elinden alınamayacak tek şeyi hatırlatıyor: Hayata nasıl cevap vereceğini seçme özgürlüğünü. Bu, kolay bir kitap değil ama tam da bu yüzden, uzun süre zihinde ve hayatta kalıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135532</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9defc9-8f29-433f-bd28-69db14cd6012.jpg</image:loc>
            <image:title>Göçmenler</image:title>
            <image:caption>Göçmenler, mülteciler, yerinden yurdundan olmuşlar, bombardımanlar, şiddet, savaş, açlık, korku, göç, kamplar, çocuklar, öksüzler, tekneler, kurtarılanlar, boğulanlar, sınırlar, kaçaklar, yurtsuzlar, kayıplar, insani kriz, evrensel göç anlaşması, insan hakları... 

Sessizlik.
&apos;&apos; Eve varmak için kaç sınır aşmak gerekir? ”      
Theo  Angelopoulos</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135533</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c854e20-2be3-4bc9-a6e9-9e81381b3677.jpg</image:loc>
            <image:title>Seksek Tuırnuvası</image:title>
            <image:caption>Yeni bir mahalle, yeni arkadaşlar ve eskiden beri oynanan bir oyun…

Ege, yeni mahallesinde kimseyi tanımıyor. Pencereden sokakta oynayan çocukları izliyor. Aşağı inip “merhaba” diyemiyor. Ta ki turuncu şapkalı kız ona el sallayana kadar…

Bildiğimiz sokak oyunu seksek, mani sesleri ve kahkahalar eşliğinde bir turnuvaya dönüşüyor. Bir yanda kazanma hırsı, bir yanda “doğru olanı söylemek” arzusu…

Bazen bir oyun, sadece oyun olmaktan çıkar; dostluk, cesaret ve dürüstlükle sınanır.

Seksek Turnuvası, mahalle oyunlarının coşkusunu, arkadaş olmanın zorluklarını ve “kazananın” her zaman en çok zıplayan olmadığını anlatan sıcacık bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135534</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/624274cb-5134-44ef-9d2b-60fc68de7fa6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamdaki Örümcek Ağları</image:title>
            <image:caption>Neden bazı insanlar durduk yere yalan söyler? “Herkesin normal dediği şey” gerçekten normal mi? “Ben kimim?” sorusu neden sürekli değişir? Zeynep’in kafası bu sorularla doludur. Düşünceler birbirine karışır ve bir gün zihninde görünmez bir örümcek ağı oluşur… 
İşte yolculuğu tam da burada başlar.

Kafamdaki Örümcek Ağları, düşünmenin ve sorgulamanın insanı nasıl dönüştürdüğünü yumuşak bir dille anlatır. P4C yaklaşımından ilham alarak çocukları düşünmeye, merak etmeye, soru sormaya ve kendi seslerini cesaretle keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135535</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8a90f1f-a0ca-4a1e-b0ca-d95eb6e8eb8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Halkın Otium’u</image:title>
            <image:caption>Unutulmuş Bir İhtiyaç: Kendinle Kalabilmek  
Gündelik hayatın telaşı içerisinde herkes yavaşlayıp düşünme ihtiyacı hissediyor. Ancak ekran bağımlılığı mevcut dikkat potansiyelimizi tehlikeye atıyor. Bu hızlı, akıp giden hayatın yeni afyonundan nasıl arınabiliriz? Düşünmek, hayal kurmak ve tefekkür etmek için boş zamanımızı nasıl geri kazanabiliriz?   
Bu kitap, Antik Çağ&apos;ın insan faaliyetlerinin zirvesine yerleştirdiği &quot;verimli boş zaman&quot; anlamına gelen kavram otium ile yeniden bir bağ kurmayı öneriyor. Ancak aciliyet ve maddi fayda sağlama görevinden arınmış bir boş zaman, içsel düşünmeyi, bilgeliği ve insanlığı besleyebilir.  
Yüzyıllar süren ihmalin ardından otium, boş zamanımızı yeniden canlandırmamıza yardımcı olabilir. Belki de anlam, derinlik ve zaman arayışımızı meşrulaştırmak için eksik olduğumuz kelime budur. Uzun zamandır seçkin bir azınlık için bir sığınak olan otium, sonunda herkesin, halkın otium&apos;u olabilir!  
İşten ve güçten, garaz ve ivazdan münezzeh, zihinsel ve ruhsal gelişime adanmış asude boş zaman.   
 
Boş Zamanı Özgürleştirmenin Vakti Geldi  
Düşünme faaliyetinin değerini yitirdiği, beyin zamanının meta haline geldiği bir dünyanın kaosunda, şüphesiz bu akıllı boş zamanın kaynaklarını yeniden keşfetmenin zamanı geldi.   
Toplum giderek daha karmaşık hale geldikçe ve hakikat salt bir kanaate dönüşme eğilimindeyken, düşünmenin, önyargıları ve yerleşik fikirleri reddetmenin ve verimli bir kamuoyu tartışmasına katkıda bulunmak için gözlem, araştırma ve müzakereyi kullanmanın gerekliliğini yeniden değerlendirmek hayati önem taşıyor. Felsefenin ilk dönemlerindeki eleştirel düşünceyle yeniden bağlantı kurmalı ve bunu yapmak için her gün ona zaman ayırmalıyız.  
 
“Okumak, birçok bakımdan otium kavramının somut halidir: Hem kendimizle hem de başkalarının düşünceleriyle diyalog kurduğumuz, içsel gelişimimize katkı sağlayan bir andır. Günümüz insanı için otium fikrini benimseyip zihinsel zamanını geri kazanmak, oldukça anlamlı bir hedef olabilir.”   
—Revue Sciences Humaines</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135536</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a468c4-b0b8-4211-ad31-39e7e158ca3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Üzüm Buğusu</image:title>
            <image:caption>“Dışarıda yağmur yağıyor, üstüm ıpıslak, kalbim kupkuru ve ben yapayalnızım. Kendimle alakalı her şeyi pekiştirerek söylemek zorundayım, kalbim apacıyor.” 
 
Sene 1992, ülke geçirdiği zor dönemin izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu düzensizliğin içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan kaderleri 
bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir ve hiç var olmamış gibi birbirlerinden koparlar. 
 
1992’nin 16 Kasım’ında siyasetin ünlü ismi Atilla Akın’ın biricik kızı Firuze Akın için doğum günü partisi düzenlenir. Partide işlenen cinayet suçluları masum, masumları suçlu yapar. 
 
Firuze Akın’la aynı gün doğan oyun arkadaşı Ali Ecevit Tarhan onuncu yaş gününe girdiğinde omzunda apolet misali taşıdığı bir cinayet suçu vardır artık. 
 
İyi çocuk, kötü çocuk. 
Çiz üstünü. 
Suçlu çocuk, masum çocuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135537</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a52cd6-3703-4e95-ac78-0c504d0cefcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Alem ve İnsan</image:title>
            <image:caption>İbnü’l-Arabî sadece İslam düşünce tarihinin değil, insanlık tarihinin yetiştirdiği en büyük
birkaç düşünürden birisidir. Onun düşüncesinin büyüklüğü ve geçerliliğinin temelinde, daha
sonra vahdet-i vücûd olarak bilinen anlayışıyla Tanrı ve insan hakkındaki konuşma arasında
kurduğu irtibat bulunur. İbnü’l Arabî’ye göre Tanrı’dan söz etmek Tanrı’nın isimlerini taşıyan
insandan söz etmeyi gerekli kılar. İnsanın bireysellik ve kemâli ise Tanrı ile tamamlanır,
Tanrı’da insan gerçek anlamını bulur. Bütün küçük büyük parçalarıyla âlem ise insanın ülkesi,
insan ile anlamını bulan ve mamur hale gelen insanın evidir.
İbnü’l-Arabî’nin eserleri birbirine doğru açılan nehirler-derya benzetmesiyle ilişkilendirilebilir.
Fütühât-ı Mekkiyye büyük derya iken ona doğru giden veya onun bazı bahislerine odaklanan
metinler bu deryadan taşan nehirlerdir. Elinizdeki iki küçük risâle bu yönüyle büyük
düşünürün büyük deryanın bazı sorunlarına odaklanan iki kitabıdır. İnşaü’d-devâir yani
devrelerin inşa edilmesi ve cetvellerin çizilmesi âlemin yaratılışını izah eder. Ukletü’l-müstevfiz ise talibin sorduğu soruları dikkate alarak yine benzer bahisleri açıklar. İbnü’l-Arabî’nin düşüncesinin özel bazı konularını ele alan bu iki risale, vahdet-i vücûdu anlamak isteyen okur için küçük fakat verimli iki metin olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135538</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c4dc475-cf2a-40d2-a743-9b4d6ced05bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Osmanlı Akıncı Beyi Gazi Evrenos Bey</image:title>
            <image:caption>Gazi Evrenos Bey, Osmanlı tarihinin muamma dolu kuruluş yıllarının en önemli figürlerinden biridir. Onun başarıları, adeta bir hanedan gibi, neslinin günümüze kadar varlığını koruyabilmesini sağlamıştır. Bir Osmanlı akıncı beyi olarak Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’a geçiş ve yerleşme sürecinde tarih sahnesine çıkmış; kimi zaman sultanların dahi çekinmesine yol açan başarılarıyla Balkan Fatihi yakıştırmasını hak etmiştir. Ancak Evrenos Bey’in hayatı ve faaliyetleri, Osmanlı’nın kuruluş yılları kadar bilinmeyenlerle doludur. Bu kitap, yüz yılı aşkın bir süredir merak konusu olan Evrenos Bey’in etnik kökenini ve tarih sahnesine çıktığı bölgeyi, Osmanlı arşiv belgeleri ışığında ele alarak aydınlatmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135539</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7662346a-b08d-44eb-97b8-66f6d15204b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bayezid’in Oğulları</image:title>
            <image:caption>1402-1413 yılları arasındaki iç savaş, Osmanlı tarihinin en karmaşık ve en çarpıcı dönemlerinden biridir. Siyasî istikrarsızlığı sebebiyle genellikle Fetret Devri olarak anılan bu yıllar, aslında Osmanlı tarihinin tali bir aralığı değil, başlı başına müstakil bir tarihsel safhayı teşkil eder. Bu kitap, Yıldırım Bayezid’in 1402’de Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesi ve ardından Osmanlı hâkimiyet alanının parçalanmasıyla başlayan süreci bir bütün olarak ele almaktadır. 
 
Timur’un Anadolu’dan çekilmesinin ardından Osmanlı ülkesinde ortaya çıkan tablo, Bayezid’in oğulları arasında patlak veren ve yerli unsurların yanı sıra yabancı güçlerin de dâhil olduğu kanlı mücadelelere sahne olur. Bu iç savaşlar sırasında, özellikle nihai galip olan ve kardeşlerini ortadan kaldırmasını meşrulaştırmak zorunda kalan Çelebi Mehmed’in çevresinde, Osmanlı tarih yazıcılığının en erken örnekleri kaleme alınır. Eser, mevcut kaynaklar ışığında olayları ayrıntılı biçimde inşa ederken, aynı zamanda dönemin siyasî kültürünü ve bu kültürün tarih anlatılarına nasıl yansıdığını da çözümlemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135540</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ceca194b-2c18-4f64-b3b0-8cac17034211.jpg</image:loc>
            <image:title>Omzumdaki Şey</image:title>
            <image:caption>Duyguların rengini keşfetmek... Nuri Kurucu’nun, SEN de OKU koleksiyonu için kaleme aldığı Omzumdaki Şey, çocuklarda duygusal farkındalığı artırırken empatinin dönüştürücü gücüne dikkat çeken neşeli bir öykü. “Ne ekersen onu biçersin,” atasözünü pekiştiren anlatımıyla yazar, başkalarının kusurlarına odaklanmadan önce dönüp kendimize bakmamız gerektiğini hatırlatıyor. Çocukların iç dünyasındaki renkleri harekete geçirerek duygusal zekâlarını tetikleyen bu kitap, duyguları tanıma, anlama ve ilişkilerde sağlıklı biçimde ifade etme becerilerini geliştiriyor. Arkadaşlarına lakap takma yeteneğiyle nam salan Aslı’nın başı diş telleriyle dertte! Öyle ki teller takıldığından beri aynaya bile bakamıyor. Şimdi bir de bu tellerle okula gitmek zorunda... Tam bir kâbus. Duygularını pek anlamlandıramasa da Aslı sanki biraz üzgün, çokça endişeli, epey de öfkeli hissediyor. Peki, omzundaki kırmızı “şey” de ne? Rengi sabit durmuyor üstelik! Mavi, siyah, gri... Önce diş telleri şimdi de bu tuhaf “şeyler”. Yoksa rüya mı görüyor? Duygularını daha iyi ifade edebilmeleri için küçük okurları yüreklendiren bu eğlenceli öykü, zaman zaman omzumuzda beliren “şeylerle” barışmamızı ve hayatı tüm renkleriyle yaşamamızı öğütlüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135541</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2f85742-ec8d-4caf-9aa8-8c7a1c1be750.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatiha Suresi Tefsiri</image:title>
            <image:caption>Fâtiha Sûresi Kurân-ı Kerîm’in kalbi, sûre hakkında yazdığı kitap ise büyük metafizikçi Sadreddin Konevî’nin en önemli eseridir. Konevî’yi metafizik düşüncenin iki mühim isminden birisi yapan eserlerin başında bu kitap gelir. Konevî, İbnü’l-Arabî’yle birlikte yaşadığımız coğrafyada metafiziği yeniden inşa eden, büyük metinleri ortaya koyan, bir ekol oluşturan isimdir. Ona şeyh-i kebîr denilmesinin nedeni bu kurucu düşünür olma niteliğidir. 
 

Elinizdeki kitap onun düşüncesinin iki temel noktasını ortaya çıkarır: Birincisi düşünce tarihinin en önemli konusunu teşkil eden aklın sınırları ve ‘neyi bilebiliriz?’ sorusunun yeniden ve kapsamlı haliyle inşa edildiği metin bu kitaptır.  Bu yönüyle eser, düşünce tarihinde hatta çağımızdaki düşünürlere öncülük teşkil edebilecek fikirlerini bu eserde ortaya koyar. İkincisi ise onun Tanrı ve insan arasındaki irtibatı açıklamaya odaklanan düşünceleri en kapsamlı haliyle bu kitapta yer alır. Konevî bir yandan epistemik nazariyesini ortaya koyarken aynı zamanda varlık, Tanrı ve insan irtibatını sıradışı bir üslupla ele almaktadır.  Okur bu kitapla birlikte metafizik hakkında kapsamlı bir metni okurken aynı zamanda ilahi kelamın düşüncenin ufkunu nasıl genişlettiğini veya yüksek zihnin metni nasıl genişletebildiğini de fark edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135542</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cffb03a8-0f91-46a2-9851-5002acf60079.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Metafiziği Miftahu’l-gayb</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Allah ve insan ilişkilerini açıklamak ve Allah hakkındaki bilginin, insanın kemâliyle ilişkisini göstermek üzere yazılmış bir metafizik eserdir. Kitabın ismi Metafizik fakat öteden beri kullanılagelmiş olması haliyle Tasavvuf Metafiziği (Miftâhu’l-gayb) olarak verilmiştir. Müslüman düşünce tarihinin en müstesna isimlerinden birisi olan ‘şeyh-i kebir’ lakabıyla bilinen Sadreddin Konevî bu mühim eserinde metafizik mirası dikkate alarak metafiziği son kez fakat yeni bir gözle kaleme almaktadır. Artık ondan sonra bir daha böyle bir eserin yazılmasına önce gerek kalmıyor, sonra ise düşünce tarihindeki kırılmalar nedeniyle gerek kalmıyor. Konevî’nin gözü yenidir. Çünkü Konevî, İbnü’l-Arabî ile birlikte düşünce tarihinin en yetkin evresinde yaşadığını düşünür. Belki de düşünce tarihinde hiç şahit olamayacağımız iddiayla metafiziğin tam ve yetkin halinin bu kitapta yazılmış  olabileceğini söylemektedir. Miftâhu’l-gayb, Fusûsü’l-hikem ile birlikte İslam düşünce tarihinin de en etkili ve önemli birkaç eserinden biri haline gelmiştir. Bu kitabı okumak, Tanrı hakkındaki en büyük düşüncelere şahitlik etme, ilâhî isimler hakkına en sahih bilgiye ulaşma imkânı verecektir. Konevî’nin nispeten çetin bir üslupla kaleme aldığı bu eser, kendisinden sonra benzerinin yazılmadığı nadir eserlerden biri olarak düşünce tarihindeki yerini almıştır. Bu nedenle elinizdeki kitabı okumak, büyük bir mirasın yüksek bir idrakle nasıl yorumlandığını ve yeni düşüncelerin bu mirasa nasıl katıldığını görmeye imkân verecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135543</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161bbfd2-7cb7-49a4-a795-3b51e2b2670a.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağdakiler</image:title>
            <image:caption>Bu satırları Şehidimiz Astsubay Celil Mutlu&apos;nun
baba evindeki odasında yazmak nasip oldu.
Dinî devlet vatanı millet için fedayı can eyleyen şuhedanın
aziz hatırasını yüreğinde hisseden, onların destanını yazmak
kendisine nasip olan Yavuz Ali OKTAY kardeşime şükranlarımı sunuyorum.
Biz inanıyoruz ki şehitler kendilerine
hizmet etme imkânını herkese vermez. İnşallah bu değerli eserler gelecekteki Türk çocuklarına ruh verecektir.

Yeşermesi ektiğimiz tohumun haktır,
İşte o gün ruhlarımız şad olacaktır

Selam ve dualar ile...


Ender Çınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135544</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14900e7e-9edf-440c-9ea8-c2d9166aeb21.jpg</image:loc>
            <image:title>Zefiru</image:title>
            <image:caption>Elinizde tuttuğunuz bir kitap değil bu; içinizde taşıdığınız, kimi zaman adını koyamadığınız duyguların, hatıraların ve gölgelerin bir yankısı. Çünkü buradaki cümleler bir yerde, bir anda, birileriyle, kendinizle yaşadığınız ya da yaşamak üzere olduğunuz o tanıdık sarsıntılardan, özlemlerden, tutunamayışlardan ve gerçek ile hayal arasına gerilen o ince sis perdesinden süzülüp geliyor. 
Bu sayfalarda kendinizi bulacağınızı vadetmiyorum; aksine, kendinizden uzaklaşma ihtimaliniz yüksek. Çünkü bu roman, okuru rahatlatmak için değil, onu yerinden ederek başka bir bakışın kıyısına götürmek için yazıldı. 
Bir solukta okunacak bir kitap da değil bu. Tam tersine, karakterler, kimi cümleler ve kimi duygular başınızı ağrıtacak kadar ısrarcı, yorucu ve gerçek. 
Bırakmak isteyebilirsiniz. 
Bırakacaksınız da. 
Ama geri dönmekten kendinizi alamayacaksınız. 
10.⁠ ⁠günü bekleyin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135545</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dc501d3-74fc-4285-b9d3-6b0ddba712d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Duymasın</image:title>
            <image:caption>Niçin mi şiir yazıyorum? Sana söylüyorum o zaman &quot;Kimse Duymasın.&quot; Bazen mecbur olduğum için bazen de kaybettiklerimi geri getirmek için yazıyorum. “Sen benden gittin gideli” diyor Mazlum Çimen. Gerçekten de hayatımız boyunca bizden hep bir şeyler gitti. Daha da gitmeye devam edecek. Bize düşen ise gidenleri hatırlamak ve hayırla yâd etmektir. İşte benim şiirlerim de bizden gidenlerin ve bize geri dönmeyenlerin hikâyesidir aslında. Bu yüzden her şair, yüreğine dokunan ve yüreğinde derin izler bırakan hikâyeler yazar, şiir diye. Ve her şiir, ödenmiş bedellerin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135546</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1722faef-3238-4a1b-a4b1-bd70a6ce61a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Mısralar ve Zeze</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135547</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c68f5d9f-602d-48cb-a1bc-4d09a1859cb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Izdırap</image:title>
            <image:caption>Izdırap günümüz Kazak edebiyatının temsilcilerinden biri olan Şarhan Qazığul’un ilk romanıdır. Seksenli yıllarda Sovyet Ordusu saflarında katıldığı Afgan Savaşı’ndan Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçan bir Kazak hekimin ana yurdu Kazakistan’a dönüş hikâyesini anlatan Izdırap, çağdaş Kazak edebiyatının yenilikçi romanlarından sayılmaktadır. 
 
Izdırap’ın olay örgüsü başkahraman Äbüwjan’ın ABD’den Kazakistan’a gelirken uçakta tanıştığı Kazak kadınıyla yaptığı sohbet üzerine kurulmuştur. Akıcı bir anlatıma ve ilgi çekici bir konuya sahip olan Izdırap’ın Türk okurunca da beğenilerek okunacağına inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135548</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53b2d85a-2f33-4423-b9ff-213c41dde2f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Adamın Asistanı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>DÜNYADA 1 MİLYON ADETTEN FAZLA SATAN SERİNİN İLK KİTABI 
 
İLAN: ASİSTAN ARANIYOR! 
Kötü Adam kargaşa ve kaos içeren rasgele faaliyetlerde personele destek sağlayacak ve Genel Olarak Karanlık Şeyler içeren idari görevleri organize edecek bir asistan arıyor.  Sadık, soğukkanlı, ketum adaylar tercih edilecektir. Mükemmel yan haklar sunulmaktadır. 
 
Ailesini geçindirmek zorunda olan Evie Sage için iş bulmak önemli değil, hayat memat meselesiydi. 
Bu yüzden, yaşadıkları ufak bir kargaşanın ardından Rennedawn Krallığı’nın meşhur Kötü Adamı&apos;ndan iş teklifi aldığında reddetmek gibi bir seçeneği yoktu.  
 
Evie tavandan sarkan kesik kafalara ve topuğunun altında ezilen göz kürelerinin garip gıcırtısına yeni yeni alışıyordu ki Kötü Adam’ın zindanında koca bir köstebek olduğundan şüphelenmeye başladı. Birileri Kötü Adam’ı ve onun hain imparatorluğunu yıkmak istiyordu.  
 
Hiçbir iş mükemmel değildi tabii ama Evie de kendini zora sokmaya bayılıyordu. Yani onca işin arasında elbette gidip korkunç, huysuz ve inkâr edilemez derecede yakışıklı patronuna minicik hisler beslemeye başlayacaktı.   
 
Şimdi Evie’nin sadece patronunu her gördüğünde kalbini dizginlemesi değil, aynı zamanda işlerine kimin çomak soktuğunu bulması ve ona bunun bedelini ödetmesi gerekiyordu. 
 
Sonuçta iyi bir iş bulmak hiç kolay değildi. 
 
“Mutlaka okunması gereken bir kitap.”  
-Booklist  
 
“Bu kitap mizah, korku, fantazi ve romantizm gibi listedeki pek çok maddeye bir tik atıyor. Üstelik tüm bu ögeleri bütünüyle kucaklamayı başarıyor ve bunu komik, kişilik taşıyan bir uslupla yapıyor.  Legends &amp; Lattes ve Gök Mavisi Denizdeki Ev hayranları için harika bir seçenek.”  
-Barnes &amp; Nobles</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135549</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d600fb22-357e-4311-934a-eb08fa98d225.jpg</image:loc>
            <image:title>Zindan Oyunları</image:title>
            <image:caption>TÜM KAHRAMANLARA DUYURULUR!
Kahramanlık Turnuvası’na katılın, başarıya ulaşmak için takımca savaşın, Zindan Oyunları’nda
yerinizi alın!
ZİNDAN’A HOŞ GELDİNİZ!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135550</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/412eb455-7dca-4cd7-a410-8010ff70f833.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadim Irk</image:title>
            <image:caption>Lynesse, kraliçenin dördüncü kızı. Dik başlı, huysuz ve ailesi için utanç kaynağı. Ancak ülkesi kimsenin durduramadığı bir iblis tarafından dehşete sürüklendiğinde ilk harekete geçen de o olur. Kurtuluşu efsanelerde aramaya ve nesillerdir kimsenin yaklaşmaya cesaret dahi edemediği Kadim Büyücü’den yardım istemeye karar verir. Oysa tüm umutlarını bağladığı Kadim Büyücü, aslında kendi gezegenlerini araştırmak için uzak yıldızlardan gelmiş bir antropologdan başkası değildi, üstelik olaylara müdahale etmesi de yasaktır. 
Büyünün olmadığı yerde devreye bilim girer. Peki bilim, bu korkunç düşmanı alt etmek için yeterli olacak mı? 
Bilimkurgu ve fantastik edebiyatın ödüllü yazarlarından Adrian Tchaikovsky, Kadim Irk ile bizi büyünün ve bilimin iç içe geçtiği destansı bir maceraya çıkarıyor.
“Ursula K. Le Guin’vari bir zarafet… On üzerinden on.” 
— New York Times
Adrian Tchaikovsky, beğenilen Shadows of the Apt fantastik serisinin ve epik bilim kurgu romanı Zamanın Çocukları’nın yazarıdır. Arthur C. Clarke Ödülü, Britanya Fantastik Edebiyat Ödülü ve Britanya Bilim Kurgu Derneği Ödülü’nü kazanmış, David Gemmell Efsane Ödülü ve Brave New Words Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Özel hayatında oyun meraklısı ve amatör bir böcek bilimcidir. Yakın zamana kadar tam zamanlı avukatlık yaparken, daha sonra tam zamanlı yazarlık yapmaya karar vermiştir.
Cage of Souls isimli romanıyla 2020 Arthur C. Clarke Ödülü En İyi Roman kısa listesine kaldı. Zamanın Çocukları serisi 2023 yılında Hugo En İyi Seri ödülünü kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135551</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e56c3bd-f192-4f72-8e09-c064806a4db0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıvanadan Çıkmış Dünyada Hayatta Kalma Becerileri</image:title>
            <image:caption>Modern dünyanın çivisi çıktıysa,  sen hâlâ nasıl ayakta kalıyorsun?  Dünya bir süredir zıvanadan çıkmış durumda. Kriz üstüne kriz, haber üstüne haber, yorgunluk, belirsizlik, umutsuzluk… Bir sabah uyanıyor ve “Ben artık dayanamıyorum” diyorsan, yalnız değilsin.  Klinik psikolog Dr. Ahona Guha, Zıvanadan Çıkmış Dünyada Hayatta Kalma Rehberi’nde, hepimizin ortak ruh halini bir terapi odasına taşıyor: kırılmış bir dünyada sağlam kalmaya çalışmanın ağırlığını. Guha’ya göre mesele “her şeyin güzel olacağına inanmak” değil, her şeyin bazen kötü olabileceğini kabul edip yine de kendimize iyi bakabilmek. İşte bu kitap tam da bu dengeyi öğretmek için yazıldı: radikal kabul, sınır koyma, dayanıklılık ve özşefkat arasında güçlü bir köprü kurmak için.    Gerçekçi, uygulanabilir ve bilimsel bir “hayatta kalma rehberi”  Bu kitapta yazar; terapi odasında binlerce insanla çalışırken geliştirdiği yaşam becerilerini okurla sade, güvenilir ve pratik bir dille paylaşıyor.  Her bölüm, bir ruhsal dayanıklılık becerisine odaklanıyor:  •    Radikal kabul: Gerçekleri inkâr etmeden yaşamı kabullenmek  •    Sınır koymak: Suçluluk duymadan “hayır” diyebilmek  •    Anksiyeteyle başa çıkmak: Belirsizliği yönetilebilir hâle getirmek  •    Yas ve kayıpla yaşamak: Acının içinden geçerken kendine alan açmak  •    Toplumsal baskılardan korunmak: Başkalarının beklentilerini kendi önceliklerinin önüne koymamak    Guha, terapiye gitme imkânı olmayanlar için bir “psikolojik ilk yardım çantası” hazırlıyor. Üstelik bunu kuru teorilerle değil, günlük hayatta hemen uygulanabilecek adımlarla yapıyor.    Her şeyin hızla yıkıldığı bir çağda, yavaş ve bilinçli yaşamanın kitabı  Dünya artık sürekli tetikte olmayı gerektiren bir yer. Haber akışları, ekonomik krizler, iklim kaygısı, sosyal medya yorgunluğu… “Normal” duygusu neredeyse yok oldu. Guha, bu kitapta duygusal kaslarımızı güçlendirmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Çünkü dayanıklılık doğuştan gelmez; öğrenilir.  Okur, kendi kırılganlığını bastırmak yerine tanımayı, kendine karşı sabırlı olmayı ve ilişkilerinde daha sağlam durmayı öğreniyor. Kısacası: Zıvanadan çıkmış bir dünyada hayatta kalmanın yolu, önce kendi iç düzenini kurmaktan geçiyor.    Neden şimdi?  Çünkü artık “Pozitif düşün” demek yetmiyor. Zihinsel sağlık, günümüzün en temel yaşam becerilerinden biri. Bu kitap, “Dünyayı değiştiremiyorsak bile, ona bakışımızı değiştirebiliriz” diyor. Kırılmış bir dünyada hâlâ umutla kalabilmenin, kendi sınırlarını koruyabilmenin, düşmeden yeniden ayağa kalkabilmenin yollarını anlatıyor.    “Dr. Ahona Guha’nın kitabı, çöp yığını gibi hissettiren bir dünyada daha bağlantılı, değer odaklı bir insan olmayı öğrenmek isteyenler için dürüst, faydalı ve yumuşak bir rehber. Tavsiyeleri hem nazik hem de zorlayıcı ama öyle bir zorlayıcılık ki seni gelişmeye teşvik ediyor, battaniye altına saklanmaya değil. Hayatı bilinçli ve pratik biçimde yaşamak istiyorsan bu kitap senin için.”  —Eloise Grills</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135552</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6dbcc3d-9dd6-4240-a07b-30c5568089bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitkiler, Hayvanlar ve İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Bitkiler, dünyada çoğalmanın ve hayatta kalmanın sırlarını ilk öğrenen canlı kabul edilir, insanların duyamadığı sesler çıkarırlar, hareketleri, beyinleri olmasa da en akıllı bilgisayarın bilemeyeceği teknikleri kullanırlar. Kuş, arı, böcek yardımı ile döllenenleri onları kendilerine çekmek için güzel kokular yayar, tatlı nektar üretir, tuzak kurar. Bazılarının döllenmesine rüzgâr yeter. Gece açan çiçekler gece uçan kelebeklere görünmek için beyaz renkte açar. Kozalağın içinde erkek organın ürettiği polenler tohum taslaklarıyla temas ederek döllenir. Meyve, tohumu muhafaza eder, tohum olgunlaşınca hayvanları cezbetmek için meyveler renklenir, tatlanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135553</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37788cd7-7ca0-4753-b141-fb65e40ebfee.jpg</image:loc>
            <image:title>Çorap Dedektifi</image:title>
            <image:caption>2025 NEWBERY ONUR ÖDÜLÜ 
ARTIK ÇORAPLAR TEK KALMAYACAK!   
Magnolia Wu yaz tatilini ailesinin işlettiği çamaşırhanede geçirmek zorunda. Sıkıntıdan patlarken kendine bir uğraş buluyor: Teki unutulmuş çorapları, sahipleri gelip alır diye panoya iğnelemek... ama kimseler gelmiyor. Yakına taşınan Iris’le arkadaş olunca ikili yöntem değiştiriyor: Sokak sokak –pardon çorap çorap– gezip kayıp çorapların sahiplerini arayacaklar. 
 
Çorapların üstündeki her desen bir ipucu. Mahallenin tüm ilginç sakinleri ise birer şüpheli!   
Metropolde çocuk olmayı, aile ve arkadaşlık ilişkilerini eğlenceli bir dille anlatan, kendimizi olduğumuz gibi kabul etme seçeneğini vurgulayan bol ödüllü bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135554</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e1470dc-8bf7-4120-b745-e8c35fa72735.jpg</image:loc>
            <image:title>Schopenhouer</image:title>
            <image:caption>Kör bir istemenin yıkıcı gücü karşısında insan ne yapabilir ki? Kant’ın projesini temel alarak geliştirdiği başyapıtı İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’da Arthur Schopenhauer, bir yandan karamsar bir evren anlayışından bahsederken, diğer yandan sanat sayesinde kurtuluş olanağına yönelik bir umudu yeşertir. 
Elinizdeki bu kapsamlı incelemede Julian Young, isteme kavramının metafizik statüsünden sanatın kurtarıcı rolüne, etik açmazlardan kadim Doğu bilgeliklerine dek Schopenhauer felsefesine bütünlüklü bir yaklaşım geliştiriyor. Özellikle filozofun Platon, Kant ve Hint felsefesiyle ilişkilerini, sıkı diyaloglar üzerinden yeniden ele alıp betimleyici bir Schopenhauer portresi sunuyor. Young’ın eleştirel yorumlarını da içeren kitap, böylece alternatif okumalara yer açarak Schopenhauer’ın metafizik, etik ve estetik iddialarıyla yeni tanışacak okura farklı bakış açıları kazandırmakta. 
Kendisinden sonraki felsefe ve sanat alanında başta Nietzsche, Freud, Wagner, Tolstoy gibi büyük isimleri etkileyen Schopenhauer’ın düşünceleri, Young’ın berrak dili sayesinde her okurun zihninde canlanacak bir netliğe kavuşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135555</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60952806-55b4-4753-8c4f-2e03322ddea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kişot</image:title>
            <image:caption>Rushdie’den bir büyülü gerçekçilik başyapıtı. 
Roman içinde roman, oyun içinde oyun. 
 
Bir anlamda Hindistan’dan başlayan ve Amerika Birleşik Devletleri’ni boydan boya kat eden bir uzun yol hikâyesi. TV’de izlediği sunucuya âşık olan bir Kişot, bir anda arabada beliriveren bir Sanço, kendi yaşamöyküsü ile Kişot’un öyküsünü örtüştüren bir yazar, konuşan bir tabanca, masal ustası Hans Christian Andersen’in konuşan heykeli. Rushdie bu on altıncı romanında Cervantes’in klasik başyapıtına saygı duruşunda bulunurken, aşkı ve aileyi arama konusunu modern bir başyapıt meydana getirerek irdeliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135556</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59ce404e-05dd-437b-b1f5-7a0db1d268f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolzano&apos;da Son Sahne</image:title>
            <image:caption>Ünlü Giacomo Casanova hapisten kaçtıktan sonra Bolzano’ya sığınır ve burada Venedik’in puslu kanallarından uzak, sınır kasabasının taş sokaklarında geçmişin hayaletleriyle karşılaşır: Yıllar önce ardında bıraktığı, şimdi bir kontun eşi olan Franceska artık başkasının dünyasında, başkasının yasalarıyla çevrili bir hayat sürmektedir. Giacomo ise bir kahraman değil, kendi ihtişamının gölgesinde yaşayan bir adamdır. Onun dönüşü hem geçmişte kalmış bir aşk hikâyesini hem de zamana, iktidara ve geçmişe karşı girişilen bir düellonun fitilini ateşleyecektir. 
 
Márai bu romanda maceranın değil, karakterin içsel çöküntüsünün peşinden gider: Bolzano’da Son Sahne görkemin yitirilişini, arzunun gururla, geçmişin bugünle çatışmasını lirik ve keskin bir dille işleyen derinlikli bir metin. 
 
“Sándor Márai, çökmekte olan bir dünyanın keskin gözlemcisi ve anlatıcısıydı.” 
Le Monde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135557</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/526a5a30-c405-40f0-914f-0b5f62ff2090.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayda Geçen Kayıplar</image:title>
            <image:caption>Pasifik’te okyanusa batan bir ada Tuanaki. 
 Nesli tükenen Hazar kaplanı. 
 Tek boynuzlu atların gerçekten yaşadığını öne süren bir fizikçi. 
 17. yüzyılda Roma’da inşa edilen malikâne, Villa Sacchetti. 
 Artık kayıp film olarak kabul edilen Mavili Çocuk. 
 Sappho’nun kayıp aşk şarkıları. 
 Tamamen yanan ve duvar parçaları yeni köy evlerinin yapımında kullanılan Von Behr Sarayı. 
 Kayıp kutsal kitaplardan: Mani’nin Yedi Kitabı. 
 Caspar David Friedrich’in bir yangında yok olan tablosu Griefswald Limanı. 
 İsviçreli bir memurun binden fazla levha dikerek bir tür ansiklopediye çevirdiği kestane korusu Ormandaki Ansiklopedi. 
 
Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin Berlin’de inşa ettiği, 2000’lerin başında yıkılan Cumhuriyet Sarayı. 
 Papaz Adolf Kinau’nun selenografileri. 
 
 Judith Schalansky kaybolan şeylerden geriye kalanlara odaklanarak bir edebiyatçının her şeyi hikâyeleştirme coşkusuyla kaleme aldığı Kayda Geçen Kayıplar&apos;da bellek ve unutuşun birbirine zıt olduğu kadar iç içe geçtiğini özgün bir şekilde gösteriyor. 
 
Judith Schalansky 2018’de Wilhelm Raabe Edebiyat Ödülü’nün de sahibi oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135558</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20025941-af9b-4d16-a557-4a4905e8cd12.jpg</image:loc>
            <image:title>Aziz Bey Hadisesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güneşten ağır ağır gölgeye çekilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz Bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece, Haliç’in kirli sularına bakarken anladı ki hep öyle, burnu dik yaşadığını sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı tümüyle bir yanılgıymış. 
 
Aziz Bey, Tunç’un insan olmaktan doğan zaaf ve yanılgılar nedeniyle yaralanmış, boşa geçmiş hayatlar üzerine yapılandırdığı öykü evreninin en hüzünlü, en gerçek kişisi. Bazı okurlara, meyhanelerde benzerini aratacak kadar kanlı canlı ama mahzun gelen Aziz Bey’in öyküsünü okurken, bir hikâye kişisinin varlığını çok yakınınızda hissedeceksiniz. 
 
Ayfer Tunç’un, edebiyatımızdaki en ustalıkla çizilmiş karakterlerden birini yarattığı Aziz Bey Hadisesi, son yıllarda yazılmış en sarsıcı metinlerden. Her geçen yıl daha çok okunuyor, daha çok tartışılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135559</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/252dd82c-ad85-4d62-b587-271023a7f25e.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafir – Ciltli (Hediye Kutulu)</image:title>
            <image:caption>SET İÇERİĞİ: 
 
1 ADET SERT KAPAK KİTAP 
1 ADET FULAR 
1 ADET TERZİ DİKİŞ DEFTER 
2 ADET KARAKTER KARTI 
1 ADET POSTER 
1 ADET ÖZEL KESİM AYRAÇ 
2 ADET STİCKER 
 
 
 
 
“O benim misafirim. Ve misafirim ne kadar isterse o kadar kalacak.” 
 
“Senin misafirin olmak başıma gelen en güzel şeydi...” 
 
Annesinin işlediği bir suçun gölgesinde, cezaevinin soğuk duvarları arasında büyüyen Eliz’in hayatı, bir gece tanık olduğu bir suçla tamamen değişir. 
 
Artık yalnızca geçmişinin değil, mafyanın da hedefindedir. Kaçacak yeri, güvenecek kimsesi yokken kader onu hiç beklemediği biriyle karşılaştırır : Devrim Ali Yöner. 
 
Devrim, Eliz’i ölümden kurtarır. Onu peşindeki mafya örgütünden koruyacağına, her şey düzelene kadar evinde misafir edeceğine söz verir fakat bu, özgürlüğe açılan bir kapı değil, karanlık sırlarla dolu başka bir tutsaklığın başlangıcıdır. 
 
Eliz kendini bir gecede tehlikenin, güç oyunlarının ve kimsenin adını koyamadığı bir çekimin merkezinde bulur. Peki Devrim’in sakladığı gerçek, onları birbirine yaklaştıracak mı yoksa sonsuza dek ayıracak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135560</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e924517b-9b71-41a2-ab40-1c521913db5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendilik Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Kendinden uzak bir hayat seni nereye götürür? Bazen başkalarının beklentilerine yetişmeye uğraşırken kendi hikâyemizin izini kaybederiz. Oysa bu hayat senin. Eğer sahip çıkmazsan başkalarının iyi niyetle kurguladığı bir ödevi yaşamaya başlarsın; adı sana ama özü başkasına ait bir hayatı. Oysa ancak kendimize ait bir hayatı yaşadığımızda gerçekten var oluruz. 
Kendilik Ülkesi kendi hayatının sorumluluğunu; hayatın bir yarış ya da bir proje değil içsel bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor. Kendi sesini bulmak, kendi kararlarını vermek ve sonunda kendi yaşamına sahip çıkmak için bir çağrı bu. Yaşamak bir ömürlük arayıştır; insan ancak kendine dürüst olduğunda bu arayış anlam kazanır. 
Filozofların, şairlerin ve sıradan insanların ortak sorusu yankılanıyor elinizdeki kitabın sayfalarında: Kendinden uzak bir hayat doğru şekilde yaşanabilir mi? 
Cevap ise belki de kendiniz olmayı seçtiğiniz her anda gizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135561</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6eb567c-c59b-4747-ba8b-beb6cf7c5326.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantastik Canavarlar – Dumbledore&apos;un Sırları (Eksiksiz Senaryo)</image:title>
            <image:caption>David Yates, David Heyman, Jude Law, Eddie Redmayne, Colleen Atwood ve daha pek çok kişiden sahne arkasına dair içerik ve yorumlar… 
 
 
Profesör Albus Dumbledore güçlü Karanlık büyücü Gellert Grindelwald’ın büyücüler dünyasının kontrolünü ele geçirmek üzere harekete geçtiğinin farkındadır. Dumbledore onu durdurmak için Büyüzoolog Newt Scamander’dan destek alır. Newt’ın liderliğinde büyücüler, cadılar ve cesur bir Muggle fırıncıdan oluşan gözüpek bir takım tehlikeli bir göreve atılır. Birlikte eski ve yeni canavarlarla karşılaşır, Grindelwald’ın sayısı gitgide artan takipçileriyle mücadele ederler. Peki Dumbledore bu kadar riskli bir göreve ne kadar seyirci kalabilir? 
 
J.K. Rowling ve Steve Kloves’un birlikte kaleme aldığı Fantastik Canavarlar: Dumbledore’un Sırları filminin resmi senaryosu kostüm eskizleri, mekân sahnelemeleri, grafik tasarım örnekleri, oyunculardan ve yaratıcı ekipten yorumlar ve daha pek çok ayrıntının da dahil olduğu, sahne arkasına dair merak uyandıran dolu dolu bir içerik sunuyor. 
 
Nefes kesen düellolar, ilgi çekici yaratıklar ve her köşeden beliren sihir, bu müthiş macerayı kusursuz kılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135562</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a52c656c-a973-4b28-a7c1-1a435a7f71e6.jpg</image:loc>
            <image:title>İttihatçı Polis Müdürü Azmi Bey’in Gurbet Günlükleri (1918–1921)</image:title>
            <image:caption>İttihatçı Polis Müdürü Azmi Bey’in Gurbet Günlükleri (1918-1921), Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüyle Cumhuriyet’e uzanan en sarsıcı eşiklerden birine, olayların tam içinden yazılmış bir tanıklık sunuyor. İttihat ve Terakki’nin önde gelen bürokratlarından, İstanbul Polis Umum Müdürü ve Beyrut Valisi Hüseyin Azmi Bey’in kaleme aldığı bu günlükler; iktidarın kaybını, sürgünü, belirsizliği ve hesaplaşmayı satır aralarına taşıyor. 
Mondros Mütarekesi’nin ardından Talat, Enver ve Cemal Paşalarla birlikte yurtdışına çıkan Azmi Bey, bu gruptan günlükleri elimize ulaşan tek kişidir. Günlüklerinde Azmi Bey, 1918-1921 yılları arasında Rusya’dan Almanya’ya, İtalya’dan Afganistan’a uzanan bir coğrafyada hem kendi kaderini hem de yenilginin eşiğindeki bir siyasal kuşağın arayışlarını kayda geçiriyor. Günlükler, yalnızca İttihatçı liderlerin Mütareke dönemindeki faaliyetlerine ışık tutmakla kalmıyor; aynı zamanda sürgündeki bir Osmanlı aydınının ruh halini, hayal kırıklıklarını, umutlarını ve iç eleştirilerini de bütün çıplaklığıyla yansıtıyor. Azmi Bey’in satırlarında; Millî Mücadele’ye temaslar, İttihatçı liderler arasındaki görüş ayrılıkları, Avrupa ve Asya’daki siyasal çalkantılar kadar, ailesinden uzak bir babanın kişisel acıları da yer buluyor. 
Yakın dönem Türkiye tarihinin en tartışmalı dönemlerinden birine doğrudan bir bakış sunan bu eser, tarihçiler ve konuya ilgi duyan okurlar için benzersiz bir kaynak niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135563</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa593fcb-b1df-4a91-a789-5a0df4ed4404.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1923–1983)</image:title>
            <image:caption>Metin And’ın Türk tiyatrosu üzerine hazırladığı serinin üçüncü kitabı Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1923-1983), Cumhuriyet’in ilânından 1983 yılına kadarki 60 yıllık süreçte tiyatromuzda yaşanan gelişmeleri gözler önüne seriyor. 
 
Eser, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki kültür politikalarından devlet tiyatrolarının oluşumuna, amatör gruplardan özel tiyatroların doğuşuna, seyirci alışkanlıklarından sahne tasarımındaki yeniliklere kadar geniş bir araştırmayı içeriyor. Metin And sahne tasarımı, dekor, kostüm ve oyunculuk biçimleri gibi teknik alanlara da derinlemesine yaklaşarak tiyatro pratiğinin tüm boyutlarını görünür kılıyor. Topluluklar, sanatçılar, tiyatro binaları ve oyun gösterimlerine dair kapsamlı ve zengin bir fotoğraf seçkisi sunan eser, görsel açıdan da önemli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. 
 
Türk tiyatro tarihinin kilometre taşlarından biri olan Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1923-1983), 1983’ten günümüze kadarki büyük boşluğu dolduracak çalışmalar için de kılavuz niteliğinde bir eser. 
 
Cumhuriyet dönemi tiyatrosunu incelemenin bir güçlüğü, yeterli tarih uzaklığı bulunmayışıdır. Kurumların, söz sahibi kişilerin, yaratıcıların çoğu varlığını sürdürmektedir. Bu satırların yazıldığının ertesi günü tiyatrolar yeni oyunlara başlayacak, eserlerini incelediğimiz bir yazar belki yepyeni bir anlayışta bir eser ortaya koyacak, burada sözü edilen bir tiyatro belki yarın kapanacak, belki bir yenisi açılacak. Böyle oluşum içinde bir süreci 60 yıl içinde dondurmak ancak, bu 1983’te kapattığımız 60 yıllık dönemi; değerlendiremeden, ayıklamadan, olduğu gibi ve bir hammadde niteliğinde sunmakla olabilirdi; bizim yaklaşımımız da bu yolda oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135564</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ec0a84-c9a6-44b2-b204-575e0afcab91.jpg</image:loc>
            <image:title>Börtü Böcek</image:title>
            <image:caption>Kitabımız Börtü Böcek, 
Okuyun hep çoluk çocuk. İçinizden bazıları 
“Böcekleri anladık da, 
Börtü ne?” diye soracak. 
 
Çünkü böcek sayılmayan 
Bazı minik canlılar var. 
Yalvardılar, kıramadım, 
Onları da ağırladım, 
Börtü dediklerim onlar. 
 
Dönüştüren, dengeleyen, öğreten, doğanın ve yaşamın ayrılmaz birer parçası olan böcekler… 
 
Nazmi Ağıl’ın yazdığı bu zevkli, neşeli, düşündüren ve merak uyandıran şiirler Gizem Gözde Uçar’ın resimleriyle canlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135565</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb7d3bf5-821b-4e93-8429-65f74190e7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kintsugi Evi</image:title>
            <image:caption>Bir annenin sessizce taşıdığı yaralar, bir kızın kendi yolunu bulma çabası ve üç kuşağın iç içe geçen dile getirilmemiş hikâyeleri… Kanazawa’nın sakin sokaklarında, Urushi’nin kokusu arasından yükselen Kintsugi sanatı, eksiklerin, çatlakların ve acıların altınla parlayarak nasıl yeni bir hayata dönüştüğünü fısıldıyor. Yuuko kendi yaşamının çatlaklarını onarmaya çalışırken; kızı Mao, büyümekle çocuk kalmak arasında sıkışıyor. Aileyi bir arada tutansa sessizce kapları onarmaya devam eden büyükannenin elleri… Kintsugi Evi, kırılan şeylerin atılmadığı, aksine daha değerli hale geldiği bir yaşamın kapılarını aralıyor. Şefkatle işlenmiş karakterler, yumuşak ama derinden dokunan bir dil okurun kalbinde kalıcı bir iz bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135566</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f616cbf5-3753-4534-82ee-46e7bb3bc3ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Trace 9</image:title>
            <image:caption>ADLİ TIP ARAŞTIRMACILARINDAN MANO REİJİ’NİN HAYATINI ADADIĞI NERİMA AİLE CİNAYETİ DAVASI İLE İLGİLİ HER ŞEY NİHAYET ORTAYA ÇIKAR. 
 
MANO, ÖĞRENDİĞİ ŞOK EDİCİ GERÇEKLER KARŞISINDA ŞAŞKINA DÖNER. TAM O SIRADA EZELİ DÜŞMANI DAN HİROKİ KULAĞINA FISILDAR: “GERÇEK SUÇLUYU ÖLDÜRELİM.” 
 
MANO, NEFRETİNE KARŞI ADALETİNİ TARTARAK NİHAİ KARARI VERMEK ZORUNDA KALIR...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135567</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40ae62ec-dc8e-444b-9de9-550ecb3d31de.jpg</image:loc>
            <image:title>Azim İmkânsızlıktan Doğar</image:title>
            <image:caption>Bir insanın vicdanı, bin çocuğun kaderini değiştirebilir. 
 
On iki kardeşli bir ailenin on birinci çocuğu olarak Erzurum’da dünyaya gelen Yücel Ceylan, çocuk yaşta sokakta su satarak başladığı hayat yolculuğunu; azim, çalışkanlık ve inançla başarıya dönüştürdü. Ticari hayatta elde ettiği kazanımları yalnızca büyümek için değil, topluma karşı sorumluluğunu yerine getirmek için de kullandı. İzmir’de bir köy okulunda yaşanan altı kız çocuğuna yönelik istismar davasında çocukların yanında durdu ve bu duruş, 2017 yılında UCİM – Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin kuruluşuyla bir iyilik hareketine dönüştü. 
Bu kitap, yokluktan gelen bir iş insanının, hayatını insanlık onuruna ve çocukların güvenliğine adamasının hikâyesi, 
“Allah her erkeğe anne vicdanı versin” sözünü kendisine ilke edinmiş, susmamayı seçmiş bir insanın tanıklığıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135568</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f62dd95e-d23e-4af4-aafb-68da2d5b13c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijitalde Ne Haber?</image:title>
            <image:caption>İçerik editörlüğünün sonu mu geliyor? 
Yeni meslek Yapay Zekâ editörlüğü mü? 
Sosyal medyada habercilik nasıl yapılmalı? 
Dünyayı kasıp kavuran TikTok’ta habercilik yapılır mı? 
Sosyal medya mecralarının ruhu bize ne söylüyor? 
Dijital medyada habercilikle ilgili tüm bilinmesi gerekenler bu kitapta... 
İster kurumsal hesapları yönetin, ister kişisel hesabınızla yalnızca takipçi olun, isterse “influencer” olmak gibi hedefleriniz olsun... 
Bu kitap, dijitalleşmeyi ve sosyal medyayı nasıl ve ne amaçla kullanabileceğinizi anlatıyor.   
Yönettiği hesaplarla aylık 1,5 milyarı aşkın görüntüleme sayılarına ulaşan ekiplere liderlik eden, Türkiye içinde ve ülke dışında sosyal medya haberciliğine ilişkin eğitimler, seminerler veren Ogün Öcek, sosyal medyayı etkili ve verimli kullanmak isteyenlerin yoluna ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135569</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19af97e8-b02c-4d1a-9862-a1f502ae33d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Saadet Öğretmen</image:title>
            <image:caption>BİR ÖĞRETMENİN CESARETİ,
BİR ANNENİN VİCDANI, BİR KADININ ADALETE OLAN SARSILMAZ İNANCI...
Bu kitap, suskun bırakılan çocuklar için ayağa kalkan
Saadet Özkan’ın sıra dışı mücadelesini anlatıyor. İzmir’de bir
köy okulunda öğretmenlikle başlayan hikâyesi onu Türkiye’nin
ve dünyanın tanıdığı bir çocuk hakları aktivistine dönüştürdü.
Adaletin karşısında tek başına durmaktan korkmayan Saadet Özkan, bu cesaretiyle ABD Dışişleri Bakanlığı’nın her yıl dünyada yalnızca 12 kadına verdiği Uluslararası Kadınlar Cesaret Ödülü’ne layık görüldü. Kuruluşunda yer aldığı UCİM – Saadet Öğretmen
Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği ise binlerce gönüllüsüyle
büyüyerek ülkedeki çocukların güçlü bir çığlığına dönüştü.
Bu otobiyografi; acıyla yüzleşmenin, korkuya rağmen yürüyebilmenin ve “Bir kişi neyi değiştirebilir ki?” sorusuna verilen güçlü bir cevabın hikâyesi. Saadet Özkan’ın kaleminden dökülen bu satırlar, sadece bir yaşamöyküsü değil; adalet, umut ve cesaretle yazılmış bir çağrıdır.
Çünkü bir çocuğun hayatı, her şeyden daha değerlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135570</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee5a1706-7d16-42ce-acff-d24ea14df994.jpg</image:loc>
            <image:title>Roma Hikâyeleri</image:title>
            <image:caption>Bir insandan çok bir mekânla evliymiş gibi hissetmek tuhaf geliyor. Dünyanın öteki yakasında değil, burada ölmeyi umut ediyorum. 
 
 
Geçmişle geleceğin arafındaki Roma, Pulitzer Ödüllü Jhumpa Lahiri’nin Roma Hikâyeleri’nde öykülerin arka planındaki şehir olmanın çok daha ötesinde. Hikâyelerin kahramanı, doruk noktası, can damarı, geçmişi, bugünü ve yarını. 
 
 
Aynı köprüde buluşup belki son kez vedalaşan iki eski dost, aydınlık bir evde yaşayacaklarına sevinemeden ölüm tehditleriyle karşılaşan bir aile, iki mahalleyi birbirine bağlayıp kimbilir nelere sahne olmuş merdivenler ve Dante Alighieri’den aşk mektupları alan bir genç kız… Edebiyat yolculuğuna İtalyanca yazarak devam eden Lahiri, birbirinden etkileyici dokuz öyküsünde bir türlü ait hissedemeyen, yolunu bulamayan, yarım kalmış hikâyelerinin ağırlığını taşıyan karakterlerini Roma’nın tarih kokan caddelerinde dolaştırıyor, sayısız vedaya şahit olmuş sokaklarından geçiriyor ve en beteri, şehrin dışına sürüp özleme boğuyor. 
 
 
“Tam bir şölen… Bu öyküler, görkemli bir çürüme ile canlı ve çeşitlenmiş bir hayatın yan yana var olduğu kentin, Roma’nın bizzat atan kalbini taşıyor.” VOGUE 
 
 
“Göz kamaştırıcı bir derleme; bu karakterler derin duygusal ve toplumsal uçurumlarla karşı karşıya… Lahiri’nin ışıldayan kalemi, Roma’nın çoğu zaman görmezden gelinen bir yüzünü yakalıyor… Sade, güçlü, etkileyici.” PUBLISHERS WEEKLY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135571</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdb8c734-7e0e-426c-ab7b-2e2b63037702.jpg</image:loc>
            <image:title>Ev Robotları Akıllandı</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ mühendisi çılgın bir baba, dünyayı ele geçirmeye niyetli, gereğinden fazla akıllı ev robotları ve ekran bağımlısı üç kardeş...
Zeki, Sibel ve Gizem&apos;in, evlerini robot istilasından kurtarmak için birlik olmaktan başka çareleri yoktur. Peki, birbiriyle hiç anlaşamayan kardeşler öfkeli robotlara karşı bir ekip olmayı başarabilecekler mi, yoksa tam da robotların umduğu gibi insani zayı ıklarına yenik mi düşecekler?
Ev Robotları Akıllandı, teknolojinin hayatlarımızdaki yerini ve sınırlarını sorgulayan; kardeşliği, dayanışmayı ve cesareti öne çıkaran bol kahkahalı bir robot isyanı hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135572</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb46276b-8f33-48bf-bc84-fce42e31e80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Son 8 Yıl MSÜ Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü Marka Yayınları</image:title>
            <image:caption>Son 8 Yıl MSÜ Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü Marka Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135573</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cbd79b3-eae6-458d-a692-365eb19546a5.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Türkçe Konu Konu Son 8 Yıl Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Türkçe Konu Konu Son 8 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135574</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2716d97-023d-4be1-9946-b3e3663014c8.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Fen Bilimleri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Fen Bilimleri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135575</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/170f2f11-eff9-4d78-93aa-fdbc414c5db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kütüphane Yolda</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar yüksek dağların ardında, küçücük bir köy varmış. Bu köyün evleri ahşaptan yapılmış, camları kocamanmış. Bahçelerinde tavuklar, kazlar dolanır, köpekler sakin sakin gezinirmiş. İnsanlar sabahın ilk ışıklarıyla bahçelerine gider çeşit çeşit meyveler toplar, sebzeler ekermiş. Köyün çocukları daha konuşmayı öğrenmeden ormandaki binbir çeşit otu tanır, nehirde yüzmeyi öğrenirmiş Bahar gelince yavrulayan hayvanlarını dağdaki en lezzetli otlara götürür, sağ salim de eve dönerlermiş. Yaz zaten en sevdikleri mevsimmiş Nehirde balık avlar, dağlarda uçurtma uçurur, ateş yakıp etrafında uzun sohbetlere dalarlarmışAma kış mevsimi bu köyde çok uzun geçermiş. Sanki dermiş çocuklar kendi aralarında konuşurken yaz koşturuyor, baharlar hızlı yürüyorda kış emekliyor gibi. Geçmek bilmiyor bir türlü! Bu uzun kış mevsiminde hayvanlar ağıllara alınır, sebzeler, meyveler kilere konur, dağlar çocuklara yasaklanırmış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135576</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/489f16cf-b61e-468d-9f55-16df5d9ca49a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünmenin Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Milyonlarca okur, bu kitaptaki öğretilerle hayatını iyileştirdi.

Başarı, sadece üstün bir zekâya, doğuştan gelen bir yeteneğe ya da şansa bağlı değildir; başarı düşüncelerinizin boyutuyla ilişkilidir. Zihninizdeki yenilgi düşüncesini işten çıkarıp zafer düşüncesini yönetime getirdiğinizde, imkânsız görünse de dağların nasıl yerinden oynadığını, mazeretlerin nasıl buharlaştığını ve korkunun yerini sarsılmaz bir özgüvene nasıl bıraktığını göreceksiniz. 

Bu kitap, boş vaatlerden öte, hayatın her alanında uygulanabilecek pratik ve sihirli teknikler sunuyor. Kendi değerinizi, dünyanın size biçtiği değere göre değil, kendi vizyonunuza göre belirlemeyi öğrendiğinizde, sadece geliriniz değil; mutluluğunuz, saygınlığınız ve yaşam kaliteniz de artacak. 

Unutmayın; küçük hedefler küçük sonuçlar doğurur. Eğer sıradanlığın zincirlerini kırmak ve başarı basamaklarını emin adımlarla çıkmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan şey büyük düşünmektir. Büyük Düşünmenin Büyüsü, size yalnızca ne yapmanız gerektiğini değil, bunu gerçek hayatta nasıl uygulayacağınızı da gösteren eşsiz bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135577</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17974d9d-52ff-4549-bd25-626a58d4ad5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Anka Kuşu (karton)</image:title>
            <image:caption>Ying, Mühendisler Loncasını ve babasının haksız ölümünün acısını geride bıraktıktan iki yıl sonra, hayat normale dönmeye başlar. Ancak dokuz adada huzursuz rüzgârlar esmeye devam eder ve gizemli Kanlı Anka Kuşu filosunun korkunç korsan saldırısının ardından Ying, yeni Başkomutan Ye-Yang’ın gergin siyasi dünyasına geri döner. Ying, kurnaz korsanları ve onların komutanını alt etmenin bir yolunu bulmak için Ye-yang ve loncadaki eski arkadaşlarıyla birlikte çalışmak zorunda kalır.
 
Bu arada Ying&apos;in kız kardeşi Nian artık başkentte yaşamaktadır ve sonunda Başkomutan ile evleneceği günü beklemektedir. Ye-yang ile olan ilişkisi mesafeliyken, On Dördüncü Beile Ye-kan ile olan arkadaşlığında teselli bulur. Başkent beklediğinden daha tehlikelidir ve karanlık bir komplo ortaya çıktığında, Nian ve Ye-kan başkomutanlığın içeriden çökmesini önlemek için gizemi vaktinde çözmelidir.
Her an ortaya çıkan yeni tehlikeler dokuz adayı parçalamakla tehdit etmektedir. Bu fırtınadan kurtulmak için Ying ve sevdikleri korkunç ihanetlerin ortasında zor seçimler yapmak zorundadır. Dünya yıkımın eşiğindeyken, düşmanlarını yenmenin ve hayatta kalmanın bir yolunu bulabilecekler midir? Ve yaşanan kayıplar buna değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135578</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e25f068-016d-4d63-8799-b18fcd2d3b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Çapraz Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Özenle hazırlanmış 96 Çapraz Bulmaca, hem yeni başlayanları hem de deneyimli bulmaca severleri ortak bir heyecanda buluşturuyor. Çapraz bulmaca çözmek, yalnızca kelime doldurmak değil; zihni tazeleyen, dikkati artıran ve günlük koşturmacada küçük bir nefes aralığı sunan keyifli bir alışkanlıktır. Gençler kelime dağarcığını geliştirirken, yetişkinler zihinsel canlılıklarını korur; çocuklar için eğlenceli bir öğrenme alanı, büyükler içinse sakinleştirici bir uğraştır. İster tek başına kahve molasında, yolculukta keyifli bir zihin egzersizi, ister ailece masa etrafında buluşup birlikte çözülerek geçirilen hoş bir an… Kalemini al, sayfayı çevir ve herkesin çözmekten zevk alacağı bu bulmaca dünyasına adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135579</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1c6b3c-1783-46ee-ac4e-3bd6aa43f7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Harfi bul, kelimeyi tamamla, kodu kır!
101 Bulmaca
Kod Bulmaca, sayıların içindeki gizli kelimeleri keşfetmen için hazırlanmış benzersiz bir bulmaca türü. Sorular yok; her şey ipuçlarının saklandığı kodlanmış sayılarda başlıyor. İlk ipucu kelimedeki harf - sayı eşleşmelerini çözerek, bulmacanın geri kalanındaki tüm sayıları doğru harflerle doldurman gerekiyor. Sonrası ise kelime dağarcığın, mantığın ve bulmaca sezginle birleşiyor.
Kare ve çengel bulmacayı andıran bu özel format, gençlerden yetişkinlere her yaştan okurun hem eğlenerek hem de zihinsel egzersiz yaparak vakit geçirmesini sağlar. Bu kitapta seni, farklı zorluk seviyelerine sahip 101 adet Kod Bulmaca bekliyor.
Kalemini al ve sayıları kelimelere dönüştürmeye başla.
Kodu kır, bulmacayı tamamla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135580</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76de4d5d-4461-4379-b813-8957822e90c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Anka Kuşu (ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ying, Mühendisler Loncasını ve babasının haksız ölümünün acısını geride bıraktıktan iki yıl sonra, hayat normale dönmeye başlar. Ancak dokuz adada huzursuz rüzgârlar esmeye devam eder ve gizemli Kanlı Anka Kuşu filosunun korkunç korsan saldırısının ardından Ying, yeni Başkomutan Ye-Yang’ın gergin siyasi dünyasına geri döner. Ying, kurnaz korsanları ve onların komutanını alt etmenin bir yolunu bulmak için Ye-yang ve loncadaki eski arkadaşlarıyla birlikte çalışmak zorunda kalır. 
 
Bu arada Ying&apos;in kız kardeşi Nian artık başkentte yaşamaktadır ve sonunda Başkomutan ile evleneceği günü beklemektedir. Ye-yang ile olan ilişkisi mesafeliyken, On Dördüncü Beile Ye-kan ile olan arkadaşlığında teselli bulur. Başkent beklediğinden daha tehlikelidir ve karanlık bir komplo ortaya çıktığında, Nian ve Ye-kan başkomutanlığın içeriden çökmesini önlemek için gizemi vaktinde çözmelidir. 

Her an ortaya çıkan yeni tehlikeler dokuz adayı parçalamakla tehdit etmektedir. Bu fırtınadan kurtulmak için Ying ve sevdikleri korkunç ihanetlerin ortasında zor seçimler yapmak zorundadır. Dünya yıkımın eşiğindeyken, düşmanlarını yenmenin ve hayatta kalmanın bir yolunu bulabilecekler midir? Ve yaşanan kayıplar buna değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135581</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8e77a5-5d4c-4367-8712-3a9e79d11f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 183. Sayı Büyüme, Enflasyon ve Emeğin Halleri</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
·         Geçmişi ve Geleceği Satarak Büyümek - Mahfi Eğilmez  
·         Türkiye’nin Enflasyon Süreci: Veriler, Gözlemler, Dersler - A. Erinç Yeldan            
·         Türkiye’de Emeğin Zavallı Hali - Alper Duman    
·         Paranın Hafızası ve Köklü Gelecekler: Merkez Bankacılığı Neden Bir Hafıza Yönetimidir? - Ahmet Faruk Aysan    
·         Zor Bir Yılın Ardından Zor Bir Yeni Yıla Başlarken - Ersin Kalaycıoğlu         
·         Seçmenler Kıyaslanır mı? Anketler Bize Ne Söyler? - Cem Mehmet Baydur           
·         Tarafsızlık Yanılsaması ve İktisadın Normatif Doğası - Arda Tunca              
·         Yeni ve Özel Bir Ev İçi Şiddet ve Suç Tipi Olarak Ölümcül Olmayan Boğma Fiilleri: İngiltere ve Galler Örneği - Kadriye Bakırcı 
·         2026 Başlarken Bir Soru: Yazıyoruz ama Kimin için? - Ayça Tekin-Koru   
·         Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Üzerine İlk Değerlendirmeler: Şeffaflık, Sürdürülebilirlik, Sorumluluk - 
Nazire Nergiz Dinçer      
·         Teknolojinin Kıskacında Sosyalizm: Hesaplama Tartışmasından Cybersyn Projesi’ne - Ercan Eren 
·         İki Kültürel Ekonominin Hikayesi II: Kültürel Kimlikten Kültür-Sanat Üretimi ve Tüketimine - Sacit Hadi Akdede  
·         Londra’nın Ekonomik Zihinleri I: Jeremy Bentham - Feyza Özdinç              
·         Grotesk Bir Kalkınma Modeli Olarak “Ayak- Bacak Fabrikası” - Gülçin Elif Yücel  
·         Yunanlar Yapay Zekâ Vergisinden Muaf mı? - Yaşar Taşkın Koç   
·         Kurumlar, İktisatçılar ve İnsanlar - M. Aykut Attar            
·         Eşitlik Ertelenemez! İktisat Biliminde Kadın İnisiyatifi’nin Türkiye Ekonomi Kurumu Genel Kurulu Tanıklığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135582</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e8fa3c-b80b-4054-8216-98d8d24baed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Goştaspname</image:title>
            <image:caption>İran mitolojisinin puslu derinliklerinde, taht kavgalarının ve kahramanlık ezgilerinin kesiştiği noktada bir isim yükselir: Goştâsp. İran edebiyatının dev ismi Dakîkî’nin kaleminden dökülen ve Firdevsî’nin ölümsüz eseri Şâhnâme’nin kalbine yerleşen bu özel bölüm, sadece bir hükümdarın tahta çıkış öyküsü değil, aynı zamanda Zerdüştlüğün kabulüyle değişen bir medeniyetin manevi haritasıdır. Babası Lohrâsp ile girdiği iktidar mücadelesinden, Arjâsp’ın ordularına karşı verilen amansız savaşlara; efsanevi kahraman İsfendiyâr’ın yiğitliklerinden, kadim inançların kök salışına kadar pek çok dönüm noktası bu satırlarda hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135583</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab78f0e0-9160-4f84-84e8-12780c921242.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalim Tanrılara Meydan Okumak</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLAR ÖLÜR, KORKAKLAR YAŞAR. 
 
 Fethedilmiş bir dünyanın kızı olan Ruying, henüz o doğmadan önce göklerden inen ve daha önce hiç görmedikleri teknolojilerle halkının büyüsünü yenen işgalcilerden nefret eder. 
Ruying’in büyü yeteneği, ölümlü bedenlerden ruhu çekip çıkarabilmektir. Genç kız, ailesini ve arkadaşlarını korumak için bu yeteneğini kullanır ancak her büyü onun ömrünü tüketmektedir. 
Düşman bir prens, Ruying’in yeteneğini keşfedince, ona imkânsız bir anlaşma teklif eder: Eğer Ruying onun özel suikastçısı olursa ve onun siyasi rakiplerini ortadan kaldırırsa, ailesi bir daha asla aç kalmayacak veya zarar görmeyecektir. 
Ancak Ruying bu pazarlığı kabul ederse hem ölüme yaklaşacak hem de kendi dünyasının sonunu getirme riskine girecektir. Ruying, daha iyi bir dünya vaatleriyle kalbini sızlatan ve gülümsemesiyle nabzını hızlandıran bu prense güvenebilecek midir? 
Yoksa Ruying sevdiklerini koruyarak tüm ulusuna ihanet mi edecektir? 
 “Büyü, cinayet, entrika ve ihanetle örülü, nefes kesici bir hikâye.” 

— Cassandra Clare, New York Times Çok Satan Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135584</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ab754f-8fe7-4e70-ad04-063c0853b0c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atmacanın A&apos;sı</image:title>
            <image:caption>“Bir insanla bir hayvanın karşılaşmasına dair şimdiye dek yazılmış en sarsıcı anlatılardan biri.” –SIMON WORRALL 
 
ULUSAL KİTAP ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ FİNALİSTİ 
KIRKUS PRIZE KURGU DIŞI FİNALİSTİ 
ANDREW CARNEGIE MADALYASI KURGU DIŞI FİNALİSTİ 
COSTA YILIN KİTABI ÖDÜLÜ 
SAMUEL JOHNSON ÖDÜLÜ 
NEW YORK TIMES 21. YÜZYILIN EN İYİ 100 KİTANI SEÇKİSİ 
 
Babası aniden öldüğünde, Helen Macdonald ondan beklendiği şekilde yas tutmayı reddeder. Her şeyi kenara bırakıp kurtuluşu kimsenin düşünmeyeceği bir yerde aramaya karar verir: Vahşi bir atmaca alıp onu ehlileştirmek. 
 
Adını Mabel koyar. 
 
Asla tamamen ehlileştirilemeyecek, safi içgüdüden ibaret bu yırtıcı kuşun mizacı aslında Helen&apos;ın duygularının aynasıdır. Acının ve vahşiliğin derinliklerine doğru, yazarı önce deliliğin sınırına götürecek sonrasında ise hayatını dönüştürecek bir keşif yolculuğu başlar. 
 
Satış rekorları kıran ve şimdiden bir 21. yüzyıl klasiklerinden görülen Atmacanın A&apos;sı, doğa ve insanlık üzerine bugüne dek yazılmış en nefes kesici metinlerden biri. Yaşam ile ölümün nasıl uzlaştırılacağına dair zarif bir ders. 
 
&quot;Atmacanın A’sı, doğa yazınının yalnızca dünyayı anlatmakla kalmayıp onun en mahrem yanlarını da gözler önüne serebileceğini hatırlatıyor. Kitap öylesine iyi ki âdeta okumak insanın canını acıtıyor. Ama bu acı, iyileştirici türden... Gerçek bir klasik.&quot; –NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135585</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882d652e-7a5e-4332-8548-3c2585181598.jpg</image:loc>
            <image:title>4 El Piyano için 12 Prelüd</image:title>
            <image:caption>9-16 yaş aralığındaki öğrenciler için tasarlanmış olan bu kitap, 12 kısa parçadan oluşmaktadır. Eserler, piyano tekniği açısından kolaydan zora doğru bir sıralama göz edilerek yazılmıştır. Her parçada piyano tekniği açısından yeni kazanımlar edinmek amaçlanırken, müzikal açıdan da basit uygulamalardan daha bileşik becerilere uzanan bir yelpazeye yer verilmiştir. Bu kitabın amacına ulaşabilmesi için öğrencinin iki el birlikte çalışabilecek düzeyde olması beklenmektedir. Ülkemizde, (orta seviye) piyano eğitiminde kullanılan 4 el piyano metotlarının sayıca az olması bu çalışmanın ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Çocuklar kısa hikâyelerden oluşan bu eserleri keyifle çalışacak, eğlenerek öğreneceklerdir. Yan yana çalan her iki çalıcının partisyonu da hem öğretmen-öğrenci hem de iki akran öğrencinin icrasına uygundur. Bu sayede öğrencinin hem tiz (primo), hem pes (secondo) alanda çalabilmesi de amaçlanmıştır.
Her seviyeden çalıcıya ışık tutması açısından kitaptaki tüm eserlerin Youtube kaydı kitabımıza eklenmiştir. Kitabın 2.sayfasındaki karekod aracılığıyla bu kayıtlara erişmek mümkündür.  
Arkadaş, kardeş, öğrenci ve öğretmen bağlarının bu müzikal birliktelik ile daha da güçlenmesi, güzel anılar biriktirerek büyümesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135586</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1dd261d-372c-45c0-8e94-9816185a7186.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Dinine Felsefi Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>İlk Çağ felsefesi çoğu zaman, bir sabah uyanıp evrenin sırrını sorgulamaya başlayan filozofların hikâyesi gibi anlatılır. Ders kitaplarında Thales sahneye çıkar, her şeyin kökeninin su olduğunu söyler; ardından Anaksimenes her şeyin kaynağının hava olduğunu iddia eder. Bir noktada Sokrates, Platon ve Aristoteles sözü alır; felsefi ilgi insana ve politikaya yönelir... Böylece felsefe tarihi, birbirinden kopuk fikirlerin art arda dizilmesi gibi görünür.
Peki ya gerçekte olan bu kadar basit miydi?
Günün birinde arkhe soruşturmasıyla felsefe tarihi sahnesine çıkan bu filozoflar nasıl bir dünyaya doğmuşlardı? Ne yemiş, ne içmişler, atalarını neye inanırken bulmuşlardı? Her şeyin ilk ilkesini aramaya koyulan bu insanlar, hangi dinî-kültürel mirasın içinden yükselmişlerdi? Ve bu miras hangi aşamada onların sorularına cevap veremez hâle gelmişti?
Felsefe tarihini yalnızca fikirlerin kronolojisi olarak değil, bu fikirleri mümkün kılan kültürel dünyanın bir yansıması olarak okuyan çalışmalar dilimizde sayıca epey azdır. Antik Yunan Dinine Felsefi Bir Giriş: Tanrılar, Ritüeller, Gizemler işte bu eksiği tamamlamayı amaçlamaktadır. Eser, dinler tarihi ile felsefe tarihi arasındaki boşluğu, antik Yunan’ın dinî ve düşünsel atmosferi üzerinden yeniden kurarak, iki anlatı arasında sağlam bir köprü inşa etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135587</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb88a3e8-b3d0-4d6d-b499-99a67ad98d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyan Çağında Teolojinin Sözü</image:title>
            <image:caption>Juan Donoso Cortés’in bu eseri, onun olgunluk döneminin en berrak metinlerinden oluşur. Cortés bu sayfalarda modern dünyanın fikrî ve siyasi temellerini sorgular; on dokuzuncu yüzyıl Avrupası’nın hızla sekülerleşen zihniyetine karşı, siyaseti teolojiden koparan her yaklaşımın insanı ve toplumu derin bir krize sürüklediğini savunur. Ona göre liberalizm ve sosyalizm, kurtuluş vaat eden ideolojiler değil; insanın Tanrı’dan kopuşunun farklı tezahürleridir. İnancın terk edildiği noktada ise özgürlük, yerini anarşi ve zorbalığa bırakır. 
Bugün Donoso Cortés’i okumayı önemli kılan, modernliğe yönelttiği bu köklü sorgulamadır. Elinizdeki metin bir Katoliklik savunusu değildir, inancın toplum hayatındaki kurucu rolünü merkeze alan bir muhasebedir. Tanzimat’tan bu yana süregelen devlet-din gerilimi ve modernleşme tecrübesi, Donoso’nun düşüncesiyle okunduğunda yeni bir anlam kazanır. Onu okumak, Batı’ya ait bir fikri ithal etmekten ziyade, modernliğe karşı duruşumuzu yeniden düşünmek anlamına gelir. 
Zira Cortés’in uyarısı bugün hâlâ geçerlidir: 
“İnsan Tanrı’yı unuttuğunda, yeni putlar üretir ve sonunda onlara teslim olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135588</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9037cd23-be27-4988-9f34-ff57bd914cb1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un Hayaletleri
Esra’nın kocası İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayıdır. Seçimlere bir ay kala Esra, kocasının cebinde bir yüzük bulur. Bunu kocasının eski karısı için aldığını düşünüp öfkeyle parmağına takar ancak yüzük, kısa süre sonra beklenmedik bir biçimde çalınır. 
Yüzüğün izini süren Esra, onun gerçek sahibinin Kapalıçarşı’da nesillerdir kuyumculuk yapan bir aileden gelen Gabriel adında bir Süryani olduğunu öğrenir. Uzak durmaya çalışsa da Gabriel bir şekilde hayatına girer; Esra’yı, İstanbul’un yer altında ve yer üstünde, parlak mekânlarından köhne sokaklarına ve dehlizlerine uzanan bir yolculuğa sürükler. Genç kadın, kentin görünen yüzünün ardındaki kirli oyunlara tanık olur — ve bizi de tanık eder. 
İstanbul’un Hayaletleri, bu kadim şehrin bütün yüzlerini, yaşayan yaşamayan karakterlerini, binlerce yıllık hikâyelerini bize soluk soluğa bir kurguyla anlatıyor. Bu hikâyeler hep oldu, hep olacak. İstanbul ise o görkemli tarihine yenilerini eklemekten geri durmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135590</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e80ec51b-31e3-430f-b5fc-f79e3601ce2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Dehaları Serisi</image:title>
            <image:caption>Bu sette The New York Times Çok Satanlar ünvanlı yazar Gordon Korman’ın çok ilgi gören Suç Dehaları serisinin üç kitabını kutu içinde birlikte sunuyoruz. 
Üç kitaplık bu seride, çevrelerindeki olayları keşfetmeye meraklı, sorgulayan ve sorulara cevaplar arayan gençlerin, şaşırtan sürprizlerle dolu, temponun hiç düşmediği, soluk soluğa akan maceraları sizleri bekliyor. 
 
Suç Dehaları / Başlangıç 
Eli Frieden doğrulukla dürüstlüğe her şeyden çok önem verilen, dünyanın en mükemmel kasabası olan New Mexico&apos;daki Huzur&apos;da yaşamaktadır. 
 
Eli hayatı boyunca Huzur&apos;dan dışarı adımını atmamıştır… Ta ki bir gün bisikletiyle kasabanın sınırlarını aşana dek. Bunu yaptığı anda Eli&apos;nin başına o kadar beklenmedik ve çılgınca bir şey gelir ki tüm hayatı altüst olur. Olanları anlamak için arkadaşlarını kendisine yardım etmeye ikna eden Eli, çok geçmeden Huzur&apos;da hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder. Bulmacanın parçaları yerine oturdukça hiç suç işlenmeyen kasabalarını tarihin en büyük suç dehalarına bağlayan şok edici bir gerçekle karşılaşırlar. Çocuklar artık başta ebeveynleri olmak üzere kimseye güvenemeyeceklerinin farkına varırlar. 
 
Suç Dehaları / Kaçaklar 
Osiris Projesi klonları artık özgür. Fakat proje, hâlâ peşlerinde… 
 
“Mükemmel” kasabalarından kıl payı kaçan Eli, Tori, Amber ve Malik en sonunda gerçek dünyadadır. Huzur liderlerinin suçlarını ifşa etmeye kararlı dörtlü, Osiris Projesinin kurucusu ve gizemli milyarder Tamara Dunleavy&apos;nin izini sürmeye karar verir. Yakalanmamak için kanunları çiğneyen, izinsiz evlere, otellere ve otobüslere girip arabalar çalan klonlar, DNA&apos;larındaki suçlulara mı dönüşüyor? 
 
Maceralarında öğrendikleri ise her şeyi değiştirecek. Çocuklar klonlandıkları ölümcül suçluların kimliğini öğrenmek ve dünyayı gerçeğe ikna edecek kanıtlar bulmak için dosdoğru deneyin kalbine, Plastik Fabrikası&apos;na döner. Fakat dışarıdaki dünya hiç de bekledikleri gibi çıkmaz. Karşılaştıkları yabancılar sadece soğuk değil, tehlikelidir de. Tek yanlış hamleyle doğrudan Dr. Hammerstrom&apos;un eline düşebilir ve sonsuza dek Huzur&apos;da tutsak kalabilirler. 
 
Suç Dehaları / İntikam 
Osiris Projesi klonları eski arkadaşlarından birinin ihanetine uğradıktan sonra bir kez daha kaçmaktadır. Eli&apos;yle Tori ve Amber&apos;la Malik iki gruba ayrılmış, gerçek dünyada hayatta kalma savaşı veriyorlardır. 
 
Amber&apos;la Malik, Osiris Projesi&apos;nin varlığını kanıtlayabileceğine inandıkları tek kişinin –Malik&apos;in DNA bağışçısı olarak da bilinen azılı gangster Gus Alabaster&apos;ın– peşine düşer. Ancak –gerçek bir aile edinme ihtimaliyle boş umutlara kapılan– Malik suç dünyasının içine çekilirken eylemleri Amber&apos;la hayatlarını büyük tehlikeye sokar. 
 
Eli&apos;yle Tori ise Osiris Projesi&apos;nin en sıkı korunan sırrını öğrenmeye çalışırken kendilerini daha da büyük komploların ortasında bulurlar. 
 
 
Suç Dehaları Serisi Yorumları: 
 
“Suç Dehaları günümüzde gerçekleşmesi mümkün, akıl almaz bir hikâyeye sahip bir başyapıt. Bir yandan iliklerinize kadar ürpertirken bir yandan da kahkahalar attırabilen ender kitaplardan.” (Peter Lerangis, çok satan Seven Wonders serisinin yazarı.) 
 
“İnsanı güldüren gerçekçi karakterleri, gerçekten şaşırtan sürprizleri ve mükemmel akan konusuyla Suç Dehaları, en beğendiğim yazarlardan Korman&apos;ın yayımlandığı anda klasikleşen kitaplarından biri.” (James Dashner, Labirent serisinin yazarı.) 
 
“Gizemlerle dolu, sonu tatmin edici, insanı saran bir kitap.”  (Ala Booklist) 
 
“Müthiş sürükleyici. Beklenmedik sürprizlerle dolu bir kitap… Kemerlerinizi bağlayın.” (James Patterson) 
 
“Suç Dehaları okurları harika espriler, şaşırtıcı gizemler ve sempatik karakterlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.” (New York Times çok satan Fablehaven ve Five Kingdoms serilerinin yazarı Brandon Mull) 
 
“Okurları hep tetikte bekleten, hızla akan hikâyenin sonunu görmek için sabırsızlanacaksınız.” ( Publishers Weekly) 
 
“Farklı hikâyesi, akıcılığı, şaşırtıcı sürprizleri ve sempatik karakterleri bu seriyi takip etmeye değer kılıyor.” (Kirkus Reviews)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135591</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c8a3b2-4774-4a3d-b0be-a7300208717c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Sıradaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sevginin gücü tüm ön yargıları görünmez kılar. Dünya genelinde 8 milyon okura ulaşan Çukurlar efsanesinin yazarı Louis Sachar’dan, koşulsuz sevginin iyileştirici gücüne dair modern bir klasik: Yanlış Sıradaki Çocuk. Çevresi tarafından “ötekileştirilen” bir çocuğun içindeki saf iyiliği görmemizi sağlayan bu bol ödüllü roman, güçlü mizahı, sıcacık karakterleri ve okurda yarattığı duygusal derinlikle aynı anda hem güldürüyor hem de hüzünlendiriyor. İlk baskısının üzerinden yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen gençlerin dünyasını yakalamayı sürdüren kitap, öğretmen-öğrenci ilişkisini anlatan en dokunaklı metinlerden biri. Bradley, sınıfın en arka sırasında tek başına oturan, herkesin “sorunlu” olarak addettiği, hatta zamanla kendisinin bile buna inanmaya başladığı o kötü çocuk... Yalan söylüyor, kavga ediyor ve derslere odaklanamıyor. Zaten etrafındaki hemen herkesin ondan beklediği de bu! Ta ki bir gün yeni birileri karşısına çıkıp bitmek bilmez yalnızlığından onu kurtarana kadar. Jeff ile Carla’nın hayatına girmesiyle yeniden sevmeyi ve güvenmeyi öğrenen Bradley için değişim belki de ihtimal olmaktan çıkıyor. Adım adım öz güvenini geri kazanan kahramanımız ilk kez kendisini değerli hissetmeye başlayınca, kaderini tersine çevirmesi de kaçınılmaz oluyor... Saf ve temiz bir kalbin hiçbir yaftalamaya ve dışlamaya boyun eğmeyeceğini gösteren Sachar bu kitabıyla unutulmaz bir kendini keşfetme hikâyesine imza atıyor. Sosyal hayatta davranış sorunları yaşayan çocukların iç dünyasını gerçekçi bir üslupla yansıtan Yanlış Sıradaki Çocuk, okurların yüreğine dokunan, içten bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135592</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd11256-92e6-40a1-9783-6af2c0b62190.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Lacivert</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Lacivert</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135593</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8219265-d52b-48fb-aef8-e1fd9fd5678d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Mavi</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Mavi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135594</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1d68be-bf74-4b12-ab49-2691656e7db5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Pembe</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Pembe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135595</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab01bfe-c91d-494b-807d-637ecc14427f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Sarı</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Sarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135596</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b2546a6-6611-4f91-add1-d24c6a598e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Yeşil</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Yeşil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135597</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a543cb5-829b-4bcd-b446-517e97c67abe.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Beyaz Adam</image:title>
            <image:caption>Geçmişin sır perdelerini aralayan bir roman... 
 
Kadim sırların perdesi aralanırken, soluk soluğa bir maceraya hazır olun. Bu, sadece Kafkasya’nın billur vadilerinden bilinmez topraklara uzanan bir serüven değil, aynı zamanda derin bir insanlık dramına tanıklık edeceğiniz sarsıcı bir yolculuk. 
 
İhtişamın büyüsü uğruna ödenen bedeller içinize işleyecek. 
 
Bu roman, sizi sadece sürükleyici bir hikâyenin içine çekmekle kalmayacak, aynı zamanda insan doğasına dair sorularla baş başa bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135598</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42911c70-aec0-4032-92e9-209759e63103.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Üründen 6 Adet - Özel Kutusunda Mandala Ayraç - 30 Adetli Stand</image:title>
            <image:caption>Her Üründen 6 Adet - Özel Kutusunda
Mandala Ayraç - 30 Adetli Stand</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135599</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f97cceb-82ce-46ab-a140-eca29a2222bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Toplantıları ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Eğitim kurumlarında toplantılar, yalnızca gündem maddelerinin ele alındığı rutin oturumlar değil; karar alma, planlama ve değerlendirme süreçlerinin merkezinde yer alan kritik yönetim araçlarıdır. Bu kitap, okul toplantılarının kavramsal temellerinden başlayarak, yöneticilerin rol ve yeterliklerini, toplantı yönetimi sürecini ve eğitim-öğretim üzerindeki etkilerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik teoriyi uygulamayla buluşturan içerikleriyle, okuyuculara hem kuramsal hem de pratik bir perspektif sunmaktadır. 
Araştırma ve uygulama odaklı yaklaşımıyla kitap, okul müdürlerinin toplantı öncesi hazırlıklarından toplantı sonrası değerlendirmelerine kadar tüm süreci detaylı bir şekilde incelemekte, etkili ve katılımcı bir toplantı kültürü oluşturmanın yollarını göstermektedir. Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve akademisyenler için değerli bir rehber niteliğindeki bu çalışma, okul yönetiminde verimliliği artırmayı, karar alma süreçlerini güçlendirmeyi ve eğitim ortamlarını daha etkin kılmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135600</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e5c899-627e-41d9-9bd5-b3096085c3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Toplum Teknoloji ve Çevre İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Toplumsal yapının devam edebilmesi için eğitimin bireyin sosyalleşmesinde ve kültürel değerlerin kazandırılmasında gerekli katkıyı sağlaması gerekmektedir. Eğitimin işlevleri amaçlara göre değişir ve biçimlenir. Ancak, eğitimin toplumda değişmeyen genel işlevleri de vardır. Klasik eğitim, mikro eğitimi ön plana çıkarmaktadır. Oysa günümüzde makro eğitim; mikro eğitim boyutlarını aşarak insanın sadece okulda değil, yaşamı boyunca sürekli olarak eğitimini ön plana çıkarmıştır.  Makro eğitim açısından bakıldığında eğitimin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi için diğer toplumsal kurumlardan da yararlanması gerekmektedir. Eğitimi hem olumlu hem de olumsuz etkileyen bu kurumlardan bazıları şunlardır: sosyo-kültürel çevre, ekonomi, hukuk, siyaset, sosyoloji, din, sivil toplum örgütleri, psikoloji, teknoloji ve insanla temas halinde olan doğal çevre. Bu nedenle eğitimin toplum, teknoloji ve çevre ile ilişkisinin incelenmesi ve bilinmesi önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135601</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fc2bdc6-b391-4a67-a455-3c4da8bfc294.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Sen</image:title>
            <image:caption>“Her şey yaşanıyor, her şey yankılanıyor. An ise zamanın parçalanmaz bütünü. Geçmişin de geleceğin de şimdi olarak yaşandığı bir bütün. Kendini tekrarlayan sonsuz bir bütün.” 
Farklı zamanlara açılan geçitleri kullananlar, bazen tanıdık bir şehrin sokağında bazen de tarihin akışını değiştiren bir anın tam ortasında bulur kendini. Yüzleri değişmez, sesleri aynı kalır. Ama karşılarında kendi suretlerinde yaşayan bambaşka hayatlar vardır. 
Zaman dediğimiz şey gerçekten akıp gidiyor mu? Yoksa geçmiş ve gelecek yalnızca bir yanılsamadan mı ibaret? Eğer zamanın tek hakikati şimdiyse kim aslında kendi hayatını yaşıyor? 
Betül Kılıç, güçlü kalemi ve sürükleyici anlatımıyla okuru kimliğin, yaşamın ve zamanın gerçekte ne olduğuna dair derin bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135602</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14052477-bbef-425d-ba9b-12bdf0ff38d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’le Bir Yaz Günü Macerası</image:title>
            <image:caption>Deniz, içinden geldiği gibi yaşayan bir çocuk. 
Doğayla zarif bir uyum içinde, anda kalmanın ve sade mutluluğun hakkını veriyor. 
Duyarlı gözlem gücüyle bize yaşamın en saf hâlini resmediyor: çocukluk. 
Onda çabayı, merakı ve keşfetmenin sevinciyle parlayan bir ışığı görüyoruz. 
Aydınlık bir zihinle, aydınlık bir kalbin buluştuğu o nadir dengeyi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135603</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1216bf0-09d5-4b35-b511-dccdd3330391.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahil’in Kutup Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Sahil, bir yaz sabahı merakına kapılıp denize açıldığında, karşısına çıkacak dalgaları da yolunu nasıl bulacağını da bilmiyordu. Fırtına çıkınca korktu, hata yaptığını düşündü, pes etmeye yaklaştı. Ama yıldızlar gökyüzüne döndüğünde, annesinin sesi de içinden yükseldi: 
 
“Hata yapmaktan korkma. Öğreneceğine güven.” 
 
Bu hikâye, kaybolmuş gibi hissettiğimiz anlarda bile içimizde bir yerlerde yolumuzu gösterecek bir ışık olduğunu hatırlatan umutlu bir yolculuk. Cesaretin bazen yalnızca bir adımla başladığını, hataların büyümenin parçası olduğunu ve herkesin kendi Kutup Yıldızı’nı bulabileceğini anlatıyor. 
 
Sahil’in Kutup Yıldızı, hem çocuklara hem de içindeki çocuğu hâlâ duyan yetişkinlere, kendi yönlerini yeniden keşfetmeyi fısıldayan, sıcak ve ilham veren bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135604</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde83d9d-cae2-4b38-9801-8e73641cb87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Geliyor</image:title>
            <image:caption>Nehir kıyısında yaşam güzeldi ama karanlık ağaç kovuğu hep gizemliydi.

Fırtına çıkınca, Küçük Kurbağa kendini birden o kovuğun içinde buldu ve korkunun ardında saklı bambaşka bir sır keşfetti. Bazen en beklenmedik dostluklar, en büyük fırtınalardan doğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135605</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5133df0e-811a-46b3-80b2-b3e1b21c8b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Belki</image:title>
            <image:caption>Bazı şeylerin yarına bırakılması çok geç olabilir... Tanıklığa dayanan yapıtlarıyla edebiyatımıza iz bırakan Ferda İzbudak Akıncı, çok satan romanı Bergamalı Simo’nun devamı niteliğindeki Yarın Belki’de, bu kez nükleer santrallerin gölgesinde yükselen bir başka sarsıcı hikâyeyle çıkıyor karşımıza. Toprağı ekip biçenlerle onu zehirleyenlerin, geceden sabaha ormanları yok edenlerin kirli oyunlarını açığa çıkaran bu girift kitap, yakın geçmişimizde yaşanmış ve halihazırda yaşanmakta olan bazı çok önemli olayları unutturmuyor. Gerçekle kurguyu çoksesli bir anlatım ve mükemmel bir dengeyle harmanlayan yazar, doğayla kurduğu kadim bağı savunmaya çalışan bir kasaba halkının amansız savaşını ve kahramanlığını sayfalarına taşıyor. ‘Yarın yeni bir gün,’ dedi içinden. ‘Yarın belki vazgeçerler ağaçları kesmekten. Yarın belki her şey yoluna girer. Yarın belki...’ Bergama’daki altın madeni mücadelesinin ardından şimdilerde Akbelen Ormanı, direnişin kalbine dönüşmüştür. Simo’nun Bergama’da başlayan hikâyesi, Akbelen’de yeniden filizlenir; madenlerin açtığı yaralar inceden inceye ağaçların köklerine, insan hafızasının en derin katmanlarına işlemektedir. Kasabalılar doğayı, toprağı ve kendi varlık nedenlerini savunmak için tek yürek olurken, yaşanan trajedi bireysel cesaretle kolektif direnişin iç içe geçtiği bir anlatıya dönüşür. Ferda İzbudak Akıncı, Bergama ve Akbelen yörelerinde verilen etkileyici mücadeleyi kaleminin ucuna taktığı Yarın Belki ile, “boyunduruk altındaki” hayatlarımızın bir gün aniden nasıl değişebileceğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135606</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed95c121-8574-411a-b7fb-387a24cfbd17.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Seçim hakkımız yoksa hiçbir şeyimiz yoktur.&quot;   Onlar kimi zaman evleri basıp kitapları ortadan kaldırıyor, kimi zaman sanat eserlerini yok ediyorlar. Bazen bekârları avlıyor, bazen de yas tutanları kulelere kapatıp beyinlerini yıkıyorlar. Karanlıkta sinsice dolaşıp kendilerine direnenleri gözetliyor, takip edip fişliyorlar. Güneşli bir günde onların gölgesinin düştüğü herkes ve her şey için gün bir anda kararıyor, bir kâbusa dönüşüyor.   1977’de yayımlandıktan kısa bir süre sonra kayıplara karışan ve kırk yılı aşkın süren, uzun bir sessizliğin ardından yeniden keşfedilen Onlar, isimsiz ve cinsiyetsiz, cesur bir karakterin peşinde, direnme gücü ile otoriteye boyun eğme arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.     “Kayıp bir distopik başyapıt.” The Paris Review   “Tüyler ürpertici bir öngörü... Sinsi ve dehşet verici!” Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135607</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ca63fa-4067-41a0-8d90-e350f6ef185a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünden Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünden Mektuplar, Amerikalı yazar Mark Twain&apos;in ölümünden sonra derlenerek yayımlanan, yazarın kendine özgü alaycı ve muzip tarzından ödün vermediği mektuplardan oluşuyor.   Şeytanın ağzından cennetten kovulduğu dönemde yazılan bu mektuplar insan türünün yaratıcısıyla olan ilişkisinin hüzün dolu trajedisini tasvir eder. Kitaptaki on bir mektup Twain&apos;in hem teolojik açıdan hem de bir yaşam tarzı olarak Hıristiyanlıktan duyduğu rahatsızlığı ve hiciv dolu eleştirisini içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135608</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92ff597-879e-4e91-ba28-608c13b14c1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933</image:title>
            <image:caption>G.E.Moore’un notlarından oluşan Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933 bir filozofun zihnine yolculuktur. Bu yıllar arasında Wittgenstein ve G.E. Moore’un felsefi ilişkisi, özellikle Ludwig Wittgenstein’ın Cambridge’deki dersleri ve seminerleri üzerinden şekillendi. Wittgenstein’ın derslerinde en önde gelen katılımcılardan biri olan Moore’un titizlikle tuttuğu notlar, bugün sadece Wittgenstein’ın düşünce sürecinin değil, felsefi tartışmalarının da eşsiz bir kaydı olarak görülebilir. Wittgenstein’ın dersleri ve Moore’un ona olan katkısı, Cambridge’deki bu dönemde felsefi gelişimlerinin önemli bir parçasıydı.   Wittgenstein bu derslerde hem öğrencilerini hem de meslektaşlarını geleneksel felsefi varsayımları yeniden gözden geçirmeye davet ediyor ve çığır açan eseri Felsefi Soruşturmalar’da doruğa ulaşacak fikirler sunuyor. Yoğun ve açık bir üslupla dinleyicilerini kendi “felsefe yapma” yöntemine katılmaya, dilin ve anlayışın sınırlarını keşfetmeye çağırıyor.   Bu kitap Wittgenstein’ın düşüncesinin eşsiz felsefi yaklaşımını ve çağdaş felsefe üzerindeki kalıcı etkisini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir okuma kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135609</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa7b8e39-df3e-43a9-a14d-27b58b524db2.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Anahtar 2 - Luna Moon’un Hayaleti</image:title>
            <image:caption>Benim adım 
İSKELET ANAHTAR… 
İşte bu mükemmel ötesi parmaklar, gizemli dünyaların kapılarını açıyor! 
 
Ailesi gözlerinin önünde kaybolan LUNA MOON’un tüyler ürpertici hikâyesinde bana katılın. Luna, suçlunun hayalet büyükbabası olduğuna inanıyor ama gölgelerin arasında çok daha gizemli bir şey saklı; HAYALÎ bir şey... Büyülü kitaplara, pek de iyi olmayan şövalyelere ve inanılmaz derecede gerçek olması gereken ancak gerçekten inanılmaz olan bir hikâyeye hazırlanın. 
Çünkü hayaller çılgına döndügünde tuhaf seyler olabilir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135610</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32c418e-348a-48ad-87bf-0e42abff4aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Anahtar 1 - Hayal Dişi Arkadaş</image:title>
            <image:caption>İSKELET ANAHTAR… 
İşte bu mükemmel ötesi parmaklar, gizemli dünyaların kapılarını açıyor!

Tek arkadaşı hayal gücünün bir ürünü olan BEN BUNSEN’in ilginç hikâyesini dinlemek için bana katılın. Tabii şimdiye dek… Çünkü Ben’in hayalî arkadaşı Gorblimey gerçek olmak üzeredir ve dünyası bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Canavarlara, korsanlara ve inanılmaz derecede akılalmaz bir hikâyeye hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135611</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa973d25-28ca-45f2-9031-9b026ae31097.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkez-Çevre Düalizmi Bağlamında Van Vilayeti Dâhilinde Devlet-Aşiret İlişkileri (1876-1914)</image:title>
            <image:caption>Van; konumu itibariyle asırlarca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan tarihi ve kozmopolit bir şehirdir. Gerek coğrafyası, gerek tarihi ve gerek de kültürü ile Van, Türkiye’nin en güzide şehirlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu eserde Van’ın 1876-1914 dönemleri arasında geçirdiği dönüşüm ele alınmış olup Osmanlı İmparatorluğu, bölgenin yerel halkı, aşiretler ve dış kuvvetler arasındaki denge politikası ve tarihsel olaylar incelenmiştir. Pek tabiî Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması, küresel ve yerel güç odaklarının bölge üzerindeki hırslarını ve isteklerini gün yüzüne çıkarmıştır. Doğal olarak köklü bir imparatorluğun iradesinin tezahürü olarak Osmanlı idaresi, bölgedeki merkezî konumunu arttırmaya çalışmıştır. Bu durum, merkezî idarenin hem yerel güç odaklarıyla hem de bölge üzerinde ilgisi bulunan devletlerle çatışma yaşamasına neden olmuştur. Bu çalışma; 19. yüzyılın son perdesinde devletlerin Van üzerindeki çıkar çatışmalarını, etnik grupların isyanlarını, çökmekte olan bir imparatorluğun topraklarını korumasını incelemekle kalmayarak bilhassa günümüzde yaşanan önemli sorunların köklerine inmeye çalışmıştır. Nihayetinde eser, Kürtçülük ve Kürt sorununun temelleri, Ermeni terörü ve sözde “soykırım” iddiaları, sömürgecilik ve günümüzdeki Batı tahakkümünün temellerine objektif bir açıdan perspektif sağlamaktadır. İmparatorluğun en çalkantılı dönemini konu alan eser, sübjektif görüşlere karşı Osmanlı ve İngiliz arşiv belgeleri incelenerek bir yanıt verme amacı güdülerek kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135612</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/890600b5-5c31-4109-a94e-5332a8e1c783.jpg</image:loc>
            <image:title>The Korean War And Turkish-American Relations</image:title>
            <image:caption>This study provides an in-depth examination of the impact of the Korean War, which took place between 1950 and 1953, on the relations between Turkey and the United States. Based on primary sources obtained from the Turkish General Staff Military History and Strategic Studies Directorate Archive and the Prime Ministry Republic Archive, the work analyzes the motivations behind Turkey&apos;s decision to participate in the Korean War and the repercussions of this decision on bilateral relations within the framework of the “bandwagoning” theory. Archival documents reveal how factors such as the goal of NATO membership, the search for allies against the Soviet and communist threat, and the continuity of economic and military aid shaped Turkey&apos;s foreign policy preferences. Addressing a critical moment in the Cold War era, this study provides a detailed examination of developments in the fields of security and economics, serving as an important reference source for those seeking to understand the historical origins of Turkish-American relations. Offering a unique perspective for academics, historians, and readers interested in international relations, this work examines one of the turning points in Turkey&apos;s orientation toward the Western alliance.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135613</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c9b186-b3c0-4141-94e9-ffa3af41ede9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal ve Hukuki Boyutlarıyla Cezasızlık Algısı</image:title>
            <image:caption>“Toplumsal ve Hukuki Boyutlarıyla Cezasızlık Algısı”, cezasızlık olgusunun kendisinden ziyade, toplumda giderek güçlenen cezasızlık algısını merkeze alan kapsamlı ve özgün bir çalışmadır. Kitap, Türkiye bağlamında cezasızlık algısının nasıl oluştuğunu, hangi toplumsal, hukuki ve kurumsal dinamiklerden beslendiğini ve adalet mekanizmasına duyulan güveni nasıl şekillendirdiğini çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. 
Çalışmada cezasızlık ile cezasızlık algısı arasındaki ayrım net bir biçimde ortaya konulmakta, ayrıca bu algının yalnızca hukuki eksikliklerin değil, aynı zamanda yargı bağımsızlığı, kurumsal meşruiyet, toplumsal eşitsizlik, medya temsilleri ve bireysel deneyimlerin etkileşimiyle inşa edilen yapısal bir sorun olduğu gösterilmektedir. Nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla, toplumun farklı kesimlerinin cezasızlık algısına ilişkin tutumları analiz edilmekte ve özellikle hukukçularla (avukatlar) yapılan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla algının arka planındaki deneyimler görünür kılınmaktadır. 
Kitapta ayrıca küresel cezasızlık endeksleri, hukukun üstünlüğü göstergeleri ve Türkiye’deki çeşitli yasal değişiklikler çerçevesinde cezasızlık algısının güncel görünümü tartışılmaktadır. Algının bireysel davranışlar, toplumsal güven, suçun normalleşmesi ve adalet arayışları üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirilmektedir. Çalışma, cezasızlık algısının yalnızca bir “hissiyat” değil, toplumsal sonuçlar üreten güçlü bir gerçeklik olduğunu vurgulayarak, bu algıyla mücadeleye yönelik somut politika ve uygulama önerileri sunmaktadır. Bu yönüyle çalışma hukukçular, akademisyenler, politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve tüm okuyucular için, Türkiye’de adalet, hukukun üstünlüğü ve toplumsal güven tartışmalarına derinlik kazandıran önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135614</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b932edf6-3ef3-4f72-9519-ce6b097b2c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Tuhaf sorularla, zorlu meydan okuyuşlarla başlayan felsefe, tartışmalarla gelişir. İnsanların karşıt görüşler öne sürmesiyle, akıl yürütmesiyle, mantık ve kanıt kullanmasıyla büyür. Felsefe yapanların görüşlerine katılmasanız bile onların kitaplarını okuyun. Neye inanırsanız inanın, inandığınız şeyin; olgular, nedenler, ilkelerle nasıl desteklendiğini görecek ve hayrete düşeceksiniz. Bu da sizin enine boyuna düşünmenizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135615</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34bc57b8-5de0-4dd5-a14e-1392a1fe6fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Zootropolis Sihirli Dünya</image:title>
            <image:caption>Judy, tüm hayvanların uyum içinde yaşadığı Zootropolis şehrinde polis memuru olan ilk tavşan! Yaşanan garip kaybolma vakaları şehir sakinlerini huzursuz ediyor. Judy, çok kurnaz bir tilki olan Nick’in yardımıyla bu gizemli olayı çözmeye karar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135616</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1bfaf5-9516-4c0f-bebf-f65857fef8bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nisan Gelince</image:title>
            <image:caption>O zamanlar seni kendimden daha çok önemsiyordum. Seninle olduğum sürece 
her şeyin yolunda gideceğine inanıyordum. 
 
Nisan ayında Fucişiro’ya eski sevgilisi Haru’dan bir mektup gelir ve eski aşklarının hatırasını 
canlandırır. Ancak Fucişiro bir yıl sonra nişanlısı Yayoi’yle evlenecektir; sevip sevmediğinden emin olmadığı Yayoi’yle... 
 
Nisan Gelince yitirilmiş, belirsiz aşkların şarkısı.Yüreklere dokunan, puslu bir hatıra, flu bir fotoğraf. 
 
O nisan ayı şu anda bile içimde yaşamaya devam ediyor. Belli belirsiz olsa bile daima içimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135617</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d68b459-3e58-43a7-92c2-38a406931d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Bahar Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Doğa uyanırken umut ve merak filizleniyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört bahar öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135618</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc6b7e2-4ad0-4845-8c87-b11bf5fcf7c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Güz Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Yapraklar dökülüyor, duygular değişiyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört güz öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135619</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/814db014-b484-429f-849b-498a0860379b.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Yaz Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Güneşli günler macera ve kahkahayla dolup taşıyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört yaz öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135620</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6158f483-e632-4332-8d8f-554e03313841.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Kış Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Karla kaplanan günlerde dostluk ve mutluluk öne çıkıyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört kış öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135621</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12c0268a-d114-45b5-9a5a-b65e8644cb8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Şehir</image:title>
            <image:caption>SİMYA VE HIRS. GÜÇ VE MÜKEMMELLİK. AŞK... VE YALANLAR. MELEKLER ŞEHRİ&apos;NE HOŞ GELDİN. KALBİNİ KIRMALARINA ASLA İZİN VERME. 
 
“Güç gibi, Kızıl Şehir de baştan çıkarıcı ve kanlı; seksi ve acımasız. Lu, talihsiz bir aşk hikâyesini ışıltılı ve açgözlü bir dünyada sahneye koyuyor.” 
Olivie Blake, Atlas Altılısı, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Marie Lu&apos;nun güçlü üslubuyla yazdığı, rakip büyücüler ve imkânsız seçimler hakkındaki büyüleyici romanı, kalbinizi paramparça edecek.” 
Holly Black, Gecenin Kitabı, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Kızıl Şehir, simyacılar ve gizemli güçleri kullanan, iktidarın üst kademeleriyle bağlantıları olan suç örgütlerinin karanlık dünyasına heyecan verici bir yolculuk. Marie Lu, sadece büyüleyici bir dünya yaratmakla kalmamış, aynı zamanda rakip suç patronları ve suikastçıların entrikalarına kapılmış, unutulmaz ve inandırıcı karakterler de yaratmış. Bu sürükleyici romanın sonuna geldiğimde tek istediğim şey... daha fazlasıydı!” 
P. Djèlí Clark, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Kızıl Şehir, siyah-beyaz, karton karakterlerin değil, kalbinizi çalacak kadar karmaşık, gri karakterlerin yer aldığı, çarpıcı yeni bir dünya sunuyor! Elimden bırakamadım!” 
Katee Robert, 
New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135622</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1a0ebd-8565-4ec0-a93e-908d0f223956.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar</image:title>
            <image:caption>Bazı kırışıklıklar silinmek için var, bazıları hatırlamak için; bazı kırılganlıklar unutmak için var, bazıları fark etmek için… 
 
Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar, bedenle başlayan ama ruhun en derin katmanlarında yankılanan içsel yolculuk hikâyeleri anlatıyor bize. Bir neşterin ucunda, bir bakışta, yarım kalmış bir cümlede gizlenen hayatlara dokunuyor. 
Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, temas ettiği her bedende yalnızca görüneni değil, görünmeyeni de dinliyor; değişme arzusunun ardında saklanan utancı, umudu, kaybı ve yeniden doğma isteğini anlatıyor. 
Hem bir doktor hem bir tanık olarak güzelliği tarif etmiyor; onu sorguluyor. Gerçek dönüşüm nerede başlar? Bir yüzü gençleştirmek, bir hayatı değiştirmeye yeter mi? İnsan aynaya baktığında kimi görür, kimden kaçar? Ve insan, kendini gerçekten ne zaman görür? Kimi zaman bir ameliyat masasında, kimi zaman bir çocukluk anısında, kimi zaman da söylenmemiş bir “keşke” de… Unutmayın: Bazen iyileşme, silmekle değil; görmeye cesaret etmekle başlar. “Estetik cerrahinin neşteri çoğu zaman bu izleri silmek için tutulur. Zaman, yalnızca kırışıklıklar bırakmaz, kırılganlıklar da bırakır.” 
 
Yazar Hakkında: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Programı mezunu olan yazar, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlık eğitimini mikrocerrahi ve el cerrahisi odağında tamamladı; ABD Los Angeles’taki The Facial Paralysis Institute’te yüz estetiğine yönelik stajı ve mikrovasküler cerrahi üzerine hazırladığı teziyle “detay”ı yalnızca teknik değil, bir bakış disiplini olarak derinleştirdi. 2011’den bu yana klinik pratiğinde estetik cerrahiyi güçlü anatomi, bilimsel duyarlık ve ölçülü bir estetik anlayışla birleştirirken; ABD’de Dr. Timothy Marten ile aldığı ileri düzey High SMAS yüz germe eğitimiyle, “daha gergin” değil “daha doğru” sonucu hedefleyen yaklaşımını pekiştirdi. Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Anabilim Dalı’nda kök hücre ve eksozom alanındaki doktora çalışmaları ise, estetik perspektifine rejeneratif tıp ve yaşlanmanın biyolojisi boyutunu ekledi. ISAPS ve Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği üyesi olan yazar; felsefe, tarih ve gastronomi ilgisiyle estetiği kültür ve anlam ekseninde okur, fotoğrafçılıkla form–ışık–oran duyarlılığını canlı tutar. 2024’te Doğan Yayınları’ndan yayımlanan ilk kitabı Filtresiz Bir Dünya Mümkün’ün ardından, yeni çalışması Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar ile güzellik fikrini, zamanın izlerini ve insanın kırılgan tarafını aynı anda düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135623</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227c56fe-b76c-41ab-8928-ddea49d53a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Stiç Çok Nazik</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135624</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f9336c-7744-4f59-a36c-d0ffef019d5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Elsa Kız Kardeşini Seviyor</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135625</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1ee713-c68c-414b-aa61-d37b6a33f128.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Öykü Hazinem</image:title>
            <image:caption>En sevdiğiniz Disney kahramanları bir arada! 
Muhteşem Disney çizimleriyle süslü bu kitapta on dört klasik Disney öyküsü bulacaksınız. 
Lilo ve Stiç’le köpek yarışmasına katılın, Aristokediler’le sürpriz parti düzenleyin, Alice’le Harikalar Diyarı’nda maceralara atılın. Hepsi ve çok daha fazlası bu özel öykülerde sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135626</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf38074e-a95c-4826-aa4f-5b681a451281.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>“Çünkü Kur’an, inananlar için ancak bir şifadır.” (Fussilet, 44) Fıtrat Pedagojisi kitabıyla yüz binlerce annenin yoluna ayet çiçekleri seren Hatice Kübra Tongar, bu defa Kur’an-ı Kerim’in sayfalarına bir psikolog olarak bakıyor. Güvenli bağlanma, psikolojik rezilyans, öz değer inşası,  duygusal regülasyon, mindfulness ve diğer psikolojik kavramlar, Kur’an’ın insan psikolojisini adım adım inşa eden yol haritasıyla muhteşem manalara bürünüyor. Bu kitap, Kur’an’daki kısa sureleri; ruhun dağılmış parçalarını toplayan birer psikolojik şifa reçetesi olarak ele alıyor. Okuruna; kaygıyı yatıştıran, öfkeyi sınırlandıran, değersizlik hissini onaran,  insanı istikamete yerleştiren bir iç düzen haritası sunuyor. Ruh sağlığına iyi gelecek öneriler, kısa surelerin satırlarından imbik imbik süzülüyor. “Kur’an-ı Kerim, bir psikoloji kitabı değildir.  Lakin her bir ayet, insana şifa reçeteleri sunan derin psikolojik anlamlar içerir. Zira Kur’an, insanı katman katman yaratan ve onun tüm ruhsal yollarını en başından bilip anlatan Yaratıcı’nın beyanıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135627</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d9b7ba-71f1-46ad-b711-00be6d731268.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Köpek 1 - Macera Başlıyor</image:title>
            <image:caption>EN ÇOK SATAN YAZARLARDAN, ANH DO, YENİ SERİYLE GELİYOR! 
 
Hotdog ve arkadaşları, annesini kaybeden yavru bir kuşa yardım etmek için çılgın bir maceraya atılıyor! Yavru kuşun annesini bulmak için en çılgın yüksekliklere tırmanacaklar! 
 
Peki, yol boyunca karşılarına çıkan kirli bebek bezleriyle ve karate yapan horozlarla baş edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135628</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac1dc63-5acd-4adc-95b9-4196828630eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Köpek 2 - Parti Zamanı !</image:title>
            <image:caption>EN ÇOK SATAN YAZARLARDAN, ANH DO, YENİ SERİYLE GELİYOR! 
 
Hotdog ve arkadaşları, annesini kaybeden yavru bir kuşa yardım etmek için çılgın bir maceraya atılıyor! Yavru kuşun annesini bulmak için en çılgın yüksekliklere tırmanacaklar! 
 
Peki, yol boyunca karşılarına çıkan kirli bebek bezleriyle ve karate yapan horozlarla baş edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135629</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5469a27a-4856-4fc7-9e30-9bd1f7e5aa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji 101</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey! 
Toplum neden bazen düzenli, bazen kırılgan ve çatışmalı bir hâl alır? Birey ile toplum arasındaki ilişki nasıl kurulur, 
nasıl çözülür? 
Sosyoloji 101, bu sorulardan yola çıkarak modern dünyayı anlamak için gerekli kavramsal ve kuramsal çerçeveyi okurla buluşturuyor. Anomi, toplumsal sapma ve şiddet kültüründen; sınıf, eşitsizlik ve toplumsal cinsiyete; aile, eğitim, din ve siyaset gibi temel kurumların dönüşümünden küreselleşme ve dijital çağın yarattığı yeni dinamiklere uzanan geniş bir 
perspektif sunuyor. 
Auguste Comte, Durkheim, Marx ve Weber gibi klasik düşünürlerin yaklaşımlarını güncel toplumsal sorunlarla ilişkilendiren bu kitap, sosyolojiyi soyut bir disiplin olmaktan çıkararak gündelik hayatın içine yerleştiriyor. Açık, sistematik ve erişilebilir diliyle Sosyoloji 101, hem sosyolojiye yeni başlayanlar hem de toplumsal meseleleri daha derinlikli kavramak isteyenler için sağlam bir başvuru 
kaynağı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135630</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b19b13-929a-4bdc-873c-4bc44ffd75ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Takıntılı Düşünce ve Davranışlardan Kurtulun</image:title>
            <image:caption>Günümüzde milyonlarca insan, yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlayan obsesif-kompulsif bozuklukla (OKB) mücadele ediyor. Peki, gündelik alışkanlıklar ne zaman bir hastalık boyutuna ulaşır? Temizlik, kontrol, düzen veya tekrarlama dürtüleri hangi noktadan sonra zararsız olmaktan çıkıp tedavi gerektiren bir rahatsızlığa dönüşür? Zihne davetsizce giren ve durdurulamayan düşüncelerle nasıl başa çıkılır? 
 
Almanya’nın önde gelen psikoterapistlerinden Klaus Bernhardt, bu eserinde takıntıların ardındaki mekanizmaları, bu bozuklukların nasıl kök saldığını ve hangi aşamada profesyonel desteğe başvurulması gerektiğini titizlikle ele alıyor. “Bernhardt Yöntemi” adını verdiği teknik sayesinde beynin nöroplastisite özelliğini hedef alarak takıntılı düşünce ve davranışları ilaçsız ve kısa bir sürede durdurmak mümkün oluyor. OKB’yi daha hızlı kontrol altına almanın ve kalıcı iyileşme sağlamanın yollarını gösteren bu yöntem, takıntıları bastırmaya değil, onları besleyen zihinsel döngüyü kırmaya odaklanan yeni bir iyileşme perspektifi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135631</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d863aeb-2325-48f3-81cd-01cc55661856.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 1 - Geldiler</image:title>
            <image:caption>Altı arkadaş; bir sabah uyandıklarında kendileri 
ve arkadaşları dışında herkesin, her şeyin hareketsiz olduğunu fark ettiler. Âdeta tüm dünya hareketsiz kalmıştı… Bunun sebebi Dünya dışından gelen uzaylı bir ırk olabilir miydi? 
İşte bu cesur altı çocuk sevdiklerini yeniden canlandırmak ve Dünya’yı kurtarmak için güçlerini birleştirmeye karar verirler. Korku Sokağı’nın yürekli çocukları; sevecen doğaüstü varlıkların da yardımıyla, korkularını yenmeye, cesaretlerini göstermeye ve dünyayı kurtarmaya çalışırlar. 
Nazan Arısoy’un yarattığı bu evrende, maceranın sınırı yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135632</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68dc5f5-59de-4398-b79e-37e8382b0512.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 2 - Tanışma</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden gelen dostlarımızın yarattığı macera 
ve heyecan, âdeta nefes kesen bir hızla büyüyor! 
Korku Sokağı; unutulmaz, fantastik bir serüvene daha 
ev sahipliği yapıyor! Artık insanlığın kaderi, cesur kahramanlarımızın planlarına ve yüreklerindeki azme bağlı… 
 
Sığınakta mahsur kalan Teo, gizemli bir yabancıyı konuk etmektedir. Bu esrarengiz misafir de en az Teo kadar şaşkındır. Teo’ya ulaşma çabası içindeki arkadaşlarıysa pek çok zorlu macera yaşarlar. Bu sırada uzaylıların dünyalılara iletmek istediği önemli bir mesaj keşfedilir: Ogham sembolleri, korkusuz gençlerimize yol haritası olacak 
ve onlara rehberlik edecektir. 
Genç kahramanlarımız, bizleri bu benzersiz dünyalarında büyülemeye devam ediyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135633</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa04fad-743c-486a-b46a-824d857546eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 3 - Yeniden Başlıyoruz</image:title>
            <image:caption>Cesur kahramanlarımız, hayatın değişen 
gerçekliği karşısında heyecan dolu bir maceraya 
daha imza atıyorlar! 
Uzayın derinliklerinden gelen gizemli misafirler hakkında derinlemesine araştırma yapan çocuklar, 
bu konukların aslında istila için gelmediklerini keşfedip yeryüzüne verdikleri önem ve ilgiyle tanışıyorlar. 
Profesör Doktor Sema Aydın ve cesur çocuklar; farklılıklara açık olmanın tüm varlıkları birleştirebileceğini, ortak bir amacı paylaşmanın mümkün olabileceğini kanıtlayarak insanlar ve uzaylılar arasındaki iş birliğini sağlamayı başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135634</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df50432-8aed-4beb-9a98-8400a9a1ba1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Beyaz ve Alaca</image:title>
            <image:caption>Akın Yakan &quot;Ayın Yüzü Suya Düştü&quot;den sonraki, bir Aydın polisiyesi olan bu ikinci romanında, karanlığın içerisindeki zamanın habercileri üzerinden 17. yüzyılda başlayan iyiyle kötünün, doğruyla yanlışın mücadelesini 21. yüzyılda devam ettiriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135635</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f807b1-ee85-4d9a-b061-b97be51e5bd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bela Tarr Zamansız Mekan</image:title>
            <image:caption>Tolga Theo Yalur’un derlediği bu söyleşiler kitabı, temel düşüncesini “Sinema endüstrisinin aşk dolu boş hikâyelerine karnım tok, benim filmlerim sadece ‘gerçek hayat’tan etkilendi” diye özetleyen Macar yönetmen Belâ Tarr’ın sinemaya, oyunculuğa, filmlerde mekânın önemine bakışının ana hatlarını ortaya koyuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135636</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4d610bb-1afb-460d-9e34-de6c0fd9ff9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Üzerine</image:title>
            <image:caption>O, insan toplumunca yaratılmış olan her şeyi, tek bir ayrıntıyı bile küçümsemeden eleştirel olarak yeniden biçimlendirdi. İnsan düşüncesinin yarattığı her şeyi dikkate aldı, eleştiriden geçirdi ve işçi sınıfı hareketi ölçütüne vurarak sınadı, dolayısıyla, burjuva sınırlarla kuşatılmış ya da burjuva önyargılarla koşullanmış kimselerin çıkaramayacağı sonuçlar ortaya koydu. Partinin ereği, sömüren sınıflar ile örgütlü dinsel propaganda arasındaki bağlantıyı tümüyle yok etmek ve çalışan insanları dinsel önyargılardan gerçekten kurtarmaktır. Bu amaçla, en yaygın bilimsel eğitim ve dinsel-karşıtı propagandanın örgütlenmesi gerekir. Bununla birlikte, inananların dinsel duygularını incitmekten dikkatle kaçınılmalıdır; çünkü bu yalnızca dinsel bağnazlığın artmasına yarar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135637</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc29accb-e68f-4b21-98b9-e7080f2ca338.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>Ali Balkız’ın kendine özgü bir roman dili var. Kısa tümceler, benzersiz benzetmeler, halk dilinden yansıyan özgün sözler, sözcükler.
Arayış, okuru sarıveren bir roman. Şaşırtıcı, etkileyici… Yazarın Büyümek İstedim ve Burası Ulus Dediler ile oluşturduğu üçlemenin üçüncü kitabı; kahramanların kişiliğinde toplumsal gerçekliğin izleğini okuduğumuz çok sıcak bir roman.
Okumak için Gollik Ali, Malatya’dan Ankara’ya okumaya gelir. Ticaret Turizm Yükseköğretmen Okulu’nu kazanmıştır. Ankara’da o güne değin yaşadığı çevrede görmediği, duymadığı olaylarla, yeniliklerle karşılaşır. 68 Kuşağı’nın en etkili zamanlarıdır. Ali, yeni kavramlarla, yeni düşüncelerle tanışır. Yeni arkadaşlar, yeni bir çevre bulur.
Arayış’ta dostlukların, akraba ilişkilerinin, arkadaşlıkların çok sıcak, içten dayanışması okuru çok etkileyecektir. Özellikle Gollik Ali büyümüştür. Annesi, bir yaşındayken kendinden bir yaş büyük ablası Tamey’i sayıklamıştır bütün ömrünce. Annesiyle babasının ölümüyle yalnız kalan iki yaşındaki Tamey zayıf, hastalıklıdır. Bir çaya atıversin diye bir celebe verirler. Zözoğ, ablası Tamey’i bulmasını Ali’den ister.
Köydeyken Püsküllü dediği kız arkadaşını da annesiyle babası okutmak için Almanya’ya götürürler. Kızlarını doktor yapmak istemektedirler.
O yılların sağ-sol çatışmalarında gençler birbirlerini nedensiz döver, nedensiz öldürürler. Ali de Dev-Genç’e ilgi duyar. Yükseköğretmen Okulu’nda son sınavını verdiği gün saldırıya uğrar, komaya girer.
Ali’nin başını bekleyen genç bir kız günlerce onu kendine getirmek için uğraşır. Bu kız yeni doktor olmuştur.
Ali Balkız, Büyümek İstedim’de çocukluğunu, köyden kente gelen ailesini anlatmış, Fakir Baykurt Roman Ödülü’nü kazanmıştı. Bu kez yeni düşüncelerle, toplumsal olayların içinde pişen, kendini bulan bir Ali vardır artık.
Tarih, 12 Mart’a doğru akmaktadır. Siyasal ve toplumsal gelişmeler o akışı 12 Eylül 1980’e götürecektir. Mücadelenin, kayıpların, kazanma ve kaybetmelerin sürecinde, Gollik Ali ile Püsküllü’nün ve bütün bir toplumun arayışı vardır. O arayış bugün de sürmekte…  Hidayet KARAKUŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135638</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2d578a-6613-4e28-9ccf-a6a664cd2b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedinin Anıları</image:title>
            <image:caption>Empati kurmayı öğrettik kızımıza. 
Evrenin bir bütün olduğunu, hep birlikte 
Huzurlu mutlu yaşanabileceğini anlattık. 
Duru bir kitap yazmak isteyince sabırla 
bekledik tam 93 gün boyunca ve işte huzurlarınızda 
Usta bir kalemin elinden Duru sözcüklerle yepyeni bir dünya… 
Hepimizin içinde yaşadığı fakat Duru 
anlatmasaydı hiç bilemeyeceğimiz bu dünyaya 
hazırsan haydi başla okumaya. 
Annesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135639</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d69494-07c6-4b9a-b9b5-f06518a9ec5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche ve Yeryüzü: Biyografi, Ekoloji, Politika</image:title>
            <image:caption>Felakete başka bir açıdan bakmak mümkün müdür? Geleceği ortadan kaldıran, bildiğimiz dünyanın radikal sonunu imleyen ekolojik felaketin insanda harekete geçme isteği uyandırıp “tüm değerlerin yeniden değerlendirilmesi”nin önünü açması söz konusu olabilir mi?  Henk Manschot Nietzsche ve Yeryüzü&apos;nde tam da bu sorudan yola çıkar. İlk etapta yaptığı şey Nietzsche’nin eserleri ile yaşamı arasındaki gizli kalmış bağlantıyı göstermektir. Nietzsche’nin Zerdüşt’ü yaşam tarzı ile düşünme biçimi arasındaki paralelliği en iyi ortaya koyan eseridir. Manschot’a göre Nietzsche bu kitapta yalnızca insanlığı kemiren hastalığı teşhis etmekle kalmaz, aynı zamanda “yeryüzüne sadık” kalan başka bir yaşam çağrısında da bulunur.  Yeryüzüne daha sadık bir yaşam… Ama nasıl? Manschot tahakküme dayalı Batı kültürünün, yeryüzüyle ilişki kurma biçimlerinden yalnızca birini tatbik ettiğini ısrarla vurgular. Bu kültürün dışarıda bıraktığı yerel kültürler ise bu dünyadaki başka yaşam tarzlarını keşfetme çabasında insanlık için yol gösterici olabilir. Ekolojik düşüncenin böylesi Nietzscheci bir yaşam felsefesine gereksinimi vardır: Çünkü ekolojik krizi aşmak, günah çıkarma ya da yüzleşme pratikleriyle değil, ancak yeryüzünü temel alan yeni değerlerin yaratılmasıyla mümkündür.  Bruno Latour, Isabelle Stengers, Peter Sloterdijk gibi çağdaş yazarların düşüncelerindeki Nietzscheci öğeleri ustalıkla saptayan Manschot’un eseri, Nietzscheci bir çevre felsefesinin el kitabı olacak nitelikte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135640</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eda120bf-55f3-405b-b395-cc3064c77329.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağının Önü’nde Konuşma Kültürü</image:title>
            <image:caption>Sosyal bir varlık olan insan diğer insanlarla devamlı konuşma 
hâlindedir. Söz büyüleyici bir güce sahip olduğu için konuşurken aşırı dikkatli 
olunmalıdır. Söz doğrudan insanın ruhuna değmektedir. Söz insan kimyası 
üzerinde hemen etkisini gösterecek bir potansiyele sahiptir. Bundan dolayı 
konuşmacılar söyleyeceği bir söz için çok bilinçli olmalıdır. 
İnsanlar sosyal hayatta dili kendi psikolojilerine göre kullandıkları 
için anlaşmakta çok zorlanmaktadırlar. Sağlıklı bir diyalog için kelimelere 
aynı anlamların yüklenmesi gereklidir. 
İnsanlarla diyalog çok ciddi bir kültür istemektedir. Karşıdakini ön 
yargısız dinlemek, onu anlamaya çalışmak, onun görüşlerinden istifade 
ederek kendi kusurlarını düzeltmek, daha güzel düşüncelere ulaşmak çok 
soylu bir çaba ve emek işidir. 
Güzel konuşmak için aşırı sakin olunmalıdır. İnsan hiçbir vasatta 
öfkelenmemelidir. Öfke insanın ayırt edici vasfı olan aklını devre dışı 
bırakmaktadır. İnsan, nezaketini daima korumalıdır. 
Sözün seviyesi yüksek olmalıdır. İnsanlık, ülke, medeniyet sözün 
seviyesiyle yükselecektir. İnsan sözdür; bundan dolayı insanın söyleyecek 
sözü olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135641</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137c7ba3-e77e-41bf-b88f-f2b29bf2f744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Söyledi</image:title>
            <image:caption>Çıkar yorgunlukları, hırs döşekleri, korkunç bencillikler, göğe açılan iki kolun ve çocukluğun iyimserliğinde aniden eriyiverir. Kırlarda çiçek ovaları, görebildiğin tüm renklerde güneşe bulanır. Acısız bir özgürlük alnında parlar. Şafak ateşinden kalma tenha sıcaklık, ufkun en derin yerine kavuşma isteği. Suyun kenarında oynaşan çakıl taşlarının ılık gülümsemeleri. Ayaklarına toprak kokusu sinmiştir çoktan. Çatışmaların, çelişkilerin, kavgaların ve mücadelenin içinde insan olma hallerini anlatıyor Burhan Şehit’in öyküleri. İyiliğe, umuda dönüşen öyküler bunlar; insana dair anlatılar. Kuşlar Söyledi; sokağın, hayatın, geçip giden günün ve kaybolan zamanın nabzını tutuyor. Edebiyatı özleyenler için yeni ve farklı bir okuma önerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135642</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ccc4c7-34b9-44c6-a3e6-293207832298.jpg</image:loc>
            <image:title>Ansızın Yağmur</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ilk şiirleri 90’lı yıllarda yayımlanan Gökçenur Ç.’nin bütün şiirlerini bir arada sunuyor şiir okuruna. Şairin Her Kitabın El Kitabı, Söz’e Mezar, Sırtında Bunca Sözcükle, Doğanın Ölümü, Issız İncir Ağacı, Giderken Öpmeseydin Keşke, Dün Gece Kimler Seviştiyse, Rüzgâr Böyle Eserken adlı eserleri Ansızın Yağmur’da buluşuyor. Gökçenur Ç.’nin şiir evrenine girmek ve onu anlamak için benzersiz bir kılavuz kitap. 

Açlığı tokluğu bilmez
Attığın her taşı yutar nehir
İçinden geçer ama değmez
Senin de ardından denir:
Şiirler yazdı iyi
Yazdı kötü şiirler
Yağmur kızılı bir tayı
Yıldızlarla nallar gibi şiirler
Sonunda anlaşıldı sulara
Türkçe öğretmeyi denediği
Esin beklemedi yaşamak için
Ve hiç anlaşılmadı orası kesin
Âşık oldu, baba oldu
Daha ne olsun?
Rüzgârla el ele ölmek
Ustalık eseriydi onun
Dağlara baktığında
Sanki aynaya bakardı
Nehir donduğunda
Aklı sözcüklerle akardı
O şimdi gecenin
Kaburgalarını sayıyor
Atlarla konuşuyor    
Kuşları zaman sanıyor
Okuyun kitaplarını siz
Yapacak başka bir şey yok
Unutsun yazdıklarını o
Sözcüklere aç, zamana tok
Sözcüklere aç, zamana tok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135643</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987bf530-b3f2-45bf-a315-605380a966ad.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Dinlere Ve Bilimsel Verilere Göre Kainat Ve İçindeki Varlıkların Yaratılışı</image:title>
            <image:caption>Bahşedilen yeteneklerini birlikte, dengeli ve vasat(mutedil) düzeyde geliştiremeyenlerin; 
Ruh-beden dengesini oluşturamayacakları, 
Çeşitli çıkarlar uğruna yaratılış amaçları ile yeryüzü halifelik(sorumluluk) görevlerini istismar edebilecekleri, 
Varlıkların ekolojik ortamını bozarak, başta kendileri olmak üzere mahlûkata zulmedebilecekleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135645</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccbd6486-7c96-47b5-b7bc-906da69fff62.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk’un Satır Araları I (19 Mayıs 1919 – 23 Nisan 1920) Bir Analiz Denemesi</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilan edilişine kadar geçen 4 yıl 5 ay 10 günlük sürede meydana gelen olayların genel ideolojik yorumları anılan tarihler arasında Anadolu’da yeni bir Türk devletinin kurulması mücadelesinin verildiği şeklinde tezahür etmiştir. Bu süreçte meydana gelen olayların resmi aktarılış ve yorumlanış biçimi milletimizin tarih algısında bir kopukluk meydana getirmiştir. Bu durum tarihi hafızamızı sisler arkasına itmiş, onu bizim açımızdan bir enerji kaynağı olmaktan adeta uzaklaştırmıştır. 
Mevcut tarih anlayışına ait söylemin oluşturduğu ortamda millet, tarihimizi, kimliğimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi algılama noktasında ciddi ve köklü problemler yaşamaktadır. Yıllardır bu algı problemini gidermek için gerek muhafazakâr ve milliyetçi gerekse Atatürkçü ve sol tabanlı çevrelerden her birinin, tarihimizin bu aralığı ile ilgili olarak yapa geldiği yorumlar, ürettiği söylemler karşı tarafca kabul edilmemektedir. 
Bu konudaki farklı algılama problemini giderme noktasında başvurulacak en sağlam kaynak bu dönemi yaşayan aktörlerin başında gelen Cumhuriyet dönemimizin ilk lideri Mustafa Kemal Atatürk ve onun bu süreci anlatan Nutuk adlı eseri olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135646</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06cb5b41-ab7f-4fc0-b018-1ef0c6075704.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantazi, Bilimkurgu ve Başka Meseleler</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu terimi icat edileli beri her on yılda bir, yaşadığımız dünyanın bilimkurguya yaklaştığı, onu yakaladığı, hatta bazen de geçtiği söylenir. Bugünlerde de öyle bir dönem yaşıyoruz: Yapay zekâ denilen şey, 1950’lerin ve 60’ların bilimkurgusunu çoktan yakaladı, yer yer de geçti. Henüz güneş sisteminden evrene açılamadık gerçi, ama bilimkurgunun “İnsan nedir?” sorusu artık çok daha acil bir gündem maddesi hayatlarımızda. Savaşın giderek daha tehditkâr bir olasılık olduğu son yıllarda, kıyamet-sonrası dünyayı hayal edebilmek hayati önem kazanıyor. Sorun belki de kapitalizmin çökerken insanlığı ve insanlığın bugüne kadar başardığı her şeyi de yanında götürmesine karşı ne yapabileceğimiz. Demek ki her şeyden önce “insan”ı ve onu insan yapan her şeyi yeniden anlamamız, anlamlandırmamız gerekiyor. Bunun için de en güvenilir kaynaklardan biri, bugünü anlamak için fantastik olanın içinden yürüyüp geçen bilimkurgu ve fantazi edebiyatlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135647</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a7ebc9d-08a2-4fe2-9e6d-1c7c7a378c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk’un Satır Araları II (23 Nisan 1920 – 29 Ekim 1923) Bir Analiz Denemesi</image:title>
            <image:caption>Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti’nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul’dan Ankara’ya nakledilmiş halidir. 
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir. 
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri’nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135648</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ca8f48-5f56-45c6-92a8-dd850c0122bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Umuda Yol Açmalı</image:title>
            <image:caption>Bize dayatılana teslim olarak, onun çizdiği sınırlar içinde kalarak, boyun eğerek devrimci siyaset yapılamaz. Geçmişimizden ve dünyanın birçok yerindeki devrimci hareketlerden de biliyoruz ki üstümüze çöken bu karanlıkla baş edebiliriz. Bizi yolumuzdan döndürmek, birbirimizden, yaptıklarımızdan, yapacaklarımızdan şüphelenmemizi, birbirimize düşman olmamızı isteyecekler, bunun için gayret edecek özel “gönüllü elemanlar” kullanacaklardır. Kitleler, birbiriyle uğraşan, kendi kendisiyle dövüşen muhalefet hareketine de asla inanmayacaktır.Bunun için eğer bize dayatılana teslim olmayarak kazanmak istiyorsak, mutlaka bütün Devrimci Muhalefet unsurlarının dayanışma içinde olduğunu kitleler indinde görünür kılarak özgüvenini arttıracak birlikteliğimizin bir yolunu bulmak zorundayız. Kapitalizm ve faşizm iktidarı ve gücü asla halka teslim etmek istemez. Bu yüzden dayanışma bizim en büyük gücümüz olacaktır. Kin, nefret, şiddet iktidarın söylemidir. Biz iyilikle, sevgiyle, güzellikle, dayanışma yolları bulmalı ve yaygınlaştırmalıyız. Gerekirse yeni örgütlenme biçimleri oluşturmalı, bu oluşumları tartışmalıyız. Kadın, işçi, gençlik, eğitim, din tüm bunların konuşulup, tartışıldığı yerel birimler oluşturup bunların değerlendirilmesini, devrimci bir çizgiye yansımasını sağlamalıyız. Kapitalizmin ve faşizmin sızdığı tüm alanları temizleme seferberliği başlatmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135649</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea97865-a522-48f3-b709-cce2617456b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Gençlik Dergisi 50. Yıl Özel Baskısı</image:title>
            <image:caption>Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı DEVRİMCİ GENÇLİK dergisi Kasım 1975’te yayın hayatına başladı. “Yaşasın Gençliğin Devrimci Eyleminin Birliği” çağrısıyla yayın hayatına başlayan Devrimci Gençlik çıkış bildirisinde hedefini “genel olarak emekçi halkın, özel olarak devrimci gençliğin ekonomik-demokratik mücadelesindeki, emperyalizme ve faşizme karşı savaşındaki birliğini sağlamak ve böyle bir birliğin teorik temellerini oluşturmak için bir adım olarak” tanımladı.  68 mücadelesinde büyüyen DEV-GENÇ’ten başlayarak her kuşakta yenilenip büyüyen ve bugünlere uzanan uzun ve onurlu yolculuğun, Devrimci Gençlik’le başlayan 50.yılında Devrimci Gençlik Dergilerinin 1975-1980 arasında yayınlanan 20 sayısını tıpkı basım olarak yayınlıyoruz. 50 yıl öncesinden başlayarak 19 Mart’ta barikatları yıkan gençlerin ellerinde çoğalan DEV-GENÇ’in ve bu onurlu mücadeleyi canı pahasına yaratan, kaybettiğimiz güzel arkadaşlarımızın bugüne çağrısı da budur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135650</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0557fb-d167-4742-a1d5-698b408cf45c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkından Sonra</image:title>
            <image:caption>Kırkından sonra hayat başlar denir… Peki gerçekten başlıyor mu? Yoksa sadece ertelenen hayallerin, yarım bırakılmış tutkuların ve ötelenmiş benliğin farkına varılması mı? 
Ne yalnızca genç ne henüz yaşlı… Sorular keskinleşir, zaman daralır, hayallerin arasından gerçekler kendini belli eder. 
 
Kırkından Sonra, bireyin yaş alma sürecine değil, hayata tutunma cesaretine odaklanıyor. Dilek’in içsel uyanışıyla başlayan hikâye, ailesini, toplumunu ve tüm kuşaklar arası ilişkileri içine alan katmanlı bir dönüşüme evriliyor. YouTube’da başlattığı “Hayat Ağacı” kanalıyla başlayan farkındalık hareketi, duyulmayan seslerin, anlatılmayan hayatların görünür olmasını sağlıyor. 
 
Bu kitap, kırklı yaşlarda başlayan büyüleyici bir “Başka türden gençlik” anlatısı. Kuşakları birbirine bağlayan, hayallerle gerçekler arasında köprü kuran dokunaklı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135651</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73455c13-f631-4546-9a05-0b6edddd5cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Rehberi 1-4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun dünyaya gelięiyle birlikte sadece o değil, biz de değięmeye baęlarız. Yeniden öğrenir, yeniden hisseder, hayata bambaęka bakmaya baęlarız.  Sorduğumuz her soru, duyduğumuz her endięe, uykusuz geçen her gece tek bir cümlede toplanır: “O iyi olsun.” 
Bu kitap, bir çocuğun “iyi olmasının” yalnızca hastalanmamakla sınırlı olmadığını hatırlatmak için yazıldı. Çünkü çocuk sağlığı, yalnızca bedenin değil, zihnin ve çevrenin de dengede olmasıyla mümkündür. Bir çocuğun güçlü bağıęıklığı, düzenli uykusu, sağlıklı yeme alıękanlığı ya da dengeli gelięimi, hepsi onun içinde büyüyen “güven duygusuyla” birlikte ęekillenir. Ve bu güvenin ilk temeli, anne ve babanın gözlerinde, sesinde ve varlığındadır. 
Ebeveynlik mükemmel olmayı değil, gerçek olmayı ister. Hata yapmaktan korkmadan, sevgiyle yeniden denemeyi... Çocuklarımız bizden kusursuzluk değil, yanlarında olmamızı ister. Dinlenmeyi, birlikte gülmeyi, duyulmayı ister. 
Bugün attığımız her küçük adım, belki farkında bile olmadan yarının güçlü bir yetiękinini büyütüyor. Bu yüzden hiçbir çaba küçük değildir. Her sarılma, her sabır, her ilgi; uzun ömürlü bir sevginin yapıtaęıdır. 
Unutmayın, sağlıklı nesiller yalnızca iyi beslenen değil, iyi hisseden çocuklardan doğar. Sevgiyle... 
“Bebek Rehberi İlk Bir Yıl” kitabının yazarı Görkem Astarcıoğlu’nun kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135652</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c5a917-883d-4176-85b2-dfc301470b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Parmağındaki Söz</image:title>
            <image:caption>“Serçe Parmağındaki Söz”, genç bir şairin uçsuz bucaksız bozkırlarda nefessiz kalmış aşkıyla bizleri yürüyüşe çıkarıyor. 
Ülkeler fethediliyor, kapı eşiklerinde durup düşündürüyor. 
Her şiir yeni bir yola çıkarıyor insanı; vuslatı müjdeliyor vakur duruşuyla. 
 
A. Alparslan GÖZEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135653</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111c2f3c-f4ac-4a7f-821c-9f68e2177581.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyete Diyalektik Davranış Terapisi Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anksiyeteyle savaşmayı bırakın; onu yönetmeyi öğrenin. 
 
Anksiyete, çoğu zaman yalnızca hissettirdikleriyle değil, hayatımızdan sessizce eksilttikleriyle zorlayıcıdır. Ertelenen kararlar, kaçınılan durumlar, yarım kalan ilişkiler ve sürekli tetikte olma hali… Anksiyete Diyalektik Davranış Terapisi Becerileri Çalışma Kitabı, tam da bu döngünün içinden seslenir ve kaygıyla baş etmeyi değil, onu nasıl yönetebileceğinizi gösterir. 
 
Bu kitap, yıllardır klinik uygulamalarda kullanılan diyalektik davranış terapisi (DBT) becerilerini, teoriye boğmadan, doğrudan hayata temas eden bir çalışma sistemine dönüştürür. Okuru sakinleştirmeye çalışmaz; güçlendirir. Kaçınmak yerine temas etmeyi, kontrol etmek yerine esnemeyi hedefler. 
 
Sayfalar ilerledikçe; 
• Düşüncelerinizle aranıza mesafe koymak, 
• Yoğun duygular yükselirken kendinizi sabote etmeden ilerlemek, 
• Kriz anlarını büyütmeden yönetebilmek, 
• İlişkilerde net, açık ve sınırları olan bir duruş geliştirmek 
   mümkün hale gelir. 
 
Bu bir “okuyup geçme” kitabı değildir. Alıştırmalar, çalışma sayfaları ve somut uygulamalarla okuru aktif olarak sürecin içine alır. 
 
Çünkü değişim fark etmekle değil, uygulamakla başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135654</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4f3988-2a3a-434a-9b10-f044f067394e.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Lagoon 4</image:title>
            <image:caption>Asya Denizlerinin En Delifişek Tayfası  
Black Lagoon ekibi yeni görevlerini tamamlamak için Tokyo’ya gider. Balalaika, Rock’ı tercümanı olarak yanına alır, Revy ise onların korumalığını yapar. Bir yakuza ailesi olan Washimine, Black Lagoon ile anlaşma yapmak ister ama bu kolay olmayacaktır. Silahların doğrultulacağı taraf her an değişmektedir!... Gelmiş geçmiş en delifişek kurye ekibiyle denize açılmaya hazır olun! Patron Dutch, Dört Göz Benny, Çift El Revy ve Japon Beyaz Yaka Rock ile güverteye hoş geldiniz! İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma torpido gemisi Black Lagoon’da binbir türlü macera, bu tayfayı bekliyor. Rus mafyası, Çin mafyası ve Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçılarına bulaşıp yasadışı malların tesliminde de başları beladan kurtulmayan bu gözü kara kuryelerin bir günü bile olaysız geçmiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135655</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93cd859a-59ce-4f25-bfb3-6516dc026682.jpg</image:loc>
            <image:title>Tornado Dehşetinde Hayatta Kalmak</image:title>
            <image:caption>KASIRGANIN GÖLGESİ, KÜÇÜK ŞEHRİN ÜSTÜNDE... KASIRGAYA GERİ SAYIM BAŞLIYOR! 
 
FİFİ VE KIZILDERİLİ ASHU, BÜYÜK OVALARI GEÇMEK AMACIYLA ABD’YE GİDERLER. ANCAK FİFİ VE ASHU’NUN MACERALARI SIRASINDA HUZURLU GÖKLER ANİDEN BAMBAŞKA BİR HAL ALIR! GÖK GÜRLER, ŞİMŞEKLER ÇAKAR VE HATTA DOLU YAĞMAYA BAŞLAR! FAKAT EN KÖTÜ HAVA OLAYI BAŞKA BİR ŞEYDİR: HİÇ ENGEL TANIMADAN HAREKET EDEN EN GÜÇLÜ HORTUM, KASIRGA! 
DAHA FENASI, KASIRGANIN TAHMİN EDİLEN ROTASININ YAKINLARDAKİ KÜÇÜK BİR ŞEHİR OLDUĞU SÖYLENMEKTEDİR... 
ACABA FİFİ VE ASHU, İNSANLARI KASIRGA TEHLİKESİNDEN 
KURTARABİLECEK MİDİR?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135656</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f5bbba-43cc-43ec-b560-daadcc5cd2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Forsu ve 16 Türk Devleti</image:title>
            <image:caption>“GÖREVİM BİTMEMİŞTİR, 
 
BİTMEYECEKTİR. BEN TOPRAK OLDUKTAN SONRA DA DEVAM EDECEKTİR.” 
 
– ATATÜRK 
 
Türk devletlerinde kullanılan sembol ve simgeler bazen bir çağın hafızasını bazense Türk’ün mührünü vurduğu tüm çağların hafızasını taşır. Cumhurbaşkanlığı Forsu, yalnızca bir çağın değil; geçmişle bugün arasında kurulan, Türk’e ait saklı ve ihtişamlı tüm çağların hafızasını taşımaktadır. Türk devlet geleneğinin sürekliliğini, tarih bilincini ve egemenlik fikrini tek bir sembol altında toplayan Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun, uzun yıllar boyunca kökenleri ve mazisi araştırılmış ancak neticede belge değil, kişiler ve kurumların yetersiz yorumları ön plana çıkarılmıştır. 
 
Bu çalışma, forsun merkezindeki güneşin manası ve çevresindeki 16 yıldızın Türkiye Cumhuriyeti’ni ve tarihte kurulmuş on altı Türk devletini simgelediği kabulünü tamamen yıkarak, Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun dayandığı tarihsel zemini, Atatürk dönemine ait birincil bir kaynak üzerinden yeniden ve daha sağlam biçimde ortaya koymaktadır. Böylece Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun anlam dünyası ve on altı Türk devletine ait tek doğru liste, tarihsel bağlamı içinde ilk kez açık ve tutarlı bir şekilde gün yüzüne çıkmaktadır. 
 
Bu kitap Türkiye Cumhuriyeti tarihine ilk kez düşülmüş kalıcı ve sessiz bir nottur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135657</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66ca13b4-5894-44a2-aa3d-5542f4ce2223.jpg</image:loc>
            <image:title>Menopoz ve Hormon Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Menopoz doğal ama asıl sonuçlarını ve yaptığı hasarları çok uzun yıllar 
sonra görebildiğimiz, yaşarken farkında olmadığımız, farkına vardığımızda da geri dönüşü olmayan bir yaşam evresi. Bu nedenle görmezden gelinen, 
çok ihmal edilen bir konu. Yani keşke olay sadece ilk zamanlarda yaşanan 
ateş basması olsa... Keşke konu menopozu rahat atlatabilmek olsa... 
 
Menopoz “atlatılabilecek” bir konu değil maalesef... Menopozla beraber östrojenin kandan çekilmesiyle kadınlarda günbegün artan kemik yıkımı, yirmi yıl sonra karşımıza kalça kırığı olarak çıkarken yine damarlarda başlayan tıkanıklık yıllar sonra karşımıza kalp krizi olarak çıkabiliyor. Yine beyinde başlayan hasar, karşımıza nörolojik, bilişsel ve davranışsal bozuklukların yanında erken dönemde Alzheimer hastalığı olarak da çıkabiliyor. Yani anneniz kalçasını yaşlılıktan dolayı değil menopozdan bu yana kanında östrojen olmadığı için kırdı. Geçirdiği kalp krizi, yaşlılıktan ya da stresten değil, östrojen eksikliğindendi. Alzheimer olmasının altında da bunca yıllık östrojen eksikliğinin büyük rolü vardı. Ve 2002 yılından bu yana bilim dünyasındaki yanlış yorumlama ve sansasyonlardan dolayı annelerimiz bu tedaviyi alamadı. 
Bir nesil kadın ve bu eğitimi alamayan bir nesil doktor kaybedildi. 
 
İşte tam da bu nedenle annemizle aynı kaderi paylaşmak zorunda değiliz. Eğer uygunsanız menopozla beraber zamanında başlanacak hormon yerine koyma tedavisiyle bu hastalıkları büyük oranda önleyebiliriz. Bu kitap da bunun için hazırlandı. Bilimsel çalışmalardan verilen referansla hem doktorlar hem de sizlerin okuyabileceği bir formatta yazdım. Keyifli okumalar dilerim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135658</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c03db1-424f-4fc1-8cd5-663b0ad91a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinleri Nasıl Kontrol Ediyorlar?</image:title>
            <image:caption>DÜŞÜNMEK HÂLÂ ÖZGÜRLÜK MÜ, YOKSA ALGORİTMALARIN İZİN 
VERDİĞİ BİR YANILSAMA MI? 
 
İnsanlık, yıldızların kaderi belirlediği büyülü bir evrenden, algoritmaların kararları şekillendirdiği dijital bir labirente evrildi. Descartes “Düşünüyorum, öyleyse varım!” dediğinde zihni özgür kılmıştı; ancak bugün o zihin, sonsuz bir bilgi denizinde yalnız ve savunmasız. 
 
Kararlarımızın yüzde 95’i bilinçdışı süreçlerle mi şekilleniyor? 
 
Yapay zekâ ve algoritmalar yeni efendilerimiz mi? 
 
Neden gözetlenmekten değil de görünmez olmaktan korkuyoruz? 
 
Şafak Altun, bilişsel önyargılardan siyasal propagandaya, kitle psikolojisinden algoritmik yasalara kadar zihnimizi ele geçiren tüm yöntemleri masaya yatırıyor. 
 
Gerçek sizi özgür kılacaktır; ama önce hangi zincirlerle bağlı olduğunuzu görmelisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135659</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d190de-e2b9-4587-a640-407dd1c811d1.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>TYT Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135660</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b27bf6-5732-43b6-b55a-167d1ae62edf.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Geometri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Geometri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135661</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b50639-abf7-4239-b856-66fd58608a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig&apos;den Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig, Balasagunlu Yûsuf Hâs Hâcib tarafından yazılmış derin bir nasihatname ve siyasetnamedir. Orta Çağ’da Türk devlet anlayışına ışık tutan bu eser, yöneticilere yol gösteren öğütlerle dolu olup Türk kültür ve dilinin en değerli örneklerinden birini oluşturur.
Bu kitapta, Kutadgu Bilig’den seçilmiş 999 öğüt, 9 tematik başlık altında sunulmuş, böylece eserin hem öğretici gücü hem de tarihî değeri günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hâle getirilmiştir. Yûsuf Hâs Hâcib’in öğütleri, Türk milletinin kültürel derinliğini ve devlet bilincini yansıtarak çağlar ötesinden bugüne seslenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135662</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d0c3d9-6071-4d36-a332-0126deaef921.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik’te Ölüm</image:title>
            <image:caption>Thomas Mann’ın kült eseri Venedik’te Ölüm, modern edebiyatın en sarsıcı kısa romanlarının başında gelir.

Gustav von Aschenbach, disiplinine, ününe ve soylu kimliğine rağmen içindeki boşlukla yüzleşmek için yola çıkar. Venedik’e vardığında yalnızca şehrin büyüsüyle değil, ölümle yan yana ilerleyen, boğucu bir güzellikle de karşılaşır. Sıcak kumların üzerinde gördüğü genç Tadzio’nun saf ve erişilmez varlığı, Aschenbach’ın bütün bir ömrü boyunca bastırdığı arzuları uyandırır. Şehrin dar sokaklarında kol gezen salgın ve çürüme, bu “masum” bakışın yarattığı sarsıntıyla iç içe geçerken Aschenbach hayatının en keskin sorusuyla baş başa kalır: Sanatçı güzelliği yüceltirken kendi varlığını tüketir mi? Arzunun başladığı yerde akıl durur mu?

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Thomas Mann, bu unutulmaz klasikle modern insanın yalnızlığını, benliğin çözülüşünü ve güzelliğin zehirli çekim gücünü eşsiz bir incelikle anlatır.
“Güzellik bazen kurtuluş değildir; çoğu zaman sonun ta kendisidir” diyen romanda Venedik çağırır, Aschenbach duyar, okur artık geri dönemeyeceği bir yolculuğa çıkar.

Dünyaca ünlü yönetmen Luchino Vicconti tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanan Venedik’te Ölüm, akademisyen Olcay Akyıldız’ın önsözü ve dönem kronolojisiyle birlikte okur karşısında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135663</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dc82b24-39dc-4425-8d31-77dec7b75bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Risk hayatın ta kendisidir ve tehlikenin tamamen yokluğu, ölüme eşdeğerdir.&quot; 
Gününüzü nasıl yönetiyorsunuz? Peki ya zihninizi? Modern hayatın hızı, &quot;bir şeyleri kaçırma korkusu&quot;, mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik hissi... Bunların sadece 21. yüzyıla özgü dertler olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. 
Arnold Bennett, 1918 yılında kaleme aldığı bu zamansız denemelerde, bugünün insanına yüzyıllık bir aynadan sesleniyor. Sosyal kelebeklerden titiz vesvesecilere, günlük tutma sanatından &quot;istiyorum ama yapamıyorum&quot; diyenlere kadar insan doğasının değişmeyen hallerini; keskin bir zeka, ince bir mizah ve şefkatli bir dille anlatıyor. 
Benlik Yönetimi, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil; hayattan kaçmadan, kendi doğanızla barışarak var olma sanatına dair bir manifesto.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135665</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf08912a-d181-4d80-9ecc-b645d87755ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Annelik doğum (ya da sahiplenme) anında kadına ‘yüklenen’ bir program, bir içgüdü ya da ‘kutsal bir görev’ değil bebek/çocukla kurulan özgün ilişki içinde gelişen dönüştürücü bir süreç, bir deneyim, sürekli bir olma, oluşma hali. Tam da öteki olmayan bir ötekinin senden bir başka sen, benden bir başka ben– bir anne-ben çıkarması durumu. Bu oluş hali elbette çatışmalı, çarpışmalı bir hal.
Sürekli bir ihtiyaç halinde olan, eski varoluşu, eski ben’i sürekli kesintiye uğratan, çözen, parçalayan bir öteki ile karşılaşmanın, ondan sorumlu olmanın yarattığı zorlamayla malul bir hal. (…) Peki bu dengesizleşme, ya da olma-oluşma halini ciddiye alırsak, geçip gitmesini beklemek yerine bu deneyimin derimizden içeri sızmasına, bizi kökten dönüştürmesine izin verirsek ne olur? Yani anneliğe bir sadakat geliştirsek, onu yeni bir öznelliğe çağrı, bir davet olarak görürsek ne olur?”
Anneliğin “geçip gitmesi” yerine bir tecrübeye dönüşmesi için, onun üzerine düşünmek, ama gerçekten düşünmek gerek. Tek başına da değil, başka kadınlarla, başkalarıyla. Özge Yaka işte bunu yapıp feminist kuramdan, psikanalizden, edebiyattan yararlanarak, kendi yaşadıklarını ve yaşamış olduklarını hatırlayarak, anneliği bir dönüşüm tecrübesi haline getirmiş. Bir kadının anneliğe “sadık kalarak” dönüşmesinin, bunun için çabalamasının kendi hayatıyla birlikte neleri değiştirebileceğini sezdirmiş.
Annelik Kitabı, tam da şimdi, bugünün dünyasında anne olmanın neye benzediğini gösteriyor, “feminist anne”liğin imkânlarını yokluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135666</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187efe80-078f-4483-9a03-88d8010fbc2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Baksan Herkes İyi</image:title>
            <image:caption>“Sönmez Hoca ne anasının gözudur, Muhsin Kara’nın geleceği zamanı saniyesi saniyesine bilir. ‘Ayaklarınızı da vurun. Evet böyle. Biraz daha tempo. Vurun ayaklarınızı. Zangırdasın gökyuzundeki avizeler. Her Turk asker doğar. Tekrar...’ Gökyuzundeki avizeleri, acaba Muhsin Kara duydu mu? Kendisi çok beğendi çunku bu benzetmeyi. Ağzı ışıl ışıl.”
Baksan Herkes İyi’de, 1990’lı yıllarda, zamanın ağır adımlarla ilerlediği, herkesin birbirini tanıdığı ama kimsenin birbirini gerçekten görmediği bir nahiyede sessizliğin yerini gittikçe artan uğultular almaya başlıyor. Hırs, intikam, öfke, bir çember olup etrafı sarıyor ve sonunda bir okul muduru, bir jandarma komutanı ve hırslı bir muteahhitin yolları, telafisi imkânsız bir trajedide kesişiyor. Özgur Çırak, taşranın puslu havasında yankılanan sarsıcı bir insan panoraması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135667</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3cbf63-02d6-44f5-945f-f9543a66db5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İntihar Çok Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Bu hiç adil değil! Kokuşmuş bir evde, bir kötüyle yaşayan kötürümden geriye bunlar kaldı demek? Anı kusan şu zavallı eşyalar, çöl kokusu, ağırlığı yüzünden çekip gitmeyi beceremeyen bir ruh. Ey ruh! Buradaysan üç kere boğazımı sık! Saçma! Şimdi ben delirmediysem eğer. Muhtemeldir ki delirmedim. O zaman perdenin ortasındaki şu şişkincelik, rüzgârdan mı? Aslında emindim, baktığım her şeyde Acibe ile göz göze gelmemin başka izahı yoktu. Perdedeki şişkinlik onun hörgücü. Delirmedim!”
Bir İntihar Çok Ölüm, yaşarken ailesi ve toplum tarafından elbirliğiyle yok sayılan “kambur kız Acibe”nin ince ince planlanmış, neredeyse bir intikama dönüşen şaşırtıcı hikâyesi.
Esra Kahya, kambur bir kadının intiharı sonrasında ortaya saçılan sırlarla sarsılan “acayip” bir ailenin trajikomik hikâyesini anlatırken, kendine özgü üslubunun tüm zenginliklerini sergiliyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Ödülü’ne de layık görülen bu roman, Esra Kahya’nın edebiyatımızın kalıcı seslerinden biri olacağının ilanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135668</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8f0e8d-9159-49db-8c56-6cede3ea8a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Cansever/Kant</image:title>
            <image:caption>“Cansever ile Kant’ın karşılaşmasını kayda geçirmek istiyorum bu kitapta, ya da olabildiğince sahnelemek: bu iki usta, filozof ile şair, birbirine baktığında, birbirini okuduğunda ne oluyor, bir şey oluyor mu, bir zevk ve düşünce faydası ortaya çıkıyor mu?
“İki temel soruyla uğraşıyorum: Edip Cansever’deki zevk-acı ya da haz-hazsızlık eşleşmesini, onun ‘ben güzel şiir yazmak istemiyorum’ ve ‘düşüncenin şiiri’ gibi eleştirel motifleriyle nasıl ilişkilendireceğimize yanıt arıyorum. İkincisi, Kant’ın çeşitli tutarsızlık ve çıkmazlarıyla zenginleşen o muazzam Üçüncü Kritik’ini Cansever için nasıl özelleştirebilir, nasıl faydalı kılabiliriz. Bu genel konuyu şöyle özelleştirmeyi yeğledim: Cansever’in yapıtı bağlamında okunduğunda Kant’ın estetik teorisi ne hale geliyor?”
—Orhan Koçak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135669</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25b8b4a-9a0e-44e8-8e7d-5a8a2b9802f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizcinin Feneri</image:title>
            <image:caption>“Sonsuza dek Fenerbahçe” diyenlerin kitabı: “Denizcinin Feneri”
Bu eser, dalga sesiyle büyüyen bir çocuğun rotasını kaybetmeden olgunlaşma yolculuğudur. Anlatılanlar yalnızca anı değildir; bir denizcinin omurgasındaki direnişin, ufka fırlatılmış hayallerin ve her fırtınada yeniden doğrulanan bir Fenerbahçe tutkusunun kaydıdır.
Tribünde öğrenilen sadakat ile okyanusta sınanan irade, bu yolculuğun taşıyıcı direğidir. Kenan Şahin, Denizcinin Feneri’nde telsiz zabitliğinden kaptan köşküne uzanan serüvenini anlatırken, denizle hesaplaşmasını ve Fenerbahçe’ye mühürlü günlüğünü okura açıyor.
Bir gemi limana kolayca yanaşır; insanın kendi kıyısına varması ise uzun ve inatçı bir seyrin bedelidir. Bu kitap, deniz insanlarının belleğine düşen kalıcı bir izdir; yönünü kaybetmeyenlere sığınacak bir liman gibidir. Son satır değil, bu hikâyenin yankısıdır belleklerde kalan.
“Denizciysen kaderinle, Fenerbahçeliysen dünyayla sınanırsın. İnadına deniz, sonsuza dek Fenerbahçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135670</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fe67153-9fea-42da-9eca-eb343981a3ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dramada Kültürü Üretmek</image:title>
            <image:caption>Dramanın ne olduğuna yalnızca sahne sanatları perspektifinden bir cevap aramak, kavramın özünü daraltmakla kalmaz, onu, yetersizliği aşikâr olan “yaşamın taklidi” kalıbına indirger. Oysa drama, insanın tüm yaşamsal süreçlerini içeren, “yaşamı yeniden üretme” işi olarak ele alındığında insana özgü her şeyi heybesinde toplayan kapsayıcı, tıpkı yaşam gibi süreğen, değişen, devinen bir sürece dönüşür.
Dramada Kültürü Üretmek de bu perspektifle drama ve sosyal bilimler arasındaki ilişkinin izini süren, farklı disiplinlerde dramanın izini arayan, tüm bunlarla beraber hayatın olağan akışı ile dramaya özgü gerçekliğin ilişkisinin araştırıldığı sorular silsilesinin bir tezahürü.
Dünyayı nasıl kavrıyoruz? Şeylere anlam vermemizi sağlayan nedir? Bulduğumuz anlamlarda nasıl ortaklaşıyoruz? İnsan davranışlarının sebepleri, motivasyonları ve sonuçları o davranışları nasıl şekillendiriyor? Eylemlerimizden ortak anlamlar çıkarmamızı sağlayan ya da ortaklaştığımız şeyler nelerdir? Bir performansı inandırıcı bulmamızı sağlayan unsurlar neler? gibi soruların peşinden giden bu kitap, kesin ve keskin kanılar yerine bir sabite yaslanmayan, mutlaklık sanrısına kapılmayan, birbiriyle tartışan, birbirini sınayan cevaplar aramaktadır. Daha birçok sorunun oluşturulması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135671</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd4a9d8-f6cb-4bd1-8f51-453956228a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Tozunu Atalım</image:title>
            <image:caption>Faşizmin yeni biçimlerinden ve kıyamet alametlerinden bahsedilen şu zamanda, aynı zamanda direnişin, “başka türlü bir şey”in alametleri de beliriyor!
Dünyanın her köşesinde… Karşı koyanlar, boyun eğmeyenler, itiraz etmeyi bırakmayanlar var… Dahası, alternatifler yaratmakta irili ufaklı başarılar kaydedenler, küçük de olsa zaferler kazanarak moral ve ilham kaynağı olanlar var. Dünyanın Tozunu Atalım!’da Umur Talu, işte bu alametler arasında bir küçük tur atıyor.
“Bildiğimiz” işçi sınıfından çok daha geniş bir emekçiler dünyasının kımıldanışına, dünya kadar geniş bir ezilenler ve yoksullar kitlesinin büyük huzursuzluğuna çeviriyor gözünü. Kitabın alt başlığı, “başka türlü bir şey”in parolalarını sıralıyor: Sınıf, ittifak, mücadele, umut…
Bitmedi, bitmeyecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135672</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a5f25a-4b08-46ed-b56c-bc4f4f563b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Faili Malum Rejim</image:title>
            <image:caption>Sokakta adalet isteyenlerin barikatlarla karşılandığı bir dönemde Gülizar Biçer Karaca, bu ilk kitabında bir tanık, bir özne olarak “Faili Malum Rejim”i gözler önüne seriyor. “Faili Malum Rejim” bir rejim eleştirisi olduğu kadar halkın siyasal varlığının nasıl tasfiye edildiğini, yurttaşın hak öznesinden sadakat nesnesine dönüştürüldüğü bir çöküş çağını ifşa ediyor.  Can Atalay kararının TBMM kürsüsünde okutulmasıyla görünürleşen anayasal direnişten çocuk işçilerin yok sayılan emeğine; kadınların susturulmak istenen isyanından gençliğin sokaklarda kurduğu yeni siyasal dile kadar her bir başlık, Türkiye’de rejimin meşruluk kriziyle halkın siyasal seferberliği arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Bu kitap, yalnızca çürümüş bir sistemin fotoğrafını çekmekle kalmıyor; “bir kişi devleti”ne dönüşen yapının anatomisini, anayasal tarihimize, sınıfsal adalete, toplumsal hafızaya ve yurttaşlık kavrayışına yaslanarak sorguluyor. Ve yazarının kişisel hikâyesi, bu politik çerçeveyi tamamlayan bir vicdani kayıt olarak satırlara yansıyor. Çocukluğu pamuk tarlalarında geçmiş, çocuk yaşta ailesine destek olmak için çalışan bir emekçinin, yıllar sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili olarak halkın iradesini savunması…  Gülizar Biçer Karaca’nın yürüdüğü bu yol, sınıfsal bir direnişin, inanç ve adalet arayışının bir simgesi haline geliyor. “Faili Malum Rejim”de, 23 yıllık AKP iktidarında adalete susamış bir halkın yeniden özneleşme çağrısı, mücadeleyle kurulan cumhuriyet tahayyülü ve “Rejimler değişse de mücadele sürer” diyen bir inancın izini sürüyorsunuz. Bu kitap, geçmişi yıkımla yazılmış bir ülkenin geleceğini adaletle kurmak isteyenler için bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135675</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45774753-1852-4fc1-a198-3a4365e69cce.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Yeteneğin Var!</image:title>
            <image:caption>Senin de harika bir yeteneğin var!
Peki ya herkesin farklılıklarını ve zenginliklerini sevgiyle keşfetsek? 
— Arkadaşlarımın hepsinin bir yeteneği var. 
Bense hiçbir konuda iyi değilim...
— Canım Ponpon, herkesin bir yeteneği vardır. Kimi iyi koşar, kimi güzel dinler, kimi paylaşmayı bilir. Kendine güven, bazı yetenekler hemen fark edilir, bazılarıysa keşfedilmeyi bekler.  
“Peki ya ben? 
Benim benzersiz yeteneğim ne?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135680</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c252bdf-a91f-4421-8c69-759e543f1ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uhuvvet</image:title>
            <image:caption>Osmanlıca aslından notlarla yayına hazırlayan ve sunuş
Nebahat Yusoğlu
Notlar ve Önsöz Fatih Altuğ
Bir kadın tarafından yazılmış ilk Türkçe romanlardan biri olan Uhuvvet, Selma Rıza’nın el yazısı metninden çevrilerek ilk defa orijinal haliyle okurlarla buluşuyor.
Tanzimat’tan II. Abdülhamid devrine uzanan dönemde, bir Osmanlı ailesinin iç çatlaklarını, kadınların sessizleştirilen hayatlarını ve adalet arayışını büyük bir anlatı ustalığıyla gözler önüne serdiği Uhuvvet’te Selma Rıza, iktidar ve tahakküm karşısında eşitlikçi bir aile idealini savunurken; bireysel kaderlerle toplumsal dönüşümü iç içe geçirir. Aynı zamanda, Osmanlı toplumunun değişen sosyal coğrafyasını İstanbul’dan Beyrut’a, Paris’ten yeniden İstanbul’a uzanan bir hat üzerinde de resmeden roman, kadın bakışının edebiyatımıza erken ve kararlı bir müdahalesidir.
Dönemin ünlü kadınlarından Fatma Aliye, Mihrinisa, Nigâr Hanım gibi edebiyat mensupları ile, dönemin aydın kadınlarını temsil eden ve adeta onların sembolü olan Nasip Hanım, Selma Rıza Hanım’ın, renkli ve derin bilgilerle Paris’ten döndüğünü görmekle, kadınlık adına gururlandılar.” TAHA TOROS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135681</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa40734c-695d-4768-ba29-6cf076e722a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetih Ruhu</image:title>
            <image:caption>Fetih, bir şehrin değil; bir çağın, bir medeniyetin ve bir zihniyetin yeniden doğuşudur. 
Fatih Sultan Mehmet, 21 yaşında İstanbul’u fethederek Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı açmıştır. Ancak asıl zafer, kılıçla değil; fetihten sonra kurulan düzenle, adaletle, merkezî hukuk ile, farklı din ve milletlerin bir arada tutulmasıyla kazanılmıştır. 
Bu kitap, fetih kavramını askeri bir olay olmaktan çıkarıp siyasal bir proje, devlet inşası sanatı ve kalıcı medeniyet tasavvuru olarak yeniden okur. 
Askerî fetih zaferi verir; siyasal fetih imparatorluğu doğurur. Zafer geçicidir; düzen kalıcıdır. 
Fatih’in mirası, sadece bir şehrin değil; adaletle güçlendirilmiş, uzun vadeli, çok kültürlü ve süreklilik arz eden bir imparatorluk kimliğinin ta kendisidir. 
Fetih ruhu, tarih boyunca ve bugün de, büyük düşünen, uzun vadeli plan yapan, farklılıkları çatışma değil zenginlik olarak gören her irade için en güçlü ilham kaynağı olmaya devam ediyor. 
Bu eser, o ruhu anlamak ve geleceğe taşımak isteyenler için yazılmıştır. 
“Fetih, zaferin değil düzenin adıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135682</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2b4e4e-5608-4868-9aac-beb69bbc1c35.jpg</image:loc>
            <image:title>2957’den 0’a</image:title>
            <image:caption>2957 yılında geçen bu roman, güçlü bir distopya-bilimkurgu omurgası üzerine kurulmuş; özellikle açılıştaki atmosfer (iklimin tersyüz oluşu, insanların “kül rengi” bir dünyada tükenişi) ve Türk bilim insanlarının çaresizliği, okuru daha ilk sayfalardan hikâyenin ana gerilimine çekiyor. 2957’de geçen bu karanlık gelecek kurgusunda “nebootik radyasyon/bomba” fikriyle toprağın ölmesi, yapay güneş ışığıyla üretim çabası, robotların gündelik hayata sızması ve “Yeraltı Orkidesi (Rhizanthella Gardneri)”nin bir umut nesnesi olarak konumlandırılması oldukça dikkat çekici; özellikle orkidenin “insanlık için tek ihtimal”e dönüşmesi, dramatik hedefi netleştiriyor ve anlatıya yön veriyor. 
Dr. Ahmet–Dr. Sezer ikilisi üzerinden kurulan bilim/etik/çaresizlik çatışması, “Siyasi Polis” baskısıyla birleşince hikâyenin tansiyonu yükseliyor; bir yandan insanlığı kurtarma planı, diğer yandan otoriter düzenin gözetimi ve cezalandırması, distopya tadını kuvvetlendiriyor. 
Robot karakterlerin (Robo, Pixel vb.) tekdüze mekanik diliyle,  insan duygusunun kırılganlığı arasındaki karşıtlık da iyi bir dramatik araç olarak karşımıza çıkıyor; ayrıca ilerleyen bölümlerde mağara, çocukların büyümesi ve liderlik dinamikleri gibi  “yeniden başlangıç” hissi taşıyan sahneler, romanın yalnızca yıkımı değil, türün devamı ihtimalini de taşıdığını gösteriyor. 
Genel olarak roman; güçlü bir dünya fikri, sembolik bir “umut nesnesi”, baskıcı düzen gerilimi ve insanlığın devamına dair etkili bir soru taşıyor. Özetle bu kitap, sizi 1000 yıl sonrası yaşanılması olası bir distopik-bilimkurgu evrenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135683</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00196911-a199-4f4c-8b1c-4e9165ba8b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Yüzyıla Girerken TÜRKİYE</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yeni yüzyıldaki yön arayışını; devlet, adalet ve toplumsal denge ekseninde ele alan bu kitap, temel sorunları sade bir dille inceliyor. Ekonomi, hukuk, eğitim ve sosyal devlet başlıklarında gerçekçi tespitler ve ortak akla dayalı yaklaşımlar sunuyor. Sloganlardan uzak, geleceğe dair düşünmeyi amaçlayan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135684</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da65718e-d25b-4998-8ea2-b445448b10c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hikaye</image:title>
            <image:caption>Kararını veriyor Tekla. Geri dönüşü olmayan şeyler yapacağını biliyor. Onu sevinçten ve korkudan
ürperten, hikâyesinin işaret fişeğini yakacak bir kararın gizli hazırlıkları var aklında: Onu Hıristiyan
tarihinin ilk mucizesi yapacak bir karar. Şu anda kendinden korkuyor. Kendini tanıyamıyor, heyecan
verici buluyor. Kendi kendine konuşurken kafasının içinde “Hadi, hadi, hadi,” diyen kim, “Hayır, hayır,
hayır,” diyen kim, öteki kim, o kim, artık bilemiyor.
İsa’dan sonra birinci yüzyıl…
Roma İmparatorluğu’nda yaşayan genç ve varlıklı genç kadın Tekla’nın hayatı ve tüm inançları, Tarsuslu
Pavlus’un etkileyici vaazlarıyla sarsılır. Nişanını bozar, duyduklarının peşinden gitmeye karar verir ve
bekâretini bir itaat biçimi değil, açık bir direniş olarak sahiplenir.
Çıktığı yolda başına türlü eziyetler gelir; yakılmaktan mucizevi biçimde kurtulur, arenada vahşi
hayvanların arasına atılır ama hayatta kalır. Tüm tehditlere rağmen kendi kendini vaftiz eder. Bu cesur
adımlarıyla kadınlar için bir umut ve başkaldırı sembolüne dönüşür. Ancak bu özgürlük çağrısı, henüz
bebek adımlarıyla yürüyen Kilise için büyük bir sorundur. Dini otoriteler ve cemaat liderleri, Tekla’yı
susturmak için harekete geçer.
Bazı tarihçilere göre yazılı olarak dolaşıma girmiş ilk Hıristiyan anlatısı olan bu hikâye, yüzyıllar boyunca
görmezden gelinen güçlü bir kadının öyküsünü gün ışığına çıkarıyor. Frédéric Gros, bu etkileyici
romanında inanç, beden, özgürlük ve itaat üzerine zamansız sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135685</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd34b002-9f71-4666-a15c-329dd64d0f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Çocuk Getirmek Ne Anlama Gelir?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz kulağa çok sıradanmış gibi gelen, “Çocuk sahibi olmak istiyor musun?” sorusunu defalarca kez duymuşuzdur. Mara van der Lugt insan varoluşunun en derin meselelerinden birinin gizlendiği bu soru üzerine süregelen suskunluğu bozarak cesur bir düşünsel yolculuğa çıkarıyor bizi. Bir çocuk yaratmak ne demektir? Dünyaya bir çocuk getirme kararı çoğalma güdüsü ve yerleşik toplumsal kabullerle izah edilecek kadar önemsiz mi? Kendisine danışamayacağımız bir varlık adına hayatın yaşanmaya değer olduğuna karar vermeye hakkımız var mı?

Mara van der Lugt felsefeden teolojiye, etik tartışmalardan edebiyata ve günümüz popüler kültürüne uzanan geniş bir alanda, çocuk sahibi olma arzusunun temelini sarsacak bir düşünme alanı açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135686</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f89981b2-2e92-4c54-b1e9-ec90a039ed18.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Karadeniz’deki Bizans Kiliseleri</image:title>
            <image:caption>Ercan Verim tarafından kaleme alınan &quot;Batı Karadeniz&apos;deki Bizans Kiliseleri&quot; başlıklı bu eser, Bizans mimarlık tarihinde uzun süre &quot;terra incognita&quot; (bilinmeyen topraklar) olarak kalmış bir bölgenin dini mimari mirasını kapsamlı bir perspektifle ele almaktadır. Bu çalışma, yazarın yaklaşık 12 yıllık titiz saha araştırmalarının (2012-2024) ve doktora tezinin bir ürünü olup, Bartın, Bolu, Düzce, Karabük ve Zonguldak illerini odağına alarak Sinop gibi çevre illerdeki bulguları da bilim dünyasına sunmaktadır. Araştırma sürecinde geniş bir saha taraması gerçekleştirilerek, daha önce belgelenmemiş veya az bilinen 42 kilise ve şapel yapısı tüm yönleriyle incelenmiştir. Eser, bölgedeki dini yapıları plan tipolojileri, yapı malzemeleri ve süsleme programları üzerinden metodolojik bir yaklaşımla analiz etmektedir. Metrik ölçümler ve modüler sistem analizleriyle desteklenen çalışmada; anıtsal bazilikalardan kapalı haç planlı kiliselere, tek nefli yapılardan kaya kiliselerine kadar geniş bir yelpaze kronolojik bir düzen içinde sunulmaktadır. Özellikle tegula mammata tipi tuğla kullanımı gibi mühendislik detayları ve keramoplastik süsleme geleneğinin Anadolu kökenleri gibi konularda sunulan veriler, bölge mimarisinin kendine özgü karakterini ve başkent Konstantinopolis ile olan hiyerarşik bağlarını ortaya koymaktadır. Kitap, Erken Bizans&apos;tan Osmanlı dönemine kadar uzanan tarihsel süreci siyasi ve sosyo-ekonomik dinamikler ekseninde yeniden kurgulayarak, Anadolu&apos;nun bu saklı kalmış kültürel mirasını akademik bir zemine oturtmaktadır. Hem bölgesel arkeoloji hem de genel Bizans sanatı ve mimarisi araştırmaları için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bu monografi, gelecekteki bilimsel çalışmalara zemin hazırlamayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135687</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44242ce3-9fd0-4f1e-a4e4-907778ac29a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pulur Köy Enstitüsü Müdürü Osman Yalçın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135688</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f7344d-6598-49d6-9375-5342683557be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyetler&apos;den Pamukpınar Köy Enstitüsü&apos;ne Rus Hasan</image:title>
            <image:caption>Sovyetler&apos;den Pamukpınar Köy Enstitüsü&apos;ne Rus Hasan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135689</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65777234-5854-470c-906e-92d77a7f91a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianopolis (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Hadrianopolis Hamamlı Yapı Kompleksi: Depo Buluntuları” başlıklı kitap, Paphlagonia Bölgesi kenti olan Hadrianopolis’te, 2023-2025 yılları arasında gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde Hamamlı Yapı Kompleksi’nde ortaya çıkan depo bölümü içerisinde günümüze ulaşan buluntuları konu almaktadır. Depoda ele geçen seramik kaplar, sikkeler, hububat, metal eserler ve tekstil kalıntıları arkeolojik açıdan incelenmiş ve yorumlanmıştır. Depo bölümünde ele geçen tüm buluntular “Seramikler”, “Metal Eserler”, “Hamamlı Yapı Kompleksi Kazıları”, “Sikkeler”, “Antik Hububatların Canlılıklarının Belirlenmesi”, “Karbonize Tekstil Liflerinin Karakterizasyonu”, “Hadrianopolis Hamamlı Yapı Kompleksinde Ortaya Çıkarılan Eserlerin Kültürel ve Sanatsal Bağlamda Değerlendirilmesi”, “Bakır Kap Üzerine Değerlendirme: Malzeme, Bozulma ve Koruma, Seramiklerin Üretimine Dair Değerlendirme” başlıkları altında detaylıca ele alınmıştır. Konuların uzmanları tarafından kaleme alınan eserlerin tarihlendirilmesinde stratigrafik veriler, stilistik, tipolojik ve sanatsal değerlendirmelerin yanı sıra C14 analizlerini de içeren bilimsel yöntemlerden yararlanılmıştır. Kazı alanında ele geçen eserlerin tanıtımı fotoğraf ve katalog çalışmalarıyla desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135690</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aae2735-5985-4366-89c8-a7152860eefe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvufu Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf denilince insanların aklına ‘bir lokma, bir hırka’ gelir. Bununla kastedilen
tasavvuf yolunda insanın yemekten, giyinme arzusundan uzaklaştığı, daha
zâhidâne bir yaşamla nefsini terbiye ettiğidir. Tasavvufa böyle bakmak yanlış
değilse bile, eksik bir bakış olabilir. Bu eksikliğin en önemli yönü ise, amacı ihmâl
ederek tasavvuf hakkında konuşma ihtimalini barındırmış olmasıdır. Sûfîlerin
yöntemi zaman içinde değişiklik gösterse bile amaçları değişmemiştir. Onların
amacı aklın yetkinleşmesiydi. Başından sonuna kadar bütün tasavvuf, aklın
yetkinleştirilme mücadelesi şeklinde okunabilir. Aklı ne daraltıyorsa sûfîler onunla
mücadele etmişler; neyi elde etmek istemişlerse, aklı onun kemâle taşıyacağını
düşünmüşlerdi. Bütün tasavvufu, hatta kelimenin anlamını teşkil eden ‘arınma’ ve
temizlenmeyi aklın kirlerinden arınması şeklinde düşünmek mümkündür. Bu
nedenle elinizdeki kitabın ismi tasavvufun yöntemi ile amacı arasındaki ilişkiyi dikkate taşımak üzere ‘bir lokma, bir hırka, Bir Akıl’ olarak belirlenmiştir. Kitap farklı zamanlarda yazılmış birçok makaleden oluşmaktadır. Bu makaleler bazen yöntem veya benzer konularda doğrudan tasavvuf ile ilişkili iken bazen de kemâle ermiş yetkin aklın bakış açısını göstermeyi amaçlar. Her hâlükârda yazılar, tasavvufun farklı yönlerini ortaya koymayı amaçlayarak ‘aklın yetkinleşmesine’ hizmet etmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135691</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672ccd8e-22e9-4e34-bfda-b369dbbce1b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalim Tanrılara Meydan Okumak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLAR ÖLÜR, KORKAKLAR YAŞAR. Fethedilmiş bir dünyanın kızı olan Ruying, henüz o doğmadan önce göklerden inen ve daha önce hiç görmedikleri teknolojilerle halkının büyüsünü yenen işgalcilerden nefret eder. Ruying’in büyü yeteneği, ölümlü bedenlerden ruhu çekip çıkarabilmektir. Genç kız, ailesini ve arkadaşlarını korumak için bu yeteneğini kullanır ancak her büyü onun ömrünü tüketmektedir. Düşman bir prens, Ruying’in yeteneğini keşfedince, ona imkânsız bir anlaşma teklif eder: Eğer Ruying onun özel suikastçısı olursa ve onun siyasi rakiplerini ortadan kaldırırsa, ailesi bir daha asla aç kalmayacak veya zarar görmeyecektir. Ancak Ruying bu pazarlığı kabul ederse hem ölüme yaklaşacak hem de kendi dünyasının sonunu getirme riskine girecektir. Ruying, daha iyi bir dünya vaatleriyle kalbini sızlatan ve gülümsemesiyle nabzını hızlandıran bu prense güvenebilecek midir? Yoksa Ruying sevdiklerini koruyarak tüm ulusuna ihanet mi edecektir? “Büyü, cinayet, entrika ve ihanetle örülü, nefes kesici bir hikâye.” — Cassandra Clare, New York Times Çok Satan Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135695</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc47991-fc0d-4baa-8a53-59eee89c9c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobe</image:title>
            <image:caption>anahtarı olmayan kapalı kutunun içinde duygular ben konuşmak istedim! kulaklarını tıkadı susturan tepki vermeyeceğimden emin oldun, iterken beni dikenli tellere gözümle gördüm zevk aldığını üstümde kurduğun baskıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135696</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8793b4b1-1e28-481f-8cd7-bdb7f2eab8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkom</image:title>
            <image:caption>Hayata tutunmak için verilen son, gerçek, karanlıkla ışık arasındaki o görünmez çizgide en çıplak mücadele. Her satırında gerçek, her cümlesinde yaşamla ölüm arasında savaş ve her sayfasında dimdik duran bir kadın… 
Bazı hikâyeler acıyla yazılır… 
Hazırsanız, başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135697</loc>
        <lastmod>2026-06-03T07:05:04+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4813bf50-3f40-44b8-b297-4b03e31d9881.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar&apos;a Huzur Yok</image:title>
            <image:caption>Bir insan harikaysa, göründüğünden de harikadır. “İnanır mısınız, aşksızlık bana daha romantik geliyor. Gönül sayfasını temiz tutmak... Hani, nerede, ona yaklaştıkça kendime geldiğim sevgili?” Gizemli koleksiyoner Bahtiyar Kont’la dostluk kuran Profesör Tanpınar’ın endişeleri yatışmış, neşesi yerine gelmiştir. Bahtiyar Bey, Tanpınar’ı Nermin Mermi adlı zarif kadınla tanıştıracaktır. Fakat o gün Nermin Hanım randevuya gelmez ve Kont öldürülür. Tanpınar, cinayetin bas şüphelisidir. Polis müfettişi Fatin Fantom’un kovaladığı Tanpınar’ı hapse düşmekten çok daha büyük tehlikeler beklemektedir... Soğuk Savaş ortamında ruh çağırma seansları, rehine krizleri, kaçak radyo yayınları ve daha birçok acayiplik peşpeşe gelirken... Menteş, Tanpınar’ı Tarantino’yla buluşturuyor!  SEVİN OKYAY Tanpınar’a Huzur Yok’taki yaratıcılığa ve mühendisliğe hayran kaldım. Menteş’in Tanpınar’a nüfuz kapasitesi inanılmaz. Polisiye kurgunun arkasında gayet ikna edici bir Tanpınar imgesi beliriyor. BESİM DELLALOĞLU Tanpınar’a Huzur Yok’taki, Tanpınar’ı ince bir ironinin, kimlikleri sürekli değişen karakterlerin, oyunbaz dil sanatlarının ve dört bir yanında bükülen zamanın evrenine; Menteş geleneğine yerleştiriyor. YALIN ALPAY</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>