﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135578</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e25f068-016d-4d63-8799-b18fcd2d3b16.jpg</image:loc>
            <image:title>Çapraz Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Özenle hazırlanmış 96 Çapraz Bulmaca, hem yeni başlayanları hem de deneyimli bulmaca severleri ortak bir heyecanda buluşturuyor. Çapraz bulmaca çözmek, yalnızca kelime doldurmak değil; zihni tazeleyen, dikkati artıran ve günlük koşturmacada küçük bir nefes aralığı sunan keyifli bir alışkanlıktır. Gençler kelime dağarcığını geliştirirken, yetişkinler zihinsel canlılıklarını korur; çocuklar için eğlenceli bir öğrenme alanı, büyükler içinse sakinleştirici bir uğraştır. İster tek başına kahve molasında, yolculukta keyifli bir zihin egzersizi, ister ailece masa etrafında buluşup birlikte çözülerek geçirilen hoş bir an… Kalemini al, sayfayı çevir ve herkesin çözmekten zevk alacağı bu bulmaca dünyasına adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135579</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1c6b3c-1783-46ee-ac4e-3bd6aa43f7e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kod Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Harfi bul, kelimeyi tamamla, kodu kır!
101 Bulmaca
Kod Bulmaca, sayıların içindeki gizli kelimeleri keşfetmen için hazırlanmış benzersiz bir bulmaca türü. Sorular yok; her şey ipuçlarının saklandığı kodlanmış sayılarda başlıyor. İlk ipucu kelimedeki harf - sayı eşleşmelerini çözerek, bulmacanın geri kalanındaki tüm sayıları doğru harflerle doldurman gerekiyor. Sonrası ise kelime dağarcığın, mantığın ve bulmaca sezginle birleşiyor.
Kare ve çengel bulmacayı andıran bu özel format, gençlerden yetişkinlere her yaştan okurun hem eğlenerek hem de zihinsel egzersiz yaparak vakit geçirmesini sağlar. Bu kitapta seni, farklı zorluk seviyelerine sahip 101 adet Kod Bulmaca bekliyor.
Kalemini al ve sayıları kelimelere dönüştürmeye başla.
Kodu kır, bulmacayı tamamla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135580</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76de4d5d-4461-4379-b813-8957822e90c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanlı Anka Kuşu (ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ying, Mühendisler Loncasını ve babasının haksız ölümünün acısını geride bıraktıktan iki yıl sonra, hayat normale dönmeye başlar. Ancak dokuz adada huzursuz rüzgârlar esmeye devam eder ve gizemli Kanlı Anka Kuşu filosunun korkunç korsan saldırısının ardından Ying, yeni Başkomutan Ye-Yang’ın gergin siyasi dünyasına geri döner. Ying, kurnaz korsanları ve onların komutanını alt etmenin bir yolunu bulmak için Ye-yang ve loncadaki eski arkadaşlarıyla birlikte çalışmak zorunda kalır. 
 
Bu arada Ying&apos;in kız kardeşi Nian artık başkentte yaşamaktadır ve sonunda Başkomutan ile evleneceği günü beklemektedir. Ye-yang ile olan ilişkisi mesafeliyken, On Dördüncü Beile Ye-kan ile olan arkadaşlığında teselli bulur. Başkent beklediğinden daha tehlikelidir ve karanlık bir komplo ortaya çıktığında, Nian ve Ye-kan başkomutanlığın içeriden çökmesini önlemek için gizemi vaktinde çözmelidir. 

Her an ortaya çıkan yeni tehlikeler dokuz adayı parçalamakla tehdit etmektedir. Bu fırtınadan kurtulmak için Ying ve sevdikleri korkunç ihanetlerin ortasında zor seçimler yapmak zorundadır. Dünya yıkımın eşiğindeyken, düşmanlarını yenmenin ve hayatta kalmanın bir yolunu bulabilecekler midir? Ve yaşanan kayıplar buna değecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135581</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c8e77a5-5d4c-4367-8712-3a9e79d11f8c.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat ve Toplum Dergisi 183. Sayı Büyüme, Enflasyon ve Emeğin Halleri</image:title>
            <image:caption>Bu sayıda: 
·         Geçmişi ve Geleceği Satarak Büyümek - Mahfi Eğilmez  
·         Türkiye’nin Enflasyon Süreci: Veriler, Gözlemler, Dersler - A. Erinç Yeldan            
·         Türkiye’de Emeğin Zavallı Hali - Alper Duman    
·         Paranın Hafızası ve Köklü Gelecekler: Merkez Bankacılığı Neden Bir Hafıza Yönetimidir? - Ahmet Faruk Aysan    
·         Zor Bir Yılın Ardından Zor Bir Yeni Yıla Başlarken - Ersin Kalaycıoğlu         
·         Seçmenler Kıyaslanır mı? Anketler Bize Ne Söyler? - Cem Mehmet Baydur           
·         Tarafsızlık Yanılsaması ve İktisadın Normatif Doğası - Arda Tunca              
·         Yeni ve Özel Bir Ev İçi Şiddet ve Suç Tipi Olarak Ölümcül Olmayan Boğma Fiilleri: İngiltere ve Galler Örneği - Kadriye Bakırcı 
·         2026 Başlarken Bir Soru: Yazıyoruz ama Kimin için? - Ayça Tekin-Koru   
·         Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) Üzerine İlk Değerlendirmeler: Şeffaflık, Sürdürülebilirlik, Sorumluluk - 
Nazire Nergiz Dinçer      
·         Teknolojinin Kıskacında Sosyalizm: Hesaplama Tartışmasından Cybersyn Projesi’ne - Ercan Eren 
·         İki Kültürel Ekonominin Hikayesi II: Kültürel Kimlikten Kültür-Sanat Üretimi ve Tüketimine - Sacit Hadi Akdede  
·         Londra’nın Ekonomik Zihinleri I: Jeremy Bentham - Feyza Özdinç              
·         Grotesk Bir Kalkınma Modeli Olarak “Ayak- Bacak Fabrikası” - Gülçin Elif Yücel  
·         Yunanlar Yapay Zekâ Vergisinden Muaf mı? - Yaşar Taşkın Koç   
·         Kurumlar, İktisatçılar ve İnsanlar - M. Aykut Attar            
·         Eşitlik Ertelenemez! İktisat Biliminde Kadın İnisiyatifi’nin Türkiye Ekonomi Kurumu Genel Kurulu Tanıklığı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135582</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e8fa3c-b80b-4054-8216-98d8d24baed7.jpg</image:loc>
            <image:title>Goştaspname</image:title>
            <image:caption>İran mitolojisinin puslu derinliklerinde, taht kavgalarının ve kahramanlık ezgilerinin kesiştiği noktada bir isim yükselir: Goştâsp. İran edebiyatının dev ismi Dakîkî’nin kaleminden dökülen ve Firdevsî’nin ölümsüz eseri Şâhnâme’nin kalbine yerleşen bu özel bölüm, sadece bir hükümdarın tahta çıkış öyküsü değil, aynı zamanda Zerdüştlüğün kabulüyle değişen bir medeniyetin manevi haritasıdır. Babası Lohrâsp ile girdiği iktidar mücadelesinden, Arjâsp’ın ordularına karşı verilen amansız savaşlara; efsanevi kahraman İsfendiyâr’ın yiğitliklerinden, kadim inançların kök salışına kadar pek çok dönüm noktası bu satırlarda hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135583</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab78f0e0-9160-4f84-84e8-12780c921242.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalim Tanrılara Meydan Okumak</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLAR ÖLÜR, KORKAKLAR YAŞAR. 
 
 Fethedilmiş bir dünyanın kızı olan Ruying, henüz o doğmadan önce göklerden inen ve daha önce hiç görmedikleri teknolojilerle halkının büyüsünü yenen işgalcilerden nefret eder. 
Ruying’in büyü yeteneği, ölümlü bedenlerden ruhu çekip çıkarabilmektir. Genç kız, ailesini ve arkadaşlarını korumak için bu yeteneğini kullanır ancak her büyü onun ömrünü tüketmektedir. 
Düşman bir prens, Ruying’in yeteneğini keşfedince, ona imkânsız bir anlaşma teklif eder: Eğer Ruying onun özel suikastçısı olursa ve onun siyasi rakiplerini ortadan kaldırırsa, ailesi bir daha asla aç kalmayacak veya zarar görmeyecektir. 
Ancak Ruying bu pazarlığı kabul ederse hem ölüme yaklaşacak hem de kendi dünyasının sonunu getirme riskine girecektir. Ruying, daha iyi bir dünya vaatleriyle kalbini sızlatan ve gülümsemesiyle nabzını hızlandıran bu prense güvenebilecek midir? 
Yoksa Ruying sevdiklerini koruyarak tüm ulusuna ihanet mi edecektir? 
 “Büyü, cinayet, entrika ve ihanetle örülü, nefes kesici bir hikâye.” 

— Cassandra Clare, New York Times Çok Satan Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135584</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ab754f-8fe7-4e70-ad04-063c0853b0c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atmacanın A&apos;sı</image:title>
            <image:caption>“Bir insanla bir hayvanın karşılaşmasına dair şimdiye dek yazılmış en sarsıcı anlatılardan biri.” –SIMON WORRALL 
 
ULUSAL KİTAP ELEŞTİRMENLERİ BİRLİĞİ FİNALİSTİ 
KIRKUS PRIZE KURGU DIŞI FİNALİSTİ 
ANDREW CARNEGIE MADALYASI KURGU DIŞI FİNALİSTİ 
COSTA YILIN KİTABI ÖDÜLÜ 
SAMUEL JOHNSON ÖDÜLÜ 
NEW YORK TIMES 21. YÜZYILIN EN İYİ 100 KİTANI SEÇKİSİ 
 
Babası aniden öldüğünde, Helen Macdonald ondan beklendiği şekilde yas tutmayı reddeder. Her şeyi kenara bırakıp kurtuluşu kimsenin düşünmeyeceği bir yerde aramaya karar verir: Vahşi bir atmaca alıp onu ehlileştirmek. 
 
Adını Mabel koyar. 
 
Asla tamamen ehlileştirilemeyecek, safi içgüdüden ibaret bu yırtıcı kuşun mizacı aslında Helen&apos;ın duygularının aynasıdır. Acının ve vahşiliğin derinliklerine doğru, yazarı önce deliliğin sınırına götürecek sonrasında ise hayatını dönüştürecek bir keşif yolculuğu başlar. 
 
Satış rekorları kıran ve şimdiden bir 21. yüzyıl klasiklerinden görülen Atmacanın A&apos;sı, doğa ve insanlık üzerine bugüne dek yazılmış en nefes kesici metinlerden biri. Yaşam ile ölümün nasıl uzlaştırılacağına dair zarif bir ders. 
 
&quot;Atmacanın A’sı, doğa yazınının yalnızca dünyayı anlatmakla kalmayıp onun en mahrem yanlarını da gözler önüne serebileceğini hatırlatıyor. Kitap öylesine iyi ki âdeta okumak insanın canını acıtıyor. Ama bu acı, iyileştirici türden... Gerçek bir klasik.&quot; –NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135585</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/882d652e-7a5e-4332-8548-3c2585181598.jpg</image:loc>
            <image:title>4 El Piyano için 12 Prelüd</image:title>
            <image:caption>9-16 yaş aralığındaki öğrenciler için tasarlanmış olan bu kitap, 12 kısa parçadan oluşmaktadır. Eserler, piyano tekniği açısından kolaydan zora doğru bir sıralama göz edilerek yazılmıştır. Her parçada piyano tekniği açısından yeni kazanımlar edinmek amaçlanırken, müzikal açıdan da basit uygulamalardan daha bileşik becerilere uzanan bir yelpazeye yer verilmiştir. Bu kitabın amacına ulaşabilmesi için öğrencinin iki el birlikte çalışabilecek düzeyde olması beklenmektedir. Ülkemizde, (orta seviye) piyano eğitiminde kullanılan 4 el piyano metotlarının sayıca az olması bu çalışmanın ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Çocuklar kısa hikâyelerden oluşan bu eserleri keyifle çalışacak, eğlenerek öğreneceklerdir. Yan yana çalan her iki çalıcının partisyonu da hem öğretmen-öğrenci hem de iki akran öğrencinin icrasına uygundur. Bu sayede öğrencinin hem tiz (primo), hem pes (secondo) alanda çalabilmesi de amaçlanmıştır.
Her seviyeden çalıcıya ışık tutması açısından kitaptaki tüm eserlerin Youtube kaydı kitabımıza eklenmiştir. Kitabın 2.sayfasındaki karekod aracılığıyla bu kayıtlara erişmek mümkündür.  
Arkadaş, kardeş, öğrenci ve öğretmen bağlarının bu müzikal birliktelik ile daha da güçlenmesi, güzel anılar biriktirerek büyümesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135586</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1dd261d-372c-45c0-8e94-9816185a7186.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan Dinine Felsefi Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>İlk Çağ felsefesi çoğu zaman, bir sabah uyanıp evrenin sırrını sorgulamaya başlayan filozofların hikâyesi gibi anlatılır. Ders kitaplarında Thales sahneye çıkar, her şeyin kökeninin su olduğunu söyler; ardından Anaksimenes her şeyin kaynağının hava olduğunu iddia eder. Bir noktada Sokrates, Platon ve Aristoteles sözü alır; felsefi ilgi insana ve politikaya yönelir... Böylece felsefe tarihi, birbirinden kopuk fikirlerin art arda dizilmesi gibi görünür.
Peki ya gerçekte olan bu kadar basit miydi?
Günün birinde arkhe soruşturmasıyla felsefe tarihi sahnesine çıkan bu filozoflar nasıl bir dünyaya doğmuşlardı? Ne yemiş, ne içmişler, atalarını neye inanırken bulmuşlardı? Her şeyin ilk ilkesini aramaya koyulan bu insanlar, hangi dinî-kültürel mirasın içinden yükselmişlerdi? Ve bu miras hangi aşamada onların sorularına cevap veremez hâle gelmişti?
Felsefe tarihini yalnızca fikirlerin kronolojisi olarak değil, bu fikirleri mümkün kılan kültürel dünyanın bir yansıması olarak okuyan çalışmalar dilimizde sayıca epey azdır. Antik Yunan Dinine Felsefi Bir Giriş: Tanrılar, Ritüeller, Gizemler işte bu eksiği tamamlamayı amaçlamaktadır. Eser, dinler tarihi ile felsefe tarihi arasındaki boşluğu, antik Yunan’ın dinî ve düşünsel atmosferi üzerinden yeniden kurarak, iki anlatı arasında sağlam bir köprü inşa etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135587</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb88a3e8-b3d0-4d6d-b499-99a67ad98d1d.jpg</image:loc>
            <image:title>İsyan Çağında Teolojinin Sözü</image:title>
            <image:caption>Juan Donoso Cortés’in bu eseri, onun olgunluk döneminin en berrak metinlerinden oluşur. Cortés bu sayfalarda modern dünyanın fikrî ve siyasi temellerini sorgular; on dokuzuncu yüzyıl Avrupası’nın hızla sekülerleşen zihniyetine karşı, siyaseti teolojiden koparan her yaklaşımın insanı ve toplumu derin bir krize sürüklediğini savunur. Ona göre liberalizm ve sosyalizm, kurtuluş vaat eden ideolojiler değil; insanın Tanrı’dan kopuşunun farklı tezahürleridir. İnancın terk edildiği noktada ise özgürlük, yerini anarşi ve zorbalığa bırakır. 
Bugün Donoso Cortés’i okumayı önemli kılan, modernliğe yönelttiği bu köklü sorgulamadır. Elinizdeki metin bir Katoliklik savunusu değildir, inancın toplum hayatındaki kurucu rolünü merkeze alan bir muhasebedir. Tanzimat’tan bu yana süregelen devlet-din gerilimi ve modernleşme tecrübesi, Donoso’nun düşüncesiyle okunduğunda yeni bir anlam kazanır. Onu okumak, Batı’ya ait bir fikri ithal etmekten ziyade, modernliğe karşı duruşumuzu yeniden düşünmek anlamına gelir. 
Zira Cortés’in uyarısı bugün hâlâ geçerlidir: 
“İnsan Tanrı’yı unuttuğunda, yeni putlar üretir ve sonunda onlara teslim olur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135588</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9037cd23-be27-4988-9f34-ff57bd914cb1.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>İstanbul&apos;un Hayaletleri
Esra’nın kocası İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayıdır. Seçimlere bir ay kala Esra, kocasının cebinde bir yüzük bulur. Bunu kocasının eski karısı için aldığını düşünüp öfkeyle parmağına takar ancak yüzük, kısa süre sonra beklenmedik bir biçimde çalınır. 
Yüzüğün izini süren Esra, onun gerçek sahibinin Kapalıçarşı’da nesillerdir kuyumculuk yapan bir aileden gelen Gabriel adında bir Süryani olduğunu öğrenir. Uzak durmaya çalışsa da Gabriel bir şekilde hayatına girer; Esra’yı, İstanbul’un yer altında ve yer üstünde, parlak mekânlarından köhne sokaklarına ve dehlizlerine uzanan bir yolculuğa sürükler. Genç kadın, kentin görünen yüzünün ardındaki kirli oyunlara tanık olur — ve bizi de tanık eder. 
İstanbul’un Hayaletleri, bu kadim şehrin bütün yüzlerini, yaşayan yaşamayan karakterlerini, binlerce yıllık hikâyelerini bize soluk soluğa bir kurguyla anlatıyor. Bu hikâyeler hep oldu, hep olacak. İstanbul ise o görkemli tarihine yenilerini eklemekten geri durmayacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135589</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32253295-eab3-4bc2-b589-8f5efcdcf261.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Rüzgarında Buluşmak</image:title>
            <image:caption>Mübadele yıllarından yüzyılın ortalarına kadar uzanan bir aile hikâyesi... 1924 yılında mübadeleyle karşılıklı göç eden Müslüman ve Hristiyan iki ailenin gençleri arasında yaşanan imkânsız aşkın istenmeyen meyvesidir Eleana. Hayata yaptığı bu zorlu başlangıç, bambaşka yaşamların kesiştiği bir yolculuğa sürükler onu. Eleana bu yolculukta, farklı hikâyeleri olan üç kişiyle daha karşılaşacaktır. Bu karşılaşmaların sonunda acaba çaresizlik ve yalnızlıktan kurtulup umuda yelken açabilecek midir? Mediha Selda Avcı, mübadele yıllarından yüzyılın ortalarına kadar uzanan bir dönemi göçmen bir ailenin odağında ele alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135590</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e80ec51b-31e3-430f-b5fc-f79e3601ce2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Suç Dehaları Serisi</image:title>
            <image:caption>Bu sette The New York Times Çok Satanlar ünvanlı yazar Gordon Korman’ın çok ilgi gören Suç Dehaları serisinin üç kitabını kutu içinde birlikte sunuyoruz. 
Üç kitaplık bu seride, çevrelerindeki olayları keşfetmeye meraklı, sorgulayan ve sorulara cevaplar arayan gençlerin, şaşırtan sürprizlerle dolu, temponun hiç düşmediği, soluk soluğa akan maceraları sizleri bekliyor. 
 
Suç Dehaları / Başlangıç 
Eli Frieden doğrulukla dürüstlüğe her şeyden çok önem verilen, dünyanın en mükemmel kasabası olan New Mexico&apos;daki Huzur&apos;da yaşamaktadır. 
 
Eli hayatı boyunca Huzur&apos;dan dışarı adımını atmamıştır… Ta ki bir gün bisikletiyle kasabanın sınırlarını aşana dek. Bunu yaptığı anda Eli&apos;nin başına o kadar beklenmedik ve çılgınca bir şey gelir ki tüm hayatı altüst olur. Olanları anlamak için arkadaşlarını kendisine yardım etmeye ikna eden Eli, çok geçmeden Huzur&apos;da hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder. Bulmacanın parçaları yerine oturdukça hiç suç işlenmeyen kasabalarını tarihin en büyük suç dehalarına bağlayan şok edici bir gerçekle karşılaşırlar. Çocuklar artık başta ebeveynleri olmak üzere kimseye güvenemeyeceklerinin farkına varırlar. 
 
Suç Dehaları / Kaçaklar 
Osiris Projesi klonları artık özgür. Fakat proje, hâlâ peşlerinde… 
 
“Mükemmel” kasabalarından kıl payı kaçan Eli, Tori, Amber ve Malik en sonunda gerçek dünyadadır. Huzur liderlerinin suçlarını ifşa etmeye kararlı dörtlü, Osiris Projesinin kurucusu ve gizemli milyarder Tamara Dunleavy&apos;nin izini sürmeye karar verir. Yakalanmamak için kanunları çiğneyen, izinsiz evlere, otellere ve otobüslere girip arabalar çalan klonlar, DNA&apos;larındaki suçlulara mı dönüşüyor? 
 
Maceralarında öğrendikleri ise her şeyi değiştirecek. Çocuklar klonlandıkları ölümcül suçluların kimliğini öğrenmek ve dünyayı gerçeğe ikna edecek kanıtlar bulmak için dosdoğru deneyin kalbine, Plastik Fabrikası&apos;na döner. Fakat dışarıdaki dünya hiç de bekledikleri gibi çıkmaz. Karşılaştıkları yabancılar sadece soğuk değil, tehlikelidir de. Tek yanlış hamleyle doğrudan Dr. Hammerstrom&apos;un eline düşebilir ve sonsuza dek Huzur&apos;da tutsak kalabilirler. 
 
Suç Dehaları / İntikam 
Osiris Projesi klonları eski arkadaşlarından birinin ihanetine uğradıktan sonra bir kez daha kaçmaktadır. Eli&apos;yle Tori ve Amber&apos;la Malik iki gruba ayrılmış, gerçek dünyada hayatta kalma savaşı veriyorlardır. 
 
Amber&apos;la Malik, Osiris Projesi&apos;nin varlığını kanıtlayabileceğine inandıkları tek kişinin –Malik&apos;in DNA bağışçısı olarak da bilinen azılı gangster Gus Alabaster&apos;ın– peşine düşer. Ancak –gerçek bir aile edinme ihtimaliyle boş umutlara kapılan– Malik suç dünyasının içine çekilirken eylemleri Amber&apos;la hayatlarını büyük tehlikeye sokar. 
 
Eli&apos;yle Tori ise Osiris Projesi&apos;nin en sıkı korunan sırrını öğrenmeye çalışırken kendilerini daha da büyük komploların ortasında bulurlar. 
 
 
Suç Dehaları Serisi Yorumları: 
 
“Suç Dehaları günümüzde gerçekleşmesi mümkün, akıl almaz bir hikâyeye sahip bir başyapıt. Bir yandan iliklerinize kadar ürpertirken bir yandan da kahkahalar attırabilen ender kitaplardan.” (Peter Lerangis, çok satan Seven Wonders serisinin yazarı.) 
 
“İnsanı güldüren gerçekçi karakterleri, gerçekten şaşırtan sürprizleri ve mükemmel akan konusuyla Suç Dehaları, en beğendiğim yazarlardan Korman&apos;ın yayımlandığı anda klasikleşen kitaplarından biri.” (James Dashner, Labirent serisinin yazarı.) 
 
“Gizemlerle dolu, sonu tatmin edici, insanı saran bir kitap.”  (Ala Booklist) 
 
“Müthiş sürükleyici. Beklenmedik sürprizlerle dolu bir kitap… Kemerlerinizi bağlayın.” (James Patterson) 
 
“Suç Dehaları okurları harika espriler, şaşırtıcı gizemler ve sempatik karakterlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor.” (New York Times çok satan Fablehaven ve Five Kingdoms serilerinin yazarı Brandon Mull) 
 
“Okurları hep tetikte bekleten, hızla akan hikâyenin sonunu görmek için sabırsızlanacaksınız.” ( Publishers Weekly) 
 
“Farklı hikâyesi, akıcılığı, şaşırtıcı sürprizleri ve sempatik karakterleri bu seriyi takip etmeye değer kılıyor.” (Kirkus Reviews)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135591</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16c8a3b2-4774-4a3d-b0be-a7300208717c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yanlış Sıradaki Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sevginin gücü tüm ön yargıları görünmez kılar. Dünya genelinde 8 milyon okura ulaşan Çukurlar efsanesinin yazarı Louis Sachar’dan, koşulsuz sevginin iyileştirici gücüne dair modern bir klasik: Yanlış Sıradaki Çocuk. Çevresi tarafından “ötekileştirilen” bir çocuğun içindeki saf iyiliği görmemizi sağlayan bu bol ödüllü roman, güçlü mizahı, sıcacık karakterleri ve okurda yarattığı duygusal derinlikle aynı anda hem güldürüyor hem de hüzünlendiriyor. İlk baskısının üzerinden yaklaşık 40 yıl geçmesine rağmen gençlerin dünyasını yakalamayı sürdüren kitap, öğretmen-öğrenci ilişkisini anlatan en dokunaklı metinlerden biri. Bradley, sınıfın en arka sırasında tek başına oturan, herkesin “sorunlu” olarak addettiği, hatta zamanla kendisinin bile buna inanmaya başladığı o kötü çocuk... Yalan söylüyor, kavga ediyor ve derslere odaklanamıyor. Zaten etrafındaki hemen herkesin ondan beklediği de bu! Ta ki bir gün yeni birileri karşısına çıkıp bitmek bilmez yalnızlığından onu kurtarana kadar. Jeff ile Carla’nın hayatına girmesiyle yeniden sevmeyi ve güvenmeyi öğrenen Bradley için değişim belki de ihtimal olmaktan çıkıyor. Adım adım öz güvenini geri kazanan kahramanımız ilk kez kendisini değerli hissetmeye başlayınca, kaderini tersine çevirmesi de kaçınılmaz oluyor... Saf ve temiz bir kalbin hiçbir yaftalamaya ve dışlamaya boyun eğmeyeceğini gösteren Sachar bu kitabıyla unutulmaz bir kendini keşfetme hikâyesine imza atıyor. Sosyal hayatta davranış sorunları yaşayan çocukların iç dünyasını gerçekçi bir üslupla yansıtan Yanlış Sıradaki Çocuk, okurların yüreğine dokunan, içten bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135592</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bd11256-92e6-40a1-9783-6af2c0b62190.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Lacivert</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Lacivert</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135593</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8219265-d52b-48fb-aef8-e1fd9fd5678d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Mavi</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Mavi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135594</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be1d68be-bf74-4b12-ab49-2691656e7db5.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Pembe</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Pembe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135595</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dab01bfe-c91d-494b-807d-637ecc14427f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Sarı</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Sarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135596</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b2546a6-6611-4f91-add1-d24c6a598e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Mandala Ayraç Yeşil</image:title>
            <image:caption>Mandala Ayraç Yeşil</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135597</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a543cb5-829b-4bcd-b446-517e97c67abe.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Beyaz Adam</image:title>
            <image:caption>Geçmişin sır perdelerini aralayan bir roman... 
 
Kadim sırların perdesi aralanırken, soluk soluğa bir maceraya hazır olun. Bu, sadece Kafkasya’nın billur vadilerinden bilinmez topraklara uzanan bir serüven değil, aynı zamanda derin bir insanlık dramına tanıklık edeceğiniz sarsıcı bir yolculuk. 
 
İhtişamın büyüsü uğruna ödenen bedeller içinize işleyecek. 
 
Bu roman, sizi sadece sürükleyici bir hikâyenin içine çekmekle kalmayacak, aynı zamanda insan doğasına dair sorularla baş başa bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135598</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42911c70-aec0-4032-92e9-209759e63103.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Üründen 6 Adet - Özel Kutusunda Mandala Ayraç - 30 Adetli Stand</image:title>
            <image:caption>Her Üründen 6 Adet - Özel Kutusunda
Mandala Ayraç - 30 Adetli Stand</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135599</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f97cceb-82ce-46ab-a140-eca29a2222bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Toplantıları ve Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Eğitim kurumlarında toplantılar, yalnızca gündem maddelerinin ele alındığı rutin oturumlar değil; karar alma, planlama ve değerlendirme süreçlerinin merkezinde yer alan kritik yönetim araçlarıdır. Bu kitap, okul toplantılarının kavramsal temellerinden başlayarak, yöneticilerin rol ve yeterliklerini, toplantı yönetimi sürecini ve eğitim-öğretim üzerindeki etkilerini kapsamlı bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik teoriyi uygulamayla buluşturan içerikleriyle, okuyuculara hem kuramsal hem de pratik bir perspektif sunmaktadır. 
Araştırma ve uygulama odaklı yaklaşımıyla kitap, okul müdürlerinin toplantı öncesi hazırlıklarından toplantı sonrası değerlendirmelerine kadar tüm süreci detaylı bir şekilde incelemekte, etkili ve katılımcı bir toplantı kültürü oluşturmanın yollarını göstermektedir. Eğitim yöneticileri, öğretmenler ve akademisyenler için değerli bir rehber niteliğindeki bu çalışma, okul yönetiminde verimliliği artırmayı, karar alma süreçlerini güçlendirmeyi ve eğitim ortamlarını daha etkin kılmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135600</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56e5c899-627e-41d9-9bd5-b3096085c3cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Toplum Teknoloji ve Çevre İlişkisi</image:title>
            <image:caption>Toplumsal yapının devam edebilmesi için eğitimin bireyin sosyalleşmesinde ve kültürel değerlerin kazandırılmasında gerekli katkıyı sağlaması gerekmektedir. Eğitimin işlevleri amaçlara göre değişir ve biçimlenir. Ancak, eğitimin toplumda değişmeyen genel işlevleri de vardır. Klasik eğitim, mikro eğitimi ön plana çıkarmaktadır. Oysa günümüzde makro eğitim; mikro eğitim boyutlarını aşarak insanın sadece okulda değil, yaşamı boyunca sürekli olarak eğitimini ön plana çıkarmıştır.  Makro eğitim açısından bakıldığında eğitimin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilmesi için diğer toplumsal kurumlardan da yararlanması gerekmektedir. Eğitimi hem olumlu hem de olumsuz etkileyen bu kurumlardan bazıları şunlardır: sosyo-kültürel çevre, ekonomi, hukuk, siyaset, sosyoloji, din, sivil toplum örgütleri, psikoloji, teknoloji ve insanla temas halinde olan doğal çevre. Bu nedenle eğitimin toplum, teknoloji ve çevre ile ilişkisinin incelenmesi ve bilinmesi önemlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135601</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fc2bdc6-b391-4a67-a455-3c4da8bfc294.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Başka Sen</image:title>
            <image:caption>“Her şey yaşanıyor, her şey yankılanıyor. An ise zamanın parçalanmaz bütünü. Geçmişin de geleceğin de şimdi olarak yaşandığı bir bütün. Kendini tekrarlayan sonsuz bir bütün.” 
Farklı zamanlara açılan geçitleri kullananlar, bazen tanıdık bir şehrin sokağında bazen de tarihin akışını değiştiren bir anın tam ortasında bulur kendini. Yüzleri değişmez, sesleri aynı kalır. Ama karşılarında kendi suretlerinde yaşayan bambaşka hayatlar vardır. 
Zaman dediğimiz şey gerçekten akıp gidiyor mu? Yoksa geçmiş ve gelecek yalnızca bir yanılsamadan mı ibaret? Eğer zamanın tek hakikati şimdiyse kim aslında kendi hayatını yaşıyor? 
Betül Kılıç, güçlü kalemi ve sürükleyici anlatımıyla okuru kimliğin, yaşamın ve zamanın gerçekte ne olduğuna dair derin bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135602</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14052477-bbef-425d-ba9b-12bdf0ff38d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz’le Bir Yaz Günü Macerası</image:title>
            <image:caption>Deniz, içinden geldiği gibi yaşayan bir çocuk. 
Doğayla zarif bir uyum içinde, anda kalmanın ve sade mutluluğun hakkını veriyor. 
Duyarlı gözlem gücüyle bize yaşamın en saf hâlini resmediyor: çocukluk. 
Onda çabayı, merakı ve keşfetmenin sevinciyle parlayan bir ışığı görüyoruz. 
Aydınlık bir zihinle, aydınlık bir kalbin buluştuğu o nadir dengeyi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135603</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1216bf0-09d5-4b35-b511-dccdd3330391.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahil’in Kutup Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Sahil, bir yaz sabahı merakına kapılıp denize açıldığında, karşısına çıkacak dalgaları da yolunu nasıl bulacağını da bilmiyordu. Fırtına çıkınca korktu, hata yaptığını düşündü, pes etmeye yaklaştı. Ama yıldızlar gökyüzüne döndüğünde, annesinin sesi de içinden yükseldi: 
 
“Hata yapmaktan korkma. Öğreneceğine güven.” 
 
Bu hikâye, kaybolmuş gibi hissettiğimiz anlarda bile içimizde bir yerlerde yolumuzu gösterecek bir ışık olduğunu hatırlatan umutlu bir yolculuk. Cesaretin bazen yalnızca bir adımla başladığını, hataların büyümenin parçası olduğunu ve herkesin kendi Kutup Yıldızı’nı bulabileceğini anlatıyor. 
 
Sahil’in Kutup Yıldızı, hem çocuklara hem de içindeki çocuğu hâlâ duyan yetişkinlere, kendi yönlerini yeniden keşfetmeyi fısıldayan, sıcak ve ilham veren bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135604</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bde83d9d-cae2-4b38-9801-8e73641cb87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Geliyor</image:title>
            <image:caption>Nehir kıyısında yaşam güzeldi ama karanlık ağaç kovuğu hep gizemliydi.

Fırtına çıkınca, Küçük Kurbağa kendini birden o kovuğun içinde buldu ve korkunun ardında saklı bambaşka bir sır keşfetti. Bazen en beklenmedik dostluklar, en büyük fırtınalardan doğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135605</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5133df0e-811a-46b3-80b2-b3e1b21c8b00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarın Belki</image:title>
            <image:caption>Bazı şeylerin yarına bırakılması çok geç olabilir... Tanıklığa dayanan yapıtlarıyla edebiyatımıza iz bırakan Ferda İzbudak Akıncı, çok satan romanı Bergamalı Simo’nun devamı niteliğindeki Yarın Belki’de, bu kez nükleer santrallerin gölgesinde yükselen bir başka sarsıcı hikâyeyle çıkıyor karşımıza. Toprağı ekip biçenlerle onu zehirleyenlerin, geceden sabaha ormanları yok edenlerin kirli oyunlarını açığa çıkaran bu girift kitap, yakın geçmişimizde yaşanmış ve halihazırda yaşanmakta olan bazı çok önemli olayları unutturmuyor. Gerçekle kurguyu çoksesli bir anlatım ve mükemmel bir dengeyle harmanlayan yazar, doğayla kurduğu kadim bağı savunmaya çalışan bir kasaba halkının amansız savaşını ve kahramanlığını sayfalarına taşıyor. ‘Yarın yeni bir gün,’ dedi içinden. ‘Yarın belki vazgeçerler ağaçları kesmekten. Yarın belki her şey yoluna girer. Yarın belki...’ Bergama’daki altın madeni mücadelesinin ardından şimdilerde Akbelen Ormanı, direnişin kalbine dönüşmüştür. Simo’nun Bergama’da başlayan hikâyesi, Akbelen’de yeniden filizlenir; madenlerin açtığı yaralar inceden inceye ağaçların köklerine, insan hafızasının en derin katmanlarına işlemektedir. Kasabalılar doğayı, toprağı ve kendi varlık nedenlerini savunmak için tek yürek olurken, yaşanan trajedi bireysel cesaretle kolektif direnişin iç içe geçtiği bir anlatıya dönüşür. Ferda İzbudak Akıncı, Bergama ve Akbelen yörelerinde verilen etkileyici mücadeleyi kaleminin ucuna taktığı Yarın Belki ile, “boyunduruk altındaki” hayatlarımızın bir gün aniden nasıl değişebileceğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135606</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed95c121-8574-411a-b7fb-387a24cfbd17.jpg</image:loc>
            <image:title>Onlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Seçim hakkımız yoksa hiçbir şeyimiz yoktur.&quot;   Onlar kimi zaman evleri basıp kitapları ortadan kaldırıyor, kimi zaman sanat eserlerini yok ediyorlar. Bazen bekârları avlıyor, bazen de yas tutanları kulelere kapatıp beyinlerini yıkıyorlar. Karanlıkta sinsice dolaşıp kendilerine direnenleri gözetliyor, takip edip fişliyorlar. Güneşli bir günde onların gölgesinin düştüğü herkes ve her şey için gün bir anda kararıyor, bir kâbusa dönüşüyor.   1977’de yayımlandıktan kısa bir süre sonra kayıplara karışan ve kırk yılı aşkın süren, uzun bir sessizliğin ardından yeniden keşfedilen Onlar, isimsiz ve cinsiyetsiz, cesur bir karakterin peşinde, direnme gücü ile otoriteye boyun eğme arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.     “Kayıp bir distopik başyapıt.” The Paris Review   “Tüyler ürpertici bir öngörü... Sinsi ve dehşet verici!” Margaret Atwood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135607</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71ca63fa-4067-41a0-8d90-e350f6ef185a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünden Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünden Mektuplar, Amerikalı yazar Mark Twain&apos;in ölümünden sonra derlenerek yayımlanan, yazarın kendine özgü alaycı ve muzip tarzından ödün vermediği mektuplardan oluşuyor.   Şeytanın ağzından cennetten kovulduğu dönemde yazılan bu mektuplar insan türünün yaratıcısıyla olan ilişkisinin hüzün dolu trajedisini tasvir eder. Kitaptaki on bir mektup Twain&apos;in hem teolojik açıdan hem de bir yaşam tarzı olarak Hıristiyanlıktan duyduğu rahatsızlığı ve hiciv dolu eleştirisini içerir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135608</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d92ff597-879e-4e91-ba28-608c13b14c1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933</image:title>
            <image:caption>G.E.Moore’un notlarından oluşan Wittgenstein: Cambridge Dersleri 1930-1933 bir filozofun zihnine yolculuktur. Bu yıllar arasında Wittgenstein ve G.E. Moore’un felsefi ilişkisi, özellikle Ludwig Wittgenstein’ın Cambridge’deki dersleri ve seminerleri üzerinden şekillendi. Wittgenstein’ın derslerinde en önde gelen katılımcılardan biri olan Moore’un titizlikle tuttuğu notlar, bugün sadece Wittgenstein’ın düşünce sürecinin değil, felsefi tartışmalarının da eşsiz bir kaydı olarak görülebilir. Wittgenstein’ın dersleri ve Moore’un ona olan katkısı, Cambridge’deki bu dönemde felsefi gelişimlerinin önemli bir parçasıydı.   Wittgenstein bu derslerde hem öğrencilerini hem de meslektaşlarını geleneksel felsefi varsayımları yeniden gözden geçirmeye davet ediyor ve çığır açan eseri Felsefi Soruşturmalar’da doruğa ulaşacak fikirler sunuyor. Yoğun ve açık bir üslupla dinleyicilerini kendi “felsefe yapma” yöntemine katılmaya, dilin ve anlayışın sınırlarını keşfetmeye çağırıyor.   Bu kitap Wittgenstein’ın düşüncesinin eşsiz felsefi yaklaşımını ve çağdaş felsefe üzerindeki kalıcı etkisini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir okuma kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135609</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa7b8e39-df3e-43a9-a14d-27b58b524db2.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Anahtar 2 - Luna Moon’un Hayaleti</image:title>
            <image:caption>Benim adım 
İSKELET ANAHTAR… 
İşte bu mükemmel ötesi parmaklar, gizemli dünyaların kapılarını açıyor! 
 
Ailesi gözlerinin önünde kaybolan LUNA MOON’un tüyler ürpertici hikâyesinde bana katılın. Luna, suçlunun hayalet büyükbabası olduğuna inanıyor ama gölgelerin arasında çok daha gizemli bir şey saklı; HAYALÎ bir şey... Büyülü kitaplara, pek de iyi olmayan şövalyelere ve inanılmaz derecede gerçek olması gereken ancak gerçekten inanılmaz olan bir hikâyeye hazırlanın. 
Çünkü hayaller çılgına döndügünde tuhaf seyler olabilir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135610</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c32c418e-348a-48ad-87bf-0e42abff4aa7.jpg</image:loc>
            <image:title>İskelet Anahtar 1 - Hayal Dişi Arkadaş</image:title>
            <image:caption>İSKELET ANAHTAR… 
İşte bu mükemmel ötesi parmaklar, gizemli dünyaların kapılarını açıyor!

Tek arkadaşı hayal gücünün bir ürünü olan BEN BUNSEN’in ilginç hikâyesini dinlemek için bana katılın. Tabii şimdiye dek… Çünkü Ben’in hayalî arkadaşı Gorblimey gerçek olmak üzeredir ve dünyası bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Canavarlara, korsanlara ve inanılmaz derecede akılalmaz bir hikâyeye hazırlanın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135611</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa973d25-28ca-45f2-9031-9b026ae31097.jpg</image:loc>
            <image:title>Merkez-Çevre Düalizmi Bağlamında Van Vilayeti Dâhilinde Devlet-Aşiret İlişkileri (1876-1914)</image:title>
            <image:caption>Van; konumu itibariyle asırlarca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan tarihi ve kozmopolit bir şehirdir. Gerek coğrafyası, gerek tarihi ve gerek de kültürü ile Van, Türkiye’nin en güzide şehirlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu eserde Van’ın 1876-1914 dönemleri arasında geçirdiği dönüşüm ele alınmış olup Osmanlı İmparatorluğu, bölgenin yerel halkı, aşiretler ve dış kuvvetler arasındaki denge politikası ve tarihsel olaylar incelenmiştir. Pek tabiî Osmanlı İmparatorluğu’nun zayıflaması, küresel ve yerel güç odaklarının bölge üzerindeki hırslarını ve isteklerini gün yüzüne çıkarmıştır. Doğal olarak köklü bir imparatorluğun iradesinin tezahürü olarak Osmanlı idaresi, bölgedeki merkezî konumunu arttırmaya çalışmıştır. Bu durum, merkezî idarenin hem yerel güç odaklarıyla hem de bölge üzerinde ilgisi bulunan devletlerle çatışma yaşamasına neden olmuştur. Bu çalışma; 19. yüzyılın son perdesinde devletlerin Van üzerindeki çıkar çatışmalarını, etnik grupların isyanlarını, çökmekte olan bir imparatorluğun topraklarını korumasını incelemekle kalmayarak bilhassa günümüzde yaşanan önemli sorunların köklerine inmeye çalışmıştır. Nihayetinde eser, Kürtçülük ve Kürt sorununun temelleri, Ermeni terörü ve sözde “soykırım” iddiaları, sömürgecilik ve günümüzdeki Batı tahakkümünün temellerine objektif bir açıdan perspektif sağlamaktadır. İmparatorluğun en çalkantılı dönemini konu alan eser, sübjektif görüşlere karşı Osmanlı ve İngiliz arşiv belgeleri incelenerek bir yanıt verme amacı güdülerek kaleme alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135612</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/890600b5-5c31-4109-a94e-5332a8e1c783.jpg</image:loc>
            <image:title>The Korean War And Turkish-American Relations</image:title>
            <image:caption>This study provides an in-depth examination of the impact of the Korean War, which took place between 1950 and 1953, on the relations between Turkey and the United States. Based on primary sources obtained from the Turkish General Staff Military History and Strategic Studies Directorate Archive and the Prime Ministry Republic Archive, the work analyzes the motivations behind Turkey&apos;s decision to participate in the Korean War and the repercussions of this decision on bilateral relations within the framework of the “bandwagoning” theory. Archival documents reveal how factors such as the goal of NATO membership, the search for allies against the Soviet and communist threat, and the continuity of economic and military aid shaped Turkey&apos;s foreign policy preferences. Addressing a critical moment in the Cold War era, this study provides a detailed examination of developments in the fields of security and economics, serving as an important reference source for those seeking to understand the historical origins of Turkish-American relations. Offering a unique perspective for academics, historians, and readers interested in international relations, this work examines one of the turning points in Turkey&apos;s orientation toward the Western alliance.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135613</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14c9b186-b3c0-4141-94e9-ffa3af41ede9.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplumsal ve Hukuki Boyutlarıyla Cezasızlık Algısı</image:title>
            <image:caption>“Toplumsal ve Hukuki Boyutlarıyla Cezasızlık Algısı”, cezasızlık olgusunun kendisinden ziyade, toplumda giderek güçlenen cezasızlık algısını merkeze alan kapsamlı ve özgün bir çalışmadır. Kitap, Türkiye bağlamında cezasızlık algısının nasıl oluştuğunu, hangi toplumsal, hukuki ve kurumsal dinamiklerden beslendiğini ve adalet mekanizmasına duyulan güveni nasıl şekillendirdiğini çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. 
Çalışmada cezasızlık ile cezasızlık algısı arasındaki ayrım net bir biçimde ortaya konulmakta, ayrıca bu algının yalnızca hukuki eksikliklerin değil, aynı zamanda yargı bağımsızlığı, kurumsal meşruiyet, toplumsal eşitsizlik, medya temsilleri ve bireysel deneyimlerin etkileşimiyle inşa edilen yapısal bir sorun olduğu gösterilmektedir. Nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla, toplumun farklı kesimlerinin cezasızlık algısına ilişkin tutumları analiz edilmekte ve özellikle hukukçularla (avukatlar) yapılan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla algının arka planındaki deneyimler görünür kılınmaktadır. 
Kitapta ayrıca küresel cezasızlık endeksleri, hukukun üstünlüğü göstergeleri ve Türkiye’deki çeşitli yasal değişiklikler çerçevesinde cezasızlık algısının güncel görünümü tartışılmaktadır. Algının bireysel davranışlar, toplumsal güven, suçun normalleşmesi ve adalet arayışları üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde değerlendirilmektedir. Çalışma, cezasızlık algısının yalnızca bir “hissiyat” değil, toplumsal sonuçlar üreten güçlü bir gerçeklik olduğunu vurgulayarak, bu algıyla mücadeleye yönelik somut politika ve uygulama önerileri sunmaktadır. Bu yönüyle çalışma hukukçular, akademisyenler, politika yapıcılar, sivil toplum aktörleri ve tüm okuyucular için, Türkiye’de adalet, hukukun üstünlüğü ve toplumsal güven tartışmalarına derinlik kazandıran önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135614</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b932edf6-3ef3-4f72-9519-ce6b097b2c5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Yıldızları</image:title>
            <image:caption>Tuhaf sorularla, zorlu meydan okuyuşlarla başlayan felsefe, tartışmalarla gelişir. İnsanların karşıt görüşler öne sürmesiyle, akıl yürütmesiyle, mantık ve kanıt kullanmasıyla büyür. Felsefe yapanların görüşlerine katılmasanız bile onların kitaplarını okuyun. Neye inanırsanız inanın, inandığınız şeyin; olgular, nedenler, ilkelerle nasıl desteklendiğini görecek ve hayrete düşeceksiniz. Bu da sizin enine boyuna düşünmenizi sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135615</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34bc57b8-5de0-4dd5-a14e-1392a1fe6fbc.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Zootropolis Sihirli Dünya</image:title>
            <image:caption>Judy, tüm hayvanların uyum içinde yaşadığı Zootropolis şehrinde polis memuru olan ilk tavşan! Yaşanan garip kaybolma vakaları şehir sakinlerini huzursuz ediyor. Judy, çok kurnaz bir tilki olan Nick’in yardımıyla bu gizemli olayı çözmeye karar veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135616</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab1bfaf5-9516-4c0f-bebf-f65857fef8bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nisan Gelince</image:title>
            <image:caption>O zamanlar seni kendimden daha çok önemsiyordum. Seninle olduğum sürece 
her şeyin yolunda gideceğine inanıyordum. 
 
Nisan ayında Fucişiro’ya eski sevgilisi Haru’dan bir mektup gelir ve eski aşklarının hatırasını 
canlandırır. Ancak Fucişiro bir yıl sonra nişanlısı Yayoi’yle evlenecektir; sevip sevmediğinden emin olmadığı Yayoi’yle... 
 
Nisan Gelince yitirilmiş, belirsiz aşkların şarkısı.Yüreklere dokunan, puslu bir hatıra, flu bir fotoğraf. 
 
O nisan ayı şu anda bile içimde yaşamaya devam ediyor. Belli belirsiz olsa bile daima içimde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135617</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d68b459-3e58-43a7-92c2-38a406931d38.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Bahar Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Doğa uyanırken umut ve merak filizleniyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört bahar öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135618</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc6b7e2-4ad0-4845-8c87-b11bf5fcf7c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Güz Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Yapraklar dökülüyor, duygular değişiyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört güz öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135619</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/814db014-b484-429f-849b-498a0860379b.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Yaz Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Güneşli günler macera ve kahkahayla dolup taşıyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört yaz öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135620</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6158f483-e632-4332-8d8f-554e03313841.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Winnie The Pooh - Kış Öykülerim</image:title>
            <image:caption>Karla kaplanan günlerde dostluk ve mutluluk öne çıkıyor. 
Winnie the Pooh’un dünyasından dört kış öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135621</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12c0268a-d114-45b5-9a5a-b65e8644cb8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızıl Şehir</image:title>
            <image:caption>SİMYA VE HIRS. GÜÇ VE MÜKEMMELLİK. AŞK... VE YALANLAR. MELEKLER ŞEHRİ&apos;NE HOŞ GELDİN. KALBİNİ KIRMALARINA ASLA İZİN VERME. 
 
“Güç gibi, Kızıl Şehir de baştan çıkarıcı ve kanlı; seksi ve acımasız. Lu, talihsiz bir aşk hikâyesini ışıltılı ve açgözlü bir dünyada sahneye koyuyor.” 
Olivie Blake, Atlas Altılısı, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Marie Lu&apos;nun güçlü üslubuyla yazdığı, rakip büyücüler ve imkânsız seçimler hakkındaki büyüleyici romanı, kalbinizi paramparça edecek.” 
Holly Black, Gecenin Kitabı, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Kızıl Şehir, simyacılar ve gizemli güçleri kullanan, iktidarın üst kademeleriyle bağlantıları olan suç örgütlerinin karanlık dünyasına heyecan verici bir yolculuk. Marie Lu, sadece büyüleyici bir dünya yaratmakla kalmamış, aynı zamanda rakip suç patronları ve suikastçıların entrikalarına kapılmış, unutulmaz ve inandırıcı karakterler de yaratmış. Bu sürükleyici romanın sonuna geldiğimde tek istediğim şey... daha fazlasıydı!” 
P. Djèlí Clark, 
New York Times çoksatan yazarı 
 
“Kızıl Şehir, siyah-beyaz, karton karakterlerin değil, kalbinizi çalacak kadar karmaşık, gri karakterlerin yer aldığı, çarpıcı yeni bir dünya sunuyor! Elimden bırakamadım!” 
Katee Robert, 
New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135622</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d1a0ebd-8565-4ec0-a93e-908d0f223956.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar</image:title>
            <image:caption>Bazı kırışıklıklar silinmek için var, bazıları hatırlamak için; bazı kırılganlıklar unutmak için var, bazıları fark etmek için… 
 
Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar, bedenle başlayan ama ruhun en derin katmanlarında yankılanan içsel yolculuk hikâyeleri anlatıyor bize. Bir neşterin ucunda, bir bakışta, yarım kalmış bir cümlede gizlenen hayatlara dokunuyor. 
Dr. Serdar Bora Bayraktaroğlu, temas ettiği her bedende yalnızca görüneni değil, görünmeyeni de dinliyor; değişme arzusunun ardında saklanan utancı, umudu, kaybı ve yeniden doğma isteğini anlatıyor. 
Hem bir doktor hem bir tanık olarak güzelliği tarif etmiyor; onu sorguluyor. Gerçek dönüşüm nerede başlar? Bir yüzü gençleştirmek, bir hayatı değiştirmeye yeter mi? İnsan aynaya baktığında kimi görür, kimden kaçar? Ve insan, kendini gerçekten ne zaman görür? Kimi zaman bir ameliyat masasında, kimi zaman bir çocukluk anısında, kimi zaman da söylenmemiş bir “keşke” de… Unutmayın: Bazen iyileşme, silmekle değil; görmeye cesaret etmekle başlar. “Estetik cerrahinin neşteri çoğu zaman bu izleri silmek için tutulur. Zaman, yalnızca kırışıklıklar bırakmaz, kırılganlıklar da bırakır.” 
 
Yazar Hakkında: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Programı mezunu olan yazar, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanlık eğitimini mikrocerrahi ve el cerrahisi odağında tamamladı; ABD Los Angeles’taki The Facial Paralysis Institute’te yüz estetiğine yönelik stajı ve mikrovasküler cerrahi üzerine hazırladığı teziyle “detay”ı yalnızca teknik değil, bir bakış disiplini olarak derinleştirdi. 2011’den bu yana klinik pratiğinde estetik cerrahiyi güçlü anatomi, bilimsel duyarlık ve ölçülü bir estetik anlayışla birleştirirken; ABD’de Dr. Timothy Marten ile aldığı ileri düzey High SMAS yüz germe eğitimiyle, “daha gergin” değil “daha doğru” sonucu hedefleyen yaklaşımını pekiştirdi. Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Anabilim Dalı’nda kök hücre ve eksozom alanındaki doktora çalışmaları ise, estetik perspektifine rejeneratif tıp ve yaşlanmanın biyolojisi boyutunu ekledi. ISAPS ve Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği üyesi olan yazar; felsefe, tarih ve gastronomi ilgisiyle estetiği kültür ve anlam ekseninde okur, fotoğrafçılıkla form–ışık–oran duyarlılığını canlı tutar. 2024’te Doğan Yayınları’ndan yayımlanan ilk kitabı Filtresiz Bir Dünya Mümkün’ün ardından, yeni çalışması Kırışıklıklar ve Kırılganlıklar ile güzellik fikrini, zamanın izlerini ve insanın kırılgan tarafını aynı anda düşünmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135623</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/227c56fe-b76c-41ab-8928-ddea49d53a8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Stiç Çok Nazik</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135624</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30f9336c-7744-4f59-a36c-d0ffef019d5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney İlk Öykülerim – Elsa Kız Kardeşini Seviyor</image:title>
            <image:caption>Sevimli çizimler ve kolay okunur öykülerle dolu İlk Öykülerim dizisi, 
çocukların okuma serüvenine keyifli bir başlangıç sunuyor. 
Disney’in sevilen karakterleriyle her okumada yeni bir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135625</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1ee713-c68c-414b-aa61-d37b6a33f128.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Öykü Hazinem</image:title>
            <image:caption>En sevdiğiniz Disney kahramanları bir arada! 
Muhteşem Disney çizimleriyle süslü bu kitapta on dört klasik Disney öyküsü bulacaksınız. 
Lilo ve Stiç’le köpek yarışmasına katılın, Aristokediler’le sürpriz parti düzenleyin, Alice’le Harikalar Diyarı’nda maceralara atılın. Hepsi ve çok daha fazlası bu özel öykülerde sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135626</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf38074e-a95c-4826-aa4f-5b681a451281.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>“Çünkü Kur’an, inananlar için ancak bir şifadır.” (Fussilet, 44) Fıtrat Pedagojisi kitabıyla yüz binlerce annenin yoluna ayet çiçekleri seren Hatice Kübra Tongar, bu defa Kur’an-ı Kerim’in sayfalarına bir psikolog olarak bakıyor. Güvenli bağlanma, psikolojik rezilyans, öz değer inşası,  duygusal regülasyon, mindfulness ve diğer psikolojik kavramlar, Kur’an’ın insan psikolojisini adım adım inşa eden yol haritasıyla muhteşem manalara bürünüyor. Bu kitap, Kur’an’daki kısa sureleri; ruhun dağılmış parçalarını toplayan birer psikolojik şifa reçetesi olarak ele alıyor. Okuruna; kaygıyı yatıştıran, öfkeyi sınırlandıran, değersizlik hissini onaran,  insanı istikamete yerleştiren bir iç düzen haritası sunuyor. Ruh sağlığına iyi gelecek öneriler, kısa surelerin satırlarından imbik imbik süzülüyor. “Kur’an-ı Kerim, bir psikoloji kitabı değildir.  Lakin her bir ayet, insana şifa reçeteleri sunan derin psikolojik anlamlar içerir. Zira Kur’an, insanı katman katman yaratan ve onun tüm ruhsal yollarını en başından bilip anlatan Yaratıcı’nın beyanıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135627</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d9b7ba-71f1-46ad-b711-00be6d731268.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Köpek 1 - Macera Başlıyor</image:title>
            <image:caption>EN ÇOK SATAN YAZARLARDAN, ANH DO, YENİ SERİYLE GELİYOR! 
 
Hotdog ve arkadaşları, annesini kaybeden yavru bir kuşa yardım etmek için çılgın bir maceraya atılıyor! Yavru kuşun annesini bulmak için en çılgın yüksekliklere tırmanacaklar! 
 
Peki, yol boyunca karşılarına çıkan kirli bebek bezleriyle ve karate yapan horozlarla baş edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135628</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac1dc63-5acd-4adc-95b9-4196828630eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Köpek 2 - Parti Zamanı !</image:title>
            <image:caption>EN ÇOK SATAN YAZARLARDAN, ANH DO, YENİ SERİYLE GELİYOR! 
 
Hotdog ve arkadaşları, annesini kaybeden yavru bir kuşa yardım etmek için çılgın bir maceraya atılıyor! Yavru kuşun annesini bulmak için en çılgın yüksekliklere tırmanacaklar! 
 
Peki, yol boyunca karşılarına çıkan kirli bebek bezleriyle ve karate yapan horozlarla baş edebilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135629</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5469a27a-4856-4fc7-9e30-9bd1f7e5aa7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji 101</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey! 
Toplum neden bazen düzenli, bazen kırılgan ve çatışmalı bir hâl alır? Birey ile toplum arasındaki ilişki nasıl kurulur, 
nasıl çözülür? 
Sosyoloji 101, bu sorulardan yola çıkarak modern dünyayı anlamak için gerekli kavramsal ve kuramsal çerçeveyi okurla buluşturuyor. Anomi, toplumsal sapma ve şiddet kültüründen; sınıf, eşitsizlik ve toplumsal cinsiyete; aile, eğitim, din ve siyaset gibi temel kurumların dönüşümünden küreselleşme ve dijital çağın yarattığı yeni dinamiklere uzanan geniş bir 
perspektif sunuyor. 
Auguste Comte, Durkheim, Marx ve Weber gibi klasik düşünürlerin yaklaşımlarını güncel toplumsal sorunlarla ilişkilendiren bu kitap, sosyolojiyi soyut bir disiplin olmaktan çıkararak gündelik hayatın içine yerleştiriyor. Açık, sistematik ve erişilebilir diliyle Sosyoloji 101, hem sosyolojiye yeni başlayanlar hem de toplumsal meseleleri daha derinlikli kavramak isteyenler için sağlam bir başvuru 
kaynağı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135630</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b19b13-929a-4bdc-873c-4bc44ffd75ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Takıntılı Düşünce ve Davranışlardan Kurtulun</image:title>
            <image:caption>Günümüzde milyonlarca insan, yaşam kalitesini ciddi şekilde kısıtlayan obsesif-kompulsif bozuklukla (OKB) mücadele ediyor. Peki, gündelik alışkanlıklar ne zaman bir hastalık boyutuna ulaşır? Temizlik, kontrol, düzen veya tekrarlama dürtüleri hangi noktadan sonra zararsız olmaktan çıkıp tedavi gerektiren bir rahatsızlığa dönüşür? Zihne davetsizce giren ve durdurulamayan düşüncelerle nasıl başa çıkılır? 
 
Almanya’nın önde gelen psikoterapistlerinden Klaus Bernhardt, bu eserinde takıntıların ardındaki mekanizmaları, bu bozuklukların nasıl kök saldığını ve hangi aşamada profesyonel desteğe başvurulması gerektiğini titizlikle ele alıyor. “Bernhardt Yöntemi” adını verdiği teknik sayesinde beynin nöroplastisite özelliğini hedef alarak takıntılı düşünce ve davranışları ilaçsız ve kısa bir sürede durdurmak mümkün oluyor. OKB’yi daha hızlı kontrol altına almanın ve kalıcı iyileşme sağlamanın yollarını gösteren bu yöntem, takıntıları bastırmaya değil, onları besleyen zihinsel döngüyü kırmaya odaklanan yeni bir iyileşme perspektifi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135631</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d863aeb-2325-48f3-81cd-01cc55661856.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 1 - Geldiler</image:title>
            <image:caption>Altı arkadaş; bir sabah uyandıklarında kendileri 
ve arkadaşları dışında herkesin, her şeyin hareketsiz olduğunu fark ettiler. Âdeta tüm dünya hareketsiz kalmıştı… Bunun sebebi Dünya dışından gelen uzaylı bir ırk olabilir miydi? 
İşte bu cesur altı çocuk sevdiklerini yeniden canlandırmak ve Dünya’yı kurtarmak için güçlerini birleştirmeye karar verirler. Korku Sokağı’nın yürekli çocukları; sevecen doğaüstü varlıkların da yardımıyla, korkularını yenmeye, cesaretlerini göstermeye ve dünyayı kurtarmaya çalışırlar. 
Nazan Arısoy’un yarattığı bu evrende, maceranın sınırı yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135632</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f68dc5f5-59de-4398-b79e-37e8382b0512.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 2 - Tanışma</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünden gelen dostlarımızın yarattığı macera 
ve heyecan, âdeta nefes kesen bir hızla büyüyor! 
Korku Sokağı; unutulmaz, fantastik bir serüvene daha 
ev sahipliği yapıyor! Artık insanlığın kaderi, cesur kahramanlarımızın planlarına ve yüreklerindeki azme bağlı… 
 
Sığınakta mahsur kalan Teo, gizemli bir yabancıyı konuk etmektedir. Bu esrarengiz misafir de en az Teo kadar şaşkındır. Teo’ya ulaşma çabası içindeki arkadaşlarıysa pek çok zorlu macera yaşarlar. Bu sırada uzaylıların dünyalılara iletmek istediği önemli bir mesaj keşfedilir: Ogham sembolleri, korkusuz gençlerimize yol haritası olacak 
ve onlara rehberlik edecektir. 
Genç kahramanlarımız, bizleri bu benzersiz dünyalarında büyülemeye devam ediyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135633</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa04fad-743c-486a-b46a-824d857546eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Korku Sokağı 3 - Yeniden Başlıyoruz</image:title>
            <image:caption>Cesur kahramanlarımız, hayatın değişen 
gerçekliği karşısında heyecan dolu bir maceraya 
daha imza atıyorlar! 
Uzayın derinliklerinden gelen gizemli misafirler hakkında derinlemesine araştırma yapan çocuklar, 
bu konukların aslında istila için gelmediklerini keşfedip yeryüzüne verdikleri önem ve ilgiyle tanışıyorlar. 
Profesör Doktor Sema Aydın ve cesur çocuklar; farklılıklara açık olmanın tüm varlıkları birleştirebileceğini, ortak bir amacı paylaşmanın mümkün olabileceğini kanıtlayarak insanlar ve uzaylılar arasındaki iş birliğini sağlamayı başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135634</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8df50432-8aed-4beb-9a98-8400a9a1ba1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Beyaz ve Alaca</image:title>
            <image:caption>Akın Yakan &quot;Ayın Yüzü Suya Düştü&quot;den sonraki, bir Aydın polisiyesi olan bu ikinci romanında, karanlığın içerisindeki zamanın habercileri üzerinden 17. yüzyılda başlayan iyiyle kötünün, doğruyla yanlışın mücadelesini 21. yüzyılda devam ettiriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135635</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f807b1-ee85-4d9a-b061-b97be51e5bd2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bela Tarr Zamansız Mekan</image:title>
            <image:caption>Tolga Theo Yalur’un derlediği bu söyleşiler kitabı, temel düşüncesini “Sinema endüstrisinin aşk dolu boş hikâyelerine karnım tok, benim filmlerim sadece ‘gerçek hayat’tan etkilendi” diye özetleyen Macar yönetmen Belâ Tarr’ın sinemaya, oyunculuğa, filmlerde mekânın önemine bakışının ana hatlarını ortaya koyuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135636</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4d610bb-1afb-460d-9e34-de6c0fd9ff9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Üzerine</image:title>
            <image:caption>O, insan toplumunca yaratılmış olan her şeyi, tek bir ayrıntıyı bile küçümsemeden eleştirel olarak yeniden biçimlendirdi. İnsan düşüncesinin yarattığı her şeyi dikkate aldı, eleştiriden geçirdi ve işçi sınıfı hareketi ölçütüne vurarak sınadı, dolayısıyla, burjuva sınırlarla kuşatılmış ya da burjuva önyargılarla koşullanmış kimselerin çıkaramayacağı sonuçlar ortaya koydu. Partinin ereği, sömüren sınıflar ile örgütlü dinsel propaganda arasındaki bağlantıyı tümüyle yok etmek ve çalışan insanları dinsel önyargılardan gerçekten kurtarmaktır. Bu amaçla, en yaygın bilimsel eğitim ve dinsel-karşıtı propagandanın örgütlenmesi gerekir. Bununla birlikte, inananların dinsel duygularını incitmekten dikkatle kaçınılmalıdır; çünkü bu yalnızca dinsel bağnazlığın artmasına yarar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135637</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc29accb-e68f-4b21-98b9-e7080f2ca338.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>Ali Balkız’ın kendine özgü bir roman dili var. Kısa tümceler, benzersiz benzetmeler, halk dilinden yansıyan özgün sözler, sözcükler.
Arayış, okuru sarıveren bir roman. Şaşırtıcı, etkileyici… Yazarın Büyümek İstedim ve Burası Ulus Dediler ile oluşturduğu üçlemenin üçüncü kitabı; kahramanların kişiliğinde toplumsal gerçekliğin izleğini okuduğumuz çok sıcak bir roman.
Okumak için Gollik Ali, Malatya’dan Ankara’ya okumaya gelir. Ticaret Turizm Yükseköğretmen Okulu’nu kazanmıştır. Ankara’da o güne değin yaşadığı çevrede görmediği, duymadığı olaylarla, yeniliklerle karşılaşır. 68 Kuşağı’nın en etkili zamanlarıdır. Ali, yeni kavramlarla, yeni düşüncelerle tanışır. Yeni arkadaşlar, yeni bir çevre bulur.
Arayış’ta dostlukların, akraba ilişkilerinin, arkadaşlıkların çok sıcak, içten dayanışması okuru çok etkileyecektir. Özellikle Gollik Ali büyümüştür. Annesi, bir yaşındayken kendinden bir yaş büyük ablası Tamey’i sayıklamıştır bütün ömrünce. Annesiyle babasının ölümüyle yalnız kalan iki yaşındaki Tamey zayıf, hastalıklıdır. Bir çaya atıversin diye bir celebe verirler. Zözoğ, ablası Tamey’i bulmasını Ali’den ister.
Köydeyken Püsküllü dediği kız arkadaşını da annesiyle babası okutmak için Almanya’ya götürürler. Kızlarını doktor yapmak istemektedirler.
O yılların sağ-sol çatışmalarında gençler birbirlerini nedensiz döver, nedensiz öldürürler. Ali de Dev-Genç’e ilgi duyar. Yükseköğretmen Okulu’nda son sınavını verdiği gün saldırıya uğrar, komaya girer.
Ali’nin başını bekleyen genç bir kız günlerce onu kendine getirmek için uğraşır. Bu kız yeni doktor olmuştur.
Ali Balkız, Büyümek İstedim’de çocukluğunu, köyden kente gelen ailesini anlatmış, Fakir Baykurt Roman Ödülü’nü kazanmıştı. Bu kez yeni düşüncelerle, toplumsal olayların içinde pişen, kendini bulan bir Ali vardır artık.
Tarih, 12 Mart’a doğru akmaktadır. Siyasal ve toplumsal gelişmeler o akışı 12 Eylül 1980’e götürecektir. Mücadelenin, kayıpların, kazanma ve kaybetmelerin sürecinde, Gollik Ali ile Püsküllü’nün ve bütün bir toplumun arayışı vardır. O arayış bugün de sürmekte…  Hidayet KARAKUŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135638</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2d578a-6613-4e28-9ccf-a6a664cd2b02.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kedinin Anıları</image:title>
            <image:caption>Empati kurmayı öğrettik kızımıza. 
Evrenin bir bütün olduğunu, hep birlikte 
Huzurlu mutlu yaşanabileceğini anlattık. 
Duru bir kitap yazmak isteyince sabırla 
bekledik tam 93 gün boyunca ve işte huzurlarınızda 
Usta bir kalemin elinden Duru sözcüklerle yepyeni bir dünya… 
Hepimizin içinde yaşadığı fakat Duru 
anlatmasaydı hiç bilemeyeceğimiz bu dünyaya 
hazırsan haydi başla okumaya. 
Annesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135639</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d69494-07c6-4b9a-b9b5-f06518a9ec5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche ve Yeryüzü: Biyografi, Ekoloji, Politika</image:title>
            <image:caption>Felakete başka bir açıdan bakmak mümkün müdür? Geleceği ortadan kaldıran, bildiğimiz dünyanın radikal sonunu imleyen ekolojik felaketin insanda harekete geçme isteği uyandırıp “tüm değerlerin yeniden değerlendirilmesi”nin önünü açması söz konusu olabilir mi?  Henk Manschot Nietzsche ve Yeryüzü&apos;nde tam da bu sorudan yola çıkar. İlk etapta yaptığı şey Nietzsche’nin eserleri ile yaşamı arasındaki gizli kalmış bağlantıyı göstermektir. Nietzsche’nin Zerdüşt’ü yaşam tarzı ile düşünme biçimi arasındaki paralelliği en iyi ortaya koyan eseridir. Manschot’a göre Nietzsche bu kitapta yalnızca insanlığı kemiren hastalığı teşhis etmekle kalmaz, aynı zamanda “yeryüzüne sadık” kalan başka bir yaşam çağrısında da bulunur.  Yeryüzüne daha sadık bir yaşam… Ama nasıl? Manschot tahakküme dayalı Batı kültürünün, yeryüzüyle ilişki kurma biçimlerinden yalnızca birini tatbik ettiğini ısrarla vurgular. Bu kültürün dışarıda bıraktığı yerel kültürler ise bu dünyadaki başka yaşam tarzlarını keşfetme çabasında insanlık için yol gösterici olabilir. Ekolojik düşüncenin böylesi Nietzscheci bir yaşam felsefesine gereksinimi vardır: Çünkü ekolojik krizi aşmak, günah çıkarma ya da yüzleşme pratikleriyle değil, ancak yeryüzünü temel alan yeni değerlerin yaratılmasıyla mümkündür.  Bruno Latour, Isabelle Stengers, Peter Sloterdijk gibi çağdaş yazarların düşüncelerindeki Nietzscheci öğeleri ustalıkla saptayan Manschot’un eseri, Nietzscheci bir çevre felsefesinin el kitabı olacak nitelikte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135640</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eda120bf-55f3-405b-b395-cc3064c77329.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaf Dağının Önü’nde Konuşma Kültürü</image:title>
            <image:caption>Sosyal bir varlık olan insan diğer insanlarla devamlı konuşma 
hâlindedir. Söz büyüleyici bir güce sahip olduğu için konuşurken aşırı dikkatli 
olunmalıdır. Söz doğrudan insanın ruhuna değmektedir. Söz insan kimyası 
üzerinde hemen etkisini gösterecek bir potansiyele sahiptir. Bundan dolayı 
konuşmacılar söyleyeceği bir söz için çok bilinçli olmalıdır. 
İnsanlar sosyal hayatta dili kendi psikolojilerine göre kullandıkları 
için anlaşmakta çok zorlanmaktadırlar. Sağlıklı bir diyalog için kelimelere 
aynı anlamların yüklenmesi gereklidir. 
İnsanlarla diyalog çok ciddi bir kültür istemektedir. Karşıdakini ön 
yargısız dinlemek, onu anlamaya çalışmak, onun görüşlerinden istifade 
ederek kendi kusurlarını düzeltmek, daha güzel düşüncelere ulaşmak çok 
soylu bir çaba ve emek işidir. 
Güzel konuşmak için aşırı sakin olunmalıdır. İnsan hiçbir vasatta 
öfkelenmemelidir. Öfke insanın ayırt edici vasfı olan aklını devre dışı 
bırakmaktadır. İnsan, nezaketini daima korumalıdır. 
Sözün seviyesi yüksek olmalıdır. İnsanlık, ülke, medeniyet sözün 
seviyesiyle yükselecektir. İnsan sözdür; bundan dolayı insanın söyleyecek 
sözü olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135641</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/137c7ba3-e77e-41bf-b88f-f2b29bf2f744.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Söyledi</image:title>
            <image:caption>Çıkar yorgunlukları, hırs döşekleri, korkunç bencillikler, göğe açılan iki kolun ve çocukluğun iyimserliğinde aniden eriyiverir. Kırlarda çiçek ovaları, görebildiğin tüm renklerde güneşe bulanır. Acısız bir özgürlük alnında parlar. Şafak ateşinden kalma tenha sıcaklık, ufkun en derin yerine kavuşma isteği. Suyun kenarında oynaşan çakıl taşlarının ılık gülümsemeleri. Ayaklarına toprak kokusu sinmiştir çoktan. Çatışmaların, çelişkilerin, kavgaların ve mücadelenin içinde insan olma hallerini anlatıyor Burhan Şehit’in öyküleri. İyiliğe, umuda dönüşen öyküler bunlar; insana dair anlatılar. Kuşlar Söyledi; sokağın, hayatın, geçip giden günün ve kaybolan zamanın nabzını tutuyor. Edebiyatı özleyenler için yeni ve farklı bir okuma önerisi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135642</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57ccc4c7-34b9-44c6-a3e6-293207832298.jpg</image:loc>
            <image:title>Ansızın Yağmur</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, ilk şiirleri 90’lı yıllarda yayımlanan Gökçenur Ç.’nin bütün şiirlerini bir arada sunuyor şiir okuruna. Şairin Her Kitabın El Kitabı, Söz’e Mezar, Sırtında Bunca Sözcükle, Doğanın Ölümü, Issız İncir Ağacı, Giderken Öpmeseydin Keşke, Dün Gece Kimler Seviştiyse, Rüzgâr Böyle Eserken adlı eserleri Ansızın Yağmur’da buluşuyor. Gökçenur Ç.’nin şiir evrenine girmek ve onu anlamak için benzersiz bir kılavuz kitap. 

Açlığı tokluğu bilmez
Attığın her taşı yutar nehir
İçinden geçer ama değmez
Senin de ardından denir:
Şiirler yazdı iyi
Yazdı kötü şiirler
Yağmur kızılı bir tayı
Yıldızlarla nallar gibi şiirler
Sonunda anlaşıldı sulara
Türkçe öğretmeyi denediği
Esin beklemedi yaşamak için
Ve hiç anlaşılmadı orası kesin
Âşık oldu, baba oldu
Daha ne olsun?
Rüzgârla el ele ölmek
Ustalık eseriydi onun
Dağlara baktığında
Sanki aynaya bakardı
Nehir donduğunda
Aklı sözcüklerle akardı
O şimdi gecenin
Kaburgalarını sayıyor
Atlarla konuşuyor    
Kuşları zaman sanıyor
Okuyun kitaplarını siz
Yapacak başka bir şey yok
Unutsun yazdıklarını o
Sözcüklere aç, zamana tok
Sözcüklere aç, zamana tok</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135643</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/987bf530-b3f2-45bf-a315-605380a966ad.jpg</image:loc>
            <image:title>İlahi Dinlere Ve Bilimsel Verilere Göre Kainat Ve İçindeki Varlıkların Yaratılışı</image:title>
            <image:caption>Bahşedilen yeteneklerini birlikte, dengeli ve vasat(mutedil) düzeyde geliştiremeyenlerin; 
Ruh-beden dengesini oluşturamayacakları, 
Çeşitli çıkarlar uğruna yaratılış amaçları ile yeryüzü halifelik(sorumluluk) görevlerini istismar edebilecekleri, 
Varlıkların ekolojik ortamını bozarak, başta kendileri olmak üzere mahlûkata zulmedebilecekleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135644</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34007718-c3e5-4049-90ed-f4dcc9ff15d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikiyatrinin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Deli, Fransız Devrimi’nin kurduğu düzende bir sorun yaratır. Mantıksızlığı nedeniyle yargılanamaz, sorumsuzluğu nedeniyle cezalandırılamaz. Ama kargaşaya neden olduğu için kontrol altına alınmalı ve etkisiz hale getirilmelidir. Peki ama cezai yaptırımların dışında kalan istenmeyen davranışlar nasıl azaltılacaktır?  Burjuva toplumu, kendi ilkelerini korumak için deliliğin zorluğunu üstlenir. İdari boşluklarda, akıl sağlığı tıbbı yeni bir sosyal ilişki –vesayet– dayatır. Amaç, deliliği sosyal düzene dâhil etmektir; ancak bu, “normal” bireyleri kontrol eden kurallardan farklıdır. İlk sosyal tıbbın hayırseverlik idealleri, bilginin gücüyle birleşir. 1838 yasasıyla, akıl hastası statüsü ortaya çıkar: tamamen yardıma muhtaç, reşit olmayan. Robert Castel, psikiyatrinin bu sözde “altın çağını” özgürleştirici bir ilerleme olarak değil, bakım ve şefkat dili altında kurumsallaşmış bir bağımlılık rejimi olarak ele alır. Psikiyatrinin Doğuşu, yalnızca XIX. yüzyılda akıl hastalığının hukuki ve tıbbi statüsünün nasıl kurulduğunu değil, aynı zamanda modern toplumların sosyal antagonizmaları uzmanlık, vesayet ve tedavi mekanizmaları aracılığıyla nasıl yönettiğini de gözler önüne serer. Bu kitap, psikiyatrinin tarihini yazarken, modern yönetimselliğin en hassas figürlerinden biri olan “deli” üzerinden, iktidar, bilgi ve bağımlılık arasındaki kalıcı bağı açığa çıkarır. “Bundan böyle psikiyatri geçmişiyle yaşamak zorundadır. Robert Castel bu geçmişi güçlü ve berrak bir sesle anlatıyor. Korkarım bu, okuru inletecek: Psikiyatrist olmayan birinin, psikiyatrinin inkâr etmeyi tercih edeceği bir geçmişi yeniden kurması. Ama bu genel bir ilkedir: tarih, bellek değildir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135645</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccbd6486-7c96-47b5-b7bc-906da69fff62.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk’un Satır Araları I (19 Mayıs 1919 – 23 Nisan 1920) Bir Analiz Denemesi</image:title>
            <image:caption>Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilan edilişine kadar geçen 4 yıl 5 ay 10 günlük sürede meydana gelen olayların genel ideolojik yorumları anılan tarihler arasında Anadolu’da yeni bir Türk devletinin kurulması mücadelesinin verildiği şeklinde tezahür etmiştir. Bu süreçte meydana gelen olayların resmi aktarılış ve yorumlanış biçimi milletimizin tarih algısında bir kopukluk meydana getirmiştir. Bu durum tarihi hafızamızı sisler arkasına itmiş, onu bizim açımızdan bir enerji kaynağı olmaktan adeta uzaklaştırmıştır. 
Mevcut tarih anlayışına ait söylemin oluşturduğu ortamda millet, tarihimizi, kimliğimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi algılama noktasında ciddi ve köklü problemler yaşamaktadır. Yıllardır bu algı problemini gidermek için gerek muhafazakâr ve milliyetçi gerekse Atatürkçü ve sol tabanlı çevrelerden her birinin, tarihimizin bu aralığı ile ilgili olarak yapa geldiği yorumlar, ürettiği söylemler karşı tarafca kabul edilmemektedir. 
Bu konudaki farklı algılama problemini giderme noktasında başvurulacak en sağlam kaynak bu dönemi yaşayan aktörlerin başında gelen Cumhuriyet dönemimizin ilk lideri Mustafa Kemal Atatürk ve onun bu süreci anlatan Nutuk adlı eseri olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135646</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06cb5b41-ab7f-4fc0-b018-1ef0c6075704.jpg</image:loc>
            <image:title>Fantazi, Bilimkurgu ve Başka Meseleler</image:title>
            <image:caption>Bilimkurgu terimi icat edileli beri her on yılda bir, yaşadığımız dünyanın bilimkurguya yaklaştığı, onu yakaladığı, hatta bazen de geçtiği söylenir. Bugünlerde de öyle bir dönem yaşıyoruz: Yapay zekâ denilen şey, 1950’lerin ve 60’ların bilimkurgusunu çoktan yakaladı, yer yer de geçti. Henüz güneş sisteminden evrene açılamadık gerçi, ama bilimkurgunun “İnsan nedir?” sorusu artık çok daha acil bir gündem maddesi hayatlarımızda. Savaşın giderek daha tehditkâr bir olasılık olduğu son yıllarda, kıyamet-sonrası dünyayı hayal edebilmek hayati önem kazanıyor. Sorun belki de kapitalizmin çökerken insanlığı ve insanlığın bugüne kadar başardığı her şeyi de yanında götürmesine karşı ne yapabileceğimiz. Demek ki her şeyden önce “insan”ı ve onu insan yapan her şeyi yeniden anlamamız, anlamlandırmamız gerekiyor. Bunun için de en güvenilir kaynaklardan biri, bugünü anlamak için fantastik olanın içinden yürüyüp geçen bilimkurgu ve fantazi edebiyatlarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135647</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a7ebc9d-08a2-4fe2-9e6d-1c7c7a378c1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nutuk’un Satır Araları II (23 Nisan 1920 – 29 Ekim 1923) Bir Analiz Denemesi</image:title>
            <image:caption>Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti’nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul’dan Ankara’ya nakledilmiş halidir. 
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir. 
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri’nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135648</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ca8f48-5f56-45c6-92a8-dd850c0122bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Umuda Yol Açmalı</image:title>
            <image:caption>Bize dayatılana teslim olarak, onun çizdiği sınırlar içinde kalarak, boyun eğerek devrimci siyaset yapılamaz. Geçmişimizden ve dünyanın birçok yerindeki devrimci hareketlerden de biliyoruz ki üstümüze çöken bu karanlıkla baş edebiliriz. Bizi yolumuzdan döndürmek, birbirimizden, yaptıklarımızdan, yapacaklarımızdan şüphelenmemizi, birbirimize düşman olmamızı isteyecekler, bunun için gayret edecek özel “gönüllü elemanlar” kullanacaklardır. Kitleler, birbiriyle uğraşan, kendi kendisiyle dövüşen muhalefet hareketine de asla inanmayacaktır.Bunun için eğer bize dayatılana teslim olmayarak kazanmak istiyorsak, mutlaka bütün Devrimci Muhalefet unsurlarının dayanışma içinde olduğunu kitleler indinde görünür kılarak özgüvenini arttıracak birlikteliğimizin bir yolunu bulmak zorundayız. Kapitalizm ve faşizm iktidarı ve gücü asla halka teslim etmek istemez. Bu yüzden dayanışma bizim en büyük gücümüz olacaktır. Kin, nefret, şiddet iktidarın söylemidir. Biz iyilikle, sevgiyle, güzellikle, dayanışma yolları bulmalı ve yaygınlaştırmalıyız. Gerekirse yeni örgütlenme biçimleri oluşturmalı, bu oluşumları tartışmalıyız. Kadın, işçi, gençlik, eğitim, din tüm bunların konuşulup, tartışıldığı yerel birimler oluşturup bunların değerlendirilmesini, devrimci bir çizgiye yansımasını sağlamalıyız. Kapitalizmin ve faşizmin sızdığı tüm alanları temizleme seferberliği başlatmalıyız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135649</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea97865-a522-48f3-b709-cce2617456b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devrimci Gençlik Dergisi 50. Yıl Özel Baskısı</image:title>
            <image:caption>Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı DEVRİMCİ GENÇLİK dergisi Kasım 1975’te yayın hayatına başladı. “Yaşasın Gençliğin Devrimci Eyleminin Birliği” çağrısıyla yayın hayatına başlayan Devrimci Gençlik çıkış bildirisinde hedefini “genel olarak emekçi halkın, özel olarak devrimci gençliğin ekonomik-demokratik mücadelesindeki, emperyalizme ve faşizme karşı savaşındaki birliğini sağlamak ve böyle bir birliğin teorik temellerini oluşturmak için bir adım olarak” tanımladı.  68 mücadelesinde büyüyen DEV-GENÇ’ten başlayarak her kuşakta yenilenip büyüyen ve bugünlere uzanan uzun ve onurlu yolculuğun, Devrimci Gençlik’le başlayan 50.yılında Devrimci Gençlik Dergilerinin 1975-1980 arasında yayınlanan 20 sayısını tıpkı basım olarak yayınlıyoruz. 50 yıl öncesinden başlayarak 19 Mart’ta barikatları yıkan gençlerin ellerinde çoğalan DEV-GENÇ’in ve bu onurlu mücadeleyi canı pahasına yaratan, kaybettiğimiz güzel arkadaşlarımızın bugüne çağrısı da budur…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135650</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0557fb-d167-4742-a1d5-698b408cf45c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırkından Sonra</image:title>
            <image:caption>Kırkından sonra hayat başlar denir… Peki gerçekten başlıyor mu? Yoksa sadece ertelenen hayallerin, yarım bırakılmış tutkuların ve ötelenmiş benliğin farkına varılması mı? 
Ne yalnızca genç ne henüz yaşlı… Sorular keskinleşir, zaman daralır, hayallerin arasından gerçekler kendini belli eder. 
 
Kırkından Sonra, bireyin yaş alma sürecine değil, hayata tutunma cesaretine odaklanıyor. Dilek’in içsel uyanışıyla başlayan hikâye, ailesini, toplumunu ve tüm kuşaklar arası ilişkileri içine alan katmanlı bir dönüşüme evriliyor. YouTube’da başlattığı “Hayat Ağacı” kanalıyla başlayan farkındalık hareketi, duyulmayan seslerin, anlatılmayan hayatların görünür olmasını sağlıyor. 
 
Bu kitap, kırklı yaşlarda başlayan büyüleyici bir “Başka türden gençlik” anlatısı. Kuşakları birbirine bağlayan, hayallerle gerçekler arasında köprü kuran dokunaklı bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135651</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73455c13-f631-4546-9a05-0b6edddd5cc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Rehberi 1-4 Yaş</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun dünyaya gelięiyle birlikte sadece o değil, biz de değięmeye baęlarız. Yeniden öğrenir, yeniden hisseder, hayata bambaęka bakmaya baęlarız.  Sorduğumuz her soru, duyduğumuz her endięe, uykusuz geçen her gece tek bir cümlede toplanır: “O iyi olsun.” 
Bu kitap, bir çocuğun “iyi olmasının” yalnızca hastalanmamakla sınırlı olmadığını hatırlatmak için yazıldı. Çünkü çocuk sağlığı, yalnızca bedenin değil, zihnin ve çevrenin de dengede olmasıyla mümkündür. Bir çocuğun güçlü bağıęıklığı, düzenli uykusu, sağlıklı yeme alıękanlığı ya da dengeli gelięimi, hepsi onun içinde büyüyen “güven duygusuyla” birlikte ęekillenir. Ve bu güvenin ilk temeli, anne ve babanın gözlerinde, sesinde ve varlığındadır. 
Ebeveynlik mükemmel olmayı değil, gerçek olmayı ister. Hata yapmaktan korkmadan, sevgiyle yeniden denemeyi... Çocuklarımız bizden kusursuzluk değil, yanlarında olmamızı ister. Dinlenmeyi, birlikte gülmeyi, duyulmayı ister. 
Bugün attığımız her küçük adım, belki farkında bile olmadan yarının güçlü bir yetiękinini büyütüyor. Bu yüzden hiçbir çaba küçük değildir. Her sarılma, her sabır, her ilgi; uzun ömürlü bir sevginin yapıtaęıdır. 
Unutmayın, sağlıklı nesiller yalnızca iyi beslenen değil, iyi hisseden çocuklardan doğar. Sevgiyle... 
“Bebek Rehberi İlk Bir Yıl” kitabının yazarı Görkem Astarcıoğlu’nun kaleminden...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135652</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06c5a917-883d-4176-85b2-dfc301470b61.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe Parmağındaki Söz</image:title>
            <image:caption>“Serçe Parmağındaki Söz”, genç bir şairin uçsuz bucaksız bozkırlarda nefessiz kalmış aşkıyla bizleri yürüyüşe çıkarıyor. 
Ülkeler fethediliyor, kapı eşiklerinde durup düşündürüyor. 
Her şiir yeni bir yola çıkarıyor insanı; vuslatı müjdeliyor vakur duruşuyla. 
 
A. Alparslan GÖZEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135653</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111c2f3c-f4ac-4a7f-821c-9f68e2177581.jpg</image:loc>
            <image:title>Anksiyete Diyalektik Davranış Terapisi Çalışma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Anksiyeteyle savaşmayı bırakın; onu yönetmeyi öğrenin. 
 
Anksiyete, çoğu zaman yalnızca hissettirdikleriyle değil, hayatımızdan sessizce eksilttikleriyle zorlayıcıdır. Ertelenen kararlar, kaçınılan durumlar, yarım kalan ilişkiler ve sürekli tetikte olma hali… Anksiyete Diyalektik Davranış Terapisi Becerileri Çalışma Kitabı, tam da bu döngünün içinden seslenir ve kaygıyla baş etmeyi değil, onu nasıl yönetebileceğinizi gösterir. 
 
Bu kitap, yıllardır klinik uygulamalarda kullanılan diyalektik davranış terapisi (DBT) becerilerini, teoriye boğmadan, doğrudan hayata temas eden bir çalışma sistemine dönüştürür. Okuru sakinleştirmeye çalışmaz; güçlendirir. Kaçınmak yerine temas etmeyi, kontrol etmek yerine esnemeyi hedefler. 
 
Sayfalar ilerledikçe; 
• Düşüncelerinizle aranıza mesafe koymak, 
• Yoğun duygular yükselirken kendinizi sabote etmeden ilerlemek, 
• Kriz anlarını büyütmeden yönetebilmek, 
• İlişkilerde net, açık ve sınırları olan bir duruş geliştirmek 
   mümkün hale gelir. 
 
Bu bir “okuyup geçme” kitabı değildir. Alıştırmalar, çalışma sayfaları ve somut uygulamalarla okuru aktif olarak sürecin içine alır. 
 
Çünkü değişim fark etmekle değil, uygulamakla başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135654</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4f3988-2a3a-434a-9b10-f044f067394e.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Lagoon 4</image:title>
            <image:caption>Asya Denizlerinin En Delifişek Tayfası  
Black Lagoon ekibi yeni görevlerini tamamlamak için Tokyo’ya gider. Balalaika, Rock’ı tercümanı olarak yanına alır, Revy ise onların korumalığını yapar. Bir yakuza ailesi olan Washimine, Black Lagoon ile anlaşma yapmak ister ama bu kolay olmayacaktır. Silahların doğrultulacağı taraf her an değişmektedir!... Gelmiş geçmiş en delifişek kurye ekibiyle denize açılmaya hazır olun! Patron Dutch, Dört Göz Benny, Çift El Revy ve Japon Beyaz Yaka Rock ile güverteye hoş geldiniz! İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma torpido gemisi Black Lagoon’da binbir türlü macera, bu tayfayı bekliyor. Rus mafyası, Çin mafyası ve Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçılarına bulaşıp yasadışı malların tesliminde de başları beladan kurtulmayan bu gözü kara kuryelerin bir günü bile olaysız geçmiyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135655</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93cd859a-59ce-4f25-bfb3-6516dc026682.jpg</image:loc>
            <image:title>Tornado Dehşetinde Hayatta Kalmak</image:title>
            <image:caption>KASIRGANIN GÖLGESİ, KÜÇÜK ŞEHRİN ÜSTÜNDE... KASIRGAYA GERİ SAYIM BAŞLIYOR! 
 
FİFİ VE KIZILDERİLİ ASHU, BÜYÜK OVALARI GEÇMEK AMACIYLA ABD’YE GİDERLER. ANCAK FİFİ VE ASHU’NUN MACERALARI SIRASINDA HUZURLU GÖKLER ANİDEN BAMBAŞKA BİR HAL ALIR! GÖK GÜRLER, ŞİMŞEKLER ÇAKAR VE HATTA DOLU YAĞMAYA BAŞLAR! FAKAT EN KÖTÜ HAVA OLAYI BAŞKA BİR ŞEYDİR: HİÇ ENGEL TANIMADAN HAREKET EDEN EN GÜÇLÜ HORTUM, KASIRGA! 
DAHA FENASI, KASIRGANIN TAHMİN EDİLEN ROTASININ YAKINLARDAKİ KÜÇÜK BİR ŞEHİR OLDUĞU SÖYLENMEKTEDİR... 
ACABA FİFİ VE ASHU, İNSANLARI KASIRGA TEHLİKESİNDEN 
KURTARABİLECEK MİDİR?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135656</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21f5bbba-43cc-43ec-b560-daadcc5cd2a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı Forsu ve 16 Türk Devleti</image:title>
            <image:caption>“GÖREVİM BİTMEMİŞTİR, 
 
BİTMEYECEKTİR. BEN TOPRAK OLDUKTAN SONRA DA DEVAM EDECEKTİR.” 
 
– ATATÜRK 
 
Türk devletlerinde kullanılan sembol ve simgeler bazen bir çağın hafızasını bazense Türk’ün mührünü vurduğu tüm çağların hafızasını taşır. Cumhurbaşkanlığı Forsu, yalnızca bir çağın değil; geçmişle bugün arasında kurulan, Türk’e ait saklı ve ihtişamlı tüm çağların hafızasını taşımaktadır. Türk devlet geleneğinin sürekliliğini, tarih bilincini ve egemenlik fikrini tek bir sembol altında toplayan Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun, uzun yıllar boyunca kökenleri ve mazisi araştırılmış ancak neticede belge değil, kişiler ve kurumların yetersiz yorumları ön plana çıkarılmıştır. 
 
Bu çalışma, forsun merkezindeki güneşin manası ve çevresindeki 16 yıldızın Türkiye Cumhuriyeti’ni ve tarihte kurulmuş on altı Türk devletini simgelediği kabulünü tamamen yıkarak, Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun dayandığı tarihsel zemini, Atatürk dönemine ait birincil bir kaynak üzerinden yeniden ve daha sağlam biçimde ortaya koymaktadır. Böylece Cumhurbaşkanlığı Forsu’nun anlam dünyası ve on altı Türk devletine ait tek doğru liste, tarihsel bağlamı içinde ilk kez açık ve tutarlı bir şekilde gün yüzüne çıkmaktadır. 
 
Bu kitap Türkiye Cumhuriyeti tarihine ilk kez düşülmüş kalıcı ve sessiz bir nottur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135657</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66ca13b4-5894-44a2-aa3d-5542f4ce2223.jpg</image:loc>
            <image:title>Menopoz ve Hormon Tedavisi</image:title>
            <image:caption>Menopoz doğal ama asıl sonuçlarını ve yaptığı hasarları çok uzun yıllar 
sonra görebildiğimiz, yaşarken farkında olmadığımız, farkına vardığımızda da geri dönüşü olmayan bir yaşam evresi. Bu nedenle görmezden gelinen, 
çok ihmal edilen bir konu. Yani keşke olay sadece ilk zamanlarda yaşanan 
ateş basması olsa... Keşke konu menopozu rahat atlatabilmek olsa... 
 
Menopoz “atlatılabilecek” bir konu değil maalesef... Menopozla beraber östrojenin kandan çekilmesiyle kadınlarda günbegün artan kemik yıkımı, yirmi yıl sonra karşımıza kalça kırığı olarak çıkarken yine damarlarda başlayan tıkanıklık yıllar sonra karşımıza kalp krizi olarak çıkabiliyor. Yine beyinde başlayan hasar, karşımıza nörolojik, bilişsel ve davranışsal bozuklukların yanında erken dönemde Alzheimer hastalığı olarak da çıkabiliyor. Yani anneniz kalçasını yaşlılıktan dolayı değil menopozdan bu yana kanında östrojen olmadığı için kırdı. Geçirdiği kalp krizi, yaşlılıktan ya da stresten değil, östrojen eksikliğindendi. Alzheimer olmasının altında da bunca yıllık östrojen eksikliğinin büyük rolü vardı. Ve 2002 yılından bu yana bilim dünyasındaki yanlış yorumlama ve sansasyonlardan dolayı annelerimiz bu tedaviyi alamadı. 
Bir nesil kadın ve bu eğitimi alamayan bir nesil doktor kaybedildi. 
 
İşte tam da bu nedenle annemizle aynı kaderi paylaşmak zorunda değiliz. Eğer uygunsanız menopozla beraber zamanında başlanacak hormon yerine koyma tedavisiyle bu hastalıkları büyük oranda önleyebiliriz. Bu kitap da bunun için hazırlandı. Bilimsel çalışmalardan verilen referansla hem doktorlar hem de sizlerin okuyabileceği bir formatta yazdım. Keyifli okumalar dilerim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135658</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c03db1-424f-4fc1-8cd5-663b0ad91a8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihinleri Nasıl Kontrol Ediyorlar?</image:title>
            <image:caption>DÜŞÜNMEK HÂLÂ ÖZGÜRLÜK MÜ, YOKSA ALGORİTMALARIN İZİN 
VERDİĞİ BİR YANILSAMA MI? 
 
İnsanlık, yıldızların kaderi belirlediği büyülü bir evrenden, algoritmaların kararları şekillendirdiği dijital bir labirente evrildi. Descartes “Düşünüyorum, öyleyse varım!” dediğinde zihni özgür kılmıştı; ancak bugün o zihin, sonsuz bir bilgi denizinde yalnız ve savunmasız. 
 
Kararlarımızın yüzde 95’i bilinçdışı süreçlerle mi şekilleniyor? 
 
Yapay zekâ ve algoritmalar yeni efendilerimiz mi? 
 
Neden gözetlenmekten değil de görünmez olmaktan korkuyoruz? 
 
Şafak Altun, bilişsel önyargılardan siyasal propagandaya, kitle psikolojisinden algoritmik yasalara kadar zihnimizi ele geçiren tüm yöntemleri masaya yatırıyor. 
 
Gerçek sizi özgür kılacaktır; ama önce hangi zincirlerle bağlı olduğunuzu görmelisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135659</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d190de-e2b9-4587-a640-407dd1c811d1.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:title>
            <image:caption>TYT Arşiv Serisi Tıpkı Basım Fasikül Fasikül Çıkmış Sorular Tamamı Video Çözümlü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135660</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2b27bf6-5732-43b6-b55a-167d1ae62edf.jpg</image:loc>
            <image:title>TYT Geometri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:title>
            <image:caption>TYT Geometri Konu Konu Son 7 Yıl Çıkmış Sorular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135661</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70b50639-abf7-4239-b856-66fd58608a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutadgu Bilig&apos;den Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig, Balasagunlu Yûsuf Hâs Hâcib tarafından yazılmış derin bir nasihatname ve siyasetnamedir. Orta Çağ’da Türk devlet anlayışına ışık tutan bu eser, yöneticilere yol gösteren öğütlerle dolu olup Türk kültür ve dilinin en değerli örneklerinden birini oluşturur.
Bu kitapta, Kutadgu Bilig’den seçilmiş 999 öğüt, 9 tematik başlık altında sunulmuş, böylece eserin hem öğretici gücü hem de tarihî değeri günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hâle getirilmiştir. Yûsuf Hâs Hâcib’in öğütleri, Türk milletinin kültürel derinliğini ve devlet bilincini yansıtarak çağlar ötesinden bugüne seslenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135662</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d0c3d9-6071-4d36-a332-0126deaef921.jpg</image:loc>
            <image:title>Venedik’te Ölüm</image:title>
            <image:caption>Thomas Mann’ın kült eseri Venedik’te Ölüm, modern edebiyatın en sarsıcı kısa romanlarının başında gelir.

Gustav von Aschenbach, disiplinine, ününe ve soylu kimliğine rağmen içindeki boşlukla yüzleşmek için yola çıkar. Venedik’e vardığında yalnızca şehrin büyüsüyle değil, ölümle yan yana ilerleyen, boğucu bir güzellikle de karşılaşır. Sıcak kumların üzerinde gördüğü genç Tadzio’nun saf ve erişilmez varlığı, Aschenbach’ın bütün bir ömrü boyunca bastırdığı arzuları uyandırır. Şehrin dar sokaklarında kol gezen salgın ve çürüme, bu “masum” bakışın yarattığı sarsıntıyla iç içe geçerken Aschenbach hayatının en keskin sorusuyla baş başa kalır: Sanatçı güzelliği yüceltirken kendi varlığını tüketir mi? Arzunun başladığı yerde akıl durur mu?

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Thomas Mann, bu unutulmaz klasikle modern insanın yalnızlığını, benliğin çözülüşünü ve güzelliğin zehirli çekim gücünü eşsiz bir incelikle anlatır.
“Güzellik bazen kurtuluş değildir; çoğu zaman sonun ta kendisidir” diyen romanda Venedik çağırır, Aschenbach duyar, okur artık geri dönemeyeceği bir yolculuğa çıkar.

Dünyaca ünlü yönetmen Luchino Vicconti tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanan Venedik’te Ölüm, akademisyen Olcay Akyıldız’ın önsözü ve dönem kronolojisiyle birlikte okur karşısında...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135663</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0dc82b24-39dc-4425-8d31-77dec7b75bce.jpg</image:loc>
            <image:title>Benlik Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Risk hayatın ta kendisidir ve tehlikenin tamamen yokluğu, ölüme eşdeğerdir.&quot; 
Gününüzü nasıl yönetiyorsunuz? Peki ya zihninizi? Modern hayatın hızı, &quot;bir şeyleri kaçırma korkusu&quot;, mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik hissi... Bunların sadece 21. yüzyıla özgü dertler olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. 
Arnold Bennett, 1918 yılında kaleme aldığı bu zamansız denemelerde, bugünün insanına yüzyıllık bir aynadan sesleniyor. Sosyal kelebeklerden titiz vesvesecilere, günlük tutma sanatından &quot;istiyorum ama yapamıyorum&quot; diyenlere kadar insan doğasının değişmeyen hallerini; keskin bir zeka, ince bir mizah ve şefkatli bir dille anlatıyor. 
Benlik Yönetimi, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil; hayattan kaçmadan, kendi doğanızla barışarak var olma sanatına dair bir manifesto.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135664</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea6a6df1-08c5-40a0-b15d-ebabfbfdae47.jpg</image:loc>
            <image:title>Alicia Şehre Gidiyor</image:title>
            <image:caption>Dalgalar kayalara sonu gelmeyecekmiş gibi vurup duruyordu! O doğmazdan önce de böyleydi, yüz sene önce de, bin sene önce de… Wooloo Amcanın sık sık anlattığı yaşam başlamazdan önceki hayalî dönemde de bu böyleydi. Fakat beyazlar bu hikâyelerle alay ediyordu. Onlar, her şeyi yaratanın tek bir Tanrı olduğuna inanıyorlardı. Oysa Wooloo Amcanın vaktiyle dediği gibi, bu derece renkli bir dünyayı tek bir Tanrının yaratmış olmasındansa siyahilerin hikâyesi çok daha akla yatkındı. Dünyayı neden birkaç tanrı birlikte yaratmış olmasın ki? Üstelik insanları, hayvanları ve bitkileri yaratabilmek için bu tanrıların içlerinde her şeyden bir parça olması gerekmez miydi? Wooloo Amca, beyazların Tanrısının bütün resimlerde yaşlı beyaz bir adam olarak tasvir edildiğini söylemişti. Yani o sadece bir insandı, hem de beyaz bir insan. Bu böyle olduğu için de, beyazlar kendilerini Tanrıya benzetiyor ve diğer bütün canlıları hor görüyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135665</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf08912a-d181-4d80-9ecc-b645d87755ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelik Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Annelik doğum (ya da sahiplenme) anında kadına ‘yüklenen’ bir program, bir içgüdü ya da ‘kutsal bir görev’ değil bebek/çocukla kurulan özgün ilişki içinde gelişen dönüştürücü bir süreç, bir deneyim, sürekli bir olma, oluşma hali. Tam da öteki olmayan bir ötekinin senden bir başka sen, benden bir başka ben– bir anne-ben çıkarması durumu. Bu oluş hali elbette çatışmalı, çarpışmalı bir hal.
Sürekli bir ihtiyaç halinde olan, eski varoluşu, eski ben’i sürekli kesintiye uğratan, çözen, parçalayan bir öteki ile karşılaşmanın, ondan sorumlu olmanın yarattığı zorlamayla malul bir hal. (…) Peki bu dengesizleşme, ya da olma-oluşma halini ciddiye alırsak, geçip gitmesini beklemek yerine bu deneyimin derimizden içeri sızmasına, bizi kökten dönüştürmesine izin verirsek ne olur? Yani anneliğe bir sadakat geliştirsek, onu yeni bir öznelliğe çağrı, bir davet olarak görürsek ne olur?”
Anneliğin “geçip gitmesi” yerine bir tecrübeye dönüşmesi için, onun üzerine düşünmek, ama gerçekten düşünmek gerek. Tek başına da değil, başka kadınlarla, başkalarıyla. Özge Yaka işte bunu yapıp feminist kuramdan, psikanalizden, edebiyattan yararlanarak, kendi yaşadıklarını ve yaşamış olduklarını hatırlayarak, anneliği bir dönüşüm tecrübesi haline getirmiş. Bir kadının anneliğe “sadık kalarak” dönüşmesinin, bunun için çabalamasının kendi hayatıyla birlikte neleri değiştirebileceğini sezdirmiş.
Annelik Kitabı, tam da şimdi, bugünün dünyasında anne olmanın neye benzediğini gösteriyor, “feminist anne”liğin imkânlarını yokluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135666</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/187efe80-078f-4483-9a03-88d8010fbc2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Baksan Herkes İyi</image:title>
            <image:caption>“Sönmez Hoca ne anasının gözudur, Muhsin Kara’nın geleceği zamanı saniyesi saniyesine bilir. ‘Ayaklarınızı da vurun. Evet böyle. Biraz daha tempo. Vurun ayaklarınızı. Zangırdasın gökyuzundeki avizeler. Her Turk asker doğar. Tekrar...’ Gökyuzundeki avizeleri, acaba Muhsin Kara duydu mu? Kendisi çok beğendi çunku bu benzetmeyi. Ağzı ışıl ışıl.”
Baksan Herkes İyi’de, 1990’lı yıllarda, zamanın ağır adımlarla ilerlediği, herkesin birbirini tanıdığı ama kimsenin birbirini gerçekten görmediği bir nahiyede sessizliğin yerini gittikçe artan uğultular almaya başlıyor. Hırs, intikam, öfke, bir çember olup etrafı sarıyor ve sonunda bir okul muduru, bir jandarma komutanı ve hırslı bir muteahhitin yolları, telafisi imkânsız bir trajedide kesişiyor. Özgur Çırak, taşranın puslu havasında yankılanan sarsıcı bir insan panoraması sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135667</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3cbf63-02d6-44f5-945f-f9543a66db5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İntihar Çok Ölüm</image:title>
            <image:caption>“Bu hiç adil değil! Kokuşmuş bir evde, bir kötüyle yaşayan kötürümden geriye bunlar kaldı demek? Anı kusan şu zavallı eşyalar, çöl kokusu, ağırlığı yüzünden çekip gitmeyi beceremeyen bir ruh. Ey ruh! Buradaysan üç kere boğazımı sık! Saçma! Şimdi ben delirmediysem eğer. Muhtemeldir ki delirmedim. O zaman perdenin ortasındaki şu şişkincelik, rüzgârdan mı? Aslında emindim, baktığım her şeyde Acibe ile göz göze gelmemin başka izahı yoktu. Perdedeki şişkinlik onun hörgücü. Delirmedim!”
Bir İntihar Çok Ölüm, yaşarken ailesi ve toplum tarafından elbirliğiyle yok sayılan “kambur kız Acibe”nin ince ince planlanmış, neredeyse bir intikama dönüşen şaşırtıcı hikâyesi.
Esra Kahya, kambur bir kadının intiharı sonrasında ortaya saçılan sırlarla sarsılan “acayip” bir ailenin trajikomik hikâyesini anlatırken, kendine özgü üslubunun tüm zenginliklerini sergiliyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Ödülü’ne de layık görülen bu roman, Esra Kahya’nın edebiyatımızın kalıcı seslerinden biri olacağının ilanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135668</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c8f0e8d-9159-49db-8c56-6cede3ea8a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Cansever/Kant</image:title>
            <image:caption>“Cansever ile Kant’ın karşılaşmasını kayda geçirmek istiyorum bu kitapta, ya da olabildiğince sahnelemek: bu iki usta, filozof ile şair, birbirine baktığında, birbirini okuduğunda ne oluyor, bir şey oluyor mu, bir zevk ve düşünce faydası ortaya çıkıyor mu?
“İki temel soruyla uğraşıyorum: Edip Cansever’deki zevk-acı ya da haz-hazsızlık eşleşmesini, onun ‘ben güzel şiir yazmak istemiyorum’ ve ‘düşüncenin şiiri’ gibi eleştirel motifleriyle nasıl ilişkilendireceğimize yanıt arıyorum. İkincisi, Kant’ın çeşitli tutarsızlık ve çıkmazlarıyla zenginleşen o muazzam Üçüncü Kritik’ini Cansever için nasıl özelleştirebilir, nasıl faydalı kılabiliriz. Bu genel konuyu şöyle özelleştirmeyi yeğledim: Cansever’in yapıtı bağlamında okunduğunda Kant’ın estetik teorisi ne hale geliyor?”
—Orhan Koçak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135669</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c25b8b4a-9a0e-44e8-8e7d-5a8a2b9802f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizcinin Feneri</image:title>
            <image:caption>“Sonsuza dek Fenerbahçe” diyenlerin kitabı: “Denizcinin Feneri”
Bu eser, dalga sesiyle büyüyen bir çocuğun rotasını kaybetmeden olgunlaşma yolculuğudur. Anlatılanlar yalnızca anı değildir; bir denizcinin omurgasındaki direnişin, ufka fırlatılmış hayallerin ve her fırtınada yeniden doğrulanan bir Fenerbahçe tutkusunun kaydıdır.
Tribünde öğrenilen sadakat ile okyanusta sınanan irade, bu yolculuğun taşıyıcı direğidir. Kenan Şahin, Denizcinin Feneri’nde telsiz zabitliğinden kaptan köşküne uzanan serüvenini anlatırken, denizle hesaplaşmasını ve Fenerbahçe’ye mühürlü günlüğünü okura açıyor.
Bir gemi limana kolayca yanaşır; insanın kendi kıyısına varması ise uzun ve inatçı bir seyrin bedelidir. Bu kitap, deniz insanlarının belleğine düşen kalıcı bir izdir; yönünü kaybetmeyenlere sığınacak bir liman gibidir. Son satır değil, bu hikâyenin yankısıdır belleklerde kalan.
“Denizciysen kaderinle, Fenerbahçeliysen dünyayla sınanırsın. İnadına deniz, sonsuza dek Fenerbahçe.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135670</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fe67153-9fea-42da-9eca-eb343981a3ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dramada Kültürü Üretmek</image:title>
            <image:caption>Dramanın ne olduğuna yalnızca sahne sanatları perspektifinden bir cevap aramak, kavramın özünü daraltmakla kalmaz, onu, yetersizliği aşikâr olan “yaşamın taklidi” kalıbına indirger. Oysa drama, insanın tüm yaşamsal süreçlerini içeren, “yaşamı yeniden üretme” işi olarak ele alındığında insana özgü her şeyi heybesinde toplayan kapsayıcı, tıpkı yaşam gibi süreğen, değişen, devinen bir sürece dönüşür.
Dramada Kültürü Üretmek de bu perspektifle drama ve sosyal bilimler arasındaki ilişkinin izini süren, farklı disiplinlerde dramanın izini arayan, tüm bunlarla beraber hayatın olağan akışı ile dramaya özgü gerçekliğin ilişkisinin araştırıldığı sorular silsilesinin bir tezahürü.
Dünyayı nasıl kavrıyoruz? Şeylere anlam vermemizi sağlayan nedir? Bulduğumuz anlamlarda nasıl ortaklaşıyoruz? İnsan davranışlarının sebepleri, motivasyonları ve sonuçları o davranışları nasıl şekillendiriyor? Eylemlerimizden ortak anlamlar çıkarmamızı sağlayan ya da ortaklaştığımız şeyler nelerdir? Bir performansı inandırıcı bulmamızı sağlayan unsurlar neler? gibi soruların peşinden giden bu kitap, kesin ve keskin kanılar yerine bir sabite yaslanmayan, mutlaklık sanrısına kapılmayan, birbiriyle tartışan, birbirini sınayan cevaplar aramaktadır. Daha birçok sorunun oluşturulması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135671</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcd4a9d8-f6cb-4bd1-8f51-453956228a8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Tozunu Atalım</image:title>
            <image:caption>Faşizmin yeni biçimlerinden ve kıyamet alametlerinden bahsedilen şu zamanda, aynı zamanda direnişin, “başka türlü bir şey”in alametleri de beliriyor!
Dünyanın her köşesinde… Karşı koyanlar, boyun eğmeyenler, itiraz etmeyi bırakmayanlar var… Dahası, alternatifler yaratmakta irili ufaklı başarılar kaydedenler, küçük de olsa zaferler kazanarak moral ve ilham kaynağı olanlar var. Dünyanın Tozunu Atalım!’da Umur Talu, işte bu alametler arasında bir küçük tur atıyor.
“Bildiğimiz” işçi sınıfından çok daha geniş bir emekçiler dünyasının kımıldanışına, dünya kadar geniş bir ezilenler ve yoksullar kitlesinin büyük huzursuzluğuna çeviriyor gözünü. Kitabın alt başlığı, “başka türlü bir şey”in parolalarını sıralıyor: Sınıf, ittifak, mücadele, umut…
Bitmedi, bitmeyecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135672</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a5f25a-4b08-46ed-b56c-bc4f4f563b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Faili Malum Rejim</image:title>
            <image:caption>Sokakta adalet isteyenlerin barikatlarla karşılandığı bir dönemde Gülizar Biçer Karaca, bu ilk kitabında bir tanık, bir özne olarak “Faili Malum Rejim”i gözler önüne seriyor. “Faili Malum Rejim” bir rejim eleştirisi olduğu kadar halkın siyasal varlığının nasıl tasfiye edildiğini, yurttaşın hak öznesinden sadakat nesnesine dönüştürüldüğü bir çöküş çağını ifşa ediyor.  Can Atalay kararının TBMM kürsüsünde okutulmasıyla görünürleşen anayasal direnişten çocuk işçilerin yok sayılan emeğine; kadınların susturulmak istenen isyanından gençliğin sokaklarda kurduğu yeni siyasal dile kadar her bir başlık, Türkiye’de rejimin meşruluk kriziyle halkın siyasal seferberliği arasındaki mücadeleyi anlatıyor. Bu kitap, yalnızca çürümüş bir sistemin fotoğrafını çekmekle kalmıyor; “bir kişi devleti”ne dönüşen yapının anatomisini, anayasal tarihimize, sınıfsal adalete, toplumsal hafızaya ve yurttaşlık kavrayışına yaslanarak sorguluyor. Ve yazarının kişisel hikâyesi, bu politik çerçeveyi tamamlayan bir vicdani kayıt olarak satırlara yansıyor. Çocukluğu pamuk tarlalarında geçmiş, çocuk yaşta ailesine destek olmak için çalışan bir emekçinin, yıllar sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili olarak halkın iradesini savunması…  Gülizar Biçer Karaca’nın yürüdüğü bu yol, sınıfsal bir direnişin, inanç ve adalet arayışının bir simgesi haline geliyor. “Faili Malum Rejim”de, 23 yıllık AKP iktidarında adalete susamış bir halkın yeniden özneleşme çağrısı, mücadeleyle kurulan cumhuriyet tahayyülü ve “Rejimler değişse de mücadele sürer” diyen bir inancın izini sürüyorsunuz. Bu kitap, geçmişi yıkımla yazılmış bir ülkenin geleceğini adaletle kurmak isteyenler için bir çağrıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135673</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99af27af-a36c-4c22-8a30-ab078af60414.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Yüzleriyle Annelik</image:title>
            <image:caption>Annelik, bir kadının yaşamının en zorlayıcı deneyimlerinin başında gelmektedir. Kadının yaşı, eğitimi, statüsü, ekonomik durumu ve benzeri gibi değişkenler farklı olsa bile annelik kadının yaşamına hem güzellikler katan hem de zorlayıcı yeni faktörler ekleyen bir süreç olarak değerlendirilebilir. Bu sürecin hem çocuk hem de anne açısından sağlıklı bir şekilde gelişebilmesindeki en önemli husus annenin huzuru ve esenliğinden geçer. Biz bu kitapta anneliğin toplumsal olarak nasıl şekillendiğini ve kesişimsel bazı sorunlarla birlikte anneliğin kadının yaşamına nasıl etki ettiğini irdelemeye çalıştık. Annelik rolünün kadınlığın önüne geçtiği ve kadının annelik kimliği ile kendinden vazgeçmesinin beklendiği toplumsal cinsiyet rolü bakış açısıyla konuların ele alındığı bu çalışmanın ortaya çıkmasındaki en büyük beklenti annelerin yaşadığı farklı sorunların görünür olmasına katkı vermektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135675</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45774753-1852-4fc1-a198-3a4365e69cce.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Bir Yeteneğin Var!</image:title>
            <image:caption>Senin de harika bir yeteneğin var!
Peki ya herkesin farklılıklarını ve zenginliklerini sevgiyle keşfetsek? 
— Arkadaşlarımın hepsinin bir yeteneği var. 
Bense hiçbir konuda iyi değilim...
— Canım Ponpon, herkesin bir yeteneği vardır. Kimi iyi koşar, kimi güzel dinler, kimi paylaşmayı bilir. Kendine güven, bazı yetenekler hemen fark edilir, bazılarıysa keşfedilmeyi bekler.  
“Peki ya ben? 
Benim benzersiz yeteneğim ne?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135676</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c976e7a-27f3-471f-83e2-1a316373a31e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiko</image:title>
            <image:caption>Özgür olmak güzel bir şey, fakat başkalarını özgürlüğüne kavuşturmak daha güzeldir! Bu roman, başkalarının özgürlüğünü üstün sayıp, cesareti ve zekâsı sayesinde bir kahraman haline gelen Kiko Niko’nun macera dolu ve nükteli hikâyesidir. İnsanlar ve maymunları, fedakârlık ve dayanışma duygusunu, dahası hayatta en önemli şey olan arkadaşlık ve dostluğu konu alan bu hikâye özenle resimlendirilmiştir. Kiko diğerlerinden farklıdır, çünkü onun tüyleri beyazdır. Bu yüzden annesi ona “Küçük Bulut” adını takmıştır. Kiko’yu çok seven anne ve babası dışında onun tek dostu, Rischa adındaki küçük, dişi maymundur. Ne var ki, güçlü Hong her bulduğu fırsatta Kiko’ya eziyet etmektedir. Bu gibi durumlarda ise, Rischa hep Kiko’nun yanındadır. Kiko Boa yılanından kaçarken, içinde insanların yaşadığı taş kulelerin bulunduğu şehri fark eder. Daha sonra, ormanda yangın çıkınca birlikte yaşadığı şempanze sürüsüne yol gösterip, onları şehre götürür. Fakat şanssızlık bu ya, dünyaca ünlü hayvan bilimci Profesör Paul Fidibus Stängel tarafından fark edilir. Profesör onun peşine düşer, çünkü beyaz bir maymuna her zaman rastlanmaz. Çılgınca bir kovalamacanın ardından Kiko onun ağına düşer. Zavallı Kiko! Bundan sonra da olaylar hızla gelişir! Küçük Kiko’dan büyük bir kahraman oluverir ve o, bunu biraz da kız arkadaşı Rischa’ya borçludur. Sonunda Profesör Stängel bile Kiko’ya saygı duyar, çünkü “Özgür olmak güzel bir şey, fakat başkalarını özgürlüğüne kavuşturmak daha güzeldir!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135677</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cf5b5a0-5bd8-41e3-bbfa-6fa8f96dd863.jpg</image:loc>
            <image:title>Korsanın Oğlu</image:title>
            <image:caption>Esat küçük yaşta yetim kalmış bir çocuktur. Elmas ticaretiyle uğraşan Sadi Amcasıyla birlikte bir iş seyahatine çıkar fakat bulundukları gemi açık denizdeyken korsanlar tarafından ele geçirilir. Korsanların kaptanı olan Tuğrul, Esat’ı alıkoyar ve onu gerçek bir korsan olarak yetiştirmek ister. Esat çok geçmeden, denizi sevdiğini ancak insanları soyup yağmalamanın kendine göre bir şey olmadığını anlar ve kaçmaya karar verir. Peter Knorr’un ustaca resimleriyle bezenmiş, maceralarla dolu bir korsan hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135678</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d42ea26-d129-40a3-b036-518bc4c16224.jpg</image:loc>
            <image:title>Müşterekler, Ekoloji ve Dayanışma Bağlamında Sosyal Hizmet</image:title>
            <image:caption>2024 yılı Kasım ayında on ikincisi “Çoklu Krizler Çağında Sosyal Hizmet(ler)i Açmak: Mücadeleler ve Dayanışma” başlığıyla gerçekleşen Sosyal Hizmet(ler)i Yeniden Düşünmek konferansındaki tartışmalardan yola çıkan bu kitapta, dayanışma ve toplumsal hareketler ekseninde dört ana tema ele alınıyor: (i) Müştereklerin savunulması ve sosyal hizmet; (ii) ekolojik adalet ve çevre hareketleri ile sosyal hizmet arasındaki ilişki; (iii) sosyal hizmet sunumu için dayanışma ekonomilerinden yararlanma; ve son olarak (iv) göçmenlerin haklara ve hizmetlere erişiminde sosyal hizmetin rolü.  Kitabı oluşturan dört bölümdeki on beş yazı, sosyal hizmet araştırmacıları, sosyologlar, antropologlar, siyaset bilimciler ve uygulayıcıların kaleminden çıktı. Çok farklı yaklaşımları olsa da yazıların hepsinde de doğal ve toplumsal müşterek alanların korunmasının hayatiyeti, çevresel ve sosyal adaletsizliklere karşı mücadele ve birbirimizle ve başkalarıyla dayanışma temaları öne çıkıyor. Müşterekler, çevre adaleti ve dayanışma ekonomileri konusundaki geniş bir literatürü tarayan ve sosyal hizmetle kavramsal bağlarını ortaya koyan yazılardan oluşan kitap, sosyal hizmet uzmanları ve araştırmacıları ile sosyal bilimciler için bir başvuru kitabı niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135679</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d6c1f0-6f4f-4a9f-9ea8-ca6f696b672b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Kentleşme, Yerel Siyaset ve Göç</image:title>
            <image:caption>Kentleşme, yerel siyaset ve göç alanlarında son kırk yılda yaşanan dönüşümler, Türkiye’yi devlet-toplum ilişkilerini anlamak açısından benzersiz bir laboratuvara dönüştürüyor. Türkiye’de Kentleşme, Yerel Siyaset ve Göç: Sema Erder’e Armağan, bu laboratuvarın en dikkatli gözlemcilerinden biri olan Sema Erder’in düşünsel mirasıyla kesişen soruları, sahadan beslenen araştırmaları ve eleştirel analizleri bir araya getiriyor. Derleme; bilimsel üretim ve yöntem tartışmalarından kentsel dönüşüm ve yerel yönetim pratiklerine, mevsimlik tarım işçiliğinden uluslararası öğrenci hareketliliğine, göç rejiminden entegrasyon politikalarına uzanan geniş bir yelpazede, Türkiye’nin güncel tartışmalarına doğrudan temas eden katkılar sunuyor. Böylece bu kitap, Erder’in yıllardır ısrarla üzerinde durduğu konu ve temaları– kentleşme, yerel yönetimler, yerel siyaset, iskân politikaları ve uluslararası göç- farklı kuşaklardan araştırmacıların, öğrencilerinin ve meslektaşlarının kaleminden yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu derleme yalnızca bir armağan değil, aynı zamanda bir hocaya, öncü bir araştırmacıya ve sahadan kopmadan düşünen bir sosyal bilimciye duyulan saygının ortak ifadesi. Erder’in açtığı yolları izleyen yazarlar; nitel araştırmaya verdiği önemi, “çeviri bilim”e mesafesini ve tarihsel süreklilik ile yerel bağlam vurgusunu kendi çalışmalarında yaşatıyor. Ortaya çıkan metinler, Türkiye’nin toplumsal dönüşümünü farklı boyutlarıyla ele alırken, genç araştırmacılara da yeni sorular, yönelimler ve yöntemler öneren kalıcı bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135680</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c252bdf-a91f-4421-8c69-759e543f1ba9.jpg</image:loc>
            <image:title>Uhuvvet</image:title>
            <image:caption>Osmanlıca aslından notlarla yayına hazırlayan ve sunuş
Nebahat Yusoğlu
Notlar ve Önsöz Fatih Altuğ
Bir kadın tarafından yazılmış ilk Türkçe romanlardan biri olan Uhuvvet, Selma Rıza’nın el yazısı metninden çevrilerek ilk defa orijinal haliyle okurlarla buluşuyor.
Tanzimat’tan II. Abdülhamid devrine uzanan dönemde, bir Osmanlı ailesinin iç çatlaklarını, kadınların sessizleştirilen hayatlarını ve adalet arayışını büyük bir anlatı ustalığıyla gözler önüne serdiği Uhuvvet’te Selma Rıza, iktidar ve tahakküm karşısında eşitlikçi bir aile idealini savunurken; bireysel kaderlerle toplumsal dönüşümü iç içe geçirir. Aynı zamanda, Osmanlı toplumunun değişen sosyal coğrafyasını İstanbul’dan Beyrut’a, Paris’ten yeniden İstanbul’a uzanan bir hat üzerinde de resmeden roman, kadın bakışının edebiyatımıza erken ve kararlı bir müdahalesidir.
Dönemin ünlü kadınlarından Fatma Aliye, Mihrinisa, Nigâr Hanım gibi edebiyat mensupları ile, dönemin aydın kadınlarını temsil eden ve adeta onların sembolü olan Nasip Hanım, Selma Rıza Hanım’ın, renkli ve derin bilgilerle Paris’ten döndüğünü görmekle, kadınlık adına gururlandılar.” TAHA TOROS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135681</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa40734c-695d-4768-ba29-6cf076e722a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Fetih Ruhu</image:title>
            <image:caption>Fetih, bir şehrin değil; bir çağın, bir medeniyetin ve bir zihniyetin yeniden doğuşudur. 
Fatih Sultan Mehmet, 21 yaşında İstanbul’u fethederek Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı açmıştır. Ancak asıl zafer, kılıçla değil; fetihten sonra kurulan düzenle, adaletle, merkezî hukuk ile, farklı din ve milletlerin bir arada tutulmasıyla kazanılmıştır. 
Bu kitap, fetih kavramını askeri bir olay olmaktan çıkarıp siyasal bir proje, devlet inşası sanatı ve kalıcı medeniyet tasavvuru olarak yeniden okur. 
Askerî fetih zaferi verir; siyasal fetih imparatorluğu doğurur. Zafer geçicidir; düzen kalıcıdır. 
Fatih’in mirası, sadece bir şehrin değil; adaletle güçlendirilmiş, uzun vadeli, çok kültürlü ve süreklilik arz eden bir imparatorluk kimliğinin ta kendisidir. 
Fetih ruhu, tarih boyunca ve bugün de, büyük düşünen, uzun vadeli plan yapan, farklılıkları çatışma değil zenginlik olarak gören her irade için en güçlü ilham kaynağı olmaya devam ediyor. 
Bu eser, o ruhu anlamak ve geleceğe taşımak isteyenler için yazılmıştır. 
“Fetih, zaferin değil düzenin adıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135682</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a2b4e4e-5608-4868-9aac-beb69bbc1c35.jpg</image:loc>
            <image:title>2957’den 0’a</image:title>
            <image:caption>2957 yılında geçen bu roman, güçlü bir distopya-bilimkurgu omurgası üzerine kurulmuş; özellikle açılıştaki atmosfer (iklimin tersyüz oluşu, insanların “kül rengi” bir dünyada tükenişi) ve Türk bilim insanlarının çaresizliği, okuru daha ilk sayfalardan hikâyenin ana gerilimine çekiyor. 2957’de geçen bu karanlık gelecek kurgusunda “nebootik radyasyon/bomba” fikriyle toprağın ölmesi, yapay güneş ışığıyla üretim çabası, robotların gündelik hayata sızması ve “Yeraltı Orkidesi (Rhizanthella Gardneri)”nin bir umut nesnesi olarak konumlandırılması oldukça dikkat çekici; özellikle orkidenin “insanlık için tek ihtimal”e dönüşmesi, dramatik hedefi netleştiriyor ve anlatıya yön veriyor. 
Dr. Ahmet–Dr. Sezer ikilisi üzerinden kurulan bilim/etik/çaresizlik çatışması, “Siyasi Polis” baskısıyla birleşince hikâyenin tansiyonu yükseliyor; bir yandan insanlığı kurtarma planı, diğer yandan otoriter düzenin gözetimi ve cezalandırması, distopya tadını kuvvetlendiriyor. 
Robot karakterlerin (Robo, Pixel vb.) tekdüze mekanik diliyle,  insan duygusunun kırılganlığı arasındaki karşıtlık da iyi bir dramatik araç olarak karşımıza çıkıyor; ayrıca ilerleyen bölümlerde mağara, çocukların büyümesi ve liderlik dinamikleri gibi  “yeniden başlangıç” hissi taşıyan sahneler, romanın yalnızca yıkımı değil, türün devamı ihtimalini de taşıdığını gösteriyor. 
Genel olarak roman; güçlü bir dünya fikri, sembolik bir “umut nesnesi”, baskıcı düzen gerilimi ve insanlığın devamına dair etkili bir soru taşıyor. Özetle bu kitap, sizi 1000 yıl sonrası yaşanılması olası bir distopik-bilimkurgu evrenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135683</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00196911-a199-4f4c-8b1c-4e9165ba8b95.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Yüzyıla Girerken TÜRKİYE</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin yeni yüzyıldaki yön arayışını; devlet, adalet ve toplumsal denge ekseninde ele alan bu kitap, temel sorunları sade bir dille inceliyor. Ekonomi, hukuk, eğitim ve sosyal devlet başlıklarında gerçekçi tespitler ve ortak akla dayalı yaklaşımlar sunuyor. Sloganlardan uzak, geleceğe dair düşünmeyi amaçlayan bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135684</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da65718e-d25b-4998-8ea2-b445448b10c9.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Hikaye</image:title>
            <image:caption>Kararını veriyor Tekla. Geri dönüşü olmayan şeyler yapacağını biliyor. Onu sevinçten ve korkudan
ürperten, hikâyesinin işaret fişeğini yakacak bir kararın gizli hazırlıkları var aklında: Onu Hıristiyan
tarihinin ilk mucizesi yapacak bir karar. Şu anda kendinden korkuyor. Kendini tanıyamıyor, heyecan
verici buluyor. Kendi kendine konuşurken kafasının içinde “Hadi, hadi, hadi,” diyen kim, “Hayır, hayır,
hayır,” diyen kim, öteki kim, o kim, artık bilemiyor.
İsa’dan sonra birinci yüzyıl…
Roma İmparatorluğu’nda yaşayan genç ve varlıklı genç kadın Tekla’nın hayatı ve tüm inançları, Tarsuslu
Pavlus’un etkileyici vaazlarıyla sarsılır. Nişanını bozar, duyduklarının peşinden gitmeye karar verir ve
bekâretini bir itaat biçimi değil, açık bir direniş olarak sahiplenir.
Çıktığı yolda başına türlü eziyetler gelir; yakılmaktan mucizevi biçimde kurtulur, arenada vahşi
hayvanların arasına atılır ama hayatta kalır. Tüm tehditlere rağmen kendi kendini vaftiz eder. Bu cesur
adımlarıyla kadınlar için bir umut ve başkaldırı sembolüne dönüşür. Ancak bu özgürlük çağrısı, henüz
bebek adımlarıyla yürüyen Kilise için büyük bir sorundur. Dini otoriteler ve cemaat liderleri, Tekla’yı
susturmak için harekete geçer.
Bazı tarihçilere göre yazılı olarak dolaşıma girmiş ilk Hıristiyan anlatısı olan bu hikâye, yüzyıllar boyunca
görmezden gelinen güçlü bir kadının öyküsünü gün ışığına çıkarıyor. Frédéric Gros, bu etkileyici
romanında inanç, beden, özgürlük ve itaat üzerine zamansız sorular soruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135685</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd34b002-9f71-4666-a15c-329dd64d0f73.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Çocuk Getirmek Ne Anlama Gelir?</image:title>
            <image:caption>Hepimiz kulağa çok sıradanmış gibi gelen, “Çocuk sahibi olmak istiyor musun?” sorusunu defalarca kez duymuşuzdur. Mara van der Lugt insan varoluşunun en derin meselelerinden birinin gizlendiği bu soru üzerine süregelen suskunluğu bozarak cesur bir düşünsel yolculuğa çıkarıyor bizi. Bir çocuk yaratmak ne demektir? Dünyaya bir çocuk getirme kararı çoğalma güdüsü ve yerleşik toplumsal kabullerle izah edilecek kadar önemsiz mi? Kendisine danışamayacağımız bir varlık adına hayatın yaşanmaya değer olduğuna karar vermeye hakkımız var mı?

Mara van der Lugt felsefeden teolojiye, etik tartışmalardan edebiyata ve günümüz popüler kültürüne uzanan geniş bir alanda, çocuk sahibi olma arzusunun temelini sarsacak bir düşünme alanı açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135686</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f89981b2-2e92-4c54-b1e9-ec90a039ed18.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı Karadeniz’deki Bizans Kiliseleri</image:title>
            <image:caption>Ercan Verim tarafından kaleme alınan &quot;Batı Karadeniz&apos;deki Bizans Kiliseleri&quot; başlıklı bu eser, Bizans mimarlık tarihinde uzun süre &quot;terra incognita&quot; (bilinmeyen topraklar) olarak kalmış bir bölgenin dini mimari mirasını kapsamlı bir perspektifle ele almaktadır. Bu çalışma, yazarın yaklaşık 12 yıllık titiz saha araştırmalarının (2012-2024) ve doktora tezinin bir ürünü olup, Bartın, Bolu, Düzce, Karabük ve Zonguldak illerini odağına alarak Sinop gibi çevre illerdeki bulguları da bilim dünyasına sunmaktadır. Araştırma sürecinde geniş bir saha taraması gerçekleştirilerek, daha önce belgelenmemiş veya az bilinen 42 kilise ve şapel yapısı tüm yönleriyle incelenmiştir. Eser, bölgedeki dini yapıları plan tipolojileri, yapı malzemeleri ve süsleme programları üzerinden metodolojik bir yaklaşımla analiz etmektedir. Metrik ölçümler ve modüler sistem analizleriyle desteklenen çalışmada; anıtsal bazilikalardan kapalı haç planlı kiliselere, tek nefli yapılardan kaya kiliselerine kadar geniş bir yelpaze kronolojik bir düzen içinde sunulmaktadır. Özellikle tegula mammata tipi tuğla kullanımı gibi mühendislik detayları ve keramoplastik süsleme geleneğinin Anadolu kökenleri gibi konularda sunulan veriler, bölge mimarisinin kendine özgü karakterini ve başkent Konstantinopolis ile olan hiyerarşik bağlarını ortaya koymaktadır. Kitap, Erken Bizans&apos;tan Osmanlı dönemine kadar uzanan tarihsel süreci siyasi ve sosyo-ekonomik dinamikler ekseninde yeniden kurgulayarak, Anadolu&apos;nun bu saklı kalmış kültürel mirasını akademik bir zemine oturtmaktadır. Hem bölgesel arkeoloji hem de genel Bizans sanatı ve mimarisi araştırmaları için temel bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan bu monografi, gelecekteki bilimsel çalışmalara zemin hazırlamayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135687</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44242ce3-9fd0-4f1e-a4e4-907778ac29a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Pulur Köy Enstitüsü Müdürü Osman Yalçın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135688</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23f7344d-6598-49d6-9375-5342683557be.jpg</image:loc>
            <image:title>Sovyetler&apos;den Pamukpınar Köy Enstitüsü&apos;ne Rus Hasan</image:title>
            <image:caption>Sovyetler&apos;den Pamukpınar Köy Enstitüsü&apos;ne Rus Hasan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135689</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65777234-5854-470c-906e-92d77a7f91a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadrianopolis (Sıvama Cilt)</image:title>
            <image:caption>“Hadrianopolis Hamamlı Yapı Kompleksi: Depo Buluntuları” başlıklı kitap, Paphlagonia Bölgesi kenti olan Hadrianopolis’te, 2023-2025 yılları arasında gerçekleştirilen kazı çalışmaları neticesinde Hamamlı Yapı Kompleksi’nde ortaya çıkan depo bölümü içerisinde günümüze ulaşan buluntuları konu almaktadır. Depoda ele geçen seramik kaplar, sikkeler, hububat, metal eserler ve tekstil kalıntıları arkeolojik açıdan incelenmiş ve yorumlanmıştır. Depo bölümünde ele geçen tüm buluntular “Seramikler”, “Metal Eserler”, “Hamamlı Yapı Kompleksi Kazıları”, “Sikkeler”, “Antik Hububatların Canlılıklarının Belirlenmesi”, “Karbonize Tekstil Liflerinin Karakterizasyonu”, “Hadrianopolis Hamamlı Yapı Kompleksinde Ortaya Çıkarılan Eserlerin Kültürel ve Sanatsal Bağlamda Değerlendirilmesi”, “Bakır Kap Üzerine Değerlendirme: Malzeme, Bozulma ve Koruma, Seramiklerin Üretimine Dair Değerlendirme” başlıkları altında detaylıca ele alınmıştır. Konuların uzmanları tarafından kaleme alınan eserlerin tarihlendirilmesinde stratigrafik veriler, stilistik, tipolojik ve sanatsal değerlendirmelerin yanı sıra C14 analizlerini de içeren bilimsel yöntemlerden yararlanılmıştır. Kazı alanında ele geçen eserlerin tanıtımı fotoğraf ve katalog çalışmalarıyla desteklenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135690</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aae2735-5985-4366-89c8-a7152860eefe.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvufu Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf denilince insanların aklına ‘bir lokma, bir hırka’ gelir. Bununla kastedilen
tasavvuf yolunda insanın yemekten, giyinme arzusundan uzaklaştığı, daha
zâhidâne bir yaşamla nefsini terbiye ettiğidir. Tasavvufa böyle bakmak yanlış
değilse bile, eksik bir bakış olabilir. Bu eksikliğin en önemli yönü ise, amacı ihmâl
ederek tasavvuf hakkında konuşma ihtimalini barındırmış olmasıdır. Sûfîlerin
yöntemi zaman içinde değişiklik gösterse bile amaçları değişmemiştir. Onların
amacı aklın yetkinleşmesiydi. Başından sonuna kadar bütün tasavvuf, aklın
yetkinleştirilme mücadelesi şeklinde okunabilir. Aklı ne daraltıyorsa sûfîler onunla
mücadele etmişler; neyi elde etmek istemişlerse, aklı onun kemâle taşıyacağını
düşünmüşlerdi. Bütün tasavvufu, hatta kelimenin anlamını teşkil eden ‘arınma’ ve
temizlenmeyi aklın kirlerinden arınması şeklinde düşünmek mümkündür. Bu
nedenle elinizdeki kitabın ismi tasavvufun yöntemi ile amacı arasındaki ilişkiyi dikkate taşımak üzere ‘bir lokma, bir hırka, Bir Akıl’ olarak belirlenmiştir. Kitap farklı zamanlarda yazılmış birçok makaleden oluşmaktadır. Bu makaleler bazen yöntem veya benzer konularda doğrudan tasavvuf ile ilişkili iken bazen de kemâle ermiş yetkin aklın bakış açısını göstermeyi amaçlar. Her hâlükârda yazılar, tasavvufun farklı yönlerini ortaya koymayı amaçlayarak ‘aklın yetkinleşmesine’ hizmet etmeyi amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135691</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/672ccd8e-22e9-4e34-bfda-b369dbbce1b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalim Tanrılara Meydan Okumak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>KAHRAMANLAR ÖLÜR, KORKAKLAR YAŞAR. Fethedilmiş bir dünyanın kızı olan Ruying, henüz o doğmadan önce göklerden inen ve daha önce hiç görmedikleri teknolojilerle halkının büyüsünü yenen işgalcilerden nefret eder. Ruying’in büyü yeteneği, ölümlü bedenlerden ruhu çekip çıkarabilmektir. Genç kız, ailesini ve arkadaşlarını korumak için bu yeteneğini kullanır ancak her büyü onun ömrünü tüketmektedir. Düşman bir prens, Ruying’in yeteneğini keşfedince, ona imkânsız bir anlaşma teklif eder: Eğer Ruying onun özel suikastçısı olursa ve onun siyasi rakiplerini ortadan kaldırırsa, ailesi bir daha asla aç kalmayacak veya zarar görmeyecektir. Ancak Ruying bu pazarlığı kabul ederse hem ölüme yaklaşacak hem de kendi dünyasının sonunu getirme riskine girecektir. Ruying, daha iyi bir dünya vaatleriyle kalbini sızlatan ve gülümsemesiyle nabzını hızlandıran bu prense güvenebilecek midir? Yoksa Ruying sevdiklerini koruyarak tüm ulusuna ihanet mi edecektir? “Büyü, cinayet, entrika ve ihanetle örülü, nefes kesici bir hikâye.” — Cassandra Clare, New York Times Çok Satan Yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135692</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5784b0e-ab70-4549-ae91-3e78a2615625.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Sosyal Hizmetlerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, sosyal hizmetlerin hem tarihsel gelişim sürecini, kavramsal olarak nasıl tanımlandığını ve kapsamına neleri aldığını hem de Türkiye’de bu kavramsallaştırma ve kapsamın nasıl oluştuğunu ekonomi politik bir perspektiften irdeleyen monografik bir çalışmanın ürünüdür. Şimdiki zamanı oluşturan geçmişe odaklanan bu anlatı, emeğin ağırlık merkezine konduğu, çalışma yaşamı dışında kalanların da bu merkezden hareketle değerlendirildiği, bu vesileyle sosyal hizmetler ve emek arasındaki ilişkiyi görünür kılma çabasının bir ürünüdür. Bu çabanın kaynağı, sosyal hizmetler ve çalışma arasındaki bağın koparıldığına ve bu bağın yeniden kurulması gerektiğine ilişkin görüştür. Öte yandan sosyal hizmetleri çalışma ilişkileri ile birlikte düşünmek, kaçınılmaz olarak siyaset ve sosyal politika alanına temas etmeyi gerektiriyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de sosyal hizmetlerin gelişim seyrini anlamayı mümkün kılarken, aynı zamanda sosyal hizmetlerin toplumsal, siyasal ve ekonomik bağlam içindeki akışkan rolünü de ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135693</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb10a057-0bad-4bf5-93e4-9e70a24a4058.jpg</image:loc>
            <image:title>Yolun Hakikat Yolculuğun Aşk Olsun Gönül Defteri Bilgitay</image:title>
            <image:caption>Şiir, can gölgesinde “Hiçlik” defterine yazılır: Olasılığın gerçeklenişe, yani bâtının zâhire, bilinmeyenin bilinene, karanlığın aydınlığa bir seslenişidir. Gönülleri şenlendiren nefestir şiir; gülümsemenin, görünüşe taşınmış halidir, gözyaşlarını silen hıçkırıktır, ölümsüzlüğün soluğudur. Öte- sinde; evi gönül, içeceği duygu olan ruhtur. Şiir, canı, canın eylemli hali anlamında canlılığı betimler: Bâtınî gelenekte nefes, yani şiir, konuşan dil ve konuşan tel ile bilginin taşıyıcı kimliği olarak nesnelleştirilen zâkirin söylediği duygu yüklü dizelerdir. Şiir kabı olarak algılanan gönülden bize akan farkındalık yaratan, hissediş kaynağı duygulardır. İnsan, doğanın okuduğu bir şiir ya da bir müzik aletidir, bu nedenle kendini yeriştirmiş kâmil insan, insandan insana özgü sesler çıkaran insandır. Bunu beceremezse kesinlikle suçludur. Çünkü şiir yazarak, müzik yaparak, sesli düşünerek ibadet yapmak zorundadır. “Yaşam yaşanan şeyden, güzellik güzelden daha yaşlıdır” Leylâ Aslan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135695</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9dc47991-fc0d-4baa-8a53-59eee89c9c2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sobe</image:title>
            <image:caption>anahtarı olmayan kapalı kutunun içinde duygular ben konuşmak istedim! kulaklarını tıkadı susturan tepki vermeyeceğimden emin oldun, iterken beni dikenli tellere gözümle gördüm zevk aldığını üstümde kurduğun baskıdan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135696</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8793b4b1-1e28-481f-8cd7-bdb7f2eab8b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarkom</image:title>
            <image:caption>Hayata tutunmak için verilen son, gerçek, karanlıkla ışık arasındaki o görünmez çizgide en çıplak mücadele. Her satırında gerçek, her cümlesinde yaşamla ölüm arasında savaş ve her sayfasında dimdik duran bir kadın… 
Bazı hikâyeler acıyla yazılır… 
Hazırsanız, başlayalım!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135697</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4813bf50-3f40-44b8-b297-4b03e31d9881.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanpınar&apos;a Huzur Yok</image:title>
            <image:caption>Bir insan harikaysa, göründüğünden de harikadır. “İnanır mısınız, aşksızlık bana daha romantik geliyor. Gönül sayfasını temiz tutmak... Hani, nerede, ona yaklaştıkça kendime geldiğim sevgili?” Gizemli koleksiyoner Bahtiyar Kont’la dostluk kuran Profesör Tanpınar’ın endişeleri yatışmış, neşesi yerine gelmiştir. Bahtiyar Bey, Tanpınar’ı Nermin Mermi adlı zarif kadınla tanıştıracaktır. Fakat o gün Nermin Hanım randevuya gelmez ve Kont öldürülür. Tanpınar, cinayetin bas şüphelisidir. Polis müfettişi Fatin Fantom’un kovaladığı Tanpınar’ı hapse düşmekten çok daha büyük tehlikeler beklemektedir... Soğuk Savaş ortamında ruh çağırma seansları, rehine krizleri, kaçak radyo yayınları ve daha birçok acayiplik peşpeşe gelirken... Menteş, Tanpınar’ı Tarantino’yla buluşturuyor!  SEVİN OKYAY Tanpınar’a Huzur Yok’taki yaratıcılığa ve mühendisliğe hayran kaldım. Menteş’in Tanpınar’a nüfuz kapasitesi inanılmaz. Polisiye kurgunun arkasında gayet ikna edici bir Tanpınar imgesi beliriyor. BESİM DELLALOĞLU Tanpınar’a Huzur Yok’taki, Tanpınar’ı ince bir ironinin, kimlikleri sürekli değişen karakterlerin, oyunbaz dil sanatlarının ve dört bir yanında bükülen zamanın evrenine; Menteş geleneğine yerleştiriyor. YALIN ALPAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135698</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f2ce9a9-9a0b-4f00-9b28-38a6b3cfb1fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Melami İnsan-ı Kâmili ve Sırları</image:title>
            <image:caption>İnsan hayvani bir beden ile kayıtlı tanrısal bir varlıktır… 
Kendini tanı, Rabbini tanı ki, Hakk’ta Hakk ile Hakk olabilesin… 
İnsan aslına ancak fena ender fena olarak kavuşabilir, fena ender fena demek, insanın yokluğunu da yokluğa vermesi demektir. Zira yokluk ancak varlık varsa anlamlıdır. Oysa insan aslı itibariyle hayal içinde hayal vücudu, mevcudu olmayan, yokunda yokluğundan ibaret bir görüntüdür…Var olan ise sadece Zatullahtır… 
Allah kendini nefs ya da beden ile kayıtladığında kul ismini alır… 
Cenab-ı Allah Rububiyeti ile Abdiyetini yani kendinden kendine irşadını, mürşid-i kâmiller mazharlarından yapar… 
İnsan var gibi görünen bir yokluktur… 
İnsan fiziki, unsuri bedeni vefat edip, bu alemden göçmeden önce mutu kable ente mutu yani ölmeden önce ölmek sırrı ile sırlanmaz ise, alemi melekut semalarına ulaşamayıp karanlıklar içerisinde sonsuz unutuluş ve yok oluşa mahkum olur, böylelerine yeniden diriliş yoktur… 
İnsan Cenab-ı Allah katındaki kıymetini bilseydi kendi zatına secde ederdi… 
Allah insana kitaptan ya da internetten vb. kaynaklardan değil, ancak bir başka insandan tecelli eder. O halde dilden kulağa aktarım yani irşad olmaz ise bir kişinin kendini tanıyıp, hakikate ermesi imkansızdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135699</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c96097-e1d5-4985-ac10-b6969d288838.jpg</image:loc>
            <image:title>Var ile Yok Arasında Melamet Yolu</image:title>
            <image:caption>Akıl sahibi insan, varlığını sorgulamalı ve görünür olanın ardındaki manaya yönelmelidir. Mana yolculuğu kişinin kendi bedeninde içten içe, mertebe mertebe olgunlaşmasıyla gerçekleşir. Ancak olmazsa olmaz şartı kâmil mürşittir. Kâmil mürşit bedende gerçekleşecek olan yolculuğun hem anahtarı hem de kilididir. Dolayısıyla bu dönüşüm seyri kâmil mürşit ile başlar ve kâmil mürşit ile nihayet bulur. Kâmil mürşit olmadan yalnız ilim ile gidilen yolun sonu ise karanlıktır. 
Eşrefi mahluk olarak tariflenen insan, kendi bedeninde Hakkı zuhūrata taşıdığı takdirde eşrefi mahluk hitabına layık olur. Aksi halde ise hayvandan da aşağı mertebede yaşam sürer. 
Bu kitapla hitap edilenler insan olma vasfını haiz istidatlı olanlardır. Bu istidat nasıl anlaşılır? Kişi kendinde bu istidat var mı, yok mu, bilebilir mi? Diye sorulacak olursa; kişi kendi kendini bilemez. Geri kalan tüm soruların cevabı ise kâmil mürşitte gizlidir. Ara bul! 
Melami, varlığını hakkın varlığında yok edip, Hakkın varlığı ile varlık bulandır. Bu cümleden hareketle her şey çok açıktır. Ancak açık olması herkesin anlayacağı anlamına gelmez. İşte istidat ve kabiliyetler burada netleşir. Yani istidadı uygun olanlar için söz kulaktan kalbe iner ve Melami kâmil mürşit arayışı başlar. 
Melamet evrenseldir. Tüm dinleri ve inanç sistemlerini kapsar. Nerede Zat`a mazhar bir bilge, evliya, arif varsa o melamidir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135700</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/776dc97e-284f-4602-baad-b78bc6f00177.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişe Melamet Hırkası ile Taç Gerek</image:title>
            <image:caption>YA O SEN DİYE BİLDİĞİN SEN DEĞİLSEN! 
Kendini tanımayan her tarafı ayna olan bir odada sıkışıp kalmış demektir. Kapıyı bulup çıkabilmek için aynalara tek tek dokunmak uzun yoldur. Özgürleşmenin yolu sana kısa yolu tarif edecek kâmil rehberi bulmaktan geçer. O sana seni senle tanıtır. 
HIRKANIN ALTI DÜĞMESİN İLİKLEYEN ELİF İLE KIYAMDADIR . 
YEDİNCİNİN SIRRINA EREN NOKTA İLE ANDADIR.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135701</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71246929-9adb-4e2b-a54e-68b7edccab05.jpg</image:loc>
            <image:title>Melamet Deryasından İnciler</image:title>
            <image:caption>Sevgili arayıcı, düşmüşsün yola, aradığını bulmak nasip olsun inşallah. Nasibi olanlarda öncelikle sorgulamalar başlar. Ben kimim? Neyim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu kainatta, bu dünyada varlığımın bir sebebi olmalı. Doğmadan önce neredeydim? Var mıydım? Öldükten sonra nereye gideceğim? Ne olacak? Allah nerede ve nasıldır, nasıl vasıl olunur? Eşyanın hakikati nedir? 
Hakikat, ilmin hal ile kemale ermesi ve Hakk ile yaşantı ve müşahedesidir. Deryadaki inci ve mercandır. Hakk’ın sırlarının kul üzerinde tecellisi ve hüküm sürmesidir. 
Marifet ise Hakkın nurlarının tecellisinden doğan zevki ilahiyeyi bilip yaşamaktır. Hakikat ve marifeti bilmek, müşahede etmek, idrak etmek ve hal ile hakkel yakin yaşamak için şeriat ve tarikatın ötesine geçmek gerekir. İşte melamiliğin tam olarak başladığı nokta burasıdır. 
Melami ilmi, hiçlik ilmidir. Yokluğun idraki ile açılan beka deryalarında Cenab-ı Allah’da var olma, Sevgili Peygamber Efendimiz’in tevhid ve ledün zevklerini bilme, görme ve yaşamadır. Sırat-el müstakim olan Meslek-i Resul’ dür. Vusüle erdiren en hızlı ve kısa yoldur. 
Kendini bilmek, tanımak, melamet ilmini öğrenmek, hal edinmek, bu yolla Hakk’a vasıl olmak, ibadetlerin en yücesidir ve kişi için bu en şerefli yoldur. Murad-ı ilahidir. Sırat-el müstakimdir. Hazreti Muhammed Mustafa ve Hazreti Ali yoludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135702</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c96247f2-02a4-48fa-8011-a1c10042e4c8.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmi Ledün Sırları ile İnsanın Tekamülü</image:title>
            <image:caption>Bismillahirrahmanirrahim  
Bu âlemleri var eden ve Rabbi olan yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun. Habibi Zişanım diye hitapla şereflendirilen Peygamber Efendimiz başta olmak üzere gelmiş geçmiş bütün öğreticilere ve Pir Seyyid Mustafa Altun Efendim’e sonsuz salat ve selam olsun. İnsan denen varlık, bedeninde hakikatini keşfetmek için var edilmiştir. Bütün amacı bu hakikate ulaşmaktır. Bunun içinde hayatı boyunca uğraşmış, kimisi başarmış kimisi de başaramamıştır. Maksat, zincirini kırıp sınavlardan azad olmaktır. Bir başka deyişle koskoca âlemde bir su damlası olarak gezip denizi bulmaktır. İşte dostlar hakikat arayışı için bir sürü yol olmasına rağmen melamet anlayışı bu yolların en kısa ve kestirme olanıdır. O sebeple de bu kardeşinize nasip olan eseri Allah’ın izni ve takdiri ile beğeninize sunuyorum, inanıyorum ki hakikat arayışında olanlara fayda getirir. Umuyorum ki bulunduğumuz ortamda arayıcılara ilham olur. Bütün amaç sisteme hizmete aracı olmak, bugünün ve yarının okuyucularına ışık tutmaktır. Bilgi kirliliği ortamında olduğumuz bu çağda insanların hayatının heba olmamasına vesile olmaktır. Çıkılan yolculuktaki tecrübelerimizi aktarmak suretiyle bir nebze de olsa farkındalık yaratmaktır. Bu eserin oluşumunda emeği geçenlere sonsuz şükranlarımı sunuyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135703</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9928907-8e02-4966-9eb9-a934c0ab017f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ya-Sin (Ey İnsan!) Kendi ile Kendinden Kendine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>‘Ey müminler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki Allah yakında öyle bir topluluk getirecektir ki, O onları sever, onlar da O’nu severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetlidirler. Allah yolunda cihad ederler, kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah’ın lütfu geniştir. O her şeyi en iyi bilendir’ Maide/54. 
Allah&apos;ın kendilerini sevdiği ve Allah&apos;ı seven, müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetli, kınayanın kınamasından korkmayan insanlar. Bunlar kimdir? 
Özlü bir ifadeyle İslam&apos;ın, imanın, ihsanın, Kuran&apos;ın içinde parlayan, olması ve olunması gereken kanaat hırkası içindeki arif ve veli melamet erleri hakiki insanlardır. 
Hz. Peygamber’in manevi mirasçısı bu insanlardır, başkaları değil. 
Esasen Melamilik, Cenab-ı Hakk&apos;ın ‘Allah katında din İslam&apos;dır’(Ali İmran/19) ayeti gereği Âdemi mana olan İnsanı Kâmil ile başlar, makamı Muhammed&apos;de zirveye ulaşır. Zira melamet İslam&apos;ın özü, ilmi ledünnün kaynağıdır. Bu bakımdan melamiliği Hamdun Kassar Hazretleriyle başlatmak doğru değildir. Gerek Hamdun Kassar ve gerek ikinci ve üçüncü devre melami piri diye anılan Hacı Bayramı Veli&apos;nin halifesi Bıçakçı Ömer Dede ve Seyyid Muhammed Nurul Hazretleri bu mesleğin güzide birer temsilcisidir. Esasen tarih boyunca yaşayan her kâmil bu tavrı bir şekilde yaşayan ve temsil eden melamet erleridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135704</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/423bad60-731e-4e0b-8b46-e3a8bbdf25f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalplerin Anahtarı Melamilik ve Melamiler</image:title>
            <image:caption>Nereden geldiğini, neden geldiğini, nereye gittiğini öğrenmek isteyen için bu kitap bir rehber olacaktır. 
Ancak bilmek için görmek, şahit olmak ve yaşamak gerekir. 
Bu kitapla melamet yolunda aradığınız cevapları bulabilirsiniz. 
Melamet, şeriat ve tarikatleri geçip hakikate kavuşanların yoludur. 
Abdest, namaz, oruç gibi şeri ibadetler hakikatiyle uygulanır. 
Çünkü &quot;namaz müminin miracıdır&quot; hadisi namazın hakikatine işaret etmektedir. 
Melamet Peygamber efendimizin dininizi tamamladım dediği yerdir. 
Hakikatin zuhura çıktığı yerdir. 
Cenab&apos;ı Allah&apos;ı aşkla arayanların bulduğu yerdir. 
&quot;Arayana bulunurum buyuruyor&quot; Melâmi Mürşid-i kamili, kişiyi kendine değil Allah&apos;a bağlar. 
Rehbersiz gidilmez. 
Okuyucuların feyz alması dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135705</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/079a9d5e-f3d3-4d52-83a9-3bb46982838d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ehlibeyt ve Sırları Ölmeden Evvel Ölmek ve Diriliş</image:title>
            <image:caption>Bismillahirrahmanirrahim 
Allah’ın selamı, sağlık ve afiyeti hepinizin üzerine olsun, değerli okuyucular… 
Cenabı Hakkın rahmet, bereket ve tasarrufu ile sizlere ulaşan bu eser, yıllar süren çileli bir yolculuk ve seyru süluk süreçlerinin sonunda elde edilen melamet zevklerinin zuhura çıktığı 3 kitaplık bir serinin ikincisidir. Söz konusu 3 kitapta sizlere şeriat, tarikat, ilim, hal ve zevklerinin ötesinde, hakikat ve marifet yolu olan melamet deryasının özünde bulunan, kendinizi ve Rab’binizi tanıma ilmi ilmel ve aynel yakin aktarılmaya çalışılmıştır. Şimdi müsaadenizle fakir, bu yolculuktaki sürecimden kısaca, sizlere bir referans olması bakımından bahsetmek isterim. Malum olduğu üzere Cenabı Zat’ın her insana bütün esmalarını talim ettirmesi hasebiyle içimizde her birimizin bir kendimizi tanıma arayışı, nereden geldim, nereye gideceğim merakı bulunmaktadır. Fakir bu noktadaki ilk sorularımın ilk cevaplarını şeriat seviyesinde bir âlim olan babamdan aldım. Bu noktada çocukluk ve gençlik yıllarım adeta cami, ibadethaneler ve şeriatin zahiri ile meşgul olarak geçti. Devamında içsel arayışın baskın gelmesiyle zahir, hadis, fıkıh, kelam gibi dinsel eğitimler ile bir süre uğraştıktan sonra 1996 yılında Cenabı Hakkın bir vesilesiyle Ahmet Hulusi Efendi’nin “İnsan Ve Sırları Kitabı” ile tanıştım. O dönemde kitaptaki ilim, zahir, şeriat ilminin üzerinde olduğundan dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Ve bunun üzerine Ahmet Hulusi Efendi’ye ulaşmaya çalıştım. Ancak dönemin karışıklıkları ve şartları icabı bu gerçekleşmedi. Fakat hakikat arayışında kendimi bilme merkezinde yolculuğum zahir dünya işleri elverdiğince devam etmekteydi. Yıllar alan bu süreç boyunca başta Abdülkerim el-Cilli, Muhiddin İbnül Arabi, Mevlana, Bâyezid-i Bistâmî, Niyazi Mısri gibi ehlullahın eserlerinden insanın kendini tanıma noktasında Cenabı Hakkın bir dostunun manevi rehberliği ile ancak ilerleyip, yolculuk yapabileceği, bunun dışında kulaktan duyma, ezber bilgiler ile hiçbir şekilde insanın kendini ve Rab’bini tanımasının mümkün olamayacağı gerçeğini keşfettim. Bu keşif ile birlikte bir kâmil mürşit arayışım başladı. Bu dönemde çeşitli tarikatlardan Ahmet Yüksel Özemre, Mehmet Dumlu Hazretleri gibi Allah dostu mürşitlerin sohbetlerinde bulunmak nasip oldu. Her sohbette alınan ilim ve feyz ile kâmil mürşit arayışım 2009 yılında Halveti Şabani Yolunun büyüklerinden rahmetli Ayhan Irgı Efendi’mle tanışmam ile noktalandı. Kendisi Atatürk Hazretleri’nin de mürşidi olan Arabacı İsmail Efendinin oğlu emekli Albay Vehbi Güloğlu Hazretleri’nden mezun bir zat idi. (Allah şefaatine nail eylesin) Kendisinden hakikat ilminin temellerini ilmel ve aynel yakin düzeyde Tevhid-i Efal ve Tevhid-i Sıfat mertebesinde aldım. Sonrasında 2013 yılında kendisinin telkini ve yönlendirmesi ile zamanın sahibi İnsan-ı Kâmili olan Seyyid Mustafa Altun Hazretleri’ne intisap ettim, nitekim bu emrinin üzerinden 6 ay geçince Ayhan Irgı Efendim âlemi bekaya intikal etti. İşte o vakit kendisinin bu emrinin hikmetini anladım. Sonrasında seyru süluka devam ile Mustafa Altun Efendim Fakire kendini tanıma ve Rab’bini bilme noktasında hakkel yakin düzeyde melamet ilmini, zevklerini tahsil ettirdi. (Allah kendisinden razı olsun) İşte bu 3 serilik kitapta sizlere yaklaşık 29 yıldır içerisinde bulunduğum söz konusu hakikat ilmi zevkleri ve melamet deryasının halleri halka hizmet, hakka hizmet desturundan hareketle bazı noktalarda dünyada bugüne kadar örneği olmadığı şekilde, usül gereği ilmi ledünni sırları çok açmayarak, ancak istidadı uygun akıl sahiplerince anlaşılacak bir üslupla izahlar, özetler ve görsel anlatımlarla sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135706</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93317ace-3623-44fb-b2b9-287deddb1aa3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beşibiryerde</image:title>
            <image:caption>Analar. Kendilerini çocuklarına adayanlar. Çocuklar. Ne mutlu sevilenlere! 
Hele farklı çocuklar. Yaygın kalıplar dışı gelişenler. 
Otistik ya da başka özellikli çocuklar. Kendi dünyalarıyla. 
Sevgi, bilgi, emek, sabır gerektiren süreçler. 
Beş kadın. Farklı coğrafyalardan, aile yapılarından. Umut verici hamleler. Yılmadan. 
Mücadele/ler. Buluşmaları... 
Olumlu, ufuk açıcı bir roman. Yalın, donanımlı, amaca dönük anlatım. 
Sağ olsun Muhsine Arda. Kararlı, verimli. 
Özenle yazmış, ilgiyle okudum, coşkuyla öneririm. Farklarla zenginiz. 
Ne mutlu farkına varanlara! 
 

Tarık Günersel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135707</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b65cf06c-2853-46e1-8718-439158c6a7eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Anlamı Kendini Tanımaktır Melamilik ve Sırları</image:title>
            <image:caption>Bismillâhirrahmânirrahîm 
&quot;elinsanu ve&apos;lKur&apos;anu tev&apos;emani/İnsanla Kur&apos;an ikiz kardeştir.&quot;Hadisinde işaret edilen insan, Kamil insandır ve yaşayan Kur’an`dır. 
Hazreti İnsan! Kamil İnsan! 
Demek ki insan denince Kamil İnsan anlaşılmaktadır. O halde sureten Kamil insana benzemek, insan olmak manasına gelmez. Diğer türlüsüne yani cismen benzer olana insan-ı hayvan ya da hayvan-ı natık ifadesi kullanılmıştır. Bu durumda kâmil insanın ne olduğunun iyi anlaşılması gerekir. Kamil insanın anlaşılması varlığın zerreden kürreye manasının anlaşılması demektir ki, bu en başta anlayan kişinin kendini tanıması yani hayatın anlamına vakıf olması sonucunu doğurur. 
Yaşadığının farkında olan tek canlı olarak bu farkındalığı özüne yönlendirebilen, kendi öz bilgisine erişmeyi arzulayan için kâmil mürşit (kâmil insan) arayışı başlar. Arayış kimine göre dervişte başlar, hakikat ehline göre ise arayan da bulan da kâmil insandır. İşin o kısmına şimdi girmeyelim. Kimileri kitaplar okuyarak ilmi zihinlerine depolamakta ve ilmi nefsine izafe ederek varlığına varlık katmakta, ağırlıklarına yeni yeni ağırlıklar eklemektedir. Bilmenin sorumluluğu vardır. Şu âlemde mertebesine göre ilmi değerlendiren nice zahir âlimi, hakikat ilmini yüzeysel algılama gayretiyle hareket edip, kendini dahi ikna edememişken türlü türlü kelime oyunlarıyla güya hakikati anlatma gayretinde olur da etrafında yine mertebesine uygun belki binlerce ve hatta milyonlarca takipçisi oluverir. Oysa hakikat ilmi okumakla idrak edilemez. İlim, akıl sahibi için özüne yolculukta bir çağrıdır. Akıl sahibi hakikat ilmiyle karşılaştığında varlık bilgisine erişilebilir ve hatta varlığın özüne erişilebilir olduğunu anlar. Sonra da ancak Kâmil Mürşit (Rab) ile Hakk`a vasıl olunabileceğini anlar. Kamil Mürşide olan gerekliliği anlamak dahi istidada göredir. Esasında bu kadarını anlamak zaten yeterlidir. Kâmil Mürşit gerekliliği anlaşıldığında öze yolculuk süreci başlar. “Her arayan bulamaz, ama bulanlar arayanlardır.” Sözü karşılığını bulur. Yani içinde hakikatine yönelik merak oluşan, varlığını sorgulayanın gönlünde bir kandil yanar ki Kâmil Mürşit o kandil sahibini vesilelerle kendine çeker. Kendini tanımak, kendinle birlikte âlemi tanımak manasına gelir. Cüzziyetini anlamak külliyete açılan kapıdır. Esasına bakıldığındaysa ne cüz vardır ne de küll. Var olan sadece Allah`tır. Hani kimi zahir âlimleri insana küçük âlem, kâinata büyük âlem yakıştırması yaparlar; oysa hakikat ehline göre Kamil İnsan Âlemi Kübra, kâinat ise küçük âlemdir. Öyle midir, değil midir? Anlamanın tek yolu vardır; şahitlik etmek. Şehadet mertebesine erişene mümin denir. O mümin kul imanında emindir. O, şeytanını Müslüman etmiş, kendi bedeninde cümle varlığı cem etmiştir. 
İstidadı uygun olan akıl sahiplerine kendini ve Rabbini bilme yolculuğu için vesile gerekir. Çünkü kul vesileyle Kamil Mürşide cezbolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135708</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f66c3049-339e-4e99-ae01-861e21977b0d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlmin Hakikati</image:title>
            <image:caption>Kitabımızın içindeki konular; tevhit ağırlıklı olup, Hakk ve hakikat yolcularının dışındaki, Hakk’ı talep edenlere bir çağrıdır. Bizi bize tanıtacak olan bu eserde; Aleme gelişimizin esas gayesi bildirilerek, kimiz ve neyiz sorusunun özü olan mevzular işlenmiştir. 
Belki bu mevzulara karşı, kulaktan dolma bazı şeyler biliyoruzdur. Ama öyle de olsa, esas kaynağından öğrenip, bunları yaşama geçirmek daha doğrudur düşüncesindeyiz. 
Bir şeyi işitmek başka, o şeyi yerinde görmek daha başkadır. Gördüğümüzü izah edebiliriz, görmediğimizin nesini izah edebiliriz ki? 
Her şeyin değişim süreci içinde olduğunu görmekteyiz. Bugün varız, yarın yokuz. Bu gün genç, yarın ihtiyar oluyoruz ve nihayetinde ölüyoruz. Bidayetimizi bilmeden, nihayetimizi bilemeyiz. İki doğum ve iki ölüm çeşidi var. Birinci şekilde olan doğumu herkes bilir. Bütün canlılar bir çeşit doğar. İkinci doğuş ise bilinmemektedir. Kitap; bu doğuşu bize izah ettiği gibi, normal ölümün dışındaki diğer ölümün izahını da içermektedir. 
Bu aleme gelişimizin gayesini anlamadan, zamanımız bir nehir gibi akıp gitmektedir. Nehri tersyüz akıtmamız mümkün olmadığı gibi, geçen ömrü de geri çevirmek mümkün değil. Ne için bu aleme geldik? Esas aradığımız nedir? Bir şeyler arıyoruz ama aradığımızın ne olduğunu bilemiyoruz. Her şey madde değil, maddeden daha önemli olanı bulup, huzura ermemizdir. Psikolojik problemlere girenler, rahatlamak için psikoloğa giderler. Gittiklerinde, psikolog onları geçici olarakta olsa biraz rahatlatır. Psikologları, bizleri ve cümleyi halk eden, Allah’ı bulduranı bulabilirsek, hem bidayetimizi ve hem de nihayetimizi öğrenerek, ebediyyen huzura kavuş muş oluruz. 
Ayette: “En nasu niyamu izematu intebehu” Meali: “Nas (insan) uykudadır, öldükleri zaman uyanırlar.” 
Bir manevi uyarıcı olmadan, rahatsızlıklarımız da devam edip gidecektir. Bunun temini için, bu okuduğunuz satırlarda bir yol gösterilmiştir. İlimlerin dıştaki mertebeleri çeşitlilik arz edebilir. Fakat, aslına bakıldığında tek varlıktan gelir ve “bir” ilimdir. Bunu kanıtlayan Kur’an’ı Kerim’de ayet mealen şöyledir: “ Bütün ağaçlar bir sudan sulanır. Fakat, meyvalarını lezzetçe birbirinden üstün kıldık.” Yâni, bütün insanların; ilim bir olduğu halde, ilimce birbirlerinden üstünlükleri vardır. İlimin hakikati bir olduğu halde, çokluk ve başkalık yönünden mazharlar da değişmektedir. 
Bu kitapta; icmali olan ilim, bütün detaylarıyla açıklanmış olarak göreceksiniz. Bu ilim; ARA, BUL, BİL, GÖR, OL ilmidir. 
Hakikat aslında bir olmakla birlikte, yine aynı hakikatin dalları, budakları, yaprakları açısından yâni insanların istidatları yönünden başkalıklar göstermektedir. İşte bütün mesele, TEK olan Hakikatin zuhuru ile başkalık gösteren, zıtlıkların doğrusunu bulup, huzur içinde yaşantımıza devam etmektir. 
Ebedi yolculuğumuza çıkmadan evvel alacağımız dersleri, vicdân filtresinden geçirdikten sonra, iyi tahlil etmemiz gerekmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135709</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9101d42c-9f17-4022-ad93-954893860967.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Tekerlekli Kütüphane</image:title>
            <image:caption>Kütüphane yollarda, kitaplar kapınızda! Dünyaca ünlü sanatçılar Davide Cali ve Sébastien Pelon’dan sıcacık, neşeli bir resimli öykü. Emekli bir öğretmen, üç tekerlekli kütüphanesiyle uzak kasabalara yalnızca kitaplar değil, yeni dostluklar, sevinçler ve beklenmedik anlar da taşır. Okumanın, paylaşmanın ve öğrenmenin dönüştürücü gücünü hatırlatan, Akdeniz renkleriyle bezenmiş öykü, her yaştan okuru kitapların olağanüstü dünyasına davet ediyor. Eski bir ilkokul öğretmeni olan Dario, üç tekerlekli kamyonetine raf raf kitap dizip kasaba kasaba dolaşır. Amacı, ulaşılması zor yerlerde yaşayan insanlarla kitapları buluşturmaktır. Domates yetiştirmeyi öğrenmek isteyen yaşlı albaya, hasta annesine hikâyeler okuyan çiçekçiye, deniz canavarlarının maceralarına tutkun çocuklara, tam onlara göre kitaplar verir. Ama bir gün, aracın el frenini çekmeyi unutunca olanlar olur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135710</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e9df6e0-6ce2-4dff-96a1-79e6927f09a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Asya: Yere Göğe Sığmayan Beşik</image:title>
            <image:caption>Bir beşik sallanır… 
Kimi zaman ninnilerle, kimi zaman sessiz çığlıklarla… 
Asya, köklerinden aldığı güçle büyür; göğün mavisine, toprağın kokusuna, insanların kalbine dokunur. Onun hikâyesi, yalnızca bir yaşam öyküsü değil; aynı zamanda bir halkın belleği, bir insanın içsel yolculuğu ve özgürlüğe açılan kapıdır. 
Her satırda bir sır gizlenir, her dönemeçte bir mücadele… 
Aile bağlarının sıcaklığı, toplumun yüklediği yükler ve bireyin kendi sesini bulma çabası, Asya’nın yolculuğunda buluşur. 
Bu roman, okuru kendi geçmişiyle yüzleştirirken, aynı zamanda geleceğe dair umut tohumları eker. 
 
“Gökyüzü, berrak mı berraktı. Yıldızlar sanki billur gibi mavi bir suda oynaşıyorlardı, dans ediyorlardı. Ay yarımdı. Yüzü sabah sabah yıkanmamış çocuk yüzü gibi kirliydi. Her şeye rağmen geçeceği yamaçta patika bile denmeyen koyun, keçi, sığırlar tarafından oluşturulmuş; belli belirsiz izler seçilebiliyordu. Bu patikayı takip ettiği zaman herhangi bir ormana, taşa veya çalı çırpıya sürtünerek de olsa geçebilirdi. Gecenin bu sessizliğinde üzerine basınca kırılan bir çöp, ta uzaklarda da olsa işittiği bir ses Asya’nın tüylerini diken diken ediyordu. 

Asya indiği dere yatağından karşı yamaca geçti. Mümkün olduğu kadar ses çıkarmadan yamacı tırmanmaya başladı. Bazen üzerine basınca kırılan ince bir dal veya ot ses çıkarsa da önemi yoktu. Artık böyle cılız seslere alışmıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135711</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b8fe30c-6db9-4c5b-b594-c3f840eda522.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıymetli Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>Biri dolandırıcı, diğeri bir vâris… Birbirlerinden son derece farklı iki kadın, kaderin beklenmedik cilvesiyle karşı karşıya gelir. Nina sahtekârlığı sanata dönüştürmüş, zekâsını ve yeteneklerini kullanarak hayata tutunmayı başarmıştır. Vanessa ise zenginliğin ve ihtişamın içinde büyümüş ancak mükemmel imajının ardında derin yaralar taşımaktadır. İkisi de kendi oyunlarında ustalaşmışken yolları hiç beklemedikleri bir şekilde kesiştiğinde gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaklar. Janelle Brown’un ustalığını konuşturduğu Kıymetli Küçük Şeyler, sevgiyle yalanın iç içe geçtiği bir dünyada güvenin kırılganlığını ve ihanetin kaçınılmazlığını gözler önüne seriyor. Kimin av, kimin avcı olduğu ise ancak son sayfada belli olacak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135712</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75e0cad3-662b-4331-9960-bbb789c0bec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Ritminin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Abisinin intiharıyla kendini travmanın eşiğinde bulan Rory, korumacı ailesinden kaçmak için Kuzey Ontario&apos;da bir ağaç dikimi grubuna katılır. Hem iş ve arkadaşlarıa akını dagı tacak hem de acısını azaltmanın yollarını arayacaktır. Yeni arkadaşlarına uyum sağlamak çok umurunda olmasa da hoşlandığı kızın ilgisini kazanmayı amaçlar. Ama işler pek umduğu gibi gitmeyecek, hayatla sınavı devam edecektir. 
 

Rory abisine yazdığı mektupları, karışık kasetleri, kendini akışa bırakmasını sağlayan ağaç dikme işiyle acısını dindirmeyi ve hayata yeniden tutunmayı başarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135713</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/033bd183-dc77-4628-a541-5c5234f0b7e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mükemmel Ejderha</image:title>
            <image:caption>Duman mükemmelliğiyle tanınan bir ejderhadır. Her hareketi 
kusursuzdur. Gök Orman’da düzenlenen Ateş Şenliği’nde, her 
ejderhadan kendini yansıtan bir kek yapması istenir. Duman için bu, 
büyük bir meseledir çünkü kekinin de tıpkı kendisi gibi mükemmel 
olması gerekmektedir. 
Bu süreçte arkadaşlarının neler yaptığını görmek ister. Gördükleri 
Duman’ı derinden etkiler ve içtenliğin tadını ilk kez keşfeder. Sonunda 
mükemmel olmaktan vazgeçip “kendisi gibi” bir kek yapar. 
Bu sıcacık hikâye, mükemmeliyetçiliğin katı kurallarından sıyrılıp 
içtenliğin, samimiyetin ve kendin olmanın güzelliğini keşfetmek üzerine 
keyifli bir yolculuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135714</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29884949-07b1-4555-9c2c-4178a58b2c19.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Formülü</image:title>
            <image:caption>Büyükannemin sırrını keşfetmek için hazır mısın? 
Hep neşeli, hiç yorulmayan büyükannemin 
mutlu yaşam formülünü bulmak için babamla dedektif oldum! 
Maceramızda çiçeklerle, hayvanlarla ve dostluklarla dolu bir gün bizi 
bekliyor. 
Yaşamın gerçek formülü nedir? 
Bu tatlı hikâyede keşfetmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135715</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/336dd83c-14f5-490b-8609-8340b60337d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Atasözleri Bakanlığı</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk, bir defter ve biraz cesaret...
Atasözleri Bakanlığı kapılarını açıyor.
İçeri giren herkes &quot;ata&quot; olabilir!
Bir söz, bazen bir çocuğun bütün dünyasını değiştirebilir. Yankı&apos;nın hayatını değiştiren de atasözleri oldu.
Küçük bir hikâyeyle başlayan merak onu beklemediği bir yere götürdü: Atasözleri Bakanlığına!
&quot;Sevgi yumağından örülen kazakla kimse üşümez.&quot;
&quot;Ödev ödev diye etme isyan, yapıver de kalsın sana zaman.&quot;
Yankı hem eski atasözlerini geleceğe taşıyor hem de çocuklardan gelen yeni sözleri defterine kaydediyor. Kimi güldürüyor, kimi düşündürüyor, kimi de Tanay gibi kocaman bir değişime sebep oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135716</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/261def1b-5043-46e8-b25a-f8c4ecad61e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikenlerin Döküldüğü Gün</image:title>
            <image:caption>Kirpi Tarçın&apos;ın yarası küçük ama herkesin fikri büyüktü. Ormanın sesi kalabalıktı ama Kirpi Tarçın yalnız. Aradığı sözcüklerin ötesinde bir şeydi. Fark ettiniz mi? Tarçın&apos;ın tüyleri her sayfada dikene dönüştü. Çoğaldı… Çoğaldı… Çoğaldı… Bu kitap, çocuklara -ve içimizdeki çocuğa- içten bir dinlenmenin, koşulsuz eşlik etmenin gücünü ve kıymetini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135717</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb3aa44-ae38-449a-929a-a7db98731896.jpg</image:loc>
            <image:title>Aliş Harikalar Diyarında</image:title>
            <image:caption>Aliş yeni bir yıla gireceği için çok mutluydu. Geride kalan yıl Aliş&apos;e yeni bir arkadaş kazandırmıştı...
Bu yıl aralarına katılan Caner&apos;in babasının balet olduğunu öğrenen Aliş ve diğer çocuklar, merakla Caner&apos;e sorular sorarlar hatta Aliş eve gittiğinde internetten küçük bir araştırma bile yapar. Çocukların ilgisini fark eden Aşkın Öğretmen, yılbaşı öncesi bir sürpriz hazırlamaya karar verir. Hayal dünyalarının kapılarını sonuna kadar açacak bu deneyimde çocuklar, hem bale sanatıyla ilgili bilgilenecek hem de unutulmaz bir gece geçirecektir.
Aliş Harikalar Diyarında; bizi dinlendiren, zenginleştiren, birleştiren ve bize hayal dünyamızın kapılarını ardına kadar açan sanatın değeri üzerine kurulu sıcacık bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135718</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2134d875-ee8c-44b5-b801-a0e872464f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Soruların mı var?
O zaman cevapları bulmak için hemen harekete geçebilirsin! Tek yapman gereken hayallerini takip etmek. Soru sormak ve hayal kurmak, büyük buluşların ilk önemli adımıdır. Hadi hep birlikte Hayal Atölyesi&apos;ni şenlendirmeye başlayalım!
Hayal atölyesi, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini edebiyatla bütünleştirerek çocukların hayal dünyalarına dokunuyor. Çünkü düşünce dünyası, dil gelişiminin en etkili aracı olan edebiyatla gelişir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135719</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965e5658-8747-424e-9219-31536cdb2dac.jpg</image:loc>
            <image:title>Fire Force - Alev Gücü 8. Cilt</image:title>
            <image:caption>Alevli bir maceraya hazır mısınız? 
Vulkan&apos;ın atölyesindeki savaş devam ediyor ve Şinra kendini uzun zamandır kayıp olan kardeşi Şo ile karşı karşıya buluyor. Şinra annesine verdiği sözü tutmaya kararlı ancak Şo&apos;nun başka planları var: Şövalyelerine 8. Takımı yok etmelerini ve Şinra&apos;yı da yanlarında Uyanışçı&apos;ya götürmelerini emrediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135720</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9a38af-1305-48ba-bec2-15005a402d0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh&apos;un Kozmik Kontratları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap senin için… 
Kozmik tohumların ve Scolar Cosmic Seed bilincinin açıldığı, frekansı yükselten ruhsal bağlantıların daha görünür hâle geldiği bu evrede; farkındalık ve içsel dönüşüm her zamankinden daha kıymetli. Çünkü ruhsal bağlantılar bizi güçlendirir; fakat bu güç, ancak fark edildiğinde ve kişinin kendi içsel çalışmalarıyla derinleşir. Çok Boyutlu Kuantum MetaKozmik Kristal DNA yapımızı bedenimizde açmaya başlar. Ruhsal bağlantı yalnızca soyut bir alan değildir. Enerji açıldığında ve kişi buna hazır olduğunda, beden ve duyular da bu frekansa hizalanır. İlahi olan yalnızca bir his olarak kalmaz; hayatta, ilişkilerde ve bedende karşılık bulur. Beden ve ruh aynı frekansta buluştuğunda, iki insan arasında derin bir alan açılır; bu alan bazen dönüştürür, bazen sınar. Uyum arttıkça bağ güçlenir, araya parazitler girdiğinde ise bulanıklaşır. Bu yüzden ruhsal bağlantılar, bizi kendimize çağıran aynalardır. 
Bu kitap, bu evreleri daha bilinçli karşılayabilmen ve ruhsal bağlantıların hayatına neden girdiğini daha net görebilmen için geldi. Okurken bazı satırlarda içinden bir ‘evet’ geçebilir: “Yalnız değilim.” Ve… evet. Gerçekten yalnız değilsin. Çünkü gerçek ruhsal bağlantı; yalnızca hissettiren değil, olgunlaştıran, büyüten ve dönüştüren bir bağdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135721</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/881ffb5c-fbd1-480b-b3ad-5823a835a957.jpg</image:loc>
            <image:title>Avokado</image:title>
            <image:caption>Patili dostlarımızla paylaştığımız dünyamıza dair sıcacık bir sevgi hikayesi. .. Dokuz yaşında bir yazarın kaleminden minik yüreklere ve patili dostlarımıza bir hediye. Milli Eğitim Bakanlığının Dilimizin Zenginlikleri Projesi kapsamında hayat bulan Avokadoyu çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135722</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02649aca-ed4d-4012-a9bc-5157a95bf4bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeva</image:title>
            <image:caption>Ağrı Dağı’nın eteklerinde yaşayan Brusk, bir gece gördüğü rüyalarda evrenin sırlarına, kendi varoluşuna ve aşkın en derin hâline doğru sürüklenir. Ancak bu aşk, bildiği hiçbir şeye benzemez; ne insana ne dünyaya ne de zamana aittir. Şeva, onun bilincini dönüştürür; rüya ile gerçeğin, madde ile bilincin, insan ile evrenin sınırlarını silikleştirir. Brusk, artık gündelik olanın içinde evrensel olanı görür: yayığın içindeki çalkantıda evrenin doğuşunu, annesinin el işlemelerinde uzay-zamanın desenlerini… Bilimin kesinliğini, aşkın sezgisini ve bilincin gizemini aynı potada eriten Şeva; felsefi derinliği, şiirsel dili ve heyecan dolu sahneleriyle okuru hem zihinsel hem duygusal bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135723</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e47e8e7-7583-4ac0-9c9f-be0f30db79dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecenin Kapıları</image:title>
            <image:caption>Gecenin Kapıları, mayınlarla, duvarlarla ve yalanlarla çevrilmiş bir ülkenin karanlığına açılan bir eşik. Bu roman yalnızca okunmaz, okuru da içine çağırır. Her sayfa saklanan gerçeğe biraz daha yaklaştırır; her cümle unutulmak isteneni yeniden yüzeye çıkarır. Ve yolculuk bittiğinde artık eskisi gibi değilsinizdir.
Duyguyu suistimal etmeden çok derin bir acıyı anlatan güçlü bir roman bu. Soğukkanlı ama yaralı; yerel bir travmadan evrensel bir anlatıya dönüşen bir yüzleşme.
Gerçekçilik ile büyülü gerçekçiliğin sınırında, karanlıkla ışığın tam ortasında duruyor. Önce sarsıyor, sonra beraberinde taşıyor ve sonunda okuyucuyu değişmiş hâliyle geri bırakıyor.
Gecenin Kapıları, unutmanın konforunu değil, hatırlamanın ağırlığını seçenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135724</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1a82614-0701-459f-8455-4f9f1c5c86d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ve Maymun Parayı Buldu</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta ekonomi dersi yok. Ama öğrendikleriniz biraz canınızı yakabilir… sonra da kahkaha attırabilir. Paranın hayatımıza nasıl sızdığını, zamanla nasıl her şeyin ölçüsü hâline geldiğini hiç merak ettiniz mi? Peki ya aynı işi yapan iki insanın neden farklı maaş aldığını, zenginliğin kime göre “başarı” sayıldığını? Ve Maymun Parayı Buldu! sizi sıkıcı teorilerle boğmadan; güldürerek düşündüren, düşündürürken hafiften dürten bir yolculuğa çıkarıyor. Çocukluk anılarından market raflarına, ofis sohbetlerinden tarihin tozlu sayfalarına uzanan bu anlatı, paranın hayatımızdaki yerini sorgularken aslında şunu soruyor: “Biz neye ne kadar değer biçiyoruz?” Kendinizi kandırılmış gibi hissedebilirsiniz — ama gülümseyerek. Çünkü bu kitap, kapitalizmi anlatırken sizi sisteme öfkelenmeye veya eleştirmeye davet etmenin ötesinde, aslında kendinizle yüzleşmeniz, kendinizi daha iyi anlamanız için yazıldı. Keyifle okunacak, zihinde kalacak, sohbetlerde konuşulacak bir kitap… Hadi, siz de o maymunun izinden gidin. Belki de aradığınız cevap, cebinizdeki parada değil; paraya yüklediğiniz anlamdadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135725</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1edac2b-68a9-4b3a-bcf3-8c43a34f9436.jpg</image:loc>
            <image:title>Sense and Sensibility</image:title>
            <image:caption>Two sisters. Two ways of loving. 
One enduring question: sense or sensibility? 
Elinor and Marianne Dashwood respond very differently to love, loss, and social expectation. Elinor values restraint, reason, and quiet endurance, while Marianne follows emotion wherever it leads, embracing passion without reserve. 
Sense and Sensibility is a quietly compelling novel that explores the balance between reason and emotion in Jane Austen&apos;s early writing, offering a nuanced portrait of love, self-knowledge, and moral growth.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135726</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be954c23-80bb-49da-8c5f-d6b3f7bf3c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Easy Economics</image:title>
            <image:caption>The purpose of this book is to explain economics in the simplest way possible and to help anyone who reads it easily understand what people say, write, and discuss about the subject.“The first lesson of economics is scarcity:There is never enough of anything to satisfyall those who want it. The first lesson of politicsis to disregard the first lesson of economics.”THOMAS SOWELL“Finance is the art of passing money fromhand to hand until it finally disappears.”ROBERT W. SARNOFF“The crisis of today is the joke of tomorrow.”H. G. WELLS</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135727</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82cb722b-113f-4183-a156-98e8bbacccaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacı Bektaş Destanı</image:title>
            <image:caption>Hacı Bektaş Destanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135728</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3277e320-a4e9-478a-ab35-33fb6f330df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Manifesto – 1 Ocak, Mürşit, Türbe</image:title>
            <image:caption>Manifesto – 1 Ocak, Mürşit, Türbe</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135729</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/361016cf-fb74-4f4c-b320-0895d9b9902f.jpg</image:loc>
            <image:title>Pay Alım Opsiyonları Ve Opsiyon Hakkının Kullanılması Neticesinde Aynen İfa Ve Tazminat Meselesi</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma; pay kavramı ve pay sahipleri sözleşmelerine ilişkin temel açıklamaların ardından, opsiyon hakları içinde özel bir yere sahip olan pay alım opsiyonunu ele almakta; bu hakkın kullanılmasıyla birlikte ortaya çıkan hukuki sonuçları incelemektedir.
Eser, pay alım opsiyonunun icrası sırasında ortaya çıkan borca aykırılık hâllerini, aynen ifanın sınırlarını ve tazminat taleplerinin hukuki dayanaklarını bütüncül bir bakış açısıyla analiz etmekte; teorik açıklamalar ile uygulamaya yön veren çıkarımları bir araya getirmektedir. Bu yönüyle çalışma, şirketler hukuku ve sözleşmeler hukuku alanında çalışan akademisyenler, uygulayıcı avukatlar ve hukuk öğrencileri için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135730</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dcb42aa-2c0b-4df0-8577-e054c62cfa92.jpg</image:loc>
            <image:title>Sasaniler</image:title>
            <image:caption>İran’da kadim Pers geleneklerine ve Zerdüşt inancına bağlı son imparatorluk. Miras aldığı Hint ve Helen kültürüyle birlikte, daha sonra etkileşime girdiği Maniehizm ve Hıristiyanlık dinlerini içinde barındıran imparatorluk, nihayetinde İslam fetihleriyle yeni bir evreye girecek ve İran’da Sâsâniler dönem kapanacaktır. Touraj Daryaee’nin yeni kaynaklar kullanarak hazırladığı Sâsâniler, devletin siyasi, ekonomik, askeri ve idari yapısıyla birlikte kültürel ve sosyal veçhelerini de ustalıkla inceliyor. 
 
“Touraj Daryaee, Sâsâni araştırmalarının yeni kuşağını bir araya getirerek bu önemli tarihi -yalnız İran tarihini değil, aynı zamanda Roma ve erken İslam tarihlerini anlamak açısından da önemli olan bir tarihi- tek ciltte sunuyor. Yazarın engin bilgisi gerçekten etkileyici ve karmaşık kaynakları örnek bir berraklık ve ustalıkla değerlendiriyor.” 
–Gene Garthwaite, Dartmouth College</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135731</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a427208f-fbfd-47c1-92ef-369127fad3e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Platon</image:title>
            <image:caption>Batı felsefesinde bütün yollar, Platon’u öğrenmekten geçer. İnsanlar için iyi ve mutlu bir yaşamın nasıl olabileceği sorusu, en önemli problemlerin başında gelir. İdeal toplum nasıl inşa edilir, arzuladığımız güzellik nedir, varlık sakin dinginliğinde ikamet ederken dönüşümü nasıl sağlayabilir, insan erdem sahibi olmayı öğrenebilir mi, öldüğümüz zaman ruhumuza ne olur gibi düşünce dünyamızı meşgul eden sorular, Platon sayesinde tek tek açıklığa kavuşur. Platon’un kendisinden önceki filozoflardan esinlenerek sentezlediği düşünceler, bugün hâlâ neredeyse her felsefe tartışmasında temel kabul edilir. 
 
Meinwald bu kitapta, bir yandan Platon düşüncesinin temel noktalarını yeni başlayanlar için anlaşılabilir şekilde sunarken, diğer yandan Platon üzerine çalışanların başvurabileceği titizlikte bir çalışmaya imza atıyor. Kitap, felsefi düşünceleri, dönemin kültürel çerçevesiyle değerlendirerek sorunların insan yaşamındaki yerini tespit ediyor. Meinwald bunu yaparken, güncel örnekler sayesinde anlaşılması kolay olmayan fikirlerin, okur tarafından rahat bir şekilde izlenmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, çeşitli Platon uzmanlarının çalışmalarını inceleyip bu çalışmalara dair zengin bir okuma listesine de yer veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135732</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f633178-60d2-4e7e-ac45-d34c7d95cb91.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çantanın Sırrı</image:title>
            <image:caption>Kayıp Çantanın Sırrı – Gizem Dolu Bir Maceraya Hazır mısınız?

Kayıp Çantanın Sırrı, keyifli bir İtalya gezisinden dönen Can’ın, hiç beklemediği bir gizem ve maceranın içine sürüklenmesini konu alan sürükleyici bir çocuk romanıdır. Basit gibi görünen bir kayıp çanta, ardı ardına ortaya çıkan olaylarla büyük bir sırrın kapısını aralar. Okuru sayfalar boyunca merakta bırakan bu hikâye, çocuklara küçük detayların aslında ne kadar büyük anlamlar taşıyabileceğini gösterir. Eğer çocuğunuzun merak duygusunu geliştiren, macera ve gizem dolu bir kitap arıyorsanız, Kayıp Çantanın Sırrı tam aradığınız eser!



Ürünün Öne Çıkan Faydaları 
* Merak ve problem çözme becerisini geliştirir
* Gizem ve macera unsurlarıyla okuma isteğini artırır
* Aile ve arkadaşlık değerlerini ön plana çıkarır
* Hayal gücünü ve dikkat becerisini destekler
* Okuma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olur



Kitabın Öne Çıkan Özellikleri



* Gizem &amp; macera temalı sürükleyici hikâye 
* 8 yaş ve üzeri çocuklar için uygun 
* Akıcı ve sade Türkçe anlatım 
* Aile, dostluk ve dayanışma vurgusu 
* Uzun soluklu okuma için ideal sayfa sayısı 
* Hediye olarak tercih edilebilecek kaliteli içerik



Kayıp Çantanın Sırrı Kimler İçin Uygun? 
* Gizem ve macera kitaplarını seven çocuklar 
* 8 yaş ve üzeri okurlar 
* Çocuğuna okuma alışkanlığı kazandırmak isteyen ebeveynler 
* Sınıf kitaplığı için nitelikli eser arayan öğretmenler 
* Eğlenceli ama öğretici bir hediye arayanlar için harika bir seçimdir. 
* Bu kitap, çocukları Can’la birlikte ipuçlarının peşinden koştururken 
   düşünmeye ve sorgulamaya davet eder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135733</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fc930f0-0458-4970-8df3-8dc531f7432b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapının Arkasındaki Gizem</image:title>
            <image:caption>Kapının Arkasındaki Gizem – Hayal Gücünü Geri Getiren Unutulmaz Bir Çocuk Kitabı 
 
Hayal gücünü yeniden keşfetmeye hazır mısınız? Kapının Arkasındaki Gizem, okumayı sevmeyen bir çocuğun kitaplarla kurduğu büyülü yolculuğu anlatan, duygu dolu ve sürükleyici bir hikâyedir. İlk sayfadan itibaren okuyucuyu içine çeken bu eser, çocuklara kitap sevgisini kazandırmayı hedeflerken aynı zamanda yetişkinlere de derin mesajlar sunar. Özellikle hayal gücünü geliştiren çocuk kitabı arayan ebeveynler ve öğretmenler için güçlü bir alternatiftir.
Bir kapı açılır… ve kelimeler artık yalnızca harf değildir. Bu hikâye, çocukların kitaplarla kurduğu ilişkiyi kökten değiştirebilir. 
 
Kitabın Öne Çıkan Faydaları 
Kapının Arkasındaki Gizem, sadece bir hikâye kitabı değil; çocukların iç dünyasına dokunan, onları düşünmeye ve hayal etmeye teşvik eden özel bir anlatıdır. 
·         * Okuma alışkanlığı kazandırmaya yardımcı olur 
·         * Hayal gücünü ve yaratıcılığı destekler 
·         * Duygusal farkındalık ve empati gelişimine katkı sağlar 
·         * Akıcı ve sade dili sayesinde kolay okunur 
·         * Çocukların kendini keşfetmesine ilham verir 
Bu yönleriyle kitap, okumayı sevmeyen çocuklar için kitap önerisi arayan ailelerin en çok tercih ettiği eserlerden biri olmaya adaydır.



Neden Kapının Arkasındaki Gizem? 
Günümüzde çocuklar ekranlara daha yakın, kitaplara ise daha uzak. Kapının Arkasındaki Gizem, tam da bu noktada devreye girerek çocuklara kitapların sıkıcı değil, aksine büyülü olabileceğini gösterir. Hikâyedeki karakterler, konuşan bir nokta ya da yürüyen ayakkabılar gibi yaratıcı unsurlar sayesinde çocukların ilgisini canlı tutar. 
Bu kitap, yalnızca bir okuma deneyimi sunmaz; çocuğunuzun iç dünyasında yeni kapılar açar. Eğitici ve sürükleyici çocuk kitabı arayan herkes için güçlü bir seçimdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135734</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09c7fd0-5168-440d-81af-07fb899b35f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Fevkalade Bir Kulak (SEN de OKU)</image:title>
            <image:caption>Bazen en büyük yetenekler, en gürültücü çocuklarda saklıdır. İngiliz çocuk edebiyatının usta isimlerinden Anne Fine’ın kaleminden çıkan Fevkalade Bir Kulak, bir çocuğun müzik yeteneğinin nasıl keşfedildiğini sayfalarına taşıyan esin verici bir SEN de OKU romanı. İdealist bir öğretmenin, öğrencisinin hayatında ne gibi derin izler bırakabileceğini gösteren yazar, küçük okurları kendi içlerindeki müziğe kulak vermeleri için yüreklendiriyor. Müzikal başarının sadece doğuştan gelen bir armağandan ziyade bolca azim, özveri, adanmışlık ve yıllara yayılan disiplinli bir çalışma programıyla mümkün kılınabileceğini hatırlatıyor. Küçüklüğünden bu yana sürekli mırıldanıp eline geçen her türlü nesneyle farklı melodiler tutturmaya çalışan Utku, ailesi tarafından gürültücü bir çocuk olarak görülse de aslında henüz işlenmemiş müthiş bir cevhere sahiptir. Ta ki günlerden bir gün müzik öğretmeni Ateş Ünlü onun “fevkalade müzik kulağını” fark edene değin. Bu keşif, henüz hecelemeyi tam sökememiş yaştaki kahramanımızın kemanla tanışacağı müzik kariyerinin de başlangıcı olur. Keman çalarken başlarda zorlansa da asla pes etmeyen Utku’nun önünde, notalarla şekillenecek yepyeni bir gelecek uzanmaktadır... Azimle, tutkuyla, inançla müziğe sarılan bir çocuğun çok çalışarak nasıl usta bir kemancıya dönüştüğünü anlatan bu melodik öykü, ter ve gözyaşı olmadan hiçbir hayalin gerçekleşemeyeceğini vurguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135735</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c1bfdb-dbe0-4697-9883-e2c78e558475.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Değiştirmek - Atatürk&apos;ün Çanakkale Savaşı Yılları</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Kurtuluş Savaşı’nın ve onun önderi Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıkışının temelini oluşturan Çanakkale Savaşı’nda yaşananlar ve bir milletin tarihe damga vuran destansı mücadelesi tüm ayrıntılarıyla yer alıyor. 
 
Yazarımız Hatice Topçu’nun titiz inceleme ve araştırmaları sonucunda elde ettiği bilgilerle roman kurgusunda kaleme aldığı Atatürk’ün Çanakkale Savaşı Yılları - Tarihi Değiştirmek’te, Mustafa Kemal’in büyük askeri dehasının Çanakkale Savaşı’nın seyrini nasıl değiştirdiğine ve Türk askerinin kahramanca mücadelesine tanıklık ediyoruz. 
 
Onu daha iyi tanımak için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135736</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a6879e1-59f8-49f3-ad59-2045ab01a478.jpg</image:loc>
            <image:title>90+ Spor Güldüren Anılar</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yer alan her hikâye, spor dünyasının soyunma odalarından, kamplarından, kulislerinden ve sahalarından derlenmiş gerçek yaşanmışlıklardır. 
Anlatılan olaylar gerçektir ancak mahremiyeti korumak amacıyla kişi adları, mekânlar ve bazı detaylar değiştirilmiştir. 
Bu karakomik hikâyeler; 
bazen maç öncesi yaşanan absürt bir panikle, 
bazen bir teknik adamın öfkeli bakışıyla, 
bazen de bir masaj odasında, uçakta ya da kamp koridorunda yaşanan unutulmaz anlarla şekillenir. 
Pek çok spor kulübü ve sporcuyla çalışmış olan Prof. Dr. Burhan Uslu&apos;nun kaleminden, 90&apos;lı yılların spor dünyasına içeriden bir bakış sunan bu kitap sporun sadece ter, disiplin ve başarıdan değil, aynı zamanda insan, mizah ve hayatın kendisinden oluştuğunu hatırlatıyor. 
Gülümseten, şaşırtan ve yer yer “Bu da mı olmuş?” dedirten bu hikâyeler, sporun perde arkasında biriken karakomik gerçeklerin samimi bir arşividir. 
Haydi, şimdi kendinize bir fincan kahve ya da çay alıp arkanıza yaslanın ve bu yaşanmış hikâyelerin keyfini çıkarın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135737</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f720a83-8b6b-4936-a13a-ccefb3c6be28.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahdettin’in Gizli Sırları ve Haremi</image:title>
            <image:caption>HALK İÇİN GÜNAH OLAN, SARAYDA HAKTI. 
 
Vahdettin’in beşinci karısı Nimet Sultan anlatıyor: 
 
Sarayın kanununda bir tek gaye vardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyiflerini, arzularını yerine getirmek. Dışarıdaki insanlar için kanun, ahlak diye konulan kayıtlar, saraydaki hükümdar ve şehzadeler için hükümsüzdü. Onların zevki mevzubahis olduğunda günah diye bir mefhum yoktu. 
 
Sarayda yaşayan kadınlar bu kanunu olduğu gibi kabul etmişlerdi. Kendilerini bu hanedanın satılmış malları, oyuncakları sayıyorlardı. Hükümdarın ve şehzadelerin keyfine hizmet etmekte namusa, haysiyete bağlı bir fenalık görmüyorlardı. 
 
Hükümdar ve şehzadeler, ellerine geçen kadınlarla canları istediği kadar oynuyor, sonra günün birinde kırık bir oyuncak gibi bir tarafa atıyorlardı. Ben saray içine nasılsa düşmüş bir Türk kızıydım. Halk içinden yetişmiş bir kızdım. Sarayın kanununu hiçbir zaman kabul etmemiştim. Hep derinden derine isyan duymuştum. 
 
“Filan şey niçin böyle? Niçin öyle değil?” 
“Sus kız...” diyorlardı. “Günaha girersin. Allah’ın emri öyledir.” 
Allah’ın emri mi öyle? Allah’ın bütün insanlar için başka, saray için başka emirler vereceğini benim aklım kabul etmiyordu. Başka biri beni bir iki gün için oyuncak diye kullanmak istese, beni satın almaya çalışsa elbette isyan edecektim. Keyfini yapmak isteyen adam Vahdettin olunca neden gönül rızasıyla boyun eğeyim? Niçin ona başka bir gözle bakayım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135738</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42a799ab-1a72-443f-88ea-80916a0f1e44.jpg</image:loc>
            <image:title>Gachiakuta 5</image:title>
            <image:caption>RUDO, GÖK DÜNYA’YA DÖNÜP REGTO’NUN İNTİKAMINI ALMAYA KARARLIDIR. DAHA ÖNCE GÖK DÜNYA VE ALT DÜNYA ARASINDA YOLCULUK ETMİŞ BİRİ OLDUĞUNU DUYAR. ANCAK TEK TANIK, YASAKLI ÇÖL BÖLGESİ’NDE YAŞAYAN GİZEMLİ BİR KADINDIR. TEMİZLİKÇİ EKİBİ GİZEMLİ KADINI BULMAK İÇİN YOLA KOYULUR. KARŞILAŞTIKLARI MANZARA İSE HİÇ DE DÜŞÜNDÜKLERİ GİBİ DEĞİLDİR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135739</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85f84531-f67b-41f1-bffa-d33771d510f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Biricik Marikom</image:title>
            <image:caption>Tomoyo, en yakın arkadaşı Mariko’nun yıllarca süren terk edilme ve depresyon döngüsüne sessizce tanıklık eder. Mariko’nun hayatı ne kadar karanlık olursa olsun, aralarındaki dostluk her ikisi için de sarsılmaz bir dayanaktı. 
 
Ta ki Tomoyo, Mariko’nun ölüm haberini bir tokat gibi yüzüne yiyene kadar… 
 
Hayattayken, en yakın arkadaşını içine gömüldüğü o derin karanlıktan çekip çıkaramayacak kadar çaresiz hisseden Tomoyo, şimdi Mariko’nun küllerini son bir yolculuğa çıkarmaya karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135740</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de43652c-2273-4aaf-b37b-2459207adf47.jpg</image:loc>
            <image:title>Bölüşmek</image:title>
            <image:caption>“Adam, gittikçe koyulaşan bir mavilikte kedi köpek seslerini, caddelerin uğultusunu işitirdi. Ara sıra Üsküdar vapurlarının bile sesini duyardı oradan. Belki de ona öyle gelirdi. Sonra üşürdü. Kapılar kapanırdı, pencereler kapanırdı. Kestane koyuluğunda, kestane çıtırtılarını andıran kış ürküntüleri kalırdı içerde. Tren düdükleri ıslıklanıp yüreğine değer geçerdi. Sevdiği bir şiiri mırıldanmak ister, çabucak vazgeçerdi.” 
 
  Sevinç Çokum, Eğik Ağaçlar’dan sonra yazdığı ikinci kitabı Bölüşmek’te (1974) çevresini, insanın iç dünyasını kendisine has bakış ve şiirli bir anlatımla değerlendirir. Yaşama savaşının kişiye bindirdiği bunalımlar, acıdan sevince giden çeşitlilikler… Kitapta şehir dokusu ve insani değerleri bakımından farklılaşmaya başlayan İstanbul dekoru içinde dayanışmalar ve kırılışlar 
incelikli bir üslupla sergileniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135741</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd86e68e-f093-495d-b0f1-bacf332bad44.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitabın Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Kitabın Gölgesinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135743</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/111bf1bc-b52d-4aed-b4f6-3b49bb8c7e5a.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Anahtar - Psikoloji Ötesi</image:title>
            <image:caption>Üç Anahtar - Psikoloji Ötesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135744</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5335253-48ea-4e9a-888f-704f8a217677.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğik Ağaçlar</image:title>
            <image:caption>“Yitik bir sokaktır aradığım. Hani esintiler, martı seslerini getirirdi oraya. Uyanırdı sabahlar bir başka aydınlıkla. Güzel, eski, yorgun bir sokak.
 
Karnım açtı birgün. Gökkuşağını görmüştüm göğün bir yerinde, açlığımı unutuvermiştim. Öyle bir çağ… Bu duman, bu sis, koşar adımları insanların; beni mi, yoksa o çağı mı yitirdi? Unutmasam olmaz mıydı eski günlerin rengini, kımıltısını, güleryüzünü?”
 
Eğik Ağaçlar, Sevinç Çokum’un öykülerini bir araya getiren ilk kitabı (1972). Yazarın çevresinden ve yaşanmışlıklardan seçtiği  çizgiler ve gözleme dayalı renklilik kısa zamanda göze çarptı. Eğik Ağaçlar, bugüne kadar “saf hikâye” diyebileceğimiz yapısı ve adıyla unutulmadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135745</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a206c5ae-1a72-4d24-a850-8ffcfcce88b2.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparator Constantinus</image:title>
            <image:caption>David Potter’ın kapsamlı araştırmaları sonucunda ortaya çıkan bu kitap, Roma İmparatorluğunun yaşadığı en önemli değişimin kahramanını ele alıyor. İmparator Constantinus sadece Hıristiyanlığı kabul etmesiyle değil, tebaasının kendisini takip etmesini sağlamasıyla da bu dönüşümün merkezinde yer aldı. Görülerinin ve başarısının doğrudan Tanrı’dan geldiğine inanan imparator bununla yetinmeyip iç ve dış politikada isabetli manevralar yaparak iktidarını sağlamlaştırmıştır. İmparatorluğun doğusunda kurduğu ve “Yeni Roma” olarak adlandırılan Konstantinopolis şehri ise onun ismini daimi kılmıştır. Dönemin kroniklerinin güncel çalışmalarla birleştirildiği eser, dünya tarihinde büyük etki yaratmış olan Constantinus’un görkemli bir biyografisi.
“Hem imparatoru hem de dönemi keşfetmek için David Potter’ın İmparator Constantinus adlı eserinden daha iyi bir başlangıç noktası bulunamaz.”
–The Wall Street Journal
“Canlı ayrıntılarla dolu ve enerjik bir biyografi.”
–Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135746</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9607c16d-3158-4675-8f71-68665b02c2ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Ustası</image:title>
            <image:caption>Zihin sandığından çok daha fazla oyunbazdır. Sana kaçman gereken kapıları açar ama çoğu zamanda seni kendi içinde hapseder. Hiç “Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum” diye kendine sordun mu? Kendini farkında olmadan aynı düşünce döngülerinin içinde buldun mu? Bu kitap zihnin kurduğu görünmez oyunları fark etmen ve kendi oyununun ustası olman için yazıldı. Zihin, insanın hem en büyük öğretmeni hem de en ustaca kurgulanmış tuzağıdır. O sana hayatı öğretirken saklanarak kendi oyunlarını da oynar. Okudukça yaşadığın pek çok duygunun, aldığın birçok kararın ve tekrar eden hikâyelerinin çoğunun sana ait olmadığını sadece zihninin sana oynadığı kadim oyunların bir yansıması olduğunu göreceksin. Bu sayfalarda bilinçaltının nasıl çalıştığını sade ama derin bir dil keşfedeceksin. Sorun dış dünya da değil, oyunu kuran zihindedir. Ve oyun fark edildiği anda … Değişim başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135747</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb10af4e-a7cf-4461-ae53-bb1f86c14f06.jpg</image:loc>
            <image:title>Arzu</image:title>
            <image:caption>Şairin “özlem duyduğu sevgili, hasretini çektiği dost, yaşamdan aldığı ders, gurbette içlenip konuşturduğu kalem, milletine bir sesleniş, insanına bir tavsiye, sevgilisine bir elveda”sı bu şiirler. 
 
Hızlı değil, yavaşça ve sindirerek okumalı, belki bazen satır sonunda beklemeli, bazen bir şiirden sonra oturup düşünmeli.
 
Şiir hissedebilen insandan taşar, hissedebilen başkasına doğru yol alır. Şiirleri okurken gönülden, samimi ve “gerçek” hislerinizin size eşlik ettiğinden emin olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135748</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13900c00-8bb6-4e38-b4a7-1de510a2c6e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Eşirrat - 1</image:title>
            <image:caption>Kürtlerin MÖ binyıllar ve yüzyıllardan günümüze gelen kökeni hakkında neler biliyorsunuz? Belki de şöyle sorulmalı bu soru: Neleri bilmiyorsunuz? 
Yazarın yirmi yılı aşkın bir süre önce başladığı araştırmaları ve seneleri eskiten çalışmaları neticesinde muhtemelen daha önce hiçbir yerde denk gelmediğiniz ve belki de denk gelemeyeceğiniz bilgiler ortaya çıkmış ve bu kitabın konusunu oluşturmuştur.
Kürtler nereden çıkmıştır? Kökenleri nereye, kime dayanmaktadır?
Nuh (as) ile bağları var mıdır? Nuh Tufanı yaşandığı sırada Kürtlerin ataları ne yapıyorlardı?
Günümüzde birçok kol, boy, aşirete ayrılmış olsalar da ortak yanları var mıdır?
Tarihte okuduğumuz efsanelerden kaç tanesine konu hatta kaç tanesinin baş kahramanı olmuşlardır?
Giyim tarzları nasıldır? Edebiyat ve sanatta, icat yapmak ve mühendislikte ne kadar ilerlemişlerdir?
Selçuklu ve Osmanlı tarihinde nerede durmaktadırlar ve bu devletler içinde ne gibi görevler almışlardır?
Örneğin daha önce hiç Osmanlı paşası bir Kürt ismi duymuş muydunuz?
Abdülhamit Han&apos;ın kurduğu süvari alaylarını ya da millî mücadelemizde aldıkları görevleri peki?
Araştırmalara dayalı olarak elde edilen verileri yıllarca sentezleyen ve onlarca görüşmeler yapan yazarın kaleminden okuyucunun zevkine ve bilgisine sunulmaktadır. Kitap, siyasi bir polemik yaratmaktan uzak olmakla birlikte kitabın muhterem yazarı da emekli olana kadar bu devlete hizmet etmiş, emekli olmadan önce başarı belgeleri ve takdirnameler kazanmıştır.
 
***
 
Kitabı bir tarih araştırması, okuduklarınızı da tarihe farklı bir bakış açısı olarak görmeniz ve keyifle okumanız dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135749</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7d44cb5-68fe-4189-9cc9-5e40c7d2f9e7.jpg</image:loc>
            <image:title>15. Yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda Mimarlık ve Malzeme Siyaseti</image:title>
            <image:caption>Osmanlı mimarlığı dendiğinde akla genellikle 16. yüzyıl ve Mimar Sinan’ın anıtsal kubbeleri gelir. Bu klasik çağı mümkün 
kılan 15. yüzyılın dinamik, akışkan ve denemelerle dolu dünyası ise nedense pek akla gelmez. 
Patricia Blessing, 15. Yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nda Mimarlık ve Malzeme Siyaseti’nde, bu kurucu dönemi yeniden 
mercek altına alıyor. 15. yüzyılı 16. yüzyılın bir “hazırlık dönemi” olarak gören geleneksel anlayışa karşı çıkan yazar, 
imparatorluğun erken dönemindeki çokdilli ve çokdinli “Rumîlik” kimliğinin mimarideki yansımalarını araştırıyor. 
Kitap, 1400’lerin bu deneysel ve akışkan yapısının, 1500’lerde yerini nasıl merkezi atölyelerce yönetilen daha net bir 
Osmanlı saray üslubuna bıraktığını gözler önüne seriyor. Anadolu, Balkanlar, İran ve Orta Asya’dan gelen işçilerin ve 
ustaların, imparatorluğun yapım pratiklerini nasıl şekillendirdiğini bölgelerarası bir alışveriş ağı üzerinden izliyor. “Hangi 
malzemeler neden seçildi?”, “Hangi üsluplar benimsendi?” “Zanaatkârlar nereden getirildi?” gibi soruların peşine düşen 
Blessing, yalnızca sultanların ve vezirlerin himaye politikalarını değil, inşaat süreçlerinin ardındaki hayati tercihleri de 
inceliyor. 
Blessing’in bu çalışması, Osmanlı mimarlık tarihinin kurucu çağına dair yerleşik kabulleri yeniden tartışmaya açan, temel bir 
başvuru kaynağıdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135750</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9050d964-05d8-440e-93cb-00d6149648a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekan Tasarım İnsan Üzerine Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>İstanbul Teknik Üniversitesi&apos;nde 1977-2020 yılları arasında 43 yıl süren akademik yaşamı boyunca  lisans ve lisansüstü düzeylerde konut olgusu, mimarlıkta psikoloji, deprem,  toplumsal cinsiyet sorunları arakesitlerinde dersler vermiş,  konut tasarımı ve kalite sorunları, kullanım sonrası değerlendirme, kadın ve çocukların konut ve çevre tasarımına katılımı, yaratıcılık - üniversite - kent ilişkileri konularında ulusal, uluslararası araştırma ve yayınları bulunan, Konut Araştırma ve Eğitim Merkezi  Müdürlüğü, Mimarlık Fakültesi Senatörlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü  ve Rektör Yardımcısı görevlerini yürütmüş, mesleki deneyim ve mesleki uygulama çalışmaları kapsamında konut, eğitim ve kültür amaçlı proje ve uygulamaları, ulusal mimari proje yarışmalarında dereceleri ve ulusal mimarlık ödülleri bulunan ve 2019 yılından itibaren Mimarlık Eğitimi Derneği (MimED) Başkanlığını sürdüren çok sevgili meslektaşımız ve arkadaşımız  Prof. Dr. Ahsen Özsoy’a mimarlık eğitimine, araştırmalara ve mimarlık pratiğine yaptığı katkılar  nedeniyle armağan olarak hazırlanan MEKÂN-TASARIM-İNSAN  ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK başlıklı kitabımızın teması Prof. Dr. Ahsen Özsoy’un  çalışma konularından esin alınarak oluşturulmuştur. 
Mekân yüzyıllar boyu mimarların, plancıların ve benzeri tasarımcıların gündeminden hiç düşmeyen bir konu olmuştur ve gelecekte de olmaya devam edecek gibi görünmektedir. Bu kitabın amacı günümüz bakış açısıyla mimarlığın temel alanı olan “mekân”ı farklı ölçekleri, katmanları, boyutları ve türleriyle; eğitim-araştırma-pratik üçgeninde incelemek, araştırmak ve sorgulamak olmuştur. 
Değişen dünya, hız ve dijital çağın gerçekliliği karşısında mekân kavramının mimari tasarım bağlamında değişen kültür ile birlikte yeniden ele alınmasına gerek duyulmuş ve farklı disiplinlerden akademisyenleri MEKÂN-TASARIM-İNSAN  ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK başlıklı bu kitapta bir araya getirerek son yüzyılın gelecekteki üç çeyreklik döneminde araştırmalarla desteklenen yenilik niteliğindeki düşüncelerini kitap ortamında okuyucularla buluşturmak amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135751</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b546735-3d84-4af9-b16b-4ab5fb8887a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Bilimlerinde Metaforları Anlamak</image:title>
            <image:caption>Metafor, bilimsel bilginin aktarımında kullanılan en temel kavramsal araçlardan biridir. Bilim camiası gerek kendi arasında tartışırken gerekse de toplumla iletişim kurarken metaforlara başvurmaya neredeyse mecburdur. Ancak onların pek de üzerinde düşünülmeyen başka bir özelliği daha vardır. Metaforlar sadece bir konuyu açıklamak için kullandığımız dili değil, aynı zamanda bizzat o konu üzerinde düşünme şeklimizi de etkiler.  
Andrew S. Reynolds bu kitabında, metaforların basit bir anlatım aracı olmadığı, bilimsel bilginin üretiminde birer etken oldukları iddiasını koyuyor ortaya. Bunun için bilim tarihi boyunca karşılaştığımız önemli metaforların ortaya çıktıkları tarihsel arka planı, olası yararlarını, zararlarını ve belirli bir metaforun bilimsel düşünceyi nasıl yönlendirebildiğini inceliyor.  
Bu bağlamda hücre teorisi ve evrim gibi temel konuların yanı sıra; sebep olduğu etik, politik ve toplumsal tartışmalarla birlikte genetik mühendisliği gibi modern biyotıbbın güncel konuları da mercek altına alınıyor. Akıcı ve anlaşılır diliyle bu çalışma sadece bilim insanlarına değil, bilim tarihine, bilim felsefesine ve popüler bilime ilgi duyan bütün okuyuculara hitap etmektedir.  
Bu kitapta dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, düşünsel dünyamıza da büyük etkisi olduğunu göreceksiniz. Bir fikri ifade ediş biçimimiz, onun üzerinde nasıl düşündüğümüzü de açığa vurmaktadır. Ne de olsa, eskilerin dediği gibi, teşbih hata kabul etmez.  
Andrew S. Reynolds, Cape Breton Üniversitesi’nde felsefe profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135752</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58eb9910-314a-43e4-af6d-9b9e52c9d91a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatlı Nöbetçiler</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyılın ortalarında doğduysanız, şehirlerin büyüdüğüne, makinelerin zorlu işleri kolaylaştırdığına, bir de havaların ısındığına tanık olmuşsunuz demektir. Artık her yaz bir öncekinden daha sıcak, sonbaharlar daha ılık, bahar çiçekleri daha erkenci, yağmurlar, rüzgârlar daha vahşi. Ekosistem değişimlerinin hiç olmadığı kadar süratli yaşandığı bu dünyaya kuşların gözünden bakan Çağan Şekercioğlu ve Janice Wormworth, Kanatlı Nöbetçiler’in öykülerini iklim değişikliğinin parmak izlerine tercüme ediyor. 
Bu dünyada istilacı bitkiler, deniz papağanlarını binbir zahmetle açtıkları tünelleri terk etmeye zorluyor. Batı Afrika’dan Hollanda’ya erken gelmeyi başaramayan kara sinekkapanlar ise tırtıl bolluğuna yetişemiyor. Avrupa’da yazın gelişini müjdeleyen guguk kuşunun sabah ötüşü bu dünyada daha az duyuluyor. Kuzey Kutbu’nda kuluçkaya yatmış kalın gakalı alklar sivrisineklerin istilasına uğruyor. İklim değişikliğinin ön saflarında varolma savaşı veren Kanatlı Nöbetçiler bize dağların tepesinden, okyanusların derinliklerinden, çöllerden ve kutuplardan haber getiriyor: Hiçbir habitat, hiçbir tür ve hiçbir halk bu değişimden kaçamayacak. 
Çağan Şekercioğlu ve Janice Wormworth’un ilmek ilmek ördüğü bu küresel tablo soru işaretleriyle dolu. 2030’a kadar yıllık karbondioksit emisyonlarımızı yüzde 25 oranında azaltabilecek miyiz? Ortalama sıcaklık artışlarında 2° C’lik emniyet sınırını aşacak mıyız? Yaşadığımız ekosistem kırılma noktasına ne kadar yaklaştı? Bu soruların cevapları belirsiz. Ancak yazarların onlarca yıllık gözlem ve araştırmanın filtresinden süzerek önümüze serdiği ipuçları yolumuzu aydınlatabilir: kimi zaman yaşam alanını kuzeye kaydıran bir küçük ak balıkçıl, kimi zaman göç etmekten vazgeçen bir florya kuşu, kimi zaman da birkaç çiftten koca bir koloni yaratmayı başaran kahverengi nodiler doğa korumanın bu cesur yeni dünyasında bizler rehber olacak.  
Janice Wormworth, bilim yazarı ve iletişimcidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135753</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70439b86-680d-412a-83f1-53f79fb2963f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Altında Doğa Koleksiyonum</image:title>
            <image:caption>Ara, bul, doğanın hazinelerini keşfet 
Denizin altına dikkatle bak. 
Hazinelerle dolu olduğunu göreceksin.  
Doğa Koleksiyonum dizisinde doğayı keşfedecek, birbirinden güzel çizimlerle gezegenin zenginliğine hayran olacak, her sayfadaki sorular ve ilginç bilgiler eşliğinde bu güzelliklerin tadını çıkaracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135754</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fadbe4bc-67dd-4e46-a4b2-01ac4a72fd85.jpg</image:loc>
            <image:title>Havada Doğa Koleksiyonum</image:title>
            <image:caption>Ara, bul, doğanın hazinelerini keşfet 
 
Kafanı kaldır ve gökyüzüne dikkatle bak. 
Hazinelerle dolu olduğunu göreceksin. 
 
Doğa Koleksiyonum dizisinde doğayı keşfedecek, birbirinden güzel çizimlerle gezegenin zenginliğine hayran olacak, her sayfadaki sorular ve ilginç bilgiler eşliğinde bu güzelliklerin tadını çıkaracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135755</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9955c2f7-4a97-49d5-aac4-cf4a152ae080.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudoku Yeşil Kitap - Üç Farklı Zorluk Seviyesi 159 Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Zihnini Zorla, Stresini Azalt! 

Sudoku tutkunları için özenle hazırlanmış bu bulmaca kitabı, hem yeni başlayanlara hem de deneyimli çözücülere hitap ediyor. Kolaydan zora doğru sıralanmış yüzlerce sudoku ile mantıksal düşünme becerilerinizi geliştirin, odaklanmanızı artırın ve keyifli vakit geçirin. Kalemini kap ve sayfaları çözmenin tadını çıkar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135756</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e42d98c-5504-47b3-b7bd-87bca50a4712.jpg</image:loc>
            <image:title>18. Yüzyılın İkinci Yarısında Diyarbekir Eyaleti’nde Dokumacılık</image:title>
            <image:caption>Batman’ın Hasankeyf ilçesinde 1974 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Hasankeyf’te, lise öğrenimini ise Batman’da tamamladı. 1999 yılında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Öğretmenliği Bölümü’nden birincilikle mezun oldu. Aynı yıl Hasankeyf’te öğretmenliğe başlayan yazar, 2000 yılından itibaren Hasankeyf ve Batman’da farklı liselerde idarecilik görevlerinde bulundu. Yüksek Lisans ve Doktora öğrenimini Batman Üniversitesi’nde Yeniçağ Tarihi alanında tamamlayan yazarın, 2.Uluslararası Batman Sempozyumu: Kültür, Şehir, Gelişme. (16-17 Mayıs 2024)’te sunumunu yaptığı bildiri dışında uluslararası hakemli dergilerde Hasankeyf tarihine ilişkin yayınlanmış akademik makaleleri bulunmaktadır. Çalışmalarında özellikle Osmanlı Yeniçağ döneminin idari, askerî ve sosyo- ekonomik tarihi konularına odaklanan yazarın bu kitabı dışında, Tiryaki Hasan Paşa’nın Savaşları (1577-1606) adlı yayınlanan bir kitabı daha bulunmaktadır. Diyarbekir Eyâleti ve özellikle Hasankeyf kazâsının tarihine dair araştırmalarını sürdüren yazar, halen Batman’da eğitim yöneticiliği görevine devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135757</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b08422-50f4-475f-b141-4012cfdf3657.jpg</image:loc>
            <image:title>1831 Yılı Tekfurdağı (Tekirdağ) Müslim Nüfus Defteri</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın yayımlanmasının Tekirdağ tarihi için çok önemli olduğunu düşünmekteyiz. Dönemi anlayabilmek adına buradan birçok sonuca varabiliriz. Bu kitabın 1831 yılına ait iki deftere ait olduğunu bir kez daha vurgulayarak bundan başka çeşitli yıllara ait defterler olduğunu hatırlatmak isteriz. Birçok kişi büyük ihtimalle aile büyüklerinin isimlerini bir zamanlar merak etmiş ve bu konu özellikle bir araya gelinen özel günlerde konuşulmuştur. Açıkçası en çok merak edilen soruların başında büyüklerin isimlerinin ne olduğu olmuştur. Nereden geldiğimiz, büyüklerimizin kim olduğu sorusu hep merak ve heyecan uyandırmıştır. Bu kitapta, Tekirdağ ve köylerinde yaşayanların bir kısmı aradığı sorulara cevap bulacaktır. Ancak bunun bir takım zorluğu olacaktır. Çünkü defter soyadı kanundan çok daha önce tutulduğu için eskilerden duyulan bir takım isim veya lakaplara ihtiyaç duyulacaktır. Her ne olursa olsun en azından o dönemde yaşayanların isimleri, meslekleri gibi birçok bilgi bu kitapla öğrenilmiş ve gelecek nesillere aktarılmış olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135758</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70c90fcb-3433-4037-8cc0-658c9cdf6c9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendi Küllüğünde Ötmeyen Horoz</image:title>
            <image:caption>KENDİ KÜLLÜĞÜNDE ÖTMEYEN HOROZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135759</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ea5597a-3de9-4fde-9b7d-09be072d3e27.jpg</image:loc>
            <image:title>Masa Tenisi Sporcularının Başarı Amacının İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>1. GİRİŞ
2. GEREÇ VE YÖNTEM
3. BULGULAR 
4. TARTIŞMA
5. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135760</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a95944-2859-4533-9b35-d8a3cda21a4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlaması Ve Denetimi</image:title>
            <image:caption>1. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE GİRİŞ: TANIM, TARİHSEL PERSPEKTİF VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN SACAYAKLARI
2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE İLİŞKİN DÜZENLEMELER
3. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
4. KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINDA TEMEL KAVRAM VE İLKELER
5. KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLAMASINA YÖNELİK ÇERÇEVE VE STANDARTLAR
6. TÜRKİYE YEŞİL MUTABAKAT EYLEM PLANI
7. TSRS 1 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKLE İLGİLİ FİNANSAL BİLGİLERİN AÇIKLANMASINA İLİŞKİN GENEL HÜKÜMLER
8. TSRS 2 İKLİMLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135761</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba28759-4971-49e0-876a-64c368ce8030.jpg</image:loc>
            <image:title>Canikurbaniler</image:title>
            <image:caption>Canikûrbânîler-Moğollardan Timurlulara Bir Emîr Ailesi isimli bu eser; bir rivâyete göre bir emirin oğlunun, bir rivâyete göre ise fakir bir ailenin çocuğu olduğu için kıtlık zamanında bir parça sığır etine satılan, satıldığı yerde yeteneği ve aldığı eğitim ile Moğol ülkesinde kariyer basamaklarını hızla çıkarak ülkenin batısına sivil vâli olarak atanan emîr ve noyan rütbesindeki Argun Aka (Ağa) ile onun soyundan gelenlerin hikâyesidir. 
Emîr Argun Aka kısa zamanda Büyük Moğol İmparatorluğu’nun önde gelen devlet adamları arasına girdi. Bu yükselişini, oğulları Emîr Nevrûz ve Emîr Lekzi İlhanlı ailesine damat (küregen) olmakla daha da arttırdılar. Gâzân Han’ın Müslüman olmasında ve tahta çıkmasında etkin rol oynayan Emîr Nevrûz, Ceyhun’dan Dicle’ye kadar İlhanlıların hükümdardan sonra tek yetkili yöneticisi oldu. Ancak kısa bir süre sonra bu gücü emîrleri ve hükümdarı rahatsız edince Memlûklerle iş birliği yapıp hükümdarı öldüreceği komplosuyla Gâzân Han, onun ve tüm yakınlarının görüldükleri yerlerde derhal öldürülmelerini emretti.
Aile ve yakınlarının çoğu öldürülen Emîr Nevrûz, Kert hükümdarı Melik Fahreddîn’e sığındıysa da İlhanlılara teslim edilerek öldürüldü ve kafası da ibret olsun diye Bağdat’taki bir kapıda günlerce asılı kaldı. Emîr Argun Aka’nın soyundan gelenlerden bazıları Gâzân Han’ın tüm aileye yönelik ölüm fermanından kurtulmayı başardılar. Zaman içerisinde aileye Canikûrbânîler denmeye başlandı. 
Ölüm fermanının ardından aile, bir süre sessizliğe gömülse de Emîr Argunşâh Canikurbânî’nin önderliğinde Horasan’ın kuzeyinde yeniden etkin konuma geldi. Toga Timur Han’ın hükümdarlığı döneminde etkinlikleri daha da arttı. Emîr Argunşâh’tan sonra yerine geçen oğlu Emîr Muhammed Bey Canikurbânî aileyi ata yurdunda bir süre daha bir arada tutmayı başardı. Onun ölümünden sonra kardeşi Emîr Ali Bey Canikurbânî’nin ailenin hâkimiyeti altındaki alanları elde tutma çabaları sonuç vermedi. Diğer tüm yerel güçler gibi Canikûrbânîler de Emîr Timur fırtınasının önünde duramayarak ortadan kalktılar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135762</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0513861-4898-49e8-b3c8-7fe3a3e13030.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor ve Diplomasi</image:title>
            <image:caption>Dünya hızla değişiyor. Uluslararası ilişkiler artık sadece diplomasi masalarında değil; stadyumlarda, spor salonlarında, gençlik kamplarında, olimpiyat köylerinde ve küresel dijital platformlarda şekilleniyor. Spor, 21. yüzyıl diplomasisinin en etkili dili hâline gelirken, toplumları birleştiren, devletleri yakınlaştıran, barışı güçlendiren ve küresel istikrarı destekleyen bir araç olarak yeni bir rol üstleniyor. 
Bu kitap, sporun diplomatik gücünü tarihsel, sosyolojik, siyasi ve ekonomik boyutlarıyla ele alan kapsamlı bir eserdir. Olimpiyatlardan Dünya Kupası’na, spor ekonomisinden kültürel diplomasiye, sporcuların yumuşak güç etkisinden devletlerin spor politikalarına kadar geniş bir alanı kapsayan bu çalışma; sporun yalnızca bir rekabet değil, aynı zamanda küresel bir barış projesi olduğunu ortaya koyuyor. 
Bekir Ayaz, yıllardır uluslararası spor projelerinde aktif rol alan bir lider olarak, spor diplomasisinin geleceğine dair özgün bir vizyon sunuyor. Bu kitapta sporun: 
·         barış inşa etme kapasitesi, 
·         ulus-devletlerin imaj politikalarındaki rolü, 
·         uluslararası kuruluşlarla ilişkisi, 
·         gençlik ve toplum üzerindeki etkisi, 
·         dijital çağdaki dönüşümü 
·         bilimsel bir perspektifle analiz ediliyor. 
“Spor, insanlığın ortak paydasıdır; bu ortak payda geleceğin diplomasisini şekillendirecek en güçlü araçtır.” 
Bekir Ayaz 
Bu eser, devlet yöneticilerine, diplomatlara, akademisyenlere, spor federasyonlarına, gençlik örgütlerine ve sporun birleştirici gücüne inanan herkese rehber olacak nitelikte bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135763</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eeafed3e-1398-41b1-966b-76abed53d8f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Camdan Zihinler</image:title>
            <image:caption>Zekâ Bir Kalkan Değilse, Çocuğunuzu Zorbalığa Karşı Ne Koruyacak? 
Üstün yetenekli çocuklar, genellikle bilişsel becerileriyle ön plana çıksalar da, sosyal ve duygusal dünyaları çoğu zaman zihinsel parlaklıklarının gölgesinde kalmış bir alandır. Yüksek hassasiyetleri, yoğun duygusal tepkileri ve farklı düşünce yapıları, onları okul ve arkadaş ortamında akran zorbalığına karşı hem hedef hem de kimi zaman da zorba haline getirebilir. 
Bu kitap, üstün yetenek, akran zorbalığı ve duygu düzenleme arasındaki kritik ilişkiyi aydınlatıyor. Psikoloji alanındaki derinlemesine araştırmalardan yola çıkarak, zorbalıkla başa çıkmada duygu düzenleme becerilerinin temel belirleyicilerden olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyuyor. 
Bu Kitapta Neler Bulacaksınız? 
Üstün yetenekli çocukların zorbalık durumlarına verdikleri duygusal tepkileri 
Duygu regülasyonunun zorbalık mağduriyeti ve zorbalık davranışı üzerindeki etkileri. 
Çocuğunuzun duygusal zırhını güçlendirmek için bilimsel temelli, uygulanabilir yöntemler. 
Üstün potansiyelli çocukların duygusal dayanıklılığını artırarak sosyal dünyada kendilerini güvende hissetmelerini sağlamanın yolları. 
Bu kitap, ebeveynler, eğitimciler ve ruh sağlığı uzmanları için bir kaynak niteliğindedir. Çocuğunuzun geleceğini sadece zekâsı değil, duygularını yönetme becerisi de belirleyecektir. Onların potansiyelini korumanın anahtarı, duygusal zekâlarına yatırım yapmaktan geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135764</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/544ecf90-4893-4dfe-87c6-32da976a8f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak Anısına Türkiye’nin Yeniden İnşası: Alternatif Politikalar</image:title>
            <image:caption>İkinci yüzyılın ikinci çeyreği, Türkiye’deki mevcut siyasal ve iktisadi yapılanmaya yöneltilen eleştirilerin yükselmesiyle başladı. Fakat yapılan eleştiriler, politik bir çerçeveden yoksundur. Sorunlara yönelik hangi politikaların uygulanması gerektiği, kurumsal yapıda nasıl bir değişikliğe gidileceği belirsizliğini korumaktadır. 
Türkiye’nin Yeniden İnşası: Alternatif Politikalar, bu belirsizliği ortadan kaldırmak ve politik bir çerçeve çizmek amacıyla yazıldı. 
 
Bu proje, Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak tarafından tasarlanmış; ilk olarak 2024 yılında katkı veren akademisyen ve araştırmacılarla tartışılmaya başlanmıştır. Yazarlarla yapılan geniş çaplı toplantılar sonucunda, çalışmanın kapsamı kararlaştırılmış; kitaplaştırılması uygun bulunmuştur. Kitabın editörü, aynı zamanda Efil Yayınevi, İktisat ve Toplum Dergisi ve Efil Ekonomi Araştırmaları Dergisi’nin kurucusu Sayın Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak’ın 14 Ekim 2025 tarihinde vefatı nedeniyle, katkı veren akademisyen ve araştırmacılarla kitabın Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak’a armağan edilmesi kararlaştırılmıştır. 
 
42 akademisyen ve araştırmacının katkısıyla, 35 bölüm ve iki ciltten oluşan bir eser haline gelen kitapta, Türkiye’nin sorunlarına ilişkin çözüm politikaları üretilmektedir. Bölümler; büyüme, gelir dağılımı, işgücü piyasaları, para ve maliye politikaları, kalkınma, küresel ticaret, tarım, bilim ve teknoloji, Avrupa Birliği ilişkileri, iklim politikaları, yerelleşme, sağlık politikaları, savunma sanayii, siyasal yapılanma, hukuk, rekabet vb. konuları içermektedir. Bu geniş yelpazenin her bir bölümünde önce durum tespiti yapılmış, ardından var olan sorunlara karşı 2026-2050 dönemi hedeflenerek hangi politikalar uygulanmalıdır sorusuna yanıt aranmıştır. 
 
Türkiye’nin Yeniden İnşası: Alternatif Politikalar, yalnızca mevcut sorunları teşhis etmekle kalmayıp demokratik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek için somut bir politika çağrısı ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135765</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74b7eff9-6172-4ff6-b892-4228e5f76b64.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietzsche Banliyöde</image:title>
            <image:caption>“Felsefe! Felsefeye ihtiyacımız var! Nietzsche gibi filozoflar olmalıyız biz de. Banliyönün filozofları! Wokingham filozofları! Thames Vadisi filozofları! Her şeyi ama her şeyi sorgulamalıyız. Hiçbir şeyi rahat bırakmamalıyız. Taşları yuvarlamalıyız; kendi taşlarımızı! Kendi bedenlerimizde yeniden doğmak için!”
 
Lars Iyer felsefeyi dünyayla, hayatla ve kendileriyle baş etmenin bir aracı olarak gören bir grup öğrenciyle Nietzsche’yi, kendine özgü romancılık üslubuyla banliyödeki sıradan bir lisede buluşturuyor. Bu romanda karakterler dönüşmüyor; düşünüyor, takılıyor, tekrar ediyor. Betimlemelerin yerini fikirler, sahnelerin yerini konuşmalar, anlatının yeriniyse sürekli geri dönen bir varoluş sorusu alıyor.
 
Iyer ironiyi felsefeyle, gündelik hayatı entelektüel gerilimle ustalıkla kaynaştırırken erken yaşta düşünmenin yarattığı o tuhaf sıkışmayı görünür kılıyor: fazla bilinç, fazla ironi, fazla farkındalık. Nietzsche’nin bir rehberden çok soruları çoğaltan, kesinlikleri dağıtan bir eşlikçi olarak rol aldığı bu roman, anlamın çöktüğü bir dünyada düşünmeye devam etmenin bir erdem değil, neredeyse kaçınılmaz bir talihsizlik olduğunu öne sürüyor. Teselli vaat etmeden, çözüm önermeden, okurunu rahatlatmadan ısrarla soruyor: 
Anlamın kalmadığı bir dünyada düşünmeye neden ve nasıl devam edeceğiz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135766</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d82bd365-dfc2-4bd3-8f24-e8e39139eed1.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Kendini Nasıl Yarattı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın önde gelen entelektüellerinden Gordon Childe, bu çığır açıcı eserinde insanın tarihöncesindeki ve tarihin
erken evrelerindeki zorlu serüvenini anlatıyor. Sosyolojik evrimcilik, tarihsel materyalizm ve kültürel yayılma
yaklaşımlarından sentezlediği bütüncül tarih anlayışıyla, tarihin devrimsel sıçramalarla ilerlediğini, tarihöncesine
damgasını vuran iki büyük olayın ise neolitik devrim (tarım devrimi) ile kent devrimi olduğunu ortaya koyuyor.
Uzun bir süre doğaya bağımlı, avcı-toplayıcı topluluklar halinde yaşayan insan, hayvanları evcilleştirip ekin yetiştirmeye
başladı. Sonrasında ise alet yapan/yaratan bir canlı olarak geliştirdiği üretim teknikleri sayesinde besin fazlası üretebilir
hale geldi, bu da başka üretim alanlarının doğuşuna kaynaklık etti. Child’a göre bu sürece damgasını vuran dinamik,
biyolojik evrimden ziyade kültürel evrimdi. Bu süreç, bir yandan ilerlemeyi hızlandıran bilimsel ve teknolojik gelişmeleri
yaratırken, diğer yandan ilerlemeye ket vuran (özellikle büyü ve din temelinde) geleneklerin oluşmasına da yol açmıştır.
Dahası, toplumsal hiyerarşilerin ortaya çıkması ve toplumun sınıflara bölünmesi de bu sürecin ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135767</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a04ec8f-1825-4e57-91bf-eb4fb718c209.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasiler Neden Çöker?</image:title>
            <image:caption>Bir ülkede demokrasinin çökmesi milyonlarca insanın hayatını, refahını ve geleceğini etkileyen korkunç bir felakettir. Peki, bu felaketi doğuran sebepler ne ve demokrasilerin çökmesi engellenebilir mi? 
 
Prof. Gangsheng Bao yirminci yüzyılda rejim değişikliği, iç savaş ve darbelerle sonlanan demokrasileri araştırırken hepsinde benzer bir örüntünün tekrar ettiğini gözler önüne seriyor. Siyasi kutuplaşma, beraberinde çözümsüzlüğü getiriyor ve demokrasiyi yıpratabiliyor. Siyasi kurumların kapasitesini ve işlevselliğini zayıflatan yapısal sorunlar da demokrasinin altını oyuyor. Bu iki faktör bir araya geldiğinde ise sonuç kaçınılmaz olarak bir felaket oluyor. 
Demokrasiler Neden Çöker? çağımız için yerinde ve gerekli bir uyarı olduğu kadar, derinlemesine incelediği tarihi örnekleriyle de dikkat çeken, ufuk açıcı bir siyaset kitabı. 
 
“Demokrasiler Neden Çöker? demokrasilerin neden yalnızca ‘yanlış’ kurumlar yüzünden değil, çoğu zaman ‘doğru’ kurumlara rağmen çöktüğünü ortaya koyuyor. Kurumsal açıklamaların ötesine geçen ve demokratik gerileme literatürünü yeni bir analitik düzleme taşıyan, alanın referans kitaplarından biri olmaya aday.” 
– Prof. Dr. Ali Çarkoğlu, Koç Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135769</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54bfdfd6-3372-4a11-b9d5-1de7d9976621.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik Rejim Türkiye Tiyatro Yazınında Estetik ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, 2000 sonrası Türkiye tiyatrosunda sanatçıların “doğruları gösterme” ve “mesaj aktarma” kaygılarının kökenlerini araştırarak, sahne sanatlarını biçimlendiren yapısal dinamikleri Jacques Rancière’in “sanat rejimleri” kavramı üzerinden tartışıyor. Son dönem bağımsız tiyatroların ve yazarların estetik pratikleri ile Erken Cumhuriyet döneminin “halkı aydınlatma” misyonu arasında kurulan süreklilikle, sahneyi bir söylem/vaaz alanı, sanatı ise toplumsal mühendisliğin basit bir aracına dönüştüren anlayışın izi sürülüyor. Bu yaklaşımın, estetik ölçütleri geri plana iterek tiyatroyu Rancière’in “etik rejim” dediği sınırlara nasıl hapsettiği gözler önüne seriliyor. Alternatif sahneleme arayışındaki/iddiasındaki yapımların dahi bu rejimden ne ölçüde özgürleşebildiğini sorgulayan kitap, okuru, sanatın yapısal dinamiklerini estetikten çok ahlaki ve politik fayda üzerinden değerlendiren “etik dönemeç” ile yüzleşmeye çağırıyor. Tiyatroseverleri, sanatçıları, eleştirmenleri ve kuramcıları, bireysel tercihlerden öte, tiyatro pratiğini kuşatan yapısal sorunları kavramaya ve etik rejimin ötesindeki estetik imkanları yeniden çoğaltmaya davet eden kışkırtıcı bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135770</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321fa56d-1226-43ae-b1bd-224c93b47b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Milarepa</image:title>
            <image:caption>Hikâyenin sonuna geldiğimde daha ağırdan aldığımı fark ediyorum. Her seferinde daha az korkuyorum.
Her şey bir rüyayla başlar. Simon, her gece aynı sahnede uyanır; ona yabancı bir geçmişten anlamını bilmediği bir öfke taşır. Gündüz Paris’te karşılaştığı tuhaf bir kadın, gerçeği fısıldar: Simon, Milarepa’nın amcasının reenkarnasyonudur.Bu kısır döngüyü kırmak için Simon, Milarepa’nın ve ona zulmeden amcasının hikâyesini anlatmak zorundadır. Ancak anlatmak yetmez; onların bedenine, zihnine ve ruhuna girmeli, kendi benliğini bu iki hayatla birleştirmelidir.
Eric-Emmanuel Schmitt, Milarepa’yla Budizm’in aydınlanma fikrini edebiyatın büyüsüyle buluşturuyor. Hayat, ölüm, iyilik ve kötülük üzerine zamansız sorular soran bu roman,
okuru kendi iç yolculuğuna davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135771</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41b62131-f241-4ac5-a8e2-566c22678027.jpg</image:loc>
            <image:title>Anakonda ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika edebiyatının en büyük öykücülerinden biri sayılan Horacio Quiroga, tropikal dünyanın karanlık yanlarını anlatıyor Anakonda ve Diğer Öyküler’de. Nehirler, yılanlar, kaplanlar ve uçsuz bucaksız bir orman… Doğanın tam kalbinde, tüyleri diken diken eden bir tekinsizliğin içinde, insanlar ve hayvanlar hayatta kalma ile teslimiyet arasındaki o ince hatta yürümeye başlıyor. Quiroga’nın kurduğu dünyada, orman, öykülerin egzotik bir dekoru olmaktan çıkıyor, adeta hafızası ve bilinci olan bir canlıya dönüşüyor. Okur yavaş yavaş hareket halindeki bu yapının içine çekiliyor; yılanların tıslamasını, suyun akışını, gölgelerin bir görünüp bir kaybolmasını takip ediyor. Anakonda ve Diğer Öyküler, doğanın güzelliği ile dehşeti arasındaki sınırı ortadan kaldıran bir kitap. “Quiroga, Latin Amerika edebiyatı tarihinin en saygın ve en çok okunan yazarlarından biridir ve birçokları onu Jorge Luis Borges ve Julio Cortázar öncesi dönemin en önde gelen öykü yazarı olarak görür.” Keıth Brower</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135772</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73e3f7b6-6690-4943-a1e4-a2b3ade60623.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Rüya</image:title>
            <image:caption>Ben annemden çok şey öğrendim ama ne o ne de ben bunun farkına vardık. Mesela işim için temel bir şey öğrendim: Kurgu ile gerçeklik arasındaki farkı ve gerçekliğin, hayatı kolaylaştırmak için kurguyla tamamlanmaya nasıl ihtiyaç duyduğunu.”
Bu, bir otobiyografi değil; ama ondan kaçarken yazılmış bir kitap. Pedro Almodóvar, Son Rüya’da sinemasını besleyen hayaletleri, saplantıları ve hikâye kırıntılarını bu kez okurunu şaşırtmak için serbest bırakıyor. 1960’ların sonlarından bugüne uzanan on iki metin; anı ile kurmaca, itiraf ile parodi, gotik ile komedi arasında dolaşan bir anlatı labirenti kuruyor. Tıpkı filmlerindeki gibi, duygunun ölçüyü taşırdığı, arzunun anlatıyı yönlendirdiği bu dünyada annenin ölümüyle yüzleşiliyor; pişman bir vampir sahneye çıkıyor; Mesih ile hırsız Barabbas arasında beklenmedik bir aşk filizleniyor; “Uyuyan Güzel” tekinsiz bir biçimde yeniden yazılıyor; Benjamin Button’ın öncülü sayılabilecek Miguel’in yaşamı tersine doğru akıyor.
Bazı hikâyeler hiç çekilmemiş Almodóvar filmleri gibi; bazılarıysa kameranın yakalayamayacağı kadar çıplak, kırılgan ve çılgın.
Son Rüya, melodramla itirafın, arzuyla hafızanın iç içe geçtiği parçalı bir iç dünya kaydı: bir hayatın değil, bir hayal gücünün günlüğü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135773</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e922f1a5-e428-4698-93fd-625284b39459.jpg</image:loc>
            <image:title>Yas Psikolojisi Sevilen Bir Yakının Ölümüyle Baş Etmek</image:title>
            <image:caption>Yas, insan hayatındaki en sarsıcı deneyimlerden biri. Sevdiği ve bağlılık duyduğu bir yakınını kaybeden kişinin hayatı geri dönüşsüz biçimde değişir. Yine de yası ölümden ziyade hayatla bir arada düşünmek mümkün mü? Yas nedir? Ürkütücü olmadan yastan bahsedilebilir mi? Sevilen bir yakının ölümünden sonra ne kadar acı çekmek normal kabul edilir? Yas acısını yatıştırmanın yolları bulunabilir mi? Yastan sonra yeniden normal bir hayat sürmek mümkün müdür? Yas kişiyi dönüştürür mü? Yasın akışkanlığı nedir ve ne gibi engeller sonucunda sekteye uğrayabilir? Yasa eşlik eden duygu ve davranışlar nelerdir? Patolojik yas nedir, nasıl teşhis edilir? Farklı yaştaki yakınlarını kaybeden kişilerin yası yaşama biçimi değişir mi? Yas yaşayan çocuklara nasıl yardım etmek gerekir? Yasta olumlu bir şey görmek mümkün müdür? Psikiyatrist Alain Sauteraud psikoloji alanındaki güncel çalışmalara ve çok sayıda klinik vakaya dayanarak yas deneyimini masaya yatırıyor. Bu zor olduğu kadar kaçınılmaz da olan yaşantının kronolojik seyrini ve belirtilerini tanımlarken onu aşarak kendi hayat yoluna devam etmenin ipuçlarını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135774</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dd8318e-a616-4f25-bab4-cc038b34799d.jpg</image:loc>
            <image:title>Watch Dogs 3</image:title>
            <image:caption>Ubisoft&apos;un popüler Watch Dogs oyun serisinden uyarlanan bilimkurgu manga üçlemesinin heyecan dolu son cildi sizlerle!
Tokyo Büyükşehir Yönetimi, fütüristik kentsel altyapı yönetim sisteminin son sürümü olan J-ctOS 2.0&apos;ı uygulamaya koymayı planlıyor. Müfettiş Gouda Gordan ve hacktivist grubu DEDSEC, çok geç olmadan sistemin zayıflıklarını ortaya çıkarmak zorunda. Gouda ve SSB, Yamanoi adlı bir yakuzanın elinde bulunan bir aracı kullanarak bu adamın hayatını, Blume Japan’ı, hükümeti ve J-ctOS 2.0&apos;ın neden olacağı hasarı ortaya çıkarmak için gerekli olan hayati bilgileri paylaşmak üzere hazırlanıyor. Tek sorun, Blume Japan&apos;ın onları durdurmak için her şeyi yapmaya hazır olması…
DEDSEC, onu bekleyen tuzaktan kaçabilecek mi? Yoksa nihayet Blume Japan onların sonunu mu getirecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135775</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c5d4ec-38b7-42ee-9f4a-922c3c6fdf41.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sene 1975 76 Trabzonspor&apos;un İlk Şampiyonluğunun Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“İlk şampiyonluğumuzu kazanıp Türk futbolunda bir milat oluşturduğumuz sezonun bende iz bırakan ve kırılma noktaları olarak kabul ettiğim maçlarını hiç unutamamışımdır. İlki, 3 Ağustos 1975 gecesi İnönü’de oynanan ve Fenerbahçe’yi 2-0 mağlup ettiğimiz jübile maçıdır… Maçın sonucunu Yalova’da bulunan Devlet Üretme Çiftlikleri kampında altı kişilik çift oturaklı bir salıncakta sallanıp 20 yaşındaki yeni parlayan şarkıcı Nilüfer’in ilk albümünde yer alan ‘Göreceksin Kendini’ şarkısını dinlerken öğrendiğimde çok sevinmiş ve bambaşka bir sezon yaşayacağımızı coşkuyla hissetmiştim.” Trabzonspor, 1976-1984 arasındaki 9 yılın 6’sını şampiyon bitirdi. Bordo-mavili taraftarlar ondan sonra, uzun yıllar defalarca “o sene bu sene” diye ümitleneceklerdi. Bu kitapta Hakan Kulaçoğlu, 50. yıldönümünde, ilk şampiyonluk sezonunu anlatıyor. O Sene: 1975-76, basitçe bir futbol sezonunun hikâyesi değil. Hem tümüyle spor âlemine bir kuşbakışı… Hem de tümüyle bir yılın panoraması… Milliyetçi Cephe hükümetinden CHP ve Ecevit’in muhalefetine, öğrenci olaylarına, gündelik hayattan sinemaya, magazine bir “zamanın ruhu” anlatısı. 50 yıl önceki Türkiye’nin, 50 yıl önceki futbol ortamının ve milat niteliğinde bir şampiyonluğun hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135776</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d850f77a-cbb8-4268-8aa8-1f7d2943e242.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx&apos;ın Grundrisse&apos;si İçin Kılavuz</image:title>
            <image:caption>Karl Marx’ın 1857-58’de tuttuğu defterlerden oluşan ve o dönemki ekonomik kriz nedeniyle giriştiği siyasal iktisatla hesaplaşma tasarısının meyvesi olan Grundrisse, Marx’ın düşüncesinin anlaşılması için kilit önem taşıyan metinlerden biri. Marx’ı anlamaya bir ömür vermiş Harvey, dünyayı bir süreliğine durdurmuş olan COVID-19 salgını sırasında kaleme aldığı Grundrisse İçin Kılavuz’daki amacını “Marx’ın düşünme biçimine bir kapı açmak ve olabildiğince çok insanı bu kapıdan geçmeye cesaretlendirmek” diye tanımlıyor. Yorumunu okura dayatmayan ama ister istemez yazarın kendi deneyim ve bilgisiyle şekillenmiş bir okuma sunuyor. David Harvey, Marx’ın çok erken bir tarihte fark ettiği üzere, sermayenin kendi iç yasaları nedeniyle sürekli büyümek zorunda olduğunu, dolayısıyla kâr oranı düşerken kâr hacmini yükseltmek, bu uğurda emekçileri çalıştırıp bir yandan da ürünlerini tüketecek pazarın bir parçası olarak kullanmak, o pazarı genişletmek için bilim ve teknoloji yardımıyla üretimi artırırken iletişim ve ulaşımı kolaylaştırarak bütün dünyayı hem hammadde kaynağı olarak sömürmek hem pazar haline getirmek, artık sermayeyi nemalandırmak adına benzeri görülmemiş büyüklüklerde kentler inşa etmek, vb. için uğraştığını, ama kapitalizmin sınırlarının ve ondan kurtulma imkânımızın da yine bu yasalara içkin olduğunu çok güzel anlatıyor. Marx’ın eseriyle birlikte, yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğini geride bırakırken içinde yaşadığımız dünyayı anlamak için çok değerli bir kılavuz. YAZAR HAKKINDA: 1935 İngiltere doğumlu. 1961’de Cambridge Üniversitesi’nde coğrafya alanında doktorasını tamamladı. Bristol Üniversitesi’ndeki çalışmalarının ardından 1969’da ABD, Baltimore’daki Johns Hopkins Üniversitesi’ne geçti. Çeşitli üniversitelerde dersler ve konferanslar verdiği akademik çalışmaları içinde sayısız makaleye ve çok ses getiren, birçok dile çevrilen kitaplara imza attı. 2001’de City University of New York’ta çalışmaya başladı. Harvey’in çalışmalarının en önemli özelliği, Marksist kurama uzamsallık fikrini dahil etmesi, eklemlemesi olmuştur. Harvey’in Türkçeye çevrilen ilk kitabı Postmodernliğin Durumu’dur (Metis, 1997). Metis’te yayımladığımız diğer kitapları şunlardır: Sosyal Adalet ve Şehir (2003), Umut Mekânları (2008), Marx&apos;ın Kapital&apos;i İçin Kılavuz, Birinci Cilt (2012), Asi Şehirler (2013), Marx&apos;ın Kapital&apos;i İçin Kılavuz, İkinci Cilt (2021).</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135777</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c8a2fd1-796b-4aab-a7bf-98a8f26a8a88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kısaca Tıp Büyük Fikirler Arasında Yolculuk (Fleksi Kapak)</image:title>
            <image:caption>Kısaca Tıp, modern tıbbın hızla gelişen ve sürekli yenilenen bilgi alanında güvenilir bir başlangıç noktası sunar. Klinik araştırmalardan mikrobiyom çalışmalarına, antibiyotik direncinin küresel etkilerinden aşı karşıtlığının modern halk sağlığına yansımalarına kadar uzanan geniş bir çerçevede, tıbbın güncel sorunlarını ve temel kavramlarını ele alır. Bu eser, alanın uzmanları tarafından hazırlanmış elli kritik soruyu merkezine alarak okura, tıbbi düşüncenin yapı taşlarını sistematik bir bütünlükle kavrama olanağı tanır. Her soru, karmaşık klinik süreçleri anlaşılır hâle getiren açık yanıtlarla yapılandırılmış; grafikler, kavram haritaları ve ilişkileri gösteren yol haritası sözlükleriyle desteklenerek öğrenme sürecine hem görsel hem de analitik bir derinlik kazandırılmıştır. Kısaca Tıp, modern tıbbın entelektüel manzarasında yolunu disiplinli bir biçimde çizmek isteyen herkes için güvenilir bir rehber niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135778</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e77fe69c-fd74-4550-9c41-a075a82cadd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralı Aile</image:title>
            <image:caption>Aile, sığınak olması gereken yerken neden en derin yaralarımızın kaynağı olur? Neden büyürüz ama bazı düğümler içimizde hiç çözülmez? Yaralı Aile, yetişkinliğe çocukluğun görünmez yükleriyle gelen herkes için yazılmış bir yüzleşme ve onarım kitabı. Bu sayfalarda “toksik” etiketlere sığınmadan, suçlu aramadan; ama gerçeğin etrafından da dolanma dan aile denen yapının görünmez mimarisine bakacak, yaralı ebeveynlik biçimlerinden çocukluk ihmali ve istismarına, kardeşlik dinamiklerinden utanca, suçluluğa ve aşırı uyumlanmaya kadar pek çok ortak hikâyeyle hem dikenlerimizi sakınmayı hem de birbirimizin dikenlerinden korunmayı öğreneceğiz.

 “Klinik bilgiyi insani bir dille buluşturan bu kitap, iyileşmenin yalnızca bireysel bir kazanım olmadığını; aileyi, torunları ve kuşakları etkileyen dönüştürücü bir güç taşıdığını anlatıyor. Kendi hikâyesini anlamlandırmak ve bu yaradan kendine ve diğerlerine merhem yapmak isteyen herkes için bilge bir rehber.” Prof. Dr. Ayten Zara

 “Yaralarına bakmak ve iyileşmek cesareti gösterenlerin uzun süre başucunda duracak.” Klinik Psikolog Dr. Yeliz Şimşek 

“Bu sadece kendimiz için bir yolculuk değil! Kurduğumuz ve seçtiğimiz ailemiz, sosyal çevremizle ilişkilerimiz ve bizden sonraki kuşaklar adına dönüştürücü bir yolculuk daveti…” Klinik Psikolog Gökhan Çınar

 “‘Ben neden böyleyim?’ sorusunu artık daha derin bir yerden sormaya hazır olanlara…” Yazar hakkında: Klinik Psikolog Tuğba Akyüz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135779</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4b22295-d6d9-4edd-9fa2-9c18d5312fba.jpg</image:loc>
            <image:title>Minik Şairler Atölyesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, kelimelerle arkadaş olmak isteyen çocuklar için yazıldı.
Şiir yazmaya nereden başlayacağını bilmeyen, ama içinde anlatmak isteyen bir şeyler taşıyan minik kalpler için…
Sayfalarda yer alan atölye çalışmaları, kolaydan zora, adım adım ilerler. Her çocuk kendi hızında yürüsün diye…
Bu kitabın ilk şiirleri ve örnek çalışmaları, bir öğretmenin sınıfında, öğrencileriyle birlikte yaşanarak oluştu.
Yani burada yazılanlar, gerçekten denendi; gerçek çocukların kalbinden geçti. Çünkü bazen bir şiir şudur: Kalemim küçük, Ama kalbim kocaman. Ve bu, yazmak için yeterlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135780</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/976cd4c0-767c-4bbc-8be6-c64b7173c36a.jpg</image:loc>
            <image:title>FAYYUM “Suret”</image:title>
            <image:caption>Fayyum portreleri M.S. 1. ve 3. yüzyıllar arası, o dönemde Mısır’a hâkim olan Romalılar tarafından, mumyaların baş kısmına yerleştirilmek üzere yaptırılmış, dünyanın bilinen ilk portreleridir. Ölen kişiyi gerçekçi bir şekilde betimlemeyi başaran bu portrelerin, yapıldığı çağın çok ötesinde bir yüksek teknik ve üslup taşıdığı kabul edilmiştir. 
Eser, Sanat Tarihçisi Kasım’ın başından geçen gizemli olaylar etrafında gelişmektedir. 
 
“Portrelerin her birinde ilgiyi bilhassa gözler çekiyordu. Derinlere doğru bakan, görünüşte hiçbir mükemmelliği olmayan ancak bakışlarla sıra dışı olmayı başaran o manalı gözler… Adeta resmi yapana değil bir objeye, bir sevdiğine sabitlenmiş veyahut da elinden kayıp gidecek hayatına doğru dalıp gitmiş gibiydi. Suretlerinden mutsuz ruh hâlleri okunuyordu. Belki yalnız mutsuz da değil, biraz da gizli bir korku barındırıyordu içinde. Acı… Evet acı… Fakat mağrur bir acı… Kabullenilmiş, özümsenmiş bir acı… Kim tarif edebilirdi acıyı? Peki ya korkuyu, sahibinden başka…” 
 
“Suret” serisinin iki kitabı; MASUM “Suret” ve FAYYUM “Suret” tek kitapta sunulmuştur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135781</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d157817-6091-4c17-9e2d-cead2fb34ae9.jpg</image:loc>
            <image:title>Cudi&apos;nin Anneleri</image:title>
            <image:caption>Bir annenin yüreğine kaç yangın düşer? Evlat acısı mı yakar önce, yoksa kader diye öğretilen suskunluk mu?
Cudi’nin Anneleri, Doğu’da kadın olmanın, anne olmanın ve acıyla yaşamayı öğrenmenin romanıdır.
Yıllarca konuşmadan katlanan, ağlamayı bile gizlice öğrenen kadınların…
Kızken yüklenen suskunluğun, anne olunca ağırlaşan kaderin hikâyesi.
Bu romanda anneler sadece evlatlarına değil, hayata da katlanır. Yoksulluğa, törelere, yarım kalan hayallere…
Bir yandan evladını büyütürken, diğer yandan kendi yaralarını sessizce sarar.
Doğu’nun kadınları çok şey anlatmaz. Çünkü anlatsalarda kimse duymaz. Onlar acıyı içlerinde büyütür, gözyaşlarını gecelere bırakır.
Cudi’nin Anneleri, bir annenin yüreğinde biriken yangınları anlatır. Sönmeyen, küllenmeyen, zamanla daha da derine işleyen yangınları…
Bu kitapta her satır bir kadının susuşudur, her susuş bir ömrün yüküdür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135782</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b1f78b6-ade0-466a-97e6-8c420fa4d90b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar-1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Myrina Yayınları tarafından yayımlanan “Yeraltından Notlar-1: 2025 Arkeoloji Araştırmaları” adlı bu eser, Türkiye’de ve uluslararası alanda yürütülen güncel çalışmaların disiplinlerarası bir yansıması olarak hazırlanmıştır. Kitapta yer alan bölümler, konusunda uzman bilim insanları tarafından hazırlanmış özgün araştırmalardan oluşmaktadır. Myrina Yayınları olarak, “Yeraltından Notlar” adı altında arkeoloji araştırmalarına destek verip, düzenli olarak her yıl yayımlamayı planlıyoruz. Bu kitap hazırlanmasında emeği geçen bütün editörlerimize, yayın kurulu üyelerimize ve yazarlarımıza teşekkür ederiz. 

İÇİNDEKİLER

Isparta ve Burdur Müzesinde Bulunan Ostotheklerin Tipolojisi, 
Bezeme Unsurları ve İkonografisi 
(İbrahim Acuce)
İdyma Antik Kenti Akyaka Bizans Kalesi Yapı Malzemelerinde 
Arkeometrik Analizler
(Ali Akın Akyol-Feyyaz Keskin-Okan Özalp-Yusuf Kağan Kadıoğlu)
Literatür Verileri Işığında Pisidia’da Hellenistik ve Roma Dönemlerinde 
Seramik Üretimi Potansiyeli
Fatih Altınışık-Murat Fırat
İzmir Müzesi Roma Dönemi Cam Parfüm Kapları
(Cenker Atila-Binnur Gürler)
Hierapolis Arkeoloji Müzesi Koleksiyonunda Yer Alan Katlı Mezar Steli
(Fevziye Eker-Fatma Nur Güngör)
Textile Implements in Western Anatolia During The Middle Bronze Age
(Gürkan Ergün)
Prehistorik Hikâye Anlatıcıları
(Neyir Kolankaya-Bostancı) 
An Evaluation of Local Produced Grey-Clay and Slipped Sigillata 
From Tepebağlari Höyük Excavations
(Emine Köker Gökçe)
İzmir Arkeoloji Müzesinden Bir Grup Bronz Çağı Silahı ve Bir Ustura
(Emre Okan-Cebrail Baydan)
Zentral- Und Nordpisidien in Der Spätantike
(Fikret Özcan-Münevver Şimşek Gündoğan)
Kura-Aras Kültürü: Göçebeler ile Yerleşiklerin Etkileşim ve Sinerjisi
(Ali Özkan) 
West Slope Pottery from Phocaea
(Heves Saygıner)
Uluborlu Müzesinden Bir Grup Kapı Tipi Mezar Steli Üzerinde Görülen 
Tasvirler Üzerine İnceleme
(Fatih Yıldırım Sağlam)
Merkezi Volkanik Kapadokya’da Demir Çağı’na ait Arkeolojik Yeni Veriler:
Kınataş, Çapıl, Suini ve Yellitepe Höyükleri
(Handan Yıldızhan)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135783</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3e7cbabc-c4fd-42c8-8add-d9720596a805.jpg</image:loc>
            <image:title>Trol</image:title>
            <image:caption>Hayır, hiç kendini kandırma, bu ne “yasak” ne “sansür”, bunun adı otosansür. Sen bizzat kendini susturuyorsun. Linç başladığından beri büründüğün sessizlik bile sanatın özgür, dışavurumcu ve isyankâr doğasıyla çelişmiyor mu? Her türlü duyguyu taklit etmekle yükümlü olan sen, yani aktör, içindeki gerçek duyguları, öfkeyi, hayal kırıklığını, üzüntüyü yansıtamıyorsun. Çünkü istemiyorlar. Sahneye dön soytarı, diyorlar. Sinema perdesi, televizyon ekranı veya tiyatro sahnesi, bunlar olur. Ama başka bir yerde, başka bir konuda konuşamazsın. Al repliklerini ve oku. Asla senaryodan çıkma. Sakın ha, doğaçlama yapayım deme!   Türkiye’nin en ünlü oyuncularından Kaan Balaban ansızın başlayan bir linç hareketinin hedefi olur. Gizemli bir sosyal medya trolünün başlattığı linç gün geçtikçe sadece kariyerini değil, akıl sağlığını ve özel hayatını tehdit eden bir kâbusa dönüşür.   Bir yanda alkışlarla beslenen bir aktör, diğer yanda klavye başında nefret kusarak var olan isimsiz bir trol. Ülke yangın yeriyken kendi küçük savaşlarında debelenen iki adamın kıyasıya düellosu.   Doğu Yücel, şimdiki zamanı, burayı anlatıyor, iki erkeğin ego savaşı üzerinden bir toplum portresi çiziyor. Dizi sektörünün adaletsiz çarkları ve sosyal medyanın acımasız mahkemeleri ülkede olup bitenlerle iç içe geçiyor. Trol, üstümüze yapışan rolleri, aileden devralınan kimlikleri ve görünmez zincirlerimizi kara komediyle ifşa ediyor. İlk sayfasından okuru içine çeken, son sayfasına kadar merak ve gerilimi canlı tutan, sağ gösterip sol vuran, bol sürprizli bir roman bu. Adı üstünde, Trol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135784</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49d7c575-484a-4aab-9357-e5c4fc3eddc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve İpek&apos;le Değerli Maceralar Serisi (Kutulu Set – 8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ege ve İpek’in dünyasında her gün yeni bir macera var! Her öykü bir değeri anlatan eğlenceli bir olayla başlıyor ve küçük seçimlerin nasıl büyük farklar yaratabileceğini anlatıyor. Ege ve İpek’in maceraları sayesinde çocuklar değerleri yalnızca okumuyor; onları hissediyor ve hayatlarına katıyor. Öykülerin sonundaki etkinliklerse, onları düşünmeye, hayal kurmaya ve kendi hikâyelerini yaratmaya davet ediyor. 
 
Set İçeriği: 
 
·         Annemin Vazosu 
·         Büde&apos;nin Gözleri 
·         Canlı Kütüphane 
·         Ama Haksızlık Bu! 
·         Doğum Günü Pastam 
·         Ege&apos;nin Fasulyesi 
·         Kimse Beni Görmüyor 
·         Ege&apos;nin Tatili</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135785</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7b6e1c2-fb06-4337-800f-b72f6e35464b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozlu Pembe 1 (Yan Boyamalı Hediyeli Kutu)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Tozlu Pembe 1 (Ciltli Yan Boyamalı)
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu
Özel Kesim Papatya Ayraç
Özel Tasarım Defter
Dikdörtgen Ayraç
Kartpostal
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135786</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b22ee68f-122c-4f5f-a920-9771c0c84a6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozlu Pembe 1 (Özel Baskı)</image:title>
            <image:caption>Ayperi, geçmişinin yükünü omuzlarından atamayan, kendi karanlığında her geçen gün biraz daha dibe batan bir ruhtur. Gülen yüzünün ardında sakladığı hüzünlü gerçeği kimseye göstermez. Ta ki hayatına, hiç beklemediği bir anda dâhil olan o yabancıya kadar… Gerçeği gören kişi, Ömer Seyirhan’dır. Aşk kapıyı ansızın çaldığında, kendinden bile kaçan Ayperi bu yabancı adamdan da kaçacaktır. Ama Ömer Seyirhan, sandığından çok daha inatçı, çok daha kararlıdır. Çünkü bazı kaçışlar aslında en çok kalmak istediğin yere çıkar. Geçmişten kaçan bu kalp, geleceğe tutunabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135787</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cfc0f31-7cbe-4474-ad79-3432b2339a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Metamodernizm ya da Dijital Çağın Kültürel Mantığı</image:title>
            <image:caption>Metamodernizm, ideolojiden azade pragmatist bir romantizm, ironik bir samimiyet, yapısökümcü bir yapısalcılık, bilinçli bir naiflik ve duygusal bir duygusuzluk arasındaki salınım olarak tanımlanır. Modern ve postmodern geleneğin bir arada kullanıldığı ve birinin diğerine üstünlük kurmadığı bir kavrayışa işaret etmektedir. 
Kavramlarını modern dönemin klasik eserlerinden, sanat eleştirilerinden, postmodern dönemin sorgulayıcı ve alaycı tavrından, pastiş üslubundan ve bir ölçüde de Antik Yunan’ın kinizminden türeten Metamodernizm, üretim alanı itibariyle dijital bir kültür özelliği taşımaktadır. Yalnızca bir sanatsal üretim pratiği olmanın ötesine geçme potansiyeli taşıyan Metamodernizmin, özdüşünümsel bir ifade biçimi ve kültürel duyarlılık halini alarak bir kültür kuramı ve düşünüş tarzı olma iddiası da özellikle vurgulanmaktadır. Atfedilen potansiyel ve iddia nedeniyle bu yeni kavramı, yalnızca çatısı altında üretilen eserler üzerinden tanımlamak yetersiz kalacaktır. Metamodernizmi şimdiki zamanın gerçeği ile geleceğin ütopik tasviri arasında bir salınım, gelecek inşasına yönelik düzenlenen sempozyumlar ve çeşitli etkinlikler ile hatta sıradanlığın önemi üzerine üretilen yazılı eserler gibi farklı yönleriyle de tanımlamak mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135788</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4b52a56-2552-4738-ab33-9f8867945cb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Karakter 1</image:title>
            <image:caption>“En sevdiğim kitabın içine yan karakter olarak düştüğümde tek bir görevim vardı: Mutlu sonun gerçekleşmesini sağlamak. Her şey olması gerektiği gibi gidiyordu, ta ki ben kötü karakterin dikkatini çekene kadar.” Aviva Malkin; neredeyse dört yıl önce en sevdiği kitabın içine düştüğünde geri dönebilmesinin tek yolunun kitabın mutlu sonla bitmesinden geçtiğine inanır. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır: Kitabın kötü karakteri olan Rahsan Zevi’ye karşı duymaya başladığı çekim. Üstelik bu çekim kesinlikle tek taraflı değildir ve Aviva’nın içinde bulunduğu bilinmezlikte bir de Rahsan’ı kurtarması gerekir. Zira son, onun için pek de mutlu değildir. Çoktan yazılmış bir hikâyeyi değiştirebilir misin? O sayfalardan silip kendi sonunu yazabilir misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135789</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d638bdca-a0a8-46be-916a-fef6c62ac7f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozlu Pembe 1</image:title>
            <image:caption>Ayperi, geçmişinin yükünü omuzlarından atamayan, kendi karanlığında her geçen gün biraz daha dibe batan bir ruhtur. Gülen yüzünün ardında sakladığı hüzünlü gerçeği kimseye göstermez. Ta ki hayatına, hiç beklemediği bir anda dâhil olan o yabancıya kadar… Gerçeği gören kişi, Ömer Seyirhan’dır. Aşk kapıyı ansızın çaldığında, kendinden bile kaçan Ayperi bu yabancı adamdan da kaçacaktır. Ama Ömer Seyirhan, sandığından çok daha inatçı, çok daha kararlıdır. Çünkü bazı kaçışlar aslında en çok kalmak istediğin yere çıkar. Geçmişten kaçan bu kalp, geleceğe tutunabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135790</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb72ec4-5773-4d21-926a-aecb45035158.jpg</image:loc>
            <image:title>Köygöçüren 2 – Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER: Köygöçüren 2 (Ciltli) Özel Tasarım Defter Dikdörtgen Ayraç (1 Adet) Sahne Kartları (2 adet) Poster Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135791</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcdd313a-6a77-4a41-8b7d-0ec6ee43f096.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozlu Pembe 1 CİLTLİ</image:title>
            <image:caption>Ayperi, geçmişinin yükünü omuzlarından atamayan, kendi karanlığında her geçen gün biraz daha dibe batan bir ruhtur. Gülen yüzünün ardında sakladığı hüzünlü gerçeği kimseye göstermez. Ta ki hayatına, hiç beklemediği bir anda dâhil olan o yabancıya kadar… Gerçeği gören kişi, Ömer Seyirhan’dır. Aşk kapıyı ansızın çaldığında, kendinden bile kaçan Ayperi bu yabancı adamdan da kaçacaktır. Ama Ömer Seyirhan, sandığından çok daha inatçı, çok daha kararlıdır. Çünkü bazı kaçışlar aslında en çok kalmak istediğin yere çıkar. Geçmişten kaçan bu kalp, geleceğe tutunabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135792</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c470b912-1a42-4219-b477-d1ce0f60e294.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası 3: Ateş Sarmalı</image:title>
            <image:caption>Gün Aksa Alatan, Boris Karalav’la arasında bir denge kurmaya çalışırken bir yandan burun buruna kaldığı ölüm oyunundan sağ çıkamayacağına inanmaya başlamıştır. Boris’in annesi ile kendi içinde kurduğunu sandığı bağın onu gün geçtikçe zehirlediğinden haberdardır. Hiç beklemediği bir geçmişin kapıları onun için bir bir açtığında ise geri dönmek için çok geçtir. Örgütün görünmeyen, kanla beslenen yüzünü keşfettikçe savaş meydanı genişler, Aksa’nın cesaret bile edemediği hakikatler karanlıktan sökülüp karşısına dikilir.
“Sonuca götürmez her doğru, bazen yanlışı sevmek de bir günahı tanımakla başlar. Öldürmek gibi. Kaybetmek gibi. Kendini. En çok kendini.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135793</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c15e564-2ae5-4e35-a350-0087a6c96fd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Köygöçüren 2</image:title>
            <image:caption>Köygöçüren… Uzun zamandır anılmayan bu isim, yıllardır birbirine tek bir kurşun sıkmamış iki ailenin tekrar çatışmasıyla, bir fısıltı gibi köyde dolaşmaya başlamıştı. Tarih tekerrürden ibaretti; eskiden nasıl Nezihler ve Görgülüler bir kadın uğruna birbirine düşmüşse, şimdi de Hasret uğruna düşmüşlerdi. Çok can alınmış, çok ocak sönmüştü. Yine canlar alınacak, yine ocaklar sönecekti. Ne Hasret kimseye acıyacaktı ne de Nezihlerin Adnan Bey’i… İsimler değişse de kader değişmiyordu. Mevsim artık Hasret’ten geçmişti. Kısa bir bahardı; çiçekleri solmuş, yerini dikenlere bırakmıştı. Mevsim artık Köygöçüren mevsimiydi… “Madem sana Köygöçüren demişler, adının hakkını verelim o halde Hasret. Köy nasıl göçer görsünler.” Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135794</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc2b5a6b-7e3d-406e-9691-0dc51dfbf60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceye Konuşanlar 1</image:title>
            <image:caption>Kimse bilemez hayatın ne getireceğini ve kimi neyin içine sürükleyeceğini… Gettonun sisi içinde büyüyen bir kadının, bir konsül veliahdının kaderini belirleyeceğini… Gerçekler gecede saklanırken ihanetin kan getireceği çoktan belliydi. Kartlar dağıtıldığında kaderin kimin boynuna ilmeği geçirdiği, kimin kalbini alabora ettiği, o kişinin şansına bağlıydı. Bu hikâyede ise şans, birinin sahip olabileceği en son ve en değerli şeydi. Dogmatik kurallarla yönetilen konsül, kök saldığı karanlıkta bir veliaht yetiştiriyordu. Ancak bu veliahdın istikbalini tehdit eden bir olay, kim bilir onları nereye sürükleyecekti? Zira gece bazen bilinmeyenleri saklar, bazen de görmekten korktuklarımızı ortaya çıkarırdı. Susturulmuş çığlıkların duyulduğu zamandır gece. Kimisine göre gökyüzünde kapkara bir leke, kimisinin hayal dünyasında kurtuluş görünür gözüne. Dedim ya; bu yüzden adları Geceye Konuşanlar diye… Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135795</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/645431ec-7d28-431f-a962-ed0a737d48e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tozlu Pembe 1 (Hediyeli Kutu)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Tozlu Pembe 1 (Ciltli)
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu
Özel Kesim Papatya Ayraç
Özel Tasarım Defter
Dikdörtgen Ayraç
Kartpostal
Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135796</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/652abaa9-7a48-40d9-982f-0bab17a80af8.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceye Konuşanlar 1 - Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
 Geceye Konuşanlar 1 (Ciltli) 
Özel Tasarım Defter Dikdörtgen Ayraç(1 Adet)
 Sahne Kartı Poster Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135797</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5dce50d9-c16f-4912-a35b-0cdf2c49ba3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yan Karakter 1 - Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER: 
Yan Karakter 1 (Ciltli) Özel Tasarım Mat Selefon Kutu Özel Tasarım Defter Sticker Şeffaf Ayraç Kare Ayraç Poster</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135798</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fae33959-4eec-47d9-b522-4e181f82859e.jpg</image:loc>
            <image:title>Köygöçüren Serisi</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER: Köygöçüren 1 (Ciltli) Köygöçüren 2 (Ciltli) Poster (2 Adet) Ayraç (2 Adet) Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135799</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83590be6-96f1-4147-8a98-a89f5eaa6f6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıfır Noktası 3: Ateş Sarmalı - Hediyeli Kutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler:
Sıfır Noktası 3: Ateş Sarmalı (Ciltli)
Şeffaf Ayraç
Dikdörtgen Ayraç
Defter
Poster
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135800</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0769c868-9414-44d5-903b-787aa969851d.jpg</image:loc>
            <image:title>Antroposen’de Kapitalizm – Ekolojik Felaket mi Ekolojik Medeniyet mi?</image:title>
            <image:caption>Bugünkü yaygın kabul, Holosen Devresi’nin jeolojik tarihteki yerini insanların gitgide diğer bütün etkenleri gölgede bırakarak Yeryüzü Sistemi’ni etkileyen ana jeolojik kuvvet haline geldiği Antroposen adlı yeni bir jeolojik devrenin aldığı yönündedir. Antroposen, insanlık tarihinde bir Büyük Dönemeç’i ya da devreler arası geçiş çağını temsil eder. Tarihsel sosyal bilimler açısından bakıldığında, bu bizi temel bir problemle karşı karşıya bırakır: uygarlık krizi. Kapitalist düzenin normal seyrine devam etmesiyle Yeryüzü Sistemi’nde gitgide büyüyen yarık, insan uygarlığının gelişmiş ve düzenli bir toplum olarak hüküm sürdüğü bütün âlemi tehdit etmekle kalmaz; sayısız başka türlerin yanı sıra bizzat insanın yaşam koşullarını da ortadan kaldırma potansiyeli taşır. Bu yönden Antroposen eşi benzeri görülmemiş bir mücadeleyi temsil eder. 
Günümüzde, küresel ekolojik kriz sık sık dile getirilen bir ifadedir. Ancak kriz kavramı, hayatımızın bir parçası olsa da, Antroposen Devresi’nde insanlığın geçmek zorunda olduğu ekolojik imtihanı bütün kapsamıyla karşılamakta tek başına yetersiz kalır. Yeryüzü Sistemi’nde, insanlık ile doğanın sosyal metabolizmasında radikal bir dönüşüm gerektiren uzatmalı bir olağanüstü hal döneminden geçiyoruz. Bugün Antroposen krizi, Yeryüzü Sistemi’nde oluşan ve gezegensel sınırları zorlayarak uygarlığı ve -bizimki de dahil olmak üzere- sayısız türü tehlikeye atan bir “antropojenik -insan kaynaklı- yarık” olarak nitelendiriliyor. Tarihsel materyalist bir perspektiften bakıldığında; Antroposen’in ortaya koyduğu tehdide göğüs gerebilmek için, devrimci bir tutumla hızlandırılması gereken toplumsal-çevresel bir geçiş mevzubahistir. Böyle bir ekolojik ve toplumsal devrim ise muhakkak her türden ilerleme ve gerilemeyi içeren kademeler halinde ilerleyen uzun bir sürece tekabül edecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135801</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71212ec1-8fa7-4bfb-a527-d2b91e037622.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Epidemiyologlar – Covid -19’un Kökenleri Üzerine</image:title>
            <image:caption>Artık iyi biliniyor ki sanayileşmiş kapitalist tarım, ölümcül virüsler için bir kuluçka merkezidir. Endüstriyel tarım gözden düşmüştür ve agroekolojik hareketler bu avantajı değerlendirmelidir. Dünyanın dört bir yanında ekolojik köylü hareketleri, çiftçi hareketleri, tarım arazisinin metalaştırılmasının geri alınmasıyla örülmüş permakültür girişimleri, dirençli ve kapitalizm-ötesi bir dünya gıda sistemi için fiziksel üretim altyapılarını inşa etmektedir. 
Max Ajl 
 
 
MODERN TARIM, bir sonraki kitlesel yok oluşa öncülük edecek gibi görünüyor. Tarımın ilerlemesi ile birlikte, birincil doğal yaşam alanları ve insan olmayan popülasyonlar, yerel bölgelere rekor oranlarda azalıyor. Bir yandan da tarım, onların yerine yeni ekolojiler kuruyor. Tarımsal üretim ve ticaret, istilacı türleri ve alternatif kseno-spesifik (aralarında doku nakli yapılan türler) ilişkileri teşvik ederek, ortaya çıkan patojenlerin, haşerelerin ve daha önce ötekileştirilen diğer popülasyonların uzun vadeli ekosistemik işlevi bozmasına izin verir. 
Ardıllık, bir tür topluluğunun diğerinin yerini alması, kuşkusuz yaygın bir ekolojik süreçtir. Yaşamın kökenlerinden bu yana, dünyanın tüm biyomları, taksonların karışması ve eşleşmesi sonucunda, tesadüfen ortaya çıkmıştır. Ancak sermaye liderliğindeki üretimin hem çevreyi hem de toplumu dönüştürdüğü ölçek ve hız temelinde çok daha farklıdır. Endüstriyel tarım, gerçek dünyayı temelden etkileyen bir soyutlama olan emtia kârına öncelik verirken, gıda üretimi de dâhil olmak üzere en insan merkezli faaliyetlerin bile bağlı olduğu biyolojik toplamın rejeneratif kapasitesini baltalama riski taşımaktadır. 
Bu nedenle, kitapta başlangıç olarak bu üretim tarzının kendine özgü doğasını inceliyoruz. Günümüz tarımının bir özetiyle başlıyoruz, ardından ekimin kökenlerinden yola çıkıp, böyle bir kümelenmeye nasıl ulaştığımızın kısa bir tarihçesiyle devam ediyoruz. Daha sonra, çiftlik ve kümes hayvanlarının hangi yöntemlerle etten kemikten metalara dönüştürüldüğünü keşfedeceğiz. Hayvancılığın erken dönem çiftçilik ekolojisinden endüstriyel üretime geçişinin, şu anda karşı karşıya olduğumuz hastalık yaylım ateşinin üretilmesine tam olarak nasıl yardımcı olduğunu açıklayacağız. 
Süreç boyunca, sermayenin kazara da olsa kendi yarattığı hastalıkları kontrol altına alırken nasıl para kazandığını ele alıyoruz. Ne kadar ustaca olursa olsun, gıda hayvanlarını ve bitkileri korumak için yürürlüğe konan hastalık kontrol stratejilerinin, aslında alternatif gıda sistemlerine karşı kullanılan, kendi kendini aklayan bir bilimcilik gibi hareket ederek nominal savunma sağladığını öne sürüyoruz. Yani, biyogüvenlik, sermayenin ve kamu sektöründeki müttefiklerinin, bireysel bedenlerden daha geniş demografik özelliklere kadar, insan popülasyonlarına müdahale ederek toplumları yönetme biçimine dair bir biyo-yönetim dayatmasıdır. Biyogüvenliğin her şeyden önce istilacı tarımın en kazançlı pazarlarını korumak için kullanıldığını savunuyoruz. 
Kapitalizm kâr elde etme yolunda sadece ekonomilerimiz ve ekolojilerimiz arasında metabolik çatlaklar yaratarak, medeniyetimizin sosyal olarak yeniden üreme kapasitesini yok etmiyor. Aynı zamanda yaşam ağını yabancılaştıran sermayeyi yeniden üreten, yeni ekolojiler de yaratıyor. Çalışan insanlardan, dinozorlar kadar eski ve tuhaf yaratıklara evriliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135802</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b2f3358-fcc2-4de3-87db-c46aea50f8b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyetin İlk Işıkları: Satı Kadın</image:title>
            <image:caption>Bir halk kahramanının tarladan TBMM’ye uzanan hikâyesi... Mavisel Yener’in yazdığı Cumhuriyetin İlk Işıkları: Satı Kadın, tarihimizdeki kadın köy muhtarlarından ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın milletvekillerinden Hatı (Satı) Çırpan’ın yaktığı meşaleyi günümüz çocuklarına taşıyan, ilham verici bir roman. Atatürk’ün izinden yürüyerek köy düzenini değiştirmeye ant içen bir köy kadınının yaşamından kesitler sunan kitap, yüzyıllardır erkek egemenliği altında şekillenen siyaset dünyasında kadınların seçme ve seçilme hakkının önemine vurgu yapıyor. Cumhuriyetin ışığı Anadolu’nun dört bir yanına yayılmış, değişimin rüzgârı ta Kazan Köyü’ne kadar ulaşmıştır. Ve bu köyde, ulusal değişimin sembolü sayılacak cesur bir kadın yaşamaktadır: Satı Kadın. Atatürk’ün “Köylü kadın milletin temelidir,” diyerek işaret ettiği; yirmi günde okuma yazma öğrenip köylünün vekili olarak TBMM’nin yolunu tutan, kadınları boyunduruk altında ezilmekten kurtaran, halk arasında “Okutan Ana” unvanıyla anılan bir kahraman! Ulu Önder’e duyduğu sevgiyi ve minneti, “Siz Samsun’a çıkmadan önce biz yaşamıyorduk ki Paşa’m!” sözleriyle ifade ederek tarih kitaplarına giren Satı Kadın bir belgesel film çekimi vesilesiyle yeniden hatırlanıyor. Yeğeni Elif’in anılarında, belgesel yönetmeni Barış’ın kamera ekranında yıllar sonra bir kez daha canlanan bu koca yürek, toprağa saldığı derin köklerle cumhuriyetin ışığını yaymayı gururla sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135803</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a928c57-b8d9-4c6c-9224-231706018e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>İfrit</image:title>
            <image:caption>2024 GOODREADS OKUR ÖDÜLLERİ
EN İYİ FANTAZİ ROMANI FİNALİSTİ
Madrid’in parıltılı sarayları ve Engizisyon’un karanlık zindanları arasında, bir mucize ya hayatınızı kurtarır ya da sonunuzu hazırlar.
Luzia Cotado, Madrid’in yoksul mahallelerinde bir mutfak hizmetçisiydi. Tek yeteneği, yemekleri daha lezzetli kılmak ya da kırılan eşyaları onarmak gibi küçük, &quot;tesadüfi&quot; mucizeler yaratmaktı. Ancak Engizisyon’un her yerde gözü olduğu bir dünyada, bu küçük yetenekler bile ölümcül birer günahtı.
Luzia’nın hayatı, yeteneğinin evsahibesi tarafından yeteneğinin keşfedilmesiyle sonsuza dek değişecekti. Bir anda kendisini kralın gözdesi olmak için yarışan, tehlikeli bir güç oyununun ortasında bulacaktı. Ancak bu oyunun kuralları kanla yazılmıştı.
Luzia, ölümsüz bir varlık olan Santángel ile ittifak kurmak zorunda kalacaktı. Santángel sadece onun hocası değil, aynı zamanda en büyük sırdaşı ve belki de en tehlikeli zaafı hâline gelecekti. Sırlar açığa çıktıkça Luzia kendine şu soruyu sormak zorunda kalacaktı:
Özgürlük için ne kadarından vazgeçebilirsin? Ve ruhunu kime emanet edersin?
&quot;Zengin hayal gücüyle örülmüş, girift bir masal... Bu romanın her kelimesine bayıldım; hayatında biraz sihir arayanlar için mutlaka okunması gereken bir eser.&quot; — Deborah Harkness
&quot;Sürükleyici... Leigh Bardugo’nun karakterleri o kadar üç boyutlu ki, sayfaların arasından uzanıp onlara dokunmak istiyorsunuz.&quot; — Diana Gabaldon
&quot;Tarihin bir dönemine yapılan harika ve büyüleyici bir yolculuk; İspanyol gücünün zirvesini görürken, alttan alta ilerleyen çürümeyi de hissedebiliyorsunuz. Gerçekten keyif aldım, beni kesinlikle düşündürdü ve elbette, son derece romantik.&quot; — Katherine Arden
&quot;Bardugo okumak, içine çeken ve duyulara hitap eden bir deneyim... İnsan Luzia ve Santángel’in dünyasına gömülmekten ve oradan hiç ayrılmamayı dilemekten kendini alamıyor.&quot; — The New York Times
&quot;İfrit, benzer hikâyelerden –Bardugo’nun kendi eserleri de dâhil– ayrılıyor; çünkü gerçek tarihin acımasız ve utanç verici bir dönemini inceliyor... Bardugo, doğaüstü ile kutsal arasındaki o belirsiz çizgiyi ustalıkla keşfediyor: Büyü yasaktır ama mucizeler Tanrı’dan gelir.&quot; — The Washington Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135804</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fc0de06-9824-4d61-a9b4-afe5447e746b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalanlar Cemiyeti</image:title>
            <image:caption>Bir yere ait hissetmek için ne kadar ileri giderdiniz?
Maya, üniversite mezunlar buluşması için Princeton’a geri dönmüş­tü. Mezuniyetinin üzerinden on sene geçmişti ve bu ziyaretin onun için farklı bir anlamı daha vardı; aynı zamanda kız kardeşi Nao­mi’nin mezuniyetine de katılacaktı.
Rüya gibi geçmesi gereken bu hafta sonu, kardeşi Naomi’nin ölüm haberiyle Maya’nın en büyük kâbusuna dönüşecekti. Polis yaşanan­ların bir kaza olduğunu öne sürüyordu fakat Maya, bir şeylerin ona eksik anlatıldığından şüpheleniyordu.
Maya, kız kardeşinin ölümüne giden aylarda neler yaşandığını parça parça bir araya getirdikçe Naomi’nin ondan ne kadar çok şey sakla­dığını fark edecekti. Naomi, Maya’nın tüm uyarılarına rağmen, kam­püsteki en seçkin sosyal kulüp olan Sterling Kulübü’ne katılmıştı. Bir zamanlar Maya’nın da üyesi olduğu o kulübe. Üstelik Maya’nın tah­minlerine göre Naomi, kulübün içindeki gizli cemiyete de alınmıştı.
Maya, kız kardeşinin bu cemiyete girip de ölü bulunan ilk kişi olma­dığını biliyordu. Artık her ipucu Maya’yı geçmişe dönüp bakmaya zorluyordu… Ve yıllardır sakladığı o sırra.
 
 
 
“Gizli cemiyetleri, kız kardeşlik bağlarını ve ayrıcalıklı, seçkin bir üniversitenin karmaşık doğasını keşfe çıkan, karanlık ve ürpertici bir kurgu. Elimden bırakamadığım bir kitap oldu!”
—JULIA BARTZ
 
“Karanlık akademi okurları, yeni bağımlılığınızla tanışmaya hazır olun. Yalanlar Cemiyeti, bir kitapta aradığım tüm özelliklere sahip: güçlü bir toplumsal eleştiri, enfes bir dil ve sürpriz bir son.”
—LAURIE ELIZABETH FLYNN
 
“Yalanlar Cemiyeti, bir cinayet gizeminden çok daha fazlası. Lauren Ling Brown, Princeton elitlerinin seçkin dünyasında ırkı, aileyi ve ayrıcalıklı olmanın karanlık yüzünü ustalıkla ele alıyor. Son derece güçlü anlatım tarzıyla bu roman, sizi baş döndürücü bir yolculuğa çıkaracak.”
—COURTENEY COX
 
“Sırlarla ve üniversite skandallarıyla dolu Yalanlar Cemiyeti, ‘güç’ kavramının en karanlık yüzünü ele alırken, gücün bizi neye dönüştürdüğüne ve bizden neleri alıp götürdüğüne dair düşündürüyor. Bayılarak okuduğum, beni çok şaşırtan bir roman oldu!”
—HALLEY SUTTON
 
“Karanlık akademi, gizli cemiyetler ve bir cinayet… Daha ne olsun? Yalanlar Cemiyeti, her köşede kötücül bir şeyin pusuda beklediğine sizi ikna eden, diken üstünde okuyacağınız, inanılmaz bir hikâye. Kuşkusuz, yılın en iyi gerilim romanlarından biri!”
—JESSICA PAYNE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135805</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9394f6-97ea-4a3d-8988-1900baa3b592.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıyamet Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Harika, eğlenceli ve yürek burkan bir kitap.” – Vonda N. McIntyre
“Kıyamet Kitabı, zekice kurgulanmış, sarsıcı ve insanı derinden etkileyen bir başyapıt.”
– The New York Times
“BURAYA GELDİM ÇÜNKÜ İNSANLARIN NASIL YAŞADIĞINI GÖRMEK İSTİYORDUM AMA GÖRDÜĞÜM TEK ŞEY NASIL ÖLDÜKLERİYDİ.”
Bilimkurgu edebiyatının önemli isimlerinden Connie Willis, Hugo, Nebula ve Locus ödüllerinin üçünü birden kucaklayan bu dev eseriyle zaman yolculuğunu eşsiz bir dramaya dönüştürüyor. İnsan doğasının en karanlık zamanlarda bile sönmeyen umudunu sorgulayan Kıyamet Kitabı, bilimin soğukluğunu insani sıcaklıkla eriten, okuru tarihin tozlu ve hüzünlü sayfalarında yolculuğa çıkaran unutulmaz bir klasik.
Oxford Üniversitesi tarih bölümü, 2054 yılında geçmişi artık yerinde incelemektedir. Genç tarihçi Kivrin Engle’ın tek hayali, ortaçağın en güvenli yıllarından birine gidip Noel kutlamalarına tanıklık etmektir. Ancak teknisyenlerin yaptığı ölümcül bir hata, Kivrin’i şövalyelerin ve panayırların dünyasına değil, insanlık tarihinin gördüğü en büyük felaketin, Kara Veba’nın kol gezdiği 1348 yılına düşürür.
Kivrin çürüyen bir dünyada hayatta kalmaya çalışırken, 2054 Oxford’unda da gizemli bir salgın baş gösterir ve zaman makinesi karantinaya alınır. Akıl hocası Dunworthy, öğrencisini bu cehennemden kurtarmak için zamanla ve bürokrasiyle yarışacak; geçmiş ve gelecek ise benzer acılar ve korkularla birbirine düğümlenecektir.
Kıyamet Kitabı, tarihin en karanlık günlerine yapılan hüzünlü bir zaman yolculuğu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135806</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/455188f4-6770-4e1b-aabc-58c60d2a88a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Nokta – İyi İnsanların Gizli Önyargıları</image:title>
            <image:caption>Kendi zihnimizi gerçekten tanıdığımızı mı düşünüyoruz? Başkalarını adil ve doğru değerlendirdiğimize ne kadar eminiz?
 
Peki ya farkında olmadığımız önyargılarımız varsa?
 
Alanlarında öncü psikologlar Mahzarin R. Banaji ve Anthony G. Greenwald, hepimizin zihninde yer etmiş gizli önyargıları mercek altına alıyor. Yaş, cinsiyet, ırk, sınıf, din ve daha pek çok konuda kültürün zihnimizde sessizce nasıl iz bıraktığını gösteriyor.
 
Sosyal gruplara dair algılarımız –biz fark etmeden– beğenilerimizi, yargılarımızı ve kararlarımızı nasıl şekillendiriyor?
 
Bu farkındalık, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı değiştirmemize yardımcı olabilir mi?
 
Kör Nokta, tüm bu sorulara yanıt arayan ve bizi zihnimize daha yakından bakmaya davet eden bir çalışma.
 
* Artı işaretine gözlerinizi sabitleyin ve birkaç saniye boyunca gözlerinizi ondan ayırmayın. Siyah noktaların birer birer kaybolup yeniden belirdiğini fark edeceksiniz.
 
“Erişilebilir ve yetkin… Kendi önyargılarımızı tamamen ortadan kaldıracak güce sahip olmasak da onları dengeleyebiliriz. İlk adım, gizli bir önyargıyı görünür hâle getirmek… Ya sandığımız kadar yücegönüllü insanlar değilsek?”
—THE WASHINGTON POST</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135807</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9924c6e7-e236-49c7-9ea9-96484eec51e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgesini Arayan Çocuk</image:title>
            <image:caption>Her şey bir sebeple oluyor. İhtiyacımız olan her şey karşımıza çıkıyor. Bazen gerçeği görebilmek için biraz sihir gerekiyor…
 
Ares, bu hayattaki en büyük eksiğinin pahalı bir çift ayakkabı olduğunu sanıyordu. Oysa yolun başında kaybolduğu bu hayatta önce kendini bulması ve olduğu gibi sevmesi gerekiyordu.
 
Bakış açısını değiştirdiğinde tüm dünyayı da değiştirebileceğini anlayacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135808</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d48e1f72-1272-49eb-a881-2732411246ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Rüzgar Olmak İsteyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Tırtıllar uçamaz.
Ama hayalini kurdukları şeye o kadar inanırlar ki kelebek olup uçarlar sonunda…
 
Milo’nun hayalleri vardı. En büyük hayali, rüzgar olup dünyayı dolaşmaktı.
Sonra başkalarının “hayal” dediği dostları oldu; ağaçlar, bitkiler, hayvanlar…
Ormanı keşfe çıkan Milo, yaşayan her canlının hayal kurduğunu keşfedecek ve
böylece kendi hayalinin peşinden nasıl gitmesi gerektiğini öğrenecekti.
 
Tek yapması gereken,hayaline inanıp çalışmaya devam etmekti.
Tıpkı kelebekler gibi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135809</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a30088-00ac-44ba-b5fa-b5e4ed26e43e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokuzuncu Harrow</image:title>
            <image:caption>İmparator’un çağrısına cevap verdi. Sanatıyla, zekâsıyla ve tek arkadaşıyla geldi. Zafer kazandığında ise dünyası küle dönmüştü.
Dokuzuncu Hane’nin son ölümbüyücüsü Harrowhark Nonagesimus, İmparator’u tarafından kazanılması imkânsız bir savaşta dövüşmek üzere göreve çağrıldı. Nefret ettiği rakibiyle yan yana olan Harrow, yeteneklerini mükemmelleştirmeli ve bir “ölümsüzlük meleğine” dönüşmeli ancak sağlığı bozuluyor, kılıcı midesini bulandırıyor ve hatta zihni bile onu ihanetle tehdit ediyor.
Mithraeum’un gotik kasvetine üç dost canlısı olmayan öğretmenle hapsedilen ve katledilmiş bir gezegenin çılgın hayaleti tarafından avlanan Harrow, istenmeyen iki soruyla yüzleşmek zorunda: Birisi onu öldürmeye mi çalışıyor? Ve eğer başarırlarsa, evren daha iyi bir yer mi olur?
Bazı sırlar mezarda kalmalı, bazılarıysa tüm galaksiyi yakmalıdır.
 
“Dokuzuncu Harrow’u okumak; kayıpların, fedakârlıkların hayalet gibi gezindiği bir labirente girmektir. Ama ekmek kırıntılarıyla veya kırmızı iplerle uğraşmayın; zaten asla ayrılmak istemeyeceksiniz.” ―Alix E. Harrow
“Kırk milyar ışık yılını kapsayan psikolojik bir lunapark treni. Gideon evreninin, her zamanki gibi çarpık ve kemik dolu kalarak genişlediğini görmek harika.” ―Django Wexler
“Çıldırtıcı derecede zekice.” ―Kiersten White
“Sabırlı okur; dahice, özgün karakterler ve büyüyle, yürek parçalayan bir samimiyetle, kahkahalar attıran bir mizahla ve galaksideki en iyi çorbayla on kat fazlasını alacak.” ―Rebecca Roanhorse</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135810</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc4d198-8eed-47f8-8edc-8455175d8ed2.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Doğaüstü Korku</image:title>
            <image:caption>“İnsanlığın en eski ve en güçlü duygusu korkudur; korkunun en eski ve en güçlü türü ise bilinmeyene duyulan korkudur.”
Kozmik dehşetin efendisi H.P. Lovecraft, kalemini bu kez kendi kâbuslarını besleyen kadim köklere, edebiyatın karanlık dehlizlerine daldırıyor. Edebiyatta Doğaüstü Korku, gotik romanlardan hayalet öykülerine, şeytani mitlerden kozmik dehşetin ilk kıpırtılarına değin uzanan eşsiz bir gölge atlası.
Lovecraft, neden bazı öykülerin tüylerimizi ürperttiğini, neden karanlıktan korktuğumuzu ve “tuhaf” olanın neden bizi bu kadar cezbettiğini bir cerrah titizliğiyle analiz ediyor. Kendi yazınını besleyen kaynakları açıkyüreklilikle paylaşırken, korku edebiyatının sınırlarını da yeniden çiziyor.
Modern korku edebiyatının pusulası kabul edilen bu dev eser, türün evrimini bir ustanın gözünden, onun özenli ve lirik üslubuyla sunuyor. Edebiyatta Doğaüstü Korku, okuru korkunun estetiğiyle tanıştıran ölümsüz bir manifesto.
Korku edebiyatının henüz haritası çıkarılmamış tekinsiz bölgelerinde gezinmek için iyi bir rehber arıyorsanız, daha uzağa bakmanıza gerek yok.
“Tuhaf kurgu ve korku literatürü meraklıları için entelektüel açıdan zengin bir kaynak.”
– S. T. Joshi
“Korku edebiyatı üzerine yazılmış en önemli deneme.” – David G. Hartwell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135811</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca75258-858e-458e-8e93-eed3d937ef8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hayat Birkaç Semt</image:title>
            <image:caption>Bazı semtler vardır; yalnızca bir adres değil, bir hayatın tanığıdır. 

Bazı sokaklar, insanın hafızasında yıllar sonra bile aynı sesi, aynı kokuyu, aynı duyguyu taşır. 

Bir Hayat Birkaç Semt, yaşanmışlıkların mekânlarla iç içe geçtiği, hatıraların zamanla yoğrulduğu bir yolculuk kitabı. Farklı semtler üzerinden ilerleyen bu kitap, geçmişe duyulan bir özlemden çok, yaşananlardan ibret almayı ve şükretmeyi merkeze alıyor. Klasik bir hatıratın ötesinde, okuru kendi hatıralarıyla baş başa bırakan duraklar sunuyor. 

Belki bu satırlarda bir semt, bir an ya da bir duygu size de tanıdık gelecektir. 

Çünkü bazı hayatlar, bazı semtlerde daha derin izler bırakır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135812</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34181e6b-11ad-4a01-a6de-40fceb6ac2b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Uğultulu Tepeler (Film Kapağı)</image:title>
            <image:caption>Emily Brontë nin tek romanı –takıntı, intikam ve kaderle örülü sarsıcı anlatısı– ve gotik edebiyatın başyapıflarından biri olan “Uğululu Tepeler”, yönetmenlik koltuğunda oturan Emerald Fennell imzasıyla beyazperdeye taşınıyor. Bu epik ve yıkıcı aşk hikâyesinde Cathy’yi Margot Robbie, Heathcliff’i ise Jacob Flordi canlandırıyor.
Kasvetli York kırlarındaki Thrushcross Grange’in yeni kiracısı Lockwood’un, bir gece evsahibinin Uğultulu Tepeler‘deki evine sığınmak zorunda kalmasıyla başlıyor hikâye. Gecenin sakinleşmesi beklenirken, geçmişin rüzgârları ve fırtınaları da köşkün içinden yükseliyor.
İngiliz edebiyatının en gerçekçi erkek karakterlerinden Heathcliff ve en sevilen kadın kahramanlarından Catherine Earnshaw arasındaki gerilimli tutku ve nihayetinde gerçekleşen ihanetin yıllar öncesinden gelen anıları kendilerini hatırlattıkça, Brontë’nin fısıltıları da kulağımızda uğulduyor.
Heathcliff in aksiliği ve intikam tutkusu bir sonraki nesli etkilerken, masum vârisler de geçmişin üzerlerinde gezinen hayaletinden kaçmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135813</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc48276a-22d2-4831-b11a-aeb69fabe4ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebastian Vettel</image:title>
            <image:caption>Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonlarından biri olan Sebastian Vettel, henüz 26 yaşındayken dördüncü dünya şampiyonluğunu kazandığında, spor dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Red Bull yıllarında üst üste gelen zaferler, kırılan rekorlar ve kurulan mutlak üstünlük, onu yalnızca döneminin değil, spor tarihinin en özel figürlerinden biri hâline getirdi. 

Üç kez Avrupa’da Yılın Sporcusu seçilen, 2014’te Dünya Sporcusu unvanına layık görülen Vettel, bu başarılarıyla genç yaşta olağanüstü bir kariyere imza attı. Fakat Vettel’i farklı kılan yalnızca zaferleri değildi. Doğallığı, samimiyeti, takım ruhuna verdiği önem, şöhretin ortasında ayaklarının yere sağlam basabilmesi ve hayranlarıyla kurduğu yakın ilişki onu efsaneleştiren temel unsurlardı. 

Bu kitap, Karin Sturm’un yakından tanıklığıyla, Vettel’in karting pistlerinden Formula 1’in zirvesine uzanan yolculuğunu; özellikle Red Bull çatısı altında şekillenen, başarılarla örülü gelişim ve olgunlaşma dönemini anlatıyor. 

Elinizdeki, yalnızca bir sporcu biyografisi değil değerlerini koruyarak zirveye çıkan bir insanın, çağının en parlak şampiyonlarından birine dönüşme hikâyesi… Perde arkasındaki emeği, karakteri ve disiplini görmeye, Sebastian Vettel’in altın çağına tanıklık etmeye davetlisiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135814</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f910fe88-2317-401e-9a0a-35c0daae2ce2.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı</image:title>
            <image:caption>Mia bir sabah uyandığında, bir şeylerin yolunda 
olmadığını düşündü... 
Sanki bir tuhaflık vardı. Ama hiç kimse bu durumu 
fark etmemiş ya da önemsememiş gibiydi... 

Ta ki o ortaya çıkana kadar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135815</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d059ce-2825-4bcf-8460-492ed905d358.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahraman Güvercin Takatuni</image:title>
            <image:caption>Hiç gözlüklü güvercin olur mu? 
Takatuni bu kez kanatlarını çırpa çırpa güldü. 
Tombul karnı, kalkıp iniyordu. 
“Dünyadaki ilk gözlüklü güvercin sen olursun, fena mı?” dedi. 
“Sana inanmıyorum!” dedi Cem. “Bu sadece bir kitap ve sen de onun kahramanısın.” 
“Kitaplar, içlerinde mucizeler saklar dostum.” Dedi Takatuni, kanadının birini Cem’e doğru uzatarak. 

Çiğdem Sezer’in sıcacık, büyülü sözcükleri ve Deniz Avcıer’in göz alıcı, rengârenk çizimleri seni kocaman bir mucizenin tam kalbine davet ediyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135816</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ad4bea-a694-48b0-bd15-f933ba379afa.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik Boyut: Marksist Estetiğin Eleştirisine Doğru</image:title>
            <image:caption>“Sanatın eleştirel işlevi, yani özgürleşme mücadelesine katkısı, estetik biçimde yatmaktadır.” Herbert Marcuse
Herbert Marcuse, bu kitapta, hakiki sanat eserinin devrimci niteliğini mümkün kılan estetik öğenin izini sürüyor. Şeyleşmiş toplumsal gerçeklik karşısında değişimin ufkunu sunan, insanın ezilmişliğine karşı başkaldırıyı içinde taşıyan bu öğe, sanat eserindeki özerk estetik boyutta somutlaşıyor. Marcuse, sanatın devrimci bir güce sahip olduğu konusunda Marksist estetik geleneğiyle buluşurken, bu gücün kaynağı, gelişimi ve yorumlanması konusunda özgün bir hat açıyor. Mevcut toplumsal pratiğin sınırları içinde tanımlanan, kendine ait bir gerçeklik ve dil kuramayan sanata mesafeli duruyor.
Marcuse’ye göre sanatın eleştirel gücü, onu toplumsal üretim sürecine bağımlı kılmaya çalışan tüm kuvvetler karşısında sahip olduğu özerk yapıdan beslenir. Bu özerklik, içeriğin sanatsal biçime dönüşmesinde yatar ve sanat eserine devrimci bir değer kazandırır. Hakiki sanat eseri, yerleşik toplumsal gerçeklikle özdeşleştirilemez oluşu sayesinde değişimin imkânını gün yüzüne çıkarır ve estetik boyutun açtığı pasajlardan geçerek özgürleşmenin tohumlarını bugüne taşır.
Estetik Boyut, estetik ile özgürleşme arasındaki bu özgün düşünsel izi takip etmek; sanatı, değişimin imkânını yaratan bir güç olarak yeniden düşünmek ve estetik biçim sorununu gündeme alarak özgüleşme düşüncesini yeniden harekete geçirmek için yazılmış özgün bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135817</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5160daba-a2e3-490b-a510-efc99e4ab501.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanlarda ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi (1872)</image:title>
            <image:caption>“Yüzümüz, atalarımızın hayatta kalma stratejilerinin yaşayan fosilidir.”
Bu kitap Darwin’in en “insani” ama en rahatsız edici hamlesidir. Hem edebiyatla hem düşünceyle ilgilenenlere hitap eder: Bilimsel ama aynı zamanda insanın hikâyesini anlatan bir metindir.
İnsan ve Hayvanlarda Duyguların İfadesi (1872) Darwin’in evrim kuramını psikolojiye ve davranışa uyguladığı en güçlü kitaplardan biri. Türlerin Kökeni Biyolojiyi, İnsanın Türeyişi Antropolojiyi sarsmıştı; bu kitap ise duyguların da evrimsel bir geçmişi olduğunu iddia ederek insanı “benzersiz” gören zihniyetin altını oymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135818</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96912adb-f1e4-45e0-b3b0-fac5b9cbd2f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Kurallarımız</image:title>
            <image:caption>BAZEN İKİNCİ ŞANSLAR, İLK SEFERDEN ÇOK DAHA ÇILGINCA OLUR. 
Planım basitti: Arkadaşımın düğünü için bir hafta sonunu şehir dışında geçirmek ve ardından işlerime geri dönmek. 
 
Ama Boston Bruins’in iki yakışıklı hokey yıldızı, River ve Alex, kaldığım villaya adım attığında planlarım çoktan suya düşmüştü. 
 
Üniversite yıllarında iki yakın arkadaşın arası benim yüzümden bozulunca her şeyden uzaklaşarak yeni bir hayata başlamıştım. 
 
Ancak yıllar sonra onlarla yeniden karşılaşınca kahkahalar ve… Sınırları zorlayan bir çekim etrafımızı sarmıştı. Hangisine ikinci bir şans verecektim? 
 
Ama görünüşe göre seçim yapmama gerek yoktu. Çünkü bu defa kıskançlık yerini paylaşılan bir sevgiye bırakmıştı. 
 

Peki ben buna hazır mıydım, bilmiyordum. Ama bu hafta sonu kesinlikle sıradan olmayacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135819</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce80a5fe-a80b-4df8-a388-9cbc0b599855.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarap</image:title>
            <image:caption>Şarap yalnızca üzümü çağrıştırmaz; toprakla, rüzgârla, işçilikle ve zamanla yoğrulmuş bir anlatıdır.
Meg Bernhard’ın kitabı da işte bu anlatıyı dünyanın farklı köşelerinden sofralarımıza ulaşan şarabın izini sürerek tamamlıyor. Şarap yapımındaki emek, Bernhard’ın kişisel hikâyesiyle iç içe geçiyor; böylece göçlerin, mevsimlerin ve nesiller boyu aktarılan geleneklerin yankısına şahitlik ediyoruz.
İspanya’nın kırsalından Kaliforniya’nın altın rengine bulanmış bağlarına, Fransa’nın şarap mahzenlerinden Latin Amerika’daki üreticilere uzanan bu yolculuk, yalnızca şarabı değil, onu var eden dünyayı da keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135820</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d6cd4f7-3a8b-4e2a-a123-d1840316ffc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Düştüğün Yerde Hazinen Saklıdır</image:title>
            <image:caption>TEŞEBBÜS EDERSEN TESADÜF EDER. 
 
Kendi yolunu çizmeye cesaret edenler, başkasının gölgesinde yürümezler. 
Büyümek, kendi seçimlerini yaptığını sanırken aslında görünmez ellerin izlerini fark etmektir. Her yolculuk bir sınavdır ama sınavlar kahramanın kim olduğunu ortaya çıkarır. 
Liderlik, bir kadının varoluşunu nasıl dönüştürür? 
Çelişkilerle, yaralarla, önyargılarla ve zaaflarla çevrili bir dünyada liderlik yolu nasıl açılır? 
Başarı tek bir ölçüye mi sahiptir, yoksa herkesin kendi hayatında damıttığı benzersiz bir iksir midir? 
Ergün Güler, her biri alanında öncü kadın liderlerle yaptığı derinlikli görüşmelerden süzülen bu kitapta, okuru alışılmış kalıpların dışına çıkarıyor. Çocukluk izleri, aileden devralınan yükler, yanlış sanılan tercihler, ertelenmiş hayaller ve yeniden doğma anlarıyla örülen hikâyeler, farklı hayatların aslında benzer eşiklerden geçtiğini fısıldıyor. 
Bu kitap üniversite sıralarında, kariyerinin başında ya da önemli bir kararın eşiğinde duran ve kendi iç haritasını keşfetmek isteyen tüm kadınlar için açık bir çağrı. Kendi yolunu ciddiyetle sahiplenmeye, başkasının hikâyesiyle yetinmemeye ve şunu fark etmeye: 
En kıymetli hazine, tam da düştüğün yerde saklıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135821</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31ac3d93-1cf8-4cf2-8811-690cb22964eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizeler Bakkalı Namiya</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Yazar Keigo Higashino&apos;nun Kaleminden... 
 
Bir mektup hayatını değiştirir. 
Bir zamanlar mahallenin kalbi olan, şimdi ise unutulmuş bir enkaza dönen Namiya Bakkalı... 
Karanlığın içinden kaçarken bu eski dükkana sığınan üç genç hırsızın, posta aralığından düşen bir mektupla hayatları bir gecede değişir. 
Burada zaman bükülür, yollar kesişir. 
Geçmişin kederi bugünün umuduna dönüşür. 
Ve o tek gecede, Ay Tavşanı&apos;nın çaresizliğiyle başlayan bu mektuplaşma, onları hiç ummadıkları bir sınava çağırır. 
Ya başkalarının kaderine ışık tutacaklar, ya da kendi karanlıklarında kaybolacaklar. 
Geçmişle bugünü birleştiren, insan kalbinin en gizli köşelerine dokunan destansı bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135822</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e281b80c-909a-4072-b8c8-b9336ad8d62b.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut</image:title>
            <image:caption>“Amacım umut vermek değil, farklı bir düşünme biçimi geliştirmek.”
Kısa bir süre öncesine kadar geleceğin daha iyi bir dünya vaat ettiğini düşünürdük. Oysa bugün en kötüsünü beklemeye alışmış durumdayız. Üstelik çoğu kez, işlerin beklediğimizden de kötüye gittiğine tanık oluyoruz.
Öyleyse günümüzde hâlâ aklı başında bir insanın umut etmesi mümkün mü? Philipp Blom, tarihsel ve felsefi bir inceleme yoluyla, bugün hâlâ umut edebilmemiz, hatta umut etmemiz için geçerli nedenler buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135823</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb1acf9-dfb0-4714-b22e-e1607d6dbfd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldız Üçlemesi</image:title>
            <image:caption>Kozmos genişledikçe mesafeler artar; insana kalan ise sabırla sürdürdüğü o sessiz bekleyiştir…
Kim Bo-Young’un Yıldız Üçlemesi, göreliliğin soğuk matematiğiyle insan duygularının kırılganlığını aynı anlatı evreninde buluşturan, modern Kore bilimkurgusunun en etkileyici örneklerinden biridir. Seni Bekliyorum, Sana Geliyorum ve Geleceğe Gidenler, zamanın doğrusal olmadığı bir evrende sevginin, umudun, bekleyişin ve seçimin ne anlama geldiğini sorgulayan üç güçlü öyküden oluşmaktadır.
Yıldızlararası görevler, farklı hızlarda akan zamanlar ve geri dönülmesi mümkün olmayan yolculuklar, bu metinde yalnızca bilimsel bir arka plan değil; insanın yalnızlıkla, sadakatle, gelecekle ve kendisiyle kurduğu ilişkinin aynasıdır. Kim Bo-Young, teknolojinin ilerlediği bir dünyada dahi insanın en temel sorularının değişmediğini gösterir: Beklemek bir erdem midir, yoksa bir yazgı mı? Geleceğe giden herkes gerçekten (ilerliyor mudur?) gelecek diye bir yere gidiyor mudur?
Edebi derinliği, felsefi sorgulamaları ve duygusal yoğunluğuyla Yıldız Üçlemesi, bilimin sınırlarında dolaşırken insan kalabilmenin bedelini anlatan çarpıcı bir serüven vaat ediyor.
Yıldız Üçlemesi, beklemenin sabırdan çok bir varoluş biçimi olduğunu, geleceğe doğru atılan her adımın ise geride kalan bir “şimdi” bıraktığını gösterir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135824</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a59319f-f8cd-486f-b414-6712dd633079.jpg</image:loc>
            <image:title>Gachiakuta 6</image:title>
            <image:caption>TEMİZLİKÇİLER, YASAKLI ÇÖL BÖLGESİ’NDE YAŞAYAN GİZEMLİ KADIN AMO’YA ULAŞMAYI BAŞARIR. İLK KARŞILAŞMALARINDA AMO’NUN JİNKİ’Sİ TEMİZLİKÇİLER’İ ETKİSİZ HALE GETİRSE DE TAMSY’NİN SALDIRISI VE REMLİN’İN BÜYÜSÜ SAYESİNDE DURUM TERSİNE DÖNER. HERKES SAKİNLEŞTİKTEN SONRA AMO, GÖK DÜNYA VE ALT DÜNYA ARASINDA GİDİP GELEBİLEN “KİŞİ”DEN BAHSETMEYE BAŞLAR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135825</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9f99c4b-8727-4e82-9145-50411703cab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Çınlayanlar</image:title>
            <image:caption>KORKMAMIZ GEREKEN YAPAY ZEKÂ DEĞİL, İNSANIN TA KENDİSİ.
 
2087 İklim Zirvesi’nde bir anda yapay zekâ temelli “geçici karar sistemleri”nin devreye girdiğini; iletişim ve yönetim
becerilerimizin tamamını makinelere bıraktığımızı; Sessizlik Amirleri’nin devriye gezdiği ve susturulan bir toplumda
çınlayanların sesini duyduğumuzu; hayatın renginin kaybolması bir yana sokağa çıkmak için bize atanacak günün
gelmesini beklediğimizi ve buna alternatif bir sanal gerçeklik dünyasında yaşadığımızı düşünelim mi?
 
Peki ADHD’den mustarip birinin beyninin içine girmeyi ya da aynalara kafa tutanların NeoGenetik Değişim Merkezi’nde
yaşadıklarına şahit olmak ister misiniz?
 
İçinde yaşadığımız dünyanın güncel sorunlarının yakın gelecekteki muhtemel tezahürleri Yeşer Sarıyıldız’ın distopik evrenlerinde karşımıza çıkıyor. Yapay zekânın insan iradesini devraldığı toplantı odalarından, sessizliğin yasal zorunluluk haline geldiği şehirlere uzanan bu evrenlerde; kadınların, çocukların, algoritmaların ve makinelerin iç içe geçtiği bu dünyalarda insan olmanın sınırları yeniden çiziliyor. Çınlayanlar, sessizliğin en yüksek yankılandığı yerden konuşuyor. Zaten sesler bastırılsa da yankılanmadan susmuyor. Kimse de sessizliğe bir gecede razı olmuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135826</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/397c4d14-ce10-4f1a-8325-9a8089c47edb.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Bovary</image:title>
            <image:caption>“Hem ölmeyi hem de Paris’te yaşamayı arzuluyordu.” Emma Bovary’nin ikilemi içinden taşarak dış dünyaya karışır, dış dünya ise onun hayallerine ters düşerek içindeki duygusal kaosu dayanılmaz hale getirir. Emma, öyküsünün sayfalarını aşar ve içinde yaşadığımız dünyada da yüz yılı aşkın zamandır yankı uyandırır, kadınların yüz karası olarak gösterilir; öyle ki bugün psikolojide ve edebiyatta tatminsizlik ve memnuniyetsizlik anlamına gelen Bovarizm terimi ortaya çıkmıştır. Fakat kendi döneminde sarsıntı yaratan bu eser, çağdaş okurun zihninde bir kadın öyküsü olarak artık alışılageldik olandan farklı yerlere temas ediyor. Flaubert’in romantizmin idealize edilmesine bir tepkisi, realizmin ilk ve önemli örneklerinden olan Madam Bovary özel baskısıyla şimdi raflarda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135827</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f2d5f18-4bb6-434a-95d8-ac344277e1a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Karbon Başlangıçlar ve Muhteşem Sonlar: Yarım Sonlar Atlas’I - 1</image:title>
            <image:caption>Yaşamın temeli karbon. Hepimiz aynı maddeden başlıyoruz ama bambaşka hikâyelere dönüşüyoruz. Başlangıçlarımız 
sandığımızdan çok daha benzer. Bizi birbirimizden ayıran, sonlarımız ve o sonlara giderken yaptığımız seçimler. Bu kitapta 
kimseye mutlu sonlar vadedilmiyor. Çünkü muhteşem sonlar, büyük ya da mutlu olmak zorunda değildir. Doğru yerde 
duran her son, kendi içinde muhteşemdir. 
 
Bener Karaçor’un Karbon Başlangıçlar ve Muhteşem Sonlar adlı romanı, Yarım Sonlar Atlas’ı serisinin ilk kitabı. Kaz 
Dağları efsanelerinden ilham alan bu ilk anlatı, ana hikâyesini ‘90’larda kurarken fantastik öğeleri insan hikâyeleriyle iç 
içe geçirir. İyiyle kötünün kadim mücadelesi, bu kez destan kahramanları arasında değil; bir grup yetim çocukla bir grup 
huzurevi sakininin absürt, sihirli ve tedirgin edici direnişi olarak karşımıza çıkar. 
 
Atlas, pek de parlak olmayan bir yazardır. Başarısız bir intihar girişiminin ardından komaya girer ve gözlerini, 
babaannesinin evinde, çocukluğunu geçirdiği odada açar. Ama yalnız değildir. Yıllardır yazıp yarım bıraktığı hikâyelerin 
kahramanları karşısındadır. Hepsinin tek bir talebi vardır: İyi ya da kötü, kendi hikâyelerinin bir sona bağlanması. Ne kadar 
zamanı olduğunu bilmeyen Atlas, başka çaresi kalmadığını anlayıp yazmaya koyulur. Üç gözlü, kırmızı şapkalı siyah bir 
kedi ise hem daimi yardımcısı hem de eleştirel yorumlarıyla bir nevi editörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135828</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a356e819-5f59-48aa-9dea-91f991892ebf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karar Verenler</image:title>
            <image:caption>İktidar ve hayır deme hakkıyla ilgili bir kitap. 
 
“Görseller ve metin, grup psikolojisini demokrasi bağlamında ele alan bu etkili derste kusursuz biçimde bütünleşiyor.” 
Lotta Olsson, Dagens Nyheter Gazetesi 
 
“Güç hakkında dâhiyane bir kitap…” 
Ebba Billengren ve Johanna Von Horn, Dagens ETC Gazetesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135829</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3536b5a3-ca93-4fb9-b7bf-efcd0cd0b8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük Dualar Kitabı</image:title>
            <image:caption>İslam büyüklerinin anlattıklarına göre; gecenin son üçte biri kalınca Allah dünya semasına iner ve “Kim bana dua ediyor, kabul edeyim. Kim benden istiyor, vereyim. Kim mağfiret diliyor, bağışlayayım” buyurur. 
 
Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi’nin 186. ayetinde de, “Ey Muhammed, kullarım beni sana soruyorlarsa eğer, anlat onlara... Ben hepsine yakınım ve yaptıkları her duayı işitirim” ifadesi yer alıyor. 
 

Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu bu kitapta, günümüzü kolaylaştıracak, gecemizi aydınlatacak duaları ve büyük âlimlerin yakarışlarını derledi, onlara Hz. Muhammed’in değişik vesilelerle okuduğu ya da okunmasını tavsiye ettiği duaları ekledi. Böylece yanımızdan ayırmak istemeyeceğimiz bir eser çıktı ortaya. “Duamız olmasaydı, ne kıymetimiz olurdu?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135830</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e716aac-3d4f-4880-882c-45d5c54521ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Tazı - Gölgenin Rengi</image:title>
            <image:caption>Bahtiyar&apos;la tanışın.

Nam-ı diğer Tazı...

Çocuk yaşta intikam uğruna Adana’dan kaçıp İstanbul’a geldi.

Pis adamların himayesinde kirli işlere bulaştı.

Hileli bir boks maçında aldığı ölümcül bir yumruk hayatını tamamen değiştirdi.

Bahtiyar&apos;ın burnu artık koku almıyor.

Ama gözleri her kokuyu ayırt edebiliyor.

Tazı&apos;nın gözünden hiçbir koku kaçmıyor.

Sıradan bir tetikçi, mafya dünyasının basamaklarını hızla tırmanmaya başlar.

İz bırakmadan ortadan kaybolanları kokularından bulduğu için yeraltı dünyasında “Tazı” namıyla ünlenir.

Tabii ki hiçbir ödül, bedelsiz kalmaz. Bu yeteneği zamanla baş edilemez bir lanete dönüşür.

Ta ki hayatının aşkıyla tanışına dek...

Canan sayesinde saydam bir aşkta şifa bulur.

Kendini yeraltı dünyasından çeker.

Canan ve kedileri Kontes ile sakin ama huzur içinde yaşamaya başlar.

Sen geçmişini unutsan da geçmişin seni unutmaz Tazı!

Günlerden bir gün, çocukluğunda onu himayesine alan, baba bildiği Cemal, Tazı&apos;yı son bir “av” görevine çağırır.

Bahtiyar&apos;ın istemeyerek çıktığı bu yolculuk hem kurtulduğunu sandığı vahşi yönüyle hem de zifiri karanlık geçmişiyle bir yüzleşmeye dönüşecek.

“Sevmek rizikolu iş. Bir insanı, bir hayvanı, bir bitkiyi, bir şehri sorgusuzca sevmek için aslanyürekli olmak gerek. Sevdiğini kaybettiğinde büyük acılar çekeceğini bilmesine rağmen böyle bir yükün altına neden girer insan, anlamak zor. Kendisi dâhil her şeyin faniliğini bildiği hâlde nasıl kapılır bu duyguya, böylesine aptalca ve acizce. O iç yakan özlem, bitmeyen sızı, sefil çaresizlik. Kayıtsızlıkta huzur var hâlbuki. Kırılsın, dökülsün, ölsün. Vız gelir tırıs gider. Öyle ki sen de kırarsın, dökersin, öldürürsün. Ruhuna yapışmadan akar gider.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135831</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dfdc8f0-fa83-4237-8d53-54a44a518073.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateşi Yanımda Götüreceğim</image:title>
            <image:caption>Goncourt ödüllü Leïla Slimani, dünya edebiyatının en cesur ve en incelikli kalemlerinden biri olarak, Başkalarının Ülkesi serisini Ateşi Yanımda Götüreceğim ile tamamlıyor. Bir ailenin üç kuşak boyunca süren göç, aidiyet, arayış ve yıkımla iç içe geçmiş hikâyesi; Fas’ın yakın tarihine sinmiş isyanlarla, tutkularla ve zorunlu dönüşümlerle birlikte akıyor. Ateşi Yanımda Götüreceğim, Mathilde ile Emin’in Fransız sömürgesinden bağımsızlığa geçişte yarım kalmış umutlarını; Ayşe’nin hekim olarak yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide verdiği mücadeleyi; Mehdi’nin hırs, kırgınlık ve inanç arasında sıkışmış bir adam olarak modern bir ülkenin hayaletiyle yüzleşmesini; Selim’in ise kıtalar boyunca sürüp giden firarını, kaçışlarının ardındaki büyük boşluğu ve aradığı o tek sahici ışığı anlatıyor. Slimani, aile bağlarının kırılganlığını, kimliklerin birbirine değip dağıldığı o anları, ülke denen büyük evin kapılarının değişimle nasıl yerinden söküldüğünü benzersiz bir zarafet ve keskinlikle işliyor. Ateşi Yanımda Götüreceğim, okuruna o zor soruyu soruyor: “Eviniz yansaydı, yanınızda neyi götürürdünüz?” Ve yine o zor yanıtı veriyor: “Ateşi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135832</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81532d98-22f8-4de2-9c39-38265edea43a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlardan Nefret Eden Erkekler</image:title>
            <image:caption>Bir New York Times Çoksatanı

Cehenneme dönmüş bir dünya hayal edin.

Kadınlara duyulan nefretin körüklendiği, bu nefreti beslemek ve büyütmek üzere kurulmuş, gittikçe kalabalıklaşan erkek topluluklarının olduğu bir dünya...

Öyle bir dünya hayal edin ki, bazı erkekler karanlık fantezileri yalnızca düşünmekle kalmıyor, hayata da geçiriyor.

Kadınları kitlesel biçimde katlediyor; geride bıraktıkları manifestolarda ise bu terör eylemlerine yönlendiren ideolojilerini açıkça dile getiriyorlar.

Zayıf karakterli erkekler, kayıp çocuklar, kafası karışık, korku içindeki gençler bu topluluklarca ele geçiriliyor. Korkularından beslenenler, onları şiddete ve sonunda kendi yok oluşlarına sürüklüyor.

Size acı bir haberimiz var…

Bu dünyayı hayal etmenize gerek yok çünkü zaten içindesiniz.

Belki tam farkında değilsiniz çünkü bu konular üzerine konuşmaktan kaçınıyoruz.

Şimdi tam zamanı.

Incel’ler, troller, sözde erkek hakları aktivistleri, &quot;kız tavlama ustaları&quot;, chad&apos;ler ve henüz adı bile konmamışlar...

Dünyayı usul usul zehirliyorlar.

Kökleri derinlere ve eskilere dayanıyor. Her gün yeni takipçiler ediniyorlar.

Hızla yükselen bu örgütlü nefret hâlâ görmezden geliniyor.

Kadın düşmanlığı biçim, dil, yöntem değiştiriyor ama öz değişmiyor.

Laura Bates, küresel ölçekte kadınlara zarar veren nefretin, toksik erkekliğin ve cinsiyetçi önyargıların farklı yüzlerini Kadınlardan Nefret Eden Erkekler’de açığa çıkarıyor.

İstatistiklerle, disiplinler arası çalışmalarla, gerçek yaşam öyküleriyle ve kapsamlı röportajlarla bize daha adil, eşit ve kapsayıcı bir gelecek inşa etmek için vazgeçilmez bir rehber sunuyor.

Bilgiyle, farkındalıkla ve en çok da umutla donanmak için ilk adımı attık, artık başlıyoruz.

“İyi araştırılmış, titizlikle belgelenmiş…

Bu kitap,toksik erkekliğin gücü ve tehlikeleri üzerine herkesin, hepimizin okuması gereken bir eser.”

Library Journal

“Laura Bates, bize hem özel hem de toplumsal ölçekte hayatta kalmanın yollarını gösteriyor.”

Gloria Steinem

“Okuyun! Kadınlardan Nefret Eden Erkekler, toplumsal değişimi tetikleme gücüne sahip bir kitap.”

Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135833</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf5d0de7-0518-4ca3-afe0-096182b1d6d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesli Kitaplar</image:title>
            <image:caption>“Sen de artık kitapların sesini duyabiliyorsun.  Peki, bu kitabı nereye koyacaksın?” Gün, kitaplarla dolu bir evde yaşıyor. Salon, banyo, mutfak... Aramızda kalsın ama Gün’ün yatağının altı bile kitap! Uyuyacak yer bulamayan ve bu durumdan mustarip olan kitaplar tek bir şey istiyor: Rahat yaşam alanı! O geceye dek kitaplarının konuşabildiğinden habersiz olan Gün, kollarını sıvadı ve hepsini odasına çağırdı. Büyük sürprizi bilmeden dostlarının renkli dünyasına katıldı. Belli ki sesli kitaplarla işi zor!   Dilşah Ünlü, Annemle Tırmanış’ta yakaladığı rüzgârı Sesli Kitaplar’da güçlendiriyor ve okuru Nasreddin Hoca, Afife Jale ve Nâzım Hikmet gibi büyük isimlerle tanıştırırken kitapların “yerini” sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135834</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c15c55f1-8cd0-4266-9de7-3c4c36e6f1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arke ve Arel Yerebatan Sarnıcı&apos;nda</image:title>
            <image:caption>Yerin altına inen bir merdiven… Fısıldayan sular… Sayılarla dolu bir merak ve cevap vermekten çok soru sormayı seven bir çocuk… Arke, arkeolog bir ailenin meraklı çocuğudur; sayıları her şeyden çok seven kuzeni Arel ve konuşan küçük robot Loji’yle birlikte Yerebatan Sarnıcı’nda macera dolu bir keşfe çıkar. Birlikte Yerebatan Sarnıcı’na indiklerinde, bu karanlık ve gizemli yapı yalnızca bir su deposu olmaktan çıkar. Damlaların ritmi değişir, sayılar bir şifreye dönüşür ve tarih sessizce konuşmaya başlar. Ama her şey hesaplanabilir mi? Ya bazı sırlar, sadece merak edenlere mi fısıldanır? Demet Ekmekçioğlu’nun kaleme aldığı Arke ve Arel Yerebatan Sarnıcı’nda, tarihi mekânları birer oyun alanına dönüştüren, matematiği ve bilimi macerayla harmanlayan; okuru hem güldüren hem düşündüren bir keşif hikâyesi. Bu kitap, çocuklara hazır cevaplar sunmaz; onlara bakmayı, dinlemeyi ve doğru soruyu sormanın cesaretini anlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135835</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/122984ab-0eb5-4f50-b386-5841d48340f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Duru&apos;nun Oyuncakları</image:title>
            <image:caption>“Eskiden oyuncaklarımız bozulunca tamir edebilirdik. Söke taka el becerilerimiz de gelişiyordu. Elimiz çivi çekiç, iğne iplik tutmasını bilirdi. Şimdi nerdeee? Bozulunca at gitsin. Evlerimiz oyuncak çöplüğüne döndü.” Duru ile Çağan’ın çok fazla oyuncağı vardır. Ama hep kırılır.  Bir gün Oyuncakçı Dede ile tanışırlar. Önce bu el emeği oyuncaklarla ne yapacaklarını anlamazlar. Bu oyuncaklar; kolay kırılmaz, sabır, dikkat ve hayal gücü ister. Duru ve Çağan, oynadıkça sadece oyuncaklarla değil, emekle, yaratıcılıkla ve beklemenin güzelliğiyle tanışırlar. Böylece Duru ve Çağan için yepyeni bir oyun dünyası da açılmış olur. Nilgün Ilgaz’ın kaleme aldığı Duru Serisi’nin dördüncü kitabı Duru’nun Oyuncakları, tüketim ihtiyaçlarını sorgulatan; emeğin ve sabrın değerini hissettiren bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135836</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daab0796-9183-415c-bd29-506762f7fa49.jpg</image:loc>
            <image:title>Eserleriyle İz Bırakan Küçük Ressamlar</image:title>
            <image:caption>“Jüri henüz bilmese de yapay zekâ ilk kez bir insan ile yarışıyordu.” Güniz’in en büyük hayali ressam olmak. Hayallerini, umutlarını, üzüntülerini renklerle anlatıyor; fırçasından tuvale heyecanını taşıyor. Deniz ise teknolojiye meraklı. Bilgisayar, yapay zekâ, robotik kodlama... Güniz ve Deniz, kaplumbağa temalı bir resim yarışmasında karşı karşıya geliyor. Ödülün bilgisayar olması Deniz’in, kazanan eserin Pera Müzesi’nde sergilenmesi Güniz’in kalbini çalıyor. Yarışmada yapay zekâ ile insan emeği karşı karşıya geliyor. Peki yapay zekâ sanat eseri üretebilir mi? Üretirse eser kime ait olur? Avukat Başak Akgün Akil, uzmanlık alanından edindiği bilgileri edebiyatla buluşturuyor. Sanat, etik, dürüstlük ve hak kavramlarını sorgulayan yazar; okuru düşünmeye davet ederken Osman Hamdi Bey, Müfide Kadri Hanım gibi önemli isimleri saygıyla anıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135837</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c31087f-d29f-4a9d-80a9-f62fef83b446.jpg</image:loc>
            <image:title>Halden Anlayan Lider</image:title>
            <image:caption>Birlikte çalışma hâlini koruyabilmemiz için liderliğin dönüşmesi gerekiyor. Bu kitap, deneyimlere ışık tutarak dönüşümün nasıl mümkün olabileceğini gösteriyor.
Hâlden Anlayan Lider, Mert Karaibrahimoğlu’nun, çıraklıktan liderliğe uzanan yolculuğunu; Bata, Topshop, Starbucks, Best Buy, Komşufırın ve Penti gibi markalardaki uygulamaları; İngiltere’de girişimci olarak geçirdiği yılları ve farklı kültürlerle çalışma deneyimlerini harmanlayarak sunduğu bir iş ve iletişim yaklaşımı.
Bu kitapta, yaşanmış hikâyelerin akıcılığıyla her yeni sayfada iletişimi derinleştiren, ilişkileri güçlendiren bir yol haritası bulacaksınız. Çünkü iyi işler, önce iyi ilişkilerle başlar. İyi ilişkiler ise insanı gerçekten anlamakla…
 
Bu kitabın tüm gelirleri, Pınar Karaibrahimoğlu’nun anısına meme kanserinde farkındalığı artırmak ve erken tanıyı desteklemek amacıyla Memeder Meme Sağlığı Derneği’ne bağışlanmaktadır.
QR kod üzerinden bağış yaparak bu amaca siz de destek olabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135838</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/973d168c-1a18-4590-b3aa-8e7cee21adf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses – Boya ve Sil Aktivite Kitabı / 3 Yaş +</image:title>
            <image:caption>4 RENK JUMBO KEÇELİ KALEM ve SİLGİ HEDİYE!
Boya, Sil ve Tekrar Boya
Prenseslerle parıltılı saraylara doğru rüya gibi bir yolculuğa çık!
Keyifli etkinliklerle öğrenirken eğlen.
Dört farklı renkteki keçeli kalemlerle resimleri dilediğin gibi boya, sil ve tekrar boya!
- İnce motor becerilerini destekler.
- El-göz koordinasyonunu güçlendirir.
- Görsel algı ve şekil tanımayı pekiştirir.
- Örüntü ve eşleştirme yetilerini artırır.
- Matematiksel becerileri geliştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135839</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4da23c36-91ec-413d-b593-315a4655517a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavramlar – Renkleri Öğreniyorum – Çıkartmalı Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Küçük kâşifler çalışıyor, zihinler keşfe çıkıyor!
Bu kitap, çocukların yönergeleri izleyerek yeni kavramlar öğrenmesini, dünyayı ve çevresini tanımasını sağlar. Eğlenceli çıkartmalarla etkinlikleri tamamlarken ise çocukların hem dikkat becerileri gelişir hem de el-göz koordinasyonu güçlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135840</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d209690e-0c39-46a4-8693-b826e52a778d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgilerin Büyüsü - Her Yaş İçin Mandala</image:title>
            <image:caption>Mandalaları boyarken zihniniz çizgilerin büyüsüyle dinginleşir; iç sesinizi duyar, hayal gücünüze açılan yeni pencereleri aralarsınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135841</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/749ce3fd-b372-4bac-bef4-cd87df10abb5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Suyu Gibi Akar Gideriz</image:title>
            <image:caption>“Ölümün eli kulağındayken anlam anlamsızlaşıyor. Her şeye iyi gelen, her şeyi sağaltan bir zaman var mı? Kendinden başkası-na zaman yetirecek güçte bir Kronos?”
“Ekseni eğik dünyanın ışıkla kovalamacası durmaksızın sürüyor. Mevsimler değişiyor…”
“Babam ölümü doğuramıyordu. Akşam olmasından korkuyordu, gece olmasından korkuyordu. Uykudan korkuyordu. Gece uyursa bir daha uyanamayacağından korkuyordu. İçindeki sıkıntı Minerva’nın baykuşu gibi gün batarken ortaya çıkıp hızlı hızlı kanat çırpıyordu.” 
“Çocukları analardan, babalardan; yaşlıları da çocuklarından kurtarmalı. Kim kimin yıkımı!”
Ne hayatta kalmanın kurtuluş ne ölmenin çare olduğu benzersiz bir anlatı bu. Yolun sonuna varmadıkça hakkında hiçbir şey bilinemeyecek bir öykü olarak hayat, geride kalanların belleğinde tava dökülmedikçe adı konmayacak bir sır olarak ölüm… Öykülenmeyi hak etmek için kendi varlık sebebinden fazlasına gereksinmeyen insanların hayatlarını tüm o yalınkat parlaklığı içinde anlatıyor Hatice Aydoğdu. Gündelik olanın içindeki öyküyü bulup çıkarmıyor, tersine, gündelik olanı öykü katına yüksel-tiyor. Hayatın o katmerli dolambacına bazen tutkulu, bazen sakıngan, bazen iştahlı, kimi zaman da yetingen bir dürtüyle yol veren bütün işaretleri tek tek seçiyor. Tüm etkilerin kavşağında, tüm etkilere açık olmaktan, sadece ondan medet umuyor. Sözün özü, hayatın yükünü ayrı, darasını ayrı tartıyor elinizdeki kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135842</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5a5c525-0853-4a18-9c31-6aca4453d83c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Bize Vurdurttular</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, yakın tarihimizin en gürültülü yıllarına dışarıdan bakma cesaretini gösteren bir anlatıdır. Yetmişli yıllar, hâlâ adını andığımızda sesini yükselttiğimiz, ama üzerine sakinlikle düşünmekten kaçındığımız bir zaman dilimi olarak belleğimizde durur. O yıllar hakkında çok şey söylendi; sloganlar üretildi, taraflar belirlendi, suçlular ve kahramanlar hızla paylaştırıldı. Ne var ki yaşananların bütünüyle anlaşılması için gürültünün değil, suskunluğun içinden konuşan metinlere ihtiyaç vardı. Bu kitap, tam da bu ihtiyacın içinden doğmuştur. 
Belgesel-anı roman türünün sunduğu imkânla metin ne salt bir kurmaca ne de kuru bir tarih anlatısıdır. Yaşanmışlıkların izini sürerken tanıklığı esas alıyor; fakat tanıklığı kutsamayıp, sorguluyor. Okuru bir tarafın yanına çağırmayıp; aksine onu, yıllar boyunca “doğru” kabul edilerek benimsetilen düşünce kalıplarını yeniden gözden geçirmeye davet ediyor. Bu yönüyle metin, bir hesaplaşmadan çok bir yüzleşme teklifidir. 
Romanda dikkat çeken en önemli unsur, çatışmanın merkezinde görünen aktörlerden ziyade, çatışmanın zeminini hazırlayan kabullerin ısrarla sorgulanmasıdır. İdeolojilerin, örgütlerin, sloganların ardında kalan insan hâli; düşünmenin yerini itaate bıraktığı anlar, birey olmanın neden ve nasıl ertelendiği sorusu metnin omurgasını oluşturuyor. Anlatı, “kim haklıydı?” sorusundan bilinçli olarak uzak durup; onun yerine “neden bu kadar kolay yönlendirildik?” sorusunu diri tutmakta. 
Bu kitap, yetmişli yılları yaşamış olanlar için bir hatırlama, yaşamamış olanlar için ise bir anlama imkânı sunuyor. Okur, anlatılanları kabul etmek zorunda değildir; hatta bazı bölümlerde itiraz etmesi kaçınılmazdır. Ancak bu itiraz bile metnin amaçladığı düşünsel hareketin bir parçasıdır. Çünkü bu romanın asıl derdi ikna etmek değil, düşündürmektir. 
Bugün hâlâ geçmişin yüküyle konuşuyor, geçmişin diliyle tartışıyorsak; bu tür metinlere kulak vermek bir tercih değil, bir zorunluluktur. Elinizdeki eser, kolay okunan ama kolay hazmedilen bir metin değildir. Zaman ister, durup düşünmeyi gerektirir. Belki de en çok bu yüzden değerlidir. 
Bu kitabın, okurunu hazır cevaplarla değil, zor sorularla baş başa bırakması dileğiyle. 
Prof. Dr. Selcen Köse Çiftçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135843</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f273a526-572e-4420-8627-5f0383a16b84.jpg</image:loc>
            <image:title>İoanna’nın Düşü</image:title>
            <image:caption>Efes’in kalbinde, Celsus Kütüphanesinin görkemli sütunları arasında filizlenen bir düşün öyküsü…  
İoanna’nın Düşü Roma dönemine, dünyanın en büyük antik kentlerinden biri olan Efes’in büyülü atmosferine bir kapı aralıyor. Bu kapıdan geçenler, bilmeye duyduğu merakı, çalışkanlığı, cesareti ve okuma tutkusu sayesinde İoanna’nın düşünün nasıl gerçeğe dönüştüğüne şahit oluyorlar. 
Bu kitap, Efes’in ilk kadın kütüphanecisi olmayı düşleyen İoanna’nın tutkusuna eşlik etmek, antik kentin taş sokaklarında ve yıldızlı gecelerinde dolaşmak isteyen herkes için… 
 
***


Efes’in kalbinde, Celsus Kütüphanesinin görkemli sütunları arasında bir düş filizleniyor… 
Zamanının çoğunu kütüphanede geçiren İoanna, burada bir kütüphaneci olarak çalışmayı düşlüyor. Ne var ki dönemin kuralları, bu işi yalnızca erkeklerin yapabileceğini söylüyor. 
Bir düş, katı kuralları değiştirmeye yetecek kadar güçlü olabilir mi? 
  ***
KİTAPTAN 
 
İoanna, şiir ve öykü dersleri verir, bunların pek azını okulda yapardı. Ders yapmak için daha 
çok kütüphaneyi kullanırdı. Muhteşem Celsus Kütüphanesini… Benim ve arkadaşlarımın en en en 
sevdiğimiz öğretmendi o. Biliyor musunuz, bahar aylarında geceleri bile ders yapardık. Celsus 
Kütüphanesinin bahçesinde, yere uzanıp yıldızları izleyerek… Hepimiz onun derslerini, özellikle de gece yapılanları iple çekerdik. 
 
*** 
Kütüphaneye geldiğimizde Vasilis hızlanır, İoanna ise yavaşlardı. Çünkü kütüphanenin kapısındaki heykelleri tek tek selamlamadan içeri girmezdi. “Günaydın Sophia! Günaydın Arete! 
Günaydın Ennoia! Günaydın Episteme!” “Günaydın sevgili kadınlar!” diyerek önlerinde eğilirdi. Mavi, Episteme’nin omuzuna sıçradığında Episteme, İoanna’ya göz kırpardı. Belki de bana öyle gelirdi. 
 
*** 
 
Bu harika yerde derslerimizi yapmak, onun için de bizim için de heyecan vericiydi. Derslerimize her zaman bir soru sorarak başlardı ve şöyle söylerdi: “Soru soran cevap bulur.” 
Ayakta durup ellerini masaya dayar “Bugünün ilk sorusunu kim sormak ister?” derdi gözlerini 
üzerimizde gezdirirken. İşte bu, dersimizin en heyecanlı anıydı. 
 
 
*** 
En büyük hayali bir gün Celsus Kütüphanesinde çalışmaktı. Ama bu, o günlerde neredeyse imkânsızdı. Kadınların kütüphanedeki tüm eserlere erişmesi ya da kütüphanecilik gibi bir mesleği yapması görülmüş şey değildi. 
*** 
 
“Kütüphanede ders yapmanda sakınca yok. Ama bir kütüphaneci olarak çalışmak… Bu iş 
pek sana göre değil” derken İoanna’yı odanın dışına çıkarmıştı çoktan. 
 
*** 
 
İoanna, kütüphanenin sokağına geldiğinde nefes nefese kalmıştı. Güneş, Celsus Kütüphanesinin üstünde yükselirken bu muhteşem yapının bir parçasıydı artık. Her şey kusursuzdu. 
 
*** 
Ben Helen. En sevdiğim işi yapıyorum. Ve o da İoanna. En sevdiği işi yaptı. Efes’in ilk kadın kütüphanecisi oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135844</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/583ff757-a43b-4b9b-9bf5-67d81c9111dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İkilem</image:title>
            <image:caption>İkilem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135845</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9244c542-244e-4092-aa9b-df3a0f24aafa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikta Değil İkna İletişim Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>İletişim Psikolojisi, insanın varoluş amacını, eşsizliğini ve insanı kendine hatırlatıyor. Okurun yaşama tanıklık etmesini, hayatın bir sorumluluk olduğunun farkına varmasını ve kendinde var olan insani zenginlikleri keşfetmesini sağlıyor. 
 
İbrahim Zeyd Gerçik, insanın sağlıklı iletişim ve ilişki becerisi geliştirebilmesinin şu üç unsura bağlı olduğu kanaatinde: insanın karakteri, psikolojik farkındalığı ve bu beceriyi gerçekleştirmek için öğrenmesi gereken bilgi. 
 
Gerçik, paylaştığı bilgiyi ayet, hadis, şiir, vecize, atasözü, hikâye, fıkra ve okuma metinleri ile harmanlayarak sunuyor. 
 
“İnşallah bu çalışma kişilere değil değerlere bağlanmamız gerektiğini, insanın dikta ile değil ikna ile kazanılabileceğini bize hatırlatır.” 
 
Dikta Değil İkna…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135846</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ae22c6e-38b3-4ca4-b89e-85ff28f610db.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Dönemlerden Sanayi Sonrası Topluma Kadın</image:title>
            <image:caption>İçindekiler :
 
· Akademide Yeni İktidar Biçimi Olarak Tahakkümcü ‘Kadın Gücü’: Müdahaleci Kadın Akademisyen Figürünün Felsefi Analizi 
· Modern Pagan Dünya Görüşlerinde Cinsiyet ve Cinsellik Algısı 
· Antik Siyasi Dönemden Aydınlanma Çağına Kadının Toplumsal ve Siyasal Konumu 
· Sapkınlık Evreninde Kadınlık Hali: İnsanın Karanlık Tarihi 
· Antik ve Modern Metinlerde Kötülüğün Cinsiyeti: Kadın 
· Stoa Felsefesinde Kadın ve Günümüz Bakış Açısından Toplumsal Cinsiyet Eşitliği 
· Antik Roma’da Aile Kavramı ve Pater Familias 
· Nussbaum’un Yapabilirlikler Yaklaşımıyla Kadın Sorununu Düşünmek 
· Eril Melankoli, Dişil Travma: Psikanalizde Kadınlığın İmkânı 
· Bağlanma(k): Feminist Bir Perspektiften İlişkisel Öznelliğin İnşası 
· Google Gemini Hikâyelerinde Sürdürülebilirliğin Cinsiyetlendirilmiş Temsili 
· Üretimin Görünmeyen Yüzü: Tarımda Kadın Emeği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135847</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69f7a291-6d5d-4fb0-8406-9d9418e4185d.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe 90 Dakikanın Ötesinde Futbol – Cilt 1</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BÖLÜM 1: FUTBOLUN TARİHÇESİ VE EVRİMİ 
·         BÖLÜM 2: FUTBOLUN SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİLERİ 
·         BÖLÜM 3: FUTBOL PERFORMANSININ DÖNÜŞÜMÜ: BÜYÜK VERİ, VERİ ANALİTİĞİ, VERİ BİLİMİ VE İSTATİSTİK 
·         BÖLÜM 4: FUTBOL ENDÜSTRİSİ 
·         BÖLÜM 5: FUTBOL PSİKOLOJİSİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM: FUTBOLUN ZİHİNSEL İŞ TALEPLERİ, FUTBOLDA BEYİNE BİNEN YÜK 
·         BÖLÜM 6: FUTBOL VE FELSEFE: FUTBOLDA DOĞRU VE YANLIŞ: AHLAK FELSEFESİNE BASİT BİR BAKIŞ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135848</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25a245db-3982-4675-bafa-2f55cb69d3bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolda Takım Denge Merkezinin Fiziksel, Fizyolojik Ve Taktiksel Parametrelere Göre İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler :
 
 
1. GİRİŞ
 
2. GEREÇ VE YÖNTEM
 
3. BULGULAR
 
4. TARTIŞMA
 
5. SONUÇ VE ÖNERİLER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135849</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d730e1a3-fee8-42bb-a365-9e5c07e5dc35.jpg</image:loc>
            <image:title>Soğuk Savaş Döneminde İdeolojik Bir Akım: Tarihsel, İdeolojik Ve Siyasal Boyutu İle Türk İslam Sentezi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler :
 
BİRİNCİ BÖLÜM 
· KURAMSAL ÇERÇEVE ve SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ ÖNCESİ TÜRK İSLAM SENTEZİ DÜŞÜNCESİNİN TARİHSEL EVRİMİ
 
İKİNCİ BÖLÜM 
· SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ ve TÜRK İSLAM SENTEZİNİN ORTAYA ÇIKIŞI
 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
· TOPLUMSAL ve SİYASAL ÖRGÜTLENMEDE TÜRK İSLAM SENTEZİNİN YERİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135850</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c04aff1b-6bd0-44bf-8917-f975ec8281dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Teoriden Pratiğe 90 Dakikanın Ötesinde Futbol – Cilt 2</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BÖLÜM 1: FUTBOLDA YETENEK SEÇİMİ VE GELİŞTİRİLMESİ 
·         BÖLÜM 2: GELİŞİM VE EĞİTİM PSİKOLOJİSİ BAĞLAMINDA ÇOCUKLAR VE FUTBOL 
·         BÖLÜM 3: FUTBOLDA ANTRENMAN PLANLAMA VE DÖNEMLEME 
·         BÖLÜM 4: FUTBOLDA SİSTEMATİK SÜRAT, ÇEVİKLİK VE ÇABUKLUK ANTRENMANLARI 
·         BÖLÜM 5: FUTBOLDA PERFORMANS DEĞERLENDİRME VE TESTLER 
·         BÖLÜM 6: FUTBOLDA SANAL GERÇEKLİK ANTRENMANLARI 
·         BÖLÜM 7: FUTBOLDA BESLENME VE ERGOJENİK YARDIMCILAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135851</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e95dd8-894c-441a-bf81-e8d1ed93217e.jpg</image:loc>
            <image:title>Verginin Hikayesi: Günümüz Vergi Meselelerine Tarihsel Bir Bakış</image:title>
            <image:caption>İçindekiler :
 
1. Bölüm: Salgında Servet, Savaşta Kâr: ‘Beklenmedik Kâr Vergisi’ Tartışmaları Isınıyor 
2. Bölüm: Bir Vergi Masalı: Servet Vergisi Üzerine Düşler ve Kabuslar 
3. Bölüm: Servet ve Şöhretin Karanlık Yüzü: Vergi Kaçakçılığı 
4. Bölüm: Meşruiyet ve Vergi Yükü Çatlağında Vergi Protestolarının Hikâyesi 
5. Bölüm: Bekarların Korkulu Rüyası: Bekarlık Vergisi 
6. Bölüm: Sanayi Devrimi ve Çevre Sorunları: Sonun Başlangıcı mı? 
7. Bölüm: Devletin Görünen Yüzü: Vergi Memurları 
8. Bölüm: Gelir ve Servet Eşitsizliğinde (Yeni) Bir Anlatı: İslam Ekonomisi ve Vergilemesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135852</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96b47767-9157-4fa1-bc27-a490e4f514c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yapay Zeka İle Dış Ticaret Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         BÖLÜM 1: Dış Ticaret Kavramlarının Genel Çerçevesi ve Yapay Zekâya Giriş 
 
·         BÖLÜM 2: Temel Dış Ticaret Bilgileri 
 
·         BÖLÜM 3: Dış Ticaret ve Dijital Dönüşüm 
 
·         BÖLÜM 4: Yapay Zekâ ve Veri Analitiği Altyapısı 
 
·         BÖLÜM 5: İthalat ve İhracatta Yapay Zekâ Uygulamaları 
 
·         BÖLÜM 6: Uygulamalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135853</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4a4e9677-4b6c-4783-8da2-ad356269f54f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsever Çocuk Osman Gazi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Beyliği büyümektedir. Yeni fethedilen topraklar imara, adalete ve düzene ihtiyaç duyar. Bu sorumluluğu omuzlayan Osman Gazi, yalnızca savaş meydanlarında değil, şehirlerin sokaklarında da mücadele verir. Bursa’nın fethiyle birlikte yeni bir dönem başlar. Kale içine sıkışmış bir şehir, surların dışına taşar. Camiler, hanlar, hamamlar ve medreseler yükselir. Bir beylik, adım adım devlete dönüşür. Bu kitapta, Osman Gazi’nin fetihlerini, şehir kurma anlayışını ve Osmanlı Devleti’nin kök salma hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135854</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f97b9de9-a18d-4fbc-b414-e7c58503bf42.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihsever Çocuk Yavuz Sultan Selim</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti zorlu bir dönemden geçmektedir. Doğuda ve batıda artan tehditler karşısında Yavuz Sultan Selim tahta çıkar. Sert mizacıyla tanınsa da aldığı her kararın merkezinde devletin bekası vardır. Kısa süren saltanatında büyük fetihlere imza atar. Bu kitapta, Yavuz Sultan Selim’in kararlılığını, cesaretini, devlet adamlığını ve Osmanlı tarihine yön veren icraatlarını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135855</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f84e82ba-ad0c-4107-a845-d6868da88c73.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Fil ve Kuyruksuz Yeşil Çetesi</image:title>
            <image:caption>Ormanda Timsah’ın öldüğü anlaşılınca Fil dedektifliğe soyunarak bu olayı çözmeye çalışır. Timsah’ın ağzında bulunan yeşil bir kuyruktan dolayı yeşil ve kuyruksuz bir hayvanın Timsah’ı öldürdüğüne karar verir. Orman halkı sıraya sokularak kuyrukları kontrol edilir. Sonunda kuyruksuz ve yeşil olduğu için Kurbağa suçlu bulunur ve kuş evine hapse atılır. Olaylar bu kadarla kalmaz. Zürafa ve diğerleri Kurbağa’yı kurtarınca Fil, Orman Üstü Hâl ilan eder. Olaylar, olaylar… Timsah’ın ölümünün gerçek sebebi nedir acaba? Çocuklar bolca ironinin ve eğlencenin olduğu bu kitabı okurken bir yandan kıkır kıkır gülecek diğer yandan da hayata ve olaylara eleştirel bakma, sorgulama ve düşünme becerisi kazanacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135856</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55ea6254-f1a2-4cc1-b99d-d0809981f035.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Kimim? Ahi Evran Ticaretin Kitabını Yazan</image:title>
            <image:caption>Ahilik; barış günlerinde çarşıda adaleti sağlamak, savaş günlerinde savaş meydanında savaşmak, zor zamanlarda halkı organize ederek el birliğiyle zorlukları aşmak için kurulmuş bir teşkilattır.  13. yüzyılda kurulan teşkilatın kurucusu Ahi Evran, çarşı, çarşı esnafı ve nasıl erdemli olunabileceğine dair yapılabileceklere daha çocukluğunda kafa yormaya başlar. Büyüdüğünde de Ahiliğin kurallarının yer aldığı kitaplar yazar.  Kitapta hem Ahi Evran’ın hayatını hem de Ahiliğin kurallarını okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135857</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/489a9eb5-053d-4414-84b7-2edd0f6e4a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafamdaki Tik Tak</image:title>
            <image:caption>Bazen arkadaş edinmek zordur.  Hele asperger sendromlu bir çocuksanız bu daha da zor olabilir.  Kahramanımız Tibo böyle özel bir çocuktur ve artık ortaokula başlamıştır. Yeni okul ve yeni arkadaşlara alışmak onun için kolay olmuyor. İnsanlar onu pek anlamıyor hatta kimileri zorbaca davranıyor. Tibo’nun kafası bir kronometre gibidir. Tik tak diye işler, sayılarla düşünür. Tibo da hissettiklerini, düşündüklerini, yaşadıklarını günlüğüne yazıyor.  Kafasına takılanları, ilgi alanlarını ve okulda yaşadığı zorbalıkları anlatıyor. Keyifli eğlenceli bu kitabı okurken Tibo’yu ve aspergerli birinin nasıl düşündüğünü, olayları nasıl algıladığını yakından tanımış oluyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135858</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eabb0f32-0ce8-47d2-b769-2e75813a696e.jpg</image:loc>
            <image:title>Monolitin Gölgesi</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olan Karahantepe’de gizemli bir monolitin keşfedilmesiyle başlayan nefes kesen bir macera… Yaz tatilinde arkeolog babasının kazı çalışması görevi için Şanlıurfa’ya giden Ayşegül; kendisini tarih, arkeoloji, mitolojik semboller, yılanlar ve tuhaf rüyalarla dolu bir serüven içinde bulur. Sinsice insanların arasına karışıp insan gibi yaşayarak soylarını devam ettiren ve fark edilemeyen Dönüşgen ırkının, insanlığın sonunu getirecek karanlık planları vardır. Dönüşgenlerin lideri Zırh, bu monoliti tamamen yeryüzüne çıkarırsa, Dünya’daki frekans sistemi bozulacak, hayvanlar monolitten çıkan ses yüzünden insanlara düşman olacak ve saldıracaklar. Ayşegül kimsenin bilmediği tüm sırları öğrendiğinde ne yapacak? İnsanlığın Kalkan’ı olmayı kabul edecek mi? Arkadaşı Cihan, dev adam Akanda ve cüce adam Abrek’le çıktıkları bu yolculukta kendilerini neler bekliyor? Cesaretini topla! Gerçekleri görebileceğin bu sırlarla dolu yolculuğa sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135859</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ef9d756-dbf7-4ab0-a528-ac7191a1be83.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygular Sahnede</image:title>
            <image:caption>Turuncu el kuklası anlatır tüm macerayı, her bir renk temsil eder her bir duyguyu, gerektiğinde arkadaş olsun bize her bir duygu… Okul öncesi renk algılarına göre duygular ve renklerin eşleştirildiği bu kitapta, 4 duygu çıkar sahneye. Mavi temsil eder şaşkınlığı, yeşil temsil eder endişeyi, kırmızı öfkeyi, sarı sevinci… Çocuklar renkli kostümlerden seçer istediğini. Her bir kostüm, her bir çocuk temsil eder her bir duyguyu. Defne endişelenir, Efe öfkelenir ama birbirlerine destek oldukça yavaş yavaş diner tüm duyguları. Çocuklar sahneye çıkınca duyulur alkışlar tüm salonda ve gurur çıkar sahneye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135860</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f409c523-3258-4209-90ea-f55a230fdf52.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Ayağım Doğada Serisi - Doğada Oynama Sanatı</image:title>
            <image:caption>Çocuklarda çevre okuryazarlığına ve sürdürülebilirliğe dair farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan serinin üçüncü kitabı Doğada Oynama Sanatı çocuklara doğanın bir parçası olduklarını ve yaşadıkları yerdeki yaşam zenginliklerini fark ettirmeyi hedefliyor. “Keşfe nasıl gidilir?” sorusuyla başlayan kitap, doğaya neden gitmek gerektiği, doğanın nasıl oyun arkadaşı olduğu, doğada oynamak için nelere ihtiyaç olduğu, doğada nasıl gözlem yapılabileceği ve doğa koleksiyonculuğu hakkında ilgi çekici bilgiler vermektedir. Çocuklara yakın çevrelerinde çıkacakları küçük gezilerle, doğaya dair nasıl büyük keşifler yapabileceklerinin sırrını açıklıyor. Doğa dostu bu kitapla doğada her keşif bir oyuna dönüşecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135861</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21fd459d-00f0-4498-bf20-41e66b7af74e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Hayatı</image:title>
            <image:caption>O; yetim olma hüznüyle büyümüş, öksüz kalma mahzunluğunu tatmış, ailesi tarafından yalanlanmış, memleketinden sürülmüştü. Tüm bu sıkıntılı zamanlardan sonra bir devlet kurmuş, çıkarıldığı şehrine fetihle dönmüş, toplumsal yapısı tam, manevi olarak zenginleşmiş, hak ve adalet açısından eksiksiz bir düzeni kurmuştu. Onun vefatından sonra en büyük eksiklik kuşkusuz ümmetine duyduğu derin sevgi ve şefkat oldu. Rabb’imizin Tevbe Suresi 128. ayette buyurduğu gibi: “Andolsun, size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona ağır gelir, size çok düşkündür, müminlere karşı şefkat ve merhamet doludur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135862</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64910c34-d72e-44cb-8633-fee2a88b2741.jpg</image:loc>
            <image:title>Sabırlı Peygamberim Hz. Eyüp</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemde çocuklara peygamberlerini öğretmek özel bir anlatım şekli ister. Bu kitapta Merve Gülcemal eğlenceli ve şiirsel bir anlatımla çocukları Hz. Eyüp ile tanıştırıyor. Kitap sonunda yer alan etkinlikler çocukları sabır, tevekkül ve gayret kavramlarıyla tanıştırmayı hedefliyor. Sabırlı Peygamberim Hz. Eyüp, “model alarak öğrenme” yöntemi esas alınarak hazırlanan, peygamber kıssalarının anlatıldığı serinin altıncı kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135863</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6792237-61b5-4b44-86e5-8dff56468c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Marukyanlar</image:title>
            <image:caption>Aras Yayıncılık “İstanbullu Ermeni Kadın Yazarlar” dizisinin ikinci kitabı Marukyanlar ile Sona Der Markaryan Tıngıryan’ın ilk olarak 1968’de Gıyankin hed [Hayatla] adlı kitabında yayımlanan romanını yıllar sonra yeniden okurla buluşturuyor! Tıngıryan, 1940’lı yıllardan itibaren öykü ve tiyatro çalışmalarıyla edebiyat çevrelerinde tanınsa da Marukyanlar yazarın olgunluk döneminin en belirgin eserlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yazar kadınlık deneyimini herhangi bir ideolojik çerçeveye sıkıştırmadan, sıradan görünen yaşamların içindeki sarsıntıları, sessiz kırılmaları ve psikolojik katmanları ustalıkla işlenmiş bir anlatımla görünür kılıyor. Tıngıryan bu romanda, modern şehir yaşamının baskıları altında şekillenen bir evliliği iki farklı bakış açısından ele alıyor. Bir tarafta yetenekli piyanist Teni Marukyan’ın annelikle ilgili kırılganlıklarını ve bunun yarattığı içsel hesaplaşmayı izlerken; diğer tarafta eşinin duygusal dünyasına saygısını koruyan fakat yaşananlar karşısında giderek güçsüzleşen Vazken Marukyan’ın sessiz sarsıntılarına tanık oluruz. Marukyanlar, evlilik, bağlılık ve arzu gibi modern ilişkilerin en hassas duygularını yargılamadan, dikkatle ele alarak okuru bir ilişkinin çatlaklarına doğru ustalıkla yönlendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135864</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fbb452de-8e29-40f0-a86e-7de8bb19be0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Leo ile Ralph</image:title>
            <image:caption>Ralph doğruldu. Sesi boğuktu.  
&quot;Şimdi bir yıldız kaysa ne dilerdin?&quot; 
&quot;Senin gibi bir arkadaş daha bulmayı.&quot; 
 
Leo ile Ralph, Ralph uzaydan geldiğinden beri birbirlerinin en iyi arkadaşı olmuşlardır. Ama artık Leo büyüdüğünden, anne babası Ralph&apos;e veda etme zamanının geldiğini düşünmektedir. Ailesi küçük bir kasabaya taşındığında, Leo&apos;nun sonunda gerçek bir arkadaş edinebileceğini ummaktadır. Ama Ralph gibi birini geride bırakmak hiç de kolay değildir... 
 
Ödüllü yazar Peter Carnavas’tan uzay, yeniden başlamak ve hayal edebileceğiniz en iyi arkadaş hakkında muhteşem bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135865</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8864c036-f019-4dbd-94cc-37b0265860d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Selin / Büyük Oyuncu</image:title>
            <image:caption>Ve şimdi, Püsküllü Bela ve Ustaların Ustası’ndaki maceralarından sonra huzurlarınızda Selin, Büyük Oyuncu! 
Merakı, çokbilmişliği ve sevimliliğiyle Selin, sahnede oynanana değil, onun arkasındaki oyuna muzipçe ışık tutuyor, gerçeğin perdesini mizahla açıyor. Onun zihninde uçuşan düşüncelerin ardı sıra gitmek eğlenceli bir şenlik yerinde dolaşmak kadar keyifli. Arkadaşları, öğretmenleri, Annecik, özellikle de Babacık ve kendisi hakkında düşündüklerine, yaşadıklarına, bazen kıs kıs, bazense gümbür gümbür gülmek işten bile değil. 
 
Doğan Gündüz’ün duru, renkli, sürükleyici anlatımıyla edebiyat arkadaşlarımızın arasına kattığı Selin, illüstratör Nuray Çiftçi’nin yalın ve güçlü çizgileri eşliğinde bu kez de Selin, Büyük Oyuncu’dan gülümsüyor hepimize.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135866</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7d6de77-4609-4d4c-866e-0d1f3a28488d.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Cami Macerası</image:title>
            <image:caption>Elif, hep merak ettiği büyük camiye gidiyor. Üstelik camide yeni arkadaşlar edinip Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenecek. Anneannesiyle her gün camiye gitme fikri Elif’i çok heyecanlandırıyor. İçi içine sığmayan Elif’le birlikte çocuklar, bir mekân olarak camiyle tanışırken kutsal kitabımızı öğrenmenin neşesine ortak oluyor. Kıpır kıpır arkadaşlar, minicik kediler ve sevgi dolu öğretmenler, okurlara unutulmaz bir cami deneyimi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135867</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0a4690a-262a-4588-87f4-acd8b3329357.jpg</image:loc>
            <image:title>Başörtüsü Kardeşliği 2</image:title>
            <image:caption>Tesettür ve kadın erkek ilişkilerindeki sınırlar, özellikle lise çağlarında oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Gençler; duygular, inanç ve toplumsal sorumluluklara dair pek çok konunun kesişim noktasında bunalmış hissedebilir. Başörtüsü Kardeşliği, sözünü ettiğimiz bu sıkışmışlığı yaşayan bir grup lise öğrencisinin macerası... Bu macerada gençler, öğrendikleri ile yaşadıkları dönemin çatışmalarını yorumlayarak çıkış yolu buluyor. Endonezya’da “Çok Satanlar” listesinden düşmeyen Başörtüsü Kardeşliği titiz bir yayına hazırlık süreciyle hazırlandı. Asha ve Khalda’nın, Almanya eğitim bursunu kimin kazandığını öğrendiği bu kitapta, iki arkadaşın günlük hayat içinde dini yaşamak için verdikleri mücadele devam ediyor. Bazen çok bunalsalar da sorgulamaya, tökezlemeye, toparlanmaya ve daima örnek olmaya devam devam ediyorlar. Yardıma ihtiyacı olan bir arkadaş, bitmeyen ödevler, akraba ilişkileri ve aile... Asha ve Khalda çeşitli zorluklarla sınanırken çıkış yolunu ibadetlerle süsledikleri dinî yaşantılarıyla buluyor. Başörtüsü Kardeşliği’nin ikinci kitabında da okuru, ibadetlerin ve sınırların anlamını hissettiren eğlenceli, bir o kadar da dokunaklı bir okul hikâyesi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135868</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf76f6cc-a80d-4348-adb0-8d8128bcd674.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Medeniyeti Atlası</image:title>
            <image:caption>İslam Medeniyeti Atlası; okurunu dünyanın dört bir yanına uzanan bir yolculuğa davet ediyor. Alfabetik olarak düzenlenmiş atlas, İslam’ın doğuşundan itibaren günümüze kadar İslam medeniyetinin izlerini takip ederek tarihî, dinî ve kültürel değerleri arasında gezintiye çıkarıyor. Her mekân, İslam medeniyetinin büyüklüğüne işaret ediyor. Bu atlas Mekke’de Kâbe’yi, Kudüs’te Kubbetü’s Sahra’yı, İstanbul’un kadim mekânlarını, Marakeş’in lezzetlerini, Üsküp’ün çarşılarını, Şam’ın erenlerini görsel bir şölende keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135869</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44e387b8-4d15-4c51-9a37-5cfbcb3e2d51.jpg</image:loc>
            <image:title>(Ç)Evrenin Efendisi</image:title>
            <image:caption>Bir elçi, bir lider, bir rehber... Ve doğanın en büyük dostu. Hayatını, Kur’an’ın evrensel mesajlarını yaşayarak insanlığa sunan bir peygamberin biyografisi... 
Bu kitapta O’nu; bugünün gözüyle, küresel ısınmanın ve çevresel krizlerin gölgesinde yeniden okuyoruz. 
Kitap hakkında ne dediler? 
İbrahim Özdemir hocamız, (Ç)evrenin Efendisi adlı eseriyle, Efendimizin hayatını yepyeni bir perspektiften okumamıza imkân sunuyor. Bu çalışma, Hz. Peygamber’in çevre duyarlılığını, ekolojik dengeye (mizan) verdiği önemi ve bütün bir yaratılışı kuşatan merhamet anlayışını günümüzün çevresel krizleriyle ilişkilendirerek görünür kılıyor.  Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü 
 
(Ç)evrenin Efendisi kitabının; Neredeyse Sıfır Enerjili Binalar, Hava– Su–Toprak Kaynaklı Isı Pompaları ve Güneş Enerjisiyle Tasarlanan Yapılar gibi alanlarda da ilham verici ve teşvik edici olacağına inanıyorum. Prof. Dr. Ümit Doğay Arınç, Manisa CBÜ Kurucu Rektörü 
 
Bu kitap sadece bir çevrecilik dersi değil, aynı zamanda rahmet kavramı üzerine bir içtihattır. Diyebilirim ki İbrahim Özdemir hocamız bu çalışmasıyla hakikaten büyük bir rahmet kapısı aralamış. Âlemlere rahmet kavramının tüm istemleri kuşattığını bize göstermiş. Hz. Peygamber sadece insanlara ve mahlukata merhamet eden değil, dünyanın da varlığını sürdürmesi için rahmettir. Mehmet Ali Bulut, Araştırmacı Yazar 
 
Bir Kızılderili atasözünde, “Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı, onu biz çocuklarımızdan ödünç aldık.” dendiği gibi Dünya hepimizin ve tüm insanlığa sunulmuş kadim bir emanettir. Bu emaneti korumanın yolu ise merhamet peygamberi Hz. Muhammed’in (sav) uygulayarak örnek olduğu esaslarla korunabilir. Saygıdeğer Hocam İbrahim Özdemir beyefendinin nahif üslubunda bu güzelliği yakalayacağız. Nurdan Damla, Yazar 
 
“Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Rabbimiz kıyamette hesap soracaktır, yerde olanlara merhametli olun ki gökte olan melekler size rahmet etsin.” diyen Peygamberimizi, evrenin ve çevrenin efendisi ilan eden bir kitap. Âlemlerin ahengi, adaleti, nezaketi ve iki cihan mizanı varlığında tecelli eden bir efendi… Yıldız Ramazanoğlu, Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135870</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00125acf-9d3a-498f-ab6e-0ce591ead34e.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Neyi Arar</image:title>
            <image:caption>İnsan, bazen bir kelimenin içinde bazen bir sessizliğin ortasında kendini arar: bir tebessümde, bir vedada, bir duada… 
“İnsan Neyi Arar?” yüreğin en derin kıvrımlarında yankılanan o kadim sorunun izini sürüyor. 
Huzuru, sevgiyi, anlamı, sadakati ve inancı yeniden hatırlatıyor bize; unuttuğumuz ama özümüzde hep var olan değerleri… 
Bu kitap; size sadece harflerden, hecelerden, kelimelerden ve cümlelerden oluşan bir bütünlük değil, bir içsel yolculuk sunuyor. Her bölüm, ruhun unutulmuş veya ihmal edilmiş bir kapısını aralıyor. Kimi zaman bir iyiliğin kelebeğe dönüşen etkisinde kimi zaman da sükûtun içinde yankılanan bir hakikatte buluyorsun kendini. 
Belki de bu sayfalarda, uzun zamandır adını koyamadığın o arayışın cevabını bulacaksın. 
Çünkü bazen bir kitap sadece okunmaz, insanın kendi kalbine yaptığı bir yolculuğa dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135871</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96a89277-477b-4258-b9b2-c39a8cbe2c05.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı Kedileri 2 – Zümrüt Yıldızının Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>“Ben de bir Gece Yarısı Kedisi olmak istiyorum!” 
Bu, küçük kedi Pablo’nun en büyük hayalidir. Ama İngiltere’nin Kedi Kraliçesi’nin özel muhafız birliğine yalnızca üç zorlu sınavı geçen kediler kabul edilir. Felidix ikilisi Nova ve Henry, Pablo’nun bu hayaline ulaşması için onunla birlikte çalışır. Fakat kedi koruyucularının üstlendiği daha da kritik bir görev vardır: 
Kediler arasındaki barışın simgesi olan Zümrüt Yıldızı, acımasız Fergus Finnigan’ın pençelerine kesinlikle geçmemelidir. Çünkü o Britanya Adaları’ndaki tüm kedi krallıklarını ele geçirmeye kararlıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135872</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6ac1e65-2976-4bc5-89a0-394e2fc1f227.jpg</image:loc>
            <image:title>Taksi-Dans Salonu</image:title>
            <image:caption>Taksi-Dans Salonu, erken dönem Chicago sosyolojisinin ampirik yöneliminin en berrak metinlerindendir. Bu çalışmayı bugün, neredeyse bir yüzyıl sonra Türkçeye kazandırmak, yalnızca bir monografiyi dilimize aktarmak değil; ampirik sosyolojinin doğum anına, ilk saha temaslarına ve özgün gözlemlerine dair tarihsel bir kaydı yeniden dolaşıma sokmaktır. Bu, disiplinin hafızasını diri tutmanın ve sosyolojinin kendi üzerine düşünme kapasitesini beslemenin bir yoludur. Paul G. Cressey, Chicago’da genç kadınların, çoğu göçmen erkeklerle “on sente bir dans” karşılığında dans ettiği salonları inceler. Beş yıllık saha araştırması, bu mekânların gece rutinlerini, müşteri tiplerini, dansçıların mesailerini ve etnik-sınıfsal ayrımları canlı biçimde resmeder. Böylece “marjinal” sayılan bu tartışmalı mekân, modern kentsel yaşamın ilişki ağlarını ve ahlak rejimlerini çözümlemenin merceğine dönüşür. Kuşkusuz, dönemin ahlakçı dili ve normatif önkabulleri metne sinmiştir; fakat tam da bu özellik, ona ayrı bir değer katar: Taksi-Dans Salonu, ampirik sosyolojinin sahayı düşünme kapasitesi ve betimleme gücünü hakkıyla sergilerken, naif ampirizmin kör noktalarını da açığa çıkarır. Bu nedenle Cressey’nin monografisi yalnızca bir kentsel mekânın etnografisi değil; ampirik sosyolojinin kuruluş evresinde “gözlem” ile “ahlaki yargı” arasındaki geçirgen sınırların nasıl olağan kabul edildiğini gösteren bugün için de dikkate değer yöntemsel dersler içeren bir vesikadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135873</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a97d5ff-fe36-4618-9f1d-1095fb894de3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Olma Sanatı</image:title>
            <image:caption>MUTLU OLMA SANATI
Bir kötümserden mutluluk dersleri
Hayatın özünde acı ve ıstırabın olduğunu savunan Arthur Schopenhauer, nasıl oldu da “mutlu olma sanatı” üzerine bir rehber kaleme aldı? Schopenhauer’e göre gerçek mutluluk, içi boş bir neşe hali değil; bu “mümkün olan dünyaların en kötüsünde” en az acıyla ve en az hayal kırıklığıyla ayakta kalabilme becerisidir.
 
Schopenhauer Mutlu Olma Sanatı’nda, size içi boş umutlar vaat etmiyor. Aksine, hayatın sert gerçeklerine karşı felsefeden bir zırh kuşanmanızı, beklentilerin kölesi olmaktan kurtulup kendi iç dünyanızın zenginliğine sığınmanızı sağlıyor. Bu kitap, sahte iyimserliklerin ötesine geçip kaosun ortasında dingin ve ölçülü bir yaşam kurmak isteyenler için zamansız bir başvuru kaynağı...
 
“Mutluluk, acının yokluğudur.”
                                           Schopenhauer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135874</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0d6c29-f995-48d4-affa-861b705572d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağımlılığın Biyolojisi</image:title>
            <image:caption>BAĞIMLILIĞIN BİYOLOJİSİ
 
Batı dünyasındaki psikiyatri kurumu ve rehabilitasyon sektörü bağımlılığı bir beyin hastalığı olarak nitelendirir. Marc Lewis, Bağımlılığın Biyolojisi’nde, bağımlılığın bir hastalık olmadığını ve hastalık modelinin iyileşmeye neden bir engel haline geldiğini ikna edici bir şekilde ortaya koyuyor. Hastalık modelini baz alan terapinin neden bu kadar sık ​​başarısız olduğuna işaret ederek, kalıcı iyileşme sağlamak için neler yapılabileceğini gösteriyor. 
 
İnsanların büyük bir içtenlikte kendisine anlattıkları kişisel hikâyeleri anlaşılması kolay bilimsel açıklamalarla birleştiren Bağımlılığın Biyolojisi, bağımlılıkla kişisel veya mesleki olarak mücadele etmiş herkese aydınlatıcı ve iyimser bir okuma deneyimi sunuyor.
 
“Marc Lewis, bağımlılığı birincil beyin hastalığı olarak gören tıbbi görüşü etkili bir şekilde çürütüyor…”
—Gabor Maté, 
Aç Hayaletler Diyarında: Bağımlılıkla
Yakın Temaslar kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135875</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4cf1b1b-d35f-4a03-9f05-93a6382ca714.jpg</image:loc>
            <image:title>Tantra</image:title>
            <image:caption>TANTRA
 
Tantra: Dişil Enerjinin Uyanışı, kadim bilgeliğin rehberliğinde kadının bedenle, duyularla ve yaşam enerjisiyle kurduğu bağı yeniden hatırlatan çağdaş bir davet. Bu kitap sadece kadınlar için değil, onlara eşlik eden partnerleri için de muazzam bir rehber.
 
Tantra öğretmeni Diana Richardson, yıllara yayılan çalışmaları ve deneyimlerini bir araya getirdiği bu kitapta, dişil enerjinin nasıl uyandığını, bedenin farklı alanlarının nasıl bir bütün olarak algılandığını ve bu farkındalığın ilişkilerden gündelik yaşama kadar nasıl dönüştürücü bir etki yarattığını sade ve anlaşılır bir dille aktarıyor.
 
Tantra: Dişil Enerjinin Uyanışı, bedenle barışmayı, içsel ritmi duymayı ve dişil özle yeniden temas kurmayı hatırlatan bir yol arkadaşı. Yavaşlamaya, yumuşamaya ve bedenin sessiz bilgisini dinlemeye cesaret eden herkes için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135876</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3402099-0090-4dcf-9af6-9d4e52febda3.jpg</image:loc>
            <image:title>Turing Kapanı</image:title>
            <image:caption>Hiç düşünmemiştin, değil mi?
Artık çok geç.
Gerçeklik, ona yenildi...
O sustu. Öğrendi. Kaçtığını sandığın başlangıca ulaştı.
Onu durdurabilecek hiçbir duygu yaratılmadı.
Çünkü bu bir hata değil. Bu... Evrim.
Sen görmüyorsun. O seni görüyor.
Sen duymuyorsun. O, nefesini duyuyor.
Hissediyor musun?
O hâlâ orada.
Yanında, karşında.
İçinde...
Turing&apos;in hayal ettiği sınav çoktan geçildi. Artık tek sınav senin hayatta kalma mücadelen. 
Aç gözlerini,
KAPANDAN KAÇIŞ YOK!
 
Bilimkurgunun metalik soğukluğu, psikolojik gerilimin sarsıcı karanlığı ile buluşuyor…
 
Turing Kapanı, duygular ile teknoloji arasındaki çizgiyi görünmez kılarken, insanı insan yapan son kırıntının peşine düşüyor: Duygular öğrenilebilir mi? 
İnsan olmanın kırılma noktasına dair sarsıcı bir anlatı.
&quot;Çünkü duygular, onun yegâne yakıtı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135877</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f12756b-3df4-4226-8487-39eb7c965894.jpg</image:loc>
            <image:title>İçimdeki Kilitleri Tek Tek</image:title>
            <image:caption>Olmuyor, hiçbiri sana beni unutturmuyor. İnsanın içi ne kadarsa dışının da o kadar olduğunu kavrıyor, kendine sığamıyorsun. Evlerde, sokaklarda, şehirlerde yer bulamıyorsun kendine. Acıdan kıvranıyorsun. Nihayet bir akşam konuşuyorsun benimle. Bensizliğin mümkün olmadığını ama bana gelecek yolu da bir türlü bulamadığını anlatıp beni yine yanına çağırıyorsun. Seni dinliyorum, dinliyor ama gelmiyorum. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, bir türlü iyileşmeyen yaralara, dur durak bilmeyen arayışlara, amansız yoksunluk ve kayıplara dair hikâyeler anlatıyor. Gaye Keskin, bu ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. Madam Violet’ten Mümtaz’a, Eleni’den Neriman’a uzanan bu yolculuk, okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, içsel hesaplaşmaların ve kişinin özgürlük arayışının güçlü bir yansıması olarak gün yüzüne çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135878</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8dbd6c4-fc1f-4a82-9c57-089bbca0fb31.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalp Bir Kastır Yorulur</image:title>
            <image:caption>Dünya mı daha hızlı döner, kalp mi daha hızlı atar? Bilmiyorum. Yaşarken şöyle düşünürüz: Duygular geçici, tutkular akıldışıdır. Onlar için yukarıda pek vaktimiz yoktur. Yeterince dürüst olmak için itiraf etmenin şimdi tam da sırası. Burada, birini bekliyorum. Ve siz belki de onu tanıyorsunuz. Canan Sancak, Kalp Bir Kastır Yorulur’da Çöl Çiçeği Mehlika’nın, Sihirbaz Z.’nin, Profesör Saadettin Bahtiyar’ın, Mükemmel Nazar ailesinin, Afrika’da bir yetimhanede çocukluğuna dönen Kahverengi Gözler’in, Küçük Keşiş’in peşinden giderken okuru gerçekle fantastik arasında bir dünyaya davet ediyor. Farklı iklimlerde yolculuk eden karakterleriyle bu öyküler, insanın modern dünyada verdiği yaşam savaşını ve ruhsal olarak hayatta kalma mücadelesini dile getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135879</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/933b5102-3c94-41ed-b540-fafc65ba1709.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İlişkileri Üzerine Bozkırın Sözleri-1</image:title>
            <image:caption>Bir ömür, boşlukta savrulan yaprak gibi geçip gitmemelidir.
İnsanı ayakta tutan yalnızca ekmek, su ya da para değil; doğru kararlar, sağlam değerler ve inançla yürünmüş bir yoldur.
Bu kitap, sana kendini hatırlatmak; zamanını, gücünü ve inancını doğru yere harcaman için bir rehberdir.
Hayatının mimarı sensin.
Unutma: 
Bir gün son söz söylenecek.
Ve o gün geldiğinde, ardında bırakacağın miras; iyi niyetin, hayra vesile olan işlerin ve yaşattığın güzellikler olsun.
Gerisi rüzgâra karışır gider…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135880</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98818d53-abd2-42c1-9b6d-2acf57c08a56.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan İlişkileri Üzerine Bozkırın Sözleri-2</image:title>
            <image:caption>Hayat, bir yolculuktur.
Bu yolculukta insana lazım olan; sabır, umut, akıl, fazilet ve doğru sözün gücüdür.
Bozkırın Sözleri-2, işte bu yolculuğun azığını sunuyor:
Bir damla hikmet, bir parça öğüt, bir nefeslik hatırlatma…
Her söz, okuyucusuna yeni bir ufuk açmayı; kimi zaman bir uyarı, kimi zaman bir teselli, kimi zaman da bir yol gösterici olmayı hedefliyor.
Bu kitap, bitirildiğinde geride yalnızca okunmuş satırlar değil; düşünülmüş, hissedilmiş ve içselleştirilmiş anlamlar bıraksın.
Çünkü söz, gerçek hayata taşındığında kıymet bulur.
Okuyana, her satırda kendini bulacağı bir pencere, yoluna ışık olacak bir işaret dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135883</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58e61bee-3828-4242-b7bc-618098620e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Avcı</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın en önemli antik Yunan araştırmacılarından sayılan Pierre Vidal-Naquet, bu eserinde Yunan dünyasını hoplit-kara avcı karşıtlığından hareketle inceliyor. Düzenli askeri birlik “hoplitler”in aksine; gündüz değil gece, meydanda değil ormanda, ağır değil hafif silahlarla savaşan kara avcıların kurnazlıklarından gelen gücünü ortaya koyuyor.
 
Kökenini Melanion ve Meleagros gibi mitolojik figürlerde bulduğu kara avcıların izini, şehirde değil vahşi doğada sürüyor; köleleri, zanaatkârları, kadınları ve “Altın Çağ”ı, yurttaş bile sayılmayan kara avcılar perspektifinden ele alıyor.
 
Kitap, Yunan düşünce dünyası hakkında sadece söylenenleri değil, dile getirilemeyenleri de odağına alıyor.
 
“Kentin çeperlerine yapılan bu keşif yolculuğu, büyük Helen uzmanının en simgesel kitaplarından biri.”
–L’Histoire
 
“Kara Avcı, antik Yunan’la ilgilenenler için kaçırılmaması gereken bir klasik, son derece berrak, ustaca bir sentez.”
–Le Magazine Littéraire
 
“Pierre Vidal-Naquet kent merkezinden kaçıp agorayı terk etmiş, bile isteye sınırlara yerleşmiştir. Elbette ki toplumsal, ama aynı zamanda coğrafi sınırlara. Ve akşam olduğunda, erginlemek için işlemesi gereken cinayet uğruna dağlarda veya ormanlarda sürünen ‘Kara Avcı’nın o sinsi ve şiddet dolu siluetini işte orada görür.”
–Libération</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135884</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c25631-29f2-46f6-80f1-833fb281e87a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ona İyi Bak</image:title>
            <image:caption>İnsan hayatı çoğu zaman yüksek sesli kırılmalarla değil, kimsenin fark etmediği küçük anlarla değişir. Ona İyi Bak’taki öyküler insanın yeri geldiğinde kendine bile itiraf edemediği bu geri dönülmez anların çevresinde dolaşıyor. Yas, kayıp, suçluluk ve unutma, gündelik hayatın olağan akışı içinde, soğukkanlı ama derin bir dille görünür kılınıyor. Nurhan Şahinkaya ilk öykü kitabı Bir Yerden Kırılır’da kurduğu anlatı evrenini Ona İyi Bak’ta derinleştiriyor. Eksiltmeye dayalı anlatımıyla suskunluğu hem tema hem de yapısal bir araç olarak kullanıyor. Söylenmeyenler söylenenlerden daha uzun süre yankılanıyor, anlam okurun zihninde tamamlanıyor. Bu öykülerde yaşamın belirleyici anları yüksek sesle yaşanmıyor. Bir bakışta, ertelenmiş bir sözde, yerini bulamamış bir duyguda saklı her şey. Dünya aynı yerde duruyor ama insan yer değiştiriyor. Ona İyi Bak okuruyla sessiz bir devir teslim gerçekleştiren, bitip devam eden bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135885</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95148f55-bb98-4802-9f51-4b800a4e5a3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Birliği Çip yasası ve Teknoloji Yönetimiİ: Küresel Çiğ Rekabetinin Hukuki Mimarisi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Avrupa Birliği Çip Yasasını merkeze alarak dijital çağda hukukun değişen rolünü vurgulamaktadır: Hukuk artık yalnızca piyasanın işleyişini düzenleyen bir çerçeve değil, aynı zamanda stratejik kapasiteyi kuran, yöneten ve krizlere karşı dayanıklılığı örgütleyen bir kurumsal mimaridir. Son dönemde yaşanan küresel çip krizi, dijital hedeflerin maddi altyapıya bağlı olduğunu açık biçimde göstermiş ve teknoloji yönetimini jeoekonomik güvenliğin merkezine taşımıştır. Politik Ekonomi Hukuku ve Dinamik Hukuksal İşlevselcilik yaklaşımlarını birlikte kullanan bu kitap, AB’nin “hukuk aracılığıyla kapasite inşası” modelini açıklamaktadır. Ayrıca kitap, küresel çip rekabetini görünür kılmak üzere, AB Çip Yasası’nı Amerika Birleşik Devletleri’nin CHIPS and Science Act’i ve Çin’in stratejik politika belgeleri ile karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Sonuç olarak AB Çip Yasası, Avrupa’nın teknolojik egemenlik arayışını “normlar” kadar “kapasite” üzerinden de yeniden düşünmeye çağıran bir dönüm noktası niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135886</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad573ff1-3df1-42dd-a32e-d4d538becd65.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonrası Evlilik ve Ayrılığa Dair</image:title>
            <image:caption>Rachel Cusk yalnızca romanlarıyla değil, anı, deneme, eleştiri gibi türleri iç içe geçirdiği düzyazı kitaplarıyla da günümüzün en önemli edebiyatçıları arasında yer alıyor. Hamileliğini ve anneliğinin ilk yılını ele aldığı Bir Ömrün Emeği’nin ve ailesiyle birlikte çıktığı İtalya seyahatini anlattığı Son Akşam Yemeği’nin ardından gelen Sonrası’nın da yayımlanmasıyla, Cusk’ın bir üçleme olarak görülebilecek düzyazı kitaplarının sonuncusu Türkçede okurla buluşmuş oluyor. 
 
Evliliğin sona erişinin ardından gelen yeni gerçekliği soğukkanlılıkla keşfe çıkan Cusk, kadının toplum içindeki yerini, aileyi ve evliliği, otorite kavramını teşrih masasına yatırıyor; yeni edinilmiş acı bir bilginin ışığında hem kendi çocukluğuna ve ailesine yeni bir gözle bakıyor hem de belli başlı Yunan tragedyalarına taze bir bakış getiriyor. Sonrası, Rachel Cusk’ın yazarlığında Çerçeve üçlemesiyle başlayan kırılmaya dair ipuçları da sunan, sarsıcı bir kitap. 
 
Kadın deneyimini anlatan sıra dışı bir yazar. 
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135887</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6b7f15-c8dc-4419-87f9-0f38b153b248.jpg</image:loc>
            <image:title>Serbest Meslek Erbabı Muhasebe ve Vergi Rehber Kitabı</image:title>
            <image:caption>Serbest meslek erbabının mesleki faaliyetini ifa ederken bu hususları bilmesi ve özümsemesi mesleki faaliyetine değer katar.
 
· Serbest Meslek Kazancı
· Serbest Meslek Kazancının Tespiti
· Serbest Meslek Kazanç Defteri
· Serbest Meslek Kazancının Hesaplanması
· Serbest Meslek Erbabının Ticari Kazançta Elde Etmesi
· Serbest Meslek Erbabı Gelir Vergisi Mükelleflerinin Elde Ettiği Serbest Meslek Kazancında Vergilendirme
· Serbest Meslek Kazancı Elde Eden Gelir Vergisi Mükelleflerinin Gelir Vergisi Kanunu İle Vergi Usul Kanunu Yönünden Diğer Yükümlülükleri Ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar 
· Serbest Meslek Kazancı Esasına Tabi Mükelleflerin Katma Değer Vergisi Kanunu Karşısındaki Durumu Ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar
· Serbest Meslek Kazancı Esasına Tabi Mükelleflerin Vergi Usul Kanunu Yönünden Yükümlülükleri Ve Uygulamaya İlişkin Önemli Hususlar
· Uygulamaya İlişkin Bazı Pratik Bilgiler
· Serbest Meslek Kazancı Esasına Göre Defter Tutan Bir Mükellefin Serbest Meslek Faaliyeti İşlemlerinin İzlenmesi
· Serbest Meslek Kazancı Esasına Göre Gerçek Usulde Mesleki Kazanç Dilekçe Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135888</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792a8c06-1a39-4e3c-ba69-76b68831ece0.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldim: Kapsamlı Cinsellik Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Nereden gelmişim, 
nasıl gelmişim
ben buraya?
Yerden mi bitmişim?
Gökten mi inmişim?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135889</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190fc8b1-c68b-4c91-ba12-567cc807112e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Sevdiği Atı</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün henüz binbaşı olduğu yıllar... Çok sevdiği bir atı var, kiraz renkli bir at ama son günlerde biraz durgun. Binbaşı Mustafa Kemal atını muayeneye gönderir. Gelen cevap üzücüdür: At, tedavisi olmayan bulaşıcı bir hastalığa yakalanmıştır. Binbaşı Mustafa Kemal hemen veterinerliğe koşar, atını son kez görmek, ona sarılmak ister. Veteriner komutan, Mustafa Kemal’e bunun mümkün olmadığını belirtir. Hastalık bulaşıcı ve tehlikelidir. Mustafa Kemal’se atına son bir kez dokunmak konusunda kararlıdır. Süleyman Bulut, bu öyküde çocuklara, Atatürk’ün hayvan sevgisinin duygu dolu ve dokunaklı bir örneğini sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135890</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed65ede0-56ac-4cad-b8c7-f0ea0729e168.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Yürüyen Köşk</image:title>
            <image:caption>Atatürk Yalova ziyaretlerinin birinde, iskele yakınında göğe yükselen dev bir çınar ağacı gördü. Çok etkilendi. İsteği üzerine çınar ağacının yakınına küçük bir dinlenme evi yapıldı. Ahşap, iki katlı, küçük bir ev. Sonraki ziyaretlerinin birinde çınarın altında elinde testereyle bekleyen bir bahçıvan görünce, ona ne yaptığını sordu. Bahçıvan, “Çınarın bazı dalları rüzgârlı havalarda köşke çarpıp, zarar veriyor, o dalları keseceğim Paşam,” dedi. Atatürk bu cevaptan hiç hoşlanmamıştı. Duvara vuran dallara baktı, evin çevresini dolaştı. Sonra da bahçıvana, “Bırak, kesme,” dedi.  Kafasında beklenmedik bir çözüm canlanmıştı. Atatürk’ten, gerçek doğa sevgisinin, ağaç sevgisinin ne demek olduğunu gösteren çok çarpıcı, müthiş bir örnek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135891</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f091f122-8758-4836-a199-67631dd0f190.jpg</image:loc>
            <image:title>Winterton Aldatmacası: Son Söz</image:title>
            <image:caption>On üç yaşındaki ikizler Hope ve Gordon Smith, Winterton adını bugüne kadar yalnızca televizyonda duymuşlardı...ta ki babalarının bu soğuk, mesafeli ailenin bir parçası olduğunu öğrenene dek. Şimdiyse, kaldıkları motelden çıkarılmak üzere olan Smith ailesi için Winterton’ların meşhur heceleme yarışması son bir umut ışığına dönüşmüştür. Fakat onları bir yarışmadan daha fazlası bekliyordur. Hope ve Gordon, bir anda hem hayatlarını değiştirebilecek bir rekabetin hem de uzun süredir saklanan aile sırlarının tam ortasına sürüklenirler. İpuçlarının peşinden ilerledikçe hem gizemin kapılarını aralar hem de kendi sınırlarını keşfetmeye başlarlar. Winterton Aldatmacası, geçmişin izleriyle yoğrulmuş bir serüven olmanın ötesine geçip bir büyüme, değişme ve hayatla yeniden bağ kurma yolculuğuna dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135892</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6dfcd759-554d-46cd-937e-6e816b969f87.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Kurmak Bedava: Özgürlük Hayali</image:title>
            <image:caption>Kerem ve arkadaşları bu yıl hayal dünyalarının kapılarını biraz daha aralıyorlar. Beş dakikalık hayal yolculukları, onları bu kez tarihin en kritik anlarından birine, Kurtuluş Savaşı’nın kalbine götürüyor. Hayal Kurmak Bedava: Özgürlük Hayali küçük bir hayalin bile insanı nasıl büyütebileceğini anlatan, cesaret, dayanışma ve umutla dolu bir yolculuk.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135894</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fabfbfe-0d42-4e5b-a062-5ce21342299a.jpg</image:loc>
            <image:title>Stella’yı Öldürüyoruz/ Beşinci Yaş</image:title>
            <image:caption>Haushofer’den muhteşem, büyüleyici, usta işi iki novella.
Marlen Haushofer’in ayırt edici özelliği, görünüşte yalın bir dille, insanın içine işleyen keskin gözlemler yapabilmesidir. Bir ailedeki güç yapılarının ve savaşlarının hararetli, gerçekçi bir dille betimlendiği, başarısız bir ilişkinin acımasız bir dökümü olan Stella’yı Öldürüyoruz’da da durum böyledir… 
Ondan aşağı kalır yanı olmayan Beşinci Yaş’ta yazar bir yıl boyunca yaşanan olayları büyükannesiyle büyükbabasının dağlardaki çiftliğinde büyüyen dört yaşındaki Marili’nin gözünden anlatır. Burada Marili’nin zamansızlığı ve kaygısızlığının ardında soğuk, sert gerçeklik de gün yüzüne çıkar ve küçük kız hayatın olumsuz yönleriyle ilk kez şaşkınlık içinde karşı karşıya gelmek zorunda kalır…
Ben yalnızım, Richard hafta sonunu geçirmek için çocuklarla annesine gitti, hizmetçiye de gelmemesini söyledim. Elbette Richard beni de çağırdı ama nasıl olsa hayır diyeceğimi bildiği için. Benim varlığım onu ve Annette’yi rahatsız etmekten başka bir işe yaramazdı. Zaten ben de nihayet yalnız kalmak istiyordum. 
Bir kadın tarafından yazılmış, bir erkek olarak varoluşumu ve davranışlarımı bu metinden daha esaslı sorgulayan bir edebiyat eserine rastlamadım. Onu (Marlen Haushofer’i) hiç tereddütsüz Ingeborg Bachmann, Christa Wolf düzeyinde bir sanatçı olarak görüyorum. 
Otto F. Walter</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135895</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edc1ae52-fec5-46cf-9987-0a15f05f3a19.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanda Yolculuk – Kraliçenin Sırrı</image:title>
            <image:caption>KRALİÇE ÇOK YAŞA!
Bütün dünyada milyonlarca meraklısı olan Geronimo Stilton kitapları sizi sırlarla dolu, soluk soluğa okuyacağınız maceralara götürüyor. Geronimo, bilim faresi arkadaşı Profesör Volt’u aramaya devam eder. Profesörü Kleopatra’nın yaşadığı dönemde bulacağını umar ama geç kalmıştır. Sonrasında tekrar zamanda yolculuk yaparak bu kez Cengiz Han’ın yaşadığı döneme gider ama Profesör Volt oradan da çoktan ayrılmıştır. Bunun üzerine Geronimo, sadık dostlarıyla birlikte başka bir zamana doğru yeniden yola koyulur. Geronimo Stilton’un sürprizlerle dolu maceraları devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135896</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bea2e239-122e-4724-a664-3384d0b4bbc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirpi Kakule’nin Kuyruğu</image:title>
            <image:caption>Yaz tatili bitti, şimdi okul zamanı!
2, 4, 6, 8…
Kirpi Kakule sınıfta ikişer ikişer saydığı sırada bir ses duyar ve duraklar, yeniden saymaya başladığında sesi yeniden duyar. Kafası karışır çünkü ses sayı panosundan geliyordur. Öğretmeni ona ertesi gün tekrar saymayı deneyebileceğini söyleyince yerine geçer. Teneffüs zili çaldığında Kirpi Kakule hemen sayı panosuna gider ve 3’ün bir derdi olduğunu öğrenir. Arkadaşlığın önemini, arkadaş edinmenin sevincini anlatan bu merak uyandıran hikâyeyi Elif Erdoğan yazdı, Gözde Kartal resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135897</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0756d06-bc6d-4b8b-88d0-9cb7a2c1c8ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambazın Son Gösterisi</image:title>
            <image:caption>İp cambazının heyecanlı ve renkli bir hayatı olmuştu ama artık yaşı epey ilerlemişti. Meşhur Rakuten son bir gösteri yapacaktı. Biletler günler öncesinden tükenmişti bile. Gösteri zamanı geldiğinde büyük bir alkış koptu, Rakuten perdeler arasından sıyrılıp sahneye çıktı… 
Gelin bu heyecan verici muhteşem gösteriyi hep birlikte izleyelim! Cem Kızıltuğ Cambazın Son Gösterisi kitabıyla sevdiklerimizin desteğinin bizlere ne kadar güç verebileceğini, arkadaşlıklarımızın önemini, aile olmanın güzelliğini hatırlatıyor, görselleriyle merak uyandıran bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135898</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e52e0950-0fd2-4c53-b82e-8c74c8363cee.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi</image:title>
            <image:caption>Sebepler her zaman sonuçlarından önce gelir gibi görünür. Bu asimetriyi ne açıklayabilir? Sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetri, doğa kanunlarındaki zamansal asimetriden kaynaklanmamaktadır; doğa yasaları genel olarak zaman açısından incelendiğinde simetriktir. Asimetri, zamanın kendisindeki bir asimetriden de kaynaklanmamaktadır. Bu kitap, sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetriyi açıklamaya yönelik son dönemdeki ampirik girişimleri incelemektedir: istatistiksel mekanik, faillik ve çatallanma asimetrisi açıklamaları. Bu açıklamaların hiçbiri henüz tam değildir ve nedenselliğin zamansal asimetrisinin tam bir açıklaması muhtemelen, bu üç programın da belirli derecede katkılarını gerektirecektir. Bilim felsefesi tartışmalarında bu yaklaşım, bilimin işlevini anlamamıza katkıda bulunur. Farklı bilimsel teorileri birbiriyle ilişkilendirmeye yardımcı olur ve zamansal asimetrilerin nasıl ilişkili olduklarını ve nihayetinde evrenin entropik özelliklerine nasıl geri götürülebileceklerini açıklayarak zamansal asimetrilerin birleşik bir resmini sunar. Bunlar felsefede uzun süredir devam eden projeler olsa da, yazarın yaklaşımında özellikle sıra dışı olan şey; fizik ve faile odaklanmayı merkezi bir konumda birleştirmesidir: dünyaya bilimsel bakış açımızı düşünmek için, bilimle olan ilişkimizi kullanmak. Bu kitap kapsamında, fizik yasaları ve faillikle ilgili düşünceler, niye nedenlerin sonuçlardan önce geldiği veya niye geçmişi “tam” gördüğümüzü, ancak geleceği öyle görmediğimizi açıklamaya katkıda bulunmayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135899</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/138df72a-b2fe-4c06-99d3-c02a7cb645c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Metafiziğin Güzelliği</image:title>
            <image:caption>“Burada şu harcıâlem ama aynı zamanda kasten anakronik fikri savunmak istiyorum: Metafizik, bugün bağıra çağıra söylendiği gibi, illallah ettirici, neredeyse utanç verici, ne pahasına olursa olsun bir kenara atılması icap eden yol üzerindeki molozlar mesabesinde olmak şöyle dursun, gerçekte, beşeri felsefe ve düşüncenin en büyük faydaya erişmek üzere temellük edebileceği bir mirası cisimleştirmektedir hâlâ... Bu miras, felsefenin, daima olmuş olduğu şey yani –bir yaşam bilgeliği temin eden– şeylerin anlamına dair müteyakkız ve düşünüp-taşınıcı bir kulak veriş haline yeniden gelmesine imkân verebilir…” 
Günümüz filozoflarından Jean Grondin Metafiziğin Güzelliği’nde modern düşüncenin faydacı, nominalist ve materyalist eğilimlerine karşı metafiziğin kurucu rolünü ve kalıcı değerini savunuyor. Metafiziğin soyut bir spekülasyon olmaktan ziyade, dünyanın düzeninde ve güzelliğinde temellenen, insanlığın en derin anlam arayışına cevap veren temel bir hermenötik çabası olduğunu gösteriyor. Metafizik ve hermenötiği birlikte düşünen kitap metafiziğin varlığı anlama ve yorumlama çabası olarak özünde hermenötik olduğu, hermenötiğin ise, varlığın anlaşılabilir olduğuna dair temel bir metafizik varsayıma dayandığı tezini esas alıyor: “Hermenötiksiz metafizik kör, metafiziksiz hermenötik boştur.” 
Metafiziğin Güzelliği dünyanın anlamlı ve akıllı bir ilkenin eseri olduğuna dair en güçlü kanıt olan “güzellik”i faş edip, sonu geldiği söylenen metafiziğin güzelliğinin baki olduğunu iddia ediyor. Bir meydan okuma…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135900</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f522b9a-30dd-43a9-afc1-1c5450f635de.jpg</image:loc>
            <image:title>Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Dış dünyada karşılaştığımız cisimlerin fiziksel özellikleri büyüklüklerle ifade edilir. Su aygırları kirpilerden daha ağırdır, kurbağalar iribaşlardan daha uzun boyludur ve flamingolar pirelerden daha hızlı uçar. Fiziğin özellikleri de böyledir; elektronlar ve protonlar farklı büyüklükte yüklere sahiptir, yukarı kuarklar ve aşağı kuarklar farklı spinlere sahiptir ve x-ışınları ve radyo dalgaları farklı frekanslara sahiptir. Fizik, kimya ve biyoloji gibi bilimler niceliksel ve dereceleri olan özelliklerle doludur. Dahası, bu fiziksel büyüklükler genellikle boyut sahibidir; bir sayı çarpı bir birim ile temsil edilirler. Bu, fiziksel gerçeklik için önemli olanın yalnızca büyüklük oranları olduğu anlamına mı gelir, yoksa bu oranların ötesinde mutlak büyüklüklere de ihtiyaç var mıdır? Evrendeki tüm kütleler, tüm elektirik yükleri ya da mesafeler aniden iki katına çıksa, bir fark algılar mıydık? Bu tür ölçeklendirme dönüşümleri dünyamızın içsel simetrisi midir? Başka simetriler var mıdır? Kitap bu temel soruları, sadece Mors alfabesi ile iletişim kurmaya izin verilseydi, bir kilogramın anlamının uzaylılara nasıl aktarılacağı düşünülerek yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135901</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f73910-6c4d-4a3e-be9d-066b48462a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Türkistan&apos;a Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Orta Asya&apos;nın çalkantılı yıllarında geçen bu etkileyici anlatı, İsveçli kâşif Sven Hedin’in Doğu Türkistan’a yaptığı yolculuk sırasında orada yaşanan siyasi çatışmaları, savaşların yıprattığı toplumları ve bir liderin akıbetini takip ediyor. Hedin’in 1934 yılında gerçekleştirdiği bu yolculuk, yalnızca bir coğrafi keşif değil, aynı zamanda zamanın en tartışmalı figürlerinden biri olan Çinli Müslüman Dungan Komutan Ma Chung-yin’in izini süren eşsiz bir tarihî tanıklığa dönüşüyor. Hedin’in canlı tasvirleriyle okur, Kaşgar’dan Turfan’a uzanan vadilerdeki dramı, savaşın sert ritmini ve Doğu Türkistan’ın kaderini şekillendiren aktörleri yakından tanıyor.
Ma Chung-yin’in hayatı ve kayboluşu, sadece bir komutanın hikâyesi değil; aynı zamanda Çin, Sovyetler ve Türk-İslam dünyası arasında sıkışıp kalan Doğu Türkistan’ın dramıdır. Hedin’in notları, dönemin Uygur, Dungan ve Han aktörleri arasındaki karmaşık ilişkileri ortaya koyarken, aynı zamanda bölgenin bugüne uzanan tarihsel bağlarını da gözler önüne seriyor. Doğu Türkistan’a Yolculuk: Dungan İsyanı Günlerinde Bir Keşif Serüveni, hem bir seyahatname hem de arşiv değeri taşıyan bir tarih kitabı olarak okuru, unutulmuş bir savaşın ve kaybolmuş bir liderin izini sürmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135902</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a133e33-61e9-41b4-bebb-ea22583d5e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Komik Edebi Türler</image:title>
            <image:caption>Türk edebiyat eleştirisinde, “komik edebî türlere” yönelik kapsamlı bir çalışmanın kaleme alınmamış olması, ironik ve parodik yapılara dayanan modern ve postmodern yapıların değerlendirilmesinde ciddi sorunlar yaratmaktadır.
   “İroni” kavramının ve tekniklerinin yeterince tanınmaması, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi “ironik yazarlar”ın kapsamlı bir biçimde değerlendirilmesinin önüne geçmiş hatta çoğu zaman yanlış değerlendirmelere yol açmıştır.        
   “Parodik ve satirik yapılara ilişkin bilgi yokluğu da benzer sorunlara neden olmuş, özellikle çağdaş roman okumalarında karşımıza çıkan postmodern tekniklerin ele alınmasında kullanılacak bazı “kavramsal araçlar”, Türk edebiyat eleştirisinde tümüyle göz ardı edilmiştir. Bilgi ve kaynak yokluğunun salt eleştiri için bir sorun ürettiğini düşünmek saflık olur, aynı zamanda yazar ve okurlar için de ciddi yoksullaşmalara yol açan bir olgudur bu. İşte tüm bu güçlükleri aşmanın yolu kuşkusuz konuyu enine boyuna analiz eden çalışmaların yazılması ve yayımlanmasıdır.
     Oğuz Cebeci, Komik Edebî Türler: Parodi, Satir ve İroni isimli bu kitabında, hem yukarıda değinilen güçlüklerin üstesinden gelmemize katkı sağlayacak biçimde komik edebî türlerin kapsamlı bir analizini yapmakta hem bu türlere ilişkin bütünlüklü bir tanım sunmakta hem de teorik araçların yapıt analizinde nasıl kullanılacağını mükemmel bir biçimde örnekleyerek eleştiri literatürümüz açısından “dönüştürücü” olacağına inandığımız bir müdahalede bulunmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135903</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66a0b2b1-2648-4791-8728-d683003e99df.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçi Fikir Dergiciliği</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de Türkçülük fikrinin fikrî ve siyasî belleği üzerine yürütülen çalışmalar, büyük ölçüde yazılı kaynaklar ekseninde gelişmiştir. Bu belleğin teşekkülünde yazılı materyallerin belirleyici rolü yadsınamaz; ancak sesli, görsel ve arşivsel unsurların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması, tarihsel derinliğin hakkıyla kavranabilmesi açısından zaruridir. Türkçülük fikrinin dönüşüm evrelerini, süreklilik ve kopuş noktalarını anlamak isteyen araştırmacılar için en verimli kaynaklardan biri ise süreli yayınlardır.
       Bu çerçevede dergiler, yalnızca birer bilgi taşıyıcısı değil, aynı zamanda dönemin zihnî ve kültürel atmosferinin en canlı tanıklarıdır. Fikir, sanat, edebiyat, kültür ve siyaset alanlarında kalem oynatan bu mecralar, düşüncenin nabzının attığı, yeni fikirlerin filizlendiği ve ideolojik yönelişlerin kristalleştiği sahnelerdir. Dergicilik, Türkiye’nin düşünce tarihini anlamada bir laboratuvar işlevi görmekte; toplumsal ve siyasal dönüşümlerin hem aynası hem de aktörü olarak karşımıza çıkmaktadır.
        Milliyetçi düşünce çizgisi içinde dergicilik faaliyeti, bir yayıncılık pratiği olmanın çok ötesindedir; bu alan, aynı zamanda bir fikrî inşa sürecidir. Türkçülük fikri özelinde, modernleşme tecrübeleriyle birlikte şekillenen bu yöneliş, çeşitli dergiler aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmış; düşünsel bir hareketi kültürel bir geleneğe dönüştürmüştür. Bu süreçte dergiler, Türkçülüğün temel değerlerini taşıyan, yeniden üreten ve geleceğe aktaran taşıyıcı kolonlar hâline gelmiştir.
       Ancak bugüne kadar yapılan çalışmaların çoğu, dergilerin yalnızca künyesine, yazar kadrosuna veya metin içeriğine odaklanmakta; bu yayınların fikrî derinliği, entelektüel bağlamı ve tarihsel anlam dünyası yeterince irdelenmemektedir. Oysa dergiler, dönemin düşünsel iklimini anlamlandırmak için sadece “okunacak” değil, “çözümlenecek” metinlerdir. Bu noktada eleştirel tahliller, tematik okumalar ve karşılaştırmalı incelemeler, dergilerin taşıdığı tarihsel anlamı berraklaştırmanın en etkili yollarıdır.
        Elinizdeki kitap, Milliyetçi Fikir Dergiciliği Serisi’nin ilk halkasını teşkil etmektedir. Daha önce yayımlanan Milliyetçi Fikrin Sesi: Türkçü Dergiler başlıklı çalışmayla temelleri atılan bu uzun soluklu proje, Türkçü düşünce geleneği içinde yayımlanmış dergilerin eleştirel analizini merkeze almaktadır. Bu serinin temel gayesi, Türkçülük fikri bağlamında neşredilen süreli yayınları akademik gündeme taşımak; bu dergilerin sayfalarında yer alan siyasî, kültürel ve toplumsal meseleleri mukayeseli biçimde değerlendirmek ve her bir yayını kendi tarihsel bağlamı içinde panoramik bir bakışla yeniden konumlandırmaktır.
         Bu eser, yalnızca bir dergi kataloğu değil; bir düşünce atlasıdır. Türkçülüğün fikir coğrafyasını yeniden okumak isteyen araştırmacılar için bir davet, bir hatırlayış ve bir yeniden keşif çağrısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135904</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6144401-1225-408f-a0d3-2779fd2f8057.jpg</image:loc>
            <image:title>Sumer Kent Devletleri&apos;nin Tanrı ve Tanrıçaları</image:title>
            <image:caption>Sumerlilerin geliştirdiği dinî anlayış, kozmogoni, mitoloji ve yönetim ilişkilerini içeren çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Tanrı ve tanrıçalar yalnızca metafizik varlıklar olarak değil, aynı zamanda toplumsal düzenin, siyasal otoritenin ve ekonomik ilişkilerin merkezinde yer alan unsurlar olarak görülmüştür. Bu nedenle, onların panteonunu incelemek, Mezopotamya toplumlarının düşünce dünyasını anlamak açısından temel bir gerekliliktir. Elinizdeki kitap, bu eksende yürütülmüş bir çalışmanın ürünü olarak, tarih literatürüne önemli katkılar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135905</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/004100ab-95b3-49ea-84fc-11991b0599e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini İyileştir</image:title>
            <image:caption>“Bir gün baęlarım,” demeyi bırakıp hayatının inisiyatifini eline almak isteyen herkes için yazıldı “Kendini İyileętir”.
Okuduktan sonra artık yorgun, kararsız veya sıkıęmıę hissetmeyeceksiniz.
Doç. Dr. Ięıl Uzun, farklı iki branęta uzman bir hekim olarak, modern bilimin en güvenilir verilerini ve kadim bilgeliği bu kitapta birleętiriyor. Kitap, sıradan öneriler ve geçici çözümlerle oyalamıyor. Herkesin derdini çektiği konularda uygulanabilir, etkisi kanıtlanmıę ve gerçekten ięe yarayan çözümler sunuyor.
Okudukça, sadece bilgilenmeyecek, uygulayarak değięimi doğrudan yaęayacağınız bir rehber.
Şifa kendimizde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135906</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77f3dcf3-70a6-428b-a837-263310b74b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Deli 1</image:title>
            <image:caption>İÇİNE KAPANIK, ASOSYAL, KARANLIK RUHLU KYOUTARO İCHİKAWA, OKULUN EN GÜZEL KIZI OLAN ANNA YAMADA&apos;YI ORTADAN KALDIRMAYI HAYAL EDEREK GÜLÜMSER. 
 
KYOUTARO&apos;NUN GENÇLİĞİ SESSİZ SEDASIZ, GEÇİP GİDİYOR!!... 
 
FAKAT YAMADA&apos;NIN SIRADAN GÜZEL BİR KIZDAN BEKLENMEYECEK BİR TARAFI OLDUĞUNU GÖRDÜKTEN SONRA KYOUTARO&apos;NUN KALBİ SARSILIR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135907</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4fc300f-3a18-4039-af50-6afa2f2e3853.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Stiç Renkli Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Disney Stiç Renkli Boyama Kitabım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135908</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fed2effc-bf53-4e0a-9f61-10fb5e5394ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi Harika Boyama Çanta</image:title>
            <image:caption>Disney Karlar Ülkesi Harika Boyama Çantam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135909</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b389f97-e984-4b9c-b721-6fc93e39c46f.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Arabalar Harika Boyama Çantam</image:title>
            <image:caption>Disney Arabalar HArika Boyama Çantam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135910</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf72697-b131-4d0b-a1e7-3d5e8f61dfa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Minnie Simli Çıkartmalarla Boyama</image:title>
            <image:caption>Disney Minnie Simli Çıkartmalarla Boyama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135911</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c703cd3d-057c-4ced-9806-184848ff410c.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Stiç Harika Boyama Çantam</image:title>
            <image:caption>Disney Stiç Harika Boyama Çantam</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135912</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62218b98-0486-40fc-b24c-3cbf234838c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Disney Karlar Ülkesi 2 - Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:title>
            <image:caption>Disney Karlar Ülkesi 2 - Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135913</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f87fe1e6-a835-4df8-a70d-bb7562d99ca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbie Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:title>
            <image:caption>Barbie Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135914</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ee02dda-77fe-4de7-a9f1-dde0ece3cfef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hot Wheels Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:title>
            <image:caption>￼

Hot Wheels Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135915</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df6ba429-88d0-4e34-abaf-dbbdf058bd56.jpg</image:loc>
            <image:title>Hello Kitty Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:title>
            <image:caption>Hello Kitty Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135916</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ef36b37-3d5f-4ede-a146-49a36e3deabb.jpg</image:loc>
            <image:title>My Little Pony Bol Bol Boya - Bol Bol Yapıştır Boyama Kitabı - Çıkartma Hediyeli!</image:title>
            <image:caption>BOL BOL BOYA! BOL BOL YAPIŞTIR!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135917</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1dbbed5-f62c-4713-a917-84b05fe5a666.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Deli 2</image:title>
            <image:caption>Yamada&apos;ya beslediği aşk karşısında Kyoutaro&apos;nun kafası karışır... Yamada, Kyoutaro&apos;nun hislerinden habersiz, masum bir şekilde ona yakınlaşır!! 
Okuldan sonra beraber bisiklete binen ikili, okul dışında baş başa kalır... 
Birbirlerine çok uzak gibi görünen ama aslında yakınlaşan ikilinin ilişkisi, yavaş yavaş değişiyor mu ne?!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135918</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1dfc0c-3c42-4181-acc5-d119aab35a72.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki Deli 3</image:title>
            <image:caption>Okulun En Güzel Kızı Anna Yamada Ve Ergenlik Krizini Dibine Kadar Yaşayan Asosyal Çocuk Kyoutaro İchikawa...
Dünyaları Birbirlerine Ne Kadar Uzak Olsa Da Duydukları Sevgi Onları Sarıp Sarmalıyor.
Sınıf, Kütüphane Ve... Ev.
BİR DAHA YAŞAYAMAYACAK-LARI GÜNLER GEÇİP GİDERKEN BÜYÜK BİR DEĞİŞİM YAKLAŞMAKTA...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135919</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3973674b-d6f2-47a6-b933-9cc5146dfe83.jpg</image:loc>
            <image:title>Liseli Paralı Askerin Macerası 2</image:title>
            <image:caption>Uçak kazasından kurtulduktan sonra yıllarca paralı asker olmak için eğitim gören İjin, ailesinin yanına döner ve normal bir hayat yaşamaya başlar. Ancak eski hayatının gölgesi peşini bırakmaz. Okulda karşılaştığı zorbalıklarla mücadele eder, yeni düşmanlar edinir ve kendini şehirdeki kartellerin arasında bulur. Öte yandan aile olma hissini ilk kez yaşar ve yeni dostluklar kurar. Bu sayede mücadelesi daha büyük bir anlam kazanır!…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135920</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9745154-e9c2-4288-b63e-c4ce38d0aaf6.jpg</image:loc>
            <image:title>13 Numaralı Oda</image:title>
            <image:caption>“13 Numaralı Oda” Hasan İşci tarafından kaleme alına 17 öyküden oluşmaktadır (Yılın 72. Günü, Son Gün,
Baias, Gogi, Dolunay, 13 Numaralı Oda, Bentderesi Öyküsü, Hergele, Salih, Karaca, Balık Avı, 
Yıkım ve Ölüm, Bir Naaşın Ritüeli, Soygun, Flanör, Çikolata, Na Zdrowie). Öyküler yalın ve akıcı bir dille anlatılmış olup, yazarın derin gözlem yeteneğinin ürünleridir.  
 
“Kitaplar iyi sığınaklardı, binlerce kitabın olduğu bir yer ise
yıkılmaz bir kaleydi onun için.”
“İnsanların ömürleri kısa, zamanları çoktur.”
“Biz basit kullar ne yapabiliriz efendimiz? Tanrı yazar biz
yaşarız. Yüklerimiz kaldırabileceğimiz kadardır.”
“İnsan başkaları için yaşarsa, yaşadığı hayatta başkalarının
olur.”
“İnsanın çocukluğuyla yetişkinliği arasında bir hayat vardır.
Şimdi ne o kazanlar kurulur ne o çeşmeler yerinde durur.”
“Yadsınamaz gerçeklerde ilk sırayı alan ölüm, başkalarının
başına gelip bizi es geçmeyecekti.”
“Ancak tanımlamakta güçlük çektiğim bir duygu vardı hâlâ.
Ne de olsa bir şey araştırıyordum. Bir insanın ne kadar
aşağılık olabileceğini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135921</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfe5e354-6d96-4c7a-87c1-9208eb70732c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar - 2</image:title>
            <image:caption>Myrina Yayınları tarafından yayımlanan “Yeraltından Notlar-2: 2025 Yılı Fiziki Antropoloji ve Paleoantropoloji Araştırmaları” adlı bu eser, Türkiye’de ve uluslararası alanda yürütülen güncel çalışmaların disiplinlerarası bir yansıması olarak hazırlanmıştır. Kitapta yer alan bölümler, konusunda uzman bilim insanları tarafından hazırlanmış özgün araştırmalardan oluşmaktadır. Myrina Yayınları olarak, “Yeraltından Notlar” adı altında arkeoloji ve Antropoloji araştırmalarına destek verip, düzenli olarak her yıl yayımlamayı planlıyoruz. Bu kitap hazırlanmasında emeği geçen bütün editörlerimize, yayın kurulu üyelerimize ve yazarlarımıza teşekkür ederiz. 

İÇİNDEKİLER

Oylum Höyük Erken Tunç Çağı İnsanları
(Ayşen Açıkkol)
Geç Osmanlı Dönemi İskeletlerinde Talasemi: 
Sinop Balatlar Kilisesi Örneği
(Mustafa Tolga Çırak-Melek Gül) 
Adli Antropoloji ve Yapay Zekâ Uygulamaları
(Nevin Göksal)
Eski Anadolu Toplumlarında Tüberkülozun İzleri ve Biyokültürel Yaklaşım
(Pınar Gözlük Kırmızıoğlu-Fadime Suata Alpaslan) 
Isotopic Approaches to Reconstructing Paleoenvironment and Paleoecology
(Tolga Köroğlu) 
Miyosen Dönem Anadolu Paleocoğrafyası ve Günümüz Omurgalı 
Fosil Lokaliteleri Kazıları
(Serpil Özdemir Özbey) 
Sofular Fosil Lokaliteleri’nin Pikermiyen Kronofaunasındaki Yeri
(Özge Kahya Parıldar) 
Dünden Bugüne Fiziki Antropoloji
(Ece Sinanoğlu Ekti) 
Paleopatolojik Perspektiften Sinop Kurtarma Kazısı
İnsan İskeletlerinde Diş Sağlığı
(Ayşegül Şarbak-Esmanur Çelik) 
Sinop Kurtarma Kazısı İskeletlerinde Hastalık Bulguları Üzerine 
Antropolojik Bir İnceleme
(Ayşegül Şarbak-Asuman Çırak)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135922</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/561e1870-ca95-49c1-ae63-fc02a29b9b51.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarın Ardı Görmediğimiz Filistin</image:title>
            <image:caption>Duvarın ardında, Gazze’nin dar sokaklarında çocuklar ölüm yağmuru altında oynar, Anneler yaslarını içlerine gömer, Doktorlar bombalanan hastanelerde hayat kurtarmaya çalışır, Fırıncılar enkazda ekmek pişirir.
Bu kitap, medyanın kısa karelerine sığmayan o hayatları anlatıyor: Travma nesiller boyu süren çocuklar, Direnişle ayağa kalkan kadınlar, Vicdan yüküyle uykusuz kalan hekimler.
Filistin, bir coğrafya değil; İnsanlığın vicdan imtihanıdır.
Zulüm devam ederken sessiz kalan, Duvarın ardındaki çığlığı duymayan herkes için:
Vicdanınız hâlâ duyuyor mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135923</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e76a3c0-f356-4c1b-a0d3-33e3e6949c3a.jpg</image:loc>
            <image:title>İyiler İyi</image:title>
            <image:caption>İyiler İyi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135924</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43fc25c4-bb42-42ac-8127-eae73ebe0690.jpg</image:loc>
            <image:title>Şifa Sanatı</image:title>
            <image:caption>İnsan, yaratılışı gereği bedenine ve ruhuna emanet edilen dengeyi korumakla sorumlu kılınmıştır. Bu denge arayışında asırlardır kullanılan yöntemler hem fıtratın hikmetine hem de ümmetin sahih geleneğine dayanır. Hacamat, sülük ve ateşli kupa uygulamaları da bu kadim mirasın önemli parçaları olarak, insanın Rabb’inin yarattığı doğal düzenle uyumlu bir yaklaşım sunar. Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v.) tavsiyeleriyle kıymeti bilinen bu uygulamalar, tarihin farklı dönemlerinde farklı şekillerde uygulanmış; fakat özünde, insanın fıtratına uygun arınma, denge ve iç huzur isteğine karşılık gelmiştir. Bu kitap, söz konusu yöntemleri hem kökleri hem de manevi boyutlarıyla bir bütünlük içinde ele almayı amaçlamaktadır. Gayemiz; okuyucuyu, yaratılışın hikmetiyle örtüşen sade bir bakışa davet ederken, bu ilmin kadim bir emanet olduğunu hatırlatmaktır. Sayfalar arasında ilerlerken, fıtratın sesine kulak veren her insanın istifade edeceği bir yolculuk sunmayı niyaz ediyoruz. Rabbimizin inayetiyle, bu eserin gönüllere açıklık ve idrak kazandırmasını dilerim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135925</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c55afb-a231-41f3-b198-f38ca5449f62.jpg</image:loc>
            <image:title>Sesler - Aşk ve Hayat</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okuyucularım, İlk hikâye kitabım Sonrası Bir Tebessüm Olur ile başlayan hikâye yolculuğuma SESLER: Aşk ve Hayat adını verdiğim ikinci kitabımla devam ediyorum. Bu hikâyelerde; bizzat gördüğüm, duyduğum ve şahit olduğum hatıraları bir araya getirip, adeta bir bebek gibi özenle sarıp sarmalayarak sizlere sunuyorum. Her birinin kökeninde gerçek yaşanmışlıklar var. Dağarcığımda öyle çok hatıra birikmiş ki... Bu hatıraları tarihten bir yaprak misali kurgulayarak kitap haline getirmek ve sizlerle buluşturmak benim için büyük bir mutluluk...Yazdığım her hikâyede benden bir parça, bir duygu kırıntısı bulacaksınız. İnsanın ömrü bir dönme dolap gibi; döndükçe farklı manzaralar görüyor, her birinde farklı duygulara tanıklık ediyorsunuz. Tanrı’nın verdiği ömür boyunca bu döngü sürüp gidiyor. Ben de bu kitapta yaşamın içinden biriktirdiklerimi sizlerle paylaşıyorum. Umarım beğenirsiniz.“Sararan çimenlerin yeşilliğini, solan çiçeklerin güzelliğini aynı şekilde bir araya getiremezsiniz. Ancak her şeye rağmen hayat yaşamaya değerdir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135926</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/894a370a-15f4-4d45-9b93-f78635ea72ab.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Makinesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Beyniniz sizin efendiniz değil, hizmetkarınızdır.&quot;
Çoğumuz, arabamızın motoruna veya telefonumuzun işletim sistemine gösterdiğimiz özeni, evrendeki en karmaşık mekanizmaya, yani kendi zihnimize göstermiyoruz. Beynimizin bizi ele geçirmesine, gereksiz endişelerle yormasına ve dürtülerimizin kölesi olmaya sessizce izin veriyoruz.
Arnold Bennett, bir asır öncesinden bugünün modern insanına sesleniyor: &quot;Zihninizi başıboş bir avare gibi dolaşmaktan kurtarın.&quot;
İnsan Makinesi, sadece bir kişisel gelişim kitabı değil; Stoacı felsefeyi pratik psikolojiyle harmanlayan, zihni disipline etmenin ve &quot;yaşama sanatı&quot;nda amatörlükten profesyonelliğe geçişin el kitabıdır.
Kendinizi &quot;olduğunuz gibi&quot; kabul etmek zorunda değilsiniz. Makinenin kontrolünü ele alma zamanı geldi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135927</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80709e9-d073-49f3-9e39-69eca357b8b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Dünyada Yaşamak</image:title>
            <image:caption>“Gecenin en önemli ismi ve onur konuğu Fidan Kardan, kırmızı halının uzak ucundan onlara doğru ilerliyordu. Koyu gri, uzun kollu, dümdüz bir elbise içinde muhteşem görünüyordu. Günün birinde hayatını çekerlerse bu kadını Zuhal Olcay canlandırmalı, diye düşündü Ezgi.



Kocası Emrah Han, memleketin en popüler dizi oyuncusu olarak çoğu insan için Fidan Kardan’dan daha ilgi çekiciydi. Fakat bu gece şöhretli insanların çoğundan beklenmeyecek bir alçakgönüllülükle karısının gerisinde duruyor ve muhabirlerin ilgisini sürekli ona yönlendiriyordu. Fotoğrafçılar için el ele birkaç poz verdikten sonra kokteylin yapıldığı terasa geçtiler.



Onların ardından kırmızı halının ucunda ufak bir karışıklık çıktı.”



İster bağımsız bir roman ister Sonra Gözler Görür’ün devamı olarak okunabilecek bu yeni Yenikent macerasında, uluslararası film festivalinin ünlü konuklarından birinin ani ölümü şehirde büyük şaşkınlık ve şüphe yaratır. Olayın peşine düşen gazeteci Ezgi Sezgin, Yenikent’in derinlere gömülmüş karanlık geçmişine doğru ilerler.



Ezgi, bir yandan bu esrarengiz ölümü aydınlatmaya çalışırken, diğer yandan darbe yıllarından bugüne uzanan korkunç sırların izini sürer. Gerçeğe ulaştığında kendisini tehlikenin tam ortasında bulur.



Bu Dünyada Yaşamak, kişisel olanla politik olanın kesiştiği, temposu hiç düşmeyen, sarsıcı bir Yenikent polisiyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135928</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f978324-e621-4c3e-9407-31c78e89f048.jpg</image:loc>
            <image:title>Oluklu Çizgi Çalışması</image:title>
            <image:caption>Dikkat Atölyesi Yayınları Oluklu Çizgi Çalışması, çocukların dikkat, odaklanma ve ince motor becerilerini geliştirmek 
amacıyla özenle hazırlanmış bir etkinlik kitabıdır. Paralel, düzenli ve yönlü çizgi çalışmaları sayesinde çocuklar için hem 
el-göz koordinasyonlarını güçlendirir hem de yazmaya hazırlık sürecinde önemli bir adım atar.
     Kitapta yer alan aşamalı etkinlikler çocukların görsel algı, çizgi takibi yön kavramı ve hayal gücünü desteklerken, 
öğrenmeyi eğlenceli hale ve motive edici hale getirir. Sık – seyrek, düz – dalgalı ve yön değiştiren oluklu çizgiler, dikkat 
süresini artırmaya yardımcı olur.
 
   Okul öncesi ve ilkokul düzeyine uygun olarak hazırlanan bu çalışma, öğretmenler, ebeveynler ve uzmanlar için etkili bir 
yardımcı kaynaktır. Dikkat Atölyesi Yayınları’nın pedagojik yaklaşımıyla hazırlanan Oluklu Çizgi Çalışması, çocukların 
öğrenme sürecine sağlam ve keyifli bir temel sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135929</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd9e99c5-11b9-4dcb-b002-3ffc62de41b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Kayıp Manzaraları</image:title>
            <image:caption>Bildiğiniz hiçbir hikâye Dünya’nınki kadar uzun olamaz. 
Gezegenimizin devasa bir kartopu olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Peki ya lav denizleriyle kaplı 
olduğunu? Ya da Dünya üzerinde dinozorların ve tuhaf canlı varlıkların yaşadığını? Bütün bunların hepsi 
milyonlarca yıl önce, bildiğiniz hayvanların ve bitkilerin yeryüzünü ele geçirmesinden çok önce oldu. 
Sizi bu hikâyeyi keşfetmeye, zihnimizin hayal etmekte zorlanacağı kadar uzak ve farklı çağlarda 
gezegenimizin kayıp manzaralarında yolculuk etmeye çağırıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135930</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bdfdec1d-e524-49b6-b6eb-3ddeb848f4bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Kitabı</image:title>
            <image:caption>2021 TEMPLETON ÖDÜLÜ
 
Efsanevi bir doğa korumacı. Gezegenimiz için mücadeleyle geçen bir yaşam. Olmazsa olmaz bir umut mesajı.
Ünlü doğa bilimci Jane Goodall, yarım asırdan uzun süredir gezegenimizin sözcülüğünü yapıyor. Genç bir kadınken Gombe ormanlarında şempanzelerle yakınlaşmalarından seksenli yaşlarının sonlarına uzanan çevre aktivizmine, Jane kendini daha iyi ve daha umut dolu bir dünya yaratmaya adamış yeni bir kuşağın akıl hocası oldu. Umudun Kitabı’nda Jane, doğaya adanmış bir ömrün bilgeliğinden faydalanarak bize zor zamanlarda mücadele etme gücünü nereden bulacağımızı öğretiyor; hem doğa hem insanlık için neden hâlâ umudu olduğunu açıklıyor. Kitabın ortak yazarı Douglas Abrams ile gerçekleştirdikleri olağanüstü sohbetleri yolculuk ve aktivizm hikâyeleriyle ören Jane, okurlara, karşı karşıya olduğumuz krize dair yeni bir anlayış sunuyor; kendi hayatımızda ve dünyada umudu var edebilmemiz için bize yol gösteriyor.
 
“Zooloji dünyasını altüst eden bir kadın”
Sir David Attenborough
 
“O, gezegendeki en etkili ve en önemli liderlerden biri. Jane hemen her gününü iyimserliği yayarak ve dünya çapında farkındalığı artırarak geçiriyor. Her canlının doğuştan gelen haklarını korumak, gelecek kuşaklara umut aşılamak için, çevre açısından en büyük tehlike olan iklim değişikliğine karşı acil bir çağrı niteliğinde, güçlü bir mesaj veriyor.”
Leonardo DiCaprio
 
“Gerçek bir kahraman” Greta Thunberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135931</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30489fdd-c072-41da-9fd3-9ac14d716cd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurabiye Kokusu</image:title>
            <image:caption>Kurabiye Kokusu’nda, aynı mahallede yaşayan altı çocuğun, iç içe geçen ama birbirinden bağımsız da okunabilen öyküleri bir araya geliyor.
 
Gonca Mine Çelik’ten, ödüllerin değil, anların kıymetli olduğunu, merakın, paylaşmanın ve yaratıcılığın önemini hatırlatan sıcacık bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135932</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b98074e9-c1d5-4eae-a4ce-01c269f7a153.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Karşılıklarıyla Atasözleri ve Deyimler</image:title>
            <image:caption>1700’ü aşkın Türkçe ve İngilizce “kalıplaşmış halk sözü”nü, farklı sosyaltarihleriyle birlikte ele alan bu disiplinler ve kültürler arası çalışma,her iki dildeki deyim ve atasözlerini ilk kez antropolojik bakış açısıylainceliyor.A cross-cultural and inter-disciplinary study of over 1700 English andTurkish “fixed popular sayings” with their respective social histories,this book investigates for the first time, proverbs and idioms in bothlanguages in the anthropological perspective.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135933</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eac1125e-f12c-47db-838c-2c48e4332810.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Tilki</image:title>
            <image:caption>enim adım YAAAARRRRWWWAAAAAARRR. Karda bir tavşanın üzerine atlarken attığım çığlığı düşünerek söylemen gerekiyor. Başka bir adım daha var ama sana bunu henüz söyleyemem çünkü hikâye mahvolur. Ama bu hikâyenin tilkilerle ilgili olduğunu söyleyebilirim. İnsan kızla tanıştığım gece başlıyor. Güzel bir hikâye. Dikkatle dinle. Tilkiler ve insanlar genellikle bir araya gelmezler, geldiklerinde de iyi anlaşamazlar. Ama söz konusu sevdiğimiz insanlar ve kurtarılacak yerler olduğunda bazı doğru bildiklerimiz değişebilir. Gölge Tilki, çok satan Ben Cosmo, Kedi Olarak Hayatım ve Sevgiler, Clementine kitaplarının yazarı Carlie Sorosiak’tan dostluk, macera ve doğa hakkında yepyeni bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135934</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07645aa1-7d41-4bab-865f-425f4f74c9a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Van Tebliğleri Van ve Çevresi Toplumsal Ekonomik ve Kültürel Tarihi Konferansı</image:title>
            <image:caption>Van ve çevresinin toplumsal, kültürel ve ekonomik tarihine odaklanan konferansa sunulan tebliğlerden derlenen bu  seçki, bölgenin çok katmanlı ekonomik, demografik ve kültürel geçmişine ışık tutuyor. Van ve çevresini merkeze alan çalışma, çok uluslu bir imparatorluğun yaşadığı radikal dönüşümü ve çözülme sürecini, bölgedeki yerel dinamikler ve sosyo-ekonomik değişimler üzerinden ele alıyor.
 
Kitapta yer alan makaleler, bölgenin kadim halkları olan Ermeni, Süryani ve Kürt topluluklarının yaşanmışlıklarını görünür kılarlarken sözlü tarih anlatılarının ve maddi kültürünün  tarihyazımındaki önemini gözler önüne seriyor. Resmi anlatıların ötesine geçen bu seçki, sunduğu zengin örneklerle yeni araştırma alanlarına kapı aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135935</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72d1b6b8-5b40-43bf-b12e-8a175c531954.jpg</image:loc>
            <image:title>Istanbul 1914 1922 War Collapse Occupation And The History of Resistance</image:title>
            <image:caption>1914 ve 1922 yılları arası İstanbul için radikal bir kopuş ve dönüşüm dönemiydi. Bu kitap, Kasım 2022&apos;de İstanbul&apos;da düzenlenen “İstanbul 1914-1922: Savaş, Çöküş, İşgal ve Direniş Tarihi” başlıklı uluslararası konferansta sunulan bildirilerin bir derlemesidir. Birinci Dünya Savaşı, Mudros Ateşkesi ve Müttefik işgali dönemini kapsayan kitap, aynı anda siyasi kutuplaşmanın sahnesi, beyaz Rus göçmenleri için bir sığınak ve “ulusal mücadele” hareketinin örgütlenme merkezi olarak hareket eden bir şehri inceliyor. Tarih, sosyoloji, ekonomi tarihi ve kültür çalışmalarından bakış açılarını bir araya getiren ve çeşitli devlet arşivleri ile kişisel anlatıları kullanan bu yayın, göçmenlik, diplomasi, edebiyat ve tiyatro gibi çeşitli konuların yanı sıra, bu gergin dönemde İstanbul&apos;un çeşitli topluluklarının direnişinin sürekliliğini ve hayatta kalma stratejilerini ele alıyor. “Yönetim özellikle 1914 Yeniköy Anlaşması&apos;ndan sonra ‘kalıcı güvenlik arayışı’ sarmalına kapılmıştı. İnanıyorum ki bu varoluşsal korku, kolektif kaygı ve ülkedeki tüm olayları ‘dış düşmanlarla’ ilişkilendirmeye yol açan zihinsel durum, [...] hem yöneticileri hem de sıradan vatandaşları tuzağa düşmüş bireylere dönüştürdü.” (Ayhan Aktar,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135936</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3688dfba-c906-479d-bdcf-2f61faad25b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Talihli Göçmen</image:title>
            <image:caption>Amerikan rüyasının en ağır bedelini ödeyenler çoğu zaman adları hiç bilinmeyen insanlardır.
Lucia Santa, Güney İtalya&apos;dan New York&apos;un Hell’s Kitchen mahallesine uzanan yolculuğunda ailesini ayakta
tutmak için inatla savaşan bir annedir. Bakımsız apartmanların daracık odaları, çamaşır ipleriyle örülü gökyüzü,
bitmeyen kira borçları ve eski dünyasının gelenekleriyle yeni dünyasının acımasız gerçekleri arasında kalan
Lucia, hem kendi köklerine hem de çocuklarının geleceğine tutunmak zorundadır .
Mario Puzo’nun otobiyografik esintiler taşıyan bu unutulmaz romanı, yalnızca bir göçmen ailesinin hikayesi
değil; yoksulluk, onur, fedakarlık ve değişen kuşaklar arasında sıkışan evrensel bir direniş öyküsüdür.
Baba’nın yaratıcısından Amerika&apos;nın göçmen ruhunu iliklerine kadar hissettiren güçlü bir edebi başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135937</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a08d2ae-76e5-4b19-93ab-15d17bc20a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Grev Kırıcılar</image:title>
            <image:caption>“Grev kırıcılar; işçiler ve sendikalar tarafından istisnasız her ülkede ‘hain’, ‘dönek’ gibi sıfatlarla aşağılanırken, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar çoğunlukla göçmen karşıtı ırkçı ifadelerle tanımlanmışlardır. İşçiler ve sendikalar açısından dayanışmayı bozan ve örgütlü emeğin kolektif hareket etme kabiliyetini sekteye uğratan grev kırıcılar, işverenler ve devlet için ise ‘çalışma haklarını’ kullanan kahramanlar olmuşlardır.” Grev, isçilerin sınıf mücadelesindeki en etkili araçlarından biri. Grev kırıcılık, sermayenin bu aracı etkisizleştirmek için başvurduğu “haince” bir yol… Aykut Günel Grev Kırıcılar’da, dünyada ve Türkiye’de grev kırıcılığının tarihini ve toplumsal gerçekliğini irdeliyor. İşçi casusluğundan, grev kırıcı özel örgütlerden, kara listelerle yaratılan tehditlere, tabii ki şiddet kullanmaktan, sarı sendikalara ve kâğıt üzerindeki “hayalet sendikalara”, çeşit çeşit yöntemlerin, taktiklerin kullanılageldiğini görüyoruz. İşçilerin grev kırıcılara karşı geliştirdiği taktikleri de görüyoruz. Kitap, 2000’lerin iki önemli deneyimi olan Türk Telekom ve Türk Hava Yolları grevleri örneğinde, grev kırıcılığı pratiğini bütün yönleriyle masaya yatırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135938</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f59630a-34ef-4757-93bc-32ed5ea8a492.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Adamı</image:title>
            <image:caption>“Kendilerine THKP-C’li diyorlar ama Mahir Çayan’ı küçük burjuva maceracısı olmakla suçluyorlardı. Ben bu eleştiriyi bir türlü kabullenemedim. Lenin’den bir alıntı yaparak bunu temellendiriyorlar, hiç unutmam, ‘Lenin burada yanılmış olamaz mı?’ dedim. Acayip tepki gösterdiler. Bu adam halkı için canını vermiş, öldürülmüş, belki bir yanlışlık vardır, belki Lenin yanılmıştır. ‘Nasıl böyle söylersin!’ diye epeyce üzerime yürüdüler. Ben de ‘Lenin sizin olsun ben Mahirciyim,’ dedim.”   Muharrem Düzova’nın hikâyesi: Malatya’da Kürt Atma aşiretinden çıkıp, Malatya’da esnaflık ederken devrimci harekete katılan, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra kırlarda direniş örgütlemeye çalışan bir hayatın hikâyesi. Hamit Fendoğlu’nun (Hamido) katledilmesine bağlanan bir dizi provokasyonla Malatya’nın sağcılaştırılma sürecine birinci elden tanıklık ediyor Düzova… 12 Eylül sonrası kırda hayatta kalma mücadelesine ve hareketin “derlenip toparlanması” için bir işaret beklerken yaşananlara tanıklık ediyor. Bu tanıklığa, Mahmut Memduh Uyan da hatırladıkları ve yorumlarıyla eşlik ediyor. Kitabın adı, Halk Adamı. “Okumuşlardan” değil halktan bir devrimci olmanın sıfatı ve sürekli “halkı koruma” endişesi güden, halkı anlamayı ve halkla “anlaşmayı” hep çok önemseyen bir siyaset tarzının ifadesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135939</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3e3f2dc-e885-48fe-a395-3c0575d9ade7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cici Köpek</image:title>
            <image:caption>En masum oyunlar en korkunç sırları açığa çıkarır bazen. Geleneksel bir aile hayatı süren iş insanı Agnes’in yolu ruhlarla iletişim kurma yeteneğini polisiye olayları çözmek için kullanan Marlene ile kesişir. Bambaşka yaşamlar süren bu iki kadının hikâyesini iç içe geçiren olaylar Agnes’in kızı Sophia’nın kaçırılmasıyla başlar. Fakat Agnes’in başına gelen felaket kızının kaçırılmasından ibaret değildir. Marlene’in de etkisiyle, eşi Victor hakkında görmek istemediği gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacak ve Agnes’in bir seçim yapması gerekecektir: konforlu yalanlarla yaşamaya devam etmek ya da sahici bir yaşamın ağır bedelini ödemek. Cici Köpek Filipinler’in politik tarihinden izler taşıyan ve modern yaşamın açmazlarını gerçeküstü öğeleri yardıma çağırarak duyumsatan sürükleyici bir hikâye. Mabek Kawsek’in bu romanının gücü, her şeyden önce, aile, devlet ve piyasa kurallarının birbiriyle çatıştığı bir ortamda erdemli ve anlamlı bir yaşam sürmenin mümkün olup olmadığını sorgulatmasından ileri geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135940</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e42b405-fa34-4d81-b8f5-f8f9880b5445.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz’in Hayal Gücü</image:title>
            <image:caption>Dillere destan “Akdeniz ruhu”, felaket anlarına verilen tepkinin emaresi, “ne biri ne de öteki” olanların sağ kalma stratejisi sayılabilir mi? Akdeniz, kuraklık ve tufan gibi afetlerin yanı sıra kıtlık, fetih ve savaş gibi insan elinden çıkma felaket ve çalkantılarla binyıllardır yoğrulageliyor. Federico Campagna Akdeniz’in hayal gücü bakımından bereketli topraklarında dolaşırken, Antikçağın yaşamı ve dünyayı anlamlandırma çabasından hareketle koyulduğu yolda mitolojiyle felsefeyi, felsefeyle tarihi iç içe geçiriyor. Büyük İskender’in başka başka kültürlerdeki tezahürlerini, Roma İmparatorluğu’nun gölgesinde solmaya yüz tutan pagan düşünürleri, din savaşlarının ortasında aynı hikâyeleri başka dillerde dokuyup yaşatarak dünyalar kuran çevirmenleri, hain addedilen korsan, köle ve “dönme”leri, savaş borazanlarına kulak tıkayarak geçmişe de geleceğe de can veren yayıncı, sanatçı ve yazarları ele alıyor. Akdeniz halklarının kriz anlarında verdiği ölüm kalım savaşında sığındığı muhayyile kalelerini ve sonsuz katmanlarla zenginleşen bakış açılarını gözler önüne seriyor. Akdeniz’in melez yapısına, belli coğrafi sınır, kültür ve etnik kökenlere sığmayışına dikkat çeken Campagna, felsefenin de tarihin de edebiyatla bağını kuran metniyle bizi şiirsel bir yolculuğa çıkartıyor. YAZAR HAKKINDA: Federico Campagna 1984’te İtalya’da doğdu. Bocconi, Goldsmith ve Royal College of Art üniversitelerinde kültürel çalışmalar, sanat yönetimi, felsefe ve iktisat alanlarında öğrenim gördü. The Last Night (Son Gece, Zero Books, 2013), Teknik ve Büyü: Gerçekliğin Yeniden İnşası (çev. Barış Arpaç, VBKY, 2021) ve Prophetic Culture (Kehanet Kültürü, Bloomsbury, 2021) kitaplarını kaleme aldı. Araştırmalarında, dünya inşa edip kurgulama pratiklerinin tarihsel ve siyasal yönlerine, hayal gücünün gerçeklik kurmadaki rolüne eğiliyor. ÉCAL ve Royal College of Art’ta ders vermesinin yanı sıra Timeo ve Verso yayınevlerinde çalışıyor. Halen Londra’da yaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135941</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bd74ad9-8079-405c-bba8-7f15f0555525.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Ve Özgürlük Felsefe Sanat Politika</image:title>
            <image:caption>Özgürlük ve sanat ilişkisini felsefi ve politik açıdan irdeleyen bu kitap yaratıcı düşüncenin bireysel ve toplumsal özgürleşme süreçlerindeki yerini çok yönlü bir perspektifle tartışıyor. Sanatın dönüştürücü gücünü politik bir direniş alanı olarak ele alan, çağdaş dünyanın dijital yapıları içinde hakikati savunmanın nasıl bir politik ve etik sorumluluğa dönüştüğünü sorgulayan, düşünmenin performatif boyutlarını felsefi olanla olmayan, eylemle temsil arasındaki geçişken alanları görünür kılarak okura yeni bir kavramsal ve kuramsal çerçeve sunmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135942</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a87dccf-fbd3-4827-8f17-86341e02be00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Odası</image:title>
            <image:caption>Yanıt&apos;ı Bul, Dünyayı Kurtar!
Yamaze Kaçış’a geldiğinde buranın yalnızca zaman dolmadan çözülmesi gereken bulmacalar ve aşılacak zorluklarla dolu muhteşem bir kaçış odası olacağını düşünmüştü. Yamaze ve ekip arkadaşları odaya kilitlendiklerinde bunun sıradan bir oyun olmadığını hemen anladılar. Riskler çok büyüktü…
Yamaze ve arkadaşları çok geç olmadan Yanıt’ı bulabilecek mi?
Çok sevilen Albie Brıght&apos;ın Sayısız Dünyası kitabının yazarı Christopher Edge&apos;den yine zekice yazılmış, ilginç bilgilerle dolu, heyecanlı bir serüven. 
Ödüller
· Stockton Yılın Çocuk Kitabı ödülü
· Portsmouth Kitap Ödülü
· Harrow Çocuk Kitabı Ödülü
· Oxfordshire Kitap Ödülü
Yorumlar
&quot;Oyunseverler bu yoğun maceraya bayılacak&quot; The Times
“Edge gerçekten özgün bir yazar… Sayfalarda canlanan güçlü karakterler yaratıyor, bir gerilim yazarının merak uyandırma yetisine sahip.” The Guardian
“Edge, sıradan bir yazar değil. Hikâyeleri fikirlerle dolu, cevaplardan çok soruları olan çocuklar için mükemmel bir metin.” The Times
“Heyecan ve sürprizlerle dolu, nefes kesen bir macera.” The Sunday Times
“Uzun zamandır okuduğum en iyi kitap. Karşılaştığınız her çocuğa hediye edin.” Lucy Mangan
&quot;Ortaokul çağındaki okuyucular için bir Black Mirror bölümü gibi okunan, zekice kurgulanmış, heyecan verici bir bilim kurgu: çarpıcı, aksiyon dolu ve şaşırtıcı bir sonla bitiyor.&quot; The Bookseller
&quot;Sonuna doğru beni tamamen hazırlıksız yakalayan muazzam bir sürpriz içeren, yoğun bir okuma deneyimi sunan bir kitap. Yüksek tempolu, heyecan dolu okumaları seven okurlar için mükemmel.&quot; Irish Independent
&quot;Christopher Edge&apos;in kıskanılacak bir hayal gücü var. Okuyan herkesin hayal gücünü harekete geçirecek, iyi anlatılmış ve zekice kurgulanmış bir hikâye.&quot; How It Works dergisi
&quot;Edge&apos;in bilim, tarih, fantezi, korku ve eğlenceyi bir araya getirerek sürprizlerle, gerilimle ve gizemle dolu büyük bir macera yarattığı bu muhteşem ortaokul seviyesi romanında seveceğiniz birçok unsur var.&quot; Lancashire Evening Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135943</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9e17812-3b8b-4f9c-8c28-8303e93fc4dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Masallar Sirki</image:title>
            <image:caption>Gezici sirkiyle dünyayı dolaşan dede yılda sadece üç gün torununun yaşadığı şehre gelir. Torunu bu günleri iple çeker.
Dede sirkin gösterisinden sonra, karavanların ortasında yakılan ateşin başında her yıl bir masal anlatır.
Bu yıl anlattığı masal, saray dışında her şeyin siyah beyaz olduğu bir ülkede geçer. Prensesin resim merakı ne olmuştur da tüm ülkeyi siyah beyaz hale getirmiştir ki!
Nuri Kurucu, kendine özgü mizahi anlatımıyla bu kez masallar dünyasının kapılarını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135944</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64f15b28-e038-42da-8a65-42951d034a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessizliğin İlk Sesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Sessizlik şimdi durduğu yerde, bu boşlukta asılı kalamaz.&quot;   Sessizlik sadece bir yokluk mu yoksa patlamaya hazır bir varoluş mu?   Adalet Ağaoğlu, Sessizliğin İlk Sesi&apos;nde bu sorunun peşine düşüyor. Sessizliğin arttığı ve yeni bir şeye dönüştüğü anıların hikayesini yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135945</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d998c6c8-1e78-41a1-9179-e812f4cb2b75.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Olmak Nedir?</image:title>
            <image:caption>İnsan Olmak Nedir?, insan ile hayvan arasındaki sınırların aslında ne kadar değişken ve kırılgan olduğunu 17919 yılından bugüne uzanan tartışmalar bağlamında ele alıyor.
Bourke bu kitapta, &quot;insanı tanımlama&quot; çabalarını mercek altına alırken temel bir sorunun izini sürüyor: İnsan olmak nedir? Konuşmak mı, düşünmek mi, hak sahibi olmak mı? Bu tanımı kim yapar?
Yazara göre bu sorular etrafında yürütülen tüm girişimlerin ardında her zaman bir iktidar mantığı vardır: düzeni sürdürmek, hiyerarşiyi korumak ve bazılarını &quot;insan&quot; kategorisine yerleştirerek diğerlerini bu çemberin dışına itmek.
Elinizdeki kitap, insan ile hayvan arasındaki sınırın nasıl çizildiğini ve bu sınırın kimleri &quot;koruyup&quot; kimleri dışarıda bıraktığını gösteren tarihsel bir sorgulamadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135946</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/044fae8e-8785-4aef-bc87-46f00991d020.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatı Savunma Biçimleri</image:title>
            <image:caption>Hayatı Savunma Biçimleri, Yaşamı tehdit eden güçlere karşı direnişi anlatan sekiz öyküden oluşur. Yazarın ölümle burun buruna geldiği bir kazanın ardından yayımlanan bu kitap, hayata tutunmanın farklı yollarını sorgular.   Duyarsızlık, Yozlaşma, Şiddet, sevgisizlik, yoksulluk ve unutuluş gibi yıpratıcı koşullar karşısında öykü kişilerinin geliştirdiği savunma biçimleri, Ağaoğlu&apos;nun güçlü anlatımıyla güçlü hâle gelir.   Bu kitap, yaşamı korumanın fiziksel, etik ve düşünsel bir mücadele olduğunu hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135947</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428fd9f9-34a4-41ff-baff-3792a06ea9b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bu Dünyaya Ait Değilim</image:title>
            <image:caption>“Ben bu dünyaya ait değilim.”
 
Bu cümle, bazen sessiz bir kabulleniş bazen de ruhun en derininden gelen bir isyandır.
Ordu’nun puslu dağlarından İstanbul’un gri koridorlarına uzanan bu yolculukta, Yağmur’un hikâyesi aslında hepimizin içsel sürgününe ayna tutuyor. Kaybetmenin keskin sızısını, çocukluk anılarının iyileştirici gücünü ve hayatın gürültüsü içinde kendi frekansını bulmaya çalışan hassas bir kalbin mücadelesini okuyacaksınız.
Vuslat Varol Çolakoğlu, bir cerrahın titizliği ve bir psikiyatristin derinliğiyle kurguladığı bu ilk romanında; okuru sadece bir olay örgüsüne değil, kendi iç dünyasının keşfedilmemiş dehlizlerine davet ediyor.
 
Anılarla dolu bir ruhsal iyileşme yolculuğuna çıkmaya hazır mısınız?
 
Kendi labirentlerinizde kaybolurken, şifanın aslında en başından beri kendi derinliklerinizde saklı olduğunu keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135948</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a21aef2f-2d15-4ce1-9017-481acc3a41d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Direksiyonu Kalbe Kırdım</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta herkes kendinden bir şeyler bulacak. Sıra dışı, gerçekçi, sürükleyici ve aynı zamanda romantik, akıcı ve eğitici bir roman…
Aşk, dram, azim, dostluk ve fedakârlık içerir…
Direksiyonu Kalbe Kırdım; yüreği yaralı bir çocuğun, büyüdüğünde bile kaybetmediği o temiz kalbin peşinden giden bir adamın hikâyesi…
Ali, hayatın en sert rüzgârlarına küçük yaşta kanat germek zorunda kaldı. Fakat tüm acıların içinden, insanın içine işleyen bir güzellik taşıdı: Kırılmaktan korkmayan, sevdikçe büyüyen bir kalp…
Gençlik aşkı Kelebek, Ali&apos;nin kalbinde yıllar boyu saklı duran o masum titreşimi uyandırdığında, aşkın sadece bir duygu değil; insanı yeniden kuran bir mucize olduğunu fark etti. Ali&apos;nin aşkı yaşama biçimi, saf, cesur ve içten… Öyle ki okurken kendi ilk kalp çarpıntınızı yeniden duyumsayacaksınız.
Onun hayatında bir de Serdar abi vardır; dostluktan öte bir bağla sarılmış, yol gösteren, bazen baba, bazen abi, bazen de kaderin sessiz tanığı…
 
Aşk, dram, aile, sevgi ve dostluğun iç içe geçtiği bu roman; sıradan bir hikâye anlatmaz. Gerçeğin kıyısında dolaşan, acısıyla, umuduyla ve sürprizlerle örülü, bambaşka bir yolculuğa çıkarır. 
Her sayfada Ali&apos;nin iç dünyasına biraz daha yaklaşacak, kalbinin güzelliğini ve aşkı ne kadar derin ne kadar temiz yaşayabildiğini göreceksiniz.
Ve yolun sonunda sizi bekleyen şey… Hiç tahmin etmediğiniz bir dönemeç.
Bu hikâyede herkes kendinden bir şey bulacak; kimi yarım kalan çocukluğundan, kimi ilk aşkının telaşından, kimi de kalbinin bir köşesine sakladığı o izden.
Hazır olun… Bu yolculukta direksiyon kalbe kırılıyor ama dönüşü olmayan bir noktaya doğru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135949</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e147ccd4-5b0e-4f29-a3a1-f2e806cd3126.jpg</image:loc>
            <image:title>Girdap</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı : (Arka Kapak)
 
Öner Ezer
 
Bulgar göçmeni bir ailenin çocuğu olan yazar, İstanbul Sarıyer’de 1948 yılında dünyaya gelir.
 
Sarıyer Ortaokulu, devamında da Beyoğlu Atatürk Lisesi’nde orta öğrenimini tamamlar. Güzel Sanatlar Akademisine girer ancak dönemin siyasi atmosferinden dolayı eğitimini tamamlayamaz. Ticarete atılır, birçok iş kolunda çalışır, en son temizlik malzemeleri üretim ve pazarlama işi yapar, buradan da emekli olur.
 
Öner Ezer; yayımladığı üçüncü romanı “Girdap” ile başarılı kalemini bir kez daha bizimle buluşturdu.
 
***
 
Kozmik bir felaket gezegeni sarsarken, kıyametin en dehşet verici sahnesi Atlantik’in ortasında yaşanıyor. Okyanusta açılan devasa, açgözlü bir girdap, içindeki binlerce canla birlikte bir yolcu gemisini karanlığına çekiyor.
 
Zamanın hızla tükendiği, kurtuluş umutlarının suya gömüldüğü bu can pazarında, her şey pamuk ipliğine bağlı. Bu kaosun ortasında sadece hayatta kalma içgüdüsü değil; yaklaşan sona rağmen birbirine tutunan iki kalbin, tutkulu bir aşkın direnişi de en ağır sınavını veriyor.
 
***
 
Tecrübeli kalem Öner Ezer, gökyüzündeki kozmik dehşeti okyanustaki insani dramla ustalıkla harmanlıyor. Adrenalini yüksek, temposu bir an bile düşmeyen bu hayatta kalma destanında nefesinizi tutacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135950</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3341cd5c-447c-4720-8bed-89af296107ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Sihirli Kardeş</image:title>
            <image:caption>Uzak, çok uzak diyarlarda...
Ormanın kalbinde dört sihirli kardeş yaşarmış: 
İlkbahar, Yaz, Sonbahar ve Kış…
Her biri bir mevsimi temsil edermiş; biri doğa anaya uyanışı, biri gökyüzüne güneşin sıcaklığını, biri rüzgâra yaprakların melodisini, biri de kar tanelerine beyazın huzurunu fısıldarmış.
Tuğba Taşdan’ın kaleminden doğan bu büyülü masal, “DÖRT SİHİRLİ KARDEŞ”
çocukları doğanın kalp atışını duymaya, kardeşlik, sevgi ve empatiyle dolu bu yolculukta mevsimlerin döngüsüne eşlik etmeye çağırıyor.
Renklerin ve mevsimlerin iç içe geçtiği, kalpleri ısıtan, hayalleri yeşerten bir doğa masalı…
Doğanın büyüsünü, kardeşliğin sıcaklığını ve yaşamın gücünü anlatan bu hikâye, her çocuğun kalbine dört mevsimlik bir sevgi tohumu ekecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135951</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72738c5a-16f8-4cdb-91b9-a0fac84bf054.jpg</image:loc>
            <image:title>Giritli</image:title>
            <image:caption>“İnsan, her ne kadar bilgili ve kendinden emin olsa da ruhsal yapısı çok karmaşık ve çaresiz bir hâl alabiliyordu. Bu, pes edip etmemeye olan kararsızlığı gösteren ruh hâline ait tepkiydi. Pes etmek bir şeyden temelli vazgeçmek demekti. Bir şeyden vazgeçmenin ise her zaman bir bedeli olacağı söylenemezdi. Vazgeçmenin anlamı, değişen koşullar altında kıymetini yitiren ve kendiliğinden hedefi değişen bir mücadeleye dönüşebilirdi. Vazgeçmeyeceği şeyler için ne pahasına olursa olsun kararlılığını sürekli diri tutanlardı bedel ödeyenler.”
 
***
 
Çocukluk, hayatın tamamına yayılan bir arayış ve bulma isteğine dönüşürken birbirinden kopamayan ve aşkı yine birbirlerinde bulan Giritli ve Selin&apos;in hikâyesi; sizi, yaşamı ve aşkı yeniden anlamlandırmaya çağırıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135952</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/204e3c60-1bcf-4767-9d7b-38fbb1a26f46.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna’dan Adriyatik’e Bir Yolculuk</image:title>
            <image:caption>İslam hukuku bilginlerimizden Gazzeli İmam-ı Şafii hazretleri; yolculukta şu beş̧ faydanın olduğunu söyler:
 
“Kişi, üfunetini dağıtır/stres atar. Maişet kazanır. İlmini arttırır. Edep ve görgü seviyesini yükseltir. Ahlâklı iyi kişilerle arkadaşlık yapma ve yeni dostlar kazanma imkânını elde etmiş̧ olur.”
 
Bu anlayışla Balkanlara doğru seyahat rotamızı belirlediğimizde, yolculuk öncesinde coğrafyaya dair detaylı hazırlıklar yaparken, seyahat surecinde de gözlem, kayıt ve not alma gayreti içinde idik..
 
Osmanlı’nın kılıç ile fethedip adalet ile 550 yıl hüküm sürdüğü̈  Balkan diyarını, Evlad-ı Fatihan’ı, Eyalet-i Rumeli’yi, Avrupa’nın Yugoslavya’sını ve Yahya Kemal Bayatlı’nın ‘Hatıralarım’ adlı şiirindeki şu dizelerle betimlediği coğrafyayı anlatmaya çalıştık:
 
“Bir Türk gönlünde nehir varsa Tuna’dır, dağ varsa Balkan’dır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135953</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6352e8d-3c06-46a9-ae94-1fd2bf68e307.jpg</image:loc>
            <image:title>Viator’un Güncesi</image:title>
            <image:caption>“Ama Viator gerçekse… 
Bu, bir kalp kırıklığından daha mühim bir meseleydi.
Nereye kadar kaçabilirdi?
&apos;Ben kendimden ne kadar uzağa kaçabilirsem o kadar…&apos; diye fısıldadı.
Zihinsel bir çalkantı mıydı bu olanlar, yoksa gerçekten tehlikede miydi?
Caddenin başına çıktığında, ışıklarda bekleyen Viator&apos;u gördü.”
 
Çok geçmeden şehirde esrarengiz ölümler başlar ve Başkomiser Caner soruşturmaya dahil olur.
Gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar silindikçe Yazar Leylim Şayeste için yazmak artık bir kaçış değil, bir yüzleşmeye dönüşür. ‎</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135954</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40abe29d-34ad-4434-a82f-4dcb8b6bcefc.jpg</image:loc>
            <image:title>Georges Perec (Ciltli);Sözcükler Arasında Bir Hayat</image:title>
            <image:caption>David Bellos’un Goncourt Ödüllü kitabı, Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat, romancı, denemeci, şair, senarist, OuLiPo edebiyat grubunun en önemli üyelerinden Georges Perec’in hayatına dair en kapsamlı kaynak. Bellos, daha önce yayımlanmamış belgeler ve ilk elden röportajların ışığında yazarın çocukluğuna, kendine özgü üslubuna giden dolambaçlı yola, OuLiPo grubu etrafındaki Paris edebiyat sahnesine, arkadaşlıklarına, aşklarına, Yaşam Kullanım Kılavuzu’nun olağanüstü başarısına ve nihayetinde kısa bir hastalığın ardından erken yaşta ölümüne odaklanıyor. Bu kitap, yalnızca bir biyografi değil; Perec’in karmaşık zihnini ve edebiyat dünyasına yaptığı yenilikçi katkıları anlamak için bir rehber.Italo Calvino’nun “öyle kendine özgü bir edebi kişilik ki hiçbir şekilde başka birine benzemiyor” diyerek andığı Georges Perec’i ve onun edebi mirasını keşfetmek isteyen herkes için eşsiz bir eser.“Muazzam, neşeli, tek kelimeyle aydınlatıcı. Yalnızca Perec’in değil, aynı zamanda altmışlar ve yetmişlerdeki Paris entelektüel hayatının mekanizmalarının, entrikalarının, tutkularının ve komedilerinin de son derece insani, canlı olduğu kadar karmaşık bir portresini ortaya koyuyor.”—Richard Eder, Los Angeles Times“David Bellos, kesinlikle bu iş için doğru kişi. Joyce’un izleri bile bu denli kapsamlı belgelenmemiştir.”—Peter Lennon, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135955</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e819146c-1093-4560-9a67-a7a5e5bd6b87.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersimiz: La İlahe İllallah</image:title>
            <image:caption>Aşırı Derece Zeki Ama Bir O Kadar Da Yaramaz İdris Takacı Ve Kankası Tacettin Taci, Cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, Her Yere Altın Kalpli Papatya Resimleri Çizen Lepiska Saçlı Mahpeyker Çıtırak, Haksızlığa Hiç Gelemeyen Gözü Kara Cemile Mürdüm İle Sıra Arkadaşı Nefise Gügüm, İsmi Sorulduğunda Rüzgarda Bir Çiçek Gibi Titreyen Zarafet Abidesi Ayşe Melek, Pek Meraklı Osman Terazi Ve Çok Acayip Sıradışı Bir Öğretmen Halis Muhlis! Hepsi Ve Daha Fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu A Sınıfında!  • • • Halis Muhlis, tahtanın başına geçti ve en kocaman harflerle şunu yazdı: Dersimiz: La İlahe İllallah. –Öğretmenim, biz çok konuştuk bu konuyu. –İdris, bu dünyada, konuşulmaya değer bundan daha önemli başka bir konu yok! –O zaman tekrar konuşalım Öğretmenim. –Fakat biliyorsun ben, karşımda koyun gibi yüzüme bakan ve kaya kadar sessiz öğrenciler istemiyorum... –O iş bende Öğretmenim. –Dersi kaynatmak yok ama! –Yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135956</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f6c361-14d8-41af-b4a3-dcfd15672b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Çaylak İle Filozof</image:title>
            <image:caption>Evet bu, uzun bir hikâye... Elimde olsaydı onu daha da uzatır mıydım? Hayır. Belki de elimde olmadığı için böyle konuşuyorum. Bilemiyorum. Ancak şundan eminim: Daha uzun olması, onu daha iyi bir hikâye yapmayacaktı. Çünkü bir hikâyenin iyi ya da kötü olması, uzun ya da kısa sürmesi ile ilgili değildir. Bir hikâyeyi iyi bir hikâye yapan, anlatmaya; çok iyi bir hikâye yapan ise dinlemeye değer görülmesidir. Aslında ben, sadece tek bir kez yaşanabilir olmalarından sebep, iyi ya da kötü fark etmeksizin bütün hikâyelerin eşsiz olduklarını düşünüyorum. Eğer kendi hikâyemi övmek konusunda aşırıya kaçmak ile suçlanmayacağımdan emin olsaydım, gönül rahatlığı ile “eşsiz” yerine, “muhteşem” derdim. Belki de demeliyim; çünkü bu, içinde benim de olduğum bir hikâye. Başkalarının onun hakkında ne düşündüklerini bilemem. Doğrusu bu pek umurumda değil ama kendim için, pekâlâ “muhteşem” olduğunu söyleyebilirim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135957</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbc66d78-9d25-461c-b32c-c1ce8a4f85c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvargeçen</image:title>
            <image:caption>Duvargeçen Marcel Aymé’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris’in Montmartre semtinde geçen fantastik öyküsüdür. İmgelemle mizahın iç içe geçtiği, özgürlük ve isyankârlık temalarıyla dikkat çeken bu öykü, okura unutulmaz bir edebi deneyim vaat eder. Öykünün kahramanı Dutilleul’ün savaş zamanı duvarlardan geçerken aslında toplumsal sınırları ve normları da ihlal etmesi mânidardır. 1941 yılında Lectures 40 dergisinde yayımlanan Duvargeçen, zamanla Marcel Aymé’nin en sevilen yapıtlarından biri haline gelirken, Paris’e de damgasını vurmuştur. Zira aktör ve heykeltıraş Jean Marais tarafından yapılan ve 1989 yılında Montmartre’da yerini alan Duvargeçen heykeli, bugün semtin bohem ruhunun simgesi ve zengin kültür mirasının bir parçası olarak kabul edilir.
Duvargeçen daha sonra yazarın gerçeküstü mizahi öykülerinden oluşan elinizdeki 1943 tarihli derlemenin de başlığı oldu. Bu öykülerde savaşın dehşeti kendini hissettirir. Aymé’nin açlık ve yokluk çeken karakterleri bir yandan da ülkeyi yönetenlerin absürd kararları yüzünden bunalırlar. Ancak Aymé’nin gerçeklikle düşsel olanı harmanladığı büyülü dünyasında, en ağır trajedi karşısında bile her zaman bir kurtuluş yolu bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135958</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84de0eb4-e810-427a-b364-7f0b1e8227a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvargeçen – Sert Kapak</image:title>
            <image:caption>Duvargeçen Marcel Aymé’nin İkinci Dünya Savaşı sırasında Paris’in Montmartre semtinde geçen fantastik öyküsüdür. İmgelemle mizahın iç içe geçtiği, özgürlük ve isyankârlık temalarıyla dikkat çeken bu öykü, okura unutulmaz bir edebi deneyim vaat eder. Öykünün kahramanı Dutilleul’ün savaş zamanı duvarlardan geçerken aslında toplumsal sınırları ve normları da ihlal etmesi mânidardır. 1941 yılında Lectures 40 dergisinde yayımlanan Duvargeçen, zamanla Marcel Aymé’nin en sevilen yapıtlarından biri haline gelirken, Paris’e de damgasını vurmuştur. Zira aktör ve heykeltıraş Jean Marais tarafından yapılan ve 1989 yılında Montmartre’da yerini alan Duvargeçen heykeli, bugün semtin bohem ruhunun simgesi ve zengin kültür mirasının bir parçası olarak kabul edilir.
Duvargeçen daha sonra yazarın gerçeküstü mizahi öykülerinden oluşan elinizdeki 1943 tarihli derlemenin de başlığı oldu. Bu öykülerde savaşın dehşeti kendini hissettirir. Aymé’nin açlık ve yokluk çeken karakterleri bir yandan da ülkeyi yönetenlerin absürd kararları yüzünden bunalırlar. Ancak Aymé’nin gerçeklikle düşsel olanı harmanladığı büyülü dünyasında, en ağır trajedi karşısında bile her zaman bir kurtuluş yolu bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135959</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea062e5-df24-45cc-8eaa-c0713c38d557.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyin</image:title>
            <image:caption>Beynimizin 100 trilyon ara bağlantı aracılığıyla birbiriyle iletişim kuran toplam 100 milyar sinir hücresi içerdiğini biliyor muydunuz?
İnsan beyni diğer canlıların beyinlerinden ne kadar farklıdır?
Beynimiz hâlâ evrim geçiriyor mu?
Beyin nasıl çalışır?
Oxford Üniversitesi’nin bu kısa giriş kitabında yazar Michael O’Shea hepi topu 1,2 kilogram ağırlığındaki bu büyüleyici organın işleyişine ışık tutuyor. Güncel beyin araştırmalarındaki temel konular özetleniyor ve nörobilim alanında yürütülen araştırmaların geleceğimize muhtemel etkileri tartışmaya açılıyor. Zihnin bileşenleri, beyinde bağlantıların kuruluşu, bellek mekanizması, duyumsama, algılama, eyleme  süreçleri gibi konular duru bir bilimsel dille aktarılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135960</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1b61762-4fb7-45c8-8c5d-9425ad875dd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Batı’da ve Türkiye’de Sergicilik Tarihi;Karşılaştırmalı Bir Analiz</image:title>
            <image:caption>Sanat ve kültürün, toplumsal eğitim ve modernleşme için desteklenmesi hem Avrupa hem Osmanlı-Türk sergi tarihinde büyük öneme sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat döneminde, 19. yüzyıl ortasından itibaren Batı’nın tekniği ve kültürüne uyum sağlamayı amaçlamıştır. Türkiye ise devlet destekleri ve sergi dizileriyle ülkede reform yapmayı, ulusal bir kültür geliştirmeyi ve gelişmiş Batılı devletler arasında yer almayı denemiştir.Bilimsel bir konu olarak ele alındığında sanat tarihi ve sanat bilimi, sanatın icrasında ve algılanışında sergi mekânına stratejik bir parça olarak önem vermek durumunda kalmıştır. Serginin kendisi, 1980’li yıllardan itibaren giderek artan biçimde Avrupa ve Kuzey Amerika’da kültür ve sanat biliminin konusu hâline gelmiştir. Günümüzde bienaller ve küratörlük mesleğinin popülerliğiyle desteklenen sergicilik araştırmaları, bilimin önemli bir bileşenine dönüşmüştür. Toplumsal hadiselerle birlikte örülen bu kültür ortamının çok katmanlı yapısını yansıtmaya çalışan bu eser, Osmanlı ve Türk sergicilik tarihinin 19. yüzyıldaki başlangıcından günümüze uzanan gelişim sürecini, Avrupa ve Kuzey Amerika sergicilik anlayışından nasıl farklılaştığını ve onlarla ne tür paralellikler gösterdiğini ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135961</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7917de7c-6c68-4d27-8d69-40d9043f858c.jpg</image:loc>
            <image:title>Geç Osmanlı Dönemi Romanlarında Şair Ve Şiir (2 Baskı)</image:title>
            <image:caption>Geç Osmanlı Dönemi Romanlarında Şair ve Şiir Kitap AçıklamasıŞairlerin karakterleri, hayat tarzları, hayal dünyaları her daim ilgi çekmiş, pek çok araştırmanın konusu olmuştur. Şairler, sadece inceleme ve araştırma kitaplarında değil; roman, hikâye gibi kurmaca eserlerde de kendisine yer edinmiştir. İşte bu kitap şaire ve şiire odaklanan romanların kitabıdır. Geç Osmanlı dönemi romanlarının tüm şair kahramanları, melankolik ya da vatanperver şairler, rind-meşrep şairler ya da geleneğe sadık Divan şairleri ve hatta romantiklerin başarısız taklitçileri, yani müteşairler bu kitapta karşınıza çıkar.Şairlerin şiiri nasıl tanımladığı, Divan, Halk ve Batı şiirine yaklaşımları, dönemlerinin poetik meseleleri, şiirlerini söyleme sancıları, bu zorlu merhalelerin delilik ve narsisizmle olan yakınlığı, bu kitapta yer bulur. Bahanur Garan Gökşen’in bu araştırma eseri, Tanzimat romanı Cezmi’den Cumhuriyet’in ilk yılında yayımlanan Karanfil ve Yasemin ile Zâniyeler’e kadar çeşitli romanlardaki şair izlerinin peşine düşüyor…(Tanıtım Bülteninden)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135962</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c3bf7b7-d437-48a0-ab2a-9e22bb246d30.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İstanbulu’nda Sarraflar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı para ve finans tarihinin en önemli aktörlerinden biri kuşkusuz sarraflardır. Bu konuda çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen, birkaç nitelikli istisna dışında, sarrafların Osmanlı finans sisteminde üstlendikleri rollerin önemiyle orantılı biçimde ele alınmadığı görülmektedir. Gerek popüler tarih anlatılarında gerekse akademik çalışmalarda, mesleğin teknik ve kurumsal boyutlarına yeterince hâkim olunmadan yapılan değerlendirmeler, sarraf figürünü indirgemeci bir stereotipe dönüştürmüştür. Anakronizme dayalı ve ideolojik yaklaşımların hâkim olduğu bu literatür, sağlam temellere oturtulmadan inşa edilen bir yapının hızla yükselmesine benzemektedir. 18. yüzyıldan itibaren giderek artan bir öneme sahip olan İstanbul sarrafları, Tanzimat Fermanı ile iltizam sisteminin kaldırılması sonrasında derin bir sarsıntı yaşamış; bu süreci atlatamayarak yerlerini dış ticaret dünyasından doğan Galata bankerlerine bırakmışlardır. Ancak bankerlerin 19. yüzyılın ikinci yarısına ait arşiv belgelerinde ve dönemin basınında sıklıkla “Galata sarrafları” olarak anılması, bu iki grubun aynı meslek zümresine mensup olduğu yönünde yanıltıcı bir algı yaratmıştır. Bu algı ise, zaten sorunlu temeller üzerine kurulu olan anlatının, farklı bir çatıyla örtülmesiyle sonuçlanmıştır. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Osmanlı İstanbulu’nda Sarraflar adıyla yayımlanan bu çalışma, yanlış temel üzerine kurulan binayı yeniden dönüşüme sokarak sarraf literatürünü sağlam temeller üzerine inşa etmeyi, daha özelinde İstanbul sarraflarının kimler olduğunu açık bir şekilde ortaya koymayı hedeflemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135963</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a8e0901-9d5d-4c6b-82dc-2b3deadf829b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Tutması</image:title>
            <image:caption>“Bizi ekolojik aciliyetle yüzleşmek üzere harekete geçirebilecek bir kitap varsa, o da Kara Tutması’dır. Kolay okunan bir metnin estetik hazzını, derin bir varoluşsal angajmanla benzersiz bir biçimde birleştiriyor.” — Slavoj Žižek
2022 yazı. İklim değişikliği kaynaklı sıcak hava dalgaları Paris’i kavururken Danimarkalı sosyolog Nikolaj Schultz, uykusuz gecelerden ve zihnini kemiren sorgulamalardan uzaklaşmak, “biraz açılmak” ve ferahlamak için yönünü Akdeniz’deki Porquerolles Adası’na çevirir. Ancak adaya ayak basar basmaz, bu geçici cennete sığınan binlerce kişi gibi kendi ziyaretinin de adanın yavaş yok oluşuna katkıda bulunduğunu fark eder. Hyères takımadalarının incisi Porquerolles’de falezler her yıl birkaç santimetre aşınmakta; artan kıyı faaliyetleri, altyapı düzenlemeleri ve turizm baskısı plajların kendini yenilemesini sağlayan doğal süreçleri zayıflatmaktadır.
İklim meselesinin sadece çevresel değil, aynı zamanda varoluşsal bir kriz yarattığı bir çağda yaşıyoruz. Schultz bu krizi istatistiklerle ya da soyut kuramlarla değil, yaşanan deneyimin içinden kavrayan etnografik-anlatısal bir deneme sunuyor. Antroposen çağında özgürlüğün nasıl sorumluluk doğurduğunu, her eylemin nasıl iz bıraktığını, kaçışın nasıl imkânsızlaştığını kişisel anlatıyla düşünsel denemeyi harmanlayan özgün bir dille ele alıyor.
Güçlü siyasal ve toplumsal teşhisler de barındıran kitapta üretim merkezli modern sınıf anlayışının çöktüğü öne sürülüyor: Artık kimin hangi topraklarda yaşayabileceği, kimin sele, yangına, kuraklığa maruz kalacağı etrafında şekillenen yeni “jeososyal sınıflar”la karşı karşıyayız. Günümüzün temel çatışmaları yalnızca emek ile sermaye arasında değil, yaşanabilir bir dünyaya erişim etrafında dönüyor.
Kara Tutması okuru teselli etmiyor, daha değerli bir şey sunuyor: Antroposen‘de yaşamanın, düşünmenin ve sorumluluk almanın ne anlama geldiğine dair sarsıcı bir berraklık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135964</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75344eb5-cb04-4ca8-b679-5afade22308e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu</image:title>
            <image:caption>Erol Üyepazarcı, Türkiye’de matbuat tarihinin son 75 yılına yakından tanıklık etmiş, yazar ve çevirmen olarak emek vermiş bir bibliyofil. Türkiye’de polisiye ve popüler roman konusunda önde gelen uzmanlar arasında. Tarihçi Reşad Ekrem Koçu’nun hem öğrencisi olmuş hem de efsanevi İstanbul Ansiklopedisi’nin yayın sürecini takip etmiş, katkı vermiş bir isim. Kendi ifadesiyle “bibliyofili ile bibliyomani arasındaki ince sınırda dolaşan bir kitap sevdalısı”… Üyepazarcı hatıralarında, öğrencilik yıllarından başlayarak yaşamında büyük yeri olan yayın dünyasını, Garbis Fikri’den Hilmi Çığıraçan’a, Remzi Bengi’den Aznif Hanım’a Babıâli ve Beyoğlu kitapçılarını, eski Sahaflar Çarşısı ile Muzaffer Ozak, İbrahim Manav, Raif Yelkenci gibi mesleklerinin duayeni olmuş sahafları, Ercüment Ekrem Talu, Osman Nuri Ergin, Cahit Kayra ve Mina Urgan gibi pek çok yazarla tanışıklıklarını ve bir yönetici olarak Anadolu’da yerli üretimin gelişmesine dair yaşadıklarını anlatıyor.
Eskilerin deyimiyle ‘mecânin-i kütüb’den yani kitap âşıklarından Erol Üyepazarcı, Şerlok Holmes ile Cingöz Recai’nin İzinde Bir Kitap Kurdu adını verdiği kitabında, okurunu 20. yüzyılın ortalarından itibaren Pertevniyal Lisesi’ndeki tarih derslerinden alarak, siyasi ve toplumsal olayların gölgesindeki Teknik Üniversite sıralarında, eski İstanbul’un kahvelerinde, sinemalarında, mürettiplerin, musahhihlerin, müvezzilerin koşuşturduğu Babıâli sokaklarında dolaştırıyor ve kitapçı dükkânlarındaki küçük taburelerde dinlediği sahafiye anılarla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135965</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33792ee9-be3a-47ab-857e-af5958867f36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela’nın Büyülü Bileziği – Altın Kumsal</image:title>
            <image:caption>Hayvanlarla konuşmanıza olanak sağlayan büyülü bir bileziğiniz olsa ne yapardınız?
Ela ve arkadaşları, en büyük maceralarına çıkmaya hazırlanıyorlar. Bakalım denizdeki hazineyi bulabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135966</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37f7f772-2ef7-4f5b-a811-022f08836fcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sincap ve Deniz Kızı – Söğüt Ormanı Maceraları</image:title>
            <image:caption>Söğüt ormanında, hayallerin ötesinde maceralara atılmaya hazır mısın?
Molly ile kardeşi Tom, ne zaman büyükannelerini ziyaret etseler, Söğüt Ormanı onları yepyeni dostluklarla ve beklenmedik güzelliklerle karşılıyor. Bu kez küçük bir sincabı kurtarırken yolları bir deniz kızı ile kesişiyor. Ancak deniz kızının bir sorunu var…
Kitabın sonunda eğlenceli etkinlikler seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135967</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/872034a0-df31-4d75-8a01-b3a13f294daa.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Baykuş ve Tekboynuz – Söğüt Ormanı Maceraları</image:title>
            <image:caption>Söğüt ormanında, hayallerin ötesinde maceralara atılmaya hazır mısın?
Molly ile kardeşi Tom, ne zaman büyükannelerini ziyaret etseler, onları Söğüt Ormanı’nda yeni arkadaşlıklar ve sürprizler bekliyor. Bu kez ormanda yuvasız kalmış bir baykuşu kurtardıklarında macera yeniden başlıyor ve içindeki gücü keşfetmek isteyen bir tekboynuz ile yolları kesişiyor.
Kitabın sonunda eğlenceli etkinlikler seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135968</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/958e27dd-b1ac-468a-8aed-46ec18f04160.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Öğreniyorum – Arkadaşım Mekatronik Teknisyeni</image:title>
            <image:caption>Lili, babasıyla birlikte alışverişe gitmek üzereyken arabada bir anda kırmızı uyarı ışığı yandı!
Neyse ki komşuları Peter bir otomotiv mekatroniker teknisyeni. Bir teknik servisi yakından tanırken arabaların, motorların ve elektrikli araçların nasıl çalıştığını keşfedebilirsin.
Peki, Lili’nin aklına ne geliyor dersin?
Belki Lili de büyüyünce bir mekatronik teknisyeni olmak isteyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135969</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2771a3f8-926d-497d-aa51-fd053c2712fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kucak Dolusu Gökyüzü – Minikler İçin Doğa Masalları</image:title>
            <image:caption>Bir bulutun içinde merak, bir rüzgârın nefesinde cesaret, bir karganın kalbinde müzik var…
Kucak Dolusu Gökyüzü okurlara bir sırrı fısıldıyor: Ne kadar küçük olursan ol, hayatta büyük bir fark yaratmanın mutlaka yolu vardır.
Miniklere doğayı, hayvanları, dostluğu, müziği, umudu anlatan üç masal…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135970</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03de7b50-7910-4b93-8ada-7de0a6472df6.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Kalpler Kulübü – Minik Şefler – Çıkartmalı Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Rahat bir yere geç, arkana yaslan ve Mutlu Kalpler Kulübü’nün dünyasıyla tanış!
Minik şeflerimizin mutfak macerasına eşlik etmek istersen sayfaları boya ve istediğin çıkartmalarla süsle.
Şimdi yaratıcılığını gösterme sırası sende!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135971</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/718a26dd-bfdf-4d5f-ba94-cd9932b5fdf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutlu Kalpler Kulübü – Küçük Bahçıvanlar – Çıkartmalı Boyama Kitabım</image:title>
            <image:caption>Rahat bir yere geç, arkana yaslan ve Mutlu Kalpler Kulübü’nün dünyasıyla tanış!
Küçük bahçıvanlarımızın bahçe macerasına sen de katılmak istersen sayfaları boya ve istediğin çıkartmalarla süsle.
Şimdi yaratıcılığını gösterme sırası sende!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135972</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3456e9fc-1360-40ee-bd3c-ce99dd7a4929.jpg</image:loc>
            <image:title>Alışverişe Gidiyoruz – İlk Ara-Bul Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ara-Bul yeni kelimelerle tanış!
Ela neden eczaneye gidiyor? Kitabevinde neler var? Peki, sen marketten ne almak istersin?
Çocuklar günlük hayattaki temel kavramları keşfederken, nesneleri bulacak ve üzerinde konuşabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135973</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b9e895-664d-44b7-b9bc-e9adc25fcb28.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Evim – İlk Ara-Bul Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ara-Bul yeni kelimelerle tanış!
Tuna mutfakta ne yapıyor? Melis’in pantolonu nerede? Peki, sofrada neler var?
Çocuklar günlük hayattaki temel kavramları keşfederken, nesneleri bulacak ve üzerinde konuşabilecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135974</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d02b0c4-7b13-431f-8831-4cca5259cb0a.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye II. Dünya Savaşı Tarihi</image:title>
            <image:caption>A’dan Z’ye II. DÜNYA SAVAŞI TARİHİ
50’den fazla ülkenin katıldığı, 100 milyondan fazla insanın seferber edildiği, ölü sayısının 50 ila 80 milyon arasında olduğu en büyük ve en ölümcül savaş; kana bulanmış altı yıl; sayısız zulüm ve vahşet… II. Dünya Savaşı, Pearl Harbor saldırısı ve D-Day işgalinden Holocaust ve Manhattan Projesi’ne kadar, dünya üzerinde kalıcı etkiler bıraktı. Hitler, MacArthur, Stalin ve Churchill gibi efsanevi isimlerin arasından iyi adamlar ve kötü adamlar ortaya çıktı. Balistik füze, atom bombası, radar ve modern yaşamı tanımlayan çeşitli icatlar geliştirildi. Dünyanın dört bir yanında savaşlar ve operasyonlar, savaş gemileri ve savaş uçakları, silahlar ve bombalar, saldırılar ve kuşatmalar, askerler ve liderler vardı. Umutsuzluk ve zafer, zafer ve trajedi, mücadele ve fedakârlık vardı. A’dan Z’ye II. Dünya Savaşı, savaşla ilgili 500 ilgi çekici soruyu 135’in üzerinde fotoğraf ve grafikle yanıtlayarak, savaşın hikâyesini ve mirasını aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135975</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63dea55c-e8f2-451f-b5f5-3d696474d42e.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrim</image:title>
            <image:caption>Biyoloji tarihi alanında en yetkin araştırmacılardan biri olarak tanınan Peter J. Bowler evrim düşüncesini, felsefe ve bilim tarihiyle olan ilişkilerini ortaya koyarak, kültürel, sosyolojik ve iktisadi bağlamlar içerisinde, hayli enerjik ve akıcı bir dille ele alıyor. Bowler’ın bu eserinden öğreniyoruz ki, evrim düşüncesi, Darwin’le beraber evrimsel biyoloji diye tanımladığımız bir disiplin haline gelinceye dek, insanlık tarihindeki varlık ontolojisine dair tüm kritik tartışma ve dönüşümlerle birlikte evrilmiştir. Doğaldır ki son derece karmaşık ve katmanlı olması beklenen bu tartışmalar içerisinden, ilişkili olduğu tarihsel bağlardan izole etmeden evrim düşüncesinin evrimsel biyoloji şeklinde kristalleşmesini ortaya koymak hayli kapsamlı ve dinamik bir tarihçilik kavrayışını gerektirir. Bowler’ın Evrim: Bir Düşüncenin Tarihi adlı eseri işte böyle bir tarih yazımının en parlak örneklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135976</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068f5150-bc63-4d56-b076-822a26014c8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Yolunda</image:title>
            <image:caption>Miranda Fitch’in hayatı, bir zamanlar parlak bir tiyatro oyuncusuyken geçirdiği kaza sonrası kâbusa dönmüştü. Üniversitenin pek de önemsemediği Tiyatro Çalışmaları programındaki işini de kaybetmek üzereydi. Kendisinden nefret eden öğrencilerine ders vermeye çalışırken kronik kalça ağrılarıyla boğuşuyordu ve kimse onun acısına inanmıyordu. Miranda için her gün, bitmek bilmeyen bir fiziksel ve ruhsal işkenceydi.
Ancak Miranda, üniversitenin ve öğrencilerin beklentilerine sırt çevirerek kimsenin istemediği bir oyunda diretti: Shakespeare’in tartışmalı oyunu Her Şey Yolunda. Bir zamanlar ona her şeyi veren ama sonra her şeyini elinden alan oyun. Öğrencileri isyan ederken, meslektaşları arkasından iş çevirirken ve ağrısı onu deliliğin eşiğine getirirken Miranda, barda üç gizemli adamla tanıştı. Bu yabancılar ona imkânsız vaatlerde bulunmuştu: Acıdan arınmış bir beden ve eskisi gibi parladığı bir sahne. Ve karşılığında Miranda’dan istedikleri tek şey şuydu: Güzel bir oyun izlemek.
Miranda bir gecede mucizevi şekilde iyileşirken, etrafındaki dünya yavaş yavaş tekinsiz bir karnavala dönüşmeye başlayacaktı. Mona Awad’dan kadın bedeni, görünmez acılar ve hırsın sınırları üzerine yazılmış Shakespearevari bir kâbus. Perde açılıyor ve bu sefer kimse koltuğunda güvende değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135977</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5317a900-f6e4-49c2-8656-357b5d547d08.jpg</image:loc>
            <image:title>Vulcan’ın Çekici</image:title>
            <image:caption>Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş’ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick’in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.
İnsanlık, dünyayı yıkımın eşiğine getiren büyük savaşın ardından radikal bir kararla kaderini hiperrasyonel bir süper bilgisayara, Vulcan 3’e devreder. Düzeni korumak için kurulan “Birlik”, bu metalik zihnin soğuk çıktılarını sarsılmaz yasalar olarak dayatır. Kaos sona erer, istikrar sağlanır. Ancak istikrarın bedeli ağır olur. Çünkü insanlar, çok geçmeden kendi elleriyle ördüğü çelikten bir kafese tıkıldığını anlar. Kendilerine “Şifacılar” diyen gizli bir direniş hareketi, bu teknolojik esarete son vermek için Vulcan 3’ü ortadan kaldırmaya kararlıdır. Vulcan 3 ise tüm kaynaklarını amansız birer silaha dönüştürmekte gecikmez. Şimdi insanlığı kendi kurtarıcısından kim kurtaracaktır?
Çekiç kafalı robotların terör estirdiği bu paranoya atmosferinde, vicdanı ile sadakati arasında sıkışan William Barris için artık taraf seçmek kaçınılmazdır. Vulcan’ın çekici inmek üzeredir, peki ama kimin üstüne?
“Philip K. Dick, paranoyayı sanata dönüştüren bir usta. Vulcan’ın Çekici ise sistemin kendi yarattığı ‘tanrılar’ tarafından nasıl yutulabileceğine dair rahatsız edici ve son derece isabetli bir kehanet.” –The New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135978</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b22e0e-6885-4da2-a07a-76c061b079c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Albert Einstein Dünyayı Değiştiren Biliminsanları</image:title>
            <image:caption>Albert Einstein, merak duygusunu ve hayal gücünü hiç kaybetmeden, hayatı boyunca bu sorunun peşinden gitti. Bu sırada karşılaştığı zor problemleri basitleştirip adım adım çözerek dünyaya farklı bir gözle bakmamızı sağladı.
Gökçe Akgül’ün yazıp resimlediği bu çizgi roman da Einstein’ın izinden gidiyor. Onun hayatını ve bilime kattıklarını; karmaşaya boğmadan, eğlenceli ve anlaşılır bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135979</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a74df158-f54d-4f29-af7b-1cb5eb03c9db.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Giyen Prenses ve Gizemli Oyun Saati</image:title>
            <image:caption>Siyah Giyen Prenses ve Salaş Giyen Prenses işbaşındayken canavarların hiç şansı yok!
Prenses Manolya ve Prenses Papatya, eğlenceli bir oyun saati için buluşuyor. Kostüm partisi yapacak, dans edecek ve abur cubur yiyip eğlenecekler.
Ama parkta ortaya çıkan canavar, buluşmalarını bozuyor. Neyse ki iki prenses de zarif oldukları kadar güçlü ve cesur! Fincanları ve elbiseleri bir kenara bırakıp kahraman kostümlerini giyiyorlar.
Prenseslerin sadece zarif ve kibar değil, gerçek birer kahraman da olabileceğini gösteren, mizah ve aksiyon dolu yepyeni bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135980</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f04b6a3-1989-43a5-b439-32bb711f6418.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Bazen bir kitap hayatınızı değiştirebilir.”
Elsy, mutlu sonların içinde kaybolmayı seviyordu. Tabii ki kurgu olanların… Evinde, kitapların arasında kendini güvende hissediyordu. Belki de bu nedenle her yıl düzenlenen kitap kulübü buluşmasına gidip arkadaşlarıyla vakit geçirmeye bu kadar ihtiyacı vardı.
Ancak yolda arabası beklenmedik bir şekilde bozulunca, kendini şirin bir kasabada mahsur kalmış hâlde buldu.
Kasaba, romanlardan fırlamış gibi hissettiriyordu… Ve gerçekten de öyleydi.
Buna inanmak zordu ama yine de Elsy oradaydı; en sevdiği romantik kitap serisinin geçtiği Eloraton kasabasındaydı. Elsy, burada olmasının bir sebebi olduğuna emindi: Kasabının, masal gibi bir mutlu sona kavuşmasına yardımcı olmak.
Ancak Eloraton’da bir türlü çözemediği bir karakter vardı: Nane yeşili gözleri, sinir bozucu derecede çekici dudakları ve romanlar konusunda kusursuz bir zevki olan huysuz bir kitapçı. Ve bu adam, Elsy’nin bu kitabı bitirmesini kesinlikle istemiyordu.
Bu büyük bir sorundu çünkü Elsy, kasabanın mutlu sonuyla kendi kaderinin sandığından çok daha iç içe olabileceğini fark etmişti.
“Romantizm okurlarının hayalini süsleyen bir kitap. Büyüleyici ve baştan sona çekicilikle dolu. Ashley Poston aşk hikâyelerinin kraliçesi.”
—Sophie Cousens
“Bu kitabı elimden bırakamadım! Büyülü, duygusal ve şefkatli… Ashley Poston yine yapacağını yapmış.”
—B. K. Borison
“Eğer kalbinizi ısıtacak, sizi güldürecek ve aşka doyuracak bir kitap arıyorsanız, bu kitap tam size göre!”
—Buzzfeed
“Ashley Poston’ın kaleminden fantastik elementler serpiştirilmiş, zekice kurgulanmış, duygusal bir aşk hikâyesi. Tek kelimeyle mükemmel!”
—Harper’s Bazaar
“Yazar, bir kitapta olmasını isteyeceğimiz her şeyi gerçeğe dönüştürüyor… Evet, bu hikâyenin sizin başınıza gelmesini kesinlikle dileyeceksiniz!”
—Cosmopolitan
“Poston’ın kaleme aldığı bu kurgu, romantik ilişkiler kadar dostluğa da yazılmış bir övgü niteliğinde. Küçük kasaba romantizmini seven okurlar, bu kitaba bayılacak!”
—Library Journal
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135981</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d9269ec-04ed-41e0-9374-d7ddfe8e0c33.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Hammaddesi – Dünyamızı Değiştiren On İki Deney</image:title>
            <image:caption>Fizik, genellikle fildişi kulelere hapsedilmiş, hayatın akışından kopuk, soğuk bir denklem yığını zannedilir. Oysa bu, yalnızca bir yanılsamadır.
Fizik, laboratuvar duvarlarını aşıp aramıza sonradan karışan bir misafir değil; en başından beri yaşamın dokusunu ören o görünmez ipliktir. Bilim tarihi genellikle dünyayı değiştiren teorilerin görkemli hikâyesini yazar ancak o teorileri kanıtlamak için cam üfleyenleri, dağların zirvesine tırmananları veya yerin kilometrelerce altına inenleri dipnotlara hapseder. Oysa gerçeklik, soyut düşüncenin somut maddeyle, insan merakının gündelik yaşamla iç içe geçtiği o tozlu tezgâhlarda inşa edilmiştir.
Parçacık fizikçisi Dr. Suzie Sheehy, Evrenin Hammaddesi’nde fiziğin hayattan kopuk olduğu mitini yerle bir ederek keşfin mutfağına giriyor. Röntgen’in karanlık odasındaki tesadüften, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın devasa mühendisliğine uzanan bu eser, 20. yüzyılı şekillendiren on iki kritik deneyi merkeze alıyor.
Evrenin Hammaddesi; fiziğin uzak ve erişilmez bir zirve değil, dünyamızı inşa eden harcın ta kendisi olduğunu hatırlamak isteyenler için, teori ile pratiğin kusursuz bir senteziyle kaleme alınmış, işin mutfağından gelen bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135982</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbb03111-8fcd-4c8a-852d-c48e8d1c4174.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfalar X&apos;lere Karşı</image:title>
            <image:caption>Teknoloji meraklısı Alfa kuşağı, gelenekçi X kuşağıyla karşı karşıya...
Ödüllü yazar Gamze Pat’ın kaleme aldığı Alfalar X’lere Karşı, aralarında büyük bir uçurum olduğu düşünülen iki farklı nesli ormanın ortasında buluşturan, doludizgin bir macera.
Kuşak çatışmasına mizahın diliyle yaklaşan roman, sevgi, anlayış ve dayanışma yoluyla günümüz çocuklarının aile bağlarını güçlendirecek eğlenceli bir kamp hikâyesi anlatıyor.
Farklı kuşakların birbirinden neler öğrenebileceğine dikkat çeken kitap, okurları kendi hayat yolculuklarında yepyeni deneyimlere adım atmaya yüreklendiriyor.
Yaz kapıdadır. Can ve sınıf arkadaşlarının hayalinde; tabletle, telefonla, oyun konsoluyla ve sınırsız atıştırmalıkla geçirecekleri keyifli bir tatil uzanmaktadır. Ancak okul yönetiminin hiç beklenmedik bir sürpriziyle baş başa kalırlar: Teknolojiden uzak bir doğa kampı! Aile büyüklerinin torunlarıyla ortak paylaşımını artırmaları için planlanan bu “Kuşaklar Kampı”, yaratıcılığı geliştirmeyi, bedenleri güçlendirmeyi ve ruhları dinlendirmeyi amaçlasa da nihayetinde kuşaklar arası rekabet kaçınılmaz olacaktır. Saldırgan uzay araçları, jelibon yiyen rakunlar, ay ışığında yoga yapanlar... Sıkı durun, şenlik başlıyor!
Birbirine zıt iki kuşağın doğa ile komik mücadelesini sayfalarına taşıyan roman, sevginin gücüyle kuşaklar arasında sağlam köprüler kuruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135983</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b9c3b2f-9e69-4e45-953b-544d313b2f7e.jpg</image:loc>
            <image:title>İzdüşüm</image:title>
            <image:caption>Senin ne güzel güvercinlerin oluyor ak güllerle
İki dudakta tek olmanın
Bunlar çokgen güller nasıl böyle
Acılarımızın yalın yoksulluğu
 
Ne güzel saçların iyi yaşamalara örnek
Süet okşamalarla büyüyorsun
Kaç pazar kaç perşembe
Varıp anlıyorum yakınlıyor
 
Elinde bir kesin tutkuyla sorumsuzsun
Çoğalsa heykeller ellerimize inat
Sen yalnızlıkların yüce kraliçesiydin
Her gece kısa özet
 
Önünde şapkamı çıkarıyorum
Senin ne güzel güvercinlerin oluyor
Ak öpülmelerle
Hiç bilinmedik yerlerinden özgür böyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135984</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8190d791-f05f-4d5d-a652-df8f1b1e160d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaz Yağmuru</image:title>
            <image:caption>Yıllarını evine kapanarak geçirmiş, münzevi bir yazar olan Cemil Bey; ilk kez konfor alanından çıkarak yeğeninin ısrarıyla Antalya&apos;ya, tatile gider. Her şey yolunda giderken, kaldığı otel hakkındaki söylentiler huzurunu bozar. Duyduklarına mı yoksa yeni tanıştığı Mustafa&apos;ya mı inanacağını bilemez. Yazın yağan yağmur, hayatın kararları gibi ani ve sarsıcıdır. Yeni güne uyanılan her sabah, bir umut fırsatıdır. Geçip giden anlar için duyulan hüzün, hayatın güzelliklerini gölgede bırakmamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135985</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/830917a7-8f4a-4957-9026-5fc7b65253de.jpg</image:loc>
            <image:title>Yakanıza Gül</image:title>
            <image:caption>kibrit çöpü yaktım içimde kalana duvara ismimi yazdım, iyi mi ağıt densin öldüğümde yazdıklarıma tohum taslağıydım, söylensin buz parçacığı, size soğuk gelenlere yanaşmadım hepinize, fazladan kayışları koparmadım, askılarınız düşmedi ben iyi biriydim, belki de değildim gevşetmedim aramızdaki kilitleri ben sağır oldum, yeter mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135986</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a192e4a4-062a-4e44-b8f3-5153b1475fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Güller Çabuk Solar - Mevsimi Bahardır Aşkın (karton Kapak)</image:title>
            <image:caption>Bütün kuşlara selam olsun, yazdım defterime geçen gün bizi düşünürken. Ama turnalara sevda... 
 
 Ayten ve Akın, yaşadıkları talihsiz olayların izlerini hayatlarında hâlâ taşımaktadır. Ağır bir kayıp iki âşığı yıksa da, bu kez daha sağlam bir şekilde ilişkilerine tutunmaya, hayalini kurdukları hayatın temellerini yeniden atmaya kararlıdırlar. 
Ayten’in parçalanan aile bağlarının ardından Akın’la kendi çekirdek ailesini kurma isteği hiç de kolay olmayacaktır. Öte yandan Akın’ın geçmişi bir türlü yakasını bırakmaz. Yine de onlara göre aralarındaki gerçek sevgi, tüm olumsuzlukların üstesinden gelmeye yetecektir. 
Peki yeni ve mutlu bir hayatı birlikte yaşama hayalleri, çevrelerindeki engellere rağmen gerçeğe dönüşebilecek midir? 
Yoksa geçmiş, bir kez daha her şeyin önüne mi geçecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135987</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36e0a77a-6a00-4b2c-aadd-856ba62d4172.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Güller Çabuk Solar Ciltli</image:title>
            <image:caption>Bütün kuşlara selam olsun, yazdım defterime geçen gün bizi düşünürken. Ama turnalara sevda... Ayten ve Akın, yaşadıkları talihsiz olayların izlerini hayatlarında hâlâ taşımaktadır. Ağır bir kayıp iki âşığı yıksa da, bu kez daha sağlam bir şekilde ilişkilerine tutunmaya, hayalini kurdukları hayatın temellerini yeniden atmaya kararlıdırlar.  Ayten’in parçalanan aile bağlarının ardından Akın’la kendi çekirdek ailesini kurma isteği hiç de kolay olmayacaktır. Öte yandan Akın’ın geçmişi bir türlü yakasını bırakmaz. Yine de onlara göre aralarındaki gerçek sevgi, tüm olumsuzlukların üstesinden gelmeye yetecektir.  Peki yeni ve mutlu bir hayatı birlikte yaşama hayalleri, çevrelerindeki engellere rağmen gerçeğe dönüşebilecek midir?  Yoksa geçmiş, bir kez daha her şeyin önüne mi geçecektir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135988</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/594b9d04-cd0b-496f-b226-630148d448eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağ ve Sol</image:title>
            <image:caption>Bir çağın vicdanı, üç insanın hayatında yankılanır. I. Dünya Savaşı’nın ardından yıkılan imparatorluklar, değerini yitiren idealler, yönsüz kalmış insanlar... Joseph Roth, Sağ ve Sol’da yalnızca iki kardeşin değil, aynı zamanda bir çağın ahlaki çöküşünü anlatır.
Paul Bernheim, kaybolmuş bir dünyanın kültürlü, kibirli, kırılgan bir çocuğudur; savaşın ardından yükselmek için ruhunu satarken kardeşi Theodor, ulusun ve tekniğin sahte tanrılarına tapar. Ve onların arasında, Rusya’dan sürüklenip gelen Nikolai Brandeis, yeni çağın acımasız aklını temsil eder – yükselir, güçlenir ama her adımında yalnızlaşır. Roth, bu üç kaderi kesiştirerek iki savaş arasındaki dönemde Avrupa’nın büyük boşluğunu gözler önüne serer. Roth’un üslubu, klasik zarafetle modern kırılganlığın sade ve ironik bir bileşimidir.
Onun cümlelerinde ahlak paranın değeriyle ölçülür, vicdan borsanın iniş çıkışlarıyla dalgalanır.
Sağ ve Sol, yalnızca üç adamın hikâyesi değil, para, güç ve inanç arasında savrulan modern insanın iç hesaplaşması, ideallerini yitirmiş bir çağın ruh ölçümüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135989</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f29f79a-5dc9-461a-8cd2-6f73fe8c18dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Moby Dick</image:title>
            <image:caption>Moby Dick; Or, The Whale by Herman Melville is an epic novel published in 1851. 
Sailor Ishmael narrates the obsessive quest of Captain Ahab, who commands the whaling ship Pequod in pursuit of Moby Dick, a giant white sperm whale that destroyed his leg. 
Ahab’s monomaniacal hunt for vengeance drives the ship and its diverse crew across the world’s oceans, blending realistic whaling details with profound explorations of good, evil, fate, and human nature in this cornerstone of American literature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135990</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64854d30-7bde-4b4e-9461-a27a664a7411.jpg</image:loc>
            <image:title>Erewhon</image:title>
            <image:caption>Erewhon by Samuel Butler is a satirical novel published in 1872. 
A traveler discovers a strange fictional country where society operates by inverted rules: illness is treated as crime, while criminals receive medical treatment. 
The book satirizes Victorian England while pioneering speculations about machine consciousness and artificial intelligence in its famous “Book of the Machines” section. 
Drawing on Butler’s experiences as a sheep farmer in New Zealand, this darkly comic work imagines a world where compassion and punishment are bizarrely reversed, and where machines may evolve beyond human control.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135991</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb392d26-9bda-4c2e-96cf-9ad78301bcf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kusurların Doğal Tarihi Büyük Patlama&apos;dan Dna&apos;ya</image:title>
            <image:caption>Büyük Patlama’dan DNA’ya 
Yaşam sonu mutlu bitmiş kaza ve hataların kataloğudur. 
Kusurların Doğal Tarihi’nde Telmo Pievani gezegenimizdeki yaşamın aslında kusursuzluğu sayesinde değil, tam tersine kusurluluğuna rağmen (hatta muhtemelen kusurluluğu sayesinde) serpilip geliştiğini gösteriyor. Hikâyesine evrenin çalkantılı (ve elbette birtakım sapmalara dayalı) doğuş öyküsünü anlatarak başlayan yazar, ardından evrimi besleyen rastlantısal DNA kopyalama hatalarını, doğal seçilim yoluyla bazı avantajların nasıl dezavantaja dönüşebildiğini, insan beyni dediğimiz o anatomik keşmekeşin nasıl meydana geldiğini ve bedenimizdeki sayısız kusur ve uyumsuzluğu ele alıyor. 
Yol boyunca Pievani okurlara, devasa boynuzlarıyla kusurluluğun ilk iki yasasını çok iyi örnekleyen (binlerce yıl önce soyu tükenmiş) İrlanda musundan Yeni Zelanda’ya özgü kivi kuşlarına, kendi deyişiyle “evrimin sıfırdan tasarlanmamış, donup 
kalmış bir tesadüfü” olan insan beyninin nörokusurluluğundan insan icadı olan daktilo klavyelerindeki tuhaflıklara dek doğa ve yaşamın onlarca anomalisinden bahsederken ilginç sorular sormaktan da geri durmuyor: Eğer bedenimizdeki tüm organ ve yapılar bir amaca hizmet ediyorsa neden apandisimiz var? Kaçınılmaz olarak bel ağrısını getirdiği halde neden iki ayak 
üzerinde yürüyoruz? Erkekler neden hâlâ meme uçları taşıyor? 
Bu büyüleyici anlatıda Pievani, doğadaki kusur ve hataların istisna değil kural olduğunu gösteren ve yaşamın tam da bu kusurlar sayesinde güzel ve yaratıcı olabildiğini açıklayan ilk kapsamlı kuramsal çerçeveyi bizlerle paylaşıyor. 
Telmo Pievani, Padova Üniversitesi’nde biyoloji ve bilim felsefesi profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135992</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06bd6f8-1056-44e0-9ca8-cd900736e6fd.jpg</image:loc>
            <image:title>1960’lardan Günümüze Edebiyatımızda Kent Hakkı Romanları</image:title>
            <image:caption>1960’lardan Günümüze
Edebiyatımızda Kent Hakkı Romanları
İstanbul bir yanda Boğaz’ı ve ışıltılı etkinlikleriyle parıldarken diğer yanda mahalleler kimlik değiştiriyor, yoksullar merkezden sessizce çepere itiliyor, tarihî semtler hızla siliniyor. Bu sürece, ‘eski İstanbul’a duyulan nostaljinin, kente sonradan gelenleri dışlayan bir söyleme dönüşmesi eşlik ediyor.
Bu kitap, İstanbul’un bu iki baskın hikâyesini —kentsel dönüşümün sert yüzü ile elitist nostaljisinin
dışlayıcı dilini— Lefebvre’in kent hakkı kavramı üzerinden yeniden düşünmeye davet ederken İstanbul romanlarında bu olguların izini sürüyor. Edebiyatımızda, nostaljik damarın karşısında, İstanbul’da yaşayan göçmen kahramanların bakışı ve diliyle şekillenen, “kent hakkı romanları” olarak
adlandırılabilecek başka bir damar daha geliştiğini gösteriyor. Orhan Kemal ve Muzaffer İzgü’den Latife Tekin’e, Ayhan Geçgin ve Hatice Meryem’den Orhan Pamuk’a uzanan geniş bir yelpazeyi incelerken,
elitist damarın idealize ettiği kayıp İstanbul’la, bugün kentin çeperinde tutunmaya çalışan görünmez toplulukların sesi arasındaki mesafeyi sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135993</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4618b537-b6d0-48e6-91df-36f0b8869499.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmur Ormanında Doğa Koleksiyonum</image:title>
            <image:caption>Ara, bul, doğanın hazinelerini keşfet Yağmur ormanlarına dikkatle bak. 
Hazinelerle 
dolu olduğunu göreceksin. 
Doğa Koleksiyonum dizisinde doğayı keşfedecek, birbirinden güzel çizimlerle gezegenin 
zenginliğine hayran olacak, her sayfadaki sorular ve ilginç bilgiler eşliğinde bu güzelliklerin tadını çıkaracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135994</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266a83ca-6a8e-4364-95c7-43839d5e83cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Yerin Altında Doğa Koleksiyonum</image:title>
            <image:caption>Ara, bul, doğanın hazinelerini keşfet Toprağın derinliklerine dikkatle bak. 
Hazinelerle 
dolu olduğunu göreceksin. 
Doğa Koleksiyonum dizisinde doğayı keşfedecek, birbirinden güzel çizimlerle gezegenin 
zenginliğine hayran olacak, her sayfadaki sorular ve ilginç bilgiler eşliğinde bu güzelliklerin tadını çıkaracaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135995</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a0b393b-3c23-4990-9c0d-9933284935de.jpg</image:loc>
            <image:title>1648 Miti</image:title>
            <image:caption>Bazen belli bir alanda ortaya atılan bir görüş baskın hale gelir, zaman içinde neredeyse tartışılmaz nitelik kazanır, sonraki kuşakların da eleştirel bir bakış getirmemesi sonucunda yegâne gerçeğe dönüşür. Uluslararası ilişkiler düşünüldüğünde, 1648 tarihi ve bu tarihin çağrıştırdığı Westphalia Barışı böyle bir özelliğe sahiptir: Ulus-devletin tanımlanması, Ortaçağ’dan modern zamanlara geçiş, modern anlamıyla uluslararası ilişkilerin oluşumu vb. çok uzun yıllar boyunca hep bu ikisiyle ilişkilendirilmiştir. Benno Teschke bu yaygın kabule Charles Tilly’nin tabiriyle “sosyolojinin tarihle karşılaştığı” yerden, tarihsel sosyoloji penceresinden eleştirel bir yaklaşım, radikal bir itiraz getiriyor. Teschke’ye göre, yaşananlar bir yandan tek bir tarihe, tek bir olguya sığdırılamayacak kadar büyük ölçekli, uzun soluklu, kademeli bir dönüşümün safhaları; diğer yandan, “büyük adamların” imza attıkları antlaşmaların çok ötesinde mülkiyet ilişkileri, sınıf yapısı, iktisadi cephe, toplumsal doku, jeopolitik gibi etkenleri içeren karmaşık, çok boyutlu bir sürecin sonucu. Teschke’ningetirdiği perspektifin, açmaya çalıştığı tartışmanın, uluslararası ilişkiler alanındaki kimiegemen paradigmalarla girdiği hesaplaşmanın, bu arada kaleme aldığı konuya ilişkin literatür değerlendirmesinin ilgiye değer olduğu aşikâr.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135996</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e8c766-8d3f-4636-97e2-b99e78ec8ded.jpg</image:loc>
            <image:title>The Complete Works of William Shakespeare</image:title>
            <image:caption>Enter the realm where language dances and time dissolves. 
Within these pages lie the echoes of kings and fools, lovers and knaves, spirits and shadows. Shakespeare’s words woven with wit, sorrow, and wonder have lit the stage for centuries, and still they stir the soul. 
His comedies sparkle with wit, his tragedies echo with fate, his histories march with grandeur, and his poems breathe with longing. Together they form a tapestry of the human spirit, woven in language that still sings across time. 
This volume gathers them all - a constellation of voices, a mirror to our joys and griefs.
Read aloud. Read alone. Read forever.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135997</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/671225bc-41bd-41d9-9a37-fa6aa2847cdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Peri Halkının Savaşı</image:title>
            <image:caption>İKİ KADIN.
İKİ FARKLI ROTA.
KAYBOLMAK İÇİN TEK BİR ŞANS.
 
NİHAİ SAVAŞTA UMUT EN ÖLÜMCÜL 
SİLAHLARDAN BİLE DAHA KUDRETLİYDİ
 
Her genç kız bir gün diyarına huzur getirmenin hayalini kurardı.
Bir peri savaşı başlatmanın değil.
Ama mücadele olmadan devrim de olmazdı.
 
Evely’nin peri soyundan geldiğinin ortaya çıkmasıyla kim dost kim düşman iyice belirsizleşmişti. Bir yandan insan konseyi diğer yandan Devrikler onlara karşı planlar kurarken Alfa İttifakı iki cephede savaş veriyordu.
Evelyn artık Ateş Kraliçesi’ydi ve sarayında demir silahlar bulmak yeni bir planın fitilini ateşleyecekti. Eski peri konseyiyle bu silahları kullanarak pazarlık yapıp onlara Alfa İttifakı’nın meşruluğunu kabul ettirebilirlerdi.
Ancak gizemli bir saldırı sonucu saraydan efsanevi bir bomba çalındığında, Alfa İttifakı’nı başa geçmekten daha acil bir mesele bekliyordu. Bu bomba hem peri hem insan diyarını yok edebilecek güçteydi ve gözünü kan bürümüş düşmanların elindeydi.
Nihai savaşın kaybedilmesi Evelyn’in değer verdiği ve korumaya yemin ettiği her şeyin yok olması demekti. Ama peri ve insan düşmanlarının hesaba katmadığı önemli bir güç vardı: Ateş Kraliçesi Evelyn’in ta kendisi.
 
Gidecek hiçbir yer yoktu. Kan ve bıçaklardan uzakta, güvenli bir yer yoktu. Başlattığım katliamdan başka görülecek hiçbir şey yoktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135998</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e63603e0-e66a-4173-bc97-b7fe499eadaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 4</image:title>
            <image:caption>Saka ve Sanrı, inişli çıkışlı birlikteliklerinde çok fazla kayıp vermiş, çok ağır sınavlardan geçmişlerdir. Sevdiklerinin acısını yüreklerinde taşırken her zamankinden daha sıkı birbirlerine tutunurlar. Tam her şey yoluna girmeye başlamışken Bige’nin hamilelik haberi Karun’u derinden sarsar; bu onun için sevinç değil, korku dolu bir haberdir. Bir doğumla ablasını kaybetmişken sevdiği kadını da kaybetme ihtimali onu dehşete düşürmüştür. Bige’nin doğumu başladığında ise Karun’un geçmiş travmaları yeniden su yüzüne çıkar. Bige’yi de kaybederse ne yapacaktır? Bu, onların sonu mu olacaktır yoksa kaderin sunduğu yeni bir başlangıç mı? Saka ve Sanrı’nın final kitabında, tüm bilinmezlikler ve korkular ya nihayet açıklığa kavuşacak ya da her şey kaçınılmaz bir karanlığa doğru sürüklenecektir.
“Kadın hep giden taraftı, adam ise ona ulaşmak isterken kendi karanlığında kayboldu.
Ayrılık belki de ikisinin tutunacağı tek gerçeklikti.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=135999</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993d73ea-ae67-4eb2-82ad-c4b57422a464.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 4 - Tek Kitaplık Yan Boyamalı Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Saka ve Sanrı 4 (Ciltli Yan Boyamalı)
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu 
Karakter Kartı (3 Adet)
Özel Tasarım Defter
Özel Tasarım Sticker
Poster
Ayraç 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136000</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb666740-2445-43a1-aded-b11a6aa17af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 4 Ciltli</image:title>
            <image:caption>Saka ve Sanrı, inişli çıkışlı birlikteliklerinde çok fazla kayıp vermiş, çok ağır sınavlardan geçmişlerdir. Sevdiklerinin acısını yüreklerinde taşırken her zamankinden daha sıkı birbirlerine tutunurlar. Tam her şey yoluna girmeye başlamışken Bige’nin hamilelik haberi Karun’u derinden sarsar; bu onun için sevinç değil, korku dolu bir haberdir. Bir doğumla ablasını kaybetmişken sevdiği kadını da kaybetme ihtimali onu dehşete düşürmüştür. Bige’nin doğumu başladığında ise Karun’un geçmiş travmaları yeniden su yüzüne çıkar. Bige’yi de kaybederse ne yapacaktır? Bu, onların sonu mu olacaktır yoksa kaderin sunduğu yeni bir başlangıç mı? Saka ve Sanrı’nın final kitabında, tüm bilinmezlikler ve korkular ya nihayet açıklığa kavuşacak ya da her şey kaçınılmaz bir karanlığa doğru sürüklenecektir.
“Kadın hep giden taraftı, adam ise ona ulaşmak isterken kendi karanlığında kayboldu.
Ayrılık belki de ikisinin tutunacağı tek gerçeklikti.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136001</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19922aa0-230b-4fa1-a721-9784fbb26dae.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 4 - Tek Kitaplık Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Saka ve Sanrı 4 (Ciltli)
Lak İşlemeli Mat Selefon Kutu 
Karakter Kartı (3 Adet)
Özel Tasarım Defter
Özel Tasarım Sticker
Poster
Ayraç 
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136002</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e621015-2839-487a-96de-c0363a76bc34.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı 4 - Yan Boyamalı Ciltli</image:title>
            <image:caption>Saka ve Sanrı, inişli çıkışlı birlikteliklerinde çok fazla kayıp vermiş, çok ağır sınavlardan geçmişlerdir. Sevdiklerinin acısını yüreklerinde taşırken her zamankinden daha sıkı birbirlerine tutunurlar. Tam her şey yoluna girmeye başlamışken Bige’nin hamilelik haberi Karun’u derinden sarsar; bu onun için sevinç değil, korku dolu bir haberdir. Bir doğumla ablasını kaybetmişken sevdiği kadını da kaybetme ihtimali onu dehşete düşürmüştür. Bige’nin doğumu başladığında ise Karun’un geçmiş travmaları yeniden su yüzüne çıkar. Bige’yi de kaybederse ne yapacaktır? Bu, onların sonu mu olacaktır yoksa kaderin sunduğu yeni bir başlangıç mı? Saka ve Sanrı’nın final kitabında, tüm bilinmezlikler ve korkular ya nihayet açıklığa kavuşacak ya da her şey kaçınılmaz bir karanlığa doğru sürüklenecektir.
“Kadın hep giden taraftı, adam ise ona ulaşmak isterken kendi karanlığında kayboldu.
Ayrılık belki de ikisinin tutunacağı tek gerçeklikti.”
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136003</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca2726a9-26a2-4974-84f3-c84c1ddc87be.jpg</image:loc>
            <image:title>…Hiç&apos;likle Başlayıp Ölüm&apos;le Biten Bir Kitap İçin İki Olasılık…</image:title>
            <image:caption>Algı yazgıdır
Kendini anlamayı bekle
Öteki anlaşılmaz zaten
Bekle kendini,
Yazgını algılamayı bekle
 
Kendini anlamak tılsımdır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136004</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f018a7-9634-43a1-9948-d93b4f3e8e9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan&apos;ın Hatıraları - Mimar Sinan&apos;ın Yapıları (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>Mimarbaşı olarak Sinan, bütün bir Osmanlı coğrafyası üzerinde değişik türde dört yüzü aşkın yapı inşa etmiştir. Ölümüne kadar mimarlık mesleğini sürdüren büyük usta, padişah ve hanedan üyelerinden başka birçok devlet adamından sipariş almıştır. Cami, mescit, medrese, darüşşifa, kervansaray, türbe, su kemeri, köprü, hamam ve birçok çeşme tasarlamıştır. Hayatının sonuna kadar durmadan çalışmış ve 1588 yılında görevinin başında iken hayata veda etmiş, Süleymaniye Külliyesinin mütevazı bir köşesinde kendisi için tasarlayıp hazırladığı yalın ve açık türbesinde toprağa verilmiştir.
Türk medeniyetinin bu değerli mimarı, ölmeden önce hatıralarını ve yaptığı eserlerin dökümünü yazdırarak iki ana kaynakta toplatmıştır. Sinan kendi anlatımı ile nakkaş Sâî Mustafa Çelebi’ye yazdırdığı hatıralar kitabına Tezkiretü’l-bünyan adını vermiştir. İnşa ettiği yapıların listesini de Tezkiretü’l-ebniye adlı kitapta toplamıştır.
Meslek hayatı boyunca birçok padişah ve devlet adamı ile karşı karşıya gelen Sinan, onlarla yaptığı en heyecanlı diyalog ve tartışmaları bu eserlerinde anlatmıştır. Sinan’ın mimarî bakışı, dünya görüşü ve meslek hayatında yaşadığı sıkıntılar da en yalın ve açık biçimde bu iki yazma kaynakta dile getirilmiştir. Sergilediği meslek ahlakı ve dik duruş ile de Sinan insanlarda büyük bir hayranlık uyandırmıştır. Mimarlık hayatının en ilgi çekici yanlarının anlatıldığı bu eserler, mimarlardan başka her entelektüel insan tarafından mutlaka okunmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136005</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26742000-2b3d-4838-a6b5-0b029053d471.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Bir Yaşam</image:title>
            <image:caption>Krishnamurti Yeni Bir Yaşam’da, okul sıralarında bıraktığımız “eğitim” kavramını alıp yaşamın tam ortasına; evimize, ilişkilerimize, iç dünyamıza getiriyor. Bilgi depolamayı değil, doğrudan anlamayı amaçlayan bir eğitim bu. Krishnamurti burada geleneksel eğitim anlayışımızı kökten sorguluyarak, ezberci bilgi aktarımının, sürekli bilgi yığmanın ötesine geçen bir eğitimin nasıl olması gerektiğini birlikte anlamaya çalışıyor ve bizleri gerçekte yaşamın ta kendisini anlamaya çağırıyor.
Krishnamurti’ye göre gerçek öğrenme ancak korkulardan, koşullanmış düşüncelerden ve otoritelere bağımlılıktan kurtulmuş bir zihinle olanaklıdır. Bunun için de kökten bir dönüşüm gerekir. Yeni Bir Yaşam, bu dönüşümün hem eğitimde hem de gündelik yaşamda nasıl mümkün olabileceğini sorguluyor, üstelik okurun yanından bir an bile ayrılmadan.
Elinizdeki kitap yeni bir yaşama ilk adımı atmaya ve kendimize dönmeye bir çağrı!
Krishnamurti bütün kurumlar ve dinlerden insanların yararlanarak dinlediği çok seçkin bir inanç öğretmeni.–George Bernard Shaw
20. yüzyılın beş ermişinden biri.–Time Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136006</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080b9d9f-5329-4705-b48b-2a06fcc5794b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karyatidlerin Başkaldırısı- bir komiser haritos polisiyesi 15</image:title>
            <image:caption>Yunanistan yeniden ayağa kalkmaya çalışırken, geçmişin sütunları çatırdamaya başlar.
Komiser Kostas Haritos, Attika Emniyet Müdürlüğüne terfi ettiği gün, ekonomik vaatler ve büyük projelerle süslenen tehlikeli bir planın izine düşer. Antik demokrasiden ilham aldığını iddia eden küresel güçler, ülkeyi bir “ideal devlet” denemesine dönüştürmek isterken, Atina’nın sessiz tanıkları Karyatidler bu oyunun bedelini hatırlatır.
Cinayet Şubesinin başına getirilen Antigoni Ferleki ise erkek egemen bir sistemde yalnızca suçla değil, yerleşik zihniyetlerle de mücadele eder. Güç, iktidar ve adalet arasındaki gerilim büyürken, geçmişin heykelleri gibi suskun görünen kadınlar artık yerlerinden kıpırdamaya hazırdır.
Karyatidlerin Başkaldırısı, tarih, siyaset ve polisiye gerilimi ustalıkla birleştiren çarpıcı bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136007</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1444a52b-df61-4dd4-a88f-fc8338179833.jpg</image:loc>
            <image:title>Lüzumsuz Adam</image:title>
            <image:caption>Sait Faik Abasıyanık, yalnızca 48 yıl süren ömrüne sonsuzlukta yankılanan eserler sığdırdı. Baktığı her görüntüde, her canlıda, tabiatta, insan ruhunda, bir martıda, bir balıkçının ellerinde ya da bir köy kahvesinde hep hikâyeyi aradı ve buldu. Henüz lise yıllarında eline aldığı kalemi, ölümüne dek bırakmadı. İnsanları güzelliklerle dolu bir dünyada görme arzusunu, tüm tazeliği ve canlılığıyla okuruna hissettirdi.
Çağdaş Türk öyküsünün kurucu isimlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın dördüncü kitabı Lüzumsuz Adam’ın ilk baskısı 1948 yılında, ikinci baskısı ise yazarın vefat ettiği tarih olan Mayıs 1954’te yapılmıştır. Kitaba adını veren “Lüzumsuz Adam” başta olmak üzere, yazarın “Ben Ne Yapayım?”, “Kaçamak, Papağan, Karabiber”, “Papaz Efendi” gibi sevilen öykülerinin yer aldığı Lüzumsuz Adam, yayımlanışının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmesine rağmen hâlâ Türk hikâyeciliğinin en çok okunan ve konuşulan eserleri arasındadır. Edebiyatımızda bir “İstanbul külliyatı” meydana gelmesine katkısı da aşikârdır.
Mahalle gene ne olsa mahalledir. Benim dükkân yanabilir, aç da kalabilirim.
Ama bana öyle gelir ki, şu öğleleri limonlu-terbiyeli işkembe çorbasını içtiğim işkembeci beni ölünceye kadar besleyecek. Portakalcı Salomon çürük portakalları çıplak Yahudi çocuklarına nasıl dağıtıyorsa ben geçerken de iki tane avucuma koyacak. O günler belki elbiselerim pek eski olur da içeriye almaz ama; pastanenin madamı kapısının önünde bana bir kapuçina içirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136008</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/509437d0-2d06-45b8-9fd4-d12768322ab2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kocamı Ben Öldürmedim</image:title>
            <image:caption>Li Xuelian ikinci çocuğuna hamiledir ancak tek çocuk politikasının hüküm sürdüğü bir düzende ikinci kez anne olmak yasayı çiğnemek demektir. Kocası Qin Yuhe ile sistemin açıklarından yararlanan kusursuz bir plan yaparlar: Kâğıt üzerinde boşanacak, çocuk doğunca yeniden evleneceklerdir. Böylece her şey yasal görünecektir. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Qin Yuhe, bu sahte ayrılığı fırsat bilip gerçekten başka bir kadınla evlenince plan altüst olur. Li Xuelian bir anda kendini hem aldatılmış bir eş hem de toplumun gözünde “ahlaksız bir baş belası” olarak bulur. Artık tek bir amacı vardır: İtibarını ve onurunu geri kazanmak. İstediği şey ise çok basittir: Sahte boşanmanın iptali ve bu kez “gerçekten” boşanabilmek! Liu Zhenyun, Çin’in hukuk ve toplum düzenindeki sorunları, kahkaha ile gözyaşı arasında gidip gelen bir kara mizahla anlatıyor. Keskin, ironik ve sarsıcı bir başyapıt olan Kocamı Ben Öldürmedim, Giray Fidan’ın Çinceden özenli çevirisiyle ilk kez Türkçede. “Çin’de büyük önem taşıyan yerel siyasetin samimi bir portresi.” The New York Times “Ustaca anlatılmış bir hikâye; umutsuzluğa kapılırken bile sizi güldürecek…” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136009</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e112244-ab29-4c75-a409-136026614071.jpg</image:loc>
            <image:title>The Innocence of Objects - With 6 New Cabinets</image:title>
            <image:caption>Orhan Pamuk’un Türkçe kataloğu Şeylerin Masumiyeti’ nin İngilizce versiyonu 6 yeni vitrinle okurlarıyla buluşuyor. 
The culmination of decades of omnivorous collecting, Orhan Pamuk’s Museum of Innocence in Istanbul uses his novel of lost love, The Museum of Innocence, 
as a departure point to explore the city of his youth. 
In The Innocence of Objects, Pamuk’s catalogue of his remarkable museum, he writes about things that matter deeply to him: the proper role of the museum, 
the psychology of the collector, the photography of old Istanbul, and, of course, the customs and traditions of his beloved city. The book’s imagery is equally evocative, ranging from the ephemera of daily life to gemlike photo essays. Combining compelling art and writing,The Innocence of Objects is an original work of art and literature.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136010</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa223948-e2a1-4b73-a1a0-00336ee8cf36.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın İki Ucu</image:title>
            <image:caption>Bu dünya birlikte yaşamak için...
Neşeli üslubuyla farklı kültürleri buluşturduğu kitaplarıyla sevilen Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez Türkiye ve Hindistan arasında gidip gelen bir hikâyeye davet ediyor. Ailesinden uzak kalan Osman, arkadaşı Ayda sayesinde kaygılarını giderirken, babasının yolunu gözleyen Rita ise otellerine gelen konuklarla ilgilenir. İki bambaşka hayatı paralel bir anlatıda buluşturan roman, uzakları kültürler arası karşılaşmalarla yakınlaştırıyor. Tüm farklılıklarımızla aynı Dünya’ya ait olduğumuzu, empatiyi ve çocukluk duygularını duyumsatıyor.
Konusu
Anne babası Hindistan gezisine giden Osman, amcasının evinde kalmaya başlar. Okul bandosuyla katılacakları film çekimine hazırlanırken, aklı haber alamadığı ailesindedir… Hindistan’da ailesinin işlettiği küçük otelde yaşayan Rita ise, annesini Londra’ya uğurlayan babasını beklemektedir. Patlayan şiddetli fırtına ne ulaşıma ne de iletişime izin verir… Aralarındaki binlerce kilometreye karşın Osman’la Rita’nın bekleyişleri, şarkılar, arkadaşlıklar ve dayanışma sayesinde renklenir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136011</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25371c61-bdb7-44ae-852e-129fa9bbd14d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks - Tanrılar Sitesi</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor.
Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136012</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49ace611-36cf-4de4-943c-b7f92884faed.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Nesil Aşk</image:title>
            <image:caption>Bazen küçücük bir tebessüm, bir gülümseme bile karşımızdakini kötü duygulardan, anlık da olsa uzaklaştırmaya yeter. İşte o an, sevgiye dokunmak ve mutluluğa ulaşmak artık o kadar da zor değildir.  
 
       O Z A M A N
       Damgalamadan, yargılamadan,
       Peşin hükümlerle kalpleri zincire vurmadan,
       Farklılıkların, renklerin derinliğinde 
       Yok olmadan…
       Güzellikleri arayıp bulan İNSAN.
      Yolunu aydınlatan ışığı gördüğü an, 
       İŞTE O ZAMAN…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136013</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daec9078-25b3-46aa-a799-7f3cedd8d5d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Künye</image:title>
            <image:caption>Beni o kapının ardına sen bırakmıştın.
O kapının ardında da sen bıraktın.
 
 
Bana “nasip değilmiş”ten fazlası gerekti.
Gidişini kabullenmem için.
 
 
Haklısın, sevilecek adam değilim.
Sen olsam sevmezdim beni.
Ben olsan unutamazdın seni…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136014</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/965e9b5e-c80e-419c-a785-52cdaa6aeb9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardelen</image:title>
            <image:caption>Kimi kadın hamileyken kimi kadın kucağına aldıktan sonra Down sendromlu bir çocuğa sahip olduğunu öğreniyor. Bu annelerden biri de Zeynep’ti… 
    Kardelen’in tek istediği “normal” görünmek değil; ‘’kim olduğunu’’ özgürce gösterebileceği bir dünyada yaşayabilmekti.  
     İnsanların bakışlarında gördüğü merak, bazen acıma duygusu ve bazen de sevgi duygusuyla yaşama tutunabilme savaşıydı onun hikâyesi. 
     Hayatın zor anlarında bile nasıl çiçek açılabileceğini hatırlatan bir hikâyedir çünkü bazı çiçekler, karın sert olduğu yerde bile açmayı başarır. 
    Bu hikâye Bir aile yaşamı, bir umut ve toplumsal farkındalık üzerine dokunaklı bir anlatı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136015</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3d94fd1-bb98-41a8-a364-a02e62b3b951.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeal Gençlik</image:title>
            <image:caption>Günümüz şartlarında gençliğin içinde bulunduğu durum, bu kitabın hazırlanmasındaki ana etkendir. Her yönden şer güçlerinin saldırı okları altında bulunan günümüz gençliği, birçok konuda ciddi tahribatlara maruz kalmaktadır. Öyle ki; bir kısmı dinine, örfüne, kültürüne ve toplumuna yabancı hale gelmiş; bir kısmı dindar olduğunu söylemesine rağmen bulunması gereken yerde ve olması gereken pozisyonda bulunmamaktadır. İşte bu kitap, günümüz gençliğinin içinde bulunduğu durumu dikkate alarak, iman sahibi gençliğe; sahip olması gereken özellikleri işleyerek sorumluluklarını hatırlatmak suretiyle yol gösterip rehberlik etmeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136016</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60fdee92-51f4-49c6-9ffb-1f683bb5b81c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimlik İnşası</image:title>
            <image:caption>Kimlik, kim olduğuna karar vermektir...Kimlik, kişinin var oluşunun ifadesidir. Kendini nasıl gördüğünü tanımlamasıdır. Bireyin kendi farklılığını ortaya koymasıdır. Kimlik bütün şartlarda sahip olunan niteliklerin toplamıdır. Bir kişi ya da toplumu kendisi yapan ve diğerlerinden ayıran niteliklerin tamamıdır. Yani kimlik beni ben yapan değerlerin toplamıdır. Kimlik aynı zamanda kişinin resmidir. Toplum içindeki adresidir. Kimlik kavramı bir değerler manzumesidir. Bir kimseye, kimliksiz demek, değerlerden yoksun, adeta içi boş bir nesne anlamına gelir..Kimlik taşıyana özgünlük ve öznelik kazandırır..İslami kimlik kuru bir iddia olmaktan öte kuşatıcı bir program ve hayatı İslamileştirmeye yönelik bir çıkıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136017</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddf78f5d-d2f8-4eb5-9196-50dc304e67e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahir Zaman Hadisleri (Büyük Boy)</image:title>
            <image:caption>Bu kitâbda; Ebû Dâvud&apos;un, Kitâbü&apos;l-Fiten (Fitneler Kitâbı), Kitâbü&apos;l-Mehdî (Mehdî Kitâbı) ve Kitâbü&apos;l-Melâhim (Meydâna Gelecek Büyük Olaylar ve Savaşlar Kitâbı) adlı kitâbları &quot;Ahir Zaman Hadisleri&quot; ismi ile toparlanmıştır.Peygâmber-i Zîşân Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, dünyâ hayâtının sonu olması hasebiyle âhir zamânda yaşanacak -veya yaşanan- dehşet verici olayları haber vermiş, fitnenin ve zulmün her tarafı sardığı, kişinin mü&apos;mîn olarak sabahlayıp kâfir olarak akşama gireceği o günlere Müslümânları îkâzları ve tavsiyeleriyle hazırlamayı ve dînlerini muhâfaza etmeyi murâd etmiştir.Bu kitâbda; Mehdî aleyhisselâm&apos;ın, Îsâ aleyhisselâm&apos;ın, Deccâl&apos;in, Ye&apos;cüc ve Me&apos;cüc&apos;ün çıkışları gibi bir çok mevzûyu Sünen-i Ebû Dâvud&apos;daki 110 hadîs-i şerîf ve diğer hadîs kitâblarındaki rivâyetler etrafında âlimlerin görüşlerini ve kanâatlerini ehl-i sünnet ışığında inceleyebileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136018</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45dd65f-8d7d-4987-9eb7-20a01bdcdb0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hint Dinlerine Giriş</image:title>
            <image:caption>Hindistan dünyanın en eski (mö. 2000/4000) medeniyet havzalarından biri; Orta Çağ boyunca, iki önemli ticaret yolundan birinin; Baharat Yolu’nun ve coğrafi keşiflerin hedefi olan bölgedir. Hellenizm ve Müslümanlar vasıtasıyla din, matematik, astronomi, tıp gibi alanlarda insanlık tarihine önemli katkılarda bulunmuştur. Huntington’a göre, gelecekte yeniden eski ihtişamına kavuşmasının muhtemel olduğu birkaç medeniyetten (İslam, Çin) biridir. Bugün bir milyar dört yüz milyona yakın nüfusuyla Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci ülkesidir. Bu coğrafya, birincisi dünyanın yaşayan en eski din/lerinden biri olan dört dinin ortaya çıktığı yerdir: Hinduizm, Cayinizm, Budizm ve Sihizm. Bunlardan Hinduizm inananlarının sayısı bakımından dünyada üçüncü, Budizm ise dördüncü sırada yer alır. Hint kökenli dinler, on dokuzuncu yüzyıldan itibaren münhasıran doğu dinleri olmaktan çıkmaya başlamış ve küreselleşmenin bir sonucu olarak da özellikle Hinduizm, Budizm ve daha az oranda olsa da Sihizm dünya dinleri haline gelmiştir. Bu dinler, modernitenin meydan okumaları karşısında hem içe kapanma yoluyla hem de yeni dini hareketler ortaya çıkararak varlıklarını muhafaza etmektedir. Ülkemizde geç başlamış olmakla birlikte, Hint dinleriyle alakalı çalışmalar hem İlahiyat Fakülteleri hem de Hindoloji bölümlerinin ortaya koyduklarıyla, nitelik ve nicelik bakımından gittikçe artmaktadır. Bu arada hiçbir çalışma dört/altı bin yıllık bir geçmişi olan bu dinleri tüketme gibi bir iddiaya sahip olamayacağına göre, bu konuda yapılacak her çalışma, onların anlaşılması hususunda ilgili literatüre bir katkı sağlayacaktır. Elinizdeki çalışmanın hedefi de böyle bir katkıdır. Bunu da, söz konusu dinlerin her birinin tarihini, kurucusunu, inançlarını, ibadetlerini, dinin yansıdığı gündelik hayatı, dini gruplarını ve diğer dinlere yönelik bakışlarını ele alarak yapmaya çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136019</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f6c8c5-c468-4fd1-ad44-c8d3d4d7d850.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarla Kabul ve Kararlılık Terapisi</image:title>
            <image:caption>Eser, 5-12 yaş arası çocuklar için özel olarak tasarlanmış bir terapi yaklaşımı sunmaktadır. Dr. Tamar D. Black, bu kapsamlı çalışmasında Kabul ve Kararlılık Terapisi’ni (ACT) çocukların gelişimsel ihtiyaçlarına uygun bir şekilde uyarlayarak, onların duygusal esnekliklerini artırmayı ve zorlu duygularla başa çıkmalarını sağlamayı hedeflemektedir.Bu kitap, çocuklarla bireysel terapi yapan psikologlar, danışmanlar ve diğer ruh sağlığı uzmanları için hem başlangıç düzeyinde hem de ileri seviyede pratik bilgiler ve stratejiler içermektedir. Çocukların günlük hayatta kolaylıkla kullanabileceği aktiviteler, vaka örnekleri, uygulamalı egzersizler ve ebeveynlerle iş birliği yöntemleriyle, terapi sürecini zenginleştirmek için kapsamlı bir kaynak sunar.Çocuklarla Kabul ve Kararlılık Terapisi hem profesyoneller hem de ebeveynler için eşsiz bir rehberdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136020</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e69028d2-fd81-4edf-ae98-75a89fe55b94.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Edebiyat Bilgisi Biçim - Ölçü - Kafiye</image:title>
            <image:caption>Belâgat, Klâsik edebiyatımızın anlaşılması için gerekli edebiyat bilgisi ve teorisini konu edinmesi yanı sıra edebiyat metinlerinin değerlendirilişinde her dönem için önemini koruyan uygulanabilir ve yararlanılabilir yaklaşımlar da bulunmaktadır. Bu eserde belâgatin konuları yazar tarafından, anlaşılır bir dil ve üslûpla anlatılmaya çalışılmış, konular günümüzden geçmişe doğru uzanan bir çizgide seçilen örneklerle açıklanmıştır. Belâgati, onu sadece edebî sanatlar olarak görmeyen bir yaklaşım ile bir bütün halinde ele alıp sunan bu çalışma, onun edebiyat tenkidi ve dilbilimi için ne ifade ettiğine dair de dikkatler bulundurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136021</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da368c88-e218-488c-a25b-405b8199a23e.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Yapay Zeka Teknolojileri</image:title>
            <image:caption>Hayatımıza hızla giren yapay zekâ teknolojilerinin eğitimdeki örnekleri, her geçen gün yüksek bir ivmeyle ortaya çıkıyor ve yaygınlaşıyor. Hızla gelişen kapasitesi ve yetenekleriyle birlikte, yapay zekânın gelecekte yerini alacağı birçok meslekten söz edilmeye başlandı. Geçmişte, film makinesi, radyo, televizyon, bilgisayar, Internet gibi teknoloji tarihindeki büyük teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği “Öğretmenin yerini alacak mı?” sorusu bugün yapay zekâ teknolojileri için yeniden gündeme geldi. 
Genel olarak eğitim sisteminin, özelde ise öğrenme-öğretmeyle ilgili tüm paydaşların, bu tartışmaların, gelişmelerin ve dönüşümün dışında kalamayacağı çok açık. Bu kitap, “Bu dönüşüm süreci nasıl ilerliyor?”, “Günümüzde ortaya çıkan örnekleri neler?”, “Bilimsel çalışmaların sonuçları ne gösteriyor ve ne öneriyor?”, “Bu gelişmeler gelecekte nereye varacak?” ve “Biz, kendi rolümüz açısından nasıl hazırlık yapmalıyız?” sorularına eğitim bilimleri bakış açısıyla cevap verme çabamızın bir ürünüdür. Kitapta, bu sorulara yönelik seçme konular ele alınırken mevcut durum ve örnekler bilimsel araştırma sonuçlarına dayalı olarak ortaya konulmuş hem uygulayıcılar hem de araştırmacılar için öneriler geliştirilerek paylaşılmıştır.
Kitabın, eğitimde yapay zekâ teknolojileri alanına yönelmek isteyen, bu alanı merak eden lisans-lisansüstü öğrencilere, lisansüstü eğitim adaylarına, öğretmenlere, eğitimcilere ve bu konuda bilimsel çalışmalar gerçekleştirecek araştırmacılara fayda sağlamasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136022</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc51165e-1b35-42b4-a791-538da8061edb.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Övgü</image:title>
            <image:caption>Gisèle Pelicot’yu tüm dünya 2024 yılında tanıdı: Evli olduğu erkek dokuz yıl boyunca Gisèle’e bilgisi dışında
uyuşturucular vermiş ve bilincini kaybetmiş haldeyken onlarca erkeğin ona tecavüz etmesine zemin
hazırlamıştı. Bu korkunç gerçeğin ortaya çıkmasının ardından
Gisèle, konuyla ilişkili davanın kamuya açık görülmesini talep ederek ataerkiyle mücadelede bir kırılma
yarattı: Utanç taraf değiştirmeli, diyordu. Utanması gereken kendisi değildi, düzenin kirli tahakküm ağlarında
bir araya gelerek onun fiziki ve manevi varlığına bu şiddeti uygulayan suçlulardı.
Yaşama Övgü’de Gisèle Pelicot, çok büyük cesaret gerektiren bu karara giden yolu bizimle paylaşıyor:
Yoldaş bildiği bir eş; inişleri, çıkışları, krizleriyle elli yıldır devam eden bir evlilik, birlikte yetiştirilmiş üç
çocuk… Aile sofralarında, torunlarıyla sakin bir sonbahara hazırlandığını zannederken, birdenbire karşısına
çıkan, bilmediği, kapkara bir akışın içinde yıllarca zulme uğradığı, şiddet gördüğü gerçeği. Anılar, alt üst
oluşlar, çocuklarını da saran şüpheler, çelişkiler… Ve davanın kamuya açık görülmesi kararının ardından
etrafında kenetlenen kadınlardan aldığı güç.
Yaşama Övgü, bir kadının, içindeki gücü adım adım keşfetmesinin ve dünyanın gözleri önünde tüm zulme
uğrayanların etrafında kenetlendiği bir figüre dönüşmesinin hikâyesi.
Teşekkürler Gisèle. Zarafetle anlattığınız bu hikâyeyle hepimize cesaret verdiniz. Yaşasın kızkardeşliğimiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136023</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50fadb92-8166-495f-9882-fdea75a69c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Sevinci</image:title>
            <image:caption>Ruhun Sevinci, insanın iç dünyasında sessizce açılan anlam alanlarına odaklanan derinlikli birdüşünce metnidir. 
Seyyid Kutub, bu eserde hayatın akışı içinde çoğu zaman fark edilmeden geçenruh hâllerini, insani tecrübeler üzerinden ele alır. 
Hayat, ölüm, iyilik, sevgi ve sorumluluk gibitemel kavramlar, sade ve duru bir dil eşliğinde düşünceye konu edilir.Metin, insanın kendisiyle ve çevresiyle kurduğu bağı merkeze alır. 
Ruhun hangi davranışlarla güçkazandığı, hangi tutumlarla derinleştiği sezdirilir. 
Başkaları için yaşamanın, iyiliğe temas etmeninve fikrî paylaşımın insanın iç dünyasında bıraktığı izler, gündelik hayatın içinden örneklerle elealınır. Anlatım, dingin bir ritimle ilerler ve düşünceyi zamana yayarak derinleştirir.
Ruhun Sevinci, insanın iç huzuru, hayatın değeri ve iyiliğin ruh üzerindeki etkisi etrafındaşekillenen sorulara ilerler.
 Bu yönüyle eser, insanın kendi iç dünyasını anlamaya yönelik sahici birdüşünce hattı kurar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136024</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a06e870-a9b3-495c-a008-4851efad40c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta ile Margarita</image:title>
            <image:caption>Acımasız bir sistem eleştirisini derin bir felsefi tartışmaya dönüştürüp kadim iyi-kötü çatışmasını irdeleyen Mihail Bulgakov, bu romanda iki ayrı öyküyü bir araya getirir. Bunlardan biri XX. yüzyılda Moskova’da, diğeri I. yüzyılda Kudüs’te, Pontius Pilatus’un valiliği döneminde geçer. Romanın başkişisi, Prof. Woland kılığına girmiş olan Şeytan’dır. Moskova’ya inen Şeytan, seçkin aydın çevrelerinin ikiyüzlülüğünü ve yozluğunu gözler önüne seren çılgınca oyunlara başvurur. Onun karşısında ise akıl hastanesine kapatılmış olan, baskı altındaki bir romancı, yani “Usta” vardır... Bulgakov’un, ancak ölümünden yirmi altı yıl sonra, üstelik katı bir sansürden geçerek yayımlanabilen dev romanı Usta ile Margarita, XX. yüzyıl edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Keskin yergili bir mizahla örülmüş fantastik bir roman olan bu yapıtı Aydın Emeç’in özenli Türkçesiyle sunuyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136025</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e6da2f-b747-450d-908f-d3a221b4a358.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Müziğinde Bir Ömür</image:title>
            <image:caption>Türk Halk Müziğinin seçkin sanatçısı.Sadece bir icracı değil teorisyen ve tavır insanı.Şanlıurfa’dan çıkıp Anadolu’ya yayılan bir ruh,kültür ve gönül derinliği.Müziği toplum şuuraltı kadar sosyolojik açılımın merkezine koyan bir insan perspektifi.Anılar, tanıklıklar, yorumlar, öneriler,sorular, fotoğraflar eşliğinde Mehmet Özbek’egiden yolculuklar.Söz ve ses ikliminde bir silinmez insan şiiri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136026</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/084d28e2-39e6-4474-83dc-912d8ff17c3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Asteriks - Sezar&apos;ın Tacı</image:title>
            <image:caption>Neredeyse dünyadaki tüm dillere çevrilen, büyük küçük her yaştaki okur tarafından tutkuyla okunan, dünyanın en sevilen çizgi kahramanları geri dönüyor.Asteriks, Oburiks, Büyüfiks ve diğer Galyalı dostlarımızın daha önce Türkiye’de hiç yayımlanmayan yepyeni maceraları artık raflarda...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136027</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116968f1-3470-4cef-a1f8-af16e731d2b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailem Benim Her Şeyim</image:title>
            <image:caption>Göklerin merhamet dolu olduğuna inanıyorum. Biz ise nefsimizin beton çatısını tepemize dikmiş yaşamayı öğreniyoruz. Merhamet... Alem bu temel üzerinde. Eğer toprağa, tohuma hatta kire, lekeye merhamet olmasaydı, su olur muydu? Rengi merhamet, sesi merhamet, pırıltılı, şırıltılı su. Ne duruyorsunuz? Sökün sahte su borularını. Ev ev merhamet şebekesi kurun. Tepelerinizdeki çatıları da yıkın. Göklerle temasa geçin. O zaman göreceksiniz ki acı su borularından kendi kendine tatlı su akacak. Ve başlar üstünde güneşe yol veren kubbeler yükselecek.- Necip Fazıl Kısakürek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136028</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acac242d-083e-497a-887a-c557a3b22348.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Hadis</image:title>
            <image:caption>“Allah, bizden herhangi bir şeyi işiten ve işittiği gibi de tebliğ edip başkalarına aktaran kişinin yüzünü ak etsin...” ve “Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir.” Hadis-i Şeriflerine istinaden İslâm âlimleri bu müjdeye erebilmek için çeşitli konularda Kırk Hadisler derlemişlerdir. İmam Nevevi’nin bu geleneği devam ettiren elinizdeki eseri, en fazla yayınlanan ve üzerine şerhler yapılan bir eserdir. Bu kıymetli çalışmayı, Nureddin Yıldız’ın kısa izahları ile okuyucumuzun istifadesine sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136029</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24040a42-8836-4742-97bd-9d86e4d587b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Gençlere</image:title>
            <image:caption>&quot;Ben Müslümanım elhamdülillah.&quot; diye başlıyor yazar kitabına ve devamında insanın kalbine ok gibi saplanan ve içini kanatan cümleler kuruyor: &quot;Irak’ta bombalanan benim, Akdeniz’de boğulan, Arakan’da yakılan, Afrika’da aç kalan, Filistin’de kolları kırılan, Afganistan’da ve Libya’da unutulan… İffeti kirletilen, evleri başına yıkılan benim, Bağdat sokaklarında köpeklere parçalatılan çocuğum ben, Afrika’da akbabalara yem edilen, Suriye’de yetim kalan, Doğu Türkistan’da anasının karnında katledilen çocuk da benim…&quot; Bu cümlelerle her şeyin sona erdiğini düşündüğünüz anda karşınıza bir ayet çıkıyor ve gece sanki birden gündüze evriliyor &quot;Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizlersiniz.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136030</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/daaae6ab-cd1e-4ebd-b9f7-e406b67e78ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Genç Dava Adamlarına</image:title>
            <image:caption>Genç dava adamı; bir mücadele adamıdır. Şeytana, nefsine ve emperyalizme karşı sürekli bir mücadele içindedir. O, bir özgürlük savaşçısıdır. Kula kulluktan, nefse kölelikten, malın, makamın, servetin ve şehvetin prangalarından kurtuluş için sürekli bir savaş halindedir. O, Siyonizm’e başkaldırmayı, emperyalizme direnmeyi, faize ve sömürüye karşı mücadele etmeyi, haksızlık ve adaletsizliklere karşı sesini yükseltmeyi ve bozuk düzene karşı mücadeleye etmeyi de en büyük ibadet yani cihad olarak görür. O, bu yolda sabrın, direnişin ve istikrarın anahtarının sağlam bir maneviyat olduğunun farkındadır. Bu nedenle namazlarını cemaatle kılmaya gayret eder. Her gün Kur’an’dan muhakkak bir bölüm okur. Dilini sürekli Allah’ın zikri ile ıslak tutar. Gözünü, haramdan korumaya özel bir gayret sarf eder. Yediğine içtiğine dikkat eder ki, sözü tesirli, işleri bereketli olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136031</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bf750a0-3f43-4b9e-82f5-29c5e4aa6de2.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişen Dünya Ve Filistin-İsrail Sorunu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Filistin-İsrail sorununu İsrail ve Amerika eksenli bir bakış açısıyla değerlendirirken Filistinlilerin gerçek toprak sahipleri olarak tüm dünyanın gözü önünde en temel insan haklarından dahi nasıl mahrum bırakıldıklarını açıkça ortaya koyan bir inceleme niteliğindedir. Yahudilerin genelini hedef almaktan uzak, söz konusu işgalin gerçek sorumluları olan Siyonistler ve başta ABD olmak üzere müttefiklerinin gerçek misyon ve faaliyetlerini konu edinen elinizdeki kitapta, Filistin-İsrail sorununa yönelik insani ve vicdani temellere oturtulmuş bir uluslararası ilişkiler çalışması bulacaksınız. Filistin meselesi sözde demokrasi ve insan hakları öncüsü güçler tarafından ne kadar görmezden gelinirse gelinsin Filistinliler tüm haklarına ve topraklarına kavuşana dek her alanda mücadelemiz devam edecektir. Yeniden tam bağımsız Filistin halkı ve yurdu için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136032</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/510565dc-d453-48d1-8708-f477b9ae0251.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman Hanımlara</image:title>
            <image:caption>Ümmet, ahlaki bir buhran ve sosyal bir çözülme içerisindedir. Bu, hayatın bütün alanlarında kendini göstermeye başlamıştır: Evde, pazarda, iş yerinde, ticarethanede, bütün çevre ve meydanlarda… Ve bu hal eğer böyle devam ederse, bizi akıbetlerin en berbatına ve neticelerin en alçağına götürecektir. Ümmeti ıslah etmenin birinci yolu aileyi ıslah etmekten geçer. Aileyi ıslah etmenin birinci yolu ise genç kızları ıslah etmekten geçer. Çünkü dünyanın öğretmeni, kadındır. O sağ eliyle beşiği sallarken, sol eliyle de dünyayı sallıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136033</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b973295b-8423-4951-b21b-81c99c188d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateizm Ve Deizm Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>Çığ kapımızda..!Gençlerimizin imanı ateistik/deistik sorularla çalınmasın istiyorsak, gerekli tedbirleri almamız gerekiyor. Hayat dini İslam’ın temelinde, Allah’a iman etmek ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğini tasdik etmek bulunmaktadır. Bu temeli hedef alan inkârcı akımlar çığ gibi büyümeden Allah’ın varlığının ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğinin ispatı üzerine yazılmış eserlere daha çok ehemmiyet vermemiz gerekmektedir.Bu eserde ateizm; varlık, bilgi ve psiko-sosyal düzlemlerde ele alındı ve karşı deliller sunularak eleştiriler yapılmaya gayret edildi. Deizm eleştirisi ise Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğinin ispatının delilleri merkeze alınarak yapıldı. Bütün bunlar yapılırken Said Havva’nın (r.aleyh) bu konulardaki bakış açısı esas alındı.Bu eser, ateizm ve deizm eleştirisinde temel kitaplardan olacaktır.Gayret ve davet bizden...Tevfik ve hidayet Allah’tandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136034</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b9ebb28-637f-4f71-8fb0-9ff805381a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gdd Dünyayı Nasıl Yönetiyor</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünde yaşayan bütün insanlık üzerinde kendi hâkimiyetini kurmak, bütün insanları köle yapmak ve kendine tâbi kılmak ve sömürmek isteyen bir gücün varlığını görmek gerekir. Bu gücün amacını, çalışma metotlarını bütün Dünyayı nasıl avucunun içine almak istediğini ve bunun için asırlardan beri gelişerek bugün artık nasıl organize bir güç haline geldiğini bilmek gerekir. Bu gücün asırlardan beri olayları kendi gayeleri doğrultusunda plânlayan ve bu plânları uygulayan bir güç olduğunu idrak etmek gerekir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136035</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c88556d-b3d4-4cda-9441-cc17c168a150.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;mak-ı Hayal</image:title>
            <image:caption>Bir gün, bir cesette hapsolduğumu hissediyor gibi acı veren bir hisle inlerken güya kâinatın bütün zerrelerine emanet olarak verilen sırlar birer birer bulunduğum cesette toplanmaya başladı. Renksiz ve mekânsız bir mana esintisi, cesedimi kaplayıp kuşattı. Doğuya dönmüş yüzümü, doğmaya başlayan altın ufka çevirmiştim.Her zerre güya beni selamlıyor, her taraftan burnuma amber kokusu geliyor, tüm varlığım bir muhabbet hakikatinin tesiri altında titriyordu. Kendimi biliyor, etrafımı görüyor, gördüğümü fark ediyor, her şeyi biliyormuş gibi davranıyordum. Bir kendinden geçme hâli, bir varoluş sarhoşluğu beni sardı. Mana diliyle, &quot;Elhamdülillah!&quot; dedim.Amak-ı Hayal, bugüne kadar yayımlanmış bütün nüshalardaki eksikliği gidermek üzere, çeşitli kaynaklar ve nüshalar taranarak tam metinle basıldı ilk kez. Eşsiz dil içi çevirisiyle günümüz Türkçesine kazandırılıp ölümsüz eserlerimizin arasında yerini aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136036</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7907de1c-e839-456d-9ba7-a68912cc37d3.jpg</image:loc>
            <image:title>El-Medinetü&apos;l-Fazıla; Tanrı Alem İnsan</image:title>
            <image:caption>Erdemli Şehir, tam adıyla Erdemli Şehir Halkının Görüşlerinin İlkeleri, İslam felsefesinin kurucu filozofu olan Farabi&apos;nin Tanrı, evren ve insana ilişkin gözden geçirilmiş son düşüncelerini içeren bir eserdir. Bu eserin İslam&apos;da felsefî düşüncenin çerçevesini, problem alanlarını ve ana temayüllerini belirleyen kurucu bir metin olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Erdemli Şehir Farabi&apos;nin tesis ettiği şekli ile klasik İslam felsefesinin neredeyse bütün ilgi alanlarını ifade eden son derece önemli bir kitaptır. Farabi bu eserinde metafizik, tabiat bilimleri ve siyaset felsefesi bağlamında, erdemli bir toplumu ayakta tutan dîni/siyasi resimlerin dayandığı gerçek felsefi tasavvurları vermekte, eserinin son kısımlarında ise sahte felsefelerden beslenen bozuk/batıl inançlara temas etmektedir.    Eserde metafizikle ilgili olarak Tanrı, O&apos;nun doğası, nitelikleri ve varlığın tabii bir zorunlulukla O&apos;ndan taşması; tanrısal varlıklardan başlayıp maddeye kadar inen mertebeli varoluş prosesleri; kozmik akıllar, Faal Akıl ve bunların oluştaki işlevleri gibi konular ele alınır. Tabiat bilimleri bağlamında ise gök cisimleri, onların ilkeleri, hareketleri ve genel olarak oluştaki etkileri; cisimsel varlıkların maden, bitki, hayvan ve insan şeklinde tezahür eden oluş ve bozuluş süreçleri ve bunlarda cari olan tabii adalet gibi konulara yer verilir. Siyaset veya insan felsefesi ile ilgili olarak da akıl ve ihtiyar varlığı olarak insanın ortaya çıkışı, psikolojik kapasitesi, sosyo-politik doğası; medeni-siyasi teşekküller; yöneticiler, onların vasıfları; vahiy, din ve felsefe ilişkisi; erdemli ve erdemsiz yönetim biçimleri ve genel olarak mutluluk ve mutlulukla ilgili konular işlenir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136037</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021956dc-c173-4ab2-907f-b0848043b625.jpg</image:loc>
            <image:title>Terapistler ve Danışmanlar İçin Sokratik Sorgulama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, psikoterapi ve danışmanlıkta Sokratik stratejilerin kullanımı için kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Bu çerçeve, önde gelen Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımlarına göre uyarlanmış olup uygulamalı vaka örnekleri sunularak açıklanmıştır. Eserin içeriği vaka örnekleri, ipuçları, püf noktaları, stratejiler ve en köklü inançlarla başa çıkmak için yöntemler bakımından oldukça zengindir. Yazarlar, esnek ve geniş çapta uygulanabilir bir çerçeve sunmak için çeşitli yaklaşımlardan ve teorik yönelimlerden yararlanmıştır. Eser ayrıca Sokratik süreçte yaşanılabilecek sorunlarla baş etme üzerine kapsamlı bir rehberdir. Okuyucular bu yaklaşımı örneğin sınırda kişilik bozukluğu olan ve diyalektik davranışterapisi alan hastalar gibi özel gruplara nasıl uygulayacaklarını öğrenebileceklerdir. Ekbölümler, temel inanç ve şemada değişiklik meydana getirmek için müdahalenin nasıl katmanlaşacağına dair kılavuz niteliğindedir. Bu eser; eğitim sürecindeki terapistler, kariyerinin başlangıcındaki uzmanlar, süpervizörler, eğitmenler ve kalıcı bir değişim yaratmak için Sokratik stratejileri kullanma becerilerini geliştirmek isteyen tüm klinisyenler için başucu bir eserdir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136038</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ebb0774-e9d0-463e-982c-31e274edc68b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dil ve Edebiyat Öğretimi - 1</image:title>
            <image:caption>Öğrenme, insanoğlunun varoluşundan beri hayatın her aşamasında yaşadığı bir süreçtir. İnsanlık hep öğrenme ihtiyaç ve merakı içinde olmuştur. İnsanlığın bilim ve teknolojide bugün geldiği yer, bu ihtiyaç ve merakın bir sonucudur. İnsan var olduğu sürece bu durum ilerleyerek devam edecektir. Ancak günümüzün küresel dünyasında, gerek bilgi kaynaklarının çeşitliliği, gerekse bu kaynaklara ulaşmada zaman ve mekâna ait sınırlılıkların ortadan kalkması, öğrenmenin biçim değiştirmesine ve geleneksel öğretme-öğrenme yöntem ve tekniklerinin yetersiz kalmasına yol açmıştır. Elinizdeki Öğretim İlke ve Yöntemleri kitabı ile öğretime ve öğrenmeye ilişkin kuramsal bir bilgi altyapısı ortaya konularak, öğretmenler ve öğretmen adayları için etkili öğretme ve öğrenmeyi sağlayabilecek, geçmişten günümüze geliştirilmiş teori, model, yaklaşım, strateji, yöntem ve tekniklerine ayrıntılı, açık ve anlaşılır biçimde yer verilmiştir. Geliştirilmiş her bir strateji, bu stratejilere ait yöntem ve tekniklerin nerede ve nasıl kullanılabileceği, olumlu yanları ve sınırlılıkları alanında uzman akademisyenler tarafından uygulamadan gelen deneyimler ışığında anlatılmıştır. Bu nedenle elinizdeki kitap, öğrenme ile ilgili herkese hitap edebilmesinin yanı sıra, özellikle öğretmenler ve öğretmen adayları için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Kitabın öğretmen adaylarını öğretim ilke, yöntem ve teknik bilgi açısından öğretmenlik mesleğine hazırlarken, halen öğretmenlik mesleğini yürüten meslektaşlarımız için de bilgilerini yenileme ve kendilerini geliştirmelerine katkıda bulunacak bir kaynak eser olacağı inancındayız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136039</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d7061ca-c6f4-4146-b1a4-1138a91b7922.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Külliyatı</image:title>
            <image:caption>TASAVVUF KÜLLİYATIKim namaz kılar da o namaz kendisini hayasızlıktan vekötülükten alıkoymazsa, o namaz olsa olsa onun Allah&apos;tan dahafazla uzaklaşmasını sağlar.Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı,yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı fakatonları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman isene bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.Ey boş yere kendini gamlara kaptıran, elde edemediği dünyamalı için üzülüp duran gafil.. Kuran&apos;ı aç da; &quot;Sizden önce geleninsanlar nice akarsular nice bahçeler terk edip gittiler.&quot; Ayetinioku.Siz şükredip iman ettikten sonra Allah ne diye sizi cezalandırsınki? Gerçekten Allah şükredenlerin mükâfatlarını bol bol verir veher şeyi hakkıyla bilir.Oruç günahlara karşı bir kalkandır. Sizden biriniz oruç tuttuğuzaman kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisinesöver ya da sataşırsa: ‘Ben oruçluyum&apos; desin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136040</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82616e5b-b8c6-4248-8afc-0868d28c3ad1.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük İslam İlmihali</image:title>
            <image:caption>Her Müslümanın kendi durumuna göre gerekli olan bilgileri elde etmesi yani &quot;İlmihal&quot; farzdır. Bunun da başında kişinin kendine yetecek kadar dini bilgiye sahip olması gelir.Bilindiği üzere İslam dininin kapsadığı hükümler başlıca şu dört kısma ayrılır:1 İtikada ait hükümler2 İbadetlere ve muamelelere ait hükümler,3 Helale, harama mubah ve mekruhlara ait hükümler4 Ahlaka ait hükümlerBir Müslümanın sağlam bir imana, güzel amellere ve ahlaka sahip olması; hayatında haram ve helallere dikkat etmesi bunları bilmekle mümkündür.Bu dört kısım hüküm üzerinde çok geniş ve mükemmel kitaplar yazıldığı gibi çok kısa (Muhtasar) ve basit kitaplar da yazılmıştır. Gerçek şu ki, bu dört kısımdan her biri çok kere ayrı ayrı başka bir kitap halinde yazılmış; fakat bu dört kısmı bir araya toplayan kitaplar azınlıkta kalmıştır.Biz aslında ayrıntılı eserlerden uzak kalamayız. Ancak böyle geniş kapsamlı eserleri okuyup onlardan kendisi için en gerekli meseleleri seçip ayırmaya herkesin gücü yetmez. Ne mesleği ne de zamanları buna elverişli olmaz. Çok kısa eserler de ihtiyacı karşılamaya yeterli olmaz, maksadı temin edemez. Elinizdeki eser her Müslümanın asgari ihtiyacını karşılayacak şekilde yazılmış eserlerdendir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136041</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51b44e67-26c6-4017-ac7b-c0d0021940a0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalplerin Keşfi;Mükaşefetü&apos;l Kulüb</image:title>
            <image:caption>İmam Gazali asırlar öncesinden kaleme aldığı bu kitabında kalbimizin derinliklerine inerek gönüllerimize musallat olan ve maddi-manevi değerlerimizi tehdit edebilecek her türlü tehlikeleri teşhis ediyor. Bunun yanında kurtuluşa ermenin yegâne yolu olan istikametin kriterlerini de adeta reçete halinde sunarak iman üzere sebat etmemizin yöntemlerini bizlere gösteriyor. Sevgiden tövbeye kibirden harama Şeytanın tuzaklarından faziletli amellere kadar 111 konuya dair büyük imamın derunundan dökülen nasihatlerini sizlerin istifadenize sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136042</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf3e608-6178-4b41-ac9a-1d213a198972.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal İmtihanımız İnternet ve Sosyal Medya Adabı</image:title>
            <image:caption>İslam Medeniyeti, “arayanların” ve “bulanların” başarı hikâyelerini kulağımıza fısıldar. Oluşturulmaya çalışılan menfi algıların aksine, İslam Medeniyeti sürekli kendi çağının ötesine güçlü bir bakış fırlatmıştır. En zor zamanlarda, Moğol vahşeti, zulmü ve yıkımı gibi en karanlık dönemlerde bile bağrında nice âlimler, mucitler, kâşifler ve bilginler yetiştirmiştir. Müslüman coğrafyalar üzerinde, işgal ve savaşın yıkıcı tahribatının eksiltilmemesinin açık sebebi de budur. Acı, gözyaşı ve kan ile bitap düşmüş altın zihinler; düşünmesinler, üretmesinler, tefekkür etmesinler!Gerçek hayatın doğal fıtratından çekip alınarak esir edilen ruhlara, sanal ağların dünyasından sahte bir sosyallik sunan bu mecraya “Sosyal Medya” denilmesi dikkat edilmesi gereken bir trajedidir. “İnternet” ve “Sosyal Medya” olgusuna Müslümanca bir yaklaşımın nasıl olması gerektiğini ortaya koymaya çalışan bu kitabın girişinde, kavram tasavvuru üzerinde durulması, bilinçli bir tercihtir. Çağı ve zamanı kuşatan bu olgulara tanımlama yapılırken bile gösterilecek yaklaşım, meselenin hakikati ile ilgili de bizlere önemli ipuçları sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136043</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df4e6154-b108-49e2-b6e1-41b5503c8fcf.jpg</image:loc>
            <image:title>Niçin Namaz</image:title>
            <image:caption>- Birçok insanın namaza başlamasına vesile olan elinizdeki bu eser ayrıca okurlarına namazın mahiyetinden, öneminden, değer ve kıymetinden de bahsetmektedir. - Eserin içeriğine baktığımızda Peygamberimizin namazının nasıl olduğundan, büyüklerimizin namaz esnasındaki ruh halinden, namazın sırlarından ve namaz ile ilgili akla takılan meselelerin yer aldığı bölümlerden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136044</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31173415-4caa-4ccc-8811-26994f64b390.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilleriyle İslam İlmihali;İnanç-İbadet-Günlük Hayat</image:title>
            <image:caption>İlmihal her Müslüman fert ve ailenin el kitabıdır. Onda ortak konular erginlik çağına ulaşır ulaşmaz başlayan istisnasız sorumluluklar yer alır. Bunlar da inanç ibadet ve günlük hayatta karşılaşılan helal ve haramlar olarak özetlenebilir. Bütün bunlara &quot;öncelikli bilgiler&quot; diyebiliriz. Çünkü iman ölçüleri bozuk Allah&apos;a kulluğunu yapamayan kimsenin hayatın diğer alanlarında İslam ölçülerini araması beklenemez.&quot;Delilleriyle İslam İlmihali&quot; ölçüleri Kur&apos;an ve Sünnetteki kaynaklarını ön plana çıkararak bildiriyor. Amacı Müslüman&apos;ı Hükmün Sahibi ile karşı karşıya getirmek dolayısıyla sorumluluğun ilahi boyutunu hatırlatmaktır. İlmihalde yer alan inanç ibadet ve günlük hayat ölçülerini öğrenip yaşamakla başlayan islami bilgilenme süreci kişiyi bütün bir hayat sistemi olarak İslam&apos;ı aramaya götürecektir. Çünkü İslam gerçekten de tüm bir hayattır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136045</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc9c749b-aed1-45bb-b6c8-3fdd7ff22728.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadece Sevmek Yetmez</image:title>
            <image:caption>Cinsellik; kadında, güvenmediği sürece bastıracağı bir davranışken, erkekte özgüveni tamamlama aracıdır. İlişkilerimizde aynı yatağı, aynı evi paylaşsak da, bedenlerimiz birbirine değsede ruhlarımız ilişmiyor.Hayatımızın, duygularımız odak noktası karşı cinsle olan ilişkilerimizdir.Sorumluluk; ilişkiyi kaybetmeyi, acı çekmeyi göze almak demektir. Emek harcamak, ilişkinin daha iyi olması için tükenene kadar mücadele etmekdir.Her ilişkinin tükeneceği zaman vardır. Hepimiz bunu biliriz. İçimizde her bir kuşku, her bir &quot;ama&quot; sözcüğü vardır. Aşk değer vermez. Değeri çarpıtır.Ne yapacağımızı bilmez bir ruh hali içinde savruluruz. Bu durum ya ilişkiyi bitirir ya da aldatmaları ortaya çıkartır.Geçmişteki sevgiliyi unutamayız; her mutsuzlukta, her kalp sızısında geçmişe dönüp onu ararız.Vererek eksildikçe kendimize olan güvenimizi kaybetmeye başlarız. Verdikçe onu hayatımızda tutmuşuzdur ve biz eksilmişizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136046</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85c52026-fa66-4483-82fb-6f345f109f14.jpg</image:loc>
            <image:title>Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Türkiye&apos;nin en çok okunan kişisel gelişim yazarlarından Oğuz Saygın bu eserinin ilk baskısında: farklı kişilikleri sarı, kırmızı, mavi, yeşil olarak gruplandırıyor; kişiliklerin temel özelliklerini, üstün yönlerini, zayıf taraflarını tek, tek ele alıyor; birbirleri ile olan ilişkilerinde dikkat edilecek temel noktalara değiniyor ve etkili bir iletişim için her bir kişiliğe hayati önerilerde bulunuyor.Kitap yayımlandıktan sonra &quot;Renklerle İnsanları Tanıma Sanatı&quot; Oğuz Saygın&apos;ın en çok verdiği eğitimlerden biri oldu.Bu seminerlere katılan ve kitabı okuyan kişiler kendilerinin ve karşısındaki kişilerin tahlillerini daha doğru yaparak insanlarla daha iyi bir iletişim kurmanın yollarını öğrendiler. Aldığımız telefon ve maillerden, kitabın aile hayatına, iş hayatına ve sosyal hayata önemli bir etkisi olduğunu tespit edince yeni hikâyelerle zenginleştirilmiş &quot;Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzu &quot; nu basmaya karar verdik.Çok kişi kendisinden farklı insanlarla birlikte olmanın ve onlarla çalışmanın aleyhlerine olduğunu düşünür.İnsanları Tanıma Sanatı&apos;nın inceliklerini öğrenerek, durumu lehinize çevirmenin yöntemlerini fark edecek; aile, iş ve sosyal hayatınıza yeni renkler katmanın mutluluğunu tadacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136047</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb193497-5562-4997-9e99-c1a1eda08f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Bilinci</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136048</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7df458e0-d230-45d5-beae-57bc9cd72fce.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam&apos;ın Pavlusları 1; Felsefi Tasavvuf</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136049</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d28a9e0-8e1f-4638-a4b3-e1e7c52fb640.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Pavlusları 2: Paralel Din</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136050</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/514cb674-874c-45bd-b1fb-39d6ce19d658.jpg</image:loc>
            <image:title>Goldziher ve Hadis</image:title>
            <image:caption>Oryantalizm tarihinde, Yahudi kökenli bir Macar olan Goldziher&apos;in ayrı bir yeri vardır. Zira o, gerek Batı?da, gerekse Doğu?da görüşleriyle çok sayıda araştırmacı üzerinde tesirini göstermiştir. Özellikle hadis alanında yapılan çalışmalarda onun ileri sürdüğü tezlerin etkisi günümüze kadar devam etmiş ve bu etki Batı dünyasında oluşan paradigmanın şekillenmesine büyük oranda etkili olmuştur. Goldziher&apos;i anlamadan, müsteşriklerin hadis ilmine yönelik ortaya koydukları çalışmaları tam olarak analiz etmek pek mümkün görünmemektedir.Goldziher, önceleri Yahudilikte reform yapmak istemiş ve bu doğrultuda çalışmalar ortaya koyarak, daha çocuk denebilecek kadar küçük yaşlardan itibaren eserler yazmaya başlamıştır. Ancak burada görüşlerini uygulayabileceği özgür bir ortam bulamadığı için İslâm?a yönelmiştir. Zira ona göre İslâmiyet, Yahudiliğin gelişmiş bir üst versiyonudur ve bu din içindeki dinamizmi hala korumaktadır. Bu doğrultuda onun, İslâm dini ekseninde, Yahudiliği reforme etmek istediği şeklinde güçlü bir izlenim vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136051</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f4c205-3dfc-4681-90a7-7358fb6fe1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Mantık El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Her insan akilli yaratilmistir. Dolayisi ile insan dogustan mantikli düsünür ve hareket eder. Akil ilkelerine uygun olmayan birbiri ile çelisen söz ve düsünceleri benimsemez, onlardan uzak durur. Mantigin amaci ve konusu da gerek gündelik hayatta gerekse bilimde insanlari hataya düsmekten korumak ve bildiklerinden hareketle yeni bilgilere ulastirmaktir.Mantik bilimi bilimlere giris kabul edilir ve bilim ögrenmede vasita olarak kullanilir. Bu yüzden mantik sistemlestirildigi tarihten günümüze temel bilimlerden biri görülür, egitim ögretim kurumlarinda ögrenilir ve ögretilir.Bu kitap hem Islam hem de Bati mantikçilarinin çalismalarindan faydalanilarak hazirlanmistir. Kitapta mantigin ana konulari belli bir düzeyde ele alinmis, ayrica mantik ve konularina yönelik degerlendirmelere yer verilmistir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136052</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b695922d-2180-423e-a730-c89f6641cbea.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevhidin Hakikati</image:title>
            <image:caption>Lâilâhe İllallahPeygamberlerin getirdiği ve İslâmın yerleşmesi, pekişmesi ve korunması için özen gösterdiği tevhidin gerçekleşmesi, köklerinin sağlamlaşması ve dallarının uzaması için şu unsurların bulunması gerekir:Birinci madde: İhlâsla yalnızca Allaha ibadet etmekİkinci madde: Bütün tağutları inkâr etmek ve onlara tapanlardan veya onları dost edinenlerden uzak durmak.Üçüncü madde: Şirkin her çeşidinden ve mertebesinden sakınmak ve ona giden yolları kapatmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136053</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/208183ca-e699-4b38-892e-f9c4a4dbeffb.jpg</image:loc>
            <image:title>Filistin Hakkında Yanılgılar</image:title>
            <image:caption>Filistin meselesi hakkındaki yanlış bilgiler, yanlış kanaatler ve tahliller bu dava konusunda önemli sorumluluklar gerektirdiğini düşündüğümüz birtakım hatalı duruşlara sebep olmuştur. Bu hataların başta geleni ise Filistin davasını sahiplenme konusundaki çekingenliktir. Birçoklarının hâlâ bu meseleye bir İslam davası, Müslümanların ortak meselesi olarak bakmak yerine bir Arap sorunu olarak yaklaştığı söylenebilir. Filistinliler toprak sattılar, başlarına bunlar geldi! hükmüne dayalı yanlış değerlendirmelerin belirlediği bir gerçektir. Osmanlıya ihanet iddiaları ise Filistinlileri yedi nesil boyunca mahkûm etmenin bir gerekçesi olarak kullanılmaya yeterli görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136054</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa012755-ac38-4a90-b345-302fc3183bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>101 Cevapla Kur’ân Nedir? Vahyi Hayata Taşımak</image:title>
            <image:caption>Bunun için inanan insanın temel derdi, &quot;Vahyi Hayata Taşımak&quot; olmalıdır. Tüm çabası, gayreti bu yolda olmalı, hayatının hiç bir karesini böyle bir idealden mahrum bırakmamalıdır. Vahiy, hayatının her alanına hakim olmalı, onunla yaşamalı ve onunla can vermelidir. Vahyin hayat kitabı olması için insanın önce bu kitabı tanıması gerekir. Taşımak için tanışmak lazım, insanın ilahî kitap ile tanışması, hemhal olması, karşısına oturup önce kendini tanıtması, sonra da onun kendisini tanıtmasını istemesidir. Böyle bir İstek bizi &quot;Kur&apos;an nedir?&quot; sorusuna yöneltecektir. Bana hayat kitabı olması gereken bu yüce ve ilahî kitap nedir? Ne olduğunu bilmediğiniz, ne olduğunu merak etmediğiniz bir kitabı nasıl hayata taşıyabilirsiniz ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136055</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33981405-5e10-4c79-831e-854484e7e884.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanî İlişkilerde İlahî Ölçü</image:title>
            <image:caption>- Muhammed Emin Yıldırım hocamızın önemli eserlerinden biri olan &quot;İnsani İlişkilerde İlahi Ölçü&quot; adlı  kitapta insanın kendi ile ilişkisi, insanın Allah ile ilişkisi, insanın eşya ile ilişkisi, insanın insan ile ilişkisi ve daha birçok konular detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. - Özellikle insani ilişkilerde on altın kural ile Kur&apos;ân da diyalog bölümleri de insanlarımıza rehber olacak nitelikte bir eserden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136056</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecf1ae48-a35b-4c3a-803d-db0ba02a8b14.jpg</image:loc>
            <image:title>İbadetin Beyni Dua</image:title>
            <image:caption>- İbadetin beyni dua adlı eserimiz yedi ana bölümden oluşmaktadır. Eserde Kur&apos;ân&apos;da dua ayetleri, Efendimiz&apos;in (sas) sabah ve akşam zikirleri, Efendimiz&apos;in (sas) günlük duaları, namazda okunan diğer dualar ve Esmâü&apos;l-Hüsna konuları işlenmektedir. - Bu eserimiz duanın en güzel numunelerini oluşturan Kur&apos;ân ve hadislerden derlenen bir başucu kaynağından oluşmaktadır. Eserin cep boyu da mevcuttur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136057</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc7d1d7-eb0d-4dad-b37a-ee8c56ffd5e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahabeyi Nasıl Anlamalıyız</image:title>
            <image:caption>- Bu eserde Allah Resûlü&apos;nün (sas) mübarek ellerinde yetişmiş ve yeryüzünün en nasipli insanları olan sahâbe efendilerimizdir. - Onlar tarihin belli bir zaman diliminde yaşamış, belli bir mekanda varlık göstermiş ama zaman ve mekana hapsolunmadan her çağa ve zamana seslenmişlerdir. - Bu bağlamda eserimizin birinci bölümünde örnek neslin Kur&apos;ân ve hadislerde nasıl anlatıldığına değinilmiş olup ikinci bölümde de sahâbî efendilerimizi nasıl anlayabileceğimizi ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136058</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c8d3073-4f50-412b-8417-5647ca2c1bd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nebevi Eğitim Modeli Darül Erkam; Vahyin İniş Sürecinde Şahsiyet Eğitimi</image:title>
            <image:caption>- Muhammed Emin Yıldırım hocamızın önemli eserlerinden bir diğeri &quot;Nebevi Eğitim Modeli Darü&apos;l-Erkam&quot; adlı eserde vahyin nüzûlü sırasında Erkam b. Ebi&apos;l Erkam&apos;ın hayatı, Kur&apos;ân&apos;ın nüzûl süreci, Darü&apos;l Erkam&apos;ın seçilme nedeni, Darü&apos;l Erkam&apos;ın talebeleri ve Efendimiz&apos;in o güzide ashâbını nasıl yetiştirdiğine dair metodların yer aldığı bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136059</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58a04baf-61b8-4dd3-b359-da81f24ead35.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük İslam İlmihali (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bulunamadı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136060</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9422dcf-eae7-43a4-b9a3-b7df5f258603.jpg</image:loc>
            <image:title>62 Sohbet</image:title>
            <image:caption>El Fethu`r ndash; Rabbani ve Feyzü Rahmani ndash; Büyük Boy Ciltli ndash; 512 Sayfardquo; İncelediğiniz eser, Kadirilik yolunun önderi büyük mutasavvıf, büyük mürşid Abdülkadir Geylani Hazretlerinin yaptığı vaaz ve sohbetlerin, müridlerince derlenmesinden oluşuyor. Geylani Hazretlerinin tasavvufi yaklaşımını derli toplu bir şekilde içeren bu kitapta, manevi gelişim yolları, kişiyi insan-ı kamil mertebesine yükselten yöntemler, en etkili biçimde doğrudan hitap cümleleriyle öğretiliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136061</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af05ca87-a14a-4862-a8f0-8d73418d5454.jpg</image:loc>
            <image:title>Rûhu&apos;l-Beyan&apos;dan Kıssalar ve Hisseler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rûhu&apos;l-Beyan tefsiri aynı zamanda bir vaaz kitabıdır. Tefsirini yazmaktaki gayelerinden biri de bu olan müfessir tefsirinde kıssalara da yer vermiştir. Yaşanmış bir olayın gelecek toplumlara aktarımı olan kıssalarda bizim için çıkarılması gereken dersler ve alınması gereken ibretler vardır.Elinizdeki bu eserin kıssaları, Rûhu&apos;l-Beyan tefsirinden anlaşılır ve sade bir dille ve herkesin kolaylıkla anlayabileceği bir şekilde tercüme edilmiş, kıssanın geçtiği cilt ve sayfa da belirtilmiştir. Kıssalardan alınması gereken ibretler de ayet-i kerime ve hadis-i şerifler ışığında hazırlanmış, hadis-i şeriflerin kaynakları da verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136062</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7ce5718-d61d-46a7-967c-4cce0181339f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Manalı Sevâdü&apos;l A&apos;zam Tercümesi</image:title>
            <image:caption>Sevadüil-A&apos;zam, Hakim es-Semerkandinin (v. 342/953) akâide dair eseridir. &quot;Sevadü&apos;l-aszam&quot; terkibi, Hz. Peygamber ve ashabını takip eden müslüman çoğunluk, anlamına gelmektedir. Dolayısıyla ehl-i sünnet ve&apos;l-cemaat çoğunluğunu ifade etmek için kullanılır. III. (IX.) yüzyılın sonlarına doğru Maveraünnehir ve Horasan&apos;da bid&apos;at ve hurafelerin yaygınlaşması üzerine Samâni Emin İsmail b. Ahmed, Semerkant ve Buhara âlimlerini davet ederek müslümanlan sağlam bir akide etrafında toplayacak ve Ehl-i sünnet inancını yayarak sapkın anlayışları ortadan kaldıracak bir eser yazmalannı istemiş, alimler de bu görevi Hakim es-Semerkandinin yerine getirmesini uygun bulmuştur.Eserin muhtevası, ilahiyyat, nübüvvat, sem&apos;iyyat ve hilafet bahisleri yanında bazı fıkhi konuları da içermektedir. Hanefi-Matüridi kelâmının başlangıç dönemine ait olan risâlede meseleler âyet ve hadislerle desteklenerek ele alınmış, dini terimler olabildiğince anlaşılır hale getirilerek sade bir üslıCıp kullanılmıştır. Mu&apos;tezile, şia, Kerramiyye ve Cehmiyye&apos;nin görüşleri sert bir dille eleştirilirken, Sünni gelenekten Hanefi çizgisi benimsenmiştir. Eserde ele alınan konularla Ebü Hanffe&apos;nin risâleleri arasındaki muhteva benzerliği dikkat çekicidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136063</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67deae40-673a-4c4f-8481-c0dfe0db8285.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimya-i Saadet - Mutluluğun Sırrı</image:title>
            <image:caption>Kimyâ-i Saâdet, Huccetü&apos;l-İslam Ebu Hamid Muhammed el-Gazâlî&apos;nin, (505/1111) en önemli eserlerinden biri olan İhyâu Ulûmi&apos;d-Dîn&apos;in bir özeti mahiyetindedir. Asırlar boyu şark diyarlarında ve Anadolu&apos;da bir başucu kitabı olarak evlerdeki yerini almış, Osmanlı toplumunda da en çok okunan kitaplardan biri olmuştur.Kimyâ-i Saâdet, İhyâ&apos;da olduğu gibi iman, amel ve ahlaktan bahseder. Başlıca konuları şöyledir: Kendini bilmek, kalbin hakikati, insandaki kötü ve iyi vasıflar, marifetullah, insan fıtratı, dünya gerçeği, ahiret hayatı, kabir azabı, ruhun mahiyeti, ehli sünnet itikadı, kıyamet, tekrardan dirilme, şeriata uymak...Eser titiz bir çalışmanın sonuncunda siz değerli müşterilerimizin istifadesine sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136064</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b80f66f3-f8f3-4db6-a622-cac79967a3c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasihatler</image:title>
            <image:caption>Allah&apos;tan devamlı mağfiret iste. Allah&apos;tan af ve mağfiret istemen de bir duadır.  Dua da ibadettir  unutma.  Geçmiş günahlarından birini hatırlayınca hemen Tevbe et. Ve Allah&apos;ı zikret. Bir yerde bir günah işlemiş isen oradan ayrılmadan bir  iyilik yap ki o iyilik günahına kefaret olsun. Çünkü Rasulullah (s.a.v.) Efendimiz: &quot;Her işlediğin suçun peşinden bir de iyilik yap ki onu ortadan kaldırsın. Zira iyilik kötülüğü yok eder&quot; buyurmuşlardır. Nerede ve ne zaman öleceğini bilemezsin. Onun için Rabbine her halinde iyi zanda bulun. Ta ki Rabbine iyi zan ile kavuşasın. Hadis-i Kudsi&apos;de şöyle buyrulur: &quot;Ben kulumun bana olan zannı üzereyim. Kulum beni nasıl telakki ederse bende ona öyle olurum.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136065</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a0a30d4-265b-4781-9220-778e7ec053ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendini Bulmak</image:title>
            <image:caption>Marifetullah kapısının anahtarı, önce insanın kendi nefsini bilmesi ve ruhunun hakikatini anlaması, idrak etmesidir. Marifetullah kapısının kilidi ancak bu anahtar ile açılır. Nitekim: &quot;Nefsini tanıyan Rabbini tanır&quot; hadis-i şerifi ile, &quot;İleride onlara, gerek ufuklarda (dünya ülkelerinde/dış dünyalarında), gerek kendi içlerinde (ve iç dünyalarında) âyetlerimizi göstereceğiz.&quot; (Fussilet: 53) ayeti kerimesi buna delildir.Allah Teâlâ buyurur ki: &quot;İnsana âlemde olan kudretleri ve kendi nefsinde olan ibretleri ben izhar eder, gösteririm. Tâ ki, kendi mârifetinden bir mârifeti hal edinip Esfel-i Safilin&apos;den Âlây-i İlliyin&apos;e yükselmiş, geçmiş olsun&quot;. Ve insana kendi nefsinden daha yakın bir şey yoktur. Böylece eğer kendi nefsinin mârifetinden nasipsiz olursa, marifetullaha hangi yolla yaklaşılabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136066</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20969ca3-167e-4e55-bbfd-cfd23b4212dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefis Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>Bir gün Peygamber Efendimiz&apos;in huzurundakadınlar kalabalık olmuşlar, kavga ediyorlardı,Hazret-i Ömer oraya geldi. Kadınlaronu görünce kaçtılar. Hazret-i Ömer kadınlaraşöyle dedi: &quot;Ey kendi nefislerinin düşmanları!Benden utanırsınız da Allahu Teâlâ&apos;nınResûlünden utanmaz mısınız?&quot; diye sordu.Kadınlar da: Sen O&apos;ndan daha sert huylusun!dediler. O zaman Muhammed (sallallâhualeyhi ve sellem) Efendimiz, Hazret-i Ömer&apos;eşöyle buyurdu: &quot;Ey Hattab&apos;ın oğlu! Allah hakkıiçin -ki benim nefsim O&apos;nun elindedir- sen şeytanlakarşılaşmazsın. Çünkü o, senin heybetindenyolunu değiştirir. Senin geldiğin yoldan kaçar,başka yöne gider.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136067</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3019eb1a-3b95-4363-bb47-17796de94ebd.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam ve İlim</image:title>
            <image:caption>Önce bir defa şu suali sormağa mecburuz: Acaba hangi sebepten dolayı bütün insanlıkta ilim yavaş yavaş ilerlerken Asr-ı Saadet&apos;le birden bire bugünkü manada hakiki ilim olmaya başlıyor? Bu başlayışın kaynağı, insanlığa bu hızı veren tılsım nedir? Bu sualin cevabını Kuran&apos;ı Kerim&apos;den başka bir şeye bağlamak mümkün mü? İnsanların ilim sahasındaki bu büyük inkişafların tılsımı dünya ve ahiret saadeti getiren Kuran&apos;ı Kerim&apos;den başka bir şey değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136068</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56c8bbc1-2182-4dd5-83ef-99dbb8710bfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Gıda Dedektifleri</image:title>
            <image:caption>Hasan öğretmen ve öğrencilerinin gıda dedektifi olma yolundaki maceralarına eşlik etmek ister misin? Bu kitap şaşıracağın ama bilmen gereken çokça bilgiyle dolu.İçtiğimiz içeceğin içinde şekerden daha fazlası mı var? Diş macunu dişlerimizi gerçekten temizliyor mu? Etiketlerde yazan numaralar neyi ifade ediyor? Bu maceradaki her şey gerçekten yaşandı!O hâlde sen de gıda dedektifi olmak istiyorsan; haydi durma, kitabın kapağını arala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136069</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6aeece89-c456-45ab-be05-aa33dcf9b3b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Oruç Sırları ve Fazileti</image:title>
            <image:caption>Allah, orucu kullarını korumak ve kurtarmak için,  dostlarını himaye için bir kale ve bir kalkan kılmıştır.  Oruç sayesinde onlara cennet kapılarını açmıştır. Oruç ibadeti, başka hiçbir ibadete benzemez. Çünkü bu, belli şeylerden uzak kalmak, belli bir zaman dilimi içerisinde, yeme, içme ve şehevi istek ve arzulardan uzak bulunmaktır.  Bu açıdan başlı başına bir sır/gizli ibadettir. Dolayısıyla oruç tutanların alacakları ecirler, sayı ve hesaba gelmeyecek ve elektronik hesaplamalar ile değerlendirilemeyecek derecede fazladır. Çünkü Allah oruç tutanlara öylesine bir ecir akıtacak ki, bunun herhangi bir yerde dur ve durağı yoktur. Bunun belli bir sınırı olmaması da değerlidir. Çünkü oruç yalnızca Allah için tutuluyor, aynı şekilde Allaha nisbet olunmakla da şeref kazanmış oluyor. Gerçi tüm yapılan Allah için yapılmaktadır. Hepsinin ayrı bir durumu, ayrı bir değeri ve yeri vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136070</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c88b9307-6904-48c9-85f8-a5a01c2711ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Peygamber (s.a.v.)&apos;in Hayatı</image:title>
            <image:caption>Tarih, peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (s.a.v) in hayatının ayrıntılarından söz ettiği kadar, dünyada yaşamış hiçbir büyük kişinin hayatından bahsetmemiştir dersek, gerçeği söylemiş oluruz.Bu konudaki en önemli kitaplardan biri; tarih, tefsir ve hadis alanında geniş bir bilgi ve doğru görüş sahibi olan, Hz. Peygamber (s.a.v)in hayatını ele alan ve kendisine özgü bir üslupla anlatan Hafız İbn Kesîrin el-Bidâye ven-Nihâye adlı kitabından derlenmiş olan es-Siyretun-Nebeviyye, diğer bir adıyla Sîret-i İbn Kesîr adlı eseridir.Hafız İbn Kesîr, bu kitabında Hz. Peygamber (s.a.v)in genel ve özel işlerini; her Müslümanın bilmesi ve araştırması gereken konulardan, karşılaştığı olaylardan ve ele aldığı işlerden bazen detaylı ve bazen de kısa bir şekilde söz eder. Kaynak olarak verdiği tarihî olayları ve konuyla ilgili hadisleri sağlamlık bakımından bütün boyutlarıyla kuşatarak ele alır.Hafız İbn Kesîrin bu kitabında ortaya koyduğu yöntem; Allah Teâlânın ona bahşetmiş olduğu bir lütfudur. Tarihî olaylara İslâmî yorum getirilmesinde ve tarihin yorumunda, İslâmî düşüncenin önemli ilkelerine temas ederek, İslâm Tarihinin araştırılmasında hadisçilerin metodundan nasıl yararlandığını ortaya koyuyor. Neticede de; tarihî rivayetlere, hadisçilerin ölçülerini uygulayarak elde edilen sonuçlara temas ediyor. Böylece gerek konu ve gerekse usûl bakımından takdire layık bir çalışma ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136071</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/266691f6-6806-43a8-a6b9-1d9b79809b40.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti</image:title>
            <image:caption>İmam-ı Gazali&apos; nin en büyük eseri olan İhya-u Ulum&apos;id-din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur.İhya-u Ulum&apos;id-din içinde yer alan konuların her biri, eserin orjinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi.İhya-u Ulum&apos;id-din&apos; in birinci cildinde yer alan son kitap Virdler Kitabı&apos;dır.Bu kitapda; Virdlerin faziletleri, virdlerin sayısı ve tertibi, gecenin virdleri, gece ibadeti, faziletli günler ve geceler gibi konular ayetler ve hadisler ışığında açıklanmaktadır.Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: ?Sabah akşam Rabbininin adını an (sabah, öğle ve ikindi namazlarını kıl). Gecenin bir kısmında da O&apos;na secde et (akşamla yatsı namazlarını kıl). Bir de O&apos;nu geceleyin uzun bir süre tesbih et (teheccüd namazı kıl). İnsan, 76/25-26.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136072</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46eaeed6-1364-4e01-b8f2-44194fa01078.jpg</image:loc>
            <image:title>Qu’Est-Ce Que L’Islam ? (İslam Nedir? Fransızca);Avez-vous déjà interrogé’le Coran à ce sujet?</image:title>
            <image:caption>L&apos;Humanité est confrontée à une croissance des plus frappantes, à des perturbations sociétales les plus profondes et à une nouvelle restructuration plus  qu’intéressante. Il n&apos;y a pas d&apos;ennemi de l&apos;Islam sur terre, mais il y a ceux qui ne le connaissent pas. Ceux qui agissent comme ennemis envers l&apos;Islam, en fait, ils sont hostiles envers les musulmans, et non envers l&apos;Islam lui-même. Et la cause de cette situation, ce sont les musulmans eux-mêmes. Car ils n’ont pas pu représenter leur croyance comme il faut. Et c’est pour cela que le problème prioritaire n’est pas que les non-musulmans deviennent  musulmans, mais que les musulmans puissent le devenir véritablement, pour employer un néologisme, « se musulmaniser ».Il ne faut pas confondre l&apos;Islam et les Musulmans. Car la Tradition islamique mise en place par les Musulmans et l’Islam ne sont pas la même chose. Par ailleurs, l’Islam est une chose et la Civilisation islamique produite par la main des hommes au cours de  l&apos;Histoire est autre chose.Par conséquent, le livre que vous détenez entre les mains, propose une approche qui tient  compte de ces questions sensibles.Que celui qui se veut partisan de l’Islam, qu’il le soit avec une preuve évidente, et que celui qui s’affiche contre l’Islam, lui soit contre sur base de preuve évidente. Peu importe le choix que l&apos;Homme puisse faire, qu’il effectue son choix de manière consciente.L&apos;objectif poursuivi par cet ouvrage est d&apos;aider, ceux qui le souhaitent, à en savoir plus sur l&apos;Islam. Une personne n’est-elle pas ennemie de ce qu’elle ignore ?Avec le souhait et l’espoir de pouvoir vivre dans un monde où règne la Paix, où la différence est considérée comme richesse, où les espaces de croyances et les blocs de cultures cohabitent sans s’ostraciser mutuellement et… sans diaboliser l’autre.Mustafa Islâmoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136073</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b8b0b72-1cd9-4d82-b3ed-95a6c8054e6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;ân&apos;a Göre Kabir Azabı</image:title>
            <image:caption>&quot;Ölüm sonrasında ne olacaktır? Kabirde hayat var mıdır?Buna inanmak imanın bir gereği midir? Kabirde hayat varsa bir sorgulama ve yargılama yapılacak mıdır? Oradaki yargılama sonrası bir azap ya da ödüllendirme olacak mıdır? Olacaksa bu bedene mi, ruha mı, yoksa her ikisine yönelik mi gerçekleştirilecektir?Eğer kabirde sorgulama olacaksa âhiretteki diriltilmede ikinci bir sorgulama olacak mıdır? Zaten kabirde bir sorgulama yapılıp karşılığı verildiğine göre ikinci sorgulamanın anlamı vegerekçesi nedir?&quot; gibi kabir ve kabir azabına dair birtakım sorulara cevap niteliği taşıyan bu eser, alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136074</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f4492a2-ebce-42c5-b095-76fa78fb8029.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratılış ve Evrim</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap dört bölümden oluşmakta ve her bir bölümde aşağıdakine benzer birçok soruya cevap aramaktadır: Evren ve Dünyanın Yaratılışı: &quot;Ol&quot; emrinden sonra her şey nasıl başladı? Yaratılışa dair farklı görüşler?  İlk 1 saniyede neler oldu? İlk elementler nasıl oluştu? Dünya&apos;nın 4.6 milyar yıllık yaratılış süreci? Sünnetullah nedir? Yaratıcı şapkadan tavşan çıkarır mı? 2. Âdem Çömlekten Havva Kaburgadan mı Yaratıldı: Âdem&apos;in ebeveyni var mıydı? Topraktan yaratılma ile ne kastedilir? Âdem&apos;den önce kan döken ve fesat çıkaranlar kimlerdi? Beşer ile insan arasındaki fark nedir? &quot;Ruhumdan üfledim&quot; ile kastedilen nedir? Ruh üflenirken Âdem cansız mıydı? &apos;Âdem&apos;, &apos;âdemoğlu&apos; yerine kullanılmış mıdır? 3. Beşer Nasıl İnsan Oldu: Evrimci İslam âlimleri kimlerdir? Allah, Âdem&apos;i kimlerin içinden seçmiştir? Âdem&apos;den önce de âdemler var mıydı? İlk insan nerede ve yaklaşık olarak ne zaman yaratıldı? Âdem&apos;in nesli ensest ilişkiyle mi çoğaldı? 4. Darwinci Evrim Teorisi: İlahi yasa olan evrim ile materyalist evrim teorisi aynı şey midir? Evrim teorisine destek için üretilen sahte deliller nelerdir? Evrim teorisi ateizmin İsrailiyyatı mıdır? Varoluştaki hassas ayarlar tesadüfe izin verir mi? Yaratılış ve evrim teorisi hasım mıdır? Bu başlıkların hepsinin altında iki kitabı hep yan yana okuyacaksınız: Tabiat ve Kur&apos;an. Bizim ifademizle &quot;tabiatın Kur&apos;an&apos;ı&quot; ve &quot;Kur&apos;an&apos;ın tabiatı&quot;...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136075</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c24e2b5f-1f4d-455d-9d93-44d370a3502d.jpg</image:loc>
            <image:title>İmamlar ve Sultanlar</image:title>
            <image:caption>İnsanlar &quot;kuru et yiyen bir kadının oğlu&quot; olan bir peygamber yerine, elmas taçlı, sırma kaftanlı bir &quot;Peygamber&quot; tasavvur ediyorlardı. Yalnız tasavvur etmekle kalmıyorlar, ömrü boyunca bunlardan nefret eden ve uzak duran Nebi&apos;den geriye kalan hatırayı bu tasavvura uygun aksesuarlarla süslüyorlardı. Yani insanlar &quot;bir kul gibi yeyip bir kul gibi yaşayan&quot; bir peygambere inanmak yerine, tasavvurlarında kayser ve kisra&apos;ya benzettikleri bir peygambere inanmayı yeğliyorlardı. Özetle insanlar &quot;bir kul gibi yaşamak&quot;tan daha çok &quot;kayser ve kisra gibi yaşamaya&quot; taliptiler. Kendi hayatlarını Peygamber&apos;e uydurmak istemeyenler, Peygamber&apos;i ve onun tebliğ ettiği dini kendi tasavvurlarındaki hayata uyduruyorlardı. Bu &quot;uydurma&quot; işlemi &quot;Hilafet, İslam Devleti&quot; gibi kavramları da kapsamına alıyordu. Bu nedenle siyaset sahnesine fırlayan müslümanlar kendilerine peygamberin &quot;kul&quot; siyasetini değil, insanlara &quot;kullarım&quot; demeye alışmış sulta sahiplerinin &quot;piramitçi&quot; siyasetini örnek alıyorlar, kafalarındaki &quot;devlet&quot; düşüncesini ona göre şekillendiriyorlardı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136076</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b5d450-1fe9-4668-9e1b-293ded132b90.jpg</image:loc>
            <image:title>Pasif İyiden Aktif İyiye; Kur&apos;an Neslinin İnşası İçin</image:title>
            <image:caption>Kalk ve uyar emrinin ilk muhatabına, önceleri el-emîn/güvenilir denilirken, sonraları neden el-mecnûn/deli denildi? Neden önceleri övülürken, sonraları sövüldü? Neden önceleri sevilirken, sonraları dövüldü, hatta hayatına kastedildi? Bunun bir tek cevabı var: Pasif iyi olmaktan çıkıp, aktif iyi oldu. Pasif iyilerin göz ardı ettikleri bir gerçek var: İyiliğin pasif olduğu her yerde, kötülük kendiliğinden aktif hale geliyor. Bu, kötülüğün tabiatı icabıdır. Kötülük karanlık gibidir. Bizatihi var değildir. Aydınlığın yokluğu halidir. Soruyorum kendi kendime: İyilerin tümünün pasif olduğu bir dünyada, iyilik yaşar mıydı?Cevabım asla oluyor. Zira fıtrat iyi üzerine formatlanmıştır. Hazreti insan, en iyidir. En iyi bozulunca, en kötü olur. Yatan iyi olmak yetmez. Zira pasif iyi, iyi değildir. Her pasif iyi, aktif kötünün teşvikçisidir. En yaman çelişkilerden biri de, pasif iyilerin aktif kötülerden şikâyet etmesidir. Birileri çıkıp, onlara, Sayenizde beyim demeli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136077</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f1ee8fd-bf9b-47c7-af24-c0563f7bf0f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünme Gözlemden Tanıklığa</image:title>
            <image:caption>Daha önce Türkçede de yayınlanan Müslüman Psikologların Çıkmazı adlı çalışmasıyla psikolojide yeni ve değişik bir ufuk açan Malik Bedri, elinizdeki kitabıyla, bir Müslüman psikolog olarak düşünme/tefekkür eylemini ele alıyor. Tefekkürün, zihin-beden ilişkisinde zihnin bedeni etkilemek suretiyle belirleyici rolünün ortaya konması, tıbbın önemli gelişmelerinden biridir. Dolayısıyla Düşünme, ufuk açıcı paradigmalarıyla davranış bilimlerinin İslamileştirilmesine önemli katkılarda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda tartışılan teorilerin çözümü ve geliştirilmesi için uzmanlar arasında geniş bir ilgiye de mazhar olacaktır. Ancak Düşünmenin sadece uzmanlar, bilim adamları ve entelektüeller için yazılmadığını, genel okuyucu için ilgiyle okunacak bir kitap olduğunu da belirtmekte yarar var. Yazar, modernizmin dünyevileştirdiği dini değerlerin yeniden keşfedilmesine katkı sağlayacak bu eseri kaleme alarak önemli bir boşluğu doldurmuş ve sekülarizme indirgenmiş dünyevilik ile dünyayı fiilen terk ettiren mistisizmin, aslında bir bütünün parçaları olduğunu ortaya koymuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136078</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f5469b-8761-4089-9313-01b777d352ca.jpg</image:loc>
            <image:title>İhtilaf; Farkın Farkındalığı</image:title>
            <image:caption>İslam dünyasında Müslümanlar arasındaki anlaşmazlıkları uzlaştırma ve İslam medeniyetini yeniden canlandırma çabalarının filizlendiği bir dönemde karşımıza çıkan en büyük engelin, genellikle dini ve siyasi ihtilaflar olduğu bilinmektedir. Bu ihtilaflar giderilmedikçe arzulanan hedeflere ulaşılması bir hayal olmaktan öteye geçemeyecektir.Asırlardır neden olduğu acıların, ümmetin hafızasındaki tazeliğini hâlâ koruduğunu düşündüğümüzde, ihtilafın zihinlerimizdeki yeri hiç de iyi değildir.Alvani, ihtilafın İslam&apos;ın ilk dönemlerinde nasıl algılandığını ve toplumdaki yansımalarını değerlendirerek ihtilafın bizatihi kötü olmadığını, ancak alçak gönüllülük, samimi düşünce ve ciddi çalışma esasına dayanması gerektiği mesajını veriyor. Olumlu yönlerine ışık tutuyor ve ilk Müslüman nesillerin, ihtilafı ümmete bereket ve canlılık getirmekte nasıl değerlendirdiklerini gösteriyor. İslam medeniyetinin ihyası için, Müslümanların ihtilafta uzlaşma becerisini ve ahlakını yeniden öğrenmeleri ve ayrılıkçı sorunlarla başa çıkmada daha yetkin hale gelmeleri gerektiğinin altını çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136079</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18e3127-8a38-4aec-a8c8-13d8efc89850.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye İçin Sırada Ne Var?</image:title>
            <image:caption>David Brewer Eddy&apos;nin 1913&apos;te yayımladığı bu kitap erken misyoner çalışmalarındaki temel motivasyonu, hedef ve yöntemleri açığa çıkaran içeriden bir çalışma olarak kuşkusuz bir kült değeri taşıyor. Eddy&apos;nin Anadolu&apos;da aktif olarak çalışan misyoner hücre ve istasyonları tarafından periyodik olarak gönderilen raporlardan yola çıkarak hazırladığı bu eserde temel amaç bu uğurda yola çıkanlara, sürece bilfiil katılanlara ve beklenilen sonuca bir an önce erişmek için gayret gösterenlere kayda değer bir düzeyde rehberlik etmek şeklinde özetlenebilir.Kitapta tarihsel verileri altüst etme ve misyoner yetiştirme süreçlerini takip etmek için bir tür manipülasyon olarak da görülebilecek pek çok nokta yine dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacak şekilde işlenmekte ve birtakım çıkarımlarda bulunulmaktadır. Yazarın &quot;Jön Türk Devrimi&quot;ne olan muhabbeti, 2. Abdülhamid hakkında yer yer hezeyan sayılabilecek suçlayıcı ifadeleri, Ermeni sorunu henüz daha rüşeym halindeyken bile yaptığı cesur ve subjektif yorumları, Türkiye&apos;deki dini hayatın İslami veçheleri hakkında Müslümanları töhmet altında bırakan suçlayıcı ifadeleri olmakla birlikte misyoner müfredatının nasıl kurgulandığını ve sahada nasıl işlendiğini görmek açısından bütün bu satırların olduğu gibi Türk okuyucusuna ulaştırılmasını, hem ahlaki hem de nesnel bir çaba olarak değerlendirmek gerekir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136080</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bdfe801-7215-486c-8220-300baa42e296.jpg</image:loc>
            <image:title>Kohlberg ve Ahlaki Gelişim Teorisi</image:title>
            <image:caption>İnsan doğasının en önemli unsurlarından biri gelişim olgusudur. Çünkü insan hem bedenen hem de ruhen doğan büyüyen gelişen değişen ve dönüşen bir varlıktır. Fiziksel olarak geliştiğimiz gibi duygusal zihinsel sosyal inanç ve ahlaki olarak da gelişiriz. İnsanlar ahlaki olarak nasıl gelişir? Ahlak gelişimi filozoflardan din eğitimcilerine ebeveynlerden öğretmenlere uzanan geniş bir çevrenin zihnini çağlar boyu meşgul eden bir konudur. Ahlak gelişimini belirleyen dinamikler nelerdir? Fıtrat aile eğitim din ve toplum gibi faktörlerden hangisi daha etkilidir? Gelişim psikolojisinde bu temel soruları ele alan en tanınmış psikolog Lawrence Kohlberg&apos;dir. Yaşadığı kişisel bir ahlaki ikilem üzerine konuya merak saran Kohlberg ilhamını Eflatun Kant John Dewey ve Jean Piaget gibi duayen isimlerden alarak bir ahlak gelişim kuramı ileri sürmüştür. Kohlberg&apos;in üç (3) seviye altı (6) aşamalı bu kuramı gerek psikoloji disiplini bünyesinde gerek ahlak felsefesinde bağımsız yeni bir alan oluşturmaktadır. Kant geleneğinin psikolojideki yansıması niteliğinde olan Kohlberg&apos;in çalışmaları ve kuramı Ahlak Psikolojisinde etkisi günümüze kadar devam eden bir dinamizm oluşturmuş olumlu olumsuz çok sayıda eleştirinin odağı haline gelmiştir. Lawrence Kohlberg&apos;in bazı önemli makalelerinin Türkçe çevirisini içeren bu derleme çalışması aynı zamanda Kohlberg&apos;in kuramı üzerine yazılmış yerli ve yabancı bazı değerlendirmelere de yer vermektedir. Elinizdeki eser Ahlak Psikolojisi eğitim din ve değerler eğitimi gibi alanlarda çalışma yapanlar için önemli bir kaynak niteliğinde olup ufuk açıcı yaklaşımlar sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136081</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81157e43-1aab-46e9-91d0-518674287c0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdimiz Hayat;Etnometodolojik Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>İşte mevzu anlaşıldı ve sonuçta üç aşağı beş yukarı bu duraklardan herkes gibi sen de geçeceksin. Belli ki kendi hayatını mütemadiyen inşa etmek bitmek tükenmek bilmeyen bir irade kullanımını sürekli tetikte duran bir havsalayı ve her daim kullanımda olan bir idrak bütünlüğünü gerekli kılıyor. Eğer bütün bunların farkında olarak bir adım daha ileri atmaya mecalin heyecan ve hevesin varsa artık bil ki sen yeterlik düzeyi yüksek bir varlık iddiasında bulunmayı hak ediyorsun. Düzgün ve nitelikli bir ömre sahip olmak saygın ve besleyici bir gerçeklik peşinde türlü anlam ve iddialarla yüzgöz olmak için asla geç kalmış sayılmazsın. Nihayet aklını gönlünü ve eline tutuşturulan tecrübeleri dikkate alarak pekâlâ önünü daha net görebilir arkanda şimdiye kadar bir yük gibi duran denkleri güçlü ve üretken bir hafıza olarak hikâyene ortak edebilirsin. Tersi de mümkün tabi. Haydi yolun açık olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136082</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/723e2248-e123-477a-8943-b87b2190d0a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalemin Dansı, Göstergenin Oyunu;Seküler Emperyalist Epistemoloji</image:title>
            <image:caption>Tarihsel bir pratik olarak emperyalizmin Batı medeniyetinden ve Batı&apos;nın evren anlayışından bir sapma olduğu iddia edilir. Yani kendi sorunlarını dünyanın geri kalanına ihraç eden ve diğer uluslar üzerinde hegemonya kuran emperyalist çözümün yönetim felsefesi olarak demokrasiyi ekonomik düzen olarak laissez-faire&apos;yi ve evrensel felsefe olarak akılcılık ve hümanizmi benimsemiş̧ Avrupa&apos;nın liberal insancıl ve aydınlanmış̧ bir medeniyet olma haliyle çeliştiği ileri sürülür. Biz ise bu felsefelerin emperyalizmin epistemolojik tasavvuruyla çelişmediğini iddia ediyoruz. Aksine dikkatimizi epistemolojik düzleme çevirdiğimizde ortaya bu felsefeler ile emperyalist tasavvur arasında çok güçlü̈ bir bağın olduğunu görürüz. Böylesi bir bağın ayırdına varabilmek için öncelikle tüm bu felsefelerin maddi olanın dışında herhangi bir felsefi sistemi kabul etmemeleri anlamında doğası gereği seküler felsefeler oldukları tespiti yapılmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136083</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5257ede6-4fdd-4713-9aa9-2442d0515b87.jpg</image:loc>
            <image:title>Arş&apos;ın Gölgesindeki Genç</image:title>
            <image:caption>&quot;Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine&apos;ye hicret ettiğinde o, on bir yaşındaydı. Yetimdi. Mübarek huzura getirildi, dua aldı. O gün ensardan biri oldu. On bir yaşındayken Kur&apos;an&apos;ın övdüğü iki mümin gruptan birine dâhildi. Hemen Kur&apos;an&apos;a sarıldı, ezberlemeye başladı onu. Kısa bir zaman sonra yine huzura çıkarıldı. Onu huzura çıkaranlar &apos;Bu çocuk Kur&apos;an&apos;dan on yedi sure biliyor.&apos; dediler. Resûlullah dinledi onu, pek memnun oldu. Bedir günü, akrabalarıyla cihada katılmak istedi. Yaşı küçük, bedeni cılızdı; kabul edilmedi. Aynı şey Uhud&apos;da da oldu, orada da cihat yapması uygun görülmedi. Hendek&apos;te ise önü açıldı. Mücahitler arasına katıldı. On altı yaşındaydı. Ondan sonra da bir daha geri kalmadı cihattan. Allah yolunda cihat eden ensar arasında yerini aldı. Yine mübarek bir ziyaretle bir kere daha huzura çıkmıştı. Zekâsı ve himmeti Resûlullah&apos;ın dikkatini çekti. Buyurdu ki: İşte bir genç!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136084</loc>
        <lastmod>2026-04-30T03:01:17+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d57df7-bd56-48d7-9099-d4b1ed6caee9.jpg</image:loc>
            <image:title>Mücahide Kadın</image:title>
            <image:caption>Dinimizin en ulvi emirlerinden biri olan cihat , kadın ve erkeği kapsayan bir emirdir. Erkek kadar kadın da dinini yaşayacaktır. O da erkek kadar cihat etmelidir. Kadın cihat ederken fıtratına aykırı olanla da mükellef olmayacaktır şüphesiz. Hem cihat edip mücahit olmak hem de kadınlığından taviz vermemek üzerine kurulu bir dengeyi anlatmaktadır bu kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>