﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a17e715-3288-4c4f-a5e6-2749e2bd7c99.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 4 Neşeli Ve Eğlenceli Öyküler</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında neşe ve eğlenceye dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363719c2-9a0f-4887-a723-a863c3d41af9.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 5 Mizah Ve Tebessüm Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında mizah ve tebessüme dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3ca876b-ae8a-42f1-8b41-812e5089a770.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 6 Öğretmen Ve Öğrenci Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında öğretmen ve öğrenciye dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aadb784c-3754-4e72-b790-704e638e7a9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 7 Sevgi Ve Mutluluk Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında sevgi ve mutluluğa dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd3c2205-ab1e-45c5-a989-921a64e4ac51.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 8 Şefkat Ve Merhamet Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfc6380b-af14-4616-a875-c4b69a21f6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü - 10 Fedakarlık Ve İyilik Öyküleri</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında fedakârlık ve iyiliğe dair insanlığın mirası olmuş bu öyküler hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69a3c8a-7457-4516-8732-8d5a8e218ae5.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Eğlence</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87578</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b49877f-3585-4f34-bc4d-ac9406a5563c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Tembel</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3150db36-aa07-4489-a436-a2632a3efb01.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Uzun</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4142996-7f34-4974-9942-773b76eff3c2.jpg</image:loc>
            <image:title>The Secret Recipe</image:title>
            <image:caption>Sizlere eğlenceli İngilizce öyküler sunan Redhouse Reading Set’e yepyeni bir kitap daha eklendi!
Redhouse Reading Set ile eğlenceli öyküler okuyarak İngilizcenizi geliştirebilirsiniz! Bu seride her bir öykü ve bu öykülerin alıştırmaları farklı seviyelere göre hazırlandı. Size uygun İngilizce seviyeyi seçin ve okumaya başlayın...
The Secret Recipe, usta bir şef olmanın hayallerini kuran lise öğrencisi Steve’in hayranı olduğu ünlü TV şefi Monsieur Cuisine’den gizli tarifini öğrenmek için atıldığı macerayı anlatan eğlenceli bir öykü. “Upper-intermediate” seviyesindeki bu öyküyü okuduktan sonra kitabın arkasındaki okuduğunu anlama ve sözcük egzersizlerini yapabilirsiniz. Ayrıca kitabın sonunda Monsieur Cuisine’nin gizli tarifine ulaşabilir hatta deneyebilirsiniz! Dördüncü seviyede okurların 35 ila 55 yeni sözcük öğrenmesi hedefleniyor ve kitabın arkasındaki sözlükten de bu sözcüklerin tanımlarını ve cümle içinde örnek kullanımlarını görmek mümkün.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31890924-d198-4237-87e7-d614539d9c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çizgi Çalışmaları (+36 Ay)</image:title>
            <image:caption>Eğitim yılı boyunca eğitsel süreçleri yönetecek tematik kaynak kitaplarımızla tanışmaya hazır mısınız?  Bağımsız tematik etkinlik kitaplarımızdaki etkinlikler Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi eğitim Programı’nın öğrenme sürecine uyumlu, kolaydan zora adım adım ilerleyen, uygun aralıklarla seviyeyi yükselterek tekrarlar yoluyla konuları pekiştiren bir düzende hazırlanmıştır. Etkinliklerde göstergeler eksiksiz bir biçimde ele alınmıştır. Böylece etkinlikler, kazanımları bütüncül bir şekilde yansıtmakta ve öğretmenin uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Kitaplardaki etkinlikler, sarmal yapıda ve öğrencinin severek yapabileceği; geliştirici ve sürükleyici nitelikte hazırlanmıştır. Öğrencinin kolay kullanımı için kitaplarımızda her bölümün başında etkinliği anlatan eğlenceli bir başlık kullanılmıştır. Yönergeler çok açık ve kolay uygulamaya yardımcıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a141e3c1-940e-487d-8fc6-6fe5b881f818.jpg</image:loc>
            <image:title>Tespih Ağacının Gölgesinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Harper Lee&apos;nin ölümsüz klasiği  
Tespih Ağacının Gölgesinde  
şimdi de yaldızlı, şömizli, ciltli baskısıyla okurlarla buluşuyor... 
 
“Bu ülkede beni korkutan tek şey şu: Devlet bir gün öyle bir canavarlaşacak ki, en küçük bireyler ayaklar altında ezilecek ve artık yaşamanın hiçbir değeri kalmayacak. Şu yorgun dünyamızda Amerika’nın hâlâ tek ve benzersiz yanı, burada bir insanın beyninin götürebildiği yere kadar, istiyorsa da cehennemin dibine gidebilmesi; ancak bu da fazla sürmeyecek.” 
 
Harper Lee, 1960’lara damgasını vuran Pulitzer ödüllü başyapıtı Bülbülü  Öldürmek ile okurlarına Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılıktan bir kesit sundu. Neredeyse yarım asır sonra karşımıza çıkan Tespih Ağacının Gölgesinde ile de işin aslını; adaletle adalet, doğruyla doğru arasında fark olduğu gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarptı. 
 
Bülbülü Öldürmek’te hikâyeyi gözünden izlediğimiz çocuk kahraman Scout, yani Jean Louise Finch, artık genç bir kadın. Yıllar sonra ihtiyar babası Atticus’u ziyaret etmek için New York’tan evine dönen Jean Louise, hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor: Çocukluğundan beri inandığı ve güvendiği ne varsa, Atticus’un ihanetiyle yerle bir oluyor. 
 
Harper Lee, mizah ve tutku dolu karakteri Scout’ın refakatinde, hiç kaybolmayan, aksine, güçlendikçe güçlenen ırkçılığın, insanın riyakâr doğasının ve gerçeğin hayal kırıklığı yüklü yapısının bir portresini çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/495935ed-2b8b-4e21-905e-114f7fa55fca.jpg</image:loc>
            <image:title>Maarifperver Sultan II.Abdülhamid</image:title>
            <image:caption>Sultan II. Abdülhamid, günümüzde varlığını devam ettiren birçok müessesenin kurucusudur. Bu anlamda, ülkenin modernleşmesi ve uluslararası arenada önemli bir aktör haline gelmesi hedefine yönelik olarak ciddi adımlar atmıştır. Modernleşmenin ve güçlü bir ülke olmanın en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu. Bu sebeple döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli artmıştır. II. Abdülhamid uyguladığı eğitim politikasını şöyle anlatır: “Ben elimden geldiği kadar mektepler açarak cehaleti yok etmeye, çocuklarımızı tahsile sevketmeye uğraştım”. 
Genel anlamda bakıldığında II. Abdülhamid döneminde başarılı bir eğitim politikası sürdürüldüğünü söylemek mümkündür. Bu dönemde açılan okulların çoğalması ve ülke geneline yaygınlaşması, yeni ve eğitimli bir neslin yetişmesinde rol oynamıştır.  Bu nesiller, özellikle 19. yüzyılın son çeyreğinde yoğun bir emperyalist saldırıya maruz kalan Osmanlı Devleti’nin ayakta kalmasına ve sonrasında da aynı emperyalist güçlere karşı millî mücadele verilip modern Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşmasına ön ayak olmuşlardır. 
Ahmet Vurgun, “Maarifperver Sultan II. Abdülhamid” adlı kitabında, sağlam kaynaklara dayanarak, bütün bu sürecin nasıl yaşandığını gözler önüne seriyor. II. Abdülhamid Dönemi’nin eğitim anlayışı ve uygulamalarını en iyi şekilde anlayabilmek için muhakkak okunması gereken bir eserdir. 
Prof. Dr. Vahdettin Engin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71cbbefe-34c3-4f42-8ae9-3b55f705a526.jpg</image:loc>
            <image:title>Cicero’nun Düşünce Dünyası</image:title>
            <image:caption>Roma siyasi tarihinin önemli figürlerinden Marcus Tullius Cicero, artes liberales çevresinde eğitim gördüğü sırada tanıştığı felsefe üzerine yaptığı konuşmalar ile ün salmış Romalı devlet adamı, hatip ve yazardır. 
Kısa süre içinde pek çok eser veren ve üretmekten ziyade derleyiciliği ile eleştirilen Cicero, kendi deyimiyle “felsefe yapmanın bilimini başka birçok kişiye bırakıp, konuşmacıya özgü olan uygun, açık ve incelikli söz söylemeyi” kendine bir görev addetmiştir zira o “felsefeyle çok az ilgileniyor” gözüktüğü zamanlarda bile felsefeyle “fazlasıyla ilgilenen” bir düşün ve söz adamıdır. 
Romalılara terim bilgisi kazandırmak amacıyla dil üzerine çalışmalar yapan Cicero, yaptığı Latince yazın ve felsefe terim bilgisi çalışmaları ile dilin yüksek ve zengin yapısının ortaya çıkmasında önemli katkılarda bulunmuştur. Elinizdeki eserde, Cicero’nun felsefe, hitabet ve dil üzerine düşünceleri orijinal dildeki örnekleri ile incelenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46559630-629e-46d7-8650-9ce15a1904e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Böyle Yapılır - Dünyayı Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>Otto ve Dübel adındaki iki robot, araba yapmaya karar verdiler. Ve uzun uzun düşünmeye başladılar: Araba nasıl görünmeli? Kaporta ne demek? Motor nasıl çalışır? Otomobil üretiminin çocukların anlayabileceği şekilde anlatıldığı, eğlenceli bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4085b3a-d33b-4a02-8857-a4301a05160c.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Dostlar</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün sahilde karşılaşan ve arkadaş olan Kıyı ile Lilo, küçük büyük sayısız macera yaşadı. Sonbahar geldiğinde Lilo uzaklara göç edeceğini söylediği zaman üzülerek vedalaştılar. Birbirlerini tekrar görebilecekler miydi acaba? Farklılıkların arkadaşlık kurmaya engel olmadığını anlatan bir dostluk öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6cb572-7715-4d84-8c19-07068cda0e00.jpg</image:loc>
            <image:title>Kılıçarslan</image:title>
            <image:caption>Bu yurdun binlerce yıllık birikiminden ilham alan oyunlar... Tarihin satır aralarından heyecanlı hayat sahneleri… Kimlik ve tarih… Türk tiyatrosunun her zaman arzulanan ve özlenen beklentileri arasında bir yerli anlatım… 
Usta yazar İskender Pala incelikle kurduğu on oyunda bizler için on farklı dünyanın kapısını aralıyor. Tarihi gerçeklere eşlik eden zekice kurgular, bugüne dair izdüşümleri olan olaylara objektif bakışlar, gündelik hayatın sıradan insanlarıyla tarihin bilindik kahramanlarının çatışmaları ve buluşmaları… Tarihin tozlu mahzenlerinden gelip sahne tozuna karışan zerreler… 
Selçuklu’dan Osmanlı’ya…
Cinayetten aşka…
Masallardan efsanelere… 
İskender Pala’nın yalnızca gözlere değil zihinlere ve kalplere de hitap eden temaşa sahneleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16f276c4-4db6-4b7e-bcc8-4ad66b58ff1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Jennifer’ın Düğünü</image:title>
            <image:caption>Bu yurdun binlerce yıllık birikiminden ilham alan oyunlar... Tarihin satır aralarından heyecanlı hayat sahneleri… Kimlik ve tarih… Türk tiyatrosunun her zaman arzulanan ve özlenen beklentileri arasında bir yerli anlatım… 
Usta yazar İskender Pala incelikle kurduğu on oyunda bizler için on farklı dünyanın kapısını aralıyor. Tarihi gerçeklere eşlik eden zekice kurgular, bugüne dair izdüşümleri olan olaylara objektif bakışlar, gündelik hayatın sıradan insanlarıyla tarihin bilindik kahramanlarının çatışmaları ve buluşmaları… Tarihin tozlu mahzenlerinden gelip sahne tozuna karışan zerreler… 
Selçuklu’dan Osmanlı’ya…
Cinayetten aşka…
Masallardan efsanelere… 
İskender Pala’nın yalnızca gözlere değil zihinlere ve kalplere de hitap eden temaşa sahneleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab74b25e-4bda-450d-90af-74527abc1a6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Misket</image:title>
            <image:caption>Misket’in tek isteği ağaçların tepesindeki yaşamı görmekti. Ormanda dolaşırken,  ağaçlara tırmanmanın hayalini kuruyor, ağaçlarda yaşayabilse çok mutlu olacağını düşünüyordu. Sonra bir gün hayallerini gerçekleştirmeye karar verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab703f2-69f6-4e5b-bda7-c6a2247417d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Sarılalım Babacığım</image:title>
            <image:caption>Minik filin babasıyla yaşadığı maceralara tanık olmak ister misin? 
Babasıyla saklambaç oynayan, gün batımını izleyen ve yıldızlarla dolu gecelerde uykuya dalan minik filin sevimli öyküsü seni bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a2c9df6-76e1-4a14-b18b-6539708d5b4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vali Hanım</image:title>
            <image:caption>Bu yurdun binlerce yıllık birikiminden ilham alan oyunlar... Tarihin satır aralarından heyecanlı hayat sahneleri… Kimlik ve tarih… Türk tiyatrosunun her zaman arzulanan ve özlenen beklentileri arasında bir yerli anlatım… 
Usta yazar İskender Pala incelikle kurduğu on oyunda bizler için on farklı dünyanın kapısını aralıyor. Tarihi gerçeklere eşlik eden zekice kurgular, bugüne dair izdüşümleri olan olaylara objektif bakışlar, gündelik hayatın sıradan insanlarıyla tarihin bilindik kahramanlarının çatışmaları ve buluşmaları… Tarihin tozlu mahzenlerinden gelip sahne tozuna karışan zerreler… 
Selçuklu’dan Osmanlı’ya…
Cinayetten aşka…
Masallardan efsanelere… 
İskender Pala’nın yalnızca gözlere değil zihinlere ve kalplere de hitap eden temaşa sahneleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4501f19a-e1a2-4d51-a84a-1d11978ab2d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hadi Sarılalım Anneciğim</image:title>
            <image:caption>Ağaçların arasında hoplayıp zıplayan, oyunlar oynayan, büyük sulu havuçlar toplayan yavru tavşan ve annesine siz de katılın. 
Kalpleri ısıtan sıcacık bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5aa30954-3b11-4c55-b184-a6b1d54644a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ürkek Aslan - Kükreyen Bir Macera</image:title>
            <image:caption>Aslan Dido’nun büyük bir sırrı vardı… Dido bir türlü kükreyemiyordu! Ne kadar uğraşırsa uğraşsın olmuyordu. Günlerden bir gün minik mirketle arkadaş olan Dido,  başarılı olmak için birazcık cesaretin yeteceğini öğrendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9786bda3-3456-4d3f-831a-b8a275e18667.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihin Odaklı Ebeveynlik</image:title>
            <image:caption>Çocuk gelişimi uzun yıllara yayılan ve aslında küçük bir insandan yetişkin bir bireyin ortaya çıkma serüveni olarak görülebilecek uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta çocuk kaçınılmaz olarak iniş çıkışlar yaşar. Hayatın zorlayıcı tarafları, gelişme sürecinin olası problemleri, beklenmedik durumlar, aile içi çözülmeler, hatta kayıp, savaş göç gibi travmatik olaylar… Çocuk bu eşiklerden geçerken ona eşlik eden ebeveyne de büyük iş düşer.
Çocuğunuzun yaşadığı olaylar karşısındaki ruh halini kavrayamamak ona yeterince iyi ebeveynlik edememenize yol açabilir. Ama onun ne yaşadığını ne kadar fark eder ve anlarsanız görüşünüz o kadar netleşir. Zihin odaklı bir yaklaşım, çocuğunuz her ne yaşıyorsa ona nezaketle ve kuşatıcı ve akılcı bir bakış açısıyla yaklaşmanızı sağlar. Böylece çocuğunuzun gelişiminin önünü açmış olursunuz.
Dr. Joanna North işte buradan hareketle bu yorucu ama keyifli yolculukta bakış açınızı netleştirecek bir model öneriyor.
Bu model, sizi ebeveynlik teknikleriyle değil, bir ebeveynlik felsefesiyle tanıştırıyor. Her duruma uygulanabilir mutlak çözümler yerine, çocuğun ihtiyaç duyabileceği duygusal destek türlerinin daha fazla farkına varmanıza yardımcı olmayı amaçlıyor. Çocuğunuzun zor zamanlarda bile güçlü ve direnç kabiliyeti yüksek bir zihin geliştirmesine destek olmanızı hedefliyor.
Dr. North gelişim psikolojisi, danışmanlık teorileri, psikoterapi, sosyoloji gibi disiplinlerin yanında, çocuklar ve aileleriyle otuz yılı aşkın süredir yürüttüğü çalışmalardan da yararlanıyor.
Zihin Odaklı Ebeveynlik, çocuklarına destek olmak ve sağlıklı gelişimlerine yardımcı olmak isteyen herkes için bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b2cb2e7-cac2-4fe7-8007-3e571469bb23.jpg</image:loc>
            <image:title>Av</image:title>
            <image:caption>Zamanın çok öncesinden gelen bir 
savaş ve tüm bunlardan habersiz bir genç kız… 
 
Annabelle Jefferson, Hiddenfield kasabasına adımını attığı an bir 
şeylerin yolunda olmadığını biliyordu. Fakat bu kadar akıl almaz 
olayların tam ortasına düşeceğini asla tahmin edemezdi. 
 
Ağaçların arasındaki tapınağın anlatılmamış hikâyesi, kanlı bir tarih 
ve aydınlık ile karanlığın bitmek bilmez çatışması… 
 
Tüm bunların ortasında Annabelle’i, karşısına çıkan tehlikelerden 
koruyan ama rengini asla belli etmeyen bir genç adam: JaySullivan. 
 
Peki ya Annabelle’i, Jay’den kim koruyacaktı? 
 
Kendi avına âşık olan bir avcı, 
Yok edecek mi avını hiç düşünmeden? 
Ya da 
Koruyabilecek mi onu kendisinden?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16e5446c-7e6d-4a89-bef2-528cd9117004.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna-Lola-Isla Kutu Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stephanie Perkins’in karakterleri hepimizin hayalindeki aşkı buluyor; şimdi ve sonsuza dek… 
 
“Stephanie Perkins neslimizin Jane Austen’ı.” —TAHEREH MAFI 
 
“Perkins, insanların farklılıklarını kabullenmenin ancak aşk ile mümkün olduğunu son derece iyi bir şekilde gösteriyor.” —Booklist 
 
“Baş döndürücü ve duygusal… Renkli ve hazır cevap karakterler, sürükleyici bir kurgu, Stephanie Perkins her defasında daha başarılı bir anlatımla geri dönüyor.” —RT Book Reviews, Top Pick 
 
“Zekice yazılmış diyaloglar, farklı karakterler ve ilk aşk heyecanı… Sarah Dessen hayranları, tıpkı onun gibi aşkı ve gerçekçiliği bu denli zarif harmanlayan bir başka yazara zevkle kucak açacaklar.” —Kirkus Reviews, Starred Review</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c02475-c5c5-46e3-8dc5-6d9566d30f23.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Sarılır Mısın?</image:title>
            <image:caption>Minik bir penguen yumurtası karlarda yuvarlanıp gidiyor. Yavru penguenin yumurtadan çıkıp ailesini bulmasına yardım eder misin?
Haydi, dokun, üfle, konuş, sarıl. Minik penguenin macerasına sen de katıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ed6e70d-c400-44c5-a942-9e0d7074d106.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüksekten Korkan Tırtıl</image:title>
            <image:caption>Minik bir tırtıl olan Pırtıl, bir gün kelebeğe dönüşeceği için 
çok endişeliydi. Çünkü halinden memnundu ve bir de… 
yüksekten çok korkuyordu! 
İçinde ona hep, “Ya uçamayıp düşersen? Ya bir yerini incitirsen? 
Ya arkadaşlarına rezil olursan?” diyen bir ses vardı. Pırtıl onu tanıyordu: Bu, korkusunun sesiydi… Pırtıl’ınsa artık onu dinlemeye niyeti yoktu! Buna bir son vermenin zamanı gelmişti! Ağacın dalından yukarı, en yukarı tırmanacak ve korkusunu sonsuza dek susturacaktı. Fakat tam o sırada… 
İçimizdeki korkuları yenmenin göründüğü kadar zor olmadığını gösteren, etkileyici bir hikâye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f0bc9ba-921f-455b-9d18-15920cac8f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Benimle Oynar Mısın?</image:title>
            <image:caption>Kedicik evde tek başına kalmış. Canı çok sıkılıyor. Onunla oynar mısın?
Haydi, dokun, üfle, konuş, sarıl. Kediciğin oyununa sen de katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43a71be-dd98-489b-b2be-c015b5b8d03f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ah Tutku Beni Öldürür müsün</image:title>
            <image:caption>“Belki hikâyeleri büyülü kılan da buydu; herkesin beyninde, aynı şeyi anlattığı sanılan ama aslında bambaşka olan bir film makarasının dönüyor olması...” 
Köklü ve zengin bir aile olan Mabeyinoğulları’nın Ortaköy’deki 
apartmanı bir süredir esrarlı olayların merkezidir: Dedenin ölümü ve aile fertlerinin geçirdiği gizemli bir kazadan sonra 
apartmandaki kiracılar bu tekinsiz binayı terk edip gitmiştir. 
Yine de Mabeyinoğulları’nın bahçe katındaki dairesine farklı 
amaçlar için girip çıkanlar kendilerini ailenin etrafını saran 
gizemden kurtaramazlar. Dedikoduların, maddi hırslarının ve 
tutkularının peşine düşen iki genç adam, “perili” evin davetli ya da davetsiz misafiri olarak kendilerini tuhaf, ürpertici olayların ortasında bulurlar. 
 
Cahide Birgül, alışıldık polisiye tarzıyla insan ruhunun en 
karanlık köşelerine inerek bizlere hem kendi gerçekliğimizi 
gösteriyor hem de gerilimi hiç yatışmayan bir anlatıyla Türkçe edebiyata soluksuz okunacak bir roman armağan ediyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c4274a4-14bf-49da-a0f4-228f5bdcdb62.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Kışkırtma (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimsin 
Neredesin 
Adın ne 
Nerede doğdun 
Kaç yaşındasın 
Juliette’in Kuzey Amerika’nın başkomutanı olması kısa sürede felaketle sonuçlandı. Gözünü biyolojik anne babasının evinde açtığında, artık geçmişinden kaçamayacağını anladı. Kalbini paramparça eden sırlar bir bir açığa çıkıyor, içinde güçlenen karanlığa karşı onu savunmasız bırakıyordu. Dünya liderlerinin çocukları birer birer kapısına geldiğindeyse, Warner’ı aramaktan başka çaresi kalmadı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f9de7a7-88f2-40ed-918c-88282fb652c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Leh edebiyatının önde gelen isimlerinden Myśliwski’nin Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez romanının adsız müzisyen başkarakteri gizemli konuğuyla sürdürdüğü monologda hayatının muhasebesini yapıyor. Tek bir günde gerçekleştirilen fasulye ayıklama etkinliği boyunca devam eden bu monologda savaş sırasında yaşadığı travmalı dönemleri, gençlik sanrılarını, tutkularını, “öğrenme ve oradan oraya göçme” yıllarını, gurbetteki ekmek kavgasını ve en sonunda yurda dönüşünü anlatıyor. 
“Sağduyu iyidir, güzeldir... Ama gerçekte nedir? Başka ne söyleneceğini bilmediğinizde söylediğiniz şeydir.” 
İnsan hayatında kaderin ve talihin rolü üzerine düşünen, acıyı, kederi, gülüşü, umudu, düşleri içselleştiren bir tür “felsefi komedi” olarak nitelenebilecek Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez’de Myśliwski’nin ustalığı, kolay çözümler ya da avunmalar aramak yerine felsefenin hiç de asık suratlı olmayan doğasını açığa çıkarabilen bir dille, pek çoğuna yanıt bulamayacağının bilincinde olduğu en hayati soruları ardı ardına sıralamaktan geri durmayışında ve gizemle dalga geçebilmesinde kendini gösteriyor. 
  (Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez 2007 yılında 
Nagroda Literacka “Nike”ye değer görüldü.) 
Wiesław Myśliwski bir “star”ın zıddı –  televizyona çıkmıyor, kitleyi eğlendirmiyor. Basitçe düşünüyor ve roman yazıyor. -Dariusz Nowacki, Newsweek Wiesław Myśliwski edebiyatın antropolojinin bir parçası olduğunu düşünen az sayıdaki yazardan biridir. İnsan deneyiminin bütünlüğünden söz ederken, en önemli olan yerine, olan biten her şeyi anlatmak ister. Böyle bir monologdan ortaya çıkabilecek hikmet, teklifsiz bir dille aktarılan bir hikmet olacaktır. Hani Descartes birden ortaya çıksa, bu konuda “Fasulyeleri ayıklıyoruz, öyleyse varız” derdi herhalde. -Przemysław Czapliński 
  Diyebilirim ki fasulyelerin ayıklanması 30 yıldır başıma dert olmuştur. Bildiğiniz gibi, insanların güneşin altında bir yandan fasulye ayıklayıp, bir yandan farklı konularda sohbet etmeleri bir komşuluk ilişkisi biçimiydi. Günlük olaylar, eski zamanlar, hayaller, hayaletler, şimdiki ve sonraki dünya, Tanrı, bireysel ve ortak deneyimler hakkındaydı bu sohbetler; insanlar bilgeymiş gibi davranırlar, felsefe yaparlardı, kısacası sınır yoktu, sözcükler insanları her 
yöne götürürdü. Herkes katılırdı bu eyleme, kadınlar, erkekler, yaşlı ve genç insanlar, hatta çocuklar bile. Bazen düşünürüm de, belki de fasulyeler sadece bu amaçla büyük miktarlarda ekilir, zira bu kadar çok fasulye yediğimi anımsayamıyorum. Ve çocukluğumdaki bu geleneği anımsayarak, onun sözel yapısını, bir kitap yazmanın yapısına nasıl dönüştüreceğimi düşünmeye başlamıştım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45206b7f-3b92-4d8d-8820-b11ce32cee4d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yavaşlık Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Yavaşlık felsefesi, hızlanmış varlıklar ve olaylar arasında yavaşlamanın olanakları üzerine düşünmenin bir yoludur. Bireyin ruhsal, bedensel dinginliğini sağlamanın yanında, daralan bir gezegende diğer canlılara yer açmak için durmayı bilmektir. Modern düşüncenin, sanatın önerdiği gibi trajik, romantik veya avangard öznenin dolaysız fiillerine ara verip, dolaylı eylemlerin imkânlarını araştırmaktır. Yavaşlığın öznesi, hızlanmasına sebep olan etkenlerle ilişkisini yeniden düzenlemeye çalışır. Yavaşlık, yeniden terbiye edilen, yönü ve meyli değiştirilen bir iradenin üretimidir. 
Özgür Taburoğlu, metin içerisinde dayanaksız bir şekilde “yavaşlayın” demiyor. Bizlere ivme kazandıran, hızlandıran ve yavaşlamayı zorlaştıran etkileri anlamaya çalışıyor. Süratli özneler olmaya zorlayan yapıları, söylemleri, düşünceleri ayırt ediyor. Bir yandan da başka varlıklarla karşılaştığımız, içine girince yavaşladığımız aralıklar üzerine düşünüyor. Khôra ve Tao gibi aralıkların derin benzerlik ve farklarını tasvir ediyor. Ara yerler ve zamanlarla kurduğumuz ilişkiye göre hızlanmanın ve yavaşlamanın türlü biçimlerini tanımlıyor. Yeryüzüyle, kendimizle ve diğer canlılarla ilişkilerimizi bozan süratlere çıkmamızın sebeplerini araştırıyor. Üstelik sadece egemen yapıların değil, eleştirel görünen düşüncelerin, zarif edebiyat ve sanat eserlerinin de hızlanmaya neden olabileceğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17a071d2-8c9e-4e94-8330-f170f80618bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvanlığın Alemi Var</image:title>
            <image:caption>-Kitapta hayvanlar değer yargılarımıza dil uzatıyor. Onlara atfettiğimiz gülünçlüğü bize iade ediyorlar. 
- İnce esprilerimiz kalın kafalara girmez. Kullanımdankaynaklanan hatalardan sorumluluk kabul edilmez. 
- Esprilerimiz koltuk altı gıdıklaması değil beyin gıdıklaması etkisi yapar. Beklenmeyen bir etki olduğunda doktorunuza başvurunuz. 
-Bir zihin şenliği ya da aklın gülümsemesi için hayvan ile insan ara kesitinde; felsefe, mizah ve ahlâk komik bir koalisyon oluşturdu. Açık büfe bir mizah sofrası sizi bekliyor. 
- Gülmek elinizdeki bu kitap kadar size yakındır. Bu fırsatı değerlendirin, gününüz boşa geçmiş olmasın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3e869ed-c465-4458-8934-ab8b4540452f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi</image:title>
            <image:caption>MİNDFULNESS VE FARKINDA YAŞAMAYI KEŞFEDİN... 
Mindfulness; dikkatimizi istemli, tarafsız, yargısız ve nazik bir şekilde yönetme ve şimdiye odaklama becerisidir, geçmişin “keşke”leri ve geleceğin “kaygı”ları yerine, tek gerçek olan “şimdi”de kalabilme becerisidir. Yaşadığımız “şu an”da dıştan ve içten gelen uyarıcıları, kendimizde ve etrafımızda gerçekleşenleri olabildiğince ve oldukları gibi anbean, şimdi ve burada fark etmektir; zihnimizden geçen düşünceleri bilincimizle görebilmektir; yaşadığımız duyguları ve vücudumuzdaki bedensel hisleri oldukları gibi algılamak ve kabullenmektir; yargılamadan, eleştirmeden ve otomatik pilot gibi tepki vermeden gerçekleşenlerle kalabilmek ve bilincimizle yanıt verebilmektir; olup biteni özgürce ve otantik bir şekilde deneyimleyebilmektir; merakla, anlayışla, özmerhametle ve nazikçe her şeyi sadece gözlemlemektir; “farkında olmak”tır, “bilinçli farkındalık”tır, “bilgece farkındalık”tır. “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi”, hekimlere ve ruh sağlığı profesyonellerine bilgece farkındalığa dair yeni bir psikoterapi yol haritası sunuyor... - Psikoterapist &amp; Yazar &amp; Eğitmen Cem KEÇE            
ŞİMDİNİN GÜCÜNÜ HİSSEDİN... 
“Hayat neden bu kadar zor? İnsanlar neden bu kadar acı çekiyor? Bu konuda gerçekçi olarak ne yapabiliriz?” sorunlarının yanıtlarına “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi” ile farklı bir bakış açısı edinmeye hazır olun. Bu kitap, hekimlerin ve ruh sağlığı profesyonellerinin danışanlarına, acıyla ve olumsuz duygularla savaşmayı bırakıp bilinçli farkındalık ve kabul ile hayatın sunduğu her deneyimi kucaklayarak özgürleşme yolunda, sadece iyi duyguları değil tüm duyguları hissetmelerine ve şimdinin gücünü yaşamalarına rehberlik etmelerine yardımcı olacaktır. Çünkü psikoterapinin amacı kendini “iyi hissetmek değil”, “hissetmek”tir, psikolojik sağlık ve psikolojik esneklik için hem iyi duyguları hem de kötü duyguları hissetmek önemlidir... - Uluslararası Entegratif Kognitif Psikoterapi Enstitüsü (IICPI) 
KENDİNİ VE ÖTEKİNİ BİLMENİN ŞİFASI... Ruhsal sorunların tedavisine yönelik bir dizi teknikten daha fazlası olan “Mindfulness ve Kabul Temelli Psikoterapi”, insanın herhangi bir psikolojik sıkıntı yaşarken bile, daha etkili, yapıcı ve tutarlı bir şekilde kendi değerlerine uygun bir yaşam sürdürme kapasitesi olan psikolojik esnekliği geliştirmesi, kendini ve ötekini bilme yolculuğunda ilerlemesi için gereken teorik ve pratik yaklaşım ve uygulamaları bir araya getiriyor... - Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2be24f16-0357-4a80-8631-2c7970053779.jpg</image:loc>
            <image:title>Pes Etme Mucizeler Yolda</image:title>
            <image:caption>Her şeyin bir zamanı var ve her şeyin bir nedeni... 
Hayatı kabullen. Her şey olması gerektiği gibi, korkma. 
Sen de tam olman gereken yerdesin. Kalpten istediğin şeye ulaşmak için, zihninden geçenleri değil, tam da ihtiyacın olan deneyimleri yaşayacaksın. 
Sakin ol. Geç kalmadın. Erken de değil. Kaç yaşında olduğunun bir önemi yok... Kimlerden ileri ya da geri olduğunun da... 
Kaç yaşında hissettiğinin, kendini nerede görmek istediğinin ve şu an nerede olduğunun farkında olman mühim... 
Yaşaman gerekeni yaşıyorsun sadece. Ne bir eksik ne bir fazla... Bil ki kusursuz bir düzen var senden gayrı. 
İlmi ve iradesi dışında yaprağın bile kıpırdamadığı bir yaratan var, hatırla. 
Beklentilerinin farkında ol ve onları minnetle değiştirmeyi öğren. Kanaat etmeyi ve şükretmeyi unutma. O vakit göreceksin ki mucizenin kendisisin aslında. 
Mucize sensin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76b38e9-47a4-4f49-b35e-35511550d9f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacan Tayfa 2 - 1.Sınıf Okuma Seti (10 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>1. sınıflara hitap eden bu on kitapta on farklı maceraya yelken açacaksınız.
Peki bu hikâyelerde sadece macera mı var? Tabii ki hayır!
Analitik ve bilimsel düşünme, problem çözme, paylaşma, arkadaşlık gibi değerler bu kitapların içinde...
Üstelik hikâyelere dair etkinlikler, bulmacalar, sorularla birlikte...
Okumak isteyene, okumasını bilene...

İçindeki Kitaplar:
Acaba Bu Kimin?
Bu Sürprizi Çok Sevdim
Kardeş Okul Ziyareti
Kim Yemiş Olabilir?
Nasıl Böyle Düşünürüm
Neşeli Bir Gün
Meğer Kimler Varmış
Okulda İlk Gün</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5de600f9-0616-4f01-8ebd-d0ee059a08e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri Hiçbiri Binlercesi</image:title>
            <image:caption>Biri Hiçbiri Binlercesi; İtalyan yazar Luigi Pirandello’nun 1909’da yazmaya başlayıp 1925’te tamamladığı en ünlü romanı. Pirandello 1924’te yazdığı bir mektupta eseri için “...en acı ve mizah dolu” sözlerini kullanacaktır.
Babasının kurduğu bankanın geliriyle rahat bir yaşam süren Vitangelo Moscarda’ya bir gün karısı burnunun sağa doğru çarpık olduğunu söyleyince tüm dünyası altüst olur. Kendisinin o güne kadar gördüğü ve sandığı gibi olmadığını, başkalarının gözünden yansıtılmış çoğul ve uçucu bir gerçekliği kişileştirdiğini anlar. Bu farkındalık, başkalarının önyargılarından bağımsız “bir” kimlik için çılgınca bir arayış içindeki Moscarda’nın deliliğe doğru ilerlerken tuhaf biçimde özgürlüğe kavuşmasını sağlayacaktır...
“Tımarhaneye girmeyi göze aldım –ileride göreceğimiz gibi, hepimiz aldık– ama bu da yetmedi bize. Yaşamımızı da tehlikeye atmalıydık, sonunda iyileşip sağlığın yolunu (biri, hiçbiri, binlercesi) bulabilmem için. Ama bunları sırası gelince anlatacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6eee55fb-3d85-4a72-b3fe-4c9ab3dd372a.jpg</image:loc>
            <image:title>Fen Eğitiminde Robotik Kodlama Serüveni</image:title>
            <image:caption>Derslerinde veya projelerinde robotik kodlama uygulamalarına yer vermek isteyen ögretmenlerin yararlanabilecegi bu kitap bes bölümden olusmaktadır. Ilk bölümde fen ögretimi ile robotik kodlama uygulamalarının iliskisi, ikinci bölümde kodlamanın ne oldugu, nasıl yapıldıgı, hangi kodlama platformlarının kullanılabilecegi, kullanımı kolay ve ögrenci seviyesine uygun mBlock kodlama platformunun ayrıntılı olarak kurulum, kullanım ve tanıtım asamaları yer almaktadır. Üçüncü bölümde ögrenme ortamlarında robotik düzeneklerin nasıl kuruldugu, farklı ögretim kademelerinde hangi egitsel robotik setlerin kullanılabilecegi, Arduino’nun ne oldugu ve hangi modellerinin tercih edilebilecegi, Arduino’da devre kurulumu ve devre elemanlarına yönelik bilgiler verilmistir. Dördüncü bölümde fen derslerinde kullanılabilecek sensörler ve bu sensörlerin baglantılarının nasıl gerçeklestirildigi, yapılıs asamaları, baglantı seması, algoritması ve mBlock kodları verilerek, sensörlerin fen ögretimi ile iliskisi ayrıntılı olarak açıklanmıstır. Son bölümde ise fen ögretiminde kullanılabilecek örnek robotik kodlama etkinlik uygulamaları yer almaktadır. Böylece bu kitap ile kodlama ve robotik hakkında ayrıntılı bilgiye sahip olarak robotik araç ve sensör baglantıları kolay bir sekilde gerçeklestirilebilecek ve bir ders ortamında bu tür uygulamaların nasıl kullanıldıgına yönelik örnek etkinlikler ile farklı etkinlik uygulamaları tasarlanabilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98d7dbcc-62c3-4f4e-a009-7291034138d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Oyunlarından Örnekler : Türk Dünyası ve Komşu Ülkeler</image:title>
            <image:caption>Geçmisten günümüze atalarımızın bize aktardıgı, kimlik ve kisiligimizi sekillendiren ve karakterimizi insa eden bu degerleri, bizlerinde aynı hassasiyetle koruyarak, gelistirerek çocuklarımıza aktarmamız gerekmektedir. Yasamı ve dünyayı oyun yoluyla kesfeden ve ögrenen çocugun kendi kültürel degerlerini kazanmasının en temel yolu ise yine oyunlardır.
Bu projenin hazırlanmasının en önemli nedeni su olmustur: Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nde yasayan Türkler olarak daha çok Anadolu ve Trakya’daki milli çocuk oyunlarımızı iyi biliyoruz. Ancak Türkiye dısında Avrasya’nın genis cografyasında yasayan baska Türk topluluklarının çocuk oyunlarından tek tük örnekler dısında fazla bilgimiz yok. Bu eksikligimizi gidermek için çesitli Türk topluluklarında bugün canlı olarak yasatılan ve bizi daha eski dönemdeki Türklerin çocuk oyunlarının çesitli biçimlerine, benzer yanları yanında benzer olmayan yanlarına götürecek kültürel mirasımızın bir dökümünü alan çalısmasıyla ortaya koymak amaçlanmıstır.
Bu saha arastırması projesinde, Türk toplulukları yanında, Türk olmayan bazı komsu topluluklar arasında da, Türk topluluklarının çocuk oyunlarıyla karsılastırma imkanı vermesi bakımından çocuk oyunlarını derlemeye çalısılmıstır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d18d56f3-fd07-446a-acd5-55e3316f652b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklarla Evde Sosyalleşmenin Sihirli Gücü</image:title>
            <image:caption>Sosyal beceriler, bireyin toplumsal yasamda kabul görmesini ve çevreye uyum saglamasını kolaylastırmaktadır. Sosyal becerilere sahip olan bireyler; kendine güvenir, yeni seyler ögrenmeye meraklıdır, isbirligi içerinde çalısmaya isteklidir, baskalarıyla saglıklı iliskiler kurabilir, duygularını kontrol edebilir, baskalarının haklarına ve duygularına saygı duyar ve gelecekle ilgili hedefler olustur. Sosyal becerilerin kazandırılmasında yetiskinlere önemli görevler düsmektedir. Özellikle çocugun en yakın çevresi olan aile ile çocuk arasında erken yaslarda kurulan bagların niteligi, sosyal becerilerin kazandırılmasında temel olusturur.
Aynı zamanda ailenin çocuga model olması ve olumlu etkilesiminin yanı sıra çocuklarına yönelik tutum ve yaklasımları da sosyal becerilerin kazandırılmasında önemli bir rol oynar. Aileyle iliskiler kadar akranlarla olan iliskiler de sosyal beceriler açısından degerlidir.
Bu kitapta, öncelikle sosyal becerilerin önemi ve çocugunuzun sosyal becerilerini
desteklemek amaçlı hiçbir materyale ihtiyaç duymadan aile bireyleriyle oynayabileceginiz pratik ve eglenceli oyun önerileri yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15ff35f5-db9e-4eae-b84a-7b2a5cb94cb4.jpg</image:loc>
            <image:title>0-36 Aylık Çocuklarla Çalışan Eğitimciler İçin El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yeni dogan bir bebek için dünya inanılmaz bir yerdir. Dünyadaki her sey bebek için kesfedilmeyi beklemektedir. Hayatları boyunca en çok seyi ögrenebildikleri yıllar olan ilk birkaç yıl çocuga sunulan profesyonel ve nitelikli egitim çocugun gelisiminde önemlidir. Eldeki tüm olanaklar kullanılarak gereksinimleri karsılanması gereken bebeklerin ve yürüme çagındaki çocukların bakımından sorumlu olan kisiler onların dünyayı kesfetmelerinde çok önemli birer sorumluluga sahiptirler. Sadece çalısan ebeveynlere yardımcı olmayıp aynı zamanda çocugun tüm gelisim alanlarının dengeli bir biçimde desteklenmesini saglayan, ileri ki egitim basamaklarına hazırlayan ve aileyi de erken yıllarda egitimin içerisine çeken okul öncesi egitim kurumları çocukların bulundukları çevreye uyumunu saglamada etkilidir.
Yasamın ilk 3 yılında devam edebilecekleri kresler, onlara destekleyici ortamlar sunmada ve dünyayı kesfetmelerinde en önemli belirleyicilerden biridir. Çocuga yeni ögrenme deneyimleri sunarak sıradanlıgı ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetler yürütebilen kreslere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle bebeklerin ve yürümeye baslayan çocukların yer aldıgı 0-36 aylık döneme her yönüyle hitap edebilecek, temel bilgi ve pratiklerin yer aldıgı, yüksek kalite standartlarına sahip kreslere iliskin egitici el kitabımız ile Çocuk Gelisimi alanına yararlı olacagını ümit ettigimiz bazı bilgiler sunulmustur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6366e20c-6a04-4d86-bee8-d58e4ed44e32.jpg</image:loc>
            <image:title>Ailelere Ev İçi Güvenlik Becerilerinin Öğretimi El Kitabı</image:title>
            <image:caption>Dünyada her gün binlerce çocuk önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirmektedir. Önlenebilir nedenlerin başında ise ev kazaları gelmektedir. Ev kazaları önemli bir halk sağlığı sorunu olmakla birlikte kazanın öngörülemeyeceği ve önlenemeyeceğine ilişkin yanlış inanışlar ve ailelerin kazadan korunmayla ilgili bilgi düzeyinin yetersiz olması kazaların önlenmesinde engel oluşturmaktadır. Ailelerin ev içi güvenliğe ilişkin bilgilendirilmesi ve ev içi güvenlik becerilerini günlük öğretim fırsatlarını kullanarak çocuklarına öğretmesi kazaların önlenmesinde son derece önemli ve etkin bir adım olacaktır.

Bu kitapta; ailelere evde oluşabilecek risklerden ve alınması gereken önlemlerden, güvenlik becerilerine yönelik çocuklarıyla nasıl bir öğretim planlayıp uygulayacaklarından bahsedilmektedir. Ayrıca yüksek risk grubunda yer alan OSB olan çocukların ev kazalarından korunmasına yönelik ailelerin farkındalıklarının arttırılmasında, ailelerin güvenlik becerilerinin öğretiminde eğitici rol üstlenmelerinde ve gelişimsel yetersizliği olan çocukların yanı sıra tipik gelişen çocukların ailelerine ve bu ailelerle çalışan uzmanlara da yol gösterici olması umulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb9e7049-4a17-4620-a6ad-d9a5ff46fc1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hastanelerde Maliyet Analizi Modellemesi ve Maliyet Azaltılması</image:title>
            <image:caption>Hastane faaliyetleri doğası gereği çok ürünlüdür. Bu ise hastane çıktılarının maliyet analizlerinin belirlenmesinde ve tahmin edilmesinde çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir. Günümüz hastaneleri için girdi, süreç ve çıktı boyutlarını da dikkate alarak ürünlerin maliyetlerini analiz etmek için çeşitli maliyet sistemleri kullanılmaktadır. Ürüne yönelik maliyete ulaşmada çıktıya doğrudan yüklenebilecek maliyetler nispeten analiz sürecini kolaylaştırırken, genel üretim maliyetleri olarak adlandırdığımız maliyet unsurlarının ürün içerisindeki payını isabetli olarak bulmak daha zorlu çaba ve süreçleri gerektirmektedir. Bu kitap bir yandan hastane maliyet analizine genel bir bakış ve açıklama getirmeyi amaçlarken, diğer yandan yukarıda ifade edilen zorlu sürece yönelik bir modellemeyi işlemektedir.

Bu kitaptaki maliyet modellemesi genel bir hastanede gerçekleştirilen maliyet analizi çalışmasına dayanmaktadır. Bu çalışmanın ardındaki fikir, maliyet analizinin gerçekleştirilmesine yönelik sağlık kurumlarının karmaşık yapı ve işleyişinin neden olduğu zorlukların üstesinden gelecek yalın bir model ortaya koymaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d5a823f-cdc7-4b59-ac18-a5f6d98652f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretim Teknolojileri Bağlamında Eğitimde Sosyal Medya Araçlarının Kullanımı</image:title>
            <image:caption>İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılda çok hızlı değişmeler meydana gelmektedir. Bu hızlı değişimlerin başında da teknoloji gelmektedir. Tek­noloji hızla geliştikçe diğer alanlarda gelişmekte ve bu durum karşılıklı olarak devam etmektedir.

Teknolojideki değişim ve gelişim bilim, sanayi, tarım, ekonomi vb. alanları etkilediği gibi eğitim alanını da etkilemek­tedir. Eğitimde teknoloji kullanımı her geçen gün artmakta ve bu alanda yapılan çalışmalarda artmaktadır. Devletlerin eğitim bakanlıkları tekno­lojinin eğitime entegre edilmesine, kullanılmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik politikalar uygulamaktadır.

Ülkemizde de teknolojinin eğitim sü­reçlerinde kullanılmasına yönelik girişimlerde bulunulmuş, ancak deva­mı getirilememiştir. Yine eğitim fakültelerinde Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersi Öğretim Teknolojileri dersi olarak değiştirilerek dijital okuryazarlık becerilerini kazandırma düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3839e2c1-f3c8-49c4-931e-a82bf346bac6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitim ve Kaynaştırma</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, öğretmen adaylarının özel eğitim alanında bilgi ve becerilerini desteklemek, ülkemizde genel eğitim okullarında yürütülen özel eğitim hizmetlerine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Kitap on iki bölümden oluşmaktadır. Kitabın hazırlanmasında birçok uzman görev almış ve öğretmen adayları, öğretmenler ve ailelerin fayda sağlayabileceği şekilde güncel gelişme ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae86643e-d574-4081-8ed4-faa3c8138207.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Farklı Pencereden Bakmak : Otistik Çocuğa Sahip Anne ve Babaların Bazı Psikolojik Özellikleri</image:title>
            <image:caption>Ailede otistik bir çocuğun doğumu aile üyelerinin yaşamlarını, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Bu nedenlerden yola çıkılarak bu kitap yazılmaya çalışılmıştır. Umarız ki bu eser otistik çocuğa sahip anne-babalara ışık tutar ve bu zorlu yolculukta bir nebzede olsa yollarına ışık tutar.

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, otizm kavram ve nedeni, eğitimi ve aile katılımı ele alınmıştır. İkinci bölümde ise sosyal destek algısı, denetim odağı ve diğer psikolojik belirtiler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise başlıkla bağlantılı bir bilimsel araştırmaya yer verilmiştir. Bu bölümde araştırmanın yöntemi, bulguların tartışma ve yorumu, sonuç ve öneriler yer verilecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e98a5167-015e-4dd5-9b7e-5b8364a07190.jpg</image:loc>
            <image:title>Yabancı Dil Eğitiminde Altın Yıllar : Okul Öncesi Dönem</image:title>
            <image:caption>Bir kimsenin ana dilinden başka bir dil öğrenmesi birçok çalışmanın, makalenin, sunumun ve konuşmanın konusu olmuştur. Teknoloji, hastalıklar, savaş, iş, eğitim başta olmak üzere daha birçok sayısız faktör insanların bir yerden başka bir yere taşınmasına neden olmaktadır. Yarının ne getireceğini bilemiyoruz; çünkü iç içe geçmiş küresel toplumumuzda değişimin hızı giderek daha da artıyor. Yabancı dil öğreniminin (bilişsel gelişime katkısı, akademik yaşamdaki gerekliliği ve küresel yeterliliğe ve sosyal fırsatlara erişim sağlaması gibi) sunduğu tüm avantajları göz önünde bulundurarak, birden fazla dil bilen birinin daha önce ulaşılamayan (hatta düşünülemeyen) bilgilere herkesten önce ulaşabileceği aşikârdır. Yabancı dil öğrenimi hafife alınmaması gereken bir konudur. Hediye edilen iç içe geçmiş matruşka bebekler gibi bir armağandır aslında. Yabancı dil edinirken sadece bir tanecik dil edindiğinizi sanırsınız fakat uğraştıkça ne kadar zengin bir kaynak olduğunu, hem zihinsel hem de sosyal-duygusal anlamda ne kadar fayda sağladığını görürsünüz.

Eğer dünya büyük bir okyanus olarak kabul edilseydi, yabancı dil bilmek ya da birden fazla dil bilmek bu okyanusta cankurtaran yeleği giymek gibi olurdu; çünkü okyanusta yüzme bilmek yetmez, uçsuz bucaksız okyanusta gezinirken güven hissine ihtiyaç vardır. Dünya üzerindeki her canlının güvene ihtiyacı vardır ve insanoğluna bu güveni en çok veren şey de bildikleri ve sahip olduğu becerilerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ac6ac5e-2412-46b5-9c2a-e6ef8a1f9b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimde Sanatsal ve Sportif Becerilerin Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Özel gereksinimli bireyler için sanatsal ve sportif etkinlikler bu bireylerin tüm gelişimlerini desteklediğinden eğitim ve öğretim programlarında yer almaktadır. Özel eğitim alanında çalışan pek çok profesyonel bu bireyler için bu etkinliklerin yararına inanmaktadır.

Bu amaçla yazarlarımızla birlikte özel eğitimde resim , müzik , spor , dans, orf ve drama etkinliklerinin özel gereksinimli bireylere nasıl uygulanabileceğini anlatan bir yayın hazırladık. Kitabın bölümlerinde tüm emeği geçen yazarlarımıza ve Eğiten Kitap yayınevine teşekkürü borç biliyorum. Kitabın özel eğitim alanında çalışan öğrenci ,öğretmen ve akademisyen arkadaşlarıma yararlı olacağını ümit ediyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc29d3f4-feaa-4421-ad0d-a33bf7f84af2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>Ölü Canlar’da Gogol, toprak köleliği sisteminin henüz yürürlükte bulunduğu Çarlık Rusya’sının son derece canlı ve gerçekçi bir resmini çiziyor. Artık hayatta olmayan köleleri canlı gösterip servet kazanmayı aklına koyan hilebaz Çiçikov’un hikâyesi hem trajikomik hem de bir yanıyla tanıdık. Tıpkı bir bukalemun gibi bastığı toprağın, bulunduğu zamanın rengini alan Çiçikov neredeyse “içimizden biri”. Gogol’ün aptallıkla, açgözlülükle, mülkiyet hırsıyla ettiği alay, deha ile örülen olağanüstü bir sanat eserine dönüşüyor.
Ölü Canlar ilk yayımlandığında Rusya’da büyük tartışmalara neden olmuştu: Yaşayan kimseleri köle olarak kullanmak mı daha kötü ve tehlikeli, yoksa ölülerin ticaretini yapmak mı? Gogol’ü politik hiciv sanatının doruğuna taşıyan bu büyük roman, 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olarak kabul görüyor.
Nuri Yıldırım’ın Rusça aslından yaptığı bu yeni Ölü Canlar çevirisi, titiz ve doğru olmasının yanı sıra, değişen dilin yeni ihtiyaçlarını da başarıyla karşılamakta. “Yabancı dillere çevrilmesi en zor Rus yazar” denilen Gogol’ü Türkçe çevirisiyle okuyacaklar için doğru bir tercih olma özelliğini taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/522c34da-ca80-46a3-9ad2-c6f144f21dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Strateji</image:title>
            <image:caption>Stratejiyle ilgili hiçbir şey okumadıysanız buradan başlayabilirsiniz! İş dünyasında da değişmeyen tek şey değişimdir. Ya kendimizi buna adapte etmeli ya da demode olmayı, daha kötüsü yok olmayı göze almalıyız. Strateji belirlemek ve uygulamak tam da bu nedenle hayati bir önem taşıyor. Şirketinizi rakiplerinizden nasıl farklılaştıracaksınız? Nasıl bir gelecek vizyonu oluşturacaksınız? Önceliklerinizi nasıl belirleyecek, kaynaklarınızı nasıl yöneteceksiniz? Yönetim alanının en etkili uzmanlarının Harvard Business Review’den derlenen 10 makalesi, değişimle başa çıkmak zorunda olan her yönetici için altın değerinde. Bu kitapta hem kendilerini hem de şirketlerini değişime hazırlamak isteyen yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayacak fikirleri bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfb27603-6a16-4a55-87bc-271475b2b3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Vatan’ın Güney Cephesi: Doğu Akdeniz</image:title>
            <image:caption>Mavi Vatan Doktrini kuramcısı ve Mavi Vatan kavramının isim babası Amiral Cem Gürdeniz; ‘Mavi Vatanın Güney Cephesi Doğu Akdeniz’ kitabı ile özellikle son dönemde Türkiye gündemine tekrar oturan Doğu Akdeniz’in tarihsel, jeostratejik ve jeopolitik boyutlarda derinliğini tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Gürdeniz, Ege ve Doğu Akdeniz’de Mavi Vatanımızdan yaklaşık 200 bin km² lik bir alanın çalınmak istenmesinin İkinci Sevr olduğundan yola çıkarak ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir.” direktifinden hareketle; dünden bugüne ve yarınımıza ışık tutan ‘Mavi Vatan Doktrini’nin ayrıntılarını okuyucunun gözleri önüne seriyor.
“1920’lerde yenilmiş ve işgale uğramış bir imparatorluk kalıntısı üzerinde ana vatanını koruma ve Sevr’i yırtıp atma güdüsü ile kısa süre içinde kurtuluş ve kuruluşu başaran Türk Ulusu, 21. yüzyılda Ege ve Doğu Akdeniz’deki ‘Mavi Vatan İşgal Teşebbüsü’nü def etmelidir. Bu ancak partiler üstü milli bir konsensüs ile gerçekleşebilir. Bugün Mavi Vatan bir doktrin olarak hazırdır. Ancak hükümet, muhalefet ve parlamento marifetiyle askeri, diplomatik ve ekonomik alt stratejilerle desteklenmesi ve tüm bunların uzun erimli bir siyasa belgesi ile sonuçlandırılması gerekir. Mavi Vatan Doktrini günlük kararlar üzerinden değil, milli güvenlik siyaset belgesi gücünde kurumsal bir rehber ile uygulanmalıdır. 100 yıl sonra denizde karşı karşıya kaldığımız İkinci Sevr belası ancak toplumsal mutabakat, birlik ve beraberlikle yırtıp atılabilir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f8e53d7-6bc6-45ac-908a-196d92750fa5.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Jeostrateji ve Türkiye</image:title>
            <image:caption>Amerika’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurduğu liberal ekonomiyi esas alan dünya düzeni ve Amerikan liderliği tehlikededir. Amerika, küresel inisiyatifi giderek kaybetmektedir.

ABD ile Çin arasındaki küresel liderlik mücadelesi giderek kızışacaktır. Coğrafi konumu ile Afro Avrasya’nın (Dünya Adası’ nın) tam merkezinde yer alan Türkiye, bu mücadeleden ve değişimden mutlaka etkilenecektir. Küresel değişim, uzun bir süreçtir ve Türkiye için zorlu geçecektir.

Küresel değişim, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Atlantik yapısının içinde yer alan Türkiye için yeni tehditlere neden olacak, yeni fırsatlar ortaya çıkaracaktır. Türkiye’nin küresel güç mücadelesini ve değişimini iyi takip etmesi, kurulmakta olan yeni dünya düzeni, yeni tehditler ve fırsatlar için hazırlık yapması, yeni jeopolitik kimliğini tanımlamaya hazır olması gerekmektedir.

Bu uzun ve zorlu süreç için asli cephe iç cephenin güçlü tutulması şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5eaef04-9a34-4e11-b5bb-59d6acfe0037.jpg</image:loc>
            <image:title>Etkinliklerle Sağ Beyin Sol Beyin Geliştirme (5-6 Yaş) 6’lı Set</image:title>
            <image:caption>Algı, Dikkat ve Konsantrasyon Artıran Görsel-İşitsel Egzersizler 
İnsan beyninin en esnek, uyumlu ve bir daha hiç olamayacağı kadar hızlı geliştiği dönem; erken çocukluk dönemidir. 
Bu dönemde, beyinde her saniyede yüzlerce yeni nöron bağlantısı oluşmaktadır. Bu bağlantılar çocuğun bilişsel, dilsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin temelini oluşturur. Beyinde bu yetilerin geliştirilmesi ve üst düzeye çıkarılması çocuğa verilen eğitimle yakından ilişkilidir. Beyinde uyarılmayan ve kullanılmayan bağlantılar ise zayıflar ve yok olur. 
İster matematikle ister sanatla ilgileniyor olsun hem sağ hem sol beynini bu dönemde güçlendirmiş ve dengede kullanabilen çocuklar eğitim yaşamlarında çok daha başarılı olacaktır. 
Görsel algı ve işitsel dikkat fonksiyonlarının gelişimi, beyin ve onun nöral bağlantıları zorlanarak ve çalıştırılarak güçlendirilebilir. Bu amaçla hazırlanan setimizde; görsel ve sesli beyin egzersizleriyle sağ beyni, sözel-sayısal egzersizlerle sol beyni geliştirecek çalışmalara yer verilmiştir. Bir kerede birden fazla unsura dikkat etme ve odaklanma gerektiren çalışmalar, çocukların görsel, işitsel odaklanma, konsantrasyon, matematik becerileri, analitik düşünme ve yorumlama gelişimlerine büyük katkılar sağlayacaktır. 
Kitaplardaki etkinlikler, beynin en çok hangi alanını etkiliyorsa tablolarla belirtilmiştir. Bu sayede çocuğun gözlemlenmesi ve yönlendirilmesinde yardımcı olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/607cd07c-eac4-4c8a-aaa3-b2a0521ec416.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlılık</image:title>
            <image:caption>“Proust, Joyce ve Kafka’yla birlikte yirminci yüzyılın dört eşsiz yazarından biri.” –André Aciman 
Italo Calvino, Cesare Pavese ve Umberto Eco gibi yazarlarla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli yazarlardan sayılan, James Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo Yaşlılık’ta yirminci yüzyıl insanının kıskançlık, ihtiras ve umutsuzluk dolu kendi küçük dünyasını mükemmel biçimde resmediyor. 
Kısa süre önce umut vaat eden bir yazarken artık kırklarına yaklaşan, sıkıcı bir masabaşı çalışanı olan Emilio’nun hayatı, genç ve güzel Angiolina’yla tanışınca değişir. Başta gönül eğlendirme gibi başlayan ilişkileri zaman geçtikçe Emilio’nun hayatını altüst edecek, onu arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaştıracak umutsuz ve dipsiz bir aşka dönüşecektir. 
Yaşlılık, kara komedi ile realizmi kusursuzca buluşturan bir “beceriksiz adam” anlatısı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad5d28d-172a-4eb3-abae-7d0e0487ea11.jpg</image:loc>
            <image:title>Kış</image:title>
            <image:caption>“İster kâğıt üstünde mürekkep olsun ister dijital baskı, yazılı her harf kendi izini bırakır, hepsi bir tür patika, bir tür vahşi hayvan izidir.” 
Mevsimlerden kış. Herkesin kendi iç dünyasına döndüğü, eteklerdeki tüm taşların döküldüğü bir zaman. Booker edebiyat ödülü adayı Ali Smith, 
Mevsim Dörtlemesi’nin ikinci kitabında kelimelerini kar gibi üstümüze yağdırıyor. Bugünümüz tüm o sahte gerçekliğiyle, geçmişimiz de çıplak bir duvar gibi karşımıza dikiliyor. Fantezi alegoriyle iç içe geçerken Smith, dört farklı hayatı tek bir eve davet ediyor. Kapıları kapatıp bu malikâneyi bir karküresi gibi sallıyor. Nihayetinde geçmiş geleceğe bürünürken hakikat açığa çıkıyor. 
Kış, Ali Smith’in hayranlık uyandıran hayal gücünün filtresinden geçerek önümüze serilen, mizah ve ciddiyetin, toplum ve siyasetin, düzen ve baskının el ele verdiği bir hikâye. 
“Tam da ihtiyaç duyduğumuz mizah, mutluluk ve umutla harmanlanmış bir hikâye.” 
– The Independent 
“Parçalanmış bir ev, parçalanmış bir aile; Smith’in hikâyesi karanlıklara gömülse de buz tutan toprağın altında az da olsa umut var.” 
– The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3c1b241-fef6-49dd-9bdf-41cb307e796c.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyondan Çıkış Yolu</image:title>
            <image:caption>Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Çözüm aşamasında hayati öneme sahip bazı soruları sorarak ilk adımı atan Türkçapar, çoğumuza içinden çıkılması olanaksız görünen depresyonun üstesinden gelmeyi öğretecek bir yolculuğa davet ediyor bizi. 
Duygu ve düşüncelerinizin iş ve özel hayatınızı olumsuz 
etkilediğini mi gözlemliyorsunuz? 
İlişkilerinizde çözemediğiniz sorunlar size kendinizi eksik mi 
hissettiriyor? 
Duyduğunuz şarkılar monoton, gördükleriniz sıradan, yedikleriniz 
tatsız mı geliyor? 
Duygularınız, düşünceleriniz ya da davranışlarınız birbirinin 
tekrarına, heyecan ya da zevk vermekten uzak bir döngüye mi 
dönüştü? 
Sorduğunuz sorulara sürekli kendinizi suçlayıcı cevaplar mı 
veriyorsunuz? 
Yaşama sevincinizi mi kaybettiniz? 
Olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bulmak ve yaşamınızda bir 
düzen yaratmak mı istiyorsunuz? 
O hâlde doğru soruları sorup doğru yanıtları aramaya devam edelim: 
Depresyon nedir? Niye olur ve nasıl başlar? 
Depresyonu neler artırır, neler azaltır? 
Depresyondan çıkış yolunu “kendi kendine yardım” tekniğiyle 
nasıl bulabiliriz? 
İyileşmenin ve iyi kalmanın formülü nedir? 
Depresyonla ilgili sorularınıza gerçek cevaplar ve sorunlarınıza etkili çözümler bulabileceğiniz Depresyondan Çıkış Yolu, kılavuz niteliğinde bir başucu kitabı. İyileşme sürecinde karşınıza çıkan engelleri aşmanıza yardımcı olacak özgün yöntemler ile yaşam kalitenizi artıracak bilimsel bir rehber.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5575833c-90f2-4355-9a8c-41bf507e9026.jpg</image:loc>
            <image:title>Hainin Oyunu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hainin Oyununda Kazanmaktan Başka Şansın Yok 
Kestra Dallisor üç yıldır sürgündeydi ve kendisini çok daha karanlık bir geleceğin beklediğinin farkındaydı ama zalim kral Lord Endrick’in sağkolu olan babası yüzünden eve dönüş yolunda asilerin ona pusu kurmasını beklemiyordu. 
Hayatına karşılık kayıp Olden Hançeri’ni bulmasını söylediklerinde Kestra çoktan plan yapmaya başlamıştı. Asilerden biri olan Simon ise kaderin onları tekrar buluşturmasının sebebini öğrenmeden onu gözünün önünden ayırmayacaktı. 
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı Antora’da sırlar birer birer çözülüp hedefler değiştikçe, kim ve ne uğruna savaştıklarına karar vermek zorunda kalacaklardı. 
“Sıradaki büyük genç yetişkin çılgınlığı.” —Entertainment Weekly 
“Her ters köşede ağzınız açık kalacak.” —Justine Magazine 
“Eğer kadın kahramanlarınızı öfkeli, erkek kahramanlarınızı korumacı, sadakatleri iki arada kalmış, görevleri karmaşık, nedenleri gizli, yaşamları sırlarla dolu seviyorsanız, Hainin Oyunu’nu mutlaka okumalısınız..” —Fiktshun 
“2018’in en çok beklenen genç fantastik romanlarından biri.” —Bustle 
“Hainin Oyunu cesur bir kadın kahraman, bir parça yasak aşk ve pek çok ters köşe içeren entrika dolu bir macera sunuyor.” —Shelf Awareness 
“Onu tuzağa düşürmeyi amaçlayan komploları bozarak kendi hikâyesinin kontrolünü ele almakta ısrarcı bir kadınla tanışacaksınız.” —RT Book Reviews 
“Nielsen, hikâye boyunca gerilimi belirli bir seviyede tutarken bir yandan da okuru savunmasız yakalamak konusunda müthiş bir iş çıkarmış. En zor beğenen okurlar bile tatmin olacak.” —School Library Journal 
 “Kestra benim için tüm zamanların en müthiş kahramanlarından biri. Bir parça büyüyle okuru tamamen ele geçiren bir efsaneye; ilgi çekici bir üçleme için mükemmel bir başlangıca imza atılmış.” —Buried Under Books 
 “Fantastik ve romantik romanların baş döndüren karışımı.” —Girls’ Life 
 “Bitirdiğiniz anda daha fazlasını isteyeceğiniz, aksiyon dolu bir ilk kitap.” —Missourian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cff8c98-154c-48fd-a5ca-8436dc061ee2.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakarmeke</image:title>
            <image:caption>Kuşlar boşuna değil, göğe kanat çırpmak için doğmuşlar. Gök de elbet kuşlar için var. Dalın da suyun da emeği üstlerinde. Hızı ve yükselişi okşaya okşaya büyüten kuşlar, narin ama tılsımlılar. Yeri de yedi kat üstünü de en iyi bilenler, kafese hür kanatlarla giren, dünyayla konuşmayı ilk öğrenenler... 
 
2011 yılında yayımlanan Hayat Apartımanı adlı öykü kitabıyla 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’nü, 2016 yılında yayımlanan Akılsız Sokrates adlı öykü kitabıyla da 2017 Türkan Saylan Sanat Ödülü ve 2017 Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü kazanan Fırat Pürselim, adını, göçmeyi unutmuş, denizi mesken bellemiş bir tatlı su kuşundan alan Sakarmeke&apos;de; aidiyet, yuva, uyumsuzluk, göç gibi konuları incelikle ele alıyor. 
 
“Kuşların da içi sıkılır mı anne?” 
“Sıkılmaz mı kuzum? Sıkılmasa neden başlarını alıp oraya buraya gitsinler?” 
“Geçer mi sonra?” 
“Geçer elbet. Hani yükselirler, yükselirler sonra süzülmeye başlarlar ya… İşte o zaman bil ki ferahlamışlardır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53359a9e-0857-4010-a8a5-7850807c3a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkaldıran Beden</image:title>
            <image:caption>Gazeteci ve aktivist Mona Eltahawy, kadın haklarının 
Ortadoğu’daki serüvenini geniş bir perspektifle ele 
alırken kadınlarımızın “kanunlar” ve “dini dayatmalar” çerçevesinde nerede durduğunu gözler önüne seriyor. Kadınların yaşamsal haklarını savunmak için gerçekleşecek bir devrimin ne kadar önemli olduğunu da vurguluyor. 
Başkaldıran Beden, başkaldırının cezayla değil, mükâfatla sonlandırılacağı özgür yarınların ütopyadan ibaret olmadığını hatırlatan umut ve öfke dolu bir manifesto... 
Bizden nefret ediyorlar çünkü bizi kontrol etmek için 
güç birliği yapan “devletin” ve “sokağın” ittifakından 
kurtulduğumuz anda bir hesaplaşma talep edeceğimizi biliyorlar. 
Toplumsal dayatmaların, geleneklerin ve ataerkinin önünde bir kadın olarak yaşamımızı özgürce sürdürebilmek; bedenimizle, tercihlerimizle, arzularımızla, gerçek mânâda bir bütün olarak var olmaya çalışmak oldukça zor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ee1b7b9-6bc5-4e73-a928-a3d909067c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolluk Ve Bereket İçinde Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster Misiniz? Evet Derseniz Olur</image:title>
            <image:caption>EVET DERSENİZ OLUR ile 
“Sağlıklı Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster misiniz?” 
sorusunu sormuş ve bunun nasıl olacağını, bilinçaltımızla, 
DNA kodlarımızla, bilerek/bilmeyerek verdiğimiz sözlerle, 
anlaşmalarla, geçmişten ve ailelerimizden aldığımız kültür 
miraslarımızla nasıl şekillendiğini ve bunları nasıl dönüştürüp 
şifalandıracağımızı anlatmıştı. Yeşim Kuzu, serinin ikinci kitabında tüm bilgi ve birikimini yine 
cömertçe kullanarak bu defa bolluk, 
bereket kayıtlarımıza ışık tutuyor. “Bolluk ve Bereket İçinde Yaşamanın Nasıl Bir His Olduğunu Bilmek İster misiniz?” sorusuna “EVET” dememizi 
istemekle kalmıyor, bunu nasıl yapacağımızı, hangi soruların
 bilmediğimiz bu kayıtlara ulaşmamızı sağlayacağını, bilincimizdeki 
ve bilinçaltımızdaki değiştirilecek inanışları, danışan örneklerini ve 
çok daha fazlasını anlatıyor. 
İnsanlığa bir hizmet addedilebilecek olan bu kitap fiziksel, 
zihinsel, duygusal ve ruhsal anlamda bereketlenmenizi ve Theta 
frekansında, anda aydınlanmanızı, şifalanmanızı sağlayacak. 
 
“BOLLUK VE BEREKET İÇİNDE YAŞAMAYI HAK EDİYORUM” 
cümlesini DNA kayıtlarınıza kadar işleyecek bir baş ucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebbdc7a2-a7a7-4284-af03-29bfe7c2cae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Boynuzlar</image:title>
            <image:caption>“Boynuzlar, muazzam bir roman. Ürkütücü, hızlı ve macera dolu.” –Neil Gaiman 
 
Joe Hill istikrarlı ve her yapıtı modern bir korku klasiği olan nadir yazarlardan biri. Fantastik ve paranormal öğeleri ustalıkla bir araya getirdiği Boynuzlar ise, çağdaş korku edebiyatında bir dönüm noktası.
 
Ignatius Perrish bir gece önceyi içerek ve korkunç şeyler yaparak geçirmişti. Yeni güne baş ağrısıyla uyandı. Bir de şakaklarından uzamaya başlayan boynuzlarla. Sonradan fark etti ki sıradışı olan tek şey boynuzları değildi: İnsanlar onun yanındayken en karanlık sırlarını, en sapkın fantezilerini tereddüt etmeden anlatıyordu. 
 
Şehirdeki hemen herkes, bir yıl önce öldürülen hayatının aşkı Merrin’in cinayetinden Ig’i sorumlu tutup varlıklı ailesinin onu yargılanmaktan kurtardığına inanıyordu. Ig, dehşet verici yeni görüntüsü ve gücüyle hayatını altüst eden katili bulmaya çalışacaktı. Ama eskisi gibi dürüst biri olarak değil… içindeki şeytana kulak vererek.

Söz konusu intikamsa, şeytan ayrıntıda gizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/356e28f7-85ca-43ae-a674-f8b6e90c1b6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cuma Karası</image:title>
            <image:caption>Nana Kwame Adjei-Brenyah, Roxane Gay’in “karanlık, büyüleyici ve mühim” diye tanımladığı ilk kitabıyla Pen/Jean Stein Kitap Ödülü’nü kazandı. Colson Whitehead tarafından, Ulusal Kitap Vakfı’nın hazırladığı 35 yaş altı 5 yazar listesine seçildi. Cuma Karası’nda “bizimkinden biraz daha kötü bir dünya” yazdığını, “belki bu sayede hep beraber daha iyi bir dünya hayal edebileceğimizi” söyleyen Nana Kwame Adjei-Brenyah bir ülkeyi mahkeme kürsüsüne çıkarıyor ama zalim değil. 
 
Katil beyazları koruyan ve katledilen siyahları vahşete terk eden bir adalet sistemi. Irkçılığın spora dönüştüğü eğlence alanları. Kara Cuma sırasında insanlıktan çıkan kalabalıklar. Yalanın bir kenara atıldığı, kendine güvenin ilaçlarla sağlandığı merhametsiz bir gelecek. Okullarda silahlı saldırılar. Tekrar tekrar tekrar eden günler. 
 
Adjei-Brenyah’tan Cuma Karası’ndaki öyküler, delirtici gündemin bir acayip yansıması, çoğunluğun azınlığı yok etmek istediği dünyaya karşı öfkeli bir kahkaha. 
 
“Heyecan verici, şaşırtıcı: tuhaf, çılgın, güncel ve komik. Yine de kapitalizmin sapkınlıkları ve kalpsiz sistemlerin içinde kendini göstermekte zorlanan sevgi gibi inatçı insani sorunlarla yüzleşmesinde geleneğe bağlı.” 
–George Saunders 
 
“Yaratıcı ve sarsıcı… Zekice. Çok yönlü bir yazar olan Adjei-Brenyah her öyküsüyle mikro evrenler yaratıyor ve beklentilerimizi alaşağı edip dertli hayatların içine çekiyor bizi.” 
–Bernardine Evaristo</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e2cb5ed-5872-403c-a874-f04b356efc75.jpg</image:loc>
            <image:title>Mevlana’nın Kedisi</image:title>
            <image:caption>Can Aydoğmuş’la uzun yıllar önce İstanbul’da, mahallemizin bakkalında karşılaşmıştık. Bakkalımız Abbas Efendi’yle sohbetimiz ilgisini çekmiş olmalı ki beni tanımak istediğini söyledi. Bilgiye aç, Mevlâna’ya karşı muazzam bir ilgisi olan bu genç adamın ilk romanının Mevlâna öğretisiyle yoğrulmuş olması beni hiç şaşırtmadı. Sürükleyici, bilgi dolu, bir solukta okunacak bu eserin içeriği Hz. Mevlâna&apos;nın öğretileriyle, düşünceleriyle, yaşantısıyla ve Mevlevî kültürüyle örtüşürken, aynı zamanda baştan sona hüsn-ü zanla yazılmış. 
Hz. Mevlâna&apos;nın merhametini, insan ve hayvan sevgisini yansıtan, çok güzel, sürükleyici, elden bırakılmadan okunacak bir eser. 
 Bir yandan göçmen bir ailenin üç nesli arasındaki çatışmalar ile genç bir kızın annesinin baskılarından kurtularak kendi kimliğini keşfetme mücadelesini anlatan, bir yandan da dünyaya günümüzden sekiz yüz sene önce yaşamış bir kedinin gözünden bakmamızı sağlayan çok boyutlu, tarihi zenginlik içeren bu kitap, New York’tan Konya’ya uzanan mistik bir yolculuk romanı...  
 
Can Aydoğmuş hayatını bazen Tayland’ın bir köyünde, bazen Kanada’da adını yalnızca iki kasaba halkının bildiği bir dağda, bazen İstanbul’daki evinin balkonunda düşünerek, okuyarak, yazarak mânâ arayışıyla geçiriyor. Bu arayış bir gün Aydoğmuş’un yolunu uzun zaman önce bu coğrafyanın en önemli âlimi Mevlâna’yla kesiştiriyor. 
Yazarın gençliğinde başından geçen sıkıntılı olaylar, edebiyatı kurtarıcısı, bir yol haritası gibi görmesinin en büyük sebebi.  
Mevlâna’nın Kedisi onun ilk edebi eseri değil; ancak kendi tanımıyla “herkesin okuyabileceği ilk edebi eseri”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b815716-09c8-40aa-b7f3-2c41008224cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina - Beşinci Perde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>&quot;Mesele hiçbir zaman karantinadan kurtulmak degildi. 
Mesele karantinayı sevmekti.&quot; 
Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda... 
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta.  
Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş.  
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep 
o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi.  
Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay.  
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim… 
Ve oldum. Mahşerin Dört Atlısı hep yaşayacak ve Karantina ruhu asla bitmeyecek.  
Bu bir son değil; hepimiz için bir başlangıç.  
Unutma, biz her zaman seninleyiz. Gözlerini kapattığın her an bizi görebilirsin.  
Peki, hâlâ bizimle misin? 
Karantina Beşinci Perde’de Zeynep, Onur, Burak ve Mert’le yan yana, son bir defa daha savaşmaya hazır mısınız? Öyleyse başlayalım. Kendi karantinanızı bulmanız, onu kabullenip sevmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4caa4ef-dc0e-4551-9e1d-2a8464f606d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karantina - Beşinci Perde</image:title>
            <image:caption>&quot;Mesele hiçbir zaman karantinadan kurtulmak degildi. 
Mesele karantinayı sevmekti.&quot; 
Duvarların yükü hâlâ üzerimizde ve Karantina hâlâ bir adım arkamızda... 
Belki de kabullenmemiz gereken bir şey vardı bu hayatta.  
Karantina hayatın ta kendisiymiş; içinden çıkmak değil, içinde yaşamayı öğrenmek gerekirmiş.  
Öyleyse soruyorum sana: Hazır mısın? Sana bu zamana kadar hep 
o karantinadan nasıl kurtulduğumuzu anlattım, artık o karantinaya nasıl döndüğümüzü anlatmanın vakti geldi.  
Hazırsan başlayalım. Ben Zeynep. Zeynep Akay.  
Mahşerin Üç Atlısına dördüncü olmaya geldim… 
Ve oldum. Mahşerin Dört Atlısı hep yaşayacak ve Karantina ruhu asla bitmeyecek.  
Bu bir son değil; hepimiz için bir başlangıç.  
Unutma, biz her zaman seninleyiz. Gözlerini kapattığın her an bizi görebilirsin.  
Peki, hâlâ bizimle misin? 
Karantina Beşinci Perde’de Zeynep, Onur, Burak ve Mert’le yan yana, son bir defa daha savaşmaya hazır mısınız? Öyleyse başlayalım. 
Kendi karantinanızı bulmanız, onu kabullenip sevmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ea2571-b210-4874-8d06-8048fe8b3804.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya O&apos;nun Boynuzlarında Değil</image:title>
            <image:caption>Sevgili Okurlar, Bu kitap; coğrafî bilgilerin yanı sıra çevre bilincinin gelişimine katkı sunacak öyküler içermektedir. Kahramanlarımız, bulundukları kıtaların coğrafî özelliklerini anlatırken çevre sorunlarına da vurgu yapmaktadır. Ayrıca kitap sonunda eğlenceli etkinlikler, oyunlar ve bilmecelere yer verilmiştir. Eğlenirken Öğrenmeniz ve Çevre Dostu Bireyler Olmanız Dileğiyle… Ankara - Aralık, 2019 Çınar Ağacı ve Yürüyen Köşk (YALOVA) Yaklaşık 400 yaşında olduğu tespit edilen bu çınar ağacı, Mustafa Kemal Atatürk&apos;ün emriyle (1930), köşkün yürütülmesi sonucu halen dimdik ayaktadır. Büyük Önder, çevre bilincinin henüz gelişmediği dönemlerde, bu çınar ağacının dalının dahi kesilmemesi için köşkün tramvay raylarıyla yürütülmesini istemiş ve tüm dünyaya; doğaya, bir canlıya, bir ağaca verilmesi gereken önemin büyüklüğünü göstermiştir. İzinde yürümemiz için çok nedenimiz var ATAM! Bu, onlardan sadece biri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96beec12-60be-4e06-9da0-2b6c0e485398.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali Cavid&apos;e Karşı</image:title>
            <image:caption>P-andemiye bilimle direnen bir çocuğun öyküsü... 

Sevilen yazar İrem Uşar, C*OVID 19 pande*misiyle dünyaya yayılan k*orona virusü bir çocuğun gözünden öyküleştiriyor. Bu olağanüstü süreçten birçok açıdan olumsuz etkilenen çocukları bilime yakınlaştırmayı, bilim insanı olmaya heveslendirmeyi amaçlayan yazar, her yaştan okuruna umut dolu bir macera anlatıyor. P-andemiyle birlikte okul ve aile yaşa mi altüst olan bir çocuğun keşif yolculuğu, yetişkinlerin çocukların virüsle ilgili sorduğu soruları dürüstçe ve anlaşılır biçimde yanıtlamasına yardımcı olacak nitelikte. Türkiye’nin 2021 ALMA (Astrid Lindgren Anma Ödülü) adayı olan ödüllü sanatçı Huban Kormanın renkli resimleriyle canlanan kitap, Prof. Dr. Önder Ergönül’ün danışmanlığında hazırlandı. 

Ali ve ailesinin yaşa mi, pandemi nedeniyle çok değişmiştir. Ali uzaktan eğitimle cebelleşmekte, sağlık çalışanı annesi için de kaygılanmaktadır. Aile, korunma önlemlerini tam uygulasa da, aksi komşuları Külyutmaz’ın dikkatsizliği, Yaşar Nine’nin virüs kapmasına neden olur. Hastaneye kaldırılan ninesini çok merak eden Ali, beklenmedik bir anda, C*OVID Cavid’le karşılaşır. Onunla konuştukça da, insan bedeniyle ilgili yepyeni bilgiler öğrenir. Ninesi, bu ölümcül virüsle mücadeleyi kazanıp eve dönecek midir?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c0f8e27-85bf-4e65-9bab-36a643a05dbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehir&apos;ime Nağmeler</image:title>
            <image:caption>Evimin salonundaki konsola, eşimle birlikte çekilmiş çerçeveli bir fotoğraf koymuştum. Ve gazeteden kestiğim anlamlı bir sözü altına yerleştirdim. Yaşamak bir hayale inanmaktır, armağanı ise inandığını görmek. Kitaptaki şiirlerimi; Tam on dört yıl sonra yaşamımıza anlam katan, İlham kaynağım, Hayallerimin prensesi kızıma, Babalığının hakkını fazlasıyla veren sevgili eşime, Çocuklarını kalbinde büyüten, bütün cesur yürekli annelere, Ve annelerinin kalbinde büyüyen, Evlerimizi yuvaya çeviren, Tüm çocuklarımıza armağan ediyorum. İyi ki doğdunuz ,iyi ki varsınız çocuklar...  
SEVGİMLE KALIN.......</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393081e1-b8a6-4569-b9b9-2537e82376c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Biz Bir Başkaydık Baharda</image:title>
            <image:caption>1964 Şubat’ın 1’nci günü İzmir’in Alsancak semtinde doğdum. İlkokula kahramanlar semtinde başlayarak, bir yılı yurt dışında olmak üzere 4 ayrı okulda okuyarak bitirdim. 
Orta okulu Eşref paşa Orta Okulunda, Liseyi Ege Ün. Laborant okulunu kazanmama rağmen İzmir İnönü Lisesinde okuyarak bitirdim. 

Astsubay Sınıf okulunda okuyarak 1984 yılında Astsubay olarak mezun olduğumda, orta okul yıllarında başladığım şiir yazmaya devam ettim. 
2008 yılında emekli olduğumda elimde şiirlerim vardı ama yazmaya devam ettim. 

KEMALİZME adlı şiirimin Tugay gazetesinde yayınlanmaya değer bulunması, beni kitap çıkartma konusunda cesaretlendirse de, Film yapımcı ve yönetmeni olan arkadaşım Handan Acar Pehlivan ve Türkan Duranlı Probst bu konuda bana verdikleri manevi destekleri ile şiirlerimi yayınlamaya karar verdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20404df3-8fde-4b66-96a9-d42e02f4684e.jpg</image:loc>
            <image:title>Fihi Ma-Fih - İçindekiler İçindedir</image:title>
            <image:caption>Ankara Barosunda başkanlık yaptığım yaklaşık 6 yıllık süreçte epeyce takdir, teşekkür, alkış almış, oldukça da düşman kazanmıştım. Ama bu doğaldı ve aslında başarılı olduğumun da bir kanıtıydı. Neden mi? Che Guevara söylüyor nedenini: ‘Düşmanın yoksa hayatta, hiçbir başarın yok demektir.’ Onun için Ankara Barosu başkanlığından ayrılıp Türkiye Barolar Birliği’ne giderken İsmet İnönü’nün şu sözleri geldi aklıma: ‘Takdir seslerini dostlarınızın alkışlarından değil, muarızlarınızın kin ve garaz dalgalarından alabiliyorsanız eğer, yolculuğunuz çetin ama yaşamaya değer olacaktır.’ Evet, yeni bir yolculuk başlıyordu ve bu yolculuk oldukça çetin geçeceğe benziyordu. Nitekim öyle de oldu. Ama öyle de olsa, böyle de olsa yaşanması gereken şeyler yaşandı ve bitti. Ve bütün bunlar, sevinciyle, acısıyla, mutlu mutsuz an’larıyla birer anı olarak belleğimizde kaldı. Acı çektim belki, sıkıntılar, üzüntüler yaşadım belki, ama bunların sayesinde biraz daha büyüdüm, biraz daha olgunlaştım, biraz daha oldurdum kendimi. Yani tam da Nazım Hikmet’in dizeleriyle ‘… Ustalaştım biraz daha taşı kırmakta, / dostu düşmandan ayırmakta...’ Ve hiçbir şeyden dolayı, yaptığım hiçbir işten, verdiğim hiçbir karardan, söylediğim hiçbir sözden, yazdığım hiçbir yazıdan dolayı en ufacık bir pişmanlık dahi duymadım. Son bir söz: Eski New York Valisi Mario Cumomo, ‘seçim kampanyanı şiirle yapar, düz yazıyla yönetirsin’ diyor. Benim Ankara Barosundaki seçim kampanyalarımı takip edenler bilirler ya da hatırlarlar; ben de, bütün ‘seçim kampanyalarımı şiirle yaptım’ ama başkanlık yaptığım süre içinde Ankara Barosu’nu ‘düz yazıyla yönettim.’ Yani düz yazının gerektirdiği gibi noktasına, virgülüne uygun şekilde yönettim, düz yönettim, düzgün yönettim, adil yönettim, kim ne derse desin, tek başıma değil, yönetimle birlikte yönettim. Buraya kadar bu düz yazının, Ankara Barosuyla ilgili öyküsünü anlattım. Bir sonraki ciltte, Türkiye Barolar Birliği’yle ilgili öyküsünü anlatacağım. Nasıl mı? ‘İnanın bana. / Ben öyküler anlatırım / Bana güvenebilirsiniz.’ Bir sonraki ciltte buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46bf87f7-c07c-4499-a810-07bb6faf80ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkta ve Savaşta</image:title>
            <image:caption>Aşkta ve savaşta mübahtı her şey... 
Ama gidişte değil... 
Bunun bir karşılığı olmalıydı sevdada... 
Sen giderken, 
ben öleceksem; 
aşka da girmez bu, savaşa da...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/947ca0a4-911a-4cf7-a2c9-32361ecd02b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirin Aynası</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
İçindekiler
Simgeler Ve Kısaltmalar Dizini
Ek Listesi
Giriş: Kavramsal Çerçeve
A. Aynanın Tanımı/Dil İçindeki Varlığı
B. Aynanın Tarihi
C. Ayna Çeşitleri
D. Psikoloji Ve Felsefede Ayna
E. Tasavvufta Ayna
Birinci Bölüm
1. Şiir Ve Ayna İlişkisine Genel Bakış
1.1 Batı Şiirinde Ayna
1.2 Cumhuriyet’e Kadar Türk Şiirinde Ayna
İkinci Bölüm
2. Cumhuriyet Dönemi (1920-1950) Türk Şiirinde Ayna
2.1 Nesne Olarak Ayna
2.2 Ayna Metaforları
Sonuç
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caf3dae8-c5ce-4c09-8de6-0c9d39dfb2ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Maymun Yılı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Patti Smith, San Francisco’nun efsanevi konser salonu Fillmore’daki yeni yıl konserlerinin ardından, kendini Santa Cruz sahilinde aylaklık yaparken bulur. Tek başına dolaşacağı bir yılın eşiğindedir. Bir sebep ya da süreyle kısıtlanmadan, kendi harikalar diyarına götürür bizi. Bir plandan çok polaroid kamerası ve tabelalar vardır burada. Şubat ayında, gerçeküstü bir ay yılının başlamasıyla, beklenmedik değişiklikler olacak, ortalık karışacak ve keder kaçınılmaz hale gelecektir. Bir yabancının dediği gibi, “Her şey mümkün. Ne de olsa bu yıl Maymun Yılı.” Sürekli keşfeden, düşünen, yazan, müzmin meraklı Smith için maymun yılı, yaşamın girdabındaki değişimlerle –verilen kayıplar, ilerleyen yaş ve Amerika’nın dramatik siyasi iklimi– bir dönüm noktası olacaktır. 
Smith’in kendine has polaroidleriyle süslenen, sürükleyici, zarif ve çoğu zaman da nüktedan bir kitap Maymun Yılı; içinde yaşadığımız çalkantılı günler için adeta bir mihenk taşı. 
“Hayaller, sevgi ve kırık dökük gerçeklerin tamiri üzerine senfonik bir keşif.”  
MARIA POPOVA, BRAIN PICKINGS 
“Sihirli.” 
GUARDIAN 
“Muhteşem.” 
NEW YORK TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48f8dfed-6460-41e8-a929-9e9d024d4585.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Döviz Gelirinin Ulusal Para Arzı ve Merkezi Yönetim Borcu Üzerine Etkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
İçindekiler
Tablolar Listesi
Şekiller Listesi
Kısaltmalar
Giriş
Birinci Bölüm
Para Arzı Ve Ülke Döviz Geliri Kavramlarının Kapsamı
1.1 Paranın Tanımı Ve Termünolojisi
1.2 Çeşitli Para Kavramları
1.3 Paranın Fonksiyonları
1.4 Paranın Nitelikleri
1.5 Paranın Genel Bir Tarihçesi
1.6 Para Sistemi Türleri Ve Para Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi
1.7 Para Arzı Kavramı Ve Para Arzı Teorileri
1.8 Ülke Döviz Geliri İle Para Arzı Arasındaki İlişki
İkinci Bölüm
Merkezi Yönetim Ve Kamu Borcu Kavramlarının Kapsamı
2.1 Merkezi Yönetim Kavramı
2.2 Kamu Borcu Kavramı
2.3 Kamu Borçlanmasının Olası İktisadi Etkilerine İlişkin Örnekler
2.5 Türkiye’de Kamu Borçlanmasının Tarihi Geşilimi
Üçüncü Bölüm
Türkiye’de Döviz Gelirinin Ulusal Para Arzı Ve Merkezi Yönetim Borcu Üzerşndeki Etkisi
3.1 Literatür İncelemesi
3.2 Ampirik Çalışma
Sonuç
Kaynaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e142fd7-75fd-4c3c-8f62-14a227d53ba1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cov id 19un Sektörel Etkilerine Stratejik Bir Bakış: Küresel İşletmelerin Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
1. Literatürde pandemi
2. Araştrımanın yöntemi
Birinci bölüm
1.1 Bankacılık, finans, sigortacılık ve yatrım sektörü şirketleri
1.2 Sonuç ve değerlendirme
2 İkinci bölüm
2.1 Endüstri ürünleri sektörü şirketleri
2.2 Sonuç ve değerlendirme
3 Üçüncü bölüm
3.1 Enerji sektörü şirketleri
3.2 Sonuç ve değerlendirme
4 Dördüncü bölüm
4.1 Eğlence, oyun, interet, sosyal medya sektörü şirketleri
4.2 Sonuç ve değerlendirme
5 Beşinci bölüm
5.1 Havayolu sektörü şirketleri
5.2 Sonuç ve değerlendirme
6 Altıncı bölüm
6.1 Holdingler
6.2 Sonuç ve değerlendirme
7 Yedinci bölüm
7.1 İnşaat, emlak ve konaklama sektörü şirketleri
7.2 Sonuç ve değerlendirme
8 Sekizinci bölüm
8.1 Perakendicilik, satış mağazası ve gıda sektörü şirketleri
8.2 Sonuç ve değerlendirme
9 Dokuzuncu bölüm
9.1 Posta, telgraf ve kargo hizmetleri sektörü şirketleri
9.2 Sonuç ve değerlendirme
10 Onuncu bölüm
10.1 Sağlık ve ecza sektörü şirketleri
10.2 Sonuç ve değerlendirme
11 Onbirinci bölüm
11.1 Teknoloji, elektrik-elektronik, bilişim sektörü şirketleri
11.2 Sonuç ve değerlendirme
12 Onikinci bölüm
12.1 Telekomünikasyon ve iletişim sektörü şirketleri
12.2 Sonuç ve değerlendirme
13 Onüçüncü bölüm
13.1 Otomotiv sektörü şirketleri
13.2 Sonuç ve değerlendirme
Sonuç ve değerlendirme
Kaynakça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b676560a-ae8e-4ad2-89f2-2d17c35b4dd1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Muhasebesi, Sürdürülebilirlik ve Entegre Raporlama</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1. Çevre muhasebesi çalışmalarının bibliyometrik analizi
Dr. Öğr. Üyesi zülküf çevik
Arş. Gör. Dr.Abdüssamed Koç
Bölüm 2. Çevre muhasebesi alanında türkiye’de yapılan lisansüstü tezler üzerine bir değerlendirme
Dr. Öğr. Üyesi metehan küçüker
Bölüm 3. Endüstri 4.0 ve sürdürülebilirlik kapsamında çevre muhasebesi yaklaşımları
Dr. Öğr. Üyesi merve kıymaz kıvraklar
Bölüm 4. Çevre muhasebesine göre işletmelerin geri kazanım katılım payı ödemelerinin kaydı ve işletme kazancının hesaplanması
Dr. Öğr. Üyesi murat türk
Dr. Öğr. Üyesi ali uslu
Bölüm 5. Çevre kirliliği ile mücadelede karbon vergisi ve muhasebeleştirilmesi
Prof. Dr. Baki yılmaz
Prof. Dr. Ahmet vecdi can
Öğr. Gör. Hakan aliusta
Bölüm 6. Kripto para madenciliğinin çevre muhasebesi kapsamında incelenmesi
Doç. Dr. Şuayyip doğuş demirci
Bölüm 7. Bir çevresel maliyet yönetimi tekniği olarak malzeme akış maliyet muhaseebsi
Arş. Gör. Enes özcan
Mehtap altunel
Bölüm 8. Sağlık hizmetlerinde çevre muhasebesinin yeri: yeşil hastaneler
Dr. Öğr. Üyesi fatma özlem yılmaz
Arş.Gör. Mehmet akif erişen
Bölüm 9. Yaban hayatı muhasebsine genel bir bakış
Dr. Öğr. Üyesi cengiz güney
Bölüm 10. Deniz ürünleri avcılığının sürüdürülebilirliğinde çevre muhasebesinin rolü
Dr. Öğr. Üyesi fırat altınkaynak
Bölüm 11. Biyoçeşitlilik muhasebesi ve sakarya ilinin biyoçeşitlilik envanteri
Dr. Öğr. Üyesi cengiz güney
Bölüm 12. Sürdürülebilirlik endeksleri: bir inceleme
Arş.Gör. Binali eren
Doç. Dr. Sevinç güler özçalık
Bölüm 13. Şehirlerin sürdürülebilirliğe katkısının değerlendirilmesi : türkiye örneği
Dr. Öğr. Üyesi filiz yüksel
Bölüm 14. Sürdürülebilirlik raporları ve kurumsal yönetim raporlarının işletme performansının değerlendirilmesinde birlikte kullanılabilirliği
Dr. Öğr. Üyesi hakan vargün
Bölüm 15. Borsa istanbul’da işlem ören üretim işletmelerinin faaliyet raporlarının entegre raporlamaya uygunluğu
Arş. Gör. Melek cıbır
Do. Dr. Şule yıldız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0fbd889-4ce4-4f1f-8b7b-c34bb684fcae.jpg</image:loc>
            <image:title>Liderlik Tarzları ve Örgütsel Sessizlik İlişkisinde Örgütsel Adalet ve Kuşak Farklılıklarının Etkisi</image:title>
            <image:caption>çindekiler
1. Giriş
1.1 Problem
1.2 Araştırmanın Amacı
1.3 Araştırmanın Önemi
1.4 Araştırmanın Varsayımları
1.5 Araştırmanın Sınırlılıkları
1.6 Tanımlar
2. Kavramsal Ve Kuramsal Çerçeve
2.1 Yönetim Ve Liderlik
2.2 Örgütsel Sessizlik
2.3 Örgütsel Sessizliğin Kuramsal Temelleri
2.4 Örgütsel Sessizliğe İlişkin Tutum Modelleri
2.5 Örgütsel Sessizliğe İlişkin Tutumlar
2.6 Örgütsel Adalet
2.7 Kuşak Farklılıkları
2.8 İlgili Araştırmalar
3. Yöntem
3.1 Araştrımanın Modeli Ve Hipotezler
3.2 Evren Ve Örneklem
3.3 Veri Toplama Araçları Ve Teknikleri
4. Sonuç Ve Öneriler
5. Kaynakça
6. Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0607cb7-4f94-4355-af01-dbfcd2f4fe4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Pupa Yelken - Quick ile Flupke</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/359ae744-10cb-481e-bd02-2c614f94e613.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Yolunda - Quick &amp; Flupke</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b0a0112-9e73-4b17-9759-5809247b6370.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Büyükşehir Modelinde Temsil, Katılım ve Hizmet Kalitesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Önsöz
Simgeler Ve Kısaltmalar
Tablolar Dizini
Şekiller Dizini
İçindekiler
Giriş
Birinci Bölüm
Türkiye’de Belediye Yönetimleri
1.1 Kavramsal Çerçeve
1.2 Türkiye’de Belediyelerin Dönüşümü
1.3 Büyükşehir Yönetimi
İkinci Bölüm
Türkiye’de Büyükşehir Belediyesi Yönetimi
2.1 Büyükşehirleşme Süreci
2.2 Yeni Büyükşehir Belediyesi Yapısı Ve İşleyişi
Üçüncü Bölüm
6360 Sayılı Kanun İle Kapatılan Belde Belediyelerinde Hizmette Kalite, Temsil Ve Katılım Sorunsalı Üzerine Alan Araştırması
3.1 Araştırmanın Konusu
3.2 Araştırmanın Amacı Ve Önemi
3.3 Araştırmanın Yöntemi
3.4 Araştırma Bulguları
Sonuç
Kaynakça
Dizin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e1d4b1-836b-4f10-9f6a-303bf912a9e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasak Oyunlar - Quick ile Flupke</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3ab5ed3-39ad-4c23-b673-71407ae05270.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Eğitim İktisadı Disiplini</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, kökenleri dünyada 1960’lı yıllara kadar geriye götürülebilecek ve dolayısıyla görece yerleşik bir disiplin olarak adlandırılabilecek “eğitim iktisadı” disiplinin Türkiye’deki var olma mücadelesine destek sunma ve bu disiplinin birikimine katkıda bulunma çabasından kaynaklanmaktadır. 
Disiplinin Türkiye’deki serüveni özgünlük göstermektedir. Bilindiği gibi disiplinin akademik örgütlenmesi farklı akademik düzlemlerde gerçekleşmiştir. Disiplin bazı ülkelerde iktisat bölümlerinde ve iktisadın bir alt-disiplini, Türkiye gibi bazı ülkelerde eğitim bilimlerinin bir alt-disiplini olarak örgütlenmiştir. Ayrıca Türkiye deneyiminde eğitim iktisadı, Eleştirel eğitim İktisadı ve Eğitim Ekonomi Politiği yaklaşımları önemli bir gelişme göstermişlerdir. Kuşkusuz bu durum disipline ilişkin başta kimlik sorunu olmak üzere birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Özellikle eğitim-ekonomi ilişkisine daha fazla vurgu yapıldığı, “eğitimin ekonomiye duyarlılığının” arttırıldığı bir ortamda eleştirel eğitim iktisadı ve eğitim ekonomi politiği yaklaşımlarına dayanan çalışmalar akademyada hiç makbul olmamaktadır. Ayrıca eleştirel olanın araçsal olmayan niteliğinin yanında deşifreci özelliği, disipline ilişkin araçsalcı yaklaşımın egemenliği adına bir rahatsızlık yaratmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10062176-4331-419d-a87c-260d984b2123.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreç ve Tür Odaklı Okuma Ve Yazma Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Ana dili ediniminde bireylerin sırasıyla dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini edindikleri görülür. “Yazma; dil becerileri içinde insanların yapmaktan çekindiği, sevmediği ve en çok korktuğu beceridir.” desek yanlış olmaz sanırım. Türkçe derslerinde müfredatın yetiştirilmesi için en az zamanın, Türkçe ders kitaplarında da en az yerin ayrıldığı beceri, yazma becerisidir. Evet, gerçekten de yazma beceresi dil becerileri içinde geliştirilmesi en zor olan beceridir; bu görüşe sanırım kimse karşı çıkmayacaktır. 
Okumada zihni harekete geçiren hazır bir uyarıcı varken, yazmanın uyarıcısı bellek ve çağrışımlarla zihnimiz tarafından üretilir. Zihnin ürettiği bu çağrışım ve düşünceleri alıcının anlayacağı şekilde kurgulamak, doğru ve tam ifadeleri bulabilmek büyük bir bilişsel çaba gerektirmektedir. 
Bununla birlikte dilin ve düşüncenin gelişmesinde en büyük katkıyı sağlayan beceri de yazma becerisidir. Dil kullanımı yazmayla pekiştirilir, dil becerisindeki yetkinlik ve eksiklikler yazma sürecinde ortaya çıkar, yazmada düşünce ve dil keşfedilir, bu bağlamda yeni stratejiler geliştirilir ve yenilenip değiştirilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d58aca83-151c-4b78-b0d7-e38360817dff.jpg</image:loc>
            <image:title>Senaryolarla Desteklenmiş Fen Ve Teknoloji Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Günümüzde fen ve teknoloji hiç olmadığı kadar hızlı bir değişim ve gelişim göstermekte, her geçen gün hayatımıza farklı bir fen ve teknoloji uygulaması eklenmektedir. Fen ve teknoloji alanlarında meydana gelen gelişmeler bir taraftan dünya ülkeleri arasındaki coğrafîk ve sosyal sınırları esnetirken diğer taraftan teknolojiyi üreten ve üretilen bu teknolojiyi kullanan ülkeler arasında keskin sınırlar oluşturmaktadır. Teknoloji üreten ülkeler, teknolojiyi satın alan ülkelere göre bir adım öne geçmekte ve dünya üzerinde daha güçlü bir konuma sahip olmaktadır. Kazanılan güç doğrudan bu ülkelerin vatandaşlarının yaşam şekillerini ve ekonomik refah düzeylerini yani hayatlarını biçimlendirmektedir. Bu durumun farkında olan dünya ülkeleri peşi sıra fen ve teknoloji alanlarına büyük yatırımlar yapmakta, bu alanları ve uygulamalarını öncelikli alanlar olarak belirleyip, öğretim programlarını bu alanlarda okuryazar bireyler yetiştirecek şekilde güncellemektedir. 2018 yılında güncellenen Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı’nda da bu durum doğrudan gözlenmektedir. Fen ve teknoloji okuryazarı bireyler fen ve teknoloji uygulamalarını bilen, yöneten, gündelik hayatında karşılaştığı sorunların çözümünde fen ve teknoloji bilgisini etkin biçimde kullanabilen, aynı zamanda fen ve teknoloji uygulamalarının beraberinde getirdiği bazı olumsuzlukların da farkında olan bireylerdir. Bu kitap içerisinde de hedef kitlemize - fen ve teknoloji okuryazarı olan ve olmayı amaçlayan bireylere- birbirinden farklı fen ve teknoloji uygulamaları ayrıntılı olarak açıklanmakta, ayrıca bu uygulamaların hayatlarımıza getirdiği olumlu ve olumsuz etkiler senaryolarla destekli bir biçimde sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87660</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7e90855-5767-43b9-8ec0-a80e8c1f22ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakim&apos;in Yolculuğu - 1 Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye</image:title>
            <image:caption>Umut yolunda Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye uzanan yaşamlar...

Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, insanlığı unutmuş bir dünyada insan olmanın nasıl bir şey olduğuna dair etkileyici bir grafik roman.

Sanatçının, uzun araştırmalar sonucu ve yıllara yayılan ikili görüşmeleriyle şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp, tamamen yasal yollar üzerinden, yeni ve daha &quot;yaşanabilir&quot; bir hayat kurmaya çabalayan bir adamın mücadelesine tanıklık ettiriyor.

Kendi hâlinde bir bahçıvanın başına neler gelebilir? Hakim için yaşam, hayallerinin peşinde azimle çalışan bir genç için seyrinde ilerlerken 2011&apos;de Suriye sokaklarında filizlenmeye başlayan Arap Baharı hareketi ile altüst olur. Dayatılan korku iklimi başta büyük kentler olmak üzere tüm ülkeyi sarar. Fidanlığı gasp edilen ve ardından sokaktaki yaralılara yardım ettiği gerekçesiyle bir süre tutuklu kalıp işkence gören Hakim için artık Suriye&apos;de yaşamak imkânsız hâle gelir. Genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayan sürgünlüğü; Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya, İsviçre ülkeleri üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrine kadar uzanır.  
 
Serinin ilk kitabı olan &quot;Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye&quot;yi Desen okurları için özel kılan yanı Türkiye&apos;den de bolca kareler içermesi. Sokak tabelalarından şehirlerin mimarisine ve evlerin mobilyalarına kadar incelikle verilen detaylar da Fabien Toulmé&apos;nin çizer olarak hikâyeyi aktarmadaki ustalığını kanıtlıyor. Hakim&apos;in 2013&apos;ün Mart ayında, Amman üzerinden uçakla Antalya&apos;ya gelmesiyle başlayan Türkiye serüveni; sırasıyla İstanbul ve İzmir şehirlerini de kapsayan bir güzergâhta, trajikomik durumlar eşliğinde veriliyor.
 
Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan Hakim&apos;in Yolculuğu, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.

&quot;Bunun benim başıma gelebileceği aklımdan bile geçmezdi. Anlıyorum ki her insan bir gün &apos;mülteci&apos; olabilir... Bunun için ülkenin çökmesi yeterli. Ya sen de onunla birlikte çöküyorsun ya da çekip gidiyorsun.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce3f3889-0e18-4e2f-ad0f-c70fde13defb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Rori’nin Evcil Hayvanı</image:title>
            <image:caption>Rori bir evcil hayvan istiyordu. Onunla oyunlar oynamayı, arkadaşlık etmeyi hayal ediyordu. Kendine bir evcil hayvan bulabilmek için her yeri aramaya başladı. Bazen aradığın şey seni bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c005fcb-8739-4c10-9ce7-133ef2b28278.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısı İçin Darbeler Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bir Polonyalının Papa seçilmiş olmasının, Polonya’daki işçi ayaklanmasının, Afganistan’daki Sovyet işgaline karşı ABD destekli Taliban savaşının ve Kıbrıs-Yunanistan ihtilaflarının 12 Eylül 1980 darbesiyle ilişkisini düşündünüz mü hiç? Ya İsrail’in kuruluşunun hemen ardından Suriye’de yapılan ilk CIA darbesinin, 27 Mayıs 1960 darbesine etkisini? 
 
Peki, ABD ve Sovyetler arasındaki Soğuk Savaş rekabetini, Filistin direniş hareketini, Prag Baharı’nın yol açtığı 1968 isyanlarını tartışmadan 12 Mart’ı anlamak mümkün mü sizce? 
 
Murat Yetkin, Meraklısı İçin Darbeler Kitabı’nda Türkiye’nin siyasi coğrafyasında adım adım gezinerek, olayları, kişileri, kurumları birbirine bağlayan zinciri ustalıkla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32cdc228-b239-4727-a274-4b372387d769.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur</image:title>
            <image:caption>... O bakışları hatırladım. Yıllar önce de “o” gün bana öyle soğuk ve anlamsız bakmıştı. Diğer insanlara karşılıksız uzattığı tebessümünü yıllar sonra kendisini hala seven biri olmama karşın yine benden esirgemişti. ... Şarap kokusu değildi etrafa yayılan; kan kokusuydu! ... Başını kaldırdığında, on dört, on beş yaşlarında bir ço - cuğun elindeki tabancayı doğrultmuş, birkaç adım ötede kendisine baktığını gördü. ... Ölümle yaşam arasındaki uzaklık eliyle çorabı arasın - daydı. ... Uç!.. Aç! Aç Kanatlarını… ... Uçmadı keklik, açmadı kanatlarını… ... Yıkandı, paklandı, arındı günahlarından kınalı keklik, Cemal’in gözyaşlarıyla. ... Bal gözlüm, Elmasım, Kadınım, Acı karşısında sözlerin bir değeri olmadığını bilmeme karşın, hüzünlü yüreğimde yoğunlaşan duygularımı yüre - ğine akıtabilmek için yazıyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9035ea69-46dd-492d-a568-6d7a36bba447.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilişsel Beceri El Göz Koordinasyonu -Sayıları Öğreniyorum</image:title>
            <image:caption>İlköğretimde matematikle ilk kez tanışan çocukta genelde toplumdaki matematik korkusunun vermiş olduğu önyargının da etkisiyle bir özgüven eksikliği oluşur. Bu korku çocukta farklı düşünmekten korkma, çözüm üretmede yetersizlik gibi konularda olumsuzluklar oluşturur. Sayıları Öğreniyorum kitabında ele alınan tüm konular MEB Matematik Dersi Öğretim Programı’nda yer alan kazanımlara birebir uygun olup, çalışmalar küçük adımlar ilkesine göre hazırlanmıştır. Böylece yaşı ve yaşının gereği olan gelişimsel seyir, bilişsel gelişim, somut düşünme becerisi göz önüne alınarak matematiksel-mantıksal, görsel-mekânsal kapasitesini geliştirmeyi amaçlar. Bunu yaparken de saymaktan, boyamaktan, eşlemekten keyif alacağı birbirinden</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0fc13f31-af54-46a2-ac23-3241826973fb.jpg</image:loc>
            <image:title>O Muydu?</image:title>
            <image:caption>Yaşlı bir çift emeklilik yıllarını İngiltere kırsalının sakin bir köşesinde yaptırdıkları evde geçirmektedir. Tek şikâyetleri yerleştikleri yerin çevresinde kimselerin olmaması, yalnızlık çekmeleridir. Ama çok geçmeden hemen yanlarında bir başka evin yapımı başlar ve genç bir çift komşu olur. Ne var ki genç çift çocuksuzdur ve sevip ilgi gösterecekleri bir şeyleri yoktur. Sonunda onları bu yalnızlıklarından sevimli, küçük bir köpek yavrusu kurtarır. 
Zweig, O Muydu? adını verdiği bu kısa romanında insanın aşırı ilgi ve düşkünlük gösterdiği bir şeye nasıl esir olduğunu ve onu esir alan şeyin, bu sevgiyi nasıl kötüye kullandığını bir polisiye kurgusunda, sürükleyici bir anlatımla gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cf21aca-decc-4463-89b8-67e8cf1fdea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Adalet Peşinde</image:title>
            <image:caption>Güçlü, acımasız insanların kurbanı olan bir tutuklu ve soluk kesici aklanma mücadelesi... Florida’nın küçük Seabrook kasabasında genç bir avukat olan Keith Russo bir gece yarısı vurulup öldürülür. Katil hiçbir ipucu bırakmamıştır. Ama kasabanın şerifi, bir zamanlar Russo’nun müvekkili olan genç siyah Quincy Miller’dan kuşkulanmakta gecikmez. Mahkemeye çıkan ve yaşam boyu hapse mahkum edilen Quincy, uzun yıllar boyunca masum olduğunu iddia etmekten vazgeçmez. Ama ne ona kulak veren biri, ne de onu dışarıda savunacak bir avukatı vardır. Hapiste geçirdiği yirmi iki yılın sonunda artık hiçbir umudu kalmayınca, adalet sistemindeki yanlışları düzeltmeyi amaçlayan Guardian Ministries Vakfı’nda avukat olan Cullen Post’a bir mektup yazar. Cullen Post, bu davayı ele alınca, karanlık bir komployla karşı karşıya olduğunu keşfeder. Keith Russo’yu öldürenler güçlü, acımasız insanlardır ve Quincy’nin aklanmasını istememektedirler. Yirmi iki yıl önce bir avukatı öldürmüşlerdir ve gerekirse bir başkasını da öldürmekte hiç tereddüt etmeyeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b125ad7d-dbd4-44c0-a8ce-c770b6dd74e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımızı Değiştiren Filmler 2015 - 2020</image:title>
            <image:caption>Ne Çok Başyapıt İzledik! 
Benim için bu yıllar gerçekten de başyapıt keşfetme yıllarıdır. Yazdığım 426 filmin içinde türlerin zenginliği şaşırtıcıdır: fantastikten bilim-kurguya, kara-filmden savaş filmlerine, müzikalden biyografilere… Ama ayrıca Nazi soykırımı, ırkçılık, kadın sömürüsü, eşcinsellere baskı gibi daha yaşamsal ve hâlâ güncel temalara da bolca değinilmiştir. 
Ayrıca kolay kolay hiçbir türe girmeyen ve her biri ayrı sürprizler içeren yapımlar da vardır: Parazit’ten Roma’ya, Birdman’dan Carol’a, Joker’den Diriliş’e, Yüzündeki Sır’dan Aşıklar Şehri’ne, Sevgisiz’den Yaz’a, Ay Işığı’ndan Whiplash’a, İda’dan Genç Karl Marx’a… Yaşanan büyük bunalımın tam eşiğinde sinemayı yenileyen ve bütünsel bakınca, her şeye karşın gelecek için umut veren filmler…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87669</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaae5ece-a26a-4531-8d8f-aef3cc889f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketim Sosyolojisi</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu diğer canlılar gibi hayatını devam ettirmek için ihtiyaçlarını karşılamak zorunda ve diğerleriyle birlikte yaşamak durumunda olan bir varlıktır. İnsanoğlunu diğer türlerden ayıran temel özellik diğerleriyle iletişimi sağlamak için dili kullanmasıdır. Dilin aracılığıyla tecrübelerini sonraki kuşaklara aktarabilmesi, kendi davranışları üzerinde iradeye sahip olması, sadece dış etkenlerin etkisiyle değil, insan iradesiyle ve yaratıcı gücüyle davranışta bulunması gibi insanın özelliklerinin uzun bir listesini çıkarmak mümkündür. Bunlar içinden en önemlisi makro düzeyde toplumun yalnız maddi, dış toplumsal etkenlerin etkisiyle değil, insan iradesiyle, yaratıcılığıyla değişmesi ve gelişmesidir. Tarihsel olarak insanoğlu maddi olan (doğayı), maddi olmayan dünyayı, belirli eylem tarzlarını ve düşünme biçimlerini üretme, değiştirme, geliştirme, biriktirme ve bunları kendinden sonraki nesillere aktarma potansiyeline sahip olmuştur. Uygarlığın gelişiminde Batı toplumları modernleşme sürecinde doğayı dönüştürmede, ekonomik sistemin gelişmesinde, endüstriyel üretimde büyük başarılar sağlamıştır. Üretimin gelişmesiyle de ihtiyaçları karşılama araçları ve biçimleri önemli ölçüde değişmiştir. İhtiyaçları karşılama piyasaya bağımlı hale gelirken, ihtiyaç karşılama biçimleri zorunlu gereksinimlerden arzulara doğru değişim seyri izlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7b8155-7a31-4e3a-bc82-d3b016d5e8c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşların Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Yaşamın sağduyulu ustaları kuşların, doğallıkları ve hafiflikleriyle bize söyleyecekleri çok şey var. Yeter ki onlara kulak verelim. 
Ömrünü kuşları izleyerek geçirmiş Fransız kuş bilimci Philippe J. Dubois ve filozof Élise Rousseau, kuşların yaşamlarından ilham almış yirmi iki küçük hayat dersi ile bizi –evrimin tepesinde olduğunu düşünerek kendini “dünyanın efendisi” ilan eden bizi!– önce kendimiz üzerine düşünmeye, sonra da kanatlarımızı açmaya davet ediyor. 
15 dile çevrilen Kuşların Felsefesi’ni okurken kızılgerdanın neden kartaldan daha cesur olduğunu, kuzey denizkırlangıcının bize “yola çıkmak” hakkında neler öğretebileceğini ve –yeşilbaş ve penguenin göstereceği üzere– sevmenin en iyi yolunun akıldan mı yoksa kalpten mi geçtiğini keşfedeceksiniz. Doğanın ritmini duymamızı sağlayan, hayatı nasıl yaşayabileceğimize dair taptaze bir bakış açısı kazandıran bir kitap bu. 
 “Nefis, büyülü, çarpıcı. Artık kuşları eskisi gibi görmem mümkün değil.” —Peter Wohlleben, Ağaçların Gizli Yaşamı’nın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/076c3c60-9cc5-485f-b126-b143560e1564.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümek</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar hayret vericidir, bambaşka şekillerde büyürler ve hayatlarının bütün parçaları bir araya geldiğinde müthiş bir hikâye çıkar ortaya.” 

Her insanın büyüme macerası bir diğerinden farklıdır ve herkes biriciktir. Çocuklar bu kitabın her sayfasında büyümenin farklı bir evresiyle tanışacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87672</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3165473c-5b24-452a-9595-dd53020d9a9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Yatılı okulda okuyan ikiz kardeşler Arda ile Alya hafta sonu babaanneleriyle yaşadıkları eve gelir. Akşam gerçekleşecek ay tutulmasını izlemek için büyük heyecan duyarlar. Teleskobu almak için tavan arasına çıkan ikizler burada daha önce görmedikleri bir kitap bulur.
Babaannelerine fark ettirmeden kitabı okumaya başlayan ikizler gizli dünyaların kapılarını aralar. Büşra Çakmak’ın resimlediği kitap 8 yaş üstü çocuklara hitap ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b814ffc9-8bef-4de5-b84e-a914c6ecd5e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Kitap Kurduyum</image:title>
            <image:caption>Kitabı yüksek sesle mi içinden mi, oturarak mı yoksa uzanarak mı okursun? Kendini okumanın büyüsüne kaptıran herkesin macerası hem aynı hem ayrı. Özge Lokmanhekim’in kaleme aldığı, Ege Karadayı’nın resimlediği Ben Bir Kitap Kurduyum, kitapları, kitap karıştırmayı, okumayı seven herkese hitap ediyor. Okul dönemi çocukların beğenisine sunulan kitapta, okumayı kolaylaştıran ve özellikle çocuklar için tasarlanmış Sassoon yazı karakterinden yararlanılıyor. Bu yazı karakteri çocuklara sadece okumada değil, aynı zamanda onların yazıyla ilk yakınlaşmalarında da kolaylık sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1adcfcd-fda8-4395-b40d-7e552783edb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Ordusu</image:title>
            <image:caption>Ömrü vatan mücadelesinde geçmiş, devlet adamı, &quot;Mavi Vatan&quot; kavramının yaratıcılarından, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Amiral Soner Polat, yaşama veda etmeden kısa süre önce amansız hastalıkla boğuşurken hastane odasında hazırladığı bu kitabı, &quot;son vatani görev&quot; olarak kabul ediyordu.

Amiral Polat&apos;ın Mustafa Kemal Atatürk ve Türk Subayı&apos;nın anlamından Cumhuriyet ve Türk Silahlı Kuwetleri&apos;nin yapısı­na, Çanakkale Ruhu&apos;nun günümüzdeki yansımalarından em­peryalizmin Türkiye&apos;ye saldırılarına açılan geniş yelpazede kaleme aldığı makaleler, Atatürk&apos;ün Ordusu başlığı altında aydınlatıcılığını sürdürüyor.

&quot;Türkler bütün dünyada devlet ve ordu kurma geleneği ile tanınır. Uzun tarihsel süreçlerde kendine özgü askeri değerler yaratmıştır. Askerine her zaman büyük önem atfetmiştir. Anadolu&apos;da esnafın zorunlu ihtiyaçlar için Mehmetçik&apos;ten ücret talep etmediği bilinir. Komutan asker ilişkisi derin bir sevgi ve saygıya dayanır. Bu duygu öylesine güçlüdür ki &apos;ölmeyi emredecek bir zirveye&apos; tırmanmıştır.&quot;
Soner Polat

&quot;Soner Polat, sonsuza kadar nöbetimizin başındaki ölmeyen nöbetçidir ... Yeminimiz, sonsuzluğun huzurun­dadır. Büyük zorlukları Sonsuz Er&apos;in bilinciyle, yüksek karakteriyle, devrimci ahlakıyla yeneceğiz!&quot;
Doğu Perinçek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d897a2a4-5a84-41c6-8f60-bd006272436a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Öğretmen Olarak Hatırlayın</image:title>
            <image:caption>Sağa sola bakınarak yürümeye başladı. Bir kurt gibi kışı atlatmak için vahşileşmiş, her yere girip-çıkıp iş arıyordu. Soğuk, jilet gibi yüzünü kesiyor olsa da o, iş aramaya devam ediyordu. Şehirde bakmadığı yer kalmamıştı. Başvurduğu tüm işler sonuçsuz kalmıştı. Yolun sonuna geldiğini hissediyordu. Kendi kendine: &quot;İnsan bu hayatta onurlu yaşamalı. Belki de bize ayrılan süre, bu kadarmış. Yalnız, çok kötü yenildik. Böyle bitmemeliydi.&quot; deyip montunu kafasına çekerek kulaklarını kapattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69ee4a63-7f8d-49e6-82f0-17ee18b2b22e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarli Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Yazar, 1959 ve 1976 yılları arasında Koyulhisar ve çevresinde çeşitli nedenlerle ortadan kaybolan ırgat kültürü geleneğini Çarli Çiçekleri hikâyesiyle anlatmaya çalışmış; diğer hikâyelerini de bu kitapta toplamıştır.
Angut kuşları: Dostluk ve dayanışmayı,  aynı zamanda Doğu Karadeniz&apos;in çetin ve amansız dünyasında, küçük bir kızın hayatta kalma mücadelesini büyüleyici ve gerçekçi bir şekilde, duygusal boyutuyla da anlatan bir hikâyedir.
Çarli Çiçekleri: Kelkit vadisi çevresinde geçen, sosyal boyutu da olan natüralist ve realist bir hikâyedir.
Kedim Üşüyor: Sevim&apos;in kedisiyle olan trajikomik hikâyesi.
Dostluk ve dayanışmayla..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31389f11-bb59-4ee2-b179-83c29f1c0914.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöntem Üzerine Konuşma</image:title>
            <image:caption>Hiçlik düşüncesinin kendisi, hiçliği düşünen bir düşüncenin olması nedeniyle bertaraf edilir. Hiçlik, mutlak surette hiçlikle anlaşılabilecek bir şey değildir. Ona eklenen bir şeyin olması gerekir ki, anlamı varsa şayet, kavranabilsin. Bu düşünce, her türden nihilizmin aşılması için temel teşkil eder ve akli olanı akli olmayandan, irrasyonelden ayırmanın ölçütünü verir bize. 
Sadece epistemolojik ya da ontolojik değil, politik bir işleve sahiptir. 
Hegel, Felsefe Tarihi Üzerine Dersler adlı eserinde, “gerçekten var olan hiçbir şey ya da o şeyin mükemmelliği, varlığın original nedeni olarak Hiçliğe sahip olamaz; çünkü hiçlik herhangi bir şeye yüklenebilseydi düşünceye de yüklenebilirdi, o zaman da ‘ben hiçim çünkü düşünüyorum’ diyebilirdim” alıntısını yapar Descartes’tan ve ekler: “Descartes burada bir ayrım çizgisine, bilinmeyen bir ilişkiye varır; neden kavramı ortaya çıkmıştır ve bu bir düşünce olsa da belirli bir düşüncedir. Spinoza bunu açıklarken şöyle der: ‘Kavrayışlar daha az ya da daha çok gerçeklik içerirler, ve bu uğraklar düşüncenin kendisi kadar açıktırlar, çünkü yalnızca düşündüğümüzü değil, nasıl düşündüğümüzü de söylerler.’”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc980917-476b-470f-8abe-11364502538e.jpg</image:loc>
            <image:title>O En Sevgiliye</image:title>
            <image:caption>Sultanım;
Kan kırmızı açan çiçeğin adına gül-i hamra (kırmızı gül) demişler.
İşte o senin remzin Sultanım.
Kalabalıklar içinde müzmin yalnızlığımın tesellisi o işte, senin mübarek adın işte...
Yaralı gönlümün dermanı olan, adının tecellisi işte...
Ya Râsûlallah!.. Seni sevmeye namzet gönüller şimdi asrın garipleri oldular. Şimdi karanlık camların ardından bakakalmış, yolunu gözleyen hüzünlü gözler ve bir gün bir muştu gelir senden umuduyla bekleşiyorken yıllar yılı...
Gün gelir birden bir ışık huzmesi vurduğunda camlara, işte o gün bırakır yerini sekineye, bu yorgun akşam, yılgın geceler, karamsar zamanlar...
Doğ evlerin odalarına güneş gibi Ya Nebi (sav)!.. Darmadağın olduğumuzdan beri biz, kaybolduğumdan beri ben, kemal bulsun öncekiler gibi, hakiki sevginle, ilahi aşkla, bütün âlemler yeniden!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01c344f6-f743-46d7-9370-5c04a60c6eb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Huzur&apos;un Fırtına&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Bir kalp aynı anda hem hüznü hem de mutluluğu nasıl taşıyabilir?
Sade bir nikâh…
Tek taraflı hissedilen güzel duygular…
Ve bu evlikten dolayı hissedilen sinir…
Huzur, ilk görüşte vurulmuştu o kahveliklere ve ilk görüşte kalbini ele geçirmesine izin vermişti.
Fırtına ise istemediği evliliğe zorlanmasının suçlusu olarak Huzur’u görmüş ve tüm sinirini ondan çıkarmıştı. Adı gibi sertçe esip yıkıp geçmişti Huzur&apos;un kalbini...
Peki ‘keşke’ler ‘iyiki’lere dönüşebilir miydi bir masumun gönlünde ya da bu keşkelerin bir sonu var mıdır? Derler ya hani ‘İnsan sabır ile insandır. Sabır ise sırdır, ardır, sınavdır,’ diye.
Huzur’un Fırtına’sı zor olarak adlandırdıklarımızın aslında basit olabileceğini, keşkelerin iyikilere dönüşürken insanı insan yapanın sabrı olduğunu öğreneceğiz.
Yaraları çoğaldıkça belki de hissettikleri duygu zaman içerisinde yavaş yavaş hafızalarında silinecek, kalplerinde bir sızı olarak kalacaktı. Ve bu sızı bir ömür boyu onlarla birlikte nefes alıp verecekti.
Ey sessizlerin sesi…
Gönül sustu dil söyledi, dil sustu gönül dillendi.
Bunlara birebir tanık olmak için sadece kitap kapağını açmanız yeterli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebb4f9b6-8070-41cb-8092-c017db48ed50.jpg</image:loc>
            <image:title>Safa ve Merve</image:title>
            <image:caption>&quot;Bir yanım Safa&apos;da bekler, bir yanım Merve&apos;de...
Gel sevdiğim,
Zemzem gibi aksın varlığın ömrüme.&quot;
***
Yetim oldukları halde Yüce Allah(c.c.)&apos;ı aile edinen dört genç kız...
Sırf koyu tenli, sıska ve güzel değil diye hor görülen Merve de bu genç yetimlerden biriydi. Hayatta tek gayesi Rabbine layık bir kul olmaktı.
Ne var ki onunla sürekli uğraşan ve kusurlarıyla alay eden genç bir adam hayatını iyice zorlaştırır.
Çağlayan, hayatına girdiğinden bir süre sonra Merve&apos;den uzak duramamaya başlar. Nedenini kendisi de bilmemekte ve kalbine lanetler etmektedir. &quot;Bu çirkin kızda ne buluyorsun?&quot;diye.
Oysa bilseydi önemli olanın asıl iç güzellik olduğunu...
&quot;Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. O sadece kalplerinize ve işlerinize bakar.&quot;
***
&quot;İyi misiniz kardeşim?&quot;
&quot;Bana kardeşim deme! Ben senin kardeşin değilim çirkin ördek yavrusu!&quot;
Örtüsünün altında beyaz ve güzel bir kuğu yatan çirkin ördek yavrusunun masalı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0352dab-e19a-4415-9766-f51731384d20.jpg</image:loc>
            <image:title>Metastaz 2 - Cendere</image:title>
            <image:caption>“Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip 
bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?” 
Franz Kafka 
CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı? 
Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi? 
Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor? 
Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi? 
Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı? 
Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi? 
 Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu? 
Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı? 
 F E T Ö borsasının belgesinde neler yazıyordu? 
 AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne? 
 Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı? 
 Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı? 
15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı? 
 Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor? 
 Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi? 
Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: CENDERE” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf1dc58-b17d-4798-94cb-e27af96b5a49.jpg</image:loc>
            <image:title>Pratikmatik-2</image:title>
            <image:caption>Pratik ya da zihinsel matematik; öğrencilerin, bir hesaplama aracı ya da kağıt kalem kullanmaksızın, sadece zihinsel olarak yerine getirdikleri bir çeşit bir zihinsel aktivite ve stratejinin adıdır. 
Bazı araştırmacıların da dikkat çektikleri gibi, özellikle eğitimin ilk yıllarında, pratik zihinsel matematik işlemler yaparken gelişmekte olan matematiksel düşünme becerisi, sonraki dönemler için sahip olunabilecek en değerli yeteneklerin başında gelmektedir. Ayrıca pratik matematik teknikleriyle yapılan matematik çalışmaları, okullarda bir ders olarak gösterilen matematiğin, gerçek hayatla ilişkilendirilmesinde bir aşama görevi de görebilmektedir.  

Elinizdeki bu Pratikmatik kitabı ile, klasik matematiksel işlem mantığına ek olarak daha eğlenceli ve daha çok akılda kalıcı tekniklerle temel matematik işlemlerine olan bakış açısını değiştirip, matematiğe olan yaklaşımlarınızı ve matematiksel işlem becerilerinizi daha da geliştirmek amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db67836e-652a-49d1-b318-2523deefb3f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sahte Peygamberler Yalan Cemaatler</image:title>
            <image:caption>BAZILARI DELİ 
AMA HEPSİ AYNI 
Psikiyatrist Anthony Storr’un en özgün, aydınlatıcı ve beğeni toplamış kitaplarından biridir. Storr’un özgün ve insancıl anlatımıyla kitapta, hem Jim Jones ve David Koresh gibi kötü nam salmış cani guruların hem de Loyolalı Ignatius ve İsa gibi Batı’da saygınlık kazanmış tinsel liderlerin farkında olduğumuzdan çok daha fazla kişiyi etkilediklerini anlıyoruz. Neden bazılarını saygın düşünür ya da tinsel lider olarak adlandırıyoruz da diğerlerine deli diyoruz? 
Storr, görünüşte deli ya da görünüşte aklı başında olanların aslında birbirlerinden pek de farkları olmadığını, sadece yelpazenin faklı bölümlerinde yer aldıklarını gösteriyor. 
“Anthony Storr’un Sahte Peygamberler Yalan Cemaatler’i, ilk iyi guru rehberi. Önceden bu konu üzerinde çalışmış yazarlardan farklı olarak, guruların öğretilerini ele almayıp psikiyatrist kimliğiyle ışıkları guruların üzerine çeviriyor… Bir delilik testi işe yaramaz. Dr. Storr’a göre, bunun yerine ‘hem sadece kendiyle ilgilenen hem de otoriter olan’ kişilere güvenmemeliyiz, çünkü ‘kendinden emin olma karizması hepimizin içindeki çocuğu tuzağa düşüren bir kapandır…’ Yeni dinleri bu kadar basit ve anlaşılır bir biçimde anlatan az sayıda eserden biri.” 
Colin Hughes, Independent 
“Çok heyecan verici bir kitap… Anthony Storr, sadece yazma yeteneği olan bir psikiyatrist olmakla kalmayıp, daha önce kimsenin fikir belirtmek istemediği bu konuyu son derece akıcı ve akılcı bir dille işlemiştir. Aynı zamanda Dr. Storr, insan ruhunun çözümlenmesi söz konusu olduğunda, profesyonel becerilerinin sınırının farkında olan az sayıda psikiyatristten biri.” 
Damian Thompson, Literary Review 
“Uyarıcı ve okunabilir bir kitap… İçinde Gurdjieff ve Rajneesh’in, Jung ve Freud’un, Loyola ve İsa’nın da bulunduğu bir sahtekarlar ve saplantılı kişiler ordusu… Storr, tüm bilgeliğiyle guruların sağlığı nasıl tehdit edebileceklerini gözler önüne seriyor.” 
Simon Jenkins, Sunday Times 
Çok az sayıda müridi olan kişisel inanç sistemleri, kandırmacadan ibaret gibi görünür. Milyonlarca kişi tarafından kabul görmüş inanç sistemleri ise diğerleri kadar mantık dışı olsalar bile, dünya dini olarak adlandırılırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b06b221-79df-4f26-a034-f2afaf1779df.jpg</image:loc>
            <image:title>Ela’nın Kulakları</image:title>
            <image:caption>Okuyan Koala, çocuk kitaplarına yepyeni bir standart getiriyor! 
Çocuklar için kişisel gelişim, anne babaları için hayat kolaylaştırıcı, dünyanın en büyük bilimsel ve profesyonel psikoloji topluluğu Amerikan Psikoloji Derneği  APA Psikolojik Hikayeler Serisi, Okuyan Koala ile Türkçede 
Leydi’nin Dünya Üzerindeki En İyi Abla Olması Hakkında Bir Hikaye 
Leydi’nin “tek köpek” olarak devam eden konforlu hayatı anne ve babası eve yeni bir bebekle geldiği gün değişir. Yeni bir kardeş ile tanışınca her çocuğun hissettiği gibi Leydi de tüm bu kafa karışıklığı ve üzüntüyle baş etmeye çalışırken, sonunda bebek Ela’nın varlığından hoşlanmaya başlar ve hatta ona en sevdiği hobisini, yani havlamayı bile öğretmeye çalışır. Ancak bütün bu gürültü Ela’nın birazcık bile dikkatini çekmeyince Leydi, Ela’nın duyamadığını fark eder. Böylelikle “Ela’nın kulakları” ve “dünya üzerindeki en iyi abla” olacağına söz verir. 
Mizahi bakış açısı ile Leydi ebeveyn ve çocuklara, kardeş ilişkileri hakkında etkileyici bir bakış açısı sunuyor. Çocukların yeni kardeşlere karşı gösterdiği yaygın tepkileri açıklayan ve alışma sürecini en kolay şekilde geçirebilmeye katkı sağlayacak kapsamlı bir “Ebeveyn ve Eğitimcilere Not” bölümü de kitabın sonunda yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb3772de-e74e-4555-a442-295c1742d476.jpg</image:loc>
            <image:title>Noel Baba&apos;nın Takma Sakalı</image:title>
            <image:caption>Bu yıl uslu durdunuz mu?
O hâlde bu kitabı okumaya ve yeni yılı kahkahalarla karşılamaya hak kazandınız!
Ho Ho Ho! Bir alışveriş merkezi yanlışlıkla hakiki Noel Baba&apos;yı işe alırsa ne olur? Koskoca bir kasabayı doyurmaya yetecek büyüklükteki enfes bir yılbaşı turtası neden durduk yere patlar? Peki, mini minnacık bir kar-adamı, nasıl evcilleştirilir?

Fantastik edebiyatın şövalyesi (evet, yanlış okumadınız!) Sör Terry Pratchett, Noel Baba&apos;nın Takma Sakalı isimli kitabında, bu kez ustalığını kar ve buz kaplı maceralarda konuşturuyor, okurların içini yeni yıl coşkusuyla saracak sıcacık öykülere imza atıyor.
 
Yüzyıllar boyunca her yönüyle büyük değişim gösteren Noel Baba efsanesinin günlük yaşama ve sosyal ilişkilere yansımasını komik bir dille kalemine dolayan yazar; bilgisayar, yapay zekâ ve hatta bu öykülerin yazıldığı zamanlarda henüz keşfedilmemiş bilumum teknolojik gelişmenin Noel ruhu üzerindeki etkilerini tartışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86443d30-ebe6-4449-86a7-38142c842989.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles Anlama Arzusu</image:title>
            <image:caption>Metafizik’in ilk cümlesi, tüm insanların doğal olarak bilmeyi arzuladıklarını söyler. Peki, bu dünyada bu arzu tarafından yönlendiriliyor olmak bizim için ne anlama gelmektedir?

Eser hiç kuşkusuz tüm Yunan felsefesi öğrencileri ve Batının entelektüel tarihinde yer alan dev bir figür olarak Aristoteles’e ilgi duyan daha pek çokları için ufuk açıcı bir girizgâh olacaktır.

Aristoteles için Jonathan Lear’dan daha aydınlatıcı ya da ilgi uyandırıcı bir kılavuz düşünmek zor.
–The Times Educational Supplement</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3d02d7e-1e47-48dd-a176-9c6c4eabd8f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğütlükteki Rüzgar</image:title>
            <image:caption>Köstebek, Su Faresi, Porsuk ve tabii ki Kurbağa! 20. Yüzyılın başlarından beri dünyanın her yerindeki çocuklar tarafından çok sevilen bu eser, dört hayvanın birbirinden eğlenceli maceralarını anlatıyor. Fare’yle karşılaştıktan sonra kendini türlü olayların içinde bulan Köstebek, bir de Porsuk ve Kurbağa’yla tanışınca aralarında sonsuz bir arkadaşlık başlıyor.
Kenneth Grahame tarafından kaleme alınan ve 1908 yılında yayımlanan bu zamansız eser, dört hayvan arkadaşın doğayla iç içe maceralarını anlatıyor. Bahar temizliği yaptığı bir sabah birden sıkılan Köstebek, süpürgesini fırlatıyor ve dolaşmaya çıkıyor. Ormanın derinliklerinde kendi kendine dolaşırken aniden onu büyüleyen bir nehirle karşılaşıyor. Bu nehrin kıyısında yaşayan Fare’yle arkadaş olunca ise tüm hayatı değişiyor ve kendini yepyeni maceraların içine buluyor. Köstebek bir de Kurbağa ve Porsuk’la tanışınca sonsuz bir arkadaşlık doğuyor. Doğanın güzelliğini, arkadaşlığın önemini ve birbirinden eğlenceli maceraları konu edinen Söğütlükteki Rüzgâr yayımlandığı günden beri birçok farklı uyarlamayla ve onlarca dile çeviriyle hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından sevilen bir eser oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5a857cd-9fb1-4eb3-baba-7304849e7736.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhun Yazıtları</image:title>
            <image:caption>TÜRKÇE BU METİNLE BAŞLADI 
 
 Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk 
Türkçe metin... 
İlk Türk tarihi belgeleri... 
Taşlara işlenmiş varlık işaretleri... Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması... Devlet ve milletin karşılıklı vazifelerinin parça parça dile gelişi... Fertten topluma, toplumdan ferde ilk bakışlar. 
Nizam, töre, hayat anlayışının izleri. Orta Asya göklerine doğru uzanmış gelecek kurma levhaları. 
Dil tarihinin vazgeçilmez vesikası 
 
Türk edebiyatının filizlenişi... 
Üslup ve sesleniş! 
Denilebilir ki Türkçe bu metinle başlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/565e885d-8be8-4098-922a-2a8a0960764b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikro İktisat - Açıklamalı Soru Bankası</image:title>
            <image:caption>Kitaptaki sorular, konu bütünlüğü anlamında bir ders kitabındaki sıralamaya uygun hazırlanmıştır. ilk 20 soru temel kavramlara ayrılırken, hemen ardından tüketici teorisi için 130 soru cevaplanmıştır. Üretici teorisi için yaklaşık 100 soru oluşturulmuş ve piyasa denge ve uygulamaları için 40 soru hazırlanmıştır. Piyasalar başlığı geniş tutulmuş ve tam rekabet, monopol, oligopol ve tekelci rekabet piyasası sıralamasıyla 160&apos;tan fazla soru cevaplanmıştır. Son 50 soru ise yine sırasıyla işgücü piyasası, genel denge ve refah teorisi ve piyasa başarısızlıklarına ayrılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cbc548d-b18b-4622-bda4-827439018f05.jpg</image:loc>
            <image:title>Altan Abi - Yaşamıyla ve Türk Siyasi Hayatında Altan Öymen</image:title>
            <image:caption>Duayen gazeteci, yazar, siyasetçi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanlarından Sn. Altan Öymen, bu sene gazetecilikte 70’nci şeref yılını kutluyor. Kendisine nice sağlıklı, huzurlu ve mutlu yıllar temenni ediyoruz. 

Siyasetin ve basın dünyasının “Altan Abi”sinin yaşamı ve Türk Siyasi hayatındaki yerini detaylarıyla ve belgeleriyle inceleyen yazarımız Çağhan Uyar, Altan Öymen hakkında tam bir başucu kitabı ve eşsiz bir biyografik eser sunuyor. 

TESAV Vakıf Başkanı, siyasetçi ve Altan Öymen’in en yakın dostlarından biri olan Erol Tuncer kitabın önsözünde Sn. Altan Öymen ile ilgili şunları paylaşıyor… 
  “… Altan Bey zor zamanların insanıdır… Siyasal inançları gereği yaşamının büyük bölümünü muhalefette geçirmiş olan Altan Öymen,  muhalefet dönemlerinde yaşadığı çeşitli sıkıntılara rağmen, hiçbir zaman doğrultusundan taviz vermemiştir. Onu Altan Abi yapan, başarılarının yanında kuşkusuz bu doğrultu tutarlılığı olmuştur. 
… Bizler, yaşamımız boyunca kendimizi hep ülkemize, toplumumuza karşı borçlu hissetmişizdir. Herkese nasip olmayan zenginlikteki bir hizmet geçmişine sahip olan Altan Bey, topluma karşı borçlarını ödemeye devam etmektedir. 

… Öymen, her kulun erişemeyeceği derecedeki başarılı hizmet zenginliğine sahip birisi olarak toplum hafızasındaki yerini koruyacaktır.

… Bu değerli çalışmayı yaparak Altan Öymen’in yaşadıklarını, siyaset ve basın dünyasındaki başarılarını kamuoyuna sunan Sayın Çağhan Uyar’a teşekkür borcumuz var. Kendisini bu titiz çalışmasından ötürü gönülden kutluyorum…” 

Galeati yayıncılık olarak bu eseri yayın dünyasına kazandırmış olmaktan dolayı gururluyuz. Şimdiden İyi okumalar dileriz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61ac8d42-816c-45e5-bbf1-4710e36d5d3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlamını Yitirmiş Hayatlar</image:title>
            <image:caption>Hayattaki gerçek amacımızın ne olduğunu oturup düşünmenin aslında tam vakti değil mi?Her sayfasında kendi hayatınızdan bir parça okuyacağınız, kararlarınızı verirken bir daha düşünmeniz gerektiğini bir kez daha anlayacağınız bu kitap, hayatın engebeli yollarında size rehber  olacaktır.
“Nefes dahi almanın hayatın cezası olduğunu düşünenler olsa da, eminim ki hayatta güzel anlar da var. Eğer varsa, “-benim bir tane bile güzel anım olmadı.” dedirten tüm anlarımdan vazgeçmeye hazırım ben. Hazırım çünkü içimizde karanlığın her tonunun olduğu, yerin yedi kat dibi de var,  beyazlarının hüküm sürdüğü yedi kat göğü de… ”
“Hayat acılarla, sevinçlerle ve sürprizlerle doludur. Bazen çok mutlu olursun, için içine sığmaz, bazense mutsuz ve karamsar. Kimi zaman çaresiz kalırsın ve ne yöne gideceğini bilemezsin. Hep bir dal ararsın kendine düşmemek için. Bir el ararsın hayata sımsıkı tutunmak için… “</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13545e78-4836-46d3-b740-81c84765ce51.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağlayan Damlalar</image:title>
            <image:caption>Adını zikrederken bile huzur bulduğumuz Allah’ın, varlığına daha fazla yakınlaşmak, Onun maneviyatının değerini anlamak için gönderdiği Kur’an’ı Kerim’deki dualar ile kendi yolumuzu bulmak, dinimizce en temel ihtiyaçlarımızdan değil miydi? Bu kitap, dünyada yalnız olmadığımızı etrafımıza baktığımızda gördüğümüz güzelliklerin bir sahibi olduğunu hatırlatarak, tasavvufi düşüncelerle bizleri aydınlığa kavuşturuyor. İşte tüm bunları, çevirdiğiniz her sayfada derinden hissetmeye hazır mısınız? “Ben derdimi yalnız ALLAH’a anlatırım. Derdi veren ALLAH yanında dermanını da hazırlamıştır. Dualarımızda Rabbimizle buluşup, takıntılarımızdan ayrıldığımızda ve içimizdeki huzuru yakaladığımızda hayatı insanca nihayetinde de kulca gerçekten yaşarız…“İnsanı ALLAH’a yakınlaştıran, kendisiyle baş başa kaldığın saatlerdir. Her şeyden uzaklaşıp içine dönmenin vaktidir. Çöken gecenin karanlığında, sen aydınlığa ulaşmışsındır aslında. Seni senden alan bir namaz, içini titreten bir dua seni gerçeğe uyandıracaktır. Yeter ki iste, gönülden iste… Bedenin hadi uyu derken ruhun seni kaldıracaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c623850f-84ef-4ed1-bd81-0a0385ce3f85.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilge Türk - Tonyukuk</image:title>
            <image:caption>Türk tarihinde sayısız bilge hükümdar ve yöneticiler çıkmıştır. Her birinin derin izler bıraktığı bir gerçektir. Bunların içinde sivil idaredeki başarıları, yaptığı planlar, ürettiği stratejiler, savaş meydanlarında gösterdiği cesaret ve askerlik yeteneği bakımından ünlü Gök Türk devlet adamı Tonyukuk çok dikkat çekmiştir. 
Tonyukuk, her şeyden önce bilgeliği ile Türk tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Gerçekleştirdiği bilgece hareketlerden dolayı hem kağanların ve yöneticilerin hem de milletinin saygınlığını da kazanmıştır. 

Tonyukuk Yazıtları da 1897 yılında bulunduğu günden itibaren Türk dili uzmanları tarafından defalarca çalışılmıştır. Biz de bu çalışmada Çince tarihi metinlerde Tonyukuk ile ilgili bilgileri topladıktan sonra kendi yazdıkları ile bir araya getirdik. Tonyukuk’un içinde bulunduğu Gök Türk devlet modelinin Türk tarihini bütün halinde anlamakta çok değerli olmasını dikkate alarak böyle bir bölüm ilave ettik. Ayrıca Gök Türklerin meydana getirdikleri kağanlıkları ele aldık. Bu çalışmanın kendi alanına bilimsel bir farklılık getireceğine inanıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5484e8b4-1ded-445b-970b-b7e473107bc8.jpg</image:loc>
            <image:title>50 Bilim İnsanıyla Bilimin Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir.” 
Isaac Newton 
 
Bu kitapta astronomiden fiziğe, kimyadan mikrobiyolojiye, iki bin yılı aşan bilim tarihimzdeki elli bilimsel araştırmanın her biri en dikkat çekici yanlarıyla açıklanıyor. Öncülerden en çağdaş bilim insanlarına kadar, dünyanın en büyük dahilerinin başarılarını okumaya hazır mısınız? Darwin, Einstein Curie ve Hawking yeniden yaşam buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82020f91-b2be-4a9b-a9a9-b7f9b64c8766.jpg</image:loc>
            <image:title>Papatyadan Sevdiğim</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlunun en büyük çıkmazı, karşısında -saygısından- önünü ilikleyerek eğildiği, acizliğinin zirvesine ulaştığı, en önemli dönüm noktası nedir? diye sorarsanız, -tabii ki önce sağlığı ve onunla  giden- aşk olduğu söylenir. 
Yüzyıllardır derdine derman aranan, aranmaya da devam edecek ve belki de bulunamayacak olan… Tecrübesini iliklerimize kadar yaşadığımız, her zerresini hissettiğimiz, hepimizin can suyu, sevda…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b03811a7-66ad-459b-a0f3-675142b657d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Post Modern Pandemi</image:title>
            <image:caption>Korona virüsün hayatımıza girmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. İşlerimizden, sosyal hayatımızdan ve belki de birtakım hobilerimizden uzak kaldığımız bu dönemde kaygılarımız ve belirsizlikler giderek artıyor. 
Post Modern Pandemi işte tam bu kaygı ve belirsizliklerin arasında okumanız gereken bir kitap. Size sadece bardağın dolu tarafını göstermiyor aynı zamanda boş kısmını da nasıl doldurabileceğinizi anlatıyor. Dünyamızın nefes alamayışından uzay mühendisliğine, bizlere zorla dayatılan tüketim alışkanlıklarından unuttuğumuz gerçek sevgilere kadar pek çok konuda bilgi sahibi olabileceğiniz bu kitabı bitirince; kendiniz için, dünyamız için, geleceğimiz için harekete geçeceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a3c29bf-0c0f-4855-81d5-2408df2833d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Çizgiler</image:title>
            <image:caption>Kenan, Rıdvan, Ramiz, Ziya ve Asım… 
Kırmızı çizgileri futbol olan bu gençlerin azim dolu hikâyeleri. 
Bütün yasaklara ve haksızlıklara rağmen inandıkları yolda yürüdüler ve sonunda kırmızı çizgilerini siyah zemine kazımayı başardılar. 
Bu macerada azimli olmanın yanında insan erdemlerinin tamamlayıcısı olan vefanın da güzel bir örneğine şahit olacaksınız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/966a7fa8-d0f6-4e21-9ce5-b2ee337d3210.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Yer Seri Direniş</image:title>
            <image:caption>“ ‘60’lar ve ‘70’lerin Ereğli’sindeki, Can Kartoğlu’nun hikâyelerine de konu olan yaşanmışlıklar, Türkiye’de işçinin ve sendikanın dünyasına bir pencere aralar adeta. Kitapta, bütün bu yıllar boyunca yolları Ereğli’den geçen çok tanıdık insanlarla karşılaşıyoruz. Bu yıllar boyunca, Amerikan Morrison’u “müstesna” bir şirket olarak ilan eden halkçı Ecevit kâh Çalışma Bakanı kâh Başbakan’dır. Ereğli’den, “Morrison Süleyman” unvanını da kuşanarak siyaset sahnesindeki yerini alan Süleyman Demirel, Başbakan olmadan önce Morrison’un Türkiye Temsilcisi olarak, işçilerin ve sendikanın karşısındadır.” 
  Ereğli İşçi Hikâyeleri, Ereğli işçilerinin portreleri üzerinden ülkenin tablosunu resmediyor. Her tekil hikâyeyi bir işçinin gözünden anlatan yazar, işçilerin gözünden bakmanın hakikatin gözüyle bakmak olduğunu kanıtlıyor. Yakın tarihimize ayna tutan bu belge-hikâyeler, dünümüze ne denli uzak olduğumuzu fark etmemizi sağlıyor ve bize bilinmeyen bir tarihi edebiyatla keşfetme imkânı sunuyor. Can Kartoğlu’nun hakikat gibi yalın, doğal, katışıksız, dokunaklı dilinin insancıllığı, dile getirdiği kahramanlarının insancıllığını ustalıkla yansıtırken insanın varoluş mücadelesinin özünde “işçi mücadelesi”nin saklı olduğunu kendiliğinden açıklıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a0cecd4-ef91-4590-bc0b-0dfab55b3281.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepimiz Aynı Belediye Otobüsündeyiz</image:title>
            <image:caption>NE YAPTIĞIMIZI BİLMEZSEK, NE YAPACAĞIMIZI NASIL BİLEBİLİRİZ? 
2011’de “AKP Neden Kazanır? CHP Neden Kaybeder?” diye bir kitap yazmıştım. 
O kitapta yazdığım strateji ve kampanya dilini 2019’da ülke genelinde uygulama şansı buldum. CHP’nin Yerel Seçim Kampanya Başkanı ünvanıyla yüzden fazla seçim bölgesinde, o seçim bölgelerine özel iletişim yapan büyük bir ekibi yönettim. CHP’nin “Diyalektik İletişim”i terk edip, “Diyalojik İletişim”e geçmesine çalıştım. Perakende sektöründe ticari markaların reklamlarını yaparken edindiğim deneyimleri, yirmi yıldır çalıştığım çeşitli sosyal siyasal kampanyalarda öğrendiklerimle birleştirdim. Tek bir söze, tek bir görsele indirgenemeyecek çok boyutlu bir kampanyanın yöneticisi oldum. 
Elinizdeki kitap işte bu kampanya sürecini ve biraz da fazlasını anlatıyor. Bizden çok önce doğan ve bizden binlerce yıl sonra da devam edecek olan “söz”e ufak bir katkısı olur belki. 
Ateş İlyas Başsoy 
“Çok beğendim. Özellikle kitabın içindeki vefa duygusu beni yakaladı. Keşke böyle kitapları herkes okusa.” Müjdat Gezen 
“Okuyacaksınız bu kitabı okuyun. Umutsuzluğu bırakıp, yarınlara iyimserlikle bakacaksınız. Başlangıçta bir siyaset kitabı okuyacağımı sanıyordum. Türkiye için yazılmış bir aşk romanı ve aynı anda, her nasılsa, bir siyasal tarih ansiklopedisi okudum.” Prof. Dr. Haluk Şahin 
“Başsoy bu kitapla iletişim, sosyal psikoloji, siyaset felsefesi ve siyaset bilimini akademiden sahaya indirmiyor, doğrudan sahada bir akademi kuruyor. 
Görkemli bir Türkiye projesi.” Prof. Dr. Çetin Balanuye 
“Türkiye’de giderek artan bir sıkışmışlık stresi içinde debelendiğimiz sürece bambaşka bir açıyla bakmak ister misiniz? Başsoy karmaşık konuları kıvrak, eğlenceli ve anlaşılır bir dille, çocuğa anlatır gibi anlatıyor. Bir solukta okudum.” Serdar Akinan 
“Herhangi bir markanın iletişiminin bir tarafından tutuyorsanız, öğrenciyseniz veya meraklı bir seçmenseniz bu kitabı okuyun. Türkiye’yi farklı bir tarafından tanımış olacaksınız.” Cahit Işık 
“Ateş müthiş zeki bir iletişimci. Bu kitapta da sadece seçim kazanma yolculuğunu okumuyorsunuz: Edebiyattan, sosyolojiden, psikolojiden, felsefeden, iş dünyasından, sanattan, hatta müzikten referanslarla çok şey öğreniyorsunuz” İdil Türkmenoğlu 
“Bu tür çalışmalar siyasilere ilham verir.” İhsan Aktaş 
“Ateş İlyas Başsoy bir kitap yazdıysa, mutlaka okumak gerekir.” Veli Saçılık 
“Siyasete uzaktan yakından ilgi duyanlar, gerçek ile algı arasındaki yolculuğu merak edenler ve tabii ki gençler bu kitabı okumalı.” Prof. Dr. Selçuk Şirin 
“Altını çizerek okumak istedim ama bir süre sonra her cümlenin altını çizdiğimi fark edip kalemi bıraktım.” Özgür Başpınar Aktükün 
“Rahmetli Kemal Tahir, Oğuz Atay, İdris Küçükömer ve Cemil Meriç’in ilgiyle okuyacakları bir kitap. Siyasi fikriniz ne olursa olsun, 
Türkiye’yi anlamak için bu kitabı mutlaka okuyun.” Tuna Kiremitçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f13f205c-f391-4d96-88aa-65cae7d72761.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Ve C ovid 19</image:title>
            <image:caption>C*OVID-19 salgını, bu salgının beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal yıkımın da tetiklemesiyle, insanların kendileriyle ve (her türlü) ilişkileriyle ilgili birçok soruyu ve sorunu yeniden düşünmelerine neden oldu. Öncelikle C*OVID-19 hastalığı ve bu hastalığın etkeni SAR*S-CoV-2 virüsü ile ilgili sorular önem kazandı. Gezegen ölçeğindeki bu salgınla savaşımda uluslararası örgütlerin ve Dünya Sağlık Örgütü’nün işlevi ve işlevlerini yerine getirme kapasiteleri tartışmaların merkezinde yer aldı. İnsanların, salgının atlatılması için umut olarak sunulan aşı ve ilaç konularına ilgileri artarken, endüstriyel tıbbın gerçekleriyle yüzleşmesi ilk kez böylesine yaygın bir somutluk kazandı. Hastalığın bir tehdit olarak önemi anlaşıldıkça soruların kapsamı ve bağlamı değişmeye başladı. Yaşama, canlılar âlemine ve insanların bu âlemdeki yerinden, virüsler ile canlılar âlemi arasındaki ilişkilere ve birlikte evrimleşmeye dek türsel varoluşun soruları da yanıtlanmak üzere gündemdeki yerini aldı. C*OVID-19 salgınının toplumsal etkileri arttıkça bir yandan inançlar ve işlerlikleri, bir yandan da insanlığın toplumsal düzeni ve işleyiş biçimlerinin böylesi tehditlerle baş etmek için yeteri kadar güvenli olup olmadığı sorgulanır oldu. Dolayısıyla, insanların ruhsal durumları üzerindeki etkilerini kavrama girişimi, salgınla savaşmanın ayrılmaz parçası haline geldi. Toplumların yönetim biçimlerinin insan ve insani değerlere bakışı C*OVID-19 salgınıyla birlikte kimsenin yadsıyamayacağı bir biçimde aydınlandı; kapitalizm döngüsel krizlerini çoklukla yeni teknolojiler ve yeni sömürü alanları yaratarak aşıyor olsa da kapitalist düzende krizlerin aşılmasının asıl rotasının insan-dışılık olduğu bir kez daha açıkça ortaya çıktı. Neoliberal örüntüyle sarmalanmış dünya ekonomilerinin ve bu bağlamda Türkiye kapitalizminin salgın döneminde derinleşen emek düşmanlığı ve örtülü/açık gericilikle işbirliği daha da görünür hale geldi. Bir yandan bilimsel araştırmalarla salgını baskılama ya da yayılmasını önlemeönleme arayışları sürerken, bir yandan da salgının ortaya çıkmasıyla katmerlenen ekonomik krizden siyasi ve ekonomik çıkış yolları için çözüm önerileri üretilmeye çalışılıyor. İnsanın tarih yapıcı rolü yeniden biçimleniyor. C*OVID-19 krizinin bu çok boyutluluğu, ister istemez konunun değişik disiplinlerce ele alınmasını ve farklı yaklaşımları gündeme getirdi. Bu kitap bubu babakış açısıyla hazırlandı ve her biri konusunda uzman değerli yazarların katkılarıyla ortaya çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d8895d43-0c0e-44be-ba6c-5a6e08258a60.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Belgeseli Gerçekleştirmek</image:title>
            <image:caption>Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, kendi çalışmalarınızın gelişimine katkıda bulunacak, zaman aşırı ilkeler sunan, form üzerine kusursuz ve kapsamlı bir çalışma. Belgesel yapmaya hevesli olanlar kadar halihazırda belgesel yönetmenleri için de ideal olanı araştıran Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, teorik olduğu kadar pratik açıdan da üretimin ve yeniden-üretimin tüm safhalarını mercek altına almakta: projeler, çekim pratikleri, fikir geliştirme süreçleri kitabın dokusunu oluşturmakta. Belgesel yapım sürecindeki hem kurucu temelleri hem de ileri meseleleri tartışan kitap, belgesel yapımına uygun bir fikri araştırmak ve bu fikri parlatmak, bir ekipman geliştirmek, belgesel için gerekli olan ekibi yönetmek, çekim sırasında kontrolü kaybetmemek gibi türlü ince ayrıntıyı da içeren muazzam bir metin... 
 
“Bu kitabı ziyadesiyle değerli kılan şey yazarın durmaksızın kendi sanatının felsefi temellerini araştırması ve bu esnada film yapım sürecinin teknik kısımlarını asla yitirmemesidir...” 
Jonathan Luskin, Flying Moose Pictures, San Francisco 
 
“Bu kitabın en kuvvetli tarafı yaratıcı bir hikâye anlatıcılığı olarak belgesel film yapımcılığı üzerinde durması... Kitap, genç film yapımcılarına pazardaki herhangi bir başlıktan çok daha fazla etik bir temel sunmaktadır.” 
Phil Hopper, Fordham Üniversitesi 
 
“Zekice ve ustaca kaleme alınmış olan Bir Belgeseli Gerçekleştirmek, her bel- gesel yapımcısının kitaplığında kendine önemli bir yer bulacak bir kitap...” 
Videomaker Dergisi 
 
MICHAEL RABIGER 
Michael Rabiger 35’ten fazla filmi yönetmiş ya da düzenlenmesine katkıda bulunmuştur. Columbia College’da etkin bir Belgesel Merkezi kuran Rabiger şimdilerde Emeritus Profesör olarak çeşitli ülkelerde seminerler düzenliyor; konuk profesör olarak da New York Üniversitesi’nde dersler veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a459aa6d-4ef4-4f70-bee1-e7d08a3befa7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cathay (Bez Ciltli )</image:title>
            <image:caption>Cathay, dünyaca ünlü şair Ezra Pound’un kadim Çin şiirinden yaptığı çevirilerden oluşuyor. Bu özel seçkiyi Türkçeye çevirense İkinci Yeni’nin en önemli isimlerinden Ülkü Tamer. Böylece kadim Çin şiiri, iki büyük ustanın emeğiyle Türk okuruna sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a414800-3b91-4d05-9fcf-ce6907b732c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşlı Sağlığına Çok Yönlü Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>1.Yaşlanma Ve Yaşlı Sağlığına Giriş 
2.Geriatri: Tanıtım Ve Gelişim 
3.Gerontoloji: Tanım Ve Gelişim 
4.Yaşılılık Döneminde Biyolojik Ve Fizyolojik Değişimler 
5.Yaşılılık Ve Toplum: Yaş, Yaşlanma Ve Yaşlılık Olgusunun Sosyolojik Boyutları 
6.Psikolojik Bir Olgu Olarak Yaş, Yaşlanma Ve Yaşılılık 
7.Sağlıklı Beslenme İlkeleri 
8.Enfeksiyonlardan Korunma 
9.Bilişsel Fonksiyonlar 
10.Nörolojik Sorunlara Yaklaşım 
1. Kalp Ve Damar Hastalıklarına Yaklaşım 
2.Kanser Hastalığına Destek Yaklaşımlar 
3.Sık Görülen Sağlık Sorunlarında Alarm Belirtiler 
4.Uyku Bozukluklarına Yaklaşım 
5.Ağız Ve Diş Sağlığı 
6.Fiziksel Aktivite Ve Egzersiz 
7.Ev Ve Yakın Çevrenin Organizasyonu 
8.Kronik Hastalıklarda Bakım 
9.Evde Bakımda Temel İlkeler 
10.Yatağa Bağımlı Yaşlı Bakımı Ve Temel Öncelikler 
11.Yaşlı Hakları 
12.Yaşlılar Ve Araştırma Etiği 
13.Araştırmanın Temel İlkeleri Ve Araştırma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Unsular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3856c43-b4fc-4c4b-be3e-2daefb174001.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Üzerine -Oikonomikos- (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ksenophon (MÖ yaklaşık 432 - MÖ 355): Atinalı yazar, tarihçi, komutan. Peloponnesos Savaşı’nda kentinin yenilgisini demokrasiden kaynaklanan disiplin eksikliğine bağlayarak demokratik yönetime karşı tavır aldı. MÖ 394’teki Koroneia Savaşı’nda Sparta saflarında Atinalılara karşı savaştı. Bunun üzerine ihanetle suçlanarak sürgün edildi ve bütün mal varlığına el kondu. Sokrates’in öğrencisi olan Ksenophon ilk eserini haksız ölümü üzerine hocasını savunmak için yazmıştır. En tanınmış eseri Pers prensi Kyros’un iktidar mücadelesinde yer alan Yunan askerlerin yurda dönüş macerası  Anabasis - On Binler’in Dönüşü’dür. Devlet adamlığı konusundaki Kyros’un Eğitimi ve Tiranlık Hakkında, Spartalılara ilişkin Hellenika ve Lakedaimonların Devleti ve tarihin ilk iktisat ve işletmecilik kitabı olarak tanımlanabilecek olan Oikonomikos başlıca eserleri arasında yer alır. Ksenophon bu eserinde çağının sosyal, ekonomik ve hukuki hayatı hakkında değerli bilgiler aktarır, mutluluk ve refah içinde yaşamanın yollarını öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d72b2c4-6fce-4b06-af89-cdc768006d8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Mutluluğu</image:title>
            <image:caption>Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara da verdi. Bu dönemde yazdığı roman ve öykülerinde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurguyla ele aldı. 
1859 yılında  ilk kez Russki Vestnik dergisinde yayımlanan Aile Mutluluğu romanında Tolstoy, kişilik farklılıkları yüzünden karşı karşıya gelen ve gururlarından fedakârlık edemedikleri için çatışmalarını konuşarak çözemeyen bir çiftin aşklarından geriye sadece nazik bir dostluk kalmasının öyküsünü anlatır, doğal ve sosyal çevreyi olduğu kadar kişilerin iç dünyalarını da ayrıntılı, duyarlı, çarpıcı bir biçimde tasvir eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7822eaf3-234d-42ad-847c-06e6d9a4eb1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu&apos;nda Doğal Afetler</image:title>
            <image:caption>Yaron Ayalon, bu çalışmasında Osmanlı İmparatorluğu’nda Doğal Afetler ’i ve onlara devlet, cemaat ve birey düzeyinde verilen tepkileri ele alıyor. Müslümanlar ile gayrimüslimler arasındaki sınırların Osmanlı toplumu için sanıldığı kadar katı olmadığını ve dönemine göre değiştiğini savunuyor. Tarihsel veriler ile toplumsal psikoloji ve toplumbilim çalışmalarını harmanlayan yazar, felaketler karşısındaki kaçma, saklanma veya tevekkül gibi çeşitli davranış kalıplarına yeni bir ışık tutuyor. Çevresel ve toplumsal tarih ile felaket psikolojisini birlikte kullanan Ayalon, Osmanlı devletinin kuruluşunda Kara Veba’nın da önemli bir etken olduğunu ileri sürerken, bu tür felaketlerle mücadelenin Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde de taşıdığı öneme dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01316a4f-fd11-4210-be71-4f8ae2743f27.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Üzerine -Oikonomikos-</image:title>
            <image:caption>Ksenophon (MÖ yaklaşık 432 - MÖ 355): Atinalı yazar, tarihçi, komutan. Peloponnesos Savaşı’nda kentinin yenilgisini demokrasiden kaynaklanan disiplin eksikliğine bağlayarak demokratik yönetime karşı tavır aldı. MÖ 394’teki Koroneia Savaşı’nda Sparta saflarında Atinalılara karşı savaştı. Bunun üzerine ihanetle suçlanarak sürgün edildi ve bütün mal varlığına el kondu. Sokrates’in öğrencisi olan Ksenophon ilk eserini haksız ölümü üzerine hocasını savunmak için yazmıştır. En tanınmış eseri Pers prensi Kyros’un iktidar mücadelesinde yer alan Yunan askerlerin yurda dönüş macerası  Anabasis - On Binler’in Dönüşü’dür. Devlet adamlığı konusundaki Kyros’un Eğitimi ve Tiranlık Hakkında, Spartalılara ilişkin Hellenika ve Lakedaimonların Devleti ve tarihin ilk iktisat ve işletmecilik kitabı olarak tanımlanabilecek olan Oikonomikos başlıca eserleri arasında yer alır. Ksenophon bu eserinde çağının sosyal, ekonomik ve hukuki hayatı hakkında değerli bilgiler aktarır, mutluluk ve refah içinde yaşamanın yollarını öğretir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb0b4370-7ba2-48a1-b933-eb5d1d5a9086.jpg</image:loc>
            <image:title>Esrar-ı Cinayat (Günümüz Türkçesiyle)</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızda birçok yazınsal türde eser veren Ahmet Mithat Efendi’nin Esrâr-ı Cinâyât -Cinayetlerin Sırları- adlı polisiye romanı, olayların akışındaki kurgu ustalığı ve karakterlerinin güçlü bir şekilde canlandırılmış olmasıyla yazarın övgüyü hak eden eserleri arasına girmiştir. Bir genç kızın cesedinin bulunmasıyla başlayan roman, intihar süsü verilerek öldürülmüş ikinci bir kişinin bulunmasıyla sürükleyici şekilde devam ederken, polis şefi Osman Sabri ile Muharrir Efendi’nin işbirliği ve dikkatli takipleri sonucu bambaşka bir hale bürünür. Dönemin adalet sistemini, yargılama usullerini rüşvet ve kayırmacılığı gözler önüne sererek eleştiren roman, yazarın usta işi üslubunu da yansıtarak şaşırtıcı bir sonla biter. 
 
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2cc4ea-089e-45d6-b331-688d2082ad80.jpg</image:loc>
            <image:title>Döngü’den Hikayeler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>EŞSİZ BİR BİLİMKURGU. BENZERSİZ ÇİZİMLER. 
1954 yılında İsveç hükümeti dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısının inşası için girişimlere başladı. Tesisler 1969 yılında tamamlandı. Araştırma istasyonu, kırsal bir bölge olan Mälaröarna’nın derinliklerine konuşlanmıştı. Yerel halk, bu teknolojik mucizeye Döngü diyordu. 
Simon Stålenhag’ın, İsveç’in 1980’ler banliyölerini olağanüstü makineler ve sıradışı yaratıklarla süslediği çizimleri internette ilk kez görücüye çıktığı andan itibaren büyük bir ilgiyle karşılandı. Anlattığı çocukluk maceralarındaki eski model arabaların ve işçi tulumlarının oluşturduğu arka plan çizimlerine eklediği gizem dolu makineler ise hem tanıdık hem de bir o kadar farklı bir atmosfer yarattı. 
Bu kitapta Stålenhag’ın olağanüstü çizimlerine, yıllardır bu makinelerin gölgesinde yaşayan yerli halkın tuhaf öyküleri de eşlik ediyor. Döngü’nün toprakları olarak bilinen bu bölge, gençliğini orada geçiren insanların anıları ve notlarıyla yeniden hayat buluyor. 
“Arkadi ve Boris Strugatski’nin başyapıtı Uzayda Piknik’tekiyle mukayese edilebilir bir dünya: Teknoloji her yerde ama unutulmuş, terk edilmiş ve yeniden keşfe hazır.” 
–io9 
“Terk edilmiş bir devlet bilim projesinden geriye kalanlar. Bu kitaptaki çoklu dünyaların savaşında dinozorlara bile yer var.” 
–The Guardian, “En iyi 10 distopya listesinden”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f730d56e-08c1-4717-9468-fa44161a2913.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sonraki Hayatımız Seti (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Sevdiğiniz insanı kaç kere kaybedebilirsiniz? 
 
“Gerçek aşk ve reenkarnasyon üzerine eğlenceli, sürükleyici ve inanılmaz yaratıcı bir hikâye.” —Louise O’Neill 
 
“Sürükleyici ve umut vaat edici… Lauren James takip edilmesi gereken bir yazar.”  
—Kirkus Reviews
 
“Uzaya ve farklı zaman dilimlerine yayılmış bir aşk hikâyesi, tahmin edilmesi güç ve içinizi ısıtacak bir roman.” —Melinda Salisbury 

“James okurlarını tanıyor ve deneyimli bir yazarın güveniyle ve eksiksiz hayal gücüyle yazıyor. Kendine saygısı olan hiçbir genç bunu kaçırmak istemez!”
–Lancashire Evening Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70675042-84e5-4037-891b-21c4f6dfaa67.jpg</image:loc>
            <image:title>Suki’nin Yoga Stüdyosu</image:title>
            <image:caption>Boz ayı Suki’nin Sardunya Kasabası’ndaki küçük, küçücük yoga stüdyosu onun her şeyiydi. Suki’ye göre yoga kendini sevmek, hem bedenini hem de ruhunu esnek tutmak, kalbini tüm dünyaya açmak demekti. 
Fakat bir gün yoga stüdyosunun karşısında başlayan bir inşaat, Suki’nin hayatında korkunç bir sorun yaratmak üzereydi. “Narin Lotusçiçeği’nin Yoga Stüdyosu” gösterişli, kocaman binası ve iddialı sözleriyle Suki’ye rakip olmaya hazırlanıyordu! 
Suki’nin hiç şansı yok gibiydi… Acaba Suki, havalı Narin Lotusçiçeği’nin karşısında durma gücünü kendinde bulabilecek miydi? 
Zeynep Alpaslan’ın kaleme aldığı Suki’nin Yoga Stüdyosu; sevimli boz ayı Suki’nin başından geçenlerle, tüm inişleri ve çıkışlarıyla birlikte hayatla barışık kalmanın değerini sımsıcak bir hikâye üzerinden anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/081eaaf5-650a-43e7-84ce-34ba79e685eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Işığa Doğru (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, Ceyhan Saldanlı’nın başarılı iş hayatının arkasında saklı kalmış olan mütevazı kişiliğine şahit olacaksınız. Aile hayatına bakışını, yaşadığı sevinçlerini, her ne kadar metanetli olsa da yaşadığı sıkıntıları göreceksiniz. Yeni bir girişimindeki heyecan ve coşkusunu, kariyer yolculuğunda içinde bulunduğu zorlukları, gelecek umutlarını, sıfırdan zirveye giden başarı yolundaki çabalarına ortak olacaksınız. Dünyaya, olaylara, insanlara, yaşama nasıl baktığını, gelecekten beklentilerini, insanlara ve insanlığa tavsiyelerini bulacaksınız. Bütün bu soruların ve daha fazlasının cevabı bu kitabın konusu… 

Kısacası sıfırdan zirveye gidişte işin sırrını Ceyhan Saldanlı’nın bizzat kendisinden dinleyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d47b521-0318-47be-9417-7320a5c1e5ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Serisi (3 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>“Ölürüm sevdiğim zehirim sensin. 
Evvelim sen oldun, ahirim sensin.” 
Neşet Ertaş 
 
Ali, daha küçük bir çocukken dost bildiği Oğuz&apos;la ve onun karamel kokulu kız kardeşi Ece&apos;yle tanışmıştı. Oğuz&apos;un artık iki kardeşi vardı. Ece, Ali&apos;nin hem en iyi arkadaşı hem de sırdaşıydı. 
Genç kız, 15 yaşına girdiğinde her şey yerle bir oldu. 
İnançlarına sadık olan Ece, Ali&apos;yi kendine haram bildi; 
gözlerini, sözlerini, tebessümünü bile sakındı Ali&apos;den. 
Ali, onu başka kızlarda unutmaya çalıştı. 
Ece, kitaplara sığındı. 
Her gün birbirlerine rastlar, canları yanar, kalpleri titrerken, 
nasıl uzak duracaklardı? İpler kopmak üzereydi. 
Koptuğunda her şey birbirine dolanacaktı. 
Ece, “Ağabey” demek zorunda olduğu bu sarı saçlı, safir gözlü adamı sadece Allah&apos;a anlatabildi. 
Allah, olmayacağı bile oldurandı... 
 
Ona, “Haram” oldum. Ona, “Ağabey” oldum. 
Ama asla, “Yâr” olamadım. Helal olmayacak kadar uzak, haram olamayacak kadar yakındım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa12608c-1598-4ed9-939b-1d8b3e1ab8f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Dünya</image:title>
            <image:caption>Belki yanılıyorum, Maksim Gorki’nin etkileri var gibi geliyor bana. Onda da en yalın gerçekler şiirleşiverir yer yer; gerçek dünya masallaşıverir. Öykücülüğündeki bu yön şairliğinden geliyor olmalı.” 
(Muzaffer Hacıhasanoğlu, 1973) 
“Yeni Dünya’nın bir özelliği de, S. Ali’nin gözleyici gerçekçilikten yavaş yavaş eleştirici gerçekliğe yönelmesidir. ‘Asfalt Yol’, ‘Bir Konferans’ adlı hikâyeler bu yönelişin ürünleridir.” 
(Asım Bezirci, 1973) 
“Sabahattin Ali’yi öykülerinde yer yer Ömer Seyfettin kadar şaşırtıcı ve sert, yer yer neredeyse Zola kadar açık sözlü, ama öte yandan kimi zaman Sait Faik kadar duyarlı bulurum.  
Ne var ki bu duyarlılık farklı türden bir sıcaklıkla sarar beni. Belirgin bir tedirginliği de yanında getirerek.” 
(Sulhi Dölek, 1998)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e01b16f-3ced-4260-8cb1-f7af74fbc235.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılar Belgeler 4</image:title>
            <image:caption>ANILAR BELGELER, CİLT 4 
Kemal Burkay’ın tamamı 5 cilt olan anılarının 4.Cildi 1995-2010 yılları arasındaki 16 yıllık dönemi kapsıyor ve öteki ciltlere göre biraz daha kapsamlı. 
 
Kitaptan alıntılar; 
Ekim ayında Viyana, renk zengini bahçeleri, çiçek tarhları, tarihi yapıları, heykelleri, yakmayan güneşi ve hala caddelere taşan kahveleri ile hoştu. 
* * * 
Böylece Apo&apos;nun 1979 yılında başlayan Suriye&apos;deki konukluğu, ya da bir yönüyle &quot;mahkumluğu&quot;, yaklaşık yirmi yıl sonra sona eriyor ve o, Şam&apos;daki saray yavrusu evini, Bekaa, Şam, ve Lazkiye yöresindeki kamplarını bir gecede, kendisine darbe yapılmış bir kral gibi terk ederek apar topar kaçıyordu. 
* * *.. 
Bir zamanlar tank ve topları, savaş uçaklarını barındıran bölge şimdi Hewlér halkının gezinip soluk aldığı güzelim bir parka dönüşmüştü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd89c2db-8f89-4599-ad23-f4bdf034e185.jpg</image:loc>
            <image:title>Neolitik Çağdan 1. Dünya Savaşı&apos;na Kürtler Ve Kürdistan</image:title>
            <image:caption>Neolitik Çağdan 1. Dünya Savaşı&apos;na KÜRTLER VE KÜRDİSTAN 
Kemal Burkay&apos;ın bu tarih çalışması, Kürdistan coğrafyasına, Kürt diline ve edebiyat tarihine, Neolitik Çağdan 1. Dünya Savaşı&apos;na kadar olan dönemde Kürdistan coğrafyası üzerinde olup bitenlere ve Kürt tarihine ilişkin kapsamlı bilgileri içeriyor. 
Rumcaya ve Bulgarcaya çevrilip Atina ve Sofya&apos;da basıldı; yine, Kürtçeye yapılan çevirisi Hewlér&apos;de (Erbil) yayımlandı. 
Eserin 1-5. Baskıları İstanbul&apos;da Deng Yayınları arasında, 6. Baskısı ise Ankara&apos;da Phonenix Yayınları arasında yapılmıştır. 
7. Baskıyı Özgürlük Yolu Vakfı Yayınları arasında sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/787fd654-d73d-483a-8143-6864c797d4b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenix</image:title>
            <image:caption>&quot;Fenix, sabah güneş doğarken güneşe doğru dönüyor ve onun ateşiyle yanıyor, sonra yeniden doğuyor. Yanacağını bile bile kendini aydınlığa açıyor ve sonra yok olup kendinden yeni bir tane daha yaratıyor. Acaba ben de beni yakacağını bile bile, korkusuzca aydınlığa döndürsem kendimi, bu aydınlık yanlış olanı veya eksik olanı gösterse ve önce tümden yok etse beni, sonra yeniden yaratsa… 
Yeniden yaratımın kaynağının iki önemli şey olduğunu düşünüyorum: birincisi değerler, ikincisi yaratıcı güç. Bu ikisinin beni yeniden doğuracağına inanmak istiyorum.&quot; 
&quot;Fenix’in yeniden doğuşu ilham olacak; bıkmadan usanmadan, başkalarının ne dediğine aldırmadan yenileneceğim, yaşamın tüm aydınlığını içime doldurarak yenileneceğim, tekrar ateşleneceğim ve kendimden yeni bir ben yaratacağım, bıkmadan usanmadan...&quot; 
Modern çağın başarılı nitelendirdiği insanların içlerindeki gerçek istekleri keşfetme yolculukları üzerine düşündürecek bir notlar dizisi. Okuyucuların, hayata daha çok değer katan ve mutluluğu yakalayan insanlara dönüşerek yeniden doğmalarına ilham verecek, samimi bir yenilenme hikâyesi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e66d5f85-3fdc-4460-8579-11bd0093de4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Manunun Kalbi</image:title>
            <image:caption>Manu, kalbinde kendi mucizesini taşıyan küçük bir kız.
Sincaplar, bulutlar, sonbahar yapraklarıyla arkadaş... 
Süt kabarcıklarının çıkardığı çıtırtıyı, sütten daha çok seven bir çocuk... 
Sevdiği her şeyi çok çok seven. 
Bu yüzden daha küçücükken daha hızlı çalışan bir kalbe ihtiyaç duyar. 
Ve Manu’nun yeni kalbi ona kocaman bir sürprizle gelir. 
Bir sabah, kalbinden gelen onu uyandıran sesle müzik dolu bir dünyanın içine düşer.
Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir.
 
Manu’nun kalbi her gün ve her an bir müzik kutusu gibi yepyeni müzikler çalmaktadır.
Daha önce hiç duymadığı müzikler, kıpır kıpır neşeli, ayaklarını dans ettiren..
Bazen içini hop ettiren, heyecanlandıran. 
 
Manu kalbindeki bu harika sesleri annesine, babasına, arkadaşlarına duyurmak ister ama kimse kalbinin müziğini duyamaz. 
Manu en sonunda Şarkılar Ülkesi’nin Kraliçesi’ne bir mektup yazar ve ondan yardım ister. 
 
Sizce sonra ne olur? 
Manu kalbindeki müziği duyurabilecek mi? 
 
Kalbinin sesini duyup bunu tüm dünyaya duyurmak isteyen Manu’nun hikayesini, ah hayır şarkılarını dinlemeye hazır olun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e57dfd8-1de9-4b72-97aa-85b1d0848395.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrokozmoslar</image:title>
            <image:caption>Trieste’deki San Marco Kafesi’nin masasından İtalya’nın kuzeydoğusuna, oradan da insanlık hallerine açılan bir pencere Mikrokozmoslar. Claudio Magris, başyapıtı Tuna Boyunca’dan sonra, evrensel tarihin uğultusu altında boğulan kişisel tarihyazımı denemelerine devam ediyor: Coğrafya, anılar, bellek, ara olaylar, deniz kabukları, rüzgârlar, lagünler, tuhaf hikâyelerin yaşandığı ormanlar ve sözcükler yardımıyla kristalleşen bilinç. 
“Yolculuk yapmak da hikâye anlatmak veya yaşamak gibi, bir şeyleri ihmal etmek demektir. Tesadüf eseri bir kıyıya ulaşılırken, bu arada başka bir kıyının yanından geçip gidilir.” 
“Mikrokozmoslar, kamusal ile özel olanın, iç ses ile dışarıdaki seslerin, kafe ile çalışma masasının, ev ile dünyanın büyülü ve zekice karışımıyla, son derece eşsiz ve güzel bir çalışma.” - John Banville</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9057d18-856a-4489-a8c8-4c0679640393.jpg</image:loc>
            <image:title>Assurlular - Dicle’den Toroslar’a Tanrı Assur’un Krallığı (Küçük Boy)</image:title>
            <image:caption>Assur kenti ve adını bu kentten alan krallık, MÖ 2. binyılın başlarında Kuzey Irak’ta, Dicle Nehri kıyısında kurulmuş ve MÖ 7. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık 1400 yıl neredeyse kesintisiz biçimde varlığını sürdürmüştür. Assur kral listeleri, bazı belirsizlikler olmakla birlikte, önce 1000 yıldan uzun süre Assur’da (Kalat Şerkat) sonrasında ise Yeni Assur Dönemi boyunca sırasıyla; Kalhu (Nimrud), Dur-Şarrukin (Horsabad) ve Ninive (Koyuncuk) gibi başkentlerde hüküm süren kralların adlarını içermektedir. Assur bu yönüyle, Önasya’da yönetim biçimini ve kurumlarını en uzun süre devam ettiren devletlerden biridir. Mezopotamya’da MÖ 4. binyılda şekillenen, Sümerlerin ve Akkadların katkısıyla gelişen devlet modeli, uzun tarihsel süreç boyunca Assurluların katkısıyla olgunlaşmıştır. Yeni Assur Krallığı’nın köklü Mezopotamya uygarlıklarından aldığı birikimle oluşturduğu bu model, krallık anlayışı ve saray planı, birimleriyle birlikte Önasya’da Assur sonrasındaki bütün krallıklar ve imparatorluklar tarafından benimsenmiş ve birçok yönüyle taklit edilmiş gözükmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0173a054-28a5-40b4-96ae-9d9cfc8e71ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Cerrahpaşa Cerrahi Kliniği&apos;nde 44 Yıl</image:title>
            <image:caption>İstanbul Üniversitesi 24. ve 25. dönem rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğluy Türk ulusuna sağlık hizmeti verdiği 44 yıl Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Cerrahi Kliniği&apos;nde yaşadıklarını anlatıyor. Türk cerrahisinin geçirdiği evreleri de görebileceğimiz bu anı kitabı fotoğraflarla da zenginleşmektedir.
Alemdaroğlu, İstanbul Üniversitesi yönetiminde yaşadığı gelişmeleri ve ilginç olayları da çok öz olarak belirtmektedir.
&quot;Cerrahpaşa Cerrahi Kliniğinde 44 yılı aşkın süren başarılı meslek hayatımı, kliniğimizin onurlu tarihine katkımın yararlı olabileceğini düşünerek ve tarihe kayıt düşmek amacıyla yayımlamak istedim.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/410ec606-a71a-4d96-9dde-ad15c2dec558.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Hakkını Vermek</image:title>
            <image:caption>Hangi yaşta olursak olalım, hepimiz hayatımızı ve kendimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Çünkü anlam arayışındaki bir yaşam, her zaman yapım aşamasındadır. 
Hayat akıp gidiyor. 
Uzun yaşayalım ancak yaşlanmayalım istiyoruz. 
Ne kadar uzun yaşarsak o kadar mutlu olacağımızı düşünüyoruz. 
Hiç üzülmeyelim istiyoruz. 
Hayatı keyif almak için yaşıyor ve haz alırsak mutlu olacağımızı sanıyoruz. 
Hedefler belirliyor, adımlar atıyoruz. 
Uzmanların görüşlerine kulak veriyor, bize söylenenleri uyguluyoruz ama kafamız karışıyor. 
Yaşamaya değer bir hayat istiyor ancak nasıl olacağını tam bilemiyoruz. 
Peki, yaptıklarımız uzun dönemli bilimsel araştırmaların bulgularıyla ne kadar örtüşüyor? 
Bu kitap, okura eşlik ederek hayatını değerlendirme fırsatını ona vermeyi amaçlıyor. Acar Baltaş, bilimsel araştırmalardan yararlanarak genelgeçer kabulleri sorgularken uzun yaşam hakkındaki doğruları ve bireyi mutluluğa götüren ilkeleri geniş bir perspektifle ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8908598-fa21-4051-b30c-940a4cb53b97.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokratik Diktatör Atatürk</image:title>
            <image:caption>Dünyamız birçok ünlü siyaset adamı tanımakta, hayatları üstüne yazılar yazılmaktadır. Birinin askerî kabiliyetine hayran olunmakta, diğerinin politik alandaki maharetine saygı duyulmakta, bir başkasının da devrimci gücünden övgü ile bahsedilmektedir. Fakat bunların arasında aynı zamanda saygı, sevgi ve hayranlıkla anılan simalar azdır. Atatürk işte bu insanların arasında yer almaktadır. 

Atatürk; sırf kendisini idarenin başına getirmek, sultanın yerine geçmek için mücadele etmemiştir. Tarihin gelişmesinden doğru teşhisler çıkararak bütün kabiliyet, ihtiras ve hatta hayatını mücadeleye adamış Mustafa Kemal, Türk halkını orta çağ koşullarının boyunduruğundan kurtarıp muasır medeniyet seviyesine ulaştırmak istemiştir. Bunun için Türk halkı onu sevmiştir ve sevecektir. Bütün bunların yanı sıra Atatürk’ün genel insani insaniyet fikir ve davranışlarını görmemek olamaz. Birçok devlet adamından farklı olarak o, Türk halkının yükseliş ve ilerleyişini başka halkların hesabına olmasını hiçbir zaman düşünmemiştir. Tam aksine Atatürk, Türk halkına bugünün dünyasında lâyık bir yer aramış, yani Türk halkının yükselişini öteki halkların yükselişiyle el ele yürümesini önermiştir. 

Atatürk geleceğe dönük, ilericiliğe ve gelişmeye bağlı bir devlet adamıdır. Ancak böyle bir insan “Dünyada barış, yurtta barış!” sloganını ortaya atabilirdi. Atatürk Balkanlarda olsun, Avrupa’da olsun, barış ve dostluk içinde yan yana yaşama ve işbirliğinde çalışma müjdecisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71123953-ae0d-42d8-9f2c-d261efb4624c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaletler</image:title>
            <image:caption>Hayaletlerin saati henüz gelmemişti. Artık günün yirmi dört saati belirecekler miydi? Yoksa bugün yılın son günü olduğundan özel bir durum mu söz konusuydu? Belki de yuvarlak gözlerini fal taşı gibi açmış, bön bön kendisini izliyor olmalarının sebebi buydu. Ona bir şey söylemek, bir teklifte bulunmak istiyorlardı sanki. 
Yılın son günü, kavurucu bir sıcak, Buenos AIres’in Flores semtinde inşaatı bir türlü tamamlanamayan lüks bir apartman. Geçici olarak binanın tepesinde yaşayan Şilili bir aile ve apartmanı mesken tutan gizemli hayaletler… Ailenin Patri adlı kızı yeni yılı ailesiyle beraber mi kutlamak isteyecek yoksa hayaletlerle mi? 
Sınıf savaşlarından antropolojiye, cinsellikten felsefeye uzanan Hayaletler özgün bir César Aira klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1582aa2-e6e8-4b61-8a64-aa4d81c2d8e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Günlerin Akşamı</image:title>
            <image:caption>İnsan kaç kere ölebilir? Ölüm ânı gelip çattığında kimdir? 
Bütün Günlerin Akşamı bir yolculuk: Küçük tesadüflerle başka zamanlara, başka mekânlara sürüklenen, bir yanıyla hep aynı ama aslında farklı yaşanan tek bir hayatın yolculuğu. Bir ömür seyri. Çünkü bir kez başlayan bir hayat için günün sonu hep akşam ve orada ölüm var 
.Jenny Erpenbeck Bütün Günlerin Akşamı’nda bizi 20. yüzyıl boyunca Galiçya’dan Viyana’ya, Moskova’dan Berlin’e uzanan farklı kültürel coğrafyalarda, farklı siyasal iklimlerde, tek bir ömrün kucaklayabileceği olası hayatlarda dolaştırıyor. “Erpenbeck, çağımızın en iyi ve en kışkırtıcı yazarlarından biri.”          
Michel Faber, The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7a83ad7-ba9c-439b-8992-7e3d3baa5975.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareket Halindeki Zihin</image:title>
            <image:caption>Sözcüklerle düşünüyoruz; kurduğumuz düşünce sistemleri sözcüklere dayanıyor. Fakat atalarımız konuşmuyordu. Bebekler de konuşmuyor. Ama yine de düşünüyorlar. Dile sahip olmadan önce düşünebiliyorsak, bu durumda bizim düşüncelerimizi oluşturan aslında nedir? 
Psikolog Barbara Tversky düşüncenin gerçek temelinin dil değil, hareket ve uzamdaki etkileşimlerimiz olduğunu söylüyor. Uzamsal düşünüş, bedenlerimizden ve bedenlerimizin dünyadaki eylemlerinden anlam çıkarmamıza olanak sağlıyor. Haritaları yaratma ve kullanma becerimizin, mobilya montajı yapabilmemizin, futbol stratejileri oluşturmamızın, binalar tasarlayabilmemizin, sanat üretebilmemizin, insanların, trafiğin, suyun ve fikirlerin akışını anlayabilmemizin altında yatan şey, uzamsal düşünüş. Düşünce üzerindeki eylemler de, nesneler üzerindeki eylemler gibi. 
Bilim, sanat, edebiyat, dünya tarihinin büyük fikirleri sadece beyinlerimizden değil, tüm bedenimizden doğdu. Hareket Halindeki Zihin nasıl düşündüğümüz konusunda yepyeni bir bakış ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/914db331-c74b-451b-9010-2539a0904a93.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasal Gövde</image:title>
            <image:caption>Rousseau’nun dört bölümden oluşan Toplum Sözleşmesi adlı eseri 1762’de yayımlandığında halk egemenliği ve genel irade ilkelerini gündeme getirerek yeni bir çığır açtı. Filozof, insanın özgür ve akıllı bir varlık olarak varoluşunu güvence altına alacak koşulları, onu türdeşlerinin zorbalığından koruyacak, bireyin doğal özgürlük kaybını daha yüksek bir özgürlük türüyle telafi edecek tedbirleri ünlü toplum sözleşmesi ve genel irade teorisiyle ortaya koydu. 
Siyasal Gövde yazarın bu ünlü eserinin, toplumun bir sözleşme yoluyla doğduğundan bahseden ilk bölümünü ve yürütme gücü olarak çeşitli yönetim biçimlerini ele alan üçüncü bölümünü kapsıyor. Rousseau’nun kuramı yazılmasının üzerinden iki yüz elli yıl geçmiş olmasına rağmen, güncel siyasal tartışmalarımıza ışık tutmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b54be2-c3f8-46ea-81ed-2606fdad5a06.jpg</image:loc>
            <image:title>Tembellik Hakkı</image:title>
            <image:caption>Paul Lafargue’ın Tembellik Hakkı adlı eseri 1883’te yayımlanmasının ardından Komünist Manifesto’dan sonra en çok dile çevrilen, en çok baskısı yapılan, en çok okunan, atıfta bulunulan, tartışılan başyapıtlardan biri oldu. Lenin Rusya’da 1905 Devrimi sürecinde çok sayıda baskı yapan Tembellik Hakkı’nı Ekim Devrimi üzerinde önemli etkiye sahip yapıtlardan biri olarak tanımlamıştı. 
19. yüzyılın sonlarında on yedi saate varan çalışma saatleri üzerine kapitalizmin insanı köleleştiren, mutsuzlaştıran ve yoksullaştıran düzenini keskin bir ironiyle eleştiren Lafargue Tembellik Hakkı’nda bir yandan da aşırı üretimin büyük savaşlara, sömürgeciliğe yol açacağını vurguluyor. Vahşi kapitalizmin yanı sıra çalışmaya övgüler yağdıran Marksist ideolojiyi de eleştiren Lafargue aylaklığı, tembelliği övmekten çok insanların yaşamaya vakit ayırması gerektiğini savunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477df579-d372-4621-ab91-556045c561d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Neyim ?</image:title>
            <image:caption>Bir müddetten beri bende garip ve müziç bir ihtiyaç doğmuştur: Kendi kendimi müşahede altına almak! (...) İşte ben kendimi öğrenmeye koyuldum ve sizi temin ederim ki bu pek de kolay ve bilhassa hoş bir iş değildir! Metodum pek basitti: Ben içimle dışımı karşı karşıya getirerek kendi başlarına bıraktım ve benim işim yalnız bütün gördüklerimi ve işittiklerimi olduğu gibi kaydetmekten ibaret kaldı! Fakat ilk defa beni bir dehşet aldı ve derin bir nefretle gözlerimi yumdum. “Aman, ben bu muymuşum?” diye haykıracağım geldi. 
Ahmet Ağaoğlu, 1936’da Cumhuriyet’te tefrika edilen ve ölümünün ardından 1939’da kitap olarak basılan sıra dışı metni Ben Neyim?’e, Yeraltından Notlar’ı andıran bu satırlarla başlıyor. Kitap boyunca diğerkâm iç (benlik) ile bencil dış (benlik) arasındaki derin çelişki anlatıldığı için bu yönüyle bizde çok örneği olmayan “itiraf edebiyatı”nın erken örneklerinden biri sayılmalıdır Ben Neyim?.  Vâ-Nû, coşkuyla selamladığı bu metnin “papaz huzurunda günah çıkartan Hıristiyan sofuları” bile kıskandıracağını söylerken, Peyami Safa kitapta “içi ile dışı arasındaki tezatın çirkefi içine batmış ahlak sefilinin ruh portresi”nin çizildiğini vurgularken metnin bu yanını öne çıkarmışlardır. 
Kitap bir yanıyla da Cumhuriyet’in Batılılaşma girişiminin biçimciliğinin, yaratılmak istenen yeni siyasal yapıya uyumlu bireyler yaratılamamasının eleştirisidir. Bu son derece ilginç metne, Ağaoğlu’nun Malta’da sürgündeyken yazdığı halde yine ölümünden sonra kitaplaştırılabilen ve odağında yine benzer, ama bu kez 1908 İnkılabı’na yönelik çok daha sert bir eleştiri bulunan Gönülsüz Olmaz adlı anlatısını da ekledik. Aylin Özman da bu metinleri Ağaoğlu’nun düşünsel macerası içinde konumlandıran, bahsi geçen eleştirilerin temelinde yatan ahlak ve siyaset anlayışının sınırlarına da dikkat çeken son derece bilgilendirici bir sunuş yazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/600db9d3-26fa-4e2a-a2ce-1c30fc1a59e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Cahil Filozof</image:title>
            <image:caption>Voltaire (1694-1778): Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından olan François-Marie Arouet eserlerinde kullandığı Voltaire mahlasıyla tanınmıştır. Eleştirel zekâsı ve hiciv ustalığıyla sivrilen yazar, neredeyse bütün edebi türlerde eserler vermiş olmasının yanı sıra döneminin siyasi kurumlarına ve popüler düşünce tarzlarına oklarını yönelttiği Felsefe Sözlüğü ile bu alanda da etkili olmuştur. Fransız İhtilali’nin arifesinde Avrupa medeniyetinin gelişim yönünü etkileyen eserleri çağımızda da baskı ve bağnazlık karşısında yurttaşlık hakları ve özgürlük düşüncesinin başyapıtları yer alır. Cahil Filozof Voltaire’in yetmiş iki yaşında yazdığı, emin oldukları ve hâlâ şüphe duyduklarının bir katalogudur. “Ben kimim?” sorusundan başlayarak çıktığı yolculukta Descartes, Spinoza, Leibniz gibi düşünürlerin tezleriyle yüzleşir, kendinin ve başkalarının cehaletinden geçer ve aklın şafağına ulaşır. Bu küçük ama etkili eser Voltaire’in felsefesinin inancıyla birleştiği noktaya ışık tutması açısından da önem taşır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a185513-ea63-4d7c-a1a8-e7e2e1741ce7.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Hayvanat Bahçesi Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! 
Küçüklere Hayvanat Bahçesi Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Hayvansever minikler, birbirinin aynı olan lamaları eşleştirecek, mirket bulmacasını tamamlayacak, kuş evinde yaşayan farklı türdeki kuşları bulup boyayacak, bir gergedan resmi çizmeyi öğrenecek ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. 
Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa… 
Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87733</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ad544fc-7660-4ca8-bee1-d03d1bf59639.jpg</image:loc>
            <image:title>Charlie Chaplin-Aşağı Bakarsanız Asla Gökkuşağı Bulamazsınız</image:title>
            <image:caption>“Benim geçmişteki ve halen sürmekte olan en müthiş günahım; geçerli görüşlere uymayan bir kişi olmaktır.” 
– Charlie Chaplin 
Siyah beyaz ve sessiz filmlerin unutulmaz kahramanı, komedyen, oyuncu, yazar, bestekâr, senarist ve film yönetmenidir Charlie Chaplin... 
Sinema dünyasında kendine özgü bir üslup yaratarak, komediyle hüznü, neşeyle dramı ustaca harmanlarken, yaşadığı dönemin sosyal ve ekonomik durumunu, haksızlıkları ve savaşı eleştirmekten de çekinmedi. 
Yarattığı “Şarlo” karakteri, toplumun kanıksanmış düzenine başkaldıran, güçsüzün ve yoksulun yanında yer alan aykırı bir figür olarak tarihteki yerini aldı. 
Sınıf ayrımcılığına, dönemin ekonomik zorluklarına, adaletsizliklerine, siyasi düzenine ve diktatörlere karşı koyacak kadar büyük bir haykırışı tek kelime dahi etmeden sessizce ifade ederek, insanlığa yön verdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d618db02-947b-46e3-bcef-75225f885951.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 17 / Kasım - Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>Milli Mecmua Sayı 17 / Kasım - Aralık 2020.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab01b1a-d20a-46d5-9651-71609fbe9aaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Dünyanın Ucunda</image:title>
            <image:caption>‘Sesleri kaybetmek, yabancılaşmanın başlangıcı oldu. Arkamı dönüp baktığımda uzaklaşan dünyayı gördüm. Dünyaya, hayata dönüşümün yolu ya aşka tutunmak, ya da ölüme atlamak olsa gerek. Bir hayalete dönüşmüş olan ben, yaşayanların dünyasına öyle bir dönüş yapmalıyım ki, hiçbir canlının aklında benim var olduğuma dair en ufak şüphe kalmasın.’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3955209c-0b8b-4e26-a06e-961f91d9a2df.jpg</image:loc>
            <image:title>Sandman 10: Matem</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların hem en popüler hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan SANDMAN, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantazinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının resimlendirdiği seri, modern ve antik mitolojilerin çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım. 
Kadim Tanrılar, eski dostlar ve düşmanlar, düşmüş Rüyalar Kralı’nı anmak ve saygılarını sunmak için Sonsuzlar’dan Morpheus’un uzun hikâyesinin sonunu anlatan MATEM’de bir araya geliyor. Düzenlenmiş en tuhaf cenaze merasiminin akabinde Morpheus’un sesi yankılanmaya devam ederek ölmeyi reddeden bir adama, rüyalar çölünde kaybolan Çinli bir bilgeye ve son yıllarını yaşayan, Sandman’e olan nihai yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda olan William Shakespeare’e dokunuyor. 
 Mikal Gilmore’un önsözüyle 
“Neil Gaiman hikâyelerle dolu bir hazine sandığı ve elini hangi işe atsa biz kârlı çıkıyoruz.” 
–Stephen King 
 
“Çizgi roman okuyup okumamanız umurumda bile değil ama bu seriyi kesinlikle okumalısınız.” 
–Patrick Rothfuss 
 
“Gaiman, zengin bir hayal gücüne ve büyük konuları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip.” 
–Philip Pullman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcc89c1f-4f20-4116-89a8-5dd1f39614b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhdöveni</image:title>
            <image:caption>“Tehlikeden saklanamazsın. Ölüm havada yüzer, pencereden içeri süzülür, bir yabancının el sıkışmasıyla gelir. Eğer ölümden korktuğumuz için yaşamayı bırakırsak, zaten ölmüşüz demektir.” 
 
BİR BÜYÜCÜNÜN RUHU BÜYÜNÜN ATEŞİNDE DÖVÜLECEKTİR. 
 
Raistlin Majere, bir başbüyücü tarafından büyü üzerine eğitim almak üzere bir okula yazdırıldığında henüz altı yaşındadır. Fiziksel olarak zayıf olan ve ikiz kardeşi Caramon’la karşılaştırıldığında hissettiği kıskançlıkla başa çıkmakta zorlanan yetenekli oğlan büyücülük yeteneklerini geliştirmeye başlar. Ancak Raistlin’in üzerine çökmeye başlayan karanlık, aynı zamanda Ansalon’un dört bir yanına da çökmektedir. 
 
Raistlin, çıraklığını sonlandırabilmek için öncelikle Yüksek Büyücülük Kulesi Sınavı’nı geçmelidir. Ve bu Sınav onun hayatını değiştirecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c401c3c3-73d6-4267-a090-da0a7f947f63.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez İzler</image:title>
            <image:caption>Dans eğitmeni olan Hettie, babasının ölümüyle kendisini evin geçimini sağlarken bulmuştu. Fazlasıyla katı annesi ve savaştan eski hâlinin bir gölgesi olarak dönen abisi de ona hiç yardımcı olmuyordu. Hettie uzun süredir hayata, savaşa, ailesine ve belki de en çok kendisine öfke duyuyordu. 
Evelyn, sevdiği her şeyi kaybettikten sonra Emeklilik Bürosu’nda çalışmaya başlamıştı. Her gün yüzlerce yaralı askere ve onların karşılık bulmayan hizmetlerine tanık olmak, inançlarını derinden sarsıyordu. Umut edebilmek bile onun için imkânsızdı artık. 
Ada ise her sokakta, savaşta kaybettiği oğlunu görüyordu. Zaman sanki donmuştu ve ona nasıl davranacağını bilemeyen yirmi beş yıllık kocası ondan gitgide uzaklaşıyordu. Bir gün evine gelen genç bir adam belki de ona yıllardır tutunduğu acıdan kurtulmak için bir şans verecekti. 
Meçhul Asker’in naaşı, savaşta ölen tüm askerleri onurlandırmak adına yapılan anıtmezara doğru ilerlerken bu üç kadının hayatları da hızla birbirine yaklaşıyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf799576-2435-4bca-b47d-05e5e6bafb76.jpg</image:loc>
            <image:title>Silah Kardeşliği</image:title>
            <image:caption>“Raistlin ışığın yolundan yürümüyordu, yürüdüğü karanlığın gölgeli yolları da değildi. Kendi yolunda yürüyordu, kendi tarzında, kendi seçimiyle.” 
 
GENÇLİĞİN MASUMIYETİ SAVAŞ MEYDANINDA KAYBEDİLECEKTİR. 
 
Umudun Sonu şehrinin kuşatması sırasında, genç büyücü Raistlin Majere’nin kendisini ve ikiz kardeşini kurtarması için ideallerini ardında bırakması gerekir. Caramon’la birlikte paralı asker olmaya karar veren Raistlin’e, sadece ve sadece yeni kurulan ejderhaordularının kumandanın bildiği bir sırra sahip bir şehri ele geçirme görevi verilir. 
 
Raistlin ve Caramon savaşa hazırlanırken, başka birisi daha savaşın örsünde dövülmektedir. Çok ama çok uzaklarda, Majere ikizlerinden farklı bir yol seçilmiştir – ve geleceğin ejderha lordlarından biri güç kazanmaya başlamıştır. Onun adı Kitiara uth Matar’dır ve o, Majere ikizlerinin güzeller güzeli ama kara kalpli üvey kız kardeşidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df3715f2-de5d-45a7-a230-e73e61284715.jpg</image:loc>
            <image:title>Adem’den Önce</image:title>
            <image:caption>“Kesinlikle alışmadık bir hayal gücünün ortaya serildiği bu eseri önce neredeyse absürd, sonra fantastik, daha sonra ilginç buluyor insan ve en sonunda da muhteşem bir başarı olduğunu anlıyor.” —THE NEW YORK TIMES 
 
Amerikan ve dünya edebiyatının çok yönlü, çalışkan yazarlarından Jack London’ın Everybody’s Magazine’de 1906 yılından 1907’ye kadar tefrika halinde yayımlanan, bilimkurgu türüne yakın bir alanda dolaştığı romanlarından olan Âdem’den Önce herkesin gördüğü, bir anda boşluğa düşüp uyanılan rüyalardan çıkıyor yola. London’ın ustalıklı bir serüven kurmadaki becerilerini de ortaya seren Âdem’den Önce aynı zamanda insanlığın hırslarının ve bu hırsları gerçekleştirme yöntemlerinin tarih öncesinden şimdiye kadar ne kadar değişip değişmediğinin de bir nevi hatırlatıcısı. 
  Rüyalarında ilkel bir hayat yaşadığını gören genç bir Amerikalı evrim teorisi ve ırk hafızası gibi fikirlerle tanıştıktan sonra durumun farkına varır. Yüzyıllar öncesinde yaşayan atalarından birinin, Kocadiş’in anılarını hatırlıyordur. Orta Pleistosen döneminde Kocadiş, evrimin sonraki aşamasına ilerleyen Ateş İnsanları ve bir önceki halkasında olan Ağaç İnsanları dışında ayrı bir topluluktadır. İki ayrı tarihi kuvvetin arasında kalmış gibi görünen bu kavimde, Kocadiş, Sarkıkkulak gibi dostlar da edinecektir, Kızılgöz gibi düşmanlar da.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bbca13-583f-4ab8-b44d-4324feda8a07.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıştay Denetimi</image:title>
            <image:caption>I.       Kısım 
Sayıştay Denetimi 
1.  Birinci Bölüm 
 Yüksek Denetim Kurumları Ve Sayıştay 
2. İkinci Bölüm 
 Sayıştay Denetim Esasları 
II.    Kısım 
2012-2018 Dönemi Belediyelerdeki Sayıştay Bulguları 
Birinci Bölüm 
Personel Bulguları 
İkinci Bölüm 
Mali Yönetim Ve Kontrol Bulguları 
Üçüncü Bölüm 
Bütçe İşlemleri Ve Sayıştay İlamları İle İlgili Bulgular 
Dördüncü Bölüm 
Kamu İhale Mevzuatı İle İlgili Bulgular 
Beşinci Bölüm 
Taşınır Ve Taşınmaz Mal Bulguları 
Altıncı Bölüm 
Belediye Gelirleri Ve İlletmeleri Bulguları 
 Yedinci Bölüm 
Kamulaştırma 
 Sekizinci Bölüm 
Vergi İle İlgili Bulgular 
Dokuzuncu Bölüm 
Belediye Şirketleri Bulguları 
Onuncu Bölüm 
Muhasebe Sistemi Bulguları 
Onbirinci Bölüm 
Diğer Bulgular 
III. Kısım 
 Mali Tablo Bulguları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da4d7dca-b293-4ad6-b53f-5afca41d5b99.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşrada Ölürken</image:title>
            <image:caption>Yollar biter, nehirler kurur, yağmur diner ama yılmadan, mola bile vermeden yürür ölüm. Bu döngüye yenik düşmemenin bedelini yalnız toprakla gökyüzü öder. Mavi yavaşça bulutu emdiğinde, güneş gözle görünmeyen kollarıyla dünyaya uzandığında ve ölüm bir alışkanlığa dönüştüğünde hafızalarda sadece ürkütücü bir anons canlanır: 
Merhumenin naaşı öğle namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından aile mezarlığına defnedilecektir. 
Dilek Özhan Koçak ilk kurmaca kitabında bizlere çarpıcı doğa tasvirleri, gerçekçi diyaloglar ve tüm duyularınızla hissedebileceğiniz soğuk bir ürperti sunuyor. Küçük bir kasabada cereyan eden ve ölümün soğuk nefesini ensemizde hissetmemizi sağlayan bu eser, bir başucu kitabı olmaya aday. Nefes kesici anları, şüphe uyandıran cümleleriyle Taşrada Ölürken, bir solukta okuyacağınız bir roman. 
“Bir şey onu uyandırdı. Bu seferki gürültü değil, sessizlik. Hiç ses yok. Saate baktı. Sabahın sekizi. Hayatın, nefes aldığının, var olduğunun kanıtı ne? Bugün şuracıkta ölse, kaç kişi bilir, kaç kişi hatırlar onu. Günlerdir evdeydi. Hayat sanki içinden yavaş yavaş çekiliyor ve yerini sinsice yaklaşan ecele bırakıyordu. Günler geçtikçe, üzerini yeşil yosunlar kaplayan elbiseler gibi çürüdüğünü hissediyordu. Geldiği yerde bu saatlerde sokaklar araba ve insan sesiyle dolu olurdu. Hava poğaça kokardı. Şimdi insan yok, hava bir tek nem kokuyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afa90a42-1637-45c8-b159-c3bb7a61f2a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Metasezgisel Yöntemlerle Rotalama Problemlerinin Çözümü İçin Çok Aşamalı Bir Yaklaşım</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 
1Düğüm Ve Ayrıt Rotalama Problemleri 
Bölüm 2 
2.Uygulamada Kullanılan Metasezgisel Algoritmalar 
Bölüm 3 
3. Uygulama 
Bölüm 4 
4. Sonuç 
Kaynakça
Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cf34710-4365-47f5-b2b0-4dbcff187b7e.jpg</image:loc>
            <image:title>İş”te Şimdi</image:title>
            <image:caption>Hesap uzmanlığı ve CEO’luk kariyerinin ardından bugünlerde şirketlere danışmanlık ve denetim hizmetleri veren Şinasi Aydemir, iş insanlarına sesleniyor ve özellikle ekonomik olarak zor günlerden geçilen bu dönemde batmamanın yollarını anlatıyor. 
Samimi dili ve daha önce batan, batmaktan son anda kurtulan, batmayan, başarısına başarı katan şirketlerin sırlarını ortaya dökmesiyle iş insanlarının yanı sıra genç girişimcilere de seslenen bu kitapta insan kaynaklarından aile bireylerinin etkisine kadar her alanda “kurumsallaşma”nın temelleri atılıyor. 
Nakit ihtiyacını karşılamak için her yolu deneyen patron ve yöneticiler 
Yetersiz ya da sonuçsuz kalan yeni kredi bulma çalışmaları 
Önceleri karşı olmalarına rağmen, sonradan ortak arayışına çıkan ve hüsrana uğrayan şirketler 
Hatır çekleri ya da eş-dosttan alınan borçlarla zor duruma düşenler 
Hizmet veremediği müşterilerini ya da sürekli alacağını ötelediği tedarikçilerini küstürenler 
Varını yoğunu satıp arsalarını, evlerini, kötü gün için kenara konulan altınlarını şirketlerine yatıranlar 
 Kısacası ayakta kalmak için ne gerekirse yaptığını düşünenler aslında neyi yapmadılar? 
Bir şirketin son günüyle başlayan kitapta Şinasi Aydemir, iş insanlarına o son günü yaşamasınlar diye CEO’luk kariyerinin tüm sırlarını ve özellikle Türk iş dünyası ekseninde konuşulmayan iş gerçeklerini aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cdd3d01-a4fa-44ad-b8a7-80947bb3a2be.jpg</image:loc>
            <image:title>O’nu Düşünerek O’na Ulaşamazsın</image:title>
            <image:caption>Bugün, zihninin doğduğu bir dünyaya ayak basıyor oluşumun bir sancısı var.
Yağmur, benim yerime sesleniyor bugün. Bugün hasretine yatak yaptığım bulutların ağlaması var. Bugün mavi umutların griye aşk çalması var. Islanan hayallerim, kırık yatağım, bağıran dilim. Eksik rengim, kaybolmuş dergâhım, gizlenen suretin var bugün sevgilim. Bugün yalnızlığım var yağan..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19f4bee3-d658-4fbf-b693-c5339b79801d.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Hücresiyle Çekici - Çekiciliğin Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>Uzman psikolog Christopher Canwell tarafından yazılan Her Hücresiyle Çekici – Çekiciliğin Psikolojisi, erkeklerin pek çok kadının gözünde arzulanan bireyler olması adına rehber niteliği taşıyor. Erkekleri kadınların gözünde çekici yapmanın yollarını sunarken aynı zamanda dış görüntüleri ile ilgili yapmaları gerekenleri, hormonların arzu konusundaki rollerini, beden dilinin kullanım biçimlerini, sosyal medyada ve günlük hayatta uygulanması gereken davranış biçimlerini gösteriyor. 
Çekiciliğin karanlık sularında keşif dolu bir maceraya çıkaran Her Hücresiyle Çekici – Çekiciliğin Psikolojisi yüzyıllardır erkeklerin kafalarını karıştıran sorulara da son noktayı koyuyor: 
Kadınları ne tahrik eder? 
Bir erkeği diğerine tercih etmelerini sağlayan nedir? 
Nasıl çekici olabilirsiniz? 
Kadınları kendinize çekmek için nasıl bir beden dili kullanmalısınız? 
Uzun süreli ilişkinizde çekiciliğinizi ne şekilde korursunuz? 
Gerçek hayatta kırk örnek olayın incelemesini içeren ve bilimsel araştırmalar aracılığıyla erkeklere çekici olma sanatını aşılamak üzere yola çıkan bu kitap, alfa ve beta gibi güncel kavramların yanı sıra kadim tartışma olan “Kadınlar neden efendi erkekler yerine serserileri tercih eder?”e de ışık tutuyor. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b296f538-a2b5-4019-9d04-9762698e7f03.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutsuz Olmak İstemeyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>“Bir zamanlar mutsuz olmak istemeyen bir çocuk varmış. Bu nedenle bir karar almış ve bir plan yapmış. Planı onu mutsuz eden her şeyden kurtulmakmış. Mutsuzluktan kurtulmaya çalışırken de mutluluğa dair çok büyük bir ders çıkarmış.”
Kaçmanın çözüm olmadığını ve onu mutsuz eden her şeyin aslında mutluluk kaynağı olduğunu keşfeden bir çocuğun hikayesi olan Mutsuz Olmak İstemeyen Çocuk, iyiyi ve kötüyü bütünleştirmenin ve her duyguyu kucaklamanın önemini gösteriyor.
Didaktik dilden uzak, eğlenceli, yardımcı, eğitici ve bazen de mizahi bir bakış açısı sunan Okuyan Koala serisinin bu kitabı, yazar Rob Goldblatt’ın illüstrasyonları ve Hayriye Selen İyicil’in çevirisiyle zenginleşirken aynı zamanda Psikolojik Danışman Petek Halman’ın hazırladığı “Duygular Yolu” oyunu ile çocukları nefis bir yolculuğa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81e4d7f-a2aa-4219-9e98-fbd5f025280e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinçaltını Ayartmak</image:title>
            <image:caption>Marka iletişiminin önde gelen araştırmacılarından Dr. Robert Heath, reklamları hem bilinçaltı hem de yarı bilinçli seviyede işleme şeklimizin kararlarımızı yönlendiren duygularımız üzerindeki etkisini artırabileceğini öne sürüyor. Geniş kapsamlı psikolojik ve nörobilimsel araştırmalardan yararlanan Bilinçaltını Ayartmak reklamcılık dünyasının nasıl çalıştığını ve sırlarını başarılı olmuş reklam kampanyalarından çarpıcı örnekler vererek gözler önüne seriyor. 
 
Bilinçaltını Ayartmak’taki teori ve örnekler, reklamcılığın nasıl çalıştığına dair yeni bir içgörü öneriyor. Bu kitabı her bir reklamcı, tüketici ve politikacı mutlaka okumalı. 
Jerry Wind, Lauder Profesörü ve Wharton School’da Pazarlama Profesörü 
Dr. Heath reklamcılığa ve iletişime dair çalışmalara yönelik muazzam bir içgörüyle yazıyor. Konuyu şekillendirmek için teoriden yararlanıyor ve okuyucuyu bilinçaltının davranışlarımızın ön saflarında nasıl yer aldığına dair bilgilendiriyor. Kitabı, pazarlama alanıyla bırakın uzaktan yakından ilgisi olanları, olmayanlar dahi mutlaka okumalı.  
Judy Zaichkowsly, Pazarlama ve İletişim Profesörü, Kopenhag İşletme Okulu 
 
Reklamcılık hem bilinç hem de bilinçaltı seviyede çalışır. Bunun nasıl olduğunu anlamak isteyen herkes bu iyi araştırılmış kitabı okumalıdır. 
Patrick Barwise, Fahri Profesör, London Business School</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ce0dbb9-155d-4553-b7a9-036a2403bed8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Yaklaşımlarla Sınıf Yönetimi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Yaklaşımlarla Sınıf Yönetimi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d7fac1c-ca85-495c-8a17-e28c14d44811.jpg</image:loc>
            <image:title>Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum -Özgüven</image:title>
            <image:caption>Güven, tıpkı bir bitki gibi, yetiştirilip büyütülebilir. Bu kitaptaki yaratıcı etkinliklerle hata yapmanın, korkmanın ya da kimi zaman huzursuz hissetmenin ne kadar normal olduğunu keşfedecek ve bol bol güven ekeceksin.  
Fransa’da pozitif ebeveynlik yönteminde öncü psikoterapist Isabelle Filliozat, Violène Riefolo ve Chantal Rojzman tarafından kaleme alınan, Türkiye dahil yayımlandığı tüm ülkelerde büyük beğeni toplayan Oynuyorum ve Kendimi Tanıyorum serisinin üçüncü kitabı Özgüven, 100’den fazla etkinlik ve ebeveyn kitapçığıyla birlikte, çocuklara -ve bizlere- kaygının her zaman kötü bir şey olmadığını, her tepkinin özgüven eksikliğine işaret etmediğini, kendimizle, başkalarıyla ve hayatla barışık olmanın yollarını gösterecek şekilde tasarlandı. 
 
“Duyguyu anlama ve aktarma becerisi için kıymetli bir kitap bu. Ebeveynlerin de mutlaka okumasını dilerim.” 
– Dr. Gülcan Özer (serinin ilk kitabı “Duygularım” hakkında) 
 
Kitabın arkasındaki ebeveyn kitapçığından: 
  “Bir yaşına dek anne babasının kollarında sevgi ve şefkat görmüş, motor becerilerini özgürce edinmiş çocuk temel güvenlik hissini geliştirir (“Seviliyorum”, “Beni çevreleyen dünya üzerinde bir güce sahibim”). Bunlar temeldir. Sonra çocuk büyüdükçe kendi kişiliğini geliştirmeye başlar. İstekleri, ihtiyaçları, duyguları, heyecanları, seçimleri, yargıları ailesi tarafından dinlenen ve saygı gören çocuğun kendi kimliğine duyduğu güven güçlenir (“Ne istediğimi biliyorum”). Çocuk üç yaşından itibaren bazı şeyleri artık “kendi başına” yapmak ister ve böylece becerilerine olan güveni artar (“Ne yapabileceğimi biliyorum”). Okulda, mahallede akranlarıyla karşılaşır, arkadaş edinir ve bu sayede sosyal ya da ilişki odaklı güven geliştirir (“Katkı sağlayabilirim”). Bu dört evre beslendiğinde çocuk hayata ve geleceğine sağlam bir güvenle bakacaktır. Çocuğumuzun büyümesine yardımcı olmak; geçirdiği her aşamada onun ihtiyaçlarına açık olmak ve ona kişiliğini inşa etmesine olanak verecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77088270-3350-4891-8896-2030fc9106ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Bir Dağın Ağacıyım</image:title>
            <image:caption>İnsan kendinden başlar insanları okumaya. Kendini eskittiği yerden okur zamanı. Zamanı eksilttiği yerden varır kendine. 
İnsandır, sürekli olmuşu, olanı, olacağı hep zan ile kutsayan. İnsandır, gönendikçe dünya vuslatını bir şeye bağlayan. 
Oysa üryan geldik, üryan gideceğiz. Bir vakit burada, bir şarkı, bir rüya, bir hasret, bir ağrı olarak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf08a2d9-1cf8-4af0-bf9a-2aeccad20f97.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmanın Sabahı</image:title>
            <image:caption>manzarası aklımda kalmış gül açan yanakların
kırıldım, melekler taşındı benden öteye
bir kızın elleri sinmiş gövdeme
alın bu göğsümü, bende telef olmasın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95bd4e8e-17bb-44f9-9a6b-9bde2d1d2298.jpg</image:loc>
            <image:title>Minnet Eylemem</image:title>
            <image:caption>Her şey yolundaymış gibi çıkardım yola, ne mutlu bana 
Atımı dürüstlüğün bahçesine bağlardım yalnız kalabilmek için 
Kimseye inanmadım kimseye güvenmedim bunda hata etmedim 
Ne öğrendimse yola çıktıkça öğrendim bir de yolda kaldıkça</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd17fc7b-486f-4c68-a018-0deb2a6f9105.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Ayrılıklar</image:title>
            <image:caption>Bana yazıldı bütün ayrılıklar 
ve bana yazmak düştü 
bütün ayrılıkları .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ace10792-46fd-45c5-83ce-396369ff2902.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Problem Bin Çözüm</image:title>
            <image:caption>Problemlerin, problemleri ıskalayan çözümleri! 
Erdem, matematik problemlerinin bile sadece sayılarla çözülebileceğine inanmıyordu. Verilmiş sonuca ulaşmak değil, bütünü görmek ve akıl yürüterek çözüm üretmek istiyordu. Yetişkinlerin ‘gerçek çözüm&apos; dediği işlemleri gayet iyi bilse de, onun sorunlar karşısında sormak istediği yeni sorular vardı. Çözümler her zaman şıklara sıkıştırılabilir miydi? Peki hayatta bize bir şık gibi görünen her yol gerçekten çözüm sunuyor muydu?.. 
Öğretmenlik mesleğinin deneyim ve gözlemlerini muzip kurgularla buluşturan Nehir Yarar, Bir Problem Bin Çözüm&apos;le Can Çocuk okurlarını selamlarken, eğitim sisteminin beklentilerini ve hayatın düşündürdüklerini mizahi bir dille öyküleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c89d74a-ddc7-4a68-aeea-dedcd1cc3004.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana İyi Hissettiriyor (Erkekler İçin)</image:title>
            <image:caption>Bu kitap çocukların mastürbatif davranışları ile ilgilidir. Birçok ebeveyn çocuğunu mastürbasyon yaparken gördüğünde panik olur ve genellikle kültür ve değer çerçevesine göre davranır. 
Oysa küçük çocuklar bedeni keşfetmenin bu kadar anlam yüklenilmiş bir eylem olduğu hakkında hiçbir farkındalığa sahip değillerdir. Ebeveynlerin rahatsızlığı ve utancı, mastürbasyonu yalnızca kendini iyi hissettiren bir şey olmaktan çıkarır. Mastürbasyon hakkında çocuğunuza verdiğiniz mesaj, tıpkı diğer her şeyde olduğu gibi, kendi duygularınıza ve bu konuyla ilgili kendi tarihinize dayanır. 
  Peki, çocuğunuzu mastürbasyon yaparken gördüğünüzde ne yapmanız, nasıl tepki vermeniz gerekir? Bu kitap bu soruya örnek durumları hikâye ederek yanıt vermeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2bad7c94-1775-47d5-a476-ff5240e238fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençler İçin Özgüven</image:title>
            <image:caption>Özgüven sahibi olmak ve hedeflerinize ulaşmak için beceriler… 
Özgüven sahibi olmak çevrenizdeki diğer insanlara, farklı farklı durumlara ve duygularınıza güvenle yaklaşmanızı sağlar. Özgüven sayesinde arkadaş edinmeniz kolaylaşacak, okul başarınız artacak ve istediğiniz şeyleri daha kolay elde edeceksiniz. Güçlü yanlarınızla gurur duyup zayıf yanlarınızı kabul ettiğinizde, kendinizi daha iyi tanımlamanız mümkün olacak ve hedeflerinize çok daha kolay bir biçimde ulaşacaksınız. 
Gençler İçin Özgüven, gençlik yıllarında karşılaşacağınız sorunlarla başa çıkarken, pozitif bir bakış açısını nasıl kazanabileceğinizi gösterecek. En zor koşulları bile değişmek ve kendinizi geliştirmek için nasıl lehinize çevirebileceğinizi öğreneceksiniz. 
Bu kitap, hayatın yolunuza çıkardığı bütün engellere meydan okumanızı sağlayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/922ae313-c350-42d2-aa8d-ab6e498926ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşanmış Öyküler</image:title>
            <image:caption>Yaşanmış, duyulmuş ancak kayda geçmemiş anılar, gözlemler ve saptamalar yazılı belge hâline geçmediği sürece tarihin karanlık dehlizlerinde kaybolup gitmeye mecburdur. Hâlbuki geçmişi doğru öğrenebilmemiz için onlara o kadar gereksinmemiz var ki. 
Prof. Dr. Ali Demirsoy 
Bilime adanmış bir ömür... Bilgi ve deneyimini kitapları ve yazıları aracılığıyla ülkesinin hizmetine sunmak için çalışan bir bilim insanı... 
 
Başından pek çok üzücü olay geçmesine rağmen en zor günlerinde bile ülkesinin esenliğini her şeyin üstünde tutan Demirsoy, büyük ümitlerle başlamıştı meslek yaşamına, çocuklarına çok daha özgür ve mutlu bir dünya bırakmanın peşindeydi; ancak özellikle 1980 darbesi ve onun getirdiği akıldışı uygulamalar, her kesime olduğu gibi özellikle bu ülkenin düşünce dünyasını şekillendirecek üniversitelere de büyük bir darbe vurdu. Suskun ve çıkarcı bir zümre türedi. Üniversitelerimizin üzerine sanki bir ölü toprağı serildi. Yaşananlar ülkemiz için yıkıma giden yolun başlangıcıydı. 
Yaşanmış Öyküler, ülkesini seven bir bilim insanı duyarlılığına sahip Prof. Dr. Ali Demirsoy’un, her biri ülke ve toplum için sorun teşkil eden konulardaki yazılarından oluşuyor. Yaşadıklarını ve gözlemlerini akıl ve bilim süzgecinden geçirerek, gelecek kuşakları uyarmak amacıyla kaleme alan yazar, ülkemize kurulan tuzakların ve ilerlememizi durduracak hatalarımızın ileride ne gibi büyük sorunlara yol açabileceğini ortaya koyuyor. 
 Gelecekte, bu kitap yaşadığımız zaman dilimine ışık tutacak. Kim bilir, belki de bu yazılar sayesinde yazarın dediği gibi, çocuklarımız, bizim düştüğümüz hatalara düşmemeyi öğrenebilirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b6ab4c8b-b8e0-4d04-b89a-82bba1ff8cc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Tasarım – Evrimsel Tasarım</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta dünyada ve ülkemizde en çok tartışılan konular açıklanmaya çalışılacaktır: 
Anomali ile hatalı yapı arasındaki fark nedir? 
Canlılar evrimleşme sonucu mu oluştu ve çeşitlendi, yoksa yaratıldı mı? 
İnsan soyunda bilinen yaklaşık 9.000 çeşit hastalık neden var? 
Her insanın muzdarip olduğu bazı yapısal ve işlevsel bozukluklar neden var, neden düzeltilmedi? 
Her insanda görülen yapısal ve fizyolojik arızaların kökeni nereden, kimlerden kaynaklanmıştır? 
Yediğimiz sebze ve meyvelerin doğadaki ilkel hâlleri neden küçük, lezzetsiz ve albenisizdir? 
Bugün yediğimiz birçok meyve ve sebzenin ata formu nedir? 
Eğer daha mükemmel bir insan yapmak istersek neyi nasıl yapabiliriz? 
İnsana üçüncü bir göz eklemek istersek nereye yerleştiririz ve neden? 
Evrimsel oluşumu öğrenme, bilimi ve bilimsel merakı neden geliştirir? 
Atalarımızda yarar sağlayan bazı özellikler, sosyal yaşama geçince neden sıkıntı yaratmaya başladı? 
Dijital yaşam bize neye mal olmuştur; olacaktır? 
Yaratılış ve dogma inancı neden bilimsel düşünceleri köstekler?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03faeddc-b986-4a6a-9100-084a172a5ffe.jpg</image:loc>
            <image:title>Rekreatif Amaçlı Yüzme Aktivitelerine Katılan Bireylerin Serbest Zaman Tatmin Düzeyleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Teşekkür 
İçindekiler 
Tablolar Listesi 
Şekiller Listesi 
Kısaltmalar Listesi 
1.Giriş 
2.Gereç Ve Yöntem 
3.Bulgular 
4.Tartışma 
5.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c9a96fd-fd33-4039-a75f-68a6ab5d80d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Hal Bölge Valiliği</image:title>
            <image:caption>Giriş 
Bölge Ve Bölge Yönetimi Kavramları 
Birinci Bölüm 
Cumhuriyet Öncesi Mülki İdare Bölümleri Ve Bölge Yönetim Uygulaması Örnekleri 
İkinci Bölüm 
Cumhuriyet’in İlanı Sonrası Mülki İdarelerde Değişim Ve Bölge Yönetim Uygulamaları 
Üçüncü Bölüm 
Olağanüstü Hal Bölge Valiliği Uygulaması 
Dördüncü Bölüm 
Bölge Yönetimlerine Yönelik Diğer Uygulamalar, Çalışmalar Ve Yayınlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c06bdf13-2c16-464b-8e90-8d0e8ba8cac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Hive Seyahatnamesi ve Tarihi Musavver</image:title>
            <image:caption>Eserin yazarı A. Mac Gahan New York Herald gazetesinin muhabiri olarak Rus ordusu ile birlikte Hive seferine katılmış ve gördüklerini tarafsız bir gözle naklettiği gibi, Rusların katliamını da canlı bir şekilde tasvir etmiştir. Eserde bu vesile ile Rus istilâsı sırasında Türkistan’ın durumu, halkın yaşayışı, örf ve âdetleri hakkında da ilgi çekici pek çok kayda rast gelinmekte; hatta bu sırada hutbelerde Osmanlı sultanı Abdülaziz’in adının zikredildiği de kaydedilmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6658e0-2cea-48dc-bd95-6be166efa829.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesinde İlkokula: Büyüme Macerasında Altın Eşik</image:title>
            <image:caption>İlkokula başlamak büyüme yolculuğunda çocuğun yaşamındaki altın eşiklerden biridir. Çocukların ilk ciddi eğitim-öğretim yaşamlarına olumlu başlamaları; öğrenmelerine okula daha fazla ilgi duymalarına okula devam oranlarına olumlu yönde etki ederken ilkokulda sonraki eğitim kademelerinde daha başarılı olmalarına ve hayata daha donanımlı hazırlanmalarına da destek sağlar. Bu nedenle kritiktir ve önemle üzerinde durulmalıdır. &quot;İlkokula Hazırlık&quot; bütünsel olarak ele alınması gereken uzun soluklu bir süreç olup çocukların tüm gelişim alanlarında &quot;1. Sınıf&quot;ın beklediği yeterlilikleri yerine getirebilmesi olarak da tanımlanabilir. Çocuklara ilkokul için gerekli olan temel becerilerin kazandırılması onların olumlu okul algısı geliştirerek ilkokula adaptasyonunu kolaylaştırır.&quot;Okul Öncesinden İlkokula: Büyüme Macerasında Altın Eşik&quot; kitabı etkinlik havuzu şeklinde hazırlanmıştır. Öğretmenlere ve Öğretmen adaylarına sınıf içi uygulama örneklerini oyun temelli birçok farklı etkinlikle eğlenceli bir şekilde sunan başucu kitabı niteliğindedir. &quot;Okul Öncesinden İlkokula: Büyüme Macerasında Altın Eşik&quot; kitabının Sevgili Eğitimci Arkadaşlarıma ilkokula hazırlık konusunda rehberlik ederek çocuklarımızın ilkokula eşit fırsatta başlamalarına destek sağlaması dileğiyle...Her Şey Çocuklar İçin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e90b5c39-9638-40bd-9591-2013ce76bf87.jpg</image:loc>
            <image:title>Jules Verne Öyküler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Elma Yayınevi, daha önce üç kitaplık bir seri halinde yayımladığı Jules Verne’in eşsiz öykülerini şimdi tek kitapta sunuyor okuyucusuna.

Jules Verne meraklılarına, koleksiyonculara, bir zamanların birbirinden heyecanlı serüvenlerine ve daha birçok sıradışı hayata tanık olmak isteyenler için özel tasarımı ve Dünya Klasiklerine yakışan kapağıyla Öyküler-Jules Verne sizlerle...

Türkçede ilk defa Elma Yayınevi tarafından yayımlanan bu  öyküleri okurken göreceksiniz ki Jules Verne’nin sonsuz hayal gücü bir kez daha hepimizi şaşırtmayı, heyecanlandırmayı, hem güldürüp hem hüzünlendirmeyi başarıyor.

Keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ece09336-96cf-465e-bc95-992cb0e4a3f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatın Ellerinden Tut</image:title>
            <image:caption>Ah şu sineklerde olmasa… Senin gibi aç onlar da. Elini kaldırıp kovalayacak gücün kalmamış. Bırak kalsınlar göz pınarlarında. Daha fazla yorulma. Sadece bir kemiğin kalmış bir de derin. Ben anneyim; siyah, kıvırcık saçlı küçük çocuk. Senin için ne yapmam lazımsa, diğer anneler gibi yapmaya hazırım. Sen başını bağrıma yasla ve iste. Biliyorum, en önce annen için olacak isteklerin.” 
Hilal Altınova hayatta her gün rastlanılan ama bir türlü dile gelmemiş düşüncelerin sesi oluyor. Her kitap bir başlangıçsa hayata yeni bir başlangıç yapmak için bu satırlarda düşüncelerinizin dolaşmasına izin verin. Yazarın da dediği gibi… “Kalbinin yarasına merhem olarak kitap sürmek istersen elindeki kitapla başla!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e060ff13-17be-4c96-8bd9-a749bd9588b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Fezmonot</image:title>
            <image:caption>Haberlerde YŞTC’nin lideri Yamaç‘ın boşta kalan devlet idaresini aldığı yazıyordu. Yamaç hemen ulusa sesleniş konuşması yaparak, “Tüm Türkiye halkına sesleniyorum: Bu kargaşada ve kıyamette yaşayan tüm canlıları kurtaracağız. İdaresini aldığımız devletimizi daha güçlü hale getireceğiz. Bizler, bu olayların olacağını öngördüğümüz için geliştirdiğimiz tüm teknolojimiz ve silahlarımızla, topraklarımızı bu salgından temizleyip tüm dünyayı kurtaracağız,” dedi. Eşler sevinçlerinden birbirlerine sarıldılar. Yığar kasabasının belediye hoparlöründen, “YŞTC her yerde hâkimiyeti ele almıştır. Yaşam kampına götürülmek üzere, kurtulan tüm vatandaşlarımız belediye binasına gelsin!” diye anons geçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f6b9fe-39c1-4050-884e-05d2ffc09324.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzeyyen</image:title>
            <image:caption>Gerçek olaylardan esinlenilmiş bir yaşam hikâyesi… 
Ve şarkıyı bitirir bitirmez hüngür hüngür ağlıyordum. Bu davranışıma kimse akıl sır erdiremiyor, bu kadar hüzünlü olmamın önüne geçemiyorlardı. Aslında bana göre böyle olmam gayet normaldi. Çünkü şarkılardaki hüzün, ister istemez içime işliyordu. Evdekiler ise beni uğursuz olarak görüyordu. Annem “Allah sonumuzu hayır etsin! Bu kız kendi kaderine, kendi yaşayacaklarına mı ağlıyor?” diye kendi kendine soruyor ancak elinden bir şey gelmiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4494a770-dd41-4481-b372-41231828249b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Şeyh &amp; Kara Günler</image:title>
            <image:caption>&quot;Doğduğun yer kaderindir.&quot; 
Yazarımız yatılı olarak okuduğu ve Fetullah cemaati baskılarıyla dolu Kayseri Polis Kolejinin karanlık günlerini geride bırakarak yaz tatiline girmiştir. Henüz 17 yaşındadır. Doğduğu ve çocukluk yıllarını tarlalarında çalışarak geçirdiği köyüne büyük bir hasret duymaktadır. Kurban Bayramı’nda ailesiyle birlikte o çok özlediği köylerine giderler. Burada katıldığı bir cenaze namazı sonrası, kabristanda Ali dedesinin yaklaşık bir asırlık geçmişe dair anlattıklarıyla Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminin karanlık dehlizlerinde zaman yolculuğuna çıkar. 
II. Meşrutiyet’in ilanı, Ermeni tehciri ve bu tehcir günlerinde yaşanan bir aşk hikâyesi, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in haksız yere idamı, vatan haini Damat Ferit’in sadaret yılları, Osmanlı ordusunun son kez galibiyetle ayrıldığı Kut’ül Amare Harbi ve Milli Mücadele yılları; tarihi gerçeklere uygun olarak, bizzat olayların kahramanları tarafından bizlere nakledilmektedir. Yazarımız, yaşanan tüm bu tarihi olayların İç Anadolu’nun en ücra köyüne yansımalarını ele almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc3d7ed8-aedf-4908-a447-10a9fd014a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yatağımda Denizaygırı Var! (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efe yeni yatağında uyuyacağı için çok heyecanlı. Ama tam yatağına yatacakken bir de ne görsün! Yatağında bir denizaygırı var! Üstelik bu denizaygırı uyumak bilmiyor. Efe onu uyutabilmek için her yolu deniyor. Ona süt içiriyor, ninni söylüyor, üstünü kat kat battaniyeyle örtüyor ama nafile. Denizaygırı bana mısın demiyor. İyice uykusu gelen Efe bu davetsiz misafiri uyutup yatağına yatabilecek mi acaba?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/400865b4-ce30-4992-9882-ec784c3bf200.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Wanda</image:title>
            <image:caption>“1912 Nobel Edebiyat Ödülü, Gerhart Johann Robert Hauptmann’a ‘Öncelikli olarak dramatik sanatlar alanındaki verimli, çeşitli ve olağanüstü üretimi nedeniyle’ verilmiştir.” 
NOBEL ÖDÜL KOMİTESİ 
Natüralizmin Almanya’daki en önemli temsilcilerinden Gerhart Hauptmann, tıpkı bu romanın kahramanı Haake gibi heykeltıraştı ve uzun bir süre Roma’da yaşadı. Tiyatro eserleriyle ünlenen, 1912’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Hauptmann’ın 1926 yılında kaleme aldığı Sevgili Wanda, yazarın ilginç yaşamöyküsünden taşıdığı izlerle de özel bir yere sahiptir. 
Sevgili Wanda, heykeltıraş Paul Haake ile bir sirk kızı olan Wanda arasındaki gelgitlerle dolu aşkın üzerine kuruludur. Sanatında emin adımlarla ilerleyen yetenekli heykeltıraş Haake, genç Wanda’ya büyük bir tutkuyla bağlanır. Meslek hayatını riske atmak pahasına; zenginliği, şöhreti ve unvanı elinin tersiyle itip Wanda’nın çalıştığı sirkin peşine takılır, hatta bu uğurda ölümü göze alır. Aşkın Wanda cephesindeyse durum son derece karışıktır. 
Sevgili Wanda, sevilip sevilmediğini ömrünün sonuna dek anlayamayan bir adamın, parmaklarıyla soğuk heykeller yontan bir sanatçının, aşkın o beyaz körlüğünün hikâyesi.   
“Gerhart Hauptmann’ın yapıtı, tüm sonuçları ve çıkarımlarıyla, hayatın ölümü de kapsayan bütünselliğiyle  hep bir ilişki içindedir.” RUDOLF KAYSER</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46a0620c-9c9b-4700-8935-370d6d2ea479.jpg</image:loc>
            <image:title>Gödel Kanıtlaması</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl matematiksel mantık tarihinin en önemli olayı Kurt Gödel’in matematiğin temelleri hakkında kanıtladığı teoremlerdir. Kesinlik, tutarlılık, tamlık gibi niteliklerin matematiğe yüklenmesinin en önemli nedeni, matematiğin aksiyomlardan türetilen “doğru” önermelerinin, yani teoremlerin kesin olarak kanıtlanabilir olmasıydı. Böylece “doğruluk” ve kanıtlanabilirlik örtüştürülüyordu. Matematiğin teoremlerinin doğru iseler doğrulukları kesinlikle kanıtlanabilen, doğru değilseler yine doğru olmadıkları kesin olarak kanıtlanabilen önermeler oldukları, dolayısıyla matematikte kesinlik ve tutarlılığın tam olarak egemen olduğu kabul edilmişti. Gödel bu kabullerin ve beklentilerin sanıldığı gibi sağlam olmadığını yine matematikten yola çıkarak kesin olarak kanıtlamıştır. Whitehead ve Russell’ın matematiğin mantıksal temelleri konusundaki anıtsal çalışması olan Principia Mathematica’yı ele alarak, temellerin hep eksik kalacağını göstermiştir. Gödel, doğal sayılar aritmetiğini kapsayan bir biçimsel dizgede, karar verilemeyen önermeler olduğunu kanıtlamıştır; yani bu önermeler ne kanıtlanabilirler ne de bunların biçimsel değillemeleri kanıtlanabilir. Ama öte yandan, bu karar verilemeyen önermelerin doğru oldukları üst-matematiksel akıl yürütmelerle gösterilebilir. Ayrıca Gödel, doğal sayılar aritmetiğini kapsayan bir biçimsel dizgenin tutarlılığının, bu dizgenin içinde kanıtlanamayacağını da kanıtlamıştır. Gödel’in çalışmalarının sonuçları matematiğin kendi içsel sınırlılıkları olduğunu ortaya koymuştur.  
“Hiç kuşku yok ki, benim ortaya çıkardığım çalışma bir yanıyla, Nagel ve Newman’ın kitabından kaynaklanmıştır.” 
–Douglas R. Hofstadter, Gödel, Escher, Bach’ın yazarı 
‘Gödel’in kanıtlaması üzerine yazılmış en iyi kitap.” –Scientific American 
“Olağanüstü bir yorumlama.”  –Nature K</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b26e3c46-44f8-4aee-80b6-211b1785d157.jpg</image:loc>
            <image:title>Pırt</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta “PIRT” yapan biri var. 
Sence kim olabilir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a19b8774-4d56-4198-9443-3bce4587e063.jpg</image:loc>
            <image:title>Tamamlıyorum Birleştiriyorum - Çizgiler Çiziyorum</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi eğitimin ilk adımı, kalem kullanma becerisi kazanmaktır. Bu becerinin kazanılması, uygun çalışmaların tekrarlanarak yapılması sayesinde mümkün olur. İlkokula başlamadan önce çocukların kalem kullanma becerisi kazanmaları çok önemlidir.

&quot;Tamamlıyorum, Birleştiriyorum, Çizgiler Çiziyorum&quot; kitabı, çocuklarımızın çizgileri doğru şekilde çizerek kalem kullanma becerisi kazanmalarına yardımcı olur. Kitapta eğlenceli görseller, tekrar eden çizgi çalışmaları yer almaktadır. Satır aralıkları ve çizgi kalınlıkları, yaş grubuna uygun olarak hazırlanmıştır.

Bu kitapla çocuklarımız hem eğlenecek hem de kalem kullanma becerilerini geliştirecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b6cf857-d09e-459a-ba61-29f70b9b2505.jpg</image:loc>
            <image:title>Assurlular</image:title>
            <image:caption>Yaklaşık 1400 yıl varlığını sürdüren Assurlular, Önasya ve Mezopotamya uygarlıklarının bıraktığı yönetim ve kültür mirasını geliştirerek pek çok uygarlığa da katkı sağlamıştır. Bu kitap, hakkında farklı ve çelişkili bilgilere sahip olduğumuz Assur İmparatorluğunun karanlık dönemlerini aydınlatan kısa bir rehber. Assur kral listeleri, yönetim biçimi ve kurumları, kralların kadınları, saray yapısı ve gündelik hayata dair pek çok şeyi inceleyen Eva Cancik-Kirschbaum, Assurluların siyasi tarihine ışık tutuyor; toplum yapısından ekonomisine, coğrafyasından kültür hayatına, bir toplumu daha yakından tanımamıza olanak sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0455afe4-6920-4fbc-aed3-12074ab4945c.jpg</image:loc>
            <image:title>Onun Şeytanları</image:title>
            <image:caption>İnsanları insanlar öldürür, silahlar değil. Bu devirde sözler işliyor cinayetleri, katiller değil. 
Beni başrolleri yakınlaştırmak için yazılan ikinci karakter, hikâyesini dinlemek istemediğin figüran olarak hatırlarsın. Ama herkesin bir hikâyesi vardır. Ve ben o sarışınım. Sen ise benden nefret ediyorsun. 
“Üşürken içimi sevgi ısıtmadı benim, hep çay ya da kahve içtim. Büyüdüm, büyüdüm... 
Büyürken sıcak şeylerle ısınamadığım kışlar geçirdim. Odamın kapısı bir gece yarısı çocuk masallarına hiç açılmadı. Bu yüzdendir belki de, yatağımın altındaki canavarlar her gece 
kafamda cirit atardı. Anneme söyledim, babama da... Susmayı böyle öğrendim: Saat 8&apos;de, yemek masasında.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af7804db-2a05-4ce9-a027-822121112377.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Beyaz 2 - Aşk</image:title>
            <image:caption>Siyah ve beyaz kadar zıt...
Siyah ve beyaz kadar tamamlayıcı... 
 
“Aydınlık yanımdı Zeynep benim. Zifiri karanlık gecelerime ay doğuyordu yüzüne her baktığımda. Arsız, ayarsız, çocuk gülüşleri siyahın içindeki beyaz gibiydi.”
 
“Kimse senin gibi sevmedi beni. Hayatımboyunca hiç şımartılmadım ben, hep aklı başında hep güçlü olmam gerekti. Ama şimdi sen varsın. Biliyorum ki ne yaparsam yapayım arkamdasın, düşsem de tutmak için hazır
bekliyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5f418d-010a-487f-870f-2f195f11e4c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kış Rüyası</image:title>
            <image:caption>Yüksek lisans öğrencisi Ashley Davison, Noel tatilini Seattle’da 
tek başına yaşayan annesiyle birlikte geçirmeyi iple çeker. Eski 
ordu istihbarat subayı olan Dashiell Sutherland’in de Seattle’da 
bir iş görüşmesi vardır ve 23 Aralık’ta orada olmak zorundadır. 
San Francisco’dan Seattle’a olan uçak biletleri tükenince ikisi de 
ne yapacaklarını bilemeden havaalanında sıkışıp kalır. Son çare 
bir araba kiralamaktır ve kiralık tek bir araba kalmıştır. Ashley ve 
Dashiell kalan tek arabayı birlikte kiralamaya karar verir ama ikisi 
de onları bekleyen zorlu yolculuktan habersizdir. 
Bu iki yabancı önce sessizce yola çıksa da saatler ilerledikçe 
birbirlerine karşı koyamayıp aralarındaki buzları eritirler. Tatlı 
sert sohbetleri koyulaştıkça sadece ortak yönlerini keşfetmekle 
kalmazlar, aynı zamanda birbirlerine karşı koyamadıklarını da fark 
ederler. Yolculuk sırasında gerçekleşen beklenmedik olaylar, Seattle’a varışlarını geciktirse de gafil avlandıkları bu duygu, aralarındaki bağı daha da güçlendirecektir. Yağan ilk karın bu iki hassas kalbe muhteşem bir hediyesi vardır... 
 “Muhteşem ve iç ısıtan bir hikâye... Bol kahkaha ve aşk dolu.” 
– Romance Reviews Today</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4065abe7-5ad6-4457-90e4-d1609a31cd3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Bakıcıları Kulübü</image:title>
            <image:caption>Her şey harika bir fikirle başladı... 
Kristy ve arkadaşları, çocuklarla ilgilenmekten çok hoşlanır.
Kristy bir anlık ilhamla, en yakın arkadaşları utangaç Mary Anne
ve sanatsever Claudia ile birlikte “bakıcılar kulübü” kurmaya karar verir. Bu kulüp onları çok eğlendirecek ve bir sürü para kazanmalarını sağlayacaktır. Fakat telefon şakalarıyla, yaramaz bebeklerle, kontrolden çıkmış ev hayvanlarıyla boğuşurlarken beklediklerini bulamazlar. Üstelik Kristy müstakbel üvey babasını kabullenmekte zorlanır ve ekibin yeni üyesi Stacey bir şeyler saklıyor gibidir. Ama Kristy ve arkadaşları hepsinin üstesinden gelene dek pes etmeyecektir! 
Netflix’in de diziye uyarladığı Bebek Bakıcıları Kulübü 1986 yılında yayımlanmaya başladı. Toplamda 131 cilde sahip olan seri dünya çapında 176 milyon kopya sattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd879b90-40ca-4c0d-b0ae-c60223f410f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Rowley&apos;nin Müthiş Macerası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Macera Sizi Bekliyor! 
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan Rowley Jefferson, bu kez sürükleyici bir maceranın kapılarını aralıyor. Roland ve en yakın arkadaşı Barbar Garg’ın, Roland’ın annesini Beyaz Büyücü’nün elinden kurtarmak için köylerini terk ederek çıktıkları bir yolculuk… Bu eğlenceli yolculukta sizler de onlara eşlik etmek ister misiniz? Bakalım, kahramanlarımız bu macera dolu yolculuğu başarıyla tamamlayabilecek mi? Eğer bu sorunun cevabını merak ediyorsanız, sayfaları çevirin ve Roland’ın macerasına ortak olun! 
 
Bir başka Rowley Jefferson macerası daha keşfetmek ister misiniz? Hadi, Müthiş Arkadaş Rowley’nin Günlüğü’ne göz atın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6621fd7-eab3-4949-b41f-5ee6d533e892.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçımla Derdim Var</image:title>
            <image:caption>Maya&apos;nın saçları, âdeta bir kırlangıç yuvası! Maya&apos;nın kıvırcık ve ele avuca sığmayan saçlarıyla başı derttedir. Kendini bildi bileli diğer kızların iki yandan güzelce toplanmış saçlarına özenen küçük kız, ne yapıp edip canını sıkan bu soruna bir çözüm bulmalı; neredeyse tüm günlerini minik kardeşi Berk&apos;le geçiren anne babasının ilgisini çekmeyi başarmalıdır. Günlerden bir gün cesaretini toplar ve şekle girmeyen saçlarını kesmeye karar verir. Mutfak makasıyla rastgele kırptığı saçlarını jöleyle düzleştiren Maya, yeni saç modeliyle tıpkı mankenlere benzemiştir! Fakat, jölenin etkisi geçince saçları yine eski hâline dönen Maya acaba nerede hata yapmıştır? Saçlarını farklı bir renge mi boyamalı, yoksa havalı bir röfle mi yaptırmalıdır? Çok geçmeden, Maya ve yeni arkadaşı Ozan süper bir çözüm planı geliştirirler. Üstelik bu plan, gerçek bir dostluğun da başlangıcı olacaktır...
 
İrlanda hükümeti tarafından çocuk edebiyatı alanında liyakat madalyasına değer görülen Eoin Colfer&apos;ın kaleme aldığı Saçımla Derdim Var, önyargıları yıkmaya, kendini tanımaya, cesarete ve büyüme sancılarına dair umut aşılayıcı, neşeli bir roman.
 
Başkalarının fiziksel özelliklerine imrenerek kendi özel yönlerini ıskalayan küçük bir kızın hayatına ayna tutan bu kitap; bazı sorunların üstesinden gelebilmek için cesur davranmanın ve kararlı durmanın önemine atıfta bulunuyor, farklılıklarımızın bizlere kattığı artı değerlerle öğünmemiz gerektiğini anımsatıyor.
 
Kitapları 25 milyondan fazla satan ve 40 dile çevrilen İrlandalı yazar Eoin Colfer&apos;ın yazıp ünlü çizer Richard Watson&apos;ın resimlediği Saçımla Derdim Var, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı SEN de OKU koleksiyonundaki yerini alıyor!

Saçlarım, kafamın üzerinde büyüyen kocaman bir çalı sanki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9dd99ac-4c13-4e20-874a-60d785266350.jpg</image:loc>
            <image:title>En Sevdiğim Şarkılar</image:title>
            <image:caption>“Hümeyra nedense unutuverdi bir anlığına çorbayı, kabı kacağı, ne olacaksa dedi verirsem elimi, ömrümün sonuna kadar bekleyecek miyim iki kıvırmak için belimi? İnsanlar farklı noktalardan yaralanarak, yemliyorlar yaralarını, büyüyünce yaralar, sarıp sarmalayıp hayatlarını yok ediyor varlıklarını, kendi halinde aynı topuzla geçirdiği onca seneyi, kendisinden çıkan bir varlığın yardımı ile çözebilirse biraz da olsa sıyırabilir bacaklarından yaralarını.” 
(Dans Dans Velhasıl adlı öyküden.) 
 
Bâlâ Atabek dördüncü kitabı En Sevdiğim Şarkı’da, okurları kulaklarda müziğin tınısıyla kent hikâyelerinin peşinden sürüklüyor. Onun yalın öyküleri sokaklardan yükselen birer ses, insanları hayata bir şarkının penceresinden bakan insanlar. 
Bâlâ Atabek’ten yalın, dupduru, sıcacık kent öyküleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87787</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b441806c-ac26-4829-8347-f53932e5918a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kefi&apos;nin Maceraları - Kefi ve Yeni Arkadaşlar</image:title>
            <image:caption>Kefi, Van Gölü’nün sodalı sularında yaşayan bir inci kefali. Kendisi çok meraklı, aşırı maceracı, inanılmaz sevimli ve bir o kadar sevgi dolu. Kefi şimdi de yeni arkadaşlıkların, tanımadığı çevrelerin ve keşfedilmeyi bekleyen bilgilerin peşinde.
Kefi’nin yeni arkadaşı bir yaz ördeği olan Benekli. Onun hayatıyla ilgili her ayrıntı Kefi’yi şaşırtıyor. Yeni arkadaşıyla birbirinden ilginç ve eğlenceli saatler yaşıyor. Ancak biri var ki hiç mutlu değil. Kızgın ve belki biraz da kırgın...
Acaba Kefi bu beklenmedik duruma nasıl çözüm bulacak? Kimseyi kırıp üzmeden yeni maceralara kucak açabilecek mi? Haydi çocuklar! Kefi’nin bu yeni yolculuğuna katılmaya var mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1706b27-1792-4739-8c15-ce19aa20262f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neon Leon</image:title>
            <image:caption>Bukalemunların çevrelerine uyum sağlamak için renk değiştirebildiklerini biliyor musun?
Ama neon renkli bir bukalemun olan Leon renk değiştiremiyor. Evet, o farklı bir bukalemun. Nereye gitse pırıl pırıl parlıyor!
Peki, sence Leon kendine uygun bir ortam bulabilecek mi? Acaba kendisi için en uygun evi nerede bulacak?
Haydi, sen de Neon Leon&apos;un bu keşif macerasına katıl!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07f1e94d-4597-46d0-ba02-ac2d93cc3a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare&apos;den Güzel Öyküler</image:title>
            <image:caption>16. yüzyılda yaşamış ünlü İngiliz şair ve oyun yazarı William Shakespeare, her ne kadar eserlerini çocuklar için yazmamış olsa da Edith Nesbit bu kitapta, Shakespeare’in tiyatro oyunlarındaki eğlenceli öyküleri çocukların da anlayabileceği ve keyif alabileceği şekilde yeniden kaleme alıyor. 
 
İngiliz çocuk edebiyatının önemli yazarlarından biri olan, Demiryolu Çocukları ve Beş Afacan’ın Kır Maceraları adlı eserleri dünya klasikleri arasında yer alan Nesbit, Shakespeare’den Güzel Öyküler’de bu dâhiyane yazarın eserlerinde yarattığı büyüleyici dünyanın kapılarını çocuklar için aralıyor. 
 
 Bir Yaz Gecesi Rüyası, On İkinci Gece, Romeo ve Juliet, Hamlet, Venedik Taciri, Hırçın Kız, Kısasa Kısas, Fırtına ve Yanlışlıklar Komedyası’nın da içinde bulunduğu, Shakespeare’in yirmi tiyatro oyunu ve bu oyunlardaki ilgi çekici karakterler Edith Nesbit’in etkileyici anlatımıyla çocuklarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3950df03-22ea-4788-a053-cef4da2dbbe3.jpg</image:loc>
            <image:title>Açgözlü Köpek</image:title>
            <image:caption>Açgözlü Köpek 
 
  Ezop’un dünyaca ünlü öyküsünün bu eğlenceli uyarlamasını çok seveceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27ce7464-23e4-4aaa-a716-1fa1687607fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ayı Çocuk Bakamıyor</image:title>
            <image:caption>Bay ve Bayan Tavşandeliği çocuklarına bir geceliğine bakacak birini ne kadar arasalar da bulamıyorlardı. Ne yazik ki kimse onların yedi güzel tavşancığına bakmak istemiyordu. Yalnızca tek bir gönüllü vardı, o da… Ayı Çoko’ydu.
Peki, acaba Ayı Çoko çocuk bakabiliyor muydu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352f31f1-2342-4508-8e32-6cd8e5c7437e.jpg</image:loc>
            <image:title>Mindfulness Çocuklar İçin Bilinçli Farkındalık</image:title>
            <image:caption>Serin Bir Baş, Sıcak Bir Kalp İçin Çağrı 
Şefkat, Nezaket, Odaklanma ve Sakinlik... 
Bazen bedenimiz bir yerdeyken zihnimizde başka bir yerdeymişiz gibi hissettiğimiz anlar olur. Mesela sınıfta ders dinlerken bedenimiz sınıfta olsa bile, aklımız dışarıdaki güzel havada ya da gideceğimiz bir etkinlikte olabilir! 
Merak etme, bedenimizin olduğu yere, yani şimdiki ana gelmeyi öğrenebiliriz. Dikkatimiz her uzaklaştığında onu 
nazikçe geri getirebilmeyi de. 
Bu kitap okulda, evde ve arkadaşlarınla ilişkilerinde sana yardımcı olacak. İçerisindeki açıklamaları ister ebeveynlerinin, öğretmenlerinin rehberliğinde; istersen kendi başına okuyabilirsin. Kitabın içindeki ses kayıtlarına ulaşarak meditasyon yapabilir, hikâye dinleyebilir ve mindfulness becerilerini geliştirecek egzersizleri uygulayabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edac82c5-9b02-4e27-a6a0-5bcb9919fd11.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Tacirleri</image:title>
            <image:caption>Beyin ölümü’ ve ‘organ nakli’, çağımızın ‘bıçak sırtı’ konularından biri. İlk bakışta, ‘çürüyüp gideceğine birini yaşatsın’ cümlesinin ‘mâsumiyeti’ karşısında hepimiz gönüllü organ bağışçıları olabiliriz. Hatta ‘annenin yavrusuna organlarını vermesinden daha büyük iyilik mi olur’ diye de düşünebiliriz. Lâkin bazı meseleler cümlede durduğu kadar basit ve sıradan değil. Söz konusu Allah’ın en mükerrem varlığı olan insanın hayatı olduğunda sıradan bir hüküm cümlesi kurulamaz, kurulmamalı. 
Bazı şeyler reklam edildiği, iddia edildiği ve tavsiye edildiği kadar basit ve sıradan da değildir. Çünkü herhangi bir yerden herhangi bir eşya alıp veriyor değiliz. Neticede konuştuğumuz konu, alanın da, verenin de, dînî, ahlâkî ve hukukî yani dünyevî ve uhrevî mesuliyetleri olan candır, hayattır, hayatiyettir. 
Bazı meseseler vardır ki, ahlâkî ve dînî olanla, ilgili sektörlerin tabi oldukları normlarla tezat teşkil edebilir. Organ nakli ve beyin ölümü meselesi de ‘tıp sektörü’nün baktığı kadar basit ve vak’a-i adiyeden bir mesele değil. 
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı, gazeteci Kemâl Özer, hastalığa ve sağlığa bakışımızı değiştirecek bu kitabında ‘beyin ölümü’ ve ‘organ nakli’ konularını masaya yatırıyor. Yaradan’ın insana verdiği bedeni “yedek parça deposu” hâline getiren 21. yüzyıl bilimine ve tıbbına farklı bir perspektiften bakmamızı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8d4654e-3a9c-47c5-8215-d044fb150ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>The Catchy Trends In Elt</image:title>
            <image:caption>Along with changing and developing technologies day by day, the role of English Language Teaching has been gradually evolving. With the 21st century the nature of learning has also changed depending on society, business, and our children. Yet, it is hard to say recent educational processes are in line with this shift. Although numerous in-service and pre-service teacher training programs are being offered all around the world, they generally tend to follow the good-old materials with traditional content. Therefore, this book concentrates on “The Catchy Trends” which can meet the needs of the 21st century learners and teachers.  The scope of our book covers subjects related to foreign language instruction to Gen-Z students, Flipped learning, Inquiry-based language learning, Corpus-based instruction, Gamification in language learning, Use of technology and Post-method pedagogy in the language classroom. It is a book intended to be not just interesting but useful. We, as both the editors and the contributors, believe that this book will enable those involved in the teaching of English as a foreign language to increase their awareness while at the same time help their instruction to be more effective and up-to-date. Let’s “Catch The Trend”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94022b61-61cc-4a8f-9fd1-936a7fd0a9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorgulamaya Ve Araştırmaya Dayalı Eğitim Modeli (Sadem)</image:title>
            <image:caption>İnsanın doğuştan getirdiği potansiyelini kullanarak eğitim aracılığıyla kendini gerçekleştire-bilmesi, içinde yaşadığı toplumun sağlıklı ve dengeli bir üyesi haline gelebilmesi, potansiyeli doğrultusunda edindiği meslekle topluma ve insanlığa yararlı bir hizmetler, ürünler sunabilme-si hem kendisi hem de içinde yaşadığı toplum açısından oldukça önemlidir. Eğitim sistemi bireyin eğitim ihtiyacını karşılamak üzere oluşturulmuş toplumsal bir sistemdir. Eğitimin birey olarak insanı hem eğitebilmesi ve tüm yönleriyle geliştirebilmesi hem de toplumda kendi ayakları üstünde varlığını devam ettirebilmesini sağlamak için bilimsel temellere dayanmak, bilimsel yollarla elde edilen bilgileri kullanmak durumundadır. Bu çalışmada önerilen “Sorgulama ve araştırmaya dayalı eğitim modeli (SADEM)”, bireyin “daha nitelikli eğitim alması”nı gerçekleştirme yönünde uluslararası yönelimi göz önüne alarak “örgün” ve “yaygın” eğitimi bütüncül bir yaklaşımla ele alan, yenilikçi ve geliştirilebilir bir yaklaşım sunmaktadır. Önerilen model “Sorgulayan ve araştıran birey ve toplum için sorgulama ve araştırmaya dayalı eğitim” vizyonuyla toplumdaki tüm bireylere “sorgulama” ve “araştırma” becerisini kazandırarak, toplumun topyekûn sorgulama ve araştırmayı gerçekleştirmesini hedeflemektedir. Önerilen modelin yaklaşımı ve bakış açısı bireyin daha nitelikli eğitim alması için bilimsel, akılcı, uygulanabilir, gerçekçi ve kalıcı çözümler sunmaktadır.  Bu açıdan değer-lendirildiğinde çalışmanın, “daha nitelikli eğitim”in gerekliliğine ve gerçekleştirilebileceğine ilişkin farkındalık oluşturulmasına katkıda bulunması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a2654f3-462f-400c-a90b-3c04ee110888.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk</image:title>
            <image:caption>Livaneli’nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda. 
Yaşar Kemal 
 
Yeni eseriniz, sizi Türkiye’nin politik ve kültürel hayatının en sembolik simalarından biri yapan muazzam yeteneğinizi gözler önüne seriyor… 
Jacques Chirac, Fransa Cumhurbaşkanı 
 
Mutluluk romanında, Livaneli felsefi ve siyasi sorgulamalarını çok usta bir biçimde karakterlerinin psikolojilerine yedirmiş. Çok aydınlatıcı ve derinden etkileyici bir kitap, günümüz dünyasında dürüstlük ve samimiyet arayanlar için vazgeçilmez. 
Kirkus Reviews, ABD 
 
Mutluluk, yalnızca harika kurgusuyla heyecanlı ve sürükleyici bir macera romanı değil; bunların ötesinde, gelenek ile modernlik, tarih ile bellek yitimi, din ile laiklik arasında bölünmüş Türk toplumu üzerine son derece güçlü bir analiz.  
Martine Laval Telerama, Paris 
 
Livaneli, Mutluluk  romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor. 
2006 yılında Barnes &amp; Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü’ne layık görülen Mutluluk, yayımlandığı günden itibaren Türkiye’de ve dünyada çok ses getiren ve hâlâ geçerliliğini koruyan derinlikli bir Türkiye portresi, acı tatlı bir peri masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e31fdc8-f5dc-49cc-a79d-bf236b743c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Ritmoyun</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için çok yararlı olacağını düşündüğüm bu özel projenin bir parçası olmak güzel bir mutluluk .Ezgi&apos;nin 
gözlerinden bile okunan çocuk sevgisinin şarkılarına da yansıdığını düşünüyorum. Daha nice projelere… 
Çağıl İşgüzar - Aranjör/Opus Kayıt Stüdyo 
 
Ezgi Bertiz sevecen başarılı tuttuğunu koparan her zaman sevgi dolu ve yardımseverliği ile herkesin gönlüne 
taht kurmuş bir bireydir. Ona herzaman inandım ve güvendim şimdi ise inancımın ve güvenimin meyvelerini 
topladığını bir kez daha görüyorum. Başarı seninle olsun Ezgi’ciğim... 
Mukaddes S. Demirok - Y.D.Ü Özel Eğitim Bölüm Başkanı 
 
Ezgi Bertiz, JCI Kuzey Kıbrıs 2019 Başkanlığım sırasında kalbinin güzelliğini gözlerinin ışıltısına yansımasından tanıdım. Başarılı projesi ile bir araya geldiğimiz yolculuklarımız uzun, kimi zaman virajlı olsa da emekle hep pamuk halılarda yürür gibi yürüyebilmek temennisiyle. İpek Denizli - Sanatçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a771d95d-ab54-44ed-9d49-c0f860cc467b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç ve Entegrasyon</image:title>
            <image:caption>Bu kitap yoğun olarak göç ve onunla ilgili problemlerin çözümüne eğilen entelektüel çabaya katkı sunabilmek için entegrasyon konusunu farklı boyutlarda ele almak amacıyla hazırlanmıştır. Göç süreci, göç yollarındaki zorluklar ve temel ihtiyaçların karşılanmasının ardından başlayan süreç bütüncül bir entegrasyon perspektifini gerektirmektedir. Kalıcılaşan göçmen ve mülteci grupların bulundukları toplumsal yapı ile uyumu olarak ele alınan entegrasyon farklı boyutlara sahip, karmaşık bir sürece işaret etmektedir. Bu sürecin ekonomik, politik ve sosyal olmak üzere pek çok boyutu bulunmaktadır. Entegrasyon hem göçmenleri hem de ev sahibi toplumları ilgilendiren, karşılıklı ve etkileşimli bir süreç olup bu sürecin başarılması farklı paydaşların iş birliği ve koordinasyon içinde çalışmasına bağlıdır. Bu çerçevede göçmen ve mültecilerin yaşadıkları ülkelere aidiyet geliştirmesi, topluma işlevsel bireyler olarak katılmaları ve toplumun eşit bireyleri olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için göç eden grupların yaşadıkları ülkelerdeki hizmet, şans, fırsat ve olanaklara erişimini sağlamak öncelikli hale gelmektedir. Toplumsal bütünleşmenin gerçekleşmesi için entegrasyon süreci politika ve uygulama boyutuyla ele alınmalıdır ve bu kitap bu çabalara katkı sunmak üzere hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd8ee01b-5bc4-41a6-86a5-b27a9817c970.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası İlişkiler Etiği</image:title>
            <image:caption>Etik iyi ve kötü, doğru ve yanlış, adalet ve adaletsizlik gibi kavramların tanımını yapmaya, davranışlarımıza yön veren kuralları ve normları belirlemeye çalışan bir araştırma alanıdır. Uluslararası ilişkiler etiği ise esas olarak devletler arasındaki davranış normlarını belirlemekle birlikte, uluslararası boyutu olan her konunun etik boyutuyla ilgilidir. Buna insan hakları, kimlik, adalet, iş etiği ve çevre gibi birçok konu dahildir. Savaşa hepimiz karşıyız, savaşın iyisi kötüsü olmaz. Fakat savaş etiği, savaş şayet engellenemiyorsa, en azından sivillerin öldürülmemesi, hastanelerin bombalanmaması, savaştan sonra adil bir düzen tesis edilmesi gibi yönlendirici temel ilkeler geliştirir. Bu nedenle etik kurallar bize ahlaki bir pusula sağlarlar. Her durum için geçerli evrensel kurallar geliştiremeyebiliriz ancak en azından belli durumlarda ne yapacağımıza ilişkin ahlaki bir yol haritası geliştirilebilir.
Etik ve ahlaki sorunlar uluslararası ilişkilerin hep ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen, bir araştırma konusu olarak disiplinin kendi dinamikleri içinde ikinci planda kalmıştır. Etik konular özellikle Uluslararası İlişkiler’in pozitivizm sonrası döneminde pozitivizme yöneltilen eleştireler kapsamında gündeme gelmiştir. Son yıllarda ise Uluslararası İlişkiler teorisine yönelik Batı-Merkezcilik eleştirisi, komüniter değerlerin ve fikirlerin önemi gibi yeni konular gündeme getirmiş etik davranışın kapsamını genişletmiştir. Bugün gündemde olan sorun acaba birbirinden çok farklı değerleri ortadan kaldırmadan insanlığın anlaşabileceği genel bazı kurallar geliştirilip geliştirilemeyeceği sorunudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a946d693-4330-4017-926e-363dd01a292e.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubi ile Turti’nin Bir Günü</image:title>
            <image:caption>Tavşan Rubi bayılır geç saatlere kadar oturmaya.
Sabah güneş doğduğunda yorganı çeker kafasına.
Devam eder uyumaya.
Kaplumbağa Turti ise tam bir sabah kuşudur.
Erkenden başlar günü ve dolu doludur.
İşte size onların macera dolu geçen bir günleri.
Hazır mısınız dinlemeye başlarına gelenleri…
Zaman kavramı gelişimini desteklemek üzere hazırlanmış Etkinlik Eki, Rubi ile Turti’nin miniklere hediyesidir. Ek’te, zaman kavramının anlaşılmasına yardımcı olacak görselleştirme ve günlük hayatla bağlantı kurma yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca miniklerin hoşuna gidecek eğlenceli etkinlik önerileri yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d68fab97-7b40-4fa8-baf7-7dfd010f2c8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahirette 45 Gün</image:title>
            <image:caption>Göğsünün içinde yürek taşıyan, 
kulağı olup da duyan herkes için ibretlik 45 GÜN... 

- YAŞANMIŞ GERÇEKÜSTÜ BİR HADİSE - 

Ahiret hayatına dair doğusundan batısına dünyanın her köşesinden insanların sayısız tecrübeleri ve tespitleri mevcuttur. Sıradan insanların da gerek rüyalar gerekse yaşadıkları sıra dışı olaylar vesilesiyle bilgileri vardır. İnsanların bir kısmının tam bir kanaat ile olmasa da gereklerini hakkıyla yerine getiremese de pek çok insan ahiret hayatına inanır. İnsanlar en azından rüya vasıtasıyla ahiret hayatı ile ilgili tecrübeler yaşar. Kimileri öldüğünü görür, kimileri mezarına konduğunu, kimileri cennet ve cehennem hâllerini... 

Tıbbî olarak ölüp dirilenlerin anlattıkları sayısız veriler, kişisel deneylere dayanan tecrübeler de insanların elinde mevcut ama bugünün determinist zihin yapısı hep laboratuvar düzeyinde kanıt aradığı için bunlar ancak meraklılarını ilgilendiren malzemeler olarak hatıralarda, edebi eserlerde, filmlerde karşımıza çıkar. 

İşte bu eserde anlatılanlar da İkinci Dünya Savaşı’nın tüm dünyayı kasıp kavurduğu dönemde askerliğini yapan babam İsmail Bulut’un Malatya Akçadağ Karakolu’nda kırk beş gün boyunca şahit olduğu ve dinlediği olağanüstü bir hadiseye dayanıyor. Babamın koğuş arkadaşı Halil Akbaş, kırk beş gün boyunca her akşam bir tür astral seyahatle ötelere/ahirete gider; bir karakol dolusu koğuş arkadaşının sorgulayıcı bakışları altında orada yaşadıklarını etrafındakilere detaylıca aktarır. Bu hadiseden çok etkilenen babam, arkadaşı Halil Akbaş’ın bu olağanüstü tecrübesini âdeta bir kamera gibi zihnine kaydeder. Bu şahit olduğu hadiseyle askerlik sonrasındaki hayatına yeni bir yön çizer. Kahramanlarının büyük bir kısmı artık ahirete intikal etmiş hayli ilgi çekici bu hadisenin anlatıcısı, onun aynı zamanda birincil tanığı olan babam. Ahirette 45 Gün, bir babanın böylesi olağanüstü ve hikmetli bir tecrübesini oğluna aktarmasının hikâyesidir. 
Mehmet Ali Bulut</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37c76f59-a620-4399-ab6e-64560a21b654.jpg</image:loc>
            <image:title>Topluma Hizmet Uygulamaları Rehberi</image:title>
            <image:caption>“Yıldızlar, yolcular için bir kılavuz; bilginler için araştırılması gereken bir mesele; bazıları içinse gökyüzündeki küçük birer ışık kaynağıdır sadece.”-Antoine De Saint- Şu an ilk cümlelerini okuduğunuz bu kitapla tanıştığınızda ilk izlenimlerinizi merak ediyorum. Tahminlerim şunlar: “Sadece bir kitap”, “araştırmalara katkı sağlayacak bir kitap” ya da “dersimiz süresince bize kılavuz olacak bir kitap”. Arzum, topluma hizmet uygulamaları dersi yolculuğunuzda bu kitabın sizin için rehber bir yıldız olması ve yeni yolculuklar aramaya teşvik etmesidir.  Arzumun gerçekleşeceğine dair inancımın birkaç dayanağı vardır: Bunlardan birincisi; topluma hizmet uygulamaları dersini çok içselleştirmiş olmamdır. İkincisi ise deneyimlerimdir. Akademisyenlik hayatımın başlangıcından günümüze bu dersin danışmanlığını yürütmekteyim. Son birkaç yıldır da fakülte topluma hizmet uygulamaları koordinatörlüğünde görev yapıyorum. Ayrıca ve daha önemlisi akademik çalışmalarımın çoğunluğu bu dersle ilgili çalışmalardır. Danışmanlık ve koordinatörlük deneyimlerim her ana bilim dalının bu derse yönelik deneyimleri üzerine gözlemler ve görüşmeler yapma fırsatı vermiştir. Akademik çalışmalarım ise bu gözlem ve görüşmelerden elde edilen verileri bilimsel olarak sunma fırsatı vermiştir. Yani bu kitap her anabilim dalına uygun rehber kitap olmanın yanı sıra ilgili alan yazındaki bu derse yönelik ulaşılabilen tüm çalışmalar ayrıntılı olarak incelenmesi sonucu yazılmış bilimsel bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8e6cf0-f1ad-4806-8170-cabcdd30da5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaktan/Online Eğitimler İçin: Oyun</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüm dengeleri alt üst eden coronavirüs salgını ile yepyeni bir sürece dâhil olduk. Her alanda olduğu gibi eğitim alanında da değişim kaçınılmaz oldu. 
Öncelikle, yüz yüze eğitimlerde oynadığımız oyunları çıkış noktası alarak bu oyunların içerdiği dinamikleri, temaları belirlemeye çalışılmıştır. Buradan yola çıkarak yeni oyunlar tasarlayıp, Oyunları açıklarken ilk olarak oyunun normal yani yüz yüze eğitimdeki halini “Normal Şartlarda Oyun” başlığı altında açıklanıp, daha sonra bu oyunlardan yola çıkarak üretilen oyunları ise “Uzaktan/Online Eğitimlerde Oyun” başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrıca oyunlar tasarlanırken hangi oyunun hangi grupla oynanabileceğine dair bilgilerde kitaba eklenmiştir. aynı yaş grubuna sahip iki farklı sınıfın bile hazır bulunuşluk düzeyleri farklı olabiliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d06dd1-5a95-4d5d-abf4-1a704a056af6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İlk Yollarında: Okula Uyum Süreci</image:title>
            <image:caption>Küçük çocuklar için okul öncesi eğitim kurumları, hayatlarında ilk kez karşılaştıkları özel bir deneyimi ifade eder. Her çocuğun bu süreç karşısındaki algıları, tepkileri, davranışları farklılık gösterebilir. Okula uyum, sadece çocuk ile ilgili değil, öğretmen, anne-baba, eğitim programı gibi geniş bir yelpazedeki değişkenlerle de bağlantılıdır. Bu kitap ile &quot;Okula uyum neden önemlidir? Küçük çocuklarda okula uyum süreci nasıl gelişir? Hangi değişkenlerden etkilenir? Öğretmenin, anne-babanın ve akranların okula uyum sürecindeki rolleri nelerdir? Sınıf yönetimi stratejileri, okula uyumu nasıl etkiler? Okula uyum sürecinin başarılı bir şekilde atlatılması için evde ve okulda neler yapılmalıdır? Kaynaştırma uygulamaları ve dezavantajlı çocuklar bağlamında, okula uyum stratejileri nasıl olmalıdır? Özdüzenleme ile okula uyum arasındaki etkileşim nedir?” sorularına yanıtlar aradık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa2f4f2-61e2-4a65-8742-e75e9500789f.jpg</image:loc>
            <image:title>Neşeli Tarih</image:title>
            <image:caption>DİL BİLMENİN FAYDASI 

On dokuzuncu yüzyılın ünlü meddahlarından Cerrahpaşalı Küçük Ali, çok iyi Rum ve Ermeni taklidi yaparmış. Onu diğer meddahlardan farklı kılan ise “Atlı Doktor” olarak bilinen Rum Doktor İstrati’ye de çok benzemesiymiş. Ona benzemesinin Aralarındaki benzerliğin meyvesinilerini de fırsat buldukça yermiş. Ramazan günlerinde kahvehanede sigarasını tellendirirken çevreden birisi gelip de onu paylayacak olsa hemen Rumca konuşarak İstrati’nin taklidini yapmaya başlarmış. “Neden oruç tutmuyorsun?” diye üzerine giden kişi bir anda ne yapacağını şaşırarak geri çekilip gidermiş 

GÂVURA, GÂVUR DENMEYECEKMİŞ 
Galata&apos;da Voydova karakolunda kudemadan bir tabur ağası var imiş. Hıristiyan ahali ara sıra bir Müslüman yakalayıp karakola götürür ve bana gâvur dedi diye cezalandırılmasını istermiş. Taburağası, “Ay oğul anlatamadık mı? Şimdi gâvura gâvur denmeyecek. Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.” Diye kabahatliyi tekdir ve tevbih eylermiş.&apos;&apos; 

AYAKLI EVRAK HAVALESİ 
Ahmet Vefik Paşa Bursa Valisi iken, valilik makamına gelen birisi, eski mal müdürlüğü memurlarından iken, nasılsa yaptığı bir yanlışlık yüzünden görevinden alındığını söyleyerek adaletin yerini bulması için tekrar eski işine getirilmesini istemiş. Ahmet Vefik Paşa, “Hani, dilekçen nerede?” diye sorunca adam, “Kâğıt ve pul param olmadığı için bir şey yazamadım; işte böyle, bizzat halimi arz etmeğe geldim.”  cevabını vermiş. Ahmet Vefik Paşa, masanın üzerinden bir tebeşir alarak adamın sırtına, “Defterdar Efendiye, 15 Haziran 1280” kaydını yazarak, “Haydi, defterdara git, seni oraya havale ettim.” demiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e34ba6d1-05ba-4ae8-a2eb-4d2c4e2581f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Nereye Göçüyoruz ?</image:title>
            <image:caption>Bu kitapçığı yıllar önce ele aldığımda, “Nereye Gidiyoruz?”  adlı bir kitaptan etkilendiğimi itiraf etmek istiyorum.  Gerçi o kitap tamamen din felsefesi üzerinden konuyu açıklamaktaydı ve yine o güzel kitapçık da okuyanı sıkmayacak şekilde, az ve öz sayfalardan oluşmaktaydı. Buradan yola çıkarak, hemen notlarımı aldım ve şimdiki kitapçığımın ilk adını belirlemiş oldum; “Nereye Uçuyoruz?” Ama sonra,  buradaki “uçuyoruz” ifadesinin çok teknik ve sınırlı bir kelime olarak kaldığını düşünerek, biraz da sosyal yönleri devreye sokabilmek için, “Nereye Göçüyoruz?” olarak değiştirmiş oldum. Çünkü “göçmek” kelimesi birçok felsefik anlamları da içermektedir ve yine bizleri uzayın sonsuz derinliklerine kadar götürebilmektedir… 
Sıkılmadan da okuyacağınızı ümit ediyorum…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b332cd99-f14e-449d-a88e-c6b2704dfb0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Erzurumlu İsmail Hakkı ve Kitab-ı Gevheriyye’si</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber’i (s.a.v.)konu edinen eserler hemen her
dönemde merakla okunmuş ve bu eserlere ciddi bir teveccüh
gösterilmiştir. O’nun örnek hayatını anlatan eserlerin başında
şüphesiz Yazıcıoğlu Mehmed’in yazdığı Muhammediye gelmektedir.
Halkın bir araya gelerek okuduğu, hatta ezberlediği
Muhammediye Türk toplumunda Kur’ân-ı Kerîm’den sonra
evlerde en fazla bulunan ve okunan kitap olmuştur. Bu durum
neticesinde; müellifler, hem topluma yön vermek hem de Hz.
Peygamber’e yaraşır bir ümmet olmak adına maharetlerini ortaya
koyarak Muhammediye’ye benzer eserler üretmişlerdir. Erzurumlu
İsmail Hakkı da, Hz. Peygamber’in hayatından kesitler sunarak
toplumun içinde bulunduğu sıkıntılı hâllere reçete sunmak için,
Muhammediye’den etkilenerek Kitâb-ı Gevheriyye adlı eserini
ortaya koymuştur.

Bu eser, Yazıcıoğlu Mehmed’in Muhammediye’sinden
esinlenilerek zor şartlar altında, gece gündüz demeden yalnızca
topluma fayda sağlamak gayesiyle yazılan, içeriğinde toplumun
hemen her kesiminin kendisinden bir şeyler bulacağı bir rehber
niteliğindedir.
Dr. Yusuf ATASEVEN</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6320d6e0-cf1f-4cc7-b654-2f2c484837a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Engelli İstihdamı Ve Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>Engelli insanlar da herkes gibi eşit olanaklara sahip olmak istemektedirler. Sosyal çevreden gerekli ilgiyi ve yardımı bulamayan engelli , birçok kısıtlamalarla ve olumsuz etkenlerle yüz yüze kalmaktadır. 
  Engellileri topluma kazandırmanın, kimseye muhtaç olmadan bağımsız yaşayabilmelerini sağlamanın en önemli yolu onların istihdam etmektir. Engelli kişilerin toplumsal yapı içerisindeki varlığı kabul edilmeli, toplum engelli olsun yada olmasın tüm bireyleri ile bir bütünü temsil etmelidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a62ce16-ff5c-43c4-81a8-55ee14366d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstüm Başım Tozum Dumanım</image:title>
            <image:caption>İlk kitabın MASA&apos;na oturduğumdan beri önüme serdiğin ziyafet sofrasından kalkmadım. Ne lezzet ne saadet ne ayrıcalık okumak Sen&apos;i… Şimdi kalk o MASA&apos;dan &quot;Üstümün başımın tozunu dumanını&quot; silk, temizle, yün, yıka benimle diyorsun… Başımın üstüne; Duygumun Anlayanı, Şiirimin Yol Arkadaşı ve &quot;KALBİMİN DELİ ŞAİRİ!&quot; 
Mehmet Erdoğan 

Evrendeki en güzel gezegende dünyaya gelme şansını elde eden insanların, insan olma özelliklerinden dolayı, yaşamlarını labirente çevirdikleri hayatlarında, tek çıkış yolu, Şiir Çıkmazıdır.
Bu çıkmaza saplanıp kalarak, şiir gibi yaşamayı beceren dostlarımdan birisidir Ömer Gümeli… Onu ve şiirlerini anlamak, ancak onun kadar yalın olmakla mümkündür. Bunun için, her kelimemi onun yazdıklarını bozmaktan korkarım endişesi ile kullandım. Üstüm Başım Tozum Dumanım adlı eserde, Ömer Gümeli’nin silkindikçe çıkan şiirleri yer alıyor. Okuru ve şiir tozuna bulananı çok olsun. 
Umur Özlüer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5aa1c6f-b3ef-458d-88f3-a70e85b9dcde.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimli Sözlük</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’nın son dönem devlet adamlarından Ahmet Vefik Paşa’ya Bursa’da vali iken, “İyi bir devlet adamı nasıl olmalıdır?” diye sorarlar. Devlet adamlığı ve diplomatlığının yanı sıra iyi bir çevirmen, tarihçi ve yazar olup nüktedanlığıyla da bilinen Paşa, “mim” harfinden; muteber, mutedil, mutena, muvaffak, muvakkit, muzaffer, müceddid, müdebbir, müfekkir, mükrim, mültefit, mümeyyiz, münevver, mümtaz vb. bazı kelimeleri sıralayarak cevap verir. 
Nihat Gül elinizdeki eserde, dünden bugüne kadar hep bir şekilde konuşulan ama bir kitap bütünlüğüne kavuşturulamayan bir işi üstleniyor. Lider, yönetici, devlet adamı, siyasetçi, âmir… konumundaki insanlarda olması veya olmaması gereken nitelikleri “mim” harfinden derlediği kelimelerle açıklıyor. 
Mizah ile nükte, hikâye ile ibret, düşünce ile yaşam incelikleri iç içe geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f41df68-4a72-463d-920f-ce9b1e223827.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitimde Araştırma Yöntemleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, araştırmaya ilişkin temel kavramlar, araştırma probleminin tanımlanması, araştırma yönteminin belirlenmesi, nitel ve nicel araştırma yöntemleri, araştırmanın örnekleminin belirlenmesi, veri toplama araçları, araştırmalarda geçerlik ve güvenirlik konusu, nicel ve nitel veri analizleri, nitel veri analiz programı MaxQda, kaynak tarama, alıntı yapma ve kaynak gösterme, araştırma raporunun hazırlanması, bilimsel araştırma ve yayın etiği, eylem araştırması ve araştırmacı olarak öğretmen bölümleri bulunmaktadır. 
Elinizdeki bu kitap başta siz öğretmen adayları -ya da tüm lisans öğrencileri- ve lisansüstü düzeyde eğitim gören öğrenciler için temel bir kaynak olma özelliğine de sahiptir. Aynı zamanda, araştırma yapmanın ne kadar önemli olduğunu ve araştırma sürecini oldukça detaylı bir şekilde anlatan ve yol gösteren bir rehber olma özelliği de taşımaktadır. Veri analiz yöntemlerinin de oldukça detaylı anlatılması ve kitapta kullanılan dil size rehber olmaya hizmet etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/095b2197-6046-43a1-9ede-2e1683839c75.jpg</image:loc>
            <image:title>Flüt Güncesi -Flüt İçin Teknik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>Flüt Güncesi; flüt eğitimi alan öğrencilerin her gün düzenli olarak çalışmalarında yer vermelerinin gerekli ve önemli olduğu düşünülen özgün yapıda hazırlanmış teknik çalışmalar içermektedir. 
Ülkemizde flüt eğitimi alan öğrencilerin aynı imkân ve olanaklara sahip olmadığı düşünüldüğünde, öğrencilerin literatürdeki tüm kitaplara ulaşmasının mümkün olmadığı bilinmektedir. Buradan hareketle literatürde yer alan metotlardaki teknik çalışmalara özgün bir bakış açısıyla yeni çalışmalar eklemek, teknik çalışmaların önemli bir kısmını tek bir kitapta bir araya getirmek, çalışmalar hakkında anadilimizde bilgiler vermek ve bu egzersizleri içeren Türkçe bir kaynağın literatüre katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla “Flüt Güncesi” hazırlanmıştır. Flüt Güncesi; özgün bir egzersiz kitabı olmasının yanı sıra egzersizlerin sonunda yer alan “egzersiz güncesi” bölümü ile öğrencilerin çalışmaları sırasında notlar almasına ve kendi gelişimlerini takip etmesine olanak sağlamaktadır. Bu özelliği ile “Flüt Güncesi”; öğrencilerin kendi öz denetimlerini yapabilmelerine ve çalışma alışkanlıklarını oluşturabilmelerine yardımcı olmak için hazırlanan bir kılavuz kitap olma özelliği de taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/792db43c-ac82-43a5-a04a-870c8c35d8b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Eğitimine Giriş</image:title>
            <image:caption>Erken çocukluk yıllarında bireye sunulan gelişimsel destek, bir tür geleceğe yatırımdır. Küçük çocuklarla birlikte yaşayan, onlarla çalışan ve hatta etkileşim kuran tüm insanların çocukların gelişimsel özelliklerini bilmeleri, çocukları tanımaları ve onların öğrenmelerini desteklemek için önemlidir. 
Bu kitap ile çocukların ilerideki sosyal ve eğitim yaşamları için eğitim basamağının ilk adımı olan erken çocukluk eğitimine genel bir bakış oluştur-mak amaçlanmıştır. Erken çocukluk eğitiminin tarihsel  ve fikirsel gelişimi, dünyadaki erken çocukluk eğitimi uygulamaları, çocukların gelişimsel özellikleri, okul öncesi eğitim programı ve alternatif yaklaşımlar, erken çocuk-luk eğitiminin sac ayakları olan aile, okul ve öğretmen, erken çocukluk eğiti-minde kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri ile oyun, erken çocukluk eğiti-minde özel gereksinimli çocuklar Erken Çocukluk Eğitimine Giriş kitabında ele alınan konular arasındadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5b1ee7d-1341-4402-b8ce-9a73df8735ee.jpg</image:loc>
            <image:title>English For Child Development Professionals</image:title>
            <image:caption>“A child miseducated is a child lost,” says John F. Kennedy. 
We are aware that the ones who will educate our children are the ones shaping our future. We live in a world where rapid developments have changed the nature of knowledge and information. We are global citizens now, and we need to follow the updates all over the world. Since English is a lingua franca, any language that is widely used as a means of communication among speakers of other languages, it is crucial to have a good command of the language in order to follow the new trends. Our aim in forming this book is to help young child development professionals to be able to follow what is going on in their fields around the world. This book is significant because there is no other English book addressing the specific needs of a child development specialist. We hope this book will enable our professionals to read scientific books and articles in their field and have a good knowledge of terminology. As Walt Disney says, “We keep moving forward, opening up new doors and doing new things because we are curious,… and curiosity keeps leading us down new paths.” We dedicate this book to those who look for new paths and need English in this way.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dae8cff-c96b-4a7d-a221-b40e9e0a037e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun Zamanı</image:title>
            <image:caption>Oyun oynamayı bıraktığınız gün, öğrenmeyi de bırakırız (William Glasser) 
Sözünde de anlaşıldığı gibi hayatımızın her noktasında oyunun ne kadar etkili olduğu yadsınamaz. Oyunlar, çocuklar ve yetişkinlerin yaşam becerilerinde farkındalık kazandırması, kendisiyle ve çevresindeki dünyayla barışık ve mutlu bireylerin hem temeli hem de gelişimini sağlamış olur. 
Saklamak değil, paylaşmak olsun özün eleştirmek değil, çözümü göstermek olsun sözün, yıkmakta değil, yapmakta olsun gözün, saldırmak değil, sarılmaktır çözüm (Osho) dediği gibi; bilginin paylaşmanın güzelliğinin ve bereketinin kaynak beslendiği durumda paylaşılanlarda artacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48615b0f-2973-4159-a7bf-05cb29ce06ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi Ve Mesleki Kimliği</image:title>
            <image:caption>Öğretmenlik mesleği, gelişime ve yeniliğe açık olmayı, günceli ve toplumsal olayların eğitime yansımalarını takip etmeyi gerekli kılan bir meslektir. Bu nedenle öğretmenlerin mesleki kimlik algıları onların mesleki 
gelişime ilişkin tutumlarını etkileyebilir. Bu etkileşim iki yönlü de olabilir. 
Bütün bu düşüncelere ilişkin tartışmalar sonucunda ortaya çıkan bu eser titiz ve detaylı bir çalışmanın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb507cb-2dce-4a04-b3e3-4bf601c7f162.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Gereksinimli Çocuklar Ve Özel Eğitim</image:title>
            <image:caption>Engelli olma sürecinde yaşanan yetersizlik durumu/durumları kişiye özgüdür yani bireysel özellikler taşımaktadır. Ancak yaşanan durumun tanılanması, duruma ilişkin gereksinimlerin belirlenmesi, bireylerin eğitim ortamları, eğitsel planlama ve uyarlama süreçlerine rehber olabilmesi için ortak özellikler ve eğitsel ihtiyaçlar doğrultusunda bir sınıflandırma yapılması gerekmektedir. Eğitsel süreçte ihtiyaçlar ve uyarlamalar, kullanılacak materyaller, bireylere sunulacak eğitim türü gibi unsurların yanı sıra yasal-hak ve özgürlükler, tıbbi müdahaleler, ulaşılabilecek imkanlar ve değerlendirme gibi noktaların her birinde sınıflandırma yol gösterici olacaktır. Bu kitap özel gereksinimli  bireyleri bir bütün olarak ele almayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5209bf0f-bbac-4f27-97fb-90eb684047ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Eğitim Programları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap okul öncesi eğitimin en önemli konularından biri olan  eğitim programını, “önemi, ilkeleri ve ögeleri; okul öncesi eğitim programlarının tarihsel gelişim süreci; 0-3 ve 3-6 yaş okul öncesi eğitim programının temel özellikleri, ilkeleri, kazanımlar, göstergeler, ortam özellikleri, etkinlikleri ve  bunların  yanı sıra  programda kullanılacak formlar, planlama (aylık eğitim planı, günlük eğitim akışı ve etkinlik planı), uygulama ve değerlendirme basamakları” ile  bütünsel açıdan detaylı bir biçimde  ele almaktadır. 
Bunun yanı sıra kitapta okul öncesi eğitimde dünyada en çok uygulanan alternatif yaklaşımları ve bu yaklaşımların MEB programına adaptasyonu ile ilgili örneklere de yer verilerek okuyucuya evrensel bir bakış açısı da sunulmuştur. Kitabının temel özelliği ülkemizde ve dünyada uygulanan okul öncesi eğitim programlarına hem teorik temelleri hem tarihsel süreci hem teknik özellikleri hem de uygulama örnekleri ile geniş bir açıdan ayna tutmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f858195-6849-4c21-aca8-93ecc15ccc20.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can ile Ay</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c2a1ee9-5910-4beb-940c-6e5658de3b5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can ile Kar</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f977790-7490-4241-88b3-885dae28335a.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can ile Güneş</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9dfab5-ed26-46a0-9db3-a4072433a260.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can ile Yağmur</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63418d01-8c9b-40e1-a76b-e4385a778360.jpg</image:loc>
            <image:title>Genel Felsefe</image:title>
            <image:caption>On sekizinci yüzyılın özellikle kendi çağına damga vurmuş olan büyük Alman filozof Christian Wolff bir felsefeye giriş kitabı olarak ele alınabilecek bu eserde &quot;nedenlerin bilgisi&quot; olarak gördüğü felsefeyi önce &quot;olguların bilgisi&quot; dediği tarih ve &quot;niceliklerin bilgisi&quot; dediği matematikten ayırıyor. Felsefenin bu bilgi türleriyle ilişkisini yahut iş birliğini gösterdikten sonra da onun sınırlarını ve dallarını ve/veya kısımlarını belirliyor. Bu kısımları gerektiği gibi birbirinden ayırıp sıraladıktan ve bu tasnifi temellendirdikten sonra da, felsefenin nasıl icra edilmesi gerektiğini, felsefe yaparken dikkat edilmesi gerekenleri, felsefede doğru yöntemin ne olduğunu, filozofun kullanması gereken üslubu ve felsefe yapma özgürlüğünün önemini irdeliyor. Özellikle felsefenin kısımlarına ilişkin tasnifi hala geçerliğini koruyan ve ontolojinin isim babası kabul edilen Wolff&apos;ün bu eseri felsefeye yeni başlayanlar kadar alanın uzmanlarının da yararlanacağı bir eser olarak karşımıza çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/180060c9-7939-439b-ae1e-80ac4f81bbf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Plotinos –Tanrı, Ruh ve Mit</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Fransız filozof Henri Bergson’un Plotinos üzerine verdiği derslerden oluşmaktadır. Eser, Antik filozof Plotinos’un hayatı ve felsefesine giriş niteliğindedir. Plotinos’un ruh teorisi, evrenselden bireysel ruha geçis, idea, mit ve Tanrı (Bir) anlayışı eserde ele alınan konulardandır. 
MS. 209’da doğan Plotinos, Mısır’a yerleşmiş Romalı bir aileye mensuptu. Entelektüel bir eklektizm ve belirsiz bir ahlakçılık çağında İskenderiye’ye geldi. Birçok felsefe okulu ve Doğu’dan gelen yeni ekoller karşısında, Aristoteles ve üstadı Platon&apos;un felsefesini merkeze alan bir felsefe sistemi kurdu. 
Yalnızca Yeni Platonculuğun kurucusu Plotinos’un değil, Bergson’un düşünce dünyasını keşfetmek açısından da eser önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43415f80-0027-4096-8515-fbbe7f61af0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukukun Hareket Tarzı</image:title>
            <image:caption>Hukukun Hareket Tarzı başlıklı bu çalışmasında Donald Black, hukukun nasıl
“işlediğini, hareket ettiğini, salındığını” göstermeye çalışıyor. Çok alışık olmadığımız
bir şekilde, hukukun niceliğinin nasıl değiştiği sorusunun peşine düşüyor.
“Bu kitap hukukun sosyal alandaki görünümleriyle ilgili çok sayıda önerme
içermektedir. Bu önermelerin amacı hukukun değişimini tespit etmek, böylece
bilimsel bir hukuk teorisine katkıda bulunmaktır. Bu türden bir teorinin pratik
kullanımları söz konusudur ve ayrıca diğer sosyal yaşantılara ilişkin çalışmalar
bakımından da uygulamaları mevcuttur.
Bu önermeler, sözgelimi, neyin yasadışı olarak tanımlandığı, kimin polisi çağırdığı
veya dava açtığı, kimin mahkemeyi kazandığı, kimin temyize gittiği veya bozma
aldığı, kimin hangi usulü işlettiği ve -zamana ve mekâna bağlı olarak- sosyal
yaşamda, şayet varsa, hukukun ne derece var olduğu hususlarındaki farklılıklar dahil
olmak üzere, hukuki çeşitliliğin geniş yelpazesini yansıtır. Dolaylı olarak, bu
önermeler genellikle sapma davranışı teorilerinin ortaya koyduğu birçok olguyu da
belirler. Bunları yeniden düzenleyerek sosyal kontrolün diğer biçimlerini tahmin eder
ve açıklar. Nihayetinde, dolaylı biçimde anarşinin -hukukun olmadığı bir sosyal
yaşamın- koşullarını belirler ve mevcut eğilimlere uygulayıp hukukun geleceği
hakkında öngörüde bulunur.”
Saf Sosyoloji’nin [Pure Sociology] kurucusu olan Donald Black, Türkçe okurla ilk kez bu kitabıyla buluşuyor. Bugün hukuk sosyolojisinde önemli bir yerde duran Black’in hukuk, sosyoloji, antropoloji ve psikoloji disiplinlerinin kesiştiği yerde kurmaya çalıştığı hukuk kuramını yansıtması bakımından Hukukun Hareket Tarzı büyük önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e761c1e6-caff-4ed4-9fb6-4f2cba840454.jpg</image:loc>
            <image:title>Okunmamış Mesaj</image:title>
            <image:caption>Okurken ellerinizin ne kadar kirli olduğuna çok şaşıracaksınız…
Dokunduğu herkesin geçmişini tüm detaylarıyla gören masör Yusuf’un yolu şarkıcı Cemre’yle kesişir ve genç adam bir tek onun geçmişini göremediğini fark eder. Ona duyduğu merak ve ilgi zamanla aşka dönüşür. Cemre’nin arkadaşlarına masaj yapmaya ve onların karanlık sırlarını öğrenmeye başlar. Ancak aşk, her zaman iki kişiyi bir arada tutmaya yetmez. Cemre’nin sır gibi sakladığı bağımlılığı Yusuf’la aralarını bozarken, Cemre’nin arkadaşlarının hayatında da kötü olaylar cereyan etmeye başlar. 
Atlanması gereken tek bir eşik vardır.
Yedi büyük günah...
Oburluk
Kibir
Öfke
Kıskançlık
Tembellik
Açgözlülük
Şehvet
Kim iyi, kim kötü, kim gerçek, kim yalancı?
Bastırılmış bilinçaltı, dizginlenemez arzular, günahkâr cumartesi geceleri ve bizim masum çocukluğumuz... Okurken kimin tarafında olacağınıza ancak sizin günahlarınız karar verecek. Okunmamış Mesaj, Aşkım Kapışmak’ın güçlü hayal dünyasıyla kaleme aldığı çarpıcı bir fantastik-psikolojik roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea74d718-2296-455a-a8a6-5873b643ae83.jpg</image:loc>
            <image:title>İmbikten Kadehe – Distile İçkiler Dünyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>2019’da yayımlanan, Türkiye’nin en kapsamlı viski rehberi olma özelliğine sahip ilk kitabı Meleklerin Payı: Bir Viski Macerası ile okurların beğenisini ve dünyanın en önemli yeme-içme kültürü ödüllerinden Gourmand World CookBook Awards 2020 ödülünü kazanan Dr. Burkay Adalığ, yepyeni bir içki kültürü kitabıyla karşımızda. Dr. Burkay Adalığ bu sefer sadece viskiyi değil, dünyanın tüm distile içkilerini anlatıyor. İmbikten kadehlerinize kadar uzanan bu yolculuğun her aşamasını keşfederken, bu kitabı okuduktan sonra içtiğiniz her içkinin hikâyesini de biliyor olacaksınız. Votkadan cine, tekiladan konyağa tüm distile içkilerin anlatıldığı kitapta, milli içkimiz rakı tabii ki başrolde. İçki tarihinden ilginç anekdotların, elliye yakın kokteyl tarifinin, içkinizi yudumlarken dinleyebileceğiniz şarkı listelerinin ve ülkemizde bir ilk olan Türkiye’nin Rakıları tablosunun da yer aldığı İmbikten Kadehe: Distile İçkiler Dünyası sadece kitaplığınızın değil evdeki barınızın da başköşesine yerleşecek bir kitap. Tüm içkiseverlere şimdiden Şerefe!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ec6d9e-404c-4db6-9d6f-1695c28248f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikrop Kardeşler Mo ile Zo</image:title>
            <image:caption>Uykusu geldiği için dişlerini fırçalamadan 
doğruca yatağa giden Lili’nin, o gece minik iki misafiri vardı: 
Mikrop Kardeşler Mo ile Zo. 
Mo ile Zo, akşamları yüksek bir binanın 
çatısına otururlardı. Dişlerini fırçalamadan uyuyan 
küçük çocukların ağızlarından dışarı süzülecek kokuları beklerlerdi. 
Sonra o kokunun izini sürüp minik dişlerin arasında kalan yemek artıklarıyla kendilerine güzel bir ziyafet çekebilirlerdi! Ve bu ziyafet, açlıktan guruldayan karınlarının tam da ihtiyacı olan şeydi… 
Ceylan Koryürek’in akılda kalıcı, kafiyeli anlatımı ve Burcu Yıldız’ın çizimleriyle Mikrop Kardeşler Mo ile Zo, çocuklara dişlerini düzenli fırçalamadıklarında neler olabileceğini sevimli bir öyküyle anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e7ade03-0be4-4dca-b3b5-c17821092d0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can Doğum Günü Partisinde</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec08a5ad-d8d1-4b14-bb71-42781cec3b7c.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Beyniniz</image:title>
            <image:caption>Uyku, Hafıza, Keyif, Korku, Dil. Bunları her gün yaşıyoruz, kullanıyoruz. Peki beyinlerimiz bunları nasıl oluşturuyor? 
Bu kitap sizei beyninizde bir serüvene çıkarıyor. Sinirbilimci Marc Dingman, beyninizin nasıl çalıştığını göstererek, sizi etkileyen beyin fonksiyonlarına ilişkin güncel araştırmaları anlatarak bu serüvende size rehberlik ediyor. 
Bu kitapta, beyniniz çalışması gerektiği gibi çalışmayıp uykusuzluk, depresyon ve bağımlılık gibi sorunlar ortaya çıkardığında neler olduğunu da göreceksiniz. Sinirbilimin bu sorunları çözmek için neler yaptığına ve beyninizin hatalarından korunmak için neler yapabileceğinize bakış atacaksınız. 
Bunları öğrenirken; 
Neden hafıza oyunlarının demansı engellemediğini, 
Hayatınızın her gününü sanki dün yaşanmışcasına hatırlamanın nasıl bir şey olduğunu, 
Hangi popüler psikiyatrik ilacın Alman roket yakıtından üretildiğini, 
Nasıl farkında olmadan uykunuzu sabote edebileceğinizi de göreceksiniz. Yazarın popüler YouTube serisinden yola çıkan bu kitap, bir sinirbilimcinin perspektifinden insan beyninin özelliklerine, gerçek hayattan alınma örnekler ve yazarın öğretici anlatımıyla eğlenceli bir giriş sunuyor. İşte Beyniniz, keşfetmeniz için ellerinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd89f6b7-5c4b-45f9-818a-82e2aee765bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Arayışı</image:title>
            <image:caption>İslam düşüncesinin zirve isimlerinden olan İmam Gazzâlî’nin, yüzyıllar boyunca tartışmaların odağında olmuş meşhur eseri el-Münkız Mine’d-Dalâl, kendi çağındaki İslâm düşüncesi fikir ve inanç hareketlerini ele almasının yanı sıra şüpheciliğe dair ortaya koyduğu ve o güne kadar benzeri görülmemiş yorumuyla da İslâm düşünce tarihinin en özgün metinlerinden birisidir. Kısaca el-Münkız olarak bilinen bu meşhur eser, Gazzâlî’nin kendi düşünce dünyasındaki büyük değişim ve gelişimi anlattığı bir tür otobiyografik metindir. 
Elinizde tuttuğunuz metin, dünyanın çeşitli kütüphanelerinde çok sayıda yazma nüshası bulunan el-Münkız’ın bilinen en eski nüshası baz alınarak ve diğer nüshalarla karşılaştırılarak hazırlandı. 
Gazzâlî’nin hakikat arayışının bir çeşit günlüğü de olan bu büyük eser, erken dönemlerden itibaren hem İslâm dünyasında hem de Batı’da büyük bir ilgiyle karşılanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a19d3992-97d8-4b80-bfc8-efb0a09f2e64.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile Eğitiminde Güncel Konular</image:title>
            <image:caption>Toplumun en temel yapı taşını oluşturan aile, varlığını asırlardır sürdürmüş ve her daim önemli bir kurum olarak insan yaşamında yer edinmiştir. Bu durum ailenin pek çok çalışmaya konu olmasına ve geçmişten günümüze uzanan araştırma alanı haline gelmesine zemin oluşturmuştur. Her ailenin kendi içinde bir dinamik oluşturması, ekonomik, teknolojik, kültürel pek çok değişiklikten etkilenmesi ve bireyin psikolojisi, davranışları, ilişkileri üzerinde etkisini her zaman sürdürmesi aile ile ilgili çalışmaların öneminin korunmasına katkı sağlamıştır.
Günümüzde gelişen ve değişen aile, üyeleri arasındaki uyumlu birlikteliği sağlamak zorundadır. Değişen aile rollerine uyum sağlayamama, aile içindeki iletişim ve etkileşimdeki bozulmalar kuşaklar arası çatışmaların artmasına neden olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında beklenmedik durumlarla karşı karşıya kalınması, ailede farklı özelliklerin varlığını göstermesi, aile içindeki sorunlarla baş edilmesi ve meydana gelecek olumsuz durumların ortadan kaldırılması için aileye yönelik destek ve müdahale çalışmalarının ortaya konulması önemli olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a17f4206-c1c2-4324-ac89-f54064f4e507.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can ile Civcivler</image:title>
            <image:caption>Ünlü İtalyan illüstratör Nicoletta Costa’nın yazarlığını ve çizerliğini üstlendiği Tavşan Can serisi artık Uçan Fil’de! 
Tavşan Can ve arkadaşlarının birbirinden renkli, eğlenceli ve öğretici maceraları sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cf74eca-9ea1-4615-9a50-1c2db611bb3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Ve Ekran</image:title>
            <image:caption>Çağımız dijital çağ! Öyle büyük bir alanı kaplıyor ki hayatımızda, teknoloji olmasa nasıl yaşanır unuttuk hepimiz. En başına gidelim; bir çocuğun dijital medya ile ilk karşılaşma serüveni doğmadan önce, ilk ultrason fotoğrafının aile bireyleri tarafından dijital medya araçları aracılığıyla paylaşılmasıyla başlıyor ve yaşamı boyunca da teknoloji onu takip ediyor. Hal böyle olunca çocukları ekran başından kaldırmak ne mümkün… Özellikle Covid-19 pandemisi sürecinde evlerde olduğumuz şu günlerde ekran başında tüm çocuklar ve hepimiz. Her ne sebeple olursa olsun çocuklarımızın ekran karşısında oldukları bu uzun süre bizleri kaygılandırıyor. Ekrandan kaynaklanan herhangi bir “kötü” durumla karşı karşıya kalmasınlar istiyoruz. Peki çocuklarımız için ne yapabiliriz? Bu durum günümüz ebeveynlerini iyi birer “siber ebeveyn” olmaya zorluyor. Dijital teknoloji araçları ve uygulamalarını kullanabilme ve güvenlik önlemleri hakkında bilgi sahibi olma günümüz ebeveynlerinin öncelikli görevleri arasında çoktan yerini aldı. Bu kitap bir rehber niteliginde; dijital dünyanın cezbedici ahengini biraz çocuk gelişimcisi bakış açısıyla kurcalamak, ebeveynlere ve eğitmenlere yol göstermek amacıyla yazıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef5d5664-3b59-4363-88b8-ca7efa22c40e.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Çocuk (Lça) Eğitim</image:title>
            <image:caption>Doğumla başlayan ve ilkokulun ilk yarısını da kapsayan erken çocukluk dönemi, mucizevi değişimlerin ve gelişimlerin yaşandığı sihirli bir süreç olarak kabul edilmektedir. Bu dönemde kazanılan davranışların büyük bir kısmının, bireyin ileriki dönemlerinde yaşamını şekillendirebilecek bir etkiye sahip olduğu, yapılan araştırma sonuçlarında vurgulanmış ve erken eğitimin önemi üzerinde durulmuştur. Çağdaş toplumun gerektirdiği, duygu ve düşüncelerini özgür bir şekilde ifade eden, araştırmayı seven, öğrenmeye istekli ve meraklı, girişimci, kendi kendine karar veren, kendisinin ve başkalarının haklarına saygılı, var olan yeteneklerini kullanma becerisine sahip ve öz denetimli bireyler yetiştirebilmek için eğitime gereken önemin verilmesinin ve mümkün olduğunca da en erken dönemde bu eğitime başlanmasının gerekliliği, günümüzün tartışmaya açık olmayan konularının başında yer almaktadır. 

Kişiliğin oluşmaya başladığı okul öncesi dönemden itibaren çocuğun, gerekli bilgi, beceri, tutum ve temel alışkanlıkları kazanabilmesi, toplumun değer yargılarını öğrenip uygulayabilmesi için ev, okul ve sosyal yaşantı alanlarında planlı bir eğitim sürecine dahil edilmesi ve iyi bir rehberlik hizmetinden faydalandırılması gerekmektedir. Bu noktada erken çocukluk eğitiminin önemi bir kez daha açıkça görülmekte ve 21. yy becerileriyle donatılan çocukların yetiştirilmesinde rol alan ebeveynlere ve öğretmenlere büyük sorumluluklar yüklenmektedir. 

Kısaca çocuğu merkeze alan, çocukLa birlikte geçirilen eğitim sürecinde gerek ebeveynlerin ve gerekse öğretmenlerin sadece çocuğun ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayacak bilgiyi aktaran kişiler olmasından ziyade içlerindeki çocukÇa paylaşımlara da yer verebilecekleri bir ortamın/yaşantının önemli olduğu düşüncesiyle hazırlanan bu kitabın, hayatında çocuğa yer veren, çocukLa olmayı seven ve çocukÇa yaşamayı hiç terk etmeyen tüm okurlara katkı sağlaması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d15c30d5-ec87-478b-b6f6-b95329c0c811.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Sisteminde Bireyi Tanıma Ve Test Dışı Teknikler</image:title>
            <image:caption>Bir Marangoz, 
Hiçbir meslek yok ki üzerinde islem yaptıgı ya da yapacagı malzemeyi “tanıma” geregi 
duymasın. Örnegin, bir marangoz her seyden önce, üzerinde islem yapacagı agacı-masifi 
birçok yönüyle tanıdıktan sonra ise baslayabilir. Tanımak, agacı amaca uygun 
kullanmanın ve islemenin zorunlu ön kosuldur. Marangoz, agacın cinsi, sertlik-yumusaklık, 
içindeki nem oranı, budak yapısı ve elyaf yönü açısından tanımak zorundadır. 
Ancak o zaman elindeki agaçtan ne yapacagına ve nasıl isleyecegine karar verebilir. Bir 
marangoz atölyesinde onlarca agaç türü ve o türlerin de kendi içinde kendine “özgü” 
yüzlerce farklı olusum yapıları vardır. Tıpkı sınıf ortamı ve sınıftaki tüm ögrencilerin 
farklı ve kendine “özgü” olusları gibi… Marangoz, atölyesindeki agaçların çesitligini, 
farklılıklarını ve agaçların farklı gelisim yapılarını bilir. Farklılıkları önemser. Islem - 
biçimlendirme (ögretim) sürecinde, her bir agacın budak yapısını, elyaf yönünü dikkate 
alır. 
Ustalık, önce agacı tanımaktan ve ona uygun nasıl biçim verecegini - davranacagını bilmekten geçer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84cf3581-7cac-4137-8666-97d90e0a2ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Çocukların kitapla tanışma süreci, anne karnında başlayıp yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu süreçte, öncelikle çocuğun ebeveyni, daha sonra çocuğun yaşamında yer alan çocuk gelişimciler, eğitimciler vb. uzmanlar rehberlik eder. Bu rehberliğin en önemli amacı, çocuğun kitap ile ilgili yolculuğunu keyifli hale getirerek hiç bitmemesini sağlamaktır. 

Bu kitap, bu yolculuğa ışık tutmak amacıyla yazılmıştır. “Çocuk Edebiyatı” kitabında; alanında uzman akademisyenler tarafından çocuk edebiyatına giriş, kitapların çocukların gelişimine katkısı, kitap seçimi, kitap okuma yöntemleri, kitap okuma alışkanlığını kazandırma, özel gereksinimli çocuklarda kitap okuma süreçleri, kütüphane, çocuk kitaplarının ortaya çıkış yolculugu, drama atölyesiyle çocuk kitaplarına yolculuk gibi konulara değinilmiştir. Bunun yanı sıra; kitabın sonunda çok değerli çocuk kitabı yazarları ve eğitimciler bu alandaki görüş ve deneyimlerini paylaşarak toplumsal açıdan çok önemli konulara değinmişlerdir. Bu kitabın, öncelikle çocuklarla çalışmak üzere mesleğe adım atmış sevgili ögrencilere, uzmanlara, ebeveynlere ve tüm okurlara yararlı bir kaynak olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c7d009-a525-4bcb-a4c9-1af42b7d7165.jpg</image:loc>
            <image:title>Asperger Sendromu Ve Otizm: Çocukluktan Yetişkinliğe</image:title>
            <image:caption>Asperger sendromu ve otizm alanyazında yıllardır var olan yetersizlikler olsa da bu yetersizliklere sahip olan bireylerin aileleri, onlarla iletisim halinde olan çevrelerindeki insanlar ve ögretmenleri için bu durumun tam olarak ne anlama geldigini ve yasadıkları zorlukların neler oldugunu çok az kisi anlayabilmektedir. 

Amerikan Psikiyatri Birligi tanı dogrulugunun bir birey için hazırlanacak olan tedavi planlamasının ilk adımı oldugunu vurgulamaktadır. Bu da bizlere yasadıgımız ya da müdahalede bulunacagımız bireyleri tanımanın, bu bireylerin hayatlarının her alanında yasadıkları zorlukların neler oldugu ve bu zorluklara nasıl çözüm üretebilecegimizi bilmenin ne kadar önemli oldugunu göstermektedir. Bu nedenle hazırladıgımız kitap, anne-babaların ve uygulamacıların bu bireyleri anlamalarına yardımcı olmak ve onlarına sorunlarına pratik çözümler getirebilmelerine desteklemek amacıyla yazılmıstır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bf5ab85-2ea3-4a54-89d9-a1df0a40020d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Öğretmenin Mutfağından</image:title>
            <image:caption>Her seyden biraz var bu kitapta. Akıp giden bir nehir gibi belki. Biraz anne babalar, biraz çocuklardan. Biraz anılar, biraz mevsimlerden, biraz oyunlar, biraz oyuncaklardan, korkulardan var biraz, özlemlerden, kaygılardan var ve daha pek çok konular . Yani her seyden biraz biraz . 
 
Her konuya ve her bilgiye çok rahatlıkla ulaşabildiğimiz bir çağdayız artık. 

Her konunun kendi uzmanları tarafından yorumlandığı, bizlere harika kaynaklar sağladığı bir gerçektir. Ben de öğretmenlik deneyimlerimi ve gözlemlerimi paylaşmak için yola çıktım. 

Herkes gelebilsin istedim bu mutfağa. Anne babalar, çocuklar, öğretmenler, öğretmen adayları, anneanne, babaanne, büyükbabalar ve merak eden herkes gelebilsin. Bir tutam tuz, bir tutam şeker, biraz sebze, biraz baharat, bolca sevgi, bolca çocuk gülüşleri var tariflerde. Mutfağıma hoş geldiniz…..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448fabd9-6990-423d-b20e-8cfc9c16dd4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre ve İnsan</image:title>
            <image:caption>Birbirlerinin ayrılmaz parçası “çevre ve insan”. Doğanın bizsiz de var olabileceğini ama bizim ona muhtaç olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalı “insan”. Hedefimiz ve umudumuz sürdürülebilir bir yaşam, sürdürülebilir bir gelecek ve geçmisini hiçbir zaman unutmayan ama geleceğe de umutla bakabilen bir insan. Kirletmeden, tüketmeden, tahrip etmeden dogayla barış içinde yaşayabilen ve kıymetini bilerek doğaya uyabilen bir insan…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0637be5-d69b-4d04-a249-4e98e2f9c428.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızlı Masallar</image:title>
            <image:caption>&quot;Her masal bir varmış bir yokmuşla başlamaz.&quot; sloganı ile yola çıkılmış, içerisinde 2 masal, 3 çocuk şarkısı ve 3 boyama etkinliği bulunan yıldızlı masallar: Çocuklara tabiat sevgisini ve sorumluluk duygusunu aşılamayı mesaj olarak ileten eğitici bir masal kitabıdır. 
Hayatının amacını mutlu olduğun yerde ara... 
Aamir Khan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564c32ce-08d7-4208-9dac-25d825f36a5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eleştiri Zamanı</image:title>
            <image:caption>3 aylık düşünce dergisi cogito’nun 100. sayısı yayımlandı. Cogito 26 yıl önce düşünce üretimine, bilgiye ve bilmeye” yönelik talebi beslemeye, yaşatmaya ve sürdürmeye katkıda bulunmak, “düşünmenin pek gündemde olmadığı bir ortamda, bir düşünce dergisi olabilmek” amacıyla yayın hayatına başlamıştı. “Yaralanabilirlik”ten “Feminizm”e, “Queer Kuram”dan “Kötülük”e, “Aristotelesçilik”ten “Deprem”e onlarca konuyu felsefi, kültürel ve toplumsal analizlerle temalaştıran ve hem dünyadan hem Türkiye’den yazarların katkılarıyla tartışmaya açan dergi, bir yandan da özel düşünür sayılarıyla Türkiye’nin düşünsel hayatını zenginleştirmeye katkıda bulundu. 
Benzersiz bir kriz dönemine denk gelen 100. Sayı “Eleştiri Zamanı”, toplum eleştirisini ve bireyin özgürleşmesini odakta tutan ve güncelliğini hep koruyan eleştirel teori geleneğini ve eleştirel düşüncenin aciliyetini ele alan yazılardan oluşuyor. 
Bu kritik dönemde Türkiye&apos;de eleştirel düşünceyle daha yakın ve daha teferruatlı bir ilişki kurulmasına, düşünsel üretimin zenginleşmesine katkıda bulunması için hazırlanan sayının içeriği şöyle:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b06b3dfd-f079-4caa-a430-73734177fcdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulis: Bir Tiyatro Belleği</image:title>
            <image:caption>Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz”  
15 Aralık 2020 – 21 Şubat 2021 tarihleri arasında Hrant Dink Vakfı öncülüğünde Türkiye Tiyatro Vakfı ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliğiyle hazırlanan 
“Kulis: Bir Tiyatro Belleği, Hagop Ayvaz” sergisi, 1911-2006 yılları arasında yaşamış İstanbullu tiyatro sanatçısı ve yayıncı Hagop Ayvaz’ın kişisel çabalarıyla oluşturduğu tiyatro arşivinden yola çıkarak, toplumsal bellek, kimlik ve mekân bağlamında Türkiye’nin tiyatro tarihine odaklanıyor. Yapı Kredi Yayınları tarafından aynı adla İngilizce-Türkçe kataloğu da hazırlanan sergi, Hagop Ayvaz’ın bir anlamda “kulis”ine davet niteliğinde olmanın yanı sıra, Türkiye’nin tiyatro tarihini çoğulcu bir perspektifle incelemek için imkânlar sunuyor. Kültür ve sanatın toplumların bir arada yaşama kültürlerindeki yerini ve önemini, inançla kurulan, emek, özveri ve dayanışmayla varolan “kulis”lerini hatırlamayı öneriyor.  
Katalogda küratöryal ekibin sunuş yazısı, Esen Çamurdan, Dikmen Gürün, Nesim Ovadya İzrail, Karin Karakaşlı&apos;nın Kulis dergisi ve Hagop Ayvaz arşivine dair bilgiler sunan, Ayvaz&apos;la ilgili kişisel anılarını da yansıtan makaleleri, Banu Atça&apos;nın hazırladığı Hagop Ayvaz biyografisi yer alıyor. Bu yazılara 1987&apos;de Hagop Ayvaz&apos;la yapılmış bir söyleşi eşlik ediyor ve Ayvaz&apos;ın dünyasını kapsamlı şekilde yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4446650-03f0-4659-bca2-04e91b4a324a.jpg</image:loc>
            <image:title>Descartes ile Yaşam ve Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Modern felsefenin kurucusu olarak kabul edilen Fransız filozof Renê Descartes, analitik geometrinin temelini atmıştır. Descartes, “Şüphe etmediğim tek şey şüphe ettiğimdir,” düşüncesinden yola çıkarak felsefesini “şüphe” üzerine inşa etmiştir. Düşünür, insanlar arasındaki en önemli değerlerden birinin sağduyu olduğunu söyler. Descartes’a göre iyi düşünceli olmak yeterli değildir, önemli olan düşünceyi rasyonel bir biçimde ortaya çıkarmak ve kullanabilmektir. 
Bu kitap, Descartes’ın felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73270a15-5181-43af-aa70-78a3d8ab3034.jpg</image:loc>
            <image:title>Dumas Kulübü</image:title>
            <image:caption>2016 yılında İspanya’nın en önemli on yazarından biri seçilen Arturo Pérez-Reverte, Dumas Kulübü adlı kitabında postmodern polisiyenin gücünü, matematik ve yazın dünyasıyla kusursuz bir şekilde harmanlıyor. Kitabın kahramanı Lucas Corso, Dumas’nın Üç Silahşorlar adlı kitabının kayıp bir bölümüyle Dokuz Kapı adlı başka bir kayıp metnin ilişkisini araştırırken, bir yandan da kendini Lucifer efsanesinin gizemli labirentinin tam ortasında buluyor.

Yayıncılık ve kitap koleksiyonculuğunun geçmişteki sırlarını keşfedip bulmacayı tamamlamak isteyen her kitapseverin soluk soluğa okuyacağı bu roman, Şeytan’ı, okuru ve yazarı karşı karşıya getirip beklenmedik bir sona doğru yol alıyor.

The New York Times’ın dikkat çeken kitaplar listesinde yer alan Dumas Kulübü, okuru kendisiyle yüzleştiren şaşırtıcı
bir başucu kitabı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04e42e3a-18a8-464b-b96f-fb8bee43b5a2.jpg</image:loc>
            <image:title>İbn Rüşd ile Yaşam ve Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İbn Rüşd şerhleri ve yorumlarıyla, tarihin en önemli filozoflarından Aristoteles’i Avrupa’ya ve dünyaya yeniden anlattı. Kitapları farklı üniversitelerde ders olarak okutulan düşünür, akıl ve vahiyi uzlaştırmak istedi. Toplum yaşamında ve devlet yönetiminde kadının varlığının önemini vurgulayan İbn Rüşd’ü kimi kesim filozof, kimi kelamcı, kimi “yorumcu” olarak
andı. Hayata, insana ve topluma dair eserleriyle zamanı ve mekânı aşan İbn Rüşd, hem Doğu hem de Batı dünyası tarafından büyük saygı görmekte ve ilgiyle okunmaktadır. 
Bu kitap, İbn Rüşd’ün felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8757db2-ef9b-4abb-8781-69038a33a09a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden</image:title>
            <image:caption>“Akışkan bir değişim, hiç durmadan devam ediyor.  Neyin modern, neyin postmodern olduğunu bile anlamamızı zorlaştıracak kadar hızlı ve akışkan bir değişim! Bu akışkan değişim, kuşkusuz ki cinsiyetler arasındaki ilişkileri de aynı şekilde etkiliyor.  Bir yandan karşı cinsle ilişki kurmak için can atıyoruz, diğer yandan kendimizden başka kimseye ve hiçbir şeye güvenmediğimiz için sanrılar içindeyiz…”



Aşkın Tarihini Yazsam Yeniden, usta gazeteci Mehmet Y. Yılmaz’ın Hürriyet ve T24’te yayımlanmış, aşk ve ilişkiler üzerine denemelerinden oluşuyor.  Sadakatin, bağlanmanın, flört etmenin, kavuşma ve ayrılıkların ne olup ne olmadığını sorgulayan yazar, modern çağın “akışkan” zamanlarında, sürdürülebilir ve haz veren bir ilişkinin çelişkilerle dolu hallerini anlatıyor.


Şiirle, şarkıyla kimi zaman bir film ya da bir romanın akılda kalan satırıyla, günlük yaşamın içinden fırlayan bu denemeler, çağımız insanının düştüğü çelişkili yalnızlık kuyusuna muzip bir ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/146939f6-6e40-490c-abaa-a39143b3ac62.jpg</image:loc>
            <image:title>Nietszche ile Yaşam ve Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Her türlü öğretinin mutlak sorgulanması gerektiğini savunan Alman filozof Friedrich Nietzsche, kendisinden sonra gelen felsefecileri en çok etkileyen isim olmuştur. İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu söylemiş ve bugün bile çok konuşulan üstinsan kavramını ortaya çıkarmıştır. Eserlerinde insan, ahlak, öğreti, toplum, bilinmezlik ve inanç konularını ele almıştır. 
 Bu kitap, Nietzsche’nin felsefesinden, sözlerinden, fikirlerinden ilham alınarak yazıldı. Onu anlamak, sözlerini modern çağa göre yorumlamak ve felsefenin hayata dokunan değiştirici gücünü keşfetmek isteyenler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3d991bf-0922-4f29-9362-929cb13fb653.jpg</image:loc>
            <image:title>Mazhar Ul İslam-Hayatı, Edebi Üslubu, Eserlerinden Seçmeler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
1.Hayatı 
2.Edebi Üslubu 
3.Mazhar Ul İslam’ın Eserlerinden Seçmeler 
Kaynaklar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3019b08b-8768-4934-9387-0a7e7f0d9f60.jpg</image:loc>
            <image:title>Post Truth Çağda Algı ve Algı Yönetimi Turizm Destinasyonlarında Algı Oluşturma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1.Algı Ve Algılama 
2.Algı Yönetimi 
3.Destinasyon Algısı 
İkinci Bölüm 
1. Destinasyon Algıları Üzerine İstanbul İlinde Bir Araştırma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96b9ffd5-a1b9-4a91-a5df-4a90aa8dde8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Teknoloji Temelli İşletmelerin Sermaye Yapısı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
1Giriş 
2.Yeni Teknoloji Temelli İşletmeler 
3.Sermaye Yapısı Teorileri 
4.Beşeri Sermaye Ve Kaynak Yaratma Üzerindeki Etkisi 
5.Yeni Teknoloji Temelli İşletmelerin Sermaye Yapısı 
6.Yöntem 
7.Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c40131f4-6332-4274-a9ff-84994bf17f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadimden Moderne Türkiye&apos;de Kamu Yönetimi Değişen Anlayışlar Değişmeyen Arayışlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
Giriş 
I. Kısım 
1.Bölüm 
Türk Yönetim Geleneğinden Devlet Ve Hükümdar 
2.Bölüm 
Yöneten-Yönetilen Ayrımı 
3.Bölüm 
Türk Yönetim Tarihinde Siyasal İktidar Ve Bürokrasi İlişkisi 
4.Bölüm 
Türk Yönetim Geleneğinde Dış Tehditler Ve Beka Sorunu: Ebed Müddet 
5.Bölüm 
Kadim Mesele Olarak Yönetimde Adalet 
II.Kısım 
Kamu Yönetiminde Değişen Anlayışlar Değişmeyen Arayışlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d886416f-3d77-486e-98e2-b59b12168acc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kilidi Açamazsan Kır Kapıyı</image:title>
            <image:caption>“Çocuk büyüdü, düş bitti...” 
Pink Floyd, açılmakta direnen kapılar karşısında pes etmeyen, kapıları kırmak zorunda kalsa da muhakkak sonunda açmayı başaran asi çocukların sözcüsüydü. Sadece müzikte çığır açmadı Pink Floyd, baskıya ve dayatmalara direnç gösterenlerin kalbinde, hayallerinde, isyanlarında ve itirazlarında yepyeni ufuklar açtı. 
Pink Floyd yalnızca bir müzik grubu değil bir yaşam biçimi ve felsefeydi de aynı zamanda. Pink Floyd çağını aşan, zamanın ötesinde müzikten başka şansı olmayanların yolculuğuydu. 
Onlar kendi yolculuklarında kilitli kapılarla karşılaştılar. Yaptırımlarla, yasaklarla, baskılarla, zincirlerle ve sürü dayatmasıyla... Ama hep birlikte itiraz etmenin ve direnmenin bir yolunu buldular: 
Müzik! 
Bu kitap, Pink Floyd’a, Ay’ın karanlık yüzüne bir yolculuk... Belki de asıl karanlık kırılamayan kapılardı. 
O zaman yön ver güneşin kalbine doğru!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1a134f3-fdd9-477e-bb28-1cef7fe569e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Makro Ekonomik Göstergeler Üzerine Ampirik Çalışmalar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Türkiye’de Yurt İçi Tasarruf Oranları İle Yabancı Sermaye Hareketleri Arasındaki İlişkinin Haavelmo Hipotezi Kapsamında İncelenmesi 
2.Türkiye’de Yaşlanma, Gelir Ve Co2 Emisyonu İlişkisi Üzerine Bir Uygulama 
3.Turizm Ve Ekonomik Büyüme: Panel Veri Analizi 
4.1980 Sonrası Ekonomik Krizler İle Büyüme Arasındaki İlişkisi: Türkiye Örneği 
5.Türkiye’de Tarım Dışı Kadın İstihdamının Gelir Dağılımına Etkisi: 1989-2019 Dönemi Ampirik Analizi 
6.Türkiye’de Fonksiyonel Kamu Harcamaları İle Enflasyon Arasındaki İlişkinin Amprik Analizi 
7.Küresel Belirsizliğin Finansal Piyasa Performansına Etkisi: Türkiye Örneği 
8.Türkiye’de İhracat Ürün Çeşitlendirmesi Ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: Asimetrik Bootstrap Kayan Pencereler Nedensellik Testi Yaklaşımı 
9.Türkiye Ekonomisinde Faiz Oranlarındaki Değişimlerin Konut Piyasası Üzerindeki Etkileri 
10.Türkiye’de Tüketici Güven Endeksi, Enfalsyon Ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki 
11.Türkiye’nin Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Üyesi Ülkelere İhracatının Belirleyicileri: 2000-2019 
12.Kişi Başına Düşen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, İşsizlik Ve Kamu Harcamalarının Alınan İç Göçe Etkileri: Türkiye Üzerine İnceleme 
13.Ar-Ge Harcamaları- Ekonomik Büyüme İlişkisi: Oecd Ülkeleri Örneği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cc68441-2e38-4e96-b8c3-ec39ef0c88e1.jpg</image:loc>
            <image:title>İspanyol Masalları</image:title>
            <image:caption>Gözü pek maceracılar, cüceler, şarlatanlar, akıllanması gereken haylaz çocuklar, aşılması gereken dağlar, elde edilmesi gereken hazineler… Gerçek ve gerçeküstü karakterleriyle dinleyenleri ilginç bir dünyanın kapısından içeri alan, metaforlarla bezeli bu masallar; doğayla güçlü bağları olan, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan zengin İspanyol kültürünün harikulade ürünleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93d115dc-b812-4031-8356-1309016e2b01.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıriga’nın Üç Günü</image:title>
            <image:caption>Soykırım iddialarına karşı özgün argümanları olan kasabalı Türkçü tarih öğretmeni bir gün dehşet içinde Ermeni olduğunu öğrenir ve bu gerçeği kabullenemez. 
Durumdan habersiz oğlu Bozkurt ilk kez geldiği İstanbul’dan çok etkilenir. Buradaki değişim sürecinde babasından hayli farklı fikirlere sahip Marksist bir sendikacı olan amcası Cemal’i yanında bulacaktır. 
1980’lerde Turgut Özal’ın yarattığı liberal umut döneminde kasabayla şehir arasındaki ilişkiyi, insanlar arasındaki sosyal ve zihinsel farklılıkları ve buna karşılık farklı etnik kökenden olmalarına rağmen yaşadıkları ruhsal benzerlikleri epik bir anlatımla ustaca aktarıyor roman. 
Fantastik ve mizahi nüveler de içeren SIRİGA’NIN ÜÇ GÜNÜ okura çok da alışkın olmadığı türden hem bir yakın tarih hikâyesi anlatıyor hem de “ikilem” olgusu üzerine adeta felsefi bir destan yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c39b7274-60ad-469e-bc56-90b8725d2bdb.jpg</image:loc>
            <image:title>Genlerimizin Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Atalarımızın kemikleri üzerinde yapılan DNA analizleri geçmişe ışık tutuyor. 
Göç ve pandemi bugün dünyayı sarsıyor. Genlerimizin Yolculuğu’ndan göç ve pandeminin insanlık tarihi kadar eski ve birbirleriyle ilişkili olduğunu öğreniyoruz. Göç eden halklar beraberlerinde yeni genler, yeni diller, yeni teknolojiler ve yeni salgınlar getiriyor. Göç alan bölgelerin halkları bu yeni konuklardan çok etkileniyor. 
Yazarlar Krause ve Trappe’ye göre pandemiler de göçlerle birlikte devam edecek, bu olaylar ırkçılık ve milliyetçilik gibi teorik yapıları zorlayıp aşındıracak, aşınan ve zorlanan teorilerin savunucuları da gitgide saldırganlaşacak. 
Genlerimizin Yolculuğu eski teorileri ve yeni bulguları yeni arkeogenetik biliminin merceği altına alarak geçmişe, bugüne ve geleceğe dair bize güncel bir bakış açısı sunuyor. 
“Pek az kitap sadece 200 küsur sayfada bu kadar çok ve yepyeni bilgiler verebilir.” — Burkhard Müller, Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5b54c94-3c6c-4ff5-92bc-e5c96b358fb6.jpg</image:loc>
            <image:title>İdeler ve Tanrı</image:title>
            <image:caption>John Locke, George Berkeley, David Hume ve Immanuel Kant aynı metafizik soruların peşinden gitmiş ve bu sorulara bazen benzer, bazen de apayrı cevaplar vermişlerdir. Bu kitapta hem bu soruların doğası hem de bu dört büyük filozofun cevapları ve aynı zamanda aralarındaki bağlantılar göz önüne serilmiştir. 
Var olan şeyler nelerdir? 
Cisimler var mıdır? 
İnsan zihni nasıl ve neyi bilebilir? 
Nedir filozofların bahsettiği töz denen şey? 
Nelere töz diyebiliriz? 
Ünlü nedensellik sorunu nedir? 
Bir empirist nasıl idealist olur? 
Transendental felsefe nereden çıkmıştır ve ne demektir? 
Bu kitap, 18. yüzyıl özelinde bu ve bunun gibi soruları ve cevaplarını merak eden, düşünceleri sabırla takip etmeye kararlı tüm okuyuculara hitap etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/abb5a2a9-2caa-40c4-aa44-1a4ec8e77220.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerjiyi Meditasyonla Canlandırmak (E=MC²)</image:title>
            <image:caption>Einstein, ‘’ Zihin durumunuzu istediğiniz gerçekliğin frekansına uyumladığınızda, ister istemez o gerçekliği elde edersiniz.’’ demiştir. Siz de bu frekansla tanışmaya ne dersiniz? Enerjiyi Meditasyonla Canlandırmak sayesinde istediğiniz hayatı yaratabilmenin gerçekliğiyle aynı frekansa uyumlanacaksınız. Bu kitaptaki konu ve uygulamalar, hayatınızı dönüştürmeniz ve daha iyi bir hayatı deneyimleyebilmeniz içindir. Kitabı okuduğunuzda ve uygulamaları yaptığınızda bunu derinden hissedeceksiniz. Yine Einstein’in dediği gibi, ‘’Bu felsefe değil, fiziktir.’’ Fizik kanunları, zihinden ayrı değildir. Aynı madde ve enerjinin birbirinden ayrı gerçeklikler olmadığı gibi. Einstein tüm ömrünce fizikten bahsederken aslında insan zihninin doğasından da bahsetmiş ve yol göstermiştir. Bu kitap, Einstein’in zihin ile ilgili söylemlerine yeni ve farklı bir perspektiften bakmanızı ve onları hayatınızda da kullanmanızı sağlayacaktır. Zihniniz sonsuz potansiyellere açılmak üzere sonsuz sayıda bilgiyi barındırır. Ne zaman ki siz onlar ile aynı frekansta yer alırsınız, işte o zaman hayatınızda bir kuantum sıçrama yaratırsınız. Hemen şimdi bu mucizevi yola çıkmaya hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5fb8bbcf-c5e3-485c-a8e3-629a2fa7cfa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Loka Mata Seneye Yine Gel</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, bir kadının fantezi ve gerçeklik arasında oluşturduğu 
kuvvetli bağ ile hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. 
“Fantezi de gerçeklik kadar yoğun ve eski,” der 
Ursula K. Le Guin. Sahi, fantezi olmasaydı gerçekliğin bir 
anlamı olur muydu? 

Suyun ortasında bir Frig tası… Tasın içinde ben… Bir o yana, 
bir bu yana savruluyoruz. Sudan buharlar yükseliyor. Hava 
sıcak, çok sıcak… Bir yandan da korkunç bir yağmur yağıyor. 
Güçlükle tasın kenarına tutunup etrafa bakınıyorum. Burası 
deniz mi? Sular gözlerime, ağzıma giriyor. Yer gök birbirine 
karışmış. Etrafımda hışırtıya benzer konuşmalar… “Korkma, 
başlangıçta da sadece su vardı,” diyor upuzun, simsiyah saçlı, 
gencecik bir kadın. Bir su perisi gibi süzülerek geliyor ve elimden 
tutup yanına çekiyor beni. Birileri üstümüze turuncu renkli 
çiçekler fırlatıyor. “Seneye yine gel, seneye yine gel,” diye bağırıyorlar 
hep birden. Dedemi görüyorum sonra. “Birer katreyiz her 
birimiz, ummana kavuşmayı bekleyen. O, her şeyin tek kaynağı 
ve tüm varlıkların son durağıdır,” diyor gülümseyerek. Tam o 
anda, arkada bıraktığım onca insan arasında annemi görür gibi 
oluyorum. Yüzüne kazara bir ışık vurmuş gibi gözlerini kırpıştırıyor. 
Gülerek el sallıyor bana. İçimi bir huzur kaplıyor. Yağmura 
ve beynimi delen seslere aldırmadan derinlere dalıyor ve ana 
karnındaki bir bebek gibi büzülüp yeni bir hayata doğmak için bekliyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4b459e3-1bb4-4d3a-b496-710034b7430f.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Sayfa - Eşlikli Çocuk Şarkıları (CD&apos;li)</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, doğa, çevre, su, bilim, sevgi, barış, kardeşlik, dostluk, hoşgörü, empati, öğretmen, Atatürk, yeni yıl, anne, tatil vb. çocuk dünyasına uygun temalarda bestelenmiş, şan ve piyano eşlik notaları olan 17 çocuk şarkısı yer almaktadır. Kitabın beraberindeki MP3 CD’sinde, her şarkıya ait seslendirilmiş vokalli piyano eşlikleri ve piyano eşlik altyapıları, bazı şarkıların vokalli popüler düzenlemeleri ve popüler altyapılarının yer aldığı ses dosyaları bulunmaktadır. 
“Şıp Şıp” adlı şarkı, 2013 yılında gerçekleştirilen TRT 11. Popüler Çocuk Şarkıları Yarışmasında mansiyon ödülüne layık bulunmuş ve TRT İzmir Çocuk Korosu tarafından seslendirilmiştir. Her geçen gün kendini yenileyen çocuk şarkıları ve eğitim müziği dağarcığına katkı sunma amacı taşıyan “Beyaz Sayfa” Eşlikli Çocuk Şarkıları Kitabımızın; koro müziği, siz değerli müzik eğitimcileri, koro şefleri, eşlikçiler, çocuklar ve tüm müzikseverler için faydalı olması ve şarkılarımızın sevilerek seslendirilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/757363c1-177e-4e4d-8254-3eb84fddd0a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Bilimlerde Nicel Veri Analizi-Örneklerle SPSS Uygulamaları ve Yorumlamaları</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, günümüz dünyasının yeni petrolü olarak görülen verinin doğru bir şekilde analiz edilerek sonuçlarının toplumun faydasına sunulmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Kitap, düz bir istatistik kitabı olmaktan ziyade teori ile uygulamayı birleştirerek gerçeğe ulaşmada bir araç görevi üstlenmektedir. Çalışma, kapsamı itibariyle başta sosyal bilimler olmak üzere veri analizi ile ilgilenen her seviyedeki araştırmacı için bir rehber niteliğindedir. Nicel araştırmalarda veri analiziyle ilgilenen bitirme tezi, makale, araştırma projeleri gibi çalışmalarda sıklıkla başvurulabilecek faydalı bir kaynak olduğu rahatlıkla ifade edilebilir. 
Sonuç olarak bu kitap, sistemli bir şekilde veri analizi yapmak isteyen araştırmacıya, ilk adımdan başlayarak tüm nicel veri analiz sürecinde kılavuzluk etmektedir.  Bu çerçevede, araştırmacıların uygun analiz tekniğini nasıl seçecekleri ve verileri analize nasıl hazırlayacakları adım adım anlatılmaktadır. Ayrıca kitapta, yaygın olarak kullanılan veri analizi yöntemlerinin SPSS programı yardımıyla nasıl uygulanacağı ve istatistiki çıktılarının nasıl yorumlanacağı sade ve basit bir dil kullanılarak anlatılmaya çalışılmıştır. Konuların pekiştirilmesine yardımcı olmak amacıyla da her bölümün sonunda özet yapılmıştır. 
Nicel Analizle İlgili Temel Bilgiler 
Uygun Analiz Tekniğinin Seçimi 
Verilerin Analize Hazırlanması 
Verilerin Betimlenmesi 
İki Grup Ortalaması Arasındaki Farkın Test Edilmesi 
Varyans Analizi 
Korelasyon Analizi 
Regresyon Analizi 
Parametrik Olmayan Analiz Yöntemleri 
Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz 
Faktör Analizi 
Diskriminant Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd65f09-4124-4cf3-bece-c0433e32a61e.jpg</image:loc>
            <image:title>Engel</image:title>
            <image:caption>Timur İmparatorluğu’nun da kurucusu olan meşhur Türk ve Moğol hükümdar: Timurlenk… Yani “Aksak Timur”… Düzenlediği seferlerle bugünkü Orta Asya, Rusya, İran, Hindistan, Afganistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Irak ve Suriye’yi kapsayan toprakları ele geçirdi. Cengiz Han’ı örnek aldı kendine ve onun yolunda giderek büyük bir imparatorluk kurdu. Ancak Timur’u bizim tarihimizde önemli kılan asıl mesele, 1402’de yapılan Ankara Savaşı’nda Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid’i mağlup edip esir alması olmuştu. Osmanlı’yı on bir yıllık bir iktidar boşluğuna götüren bu yenilginin müsebbibi olarak Timur pek de sevilmez bizim tarih anlatımızda. Oysa, Turan’dan Anadolu’ya döneminin en büyük imparatorluğunu kurmuş bir deha olan Timurlenk’e insani tarafıyla pek yaklaşılmadı; engeli, hayatını, karakterini ve savaşlarını nasıl etkiledi, pek düşünülmedi. 
Şimdi, bu romanda ise bambaşka bir Timur çıkıyor karşımıza! Mim Kemâl Öke, bu tarihsel kahramanın derinlerine inerek onun asıl engeline, nefsini alt etmeye çalışan ve sevilmeye ihtiyaç duyan insan yönüne değiniyor. Ve Timurlenk, unutulmaz bir roman kahramanı olarak ete kemiğe bürünüyor. 
“Yaşasam, topal ve çolak yaşanır mıymış? Engel bir değil ki... Olmaz, yapamam, böyle sakat sakat insanların arasına giremem ben... Yok, olmaz. Onun için Tanrım, bitir işimi bir an önce. Sen kulundan kurtul, ben de Tanrımdan kurtulayım!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66d55ebf-d6e1-4d16-b28d-b4d7ae28b03e.jpg</image:loc>
            <image:title>Dervişin Sema Defteri</image:title>
            <image:caption>Tasavvuf, “hâl” ilmidir. Dervişten, deneyimlediği “hâlleri”, okuyabildiği ölçüde, başka bir deyişle, varmış olduğu menzillerdeki idraki ve irfanı nispetinde bir deftere not etmesi istenir. Acaba bazı “şeyleri” yaşarken kavrayabilmiş midir diye… 
Dervişin Safâ/Seyir/Semâ Defteri bu çerçevede mütalaa edilmesi gereken bir sûfî üçlemesidir. 
Üçlemenin son kitabı Dervişin Semâ Defteri semâzen bir dervişin, semâ’ın özünü yakalama tecrübesinin notlarını içermektedir. Semâ, Hz. Mevlânâ’nın tasavvufa yaklaşımının özü, rumuzu ve sırrı; simgelerle canlandırılışı, yaşatılışı ve sergilenişidir. Başka bir deyişle semâ, içerdiği anlamlar itibarıyla Hz. Pir’in tasavvuf öğretisinin ta kendisidir! 
Bu kitap, semâ’nın, Hz. Mevlânâ’nın Divan-ı Kebir’inden hareketle semâzenin kişisel deneyimleriyle harmanlanarak işlenişine şahitlik etmektedir. 
“Dinle”yin Derviş-i Zamane’yi; neyin, kimin öyküsünü işlemiş bu defterlere, bakalım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99c72e1f-4090-417c-a3db-45ab88494884.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişken</image:title>
            <image:caption>“Kendi dünyanızdan çok daha uzakta, farklı bir gezegende muhteşem bir serüvene çıkmaya hazır mısınız? Tabii Hayal gücünüzü de yanınıza almayı unutmayın. Her sayfasında  Arda ile birlikte astral bir seyahat ediyormuşsunuz gibi olacaksınız. Bu muzip Cadı, aynı zamanda farklı özelliklere sahip olağanüstü bir arkadaş, kardeş, abi ve sevgili. 
Leydisi için her şeyi yapacak olan cesur savaşçı Luka; sevdiklerini, türlü şeytanlardan, vampirlerden ve cadılardan koruyabilecek mi? 
&quot;O Değişken&apos;di. 
O Spiritus&apos;tu. 
O Luxeria&apos;ydı. 
Bir adım daha attı. 
Sonsuzluğa. 
Ölüme. 
Sezen&apos;e Yaşama.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f2b53c-9107-41fb-8a22-c83b31bb6d17.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoyo ile Fifi</image:title>
            <image:caption>“ Yoyo ile fifi birbirlerini çok seven iki arkadaştır. Bu iki kafadar sadece saklambaç oynamak için saklanmayı ve sadece yakalamaca oynamak için kaçmayı o kadar çok istiyorlardı ki.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7f76478-5e38-4219-a77c-515346bcceb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Davul Atölyesi 3</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta üçleme temelli ritimleri inceleyeceğiz. Blues ve jazz günümüz modern müziğin çıkış noktasını oluştururlar ve ağırlıklı olarak üçleme üzerine kurgulanmıştır. Bu üçleme duygusu Blues ve Swing’de göreceli olarak daha belirginken Rock’n Roll ve Shuffle’a yaklaştıkça giderek daha gizli bir hale bürünür. 
Bir çok müzisyenin ve davulcunun özellikle de başlangıç aşamalarında yakalamak istedikleri groove etme duygusu  ve salınım hissi ( swing ) hissi aslında tam olarak da budur ve bu duyguyu verebilmenin en iyi yollarından birisi de mümkünse müziğe Blues veya Jazz çalarak başlamak veya sonradan da olsa bu tarzları analiz edip öğrenmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a397996-18fd-406f-80b7-eef420b0b345.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivrisinek ve Nemrut - K orona Sonrası Dünya</image:title>
            <image:caption>Nemrut meseli, halkına zulmeden, İbrahim peygamberi ateşlerde yakmak isteyen, “Allah’a meydan okuyan” zalim bir hükümdarı anlatır. Ama en sonunda “bir sivrisinek burnundan içeri girer, beynine yerleşir”. Dayanılmaz ve sürekli bir acıya sebep olur. Nemrut, acıdan kurtulmak için başını duvarlara vura vura sonunda kendini öldürür.

Halk; mesellerinde dile getirdiği “Nemrut’u bir sivrisinek öldürdü, Firavun’un sarayını bir karınca yıktı” sözüyle, bir anlamda “bardağı taşıran son damlanın oynadığı rolü” anlatmaktadır.

Tarihteki büyük değişimler, binlerce denecek küçük küçük gelişmenin yarattığı birikimin, uygun zaman geldiğinde bir vesileyle devrimsel bir gelişmeye yol açması, başka deyişle nicel gelişmenin bir noktadan sonra niteliksel bir sıçramayla sonuçlanması ile gerçekleşmiştir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fe827e-35d3-48eb-9bef-e04d0b3e6a18.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Nar âdemoğlunun yetiştirdiği kültür bitkileri içinde ilk meyve türlerinden biri. Uzun bir tarihi olmasına rağmen hâlâ sır dolu. Nasıl ayıklanıp yeneceği bile tam çözülebilmiş değil. Âdem ile Havva’nın Cennet Bahçesi’nden kovulmasına sebep yasak meyvenin nar olması ihtimali de bir kenarda duruyor. Özellikle yaşadığımız coğrafyada, farklı kültürler, dinler ve yaşam pratikleri içinde simgesel olarak nara atfedilen anlam bolluğu kültür tarihinde başlı başına bir izlek. 

Bernd Brunner tanıdığımız bir yazar. Edebiyat, bilim ve tarihin kesiştiği konular üzerine yazdığı merak uyandırıcı kitaplarından birkaçı daha önce Türkçeye çevrildi. İstanbul’da yaşıyor ve üstelik Türkçesi de hiç fena değil. Narı da ilk kez burda, İstanbul’un Tarlabaşı semtinde kurulan bir halk pazarında görmüş. Nar Kitabı, narın doğal ve kültürel tarihi üzerine, mitolojisinden mutfağına hemen her konuda ilginç ve pratik bilgiler içeren renkli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/973771e3-31cc-4067-9ddd-7374ab8fb7fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre Olmak</image:title>
            <image:caption>1846’da Charlotte Brontë hasta babasına bakarken, paylaştıkları odanın kuytusuna çekilmiş, genç bir mürebbiye üzerine bir roman yazmaya koyulmuştur: yaşamda kendine bir gaye ve yer edinmeye çalışan, yanında çalıştığı adama delicesine âşık, fakir ve tutkulu bir kadın üzerine. İnanç ve kararlılıkla hedeflerine ulaşarak rüştünü hem kendine hem de dünyaya ispatlayan bir kadın. Bu bir yanıyla Jane Eyre’in ama bir yanıyla da yazarı Charlotte Brontë’nin hikâyesi. Ve tabii tamamen Güney Afrikalı yazar Sheila Kohler’in penceresinden. 

Kohler, Brontë ailesine ait mektuplardan, haklarında yazılmış yaşamöyküleri ve bizzat kendilerinin yazdığı edebi eserlerden yola çıkarak, gerçek ile kurmacanın iç içe geçtiği bir hayat içinde, büyük bir yazar ile onun unutulmaz kahramanını zihnimizde yeniden canlandırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ceee5fa-d094-4efd-99e8-8f82702928c7.jpg</image:loc>
            <image:title>&quot;Benimle Dostluk Zordur&quot;</image:title>
            <image:caption>Uluslarüstü bir Avrupa kültürünün inançlı temsilcileri iki yakın dost: Joseph Roth ve Stefan Zweig. “Benimle Dostluk Zordur”, bu iki ismin 1927-1938 arası birbirine yolladığı mektuplardan oluşuyor. Roth’un Zweig’a kıyasla biraz daha kişisel konulardan dem vurduğu ve çok yerde daha duygusal tepkiler gösterdiği mektuplarda iki yazar; dönemin politik sorunlarından, yaşanan olaylara ilişkin kişisel görüşlerinden, edebiyat üzerine düşüncelerinden söz ediyorlar. En önemlisi yıllar ilerledikçe; Almanya’dan tüm Avrupa’ya yayılan Hitler karanlığı satırlara da sızıyor…
“Benimle Dostluk Zordur”, Joseph Roth’la Stefan Zweig’ın özel ve meslek yaşamlarında yaşamış olduğu sorunlarla beraber 1930’lu yıllarda Alman sivil toplumunun altında ezildiği baskıyı da tüm karanlığıyla ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da7387ce-f7ed-4ce2-b42f-ea8d8ba35e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Edirne&apos;den Gelen Mektup</image:title>
            <image:caption>Amerika’da yaşayan Diyar, 
yaz tatilini anneannesi Feride Hanım’ın 
yanında geçirecekti. Emekli edebiyat öğretmeni 
Feride Hanım,  torununun kırık Türkçesini düzeltmek için 
türlü yollar aramış ve nihayet onun için 
bir mektup arkadaşı bulmuştu. 
Edirne’ye yeni taşınan Vera ile Diyar’ın mektuplaşmaları h
em yeni bir arkadaşlığın başlangıcı olacaktı, 
hem de her ikisinin de Edirne’nin tarihini, 
yemeklerini, türkülerini ve elbette 
Mimar Sinan’ı öğrenecekleri bir yolculuğun ilk adımları...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02aaad7c-c01f-4a1a-8ec7-1bc184a1f432.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Teknoloji Moda İllüstrasyonu</image:title>
            <image:caption>Moda illüstrasyonlarınızı yeni bir yaratıcı düzeye taşımak için son teknoloji teknikler
Erica Sharp’ın ticari çalışmaları tüm dünyada moda sayfalarını süsledi.
Son Teknoloji Moda İllüstrasyonu size özgün bir bileşim halinde hem ders, hem de ilham vererek moda çizimlerinizi Photoshop teknikleri ile birleştirmeyi öğretecek.
- Geleneksel figür çizimleriyle taranmış dokuları bir araya getirin
- Çalışmalarınıza heyecan verici yeni şekillerde renk uygulayın
- Giysi ve arka planlarda yaratıcı efektler kullanın
- Fotoğraflara çizim ögeleri ekleyin
- Moda çizimleriyle fotoğraf bileşenlerini harmanlayın
- Tekrarlayan baskılar ve örüntüler yaratıp düzenleyin
- Çalışmalarınızı internette tanıtın ve sergileyin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c129e7b-ce66-4eff-858c-a85703835c69.jpg</image:loc>
            <image:title>Pençe 1 - Kötü Kalpli Uzaylı Kedi</image:title>
            <image:caption>Pençe sizin sıradan kedilerinize benzemez. Elbette onlar gibi yumuşak tüyleri, sivri kulakları var ...
Ama onun görünüşündeki tatlılık sizi aldatmasın. O, evrenin öteki ucundan sürgüne gönderilmiş;savaş meraklısı, intikam pesinde kosan devrik bir imparator. Vahşi, kurnaz ve zeki. Ayrıca Raj&apos;ın da en yakın arkadaşı olmak üzere …
Raj&apos;ın her şeyi vardı. Brooklyn&apos;de havalı bir apartman dairesinde oturuyordu. Aynı apartmanda çok sevdiği üç arkadaşı vardı. Pizza ve dergi satan bir dükkân da evlerine yürüme mesafesindeydi. Ama annesi başka bir eyalette yeni bir is bulunca ailece taşınmak zorunda kaldılar. Böylece her şey alt üst oldu. Bir akşam vakti kapının önünde tüy yumağı bir kedi görünce Raj, şansının döneceğini sanmıştı. Daha neler !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bea9a2d-e39e-47d0-b9fa-9068ec721eff.jpg</image:loc>
            <image:title>Mana - Ruhun DNA’sı</image:title>
            <image:caption>Şayet bu kitap, MANA, şu anda elindeyse ve sen bu satırları okuyorsan: Bu bir tesadüf değil. Hatta bir işaret. Kendinden kendine uyanış yolculuğunda bir ulak. Yaşamın amacını ve bu amacın içinde senin mananı bulma aracın.
Mana, Tanrıların Gıdası olarak bilinir ve ruhsal DNA’n aracılığıyla sana her gündoğumunda bahşedilir. Bu kitap Canan isimli bir kızın üst benliğinin rehberliğinde Mana’ya, yani ruhsal gücüne uyanışının hikâyesidir: “Cehennemin ortasında cennet, savaşın içinde barış yaratabilmen mümkün.”
Bu kitabın tek bir amacı var, başına gelen olaylar arasında anlamlı bağlar kurabilmen için sana zihinsel ve ruhsal araçlar sunmak. Yaşanmış hikâyelerle düzene yeniden inanıp güvenmen için metaforlar yapmak. Bu da, yaşamda başına ne gelirse gelsin sana hiçbir şeyin tesadüf olmadığını ve her şeyin senin bütünsel anlamda gelişimin için birer işaret olduğunu hatırlatacak. Zorlu zamanlarda sana dirayet, inanç ve güvenle yol alabilmen için güç verecek.
E. Yeliz Rüzgar, bu kitapta kadim bilgelik sırlarını, holistik yaşam koçluğu araçlarıyla birleştirmiş, kurgulanmış gerçek yaşam hikâyelerini sade bir dille okuyucuya sunmuştur.
Yeliz, modern dünyada kadim bir bilge şifacıdır. Yaptığı uluslararası konuşmalarıyla binlerce kişiye bir sonraki versiyonlarına dönüşümleri ve yaşam amaçlarını bulmaları için ilham vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/706f10d8-6039-4871-91b3-43dafa2db591.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Sevda Yolu</image:title>
            <image:caption>Yaşarken elbette sızılar alacağız, dert sahibi olacağız, sabır sınavında olacağız, imtihan edileceğiz. Keyif yapmaya da gelmedik, burası sınav dünyası burası O&apos;nun rızası yolunda çalışma dünyası. Kimimiz onca zorluğun, sıkıntının, meşakkatin karşısında sınavı kazanma gayretinde olmaya çalışırken kimimiz de onca bolluğun, güzelliğin, rahatlığın içinde sınav dünyasını unutabiliyoruz. İkisinde de gelecek olduğum ortak nokta ise ne için geldiğimizi, nereye gideceğimizi ve dünya geçiciliğini hatırda tutup O&apos;nun rızası yolunda yürümeyi kalbimize, yüreğimize, ruhumuza, sözlerimize, bakışlarımıza, adımlarımıza, muhabbetlerimize işleyenlerden olmaya çalışalım inşallah... Yaşadığın dünya sıkıntıları; Rahmet-i İlahi’nin bir hediyesidir belki de sana... 
Belki dünya belki ahiret yolunda yaşayacak olduğun güzelliklere vesile olur da bilemezsin, bilemeyiz... 
Bir de böyle bak, O&apos;nun senin ile olduğunu unutma. Sen ne kadar O&apos;nun aşkı ile o kalbi besleyip diri tutarsan bir o kadar senin diriliğin de artacaktır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41139463-0f87-4b3b-b6a5-b630c8ac0f8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Okul</image:title>
            <image:caption>“ Ve sen güzelim, bu dünyada yaşanmaya değer 
tek masalsın!” 
Yaptığı hırçınlıktan bu kez ucuz kurtulamayan Masal, 
okulunun son senesinde kendini büyük bir değişimin 
tam ortasında bulmuştu. Yapması gereken okul değişikliği, lise son sınıf öğrencisi olan Masal için kâbustan farksızdı. Fakat nasıl olduğunu anlamadan kendini içinde bulduğu bu yeni okul hiç beklenmedik güzel bir dostluğun da fitilini ateşleyecekti. Ve tabii, ummadık anda gelen aşkın da… 
Kim sonunu düşünmeden girdiği bir kavganın, hayatına bu denli büyük bir farklılık getireceğini bilebilirdi ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c380bef-0ecb-4acc-b669-51ade5b40d32.jpg</image:loc>
            <image:title>Rock Savaşları 2: Hazırlık Kampı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Parlak ekranın ötesindeki her şey, acaba gerçekten sizin gördüğünüz gibi mi? 
Yepyeni hayatlarının eşiğinde olan Jay, Dylan ve Summer 
bugüne kadar bildikleri dünyanın sınırındaydılar. Bir sonraki adım heyecan verici, korkutucu, göz kamaştırıcı ve büyük olacaktı. Daha Hazırlık Kampı’na varmadan etraflarını saran kameralar, insan güruhu, uzatılan mikrofonlar ve kapılarına yanaşan limuzinler onları neyin beklediği konusunda birkaç ipucu veriyor gibiydi! 
Eline, üzerlerinde gruplarının logosu olan lacivert bir tişört 
verildiğinde, Jay etkilendi. 
Rock Savaşları sitesine Jet&apos;in profilini yüklerken, ilkel hâlini 
kendisi tasarlamıştı ama programın tasarım ekibi, logoyu 
profesyonelce baştan yaratmıştı ve bunu bir tişörtün üzerinde görmek, gruplarını çok daha gerçek kılıyordu. 
On iki grubun müziklerini konuşturdukları, mücadele dolu bu 
olağanüstü dünyada gökkuşağına ulaşacaklardı belki de ama şov dünyasında siyah da bir renkti. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c4899e3-818e-4a22-b000-59d241e252dc.jpg</image:loc>
            <image:title>2021 Var Olmak</image:title>
            <image:caption>“2021 yılının ruhunda Var Olma sanatını öğretmek var. Hangi burçlar var olma mücadelesi verecek hangileri  
varlığını kanıtlayacak?” 
“2021’de huyunu değiştiren burçlarla yolunu değiştiren burçlar arasında mı kalacağız?” 
“Herkesin yaptığını yapmayan, kafasına koyduğunu yaşayan Türkiye’nin siyasi kaderi hangi yöne gidecek?” 
“Pandemi diye çıkılan yolun sonu gelecek mi?” 
“Yeni normalde şekil değiştiren eğitim sistemi artık kalıcı mı olacak?” 
“Dünyanın eş zamanlı öksürmesi  
Dijital Diktatörlüğü mü önümüze sürecek?” 
“Hibrit insan teknolojisi küresel savaşları beraberinde mi getirecek?” 
“Ekonomik kriz, hangi ülkenin hiperenflasyon altında 
ezilmesine neden olacak?” 
“Akdeniz’de ön görülemez savaşların başlangıcını kim tetikleyecek?” 
“Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) 32 yıl sonra  
nasıl dünya gündemine gelecek?” 
“İnsanlık, dünyanın sahibi gibi davrananların  
elinden kurtulabilecek mi?” 
“2021 yılı hafızalarımıza reset mi atacak?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0808c31-bca6-47d3-930a-720496ea2112.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisinde Enflasyon Dinamikleri</image:title>
            <image:caption>I.Kısım 
Teorik Çalışmalar 
1.Bölüm 
Merkez Bankası Kredibilitesinin Ölçümü-Türkiye Örneği 
2.Bölüm 
Faiz- Enflasyon İlişkisinde Neo-Fısherıan Yaklaşım 
3.Bölüm 
Türkiye Ekonomisinin Düşük Enflasyon- Yüksek Ekonomik Büyüme Açmazı 
4.Bölüm 
Sragflasyon Ve İktisat Politikası 
II.Kısım 
5.Bölüm 
Türkiye’de Enflasyon İle Bütçe Açığı Arasındaki İlişkinin Tanzi Ve Patınkın Etkileri Çerçevesinde İncelenmesi 
6.Bölüm 
Türkiye’de Katma Değer Vergisi Ve Özel Tüketim Vergisi’nin       Enflasyon Üzerindeki Etkisi 
7.Bölüm 
Enflasyon Ve Dözviz Kuru Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği 
1.Bölüm 
Enflsyonun Yoksulluk Üzerinde Etkisi: Türkiye Üzerine Bir İnceleme 
2.Bölüm 
Bireysel Kredi Kullanımı Ve Enflasyon Arasındaki İlişki: Ardl Sınır Testi Yaklaşımıyla Türkiye Üzerine İnceleme 
3.Bölüm 
Türkiye’de Alternatif Para Politikası Kurallarının Geçerliliği : Mccallum Ve Taylor Kurallarının Analizi 
4.Bölüm 
Türkiye’de Enflasyonun Belirleyicilerine Dair Bölgesel Bir Analiz 2005-2018</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae8bb528-2c79-48b2-8ce4-ab8ad084471f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ankara&apos;da Vakıf Bedesten ve Hanlar (15-20.yy)</image:title>
            <image:caption>ANKARA’DA VAKIF HANLARI KONUM VE NİTELİKLERİ, ULAŞIM BAĞLANTILARI VE TİCARET YAPILARIN ETKİSİ 
Uzun Çarşı 
Sof Üretiminde Azalma Ve Vakıf Hanları Üzerindeki Muhtemel Etkileri 
Ekonomiyi Büyük Ölçüde Etkileyen Geleneksel Üretimin Gerilemesi Ve Çöküşü 
1881 Ve 1916 Yangınları (Harik Mahalli) 
Bedesten Ve Hanlar Bölgesi 
Seyahatnamelerde 
Ankara Kervan Yolları Ve Şehir Ekonomisine Etkileri 
Üçüncü Sur Duvarı, Ana Giriş Kapıları Ve Şehir Merkezi İle Bağlantıları 
Yukarı Yüz 
Mahmud Paşa Bedesteni 
Mahmut Paşa Bedesteni Mimari Özellikleri 
Mahmud Paşa Hanı (Kurşunlu Han) 
Jansen Planı’nda Bedesten Ve Hanlar Bölgesi 
Çukur Han 
Çengel Han 
Safran Hanı (Zağfirancı Hanı- Zafran Han) 
Pirinç Hanı   
Aşağı Yüz: Tahta’l Kal’a (Tahtakale) Ve Karaoğlan Çarşıları 
1929 Tahtakale Ve Karaoğlan Çarşıları Yangını 
Bellek Yitimi: 1881 Bedesten Çevresi Hanlar Bölgesi Yangını 
Aşağı Yüz 
Belek Yitimi:1916 Hisarönü Yangını 
Belek Yitimi: 1929 Tahtakale Yangını</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9fe5279-fc8e-475c-aaee-c96999cbd354.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddet-Tanımadığın Düşmanı Yenemezsin</image:title>
            <image:caption>Şiddet Üzerine: Şiddet Nedir? Ne Değildir? 
1.Şiddet İnsanın İçinde, İnsan Şiddetin İçinde: Şiddetin Kısa Tarihi 
2.Küresel Bir Salgın Toplumsal Bir Utanç: Kadına Şiddet 
3.Yan Yana Gelmemesi Gereken İki Kelime: Çocuk Ve Şiddet 
4.Kendine Şiddet 
5.İş Yerinde Şiddet: Mobbing 
6.Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet 
7.Medyanın Şiddet Seviciliği: Sunulan Şiddetin Toplumsal Yansımaları 
8.Dijisat Şiddet Namı Diğer’siber Zorbalık’ 
9.Şiddete Uğrayanların Hukuki Hakları 
10.Empati Ve Şiddet</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87886</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5fcb106-9d64-4a55-90c6-35eb36c95bb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevdalım Hayat (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Saz çaldın mı 
Sağ elin geçmiştedir 
Sol elin  
Gelecekte” 
Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Zülfü Livaneli için yazdığı şiiri… 
Çağın ustası, barış elçisi, direnişin ve umudun kalemi, halk sanatçısı, dünya çapında bir müzisyen, sinemacı, siyasetçi. Babaannesinin “keçi”si. Abidin Dino’nun sözleriyle “mutluluğun müziğini yapan” fikir ve sanat işçisi… Zülfü Livaneli. 
Usta yazar, bu kez günden güne “iyi evlatlarını boğan, kötüleri ise ödüllendiren” bir ülke haline gelen Türkiye’de; Cengiz Aytmatov’dan Yaşar Kemal’e, Elia Kazan’dan Ingmar Bergman’a, Bülent Ecevit’ten Mihail Gorbaçov’a dek uzanan yaşam serüvenini paylaşıyor. Livaneli, sanat insanının kaçınamadığı yazgıyı kendi kendinin arzuhâlcisi olup anlatıyor. 
Elinizdeki çalışma, yalnızca Livaneli’nin zengin ömrünün değil; aynı zamanda hapislerden sürgüne, darbeden ölümlere türlü deneyimle sınanan bir kuşağın da hikâyesi. Kendi sözleriyle: “Şimdi okuyacaklarınız, kolayca göreceğiniz gibi sürekli sanat üstüne düşünen, yaratı sancıları çeken ama dönemin ve ülkenin koşulları gereği zaman zaman politikadan kaçamayan birinin anıları.” 
Okumaya müptela bir çocuğun, milyonların tanıdığı bir sanatçıya ve siyasetçiye dönüşme sürecine, yakın tarihin politik ve kültürel atmosferine ışık tutan Sevdalım Hayat, yürekleri sıcacık bir “merhaba”ya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f44edfb-7f6d-4109-8661-42adcb7daf57.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk-Yunan Savaşı 1919-1922</image:title>
            <image:caption>Bir Rus Generalin
İstiklâl Harbi Raporu…
Rus general Nikolay Georgiyeviç Korsun tarafından 
Kızıl Ordu komutanları için özel olarak hazırlanan kitap… 
“Özellikle Büyük Taarruz’a ayrılan bölüm Türk Ordusu’nun yok oluştan zafere giden yolu nasıl kat ettiğini, İstanbul kapılarına dayandığında İngilizlere geri adım attıracak caydırıcılığa nasıl ulaştığını ayrıntılarıyla anlatması açısından çok önemli.” 
Dr. Selim Erdoğan 
Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez kitabın yazarı 
İlk kez 1940 yılında SSCB’de basılan, İstiklâl Harbi’nden yüz yıl sonra yeniden tozlu raflardan indirilen elinizdeki eser, bir yönüyle belgesel diğer yönüyle ders kitabı olma özelliğine sahip. Hem Çarlık Ordusu’nda hem de Kızıl Ordu’da birçok kritik görevde bulunmuş bir generalin gözünden İstiklâl Harbi’nin teferruatlı bir şekilde tahlil edilmesi ve adeta bir ders olarak Kızıl Ordu’ya sunulması, İstiklâl Harbi’nin dünya askeri tarihi açısından taşıdığı ehemmiyeti birkez daha ortaya koyuyor.
N. G. Korsun bu eserde İstiklâl Harbi’nin yalnızca tarihsel seyrini anlatmamış, aynı zamanda tarafların savaştaki harekâtlarının ne gibi sonuçlar doğurduğunu da okuyuculara göstererek savaşın öğretici dersler barındırdığını da vurgulamıştır. Türklerin savaştan zaferle ayrılmasında iyi düşünülmüş bir hazırlığın, titizlikle elde edilmiş istihbarat bilgilerinin, askerî harekâtın dikkatli bir şekilde incelenmesinin ve operasyon istikametlerinin doğru değerlendirilmesinin çok önemli bir yere sahip olduğunun altını çizmiştir.
“Türk-Yunan Savaşı 1919-1922”, İstiklâl Harbi’nde Türklerin verdiği mücadeleye Rus bir generalin nasıl baktığını gösteren, soluk soluğa okunacak bir tarihi kaynak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4834cf89-9c54-45ce-8cff-ffdabd7478fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerle Beraber</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşi Cephelerinde 
Türklerle Omuz Omuza Savaşanlar…
Birinci Dünya Savaşı denince hemen akıllara gelen “savaşta Almanlar yenilince biz de yenilmiş sayıldık” sözü, sadece Türkleri mi kapsıyor? Çanakkale, Sina-Filistin, Suriye gibi Türk cephelerinde Türk ordusuyla birlikte yalnızca Alman birlikleri mi savaştı? Avusturyalılar, Macarlar ya da Bulgarlar savaşın neticesinden hiç mi etkilenmediler? Avusturya-Macaristan birlikleriyle Türk ordusu arasında nasıl bir ilgi vardı? 
Birinci Dünya Savaşı’nın üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçti. Savaşın başından itibaren, yüzyıllardır aralarında soğukluk bulunan Avusturya ve Türk devletlerinin müttefik olmalarıyla ilişkilerde yeni bir devir başladı. Bu yakınlaşmada “Macar kardeşler”in de yadsınmaz paylarının olduğunu ifade etmek gerekir. Her ne kadar perde arkasında siyasî ve ekonomik çıkarlar söz konusu olsa da Avusturya-Macaristan İmparatorluk Ordusu’nun askerleri bu savaşta Türk topraklarında “seve seve ve kemalî cesaretle” dövüşmüşler ve canlarını feda etmişlerdir. Elinizdeki çalışma, savaşın işte bu pek az bilinen konusuna, Avusturya-Macaristan birlikleriyle Türk ordusu arasındaki ilişkiye değiniyor. 
Emre Saral ve İsmail Tosun Saral tarafından hazırlanan bu kitapla birlikte Avusturya-Macaristan askerlerinin Çanakkale’de, Mısır (Kanal) Seferi’nde, Filistin Cephesi’nde, Türklerle omuz omuza nasıl savaştıkları, hangi sıkıntıları birlikte çektikleri, esaretleri, yaralanmaları, canlarını feda edişleri inceleniyor. Mütareke imzalanıncaya kadar Türk kuvvetlerini yalnız bırakmadıkları gözler önüne serilen bu eserde şu gerçeğin altı çiziliyor: Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı topraklarında en az 7,000 Avusturya-Macaristan askeri savaşmıştır. “TÜRKLERLE BERABER: Osmanlı Cephelerindeki Avusturya-Macaristan Askerî Birlikleri 1914-1918”, savaş tarihi alanında tüm dikkatleri üzerine çekecek nitelikte bir eser…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8996259f-8f36-49b9-93e5-6394a8e7acf6.jpg</image:loc>
            <image:title>Duvarda Tek Başına</image:title>
            <image:caption>“Her sporun bir Michael Jordan’ı, ünü sahaların ötesine taşan bir sporcusu vardır; kaya tırmanışı için de bu kişi Alex Honnold!” —The Climbing Zine 
Her nesilden böylesi yetenekli ancak bir iki kişinin çıkabildiği, eşsiz vizyon sahibi bir kaya tırmanışçısı olan Alex Honnold’un yaşama ve ölüme meydan okuyan hikâyesi… 
Son kırk yılda, sadece bir avuç dağcı, serbest solo tırmanışların bilindik risklerini göze alabildi. Bunların yarısı ise maalesef şu an hayatta değil.
Çünkü DÜŞERSEN ÖLÜRSÜN. 
Alex Honnold keskin zekâsı ve herkesi hayrete düşüren gözü karalığıyla en dik, en tehlikeli kaya yüzlerini, herkesin imkânsız olduğunu düşündüğü uzunluk ve zorluktaki rotaları herhangi bir destek olmaksızın tırmanıyor. Çıplak elleriyle, çatlaklara sıkıştırdığı parmak uçlarıyla ve kayadaki bir santimetrelik çıkıntılara tutunarak… Kendisi sınırları zorlamaktan korkmuyor. Yeni rotalar açıyor, ödüller kazanıyor ve rekorları altüst ediyor. 
Duvarda Tek Başına’da Honnold, korkusuzca yaşama, risk alma ve tehlike karşısında bile odaklanmayı sürdürebilme dersleriyle dolu olağanüstü hayatını ve kariyerinin en akıl almaz başarılarını tüm ayrıntılarıyla paylaşıyor. Bu güncellenmiş baskıda, en büyük atletik başarılardan biri addedilen ve Oscar ödüllü Free Solo belgesel filminin konusu olan El Capitan&apos;daki macerası başta olmak üzere nefes kesen deneyimlerini okuyacaksınız. Kendi kelimeleriyle ve ilk günkü coşkusuyla… 
Heyecan verici, ilham veren ve hayranlık uyandıran bu hikâye, avuç içlerinizi terletecek ve başınızı döndürecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9cbd209c-a8d9-4bdf-9e89-78cb36b4fd30.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Hakimiyetinde Hemedan</image:title>
            <image:caption>Akram Nejabati tarafından hazırlanan çalışmada, Hemedân eyaletinin XVIII. yüzyıldaki idarî, demografik ve ekonomik yapısı ele alınmış; Safevî Devleti’nin kurulması, XVIII. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı-Safevî ilişkileri ve Hemedân hâkimiyeti sonrası Osmanlı tahrir çalışmalarından bahsedilmiştir. Ayrıca Hemedân’daki Osmanlı yöneticileri ve Hemedân eyaletinin Safevî ve Osmanlı Dönemi’ndeki idarî, demografik ve iktisadî yapısı hakkında malumat verilmiştir. 
İran’ın batısında bulunan Hemedân, tarihin en eski devirlerinden beri iktisadî ve stratejik konumu itibarıyla birçok devletin ilgisini çekmiştir. Şehrin önemi, köklü tarihi ve coğrafî konumundan ileri gelmektedir. Hemedân, eskiden beri İran’ın batısındaki yolların kavşak noktasıdır. Asur ve Bâbil Dönemi’nin Lacivert Yol’u, Eşkânî ve Sâsânîlerin İpek Yolu, İslâmî dönemin Tarîku’l-Hücâc’ı (hac yolu) Hemedân’dan geçmiştir. Tebriz üzerinden Karadeniz’e ulaşan ticaret yolu da yine buradan geçmektedir. 
31 Ağustos 1724 tarihinde Osmanlı tarafından fethedilmiş, Osmanlı Devleti’nin geleneği üzere Safevîlerden alınan topraklarda tahrîr işlemleri yapılmıştır. Bunun sonucunda, bölge ile ilgili önemli bilgileri ihtivâ eden iki ciltlik tapu tahrîr defteri ortaya çıkmıştır. Fakat bugüne kadar bu defterler gerek yerli gerek yabancı araştırmacılar tarafından kapsamlı bir şekilde incelenmemiştir. Elinizdeki çalışma bu eksiklik de göz önünde bulundurularak bu alandaki araştırmalara bir katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05c1a2fb-f50c-47c5-8b9e-00ae6b06cb14.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematiksel İspat ve Öğretimi</image:title>
            <image:caption>Sürecin başında “Matematik Eğitiminde İspat ve İspatlama” dersine yönelik oluşturduğum konu yelpazesinden yola çıkarak yazar ekibi olarak yaptığımız fikir alışverişleri sonucunda kitabın bölümlerine karar verdik. Kitaptaki bölümleri belirlerken dikkat ettiğimiz bazı temel noktalar vardı. Bunlar; ispata yönelik uluslararası akademik literatürü geniş boyutta yansıtabilmek, bölümlerin birbirini bütünler şekilde yapılanmasını sağlamak, bölüm içeriklerinin yeterli akademik derinlikte mümkün olduğunca yalın ve anlaşılır bir şekilde yazılmasına özen göstermek ve kitabın hedef kitlesini (lise ve üniversite öğrencileri, eğitim ve fen/fen edebiyat fakültesi matematik bölümü öğrencileri, öğretmenler, lisansüstü öğrencileri ve diğer matematik severler) konuların elverdiği ölçüde geniş tutmaktı. Yazım süreci boyunca her bölüm, hem kendi bağlamında hem de diğer bölümleri bütünleme anlamında en az iki-üç kez gözden geçirme ve yeniden düzenleme sürecine tabi tutuldu. Süreçte bölüm yazarı olan tüm meslektaşlarım gerçekten büyük bir özveri ve titizlikle çalıştı, bu güzel ve nitelikli olduğuna canı gönülden inandığımız esere çok büyük katkı sağladı. Bu nedenle kitabın editörü olarak ekipteki her bir meslektaşıma ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Tohumu on iki-on üç yıl önce atılan ve üç yıl önce filizlenmeye başlayan bu eser onlarsız yeşerip büyüyemezdi. 

İspatlar ve ispatlama becerisini konu alan çalışmalar uluslararası literatürde ilk sıralarda yer alsa da basılı eserler (özellikle kitaplar) bağlamında aynı şeyi ülkemiz için söylemek güçtür. Dolayısıyla bu alanda üretilmiş eserlere fazlaca ihtiyaç duyulmaktadır. Tümüyle ispat ve ispat öğretimini konu edinen ülkemizdeki ilk akademik kitap olması nedeniyle gurur duyduğumuz bu eserin, matematik eğitimi alanına çok yönlü katkılar yapmasını ve bu alanda daha fazla eserin üretilmesine yönelik bir başlangıç ivmesi oluşturmasını temenni ediyoruz. Umarız bu eser, bizleri heyecanlandırdığı kadar siz okurları da heyecanlandırarak matematik yapma ve öğrenme serüveninizde sizlere yardımcı olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7f42a0-c044-4529-82ec-867bc68589d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşkın Şifreleri</image:title>
            <image:caption>Yeni medeniyet,  
yeni düzen, insanın her alanda yeni bir bilince geçmesini zorunlu kılıyor.  
2021 yılı ile başlayan bu yeni çağda ise  
görevimiz âşık olmak… 
Yüce Âlem, 2021 yılında insanlığı aşkı yaşamakla görevlendirmiştir. 
Nereden mi biliyorum? 
Gökyüzünü dinlediğimde, tüm gezegenler, kendimizi aşka layık görecek cesarette olup, olmadığımızı soruyor. Evet cesaret! Çünkü görev layık olan insanlara verilir. 
Lütfen size verilen aşkı yaşama görevini reddetmeyin. 
Çünkü 2021 yılının ana gündem maddesi; Aşk!” 
Peki kendi aşk hikâyemizi kurmak elimizde mi? 
Bu nasıl mümkün? 
Tüm şifreler bu kitapta… 
Bu kitabın temel amacı, aşk öykünüzü yaratabilme şifrelerinizi size ulaştırmaktır. Astrolojik sembolikler ve evrimsel işleyiş üzerinden, 
aşk şifrelerinizi ruhunuza giydirerek kalbinizin,  
aklınızın ve vicdanınızın onayını almış eşsiz bir aşk deneyimi yaratabilirsiniz. 
Bu şifreler önce gökyüzünün maviliklerine yükselmenizin, sonra da o maviliklerin hakkını verebilmenizin anahtarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2837ef5f-e11e-419b-bb7f-01efcb56bc58.jpg</image:loc>
            <image:title>Dua Terapisi</image:title>
            <image:caption>Özün Özü Dualar ve Bu Duaların Tasavvufî-Terapik Etkileri 
 
Dua, özgürlüktür. Aşk gibi vazgeçilemez ve ölüm gibi kaçınılamazdır. Aşk, beşerî olsa da sonucu itibarıyla Allah’la bütünleştirdiği anda özgürleştirir. 

Dua, bazen Allah’ın rahmet kapısını ısrarla çalma; bazen de tevazu ve nezaketle bekleme özgürlüğüdür. 

Dua, hem teknolojiyi aşan kalbî ve zihnî bir tarzda dostlarla buluşma noktası hem de hislerle ve zihinsel empati ile onlarla bütünleşmedir. 

Dua ederken insan, yalan söyleyemez, kendini saklayamaz, kendinden kaçamaz ve kendini yalnızlaştıramaz. Bu nedenle dua, aynı aşk ve ölüm gibi vazgeçilemezdir, kaçınılmazdır. 

Dua, Allah ile kul arasındaki en mahrem alandır. Herkesten sakladığımız en gizli istek ve acılarımızı Allah’la paylaşma özgürlüğüdür. Dua, Allah’ın bizi kendisine hapsetmesidir. Dua anı, Allah’ın isim ve sıfatlarıyla bütünleşip, O’na hapsolduğumuz anda kullukta özgürleşmeyi yakaladığımız andır. 

Bu kitapta başarı, zihin açıklığı, heyecanı yenme, stres, depresyon, gelecek kaygısı, takıntı, gaflet, tembellik, sabırsızlık, negatif enerji, güvensizlik, haset, kıskançlık, öfke, maddi-manevi şifa, ilahî aşk, sevgi, mutlu evlilik gibi konularda kilitleri açacak ve sizi özgürleştirirken zenginleştirecek dualarla tanışacaksınız. Bu duaların tasavvufî-terapik etkilerini öğrenerek kendinizi güçlü, huzurlu ve mutlu hissedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87894</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e95feebc-27c8-43ab-b8f6-586a5606243b.jpg</image:loc>
            <image:title>Tasavvuf Terapisi</image:title>
            <image:caption>Kalbi Allah’a bağlama sanatı ile 
psikolojik sorunlarımızı nasıl çözeriz? 
 
 
 
Tasavvuf Yolculuğundaki Hâller ve Bunların Psikolojik-Terapik Etkileri 
 
Tasavvuf, kalbi Allah’a bağlama sanatıdır. Tasavvuf, insan-hayat ve dünyaya ilişkin kavrayışımızın derinleşmesinde bize çok önemli imkânlar sağlar. Tasavvufî anlayış, varoluşsal ve kalıcı değerlerin ne olduğunu anlamanın ve kendimizi keşfetmenin son derece önemli bir yoludur. Kendini keşfeden insan, tasavvuf sayesinde ‘Kendini’ ve ‘Rabbini’ tanır. 
İnsanın kendine hâkim olması anlayışından doğan ‘Kendini Bilme-Rabbini Bilme’ farkındalığı, tasavvufun ruhları tedavi ve terapi edici yönünü ortaya koyar. 
 
Bu kitapta tasavvuf yolculuğunun takva, istikamet, tevbe, muhasebe, murakabe, hürriyet, ibnü’l-vakt, ihlâs, sabır, dua, tevâzu, hayâ ve tevekkül duraklarıyla tanışacaksınız. Ve bunların dikkat-odaklanma bozukluğu, melankolik kişilik yapısı, kaygı bozukluğu, korku, depresyon, narsisizm, öğrenilmiş çaresizlik, takıntılı düşünceler, akut stres bozukluğu, kendinden kaçma, kendine yabancılaşma, nevrotik suçluluk, duygu durum bozukluğu, anormal davranış kalıpları, zihin bulanıklığı, bağlanma bozukluğu, empati eksikliği, aşağılık kompleksi, üstünlük kompleksi, ego kontrolü, benlik arayışı, kendini-keşfetme, kendini-gerçekleştirme, kendini-aşma, umut ve sorumluluk bilinci, kendini yenileme, üretkenlik, anlam arayışı, öz-saygı ve öz-güvenin oluşumu, güvenlik ihtiyacı, kendini ifade etme, kişilik bütünlüğü, sonsuzluk duygusu, ruhsal enerji ve aşk duygusu gibi psikoloji temelli alanlarda, dertlerinize nasıl deva olduğuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9ce6c78-ce5c-4859-8d99-082b80318adb.jpg</image:loc>
            <image:title>Namaz Terapisi</image:title>
            <image:caption>Namazın Karakter Gelişimi Üzerindeki Olumlu Etkileri 
 
Kalp Allah’a huşû ile yönelir, dil Allah’ı anar, akıl tüm dünyeviliğinden arınır, beden ile en üst düzeyde saygı gösterilir. İşte namaz, böyledir. Namaz, dünya ve ahiretle ilgili bütün bağlardan soyutlanma ve hakikatlerin tek bir gerçekte birleşmesidir. Bu bağlar, Allah dışındaki her şeyi kapsar. Hakikatler ise, Allah için olan ve Allah’tan gelen her şeyi içine alır. Bu hakikati hakkıyla yaşayan insanın karakteri güzelleşir ve insan, mutlu olur. 
 
Bu kitapta namazın; birlik ve dayanışma bilincine sahip olma, cömertlik, fedakârlık, tevazu, sabırlılık, iyi olma, kötülükten uzak durma, edeplilik, vicdanlılık, zaman ve çalışma disiplinine sahip olma, diğerkâmlık, umudunu kaybetmeme, koşulsuz yardımseverlik, alçakgönüllülük, dürüstlük, verilen söze riayet etme, kibirden uzak durma ve vefa gibi insan karakterinin temel yapıtaşlarını nasıl güçlendirdiğini öğreneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8f4406-ab5e-44f5-ad51-ac52a946aa33.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Tombala Başıma Kon</image:title>
            <image:caption>2020 yılı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının 100. kez kutlandığı yıl oldu. 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet’e hepimizin borcu var. Öyleyse çocuklardan başlayarak yetişkinlere, öğrencilerden öğretmenlere değin elimizi uzatmak gerekir. 10 Tombala Başıma Kon bu amaçla yazıldı... Elma Çocuk bu yıl 10 yaşını bitiriyor. 10 yaşın gençliği, enerjisi, coşkusu, yaratıcılığı, çalışkanlığı üzerinde... Öyleyse 10. yaşı kutlamanın bir yolu yine kitap olsun. 10 Tombala Başıma Kon bunun için yazıldı...

Elma Yayınevinin, yeni kitabı sizlerle, keyifli okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/896c8894-7d12-4346-9231-0a794f794c01.jpg</image:loc>
            <image:title>Kulübenin Gizemi</image:title>
            <image:caption>Çocuklar merak içinde! Kulübe, her gün biraz daha dikkatlerini çekiyor. Üfürseniz yıkılacak kadar bakımsız bu küçük evde, bir ışık dolaşıyor. Bazı geceler, binicisiz bir at dörtnala gelip sonra sır oluyor. O atın yükü ne acaba?  Korkunç bakışları, saldırmaya hazır köpeğiyle gelip giden adam kim?

Uzaktan kulübeyi gözlüyorlar. Merakları her geçen büyüyor.

Büyükler sessiz kalsa da çocuklar kararlı! Bu kulübenin sırrını çözecekler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f939de1-7041-4375-86c5-b3cbbb4ac604.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes&apos;un Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Sherlock Holmes&apos;un ölümden dönüşünün olağanüstü öyküsünü de içeren on üç gizem ve suç hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f1132e6-8112-47aa-96fb-1a83f8f85d25.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes&apos;un Anıları</image:title>
            <image:caption>Dr. Watson, en sevdiği dostunun, ünlü dedektif Sherlock Holmes&apos;un anılarını yazarak bizi maceradan maceraya sürüklemeye devam ediyor.
Sherlock Holmes&apos;un Anıları; farklı on bir hikâyeyi içeriyor. Her hikâyede Dedektif ile Doktor, Viktorya dönemi Londra’sında tehlikeyi göze alarak entrikacı ve kötücül güçlerle mücadele edip esrarengiz olaylar zincirini çözmeye çalışıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81380b8e-3220-458d-837a-94588f245ac7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes&apos;un Maceraları</image:title>
            <image:caption>Zamanda yolculuk yaparak Viktorya dönemi Londra’sında, edebiyat dünyasının en harika dedektif ekibi muhteşem Sherlock Holmes ile sadık asistanı Dr. Watson’ın maceralarını hayranlıkla okuyacaksınız. İlk olarak 1892 yılında yayımlanan Sherlock Holmes’un Maceraları, efsanevi Sherlock Holmes serisinin ilk ve en iyi öykü derlemesi.
Kitap, yazarın kişisel favorileri arasında bulunan öyküleri de içeriyor: Bir kralın, eski sevgilisinin şantajına uğradığı, Holmes’un açıkça hayranlığını belli ettiği ilk kadınla mücadele ettiği “Bohemya’da Skandal”ın yanı sıra “Benekli Kordon”, “Kızıl Saçlılar Birliği”, “Beş Portakal Çekirdeği” maceraları da kitapta yer alıyor. “Mavi Yakut”, “Mühendisin Başparmağı”, “Zümrüt Taç”, “Kızıl Gürgenler” ve dört farklı gizem daha sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a032bd0-a9ad-45ca-a7cd-528290cfc1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>İklim Direnişi</image:title>
            <image:caption>Her yıl temmuz ya da ağustos ayları, kuzey yarım kürede gelmiş geçmiş en sıcak ay ilan ediliyor. Günler en sıcak gün olmak için birbiriyle yarışıyor. İklim krizi yoktur, yalandır, uydurmadır diyenler, eski gazete sayfalarında saklanacak sayfa arıyor, yüzleri kızarıyor, kimsenin yüzüne bakamıyor. 
 
Bu arada hükümetler, lacivert takım elbiseli adamlarını ve döpiyes giymiş kadınlarını, çantalarında kalın kalın dosyalarla, Birleşmiş Milletler iklim konferanslarına göndererek, neden kendi ülkelerinin taahhütlerden muaf tutulmaları gerektiğine dair tezlerini uzun ve sıkıcı konuşmalarla anlatmaya, masanın diğer ucundaki ve kendileri gibi düşünen diğer ülke bürokrattalarını ikna etmeye çalışıyorlar. 
 
Hele o ABD yok mu?  Sera gazına herhangi bir sınırlandırma gelecek diye ödü kopuyor. Hükümet yetkilileri ardı ardına açıklamalar yapıyor, temsil ettikleri lobiler zarar edecek diye korkudan bacakları titriyor. 
 
Paris Anlaşması, yüzlerce ucundan tutulmuş bir ip gibi, bir o yana bir bu yana çekiliyor. Esasında kimsenin uzlaşmaya gönlü olmadığını herkesin bildiği bir körebe oyununa dönüyor. 

Tablonun öteki yüzündeyse bambaşka renkler var. Yaşam savunucuları okyanus ortasındaki ada devletlerinden, Avrupa’nın küçük şehirlerine, Amerika kıtasının dört bir yanından Asya bozkırlarına ve güneşin doğduğu ülke Japonya’ya kadar direniş halindeler. 
 
Dünya’nın bütün halkları teyakkuz halinde. Bu ayaklanma şiddetsiz ve küresel bir direnme. Sivil itaatsizlik eylemleri Galler’den Filipinler’e kadar yayılıyor. Hükümetler dünyayı yönetebilirler ancak bu onların insanlığın ortak mirası olan dünyanın sahibi oldukları anlamına gelmez. Bu dünyanın gerçek sahibi; insanı, ağaçları ve bütün yaşayan canlıları ile hepimiziz, bir tekini bile dışarıda bırakmadan yaşamı savunan aktivistleriz. 
İklim Direnişi, yaşam savunucularının kitabıdır. Hepsine selam olsun.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f1a6d3-b8a3-4969-9cef-6235193dbb26.jpg</image:loc>
            <image:title>Serçe</image:title>
            <image:caption>1974 Kıbrıs. &quot;Cam kemik hastalığından dolayı vücudu gelişmemiş, 132 cm boyunda Kliru köyünden, “Serçe” lakaplı Takis, babasının zoruyla askere alınır. Askerde mutfak görevine dahi adapte olamamışken, savaşın patlak vermesiyle kendisini Beşparmak Dağları’nda, Türk askerinden kaçarken buluverir. 12 yıl cezaevinde yatan eski bir suçlu olan Kosta ve Kıbrıs’a ilk kez tatil amaçlı gelen fakat babası Kıbrıslı olduğu için apar topar askere alınan Amerikalı Peter ile yolları kesişmiş ve komutanları onlara “sırtınıza dağlara verip kaçacak, saklanacak ve yeniden kaçacaksınız. Güvenli bir bölgeye ulaşana kadar bu özgürlük koşusunu sürdüreceksiniz!” emrini vermiştir. Matematik zekâsı ve sezgileri hayli gelişmiş olan Çavuş Serçe, sorumluluğuna verilen ekiple birlikte büyük bir kovalamacanın ortasında kalmıştır. 

Bir yanda doğal güzellikleri, taze havası, şırıl şırıl akan minik deresi ve birbirinden renkli insanlarıyla Kliru köyündeki huzur bir kaza sonucu bozulmakta öte yanda ise savaş tüm acımasızlığıyla devam etmektedir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b39bd07-55b5-4243-b9a4-a50e4d9f011c.jpg</image:loc>
            <image:title>Jans Mans Sokağı Çocuklar</image:title>
            <image:caption>Zeki Erkut&apos;un eseri &quot;Jans Mans Sokağı Çocukları&quot; &quot;belgesel tadında bir Kıbrıs romanı.&quot; 

“50’li yıllar... Lefkoşa&apos;nın Küçükkaymaklı bölgesindeki karma bir mahallesinde Kıbrıslı Türk, Rum ve Ermenilerin yaşadığı Standart ve Belediye Evleri... Jans Mans Sokağı ve bu sokakta, her şeyden habersiz bir dut ağacı etrafında kendi kavgalarını veren çocuklar...
Bir tarafta tedhiş olaylarının sokağı ve karanlığı ele geçirdiği olağanüstü bir dönemde teşkilatlar, tetikçiler ve cinayetler, öbür tarafta parçalanmış, kana bulanmış yaşamlarla yarım kalan aşklar... Kişi, mekân ve olayların tarihsel bir doku içinde canlandırıldığı böylesi bir ortamda insanlık yine de kazanabilecek miydi?” 

Romanda dönemin İngiliz Valisi Sir Hugh Foot, Meyhaneci Halide Genabla, sinema işleten Arapuşağı gibi Kıbrıs’ta yaşamış gerçek karakterler de yeniden canlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd857ad9-8e35-48a6-9e55-8ed260c610b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Editör Ne İş Yapar?</image:title>
            <image:caption>EDİTÖR NE İŞ YAPAR?
SANAT, ZANAAT VE TİCARET ÜÇGENİNDE KİTAP EDİTÖRLÜĞÜ
PETER GINNA Yanıtı ansiklopediler doldurabilecek en kısa soru: Editör ne iş yapar? Otuz yılı aşkın süredir editörlük yapan ve sözcüklere dayalı bir iş alanı olmasına rağmen, ironik biçimde, yayıncılık hakkında yeterli yazılı kaynak olmadığını vurgulayan Peter Ginna, sektörün duayen isimlerinin kaleme aldığı yazıları bir araya getirdiği Editör Ne İş Yapar?&apos;da, a&apos;dan z&apos;ye editörlüğün neredeyse tüm yönlerini ele alıyor, editörlüğü bir meslek ve kariyer olarak irdeliyor. 

Düzenli ve seçici okurlara, okudukları kitabı farklı bir gözle yeniden değerlendirmeleri için zemin oluşturan bu çalışma; sanat, zanaat ve ticaret faaliyetinin kesişiminde yer alan kitap editörlüğünün temel aşamalarına, inceliklerine, sorumluluklarına, zorluklarına, imkânlarına dair fikir vermenin yanı sıra kitabın sonundaki sözlük sayesinde yayıncılık alanında geçerli olan terimlerle de tanışma fırsatı yaratıyor.  

Türkçede de eksikliği hissedilen bu kılavuz eser; yazar-editör ilişkisine, kitabın seçiminden matbaaya gönderilmesine kadarki süreçte yaşananlara dair kapsamlı bir içerik sunuyor, bu alandaki açığı büyük ölçekte kapatıyor. 
 
Sevdikleri kitapların yolculuğunu merak eden okurlar, teslim ettiği metnin başına neler geleceğini bilmek isteyen yazarlar ve çevirmenler genellikle şunu sorar: Editör ne iş yapar?

Editörlük bir iş; ama editörlüğün bir meslek, hatta sanat olduğu söylenebilir. Gerçekte, bütünüyle sözcüklere dayalı bir uzmanlık alanı olmasına karşın, birkaç sözcükle basitçe anlatılamayacak kadar derin bir mevzu, editörlük. Bu bağlamda düşünülünce &apos;&apos;Editör ne iş yapar?&apos;&apos; sorusu gerçekten de yaşayan, canlı bir soru. Yazarlar, çizerler, çevirmenler, okurlar; hatta sektörün önemli çarklarından dizgiciler, grafikerler veya satış yöneticileri bile sorabilir bu soruyu. Bir de tabii, editörlüğü bir meslek olarak arzulayan gençler. Lâkin bu sorunun yanıtı asla basitçe verilemez, zira editörlük, üretim sürecinin son derece karmaşık işlediği bir alandır.
 
Editör Ne İş Yapar?, işte bu karmaşıklığı gidermeyi, açıklığa kavuşturmayı hedefleyen kapsamlı bir kılavuz kitap. Sektöre yön veren isimlerin kaleme aldığı makaleler, mesleğin karanlıkta kalan ya da ziyadesiyle merak uyandıran yönlerini aydınlatarak zihinlerdeki (ve mümkünse, kitabın adındaki) soru işaretini yok etmeye çalışıyor.
 
Yolu edebiyattan geçen hemen herkesin kitaplığında bulunması gereken, tekrar tekrar okunabilecek bu çalışma, yayıncılığın geleceğinin sorgulandığı bugünlerde sektörün dününü ve yarınını daha iyi anlayabilmek isteyenler için hayati önem taşıyor. 

&apos;&apos;Tüm iyi yazarlar, editörlere önce yolun girişini gösterir. Sizin tek yapmanız gereken, sözcüklerin sık örtüsü altındaki o yolun devamını bulmak ve orada bir patika açmaktır, sonrası son derece basittir. Editör olarak siz, başka bir zihnin içine sızmak ve muhayyilesi ile kitap arasında engel teşkil eden tüm sözcükleri ve düşünceleri ortadan kaldırmasında yazara yardım etmek için elinizden geleni yaparsınız.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d227b93-50f7-45e9-b604-2a8948b5d031.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Devirde Eczacılık</image:title>
            <image:caption>Eczanende kapana kısılmış gibi hissettiğin oldu mu hiç? 

Eczanende enerjiyi ve iyi hisleri yükseltemediğin oldu mu?

Okuduğun okulla yaptığın iş alakasız geldi mi hiç?

Mesleki bilginin sana daha çok fayda üretmesini ister misin?

Mesleki bilginin diğer insanlara daha çok fayda üretmesini ister misin?

Bu mesleğin tutunacak dallarını merak ediyor musun? 

Bu mesleğin daha saygın, daha güvenilir olmasını istiyor musun?

Kendine yatırım yapmak istiyor musun?

Bu sorulardan bir ya da birkaç tanesine evet diyorsan sevgili meslektaşım, bu kitap senin için yazıldı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf2091c-b456-4b40-9e6f-c4c5c12191ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mecburiyetsiz</image:title>
            <image:caption>Bir gecede hayat değişir mi? 
Değişir! 
Kemoterapiler peş peşe geldi, çürük kokusu artık beni ve yatağımı geçip tüm evi sardı. 
Her şeyimi kaybettim; saçlarımı, kaşlarımı, tırnaklarımı ve hatta kirpiklerimi... 
En son ne zaman içtenlikle söylenmiş bir “Nasılsın?”  sorusu duydunuz? 
Ben meğer duymuşum ama hiç gerçek bir cevap vermemişim. Çok yorgunmuşum ama durmasını hiç bilememişim. Toplantıyla, kıyafetle ve olmam gereken kişiyle o kadar ilgiliymişim ki kanser olduğumu anlamamış, nasılsa benim başıma gelmez sanmışım. 
Geldi ama... Hem de en ağır haliyle geldi. 
Otuz bir yaşındaydım. Oğlumsa iki buçuk... 
Evimize bir bomba düştü. Özel parfümü bile olan, bakım sırlarını başkalarına dağıttığım güzelim saçlarımı ve senelerce pilates stüdyolarında yarattığım bedenimi kaybettim. 
Her şey bitti sandım ama asıl hikâye burada başladı. Kazanmanın sırrı yaptıklarınla değil, yapmadıklarınla ilgiliymiş... Yani “Mecburiyetsiz” olduklarında gizliymiş... Şimdi anladım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f55f6ee-2b61-4c21-8b37-2228d21b26b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuantum Kehaneti Kartları</image:title>
            <image:caption>53 Kartlık Deste ve Açıklama Kitabı. 
 
Kuantum dünyası sonsuz olasılıklar sunar. İçinizde ve çevrenizde sınırsız fırsatlar ve müthiş bir bolluk enerjisi titreşiyor. Uluslararası bir üne sahip kuantum enerjisi uzmanı Sandra Anne Taylor, şu ânın enerjisinin, evrensel etkilerin ve geleceğinizdeki olasılıkların birbiriyle uyumluluğunu ortaya koymak için Kuantum Kehaneti’ni tasarladı. Bu kartlar sadece öngörmekle kalmıyor, aynı zamanda size bir okuma esnasında odaklandığınız herhangi bir konu hakkında yol da gösteriyor. Bilincinizi ve enerjinizi değiştirecek seçeneklerin daha çok farkına vardıkça hayatınızda sihirli bir eşzamanlılığın ortaya çıktığını göreceksiniz. Bu kartların sezgilerinizi kuantum dünyasında sizi bekleyen derin farkındalıklara ve keyifli deneyimlere açmasına izin verin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/237df705-b702-4146-a936-d9a955a2344c.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk Acı</image:title>
            <image:caption>&quot;Diğer kadınlardan kendini kurtarabilir, aşklarından sıyrılabilirsin ama seni annenden kim kurtaracak?” 
 
YATMADAN ÖNCE YÜZ FIRÇA DARBESİ adlı çok satan kitabın yazarı Melissa P’den “annelik” olgusu üzerine derinlikli, çok katmanlı ve sarsıcı bir roman… Kitabı 30 dilde 41 ülkede basılan, hatta bazı ülkelerde dağıtımı bile yasaklanan İtalyan yazar Melissa P, İLK ACI’yla birbirine hiç benzemeyen iki farklı kadının hikâyesini, güçlü ve ortak bir paydada, sağlam bir duygu örüntüsüyle birleştiriyor. 
Annelik! 
Uzun yıllardır annesiyle görüşmeyen, ancak kısa süre sonra anne olmaya hazırlanan Rosa, kendi annesinde deneyimlediği soğuk ve tutarsız annelik figüründen uzak olmanın katiyeti içinde, karnında taşıdığı bebeği sevgiyle beklerken; gelişmemiş vücudu, tamamlanmamış karakteriyle Agata da doğurmaktan pek emin olamadığı bir bebeği hayata getirmeye hazırlanıyordu. 
Rosa ve Agata’nın annelik serüveni ancak bu kadar farklı olabilirdi birbirinden… 
Ne var ki ikisi de her şeyi sonsuza dek değiştirecek bir eşiğin önünde, güçlü sırların gölgesi altında durmaktaydılar. 
İç içe geçen iki farklı hikâyeyi “annelik” olgusu üzerinden ustalıklı bir kurguyla, zarif ama gerçekliği yüzünden çetin sayılabilecek bir anlatımla, eşsiz bir okuma serüveninin üzerine inşa ediyor Melissa P… 
 
“İlk Acı’nın içinde yazarın büyük kavrayış yeteneğini hissedebilirsiniz; tüm kitaplarında, en derin noktalara ulaşabilen belli bir duyarlılık çıkıyor ortaya her zaman. Harika bir kitap ve olağanüstü bir yolculuktu. Tavsiye ederim.” 
–     Sara Maria Serafini, Yazar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87910</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da84587c-7542-4075-bba6-2d2a29323968.jpg</image:loc>
            <image:title>Yarınsız Yarın</image:title>
            <image:caption>“Bazen kelimelere ihtiyaç duymadan gelen şey mutluluktur, ama kalıcı olmadığını bilirsiniz. Zamanı durdurmak ne kadar mümkünse mutluluğu tutmak da ancak o kadar mümkündür. Tekrarına en çok ihtiyacımız olup da tutamadığımız şeydir zaman. Oysa sonsuza kadar mutlu yaşadılar klişesine bile göz yumabilirdim, fakat böyle bir şeye gücüm yetmezdi ve zaman paha biçilmezdi. 
 
Bazıları geçmişini susturmayı, bazıları geleceğini konuşturmayı hayal eder durur. Ne geçmiş susar ne de gelecek konuşur. Bazen bir yarın bir ömre değecek kadar değerli olur ve o tek bir güne her nefesinde minnet duyarsın.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e498e94b-ea3e-44a3-a30b-ba26d5d6d9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’da Modern Vatandaşlık Eğitiminin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>II. Meşrutiyet Dönemi’nin hareketli atmosferinde birçok kurum gibi okul da siyasal ideolojinin nüfuz ettiği politik bir mekâna dönüşürken; çocuklar bu ideolojinin vazettiği bilgi, değer ve becerilerle geleceğin vatandaşları olarak hazırlanmaktaydı. Bu bağlamda II. Meşrutiyet Dönemi vatandaşlık eğitiminin amacı; her ne kadar çocukları bir vatandaş olarak geleceğe hazırlamak olsa da gerçekte çoğu yerde üstü kapalı ya da açık surette çocukları bir kurtarıcıya dönüştürmektedir. Nitekim vatandaşlık eğitimi kapsamındaki derslerin müfredat içeriklerinin belirlenmesinde etkili olan siyasi seçkinlerin ve bu programlar doğrultusunda eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüren eğitimcilerin, -daha genel anlamda aydınların- uzun yıllardır tedavülde olan “Bu devlet nasıl kurtulur?” sorusuna mukabil kurtarmaya çalıştıkları devlet için yeni kurtarıcılar yaratmak istedikleri ifade edilebilir. Bu kurtarıcılar/çocuklar, söz konusu dönemde ülke içinde yaşanan siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel alanlarındaki dönüşümü hazmetmiş ve iştiyakla savunan birer figür/nefer olmakla muvazzaftı. Bunun ötesinde en büyük vazifeleri ise cephede, sıcak savaş ortamında vatanı müdafaa edecek asker olmalarıdır. Daha çok ulus devletlerde görülen, geçmişi bugünün ihtiyaçları doğrultusunda inşa etme çabası, ulusallaşmanın hazırlık dönemi olan II. Meşrutiyet Dönemi’nde de kendini göstermektedir. Ayrıca yeniden yaratılan veya var olanı yeniden inşa etmek suretiyle dolaşıma giren değerler, semboller ve kahramanlar kolektif duyguların ve bilincin oluşmasında hayati role sahiptir. Bu unsurlar, pedagojik değerden öte vatandaş namzetlerinde, küçüklüklerinden başlayarak siyasal sisteme yönelik rıza ve onay yaratacak motifleri ve yorumları kendinde toplamaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/edb9f1a9-83ea-4a75-ab2e-cc58c921da11.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Borcun Var</image:title>
            <image:caption>Hayat sürprizlerden mi hoşlanıyor yoksa rastlantılardan mı? 
Belki de arada yazı tura atıyordur. 
 
ODTÜ’de öğrenciyken birdenbire kendini bambaşka bir hayatın içinde bulan Şafak, yalnız ve lanetli bir adam olarak geçirdiği yıllardan sonra Büyükada’ya döner. Adada tanıştığı Deniz ona arkadaşlık ederken geçmişin mumunu da yeniden alevlendirir. Şafak’ın düşünmek istemediği anılar bir türlü yakasını bırakmaz. Sevdiklerini bir bir elinden alan hayatla hesaplaşma ve yüzleşme vaktidir artık. Biri aydınlığa, diğeri karanlığa açılan iki yol vardır ve Şafak’ın aydınlığa ulaşmak için karanlık yoldan geçmesi kaçınılmazdır. 
 
Attilâ İlhan Roman Ödülü sahibi Murat Özsan’dan aşka, kavuşamamaya, cesarete, tercihlere dair sürprizli bir roman Bana Borcun Var… 
 
Yaralarla uyanacağımızı bilmiyorduk. Sevgilerin insanlara neler yaptırabileceğini, nice yıkımların altında da hiç beklenmedik sevgilerin yatabileceğini... Mutlulukları bir hiç uğruna kaybettiğimizi öğrendiğimizde suçlunun ve masumun kim olduğunu düşünecektik. Aslında hepsi sevgide buluşuyordu; mutluluk da, mutsuzluk da, suçluluk da, masumiyet de... O zaman kime kızacaktık?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fa9d86f-356e-40c4-a576-7d420f222e5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçü Devlet Adamı Mahmut Esat Bozkurt</image:title>
            <image:caption>Vatanını savunmak için kariyerini bırakıp İsviçre’den Türkiye’ye gelen ve çete (müfreze) oluşturarak Millî Mücadele’ye katılan bir bağımsızlık savaşçısı! İktisat Bakanı olup iktisat ve tarım alanında ilklere imza atan bir halkçı! Adliye Bakanı olup Atatürk’ün onay ve görüşleriyle Türkiye’yi çağdaşlaştıran, medenî milletler arasına sokan bir çağdaş hukukçu! Kapitülasyonların kaldırılmış olmasına rağmen Fransa’nın küstahlığıyla Lahey Adalet Divanı’nda millî dava haline gelen Lotus-Bozkurt Davası’ nı kazanan bir avukat! Sırf serbestçe yazmak için bir daha bakanlık istemeyip kalemiyle savaş veren bir yazar!  
Ve tabiî ki bütün bunları yaparken Türkçülük fikriyle hareket edip milleti için yanıp tutuşan bir milliyetçi! Lâik, halkçı, cumhuriyetçi, devletçi, inkılapçı bir Türkçü! Türkçü pratiğin ifadesi! Türkçü esaslar üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin Türkçü bakanı! Devlet uygulamasında örnek alınması gereken bir Türkçü devlet adamı! Mahmut Esat Bozkurt!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb4a863-7441-4220-a1fa-f4755051d381.jpg</image:loc>
            <image:title>Karadeniz Neden Pontus Değildir?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin bir bölümünün Pontus ya da Pontos olarak adlandırılmasındaki tarihi yanılgıları ortadan kaldıracak arkeolojik ve tarihsel kanıtları yerel, ulusal ve batı kaynaklı eserlere dayanarak ortaya koymakta ve bu adlandırmaya dayalı sözde bir Pontus Meselesinin propaganda ve yanlı bir politika ile uluslararası düzeye nasıl çekilmek istendiğini tartışmaktadır. Bu çerçevede Birinci Dünya Savaşı’nda bölgenin işgal edilmesi ile birlikte bölgede yaşanan olaylar Gümüşhane ili kapsamında Hafız Mehmet’in Ermeni komitacılar tarafından şehit edilmesine şahit olanların anlattıkları ile ortaya konulmuş ve işgalden sonra bölgeyi tekrar ele geçiren Osmanlı Ordusu ile kurtuluşa kadar giden hadiseler ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/595c1f63-5dbc-409d-b994-4fcc98ac6421.jpg</image:loc>
            <image:title>Akdeniz Işıkları</image:title>
            <image:caption>Çocukluğumun belki en garip hâtırası, bu seyahatin sonucudur. Teşrinievvele (Ekim 1916) doğru Antalya’ya doğru gelirken, denizi ilk gördüğümüz yerde, ailece her zaman yaptığımız gibi, arabadan inmiştik. Ben sevincimi göstermek için havaya bir el revolver sıktım. Annemin ölümünü bir türlü unutamayan ve yıllarca bize yanında gülmeyi meneden babam, beni tokatladı. Hakkı da vardı. Ben gerçekten, bu yolculukta gördüklerimin, duyduklarımın hepsini, Akdeniz iklimini, denizi görmüştüm… Ahmet Hamdi Tanpınar 
Antalya’nın öteki adıdır Adalya. Torosların arka yüzüdür. Bir nal gibi ana kıtaya yerleşen şehrin, Akdeniz ile aşkıdır adeta. Akdeniz’in antik adı “Deniz”dir sadece. Çünkü ‘bilinen dünyanın’ ortasıdır bu deniz. Medeniyetler fışkırmıştır dünyanın dört bir yanına. Antalya tanıklık etmiştir yüzlerce yıldır, tüm bu beşeri ilişkilere. 
Mustafa Oral, Karadeniz ile Akdeniz arasında mekik dokurken, bu yolculukları, ona Akdeniz ile Antalya’ya karşılaştırmalı bakma imkanı sağlamış ve Akdeniz ona bir gölün etrafında kurulu bütün köylerin antik birer geçmişi olan komşu kentler demeti imajını vermiştir. 
Adalya’yı tarihsel perspektiften inceleyen Akdeniz Işıkları, tarihçiliğin geleneksel işleniş biçimine farklı bir pencere açarak, tarihselliğini ihmal etmeden ama bugünü de, onunla ilgili edebiyat ve mitolojisini inceleyerek konu edinmiş ve başarıyla ele almıştır. Yunan, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı izleri Cumhuriyet’e kadar takip edilmiş, bugün Türkiye’nin turizm başkenti olan Antalya için yeni imkanlar da satır aralarında sıralanmıştır. Mustafa Oral, keyifli kalemiyle mikro tarihin örnek bir çalışmasını, çok başarılı bir şekilde derleyip kaleme almıştır. Okurların keyifle izleyeceği bir metin ortaya çıkarmıştır. Tanpınar’ı heyecanlandıran bu şehrin, okuru da benzer bir tutkuya taşıyacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddb8ce78-6efb-45ca-bf73-b5220a82a3a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsane Karakterler Alp İle Elif’in Fantastik Maceraları Mustafa Kemal Atatürk</image:title>
            <image:caption>Tarihin efsane karakterleri bu eğlenceli ve heyecanlı seride buluşuyor. Usta tarihi romancı ve akademisyen Beyazıt Akman çocuklar için yazdı. 
Alp sıradan ve sıkıcı hayatı olan bir çocuk olduğunu sanıyor. 
Ta ki Elif ’le birlikte fantastik maceralara adım atıncaya kadar! 
Alp, 23 Nisan gezisinde otobüsten indiğinde bambaşka bir Ankara’yla karşılaşır. Kafası allak bullak iken karşısına Elif çıkar ve onu gizemli bir zaman kapısından geçirir. İkili, kendilerini Atatürk’ün çocukluğundan Çanakkale cephelerine, Bandırma Vapuru’ndan ilk meclis koridorlarına uzanan soluk soluğa bir serüvenin tam ortasında bulur. 
Tarihin tüm önemli karakterlerini silmeye kararlı Tarihçalan’ın 
hedefinde bu sefer Atatürk ve Kurtuluş Savaşı var! Alp ile Elif 
tarih çağlarında yolculuk ederek Atatürk’ü bulmalı ve 
Tarihçalan’a engel olmalılar. Acaba kahramanlarımız  Tarihçalan’ı durdurabilecek mi? 
Alp ile Elif ’in fantastik macerasına siz de katılın ve zamanda 
yolculuğun keyfini çıkarın! 
Efsane Karakterler, yıllar süren bir çalışmanın ardından tarih, bilim ve edebiyat serisi olarak hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec5d784f-ba2f-4c1e-bb18-50b27d50da9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüs Üç Aylik Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabi Sayi: 6 (Ocak – Şubat – Mart 2021)</image:title>
            <image:caption>Virüs
Üç Aylik Kültür – Sanat Ve Edebiyat Ortak Kitabi
Sayi: 6 (Ocak – Şubat – Mart 2021)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/818125ea-3791-4bae-a5da-2ca50ebd6221.jpg</image:loc>
            <image:title>Alp İle Elif’in Fantastik Maceraları Einstein ve Harezmi</image:title>
            <image:caption>Tarihin efsane karakterleri bu eğlenceli ve heyecanlı seride buluşuyor. Usta tarihi romancı ve akademisyen Beyazıt Akman çocuklar için yazdı. 
Zamanda macera dolu bir yolculuğa daha hazır mısınız? 
Sıradan bir okul günü Alp matematik dersinde tamamen sıra 
dışı bir şeye şahit olmak üzeredir. Öğretmeni ve arkadaşları 
toplama çıkarmayı ve diğer tüm matematik işlemlerini unutur! 
Elif, Alp’i okulun kütüphanesindeki gizemli bir boyutlar arası 
kapıdan geçirir ve olanlar olur. Alp’in karşısında konuşan bir Pi sayısı durmaktadır! 
Tarihteki önemli bilim olaylarını silen Rakamçalan’ın hedefinde bu sefer Matematik var! Yok olan sadece karmaşık matematik 
hesaplamaları değil; bilgisayarlar, e-tabletler ve elektronik her 
şey! Alp ile Elif Harezmi’yi bulmak ve matematiği geri getirmek 
zorundalar. Rehberleri de fizik dehası Einstein! 
Alp ile Elif ’in fantastik macerasına siz de katılın ve bilimin gizemli dünyasını keşfedin. 
Efsane Karakterler, yıllar süren bir çalışmanın ardından tarih, bilim ve edebiyat serisi olarak hazırlandı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3fefa77b-a337-498f-aeae-5bff5deb9498.jpg</image:loc>
            <image:title>Umudun Rengi</image:title>
            <image:caption>Gerçek yola koyulduğunda hayal bir adım gerisinde kalır… 
Umut, gözünü özel bir psikiyatri kliniğinde açtığında kafası karma karışıktır. Son birkaç gününü hatırlayamaz. Onunla ilgilenen doktor, aşırı dozda ilaç aldığı için kliniğe getirildiğini söyler. Umut psikoterapi seanslarında doktora kendini, ailesini ve yaşamını anlatır… “Bazı duygular için genç, bazıları içinse gereğinden yaşlı, fakat kimseden daha istekli ya da cesur olmayan”, geçmişi sırlar ve yalanlarla dolu genç adam belki de ilk defa yüreğini birine açar.   
Genç doktor, saklanması gereken bir hayata doğmuş ve bunun yüküyle baş etmeye çalışan bu genci anlamaya, sırlarını çözmeye başladığını düşündüğünde Umut bir kez daha onu şaşırtacaktır… 
Attilâ İlhan Roman Ödülü’ne değer bulunan Umudun Rengi, insan ruhunun derinliklerinde kopan fırtınalar ile Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran toplumsal olayları usta işi bir kurguyla harmanlıyor… 
Gözlerimi açtığımda karanlığı duyabiliyorum artık. Tünelin taşlarına tünemiş senfonik iç çekişleri... 
Haklısın, umudumu kaybetmeden bekleyeceğim. 
İlahi varlık beni affedinceye kadar taşlardan birinde umudun rengine bürünerek sabırla bekleyeceğim... 
Sahi, umudun kaç rengi vardır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaa4734-6f77-4bbd-b4ee-e1c932aec453.jpg</image:loc>
            <image:title>Ergenlik: Bir İlişki Bağlanması</image:title>
            <image:caption>Ergen çocuğunuzla nasıl bağ kurabilirsiniz?  
Ebeveyn-ergen ilişkisindeki çatışmayı bir fırsata dönüştürebilir misiniz?  
Ergen çocuğunuzu anlamak geçmiş yaralarınızın iyileşmesine nasıl yardımcı olur?   
Bir ergen ebeveyni olarak duygularınızda kalmak ile onları yok saymak arasındaki farkı nasıl anlarsınız? 
 
Ergenlik, anne babalar için zorlu bir süreçtir. Aslında ergen çocukların karşı karşıya kaldığı zorluklar anne babalarının çözülmemiş acılarının ve kaygılarının yansımalarıdır çoğu zaman. Deneyimli Klinik Psikolog Dr. Christa Santangelo Ergenlik: Bir İlişki Bağlanması’nda bu süreçte hem anne babaların kendi geçmiş yaralarını iyileştirecek hem de ergen çocuklarıyla bağlarını güçlendirecek yepyeni bir bakış açısı sunuyor. 
Santangelo’nun geleneksel psikolojide ve alternatif metotlardaki onlarca yıllık deneyiminin doruk noktası olan bu kitap, çalkantılı ergenlik yıllarında ebeveynler ile gençler için yepyeni bir yol haritası çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c993b7c-f3bd-4cab-8e1d-d8cda991d7ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Gökyüzü</image:title>
            <image:caption>“Yavaş yavaş ölürler 
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler...”
Pablo Neruda

Gökyüzünde harika keşif yolculukları yaptık bu kitapla. 
Kâh yıldızların kâh yağmurların altında...
Kâh hayretler içinde ıslandık. 
Kâh mehtabın büyüleyici güzelliğini, 
kar tanelerinin süzülüşündeki harikuladeliği seyrettik.
Kozmik rüzgârların, manyetik kalkanın, meteorların yanı sıra 
“merhaba” dedik güneşin ışıltılarına.
Bir müddet dolaşıp  “dünyanın yedi harikası”ndan başka 
sayısız harikaların varlığını fark ettik. 
Bazen afalladık, şaşırdık. Bazen hayran olduk, büyülendik. 
Kendimize yakınlaşmak için, çok uzaklara gittik. 
Kendimizle aramızdaki mesafenin, 
gök ile yer arasındaki mesafeden daha büyük olduğunu fark ettik
Alışkanlıklar perdesi aralandığı ve sis dağıldığı anda, 
yaşanılan mutluluğu hissettik.
Yolculuğu seviyorsanız şayet, 
heyecan dolu keşifler sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3cf8949-9547-4112-9d5f-f2b3d2b0c17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 3 Hecr</image:title>
            <image:caption>Bir devrin başı ve sonuyduk, önce var olduk sonra kaybolduk. 
 
Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi. Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi. Yanlış cümleler kurdular, eksik satırlar anlattılar, yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar. Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi. Onlar da durmadılar. Yazdılar da yazdılar… 
 
Aymira ve Kamer… Biri gece ise biri aydı. Ay geceye doğdu, gece ayı ruhuyla doyurdu. Sonra tüm kitaplar onları yazdı. Karşılıklı kalpler kırıldı, sözler verildi, yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi. 
 
Ta ki o an yaşanana kadar. 
 
Kamer içine gömdüğü, sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı. Tutamadı da. Günü geldi, o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı. Rüzgâr esti, fırtına peşinden geldi. Kitaplar savrulmaya başladı, sayfalar ise kopmaya. Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı. Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi, ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı. 
 
‘’Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım. Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl, güzel kokunu üzerime kefen yapayım.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43cdc7f7-a896-403f-9358-fb2e6f571308.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşanmaz Bir Dünya</image:title>
            <image:caption>Durum çok kötü, sandığınızdan da beter. İklim değişikliğinin yavaş ilerlediği hikâyesi bir peri masalı, aslında hiç olmadığını anlatan masal kadar habis belki de. Ve eğer siz sadece deniz seviyesinin yükselmesinden endişeleniyorsanız, buzdağının yalnızca ucunu görüyorsunuz demektir. 
Artan sıcaklıklar, kıtlık, sel baskınları, salgın hastalıklar, ormansızlaşma, buzulların erimesi, ekonomik gerileme ve bunların beraberinde getireceği yıkım... İşte başımıza geleceklerin kısa bir özeti. Ve hepsi de sandığımızdan daha hızlı gerçekleşecek. Eğer milyarca insanın yaşam şeklinde devrim niteliğinde bir değişiklik yapmazsak, içinde bulunduğumuz yüzyılın sonunda gezegenin çok büyük bir kesimi yaşanmaz hale gelecek, kalanında ise yaşam koşulları oldukça zorlayıcı olacak. 
David Wallace-Wells, Guardian gazetesinin “çağı tanımlayan kitap” olarak nitelediği Yaşanmaz Bir Dünya’da son bilimsel çalışmalardan faydalanarak bizleri yakın geleceğimizle tanıştırıyor. O geleceğin, içinde yaşayanlara nasıl görüneceği –ısınmanın küresel politikayı nasıl dönüştüreceği, böyle bir dünyada teknolojinin ve doğanın ne anlama geleceği, kapitalizmin sürdürülebilirliği ve insanın ilerleyişinin tuttuğu yol– üzerine kafa yoruyor. 
Yaşanmaz Bir Dünya aynı zamanda bir harekete geçme çağrısı. Dünya tarihi boyunca salınmış toplam karbon miktarının yarısından fazlasını son otuz yılda atmosfere bıraktığımızı düşünürsek, sadece bir kuşak içinde gezegeni bu hale getirmişiz demektir. Ve tüm bu felaketleri önleme sorumluluğu yine tek bir kuşağın omuzlarında. O kuşak, bizim kuşağımız. 

&quot;Çağı tanımlayan kitap.” Matt Haig, Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7bc1b0-399d-43a8-89e9-0359b9cb669b.jpg</image:loc>
            <image:title>Veda Caddesi 3 Hecr (Cilti)</image:title>
            <image:caption>Bir devrin başı ve sonuyduk, önce var olduk sonra kaybolduk. 
 
Onlar mürekkebi bitmeyen bir kalemdi ve en derin sayfalar onlar içindi. Fakat hiçbir şey mükemmel ilerlemedi. Yanlış cümleler kurdular, eksik satırlar anlattılar, yazılanların üzerini karaladılar ama asla yazmayı bırakmadılar. Sayfalardan taşan duyguları onlara durmamayı öğütledi. Onlar da durmadılar. Yazdılar da yazdılar… 
 
Aymira ve Kamer… Biri gece ise biri aydı. Ay geceye doğdu, gece ayı ruhuyla doyurdu. Sonra tüm kitaplar onları yazdı. Karşılıklı kalpler kırıldı, sözler verildi, yeminler edildi ama gece aya sırtını hiçbir zaman dönmedi. 
 
Ta ki o an yaşanana kadar. 
 
Kamer içine gömdüğü, sakladığı büyük sırrını sandıkta daha fazla tutamazdı. Tutamadı da. Günü geldi, o sandık açıldı ve tüm kitaplar ortaya saçıldı. Rüzgâr esti, fırtına peşinden geldi. Kitaplar savrulmaya başladı, sayfalar ise kopmaya. Yazılmış onca satır ikisinin de gözlerinden gözyaşı diye aktı. Ortalık yangın yerine döndü fakat ikisi de su değildi, ateş olup yangına karıştıklarıyla kaldı. 
 
‘’Bu bir ölüm değil ama şayet ki gidersen bunu yaşarım. Yaşamadığım şey de değil biliyorsun ama öleceksem ellerinde son bir kez sarıl, güzel kokunu üzerime kefen yapayım.’’</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3083e163-e95d-4f77-b919-626f40697a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bir Aşk Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Korkak adamlar, kalplerinden geçen o sihirli cümleyi söyleyemedikleri için hep kaybetmeye mahkûmdur.” 
 
“Evlenmek, bağlanmak, âşık olmak” kelimelerinden tamamen uzakta yaşayan genç, başarılı, çapkın bir Rus iş adamı… Andreas Ivanov. 
 
Onu tüm cazibesiyle etkisi altına alacak; inatçılığıyla, hırsıyla, dikbaşlılığıyla tabularını yıkıp hayatındaki en önemli varlık hâline gelebilecek kadar güçlü bir Türk kadını… Yasemin Ünsal. 
 
İpler kimin elinde? 
 
Aşk onların kapısını çaldığında ve kelepçelerini bileklerine geçirdiğinde aralarındaki çekimi ve tutkuyu hissetmeleri 
kaçınılmaz olacak. 
 
Peki, duygularını kabul ederek ilk pes eden kim olacak? 
 
Aşk mı galip gelecek yoksa hırs mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c646a51-1e6f-4c75-ba87-f0cadc759725.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebebiyat - 80 Günde Devri Alem</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki…

Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabım”, “İlk anatomi kitabım”, “İlk macera kitabım’’, “İlk duygu kitabım”, “ilk seyahat kitabım” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.

Bebebiyat serisinin “İlk seyahat kitabı” 80 Günde Devri Âlem, dünya edebiyatının kült eserlerinden birini daha bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. 150 yıldır dünyanın her yerinden insana seyahat aşkını aşılayan Jules Verne’in ölümsüz eseri 80 Günde Devri Âlem’in 0-2 yaş uyarlaması, rengarenk çizimleri ve ebeveynlerin bebeklerine rahatlıkla aktarabileceği kısa metinleriyle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f02579a8-1bbc-438f-b2e2-249cb466af42.jpg</image:loc>
            <image:title>İbrahim ile Kartopu</image:title>
            <image:caption>Savaşlar sadece insanları değil, kuşları, kelebekleri ve daha nice canlıları yuvasından ayırdı. Kartopu da bu canlılardan sadece bir tanesi. İbrahim’in cebinde günlerce yolculuk etmiş, onu kendine yuva bellemişti. Yeni bir hayata alışmaya çalışan İbrahim ve ona umut olan Kartopu’nun arkadaşlığı içinizi ısıtacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf806b13-e43a-493a-90fa-c1c662b417e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Demirden Kale - Masal İstanbul 2</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatının usta kalemi Figen Yaman Coşar’ın çok sevilen Masalistanbul macerası ikinci kitap ile devam ediyor.

Masallar diyarını yok ederek dünyanın kalbini, İstanbul’u ele geçirmeye çalışan Merza yine iş başındadır. Şehrin muhafızları Kerem ile Gülin Merza’nın planını öğrenip masalları korumaya çalışırken Sevban ve Meryem ülkelerinden ayrılmış, ay yıldıza doğru yürümektedirler. Masal prensesi Rana ve diğer masal kahramanlarını kurtarmanın yolu ise Çankırı’dan geçmektedir. Bu defa Merza’nın planını bozmak hayli zor olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f2d0056-38c9-454f-9170-4f83245f1999.jpg</image:loc>
            <image:title>Emanetdar Ayasofya Dehlizlerinde</image:title>
            <image:caption>Koruyucusu olduğu emanetten habersiz, sıradan yaşamına devam eden Yamaç, dedesinin hastaneye kaldırılmasıyla büyük bir sırrı öğrenir. Dedesinin kadim dostuyla birlikte insanlığı kurtarmak için Ayasoyfa’nın dehlizlerine düşen yolları onlara unutulmaz bir maceranın kapılarını aralayacaktır.

Kâh Kastamonu’nun karlı virajlarında yol alacağınız kâh Ayasofya’nın kadim tarihine tanıklık edeceğiniz heyecanlı bir macera sizleri bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca0c3a7-e48b-46ac-a447-b15c43c6a3cd.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Benim Babam (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Beni hatırladınız mı? Ben Mutlu.
Çok merak ediyorum acaba senin de baban biraz tuhaf mı? Belki seninki de dağınıklığı pek sevmiyordur. Biliyor musun babamla sık sık geziyoruz. Onunla her zaman güzel vakit geçiriyorum. Bazen kızıyor, kaşlarını çatıyor. Ama ben onu her haliyle seviyorum. Birlikte yemek yapıyor, oyunlar oynuyoruz. Onunla çok güzel vakit geçiriyorum.
Bu kitapta babamla ne kadar eğlendiğimi anlatıyorum. Bazen pek eğlenmediğim zamanlar da oluyor. Onlardan da bahsettim tabii! Haydi çevir sayfaları, katıl sen de benim dünyama!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffc65a99-53d1-45c4-bef7-5a277ec32a82.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoş Geldin Bahar</image:title>
            <image:caption>Çok uzakta, yüksek dağların arasında, saklı bir vadi uzanıyordu. Tam olarak nereye bakacağınızı bilmiyorsanız, vadinin içinden yüz defa da geçseniz yine de onu göremezdiniz.
Saklı Vadi&apos;ye bahar gelmişti ve Tüylü kış boyunca süren uzun seyahatinden geri dönmüştü.
Peki ya evini paylaşmak zorunda olduğu bu tuhaf kişi de kimdi?
Ve tüm arkadaşları nereye gitmişti?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd2723ec-2154-44ca-8aed-b792a6c19171.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşçının Kızı</image:title>
            <image:caption>Aşçının Kızı yemek yapmak istiyor. Aşçının Kızı ortalığı savaş alanına çeviriyor! Ah bu kız, denemekten de bir türlü vazgeçmiyor. 
Mina’nın hikâyesini okumaya niyetliyseniz kendinizi kömüre dönen tostlara, havada uçuşan yumurtalara hazırlamalısınız. Ama kim demiş hatalar işe yaramaz diye? 
Mina, kaybettiği annesi gibi çok iyi bir aşçı olmak ister. Fakat her denemesi hüsranla sonuçlanır. Bir çıkış yolu vardır var olmasına ama bu problemi çözmekten çok ortadan kaldırmayı önermektedir. Mina ona hiçbir zaman yemek yapmak zorunda olmayacağı, her sorununun çözüleceği bir hayat vadeden fırıncıya mı, çözmeye çalıştığı problemi görmezden gelmeyen ve ona yardım elini uzatan çocukluk arkadaşı Gorgon’a mı kulak verecek? 
Aşçının Kızı, hayal kurmaya, onu inatla gerçek kılmaya, yeni arkadaşlıklara, dostluğa, yardımlaşmaya dair esaslı bir hikâye. Üstelik alabildiğine sosa bulanmış, fazlasıyla pişmiş yine de lezzetli olma konusunda bir hayli kararlı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f407cea0-cdff-422c-949a-00b31397864e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Diliyle Kur&apos;an-I Kerim Meali</image:title>
            <image:caption>Sözlerin güzel şekilde söylenmesini, Kur’an-ı Kerim’in en güzel ve en etkili şekilde okunmasını isteyen, bu sebeple de insanlara çoğu kez şiirsel bir uslûpla hitap eden Kutsal Kitabımızdan alınan şu bir - kaç âyet meali, bu kitabın ve uslubunun ne olduğunu herhalde kafi derecede ortaya koymaktır. 
 
«Elif, Lâm, Mîm; Hiçbir şüphenin, çelişkinin bulunmadığı işte bu kitap, bir hediye, bir rehberdir sorumluluk sâhipleri için. Onlar ki görünmez gerçeklere inanırlar, namazlarını aşkla şevkle, dosdoğru kılarlar ve güzelce verirler, rızık verdiğimiz şeylerden. Tıpkı inandıkları gibi senden öncekilere yine sana indirdiğimiz âyetlere inanırlar aynen. Ve Âhiret’e iman ederler cânugönülden. İşte, üzerlerine o kimselerin hediyesi, rehberi ulaşmıştır Rablerinin. Ve işte onlar tâ kendileridir kurtuluşa erenlerin.» (Bakara 1-5)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16d10da6-2c9f-4bb3-9acb-36ddc01bfd54.jpg</image:loc>
            <image:title>Salıncak - Sözcük Parkı</image:title>
            <image:caption>İki kapı komşusu, iki zıt kutup.
Sanki biri acı, biri tatlı iki şurup...
Biri afacan, biri uslu.
Ama ikisi de iyi huylu ve bir o kadar da mutlu.
Biri sıcak sever, biri soğuk.
Sonuçta birbirinden farklı iki çocuk.
Sözcük Parkı’nda şimdi sıra zıt kavramlarda!
Kuzey ile Güney başladılar bile sözcüklerle oynamaya.
Haydi sen de katıl bu eğlenceli oyuna!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/611cd4c4-d727-41ac-acc7-2200b9e8a1e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlıkarınca - Sözcük Parkı</image:title>
            <image:caption>Selim ile Melis ilk ne zaman fark etmişlerdi birbirlerinin adlarına dolandıklarını acaba? Emekli dedeleriydi onları kelime oyunlarına bulaştıran aslında... Şimdi içinde kaybolmayacakları tek orman olan romanlarda dolaşma zamanıydı. Sözcük Parkı’nda keşfedeceğin bu yeni macerada, sözcüklerin içinde saklı yeni sözcükler bulmaya ve onlarla düşlerde yürümeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f39a0e7d-f637-4f02-a67a-998b50389af5.jpg</image:loc>
            <image:title>Suyun Altında - Saklı Vadi’den Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Çok uzakta, yüksek dağların arasında, saklı bir vadi uzanıyordu.
Tam olarak nereye bakacağınızı bilmiyorsanız, vadinin içinden yüz defa da geçseniz yine de onu göremezdiniz.
Saklı Vadi’ye yaz gelmişti ve vadidekiler Ejderha Günü’nü kutlamaya hazırlanıyorlardı. Bakalım işler ters gitmeye başladığında, vadidekiler kutlamalar başlamadan sorunları çözebilecek ve gölün altında gizlenen ejderhadan kaçmayı başarabilecekler mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9eb606-5892-4e0d-b7af-d146a7437156.jpg</image:loc>
            <image:title>Nemrut Oyunbaz Dağı</image:title>
            <image:caption>Annesiyle birlikte doğa ve tarihin bütünleştiği yerlerden biri olan Nemrut Dağı’nı görmeye giden Dize’yi bir grup oyunbaz karşılıyor. Nemrut Dağı’nın büyüleyici atmosferi, Dize’nin hayal gücü ile birleşiyor ve ortaya birbirinden eğlenceli oyunlar çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e3f1b3-242a-4980-816c-6cba37e75f65.jpg</image:loc>
            <image:title>Karnımız Zil Çalıyor</image:title>
            <image:caption>Karınları zil çalan bebekleriz biz.
Bakın, neler yeriz:
Meyve, sebze, süt ve ekmek,
Bazen de küçük bir sürpriz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8db1d2b3-c8b0-46ab-bf09-717cb1c4b42b.jpg</image:loc>
            <image:title>Karatepe&apos;nin Altında</image:title>
            <image:caption>NEDZAD Ş. MİLANOVİÇ bu romanında en yüksek sesle savaş karşıtı olduğunu, yine savaşlar olsa bile “Aşkların” yaşanmaya devam ettiğini çok güzel ifade etmiştir… 
Vatan kelimesi her şeyin önündedir, Yazar yine bu konuda düşüncelerini şöyle aktarıyor. “Boşnaklar; vatanlarını, annelerini, eşlerini, kız kardeşlerini, çocuklarını, yaşlıları ve sahip oldukları toprakları savunabilme adına cesurca adımlar atmış, büyük fedakârlıklarda bulunarak ineklerini, koyunlarını satarak silah satın almaya çalışmışlardır”. 
İnsanlar bazen savaşın kısa sürebileceğini düşünebiliyor NEDZAD Ş. MİLANOVİÇ bu olayı şu şekilde özetliyor 

 “Vatan savunmasına katılan diğerlerinin yanında ben de yer aldım. Başlangıçta bu savaşın çok çabuk biteceğini düşünmüş olsam da sonraları bu savaş, bana hiç bitmeyecekmiş gibi gelmiş, günlük yaşantımız haline dönüşmüştü” Bu roman, savaş ortamında gelişen Selma ile İbro’nun aşk hikâyesini anlatmaktadır. 

NEDZAD Ş. MİLANOVİÇ, Bu Romanında savaş karşıtı çığlıklar içeren mesajlar iletirken aynı 
zamanda savaşın çözüm yolu olmadığını ve insanların yaşamlarını kaybetme riskinin 
kaçınılmaz olduğunu ve savaşları kimseyi güldürmediğini ve savaşın kazananın olmadığını her iki 
tarafında bir şeyler kaybettiğini anlatırken, buna dayanak olarak Bosnalı bir şairin ifadesini 
göstermesidir. “Hiçbir savaş, hiçbir zaman, hiçbir anneyi güldürmemiştir”. Bu sözü ile savaşın acı 
yönlerini ifade etmiştir. Özgürlük ve var olabilmek için tasvip etmese de o günlerde Bosna’da 
savaş kaçınılmaz olduğu için savaşın başladığını kan ve ölümlerin yaşandığını yine şu cümle ile 
dile  getiriyor.  Bosna’da  yaşayabilmek  için  ölünmesi  gerekiyordu.”  Bir  anlamda  Yaşanması 
 gereken her şey yaşandı demektedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6464d9-d08c-4b01-8904-ca3384b91511.jpg</image:loc>
            <image:title>Burası Radyo Şarampol</image:title>
            <image:caption>“Geçmişin çocukluk, geleceğin ise sadece bir bilinmezlik olduğu o boşlukta, ne çocuk ne de yetişkin olunan o on dört yaşın başıboşluğunda tek başıma ve her defasında daha büyük daireler çizerek evden okula, okuldan eve gidip geliyordum. Dinî inançlarım o yaş için fazla kuvvetli değildi ama yalnızlığımda tanrısal bir sebep olduğunu düşünmekten de kendimi alamıyordum. Çünkü tek çocuktum, çünkü solaktım, çünkü boyum yaşıtlarımın hepsinden uzundu ve hatta son günlerde sol ayağımın sağ ayağımdan daha hızlı büyüdüğünü gözlemliyor ve daha da büyümesinden korkuyordum.” Burası Radyo Şarampol, hayatla başetmek için oyunlarına sarılan, yalnızlığını müzikle dindiren Filiz’in, Antalya/Şarampol Mahallesi’nden Berlin/Kreuzberg’e uzanan büyüme hikâyesi. İlk aşkın hiç unutulmayacak sarsıcılığı. Okul sıralarında ele inen cetvelin yakıcılığı. Radyonun ve arkadaşlığın efsunlu, sarıp sarmalayan dünyası... Şükran Yiğit, kendine özgü sıcak anlatımıyla Ankara, Mon Amour! ve Çatıkatı Âşıkları gibi çok sevilen kitaplarına bir yenisini daha ekliyor. İçinden şarkılar geçen, yürek ısıtan bir romana hayat veriyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5341e15-8a5f-4387-9ba8-38ad719df704.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın İkinci Yarısında Anlam Arayışı</image:title>
            <image:caption>Günümüz dünyasında gerçekten yetişkin olmak ne anlama gelir? İyi bir iş bulduğumuzda, doğru insanla evlenip çocuklarımız olduğunda ve nihayet bir ev satın aldığımızda, “her şeyi halletmiş” olduğumuzu, hayatımızı oturttuğumuzu varsayarız. Ne var ki, yetişkinlik hayatı önümüze beklenmedik gündemler çıkartır ve geleneksel roller arasında arzu ettiğimiz dengeyi nadiren kurabiliriz. Genellikle kırklı yaşlara geldiğimizde, o güne kadar yaptığımız seçimleri sorgulamaya başlar, sınırlarımızın farkına varır ve çoğu zaman kendimizi sıkışmış hissederiz. “Orta yaş krizi” diye bilinen tuzağın kucağındayızdır. Yaşadığımız çalkantılı duygu değişimlerini, içimizdeki hangi dinamikler hazırlamıştır? Gerçek benliğimizi ortaya çıkarmanın ve kabullenmenin yolları nelerdir? Semboller, evrenle benliğimizin gizli gündemi arasında nasıl köprü işlevi görürler? Günümüzde bağımlılıkların ve sapkınlıkların yaygınlaşmasının sebepleri nelerdir? Ego neye hizmet eder ve ruhumuzun anlam arayışında nasıl bir rol üstlenir? Popüler kültür ruhumuzu ele geçirmek için hangi araçları kullanır ve bunlara karşı nasıl farkındalık kazanırız? Kendi sorumluluğunu almak ne demektir?
Jungcu psikanalist James Hollis, Yaşamın İkinci Yarısında Anlam Arayışı’nda, ancak orta yaşla birlikte gerçekten kim olduğumuzu bulabileceğimizi ve anlamlı bir hayat yaratabileceğimizi gösteriyor. Kariyerini artık tatmin edici bulmayanlara, evlilikleri veya uzun süreli ilişkileri yön değiştirenlere, aile hayatlarında yaşlılık ve ölüme bağlı büyük dönüşümler yaşayanlara şefkatle seslenirken, bu zorluklarla baş etmelerini sağlayacak önemli bir bakış açısı ve güven verici bir mesaj veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f50a299-6594-4e7a-b51f-3cfe537ef84f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kıbrıs Müzakere Süreci Seyir Defteri</image:title>
            <image:caption>Kökleri iki yüz yıl öncesine dayanan Kıbrıs sorunu, yakın yüzyıl siyaset tarihinin en netameli konularından biridir. Tarafları, anavatanları Türkiye ve Yunanistan olan iki asli halk, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar olan bu sorun, Kıbrıs adasının Doğu Akdeniz’deki fosil yakıt (hidrokarbon) kaynaklarına yakınlığı ve Süveyş Kanalı’na bağlı deniz ulaşım yolları üzerinde olması nedeniyle, uluslararası siyaset zemininde de ilgi odağı halindedir. Bugün halen tanık olduğumuz gibi, Doğu Akdeniz’de keşfedilmeye başlanan doğalgaz kaynakları da Kıbrıs’ın önemini artırmıştır. 
Bu düzeyde köklü, çok boyutlu, çok taraflı niteliğiyle yaklaşık 60 yıldır siyasetin en sıcak konularından biri olan Kıbrıs sorunuyla ilgili yapılan çok sayıda yayın, kitap ve makale, farklı çıkar çatışmaları nedeniyle sorunun iç yüzünü bütünlüklü ve objektif biçimde ortaya koymaktan uzaktır. Bu yayınların birçoğunda konu tek yanlı ve önyargılı yahut sadece belirli bir açıdan, belirli bir tarih aralığında ele alınır. 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’la 1994-1998 yılları arasında onun Siyasi İşler ve Araştırma Özel Danışmanı, 1998-2005 yılları arasında Müsteşarı ve 2004 BM Kapsamlı Çözüm Planı’nın (Annan Planı) hazırlanarak eşzamanlı referandumlara sunulması sürecinde Müzakere Süreci Teknik Koordinatörü olarak birlikte çalışan ve ünlü Erenköy Direnişi’nde yer alıp ağır yaralanan M. Ergün Olgun, çalışmasında bu yaygın yaklaşımların dışına çıkıyor. Kıbrıs Müzakere Süreci Seyir Defteri, bu eksikliği tamamlamak amacıyla, 1960 yılında kurulan iki toplumlu ortaklık Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşundan başlayarak 2020 yılına kadar Kıbrıs sorununda yaşanan önemli gelişmelere ve uzlaşı için yürütülen müzakerelere ana hatlarıyla değinerek kronolojik bir seyir sunuyor. Objektif gerçekler zemininde değerlendirmelerde bulunulan kitapta ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğine ışık tutacağı düşünülen değerlendirmeler yer alıyor. BM müzakere süreci, federal çözüm modeli ve bu modelin Kıbrıs’a uygunluğu, kendi kaderini tayin hakkı, defakto devletler ve uluslararası sistemde KKTC’nin statüsü gibi önemli konular bu değerlendirmelerin temel başlıklarını oluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec44dc78-a2ab-4a3d-8639-dc008b1c4a3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Ekonomisinin Rekabetçiliği</image:title>
            <image:caption>İktisadi büyüme temel olarak sermaye, emek ve toprak gibi üretim faktörlerinin etkin kullanımıyla sağlanıyor. Peki, bu faktörlerin sonu geldiğinde, iktisadi büyüme nasıl sağlanabilir? 
Kılıçaslan, Aytun ve Meçik bu sorunun çözümünü verimlilik artışında buluyor. Verimliliği arttırabilmek için ise gerekli etmenlerden biri olan rekabetçiliği ele alıyor.  Türkiye gibi ödemeler bilançosunda mütemadiyen sorunlar yaşayan ekonomiler için rekabetin önemini vurguluyor. 
Elinizdeki kitap, üretimin artmasına ve verimliliğin yükselmesine yaptığı katkıyla büyümeyi etkilediği için analizlere mutlaka katılması gereken rekabetçilik faktörünü değerlendiriyor. Bu kadar önemli bir faktör olmasına karşılık rekabetçilik, iktisatçıların, çoğu kez “ceteris paribus” varsayımı altında kenarda tuttukları bir kavram. Oysa rekabetçiliği işin içine katmadan özellikle gelişme yolundaki ekonomilerde sürdürülebilir büyümeyi sağlamak pek mümkün değil. Dr. Mahfi Eğilmez, İktisatçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25cb49f8-3c47-429b-8043-090e373cd457.jpg</image:loc>
            <image:title>Barışın Ekonomik Sonuçları</image:title>
            <image:caption>Keynes tüm savaşlara, dolayısıyla da I. Dünya Savaşı’na karşıydı. Nitekim 1916 yılında savaşa çağrıldığında vicdani retçi olarak bu çağrıyı yerine getirmeyi kabul etmemiştir. Savaşın ardından 18 Ocak 1918’de Almanya ve müttefik güçler arasında başlayan Paris görüşmelerinde İngiliz heyetinin içinde yer almıştır. Burada yapılacak antlaşmanın gelecekte yeni savaşlara neden olmaması gerektiği yönündeki görüşlerini bıkmadan aktarmaya çalışmıştır. Almanya üzerine yüklenilen savaş tazminatlarının ağır olduğunu belirtmiş; özellikle Fransa’nın, Almanya’nın kömür havzasını işgal etmesine karşı durmuştur. Almanya’ya kabul ettirilmeye çalışılan barış koşullarının (toprak kaybı ve tazminatlar) ağır olduğunu, Almanya’nın bunları yerine getirmesinin mümkün olmadığını, bunun uluslararası boyutta ciddi sorunlar doğuracağını her ortamda dile getirmiştir. Keynes’in Genel Teori’den önce yazdığı kitaplar içinde en fazla öne çıkan kitabı olan “Barışın Ekonomik Sonuçları”, O’nun iktisatçı kimliği kadar, bir devlet adamı hatta diplomat kimliğinin de üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Aslında Keynes bu kitapla Alfred Marshall (1842-1924) üzerine yazdığı makalede tanımladığı “Usta İktisatçı” (Master-Economist) kimliğine eriştiğini daha 1919’da göstermiştir.

Keynes tüm savaşlara, dolayısıyla da I. Dünya Savaşı’na karşıydı. Nitekim 1916 yılında savaşa çağrıldığında vicdani retçi olarak bu çağrıyı yerine getirmeyi kabul etmemiştir. Savaşın ardından 18 Ocak 1918’de Almanya ve müttefik güçler arasında başlayan Paris görüşmelerinde İngiliz heyetinin içinde yer almıştır. Burada yapılacak antlaşmanın gelecekte yeni savaşlara neden olmaması gerektiği yönündeki görüşlerini bıkmadan aktarmaya çalışmıştır. Almanya üzerine yüklenilen savaş tazminatlarının ağır olduğunu belirtmiş; özellikle Fransa’nın, Almanya’nın kömür havzasını işgal etmesine karşı durmuştur. Almanya’ya kabul ettirilmeye çalışılan barış koşullarının (toprak kaybı ve tazminatlar) ağır olduğunu, Almanya’nın bunları yerine getirmesinin mümkün olmadığını, bunun uluslararası boyutta ciddi sorunlar doğuracağını her ortamda dile getirmiştir. Keynes’in Genel Teori’den önce yazdığı kitaplar içinde en fazla öne çıkan kitabı olan “Barışın Ekonomik Sonuçları”, O’nun iktisatçı kimliği kadar, bir devlet adamı hatta diplomat kimliğinin de üst düzeyde olduğunu göstermektedir. Aslında Keynes bu kitapla Alfred Marshall (1842-1924) üzerine yazdığı makalede tanımladığı “Usta İktisatçı” (Master-Economist) kimliğine eriştiğini daha 1919’da göstermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e91b4fe-9dbe-471f-9990-d38a1c9dc2a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikastçının Arayışı - Farseer Üçlemesi 3</image:title>
            <image:caption>Bu muhteşem üçlemeye büyüleyici bir son; özgünlük, büyü, macera, karakter ve dramanın eşsiz bir kombinasyonu.” 
—Kirkus Reviews 
“Harikulade yazılmış, tamamıyla doyurucu, unutulmaz: mükemmel bir fantezi üçlemesi!” 
—Melanie Rawn 
Robin Hobb bilimkurgu ve fantastik kurgu tarzında yazdığı kitaplarla fantastik edebiyatın en popüler isimlerinden biri haline geldi. Kitapları tüm dünyada milyonlarca sattı. Assassin’s Fate adlı kitabı 2018’de en iyi fantezi roman dalında Legend Ödülünü kazandı. 2016’da Fool&apos;s Assassin ve 2018’de Fool&apos;s Quest en iyi fantezi kitabı dalında Geffen Ödülüne layık görüldü. 
Farseer Üçlemesi, Altı Dükalıkta iyi eğitimli bir suikastçı olan Fitz Chivalry Farseer’ın hayatını anlatır. Amcası Prens Verity, krallığın kıyılarına saldıran ve Altı Dükalık halkını zombilere dönüştüren Outlslands’daki Kızıl Gemi Akıncılarına karşı savaş açmaya hazırlanır. Bu sırada Prens Regal’ın kıskançlığı ve bencil istekleri Altı Dükalığı tehlikeye atar. Suikastçının Çırağı, Kraliyet Suikastçısı ve Suikastçının Arayışı büyü, entrika ve macera dolu bir üçleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf9bc419-4e01-4e33-885e-9cea07bb9c81.jpg</image:loc>
            <image:title>Suikastçının Çırağı - Farseer Üçlemesi 1</image:title>
            <image:caption>Epik fantezi alanında parlak bir eser… Tahtın arkasındaki güçlere ve politikalara enfes bir bakış.” 
—Publishers Weekly 
“Başladıktan sonra bitmesin diye daha yavaş okuyacağınız türden bir kitap.” —Steven Brust 
Robin Hobb bilimkurgu ve fantastik kurgu tarzında yazdığı kitaplarla fantastik edebiyatın en popüler isimlerinden biri haline geldi. Kitapları tüm dünyada milyonlarca sattı. Assassin’s Fate adlı kitabı 2018’de en iyi fantezi roman dalında Legend Ödülünü kazandı. 2016’da Fool&apos;s Assassin ve 2018’de Fool&apos;s Quest en iyi fantezi kitabı dalında Geffen Ödülüne layık görüldü. 
Farseer Üçlemesi, Altı Dükalıkta iyi eğitimli bir suikastçı olan Fitz Chivalry Farseer’ın hayatını anlatır. Amcası Prens Verity, krallığın kıyılarına saldıran ve Altı Dükalık halkını zombilere dönüştüren Outlslands’daki Kızıl Gemi Akıncılarına karşı savaş açmaya hazırlanır. Bu sırada Prens Regal’ın kıskançlığı ve bencil istekleri Altı Dükalığı tehlikeye atar. Suikastçının Çırağı, Kraliyet Suikastçısı ve Suikastçının Arayışı büyü, entrika ve macera dolu bir üçleme.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52943024-79de-4e26-bee5-507e118afd66.jpg</image:loc>
            <image:title>Biliyordu Dönmeyecektim</image:title>
            <image:caption>Anasının lafı kulaklarındaydı: Önce adam olacaktı adam! Turan Demir, dağların, taşların, asırlık ağaçların, köyün çamurlu gölündeki kurbağaların sesini dinledi; hepsi de “Başaracaksın,” diyorlardı. Ailesi kendisi ile gurur duyacaktı. Öyle çok bakmıştı ki evlerindeki külüstür radyoya; üstüne serilmiş dantelin her bir ilmeği beynine kazınmıştı. Diline yapışmış türkülerini, gizli sevdasını sırtlandı ve Diyarbakır’dan yola çıktı: Aşkını duyurmaya, plaklar yapmaya, radyonun yıldızı olmaya karar vermişti bir kere. Uzun hava okumaya başladığında sesi ile bardakları çatlatan bir efsane, Turan Demir, Türkiye’yi kucaklamaya hazırdı!  
Diyarbakır’ın yoksul bir köyünden Ankara TRT koridorlarına uzanan bir sanatçının öyküsünde, Birol İnan, okuruna sadece bir güç ve azim hikâyesi anlatmıyor; 1970’li yıllardan günümüze dek Türkiye’nin dönüşümünü de gösteriyor. Bibi, Yakışıklı, Eşek Hasan, Kulaksız, Lebdeğmez Murat, falcı Figo ve bergomot kokulu parfümler süren Ayda gibi karakterleri ile Biliyordu Dönmeyecektim, sizi uzun süre etkisi altında bırakacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c51480e9-5771-460d-ae2f-75b509cde324.jpg</image:loc>
            <image:title>Rehine</image:title>
            <image:caption>Pyongyang, Shenzhen, Burma Günlükleri ve Kudüs Günlükleri’nin çizerinden... 
Rehine olmak, hapiste olmaktan kötü. Hapishanedeyken neden hapsolduğunu bilirsin. Doğru ya da yanlış, en azından bir sebep vardır. Hapishanedeyken çıkacağın günü, tam tarihi bilirsin. Böylece ne kadar bekleyeceğini hesaplayabilirsin. Ama burada, ne zaman biteceğini bilmeden, sadece ne kadar geçtiğini hesap edebilirsin... 
1997 yılında, Kafkasya’daki Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sorumlusu olan Christophe André’nin hayatı, gecenin bir yarısı kafasına çuval geçirilip bilinmez bir yere kaçırılınca altüst oldu. Usta çizgiromancı Guy Delisle, onunla yıllar sonra bir araya geldi ve 111 gün süren bu cehennem gibi kaçırılma öyküsünü kaydetti. Özgürlük umutlarının tamamen kaybolduğu bir anda, bir rehinenin aklından neler geçer? Pyongyang, Shenzhen, Burma Günlükleri ve Kudüs Günlükleri gibi nitelikli eserlerin sahibi, bu çarpıcı hikâyeyi eşsiz bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e202c2a-24f2-4e88-a622-cfad6a15e0c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuk Yetiştirmek</image:title>
            <image:caption>Nasıl bir ebeveyn olduğumuz (veya çocuğumuzun nasıl bir çocuk olduğu) nasıl bir insan olduğumuzu belirliyor. Bunun bilincinde olan ebeveynlerin kendilerini yargılamalarına ve sonuçta yetersiz hissetmelerine şaşmamak gerek. Çocuklar, kişisel ihtiyaçları acilen karşılanması gereken bireylerden ziyade, bir topluluğun parçası olarak görüldüğünde, kendini daha mutlu, daha güvende ve oraya ait hissediyor. Siz çocuğunuzu nasıl yetiştirdiğinizi, ona ne hissettirdiğinizi gerçekten biliyor musunuz? 
Dört çocuk annesi Christine Gross-Loh, ABD’den Güney Kore’ye, Japonya’dan Çin’e, Almanya’dan Finlandiya’ya, Fransa’dan Yunanistan, İtalya ve Türkiye’ye kadar dünyanın birçok ülkesinden aktardığı deneyimler ve dersler ışığında “iyi ebeveyn” kimdir, ne yapar, nasıl yapar gibi sorulara yanıt arıyor. Kültür (toplumun bekledikleri) ile biyoloji (çocukların başarılı olma potansiyeli) arasında başka ülkelerin deneyimlerinin bilinmesinde sayısız yarar var. 
Neyi, neden yaptığımızı görmenin en aydınlatıcı ve alçakgönüllü yolu kendimize başka bir kültürün gözlerinden bakmaktır. Bu kitap çeşitli ülkelerdeki ebeveynlerin ne yaptığına bakıyor. Ve güçlü, yaratıcı, mutlu, huzurlu ve yeterli çocuklar yetiştirme konusunda ortak bilgeliğimizin hepimize neler öğretebileceğini anlamak için tüm dünyadaki ebeveynlik yöntemlerini inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a6702ab-b207-46c7-9aa8-b0a63ae2db73.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Ve Tunus’ta Kadın Sivil Toplumu Ve Vatandaşlık</image:title>
            <image:caption>Ortadoğu’da kadının vatandaşlığı meselesi son yıllarda daha fazla ilgi çeken bir konu haline dönüşmüştür. Arap isyanlarının önde gelen ülkesi olan Tunus ile bölgede oldukça fazla benzerlik gösteren Türkiye örnekleri, kadın aktivizminin karşılaştırmalı analizi konusunda çalışan biz araştırmacılar için önemli verilere sahiptir. Bu kitapta, sivil toplumda aktif rol oynayan her iki ülkedeki kadınlarla yapılan görüşme notları tarihsel ve kuramsal bilgilerle harmanlanarak okuyucuya genel bir perspektif sunmaktadır. Tunus aslında Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin önde gelen bir ülkesi olmasına karşın, bu ülke ile ilgili Türkçeye kazandırılan siyaset odaklı kitapların sayısı oldukça kısıtlıdır. Bu kitap hem bu eksikliği kapatarak Tunus’u tanıtmayı hem de sivil toplum ve vatandaşlık konularını, devlet-toplum ilişkileri bağlamında kuramsal olarak tartışarak Türkçeye karşılaştırmalı bir çalışmayı kazandırmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5770f21e-b255-4fce-80da-1f2511ca73af.jpg</image:loc>
            <image:title>Can Dostlar</image:title>
            <image:caption>Yılan ile Kertenkele kitabıyla tanıdığımız Yeni Zelanda çocuk edebiyatının sevilen yazarı Joy Cowley’den yine gülmekten kırılacağınız çağdaş bir Ezop masalı; nesilden nesile aktarılacak klasik bir öykü.

Kertenkele ile Yılan yürünüş dedikleri sabah gezintisinden pek keyif alıyordu. “Yürüyüş yapalım mı?” diye sormuştu bir keresinde Kertenkele. “Ben yürümem,” demişti Yılan. “Ben sürünmek için yaratılmışım.” “O zaman yürüyüş ile sürünüş arası bir sözcük bulmalıyız,” demişti Kertenkele.
“Yürünüş nasıl sence?”

En yakın arkadaşınız yürüyor, siz de sürünüyorsanız birlikte yapabileceğiniz en güzel şey yürünüştür! Joy Cowley, birbirinden çok farklı iki arkadaşın, iki zıt karakterin; ele  avuca sığmayan Kertenkele ile soğukkanlı Yılan’ın maceralarını anlatmaya devam ediyor.
İki şapşal gevezenin mizahla yoğrulmuş öykülerini okurken hem gülmekten kırılacaksınız hem de çöl sakinlerinin yaşamına konuk olacak, onları yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/331f162f-603e-49f6-b188-d562abab68a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirsizlikle Barışmak Kaygı ve Endişeyi Yönetmek</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap yalnızca küresel bir salgına bağlı ortaya çıkan duygusal ve davranışsal tepkileri daha iyi yönetebilmek için yazılmadı. Temel amaç koronavirüs salgını üzerinden insan yaşamının kaçınılmazları olan kaygı ve endişeyi nasıl daha iyi yöneteceğimiz ve belirsizlikle nasıl daha barışık yaşayabileceğimiz konusunda bilgi aktarmak oldu. Farkındalık, günümüz insanının yaşamında karşılanmamış bir ihtiyaç ve koronavirüs bu farkındalığı sağlamak bağlamında önemli bir fırsat olarak düşünülebilir. Şöyle ki: 
Bir virüs gelir, bol planlı ve yetiştiremeyeceğimizden endişe ettiğimiz işlerle dolu yaşamlarımızda, bize zamanla yarışmanın anlamsızlığını öğreterek yaşamı yavaşlatır, hatta durdurur. Daha da önemlisi hep güneşli olmasını beklediğimiz yaşamlarımızda yağmura yakalanıp ıslanmanın kaçınılmaz olduğunu gösterir. 
Bir virüs gelir ve teknolojik araçlarla bağlanmanın “bağ kurmak” zannedildiği bir dünyada sevdiklerimize sarılabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu fark etmemizi sağlar. 
Bir virüs gelir ve hiçbir şeyin tek kişilik olmadığını, yaptığımız ve yapmadıklarımızla yalnızca kendi yaşamlarımıza değil, başkalarının yaşamlarına da dokunduğumuzu hatta belirlediğimizi görmemizi sağlar. 
Bir virüs gelir ve gündelik yaşamlarımızın parçası haline geldiği için giderek kanıksanan çeşitli felaketlerin yaygın olduğu günümüz dünyasında sağlıklı bir yaşam sürdürebiliyor olmamızın minnet duyulması gereken bir nimet olduğunu gösterir. 
Bir virüs gelir ve belirsizliğin insan yaşamının kaçınılmazlarından biri olduğu gerçeğiyle bizleri yüzleştirir ve belirsizlikle daha barışık yaşayabilmenin önemini öğretir. 
Acı da aynen belirsizlik gibi insan yaşamının kaçınılmazlarından biridir. Acının kaçınılmaz olduğu bir dünyada, acı çekmekten daha önemli olabilecek tek şey acı çekmeye değer bir yaşamöyküsü oluşturabilmektir. 
Koronavirüs, bizlere hayatlarımızı gözden geçirip, insan acılarında anlam bulabilme ve yaşamın yalnızca iyiyi değil tüm duyguları hissedebilmekle ilgili olduğunu fark etme ve yeni yaşamöyküleri oluşturabilme fırsatı vermiştir. 
 
“Kaygı ve endişeyi yönetebilmek, belirsizliği kucaklamak ve yeni normale uyum sağlamak bağlamında yazılmış mükemmel bir eser.” 
– Prof. Judith Beck 
Beck Enstitüsü Başkanı 
 
“Pandeminin dünyayı altüst ettiği bir zamanda birinci sınıf bir klinisyen tarafından yazılmış onurlu bir duruş rehberi...” 
– Prof. Frank Dattilio 
Harvard Tıp Fakültesi 
 
“Kaygı, endişe ve belirsizliğin egemen olduğu günlerde yaşama dokunan olağandışı bir eser...” 
– Prof. Keith Dobson 
Dünya Bilişsel ve Davranış Terapileri Konfederasyonu Başkanı 
 
“Dünyanın zor zamanlardan geçtiği bir dönemde harika bir klinisyen tarafından yazılmış, karşılanmamış duygusal ihtiyaçlarınıza yanıt verecek olağanüstü bir kitap...” 
– Prof. Arthur Freeman 
Kognitif ve Davranış Terapileri Birliği Eski Başkanı 
 
“Yaşamın kırılganlığının farkındalığı içinde özel bir duyarlılık ve şefkatle yazılmış pratik ve ilham verici bir kılavuz...” 
– Prof. Robert Leahy 
Amerikan Kognitif Terapi Enstitüsü Direktörü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03eb94c8-dc64-4f6d-9d24-51c0d2ac7c36.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Merkezlerindeki Bireylerin Spordan ve Spor Merkezlerinden Beklentileri</image:title>
            <image:caption>1.Giriş 
2.Genel Bilgiler 
2.1.Genel Tanımlar 
2.2.Beden Eğitimi Ve Sporun Eğitimle İlişkisi 
2.3.Beden Eğitimi Ve Spor İlişkisi 
2.4.Bireyi Spora Yönlendiren İhtiyaçlar 
2.5.Hizmet Ve Kalite Kavramı 
2.6.Memnuniyet Kavaramı 
2.7.Spor Tesisi Kavramı 
2.8.Sporun Toplum Açısından Amacı Ve Sosyal 
3.Gereç Ve Yöntem 
3.1.Evren Ve Örneklem 
3.2.Veri Toplama Aracı 
3.3.Veri Toplama Süresi 
3.4.Verilerin Analizi 
4.Bulgular 
5.Tartişma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4784058f-6ff2-461a-95c2-06cdbc4be1e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kamu Yönetimine Neoliberal Politikaların Etkisi: Kamu Özel Ortaklığı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1. Giriş
2.1. Yönetim : Kavramsal Çerçeve Ve Tarihsel Süreç 
2.1.Yönetim Ve Kamu Yönetimi 
2.2.Yönetim Bilimi Ve Kamu Yöneriminin Tarihsel Gelişimi 
3.Türkiye’de Kamu Yönetiminin Gelişimi 
3.1.Tarihsel Süreç 
3.2.Türk Kamu Yönetimine Neoliberal Politikaların Etkisi 
4.KAMU ÖZEL ORTAKLIĞI 
4.1.Kavramsal Çerçeve 
4.2.Kamu Özel Ortaklığının Tarihsel Gelişimi 
4.3.Kamu Özel Ortaklığı Modelleri 
4.4.Kamu Özel Ortaklığının Özellikleri 
4.5.Türkiye’de Kamu Özel Ortaklığının Uygulama Alanları 
4.6.Kamu Özel Ortaklığı Uygulamalarının Avantajları Ve Dezavantajları 
4.7.Türkiye Özelinde Kamu Özel Ortaklığı Uygulamalarına İlişkin Öneriler 
5.Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e166e0-73bf-46d2-ba81-ce1024960ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen ve 99 Kardeş</image:title>
            <image:caption>Oyunun kahramanı Gazanfar öğretmen çok asil, hümanist, cömert ve örnek bir öğretmen olarak okuyucuya sunulmaktadır. 
Her bir sanat eseri, birincil kaynağını, “yiyeceğini” yaşamdan, gerçek insanlardan ve olaylardan alır ve ardından sanatçı, bunları hayal gücü, figüratif düşünce ürünü ile parlatır ve mükemmelleştirir ve okurlara sanatsal imgeler sisteminde ilham verir. 
Ramiz Abdullayev&apos;in &quot;Öğretmen&quot; piyesinin teması gerçek hayattan alınmıştır. Oyundaki olaylar gerçek hayatta gerçekleşir… 
 
***
Eserin adı &quot;99 kardeş&quot;. Muhtemelen dünyada hiç kimsenin 99 kardeşi yoktu. Fakat Ramiz çocukken ne istedikleri soruldu ve 99 kardeş ve küçük bir kasaba istediğini söyledi. 
 
Çalışmanın bir noktasında Ramiz (el hareketi ile) &quot;Tanrı’mın 99 ismi var, bu yüzden öyle olmasını istedim&quot; diyor. 
Ramiz&apos;in babası Natik, oğlunun dileğini yerine getirmek için Tanrı&apos;nın, oğlu gibi dünyanın farklı yerlerinde yaşayan 99 dilsiz ve sağır çocuğu toplamasına, onlara bakıp onları büyütmesine izin vermesi için dua ediyor. Tanrı onlara rızık versin ve kutsasın. Profesör Nazım Bey&apos;in yetiştirilmesi ve eğitimi, Natik ve kardeşi Muhammed&apos;in yardımı ile Meryem Ana&apos;nın şefkati Ramiz gibi 99 mükemmel kardeş topluluğuna sunulmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42abea8-e1ad-4073-ba18-6c363961164d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazan</image:title>
            <image:caption>Bir şair, ilhamını hangi kederden, hangi yaradan ya da hangi sevinçten alırsa alsın, şiirler insanlığın ortak dilidir. Bu sebeple yüzyıllardır birçok şairin şiirleri gönüllerin en müstesna yerlerinde kendilerine yer bulmuşlardır. Şiirler, az sözle çok şey ifade etmek demektir. Bende, “HAZAN” adlı son şiir kitabımda, duygularımın harmanlandığı şiirlerimle, tüm şiir sevenlere seslenmekteyim. 
Bu vesile ile bütün okuyucularıma saygı, sevgi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum. 

İbrahim ÇİÇEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd24ee2-2164-4375-b2a3-1917d08481ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlayan Resim</image:title>
            <image:caption>“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum.” 
O yangına bir kova su bile dökebilirsek ne mutlu. Yangına evlatların düşmesini önlemek, düşenleri kurtarmak azmi ve gayretiyle… 
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme” gayesine uygun eserler listesine dâhil olabilmesi temenni ve duasıyla… 
Analar, babalar ağlamasın. Çocuklar, gençler ağlamasın. 
Ağlayan resimlerden ders çıkarılsın. 
Sizleri AĞLAYAN RESİM’le beraber diğer manzum hikâyelerle baş başa bırakıyorum. 
Gayret bizden muvaffakiyet Allah’tandır….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a292598-e9f0-45b0-b299-3701f1458ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalar ve Güzel İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Ustalar ve Güzel İnsanlar, bize yol ve yordam öğretir…

Bilgi; ustasız öğrenilebilseydi, internet yazarları Tolstoy’u ve Tanpınar’ı geçer, facebook insanlığın en hikmetli yolu olurdu.

Bilginin oto yolu ustasız bir akış haline gelince, bir eğlence aracına dönüşüyor.

Ustalar ve Güzel İnsanlar kuru aklın sınırlarını aşar, satır aralarında bir şeyler söyler muhatabına.

Zamanın elinden tutan bu insanlar sadece anılarıyla değil, ruhlarıyla da yaşarlar.

Ustalar ve Güzel İnsanlar kendilikbilgisi’ne vakıftır ve hayata farklı bakarlar. Onlar liderlik özellikleriyle bizi kimlikli, kişilikli ve diri tutarlar.
Yazı, bilgi, kitap… Yollar hep ustalara çıkıyor.

Selam olsun onlara…

Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Cengiz Dağcı, Mehmet Kaplan, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu, Sabri Ülgener, Turgut Cansever, Ali Fuat Başgil, Sencer Divitçioğlu, Aytunç Altındal, Nevzat Kösoğlu, Metin Erksan, Oktay Sinanoğlu, Mustafa Miyasoğlu, Ayşe Şasa, Erol Mermer, Afet Ilgaz, Aziz Sancar, İsmet Özel, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed7cebec-e3ac-4583-a1de-ea7c7384b6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Sanatı&apos;nın Yeniden Teşekkülü</image:title>
            <image:caption>Güzel Sanatlar’ın şekillenmesi, medeniyetlere göre
farklılıklar arz eder… Bu farklılıkların temelinde
medeniyetlerin temel kabulleri ve tarihi oluşumları
yatmaktadır.

İslam Sanatı’nın Yeniden Teşekkülü kitabı, adeta
ezoterik bir muhtevaya dönüştürülen İslam
Sanatı’nın medeniyet birikimiyle ilişkisini netleştirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b4f9e83-4697-442b-84b2-64821d0c87e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de ve Dünyada İnsan Hakları Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, İnsan Hakları İhtisas Komitesi’nin öncülüğünde, Hacettepe ve Maltepe Üniversiteleri İnsan Hakları Merkezleri tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde düzenlenen “UNESCO Karar ve Verileri Işığında İnsan Hakları Eğitimi” uluslararası konferansının bildirilerinden oluşmaktadır. 
Türkçe ve İngilizce olarak sunuldukları dilde basılan bu bildirilerde dünyamızda insan hakları eğitiminin sorunları ele alınmakta ve nasıl bir insan hakları eğitimiyle bugün yaşanan insan hakları ihlallerinin azaltılabileceği, insan hakları ihlallerinin yaşanmadığı bir dünyanın ne tür bir eğitimle kurulabileceği, farklı ülkelerin bu konudaki deneyimleri üzerinden tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf8a959-573e-4079-8609-80d226cf9d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniliğin Ekonomi Politiği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Marx’in Teknoloji Konusundaki Görüşleri 
Hüseyin Özel 
Dijital Dönüşümün Ekonomi Politiği Ve Türkiye’nin Dönüşüm Hevesi 
Erkan Erdil, Barış Çakmur 
Türkiye’de Yenilikçi Faaliyetin Değişimi Ve Gelişimi 
Ismail Çakmak 
Sosyal Yenilik Kavrami Üzerine Bir Tartişma 
Zeynep Yener Gök 
Finansal Yenilik  Üzerine Güncel Tartişmalar 
Zühal Kurul 
Teknolojik Gelişme Ve Çevre Sorunlari : Pozitif ‘Yaratici’ Ve Negatif ‘Yikici’ Etki 
Onur Yeni, Derya Güler Aydın 
Toplumsal Eylemin Girişimci Kadinlarin Sosyal Kimlik Odaklari Üzerinden Dönüşümü 
Bahar Araz, Ipek Kalemci Tüzün 
Yeniliğin Dinamik Yapisi : Türkiye’de Ar-Ge Harcamalari 
Selcen Öztürk, Fatih Hakan Dikmen, Dilek Başar Dikmen 
Türkiye’de Araştirma- Geliştirme Harcamalarinin Etkinliği : 1990-2016 Dönemi Için Model-Temelli Bulgular 
M.Aykut Attar 
Türkiye’de Teknoloji Yönetimi’nde Teknopark Ve Teknoloji Transfer Ofisleri Için Pratik Politika Önerileri 
S.Tuğrul Imer, Itır Özer-Imer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56931dfa-243b-4ada-b9bd-b43a2e5237fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Zonguldak&apos;ta Spora Katılımın Sosyo-Ekonomik Boyutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 I GİRİŞ 
A.Problem 
B. Araştırmanın Amacı 
C. Araştırmanın Önemi 
D. Aratırmanın Denenceleri 
E. Araştırmanın Sayıltıları 
F. Araştırmanın Sınırlılıkları 
G.  Araştırmanın Kon usu İle İlgili Tanımlar 
H Spora Katılımın Sosyo-Ekonomik Boyutu İle İlgili Araştırmalar 
II. GENEL BİLGİLER 
A. Zonguldak İlinin Tarihi,Coğrafi,Sosyo-Ekonomik Ve Kültürel Yapısı 
B.  Spora Katılımı Teşvik Eden Sosyo-Ekonomik Faktörler 
C.  Sosyo-Ekonomik Yapı ve Spor İlişkisi 
D. Aile ve Spor İlişkisi 
E.  Eğitim ve Spor İlişkisi 
A. Zonguldak İlinde Sporun Tarihi Gelişimi 
B.  Zonguldak’ta Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Spor Faaliyetleri 
C.  Zonguldak’ta Gerçekleştirilen Spor Yatırımları
  MATERYAL VE YÖNTEM 
A.  Araştırmanın Yönetemi 
B. Evren ve Örneklem 
C. Veri Toplama Aracı(Anket) 
 BULGULAR 
 TARTIŞMA 
 IV. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72751490-5078-4750-b089-bbe2b3cfe7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İşletmeleri</image:title>
            <image:caption>1. Aile İşletmesi Kavramı ve Tanımlamaları
2. Aile İşletmelerinde Yönetim Yapısı ve Gelişimi
3. Aile İşletmelerinde Yaşam Dönemleri
4. Aile İşletmelerinin Güçlü ve Zayıf Yönleri
5. Aile İşletmelerinde İkinci Kuşak ve İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar
6. Aile İşletmelerinde İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar Ve Çözüm Önerileri : (Sorunların Birinci Kuşağın Görüşleriyle Tespit Edilmesine Yönelik Bir Alan Araştırması
7. Araştırma Bulguları
8. Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d490abe8-affa-483d-a660-6f9db729711f.jpg</image:loc>
            <image:title>Din-Ahlak Dengesi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm - Özü Yaşama Yaşayışı Özümseme
Ikinci Bölüm - Kur’anın Ahlaki Söylemlerinde İtidal Vurgusu
Üçüncü Bölüm - Kur’an’da Kavimlerin Peygamberlerine Karşı Uyması Gereken Ahlaki Kurallar
Dördüncü Bölüm - Din-Ahlak Dengesi Bağlamında Hz. Peygamber’in Örnekliği
Beşinci Bölüm - Buhari’nin ‘Kitabu’l-Edeb’inden Bireysel Ahlaki İlkeler
Altinci Bölüm - Buhari’nin ‘Kitabu’l-Edeb’inden Toplumsal Ahlaki İlkeler
Sekizinci Bölüm - Temel Haklar-Erdemlerle Yaşam Mücadelesi
Dokuzuncu Bölüm - Tasavvufi Ahlak
Onuncu Bölüm - Güzel Ahlakın Zirvesi : Hilm ve Teenni
On Birinci Bölüm - ‘Bizi Aldatan Bizden Değildir’ Hadisi Bağlamında Müslümanın İş Ahlakı
On Ikinci Bölüm - Dinler ve Ahlaki İlkeler(Yahudilik-Hıristiyanlık-İslamiyet)
On Üçüncü Bölüm - İslam Ahlak Eğitimi Tarihinde Bedenin Görünme Şekilleri Üzerine Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1551e5-9dde-49fc-bd67-52fb19f23766.jpg</image:loc>
            <image:title>Down Sendromlu Bireylerde Kronik Hastalıklar ve Egzersiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Kavramsal Çerçeve
Down Sendromu
Down Sendromunun Tanımı
Down Sendromunun Tarihçesi
Epidemiyoloji
Down Sendromunun Klinik Özellikleri
Down Sendromu ve Tiroit Bozukluğu
Down Sendromu ve Obezite
Submaksimal Egzersiz
Tiroit Bozukluğu ve Egzersiz İlişkisi
Obezite ve Egzersiz İlişkisi
Gereç Ve Yöntem
Bulgular
Tartişma Ve Sonuç
Öneriler
Kaynakça
Ekler
Özgeçmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f295fa0-59e3-4d43-b447-58830bf1945b.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Makroekonomik Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 : Feldstein-Horioka Hipotezinin AB-15 Ekonomisi İçin Sınanması :Panel Veri Analizi
Bölüm 2 : Üretim VErimliliğinde İstenmeyen Çıktıların Etkisi : G20 Örneği Üzerine Bir Araştırma
Bölüm 3 : Türkiye’de CO2 Emisyonu Ve Ekonomik Büyüme İlişkisi : Yapısal Kırılmalı Eşbütünleşme Analizi
Bölüm 4 : Türkiye’de Makro Değişkenlerin Genç İşsizliğe Etkisi : Ampirik Bir Analiz
Bölüm 5 : Türkiye Ekonomisinde Para Politikası Şoklarının Çıktı Üzerinde Asimetrik Etkisi
Bölüm 6 : Elektirik Tüketimi Ve Ekonomik Büyüme İlişkisinin Analizi : Türkiye Üzerine Ampirik Bir İnceleme
Bölüm 7 : Döviz Kuru-Rezerv İlişkisi Ne Kadar Güçlü ? Türkiye Örneği
Bölüm 8 : Finansal Gelişme Ve Cari İşlemler Dengesi Arasındaki İlişki : Türkiye Örneği
Bölüm 9 : Orta Gelir Tuzağından Çıkışta Teknolojik Gelimelerin Etkisi
Bölüm 10 : Davranışsal İktisat Yaklaşımıyla Yatırımcıların Bilişsel Önyargıları Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87972</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d36dab3-d33e-44f0-8ba0-55af6938b250.jpg</image:loc>
            <image:title>Habermas&apos;ın İletişimsel-Rasyonellik Teorisi Çerçevesinde Bankaların İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Birinci Bölüm – Genel Olarak Rasyonellik
1.1. Rasyonellik Kavramı
1.2. Max Weber(1864-1920) ve Rasyonellik
1.3. Amaç ve Pratik-RasyonellikTemsilcileri
İkici Bölüm – Jürgen Habermas ve İletişim-Rasyonellik
2.1. Hayatı
2.2. Eserleri
2.3. Habermas’ta Eylem Saiklerine Kavramsal Bakış
2.4. Habermas’ta İletişimsel Eylem Saiki ve Rasyonellik
2.5. İletişim Etiğinden İletişim Ahlakına
Üçüncü Bölüm – Türk Bankacılık Sektöründe İletişim-Rasyonellik
3.1. Geleneksel Bankacılık
3.2. Katılım Bankacılığı
Dördüncü Bölüm – Türkiye’de Katılım Bankaları Ve Geleneksel Bankalarda İletişimsel-Rasyonellik Üzerine Bir Alan Araştırması: Rize Örneği
4.1. Literatür Özeti
4.2. Araştırmanın Amacı ve Önemi
4.3. Araştırmanın Kapsamı
4.4. Araştırmanın Materyali
4.5. Araştırmanın Yöntemi
4.6. Araştırma ile İlgili Bulguların Değerlendirmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895fff9c-ec10-4f7f-a274-401cdc9ec53e.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçiliğin Coğrafyaları 2</image:title>
            <image:caption>Giriş : Kavramsal Çerçeve Ve Bölümler
Dr. Yusuf Ziya Bölükbaşı
Bulgar Milliyetçiliği
Dr. Fatma Rodoplu Yıldırım ve Doç.Dr. Bülent Yıldırım
Hindu Milliyetçiliği
Arş.Gör. Levent Odabaşı
Iran Milliyetçiliği
Arif Keskin
Italyan Milliyetçiliği
Dr. Yaşar Pınar Özmen
Macar Milliyetçiliği
Dr. Gökberk Yücel
Sirp Milliyetçiliği
Nikolina Kunic
Yunan Milliyetçiliği
Dr.Bülent Akyay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a8a855-ab22-4ae6-abe0-3d8ddd51a0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbek Türkçesi</image:title>
            <image:caption>Çalışma kısa bir “Giriş” bölümü ile “Ses Bilgisi”, “Şekil Bilgisi”, “Kelime Bilimi” ve “Söz Dizimi” ana başlıklarından oluşmaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kısaca deyimler sözlüğü, gramer terimleri sözlüğü ve telaffuzu yakın kelimelerin sözlüğü verilmiştir. Özbek Türkçesine dair gramer konularının incelendiği bölümlerin sonunda bilgileri pekiştirici ödev niteliğinde alıştırmalar yer almaktadır. Ayrıca konuların sonuna işlenmiş konuya uygun pratik konuşma cümlelerinin bulunduğu 33 diyalog ve aktarma çalışması yapmak üzere 26 metin eklenmiştir. Bu bakımdan da elinizdeki kitap dil bilgisi, alıştırmalar, konuşma, metinler içeren ders kitabı niteliğinde bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4444e8b-c5d0-45d1-8c4f-e2864b09b4b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Liderlik ve Motivasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm – Lider ve Liderlik
1.1. Lider ve Liderlik Kavramı
1.2. Liderlik Tarzları
1.3. Liderlik Yaklaşımları
2. Bölüm – Motivasyon
2.1. Motivasyon Kavramı
2.2. Motivasyon Teorileri
3. Bölüm – Sporda Liderlik ve Motivasyon
3.1. Sporda Liderlik
4. Bölüm – Liderlik ve Öğrenme Motivasyonu
4.1. Öğrenme ve Motivasyon İlişkisi
5. Bölüm – Ege Bölgesinde Bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde Sergilenen Liderlik Tarzının Akademik Personelin Öğrenme Motivasyonu Üzerine Etkisinin İncelenmesi İsimli Tez Çalışmasına Dair Bulgular
5.1. Araştırma’nın Bulguları
5.2. Araştırma İle İlgili Literatürdeki Diğer Çalışmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65d51f1-4ab5-4de7-a0ec-17ed7bf847bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Halk Müziği Solfej -2</image:title>
            <image:caption>Türk Halk Müziğimizi çeşitli dış etkilerden koruyarak gelecek kuşaklara aktarmanın en sağlıklı yolu, bu konu ile ilgili yazılı kaynakları geliştirmektir. Bu fikirden yola çıkarak 25 yıllık birikimimizi; Müzik Okulları, Güzel Sanatlar liseleri, Halk Müziği Koroları, bağlama kursları öğrencileri için “Türk Halk Müziği Solfej Metodu 1 ve Türk Halk Müziği Solfej Metodu 2’ye dönüştürdük. Bu aktarım, Halk müziğimizi ve Halk sazlarını öğrenmek isteyenler için 1. cilt başlangıç, 2. Cilt ise daha ileri seviye hedefleyenler için iyi temel kaynak niteliğindedir. Bu kitapta da ilk ciltte olduğu gibi; solfej eğitimi basitten başlayıp zora doğru, sıra halinde verilmiştir. 
İlk bölümlerde tekrar mahiyetinde müzikle ilgili tanımlar, genel müzik ve kültür bilgileri, solfej eğitimi sürecinde bilinmesi gereken kavramlar yer almaktadır. 
İkinci bölümde ise; ana usuller, birleşik usuller, karma usuller birbiri ardına sıralanmıştır. Bu sıralama, öğrencinin konuyu çabuk kavrayabileceği bir düzen içinde verilmiştir. Kitabın son bölümü ise, değişik usul ve makamlardan oluşan eserleri içermektedir. Ayrıca solfej 1 ve 2 kitapları, bağlamada belli bir seviye gelen öğrenciler için repertuar, koro öğrencileri için nota hâkimiyetini geliştirmek açısından kaynak olarak önerilebilinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77b6b1f-5a1c-4768-a10f-905db77224f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Quick &amp; Flupke - Affedersiniz Hanımefendi</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430317b7-3ad1-4b40-8f74-94cd12ed0c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Yaratıcılık ve Yaratıcı Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yaratıcılıkla ilgili bilgilerin yanı sıra, okul öncesi dönem çocuklarının icat etme, keşfetme, merak etme, hayal etme oyunları oynadığı, yeni teknik ve stratejiler geliştirip kullandığı, ritim çalışması yaptığı, materyalleri kendiliğinden mantıklı ve alışılmadık bir biçimde sıralayarak düzenlediği-sınıfladığı-sıraladığı, bir metne kendiliğinden yeni diyalog ve hareket eklediği, materyalleri işlevi dışında yaratıcı bir biçimde farklı işlevlerde kullanabildiği etkinlikler yer almaktadır. Aynı zamanda, çocukların odaklandığı, çözüme gidecek yeni yollar denediği, problem durumu zorlaşsa da başka yollar denediği, var olan ürünü başka bir ürüne dönüştürebildiği, bir etkinlikte öğrendiği bilgiyi başka bir etkinliğe transfer edebildiği, bir örüntüde mantıklı ilişkiler kurduğu, özgün ürünler tasarladığı etkinlikler bulunmaktadır.

Okul öncesi eğitim programı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Etkinlikler sırasında çocuklara seçenekler sunulmalı ve çocuğun istediği materyali seçme hakkı olmalı, kullanılan materyaller kolay hazırlanabilir olmalı, araştırma yaparken çocuklara süre verilmeli, acele ettirilmemelidir. Kendi fikirlerini ortaya koyabilmeleri için çocuklar cesaretlendirilmelidir. Bunların dışında, en önemlisi okul öncesi eğitimcisi yaratıcılığa ilgili ve hevesli olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b34a0471-00fa-48c9-9776-97ded74bad5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Quick &amp; Flupke - Sıranı Bekle</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8e2469-2155-4953-8c52-ae1793e7abc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Devir Türk Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de sanat tarihinin Türk Sanatı bölümü içinde başlı başına bir uzmanlık alanı olarak üzerinde durulmaya, Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Nejat Diyarbekirli ile başlanan, Erken Devir Türk Sanatı (İslam Öncesi Türk Sanatı) çalışmaları, Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu ile bir gelişme ivmesi kazandı. Elinizdeki bu kitap, Yaşar Çoruhlu’nun Erken Devir Türk Sanatı’nı kökenleri ve başlıca devirleri ile birlikte ele aldığı Türkiye’de ve hatta dünya yazınında bu kapsamdaki tek ve ayrıntılı bir temel başvuru eseridir. Söz konusu kitap yalnızca Ön-Türk, Hun, Göktürk, eski Uygur, diğer bazı Asya ve Avrupa Türk boy ve devletlerinin sanat tarihini ana hatlarıyla ele almakla kalmıyor, aynı zamanda bahsedilen dönemlerin sanat eserleri ve arkeolojik malzemesi üzerinde, Türkleri ana eksene alarak, belirli bir yönteme göre çalışmanın da bir örneğini sunuyor. Böylece  Avrasya Sanat Tarihi içerisinde Türk Sanatı’nın özellikle de Erken Devir Türk Sanatı’nın  yerinin ne olduğunu veya olması gerektiğini de ana hatları ile vurgulamış oluyor.   Uzun süredir Türkiye’de önemli bir boşluğu doldurma görevini layıkıyla yerine getiren bu kitap Türk Sanatı Tarihi araştırmacıları, akademisyenler, ilgili alanlarda çalışmaya yeni başlayacak olanlar ve öğrenciler için kaleme alındı ve bu son edisyonu  ile görevini sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e5ea31-3bd6-4706-8916-d797f861487a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>İran dilleriyle uğraşanlar tarafından &quot;Yeni Farsça&quot; olarak da adlandırılan ve bugün komşumuz İran&apos;ın resmî dili olan Farsça, Hint-Avrupa dili ailesine mensup olup, çok uzun bir tarihî geçmişe sahip olan İran dillerinin son halkasını teşkil eder. Türklerin Farsça ile tanışması daha bu dilin doğduğu ilk yıllara rastlar. Farsça, cumhuriyetten önce kurulmuş olan Müslüman Türk devletlerinin bazen resmî dili, bazen de kültür ve edebiyat dili olarak kullanılmıştır. Kısacası Farsça biz Türkler için herhangi bir yabancı dil değil, dilimizi, edebiyatımızı, tarihimizi, sanatımızı araştıracağımız zaman başvurmak zorunda olduğumuz bir kaynak dildir.

Elinizdeki kitap, Farsça alfabeden ve okuma alıştırmalarından başlayarak mastarlar, basit ve birleşik fiillerin çekimi, isim, sıfat, sayılar, zarflar, zamirler, ön ekler, son ekler gibi morfolojinin bütün konularını işledikten sonra cümle bilgisine geçerek Farsçada cümle yapıları hakkında örnekleriyle bilgiler vermektedir. Kelimelerin okunuşlarını da içeren bu kitabın Farsça öğrenmek isteyenler için iyi bir rehber olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd6be34-5fcc-44d1-9972-cfbb2e4c184b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük Bilimi Dizisi - Türk Dili Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>“Türklük Bilimi Dizisi” adını verdiğimiz bu küçük seride Türk Dili, Edebiyatı, Tarihi, Sanatı üzerine, kendi sahalarının usta kalemleri bilim adamları tarafından yazılmış makaleler yer almaktadır.
M.Ö. 4500 yıllarına kadar uzanan Türk tarihinin Hunlar, Shatolar, Massagetler, Sakalar, Köktürkler, Uygurlar, Karahanlılar ve başka Türk kavimleri tarafından ortaya konmuş pek çok sayısız eser ve yazmalar hakkında yazılacak o kadar çok şey vardır ki ciltlere sığdıramazsınız.
Bu dizinin ilk kitabı olan “Türk Dili” üzerine yazılmış makaleleri içine alan eser, konunun uzmanlarına, Türk diline gönül veren Türklük sevdalısı gençlere öz bilgiler verecek seviyededir.
Sonraki dizilerde de “Türklük Bilimi”nin o konusunda yazılmış seçme makaleler sizlerin bilgilerini tazeleyecek, eksiklerinizi tamamlayacaktır.
“Türklük Bilimi” adlı dizide makaleleri yer alan Türkiye Türkologlarını kutlar, bu diziden yararlanacak gençlerimize ve Türklük sevdalılarına saygılar sunarız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f67cd6-ebfd-4ec0-a421-bf42b51c7c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Savunusu Ya Da Tarihçilik Mesleği</image:title>
            <image:caption>Tarih çok eski bir kelimedir, o kadar eskidir ki bazen ondan bıkkınlık gelmektedir. Aslında nadir olmakla beraber, onu kelime haznesinden atma noktasına kadar ileri gidenler olmuştur. Durkheim Okuluna mensup sosyologlar ona yer vermektedirler; ama bu işi onu insani bilimlerin küçük zavallı bir köşesine atmak için yapmaktadırlar. Burası adeta bir menfadır ve kendi yargılarına göre, rasyonel çözümlemeye yatkın her şeyi sosyolojiye ayırdıktan sonra, en yüzeysel ve tesadüfi saydıkları insani olayları buraya sürgüne yollamaktadırlar. Biz tersine olarak, burada tarihin en geniş anlamını muhafaza edeceğiz. Bu tavır başlangıcında, bireye veya topluma yönelmesi gereken; ani bunalımların tasvirine veya daha sürekli unsurların peşine düşmeyi gerektiren hiçbir araştırma yönünü dayatmamakta veya yasaklamamaktadır; bu tavır kendi içinde hiçbir gizli yana sahip değildir; ilk etimolojisine bağlı olarak “araştırma”dan başka hiçbir şeye angaje değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a933d779-78b6-49a3-93d2-aa63d89e1b6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Mitolojisinin Ana Hatları</image:title>
            <image:caption>Türk Mitolojisinin Ana Hatları kitabı, yazarı tarafından geçmişten günümüze bütün Türk topluluklarının mitlerini, adından da anlaşılacağı üzere, bir genel ve temel çerçeve içerisinde ele almaya çalışan bir kitap olarak tasarlandı ve kaleme alındı. Kabaca MÖ 2000’lerden beri başlayan, oluşan ve gelişen Türk mitleri, Ön-Türklerden çağımıza kadar olan çok geniş kronolojisi boyunca, çeşitli Türk kavim ve devletleri tarafından yeni mitlerle geliştirildi ve zaman zaman devrine göre çeşitli uygarlık çevreleriyle de etkileşime girerek sentezler, yeni mitler oluşturmak suretiyle günümüze kadar varlığını korudu. Elinizdeki kitapta bu ana çerçeve içinde incelenen Türk Mitolojisi, mitoloji biliminin ana bölümlerine göre sınıflandırılarak, değerlendirmeye tabi tutulan mit örnekleri ve onların yansıdığı Türk sanat ve etnografya eserleriyle birlikte ele alınmıştır. İlk baskısı Türk Mitolojisi’nin ABC’si başlığı (1999) ile küçük bir kitap olarak yapılan ve sonra Türk Mitolojisinin Ana Hatları adıyla bir temel başvuru kitabı olarak geliştirilen bu eser, elinizdeki ilaveli ve gözden geçirilmiş yeni baskısı ile Türk Mitolojisi alanında çalışmak isteyen akademisyen, araştırmacı ve öğrencilere başarıyla yol göstermeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1e9606-1c71-4f82-9cdf-0fb5d0fe146d.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi</image:title>
            <image:caption>Hayatını, en büyük erdem olarak gördüğü “bilgi”ye adamış olan 
Ebu Nasr Farabi, insanlığın ikinci öğretmeni payesine erişmiş büyük Türk bilginidir. Çocukluktan itibaren bilgiye olan tutkusu zamanla büyük bir aşka dönüşmüş ve bu mefkûre onu, memleketinden koparıp diyar diyar dolaştırarak zamanının en büyük ilim merkezi olan Bağdat’a yöneltmiştir. O, din ilimlerinden dil ilmine oradan mantığa, matematiğe, müziğe, fiziğe, astronomiye, siyasete, ahlaka ve felsefenin bütün alanlarında varlığa dair ilimlerin tamamını zihin heybesine yükleyip varoluş sırrının 
izini sürmüştür. 
Farabi, içinde yaşadığı çağı sadece anlamakla kalmayıp bu çağa dair fikrî ve kavramsal hazırlıkları binbir zahmetle inşa ederek felsefeyi aslına uygun yorumlamış, İslam kültürünün sorunlarını kurucusu olduğu felsefe dilinin kavramlarıyla çözümlemeye çalışmış gerçek bir aydındır. Aklı ve onu vereni en yüce değer olarak benimseyen Farabi, insanın toplum, tabiat ve Tanrı ile ilişkisini tutarlı bir sistem bütünlüğü içinde açıklayarak hem mensubu bulunduğu İslam toplumunu hem de Batı’yı derinden etkilemiştir. 
Farabi, Müslüman bir filozof olarak yaşadığı çağın sorunlarıyla yüzleşmiş, hesaplaşmış ve bu uğurda yüzü aşkın eser yazmıştır. O, İslam felsefesinin hakiki kurucusu olmanın yanı sıra aynı zamanda ortaya koyduğu öncü fikirlerle güçlü bir kültür ve medeniyet inşacısıdır. Onun uzlaştırmacı yaklaşımı, doğru bilgi temeline dayanan hakikat arayışı ile insanın mutluluğunu merkeze alan iyi insan, iyi toplum ve ideal devlet görüşleri yüzyıllardan beri bütün insanlığı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu romanı okurken kadim Türk şehri Otrar (Farab)’dan Semerkant’a, Buhara’ya, Rey’e, Merv’e ve Bağdat’a oradan da Harran, Şam ve Halep’e dek uzanan yollarda doyumsuz ilim kokuları eşliğinde seyahat etmenin yanında, çocukluğundan beri üzerinden hiç çıkarmadığı Türk kıyafetiyle malı-mülkü, makamı ve dünyaya dair her şeyi yağmaya vererek kendini ilme adamış dervişmeşrep dahi bir Türk bilginiyle tanış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c07b9e3-9ff1-406b-af19-999e75554ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihan Harbi’nin Eşiğinde Rusya’nın Doğu’daki Hedefleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Rusya’nın Doğu’ya ve öncelikle Türkiye’ye yönelik hedeflerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan belgelerin çevirisinden oluşmaktadır. 1882-1911 tarihli bu belgeler, Rusya’da Bolşevik iktidarının ilk yıllarında, Çarlık yönetiminin emperyalist emellerini ve pazarlıklarını ifşa etmek amacıyla yayınlanmış bulunuyordu. 

Çalışmayı hazırlayan Azad Ağaoğlu’nun açıklama ve dipnotlarla desteklediği belgelerin okurun ilgisini çekeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd11fae-d968-4624-b39a-2688a693c3a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın ve Mit</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta Kadın ve Mit.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d51a2e-6858-43fc-a149-5ed25f9d6b1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Çağırışı</image:title>
            <image:caption>Denizin Çağırışı, Türk edebiyatında, psikolojik yabancılaşmanın konu edildiği ilk roman olması açısından önemli bir yapıt. Yazıldığı dönemde yeterince anlaşılamayan Denizin Çağırışı’nda, bir kasaba öğretmeninin ruhsal sorunlarını, çelişkilerini, onun iç dünyasının derinliklerine inerek, büyük bir incelikle anlatıyor Kemal Bilbaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa66f274-a8a5-40f0-b82e-ab0ed4b9c77e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefiller</image:title>
            <image:caption>“Toplumsal bir lanet, uygarlığın ortasında, üstelik ahlak kuralları ve yasalarla türlü cehennemler yaratıyorsa; insan varlığı kendi emeğiyle çürüyor, açlıktan sürünüyor ve bir gecede ölebiliyorsa; her tarafta dibine kadar bir yok oluş yaşanıyor ve cehalet ile sefalet yeryüzünde hâlâ hüküm sürüyorsa...” 
SEFİLLER hep yazılacak. 
Yeryüzündeki en büyük yoksulluk: Açlık! 
Yoksul bir köylü olan Jean Valjean, 1815 Fransa’sında bir dilim somun ekmek çaldığı için 19 yıl kürek cezasına çarptırılır. Bir dilim ekmek uğruna bir ömrü tüketmek istemeyen kahramanımız Jean Valjean, kaçış kararı alır. Bu kez hiç hesaba katmadığı bir şey olur: Ezelî düşmanı polis müfettişi Javert 
her kaçışında Jean Valjean’ı yakalamaya ant içmiştir. 
 
Romantizm akımının sembol eserlerinden olan Sefiller, yasa ve merhametin kıyasıya rekabet içinde olduğu bir hikâye anlatırken, suçluyu ıslah etmek yerine cezalandırmayı ön plana çıkaran anlayışı eleştirir. Fransa&apos;nın başta sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik özellikler olmak üzere birçok özelliğini görmek mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0992081-756f-44c8-9949-84a4c08c0fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>İçki Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Bu çarpıcı epik romanda Çin’in yaşayan en önemli yazarlarından Mo Yan, okurlarını hayalî bir diyara, İçki Cumhuriyeti’ne götürüyor. Hurafelerin, açgözlülüğün ve gerçeküstü olayların hüküm sürdüğü bu yozlaşmış diyarda, yetkililer tuhaf olayların yaşandığına, halkın ölçüsüz bir yeme alışkanlığına kapıldığına dair duyumlar alır ve olayları araştırmak üzere bölgeye emektar Müfettiş Ding Gou’er’i gönderir. Ancak soruşturma sırasında Ding’in gerçeklik duygusunu kaybetmesine neden olacak absürd hatta fantastik gelişmeler yaşanacaktır. 
Olay örgüsünün arasında da, İçki Yapımı Üniversitesi, Harmanlama Bölümü’nde doktora öğrencisi ve bir yazar adayı olan Li Yidou tarafından yazar Mo Yan’a yazılmış mektuplara yer verilir. Bu mektuplara birer kısa öykü de eklenmiştir. Ne var ki Li’nin her biri öncekinden daha fantastik ve kötücül hale gelen öykülerinde anlatılanlar gittikçe Ding’in İçki Cumhuriyeti’nde çektiği eziyetlere benzemektedir. 
Muazzam bir yaratıcılık sergileyen, siyasi açıdan yıkıcı ve kışkırtıcı bir roman olan İçki Cumhuriyeti, Nobel Ödüllü Mo Yan’ın, hiçbir iktidar ve baskı odağının hayal gücünü yok edemeyeceğini kanıtladığı evrensel bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87991</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbe9e15-49de-480d-a50b-f0f1e45492fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Siranuş&apos;un Mızıkası</image:title>
            <image:caption>“Az önce seni çocukluğuna götüren bir zaman makinesinin önünde durdun. İlerleyemeyişinin tek suçlusu oydu. Acılarının da... Hep yeni şeylerden söz ediyorsun ama aslında yalan! Geçmiş bugününün yularını sıkıca tutuyor. Acıyı iliklerine kadar enjekte etmiş bir geçmişten söz ediyorum. Böyle bir geçmişin sana umutlu gelecekten söz etmesi o kadar imkânsız ki. Bazen yelelerini savurarak geçen özgür siyah atlar gelir gözlerimin önüne. Ben o atlardan biriyim işte. Sense köklerine sımsıkı bağlı bir çınarsın. Bir gün mutlaka dönecektin toprağına. Bir ağacın varlığını duyumsaması için toprak gerekir.”

Toplumsal gerçekçi öğeleri büyülü gerçekçilikle harmanlayan polisiye tadında yazılmış Siranuş’un Mızıkası, içimizden uğurlayamadıklarımıza bir sesleniş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408482e7-c845-4dc1-b4ac-689c7c78d8de.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerden Gelen Umut</image:title>
            <image:caption>Işık karanlıkta,
Karanlık ışıkta doğdu.
Ve ışık bizleri zamanın dalgalarıyla evrene taşıdı.
Kim, ne ve nerede olursan ol, ışık her dem seninledir.
Tüm limanlardan sonra ulaşacağın en son menzil, asıl evindir.
Lale’nin omuzlarına binen ağır sorumluluk sadece kendi geçmişini ve geleceğini aydınlatması adına taşıması gereken bir yük değildi. Onun umut ve umutsuzluk arasında yapacağı tercih, milyarlarca insanın yaşamını da etkileyecekti. Tam 526.431 yıl önce alınan yanlış bir karar, 29 yaşındaki bu genç kadının alın çizgilerinde insanoğlunun kutlu yolculuğunu belirleyecekti.
Döngü / Bir İnsanlık Üçlemesi&apos;nin ilk kitabı olan bu romandaki tüm olaylar yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak; az önce veya az sonra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab90383-9174-4de0-81fb-f5c4c284de85.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Katilim</image:title>
            <image:caption>Sevgili Katilim, sizleri karanlık bar ortamlarından aydınlık müzelere, kan kokan morglardan kitap kokan kütüphanelere, zaman boşluğunda kalarak bedene bürünememiş ruhlardan farklı evrenlere astral bir seyahate çıkmaya davet ediyor. Bu seyahati gerçekleştirirken psikoloji, sosyoloji, astronomi ve metafizik ile bütünleşerek hem kahvehane kültürünü hem de bir psikiyatristin bilimsel çalışmalarını işliyor.

Ölüm ile yaşamın bir arada ne kadar dengeli olduğunu anımsatırken ölümsüzlüğe meydan okuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e72e46-1de2-4e55-98d7-08c390b1f3f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları I</image:title>
            <image:caption>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları I</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1baca02-4614-4e33-a313-5fa02bcc5255.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Tartışmaları ve Çağdaş Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>Çevre Tartışmaları ve Çağdaş Gelişmeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6861b2db-35e7-49ca-9c0f-12a51a1ae3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Alien Friends</image:title>
            <image:caption>This is a story about friendship and love... 
 Loving and being nice to each other will make the world a better place. 
All you need is a good friend and everything will be ok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87997</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63299d63-7a8f-4d22-97fb-073575340d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Atreides Hanedanı</image:title>
            <image:caption>Efsane Dune serisinin öncesini anlatan üçlemenin ilk kitabı, Dune: Atreides Hanedanı!


Paul Atreides, Dune olarak bilinen çöl gezegenindeki Fremenlerin lideri Muad’Dib olmadan, şeytani Baron Harkonnen, Atreides Hanedanı’nı yok etmeden ve baharat ile kumsolucanlarının sırrı keşfedilmeden önce başka bir hikâye vardı.  
Genç Leto Atreides, babası Dük Paulus Atreides tarafından bir yıllığına Ix’e gönderildiğinde başına geleceklerden habersizdi. Padişah İmparator IX. Elrood’un da dahil olduğu bir dizi komplonun ardından Atreides Hanedanı’nı tehlikeli günler bekliyordu. 
 
Arrakis’in başındaki Vladimir Harkonnen hem İmparator’dan hem de Lonca’dan tehlikeli sırlar saklıyordu. Her yerde kulağı olan Bene Gesseritlerden saklanamayan sırlar. Ve onların, karşılığında Baron’dan istedikleri bir şey olacaktı. 
İmparator tarafından Arrakis’i incelemesi için gönderilen gezegenbilimci Pardot Kynes’ın çöl gezegeni Dune’la ilgili başka bir planı vardı. Bunun için Fremenlerle işbirliği yapması gereken Kynes, çöl kadar zorlu bu insanlara kendini kabul ettirmek zorundaydı. 
 
Dune: Atreides Hanedanı, orijinal serinin ilk kitabı Dune’un hikâyesinin bir nesil öncesinde yaşanan çalkantılı olayları, kudretli kahramanları, korkunç düşmanları ve ürkütücü tiranları anlatıyor.

“Dune: Atreides Hanedanı hem serinin öncesini anlatan şahane bir roman hem de kendi başına inanılmaz heyecanlı bir hikâye. Frank Herbert görse gurur duyardı.” –Dean Koontz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e17f68a-45dd-4dba-b509-ab83232eec2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Harkonnen Hanedanı</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan Dune: Atreides Hanedanı’nın devam kitabı Dune: Harkonen Hanedanı, ilk kitaptan on iki yıl sonra başlıyor. 
 
Dük Leto Atreides, Azledilme Mahkemesi’ndeki performansından sonra Büyük Hanedanlar arasındaki popülerliğini artırmış ve saygı duyulan biri olmuştu. Artık yirmi altı yaşında olan Leto, Padişah İmparator Shaddam ve düşmanı Baron Harkonnen’ın gözünde dikkat edilmesi gereken, tehlikeli bir figür haline gelmişti...  
 
Genç Duncan Idaho, Atreides Hanedanı’na hizmet etmek için Ginaz Kılıçustaları tarafından eğitime tabi tutulacaktı. Eğitim görenlerin üçte birinin canlı çıkamadığı bu sert eğitim onun Dune’daki Duncon Idaho’ya dönüşümündeki taşları döşeyecekti… 
 
Bene Tleilax ile yaptığı anlaşmayla yapay baharat üretmeye çalışan Padişah Shaddam, İmparatorluk’un kontrolünü kaybetmeye başlıyordu. Kaitain’deki sarayı da Sardaukarların diğer gezegenlere dağılmasıyla tehlikelere açık hale gelecekti… 
 
Gezegenbilimci Pardot Kynes ve oğlu Liet, Dune’u çöl olmaktan çıkarmaya çabalarken aynı zamanda acımasız Harkonnen askerlerine karşı mücadele etmeye çalışacak ve Fremenler hiç olmadığı kadar kendilerini göstermeye başlayacaktı… 
 
Her bir karakterin incelikle dokunduğu Dune: Harkonnen Hanedanı’nda Frank Herbert’ın şaheseri Dune’un arka planı politika, din ve savaşlarla dolu bu heyecanlı hikâyelerle anlatılıyor.


“Dune: Harkonnen Hanedanı hem olağanüstü bir evren gelişimi hem de soluksuz bir okuma sunuyor.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de7905f-2254-4d23-b603-ae6ce3eaa889.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızsız Gece</image:title>
            <image:caption>Çok sevdiği bir dostunu kaybeden Drizzt Do’Urden’ın yas tutmaya vakti olmaz zira kara efler, Mithral Salonu’nun altındaki mağaraları ele geçirmeye başlamıştır. Drizzt’in evi olarak gördüğü Mithral Salonu’nu korumak için dostlarıyla birlikte kara elflerin şehri olan Örümcekler Şehri Menzoberranzan’a yolculuk etmekten başka şansı kalmaz.  
 
“Karanlıkaltı’nın koridorlarında hayal gücünle yan yana yürüyemezsin. Bir kayanın arkasına gizlenmiş bir düşman hayal etmek kişiyi başka birinin arkasındaki gerçek bir düşmana kör edebilir. Düşlere dalmak o farkındalık üstünlüğünü kaybetmektir ve Karanlıkaltı’nda ihtiyatsızlık ölüm getirir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb70096-e4a4-4d79-9a06-8cd26369ad9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Genç Kızın Ergenlik Rehberi</image:title>
            <image:caption>Ne zaman regl olacağım?
Canım acıyacak mı?
Neden böyle hissediyorum?
Normal olan ne? 
 
Büyüme çağındaki her genç kız gibi sizin de kafanızda milyonlarca soru olduğuna eminim. Fakat merak etmeyin, doğru yerdesiniz. Hormonlardan sutyenlere, âdet döngüsünden ilişkilere kadar her konuda dürüst açıklamalar ve eğlenceli illüstrasyonlar sayesinde ergenliğin gizemli dünyasının tüm sırlarını öğreneceksiniz. 
 
Modern Genç Kızın Ergenlik Rehberi, hayatınızın bu yeni döneminde kendinizi güçlü ve özgüvenli hissetmeniz için ihtiyacınız olan her şeyi sunuyor. 
 
“Bir genç kızın bedenindeki değişimlere dürüst, eğlenceli ve korkusuz bir bakış. Pratik tavsiyelerle, faydalı açıklamalarla ve cesaretlendirici mesajlarla dolu.” —Parents.com 
 
“Bu kitap hakkında en sevdiğim şey, kitap boyunca tekrar eden güçlendirici mesajı oldu: Bedenin sana ait.” —Health.com 
 
“Eğer çevrenizde ergenliğe girmek üzere olan bir genç kız varsa, hemen ona bu kitabı alın.” —HEIDI STEVENS 
 
“Ergenliğin fiziksel, ruhsal ve duygusal boyutlarına dair muhteşem bir kılavuz.” —Publishers Weekly 
 
“Faydalı ve net tavsiyeler… tam da doğru tonda.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a632c2-57fe-4f82-b6be-ce118fb793f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafağa Geçit</image:title>
            <image:caption>Altı yıl, bir kara elfin ömründe kısacık bir âna denk gelir. Ancak Mithral Salonu’ndan ayrı düşen Drizzt ve Catti-brie için altı yıl geçmek bilmemiştir. Kaybettikleri dostlarının yasını tutan ikili, Kılıç Sahili’ndeki bir gemide korsan avlayarak geçirmektedir günlerini. Ancak acı dolu geçmişlerinden kaçmaları o kadar da kolay olmayacaktır. 
 
“Yuvam burası mı? Bilmiyorum. Bir diğer basamak olduğunu tahmin ediyorum ama beni yuvam diyebileceğim bir yere götürecek bir yol var mıdır, bilmiyorum. 
 
Bu konuya pek sık kafa da yormuyorum çünkü zaman geçtikçe onu umursamadığımı anladım. Eğer bu yol, bu basamaklar dizisi hiçbir yere çıkmazsa bile sorun değil. Yolu dostlarla beraber yürüdüğüm için zaten yuvamda sayılırım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ffe885-d014-4c8a-a274-1ab400616aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Kuşatması</image:title>
            <image:caption>Karanlıkaltı’nın zifiri derinliklerinden çıkan kara elf bir kez daha Mithral Salonu’nun cüceleriyle buluşur. Drizzt Do’urden’la birlikte olan Bruenor Battlehammer dövüşe hazırdır – ancak bu sefer ne Wulfgar yanlarındadır ne de Catti-brie. 
 
“Anahtar umuttur. Geleceğin geçmişten veya bugünden daha iyi olacağına inanmazsak ya drow toplumundaki gibi her gün nefsimizi tatmin etmek uğruna boş bir mücadeleye gireriz ya da umutsuzluğa kapılıp ölümü bekleyerek hayatımızı heba ederiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec26063-c9a5-41d0-9de4-de10f835aafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Mesafesi</image:title>
            <image:caption>Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın. Eşyaların, bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya. Kalabalık akşam sofralarının, çocuk sesleriyle dolup taşan avluların, uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor. Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu, çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor. Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah&apos;ın emri olmaya devam ediyor. 
 
Düş Mesafesi, Deniz Ceren Türkkan’ın okurla ilk selamlaşması. Görünen o ki son da olmayacak bu. Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere, ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor. 
 
“Onlar için devlet, kemerli, demir halkalarıyla dev kapıların önünde, kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti. Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini, yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını, yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye, kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti. Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından, sanki bu gülüş, ölüme giden kestirme bir yol gibiydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83165787-61e8-4603-8671-b43d69d9f657.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüst Ömer</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın deneyimli gazetecilerinden Orhan Kemal Erkılıç’ın ilk kitabı “Virüst Ömer”, Kovid-19 pandemisinin gündelik hayata etkilerini dram ve mizah yüklü öykülerle anlatıyor. 16 öykünün yer aldığı kitapta, gözle görülmeyen bir virüs ile değişen gündelik hayatlar, yaklaşmak istedikçe uzakta kalınanlar, yapmak isteyip de yapılamayanlarla dolu günleri anlatıyor. 
 
YAZAR ORHAN KEMAL ERKILIÇ KİMDİR? 
Baba mesleği gazetecilikle küçük yaşlarda tanıştı. Mesleğe profesyonel olarak başladığı Anayurt Gazetesi’nde çalışırken 2005 yılında teklif aldığı Sabah Gazetesi’ne transfer oldu. 2013 yılından bu yana ise Milliyet Gazetesi’nde çalışıyor. Yaygın medyanın Ankara eklerinde çalışan en eski gazeteci konumundadır. ‘Spor Sahnesi’ isimli köşesinde gündemi değerlendiren Orhan Kemal Erkılıç, kent haberleri ve röportajlarla mesleğine devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3148d8c-75ef-4221-9cb7-b89d989bb7ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Asyasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Batılı sömürgeci güçlerin şekillendirmesi neticesinde bugün Asya ve Uzak Doğu’da Müslümanlar suni yapılandırmaların içine atılarak içinden çıkılmaz problemlerle karşı karşıya bırakılmışlardır. Bölgede yaşayan Müslümanların problemleriyle dertlenmek ve onların sorunlarını aşmada yardımcı olmak en azından onların durumlarını ortaya koymak ve insanlığın bilgisini sağlamak bizlerin görevi olsa gerektir. 
Bu eserle Asya ve Uzak doğuda yirmi ülkede yaşayan Müslüman azınlıkların siyasi, sosyal, kültürel, dinî ve ekonomik problemleri hakkında insanların bilgilendirilmesi ve bilinçlendirmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b64c2d8-5ffa-4096-85d4-2f9242210345.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü Seti (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
ELİNİZDEKİ bu set de insanlık mirası olmuş öykülerden seçilmiştir. Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında öyküler konularına göre sınıflandırılarak on kitaptan oluşan bu set hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f404afe6-7a99-4511-aaca-7a288f4d71de.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler Ve Atasözleri Öyküleri (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız duygu ve düşüncelerimizi bir deyim veya atasözü bir anda ifade eder. 
YILLARCA dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu serideki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dc7487f-5982-4581-96eb-eb925716de41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedişkom Hatırlamayı Unuttuğunda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazı günler sıradan bir günmüş gibi başlar, ama dikkat ederseniz özel bir günün sinyallerini hissedebilirsiniz. Sabah saatlerine dikkat etmekte fayda var. İşte bu Çarşamba da Mia için sıradan bir Çarşamba değildi. Dedişko geliyordu! Bundan böyle hep birlikte yaşayacaklardı. Dedişko kim mi? Tabii ki Mia’nın büyük büyükbabası.
Dedişko artık tek başına yaşayamayacak kadar yaşlanmıştı. Kafası da biraz karışıktı. Hatta bazı günler çok karışıktı. Çünkü gitgide daha da unutkan oluyordu. Birinin ona ayakkabılarını nasıl bağlayacağını yeniden öğretmesi, el kremiyle dişlerini fırçalayamayacağını hatırlatması gerekiyordu. Fakat dedişko tek başına gelmiyordu. Şimdi Mia’nın da aklı iyice karışmıştı. Kimdi bu gizemli çocuk?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26871179-c3a9-4530-90c5-4787168aaa95.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nın Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın Kökenleri’nde William Mulligan, savaşa yol açan faktörleri yeni bir bakış açısıyla ele alıyor. Konuya dair temel tarihyazım tartışmalarını ve politik açmazları, güncel veriler ışığında tekrar masaya yatırıyor. Mulligan, en temel tezlerden birine karşı çıkıyor: Savaşın yirminci yüzyılın başlarındaki uluslararası politikaların kaçınılmaz bir sonucu olduğu düşüncesini reddediyor. Bilakis, barışı sürdürmek için çabalayan güçlü aktörler olduğunu öne sürüyor. Askeri güçler, kamuoyu, ekonomi, diplomasi ve jeopolitik gibi kritik konuları ayrı birer bölüm olarak ele alan yazar, çok yönlü bir anlatı sunuyor. Büyük aktörler arasındaki ilişkileri, küçük devletlerin rolünü, dağılmakta olan imparatorlukları ve Temmuz krizini mercek altına alıyor. 1870-1914 arasında dünyada olup bitenlerin net bir fotoğrafını çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5013914d-b1e0-4d60-9969-7fb9f9f30b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çoraplar Ülkesi - Hem Öykü Hem Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Çamaşır makinesine giren çift çorapların tekleri, yıkandıktan sonra nereye gidiyor? Neden kayboluyorlar?
Arda ve ailesi bunu çok merak ediyor. Kaybolan çoraplar, bambaşka bir yerde ve acayip mi acayip bir ülkede yaşıyor olabilirler mi? Peki, tek kalan çoraplar ne işe yarayacak o zaman?
Kayıp Çoraplar Ülkesi merak duygusuyla hayal gücünün nasıl zenginleşebileceğini anlatan, hem de işe yaramaz gibi görünen çorap teklerinden nasıl eğlenceli kuklalar yapılabileceğini gösteren etkinlik sayfasıyla tatlı mı tatlı bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a5fdf0-c731-43d8-8862-5e30deb8c887.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu İlleri Ve Varto Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Şerif Fırat, Dersim bölgesindeki Alevi aşiretlerin etnik ve kültürel olarak Türklükle ilişkilerini, tarihi olaylar ile kültürel bulgulara dayandırmıştır. O’na göre, Alevilerin inanç sistemi büyük oranda eski Türklerin Şamanî inançlarına dayanmaktaydı. Evlenme, boşanma, toy şölenleri, ölü gömme gelenekleri, nevruz, hıdrellez bayramları, dağ taş, ağaç gibi tabiat unsurlarının kutsal kabul edilmesi gibi kültürel unsurlar ile yaşam tarzları arasında büyük oranda benzerlik bulunmaktaydı. Yukarıda zikredilen kültürel ortaklıklar ve tarihsel ilişkiler temelinde; Kormanci ve Zazaca konuştukları halde, dini ritüellerde; Türkçe gülbenk ve dualar okumaları, Alevi aşiretlerin Türk olduklarını ve değişmesi oldukça zor alan dini ritüellerde, Türklüklerini muhafaza ettiklerini göstermekteydi. 
Türk Tarih Kurumu’nun kitabı basmaması üzerine Mehmet Şerif Fırat kendi imkanlarıyla Turhan Selçuk vasıtasıyla kitabın basımını yaptırır. Kitap, çok kısa sürede tükenir ve yankı bulur. Kitabın Doğu illerindeki yankısı daha şok edicidir. Kürt adı verilen bir milletin olmadığını iddia ettiği yetmiyormuş gibi; bölgedeki Alevileri Kürtlerin arkasına takmaya çalışan çevrelerin suratına bir tokat gibi inmiş ve Aleviler ile Kürtler arasında hiçbir etnik ve kültürel ilişkinin bulunmadığını; aksine, Alevilerin öz be öz Türk olduklarını yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead25dbd-ef58-4ade-90f9-4b4247670d0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki İzler</image:title>
            <image:caption>Şiir bir yolculuktur kalpten kalbe giden. 
Şiir duyguların ete kemiğe bürünmüş halidir. 
Şiir bazen sevgiliye bazen derin sevdalara açılan bir kapıdır. 
Şiir kimi zaman dosta, kimi zaman doğaya yazılan içli bir yazıdır. 
Şiir hassas duygularımızın, gönül telimizin bizdeki imgelerin tercümanıdır. 
Şiir aşkın dile gelmiş hali kara sevdadır, yürek yangınıdır. 
Şiir henüz bestelenmemiş bir şarkıdır. 
Kendimizden bir şeyler buluruz okuduğumuz şiirlerde, her şiir sanki bizi anlatır, bizim hikâyemizi yansıtır. 
Duygularımıza tercüman olur çoğu zaman, bazen de bizi alır götürür yıllar öncesine yahut olmak istediğimiz yere. 
Duyguyu tasvirin iyisi kötüsü olur mu hiç? 
Şair neyi nasıl hissederse kelimeler öyle dile gelir, kafiye olur, redif olur, mısra olur, şiir olur.  Şiir acıyı, mutluluğu, hasreti, yaşamın bizde bıraktığı etkiyi, aşkı, sevdayı kısacası kalbimizdeki izleri anlatır. Tüm okuyucularıma şiir dolu şiir gibi güzelliklerle bezenmiş zamanlar diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc96cd61-5912-48dd-a4b5-c14a56e26d99.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Çayırları’nda Yeni Bir Moda</image:title>
            <image:caption>Cennet Çayırları Doğa Parkı’nda yepyeni bir oyun modası başlamıştı: 
Kart Koleksiyonu! 
Züri ve arkadaşları da kart koleksiyonlarını tamamlamak istiyordu ama nasıl? 
Takım çalışması, arkadaşlık ve paylaşmanın güzelliği üzerine tatlı bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ee3965c-1fa2-4313-b885-8cd9e4ea6539.jpg</image:loc>
            <image:title>Peynir Korsanları’yla Ay Macerası</image:title>
            <image:caption>Kaptan Cesuryürek ve tayfası Ay’daki peynirlerin peşinde! 
Evet ama Ay’a nasıl gidecekler? 
Kerem kurabiyeleriyle Peynir Korsanları’nın yardımına koşuyor! 
Bu harika macerada bakalım onları neler bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4385d6-f2e2-4d6b-96c6-59cf788dc5c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıcan Okuma Sevgisi</image:title>
            <image:caption>Turan Karataş&apos;ın &quot;Bütün Çocuklara&quot; ithaf ettiği &quot;Arıcan - Okuma Sevgisi&quot;, yarı insan, yarı arı &quot;Arıcan&quot; ve Ali&apos;nin maceralarını konu ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d45823-7cfa-4e5b-aa03-b220d6f6c300.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Fantastik Deneyi</image:title>
            <image:caption>Doktor Ox’un Fantastik Deneyi Jules Verne’nin hayal gücüne aşina olanları dahi şaşırtacak bir eserdir. İnce bir mizahla sakinlikten, itidal ve yavaşlıktan, barış içinde yaşamaktan ötürü elle tutulur hiçbir olayın vuku bulmadığı, kentin yöneticileri ve kamu görevlilerinin bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gittiği Quiquendone (kurmaca bir kent) kentinin aydınlatma işlerini hiçbir ödenek talep etmeden Doktor Ox ve asistanı ne tür bir değişimi tetikleyeceklerdir? Eserdeki müzik ve sanat terimleri tam bir aydınlanmacı olan Jules Verne’nin beğenisi ve birikimi üzerine de fikir verebilecek niteliktedir. Bilim hırslı ve vicdansız insanların elinde tehlikeli bir araca dönüşebilir mi? 

Kitabın bilimkurgusal yapısına dudak bükenler çıkabilir: Bu noktada sadece eserin yayımlandığı (1872) yılı hatırlatmak isteriz. Tıpkı 1865 yılında yayımlanan Ay’a Yolculuk (De la Terre à la Lune, trajet direct en 97 heures 20 minutes) adlı eserine 2020 yılından baktığımızda ancak takdir sunabileceğimiz gibi. Jules Verne’in eğlenceli ve alaycı dilini seveceğinizden eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44b99e0-bdbd-45e8-9e03-9de6665ae2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Dinozorus’un Harikalar Diyarı</image:title>
            <image:caption>Derin, bir evcil hayvanı olmasını çok istiyordu. Ama o, herkes gibi bir kedi, köpek ya da bir kuş değil, bir dinozor istiyordu! 
Profesör Dinozorus’un Harikalar Diyarı tam da aradığı yere benziyordu. Bakalım bir dinozorun bakımı sandığı kadar kolay olacak mıydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf56ced1-c88c-44d7-9deb-ba2188bcb0fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Devri Oyunları</image:title>
            <image:caption>Taş Devri çok sıkıcıydı. Kaya, kardeşi Çakıl’ın da yardımıyla harika bir oyun tasarlamaya karar verdi. Böylece artık sıkılmayacaklardı. Bakalım Kaya neler icat edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4e8cb0-8a58-4189-9752-3feeef74cd71.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan</image:title>
            <image:caption>Kendisini, binlerce yıllık tarihin oluşturduğu gelenek ırmağında bulan insanlar kimliğini ve kişiliğini burada bulacağına inandırılırlar. Bu akıntıya kapılanlar özgürlüklerini kaybederler. Allah’ın insan olmanın esası olarak tespit ettiği özgürlüğü teslim edecek adresler ararlar.  Bunlar için bir şemsiye kimlik olarak İslam yetmez, her zaman çatışmaya hazır bekleyen alt kimliklere sığınırlar. İnsan düştüğü yerden kalkar derler; düştüğümüz yer özgürlüğümüzü ve cesaretimizi kaybettiğimiz yerdir. 

Bu kitapta, “İnsanın hem zihinsel hem bedensel özgürlüğünün tehdit altında olduğu bir çağda insanlığını korumakta hâlâ kararlı olan insan ne yapabilir?” sorusunun cevabını aranmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d647e9f-3a51-488a-9ac9-3a75cfd61ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanmanın Keşif Araçları</image:title>
            <image:caption>Varlık ve bilgi anlayışı din ve felsefe gibi düşünce alanlarının temellerini oluşturur ve onlara kimlik kazandırır. Bir düşünceyi diğerinden ayıran bu kimlik aynı zamanda düşüncenin ana unsurlarını da biçimlendirir. 
Din özelinde ifade etmek gerekirse İslam, kendisine has varlık tasavvuru ve bilgi anlayışıyla diğerlerinden ayrılır.  
Elinizdeki eser, aydınlanmanın keşif araçlarını oluşturan varlık ve bilgi kuramları üzerinde durmanın yanında bu kuramları Kur’an’ın tevhid felsefesi, varlık tasavvuru, din-bilim başlıkları özelinde anlatarak okuyucusunun düşünce dünyasına önemli katkılarda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8071c5-3e63-434c-98d4-eb3f6e06af7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Pervaneleri</image:title>
            <image:caption>BOOMERANG 
Karabağ savaşında cesaret gösteren Azerbaycan askerlerine adanmıştır. 
Sanam&apos;ın kocası Nasir, yirmi iki yıl önce savaşta kayboldu. Acı çeken genç anne tek çocuğunu tek başına büyüttü. Kiralık bir evde yaşamasına rağmen kızına iyi bir eğitim alabilmek için çok çalıştı. Şafağı beyaz bir elbise içinde - doktor kılığında - görmek Sanam&apos;ın hayattaki en büyük hayaliydi. 
Artık geceleri hastanede çalışan ve gündüzleri tıp fakültesinde okuyan kızı, her seferinde aynanın karşısında giyiniyor - Sanam&apos;ın büyükanne olma hayali geçiyordu. Bu yüzden kapısına gelen ilk haberciye &quot;evet&quot; dedi. 
*** 

SARI YAPRAKLAR 
Ünlü Letonyalı besteci Raymond Paulsa&apos;ya ve bunu Riga&apos;da yaşayan eski tanıdıklara ithaf ediyorum 
Sabah erkenden Vilnis&apos;in tek odalı dairesinin kapısı hızla açıldı. Sese uyandı ve kendini yatakta yalnız görünce çabucak kalktı ve yarı çıplak pencereye yaklaştı. Binanın avlusuna park etmiş bir servis arabası Christina yı almaya geldi. Sarışın asker-şoför arabanın arka kapısını açıp onu kibarca oturmaya davet ettiğinde Christina bir an durakladı ve sağ omzunun üzerinden pencereye baktı. Vilnis tek kanadı açılmış pencereden ona seslendi &quot;Gitme Kristin, geri dön!&quot; - O anda arka koltukta oturan albay kadının elini tuttu ve öfkeyle ona doğru çekti. Araba hızla ilerledi ve gözden kayboldu 

*** 
NELLİ 

Geçen yüzyılın seksenlerinin ortalarıydı. O sırada Komsomolskaya Pravda gazetesi Moskova&apos;da Pravda Caddesi&apos;ndeki bir yayınevinde yer alıyordu. &quot;Geri döneceğim ...&quot; başlıklı eleştirel makalenin Rusça el yazmasını okuduktan sonra, gazete çalışanı derinden etkilendi ve Bakü&apos;ye dönmemi tavsiye etti: &quot;Probleminizi halletmek için, yazınızı mektubuma ekleyip Cumhuriyet Gençlik Birliği Merkez Komitesi&apos;ne göndereceğim ...&quot; Ben itiraz ettim. &quot;Bu sadece benim için değil, komünist olma-yan yüzlerce yüksek öğrenim gören genç için bir sorun.&quot; Dedim. &quot;Çoğu iş bulamadığı için ülkeyi terk ediyor ve yurt dışına gidiyor ...&quot; 
Ümit yeri bilip yüz tuttuğum Moskova, deme dünyanın en büyü kentiymiş ... Yazı işleri bürosundan çıkıp başkentin Riga tren istasyonuna taksiyle gittiğimde öyle düşünmüştüm. Paramın geri kalanını talep ettiğimde taksi şoförü, Bakü&apos;deki meslektaşları gibi yüzüme baktı ve kapıyı çarparak gitti. 
Ve daha fazla hikaye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4021c505-ea5b-42ba-8c12-ac2e82b05a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne</image:title>
            <image:caption>“Bayan Lynde, fazla gururun insanın gözünü kör ettiğini ve kadınların yüksek tahsil yapmaları gerekmediğini söylüyor. Onların ait olduğu dünyaya aykırıymış böyle bir şey. 
Söylediklerinin tek kelimesine bile inanmıyorum.”

Anne Shirley, hayalperest, macerasever, her şeye tutkuyla bakan kimsesiz bir çocuktu. Prens Edward Adaları’nda yaşayan, orta yaşlı Marilla ve Matthew kardeşler çiftlik işlerine yardım etmesi için 
bir erkek çocuk evlat edinmeye karar verdiğinde, karşılarında Anne’i bulmayı hayal etmiyorlardı. Ancak kader Anne’in yolunu Green Gables’a düşürmüştü bir kere. Zavallı çocuk hayatı boyunca pek çok sevimsiz yer görmüştü ama burası hayallerindeki o “muhteşem” yerdi. Onu geri göndermemeleri için Cuthbertlerin bir dediğini iki etmemeyi aklına koymuştu. 

Cuthbertler de dahil olmak üzere tüm kasaba halkı yakın zamanda Anne’in pek çok uçarı, hayalperest ve eğlenceli anına tanık olacak ve ellerinde olmadan bu kıza sıkı sıkıya bağlanacaklardı. Marilla ve Matthew kardeşler artık Anne Shirley’siz bir Green Gables düşünemez hâle gelmişlerdi. Anne Shirley ise artık Green Gables’sız bir hayatın hayalini kuramıyordu.

“Anne Shirley kurgu dünyanın en sevilesi, 
en tatlı karakterlerinden biridir.” 
 Mark Twain</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d515a9a-f8c8-411b-a4d5-7c877da0d2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Avonlea</image:title>
            <image:caption>“Profesör Hamilton&apos;ın öğütlediği gibi, bazı düşüncelerimi yazmaya çalışıyordum ama istediğim gibi olmadı. Beyaz sayfa üzerine siyah mürekkeple doğrudan aktarılmış hâlde çok donuk ve gülünç duruyorlar. Düşünceler de gölgeler gibiler... Onları kafese koyamıyorsun, ele avuca sığmayan, dans eden şeyler. Belki denemeye devam edersem bir gün bunun nasıl yapıldığının sırrını keşfedebilirim.” 
 
Yeşilin Kızı Anne: Avonlea yeni karakterleri, ilki kadar 
eğlenceli ve duygusal maceraları ile sizlerle! 
Artık onaltı yaşında olan Anne, yetişkinliğe doğru ilk adımlarını atmak üzeredir. Çocukluğunun bir kısmını geçirdiği, yeşiller içerisindeki Green Gables’tan ayrılmamak için Avonlea Okulu’nda öğretmenlik yapmaya karar verir. Okulda tanıştığı öğrencileri ile hayatı yeniden öğrenen Anne, eski dostlarının desteğiyle başarılı bir öğretmen olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda öğrencilerine de hayatta doğru adımlar atmayı öğretmeye çalışır. Anne ve dostları mesleklerinin yanı sıra Avonlea’yi geliştirmek için de kolları sıvarlar. 
Bir Kalkındırma Derneği kuran gençler kasabanın simasını değiştirmek, inatçı yetişkinleri ikna etmek için uğraşırlar. Bu macerada başlarına eğlenceli olduğu kadar yıldırıcı işler açılsa da 
asla pes etmezler. Okul ve dernek işleri arasında gittikçe gelişen ve adım adım büyüyen Anne, bakalım yetişkinlik macerasında başarılı olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08fd8ec8-70f8-491e-9a66-437c90207665.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıdakiler</image:title>
            <image:caption>Pahalı arabalar, lüks evler, yüksek mevkiler, duygusuz ilişkiler, hırs dolu yakınlıklar… Başka bir seçeneğimiz olsaydı, ömrümüzü bunları kazanmak uğruna geçirir miydik? Yaşamdan kıyımlar ve adaletsizliklerle çevrili bir kötülük dışında şeyler de istemez miydik? 

Dışarıdakiler, okurlara bir “ütopya” vadediyor: Ağaç keserken rızalık alınan, yalanın ve talanın henüz uğramadığı, doğanın para için tahrip edilmediği, kadınlara ve çocuklara güvenli bir yaşam olanağı sunan; velhasıl “Dışarı”nın kötülüklerinden azade bir sığınak. 

Bir maden şirketinde sorumlu olarak çalışan Demir, Adını Bilmediği Kız sayesinde bu sorunun peşine düşüyor; kendiyle ve ailesiyle yüzleşiyor. Hiç tanımadığı bir dünyanın ve dilin ortasında, “kendi sesini” duymaya çalışıyor. 

Oyunculuğu ve senaristliği ile tanınan Alper Kul, bu sefer sevenlerinin karşısına yazar kimliğiyle çıkıyor. Okurlarını çocukluk düşüne, en temiz ve korunaklı sığınağına davet ediyor. “Adamın tek bildiği iletişim yolu konuşmaktı. Ama bir insan sadece konuşarak karşısındakiyle nasıl anlaşabilirdi ki? Duygularını nasıl aktaracaktı? Konuşmak iletişim yolları arasında en zayıf olanıydı. Neticede konuşmak, ağızdan çıkan sesleri birbirine bağlayarak, her duyguya karşılık gelen bir kod üretmekti. Birisi tecrübe ettiği çok etkili bir duyguyu, misal, A-Ş-K sesleri çıkartarak ifade ettiğinde, kodu işiten karşısındaki de kendi yaşanmışlıklarından bu kodun karşılığı bulup, bir duygudaşlık yaşamaya çalışıyordu. Kişinin karşısındakini anlama kabiliyeti kendi yaşanmışlıkları kadardı. Yani kimse konuşarak tam anlamıyla duygularını karşısındakine aktaramazdı. Anlatımın vücut diliyle desteklenmesi şarttı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da493dc0-f8c3-4562-81c1-7c50c349ef82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapiens: Grafik Tarih 1</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor. 
Dört ciltlik serinin birinci cildi olan İnsan Türünün Doğuşu, diğer hayvanlardan pek de farkı olmayan bir tür olarak ortaya çıkan Sapiens’in tüm dünyayı dönüştürebilecek gücü nasıl elde ettiğini renkli kahramanlar ve mizah dolu hikâyeler eşliğinde anlatıyor. 
İnsan evriminin bir survivor yarışması, Sapiens’in yarattığı ekolojik felaketin bir dedektiflik hikâyesi olarak aktarıldığı bu nefes kesici yolculuk, müthiş çizimler ve yaratıcı anlatılarla biyoloji ve tarihin insanlığı nasıl şekillendirdiğini, bilişsel devrimle gelişen kurmaca becerisinin insanlara kazandırdığı ölçüsüz gücü ve bu gücün yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor. 
Farklı bilim dallarının yaklaşımlarını anlaşılır ve eğlenceli bir anlatıyla aktaran bu çalışma, bugün karşı karşıya olduğumuz çetin sorunların kaynağına ışık tutarken insanlık tarihini keyifle okunan sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b63416-d0ca-4a81-b44f-d9b70f7a035a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebebiyat - Orman Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki...

Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabı”, “İlk anatomi kitabı”, “İlk macera kitabı”, “İlk duygu kitabı”, “İlk seyahat kitabı”, “İlk hayvan kitabı” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.

Bebebiyat serisinin “İlk hayvan kitabı” başlıklı eseri Orman Kitabı, İngiliz yazar Rudyard Kipling&apos;in kült eserini bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Ormanda kurtlar tarafından büyütülen Mogli adlı çocuğun vahşi doğaya uyum sürecini ve ormanın diğer hayvanlarını anlatan bu ölümsüz eser, artık bir bebek kitabı. Orman Kitabı’nın 0-2 yaş uyarlaması, rengarenk çizimleri ve ebeveynlerin bebeklerine rahatlıkla aktarabileceği kısa metinleriyle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/effbf0fc-d363-4f9a-8152-6255571c57de.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;e Hasret Mürekkepli Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce köşe yazılarımı ve kitaplarımı okuyan, konuşmalarımı izleyen bir öğretmenin “Neden bir Atatürk kitabı yazmadınız? Yazmalısınız...” önerisine, içtenlikle “Çok isterim” demiştim. O gün ağzımdan küçük bir fısıltıyla çıkan bu sözü bugün sesli sedalı hayata geçirmenin ve bir kitapla mühürlemenin gururu içindeyim. Bu kitapla 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’yla çocukluk günlerimi; 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’yla öğrencilik ve gençlik yıllarımı; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla Cumhuriyet değerlerine bağlılığımı “coşkuya, mutluluğa, gurura” dönüştüren Büyük Atatürk’e, O’nun mayaladığı sağlam Cumhuriyet hamurunda yoğrulmuş biri olarak borcumu ödemek istedim. Bu kitapla okudukça anladığım, anladıkça anlatmaya çalıştığım ve asla bitiremediğim “57 ciltlik dev eserin” büyük kahramanına şükranlarımı sunmak istedim. Özetle; bu kitap her konuda yol gösteren, ufuk açan, derde deva olan Atatürk’e duyduğum gönül borcumun, vefa borcumun ifadesidir. Eğitimin eğitim olduğu dönemde adı Atatürk olan üniversiteyi dereceyle bitirdim! Adı Atatürk olan öğretiye bir ömür verdim, hâlâ bitiremedim. Göz açıp “Atatürk” demişim. Gözümü açıp Cumhuriyet’i öğrenmişim. Tüm bu gerekçelerle, kahramanından ötürü mert ve yüce, içeriğinden ötürü sert ve zorlu bir konuyu seçmek kolay olmadı kuşkusuz! Başardım mı bilmiyorum ama denedim. Başarılı olursam yeniden bir üniversite bitirmiş olacağım, hem de dereceyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88030</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6221e21f-6345-415e-aa73-7781b4c48676.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Kafkasya Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Ordusunun Ermenistan tarafından işgal edilmiş vatan topraklarımızı kurtarmak için savaştığı ve zafere ulaştığı koşullarda, Kafkaslar yeniden Türkiye&apos;nin ve dünyanın gündemine girmiş bulunuyor. Kafkaslar&apos;ın gündemden düşmeyeceğini saptamak için kahin olmaya gerek yok. Çünkü Kafkaslar, hem önemli enerji kaynaklarına sahiptir hem de enerji yollarının üzerindedir. Türkiye-Rusya dostluğu yine Kafkaslar&apos;da sınav veriyor. Çin&apos;den gelen İpek Yolu Kafkaslar&apos;dan geçiyor. Baş aşağı giden ABD emperyalizmi Kafkaslar&apos;da üslenme arayışları içindedir. En önemlisi, Doğu Akdeniz ve güney sınırlarından ABD-İsrail eksenli tehditlerle karşı karşıya bulunan Türkiye&apos;nin sırtını dayadığı coğrafya Kafkaslar&apos;dır. O nedenle Atatürk&apos;ün Kafkaslar&apos;a ilişkin tecrübe ve görüşlerini derleyen bu kitap, tarihsel içeriğinin ötesinde bir değer taşımaktadır. Atatürk&apos;ün Kafkas Seddi&apos;ne karşı tavrı devlet yöneticileri için de askerler için de derin dersler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/854425be-5b46-4da8-b77c-4f68f09ec2ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Yaprağın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı değiştirebileceğinizi hiç düşündünüz mü?
En azından bazı şeyleri...
Süper kahraman olmaktan bahsetmiyorum.
Olağanüstü güçlere de ihtiyacınız yok. Sadece çevremize biraz dikkatle bakmamız ve çaba göstermemiz bunu başarmak için yeterli.”
On iki yaşında Karadeniz’in mavi ve yeşillikleri içerisinde yaşayan sıradan bir çocuğun hayatına sahip olan Hakan’ın arkadaşlarıyla birlikte ahşap, terk edilmiş kimsenin ilgilenmediği bir eve girmesiyle hayatı değişir. Bu ev gerçek mi yoksa hayal miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc136163-e7ee-434f-a9e4-36f348698f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimler ve Sanatlar Üzerine</image:title>
            <image:caption>Şöhret nedir? İşte kendi şöhretimi borçlu olduğum değer­siz eser. Bana bir başarı kazandırmış ve adımı tanıtmış olan bu parça, muhakkak ki orta derecededir; hatta bu kitabın en önemsiz kısımlarındandır, diyebilirim. Eğer bu ilk yazıya layık olduğundan fazla değer verilmeseydi, yazarı nice felaketten ko­runmuş olurdu. Ama daha önceleri gösterilen bu yersiz ilginin, sonradan daha haksız bir şiddeti üzerime çekmesi kadermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3206f0-d39a-43fe-befc-9db2a568d456.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Irmağın kıyısında elini çenesine dayamış yaktığı ateşe bakıyordur. Az önce Artemis Tapınağı’nda çocuklarla oynarken ne yaptığını soran yurttaşlarına “Böylesi, aranıza katılıp politika yapmaktan daha iyi değil mi?” diye sormuştur. 

Şimdi bize kalan Artemis Tapınağı’nın yıkıntıları ve Herakleitos’un “Kırık Parçaları”dır ama tarihin ve felsefenin yolunda “Güneş her gün yenidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804a6ccf-79c5-4ede-b57f-9259a5b1430e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Savunması</image:title>
            <image:caption>Eski Yunan’da bir bahar günü ebe Phaenarete ile heykeltıraş Sophroniscus’un bir oğulları olur. Güzellikten yana nasibini alamamış olsa da o an gökyüzünde tam da İkizler burcunda kol kola girmiş Venüs ve Merkür, söyledikleri asırlar boyunca konuşulacak bir hatibin müjdesini vermektedir. 
… 
Sokrates, kendisinde hiçbir bilgelik olmadığını ileri sürerken de asıl yapmak istediği şey, karşısındaki insana sınırlarını öğretmektir. Bunu, özellikle yaşadığı toplumdaki kabul görmüş, önemli insanlara yaparak kendisi için çok önemli olan toplumsal görevini de yerine getirir. Yaşadığı kenti, soylu ve güzel olmasına rağmen miskinlikten kurtulamayan bir ata, kendisini ise onu uyandırmaya ve ayaklandırmaya çalışan bir at sineğine benzetmesi de bundandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5e5421-3018-432a-84b0-458037fbeba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler, Locke’un gençlik döneminde yazdığı bir eser olduğu için, filozofun daha sonraki eserlerinin her birin­de bu eserin etkileri ve izleri görülebilir. Bu etkilerin en çok görüldüğü olgunluk dönemi eserlerinin başında İn­san Anlığı Üzerine Bir Deneme, Yönetim Üzerine İki İnceleme ve Hoşgörü Üzerine Mektuplar gelir. Sözgelimi, İn­san Anlığı Üzerine Bir Deneme’nin ana gayesi olan, insan bil­gisinin kaynağı konusunda “doğuştan fikirler” görüşünün reddedilerek ampirizmin kabul edilebilir biricik izah olarak savunulmasının temelleri daha önce Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler’de atılmış bulunuyordu; Yönetim Üzerine İki İnce­leme ve Hoşgörü Üzerine Mektuplar’da önemle üzerinde du­rulan insanın hür ve sorumlu bir varlık olduğu konusu, Denemeler’de hatırı sayılır bir yer işgal ediyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ba5b15-16e7-4700-b663-653105c2e21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kıta</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Sıradışı davranışlar sihirbazlar için son derece sıradandır...&apos;&apos; Ankh-Morpork&apos;tan binlerce kilometre uzakta, kızıl, kurak ve çetin bir diyarda, beline kadar toprağa gömülmüş talihsiz bir adam, kazdıkça kazıyor. Sadece, kazıyor. Bir zamanlar bir &apos;&apos;sihirbazz&apos;&apos; olduğu rivayet edilen bu adamın tek amacı biraz su bulmak ve mümkünse, yeni tehlikelerden kaçınmak... Evet; her zamanki gibi, kaderin ona biçtiği bir rol var: Hayli gönülsüz olsa da, dünyayı kurtarmak zorunda. Yine. Üstelik aynı sıralarda, o diyarın binlerce senelik mazisinde, hiç olmamış olması gereken şeyler gerçekleşiyor; zira bir grup pervasız sihirbaz küçük bir karıncanın üstüne basıp her şeyi yeniden başlatıyor...   Geçmişi, şimdiyi ve geleceği aynı anda yaşatarak zamanı alabildiğine esneten &apos;&apos;dâhice&apos;&apos; bir kurgudan beslenen bu parodik eser, okurlarını Diskdünya&apos;nın kalbinden başlayıp efsanevi XXXX kıtasına uzanan fantastik ve absürt bir yolculuğa çıkarıyor. Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz dili ve Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla Türkçede ilk kez yayımlanan Son Kıta; Avustralya&apos;nın alametifarikalarını arkasına alarak, bu kültüre ilgi duyanlar için gayriresmî bir &apos;&apos;yol haritası&apos;&apos; çiziyor. &apos;&apos;Yaratıcılar tanrı değildir. Onlar mekânları yaratır, ki bu da hayli zor bir iştir. Tanrıları yaratanlar insanlardır. Ve bu, pek çok şeyi açıklar.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea61f17-44ce-4c34-b803-6ecf4f20fe05.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnozla Geleceğini Tasarla</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki metinler hipnozu uygulayabilen ve profesyonelce geriye hipnozdan çıkartabilen insanlar içindir.

Son zamanlarda hipnozu ve hipnoz trans durumunu oluşturmayı öğreten birçok hipnoz okulu vardır. Ama terapi alanında bu insanlar çoğu zaman yanlız bırakılıyorlar. Aslında hipnozun asıl etkisi, doğru ve zamanında yapılmış telkinler ile trans durumunda bilinçaltına aktarılanlardır. Hipnoz sırasında rahat konuşabilmek ve rahat hareket edebilmek için yeterli bir hipnoz tecrübesi gereklidir. Bu kitap, tam bu durumda ihtiyaç duyulanları size sunmaktadır. Sizlere bu kitapta servet niteliğinde bilgiler sunuyoruz. Bu metinler halkın birçok ortak sorununu ele almaktadır.

Bu metinleri oldukları gibi kullanabilirsiniz. Kullanımları neredeyse her durumda ve her zaman uygundurlar. Her halükarda bu telkinlere kendinizden bir şeyler ekleyerek, bunları danışanlarına uygun hale getirip sunmalısınız. Bunlar bilinçli bir şekilde hazırlanmış cümlelerdir. Dil bilgisi olarak düzeltmeye çalışmayın çünkü bunlar, dolaylı yoldan telkin vermek amacı ile hazırlanmış cümlelerdir. Zaten bu telkinlerin amacı da bilinci şaşırtıp bilinçaltına inebilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b132a0-efe1-458d-9794-3d45b7618549.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ve Fare Bıdık Eksik Parça Yayınları</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi ve Fare Bıdık Eksik Parça Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad759f95-ecc8-49e4-bc9d-ca7e71f9073c.jpg</image:loc>
            <image:title>Makroekonomi Mektuplar</image:title>
            <image:caption>1.Hafta: Klasik (Neoklasik) Emek Piyasası Analizi 
2.Hafta: Klasik (Neoklasik) Mal Piyasası Analizi 
3.Hafta: Klasik (Neoklasik) Para Piyasası Analizi 
4.Hafta: Klasik (Neoklasik) Makro Model 
5.Keynesci Makro Model 
6 Keynesci Yatırım Fonksiyonu Ve Sermayenin Marjinal Etkinliği 
7.Neoklasik Sentez Ve Is-Lm Fonksiyonları 
8.Keynesci Phillips Eğrisi Analizi 
10.Monetarizm Ve Doğal İşssizlik Hipotezi 
11.Monetarizm Yeni Phillips Eğrisi Analizi 
12.Yeni Klasik Makroekonomi 
13.Yeni Keynesci Makro Model 
14.Ödemeler Dengesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88040</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf31af4-4bdb-47c8-800b-bc9781339dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Sancıları</image:title>
            <image:caption>Kaç zamandır buradayım? 
Her yanım sızlıyor, ağrıyor 
Bir yanım diniyor 
Bir yanım bağırıyor 
Kendimi tutup susuyorum 
Belli etmiyorum ama 
İçimden kan kusuyorum 
Yan mazgalda acınası kısık sesler 
Ve duyulmasın diye kısılan nefesler 
Ve ben 
Kaç zamandır buradayım? 
Rufay Karahan 
Hakkı Bulut ve İlyas Salman&apos;ın sonsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154ba73a-98ae-44c1-ad03-9e99ce50daf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Urfa Ulucami</image:title>
            <image:caption>İslâm medeniyetinde ilk ulucâmi, Hz. Peygamber’in (a.s.) ve ashâbının hicretin birinci yılında inşa ettiği Mescid-i Nebevî’dir. Bu mescit, daha sonra inşa edilen ulucâmilere örnek olmuştur. Ulucâmi; şeâr-i İslâmiye’dendir ve İslâm şehrinin merkezî mekânı, Müslümanları cuma ve bayram namazları vesilesiyle bir araya getiren en büyük mabet, eğitim-öğretim ve istişare mekânıdır. 
Bu yaklaşımın bir örneği olan Urfa Ulucâmi, ilk olarak Hz. Ömer (r.a.) döneminde el-Cezîre bölge valisi sahibi Saîd b. Âmir b. Hizyem el-Cumahî el-Kureşî tarafından 641 yılında inşa edilmiş ve tarih sahnesindeki yerini almıştır. Minaresi Selçuklularca Emir Bozan tarafından yaptırılmıştır. Minarenin tepesini örten kubbe Osmanlı’nın son dönemlerinde yıkılmıştır. Yıkılan bu kubbenin yerine, 1900’lü yılların başında dörtgen planlı bir sâyebân inşa etmiştir. Urfa Ulucâmi’yi bugünkü formda yeniden inşa eden ise Dımaşk ve Halep atabeği Nureddin Mahmut Zengi’dir. 
Kasım Şulul sadece ülkemizin değil, İslâm tarihi ve medeniyetinin de müstesna örneklerinden biri olan bu mâbedi gerek mimari, gerekse tarihi nitelikleri bakımından ayrıntılı bir şekilde inceliyor, camiyi sayısız görsel ile adeta hafızamıza nakşediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d906de-d97f-4443-8bee-e350b9778bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Bir Maymun</image:title>
            <image:caption>Eşref Karadağ çocukların çok seveceği eğlenceli bir romanla karşımızda. 
Bölüm başlıklarından birkaçı şöyle: 
Kilerdeki Yaratık 
Sandıktan Yılan Çıktı 
Salvador Dali Bize Taşındı 
Panda Kaçtı 
Kravat Takan Ağaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/063ae6a7-eb26-4a9c-8cf2-acee0a820622.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamie Drake Denklemi</image:title>
            <image:caption>ASTRONOT BİR BABANIZ OLMASI HARİKA OLMAZ MIYDI? 
Fırlatılan roketler, sıfır yerçekimi ve uzayda bir süperkahraman gibi uçmak! Jamie Drake’in babası Dünya’nın yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaydı. Jamie bunu havalı bulmalıydı aslında ama babasını çok özlüyordu… 
Yerel gözlemevinde vakit geçirirken Jamie’nin telefonu tuhaf bir sinyal alıverdi. Uzaylılar, Jamie’nin gezegenine gittikçe yaklaşıyor gibiydi. Ama uzay tehlikeli bir yerdi ve babasının görevinde bir şeyler ters gittiğinde Jamie, kendisinin de bir kahraman olduğunu kanıtlayabilecek miydi? HAYATINDA BİR KEZ BİLE YILDIZLARA BAKMIŞ HERKES İÇİN KOZMİK BİR MACERA.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5446c472-e67f-4495-b09f-88e096675f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Managing Global Trade In Industry 4.0 - New Issues And Trends</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter 1 – Nineteenth Century Britian As the First Industrialised Nation of the World: Technology, Innovation, Industrialisation 
Chapter 2 – Globalization 4.0 and New Trends in Economic Integration Models 
Chapter 3 – International Trade and Digitalization 
Chapter 4 – An Innovationel Altenative of Industry 4.0 for the Turkish Customs Operations: Customs 4.0 and Single Window System   
Chapter 5 – E-Commerce in Digital Age 
Chapter 6 -  The Veiled Symbionis: Integration of Marketing  and Industry 4.0 in Global Markets 
Chapter 7 – Global Blockchain Systems and Cryptocurrencies in International Trade 
Chapter 8 – Machine Learning Applications in Stock Markets 
Chapter 9 – Industry 4.0 and Fintech Chapter 10 – Finance 4.0 Deep Learning vs Conventional Econometrics in Volatility Forecasting 
Chapter 11 – Integrated  Digital Production and Accounting: A Critique and Future Directions for Industry 4.0 
Chapter 12 – Industry 4.0 and Smart Factories 
Chapter 13 – Industry 4.0 Under Fuzziness: A Simulation Software Application 
Chapter 14 – Econoımics Accessibility:  Addressing Equality for Industry 4.0 
Chapter 15 – Tourism 4.0: Changing Demand and Supply</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94707fbb-92c4-4fdb-a308-e52773b48def.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Köklerini Arayış</image:title>
            <image:caption>Anadolu Köklerini Arayış başlığı altında ilk defa okuruyla buluşan Tahir ile Zühre, Siyâvuş veya Hayalperest ve Dibâçe-i Mesnevî’yi Hilmi Ziya Ülken’in 1919-1921 yılları arasında Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri ve Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde ortaya koyduğu, kariyeri boyunca gelişerek işlevsel kalan Anadolucu kültürel program çerçevesinde edebî arayışları olarak görebiliriz. 
1921 tarihli manzum tiyatro Tahir ile Zühre, bu kültürel programla sunulan destan telakkisinin elimize ulaşmış erken örneğidir. Hilmi Ziya, Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri’nde “mevzuu Anadolu’da olan lirik destanlar” içinde zikrettiği, Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde Köroğlu, Battal Gazi, Kerem ile Aslı, Âşık Garip ile birlikte “doğrudan doğruya Anadolu örfünün yarattığı eserler” içinde saydığı Tahir ile Zühre anlatısını Wagner’in Niebelungen’in Yüzüğü (Der Ring des Nibelungen) tetralojisini model alarak yeniden kurguluyor. 
Hüseyinzâde Ali Turan Bey’in teşvik ve tavsiyesiyle 1921’de yazmaya başlayıp 1931’de tamamladığı mensur tiyatro Siyâvuş veya Hayalperest, konusunu Firdevsî’nin Şahnâme’sindeki Siyâvuş hikâyesinden alıyor. Hüseyinzâde’nin “Şark Hümanizması” tezine yaslanarak planlandığı eserde Hilmi Ziya, Siyâvuş’un hikâyesi üzerinden kendi “İnsani Vatanperverlik” kavrayışını dramatize ediyor. 
Vefatından kısa süre önce, 1973’te tamamladığı Dibâçe-i Mesnevî’de ise Anadolu klasik tasavvufunun, yüksek tabakalardaki teşekkülü demek olan Mevlânâ’yı ve kütleye doğru inerek milletin içine sokulması demek olan Yunus’u aynı anda ve birlikte cevaplıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5d8343-1682-48ab-be9e-7d3b592a3476.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurtanın Serüveni</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarımız Tuna ve Tuana kardeşler, dere kenarındaki kaya oyuğunda mat-sarımtırak, koyu benekli, küçük bir yumurta bulurlar. Yumurtanın serüveni böylece başlamış olur… 

Sizce hikâye nasıl ilerliyordur? Not: Kitabın sonunda bilmeceler ve çeşitli etkinliklere de yer verilmiştir. Eğlenerek öğrenmeniz ve doğa dostu bireyler olmanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c82c97f-a1e9-4f7d-bed9-f277f2194001.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Hayali</image:title>
            <image:caption>Hilmi Ziya Ülken’in, 1918-1921 yılları arasında, Mülkiye talebeliği sırasında, kendi ifadesi ile “Mütareke yıllarının yeisli havasında” kaleme aldığı Anadoluculuğun kurucu metinleri niteliğindeki ilk eserleri elinizdeki çalışmayla yazılışından yüz yıl sonra ilk defa yayınlanmış bulunuyor. 
1918-1919 yıllarına ait Feryat ve Dağınık Parçalar genç Hilmi Ziya’nın ilk kalem tecrübeleri. Feryat’ta Anadolucu yönelimin, Mütareke’nin yol açtığı “içtimai katastrof”un tanıklığıyla teselli arayan, acıklı, duygusal, nihayet ümitvar bir ifadesiyle karşılaşıyoruz. Bazen hikâye, bazen şiir ve bazen denemeden oluşan Dağınık Parçalar’da ise Anadolu davası, dil, tarih ve millet bilinci temalarının ön plana çıktığı edebî parçalar yer alıyor. 
Ocak 1920’de tamamladığı Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri’nde II. Meşrutiyet’in yaygın ideolojileri olarak İttihad-ı İslâm, Turan, Tanzimat yadigârı Osmanlıcılık ve Avrupacılık cereyanlarına karşı reaksiyon olarak Anadoluculuk için ideolojik, siyasi ve kültürel bir deklarasyon, bir program sunuyor. 
1921 tarihli Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde bu programda yer alan maddeleri derinleştirerek Anadolu örfünün köklerini araştırıyor ve tarihin derinliklerinden fırtınalar yapıp geçen bir hayatın mânâsını çıkarmaya çalışıyor. 
 Anadolu Hayali genç Hilmi Ziya’nın, karanlık Mütareke günlerinde, Osmanlı’nın yıkılışı sırasında Anadolu’da doğacak yeni kültür güneşinin hayalini kurduğu tarihsel belge niteliğindeki metinleri bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62579e64-1265-4be3-a752-14494cd0656a.jpg</image:loc>
            <image:title>New York Cadıları</image:title>
            <image:caption>“Kader tarafından cadı seçilmek için ataların kanının taşınması gerekmiyor. Ne vücutta bir cadı işaretine, ne ayrık ön dişlere, ne de çenede gamzeye gerek var. Bir tür özlem, içten içe duyulan bir tür huzursuzluk yeter bunun için.” 
1880 
İki cadı, Adelaide Thom ve Eleanor St Clair, Manhattan’da şifa, el falı ve iksir üzerine uzmanlaşmış bir çaycı dükkanı açar. 
Bir gün Beatrice adında büyüleyici bir kadın yardımcı olarak onlarla bu dükkanda çalışmaya başlar. Beatrice kısa bir süre sonra bu iki cadı için vazgeçilmez olur; ancak buradaki hayatı tuhaf olaylarla gölgelenir. Kimsenin göremediği şeyleri görmeye, kimsenin duymadığı sesleri duymaya başlar… Birisi ona büyü mü yapmıştır yoksa sadece aklını mı yitirmektedir? 
Cadıların yeteneklerini en iyi şekilde nasıl geliştirebilecekleri konusundaki çekişmelerinin ortasında, Beatrice ortadan kaybolur. Beatrice kendi isteğiyle mi ortadan kayboldu yoksa biri tarafından mı kaçırıldı? 
Kadınların korse giydirildiği, hapsedildiği ve fikirlerini zar zor dile getirebildiği bir çağda gerçekten güvende olma ihtimalleri söz konusu mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab493b2-e73a-4706-87b0-385f5ee4cdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Oda</image:title>
            <image:caption>Tek kişiye kiralanacak çift kişilik, güzel bir oda. 
Lisa, geçmişi sorunlarla dolu genç bir kadındır. Bir gün büyük bir evde; kiralık, güzel bir oda bulunca şansına inanamaz. Ev sahipleri kibar ve misafirperver bir çifttir. Lisa yaşadığı odada bir intihar notu bulana kadar her şey yolunda gider. Ancak ev sahipleri bu odanın ilk kiracısının Lisa olduğu konusunda ısrarcı olunca, Lisa kendisinden ve bulduğu nottan şüphe duymaya başlar. 
Lisa, bu odada ondan önce yaşayan adamın sırlarını açığa çıkarma konusunda inatçı olunca, esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. 
Evin dört duvarına sinmiş sırlar giderek Lisa’nın üzerine kapanır. Gerçeğe doğru ilerlerken, kendini neyin gerçek olduğunu bir türlü ayırt edemediği aynalarla dolu bir cehennemde hissetmeye başlar… 
Odanın ilk kurbanı kimdi? 
Lisa odanın sırrını çözebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1245094b-e194-4801-8e92-a21996a84055.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatı Katı</image:title>
            <image:caption>Nihan Kaya&apos;nın ilk gençlik yıllarında yazdığı öykülerden oluşan Çatı Katı, 2004 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü aldı. Nihan Kaya&apos;nın yazdığı uzun ve çarpıcı önsözle birlikte öyküler bu baskıda yeni bir boyut kazanıyor. 
&quot;Merhamet, acının anlaşılmasıdır&quot; düsturu uyarınca çocuklara ve çocukluğa dair merhamet öyküleri bunlar. &quot;Bu dünyadaki en görünmez acılar, çocuğun çektiği acılardır,&quot; diyen Nihan Kaya&apos;ya göre edebiyatın amacı, görünmeyen acıları görünür hale getirmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8c266e-0521-4889-b309-67fb3af64807.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Çalan Kız</image:title>
            <image:caption>Sri Lanka’nın yemyeşil adalarından birinde geçen bu heyecan verici hikâye bizi cesur Chaya ile tanıştırıyor. Köylerinde yaşayan fakirlere yardım etmek için zenginlerden çalan genç bir kız, modern bir Robin Hood. 
Chaya, arkadaşlarını ve muhteşem bir fili gizli bir ayaklanmanın yeşerdiği, sülüklerin pusuda beklediği ormanda; gürültülü, tedirgin, neşeli bir maceraya sürüklüyor. Bakalım bu cesur arkadaş grubu için kraliçenin mücevherlerini çalmak her şeyin sonu mu yoksa başlangıcı mı olacak? Heyecanla okuyacağınız nefes kesici bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dae561c-c07d-49a0-92fb-9701900b6642.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşt</image:title>
            <image:caption>Hoşt, insanın içindeki melekle olduğu kadar şeytanla da tanışmış ancak ondan bir türlü yüz çevirememiş bir sokak köpeğinin, Ceviz’in hikâyesi. 
İlk elden, ilk gözden, ilk ağzından… 
Karnını bir nebze olsun doyurabilmek niyetiyle yanaştığı insanın saldırısına uğradığı anda duyduğu bir kelimenin etrafında şekillenen anlarda ve sonrasında kendini, hayatı sorguladığı; özgürlük, sahiplik, sadakat gibi kavramlar üzerine düşündüren bir roman. 
Burak İhsan’ın sözcükleri incelikle dizdiği bu etkileyici romanı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. 
“Bizi bir aşağılama, küçümseme, hakaret etme aracı olarak kullanır insanlar. Serseri olana it derler mesela, sadık olana köpekleşmiş; düşkün olanlar hâlimiz itten beter derler ya, neymiş bizim hâlimiz? Yahut hâline köpekler güler derler ki, bizde düşene gülmek de, tekme atmak da yoktur hâlbuki.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae5372c-395a-4e2d-bdcb-72e654d4f6a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Matematiği Numeroloji Ajandası 2021</image:title>
            <image:caption>1 geldi ilk, BEN dedi. Erildi. 
2’nin rahminde SEN’e evrildi. 
3’te ego sahnedeydi: “BEN,” dedi SEN, “SEN,” dedi BEN. 
4’ün kalbinde sabırla yumuşadı BEN, pişti SEN; tek nefes “BİZ!” dediler. 
5’te merak etti BİZ, keşfetti SİZİ. 
6’da artık kocaman bir aileydi: BEN, SEN, EGO, BİZ, SİZ! 
7’de aşka düştüler hep birlikte; birbirlerini aydınlattılar. 
8’de anladılar BİR’likten doğan gücü, bereketlendiler. 
9’da birdiler, insana ilham, özlerine şifa oldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88054</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ddc094-0989-41eb-b15a-b1d2b1fef825.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı</image:title>
            <image:caption>Gecenin karanlığında, ıssız sokaklarda gezer düşlerin fısıltıları. Sahipsizliğin somurtkanlığını peşlerine takarak, buldukları ilk barınağa girerler. İşte orada, gölgelerin ardında, başlar siyahla beyazın hikâyesi. Ya da öyle sanır herhangi birisi... 

Yankı bir ilk kitap olmasına karşın ustalıkla örülmüş öykülerden oluşuyor. Rahatsız edici, hatta denebilir ki “riskli” meseleleri irdeleyen bu öyküler yeri geldiğinde biçimsel denemelerden sakınılmadan ortaya konuyor. Kimi zaman şiddeti, ardındaki nedenleri ya da düpedüz nedensizliğini, kimi zaman günlük hayatımızın içine sinmiş tahakkümü, kimi zaman da sıradan hayatlarımızın karanlığını ya da üzerimizde bir yük gibi taşıdığımız yarı ölü halimizi anlatıyor. Açgözlülüğü, doymak bilmez arzuyu, saçma sapan yaşamları ve belki de en önemlisi, sokağı ve eşitsizliği odağına almaktan, bunları hayal gücünün prizmasına tutmaktan da asla geri durmuyor...

Müge Koçak yaratıcılığıyla; muzip, kıvrak ve cesur kalemiyle adından çok söz ettireceğe benziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b3444ab-a028-462e-98ba-be25e5dfa393.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Rengi Mavidir</image:title>
            <image:caption>Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin. 
Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü. 
“Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!” diyor. Buna itirazım var benim. 
Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek. Uyanacaksın. Başka yolu yok. 
Kimse özgürlüğün mavisini elimizden alamaz. Hiçbir güç, hiçbir kudret, hiçbir otorite insandan daha üstün değil. Yeter ki insan kendi gücünün farkına varabilsin. 
Sizi özgürlüğe davet ediyorum bu kitapta. Özgürleşmeden mutlu olamayız çünkü. Ezene direnemeyiz. Kendi dünyana döneceksin arkadaş, kaybettiğin özgürlüğü bulup çıkaracaksın. 
Motorları maviliklere süreceğin güne kendi emeğinle ulaşacaksın. 
Sonrası umut...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09749db-d8aa-4fa8-9fb5-7e3ee8b8cf00.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans – Roma Diyarında Etnisite ve İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Önde gelen bir tarihçi, Bizans olarak bildiğimiz imparatorlukta Grekçe konuşan nüfusun aslında Romalı olduğunu ve araştırmacıların son iki yüzyıldır siyasi nedenlerle etnik kökenlerini kasıtlı olarak yanlış etiketlediklerini savunuyor. 
Anthony Kaldellis, Bizans’ın etnik yapısını tüm ayrıntılarıyla inceliyor. Bizans topraklarında yüzyıllar boyunca yaşayan, kendilerini Romalı olarak adlandıran bu insanlar kimdi ve diğerlerinden nasıl ayrılıyorlardı? Romalı olmayanları nasıl yönetiyorlardı? Romanía bir imparatorluk muydu yoksa bir imparatorluğa mı sahipti? Yoksa ikisi de değil miydi? 
Modern dillerde Atina’nın hemen ardından demokrasi teriminin gelmesi gibi, Bizans’ın hemen ardından da imparatorluk terimi gelir. Fakat aralarındaki paralellik bu düzeyde kalır ve sorunlar başlar. Zira, eski Atinalılar gerçekten kendilerine Atinalı, devletlerine de demokrasi diyordu. Atinalı olmayanlar üzerindeki güçlerinden (veya “hâkimiyetlerinden”) bahsetmek istediklerinde ise, hegemonya veya tiranlık diyorlardı. Ancak Bizanslılar kendilerine Bizanslı, devletlerine de imparatorluk demiyordu. Bunun yerine, kendilerini hep Romalı, devletlerini de “Roma” monarşisi, yönetimi, iktidarı ya da kamu işleri gibi değişik biçimlerde adlandırıyorlardı. Ayrıca devletlerine, çoğu modern tartışmada yer almayan biçimde, Romanía (yani Roma diyarı) adını vermişlerdi. 
Birincil kanıtlar Bizans’ın gerçekten de bir imparatorluk olup olmadığını göstermekte midir? Bizans’a hep imparatorluk dedik ama bu aslında hiçbir zaman kanıtlanmadı ve hatta sistematik olarak incelenmedi. İşte bu kapsamlı araştırma kitabıyla Anthony Kaldellis, incelenmeyenin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a6dc0b-8631-4d7e-9c8e-91259d241efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurumu Koruyan Korkuluk</image:title>
            <image:caption>Ne yazı ne şiir, ikisi de edebiyat değil. İnsanın yazısı, elyazısı, alınyazısı, olyazısı, yolyazısı. Bazen büyük okyanuslar gibi gözüken, hem içimizi hem aklımızı kavuran, yakan, susuzluktan boğulduğumuz bu çölden çıkmak için gereken yolluğumuz bizim. Yazı da yolluk şiir de. Uçurumdan da, azgın nehirlerden de, çölden de onlarla çıkıyor insan ve onlara çıkıyor. Tarhan Gürhan’ın Uçurumu Koruyan Korkuluk kitabı, Cemal Süreya’nın Uçurumda Açan kitabının adını hatırlattı, ‘uçurumda açan çiçek’ oldu. Uçurumda açıyor ama zehirli değil, yakıcı. Zehri atmak için kaçınılmaz olarak yakıcı.  
- Haydar Ergülen 

Yıllar önce Alkoliçe - Kendini Kundaklama Dersleri ile aşkın ve ayrılığın haritasını çizen Tarhan Gürhan, Uçurumu Koruyan Korkuluk’ta ayrılıkla ve özlemle başa çık(ama)ma günlerini anlatıyor. Ayrılıkla başlayıp çöpe atılan şişelerle sona erdirilmeye çalışılan aşkın her hali, hayat ve ölümün kıyısında geziniyor. Gürhan’ın fişlerden dolaplara, peçetelerden gazetelere her anını kayda geçirdiği günlerinin bir araya geldiği ve bir aşkın anatomisini çizen bu kitap, sizi korkularınızla değil; korunması gereken uçurumların varlığıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95e1f2f-25c6-43fc-8d2f-b935f9d91e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Bensiz Ayna</image:title>
            <image:caption>- Sıra dışı bir büyülü gerçeklik romanı - 
Bir gün evinin baş köşesinde duran aynada kendini göremezsen ne yaparsın? 
“Artemis ürkek hareketlerle geriye döndü. Kahroldu. Korktuğu başına gelmişti. Dev ayna evdeki eşyaları, balkon kapısını, pervazda duran beyaz orkideyi, siyah kadife perdeleri, özel tasarım yer lambasını gösterdiği gibi Aynacı’yı da göstermişti. Tek eksik yine kendisiydi.” 
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan Bensiz Ayna, seni bu dünyanın griliğinden alıp kendini baştan inşa edebileceğin rengarenk bir aleme götürüyor. Kitabın sayfalarını çevirirken kendi keşif yolculuğuna çıkacaksın. Aynaya bakarken gördüğün piksellerin peşine düşecek, yüzüne şekil veren kahramanlarını düşüneceksin. 
Aynadaki senle karşılaşmaya, kendini görmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcd1d516-ce3c-452c-b95c-1f0971627661.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Tarihi 6</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, sosyolojinin kurucu babaları, sosyolojik düşüncenin ustaları ve çağdaş sosyologların öncüleri olan Pareto, Malinowski, Mead ve Park, sosyoloji tarihi çerçevesinde kapsamlı bir araştırma sonucunda Türkiye&apos;de ilk kez bir araya geliyor. Bu kitapta, büyük fikir insanları olan Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın entelektüel portreleri, metodolojileri, sosyal teorileri ve sosyolojik düşünceye katkıları detaylı bir biçimde tahlil edilmiştir. Bu metinde, Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın makro sosyoloji geleneği ile mikro sosyoloji çizgisini ilişkilendiren sosyoloji anlayışları ve onların ana eserleri dikkate alındığında sosyolojinin teorik ve metodolojik gövdesinin, çağımızın ruhunun ve bazı temel problemlerinin daha doğru anlaşılabileceği iddia edilmiştir. 

Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın temel sosyolojik fikirlerini merak edenlere… Sosyoloji tarihini yeniden keşfetmeyi arzulayanlara… Sosyolojiye daha geniş bir perspektiften bakmayı önemseyenlere… Sosyolojinin kronik krizleri üzerine düşünmek ve onlara çözüm üretmek isteyenlere... Sosyolojik metodolojiyi ve sosyal teoriyi ciddiye alanlara… Çağımızın ruhunu doğru anlamak isteyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8afaa31-c311-4be7-8b5c-1f50b90d159c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız.”
– Bernard Shaw
Oyun oynamak, insanın en doğal halini ortaya koyabilmesini sağlar. En içten, en özgün ve en sahici anlardır oyun anları... Dolayısıyla yaratıcılıkla ve ilhamla doludur.
Oyun, nelere kızdığımızı, hangi durumlarda heyecanlandığımızı, nasıl kolay vazgeçtiğimizi veya ne şekilde direndiğimizi, en basit ve kısa yolla ortaya koyar. Çünkü oyun anında üstümüzde hayatın filtresi yoktur. Maskelerimiz çıkıverir. Kendimizi hayatın gerçekliğinden alıp oyun dünyasının gerçekliğine kaptırarak en çocuk halimizle orada var oluruz. Oyunlarda sadece söz yoktur.
Söz aklın işidir. Oyunlarda bolca eylem vardır ki eylem en içten gelen ifade biçimidir. En kendiliğinden olan halimiz, en gerçek bizdir.
Oyunlar Kitabı, evde, işte, sosyal hayatta, okulda ve doğada yaşam sevincini hissetmeye ve kendinize bakmaya davet ediyor sizi.
Psikolog Berrak Artemiz ve Yaratıcı Drama Eğitmeni Suat Güneş, kişiliğinize oyunlar üzerinden ayna tutuyor.
Çocukluğunuzda hissettiğiniz coşku dolu anları yeniden deneyimlemeye, oyun yoluyla yepyeni farkındalıklar kazanmaya, eğlenmeye ve oyunun içindeki yaşamsal ipuçlarını keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65c55aa-bd1e-4d93-99c3-970e495154f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Deneyler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yıldırımı şişenin içerisine hapsetmek mümkün mü?
Ateşin gölgesi olur mu?
Cern deneyinin amacı Dünya’yı yok etmek miydi?
Suda 88 defa taş sektiren adamı hiç duydunuz mu?
Tesla’nın sihirli lambasından siz de yapabilir misiniz?
Edison’un çıldırtan deneyleri… 
Sürekli patlayan laboratuvarın sırrı…
Evde yapabileceğiniz müthiş deneyler…
Ve onlarca ilginç ve onlarca çılgın bilgi…
“ÇILGIN DENEYLER” BİR HARİKA…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c629fa-c42c-482e-a586-e0b3a7da7ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaspçı</image:title>
            <image:caption>Şehir ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla. 
Dökülmüş güz yapraklarından koyu kestane bir tacın çerçevelediği başını onun, Riverhead ve parktan tanıyorsun. Dix Nehri’nin mavi ipekten bir yıldırımla resmettiği o sere serpe göğüs kıvrımını biliyorsun. Ayva göbeği sana Bethtown’daki limandan göz kırpıyor, fakat sen belinin aşk tutamaçlarıyla, Calm’s Point ve Majesta’yla samimiyeti ilerletmişsin. O bir kadın, o senin kadının, yanmış ağaç dumanıyla karbondioksitin harmanlandığı bir parfüm sürünür hazan mevsiminde, misk gibi bir küf kokusu yayılır caddelerine, makinelerine ve insanlarına. 
Onun o körpeliğini uykusundan biliyorsun, akça pakça ve tertipli. Çıplak sokaklarına bakıyor, gökdelenlerle çepeçevre kuşatılmış Isola’da rüzgârın huysuzca mırıldanmasını dinliyorsun, uyanırken, uyanıkken, hayat doluyken izliyorsun onu. 
İş için giyinişini izliyorsun ve sonra eğlence zamanı giydiklerini, gecenin içinde süzülüyor, vahşi bir panter gibi parlak ve pürüzsüz, limanın ışığını yansıtan damla damla mücevherlerle ışıldıyor paltosu. Şehvetli ve hırçın hallerini biliyorsun, severken ve nefret ederken izledin onu, küstahken ve uysalken, zalim ve insafsızken, sevecen ve acı çekerken. Fırtınalı ruh halleri, yapıp ettiği her şey sana hep tanıdık geliyor. 
Haşmetli ve boylu boyunca uzanmış, kir içinde bazen, acıyla haykırdığı da oluyor, zevkten inlediği de. 
O ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla. 
Gaspçısın sen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13948ed7-67e0-4408-97ed-c888d4568223.jpg</image:loc>
            <image:title>Vezir Gambiti</image:title>
            <image:caption>“Nabokov’un Lujin Savunması ve Zweig’ın Satranç’ı gibi klasiklerin arasına Vezir Gambiti de katılıyor artık.” –The Financial Times 
 
Vezir Gambiti, feminizme, satranca, bağımlıklara dair hem bir yetişkinliğe adım romanı hem bir gerilim hikâyesi hem de bir spor macerası. Farklı türlere dokunan ve birçok konuya dair söyleyecek sözleri olan bu roman, bilimkurguyu da suç hikâyeleri kadar rahatlıkla yazabilen, çok yönlü bir akla sahip Walter Tevis’in kaleminden çıkabilirdi sadece. 
 
Sekiz yaşında ve hayatta yapayalnız kalmış Beth Harmon diğerleri arasında göze batmayan, sıradan bir çocuktu, ta ki ilk gördüğü andan itibaren aklını çelen bu garip oyunla tanışana kadar. Bu altmış dört karelik tahta üzerinde bambaşka bir gelecekle karşılaşan Beth adım adım, her hamlesinde didinip çabalayarak kadınlara kapalı satranç camiasının zirvesini hedeflemekte. Her oyunda rakibinin yanı sıra koca bir geleneğe karşı da hamle yapıyor. Durumu tartıyor, geleceği öngörüyor, rakibinin aklını okumaya çalışıyor ve taşları yerinden oynatıyor. Satrancın siyah beyaz dünyasında zirve dâhilere her zaman açık olsa da gerçekte işler bundan biraz farklı işliyor. 
 
Walter Tevis, Vezir Gambiti’nde zekâ dolu ve usta işi bir oyunu tek bir cinsiyete sıkıştırmaya çalışanları ezip geçerken dâhi bir kadının en az yaptığı hamleler kadar girift iç dünyasını sıkı bir serüvenle anlatıyor. 
 
“Beth Harmon muazzam bir karakter. Vezir Gambiti ise Tevis&apos;in yazdığı en kusursuz roman.” –Jonathan Lethem 
 
“Vezir Gambiti baştan aşağı eğlenceli. Birkaç yılda bir, sadece zevki ve mahareti nedeniyle tekrar okuduğum kitaplardan.” –Michael Ondaatje</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e52a1d-fd6f-45eb-9886-1f038b4c05ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife&apos;nin Rüyası</image:title>
            <image:caption>Biliyorum Arife Almancıların kızlarının seninle nasıl alay ettiğini; garibanlığını, fakirliğini nasıl yüzüne vurduklarını biliyorum. Almaz mıydım kızım sana en güzel elbiseleri? Yok işte! Elde yok avuçta yok… Bu dünyada bize bir şey yok!” 

Arife! Kaderi üstündeki kıyafetler kadar yamalı Arife... Her çocuk gibi değildi hayalleri. Daha sahiciydi bu hayaller, daha zordu bunları gerçekleştirmek onun için. Peki, söz sırası kadere geldiğinde bahtı ona ne söyleyecekti? 

Harun Bicil kader kavramını Arife karakteri üzerinden yeniden tanımlıyor. Arife’nin Rüyası’nı okuduktan sonra düşünün, siz hangi rüyayı görüyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04dcd95a-ad71-47fc-a61e-9e527a581797.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Gerek geride bıraktığımız çağa yönelik çalışmalarımız gerekse bilim ve felsefe dili olarak Türkçenin imkânına yönelik incelemelerimiz ülkemizde medeniyet algısının bir netlik arz etmediği ve bu belirsizliğin hem sosyal hem de siyasi yansımalarının, “dildaş” olanların dahi kutuplaşmasına sebep olduğu tespitine götürdü. İşin bir ucundan tutmak adına “Ne yapabiliriz?” sorusunu sorduğumuzda “MEDENİYET TARTIŞMALARI: Türk Milliyetçisi Akademisyenlerin Bakışı” işin bir ucu olarak ortaya çıktı. 
Farklı cenahlarda tartışılan “medeniyet” konusunda Türk Milliyetçilerinin görüşlerini yansıtan derli toplu bir çalışma sunmak için yola çıktık. Böylece farklı alanlardan Türk Milliyetçisi akademisyenleri çalışmamıza katkı sunmaya davet ettik. “İnsanlık hali” denilen bazı sebeplerden ve çalışmamızı hazırladığımız 2020 yılının dünya genelindeki özel koşullarından dolayı bazı hocalarımız yazılarını bu kitap için gönderemediler; ancak onların da beyan ettiği üzere, inşallah, tartışmalar serisinin ikinci kitabında onların da konuyla ilgili görüşlerini okuyabileceğiz. Yine çalışmamızda bir eksiklik olarak değerlendirilebilecek ve eleştirilebilecek nokta, kadın akademisyenlerimize ulaşmadaki eksikliğimiz oldu. Dolayısıyla, belki bizim de eksikliğimiz nedeniyle, Türk Milliyetçisi camianın “eril görüntüsü” çalışmaya da yansıdı. Yine bu eksikliği de bir sonraki kitapta gidermeyi planlıyoruz.Çalışmamızda bize makale göndererek katkı sağlayan değerli akademisyenlere teşekkürü bir borç biliriz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd6201b-216e-48b6-80bb-2af7088ea7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi Makaleler-1</image:title>
            <image:caption>Osmanlı diplomasisi, Osmanlı Devleti’nin uzun süren siyasi tarihi boyunca diğer devletlerle olan münasebetlerinin derinliklerini inceleyen özel bir ilgi alanıdır. Bu alanın kendi içerisinde çok çeşitli çalışma alanları bulunmaktadır. Günümüzde gerek ülkemizde gerekse yurtdışında Osmanlı diplomasi tarihi ile ilgili birçok çalışma yürütülmekte ve Osmanlı Devleti’nin yüzlerce yıl süren ömrünün arkasındaki en önemli unsurlardan birisi olan diplomasi anlayışı ortaya konulmaktadır. Bu düşüncelerden hareket edilerek hazırlanan kitapta kronolojik bir seyir takip edilmek suretiyle okuyucuya Osmanlı diplomasisi ile ilgili özgün ve nitelikli bilgiler sunulmuştur. Diplomasi alanında çalışan akademisyenlerin katkılarıyla oluşturulan “Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi: Makaleler 1” adlı eser, toplamda on üç adet bölümden oluşmaktadır. Her bölümün kendi içerisinde dipnotlarının yer aldığı kitapta, bölümlerin sonlarında yine ilgili bölümün kaynakçası verilmiş olup, bazı bölümlerin sonlarına ekler kısmı ilave edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ee0fa0-3325-448c-abf4-f63a5c212b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Rafların arasında bir çocuk, ilgisini çeken bir kitap bulmuş, sakin sakin okuyordu. Onu gören, böyle sanabilirdi, ama oturduğu yerde kitaba dalmış çocuğun başına türlü şeyler geliyordu aslında: Az kalsın bir bebek ejderha tarafından ezilecekken, az kalsın bir uzaygemisi tarafından... Yok daha neler! Onca heyecana karşın, çocuk çok da mutlu görünüyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717eab03-1930-4698-adbd-93f213594bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Koyun ve Diğer Masalar</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika edebiyatının “Boom” kuşağının Julio Cortázar, Carlos Fuentes, Juan Rulfo ve Gabriel García Márquez ile birlikte öne çıkan figürlerinden biri olan Guatemalalı yazar Augusto Monterroso’nun (1921- 2003) Toplu Eserler ve Diğer Hikâyeler ile Devridaim adlı kitapları VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla Türkçeye kazandırıldıktan sonra, Kara Koyun ve Diğer Masallar ile Monterroso üçlemesi tamamlamış oluyor. Kısa, gerçekten kısa masallardan ve fabllardan oluşan bu kitap, Latin Amerika kültürüne dair birçok ironik, neşeli, hüzünlü gündelik yaşam ayrıntısını okurlarına açıyor. Mehmet Sait Şener’in dilimize kazandırdığı Kara Koyun ve Diğer Masallar, Monterroso’nun şairane üslubunu ve sade anlatım tarzını bir kez daha bir arada gördüğümüz özgün bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20c272b-3eed-42b6-8eb5-a0657b31cb89.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Patron</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatında Ernest Hemingway ve William Faulkner ile birlikte Kayıp Kusagın temsilcilerinden biri olan ve Türkiye’de de Muhtesem Gatsby, Caz Çağı Öyküleri ve Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi gibi eserleriyle tanınan F. Scott Fitzgerald, bu sefer 1930’larda altın çagını yasayan Hollywood’da geçen bir romanla VakıfBank Kültür Yayınları’nın okurlarını selamlıyor.Son Patron,sinema dünyasının önemli fi gürlerinden biri olan Monroe Stahr’ın Hollywood’ın parlak ısıklarının ardındaki siyasi çekismelere, trajedilere, ümit ve ümitsizliklere yer veren, çarpıcı bir roman. Fitzgerald’ın 1940’taki ölümünün ardından yayınlanan Son Patron, sinematografi k gücü yüksek, akıcı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8f13b7f-4f42-4142-917b-3af2b33ac995.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllık Sorun: Musul Vilayeti</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğunun tarih sahnesinden çekilmesinin ardından geçen yüz yıllık zaman diliminde Ortadoğu coğrafyasının kaderine yön veren kimi şehirler olmuştur. Etnik, dini, siyasi gerilimleri bünyesinde taşımasıyla bölgesel ve küresel çatışmalara yol açma potansiyeli taşıyan bu şehirler, bir yandan da büyük çeşitlilik arz eden kültürleri, zengin tarihsel birikimleri veya fiziki imkânları dolayısıyla bölgesel barışa giden yolun uğrak noktasıdır. Bu bakımdan Kudüs ve Beyrut gibi şehirlerin yanı sıra, Musul vilayeti de adeta Ortadoğu’nun mikrokozmosu gibidir. Zekeriya Kurşun ve Davut Hut’un konuya dair bilgi birikimleri ve akademik tecrübeleri sonucunda şekillenen bu kapsamlı eser, Musul’un tarihsel arka planından siyasi ve demografik karmaşasına, kültürel iç içeliğinden uluslararası siyasette yüz yıldır çözülemeyen bir düğüm olma vasfına varıncaya dek pek çok önemli konu başlığına yer veriyor. Alanının saygın uluslararası otoritelerinin makaleleriyle uzman Türk akademisyenlerin çalışmalarının bir araya geldiği Yüzyıllık Sorun: Musul Vilayeti (Tarih, Toplum ve Siyaset) uluslararası hukuk, ekonomi-politik, tarih ve aktüel siyaset zaviyesinden Musul vilayeti ve Musul sorununu değerlendiren nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24dac4a5-0755-4339-9f71-6bd481991b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Defterim 2</image:title>
            <image:caption>Hayallerimi yazmak istedim, belki de yaşamayı hayal ettiğim aşkı. İlk başlarda günlük olarak yazmaya başladım defterime. Günlük olarak yaşanmış olaylar ile yaşanmasını hayal ettiğim olayları harmanlayarak aktardım duygularımı. Okuyucuların keyifle okuyacağı, bir çırpıda bitireceği, bazen hüzünlenip bazen güleceği bir günce ile karşılarına çıktım. İnşallah hayallerime onlar da eşlik ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfd80e7-a9ab-48f6-870a-249b0355b595.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Prehistorya Araştırmaları - 6</image:title>
            <image:caption>Ege Gübre Yerleşimi Neolitik Çağ Yapılarında Görülen Sembolik Uygulamalar
Aliz Ozan Ve Haluk Sağlamtimur
1 
Neden Tipoloji-Nasıl Tipoloji
Beray Kösem
19 
Boncuklu Höyük&apos;te Ev İçi Ve Dışı Yaşam Pratiklerine Yönelik Deneysel Çalışmalar
Gökhan Mustafaoğlu
29 
Mezopotamya&apos;nın Geç Prehistorik Sanatında Öykücü Anlatım
Halil Tekin
53 
&apos;Landscape Archaeology&apos; Neyi İfade Etmelidir?
Iraz Aslı Yaman
75 
Prehistorik Dönemde Yaşam Sınırı: Keçe Mağarası
İrfan Deniz Yaman
89 
Batı Toroslar&apos;da Paleolitik Sanat Tascirleri,Sembolizm Ve Yeni Bulgular
Metin Kartal
103 
Batı Anadolu Bölgesi Kalkolitik Çağ Obsidiyen Takas Modelleri
Neyir-Kolankaya-Bostancı
125 
Tarihöncesinde Ürün Depolama,Mimari Ve Sosyal Yapı Üzerine Bir Değerlendirme
Pınar Çaylı
149 
Suluin Mağarası Yontmataş Endüstrisinin Tekno-Tipolojik Analizi
Zehra Fürüzen Taşkıran
177</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb764f1-b42d-44dc-8757-f11ec5d0f8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayreddin Paşa</image:title>
            <image:caption>Barbaros Hayreddin Hızır Reis, Cezayir’in sultanı idi. Kanuni Sultan Süleyman’ın bir işareti üzerine sultanlığın tapusunu padişahın önüne koydu. Birlik ve beraberliğin sembol ismi oldu. Osmanlı armadasının başında Akdeniz’e açılan Barbaros Hayreddin Paşa, 1538’te Avrupalı devletlerin bir araya getirdiği en büyük Haçlı donanmasını Preveze’de ağır bir hezimete uğrattı. Akdeniz, bir Türk gölüne dönüşürken, Avrupalılar Akdeniz’de tahta parçası yüzdüremez hâle geldiler.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Türk denizcilik tarihinin bu en önemli simasının neslini, ağabeyi Oruç ve mücahid yoldaşlarıyla hem korsan gemilerine hem İspanyollara karşı verdiği akıl almaz mücadeleyi, Cezayir’e hâkim olarak idare ve siyaset alanında gösterdiği başarıyı, Endülüs Müslümanları için çektiği çileleri, İspanyolların Mağrip’te yerleşmelerinin önünü kesen efsanevi kahramanlığını ve nihayet Osmanlı kaptan-ı deryası olduktan sonraki serüvenini kitapta çarpıcı detaylarıyla anlatıyor.
 
Tarihi Sevdiren Adam, bu eseriyle Türk denizciliğinin yüz akı olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın destansı hayatını okuyucuların gözleri önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52907b46-150a-46ea-b593-70e65a71720c.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğazın Dört Muhafızı</image:title>
            <image:caption>İstanbul Boğazı… İçinden deniz geçen şehrin gerdanı… Orada mazinin diriltici saflığı, gökyüzü kadar parlak değil mi? Burada hayat bulmuş öyküler, uyku değil hâlâ görülen bir rüya. Bu yüzden ara ara zamanın perdesini sıyırıp; karşımıza çıkan dejavular, hakikat denizinde seyahat etmemizi sağlayan sessiz gemi’ler aslında.
Belleğimizin ardiyelerinde asılı duran levhalar, kalbi ılıyan hemen herkesi aydınlığa; ama en çok da hüznümüzün mayasına yönlendiriyor.
Ol sebepten kurmaca ile gerçeğin tahterevallisinde bir aşağı bir yukarı seyreden ruhumuz, hatıraları sayıklıyor. Bu terennümleri, hiç şüphe etmeden; ahiret rivayetleri sayıyoruz.
 “Çünkü kentin izini sürmeye yeltenmek, kendi ruhunu tamamlaya yönelik bir yürüyüştür.” diyen yazar, şehrin mazisiyle yaşadığı saatleri birleştiriyor, ikinci zaman’ın kapısını aralıyor.   
Samet Altıntaş, Boğaz’ın Dört Muhafız’ı; Aziz Mahmud Hüdâyî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Yûşâ Aleyhisselam ve Telli Baba üzerinden bir İstanbul fotoğrafı çekiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09faea81-2757-4edd-bfcb-c2a2827dc95f.jpg</image:loc>
            <image:title>Stefan Zweig Seçme Eserler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, yazdığı onlarca eserle dünya edebiyatına büyük bir miras bırakmıştır. Onun hisli, gözlem ve empati gücü yüksek bir yazar olduğunu eserlerindeki başarısında görmek mümkündür. Elinizdeki kitapta Stefan Zweig’ın en çok okunan Satranç, Amok Koşucusu, Lyon’da Düğün, Olağanüstü Bir Gece, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Korku, Yakıcı Sır ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı sekiz hikâyesini bulacaksınız. Yıllar içinde daha fazla okunan, okundukça daha fazla sevilen bir yazar olarak ismi her zaman edebiyat dünyasında yaşayacak olan Zweig’ın seçme eserlerini bir araya getirmekten dolayı mutluyuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1385dd7c-e70d-4068-b76a-ea0bc5d296dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Güzellik</image:title>
            <image:caption>Gezegenin her yerinde insani değerler saldırı altında. Kötülük ile iyilik, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin hızla  yer değiştiriyor. İktidarın en üst katlarından başlayarak aşağıya, sokaklara doğru, kötü,
çirkin ve yanlış önce kural haline getirildi, şimdi de yüzsüzce yüceltiliyor.  
Bizim ise hâlâ iyiliğe bir sözümüz var. 
Ece Temelkuran, iyiyi, güzeli ve doğruyu sözcüklerle yeniden dokuyor. İyilik Güzellik insanı söküldüğü  
yerden bir kez daha dikiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226ad759-e061-4eb6-be71-3b4a67f7d75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Visal</image:title>
            <image:caption>Bilişim İstihbarat Servisi’nin en tehlikeli oyunu başlamak üzere! 
Sıkı tutunun ve kemerlerinizi bir kez daha kontrol edin! 
İstihbarat Ajanı Jason Mert Soyalp’in hayattan çok yüksek beklentileri yoktu. Kötü adamları yakalamak, dünya barışı için çalışmak ve arkadaşlarıyla ölümüne dalga geçmek onun için yeterliydi. Bal rengi gözlü, hafızasını kaybetmiş bir kadın hayatına girdiğinde olacaklardan habersiz ona yardım ederken, hiç beklemediği bir anda her şeyi hatırlayan kadının gerçek kimliği beklentilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirecekti. 
Aylar sonra hafızasını yeniden kazanan Azra’nın yerine getirmesi gereken çok önemli görevleri vardı ve onları tamamlamak için aşamayacağı hiçbir engel yoktu. Tabii o engel bir arsız bir yavru kedi değilse... Azra başa bela olma kapasitesi yavru bir kediden hallice olan Mert’ten kurtulamayacağını anladığında onu da oyuna dahil etmekten başka çaresinin kalmadığını fark edecekti. 
Bu aşk onlar için Rus Ruleti iken duygularıyla görevleri arasında bir seçim yapmak zorunda kaldıklarında kararlarının yalnızca onları etkilemeyeceğinin de farkındalardı. 
Gizemli poker kartları, birbirinden tehlikeli görevler ve amansız bir aşk! Visal, küllerinden doğmak mı yoksa küle dönmek miydi? 
 
*** 
Nasıl okumanız gerektiğini biliyorsunuz, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d1530d4-b259-4ae7-b877-74bae289673a.jpg</image:loc>
            <image:title>Külün Kalbi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ruhumun derinliklerini görmüştü. 
Dönüşeceğim şeyi. 
Ve bu, onu korkutmuştu.” 
 
Ash, Quivira’dan canlı çıkmayı başarmış olabilirdi ama her şeyini kaybetmişti. Annesi ölmüş, kardeşi kaybolmuş, sevdiği adamsa şeytani atalarından biri tarafından ele geçirilmişti. Avrupa’nın en tehlikeli ölümsüzleri, Dane’in liderliğinde toplanıp Ash’le kardeşinin sonunu planlıyorlardı. Fakat kan bağı, sandıklarından çok daha güçlüydü. Herkes kan ve tuza bulandığında, kendilerini karanlığa mı kurban edeceklerdi yoksa ışığa ulaşmak için her şeyi ateşe mi vereceklerdi? 
 
“Kasvet ve tutku dolu, Gotik esintili bir aşk hikâyesi.” —School Library Journal 
 
“Tekinsizliğin sınırlarında geziniyor. Okurları kalbinden yakalayacak ve romantizmin doruklarına çıkaracak.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb0792e-5e91-464b-9e64-97650cbf6bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>“Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü bir çaba sarf ettiklerini kimse bilmez.” 
 
Portia Kane, kadın düşmanı filmler çeken kocasını genç bir kadınla bastığında, içinde kalan son iyi parçasının da öldüğünü hissetmişti. Kendini düştüğü bu dip noktadan kurtarmak zorunda olduğunu biliyordu ve bunu da korkunç bir skandaldan sonra emekli olmuş eski İngilizce öğretmenini yeniden hayata döndürerek yapmayı planlıyordu. 
 
Lüks Florida yaşantısını ardında bırakmak için uçağa bindiğinde, akıl almaz mucizelere sebep olan bir olaylar zincirini tetiklediğinin farkında bile değildi. O andan sonra kendi hikâyesi hazırcevap bir rahibe, eski bir uyuşturucu bağımlısı ve metal müzik hayranı küçük bir çocuğunkiyle iç içe geçecekti. 
 
“Quick’in kitaplarında umut etmek için her zaman bir sebep var.” —New York Daily News 
 
“Matthew Quick kalbinizi kırmak yerine onu çalıyor ve güçlendirip size geri veriyor.” —Winnipeg Free 
 
“İlham verici. Matthew Quick’in yaralı karakterleri işleyiş şekli eşsiz.” —Boston Globe 
 
“Quick bildiği şeyleri yazmakta ve okurların karakterlerle derin bir bağ kurmasını sağlamakta çok büyük bir ustalık gösteriyor. Sevginin çağrısı aynı zamanda, öfkeli bir bayağılıkla işlenmiş espritüel diyaloglar yaratmadaki maharetini de gözler önüne seriyor.” —Wall Street Journal 
 
“İster kendi arzusuyla olsun ister zorla, en kırık insanların bile bazen tamir edilebileceğiyle alakalı, ustalıkla yazılmış bir hikâye.” —Philadelphia Inquirer 
 
“Quick, garip ama hasarlı karakterleri ve cesur gerçek hayat hikâyeleriyle tekrar büyük bir başarı yakalıyor - bu sefer hem eğlendirip hem de yoğun duygular uyandıranlar, sadakatsiz bir pornocunun eski karısı, onun istifçi annesi ve eski bir lise ingilizce öğretmeni...” —Glamour.com 
 
“Sıradışı bir yolculuk.” —Parade 
 
“Elimden bırakamadım.” —Pittsburg Post-Gazette</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76ae5d7-4b2b-4dce-bd23-fd68996dd076.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilliput</image:title>
            <image:caption>“Dünya kafeslerle doludur ancak hepsinin demir parmaklıkları yoktur.” 
Lily, ninesiyle beraber Lilliput’ta sakin bir hayat süren küçük bir kızdır. Fakat bir gün denizden çıkan bir dev tarafından kaçırıldığında hayatı aniden değişir. 
Gulliver, anlattığı cüceler ülkesinin bir kanıtı olarak Lily’yi kaçırıp Londra’daki tavan arasında bir kuş kafesine kapatır. Orada tutulduğu altı ay boyunca sürekli kaçış planları yapan küçük kızın denemeleri her seferinde başarısızlıkla sonuçlanır, en azından Lily öyle düşünür... Tam vazgeçmek üzereyken ortaya çıkan Finn, Lily’nin eve dönmesine yardım etmeye kararlıdır ama bunun için önce zalim saat ustası Bay Plinker’den kurtulması gerekmektedir… 
Gürültülü ve koskocaman bir şehirde, özgürlüğün önemini çok iyi anlayan bu ikilinin keyifli ve heyecan dolu maceraları, güzel çikolata kokuları eşliğinde okurlarını da ardından sürüklüyor
Sam Gayton, Gulliver’ın Gezileri’nden esinlenerek yazdığı bu kitabında okurlarını, Jonathan Swift’in yarattığı muhteşem dünyanın bir parçası olmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c130f38-1e79-45c5-93c4-9ed87d0fad6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Rahibeler Meclisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapla birlikte çember tamamlanıyor. Komplolar ve karşı komplolar, birbirine sarılan yılanlar gibi düğüm oluyor.” 
–Biran Aldiss 
“FIRTINALAR FIRTINALARI DOĞURUR. HİDDET HİDDETİ DOĞURUR. İNTİKAM İNTİKAMI DOĞURUR. SAVAŞ SAVAŞI DOĞURUR.” 
Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin altıncı ve son kitabı Dune Rahibeler Meclisi, felsefe dozu yüksek, her bir cümlesi akılda yer eden, epik serinin ününe yaraşır bir final. 
Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni yok edilmişti. Maderşahi örgüt Saygın Analar, Eski İmparatorluk’tan geriye kalanları yakıp kül ediyordu. Mutlak fetihlerinin önünde duran tek bir güç kalmıştı geriye: Bene Gesserit. 
Başrahibe Ana Darwi Odrade’nin önderlik ettiği Bene Gesseritler, yeşilliklerle dolu Rahibeler Meclisi gezegeni adım adım bir çöle dönüştürüyordu. Amaçları, kumsolucanları için ideal bir ortam yaratmak ve evrendeki en önemli maddenin üretimini kontrol etmekti – melanjın. 
Saygın Analar ise, önlerine çıkan her gezegeni yok ederek Rahibeler Meclisi’ne yaklaşıyordu. Bene Gesserit’ten güçlü olan, Dağılış’tan dönen bu acımasız tarikat karşısında çaresiz durumdaki Rahibeler Birliği’nin elinde tek bir silah vardı artık. Paul Muad’Dib’e ve Tanrı İmparator’a hizmet etmiş biri: Duncan Idaho. 
Dune Rahibeler Meclisi, inancın kadere üstün gelme mücadelesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7cd4e11-1567-4a8d-a6d7-af67358be057.jpg</image:loc>
            <image:title>Tut Ki Bir Rüya Gördün</image:title>
            <image:caption>“Beaumont kendisi için bir oyun oynuyor ama sizi de içeri davet ediyor.” –Ray Bradbury 
Otuz sekiz yaşında kanser sebebiyle hayatını kaybeden Charles Beaumont, ismini Alacakaranlık Kuşağı için yazdığı senaryolarla duyurmuştu. Dizinin belki de en popüler bölümlerinin senaryolarında, fikirlerinde onun da imzası vardı. Ray Bradbury, ona yazdığı öyküleri gösteren genç Beaumont’a “Evet, sen kesinlikle bir yazarsın,” demişti. Tut ki Bir Rüya Gördün korku, bilimkurgu, kara polisiye, fantazi gibi birçok türde eserler kaleme alan yazarın en iyi öykülerinden bazılarının toplandığı tuhaf mı tuhaf bir seçki. 
Charles Beaumont’un hayal gücüyle kurduğu tekinsizlikler âleminde tüm kâbuslar mümkün. Tut ki Bir Rüya Gördün’deki öykülerde aslanlar dolaşıyor, uzay gemileri başınızın üzerinde süzülüyor ve sihirbazlar, vampirler, canavarlar, uzaylılar, robotlar hiç beklemediğiniz biçimlerde çıkıyor gölgelerin arasından. Ve Şeytan bile aralarında olabilir. 
Uzun bir iğne sert ete girdi ve güzel insanlar masanın etrafında toplandılar. 
Ray Bradbury’nin önsözüyle 
William Shatner’ın sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428d56e9-0a28-4f50-9143-69e828fb2891.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikmetli Nasihatlar</image:title>
            <image:caption>Hz. Lokman (a.s.), adı Kur’an’da geçmesine rağmen bir peygamber değildi. 
Allah-u Teala’nın, “Biz Lokman’a hikmeti verdik; kime hikmet verildiyse ona hayrın çoğunluğu verilmiştir.” ayeti mucibince ona “Lokman Hekim” denilirdi. 
Lokman Suresi’nin 12-19. ayetleri ise Lokman aleyhisselamın özelde oğluna yaptığı nasihatler, genelde ise tüm insanlığa verilen mesajlardı. 
Hz. Lokman’ın oğluna, “Ey yavrucağım, ciğerparem” diye hitabıyla başlayan bu ayetler hem ebeveyn-evlat ilişkisine bir örnek hem de anne-baba ile evlatları arasındaki sorunların çözümü için bir rehberdi. 
“Kuşak çatışması” bahanesiyle geçiştirilmeye çalışılan ebeveyn-evlat sorunlarının hızla arttığı bir dönemde Lokman Hekim’in rehberliğine başvurmaya ne dersiniz? 
Lokman’ın hikmetinden istifade etmek istemez misiniz? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366fbcd0-a489-4caa-a746-871314c4c775.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Osmanlı Şehzadeleri</image:title>
            <image:caption>Gönderilen mektuptaki manzumeyi okuyan Kanûni Sultan Süleyman’ın kalbi sızlar. Evlat acısını daha evvel en derinde yaşayan ve büyük ıstıraplara duçar olan koca sultan, yine büyük ve dayanılmaz bir acının eşiğindedir. Uçurumun başında ağlayan oğulun celladına yalvarışlarını hisseder yaralı yüreğinde. Babalık ve cellatlık arasında gider gelir. 
“Uçurumun kenarındayım, düştüm, düşeceğim; kurtar beni!” diye yalvaran oğluna, alır eline kalemi ve bir cevap yazar: 
Ey dem-a-dem mazhar-ı tugyân u isyânum oğul 
Takmayan boynına hergiz tavk-ı fermânum oğul 
Ben kıyar mıydum sana ey Bâyezid hânum oğul 
Bî-günâham dime bâri tevbe kıl cânum oğul 
“Kadimden töredir kardeşe kıymak. Atayı, anayı gasle koymak. Kabil ki Habil’e kıydı ezelden. Adet oldu, hanlar buna uymak.” 
Osmanlı Devleti’nin 600 seneyi aşkın hüküm süresince beşi XIV’üncü, sekizi XV’inci, beşi XVII’inci, 42’si XVI’ıncı,  ve biri de XVIII’inci asırda olmak üzere toplam 61 şehzâdesini devletin bekası gerekçesiyle feda etmiştir. Bunların arasındaki 22 şehzâde bilfiil isyan ettikleri, diğerleri ise ilerideki hayatlarında isyan edebilecekleri gerekçesi ile öldürülmüştür. 
Osmanlı şehzadelerinin sıra dışı hayat hikâyelerini okurken tüyleriniz ürperecek, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f626b3e1-920a-499d-97b0-8e9bd99ffeba.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketme Şükret</image:title>
            <image:caption>Her gün kendimiz, ailemiz ve sevdiklerimiz için bir sürü şey satın alıyoruz. Yiyoruz, içiyoruz, giyiyoruz, kullanıyoruz, eskitiyoruz, atıyoruz, sonra tekrar satın alıyoruz. Bu döngü içerisinde hepimiz birer tüketiciyiz ve sürekli bir şeyler tüketiyoruz. İstesek de istemesek de, her birimiz tüketim toplumunun iflah olmaz birer üyesiyiz. Kapitalizmin ortaya çıkardığı &quot;tüketgen&quot; sınıfını temsil ediyoruz. 
Neden tüketiyoruz? 
Bizi tüketime iten nedir? İhtiyaçlarımız mı, bitmez bilmek isteklerimiz mi, beğenilme arzumuz mu yoksa mutlu olma çabamız mı? 
Unutmayın; bilinçli tüketici diye bir şey olmaz. Çünkü bilinçli olan insan tüketmez, önce istifade eder, sonra şükreder. 
Bilinçli ve inançlı olma yolunda faydalı olması dileğiyle. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321928ca-5e86-404f-ada5-3755f819e98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmak İşime Geliyor</image:title>
            <image:caption>bir lise öğrencisinin insanların tuhaf ve gülünç denebilecek halleriyle ilgili gözlemleri... 
İsmi meçhul öğrenci, günleri şaşırarak bir Pazar sabahı erkenden okula gider. Haliyle okulda kimse yoktur. Pazar sabahlarına has o boşluğu doldurmak, o günü yaşamak bir sorundur. 
Eve gitmek istemez. Kısa süreliğine de olsa boşluğa düşer. Gününü nasıl değerlendireceğini düşünürken okulu, okul arkadaşları, öğretmenleri ve çevresindeki insanlar gözünün önüne gelir. Sonra yalnız yaşayan bir aile dostlarını ziyaret eder ve sıradan hayatında sıradışı denebilecek birkaç sayfa açılır. 
Okurken gülümsemekten kendinizi alamayacağınız iç ısıtan bir hikâye... 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a409fdb-dbb3-457d-95eb-2e110c130e8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümdür Sonunda</image:title>
            <image:caption>“Yaralıyım çünkü buralıyım” diyen Emre Demir’in ilk şiir kitabı çıktı: Ölümdür Sonunda. 
Günümüz Türk şiirinin dikkat çeken isimlerinden biri olan Emre Demir, böylece emeğini iki kapak arasına toplamış oldu. 
Baba, diyorsun 
Boğuluyorsun bu denizde. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88089</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eddc287a-d9c3-4e1e-ac3e-2b434841180c.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları (1944-1973) 2 Kitap</image:title>
            <image:caption>Metin Toker’in yazdığı, daha önce yedi kitaplık bir dizi olarak yayımlanan ancak uzun süredir bulunmayan Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları’nı yeniden gözden geçirilip düzenleyerek iki cilt halinde sunuyoruz. Gazeteciliğe 19 yaşında muhabirlikle başlayan Metin Toker’in uzun yıllara dayanan gazetecilik deneyiminden süzülen bu iki ciltlik kitap, içerdiği röportajlar, belgeler, bilgiler, gazete haberleri, yazışmalar ve Metin Toker’in bire bir tanıklığıyla yakın siyasi tarihimizin en kapsamlı belgesel kitaplarından biri olma niteliğini taşıyor. 
Metin Toker, İnönü ve Bayar başta olmak üzere Nihat Erim, Tevfik Rüştü Aras, Hikmet Bayur, Refik Koraltan, Samet Ağaoğlu, Sıtkı Yırcalı ve Basri Aktaş gibi dönemin ünlü politikacılarıyla o yıllarda uzun görüşmeler yapmış, elde bulunan belgeleri, bilgileri değerlendirerek bu yapıtı hazırlamıştır. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d150e7-df8b-418c-a868-08ce99c97e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Naz Fabl</image:title>
            <image:caption>Anlatamadı Cesur Kral derdini, 
Horozca öğrenmeye verdi kendini.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af60c816-da41-4b92-a27e-e30970ee30c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambrosia</image:title>
            <image:caption>Çok gizli genetik çalışmalar yürüten bir profesör, içinde İsa Peygamber’in kanı bulunan şişenin çalınması için bir cinayet planlar. Ancak bu plan, tanrı rolüne soyunan profesörün akıl almaz hırslarının sadece başlangıcıdır.
Profesör için çalışan Aras Gündüz, bir şeylerin ters gittiğini anladığında yapılanlar karşısında sessiz kalmaz ve mücadele etmeye başlar. Bu yolda yardım hiç tahmin etmeyeceği bir kişiden gelecektir.
Belçika’nın Brugge kasabasından Hierapolis antik kentine uzanan ve mitolojik tanrıların sonsuz yaşam sırrını keşfedeceğiniz hırs, aşk ve macera dolu bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1136213-d797-4387-9611-3a18f4f28431.jpg</image:loc>
            <image:title>Payıma Düşen</image:title>
            <image:caption>“Sahi, kimdim ben? Bir asinin ve hainin mi karısıydım, yoksa özgürlük savaşçısı bir kahramanın mı? Bir muhalifin mi annesiydim, yoksa özgürlük âşığı bir savaşçının fedakâr velisi mi? İnsanlar beni kaç kez zirveye çıkarıp, sonra da kafa üstü yere çakılmama sebep olmuşlardı? Oysa ben ikisini de hak etmemiştim. Beni kendi yeteneklerim veya meziyetlerim sayesinde yükseltmedikleri gibi, aşağıya çekmelerinin nedeni de kendi hatalarım değildi.” 
İranlı yazar Perinuş Sanie, 1979 Devrimine ve İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşuna, ardından İran-Irak savaşına tanık olan kahramanı aracılığıyla yakın İran tarihinin önemli olaylarını “içeriden” anlatır. Dönem olarak İran’ın bu çalkantılı yıllarının seçilmesinde esas neden, kadın kimliğinin her durumda nasıl baskılandığının aktarılması ihtiyacıdır. 
Masume, içine doğduğu dindar, baskıcı ve cinsiyetçi ailesi tarafından küçük yaşta tanımadığı biriyle evlendirilir. Kendi mücadelesini vermekte olan komünist kocasının yokluğunda çeşitli işlerde çalışarak üç çocuğunu tek başına büyütür. Masume, kadın kimliğinin iyi evlat olmak üzerinden hiçleştirilmesinin ardından annelikle sömürülmesinin aşamalarını yaşayacaktır. 
Payıma Düşen, karşılarında geleneğin yüzlerce yılda kurduğu sofra olsa da, payına düşene razı gelmeyen kadınların anlatısıdır. 
“Kimse kendimiz için yaşamamızı istemez, herkes bizi kendine saklamak ister.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:44:28+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63329106-7d5f-4c6a-a544-d145458fdf7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Minareleri</image:title>
            <image:caption>Hidayet Karakuş, Şeytanminareleri&apos;nde 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamının bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini bir bir sıralarken acının toplumsal derinliğini, katliamın görünmeyen yüzünü etkileyici bir anlatımla gösteriyor bize.

2010&apos;da peş peşe iki ödül birden kazanan, farklı anlatımıyla edebiyatımızda bir ilk kabul edilen bu romanı okurlarımıza gururla sunuyoruz.

“Nilüfer bir boşlukta yüzüyordu gözlerini açtığında. Odalar yüksek duvarlarla çevrili, pencereler büyük camlarla kaplıydı. Sargı bezlerinin arasında kaybolan yüzünün yarısını yok sanıyordu. Yarım yüzle nasıl bir insan olabilir, nasıl bakar aynalara; sokağa nasıl çıkar!”

“Ardı ardına gelmeye başlayan cam kırıklarının şangırtıları, tabana vuran taşların tok sesi kırılan camların bıraktığı boşluktan odalara, odalardan merdiven boşluklarına dolan kalabalığın uğultusuna yol açıyor; yer altında yaşayan canavarların homurtulu uğultusunu yüreklere salıyordu. Sokakta binlerce çığlık yükseliyor, Tanrı’nın tekliği çığrılıyordu. Güneş otelin ön odalarına bütün ışıklarını boca etmiş, her şeyi görmeye çalışıyordu. Belki de tek tanık o olacaktı dünya durdukça.”

*İlk baskısı 2009 yılında Cumhuriyet Kitapları&apos;ndan çıkan ve 3 baskı yapan Şeytanminareleri&apos;nin 4. baskısı Bilgi Yayınevi&apos;nde ilk baskısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>