﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136644</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69e17c3b-f7fa-4841-81dd-5c3a30f7b5c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Muharebe: Nablus</image:title>
            <image:caption>1918 sonbaharında, muharebeye giden süreç ve muharebe müddetince, birçok müspet ve menfi dersi bir ibret vesikası olarak Dünya savaş tarihi ve Türk/Osmanlı harp tarihine kaydeden “Nablus Muharebesi”, Osmanlı İmparatorluğu’nun son muharebesi olması ve günümüze dek uzanan bölgesel/küresel sonuçları nedeniyle harp tarihinde istisnai bir yere sahiptir.

Günümüz Ortadoğu coğrafyasında hâlihazırda yaşanan askeri, siyasi ve sosyoekonomik gelişmeleri anlamak için bölgenin tarihine ışık tutan bu çalışma; adeta Osmanlı/Arap coğrafyasının kaderini paylaşan ulusların geçmişleri için bir “Fener”, gelecekleri içinse bir “Meşale” hüviyetini taşımaktadır. 

Yazarın beş yıl süreli, kapsamlı ve titiz doktora tez çalışmasının nihayetinde ortaya çıkan bu eser; muharebenin tarafı ve müdahili olan dört farklı ülkenin resmi harp tarihi yazımları, ATESE ve BOA menşeili arşiv vesikaları, muharebeye (öncesi ve sonrası da dâhil olmak üzere) damgasını vurmuş, dönemin askeri ve mülki üst düzeyli birçok yöneticisinin anıları ile ulusal ve uluslararası neşriyatını muhteva etmesi nedeniyle Büyük Savaş ve Ortadoğu tarihi çalışmalarında istifade edilecek bir kaynak eser, benzeri harp tarihi ve askeri tarih yazımları için ise örnek bir kılavuz eser niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136645</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b5b447b9-d3c8-4f5f-a3f3-37073532b496.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Kütüphanesi’nde Akşam Yemeği</image:title>
            <image:caption>Tohoku’da bir kitabevinde çalışan Higuçi Otoha 

yolunda gitmeyen işler yüzünden istifa etmeyi düşünür ve 

sosyal medyadan Tokyo’nun banliyösündeki Gece Kütüphanesi’ni bulur. 

Burası, sıradan kütüphanelerden çok farklıdır: Sadece akşam yediden gece on ikiye 

kadar açıktır. Üstelik içerisi, yalnızca vefat eden yazarların kitap koleksiyonlarının 

bir araya getirildiği bir kitap müzesi gibidir. Otoha, Gece Kütüphanesi’nde beklenmedik olaylarla karşılaşıp burada çalışma fikri üzerine düşünmeye başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136646</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d135cd8-0f66-4298-895c-a619916e61ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Endonezya&apos;dan Esintiler</image:title>
            <image:caption>Yeryüzünün en büyük takımadalarından oluşan Endonezya yükseklerde dumanı tüten aktif yanardağlarından, dünyanın biyolojik çeşitlilik merkezi olan derin okyanuslarına, yirmi sekiz bini aşkın bitki türünü ve binlerce nesli tükenmekte olan hayvanı barındıran Wallace hattından, nefes kesen dalış noktalarıyla macera tutkunlarına eşsiz güzellikler sunan yaşayan bir jeoloji harikasıdır. 

Ancak Endonezya’nın asıl mucizesi aralarında 719 farklı dil konuşan ama bir tek dilde birleşen 360 civarında etnik grup, sayısız gelenek-kültür ve altı resmi din arasında filizlenen olağanüstü hoşgörü ve bir olma halidir. Bhinneka Tunggal İka “Çeşitlilik İçinde Birlik” resmi sloganı bu hoşgörü ve farklılıkları kucaklamayı ifade eder.

Gazeteci Gülseren Tozkoparan Jordan’ın Cakarta’da yaşadığı altı yıl süresince gözlem ve deneyimlerinin süzgecinden damıtılıp Cumhuriyet Gazetesi Pazar yazılarında yayımlanmış yazıları, Endonezya’nın günlük yaşamına, siyaset koridorlarına ve mistik ritüellerine alışılmışın dışında farklı, samimi bir pencere açıyor, her yazı adeta farklı bir öykü anlatıyor.

“Uzaklarına karşın bizden çok şey bulduğum Endonezya’nın tarihi, kültürü, geleneği yazmakla bitmez ancak ben oradan çıkan hoş esintinin dalga dalga yayılarak dost ülke Türkiye’ye ulaşmasına aracı olmaya çalıştım. Endonezya’nın en sevdiğim deyimiyle: Arti Minal Aidin Wal Faizin, Mohon Maaf Lahin dan Batin-Dıştan (görünen) ve içten (görünmeyen) bir hata yapmışsam affola.”

Sadece Endonezya’yı anlatan değil tattıran, hissettiren ve yaşatan bir okuma deneyimi ile baharat kokusu eşliğinde takımadaların derinliklerine doğru bir yolculuk istiyorsanız bu kitap tam size göre.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136647</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8e598bb-86c2-4fe6-8f2c-1dc7df42fade.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtuluş Öyküleriyle 21 Köy Enstitüsü</image:title>
            <image:caption>“Yıl 1946 
Düziçi Köy Enstitüsü’nde 
Bu dünyaya ayak bastım ben
Ekmeğime ışık sürdü Tonguç
Eşitlik özgürlük sürdü beynime
Bin yıllık uykudan uyandım
Bir gramcık bilgi için
Tırmanmadık yokuş koymadım ben
Saç döktüm ömür tükettim
Öğrenmeye doymadım ben”
 
Ali Yüce</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136648</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c791adf-5c1c-458f-a6f9-24ae08b4e218.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de düşünce ve vicdan özgürlüğünün, ulusal egemenliğin ve demokrasinin, çağdaş hukukun, kadın haklarının, sosyal hukuk devletinin, yurttaşların eşitliğinin, ulus bilincinin, ulusal birlik bütünlüğün, fırsat eşitliğinin, adaletin, liyakatin, bilimin, sanatın, akılcı ve bilimsel eğitimin, ekonomik kalkınmanın, tam bağımsızlığın, uygar yaşamın ve barışın güvencesi “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’tir. Türkiye’de Atatürkçü düşünceyi ve laik Cumhuriyet’i savunmak bütün bu değerleri savunmaktır; Atatürk’ün mirasına sahip çıkmaktır. 

“Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet”, bugün çok tartışılan 1921 Anayasası, Atatürk’ün devrim stratejisi, Lozan Antlaşması, halifeliğin kaldırılması, Şeyh Sait İsyanı, kılık kıyafet, eğitim, yazı ve dil devrimleri, Cumhuriyet’in kadın, işçi ve çocuk hakları karnesi, Cumhuriyet’in sosyal devletçiliği, Cumhuriyet’in fabrikaları, Halkevleri, Köy Enstitüleri, Meşrutiyet ve Cumhuriyet ilişkisi (süreklilik ve kopuş), Sadabat Paktı’ndan Hatay’ın kurtuluşuna Cumhuriyet’in dış politikası, Atatürk’ün millet (ulus), laiklik, demokrasi tanımları, laik Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi, Kemalizm, Atatürkçü gençliğin yükselişi ve daha birçok konuya belgelerle açıklık getirmektedir.

“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laik Cumhuriyet esasında beraberiz. Zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur…” (M. Kemal Atatürk, Hâkimiyet-i Milliye, 12 Ağustos 1930)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136649</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac7af7ca-49c0-491a-a809-a3cf8f274a71.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Kapanı 2: Görünmez İstila</image:title>
            <image:caption>Tam Kapasite macerasının ardından Jesse ile Eric bir daha bilgisayar oyunu oynamayacaklarına yemin eder. Ama çok geçmeden, aylardır kayıp olan arkadaşları Mark’ı kurtarma imkânını yakalayan Jesse kendini bu kez de Pokémon Go tarzı bir mobil oyunun içinde bulur.  Jesse’nin Mark’a ulaşmak için önce okul kütüphanesinde peşine düşen koca ayağı atlatması, tuvaletteki dinozordan kurtulması ve yemekhanedeki alev fırlatan devasa yarasa ile mücadele etmesi gerek. Acaba Jesse, Mark’a ne olduğunu çözene kadar hayatta kalabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136650</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a59966b1-09a6-47b4-b7aa-4ac8fa76c8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Kapanı 3: Robot Ayaklanması</image:title>
            <image:caption>Robotlar burada ve mutlu değiller. Hem de hiç. Robot canavarları yanlışlıkla Süper Robot Dünyası 3 oyunundan çıkarıp gerçek dünyaya salan Jesse’nin kimse zarar görmeden her şeyi eski hâline getirmesi gerek. Bu gibi durumlarda ona yardım edebilecek dostu Eric de kayıp. Jesse’nin Eric’i bulmak için, hurda maden arabalarından, kanalizasyon piranalarından, takım elbiseli gizemli adamlardan ve Goliatron isimli 30 metrelik bir robottan kurtulması gerek. Bu Jesse’nin şimdiye dek çıktığı en tehlikeli macera olacak çünkü bu sefer video oyunu gerçek. Ve gerçek dünyada, fazladan oyun hakkınız yok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136651</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdea4820-a12e-436e-a277-f7506e8ccf88.jpg</image:loc>
            <image:title>Saka ve Sanrı Serisi - 4 Kitaplık Yan Boyamalı Kutu</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER:
Saka ve Sanrı 1 (Ciltli Yan Boyamalı)
Saka ve Sanrı 2 (Ciltli Yan Boyamalı)
Saka ve Sanrı 3 (Ciltli Yan Boyamalı)
Saka ve Sanrı 4 (Ciltli Yan Boyamalı)
Yaldız ve Lak İşlemeli Mıknatıslı Kutu
 Metal Anahtarlık
Özel Tasarım Defter
Karakter Kartı (3 Adet)
Sticker
Özel Tasarım Bez Çanta
Poster (4 Adet)
Ayraç (4 Adet)
Uyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136652</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d5f45d-c72f-45dc-8e7b-89a4d394c6a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Dizisi (Kutulu Takım)</image:title>
            <image:caption>Cem Kozlu’dan Liderlik Kitapları...
LİDERİN TAKIM ÇANTASI: Cem Kozlu, yöneticilik hayatı boyunca ona yardımcı olan sistem ve süreçleri, davranış ve yaklaşımları, değer ve ilkeleri genç yöneticilerle paylaşıyor.
LİDERİN KİTAPLIĞI: Cem Kozlu, liderin kendisini donatması gereken temel kavram ve konuları belirliyor ve onlarla ilgili kaynakları işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136653</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/890d5b5d-e608-49aa-9a0c-37f7f46c0b22.jpg</image:loc>
            <image:title>Dört Mehmet Emin</image:title>
            <image:caption>Bir isim ve zamanla iç içe geçen dört kader çizgisi…
Tütün kokulu tarlalarda ateşböceklerinin ışığıyla yolunu bulan, sevdiklerini geride bıraksa da ideallerinden vazgeçmeyen Ziraatçı Mehmet Emin… Güreş meydanındaki gücünü pazarlık sofrasının hesabıyla birleştiren, paranın yolunu da insanın ağırlığını da şaşmadan tartan Tüccar Zarifoğlu Mehmet Emin… Sokakların hoyratlığından sinemanın büyüsüne savrulan, hem çocuk hem asi kalbiyle kaderine koşan Oyuncu Mehmet Emin…
Darbe yıllarının karanlığından çıkıp insanlara umut olan, şifayı dağıtırken kendi yaralarını sessizce sarmayı öğrenen Doktor Mehmet Emin…Tahir Musa Ceylan, dört kuşak boyunca Mehmet Emin adını taşıyan erkeklerin çatallanan kaderlerini, savaşlarını, sevdalarını ve yenilgilerini anlatıyor. Bir ismi dört hayata bölüp tek bir hikâyede birleştiriyor.
Bir ailenin, bir yüzyılın ve insanın kendi kaderine karşı verdiği en çetin mücadelenin romanı Dört Mehmet Emin…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136654</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28681d86-71ef-4c1c-8b69-a138a98d95ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris’in Türk Ressamları: Fikret Muallâ-Abidin Dino-Ömer Kaleşi-Mehmet Güleryüz-Utku Varlık-Onay Akbaş</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Türk resim sanatının Paris’le kurduğu ilişkiyi ele alan bir çalışma. Başka bir kenti yurt edinmiş ressamların üretimleri üzerinden, Türkiye’den çıkıp Paris’te şekillenen bir sanat deneyimini inceliyor.
Nedim Gürsel, Paris’i hayal edilen bir sanat merkezi olarak değil, sanatçıyı sınayan bir kent olarak ele alıyor. Gönüllü ya da zorunlu sürgünlük, uzaklaşma, geçim sorunları ve kimlik arayışı, bu ressamların hem yaşamlarını hem de üretimlerini belirleyen temel başlıklar olarak öne çıkıyor. Sanat, bu bağlamda bir uyum aracı değil, çoğu zaman bir karşı duruş biçimi olarak görünüyor.
Yazar, ressamların yaşam öykülerini yalnızca bilgi aktarımıyla anlatmıyor, anılarını da devreye sokuyor. Atölye pratiklerine, sergi süreçlerine, estetik tercihlere ve kişisel kırılmalara odaklanıyor. Metinler, sanat tarihine yaslanan ama okurla doğrudan ilişki kuran bir anlatı izliyor.
Paris’in Türk Ressamları, Türkiye sanatının Avrupa’daki dolaşımını ve sanatçının yaşadığı yerle kurduğu bağı sorgulayan bir yapıt. Kitap, hem sanatla ilgilenen okurlar hem de modern Türkiye kültürünü anlamak isteyenler için eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136655</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c30bc8ac-ffec-4047-9fdd-93065eeca949.jpg</image:loc>
            <image:title>Gitme Gül Yanakların Solar</image:title>
            <image:caption>“Göç ağrısı, yer ağrısı, yurt ağrısı, toprak ağrısı çekendi onlar.”
Gitme, Gül Yanakların Solar, mübadil bir ailenin dört kuşağa yayılan dokunaklı hikâyesi.
Evini bir gecede terk etmek zorunda kalan Nafia Hanım; cümleleri yarım kalan Mediha; annesinin suskunluğunda büyüyen Leman ve kalbi Ege’nin iki yakasında atan bir kadın yazar… Bir sandık dolusu yas, sessizlik ve göç hafızası.1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’ni yalnızca tarihsel bir kırılma olarak değil, kuşaktan kuşağa aktarılan derin bir hafıza yarası olarak anlatan roman; Serez ve Midilli’den Edremit’e, oradan doğuya uzanan bir yolculukta 1920’lerin Türkiye’sini ve suskun bırakılan acıların kadınlar üzerindeki izlerini görünür kılıyor.
Bu toprakların büyük acısına yakılmış bir ağıt; zeytin ağaçlarının hasret yüklü ezgisi; Ege’nin iki yakasının makûs talihine bir isyan… Yakın tarihin hüzünlü hatıralarında içli bir yolculuk.
Türk edebiyatının güçlü kalemi İrem Uzunhasanoğlu, bu ilk romanında anneannesinin izini sürerken köklerini, unutulmaya zorlanan ama hep hatırlanan acıları ve suskunluğun içinden sızan hafızayı gün yüzüne çıkarıyor.
Sahipleri göç edince başka diyarlara, yalnız kalan ağaçlar ne yapardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136656</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad69e69a-b113-4412-bf37-4371857985ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Çalışması</image:title>
            <image:caption>Sizi engelleyen dış dünya değil, içinizde saklanan gölgedir...
Hayatınızda tekrar eden kırgınlıklar, ilişkilerinizdeki tıkanmalar ve bir türlü geçmeyen “eksik bir şey var” hissi tesadüf değil. Bastırdığınız duygular, görmezden geldiğiniz ihtiyaçlar ve çocukluktan kalan yaralar, fark edilmeden yaşamınızı yönetmeye devam eder.
Milyonlarca okura ulaşan Gölge Çalışması, Jung’un psikoloji öğretisine dayanan güçlü egzersizlerle interaktif bir yolculuk sunuyor. Bu kitap, gölgenizle yüzleşmeyi değil; onu anlamanızı, kabul etmenizi ve dönüştürmenizi hedefliyor.Karanlıktan kaçmak değil, onu aydınlatmak sizi iyileştirir... Bu sayfalarda kendinize daha dürüst, daha şefkatli ve daha bütün bir yerden bakmayı öğreneceksiniz.

“Gölge Çalışması, insanların bilinçdışı düşüncelerini bilinç düzeyine çıkarıp işlemesine ve iyileşmesine yardımcı olan sağaltıcı bir kaynak.”
Tisha Juggins,
Klinik Psikolog ve Travma Uzmanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136657</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3039dd27-fc22-4067-bc29-e8fdc0dfca0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Patron</image:title>
            <image:caption>“Hayatı boyunca başkalarının çizdiği sınırlar içinde yürümüştü. Başarı dedikleri şey, ruhundan eksilttiklerinin toplamıydı. Şimdi ilk kez duruyor, bakıyor ve anlıyordu: Sevilmediği bir ev, ait olmadığı bir iş, kendisi olmayan bir hayat vardı ardında. Kaybettiğini sandığı her şeyin altında, aslında kendini buluyordu.”
Ozan, dışardan bakıldığında herkesin imrendiği bir hayat yaşar: saygın bir meslek, parlak bir makam, güzel bir aile. Ama bu çokluğun ortasında, giderek azalan bir şey vardır: kendisi. Güç, para ve statüyle örülü bu düzen, onu yavaş yavaş tüketirken; evde sevgi, işte vicdan çoktan yerini hesaplara bırakmıştır. İşte bu yok oluşta, bir kitapçı dükkânı ve birkaç dost onu ayakta tutar.
Bu roman; başarı ile mutluluk arasındaki derin uçurumu, evliliklerin gizli yaralarını ve dostluğun iyileştirici gücünü anlatıyor.
Patron, sessiz ama sert bir yüzleşme…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136658</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ba8cf57-9f40-4a86-99c5-980e1a9c1446.jpg</image:loc>
            <image:title>Goosebumps 8 Yaşayan Mumyanın Gecesi</image:title>
            <image:caption>GEÇMİŞTEN KAÇAMAZSIN!  Harry Silverman sınıfıyla birlikte müze gezisine gideceği için çok heyecanlıydı. Antik Mısır’a büyük ilgi uyuyordu ve gerçek bir mumya görmek için sabırsızlanıyordu.  Müzede mumya vitrininin önüne olabildiğince yaklaşınca garip bir şey oldu.  Başı döndü, zihninde yabancı bir ses çınlamaya başladı. Mumyaya doğru çekildiğini hissetti.  Artık mumya beyninin içindeydi ve ondan yardım istiyordu. Ama bu çağrı onu düşündüğünden daha büyük bir tehlikenin içine sürükleyecekti.  “Karanlık bir koridorda yürüyordum. Adımlarımın taş duvarlarda yankılandığını duyabiliyordum. Kaybolmuştum. Sınıfımın geri kalanı neredeydi? Yürümeye devam ettim. Ortalık zifirî karanlıktı. Zar zor görebiliyordum. Sonra bir şey beni yakaladı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136659</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4f8499-27dc-413a-9238-20daa8213299.jpg</image:loc>
            <image:title>Cep Ayıcığı</image:title>
            <image:caption>“Bizim işimiz, tek işimiz, umutla beklemektir” dedi Cep. “Her zaman umutla beklemek, beklerken de birbirimizi kollamak.”  Birinci Dünya Savaşı yıllarında doğan Cep Ayıcığı, bir askerin ceket cebine sığacak şekilde tasarlanmıştı. Gözleri biraz yukarıya dikilmişti; böylece asker cebine her baktığında, Cep ona sevgi dolu bir anıyı hatırlatır ve belki de şans getirirdi.  Cep Ayıcığı artık, İkinci Şans Evi’nde yaşıyor. Burada, atılmış ama değerini kaybetmemiş peluş oyuncaklar onarılıp yeniden sevgiyle buluşturuluyor. Bir gün “Kleptokedi” olarak nam salmış en yakın arkadaşı Zefirina yeni bir oyuncak ayıyla döndüğünde İkinci Şans’taki herkesin dünyası değişiyor.  Cesaret, sadakat ve iyilikle dolu bu sıcacık hikâye, bize sevginin pek çok farklı biçiminin olduğunu (bazen içi pamukla dolu olsa bile!) ve ikinci şansların her zaman mümkün olduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136660</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89de27d6-fc5d-46d7-ad06-a69688253146.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürafa Zürafa Uyanmış Mı? Uyanmamış Mı?</image:title>
            <image:caption>Kuş Üzümü Ormanı’nda horul horul bir ses yankılanıyor. Mürafa Zürafa derin bir uykuya dalmış, bir türlü uyanmak bilmiyor. Kürkü kara, kendi kara, küçük kara kuzular diyorlar ki “Biz onu uyandırırız! Bizim işimiz bu!” Peki kürkü kara, kendi kara, küçük kara kuzular Mürafa Zürafa’yı uyandırabilecekler mi?  Eda Albayrak’ın kaleme aldığı bu öykü, hem miniklerin uyku rutinlerini eğlenceli hâle getiriyor hem de onlara saymayı öğretiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136661</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef42470b-1cf2-4b0b-87cb-e83295a4d399.jpg</image:loc>
            <image:title>PEPPA PIG - YAĞMURLU GÜN</image:title>
            <image:caption>Dışarıda şiddetli bir sağanak var ve Peppa ile George’un canı sıkılıyor! Gün boyunca evin içinde ne yapacaklar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136662</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4124c276-e6f4-4503-a10b-91a9cc55fa9f.jpg</image:loc>
            <image:title>PEPPA PIG - YENİ AYAKKABI</image:title>
            <image:caption>Annecik Peppa’ya yeni bir çift kırmızı ayakkabı aldı. Peppa yeni ayakkabısını öyle çok seviyor ki ayaklarından asla çıkarmak istemiyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136663</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d3b96b0-43a9-4066-868b-4c8f06478601.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Frida Kahlo - Yaşasın Hayat</image:title>
            <image:caption>Frida Kahlo’nun rengârenk ruhu, benzersiz özellikleriyle barışık ve hayatı tutkuyla yaşayan herkesin kalbinde var olmaya devam ediyor! 
Bu Frida Kahlo kitabı, etkileyici illüstrasyonları ve boyama için ayrılmış etkileşimli alanları sayesinde, çocukların sanat yoluyla kendilerini ifade edebilecekleri benzersiz bir tuvale dönüşüyor. 
Frida’nın büyüleyici hikâyesi, çocuklara ilham aşılamak ve değerli yaşam dersleri kazandırmak için harika bir kaynaktır. Aynı zamanda, genç zihinleri kendilerinin en iyi hâline ulaşmaları için cesaretlendiren bir rehber niteliği taşır. 
Her çocuğun kitaplığında bulunması gereken özel ve değerli bir eser!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136664</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/026dbf70-e859-4f2a-b390-d8fcdefd8782.jpg</image:loc>
            <image:title>Derslerini Verelim - Dördüncü Cilt Get Schooled</image:title>
            <image:caption>ÖHKB yalnızca okullardaki zorbalıkla değil, toplumsal yozlaşmayla da savaşıyor!
 
Minik Min-seo ve ailesi arasında yaşananlar kanun önüne taşınmıştır. Anne ve babası artık gerçekten ebeveyn olmayı öğrenecektir. Öte yandan okullardaki zorbalıklar devam etmektedir. Hwajin iile Han-rim, okul içi şiddet komitesinin aldığı karar sonucunda intihara kalkışan bir öğrencinin haberni alır. Durumuna el atmalarının yanı sıra olay bir üst komiteye taşınır ve komite üyelerinin hepsi ÖHKB ile aynı fikirde değildir. Sonuç nasıl olacaktır?
Bu sırada Han Ye-ri, önemli bir konu için Na Hwajin’e ulaşır. Kore’de aile içi şiddet ve istismar sebebiyle evden kaçan binlerce çocuğu tehlikeye sokan, “yardımsever” adı altında ortalıkta dolaşan bir grubu dağıtmak yine ÖHKB’ye düşer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136665</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52fd7104-1464-4d42-9c7d-ff504254266d.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük Üzerine;Özgürlüğün Beş Biçimi</image:title>
            <image:caption>Yale Üniversitesi’nden dünyaca ünlü tarihçi ve New York Times’ın 1 numaralı çok satanı Tiranlık Üzerine ve Esaret Yolu’nun yazarı Timothy Snyder, &quot;karanlık zamanlarımızın önde gelen yorumcusu&quot; olarak tanınıyor. Bir tarihçi olarak politik çöküş ve toplu katliamlar hakkında sarsıcı analizler sunan Snyder, kamusal bir entelektüel olarak ise bu birikimi otoriterliğe karşı somut öneriler ve öngörülerle harmanlıyor.Snyder, bu eserinde okuru &quot;ne için savaştığımızı&quot; yeniden keşfedeceği derin bir siyaset felsefesi yolculuğuna çıkarıyor. Özgürlük, büyük bir modern vaat olsa da Snyder insanların bu kavramın gerçek anlamını yitirdiğini ve bu boşluğun bir krize yol açtığını savunuyor. Çoğumuz özgürlüğü sadece &quot;devletin yokluğu&quot; ya da &quot;engellerden kurtulma&quot; olarak görüyoruz. Oysa Snyder’a göre gerçek özgürlük, salt bir kurtuluş değil; birlikte çalışarak seçtiğimiz bir geleceğe yönelik risk alabilme ve gelişebilme gücüdür. Özgürlük, diğer tüm değerleri mümkün kılan yegâne değerdir.Özgürlük Üzerine, Doğu Avrupa’daki muhalif düşünürlerden antik filozoflara, çağdaş tartışmalardan yazarın kendi yaşam deneyimlerine uzanan heyecan verici bir entelektüel köprü kuruyor. Snyder; egemenlik, öngörülemezlik, hareketlilik, olgusallık ve dayanışma olarak tanımladığı özgürlüğün beş biçimini, hem bireylerin zihin alışkanlıklarına hem de gelecek nesillerin serpilip gelişebileceği bir devletin inşasına temel kılıyor. Samimî olduğu kadar iddialı da olan bu kitap; Sağ’ın savunduğu gelenekler ile Sol’un odağındaki kurumları özgürlük paydasında birleştiren; bolluk, cömertlik ve zarafet siyasetine dayalı yeni bir toplumsal uzlaşı öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136666</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a9569e9-c2f9-4dec-9f50-a1cff29d7d97.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilik Öğretisi, Erkânları ve Yol Anlayışı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap Aleviliği donmuş bir inanç sistemi ya da özünden uzaklaştırılmış bir ritüeller bütünü olarak ele almaktan ziyade; onu doğayla, akılla ve yürekle kurduğu ilişki biçimi üzerinden, bir yaşam pratiği olarak yorumluyor. İnsanı doğaüstü bir kader anlayışı içerisinde edilgen bir kul olarak görmüyor. Doğayı değişip-dönüşen, insanı da (doğanın bir parçası olarak) üreten, sorgulayan ve doğanın değişimi-dönüşümü içerisinde değişip-dönüşen bir özne olarak konumlandırıyor. 
Bu konumlandırma Aleviliğin modern dünyayla bağını güçlendirerek, onun akılcı ve eleştirel yönünü de görünür kılıyor. Sembollerin, mitlerin ve menkıbelerin ardında yatan toplumsal deneyimlerini emek ilişkileri, doğa koşulları ve toplumsal mücadeleler ışığında yeniden okuyarak, Aleviliği geçmişe hapseden folklorik bir miras olmaktan çıkarıp bugüne ve geleceğe dair sözü olan bir öğreti haline getiriyor.
Alevilik Öğretisi, Erkânları ve Yol Anlayışı, Aleviliği ne savunmacı ne de reddiyeci bir dille tarif ediyor. Buradaki temel amaç eleştirel, açıklayıcı ve anlaşılabilir bir dille, okuru yönlendirme çabasından uzak, Aleviliği kavramsal bütünlüğü içinde anlamaya dönük bir çerçeve sunmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136667</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35856a5a-4a11-49c6-a32d-d599acdb22b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçli Farkındalık Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Bu günlük kendini anlama cesaretini gösterenlere, iç dünyasını şu anla yoğurmayı bekleyenlere yazıldı. Otomatik tepkilerini, tekrar eden düşüncelerini ve duyguları yük edinen yanlarını, sınırlarının farkına vararak güvenli bir alan içinde keşfetmek isteyenlere…
Kontrol edemediklerini kabullenip kontrol edebildiklerini en iyi şekilde değerlendirerek gerçek ben ve ideal ben arasındaki dengeyi sağlayıp kendine şefkat geliştirmeyi öğrenenlere…
İnançlarının yaşamındaki önemini, değerlerini ve sınırlarını yeniden yapılandırma sürecinde olanlara, eril ve dişil enerji dengesini yani hayattaki dengeyi arayanlara…
Ergenlikte kimlik arayışında olanlara, yönünü sorgulayanlara, ebeveynliğin içinde kendi ihtiyaçlarını fark etmeye çalışanlara ve ‘ne hissediyorum, neye ihtiyacım var, benim için sağlıklı olan ne?’ Sorularına dürüstçe yaklaşmak isteyen herkese terapötik bir yol arkadaşı olması niyetiyle hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136668</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0cd55bb-eba7-432b-bc3c-26030c85a459.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Verdim Rüyama</image:title>
            <image:caption>hani derler yabir kelebek gibi uçsam da gönlünegönül benim değil dese de yüreğimbıçak misali kesilir aşk yarasıyerine konamaz,en derinden yara kanarne duyan olur ne görenakar yalnızca kendine kalp damlasıbir çığlık saklı yüreğimdesonsuzluğa bağırır, dinmez, dinmezyaralı yüreğim fısıldar yüreğine“çözülmez miydi içimdeki düğüm, sevsen beni”ve ben sevsem yalnızlığını karanlığımdabir kelebek gibi uçsam senin göğünekonsam gönlüne</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136669</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2b38cc-e782-4151-a389-7c0ba53edf01.jpg</image:loc>
            <image:title>Normal İnsan</image:title>
            <image:caption>“Eğlenceli, genç, hayallerle ve planlarla dolu bir çift ebeveynim vardı. Ama doğduğum andan yaklaşık on iki yıl, beş ay, üç gün, iki saat ve on beş dakika sonra onları kaybettim.” Paco dayı onu kanatlarının altına aldıktan sonra, Sebastián inanılmaz maceralar yaşadı: hiç beklemediği bir anda kocaman bir kediyle burun buruna geldi, Meksiko kentinin ortasında yaşayan son vampirlerden biriyle tanıştı, pencereden bakıp evinin önünde masalsı bir karakterin, seyahat ettiği gondoldan atlayıp bir genç kızı selden kurtarmasını izledi, yanlışlıkla Dünya&apos;ya inip yolunu kaybetmiş zavallı bir uzaylıya bir yıldız haritası verdi, devasa bir deniz canavarının saldırısından kurtuldu, Sioux kabilesiyle birlikte sömürgecilere karşı topraklarını savundu...  Sebastián&apos;ın nesi vardı böyle? Yoksa o “normal bir insan” değil miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136670</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e8d50a-6115-444b-88a3-f66068135615.jpg</image:loc>
            <image:title>Mösyö Müthiş - Gizemli Restoran Vakası</image:title>
            <image:caption>Mösyö Müthiş, bıyıklarını özenle kıvırır, şık takımını giyer ve Bath şehrine gelişini duyuran gazetenin birinci sayfasındaki kendi fotoğrafına göz atıp keyifle gülümser. Evden çıkar çıkmaz, her zamanki gibi hayranları etrafını sarar. Ancak ilk gizeminin peşine düşmeye başladığı anda işler ters gitmeye başlar: Dedektif çantası çalınır, yere yuvarlanır ve gözlüğü tuzla buz olur. Anlaşılan, dünyaca ünlü dedektifin şehre gelmesinden memnun olmayanlar da vardır… Acaba Mösyö Müthiş, kötü adam onu alt etmeden önce bu gizemi çözmeyi başarabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136671</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9b38b3-d7cf-43c0-896d-14d5348d2a1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mistik Konağın Koruyucuları Karanlık Yükseliyor</image:title>
            <image:caption>Üç yıl önce başlayan yolculuğunda artık gerçek bir Koruyucu olan Enke ve Tulpar, bu kez daha büyük bir tehditle karşı karşıya: Karanlık yeniden yükseliyor. Kehanetlerin fısıltıları, kayıp yaratıklar ve gölgelerin çoğalması yaklaşan tehlikeyi haber veriyor. Enke hem geçmişi hem de kaderiyle yüzleşirken, Minotorlardan deniz yaratıklarına kadar yeni düşmanlarla savaşmak zorunda. Dostluk, cesaret ve sırlarla dolu bu fantastik macerada Enke, yalnızca kendi geleceğini değil, dünyanın dengesini de korumalı. Huzur bitti. Tehlike geri döndü. Ve Enke bu kez hiç olmadığı kadar önemli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136672</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22b8b2dc-7795-4484-a9d6-525e24410257.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalem Değdi Duyguma</image:title>
            <image:caption>Birikti mi hiç duyguların? Mahkûmu oldun mu aşk denilen saltanatın? Gönlün aklının önüne geçti mi hiç? Diyebildin mi derdini? Sakladın mı duygunu gözlerinin ardına? Bilmez misin dilin söyleyemediğini bazen gözler Gözlerin diyemediğini  bazen eller söyler Anlatmak lazım duygunu Bilmesi lazım aşkını Bırak gönlünü kendi ellerine Değsin kalem sevgine Şahlansın duyguların Anlasın, bilsin aşkını Kalem değsin duyguna Anlatmak için aşkını ona</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136673</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68f493b3-67a6-4d9a-9c96-9465990a855e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mistik Konağın Koruyucuları Büyük Savaş</image:title>
            <image:caption>Bin yıllık döngü yeniden açılıyor:Işığın ejderi Bükrek ile karanlığın efendisi Sangal arasındaki kadim savaş geri dönüyor.Enke, bu kez Turnuva’ya çağrılan bir Mühür Taşıyıcısı Adayı.Zamanın Çatlağı’ndaki turnuva, evrenin en güçlü koruyucularını karşı karşıya getirecek.Kazanan, “Kadim Mühür”e sahip olacak, kaybedenler dünyasına yenik dönecek.Fakat turnuvadan da büyük bir tehdit yaklaşmakta. Âlemler titriyor, kapılar çatlıyor, gölgeler büyüyor.Enke hem kalbini hem cesaretini hem de geçmişinin sırrını son kez sınayacak.Büyük Savaş başlıyor.Ve bu kez sadece bir dünya değil, tüm âlemler Enke’ye bakıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136674</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a798cdbc-fab8-4461-9df6-092aeedd29d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Manşete Gİden Yol;Genç Medyacılar İçin Yol Haritası</image:title>
            <image:caption>Gazetecilik benim için hiçbir zaman yalnızca haber yazmak olmadı. Doğrunun izini sürmek,adaleti savunmak, gerektiğinde bedel ödemek ve yalnız kalmayı göze alabilmekti. En önemlisi deher koşulda önce insan sonra gazeteci kalabilmekti. Bu prensiple attığım her adım, yazdığım hersatır ve çıktığım her yolculuk beni hakikate biraz daha yaklaştırdı. Manşete giden yol çoğu zamandışarıdan göründüğünden daha zorluydu: baskılar, ekonomik gerekçeler, tehditler, linç girişimleri,iftiralar, yalnızlık… Bu kitabın sayfaları da size tüm bunlara rağmen kalemi eğmeden durmanınne demek olduğunu ve gerçeğin karşısında eğilmemenin nasıl cesaret gerektirdiğini gösterecek.Otuz beş yılı aşan meslek yolculuğumda yaşadıklarım gazetecilere, genç gazetecilere, gazeteciadaylarına, medya okuryazarlığını önemseyen herkese bir rehber niteliğinde… Bu kitap manşetinarkasındaki emeği, sahadaki mücadeleyi, etik duruşun önemini ve gazeteciliğin gerçek ruhunuanlatıyor. Zira bir manşet sadece büyük harflerle yazılmaz. Cesaretle, doğrulukla ve insankalabilme iradesiyle yazılır. Her zaman da şunu hatırlatır: Gerçek gazetecilik, önce insan olmayıgerektirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136675</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef66310-8d68-4e7b-9813-b854f7f3f9f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif Reptır - Çalışmayana İpucu Yok</image:title>
            <image:caption>Mesleğimizi yaparken yeteneğimizi  kadar kullandığımız aletler de önemlidir. Peki ya en çok ihtiyacımız olduğunda o aletler kaybolursa? Paniğe gerek yok! Dedektif Reptır yanında. Yardımcıları Pisis ve Misis’le birlikte her ipucunun peşine düşer, her taşın altına bakar; kaybolan her neyse mutlaka bulurlar. Haydi, durma! TRT Çocuk’un sevilen karakteri Dedektif Reptır’la sen de gizemli maceraların kapısını arala!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136676</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f0ab1f-2fc1-415e-a20c-baa382391f9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mistik Konağın Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Enke, dağların sessizliğinde sıradan bir yaşam sürerken bir doğum günü mektubu her şeyi değiştirir. Gerçek ailesi, kimliği ve kaderi hakkında bilmediği sırlar ortaya çıkarken Enke, artık yalnızca bir çocuk değil, dünyanın dengesini korumakla görevlendirilen bir varistir. Uneylerin güvenli yuvasından ayrılıp bilinmeyene adım atmak zorundadır. Tulpar’ın rehberliği, kehanetlerin gölgesi ve gizemli varlıkların tehdidiyle örülü bu yolculuk Enke’yi büyük bir seçimin eşiğine getirir. Kaçmak mı, yoksa kaderini kabul etmek mi? Mistik konak kapılarını açıyor… Bu macera cesaret edenleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136677</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb6a74a-7601-42d8-9200-cb1ccf3e64d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaşçı Kız</image:title>
            <image:caption>Bazı yara izleri görünür, görünmeyenler ise en derinde olanlardır.

On altı yaşındaki Nina Esperanza acımasız bir katilin elinden son anda kurtulur. Bu travmatik olayın ardından İspanyolca “umut” anlamına gelen soyadını Querrera, yani “savaşçı” olarak değiştirir ve yeni bir yaşama adım atar. On bir yıl sonra FBI ajanı olarak çalışmaya başlayan Nina için geçmiş artık yalnızca karanlık bir gölgeden ibarettir. Ta ki parkta bir gaspçıyı kıskıvrak yakaladığı bir video internette viral oluncaya dek.

Katil, Nina’yı hiç unutmamış ve bu viral videoya kadar da izini bulamamıştır. Ancak Nina’nın bir ajan olduğunu öğrenince karmaşık şifreleriyle hem polisi hem de halkı kışkırtarak ölümcül bir oyun başlatır. Polisin çözemediği her şifre zavallı bir kızı ölüme sürüklemektedir. Kendisine Şifre diyen bu psikopatın tek bir arzusu vardır: bir zamanlar tamamlayamadığı işi bitirip Nina’yı, Savaşçı Kız’ı öldürmek!



“Yoğun, trajik ve anında bağımlılık yapıyor.” –Washington Post

“Maldonado takip edilmesi gereken bir yazar.” –Publishers Weekly

“Cesur ve sürükleyici.” –New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136678</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc51074d-1cf6-4a3d-8c4c-711f987f7a73.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağıt</image:title>
            <image:caption>Bugün, doğum hem de ölüm yılım. 26 yıllık hayatımda ilk defa sorumluluk aldığım, ilk defa yere düşüp ilk defa büyüdüğüm gün bugün. Bugün seni elim bir trafik kazasında kaybettik, bana çokça sarılma borçlusun. 
Sana gelirken bir denizimsi gölcük görmüştüm aklımda tuttum onu sana sormak için. Kısmet olmadı. Sevinçlerim kursağımda kaldı, ellerim bomboş. Dizlerimin bağı çözüldü savunmasız kaldım. Gidecek kimsem derdimi bilenim yoktu. Allah şahit üzüntüm büyüktü. Şimdi elimde bir fotoğrafın bile yok. Tesellim de yok. Sana al yıldızlı bayrak almıştım o gün ne hikmetse veremedim. Onu saklamaya cesaretim yoktu. Şimdi farklı gözlerle bakıyorum hayata insanlığa en çok da aşka. Varlığın kafamı meşgul ediyor sürekli. 
Aycan Savrum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136679</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9491d5a7-43c8-47f0-9e46-7920a3896b92.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalılar Bizi Buldu 2</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu, kendini çoğu zaman yalnızca kendi dünyasının sınırları içinde arar. Oysa evren, insanın tahayyül edebileceğinden çok daha eski ve çok daha derin hikâyeler taşır. Gezegenler, yıldızlar ve sonsuz boşluk… Her biri, zamanı ve mekânı aşan efsanelere tanıklık etmiş sessiz şahitlerdir.
Bu kitap, yalnızca bir bireyin değil; evrenin kendisinin anlatısıdır. Çünkü her gezegenin üzerinde yaşanan, kimimizin hayal bile edemeyeceği kadar destansı olaylar vardır. Unutulmuş uygarlıklar, yıldızların gölgesinde yapılan antlaşmalar, karanlığın içinden yükselen kahramanlıklar ve yenilgiler… Evrenin dokusu, bu hikâyelerle örülmüştür.
Okur, bu sayfalarda yalnızca Yamaç’ın değil; farklı zamanların, farklı dünyaların ve farklı varlıkların hikâyelerine şahitlik edecektir. Bu, yalnızca bir yaşamın değil; birçok yaşamın, birçok kaderin iç içe geçtiği bir anlatıdır. Çünkü evren, tek bir hikâyeyle yetinmez. Onun dili çok seslidir; kimi zaman fısıltı gibi, kimi zaman gök gürültüsü kadar güçlü.
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu yolculuk, bir insana bırakılan sıradan bir mirastan çok daha fazlasını anlatır. Bu yolculukta, gezegenlerin suskunluğu dile gelir, yıldızların ışığı gölgelerin ardındaki gerçeği açığa çıkarır. Okur, yalnızca bir hikâye okumayacak; evrenin efsanelerine kulak verecek.
Ben bu kitabı yazarken şunu fark ettim: İnsanın kaderi, çoğu zaman evrenin büyük sırlarıyla bağlantılıdır. Yamaç’ın taşıdığı yük, bir bireyin sınavı olmaktan çıkar, tüm bir varoluşun aynası haline gelir. Belki de bu yüzden bu kitap yalnızca bir roman değil, aynı zamanda bir yolculuktur —bilinenden bilinmeyene, görünenin ardındaki hakikate doğru.
Sevgili okur, şimdi sen de bu yolculuğa davetlisin. Sayfaları çevirdikçe yalnızca karakterlerle değil, evrenin kendisiyle yüzleşeceksin. Her hikâyede kendi gölgelerini, kendi umutlarını, kendi sorularını bulacaksın. Çünkü evrenin efsaneleri, aslında insanoğlunun en derin özlemlerini ve korkularını yansıtır.
Hayal gücünün sınırlarını aşmaya hazır ol. Çünkü bu yolculuk, sana yalnızca başka dünyaları değil, aynı zamanda kendi içindeki evreni de gösterecek. 
KAAN KOÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136680</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9840497-7591-4a9d-ba14-7d969b9ee64b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalılar Bizi Buldu 3</image:title>
            <image:caption>Bir hikâyenin üçüncü kez başlaması bazen ilk başlangıçtan daha zordur. Çünkü üçüncü bir kitap, artık yalnızca bir anlatının devamı değil; karakterlerin kaderinin, bir evrenin geleceğinin ve okurun kalbinde yer eden bütün duyguların yeniden sınandığı bir dönüm noktasıdır. Bu kitap da tam olarak böyle bir noktadan doğdu.
Elinizde tuttuğunuz bu eser, yalnızca bir bilim kurgu romanının devamı değil; aynı zamanda, önceki kitapların gölgesinde kalmayan, kendi içinde yeni sorular, yeni sırlar ve yeni felaketler taşıyan bir yolculuğun kapısıdır. Yıllardır süren savaşların, kadim ırkların, acımasız kehanetlerin ve bir baba ile oğlun kanla yazılmış kaderlerinin ulaştığı en keskin dönemeç… Aeterna’nın düşüşü, Tritan canavarlarının istilası, bir komutanın fedakârlığı ve tarih sahnesinde kaybolan yüzbinlerce savaşçının çığlığı bu sayfalarda bir kez daha yankılanıyor.
Evrenin neden sürekli yok olma eşiğine geldiği. Kadim Dünyalıların sırrı, ölümsüzlüğün bedeli, enerjinin nihai formu… Bunların her biri yalnızca hikâyenin parçaları değil; üçüncü kitabın taşıdığı ana yüklerin de merkezinde yer alıyor.
Bu kitap, savaşın yalnızca kan ve çelikle değil; acıyla, kayıpla, fedakârlıkla ve kaçınılmaz gerçekle şekillendiğini bir kez daha hatırlatıyor. Çünkü evreni kurtarmak bazen yalnızca düşmanla savaşmak değildir. Bazen en büyük mücadele, kişinin kendi geçmişiyle, içindeki karanlıkla ya da asla duymak istemediği bir gerçekle karşı karşıya kalmasıdır. Kaan’ın taşıdığı sırlar ve yıllardır sakladığı kehanet işte burada anlam kazanıyor. Bir babanın, oğlunun kaderini temelden değiştirecek kadar ağır bir yükü omuzlaması; bir savaşın, aile bağlarını bile paramparça edecek kadar yıkıcı olması; bir kehanetin, tüm gezegenlerin kaderini belirleyecek kadar güçlü olması…
Ve nihayetinde fedakârlık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136682</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3638f8d9-bfd7-4dc9-abae-a579919c8b94.jpg</image:loc>
            <image:title>İhracatın Yaşanmış Sırları</image:title>
            <image:caption>Ben Mehmet Aktürk.
Aktürk Group’ta Dış Ticaretten Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesiyim.
İzmir’de Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdim.
Yaklaşık dokuz yıldır aktif olarak ihracat yapıyorum.
Bu süre içinde 45’ten fazla ülkeyi ziyaret ettim, yüzlerce müşteriyle çalıştım.
Bu kitabı yazmamın nedeni çok basit:
İhracatın zor olmadığını göstermek.
Ben ihracata başladığımda önümde net bir yol haritası yoktu.
Okuduklarım teoriyle sınırlıydı, sahada bambaşka şeyler yaşanıyordu.
Yıllar içinde öğrendiklerimi, denediklerimi, hatalarımı ve başarılarımı bir araya getirip herkesin anlayabileceği bir dille anlatmak istedim.
İhracat, sanıldığı kadar karmaşık bir iş değildir.
Biraz cesaret, biraz sabır ve doğru yönlendirmeyle herkes bu işe adım atabilir.
Bu kitapta size ihracatın bütün aşamalarını, en sade ve en pratik haliyle anlatacağım.
Ama sadece bilgi değil motivasyon da vereceğim.
Çünkü inanıyorum ki,
Başarı bilgiyle değil, inançla başlar.
Bu satırları okuyan herkesin içinden geçen şu cümleyi duyar gibiyim:
“Acaba ben de ihracat yapabilir miyim?”
Cevabım net:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136683</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/119d7e7b-4431-4db8-b36e-f5748425db6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Statü</image:title>
            <image:caption>Bazılarının hayatı, yıllar içinde statülerinin o azgın, dipsiz ve biçimsiz potalarında eriyip gitmişti. Ortaya çıkan ise; karman çorman, çamurlu, cüruflarla dolu bir varoluştu. En trajik olanıysa, tüm bu dağınıklığın içinde, sanki memnunmuş gibi görünmeye çalışan bireylerin varlığıydı.
Diğerleri ise geçmişe dönüp baktıklarında, bir zamanlar çekindikleri karmaşık duygularla tekrar yüzleşmek zorunda kalacaklarmış gibi hissediyorlardı. Bu yüzden her geçen gün, o aynaya bakmaktan ısrarla kaçındılar. Treni kaçırmış olma korkusuyla gara koşan birinin giderek artan yorgunluğu ve gecikmişlik duygusu neyse, onlar da aynısını derinlerinde yaşadılar.
Farkında olmadan –ya da zamanla azalacağına inanarak– yüklerini omuzlanıp yaşamayı çoktan seçmişlerdi. Sonunda ise statüleri, onları görünmeyen bir kafese kilitledi. Üstelik bu kafeste olduklarının bilincindeydiler. Her birinin kilidi, başka bir kafesteki kişideydi. Bu gerçeği fark etmeleri ise ne yazık ki çok geç oldu.
Toplumun yarattığı popüler kavramlar arasında sıkışıp kalmış, kararsız hayatların ilginç biçimde birbirine dokunduğu bu psikolojik dramda; okuyucular, kendi yaşamlarına değen birçok duyguyu derinlemesine hissedecek ve onlardan kolay kolay sıyrılamayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136684</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9537ac-29df-492a-b86d-9a52f2d5ac0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zühre</image:title>
            <image:caption>Peri masallarına inanır mısınız? Evet yıllar önce çocukken ben de böyle düşünürdüm şeytanlar, melekler, periler hepsi palavradan başka bir şey değildi fakat ben 18 yaşındayken amcamın köyündeki evine tatile gittiğim yaz, her şey tamamen değişti benim için. O yaz akıl sır erdirilemeyen bir olay yaşadım ve inanın bu yaşadıklarım hala tüylerimi diken diken eden ve herkesin sindirebileceği türden bir hikâye değildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136685</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9152bb0-7720-4049-b9bb-3eacd0388586.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmer ile Ejderha</image:title>
            <image:caption>Babamın Ejderhası serisinin bu ikinci kitabında Elmer Elevator, Vahşi Ada macerasından sonra eve dönmeye hazır. Yeni arkadaşı bebek ejderha onu sırtında eve götürmeyi teklif edince ikisi birlikte yola koyuluyorlar. Ama yolda fırtınaya yakalanıp acil iniş yapmak zorunda kalan Elmer ile ejderha, kendilerini kafeslerinden kaçan kanaryalarla dolu bir adada buluyor. Çok geçmeden adadaki bütün kanaryaların meraktan hasta düştüklerini öğrenen ve onların neyi bu kadar merak ettiklerini merak eden Elmer bu gizemi çözmek için kolları sıvıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136686</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c707cfda-c6bc-4bb7-8284-d11606e59535.jpg</image:loc>
            <image:title>Laklak Tepetaklak (Organik Kitap)</image:title>
            <image:caption>Laklak mutlu bir kedi balığıdır. Yüze yüze dünyayı dolaşır. Derken bir gün bir soruyla dünyası tepetaklak olur! Sağ, sol mudur acaba? Doğru, yanlış mıdır? Neresi yukarısı, neresi aşağısıdır? Laklak Tepetaklak, ödüllü yazar ve çizer Corey R. Tabor’dan, çok eğlenceli bir kendini keşfetme hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136687</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/357fa9a0-65ff-4993-b76c-7300b7655f52.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Diyar’ın Ejderhaları</image:title>
            <image:caption>Babamın Ejderhası serisinin üçüncü kitabında Elmer’ı evine bırakan bebek ejderha nihayet Mavi Diyar’daki ailesinin yanına döneceği için çok sevinçli. Ama bu sevinci uzun sürmüyor. Ailesinin avcılar tarafından bir mağarada kapana kıstırıldığını öğrenen bebek ejderha, arkadaşı Elmer’dan yardım istiyor. Elmer da bir kez daha zekice bir plan yapıp sırt çantasını hazırlayarak bebek ejderha ile birlikte Mavi Diyar’ın ulu dağlarına doğru yola çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136688</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50710228-0e9c-44b6-90bc-7a9df6690a06.jpg</image:loc>
            <image:title>En Eski Din Mezopotamya’da</image:title>
            <image:caption>Mezopotamya yalnızca yazıyı icat etmemiştir. Aynı zamanda bugün bilinen en eski dinin de mayalandığı zemindir.Din sözcüğü burada en dar anlamıyla anlaşılmalıdır: Her birine özel bir rol ve işlev atfedilen, insanlarla kuralları önceden belirlenmiş ritüellerle bağ kuran, iradeleri bir rahipler sınıfının yorumlamayı bildiği işaretler aracılığıyla tezahür eden tanrılardan oluşan bir Panteon.Dünyaları insan dünyasının kökeninde yer alan, hiyerarşik yapıları ise yeryüzündeki siyasal ve toplumsal evrenin hiyerarşilerine model oluşturan erişilebilir tanrılar.Varlıkları hissedilen, etkin ve insanlara ölçülü bir mesafede duran ve bu sayede insanların, yaşam koşullarına göre, içlerinden hangisine (Tanrı ya da Tanrıça) özel bir bağlılık göstereceğini seçme imkânına sahip olduğu tanrılar.Uygarlıkları daha az gelişmiş komşu ülkelerin dinlerinin, esinlendiği ya da yeniden işlediği ritüelleri, anlatıları (Tufan anlatısı) ve hatta destanları (Yaratılış Destanı ya da Çalışmanın Doğuşu Destanı) icat eden bir din.Gerçek bir din: Kuşkusuz, dünyamızı biçimlendiren şeyin, yani tektanrıcılığın üzerinde yükseldiği zemin olmuş, güçlü biçimde yapılandırılmış ilk inanç sistemi.Bottéro’nun çalışmaları, Mezopotamya dinini “ilkel” ya da “arkaik” bir inanç sistemi olarak değerlendiren yaklaşımlara karşı eleştirel bir perspektif sunmuştur. Ona göre Mezopotamya tanrıları, ritüelleri ve mitleri, bu toplumların siyasal, toplumsal ve zihinsel yapılarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yaklaşım, hem insanlık düşünce tarihine hem de tek tanrılı dinlerin oluşum sürecine dair yeni yorumların önünü açmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136689</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4319b5dc-75f5-4719-af8c-9169197249a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Seninle Ben, Küçük Ayı</image:title>
            <image:caption>Küçük Ayı oyun oynamak istiyor ama Büyük Ayı&apos;nın bir sürü iş var. Büyük Ayı işlerini yaparken Küçük Ayı da ona yardım ediyor. Birlikte odun topluyor, su taşıyor, mağaralarını topluyorlar. Sonra Küçük Ayı, Büyük Ayı&apos;yı beklerken kendi kendine oyunlar oynamaya başlıyor. Ama onun asıl istediği Büyük Ayı&apos;nın da onunla oynaması. Sonunda Küçük Ayı&apos;nın istediği oluyor ve birlikte geçirdikleri bu uzun gün sonsuz bir mutlulukla noktalanıyor. Hans Christian Andersen ödüllü Martin Waddell’in yazdığı, Kate Greenaway ödüllü Barbara Firth’ün resimlediği Küçük Ayı serisi, içimizi ısıtan, sevgi dolu öyküleri ve sımsıcak resimleriyle hiç eskimeyen bir uyku öncesi klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136690</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a447599d-ab43-4814-b1b3-5b39540a4915.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Sistem;Sorunlar ve Beklentiler</image:title>
            <image:caption>Uluslararası sistem, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeydeki yapılanmalar üzerine kurulur. Bu süreçte toplumsal mutabakatların yanında, büyük güçlerin önemli bir rol oynadığı söylenebilir. Fakat bu güçler arasında her zaman ortak bir anlayış olmayabilir. Bu durumda, sistemin yeniden inşa süreci de gecikebilir. Çoğunlukla, bölgesel çatışmalar üzerinden yapılmaya çalışılan dayatmalar yeni kurulacak sistemdeki belirsizlik durumunun devam etmesine yol açmaktadır.1990’lı yıllarda yeniden inşa edilmeye çalışılan uluslararası sistemin nasıl olacağı konusunda da mutabakat sağlamakta sorunlar yaşanıyor. Sistemde etkili bir yer edinmek isteyenlerin ya da var olan ayrıcalıklarını korumak isteyenlerin karşılıklı dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıklar, çatışmalar gündemden düşmüyor.Bu mücadele sürecinde, her düzeydeki adil yapılanma taleplerinin sağlanması durumunda, daha istikrarlı yeni bir uluslararası sistem sürecine girilebilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136691</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a289eb14-9e70-4374-ac56-1e47f72ffc17.jpg</image:loc>
            <image:title>Socrates Dergi No: 98</image:title>
            <image:caption>Değişen zamanlar…Socrates Dergi’nin 98. sayısında alışık olduğumuz bir ‘merkez kort’ veya bir tema yer almıyor. Yeni sayımızın merkezinde uzun yıllardır hayatımızda olan sporcuların değişen algıları var. Socrates Dergi 11. yılına girerken birçok defa sayfalarımızda konuk ettiğimiz figürler, bugünlerde başka anlatıların parçası. Bu sayının kapağında Fenerbahçe Beko koçu Sarunas Jasikevicius’u ağırlıyoruz. Caner Eler’in yaptığı röportajda son EuroLeague şampiyonu koçtan ‘mükemmelik arayışı’nı dinledik. Sporda mükemmelliyetçilik denince akla gelen bir diğer isim Kobe Bryant&apos;ın İstanbul&apos;da geçirdiği günler için Ege Onur Yapıcı&apos;nın hazırladığı sözlü tarih dosyasında da o dönem Kobe ile yolu kesişen tanıklara sözü bıraktık. Bugünlerde Arsenal altyapısında teknik direktörlük yapmaya başlayan Colin Kazım-Richards, yeni kariyerini Can Önduygu&apos;ya anlattı. 2000’ler futbol nostaljisi yolculuğumuzun bir diğer durağı da Galiçya oldu. Birkaç yıldır A Coruna’da yaşayan Kutay Ersöz, Deportivo de La Coruña’yı ve taraftarlık kültürünü kaleme aldı. Galiçya’nın yanı sıra bir başka mistik coğrafya da yeni sayıda yer alıyor. Timur Pınar, hazırladığı dosyada Dağıstan’ın UFC’deki dominasyonuna odaklandı. Biraz da kuzeye giderek Finlandiya A Milli Basketbol Takımı koçu Lassi Tuovi’nin kapısını çaldık. Ege Onur Yapıcı’nın röportajında konumuz Fin baksetbolunun son yıllarda gösterdiği gelişme oldu. Kerim Kılıç ise hazırladığı dosyada efsane basketbol koçlarıyla yeni jenerasyon isimler arasındaki bayrak değişimini değerlendirdi. Bu sayıda kapısını çaldığımız bir isim de Jimmy White oldu. Aras Yetiş, snooker efsanesiyle başarılı kariyeri ve belki de daha özeli izleyiciyle kurduğu bağ üzerine konuştu. Caner Eler de kendi sporunun bir diğer efsanesi Steve Nash’le Berlin’de buluştu ve basketbolun değişimi üzerine konuştu. İnan Özdemir’in kaleminden NBA Berlin günlüğü de yeni sayımızın sayfaları arasında yer alıyor. 2000’lerin başında NBA’i sarsan Tim Donaghy bahis skandalının detaylarını da skandalı kitaplaştıran Sean Patrick Griffin’den dinledik. Yeni sayımızda Türk sporunun iki başarılı ismi Ayla Aksu ve Ayhancan Güven de sırasıyla Ömer Şentürk ve Mehmet Ali Yıldırım’ın sorularını yanıtladı. Aras Yetiş ve Ali Çolak ise yeni sayımızda saat dünyasına daldı ve Doruk Ünlü’yle saat kültürü üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.Ömer Şentürk ve Caner Eler’in Ömer Aygün röportajında konularımız arasında pandemide başlayan YouTube serüveni, futbola ve taraftarlığa bakışının yıllar içerisindeki değişimi yer alıyor. Son yılların en çok konuşulan spor filmlerinde Josh ve Benny Safdie kardeşlerin karmaşık hikâyesini de Tanju Baran’ın kaleminden okuyabilirsiniz.98. sayımızın sayfaları arasında Yavuz Yavuz’un hazırladığı Türkiye’deki kış sporları atmosferi dosyası, Emre Baltaoğlu imzalı Formula 1 yeni sezon rehberi de yer almakta. Tenis koçu Patrick Mouratoglou, 12 Dev Adam’ın yeni üyesi Malachi Flynn röportajları ve diğer birçok içerik de yeni sayımızda okuyucusunu bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136692</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af85914a-cc68-4cb4-9b68-ebcd79cbc980.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Sizi Etkilemesine Son Verin</image:title>
            <image:caption>HER ŞEYİN SİZİ ETKİLEMESİNE SON VERİN, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen, duygusal kaosun içinde sıkışıp kalan ve kendisini sabote etme döngüleri içinde hapsolmuş bulan herkes için dönüştürücü bir rehber... Daniel Chidiac, tüm samimiyeti ve pratik bilgeliğiyle, küçük şeylerin neden tüm gününüzü mahvettiğini ortaya koyuyor ve nihayet bu durumdan kurtulmanız için kanıtlanmış stratejiler sunuyor. 
Bu kitap size şunları öğretecek: 
· Küçük şeylerin tüm gününüzü mahvetmesine izin vermemeyi. 
· Kendinizi sabote eden davranışları fark edip bırakmayı. 
· Suçluluk hissetmeden sağlıklı sınırlar koymayı. 
· Gerçek suçluluk ile manipüle edilerek suçlu hissettirilmek arasındaki farkı ayırt etmeyi. 
· Kontrolden çıkmadan önce aşırı düşünme döngüsünü kırmayı. 
· Her şeyi kişisel algılamaktan vazgeçip duygusal tepkisellikten özgürleşmeyi. İlişkilerdeki zehirli kalıpları tanımayı ve pişmanlık duymadan uzaklaşmayı. 
· Hayatınız üzerinde daha fazla kontrol kazanmayı ve her gün daha iyi hissetmeyi. Düşünce yapınızı mağduriyetten öz güçlenmeye doğru dönüştürmeyi. 
· Duygusal mesafe koyma sanatını -soğuk birine dönüşmeksizin duygusal olarak etkilenmeden kalabilme becerisini- öğrenmeyi. 
· Değişiminizi başkalarına açıklamak ve bunun için özür dilemek zorunda kalmadan ilerlemeyi. 
İster her şeyi aşırı düşünmekten yorulmuş olun, ister başkalarının dertlerinde boğulmaktan bıkmış olun, bu kitap gücünüzü geri kazanmanız, huzurunuzu korumanız ve hayatı kendi şartlarınızla yaşamanız için dönüştürücü araçlar sunuyor. 
İçsel güç ve özgürlüğe giden yolculuğunuz burada başlıyor. 
 
&quot;Dünyanın sizi bunaltmak üzerine kurulu olduğu bir çağda, huzurunuzu korumayı öğrenmek sadece önemli değil, aynı zamanda hayatidir&quot;.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136693</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0770d5db-72bb-4a02-bea9-f109ab438e82.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an&apos;a Göre Tek Kutuplu Yaşam Tarzlarının Nedenleri ve Tabileri</image:title>
            <image:caption>Hak Din İslâm’da; Bir tek olan Yüce Allah’a inanmamak, O’na ortak koşmak, Oğullarının var olduğuna inanmak, Varlığını inkâr etmek veya yokluğunu öne sürmek, İndirdiği son ilahi mesajları içeren Kur’an hükümlerine aykırı söz, tavır, davranış, eylem veya fiilleri işlemek, Kur’an ahlakını uymamak, Tek Kutuplu yaşam tarzlarının temel nedenlerini oluşturmuştur. Yüce Allah Katında tek din olan İslâm’da; Her insan doğuşta üflenen ilâhî ruhun içerdiği: Akıl, irade, mantık ve unsurlarıyla, Özüne (kalbine)nakşedilen fıtratla (Hanif Dinle), Nefsine ilham edilen fücur ve takva, Yüce Allah’ın Külli iradesinden bahşettiği özgür irade, Sayesinde varlıkların çoğundan üstün olarak yaratılmıştır. Ancak dünya hayatında insanların çoğu, kendilerini tek kutuplu uhrevî veya dünyevî yaşam tarzına mahkûm ederek bu üstünlüklerini koruyamamıştır. Nitekim Birleşmiş Milletlerin 15 Kasım 2022 istatistiki verilerine göre; Dünya nüfusunun 8 (sekiz) milyarı aştığı ve Yaklaşık 6 milyar insanın fıtratından (Hanif Dinden) saptıkları Öngörülmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136694</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95045100-aeb0-476e-b6f5-bc68ee4af89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı Katı</image:title>
            <image:caption>Mesleki şahitliğimin süzgecinden geçen, yaşanmışlığın çıplaklığıyla
kaleme alınan bu roman; hakikate bir çağrıdır. Kimin kaşığına ne gelirse,
nasibi o kadardır.
Gelecek nesillere aktarılacak bir ‘fikir müzesi’ inşa etmek için yola çıktık.
Çünkü biliyoruz ki; çağdaşlık maskesinin ardında devran hâlâ ilahi bir el ile
dönüyor. Kurumların ‘hasta adam’ seviyesine düştüğü, adaletin ve eğitimin
kırık dökük kaldığı, genç nesillerin uçurumlara itildiği bir çağda yaşıyoruz.
Taşıma suyla değirmenin dönmediğini artık anladık. Şimdi, Osmanlı’nın
kadim tecrübeleriyle asrın karakterini birleştirip yeni bir çağın fitilini
ateşleme vaktidir. İthal rejimlerin mayası bu toprağın ‘Ahi’ ruhuna uymadı,
uymayacak.
Unutmayın; mazlumların defterleri kolay kolay kapanmaz. Dünyevi
mahkemelerin tozlu raflarında bekleyen, balyalanmış ve henüz karar
bekleyen dava dosyaları; aslında Mahkeme-i Kübra’da sırasını bekliyor.
Gerçek adaletin adresi orasıdır.
Kâinatın sırları döküldüğünde, güneş dürülüp yıldızlar karardığında; zerre
kadar iyilik de zerre kadar kötülük de sahipsiz kalmayacaktır.
Devran dönüyor, hesap yaklaşıyor. Gafletten uyanmaya hazır mısınız?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136695</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bd3581c-970b-4dd5-949c-cb457aa68028.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebeğin Kaderi</image:title>
            <image:caption>YOKSA SİZ BAŞINIZA GELEN HER ŞEYİN TESADÜF OLDUĞUNU MU ZANNEDİYORSUNUZ? TESADÜF, TANRI&apos;NIN KENDİNİ GÖSTERME ŞEKLİDİR.&quot;Günlerden bir gün küçük kozada minicik bir delik açıldı. O an kozayı seyretmekte olan adam, bedenini o minicik delikten dışarıya çıkarmak için çabalayıp duran ama onca çabaya rağmen bir arpa boyu yol alamayan kelebeğe çok acıyıp yardım etmeye karar verdi. Deliği genişleterek içinden çıkmasını sağladı. Ancak dışarı çıkan kelebeğin kanatları, bedenine oranla küçücük, kupkuru ve buruş buruştu. Şaşıran adam kelebeğin kanatlarının zamanla büyüyüp gelişeceğini umut ederek beklemeye başladı. Ama bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü hayat suyu kelebeğin bedeninden kanatlarına ancak kozadan çıkmak için çabaladıkça akabilirdi. Kelebek ömrünün geri kalanını, uçma hayalleri kurarak, kocaman bedeni ve küçücük kanatları ile sürünerek geçirdi. Hiç uçamadı. Adamın anlayamadığı, kelebeğin o küçücük delikten dışarı çıkmak için verdiği mücadelenin aslında onun için gerekli olduğu idi. Çünkü bu, kelebeğin kaderini gerçekleştirebilmesi için, içinden geçmesi gereken, Tanrı’nın bulduğu bir yoldu!&quot;Modern dünya kahramanlarının sevmek, sevilmek, acı çekmek, ihanete uğramak ve kendini keşfedip kaderini gerçekleştirmek yolunda yaşadıkları yoğun ve sarsıcı bir macera Kelebeğin Kaderi. Tesadüflerin hayatı nasıl yönettiği ve aslında hiçbir şeyin tesadüf olmadığı, her insanın ve her deneyimin yaşam yolunda bir basamak olduğuna dair epik bir anlatı, bir modern zaman masalı...En derin acılarınıza başka bir gözle bakmaya, tüm yaşadıklarınızın nedenini keşfetmeye ve kozanızdan çıkmaya hazır mısınız? “İnsan aslında ne zaman ölür biliyor musun? İçindeki yaşam kıvılcımını kaybettiğinde.”“Hayat bazen insanların karşısına hiç beklemedikleri bir gerçekle çıkar ve onları o güne kadar üzerinde düşünmedikleri durumları düşünmeye zorlardı. Biz istediğimiz kadar plan yapıp duralım, bizden büyük bir sistem var işte hayatta.”“Kimbilir, belki de kalp acısına en iyi gelen şey bir çift anlayışlı gözle sıcak bir sohbettir.”“İnsan kalbinde ufacık da olsa eskinin izlerini taşıyorsa yeni birini alamaz içeri.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136696</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d77076c5-1199-44ad-886c-1b6990b6a39c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Değişirsen Her Şey Değişir</image:title>
            <image:caption>DÜNYA BİR AYNADIR, SENİN İÇİNDE NE VARSA ONU YANSITIR. AFFETMEK, BİR İNSANIN KENDİSİNE YAPABİLECEĞİ EN BÜYÜK İYİLİKTİR. “İnsan kaderini değiştirebilir mi? Bundan seneler önce bana bu soru sorulsaydı kesinlikle hayır derdim. Bana göre kader asla değiştirilemeyen bir şeydi ve herkesin o kadere boyun eğmesi gerekiyordu. O sıralarda kendi içsel yolculuğuma henüz başlamamış ve evrene dair büyük sırları keşfetmemiştim. Her şey uzun yıllar önce girdiğim bir depresyonla başladı. ‘Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?’ sorusu zihnimden çıkmıyordu. Çünkü insanlar değişse de yaşadığım olaylar hep aynıydı. Sanki sürekli aynı yerde takılan bir filmde oynuyor gibiydim. Karşımdaki oyuncular sürekli değişiyor ama senaryo bir türlü değişmiyordu. İşte içsel yolculuğum bunu fark etmemle başladı. O zamanlar bilinçaltımın derinliklerinde saklı olan kök inançlarımın hayatımı nasıl etkilediğini bilseydim, onları nasıl değiştireceğimi ve istediğim gibi hayatı nasıl yaratabileceğimi de bilirdim.” Başak Sayan ilk otobiyografik kitabında kendi hayatının iplerini nasıl eline aldığını ve içsel yolculuğunda nelerle karşılaştığını bilim ve felsefeyle temellendirerek olanca samimiyetiyle anlatıyor. Bu kitap, insanın elindeki en büyük gücü nasıl kullanması gerektiğini, inancın ve düşüncenin neler yaratabileceğini, bilinçaltında bulunan kök inançların nasıl değiştirileceğini, arzu edilen bir yaşamın nasıl tezahür ettirileceğini detaylarıyla ve 21 günlük bir çalışmayla okura sunarken, aynı zamanda kişinin gerçek özü ile bağlantıya geçmesini de sağlıyor. Keşke her insan kendi sihirli lambasına sahip olduğunun ve dilediği her şeyin gerçekleşeceğinin farkında olsa…  “Siz neyi hayal ediyorsanız beyin için o gerçektir ve bunun için çalışmaya başlar.” “Her şey ama her şey birbirine görünmez bağlarla bağlıydı ve tıpkı dedikleri gibi bir kelebeğin kanat çırpışı dünyanın başka bir noktasındaki fırtınayı tetikleyebiliyordu.” “İnsanı hasta eden yaşadığı, çözümleyemediği çatışma ve bu durumun onda yarattığı ruh hâlidir.” “Bakış açım değiştiğinden beri dert olarak gördüğüm her şeyin geçici bir durum olduğunu ve tıpkı hava durumu gibi bir süre sonra yerini başka bir gerçekliğe bırakacağını biliyordum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136697</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/620df928-670a-4a06-bd8a-87263974ee4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlanma Korkusu</image:title>
            <image:caption>“İnsan bir ömür birini bekleyebilir mi? Seni tanımadan önce sorulsaydı bana, hayır derdim. Ama hayat insanı hep inanmadıkları ile sınarmış. Seni beklerken sonsuz gelen dakikaları, saatleri, yılları saydım ben tek tek. Kimbilir belki de beni yaşatan beklemekti. Hatta belki aşk dediğin şey budur; hiç gelmeyeceğini düşündüğün birini beklemekten hiç vazgeçmemek.” Zamana yayılan büyük bir aşk ve bu aşkın geride bıraktığı izlerin romanı Bağlanma Korkusu, sahip olduklarımızın değerini çoğu zaman onları yitirdikten sonra anladığımız o geç kalınmış anlara, pişmanlığa ve suskunluğa dair bir roman. Yakınlaşma arzusu ile kaçma ihtiyacı arasında sıkışmış ruhların; sevmenin yükünü taşıyamayanların, kaybettikten sonra anlamaya başlayanların hikâyesi.Her şeyi şimdi anlıyorum. Benim kaderim seni sevmekmiş. Sadece seni sevmek...“Hayat bir şekilde akıp gidiyordu işte. Zaman durmuyordu.” “İnsan aşkın içine ne derece düştüğünü sadece bir anda anlar. O da aşka düştüğünü anladığı an içindeki korku dehşetle karışmış, kendisinden kaçıp kurtulmak istemesine yol açmıştı. Kaçtığı kişi kendisiydi. Kendi korkuları, kendi acıları...” “Geri kalan ömrünü nerede, ne şekilde geçireceğinin bir önemi yoktu artık. Nasılsa her an, her yerde yalnızdı. Ve bunu kendisi, yaptığı seçimlerle çok önce yaratmıştı. Bilinçsiz yalnızlık. Esas vurgunsa bunun bilincine vardığında yaşanıyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136698</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed5209f1-f2c3-434f-9190-82a8212b6ccb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Kuyusu</image:title>
            <image:caption>Eski apartmanlar, tuhaf komşular, bitmeyen bir kış ve yıllardır biriken sırlar... Genç bir kadın, Galata’nın arka sokaklarının birinde açtığı küçük takı dükkânıyla hayatını yeniden kurmaya çalışır. Ancak burada hiçbir şey göründüğü kadar masum değildir. Günlük hayatın içine sızan huzursuzluk giderek büyür, kar yağdıkça şehir örtülür, örtülen her şey gerilimi biraz daha artırır. Hikmet Hükümenoğlu, Kar Kuyusu’nda insan ruhunun kırılganlığını ve gündelik hayatın içindeki görünmez şiddeti yalın bir anlatımla ortaya koyuyor. İlk baskısı 2005’te yayımlanan bu roman, yazarın sonraki yapıtlarında derinleşecek anlatı evreninin erken izlerini barındırırken, kurduğu atmosfer ve gerilimle okurların dikkatini çekmeyi sürdürüyor.“…çocukluğumdan beri beynimde bir karınca sürüsü yaşıyor ve genelde kafamın içinin sakin olmasına pek izin vermiyor. Bazen insanlar beynim karıncalanıyor der ama benimkisi öyle bir şey değil. Kafamda bir sürü karınca var ve de çok çalışkanlar. Herhangi bir şey aklımı kurcalamaya başlar başlamaz yuvalarından çıkıyorlar; beynimin kıvrımları arasında bir uçtan öbür uca tek sıra hâlinde yürüyerek sırtlarında minik minik kaygılar, korkular, tereddütler ve başka bin türlü sevimsiz düşünce kırıntısı taşıyorlar. Genelde onların kafamın içini bu şekilde ele geçirmelerinden ve benim sözümü hiç dinlememelerinden çok bunalıyorum ama yapabileceğim bir şey olmuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136699</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e353822a-dda6-41f7-98dc-5c91a3fbe54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Yalanlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet’in ilk yılları... Gökyüzünde süzülen zeplinler, çehresi değişen İstanbul ve dönüşümün ortasındaki üç kişi: Faruk, Rezan ve Tevfik. Devlet memuru olan Faruk, Avrupa’dan gelen gizemli misafir Nicholas Delvin’i ağırlamakla görevlendirildiğinde, bu işin onu karanlık bir labirente sürükleyeceğinden habersizdir. Öte yandan hayatının dar koridorlarına sıkışmış Rezan, yeni ihtimallerin cazibesine doğru çekilirken; geçmişin hayaletleriyle yaşayan Tevfik, zihnindeki sırlarla tehlikeli oyunların tam merkezinde durur. Küçük görünen seçimler ve önemsenmeyen tesadüfler, bu üç hayat arasında görünmez bir ağ örmeye başlar.Hikmet Hükümenoğlu, Küçük Yalanlar Kitabı’nda modernleşen bir toplumun sancılarını bireysel sırlarla iç içe geçirirken; vicdanla hırsın, sadakatle ihanetin karşı karşıya geldiği dünyada, son âna dek gizemini koruyan hakikatlerin perdesini aralar.“‘Bir daha anlat,’ diyorsun.Hayır, diyorum.Gramofonun iğnesini plağın üzerinden kaldırıyorum. Yoruldum artık, diyorum. Artık sadece güzel hikâyeler anlatmak istiyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136700</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39c52cbd-ccd0-4bcd-aebe-8d687b8dfd9c.jpg</image:loc>
            <image:title>47 Numaralı Kamara</image:title>
            <image:caption>Otuz yılı aşan hizmetinin ardından hurdaya ayrılacak olan Efes gemisi, Akdeniz’den İstanbul’a uzanan son yolculuğunu gerçekleştirmektedir. Issız koridorları, boş kamaraları ve bir avuç yolcusuyla yol alan gemide, aynı masaya oturanlar arasında görünenden fazlası vardır: Ünlü yazar Hikmet Bey, onun kalemini taşıyan asistanı Murat ve suyun karanlığına gömülmüş bir sır... Her şeyi en ince ayrıntısına kadar gören anlatıcı, bu tekinsiz yolculuğun sonunda gerçekle kurgu arasındaki sınırları kaldıran, çözülmesi güç bir oyun kurar.47 Numaralı Kamara; kimliğin, başarının ve aşkın ne kadarının bize ait olduğunu sorgulatan bir hayalet hikâyesi. “Artık hayal kırıklıklarının en kötüsüne bile alışmış olması gerekirdi ama öyle değildi işte, her seferinde yeniden içinden bir şey kopup eksiliyordu. Hiç olmazsa canı yanmıyordu uzun süredir, fiziksel acılar kadar, içindeki sızılar da anlamını yitirmeye başlamıştı. Sadece beyaz boşluk vardı, artık daha fazla büyüyemeyeceğini düşündüğü anda ikiye katlanıyor, paslı dişleriyle onu defalarca çiğniyor, yutuyor ve sindiriyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136701</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ada24776-99f6-430a-9b89-99bbae815616.jpg</image:loc>
            <image:title>Nörofitness: Bir Beyin Cerrahından Performans ve Yaratıcılık Rehberi</image:title>
            <image:caption>Beynimiz gerçekten sabit bir kapasiteye mi sahip? Yoksa doğru alışkanlıklarla onu yeniden şekillendirebilir miyiz? Beyin araştırmalarındaki son keşifler hayatımızı nasıl dönüştürüyor ve biz bu dönüşümün neresindeyiz?Dr. Rahul Jandial, cerrahi deneyimini laboratuvar araştırmalarıyla birleştirerek beyin sağlığının büyük resmini ortaya koyuyor. Okuru ameliyathanesine, dünyanın dört bir yanında yürüttüğü cerrahi görevlerine ve nörobilimin sınırlarına götürüyor; bilimkurguyu gerçeğe dönüştüren beyne dair en yeni keşiflerini anlatırken bunların günlük yaşamımıza nasıl yansıdığını gösteriyor.Hastalarına sunduğu tedavi yaklaşımlarını, öncü bilimsel fikirlerini ve yüksek performans stratejilerini bir araya getirerek beynimizi daha güçlü, daha dirençli ve daha üretken kullanmamız için somut öneriler sunuyor.Nörofitness, mitleri yıkan ve size beyninizi hayatın her alanında en üst düzeyde kullanmayı öğreten iddialı bir rehber.“Harika!” – Chris Evans“Çok güçlü.” – Dr. Rupy Aujla</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136702</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d1d9e9a-46a8-4356-8f57-d7da2026098c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı ile Kuş 3: Dev Macera ve Diğer Öyküler</image:title>
            <image:caption>Ödüllü yazar ve çizer Jarvis’in ince mizahı ve karşı konulmaz çizimleri,okumaya yeni başlayan minikleri zamansız bir dostluğa davet ediyor. En iyi arkadaşlar iyi günde de, kötü günde de birbirinin yanında olur.Ayı ve Kuş, olumlu ve olumsuz duygulara odaklanan bu dört hikâyelik derlemede dostluk, keşif, komiklik ve hayal gücü dolu maceralarla geri dönüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136703</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f1a25cc-cda5-4f6f-8566-412b9219a7a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolivya Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Bolivya Günlüğü, zafere ulaşmış bir devrimin değil, son âna kadar korunmuş bir devrimci iradenin kaydıdır. Che Guevara’nın bu günlüğü, yüzeysel sloganların ötesine geçen bir sadakatin belgesi olarak tarihte yerini alır. Burada Che, popüler afişlerdeki ikon hâlinden farklıdır; astımıyla mücadele eden, açlığa direnen, yalnız kalmayı göze alan bir devrimci olarak karşımıza çıkar. Onun için Bolivya kırsalında mücadele eden sadece küçük bir gerilla birliği değildir, vazgeçmeyi reddeden bir irade adım adım yol almaktadır. Sayfalar ilerledikçe devrim, romantik bir vaat olmaktan çıkar ve bilinçli bir ısrara dönüşür. Şartlar ağırlaştıkça, kadrolar dağıldıkça, halk sessiz kaldıkça Che’nin tavrı daha da berraklaşır: Geri adım atmamak! Metnin asıl gücü de burada yatar. Devrimin neden gerçekleşmediği aktarılırken, devrimci ruhun neden terk edilmediği de açıkça gözler önüne serilir. Che, her satırı yaşadığı gibi yazar: mütevazı, dürüst ve cesur. Alkış beklemeden, kendini yüceltmeden, gerçeklere bağlılığını yitirmeden.  Somut sonuçlara indirgenemeyecek bir bağlılığın, bedeli ödenmiş bir yürüyüşün notlarından oluşur bu metin, müesses nizamın karşısında dimdik durmayı seçmiş bir bilincin kaydıdır. Ve tam da bu yüzden Bolivya Günlüğü, bir yenilginin belgesi olmaktan çıkar, koşullar ne olursa olsun teslim olmayan bir devrimci iradenin açık bir meydan okumasına dönüşür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136704</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d414e43-672f-4a43-b909-44979ec3e65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar Arasında</image:title>
            <image:caption>“KILICI TAŞIYAN ONUN ACISINI DA TAŞIR.” Acı, Dymitr’in kaderiydi. Ailesi, canavarları öldürmek uğruna ruh¬larını feda eden avcıların köklü soyundan geliyordu. Şimdi ise ona ölümcül bir görev verilmişti: Efsanevi cadı Baba Jaga’yı bulmak. Ve Dymitr, ona ulaşabilmek uğruna, öldürmeye yemin ettiği kişilerle ittifak kurmak zorundaydı. Acı, Ala’nın mirasıydı. Korkuyla beslenen bir zmora olarak kaybe¬decek neredeyse hiçbir şeyi kalmamıştı. Taşıdığı lanet yüzünden ölümü bekliyordu. Dymitr –onun yardımı karşılığında– lanetine bir çare teklif ettiğinde kabul etmekten başka bir seçeneği yoktu. Chicago yeraltı dünyasının gazabına karşı savaşmak için zamanları kısıtlıydı. Ancak bilmedikleri bir şey vardı: Onları asıl yıkıma götü¬recek şey Dymitr’in gerçek niyeti ve sakladığı sırlardı. “Büyüleyici... Roth, çeşitli mitolojik yaratıklarla dolu, etkileyici bir dünya kuruyor; yoğun aksiyon sahneleri ve karakter gelişimlerinin yaşandığı samimi anları harmanlayarak sayfaların su gibi hızla akmasını sağlıyor.” — PUBLISHERS WEEKLY“Zarif, görkemli ve öte dünyaya ait bir özlemle dolu bu modern masal; adalet ve aşk uğruna taşıdığımız yükleri anlatan, olağanüstü derecede büyüleyici bir hikâye.”— OLIVIA BLAKE“Masal tutkunları bu yeni modern fantastikle âdeta ziyafet çekecek. Roth, Slav efsanesi Baba Jaga’ya yepyeni bir yorum getirerek canavarlar, şövalyeler ve cadılarla dolu büyüleyici bir dünya kuruyor.”— ENTERTAINMENT WEEKLY“Vahşi ve pervasız; Kargalar Arasında zengin bir aksiyon, romantizm, aile dramı ve bolca mitolojiyle harmanlanmış bir eser.”— ASSOCIATED PRESS“Mitlerle beraber büyünün en derin katmanlarına inen Roth, son derece insani bir özlemle dolu ve baştan çıkarıcı derecede tuhaf bir gizem yaratmış.”— LEIGH BARDUGO“Merak uyandırıcı derecede ürkütücü bir folklor, macerayla ve karanlık sürprizlerle kusursuz bir şekilde harmanlanmış.”— HOLLY BLACK“Bu kısa ve atmosferik kitap, bazen az olanın aslında ne kadar çok olduğunu kanıtlıyor.”— KIRKUS REVIEWS“Roth’un kaleme aldığı novella Polonya folkloruyla, hayal gücü yüksek anlatımıyla ve güçlü tasvirlerle dolu. Modern masalları ve fantastik hikâyeleri sevenler bunu kaçırmamalı.”— LIBRARY JOURNALUyarı: Yetişkin okurlar içindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136705</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30734459-f73c-4547-b354-a3e485bc4df1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalıtım ve Özellikler ;Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136706</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85a2d811-5bd0-447a-bb13-c8d01acae5a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kas ve İskelet Sistemleri ;Gençler İçin Çizgilerle Bilim</image:title>
            <image:caption>Neşeli karakterlerle bilimin temel kavramlarını ele alan heyecan dolu bir yolculuğa çıkmaya ne dersin? Bilim endişelere kapılmana, başarısız olacağını düşünmene mi neden oluyor? Korkma sakın! Gençler İçin Çizgilerle Bilim dizisindeki kitaplar bilimin temellerini kavramana, bilim dünyasını asla olmadığı kadar eğlenceli bir biçimde keşfetmene imkân tanıyacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136707</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69dd48d3-a59c-4bab-b145-30b688158da6.jpg</image:loc>
            <image:title>Isadora Moon ve Peri Ayazı Festivali;Isadora Moon 18</image:title>
            <image:caption>İsadora Moon çok özel Çünkü herkesten farklı!Annesi peri, babası vampir… İsadora da yarı peri, yarı vampir!İsadora Peri Ayazı Festivaline gideceği için çok heyecanlı! Uzaklardan gelen periler buz pateni,Parıldayan ışıklar, Pazar tezgahları ve sıcak Çikolatalar için bir araya geliyor;Bu büyük bir kutlama!Bakalım İsadora, büyük peri ışıkları Sönmeden annesini ve babasınıBulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136708</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1afe3a9b-9a92-40f9-9d70-95b2237c4bd4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Taç;Lanetli Krallar</image:title>
            <image:caption>Maurice Druon’un, Fransız Capet Hanedanı’nın çöküşünden Yüz Yıl Savaşları’nın başlangıcına uzanan çalkantılı dönemi ustalıkla aktardığı epik tarihi serisi tüm hızıyla devam ediyor!‘’Lanetli Krallar’da bir tarihi romandan beklenecek her şey var: Demir krallar ve boğdurulan kraliçeler, savaşlar ve ihanetler, yalan ve şehvet, kandırmaca, hanedanların rekabeti, Tapınak Şövalyeleri’nin gizemi, doğumda değiştirilen bebekler, kılıç ve günah, büyük bir hanedanın çöküşü; üstelik –hemen hemen– tamamı doğrudan kronikler ve tarih sayfalarından alınma. Emin olun, Capet ve Plantagenet’lerin, Stark’lar ve Lannister’lardan geri kalır yanı yok. Bana göre Maurice Druon, Alexandre Dumas’dan sonra Fransa’dan çıkan en büyük tarihi romancı.’’-George R. R. Martin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136709</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4eddd1c-22ec-44cd-b9cb-ed7ac4e85d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>İlişkiler Üzerine Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Hepimizin hikâyesi farklı. Her birimiz doğduğumuz andan itibaren hikâyemizi yazmaya başlarız. Doğduğumuz ev, ebeveynlerimiz veya bakım verenlerimizle ilişkilerimiz, okul yaşamımız, yetişkinlik, iş yaşamımız, romantik ilişkilerimiz… Her biri ana hikâyemize yeni ve irili ufaklı yan hikâyeler ekler. Her hikâye de duygu dünyamızda bir iz bırakır; ama iyi ama kötü…  Bu kitapta, onlarca farklı insan, yani yüzlerce farklı hikâye var. Bir felsefi danışmanın danışanlarıyla yaptığı sohbetlerde dile gelenler, kimbilir, bir noktada sizin ilişki açmazlarınıza da ışık tutabilir.  Mehmet Altuğ Ersoy’un kaleme aldığı İlişkiler Üzerine Diyaloglar’da kendi duygu dünyanıza da bir kapı aralayacak, bazı hikâyelerde kendinizi bulacak, tanıyacak; bazı hikâyelere de belki şaşkınlıkla, belki de hayranlıkla bakacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136710</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b37a84c6-b09e-4a3f-9572-298c4c8d3689.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler 19 - Vahşi Şirin</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136711</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cd02bf5-f7a6-49e8-8b14-07fb7207bc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknofeodalizm; Kapitalizmi Öldüren Neydi?</image:title>
            <image:caption>KAPITALIZM GERÇEKTEN ÖLDÜ MÜ? YOKSA DAHA KARANLIK BIR ŞEYE MI DÖNÜŞTÜ?Yunanistan’ın eski maliye bakanı Yanis Varoufakis, çağımızın egemen düzenini alışıldık kavramlarla açıklamanın artık mümkün olmadığını iddia ediyor. Kârın yerini rantın, piyasanın yerini platformların, vatandaşların yerini ise dijital tebaaların aldığı yeni bir rejimle karşı karşıyayız: Teknofeodalizm.• Amazon, Google ve Meta gibi teknoloji devleri sadece şirket mi, yoksa çağımızın yeni derebeyleri mi? • 2008 finans krizi teknofeodalizmin önünü nasıl açtı? • Dikkatimizi, davranışlarımızı ve arzularımızı kim –ya da ne– yönetiyor? • Emek neden giderek görünmez hâle geliyor; kullanıcılar nasıl dijital serflere dönüşüyor? • Bulut sermayesi, demokrasiyi ve özgürlüğü nasıl etkiliyor?Varoufakis, küresel tedarik zincirlerinden kripto paraların çöküşüne, Çin-ABD rekabetinden yapay zekânın emek üzerindeki tahakkümüne uzanan geniş bir çerçevede, şu sorunun peşine düşüyor: Bu düzen kaçınılmaz mı, yoksa hâlâ başka bir yol mümkün mü? Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?, kişisel anlatılarla desteklenen güçlü iktisadi çözümlemeleriyle günümüz ekonomi politikasına eleştirel bir bakış sunan eşsiz bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136712</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47762261-066d-4a4c-be9e-2e8fb3a41bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirket Analiz Rehberi;Yatırımcılar İçin Potansiyeli Anlamanın Temel Yolları</image:title>
            <image:caption>Tanınmış akademisyen ve danışman Bob Vause, bu kitapla yöneticilerin, yatırımcıların, analistlerin ve öğrencilerin bir işletmenin gerçek değerini ve performansını anlamalarına ve ortaya çıkarmalarına yardımcı oluyor.• Yıllık rapor nasıl hazırlanır? • Gelir ve nakit akış tablosu nasıl olmalıdır? • Kârlılık ve verimlilik nasıl ölçülür?Tüm bu soruların ve daha fazlasının gerçek rakamlarla, yüzdelerle ve tablolarla cevaplarının açıklandığı Şirket Analiz Rehberi, bir şirketin performansını nasıl analiz edip değerlendireceğinizi anlamanızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136713</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f6459d8-9fe3-48c9-9643-5723d9638d27.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığını Arayan Çoçuk;Düş Kapanı Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Burası Düş Kapanı Ülkesi. Burada her şey kurallarla ilerler. Gökyüzüne bakmak, yavaşlamak ve farklı olmak hoş karşılanmaz. İnsanlar alıştıkları yollardan ayrılmaz, düşünmeden yürür.Lori, bu dünyada kendi yolunu aramaya başlar.  Işığını bulmak için attığı her adımda onu durdurmaya çalışan seslerle, korkularla ve düşüncelerle yüzleşir.  Bazen tek başına, bazen başkalarıyla birlikte yürür;  düşer, durur, yeniden dener. Yol uzundur,  ama gökyüzü hâlâ oradadır.Her çocuğun kendi içindeki gücü keşfetmesine eşlik eden, duygusal iyi oluşu destekleyen bu hikâye,  &quot;Düş Kapanı Ülkesi&quot; serisinin ilk durağı.“Bu kitap, farklı gelişen çocukların dünyasına içeriden bakabilmemiz için açılmış bir pencere.”– Doç. Dr. İlker Sarıkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136714</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0949004e-c6b9-4413-854b-6766082af158.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Mandalina Ağacı</image:title>
            <image:caption>Sevgi yok olmaz. Sadece şekil değiştirir...Judi, bahçesindeki çiçekleri izlerken doğanın döngüsünüve hayatın dönüşümünü keşfeder:filizlenen tomurcukları, toprağa karışan yaprakları, yeni başlangıçları…Peki, zamanı dolan şeylere ne olur?Kaybı doğanın diliyle anlatırken umut aşılayan bu sıcacık hikâye, çocuklara olduğu kadar içindeki çocuğu iyileştirmek isteyen yetişkinlere de hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136715</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b488e6a1-dcfe-4ab6-b2f4-72157ec45511.jpg</image:loc>
            <image:title>Okula Düşen Damla</image:title>
            <image:caption>BİR DAMLA, DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?Okulun ilk günü sınıfa gizemli bir kız gelir. Onu gören herkes farklı olduğunu hisseder ama kimse gerçekte kim olduğunu bilmez. Bir süre sonra sınıf arkadaşı Derin, onun peşine düşer ve büyük bir sırrın kapısını aralar. Bu sır, sadece onların hayatını değil, tüm dünyanın geleceğini değiştirecek kadar güçlüdür. İklim krizi tehlikesini gören Derin ve yeni arkadaşı önderliğinde kısa sürede tüm okul harekete geçerek suyu korumak için yaratıcı projeler üretir ve unutulmayacak bir geziye katılmaya hak kazanır.O hâlde düşün!  Sen olsan nasıl bir proje hazırlardın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136716</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c1202f-de53-490d-97cf-37d1bb4d2118.jpg</image:loc>
            <image:title>Zarif Nezaketsizler</image:title>
            <image:caption>“Salona biletsiz girdin. Gösterinin sıkıcı olduğunu da iddia edemezsin. Hâl böyleyken gösteri sırasında yoksulluk, yoksunluk ve hastalık şeklinde bir bedel talep edilirse rezalet çıkarma, sökül. Dünyaya gelmiş olmak her şeye değer. It pays to have been there.”Günther Anders’in kimi zaman birer deneme hacmine ulaşan metinleri, 20. yüzyıldan itibaren filozof/düşünür figürünün, birikimiyleS istediği temalara yönelme ayrıcalığına sahip bilge kişi olmaktan çıktığını, modern hayatın yarattığı hemen her türden sorunun hücumuna göğüs geren bir çeşit düşünce fedaisi haline geldiğini gösteriyor. “Kapı baca açık felsefe yapma”nın bedelini ödemeye hazır, belki de gönüllü olmalıdır düşünür. Bunun karşılığında artık ekmeğini taştan çıkarmak zorunda değildir: Kafa yorulacak meseleler saymakla bitmez.“Anders’in Zarif Nezaketsizlikler’inin kapağını açmayagörün. İlk satırdan son satıra, daha doğrusu “O Takdirde Ancak”tan “Tiyatronun Âlemi Yok”a kadar okumadan yarıda bırakmanız hayli zor. Bu bir dizi akıl yürütmenin tiryakisi olmaksa işten bile değil. Anders’in düşünme biçimi meselelerin ‘ikiyüzlülüğü’nü kavramaya dönüktür. Sadece aptalca lakırdıları yorumlamakla yetinmez Anders; hedefi daha yüksektir, yoğun ilgisi belli bazı entelektüel söylemlerdeki defolara yöneliktir. Anders, bilgeliğin nihai hükümlerinin çoğu zaman yalnızca sondan bir önceki yargı olduğunu göstermekten büyük zevk alan bir düşünce adamı.”–Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136717</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e024a3a-4791-4ca2-926c-e16b09b55f97.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirinler 18 - Doktor Şirin</image:title>
            <image:caption>Uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde küçük yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. Onlar kendilerine şirin derdi; mavi renkleri, beyaz şapkaları, her biri kendine has karakteriyle ormanın derinliklerinde Şirin Baba’nın gözetimi altında mutlu mesut yaşarlardı. Tabii üzerlerindeki gölgeyi saymazsak… Kötü kalpli büyücü Gargamel ve acımasız kedisi Azman köşe bucak şirinleri arardı. Ama endişelenmeyin, şirinler şirin oldukları kadar gizlenmekte de ustalardı! Ormana gezmeye gittiğinizde etrafı dikkatli dinlerseniz Gargamel’in çığlıklarını duyabilirsiniz. Ve iyi bir okur olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136718</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f15ba-947c-444f-afe9-94e19e110be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Atabetü’l Hakayık</image:title>
            <image:caption>Atebetü’l-Hakayık, Divan-ı Lügat’it Türk ve Kutadgu Bilig gibi edebiyatımızın en önemli eserleri arasında yer alır. Eser, Hakaniye lehçesi de denilen Karahanlı dönemi Türkçesinin elimizde bulunan nadir örneklerinden biri olması ve Orta Asya Türk kültüründen izler taşıması dolayısıyla da edebiyatımız içinde ayrı bir yere sahiptir. Uygur Türkçesi ve aruz ölçüsüyle yazılmış olan Atebetü’l-Hakayık, okuyanların rahatlıkla anlayacağı ve akılda tutabileceği şekilde düzenlenmiştir.Arapça “kapı” anlamına gelen atebe ve “hakikatler” anlamındaki hakayık sözcükleriyle oluşturulmuş bir tamlama olan Atebetü’l-Hakayık’ın  anlamı “Gerçeklerin Eşiği” olarak açıklanabilir. Eserde, İslami düşünce ve görüşlere göre ahlaklı ve edepli olmanın yolları, ahlak ilkeleri, bilginin yararı, alçakgönüllülük, cömertlik, kibrin, cimriliğin kötülüğü gibi konular işlenmiştir. Halka öğüt vermek amacıyla kaleme alınan Atebetü’l-Hakayık’ta özellikle bilgi, dilin kullanılması, akıl konuları üzerinde durulduğu görülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136719</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a91817ae-e543-4dc6-9490-09c87b329721.jpg</image:loc>
            <image:title>Fatma’yı Kim Kaçırdı?</image:title>
            <image:caption>Erkan olanları bir çırpıda anlattı. Anlatılanlar, sorunun aynen kaldığını gösteriyordu.
“Şimdi ne olacak?” diye sordu Ralf.
“Fatma’ya yardım etmeliyiz, ama nasıl?” diye ekledi Inge.
“Burhan’ın olumlu bir sonuç alamayacağını tahmin ediyordum,” dedi Doris. “Dünden beri bu olasılığı tahmin ederek düşündüm ama bir çıkar yol bulamadım.”
“Yapacak bir şey yok,” dedi Kaya.
“Gerçekten yok,” dedi Erkan. “Babam Fatma’yı Teoman’la evlendirmekte kararlı.”
“Bu kadar çabuk mu pes edeceğiz? Belki bir şeyler yapabiliriz,” dedi Inge.
“Tabii ya pes etmek olur mu? Bir şeyler yapmalıyız! Örneğin, Fatma’yı biz kaçırabiliriz!” diyen Udo’nun ses tonu alaycıydı. Onun bu olayın dışında kalmak için gösterdiği çaba yetmezmiş gibi bir de alay etmesi, Ralf’e onu iğneleme fırsatı verdi.
“Udo, senin zekâna hayranım! Senden başka hiçbir aptal böyle bir çözüm öneremezdi,” dedi.
Ama Ralf yanılıyordu. Alay etmek için de ortaya atılmış olsa, ciddiye alınması gereken bir öneriydi. Ve nitekim Doris bu öneriyi ciddiye aldı.
“Udo, sen bir harikasın!” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136720</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df3da9f4-ca80-4378-aba5-66a4d9a63c17.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Diye Okunur</image:title>
            <image:caption>Ya küçük bir dilek tüm hayatınızı değiştirseydi?Dört senedir beraber olduğu erkek arkadaşı tarafından terk edilen Gemma, yirmi sekiz yaşındaki her mantıklı insanın yapacağı şeyi yapar: Kız kardeşi, tuhaf teyzesi ve en iyi arkadaşı Dax ile sarhoş olur. Yarınlar yokmuş gibi içtikleri margaritalardan sonra, Gemma&apos;nın eski sevgilisini hafızasından silmeyi vadeden bir arınma büyüsü yapmaya karar verirler. Ancak büyüyü mühürlemek için yapılması gereken son bir adım vardır: En yakın arkadaşı Dax’i öpmek.Gemma ertesi sabah uyandığında, bu aptalca büyünün işe yaradığını fark eder. Hem eski sevgilisiyle hiç tanışmamış hem de bildiği bütün hayatı değişmiştir. En kötüsü de onun kim olduğuna dair Dax’in hiçbir fikri yoktur.Büyüyü tersine çevirmek ve eski hayatına geri dönmek için bir zamanlar en yakın arkadaşı, şimdiyse bir yabancı olan Dax’i kendisini öpmeye ikna etmesi gerekmektedir. Tam da her şey planladığı gibi ilerlerken, Gemma kendini beklenmedik bir şekilde Dax’e karşı yoğun hisler beslerken bulur. Zaman geçtikçe, her şeyin eski hâline dönmesini gerçekten isteyip istemediğini sorgulamaya başlar. Peki ya Dax, en başından beri aradığı “o kişi” ise?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136721</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430be4c8-d2cd-4ac6-9540-4a91da61c7f2.jpg</image:loc>
            <image:title>İpekkanat</image:title>
            <image:caption>İpekkanat, çevreyle fazla ilgilenmiyor, sürekli çiçek tozu topluyordu. Çevreyle ilgilenmemesinin nedeni, kendini işe vermesi değildi. Kafası, Çekirge’nin sözleriyle meşguldü. Onun sözleri beyninde yankılanıyordu: “İnsanlar bu binada çocuklarını eğitiyorlar. İleriki yaşamlarında gerekli olduğuna inandıkları bilgileri veriyorlar…” Yani insanlar çocuklarını yaşama hazırlıyorlardı. 
Peki, arılar neden yapmıyordu bunu?
Her arı doğuştan ne yapacağını biliyor ve sadece onu yapıyordu. Kısacası yaşamlarını çalışarak tüketiyorlardı. Bal üretiyorlar, ama ürettikleri bala bile sahip çıkamıyorlardı. Ürettikleri bala, insanların el koymasına, kovanı bir zorbanın ele geçirmesine engel olamıyor, asalak bir Kraliçe’yi besliyorlardı. Sonuçta ürettikleri o doyumsuz balı bile yiyemiyorlar, insanların sunduğu o berbat şekerli suyla ömürlerini tüketiyorlardı.
Doğa onlara çalışma ve bal üretme yeteneği vermişti. Ama bu yetenekten bal arıları değil, insanlar ve asalaklar yararlanıyordu. Onlara ise asalaklara bal üretecek yeni nesiller yetiştirmek kalıyordu.
Bu çok büyük bir haksızlıktı! 
Kovana yeni gelecek arı nesli bu gerçekleri öğrenmeliydi. Kimin için çalıştığını, kimin için bal ürettiğini bilmeliydi. Yeni nesil bu gerçekleri bilerek yaşama atılırsa belki hakkına sahip çıkmanın yollarını da arardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136722</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7322aa-abdf-482d-9f0f-36b591160130.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartopu I</image:title>
            <image:caption>Kartopu, çöp kutularına yiyecek atılmasını merakla bekli-yordu. Gözleri bir kutudan diğerine kayıyordu. Dakikalarca beklediler. Nihayet bir kadın, yiyemediği döner dolu ekmeği çöp kutusuna attı.
“Tam sırası!” dedi ve Körköpek harekete geçti.
Kartopu da onun arkasından yuvarlandı! Körköpek daha yolu yarılamamıştı ki aniden durdu. Hızını alamayan Kartopu da ona çarptı. Olan olmuştu. Kalabalığın arasından sıyrılan iki çocuk, çöpteki döner artığını kapmışlardı.
Çocukların elbiseleri yırtık ve kirliydi. Ama dudaklarında yiyecek bulmanın tebessümü vardı. Aç çocuklar hemen döner ekmeğini ikiye böldüler ve yemeye başladılar. İnsanlar onlara acıma ve tiksintiyle bakıyorlardı.
Olay karşısında Kartopu’nun ağzı açık kalmıştı.
“Ama, ama…” diyor, sözün tamamlayamıyordu. Çünkü o, insanların yiyecek sıkıntısı çekmediklerini sanıyordu.
Kartopu o incecik sesiyle bir kez daha mırıldandı.
“Ama neden? Neden bizim yiyeceğimizi aldılar?”
 Körköpek acı acı güldü.
“Onlar da bizim gibi açlar.”
“Neden lokantaya gitmiyorlar?”
“Lokantada yemek için para gerekli. Onların parası yok.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136723</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dff73383-0f87-4ed6-b9ec-dbc7e1323b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulun Penceresinden Bakarken</image:title>
            <image:caption>Sevdiğim öğrencilerden biriydi İlhami. Enteresan düşünceleri olan zeki bir öğrenciydi. Esmer tenli, siyah saçlı ve cana yakın, konuşkan bir yapısı vardı. Zaman zaman İngilizce sorununu çözmek için sohbet ediyorduk. Önceleri bana, “Uçak mühendisi olmak istiyorum,” dedi. Ancak okul denetime girince denetim sonrası, “Müfettiş olacağım,” demeye başlamıştı. “Neden müfettiş?” dediğimde, “Hocam o gelince yanmayan sobalarımız yandı, yemekler nohuttan tavuğa döndü. Aynı zamanda bize de iyi davranılıyor, ben böyle güçlü biri olmak istiyorum,” dedi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136724</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5337c3c6-b469-4f4a-8013-a80d8cf2203b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartopu II</image:title>
            <image:caption>“Neden susuyorsun?” dedi Kartopu. “Bütün şehrin sana ait olduğunu, senden izinsiz yiyecek arayamayacağımızı söyle! Haydi söyle!”
Toraman kafasını öne eğdi. Yanıt vermedi.
“Bu şehrin sana ya da başka bir hayvana değil, insanlara ait olduğunu anladın mı? Senin de bizim gibi çöplüklerde beslenmek zorunda olan, basit bir hayvan olduğunu kavradın mı?”
Toraman anlamsızca Kartopu’nun yüzüne baktı bir süre.
“Evet,” dedi. “Kavradım. Hem senden hem de tehdit ve saldırıma uğrayan herkesten özür diliyorum. Yanlışımı geç de olsa anladım. Beni bu yanlışa düşüren, yaşama hırsımdı. Güçlü olanın yaşayacağına, zayıfların yok olacağına inanıyordum. Ama ben gücümü yaşamam için gerekli olanın ötesinde kullandım. Diğer hayvanlara zarar verdim. Tekrar hepinizden özür diliyorum. Bağışlayın beni!”
Toraman’dan olumsuz bir yanıt bekleyen Kartopu şaşırdı. Bunları söyleyen Toraman mıydı?
“Bağışlanacak bir şey yok,” dedi Körköpek. “Herkes hata yapar. Önemli olan bu hatayı görmek, bir daha tekrarlamamaktır. Bu gereksiz tartışmayı bırakalım! Çünkü tartışmamız gereken çok büyük bir sorunun içindeyiz. Sonumuz ne olacak? Bu durumdan nasıl kurtulacağız? Bunları tartışıp çözüm aramalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136725</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7105c3fd-afa0-4052-9cb5-d5da31933dfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Annem Tezgül’üm</image:title>
            <image:caption>Sana bir mektup yazdım
Ağacın yaprağa olan sevgisini 
Köklerin toprağa olan aşkını
Şiirin dilinde yazdım
Gittiğin günden beri zamana kırgınım
Kalbimin içindeki derdin tarifi yok
Ama sen yine de oku 
Seni nasıl özlediğimi anlayacaksın 
Senin mutlu olduğunu biliyorum
Benden daha çok sevenin yanındasın 
Bu da bana bir tesellidir Küçük Annem</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136726</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8cff66-aa81-40d7-82cc-5305ef5b866d.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplu Oyunlar</image:title>
            <image:caption>Romanlarında, kimi deneme ve yazılarında, hatta 

günlüklerinde kaleminin ucunu daima sivri tutan José 

Saramago, tiyatro oyunlarını da aynı sivri kalemle 

yazıyor. Üstelik çok daha keskin ve net darbelerle... İster 

dikta rejiminde yayın yapan bir gazetenin hareketli bir 

gecesini, ister Portekizcenin en büyük şairlerinden Luís 

de Camões’in hikâyesini, ister Don Giovanni’nin 

serüvenini anlatsın; sahip olduklarını kendi çıkarları için 

kullanan kişi ve kurumlara, iktidara, saraya, kiliseye... 

yine ve daima en üst perdeden muhalefete ve hiç geri 

adım atmadan darbeler indirmeye devam ediyor.

Saramago’nun 1979-2005 yılları arasında kaleme aldığı 

beş tiyatro oyununu bir araya getiren Toplu Oyunlar, 

yazarın bu kulvardaki yetkinliğini de tüm yönleriyle 

ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136727</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/865e8e2a-84e7-4099-908f-e5543a4ee6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! - Algısal Keşif Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Her gün bir adım daha dikkat etmeye, kavramaya ve keşfetmeye başla!Bulmacalarla dolu bu kitapta çocukları gizli detaylar, fark bulma oyunları ve görsel dikkat etkinlikleriyle dolu bir keşif yolculuğu bekliyor! Çocuklar dikkatlerini toplamayı, gözlem yapmayı ve görsel hafızalarını güçlendirmeyi öğreniyor.Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! çocukların düşünme becerilerini, bütünsel ve benzerlik / karşıtlık algılarını güçlendiren, eğlenceli ve öğretici bir yol arkadaşı...Desteklediği gelişim alanları:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor Becerile riDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136728</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6133274c-07ba-4be5-9bc2-a0d83be4647d.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! - Sayısal Oyun Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Sayıların dünyasını her gün bir adım daha keşfet!Bu kitapla çocuklar 1&apos;den 10&apos;a kadar sayıları tanıyor, sayma ve yazma becerilerini pekiştiriyor.Renkli etkinliklerle matematik, çocuklar için çok daha eğlenceli olacak!Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! çocukların sayısal düşünme becerilerini güçlendiren, eğlenceli ve öğretici bir yol arkadaşı...Desteklediği gelişim alanları:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136729</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e6dba51-25b0-4c74-8284-69941ffc36ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! - Kavramsal Öğrenme Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Nesneleri her gün bir adım daha tanımaya, ayırt etmeye ve öğrenmeye başla!Renkli sayfalarla dolu bu kitapta çocuklar büyük-küçük, uzun-kısa gibi kavramları tanıyor, sınıflandırıyor ve karşılaştırıyor.Oyun tadında etkinliklerle kavramları kolayca öğreniyor.Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! çocukların düşünme ve bağlantı kurma becerilerini güçlendiren, eğlenceli ve öğretici bir yol arkadaşı...Desteklediği gelişim alanları:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeD il BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136730</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db459a3-349a-467b-8a69-3b1fe8dee4f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfet - Eğlen: Uzay</image:title>
            <image:caption>Gökyüzünde neler oluyor?Uzayı ve gökyüzünü keşfetmeyi seven ve eğlenceli maceralardan keyif alan meraklı minik öğrenenler için hazırlanan Keşfet - Eğlen: Uzay, etkinlikleriyle çocukların gelişimini destekler ve aşağıdaki alanlardaki becerilerini güçlendirir:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeKarşıtlıkları TanımaBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136731</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/470b2cf9-9e0d-42c1-9dd7-3bdc1d3bc315.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfet - Eğlen: Dinozorlar Çağını Yaşa</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuğa çıkmaya ne dersin?Dev dinozorların dünyasını keşfetmek isteyen meraklı minik öğrenenler için hazırlanan Keşfet - Eğlen: Dinozorlar Çağını Yaşa, eğlenceli etkinlikleriyle çocukların gelişimini destekler ve aşağıdaki alanlardaki becerilerini güçlendirir:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeKarşıtlıkları TanımaBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136732</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48703684-9aa3-4a62-b69f-70517c5f0099.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! - Mantıksal Düşünme Etkinlikleri</image:title>
            <image:caption>Her soru bir bulmaca, her bulmaca yeni bir keşif!Bu eğlenceli kitapla çocuklar neden-sonuç ilişkisi kuruyor, akıl yürütüyor, tahminde bulunuyor ve kendi çözümlerini yaratıyor. Renkli sayfalarla dolu etkinliklerle zaman geçirirken dikkatini topluyor, mantığını kullanıyor ve eğlenerek öğreniyor!Her Gün Bir Adım Daha: Büyüyorum Öğreniyorum! çocukların mantıksal düşünme ve problem çözme becerilerini geliştiren, eğlenceli ve keşif dolu bir yol arkadaşı...Desteklediği gelişim alanları:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlant ı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136733</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6708bc2f-8b80-40ff-8b03-e24eb1923499.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfet - Eğlen: Doğayı Hisset</image:title>
            <image:caption>Doğanın rengârenk dünyasıyla tanışmaya hazır mısın?Doğayla bağ kurmayı seven ve keşfetmekten keyif alan meraklı minik öğrenenler için hazırlanan Keşfet - Eğlen: Doğayı Hisset, eğlenceli etkinlikleriyle çocukların gelişimini destekler ve aşağıdaki alanlardaki becerilerini güçlendirir:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeKarşıtlıkları TanımaBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136734</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09830984-5b20-48a8-9be2-546766135f5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfet - Eğlen: Dört Mevsim</image:title>
            <image:caption>Her mevsimin kendine özgü bir güzelliği vardır...Kışın kar tanelerini, baharın çiçeklerini, yazın güneşini ve sonbaharın renklerini keşfetmek isteyen minik öğrenenler için hazırlanan Keşfet - Eğlen: Dört Mevsim, eğlenceli etkinlikleriyle çocukların gelişimini destekler ve aşağıdaki alanlardaki becerilerini güçlendirir:Görsel DikkatSes FarkındalığıEl Göz KoordinasyonuEşleştirmeAyırt EtmeKarşıtlıkları TanımaBütünü GörmeSınıflamaKarşılaştırmaİnce Motor BecerileriDüşünme BecerisiBağlantı KurmaSayısal DüşünmeDil BecerisiYön / Mekânda Konum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136735</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f8164-f612-4298-a107-ce00fc22fd46.jpg</image:loc>
            <image:title>Organize Zihin</image:title>
            <image:caption>New York Times çok satanlar yazarı ve nörobilimci Daniel J. Levitin, keskin içgörülerini bu kez ayrıntılar denizinde kaybolmuş beyne çeviriyor. 

Bilgi çağı, bizi eşi benzeri görülmemiş bir veri seline boğuyor. Aynı zamanda, hayatlarımızla ilgili hiç olmadığı kadar çok ve hızlı kararlar vermemiz bekleniyor. Hâl böyleyken, her insanın sık sık anahtarlarını veya okuma gözlüklerini kaybettiğini, randevularını kaçırdığını ve sadece tempoya ayak uydurmak için harcadığı çabadan ötürü kendini tükenmiş hissettiğini söylemesi hiç de şaşırtıcı değil.

Dr. Daniel J. Levitin, Organize Zihin’de, bazı başarılı insanların bunlarla nasıl başa çıktığını ve okurların evlerini, iş yerlerini ve zamanlarını düzenleme biçimlerinde yeniden hâkimiyet kazanmak için ne gibi yöntemleri kullanabileceklerini göstermek adına en güncel nöroloji bulgularından faydalanıyor.

 Mutfaktaki &quot;ıvır zıvır çekmecelerinden&quot; sağlık hizmetlerine ve yönetici ofislerindeki iş akışına kadar her konuyu ele alan canlı ve eğlenceli bölümlerle Levitin, dikkat ve hafızanın bilişsel nörobilimine dair yeni araştırmaların, günlük hayatımızın zorluklarına nasıl uygulanabileceğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136736</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2941a5-80bc-428b-a19c-0568886ebede.jpg</image:loc>
            <image:title>Günler</image:title>
            <image:caption>Günlük, çoğu zaman yazarın kendine dönük konuşmasıdır; mahrem, içe kapalı, bazen de ancak sonradan okura açılan bir alan. Jurnal ise -kelimenin hakkını verircesine- dışa dönüktür: Yaşanan anın, zihinsel ve duygusal hâlin kaydını tutar; saklanmak için değil, tanıklık etmek için yazılır.

Alper Hasanoğlu, bu “jurnal”de bizi bir psikiyatristin seans odasından İstanbul’un mahalle kahvelerine, oradan Berlin Mitte’nin ıhlamur kokulu sokaklarına sürüklüyor. Tomris Uyar’ın Gündökümleri, Demir Özlü’nün Berlin Güncesi ve Kant’ın felsefesiyle konuşan bu metin; yalnızlığın, göçmenliğin ve insan ruhunun labirentlerinde dolaşıyor.

Bu kitap, bir şairin dizesinde yankılanan seslerin, bitpazarlarında aranan geçmişin ve “hayat yorgunu” (lebensmüde) bir zihnin dürüst tanıklığıdır.

“Sanki kendimin de içinde olduğu hayat tanıklıkları beni, insanların önünde ruhen çırılçıplak bırakıyor. Sonra kendime, çıplak olmaktan neden korktuğumu soruyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136737</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a26ff364-3a0d-41f5-bff8-e466e3af91ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Carl Gustav Jung</image:title>
            <image:caption>Bir biyografi yazarının en büyük sınavı, öznesinin gölgesinde kaybolmadan onun iç dünyasına sızabilmektir. İtalyan araştırmacı Paola Giovetti, C.G. Jung’un yaşamını kaleme alırken, onu yalnızca analitik psikolojinin kurucusu olarak değil, yaşamı boyunca &quot;öte taraf&quot; ile temas halinde yaşamış bir vizyoner olarak portreliyor.

Giovetti, Jung’un çocukluğundaki o ham karakterden başlayıp, Kırmızı Kitap yıllarındaki halüsinatif deneyimlere ve yaşlılığındaki bilge münzeviye uzanan süreci, &quot;şamanik inisiyasyon&quot; şablonu üzerinden okuyor. Kitap, Jung&apos;un akademik kimliğinin altında yatan asıl itici gücü; atalarla, arketiplerle ve kolektif bilinçdışının hayaletleriyle kurduğu o sarsıcı diyaloğu merkeze alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136738</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53a9f442-7219-4234-a95d-19b3a848c02e.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Dönüşümü;Öz Benliğin Yaratımı</image:title>
            <image:caption>İyi bir hayatın, E=mc² gibi gizli bir formülü olabilir mi?Çoğunlukla mutluluğu nihai bir varış noktası, depresyonu ise kaçılması gereken bir hastalık olarak kodlarız. Oysa yerleşik kabullerimiz çoğu zaman eksik, hatta yanıltıcıdır. Depresyon, basit bir mutsuzluk halinden ziyade, insanın kendi potansiyelinden, yani “olması gereken kişiden” sapmasının acı veren, ancak bir o kadar da hayati bir sinyalidir. Ryan A. Bush, ergenlik yıllarındaki o takıntılı mutluluk arayışını, yetişkinliğinde bilimsel ve felsefi bir çerçeveye oturtuyor. Stoacılığın direncinden Nietzsche’nin “kendini aşma” fikrine, evrimsel psikolojinin gerçeklerinden modern terapi yöntemlerine uzanan bu disiplinler arası yolculukta, insan zihninin en karmaşık düğümleri çözülüyor. Görünürde hiçbir ödül yokken bile “doğru olanı” yapma ihtiyacımız, konfor alanımızda kalmak varken acı çekmek pahasına maraton koşmayı ya da sanat üretmeyi seçişimiz ve öz saygımızın o açıklanması güç kırılganlığı... Yazar, tüm bu insani paradoksların ardındaki mantığı gözler önüne seriyor. Bu kitap, “kendini bulma” masalını bir kenara bırakıp, “kendini yaratma” cesaretini gösterenler için bir manifesto niteliğinde. İlaçların ve geçici çözümlerin ötesine geçen, insanın kendi büyüklüğünü ve yaşama gücünü merkeze alan, nörolojik ve felsefi temelleri sağlam yeni bir benlik teorisi sunuyor. Olduğunuz kişi, sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136739</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0e8bca0-61c8-4f74-b48b-9e58e49369c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Kadeh</image:title>
            <image:caption>BİR CESET. İMKÂNSIZ BİR ÖLÜM. VE İMPARATORLUĞU SARSACAK BİR SIR.Daretana’nın en görkemli malikânesinde, yüksek rütbeli bir imparatorluk görevlisi ölü bulunur. Salgınların kol gezdiği, leviathanların kanının tuhaf büyüsel dönüşümlere yol açtığı imparatorluk sınırlarında bile bu ölüm, akıl almaz ve     dehşet vericidir.Olayı çözmekle görevlendirilen kişi, parlak zekâsı kadar tuhaflıklarıyla da ün salmış dedektif Ana Dolabra’dır. Sürekli gözleri bağlı dolaştığı, evinden hiç çıkmadan bile imkânsız davaları çözdüğü söylenen Ana’nın yanındaki yeni yardımcısı Dinios Kol ise büyüyle değiştirilmiş, benzersiz yeteneklere sahip bir asistandır.Din, yeni amirinin yöntemleri karşısında kimi zaman şaşkına döner, kimi zaman öfkelenir ancak Ana’nın zihninin bir çıkarımdan diğerine ustalıkla sıçrayışına tanık oldukça, onun gerçekten de imparatorluğun en büyük dedektifi olduğunu kabullenmek zorunda kalır. İkili, ipuçlarını birleştirdikçe yalnızca bir cinayetin değil, imparatorluğun kendisini tehdit eden çok daha büyük bir planın izini sürmeye başlar.Dedektif kurgusunun cazibesini çarpıcı bir fantastik dünya inşasıyla birleştiren Zehirli Kadeh, tanıdık olduğu kadar şaşırtıcı, zekice kurgulanmış ve soluksuz okunan bir         fantezi gizem romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136740</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5ecf8e-817b-430e-b664-cd66dddd938f.jpg</image:loc>
            <image:title>Berrak Bir Görüş;Budist Yaşam Rehberi</image:title>
            <image:caption>Günlük hayatın hiç durmayan akışı, zihnimizi çoğu zaman sisle kaplı bir pencereye dönüştürür. Düşüncelerimiz bulanıklaşır, duygularımız karışır, neye neden tepki verdiğimizi bilemeden günleri peş peşe iteriz. Bazen bir kelime, bazen küçük bir aksilik, bazen birinin sessizce yüzünü ekşitmesi bile, gerçekliğe değil zihnimizin karanlıklaşmış yansımalarına verdiğimiz tepki olur. Berrak Bir Görüş: Budist Yaşam Rehberi, işte tam da bu noktada söz alıyor. Filozof ve Budist etik uzmanı Nicholas Bommarito, hem kadim bir geleneğin bilgeliğini hem de modern etiğin berrak düşünce geleneğini bir araya getirerek, okuru zihnin karmaşasından çıkıp daha sakin ve net bir dünyaya davet ediyor. Bu kitap, sadece Budizm’e dair bir giriş değil; duygularla, alışkanlıklarla, yargılarla ve kendi benliğimizle kurduğumuz ilişkiye dair pratik bir rehber. Bommarito’nun önerisi basit ama derin: “Düşüncelerimizi, duygularımızı ve davranışlarımızı berraklıkla görürsek yaşam da bize kendini daha açık gösterir.” Kitap, bu berraklığı geliştirmek için iki yolu aynı anda sunuyor: •	Budist felsefenin temel kavramları: Benlik, acı, alışkanlık, zihin yapıları, karma, erdemler… •	Gündelik hayatta uygulanabilir pratikler: Nefes farkındalığı, şefkat egzersizleri, dikkat çalışmaları, zor duygularla başa çıkma yöntemleri, sessizlik ve yavaşlama pratikleri… Bu iki yön birleştiğinde ortaya, hem düşünsel hem eylemsel bir rehberlik çıkıyor. Okur, yalnızca “Neden böyle hissediyorum?” sorusuna değil, “Bu duyguyla daha iyi bir şekilde nasıl çalışabilirim?” sorusuna da yanıt buluyor.  Zihnin karanlık noktalarına ışık tutan bir anlatı Kitap öfke, kıskançlık, kaygı, bağımlı düşünce kalıpları gibi zorlayıcı duyguları yargılamadan, suçlamadan ama saklamadan ele alıyor. Bommarito, duygularla savaşmak yerine onlara yer açmayı, duyguların ardındaki alışkanlıkları fark etmeyi ve bunları dönüştürmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Okur, metnin ilerleyişinde yalnızca Budizm’i öğrenmiyor; kendi zihnine dışarıdan bakabilme becerisini de geliştiriyor. Bu yönüyle kitap, hem iç görü kazandıran hem de duygusal dayanıklılığı güçlendiren bir pratik alanı yaratıyor.  Modern hayata uyumlu, yalın ve akıcı bir anlatım Bommarito’nun dili hem akademik berraklık taşıyor hem de okuru zorlamayan bir sadeliğe sahip. Budizmin soyut kavramlarını kolaylaştırıyor, ağırlaşabileceği yerlerde gündelik örneklerle hafifletiyor. Bu da Berrak Bir Görüş’ü yalnızca Budizm’le ilgilenenler için değil; yaşamın anlamını, duygularını, ilişkilerini ve içsel huzurunu sorgulayan herkes için güçlü bir kaynak haline getiriyor.  Günlük Yaşam Felsefesine Açılan Bir Seri: Yaşam Rehberi  Berrak Bir Görüş: Budist Yaşam Rehberi, çağdaş yaşamın içinden gelen temel varoluşsal sorulara yanıt arayan Yaşam Rehberi Serisi’nin dördüncü kitabı. Bu özel seri, düşünsel derinliği erişilebilir bir dille buluştururken bireyin kendini tanıma, özgürleşme, hazla ilişki kurma, ahlaki gelişim ve yaşamı berrak görme süreçlerine ışık tutuyor. Her bir kitap, modern insanın zihinsel ve duygusal ihtiyaçlarına felsefi bir perspektifle yaklaşarak okura kendini yeniden kurabileceği bir alan açıyor.    “Budist geleneklerinin fazla karmaşık anlatımlarına da, dini tüm doğaüstü unsurlarından arındıran seküler yaklaşımlara da bir düzeltme niteliği taşıyan bu değerli eser, Budizm’e yeni başlayanlar için zamansal bilgelikle aşkın alışkanlıkları uyumlu bir biçimde bir araya getiriyor.” —Publisher’s Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136741</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0202a61-7c3f-4e1a-bbdf-3e4ca34b2537.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaramaz Kitap</image:title>
            <image:caption>İşte karşınızda duygularla dolu bir seri! Ama bu seri diğerlerinden biraz farklı. Nasıl mı? Bu kez duyguları hisseden bir kitap karakteri değil, kitabın ta kendisi! Bir gün Fare, yakın arkadaşı Kitap’ın kıpır kıpır olduğunu fark eder ve onu birlikte oynamaya davet eder. Fare, Kitap’a “Huu huu!” diye seslenir ama cevap alamaz. Tam umudunu kesmişken Kitap aniden saklandığı yerden çıkar ve Fare’yi korkutur. Böylece aralarında, yaramazlıkların oyuna dönüştüğü eğlenceli bir gün başlar.Cédric Ramadier’in küçük okurlara duyguların çeşitliliğini tanıtan serisinin, Korkan Kitap’tan sonraki yeni üyesi Yaramaz Kitap, Vincent Bourgeau’nun sade ve sevimli çizimleriyle hayat buluyor. Yaramaz Kitap, arkadaşlık ilişkilerinin içinde yaşanan küçük muziplikleri oyunun diline çeviren neşeli hikâye anlatır. Saklanmalar, ani sürprizler ve ufak şakalar; hem yakınlaşmanın bir yolu hem de “buraya kadar” demenin eğlenceli bir denemesidir. Oyun başladığında gerilim yumuşar, merak kahkahaya karışır; yaramazlıklar ilişki kurmanın sıcak ve güvenli bir diline dönüşür. Minik okurlarını da eğlencenin içine dahil eden bu etkileşimli kitap, onlara eşlik eden yetişkinlere yaramazlıkları kurallarla durdurmak yerine oyunla ele almanın; duyguları yatıştıran ve birlikte gülmeye alan açan bir yol olabileceğini hatırlatır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136742</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe0f5551-2c8e-4532-82da-42893db7b24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğadaki Sağlık 2</image:title>
            <image:caption>Doğanın Reçetesi Güncellendi: Şifayı Evinizde BulunTıbbi-Aromatik Bitki uzmanı Ayhan Ercan, 40 yıllık mesleki birikimini Doğadaki Sağlık ile evlerinize taşıyor. Sizi ticari kaygılarla üretilmiş gereksiz ürünlere yönlendirmek yerine, şifayı kendi mutfağınızda, en doğal haliyle bulmanızı amaçlıyor.Genişletilmiş ve güncellenmiş bu ikinci ciltte; yeni eklenen önemli tıbbi bitkiler ve fermantasyon süreçleriyle (sirkeler) zenginleştirilen bölümler, sağlıklı alışkanlıklara giden yolu çok daha detaylı bir şekilde aydınlatıyor. Kitabın sayfalarını çevirmeye başladığınızda; bitkilerin A’dan Z’ye doğru kullanım şekillerinden kritik dozaj ayarlarına, farklı hastalıklar için özel olarak formüle edilmiş çay, macun ve merhem tariflerinden evde hazırlayabileceğiniz doğal kozmetiklere kadar uzanan geniş bir hazineyle karşılaşacaksınız. Doğru bitkiyi tanımak, onu en etkin yöntemle kullanmak ve sağlığınızı doğal yollarla korumak için Doğadaki Sağlık, şifa yolculuğunuzda en güvenilir kılavuzunuza dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136743</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a11928b-fdfa-42b7-b45e-25838fb4bae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Sürebilir mi? ;Zamana Karşı Romantik Aşkın Kaderi</image:title>
            <image:caption>Aşk Gerçekten Biter mi Yoksa Biz mi Ondan Vazgeçeriz? Romantik aşkın zamana yenik düştüğüne neredeyse hepimiz inanırız. İlk günlerin heyecanı, arzu ve tutku sanki kaçınılmaz biçimde solup gider; yerini güvenli ama renksiz bir birlikteliğe bırakır. Peki ya sorun aşkın kendisinde değilse? Stephen A. Mitchell, çağdaş psikanalizin en güçlü isimlerinden biri olarak, bu yaygın kabule itiraz ediyor ve çarpıcı bir soruyla karşımıza çıkıyor: Aşk gerçekten sürmez mi yoksa onu sürdürülemez hale biz mi getiriyoruz?  Romantik Aşkın Kaderini Yeniden Düşünmek Aşk Sürebilir mi?: Zamana Karşı Romantik Aşkın Kaderi, aşkın neden zamanla zorlaştığını, “düzeltilmesi gereken bir sorun” gibi ele alındığını ve çoğu ilişkide tutkunun nasıl bastırıldığını psikanalitik bir bakışla inceliyor. Mitchell’a göre romantik aşkın en büyük düşmanı zaman değil; aşırı güvenlik, aşırı kontrol ve riskten kaçma isteğimiz. Kitap, uzun süreli ilişkilerde sıkça karşılaştığımız şu çelişkilere odaklanıyor: •	Güvenlik ile tutku neden aynı anda var olmakta zorlanıyor? •	“Sorunsuz ilişki” ideali aşkı neden canlı tutmuyor, aksine köreltiyor? •	Yakınlık arttıkça arzu neden azalıyor? •	İlişkilerde huzur arayışı neden çoğu zaman cansızlığa dönüşüyor?  Aşkı Kurtarmaya Çalışmayan Bir Kitap Bu kitap bir “ilişki kurtarma rehberi” değil. Kolay çözümler, maddeler halinde öneriler ya da mutlu son vaatleri sunmuyor. Bunun yerine okura şunu teklif ediyor: Aşkı idealize etmekten vazgeçmek. Mitchell, romantik aşkın ancak belirsizlik, risk ve karşılaşma ihtimaliyle var olabileceğini savunuyor. Aşkı tamamen güvenli hale getirmeye çalıştığımızda, onu yavaş yavaş etkisizleştirdiğimizi gösteriyor. Bu yönüyle Aşk Sürebilir mi? rahatlatıcı değil ama dürüst, sarsıcı ve ufuk açıcı bir kitap.  Risk Almadan Sevemeyeceğinizi Hatırlatan Bir Klasik Bu kitap aşkın sürüp sürmeyeceğine karar vermiyor; bunun yerine şu soruları soruyor: •	Aşkın sürmesi ne pahasına olmalı? •	Tutkuyu kaybetmeden güvenli bir ilişki mümkün mü? •	Yakınlık her zaman iyi midir? •	Aşkta risk almaktan neden bu kadar korkuyoruz? Ve belki de en önemlisi: Aşkı kaybetmekten mi yoksa onun bizi dönüştürmesinden mi korkuyoruz?  “Bu kitabı okuyanlar, aşkı artık daha bilgece yaşayacak.” —Andrew Solomon, Depresyon Atlası’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136744</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/166049dd-b35f-4ac5-9d8d-90d496d32bf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü: Masud Khan&apos;ın Not Defterleri 1967-1972</image:title>
            <image:caption>Psikanalizin Karanlık Yüzüyle Yüzleşme Zamanı Psikanaliz, insan zihninin en derin, en kırılgan katmanlarına inmeyi vadeder. Peki ya psikanalistin kendisi? Onun bastırdıkları, kör noktaları, arzuları ve iktidar alanı ne olur? Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü: Masud Khan’ın Not Defterleri 1967-1972, bu soruyu doğrudan, filtresiz ve rahatsız edici bir dürüstlükle soruyor.  Bu kitap, İngiliz psikanaliz geleneğinin en parlak ve en tartışmalı isimlerinden Masud Khan’ın 1967–1972 yılları arasında tuttuğu çalışma defterlerinden oluşuyor ancak okur bu metinlerde yalnızca klinik notlar ya da mesleki gözlemler bulmuyor. Burada karşılaştığımız şey: •	gücün baş döndürücülüğü, •	etik sınırların bulanıklaşması, •	analist koltuğunun sağladığı otorite, •	bastırılmış arzular ve giderek derinleşen bir çöküş. Bu günlükler, bir psikanalistin başkalarını analiz ederken kendisini nasıl gözden kaçırabildiğinin çarpıcı bir belgesi.  Winnicott’un Çevresinden Düşüşe: Masud Khan Masud Khan, bir dönem D. W. Winnicott’un en yakın çevresinde yer almış, psikanalitik düşünceye önemli katkılar sunmuş bir isimdi ancak aynı zamanda etik ihlaller, kişisel istikrarsızlıklar ve mesleki düşüşle anıldı. Bu kitap, Khan’ı aklamaya ya da mahkum etmeye çalışmıyor. Onun yerine, çok daha zor bir şey yapıyor: Onu olduğu gibi gösteriyor. Ve bu dürüstlük okuru yalnızca Khan’la değil, psikanalizin kendisiyle de yüzleşmeye zorluyor.  Bir Mesleğin Kör Noktaları Bu günlükler, psikanalizi idealize eden anlatılara ciddi bir itiraz niteliği taşıyor. Çünkü burada psikanaliz: •	güvenli bir teori değil, •	steril bir klinik pratik değil, •	ahlaki olarak dokunulmaz bir alan hiç değil. Aksine bu metinler psikanalizi iktidar ilişkileri, kişisel zaaflar ve etik körlüklerle örülü insani bir alan olarak açığa çıkarıyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir bireyin düşüşü değil; bir mesleğin sorgulanması anlamına geliyor.  Yer yer huzursuz edici, yer yer öfkelendirici, zaman zaman da utandırıcı olan Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü, bir savunma ya da itiraf metni değil: Psikanalizin aynaya bakmaya cesaret ettiği nadir anlardan biri. Ve o aynada görünen şey, kolay unutulacak türden değil.  “Jacques Lacan, psikanalistin ‘edebiyat insanı’ olması gerektiğini dile getirmişti. Masud Khan, kendi döneminin en edebi analistlerinden biriydi. Psikanaliz tarihine ilgi duyan okurlar için burada gerçek bir hazine var. Editörlerin son derece etkileyici girişinin ardından Düşkün Bir Psikanalistin Günlüğü, Khan’ı en sivri, en saldırgan haliyle; yer yer öngörü ve zekâ parıltılarıyla birlikte ortaya koyuyor. Aynı zamanda, imkansız mesleğimiz hakkında unutmayı tercih edebileceğimiz şeyleri de bize hatırlatıyor.” —Deborah Anna Luepnitz, Schopenhauer&apos;ın Kirpileri’nin yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136745</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c129b350-965a-48b8-afd0-8e12cfdd0dde.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanları Bağlama Sanatı ;Bir Psikiyatriste, Akıl Hastanesine ve Hayatın Acı Bir Şiir Olmasına Dair</image:title>
            <image:caption>İtalyan psikiyatr Paolo Milone, kırk yıla yaklaşan meslek hayatı boyunca akıl hastanesinin kapalı kapıları ardında birikenleri bu kitapta anlatıyor. İnsanları Bağlama Sanatı yalnızca hastaların değil, doktorların da kırıldığı, yorulduğu ve sessizce dönüştüğü bir dünyanın içinden yazılmış sarsıcı bir tanıklık. Bu kitap, “akıl hastalığı”nı açıklamaya çalışan bir metin değil. Aksine, akıl hastanesini —tüm çelişkileri, etik ikilemleri ve insani ağırlığıyla— olduğu gibi gösteren edebi bir anlatı. Milone, psikiyatride uygulanan “bağlama” pratiğini yalnızca fiziksel bir müdahale olarak değil; güç, korku, sorumluluk ve vicdanla örülü karmaşık bir ilişki biçimi olarak ele alıyor. Kimi zaman bir hastayı yatağa bağlamak gerekir; kimi zaman da insanı hayata bağlayan tek şey, onunla aynı odada kalabilmektir.  Akıl Hastanesinde Herkes Kırılgandır Kısa ama yoğun bölümlerden oluşan bu kitapta, bir psikiyatri servisinin gündelik hayatı; hastalar, hemşireler, doktorlar ve anlatıcının kendisi aracılığıyla görünür hale geliyor. Her hikaye, delilikle normallik arasındaki sınırların ne kadar geçirgen olduğunu hatırlatıyor. Milone’un anlatısında kimse “uzaktan” izlenmiyor: Okur o servisin içine, o kararların tam ortasına çekiliyor. İnsanları Bağlama Sanatı, tıbbi bir raporun soğukluğundan uzak; şiire yaklaşan bir dille yazılmış. Yer yer sert, yer yer şefkatli ama her zaman dürüst. Yazar, psikiyatrinin gücünü yüceltmiyor; tam tersine, sınırlarını gösteriyor. İyileştirmenin mümkün olmadığı anlarda bile insan kalabilmenin ne demek olduğunu soruyor.  Delilik ile Normallik Arasında İnce Bir Çizgi Bu kitap aynı zamanda, çağımızda “normal” sayılan hayatın ne kadar kırılgan olduğunu da fısıldıyor. Akıl hastanesinde yaşananların dışarıdaki hayattan bütünüyle ayrı olmadığını; korkunun, yalnızlığın, utancın ve çaresizliğin hepimize ait olduğunu hatırlatıyor. Okuru yalnızca hastalarla değil, kendi kırılganlığıyla da yüzleştiriyor. Paolo Milone’un kaleminden çıkan bu güçlü metin, psikiyatriye ilgi duyanların yanı sıra; edebi kurgudışı, anı ve deneme türünü seven herkes için çarpıcı bir okuma deneyimi sunuyor. Oliver Sacks’ın insani yaklaşımını, Annie Ernaux’nun çıplak dürüstlüğünü ve şiirsel bir anlatı dilini seven okurlar için kaçırılmayacak bir kitap. İnsanları Bağlama Sanatı, cevaplar vermekten çok doğru sorular soran, okurun zihninde uzun süre kalacak bir kitap. Çünkü bazı hayatlar iyileşmez ama anlatılmayı hak eder.  “Cesur ve derin; bu kitap kalbinizi kıracak ama aynı zamanda onu yeniden ayağa kaldıracak.” —Il Fatto Quotidiano</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136746</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54dbffa6-cd7d-4556-9220-dc26c89c9d73.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana</image:title>
            <image:caption>Bu Bir Teselli Kitabı Değil Sana, okuru rahatlatmak için yazılmadı. İyi hissettirmek, motive etmek ya da “doğru yolu göstermek” gibi bir derdi yok. Bu kitap, Zen’i bir kaçış alanı hâline getiren bütün yorumlara karşı yazılmış bir itiraz metni. Kōdō Sawaki, okuru teselli etmek yerine onu doğrudan muhatap alıyor ve şunu soruyor: “Hayatını gerçekten sen mi yaşıyorsun yoksa sadece anlatısını mı?” Zen’i Süslerinden Soyan Bir Ses 20. yüzyıl Zen düşüncesinin en aykırı figürlerinden Kōdō Sawaki, Zen’i ritüellerden, unvanlardan ve “aydınlanma” romantizminden arındıran bir öğretmen olarak biliniyor. Onun meşhur cümlesi bu kitabın da omurgasını oluşturuyor: “Zazen hiçbir şeye yaramaz.” Sawaki’ye göre zazen bir araç değil, bir amaç; hayat da öyle. Bu yüzden Sana kazanım vadetmiyor, ilerleme anlatmıyor, hedef koymuyor. Okuru “daha iyi biri” olmaya çağırmıyor. Bunun yerine çok daha zor bir şey yapıyor: Okuru kendi hayatıyla baş başa bırakıyor. “Sen” Diye Konuşan Bir Kitap Sana Sawaki’nin vaazlarından, konuşmalarından ve notlarından derlenmiş kısa ama yoğun metinlerden oluşuyor. Kitap boyunca yazar, okura doğrudan “sen” diye hitap ediyor. Bu dil, samimi olduğu kadar rahatsız edici çünkü kaçacak yer bırakmıyor.  Burada kavramlar, teoriler, uzun açıklamalar yok ama sorumluluk var. Ve o sorumluluk başkasına devredilemez.  Kişisel Gelişimin Karşısında Dimdik Duran Bir Metin Sana, bugünün “Kendini gerçekleştir”, “Potansiyelini açığa çıkar”, “Daha iyi versiyonun ol” söylemlerine mesafelidir. Sawaki’ye göre iyi niyet yetmiyor, doğru düşünmek kurtarmıyor ve anlamak, yaşamaktan daha değerli değil. Bu kitap, okuru sürekli şuna geri çağırıyor: “Şu an ne yapıyorsun?” Maneviyatın pazarlandığı, farkındalığın bir ürüne dönüştüğü, “iyi hissetme”nin ahlaki bir hedef gibi sunulduğu günümüzde hâlâ güncelliğini koruyan bu kitap, bu çağın tam karşısında duruyor. Daha mutlu olmayı değil, daha dürüst olmayı öneriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136747</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5026a5fa-316d-4987-8222-340856ae89ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Parayı Kendine Nasıl Çekersin?</image:title>
            <image:caption>ZENGİN OLMAK İÇİN DOĞDUNUZ!Dr. Joseph Murphy’ye göre her insan bu dünyaya zihinsel, ruhsal ve maddi olarak büyümek, gelişmek ve potansiyelini gerçekleştirmek için gelir. Bolluk içinde bir yaşam sürmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm paraya sahip olmayı hak ediyorsunuz. Zengin olma arzunuz daha doygun, daha huzurlu ve daha mükemmel bir yaşam arzusudur.         Bu kozmik bir dürtüdür ve iyidir, hatta çok olumludur.Sonsuzluğun zenginliklerinin tadına varabilecekken, neden sadece geçinecek kadarla yetinmelisiniz ki? İşte bu kitapla parayla dost olmayı öğrenecek ve her zaman fazlasına sahip olacaksınız.Parayı Kendine Nasıl Çekersin? kitabında Murphy, para hakkındaki düşüncelerimizin ve inançlarımızın finansal durumumuz üzerinde derin bir etkisi olabileceğini ve zihniyetimizi değiştirerek daha fazla zenginlik ve refah çekebileceğimizi savunuyor. Bilinçaltı zihnin gücü, görselleştirme teknikleri ve onaylamaların önemi gibi konularla birlikte pratik ipuçları ve alıştırmalar içeriğiyle Parayı Kendine Nasıl Çekersin? kitabının temel mesajlarından biri, bolluğun bir zihin durumu olduğudur. Para hakkındaki olumlu düşünce ve inançlara odaklanarak hayatımıza daha fazla zenginlik ve refah çekebilirsiniz. Murphy ayrıca paranın bize gelmesini beklemek yerine, harekete geçmenin ve finansal hedeflerimiz doğrultusunda                     çalışmanın önemini vurgulamaktadır.Finansal durumlarını iyileştirmek ve hayatlarına daha fazla zenginlik        ve bolluk çekmek isteyen herkes için yararlı bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136748</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f0a71b-fd93-4321-958d-5322ea410205.jpg</image:loc>
            <image:title>Orlando</image:title>
            <image:caption>Orlando’da sınıfsal, kültürel ya da cinsel kimliklerin hiçbirinin sabit ve değişmez olmadığını, aksine insanı insan yapan tüm kimliklerin dönüşüm içinde olduğunu tartışır Virginia Woolf. Biri diğerinden kesin sınırlarla ayrılan geçirimsiz dünyalar hiçbir zaman söz konusu değildir: İnsanın dünyadaki yaşam serüveni; geçişleri, karşılıklı alışverişleri, müphem ve tekinsiz varoluş sahalarıyla esasta bir etkileşimler toplamıdır. Bir “erkek” olarak başladığı yaşamına bir “kadın” olarak devam eden, fakat “erkek oluşu” büsbütün tasfiye etmeyen, bilakis kadın ve erkek dünyalarını kendi ruhunda ve bedeninde kaynaştıran Orlando aynı zamanda “tarihsel” bir kişiliktir de. Metinde dört yüzyıla yayılmış bir yaşamın bilançosu çıkarılır. Woolf, Orlando karakteri özelinde modern dünyanın insan tasarımının altını üstüne getirir: Özellikle kuşak saplantısıyla malul, mülkiyetin yanı sıra, siyasi ve hukuki imtiyazlarla da donanmış, incelmiş zevklerini dünyanın başına kakan burjuva aile formu ve birey imgesi keskin bir ironiyle, üstelik dışarıdan değil, içeriden ve yerinde gözlemlerle deşifre edilir. Gerçeklik ve fantezinin içi içe geçtiği Orlando çağdaş edebiyatın emsalsiz metinlerinden biri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136749</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d9a944e-eb88-49a6-b317-2779178aa432.jpg</image:loc>
            <image:title>Orlando Ciltli</image:title>
            <image:caption>Orlando’da sınıfsal, kültürel ya da cinsel kimliklerin hiçbirinin sabit ve değişmez olmadığını, aksine insanı insan yapan tüm kimliklerin dönüşüm içinde olduğunu tartışır Virginia Woolf. Biri diğerinden kesin sınırlarla ayrılan geçirimsiz dünyalar hiçbir zaman söz konusu değildir: İnsanın dünyadaki yaşam serüveni; geçişleri, karşılıklı alışverişleri, müphem ve tekinsiz varoluş sahalarıyla esasta bir etkileşimler toplamıdır. Bir “erkek” olarak başladığı yaşamına bir “kadın” olarak devam eden, fakat “erkek oluşu” büsbütün tasfiye etmeyen, bilakis kadın ve erkek dünyalarını kendi ruhunda ve bedeninde kaynaştıran Orlando aynı zamanda “tarihsel” bir kişiliktir de. Metinde dört yüzyıla yayılmış bir yaşamın bilançosu çıkarılır. Woolf, Orlando karakteri özelinde modern dünyanın insan tasarımının altını üstüne getirir: Özellikle kuşak saplantısıyla malul, mülkiyetin yanı sıra, siyasi ve hukuki imtiyazlarla da donanmış, incelmiş zevklerini dünyanın başına kakan burjuva aile formu ve birey imgesi keskin bir ironiyle, üstelik dışarıdan değil, içeriden ve yerinde gözlemlerle deşifre edilir. Gerçeklik ve fantezinin içi içe geçtiği Orlando çağdaş edebiyatın emsalsiz metinlerinden biri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136750</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b7fad13-af4d-4919-99f8-5a39bf46e19d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe Çamur</image:title>
            <image:caption>Dünya giderek felakete sürüklenmektedir. Şehirlerde rüzgârlar mide bulandırıcı kokular taşımaya başlamış, nehirlerin kabaran suları renkleri kızıla çalan tuhaf yosunlarla dolmuştur. Gıda sıkıntısına çare olma iddiasındaki bir fabrika, herkesi doyuracağı söylenen pembe bir çamura benzeyen, içeriği belirsiz bir gıdanın üretimine başlar. Esrarengiz bir salgın sonucu harabeye dönmüş şehirlerden birinde bir kadın geçimsiz annesine, bir türlü uzak duramadığı eski kocasına ve bakıcılık yaptığı doymaktan aciz bir çocuğa yani hayatında kalan son insanlara çaresizce tutunmaya çalışmaktadır. Fernanda Trías, Uruguay ve Meksika’da kazandığı pek çok ödülün ardından on yedi dile çevrilen ve dünya çapında başarı kazanan Pembe Çamur’la kıyamet yaklaşırken hafızasına, azmine ve yüreğindeki merhamete sarılanların hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136751</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33e9c1c7-5bf2-4114-a2f9-ca0bf38d0dcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>Bihruz Bey yarım yamalak eğitim görmüş, şımarık, hayalperest ve mirasyedi bir vezir çocuğudur. Çalıştığı daireye arada bir uğrayan bu Tanzimat gencinin şık giyinmek, lüks arabasıyla mesirelerde boy göstermek, Beyoğlu’ndaki mağazalardan pahalı siparişler vermek ve konuşurken Fransızca sözcükler kullanmak gibi özenti zevkleri vardır. Bir gün piyasa etmek için Çamlıca Bahçesi’ne giden Bihruz Bey lüks bir landoda çok güzel bir kadın görür ve hemen âşık olur. Adının Periveş olduğunu öğrendiği ve yüksek sınıftan sandığı bu kadınla iletişim kurmaya çalışır ancak sonuç alamaz. Zamanla yemeden içmeden kesilir ve kafasında hayali sevgilisiyle yaşadığı bir dünya kurar. Yalancılığıyla meşhur arkadaşı Keşfi Bey’den sevgilisinin öldüğünü öğrenince bu ölüme kendi aşkının ve sevgilisine gönderdiği mektupta yanlış seçilen bir şiirin sebep olduğuna inanır. Kendini affettirmek için bu sefer de Periveş’in mezarını aramaya başlar. Recaizade Mahmut Ekrem, Araba Sevdası’nda yarattığı Bihruz tipiyle bir yandan özenti alafrangalık eleştirisi yaparken öte yandan dönemin edebiyat dünyasında yaygın olan romantik akımla da alay etmekten geri durmaz. “Bütün roman bir şakaya benzer. Hatta ölüm bile bir şakadır ve yalandır. Aşk bir şakadır yahut yanlışlıklar komedisidir. Fakat gizli zembereklere gelince iş değişir. Terbiye ve değerler yokluğunda Recaizade en sarih dille konuşur.” Ahmet Hamdi Tanpınar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136752</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01ef7918-6fb7-4d94-89ac-f035ccb06c91.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebeğin Kişilerarası Dünyası</image:title>
            <image:caption>İnsan gelişimi, yalnızca biyolojik bir süreç değil, her anı yoğun ilişkisel örüntülerle şekillenen bir varoluş biçimidir. Daniel Stern’ün klasikleşmiş eseri Bebeğin Kişilerarası Dünyası, modern psikoloji ve psikanalizin bu örüntüleri anlamaya dönük en etkili sentezlerinden birini sunar. Stern, gelişimin aşamalar halinde ilerlediği geleneksel modellere karşı çıkarak, kendiliğin katmanlar halinde biriken deneyimlerle kurulduğunu savunur. Beliren kendilik, çekirdek kendilik, öznelerarasılık ve anlatısal kendilik gibi kavramlarla bebeklik dönemindeki zihinsel yaşamın zenginliğini görünür kılar. Mikro-analitik bebek gözlemlerini, nörobiyolojik bulguları ve klinik deneyimi yan yana getirerek, erken ilişkilerin nasıl içsel temsillere dönüştüğünü şaşırtıcı bir berraklıkla gösterir. Yeni baskıya eklenen kapsamlı Giriş bölümü, ayna nöronlardan öznelerarasılığın erken biçimlerine kadar güncel araştırmaları değerlendirir. Bebeğin Kişilerarası Dünyası terapistler, araştırmacılar, ebeveynler ve insan doğasına merak duyan herkes için önemli bir kaynak olmayı sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136753</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8489e5e-055e-404d-8cb6-14a8d61e1dcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Parkı’nda Acil Durum - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Ejderha Parkı’nda yaşayan ejderha Altınkuyruk hastalandı! Max ve Keskindiş, hasta ejderhayı iyileştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ancak çok dikkatli olmaları gerekiyor çünkü kimse ejderhaların varlığını bilmemeli... Cesaret ve dostlukla dolu eğlenceli bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136754</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a79f98-a550-42a9-9049-fe9e67a43e8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Okulunda Bir Panda - İlk Okuma Kitabım</image:title>
            <image:caption>Panda Pofu ile arkadaşı Lilo, her gün teneffüs zili çalar çalmaz en sevdikleri ağaca tırmanıp oyun oynarlar. Ancak o gün leopar Mino ağaca çıkmalarına izin vermez. İki arkadaş çok geçmeden Mino’nun yardım istediğini duyar.  Dostluk, cesaret ve farklılıklara rağmen birbirine destek olmayı anlatan bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136755</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2ea425-d2a8-4c92-8228-26d644a59691.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen ile Balina - Yıldız Taşı Macerası</image:title>
            <image:caption>Penguen bir gece ışıl ışıl parlayan bir yıldız taşı görür! Ne var ki taş bir anda buzları delip okyanusun derinliklerinde kaybolur! Penguen, taşı bulmak için balina ile çıktıkları yolculukta, kendini okyanusun en karanlık, en gizemli derinliklerine doğru uzanan bir maceranın içinde bulur. Kitabın sonunda yıldızlar, gezegenler ve deniz canlılarıyla ilgili ilginç bilgiler bulabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136756</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f9ff044-cbad-4700-a569-a31d76124fd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutup Yıldızı</image:title>
            <image:caption>Kiko, Dünya’nın en kuzeyinde, çok soğuk bir yerde, karların tam ortasındaydı. Aklında pek çok soru vardı. Kardan ve buzdan başka bir şey olmayan bu yerde koca dünyayı nasıl keşfedecekti? Kutup Yıldızı’ndan yardım istemeye karar verdi Kiko. Dostu Moçi’yle birlikte düştüler yollara, Kutup Yıldızı’nı aramaya. Derken, umulmadık bir sürpriz çıktı karşılarına. Bazen aradığımız şey aslında çok yakınımızdadır. Onu fark etmemiz için küçük bir ışık yeter…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136757</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31c9b2b8-ed93-49bd-a8ef-ecb88c5ddca0.jpg</image:loc>
            <image:title>Elmamın Rengi: Kırmızı</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ni gezdikten sonra eve döner ve müzede öğrendiklerini kedisi Fırça’ya anlatır. Bu kitapla kırmızı rengin dünyasında bir yolculuk yapmaya hazır olun. Bu yolculuk sırasında size Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki tablolar eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136758</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56b2b95b-224c-4700-8805-62f5493f7de5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayığımın Rengi: Mavi</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız, annesi, babası, kedisi Fırça, anneannesi ve onun muhabbet kuşu Derya mavi yolculuktalar... Akdeniz’in masmavi sularında ilerlerken akıllarına mavi rengin engin dünyasına bir yolculuk yapmak geliyor. Onlarla birlikte bu yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Bu sırada size Türkiye İş Bankası’nın Sanat Eserleri Koleksiyonu da eşlik edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136759</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e9916e-35b5-4a50-bb3e-6f47e0a4430a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Ne Oluyor ?</image:title>
            <image:caption>Dünya hızlandı. Başımız dönüyor. Daha kaygılıyız, dikkatimiz dağınık, giderek yalnızlaşıyoruz. İçimizde sessiz sorular: Ne arıyorum? Neden dağılıyorum? Nasıl sürdürürüm? Ve en temel soru: Bana ne oluyor? 

Modern insan; mükemmeliyetçilikle, ertelemeyle, suçlulukla, yetersizlik duygusuyla, anlam arayışıyla baş etmeye çalışıyor. Ama bizler asıl konuşmamız gerekeni çoğu zaman konuşmuyoruz. 

Psikiyatr Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar, Yenal Bilgici’nin sorularını yanıtlıyor; haz ile tatmin arasındaki farkı, mükemmeliyetçiliğin üretkenliği nasıl felç ettiğini, takıntılarımızı, kaçınmalarımızı, kendini yıkan ve kendini yapan insanı, “içimizdeki” daha birçok önemli meseleyi anlatıyor.

Neden bu kadar kaygılıyım?

Mutluluk tek başına yaşanabilen bir hâl midir, yoksa ancak başkalarıyla mümkün olan bir deneyim mi?

Neden içimde bir boşluk var?

Anlam bulunur mu, kurulur mu?

Haz duymak ya da anda kalmak neden bazen yetmiyor?

Niçin her şey yolundayken bile bir şey eksik gibi geliyor?

Beni en çok zorlayan duygular aslında hangi değerlerime işaret ediyor? 

Bu kitap sizlere bir davet sunuyor: Kendi ideallerini keşfetmeye, duyguların arkasındaki değeri görmeye, hedefleri anlam sanmaktan vazgeçmeye ve iyi bir hayatı ertelemeden yaşamaya yönelik bir davet…

Çünkü bazen en doğru soru en basit olandır: Bana ne oluyor? 

Ve bazen o soru, bir yerlerden başlamak, “iyi ve anlamlı bir hayatı kurmanın yollarını bulmak” için elzemdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136760</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20ee53fa-0211-4c61-9bd0-245c6f7f8116.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İşletmeyi Büyütmek</image:title>
            <image:caption>İşinizi büyütmek, yalnızca daha büyük rakamlara ulaşmak değildir; vizyonu, liderliği ve değişime uyum sağlama becerisini gerektiren stratejik bir yolculuktur.
Yeni kurulan bir girişimin esneklik ile yapı arasındaki hassas dengeyi kurma sürecinden, büyük ölçekli şirketlerin farklı hızlarda gelişen bölümlerini uyumlu hâle getirmesine; vizyoner bir kurucunun kontrolü devretme gerekliliğiyle yüzleşmesinden, büyümenin getirdiği kültürel ve finansal dönüşümlere kadar iş dünyasındaki kritik sorular bu kitapta ele alınıyor.
Geniş araştırmalara, güvenilir modellere ve gerçek hayattan güçlü vaka incelemelerine dayanan bu kitap:
• Büyümenin türlerini ve aşamalarını açıklıyor,
• Büyüme sürecinin doğurabileceği sorunları öngörmeyi öğretiyor,
• Büyüme tetikleyicilerini ve olası engelleri analiz ediyor, 
• İnsan yönetimi, organizasyonel kültür ve finansal yapı üzerindeki etkileri net bir çerçeveyle ortaya koyuyor.
Bir İşletmeyi Büyütmek, bu yolculukta karşılaşılabilecek zorluklara ışık tutan, hem ilham veren hem de yol gösteren bir rehber niteliği taşımaktadır. Kendi işletmesinin potansiyelini keşfetmek, sürdürülebilir büyüme stratejileri geliştirmek ve değişimi güvenle yönetmek isteyen tüm girişimci ve yöneticiler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136761</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/872ec019-9add-43eb-898f-db1fceaa6139.jpg</image:loc>
            <image:title>B1 - Betimlemeli Fransızca Dilbilgisi Alıştırmaları (Üçüncü Kitap)</image:title>
            <image:caption>Değerli okur,  Elinizdeki kitap uzun bir deneyimin ürünüdür. Hem kuramsal hem de uygulayımsal temellere dayanmaktadır. Kitabın öğrenici (Fr. apprenant) kitlesi, düzeyi, yaklaşımı, ders akışı ve temel ilkeleri konusunda genel bilgiler aşağıda sunulmaktadır.  Kimler yararlanabilir?  Kitabın hedef kitlesini, A1 ve A2 düzeylerini tamamlamış öğrenenler oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra, yardımcı bir gereç olarak kitabın üniversitelerin Fransızca bölümlerinde, hazırlık okullarında, liselerde, dil kurslarında vb. Fransızca öğrenmekte ve öğretmekte olan herkese yararlı olacağı düşünülmektedir.  Hangi düzey hedeflenmiştir?  Kitapta, Avrupa Konseyi Diller İçin Ortak Başvuru Metni (Cadre européen commun de référence pour les langues, CECRL)’nde betimlenen B1 düzeyinin gerektirdiği dilsel becerilerle ilişkili dilbilgisi yapıları ele alınmıştır. 25 başlık altında toplanan bu konular, alanda kullanılmakta olan Fransızca öğretim kitaplarının genellikle 3’üncülerinde yer alan konulardır.  Nasıl bir yaklaşım benimsenmiştir?  Bu kitapta hedef kitlenin kendi kendine çalışmak durumundaki kişiler olduğu düşüncesiyle, belirtik (Fr. explicite) dilbilgisi öğretimi yaklaşımı benimsenmiştir. Dolayısıyla hedef yapılar biçim, anlam ve kullanım bakımından açıklanmakta, ardından alıştırmalarla pekiştirilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136762</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bc4d27-da18-4cd8-b71f-eb83ac23d5f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Odaklı Fransızcada İlgeçler</image:title>
            <image:caption>Fransızcanın &quot;Küçük&quot; Kelimeleriyle Büyük Farklar Yaratın! Fransızca öğrenenlerin ve çevirmenlerin en çok zorlandığı, çoğu zaman sözlüklerin bile yetersiz kaldığı o kilit nokta: İlgeçler. “Penser à” mı yoksa “Penser de” mi? “En” nerede biter, “Dans” nerede başlar? Yanlış kullanılan tek bir ilgeç, çeviride anlam kaymasına, hatta iletişim kazalarına yol açabilir. Çeviri Odaklı Fransızcada İlgeçler, bu karmaşık dil bilgisi yapılarını sadece teorik olarak değil, pratik çeviri stratejileriyle ele alıyor. Bu kitap, ilgeçleri ezberlenecek bir liste olarak değil, cümlenin mantığını kuran yapı taşları olarak sunmaktadır. Fransızca ve Türkçe arasındaki yapısal farklılıkları merkeze alarak hazırlanan bu eser; çeviribilim öğrencileri, profesyonel çevirmenler ve Fransızcasını ileri seviyeye taşımak isteyenler için vazgeçilmez bir başucu kaynağıdır. Bu kitapla şunları keşfedeceksiniz: •    İlgeçlerin bağlama göre değişen anlam dünyası, •    Fransızca-Türkçe karşılaştırmalı analizler, •    Deyimsel ifadelerde ilgeçlerin gizli gücü. Akıcı, doğru ve nüanslı bir Fransızca çevirisi için eksik parçayı tamamlayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136763</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2555db61-b554-4495-973e-8b5ff0216e7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransızca A1-A2 Kelimeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ve uygulamayla ne kazanırsın? Fransızca öğrenmek isteyen herkes için hazırlanan bu kitap ve mobil uygulama, kelime hazinenizi geliştirmek ve dil becerilerinizi güçlendirmek amacıyla hazırlandı. Yabancı dil öğretiminde kelime bilgisi büyük önem taşır. Yeni bir dili öğrenmek için öncelikle o dilin temel düzeydeki kelimelerini öğrenmek gerekir. Kelime hazinesi geliştikçe dil bilgisi ve dil becerileri de gelişir. Kitabın arka kapağındaki aktivasyon kodunu kullanarak ücretsiz mobil uygulamaya erişebilirsin. Her gün sadece 5 dakikanı ayırarak dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerini geliştirebilir, kelimeleri öğrenerek bilgini kalıcı hâle getirebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136764</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d6c68a1-6e34-4e7c-9837-225f5a82da4f.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Dil Bilgisi (72 Video Derste)</image:title>
            <image:caption>İngilizce Dil Bilgisi kitabımız, A1 seviyesinden C1 seviyesine kadar 72 ders ve bu derslere eşlik eden 72 açıklayıcı videodan oluşmaktadır. Her bir dersin, daha iyi anlaşılabilmesi için detaylı anlatımlar, videolu açıklamalar ve konu tarama alıştırmalarıyla desteklenmiştir.  Kitabımız; *    Üniversitelerin hazırlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, *    ÖSYM tarafından yapılan YDS ve YÖKDİL sınavlarına hazırlanan adaylar, *    TOEFL, IELTS ve ITP TOEFL gibi uluslararası sınavlara hazırlanan adaylar için önemli bir kaynak niteliğindedir. İngilizce Dil Bilgisi kitabımız, İngilizce öğrenen herkesin başucunda bulundurması gereken yararlı bir kaynaktır. Türkçe açıklamalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136765</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f5701d9-073f-42bb-92b0-399d600502e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Japonca N5-N4 Kelimeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ve uygulamayla ne kazanırsın? Japonca öğrenmek isteyen herkes için hazırlanan bu kitap ve mobil uygulama, kelime hazinenizi geliştirmek ve dil becerilerinizi güçlendirmek amacıyla hazırlandı. Yabancı dil öğretiminde kelime bilgisi büyük önem taşır. Yeni bir dili öğrenmek için öncelikle o dilin temel düzeydeki kelimelerini öğrenmek gerekir. Kelime hazinesi geliştikçe dil bilgisi ve dil becerileri de gelişir. Kitabın arka kapağındaki aktivasyon kodunu kullanarak ücretsiz mobil uygulamaya erişebilirsin. Her gün sadece 5 dakikanı ayırarak dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerini geliştirebilir, kelimeleri öğrenerek bilgini kalıcı hâle getirebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136766</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8527ce5-3e6a-4d78-a5c8-575916426340.jpg</image:loc>
            <image:title>Korece A1-A2 Kelimeleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitap ve uygulamayla ne kazanırsın? Korece öğrenmek isteyen herkes için hazırlanan bu kitap ve mobil uygulama, kelime hazinenizi geliştirmek ve dil becerilerinizi güçlendirmek amacıyla hazırlandı. Yabancı dil öğretiminde kelime bilgisi büyük önem taşır. Yeni bir dili öğrenmek için öncelikle o dilin temel düzeydeki kelimelerini öğrenmek gerekir. Kelime hazinesi geliştikçe dil bilgisi ve dil becerileri de gelişir. Kitabın arka kapağındaki aktivasyon kodunu kullanarak ücretsiz mobil uygulamaya erişebilirsin. Her gün sadece 5 dakikanı ayırarak dinleme, okuma, yazma ve konuşma becerilerini geliştirebilir, kelimeleri öğrenerek bilgini kalıcı hâle getirebilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136767</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a03f70cf-663d-4bd5-bc2e-bf267bf19655.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre</image:title>
            <image:caption>Jane Eyre, an Autobiography by Charlotte Brontë is a novel published in 1847. 
It follows the life of Jane Eyre from her oppressed childhood through her education and into adulthood, where she becomes governess at Thornfield Hall and falls in love with the mysterious Mr. Rochester.
 Told through intimate first-person narrative, this groundbreaking bildungsroman explores moral and spiritual development while addressing class, religion, sexuality, and feminism. The story unfolds across five distinct stages, each shaping Jane’s journey toward independence and belonging.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136768</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13a1bdfe-02bf-4d8c-818f-7f967ef33d64.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahde Vefa</image:title>
            <image:caption>Ahde Vefa Anılar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136769</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6daf1117-4761-44b8-a932-b61818156f22.jpg</image:loc>
            <image:title>How We Think</image:title>
            <image:caption>How We Think by John Dewey is an educational treatise written in the early 20th century. 
The work explores the importance of developing reflective thinking and outlines methods for effectively training thought processes in educational contexts. 
With an emphasis on the relationship between scientific inquiry and education, Dewey argues that fostering a scientific attitude in students is essential for promoting individual happiness and reducing social waste.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136770</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b9a56f6-4766-4ec6-a095-50a5e8df7639.jpg</image:loc>
            <image:title>Patipalas - Buz Üstünde</image:title>
            <image:caption>Patipalas Otel’de kış sezonu zorlu geçiyor. Otelin yalnızca birmisafiri var: Şampiyon buz patencisi Furya LaPati. Bu özelmisafirin otelden mutlu ayrılması çok önemli, çünkü dahafazla misafir gelmezse otel kapanabilir. Furya’nın katılacağıBÜYÜK yarışma için kendisine göz alıcı bir hareket bulmasıgerekiyor ama bölgedeki buz pateni pisti tadilatta! Acaba Tofi,Furya’ya yardım etmenin bir yolunu bulabilecek ve Patipalas’ıkapanmaktan kurtarabilecek mi? Patipalas’ta yine şahavnebir macera sizi bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136771</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0eb5285f-69dc-4d66-8bc8-cec70084fc43.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Can Olmak;Beyaz Yakanın Uyanışı</image:title>
            <image:caption>“Düzenim bozulur, hayatım altüst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını?”  -Şems-i TebrîzîBazen çözümsüzlük ve tükenmişlik hissinin pesini bırakmadığını, hayatında aynı döngülerin tekrar ettiğini fark edebiliyor musun? Peki bir gün, birinin seni bu döngülerden çekip çıkarmasını mı bekliyorsun? Mükemmeliyetçilik, onay ihtiyacı, sınır koyamama, is-yasam dengesizliği ve içsel sıkıntılar gibi beyaz yakaların yakından deneyimlediği pek çok mesele hayatımızı sarmış durumda. İhtiyaç duyduğumuz şey ise dışarıdan gelecek bir çözüm değil, kendimize vereceğimiz candır.Bu kitap, hayatı “doğru bildiği gibi” yasarken yolda kaybolduğunu hissedenler için sahici bir dille yazıldı. Gestalt yaklaşımının farkındalığı ile Sufizm’in kadim bilgeliğini bir araya getirenKendine Can Olmak, hazır reçeteler sunmak yerine okuru doğru sorularla kendi iç sesini duymaya davet ediyor.“Kendine Can Olmak, su kurumsal dünyada sistem bizi neye zorlarsa zorlasın, insan kalmanın önemini, ‘şifanın’ neden ancak ‘içeriden’ gelebilecek bir güç olduğunu ve insanın yaşadığı her şeyin ‘sadece kendisi için’ birer ders olması gerektiğini bize bir kere daha hatırlatıyor…” - Sinan Canan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136772</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dae336af-b552-4be4-9c3c-39736209de06.jpg</image:loc>
            <image:title>Dale Carnegie Toplu Eserleri</image:title>
            <image:caption>Dale Carnegie’nin milyonlara ilham olmuş bu üç klasiği, insanlarla sağlıklı ilişkiler kurmanın, içsel huzuru yakalamanın ve hayatta kalıcı başarı elde etmenin temel taşlarını bir araya getiriyor. İnsanları etkilemenin zorlayarak değil, anlayarak mümkün olduğunu, kaygıdan arınmış bir zihnin gerçek gücünü ve sözün doğru kullanıldığında nasıl kapılar açtığını bu kitaplıkta keşfedeceksiniz. Carnegie’nin zamana meydan okuyan yaklaşımı; iş haya- tından özel yaşama, kalabalıklar önünde konuşmaktan insanlarla bağ kurmaya kadar hayatın her alanına dokunuyor. Değişen dünyaya rağmen geçerliliğini koruyan bu ilkelerle, daha bilinçli, daha sakin ve daha etkili bir yaşamın kapılarını aralayacaksınız. Kendini geliştirmek isteyen herkes için vazgeçilmez olan bu üç eser, daha güçlü ilişkiler, daha sakin bir zihin ve daha etkili bir yaşam için şimdi tek bir ciltte buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136773</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/192611f0-bc11-47ce-b02c-734e2dd2b50d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarım Kalan Ninnim</image:title>
            <image:caption>Ali Yılmaz’ın kaleme aldığı “YARIM KALAN NİNNİM” anne özleminin öyküsü.
 
“Başımı Eğdim.
‘Onun sessizliği’ dedim. ‘Bazen bir pencerenin arkasında, bazen bir hastane yatağında, bazen de bir ninninin yarım kalışında. Annemin bana bıraktığı en derin şey, sustuğu yerde saklı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136774</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/347e0a84-9c5f-4ebf-9675-c2831b03684c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşi Evler</image:title>
            <image:caption>“Tuhaf ve güzel. Bu kitabı yalnızca okumuyorsunuz, deneyimliyorsunuz da.”

Sally Rooney



“Şahane bir yazar.”

Douglas Stuart





Ballina kasabası yılın en hareketli hafta sonuna hazırlanırken kasabanın illegal tayfasından Cillian English ile County Mayo’nun eli maşalı kardeşleri Gabe ve Sketch Ferdia arasında alttan alta sinsi bir husumet büyür. Ve bu husumet, nihayetinde kanlı bir hesaplaşmaya ve riskli bir eyleme evrilir.



Kendi kabuğuna çekilmiş Dev, bir cuma gecesi kapısını açtığında karşısında Gabe ve Sketch’e esir düşmüş olan Cillian’ın hırpalanmış, aksi genç kardeşi Doll’u bulur. Tekinsiz kuzenlerinin baskısı, ölmüş annesinden yadigâr köpeğin problemleri ve zihninde dönüp duran seslerin sersemliğiyle sarsılan Dev, Ferdia kardeşlerin o karanlık intikam planının tam ortasına sürüklenir.



Bu sırada on yedi yaşındaki Nicky ise erkek arkadaşı Doll’un başına feci bir şey geldiği hissinden bir türlü kurtulamaz. Kendi geçmişinin hayaletleriyle boğuşan Nicky, bir yandan Ballina’daki geleceğini tartarken diğer yandan Doll’u kurtarmak için hummalı bir maceraya girişir.



İrlanda edebiyatının yükselen yıldızı, ödüllü yazar Colin Barrett’tan en sıradan görünen hayatların altındaki tekinsizliği ve kırılganlığı tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren; şiddetin, sadakatin ve insanın kaçamadığı geçmişinin izini süren, gerilim dolu bir ilk roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136775</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4427adc6-0338-4bf0-9e71-b9f870af04c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Çöküşü / Katilbot Günlükleri 7</image:title>
            <image:caption>“Durumun daha kötüye gidemeyeceğini düşünürken bir de bakıyorsun ki gidiveriyor.”

Herkesin favori ölümcül GüvBirim’i geri döndü.

BarishEstranza, tehlikedeki bir koloniye kurtarma gemileri ve ek GüvBirimler gönderiyor. Eli boş dönmemeye kararlı. Hatta ele geçireceği o “şey” koca bir insan kolonisi olsa bile… Sonuçta bedava işgücü de makul bir teselli ikramiyesi sayılır.

Ancak Katilbot için işler pek de yolunda gitmiyor; normal parametrelerinin dışına çıkmış durumda. GAT ve Preservation ekibi, kolonistleri korumak adına çırpınsa da ağır silahlı “ikna” güçleri karşısında çaresiz. Tek umutları, Katilbot’un kendi içindeki sorunu çözmesi. Hem de bir an önce.

Evet, bu plan… kesinlikle işe yaramayacak!

“Katilbot’a bayılıyorum.” – Ann Leckie

“Daha önce hiçbir kitabın ana karakterine böylesine bağlanmamıştım.” – Patrick Rothfuss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136776</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/85029ca4-4528-4222-99ab-da106a46cd3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeden Susan Şarkılar</image:title>
            <image:caption>Ünlü bir şarkıcı… 

Sırlarla çevrili bir cinayet… 

Ve yıllar sonra, adaleti ararken yeniden buluşan yarım kalmış iki hayat…



Bora Aydın, ülkenin en tanınan ses sanatçılarından biridir. Ancak geçmişinde yaşadığı bir trajedi, onu aşktan korkan, kadınlara karşı mesafeli ve hoyrat bir adama dönüştürmüştür. Ona hayranlıkla yaklaşan genç bir kadınla –Beste’yle– geçirdiği o tek geceden sonra ardında yine kırılmış bir kalp bırakır.

Yıllar sonra kader, ikisini umulmadık koşullarda yeniden karşı karşıya getirir. Bora Aydın, karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Onu savunan avukatlar arasında ise, bir zamanlar kalbini paramparça ettiği Beste de vardır. Cinayetin etrafındaki sır perdesini aralamaya çalışan Beste, her duruşmada yalnızca gerçeğe değil, kendi geçmişine de biraz daha yaklaşır ve unutulduğu düşünülen bir aşkın sessiz şarkısı yeniden çalmaya başlar.

Modern zaman masallarının usta kalemi Ayşegül Çiçekoğlu yeni romanında, pişmanlıkların gölgesinden geçerek yeniden doğmaya cesaret edebilmenin hikâyesini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136777</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/887fb8dc-0658-495f-9e2d-c66ac27f41ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Böcek İzciler Vahşi Doğada! Çizgi Romanla Doğa Keşfi</image:title>
            <image:caption>Kitapların kapağını açmaya üşenen çocuklara okumayı sevdirecek,

“reluctant reader” sorununa ilaç gibi gelecek bir kitap!



Yeni okumaya başlayan çocuklar için büyük resimli, KOLAY OKUNUR bir tasarım. Kısa bölümlerle adım adım ilerleyen, ÇİZGİ ROMAN formatında eğlenceli metinler sunan ve KOMİK karakterlerle DOĞA SEVGİSİ aşılayan bir macera.



Sevimli böceklerden oluşan izci ekibi, çocukları çizgi romanla doğa keşfine davet ediyor! İzciler, yeni izci rozetleri kazanmak için hedeflerine ulaşmaya kararlı. Çıktıkları doğa yürüyüşünde farklı bitki türlerini keşfediyor, böcek gerçeklerini öğreniyor,

yeşil kafalı bir tehlikeyi ekip çalışmasıyla yeniyorlar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136778</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e90021d-eff9-4565-87bf-9b252d816875.jpg</image:loc>
            <image:title>Sudan Çıkmış Balık</image:title>
            <image:caption>Üniversite kazanmak bir son mu, yoksa asıl başlangıç mı?
Bugün binlerce genç, yıllarca süren sınav maratonlarının ardından üniversiteye adım atıyor; ancak mezuniyet yaklaştığında kendini “sudan çıkmış bir balık” gibi hissediyor. Çünkü diploma var, ama yön yok. Bilgi var, ama deneyim eksik. Umut var, ama belirsizlik büyük.
Sudan Çıkmış Balık, üniversiteyi sadece derslerden ve notlardan ibaret görmeyen; onu bir kendini keşfetme, deneme, yanılma ve güçlenme alanı olarak ele alan bir rehberdir. Bu kitap, gençlere kariyer yolculuklarını tesadüflere bırakmamayı, ebeveynlere ise yönlendirmek yerine eşlik etmeyi hatırlatmaktadır.
Kendini tanımadan yapılan tercihler, geç kalınmış fark edişler, mezuniyet sonrası yaşanan boşluk ve “şimdi ne olacak?” sorusu…Başarı bir yarış değil; bilinçli bir yolculuktur. Üniversiteye hazırlananlar, üniversitede okuyanlar, mezuniyet sonrası yolunu arayanlar ve çocuklarının geleceği ile ilgili kaygı duyan aileler için…
Saygılarımla,
Prof.Dr. Mehmet YAZICI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136779</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2edbf8c5-3d3a-48b2-b546-152be04001ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Sosyalistler</image:title>
            <image:caption>Romantik Sosyalistler, yalnızca aşkla, sevmekle yetinmeyen; dünyayı değiştirmeyi de hayal edenlerin hikâyesidir.
O; kaliteli ve şık giyinmeyi, lezzetli yemekler yemeyi, Beyoğlu&apos;ndaki meyhaneler sokağında şarap içerek arkadaşlarıyla sohbet etmeyi çok severdi. Değişik kuşakların, bir zamanlar bu meyhanelerde işte bu sandalyelerde oturup kadeh tokuşturduğundan söz eder, o aydın insanların ruhunu hissederdi.
İki genç Londra&apos;da Thames Nehri&apos;nin kıyısında bohem tarzı bir kafeye girdiler. İçerisi cıvıl cıvıl bir hayat sahnesi gibiydi. Hippi ruhlu kadınlar, çoğu entelektüel insanlar, özgürlüğün temsilcisi gibiydiler. Cemil ve Ahmet bazılarını tanıyordu. Biralarını içerek sohbet eden iki dost yine eski günleri yâd ederken, gençlik yıllarındaki gibi memleketi kurtarmaya devam ediyordu. 
Bir yanda arkadaşlığın, dostluğun ve dayanışmanın sıcaklığı… Diğer yanda baskı, öfke ve özgürlük arayışıyla çarpışan genç hayatlar…
Bu roman; aşk ile ideoloji, umut ile hayal kırıklığı arasındaki ince çizgide yürüyen insanların hikâyesidir.
İstanbul&apos;un mavi sokaklarından Londra&apos;nın ışıklı gecelerine uzanan bu yolculukta, herkes kendi gerçeğiyle yüzleşecek.
Bir yanda aşk, entelektüel dayanışma, dostluk ve devrimci romantizm…
Diğer yanda baskı, otorite, feodalite ve suskunluğa mahkûm edilmiş gençlik…
Londra ile İstanbul arasında gidip gelen dostluklar ve kırılgan umutlar …
Peki ya sonunda aşkın ve mücadelenin bedeli ne olacaktı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136780</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d4cad06-fc80-44b0-9139-1f43678055b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Solanlar – Nara’nın Kalbi</image:title>
            <image:caption>Nara’nın Kalbi, sevginin ölçülebildiği, denetlenebildiği ve eksildiğinde bedeni çökerten bir dünyada, insan kalbinin sınırlarını sorgulayan distopik bir anlatı sunuyor. Bu romanda sevgi, yalnızca bir duygu değil; toplumsal düzeni ayakta tutan biyopolitik bir mekanizmadır. Kalp ritimleri izlenir, duygular sınıflandırılır, sevgi azalınca birey “solmaya” başlar. Sistem için mesele hayatta kalmaktır; insan içinse sevilmek. Nara, dört kızını sevgiyle ayakta tutmaya çalışan bir anne, aynı zamanda bu düzenin eski tanıklarından biridir. Bir kızının kalbi kırmızıya düştüğünde, mesele artık bireysel bir kurtuluş değil; sevginin eşitlik, fedakârlık ve özgürlükle ilişkisini sorgulayan etik bir çatışmaya dönüşür. Roman, annelik, aşk, özveri ve bireysel kimlik kavramlarını; teknoloji, iktidar ve denetim ekseninde yeniden düşünmeye davet eder. Sevgi, kusurları görüp yine de kalmayı seçmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136781</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8b48d97-c767-4147-885b-22c394d6cf83.jpg</image:loc>
            <image:title>İltica, Hoş Bulduk İstanbul, Hoş Bulduk Londra</image:title>
            <image:caption>Lizet teyze, biricik yeğeni Mişel&apos;in Ayşegül ile evliliğine izin vermez. Aşk ve mantık arasında denge kurmak gerektiğinin bilincinde olan entelektüel gençler Lizet teyzeyi incitmeden bu sorunu aşmaya çalışır.   Ve İstanbul&apos;a gelen Burjuva kökenli, Winter Ailesinin kızları pikniğe diye çıktıkları Pera Palas oteline bir daha hiç dönmezler. Bu beş güzel kız her yerde aranırken Alman misafirhanesinin bacasından simsiyah dumanlar mavi bulutlara karışır.
***
Okuru heyecana sürükleyen güçlü bir kurguya sahip bu romanda aşk, tecavüz, öfke, sürgün, gelenekler ve hoşgörü uyum içinde ele alınmıştır.
Biri İstanbul&apos;a diğeri Londra&apos;ya sürgün edilen gençlerin yaşadığı bu güzel aşk hikâyesinin tadına doyulmaz olma nedeni, onların ailelerine olan güveni, sevgisi ve toplumun değer yargılarını göz ardı etmemeleridir.  Farklı kültürden gelen sevgililer, kendi ülke geleneklerinin, sosyal, kültürel farklılıklarının, toplumlara nasıl renk ve zenginlik kattığını yaşadıkları macera dolu öyküleriyle gösterirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136782</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126c63ee-f1d8-47f5-9fa3-1812a7adc06d.jpg</image:loc>
            <image:title>A Dictionary Of Love</image:title>
            <image:caption>A Dictionary of Love, aşkın adlandırılamayan hâllerini merkeze alan bir şiir kitabı.
Yaşama, tanık olarak ve kayıt tutarak tutunma ihtiyacından doğdu; hudutlanamayan, kabından taşan; taştıkça çoğalan duyguların eşiğinden yazıldı.
Aşkın insanı hem inşa edip hem de paramparça ederek oluşturduğu kırıkları, boşlukları taradı; o boşlukta yankılananlara kulak verdi, ses oldu.
Bu şiirler yaşarken yazıldı.
Kimi zaman yasa, kimi zaman sessizliğe, kimi zaman ise çağlayan bir nehre yaslandı.
Yazma süreci sezgisel, parçalı ve zamana yayılan bir süreçti.
Anlamdan çok ritme, açıklamadan çok boşluklara güvenerek ilerledi.
 Bu kitap, kendini bir ilişkinin, bir kaybın, bir bekleyişin ya da bir dönüşümün eşiğinde bulanlara açılıyor.
Okura tanım sunmak yerine, kendi iç sözlüğünü kurabileceği bir alan sunuyor.
A Dictionary of Love is a poetry collection written from the threshold of feelings that resist naming—emotions that dissolve when defined, expand when held, and persist through uncertainty.
Born from a need to hold on to life through witnessing, through keeping a record, these poems listen to love’s fractures and voids; the ways it both builds and dismantles us.
These poems were written while living.
At times they leaned into silence, at times into grief, at times into a rushing river.
They move forward by trusting rhythm more than meaning, gaps more than explanation, inviting the reader to listen rather than interpret.
This book opens to those who find themselves at a turning point–at the edge of a relationship, a loss, a period of waiting. Rather than telling the reader what this is, it offers a space in which one can form an inner dictionary.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136783</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36f2354d-9deb-4ad5-9564-3de7caa5227c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gayrimenkul Alanında Disiplinlerarası Yaklaşımlar Tesis Yönetimi Ve Geleceği</image:title>
            <image:caption>· BÖLÜM I: STRATEJİK VE KURAMSAL ÇERÇEVE
 
· BÖLÜM II: SÜRDÜRÜLEBİLİR VE DEĞER TEMELLİ TESİS YÖNETİMİ: YEŞİL YAPILAR, SERTİFİKASYON VE SAĞLIK TESİSLERİ
 
· BÖLÜM III: DİJİTAL VE TEKNOLOJİ TABANLI ÇÖZÜMLER
 
· BÖLÜM IV: YÖNETİŞİM, RİSK VE GÜVENLİK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136784</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03bafe0b-d594-4234-842b-92a1dd3fde7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevilerde Hakk’a Yürüme ve Erkanı</image:title>
            <image:caption>Bu eser, Alevilik inancında “Hakk’a yürüme” anlayışını ve bu sürece dair uygulanan erkânları detaylı şekilde ele alır. Ölümün bir son değil, Hak’ka kavuşma olarak değerlendirildiği Alevi öğretisini; ritüeller, dualar ve toplumsal boyutlarıyla açıklar. İnanç pratiğini doğru ve sistemli biçimde öğrenmek isteyenler için rehber niteliğinde bir kaynaktır. Bu eser, Alevilik inancında “Hakk’a yürüme” anlayışını ve bu sürece dair uygulanan erkânları detaylı şekilde ele alır. Ölümün bir son değil, Hak’ka kavuşma olarak değerlendirildiği Alevi öğretisini; ritüeller, dualar ve toplumsal boyutlarıyla açıklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136785</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f77684a-268f-4daf-8829-d680e77e5276.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;ün Manevi Dünyası</image:title>
            <image:caption>ATATÜRK’ÜN MANEVİ DÜNYASI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136786</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b851f16-0594-47ff-b89d-e36615f1a8f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hak Nefesi 2</image:title>
            <image:caption>Yağmurbaba, tasavvufi ve manevi öğelerle harmanlanmış, okuyucuyu içsel bir yolculuğa davet eden etkileyici bir eserdir. Kitap; hakikat arayışı, insanın nefsiyle mücadelesi ve ilahi aşk temalarını derin bir anlatımla işler. Yağmurbaba karakteri üzerinden bilgelik, sabır ve maneviyatın gücü anlatılırken, okuyucuya hem düşündüren hem de ruhuna dokunan bir deneyim sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136787</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d802c63-79e7-406f-8e17-283b0d3fc29f.jpg</image:loc>
            <image:title>Despero’nun Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Beklenmedik bir kahramanın unutulmaz macerası...

Edward Tulane ve Mucizevi Yolculuk’un yazarı Kate DiCamillo’nun Newbery Ödüllü romanı Despero&apos;nun Öyküsü, animasyon filme ve müzikale de uyarlanmış destansı bir masal.

“Öğretmenlerin Seçtiği En İyi 100 Çocuk Kitabı” listesinde yer alan bu modern klasik; kendi küçük, kalbi büyük bir farenin umut tazeleyici kahramanlık öyküsünü anlatıyor.

Şiirsel dili, mizahi üslubu ve sorgulayıcı hikâyesiyle her yaştan okuru derin bir düşünsel yolculuğa çıkaran kitap, Timothy Basil Ering’in kara kalem resimlerindeki sinemasal dokunuşla gözler önünde canlanıyor.

Şaşırtıcı büyüklükte kulaklara sahip minimini bir fare olan Despero, görkemli bir şatoda yaşayan fare ailesinin en küçük ve zayıf ferdidir. Her yönüyle diğer tüm farelerden farklılaşan dostumuz, karanlıktan ve kemirmekten çok; kitaplara, müziğe ve ışığa ilgi duyar. Okuduğu masallardaki mutlu sonlardan büyülendikçe gönlünü bir prensese kaptırır. Onu kurtarma hayaliyle yollara düştüğünde ise kadim fare yasalarını çiğnemiş bir suçluya dönüşür. Attığı her adımla hem kendi kaderini hem de krallığın geleceğini değiştiren Despero için kahramanca mücadele etme vaktidir. Çünkü masallar “hep” mutlu sonla bitmelidir..

Yüksek sesle okunduğunda kuşakları bir araya getiren bu etkileyici hikâye, birlikte geçirilen zamanları unutulmaz anılara dönüştüren nadide kitaplardan biri. Unutmayın: Birlikte okunan hikâyeler, birlikte büyütür</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136788</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92ac0a1f-6f00-410c-9084-c79a64d752bd.jpg</image:loc>
            <image:title>One-Punch Man- Tek Yumruk – Cilt 29</image:title>
            <image:caption>Saitama ile Işıldayan Alev,S sınıfının en güçlü kahramanı Patlamayla karşılaşır. Patlama tuhaf bir kutunun peşinde ancak amacı ne? Bu sırada yer üstündeki kahramanlar, Canavarlar Birliği&apos;nin üst düzey canavarlarıyla zorlu bir mücadele içinde. Genos ise güç çekirdeğini fazla zorladığı için patlama tehlikesiyle karşı karşıya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136789</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e30094cf-d483-464e-9064-ecde9cb10fb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Blue Box – Mavi Kutu 3</image:title>
            <image:caption>Yarışma yaklaştıkça, Hina üzerinde gittikçe artan bir baskı hisseder.Kaygıdan iyice bunaldığında, her zaman yanında olan Taiki&apos;yle göz göze gelir...Nihayet ulusal turnuva elemeleri başlar.Yoğun antrenmanların meyvesi, güçlü Saçikava Lisesine karşı çıkılan çiftler maçında ortaya konacak. Herkes için yeni bir sayfa açılıyor; unutulmaz bir yaz başlamak üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136790</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af3903a-a70a-4b09-894f-742c1721aabc.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan Köprüsü</image:title>
            <image:caption>Ömer, zaman makinesi ile Büyük Usta Mimar Sinan’ın muhteşem köprüsünü ziyaret eder. Bu ziyaret sırasında da kendisi ile tanışır.

Büyük Usta, yapının gizli kalmış  yanlarını anlatarak, eserlerinde bilgiyi ve sanatı da harmanladığını söyler. Heyecan ve merak içinde anlatılanları dinleyen Ömer, böylece tüm detayları öğrenmiş olur.

Öğretmen/Yazar Sevgili Kader Kaya Tokiz’in kaleminden çıkan Mimar Sinan Köprüsü eseri çocuklarımıza tarihimizi eğlenerek anlatırken, öğretici bilgiler de sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136791</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b218504c-8b41-4d77-a7b6-c8fd51544e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Peanut&apos;s Big Brave Day</image:title>
            <image:caption>Peanut s a very small bird, but her heart is full of big feelings. Growng up, trying new things,
and flying for the first time can feel a little scary. With love, patience, and courage, even
fear can grow wings and fly away.

Are you ready to join Peanut on her big, brave day?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136792</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e81d38e-8c5f-4c4c-b82d-b83cef7fdcb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cesaret</image:title>
            <image:caption>Badem çok küçük bir kuş…
Ama kalbinde kocaman duygular var.
Büyümek, denemek ve ilk kez uçmak biraz korkutucu olabilir.
Ama sevgiyle, sabırla ve cesaretle korkular da kanatlanıp uçabilir.
Badem’in cesur gününe eşlik etmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136793</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d78e9c2-2c2b-423a-b607-6048a3044f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet Nasıl Düşünür</image:title>
            <image:caption>Devletler yalnızca karar vermez. Devletler düşünür.
 Bir devletin güvenlik politikası, anlık tehditlere verilen tepkilerden ibaret değildir. Asıl belirleyici olan, devletin 
dünyayı nasıl gördüğü, zamanı nasıl algıladığı ve kendi varlığını nasıl anlamlandırdığıdır. 
Bu kitap, milli güvenlik stratejisini askeri planlama faaliyetinin dar sınırlarından çıkararak, devlet aklının süreklilik 
arayışı içinde kurduğu zihinsel çerçeve olarak ele alır.
Mısır, İsrail ve Türkiye örnekleri üzerinden ilerleyen çalışma, güvenlik, büyük strateji ve sivil-asker ilişkilerini 
aynı teorik zeminde yeniden yorumlar. Böylece devlet davranışlarını yalnızca kurumlar, liderler ya da krizler üzerinden 
açıklamak yerine, onların arkasındaki düşünme biçimini görünür kılar. 
Elinizdeki kitap, devletlerin ne yaptığını değil, neden belirli biçimlerde davrandığını anlamaya yöneliktir. 
Çünkü strateji, çoğu zaman güçten değil; algıdan, hafızadan ve süreklilik ihtiyacından doğar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136794</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda90d47-5a15-4f8f-b0ca-59b31bdf0f47.jpg</image:loc>
            <image:title>Antik Yunan ve Roma</image:title>
            <image:caption>Sosyal antropolog, klasikler uzmanı, filolog, yazar, halk bilimci ve modern antropolojinin kurucu figürlerinden biri olarak kabul edilen James George Frazer’ın bu eseri Antik Yunan ve Roma üzerine kaleme alınmış en etkileyici anlatılardan biridir. Kendine özgü disiplinlerarası bir akıl yürütme becerisine ve üsluba sahip olan Frazer, özellikle çok katmanlı bir sunum sergilemektedir. Frazer, Yunanların ve Romalıların resmî yaşantısını, sanat ve zanaat dünyasını, dinsel geleneklerini, törenlerini, festivallerini, savaşlarını, diğer toplumlarla olan ilişkilerini, kehanetleri, yüzük ya da düğme takma yasağına kadar en ilginç batıl inançlarını geniş bir panoramada gözler önüne seriyor. 
    Kimi zaman Pausanias’ın Yunanistan Tasviri’nden hareketle bizi Yunan coğrafyasının dik yamaçlı patikalarında, geniş caddelerinde, kimi zamansa Yunanların ve Romalıların zihinlerinin coğrafyasında dolaştırıyor. Tapınakları görüyor, hatipleri dinliyor, mahkemelere katılıyor, savaşlara ve barışlara tanık oluyor, manzaraları seyrediyoruz. Pindaros’un şiirler ve Ovidius’un Fastis’inden dizeler okuyor, Plutarkhos’tan tarih içinde tarih öğreniyoruz. Silik, belirsiz, anonim silüetlere, kayıtlara geçmiş olgulara ve söylencelere ek olarak Perikles, Cicero, Sezar, İskender, Genç Plinius, Tacitus, Juvenal, Filip, Demosthenes, Miltiades, Hannibal, Aiskhylos, Sofokles, Euripides, Lykurgos gibi önemli karakterler gözümüzün önünde arzıendam ediyor.
     Elinizdeki eser, bu gezegenin belirli mekânlarında ve zamanlarında yayılım göstermiş, parlayıp sönmüş, insanlığın belleğine “Yunan” ve “Romalı” olarak kazınmış, “neşeli trajedi” demekten çekinmeyeceğimiz bir geçmişin, yani şimdi’de zuhur eden hayaletin en berrak betimlenişidir.
O hâlde,
viva la vida, viva la muerte!
(yaşasın hayat, yaşasın ölüm!)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136795</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c7fe02a-2667-46ff-a1cd-8812a4eb9e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Atsız Yazıları</image:title>
            <image:caption>Atsız, Türkçülüğün mücadele tarihine, Türk fikir ve edebiyat tarihine mal olmuş bir isimdir. Hakkında pek çok eser ve yazı yazılmasının sebebi budur. Fakat yeni nesillerin gözünde Atsız bunlardan ibaret değildir. O, kendisini Türklük ülküsüne adamış, kendisini Türklük kavramı içinde eritmiş bir manevi şahsiyet gibidir. Bu sebeple bazı gençler kendisine “Atsız Ata” demektedirler. Hiç şüphesiz o, böyle anılmayı hak etmiştir.
      Ercilasun Hoca Atsız’a dair hacimli eserinin yanında Atsız’la ilgili pek çok yazı da kaleme almıştır. Atsız Yazıları, işte bu makalelerden oluşmuştur. Daha önce gazete, dergi ve kitaplarda, genel ağda yer alan yazılar bir araya getirilmiş ve Atsız Yazıları oluşturulmuştur. Eserde Atsız’ın çok farklı yönleri ele alınmış, özellikle son yazılarda Atsız’ın âdeta bir kavram, bir simge hâline gelmesi üzerinde durulmuştur. 
     Başta yer alan ayrıntılı Atsız kronolojisi, okuyucuları birçok kitap karıştırmaktan kurtaracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136796</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bd2ea70-aa83-45c6-80fa-bc3ab5301e83.jpg</image:loc>
            <image:title>Marilu – Kurtarma Görevi</image:title>
            <image:caption>Ağacımıza kimse dokunamaz! Usta hikâye anlatıcısı Fabien Toulmé’nin senaryosunu yazdığı Marilu, bu kez gözü pek bir doğa savunucusuna dönüşeceği, ilham verici bir direniş macerasıyla geri dönüyor! Serinin yeni halkası Kurtarma Görevi’nde, taşraya uyum sağlamaya çalışan “büyük şehir çocuğu” Marilu’nun yüzyıllık bir ağacın kesilmesini engellemek için hayvan dostlarıyla giriştiği büyük mücadeleye tanık oluyoruz. Nefes alan her ağacın küresel iklim krizine karşı hayati önem taşıdığını hatırlatan kitap, kırsal bölgelerde dahi rant uğruna doğanın nasıl tahrip edilebileceğine dikkat çekiyor. Kendini taşrada okul olmadığına inandırarak yaz tatilinin tadını doyasıya çıkaran Marilu için okula dönüş vaktidir. Kahramanımız yeni bir okul, yepyeni arkadaşlar fikrine alışmaya çalışırken dünyadaki en büyük iki düşmanı “çifte bela” Max ve Erwan’la aynı sınıfta okuyacağını öğrenir. Bu tatsız tesadüf yüzünden bütün teneffüslerini tuvalette geçirmeyi planlarken aldığı bir haberle büsbütün yıkılır. Köylerine otel yapılacaktır! Üstelik bu otelin inşası için köyün asırlık ağaçlarından biri de kesilme tehdidi altındadır. Bir yanda ailesinin işlettiği pansiyonun akıbeti, diğer yanda can dostlarından Rıdvan’ın yuvasız kalacak olması. Marilu ne yapıp edip bu otelin yapımını engellemeli ve Muflon Köyü’nün nesilden nesile ulaşan ulu meşesini kurtarmalıdır. Neyse ki yeni sınıf arkadaşı Albertin’in dâhiyane bir fikri vardır... Kırsal mirasın korunması ve anıt ağaçların gelecek nesillere aktarılması için cesurca mücadele eden Marilu’nun haklı isyanını müthiş bir kurtarma operasyonuyla taçlandıran bu matrak grafik roman, inatçı bir kalbin neler değiştirebileceğini gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136797</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b23d6ee2-e579-4409-ad86-3bc0c2f23dbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelime Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Bulması Kolay, Bırakması zor!
    Kelime Bulmaca, kelime oyunlarının en keyifli yanını bulmacayla birleştirerek her yaştan okuyucuya eğlenceli bir zihin egzersizi sunuyor. Kitapta yer alan 101 farklı bulmacada, sana verilen 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 harfli kelimeleri doğru yerlere yerleştirerek sayfadaki bulmacayı tamamlaman gerekiyor.
      Basit görünen ama ilerledikçe düşünmeye sevk eden bu bulmacalar, kelime dağarcığını geliştirirken zihni canlı tutuyor, dikkat ve odaklanmayı güçlendiriyor. Gençler için eğlenceli bir öğrenme alanı oluştururken, yetişkinler için keyifli bir mola ve zihinsel tazelenme sunuyor.
     Hafif, akıcı ve her ortamda çözülmeye uygun bu kitap; ister tek başına sakin bir bulmaca zamanı, ister ailece eğlenceli bir aktivite olarak hayatına eşlik edecek.
      Kalemini al, kelimeleri sıraya diz ve bulmacanı tamamla!
101 bulmacalık bu kelime yolculuğuna hemen başla!
       Serinin diğer kitaplarını da sevebilirsin.
Zihnini Zorla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136798</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa6a0f09-6916-4c20-8533-a8477075774c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmal Bulmaca</image:title>
            <image:caption>Zihnini Takibe Al!
Kelimeler dönüyor, zihin çalışıyor!


Sarmal Bulmaca, kelimelerin doğrusal satırlar yerine sarmal bir düzen içinde ilerlediği, dikkat, odaklanma ve mantık yürütmeyi bir arada gerektiren özgün bir bulmaca türüdür. Bu kitapta yer alan 94 adet sarmal bulmaca, yetişkin okurların zihinsel becerilerini etkin biçimde çalıştırmak üzere hazırlanmıştır.
    Sarmal Bulmacada, soruların cevapları doğrusal bir şekilde değil; içten dışa ya da dıştan içe doğru ilerleyen sarmal bir yapı içinde yer alır. Çözüm süreci, kelimeler arasındaki bağlantıları takip etmeyi ve doğru sırayı bulmayı gerektirir. Günlük rutine kısa ama verimli molalar eklemek isteyenler için ideal bir bulmaca deneyimidir.
Serinin diğer kitaplarını da sevebilirsin.
ZİHNİNİ ZORLA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136799</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5fdb0cf-11ad-4f84-873f-76ab7e0ec1f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Olmamış Bir Okulun Gerçek Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Bir dünya vatandaşının uyanışı...

Koray Avcı Çakman’ın gelenekseli dijitalle buluşturduğu Var Olmamış Bir Okulun Gerçek Hikâyesi, teknolojiye ruh katarak çocukların önüne yeni pencereler açan usta işi bir roman.

Yapay zekâ çağında artık ekranların da öğretebileceğini savunan yazar, bu kez oyun oynamak için değil, okumak için bilgisayarın karşısına oturtuyor okurlarını.

Bilgisayar tutkunu çocuklar, sanal dünyanın dışındaki oyunlardan habersiz gibidir. Efe de onlardan biridir. Ta ki, günlerden bir gün, bilgisayar ekranında dünyanın değişik köşelerinden çocukların hikâyelerini keşfedeceği gizemli bir dijital kitap belirene dek.

Katmandu’dan Gazze’ye her şehirde farklı bir hikâye vardır. Her hikâyede de farklı bir çocuk. Kimisi okul ister, kimisi ise bir tabak yemek. Suyun üstünde yüzen okuluyla Rafi, tepelerde sinyal avlayan Carlos, mavi turnalı robotuyla Haru, sabahları su taşımak için uyanan Ayana, rampalarda fırtına gibi esen Ruben... Hayalleriyle karnını doyuranlar, barışın şarkısını mırıldayanlar, iz bırakmak için yüksek sesle konuşmak zorunda olmayanlar. Hikâyeler pusula gibidir; yol tarif etmez ama yön sezdirir. En şaşırtıcı olansa şudur: Bazen sizi, kendinize çevirir.

Farklı coğrafyalardan çocukların hikâyelerini anlatırken var olmayan bir okulun kapılarını sonuna kadar açan bu etkileyici roman, sınırları aşan bir sorumluluk duygusuna işaret ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136800</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ecb080d-76a9-45b7-bdc3-2684f97ae42b.jpg</image:loc>
            <image:title>Halveti Şeyhi Mehmed Nazmi Divan-ı İlahiyat</image:title>
            <image:caption>XVII. yüzyıl Osmanlı tasavvuf ve kültür muhitinde Halvetiyye-i Şemsiyye ekolünün mümtaz temsilcilerinden Mehmed Nazmi Efendi (1622-1701); zahiri ve batıni ilimlerdeki vukuflyeti ve şeriat-tarikat dengesini mutedil bir çizgide koruyan ârifane tavrıyla devrinde öne çıkmış bir mutasavvıftır. Literatürde adı geçmeyen ve Süleymaniye Kütüphanesi&apos;nde hatalı tasnif edildiği için gizli kalan Divân-ı İlâhiyât, bu neşirle ilk kez gün yüzüne çıkarılarak ilim âlemine kazandırılmıştır. 
Eser; nazari bir manzum mukaddime ve hurûf-ı hecâya göre tertip edilmiş coşkun ilahilerden oluşan toplam 113 manzumeyi ihtiva etmektedir. Vahdet-i vücûd neşvesini, Nûr-ı Muhammedi&apos;yi ve seyr ü süluk mertebelerini lirik bir dille terennüm eden Nazmi Efendi, bu metinle şair ve bestekâr kimliğini de tescillemektedir. Türk Tasavvuf Edebiyatı ve Türk Din Musikisi tarihi araştırmaları açısından &quot;birincil bir kaynak&quot; hüviyetini haiz bu çalışma, kültürel mirasımızın kayıp bir halkasını tamamlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136801</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e1a8f5a-f2a0-49fd-9286-47a7b1078e9d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Din Psikolojisi ( Dünü Bugünü II )</image:title>
            <image:caption>Bu eser, din psikolojisinin farklı coğrafyalardaki gelişimini derinlikli bir bakış açısıyla ele alan iki ciltlik serinin ikinci kitabıdır. İlk ciltte temelleri atılan küresel perspektif bu kitapta genişletilmiş; farklı tarihsel arka planlara, kültürel yapılara ve akademik geleneklere sahip ülkelerde din psikolojisinin nasıl bir gelişim çizgisi izlediği çok yönlü olarak incelenmiştir. Böylece disiplinin yalnızca belirli mekezlerde değil, geniş bir coğrafyada anlam kazandığına dair kapsamlı bir panorama sunulmuştur. Eserde yer alan bölümler, din psikolojisinin her ülkede nasıl özgün biçimlerde filizlendiğini; siyasi dönüşümlerin, kurumsal yapılardaki değişimlerin, dini geleneklerin ve kültürel kodların bu süreci nasıl etkilediğini titizlikle ortaya koymaktadır. Bu yönüyle kitap, din psikolojisinin evrensel ilkelerini yerel deneyimlerle birlikte okumayı mümkün kılan güçlü bir karşılaştırmalı çerçeve sunmaktadır. Alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların katkılarıyla hazırlanan bu çalışma, disiplinin güncel durumunu değerlendirirken geleceğe dair yönelimlerini de görünür kılmakta ve din psikolojisi literatürüne kalıcı bir katkı sunmaktadır. Sadece tarihsel bir birikimi sergilemekle kalmayan eser, aynı zamanda farklı coğrafyalarda yürütülen çalışmaların ortak noktalarını, ayrışan yönlerini ve potansiyel gelişim alanlarını da ortaya koymaktadır. Din, psikoloji ve kültür arasındaki etkileşimi geniş bir perspektiften anlamak isteyen tüm araştırmacılar için bu kitap, kapsamlı, güvenilir ve ilham verici bir kaynak niteliği taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136802</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e36698-ae6d-454b-983f-060b08da424f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşaya Geldi</image:title>
            <image:caption>Yeşaya Geldi, László Krasznahorkai’nin insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş’ın başkahramanı György Korin’in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik. Korin’in kaderinin henüz mühürlenmediği, kendi kendini yok etmeye en yatkın halinde, henüz yola çıkmadan yakalanmış bir portresi.“Apokaliptik terörün ortasında sanatın gücünü yeniden teyit eden çarpıcı ve vizyoner yapıtları” nedeniyle 2025 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan László Krasznahorkai, sarsıcı bir bekleyiş halini, açıklanamayan bir tehdidi ve yavaşça çözülen bir dünyayı iç içe geçiriyor.Yeşaya Geldi bireysel çözülüşle toplumsal çöküşü tek bir ânın içine sığdıran yoğun bir ön anlatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136803</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdd2eda2-d926-4635-a273-50d3d6e38dda.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğadan Sonra</image:title>
            <image:caption>W.G. Sebald’in ilk edebî eseri Doğadan Sonra, insanlığın dünyadaki yerini huzursuzca sorgulayan üç erkeğin yaşamı üzerinden ilerler: Büyük Alman Rönesans’ı ressamı Matthias Grünewald, Bering’le birlikte Arktik’e yolculuk eden Aydınlanma dönemi botanikçisi ve kâşifi Georg Wilhelm Steller ve yazarın ta kendisi.Sebald’in ilkel bir şiir olarak nitelediği Doğadan Sonra modern dünyanın karmaşası ve doğa ile insan arasındaki kırılgan ilişkiyi irdeleyen, tarih, doğa ve hafıza üzerine derin bir tefekkür.“Sebald 21. yüzyılın Joyce’u.”The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136804</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/248467b0-2686-40a4-954b-80303b67994a.jpg</image:loc>
            <image:title>Effi Briest</image:title>
            <image:caption>Bir Alman aristokratının tek kızı olan Effi Briest, henüz 17 yaşındayken, eskiden annesi Luise’ye talip olan ancak o günkü statüsü nedeniyle reddedilen 38 yaşındaki Baron Geert von Innstetten’le evlendirilir. Başarılı bir erkekle yapılacak mantıklı bir evliliğin mutlu olmaya yeteceğini düşünen gözüpek ve tez canlı Effi, zamanla yanıldığını fark edecek ve geleneklere sıkı sıkıya bağlı bir toplumda bu yanılgının bedeli ağır olacaktır.Thomas Mann’ın, kitaplığında sadece altı roman bırakacak olsa içlerinde muhakkak yer alacağını söylediği, aynı zamanda Buddenbrooklar’ı yazmasına ilham veren Effi Briest, 19. yüzyıl Alman edebiyatının en önemli isimlerinden Theodor Fontane’nin başyapıtı. Sıklıkla Madam Bovary ve Anna Karenina’yla kıyaslanan eser, bir eş ve anne olarak görevleri ile kalbinin istekleri arasında kalan genç bir kadının insancıl ve gerçekçi bir portresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136805</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05dac6e5-ef08-486e-b2fe-a15a7d5607c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Fındıkkıran ile Fareler Kralı</image:title>
            <image:caption>Bir Noel gecesi, çocukluğun hayal gücüyle karanlık masalların sınırında açılan bir kapı... Yedi yaşındaki Marie ve kardeşi Fritz’in Noel gecesi aldığı birçok hediye arasında bir de Fındıkkıran vardır. Fritz onu hor kullanıp dişini kırınca Marie zavallı oyuncağı himayesine alır. Fakat onu bekleyen büyüleyici maceradan henüz haberi yoktur. Gece yarısı olunca kendini oyuncakların canlandığı, iyiler ve kötüler arasındaki ezelî mücadelenin soluksuz sürdüğü sihirli bir dünyada bulur. Bu dünyanın varlığına kimse inanmasa da Marie, Fareler Kralı’yla savaşan Fındıkkıran’a yardım etmeye ve onu üzerindeki korkunç lanetten kurtarmaya kararlıdır.Fındıkkıran İle Fareler Kralı okuru, E.T.A. Hoffmann’ın düşle gerçeği iç içe geçiren tarzıyla, oyuncakların canlandığı, cesaretin sınandığı ve masumiyetin dönüşüme uğradığı büyülü bir dünyaya davet eder. Küçük Marie’nin gözünden anlatılan bu masalda sevgi ve fedakârlık, grotesk korkularla, fantastik çatışmalarla yan yana yürür. Romantik dönemin hayal gücünü, gotik atmosferle ve ince bir psikolojik derinlikle birleştiren Hoffmann, çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de seslenen zamansız bir klasik yaratır.1816’da yayımlanan ve önce Alexandre Dumas’ya, Dumas’nın uyarlaması aracılığıyla da Çaykovski’ye ilham veren Fındıkkıran yalnızca bir masal değil hayal gücünün karanlıkla yüzleşerek olgunlaştığı bir edebiyat deneyimidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136806</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5db1e1-795d-4c9e-ada0-bbd0d493b6a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki Kadın</image:title>
            <image:caption>İnsanlar böyledir işte, diye düşünüyor Bao.
Bir başkasından daha iyi durumda olduğumuz sürece mutluyuzdur. Gerçeğin ve efsanelerin iç içe geçtiği Tilki Kadın, sizi Çin’in Kuzey Doğu bölgesine, 1908 kışına götürüyor. Mançurya’nın dondurucu sokaklarında bir kadın cesedi bulunur. Yüzünde korkudan çok mutluluğu andıran bir ifade vardır. Bu tuhaf ölüm, dedektif Bao’yu karanlık bir soruşturmanın içine çeker.

Aynı günlerde evlat acısıyla kavrulan, Snow adında genç bir kadın, intikam ateşiyle yoğrulduğu bir yolculuğa çıkar. Ancak Snow sıradan biri değildir. O, yüzyıllardır insanlar arasında yaşayan, şekil değiştirebilen bir tilkidir.

Bilinmeyene doğru çıkılan bu yolculuk, geçmişin gölgeleriyle ve insan doğasının en karanlık arzularıyla dolu bir maceraya uzanır.

 Yangsze Choo, Çin mitolojisinin tilki ruhlarını; sömürgecilik, toplumsal cinsiyet, adalet ve kayıp temalarıyla birlikte ustalıkla harmanlıyor. Tilki Kadın, hem bir cinayet romanı hem de kadınların susturulmuş hikâyelerine dair büyülü, hüzünlü ve çarpıcı bir anlatı ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136807</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa4e2e3-5af0-4be3-ba9a-374621390e8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağda Kulluk Bilinci</image:title>
            <image:caption>Modern çağın modern insanı.
Medenilik ile modernliğin karıştırıldığı günümüzde insan, öz benliğini yitirmiş, medeni olamamış, köhne bir hayat yaşayıp adına da modernlik demiştir. Fıtratına aykırı bir şekilde yaşamını devam ettiren insan, büyüklerine saygıyı, küçüklerine şefkat ve merhameti unutup bencil ve haz odaklı bir yaşam sürer hale gelmiştir. Giyim kuşam, kılık kıyafet, hal ve hareketlerimiz bizim İslam’ın yaşam gayesinden fersah fersah uzaklaştığımızın alametidir. Çarşaflı hacı teyzenin yanındaki mini etekli, hatta dekolteli kızı, babasının karşısında ayak ayak üstüne atmış şekilde oturan oğlu, toplumda büyüğünü küçüğünü sayıp sevmeyen kuru kalabalıklar, hatta kadın mı erkek mi oldukları anlaşılamayan zevat, her şeyin sahibi ben olayım, her şeye ben hükmedeyim tarzındaki bireyler, geldiğimiz ahir zaman çağı olan modern cahiliyenin en büyük ögeleridir.
Yalnız yemek yemeyi, fast food beslenmeyi, yüksek sesle konuşmayı, yabancı film izleyip, batı klasikleri okumayı, Avrupai yaşayıp Avrupa’ya özenmeyi medeniyet zannettik. 
Toplum olarak aslında Firavun gibi yaşayıp Musa (as) gibi mucize gösterip sıkıştığında denizi yarmayı, Nemrut gibi yaşayıp, İbrahim (as) gibi ateşe atıldığında yanmamayı, Ebu Cehil gibi yaşayıp Muhammed (as) gibi Firdevs Cennetinde olmayı ister durumdayız. Ama unutulmamalıdır ki, her nimetin bir külfeti, her kolaylığın bir hesabı vardır.
Aslında Cenneti kazanmak cehennemi kazanmaktan daha kolaydır. Tek şart fıtratı bozmamaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136808</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5d5f0a5-fe9d-4772-b95e-b3999f854923.jpg</image:loc>
            <image:title>Dine Karşı Din</image:title>
            <image:caption>Bu ifade kimilerine tuhaf veya müphem gelebilir. Zira biz şimdiye kadar dinin sürekli küfrün karşısında yer aldığını ve tarih boyunca savaşın din ile dinsizlik arasında meydana geldiğini sanırdık. Bu nedenle “dine karşı din” ifadesi ilginç, müphem, şaşırtıcı ve kabul edilemez gelebilir. Oysa ben son zamanlarda şunu fark ettim: Bu tasavvurun aksine tarih boyunca, her zaman din, dine karşı savaşmıştır ve hiçbir zaman bugün anladığımız şekliyledin, dinsizlikle savaşmamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136809</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d2e1f9-c336-491b-ad53-95ff021916cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Kapısı</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, kökleri sevgiyle sulanmış zeytin ağaçlarının gölgesinde oynayan, cömert portakal ağaçlarının altında hayal kuran çocuklar var. Yedi kaynaktan su doldurmak, su kenarında dilekler tutmak için akşamdan sözleşen genç kızlar; mahalledeki teyzeler, nineler var. Bilgelik üzerine kurulu sıcak anıların arasında, kesilen her dal için yüreğe dikilen bir fidan; tohumdan ağaca, acıdan şifaya uzanan bir yol var. Öykülerdeki sözcükler ipe dizilen narçiçekleri kadar narin, cesur yürekli orman perileri kadar gözü pek duygularla örülü. 
     Bu kitap, sadece şiir gibi öykülerle değil; Antakya’nın binlerce yıllık kültürel nefesiyle yoğruluyor. Öykülerde duyacağınız sesler, medeniyetlerin harman olduğu, farklı dil ve inançların aynı sofrada buluştuğu, bereketin ve dayanışmanın kadim topraklarından geliyor. Bu öykülerle Antakya’da insanın, sadece toprağı değil, umudu da ektiğini göreceksiniz. 
     Sibel Öğretmen, yağmurun coşkusunu, denizin dinginliğini, yeşillenen tohumun müjdesini bu toprakların kültürel ikliminde harmanlayıp, her biri “armağan gibi” olan öykülere dönüştürüyor. Bugün, tam da böyle bir umuda, tam da böyle bir armağana ihtiyacımız var. 
     Sibel Ulu Aşkar, öykülerini anlatmaya başlarken, “Tarihin elinde tuttuğu başak, elden ele dolaşıp çoğalmalıydı ve sahibine ulaşmalıydı,” demiş ve o başağı sahibine emanet etmiş: Çocuklara. Daha şimdiden kitabın şiir gibi diliyle ve okuyan her çocuğun kitapta kendisine ayrılan bölüme bezediği renklerle, başağın filizlendiğini, büyüdüğünü görüyorum. Başak, umuda; umut, tohuma; tohum ise yepyeni bir ormana dönüşecek. Tıpkı anka kuşu gibi, tıpkı güzel Antakya gibi... 
Prof. Dr. Şerife Yalçınkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136810</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9e6a886-c113-4347-b54d-fcae5082abea.jpg</image:loc>
            <image:title>Dibin Ucu</image:title>
            <image:caption>“…Öyküler, dikkat çekici soyutlayım, dönüştürüm örüntüsüne dayalı bir anlatı düzeyi getiriyor. 
     Yer yer 1990 Kuşağı öykücülüğünden izler karşılıyor bizi, Oğuz Atay metin yapısından anıştırmalar da buluyoruz hatta, başka bir dinginlikte. 
     Ciddi dil işçiliği sergilendiğini eklemeliyim bunların yanına. Âdeta şiirle karılı bir dil, şairanelik benzeri acemilik yok, dile dönük öylesine yoğun emekle çalışılmış, öyküler de kült yapılar halinde sayfalara oturmuş. 
     Büyük güçlükler içinde bunları verimlediğini öğrendiğimiz Metin, gelişkin soyutlayımlar, parlak öykülemler eşliğinde yoğurduğu anlatı düzeniyle, öykülerine dönük dikkatimizi alabildiğine yoğunlaştırıyor…” 
 (M. Sadık Aslankara, Cumhuriyet Kitap, Temmuz 2025) 
 
     “…Metin Turan, ‘içeri’den yazan biri ama yine de tüm öykülerini ‘dışarıda’ farklı biçimde kıstırılmış ve istemedikleri hayatları yaşamak zorunda bırakılmış umutlu, direngen ve yaşamlarına bildikleri, öğrendikleri biçimde devam etmek isteyenlerin dünyalarından kotarmış…” 
(Tacim Çiçek, Evrensel, Haziran 2024) 
 
     Nitelikli öykü kitaplarına bir yenisini daha ekleyen Metin Turan, Kimse’ye ithaf ettiği bu eserinde de bizi gerçek bir edebiyatla öykülerinin içine katıyor. Sadece okumayacağınız; aynı ânda görüp duyacağınız, duyumsayacağınız öykülerle bizi hakikatlerimizle yüzleştiriyor. “Dibin Ucu”, hassas yerlerimize dokunan, tam da bu nedenle sarsıcı, bizi yeni anlam arayışlarına yönelten bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136811</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5896864d-a4eb-467d-9312-23ba4a9eee8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Canlı Tarih -4</image:title>
            <image:caption>1- Ülkemiz ve dünyada yoldaşça ilişkilerin gelişmesi ve devrimcilerin kalıcı birliği için notlar: 
     a- Devrimciler, devrimcilerin kişilikleriyle değil, onların düşünceleri ve pratikteki tavırlarıyla ilgilenirler. İnsanların kişilikleriyle uğraşanlar, sadece karşı devrimcilerdir. Komünistler, kişiliklerin teşhirini, sadece karşı devrim saflarına geçmiş devrimciler için yaparlar. 
     b- Devrimciler (komünistler), yanlış gördükleri düşünce ve tavırları -ki bu kendi hataları dâhi olsa-görmezlikten gelmez, bunlara açıkça karşı çıkar, eleştirir veya özeleştiri yaparlar. Tutarlılık ve açıklık, Marxizm’in temel çalışma biçimidir. Bu nedenle, demokrat olamayanların komünist olamayacağı bir ilkedir. 
     c- Yoldaşça ilişkinin ve güven harcının oluşabilmesi için belirleyici olan devrimci tarz, kendi hatalarımızı görebilme ve bunları açıkça kabul edip düzeltebilmektir. Bu yoksa komünizm ve devrimcilik yani emekçiler ve yoksullarla gelişen bir ilişki de yoktur. 
     d- Devrimci ve komünist mücadele, kişilerin kendilerinden başlamaz. Mücadelenin olumlu veya olumsuz sınıfsal ve tarihi bir geçmişi vardır. Bu tarihi öğrenmeden, tartışıp bilince çıkarmadan, yol almaya çalışanlar, sadece popülistler ve sempatizan lardır. 
 
2- Yukarıdaki ilkelere uymayanlar: 
     a- Kendilerine resmi tarih yazarlar veya yazılanlara seslerini çıkarmazlar. (Bunun için kitapta Sol Parti için yazılanlara bakabilirsiniz.) 
    b- Hayali ve güzel laflarla süreci götürürler. (Bunun için, kitapta K. Akın’ın SYKP için yaptığı tespitlerine bakabilirsiniz.) 
     c- Tartışma ortamına girmezler, konuları ve ilişkileri, sevgi temelinde ve demokrat çizgide değil, dedikodu, iftira, kendini abartma vb. anti Marxist yol ve yöntemlerle ele alıp çözmeye çalışırlar. (Bunun için, ülkemizdeki devrimci ve komünist hareketin bugünkü durumuna bakabilirsiniz.) 
 
3- Canlı Tarih-4 adlı bu anı kitabımda yazılanların, yukarıdaki ilkelere uyup uymadığına ilişkin bir karara varmak için de kitaba bakabilirsiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136812</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c5cb8ed-e52c-45d5-8630-216482e73932.jpg</image:loc>
            <image:title>Başarı ve Bastırılma</image:title>
            <image:caption>Dag Nikolaus Hasse, bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans’ı, Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor. Buna göre Rönesans, bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa’daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken, diğer yandan Batı’nın bu mirası giderek unutmaya, hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir. 
Hasse, İbn Sînâ, İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp, felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin, matbaanın icadıyla birlikte Avrupa’da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor. Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor; hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor. 
Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine, entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma, Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor. 
Başarı ve Bastırılma, söylem düzeyinin ötesine geçerek, Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136813</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30b32a65-2c8e-4894-a0c5-f1a290f1bc2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizikte İdealleştirmeler</image:title>
            <image:caption>Hava sürtünmesini dikkate almadan basit bir sarkacı veya viskoz olmayanakışkan kabulü altında hava akımını modellemek, gerçek bir sarkaç veyaakışkanın davranışının idealleştirilmesidir. Dolayısıyla, idealleştirmelerin fiziktenasıl işlediğini anlamak, mevcut en iyi fiziksel model ve teorilerimizdengerçekliğe dair nasıl bilgi edindiğimizi açıklamak için elzemdir. Elay Shech’inFizikte İdealleştirmeler kitabı, fizikte modelleme üzerine felsefi literatürdekiönemli gelişmeleri bize tanıtmak gibi son derece büyük bir görevi üstleniyor.Basit sarkaçtan kuantum mekaniğine kadar verdiği örneklerin yanında Shech,bize aynı zamanda fizikte idealleştirmeler konusunun muazzam felsefipotansiyelini göstermeyi de amaçlıyor. Bunu da idealleştirmelerin, özelde fizikfelsefesinin genelde ise bilim felsefesinin en önemli tartışmalarındanbazılarındaki rolünü ana hatlarıyla ortaya koyarak yapıyor. Felsefedeki temsiltartışmalarına değiniyor, ardından Platonculuk ve bilimsel gerçekçilik sularınauğruyor. Dolayısıyla, Fizikte İdealleştirmeler kitabı, modelleme konusuna nefiziksel uygulamaların teknik kesinliğinden ne de konuyla ilgili felsefi düşünceninana hatlarının kavramsal derinliğinden vazgeçmeden yaklaşmak isteyen herokuyucu seslenmeyi başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136814</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55c24315-d458-4c30-af07-36e2e8052da2.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Sanayi Devrimi</image:title>
            <image:caption>Modern kültür Sanayi Devrimi’ni destekledi, ama onu ortaya çıkarmak için yeterli değildi. Kapitalizm, asgari hükûmet ya da Bilim Devrimi gibi modern kültürün de açıklama gücü bakımından ölümcül bir zayıflığı vardır. Bu gelişmelerin her biri Sanayi Devrimi’nin gerekli koşulları olabilirdi, ama yeterli değildiler. Doğru kurumlara sahip olmak, doğa bilgisini genişletmek ve insanlara ampirik bir zihniyet kazandırmak teknolojinin arzını arttırabilirdi, ama yeni tekniklere talep olmasa tüm bunların icatlar üzerindeki etkisi çok az olurdu. 
Modern tarihin en dikkat çekici sorularından biri: Sanayi devrimi neden 18. yüzyılda, Britanya’da gerçekleşti de Avrupa veya Asya’nın başka yerlerinde gerçekleşmedi? Robert C. Allen, Britanya sanayi devriminin 17. ve 18. yüzyılların küresel ekonomisinde gelişen ve değişen şartlara başarılı bir yanıt olduğunu savunuyor. Britanya’da ücretlerin yüksek, sermaye ve enerji maliyetlerinin ise Avrupa ve Asya’daki diğer ülkelere kıyasla ucuz olduğunu gösteriyor. Bu hususi şartlar, sanayi devriminin çığır açan teknolojilerini icat etmek için motivasyon oluşturmuştu. Buhar makinesi, pamuk fabrikası ve metal üretiminde odun yerine kömürün kullanılması ücretlerin yüksek olduğu Britanya’da benzersiz bir kârlılık sağladı. Öte yandan sanayi öncesi İngiltere’nin yüksek ücretli ekonomisi, daha fazla insanın çıraklık eğitimini karşılayabilmesini de sağladı ve bu da sanayi gelişimini teşvik etti. İngiliz mühendisler 19. yüzyılda bu yeni teknolojileri daha uygun maliyetli hâle getirdiklerinde, sanayi devrimi tüm dünyaya yayılacaktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136815</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25797f6-042a-41b6-8f3c-671372657ccf.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzedeki Kayıp Resim</image:title>
            <image:caption>Ayşe ve Kağan ödev hazırlamak için gittikleri müzede sanatın büyülü dünyasında dolaşırken yıllardır kayıp olan bir resmin peşine düşerler. Gizemli bir oda ve büyük bir keşif onları bekliyor.  “Müzedeki Kayıp Resim” okurları hem ebru sanatıyla tanıştırıyor hem de merak etmenin, dikkatle bakmanın ve geçmişle bağ kurmanın değerini hatırlatıyor. Müzede saklı kalan hikâyeler Mevlâna’ya ithaf edilen “Su nakış tutmaz diyen beri gelsin,” sözüyle yeniden hayat buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136816</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07aa9bf6-71fc-447c-94fa-d9902047980c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluğun Büyüsü;Füruğ’un Dünyasından Yazılar ve Anılar</image:title>
            <image:caption>Sonsuzluğun Büyüsü, Füruğ Ferruhzâd’ın mektuplarını, röportajlarını, kısa öykülerini, anılarını vehakkında yazılmış birkaç makaleyi bir araya getiren özel bir seçkidir.Behrouz Jalalî Pandarî’nin titiz derlemesi, Füruğ’un yaşamına ve sanatına eşlik eden düşünselderinliği, özgürlük arzusunu ve kadın olmanın sınırlarına sığmayan sesini gün yüzüne çıkarıyor. Bukitap, yalnızca bir şairin iç dünyasına değil, aynı zamanda İran edebiyatının dönüşen yüzüne açılanbir pencere niteliğinde...Otuz iki yıllık kısa bir ömre sığan büyük bir varoluşun izleri, mektupların içtenliğinde, yazılarınkararlılığında ve sessizce yankılanan cümlelerin sıcaklığında yeniden hayat buluyor. SonsuzluğunBüyüsü, kendi sesini bulmak isteyen her okur için Füruğ’un kelimeleriyle yazılmış bir çağrı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136817</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6415a52-3648-4705-86d6-f72c81affc6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Fizik ve Hesaplama</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, fiziksel sistemlerde geçerli hesaplama alanındaki temel konulara kavramsal bir girişsağlamayı hedeflemektedir. Öncelikle, okuyucunun Turing’in geliştirdiği hesaplama kavramını, bukavramdan elde edilen sonuçları ve bu sonuçların hesaplama imkânlarının sınırları hakkında negösterdiğini anlamasına yardımcı olmaya çalışmaktadır. İkinci olarak, okuyucuyu, fiziksel birsistemin hesaplama sistemi olması için gereken en genel özellikleri sağlayan fiziksel sistemlerdekihesaplama analizleri konusunda bilgilendirmektedir. Son olarak, okuyucuya farklı kuantumbilgisayar türlerini tanıtmayı, kuantum hızlanmasını tanımlamayı ve kuantum hızlanmasının bazıaçıklama taslaklarını sunmayı amaçlamaktadır.Fizik ve Hesaplama içerik olarak, günümüz felsefe ve bilim tartışmalarını takip edenler için ilgiçekici bir okuma sunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136818</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51ba71c4-13a3-4c1d-b29a-15e789a2bf40.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilmecelerle Galata Kulesi</image:title>
            <image:caption>“Taştan bir efsane ile yükselirim göklere,  Pencerelerim açılır hayallere,  Gözlemledim yeri de göğü de,  Gel ve bul beni hep olduğum yerde.”  Galata Kulesi İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahiptir.  Bir yanda Süleymaniye ve Sultanahmet Camiileri ile Topkapı Sarayı diğer yanda Kız Kulesi, Üsküdar ve Kadıköy semtleri...  “Bilmecelerle Topkapı Sarayı” kitabımızdan sonra kahramanlarımız Özlem ve Aslan bu hikâyede abla ve abilerinin peşine düşecek,  türlü maceralar yaşayacak. Sokak oyunlarından “peçiç”i öğrenecek, İstanbul martıları ile sohbet edecekler. Mimar Sinan’ın gözünden Galata’nın eşsiz konumu ve çok daha fazlası bu kitapta!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136819</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f5b241-4b91-4a16-9b25-bee6ec5593cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Oluklu Alfabe Kitabı (Uçan Sihirli Kalem ve Kalem Tutucu Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, içindeki oluklu harflerle çocukların okuma yazmayı öğrenme sürecini keyifli hâle getirir.Hediye olarak verdiğimiz sihirli kalemle yazılacak yazılar kendiliğinden silinir. Böylece çocuklar hata yapmaktan korkmadan tekrar tekrar deneme şansı elde ederler.NASIL KULLANILIR?- Kitabın sağ sayfalarında yer alan oluklu harflerin üzerinden geçerek yazı çalışması yapın.- Yazılar 15-20 dakika içinde kendiliğinden silinir.- Yazılar silindiği için aynı sayfaları tekrar tekrar kullanabilirsiniz.- Kalemi yalnızca kitap üzerinde ve yetişkin gözetiminde kullanın.- Kullanım sonrası kalemin kapağını kapatmayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136820</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b003c2fa-4248-4619-ae3f-686820b8480d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oluklu Sayı Kitabı (Uçan Sihirli Kalem ve Kalem Tutucu Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, içindeki oluklu sayılarla çocukların okuma yazmayı öğrenme sürecini keyifli hâle getirir.Hediye olarak verdiğimiz sihirli kalemle yazılacak sayılar kendiliğinden silinir. Böylece çocuklar hata yapmaktan korkmadan tekrar tekrar deneme şansı elde ederler.NASIL KULLANILIR?- Kitabın sağ sayfalarında yer alan oluklu sayıların üzerinden geçerek yazı çalışması yapın.- Yazılar 15-20 dakika içinde kendiliğinden silinir.- Yazılar silindiği için aynı sayfaları tekrar tekrar kullanabilirsiniz.- Kalemi yalnızca kitap üzerinde ve yetişkin gözetiminde kullanın.- Kullanım sonrası kalemin kapağını kapatmayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136821</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8515ef4f-06fe-41f0-ab9d-2973178ae154.jpg</image:loc>
            <image:title>Oluklu Yazı Kitabı (Uçan Sihirli Kalem ve Kalem Tutucu Hediyeli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, içindeki oluklu harflerle çocukların okuma yazmayı öğrenme sürecini keyifli hâle getirir.Hediye olarak verdiğimiz sihirli kalemle yazılacak yazılar kendiliğinden silinir. Böylece çocuklar hata yapmaktan korkmadan tekrar tekrar deneme şansı elde ederler.NASIL KULLANILIR?- Kitabın sağ sayfalarında yer alan oluklu harflerin üzerinden geçerek yazı çalışması yapın.- Yazılar 15-20 dakika içinde kendiliğinden silinir.- Yazılar silindiği için aynı sayfaları tekrar tekrar kullanabilirsiniz.- Kalemi yalnızca kitap üzerinde ve yetişkin gözetiminde kullanın.- Kullanım sonrası kalemin kapağını kapatmayı unutmayın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136822</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24818d62-d2fc-4df4-bc66-6447d574c075.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkeş Dede’yle Öğreniyoruz</image:title>
            <image:caption>Türkeş Dede’yle Öğreniyoruz, çocuklara sadece bir hikâye değil; karakter, duruş ve değer kazandırmayı amaçlayan özel bir eserdir. 
Bu kitapta çocuklar, bilge bir dede figürü olan “Türkeş Dede” ile birlikte hayatın temel değerlerini keşfe çıkar. Sevgi, saygı, sorumluluk, vatan bilinci, çalışkanlık ve ahlaki duruş gibi kavramlar; sade, anlaşılır ve çocukların dünyasına uygun bir anlatımla sunulur. 
Eser, Türk siyasi hayatında önemli bir iz bırakmış olan Alparslan Türkeş’in gerçek hayattaki duruşundan ve değer anlayışından ilham alınarak kurgulanmış bir bilge karakter üzerinden ilerler. Ancak anlatım dili tamamen çocukların dünyasına uygun, öğretici ve kapsayıcı bir çerçevede ele alınmıştır. 
Kitabın ana kahramanları Gülce ve Kemal, merak eden, sorgulayan ve öğrenmeye açık iki çocuk olarak okuyucuyu hikâyenin içine çeker. Türkeş Dede’nin rehberliğinde hem günlük hayata dair dersler öğrenir hem de güçlü bir karakterin nasıl inşa edileceğini keşfederler. 
Eser; ailelerin çocuklarıyla birlikte okuyabileceği, öğretmenlerin değerler eğitimi kapsamında kullanabileceği ve çocukların bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sunmayı hedefleyen bir çalışmadır. 
Erkan Özben, bu kitabıyla çocuklara sadece bilgi değil; bir duruş, bir karakter ve köklü değerlerden beslenen bir miras bırakmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136823</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b592ccfe-ca30-482c-8330-79f8cfc308ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgeler</image:title>
            <image:caption>Kitap Tanıtım Yazısı: 
 
Gölgeler… 
Kimisinde adam boyu, 
Kimisinde boyundan öte, 
Kimisinde de boyundan küçük, 
Gölgeler… 
Bazısında kaypak, oynak, 
Bazısında ürkek, tedirgin, 
Bazen de Güneşe, Aya uzanan, 
Gölgeler… 
Kimi sahibi ile söyleşen, 
Kimi sahibinden kaçan, 
Gölgeler… 
Bende ise; 
Bedenimden azade gölgem… 
(26 Haziran 2015)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136824</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b94a91a5-71d0-496b-a23f-20ed4c044cac.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Pazar Karakolu</image:title>
            <image:caption>Türk tiyatrosunun unutulmaz oyunlarından olan &quot;Cibali Karakolu&quot; nu Fransız Henri Kereoi ve Albert Berre&apos;nin &quot;Bir Düğün Gecesi&quot; oyunundan Refik Kordağ ve Muammer Karaca&apos;nın uyarladığı oyun, 1940&apos;lı yıllarda İstanbul Balat Cibali Karakolunda görevli Komiser Cafer&apos;in cehaleti, çapkınkı ve iş bilmezliği sonucu arapsaçına dönen ve karakoldaki olayları anlatan komedidir. Cibali Karakolu&apos;nu Muammer Karaca ve Nejat Uygur uzun yıllar başarıyla oynamışlardır. Son olarak da 2015 yılında büyük ve usta oyuncu Zihni Göktay oynamıştır.
Küçükpazar Karakolunda ise 1950 yılında Emniyet teşkilatında çalışırken daha çok para kazanma sevdasıyla Sirkeci Emniyet Amirliği kadrosundan emekli olan bir komiser ve iki polis memurunun tiraj-komik durumları anlatılmaktır. Bu hikaye yaşan miş gerçek bir hikâye olup kısmen kurgulanmıştır. Tamamen yerli ve millidir.
Dr. Salih GÜNGÖR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136825</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24dfe6cd-1beb-4827-ad5b-788ea5cc03f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Kitabı İkinci Cemre</image:title>
            <image:caption>Yollar ah şu yollar 
        Bozkırları takip edip giden şu yollar
        Bir bakıyorsun bir yokuşa
        Vurmuş kendini
        Bir yokuş bir yokuş daha 
        Çıktığın kadarda iniyorsun mutlaka...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136826</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a9e0e0a-56dd-4f85-9f07-3889fc8a60be.jpg</image:loc>
            <image:title>İdrak</image:title>
            <image:caption>“Müslüman mısınız?”
&quot;Peki, Müslümanlığı dosdoğru yaşıyor muyuz ya da ne kadar biliyor ve sorguluyorsunuz?
Kur&apos;an-ı Kerim’i okumak, hacca gitmek, zekât vermek ya da oruç tutmak, sizi gerçek Müslüman yapar mı?
Tüm bunlar bir kenara dursun:
Dünya üzerinde bilerek, anlayarak ve özümseyerek inanan kaç kişiyiz?
Kalıplaşmış bilgiler doğrultusunda inandığımızı hiç düşündünüz mü?
Sorgulamadan ve düşünmeden sadece tekrar mı ediyoruz?
Peki ya doğrusu nedir nasıldır demeden, duyduğumuz her şeye, gözlerimizi gerçekleri görmeye, kulaklarımızı da gerçekleri duymaya kapatarak bize ne söyleniyorsa ona inanıyor ve uygulamıyor muyuz?
Bu zamana kadar, anlamını bilmediğimiz birçok şey gibi inanmadık mı her şeye?
İbadeti; namaz, oruç ve zekât ile noktalamadık mı?
Ben sizlere yeni bir İnanç vaat etmiyorum!
Sizleri, inancınızı sorgulamaya ve yanlış yaptıklarınızı düzeltmeye davet ediyorum. 
Tüm Bunlar;
“Ben Mümin&apos;im” diyenlerin düşünmesi ve İDRAK etmesi gereken önemli bilgiler.
DÜŞÜNÜN, SORGULAYIN, ARAŞTIRIN VE ÖNCE İYİ İNSAN OLUN…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136827</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ac45f0b-b4c2-4dea-b16a-ac417b2ef489.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Tekrara Düştü</image:title>
            <image:caption>… Biraz edebiyat, biraz düşünce ve dünya tarihinden süzülüp gelen kültürel birikim ve dünyanın oluşumundan bu yana yeryüzünün biçimlenmesi esnasında doğal güzellikler ve doğanın birikimi üzerine söylenecek birkaç cümleyle sorgulamakla meşgul olduğumuz yaşamın, doğanın felsefesine dairdi.
Ve hep aynı hikâye… Hikâyenin aynı olması insanlığın var olduğu günden beri görünen ve bütün bulguların insanın etrafında, kale surlarından çevrilmiş ve taştan yapılmış bir duvarın bir harçla harmanlanmış, kendi ördüğü kale duvarlarında taş olmasıydı bütün hikâye. Hep aynı hikâye dedim ya… Olması gerekende buydu… Hikâyenin aynı olması normaldi.
Ve Söz Tekrara Düştü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136828</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a897d361-b02e-4304-84f7-e694e82012bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Felak’tan Felâh’a: Felak Suresi</image:title>
            <image:caption>“YARATTIĞI ŞEYLERİN ŞERRİNDEN, FELAK’IN RABB’İNE SIĞINIRIM...”Asırlardır süregelen ezberci anlayış, bizi Kur’an’ın bilimsel ve duygusal derinliğinden ve kozmik ufkundan mahrum bıraktı. Kur’an-ı Kerim, kozmolojiye dair 600’e yakın ayet barındırmasına rağmen, fen ilimlerinden uzaklaşmış din eğitimi anlayışı, bu derinliğin üzerini örtmüştür. Elinizdeki bu eser, Felak sûresini sadece bir dua olarak değil, bir “Yaratılış ve Varoluş Manifestosu” olarak yeniden okumaya davet ediyor. Yusuf Yıldız, Felak’tan Felâh’a: Felak Sûresi kitabında; tefsir ilminin derinliğini modern bilimin verileriyle harmanlayarak, 14 asır öncesinden gelen ilahi mesajın günümüzü nasıl aydınlattığını gözler önüne seriyor. Bu bir tefsir kitabı değil; fiziği metafizikle, aklı kalple, ilmi irfanla buluşturan bir uyanış çağrısıdır… Karanlıktan aydınlığa, korkudan emniyete, Felak’tan Felâh’a yürümek isteyenler için</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136829</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b390af5-bb00-4f22-ac5d-af3099ec29cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın 2.0;Üst Versiyonuna Hazır mısın?</image:title>
            <image:caption>Ya en yüksek benliğine ulaşmak daha fazla çabalamak değil de, aslında olmadığın her şeyi bırakmaksa?Kadın 2.0’da, dünyaca tanınan insan davranış uzmanı Nevşah, kadınları “kendini geliştirme” döngüsünün ötesine, gerçek öz-farkındalığa davet ediyor.Bu kitap çaba, mükemmeliyet ya da kendini “düzeltme” üzerine değil, seni sınırlayan hikâyeleri bırakmaya, toplumsal koşullanmalardan özgürleşmeye ve en başından beri sahip olduğun gücü geri almaya çağırıyor.Bu kitabın içinde:Φ Düşüncenin gerçek olmadığını ve iç eleştirmeni nasıl susturabileceğini,Φ Bilinçli nefesle berraklık, farkındalık ve huzura nasıl ulaşılacağını,Φ Sevilirken, severken ve liderlik ederken kendini kaybetmeden var olmayı,Φ Korkuya değil, özgürlüğe dayanan yeni bir başarı tanımını keşfedeceksin.Kadın 2.0, başka biri olmayı değil, zaten olduğun kadınla yeniden buluşmayı anlatıyor. Eğer varlığını güç, farkındalık ve amaçla ortaya koymaya hazırsan, bu kitap senin davetin.Kullanılan Reklam Mecraları:Instagram, Facebook, X sayfalarında ücretli reklam çalışmaları...Kalem Kahve Klavye, Edebiyat Haber, Litera Edebiyat banner alanları...Gazete ve dergilerde reklam, haber ve yorum...Metro duraklarında panolar, Modyo dijital ekranları, sokak afişleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136830</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/210b015c-fa5c-49a7-a3b1-178d7b9ac843.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanya (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>zaman|ya: zaman diyarı.za|mania: zaman mania, zaman deliliği.Dünyaya pazarlanmak üzere dakika, hafta, saat, takvim, müzik, para gibi birbirinden önemli ürünler geliştiren Zaman isimli şirket, daha fazla büyüyebilmek için geceye odaklanır ve Büyük Gece Projesi’ni hayata geçirmeye karar verir. Kerim, iş görüşmesine gittiği şirketin Zaman olduğunu bilmeden çıkar evden. Bir gün içinde dört kıtada, on iki ayrı şehirde pek çok kişiyle görüşür. Zamanya’nın kapısına ulaşıncaya kadar bir yandan zaman diyarının bütün sırlarını keşfedecek, bir yandan da bugüne kadar zaman kavramını hiç sorgulamadığını fark edecektir.Selim ise zaman kafesinde yaşayan sıradan bir insandır. Yedi vapurunu yakalamaya çalışır her sabah. Saat sekizde başlar çalışmaya, akşam beş olunca çıkar şirketten. Acıktığı için değil, saat on iki olduğu için yemek yer. Hep zamanla yarışır, kesintisiz bir koşuşturma içindedir. Fakat nereye doğru koştuğunu, nereye varmak istediğini bilmez. Zaman, hayat, gece, dünya, uyku, keyif, kariyer, ölümsüzlük ve kapitalizm üzerine muhteşem bir kurgu, sürükleyici bir macera. Zamanya’nın roman olarak yayınlanmasının üzerinden tam 20 sene geçti. Bu kült eser, yazarı Yiğit Kulabaş’ın uyarlaması ve M.K. Perker’in çizimleriyle, grafik roman olarak yeniden okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136831</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e01780b-7c40-40b5-827d-17a48b509522.jpg</image:loc>
            <image:title>Rewitched - İçindeki Büyücüyü Uyandır</image:title>
            <image:caption>BÜYÜNÜ SAKLARSIN AMA KADERİNDEN KAÇAMAZSINToksik patronu, tükenen ruhu ve gizlemek zorunda olduğu büyü gücü arasında sıkışıp kalan Bella, 30. yaş gününde kendini zorlu bir cadı sınavının tam ortasında bulur. Ekim ayı boyunca karanlık güçlere karşı vereceği bu mücadeleden ya galip çıkacak… ya da büyü gücünü sonsuza dek kaybedecektir. Bu tehlikeli yolculukta Bella’ya beklenmedik bir akıl hocası ve onu korumakla görevli yakışıklı bir muhafız eşlik eder. Rewitched, büyünün aşkla iç içe geçtiği; kaçmanın imkânsız, hatırlamanın ise büyülü olduğu, unutulmaz bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136832</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddced8f3-a849-4836-8c6b-93daa9f2698b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Kaybetme Korkusu (Ciltli);Yıldızçiçeği Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Kokular zaafım sanıyordum. Yanılmışım. Onun kokusuymuş benim zaafım.”Kariyerinde yaşadığı sert düşüşün ardından Elisa Tanyeli’nin çaldığı son kapı, geçmiştebıraktığını sandığı bir adamın dünyasına açılır. Elisa’nın yeniden parlaması için DahliaParfüm’ün gizli ortağının yanında tam bir ay boyunca asistanlık yapması gerekmektedir.Adilhan Kozan. İş dünyasının güçlü ve gizemli ismi. Elisa’nın hayatına Koruma Han olarakgiren, âşık olmaktan korkan bir kalbin yegâne sahibi.Bir zamanlar aşk oyunuyla başlayan hikâyelerinde şimdi roller değişmiş, güç dengeleri tersinedönmüştür. Aynı çatı altında bastırılmış hisler ve söylenmemiş cümleler yavaş yavaş gün yüzüneçıkarken, Elisa bu kez düşmekten değil kaybetmekten korktuğunu fark eder. Elisa ve Han için buhikâye yeniden mi yazılacak, yoksa sonsuza dek yarım mı kalacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136833</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515a9e36-cf42-4cdb-897e-14ebff9c2e9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Barınağı</image:title>
            <image:caption>Bu, bir orman yangını hikayesi ...Ya da yangından sonra kurulan yeni hayatların, dostluğun hikayesi... 
Bu, bir başarı hikayesi... Azimli olmanın yılmadan engelleri aşmanın hikayesi... 
  Bu, babasını yangında kaybeden Galip&apos;in, fakir bir ailede yaşama tutunmaya çalışan Sefer&apos;in ve    sevgiyi tatmamış ama hayattan umudunu kesmeyen Umut&apos;un hikayesi... 
  Bu, yaşamda galip gelen üç dostun hikayesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136834</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a72b1698-120f-40d8-91fa-697f740a9741.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Başı Otantiklik</image:title>
            <image:caption>Bir kültür varlığı korunurken, gerçekte ne korunur?  Malzeme mi, biçim mi, yoksa anlam mı?  Her Şeyin Başı: Otantiklik, kültürel miras ve sanat alanında en çok başvurulan fakat en az sorgulanan kavramlardan biri olan otantiklik üzerine kapsamlı bir düşünme çağrısıdır. Bu çalışma, otantikliğin yal­nızca teknik bir kriter değil; etik, tarihsel ve bağlamsal bir karar alanı olduğunu ortaya koyar.  Akademik kuram ile uygulama pratiği arasındaki mesafeyi görünür kılan kitap, restorasyon ve konservasyon süreçlerinde alınan kararla­rın arka planını sorgular. Otantikliğin nasıl tanımlandığını, hangi du­rumlarda dönüştüğünü ve kimi zaman nasıl bir meşrulaştırma aracı­na dönüştüğünü ele alır. Uluslararası yaklaşımlar, yerel uygulamalar ve mesleki deneyimler ışığında, kültürel mirasın korunmasında &quot;doğru&quot; kavramının ne kadar çok katmanlı olduğunu gösterir.  Bu kitap, reçete sunmaz; soru sorar. 
Kesin cevaplar vermekten çok, bilinçli kararlar almanın gerekliliğini hatırlatır.  Arkeologlar, restoratörler, konservatörler, sanat tarihçileri, mimarlar, müze profesyonelleri ve kültürel miras alanına ilgi duyan herkes için otantikliğe yeniden bakmayı öneren bu çalışma, kültür varlıklarıyla kurduğumuz ilişkinin aslında kendimizle kurduğumuz ilişki olduğu­nu düşündürür.  Çünkü her karar bir tercihtir.  Ve her tercih, otantiklikle sınanır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136835</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfd93be-7503-478d-b960-f5cda5b6186f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mumut ve Bir Kutu Dostluk (Sen de Oku )</image:title>
            <image:caption>Bir kutuya sığan dostluk.

Inbar Heller Algazi’nin yazıp resimlediği Mumut ve Bir Kutu Dostluk, küçük anlardan büyük mutluluklar çıkarmanın sıcacık hikâyesi...



Merak duygusunu besleyen kurgusuyla ormanın kalbinde saklı bir hazinenin peşine düşüren öykü, çocukları doğanın eşsiz zenginliklerini keşfetmeye davet ediyor.



Şiirsel dili ve masalsı çizimleriyle hem kalplere hem de gözlere hitap eden bu incelikli SEN de OKU kitabı, gerçek dostluğun paylaşarak büyüyeceğini ve nezaketle güçleneceğini vurguluyor.



Mumut, büyükannesinin kendisine armağan ettiği boş kutuyu bir hazine kutusuna dönüştürebilmek hayaliyle ormanın yolunu tutar. Dağların yamacında, ağaçların arasında saatlerce yürür ama hiçbir şey bulamaz! Tam umudunu yitirdiği sırada yolu Sinecik ve diğer Mini Minnaklarla kesişir. Dediklerine göre orman hazine doludur ama görmesini bilene! Kim bilir Mumut’un aradığı hazine belki bir dal çiçekte, belki de bir kelebeğin kanadında gizlidir...



Hediyeleşmenin sevgi ve minnettarlığı ifade etmenin kibar bir yolu olduğunu gösteren bu naif öykü, dostluk bağlarının karşılıklı emekle kurulduğunu hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136836</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab429b73-caa6-4eb9-b975-daa296b4cf30.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Çocuktuk</image:title>
            <image:caption>Röportaj, gazeteciliğin ana işlevi olan haber gibi tekdüze, duygusuz ve donuk değildir. Öykü kadar sanatsal bir çabadır. Biçem ve estetik kaygıları vardır. Röportaj yapan elbette kendine göre bir doğruyu anlatır ama gerçekten ayrılmaz. Tanıklıklar göstermek, kanlı canlı adlar, insanlar, mekânlar, yaşanmışlıklara yaslanmak zorundadır. Gazeteci, dümdüz haberin donukluğundan sıyrılıp gönlünü ve aklını akıtırken, biçemini, yorumunu katarken röportaja, kurmacanın dilini kullanabilir ama asla doğrudan kurmacaya yönelemez.Öykücü, sözgelimi bir insanın çocukluğunu anlatırken düşlerin sonsuzluğunda gerçeklikten dilediğince uzaklaşabilir. Ama aynı insanın çocukluğuna ilişkin bir röportaj yapan gazeteciyi, gerçeklik, kaleminin ucundan tutar çeker aşağıya, uçup gitmesin, var olandan uzaklaşmasın diye…Gazeteci-yazar Işık Kansu, Bir Zamanlar Çocuktuk’ta ülkemizde farklı özellikleriyle tanınmış yedi kişinin, çocukluk anılarının yaşamöykülerine olan izdüşümlerini ele alıyor. İlk ağızdan aktarılan öykülerle, bir kuşağın çocukluk yaşantılarından bugüne taşınan yoksulluğun, direncin, aklın, sevginin ve onurun ulusal bir kimlik tarihçesine dönüşümü örnekleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136837</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4cf5564-197a-4388-8897-6befc820da10.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Miman Aşkı</image:title>
            <image:caption>Doğa ile insan arasındaki güçlü bağı ve sıra dışı bir aşk hikâyesini merkeze alan bir romandır. Gerçek ile hayal arasında gidip gelen anlatımıyla; sevgi, yalnızlık ve aidiyet temalarını işler. Masalsı ve yer yer mistik bir atmosfer içinde, karakterlerin iç dünyasına odaklanarak okuyucuya duygusal bir yolculuk sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136838</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e23e5682-08ec-4f89-ba8e-2135c3fa511e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkı Kaybetme Korkusu;Yıldızçiçeği Serisi 2. Kitap</image:title>
            <image:caption>“Kokular zaafım sanıyordum. Yanılmışım. Onun kokusuymuş benim zaafım.”Kariyerinde yaşadığı sert düşüşün ardından Elisa Tanyeli’nin çaldığı son kapı, geçmiştebıraktığını sandığı bir adamın dünyasına açılır. Elisa’nın yeniden parlaması için DahliaParfüm’ün gizli ortağının yanında tam bir ay boyunca asistanlık yapması gerekmektedir.Adilhan Kozan. İş dünyasının güçlü ve gizemli ismi. Elisa’nın hayatına Koruma Han olarakgiren, âşık olmaktan korkan bir kalbin yegâne sahibi.Bir zamanlar aşk oyunuyla başlayan hikâyelerinde şimdi roller değişmiş, güç dengeleri tersinedönmüştür. Aynı çatı altında bastırılmış hisler ve söylenmemiş cümleler yavaş yavaş gün yüzüneçıkarken, Elisa bu kez düşmekten değil kaybetmekten korktuğunu fark eder. Elisa ve Han için buhikâye yeniden mi yazılacak, yoksa sonsuza dek yarım mı kalacaktır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136839</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59f48d11-0f95-4514-9b41-8132060120cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kazım Kurt - Bir Halk Adamının Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Türkiye hepimizin! Bu topraklar üzerinde yaşayan halkımız, her şeyin en iyisine layık. Her ne zorluk altında olursak olalım, birlik içerisinde çağdaşlık mücadelesi verdiğimiz sürece umut hep var olacak. Ve her yurttaşımız, buna yürekten inanıyorum ki, çok yakın gelecekte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıyla beraber insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşacak. Bütün mücadelem, bütün mücadelemiz, bunun içindir ve bu mücadele, en şerefli mücadeledir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136840</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa2e7afa-c62e-4968-b82d-0cc1dee96123.jpg</image:loc>
            <image:title>Tevafuk;Anlamın Görünür Haki, Rastlantının Ötesi</image:title>
            <image:caption>“Yolun nereye varacağını düşünme; sen sadece ilk adımı düşün. Gerisi zaten O’nun nizamıyla gelir.” Rüzgâr esti, taş düştü, kedi susadı, trafik yoğunlaştı, ayağın taşa değdi, susadın, dünya döndü, akşam oldu...Birbirinden tamamen bağımsız gibi görünen olaylar silsilesinin aslında anlamlı ve yerli yerinde bir uyumla aynı noktada buluştuğunu bilir misin? Gün boyu olanların seninle hiç ilgisinin olmadığını, olamayacağını mı düşünürsün?Oysa hiçbir şey rastlantı değildir, kendiliğinden olmamıştır.İçinde görünmez bir elin imzası, mührü ve rızası vardır. Uzun zamandır düşünmediğin birini aniden hatırlayıp, aynı gün ondan mesaj alırsın mesela. İçinden geçen bir cümle, hiç beklemediğin bir yerde birden karşına çıkıverir. İşte anlamın görünür hale gelmesine tevafuk denir.Karşına çıkan her kitap, her söz, hatta her harf, anlamın parçasıdır.Okuman, anlaman, bu rehberlikten faydalanman, mesajı alman, kâinatın ordularıyla birlikte</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136841</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6717be21-42c3-49d7-a14f-c9ffed16623c.jpg</image:loc>
            <image:title>Şenliklerin İçinden</image:title>
            <image:caption>Eser; kültür, sanat ve edebiyat dünyasına dair gözlemlerden oluşur. 
Hasan Akarsu, toplumsal olayları, kültürel etkinlikleri ve edebi birikimi sade ve akıcı bir dille değerlendirir. 
Yazılarda hem düşünsel analiz hem de anı-tadında anlatımlar yer alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136842</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bb55169-e76a-4bbc-be3e-e00748355005.jpg</image:loc>
            <image:title>Hitit Öyküleri: Sağırkaya</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, “Hitit Öyküleri” serisine ait bir eserdir. Anadolu’nun kadim uygarlıklarından Hititler dönemini konu alır. 
Tarihi ve kültürel unsurları öykü formatında anlatarak geçmişi daha anlaşılır ve akıcı bir şekilde okura sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136843</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9c9560-6ed0-4cca-8036-c266fab40bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Varmış Seti (10 Kitap +1 Aktivite Takım)</image:title>
            <image:caption>Bir masal anlatıldığında yalnızca kahramanlar değil, çocukların düşleri de canlanır. Pinokyo’nun dürüstlük arayışı, Rapunzel’in sabırla örülmüş hikâyesi ve Ali Baba’nın cesur macerası… Hepsi, küçük okurlara hem eğlenceli anlar hem de hayatın değerli derslerini armağan ediyor.1-RAPUNZEL2-PİNOKYO3-KURT İLE KUZU4-KURBAĞA PRENS5-HANSEL İLE GRETEL6-GÜZEL VE ÇİRKİN7-FARE DOĞURAN DAĞ8-ÇİRKİN ÖRDEK YAVRUSU9-BREMEN MIZIKACILARI10-ALİ BABA VE KIRK HARAMİLER11-MASAL ETKİNLİK KİTABI</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136844</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a562bcac-e887-4abd-b475-2b7db18e31f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çayırkuşunun Feragati</image:title>
            <image:caption>Bazen bir metin, insanın iç âlemine görünmez bir kapı aralar; okur, o kapıdan geçerken aslında bir hikâyeye değil kendi varoluşunun kuytu bölgelerine de adım atar. Sadık Yalsızuçanlar’ın anlatı dünyası, tam da bu eşiğin kıyısında başlar ve dışarıdan bakıldığında sakin ve duru, içine girildikçe katman katman genişleyen, sezginin ve düşüncenin birbirine karıştığı bir derinliğe uzanır.Çayır Kuşunun Feragati, yirmiyi aşkın hikâye boyunca varlığın ince titreşimlerini, insan ruhunun gizli çatlaklarını, eşyayla ve tabiatla kurduğumuz kadim bağı duyulur kılıyor. Bir çocuğun toprağa eğilen bakışından bir psikiyatri odasında çözülmeye başlayan yaralara, şehir gürültüsünün içinden süzülen yalnızlığa ve belleğin korunaklı sığınağına uzanan bu metinler; acıyı, merhameti, feragati ve içsel konuşmanın saklı güzelliğini taşıyor.Yalsızuçanlar, modern Türk hikâyeciliğinde kendine bütünüyle özgü bir hat açan; irfanî duyarlığı çağdaş anlatım biçimleriyle buluşturan nadir yazarlardan. Onun metinlerinde gündelik olan, derinlikli bir sezgiyle dönüştürülür; sıradan bir ânın içine insanın varoluşsal ağırlığı yerleşir. Bu kitap, Yalsızuçanlar’ın edebiyatındaki olgunluğu, inceliği ve ruhu işiten dili bütün açıklığıyla taşıyor.Çayır Kuşunun Feragati, bir çayır kuşunun kanadından yükselen o hafif ama kalıcı titreşim gibi okurun zihninde uzun süre yankı bırakan hikâyeler sunuyor. Her bir anlatı, insanın kendini tanıma çabasına, anlamın kırıldığı yerlerden yeniden doğma ihtimaline usulca eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136845</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/627395f6-fa61-400e-bc4a-0abb6716dda9.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslümanlarda Tarihyazımı</image:title>
            <image:caption>Tarih, sadece geçmişte yaşanmış olayların bir dökümü müdüryoksa bir toplumun kendini inşa etme ve anlamlandırma biçimimi? İslam medeniyeti, vahyin nüzulünden imparatorlukların kuruluşuna uzanan süreçte, geçmişi kaydetmek için muazzam birhafıza mekanizması geliştirmiştir.Chase F. Robinson, Müslümanlarda Tarihyazımı adlı bu temeleserinde, İslam tarihçiliğinin kökenlerine inerek sadece “ne” yazıldığını değil “nasıl” ve “neden” yazıldığını da mercek altına alıyor.Yazar, İslam’ın teşekkül ve klasik dönemlerinde ortaya çıkantarihsel metinleri birer bilgi kaynağı olmanın ötesinde üretildikleri toplumun sosyal, siyasi ve dinî dinamiklerini yansıtan canlıbelgeler olarakokuyor. Kitap, sözlü kültürün esnekliğinden yazılı kültürün otoritesine geçişi, kâğıdın yaygınlaşmasının bilgi üretimindeki devrimcirolünü ve ulemanın “isnâd” sistemiyle geçmişi nasıl bir hakikatrejimine dönüştürdüğünü titizlikle inceliyor. Taberî’den İbn Haldûn’a, Mes’ûdî’den İbnü’l-Esîr’e kadar büyük tarihçilerin eserlerini;sarayların himayesi, mezhep çatışmaları ve meşruiyet arayışlarıekseninde yeniden değerlendiriyor.Kadir Purde’nin yetkin çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu eser,İslam tarihini sadece siyasi olaylar bütünü olarak okumak değil oolayların nasıl bir “tarih” hâline geldiğini, Müslümanların geçmişalgısını ve zamanı kaydetme tutkusunu anlamak isteyenler içinvazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır. Müslümanlarda Tarihyazımı,geçmişin sesinin günümüze nasıl ulaştığını sorgulayan her okuriçin ufuk açıcı bir rehber niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136846</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0777c49-03e5-4bf9-8cb4-85373289d1f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Soy Karması - Kara Kutu</image:title>
            <image:caption>“İNSAN, KADER DEDİĞİ YÜRÜYÜŞÜ YALNIZ KENDİ ADIMLARIYLA DEĞİL, RUHUNA MÜHÜRLENMİŞ SOY HAFIZASIYLA BİRLİKTE SÜRDÜRÜR.”İnsan, kâinatın sırlarını ruhunda dokuz boğum halinde taşıyarak dünyaya gelir. Her boğum bir idrak eşiğidir; en derini ise sessizce işleyen soy karmasıdır. Bu âleme kendi yolunu bulmak için gelen insan, aynı zamanda atalarından devraldığı yarım kalmış hikâyelerin izlerini de taşır. Kendi ruhsal orucunu gerçekleştirirken, soy devrini tamamlama niyetiyle yürür.Soydan açılmış esmalar lütuf olarak akarken; miras kalan olumsuz haller, yinelenen yanlışlar ve mühürlü kayıtlar bugünkü yaşamda darlık ve tıkanıklık olarak tezahür eder. Bunlar rastlantı değil, varlıkta saklı kayıtların dile gelişidir. İnsan, soydan gelen bilgelikle güçlenirken, yarım kalmış titreşimleri de kendi varlığında tamamlamakla mükelleftir. Bu yol, ataların gölgesinde kaybolarak değil, kendi cevherinin ışığında aydınlanarak yürünür.Bu eser; kayıtlı olanı inkâr etmeden idrakle çözmeye ve hikmetle dönüştürmeye bir davettir. Sabırla ele alınan soy yükleri şifaya, tekrar eden kader döngüleri bilince dönüşür.Böylece insan, hem devraldığını kemale erdirir hem de kendi özünü dünyada iz bırakacak bir hakikate dönüştürür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136847</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7dcd570-d3d1-49fe-ad96-988411519c29.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanç ve Bilim</image:title>
            <image:caption>Bu eser, inanç ile bilimin çatışmak yerine birbirini tamamlayabileceği fikrini ele alır.
 İnsanının hem manevi hem de akli yönünü geliştirerek kendini yeniden inşa etmesi gerektiğini vurgular. 
Felsefi ve düşünsel bir bakış açısıyla, bireyin içsel dönüşümüne rehberlik etmeyi amaçlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136848</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35254747-5602-4cbd-806b-9820f5e14825.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaizen;Japon Felsefesiyle Küçük Adımlarla Hayatınızı Değiştiren</image:title>
            <image:caption>Milyonların Hayatını Değiştiren Japon Felsefesi Kaizen“Birçok küçük vuruşla büyük bir ağaç devrilebilir.” -  Japon AtasözüDünya çapında ses getiren, çok satanlar listesine giren bu ilham verici kitap, Japonların asırlık Kaizen felsefesini herkesin anlayabileceği ve uygulayabileceği bir rehber olarak sunuyor.Kaizen, “sürekli iyileşme” anlamına gelir ve bu iyileşme, devrimsel kararlarla değil, küçük ama istikrarlı adımlarla gerçekleşir. Sarah Harvey, kendi hayatındaki köklü değişimi anlatırken sizi de rutininizi sorgulamaya, alışkanlıklarınızı yeniden şekillendirmeye ve daha tatmin edici bir yaşama davet ediyor.• Yeni bir alışkanlık mı edinmek istiyorsunuz?• Hayatınızda bir şeylerin eksik olduğunu mu hissediyorsunuz?• Daha dengeli, daha huzurlu bir yaşamın hayalini mi kuruyorsunuz?O zaman bu kitap tam size göre. Bilimsel araştırmalar, psikolojik içgörüler ve Japon kültüründen alınan ilhamla dolu bu kitap, sadece okudukça değil, uyguladıkça da değiştiriyor. Değişim cesaret ister sanıyorduk. Oysa ihtiyacımız olan tek şey, sadece küçük bir adım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136849</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/290cd2f7-9f54-47bf-a941-410e7a57a3fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekten Konuşanlar</image:title>
            <image:caption>EDEBIYATLA SİNEMAYI BULUŞTURAN ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATININ ÖNEMLİ İSMİ: ROZA’NIN YAPIMCISI VE YAZARI HAMİT İZOL’DAN“Onlar, sesle konuşamadılar ama hep yürekten konuştular. Dille bir şeyler anlatmak çok kolay, yürekten konuşmak çok zor. İşte yürekten konuşan bir anne babanın çocuğu olmak böyle bir lütuf.” Çocuklar birbirlerinin kusurlarıyla dalga geçmeyi, birbirlerine lakap takmayı sevip eğlenceli bulsa da dalga geçilen açısından durum hiç de eğlenceli değildir. Birçok insan, ailesindeki engelliler nedeniyle hayatın zorluklarının yanında, insanların yarattığı sorunlarla da uğraşmak zorunda kalır. Çağdaş Türk edebiyatının önemli yazarlarından Hamit İzol, Yürekten Konuşanlar’da, duyma ve konuşma engelli bir anne ile babanın çocuğu Ahmet’in, kendi yüreğinin sesini duyarak ilerlediği bir macerayı anlatıyor. Bir yanda engeli nedeniyle yürekten konuşanlar, diğer yanda gururu nedeniyle yüreğinin sesini duymazdan gelenler... Yürekten Konuşanlar aile ilişkileri, akrabalıklar, aşk, ayrılık ve kavuşma adına destansı bir roman... Kullanılan Reklam Mecraları:Instagram, Facebook, X sayfalarında ücretli reklam çalışmaları...Kalem Kahve Klavye, Edebiyat Haber, Litera Edebiyat banner alanları...Gazete ve dergilerde reklam, haber ve yorum...Metro duraklarında panolar, Modyo dijital ekranları, sokak afişleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136850</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c0646ca-e68b-4863-9dc5-d08a4d98b375.jpg</image:loc>
            <image:title>Yutkunamadıklarım;“Haksızlık” Temalı Öyküler…</image:title>
            <image:caption>HAKSIZLIĞA SUSULMAZ, FISILDANMAZ! YA BAĞIR BAĞIRABİLDİĞİN KADAR YA DA KATLAN BOĞAZINA OTURACAK OLAN O YUMRUYA...Haksızlıklar, insanoğlunun var oluşundan bu yana kaçamadığı, önünü kesemediği en zehirli tecrübelerdir. Hele ki haksızlığa karşı susmak... Bir yumru gibi oturur insanın boğazına. Yutkunamaz, hatta yutkunmayı kendinize hak görmezsiniz. Yutkunamadıklarım da işte böyle çıktı ortaya; bir haksızlığa suskun kalmanın, onu görmezden gelmenin dönüp dolaşıp bizi tehditetmesi gerçeğinin idrakiyle...Bu kitapta “haksızlık” temasıyla yazılmış on hikâye okuyacaksınız. On adet boğaza takılan yumru...Kullanılan Reklam Mecraları:Instagram, Facebook, X sayfalarında ücretli reklam çalışmaları...Kalem Kahve Klavye, Edebiyat Haber, Litera Edebiyat banner alanları...Gazete ve dergilerde reklam, haber ve yorum...Metro duraklarında panolar, Modyo dijital ekranları, sokak afişleri...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136853</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f974c99-7138-471e-9cdf-6ecbee609ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Travmayı Kadınca Yeniden Yazmak;Bir Feminist Direniş Biçimi</image:title>
            <image:caption>Travma’ya dair sayısız kitap yazıldı, araştırmalar, makaleler yayımlandı. Bu kitap da benzer bir çaba içerisinde, fakat onu farklı kılanın, travmanın kadınca yazılmasının ve “yeniden” anlatılmasının, işlenmesinin önemine odaklanması olmasını umuyorum.Kitapta travmanın çok boyutlu deneyimlerini ayrı ayrı ancak birbirini tamamlayan bir yaklaşımla ele almaya çalıştım. Birinci bölüm şöyle bir yapı taşıyor: Kadınların neden yazması gerektiği üzerine düşünürken, yazmanın kadınlar açısından önemini ve travmayla baş etmenin etkin bir yolu olduğunu aktarmaya çalıştım. Füruzan’ın öyküleri üzerine yaptığım incelemede amacım, edebiyatın, travmayı (örselenmeleri) ifade ediş gücüne sevdiğim bu yazar üzerinden bakmaktı. “Kadınca Travma Metafor Menüsü” ve “Kanserle Yaşayanlar İçin Metafor Menüsü” ile travmanın somutlaştırılmasının önemini tekrar fark ettim. “Başarı Gölgesinde Yaşamak: Kadınlar ve İmposter Sendromu” başlıklı haber söyleşi, başarı travmasını sorgulamayı amaçlıyor. “Travmanın Ötesinde: Çocuklar İçin Onarıcı Adalet” haberi ise, bir kongrenin ardından travmanın kuşaklararası etkisi ve iyileşme yolları üzerine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136854</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1c243d0-d463-4d2b-84b6-64506bd285b9.jpg</image:loc>
            <image:title>“Büyük Madenci Yürüyüşü” Sonrası Zonguldak;Geleneksel Bir Sanayi Kentinin Neoliberal Kapitalizme İmtihanı</image:title>
            <image:caption>Bu derleme kitap, Türkiye’nin neoliberal kapitalizmle daha yoğun biçimlerde bütünleştiği son 20-30 yıllık süreçte, taşkömürü üretimiyle özdeşleşmiş Zonguldak’ta yaşanan değişimi ve dönüşüm arayışlarını ele alıyor. Zonguldak 1980’lerin neoliberal yeniden yapılanma politikalarına itiraz ettiği Büyük Madenci Yürüyüşü (1991) sonrasında ne bütünüyle “kömür/madenci kenti” özelliklerini koruyabildi ne de “madencilik-sonrası” için yeni bir gelişme dinamiği yakalayabildi. Sanayisizleşme ve ekonomik gerileme süreci içerisinde bir taraftan kömür üretimi saçaklanan biçimlerde sürdürüldü diğer taraftan kömüre alternatif gelişme ihtiyacı sürekli olarak dile getirildi. Bir başka deyişle 2000’li yılların neoliberal kapitalizmle bütünleşmiş Türkiye’sinde, geleneksel bir sanayi kenti olan Zonguldak adeta arafta kalmış bir kent/bölge halini aldı.Kitap boyunca yazarlar, neoliberal kapitalizmin artan hegemonyası altında Zonguldak’ın sözkonusu arafta kalma halini ve çıkış arayışlarını inceliyorlar. Eleştirel perspektife sahip teorik öncüllerden hareket eden incelemeler Zonguldak’ın yakın dönemine dair geniş bir açıklama repertuarı sunarken, aynı zamanda neoliberal kapitalizmin farklı coğrafyalarda, çelişkili ilişkiler ve çatışmalı süreçlerde, çeşitlenen/alacalı biçimlere büründüğünü ortaya koyuyorlar.Mobilizasyonun İmkânları ve Sınırları: Büyük Grev Bir Dönüm Noktası mıydı? SADIK KILIÇ*Kömürün Merkezinde, Çelişkiler Arasında: Zonguldak ve TTK ZEYNEP BAŞAK*Neoliberalizmin Zonguldak’taki Alacalı Biçimleri: TTK’nın Gölgesinde Kaçak Madencilik CANER ÖZDEMİR ve SADIK KILIÇ*Zonguldak’ta Değişen İşçi Sınıfı Kimliği ve Maden İşçisi Erkek(lik)ler ATİLLA BARUTÇU ve FİGEN UZAR ÖZDEMİR*Büyüyen Kentten Büzülen Kente: Zonguldak’ta Doğurganlık ve Nüfusun Dönüşümü CANER ÖZDEMİR*Ne İktidarın Hegemonyası Ne Muhalefetin Kalesi: Emeğin Başkentinde Siyasal Dinamikler ve Seçmen Davranışları İSA DEMİR*Sanayisizleşme, Geride Bırakılmışlık ve Popülist Tepkiler: Avrupa Örnekleriyle Zonguldak’ın Karşılaştırmalı Okuması FATİH CÜRE*Kültür, Turizm ve Sermaye: Zonguldak Turizm Projelerinin Politik Ekonomisi MEHMET EROĞLU*Filyos Vadisi Projesi: “Megaproje Kalkınmacılığı”, Bölgesel Gelişme Sorunu ve “Zonguldak’ın Kaderi” İBRAHİM GÜNDOĞDU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136855</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7614d4cf-3193-4011-a6ef-9a025b47756b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dün Gece Nerede Öldün?</image:title>
            <image:caption>“İnsanoğlunun süratle çok farklı bir yere gideceğini fark ediyor o dakika. Bildiği, yaşadığı şekliyle dünyanın sonunun geldiğini anlıyor. Yeni bir tür insan çıkıyor yerin dibinden. Ölmeyen. Ölümsüz. Açlığının vahşiliği durdurulamaz bir boyuta ulaşmış, utanmaz bir yaratık yükseliyor. Bir çiçek görmek için yerleri tarıyor yürüdüğü patika boyunca. Hiçbir şey göremiyor. Nefes alamıyor.” Ölümü yok sayan insan ölümsüzlükle karşılaşınca, bir şey değişir mi doğasında? Yoksa insan hep aynı insan olarak mı kalır? Günümüz İstanbul’unda, birbirinden çok farklı karakterler, bu ve benzer soruların yüküyle, zamanın kollarında ölümsüzlükle dans etmeye çalışıyor.Ölümsüzlük denilen akılalmaz değişikliğe ve birbirlerine direnirken; sevgiyi, bağlılığı, aileyi ve alışkanlıkları sorguluyorlar kendi yön­temleriyle. Belki de dertleri ölüp ölmemek değil, yaşayamamak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136856</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7794af4f-72c5-427f-8bbd-f2f176925093.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstün Yetenekliler Sınıfı 3</image:title>
            <image:caption>Final sınavlarının ardından gelen yaz tatilinde öğrencileri, okulun hazırladığı lüks yolcu gemisinde iki haftalık bir cruise yolculuğu beklemektedir. Ancak tamamen yetenek odaklı olan bu okulun sıradan bir gezi düzenlemeyeceği bellidir ve gemi ıssız bir adaya varır. Burada yılın ilk özel sınavı olan ıssız adada hayatta kalma başlar.Gerekli malzemeler puanla alınabilir ve sınav bitimine kadar korunabilen puanlar, ikinci dönemde avantaj sağlayacaktır.D sınıfı üst sınıfla aralarındaki farkı kapatmak için hiç puan kullanmamayı planlar ve fakat hayatta kalma sınavı hiç de kolay olmayacaktır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136857</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/064b0679-27b2-4ca3-a5f3-8e557b3c0940.jpg</image:loc>
            <image:title>Wuthering Heights</image:title>
            <image:caption>On the windswept moors of Wuthering Heights, Catherine Earnshaw and Heathcliff share a passion too intense to be gentle. Separated by pride, class, and cruel choices, love turns into obsession and revenge. In her only novel, Wuthering Heights, Emily Brontë exposes love at its most destructive. This is not a love story. It’s what happens when love refuses to die.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136858</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e31f7bb-fd9a-4440-8b36-6189c31a2aac.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlar ve Etkinliklerle Masallardan Öğrendiklerimiz</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta en sevilen masallar, çocuklar için yeniden anlatılıyor. Üstelik neşeli, anlaşılır ve samimi bir dille! Her hikâye, içinde gizli bir ders barındırıyor ve çocukların iyi davranışları, sabrı, yardımlaşmayı ya da dürüstlüğü anlamasına yardımcı oluyor. Ama hepsi bu kadar değil! Her masalın sonunda eğlenceli etkinlikler, oyunlar ve etkinlik fikirleriyle çocuklar öğrendiklerini pekiştiriyor, yaratıcılıklarını konuşturuyor. Okumak, düşünmek ve birlikte üretmek için harika bir kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136859</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2c3c90d-2ca7-4c9a-98bb-bd7ec36da484.jpg</image:loc>
            <image:title>Okulda Eleştirel Pedagoji Uygulama Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, eleştirel pedagoji üzerine yapılan bir bilimsel kongrenin ürünüdür. 2024’te Ankara’da düzenlenen uluslararası katılımlı Birinci Eleştirel Pedagoji Kongresi’nde çok sayıda sunum yapıldı, atölye düzenlendi ve panel gerçekleştirildi. Canlı tartışmaların yapıldığı kongreden izlenimler, başta okuldaki öğretmenler olmak üzere eleştirel pedagojiyi eğitimlerinde kullanacak olan uzmanlar için bir “kılavuz” hazırlamanın faydalı olacağını düşündürttü. 
Kılavuzu hazırlamamızın asıl gerekçesi, günümüzde hayatın birçok yönünü tahakküm altına alan kapitalizmin yarattığı krizlere, olumsuz biçimde en çok etkilediği eğitim içinden ve üzerinden, biz eleştirel eğitimciler tarafından bir cevap vermekti. İnsanlık için değil, iktidar ve sermayenin çıkarları doğrultusunda ve mevcut etkili mecralarda (internet, dijital teknoloji, robotik, kodlama, yapay zekâ vd.) üretilen bilginin asıl olarak eleştirel pedagoji mecrasında ve demokrasi adına üretilebilmesi için yeni bir yaklaşımın kullanılması gerektiği görülmektedir. 
Kongremizin bireyci değil, kolektif eksende üretime yönelecek bir eğitim anlayışı için eleştirel pedagojiyi merkezine almasının ardında, bu demokratik eğitim motivasyonu ve imkânı yer almaktaydı. Kılavuz, eğitim çalışmaları ve derslerde diyalojik olarak, demokratik katılımlı, öznelliğe meydan veren ve “ezilenler”in seslerini duyuracak bir yöntemin nasıl kullanılabileceğini göstermektedir. Kılavuz bir bakıma, eleştirel pedagojinin kuruluş ve gelişmesinin arka planını oluşturan temellerinin üzerine oturacak bir pratiğin ne ve nasıl olması gerektiğini göstermektedir.  Eğitilenlerin bilinçlenerek özgürleşmeleri yolunda bu kılavuzun tüm eğitimcilere ve öğretmenlere yol gösterici olmasını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136860</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95af2f58-6542-4fe8-813d-85ce94f3e0cd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuram,Deneyim ve Müdahale</image:title>
            <image:caption>Kuram, Deneyim ve Müdahale, 1. Eleştirel Pedagoji Kongresi’nde buluşan eğitim bileşenlerinin, eğitimi yalnızca bir aktarım alanı olarak değil; iktidar ilişkileriyle örülü, politik ve dönüştürücü bir pratik olarak yeniden düşünme çabasının ürünüdür. Bu derleme, neoliberal-otoriter baskıların yoğunlaştığı bir tarihsel bağlamda, üniversiteyi ve öğrenme süreçlerini sorgulayan eleştirel bir ortak aklı görünür kılar.
Kitapta yer alan metinler; eleştirel ve feminist pedagojilerden mimarlık eğitimine, yaratıcı drama ve performatif öğrenmeden bakım etiği ve konumlu bilgi tartışmalarına uzanan geniş bir yelpazede, eğitimin bedensel, duygulanımsal ve ilişkisel boyutlarını merkeze alır. Öğrenmenin yalnızca bilişsel değil; deneyim, duygu ve kolektif karşılaşmalarla kurulan bir süreç olduğunu hatırlatır. Akademide sessizleştirme, güvencesizlik ve performans baskısı karşısında, dayanışma ve birlikte düşünmenin imkânlarını araştırır. Kuram, Deneyim ve Müdahale, eleştirel pedagojiyi kapalı bir teori değil; farklı disiplinlerde sınanan, çoğalan ve dönüştürücü bir müdahale alanı olarak ele alır. Okuru, kendi pedagojik konumunu, alışkanlıklarını ve direniş olanaklarını yeniden düşünmeye davet eder. Eğitimle umudu yeniden kurmanın, bilgiyi kamusal ve özgürleştirici bir güç olarak sahiplenmenin çağrısını yapar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136861</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cdeefe7-24bf-47ce-b033-d58e443920de.jpg</image:loc>
            <image:title>Celladın Gözyaşı</image:title>
            <image:caption>Padişah ferman buyurmaz ise 
Celladın kimseye zevali olmaz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136862</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73549c6e-d2f5-44da-8041-a39b1aa0057f.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanus Kıyısında Uyku</image:title>
            <image:caption>Tulû Ülgen&apos;in &quot;Okyanus Kıyısında Uyku&quot;su felsefeyle iç içe geçen bir aşk ve dönüşüm hikayesi. Pandemi zamanı kedilerin de korona salgınından geçtiği sırada yaşanmış olaylardan esinlenerek kaleme alınmış bir hikaye. Bedenin dili, hayvani dil, maddenin dili, rüyaların dili, mesleki diller, yakınlığın uzaklığın dilleri, farklı janrlar, farklı lisanlarda konuşulan diller arasında gezinirken tüm canlılara hitap eden bir arayış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136863</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dda5ad50-aafd-4137-bc08-3d07f609468b.jpg</image:loc>
            <image:title>Benden Bana Ne</image:title>
            <image:caption>NE OLMADIĞINI FARK ETTİĞİNDE KİM OLDUĞUNU HATIRLARSIN! Bazı insanlar dünyaya bir şey anlatmak için değil, insanı kendine hatırlatmak için yazar Eddi Anter’in kelimeleri, aklın ötesine seslenir; zihni susturur, kalbi konuşturur. Onun kitapları bir öğreti değil, bir hatırlayıştır. Okudukça değil, hissettikçe anlaşılır. Her cümlesinde bir çağrı gizlidir: Maskelerini bırak, sus, bak, hatırla! Çünkü aradığın cevap hiçbir zaman dışarıda değil... Eddi Anter, kelimeleriyle değil, o kelimelerin arasındaki boşlukta yankılanan sessizlikle konuşur. Benden Bana Ne, insanın kendini arayıp bulması ve kendi olmasını sade bir dille sorguluyor. Hayat yolculuğunda gideceği yolu seçen kişi yönlendirilir. Sadece olması gereken olur. Buna karar verecek olan kişinin kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136864</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0daa5be8-38ef-41ae-beb9-9b36a6999b6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Panik Ataklının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>PANİK ATAK, KALBİN DEĞİL HAYATIN SIKIŞMASIDIR.Bir gün beden “Dur!” der. Ne zaman, nerede ve neden olduğunu sormaz.Kalp hızlanır.Nefes daralır.Dünya bir anda küçülür...Panik atak böyle başlar. Sessiz, ani ve hayatın tam ortasında.Ayşegül Günsür, bu kitapta yıllarca süren panik atak mücadelesini tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Hastane koridorları, yanlış teşhisler, ilaçlar, korkular, evlilik, iş hayatı ve “her şey yolundayken” gelen krizler...Bir Panik Ataklının Günlüğü, panik atağı uzaktan anlatan bir rehber değil; onu yaşayan bir kadının içeriden, filtresiz tanıklığı.Bu kitapta, panik atağın bedende ve zihinde nasıl başladığını, insanları nasıl yalnızlaştırdığını, hayatı nasıl parça parça daralttığını ve bir insanın kendini bu karanlığın içinde nasıl aramaya başladığını okuyacaksınız.Eğer siz de “Kalbim duracak gibi oluyor!” “Bayılacağım!” “Kimse beni anlamıyor!” diyenlerdenseniz bu kitap size şunu fısıldıyor:Yalnız değilsin. Ve bu bir kader değil.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136865</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccb160b8-ab62-4f5a-8395-aa0388ca869a.jpg</image:loc>
            <image:title>A Tale of Two Cities</image:title>
            <image:caption>A Tale of Two Cities by Charles Dickens is a historical novel published in 1859. 
Set in London and Paris during the tumultuous French Revolution, it follows Dr. Alexandre Manette after his mysterious 18-year imprisonment in the Bastille and his reunion with his daughter Lucie. Their lives become entangled with a French aristocrat fleeing his heritage and a dissolute English lawyer who harbors secret devotion. 
Against the backdrop of revolutionary violence, personal sacrifices and hidden connections shape their intertwined fates.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136866</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a57ddd61-a653-4e5d-947a-784e17c268e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilin Dört Atlısı;Vüs’at O.Bener, Bilge Karasu, Leyla Erbil, Oğuz Atay’dan Türkçeye Armağanlar</image:title>
            <image:caption>“Dilin Dört Atlısı” diye adlandırdığımız Vüs’at O. Bener, Bilge Karasu, Leyla Erbil ve Oğuz Atay’ın dil çabalarını, dil oyunculukları, bir bozma oyunu olduğu kadar bir yeniden yaratma, dağıtarak direnirken yeni tohumlar saçma uğraşı olarak da tanımlayabiliriz... Dilin Dört Atlısı, resmi iktidar zorlamalarının tekil bir görünüm vermeye çalıştığı, kutsallaştırıp yüceleştirdiği, tanrısallaştırıp tartışılamaz kıldığı dil öğelerine karşı ortak bir savaş açmış gibidir. Onlar, kendi dillerine ve insanlık tarihine ait bilinen ezberleri bozarak, kurulmuş hiyerarşileri yıkarak uygunsuz buluşturmalar kurarlar, tarih ve kültürle karnavalcı, sıcak bir diyaloji sağlarlar, yalınkılıç yürürler resmiyetin, ciddiyetin üstüne...İsyankâr bir oyun içinde dili ve hayatı yeniden okumaya, okutmaya çağırırlar.Kybele Ana’dan, Umay Tanrı’dan, Dedem Korkut’tan bu yana birçok büyük insanlık kültürüne ev sahipliği yapmış Anadolu’nun güçlü edebiyat kaynağında kategorileştirmeler ve çatışmalar çıkararak, “Biçimci”,  “İçerikçi” kayıkçı kavgaları içinde kendilerine yer açmak isteyenlere, kültürümüzü yavanlaştırma çabası içinde olanlara karşı yakılmış bir ışıktır “Dilin Dört Atlısı”...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136867</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb7a738d-ce7e-4461-8655-3e77a3fefb92.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Terbiyesi</image:title>
            <image:caption>“Payot, iradeyi belirsiz bir metafizik kavram olmaktan çıkarıp, rasyonel bir eğitim sistemine dönüştürmüştür.”—ÉMILE DURKHEIMFransız eğitimci ve felsefeci Jules Payot, 19. yüzyılın sonunda kaleme aldığı bu kült eserle, modern insanın zihinsel disiplin arayışına yön veren en önemli figürlerden biri hâline geldi. Aix-Marseille Üniversitesi’nde rektörlük görevini yürüttüğü yıllarda, insan iradesinin doğuştan gelen bir yetenekten ziyade, titizlikle işlenmesi gereken bir zanaat olduğunu savundu. Hayatı boyunca psikolojinin pratik uygulama alanlarına odaklanan Payot, rasyonel düşüncenin duygular üzerindeki hâkimiyetini bilimsel bir disiplinle ele aldı ve bireyin kendi potansiyeline ulaşmasını engelleyen içsel engelleri aşmanın yollarını aradı.İrade Terbiyesi, yayımlandığı günden itibaren bir rehber kitabın ötesine geçerek dünya edebiyatının ve düşünce tarihinin sarsılmaz köşe taşlarından biri oldu. Payot, zihni bulandıran tembelliği, dikkati dağıtan boş uğraşları ve kararsızlığın getirdiği ruhsal çöküntüyü bir cerrah titizliğiyle çözümledi; ardından okuru kendi iç dünyasında bir egemenlik kurmaya davet etti. Cemil Meriç’ten Ali Fuat Başgil’e kadar pek çok entelektüelin düşünce dünyasını şekillendiren eserde disiplin, bir kısıtlamadan ziyade gerçek özgürlüğe açılan yegâne kapı olarak tanımlandı. Jules Payot insanın en büyük zaferinin yine kendi üzerinde kurduğu hâkimiyet olduğunu, zamana meydan okuyan bir anlatımla ortaya koydu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136868</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29c902cc-5c72-489b-9d6a-f077252ce38a.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Yıl Okul Tatili</image:title>
            <image:caption>“Onlar artık okul sıralarındaki o gamsız öğrenciler değildi. Kitapların yerini tecrübe, oyunların yerini ise amansız bir hayatta kalma mücadelesi almıştı.”Fırtına dindiğinde geriye sadece on beş çocuk ve onları kuşatan uçsuz bucaksız bir okyanus kaldı. Yeni Zelanda’daki Chairman Yatılı Okulu öğrencilerinin hayali, altı haftalık keyifli bir gemi yolculuğuydu. Ancak yolculuktan önceki gece, tüm mürettebat kıyıda eğlencenin tadını çıkarırken geminin halatları esrarengiz bir şekilde koptu. Kamaralarında uyuyan çocuklarla birlikte okyanusa sürüklenen gemi, çok geçmeden şiddetli bir fırtınanın ortasında kaldı.Sonunda gemi karaya oturdu, çocuklarsa kendilerini haritalarda bile yer almayan, ıssız ve gizemli bir adanın kucağında buldu. Yanlarında ne bir kaptan vardı ne de onlara yol gösterecek bir yetişkin. Hayatta kalmak için avlanmayı, barınak yapmayı ve doğanın acımasız koşullarıyla baş etmeyi öğrenmeleri gerekiyordu.Günler haftalara, haftalar yıllara dönüşürken; liderlik hırsları, gruplaşmalar ve zorlu doğa koşulları, adadaki bu küçük medeniyeti büyük bir sınavdan geçirecekti.İki Yıl Okul Tatili, dayanışma ve büyüme üzerine zamansız bir Jules Verne klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136869</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5470e9c7-d3cd-4b62-9529-9028227cd0ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevmek Sevilmek Cinselik</image:title>
            <image:caption>Sevmek, Sevilmek, Cinsellik, Nihan Kaya’nın 2021-2025 yılları arasında İngiltere, UCL’de Beyin Bilimleri Fakültesi (Faculty of Brain Sciences), Psikoloji ve Dil Bilimleri Bölümü (Division of Psychology and Language Sciences), Klinik, Eğitim ve Sağlık Psikolojisi Anabilim Dalı (Department of Clinical, Educational and Health Psychology), Psikanaliz (Araştırma) Birimi’nde (Psychoanalysis Unit) yaptığı araştırmalara dayanıyor. Psikanaliz, nörobilim ve gelişim psikolojisini harmanlayan bu kitap, yetişkinlikteki sevme biçimlerimizin çocukluktaki temellerini irdeliyor. Anne karnından başlayarak benliğin ortaya çıkma süreci, “öteki”nin varlığının “ben”in oluşmasında etkisi, yeme tercihlerimiz, sindirme ya da sindirememe biçimlerimiz, romantik eğilimlerimiz gibi birçok konu, bu kitapta ilk ilişkilerimiz çerçevesinde açıklanmakta. Sevmek, Sevilmek, Cinsellik, nesne ilişkileri kuramının temel unsurlarını herkesin anlayacağı şekilde yeniden yorumlayarak aktaran bir eser. Psikanalizin en karmaşık teorilerini okura Nihan Kaya’nın hem akademik hem edebi yorumuyla ve basitleştirilmiş bir dille ulaştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136870</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e6b241d-10a0-440f-a760-e0e84200f852.jpg</image:loc>
            <image:title>My Thoughts</image:title>
            <image:caption>One of the most distinctive elements that our profession affords us, and that sets it apart from others, is the master–apprentice relationship. If,
along this journey, one has the good fortune to encounter true masters, one may indeed consider oneself lucky. Although the composer trained in various branches of music and learned the guitar through his own
efforts, has made important contributions to the formation of distinguished figures in the field of music and, modestly, to my own artistic development. Thus, when he remarked, “I am composing something for the guitar,” my excitement was beyond description.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136871</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/088ea2f7-6227-4daf-989c-f5657cb5b135.jpg</image:loc>
            <image:title>Prelude &amp; Fugue</image:title>
            <image:caption>The friendship between Mexican composer Manuel
Ponce and Spanish guitarist Andrés Segovia
contributed significantly to the development of the
guitar repertoire.
In addition, several of the composer’s works that
were not originally written for the guitar—such as
Scherzino Mexicano, Intermezzo, and Estrellita—
have been arranged and incorporated into the
guitar repertoire.
Building upon this approach, Mr. Dorukhan Ersin
conducted research into additional works suitable
for performance on the guitar and ultimately
identified Manuel Ponce’s “Prelude &amp; Fugue”,
originally composed for left-hand piano, as a work
adaptable to the guitar. He subsequently arranged
the piece for solo guitar.
I hope that these highly valuable works, which
I consider to be a significant contribution to the
guitar repertoire, will be performed with
appreciation by guitarists.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136872</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ee6c291-60f8-403b-b6cf-756767ab1ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Minuet From HWV 434</image:title>
            <image:caption>During a music history class at the conservatory, our instructor encouraged us to listen in particular to a Minuet by Handel, as performed by İdil Biret. Although the class was focus on Romantic period of the music, I initially struggled to understand why a work by a Baroque composer had been singled out. Yet, upon listening to the piece, I came to understand my instructor’s intention and was reminded of Vladimir Horowitz’s oft-quoted remark: “Every composer is a Romantic.” Biret’s performance deeply moved me and sparked a desire to perform the piece on guitar. I found the score, but the version she played in her concerts was based on her teacher Wilhelm Kempff’s version. Although the score I had was the original version; to remain faithful to the composer’s notation, I have preferred to arrange the piece for two guitars instead of solo guitar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136873</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0869663d-f6dc-4839-b64a-ecc5a8a9a47d.jpg</image:loc>
            <image:title>Önce Cumhuriyet</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet gazetesi kurulduğu ilk günden bu yana patronsuz, bağımsız ve tarafsız yayıncılığı etik ve ilkesel olarak özümsemiş, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve aydınlanması yolunda değeri tartışılmaz yazılı bir medya organı olmuştur. Bu nedenle her dönem hedefe konulmuştur. Darbelerden sansüre, baskılardan suikastlara kadar pek çok zorluğu göğüsleyen gazete, bu özelliğiyle hem Türkiye hem de dünya basın tarihine damgasını vurmuş ve vurmaya devam etmektedir. 

Önce Cumhuriyet kitabı, Ankara Cumhuriyet Okurları’nın gönüllülüğüyle ve kitaplarıyla gazeteciliğinden tanıdığımız; başta Yunus Nadi Roman Ödülü olmak üzere hem edebiyatta hem de gazetecilikte sayısız ödülün sahibi gazeteci-yazar Adnan Gerger’in emeğiyle yayımlandı. Gerger, aylarca süren yoğun bir çalışmadan sonra bu kitabı oluşturdu.

Dünyada bir benzerinin olmadığı böylesine okurların belleğini, sesini ve sorumluluğunu belgeleyen bu eser, Cumhuriyet okuru olmanın ayrıcalığını, okurların bireysel çaba ve özverileriyle gazeteye nasıl sahip çıktıklarını tarihe not düşüyor. Evet, Uğur Mumcu’nun sözüyle: “Her gün bir ekmek, bir Cumhuriyet.”

Sonsuza kadar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136874</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6083a3-842c-48e6-a14f-46c69381f0cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Nigahdar</image:title>
            <image:caption>GÖRDÜĞÜN, DUYDUĞUN, DENEYİMLEDİĞİN HER ŞEY BİR İLLÜZYON. TEK GERÇEK SENİN İÇİNDE.

TANRI VE BİLİM BİRBİRİNE HİÇ BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI.

“Git bana bir niyagrodha ağacının meyvesini getir.”

“Getirdim efendim.”

“Şimdi onu ortasından ikiye böl.”

“Böldüm.”

“Ne görüyorsun?”

“Çekirdekleri efendim. Minicikler.”

“Şimdi o çekirdeklerden birinin içini aç.”

“Açtım efendim.”

“Ne görüyorsun?”

“Hiç.’’

“Bak evladım, o göremediğin özden bir niyagrodha ağacı meydana gelir. Çekirdeğin içindeki boşluk o öz ile doludur. Onu göremesen bile o her yerdedir. Tıpkı senin bedenin gibi. İçindeki özü göremezsin ama o oradadır. Tanrı da böyledir. Onu göremesen bile her şeyin içindedir. Her şey varoluşunu ona borçludur. İşte en büyük hakikat budur. Ve sen… Sen O’sun işte.”



Columbia Üniversitesi’nde atom fiziği dersleri veren ve ateşli bir ateist olan Şirin Özdemir, tüm hayatının büyük bir yalan olduğunu öğrenmesiyle birlik­te olayları çözmek amacıyla New York’tan İstanbul’a gelir ve şehre adım atar atmaz kendisini bir ölüm kalım mücadelesinin içinde bulur.

Bu mücadelede ona; yollarının trajik bir biçimde kesiştiği tanınmış bir yazar ve felsefeci olan karizmatik genç profesör Algan Ataman yardım eder.

İkili hayatta kalmaya ve gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışırken geçmişten gü­nümüze gelen ve tüm dinleri derinden etkileyecek büyük sırrın ne olduğunu bulmak zorundadırlar. Ve elbette büyük bir küresel gücün türlü oyunlarıyla baş etmeleri gerekir.

Başak Sayan Nigâhdar ile okuru Hallâcı Mansûr’un kayıp risaleleri eksenin­de tarihin derinliklerine sürüklüyor; tasavvuf, din, Tanrı kavramlarının atom fiziği ve kuantum evreniyle iç içe geçtiği heyecan dozu yüksek bir dünyaya götürüyor.

Maddenin içi dolu gözüktüğü kadar boştur…

İmâmı Rabbânî  İslam âlimi ve tasavvuf önderi.

Atomun büyük kısmı boşluktur.

Ernest Rutherford  Deneysel fizikçi ve nükleer fizik araştırmalarının öncüsü.

Atom modelini bulmuştur. 1908 Nobel Kimya Ödülü sahibi.

“Hakikati bulmak için marifet kapısından geç!”

“Unutma, insan neyi ararsa onu bulur! İnsan neye hazırsa o da onun için hazırdır. Allah’ı arayan onu bulur. O’na dön, son nokta O’dur.”

“Hayatında çelişki barındırmayan, iyilik timsali insanlara karşı hep temkinli olmak gerekirdi. Ya da sadece kötü günlerde yanında görünenlere karşı. Zira bu günler onların kendilerini iyi hissetmeleri için biçilmiş kaftandı. Ne kadar şanslı olduklarını kendilerine hatırlatmalarını sağlamak için. Önemli olan iyi günleri, başarıları ve sevinçleri paylaşabilmekti. İnsanoğlu çelişkilerle dolu bir varlıktı işte böyle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136875</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a889dadf-3cf2-450e-9590-d2083b4be0f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Gülün Açtığı Gece</image:title>
            <image:caption>ÖLÜM YALNIZCA FANİLER İÇİNDİR. HAKİKATE ERENLER İÇİN NE DOĞUM OLUR NE DE ÖLÜM!

YAŞAMIN EN BÜYÜK SIRRI KÂİNATIN HER ZERRESİNDE GİZLİ.

“Şu toprak kabı al getir bana.”

“İçi boş ama.”

“Kabın içinde hava yok mu?”

“Var.”

“Şu an soluduğun hava ile kabın içindeki hava birbirinden ayrı mı?”

“Hayır, ikisi de aynı hava.”

“Doğru. Zahirde ayrı gibi görünse de özde aynılar. Biz de böyleyiz işte. Ruhlarımız bedenlerimizin içinde tıpkı bu toprak kabın içindeki hava gibi hapistir. Her şeyin özü ile ruhlarımız ayrı gibi görünse de birdir. Aynıdır. Nasıl ki varolan hava kabı kendiliğinden dolduruyorsa, İlahi Olan, Yüce Yaradan da bu yaşamda kullandığımız, beden dediğimiz kapları doldurur böyle. Bu nedenle varolan her şey O’dur. Her şey O’nun tecelli etmiş bir formudur.”

Tüm dünyayı sarsacak bilimsel bir keşfin arifesinde olan Şirin Özdemir, çalıştığı laboratuvar saldırıya uğrayınca ağır bir suçlamayla karşı karşıya kalır. Hem kendini temize çıkarmak hem de peşindekilerin elinden kurtulup Hallâc-ı Mansûr’un kayıp elyazmalarının izini sürmek için Profesör Algan Ataman’a ulaşmak zorundadır. Bu eser, tüm inanç sistemlerinin egemenliğini derinden sarsacak bir sırrı barındırmaktadır. Peşlerindeki istihbarat servisleri ve acımasız katille nefes kesen bir ölüm kalım mücadelesine girişen ikili, öte yandan gizlenen bir tarihe şahitlik edecektir.

Başak Sayan, dördüncü romanı Nigâhdar’ın ardından bu kez Gülün Açtığı Gece ile okurlarını; Şems-i Tebrizi’nin gizlenen kimliğinin, Alamut ve efendilerinin az bilinen tarihinin derinliklerine sürüklüyor. Bir kez daha bilim, felsefe, din ve mistisizmin sınırlarında gezdi­rerek tüm disiplinlerin birbiriyle olan ilişkisini gözler önüne seriyor.

“Ya aslında evren dediğimiz şey Tanrı’nın ta kendisi ise?”

“Bir insanın çıkacağı en zorlu yolculuk kendi içine doğru olandır.”

“Mum olmak kolay değildir. Işık saçmak için önce yanmak gerekir.”

“Altın olsam değerimi herkes bilirdi. Ben basit bir demirim, değerimi sadece anlayan bilir.”

“Dil sınırlıdır, hakikat ise sınırsız. Sınırsız bir hakikati sınırlı bir araçla nasıl anlatabilirsin?”

“Yeryüzünde şu âna kadar yazılmamış üç kitap vardır: Biri hakikatin aynası, biri aşkın ateşi, biri ise gömülüdür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136876</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64de23a6-eb6e-46ac-9e62-1b65fccbafd8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dostum, Denemeye Bak!</image:title>
            <image:caption>Eğer kanatlarımız varsa, onları çırpmak zorunda mıyız? Hanzade Servi’nin imzasını taşıyan Dostum, Denemeye Bak!, günlük hayatın küçük ayrıntıları üstüne düşündüren sohbet tadındaki denemelerden oluşuyor. Günümüz gençliğinin yaşamını şekillendiren trend konuları eleştirel bir süzgeçten geçirerek kaleminin ucuna takan yazar, okurları tartışmaya ve sorgulamaya itiyor. Sadece gençlerin değil yetişkinlerin de üzerine kafa yoracağı derin meselelere değinen kitap, sıradan gibi görünen olayların ardında yatan gerçeklere bambaşka gözlerle bakmamızı sağlıyor. En eşsiz markanın insanın kendisi olduğu görüşü, özgüven eksikliğinin yetenekleri baskılama hızı, zorbalığa karşı hangi taktiklerin işe yaradığı, kitapların travma yaratabileceği endişesi, sosyal medya düşkünlüğünün sonuçları, öğretmen öğrenci iletişimi, yapay zekânın hayatımızdaki rolü ve çok daha fazlası... Gençlerin ortak sorunlarını kendine has mizahından ödün vermeden mercek altına alan Hanzade Servi, okurları yormadan uzun uzun düşünmeye ve sohbet etmeye davet ediyor. Hayatın getirdiklerine ve götürdüklerine eleştirel düşünme perspektifiyle yaklaşan Dostum, Denemeye Bak!, satır aralarında “Yalnız değilsin,” diye fısıldıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136877</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d39229ae-98ee-443e-a1bf-27a78548f4ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Abazalar : Köken, Tarih ve Etnisite Üzerine Yazılı Kaynaklar</image:title>
            <image:caption>Kafkasya’nın kadim halklarından Abazalar kimdir? Kuzeybatı Kafkasya’nın sosyokültürel coğrafyasında nasıl bir tarihsel rol oynamış, Abhaz–Çerkes dünyası içinde nasıl bir yer edinmişlerdir?

Abazalar: Köken, Tarih ve Etnisite Üzerine Yazılı Kaynaklar, bu sorulara yazılı tanıklıkların izinden giderek cevap arayan kapsamlı bir çalışmadır. Kitapta 14. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan arşiv belgeleri, seyahatnameler ve askeri raporlar aracılığıyla Abaza tarihinin izi sürülmekte; köken anlatıları, siyasal yapılanmalar ve etnik kimliğe ilişkin tartışmalar, dönemin kayıtlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

Samir Hotko’nun Giriş bölümündeki geniş değerlendirmesi, yalnızca tarihsel yorum sunmakla kalmıyor; farklı dönemlere ait anlatı ve belgeleri bir araya getirerek okuyucuya birincil kaynaklara dayalı güçlü bir başvuru kaynağı sağlıyor. Abazaların tarih sahnesindeki görünürlüğü, yerleşik kabullerin ve mitlerin ötesine taşınarak belgeler ışığında yeniden değerlendiriliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136878</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffc2fb8f-a946-4e0b-a01e-5877e7dc673b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum İstihbarat 2071</image:title>
            <image:caption>İnsanlık tarihinin en kritik eşiklerinden birindeyiz. Bir yanda atom altı dünyanın derinliklerinde yükselen kuantum fiziği, diğer yanda insan zekâsını aşma eşiğine yaklaşan yapay zekâ sistemleri. Peki, bu iki sarsıcı güç aynı anda devreye girdiğinde nasıl bir dünya ortaya çıkacak?Kuantum İstihbarat 2071, Pentagon’un kapalı operasyon alanlarından CERN’de yalnızca sınırlı çevrelerin ayrıntılarına hâkim olduğu çalışmalara; parapsikolojik operasyonlardan “bilinçli yapay zekâ” araştırmalarına kadar uzanan geniş bir çerçevede, geleceğin güvenlik altyapısının arka planını analiz ediyor.Eser; kuantum bilinç araştırmalarını ve parapsikolojik fenomenlerin stratejisini, geleceği şekillendirmek adına küresel istikrarsızlıkta rol oynayan IŞİD/DAİŞ ve benzeri yapıların ideolojik, bilişsel ve algısal savaş yöntemleriyle birlikte ele alıyor. Bu bağlamda, evrenin “kayıp hafızası” olarak tanımlanan levhimahfuz kavramının modern istihbarat dünyasındaki olası stratejik karşılıklarını sorguluyor.Bu çalışma, metafizik ve modern bilim ile istihbaratın iç içe geçtiği bir alanda, geleceği şekillendiren temel sorulara odaklanıyor;• Kuantum temelli bilinç modelleri, istihbarat alanında etkin bir araca dönüşebilir mi?• Yapay zekâ, salt algoritmik işlem sınırlarını aşarak insan benzeri bilişsel yapılara evrilebilir mi?• İnsanlık, kozmik hafıza olan levhimahfuz kayıtlarına erişim sağlayabilir mi?Bu derin soruların izini süren kitap; Stuart Hameroff, Elon Musk’ın “yapay zekânın babası” ve “her şeyi icat etti” olarak tanımladığı Jürgen Schmidhuber, Yoshua Bengio ve David Passig gibi dünya çapında kabul görmüş isimlerin görüşleri, değerlendirmeleri ve vizyoner katkılarıyla zenginleşiyor.Farklı disiplinlerden beslenen bu özgün çalışma, okuru kaçınılmaz bir sorgulamayla baş başa bırakıyor: “Teknolojiyi biz mi yönlendiriyoruz, yoksa teknolojiyle yeni bir insan mı inşa ediliyor?”Yakın gelecekte üstünlük; sezgisel karar verme süreçlerini ileri teknolojik sistemlerle, disiplinler arası bilgi birikimini ise kuantum temelli yöntemlerle bütünleştirebilen stratejik yapıların elinde biçimlenecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136879</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc0d5fbb-4add-4d93-a5c4-e70cc2c00294.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi Parti Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Siyasi partiler, anayasal kurumlar olsalar da devletin herhangi bir yönetim organı değillerdir. Siyasi partilerin ülkenin yasama ve yürütme organlarında görev yapabilmeleri, yani kamusal alanda görev almaya hak kazanabilmeleri, ancak ülke genelinde ve yerel yönetimlerde yapılan seçimlerde dereceye girmeleriyle mümkündür. 

Siyasi partilerin varlık nedeni, onurlu ve hür yaşamını sürdürmek isteyen yurttaşların devletin devasa gücüne karşı savunmasız kalmasını ve devleti yönettiğini iddia eden aktörlerin toplumu istedikleri gibi şekillendirebileceği bir &quot;nesne&quot; olarak görmeye başlamasını önlemektir.  Bu nedenle ‘’demokrasinin vazgeçilmez unsurları’’ olarak görülürler.   

Siyasi partilerin özünde bir sivil toplum kuruluşları olmaları, seçimlerde başarılı oldukları takdirde de toplumsal yaşamın en asil eylemlerinden biri sayılan devlet yönetiminin önemli bir paydaşı olmaya hak kazanmaları, onları ülke yönetiminde eşsiz bir konuma getirir. 

Siyasi partiler, yüzlerce farklı lokasyonda örgütü bulunan, yönetici sayısı bini, aktif üye sayısı milyonu aşabilen, özel kişilere ait herhangi bir ortaklar kuruluna tâbi olmayan, bünyesinde birden fazla güç merkezi olan ve kâr amacı gütmeyen büyük, karmaşık siyasi tüzel kişiliklerdir. Hem sosyo-demografik hem de beklenti çeşitliliği bakımından birbirinden farklı üyeleri (kitleleri) bünyelerinde barındırmaları nedeniyle de kendi içlerinde bireysel, grupsal ve sınıfsal çıkar gerilimini en üst seviyede yaşayan kurumlardır. Siyasi partiler aynı zamanda, bir ulusun demokratik yaşama uygunluk derecesinin sürekli test edildiği, tüm yurttaşlara açık sivil toplum laboratuvarlarıdır. 

Bu derece yoğun ve karmaşık faktörün ve çeşitli aktörün bir arada bulunduğu organizasyonlarda “meşru” şekilde bir siyasi partinin yönetimine gelebilmek, daha sonra da seçimleri kazanarak siyasi partiyi yasama ve yürütmede etkili bir yönetim pozisyonuna taşıyabilmek veya muhalefette kalarak yönetime meydan okuyabilmek hiç de kolay değildir. Yüksek derecede nitelik ve erdem gerektiren bu zorlu görevlerin yerine getirilmesi, siyasi parti lider ve yöneticilerinin ancak “çoğunlukçuluk”, “çoğulculuk”, “kapsayıcılık” ve ‘’etkililik’’ ilkelerinin hepsine eş zamanlı riayet etmesiyle mümkündür. 

Siyasi Parti Yönetimi başlıklı elinizdeki kitap bu doğrultuda hazırlanan somut bir yönetişim önerisini tartışmaya açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136880</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/975b4183-4628-46fa-a8aa-e22258584c3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasreddin Hoca</image:title>
            <image:caption>Nasreddin Hoca öyle bir kişiliktir ki hiçbir zaman tamamlanıp bitmiş denemez, yüzlerce kez yeni baştan tasarlanmakta ve yalnızca kendisini yaratanlara benzemektedir. O, bu fıkralarında, hoyrat iktidar tutkusu karşısında güleryüzlü yürekliliğin, serinkanlı bir güç ve mertliğin, ağırbaşlılığın ve özenli olmanın neler yapabileceğini gösteren ulusal bir simgedir... Bu kitapta, Hoca’nın inanışlarla, sosyal hayatla ve Temür’le ilgili fıkraları ile diğer fıkralarından 295’i yer alıyor.
Abdülbâki Gölpınarlı, 1900 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Muallim Mektebinde, yükseköğrenimini İstanbul Edebiyat Fakültesinde tamamladı. Birçok lisede edebiyat öğretmenliğiyle, Ankara Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesinde Türk Edebiyat Tarihi ve Metinler Şerhi derslerini vermiş ve değişik gazetelerde çalışmıştır. 25 Ağustos 1982’de İstanbul’da yitirdiğimiz yazarın, elinizdeki Nasreddin Hoca dışında Yunus Emre, Fuzuli, Mevlânâ ve Mesnevi üzerine de kitapları bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136881</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88443477-5ff0-4daa-9a8e-3a4370b8fdb3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ingram</image:title>
            <image:caption>BİR NEW YORK TIMES ÇOKSATANIGazap Üzümleri, Forrest Gump ile buluşursa...‘’Louis C.K. büyük Amerikan romanlarına selam çakıyor.”Book and Film GlobeBaşrolde toprağın kıraç olduğu, yolun hiçbir yere çıkmadığııssız bir çiftlikte büyüyen Ingram var.Büyük Buhran zamanları.Yoksulluğun içinde tükenmişliğin ağırlığı ve kaçınılmaz gerçek:Ingram evini terk etmek zorunda, bu soğuk cehennemi geride bırakacak.Arkasında yaralı bir çocukluk, önünde ise kimsenin kimseyi umursamadığı koca Amerika var.Ne aile ne para.Hayatta kalma içgüdüsü ve bir gün kendi kamyonetine sahip olma hayalinden başka hiçbir şeyi yok.Teksas’ın işçi sınıfı coğrafyasında mısır tarlaları, petrol sahaları, nehirler ve bitmeyen yollar arasında Ingram, Amerikan rüyası denen garabetle tanışıyor.Yol üstü lokantaları, yırtmaya çalışan garsonlar, göçmen işçiler, suçlular, kaybolmuş ruhlar…Her biri ona hayata dair bir şey öğretecek: Bazısı merhameti, bazısı şiddeti, bazısı da sadece “şans” denen yalanın acımasızlığını.Dünya Ingram’a karşı kayıtsız ama Ingram kayıtsızlığa bile direniyor.Yol uzadıkça, talihin de felaketin de onu kovalamadığını, asıl meselenin kendi seçimlerini yapmayı öğrenmek olduğunu kavrayacak.Peki ya kaçmaya çalıştığı geçmişi, geleceğinin ta kendisiyse?Dünyaca ünlü komedyen Louis C.K.’den şaşırtıcı derecede güçlü bir ilk roman:Tehlikeli ama umutlu, tekinsiz ama büyüleyici bir yol hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136882</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7043422-6791-4c88-b271-55ae83f8d020.jpg</image:loc>
            <image:title>Auschwitz&apos;te Açan Çiçek</image:title>
            <image:caption>Yaşa ve sev. Şimdi bir kez daha, iki elle sarılması gereken bir görevdi bu. Bir çocuğun aldığı ilk nefes, insanı dünyaya bağlayan bir umut demekti. Auschwitz’teki ebe bunu çok iyi biliyordu. 

Yaşatmakla ölmek arasında gidip geliyordu bu hikâye. Bir tarafta yaşamın kıymetini bir ebenin hayatı üzerinden anlarken, diğer taraftan adını soykırım ile tarihe yazdıran bir sürünün yaşattığı vahşetin acıtan öyküsü… 

Auschwitz’te Açan Çiçek, her şeyin zıddı ile kaim olduğu bu dünyada yaşatmanın mucizesini haykırırken faşizmin gerçek yüzünü gözler önüne sermeyi de ihmal etmiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136883</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c45e17d6-35ed-4546-88f3-c7df030b8d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahar Bahçesi</image:title>
            <image:caption>“Rüzgârın taşıdığı, dalgaların sürüklediği o incecik öğütülmüş küller kısa sürede kaybolup gitmişti. Şimdi havanın içinde sıkışıp kalan toz da aynı kemiklerin zerreleriydi. Peki bunlar babamın hangi parçaları, diye düşündü Taro.”

Eşinden boşandıktan sonra Tokyo’da yeni bir hayata başlayan Taro, yakında yıkılması planlanan bir apartman dairesinde yalnız yaşamaktadır. Bu sırada üst kat komşusu Nishi ile aralarında alışılmışın dışında bir arkadaşlık başlar. Nishi’nin apartmanlarının yanındaki gök mavisi eve duyduğu tuhaf saplantı, Taro’ya yeni bir dünyanın kapılarını aralar. Nishi’nin Bahar Bahçesi adlı bir fotoğraf kitabında keşfettiği bu gizemli ev, kısa süre içinde ikisinin de hayatlarının odak noktası haline gelir. Kitabın sayfalarındaki o huzurlu hayatın, misket limonu yeşili fayansların ve oya ağaçlarının peşine düşen Nishi, zamanın ötesindeki bir ana dokunmak için her şeyi göze alacak, Taro’yu da beraberinde bu maceraya sürükleyecektir.

Akutagawa Ödüllü yazar Tomoka Shibasaki, modern kentin yalnızlığını, kaybolan mekânları ve insanların birbirlerinin hayatlarında bıraktığı silik izleri eşsiz bir zarafetle anlatıyor.

Bahar Bahçesi, her şeyin hızla değiştiği bir dünyada, durup bir anlığına gökyüzündeki bulutlara ve yan komşunun bahçesine bakmanın, geçmişi bir havanın içinde toz haline getirip saklamanın hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136884</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8a35cc3-c01a-4d7b-ae21-609e909bca38.jpg</image:loc>
            <image:title>Evreni Yutan Kara Bir Deliğin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>ÇOOOK ÇOK UZUN ZAMAN ÖNCE EVRENİ YUTAN BİR KARA DELİK VARDI. EVRENİ NEDEN YUTTUĞUNU BİLMİYORUM. NEYSE, DAHA KÖTÜSÜ DE OLABİLİRDİ. YOKSA OLAMAZ MIYDI?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136885</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df1056ab-9add-4ee7-9cee-71bc040178db.jpg</image:loc>
            <image:title>Kar Kalpli Kız</image:title>
            <image:caption>Karların içinde ince, zar zor görünen bir silüet vardı. Oduncu gözlerini ovuşturdu. Gördüğü silüet gerçekti: Solgun ve ince yapılı genç bir kadın, o beyaz girdabın ortasında duruyordu. Odayı aniden saran ve beraberinde bir sürü beyaz kar tanesi getiren rüzgârla mücadele ederek kapıya koştu ve bütün hikâyeyi içeri aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136886</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f5541b-d20d-43d8-aaf0-d2cbb6483136.jpg</image:loc>
            <image:title>Tv ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü</image:title>
            <image:caption>Kemal Sunal’ın yüksek lisans tezi olan “TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü”, yalnızca bir sanatçının kendi serüvenini anlattığı bir kitap değil; Türkiye’nin toplumsal değişimini, Yeşilçam’ın dönüşümünü ve güldürünün aydınlatıcı gücünü derinlemesine inceleyen akademik bir çalışma.

Sunal, sinemaya adadığı yirmi beş yılın birikimini bu tezde güldürü türlerinin tarihsel gelişiminden, Türk toplumunun 1970’lerden 1990’lara uzanan sosyo-ekonomik dönüşümüne; kendi filmlerinin ortaya çıkış koşullarından, televizyon çağında şekillenen komedi anlayışına kadar geniş bir alanı titizlikle ele alıyor.

Sanatçı filmlerini; eleştirmenler, akademisyenler, gazeteciler ve meslektaşlarının görüşleriyle birlikte inceleyerek, güldürünün toplumsal işlevi üzerine çok yönlü bir perspektif sunuyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca Kemal Sunal sinemasına değil, Türkiye’de güldürünün toplumsal hafızadaki yerine dair kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136887</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1def6d48-3216-4b2d-898f-37185f54080b.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteşem Binyıl</image:title>
            <image:caption>“Ölüme en yakın hissettiği an, ölümsüzlüğe sahip olduğu ilk andı. İşkencelere karşı kırılmayacak bir güce sahip olmakla lanetlenmişti. Ömrünün geri kalanı boyunca acı içinde yaşayacak, bu karanlık ve rutubetli hücrede tekrar tekrar ölecekti.”

Vazifesini her şeyden ve herkesten üstün tutan bir yeniçeri, sevdiği kadını ardında bırakarak geri dönülmesi zor bir yolculuğa çıkar ve karanlığın hüküm sürdüğü bir dünyaya sürüklenir. Ölümsüzlükle lanetlendiği bu yerde intikam hırsıyla kavrulurken pişmanlıklar da peşini bırakmaz. Yüzyıllar boyunca kalbinde tek bir isim yankılanır: “Angela.”

Peki ya telafisi mümkünse? Ya kendisinden çalınan zamanı geri alabilirse? Hayatının aşkına kavuşmak için dünyayı baştan yaratmaya karar veren Alp Er Tunga, zamana meydan okuyup hak ettiği mutluluğa ulaşabilecek mi? 

Hazan Mengü’nün kaleme aldığı bu fantastik roman, okura hayatın asıl sırrının peşinden koştuğumuz düşlerde mi, yoksa görmezden geldiğimiz anların içinde mi gizli olduğunu sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136888</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5d139b4-b032-4c88-8783-ca271970baf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Şinasi ve Susmayan Zihin Makinesi</image:title>
            <image:caption>Şinasi’nin zihni durmadan çalışan bir makine gibi…

Hiçbir zaman da güzel şeyler söylemiyor: 

“Sakın eşyalarını evde unutma, öğretmen kızar. Çizdiğin resim hiç güzel olmadı. Yine saçma konuştun, komik duruma düştün.”

Bu zihin makinesi Şinasi’nin içini hep endişeyle doldurup duruyor.

Çocuk ve ergen psikiyatristi Doç. Dr. Hesna Gül’ün mesleki uzmanlığıyla kendi kaleminden dökülen bu hikâyede çocuklara; zihnimizin düşünce üreten bir makine gibi çalıştığı, düşüncelerimizin hepsinin doğru olmadığı ve kendimizi sakinleştirebileceğimiz öğretiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136889</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6217bbc-f417-42bf-a116-43f84374b302.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Askeri Mübadele Dönemlerinde Atatürk ve Atatürkçülük</image:title>
            <image:caption>Türk demokrasisinin tank sesleriyle sarsıldığı karanlık sabahlarda, her müdahalenin ardındaki sarsılmaz “meşruiyet” kalkanının izini süren bu çalışma; 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a uzanan sancılı süreçleri mercek altına alıyor. Eser, Atatürk imgesinin ve Atatürkçülüğün bu dönemlerde nasıl bir toplum mühendisliği aparatına dönüştürüldüğünü derinlemesine sorguluyor. Kitap, sadece askeri bildirilerin satır aralarındaki ideolojik dili deşifre etmekle kalmıyor; şehir meydanlarını kuşatan “fabrikasyon” heykel fetişizminden, istatistiksel bir yarışa dönen okul isimlerine ve ders kitaplarındaki kavramsal kırılmalara kadar “resmi” Atatürkçülüğün nasıl inşa edildiğini nesnel verilerle ortaya koyuyor. Özellikle 12 Eylül’ün boğucu ikliminde, kutsal bir mirasın nasıl pragmatik bir metaya ve baskı aracına evrildiğini gözler önüne seren bu araştırma; bu süreçte en büyük zararı bizzat Atatürk’ün düşünsel mirasının gördüğünü çarpıcı bir dille ifşa ediyor. Müdahalelerin gölgesinde bir meşruiyet aparatına dönüştürülen ve asıl bağlamından koparılan “Atatürkçülüğün/Kemalizm’in” gerçek hikâyesi, okuru tarihin soğuk ama gerçek yüzüyle yüzleşmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136890</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13b0eeb8-0d98-4fd6-bfea-6774c7ad19d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Para Gürültüsü</image:title>
            <image:caption>“Yoksulların kasırgası zamanı tarumar edecek! Bu konuda aynı fikirdeyiz.”

Para Gürültüsü, paranın bir ses değil, bir baskı rejimi olduğu çağımıza yazılmış yakıcı bir roman. Grafiklerin, algoritmaların ve finans dilinin hayatı kuşattığı bir dünyada Latife Tekin, geleceğin çoktan konuşulmuş, paylaşılmış ve zenginlere terk edilmiş olduğunu gösteriyor.

Özel jetlerle geleceğe kaçabilenlerin ardından geride kalanlar için yaşam ıslak, paslı ve zor. Yapay zekâya merhamet öğretmeye çalışan bir çağda, insan insana yabancılaşırken Para Gürültüsü’nün içinde kelimeler sınanıyor: Ya siliniyorlar ya da yanarak var oluyorlar.

Para Gürültüsü, dijital çağın enkazında insan ruhunun hâlâ bir sesi olduğunu hatırlatan, sert, öfkeli ve şiirsel bir Latife Tekin romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136891</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27bf4234-ae4a-43bd-ab92-69468cfd2a0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Nöroiktisat; Ekonomik Kararların Nörolojik Temelleri</image:title>
            <image:caption>Nöroiktisat özellikle 1970’li yıllarda neoklasik iktisada yöneltilen eleştirilerin ardından ortaya çıkan yeni araştırma alanlarından biridir. Bu bağlamda, davranışsal iktisat ve deneysel iktisat ile yakın ilişki içindedir ve çoğu zaman bu iki ekolün bir uzantısı olarak değerlendirilir. Söz konusu üç yaklaşımın ortak noktası, neoklasik iktisadın öne sürdüğü “rasyonel insan” varsayımını sorgulamalarında yatmaktadır. Ancak nöroiktisadın ayırt edici yönü, bireylerin karar süreçlerini incelerken beyin görüntüleme tekniklerinden yararlanmasıdır. Böylece insan davranışını yalnızca sonuçları üzerinden değil, bu davranışı doğuran nörolojik süreçler aracılığıyla anlamaya çalışır.Bu doğrultuda, neoklasik iktisada bilhassa rasyonalite ve homo-æconomicus varsayımları çerçevesinde eleştiri sunma amacında olan nöroiktisat neoklasik iktisatta “kara kutu” olarak tahayyül edilen insan zihnini/beynini açtığını ileri sürmektedir. Nöroiktisatçılar yaptıkları çalışmalar neticesinde neoklasik iktisadın seçim modelinde varsayıldığı gibi insanların çoğunlukla mülahaza temelinde karar vermedikleri sonucuna ulaşmışlardır: İnsanlar mülahaza temelinde kararlar verseler de genellikle otomatik biçimde karar verirler. Diğer bir ifadeyle, insan davranışı neoklasik iktisadın varsaydığı gibi tek bir sürecin yani bilinçli mülahazanın neticesi değildir; daha ziyade kontrollü ve otomatik süreçler ile bilişsel ve duygusal sistemler arasındaki karşılıklı ilişkinin bir ürünüdür.Sonuç olarak insanın seçim davranışını bütünlüklü bir bakış açısıyla anlamak ve açıklamak amacıyla beyin ile ilgili yapılan çalışma ve araştırmalar son derece ufuk açıcı ve etkileyicidir. Bu kitabın amacı Türkçe literatürde nispeten yeterince incelenmeyen nöroiktisadı yalnızca bir uygulama alanı olarak değil, iktisadi düşünce içindeki metodolojik ve epistemolojik bir dönüşüm olarak ele almayı ve okuyucular açısından yeni bakış açılarına kapı aralamayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136892</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ab16ea6-21c0-4475-a37d-2ff6d301045d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüler</image:title>
            <image:caption>Ölüler romanı okuru, Weimar Cumhuriyeti’nin son günlerine, Almanya’da belirsizliğin hâkim olduğu bir döneme götürüyor. İsviçreli yönetmen Emil Nägeli, çağının ruhunu bütünüyle yakalayacak bir film çekmek ister. Birlikte iş yaptıkları Japon yapımcı Amakasu ise bu film sayesinde büyük bir Alman-Japon ortaklığının kurulacağına ve Hollywood’un tekelinin kırılacağına inanır.   Gizemli üslubuyla bu roman, her şeyi görmüş olduğunu düşünen iki insanın hikâyesini anlatır. Yaşadıkları sarsıcı tecrübeler bu iki insanı adeta hayalete dönüştürmüştür; güzelliğe duydukları özlem ve şiddetin gizemine besledikleri tiksintiyle hayatın içinde sürüklenirler.   Christian Kracht, zayıfların ve kararsızların Nazi rejimi tarafından amansızca ezilip geçildiği bir zamanı anlatıyor. Aşk ve yasın iç içe geçtiği bu eserinde yer yer kamera kayıtlarını andıran anlatımıyla okuru etkisi altına alan bir dünya canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136893</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd31b50-bc33-4010-9bde-8d1db6e412fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaca Dönüşen Kız</image:title>
            <image:caption>Natsuko İmamura bu öykü kitabında, toplumun kenarında duran kadınları; sessiz kalanları, görmezden gelinenleri, dönüşerek var olmaya çalışanları anlatıyor. Gerçek ile fantezinin sınırlarının silikleştiği bu hikâyelerde, kadınlık deneyimi bir bedene değil, bazen bir ağaca, bazen bir ruha, bazen de bir kediye sığınıyor.   Asa, herkese bir şeyler sunmak isteyen ama hep reddedilen bir kız; sonunda kendini bir yemek çubuğuna dönüştürerek kabul edilme arzusunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Nami, ona fırlatılan hiçbir nesnenin isabet etmediği bir bedende yaşarken, ruhuna dokunan şiddeti sessizlikle karşılıyor. Bir kedi gibi yaşamayı seçen Mayumi ise, kendini inkâr etse bile boyun eğmekten kurtulamıyor.   Kadınlar dönüşüyor ama dünyaları da sarsılıyor.   Kadınlar dönüşüyor ama özgürleşemiyor.   Şintoist çağrışımlar, fablvari anlatımlar ve toplumsal eleştirilerle örülü üç öyküden oluşan Ağaca Dönüşen Kız, nesnelerin bile ruh taşıyabildiği bir evrende, kadın olmanın ne anlama geldiğini sarsıcı bir dille sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136894</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27a45e2f-bd22-4226-ab53-27ca449add96.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Öykü Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Öykü Antolojisi, geç dönem Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide Türk edebiyatının karşılaştığı yeni edebî formları, bu formları işlek hale getiren yazarları ve onların öykülerini merkeze alan bir çalışma olarak gün yüzüne çıktı. Ahmet Mithat Efendi, Samipaşazade Sezai, Fatma Aliye Hanım gibi isimlerle başlayan ve zaman içerisinde farklı yönlerde gelişen bu anlayış, büyük bir edebî mirası da beraberinde getirmiş, Cumhuriyet’le birlikte kendisine bambaşka bir gelişim çizgisi kazandırmıştır.   Tanzimat’la birlikte Türk edebiyatının öykü türü bağlamında nasıl geliştiğini merkezine alan bu antolojide okurlar devrin önde gelen yazarlarının metinlerini bulabilirler. Yazarlara dair açıklayıcı notlarla birlikte hazırlanan kitapta yer alan öyküler günümüz Türkçesiyle okurların karşısına çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136895</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1951cd03-6c42-494b-bccf-f3c3e1f54cf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;dan Cumhuriyet&apos;e Şiir Antolojisi</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir Antolojisi, geç dönem Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan çizgide Türk edebiyatının nasıl dönüştüğünü, hangi isimler ve odaklar etrafında şekillendiğini merkeze alan bir çalışma olarak gün yüzüne çıktı. Âkif Paşa, Şinasi, Namık Kemal’le başlayan çizgide giderek şekillenen ve yeni bir şiir anlayışını beraberinde getiren bu süreç, nihayetinde 20. yüzyılda bambaşka bir istikamet almış, gerek toplumsal gerekse kültürel olarak yeni düşünceleri beraberinde getirmiştir.   Tanzimat’la başlayan süreçte yeni Türk şiirinin izini süren bu antolojide okurlar devrin önde gelen şairlerini ve artık onlarla özdeşleşmiş şiirleri bulabilirler. Şairlere dair açıklayıcı notlar, orijinal ve günümüz Türkçesi şiirlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136896</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed79bb14-292c-4671-b277-55770a3ec82d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Seven Çocuk</image:title>
            <image:caption>Adem bir &quot;olası çocuk&quot;tur. Anne babası eski bir Doğu Avrupa şehrinde karşılaştıklarında bir kıvılcım sıçrar ve Adem canlanır. Sayısız olası çocuk vardır ve çoğu hiçbir zaman gün ışığını göremeyecektir. Ancak Adem&apos;e dair özel bir durum söz konusudur: Anne babası, ilk tanışmalarının ardından birbirleriyle temaslarını kaybetme tehlikesiyle karşılaştıklarında, Adem hayatı için avans alır. Anne babasını yeniden bir araya getirip kendi hayatını güvence altına almak için çok az zamanı vardır. Tüm saflığıyla yola koyulur; emin olduğu bir şey varsa o da Adem&apos;in dünyayı sevdiği ve yaşamak istediğidir.

Tjibbe Veldkamp&apos;ın büyülü gerçekçi hikâyesi Dünyayı Seven Çocuk yayımlandığı yıl büyük yankı uyandırıp Nienke van Hichtum Ödülü, Zilveren Griffel Ödülü ve Woutertje Pieterse Ödülü&apos;ne değer görüldü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136897</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2904afe3-af7c-4f62-8387-30d09a90544d.jpg</image:loc>
            <image:title>Destan Gece</image:title>
            <image:caption>Bir gün, bir gece, daha sonraları büyük bir olayın içindeydik. Vural Vahit Suiçmez’le 28 Nisan olaylarını baştan sona kadar birlikte yaşadık demek istiyorum. İkimiz de bu büyük olayın seline kapılmış gidiyorduk. Gözümüzün önünde delikanlılar döğüşüyorlar, inançlarını haykırıyorlardı. Bence bu büyük olay tarihimizin en önemli olaylarından biridir. Ve bu olay destanlara lâyıktır. Şuna inanıyorum ki bu olay uzun yıllar sanatımıza kaynaklık edecektir. Etmelidir. Küçük iş değil, delikanlılarımız göz göre göre ölümün üstüne yürüyorlardı. Ve ölüme gitmek zor iştir.

Vural Vahit’le bu olayları baştan sona kadar birlikte yaşadık, dedim. Adım adım, dakika dakika. Olayların etkisi altındaydık. Bütün derinliğine, sıcaklığına bu olayları yazmak gerekti. Vural, genç, şiirli, destana yakışır kalemi ile bu büyük destan konusuna, bütünüyle eğiliyor. Bence Vural bu işin üstesinden geldi. Genç arkadaşımı, başarısından dolayı kutluyorum.

Yaşar Kemal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136898</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b84fe1b2-0282-4bd1-ae72-65a98cfb09b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kibirli Sözcükler Kasabası</image:title>
            <image:caption>Uzun yıllar önce bilgisizliğin, kavgaların, kötülüklerin ve savaşların hüküm sürdüğü, Karanlıklar Ülkesi adında, karanlıklar içinde bir ülke varmış. Ülkenin kralı, halkını korkuyla yönetirmiş. Bir gün bu ülkede yaşayan birkaç kişi, gördüklerini ve yaşadıklarını çizimlerle kaydetmeye başlamış. Zaman içinde çizimleri sembollere dönüştürüp yazıyı bulmuşlar ve kitaplar yazmışlar. Kitapları okudukça zihinleri gibi çevreleri de aydınlanmış ve Karanlıklar Ülkesi’nde yaşamaya daha fazla dayanamamışlar… 
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni, yazar Mehmet Solmaz bu hikâye ile genç okurların, Türkçe’nin sihirli dünyasını keşfetmelerini sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136899</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bdc0c3c-f77f-4b1c-a4cd-d22d386a3115.jpg</image:loc>
            <image:title>Algernon’a Çiçekler</image:title>
            <image:caption>Algernon’a Çiçekler, bugüne dek 27 dilde 30 ülkede yayınlandı, 5 milyon adetten fazla sattı. Prestijli Hugo ve Nebula ödüllerini kazandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136900</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a99614d0-7c4a-4c95-9bf0-0f47395f3248.jpg</image:loc>
            <image:title>Telefon Melefon Yok!</image:title>
            <image:caption>Şermin Yaşar’dan hem çocukları hem de yetişkinleri güldürürken düşündüren yepyeni bir hikâye! 
Berk, telefonunu bir an bile elinden bırakmak istemeyen bir çocuk. Annesi, babası, dedesi, babaannesi, halaları, amcaları, enişteleri… herkes ama herkes ondan aynı şeyi istiyor: “Artık bırak şu telefonu!” Derken, büyük bir doğum günü partisinde, tam da Koca Dede’nin 98. yaş gününde, olanlar oluyor: Telefonlar, Berk ve kuzenlerinin ellerine gerçekten yapışıyor! 
Tornavidalar, yağlar, hastane yolları işe yaramıyor. Çünkü mesele sadece bir telefon değil.
Berk ve kuzenleri bu tuhaf durumdan kurtulmaya çalışırken, teknolojiyle kurdukları bağı, kendi alışkanlıklarını ve sorumluluklarını sorgulamak zorunda kalıyorlar. 
Mizahın, absürtlüğün ve içtenliğin bir araya geldiği bu hikâyede Şermin Yaşar, çağımızın çocuklarını çok iyi tanıyan gözlem gücüyle yine harika bir iş çıkarıyor. 
“Telefon mu bizim elimizde, yoksa biz mi onun elindeyiz?”
Bu sorunun cevabını birlikte aramaya ne dersiniz? 
 
 
***
 
Herkes Berk’e “Bırak artık şu telefonu elinden!” diyordu.  
Herkes ama herkes… Annesi, babası, dedesi, babaannesi, büyük amcası, küçük halası, büyük eniştesi, küçük eniştesi, yengesi… O kadar çok “Hay yapışsın o telefon eline!” dediler ki sonunda olanlar oldu! Koca dedenin 98. yaş gününde, Berk ve kuzenlerinin eline telefon yapışıverdi! Evet, evet, bildiğin yapıştı çocukların eline telefon! 
Berk’in elinden artık telefon gerçekten düşmüyor… Ama garibim ne saçını yapabiliyor ne yemek yiyebiliyor. Kalecilik hayalleri de suya düştü.  
Berk’in de kuzenlerinin de aklında aynı soru: 
Acaba telefon mu bizim elimizde yoksa biz mi telefonun elindeyiz? 
Çocuk edebiyatımızın üretken ve sevilen yazarlarından Şermin Yaşar, Telefon Melefon Yok’ta teknoloji bağımlılığına, aile ilişkilerine ve kendini fark etmeye dair hem çok komik hem de düşündürücü bir hikâye anlatıyor.  
 
Müfredat temaları:  
TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE DİJİTAL ALIŞKANLIKLAR, AİLE İÇİ İLETİŞİM, NESİLLER ARASI FARKLILIKLAR, ÖZ FARKINDALIK VE SORUMLULUK ALMA, MİZAH, ELEŞTİREL DÜŞÜNME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136901</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/205391ed-8525-4a82-856e-913137df56eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çocuk – Bilgisayar Bağımlısı Efe</image:title>
            <image:caption>Bilgisayar bağımlılığı ne kadar kötü olabilir? 
Ya da bilgisayar oyunlarında tanımadığımız kişilerle iletişim kurmak... 
Efe ile Ege kardeşlerin öyküsünü okuyunca ne kadar kötü olabileceğini daha net anlayacaksınız. 
Efe, bir türlü kendini alamadığı bilgisayar oyunlarından ötürü başını türlü belalara sokup, türlü maceraların içine giriyor. 
Siz de Efe&apos;nin maceralarına ortak olmak istiyor hatta ve hatta ona yardımcı olmaya niyetleniyorsanız size keyifli okumalar dilerim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136902</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d959d53-c72f-4ae4-8112-d2eeaf413f7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamak</image:title>
            <image:caption>Aile servetini yiyip tükettiği gençlik günlerinde, uzun bir hayatın ona neler sunacağından habersizdir elbette Fugui. 
Yıllar sonra, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı bir yabancıya hayatından söz etmeye başladığında, şımarık bir gencin başına gelenlerden fazlasını sayıp dökecektir bu yüzden: Fugui, kendisiyle birlikte altı insanın hayatını, kaderin sürprizlerini, yaşamın acılarını ve sevinçlerini anlatır. Onun dilinden -daha doğru bir ifadeyle Yu Hua’nın kaleminden- dökülenler, insanlık durumlarına dair epik bir romana dönüşür böylece. Basit bir anlatım, güçlü bir anlatı doğurur: Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kâğıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla...
Yayımlandığında ülkesinde yasaklanmasına rağmen, bir hayat öyküsü okumamış da sanki bir hayat yaşamış olduklarını söyleyen okurlarının her geçen gün artmasıyla bir “modern klasik”e dönüşen Yaşamak’ı Bahar Kılıç, Çince aslından çevirdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136903</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c253a47-942c-4730-8b83-2f38ed73115e.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Gitar İçin Popüler Dağarcık</image:title>
            <image:caption>&quot;Deli La Bu Örtmen&quot; ve &quot;Sevgiler Olsun: Eşlik CD’li Çocuk Şarkıları&quot; kitaplarının yazarı ve deneyimli müzik eğitimcisi Yakup Kıvrak, 1976 yılından başlayarak köy öğretmenliği yaptığı 2,5 yıllık süreçte kendi kendine öğrenmeye çalıştığı klasik gitarla bağını bugüne dek hiç koparmadı. 70’li yılların değerli eğitim müziği bestecisi ve ülkemizi klasik gitarla tanıştıran gitar eğitimcisi Ziya Aydıntan’dan mektupla moral ve teknik destek gören Kıvrak, aradan geçen 35 yıllık süre içinde yaptığı besteleri, türkü/şarkı düzenlemeleri ile birlikte evrensel klasik gitar dağarcığının en popüler ve kolay eserlerini bu kitapta topladı. Eserleri kolaydan zora doğru sıralayıp, harmanladı ve bazılarını resimledi. Sonunda 100’den fazla başlangıç ve orta düzey klasik gitar eserinin yer aldığı bu kitap, bütün klasik gitar severlerin çalmak istediği parçalardan oluşan güzel bir dağarcık halini aldı. İlk kez 2009 yılında yayınlandı ve büyük beğeniyle karşılandı, kısa sürede tükendi. Kitabın daha kolay açılabilen; spiral ciltli, alfabetik eser dizini bulunan geliştirilmiş bu basımını sizlere sunmaktan gurur duyarız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136904</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278f1972-c3b8-460a-9b63-0fb92d4614bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Efendisi</image:title>
            <image:caption>Kitap bütün yönleriyle araştırma konusudur. Bir gecede yazılmasında tutunda çok kısa bir süreyi anlatan çok güçlü bir romanlar, bir ülkenin ve insanlarının, tüm dünyanın nasıl çırılçıplak soyularak önünüze koyulduğuna kadar; dil, üslup, işleyiş, biçim, kuram ve yeni bir oman tarzı yönleriyle unutlmaz tatlar veriyor. ￼</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136905</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38a0e716-afd0-4357-a1fb-2dfcbfed918e.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinizdeki Öküze Oha Deyin</image:title>
            <image:caption>Modern insan evden çıkınca gördüğü her şeye sahip olmak istiyor.Kadın , para , araba , kariyer , güç… Kişisel Gelişim kandırmacasıyla insanlar yırtıcı hayvanlara dönüştü. Kişisel Gelişim Dini’nin papazları bütün dünyaya kin ve başarı hırsı aşılıyor.Helalinden huzur içinde bir tas çorba içmenin yeni adı;beceriksizlik, aptallık , tembellik oldu…Oysa güne ‘Kazanmak’ ya da ‘Kaybetmek’ yerine ‘Helal veya haram’ diye başlayabilsek daha güzel bir dünyada yaşamış olmaz mıyız? 
Benzersiz üslubu; yaşayışı , cesareti ve bağımsız kalemiyle attığı her adımda ses getiren , her kitabıyla gündemi belirleyen ve konuşmalarıyla ezberleri bozan Bülent Akyürek bu kitabında modern zaman ucubelerine ve içimizde ÖKÜZ gibi büyüyen nefislerimize ‘OHA’ diyor… Çok satan , çok okunan ve tartışılan yazarın bu eseri ‘NEOTASAVVUF’ olma özelliğiyle de bir ilk...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=136906</loc>
        <lastmod>2026-05-01T14:10:23+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34962998-d3f3-41ae-a376-507d7a7ce7d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanın Ötesinde Neandertal &amp; Sapiens</image:title>
            <image:caption>Bir kitabın sizi değiştirmesini beklemezsiniz. Ya da size sorduğu bir sorunun. Ama bazıları vardır ki, okuduktan sonra kelebek olmaması mümkün değildir artık tırtılın. Eslem de bunun farkında değildi. Sıradandı. En azından, herkes öyle olduğunu düşünüyordu. Kenarda duran, sesi duyulmayan, varlığı gözden kaçan bir kızdı… Ta ki, eline geçen eski bir kitapla sessizliği yarıp geçen o fısıltıya kulak verene kadar. 
Kitap bir çağrıydı. Zamanın ötesinden gelen, yalnızca bir kişiye hitap eden bir kehanet. Ve Eslem onu duydu. Şimdi, tarihin unuttuğu bir kavşakta duruyor: Neandertallerle Sapienslerin yollarının yeniden kesiştiği, geçmişin geleceği belirlediği, tek bir doğumun bir türü yok edebileceği ya da yeniden başlatabileceği o eşikte. 
Bilimsel gerçeklik ile hayal gücünün kusursuz bir dengeyle buluştuğu bu roman, evrim, hafıza ve kimlik gibi kavramları derinlemesine sorgularken, fantastik bir dünyanın içinde insan olmanın en kırılgan, en büyüleyici yönlerini açığa çıkarıyor. Eslem’in yolculuğu, bir bireyin kendiyle yüzleşmesinden ibaret değil; bu, insanlık tarihinin yazgısını değiştirebilecek bir seçimin hikâyesi. 
Ve artık geri dönüş yok. 
Çünkü bazen bir insan, 
bir çiçeğin sonudur. 
Ya da… 
Yeni bir türün ilk tohumudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>