﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e166e0-73bf-46d2-ba81-ce1024960ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen ve 99 Kardeş</image:title>
            <image:caption>Oyunun kahramanı Gazanfar öğretmen çok asil, hümanist, cömert ve örnek bir öğretmen olarak okuyucuya sunulmaktadır. 
Her bir sanat eseri, birincil kaynağını, “yiyeceğini” yaşamdan, gerçek insanlardan ve olaylardan alır ve ardından sanatçı, bunları hayal gücü, figüratif düşünce ürünü ile parlatır ve mükemmelleştirir ve okurlara sanatsal imgeler sisteminde ilham verir. 
Ramiz Abdullayev&apos;in &quot;Öğretmen&quot; piyesinin teması gerçek hayattan alınmıştır. Oyundaki olaylar gerçek hayatta gerçekleşir… 
 
***
Eserin adı &quot;99 kardeş&quot;. Muhtemelen dünyada hiç kimsenin 99 kardeşi yoktu. Fakat Ramiz çocukken ne istedikleri soruldu ve 99 kardeş ve küçük bir kasaba istediğini söyledi. 
 
Çalışmanın bir noktasında Ramiz (el hareketi ile) &quot;Tanrı’mın 99 ismi var, bu yüzden öyle olmasını istedim&quot; diyor. 
Ramiz&apos;in babası Natik, oğlunun dileğini yerine getirmek için Tanrı&apos;nın, oğlu gibi dünyanın farklı yerlerinde yaşayan 99 dilsiz ve sağır çocuğu toplamasına, onlara bakıp onları büyütmesine izin vermesi için dua ediyor. Tanrı onlara rızık versin ve kutsasın. Profesör Nazım Bey&apos;in yetiştirilmesi ve eğitimi, Natik ve kardeşi Muhammed&apos;in yardımı ile Meryem Ana&apos;nın şefkati Ramiz gibi 99 mükemmel kardeş topluluğuna sunulmaktadır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42abea8-e1ad-4073-ba18-6c363961164d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hazan</image:title>
            <image:caption>Bir şair, ilhamını hangi kederden, hangi yaradan ya da hangi sevinçten alırsa alsın, şiirler insanlığın ortak dilidir. Bu sebeple yüzyıllardır birçok şairin şiirleri gönüllerin en müstesna yerlerinde kendilerine yer bulmuşlardır. Şiirler, az sözle çok şey ifade etmek demektir. Bende, “HAZAN” adlı son şiir kitabımda, duygularımın harmanlandığı şiirlerimle, tüm şiir sevenlere seslenmekteyim. 
Bu vesile ile bütün okuyucularıma saygı, sevgi hürmet ve muhabbetlerimi sunuyorum. 

İbrahim ÇİÇEK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd24ee2-2164-4375-b2a3-1917d08481ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağlayan Resim</image:title>
            <image:caption>“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum.” 
O yangına bir kova su bile dökebilirsek ne mutlu. Yangına evlatların düşmesini önlemek, düşenleri kurtarmak azmi ve gayretiyle… 
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme” gayesine uygun eserler listesine dâhil olabilmesi temenni ve duasıyla… 
Analar, babalar ağlamasın. Çocuklar, gençler ağlamasın. 
Ağlayan resimlerden ders çıkarılsın. 
Sizleri AĞLAYAN RESİM’le beraber diğer manzum hikâyelerle baş başa bırakıyorum. 
Gayret bizden muvaffakiyet Allah’tandır….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a292598-e9f0-45b0-b299-3701f1458ab7.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustalar ve Güzel İnsanlar</image:title>
            <image:caption>Ustalar ve Güzel İnsanlar, bize yol ve yordam öğretir…

Bilgi; ustasız öğrenilebilseydi, internet yazarları Tolstoy’u ve Tanpınar’ı geçer, facebook insanlığın en hikmetli yolu olurdu.

Bilginin oto yolu ustasız bir akış haline gelince, bir eğlence aracına dönüşüyor.

Ustalar ve Güzel İnsanlar kuru aklın sınırlarını aşar, satır aralarında bir şeyler söyler muhatabına.

Zamanın elinden tutan bu insanlar sadece anılarıyla değil, ruhlarıyla da yaşarlar.

Ustalar ve Güzel İnsanlar kendilikbilgisi’ne vakıftır ve hayata farklı bakarlar. Onlar liderlik özellikleriyle bizi kimlikli, kişilikli ve diri tutarlar.
Yazı, bilgi, kitap… Yollar hep ustalara çıkıyor.

Selam olsun onlara…

Ömer Seyfettin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Cengiz Dağcı, Mehmet Kaplan, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu, Sabri Ülgener, Turgut Cansever, Ali Fuat Başgil, Sencer Divitçioğlu, Aytunç Altındal, Nevzat Kösoğlu, Metin Erksan, Oktay Sinanoğlu, Mustafa Miyasoğlu, Ayşe Şasa, Erol Mermer, Afet Ilgaz, Aziz Sancar, İsmet Özel, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed7cebec-e3ac-4583-a1de-ea7c7384b6b5.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Sanatı&apos;nın Yeniden Teşekkülü</image:title>
            <image:caption>Güzel Sanatlar’ın şekillenmesi, medeniyetlere göre
farklılıklar arz eder… Bu farklılıkların temelinde
medeniyetlerin temel kabulleri ve tarihi oluşumları
yatmaktadır.

İslam Sanatı’nın Yeniden Teşekkülü kitabı, adeta
ezoterik bir muhtevaya dönüştürülen İslam
Sanatı’nın medeniyet birikimiyle ilişkisini netleştirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b4f9e83-4697-442b-84b2-64821d0c87e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de ve Dünyada İnsan Hakları Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, İnsan Hakları İhtisas Komitesi’nin öncülüğünde, Hacettepe ve Maltepe Üniversiteleri İnsan Hakları Merkezleri tarafından Hacettepe Üniversitesi’nde düzenlenen “UNESCO Karar ve Verileri Işığında İnsan Hakları Eğitimi” uluslararası konferansının bildirilerinden oluşmaktadır. 
Türkçe ve İngilizce olarak sunuldukları dilde basılan bu bildirilerde dünyamızda insan hakları eğitiminin sorunları ele alınmakta ve nasıl bir insan hakları eğitimiyle bugün yaşanan insan hakları ihlallerinin azaltılabileceği, insan hakları ihlallerinin yaşanmadığı bir dünyanın ne tür bir eğitimle kurulabileceği, farklı ülkelerin bu konudaki deneyimleri üzerinden tartışılmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf8a959-573e-4079-8609-80d226cf9d00.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeniliğin Ekonomi Politiği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Marx’in Teknoloji Konusundaki Görüşleri 
Hüseyin Özel 
Dijital Dönüşümün Ekonomi Politiği Ve Türkiye’nin Dönüşüm Hevesi 
Erkan Erdil, Barış Çakmur 
Türkiye’de Yenilikçi Faaliyetin Değişimi Ve Gelişimi 
Ismail Çakmak 
Sosyal Yenilik Kavrami Üzerine Bir Tartişma 
Zeynep Yener Gök 
Finansal Yenilik  Üzerine Güncel Tartişmalar 
Zühal Kurul 
Teknolojik Gelişme Ve Çevre Sorunlari : Pozitif ‘Yaratici’ Ve Negatif ‘Yikici’ Etki 
Onur Yeni, Derya Güler Aydın 
Toplumsal Eylemin Girişimci Kadinlarin Sosyal Kimlik Odaklari Üzerinden Dönüşümü 
Bahar Araz, Ipek Kalemci Tüzün 
Yeniliğin Dinamik Yapisi : Türkiye’de Ar-Ge Harcamalari 
Selcen Öztürk, Fatih Hakan Dikmen, Dilek Başar Dikmen 
Türkiye’de Araştirma- Geliştirme Harcamalarinin Etkinliği : 1990-2016 Dönemi Için Model-Temelli Bulgular 
M.Aykut Attar 
Türkiye’de Teknoloji Yönetimi’nde Teknopark Ve Teknoloji Transfer Ofisleri Için Pratik Politika Önerileri 
S.Tuğrul Imer, Itır Özer-Imer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56931dfa-243b-4ada-b9bd-b43a2e5237fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Zonguldak&apos;ta Spora Katılımın Sosyo-Ekonomik Boyutu</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
 I GİRİŞ 
A.Problem 
B. Araştırmanın Amacı 
C. Araştırmanın Önemi 
D. Aratırmanın Denenceleri 
E. Araştırmanın Sayıltıları 
F. Araştırmanın Sınırlılıkları 
G.  Araştırmanın Kon usu İle İlgili Tanımlar 
H Spora Katılımın Sosyo-Ekonomik Boyutu İle İlgili Araştırmalar 
II. GENEL BİLGİLER 
A. Zonguldak İlinin Tarihi,Coğrafi,Sosyo-Ekonomik Ve Kültürel Yapısı 
B.  Spora Katılımı Teşvik Eden Sosyo-Ekonomik Faktörler 
C.  Sosyo-Ekonomik Yapı ve Spor İlişkisi 
D. Aile ve Spor İlişkisi 
E.  Eğitim ve Spor İlişkisi 
A. Zonguldak İlinde Sporun Tarihi Gelişimi 
B.  Zonguldak’ta Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün Spor Faaliyetleri 
C.  Zonguldak’ta Gerçekleştirilen Spor Yatırımları
  MATERYAL VE YÖNTEM 
A.  Araştırmanın Yönetemi 
B. Evren ve Örneklem 
C. Veri Toplama Aracı(Anket) 
 BULGULAR 
 TARTIŞMA 
 IV. SONUÇ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72751490-5078-4750-b089-bbe2b3cfe7b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İşletmeleri</image:title>
            <image:caption>1. Aile İşletmesi Kavramı ve Tanımlamaları
2. Aile İşletmelerinde Yönetim Yapısı ve Gelişimi
3. Aile İşletmelerinde Yaşam Dönemleri
4. Aile İşletmelerinin Güçlü ve Zayıf Yönleri
5. Aile İşletmelerinde İkinci Kuşak ve İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar
6. Aile İşletmelerinde İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar Ve Çözüm Önerileri : (Sorunların Birinci Kuşağın Görüşleriyle Tespit Edilmesine Yönelik Bir Alan Araştırması
7. Araştırma Bulguları
8. Sonuç ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d490abe8-affa-483d-a660-6f9db729711f.jpg</image:loc>
            <image:title>Din-Ahlak Dengesi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm - Özü Yaşama Yaşayışı Özümseme
Ikinci Bölüm - Kur’anın Ahlaki Söylemlerinde İtidal Vurgusu
Üçüncü Bölüm - Kur’an’da Kavimlerin Peygamberlerine Karşı Uyması Gereken Ahlaki Kurallar
Dördüncü Bölüm - Din-Ahlak Dengesi Bağlamında Hz. Peygamber’in Örnekliği
Beşinci Bölüm - Buhari’nin ‘Kitabu’l-Edeb’inden Bireysel Ahlaki İlkeler
Altinci Bölüm - Buhari’nin ‘Kitabu’l-Edeb’inden Toplumsal Ahlaki İlkeler
Sekizinci Bölüm - Temel Haklar-Erdemlerle Yaşam Mücadelesi
Dokuzuncu Bölüm - Tasavvufi Ahlak
Onuncu Bölüm - Güzel Ahlakın Zirvesi : Hilm ve Teenni
On Birinci Bölüm - ‘Bizi Aldatan Bizden Değildir’ Hadisi Bağlamında Müslümanın İş Ahlakı
On Ikinci Bölüm - Dinler ve Ahlaki İlkeler(Yahudilik-Hıristiyanlık-İslamiyet)
On Üçüncü Bölüm - İslam Ahlak Eğitimi Tarihinde Bedenin Görünme Şekilleri Üzerine Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1551e5-9dde-49fc-bd67-52fb19f23766.jpg</image:loc>
            <image:title>Down Sendromlu Bireylerde Kronik Hastalıklar ve Egzersiz</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Kavramsal Çerçeve
Down Sendromu
Down Sendromunun Tanımı
Down Sendromunun Tarihçesi
Epidemiyoloji
Down Sendromunun Klinik Özellikleri
Down Sendromu ve Tiroit Bozukluğu
Down Sendromu ve Obezite
Submaksimal Egzersiz
Tiroit Bozukluğu ve Egzersiz İlişkisi
Obezite ve Egzersiz İlişkisi
Gereç Ve Yöntem
Bulgular
Tartişma Ve Sonuç
Öneriler
Kaynakça
Ekler
Özgeçmiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f295fa0-59e3-4d43-b447-58830bf1945b.jpg</image:loc>
            <image:title>Güncel Makroekonomik Sorunlar</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 : Feldstein-Horioka Hipotezinin AB-15 Ekonomisi İçin Sınanması :Panel Veri Analizi
Bölüm 2 : Üretim VErimliliğinde İstenmeyen Çıktıların Etkisi : G20 Örneği Üzerine Bir Araştırma
Bölüm 3 : Türkiye’de CO2 Emisyonu Ve Ekonomik Büyüme İlişkisi : Yapısal Kırılmalı Eşbütünleşme Analizi
Bölüm 4 : Türkiye’de Makro Değişkenlerin Genç İşsizliğe Etkisi : Ampirik Bir Analiz
Bölüm 5 : Türkiye Ekonomisinde Para Politikası Şoklarının Çıktı Üzerinde Asimetrik Etkisi
Bölüm 6 : Elektirik Tüketimi Ve Ekonomik Büyüme İlişkisinin Analizi : Türkiye Üzerine Ampirik Bir İnceleme
Bölüm 7 : Döviz Kuru-Rezerv İlişkisi Ne Kadar Güçlü ? Türkiye Örneği
Bölüm 8 : Finansal Gelişme Ve Cari İşlemler Dengesi Arasındaki İlişki : Türkiye Örneği
Bölüm 9 : Orta Gelir Tuzağından Çıkışta Teknolojik Gelimelerin Etkisi
Bölüm 10 : Davranışsal İktisat Yaklaşımıyla Yatırımcıların Bilişsel Önyargıları Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d36dab3-d33e-44f0-8ba0-55af6938b250.jpg</image:loc>
            <image:title>Habermas&apos;ın İletişimsel-Rasyonellik Teorisi Çerçevesinde Bankaların İncelenmesi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Birinci Bölüm – Genel Olarak Rasyonellik
1.1. Rasyonellik Kavramı
1.2. Max Weber(1864-1920) ve Rasyonellik
1.3. Amaç ve Pratik-RasyonellikTemsilcileri
İkici Bölüm – Jürgen Habermas ve İletişim-Rasyonellik
2.1. Hayatı
2.2. Eserleri
2.3. Habermas’ta Eylem Saiklerine Kavramsal Bakış
2.4. Habermas’ta İletişimsel Eylem Saiki ve Rasyonellik
2.5. İletişim Etiğinden İletişim Ahlakına
Üçüncü Bölüm – Türk Bankacılık Sektöründe İletişim-Rasyonellik
3.1. Geleneksel Bankacılık
3.2. Katılım Bankacılığı
Dördüncü Bölüm – Türkiye’de Katılım Bankaları Ve Geleneksel Bankalarda İletişimsel-Rasyonellik Üzerine Bir Alan Araştırması: Rize Örneği
4.1. Literatür Özeti
4.2. Araştırmanın Amacı ve Önemi
4.3. Araştırmanın Kapsamı
4.4. Araştırmanın Materyali
4.5. Araştırmanın Yöntemi
4.6. Araştırma ile İlgili Bulguların Değerlendirmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/895fff9c-ec10-4f7f-a274-401cdc9ec53e.jpg</image:loc>
            <image:title>Milliyetçiliğin Coğrafyaları 2</image:title>
            <image:caption>Giriş : Kavramsal Çerçeve Ve Bölümler
Dr. Yusuf Ziya Bölükbaşı
Bulgar Milliyetçiliği
Dr. Fatma Rodoplu Yıldırım ve Doç.Dr. Bülent Yıldırım
Hindu Milliyetçiliği
Arş.Gör. Levent Odabaşı
Iran Milliyetçiliği
Arif Keskin
Italyan Milliyetçiliği
Dr. Yaşar Pınar Özmen
Macar Milliyetçiliği
Dr. Gökberk Yücel
Sirp Milliyetçiliği
Nikolina Kunic
Yunan Milliyetçiliği
Dr.Bülent Akyay</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77a8a855-ab22-4ae6-abe0-3d8ddd51a0bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Özbek Türkçesi</image:title>
            <image:caption>Çalışma kısa bir “Giriş” bölümü ile “Ses Bilgisi”, “Şekil Bilgisi”, “Kelime Bilimi” ve “Söz Dizimi” ana başlıklarından oluşmaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda kısaca deyimler sözlüğü, gramer terimleri sözlüğü ve telaffuzu yakın kelimelerin sözlüğü verilmiştir. Özbek Türkçesine dair gramer konularının incelendiği bölümlerin sonunda bilgileri pekiştirici ödev niteliğinde alıştırmalar yer almaktadır. Ayrıca konuların sonuna işlenmiş konuya uygun pratik konuşma cümlelerinin bulunduğu 33 diyalog ve aktarma çalışması yapmak üzere 26 metin eklenmiştir. Bu bakımdan da elinizdeki kitap dil bilgisi, alıştırmalar, konuşma, metinler içeren ders kitabı niteliğinde bir çalışmadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4444e8b-c5d0-45d1-8c4f-e2864b09b4b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sporda Liderlik ve Motivasyon</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm – Lider ve Liderlik
1.1. Lider ve Liderlik Kavramı
1.2. Liderlik Tarzları
1.3. Liderlik Yaklaşımları
2. Bölüm – Motivasyon
2.1. Motivasyon Kavramı
2.2. Motivasyon Teorileri
3. Bölüm – Sporda Liderlik ve Motivasyon
3.1. Sporda Liderlik
4. Bölüm – Liderlik ve Öğrenme Motivasyonu
4.1. Öğrenme ve Motivasyon İlişkisi
5. Bölüm – Ege Bölgesinde Bulunan Spor Bilimleri Fakültelerinde Sergilenen Liderlik Tarzının Akademik Personelin Öğrenme Motivasyonu Üzerine Etkisinin İncelenmesi İsimli Tez Çalışmasına Dair Bulgular
5.1. Araştırma’nın Bulguları
5.2. Araştırma İle İlgili Literatürdeki Diğer Çalışmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f65d51f1-4ab5-4de7-a0ec-17ed7bf847bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Halk Müziği Solfej -2</image:title>
            <image:caption>Türk Halk Müziğimizi çeşitli dış etkilerden koruyarak gelecek kuşaklara aktarmanın en sağlıklı yolu, bu konu ile ilgili yazılı kaynakları geliştirmektir. Bu fikirden yola çıkarak 25 yıllık birikimimizi; Müzik Okulları, Güzel Sanatlar liseleri, Halk Müziği Koroları, bağlama kursları öğrencileri için “Türk Halk Müziği Solfej Metodu 1 ve Türk Halk Müziği Solfej Metodu 2’ye dönüştürdük. Bu aktarım, Halk müziğimizi ve Halk sazlarını öğrenmek isteyenler için 1. cilt başlangıç, 2. Cilt ise daha ileri seviye hedefleyenler için iyi temel kaynak niteliğindedir. Bu kitapta da ilk ciltte olduğu gibi; solfej eğitimi basitten başlayıp zora doğru, sıra halinde verilmiştir. 
İlk bölümlerde tekrar mahiyetinde müzikle ilgili tanımlar, genel müzik ve kültür bilgileri, solfej eğitimi sürecinde bilinmesi gereken kavramlar yer almaktadır. 
İkinci bölümde ise; ana usuller, birleşik usuller, karma usuller birbiri ardına sıralanmıştır. Bu sıralama, öğrencinin konuyu çabuk kavrayabileceği bir düzen içinde verilmiştir. Kitabın son bölümü ise, değişik usul ve makamlardan oluşan eserleri içermektedir. Ayrıca solfej 1 ve 2 kitapları, bağlamada belli bir seviye gelen öğrenciler için repertuar, koro öğrencileri için nota hâkimiyetini geliştirmek açısından kaynak olarak önerilebilinir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c77b6b1f-5a1c-4768-a10f-905db77224f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Quick &amp; Flupke - Affedersiniz Hanımefendi</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/430317b7-3ad1-4b40-8f74-94cd12ed0c4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Yaratıcılık ve Yaratıcı Etkinlikler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yaratıcılıkla ilgili bilgilerin yanı sıra, okul öncesi dönem çocuklarının icat etme, keşfetme, merak etme, hayal etme oyunları oynadığı, yeni teknik ve stratejiler geliştirip kullandığı, ritim çalışması yaptığı, materyalleri kendiliğinden mantıklı ve alışılmadık bir biçimde sıralayarak düzenlediği-sınıfladığı-sıraladığı, bir metne kendiliğinden yeni diyalog ve hareket eklediği, materyalleri işlevi dışında yaratıcı bir biçimde farklı işlevlerde kullanabildiği etkinlikler yer almaktadır. Aynı zamanda, çocukların odaklandığı, çözüme gidecek yeni yollar denediği, problem durumu zorlaşsa da başka yollar denediği, var olan ürünü başka bir ürüne dönüştürebildiği, bir etkinlikte öğrendiği bilgiyi başka bir etkinliğe transfer edebildiği, bir örüntüde mantıklı ilişkiler kurduğu, özgün ürünler tasarladığı etkinlikler bulunmaktadır.

Okul öncesi eğitim programı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Etkinlikler sırasında çocuklara seçenekler sunulmalı ve çocuğun istediği materyali seçme hakkı olmalı, kullanılan materyaller kolay hazırlanabilir olmalı, araştırma yaparken çocuklara süre verilmeli, acele ettirilmemelidir. Kendi fikirlerini ortaya koyabilmeleri için çocuklar cesaretlendirilmelidir. Bunların dışında, en önemlisi okul öncesi eğitimcisi yaratıcılığa ilgili ve hevesli olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b34a0471-00fa-48c9-9776-97ded74bad5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Quick &amp; Flupke - Sıranı Bekle</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8e2469-2155-4953-8c52-ae1793e7abc7.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Devir Türk Sanatı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de sanat tarihinin Türk Sanatı bölümü içinde başlı başına bir uzmanlık alanı olarak üzerinde durulmaya, Dr. Emel Esin ve Prof. Dr. Nejat Diyarbekirli ile başlanan, Erken Devir Türk Sanatı (İslam Öncesi Türk Sanatı) çalışmaları, Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu ile bir gelişme ivmesi kazandı. Elinizdeki bu kitap, Yaşar Çoruhlu’nun Erken Devir Türk Sanatı’nı kökenleri ve başlıca devirleri ile birlikte ele aldığı Türkiye’de ve hatta dünya yazınında bu kapsamdaki tek ve ayrıntılı bir temel başvuru eseridir. Söz konusu kitap yalnızca Ön-Türk, Hun, Göktürk, eski Uygur, diğer bazı Asya ve Avrupa Türk boy ve devletlerinin sanat tarihini ana hatlarıyla ele almakla kalmıyor, aynı zamanda bahsedilen dönemlerin sanat eserleri ve arkeolojik malzemesi üzerinde, Türkleri ana eksene alarak, belirli bir yönteme göre çalışmanın da bir örneğini sunuyor. Böylece  Avrasya Sanat Tarihi içerisinde Türk Sanatı’nın özellikle de Erken Devir Türk Sanatı’nın  yerinin ne olduğunu veya olması gerektiğini de ana hatları ile vurgulamış oluyor.   Uzun süredir Türkiye’de önemli bir boşluğu doldurma görevini layıkıyla yerine getiren bu kitap Türk Sanatı Tarihi araştırmacıları, akademisyenler, ilgili alanlarda çalışmaya yeni başlayacak olanlar ve öğrenciler için kaleme alındı ve bu son edisyonu  ile görevini sürdürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64e5ea31-3bd6-4706-8916-d797f861487a.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dilbilgisi</image:title>
            <image:caption>İran dilleriyle uğraşanlar tarafından &quot;Yeni Farsça&quot; olarak da adlandırılan ve bugün komşumuz İran&apos;ın resmî dili olan Farsça, Hint-Avrupa dili ailesine mensup olup, çok uzun bir tarihî geçmişe sahip olan İran dillerinin son halkasını teşkil eder. Türklerin Farsça ile tanışması daha bu dilin doğduğu ilk yıllara rastlar. Farsça, cumhuriyetten önce kurulmuş olan Müslüman Türk devletlerinin bazen resmî dili, bazen de kültür ve edebiyat dili olarak kullanılmıştır. Kısacası Farsça biz Türkler için herhangi bir yabancı dil değil, dilimizi, edebiyatımızı, tarihimizi, sanatımızı araştıracağımız zaman başvurmak zorunda olduğumuz bir kaynak dildir.

Elinizdeki kitap, Farsça alfabeden ve okuma alıştırmalarından başlayarak mastarlar, basit ve birleşik fiillerin çekimi, isim, sıfat, sayılar, zarflar, zamirler, ön ekler, son ekler gibi morfolojinin bütün konularını işledikten sonra cümle bilgisine geçerek Farsçada cümle yapıları hakkında örnekleriyle bilgiler vermektedir. Kelimelerin okunuşlarını da içeren bu kitabın Farsça öğrenmek isteyenler için iyi bir rehber olacağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd6be34-5fcc-44d1-9972-cfbb2e4c184b.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklük Bilimi Dizisi - Türk Dili Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>“Türklük Bilimi Dizisi” adını verdiğimiz bu küçük seride Türk Dili, Edebiyatı, Tarihi, Sanatı üzerine, kendi sahalarının usta kalemleri bilim adamları tarafından yazılmış makaleler yer almaktadır.
M.Ö. 4500 yıllarına kadar uzanan Türk tarihinin Hunlar, Shatolar, Massagetler, Sakalar, Köktürkler, Uygurlar, Karahanlılar ve başka Türk kavimleri tarafından ortaya konmuş pek çok sayısız eser ve yazmalar hakkında yazılacak o kadar çok şey vardır ki ciltlere sığdıramazsınız.
Bu dizinin ilk kitabı olan “Türk Dili” üzerine yazılmış makaleleri içine alan eser, konunun uzmanlarına, Türk diline gönül veren Türklük sevdalısı gençlere öz bilgiler verecek seviyededir.
Sonraki dizilerde de “Türklük Bilimi”nin o konusunda yazılmış seçme makaleler sizlerin bilgilerini tazeleyecek, eksiklerinizi tamamlayacaktır.
“Türklük Bilimi” adlı dizide makaleleri yer alan Türkiye Türkologlarını kutlar, bu diziden yararlanacak gençlerimize ve Türklük sevdalılarına saygılar sunarız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3f67cd6-ebfd-4ec0-a421-bf42b51c7c43.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihin Savunusu Ya Da Tarihçilik Mesleği</image:title>
            <image:caption>Tarih çok eski bir kelimedir, o kadar eskidir ki bazen ondan bıkkınlık gelmektedir. Aslında nadir olmakla beraber, onu kelime haznesinden atma noktasına kadar ileri gidenler olmuştur. Durkheim Okuluna mensup sosyologlar ona yer vermektedirler; ama bu işi onu insani bilimlerin küçük zavallı bir köşesine atmak için yapmaktadırlar. Burası adeta bir menfadır ve kendi yargılarına göre, rasyonel çözümlemeye yatkın her şeyi sosyolojiye ayırdıktan sonra, en yüzeysel ve tesadüfi saydıkları insani olayları buraya sürgüne yollamaktadırlar. Biz tersine olarak, burada tarihin en geniş anlamını muhafaza edeceğiz. Bu tavır başlangıcında, bireye veya topluma yönelmesi gereken; ani bunalımların tasvirine veya daha sürekli unsurların peşine düşmeyi gerektiren hiçbir araştırma yönünü dayatmamakta veya yasaklamamaktadır; bu tavır kendi içinde hiçbir gizli yana sahip değildir; ilk etimolojisine bağlı olarak “araştırma”dan başka hiçbir şeye angaje değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a933d779-78b6-49a3-93d2-aa63d89e1b6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Mitolojisinin Ana Hatları</image:title>
            <image:caption>Türk Mitolojisinin Ana Hatları kitabı, yazarı tarafından geçmişten günümüze bütün Türk topluluklarının mitlerini, adından da anlaşılacağı üzere, bir genel ve temel çerçeve içerisinde ele almaya çalışan bir kitap olarak tasarlandı ve kaleme alındı. Kabaca MÖ 2000’lerden beri başlayan, oluşan ve gelişen Türk mitleri, Ön-Türklerden çağımıza kadar olan çok geniş kronolojisi boyunca, çeşitli Türk kavim ve devletleri tarafından yeni mitlerle geliştirildi ve zaman zaman devrine göre çeşitli uygarlık çevreleriyle de etkileşime girerek sentezler, yeni mitler oluşturmak suretiyle günümüze kadar varlığını korudu. Elinizdeki kitapta bu ana çerçeve içinde incelenen Türk Mitolojisi, mitoloji biliminin ana bölümlerine göre sınıflandırılarak, değerlendirmeye tabi tutulan mit örnekleri ve onların yansıdığı Türk sanat ve etnografya eserleriyle birlikte ele alınmıştır. İlk baskısı Türk Mitolojisi’nin ABC’si başlığı (1999) ile küçük bir kitap olarak yapılan ve sonra Türk Mitolojisinin Ana Hatları adıyla bir temel başvuru kitabı olarak geliştirilen bu eser, elinizdeki ilaveli ve gözden geçirilmiş yeni baskısı ile Türk Mitolojisi alanında çalışmak isteyen akademisyen, araştırmacı ve öğrencilere başarıyla yol göstermeye devam etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a1e9606-1c71-4f82-9cdf-0fb5d0fe146d.jpg</image:loc>
            <image:title>Farabi</image:title>
            <image:caption>Hayatını, en büyük erdem olarak gördüğü “bilgi”ye adamış olan 
Ebu Nasr Farabi, insanlığın ikinci öğretmeni payesine erişmiş büyük Türk bilginidir. Çocukluktan itibaren bilgiye olan tutkusu zamanla büyük bir aşka dönüşmüş ve bu mefkûre onu, memleketinden koparıp diyar diyar dolaştırarak zamanının en büyük ilim merkezi olan Bağdat’a yöneltmiştir. O, din ilimlerinden dil ilmine oradan mantığa, matematiğe, müziğe, fiziğe, astronomiye, siyasete, ahlaka ve felsefenin bütün alanlarında varlığa dair ilimlerin tamamını zihin heybesine yükleyip varoluş sırrının 
izini sürmüştür. 
Farabi, içinde yaşadığı çağı sadece anlamakla kalmayıp bu çağa dair fikrî ve kavramsal hazırlıkları binbir zahmetle inşa ederek felsefeyi aslına uygun yorumlamış, İslam kültürünün sorunlarını kurucusu olduğu felsefe dilinin kavramlarıyla çözümlemeye çalışmış gerçek bir aydındır. Aklı ve onu vereni en yüce değer olarak benimseyen Farabi, insanın toplum, tabiat ve Tanrı ile ilişkisini tutarlı bir sistem bütünlüğü içinde açıklayarak hem mensubu bulunduğu İslam toplumunu hem de Batı’yı derinden etkilemiştir. 
Farabi, Müslüman bir filozof olarak yaşadığı çağın sorunlarıyla yüzleşmiş, hesaplaşmış ve bu uğurda yüzü aşkın eser yazmıştır. O, İslam felsefesinin hakiki kurucusu olmanın yanı sıra aynı zamanda ortaya koyduğu öncü fikirlerle güçlü bir kültür ve medeniyet inşacısıdır. Onun uzlaştırmacı yaklaşımı, doğru bilgi temeline dayanan hakikat arayışı ile insanın mutluluğunu merkeze alan iyi insan, iyi toplum ve ideal devlet görüşleri yüzyıllardan beri bütün insanlığı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu romanı okurken kadim Türk şehri Otrar (Farab)’dan Semerkant’a, Buhara’ya, Rey’e, Merv’e ve Bağdat’a oradan da Harran, Şam ve Halep’e dek uzanan yollarda doyumsuz ilim kokuları eşliğinde seyahat etmenin yanında, çocukluğundan beri üzerinden hiç çıkarmadığı Türk kıyafetiyle malı-mülkü, makamı ve dünyaya dair her şeyi yağmaya vererek kendini ilme adamış dervişmeşrep dahi bir Türk bilginiyle tanış olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c07b9e3-9ff1-406b-af19-999e75554ac5.jpg</image:loc>
            <image:title>Cihan Harbi’nin Eşiğinde Rusya’nın Doğu’daki Hedefleri</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Rusya’nın Doğu’ya ve öncelikle Türkiye’ye yönelik hedeflerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan belgelerin çevirisinden oluşmaktadır. 1882-1911 tarihli bu belgeler, Rusya’da Bolşevik iktidarının ilk yıllarında, Çarlık yönetiminin emperyalist emellerini ve pazarlıklarını ifşa etmek amacıyla yayınlanmış bulunuyordu. 

Çalışmayı hazırlayan Azad Ağaoğlu’nun açıklama ve dipnotlarla desteklediği belgelerin okurun ilgisini çekeceğini umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dd11fae-d968-4624-b39a-2688a693c3a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyatta Kadın ve Mit</image:title>
            <image:caption>Edebiyatta Kadın ve Mit.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3d51a2e-6858-43fc-a149-5ed25f9d6b1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Çağırışı</image:title>
            <image:caption>Denizin Çağırışı, Türk edebiyatında, psikolojik yabancılaşmanın konu edildiği ilk roman olması açısından önemli bir yapıt. Yazıldığı dönemde yeterince anlaşılamayan Denizin Çağırışı’nda, bir kasaba öğretmeninin ruhsal sorunlarını, çelişkilerini, onun iç dünyasının derinliklerine inerek, büyük bir incelikle anlatıyor Kemal Bilbaşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa66f274-a8a5-40f0-b82e-ab0ed4b9c77e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sefiller</image:title>
            <image:caption>“Toplumsal bir lanet, uygarlığın ortasında, üstelik ahlak kuralları ve yasalarla türlü cehennemler yaratıyorsa; insan varlığı kendi emeğiyle çürüyor, açlıktan sürünüyor ve bir gecede ölebiliyorsa; her tarafta dibine kadar bir yok oluş yaşanıyor ve cehalet ile sefalet yeryüzünde hâlâ hüküm sürüyorsa...” 
SEFİLLER hep yazılacak. 
Yeryüzündeki en büyük yoksulluk: Açlık! 
Yoksul bir köylü olan Jean Valjean, 1815 Fransa’sında bir dilim somun ekmek çaldığı için 19 yıl kürek cezasına çarptırılır. Bir dilim ekmek uğruna bir ömrü tüketmek istemeyen kahramanımız Jean Valjean, kaçış kararı alır. Bu kez hiç hesaba katmadığı bir şey olur: Ezelî düşmanı polis müfettişi Javert 
her kaçışında Jean Valjean’ı yakalamaya ant içmiştir. 
 
Romantizm akımının sembol eserlerinden olan Sefiller, yasa ve merhametin kıyasıya rekabet içinde olduğu bir hikâye anlatırken, suçluyu ıslah etmek yerine cezalandırmayı ön plana çıkaran anlayışı eleştirir. Fransa&apos;nın başta sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik özellikler olmak üzere birçok özelliğini görmek mümkündür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0992081-756f-44c8-9949-84a4c08c0fe3.jpg</image:loc>
            <image:title>İçki Cumhuriyeti</image:title>
            <image:caption>Bu çarpıcı epik romanda Çin’in yaşayan en önemli yazarlarından Mo Yan, okurlarını hayalî bir diyara, İçki Cumhuriyeti’ne götürüyor. Hurafelerin, açgözlülüğün ve gerçeküstü olayların hüküm sürdüğü bu yozlaşmış diyarda, yetkililer tuhaf olayların yaşandığına, halkın ölçüsüz bir yeme alışkanlığına kapıldığına dair duyumlar alır ve olayları araştırmak üzere bölgeye emektar Müfettiş Ding Gou’er’i gönderir. Ancak soruşturma sırasında Ding’in gerçeklik duygusunu kaybetmesine neden olacak absürd hatta fantastik gelişmeler yaşanacaktır. 
Olay örgüsünün arasında da, İçki Yapımı Üniversitesi, Harmanlama Bölümü’nde doktora öğrencisi ve bir yazar adayı olan Li Yidou tarafından yazar Mo Yan’a yazılmış mektuplara yer verilir. Bu mektuplara birer kısa öykü de eklenmiştir. Ne var ki Li’nin her biri öncekinden daha fantastik ve kötücül hale gelen öykülerinde anlatılanlar gittikçe Ding’in İçki Cumhuriyeti’nde çektiği eziyetlere benzemektedir. 
Muazzam bir yaratıcılık sergileyen, siyasi açıdan yıkıcı ve kışkırtıcı bir roman olan İçki Cumhuriyeti, Nobel Ödüllü Mo Yan’ın, hiçbir iktidar ve baskı odağının hayal gücünü yok edemeyeceğini kanıtladığı evrensel bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87991</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afbe9e15-49de-480d-a50b-f0f1e45492fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Siranuş&apos;un Mızıkası</image:title>
            <image:caption>“Az önce seni çocukluğuna götüren bir zaman makinesinin önünde durdun. İlerleyemeyişinin tek suçlusu oydu. Acılarının da... Hep yeni şeylerden söz ediyorsun ama aslında yalan! Geçmiş bugününün yularını sıkıca tutuyor. Acıyı iliklerine kadar enjekte etmiş bir geçmişten söz ediyorum. Böyle bir geçmişin sana umutlu gelecekten söz etmesi o kadar imkânsız ki. Bazen yelelerini savurarak geçen özgür siyah atlar gelir gözlerimin önüne. Ben o atlardan biriyim işte. Sense köklerine sımsıkı bağlı bir çınarsın. Bir gün mutlaka dönecektin toprağına. Bir ağacın varlığını duyumsaması için toprak gerekir.”

Toplumsal gerçekçi öğeleri büyülü gerçekçilikle harmanlayan polisiye tadında yazılmış Siranuş’un Mızıkası, içimizden uğurlayamadıklarımıza bir sesleniş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/408482e7-c845-4dc1-b4ac-689c7c78d8de.jpg</image:loc>
            <image:title>Göklerden Gelen Umut</image:title>
            <image:caption>Işık karanlıkta,
Karanlık ışıkta doğdu.
Ve ışık bizleri zamanın dalgalarıyla evrene taşıdı.
Kim, ne ve nerede olursan ol, ışık her dem seninledir.
Tüm limanlardan sonra ulaşacağın en son menzil, asıl evindir.
Lale’nin omuzlarına binen ağır sorumluluk sadece kendi geçmişini ve geleceğini aydınlatması adına taşıması gereken bir yük değildi. Onun umut ve umutsuzluk arasında yapacağı tercih, milyarlarca insanın yaşamını da etkileyecekti. Tam 526.431 yıl önce alınan yanlış bir karar, 29 yaşındaki bu genç kadının alın çizgilerinde insanoğlunun kutlu yolculuğunu belirleyecekti.
Döngü / Bir İnsanlık Üçlemesi&apos;nin ilk kitabı olan bu romandaki tüm olaylar yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak; az önce veya az sonra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eab90383-9174-4de0-81fb-f5c4c284de85.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgili Katilim</image:title>
            <image:caption>Sevgili Katilim, sizleri karanlık bar ortamlarından aydınlık müzelere, kan kokan morglardan kitap kokan kütüphanelere, zaman boşluğunda kalarak bedene bürünememiş ruhlardan farklı evrenlere astral bir seyahate çıkmaya davet ediyor. Bu seyahati gerçekleştirirken psikoloji, sosyoloji, astronomi ve metafizik ile bütünleşerek hem kahvehane kültürünü hem de bir psikiyatristin bilimsel çalışmalarını işliyor.

Ölüm ile yaşamın bir arada ne kadar dengeli olduğunu anımsatırken ölümsüzlüğe meydan okuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72e72e46-1de2-4e55-98d7-08c390b1f3f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları I</image:title>
            <image:caption>Farklı Perspektiflerden Endüstri 4.0 Yazıları I</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1baca02-4614-4e33-a313-5fa02bcc5255.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevre Tartışmaları ve Çağdaş Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>Çevre Tartışmaları ve Çağdaş Gelişmeler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6861b2db-35e7-49ca-9c0f-12a51a1ae3b6.jpg</image:loc>
            <image:title>The Alien Friends</image:title>
            <image:caption>This is a story about friendship and love... 
 Loving and being nice to each other will make the world a better place. 
All you need is a good friend and everything will be ok.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63299d63-7a8f-4d22-97fb-073575340d24.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Atreides Hanedanı</image:title>
            <image:caption>Efsane Dune serisinin öncesini anlatan üçlemenin ilk kitabı, Dune: Atreides Hanedanı!


Paul Atreides, Dune olarak bilinen çöl gezegenindeki Fremenlerin lideri Muad’Dib olmadan, şeytani Baron Harkonnen, Atreides Hanedanı’nı yok etmeden ve baharat ile kumsolucanlarının sırrı keşfedilmeden önce başka bir hikâye vardı.  
Genç Leto Atreides, babası Dük Paulus Atreides tarafından bir yıllığına Ix’e gönderildiğinde başına geleceklerden habersizdi. Padişah İmparator IX. Elrood’un da dahil olduğu bir dizi komplonun ardından Atreides Hanedanı’nı tehlikeli günler bekliyordu. 
 
Arrakis’in başındaki Vladimir Harkonnen hem İmparator’dan hem de Lonca’dan tehlikeli sırlar saklıyordu. Her yerde kulağı olan Bene Gesseritlerden saklanamayan sırlar. Ve onların, karşılığında Baron’dan istedikleri bir şey olacaktı. 
İmparator tarafından Arrakis’i incelemesi için gönderilen gezegenbilimci Pardot Kynes’ın çöl gezegeni Dune’la ilgili başka bir planı vardı. Bunun için Fremenlerle işbirliği yapması gereken Kynes, çöl kadar zorlu bu insanlara kendini kabul ettirmek zorundaydı. 
 
Dune: Atreides Hanedanı, orijinal serinin ilk kitabı Dune’un hikâyesinin bir nesil öncesinde yaşanan çalkantılı olayları, kudretli kahramanları, korkunç düşmanları ve ürkütücü tiranları anlatıyor.

“Dune: Atreides Hanedanı hem serinin öncesini anlatan şahane bir roman hem de kendi başına inanılmaz heyecanlı bir hikâye. Frank Herbert görse gurur duyardı.” –Dean Koontz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36774bb4-93ab-4067-a6b7-57e332090c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Bak ve Söyle - Tavşancan ile Faresu</image:title>
            <image:caption>Axel Scheffler’in neşeli kahramanları Tavşancan ile Faresu’dan eğlenceli bir ara bul kitabı!
Tavşancan ile Faresu Bak ve Söyle’nin eğlenceli, kalabalık sahneleri sayesinde meraklı ufaklıklar hoşça vakit geçirecek.
Okul öncesi dönemdeki çocuklara seslenen Tavşancan ile Faresu’nun maceralarında, çocukların dünyasına özgü konular ele alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=87999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e17f68a-45dd-4dba-b509-ab83232eec2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Harkonnen Hanedanı</image:title>
            <image:caption>Uluslararası çoksatan Dune: Atreides Hanedanı’nın devam kitabı Dune: Harkonen Hanedanı, ilk kitaptan on iki yıl sonra başlıyor. 
 
Dük Leto Atreides, Azledilme Mahkemesi’ndeki performansından sonra Büyük Hanedanlar arasındaki popülerliğini artırmış ve saygı duyulan biri olmuştu. Artık yirmi altı yaşında olan Leto, Padişah İmparator Shaddam ve düşmanı Baron Harkonnen’ın gözünde dikkat edilmesi gereken, tehlikeli bir figür haline gelmişti...  
 
Genç Duncan Idaho, Atreides Hanedanı’na hizmet etmek için Ginaz Kılıçustaları tarafından eğitime tabi tutulacaktı. Eğitim görenlerin üçte birinin canlı çıkamadığı bu sert eğitim onun Dune’daki Duncon Idaho’ya dönüşümündeki taşları döşeyecekti… 
 
Bene Tleilax ile yaptığı anlaşmayla yapay baharat üretmeye çalışan Padişah Shaddam, İmparatorluk’un kontrolünü kaybetmeye başlıyordu. Kaitain’deki sarayı da Sardaukarların diğer gezegenlere dağılmasıyla tehlikelere açık hale gelecekti… 
 
Gezegenbilimci Pardot Kynes ve oğlu Liet, Dune’u çöl olmaktan çıkarmaya çabalarken aynı zamanda acımasız Harkonnen askerlerine karşı mücadele etmeye çalışacak ve Fremenler hiç olmadığı kadar kendilerini göstermeye başlayacaktı… 
 
Her bir karakterin incelikle dokunduğu Dune: Harkonnen Hanedanı’nda Frank Herbert’ın şaheseri Dune’un arka planı politika, din ve savaşlarla dolu bu heyecanlı hikâyelerle anlatılıyor.


“Dune: Harkonnen Hanedanı hem olağanüstü bir evren gelişimi hem de soluksuz bir okuma sunuyor.” –Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8de7905f-2254-4d23-b603-ae6ce3eaa889.jpg</image:loc>
            <image:title>Yıldızsız Gece</image:title>
            <image:caption>Çok sevdiği bir dostunu kaybeden Drizzt Do’Urden’ın yas tutmaya vakti olmaz zira kara efler, Mithral Salonu’nun altındaki mağaraları ele geçirmeye başlamıştır. Drizzt’in evi olarak gördüğü Mithral Salonu’nu korumak için dostlarıyla birlikte kara elflerin şehri olan Örümcekler Şehri Menzoberranzan’a yolculuk etmekten başka şansı kalmaz.  
 
“Karanlıkaltı’nın koridorlarında hayal gücünle yan yana yürüyemezsin. Bir kayanın arkasına gizlenmiş bir düşman hayal etmek kişiyi başka birinin arkasındaki gerçek bir düşmana kör edebilir. Düşlere dalmak o farkındalık üstünlüğünü kaybetmektir ve Karanlıkaltı’nda ihtiyatsızlık ölüm getirir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcb70096-e4a4-4d79-9a06-8cd26369ad9e.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Genç Kızın Ergenlik Rehberi</image:title>
            <image:caption>Ne zaman regl olacağım?
Canım acıyacak mı?
Neden böyle hissediyorum?
Normal olan ne? 
 
Büyüme çağındaki her genç kız gibi sizin de kafanızda milyonlarca soru olduğuna eminim. Fakat merak etmeyin, doğru yerdesiniz. Hormonlardan sutyenlere, âdet döngüsünden ilişkilere kadar her konuda dürüst açıklamalar ve eğlenceli illüstrasyonlar sayesinde ergenliğin gizemli dünyasının tüm sırlarını öğreneceksiniz. 
 
Modern Genç Kızın Ergenlik Rehberi, hayatınızın bu yeni döneminde kendinizi güçlü ve özgüvenli hissetmeniz için ihtiyacınız olan her şeyi sunuyor. 
 
“Bir genç kızın bedenindeki değişimlere dürüst, eğlenceli ve korkusuz bir bakış. Pratik tavsiyelerle, faydalı açıklamalarla ve cesaretlendirici mesajlarla dolu.” —Parents.com 
 
“Bu kitap hakkında en sevdiğim şey, kitap boyunca tekrar eden güçlendirici mesajı oldu: Bedenin sana ait.” —Health.com 
 
“Eğer çevrenizde ergenliğe girmek üzere olan bir genç kız varsa, hemen ona bu kitabı alın.” —HEIDI STEVENS 
 
“Ergenliğin fiziksel, ruhsal ve duygusal boyutlarına dair muhteşem bir kılavuz.” —Publishers Weekly 
 
“Faydalı ve net tavsiyeler… tam da doğru tonda.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b1a632c2-57fe-4f82-b6be-ce118fb793f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafağa Geçit</image:title>
            <image:caption>Altı yıl, bir kara elfin ömründe kısacık bir âna denk gelir. Ancak Mithral Salonu’ndan ayrı düşen Drizzt ve Catti-brie için altı yıl geçmek bilmemiştir. Kaybettikleri dostlarının yasını tutan ikili, Kılıç Sahili’ndeki bir gemide korsan avlayarak geçirmektedir günlerini. Ancak acı dolu geçmişlerinden kaçmaları o kadar da kolay olmayacaktır. 
 
“Yuvam burası mı? Bilmiyorum. Bir diğer basamak olduğunu tahmin ediyorum ama beni yuvam diyebileceğim bir yere götürecek bir yol var mıdır, bilmiyorum. 
 
Bu konuya pek sık kafa da yormuyorum çünkü zaman geçtikçe onu umursamadığımı anladım. Eğer bu yol, bu basamaklar dizisi hiçbir yere çıkmazsa bile sorun değil. Yolu dostlarla beraber yürüdüğüm için zaten yuvamda sayılırım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ffe885-d014-4c8a-a274-1ab400616aaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlığın Kuşatması</image:title>
            <image:caption>Karanlıkaltı’nın zifiri derinliklerinden çıkan kara elf bir kez daha Mithral Salonu’nun cüceleriyle buluşur. Drizzt Do’urden’la birlikte olan Bruenor Battlehammer dövüşe hazırdır – ancak bu sefer ne Wulfgar yanlarındadır ne de Catti-brie. 
 
“Anahtar umuttur. Geleceğin geçmişten veya bugünden daha iyi olacağına inanmazsak ya drow toplumundaki gibi her gün nefsimizi tatmin etmek uğruna boş bir mücadeleye gireriz ya da umutsuzluğa kapılıp ölümü bekleyerek hayatımızı heba ederiz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dec26063-c9a5-41d0-9de4-de10f835aafd.jpg</image:loc>
            <image:title>Düş Mesafesi</image:title>
            <image:caption>Acıyı geçmişin kokusuyla dindirmeye gücü yetmiyor artık insanın. Eşyaların, bahçelerin ve insanların o kendilerine has kokusu her zaman merhem olmuyor kabuğunu özleyen yaraya. Kalabalık akşam sofralarının, çocuk sesleriyle dolup taşan avluların, uzaktan bakınca kırmızı kiremitleriyle bir yonca tarlasını andıran gecekondu mahallelerinin anlamları yok olup gidiyor. Şehre secde edenler belki semaya yükseliyor ama bir yerlerde kömür kokusu, çamur lekesi ve türkü sürüp gidiyor. Ayrılık acısı hafifliyor belki ama ölüm Allah&apos;ın emri olmaya devam ediyor. 
 
Düş Mesafesi, Deniz Ceren Türkkan’ın okurla ilk selamlaşması. Görünen o ki son da olmayacak bu. Yarattığı atmosferden tercih ettiği kelimelere, ele aldığı öykü konularından üslubu önceleyen tavrına kadar her şey onun daha uzun süre buralarda olacağını gösteriyor. 
 
“Onlar için devlet, kemerli, demir halkalarıyla dev kapıların önünde, kapıyı tıklatmadan önce iki kez düşünmekti. Ak kepenekli bir çobanın kaval sesini, yosun tutmuş oylumlu kayalıkların zahter kokularını, yarım kalmış türküleri ve anason kokulu sövgüleri yükleyip sırtlarındaki küfeye, kalın enseli adamların önünde boyun bükmekti. Kalın enseli devlet adamları onlara gülerdi gür bıyıklarının altından, sanki bu gülüş, ölüme giden kestirme bir yol gibiydi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83165787-61e8-4603-8671-b43d69d9f657.jpg</image:loc>
            <image:title>Virüst Ömer</image:title>
            <image:caption>Ankara’nın deneyimli gazetecilerinden Orhan Kemal Erkılıç’ın ilk kitabı “Virüst Ömer”, Kovid-19 pandemisinin gündelik hayata etkilerini dram ve mizah yüklü öykülerle anlatıyor. 16 öykünün yer aldığı kitapta, gözle görülmeyen bir virüs ile değişen gündelik hayatlar, yaklaşmak istedikçe uzakta kalınanlar, yapmak isteyip de yapılamayanlarla dolu günleri anlatıyor. 
 
YAZAR ORHAN KEMAL ERKILIÇ KİMDİR? 
Baba mesleği gazetecilikle küçük yaşlarda tanıştı. Mesleğe profesyonel olarak başladığı Anayurt Gazetesi’nde çalışırken 2005 yılında teklif aldığı Sabah Gazetesi’ne transfer oldu. 2013 yılından bu yana ise Milliyet Gazetesi’nde çalışıyor. Yaygın medyanın Ankara eklerinde çalışan en eski gazeteci konumundadır. ‘Spor Sahnesi’ isimli köşesinde gündemi değerlendiren Orhan Kemal Erkılıç, kent haberleri ve röportajlarla mesleğine devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3148d8c-75ef-4221-9cb7-b89d989bb7ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz Asyasında Müslüman Azınlıklar</image:title>
            <image:caption>Batılı sömürgeci güçlerin şekillendirmesi neticesinde bugün Asya ve Uzak Doğu’da Müslümanlar suni yapılandırmaların içine atılarak içinden çıkılmaz problemlerle karşı karşıya bırakılmışlardır. Bölgede yaşayan Müslümanların problemleriyle dertlenmek ve onların sorunlarını aşmada yardımcı olmak en azından onların durumlarını ortaya koymak ve insanlığın bilgisini sağlamak bizlerin görevi olsa gerektir. 
Bu eserle Asya ve Uzak doğuda yirmi ülkede yaşayan Müslüman azınlıkların siyasi, sosyal, kültürel, dinî ve ekonomik problemleri hakkında insanların bilgilendirilmesi ve bilinçlendirmesi amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b64c2d8-5ffa-4096-85d4-2f9242210345.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Güne Bir Öykü Seti (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>İNSANLAR duygularını, düşüncelerini, hayallerini, istek ve tecrübelerini sıklıkla öyküler yoluyla diğer insanlara iletmişlerdir. Çünkü öyküler anlatılan konunun, verilmek istenen mesajın muhatap tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlar. Bu bakımdan öyküler, tarih boyunca insanların birbirlerine başlıca dert anlatma yöntemlerinden biri olmuştur. 
ELİNİZDEKİ bu set de insanlık mirası olmuş öykülerden seçilmiştir. Yabancı dilde olanların çevirisi yapılıp, güncelliğini kaybetmiş metinlerin elden geçirilmesi sonrasında öyküler konularına göre sınıflandırılarak on kitaptan oluşan bu set hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f404afe6-7a99-4511-aaca-7a288f4d71de.jpg</image:loc>
            <image:title>Deyimler Ve Atasözleri Öyküleri (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>DEYİMLER ve ATASÖZLERİ dilimizin en büyük hazineleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş bu söz grupları yazılarımıza ve anlatımlarımıza müthiş bir renklilik ve canlılık katar. Bazen saatlerce anlatmaya çalıştığımız duygu ve düşüncelerimizi bir deyim veya atasözü bir anda ifade eder. 
YILLARCA dilimizde dolaşan atasözlerin ve deyimlerin kaynağını büyük bir merakla araştırarak ilginç öykülerini derledik. Bu serideki öyküleri sizler de keyifle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dc7487f-5982-4581-96eb-eb925716de41.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedişkom Hatırlamayı Unuttuğunda (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bazı günler sıradan bir günmüş gibi başlar, ama dikkat ederseniz özel bir günün sinyallerini hissedebilirsiniz. Sabah saatlerine dikkat etmekte fayda var. İşte bu Çarşamba da Mia için sıradan bir Çarşamba değildi. Dedişko geliyordu! Bundan böyle hep birlikte yaşayacaklardı. Dedişko kim mi? Tabii ki Mia’nın büyük büyükbabası.
Dedişko artık tek başına yaşayamayacak kadar yaşlanmıştı. Kafası da biraz karışıktı. Hatta bazı günler çok karışıktı. Çünkü gitgide daha da unutkan oluyordu. Birinin ona ayakkabılarını nasıl bağlayacağını yeniden öğretmesi, el kremiyle dişlerini fırçalayamayacağını hatırlatması gerekiyordu. Fakat dedişko tek başına gelmiyordu. Şimdi Mia’nın da aklı iyice karışmıştı. Kimdi bu gizemli çocuk?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26871179-c3a9-4530-90c5-4787168aaa95.jpg</image:loc>
            <image:title>Birinci Dünya Savaşı&apos;nın Kökenleri</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın Kökenleri’nde William Mulligan, savaşa yol açan faktörleri yeni bir bakış açısıyla ele alıyor. Konuya dair temel tarihyazım tartışmalarını ve politik açmazları, güncel veriler ışığında tekrar masaya yatırıyor. Mulligan, en temel tezlerden birine karşı çıkıyor: Savaşın yirminci yüzyılın başlarındaki uluslararası politikaların kaçınılmaz bir sonucu olduğu düşüncesini reddediyor. Bilakis, barışı sürdürmek için çabalayan güçlü aktörler olduğunu öne sürüyor. Askeri güçler, kamuoyu, ekonomi, diplomasi ve jeopolitik gibi kritik konuları ayrı birer bölüm olarak ele alan yazar, çok yönlü bir anlatı sunuyor. Büyük aktörler arasındaki ilişkileri, küçük devletlerin rolünü, dağılmakta olan imparatorlukları ve Temmuz krizini mercek altına alıyor. 1870-1914 arasında dünyada olup bitenlerin net bir fotoğrafını çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5013914d-b1e0-4d60-9969-7fb9f9f30b84.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Çoraplar Ülkesi - Hem Öykü Hem Etkinlik</image:title>
            <image:caption>Çamaşır makinesine giren çift çorapların tekleri, yıkandıktan sonra nereye gidiyor? Neden kayboluyorlar?
Arda ve ailesi bunu çok merak ediyor. Kaybolan çoraplar, bambaşka bir yerde ve acayip mi acayip bir ülkede yaşıyor olabilirler mi? Peki, tek kalan çoraplar ne işe yarayacak o zaman?
Kayıp Çoraplar Ülkesi merak duygusuyla hayal gücünün nasıl zenginleşebileceğini anlatan, hem de işe yaramaz gibi görünen çorap teklerinden nasıl eğlenceli kuklalar yapılabileceğini gösteren etkinlik sayfasıyla tatlı mı tatlı bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73a5fdf0-c731-43d8-8862-5e30deb8c887.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu İlleri Ve Varto Tarihi</image:title>
            <image:caption>Mehmet Şerif Fırat, Dersim bölgesindeki Alevi aşiretlerin etnik ve kültürel olarak Türklükle ilişkilerini, tarihi olaylar ile kültürel bulgulara dayandırmıştır. O’na göre, Alevilerin inanç sistemi büyük oranda eski Türklerin Şamanî inançlarına dayanmaktaydı. Evlenme, boşanma, toy şölenleri, ölü gömme gelenekleri, nevruz, hıdrellez bayramları, dağ taş, ağaç gibi tabiat unsurlarının kutsal kabul edilmesi gibi kültürel unsurlar ile yaşam tarzları arasında büyük oranda benzerlik bulunmaktaydı. Yukarıda zikredilen kültürel ortaklıklar ve tarihsel ilişkiler temelinde; Kormanci ve Zazaca konuştukları halde, dini ritüellerde; Türkçe gülbenk ve dualar okumaları, Alevi aşiretlerin Türk olduklarını ve değişmesi oldukça zor alan dini ritüellerde, Türklüklerini muhafaza ettiklerini göstermekteydi. 
Türk Tarih Kurumu’nun kitabı basmaması üzerine Mehmet Şerif Fırat kendi imkanlarıyla Turhan Selçuk vasıtasıyla kitabın basımını yaptırır. Kitap, çok kısa sürede tükenir ve yankı bulur. Kitabın Doğu illerindeki yankısı daha şok edicidir. Kürt adı verilen bir milletin olmadığını iddia ettiği yetmiyormuş gibi; bölgedeki Alevileri Kürtlerin arkasına takmaya çalışan çevrelerin suratına bir tokat gibi inmiş ve Aleviler ile Kürtler arasında hiçbir etnik ve kültürel ilişkinin bulunmadığını; aksine, Alevilerin öz be öz Türk olduklarını yazmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ead25dbd-ef58-4ade-90f9-4b4247670d0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimdeki İzler</image:title>
            <image:caption>Şiir bir yolculuktur kalpten kalbe giden. 
Şiir duyguların ete kemiğe bürünmüş halidir. 
Şiir bazen sevgiliye bazen derin sevdalara açılan bir kapıdır. 
Şiir kimi zaman dosta, kimi zaman doğaya yazılan içli bir yazıdır. 
Şiir hassas duygularımızın, gönül telimizin bizdeki imgelerin tercümanıdır. 
Şiir aşkın dile gelmiş hali kara sevdadır, yürek yangınıdır. 
Şiir henüz bestelenmemiş bir şarkıdır. 
Kendimizden bir şeyler buluruz okuduğumuz şiirlerde, her şiir sanki bizi anlatır, bizim hikâyemizi yansıtır. 
Duygularımıza tercüman olur çoğu zaman, bazen de bizi alır götürür yıllar öncesine yahut olmak istediğimiz yere. 
Duyguyu tasvirin iyisi kötüsü olur mu hiç? 
Şair neyi nasıl hissederse kelimeler öyle dile gelir, kafiye olur, redif olur, mısra olur, şiir olur.  Şiir acıyı, mutluluğu, hasreti, yaşamın bizde bıraktığı etkiyi, aşkı, sevdayı kısacası kalbimizdeki izleri anlatır. Tüm okuyucularıma şiir dolu şiir gibi güzelliklerle bezenmiş zamanlar diliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc96cd61-5912-48dd-a4b5-c14a56e26d99.jpg</image:loc>
            <image:title>Cennet Çayırları’nda Yeni Bir Moda</image:title>
            <image:caption>Cennet Çayırları Doğa Parkı’nda yepyeni bir oyun modası başlamıştı: 
Kart Koleksiyonu! 
Züri ve arkadaşları da kart koleksiyonlarını tamamlamak istiyordu ama nasıl? 
Takım çalışması, arkadaşlık ve paylaşmanın güzelliği üzerine tatlı bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ee3965c-1fa2-4313-b885-8cd9e4ea6539.jpg</image:loc>
            <image:title>Peynir Korsanları’yla Ay Macerası</image:title>
            <image:caption>Kaptan Cesuryürek ve tayfası Ay’daki peynirlerin peşinde! 
Evet ama Ay’a nasıl gidecekler? 
Kerem kurabiyeleriyle Peynir Korsanları’nın yardımına koşuyor! 
Bu harika macerada bakalım onları neler bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a4385d6-f2e2-4d6b-96c6-59cf788dc5c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Arıcan Okuma Sevgisi</image:title>
            <image:caption>Turan Karataş&apos;ın &quot;Bütün Çocuklara&quot; ithaf ettiği &quot;Arıcan - Okuma Sevgisi&quot;, yarı insan, yarı arı &quot;Arıcan&quot; ve Ali&apos;nin maceralarını konu ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43d45823-7cfa-4e5b-aa03-b220d6f6c300.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Ox’un Fantastik Deneyi</image:title>
            <image:caption>Doktor Ox’un Fantastik Deneyi Jules Verne’nin hayal gücüne aşina olanları dahi şaşırtacak bir eserdir. İnce bir mizahla sakinlikten, itidal ve yavaşlıktan, barış içinde yaşamaktan ötürü elle tutulur hiçbir olayın vuku bulmadığı, kentin yöneticileri ve kamu görevlilerinin bile yaşamları boyunca inisiyatif kullanmadan, hiçbir önemli karar almadan bu dünyadan göçüp gittiği Quiquendone (kurmaca bir kent) kentinin aydınlatma işlerini hiçbir ödenek talep etmeden Doktor Ox ve asistanı ne tür bir değişimi tetikleyeceklerdir? Eserdeki müzik ve sanat terimleri tam bir aydınlanmacı olan Jules Verne’nin beğenisi ve birikimi üzerine de fikir verebilecek niteliktedir. Bilim hırslı ve vicdansız insanların elinde tehlikeli bir araca dönüşebilir mi? 

Kitabın bilimkurgusal yapısına dudak bükenler çıkabilir: Bu noktada sadece eserin yayımlandığı (1872) yılı hatırlatmak isteriz. Tıpkı 1865 yılında yayımlanan Ay’a Yolculuk (De la Terre à la Lune, trajet direct en 97 heures 20 minutes) adlı eserine 2020 yılından baktığımızda ancak takdir sunabileceğimiz gibi. Jules Verne’in eğlenceli ve alaycı dilini seveceğinizden eminiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44b99e0-bdbd-45e8-9e03-9de6665ae2e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Profesör Dinozorus’un Harikalar Diyarı</image:title>
            <image:caption>Derin, bir evcil hayvanı olmasını çok istiyordu. Ama o, herkes gibi bir kedi, köpek ya da bir kuş değil, bir dinozor istiyordu! 
Profesör Dinozorus’un Harikalar Diyarı tam da aradığı yere benziyordu. Bakalım bir dinozorun bakımı sandığı kadar kolay olacak mıydı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf56ced1-c88c-44d7-9deb-ba2188bcb0fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Devri Oyunları</image:title>
            <image:caption>Taş Devri çok sıkıcıydı. Kaya, kardeşi Çakıl’ın da yardımıyla harika bir oyun tasarlamaya karar verdi. Böylece artık sıkılmayacaklardı. Bakalım Kaya neler icat edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d4e8cb0-8a58-4189-9752-3feeef74cd71.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarp Yokuşun Eteğinde İnsan</image:title>
            <image:caption>Kendisini, binlerce yıllık tarihin oluşturduğu gelenek ırmağında bulan insanlar kimliğini ve kişiliğini burada bulacağına inandırılırlar. Bu akıntıya kapılanlar özgürlüklerini kaybederler. Allah’ın insan olmanın esası olarak tespit ettiği özgürlüğü teslim edecek adresler ararlar.  Bunlar için bir şemsiye kimlik olarak İslam yetmez, her zaman çatışmaya hazır bekleyen alt kimliklere sığınırlar. İnsan düştüğü yerden kalkar derler; düştüğümüz yer özgürlüğümüzü ve cesaretimizi kaybettiğimiz yerdir. 

Bu kitapta, “İnsanın hem zihinsel hem bedensel özgürlüğünün tehdit altında olduğu bir çağda insanlığını korumakta hâlâ kararlı olan insan ne yapabilir?” sorusunun cevabını aranmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d647e9f-3a51-488a-9ac9-3a75cfd61ac3.jpg</image:loc>
            <image:title>Aydınlanmanın Keşif Araçları</image:title>
            <image:caption>Varlık ve bilgi anlayışı din ve felsefe gibi düşünce alanlarının temellerini oluşturur ve onlara kimlik kazandırır. Bir düşünceyi diğerinden ayıran bu kimlik aynı zamanda düşüncenin ana unsurlarını da biçimlendirir. 
Din özelinde ifade etmek gerekirse İslam, kendisine has varlık tasavvuru ve bilgi anlayışıyla diğerlerinden ayrılır.  
Elinizdeki eser, aydınlanmanın keşif araçlarını oluşturan varlık ve bilgi kuramları üzerinde durmanın yanında bu kuramları Kur’an’ın tevhid felsefesi, varlık tasavvuru, din-bilim başlıkları özelinde anlatarak okuyucusunun düşünce dünyasına önemli katkılarda bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8071c5-3e63-434c-98d4-eb3f6e06af7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vatan Pervaneleri</image:title>
            <image:caption>BOOMERANG 
Karabağ savaşında cesaret gösteren Azerbaycan askerlerine adanmıştır. 
Sanam&apos;ın kocası Nasir, yirmi iki yıl önce savaşta kayboldu. Acı çeken genç anne tek çocuğunu tek başına büyüttü. Kiralık bir evde yaşamasına rağmen kızına iyi bir eğitim alabilmek için çok çalıştı. Şafağı beyaz bir elbise içinde - doktor kılığında - görmek Sanam&apos;ın hayattaki en büyük hayaliydi. 
Artık geceleri hastanede çalışan ve gündüzleri tıp fakültesinde okuyan kızı, her seferinde aynanın karşısında giyiniyor - Sanam&apos;ın büyükanne olma hayali geçiyordu. Bu yüzden kapısına gelen ilk haberciye &quot;evet&quot; dedi. 
*** 

SARI YAPRAKLAR 
Ünlü Letonyalı besteci Raymond Paulsa&apos;ya ve bunu Riga&apos;da yaşayan eski tanıdıklara ithaf ediyorum 
Sabah erkenden Vilnis&apos;in tek odalı dairesinin kapısı hızla açıldı. Sese uyandı ve kendini yatakta yalnız görünce çabucak kalktı ve yarı çıplak pencereye yaklaştı. Binanın avlusuna park etmiş bir servis arabası Christina yı almaya geldi. Sarışın asker-şoför arabanın arka kapısını açıp onu kibarca oturmaya davet ettiğinde Christina bir an durakladı ve sağ omzunun üzerinden pencereye baktı. Vilnis tek kanadı açılmış pencereden ona seslendi &quot;Gitme Kristin, geri dön!&quot; - O anda arka koltukta oturan albay kadının elini tuttu ve öfkeyle ona doğru çekti. Araba hızla ilerledi ve gözden kayboldu 

*** 
NELLİ 

Geçen yüzyılın seksenlerinin ortalarıydı. O sırada Komsomolskaya Pravda gazetesi Moskova&apos;da Pravda Caddesi&apos;ndeki bir yayınevinde yer alıyordu. &quot;Geri döneceğim ...&quot; başlıklı eleştirel makalenin Rusça el yazmasını okuduktan sonra, gazete çalışanı derinden etkilendi ve Bakü&apos;ye dönmemi tavsiye etti: &quot;Probleminizi halletmek için, yazınızı mektubuma ekleyip Cumhuriyet Gençlik Birliği Merkez Komitesi&apos;ne göndereceğim ...&quot; Ben itiraz ettim. &quot;Bu sadece benim için değil, komünist olma-yan yüzlerce yüksek öğrenim gören genç için bir sorun.&quot; Dedim. &quot;Çoğu iş bulamadığı için ülkeyi terk ediyor ve yurt dışına gidiyor ...&quot; 
Ümit yeri bilip yüz tuttuğum Moskova, deme dünyanın en büyü kentiymiş ... Yazı işleri bürosundan çıkıp başkentin Riga tren istasyonuna taksiyle gittiğimde öyle düşünmüştüm. Paramın geri kalanını talep ettiğimde taksi şoförü, Bakü&apos;deki meslektaşları gibi yüzüme baktı ve kapıyı çarparak gitti. 
Ve daha fazla hikaye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4021c505-ea5b-42ba-8c12-ac2e82b05a8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne</image:title>
            <image:caption>“Bayan Lynde, fazla gururun insanın gözünü kör ettiğini ve kadınların yüksek tahsil yapmaları gerekmediğini söylüyor. Onların ait olduğu dünyaya aykırıymış böyle bir şey. 
Söylediklerinin tek kelimesine bile inanmıyorum.”

Anne Shirley, hayalperest, macerasever, her şeye tutkuyla bakan kimsesiz bir çocuktu. Prens Edward Adaları’nda yaşayan, orta yaşlı Marilla ve Matthew kardeşler çiftlik işlerine yardım etmesi için 
bir erkek çocuk evlat edinmeye karar verdiğinde, karşılarında Anne’i bulmayı hayal etmiyorlardı. Ancak kader Anne’in yolunu Green Gables’a düşürmüştü bir kere. Zavallı çocuk hayatı boyunca pek çok sevimsiz yer görmüştü ama burası hayallerindeki o “muhteşem” yerdi. Onu geri göndermemeleri için Cuthbertlerin bir dediğini iki etmemeyi aklına koymuştu. 

Cuthbertler de dahil olmak üzere tüm kasaba halkı yakın zamanda Anne’in pek çok uçarı, hayalperest ve eğlenceli anına tanık olacak ve ellerinde olmadan bu kıza sıkı sıkıya bağlanacaklardı. Marilla ve Matthew kardeşler artık Anne Shirley’siz bir Green Gables düşünemez hâle gelmişlerdi. Anne Shirley ise artık Green Gables’sız bir hayatın hayalini kuramıyordu.

“Anne Shirley kurgu dünyanın en sevilesi, 
en tatlı karakterlerinden biridir.” 
 Mark Twain</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d515a9a-f8c8-411b-a4d5-7c877da0d2ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - Avonlea</image:title>
            <image:caption>“Profesör Hamilton&apos;ın öğütlediği gibi, bazı düşüncelerimi yazmaya çalışıyordum ama istediğim gibi olmadı. Beyaz sayfa üzerine siyah mürekkeple doğrudan aktarılmış hâlde çok donuk ve gülünç duruyorlar. Düşünceler de gölgeler gibiler... Onları kafese koyamıyorsun, ele avuca sığmayan, dans eden şeyler. Belki denemeye devam edersem bir gün bunun nasıl yapıldığının sırrını keşfedebilirim.” 
 
Yeşilin Kızı Anne: Avonlea yeni karakterleri, ilki kadar 
eğlenceli ve duygusal maceraları ile sizlerle! 
Artık onaltı yaşında olan Anne, yetişkinliğe doğru ilk adımlarını atmak üzeredir. Çocukluğunun bir kısmını geçirdiği, yeşiller içerisindeki Green Gables’tan ayrılmamak için Avonlea Okulu’nda öğretmenlik yapmaya karar verir. Okulda tanıştığı öğrencileri ile hayatı yeniden öğrenen Anne, eski dostlarının desteğiyle başarılı bir öğretmen olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda öğrencilerine de hayatta doğru adımlar atmayı öğretmeye çalışır. Anne ve dostları mesleklerinin yanı sıra Avonlea’yi geliştirmek için de kolları sıvarlar. 
Bir Kalkındırma Derneği kuran gençler kasabanın simasını değiştirmek, inatçı yetişkinleri ikna etmek için uğraşırlar. Bu macerada başlarına eğlenceli olduğu kadar yıldırıcı işler açılsa da 
asla pes etmezler. Okul ve dernek işleri arasında gittikçe gelişen ve adım adım büyüyen Anne, bakalım yetişkinlik macerasında başarılı olabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08fd8ec8-70f8-491e-9a66-437c90207665.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarıdakiler</image:title>
            <image:caption>Pahalı arabalar, lüks evler, yüksek mevkiler, duygusuz ilişkiler, hırs dolu yakınlıklar… Başka bir seçeneğimiz olsaydı, ömrümüzü bunları kazanmak uğruna geçirir miydik? Yaşamdan kıyımlar ve adaletsizliklerle çevrili bir kötülük dışında şeyler de istemez miydik? 

Dışarıdakiler, okurlara bir “ütopya” vadediyor: Ağaç keserken rızalık alınan, yalanın ve talanın henüz uğramadığı, doğanın para için tahrip edilmediği, kadınlara ve çocuklara güvenli bir yaşam olanağı sunan; velhasıl “Dışarı”nın kötülüklerinden azade bir sığınak. 

Bir maden şirketinde sorumlu olarak çalışan Demir, Adını Bilmediği Kız sayesinde bu sorunun peşine düşüyor; kendiyle ve ailesiyle yüzleşiyor. Hiç tanımadığı bir dünyanın ve dilin ortasında, “kendi sesini” duymaya çalışıyor. 

Oyunculuğu ve senaristliği ile tanınan Alper Kul, bu sefer sevenlerinin karşısına yazar kimliğiyle çıkıyor. Okurlarını çocukluk düşüne, en temiz ve korunaklı sığınağına davet ediyor. “Adamın tek bildiği iletişim yolu konuşmaktı. Ama bir insan sadece konuşarak karşısındakiyle nasıl anlaşabilirdi ki? Duygularını nasıl aktaracaktı? Konuşmak iletişim yolları arasında en zayıf olanıydı. Neticede konuşmak, ağızdan çıkan sesleri birbirine bağlayarak, her duyguya karşılık gelen bir kod üretmekti. Birisi tecrübe ettiği çok etkili bir duyguyu, misal, A-Ş-K sesleri çıkartarak ifade ettiğinde, kodu işiten karşısındaki de kendi yaşanmışlıklarından bu kodun karşılığı bulup, bir duygudaşlık yaşamaya çalışıyordu. Kişinin karşısındakini anlama kabiliyeti kendi yaşanmışlıkları kadardı. Yani kimse konuşarak tam anlamıyla duygularını karşısındakine aktaramazdı. Anlatımın vücut diliyle desteklenmesi şarttı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da493dc0-f8c3-4562-81c1-7c50c349ef82.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapiens: Grafik Tarih 1</image:title>
            <image:caption>Tüm dünyada milyonlarla buluşan Sapiens’in yazarı Yuval Noah Harari, insanlık tarihini geniş bir okur kitlesinin zevkle okuyacağı yepyeni bir formatta sunuyor. 
Dört ciltlik serinin birinci cildi olan İnsan Türünün Doğuşu, diğer hayvanlardan pek de farkı olmayan bir tür olarak ortaya çıkan Sapiens’in tüm dünyayı dönüştürebilecek gücü nasıl elde ettiğini renkli kahramanlar ve mizah dolu hikâyeler eşliğinde anlatıyor. 
İnsan evriminin bir survivor yarışması, Sapiens’in yarattığı ekolojik felaketin bir dedektiflik hikâyesi olarak aktarıldığı bu nefes kesici yolculuk, müthiş çizimler ve yaratıcı anlatılarla biyoloji ve tarihin insanlığı nasıl şekillendirdiğini, bilişsel devrimle gelişen kurmaca becerisinin insanlara kazandırdığı ölçüsüz gücü ve bu gücün yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor. 
Farklı bilim dallarının yaklaşımlarını anlaşılır ve eğlenceli bir anlatıyla aktaran bu çalışma, bugün karşı karşıya olduğumuz çetin sorunların kaynağına ışık tutarken insanlık tarihini keyifle okunan sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6b63416-d0ca-4a81-b44f-d9b70f7a035a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebebiyat - Orman Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bebeklerin edebiyattan lezzet almak için “küçük” olduğunu kim söylemiş? Öyle sananlar, dünya edebiyatının kült eserlerini bebeklerle buluşturan Bebebiyat serisiyle tanışmamışlar demek ki...

Bebebiyat’ın her kitabı ilhamını çocuk ve yetişkin edebiyatının klasik eserlerinden alıyor. Bebebiyat serisi sadece ilham aldığı edebiyat eserlerinin öykülerini basit yönergelerle aktarmakla kalmıyor; bebeklerin zihinsel gelişimine de katkı sağlıyor. “İlk renk kitabı”, “İlk anatomi kitabı”, “İlk macera kitabı”, “İlk duygu kitabı”, “İlk seyahat kitabı”, “İlk hayvan kitabı” gibi alt konu başlıklarıyla Bebebiyat kitapları, eğlendirici ve eğitici olmanın ötesinde, geleceğin edebiyatseverlerinin edebiyat lezzetini tattıkları başlangıç noktası olacak.

Bebebiyat serisinin “İlk hayvan kitabı” başlıklı eseri Orman Kitabı, İngiliz yazar Rudyard Kipling&apos;in kült eserini bebeklerin de “okuyabileceği” hale getirdi. Ormanda kurtlar tarafından büyütülen Mogli adlı çocuğun vahşi doğaya uyum sürecini ve ormanın diğer hayvanlarını anlatan bu ölümsüz eser, artık bir bebek kitabı. Orman Kitabı’nın 0-2 yaş uyarlaması, rengarenk çizimleri ve ebeveynlerin bebeklerine rahatlıkla aktarabileceği kısa metinleriyle edebiyatı bebeklerin minik avuçlarına sığdırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/effbf0fc-d363-4f9a-8152-6255571c57de.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk&apos;e Hasret Mürekkepli Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Yıllar önce köşe yazılarımı ve kitaplarımı okuyan, konuşmalarımı izleyen bir öğretmenin “Neden bir Atatürk kitabı yazmadınız? Yazmalısınız...” önerisine, içtenlikle “Çok isterim” demiştim. O gün ağzımdan küçük bir fısıltıyla çıkan bu sözü bugün sesli sedalı hayata geçirmenin ve bir kitapla mühürlemenin gururu içindeyim. Bu kitapla 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’yla çocukluk günlerimi; 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’yla öğrencilik ve gençlik yıllarımı; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’yla Cumhuriyet değerlerine bağlılığımı “coşkuya, mutluluğa, gurura” dönüştüren Büyük Atatürk’e, O’nun mayaladığı sağlam Cumhuriyet hamurunda yoğrulmuş biri olarak borcumu ödemek istedim. Bu kitapla okudukça anladığım, anladıkça anlatmaya çalıştığım ve asla bitiremediğim “57 ciltlik dev eserin” büyük kahramanına şükranlarımı sunmak istedim. Özetle; bu kitap her konuda yol gösteren, ufuk açan, derde deva olan Atatürk’e duyduğum gönül borcumun, vefa borcumun ifadesidir. Eğitimin eğitim olduğu dönemde adı Atatürk olan üniversiteyi dereceyle bitirdim! Adı Atatürk olan öğretiye bir ömür verdim, hâlâ bitiremedim. Göz açıp “Atatürk” demişim. Gözümü açıp Cumhuriyet’i öğrenmişim. Tüm bu gerekçelerle, kahramanından ötürü mert ve yüce, içeriğinden ötürü sert ve zorlu bir konuyu seçmek kolay olmadı kuşkusuz! Başardım mı bilmiyorum ama denedim. Başarılı olursam yeniden bir üniversite bitirmiş olacağım, hem de dereceyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6221e21f-6345-415e-aa73-7781b4c48676.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk ve Kafkasya Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan</image:title>
            <image:caption>Azerbaycan Ordusunun Ermenistan tarafından işgal edilmiş vatan topraklarımızı kurtarmak için savaştığı ve zafere ulaştığı koşullarda, Kafkaslar yeniden Türkiye&apos;nin ve dünyanın gündemine girmiş bulunuyor. Kafkaslar&apos;ın gündemden düşmeyeceğini saptamak için kahin olmaya gerek yok. Çünkü Kafkaslar, hem önemli enerji kaynaklarına sahiptir hem de enerji yollarının üzerindedir. Türkiye-Rusya dostluğu yine Kafkaslar&apos;da sınav veriyor. Çin&apos;den gelen İpek Yolu Kafkaslar&apos;dan geçiyor. Baş aşağı giden ABD emperyalizmi Kafkaslar&apos;da üslenme arayışları içindedir. En önemlisi, Doğu Akdeniz ve güney sınırlarından ABD-İsrail eksenli tehditlerle karşı karşıya bulunan Türkiye&apos;nin sırtını dayadığı coğrafya Kafkaslar&apos;dır. O nedenle Atatürk&apos;ün Kafkaslar&apos;a ilişkin tecrübe ve görüşlerini derleyen bu kitap, tarihsel içeriğinin ötesinde bir değer taşımaktadır. Atatürk&apos;ün Kafkas Seddi&apos;ne karşı tavrı devlet yöneticileri için de askerler için de derin dersler içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/854425be-5b46-4da8-b77c-4f68f09ec2ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Gizemli Yaprağın Peşinde</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı değiştirebileceğinizi hiç düşündünüz mü?
En azından bazı şeyleri...
Süper kahraman olmaktan bahsetmiyorum.
Olağanüstü güçlere de ihtiyacınız yok. Sadece çevremize biraz dikkatle bakmamız ve çaba göstermemiz bunu başarmak için yeterli.”
On iki yaşında Karadeniz’in mavi ve yeşillikleri içerisinde yaşayan sıradan bir çocuğun hayatına sahip olan Hakan’ın arkadaşlarıyla birlikte ahşap, terk edilmiş kimsenin ilgilenmediği bir eve girmesiyle hayatı değişir. Bu ev gerçek mi yoksa hayal miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc136163-e7ee-434f-a9e4-36f348698f19.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimler ve Sanatlar Üzerine</image:title>
            <image:caption>Şöhret nedir? İşte kendi şöhretimi borçlu olduğum değer­siz eser. Bana bir başarı kazandırmış ve adımı tanıtmış olan bu parça, muhakkak ki orta derecededir; hatta bu kitabın en önemsiz kısımlarındandır, diyebilirim. Eğer bu ilk yazıya layık olduğundan fazla değer verilmeseydi, yazarı nice felaketten ko­runmuş olurdu. Ama daha önceleri gösterilen bu yersiz ilginin, sonradan daha haksız bir şiddeti üzerime çekmesi kadermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3206f0-d39a-43fe-befc-9db2a568d456.jpg</image:loc>
            <image:title>Fragmanlar</image:title>
            <image:caption>Irmağın kıyısında elini çenesine dayamış yaktığı ateşe bakıyordur. Az önce Artemis Tapınağı’nda çocuklarla oynarken ne yaptığını soran yurttaşlarına “Böylesi, aranıza katılıp politika yapmaktan daha iyi değil mi?” diye sormuştur. 

Şimdi bize kalan Artemis Tapınağı’nın yıkıntıları ve Herakleitos’un “Kırık Parçaları”dır ama tarihin ve felsefenin yolunda “Güneş her gün yenidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/804a6ccf-79c5-4ede-b57f-9259a5b1430e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokrates’in Savunması</image:title>
            <image:caption>Eski Yunan’da bir bahar günü ebe Phaenarete ile heykeltıraş Sophroniscus’un bir oğulları olur. Güzellikten yana nasibini alamamış olsa da o an gökyüzünde tam da İkizler burcunda kol kola girmiş Venüs ve Merkür, söyledikleri asırlar boyunca konuşulacak bir hatibin müjdesini vermektedir. 
… 
Sokrates, kendisinde hiçbir bilgelik olmadığını ileri sürerken de asıl yapmak istediği şey, karşısındaki insana sınırlarını öğretmektir. Bunu, özellikle yaşadığı toplumdaki kabul görmüş, önemli insanlara yaparak kendisi için çok önemli olan toplumsal görevini de yerine getirir. Yaşadığı kenti, soylu ve güzel olmasına rağmen miskinlikten kurtulamayan bir ata, kendisini ise onu uyandırmaya ve ayaklandırmaya çalışan bir at sineğine benzetmesi de bundandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f5e5421-3018-432a-84b0-458037fbeba4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler</image:title>
            <image:caption>Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler, Locke’un gençlik döneminde yazdığı bir eser olduğu için, filozofun daha sonraki eserlerinin her birin­de bu eserin etkileri ve izleri görülebilir. Bu etkilerin en çok görüldüğü olgunluk dönemi eserlerinin başında İn­san Anlığı Üzerine Bir Deneme, Yönetim Üzerine İki İnceleme ve Hoşgörü Üzerine Mektuplar gelir. Sözgelimi, İn­san Anlığı Üzerine Bir Deneme’nin ana gayesi olan, insan bil­gisinin kaynağı konusunda “doğuştan fikirler” görüşünün reddedilerek ampirizmin kabul edilebilir biricik izah olarak savunulmasının temelleri daha önce Tabiat Kanunu Üzerine Denemeler’de atılmış bulunuyordu; Yönetim Üzerine İki İnce­leme ve Hoşgörü Üzerine Mektuplar’da önemle üzerinde du­rulan insanın hür ve sorumlu bir varlık olduğu konusu, Denemeler’de hatırı sayılır bir yer işgal ediyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12ba5b15-16e7-4700-b663-653105c2e21b.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kıta</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Sıradışı davranışlar sihirbazlar için son derece sıradandır...&apos;&apos; Ankh-Morpork&apos;tan binlerce kilometre uzakta, kızıl, kurak ve çetin bir diyarda, beline kadar toprağa gömülmüş talihsiz bir adam, kazdıkça kazıyor. Sadece, kazıyor. Bir zamanlar bir &apos;&apos;sihirbazz&apos;&apos; olduğu rivayet edilen bu adamın tek amacı biraz su bulmak ve mümkünse, yeni tehlikelerden kaçınmak... Evet; her zamanki gibi, kaderin ona biçtiği bir rol var: Hayli gönülsüz olsa da, dünyayı kurtarmak zorunda. Yine. Üstelik aynı sıralarda, o diyarın binlerce senelik mazisinde, hiç olmamış olması gereken şeyler gerçekleşiyor; zira bir grup pervasız sihirbaz küçük bir karıncanın üstüne basıp her şeyi yeniden başlatıyor...   Geçmişi, şimdiyi ve geleceği aynı anda yaşatarak zamanı alabildiğine esneten &apos;&apos;dâhice&apos;&apos; bir kurgudan beslenen bu parodik eser, okurlarını Diskdünya&apos;nın kalbinden başlayıp efsanevi XXXX kıtasına uzanan fantastik ve absürt bir yolculuğa çıkarıyor. Niran Elçi&apos;nin pürüzsüz dili ve Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla Türkçede ilk kez yayımlanan Son Kıta; Avustralya&apos;nın alametifarikalarını arkasına alarak, bu kültüre ilgi duyanlar için gayriresmî bir &apos;&apos;yol haritası&apos;&apos; çiziyor. &apos;&apos;Yaratıcılar tanrı değildir. Onlar mekânları yaratır, ki bu da hayli zor bir iştir. Tanrıları yaratanlar insanlardır. Ve bu, pek çok şeyi açıklar.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ea61f17-44ce-4c34-b803-6ecf4f20fe05.jpg</image:loc>
            <image:title>Hipnozla Geleceğini Tasarla</image:title>
            <image:caption>Bu kitaptaki metinler hipnozu uygulayabilen ve profesyonelce geriye hipnozdan çıkartabilen insanlar içindir.

Son zamanlarda hipnozu ve hipnoz trans durumunu oluşturmayı öğreten birçok hipnoz okulu vardır. Ama terapi alanında bu insanlar çoğu zaman yanlız bırakılıyorlar. Aslında hipnozun asıl etkisi, doğru ve zamanında yapılmış telkinler ile trans durumunda bilinçaltına aktarılanlardır. Hipnoz sırasında rahat konuşabilmek ve rahat hareket edebilmek için yeterli bir hipnoz tecrübesi gereklidir. Bu kitap, tam bu durumda ihtiyaç duyulanları size sunmaktadır. Sizlere bu kitapta servet niteliğinde bilgiler sunuyoruz. Bu metinler halkın birçok ortak sorununu ele almaktadır.

Bu metinleri oldukları gibi kullanabilirsiniz. Kullanımları neredeyse her durumda ve her zaman uygundurlar. Her halükarda bu telkinlere kendinizden bir şeyler ekleyerek, bunları danışanlarına uygun hale getirip sunmalısınız. Bunlar bilinçli bir şekilde hazırlanmış cümlelerdir. Dil bilgisi olarak düzeltmeye çalışmayın çünkü bunlar, dolaylı yoldan telkin vermek amacı ile hazırlanmış cümlelerdir. Zaten bu telkinlerin amacı da bilinci şaşırtıp bilinçaltına inebilmektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/34b132a0-efe1-458d-9794-3d45b7618549.jpg</image:loc>
            <image:title>Pisi Pisi ve Fare Bıdık Eksik Parça Yayınları</image:title>
            <image:caption>Pisi Pisi ve Fare Bıdık Eksik Parça Yayınları.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad759f95-ecc8-49e4-bc9d-ca7e71f9073c.jpg</image:loc>
            <image:title>Makroekonomi Mektuplar</image:title>
            <image:caption>1.Hafta: Klasik (Neoklasik) Emek Piyasası Analizi 
2.Hafta: Klasik (Neoklasik) Mal Piyasası Analizi 
3.Hafta: Klasik (Neoklasik) Para Piyasası Analizi 
4.Hafta: Klasik (Neoklasik) Makro Model 
5.Keynesci Makro Model 
6 Keynesci Yatırım Fonksiyonu Ve Sermayenin Marjinal Etkinliği 
7.Neoklasik Sentez Ve Is-Lm Fonksiyonları 
8.Keynesci Phillips Eğrisi Analizi 
10.Monetarizm Ve Doğal İşssizlik Hipotezi 
11.Monetarizm Yeni Phillips Eğrisi Analizi 
12.Yeni Klasik Makroekonomi 
13.Yeni Keynesci Makro Model 
14.Ödemeler Dengesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bf31af4-4bdb-47c8-800b-bc9781339dc8.jpg</image:loc>
            <image:title>Eylül Sancıları</image:title>
            <image:caption>Kaç zamandır buradayım? 
Her yanım sızlıyor, ağrıyor 
Bir yanım diniyor 
Bir yanım bağırıyor 
Kendimi tutup susuyorum 
Belli etmiyorum ama 
İçimden kan kusuyorum 
Yan mazgalda acınası kısık sesler 
Ve duyulmasın diye kısılan nefesler 
Ve ben 
Kaç zamandır buradayım? 
Rufay Karahan 
Hakkı Bulut ve İlyas Salman&apos;ın sonsözüyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154ba73a-98ae-44c1-ad03-9e99ce50daf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Urfa Ulucami</image:title>
            <image:caption>İslâm medeniyetinde ilk ulucâmi, Hz. Peygamber’in (a.s.) ve ashâbının hicretin birinci yılında inşa ettiği Mescid-i Nebevî’dir. Bu mescit, daha sonra inşa edilen ulucâmilere örnek olmuştur. Ulucâmi; şeâr-i İslâmiye’dendir ve İslâm şehrinin merkezî mekânı, Müslümanları cuma ve bayram namazları vesilesiyle bir araya getiren en büyük mabet, eğitim-öğretim ve istişare mekânıdır. 
Bu yaklaşımın bir örneği olan Urfa Ulucâmi, ilk olarak Hz. Ömer (r.a.) döneminde el-Cezîre bölge valisi sahibi Saîd b. Âmir b. Hizyem el-Cumahî el-Kureşî tarafından 641 yılında inşa edilmiş ve tarih sahnesindeki yerini almıştır. Minaresi Selçuklularca Emir Bozan tarafından yaptırılmıştır. Minarenin tepesini örten kubbe Osmanlı’nın son dönemlerinde yıkılmıştır. Yıkılan bu kubbenin yerine, 1900’lü yılların başında dörtgen planlı bir sâyebân inşa etmiştir. Urfa Ulucâmi’yi bugünkü formda yeniden inşa eden ise Dımaşk ve Halep atabeği Nureddin Mahmut Zengi’dir. 
Kasım Şulul sadece ülkemizin değil, İslâm tarihi ve medeniyetinin de müstesna örneklerinden biri olan bu mâbedi gerek mimari, gerekse tarihi nitelikleri bakımından ayrıntılı bir şekilde inceliyor, camiyi sayısız görsel ile adeta hafızamıza nakşediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65d906de-d97f-4443-8bee-e350b9778bfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedem Bir Maymun</image:title>
            <image:caption>Eşref Karadağ çocukların çok seveceği eğlenceli bir romanla karşımızda. 
Bölüm başlıklarından birkaçı şöyle: 
Kilerdeki Yaratık 
Sandıktan Yılan Çıktı 
Salvador Dali Bize Taşındı 
Panda Kaçtı 
Kravat Takan Ağaç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/063ae6a7-eb26-4a9c-8cf2-acee0a820622.jpg</image:loc>
            <image:title>Jamie Drake Denklemi</image:title>
            <image:caption>ASTRONOT BİR BABANIZ OLMASI HARİKA OLMAZ MIYDI? 
Fırlatılan roketler, sıfır yerçekimi ve uzayda bir süperkahraman gibi uçmak! Jamie Drake’in babası Dünya’nın yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaydı. Jamie bunu havalı bulmalıydı aslında ama babasını çok özlüyordu… 
Yerel gözlemevinde vakit geçirirken Jamie’nin telefonu tuhaf bir sinyal alıverdi. Uzaylılar, Jamie’nin gezegenine gittikçe yaklaşıyor gibiydi. Ama uzay tehlikeli bir yerdi ve babasının görevinde bir şeyler ters gittiğinde Jamie, kendisinin de bir kahraman olduğunu kanıtlayabilecek miydi? HAYATINDA BİR KEZ BİLE YILDIZLARA BAKMIŞ HERKES İÇİN KOZMİK BİR MACERA.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5446c472-e67f-4495-b09f-88e096675f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Managing Global Trade In Industry 4.0 - New Issues And Trends</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter 1 – Nineteenth Century Britian As the First Industrialised Nation of the World: Technology, Innovation, Industrialisation 
Chapter 2 – Globalization 4.0 and New Trends in Economic Integration Models 
Chapter 3 – International Trade and Digitalization 
Chapter 4 – An Innovationel Altenative of Industry 4.0 for the Turkish Customs Operations: Customs 4.0 and Single Window System   
Chapter 5 – E-Commerce in Digital Age 
Chapter 6 -  The Veiled Symbionis: Integration of Marketing  and Industry 4.0 in Global Markets 
Chapter 7 – Global Blockchain Systems and Cryptocurrencies in International Trade 
Chapter 8 – Machine Learning Applications in Stock Markets 
Chapter 9 – Industry 4.0 and Fintech Chapter 10 – Finance 4.0 Deep Learning vs Conventional Econometrics in Volatility Forecasting 
Chapter 11 – Integrated  Digital Production and Accounting: A Critique and Future Directions for Industry 4.0 
Chapter 12 – Industry 4.0 and Smart Factories 
Chapter 13 – Industry 4.0 Under Fuzziness: A Simulation Software Application 
Chapter 14 – Econoımics Accessibility:  Addressing Equality for Industry 4.0 
Chapter 15 – Tourism 4.0: Changing Demand and Supply</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94707fbb-92c4-4fdb-a308-e52773b48def.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Köklerini Arayış</image:title>
            <image:caption>Anadolu Köklerini Arayış başlığı altında ilk defa okuruyla buluşan Tahir ile Zühre, Siyâvuş veya Hayalperest ve Dibâçe-i Mesnevî’yi Hilmi Ziya Ülken’in 1919-1921 yılları arasında Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri ve Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde ortaya koyduğu, kariyeri boyunca gelişerek işlevsel kalan Anadolucu kültürel program çerçevesinde edebî arayışları olarak görebiliriz. 
1921 tarihli manzum tiyatro Tahir ile Zühre, bu kültürel programla sunulan destan telakkisinin elimize ulaşmış erken örneğidir. Hilmi Ziya, Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri’nde “mevzuu Anadolu’da olan lirik destanlar” içinde zikrettiği, Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde Köroğlu, Battal Gazi, Kerem ile Aslı, Âşık Garip ile birlikte “doğrudan doğruya Anadolu örfünün yarattığı eserler” içinde saydığı Tahir ile Zühre anlatısını Wagner’in Niebelungen’in Yüzüğü (Der Ring des Nibelungen) tetralojisini model alarak yeniden kurguluyor. 
Hüseyinzâde Ali Turan Bey’in teşvik ve tavsiyesiyle 1921’de yazmaya başlayıp 1931’de tamamladığı mensur tiyatro Siyâvuş veya Hayalperest, konusunu Firdevsî’nin Şahnâme’sindeki Siyâvuş hikâyesinden alıyor. Hüseyinzâde’nin “Şark Hümanizması” tezine yaslanarak planlandığı eserde Hilmi Ziya, Siyâvuş’un hikâyesi üzerinden kendi “İnsani Vatanperverlik” kavrayışını dramatize ediyor. 
Vefatından kısa süre önce, 1973’te tamamladığı Dibâçe-i Mesnevî’de ise Anadolu klasik tasavvufunun, yüksek tabakalardaki teşekkülü demek olan Mevlânâ’yı ve kütleye doğru inerek milletin içine sokulması demek olan Yunus’u aynı anda ve birlikte cevaplıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f5d8343-1682-48ab-be9e-7d3b592a3476.jpg</image:loc>
            <image:title>Yumurtanın Serüveni</image:title>
            <image:caption>Kahramanlarımız Tuna ve Tuana kardeşler, dere kenarındaki kaya oyuğunda mat-sarımtırak, koyu benekli, küçük bir yumurta bulurlar. Yumurtanın serüveni böylece başlamış olur… 

Sizce hikâye nasıl ilerliyordur? Not: Kitabın sonunda bilmeceler ve çeşitli etkinliklere de yer verilmiştir. Eğlenerek öğrenmeniz ve doğa dostu bireyler olmanız dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c82c97f-a1e9-4f7d-bed9-f277f2194001.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Hayali</image:title>
            <image:caption>Hilmi Ziya Ülken’in, 1918-1921 yılları arasında, Mülkiye talebeliği sırasında, kendi ifadesi ile “Mütareke yıllarının yeisli havasında” kaleme aldığı Anadoluculuğun kurucu metinleri niteliğindeki ilk eserleri elinizdeki çalışmayla yazılışından yüz yıl sonra ilk defa yayınlanmış bulunuyor. 
1918-1919 yıllarına ait Feryat ve Dağınık Parçalar genç Hilmi Ziya’nın ilk kalem tecrübeleri. Feryat’ta Anadolucu yönelimin, Mütareke’nin yol açtığı “içtimai katastrof”un tanıklığıyla teselli arayan, acıklı, duygusal, nihayet ümitvar bir ifadesiyle karşılaşıyoruz. Bazen hikâye, bazen şiir ve bazen denemeden oluşan Dağınık Parçalar’da ise Anadolu davası, dil, tarih ve millet bilinci temalarının ön plana çıktığı edebî parçalar yer alıyor. 
Ocak 1920’de tamamladığı Anadolulunun Bugünkü Vazifeleri’nde II. Meşrutiyet’in yaygın ideolojileri olarak İttihad-ı İslâm, Turan, Tanzimat yadigârı Osmanlıcılık ve Avrupacılık cereyanlarına karşı reaksiyon olarak Anadoluculuk için ideolojik, siyasi ve kültürel bir deklarasyon, bir program sunuyor. 
1921 tarihli Anadolu’nun Hakiki Merkezi’nde bu programda yer alan maddeleri derinleştirerek Anadolu örfünün köklerini araştırıyor ve tarihin derinliklerinden fırtınalar yapıp geçen bir hayatın mânâsını çıkarmaya çalışıyor. 
 Anadolu Hayali genç Hilmi Ziya’nın, karanlık Mütareke günlerinde, Osmanlı’nın yıkılışı sırasında Anadolu’da doğacak yeni kültür güneşinin hayalini kurduğu tarihsel belge niteliğindeki metinleri bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/62579e64-1265-4be3-a752-14494cd0656a.jpg</image:loc>
            <image:title>New York Cadıları</image:title>
            <image:caption>“Kader tarafından cadı seçilmek için ataların kanının taşınması gerekmiyor. Ne vücutta bir cadı işaretine, ne ayrık ön dişlere, ne de çenede gamzeye gerek var. Bir tür özlem, içten içe duyulan bir tür huzursuzluk yeter bunun için.” 
1880 
İki cadı, Adelaide Thom ve Eleanor St Clair, Manhattan’da şifa, el falı ve iksir üzerine uzmanlaşmış bir çaycı dükkanı açar. 
Bir gün Beatrice adında büyüleyici bir kadın yardımcı olarak onlarla bu dükkanda çalışmaya başlar. Beatrice kısa bir süre sonra bu iki cadı için vazgeçilmez olur; ancak buradaki hayatı tuhaf olaylarla gölgelenir. Kimsenin göremediği şeyleri görmeye, kimsenin duymadığı sesleri duymaya başlar… Birisi ona büyü mü yapmıştır yoksa sadece aklını mı yitirmektedir? 
Cadıların yeteneklerini en iyi şekilde nasıl geliştirebilecekleri konusundaki çekişmelerinin ortasında, Beatrice ortadan kaybolur. Beatrice kendi isteğiyle mi ortadan kayboldu yoksa biri tarafından mı kaçırıldı? 
Kadınların korse giydirildiği, hapsedildiği ve fikirlerini zar zor dile getirebildiği bir çağda gerçekten güvende olma ihtimalleri söz konusu mu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fab493b2-e73a-4706-87b0-385f5ee4cdc9.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Oda</image:title>
            <image:caption>Tek kişiye kiralanacak çift kişilik, güzel bir oda. 
Lisa, geçmişi sorunlarla dolu genç bir kadındır. Bir gün büyük bir evde; kiralık, güzel bir oda bulunca şansına inanamaz. Ev sahipleri kibar ve misafirperver bir çifttir. Lisa yaşadığı odada bir intihar notu bulana kadar her şey yolunda gider. Ancak ev sahipleri bu odanın ilk kiracısının Lisa olduğu konusunda ısrarcı olunca, Lisa kendisinden ve bulduğu nottan şüphe duymaya başlar. 
Lisa, bu odada ondan önce yaşayan adamın sırlarını açığa çıkarma konusunda inatçı olunca, esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. 
Evin dört duvarına sinmiş sırlar giderek Lisa’nın üzerine kapanır. Gerçeğe doğru ilerlerken, kendini neyin gerçek olduğunu bir türlü ayırt edemediği aynalarla dolu bir cehennemde hissetmeye başlar… 
Odanın ilk kurbanı kimdi? 
Lisa odanın sırrını çözebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1245094b-e194-4801-8e92-a21996a84055.jpg</image:loc>
            <image:title>Çatı Katı</image:title>
            <image:caption>Nihan Kaya&apos;nın ilk gençlik yıllarında yazdığı öykülerden oluşan Çatı Katı, 2004 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Ödülü’nü aldı. Nihan Kaya&apos;nın yazdığı uzun ve çarpıcı önsözle birlikte öyküler bu baskıda yeni bir boyut kazanıyor. 
&quot;Merhamet, acının anlaşılmasıdır&quot; düsturu uyarınca çocuklara ve çocukluğa dair merhamet öyküleri bunlar. &quot;Bu dünyadaki en görünmez acılar, çocuğun çektiği acılardır,&quot; diyen Nihan Kaya&apos;ya göre edebiyatın amacı, görünmeyen acıları görünür hale getirmek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e8c266e-0521-4889-b309-67fb3af64807.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Çalan Kız</image:title>
            <image:caption>Sri Lanka’nın yemyeşil adalarından birinde geçen bu heyecan verici hikâye bizi cesur Chaya ile tanıştırıyor. Köylerinde yaşayan fakirlere yardım etmek için zenginlerden çalan genç bir kız, modern bir Robin Hood. 
Chaya, arkadaşlarını ve muhteşem bir fili gizli bir ayaklanmanın yeşerdiği, sülüklerin pusuda beklediği ormanda; gürültülü, tedirgin, neşeli bir maceraya sürüklüyor. Bakalım bu cesur arkadaş grubu için kraliçenin mücevherlerini çalmak her şeyin sonu mu yoksa başlangıcı mı olacak? Heyecanla okuyacağınız nefes kesici bir macera sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dae561c-c07d-49a0-92fb-9701900b6642.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşt</image:title>
            <image:caption>Hoşt, insanın içindeki melekle olduğu kadar şeytanla da tanışmış ancak ondan bir türlü yüz çevirememiş bir sokak köpeğinin, Ceviz’in hikâyesi. 
İlk elden, ilk gözden, ilk ağzından… 
Karnını bir nebze olsun doyurabilmek niyetiyle yanaştığı insanın saldırısına uğradığı anda duyduğu bir kelimenin etrafında şekillenen anlarda ve sonrasında kendini, hayatı sorguladığı; özgürlük, sahiplik, sadakat gibi kavramlar üzerine düşündüren bir roman. 
Burak İhsan’ın sözcükleri incelikle dizdiği bu etkileyici romanı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz. 
“Bizi bir aşağılama, küçümseme, hakaret etme aracı olarak kullanır insanlar. Serseri olana it derler mesela, sadık olana köpekleşmiş; düşkün olanlar hâlimiz itten beter derler ya, neymiş bizim hâlimiz? Yahut hâline köpekler güler derler ki, bizde düşene gülmek de, tekme atmak da yoktur hâlbuki.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ae5372c-395a-4e2d-bdcb-72e654d4f6a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Evrenin Matematiği Numeroloji Ajandası 2021</image:title>
            <image:caption>1 geldi ilk, BEN dedi. Erildi. 
2’nin rahminde SEN’e evrildi. 
3’te ego sahnedeydi: “BEN,” dedi SEN, “SEN,” dedi BEN. 
4’ün kalbinde sabırla yumuşadı BEN, pişti SEN; tek nefes “BİZ!” dediler. 
5’te merak etti BİZ, keşfetti SİZİ. 
6’da artık kocaman bir aileydi: BEN, SEN, EGO, BİZ, SİZ! 
7’de aşka düştüler hep birlikte; birbirlerini aydınlattılar. 
8’de anladılar BİR’likten doğan gücü, bereketlendiler. 
9’da birdiler, insana ilham, özlerine şifa oldular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3ddc094-0989-41eb-b15a-b1d2b1fef825.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı</image:title>
            <image:caption>Gecenin karanlığında, ıssız sokaklarda gezer düşlerin fısıltıları. Sahipsizliğin somurtkanlığını peşlerine takarak, buldukları ilk barınağa girerler. İşte orada, gölgelerin ardında, başlar siyahla beyazın hikâyesi. Ya da öyle sanır herhangi birisi... 

Yankı bir ilk kitap olmasına karşın ustalıkla örülmüş öykülerden oluşuyor. Rahatsız edici, hatta denebilir ki “riskli” meseleleri irdeleyen bu öyküler yeri geldiğinde biçimsel denemelerden sakınılmadan ortaya konuyor. Kimi zaman şiddeti, ardındaki nedenleri ya da düpedüz nedensizliğini, kimi zaman günlük hayatımızın içine sinmiş tahakkümü, kimi zaman da sıradan hayatlarımızın karanlığını ya da üzerimizde bir yük gibi taşıdığımız yarı ölü halimizi anlatıyor. Açgözlülüğü, doymak bilmez arzuyu, saçma sapan yaşamları ve belki de en önemlisi, sokağı ve eşitsizliği odağına almaktan, bunları hayal gücünün prizmasına tutmaktan da asla geri durmuyor...

Müge Koçak yaratıcılığıyla; muzip, kıvrak ve cesur kalemiyle adından çok söz ettireceğe benziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b3444ab-a028-462e-98ba-be25e5dfa393.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Rengi Mavidir</image:title>
            <image:caption>Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin. 
Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü. 
“Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!” diyor. Buna itirazım var benim. 
Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek. Uyanacaksın. Başka yolu yok. 
Kimse özgürlüğün mavisini elimizden alamaz. Hiçbir güç, hiçbir kudret, hiçbir otorite insandan daha üstün değil. Yeter ki insan kendi gücünün farkına varabilsin. 
Sizi özgürlüğe davet ediyorum bu kitapta. Özgürleşmeden mutlu olamayız çünkü. Ezene direnemeyiz. Kendi dünyana döneceksin arkadaş, kaybettiğin özgürlüğü bulup çıkaracaksın. 
Motorları maviliklere süreceğin güne kendi emeğinle ulaşacaksın. 
Sonrası umut...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f09749db-d8aa-4fa8-9fb5-7e3ee8b8cf00.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans – Roma Diyarında Etnisite ve İmparatorluk</image:title>
            <image:caption>Önde gelen bir tarihçi, Bizans olarak bildiğimiz imparatorlukta Grekçe konuşan nüfusun aslında Romalı olduğunu ve araştırmacıların son iki yüzyıldır siyasi nedenlerle etnik kökenlerini kasıtlı olarak yanlış etiketlediklerini savunuyor. 
Anthony Kaldellis, Bizans’ın etnik yapısını tüm ayrıntılarıyla inceliyor. Bizans topraklarında yüzyıllar boyunca yaşayan, kendilerini Romalı olarak adlandıran bu insanlar kimdi ve diğerlerinden nasıl ayrılıyorlardı? Romalı olmayanları nasıl yönetiyorlardı? Romanía bir imparatorluk muydu yoksa bir imparatorluğa mı sahipti? Yoksa ikisi de değil miydi? 
Modern dillerde Atina’nın hemen ardından demokrasi teriminin gelmesi gibi, Bizans’ın hemen ardından da imparatorluk terimi gelir. Fakat aralarındaki paralellik bu düzeyde kalır ve sorunlar başlar. Zira, eski Atinalılar gerçekten kendilerine Atinalı, devletlerine de demokrasi diyordu. Atinalı olmayanlar üzerindeki güçlerinden (veya “hâkimiyetlerinden”) bahsetmek istediklerinde ise, hegemonya veya tiranlık diyorlardı. Ancak Bizanslılar kendilerine Bizanslı, devletlerine de imparatorluk demiyordu. Bunun yerine, kendilerini hep Romalı, devletlerini de “Roma” monarşisi, yönetimi, iktidarı ya da kamu işleri gibi değişik biçimlerde adlandırıyorlardı. Ayrıca devletlerine, çoğu modern tartışmada yer almayan biçimde, Romanía (yani Roma diyarı) adını vermişlerdi. 
Birincil kanıtlar Bizans’ın gerçekten de bir imparatorluk olup olmadığını göstermekte midir? Bizans’a hep imparatorluk dedik ama bu aslında hiçbir zaman kanıtlanmadı ve hatta sistematik olarak incelenmedi. İşte bu kapsamlı araştırma kitabıyla Anthony Kaldellis, incelenmeyenin peşine düşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a6dc0b-8631-4d7e-9c8e-91259d241efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçurumu Koruyan Korkuluk</image:title>
            <image:caption>Ne yazı ne şiir, ikisi de edebiyat değil. İnsanın yazısı, elyazısı, alınyazısı, olyazısı, yolyazısı. Bazen büyük okyanuslar gibi gözüken, hem içimizi hem aklımızı kavuran, yakan, susuzluktan boğulduğumuz bu çölden çıkmak için gereken yolluğumuz bizim. Yazı da yolluk şiir de. Uçurumdan da, azgın nehirlerden de, çölden de onlarla çıkıyor insan ve onlara çıkıyor. Tarhan Gürhan’ın Uçurumu Koruyan Korkuluk kitabı, Cemal Süreya’nın Uçurumda Açan kitabının adını hatırlattı, ‘uçurumda açan çiçek’ oldu. Uçurumda açıyor ama zehirli değil, yakıcı. Zehri atmak için kaçınılmaz olarak yakıcı.  
- Haydar Ergülen 

Yıllar önce Alkoliçe - Kendini Kundaklama Dersleri ile aşkın ve ayrılığın haritasını çizen Tarhan Gürhan, Uçurumu Koruyan Korkuluk’ta ayrılıkla ve özlemle başa çık(ama)ma günlerini anlatıyor. Ayrılıkla başlayıp çöpe atılan şişelerle sona erdirilmeye çalışılan aşkın her hali, hayat ve ölümün kıyısında geziniyor. Gürhan’ın fişlerden dolaplara, peçetelerden gazetelere her anını kayda geçirdiği günlerinin bir araya geldiği ve bir aşkın anatomisini çizen bu kitap, sizi korkularınızla değil; korunması gereken uçurumların varlığıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a95e1f2f-25c6-43fc-8d2f-b935f9d91e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Bensiz Ayna</image:title>
            <image:caption>- Sıra dışı bir büyülü gerçeklik romanı - 
Bir gün evinin baş köşesinde duran aynada kendini göremezsen ne yaparsın? 
“Artemis ürkek hareketlerle geriye döndü. Kahroldu. Korktuğu başına gelmişti. Dev ayna evdeki eşyaları, balkon kapısını, pervazda duran beyaz orkideyi, siyah kadife perdeleri, özel tasarım yer lambasını gösterdiği gibi Aynacı’yı da göstermişti. Tek eksik yine kendisiydi.” 
Hayal gücünün sınırlarını zorlayan Bensiz Ayna, seni bu dünyanın griliğinden alıp kendini baştan inşa edebileceğin rengarenk bir aleme götürüyor. Kitabın sayfalarını çevirirken kendi keşif yolculuğuna çıkacaksın. Aynaya bakarken gördüğün piksellerin peşine düşecek, yüzüne şekil veren kahramanlarını düşüneceksin. 
Aynadaki senle karşılaşmaya, kendini görmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fcd1d516-ce3c-452c-b95c-1f0971627661.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Tarihi 6</image:title>
            <image:caption>Bu eserde, sosyolojinin kurucu babaları, sosyolojik düşüncenin ustaları ve çağdaş sosyologların öncüleri olan Pareto, Malinowski, Mead ve Park, sosyoloji tarihi çerçevesinde kapsamlı bir araştırma sonucunda Türkiye&apos;de ilk kez bir araya geliyor. Bu kitapta, büyük fikir insanları olan Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın entelektüel portreleri, metodolojileri, sosyal teorileri ve sosyolojik düşünceye katkıları detaylı bir biçimde tahlil edilmiştir. Bu metinde, Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın makro sosyoloji geleneği ile mikro sosyoloji çizgisini ilişkilendiren sosyoloji anlayışları ve onların ana eserleri dikkate alındığında sosyolojinin teorik ve metodolojik gövdesinin, çağımızın ruhunun ve bazı temel problemlerinin daha doğru anlaşılabileceği iddia edilmiştir. 

Pareto, Malinowski, Mead ve Park&apos;ın temel sosyolojik fikirlerini merak edenlere… Sosyoloji tarihini yeniden keşfetmeyi arzulayanlara… Sosyolojiye daha geniş bir perspektiften bakmayı önemseyenlere… Sosyolojinin kronik krizleri üzerine düşünmek ve onlara çözüm üretmek isteyenlere... Sosyolojik metodolojiyi ve sosyal teoriyi ciddiye alanlara… Çağımızın ruhunu doğru anlamak isteyenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8afaa31-c311-4be7-8b5c-1f50b90d159c.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyunlar Kitabı</image:title>
            <image:caption>“Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız.”
– Bernard Shaw
Oyun oynamak, insanın en doğal halini ortaya koyabilmesini sağlar. En içten, en özgün ve en sahici anlardır oyun anları... Dolayısıyla yaratıcılıkla ve ilhamla doludur.
Oyun, nelere kızdığımızı, hangi durumlarda heyecanlandığımızı, nasıl kolay vazgeçtiğimizi veya ne şekilde direndiğimizi, en basit ve kısa yolla ortaya koyar. Çünkü oyun anında üstümüzde hayatın filtresi yoktur. Maskelerimiz çıkıverir. Kendimizi hayatın gerçekliğinden alıp oyun dünyasının gerçekliğine kaptırarak en çocuk halimizle orada var oluruz. Oyunlarda sadece söz yoktur.
Söz aklın işidir. Oyunlarda bolca eylem vardır ki eylem en içten gelen ifade biçimidir. En kendiliğinden olan halimiz, en gerçek bizdir.
Oyunlar Kitabı, evde, işte, sosyal hayatta, okulda ve doğada yaşam sevincini hissetmeye ve kendinize bakmaya davet ediyor sizi.
Psikolog Berrak Artemiz ve Yaratıcı Drama Eğitmeni Suat Güneş, kişiliğinize oyunlar üzerinden ayna tutuyor.
Çocukluğunuzda hissettiğiniz coşku dolu anları yeniden deneyimlemeye, oyun yoluyla yepyeni farkındalıklar kazanmaya, eğlenmeye ve oyunun içindeki yaşamsal ipuçlarını keşfetmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41c629fa-c42c-482e-a586-e0b3a7da7ace.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaspçı</image:title>
            <image:caption>Şehir ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla. 
Dökülmüş güz yapraklarından koyu kestane bir tacın çerçevelediği başını onun, Riverhead ve parktan tanıyorsun. Dix Nehri’nin mavi ipekten bir yıldırımla resmettiği o sere serpe göğüs kıvrımını biliyorsun. Ayva göbeği sana Bethtown’daki limandan göz kırpıyor, fakat sen belinin aşk tutamaçlarıyla, Calm’s Point ve Majesta’yla samimiyeti ilerletmişsin. O bir kadın, o senin kadının, yanmış ağaç dumanıyla karbondioksitin harmanlandığı bir parfüm sürünür hazan mevsiminde, misk gibi bir küf kokusu yayılır caddelerine, makinelerine ve insanlarına. 
Onun o körpeliğini uykusundan biliyorsun, akça pakça ve tertipli. Çıplak sokaklarına bakıyor, gökdelenlerle çepeçevre kuşatılmış Isola’da rüzgârın huysuzca mırıldanmasını dinliyorsun, uyanırken, uyanıkken, hayat doluyken izliyorsun onu. 
İş için giyinişini izliyorsun ve sonra eğlence zamanı giydiklerini, gecenin içinde süzülüyor, vahşi bir panter gibi parlak ve pürüzsüz, limanın ışığını yansıtan damla damla mücevherlerle ışıldıyor paltosu. Şehvetli ve hırçın hallerini biliyorsun, severken ve nefret ederken izledin onu, küstahken ve uysalken, zalim ve insafsızken, sevecen ve acı çekerken. Fırtınalı ruh halleri, yapıp ettiği her şey sana hep tanıdık geliyor. 
Haşmetli ve boylu boyunca uzanmış, kir içinde bazen, acıyla haykırdığı da oluyor, zevkten inlediği de. 
O ancak bir kadın olabilirdi ve bu iyi bir şey çünkü senin işin kadınlarla. 
Gaspçısın sen.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13948ed7-67e0-4408-97ed-c888d4568223.jpg</image:loc>
            <image:title>Vezir Gambiti</image:title>
            <image:caption>“Nabokov’un Lujin Savunması ve Zweig’ın Satranç’ı gibi klasiklerin arasına Vezir Gambiti de katılıyor artık.” –The Financial Times 
 
Vezir Gambiti, feminizme, satranca, bağımlıklara dair hem bir yetişkinliğe adım romanı hem bir gerilim hikâyesi hem de bir spor macerası. Farklı türlere dokunan ve birçok konuya dair söyleyecek sözleri olan bu roman, bilimkurguyu da suç hikâyeleri kadar rahatlıkla yazabilen, çok yönlü bir akla sahip Walter Tevis’in kaleminden çıkabilirdi sadece. 
 
Sekiz yaşında ve hayatta yapayalnız kalmış Beth Harmon diğerleri arasında göze batmayan, sıradan bir çocuktu, ta ki ilk gördüğü andan itibaren aklını çelen bu garip oyunla tanışana kadar. Bu altmış dört karelik tahta üzerinde bambaşka bir gelecekle karşılaşan Beth adım adım, her hamlesinde didinip çabalayarak kadınlara kapalı satranç camiasının zirvesini hedeflemekte. Her oyunda rakibinin yanı sıra koca bir geleneğe karşı da hamle yapıyor. Durumu tartıyor, geleceği öngörüyor, rakibinin aklını okumaya çalışıyor ve taşları yerinden oynatıyor. Satrancın siyah beyaz dünyasında zirve dâhilere her zaman açık olsa da gerçekte işler bundan biraz farklı işliyor. 
 
Walter Tevis, Vezir Gambiti’nde zekâ dolu ve usta işi bir oyunu tek bir cinsiyete sıkıştırmaya çalışanları ezip geçerken dâhi bir kadının en az yaptığı hamleler kadar girift iç dünyasını sıkı bir serüvenle anlatıyor. 
 
“Beth Harmon muazzam bir karakter. Vezir Gambiti ise Tevis&apos;in yazdığı en kusursuz roman.” –Jonathan Lethem 
 
“Vezir Gambiti baştan aşağı eğlenceli. Birkaç yılda bir, sadece zevki ve mahareti nedeniyle tekrar okuduğum kitaplardan.” –Michael Ondaatje</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5e52a1d-fd6f-45eb-9886-1f038b4c05ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife&apos;nin Rüyası</image:title>
            <image:caption>Biliyorum Arife Almancıların kızlarının seninle nasıl alay ettiğini; garibanlığını, fakirliğini nasıl yüzüne vurduklarını biliyorum. Almaz mıydım kızım sana en güzel elbiseleri? Yok işte! Elde yok avuçta yok… Bu dünyada bize bir şey yok!” 

Arife! Kaderi üstündeki kıyafetler kadar yamalı Arife... Her çocuk gibi değildi hayalleri. Daha sahiciydi bu hayaller, daha zordu bunları gerçekleştirmek onun için. Peki, söz sırası kadere geldiğinde bahtı ona ne söyleyecekti? 

Harun Bicil kader kavramını Arife karakteri üzerinden yeniden tanımlıyor. Arife’nin Rüyası’nı okuduktan sonra düşünün, siz hangi rüyayı görüyorsunuz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04dcd95a-ad71-47fc-a61e-9e527a581797.jpg</image:loc>
            <image:title>Medeniyet Tartışmaları</image:title>
            <image:caption>Gerek geride bıraktığımız çağa yönelik çalışmalarımız gerekse bilim ve felsefe dili olarak Türkçenin imkânına yönelik incelemelerimiz ülkemizde medeniyet algısının bir netlik arz etmediği ve bu belirsizliğin hem sosyal hem de siyasi yansımalarının, “dildaş” olanların dahi kutuplaşmasına sebep olduğu tespitine götürdü. İşin bir ucundan tutmak adına “Ne yapabiliriz?” sorusunu sorduğumuzda “MEDENİYET TARTIŞMALARI: Türk Milliyetçisi Akademisyenlerin Bakışı” işin bir ucu olarak ortaya çıktı. 
Farklı cenahlarda tartışılan “medeniyet” konusunda Türk Milliyetçilerinin görüşlerini yansıtan derli toplu bir çalışma sunmak için yola çıktık. Böylece farklı alanlardan Türk Milliyetçisi akademisyenleri çalışmamıza katkı sunmaya davet ettik. “İnsanlık hali” denilen bazı sebeplerden ve çalışmamızı hazırladığımız 2020 yılının dünya genelindeki özel koşullarından dolayı bazı hocalarımız yazılarını bu kitap için gönderemediler; ancak onların da beyan ettiği üzere, inşallah, tartışmalar serisinin ikinci kitabında onların da konuyla ilgili görüşlerini okuyabileceğiz. Yine çalışmamızda bir eksiklik olarak değerlendirilebilecek ve eleştirilebilecek nokta, kadın akademisyenlerimize ulaşmadaki eksikliğimiz oldu. Dolayısıyla, belki bizim de eksikliğimiz nedeniyle, Türk Milliyetçisi camianın “eril görüntüsü” çalışmaya da yansıdı. Yine bu eksikliği de bir sonraki kitapta gidermeyi planlıyoruz.Çalışmamızda bize makale göndererek katkı sağlayan değerli akademisyenlere teşekkürü bir borç biliriz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bd6201b-216e-48b6-80bb-2af7088ea7d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi Makaleler-1</image:title>
            <image:caption>Osmanlı diplomasisi, Osmanlı Devleti’nin uzun süren siyasi tarihi boyunca diğer devletlerle olan münasebetlerinin derinliklerini inceleyen özel bir ilgi alanıdır. Bu alanın kendi içerisinde çok çeşitli çalışma alanları bulunmaktadır. Günümüzde gerek ülkemizde gerekse yurtdışında Osmanlı diplomasi tarihi ile ilgili birçok çalışma yürütülmekte ve Osmanlı Devleti’nin yüzlerce yıl süren ömrünün arkasındaki en önemli unsurlardan birisi olan diplomasi anlayışı ortaya konulmaktadır. Bu düşüncelerden hareket edilerek hazırlanan kitapta kronolojik bir seyir takip edilmek suretiyle okuyucuya Osmanlı diplomasisi ile ilgili özgün ve nitelikli bilgiler sunulmuştur. Diplomasi alanında çalışan akademisyenlerin katkılarıyla oluşturulan “Osmanlı Devleti’nin Diplomasi Tarihi: Makaleler 1” adlı eser, toplamda on üç adet bölümden oluşmaktadır. Her bölümün kendi içerisinde dipnotlarının yer aldığı kitapta, bölümlerin sonlarında yine ilgili bölümün kaynakçası verilmiş olup, bazı bölümlerin sonlarına ekler kısmı ilave edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ee0fa0-3325-448c-abf4-f63a5c212b0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hepsi Bir Hikaye</image:title>
            <image:caption>Rafların arasında bir çocuk, ilgisini çeken bir kitap bulmuş, sakin sakin okuyordu. Onu gören, böyle sanabilirdi, ama oturduğu yerde kitaba dalmış çocuğun başına türlü şeyler geliyordu aslında: Az kalsın bir bebek ejderha tarafından ezilecekken, az kalsın bir uzaygemisi tarafından... Yok daha neler! Onca heyecana karşın, çocuk çok da mutlu görünüyordu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/717eab03-1930-4698-adbd-93f213594bb1.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Koyun ve Diğer Masalar</image:title>
            <image:caption>Latin Amerika edebiyatının “Boom” kuşağının Julio Cortázar, Carlos Fuentes, Juan Rulfo ve Gabriel García Márquez ile birlikte öne çıkan figürlerinden biri olan Guatemalalı yazar Augusto Monterroso’nun (1921- 2003) Toplu Eserler ve Diğer Hikâyeler ile Devridaim adlı kitapları VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla Türkçeye kazandırıldıktan sonra, Kara Koyun ve Diğer Masallar ile Monterroso üçlemesi tamamlamış oluyor. Kısa, gerçekten kısa masallardan ve fabllardan oluşan bu kitap, Latin Amerika kültürüne dair birçok ironik, neşeli, hüzünlü gündelik yaşam ayrıntısını okurlarına açıyor. Mehmet Sait Şener’in dilimize kazandırdığı Kara Koyun ve Diğer Masallar, Monterroso’nun şairane üslubunu ve sade anlatım tarzını bir kez daha bir arada gördüğümüz özgün bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20c272b-3eed-42b6-8eb5-a0657b31cb89.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Patron</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Amerikan edebiyatında Ernest Hemingway ve William Faulkner ile birlikte Kayıp Kusagın temsilcilerinden biri olan ve Türkiye’de de Muhtesem Gatsby, Caz Çağı Öyküleri ve Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi gibi eserleriyle tanınan F. Scott Fitzgerald, bu sefer 1930’larda altın çagını yasayan Hollywood’da geçen bir romanla VakıfBank Kültür Yayınları’nın okurlarını selamlıyor.Son Patron,sinema dünyasının önemli fi gürlerinden biri olan Monroe Stahr’ın Hollywood’ın parlak ısıklarının ardındaki siyasi çekismelere, trajedilere, ümit ve ümitsizliklere yer veren, çarpıcı bir roman. Fitzgerald’ın 1940’taki ölümünün ardından yayınlanan Son Patron, sinematografi k gücü yüksek, akıcı bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8f13b7f-4f42-4142-917b-3af2b33ac995.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyıllık Sorun: Musul Vilayeti</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğunun tarih sahnesinden çekilmesinin ardından geçen yüz yıllık zaman diliminde Ortadoğu coğrafyasının kaderine yön veren kimi şehirler olmuştur. Etnik, dini, siyasi gerilimleri bünyesinde taşımasıyla bölgesel ve küresel çatışmalara yol açma potansiyeli taşıyan bu şehirler, bir yandan da büyük çeşitlilik arz eden kültürleri, zengin tarihsel birikimleri veya fiziki imkânları dolayısıyla bölgesel barışa giden yolun uğrak noktasıdır. Bu bakımdan Kudüs ve Beyrut gibi şehirlerin yanı sıra, Musul vilayeti de adeta Ortadoğu’nun mikrokozmosu gibidir. Zekeriya Kurşun ve Davut Hut’un konuya dair bilgi birikimleri ve akademik tecrübeleri sonucunda şekillenen bu kapsamlı eser, Musul’un tarihsel arka planından siyasi ve demografik karmaşasına, kültürel iç içeliğinden uluslararası siyasette yüz yıldır çözülemeyen bir düğüm olma vasfına varıncaya dek pek çok önemli konu başlığına yer veriyor. Alanının saygın uluslararası otoritelerinin makaleleriyle uzman Türk akademisyenlerin çalışmalarının bir araya geldiği Yüzyıllık Sorun: Musul Vilayeti (Tarih, Toplum ve Siyaset) uluslararası hukuk, ekonomi-politik, tarih ve aktüel siyaset zaviyesinden Musul vilayeti ve Musul sorununu değerlendiren nitelikli bir çalışma.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24dac4a5-0755-4339-9f71-6bd481991b33.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Defterim 2</image:title>
            <image:caption>Hayallerimi yazmak istedim, belki de yaşamayı hayal ettiğim aşkı. İlk başlarda günlük olarak yazmaya başladım defterime. Günlük olarak yaşanmış olaylar ile yaşanmasını hayal ettiğim olayları harmanlayarak aktardım duygularımı. Okuyucuların keyifle okuyacağı, bir çırpıda bitireceği, bazen hüzünlenip bazen güleceği bir günce ile karşılarına çıktım. İnşallah hayallerime onlar da eşlik ederler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/adfd80e7-a9ab-48f6-870a-249b0355b595.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Prehistorya Araştırmaları - 6</image:title>
            <image:caption>Ege Gübre Yerleşimi Neolitik Çağ Yapılarında Görülen Sembolik Uygulamalar
Aliz Ozan Ve Haluk Sağlamtimur
1 
Neden Tipoloji-Nasıl Tipoloji
Beray Kösem
19 
Boncuklu Höyük&apos;te Ev İçi Ve Dışı Yaşam Pratiklerine Yönelik Deneysel Çalışmalar
Gökhan Mustafaoğlu
29 
Mezopotamya&apos;nın Geç Prehistorik Sanatında Öykücü Anlatım
Halil Tekin
53 
&apos;Landscape Archaeology&apos; Neyi İfade Etmelidir?
Iraz Aslı Yaman
75 
Prehistorik Dönemde Yaşam Sınırı: Keçe Mağarası
İrfan Deniz Yaman
89 
Batı Toroslar&apos;da Paleolitik Sanat Tascirleri,Sembolizm Ve Yeni Bulgular
Metin Kartal
103 
Batı Anadolu Bölgesi Kalkolitik Çağ Obsidiyen Takas Modelleri
Neyir-Kolankaya-Bostancı
125 
Tarihöncesinde Ürün Depolama,Mimari Ve Sosyal Yapı Üzerine Bir Değerlendirme
Pınar Çaylı
149 
Suluin Mağarası Yontmataş Endüstrisinin Tekno-Tipolojik Analizi
Zehra Fürüzen Taşkıran
177</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb764f1-b42d-44dc-8757-f11ec5d0f8be.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbaros Hayreddin Paşa</image:title>
            <image:caption>Barbaros Hayreddin Hızır Reis, Cezayir’in sultanı idi. Kanuni Sultan Süleyman’ın bir işareti üzerine sultanlığın tapusunu padişahın önüne koydu. Birlik ve beraberliğin sembol ismi oldu. Osmanlı armadasının başında Akdeniz’e açılan Barbaros Hayreddin Paşa, 1538’te Avrupalı devletlerin bir araya getirdiği en büyük Haçlı donanmasını Preveze’de ağır bir hezimete uğrattı. Akdeniz, bir Türk gölüne dönüşürken, Avrupalılar Akdeniz’de tahta parçası yüzdüremez hâle geldiler.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Türk denizcilik tarihinin bu en önemli simasının neslini, ağabeyi Oruç ve mücahid yoldaşlarıyla hem korsan gemilerine hem İspanyollara karşı verdiği akıl almaz mücadeleyi, Cezayir’e hâkim olarak idare ve siyaset alanında gösterdiği başarıyı, Endülüs Müslümanları için çektiği çileleri, İspanyolların Mağrip’te yerleşmelerinin önünü kesen efsanevi kahramanlığını ve nihayet Osmanlı kaptan-ı deryası olduktan sonraki serüvenini kitapta çarpıcı detaylarıyla anlatıyor.
 
Tarihi Sevdiren Adam, bu eseriyle Türk denizciliğinin yüz akı olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın destansı hayatını okuyucuların gözleri önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52907b46-150a-46ea-b593-70e65a71720c.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğazın Dört Muhafızı</image:title>
            <image:caption>İstanbul Boğazı… İçinden deniz geçen şehrin gerdanı… Orada mazinin diriltici saflığı, gökyüzü kadar parlak değil mi? Burada hayat bulmuş öyküler, uyku değil hâlâ görülen bir rüya. Bu yüzden ara ara zamanın perdesini sıyırıp; karşımıza çıkan dejavular, hakikat denizinde seyahat etmemizi sağlayan sessiz gemi’ler aslında.
Belleğimizin ardiyelerinde asılı duran levhalar, kalbi ılıyan hemen herkesi aydınlığa; ama en çok da hüznümüzün mayasına yönlendiriyor.
Ol sebepten kurmaca ile gerçeğin tahterevallisinde bir aşağı bir yukarı seyreden ruhumuz, hatıraları sayıklıyor. Bu terennümleri, hiç şüphe etmeden; ahiret rivayetleri sayıyoruz.
 “Çünkü kentin izini sürmeye yeltenmek, kendi ruhunu tamamlaya yönelik bir yürüyüştür.” diyen yazar, şehrin mazisiyle yaşadığı saatleri birleştiriyor, ikinci zaman’ın kapısını aralıyor.   
Samet Altıntaş, Boğaz’ın Dört Muhafız’ı; Aziz Mahmud Hüdâyî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Yûşâ Aleyhisselam ve Telli Baba üzerinden bir İstanbul fotoğrafı çekiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09faea81-2757-4edd-bfcb-c2a2827dc95f.jpg</image:loc>
            <image:title>Stefan Zweig Seçme Eserler (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Stefan Zweig, yazdığı onlarca eserle dünya edebiyatına büyük bir miras bırakmıştır. Onun hisli, gözlem ve empati gücü yüksek bir yazar olduğunu eserlerindeki başarısında görmek mümkündür. Elinizdeki kitapta Stefan Zweig’ın en çok okunan Satranç, Amok Koşucusu, Lyon’da Düğün, Olağanüstü Bir Gece, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, Korku, Yakıcı Sır ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu adlı sekiz hikâyesini bulacaksınız. Yıllar içinde daha fazla okunan, okundukça daha fazla sevilen bir yazar olarak ismi her zaman edebiyat dünyasında yaşayacak olan Zweig’ın seçme eserlerini bir araya getirmekten dolayı mutluyuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1385dd7c-e70d-4068-b76a-ea0bc5d296dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilik Güzellik</image:title>
            <image:caption>Gezegenin her yerinde insani değerler saldırı altında. Kötülük ile iyilik, doğru ile yanlış, güzel ile çirkin hızla  yer değiştiriyor. İktidarın en üst katlarından başlayarak aşağıya, sokaklara doğru, kötü,
çirkin ve yanlış önce kural haline getirildi, şimdi de yüzsüzce yüceltiliyor.  
Bizim ise hâlâ iyiliğe bir sözümüz var. 
Ece Temelkuran, iyiyi, güzeli ve doğruyu sözcüklerle yeniden dokuyor. İyilik Güzellik insanı söküldüğü  
yerden bir kez daha dikiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/226ad759-e061-4eb6-be71-3b4a67f7d75a.jpg</image:loc>
            <image:title>Visal</image:title>
            <image:caption>Bilişim İstihbarat Servisi’nin en tehlikeli oyunu başlamak üzere! 
Sıkı tutunun ve kemerlerinizi bir kez daha kontrol edin! 
İstihbarat Ajanı Jason Mert Soyalp’in hayattan çok yüksek beklentileri yoktu. Kötü adamları yakalamak, dünya barışı için çalışmak ve arkadaşlarıyla ölümüne dalga geçmek onun için yeterliydi. Bal rengi gözlü, hafızasını kaybetmiş bir kadın hayatına girdiğinde olacaklardan habersiz ona yardım ederken, hiç beklemediği bir anda her şeyi hatırlayan kadının gerçek kimliği beklentilerini yeniden gözden geçirmesini gerektirecekti. 
Aylar sonra hafızasını yeniden kazanan Azra’nın yerine getirmesi gereken çok önemli görevleri vardı ve onları tamamlamak için aşamayacağı hiçbir engel yoktu. Tabii o engel bir arsız bir yavru kedi değilse... Azra başa bela olma kapasitesi yavru bir kediden hallice olan Mert’ten kurtulamayacağını anladığında onu da oyuna dahil etmekten başka çaresinin kalmadığını fark edecekti. 
Bu aşk onlar için Rus Ruleti iken duygularıyla görevleri arasında bir seçim yapmak zorunda kaldıklarında kararlarının yalnızca onları etkilemeyeceğinin de farkındalardı. 
Gizemli poker kartları, birbirinden tehlikeli görevler ve amansız bir aşk! Visal, küllerinden doğmak mı yoksa küle dönmek miydi? 
 
*** 
Nasıl okumanız gerektiğini biliyorsunuz, değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d1530d4-b259-4ae7-b877-74bae289673a.jpg</image:loc>
            <image:title>Külün Kalbi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Ruhumun derinliklerini görmüştü. 
Dönüşeceğim şeyi. 
Ve bu, onu korkutmuştu.” 
 
Ash, Quivira’dan canlı çıkmayı başarmış olabilirdi ama her şeyini kaybetmişti. Annesi ölmüş, kardeşi kaybolmuş, sevdiği adamsa şeytani atalarından biri tarafından ele geçirilmişti. Avrupa’nın en tehlikeli ölümsüzleri, Dane’in liderliğinde toplanıp Ash’le kardeşinin sonunu planlıyorlardı. Fakat kan bağı, sandıklarından çok daha güçlüydü. Herkes kan ve tuza bulandığında, kendilerini karanlığa mı kurban edeceklerdi yoksa ışığa ulaşmak için her şeyi ateşe mi vereceklerdi? 
 
“Kasvet ve tutku dolu, Gotik esintili bir aşk hikâyesi.” —School Library Journal 
 
“Tekinsizliğin sınırlarında geziniyor. Okurları kalbinden yakalayacak ve romantizmin doruklarına çıkaracak.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dfb0792e-5e91-464b-9e64-97650cbf6bae.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevginin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>“Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü bir çaba sarf ettiklerini kimse bilmez.” 
 
Portia Kane, kadın düşmanı filmler çeken kocasını genç bir kadınla bastığında, içinde kalan son iyi parçasının da öldüğünü hissetmişti. Kendini düştüğü bu dip noktadan kurtarmak zorunda olduğunu biliyordu ve bunu da korkunç bir skandaldan sonra emekli olmuş eski İngilizce öğretmenini yeniden hayata döndürerek yapmayı planlıyordu. 
 
Lüks Florida yaşantısını ardında bırakmak için uçağa bindiğinde, akıl almaz mucizelere sebep olan bir olaylar zincirini tetiklediğinin farkında bile değildi. O andan sonra kendi hikâyesi hazırcevap bir rahibe, eski bir uyuşturucu bağımlısı ve metal müzik hayranı küçük bir çocuğunkiyle iç içe geçecekti. 
 
“Quick’in kitaplarında umut etmek için her zaman bir sebep var.” —New York Daily News 
 
“Matthew Quick kalbinizi kırmak yerine onu çalıyor ve güçlendirip size geri veriyor.” —Winnipeg Free 
 
“İlham verici. Matthew Quick’in yaralı karakterleri işleyiş şekli eşsiz.” —Boston Globe 
 
“Quick bildiği şeyleri yazmakta ve okurların karakterlerle derin bir bağ kurmasını sağlamakta çok büyük bir ustalık gösteriyor. Sevginin çağrısı aynı zamanda, öfkeli bir bayağılıkla işlenmiş espritüel diyaloglar yaratmadaki maharetini de gözler önüne seriyor.” —Wall Street Journal 
 
“İster kendi arzusuyla olsun ister zorla, en kırık insanların bile bazen tamir edilebileceğiyle alakalı, ustalıkla yazılmış bir hikâye.” —Philadelphia Inquirer 
 
“Quick, garip ama hasarlı karakterleri ve cesur gerçek hayat hikâyeleriyle tekrar büyük bir başarı yakalıyor - bu sefer hem eğlendirip hem de yoğun duygular uyandıranlar, sadakatsiz bir pornocunun eski karısı, onun istifçi annesi ve eski bir lise ingilizce öğretmeni...” —Glamour.com 
 
“Sıradışı bir yolculuk.” —Parade 
 
“Elimden bırakamadım.” —Pittsburg Post-Gazette</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76ae5d7-4b2b-4dce-bd23-fd68996dd076.jpg</image:loc>
            <image:title>Lilliput</image:title>
            <image:caption>“Dünya kafeslerle doludur ancak hepsinin demir parmaklıkları yoktur.” 
Lily, ninesiyle beraber Lilliput’ta sakin bir hayat süren küçük bir kızdır. Fakat bir gün denizden çıkan bir dev tarafından kaçırıldığında hayatı aniden değişir. 
Gulliver, anlattığı cüceler ülkesinin bir kanıtı olarak Lily’yi kaçırıp Londra’daki tavan arasında bir kuş kafesine kapatır. Orada tutulduğu altı ay boyunca sürekli kaçış planları yapan küçük kızın denemeleri her seferinde başarısızlıkla sonuçlanır, en azından Lily öyle düşünür... Tam vazgeçmek üzereyken ortaya çıkan Finn, Lily’nin eve dönmesine yardım etmeye kararlıdır ama bunun için önce zalim saat ustası Bay Plinker’den kurtulması gerekmektedir… 
Gürültülü ve koskocaman bir şehirde, özgürlüğün önemini çok iyi anlayan bu ikilinin keyifli ve heyecan dolu maceraları, güzel çikolata kokuları eşliğinde okurlarını da ardından sürüklüyor
Sam Gayton, Gulliver’ın Gezileri’nden esinlenerek yazdığı bu kitabında okurlarını, Jonathan Swift’in yarattığı muhteşem dünyanın bir parçası olmaya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c130f38-1e79-45c5-93c4-9ed87d0fad6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Rahibeler Meclisi</image:title>
            <image:caption>“Bu kitapla birlikte çember tamamlanıyor. Komplolar ve karşı komplolar, birbirine sarılan yılanlar gibi düğüm oluyor.” 
–Biran Aldiss 
“FIRTINALAR FIRTINALARI DOĞURUR. HİDDET HİDDETİ DOĞURUR. İNTİKAM İNTİKAMI DOĞURUR. SAVAŞ SAVAŞI DOĞURUR.” 
Frank Herbert, deneylerden çok deneysel yaklaşımların had safhaya ulaştığı, tür içerisindeki “iyi edebiyat iyi edebiyattır”cıları bir araya getiren yeni dalga bilimkurgu akımının en önemli temsilcilerinden. Türün tüm olanaklarını, suyunu çıkarana kadar kullandığı Dune serisinin altıncı ve son kitabı Dune Rahibeler Meclisi, felsefe dozu yüksek, her bir cümlesi akılda yer eden, epik serinin ününe yaraşır bir final. 
Dune adıyla bilinen Arrakis gezegeni yok edilmişti. Maderşahi örgüt Saygın Analar, Eski İmparatorluk’tan geriye kalanları yakıp kül ediyordu. Mutlak fetihlerinin önünde duran tek bir güç kalmıştı geriye: Bene Gesserit. 
Başrahibe Ana Darwi Odrade’nin önderlik ettiği Bene Gesseritler, yeşilliklerle dolu Rahibeler Meclisi gezegeni adım adım bir çöle dönüştürüyordu. Amaçları, kumsolucanları için ideal bir ortam yaratmak ve evrendeki en önemli maddenin üretimini kontrol etmekti – melanjın. 
Saygın Analar ise, önlerine çıkan her gezegeni yok ederek Rahibeler Meclisi’ne yaklaşıyordu. Bene Gesserit’ten güçlü olan, Dağılış’tan dönen bu acımasız tarikat karşısında çaresiz durumdaki Rahibeler Birliği’nin elinde tek bir silah vardı artık. Paul Muad’Dib’e ve Tanrı İmparator’a hizmet etmiş biri: Duncan Idaho. 
Dune Rahibeler Meclisi, inancın kadere üstün gelme mücadelesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7cd4e11-1567-4a8d-a6d7-af67358be057.jpg</image:loc>
            <image:title>Tut Ki Bir Rüya Gördün</image:title>
            <image:caption>“Beaumont kendisi için bir oyun oynuyor ama sizi de içeri davet ediyor.” –Ray Bradbury 
Otuz sekiz yaşında kanser sebebiyle hayatını kaybeden Charles Beaumont, ismini Alacakaranlık Kuşağı için yazdığı senaryolarla duyurmuştu. Dizinin belki de en popüler bölümlerinin senaryolarında, fikirlerinde onun da imzası vardı. Ray Bradbury, ona yazdığı öyküleri gösteren genç Beaumont’a “Evet, sen kesinlikle bir yazarsın,” demişti. Tut ki Bir Rüya Gördün korku, bilimkurgu, kara polisiye, fantazi gibi birçok türde eserler kaleme alan yazarın en iyi öykülerinden bazılarının toplandığı tuhaf mı tuhaf bir seçki. 
Charles Beaumont’un hayal gücüyle kurduğu tekinsizlikler âleminde tüm kâbuslar mümkün. Tut ki Bir Rüya Gördün’deki öykülerde aslanlar dolaşıyor, uzay gemileri başınızın üzerinde süzülüyor ve sihirbazlar, vampirler, canavarlar, uzaylılar, robotlar hiç beklemediğiniz biçimlerde çıkıyor gölgelerin arasından. Ve Şeytan bile aralarında olabilir. 
Uzun bir iğne sert ete girdi ve güzel insanlar masanın etrafında toplandılar. 
Ray Bradbury’nin önsözüyle 
William Shatner’ın sonsözüyle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/350cb00d-236f-4288-aa97-9ddf42ab3645.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune: Corrino Hanedanı</image:title>
            <image:caption>Frank Herbert’ın epik Dune serisinin bir nesil öncesini anlatan heyecanlı üçlemenin büyük finali: Dune: Corrino Hanedanı! 
 
Tleilaxlılarla yaptığı planların ardından yapay baharata “ulaştığını” sanan İmparator Shaddam, melanj üzerindeki mutlak hakimiyetini perçinlemek için her şeyi göze alacaktı. Baharatın kaynağı Dune adıyla bilinen Arrakis gezegenini yok etmeyi bile…

Pardot Kynes’ın ani ölümünden sonra oğlu Liet Kynes ve Fremen dostları Arrakis’i Harkonnenlar için bir cehenneme çevirmeye kararlıydı. Liet ise bir yandan gezegenbilimci babasının Dune’u yeşillendirme hayalini yerine getirmek istiyordu. Ama çölün sürprizleri onları bekliyordu.
 
Jessica, Bene Gesseritlerin Kuisatz Haderah projesi için sahip olmak istedikleri kız çocuğu yerine bir erkek doğurmuştu. Paul. Rahibeler Birliği, evrene yıkım ve kaos getirmesinden korktukları bu çocuğun yaşamasına izin vermek istemiyordu ama Jessica onu korumak için elinden geleni yapacaktı.
 
Dük Leto Atreides, ezeli düşmanı Baron Vladimir Harkonnen’la mücadeleye tutuşmuştu. Baron’un yıllar evvel kendisini ortadan kaldırmak için yaptığı sinsi planı öğrenen Leto karşılığını vermek istiyordu. Ama kendilerinden oldukça kuvvetli bir hanedan karşısında ne kadar şansı vardı?
 
Dune: Corrino Hanedanı, orijinal serinin başlangıcının hemen evvelindeki olayları ayrıntılarıyla, heyecan dolu bir şekilde anlatıyor.
 
“Corrino Hanedanı‘ndaki her olay, efsanevi Dune evreninin inşasına kocaman bir taş daha ekliyor.” –Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/428d56e9-0a28-4f50-9143-69e828fb2891.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikmetli Nasihatlar</image:title>
            <image:caption>Hz. Lokman (a.s.), adı Kur’an’da geçmesine rağmen bir peygamber değildi. 
Allah-u Teala’nın, “Biz Lokman’a hikmeti verdik; kime hikmet verildiyse ona hayrın çoğunluğu verilmiştir.” ayeti mucibince ona “Lokman Hekim” denilirdi. 
Lokman Suresi’nin 12-19. ayetleri ise Lokman aleyhisselamın özelde oğluna yaptığı nasihatler, genelde ise tüm insanlığa verilen mesajlardı. 
Hz. Lokman’ın oğluna, “Ey yavrucağım, ciğerparem” diye hitabıyla başlayan bu ayetler hem ebeveyn-evlat ilişkisine bir örnek hem de anne-baba ile evlatları arasındaki sorunların çözümü için bir rehberdi. 
“Kuşak çatışması” bahanesiyle geçiştirilmeye çalışılan ebeveyn-evlat sorunlarının hızla arttığı bir dönemde Lokman Hekim’in rehberliğine başvurmaya ne dersiniz? 
Lokman’ın hikmetinden istifade etmek istemez misiniz? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366fbcd0-a489-4caa-a746-871314c4c775.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıradışı Osmanlı Şehzadeleri</image:title>
            <image:caption>Gönderilen mektuptaki manzumeyi okuyan Kanûni Sultan Süleyman’ın kalbi sızlar. Evlat acısını daha evvel en derinde yaşayan ve büyük ıstıraplara duçar olan koca sultan, yine büyük ve dayanılmaz bir acının eşiğindedir. Uçurumun başında ağlayan oğulun celladına yalvarışlarını hisseder yaralı yüreğinde. Babalık ve cellatlık arasında gider gelir. 
“Uçurumun kenarındayım, düştüm, düşeceğim; kurtar beni!” diye yalvaran oğluna, alır eline kalemi ve bir cevap yazar: 
Ey dem-a-dem mazhar-ı tugyân u isyânum oğul 
Takmayan boynına hergiz tavk-ı fermânum oğul 
Ben kıyar mıydum sana ey Bâyezid hânum oğul 
Bî-günâham dime bâri tevbe kıl cânum oğul 
“Kadimden töredir kardeşe kıymak. Atayı, anayı gasle koymak. Kabil ki Habil’e kıydı ezelden. Adet oldu, hanlar buna uymak.” 
Osmanlı Devleti’nin 600 seneyi aşkın hüküm süresince beşi XIV’üncü, sekizi XV’inci, beşi XVII’inci, 42’si XVI’ıncı,  ve biri de XVIII’inci asırda olmak üzere toplam 61 şehzâdesini devletin bekası gerekçesiyle feda etmiştir. Bunların arasındaki 22 şehzâde bilfiil isyan ettikleri, diğerleri ise ilerideki hayatlarında isyan edebilecekleri gerekçesi ile öldürülmüştür. 
Osmanlı şehzadelerinin sıra dışı hayat hikâyelerini okurken tüyleriniz ürperecek, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f626b3e1-920a-499d-97b0-8e9bd99ffeba.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüketme Şükret</image:title>
            <image:caption>Her gün kendimiz, ailemiz ve sevdiklerimiz için bir sürü şey satın alıyoruz. Yiyoruz, içiyoruz, giyiyoruz, kullanıyoruz, eskitiyoruz, atıyoruz, sonra tekrar satın alıyoruz. Bu döngü içerisinde hepimiz birer tüketiciyiz ve sürekli bir şeyler tüketiyoruz. İstesek de istemesek de, her birimiz tüketim toplumunun iflah olmaz birer üyesiyiz. Kapitalizmin ortaya çıkardığı &quot;tüketgen&quot; sınıfını temsil ediyoruz. 
Neden tüketiyoruz? 
Bizi tüketime iten nedir? İhtiyaçlarımız mı, bitmez bilmek isteklerimiz mi, beğenilme arzumuz mu yoksa mutlu olma çabamız mı? 
Unutmayın; bilinçli tüketici diye bir şey olmaz. Çünkü bilinçli olan insan tüketmez, önce istifade eder, sonra şükreder. 
Bilinçli ve inançlı olma yolunda faydalı olması dileğiyle. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/321928ca-5e86-404f-ada5-3755f819e98f.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutmak İşime Geliyor</image:title>
            <image:caption>bir lise öğrencisinin insanların tuhaf ve gülünç denebilecek halleriyle ilgili gözlemleri... 
İsmi meçhul öğrenci, günleri şaşırarak bir Pazar sabahı erkenden okula gider. Haliyle okulda kimse yoktur. Pazar sabahlarına has o boşluğu doldurmak, o günü yaşamak bir sorundur. 
Eve gitmek istemez. Kısa süreliğine de olsa boşluğa düşer. Gününü nasıl değerlendireceğini düşünürken okulu, okul arkadaşları, öğretmenleri ve çevresindeki insanlar gözünün önüne gelir. Sonra yalnız yaşayan bir aile dostlarını ziyaret eder ve sıradan hayatında sıradışı denebilecek birkaç sayfa açılır. 
Okurken gülümsemekten kendinizi alamayacağınız iç ısıtan bir hikâye... 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a409fdb-dbb3-457d-95eb-2e110c130e8a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümdür Sonunda</image:title>
            <image:caption>“Yaralıyım çünkü buralıyım” diyen Emre Demir’in ilk şiir kitabı çıktı: Ölümdür Sonunda. 
Günümüz Türk şiirinin dikkat çeken isimlerinden biri olan Emre Demir, böylece emeğini iki kapak arasına toplamış oldu. 
Baba, diyorsun 
Boğuluyorsun bu denizde. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eddc287a-d9c3-4e1e-ac3e-2b434841180c.jpg</image:loc>
            <image:title>Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları (1944-1973) 2 Kitap</image:title>
            <image:caption>Metin Toker’in yazdığı, daha önce yedi kitaplık bir dizi olarak yayımlanan ancak uzun süredir bulunmayan Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları’nı yeniden gözden geçirilip düzenleyerek iki cilt halinde sunuyoruz. Gazeteciliğe 19 yaşında muhabirlikle başlayan Metin Toker’in uzun yıllara dayanan gazetecilik deneyiminden süzülen bu iki ciltlik kitap, içerdiği röportajlar, belgeler, bilgiler, gazete haberleri, yazışmalar ve Metin Toker’in bire bir tanıklığıyla yakın siyasi tarihimizin en kapsamlı belgesel kitaplarından biri olma niteliğini taşıyor. 
Metin Toker, İnönü ve Bayar başta olmak üzere Nihat Erim, Tevfik Rüştü Aras, Hikmet Bayur, Refik Koraltan, Samet Ağaoğlu, Sıtkı Yırcalı ve Basri Aktaş gibi dönemin ünlü politikacılarıyla o yıllarda uzun görüşmeler yapmış, elde bulunan belgeleri, bilgileri değerlendirerek bu yapıtı hazırlamıştır. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d150e7-df8b-418c-a868-08ce99c97e06.jpg</image:loc>
            <image:title>Le Naz Fabl</image:title>
            <image:caption>Anlatamadı Cesur Kral derdini, 
Horozca öğrenmeye verdi kendini.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af60c816-da41-4b92-a27e-e30970ee30c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ambrosia</image:title>
            <image:caption>Çok gizli genetik çalışmalar yürüten bir profesör, içinde İsa Peygamber’in kanı bulunan şişenin çalınması için bir cinayet planlar. Ancak bu plan, tanrı rolüne soyunan profesörün akıl almaz hırslarının sadece başlangıcıdır.
Profesör için çalışan Aras Gündüz, bir şeylerin ters gittiğini anladığında yapılanlar karşısında sessiz kalmaz ve mücadele etmeye başlar. Bu yolda yardım hiç tahmin etmeyeceği bir kişiden gelecektir.
Belçika’nın Brugge kasabasından Hierapolis antik kentine uzanan ve mitolojik tanrıların sonsuz yaşam sırrını keşfedeceğiniz hırs, aşk ve macera dolu bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1136213-d797-4387-9611-3a18f4f28431.jpg</image:loc>
            <image:title>Payıma Düşen</image:title>
            <image:caption>“Sahi, kimdim ben? Bir asinin ve hainin mi karısıydım, yoksa özgürlük savaşçısı bir kahramanın mı? Bir muhalifin mi annesiydim, yoksa özgürlük âşığı bir savaşçının fedakâr velisi mi? İnsanlar beni kaç kez zirveye çıkarıp, sonra da kafa üstü yere çakılmama sebep olmuşlardı? Oysa ben ikisini de hak etmemiştim. Beni kendi yeteneklerim veya meziyetlerim sayesinde yükseltmedikleri gibi, aşağıya çekmelerinin nedeni de kendi hatalarım değildi.” 
İranlı yazar Perinuş Sanie, 1979 Devrimine ve İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşuna, ardından İran-Irak savaşına tanık olan kahramanı aracılığıyla yakın İran tarihinin önemli olaylarını “içeriden” anlatır. Dönem olarak İran’ın bu çalkantılı yıllarının seçilmesinde esas neden, kadın kimliğinin her durumda nasıl baskılandığının aktarılması ihtiyacıdır. 
Masume, içine doğduğu dindar, baskıcı ve cinsiyetçi ailesi tarafından küçük yaşta tanımadığı biriyle evlendirilir. Kendi mücadelesini vermekte olan komünist kocasının yokluğunda çeşitli işlerde çalışarak üç çocuğunu tek başına büyütür. Masume, kadın kimliğinin iyi evlat olmak üzerinden hiçleştirilmesinin ardından annelikle sömürülmesinin aşamalarını yaşayacaktır. 
Payıma Düşen, karşılarında geleneğin yüzlerce yılda kurduğu sofra olsa da, payına düşene razı gelmeyen kadınların anlatısıdır. 
“Kimse kendimiz için yaşamamızı istemez, herkes bizi kendine saklamak ister.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63329106-7d5f-4c6a-a544-d145458fdf7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeytan Minareleri</image:title>
            <image:caption>Hidayet Karakuş, Şeytanminareleri&apos;nde 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamının bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerini bir bir sıralarken acının toplumsal derinliğini, katliamın görünmeyen yüzünü etkileyici bir anlatımla gösteriyor bize.

2010&apos;da peş peşe iki ödül birden kazanan, farklı anlatımıyla edebiyatımızda bir ilk kabul edilen bu romanı okurlarımıza gururla sunuyoruz.

“Nilüfer bir boşlukta yüzüyordu gözlerini açtığında. Odalar yüksek duvarlarla çevrili, pencereler büyük camlarla kaplıydı. Sargı bezlerinin arasında kaybolan yüzünün yarısını yok sanıyordu. Yarım yüzle nasıl bir insan olabilir, nasıl bakar aynalara; sokağa nasıl çıkar!”

“Ardı ardına gelmeye başlayan cam kırıklarının şangırtıları, tabana vuran taşların tok sesi kırılan camların bıraktığı boşluktan odalara, odalardan merdiven boşluklarına dolan kalabalığın uğultusuna yol açıyor; yer altında yaşayan canavarların homurtulu uğultusunu yüreklere salıyordu. Sokakta binlerce çığlık yükseliyor, Tanrı’nın tekliği çığrılıyordu. Güneş otelin ön odalarına bütün ışıklarını boca etmiş, her şeyi görmeye çalışıyordu. Belki de tek tanık o olacaktı dünya durdukça.”

*İlk baskısı 2009 yılında Cumhuriyet Kitapları&apos;ndan çıkan ve 3 baskı yapan Şeytanminareleri&apos;nin 4. baskısı Bilgi Yayınevi&apos;nde ilk baskısıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce20e2e5-c3b7-4622-953a-a6a8e0848f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Eko-Sosyalist Paradigma</image:title>
            <image:caption>“Sosyal mahiyetteki sorunlar, ekolojik sorunlardan ayrı ele alınamaz. Zira, bunlar madalyonun iki yüzüdür. Bu da sos-yali ekolojikleştirmeyi, ekolojiyi de sosyalleştirmeyi gerektirir.” 
Fikret Başkaya, mevcut sistemi çözümleyip radikal bir biçimde eleştirdiği, bunu yaparken de birbiriyle etkileşim içindeki sosyal ve ekolojik sorunlara çözümler ürettiği çalışmalarının bu son halkasında, “eko-sosyalist paradigma”ya ve komünizme işaret ediyor. 
Önce “Komünizmi nasıl bilirsiniz?” diye soruyor Fikret Başkaya ve başlıyor “müşterekler”i anlatmaya. “Ütopya”, “insan doğası”,  “devletleştirme”, “sosyalleştirme”, “sönümlenme” gibi kavram ve tartışmalar da yanında. 
Ardından sıra “modernite, ilerleme ideolojisi ve kapitalizm”e geliyor. Yani “ekonomik büyüme ve kalkınma” ile birlikte sistemin sınırlarına geliyor, ihtiyaçlar ile kaynaklar arasındaki ilişkinin nasıl kurulması gerektiğine. 
Bir sonraki adımda büyümenin bir diğer yüzü olarak ekolojik yıkım çıkıyor karşımıza. “Muasır medeniyetler seviyesi”, “Sosyal Avrupa”, “demokrasi” retoriği, kapitalizm dâhilinde kalkınmanın mümkün olup olmadığı ve benzeri konular, Başkaya’nın açtığı diğer tartışma başlıkları. 
“Eko-sosyalist paradigma”yı sunarak bitiriyor çalışmasını Başkaya. Kapitalizme karşı, tek bir alanda değil, ekonomik, sosyal, ekolojik ve etik boyutlarıyla bütünsel bir alternatif geliştirmenin önemini ortaya koyuyor.  Bu bağlamda ekonomik planlama, ekolojik planlama ve demokratik planlama tek tek ve birbiriyle ilişkisi içinde ele alınırken, en sonda da işçi hareketi ile eko-sosyalizm arasındaki ilişki ve eko-sosyalist mücadelenin yeni özneleri irdeleniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3a8db81-02a0-4727-864d-9434155bddd9.jpg</image:loc>
            <image:title>İkinci Enternasyonal, 1889-1923</image:title>
            <image:caption>Sosyalizmin ve sosyal demokrasinin tarihinde, 34 yıllık önemli bir kesit. İkinci Enternasyonal’in 1889’dan 1923’e uzanan tarihi. Kitabın önsözünü kaleme alan Georges Bourgin’in ifadesiyle, “uluslararası sosyalizm tarihinin en acılı uğraklarından biri”. 
Peki, onu böylesine “acılı” kılan ne?  
Patricia van der Esch, Enternasyonal’in kongre tutanaklarına, özellikle Fransız ve Alman sosyalistlerin kaleme aldığı raporlara, süreli yayınlara, anılara, mektuplara, biyografilere ve Enternasyonal’le ilgili her tür belgenin içine dalarak bu sorunun peşine düşüyor. 
Anarşizmle hesaplaşma, devrimci ve reformcu seçenekleri ortaya koyan liderler arası yaşanan tartışmalar, genel grev tartışmaları, Birinci Dünya Savaşı öngününde ulusal çıkarları gözeten görüşler ile enternasyonalist görüşler arasındaki çatışmalar ve savaşa ilişkin tutum, sosyalist dönüşüme dair arayışlar İkinci Enternasyonal’in siyasal ve ideolojik gündeminde yer alırken, bir yanda da örgütsel çekişme ve çatışmalar var: Enternasyonal’de hangi ülke kaç delegeye sahip olacak?  Seçim tarzı nasıl belirlenecek? Oy oranları nasıl dağılacak vb. Ve tabii Bebel, Bernstein, Huysmans, Jaurès, Kautsky, Lenin, Liebknecht, Luxemburg, Plehanov, Vaillant, Vandervelde, Zetkin gibi önderler… 
Sosyalist literatürde üzerinde yeterince durulmayan İkinci Enternasyonal’in tarihine yönelen bu kitap, sosyalizmin 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki artılarını ve eksilerini inceleyen çalışmalara önemli bir katkı niteliğinde. 
Kitaba eklediğimiz Lenin-Huysmans mektuplaşmalarına ilişkin değerlendirmeler, Lenin’in İkinci Enternasyonal içindeki çalışmalarını göstermenin yanı sıra, Rusya sosyal demokrasisi içinde Bolşevik-Menşevik ayırımıyla ilgili yaklaşımları da ilk kez dikkat odağımıza getirmektedir. 
“Geçmişten Geleceğe Sosyalizm” dizimize dâhil ettiğimiz bu yapıtla, sosyalizm ve sosyalist mücadele tarihinin farklı kesitlerine eğilen, üzerinde düşünmeye ve tartışmaya açık önemli metinleri Türkiyeli okurların dikkatine sunmaya devam ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a460f4f-2e48-405f-8256-08520c55cfd0.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizm ve Siyaset</image:title>
            <image:caption>“Yaşadığımız çağın Marksizm tarafından çözümlenmeyi beklediğini söylersek elbette yanlış bir şey söylemiş olmayız. Ama eksik söylemiş oluruz: Çağımız esas olarak Marksizmin kılavuzluk ettiği devrimci eylem tarafından yıkılmayı, parçalanmayı, tarihten silinmeyi bekliyor.” 
Marksizm ve Siyaset, genel anlamıyla siyasetin Marksizm için taşıdığı belirleyici önemi konu edinirken, Marx’ın düşüncelerini donuklaştırıp hareketsiz kılanlara, Marksizmi siyasetsizleştiren ve eylemsizleştirenlere karşı, onun siyasal mücadeleyle olan kopmaz bağının altını çizmeyi amaçlıyor. Marksizmi öncelikle bir eylem felsefesi olarak görmemiz, onun güncelle ilişkisini bu toprakların özgüllüğünde yeniden kurmamız gerektiğini savunuyor. 
Can Soyer’in, Yöntem, Kuram ve Eylem olarak üç ana bölüme ayırdığı bu özgün çalışması, ele alınan tüm konulara siyasal mücadelenin merceğinden bakıyor. 
 “Yöntem: Diyalektik” başlığını taşıyan ilk bölümde materyalizm ve diyalektik arasındaki ilişki incelenirken, öz-görüngü, bütün-parça, özne-yapı gibi kavramlar ile bu ikilikler arasındaki ilişkilerin nasıl tanımlanacağına dair bir soruşturma yürütülerek, salt felsefi bir düzlemde kalmaktan ziyade pratiğin bu ikilikler arasında kurulan ilişkideki önemine değiniliyor. 
İkinci bölüm olan “Kuram: Sınıf Mücadelesi”, yöntem ışığında bir gerçeklik sergilemesi olarak kuramı tartışıyor. Marksizmin bir sınıf mücadelesi kuramı olduğunu ve bu mücadelenin hem yöntemsel hem de kuramsal olarak Marksizmin merkezinde yer aldığını söylüyor. 
Üçüncü ve son bölümde “Eylem: Siyaset” başlığı altında, içinde bulunduğumuz dünya ile ilgili saptamalara da yer verilerek devlet, demokrasi, eşitsiz gelişim, siyasal eylem gibi kavramlar açımlanıyor ve bu kavramların siyasal mücadele ile olan bağı araştırılıyor. 
“Türkiye İçin Notlar” başlığını taşıyan sonuç kısmında ise yazar, Marksizm ve siyaset konusunu Türkiye bağlamında ele alarak siyaseti ve pratiği nasıl kavramamız gerektiğine dair öneriler sunuyor. Gezi Direnişi’nin yarattığı umutla, Türkiye sosyalist hareketine “mücadelesiz bir sınıf siyaseti” ile “sınıfsız bir mücadele siyaseti” dışında bir başka yol açıldığını hatırlatıyor. 
Başka bir yol arayanlara, başka bir yolda ısrar edenlere…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/585e774f-52ba-41b6-97be-bdbfb6c42396.jpg</image:loc>
            <image:title>Gençlerle Baş Başa: Faşizm</image:title>
            <image:caption>Nazi Partisi nasıl kuruldu? Faşistler iktidara seçimle mi geldiler? Faşizmin kapitalizmle ilişkisi nedir? Sokak gücü faşizm için neden önemlidir? Kavgam’da ne anlatılıyor? Irkçı politikalar neyi amaçlıyordu? Hitler rejiminde propagandanın önemi neydi? Naziler nasıl bir rejim kurdu? Faşizmin gençlere ve kadınlara bakışı nasıldı? Hitler deli miydi? İkinci Dünya Savaşı’na giden yolun taşları nasıl döşendi? Faşizm sosyalist hareketlere ve Sovyetler Birliği’ne nasıl bakıyordu? Yahudi soykırımı nasıl örgütlendi? Denazifikasyon nedir? Avrupa’daki faşizm dalgasından Türkiye nasıl etkilendi? Bugün faşizmin yeniden iktidar olması gibi bir durum söz konusu olabilir mi? 
Fatih Yaşlı bu kısa ama yoğun kitapta genç bir işçi olan Ali’ye Almanya ve İtalya’da faşizmin iktidara gelişini ve yarattığı yıkımı ayrıntılı bir dille anlatıyor. Faşizmi toplumsal, siyasi, ekonomik, kültürel, tüm yönleriyle ele alan kitap, her ne kadar belli bir tarihsel döneme odaklansa da, günümüze dair çağrışımları ve soruları da hemen beraberinde getiriyor, çünkü bu tarihsel faşizm deneyimlerinin kimi yönleri ürkütücü bir biçimde tanıdık ve güncel.    
Nitekim Fatih Yaşlı da “Eğer insanlık gezegen ölçeğinde eşitlikçi, adil, özgür bir toplum modeline geçebilirse, üretim tüm toplum tarafından örgütlenebilir ve kâr esası üzerine değil toplumsal fayda üzerine kurulabilirse, üretilen zenginlik adil bir şekilde paylaşılabilirse, biz ancak o zaman faşizmi doğuran koşulları ortadan kaldırmış ve gerçek anlamda faşizmi yenmiş olabiliriz” diyerek bitiriyor sözlerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f527f6c-e50e-4ae8-b986-646cf911f4d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimsesizler Adası</image:title>
            <image:caption>“Size bugünkü New York Times’ın 3. sayfasından bir haber okuyacağım. Dinleyin! Ve onları yani dünyanın geri kalanını ne hale getirdiğimizi görün. Hem de tek kurşun atmadan! Onlara karşı tek bir kuruş para harcamadan, hiçbir hamle yapamadan. Sadece gerçekten insan olmanın gerektirdiği meziyetleri üstlenerek ve bundan asla ödün vermeden. Haberde yazılanları aynen okuyorum: New York’tan yola çıkan 30 kadar Amerikan vatandaşını taşıyan bot, RefugeePolis’e varamadan alabora oldu. Amerikalıların RefugeePolis’e gitmek istemelerini engelleyecek bir sistem kurulamadıkça ve sıcak savaş bitmedikçe daha ölecek çok vatandaşımız var. Şimdi soru şu: böylesi bir haber neden 3. sayfada yer alır ki? Bunun manşet olması gerekmiyor muydu? Tabii ki öyleydi. Ama bu ölen 30 kişi, ölen ilk 30 kişi olsaydı öyle olacaktı.” 
 
Refugeepolis milyonlarca kimsesize kucak açıyor. 
 
Onlar dikenli tel örgüler ardında bekletilen, ucuz can yelekleriyle botlara bindirilen, bir ülkeden başka bir ülkeye itilen kimsesizler olarak kalmayacak. Kimsesizler için Mr. Nobody’nin dahice bir planı var. Tabii öncelikle Birleşmiş Milletler’deki 197 ülkenin onayı gerekiyor. Mr. Nobody’nin serüveni de böyle başlıyor… 
 
İbrahim Bakırhan’ın kaleminden heyecan verici aksiyon sahneleri ve merak duygusunu kamçılayan yan olay örgüleri ile soluksuz bir roman okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88099</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa349bee-763f-4cad-8bf8-e7d26ae9bda0.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hukuku - Herkese Nitelikli Eğitim</image:title>
            <image:caption>Evrensel nitelikteki doğal hukuk; doğal, doğuştan gelen, insanın özünde olan ve devredilmez olan hakları korumak için vardır. Pozitif hukuk ise aralarında var olan pek çok benzerliğe rağmen, bir toplumdan diğerine ve zamana göre değişen ama aslında o toplumda uygulanan hukuktur. Elinizdeki kitapta uluslararası insan hakları sözleşmelerinde yer alan eğitimle ilgili evrensel normlar listesi hazırlamayı amaçladığımız için kitabın içeriğini daha çok doğal hukuka göre düzenledik. Farklı bir ifade ile Türkiye’de yürürlükte olan mevzuatı tam olarak vermek yerine, mevzuata göndermeler yaptık; açıklamalarımızı uluslararası sözleşmelere göre yapmayı tercih ettik. Maalesef Türkiye’de uluslararası sözleşmelerde geçen eğitim hukuku kurallarının çoğu, doğal hukuk düzeyinde kalmaktadır. Bu kurallar hukuk mevzuatımızda yer almamakta ya da uygulanmamaktadır. Düşündük ki olması gereken normları (doğal hukuk) bilen okuyucu, Türkiye’deki durumu kendisi araştırabilir. Bu yönüyle, aynı zamanda kitabın bir mevzuat kitabı olmasını önleyerek, kavramsal ve uygulamaya dönük bir eğitim hukuku kitabı olmasını da sağlamaya çalıştık. Okuyucular, artık bilişim çağında eğitim hukuku mevzuatına internetten kolayca ulaşabilirler. Kitabı okuyan eğitimci okuyuculardan beklentimiz, eğitim uygulamalarına yol gösteren evrensel insan hakları normlarını içselleştirmeleri ve uygulamalarında bu normları dikkate almalarıdır. Örneğin, beşinci sınıfta uygulaması yapılan yabancı dil ağırlıklı sınıfa, sadece velisi okula belli miktarda bağış yapan öğrencileri alan okul müdürünün yaptığı yanlışlığı fark etmesidir. Ya da sınıfındaki kaynaştırma öğrencisinin kendisinden alınmasını isteyen, sınıfındaki farklı etnik kimliğe, farklı mezhep ve inanca sahip öğrencilere ayrımcılık yapan öğretmenin bu davranışının insan haklarına aykırı olduğunun bilincine varmasıdır. 

Eğitimci olmayan okuyuculardan beklentimiz ise politikacılardan ve eğitimcilerden, eğitime ilişkin olarak evrensel insan hakları normlarına uygun beklentiler geliştirmeleri, beklentilerini ifade etmeleri ve normlara aykırı uygulamaları fark edip gerektiğinde demokratik tepkilerini göstermeleridir. Örneğin, Türkiye’de Milli Eğitim Bakanı’nın azınlık olan fen lisesi öğrencilerinin akademik başarısını görüp büyük çoğunluğun başarısızlığını gizlemeye çalışırken, gerçekte başarısızlığını gizlediğinin farkına varmasıdır. Örneğin, kırmızı ışıkta durduğunda arabasının camını silen çocuğun o anda niçin okulda olmadığını ya da merdiven altı veya resmi eğitim kurumlarında çocukların kafası bilimsel bilgi yerine hurafelerle doldurulurken devletin neden bu kurumları yeterince denetlemediğini yüksek sesle sorgulamasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88100</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58755cb0-a77c-4b8a-b123-9cb4ae9127c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Apolet Kravat ve Darağacı</image:title>
            <image:caption>ABD yönetimi Haşhaş krizinde Sultan Ahmet Camisi’ni neden bombalamaya karar verdi? Kim vazgeçirdi? 
27 Ekim’e kadar Kıbrıs’a çıkmazsan darbe yaparız! 
Demirel’e bu tehdit kimden geldi? 
Silah ambargosu krizinde MGK’nın sır toplantısı nasıl sızdı?  
Askeri üslerin yasaklanma kararı gerçekte kime aitti? 
Kissinger Ecevit’i Beyaz Saray’a gizlice neden davet etti? 
MİT Müsteşarı’nın yaptığı sunum Nahçıvan’ın kaderini 
nasıl değiştirdi? 
Bugün Mesih olduğunu iddia eden Hasan Mezarcı Nahçıvan krizinde ne yaptı? 
Kardak krizinde atacağınız füze en fazla balıkları vurabilirdi! 
ABD elektronik savaş sistemlerini nasıl kilitledi? 
Kardak’a çıkma fikri kimindi? İnal Batu savaşın eşiğinden ülkeyi nasıl döndürdü? Yunanistan’ın gizli planını kim deşifre etti? 
Askeriye, Hariciye ve MGK üçgeninde Demirel’in liderliği, Türk dış politikasının perde arkası, krizler, liderler ve kurumlar. 
Hiçbir yerde yazılmamış bilgiler ve sır belgeler bu kitapta.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e13e83-b011-4cfb-9f60-48eb39a9d095.jpg</image:loc>
            <image:title>Lal</image:title>
            <image:caption>Cânım kâri, görmek bir şeye hudut koymaktır belki. Ya görmeden yaşayanlar, bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar? Hem görmek için illa göz mü gerekir ki? Bence hayır. Bazıları bakmasa da görür, gözleri görmese de bilirler… … Hayal mi gerçek; gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de. Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil, biliyorum. Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben. Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın. Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil, sınırı, saati, yeri ve hududu yok. Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de… … Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde. Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım. Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım. İçimizde her vakit var olan birinin dilinden, kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara. Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım. Hayal ettim ve hayalime inandım. Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine “hayat” diyorsak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4687064b-c769-4a22-8620-53aca148252a.jpg</image:loc>
            <image:title>O Balonda Babamın Nefesi Var</image:title>
            <image:caption>İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani. … Bu kez Muhabbet Yazılarına daha içimi yakan hatta bazı vakitler beni sinirlendiren meseleler ile ilgili yazdıklarımla devam edeyim istedim. “O Balonda Babamın Nefesi Var” diyen bir şehit çocuğunun cümlesi dolandı durdu zihnimde. Sanırım hiçbir zaman unutmayacağım ve zihnimden çıkaramayacağım bir cümle bu benim için. İçimi yakanları sana anlatayım istedim. Ama daha önce olduğu gibi bu kez de hayret ettim benim içimi yakan kelimelerin kâğıtları nasıl yakmadığına.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/881d4731-cba7-4f6b-8275-2e5c5d28083e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir</image:title>
            <image:caption>İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani. … Bu kez sana değişen, başkalaşan hatta bence kötüleşen ne varsa –elbette kendimce– ondan bahsetmek istedim. Bizim mahallemizden, bizden, bizim gibilerden. Bir mahalle bakkalında leblebi tozunu, eski bir kıraathanede şekerli oraleti, mahalle aralarında top oynayan, ip atlayan çocukları aradım bu kez. “Sen de değiştin be abi!” diyenlere hak vererek biraz değişmesini istemediklerimi, eski ve güzel olanları yazdım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0b4f136-22e3-423d-b885-b4618ee56c84.jpg</image:loc>
            <image:title>Perestiş</image:title>
            <image:caption>Bulutlar bugün çok kirli 
İnsanlık çok dert yanmış bulutlara 
Kim bilir 
Nerede bırakacaklar kirlerini 
 

“Yazmak, ne yaşa bakar ne de akademik kariyere. Allah vergisi bir zenginlik... Maden misali keşfedilmeyi bekleyen bir elmas. Hüseyin almış eline kazmayı, vuruyor gözüne gözüne madenin. Kim dur diyebilir ki ona. Olmaz deseniz dinlemez, biraz daha zaman deseniz nafile... İşte onu Hüseyin yapan yer burası. Cesareti, inatçılığı, vazgeçmeyişi… Şair Hüseyin... Hep tatlı bir tebessümle yâd edeceğim rehberimdeki bu ismi. Ne de yakıştı sana. Seninle duyuyorum. İyi ki varsın.” 
 
Sevgiler 
TDE Öğretmeni Rabia ALTINIŞIK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eee5652-6ca0-4366-a8e5-43e566c18c44.jpg</image:loc>
            <image:title>Pergelin Mükemmel Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Hakan Arslanbenzer, şairliği, eleştirmenliği ve dergiciliğiyle hem kuşağının hem günümüzün önemli edebiyatçılarından biridir. Şairin çeyrek asırlık şiir serüveninin özeti, Muhit Kitap’ın seçme şiirler serisinden çıktı: Pergelin Muhteşem Dönüşü. 
 
Saçlarını topuz yap kollarını kavuştur geç karşıma 
Otur, bilmiyorum ne diyeceğimi ama böyle iyi 
Dinle beni, uzun uzun söyleşelim 
Söyleyecek sözü olan insanlar gibi 
Eski insanlar, en eskileri 
Birinin suyu temiz 
Diğerinin iyi ekmeği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60fea2af-f89e-49fd-8304-c4c073603109.jpg</image:loc>
            <image:title>Çarpma Öğreniyorum - Arkadaşım Çağlar</image:title>
            <image:caption>Çağlar ve en yakın arkadaşı Pelin’le birlikte çarpmayı öğrenmek ister misin? Sayfalarda ilerleyip eğlenceli alıştırmaları çözdükçe, bir sayıyı yediyle veya dokuzla çarpmak bile senin için çok kolay olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5d3e277-6be5-48a0-b217-f4e129003e13.jpg</image:loc>
            <image:title>Toplama Çıkarma Öğreniyorum - Arkadaşım Çağlar</image:title>
            <image:caption>Çağlar ve en yakın arkadaşı Pelin’le birlikte toplama çıkarmayı öğrenmek ister misin? 2 misketim var, 2 misketim daha oldu. Şimdi toplam kaç misketim var? 5 korsan şapkasından 3 korsan şapkası çıkarırsam geriye kaç korsan şapkam kalır?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/877d42ab-cd24-4030-ae3e-1eb100f4012d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıları Öğreniyorum - Arkadaşım Çağlar</image:title>
            <image:caption>Sayıları Öğreniyorum - Arkadaşım Çağlar
Mein Freund Max-Zahlen Schreiben
Brigitte Paul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a05cfd86-ef89-4c9a-ab34-de538e451551.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Babam Bir Harika</image:title>
            <image:caption>Birlikte kahvaltı hazırlayan, dünyanın en müthiş ağaç evini inşa eden ve gizli hazinelerin peşinde koşan bu minik köpeğe ve babasına eşlik etmek ister misin? Eğlenceli ve duygu yüklü anlarla dolu bu hikâyeye sen de adım at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb8a5fa0-fd01-4867-b63d-385a457bf01c.jpg</image:loc>
            <image:title>Antarktika</image:title>
            <image:caption>Özel biyolojik yapıları ve tüyleriyle 
Acayip hayvanlardan oluşan bu ilgi çekici dünya 
Serpilip gelişiyor Yerküre’nin en altında 
En sert iklim koşullarında. 
Gel ve bul onları!!!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4782212e-bd63-4993-9c75-e88ae5891a1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Salonumuzdaki Aslan</image:title>
            <image:caption>Ayşe ile Ali merak içinde bekliyorlar Aslan gelecek mi, gelmeyecek mi? Çok istiyorlar gelmesini Onlarla saatlerce oynayıp eğlenmesini…
Salonların kralları olan aslan babalar ve aile içinde geçirilen Salonların kralları olan aslan babalar ve aile içinde geçirilen sıcacık anlar hakkında kükremeli, kovalamacalı bir öykü… sıcacık anlar hakkında kükremeli, kovalamacalı bir öykü… Oynamayı seven bir anne veya babayla ya da koca bir aslanla Oynamayı seven bir anne veya babayla ya da koca bir aslanla yüksek sesle okumak için mükemmel bir kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4346c481-864c-4b19-8cab-40d2a3b705d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Ne Renktir?</image:title>
            <image:caption>Koala, denizin rengini sorduğunda, Koala, denizin rengini sorduğunda, farklı yanıtlar alır. Bu yüzden cevabı farklı yanıtlar alır. Bu yüzden cevabı kendi bulmaya karar verir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c5d1ee0-99d2-4aa3-bf53-61a0f217c913.jpg</image:loc>
            <image:title>Historia 1923 - Sayı: 8</image:title>
            <image:caption>Editörden...

“Kadın Nedir?” başlığını taşıyan bu sayımızda hem Osmanlı Dönemi hem de Cumhuriyet Dönemi yazarlarının kalem ürünlerine yer vermek suretiyle, bu ezelî ve ebedî muammaya yerel ve evrensel bağlamlarda farklı bir bakış getirmeye çalıştık.

Malum olduğu üzere, kadın konusunu gündeme taşıyan ilk müstakil Türkçe kitaplar, 1879 yılından sonra yayımlanmaya başladı; bunlar arasında özellikle şu eserleri burada hatırlatmak gerekir:
Şemseddin Sami, Kadınlar, İstanbul 1879.
Fatma Aliye, Nisvân-ı İslâm, İstanbul 1892.
Ahmed Rıza, Kadın, Paris 1908.
Halil Hâmid, İslâmiyet’te Feminizm yâhûd Âlem-i Nisvânda Müsâvât-ı Tâmme, İstanbul 1910.
Odette Laguerre, Feminizm, Âlem-i Nisvân, Çeviren: Baha Tevfik, İstanbul 1911.
Celal Nuri, Kadınlarımız, İstanbul 1913.
Yakub Kadri, Kadınlık ve Kadınlarımız, İstanbul 1923.
Cemal Zeki, Genç Kız ve Kadınlarda İntihar: Sebeb, Korunma Çareleri; İctimâ‘î-Tıbbî, İstanbul 1927.
Selahaddin Âsım, Türk Kadınlığının Tereddîsi yâhûd Kadınlaşmak, İstanbul, Tarihsiz.
 
Bunlarda dile getirilen ve getirilmeyen talepler, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasından sonra gerçekleştirilmeye ve tabiri caizse kadının hakkı takdir edilmeye başlandı.

İşte bu sayımızda, bu bağlamda yapılabilenler ile yapılamayanları sergilemek istedik.

Dosya Yazıları’nda Erendiz Atasü, İrem Oruç, Seçil Karal Akgün ile Şennur Tutarel Kışlak ve Damla Tufan bu konudaki araştırma sonuçlarını ve düşünce ürünlerini sergilediler.

Kadınlar, geçen yüzyıldan itibaren bilim sahasında önceki çağlarla karşılaştırılamayacak başarılara imza attılar; Günseli Naymansoy, Ebru Açık Turğuter ve Londa Schiebinger makalelerinde bu başarı öykülerinden bazılarını işlediler.

Türk Düşünce Tarihi’ne yapıtlarıyla çeşitli katkılarda bulunan Halide Edip Adıvar, Suat Derviş ve Bedia Akarsu üzerine makaleler ile otomobil yarışçısı Samiye Cahit Morkaya hakkındaki yazı da Dosya Yazıları içerisinde karşılaşacağınız metinler arasında yer almaktadır.

Dosya-dışı Yazılar&apos;da Ergun Türkcan, aslında geçen sayımızda bıraktığı yerden tartışmasını sürdürdü ve bu defa modernleşme konusunu inceledi. Sina Akşin, Sakarya Zaferi sonrası yaşananları ele aldı. Özlem Parer ise bir dönem İstanbul’da bulunan Bizantolog Arkeolog Fyodor İvanoviç Uspenski’yi ve çalışmalarını tanıttı.

Köşe Yazıları’nda Mehmed Halid Bey ile Remzi Demir ve Ergun Türkcan’ın ilginizi çekeceğini düşündüğümüz üç makalesine yer verdik.
Geçmişten Metinler’de ise Bursalı Mehmed Tahir’in “İslam’da Kadın” başlıklı yazısı yer aldı.
Burada hepsine teşekkür etmek isteriz.
Ayrıca bu sayının hazırlanmasına büyük katkıda bulunan ve misafir editörlük yapan Bülent Ecevit Üniversitesi Öğretim Üyesi Figen Uzar’a da şükranlarımızı sunarız.
İstanbul Sözleşmesi’nin tartışıldığı bir dönemde hazırladığımız bu sayıda, Yayın Kurulu olarak şunu söylemek istiyoruz:
“Kadınlar yaşayacaklar, eşit ve özgür olacaklar!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c80d4fcf-3064-42d6-8ffe-c1f15f86bb21.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucit Tayfa&apos;nın Deney Günlüğü - Feniks İle Sıcak Kış</image:title>
            <image:caption>Öğrenmeyi ve soru sormayı seven Mucit Tayfa ve yeni arkadaşları Feniks ile tanışın!

Günlük yaşamımızda fen bilimlerinden ne kadar faydalandığımızı fark ettin mi? İçinde yaşadığımız dünyayı daha iyi anlamaya çalışırken bir yandan da eğlenmezsen bunun sıkıcı olduğunu düşünebilirsin.

Mucit Tayfa ve Feniks, el ele verip fen bilimlerini öğrenmenin çok eğlenceli olduğunu sana göstermek istiyor. Evde yapabileceğin deneylerle sen de bilimin renkli dünyasına adım atabilir ve genç bir mucit olabilirsin.

Mucit Tayfa, karın nasıl yağdığının, üşüdüğümüzde ellerimizin neden uyuştuğunun, bazı maddelerin neden daha hızlı ısındığının, bir balonu üflemeden nasıl şişirebileceğimizin ve daha birçok olayın peşine düşerken seni de sıcak bir kış macerasına davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88116</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66ef1e2d-820e-4843-91c0-e6000ce3a0d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Arayış</image:title>
            <image:caption>Ömrünün baharında solmuş bir genç…
Aile içi şiddeti, cinayeti, sokakları, uyuşturucuyu, pisliği, yetimhaneyi, pişmanlığı ve varoluş sancısını yaşamış gencecik bir yürek. Bu genç yaşında kaldıramıyor bu kadar yükü…
Bir arayışta…
Yaşadığı acı dolu hayata bir anlam bulmak istiyor bu genç. Dipsiz bir kuyuda geleceği için bir parça umut arıyor…
Ve yolunu kaybedenlere rehberlik eden çiçeği burnunda idealist bir öğretmen...
Büyük kâinatta kaderlerinin birlikte yazılması asla tesadüf değildi.
Mehmet Yıldız’ın gerçek bir hayat hikâyesinden esinlenerek yazdığı bu romanda, bahtsız bir gencin sarsıcı ve dokunaklı dönüşümüne şahit olacaksınız.
“Kimse boşu boşuna girmemiştir hayatımıza. Ya imtihan olmuştur ya armağan.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49f21d85-68d3-4390-b1ad-c327117ad7e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nizamülmülk</image:title>
            <image:caption>Nizamiye medreselerini bütün tehditlere rağmen canı pahasına koruyarak devletin kalesi haline getiren Selçuklu Veziri Hasan bin Ali et-Tûsî; namı diğer Nizamülmülk...

Öte yanda ise devasa bir plato üzerinde yükselen ve sarp zirvelere hâkim, ulaşılması güç, ehlisünnet düşmanı Alamut Kalesi… Hasan Sabbah gibi bariz bir düşmanın ötesinde, yalnızca küçülmüş gözbebeklerinden tanınabilen katil haşhaşi fedaileri…

Nizamülmülk, Ulu vezir Hasan et-Tûsî’nin Sultan Melikşah döneminde sonlanan, ancak hikâyesi dilden dile dolaşan efsanevi hayatını konu alıyor. Nizamülmülk’ün hikâyesi, bir devleti hem kılıçla hem de ilimle ayakta tutma imtihanını anlatıyor bizlere. Köklü dostlukların arasına sızan fitneye, kırılan kalplere ve telafisi zor kayıplara rağmen ilmî korumaya adanmış bir ömrün hikâyesini okuyoruz Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden. Hiçbir zaman kolay değildir koca bir devleti ilmî ve askerî yönden ayakta tutmak. Ancak herkes şunun farkındadır ki, zafer zor olandadır.

Türkiye’nin en çok okunan tarihi romanlarının yazarı, okurları tarafından “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden sürükleyici, heyecanlı ve derinlikli bir roman...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20766778-a5b4-4ff4-a7e8-37bbd4c79ea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurtlar Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Londra, 2050.

Son 50 yılın sosyo-ekonomik krizi sona erdi, tüketicilik hareketi zirvede. Şehrin dışındaki toprağın mülkiyeti, küçük bir elit kesimin korumasında. Nüfusun geri kalanıysa İkamet Hakkı kazanmak için daha fazla harcamak ve tüketmek zorunda. Yaşlanma hakkı lağvedildi, artık emekli olmak yerine bir GururEvi’nde huzur içinde ötanaziyi bekleyebileceğiniz radikal yeni bir yaklaşım var.

Mimar Philip kaybolduğunda, karısı Alice evini ve statüsünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor ve içinde büyüdüğü toplumu sorgulamaya başlıyor. Philip’i ararken ailesinin kaderi ve yeni sosyal düzenin ardındaki gerçekle ilgili bazı korkunç gerçeklerle yüzleşmek, yolun sadece başlangıcı...

Kurtlar Ülkesi, fenomen dizi Black Mirror ve Kazuo Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma romanının ruhunda, güçlü bir distopya.

“Kurtlar Ülkesi, böylesine acımasız ve politik açıdan vahşi bir dünyanın olasılığı karşısında kalbinizi soğutacak, tüylerinizi diken diken edecek. Tünde Farrand, inanılmaz üslubu ve anlatımıyla distopyanın ve onun rahatsız edici gerekliliklerini kusursuz bir şekilde yerine getiriyor.” – Buzz Magazine

“Okuru başından sonuna kadar içine alan, tüyler ürpertici ve politik açıdan zekice kurgulanmış bir distopya. Wyndham geleneğinde bir bilimkurgu.” – Jane Rogers, Arthur C. Clarke Ödülü sahibi

“Farrand&apos;ın çarpıcı romanı mevcut sosyal normları ve kutuplaşmaları, sınıf ayrımını ve eşitsizliği distopik bir forma dönüştürmenin mükemmel bir örneği. [Onun] buradaki gerçek becerisi gerilimi yüksek tutup kitabın dehşetli gerçeği ortaya çıkana kadar okurun merakını hep yüksek tutmak.” – Electric Literature</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c649a8ca-b986-4b76-9d0c-a758d1332991.jpg</image:loc>
            <image:title>Elementsel</image:title>
            <image:caption>Cep telefonlarımızı titreştiren element hangisidir? Peki ya fotoğraf çekmemizi sağlayan element?Hidrojeni hayal edilebilecek en temiz yakıt yapan nedir? Periyodik tablo bugünkü haline nasıl geldi?Bir gün gezegenimizi terk etmek zorunda kalsak bizi hangi element kurtarır?

Elementler insanın dünyayla ilgili anlam arayışında her zaman önemli bir yer tuttu. Büyük Patlama’dan bugüne; yediğimiz yemekten soluduğumuz havaya, çakmağımızdan çıkan kıvılcımdan musluğumuzdan akan suya, X-Men’den Demir Adam’a kadar her şeyin özünde elementler var.

Tim James, Daily Mail tarafından Yılın En İyi Kitapları arasında gösterilen Elementsel’de, periyodik tabloyu mizahi anlatımıyla ders kitabı sıkıcılığından kurtarıyor ve evrenle ilgili neredeyse bütün sorularımızı cevaplıyor. Bizi hem bildiğimiz elementlerin farkında olmadığımız özellikleri ve kullanımlarıyla hem de periyodik tablonun en köşede kalmış elementleriyle tanıştırıyor.

“Bir kimya öğretmeni olan Tim James okurun dikkatini nasıl çekeceğini iyi biliyor… Elementsel hem eğlendiriyor hem öğretiyor. Eğlenceli çizimleri, çılgın mizahı ve verdiği çeşit çeşit bilgiyle Elementsel bizi Mendeleyev’in hayalini kurduğu her şeyin ötesinde bir âleme götürüyor.” 
- The Wall Street Journal

“Öğrenciler ve bilimsel metinlere yeni başlayanlar için ideal. Yıldızların bileşiminden insanlar için en yararlı elementlere, James her okura uygun, kısa, etkileyici ve neşeli bölümler sunuyor.” 
- Publishers Weekly

“Bilimin sıkıcı ve yavan olması gerektiğini kim söyledi? Tim James olmadığı kesin. İster kuvvetli asitleri ya da bir anda yanmaya başlayan insanları, ister bütün elementlerin karışımının nasıl bir sonuç doğuracağını anlatsın, bu kitap periyodik tabloya hayat veriyor.” 
- The New York Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3ba86d73-3428-464b-865c-88f14b25e0a7.jpg</image:loc>
            <image:title>İrade Eğitimi</image:title>
            <image:caption>İnsan, doğası gereği hem yaşadığı döneme ayak uydurma hem sahip olduğu değerleri koruma hem de arzu ve sorumluluklarını kendi içinde dengeleme çabası içindedir. Buna göre irade eğitimi, her şeyden önce çağın bize dayattığı şeylere direnmek ve çağı doğru okumak ile mümkün; dış etkenlerin önünde bir yaprak gibi savrulmak yerine kişinin kendi kurallarını koymasıyla ve bunları sürdürmesiyle gerçekleşir. Her şeyden önemlisi, irade eğitimi bir yerden başlamakla, düştüğümüz yerden kalkmakla, her düşüşte yeniden kalkıp yürümekle ve çaba sarf etmekle mümkün.

Dr. Ferhat Kardaş, İrade Eğitimi kitabında, bu şartlar altında, iradeyi gereğinden fazla zorlamadan onu insani ölçülerde eğitmek konusunda son derece önemli tespitlerle karşımızda. Bu kitap, bağımlılıklardan kurtulan güçlü iradeli kişinin yaşamının bütün yönleriyle değişeceğini vurguluyor; hazları ertelemek ve uzun vadeli mutluluklara yönelme konusunda detaylı bir yol haritası çiziyor. Geçici hazların sonucunda kişinin kapılabileceği depresif ruh hallerinin ve kısa vadeli hazların muhtemel zararlarını analiz ediyor. Böylelikle okurları sağlam, gerçekçi ve tatmin edici bir mutluluk düzlemine davet ediyor.

Alışılmış psikoloji ve kişisel gelişim kitaplarından çok farklı, klişelerden uzak, irade eğitimini hakkıyla anlatan, rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f51b415c-3f3c-43f7-ab49-1e8c6df82553.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernleşmenin Zihniyet Dünyası: Bir Tanpınar Fetişizmi</image:title>
            <image:caption>&quot;Sonuç olarak, Tanpınar ile ilgili bir kitap yazma niyetimin Türkiye ile ilgili bir kitap yazmakla sonuçlandığının farkındayım. Bir anlamda Tanpınar’a haksızlık ettiğimi de düşünmüyor değilim. Ama yine de beni en iyi Tanpınar’ın anlayacağını sanıyorum. Çünkü bu memleketin nasıl “dominant” bir memleket olduğunu en iyi Tanpınar bilir. “Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor”, diyen Tanpınar değil miydi? Tanpınar’ın derdi memleket değil miydi? Dostları tarafından bile “Kırtipil Hamdi” diye anılan Tanpınar sanırım bu kitabın son cümlesini duysaydı çok sevinirdi. Tanpınar Türkiye’dir!&quot;
Besim Dellaloğlu, Modernleşmenin Zihniyet Dünyası&apos;nı Tanpınar imgesiyle anlatıyor, Türk aydınlanmasının anahtar kelimelerini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/464cddb9-d88f-4bbe-a2fd-f7a469a4df88.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbe Karışık</image:title>
            <image:caption>Şiir azıcık aklî, daha çok kalbî bir eylemdir. Şairin kastı konuşulduğunda birazcık aklı, daha çok ruhu konuşuluyor demektir. “el-Ma’nâ fî batni’ş-şâir.” der Araplar. Yani kasd-ı mahsusa şairin bâtınında, derûnunda, hâsılı ruhundadır. Ruh ise sırdır, akıl onu anlayamaz, kısırdır.
Şiiri ruh anlar; akıl ise belki ve ancak yorumlar.
Şiir, aklî düşüncenin kalbî idrake evrilmesidir.
Şiir, aklın devrilmesi, kalbin anlamı devralmasıdır.
Aslında muamma olan; sözdeki şiir değil, ruhtaki şuurdur. Kapalı olan, lafız değil ruhtur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4ca06d5-ebe3-43df-8009-e40e10679f11.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortanca</image:title>
            <image:caption>Waterstones 2020 Çocuk Kitapları Ödülü adayı
2020 CILIP Carnegie Madalyası adayı
The Times Haftanın Çocuk Kitapları seçkisi

 
On bir yaşındaki Maggie, dış dünyadan bir duvarla ayrılan Fennis Wick&apos;te yaşar. Sınırın ötesinde şiddetli sessiz savaş sürer ve kirli, tehlikeli gezginler dolanır.

En büyük kardeşi Jed saygı duyulan ve özel biridir. Bir kahraman. Küçük kardeşi Trig’i herkes çok sever. Fakat Maggie yalnızca ortancadır, görünmez olan ve geride bırakılan.

 
Sıcak bir Eylül günü, Maggie aç, yardım çığlığı atan bir gezgin olan Una ile tanışır ve Maggie’nin bütün bildikleri altüst olur. Maggie’den ustaca ve mizahi biçimde unutulmuş ortanca olmanın, ailesi tarafından bile duyulmayan bir çocuk olmanın nasıl olduğunu dinleriz.

Bu yasak arkadaşlığın, sadakatin ve ihanetin anlatıldığı kitap distopya okurları için mükemmel bir tercih.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e712fa4-54f2-420b-bf0f-60211ae4ca6b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Portresi</image:title>
            <image:caption>&quot;İnsan neden unutur ve neden unutulmuşu hatırlar?

Peki bir şehrin portresi resmedilebilir mi?

Sanal âlemde işlenen bir cinayet... İstanbul&apos;un çeşitli noktalarına bırakılan üç cansız beden...

 Doğu ve Batı resim sanatının öncüleri Vincent van Gogh ile Osman Hamdi Bey’i bir araya getiren akıl almaz olaylar silsilesi ve İstanbul&apos;un kadim sokaklarında cirit atan Kaplumbağa Terbiyecisi kostümlü bir katil zanlısı...

İstanbul Pera Müzesi’nde başlayan macera, Paris Louvre ve Berlin Alte Nationalgalerie Müzelerine kadar uzandıktan sonra Eskihisar Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi’nde son bulacak!

İyilerin ve kötülerin iç içe geçtiği, Doğu ve Batı medeniyetlerinin harmanlandığı çok bilinmeyenli bir denkleme hazır olun!

Şifre Bilimci Milas Ulukan ve Şifreli Dosyalar ekibinin başrolde olduğu soluk soluğa okunacak polisiye türünde bir İstanbul masalı...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09c63f84-cd83-44d3-a411-32bf28d7ac04.jpg</image:loc>
            <image:title>Tehlikeli Yaz</image:title>
            <image:caption>Sel sularının durmadan yükselmesiyle her şey suların akıntısına kapılıp gider. Mumi Ailesi’nin yaşadığı ev de bundan nasibini alır ve sular altında kalır. Neyse ki Mumiler’in imdadına akıntıyla sürüklenip gelen bir tiyatro sahnesi yetişir. “Tiyatro ev” demek daha mı doğru olur acaba? 
Çünkü bir süre orada yaşayacaklardır. 
Volkanik dağın hareketlenmesi, büyülerle ve sürprizlerle dolu yaz bayramı kutlamaları ile yeni arkadaşlıklar ve düşmanlar çevresinde şekillenen yine harika bir Tove Jansson hikâyesi. 
Bir de tabii ki Mumi Dünyası’nın olmazsa olmazları: Hayaller, umutlar, sevgi bağları ve dostluklar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4efd7fd-dc33-450b-8998-3fe5e1264507.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş-i Aşk</image:title>
            <image:caption>Her şeyden önce bir edebî tür olan mektuplar; bu özelliğinin yanı sıra haber verme, içinde bulunulan hali tasvir etme, bir konuyu izah etme, bir görüşü telkin ve bir vazifeyi tevdi etme gibi amaçlarla yazılan metinlerdir. İslam edebiyatında mektup türünün gelişimi ise Hz. Peygamber’in (sav) mektup yazdırmasından mülhem olmuştur. Bu durumun neticesinde dostlarıyla haberleşen sıradan insanın yanında hükümdarlar, devlet adamları, tüccarlar, toprak sahipleri, sanatkârlar, mütefekkir ve şairler de mektup yazmışlardır. Bilhassa bilge kişilerin öğrencilerine ve takipçilerine yolun esaslarını telkin sadedinde yazdığı mektuplar da vardır. Hz. Mevlânâ da bu gelenek dâhilinde sadrından satırlarına akıttığı mektuplar yazmıştır.   

İşte Bilal Kemikli, bu geleneğe dayanarak uzun bir süre sürdürdüğü Mesnevî derslerinin hemen akabinde kaleme alarak derslerine katılamayan öğrencilerine ve dostlarına da &quot;Cumalık&quot; adı altında ayrıca gönderdiği, ilhamını Şeyh Gâlib Hazretlerinin tabiri ile &quot;Mesnevî&apos;den aldığı&quot; mektuplarını okurlarına sunuyor. Hz. Mevlânâ, tasavvuf neşvesini bütün ilmî bilgi birikimi ve ilahî huzurda bulduğu, muhabbetin kemâle ermiş hali olan aşkla yaşamıştır. İşte Âteş-i Aşk: Mesnevî Mektupları, Mesnevî-i Şerîf’ten ilhamla, okurlarına asırları aşan bir bilgelik geleneğinin asla kopmayan rabıtalarını edebiyatla birlikte akıtan bir ilahî terennümler seçkisi olarak sunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d256c3c4-37f9-4bb1-9c5a-6363494d3406.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibliyo Fil</image:title>
            <image:caption>Bir gün, küçük fil annesiyle birlikte çarşıdan dönerken gözlüklü, fularlı ve yakasında rozet taşıyan bir fil görür. Küçük filin gözü, altın gibi parlayan rozete takılı kalır. Gözlerini bir türlü ondan alamaz, aklını da…

Rozetin üzerindeki Bibliyo Fil’in ne demek olduğunu o kadar çok merak eder ki…

Acaba küçük fil de Bibliyo Fil rozeti takabilecek midir?

“Bibliyo Fil”, okuma sevgisinin önemine dair rengârenk ve sıcacık bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b97c149-829a-419c-92ed-2abb837b19df.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prensesin Günlüğü</image:title>
            <image:caption>“Yazar Meg Cabot tacını bu sefer yeni karakteri Olivia Grace’e takıyor. Prenses Mia’nın hiç tanımadığı üvey kız kardeşi olduğunu öğrenen Olivia, New Jersey’de bir ortaokul öğrencisi. Tıpkı ablası gibi o da kraliyetin gözdesi olacak ve macerasını günü gününe yazacak, hem de bu sefer çizimleriyle birlikte.” (USA Today) 
 “[Cabot’ın] Zahmetsiz yazma biçemi insana uzun bir hafta sonunun ardından koridorda en yakın arkadaşıyla ayaküstü sohbet etme havası veriyor... Kitapları ve kadın karakterleriyle Cabot, en çok ihtiyaç duyduğum zamanlarda gerçeklerden kaçmamı ve motive olmamı mümkün kılıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8971c24e-c729-4266-8791-23aef42b2f49.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kutup Ayısı Kapını Çalarsa</image:title>
            <image:caption>Lili kumsalda dedesiyle oyun oynarken uzaklarda bir şey dikkatini çekti… Bir sürü Kutup Ayısı!
Kutup Ayıları, erimekte olan buz parçalarının üstünde süzülerek kıyıya yanaşıyorlardı.
Şehre gelmek istiyorlardı. Gelmek ve yerleşmek!
 
Bir Kutup Ayısı Kapını Çalarsa; farklılıklara rağmen topluma uyum sağlamayı anlatan hem eğlendiren hem de düşündüren sıra dışı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364df8bd-6b1d-41a4-8938-591a6caf8930.jpg</image:loc>
            <image:title>Göğe Tırmanan Çocuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Alma, Tully, Yıldızlı Ayı, Kuyruklu Yıldız ve Serçe Kurt önlerine çıkan zorlukları aşmaya çabalayarak, gökyüzüyle yer yüzünün birleştiği o yere doğru ilerliyordu.  
Kendine ait bir yer arama yolculuğunda; istenmeyenlerin, dışlananların, sürüklenenlerin yolu birleşiyordu.
Climbers, Alette Straathof&apos;un kendine has çizimleriyle büyüdükçe büyüyor, sayfalara kök salıyor.
Ormanın kalbinde başlayan yolculuk, cesaret ve sevginin iç içe geçtiği lirik bir hikâyeye dönüşüyor. Tüm duvarlar geride kalıyor...&quot;
Anıl Basılı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f44ea6d1-fad2-464a-8918-f1de5b90f1a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Topçu Mu Popçu Mu? - Patlak Zeka Cemcan 7 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Herkes çok yorgundu. Şu torbalarla birazcık koşmak bile hepimizi mahvetmişti. O anda aklıma nasıl beslendiğimiz sorusu yeniden geldi. Spor yaparken bol bol protein alınması gerektiğini biliyordum. Çünkü ben bir minik bilim insanıydım. Herkes fısıltıyla neler yediğini anlattı. Sabah kahvaltısında krem peynir yiyerek nasıl gol atabilirdik? Başarısızlığımızın altında protein yokluğu çekmemiz olabilirdi.

“O zaman…” dedim yine fısıltıyla, “Kendimize sponsor bulmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99aec71-f669-41b0-8174-adbf7db24f2e.jpg</image:loc>
            <image:title>Koruyucu - Işıltı 2</image:title>
            <image:caption>Demek, o virüsü kasabanın şehir suyuna siz karıştırdınız Bay Kenneth Stark! Elbette bunun, gerektiği gibi cezalandırılacağını bilerek geldiniz, değil mi? Yani, benim tarafımdan!” dedi Luce, soğuk ve çok sert bir sesle. Yüzünde, tehlikeli bir gülümseme vardı. Stark artık gerçekten çok korkuyordu. 

“Bu cezaya ek olarak, arkadaşımın evine girip kızını rehin almanızın da, izlenmeye değer bazı sonuçları olacak!” dedi. Phil ve Sera da gülümsedi. Luce konuşurken, bir yandan da Stark’ın tüm zihnini tarıyordu. 
Birden, ayrı bir bölüm keşfetti. O anda, örümcek ağları yakıcı ve asidik bir hal aldı. O bölümde ne varsa ortalığa saçıldı. Stark’ın, babasıyla yüz yüze konuşmasını görüyordu. Babasını 39 yıl sonra ilk defa gördü. Çok değişmişti babası. Yolda görse, tanımayabilirdi. Yani, aslında gördüğü iyi olmuştu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/25ec4bca-41a0-4ed3-a32f-8924804cc9d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaçış Noktası Gelidonya</image:title>
            <image:caption>Gelidonya Deniz Feneri... Kimi isteyerek kimi tesadüfen gelmişti bu fenere. Her birinin ortak noktası bir kaçış hikâyelerinin olmasıydı. Her kaçış, başka bir yere varıştı oysa... Bir şeylerden kaçmaya çalışırken hiç ummadıkları bir yere varmışlardı. Kendilerine! 

Kaçımız düşünmedik ki kaçmayı? Kendimizden, şehrin kalabalığından, varlığımızdan, varlık sandıklarımızdan, ondan, bundan... 

Hayatın yeşilini ve mavisini en uç kıyılarında barındıran koylarda, ömrümüzün geri kalanını sonlandırmayı hangimiz düşünmedik? Düşündük... Peki, kaçımız bu hikâyenin kahramanları gibi eyleme geçebildi?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0a6bcb-69c3-485b-b4b6-8e8c2d7c1766.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündelik Cinayetler</image:title>
            <image:caption>İnsanlar, sıkıcı ama güvenli hayatlarını neden tehlikeye atıp suça yönelirler? Suç işlemekle işlememek arasındaki o ölümcül eşik nasıl geçilir? Kötülük hep içimizde midir yoksa şartlar mı onu yaratır?

Esra Gürel Şen, bu soruların cevabını vermek için bizi, insanoğlunun karanlık taraflarına doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Kimi günümüzde, kimi günümüzden yüzyıllar önce geçen öykülerinde bu suç eşiğinin nasıl geçildiğini ve sonuçlarını gözlerimizin önüne seriyor.

Sıradan hayatların ardındaki gölgeli bölgelere okuru yavaş yavaş çeken yazarın bunu inandırıcı bir dille yapmayı başardığını söylemeliyim. Bunun en önemli sebebi, öykülerdeki karakterlerin ve mekânların sahici ve tanıdık olması. Yazarın akıcı, anlaşılır ve edebi dili de bu başarıda oldukça etkili.

Gündelik Cinayetler’deki öyküler, hem yüreğinize dokunacak hem de içinizi ürpertecek türden.
Esra Gürel Şen’in, bazıları klasik polisiye tadındaki gizemli suç öykülerini hayranlıkla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5956fd5d-870b-4802-ad30-ab805c57f723.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Hayaller</image:title>
            <image:caption>Hayallerini özgürleştiren herkese..! diye başlar tadımlık hikâyemiz.
Güzel bir çocukluk ve gençlik yılları geçiren Süreyya bir gün kendi hakkında öğrendiği acı gerçek ile yüzleşmek zorunda kalır. Taşıyıcısı olduğu Niemann-Pick hastalığı ile...
Hastalık ve bu hastalığın getirdiği zorluklar ile yüzleşmek zorunda kalan ve bununla birlikte, vazgeçmeyip arkadaşlığı, evlatlığı, dostluğu aşkı en güzel şekilde yaşayan ve yaşatan karakterde bir kız.
Süreyya’ya duyduğu derin bağlılık, sevgi ve aşk ile yüreklerde taht kuran, iç ısıtan, son anına kadar her zaman sevdiğinin yanında duran Akşit.
Birlikte aşılan zorlu süreçler sonu ne kadar hüsranla sonuçlansa da aşkı ve sevdayı bize öğreten güzel bir çift. Ve onlara eşlik eden ruhunuza dokunacak şiirler…
Ve ne olursa olsun tüm anlara, yaşananlara şahit olan bir günlük ve çizimler…
Yoldaş, sırdaş kısaca her şey…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea98f129-7f31-4b78-9d04-f9f19c91186d.jpg</image:loc>
            <image:title>Avaz</image:title>
            <image:caption>​Kendimi de diğer insanları da gökyüzüne benzetirim. Başımızı kaldırıp gökyüzüne bakınca bazı vakitler mavinin yerini gri, güneşin yerini bulut alabilir. İnsan da öyle değil midir? Duygu durumu ve ruh hâli sürekli değişir. Sevinir, kahkahalarla güler, hıçkıra hıçkıra ağlar, hüzünlenir, dertlenir, bir bakarsınız türkü söyler. İnsanı ve hayatı anlama, anlatma ve anlaşılma çabam, bu satırlarda hayat buldu.
 
Okurken kendinizden bir şeyler bulmanız ümidiyle… Şiirle kalın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/046b579d-9154-4446-bec5-3ec34d78cff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Belki Başka Zaman</image:title>
            <image:caption>Belki Başka Zaman, İbrahim Tenekeci’nin son dört yılda yazdığı şiirlerin toplamından oluşuyor. 
“Dinledim ömrümü aşkın sesinden” diyen şairin yeni çalışmaları da Muhit Kitap’tan yayınlanacak. 
İnsan yalnızken daha dürüsttür 
Kalbin mutlaka ses olur sana, 
Anlarsın bir gün ulu dağlarda 
Bir nokta imiş koskoca ömür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1d0ced3b-d1a2-4ac0-92e6-0ea3be94d663.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Hisli Yürek Mehmet Akif Ersoy</image:title>
            <image:caption>Büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy, edebiyatımızın usta kalemi Mustafa Özçelik’in anlatımıyla, Muhit Kitap’ta… 
Akif’i okumadan sadece dünü değil, bugünü de tam manasıyla anlayamayız. 
Bir Hisli Yürek: Mehmet Akif Ersoy, şairin sanatıyla beraber mücadelesi ve şahsiyetini de gözler önüne seriyor. 
 
İstiklâlimizin ve istikbâlimizin şairi Mehmet Âkif, tarihimizdeki büyük adamlar galerisinin en önemli simalarından birisidir. O, hem hayatı hem şiiri hem fikirleri hem de şahsiyeti ve mücadelesi itibarıyla önümüzde hâlâ idealist bir örnektir. 
 
Bu yüzden onu her dönemde okumak, tanımak, anlatmak için hakkında yazılar, kitaplar yazmak, konuşmak ve fikirlerini tartışmak onun devam eden misyonunun anlaşılması için önem taşımaktadır. Çünkü Akif’in yaşadığı dönemde dile getirdiği sorunlar bugün de devam etmekte ve onlara ilişkin söylediği çözüm teklifleri hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Bu yüzden Mehmet Akif’e dair okuma yapmadan geçmişi doğru anlayamayacağımız gibi bugünü de anlamak mümkün olmaz. 
Bu yazılar, böyle bir niyet ve gayretin ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c46f91e-8392-4c93-8966-53dbbaf7457d.jpg</image:loc>
            <image:title>Nedim</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Muhsin Macit’in bütün eserleri Muhit Kitap’tan yayınlanmaya devam ediyor. Divan şiirinin zirve isimlerinden biri olan Nedim, Muhsin Macit’in eşsiz üslubu ve engin bilgisiyle buluşuyor. 
Şair Nedim’in hayatı, sanatı ve seçme eserlerinden oluşan bu kitabı beğeniyle okuyacaksınız. 
Nedim, divan şiiri geleneği içinde çığır açan şairlerdendir. Mahalli üslubun en yetkin temsilcisidir. Yahya Kemal’in Bir Sâkî ve Mükerrer Gazel şiirlerindeki teklifi ve Ahmet Refik’in ısrarıyla yaygınlık kazanan Lale Devri’nin müstesna şairidir. Müderris ve mütercim kimliğine rağmen biraz da popüler tarihçiliğin etkisiyle çapkın, neşeli ve sırf bu dünyadan kâm almak için yaratılmış şair imajıyla tanınır. Oysa binlerce şair arasından Nedim’i seçip Osmanlı şiirinin en iyileri safına yerleştiren eleştirel zevkin ve estetik tecrübenin bütün referansları divanında mevcuttur. Nedim’in sesinin daha duyulur ve imgelerinin görünür hâle gelmesine katkı sağlamak amacıyla bu seçkide onun şair kimliğinin farklı yönlerini en iyi yansıtan yirmi dört şiirinin tanıklığına başvurulmuştur. Ama yine de hangi geleneğin ürünü olursa olsun her edebi metnin, ancak kalbi söze duyarlı ve kulağı sese ayarlı kişilerde estetik haz uyandırabileceğini en iyi şiir okuyucuları bilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/533bc549-37c0-4215-af29-420b41ed7c92.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Sevdalar Koleksiyonu</image:title>
            <image:caption>Usta kalem Senai Demirci, olgunluk dönemi eserleriyle Muhit Kitap’taki yerini aldı. Demirci’nin yayınlanan ilk kitabı Küçük Sevdalar Koleksiyonu ismini taşıyor. 
Kitap, insanın parçadan bütüne olan yolculuğunu anlatıyor. 
Eski resimlerin yüzünde derin bir yara izi görüyorum. Orada gördüklerimin çoktan geçip gittiğini biliyorum çünkü. O çocuk çoktan ihtiyarladı. Oradaki anne göçeli çok oldu. 
Ben bir arka kapak yazısıyım. Arkasında durduğum kitaba dair bir şeyler fısıldamak için buradayım. “Dur, bi’ dakika, beni rafa geri gönderme! Avucunda kalayım, gözüne gireyim, sesin olayım, harflerim çarpsın kulağına, düşüncelerinde okunayım, sayfalarım hışırdasın artık, adım heyecanla söylensin odalarda…” demek üzereyim sana. 
Arka kapak yazısı olmak ayrıcalıktır. Çünkü yazarımız biz arka kapak yazılarını daha bir keyifle yazar. Çünkü bitmiştir kitabı. Romanındaki karakterleri yerli yerine oturtmuş, her birine kendi dertlerinden birini yüklemiş, biraz hafiflemiştir. Şiirinin sancısını yeterince çekmiş, heyecanlarını sözcüklerin avuçlarına beyaz kelebekler gibi bırakmıştır. 
Evet, hâlâ benimleysen, ben bir arka kapak yazısıyım. Yazarımın en keyifli yazısı. “Kelimelerin ardı sıra kelebeklerin ardınca koştuğum gibi koştum” diyen bir yazar benimkisi. Şimdi beni yazarken fark etti ki, bu kitabın içinde bir “arka kapak yazısı” başlığı yok. Arka kapak yazıları da yazarımızın “küçük sevdalar”ından biridir. “Koleksiyon”da yerimi alamadım ama burada, arka kapakta yer bulabildim kendime. Yazarımı yormak istemedim. “Zahmet etme!” dedim, “yerimden memnunum.” 
Peki sen memnun musun arka kapak yazısı olduğunu itiraf eden bir arka kapak yazısının karşısında olmaktan?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4551bbec-49e5-4c11-8415-003c5412c164.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüm – Hangimiz Sevmedik</image:title>
            <image:caption>“İstiyorum ki herkes; doğruluğun, iyiliğin, kardeşliğin, barışın efendisi olsun.” 
Müslüm Gürses 
Urfa’nın Fıstıközü köyünde başlayan yolculuk ve hiç kesintiye uğramayan hayaller, Müslüm Akbaş’ı önce Müslüm Gürses yapar sonra da alıp İstanbul’a götürür. Orhan Gencebay, plakçı bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Müslüm Gürses’in plağını dinler ve pek beğenir. Türkülerle, deyişlerle çıkar yola Müslüm Gürses ama şimdi zaman arabesk zamanıdır. Artık o kapkara yoksulluk bitmiştir. Yirmili yaşlarında kırkında gibi görünse de hayat sağlam yıpratmış olsa da başarmıştır işte. Hayat bu, kimilerini çocuk olmadan genç, genç olmadan yaşlı kılar. Kafası iki numara tıraşlı ve Adana’da bir aile çay bahçesinde 
kaderine kafa tutan Müslüm Akbaş’tan Müslüm Gürses’e evrilmek hiç de kolay olmamıştır. Müslüm, Zümrüdüanka misali kendi küllerinden yaratmıştır kendini. 
Her şeyin en az ikiye ayrıldığı bir çağdan çıkıp milenyum ilan edilen zamanlarda da Paramparça diyordu Müslüm Baba, en popüler, en genç sanatçıların hit şarkılarını döktürürken…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/622f20e6-f292-42d8-865d-ae67962db9a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kelebeğin Ruhu</image:title>
            <image:caption>ONU BÜYÜK YAPAN NEYDİ? 
Muhammed Ali, ringlerde dünyanın en efsanevi dövüşçülerinden biri olarak tanındı. Ama onun büyük yapan asıl mücadelesi ringin dışındaydı. 
İsmi Cassius Clay idi. Müslüman olduktan sonra Muhammed Ali olarak tanındı. Dini için savaştı, ırkı için mücadele verdi. 
Vietnam savaşında Dünya Ağırsiklet Boks Şampiyonu unvanından oldu ve özgürlüğünü tehlikeye attı. Boksun ardından ise Parkinson hastalığı ile mücadelesi başladı. Yine yılmadı. 
Kelebeğin Ruhu’nda, Muhammed Ali hayattan öğrendiklerini, mücadelelerinden edindiklerini dünya ile paylaşıyor. O, doğruları İslam’dan öğrendi. Sonunda Dünya Barış Elçisi unvanıyla dünyaya barışı yaymaya çalıştı. Bu kitapta büyük bir insanın hayat hikayesini okuyacaksınız. İnancıyla büyük olmuş bir insanın. 
“Ruhum yıllar içinde büyüdü ve bazı görüşlerim değişti. Hayatta olduğum sürece daha da fazla şeyi anlamaya çalışacağım çünkü kalbin işleri asla bitmez. Hayatım boyunca sınandım. Cesaretim sınandı, gücüm sınandı. Şimdi ise sabrım ve tahammülüm sınanıyor. İnanıyorum ki yoldaki her adımda Allah da benimle birlikte oldu. Ve şimdi benimle olduğunu her zamankinden daha iyi biliyorum. Hayatımı her seferinde tek bir adım, tek bir nefes ve tek bir an olarak yaşamayı öğrendim. Yine de uzun bir yol oldu. Sevginin, hakikatin peşinde olmanın, barışın ve anlayışın yolculuğuna koyuldum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/371c64a2-be9a-453f-8c80-5ea680ccee17.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Acayip Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Tora torta kombeee 
Fero nonka hum zeee 
Kalentaka lumumbus 
Tanketana bun geee...” 
Bir yazarı güçlü kılan nedir? Bu uzun öyküyü/novellayı/kısa romanı (bir yazarı güçlü kılan, kesinlikle türler hakkındaki lüzumsuz bilgisi değildir) okurken kendimi dönüp dolaşıp bu sorunun kıyısında buldum. Nedir Güray’ı iyi ve güçlü bir yazar yapan: cesareti, evet. Metnin içinde kendi imal ettiği yüksek etkili kurgusal patlamalardan korkmayıp üzerine gitmek ve yeni patlamalar çıkarabilmek cesareti. Ve yetenek, formüllerle izah edilemeyecek kadar net bir anlatma ve kurgu yeteneği. Keyif! Yazarken keyif almayan, coşku duymayan, tutkuyla yazmayan hiç bir yazarın dehasından söz edemeyiz. Bu mümkün değil. 
Nedir abi bu kadar mı? 
Şu bir de: Sadece dünyaya berisinden bakmayı bilenlerin, bilmek demeyelim dünyaya berisinden bakmaya tutuklu olanların, tutuklu demeyelim başka türlüsü elinden gelmeyenlerin sahip oldukları bir yeryüzü tecrübesi, bir çeşit bilgelik hali. İhsan. Sanki ihsan edilmiş bir şey. 
Bu hikâye ne mi anlatıyor? Her iyi hikâye gibi ya sonuna kadar anlatmalıyım size ya da okumanızı sahibinden dinlemenizi istemeliyim. Çünkü denedikçe bu müthiş hikâyeye haksızlık etmiş olacağım. Belki şunu dinlemelisiniz, şu sözleri: 
“Aklın ötesine geçtim sanarsın ki, 
Orası kalbin berisidir 
O gitmeden insanın başından 
Nasıl kalbine döneceksin.” 
−Aykut Ertuğrul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4599f1ea-2057-4d48-82bc-2cb1938443f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyaya Misafir</image:title>
            <image:caption>Muhit Kitap, genç isimlerin ilk eserlerini okuyucuyla buluşturmaya devam ediyor. Şiirde gelecek vaat eden Tayfun Doğan’ın ilk şiir kitabı Dünyaya Misafir, kitapçılardaki yerini aldı. 
Hatırla, zor günlerin bıraktığı izi 
Hatırla, annesiz bir evin sesini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff961616-8d17-4a02-861c-c4fc77343a1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahir’i Sakın Uyandırmayın</image:title>
            <image:caption>Öykü kitaplarıyla iyi bir çıkış yapan Serkan Üstüner’in ilk romanı Mahir’i Sakın Uyandırmayın, Muhit Kitap’taki yerini aldı. Yoğun işçilik ve güçlü anlatım, eserin ilk özellikleri olarak dikkat çekiyor. 
İnsanların aslında birbirlerine söyleyecekleri hiçbir şey yoktur, karşılıklı olarak yalnızca kendi acılarını anlatırlar, bu böyledir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bec1f27-f303-4aeb-99c1-95e77a49fe26.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizaşırı Yalnızlık</image:title>
            <image:caption>Nasıl bu kadar çok gezebiliyorum? Evren bana torpil mi geçiyor? Hayat bana hep güzellikler mi sundu, yoksa ben bugünkü hayatıma sahip olabilmek için çok mu azmettim? Bugüne gelene dek hangi yollardan yürüdüm?

Bu kitapta pes etmek nedir bilmeyen ve şimdiye kadar 75 ülke ve 500’den fazla şehre giden bir gezginin Kanada’ya göç etme macerasını, Kanada’da yaşadıklarını ve ardından Kanada, Amerika Birleşik Devleri, Karayipler gezi anılarını bulacaksınız. 

“Hayat ya cesur bir maceradır ya da hiçbir şey!” 
Helen Keller 

&quot;Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur.&quot; 
St. Agustine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba434ec7-b472-45e7-b3e4-62efa0f24ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bolşevizm Üzerine Metinler</image:title>
            <image:caption>Bolşevizm her zaman fikirler ya da ‘ilkeler’ olarak yayılır. Bu, fikirlerin ve düşünce alışkanlıklarının bulaşması yoluyla gerçekleşir (…) Bolşevik düşünce şeması sıradan insana kolay gelir, çünkü büyük ölçüde yeni şeyler öğrenmeyi değil, eski bildiklerini unutmayı gerektirir (…) Önerilen yeni düşünce düzeni giderek artan bir kolaylıkla eski varsayımların yerini alacaktır, çünkü terk edilmeye mahkûm eski kanaatler sıradan insanın yaşamındaki maddi desteklerini yitirmiştir artık ve yeni maddi koşullar sıradan insanın düşünce alışkanlığını yeni düşünce düzenine doğru dönüştürecektir. 

On sekizinci yüzyıl devrimleri askeri ve politik devrimlerdir ve tarihe mal olduklarına inanan Eski Devlet Adamları, devrimlerin yirminci yüzyılda da aynı yöntem ve araçlarla yapılabileceğine ve tersine döndürülebileceğine inanmaya devam etmektedirler. Ancak yirminci yüzyılda yaşanacak büyük ya da sonuç verici bir altüst oluş, zorunlu olarak sanayi alanında bir altüst oluş olacaktır (…) 

Bu derlemede yer alan metinler Veblen’in akademik çalışmalarda referans verilen, « bilinen » metinlerinden farklıdır. Politik derdi olan metinlerdir. Okuru, Veblen’in I. Dünya Savaşı sonrasındaki politik bakış açısını Bolşevizm üzerine yazdığı metinler üzerinden değerlendirmeye davet eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/099fad0b-e777-47ac-a5a5-512427cc702f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>İnsanın tekrar tekrar okuduğu, aklının demirbaşları arasında yerini alan ve hayata bakışını değiştiren kitaplar vardır; göz atıp asla baştan sona okumadığı, bir oturuşta okuyup bir hafta sonra unuttuğu kitaplar da. 
GEORGE ORWELL.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a1e6e39-67fc-4aa3-b902-c3d931e1293b.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengarenk Sözlük</image:title>
            <image:caption>Gördüklerimizi, yediklerimizi, evimizde, bahçemizde ve doğadaki çeşitli renk ve şekillerdeki her şeyi birlikte keşfediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f463d93-f082-435e-a2a7-0299d2d9dd1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlükte Saklı Sırlar</image:title>
            <image:caption>Bataklığın Kıyısındaki Ev gibi macera romanlarıyla tanınan Yeşim Saygın, 1980’li yıllarda bir tatil kasabasından tarihin dehlizlerine uzanıyor. Eski bir günlüğün kılavuzluğunda gelişen olaylar, aile sırlarına, bir obruğun derinliklerine, eski bir maden ocağına, arkeolojik araştırmalara ve dostlukların güvenli dünyasına açılıyor. Yaz tatilini kasabada geçiren kentli bir çocuğun günlerini neşelendiren bu dünya, renkli karakterleri ve gizemli atmosferiyle sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor. Doğayla iç içe yaşanan macera, yazarın esprili anlatımıyla renkleniyor. Yaz tatilinde Mavi Şarkı Oteli’nde çalışmak üzere küçük bir sahil kasabasına gönderilen Ateş, kendini sürgünde hisseder. Neyse ki, tanıştığı Arya ve Çilli sayesinde sıkıcı günleri neşelenir. Arya’nın aile büyüklerinden İnci’nin 40 yıl önce başına gelenleri dinledikçe, çevreye merakı büsbütün artar. Otelin yaşlı bahçıvanı, kendisine emanet edilen eski günlüğü Arya’ya verdiğindeyse, iki arkadaş hemen araştırmaya koyulur. Ancak, renklerle kodlanmış sayfaları okumak olanaksızdır. Üstelik, otelin müşterilerinden, tikli bir adamın da gözü hep üstlerindedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2221c6d3-f879-4c0e-be33-b38cdb2a9137.jpg</image:loc>
            <image:title>Defterler</image:title>
            <image:caption>Defterler şairlerin lirik bellekleridir. Hilmi Yavuz’un 
Defterler’i gibi! Bu Defterler yazarın yaşadıklarını bir 
tinsel deneyime dönüştürürken kayda geçirdiği notlar. 
Bellek, hazla ya da hüzünle yaşanan anları derleyip 
toparlar; bazen Akdeniz’i Yunan’a bağlayan bir 
felsefeye, bazen bir yaz musikisine, bazen bir düzyazının 
bulanıklığına, bazen de bir şiirin dizelerinin 
berraklığına gönderir. 
 
Defterler sıradan, gündelik ve önemi yokmuş duygusu 
veren yaşam ritüellerinin nasıl görünmez ve derin bir 
duyarlığa dönüştüğünü görmek için okunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58d3e9d5-9ab2-4c4b-bd3a-f193fc21f51d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşasın Teknoloji Quick ve Flupke</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/710c412f-9b9f-49ff-858e-e533814e53d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardıç Ağacı</image:title>
            <image:caption>O, 
İçinde bir noktadır. 
Sen bütün cümleleri ona bırakırsın. 
Ne söylese inanmaya hazırken o, 
“Olamayız!” der. 
İnanırsın! 
Hiç bilmediğin bir yerdesindir artık… 
Hiç bilmediğin… 
Ama kuşların uçuşunu yüreğinde seyrettiğin bir yerde… 
Ve ona gönül heybende, 
Bir “Hoşça kal” vardır… 

Eskiden köy köy dolanırmış ozanlar… Olur da bir gönle dokunur, bir yâren bulunur diye. Dil, gönül demektir. Bu dil köprüler de kurar, köprüler de yıkar. Gülcan Çakır da şiirleri ile gönlünüze dokunup köprüler kuracak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e6df50c-89ce-4c50-bd81-060266b96fce.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-5</image:title>
            <image:caption>Anne’in çocukluk ve gençlik hayallerine ev sahipliği yapmış GreenGables tatlı bir telaş içindedir. Anne ve Gilbert, sonsuza dek birlikte olmak için en büyük adımı atacak ve FourWindsRıhtımı’ndaki rüya evlerine yelken açacaklardır. 
 
FourWinds Rıhtımı, esrarengiz komşular ve onların macera ve trajedi dolu hikâyeleriyle Anne ve Gilbert çiftini karşılamaya hazırlanmaktadır. Uzun yıllar denizlerde bir serüvenden diğerine atılmış Kaptan Jim, aklındakileri sakınmadan dile getiren, inatçı Bayan Cornelia ve güzeller güzeli ama bir o kadar mutsuz LeslieMoore… Acaba Anne ile Gilbert, hayatlarına yeni giren komşularıyla beraber önlerine çıkan engelleri atlatıp, dostluklarını sürdürmeyi başarabilecekler midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin beşinci kitabını okurken, Anne ve Gilbert’ın büyük aşkına, mutluluklarına, hüzünlerine ve kurdukları güçlü dostluklara tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70642ef2-dfe6-4ecc-8023-784a2f1908c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Fulya, Karınca ve Kaplumbağa</image:title>
            <image:caption>Kuvayımilliye&apos;nin,
Emperyalizmin ahlaksız saldırılarına karşı duran büyük devlet adamlarının,
Götürgeç&apos;e binenlerin,
Siyah beyaz fotoğrafta kalmış babaların,
Yürekte saplı kalmış soruların,
Adalet için nöbet tutanların,
Ankara&apos;da bir günün,
Eskiyen eşyaların ve yaş almışların,
Can pazarında yaşamaya hazırlanan askerlerin öyküsü: 
&quot;Fulya, Karınca ve Kaplumbağa...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64be825e-c515-4e20-877e-98fa047197d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Zaman İnsan Olacaksın?</image:title>
            <image:caption>Demagojiye geldiğinde senden acizi yoktur dünyada, Ukala ukala konuştuğunda da insanlığı kurtaracak Senden başkası değildir...
 
Bedenli bir Dünyalı olarak hâlâ dünyada kaldığın hâlde, Kendini &quot;Her şeyi Çözmüş&quot; sanır, etrafındaki herkesi buna inandırır, &quot;Mevlânâ&apos;nın Seninle görüştüğünü&quot; falan söylersin insancıklara... Garipler, doğdukları andan itibaren köklü bir bağın kesiminden üzgün oldukları için hazırlardır zaten bir yerlere bağlanmaya...
 
Bu ruhsal bunalımını yok meditasyon, yok yoga, yok Hindistan, yok Buda ile kapatmaya kalkarsın...
 
Yeteeeeeeer... - Uğraşmasan artık benimle, sallan yuvarlan yaşayıp gidiyorum işte. Bu kitapta da bu dil olmayacak, değil mi?
 
* Hayır hayır. Bu kitapta Senin hep güzel yanlarından bahsedeceğiz... Hep duymak istediklerin olacak... &quot;Her Savaşçının Gurur Duyduğu Açılan Yaralarına Merhem&quot; olacak...
 
- Ben böyle bir şey istedim mi Senden? Kendi kendine gelin güvey oluyorsun E.E.? Bir de şunu merak ediyorum? Benim açıklarımı bu kadar ayrıntılı ve doğru nereden biliyorsun? Beni mi takip ediyorsun?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88157</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3446868-79e5-44e9-84ae-de82f2d42296.jpg</image:loc>
            <image:title>Nure</image:title>
            <image:caption>Yaratılıştan bu yana yeryüzünde insanlığın varlığını sağlayan ana unsur kadınlardır. İnsanların yaklaşık yarısını oluşturan ve insanlığa ilk eğitimini veren, anadilini öğreten kadınlar, tarihi çağlardan bu yana toplumsal yaşamda hak ettiği yeri alamamıştır. Kadınlar, yaşamın her alanında var olmak için, yaşam hakkı başta olmak üzere her çeşit ayırımcılığa karşı hep savaş vermişlerdir. Ülkemizde de Cumhuriyet’in daha ilk yıllarında erkek egemenliğine ve düzene başkaldıran, mücadeleci bir kadın vardı.
Daha kadın haklarından kimse söz etmemişken, daha kadınların seçme ve seçilme hakları yokken, kendi köyünde muhtar seçilen Nure’nin yaşamı, tamamen kendi akışında vücut bulmuş bir hikâyedir. Hem erkek egemenliğine hem de düzene karşı bir başkaldırıdır. O günkü koşullarda köyde muhtar seçilmek, erkeklere başkaldırmak, söz geçirmek görülmemiş bir cesaret işidir. Kadının adından kim söz edebilir, sözünü kim dinler! Nure, kendi köyünde muhtar seçildikten sonra birçok ağaya boyun eğdirmiş, kasaba eşrafını ürkütmüş, kendinden söz ettirmiş ve sözünü dinletmiş bir kadındır.
Nure’nin köyünde, kadınlar her ne kadar cemaatlerde oturur, köşe başlarında yer alır, günlük hayatta söz ve karar sahibi olsalar da, Nure dışındaki kadınlar kurulu düzene ve erkek egemenliğine başkaldırı cesaretini gösterememiştir.
O günkü koşullarda kasabadaki kadınlar kocalarından üç adım geride yürürlerken, kara peçenin altında güneşe hasret yaşarlarken, Nure üzerinde Halep işi ceket, altında çuha kumaşından şalvarı ile kasabanın çarşısında tek başına, dimdik yürürken tüm dikkatleri üzerinde toplamış, kendinden söz ettirmiş bir kadındır. Kasaba eşrafı ve düzeni bozulan ağalar elbette Nure’nin bu hareketini ve tavrını içlerine sindirmeyecekler ve hazmedemeyeceklerdi. Onu engellemek, onu susturmak, mahkûm etmek için birçok tuzaklar kuracaklar, önüne birçok engel koyacaklar, sonunda, tuzakları bozan, engelleri aşan yine Nure olacaktır. Nure’nin hikâyesi gerçek bir hayat hikâyesidir.
Cumhuriyet’imizin 97. yıldönümünde, kadınların öldürüldüğü, şiddete maruz kaldığı, tecavüze uğradığı, ikinci sınıf insan muamelesi gördüğü günümüzde, cehaletle baş başa bırakılmış bir halkın devrimden aldığı gücü yansıtan Nure romanı, aklımıza ister istemez şu soruyu getirir:
Aradan 97 yıl geçmesine rağmen, kadın hakları konusunda acaba ne kadar yol alabildik?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f67cb890-e634-4ffe-ad25-fc6da0108bd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasetin Göbeği</image:title>
            <image:caption>Turhan Selçuk&apos;un çizgileriyle, siyasetin göbeğinde... Desen&apos;in, uzun ve titiz bir çalışmanın ardından gururla takdim ettiği &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos;, Türkiye&apos;de sözsüz karikatürün öncüsü olan Turhan Selçuk&apos;un mizahını genç nesillere de tanıtmak ve büyük ustanın kendi zamanının çok ötesindeki çizgilerine farklı bir bakış imkânı sunmak amacıyla tasarlanan, üç ciltlik nadide bir koleksiyon.
 
Selçuk&apos;un, yıllar içinde çeşitli kitaplarda ve mecralarda yayımlanan siyah beyaz karikatürlerinin ayrıntılı bir kataloglama ve tematik düzenleme ile yayına hazırlandığı &apos;&apos;Turhan Selçuk Seçkisi&apos;&apos; üç kitaptan oluşuyor: Siyasetin Göbeği, Manzara-i Umumiye ve İnsan Denen Garip Hayvan.
 
Seçkinin ilk halkası olan Siyasetin Göbeği, sanatçının, 1950-1995 yılları arasında, Türkiye&apos;nin ve dünyanın seçkin gazete ve dergilerinde kendine yer bulan, bazıları farklı dönem ve mecralarda tekrar tekrar yayımlanarak yankı uyandırmış 80 karikatürünü bir araya getiriyor.   
 
Turhan Selçuk&apos;un, sistemin genel bir portresini yansıtmak üzere koltuk sevdalısı siyasetçilere yer verdiği Siyasetin Göbeği; yoksulluğun, adaletsizliğin ve yozlaşmanın hüküm sürdüğü, gerçeklerin çarpıtıldığı bir siyasal düzeni odağına alıyor. İkiyüzlülüğün, açgözlülüğün ve çürümenin siyaseti nasıl ele geçirdiğini incelikle gözler önüne seren sanatçı, mizahın birleştirici gücüyle doğru bildiğimiz yanlışlara farklı bir perspektiften bakmamıza olanak tanıyor. Elli yıllık dünya düzeninde gerçekte çok az şeyin değiştiği üzerine bizleri düşündürüyor.
 
Sanat yaşamı boyunca karikatürün ne olduğu ve ne olması gerektiği üstüne kafa yoran Selçuk, toplumsal öngörü yeteneği ve zamanının ötesindeki eserleriyle günümüz okurlarını şaşırtmayı sürdürüyor.
 
Grafik mizahın karikatürün evrensel dili olduğunu vurgulayan Turhan Selçuk&apos;un sanatsal kişiliğini, yazar Yaşar Kemal bu sözlerle tanımlıyor: &apos;&apos;Turhan, dünyamızın kötülüklerinin, karanlıklarının ortasında durmuş bir ışık gösterendir durmadan.&apos;&apos;
 
&apos;&apos;Turhan, bugün yeryüzündeki birkaç karikatür dehasından biridir.&apos;&apos; Marvin Barrett, Atlas</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fc51e92-5a24-4a75-9256-5c6ea706f39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kirli Yorgun Mutlu</image:title>
            <image:caption>Birbirinden renkli çorapların dünyasında işler bu kez yolunda gitmiyor! Çorapların bir araya gelip çözmeleri gereken büyük bir sorun var: Çorap Çoşil’in eşi ortalarda yok. Yardımsever arkadaşları Çoşil’e yardım etmek için hazırlar. 
Bu heyecanlı macerada onlara eşlik etmeye var mısınız? 
Okul öncesi eğitim ve yaratıcı drama alanlarında tecrübeli yazarımız Özlem Öznur Gökbulut’un kaleminden rengârenk bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89bbacf8-04b2-4a5b-a798-e931453b2d14.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Ayakkabı Kulübü - Sonsuza Dek Arkadaş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Frida arkadaşları Lucia, Bea ve Marta’ya kötü bir haber verir: Planladıkları yaz kampına gelemeyecektir! 
Ama kızlar ağustosta on beş günü geçirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaktır… 
Kırmızı Ayakkabı Kulübü kolay kolay vazgeçmez !</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6f63e4b-2c57-4c83-8cba-014a7c51e2d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyümenin Şifresini Çözmek</image:title>
            <image:caption>Silikon Vadisi’nin en popüler kitabı 
 
Günümüzde buna inanmak çok zor geliyor olsa da bir zamanlar Airbnb, çok gezmeyi sevenler ve oda kiralayanların kendilerine sakladığı büyük bir sırdı, Pinterest sadece pastacılar ve elişi yapanlar tarafından kullanılan niş bir internet sitesiydi, LinkedIn üst düzey yöneticiler ve işe alımcıların kullandığı özel bir ağdı, Facebook, MySpace’in ezik üvey kardeşiydi ve Uber, New York şehrinin sarı taksilerine karşı hiçbir şansı olmayan kıytırık bir girişim. 
 
Peki bu şirketler, bu mütevazi başlangıçlardan bugün oldukları güç merkezleri hâline nasıl geldiler? Yaygın inanışın aksine, sadece harika bir ürün inşa edip, arkalarına yaslanıp dünya çapında büyük başarı hâline geleceklerini ummadılar. Bu şirketlerin olağanüstü yükselişinin arkasında çalışılmış, dikkatle uygulanmış bir metodoloji vardı. Bu metodolojiye “Büyümenin Şifresini Çözmek (Growth Hacking)” adı veriliyor ve uygulayıcıları sadece günümüzün en popüler start-up şirketleri değil, aynı zamanda IBM, Walmart ve Microsoft’un yanı sıra, Büyümenin Şifresini Çözmek topluluğunu oluşturan milyonlarca girişimci, pazarlamacı, yönetici de bu yöntemi kullanıyor. 
 
Tüm sektörlerdeki ekiplerin ve şirketlerin müşteri tabanlarını ve pazar paylarını artırmak için kullanabileceği erişilebilir ve pratik bir araç seti olan bu kitap, okuyucuları kendi özel yapım Büyümenin Şifresini Çözmek stratejilerini oluşturma ve uygulama sürecinde yönlendiriyor. Bu kitap; kontrolsüz ve savurgan para/sermaye kayıplarını, &quot;attım-tuttu&quot; yaklaşımlarını, daha tutarlı, tekrarlanabilir, uygun maliyetli ve veri odaklı sonuçlarla değiştirmek isteyen pazarlamacı, yönetici, girişimci veya yenilikçi için okunması gerekenler arasında en üst sırada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce984c0a-d0c6-458d-8d3c-158557d9fdcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Kuzenim</image:title>
            <image:caption>Resimli kitaplarda sözleri mi takip etmeliyiz yoksa çizimlere dalıp hikayenin akışına mı kendimizi bırakmalıyız? Belki herkesin tarzı farklıdır. Ancak Francesca Dell’Orto çizimlerindeki özgün yaklaşımla hepimizi büyülüyor. Şöyle bir bakıp geçmek yerine, gözlerimizi görsellere mıhlıyor. Bir resimli kitapta görsel şölen nasıl mümkün; adeta ders veriyor. 
 
Kıza benzeyen Pedro, aynı okulda okuyan ablasının korumasına rağmen zorbalık görmekten 
kurtulamıyor. Ne denli tanıdık bir durum. Yüreğimiz her zaman zorbalık görenden yana atıyor. Ne ki; zorba da bizim çocuğumuz. 
 
Hikayeleri hep hırpalanan çocukların gözünden dinlemeye alıştık. Bu kez bakış açısı değişiyor, kamera zorbayı zumluyor. Juan, zorbalık yaptığı Pedro’yla sonunda yüzleşmek zorunda kalıyor. Hayat bazen planladığımız gibi ilerlemez değil mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18c0ab9b-e65b-4c80-991e-35fd8ea2e2e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Rolün Ağır</image:title>
            <image:caption>Obeziteyi sosyal boyutuyla ele alan elinizdeki kitap; obeziteli bireylerin birer sayı ve istatistik olarak tanımlandıkları araştırma ve haberlerden farklı olarak, onların maruz kaldığı damgalama pratiklerine,  ayrımcı davranış ve söylem biçimlerine odaklanıyor. Sessiz çığlıklara ses olmayı amaçlayan kitap, obeziteli bireylerin görüşlerine başvurarak, yaşananları, hayalleri-hayal kırıklıklarını, olanları-olmayanları ve olması beklenenleri ele alan ilk çalışma olma özelliğini taşıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b9710fe-b6c8-4d1d-8822-1eeea752a769.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğulmamak İçin</image:title>
            <image:caption>“Modern dünyadan bir ısırık almışım da neden oluştuğunu anlamışım gibi bir hisse kapıldım. Son dönemde böyleydik işte. Her şey düzenli ve şık, her şey başka bir şeyden yapılmış. Sentetik, kauçuk, krom-çelik her yerdeydi, ark lambası bütün gece parlıyor, tepenizde cam çatılar, radyolar aynı tonda müzik çalıyor, yeşillik diye bir şey kalmamış, her şeyin üstünü beton kaplamış, yalancı kaplumbağalar nötr meyve ağaçlarının dibini sıyırıyor.” 
 
George Bowling iki dünya savaşı arasına sıkışan hayatında o aşina olduğu dünyanın ölümüne tanık oluyor. Savaş her şeyin yüzünü değiştiriyor; evlerinin kredi taksitlerini ödemek için yaşayan mutsuz bir orta sınıf yükseliyor, fabrikaların ve bombaların kararttığı binalardan. George Bowling, anlamaya çalışıyor gideni ve gelmekte olanı… Her geçen gün plastiğe boğulan bu dünyada boğulmamak için ne yapmalı? 
George Orwell’den eşsiz bir modern zaman eleştirisi ve akıllardan çıkmayacak bir modern zaman karakteri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9b7cfb-1f6a-46cc-a03c-cd6339f0d8a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Türkçesinde Ses Düşmeleri</image:title>
            <image:caption>Türkiye Türkçesinde Ses Düşmeleri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94364a0e-866a-466d-9a34-ca798685ee7a.jpg</image:loc>
            <image:title>En Derin Kuyu: Olumsuz Çocukluk Deneyimlerinin Uzun Vadeli Etkilerini İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>“En Derin Kuyu, anne babalar, öğretmenler, danışmanlar, hekimler ve ruh sağlığı profesyonelleri için biraz yürek paralayıcı ve oldukça öğretici bir yüzleşme kitabı. Bir zamanlar çocuk olan herkes için de kendini anlamaya dönük bir kılavuz. Uzun yıllar süren bilimsel ve insani bir çabanın da apaçık bir hikâyesi.” 
                                                                    -Cem Mumcu 
Olumsuz deneyimler ve travmalar fiziksel sağlığı nasıl etkiler? 
Hangi hastalıkların riskini yükseltirler? 
Stresin türleri nelerdir? 
Vücut, stresin ve olumsuz deneyimlerin etkisindeyken nasıl çalışır? 
Stresin vücuda zarar vermesinin önüne nasıl geçilir? 
Çocukluk travmalarının etkileri yetişkinlikte nasıl silinir? 
Travma yaşamış çocukların ebeveynlerine düşen görevler nelerdir? 
Olumsuz Çocukluk Deneyimi (OÇD) puanınız nedir? 
Savunmasız çocuklara yönelik özel bakım sağlayan bir hastanede çalışan Dr. Nadine Burke Harris, savaşçı ve araştırmacı bir doktor olarak uzun yıllardır tanınıyordu. Ama onu toksik stres ve ömür boyu sürecek hastalıklar arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya iten, bir cinsel saldırıdan sonra büyümesi duran Diego ismindeki hastası oldu. 
Burke Harris’in araştırmasının çarpıcı tarafı, vücutlarımızın OÇD’ler (taciz, ihmal, bağımlı ebeveyn, akıl hastalığı ve boşanma gibi Olumsuz Çocukluk Deneyimleri) tarafından ne kadar derinden etkilenebileceğidir. Çocukluk çağı sıkıntıları biyolojik sistemlerimizi değiştirir ve bu değişim kalıcı hâle gelerek ömür boyu bizi etkiler. Zor bir çocukluk geçirmiş kişiler veya bu tip deneyimlere sahip milyonlarca çocuğu önemseyen herkes için, En Derin Kuyu büyüleyici bir bilimsel içgörü sunuyor. Bu kitap, yenilikçi yaklaşımı ve yerinde müdahaleleriyle, nesiller boyu sürebilecek hastalıkları önlemek için hayati derecede önemli olan umudu temsil ediyor. 
“Nadine Burke Harris her birimize kendimizi, çocuklarımızı ve dünyamızı iyileştirmemize yardımcı olabilecek bilime dayalı yeni bir araç seti sunuyor.” 
– Paul Tough, Çocuklar Nasıl Başarılı Olur’un yazarı 
 “Giderek sesini yükselten bir uyandırma çağrısı... Bu son derece ilgi çekici, kışkırtıcı kitap, makul şüphenin ötesinde, milyonlarca yaşamın çocukluk dönemi sıkıntılarıyla ve toksik stresin uzun vadeli sonuçlarıyla uzlaşmamıza bağlı olduğunu kanıtlıyor.” 
– Michelle Alexander, The New Jim Crow’un yazarı 
“En Derin Kuyu, hem olumsuz çocukluk deneyimlerinin korkunç ve öngörülebilir sonuçlarına aşina olmayan hastalar ve meslekten olmayan kişiler; hem de doktorlar için kesinlikle okunması gereken bir kitap.” 
– Dr. Melvin Belsky, The Permanente Journal 
 “Olağanüstü, aydınlatıcı bir kitap.” 
– People 
“En ciddi sosyal hastalıklarımızı hem anlamak hem de onlara daha etkili karşı koyabilmemiz adına yazılmış güçlü, hatta vazgeçilmez bir çerçeve.” 
– New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b072e95-fd43-4444-83b3-dc4cd4b790da.jpg</image:loc>
            <image:title>Esinetta&apos;nın Canavar Kitabı</image:title>
            <image:caption>Mıldred L. Batchelder Ödülü
School Lıbrary Journal “Yılın Çocuk Kitabı” Seçkisinde
Kitap Okumak Çok Mu Eğlenceli!?  sen Bir De Kendi Kitabını Yazmayı Dene!
Esinetta, yanında kedisi Fellini ve önünde rengarenk boya kalemleri, ilk kitabını yazıp resimlemeye hazır. Cesur bir kız ile üç başlı, iki şapkalı bir canavar gizemli bir dolapta neler yaşayacaklar? Tüyler ürperten bir öykü mü yoksa bol patırtılı, heyecan dolu bir macera mı bekliyor bizleri? Esinetta çizdikçe biz de onunla birlikte bir hikâyenin doğuşuna tanıklık edeceğiz.
Her şey mümkün ama bir şey kesin: Esinetta’nın Canavar Kitabı ile boya kalemlerin kutularından çıkacak, hayal gücün kanatlanacak.
Eisner Ödüllü çizer Liniers’ten, çocukları –ve hatta yetişkinleri– kendi resimli kitaplarını yazmaya heveslendirecek, eğlenceli ve ilham verici bir çizgi roman.
“Yaratıcılığın ışığıyla parlıyor.” Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a06648af-f7fb-43d1-8eb3-ea2f42bd3741.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp İnsanlar Serisi - Kutulu Set</image:title>
            <image:caption>Kitaplarının hakları 37 ülkeye satılan ve sadece Danimarka’da 2,3 milyondan fazla okunan Danimarka’nın Suç Kraliçesi unvanlı Sara Blaedel’den nefes kesen bir polisiye gerilim serisi 
 
“Sara Blaedel hafife alınmamalı. Herkes suç romanlarında bir ‘moda’dan bahsedip duruyor; İskandinavya, Almanya, Rusya. Ancak Blaedel bir moda değil. Blaedel okurlara sevebilecekleri bir dünyada geçen akıcı, sağlam bir hikâye sunan, şahane bir suç yazarı.” 
Karin Slaughter 
 
“Halihazırda uluslararası çoksatan bir yazar olan Danimarka’nın Suç Kraliçesi, İskandinav suç kitaplarına çetin ceviz bir dedektif ve epey karanlık bir gizem katıyor. Blaedel, huzursuzluk verici sahnelerden kaçmak isteyenleri okumaya devam ettirmekte son derece yetenekli.” 
Library Journal 
 
“Eğer gerilim dolu polisiye romanlarından hoşlanıyorsanız, okumanız gereken sıradaki yazar Sara Blaedel.”  
Mark Billingham
 
“Polisiyenin süper yıldızı Sara Blaedel, bir yandan koltuğunuzun ucunda oturmanıza neden olacak bir gerilim yaratırken bir yandan da içinize dokunacak bir hikâye sunuyor. Louise, yakın bir arkadaşınız kadar gerçek ve derin bir karakter.”  
Oprah.com
 
“Blaedel karşılaştığım en iyi polisiye yazarlarından birisi.”  
Michael Connelly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cb4ccdd-9ab7-49d2-a9a5-d7c0f3ae7868.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı</image:title>
            <image:caption>Amerika’da “Altına hücum” çağıdır. Kısa sürede zengin olmayı hayal eden herkes elinde avucundaki satıp birkaç köpek ve kızak alıp, Amerika’nın soğuk bölgelerine akın etmektedir. 

Kahramanımız olan Buck ise, California güneşi altında mutlu mesut yaşayan bir çiftlik köpeğidir ancak bir gün bir çiftlik çalışanının onu kaçırıp bir altın arayıcısına satmasıyla tüm hayatı allak bullak olur. Ağır kış şartlarına, açlığa, dayağa ve diğer köpeklerin zorbalığına dayanan Buck, en sonunda içinde yatan vahşi hayvanın çağrısını duyar ve kendini bu sese teslim eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76b4967b-0f8b-4532-be1d-9314d9f9e911.jpg</image:loc>
            <image:title>Duygusal Temas Serbest - Virüs Savaşçıları İşbaşında!</image:title>
            <image:caption>Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle uzun zamandır okula gidemeyen Arya ile Arda, yeniden öğretmenlerine ve arkadaşlarına kavuşacakları için çok heyecanlılar. Tabii herkes gibi onların da korkuları var! Tam da bunlardan bahsederken aralarındaki sohbete katılan anneleri sayesinde iki kardeş, nasıl harika birer koronavirüs savaşçısı olacaklarını öğrenmekle kalmayacak, koronavirüsten korunmanın yollarını pekiştirirken, bir oyunla korku ve endişelerinden nasıl sıyrılacaklarını deneyimleyecekler. 
Belki koronavirüs ya da bir başkası, bir süre daha hayatımızda olacak ama bizim, 
kendimizi ve sevdiklerimizi ondan korumak için çok güçlü silahlarımız var! Hem, sosyal temas kısıtlanmışsa ne olmuş? Duygusal temas hâlâ serbest!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5839b92e-0bb5-4609-80b0-c612a0940266.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Ağacı’ndan Muhabbetle</image:title>
            <image:caption>Her şeyin mükemmel olduğunu düşündüğümüz bu dünyada, kendimizi sürekli bir eksiklik içinde hissediyoruz. Gördüklerimiz mükemmel, duyduklarımız eşsiz, istediklerimizse uzak gibi… Bir biz hata etmişiz, kalbinde çöküntüler olan sadece biz kalmışız, yalnızca biz yaralanan dizimizi bir türlü pansuman edememişiz… 
Bu düşünceleri tanıyan hatta aynı hislerle dolu ama yalnız olduğunu sanan devasa topluluğun sayısı gün geçtikçe artıyor. 
Derin bir nefes alma, gökyüzünün mavisini, denizlerin enginliğini, çam ağaçlarının dökülmeyen yapraklarını hatırlamanın vakti. 
Portakal Ağacı, turuncunun ümit dolu ışıltısını 100 başlıkta avuçlarınıza bırakıyor. Hayatı; inançla, gönül rahatlığıyla, duayla süslemek isteyenler için zarif bir davet sunuyor. 
Bu kitap, tam istediğiniz yerde ve tam ihtiyacınız olan konuda içten bir muhabbet vaadi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c67b3ce-18cc-4062-96e0-99319aa71d74.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Çizgili Fil</image:title>
            <image:caption>Bütün fillerle birlikte oynamak isteyen bir filimiz var. Neden olmasın? Hatta diğer hayvanlarla da oynamak istiyor. Oyun oynamak kadar güzel bir şey var mı küçükler için? 
Filler birbirine ne kadar çok benziyor uzaktan bakınca. Onların içine girince durum değişiyor. Filler birbirini ayırıyor, arkadaş seçiyor hatta çok uzaktan onları tanıyor. 
Çocuklarla birlikte, çocuklar için, barış içinde bir gelecek kurmak için, çocuklara güzel ve keyifli kitaplar hazırlıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98124fca-bfa8-47db-8c82-ba8e8d1767e2.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Geçmişi kontrol eden, geleceği kontrol eder. Şimdiki zamanı kontrol eden, geçmişi kontrol eder,” diyordu Partinin sloganı. 
İster sayıklama anında söylenen bir söz ister bilinçli bir şekilde dile getirilmiş bir itiraz olsun, bastırılamayacak isyan yoktur. Tekdüzelik, yalnızlık ve koşulsuz itaat üzerine kurulu, tıkır tıkır işleyen bir düzen söz konusudur Okyanusya’da. Mükemmel bir itaat aracı haline getirilen dil her şeyden önce gelir; geçmiş değiştirilebilir, her hakikat, ülkenin yöneticisi Büyük Birader’in istediği gibi şekillenebilir. Ete kemiğe bürünmüş halini hiç görmediğiniz, sadece bir resimden ibaret olsa da her yerde karşınıza çıkan Büyük Birader her an sizi izlemektedir. Hakikat Bakanlığının Kayıt Biriminde çalışan Winston Smith, her türlü riski göze alarak hakikatin peşinden gitmeye niyetlidir; ancak emin adımlarla ilerlediğini sandığı bu yolda, adımlarının nelere mal olacağından habersizdir.  
George Orwell’in dehasının doruk noktasına ulaştığı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, modern distopik romanların dünya genelindeki en önemli örneklerinden olmakla birlikte, bu tür için eşsiz bir esin kaynağı haline gelmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0305369-6f5e-4b93-b3d9-491bfa003a52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>İnsanların boyunduruğu altında yaşamaktan sıkılan domuzlar, kuvvetli ikna  becerileriyle diğer bütün hayvanları kışkırtarak Ağa Çiftliği’nde bir ayaklanmaya sebep olurlar. O günden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. İnsanlar çiftlikten kovulur; onları çağrıştıran her şeyden uzaklaşılır. Tüm hayvanlar, aralarında eşitliği ve yoldaşlığı amaçlayan, insanları ise düşman olarak gören Yedi Emir’e göre yaşamaya başlarlar. Ancak bu ilkelere uymaya devam edebilecekler midir? 
 
Çiftliği idare etme konusunda fiziksel anlamda güçlük çekmeye başlayan hayvanlar, insan icadı birtakım aletlere ihtiyaç duymaya başlarlar. Çiftliğin yönetimi üzerine kafa yorup duran domuzlar ise zihinsel olarak dinlenmek ve güçlenmek için yine insan icadı birtakım araçları kullanmak ve diğer bütün hayvanlardan daha fazla besin tüketmek zorunda kalırlar. Dahası zaman içinde bazı insani alışkanlıklar kazanırlar ve Yedi Emir de zamanla değişim geçirerek nihayet birçoğumuzun aklına kazınan o ilkeye indirgenir: 
 
TÜM HAYVANLAR EŞİTTİR; 
ANCAK BAZI HAYVANLAR, 
DİĞERLERİNDEN DAHA EŞİTTİR. 
 
George Orwell’in ilk defa 1945 yılında yayımlanan, insan doğasında bulunan açgözlülük ve bencillik gibi dürtüleri masalsı ve çarpıcı bir dille derinlemesine işlediği siyasi hiciv romanı Hayvan Çiftliği, yediden yetmişe herkesin okuması gereken bir modern klasik.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508277b8-84b6-4f2c-804b-bdd757cbb78d.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris ve Londra’da Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>“Onlar gibi olmak zorunda değilsin. Eğitimliysen hayatının sonuna kadar sokakta bile kalsan önemli değil… İnsan kararlı olduktan sonra zengin veya yoksul olması fark etmez, her halükârda aynı hayatı yaşayabilir. Kitapların ve fikirlerinle yaşamaya devam edebilirsin.”  
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Hayvan Çiftliği gibi distopik eserleriyle bilinen İngiliz yazar George Orwell’in bu otobiyografik eseri, Paris ve Londra’da beş parasız bir halde hayatta kalma mücadelesini çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermektedir. 
Orwell, bizi öncelikle emek sömürüsü diyarı olarak tanımladığı Paris’te, lüks Fransız otellerin ve restoranların en alt tabakasında bir bulaşıkçı veya plongeur olarak çalışıp kıt kanaat geçindiği döneme götürüyor. Tahtakurularıyla dolu bir odada uyumanın güçlüklerini hissettirirken, sonrasında iş bulma amacıyla okuru beraberinde Londra’ya götürerek zorlu koşullar altında idare edebilen berduşların hayatına yakından tanıklık ediyor. Paris’e göre daha “telaşsız bir havası” olan bu şehirde, çeşitli koğuşlarda insanlık dışı koşullar altında yaşamaya çalışan, yerden sigara izmariti toplayarak tütün elde eden berduşlara hayret edecek, belki de sonunda anlatıcının önerdiği gibi onlar hakkındaki görüşlerinizi bile değiştireceksiniz.  
Paris ve Londra’da Beş Parasız; Orwell’in yanında çalıştığı garson ve aşçılar, ne olursa olsun umudunu kaybetmeyen garson Boris, İrlandalı berduş Paddy Jaques, kaldırım ressamı Bozo ve daha birçok insanın umut ve şanssızlıklarla dolu hayat hikâyelerini yer yer düşündürücü yer yer eğlendirici bir dille anlattığı, kendi deyimiyle bir “gezginin güncesi”.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/042ce124-95ea-4e61-b7ba-2f477afe11ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Derman</image:title>
            <image:caption>Onunla, Dünya Kadınlar Günü etkinliğinde karşılaşmıştım. 
Çok yavaş adımlarla yürüyordu. 
İnsanlar şen şakrak eğlenip gülerken o ise çok 
sessizdi. Ben ise hafta boyu yaşadığım yorgunluğumu, 
bir köşeye çekilmiş doğanın etrafına 
cömertçe saçtığı güzelliği seyrederek atmaya 
çalışıyordum. Bir sesle irkildim. 
Dönüp baktım gülümseyen güzel ela gözleriyle 
karşılaştım. Yavaş ve sessiz adımlarla gelip 
yanıma oturdu. O anda burnuma yoğun, güzel 
bir gül kokusu yayıldı. İçimden gayri ihtiyari şu 
sözler geçti: “Kadın ne güzel koktu.” Büyülenmiştim. 
Beynimi ve bütün duyularımı esir alan 
o anlarda başka bir hikmet gizliydi. İşte bu onun hikayesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2573736f-d487-4ba6-a2d8-50509fc2ae10.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne’in çocukluk ve gençlik hayallerine ev sahipliği yapmış GreenGables tatlı bir telaş içindedir. Anne ve Gilbert, sonsuza dek birlikte olmak için en büyük adımı atacak ve FourWindsRıhtımı’ndaki rüya evlerine yelken açacaklardır. 
 
FourWinds Rıhtımı, esrarengiz komşular ve onların macera ve trajedi dolu hikâyeleriyle Anne ve Gilbert çiftini karşılamaya hazırlanmaktadır. Uzun yıllar denizlerde bir serüvenden diğerine atılmış Kaptan Jim, aklındakileri sakınmadan dile getiren, inatçı Bayan Cornelia ve güzeller güzeli ama bir o kadar mutsuz LeslieMoore… Acaba Anne ile Gilbert, hayatlarına yeni giren komşularıyla beraber önlerine çıkan engelleri atlatıp, dostluklarını sürdürmeyi başarabilecekler midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin beşinci kitabını okurken, Anne ve Gilbert’ın büyük aşkına, mutluluklarına, hüzünlerine ve kurdukları güçlü dostluklara tanıklık edeceksiniz. 
 
Anne’in çocukluk ve gençlik hayallerine ev sahipliği yapmış GreenGables tatlı bir telaş içindedir. Anne ve Gilbert, sonsuza dek birlikte olmak için en büyük adımı atacak ve FourWindsRıhtımı’ndaki rüya evlerine yelken açacaklardır. 
 
FourWinds Rıhtımı, esrarengiz komşular ve onların macera ve trajedi dolu hikâyeleriyle Anne ve Gilbert çiftini karşılamaya hazırlanmaktadır. Uzun yıllar denizlerde bir serüvenden diğerine atılmış Kaptan Jim, aklındakileri sakınmadan dile getiren, inatçı Bayan Cornelia ve güzeller güzeli ama bir o kadar mutsuz LeslieMoore… Acaba Anne ile Gilbert, hayatlarına yeni giren komşularıyla beraber önlerine çıkan engelleri atlatıp, dostluklarını sürdürmeyi başarabilecekler midir? 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin beşinci kitabını okurken, Anne ve Gilbert’ın büyük aşkına, mutluluklarına, hüzünlerine ve kurdukları güçlü dostluklara tanıklık edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6bf2aab-eb94-46dd-aa31-e32cf884b7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Bilim adamları, filozoflar, imparatorlar, din alimleri, sanatçılar, mucitler.... 
Tarihe yön vermiş kişilerin unutulmaz diyaloglarını okuyarak zamanda bir yolculuğa çıkmak ister misiniz?
Milattan önceden günümüze kadar uzanan bir tarih geçidi bu kitapta sizlerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ce6799-41b8-4e4c-bed1-91fbaa24ab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Soru Bir Aşk</image:title>
            <image:caption>Çoksatan Bir Gün romanının yazarından büyümek, âşık olmak, yalpalamak ve tekrar ayağa kalkıp devam etmek üzerine sürükleyici bir komedi. 
 
Brian Jackson, 1985 yılında gençliğinin verdiği tüm enerjiyle üniversite hayatına başlar. Günler yeni bir dünyaya yelken açmanın verdiği karmaşık duygular ve kendini kabul ettirme çabasıyla geçerken en büyük tutkusuna doğru önemli bir adım atar. Üniversiteler Yarışıyor programına katılmaya hak kazanır. Ancak Brian bu yolda beklenmedik bir engelle karşılaşır ve takım arkadaşı Alice Harbinson’a umutsuzca âşık olur. Genç kızın kalbini çalmanın tek bir yolu vardır. Brian 
yarışmayı kazanmak ve bilgi birikimiyle Alice’i etkilemek 
zorundadır. Ne pahasına olursa olsun! 
 
 
“Çok eğlenceli!” 
-Daily Mail 
 
“1980’lerin arka planıyla komik, dokunaklı ve otantik bir roman.” 
-Sunday Mirror 
 
“Gençliğin tüm o utanç verici anılarını başarılı bir dille aktaran 
rakipsiz bir kitap.”
 -Glamour</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185836ea-e4b6-4cb7-980c-61a0e2822077.jpg</image:loc>
            <image:title>Niye Korkayım ki Uçaktan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız küçük Okyanus ilk kez bir uçak yolculuğuna çıkmak üzere... 

Biraz endişeli. Korkuyor.

Çünkü henüz uçak korkusunu yenmeyi nasıl öğreneceğini, bunu öğrenirken aynı zamanda paylaşımı, hayal kurma yeteneğini ve sorumluluk duygusunu da kazanacağını bilmiyor. Ne dersiniz?

Bu eğlenceli yolculuğa birlikte çıkalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508f5501-4989-4b60-82cc-e489f552b30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Aile İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Toksik Aile İlişkileri

Aile, yani en yakınımızdakiler, iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmasını beklediğimiz, en güvendiklerimiz… Ama ya en yaralayıcı, en sinsi kötülük onlardan gelirse? “Kutsal yuva” denilen ortam aslında zehir saçıyorsa? 
Örneğin;
 Söylediğiniz ya da yaptığınız hiçbir şey yeterli değilse;
 Mükemmel olduklarına ve asla hata yapmadıklarına inanıyorlarsa;
 İlgi odağı olmak istiyorlarsa;
 Özel günleri ve olayları mahvediyorlarsa;
 Geçmişteki yanlışlarınızı sizi incitmek ya da utandırmak için kullanıyorlarsa;
 Kendinizi suçlu hissetmenize ve kişiliğinizden utanmanıza yol açıyorlarsa;
 Kendinizi yenik, yıpranmış ve paramparça hissetmenize yol açıyorlarsa;
 Sınırlarınızı ihlal ediyorlarsa;
 Duygularınızı önemsemiyor ve acı çektiğinizi görmezden geliyorlarsa;
 Masum olduklarına inanıp, aksi yönde herhangi bir kanıt karşısında inciniyorlarsa...
Bunlara benzer “zehirli ilişkiler” karşısında ne yaparsınız? Anne ve babanız, kardeşiniz, büyük anne veya büyük babanız, kayınvalideniz veya kayınpederinizle ilişkilerden söz ediyoruz.
Kendisi de böyle bir aile ortamında büyümüş, yetişmiş bir klinik psikolog olan Dr. Sherrie Campbell kendi deneyimlerinin yanı sıra danışanlarının deneyimlerini de aktararak “toksik aile” ilişkilerini her yönüyle ele alıyor. Aynı zamanda istismara, zehirlenmeye son vermenin yollarını da gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0ccae9e-a013-4ae1-ad92-ca35d1914b2a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Tarih yeniden yazılabilir, tarihteki isimler kayıtlardan silinebilir, sadık işçiler mezbahaya yollanabilir ama insan hafızası unutmaz. Tanklar meydanlara sevk edilebilir ama öyle kritik bir an gelir ki birtakım küçük insanlar o tankların önüne dikilir. Devlet liderleri, ayetullahlar, imamlar fetva vermeye devam edebilir ama aynı anda farklı devrim türleri de gerçekleşebilir. Siyasi ve ahlaki açıdan büyük bir aydın olan George Orwell, Avrupalı aydınların çoğu gibi, yüzyılın eşitlikçi ve proleter devrime yöneldiğini varsaydığı bir dönemde kitaplarını yazmıştı. Bugünse bizler yüzyılın gizli devriminin belki de aslında burjuvazinin materyal devrimi ya da girişimci topluluklarının devrimi olduğunu görüyoruz. Orwell’ın beklentisi bu değildi; böyle bir şey arzulamayacağı da kesindi. Orwell 20. yüzyıldaki o bilindik umudu, yani sosyalist devrimin toplumu dönüştüreceği ya da yeniden kuracağı umudunu taşıyordu. Onun ilgilendiği nokta, devrimin onlar adına yapıldığı söylenen kişilerin genelde devrimden fayda gören değil, devrimin kurbanları olmalarıydı; bu yüzden bu insanların görevi iktidar düşkünü liderlerine karşı çıkmaları ve onları devirmeleriydi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23570d6c-4b94-42e2-800b-b081690298b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği  yüzlerce açıdan modern idrakimizi tetikliyor ve bizimle kimi bağlar kurmayı başarıyor; yirminci yüzyıl tarihinin değişen siyasi ve ahlaki labirentlerinde yolumuzu bulmaya çalışırken, bu görünüşte basit fakat mahir fabl hâlâ bize dair bir şeyler anlatıyor. Her ne kadar, hem Britanya çiftliklerinden hem de kolayca ayırt edilen o geleneksel  özgürlük ve namus duygularından dem vurmasıyla tam bir İngiliz kitabı olarak kalsa da, ne biçimsel anlamda aşırıya kaçıyor ne de ahlaki teşviklerinde beklenmedik bir yere götürüyor, kitabın anlamı çağdaş tarihe ve dünya kültürüne uzanıyor; hepimiz bir Hayvan Çiftliği’nde ya da sonunda tekrar başa döndüğü haliyle Manor Çiftliği’ne yakın bir yerlerde yaşadık ya da yaşama riskine maruz kalıyoruz. Bu kitap en muhteşem modern siyasi alegorilerden biridir; masum ve gerekli bir devrimin diktatörlüğe ve ihanete dönüşmesinin anlatıldığı bu hikâye, yalnızca çarpıcı bir siyasi zekânın ürünü değil, temel önem taşıyan, modern bir mittir de...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2050c7c8-1cac-4b3a-af72-d36edce86e2b.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği</image:title>
            <image:caption>1.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Endüstrisi,  Mühendislik Eğitimi, Çalışma Alanları ve Koşulları 
2. Bölüm – Yeni Sondaj Teknolojileri ve Uygulamaları 
3.Bölüm – Yeni Nesil Kuyu Logları 
4.Bölüm – Hidrolik Çatlatma ve Asitle Çatlatma Teknolojileri 
5.Bölüm – Geleneksel Olmayan Kaynaklar I: Şeyl Gazı ve Şeyl Petrolü 
6.Bölüm – Geleneksel Olmayan Kaynaklar II: Gaz Hidratlar ve Kömür Yatağı Metanı 
7.Bölüm – Geliştirilmiş Petrol Kurtarımı 
8.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği’nde Yapay Zeka Uygulamaları 
9.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Ekonomisi, Ticareti, Arama ve Üretim Kontratları 
10.Bölüm – Türk Petrol Mevzuatı ve Petrol Sektörü Faaliyetleri 
11.Bölüm – Yenilenebilir Enerjiye Yönelim ve Saklı Kaynak Yer Altı Güneşi: Jeotermal Enerji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f28f529-93b2-480a-bf84-985fb23d4112.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Mahkemesinde Bireysel Başvuru</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Temel Hak Ve Özgürlükler Açısından Mükellef Hakları 
İkinci Bölüm – Vergi Uyuşmazlıklarının Çözüm Sürecinde Mükellef Haklarının Korunması Açısından Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 
Üçüncü Bölüm – Mükellef Hak  ve Özgürlüklerinin Bireysel Başvuru Yoluyla Korunmasına 
İlişkin Kararların Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/999c411f-e895-4b53-b356-5d30a60ec466.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu da Geçer</image:title>
            <image:caption>... Ben seni düşünüyorum yazarken.  
Seni içtenlikle düşünüyorum. Sözcüklerden bir sevgi olanağı doğmasını düşünüyorum.  
Bunun beni kurtarmasını ya da seni...  
 
Sen ve ben, sevgili okur, son on yıldır –ki bu on yıl ömrümüzden gitti– dedik ki, “Bu da geçer.” Birileri de hep karşılık verdi, “Böyle diye diye ömür geçti.” Eh, orası da doğru. Peki o zaman ne yapmalı bu ömürle?..  
 
Ece Temelkuran içinden geçtiğimiz çıldırtıcı  
gürültünün ortasında sözcüklerle ferahlatan,  
soluk aldıran bir alan açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec4b9cf-1c82-42bd-b261-1cf86f42d7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Krizlerde Borç Deflasyonu Olgusu Mücadele Yöntemleri Makro ve Finansal Değişkenler Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>1.Ekonomik Kriz Ve Borç Deflasyonu 
1.1.Ekonomik Kriz Modelleri 
1.2.Tarihte Yaşanmış Önemli Ekonomik Krizler(20 ve 21. YY) 
1.3.Deflasyon Olgusunun Tanımı, Tarihçesi ve Önemi 
1.4.İktisatçıların Borç Deflasyonuna Bakış Açıları 
1.5.Davranışsal İktisadın Teorideki Yeri 
1.6.Özel Sektör ve Kamu Borcu Arasındaki İlişki 
1.7.Borç Deflasyonunu Ortaya Çıkaran Nedenler 
1.8.Borç Deflasyonunun Etkileri 
1.9.Borç Deflasyonu Sürecinde Bankaların ve Kurumsal Aktörlerin Rolü 
2.Reflasyonist Para-Maliye Politikaları Ve Yapısal Düzenlemeler 
2.1.Reflasyon Politikaları ve Önemi 
2.2.Dünyada ve Türkiye’de Para ve Maliye Politikalarının Tarihsel Gelişimi 
2.3.Farklı İktisat Ekollerinin Para ve Maliye Politikalarına Yaklaşımı 
2.4.Para – Maliye Politikaları ve Yapısal Düzenlemeler 
3.Literatür Ve Makro – Ekonometrik Analiz 
3.1.Literatür İncelemesi 
3.2.Karşılaştırmalı Makro Analiz 
3.3.Ekonometrik Analiz 
4.Tartışma ve Sonuç 
5.Kaynaklar 
6.Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe4c580e-4c02-4f5b-bab5-4183be3180ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0&apos;ın Modern İşletmecilik Üzerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 Endüstri 4.0’da Makine ve Çalışanların Öğrenmesi 
Bölüm 2 Endüstri 4.0 Kapsamında Bilgi Çalışanlarının Yeni Yetkinlikleri 
Bölüm 3 Endüstri 4.0’ın Yönetim Bilişim Sistemleri Üzerine Etkileri 
Bölüm 4 Endüstri 4.0’ın İş Modelleri Üzerine Etkileri 
Bölüm 5 Tedarik Zinciri Yönetiminde Dijital Eğilimler: Genel Bir Bakış 
Bölüm 6 Büyük Verinin Pazarlama Stratejileri Üzerine Etkileri 
Bölüm 7 Pazarlamada Nesnelerin İnterneti Teknolojisi ve Uygulamaları 
Bölüm 8 Pazarlamada Artırılmış Gerçeklik Üzerine Genel Bir Değerlendirme 
Bölüm 9 Endüstri 4.0’da İnsan Kaynakları Yönetimi 
Bölüm 10  Endüstri 4.0’da Liderlik 
Bölüm 11 Endüstri 4.0’da Stratejik Yönetim Anlayışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ef7b42-338c-490d-9d24-a608166d37c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0&apos;ın Rekabet Stratejileri ve Pazar Performansı İlişkisindeki Rolü</image:title>
            <image:caption>1.1Giriş 
2.     
2.1.Kuramsal Çerçeve 
2.2.Değişkenler Arası İlişkilere Yönelik Literatür Taraması 
3.     
3.1.Araştırmanın Amacının Tanımı ve Önemi 
3.2.Araştırmanın Kısıtlılıkları 
3.3.Araştırmanın Ölçekleri 
3.4.Araştırmanın Örneklemi ve Verilerin Toplanması 
3.5.Araştırma Modeli ve Hipotezler 
3.6.Faktör Analizi 
3.7.Ölçeklerin Yapı Geçerliliği ve Güvenilirliği 
4.     
4.1.Araştırmanın Örneklemine İlişkin Temel Özellikleri 
4.2.Araştırmanın Kavramsal Modeline İlişkin Yapısal Eşitlik Modelinin Değerlendirilmesi 
4.3.Aracı Etki Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7c709f-62a5-49e0-a61d-d08f39203e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Otel İşletmelerinde Pygmalıon Etkisi</image:title>
            <image:caption>Bölüm I- Turizm Sektörü, Otel İşletmeleri ve Pygmalion Etkisi 
1.1.Turizm Sektöründe Gelişmeler ve Otel İşletmeleri 
Bölüm II – Liderlik Kavramı ve Pygmalion Liderlik Tipi 
2.     
2.1.Liderlik Kavramı ve Kapsamı 
Bölüm III – Pygmalion Etkisinin Otel İşletmelerinde Uygulanması 
3.   
3.1.Araştırma Problemi 
3.2. Araştırmanın Amacı ve Hipotezleri 
3.3. Araştırmanın Önemi 
3.4. Araştırmanın Varsayım ve Sınırlılıkları 
3.5. Araştırmanın Modeli 
3.6. Evren ve Örneklem 
3.7. Veri Toplama Yöntemi 
3.8. Verilerin Analizi 
3.9. Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53d5d6d0-ac5f-42be-82e4-1e6a9f3c1a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Nar Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Bu toprakların çokkültürlülük gerçeğini devlet eliyle hoyratça budamaya kalkanlara rağmen &quot;biz&quot; ve &quot;ötekiler&quot; ayrımını tümüyle ortadan kaldırmaya çalışarak dallarını yeniden yeşerten ve kök salan koca çınarların mirasını bugüne taşıyan Mehmed Uzun, bambaşka bir coğrafyaya sıkışıp kalsa dahi bir arada yaşamanın kıymetini ve kendini öteki&apos;nin yerine koyabilmenin önemini denemeleriyle bir kez daha hatırlatıyor.


Ömrünün ilk yarısını Türkiye&apos;de çeşitli hapishanelerde, diğer yarısını ise sürgünde geçirmek zorunda kalan çağdaş bir Kürt aydınının perspektifinden savaşlar, kıyımlar, sürgünler, göçler, faşizm ve ırkçılık çağı olan 20. yüzyıla dokunaklı ve içten bir bakış...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822399d5-8cf6-48b4-91ac-b606587ac2c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawara Dıcleye - I</image:title>
            <image:caption>Romana Hawara Dîcleyê li ser dengan ava bûye. Hîm û bingeha romanê ji dengên berê yên ku di nava rûpelên tarîxê de veşartî ne hatiye pê. Qehremanê romanê Biroyê Dengbêj, dibe dengê jibîrbûyiyan. Peywira sereketirîn a vebêjê vê vegotina dûr û dirêj, vegera li rabirdûyê ye, dengê do û îro digihîne hevûdu û bêyî ku raweste çêlê lê dike. Herweha ev roman, vegotineke modern a wekî pireke ku di navbera paşeroj û pêşerojê de hatibe avakirin e. Biroyê Dirêj, wezîfeya bîra civakî bi cih tîne û serbûriyên ku jiyaye bi îro, bi guhdar û herwekî ku tê zanîn bi xwendevanan digihîne. Umirê Biroyê ku êdî li pey maye, şahidî û çavdêriya komkujiyan, jihevûduveqetînan, welatê xerîban û têkçûyinan dike. Bi çêlkirina vê vegotinê, heçku Biroyê Dengbêj dîsa bi Mîr, Heme, Gulîzer, Migo, Armê, Mam Sefo û evîndara xwe Esterê re ji nû ve bijî.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6032b3a5-a6db-4d20-9ac6-3d009d996ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawara Dıcleye - II</image:title>
            <image:caption>Dengê jibîrbûyiyan, di vî beşê duwemîn ê romanê de jî tê vegotin. Vebêjê romanê wekî ava çemê dîcleyê bê west û rawest her diherike, dibe dengê dîroka nêzîk û kevneşopiyên ewçend qehîm û kevnare yên navçeyê û însanê wê serdemê. Qehreman û vebêjê romanê, Biroyê Dirêj bi sebra Eyûb Pêxember, serpêhatî û serbûriyên jiyana xwe yek bi yek bêyî ku bêhna xwe teng bike ji xortên dilovan ên hawîrdor re vedibêje. Riyên jiyana Mîr Bedirxan; dûr, dirêj û dijwartir dibin. Piştî serhildana Mîr û şerê mezin ê Osmaniyan, Mîr ji welatê Cizîra Botan; bi tevî nas, xizm, jin, cariye, yawer, zarok, nevî û nêzên xwe ji welêt tê nefîkirin. Pêşî Stembol û girava Girîdê dibe warê wî, bi dû re jî bajarê miqedes ê îslamiyetê Şam. Sirgûn dibe qedera wî. 


Berdewamiya Hawara Dîcleyê, bi mirin, qîrîn, hawar, sirgûnbûn, çîke-çîka şûrên şûrbazan û dengê bilind ê bêdengiya Estera Keldan, ku di dil û mêjiyê Biroyê Dengbêj de her olan dide, didome û bi vê gotina ku êdî bûye klasîk &apos;&apos;We xwest, min jî got û ji îro pê ve êdî hûn ê bibêjin, pêşî ji kesên ku li serpêhatiya min meraq dikirin, paşê jî ji der û dorên xwe re. De niha qendîlê bitefînin û êdî herin,&apos;&apos; bi dawî dibe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33535797-edfd-434c-a009-eb65b88ee2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrencilerin Öğrenme Stillerinin Muhasebe Derslerine Yönelik Tutumlarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Öğrenme Stilleri 
1.1.Öğrenme Stillerinin Tanımı 
1.2.Öğrenme Stilleri 
İkinci Bölüm – Tutum 
2.     
2.1.Tutumun Tanımı 
2.2.Tutumların Özellikleri 
2.3.Tutumu Oluşturan Ögeler 
2.4.Tutumların Oluşması 
2.5.Tutumların İşlevleri 
2.6. Muhasebe Derslerine Karşı Tutum 
Üçüncü Bölüm 
3.     
3.1.Öğrenme Stillerini Konu Alan Çalışmalar 
3.2.Tutumu Konu Alan Çalışmalar 
3.3.Öğrenme Stili ile Tutum Arasındaki İlişkiyi Konu Alan Çalışmalar 
Dördüncü Bölüm – Muhasebe Eğitimi Alan Öğrencilerin Öğrenme Stillerinin Muhasebe Derslerine Yönelik Tutumlarına Etkisi 
4.     
4.1.Çalışmanın Önemi ve Amacı 
4.2.Çalışmanın Evreni ve Örneklem 
4.3.Veri Toplama Aracı 
4.4.Verilerin Çözümlenmesi 
4.5.Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3efd96-4a96-44bc-a3fb-7c4853270469.jpg</image:loc>
            <image:title>Rind&apos;in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Kökleri aynı coğrafyanın suyuyla hayat bulmuş, iki farklı kuşaktan iki sürgün Kürt aydınının yolları birinin son durağı, diğerininse yalnızca geçiş güzergâhı olan bir sınır köyünde kesişir. Gözleri coğrafyanın yüklendiği acılarla örtülmüş ihtiyar Rind&apos;in kavalından baharı tomurcuklandıran rüzgârlarla yayılan ezgiler, bu yükü omuzlayıp dünyanın öbür ucuna taşıyan genç Serdar&apos;ın gitgide kararan dünyasında yeni ve aydınlık bir defter açar.
Hayatını anadilini ölümsüzleştirmeye adayan Mehmed Uzun&apos;un yaşamından da izler taşıyan Rind&apos;in Ölümü kuşaklararası kopukluğu, yüzyılların hasretini yansıtan ılgın nağmelerin sarmaladığı büyüleyici bir atmosfer eşliğinde satırlara taşıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04ed199c-f598-4f39-bd2d-bd715fc07e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tu</image:title>
            <image:caption>Tu romana tenêtiyê; romana rojên êş, azarî û keserkûriyê ye. Digel vê yekê, romana rojên ku rê û rêçekê li ber nivîskariyê vedike. Di rojên weha de pencereyek, dermanek, çareyek û ronahiyek divê; ji wî kesê hêvîdar ê ku di nav tarî û qirêjiya girtîxanê de ye. Lehengê romana Tu, xwe berdide nav rehên dewlemendiya tarîx, çand, kultir, ziman û folklora kurdî û pê de dihere; dibe nêçîrvanê peyv û gotinên zimanê kurdî, pê nefesê digire û dide. Di nav vê jiyana girtîxana bedbîn û dijwar de kêzikek dibe hevalê wî. Bûyer û serpêhatiyên dihu yên zarokatî û çîroka dapîrê dibin dîmenên rengîn û pastoral ên romanê. Serborî û motîfên rojhilat, bi teknîkên edebî yên r*ojava tên hûnandin. Ziman, kultir, folklora gelêrî, mîmarî, serpêhatî û kevneşopiya kurdan a cografîk, wekî wêneyekî kevnare hatine raxistin li ber çavan di vê romanê de. Dema roman bi dawî dibe, tehma jan û keseran a bi hêviyeke xurt veguheziye serkeftineke nefsbiçûk, ji dilê meriv diniqute. Tu destpêkek e û mizgîniya xurtbûna berhemên li pey xwe dide me.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef602d0e-4951-4ace-b5c9-13b2baa83340.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Yazmanın, anadilini yaşatmanın, kökenlerini unutmadan onun sınırlarını aşma iradesinin aldığı en hayati karar olduğu bilinciyle kalemini bileyen Mehmed Uzun, Ruhun Gökkuşağı&apos;nda kişisel yolculuğunu anlatıyor. Urfa&apos;da başlayan ve baskının, zulmün, ölümün gölgesinde süren, Kürt halkının ortak kaderiyle paralel ilerleyen yaşamının politik gerekçelerle sürekli yön değiştiren rotası doğruluktan asla şaşmıyor. Eserlerine kaynaklık eden geleneksel motifleri evrensele aktarırken tutunduğu saikleri okuruna içtenlikle açıyor.
Kendini &quot;radikal hümanist&quot; olarak tanımlayan Uzun, Mezopotamya&apos;da yakılan meşaleyi sözün kudretine dair sönmeyen bir inançla İsveç&apos;in bembeyaz ormanlarına taşıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb387f8-7cce-4a05-a65e-efd31d16afbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengbejlerim</image:title>
            <image:caption>Kürtçe edebiyatın usta ismi Mehmed Uzun Dengbêjlerim&apos;de okuru zorbalığı da barındıran asimilasyon politikalarına rağmen yok edilemeyen bir kültür mirasına sahip olabilmenin coşkusuna davet ediyor.
Sürgün yıllarında gönülden bağlandığı Homeros, Ovidius, Canetti, Joyce, Brodsky gibi Batılı söz ustaları ile köklerindeki sese can veren dengbêjlerin arasındaki kültürlerarası bağları güçlendiriyor. Apê Qado&apos;nun, Evdalê Zeynikê&apos;nin, Alihan&apos;ın, Rıfatê Darê&apos;nin, Ehmedê Fermanê Kîkî&apos;nin yaşamöyküleri ve sözlü mirası bu vesileyle ölümsüzleşirken, birbirine tümüyle yabancıymış gibi görünen iki dünya arasındaki çizgiler Uzun&apos;un anılarında silikleşip ustalıkla harmanlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b5d50-26c5-43aa-b170-9dfcbaeca646.jpg</image:loc>
            <image:title>Semavi Dinlerde Muhasebe Panoraması</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Toplum,Din ve Ekonomi İlişkisi 
1.1.Dine Kısa Bir Sosyolojik Bakış 
1.2 Farklı Bakış Açılarıyla Muhtelif Din Tarifleri 
1.3.Semavi(ilahi) Dinler 
1.4.Din ve Ekonomi Arasındaki İlişki 
1.5.Semavi Dinlerde Ekonomiye Dair 
İkinci Bölüm – Semavi Dinlerde Muhasebe Paradigması 
2.     
2.1. Yahudilik’te Muhasebe Paradigmaları 
2.2. Hrıstiyanlık’ta Muhasebe Paradigmaları 
2.3. İslamiyet’te Muhasebe Paradigmaları 
Üçünüü Bölüm – Semavi Dinlerde Muhasebe Motifleri 
3.     
3.1.Semavi Dinlerde Ticaret 
3.2.Semavi Dinlerde Faiz 
3.3.Semavi Dinlerde Vergi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c39954-af2a-4ac8-80fb-c013cf99cdf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar ve Bağlantılar</image:title>
            <image:caption>Asal sayılar, üçgensel sayılar, Fibonacci sayıları… Sayı dizilerinin en meşhur olanları... Matematiğe ilgi duyan kişilerin bir nevi buluşma istasyonu... Adeta matematiksel bir rekreasyon alanı... 
Evet... Şimdi bir buluşma ayarlıyoruz: Yer belli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c65686-58f9-4c42-b159-e813f1adcf43.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardımcı Muhasebe Elemanı Mesleğinin Belgelendirilmesi ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
1.Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) Mesleği ve Standardizasyonu 
İkinci Bölüm 
2. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) (Seviye 5) Belgelendirmesi 
Üçüncü Bölüm 
3. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) Eğitimi ve Öğretimi 
Dördüncü Bölüm 
4. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) (Seviye 5) Meslek Standardı Üzerine Adım Üniversiteleri Meslek Yüksekokullarının Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Programları Müfredat Araştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7936094a-a548-47d4-bc56-51214d81c41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler İçin Nefes Alma Rehberi</image:title>
            <image:caption>‘İyi bir anne’ misiniz? 
Tanıdığım çoğu anne gibiyseniz, kendinizi iyi bir anne gibi hissetmeyebilirsiniz. Muhtemelen suçluluk veya değersizlik duygularıyla mücadele ediyorsunuz. Sık sık başarısız olduğunuz ve hiçbir şeye yetişemediğiniz duygusuna kapılıyorsunuz. Eğer öyleyse, yalnız değilsiniz. Bu duygular tamamen normaldir. 
Hatta çoğu annenin kendilerini iyi anne değilmiş gibi hissettiğini söyleyecek kadar ileri gidebilirim. 
İnsanız, istesek de istemesek de sürekli kendimizi ve hayatlarımızı başkalarıyla karşılaştırıyoruz. Sosyal medya birçoğumuz için bir ‘kaçış’ yerine, ‘yumurta tokuşturma’ alanına dönüştü. Başkalarının ‘mükemmel’ gibi görünen hayatlarının fotoğraflarına baktığımızda, diğer annelerin ne yaptıklarını, nereye gittiklerini gördüğümüzde ‘iyi’ bir anne olmadığımızı hissedebiliriz. 
Çocuklarımızın söylediği veya yaptığı (veya söylemediği ve yapmadığı) şeyler yüzünden de genellikle iyi anne olmadığımızı hissederiz. Yıllar boyunca çocuklarımın bana söylediklerinden bazıları: 
“Çok kabasın!” (Çünkü paketini açtığı önceki beş yiyeceği yemeden altıncısının paketini açmasına izin vermedim.) 
“Sen dünyadaki en kötü annesin!” (Çünkü oyun oynamalarına izin vermeden önce odalarını temizlettim.) 
“Okulumdaki diğer tüm çocukların iyi bir annesi var!” (Çünkü ilkokul çocuklarının cep telefonlarına ve tabletlerine sahip olmalarına izin veriyorlar, ben vermedim.) 
Ek olarak, sık sık kendimizle kavgaya tutuşur ve kendimizin en büyük düşmanı olabiliriz. 
Anneler İçin Nefes Alma Rehberi bu sebeple kaleme alındı: 
- Hayatımızda büyük farklar yaratmak için yapabileceğimiz küçük değişiklikleri görmek, 
- Kendi içimizde neşemizi yeniden bulmak, - Bazen yüksek sesle söylemekten çekindiğimiz kişisel deneyimleri paylaşmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1885d204-9e38-4ae5-a28e-39e3b7797b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kira Kiralina</image:title>
            <image:caption>Panait Istrati’nin ilk yapıtlarından olan Kira Kiralina, 1924 yılında yayımlandığında büyük ilgi topladı ve yazarın gelecek şöhretinde büyük pay sahibi oldu. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin ilk kitabı Kira Kiralina’da yazar, Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak arayışlarından kesitlerle sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a1fa838-b2cb-4348-8538-e18c5250a430.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Solfej</image:title>
            <image:caption>Çalgı eğitimi, çocuğunuzu yaşamı boyunca olumlu etkileyecek, başta akademik ve sosyal alanlarda olmak üzere bir çok disiplinde başarılı olmasına katkı sağlayacak bir süreçtir. Zihinsel kapasitede artış, ritm duygusu ve reflekslerde gelişme, sabır, yoğunlaşabilmede kolaylık, disiplinli çalışma alışkanlığı, birlikte iş yapabilme yeteneği gibi konularda doğru ve ilerleyen yıllarda yaşamını kolaylaştıracak değerler kazandırır. 
Bu kitap, gerçekleşecek olan çalışmalarda çocuklarımızın ihtiyacı olan, “müziksel işitme-okuma-yazma”  aşamasına destek olacaktır. 
Ülke gerçeklerinden yola çıkarak, çoğunlukla ayrıca solfej eğitimine olanak sağlanamadığı için, bu  piyano eksenli çözüm düşünülmüştür. 
Amacımız küçük yaş gruplarına solfeji sevdirmek ve solfej eğitimini kolaylaştırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54bcbb23-daa5-4e28-a958-80e9601d3ecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Cumhuriyeti’nde 1961-1980 Güç Odaklarının Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap “Güç Odaklarının Mücadelesi” serisinin üçüncü kitabıdır. Kitapta 1961-1980 yılları arasındaki olaylar ele alınmaktadır. Bu dönem, çalkantılı, istikrarsız, acıların yaşandığı ve hâlâ açıklığa kavuşturulamamış olayların olduğu bir dönemdir. 
William Faulkner’in dediği gibi, “Geçmiş asla ölü değildir, geçmiş, geçmiş bile değildir.” 
Ancak tarih insanlığın geçmişten hiçbir şey öğrenmediğini de göstermektedir. 
Umarız bu kitap bu düşüncenin aksinin oluşumuna katkı sağlar. 
Bu kitapta yaşanan olaylar, olgularla desteklenen neden ve sonuç ilişkileri 
çerçevesinde incelenmeye çalışılmaktadır: 
Adnan Menderes, 25 Mayıs 1960 günü erken seçim kararı alındığını açıklasaydı ne olurdu? 
Talat Aydemir’in 22 Şubat 1962 darbe girişiminde yaşanılan en kritik an neydi? 
1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi, başarılı olsaydı, Türkiye yine de sağ-sol 
çatışmasının içerisine girer miydi? 
12 Mart Sıkıyönetim Mahkemelerinde görülen davaların asıl hedefinde kimler vardı? 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın başarısının arkasında hangi nedenler bulunmaktaydı? 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Kocatepe Muhribi nasıl batırıldı? 
Siyasal İslam nedir? Milli Nizam Partisi’nin kuruluşunda fikir babalığını kim oynadı? 
Bülent Ecevit’in 18 Eylül 1974’te başbakanlıktan istifa etmesi bir siyasal gaf mıydı? 
Süleyman Demirel, Amerika’nın 1974’te uyguladığı silah ambargosuna karşı nasıl tepki verdi? 
5 Haziran 1977 seçimlerine beş hafta kala, 1 Mayıs 1977 günü yaşanılan 
Taksim Olayları’nın amacı ne olabilirdi? 
Kontrgerilla bilmecesi nedir? 
Bülent Ecevit, ABD’nin hangi durumlarda diğer ülkelerin içişlerine müdahale ettiğini düşünüyordu? 
Bülent Ecevit, Demirel’in yetkileri artırılmış cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi teklifini neden reddetti? 
12 Eylül darbesi ile ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin ilişkisi nedir? 
11 Eylül günü devam eden anarşi, 12 Eylül sabahı nasıl bir bıçak gibi kesildi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88206</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70a26ed-6601-4667-93b9-6a0a9c382504.jpg</image:loc>
            <image:title>Envaru’l Aşıkın Nuranı Allah Aşıkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ey okur! 
&quot;Ey ilâhî sırlara ermek isteyen kimse! 
Bu kitap, Kudsî Hadis, Mukaddes vahiy ve esrâr ilminden ilâhî sırlarla doludur. 
 Nurlar âleminin nurundan Allah&apos;ın nurunu anlatmak istemektedir. 
Kudsî Hadisler ve sözler bunun için bir araya getirildi. 
Hak Teâlâ&apos;nın peygamberlerine hitapları zikredildi. 
 Saf ve temiz kullara beyan edilen sözler burada toplandı. 
Büyük âlimler ilmin derecelerini, âriflere ait mana bilgilerini burada beyan ettiler. 
Tevrat&apos;ta, Zebur&apos;da, İncil&apos;de, Kur&apos;ân&apos;da ne kadar ilâhî hitap varsa burada. 
Peygamberlerin sahifelerinde ne kadar Allah kelâmı mevcutsa o da bu kitapta. 
İlâhî âlemler, Mahşer günü olan Arasat&apos;a döneceğimiz yer olan Âhiret de öyle. Ebedî olan cennetlere varıncaya kadar; ne türlü beyan varsa, hepsi Envâru&apos;l-Âşıkîn&apos;de.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d201337f-cc95-4474-b498-9050c35c6862.jpg</image:loc>
            <image:title>Zhuangzi Metinleri</image:title>
            <image:caption>Ben, Zhuangzi, bir seferinde rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm, mutlu mutlu kanat çırpan bir kelebek. Öyle mutluydum ki Zhuangzi olduğumu unutmuştum. Aniden uyanınca aslında Zhuangzi olduğumu anlayıp hayrete düştüm. Zhuangzi mı rüyasında kelebek olduğunu gördü, yoksa kelebek mi rüyasında Zhuangzi olduğunu gördü?
Zhuangzi (MÖ 369-MÖ 286): Daoizmin en önemli filozoflarından Zhuangzi’nın hayatı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Si Maqian’in Tarihçinin Kayıtları adlı eserine göre, kısa bir süre için bahçe işlerinde alt düzeyde bir memur olarak görev yapmış ve Chu Beyliği’ni yönetmesi için gelen teklifi reddetmiştir. Ömrü boyunca sade ve yoksul bir hayat sürdüğü bilinmektedir. Zhuangzi metinlerinin, Daoizmi Dao De Jing’den (Tao Te Ching) çok daha kapsamlı şekilde açıkladığı düşünülür. Zhuangzi’nın öğretileri Çin Buddhizmi üzerinde de önemli etkiler bırakmıştır. Daoizmin temel eserlerinden Zhuangzi Metinleri ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb743c3a-a2b8-4a20-ab13-a8db478529d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin’in Hikayelerinde Türk Kimliği Ve Milliyetçi Söylem</image:title>
            <image:caption>Tanzimat’tan itibaren Osmanlı’da bir kimlik krizi baş gösterir. Devletin genel siyasetinin ne olması gerektiği üzerinde fikir yürüten aydınlar, aynı zamanda kamuoyunun önemini fark ederek halkın benimsemesini arzu ettikleri kimlik tiplerinin içini doldurmaya gayret ederler. Bu çabalar Osmanlı aydınlarını muhalif bir çerçeveye oturturken öte yandan onları “devleti kaybetme” psikolojisine doğru sürükler. 1908’e gelindiğinde artık dünyada ulus devlet modelleri yaygınlaşmıştır. Çok uluslu bir devlet olarak parçalanmaya başlayan Osmanlı’nın dağılması önünde çareler arayan aydınların çoğu programsız ve hedefsiz hareketlerinden ötürü başarısız olmuşlardır. Hem kimlik siyaseti, hem de ayrılıkçı millî hareketler imparatorluğun dört bir yanını sarmışken, devletin aslî unsurları adına Türk milliyetçiliğini halk temelli bir siyaset olarak savunan, yaratıcılığıyla ilgiyi üzerine çeken bir isim öne çıkar: Ömer Seyfettin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c065146-e85c-4b59-8962-8a38f3c8421a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zhuangzi Metinleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ben, Zhuangzi, bir seferinde rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm, mutlu mutlu kanat çırpan bir kelebek. Öyle mutluydum ki Zhuangzi olduğumu unutmuştum. Aniden uyanınca aslında Zhuangzi olduğumu anlayıp hayrete düştüm. Zhuangzi mı rüyasında kelebek olduğunu gördü, yoksa kelebek mi rüyasında Zhuangzi olduğunu gördü?
Zhuangzi (MÖ 369-MÖ 286): Daoizmin en önemli filozoflarından Zhuangzi’nın hayatı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Si Maqian’in Tarihçinin Kayıtları adlı eserine göre, kısa bir süre için bahçe işlerinde alt düzeyde bir memur olarak görev yapmış ve Chu Beyliği’ni yönetmesi için gelen teklifi reddetmiştir. Ömrü boyunca sade ve yoksul bir hayat sürdüğü bilinmektedir. Zhuangzi metinlerinin, Daoizmi Dao De Jing’den (Tao Te Ching) çok daha kapsamlı şekilde açıkladığı düşünülür. Zhuangzi’nın öğretileri Çin Buddhizmi üzerinde de önemli etkiler bırakmıştır. Daoizmin temel eserlerinden Zhuangzi Metinleri ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea94755-5581-42d0-9fc9-cf31243cf1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Engereğin Gözü</image:title>
            <image:caption>“Benzersiz bir kitap bu! Daha önce bu romana benzeyen, aynı değere sahip olan ve sürekli, beklenmeyen sürprizler taşıyan bir kitap okumadığımı belirtiyorum. Yeni bir okura demek isterdim ki; evet, oku ve şaşır!” 
Elia Kazan 
“Bu roman hem karanlığın hem de aydınlığın, umudun romanıdır.” 
Yaşar Kemal 
Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış. 
Türk Edebiyatı’nın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin “istediğimi yapmaya en çok yaklaştığım kitap” dediği 1997 Balkan Edebiyat Ödüllü ilk romanı Engereğin Gözü, küçük yaşta hadım edilip Haremağası yapılmış zenci bir kölenin, Habeş Süleyman’ın gözünden iktidar – birey ilişkisini anlatıyor. Süleyman, “biricik” efendisinin tahtla ölüm arasında gidip gelen kaderinin ellerinde bocalarken yeni sultana “Padişahım çok yaşa!” diye haykırmaktan da geri duramıyor. 
25. yıl baskısıyla yeniden okurlarıyla buluşan Engereğin Gözü, bir dönem romanı olmanın ötesinde, insan psikolojisinin derinliklerine; dün, bugün ve yarının saraylarına, en gizli sırları bile aydınlatacak gerçeklikte ışık tutan bir Zülfü Livaneli klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4141d3a4-1329-4d62-8318-d9a71a7fac24.jpg</image:loc>
            <image:title>Püskül Adında Bir Kedi</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarlailgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya 
çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… Jasmine ve Tom terk edilmiş bir kedi yavrusu Püskül’ü kurtarırlar. Jasmine, bu sevimli yavruyu o kadar sever ki onu sahiplenmek ister. Fakat işler düşündüğü gibi gitmez. Püskül ’ün bir ailesi 
vardır, onu satmak isteyen bir aile! Acaba Jasmine ve Tom, Püskül’e gelmiş geçmiş en iyi Noel hediyesini verebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa00e27-c783-4b60-bb3c-7aea56440fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>George Orwell Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanında ütopik bir dünya sunar. Okyanusya, yaşanan çağın gerçekliğinin çok ötesinde olmayan bir kara parçasıdır. İşte o “yokülke” deolup bitenler, yaşanan savaş çağının sanrılarını, itirazlarını, öfkesini yansıtır bir bakıma da. 
Orwell, savaşların önünü açtığı yeni yüzyılın insanlık tarihine düşüreceği gölgeleri de hissederek, gelecek yıkımları da anlatır. 
İnsanı hiçleyen otoriter yönetimlerin güç-iktidar hırsı yok edicilik anlayışının günümüzde nasıl egemenlik kurabileceğini de öngörülü biçimde hatırlatır bize. 
“Bu kitap bir bilimkurgu mu yoksa çok gerçekçi bir kitap mı? Ta baştan beri söyleyegeldiğim şeyleri düşündüğüm zaman bana hiç bilimkurguymuş gibi gelmiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9a6dce-b075-4330-875e-bec897bbc1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıştığımız Gibi Değil</image:title>
            <image:caption>“Alıştığınız gibi değil, üstelik sadece alıştığınız gibi değil değil, bildiğiniz gibi de değil. O nedenle yeni bilgilerle dönemin gerekliliklerine uygun yeni alışkanlıklar geliştirirken pusulalarımızı ayarlayacağımız ilkelere ihtiyacımız var.
Çocuklarınızın gelecekte bugünlerden hatırlayacakları şeyin sıcak, kabul edici, gerçekçi bir ev ortamı olmasını istediğinizden kuşkum yok. Bu isteğiniz yönünde adımlar atarken çok yararlanacağınız bu kitap, su gibi akıp gidecek.”
Prof. Dr. Yankı Yazgan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de7c018-9cbd-41ac-8e67-7f8658a7d7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği George Orwell’ın güç, iktidar sorgusuyla birlikte; eşitlikçi bir dünyanın nasıl kurulabileceğine dair öngörülerini de içeren ütopik romanıdır. 
Bir Peri Masalı alt başlığını verdiği romanında hayvanların dünyasından yola çıkarak zamanın ruhunu yansıtan gerçeklerden söz eder. Özellikle de “soğuk savaş” döneminin savruntusundaki yaşam ve zihin karmaşasını, altüst oluşları; içte ve dışta yaşanan olma/oldurma durumlarını hayvanların dünyasından insanileştirerek anlatmasındaki ironi ise eleştirel olduğu kadar itirazlarını da içerir Orwell’ın. 
Hayvan Çiftliği romanı her daim süren insanlık savaşına bir “önsöz”dür adeta. 
“Orwell, ‘Gerçek kavga hayvanlarla insanlar arasındaydı,’ demiş. İlk düşünce olarak bu doğru olabilir ama biz öyküyü okuyunca kavganın “bütün” insanlarla “bütün” hayvanlar arasında olmadığını görüyoruz. Evet, bir kavga var ama bu bütün insanlarla bütün hayvanlar arasında bir kavga değildir. Bazı hayvanlarla bazı insanlar arasındadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02b28ad-775e-4f7f-8377-be15f2c7ea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Haberi</image:title>
            <image:caption>Erdoğan boynumu sıktı ve &quot;Sen benim ne demek istediğimi iyi anladın!&quot;  dedi. 
Cihangir’de bir kafede Erdoğan&apos;ın iki adamı ile gergin toplantı... 
Erdoğan ile ABD&apos;de nasıl tanıştım; gerilimli ilişkimiz nasıl sonlandı? 
Avusturya prensesinin evinde ne arıyordum? 
Köprüye nasıl bomba koyduk? 
PKK kampına nasıl ulaştım? 
Cizre MİT binasında o gece neler konuşuldu? 
Uzun namlulu silahlarla arabamız niçin tarandı? 
Kamyonun içine saklanarak sınırı neden geçtim? 
Gizli toplantıda Abdullah Gül’den şaşırtıcı sözler... 
 
HAYATIMIN HABERİ size bambaşka gerçekleri anlatıyor. 
Elinizde tuttuğunuz kitap bir gazetecinin 30 yılı aşan meslek yaşamında 
başından geçen gerçek olaylardan oluşmuştur. 
 
Cinayetlerin, silahlı çatışmaların, işgallerin, öğrenci hareketlerinin, akıl 
almaz faciaların, devasa eylemlerin ve savaşların haber haline gelip 
size ulaşması sırasında bir gazetecinin arka planda neler 
yaşadığına tanıklık edeceksiniz. 
 
Bu kitap; geçmişte yaşanan olaylara ışık tutarken medyanın, siyasetin, 
diplomasinin, istihbaratın gölgedeki dünyasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494cf7ce-fd71-4052-bfdb-f817b4c57227.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegel&apos;in Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Kitapta yabancılaşma kavramının başlatıcısı olarak düşünebileceğimiz tersyüz edilmiş dünya, arzunun hareketinin ortaya koyulduğu öz-bilinç diyalektiği, mantığın en özgün formlarından biri olan Hegel mantığı ve filozofun Heidegger’in düşüncesiyle ilişkisi içerilmekle birlikte, “Kendine Yabancılaşmanın Belirtisi Olarak Yalıtılmışlık” ve “Yaşam-Dünyası Bilimi” başlıklı iki önemli yazıya da ek olarak yer verilmektedir... 
“Diyalektik kavramının gelişiminin izini klasik Grek düşünürlerinden modern düşünürlere kadar sürmekle Gadamer, Hegel’in kendi diyalektik yöntemini, antiklerin diyalektiğini devam ettirerek sonuçlandırdığını kanıtlamaktadır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675f7295-ee64-474e-af31-02c1994d77a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Yeraltından Notlar Dostoyevski özelinde bakıldığında başlangıç olduğu kadar bir “dönüş” romanıdır da aynı zamanda. Suç ve Ceza ile başlayıp Karamazov Kardeşler ile nihayetlenen başyapıtlar serisinin tam eşiğinde, deyim yerindeyse cehennemin kapısını aralar yazar bu romanla. Öte yandan, Dostoyevski’nin 1840’larda çekildiği edebiyat dünyasına 1860’larda dönüşün de şahikasıdır Yeraltından Notlar. Aradan geçen yirmi yılda sadece Dostoyevski’nin hayata bakışında değil, aydın Rus gençliğinin ideallerinde de kökten bir değişim yaşanmıştır. Geçmişin “güzel ve yüce olan her şeye” iman eden romantik idealistleri gitmiş, yerine akıl hocalığını Nasıl Yapmalı? (1863) ile Çernışevski’nin yaptığı, akla iman ederek özçıkarı her şeyin üstünde tutan yeni bir nesil tasarımı gelmiştir. 
Çernışevski’nin sembolü kristal saraydı. Dostoyevski de ne geçmiş ne bugün diyerek buna “yeraltı” ile karşılık verdi. 
“Hepiniz cehenneme gidin istiyorum! Huzur istiyorum. Beni rahat bıraksınlar diye bütün dünyayı bir kuruşa gözümü kırpmadan satarım. Dünya mı yok olsun, yoksa ben çayımı mı içmeyeyim? Diyorum ki dünya yok olsun, yeter ki ben her zaman çayımı içebileyim. Bunu biliyor muydun sen?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c1eaace-8790-4d69-bc12-a1d91b7e85a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ve Ginnie</image:title>
            <image:caption>Ben, yazma eylemiyle boğuşan bir yazar adayı; Ginnie ise titiz bir dansçıdır. 1951’de birbirlerine aşık olmuş ve her ne olursa olsun birbirlerine tutunmaya karar vermiş iki ürkek çocukturlar. Dünya ikisinin de önünde keşfedilmeyi bekliyordur... 
Bir yanda 1950’lerin New York’unun büyüleyici cazibesi, diğer yanda Hollywood’un yıldızlarla parlayan neşeli şov dünyası: Ben ve Ginnie neon ışıklar arasında birbirlerine duydukları saf, yoğun ve kusursuz aşkı sürdürmeyi başarmışlardır. Bu aşk sonsuza kadar sürmeli, şimdiye kadar yazılmış tüm kitaplarda ve peri masallarında anlatıldığı gibi romantizm ve tutkuyla harlanmalıdır. Ne var ki, aşkları sahiden de sonsuza kadar sürebilecek midir ya da bu aşk ikisinin de fark edemediği beklenmedik bir kırılma nedeniyle sallantıdan kurtulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21394bd7-a70f-402b-901a-13f7c50889c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare’in Dokuz Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Yalnızca yaşadığı çağa değil tüm tiyatro tarihine damgasını vurmuş olan William Shakespeare’i ne kadar tanıyoruz? Ünlü oyun yazarının yaşamı boyunca içinde dolaştığı labirentler onun üretkenliğini nasıl etkiledi? Hangi duygular, hangi tecrübeler metinlerine ilham kaynağı oldu? Shakespeare’in yaşamı kurgu ve gerçeğin gölgesinde nasıl kaleme alındı? Bu zamana dek yazılan Shakespeare biyografileri neden hep eksik kaldı? 
İngiliz kültürel materyalizm ekolünün kurucularından sayılan ve uzun yıllardır Shakespeare yapıtları üzerine çalışan Holderness, Shakespeare’in Dokuz Yaşamı’nda daha önce bütünlüklü bir biçimde cevaplanmamış birçok soruya yanıt arıyor. Shakespeare’in hayatı etrafındaki gerçekleri ve mitleri, birbirleriyle iç içe geçmiş özel biçimlerini dikkate alarak ustalıkla inceliyor. Bizlere yazar, oyuncu, kasap çırağı, iş insanı, eş, yakın arkadaş, aşık, Katolik Shakespeare’i ve onun portresini anlatıyor. Her bir Shakespeare biyografisini eleştirel bir gözle yeniden ele alırken, bir sanatçının dokuz yaşam evresini benzersiz bir tablo oluşturacak biçimde yeniden tahayyül ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bacc718e-ab83-4c75-8f4d-87e71e17efdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanılmış Şakalar ya da Zebra’nın Matematiği</image:title>
            <image:caption>İlginç bir sınıfın absürt öyküsü bu. İçinde zebra dolaşan (gerçekten zebra mı?), iki artı ikinin beş ettiği (ediyor mu?), öğretmenlerinin 30 Şubat’ta evlendiği (tarih hatası mı?) hayli acayip bir sınıfın öyküsü. Birbirine bağlanan öyküleri okurken şaşıracak, tuhaf bulacak, belki yakınlık kuracak ama mutlaka gülümseyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce22fb84-c15a-4d3f-8624-99aeb96f61c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre Divan</image:title>
            <image:caption>Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni / Ben yanarım gündüz gece, bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim / Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222caf54-95ef-4a18-b0e5-9ef4453b2c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Adam Ne Hayvan</image:title>
            <image:caption>Feminist-vejetaryen eleştirel teorinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams bu kitabında hayvan haklarını ve çevreciliği savunmakla feminizmin nasıl ve neden iç içe geçmesi gerektiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Modern Batı kültüründe ve tüketim alışkanlıklarında, hayvanlara ve kadınlara yönelik sistematik sömürünün ardında yatan kültürel davranışları ustalıkla irdeliyor. Eleştirel hayvan çalışmaları ve veganlık literatüründeki tartışmalardan beslenen yazar, okura eko-feminizmden çevre ahlâkına ve teolojik perspektiflere uzanan geniş bir çerçeve çizmekle kalmıyor aynı zamanda onu eyleme çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd444e7-69ba-4ceb-bcc9-5e554cf788f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Randall Collins bu kitabında Doğu ve Batı toplumlarında iki bin yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren entelektüel ağları analiz ediyor. Farklı coğrafyalardaki felsefi düşüncelerin nasıl ortaya çıktığını ve filozofların birbirini nasıl etkilediğini anlatıyor. Dünya üzerindeki en köklü felsefi gelenekler arasındaki çatışmaları ve ittifakları mercek altına alıyor. 
“Bu inanılmaz kitap, Doğu ve Batı felsefesinin büyük bir kısmına dair yıllarca süren bir çalışmanın sonucu.” 
–Leslie Armour, Library Journal 
“Üç uygarlıktaki entelektüel değişim hakkında zengin, sistematik ve bilimsel temele dayalı bir değerlendirme. Dünya felsefelerinin gelişim süreci hakkında iddialı, 
kapsamlı ve parlak bir anlatım.” 
–Ilan Talmud, European Sociological Review 
“Entelektüel hayatı anlamak isteyen hiçbir sosyolog, Randall Collins’in yaptığı bu büyük katkıyı görmezden gelemez.” –Peter Baehr, Canadian Journal of Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92d8f6ff-e4fe-41af-9cd8-168cbc3f818f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çise: Bir Su Damlasının Hayat Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Su, şüphesiz ki insanın ve yaşamın vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır. Her geçen gün insanoğlunun etkileriyle değişmekte olan ve gelecek nesillere bırakacağımız dünyamızı korumak için bu kaynağımıza gereken özenin gösterilmesi gerekmektedir.
Bizler hem bir yetişkin hem de bir ebeveyn olarak önce kendimizden başlamalı, ardından çocuklarımıza suyun önemini anlatmalı ve bu konuda farkındalık kazandırmalıyız. Çise: Bir Su Damlasının Hayat Döngüsü, hem eğlenceli ve sıcacık resimleriyle çocuğunuzun ilgisini kazanacak hem de akıcı hikâyesine eklenen temel bilgilerle suyun, insan ve doğa için ne önemli bir kaynak olduğu bilgisini aşılayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4493184a-5a41-4371-87f1-1dfbafe30aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzo - Bir Ağacın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çocuğunu benim kadar düşünen sevgili anne ve babalar,
Bizden bir parça bırakarak gideceğimiz bu dünyaya kötülük yapmadan ilk olarak kendisine saygılı sonra dünyasına saygılı sonra da tüm insanlığa saygılı bireyler olacak olan canlarımız çocuklarımız için her zaman en iyiyi düşünür, hedefler ve bu yönde hareket ederiz.
Bu kitabı da hazırlarken klişe olmuş ve klasikleşmiş masalları çocuğuma anlatarak psikolojisini bozmaktansa gerçeğe yakın hikâyelerle neler yapması ve yapmaması gerektiğini anlatarak hayata daha güçlü adımlarla basmasını sağlamaya çalıştım.
Kitabı oğlumla beraber karşılıklı konuşarak hazırladık o yüzden iki yazarlıdır.
Kızı yiyen kurt, kuleye kapatılan kız, güvenip elma yedikten sonra yıllarca uyuya kalan kız, kardeşi ile ormana gidip başına kötü şeyler gelen çocuk, işe yaramadığı için evden kovulan eşek, zamansız öten horoza kötülük planları, annesi öldükten sonra evde hizmetçi yapılan kız… Bu masalları oğluma okumak istemedim. Bunun yerine konuşarak kendi masalımızı kendimiz yazdık, umarım beğenirsiniz.
Tüm anne ve babalara pırlanta gibi çocuklar yetiştirmesi dileği ile iyi okumalar dileriz.
Gürcan Demirel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317af6ca-af86-4fd7-ae53-63df314b6440.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sevilmekten mutlu olmayan çocuk, duygu dünyası zarar görmüş çocuktur.
Çocuklar bizlerle aynı dünyada yaşar fakat bizlerle aynı gözle dünyaya bakmazlar. Çocuğunuzla yaşadığınız problemlerin hemen hemen hepsi onu ve dünyasını tanıyamamaktan kaynaklanır. Bu hususta birçok ebeveynin endişesi ve üzüntüsü benzerdir.
Çocuk içinde kodlanmış olan ve bizim göremediğimiz, bilemediğimiz ve farkına varamadığımız kendisine has yöntemleriyle kendini hayata hazırlar. O zaman biz kim oluyoruz? Bizler, onun kendi yöntemlerini uygulayabilmesi için ona imkân ve fırsat sağlayıcılarız. Bu nedenle ebeveynler olarak pozitif çocuklar yetiştirebilmemiz için “çocuğun yöntemlerini” keşfetmemiz gerekmektedir.
Gerek yaşadığınız hayata anlam katabilmeniz gerek çocuklarınızla ruhsal anlamda yakınlaşmanız için pedagojik açıdan yapılması gerekenler konusundaki pratik yöntemler bu kitapta sizi bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732bc991-4156-4e6f-b765-9edead0fe1c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Değnek Senin Elinde</image:title>
            <image:caption>“Sen çok güçlü ama kırılgan, çok sevgi dolu ama korkan, 
çok enerji dolu ama çokça yorgun, çok kocaman yüreklisin… 
Kendine şefkati, sevgiyi esirgeme. Sen iyi olacaksın ki bebeğin iyi olsun, 
yüzünde çiçekler açsın. İnanıyorum güzel anne, sen ne yaparsan güzel yaparsın…” 
Anneler, bebekleri bir sorun yaşadığında zaman zaman endişeye kapılabilirler. 
“Neden ağlıyor? Yeteri kadar emmiyor! Bu uyku ona yetmeyecek, huzursuz olacak…” 
O zor anlarda şöyle düşünebilirler: “Keşke sihirli bir değneğim olsa…” 
Bu kitap, anne-baba olma yolculuğunda ailelerin yoluna ışık tutmak, bilmediklerini öğretmek ve bebeklerini büyütürken hem fiziksel hem psikolojik olarak kendilerini 
yeterli hissetmelerini sağlamak amacıyla yazıldı. 
Anne ve Bebek Koçu, Bebek Hemşiresi Gözde Engin Çiray; hamilelik, doğum, doğum sonrası, yenidoğan bakımı, emzirme, aylık gelişim takibi ve ek besin gibi süreçlere değinerek sihirli gibi görünen çözümlerin aslında ne kadar uygulanabilir 
olduğunu gösteriyor ve sihirli değneği ailelerin eline uzatıyor. 
“Gözde Engin Çiray, anne adaylarına ve annelere bebekleriyle başladıkları yeni hayatlarında harika bir yol arkadaşı olmaya devam ederken, inanıyorum ki kaleme  aldığı kitabıyla da pek çok ebeveyne rehberlik edecektir.” 
Ayşe Öner   
“Sen çok güçlü ama kırılgan, çok sevgi dolu ama korkan, 
çok enerji dolu ama çokça yorgun, çok kocaman yüreklisin… 
Kendine şefkati, sevgiyi esirgeme. Sen iyi olacaksın ki bebeğin iyi olsun, 
yüzünde çiçekler açsın. İnanıyorum güzel anne, sen ne yaparsan güzel yaparsın…” 
Anneler, bebekleri bir sorun yaşadığında zaman zaman endişeye kapılabilirler. 
“Neden ağlıyor? Yeteri kadar emmiyor! Bu uyku ona yetmeyecek, huzursuz olacak…” 
O zor anlarda şöyle düşünebilirler: “Keşke sihirli bir değneğim olsa…” 
Bu kitap, anne-baba olma yolculuğunda ailelerin yoluna ışık tutmak, bilmediklerini öğretmek ve bebeklerini büyütürken hem fiziksel hem psikolojik olarak kendilerini 
yeterli hissetmelerini sağlamak amacıyla yazıldı. 
Anne ve Bebek Koçu, Bebek Hemşiresi Gözde Engin Çiray; hamilelik, doğum, doğum sonrası, yenidoğan bakımı, emzirme, aylık gelişim takibi ve ek besin gibi süreçlere değinerek sihirli gibi görünen çözümlerin aslında ne kadar uygulanabilir 
olduğunu gösteriyor ve sihirli değneği ailelerin eline uzatıyor. 
“Gözde Engin Çiray, anne adaylarına ve annelere bebekleriyle başladıkları yeni hayatlarında harika bir yol arkadaşı olmaya devam ederken, inanıyorum ki kaleme  aldığı kitabıyla da pek çok ebeveyne rehberlik edecektir.” 
Ayşe Öner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95acb3e-7b07-4ebd-b5c9-36d217f87682.jpg</image:loc>
            <image:title>Iletişimsizlik Becerisi</image:title>
            <image:caption>A. Kadir Özer iletişim(siz)likle ilgili bu temel kitabında, insan ile insan arasındaki her türlü temasın neden başarısızlıkla sonuçlandığını vurgulayıp, buna yol açan yanılgıları ve çözüm yollarını ele alıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2be50d7-4e79-4936-b624-42d5f409eeb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kıta Mu</image:title>
            <image:caption>Hindistan’daki bir tapınakta bulunan ve bilgili bir rahibin yardımıyla şifreleri çözülen kutsal tabletler, son yıllarda insanların ilgisini giderek daha çok çeken Kayıp Kıta Mu’nun varlığına işaret ediyor. Mısır, Burma, Hindistan, Japonya, Çin, Güney Denizi Adaları, Orta Amerika, Güney Amerika ile bazı Kuzey Amerika Kızılderili kabileleri ve diğer eski medeniyetlerin yaşadığı yerlerde bulunan eski semboller ve sürdürülen geleneklerin evrensel bir niteliğe sahip oluşu da,bu kayıp kıtanın varlığını güçlendiren veriler arasında yer alıyor. James Churchward’ın bu kitapta yer verilen araştırmaları da, insanlığın ilk kez ortaya çıktığı iddia edilen Mu Kıtası hakkında detaylı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da52ec1a-0f4e-4eff-9107-1d52ec714cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Orwell’in 1948 yılında yazdığı bu roman, 1984 yılında, hayali bir gelecekte geçmektedir. Bu gelecekte dünya totaliter olarak yönetilen üç süper-devlet arasında bölüşülmüştür. Roman, bu devletlerden biri olan Okyanusya’da geçer. Okyanusya’nın başında hiç kimsenin görmediği ve nerede olduğunu bilmediği Büyük Birader bulunmaktadır. Yurttaşların İç Parti, Dış Parti ve Proleterler olarak üç sınıfa ayrıldığı ülkede, çok etkili bir gözlem gücü olan ve en ufak bir karşıt düşünceyi eyleme geçmeden önleyen Düşünce Polisi görev yapar. Romanın başkişisi olan Winston Smith, Okyanusya vatandaşıdır ve Dış Parti’nin çalışkan bir üyesidir ama içten içe Parti’den nefret etmekte, efsanevi Kardeşlik Örgütü’nün Okyanusya’da bir gün mutlaka yapacağı başkaldırıyı hayal etmektedir. 
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, totaliter yönetimlerin rejimlerini yürütmek ve korumak için nasıl korkunç yöntemlerden yararlandığını gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f13ac98-6a6e-4ae1-bdd1-eb1d71d84551.jpg</image:loc>
            <image:title>Karadeniz ve Avrupa, Yakın Doğu, Asya Erken Dönem Uygarlıkları</image:title>
            <image:caption>Bugüne değin Karadeniz, kıyıları, havzası ve periferi ile ilgili yapılmış arkeolojik çalışmalarla ilgili genel bir değerlendirilme yapıldığında, bilinenlerin bilinmeyenlerden çok daha az olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. Mariya Ivanova elinizde tuttuğunuz bu önemli çalışmada var olan arkeolojik bilgiyi sosyo-ekonomik disiplin temelinde kullanarak önemli sonuçlara ulaşmıştır. Ivanova, Karadeniz’i merkeze alarak oluşturduğu bakış açısı ile, kültürlerin denizden kıyıya, kıyıdan hinterlanda, hinterlanttan havzaya geçişlerini ve karşılıklı etkileşimlerini perifer bölgeleri de inceleyerek başarılı bir şekilde değerlendirmiştir. 

Titiz bir biçimde hazırlanmış, gerek arazi araştırmaları gerek müze incelemeleri ve gerekse kütüphane çalışmaları için yoğun bir emek harcanmış, Tarık Özbek ile Ümit Keskin tarafından doğru bir dil ile Türkçeye ve Türk arkeolojisine kazandırılmış olan Mariya Ivanova’nın bu değerli eseri, konu edindiği geniş coğrafyayı arkeolojik açıdan doğru bir biçimde yansıtmayı başarmıştır. Karadeniz arkeolojisi ile ilgilenenler için bir başvuru kaynağı niteliğindeki bu kitabın yazarı Mariya Ivanova’yı bizlere böyle değerli bir eser kazandırdığı için tebrik ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e41839e-35ee-4a07-af6b-bd451f283a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Malikâne Çiftliği sahibi Bay Jones bir gece önce sarhoş olup sızdığı için ertesi günün akşamına kadar uyur ve çiftlikteki hayvanları beslemeyi ihmal eder. Zaten sürekli çalışıp doğru dürüst beslenemeyen, üstüne üstlük bütün gün aç kalan hayvanların artık sabrı taşmıştır. Acımasız efendilerinin boyunduruğundan kurtulmak için başkaldırıp çiftliği ele geçirmeye karar verirler. Amaçları insanların yarattığı sömürü düzenine son vermek, tüm hayvanların eşit olduğu, her şeyi eşit paylaştığı ve herkesin mutlu yaşadığı yeni bir düzen kurmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bfe4271-406d-48b9-a158-b62f3dac0dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zapt Et ya da Yok Et</image:title>
            <image:caption>Kafkasya’da Çeçenlerin yüzyıllara yayılan özgürlük ve direniş mücadelesi “saygınlık” ve “onur” hisleri uyandırıyor. İnsanlığın direniş tarihinde büyük bir anlatı bu. Ne yazık ki bu anlatının son bölümü iyi gitmedi.. 

Zakayev’in 1990-2000 arası süreci kapsayan kitabı kişisel bilgi ve gözlemlerimizi teyit eden, zenginleştiren ve kavrama gücümüzü artıran çok önemli ayrıntılar içeriyor. Bir tiyatrocunun, bir bakanın, bir savaşçının, sürgünde bir başbakanın, yaralı bir Çeçen’in anıları. 
-Fehim Taştekin-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333c5b7e-157e-49ac-b0f9-94538e4dc407.jpg</image:loc>
            <image:title>Çığlık Attığını Kimse Duymayacak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Makani Young,  bir yıl önce Nebraska’daki büyükannesinin yanına taşındığında karanlık geçmişini ardında bırakabildiğini sanıyordu. Yepyeni arkadaşlar edinmişti ve hatta gizemli Ollie Larsson’la arkadaştan fazlası olacaklar gibi görünüyordu. 
 
Tam da her şey yoluna girdi diye düşünürken, lisesindeki popüler öğrenciler teker teker öldürülmeye başladı. Her cinayet bir öncekinden daha kanlı, daha vahşi ve daha acımasızdı. Katilin kim olduğunu bulabilmek için onun gibi düşünebilmek gerekiyordu ve Makani’nin itiraf etmesi gereken şeyler vardı. 
 
“StephanIe PerkIns okurlarına önce kendini güvende hissettiriyor, sonra da bıçağı acımasızca saplıyor.” 
—Publishers Weekly 
 
“Bazı sayfalar korkudan kanınızı donduracak, bazılarında ise ateşli bir romantizmin içine çekileceksiniz.” 
—HelloGiggles 
 
“Bir gözünüz açık uyuyacaksınız.” 
—Booklist 
 
“Okumadan önce evdeki tüm ışıkları açtığınızdan emin olun.” 
—Seventeen 
 
“Çığlık Attığını Kimse Duymayacak, sıradışı karakterleri ve tüyler ürpertici atmosferiyle nefes kesici bir gerilim romanı.”
 —Courtney Summers 

“Tam da Çığlık ve Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum gibi modern slasher filmleri sevenlere göre” 
—Mashable</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aad84236-2e59-4f0a-81e5-2e5e7e62f208.jpg</image:loc>
            <image:title>Onunla Evlendim Sevgili Okurum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Audrey Niffenegger, Elif Şafak, Elizabeth McCracken, Emma Donoghue, Esther Freud, Evie Wyld, Francine Prose, Helen Dunmore, Jane Gardam, Joanna Briscoe, Kirsty Gunn, Linda Grant, Lionel Shriver, Nadifa Mohamed, Namwali Serpell, Patricia Park, Salley Vickers, Sarah Hall, Susan Hill, Tessa Hadley, Tracy Chevalier 
 
 
 
19. yüzyılın kadınlara kapalı edebiyat dünyasına bomba gibi düşen Charlotte Brontë, tüm yazarlara, yazar adaylarına ve okurlara daima ilham verdi. Sevilen romanı Jane Eyre’ın ünlü cümlesi “Onunla evlendim sevgili okurum,” kendi hayatının iplerini eline alan kadının belki de en güçlü yansımasıydı. Günümüzün başarılı kadın yazarları ise bu cümlenin ışığında kendi seslerini duyurdukları öykülere imza attılar. 
 
Bu öykülerde, her şeyden önce aşk var. Hepsinin kendi unutulmaz cümleleri; kendi doğruları; kendi mutlu, buruk ya da çarpıcı sonları var ama her biri, Jane’le Charlotte’ın o kararlı ve berrak sesinin yarattığı halkalardan biri. icia Park, Salley Vickers, Sarah Hall, Susan Hill, Tessa Hadley, Tracy Chevalier 
 
“Charlotte Brontë hayranları için harika bir deneyim.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce62b11-a883-4f94-a829-4852c70697f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejder Doktoru Joan Procter</image:title>
            <image:caption>Joan Procter, küçük bir kızken verdiği çay davetlerinde, en sıra dışı davetlileri ağırlardı. Bebekler ve prensesler yerine evcil kertenkeleleriyle vakit geçirmeyi severdi. En sevdiği kertenkelesini her yere götürürdü, hatta bir keresinde okula timsahıyla birlikte gitmişti! 
Joan’ın sürüngenlere olan bu tutkusu, büyüdüğünde onu Doğa Tarihi Müzesi’ne ve Londra Hayvanat Bahçesi’ne kadar götürdü. Kısa süre sonra bu hayvanat bahçesinin Sürüngenler Bölümü’nün ilk kadın müdürü oldu. Herkesin ödünü koparan Komodo ejderleriyle bile yakından ilgilenen Joan, bu hayvanların sahip olduğu güzelliği herkesin anlamasını sağladı. 
 
Joan Procter’ın hayatını ve eserlerini anmayı amaçlayan bu kitapta Patricia Valdez ve Felicita Sala, yaşadığı devirde dünya çapında yankı uyandıran ve ardında bıraktığı mirasla dünyanın dört bir yanındaki kadın zoologların yolunu aydınlatan bu öncü bilim insanının öyküsünü anlatıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/113b4147-dd10-40fc-84af-bd8d8cfc985c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçı</image:title>
            <image:caption>Romancı Selçuk Özyurt; Kitapçı romanıyla gizemli bir dünyanın kapılarını aralıyor bize... Can babasının baskısıyla Hukuk Fakültesi&apos;ni kazanır. Başarılı bir şekilde okuldan mezun olur. Fakat onun hayalinde avukat olmak değil, iyi bir kitabevi açmak vardır. Zamanla İstanbul&apos;un en güzel caddelerinden İstiklal Caddesi&apos;nde lüks bir kitabevi açar. Gittili geldili aşklar, gündelik birliktelikler ruhsal dünyasına mutluluk vermez. Günün birinde hiç tanımadığı bir adamı, gaspçıların elinden söküp alır. Gizemli Osman Bey, Can&apos;ı farklı bir yaşamla tanıştırır... Yeni bakış açısı onu tılsımlı olayların içine çeker, farklı kapılara yönlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c11ce43d-d4b4-4cdd-949a-09aac7056c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Büyürken - Bütün Ev Odam Olsa</image:title>
            <image:caption>Minik Masal’ın pembe duvar kâğıtlarıyla süslenmiş rüya gibi bir odası var. Fakat Masal, annesiyle babasının odasına taşınmaya oldukça kararlı. Üstelik bir yandan da tüm evin altını üstüne getirip afacanlık etme peşinde. Ne var ki güzeller güzeli odasını kaybedeceğini anlayınca işler yoluna giriyor! 
Bakalım Masal, odasını geri almayı başarabilecek mi? 
 
Masal&apos;ın İstanbul Maceraları serisinin yazarı Ece Erdoğuş Levi&apos;den çocukların severek okuyacağı bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb3966e5-9cbe-4b1a-8091-df059c5198ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuk - Mini Hikayeler 1</image:title>
            <image:caption>Hayaller söz konusu olduğunda bir 
Tavuğu kimse durduramaz. 
Kanatların işe yaramasa bile 
sen yine de uçmayı düşle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005c25f9-27ce-49ad-9d44-858c60272f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Fars Edebiyatında Kaynak Bilim</image:title>
            <image:caption>Fars edebiyatı tarihsel geçmişi, etki alanı ve çeşitli açılardan değişik boyutlarıyla dünya edebiyatları, özellikle de doğu edebiyatları içerisinde önemli bir konuma, Türk edebiyatıyla klasik dönemlerden beri süre gelen sıkı ilişkileri ve divan edebiyatı üzerindeki etkisiyle de özgün bir yere sahiptir. Diğer dünya edebiyatları gibi Fars edebiyatı da gerçekte kültürel gelişmeler, düşünce ve bilgi aktarımı gibi etkenlerin yanı sıra çeşitli alanlarda değişik dönemlerde yaşanan karşılıklı etkileşimlerin ortaya çıkardığı insanlığın ortak kültür mirasının parçalarından biridir.
Bu çalışmada çok zengin bir edebi, kültürel ve bilimsel mirasa sahip Fars edebiyatı kaynaklarının tamamını ele aldığımız iddiasında asla değiliz. İlk planda öğrenciler, araştırmacılar ve ilgili çevreler için birinci dereceden kaynakların tanıtımını konu alan bu araştırma, bu alanda bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99aa969e-3330-40f2-b452-5662d14f7a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ - Mini Hikaye 3</image:title>
            <image:caption>Dağları bilirsiniz, 
bütün gün öylece dururlar… 
Bazen etrafındaki güzellikleri görmek için ihtiyacın 
olan tek şey bir gözlüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38042a9-444c-4f85-bab5-5b050b600364.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güvenmek</image:title>
            <image:caption>İnsanı, tabiatın yarattığı en zayıf varlık olarak tanımlayabiliriz; yaza kışa, sıcağa soğuğa, küçük bir serçe kadar bile dayanıklı değildir. Bununla birlikte “tabiatın yarattığı en muhteşem mucizedir” de diyebiliriz. 

İnsan, küçük bir örneği olduğu kâinat ve içinde yaşadığı tabiat karşısında acizdir ama aklı sayesinde keşif yapma yetisine de sahiptir. Dışındaki tabiatı olduğu kadar içindeki tabiatı da keşfettiği ölçüde güçlenir; bu gücü kullanarak dünyasını değiştirebilir, dönüştürebilir, kendini yeniden yaratabilir. 

İnsan, kendi içine yaptığı yolculukta vicdanına ulaşır; sevmeyi, şefkati, paylaşmayı, gülmeyi, erdemleri çoğaltıp büyüterek mutlu olmayı keşfeder, bunların gücüne sahip olur ve bu gücü kullanır. Asıl elde edilmesi gereken güç budur; bu güce ulaşan insan kendini sevmeyi öğrenir, kendine olan güvenini artırır. 
İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır; tek başına ağlayabilir ancak tek başına gülerek mutlu olamaz. Gülmekse kendini sevmekle, kendine güvenmekle ortaya çıkan bir eylemdir. 

Kendinizi keşfetmeniz, sevmeniz; kendinize güvenmeniz ve içten gelerek ağız dolusu gülmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a49f943-92c3-460d-ad54-b0fef57b9359.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi - Mini Hikayeler 2</image:title>
            <image:caption>Desteğe ihtiyaçları olduğunda 
çiftçi her zaman dostlarının yanındadır. 
Herkes gider ama bazıları kaldığında mutludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1282f6-f8df-4235-a8bb-5a516e403444.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanıdık ve Yeni</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de en çok okunan Almanca yazan filozofların başında gelen Nietzsche’nin tüm popülaritesine, tüm tanıdıklığına rağmen hala bir “yabancı” olarak düşünce dünyamızda var olduğunu söyleyebiliriz. Son yıllarda Türkiye’de sayısı geçmiş yıllara göre artan ikincil Nietzsche literatürü bu eksiği kapatmaya başlamışsa da bizim çağımızın sorunlarına karşı yeniden onun düşüncesini işe koşmak için şimdi onun yaşamla felsefeyi bir araya getiren sezgilerine ve şifreli dilinin altındaki çoklu anlamlara daha çok ihtiyacımız var. Çünkü Nietzsche’ye her geri dönüldüğünde onu günün değişen pratikleriyle ilişkilendirmek, ondan “yeni” perspektifler öğrenebilmek, kısaca “yeni”yi Nietzsche’nin hep “yeni” kalan felsefesiyle anlayabilmek mümkün. Onun akışkan ve aşırı felsefesi bizi bugün ve dün üzerine düşünürken “yeni”nin yaratıcılığına, yaşamı dönüştüren gücüne, dolayısıyla yeni bir dünyaya da, geleceğin düşüncesine de çağırıyor. Nietzsche kendi çağını aşabildiği için 20 yüzyılda günceldi. Bugün de güncel, muhtemelen yarın da güncel olacak… İşte bu yüzden hep hem tanıdık hem yeni kalacak. Nietzsche’nin felsefesini “aşırılık, yaşam, kendilik” temaları etrafında tartışan bu derlemede yer alan yazılar, Nietzsche’nin bize o çok tanıdık gelen kavramlarının, “ebedi dönüş”ün, “amor fati”nin, “üstinsan”ın, “güç istenci”nin, “dekadans”ın, “nihilizm”in, unutmanın, hatırlamanın, kendilerini nasıl “yeni”lediğini çoğul bir gözle anlamak için Nietzsche’nin yapıtları ve “çağa aykırı” düşünceleri arasında farklı yorumları ve birbiriyle çatışan savları da dahil ederek yol alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330e2438-cbce-407c-874e-584bb7868771.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Küresellik</image:title>
            <image:caption>Kutsal küreselliğe giden süreci hızlandırmak ve bu sürede dünya kaynaklarına sahip olmak arzusu, Evanjelizm merkezli küresel kapitalizmi kamçılamaktadır. 
Yeni bir dünya düzenini hedefleyen siyasal kurgu içerisinde; Evanjelizm, Siyonizm, İlluminati gibi egzotik yapılar tamamen iç içe geçmiş durumdadır. Ön plana çıkmış isim ve kuruluşlar, bu egzotik gruplar içerisinde yine birlikte yer almaktadır. 

Yenidünya düzenini kutsal bir krallık atmosferinde sunmak ve paylaşmak işlerine gelmektedir. Evanjelizm ve Siyonizm maskeli bu yenidünya siyaseti ile dindarlık zemininde taraftar toplamak, çok daha kolay bir yol olarak görülmektedir. 

İtina ile kurgulanan bu senaryoların ortak hedeflerinin, yeni bir dünya düzeninin kurulması olduğu artık bilinmektedir. Parçalar bir araya getirildiğinde bu gruplar ve senaryolar arasında sağlam bir illiyet bağı kurulabilmektedir. 

Küreselleşme kurgusu ile hazırlanan ve dini motiflerle desteklenen bu fantastik senaryolar, ulusal sınırların kaldırıldığı tek bir dünya devletini öngörmektedir. Bu dünya devletinin tek bir dini ve sanal bir ekonomik sisteminin olması düşünülmektedir. 

Kutsal küreselliğe ulaşabilmek adına, teolojik eksenli ve evrensel değerler ile maskelenmiş kirli politikalar üretilmektedir. Vekâlet savaşları, İletişim teknolojileri, sinema ve basın, gıda kontrolü, genetik ayarlamalar, salgın hastalıklar ve ilaç piyasası üzerinden psikolojik bir savaş yürütülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f760a29d-c441-456c-8f4b-b7d8b88c048f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Durum ve Devlet</image:title>
            <image:caption>İlk insanlar nasıl yaşıyordu? İlk toplumlar nasıl kuruldu? Filozofların tarih öncesi dönemlere ilişkin görüşleri nelerdi? Arkeoloji ve antropolojinin olmadığı bir zamanda geçmişe dönük bu yeniden inşaa çabaları neye dayandırılıyordu, neden yapılıyordu? Bu kitap, insan topluluklarının düzenli toplumlara ve oradan da devlet denen karmaşık yapıyı oluşturmaya geçişini anlayabilmek için tüm bu soruların izini sürüyor. Bunu yapabilmek için de mitoloji ve dinden gelen öğelerle süslenmiş bu anlatıların içinden asıl söylenmek isteneni bulup çıkarmaya çalışıyor. Aynı zamanda, doğal durum soyutlamasının Platon’dan Rousseau’ya kadar olan temel öğelerini bir araya getirerek, devletin temellerinin neye dayandığını anlamaya çalışıyor. Son tufandan sağ çıkıp bugünkü insanlığın kurucusu olmuş çobanlardan doğdukları andan itibaren kendilerine yeter olan ilk insanlara, bakırın keşfedilip dünyanın fethedilişinden çalışmanın ve emek vermenin cennetten çıkma olduğuna, herkesin herkesle savaşından soylu vahşilere kadar ünlü filozoflara ait pek çok anlatı bir araya gelip nihayetinde en son ve en büyük masalın, yani Devlet’in ne olduğunu bize anlatıyor. Doğal Durum ve Devlet, sadece akademik felsefeyle ilgilenenlerin değil, genel olarak felsefe ve tarihe ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cc4bbaf-bf5a-40b1-bb26-8bb5274550e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim 1938 - Resmiyet ve Hakikat</image:title>
            <image:caption>Şeriat anadır, tarikat baba; marifet oğuldur, hakikat torun. Dersim’in şeriatı söze hiç gelmedi; ak kâğıtlar üzerinde kara fermanlar olarak kim bilir hangi arşivlerde, hangi mucizeyi bekliyor? Babaların, öfkeleri kendinden menkul, söze gelişi de. Oğullar, “Evlad-ı Kerbelâ”ydı ve çoktan şaşırmayı unutmuşlardı; çünkü ilk değildi kesik başların gövdelerini araması. Herkes, alttan alta, “Neden?” diye yakalarına sarılıp hesap sorarken; “Kerbelâ’yı bin yıldır hatırlıyorsunuz da Dersim’i unuttunuz!” derken; Dersim’i unuttuklarından mı sustular, unutmamak için mi? 

Şimdi torunlar “konuşmayı” öğreniyor; sesleri seslere çatarak ve belki tümüyle yanlış sorulara yanlış yanıtlar arayarak. Olsun: “Sahi orada ne oldu?” sorusu bile çoğumuzu irkiltmeye yetiyor. Bu sorunun acılarla, katliamlarla, düpedüz vahşetle, insanın insanlık dışına çıkma potansiyelinin sınırsızlığıyla insan olduğunu göstermeye çalıştığını sanıyoruz ve bu sanı bile bizi dehşete düşürüyor. Ah, hayır, hayır, bu ölüm çeşitliliği bize ne öğretebilir ki? “Neden?” diye soralım, “Neden Dersim?” diye, “Neden Kızılbaşlar?” diye soralım; herhangi bir yerde, herhangi bir biçimde, “Niçin ve Nasıl?” sorusuna muhatap olabilecek bir yanıt bulalım ve önünde aklımızla eğilelim. “Sahi orada ne oldu?” sorusundan kaçarken, oradan kaçıyor olmayalım? 

Dersim “tertelesinin” mazeretini Dersim’de arayanlara: Şeriatın cünübü cimadır, su ile temizlenir; tarikatın cünübü ikrarsızlıktır, dermanı pir eli; marifetin cünübü nefsini bilmemektir, mürşit bildire; ya hakikatin cünübü? Kendi küfrünü iman, başkasının imanını küfür bilmektir; aklının bildiğini kalbiyle, kalbinin bildiğini aklıyla reddetmektir. Temizliği mürebbi elinden olur. Ama bu metinde mürebbi yazar değildir. Mürebbi arayan Munzur’a baksın!  Ayhan Yalçınkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/006f95c1-c366-4740-8cf3-835055cf4886.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü?</image:title>
            <image:caption>Kimisi Berlin’den, Petrograd’dan, Kazan’dan, Ufa’dan, Taşkent’ten, Bahçesaray’dan, 
 
Kimisi ise İstanbul’dan, Zonguldak’dan, Konya’dan ve Anadolu’nun daha birçok yerinden çıkıp geldi. 
 
Evvela 1917 Bolşevik devriminin sesini Asya’ya taşımak için Bakü’de, Doğu Halkları Kongresi’nde toplandılar. 
Sonra... 
 
Devrimci coşkuyla 10 Eylül 1920’de, Türkiye’nin amele ve rençberlerinin öncü müfrezesini, Komünist Partisi’ni kurmak için bir araya geldiler... 
 
Yabancı işgali ve iç savaşın kasıp kavurduğu Anadolu’ya dönme kararı aldılar. 
 
Dört ay içinde hazırlanıp, yola çıktılar... 
 
19 Aralık 1920’de Bakü’de başlayıp, 28/29 Ocak 1921’de Trabzon’da bitecek kanlı bir seyahatin kapısını araladılar. 
 
İlkin sahte gülücüklerle, âlâyu vala ile Kars’ta karşılandılar... 
 
Sonra Erzurum üzerinden Gümüşhane’ye, Bayburt’tan Maçka’ya kadar adeta sürek avı misali kovalandılar... 
 
Trabzon’a vardıklarında Değirmendere’de valisi, kumandanı, kalpaklısı, sarıklısı, çetecisi, kaçakçısı onları bekliyordu. 
 
Can pazarının ortasına düşen komünistler adına Mustafa Suphi seslendi: 
 
 “Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılığımızı belirtmek için geldik. Lütfen müsaade ediniz. Muhabere edelim” dedi. 
 
Ancak paşalar ölüm fermanını çoktan vermişlerdi. 
 
Emrah Cilasun, onbeşlerin katledilmelerinin yüzüncü yılında, arşiv belgelerine dayanan kapsamlı araştırması ile Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü? sorusuna ve bu konuda ileri sürülen tezlere cevap veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4393758-1155-459f-9e13-c3f761050542.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Gramofonu</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirlerini çok seven ama ara sıra da çekişen sevimli iki kardeş. Demir tam bir kitap kurdu... Bir sıcak yaz günü, kitapların içinde yolculuk yaparken kardeşi Derin’le dedesinin ve babaannesinin köyünde buluyor kendini... Kalbinizi ısıtacak bu hikâyede, Mehmet dedenin anılarının içinden bir gramofon ve plak çıkıyor.
Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanında “şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini de hoş ve eğlenceli bir dille anlatan bu hikâyede Demir ve Derin’le tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224f2557-f9b7-4593-87d4-10824136b5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi İnanç Kırımı</image:title>
            <image:caption>Aleviler, son zamanlarda kendi içlerindeki “kınalı keklikler” kullanılarak inancı içeriden sinsice kuşatan ciddi bir Şii ablukası altındadır. Bu anlamda Aleviliğin inanç kırımı niteliğindeki en can alıcı asimilasyon tehlikesi, Alevi inancının hümanist-aydınlanmacı eksenini tamamen kaydıracak bir minvalde ilerlemektedir. Bu, ağlarına düşürdükleri inanç hizmeti yürüten bazı kişiler ve İslamcı Alevi kurumları aracılığıyla, dönüşümü doğrudan Alevilerin inanç mabedinde gerçekleştiren Şii kuşatmasıdır. 

Alevilikte bir iç asimilasyonun dinamiği olan Şiiliğin geçmişten günümüze etkilerinin irdelendiği bu kitapta, Şia’nın iki farklı dönemde Alevi asimilasyonunda kullandığı çeşitli taktikler, geçiş aşamasındaki dolaylı Şiacıların Aleviliği İslamileştirme çabaları, Şia’nın Cemevlerindeki misyonerlik çalışmaları, bazı mikro milliyetçi gruplar ve kimi sol hareketlere kadar yayılmaları, son zamanlardaki stratejik müttefik Diyanetle olan işbirliğinin yanı sıra, Alevilik ile Şiiliğin benzemezliği ve Alevilikteki mitolojik Ali ile Şiilikteki tarihsel Ali’nin farklılıkları da ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc95d929-7943-4553-928b-c5888d5b3a4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Arayan Çocuk - İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Serra Menekay, ilk çocuk kitabı &quot;Adını Arayan Çocuk” ile adlarının anlamlarını arayan altı çocuğun fantastik öyküsünü okuyucularla paylaşmış ve kitap kısa sürede iki baskı yaparak büyük ilgi görmüştü. 

Şimdi ikinci kitapla yeni macera okuyucularla buluşuyor, heyecan katlanarak devam ediyor. 
 “Adını Arayan Çocuk- İkinci Kitap”ta, bilen çocukların, bulan çocuklarla birlikte Kırmızı Gezegeni kurtarırken adlarının anlamlarını bulmalarının sıra dışı öyküsü anlatılıyor. 

Akılla çözülmesi gereken bilmecelerle dolu olan bu öykü doğayı, çevreyi, sevgiyi ve iyiliği koruyanlar için yazılmıştır… 
Yaşlı dünyamızı kurtaracak genç nesillere, iyi okumalar dileklerimizle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4acd68b1-c7c2-45ce-8769-96d81622acaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can İle Kalemler ve Renkler</image:title>
            <image:caption>Tavşan Can İle Birlikte Kalemler Ve Renkler Kitabini Okuyarak Vakit Geçirebileceğiniz, 
Boyama Ve Hikâye Yaratma Aktivitelerinin Yer Aldiği 120 Sayfa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf5e75a-6a51-4648-b564-12e0f51a038a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm Marksizm ve Solun Geleceği</image:title>
            <image:caption>Murray Bookchin, gençken New York City’deki sosyalist kalabalığın önünde konuştuğu ve İspanyol İç Savaşı’nda Franco’yla savaşanlar için destek çalışmalarına başladığı 1930&apos;lardan beri dinamik bir devrimci propagandacıdır. 

Şimdi, kitap biçiminde ilk kez bu cilt, sosyal ekolojinin kurucusuyla bir dizi heyecan verici ve ilgi çekici röportaj ve ondan makaleler sunuyor. Bu geniş koleksiyon, Bookchin’in Büyük Buhran sırasında genç bir Komünist olarak gençlik yılları, 1960’lardaki deneyimleri ve bu on yılın dersleri üzerine düşünceleri, özgürlükçü komünist toplum vizyonu, özgürlükçü siyaset, anarşizm ve teori ile pratiğin birliği ekseninde Solun geleceğinin ele alındığı bir çalışmadır. Bugün radikalizmin krizini değerlendirmeye devam ediyor ve devrimci bir Solun gerekliliğini savunuyor. Son olarak, böyle bir Solun inşasında hem anarşizmde hem de Marksizmde neye değer verilmesi gerektiğini belirtir ve yeni bir devrimci toplumsal hareket oluşturmak için kılavuzlar sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1873be8-8ebf-4f88-a4b1-081a71a40258.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititli</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir kahramanın anlatılmamış hikâyesi: Kurnaz Odysseus için Truva Atı’nı inşa eden, İsrailoğulları için Eriha’nın surlarını yıkan, güzel yüzü uğruna bin gemi kaldırılan Helen’i hem yakışıklı Paris’ten hem de mağrur Meneleos’tan çalan adamın hikâyesi. 
 
Hititli asker Lukka, Asurlulara karşı yaptıkları uzun ve acımasız seferden ülkesine döndüğünde, bir zamanların görkemli Hatti İmparatorluğu’nu keşmekeş içinde bulur; başkent alevlere ve dehşet saçan yağmacı çetelere teslim olmuştur. Fakat Lukka daha beterini henüz görmemiştir: Babası katledilmiş, karısı ve iki küçük oğlu köle tacirleri tarafından kaçırılmıştır. 
 
Lukka, köle tacirlerini Yunan toprakları boyunca takip edip savaşın kasıp kavurduğu Troya’ya varır. Vaktiyle muhteşem bir şehir olan Troya da insanların musibetleriyle harap haldedir. Lukka, Troya’da soylu Hektor ve çevik Akhilleus ile aynı düzeyde bir savaşçı olduğunu kanıtlar. 
 
Ben Bova, antik Troya efsanesine heyecan verici ve şaşırtıcı yeni bir bakış açısı getiren Hititli romanıyla klasik bir hikâyeye yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6118417-48eb-4e38-986f-a6425c687667.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Vakıf Hukukuna Giriş</image:title>
            <image:caption>Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942), Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan döneme yakından tanıklık etmiş, İslam dünyasının modernleşme sürecindeki önemli siyasi, sosyal, iktisadi ve kurumsal tecrübelere şahit olmuş ve söz konusu dönemin deneyimlerini entelektüel düzeyde derin tahlil ve tenkitlere tâbi tutmuş bir Osmanlı âlimidir. Elmalılı’nın geniş ilgi alanı içinde İslam toplumsal düzeninde çok önemli bir yer tutan vakıf müessesesi de bulunmaktadır. Osmanlı Vakıf Hukukuna Giriş: Ahkâm-ı Evkāf adlı bu eser onun 1910-1914 yılları arasında, İstanbul’daki Mekteb-i Mülkiye’de vakıf hukuku üzerine verdiği derslerin kaydını ihtiva etmektedir. Hamdi Çilingir’in yayına hazırladığı ve vakıf hukuku hakkında son derece zengin tahliller içeren bu eser, Elmalılı’nın klasik ve modern vakıf meselelerine yaklaşımını ortaya koymaktadır. Vakıfların birey, toplum ve devlet için faydaları ile ilim ve fikir hayatına katkıları gibi pek çok meseleyi ele alan Ahkâm-ı Evkāf, sadece vakıf hukukuna dair tespitleriyle değil, siyasi, felsefi ve psikolojik tahlilleriyle de geniş bir entelektüel zenginliğe sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1af187af-7f3e-42b6-b07a-def1428fbf35.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüklerle Yeniden Nasrettin Hoca</image:title>
            <image:caption>“Yaz alazı geçip ince ince/ve gece gündüz dinmeyen gürbüz yağmuru,/ayağının çamuruyla çıkıp gelin ce güz,/kırk yıldır ellenmeyen kırık kiremitler/arasından dolaşıp, şıp şıp damlayınca su tavan dan,/Van Gölü’ne dönünce ev ve küçük oğlu/giderek kendini gerçek bir ördek,/kalan ahali ise birer inci kefali sanmaya başlayınca/ancak ayaklanmış Hoca ve doğruca dama/çıkmış, kiremit saçak aktaracak.” (Damdan Düşen) Böyle diyor Nazmi Ağıl, büyüklere Nasrettin Hocanın fıkralarını anlattığı şiirlerinden birinde. Bu tarzın öncesi de var: Orhan Veli, Nasrettin Hoca hikâyelerini 1949 yılında ilk defa şiirleştirdiğinde oldukça ses getirmişti. O tarihten bu yana halk zekâsının ürünü olan Hocanın fıkraları şiir diliyle birçok kez yazıldı. Ünlü bilgemizin kuşaktan kuşağa aktarılagelen maceralarını bir kez de şair Nazmi Ağıl büyükler için kaleme aldı. Yüzyıllardır insanımızı gülümseten fıkraların tadı, engin bir hayal gücü ve günümüze yapılan göndermelerle katmerleniyor. Ses tekrarları, iç kafiyeler ve alışılmadık benzetmelerle Türkçemizin anlatım zenginliğini cömertçe sergileyen bu şiirleri ister yalnız başına, ister ailenizle, ama özellikle yüksek sesle okumanızı öneriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92d04b54-3c28-4949-a58d-f132502b6451.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Midhat Efendi ve Musiki</image:title>
            <image:caption>Ahmet Midhat Efendi, Tanzimat sonrası kültür ve edebiyat tarihimizin “kırk ambar” yazarlarından biridir. Gazeteci, romancı, tiyatro ve hikâye yazarı, mütercim, tarihçi vs. sıfatları onun çok yönlü kişiliğini gösterir. Ahmet Midhat Efendi kadar nesilleri etkileyen, yazdıkları ve yaptıklarıyla kendisinden sonraki kuşaklar üzerinde iz bırakan çok az yazar vardır. Fazlı Arslan’ın elinizde tuttuğunuz bu çalışması, Ahmet Midhat Efendi’nin az bilinen bir yönünü, mûsikî cephesini ele alıyor. Yazarın, dönemin mecmua sayfalarında kalmış mûsikî ile ilgili yazılarını yeni dile aktarıyor. Rauf Yekta, Salih Zeki, Nuri Şeyda Beyler gibi devrin mûsikî alanında önde gelen üstatlarıyla yazışmaları da ilk defa gün yüzüne çıkıyor. Bu metinlerin aynı zamanda edebiyat ve sosyoloji üzerine araştırma yapanların da ilgisini çekeceğini umuyoruz. Bu çalışma ile birlikte, çok yönlü bir yazar olarak bildiğimiz Ahmet Midhat Efendi’nin bilinmeyen bir yönünü daha keşfetmiş olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2de6b1c-d196-4071-a66b-12b2f453d9ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaudi’nin Gizemini Çözen İki Kafadar</image:title>
            <image:caption>Barcelona, İspanya’nın Katalan Bölgesi’nin başkenti, aynı zamanda bütün dünyanın göz bebeğidir. Akdeniz’in kıyısına uzanan bu çok eski şehir, her yıl milyonlarca meraklıyı kendine çeker. 
İşte bu ünlü kentin, dünyanın bütün mimarlarına ilham veren meşhur bir mimarı vardır: Antoni Gaudi. Eserlerinde köşeler yoktur; kıvrımlı, yuvarlak şekilleriyle görenleri hayran bırakan bir dehadır Antoni Gaudi. 
Ünlü mimarımız erken yaşta ölünce arkasında çeşitli sırlar ve çözülmeyi bekleyen mimari gizemler bırakmıştır. Bizim iki kafadarımız, bu sırlardan birini rastlantı sonucu öğrenir ve müthiş bir aksiyon başlar. Bitmemiş eseri Sagrada Familia’nın içine saklanan hazineyi, hırsızlardan önce bulmaları ve onu hak ettiği yere ulaştırmayı başarmaları gerekecektir. Bu maceraya dünyanın bütün çocuklarıyla birlikte katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9640b648-e499-4c56-9a3a-ea028f6d25d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Sözü</image:title>
            <image:caption>Güneşin doğuşunda ve batışında birbirini selamlayan zürafalar... Dedemle ben de işte öyle selamlaşıyor ve zürafa sözü veriyorduk birbirimize... 
Doğa fotoğrafçısı bir dede... Turuncu adlı bir karavan... Ve yaşamın renklerinin peşinde bir çocuk: Toprak. Toprak, dedesinin ona dokuz yaşında hediye ettiği fotoğraf makinesiyle hem geçmişin duygusal anlarında geziyor hem de geleceği dönüştürmek için harekete geçiyor. 
Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Anıl Basılı’nın kaleminden samimi bir anlatım ve Mavisu Demirağ’ın özgün desenleri eşliğinde aile, doğa, büyümek ve fotoğraf sanatı üzerine kalpleri ısıtan, eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32db05ac-36c4-48c2-a30f-1fe781b5dae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı Parmakların Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Sıtkı çok düşünceliydi, neresinden baksa hayra yoramıyordu yaşadıklarını ama kendince bir haklılık payı çıkardı olanlardan, “Benim babam, okuma yazmanın önemini kavrayamadı; iki inek, bir eşek önümde, beni dağda bayırda, ovada yazıda dolandırdı durdu ama ben oğlumu sonuna kadar okutacağım. Yükselebildiği kadar yükselsin, okusun, adam olsun. Büyük adam olamazsa bile, hiç değilse arkamdan bir dua okuyacak kadar dini bütün bir evlât olsun. Ben şimdi neyim böyle?  Ölsem, mezarda bile toprağım, benim gibi bir kara cahili kucaklamaktan azap içinde kalır!” diyor, olanların sebebini kendinde buluyordu. 

Adam, biricik oğlu Naci’yi işte böyle samimi duygularla Yalvaç İmam Hatip Okulunun orta kısmına yazdırdı.  Bu ümitle tam iki sene erzak, temiz çamaşır, odun taşıdı kasabadan. Çoğu zaman bir kamyon bile bulunmazdı da; yağmurlu, karlı soğuk kış günlerinde at sırtında,  bazen eşekle Yalvaç yollarına düşerdi. Sırtında heybesiyle, Yalvaç caddelerinde tipik bir yerli halk imajı çizerdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da03f9b1-265d-482e-a0a6-5aac6f7c6ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>Hayat güzeldi. Güneş ısıtıyordu. Şu insanlar yok muydu; ne istiyorlardı?”

Feminizm ve edebiyat tarihinin önemli isimlerinden Virginia Woolf, “bilinç akışı” tekniğini büyük bir ustalıkla uyguladığı Mrs. Dalloway’de zamanı ve mekânı aşıp bize ulaşıyor, hayatımıza dokunuyor. Okuyucuyu ruhsal derinliğin ve pişmanlığın keşfiyle büyüleyerek toplumdaki çarpıklığı cesurca gözler önüne seren Woolf, aynı zamanda kadrajına kadın erkek ilişkilerini, kadın haklarını, ruhsal hezeyanları ve aile ilişkilerini alıyor. Bir güne tüm geçmişini sığdıran yazar, okura yaşam kadar ölümün de doğallığını aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bda95f8-c546-4cc0-b3b4-0fb013f31cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 06 Kasım - Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>Dosya
Milli ve Yerli Bir Düşünce Adamı: Ömer Lütfi Mete / Hasan Hüseyin Gök
Babam Ömer Lütfi Mete / Fatma Berra Mete
Mert Yürek: Ömer Lütfi Mete / Belkıs İbrahimhakkıoğlu
İsa Kocakaplan’la Ömer Lütfi Mete’ye Dair / Tuğçe Meç
Lütfi Şehsuvaroğlu İle Ömer Lütfi Mete Üzerine / Cengizhan Orakçı
Bilgeliğin Sadeliği: Ömer Lütfi Mete / Fatma Aksu
Ömer Lütfi Mete’ye Mektup / İsmail Güneş
Bu Dünyadan Bir Ömer Lütfi Mete Geçti / Mete Aksoy
Ömer Lütfi Mete’nin Asker İle Cemre’si / Funda Özsoy E.
Ömer Lütfi Mete’nin Asker İle Cemre Romanında Dindar Kişilik Ve Din Algısı / Yunus Emre Yaylacı
Hırkanın Altındaki Put / Mehmet Bilal Yamak
Ömer Lütfi Mete Senaryosu / İsmail Güneş
 
Deneme
Kök - Ekin / Süleyman Çobanoğlu
Dağlar Dağımdır Benim / Mehmet Ali Kalkan
İtin Hatırı Olmaz; İssinin Hatırı Olur / Mustafa Sarı
Alman Romantizminin Sıfır Noktası: Athenäum / Deniz Depe
Çağlayan Ve Durulan Zamanda İnsandan Şehre Kalan / Tekin Şener
Cönk Yazıları - 4 Tasarlama / Ali Duymaz
Yazma Ziyareti / Ersin Bayram
Bin Beş Yüz Kilometre Mi Yoksa Bin Yıl Mı? Türkan Aşireti Ve Küçük Binnaz / Metin Savaş
Bizim Yunus’un Sarı Çiçeği İle Bir Dem Tefekkür / Cansu Coşkun
Çağırmak / Rabia Karanfil
Zevk-İ Tahattur / Elif Sabır
Şiirin Parçası, Şairin Ruhu / Mustafa Uçurum
 
Hikâye
Kuklalar Temaşa Eder / Feyza Ay
Gökdelen Sevdası / Mustafa Everdi
Aydın Ve İdealist Bir Kerkük Çobanı / Abdülhekim Mustafa Reji
Merdiven Boşluğu / Ayşenur Ünal
Rızkı Veren Allah / Elif Arpacı
Sen Böyle Değildin! / Yıldırım Türk
Tulum Peyniri Yiyen Adamlar / M. Sadi Karademir
Milletin Vekili / Enver Aykol
 
İnceleme
Döngüyü Kaydetmek - Döngüyü Seyretmek / Mehmet Aycı
Ali Günvar’ın Şiiri / Can Habip Türker
Mahşer Peyami Safa / Can Habip Türker
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Yumurtadan Çıkan Mankurtlar / Sevim Çoban
Kırım Hasretiyle Ölen Büyük Romancı / Hayrettin Durmuş
Felgu: Sırlar Ve Kehanetler Kitabı / Elif Arpacı
 
Şiir
Sabah: Saçı Ağarmış / Emirhan Eder
Hafifleyen Dünya / Cengizhan Orakçı
İsrafil’in Suruyla Atbaşı Gidilir Mi? / Hakan İlhan Kurt
Gergin Kabristan / Fatih Akça
Manşinel / Tuğrul Çolak
Avuçları Yananlar İçin / Fatma Aksu
Ters Kıvrım / Neslihan Magunacı
Tek Hece Avlağı / İbrahim Daş
Rüzgâr Yelken Ve Rota / Mehmet Şamil
Sabah Işığı / İsmail Orhan Sönmez
Tanıtım Yazısı / Abdulhekim Mustafa Rejioğlu - Suphi Saatçı
 
Polemik
Saçma Toplama Sanatı / Mehmet Aycı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f6cb7c-68af-4837-b536-25a7e5894700.jpg</image:loc>
            <image:title>Bağlama Metodu (Uzun Sap) ve Türk Halk Müziği Nazariyatı</image:title>
            <image:caption>Türk Halk Müziği, kulaktan kulağa, geçmişten günümüze, özelikle bağlama eşliğinde aktarılarak varlığını sürdürmüştür. Bu aktarım sürecinde bağlama, halk müziğinin en önemli icra aracı olmuş, geçmişten günümüze kadar çoğunlukla usta çırak ilişkisi içerisinde öğretilmiştir. Günümüzün yaşam koşulları bu aktarım şeklini değiştirmiş, artık geniş kitlelerin bağlamaya ilgisi arttığından, bağlama eğitiminin metot ile öğretilmesi kaçınılmaz olmuştur. Özelikle de Konservatuarların ve bağlama kurslarının açılması; bağlama da farklı akort sistemleri barındıran, çalım teknikleri büyük zenginlik barındıran kısa veya uzun sap bağlamanın metot içerisinde öğretilmesini gerekli kılmıştır.
Bu kitapta; uzun sap bağlama eğitim metodu, uzman bir eğitmen eşliğinde öğretilecek ya da belli bir seviyede olan öğrencilerin kendi kendilerini geliştireceği şekilde basitten başlayıp zora doğru, bir sıra halinde verilmiştir. İlk bölümlerde parmak alıştırmaları ilgili örnekler, bağlama eğitimi sürecinde bilinmesi gereken kavramlar ve işaretler, ikinci bölümde ise bağlamada en çok kullanılan pozisyonlar, türkü dizileri, türkü örnekleriyle yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise; ana usuller, birleşik usuller, karma usuller birbiri ardına sıralanmıştır. Bu sıralama, öğrencinin konuyu çabuk kavrayabileceği bir düzen içinde verilmiştir. Kitabın son bölümü ise, zorluk derecesi biraz yüksek olan değişik usul ve makamlardan oluşan eserleri içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e63b49a-b6e2-44ce-a7cb-2bdd312a559d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Yüzyılda Kalan Şehir</image:title>
            <image:caption>“Tarih kitaplarında ne kolaydır zamanı anlamak? Sayfaya bir çizgi çekilir. Üzerinde kertikler... Şurası Milat... Milattan Önce, Milattan Sonra... 1200, 1300, 1400, 1500... 1900... Aralarda daha küçük eşikler. Zaman tarih kitaplarında üzeri çentikli düz bir çizgidir.
Dilbilgisi kitaplarında da kolaydır zamanı anlamak. Di’li geçmiş, miş’li geçmiş... Geldim, geldin, geldi… Gelmişim, gelmişsin, gelmiş…
…..
Ceviz ağacı, tarih kitaplarındaki zaman çizgileri üzerinde gösterilmeye değmeyecek kadar ince çentiklere kök salmış, enine boyuna geniş bir ağaçtır. Ki biz o çentiklerde yaşarız.”
……
Biz yirminci yüzyılda bir şehir bırakmış nesildeniz. Her birimizin o şehirde bir hikâyesi kalmıştır. Birçok hikâyesi…
 
2000’e girerken, yirmi birinci yüzyıla girmenin, hatta üçüncü binyıla girmenin heyecanlarını yaşadık. Tarihin bir dönüm noktasına şahit oluyorduk! Az şey mi? Heyecanımız yatışınca fark ettik ki, ömrümüzün yarısı da giden asırla birlikte gitti.
 
Bu kitap gidenlerin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e0755e-8e27-40b7-8076-23d167b3fe6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pan - Turanizm ve Kafkasya Meselesi</image:title>
            <image:caption>Bu eser, 1920’lerin sonunda Avrupa’daki Rus muhacir basınında Pan-Turanizm konusunda ortaya çıkan tartışmalara Azerbaycan’ın liderlerinden, önemli fikir insanı Mehmet Emin Resulzade’nin (1884-1955) verdiği cevaptır.
 
Bu tartışmaları alevlendiren, Zaven ve Vartoui Nalbandyan adlı iki yazarın Zarevand müstear ismiyle yayınladıkları Türkiye ve Pan-Turanizm kitabı idi. Nalbandyanlar, 1920’lerdeki Türkiye’nin entelektüel çevrelerinin Pan-Turancı olduğunu ve genç cumhuriyetin de aynı politikaları izlediğini iddia etmekteydi.
 
Resulzade, bu iddiaları, somut delillere dayanarak kısa ve öz bir şekilde çürütmektedir. Ona göre bu iddiaların amacı, Rus muhacir basınında “yeni Turanist tehdit” tezini işleyerek hem Rus hem de Ermeni milliyetçi muhitini konsolide etmek; ayrıca Kafkas Konfederasyonu tezi etrafında sıkı iş birliği sergileyen Gürcü, Dağlı ve Azerbaycanlı muhacirlerin saflarını bölmek ve çabalarını sekteye uğratmaktı. 
 
Artık romantik ve siyasi Pan-Turanizm mevcut değildir, bunun yerine yalnız reel ve somut millî amaçları takip eden Türkçülük mevcuttur… Mevcut hâliyle Türkçülük, Kafkasya için hiçbir tehdit oluşturmamakta; aksine, Rus emperyalizmi aleyhindeki bir düşünce olarak Kafkasya’nın müttefiki sayılmaktadır… Rusya’nın boyunduruğundaki tüm halklar, bilhassa da bizler, Kafkas halkları, gerçek tehlike arz eden ortak düşmana karşı mücadele bayrağı altında birleşmelidir!.. Bağımsız Konfederatif Kafkasya’nın siyasi birliği dışında başka bir kurtuluş yolu yoktur!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c807e16-df2a-4026-a1b5-b05836d90e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolu Botlar</image:title>
            <image:caption>Ailesi, Can’a yeni bir çift bot alır. Can, ailesinden yeni bir çift botun yanı sıra bir sürü öğüt, istek ve kaygı da alır. Ancak Can, bu yükleriyle günü geçirmekte ve oyun oynamakta zorlanır. Bu kitapta bir çocuğunun paylaşarak ve oyun oynayarak “yüklerinden” kurtulup nasıl özgürleştiğini okuyacaksınız. 

Neyse ki biraz su birikintisi ve biraz dostlukla Can, bir kuş gibi hafifledi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99927389-f2f2-470d-8352-4806bd57ff58.jpg</image:loc>
            <image:title>Fena Halde Mühendis</image:title>
            <image:caption>“Biz hem şehirlerimiz açısından hem de ülkemiz açısından seyirci ya da otel müşterisi değiliz. Buranın asli bir parçasıyız ve burada verirken karşılık olarak ne alıyorum ne veriyorum, karşılığı ne olacak diye düşünemeyiz. Memleketle ilgili olarak da aileyle ilgili olarak da aldığım-verdiğim hesabı olmaz. Ben çok verdim, onlar az verdi hesabı olmaz, olamaz.  Bir ilişkide sen kendini, o da kendini düşünürse bu bir şirket ortaklığı gibi olur. Bir ilişkide herkes kendini düşünemez. Sen sevdiğini düşünürsen, o da seni düşünürse bunun içine bir sevgi bağı katılır ve daha güçlü olur. Borsada bir şeye yatırım yapmak gibi ilişki kuramazsınız ülkenizle ve ailenizle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203fc6d2-d8f1-41f1-a435-35f2120e2057.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Ve Değişim</image:title>
            <image:caption>Din ve Değişim, sekiz yılı İstanbul Müftülüğü olmak üzere,  on dört yıl dinî görevlerde bulunmuş bir din adamı olan Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı’nın, Müslüman toplumların din, ahlak ve insan tasavvurları üzerine gözlem ve tespitlerini içeriyor. 
Prof. Dr. Çağrıcı, birbirinden koparılan din ve ahlak kavramlarına dikkat çekip ahlakî olmayan bir din ve dindarlık anlayışına karşı çıkıyor. Ahlak merkezli Müslümanlığın bırakılıp, ahlakî özü boşaltılmış fıkıh merkezli Müslümanlığa hapsolmanın sorunlarına değiniyor. İslam’ın kendisiyle Müslüman pratiklerinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini hatırlatıyor. Tarihte Müslümanların oluşturduğu mirası kutsayıp dogmalaştıran bugünkü ulema zihniyetinden kurtulup geçmişi daha özgürce ve daha rasyonel okumamız gerektiğini savunuyor. Ve Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı soruyor: Günümüzde Müslümanlar ne kadar Müslüman? 
Kitap, bugünün İslam ve Müslümanlık anlayışlarına dair önemli gözlemler ve çözüm önerilerini tartışan, içeriden, değerli bir bakış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ff93a0-605d-4991-9031-881dd5b28985.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“İki ayaklı ne varsa düşmanımızdır. Dört ayaklı veya kanatlı ne varsa dostumuzdur. Ve unutmayın ki insana karşı verdiğimiz savaşta, ona benzemekten kaçınmamız da icap eder. Onu fethettiğinizde bile asla ahlakını almayın. Hiçbir hayvan evde yaşamamalı, yatakta yatmamalı, kıyafet giymemeli, alkol ve tü*tün içmemeli, paraya dokunmamalı, ticaret yapmamalıdır. İnsanın cümle alışkanlığı kötüdür. Ve en önemlisi de, hiçbir hayvan kendi soyundan olana zulüm etmemelidir. Zayıf da olsak güçlü de, durgun da olsak zeki de, hepimiz kardeşiz. Hiçbir hayvan asla bir diğerini öldürmemelidir. Tüm hayvanlar eşittir.” 
Üstat’ın özgürlük ve eşitlik çağrısıyla başlattıkları İsyan’dan sonra, bütün hayvanlar gözlerini insan zulmünün olmadığı bir dünyaya açmışlardı. “Biz başka bir âlem isteriz” diye haykırıyorlardı. Özgürlerdi, üreten de yöneten de onlar olacaktı. Varsın bütün sütler ve yiyecekler domuzların olsundu. Varsın yine yüke koşulsunlardı, varsın yine cahil kalsınlardı. Gelecek güzel günler için katlanmaya değerdi. Çalıştılar, umut ettiler, ta ki özgürlük düşleri domuzların hızla insana dönüşen suratlarında paramparça olana kadar.Yirminci yüzyılın en önemli metinlerinden biri olan Hayvan Çiftliği, kendi evlatlarını ve dünyanın düşlerini yiyen tüm devrimlerin öyküsü. Olağanüstü bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a458d19-3d91-4ac0-bb9c-20b3ddf8dde8.jpg</image:loc>
            <image:title>Holly Chase’in Öteki Hayatı</image:title>
            <image:caption>Herkes ikinci bir şansı hak eder. 
Zamanında paylaşmazsan, tüm paylaşamadıklarını hayatının sonuna kadar uzaktan izlemeye tutsak edilirsin. 
Beş yıl önce Noel arifesinde Holly&apos;yi, ne kadar bencil ve şımarık olduğunu gösteren üç hayalet ziyaret etti. Onu, doğru yolu bulması için ikna etmeye çalıştılar. Fakat o buna yanaşmadı… Ve ölüverdi. Şimdi Geçmiş Noel Hayaleti olarak çalışıyor ve her yıl başka bencil ruhları kurtarıyor. On yedi yaşında kalmış halde, ailesi ve arkadaşlarının onsuz geçirdikleri yılları izliyor. Ölümden sonraki hayatı çok berbat geçiyor ama bu yıl her şey… 
sanki değişmek üzere. 
Hem gülümsetecek hem duygulandıracak hem de korkutacak, tıpkı Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı gibi… 
New York Times listesinden düşmeyen Koruyucu serisinin yazarı Cynthia Hand, dertli dünyamızda, gerçek bir fark yaratmaya çalışan Dickens’a şapka çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac78758-d4b3-4f9e-9623-4c0a1ba4001b.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;dan Z&apos;ye Dış Ticaret</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Uluslararası Ticarette Temel Kavramlar Ve Teoriler 
Uluslararası Pazarlama 
Dış Ticarette Hedef Pazar Analizi Ve Dış Ticaret İstihbaratı 
E-Ticaret 
İhracat-İthalat Mevzuatı Ve Uygulamaları 
Röportaj- Nasıl İhracatçı Oldum? 
Uluslararası  Ticarette Ödeme Şekilleri Ve Belgeler 
Dış Ticarette Teslim Şekilleri 
Dış Ticarette Lojistiğin Önemi 
Röportaj-Lojistik Ve Dış Ticaret İlişkisi 
İhracata Yönelik Devlet Destekleri 
Röportaj-Devlet Destekleri Üzerine 
Dış Ticaretin Finansmanı 
Dış Ticaret İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi 
Dış Ticarette Anlaşmazlıkların Çözümü Ve Uluslararası Tahkim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9fcf6e-abee-4b2e-83e3-9cf281ac1301.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün Malikâne Çiftliği’ndeki hayvanlar, Bay Jones’a karşı birleşir ve başarılı bir isyanla çiftlik yönetimini ele geçirirler. Orası artık Hayvan Çiftliği’dir. Devrim sonrası bütün hayvanlar eşit olacaktır. Hiçbir hayvan gereğinden fazla çalışmayacak, sağılan sütler ve yumurtalar satılmayacak, insan yönetimindeyken yaşadıkları hiçbir kötülük olmayacaktır… Ta ki “iktidar hırsı”na kapılan Napolyon, yönetimi eline geçirene kadar. Yandaşlarının desteği ve ürkütücü köpekleri (gizli polisler) ile çiftlikte her şey onların istediği şekilde gerçekleşir. Gelinen noktada, isyan kahramanı Kartopu (iç mihrak) sürgün edilir, koşum atı Boksör (halk) ölümüne çalıştırılır, hayvanlar artık eskisinden daha fazla açlık çekmektedirler. Nihayet Hayvan Çiftliği’nin yedi kuruluş ilkesinin tek bir ilke haline geldiğini fark ettiklerinde, her şey için çok geç kalınmıştır... 
 
George Orwell’in Sovyet Rusya’yı eleştirdiği için uzun süre yayıncı bulamadığı, yayımlandıktan sonra, yazarın ününe ün katan başyapıtlarından biri olan Hayvan Çiftliği, usta çevirmen Sevin Okyay’ın şenlikli çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ed3064-b1f2-45a3-ad5e-ab55f9432ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Rejimleri Çerçevesinde Dünyada ve Türkiye&apos;de Aile Politikaları</image:title>
            <image:caption>1.Giriş 
2.Aile Kurumuna İlişkin Kavramsal ve Teorik Çerçeve 
3. Aile Politikaları Kavramı ve Aile Dostu Politika Uygulamaları 
4.Refah Rejimleri Sınıflandırması Ekseninde Dünyada Aile Politikaları 
5.Türkiye’de 2000 Yılı Sonrası Aile Politikaları 
6.Refah Rejimleri Bağlamında Aile Politikalarının ve Türkiye’nin Konumunun Değerlendirilmesi: Kümeleme(Cluster) Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4765c0a6-1525-4002-b9a9-f676666fc2be.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir.

Bu kabul edilirse gerisi çorap söküğü gibi gelir.

Sürekli savaş halindeki Okyanusya ülkesinin “Uçuş Pisti Bir” ismi verilen en kalabalık üçüncü eyaletinin başlıca şehri Londra. Yıl 1984. Nereye baksanız bir teleekran ve teleekrandan anbean sizi izleyen Büyük Birader. Zihninizi okuyan Düşünce Polisi ve görünmezlik zırhına sarılmış İç Parti yön2etiminde, en küçük bir bireyselliğe, özgür düşünce ve arzu belirtisine tahammül göstermeyen mutlak bir totalitarizm. Hakikat Bakanlığı’nda görevli memur Winston Smith’in bir eskici dükkânından alıp günceye çevirdiği küçük defter, hatırlamaktan ve sorgulamaktan vazgeçmeyen bir gözlemciye deyim yerindeyse sığınak olur. Ancak Julia’yla yaşadığı yasak aşk, uyandırdığı önü alınmaz bir yıkım dürtüsüyle, onu efsanevi Kardeşlik örgütü adına büyük bir komplo girişimine sürükler.

George Orwell’in 1949 yılında, 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, adada inzivaya çekilerek yazdığı ve ölmeden önce tamamladığı bu son romanı, “Avrupa’da kalan son insan” üzerine muhteşem bir distopya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a20295f-0131-4072-a10f-4465406ce1d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İstihdama Sosyo-Ekonomik Bir Bakış (1990-2019)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
İstihdam ve İstihdam Politikaları 
İkinci Bölüm 
Türkiye’de İstihdamın Genel Görünümü 
Üçüncü Bölüm 
Türkiye Ekonomisinde Dış Ticaretin İstihdam Üzerine Etkileri 
Dördüncü Bölüm 
Kamu Harcamaları ve İstihdam İlişkisi 
Beşinci Bölüm 
Yabancı Sermaye ve İstihdam 
Altıncı Bölüm 
1990-2020 Döneminde Türkiye’de Kadın İstihdamın Seyri 
Yedinci Bölüm 
1990-2019 Yılları Arası Genç İstihdamına “Kurumsal” Bakış 
Sekizinci Bölüm 
Girişimcilik ve İstihdam 
Dokuzuncu Bölüm 
2008 Krizinin İşgücü Piyasalarına Etkisi 
Onuncu Bölüm 
Türkiye’den Almanya’ya İşçi Göçünün Sosyo-Ekonomik Anlamda İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e42dcf-43d0-4732-afb0-2180aaf57f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seneler</image:title>
            <image:caption>Seneler çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000&apos;li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik. En mahrem anılarına, hayatındaki önemli dönemeçlere kendi kuşağının hikâyesini de dahil edip tarihin kaydını tutan ve bunu yaparken klasikleşmiş otobiyografi yazınının dışına çıkan Ernaux, anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiriyor. Sınıf çatışması, kadın çalışmaları gibi konulara da yer vererek toplumsal bir bellek yazını oluşturuyor.

“Okumanız gereken en iyi kitaplardan biri.”
Deborah Levy

“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.”
John Banville</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7ef351-fd43-4f98-99d0-68490fc30183.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünceler ve Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Bedenine vurulan kölelik zincirlerinden özgür düşünceleriyle kurtulmuş bir filozof… Epiktetos, tahminen MS. 55 yılında Frigya’da köle olarak dünyaya geldi. Gençlik yıllarını, 5. Roma İmparatoru Nero tarafından azat edilmiş, zenginliği ve gaddarlığıyla ün salmış Epaphroditos’un kölesi olarak geçirdi. Köleyken bile zihnini felsefi sorular kurcalıyordu. Aynı dönemde Stoacı Filozof Musonius Rufus’tan ders aldı. Özgürlüğüne kavuşmasının ardından kendini felsefeye adamışken 11. Roma İmparatoru Domitianus tarafından Roma’dan sürgün edildi ve gittiği Nikopolis’te ünlü bir felsefe okulu kurdu. Yaşamı boyunca ahlak, irade, özgürlük gibi konular üzerine yoğunlaştı, ancak geride hiçbir yazılı not bırakmadı. Epiktetos’un görüşleri, Nikopolis’teki öğrencilerinden Arrianus’un derslerde tuttuğu notlar sayesinde günümüze kadar ulaştı. Dört Cilt, El Kitabı ve Fragmanlar’dan oluşan Düşünceler ve Konuşmalar Tanrı’nın kutsal ışığında akıl, mantık ve vicdanının sesini dinleyen özgür insanı arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e209783e-8a25-458d-b833-08715ee94abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bobby Brown&apos;un Olağan ve Üstü Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Evet Albay. Şanslısınız. Gördüğüm kadarıyla insan türü bir varlıkla direkt iletişime geçme hakkı verilmiş size... Bakalım… Bu bir dişi. Yirmili yaşlarının sonunda… Üstelik bu kadının sana evini açacağı da yazılmış. Biliyorsun senin gibi Dünya gezegenine ışınlanma hakkı kazanan pek çok kardeşimizin atandığı özel bir insan olmuyor. Genelde bu zorlu gezegende kendi başlarına hayatta kalıp evrimleşme mücadelesi veriyorlar. Dünya gezegeni buraya benzemez Algor. Orası tahmin ettiğinden daha tehlikeli bir yer.” 
Albay Algor, Havtor gezegeninden insanını bulmak üzere Dünya’ya gönderilir. Kendini kahverengi küçük bir köpek bedeniyle Şişli Cami’nin avlusunda bulur… İnsanını bulana kadar geçecek olan süre tam bir serüvenler silsilesidir.  
Arzu Birol’dan fantastik  bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b14b59-28dd-4047-b6a4-2364b731373b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Sokak’ın Gürültücü Sakinleri</image:title>
            <image:caption>Sakin Sokak, sakinliğini kaybetti, 
sesler yakılandı dört bir yanda. 
Kendi halinde yaşayan kız kardeşlerin 
işleri de çığrından çıktı. 
Resimler tuhaflaştı, 
yemekler lezzetini yitirdi, 
şarkılar da ahengini. 
Bu gürültü nasıl son bulacaktı? 
Kız kardeşlerin çılgınca bir fikri vardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8538b1c-750a-4e81-8c2f-067d7e7272d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orası Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Usta çizer ve yönetmen Ender Özkahraman’ın 15 yıl boyunca biriken, efsaneleşmiş öyküleri ilk kez bir araya geliyor.  
Orası Öyküleri, acıyla anılan bir coğrafyayı anlayabileceğimiz ve onun yaralanmamış, masalsı, naif hallerine de tanıklık edebileceğimiz “içeriden” bir bakış sunuyor. Ahenkle destanlar aktaran dengbêjler, adı duyulmamış usta müzisyenler, isimsiz komedyenler, sanatçı ruhlu zanaatkârlar, kuşlarla dost olan şairler, aşka tutulan yılanlar... Hepsi birbirinden kuvvetli, hüzünlendiren, gülümseten öyküler... Orası Öyküleri, aşina olanlar için koleksiyon değeri taşıyan, henüz duymamış olanlar için atlanmaması gereken bir başucu kitabı. 90’lı yıllarda anlatılamayan öyküleri büyük bir cesaret ve özveriyle anlatan; Zor Bir Karar adlı filmiyle Altın Portakal En İyi Film ve İyi Yönetmen Ödülü’ne aday olan bir sanatçının sinematografik hikaye anlatıcılığının eşsiz bir ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08bc33aa-95a8-4d05-ac95-e462f6d47798.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Kutsal Geometrisi</image:title>
            <image:caption>“İlham aklın değil kalbin zekâsından doğar.”Kutsal sembolleri bilinç çalışmalarının modeli olarak 35 yılı aşkın süredir kullanan ve uluslararası alanda tanınan vizyoner ressam Francene Hart bu kitapta bizleri, Doğa’nın gizli düzenini keşfetmeye ve bilincimizi geliştirmek için sembollerin enerjisini deneyimlemeye davet ediyor.
Hart’ın karmaşık suluboya resimlerinin tam renkli reprodüksiyonunu ve bu resimlerin ardındaki hikâyeleri içeren bu kitap evrensel bilince kozmik bir bakış açısı sunuyor. Joseph Campbell ve C. G. Jung’un çalışmalarının keşfiyle başlayan serüven, Amazon Ormanları, Orta Amerika, Mısır, İngiltere, İskoçya, Paris, Kamboçya ve Himalayalara kadar uzanıyor.
Kutsal geometrinin matematiksel kesinliğini ve doğaüstü esrarını mükemmel bir şekilde harmanlayan önsezili şamanik bir yol haritasına çeviriyor. Suyun bilincini, Toprak Ana’nın kutsallığını, başka canlıların benliğini, imgelerin doğasını ve her şeyin birbirine bağlılığını birer ilham kaynağına dönüştürüyor.
Akıldan ziyade kalbin zekâsına odaklanan ressam jaguar, kuzgun, ahtapot ve yunus gibi güçlü hayvanlar ve ruhsal rehberlerin verdiği enerjileri araştırmak için yollara düşüyor, yaratıcı esinlenme ve öngörü için bu sezgisel güçlerden nasıl yararlanılacağını anlatıyor.
Gizemli kutsal yolu izleyerek zamansız ve mekânsız bir serüvene katılmaya hazır mısınız?
“Francene Hart, tabiatınızı ve dünyayla bağınızı daha iyi anlamanız için, sizi kendi hayatınızı olduğu kadar evrenin daha geniş kalıplarını incelemeye teşvik ediyor. Görkemli suluboyaları ruhani açıdan ilham verici.” – Feminist Review
“Francene Hart’ın çağrışımcı tasvirleri, evrensel bilince kozmik bir bakış açısı sağlamak için geometrik sembolizmi bütünleyici, yatıştırıcı sanatla birleştiriyor.” – Retailing Insight</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6786061d-ac3e-4910-95d5-251f40cdd735.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara İblis Firarda</image:title>
            <image:caption>Bir Cavlakî dervişi olan Mehmed Siyah Kalem’in beş yüz yıl önce resmettiği Kara İblis, dünyanın en seçkin müzayede evi Christie’s’in duvarlarına asılı olan tablosundan kaçar. İblis’in firar günü olarak Çin Yeni Yılı’nı seçmesi bu büyük olaya başka bir boyut katacak, etkileri zincirleme bir reaksiyona yol açarak kısa sürede tüm dünyayı saracaktır. Biyografik, tarihsel ve ezoterik romanlarıyla okuyucuların kalbini kazanan Osman Balcıgil, Londra’dan New York’a ve oradan İstanbul’a uzanan bu polisiye novellasıyla sıra dışı, nefes kesen fantastik bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e163d733-6770-46a9-b9f6-6ea02a6ff397.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Numara Osmanlı - Eğlenceli Tarih</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin bütün detaylarına bir kitapla ulaşmaya ne dersiniz? Cevabınız &apos;evet&apos; ise 10 Numara Osmanlı&apos;yla tanışabilirsiniz.
Kudretli padişahlardan muhteşem törenlere, ihtişamlı yapılardan tarih değiştiren zaferlere... Hepsi 10 numara olan bu detaylar 10 Numara Osmanlı&apos;da.

Önce 10 kudretli padişahla tanışacak, ardından dillere destan olan törenlerin en keyifli detaylarıyla eğleneceksiniz.
Bitmedi! Daha sonra gurur duyacağınız muhteşem meydan muharebesine tanıklık edecek, zaferlerin sonrasında görkemli mi görkemli saraylara konuk olacaksın.

Haydi, şimdi 10 Numara Osmanlı zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09aa71f-9610-47fe-b010-88e49a5d15c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldırtan Sesler - Eğlenceli Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap daha çok gürültü yapmana izin veriyor! Piyanonun kapağını kaldırmaya, gürültü yapıp yeni şeyler keşfetmeye hazır mısın? 
* Yellenmek neden bu kadar gürültülü?
* Tek bir nota, eğitimli bir sanatçıyı nasıl olur da camları parçalayan bir vahşiye dönüştürür?
* Hangi ses dalgaları bağırsakların titremesine neden olur?
Eğer düşünürsen, bilimin bu hasta tarafını hazmedebilirsin. Gürültülü yansımalarının, şok edici ses dalgalarının ve bitmez tükenmez gümbürtülerin dünyası ses kontrolünden geçiyor, okumaya devam et! Ses dalgalarının kulak zarını nasıl titreştirdiğini, bir mikrofonun senin sesini nasıl olup da elektrik titreşimine dönüştürdüğünü keşfet! Korkunç sesler dosyası, değişik kısa sınavlar, öğretmenlere yapılan testler ve çılgın karikatürleriyle bu kitap tam bir çığlık! 
Bilim hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7782e2-12b8-45cf-8050-5da5341ef23b.jpg</image:loc>
            <image:title>Enerji Canavarı - Eğlenceli Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bilim hakkında öğrendikleriniz yüzünden yerinizde duramıyor musunuz? 
Enerji Canavarı sizi daha da coşturacak! 
Şunları öğrenmek için yanıp tutuşuyor musunuz?
* Su taneleri uzayda neden donmuş kristaller gibi görülür?
* Diş macununuzda hangi kimyasallar var?
* Buharla çalışan uçak inşa etmeye çalışan kimdir?
Enerjinin ardında yatan bütün yakıcı gerçekleri, zevksiz okul yemeklerinin vücudunuzu nasıl çalıştırdığını ve kendi yeraltı enerji-istasyonunuzu nasıl inşa edebileceğinizi bu kitaptan öğrenin.
Büyüleyici gerçek dosyaları, çılgın karikatürler ve şaşırtmacalı sorularla, Enerji Canavarı sizi bilgiye boğuyor.
Bilim hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcf8060-3b17-4616-832e-f4d197b1f3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos ve Sokrates</image:title>
            <image:caption>Antikçağ Yunan felsefesinin iki büyük düşünürü Herakleitos ve Sokrates gökyüzünde birer yıldız gibi parlamış, içinde yaşadıkları toplumlara düşünce ve eylemleriyle ışık saçmış, felsefi düşünceleriyle tüm dünyada derin ve silinmez izler bırakmışlardır. 
Herakleitos ve Sokrates’in yaşamlarına yön veren ve onları tüm yaşamları boyunca etkileyen öğe her insanın içinde gizli olarak bulunan tanrısal ses, uyarıcı ses Daimon’dur. Tanrı’yla olan gizli bağı temsil eden Daimon, Herakleitos için ruhsal alın yazısı, Sokrates içinse çocukluğundan beri kendisini uyaran, kötü bir şey yapmasına mâni olan tanrısal bir içsestir. 
Her ikisinin de ilham kaynakları bilge kâhinelerdir: Sibylla ve Diotima. Sibylla, Herakleitos’un ruhunun derinliklerine inmesini sağlayan, evrenin ve yeryüzünün sırlarını açığa çıkarmasına neden olan tanrısal sesin temsilcisi, ilham kaynağı, ermiş, efsanevi kadın bilgedir. Diotima ise Delf şehrindeki Apollon Tapınağı’nın ermiş Pythi’sidir ve Sokrates’i “hiçbir şey bilmediğini bilinçli olarak bildiği için” dünyanın en bilge kişisi olarak ilan 
etmiştir. Bu kitapta Herakleitos ve Sokrates’i peş peşe okuyacaksınız. Herakleitos ezoterik felsefeyi temsil ederken, Sokrates ise egzoterik zihinsel felsefeyi temsil eder. Evrende var olan her şey kendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2715152-6c1a-46c4-998c-b6cce08f7439.jpg</image:loc>
            <image:title>Patanjali-Ne Olduğunu Anlamak İstiyorsan Ne Olmadığına Bak</image:title>
            <image:caption>“Yaşadığın bütün deneyimlerin amacı seni gerçeğe götürmektir.” 
Patanjali, yogayı anlatan en eski kitap kabul edilen Yoga Sutralar’ın yazarıdır. Anlattığı sekiz basamaklı yolla, ruhani özgürlüğe ulaşmanın tekniğini sunar. Patanjali’nin felsefesine göre hayatın amacı insanın kendi özünü görmesidir. Özü görmenin yolu, üzerine düşünmek değil pratik yapmaktır. Onun sunduğu pratikler, kişinin kendini tanıyıp öğrendiği bir kullanım kılavuzudur adeta. Böylece beden ve zihnin kontrolü, arzuların kaynağı, cehaletin sebebi, madde ve maddenin nitelikleri gibi pek çok konunun derinliklerine inilir. Bu kitapta Patanjali’nin pratikleriyle öze doğru giden bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a405d4a4-3133-4f6b-9d3f-93ed7f3723a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Saçını Okşayacak Bir Ele İhtiyaç Duyar</image:title>
            <image:caption>İçinden geçtiğimiz zorlu günlerde her birimiz saçını okşayacak bir ele, başını yaslayacağı bir omza ihtiyaç duyuyoruz. Duygularımızı kendimize dahi ifade etmekte zorlandığımız zamanlar hiç bu kadar yoğun yaşanmamıştı. Artık mucizeler bekler olduk desek yanlış olmayacaktır. Ancak hatırlamamız gereken bir şey var ki; mucize beklemekle gelmez. Eğer bir mucize istiyorsak onu yaratmak zorundayız. Bu yüzden hayatımızın her alanında çıraklıktan ustalığa geçmemiz gerekir. Kendi hayatımızın ustası olmayı başardığımızda hem kendi saçımızı okşar, hem mucizemiz olur, hem de hayatımızı gerçek bir usta gibi yeniden inşa edebiliriz. 
Bu kitap size hayatınızı yeni baştan inşa edebilmenin ve kendi mucizelerinizi yaratabilmenin yollarını sunuyor. Yaralarınızı tedavi etmekle kalmayıp duygusal boşluklarınızı mutluluk, huzur, sevgi ve başarıyla nasıl dolduracağınızın yollarını da gösteriyor. Bazen en zor süreçler en büyük güzellikleri doğurur. Siz de bu zorlu süreçlerde güzellikler yaşamak istiyorsanız şimdi harekete geçmelisiniz. Hayat bazen hiç ummadığınız, hatta bazen bitti dediğiniz yerde başlar. Şimdi, yeni bir başlangıç için en uygun zamandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32eca333-7808-42a5-9f17-8cdb402c1f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Wigan İskelesi Yolu</image:title>
            <image:caption>George Orwell, editörünün Kuzey İngiltere’deki işsizlik ve sosyal koşullar hakkında yazmasını tavsiye etmesinin ardından 1936’da 31 Ocak’tan 30 Mart’a kadar Wigan, Barnsley ve Sheffield’da yaşadı, orada araştırmalar yaptı. Yazarın beşinci kitabı olan Wigan İskelesi Yolu bu araştırmalar, yerinde gözlemler ve röportajla kaleme alınıp 1937’de yayımlandı.

Orwell iki kısma ayırdığı kitabın birinci kısmında fabrika çalışanlarının, madencilerin, işsizlerin hayatlarını irdeler. İkinci kısımda ise değindiği konular gayet nettir: Bu korkunç yaşam koşullarına katlanılabilir mi, sosyalizm bu koşulları değiştirebilir mi ve sosyalizmin, kapitalizmin en çok sömürdüğü sınıflar tarafından benimsenmemesinin sebepleri nelerdir? Sosyal adaletsizliğe dair öfkeli, dürüst bir kalemle yazılmış Wigan İskelesi Yolu, Orwell’in en kıymetli ve çarpıcı sosyolojik çalışmalarından biri.


“Wigan İskelesi Yolu, yıkılmış bir İngiltere’nin cehennemi aratmayacak manzarasını ortaya seriyor ve daha adil bir toplumun nasıl yaratılacağını ele alıyor.” –The Guardian


“Orwell’in düsturu basitti, hakikat ve ‘iyilik’ temelliydi, önemli bir adamdı ve özgündü çünkü aynı düsturu sınıfsal düşmanlarına da, sosyalist yoldaşlarına da uyguluyordu.” –The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94068b8-cfe2-4720-b2fd-906a100165b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahat Bir Nefes İçin</image:title>
            <image:caption>George Orwell, 1937’yi İspanya İç Savaşı’nın tam ortasında geçirmiş ve aynı yılın Mayıs ayında boğazından yaralanmıştı. 1938’e ağır hasta olarak giren Orwell, sıcak bir iklimde daha hızlı iyileşeceği tavsiyesini alınca, kışın Marakeş’te yaşadı. Bu dinlenme döneminde yazdığı Rahat Bir Nefes İçin 1939’da yayımlandı, epey ilgi gören roman Orwell’in belki de mizahi yanı en güçlü eseri oldu.

George Bowling, kırk beş yaşında, evli ve çocuklu, gittikçe kilo alan bir sigortacıdır. Geleceğe dair bir korku büyüyordur aklında. İkinci Dünya Savaşı’nın kapıda olduğu günlerdir sonuçta. Bowling uzaklaşmalı, yaşadığı yeri terk edip çocukluğunun masumiyetine, huzuruna geri dönmelidir. George Orwell’in yayımlanan yedinci kitabı olan Rahat Bir Nefes İçin nostaljiye, orta sınıfın özgüven aşındırıcı kaygılarına dair unutulmaz bir eleştirinin romanı.

“Yazarlığındaki tarzı onu ölümsüzlerin kategorisine yerleştiriyor, eleştirmenliğindeki cesareti ise açtığı acı savaşların ötesinde yaşıyor.” –Christopher Hitchens</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0cfc9b-0df7-4fb6-bacb-914059652f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris ve Londra’da Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Henüz bir yazar adayı olan George Orwell, Burma’daki polislik görevini bırakıp Londra’ya döndükten sonra şehrin evsizlerini araştırdı ve bu konuda yazılar yazdı, 1928 baharında, Hemingway, Fitzgerald gibi yazarların da orada yaşadığı bir dönemde Paris’e gitti ve bambaşka bir sefaletle karşılaştı. 1933’te yayımlanan yarı otobiyografik Paris ve Londra’da Beş Parasız hayatının ayrıcalıklarını bir kenara koyan genç bir yazarın edebiyat dünyasına adım attığı o eser olma özelliğini de taşıyor.

Orwell kitabın ilk yarısında Paris’i anlatır. Kaldığı, her tarafı böceklerle dolu oteldeki karakterlerden başlar yazmaya, aç kalmanın gerçekten ne anlama geldiğini, restoranların mutfaklarındaki emek sömürüsünün ne kadar ileri gittiğini ortaya serer ama onlarla beraber bu hayata gülmeyi de bırakmaz. İkinci kısımda ise bakış açısını Londra’daki evsizlerin göçebe yaşamlarına, bu insanların kaldıkları çeşitli sığınma yerlerindeki hayat koşullarına çevirir. Aklındaki soru gayet nettir: Evsizler neden vardır? Paris ve Londra’da Beş Parasız yokmuş gibi yapılan bir sosyal sınıfın üzerine ışık tutan sarsıcı bir yoksulluk portresi.

“Paris ve Londra’da Beş Parasız, bir Balzac romanı gibi insanı varoluşun hüznünü düşündürmeye yönelten bir eser.” –Panait Istrati

“Bazı açılardan en iyi eseri. Genç bir adamın izlenimlere açıklığına, diyaloğa dair harika gözlemine ve anekdotları olduğu gibi aktarmaya dair hevesine sahip.” –James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b61440a-db45-4906-930e-9f2d20aa87bd.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“En sevdiğim kitaplardan biri. Defalarca, sıkılmadan okudum.” –Margaret Atwood 
 
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“BİLİNÇLENENE KADAR ASLA İSYAN ETMEYECEKLER, İSYAN EDENE KADAR BİLİNÇLENMEYECEKLER.” 
 
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da başyapıtı 1984 sadece distopya edebiyatında değil, dünya edebiyatında bir mihenk taşı. 
 
Yıl 1984. Savaş ve devrimden sonra değişmiş, tanınmayacak halde bir dünya. Bu dünyayı kontrol eden üç büyük ülke: Okyanusya, Avrasya ve Şarkasya. Okyanusya’da iktidarı elinde tutan Parti. Parti’nin sureti Büyük Birader. Herkesin gece gündüz, adım adım izlendiği bir düzen. Eylemleri ve hatta düşünceleri kontrol altında tutan Düşünce Polisi. 
 
Winston Smith, bu totaliter düzen içinde, Hakikat Bakanlığı’nın Arşiv Bölümü’nde çalışıp büyük bir özenle geçmişi Parti adına yeniden yazmaktaydı. Ancak içten içe özgürlük ve sisteme karşı başkaldırma hayalleri kuruyordu. Kendisi gibi düşünen, Parti’yi çökertmek isteyen başkalarının olduğuna da emindi. 
 
Kendisiyle aynı uğurda savaşan yoldaşlarından birine âşık olup en büyük yasaklardan birini çiğneyen Winston, bu isyanında savaşın, özgürlüğün ve cehaletin ne anlama geldiğini, bireyselliğin bedelinin ne olduğunu, iktidarın sınırlarının nereye kadar uzandığını zor yoldan öğrenecekti. 
 
1984, özgürlüğün ve özgünlüğün karabasanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ba95cd-0a75-4fce-a231-38c6d70effce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Modern tarihin karanlık tarafı üzerine yazılmış en önemli hiciv.” –Malcolm Bradbury

Retro Hugo En İyi Novella Ödülü / Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“TÜM HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR DAHA EŞİTTİR.” 
 
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da Hayvan Çiftliği, siyasi hiciv geleneğinin ve distopyanın çağımızdaki en iyi örneklerinden biri. 
 
Kurgusal bir dünya. Eşitlikten uzak bir düzen. Bir tarafta açgözlü, dik kafalı, hırslı insanlar. Diğer tarafta ise insanların anlayıştan uzak, kötücül yönetiminden usanmış, ezilen hayvanlar. İki tür arasındaki savaşın kıvılcımlandığı bir çiftlik. Bu çiftlikte bilinçlenip kendilerini geliştirerek tüm hayvanları insanların zorbalığından kurtarmayı amaçlayan bir hayvan topluluğu. Büyük bir iktidar savaşı. 
 
Konak Çiftliği’ndeki hayvanlar, sahipleri Bay Jones’un tahakkümünden kurtulup kontrolü ele geçirdiklerinde özgürlük ve eşitliğe dayanan bir gelecek hayaline kapılmışlardı. Bay Jones çiftliğini geri almak için planlar yaparken Kartopu ve Napolyon adlı domuzların liderliğindeki hayvanlar da çiftliğin düzenini süratle “insani” bir seviyeye çekmeye başlamıştı. Hayvanlar her ne kadar domuzların izinden gitse de kurdukları düzen demokratikti. En nihayetinde tüm hayvanlar eşitti. Ama gerçekten öyle miydi? İnsanların rolünü üstlenmeye başlayan domuzlar günbegün gücü ele alacak, hayvanlar ise otorite sahipleri değişse de otoritenin değişmediğini göreceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc891804-6574-47c0-b722-a56c84dd27c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Tekinsiz Öyküler</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Arthur Conan Doyle’dan heyecan verici ve ürpertici bir hikâyeler dizisi… 
Doyle’un mistik objelere ve paranormal olaylara karşı her zaman büyük bir ilgisi vardı. Psişik güçlere inandı ve İngiliz Psişik Olayları Araştırma Topluluğuna katılarak sıradışı olayları incelemeye başladı. Katıldığı bir ruh çağırma seansında I. Dünya Savaşında ölen oğlunun ruhuyla konuştuğuna inanan Doyle kendisini spiritüalist ilan etti. Eserlerinde de hayaletler, periler ve ruhlar hiç eksik olmadı. 
Tekinsiz Öyküler’de Mısır’ın gizemli güçleri, gökyüzündeki yaratıklar, dünyadaki işlerini bitirmeye gelen hayaletler ve esrarengiz yaratıklar gerçek oluyor. Aşk, intikam ve hırs peşinde koşan insanların başlarına gelen tuhaf olaylar Doyle’un benzersiz hayal gücüyle kurgulanıyor. Bu akıl almaz ve karanlık hikâyeleri okurken mantığın sınırlarını zorlayacak ve korkularınızla yüzleşeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963061c4-7aef-47b3-ac25-9fba3df324b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Tarih Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Küresellik fikrini tarih disiplini içinde ele almak, ilk bakışta sadece küreselliğin tarihinin peşine düşmek gibi görülebilir. Gerçekten de işin bir yönü budur. Fakat Küresel Tarih Düşüncesi adlı bu kitapta, alanlarında yetkin isimlerce kaleme alınmış yazıların da göstereceği üzere, esasında küresellik fikri tarih disiplininin bizzat kendisine yöneltilen pek çok eleştirel soruyu da gündeme getirmektedir: 
 
Tarih sadece modern Batılı tarih midir? Geçmişi anlatmanın geçmişte ve bugün farklı yolları var mıdır? 
 
Zaman anlayışları, geçmişe bakışımızı ve tarihi kayıt altına alışımızı nasıl etkiler? Tarihin nesnesi nedir? Gerek klasik gerek modern dönemde küreselliği göz ardı eden tarih çalışmaları neyi eksik anlatmış olabilir? 

Tarihçinin dünyaya ilişkin kavrayışı, çalışmasına nasıl etki eder? Dünyanın belli kesim ve kültürlerini tarihin dışına çıkarmak ne anlama gelir? 
 
Batılı modern tarih bilimi ile sömürgecilik arasındaki ilişki nedir? Sömürge milletlerin sömürgeci tarihine verdiği cevap nedir? 
 
Okyanusun, akarsuların, çevrenin tarihi olabilir mi, olursa nasıl küresel olmak zorundadır? 
 
Alanında temel bir başvuru kaynağı olan Küresel Tarih Düşüncesi Yunan’dan Çin’e, Roma’dan Osmanlı’ya çağlar ve kültürler arası bir izlekle okurlarını bu ve benzeri soruları tartışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c6f580-2a2f-42ae-8273-e138181aeb2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştım; her şeyi, her ayrıntıyı, geçmişi, baştan sona düşünüp parçaları beynimde oturtabilmek için. Yaşadığım kaç çocukluk hatırasının yalan, kaçının gerçek olduğunu öğrenebilmek için. 
Yaşama tutunabileceğim yapay çiçeklerden çok canlı çiçekleri bulup bahçemi düzene sokabilmek için. 

Oksijen için... 
Ne dersin, çok mu geç kaldım bu yaşama tutunabilmek için? 

İnsan neden uzaklaşır biliyor musun? Göremediği ayrıntıları görebilmek, bazen de sevip sevmediğini anlayabilmek için. 
Uzaklaşır, uzaktan izlemek için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef42dcff-4e89-47c2-b073-8e47e5486baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Ağaçlarla dolu ormanda kimler oynuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla orman hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4169e3-15e4-43f4-a71f-5d6174e4a78d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Bulutların üstünde kimler uçuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla kuşları eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed14111-327d-4121-b1e7-b013b9a02deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanus Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Okyanusun derinliklerinde kimler yüzüyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla okyanus hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0f527d-ee29-4b13-a84e-9fc25593e714.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Sevimli çiftlikte kimler oynuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla çiftlik hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92dd7eda-a130-46ed-a8b6-0efe1183a97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Enstitü</image:title>
            <image:caption>Minneapolis&apos;in sakin banliyölerinden birinde yaşamakta olan Luke Ellis, bir gece yarısı evine giren davetsiz misafirler tarafından kaçırılır. Luke, penceresi olmayan fakat tıpkı kendisininkine benzeyen bir odada gözlerini açar. Ve kapısını açıp dışarı çıktığında onun gibi özel yetenekleri yüzünden buraya getirilen birçok çocuğun odalarının sıralandığını görür. Enstitü... Özel yeteneklere sahip çocukların tutulduğu bir hapishane, onlardan adeta intikam almaya yemin etmiş bir müdür ve insafsız personelin acı dolu yuvası. Burada vicdan azabı yok. Burası girişi olan ama çıkışı olmayan bir cehennem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b4c7ab-ca83-4c6f-8fbc-1936fc3983d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Dolu İlk Kitaplarım Hayvanlar Ailesi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı miniklere bilgi dolu kitaplar! Ormanda,çiftlikte,okyanusta ve gökyüzünde kimler yaşar? Her sayfada eğlenceli sorular,etkinlik kitabı ve yap-bozlar! Bilgi dolu eğlence bu kutunun içinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c2baae-7ad6-4c49-8fa2-31487539d49b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ömer&apos;in Liderliği ve Yöneticiliği - Ömer&apos;ini Arayan Yüzyıl</image:title>
            <image:caption>İnsanlık asırlardır zor zamanlardan geçi(rili)yor…

Tüm dünya milletlerinin ve özelde Müslüman toplumların modern zamanlarda çektikleri varlık buhranlarını, maruz kaldıkları insanlık dışı muameleleri, zihin-kalp eksenindeki parçalanmışlıkları bertaraf etmede rehber ve referans olabilecek güçlü bir modeldir Hz. Ömer.

Hz. Ömer’in hayatını gerek bireysel, gerekse siyasal ve idari yönleriyle mercek altına aldığımızda, karşımıza günümüz dünyasının aramakta olduğu “lider” portresi çıkar. Ömer’ini Arayan Yüzyıl yüksek performanslı takım oluşturmasından stratejistliğine, sabır ve tahammülünden proaktifliğine kadar pek çok özelliği ile “ideal lider” portresinin kodlarının Hz. Ömer’in yöneticilik anlayışında saklı olduğunu gösteriyor. Dahası günümüz dünyası için bir umut ışığı sunuyor.

Ömer’ini Arayan Yüzyıl, Hz. Ömer’in hayatını, özellikle de halifeliği döneminde sergilediği idareciliği Modern Liderlik Teorileri ışığında incelerken, günümüzün dünyasına çok önemli doneler vermekle kalmıyor, “Liderlik Teorileri” ortaya atarak bu işi bildiğini iddia eden batı dünyasını, yaşadığı örnek hayatıyla uygulayıcısı olduğu Peygamber modeline hayran bırakıyor.

İster bir şirket yöneticisi olun, isterse bir devlet… İsterse yalnızca bir aile babası, bir öğretmen… Hz. Ömer’den alınacak çok sırlar var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f34254dd-effa-446c-a348-ca9ca5a67b79.jpg</image:loc>
            <image:title>Gezgin Kedi Mırnav İlk Okuma Kitaplarım Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>İlk okuma-yazma faaliyetleri öğrencinin eğitim hayatının en önemli basamaklarından birisidir. Bu basamak, eğitim-öğretim sürecinin temelini oluşturur. “Gezgin Kedi Mırnav Seti”, çocukların bu basamağı keyif alarak geçmelerini hedefliyor. Okumayı yeni öğrenen minik okurlar, ilk defa okuyacakları hikâye kitaplarında Mırnav’la pek çok yeri gezip dolaşacaklar. Kendilerinden bir şeyler bulacakları eğlenceli maceralarla okumayı çok sevecekler. Fatma Işık’ın sevimli üslubuyla yazdığı eğlenceli hikâyeler, Serap Deliorman&apos;ın sıcacık çizimleriyle okumayı yeni öğrenen çocuklarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a57205a-2039-4b4f-a2ac-39f9897e63ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Salsal Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı Salsal kardeşi, annesi ve babasıyla yemyeşil bir ormanda yaşıyor. Biraz saf, biraz meraklı... Bazen muzır, bazen çok uslu... Yani tüm minik salyangozlar gibi... Araştırmayı çok seviyor, hayatı yeni yeni öğreniyor. Bu kitaplarda Salsal&apos;ın yaramazlıklarına, deneyimlerine, öğrendiklerine şahit olacaksınız. Onun saf soruları, endişeleri, arkadaşlarıyla yaşadığı maceralar hepinizi çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88307</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb15ed7b-b17d-47cb-998e-6aff0787e395.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoloyo - Truva Atı Doludizgin (1. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Sakin başlayan bir yaz tatili… 
OttoDON gezegeninden Dünya’ya ışınlanan Ottolar… 
Gizli bir kapıyı açmalarıyla başlayan gizemlerle dolu bir macera! 
Kayıp liderleri Uluotto’nun bıraktığı her ipucu 
 bir sonrakine götürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/414edab7-b966-46af-bf64-72206c42e669.jpg</image:loc>
            <image:title>Duanın Kanatlarında</image:title>
            <image:caption>Kutsal bir ruh birliğinin gerçek hayat hikâyesi 
Bir enerji-şifa yöntemi olan ThetaHealing®, hayatın her kesiminden insana yardım etme ve şifa verme konusundaki inanılmaz gücüyle tüm dünyada tanınır hale gelmiştir. ThetaHealing® birçok kişinin hayatına dokunmuş olsa da çok az insan onun yaratılmasının yolunu açan güzel aşk hikâyesini biliyor. 
Duanın Kanatlarında, Vianna ile Guy’ı, çeşitli varoluş seviyelerindeki kişisel gelişimler için, iyileştirme modelleri yaratmaya yönlendiren mutlu anlar ve gönül yaraları arasında bir yolculuktur. Bu kitap, aşkın asırlar boyu süreceğine inanma cesareti olan tüm romantiklere adanmıştır. 
Vianna ve Guy Stibal, şifa paradigmalarını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır. Vianna 150’den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenleri ve uygulayıcılarına ders vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/884071e1-e229-4af6-abaa-ac01f998c538.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoloyo - Bandırma Vapuru Demir Aldı (2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bizim Kafadarlar ve Ottolar kaybolan Tırsotto’yu bulmaya çalışırken Uluotto, Fesatto’dan sonsuzluk iksirinin 
 formülünü saklamaya çalışıyor. 
Sonunda Tırsotto’ya kavuşabilecekler mi? 
Fesatto amacına ulaşabilecek mi? Yoksa Bizim Kafadarlar annelerine mi yakalanıyorlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e77522-b5b6-463a-b8ce-ef05478718e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren Yedi Element</image:title>
            <image:caption>John Browne, modern yaşamın temel taşlarını yeni, 
özgün ve ilgi çekici bir şekilde görmemizi sağlayan 
heyecanlı bir hikâye anlatıyor. 
                                                         DANIEL YERGIN 
 
Dünyanın mineral kaynaklarını kullanım şeklimiz 
 geleceğimize yön verir. 
DEMİR, KARBON, ALTIN, GÜMÜŞ, URANYUM, 
TİTANYUM ve SİLİSYUM. 
Dünyayı değiştiren bu elementler hem yapıcı hem de yıkıcı güçlerdir. Kanlı savaş silahları da olabilirler, ekonomik barışın aracı da. Örneğin büyüleyici altına olan arzumuz küresel ticaretin temelini oluşturur, ancak aynı zamanda milyonların ölümüne de yol açmıştır. 
On iki yıl boyunca BP’nin CEO’luğunu yapan John Browne, bu yedi elementin hayatlarımızı hem iyi hem de kötü yönde nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Tarihi, bilimi ve siyaseti birleştiren Dünyayı Değiştiren Yedi Element insan hırsına ve yaratıcılığına, yazarın kendi anılarıyla desteklediği dürüst bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2c3fd4-783b-4b75-89f6-113ded1cd10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbazı Kandırmak</image:title>
            <image:caption>Sihir dünyasına büyüleyici bir yolculuk... 
“İçine girdikçe, bu dünya size artık önemli olan tek şeymiş gibi görünmeye başlar. Saatleri kovalayan, emeklilik planları yapan, kahverengi çantalı titiz insanların gerçek dünyası sizinkine kıyasla ölümcül derecede sıkıcı gelir. Hiçbiri sizin yaptıklarınızı yapamaz. Giderek dünyayı iki çeşit insan arasında bölünmüş gibi görmeye başlarsınız. Sadece iki. Sihirbazlar ve sıradan insanlar. Eğer içinde değilseniz, dışındasınızdır.” 
 Sihirbazı Kandırmak, Alex Stone’un Kanal Caddesi’ndeki üçkâğıt oyunlarından gösterişli Las Vegas kumarhanelerine, New York’un asırlık sihir topluluklarının arka odalarından son teknoloji psikoloji laboratuvarlarına dek uzanan macera dolu sihirbazlık deneyimini anlatıyor. Stone, yetenekli ama bir o kadar da acayip tiplerin yaşadığı bu tuhaf ve zaman zaman da komik altkültürde gezinirken gizem, saplantı ve zekâ ile beslenen bu topluluğun ardındaki sırları açığa vuruyor. Fakat Stone’un yolculuğu, hileler, gösteriler ve sihir meraklılarının hikâyesinden çok daha fazlası. Sihirbazı Kandırmak, psikoloji, nörobilim, fizik, tarih, hatta suçun az bilinen köşelerinden bazılarına hile ve yanılsama merceğinden bakarak, zihnin nasıl çalıştığına, bazen de neden çalışmadığına dair bir dizi şaşırtıcı açıklamaya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a821408-0f6c-4d90-afb6-b9918799c811.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın Ayak İzleri - Krallar Ve Tanrılar</image:title>
            <image:caption>Dünyada sayısız medeniyet önce tüm ihtişamıyla varlık buldu, sonra da yok oldu. Hepsi tarih yazdı, fetihleri ve zaferleriyle övündüler. Ne var ki edindikleri tüm başarımlar birer birer o günkü anlamını yitirdi, takvimden eksilen her yaprak unutuluşun buruk anısına dönüştü... Tabii zamanı dize getirip insanoğlunu gizemleri, mitleri ya da anıtsal yapılarıyla hâlâ büyüleyenler dışında! 
Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin ikinci kitabında, kum saatinin akışını dondurarak tarihi birkaç bin yıl geriye sarıyor; sanat dallarının konu etmekten asla vazgeçmediği, mitler ve masallardan yapılma bir labirenti adımlıyor. İlk kitabından aşina olduğumuz romansı diliyle Mısır’ın altın kumları arasına gizlenen ölümsüz krallardan, Antik Yunan tanrılarının şaşırtıcı öykülerinden ve asırlardır ayakta duran bir kilisenin gizeminden söz ederken uygarlık tarihinin en görkemli yapıtlarını da gözler önüne seriyor. 
Polisiye Kurgunun Matematiğiyle Antikçağın Gizemlerini Buluşturan Bu Yeni Maceraya Hoş Geldiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a84cc70-efa6-4ad8-8800-21ed3d66b297.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ay Immatura -1</image:title>
            <image:caption>Rüyalarını unutanlardan mısınız, yoksa her ayrıntısını hatırlayan ve içinde yaşıyormuş gibi hissedenlerden mi? 
Peki ya gerçek hayatınız; o, hangisi? 
 
“Bir gün Medul Wei rüyalarından birinde bir ağacın köklerinin, yerin altından bütün dünyaya yayıldığını görmüş. Ama farklı bir şekilde… Kökler mavi beyaz parıldıyormuş, tıpkı ay ışığı gibi. Medul Wei hiçbir şey söylememiş bu konu hakkında. Sadece nesilden nesile aktarılan bir masal bırakmış, Zamansız Kız’ın hikâyesi.” 
 
 
Büyük savaşlar yaşanmıştı. İnsanlığın sonu gelmiş, yerlerine türler geçmişti… Üstelik bana da onlardan biri olduğumu söylüyorlardı, bilmiyordum. Kim olduğumdan bile emin değildim, Mavi Ay gerçekleşene kadar. 
 3315 
 
Neredeyse mükemmel bir hayatım vardı. Sonra rüyalar ve şüpheler başladı… Rüya nerede bitiyor gerçek nerede başlıyor, kim dostum kim düşmanım artık bilmiyordum. Kim olduğumdan bile emin değildim, Mavi Ay gerçekleşene kadar. 
 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6ca8f2-06ea-40a9-90d1-84fc29bbf208.jpg</image:loc>
            <image:title>Antarktika Herkesin Kimsenin</image:title>
            <image:caption>Antarktika Keşif Günlükleri
“İşte bu benim, işte ben buradayım, seninleyim Antarktika!”
Günlüğün anlamı; kendi düşüncelerimizi, zihin akışımızı, yaşadıklarımızı ya hayallerimizi kimsenin görmesini istemediğimiz defterlere aktarmak olsa da, içten içe “biri okursa” endişesi taşıyabiliriz. Barkın Özdemir, her ne kadar en başta yazdıklarının kitaplaştırılacağını hayal bile edemese de ilerleyen sayfalarda yaşadıklarını gerçekten aktarabilmenin tutkusuna kapılarak yazıyor.
Bu bizi nereye getiriyor? Yedi kıtaya da ayak basan en genç Türk, Barkın Özdemir’in gitmeden bilemeyeceğimiz tüm detayları ve kendi iç çatışmasıyla bize aktardığı muhteşem bir Antarktika hikâyesinin ortaya çıkmasına...
Zaman zaman korksa ve bazen olumsuzluğa kapılsa da bir hayali gerçekleştirmek için insanın neleri göze alabileceğinin bir kanıtı o. Ertelediğiniz hayalleri, kendinize koyduğunuz engelleri bir kez daha düşünmenize sebep olacak kıpır kıpır, yerinde durmayan; anlatmak, aktarmak ve paylaşmak isteyen Barkın’ı ve onun gözünden aktarmak ve paylaşmak isteyen Barkın’ı ve onun gözünden Antarktika’yı tanımalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07452b00-8fe3-4337-9cc7-bfe17c8a543d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek (3’lü Ciltli Set)</image:title>
            <image:caption>“Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve 
şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Hikâyemiz gerçekti.” 
 
Emre Gül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b89d6e9-11ff-41ca-a1f4-a06b349f3c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Adsız Sokak Çocukları</image:title>
            <image:caption>‘Doğum günümü hiç kutlanmadı ki, kaç yaşında olduğumu bileyim. Sadece ben, senin yaşındayken, o zaman on iki veya on üç yaşında ancak olurdum.  Yaptığım bir hırsızlıktan bol ekmek çalmıştım. Herkes yedi beni okşadı. Yanımızdakilerden biri, ‘Aferin Halil sen adam oldun. On üç yaşında ancak olursun.’ Öyle sevindim ki biri benim yaşımın kaç olduğunu söylemişti on üç yaşındaymışım. Bu yaşın bana ait olmasını benimsedim.  Ondan sonra üç yıl geçti. Şimdi demek ki on altı yaşındayım,’ dedi. Bunlar benim yaşamım oldu çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8cde26-41a0-46e1-9b51-534733ca8d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilthey Üstüne Yazılar</image:title>
            <image:caption>Kuram / Felsefe
“İnsan doğasının totalitesi sadece tarihte verilidir. Tanıyabildiğimiz insan, sadece gerçekleştirilmiş imkânların koşulları altında tanıdığımız insandır.” – Wilhelm Dilthey
Doğan Özlem Dilthey Üstüne Yazılar’da tarihte bir “mutlak anlam” değil, daima değişen bir “anlamlar çokluğu” bulunduğunu söyleyen Wilhelm Dilhey’ın düşüncesini tinsellik, tarihsellik, yaşama, tarihsel akıl ve insanın bütünlüğü gibi kavramlar çerçevesinde inceliyor. Dilthey’ın düşünce ve kültür tarihinde ortaya koyduğu felsefi devrimi irdelerken bir yandan da insanın tarihsel bir varlık olarak doğayı, kültürü, tarihi ve kendini kavrama yolunda karşılaştığı sorunları/bunalımları tarihsel bir perspektiften görmesinin önündeki zihinsel perdeleri aralıyor.
Dilthey’ın düşüncesini, temel kavramlarını, uğraştığı problemleri açık ve anlaşılır bir dille ortaya koyan ­Dilthey Üstüne Yazılar hem Dilthey’ı ve tarihselci/hermeneutik düşünce geleneğini anlamak için iyi bir başlangıç, hem de bir hermeneutikçi olarak Doğan Özlem’in tarihselci/hermeneutik felsefeye kendi düşünce ve kültür dünyamızda açmaya çalıştığı yeri görme imkânı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4e6ff92-1428-4ac0-a017-d6aa08e8d314.jpg</image:loc>
            <image:title>Forty Days and Forty Nights</image:title>
            <image:caption>Having dedicated his whole life to the study of virtually every type of Turkish performing art, Metin And found a wealth of material in Ottoman festivals. From the 1950s onwards, his constantly evolving research gave its fruits in articles and books; had he lived a little longer, long enough to reflect his latest discoveries and findings, he would have transformed this topic into a true ‘festival ground’. 
 
Forty Days and Forty Nights is not only a great book title, but it also refers to fairy tales, which are the pinnacles of oral culture. For forty days and forty nights, protagonists struggle on journeys, their suffering, trials and tribulations destined to remain hidden; for forty days and forty nights they celebrate weddings whose details are left to the listener’s imagination. Festivals enhanced by stories told as though they had taken place but yesterday, as though nothing had moved, not even by an inch, also relate the true story of a civilisation. 
 
Metin And regards Ottoman festivals as an intersection of the arts; Forty Days and Forty Nights also contains his earlier, constructive suggestions for art historians. It was he who first ventured onto this path and persevered on it; his extraordinary efforts and intuition guide the reader as the trail he blazed invites further study.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a1a5a2-a7b4-4a87-bb00-7767974e983c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Gün Kırk Gece</image:title>
            <image:caption>Osmanlı şenlikleri, Türk gösterim sanatlarının hemen her türünü incelemeye bir ömür adamış ve harcamış olan Metin And için büyük, geniş bir keşif alanı gibiydi. 1950’li yıllardan başlayarak sürekli geliştirdiği çalışmalarını, makaleler ve kitaplar kaleme alarak ortaya koydu; biraz daha uzun yaşayabilse, yeni buluş ve bulgularını yansıtabilse konu gerçek bir “şenlik alanı”na dönerdi. 
 
Kırk Gün Kırk Gece, güzel bir kitap adı olmakla birlikte sözel kültürün zirveleri olan masallardan da izler taşır. Masal kahramanlarının ayrıntısı bilinmeyen düğünleri ve çekilen çilelerin sırrını açığa vurmayan yolculukları kırk gün kırk gece sürer, geriye dönülüp bakıldığında dün gibi gelen, bir arpa boyu yol alınmamış gibi anlatılan masalların gücüyle zenginleşen şenlikler, bize gerçek bir uygarlık hikâyesi de anlatır. 
 
Kırk Gün Kırk Gece, Osmanlı şenliklerine bir sanat bileşkesi olarak bakan And’ın tespitleri, yorumları, “erken” ve “yönlendirici” önerileri sanat tarihi için de iyi niyetli değinmeler içeriyor. Gösterim sanatlarının bu dalında hedefe giden yolun başlarında ve ortalarında onun olağanüstü gayret ve sezgiyle açtığı “çığır” ve bıraktığı “izler” var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d73fd5ae-6d7d-413f-83a2-592c15cf83c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Dune Ciltli Kutu Set ( 6 Kitap Takım )</image:title>
            <image:caption>“Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanacak başka bir kitap yok.” –Arthur C. Clarke 
Dune serisi ciltli, şömizli, posterli ve kutulu edisyonuyla raflarda: 
Konsept ve kutu tasarım: Hamdi Akçay 
Kapak tasarım: Ozan Korkut 
Poster tasarım: Ebrahel Lurci 
Logo tasarım: Alex Trochut 
 
Poster boyutu: 60 x 90 cm 
 
Setin içindeki kitaplar: 
Dune (1 adet) 
Dune Mesihi (1 adet) 
Dune Çocukları (1 adet) 
Dune Tanrı İmparatoru (1 adet) 
Dune Sapkınları (1 adet) 
Dune Rahibeler Meclisi (1 adet)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa56c972-fe14-447c-91dd-7fc7c56e94fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalonya’ya Selam</image:title>
            <image:caption>George Orwell’in İspanya’da anti-Stalinci milislerin arasında, General Franco’ya karşı direniş sırasında yaşadıkları, politik düşünceleri için kilit bir noktadaydı. Kendisinin daha sonra Barselona’da yaşadıklarına dair, “İlginç bir şekilde bütün bu deneyim beni insanlığın iyiliğine daha az değil, tersine daha fazla inandırdı,” diyeceği olayları anlattığı Katalonya’ya Selam, yayımlandığında ticari açıdan başarısız olsa da günümüzde İspanya İç Savaşı dendiğinde okunması gereken bir klasik mertebesine yükseldi.

George Orwell 1936’da İspanya’ya gittiğinde iç savaş hakkında gazetecilik yapmayı planlıyordu ama kendini orada bulunca General Franco’ya karşı milislerin yanında yer aldı. O dönemden sonra yazdığı her ciddi eserin doğrudan ya da dolaylı olarak totaliteryanizme karşı, demokratik sosyalizmin yanında olduğunu söyleyen Orwell’in yenilgiyle sona eren bu direnişte bizzat yaşadıklarını anlattığı Katalonya’ya Selam bir isyanın umutları, ihanetleri ve milis hayatının tabiatına dair mühim bir tarihi belge.

“Orwell’in en iyi eseri, belki de İspanya İç Savaşı’na dair en iyi kitap.” –The New Yorker

“Okunduğunda bir daha unutulmayacak bir kitap.” –Chicago Sunday Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e869eea4-5911-4097-a1a6-d46b4a6d7e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Papazın Kızı</image:title>
            <image:caption>George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.

Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni. 

“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.” –The Observer

“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.” –Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc86e189-6cce-4a65-a600-40267277405c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarsular (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın her yerinde farklı uzunluklarda ırmaklara rastlarız, derelere kollara bölünerek dünyanın her köşesine yayılırlar. Güçlü akıntılarıyla dünyayı şekillendirirler. Nehirler, kâşifler için yol, ordular için engel olur. Bazen içme suyu sağlamak, bazen balık tutmak, bazen de bitkileri sulamak için nehirlere ihtiyacımız var.
Peter Goes bizleri denizler, göller ve ırmaklar boyunca bir yolculuğa çıkarıyor. Etkileyici çizimleriyle doğa, kültür ve tarih konularında birbirinden ilginç bilgiler sunuyor.
Nil’den Amazon’a, Mekong deltasından Mississippi’ye, Tuna’dan Dicle’ye uzanmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a20ceb52-d630-4368-a202-b28e4308398b.jpg</image:loc>
            <image:title>Misafir Öyküler</image:title>
            <image:caption>Oysa ne çok yanılır insan
Sevilmediğini zannederek
Kimi gözle
Kimi yüzle
Kimi de gönülle sevilir
Kimi gökyüzünün maviliğinde
Kimi ummanların derinliğinde
Kimi parmaktaki tek taş ile
Kimi bardaktaki çay ile
Kimi batan günün kızıllığı
Kimi doğan ayın hüznü ile sevilir
Kimi bir ninni gibi sessiz ve derinden
Kimi de bir bozlak gibi garibin ciğerinden
Kimi üç telli ile Ege&apos;den
Kimi Dalal gibi Mardin&apos;den sevilir
Kimi parası bitene kadar
Kimi beş parasızdır ama muhabbet ehlidir, sevilir
Kimi gülüşteki esrar ile
Kimi yanaktan süzülen yaş ile
Ömür boyu sevilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760034b0-c2d0-43ed-a20b-fdc58b7d3c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>&quot;Yazın uzun günlerinde daha fazla çalıştığı halde akşamları evine eskisi gibi bitkin ve takatsiz değil, büyük bir coşku ve neşeyle gelirdi. Yürürken koşar, söylerken güler, önceleri, geldiği zaman bir parça dinlenmek için üzerine düştüğü sandalyelerin hiçbirinde oturamaz, evin içinde sürekli dolaşır dururdu. Yüzünde, parıldamak için zamanın en küçük müsaadesini bekleyen gençliğin canlı rengi görünmeye başladı. Yirmi yaşındayken, insanı aciz bırakma kudreti olan böyle bir tebessümün karşısında hiç bulunmadınız mı?&quot; 
Samipaşazade Sezai, edebiyatımızın modern anlamda ilk hikâyesi olarak kabul edilen, hem romantizm hem realizmden izler taşıyan bu önemli eserinde, yalnızca bir edebi türü modernleştirmekle kalmamış, hikâyenin gücünün ayrıntıdan beslendiğini, sıradan gibi görünen hayatların basit hikâyelerinin bile anlatılmaya değer olduğunu göstermiş, o hayatların içindeki merakları, acıları, korkuları, sevinçleri, hayal kırıklıklarını abartısız gerçeklikleriyle gözler önüne sererek kendi zamanını aşmış, edebiyat tarihimiz içindeki eşsiz yerini almıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfda6b8-6e3c-41b8-a2fe-f518d98e1899.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanki İki Meyhane Bitirmişler</image:title>
            <image:caption>- “Gayri” Müslim, anlı şanlı bir gitarist ile başlıyoruz. 6-7 Eylül felaketini daha henüz sekiz yaşındayken komşu evindeki bir gardırobun içine saklanarak yaşayan Efrahim’in, bir türlü o karanlık dolaptan çıkarılamayan eğri büğrü yaşamı ile… 
-  İkinci öyküde eski, yıllanmış bir meyhaneden içeriye eski Maarif Nazırı Hasan Ali Yücel ile Nazım Hikmet kol kola giriyorlar. Masalar hınca-hınç dolu. İçeride kimler yok ki… Süleyman’dan Yusuf Atılgan’a kadar, hepsi bir arada… Kısacası, tuhaf bir öykü; düşüncenin ve gülücüklü duyarlılığın dibi tutmak üzere… 
-  Hemen arka sayfada genç bir felsefe öğrencisi, yedek subay öğretmen olarak büyük kenti ardında bırakıyor, köy yollarına düşüyor ve orada, gözleri görmeyen Marks’ı Almancasından Sartre’ı Fransızcasından “tefekkür eyleyen” katkısız/katışıksız bir halk filozofu ile karşılaşıyor. Öğretmenimiz şaşkın ama inatçı mı, inatçı. 
-  Son öyküde de akşamın bir vakti işinden yorgun argın çıktıktan sonra bir koltuk meyhanesine sığınan kahramanımızın, rakı kadehleri arasında yaşayan insanlardan aldığı dersin anatomisi… Meraklı mı? Pek belli değil.  Acı mı? Hayır, acımtırak… -  Merak, sorgulama, sağlama, doğrulama… Sonra yeniden merak, sorgulama, falan… Bu bir kısır döngü müdür? Hayır, aydınlanmaya uzanan o dar ve meşakkatli yolun ta kendisi… En kısa adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abdaf55-6c36-45cb-ad70-047ac38d94b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Psişik Aşkın Tınıları</image:title>
            <image:caption>Beyaz yakalılar... Bu sözde beyazlığın içinde aslında karanlığı yaşayanlar… 
Telefonun ucunda gün boyu enerjileri emilen, rüyalarında bile çağrı almaya devam eden plaza çalışanları… 
Hayatını kazanabilmek isteyen lise öğrencisi Seda&apos;nın bu bataklığa ya da bu bataklıkta yeşerecek olan bir aşk hikâyesine sürüklenişi... 
Kadınlara karşı özel bir üstünlüğü olan Evrim, bu yeteneğini Marya’nın üzerinde kullanamadığını fark edince ona büyük bir ilgi duyar. Peki bu ilgi Seda ile Evrim arasında yaşanan büyük aşka gölge mi düşürecek yoksa aşkın gücü Evrim’i kendine mi getirecekti? 
Bu modern işkenceyle dolu hayatlarında, varlığı insanı iyileştiren yokluğu ise insanı darmadağın eden bir duygu, yani sevgi işte tam burada birleştirmişti Evrim ve Seda’ yı çünkü. “Hayat, ardı ardına tokatlar savurabilirdi ama mühim olan her tokattan sonra dik durabilmeyi öğrenebilmekti... Felek, bir örümceğin ağı gibi örmüş olabilirdi ağlarını ama mühim olan tutkunun dev pençeleriyle o ağı tek seferde temizleyebiliyor olabilmekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b77a39-6ee7-47de-8633-5587dcdb5710.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Yıl 1942. 
Rusya-Nazi Almanyası savaşı kızışırken Nina ve Andrey evlilik aşamasındadır. Öğretmen olan Nina ve doktor olan Andrey evlendikten sadece üç ay sonra şehirlerine Nazi saldırısı başlar. Uçaklar şehre bombalar yağdırırken insanlar ölür, binalar yıkılır ve tüm hayatlar altüst olur. Sığınakta geçirdikleri günlerde sığınağa getirilen yaralılara destek olmaya çalışan Nina ve Andrey bir yandan da henüz doğmamış olan bebeklerini de korumaya çalışmaktadırlar. 
Savaşın yıkıcılığı, insanların acımasızlığı ve hayatta kalma içgüdülerini okuyacağınız bu kitapta Nina&apos;nın anıları içinde sürükleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f10ced-2e94-42b7-b4e5-51facd202a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Şiirler</image:title>
            <image:caption>Garip 
Vazgeçemediğim 
Destan Gibi 
Yenisi İçin 
Karşı 
Orhan Veli Kanık 1941’de Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat’la ortak çıkardığı Garip kitabıyla Türk şiirinde yeni bir akımı başlattı. Şiirde sadeliğe, gündelik hayata önem 
veren ve süslü imajlardan kaçınan bu akım geniş çevreler tarafından beğeniyle karşılandı. 
Orhan Veli’nin kendi şiir anlayışını açıkladığı bir önsözle başlayan bu derleme, şairin yayınlanmış beş kitabına aldığı tüm şiirleri ve bunların dışındakilerden geniş bir seçmeyi içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b482a886-8abd-47a4-a878-82dfb86d1090.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgücü Verimliliği Etkileyen Faktörler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BİRİNCİ BÖLÜM 
Verimlilik, Verimliliğin  Ölçülmesi Ve Yaklaşımlar 
Kavramsal Çerçeve ve Verimlilik Türleri 
Verimliliğin Ölçülmesi 
İKİNCİ BÖLÜM 
İşgücü Verimliliğinin Arttırılmasına Yönelik Yaklaşımlar 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İş Gücü Verimliliğini Etkileyen Faktörler 
Ekonomik Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Yönetimsel Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Psiko-Sosyal Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Fiziki Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Verimliliği Etkileyen Diğer Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f01962-c879-4341-9537-afdc88c1b60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Antecedents and Consequences of Brand Love: The Interplay Between The Self, Engagement and Attachment Consequences</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter 1: Introduction 
Chapter 2: Research Objectives And Outline 
Chapter 3: Theoretical Background 
Chapter 4: Development Of The Research Model And The Hypotheses 
Chapter 5: Testing And Validation Of The Model 
Chapter 6: Discussion Of Result 
Chapter 7: Conclusions And İmplications</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88332</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d887e4f-6011-45c3-8e2d-2df0615ed116.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağabeyim Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>“Annemi, babamı, Adnan Ağabeyimi, eşimi, arkadaşlarımı kaybettim. Ama hiçbiri Orhan Ağabeyimin ölümü kadar şu kalbimi acıtmadı…”

“Dünyalar vardır, düşünemezsiniz” diyordu otuz altı yıllık kısacık ömrüne dünyaları sığdıran Orhan Veli...

Ölümünün üzerinden onlarca sene geçmesine karşın bugün dizeleri en çok bilinen şairlerden.

“Otuz altı yıla neler sığdırılır?” sorusunun cevabını yaşadıklarıyla ve engin hayal dünyasıyla verir Orhan Veli. Onun gücü naifliğinde, iddiası iddiasızlığında ve derinliği sadeliğinde gizlidir. Son güne dek hayatını dolu dolu yaşamış, kendi deyimiyle istediği her şeyi yapmış ve hiçbir şeyden pişman olmamıştır.

Gazeteci Seray Şahinler, hayatı boyunca ağabeyine kardeşlikten öte yoldaşlık, dostluk, sırdaşlık etmiş Füruzan Yolyapan’ın tanıklığıyla çıktığı benzersiz yolculukta, usta şairin ilk şiirlerine, aile ilişkilerine, bilinmeyen meraklarına, yazar ve şairlerle atışmalarına, omuz omuza verdiği dostlarıyla sürdürdüğü yaşam mücadelesine, maddi sıkıntılara rağmen büyük bir dirençle hayata tutunduğu “yalnız” zamanlarına, kitaplarına, Yaprak yıllarına ışık tutarak olağanüstü bir “Orhan Veli portresi” sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f27aa0f-cc65-4c59-b722-eb35e5f20ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce - Dil Bilgisi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Başlangıç ve ileri düzeye yönelik çeşitli alıştırmalar
Bilgileri pekiştirmeye ve tazelemeye yönelik alıştırmalar
Üç farklı zorluk seviyesinde alıştırmalar
kolay
orta
ileri
Kitaba entegre cevap anahtarı
Açık ve anlaşılır kitap düzeni
Dil kursunuza veya dil bilginize ideal destek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78f24c13-f08f-4ded-9a15-57cdb453fa27.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Mısın ?</image:title>
            <image:caption>Güçlü Bir Yaşam Için 
Doğan Cüceloğlu’ndan Tavsiyeler… 
“Gençliğimde gergin, stresli, mutsuz günlerim çok oldu. Kendimi suçlu hissettiğim, değersiz gördüğüm dönemler yaşadım. Şimdi hayatım anlamlı, coşkulu ve şükür duygusuyla dopdolu... Neden? İçinde yaşadığım koşulların iyileşmesinden mi? Geliştirdiğim farkındalıkların sonucu mu?” 
Doğan Cüceloğlu 
Doğan Cüceloğlu, yalnızca psikoloji kariyeriyle değil, insan hayatına dokunan ve insana dair her hikâyeden şifa çıkarabilen bilgeliğiyle bu coğrafyanın en önemli ilim insanlarından biri. Seksen yılı aşkın ömrünün bir birikimi olarak, şimdi herkesin merak ettiği “hayati” sorulara en samimi cevaplarını sunuyor. Herkes gibi aslında o da hâlâ savaşıyor, keşfediyor, hayata değer katıyor.
Hayatın anlamı nedir? 
İnsan kendini nasıl geliştirir? 
Umutsuzluk nasıl aşılır? 
İçimizdeki öz nasıl ortaya çıkar? 
Çevremiz bizi nasıl etkiler? 
Kime akıl danışılır? 
Yaşam neleri ödüllendirir? Zihin nasıl işler? “Biz” olmak için neler yapılmalıdır? 

Ömür yolculuğunda neyin önemli olduğunu anlamak, keşif ve merak duygularına sahip çıkmak bir hayatı “kıymetli” kılmak için en önemli meziyetler arasında. Elinizdeki rehber niteliğindeki kitap, yaşamı boyunca bu meziyetlerin peşine düşmüş ve her ânına onları ilmek ilmek işlemiş Doğan Cüceloğlu’nun, Deniz Bayramoğlu ile sohbetlerinden oluşuyor ve herkese şu soruyu soruyor: “Zorluklarla başa çıkmaya, içindeki gücü keşfetmeye VAR MISIN?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21582529-a056-484b-a712-9dccb152fda4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Etkinlik İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlik 
İLKBAHAR 
 
İlkbahar geldi! 
Doğayla birlikte 
sevimli hayvanlar da uyanıyor. 
 
Bilmece ve bulmacalar, 
boyama sayfaları, 
sayı sayma etkinlikleri 
ve çıkartmalarla dolu bu kitap 
sayesinde harika vakit geçireceksin! 
 
Çıkartmalı Etkinlik Serisindeki Diğer Kitaplar 
DİNOZOR 
YOLCULUK 
KORSANLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff868742-9f99-4f04-9472-922f1c41f9bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kitap</image:title>
            <image:caption>Booker ödüllü, uluslararası çoksatan Vejetaryen ve Çocuk Geliyor’un yazarı Han Kang, uzun süredir beklenen son kitabında beyazı prizmadan geçiriyor, okuru rengarenk bir metinle sınıyor.

Beyaz şeylerle ilgili yazmaya karar verdiğim bahar, ilk yaptığım bir liste çıkarmak oldu.

Her bir sözcüğü yazarken tuhaftır, çok sarsıldım. 
Bu kitabı mutlaka tamamlamak istediğimi ve yazım sürecinin bir şeyleri değiştireceğini hissettim.
Yaraya sürülen beyaz merhem, üstüne sarılan beyaz sargı bezi gibi bir şeylerin gerekli olduğunu da.

Zamana dair duyuların keskinleştiği anlar vardır.
Böyle keskin zamanın kenarında, her saniye yenilenen şeffaf bir uçurumun ucunda ilerlemeye devam ederiz.
Cesur olduğumuzdan değil, başka bir çıkar yolu olmadığından.
 
Han Kang, hafızaya, geçmişe, kayıplara ve yeniden doğmaya dair epik bir anlatıya imza atıyor.
Beyaz köpek ve kesme şekerle, anne sütü ve pirinçle insanın büyük çaresizliğini anlatıyor.
Yıkıntılardan yeni hayatlar doğurmayı, acının coğrafyasını keşfetmeyi, kırılganlığı ve gücü, sıradan hayatın sıradan objeleriyle aktarıyor.

Beyazın evreninden dünyaya eşsiz bir masal fısıldıyor.
“Usta işi, kusursuz.”
Booklist

“Kang kayıplardan oluşan boşlukları, edebiyat ve zarafetle dolduruyor.”
Library Journal

“Beyaz Kitap gizemli bir eser, bir yönüyle dünyevi bir dua kitabı. Kang bir kez daha, acıyla dili kullanarak başa çıkma arzusunu gözler önüne seriyor.”
Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5807b6e4-557c-4bf3-bb1a-8d71f74cc8df.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembe İncili Kaftan</image:title>
            <image:caption>Muhsin Çelebi sözünü bitirince izin filan istemedi, kalktı. Kapıya doğru yürüdü. Şah İsmail donmuş, taş kesilmişti. Çaldıran’da kırılacak gururu, bugün Türk’ün ateş bakışları altında erimişti. Muhsin Çelebi dışarı çıkarken, kendi gibi hayretten donan nedimlerine, “Şunun kaftanını veriniz,” dedi. Savaşçılardan biri koştu. Tahtın önünde serili kaftanı topladı.

“Buyurun. Kaftanınızı unutuyorsunuz.

Muhsin Çelebi durdu. Güldü. Çıktığı kapıya doğru dönerek Şahın işiteceği yüksek bir sesle: “Hayır,unutmuyorum. Onu size bırakıyorum. Sarayınızda büyük bir padişah elçisini oturtacak seccadeniz, minderiniz yok… Hem bir Türk, yere serdiği şeyi bir daha arkasına koymaz… Bunu bilmiyor musunuz?” dedi.

Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Ömer Seyfettin, yerlilik bilinciyle kaleme aldığı, milli ve manevi değerlerimizi öne çıkaran öyküleriyle her zaman okunmayı hak ediyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/451ff1bd-596a-4ad0-808d-64c2f764931a.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Diş</image:title>
            <image:caption>Yabandan gelen yavru bir kurt, daha vahşi doğayla iç içe yaşamanın zorluklarına alışamadan, insanların arasına karışıyor: Önce Kızılderililerin hayatına dâhil oluyor, sonra beyaz insanların… “Beyaz Diş” adı verilen bu kurt, adım adım doğadaki insanı ve insanların doğasını keşfetmeye başlıyor. Merhametsizliği ve acımasızlığı öğrendiği kadar, sevgiyi ve dostluğu da bizzat yaşayarak, kendi gözleriyle görerek, hissederek öğreniyor…

Usta yazar Jack London’ın kaleme aldığı Beyaz Diş tüm dünyada her yaştan okurun hayatına dokunmayı başarabilen, muhteşem bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ef61c0-9560-4c55-b417-a13bf93284f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Kaptanlar</image:title>
            <image:caption>Son derece varlıklı bir ailenin şımarık çocuğu olan Harvey, bir okyanus yolculuğu sırasında denize düşer ve bu çaresiz durumdan bir balıkçı teknesi tarafından kurtarılır. Kendisini aniden paranın hiçbir şey ifade etmediği ve herkesin ortak bir ideal doğrultusunda emek vermeye mecbur olduğu bir ortamda bulan bu genç adam, hayatında ilk kez çalışmak zorundadır. 
Kişinin değerinin sahip olduklarıyla değil yaptıklarıyla ölçüldüğü bu gemide yaşadıkları Harvey’yi tamamen değiştirecek ve genç adam bir yetişkin olma yolunda adımlar atarak bambaşka bir insana dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ea8a5d-4184-4759-8269-62a1dce13e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3’lü Set</image:title>
            <image:caption>“Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve 
şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Hikâyemiz gerçekti.” 
Emre Gül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22bce5df-af49-43f4-b230-edd84e936ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların İzinde Set (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Matematiği Sevdiren Macera Serisi
Bilim tarihi profesörü Tahir Baturay şifre uzmanı Cenk Demirbilek ile birlikte yolculuk ederken sen de matematik tarihi hakkında bilgiler edinirken, sayıların hiç duymadığın dünyasına adım atacaksın. Sayıların izinde gizemli bir yolculuk seni bekliyor
1- Kayıp Piramit
2- Sırlar Kütüphanesi
3- Pisagor Okulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2599ea08-0255-4c75-9c1b-93f7bd391bff.jpg</image:loc>
            <image:title>5,5 Nesnede Bir Din Tarihçesi</image:title>
            <image:caption>İnanç alanındaki kültürel çalışmalara taze ve özgün bir bakış açısı getiren 5½ Nesnede Bir Din Tarihçesi, din-insan etkileşimini farklı bir şekilde anlamamıza olanak tanıyor. “Din” deyince aklımıza ilk aşamada soyut fikirler, mistik varlıklar ve inanç problemleri gelir. S. Brent Plate ise bunları bir anlığına kenara bırakıp temel insani deneyimlere, ete kemiğe bürünmüş pratiklere ve nesnelere odaklanmamızı öneriyor. İnsan kültürünün en köklü ve tartışmalı fenomenlerinden biri olan dini, beş temel nesne üzerine düşünmemizi teklif ediyor: taş, tütsü, davul, haç ve ekmek. Bunlara bir de her şeyin tamamlayıcısı olan ½ ekleniyor: insan bedeni. Plate, bu beş kutsal obje üzerinden bin yıllar boyunca dinî geleneklerin nasıl şekillendiğini irdeliyor. Teolojinin karmaşık ve ruhani dünyasına duyusal bir pencere açıyor. Dinin aslında en az inançlarımız kadar bedenlerimizle ve fiziksel nesnelerle de ilgili olduğunu ustalıklı bir anlatıyla açığa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5937b36-b959-46a2-89ea-b252c19ae735.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Muhafız</image:title>
            <image:caption>Bulgakov’un genç bir doktor olarak iç savaşın dehşetiyle ilgili yaşadığı kişisel deneyimlerini yakından izleyen Beyaz Muhafız; devrimden sonra kargaşa ve boğucu bir belirsizlik dönemi olan 1918 yılında Bolşeviklerin, Sosyalistlerin ve Almanların kontrol etmek için savaştıkları Kiev’de geçiyor. Mihail Bulgakov’un “Turbin Günleri” adıyla tiyatroya da uyarlanan bu yarı otobiyografik romanı, devrim ve yeni bir rejimle uzlaşmaya zorlanan bir Rus ailesi olan Turbinlerin hikâyesini ve savaşın orta sınıflar üzerindeki etkisini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f1123f-a8bd-4b4f-af9f-cadd347ea7e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepaze</image:title>
            <image:caption>Kepaze, Jack London’ın yazdığı yedi farklı hikâyeden oluşan bir derlemedir. Kitaba ismini veren ilk hikâyede, Kızılderililer tarafından esir alınan bir maceracının, göreceği işkenceden kurnazlıkla kurtulması ele alınır. 

Kitapta ayrıca, Klondike’de yalnız seyahat etmek konusundaki tüm uyarıları görmezden gelen bir yolcunun, hayatta kalmak için bulunduğu zorlu koşullarda ateş yakma çabalarını anlatan ve Jack London’ın en iyi bilinen hikâyelerinden biri olan Ateş Yakmak hikâyesi de bulunur. 
Emanet, Benek, Altın Ten, Gaip Marcus O’Brien ve Porportuk’un Zekâsı da kitapta yer alan diğer hikâyelerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da64b71-06b6-4bff-affb-3a960a30bbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Eğitimin Başucu Kitabı</image:title>
            <image:caption>Duru Ve Miko İle Eğitim Hayatına Değer Katan Koçluk Hikâyeleri
Öğrenci:
Eyvah Okul!
Ders Çalışmak İstemiyorum.
Yapamam-Başaramam-Olmuyor.
Sınavlardan Korkuyorum.
Ebeveyn:
Çocuğum Sorumluluk Almıyor.
Problemlerinin Üstesinden Ben Nasıl Gelirim?
Öğretmen:
Öğrencinin Düzenli Ders Çalışma Bilinci Yok.
Gayret Göstermiyor.
Hedefi Yok.
Öğrenmek İstemiyor.
Bu Kitap Tüm Bu Sorunları Çözme İddiasıyla Geliyor!
15 Ayrı Hikâye İle Anlatılan 15 Pratik Teknik Sayesinde:
Öğrenciler Özel Hayatlarında Mutlu, Eğitim Hayatlarında Başarılı Bir Birey Olacak.
Ebeveynler Çocuğuyla Empati Kuracak. Problemlerine Çözüm Yolları Bulacak.
Eğitimciler Öğrenme Ve Öğretme Yollarını Anlatan Bu Kitapla Eğitim Serüveninde Çok Daha Etkin Olacak.
15 Hikâye, 15 Teknik, Qr Kodlu 15 Video!
1. Verimli Ders Çalışma
2. Öğrenme Modelleri
3. Hafıza Teknikleri
4. Sorumluluk Bilinci
5. Hızlı Okuma
6. Ters El Alıştırması
7. Zihin Haritaları
8. Oto- Kontrol
9. Farkındalık Uygulamaları
10. Özgüven
11. Nlp Teknikleri
12. Ayna Çalışması
13. Çivileme
14. Özdeğer
15. Konfor Alanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd6fb5f-6725-4d1c-97a4-2468b719882f.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 1 - Engerek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
POSTER, 
AYRAÇ, 
POLAROİD FOTOĞRAFLAR HEDİYELİ. 

Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. 
Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti. 
 
Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Yoksa tüm bunlar Mahinev’in doğumuyla mı ilgilidir? Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6013aa79-a607-4fac-b2fd-54c45020ec02.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 1 - Engerek</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
·         POSTER, 
·         AYRAÇ, 
·         POLAROİD FOTOĞRAFLAR HEDİYELİ. 
 
Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. 
Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti. 
 
Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Yoksa tüm bunlar Mahinev’in doğumuyla mı ilgilidir? Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd450b2-ffcf-42f3-80b0-bd945efe5cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Meditasyon Rehberi</image:title>
            <image:caption>Kişisel Kazanımların ve Özgün Ruhsal Gelişimin Temeli Olarak Meditasyon 
Doğal Süreci Deneyimlemek: Etkili Meditasyon  Nasıl Yapılır? 
Tatmin Edici Sonuçlar İçin Kullanılması Gereken Meditasyon Teknikleri ve Rutinleri 
Ruhsal Gelişimin Aşamalarından Geçerek Uyanmak 
Öncelikli Amaç ve Hedeflerimizi Destekleyen Yaşam Tarzı İlkeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ba5a09-4914-41ad-a841-c52e3ccf040f.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Zaman Tüketicilerinin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Olimpik Kış Festivali Örneği</image:title>
            <image:caption>GENEL BİLGİLER 
Zaman Kavramı 
Boş Zaman Kavramı 
Rekreasyon Kavramı 
Boş Zaman Tüketicisi Kavramı 
Hedonizm Kavramı 
Yaşam Kalitesi Kavramı 
Mutluluk Kavramı 
GEREÇ VE YÖNTEM 
Araştırmanın Konusu 
Araştırmanın Önemi 
Araştırmanın Kapsamı ve Sınırlılıkları 
Araştırmanın Amacı 
Araştırma Problemi 
Araştırmanın Yöntemi 
Araştırmanın Modeli 
Veri Toplama Araçları 
Araştırmanın Evren ve Örneklemi 
Veri Analiz Teknikleri 
Güvenirlilik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd4666b9-73ce-4452-889c-933727b5906a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar</image:title>
            <image:caption>İsveç’te bir kış akşamı, üç genç, İslam’a ve Hz. Muhammed’e hakaret içeren çalışmalarıyla ünlenen bir karikatüristin söyleşisinin olduğu kitapçıya terör saldırısında bulunur. Ancak saldırının ortasında, aralarında olayı kayda almakla sorumlu olan genç kadın garip bir dejavu hissine kapılıp büyük bir hata yaptıklarını düşünerek olayların gidişatını değiştirir. 
İki yıl sonra bir yazar, adli psikiyatri kliniğine yatırılan bu kızın görüşme talebini kabul eder. Bir teröristle görüşmekte isteksiz olsa da birdenbire İsveç&apos;te ortaya çıkıp bir terör eylemine karışan, pasaportundaki adını hatırlamayan ve ana dilini konuşamayan bu Belçikalının kim olduğunu, ondan ne istediğini merak etmiştir. Sorularına karşılık kız onunla bir sırrını paylaşır: başka bir zamandan, gelecekten geldiğini. Kızın gizemini çözmeye çalışan yazar, kendini hayal edebileceğinden daha korkunç bir atmosfer içinde bulur. Bahsettiği distopik gelecekte, Müslümanlar ve diğer azınlık gruplar yani sözde “İsveç düşmanları”, “Tavşanlı Bahçe” adlı korkunç bir gettoda yaşamaya zorlanmakta ve türlü işkencelere maruz kalmaktadır. Uganda asıllı İsveçli yazar Johannes Anyuru’nun ödüllü romanı Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar spekülatif kurgunun yaratıcılığının, günümüzün sert politik gerçekleriyle birleştiği cesur bir anlatı. Guantanamo’da ve Ebu Gureyb Cezaevi’nde yapılan işkencelerin, Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarının duyulduğu bu romanda yazar, şiirsel üslubuyla inancın mistik güzelliğini ve daha iyi bir gelecek umudunu da okurlara duyurmayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea036c7-6bd5-4f11-adb8-5beda13f4147.jpg</image:loc>
            <image:title>Çumra 1965</image:title>
            <image:caption>Mutfakta bir ceset. Evin içine gömülmüş. Cenin pozisyonunda ve yere dik. Çatalhöyüklüler ölülerini öyle defnedermiş. Ama bu soğuk, hareketsiz cenin Çatalhöyük Antik Kenti’nde değil. Oranın biraz ötesinde, Çumra kasabasında bulunan sıradan bir hanede… 
Sene 1965. On bin yıllık ölülerin yanına durmadan yenileri ekleniyor. Bu bataklık kasaba insanları yutmaya doymuyor. Uğursuz bir sessizlik örtüyor her şeyi, olanlar kimsenin dikkatini çekmiyor. Ta ki Çatalhöyük kazısında çalışan üç Alman arkeoloğun kayboluşuna kadar. Olay üzerine Çumra kasabasına atanan yeni emniyet amiri Ali Kemal, kendini büyük bir muammanın içinde buluyor: tuhaf köy halkı, gerçek yüzlerini maskeleyen kazı çalışanları, ortadan yok olan insanlar, kayıp hazineler ve toprağın doğurduğu ölüler… 
“Tabut gibidir bu kasaba. Herkesin ömrü o tabuttan çıkmak için etrafı tırmalamakla geçer de fark etmez hiçbiri.” 
Sevinç Yavuz bu romanda, 1965 yılında Konya’nın 10 bin nüfuslu kasabası Çumra’da 15 kişiyi öldürüp parçalayarak evinin mutfağına ya da bahçesine gömen bir seri katilin gerçek hikâyesini okurlarıyla paylaşıyor. Tekinsiz satırlarda dolaşmayı sevenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1bf36ac-bacb-431f-8782-6bb0b6fe0f12.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD&apos;nin Gizli Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bu, tarih uğruna yazılmış bir tarih değil, soğuk savaşın çok ötesinde, terörle savaşın, uyuşturucuyla savaşın içindeki
mevcut durumumuzun ve geleceğimizin tarihidir.”
Ed Vulliamy , Guardian
ABD’nin Gizli Tarihi, yönetmen Oliver Stone ve tarihçi Peter Kuznick’in kaleme aldıkları, dünyanın gördüğü en güçlü ve
egemen ulus, Amerikan imparatorluğunun yükselişi ve çöküşünün ilginç hikâyesidir. Woodrow Wilson’dan Barack
Obama’ya kadar 17 başkanın hükümetinin karanlık köşelerini araştıran Stone ve Kuznick, ABD’nin temel demokratik
ideallerinden ne kadar uzaklaştığını sorgulama cesareti gösteriyorlar.
Filipin halkının bağımsızlık için verdiği mücadelenin kanlı bir şekilde bastırılmasından başlayarak iki dünya savaşını
kapsayan eser, ABD yönetimlerinin gizli operasyonlarda, Latin Amerika, Asya ve Orta Doğu’daki savaşlarda yer alarak
yabancı topraklardaki çatışmalara nasıl sürekli müdahale ettiğini belgeliyor. Amerika Birleşik Devletleri çeşitli zamanlarda
hem ekonomik hem de siyasi kazanç sağlamak için sağcı diktatörler lehine, seçilmiş liderleri devirmiştir.
Amerika’nın atom tarihini inceleyen Stone ve Kuznick, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının askeri açıdan
gereksiz ve ahlaki açıdan affedilemez olduğunu savunuyorlar. Amerika Birleşik Devletleri’nin nasıl durmadan nükleer
tehditler savurduğunu ve bir nükleer savaşın eşiğine yaklaştığını gösteriyorlar. ABD başkanlarının anayasayı ve
uluslararası hukuku nasıl ayaklar altına aldığını açığa çıkarıyor ve ABD’nin ulusal güvenlik devleti haline gelişini tüm çıplaklığıyla ortaya döküyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41cb8466-9fc3-442b-a19f-7a2c16f5afb6.jpg</image:loc>
            <image:title>İncelikli Haytalar Albümü</image:title>
            <image:caption>Sıkı çocuklar yitirdik, sert garibanlar
Hep kendini mahvına âşık olanlar
Evlerinden eksilmedi kara ıslık
Gözlerinde külhani bir öfke
Hınçla mezar kazıdılar içlerine
Kolonya içen baba, kömür yardımı, küfürbaz patron
Tükürmedim ağzımdaki kanı, yuttum sessizce

Kaybettik tüm kitapların bildiğini
Öğrendik, kendimizi yine kendimiz yıkar
Keskin bir çiçektir kalbimiz
Hep karanlıkta açar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662f84da-8619-4b77-891c-124f2f2a2eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeli Göçmenlerin İşgücü Piyasasına Entegrasyonunda Kurumsal Etkiler - UNDP Örneği</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Giriş 
İkinci Bölüm – Göç ve Mesleki Eğitim 
Üçüncü Bölüm – Mevcut DurumAnalizi: Suriyeli Göçmenlerin Şanlıurfa İlindeki Genel Durumları 
Dördüncü Bölüm – Hizmetler Sektörüne Yönelik  Mesleki Eğitimler Sonucunda Elde Edilen İstatistiklerin Değerlendirilmesi 
Beşinci Bölüm – Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki Eğitimler Sonucunda Elde Edilen İstatistiklerin Değerlendirilmesi 
Altıncı Bölüm – Sanayi ve İmalat Sektörünün Genel Görünümü ve Sektöre Yönelik Mesleki Eğitimlerin Sonucunun Değerlendirilmesi 
Yedinci Bölüm - Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02ea7860-7808-42b3-8dd7-478a3432454f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Hanehalkı Tasarruf Eğilimi - Mikroekonometrik Analiz</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM – Tasarruf Eğilimi Ve Hanehalkı Tasarrufları 
1.1.Tasarruf, Tüketim ve Gelir İlişkisi 
1.2.Tasarruf Eğilimi Açıklamaya Yönelik Geleneksel Yaklaşımlar 
1.3.Türkiye Ekonomisinde Hanehalkı Tasarrufları 
İKİNCİ BÖLÜM – Ekonometrik Teori      
 2.1.Kantil Regresyon Yöntemi ve Kavramlar 
2.2.Sansürlü Regresyon Modelleri 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – Kantil Regresyon ve Sansürlü Modellerle Türkiye’de Hanehalkı Tasarruflarının Mikroekonometrik Analizi 
3.1.Literatür Taraması 
3.2.Araştırmanın Konusu ve Amacı 
3.3.Kullanılan Değişkenler Ve Tanımlayıcı İstatistikler 
3.4.Uygulama 
3.5.Ekonometrik Modeller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49306a20-cc5b-4a85-97e4-d7f9a4ba6731.jpg</image:loc>
            <image:title>Buhranlarımız</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ne zaman derinden bir düşünsel tartışa açılsa söz bir şekilde Said Halim Paşa’ya gelir. Şahsi hayatının renkliliği bir yana 19. asır Osmanlı fikir hayatında beliren İslâmcılığın II. Meşrutiyet sonrasındaki bayrak isimlerinden biri olmuştur.
Onun, bilhassa Buhranlarımız üst başlığıyla bir araya getirilen risaleleri, bu fikir akımının temel metinlerinden kabul edilmiştir. İslamcıların Meşrutiyet rejimini talep etmelerinin ardında Tanzimat yıllarında Namık Kemal’in de kullandığı meşveret ve şura anlayışı vardır. Bu anlayış, milletin yönetimde söz sahibi olması anlamı taşır. Bu sayede, keyfî yönetimler ortadan kalkacak, hukukun üstünlüğü korunacak, hak ve hürriyetler eşitlikçi bir biçimde dağıtılacaktır.
Said Halim Paşa’nın Buhranlarımız’da ısrarla vurguladığı üzere ilk anayasa metni Batı’dan tercüme yoluyla ithal edilmiştir. İslâmcılar, Meşrutî yönetime İslâm’dan referanslar getirerek bu yönetimin kalıcılığı uğrunda düşünceler ileri sürseler de Said Halim Paşa, İslâmcı bir düşünür olarak onlardan ayrılmıştır. Batı toplumlarından alınacak bu sistem ve kavramlar Osmanlı toplumunun tabiatına aykırı ve lüzumsuzdur. Bu iddiasını Buhranlarımız’ı meydana getiren ve Meşrutiyet’le başlayan yedi küçük risalesinde teferruatıyla tartışmıştır.
Yakup Öztürk’un titiz çalışmasında eser, sadeleştirilmiş diliyle ile okura sesleniyor. Üstelik Osmanlıca ilk yayını da tıpkıbasımla kitabın ikinci yarısını oluşturuyor. Hem aslından okumak isteyenler hem de düşünce tarihimizin kaynaklarını merak edenler için her yönüyle güzel bir fırsat…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2b59a8-2e75-4363-b5d0-ba80a1d2a5d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Kekeme ve Cebrail’in Yakarışı</image:title>
            <image:caption>O kadar yalnız, başıboş
Dolaştım ki,
Dudaklarım
Çatlıyor suskunluktan,
Söyleyecek bir sözün
Kalmadı mı ey Rabbim?
Elçilerine gönderdiğin
Elçin, değil miyim senin,
Her söylediğini ilettim,
Kelamın tükendi mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a79f55-1d38-45ca-8425-3e80f3077c27.jpg</image:loc>
            <image:title>O Pazartesi Eminönü</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın usta ismi Mario Levi,  yedi kitaplık İstanbul serisi  Gördüklerimiz Göremediklerimiz’in üçüncü kitabı O Pazartesi’de okuru Eminönü’ne davet ediyor. Tarihî esnaf lokantalarından çarşılara, tatlıcılardan kahvecilere, balıkçılardan mezecilere, kumaşçılardan parfümcülere, bugünün gözüyle artık biraz da ‘tuhaf’ kaçan kahramanlarıyla bir İstanbul yolculuğu bu.  Özlem, aşk, ayrılık, itiraf edilemeyen duygular ve yüzleşilemeyen anılarla yüklü.   
Bu romandaki fotoğraflar bir çağ tanıklığı adına yazar tarafından çekildi. O Pazartesi, yaşadığımız günleri geçmişle köprü kurarak anlatan bir İstanbul romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3467a9f-f68c-4662-86cd-ea15eddecaa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıp ve Din</image:title>
            <image:caption>Tıbbi meselelere dinin nasıl baktığını çoğumuz merak ederiz. Basit bir estetik operasyondan tutun, ötanazi gibi “hayati” kararlara kadar pek çok yerde işin manevi boyutu girer devreye. Organ nakli gibi bıçak sırtı konularda karar vermek gerektiğinde “tarafsız bilgi”ye ihtiyaç duyarız. Kimi zaman da, tüm toplumu ilgilendiren süt bankalarını milletçe, enine boyuna tartışırız, sorular sorarız. Kürtaj, sperm bankası, tüp bebek, doğum kontrolü, hastalık durumunda ibadet, alkol kullanımı, çift cinsiyetlilik, diş tedavileri, saç ektirme, tüp mide ameliyatları, vücuda dövme yaptırma dinimizce nasıl değerlendirilir? Bulaşıcı ve salgın hastalıklarda neler öğütlenir?
Bu Sorular Adamı Dinden Çıkarır kitabıyla “Türkiye Kristal Küre Ödülleri 2020 Yılının En İyi Kitabı” ödülünü kazanan ilahiyatçı yazar Ümit Özdemir, elinizdeki Tıp ve Din kitabında tüm bu soruları  akademik kaynaklar ışığında cevaplıyor.
Bu soruların cevabı sadece evet veya hayır değil. Siyah beyaz değil… Hayat gibi… Ayet ve hadislerde nasıl yer alıyor, konu hakkında yazılmış eserlerde ne deniyor, hepsini aktararak hangi koşullarda nasıl değerlendirme yapabileceğimizi anlatıyor. Farklı görüşleri dile getiriyor.
Kulaktan dolma rivayete değil, kanıta, belgeye dayalı bilgiye itibar edenler için önemli bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae0c5e5-b903-4087-ad13-ca1bfe23bbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>1984, hiç kuşkusuz 20. yüzyılda yazılmış en güçlü metinlerden biridir. Orwell’in 1949’da yayımlanan karşı-ütopyacı romanı, kâbusu andıran bir gelecek vizyonuyla her kuşaktan okuru derinden etkilemiştir. 1984, dünyanın sürekli birbiriyle savaş halindeki üç totaliter devletin egemenliği altında bulunduğu düşsel bir gelecekte geçer. Her şeyin devlet tarafından denetlendiği belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı sarsıcı bir uyarıdır. Etkisi yayımlanışının üzerinden geçen yetmiş yılda hiç azalmadığı gibi daha da artan roman, bugün kolektif belleğimize kazınmıştır adeta. Bunda çeşitli sinema, televizyon ve sahne uyarlamalarının yanı sıra başka yapıtlara ilham vermesinin de rolü büyüktür. Geçen yüzyıldan başka hiçbir roman, gücünden bir şey yitirmeden bu denli göz önünde olmamıştır. Bugün 1984’e atıfta bulunmadan totaliter rejimlerden, propagandadan, gözetlemeden ve gerçeğin saptırılmasından söz etmek neredeyse imkânsızdır. Roman ayrıca popüler kültüre “Büyük Birader”, “çiftdüşün”, “düşünsuç”, “yenikonuş”, “Düşünce Polisi”, “101 No’lu Oda” gibi terimlerden oluşan bir sözdağarı armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e19561-9517-43bf-8188-2043581e744b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insan efendilerini devirmiş, adalet ve eşitliğin hüküm sürdüğü ideal bir hayvan toplumu kurmak için büyük bir fırsat yakalamışlardır. Ancak diğer hayvanlardan daha zeki olan iktidar düşkünü domuzlar, zamanla devrimi yolundan saptırarak, eskisinden daha acımasız ve baskıcı bir diktatörlük kurarlar. Orwell 1945’te yayımlanan bu karşı-ütopyacı nükteli ve fantastik siyasal fablını yazarken, hedefinde 1917 Rus Devrimi ve “Stalin’in devrime ihaneti” vardı. 

Hayvan Çiftliği, iktidarlarını sağlamlaştırırken hak ve özgürlüklere göz diken politikacılara, otoriter rejimlerin halkları baskı altında tutmak için kullandıkları manipülasyon ve propaganda yöntemlerine karşı bir uyarıdır. İktidarın yozlaştırıcı etkisini hedef alan bu parlak hiciv, dünyada bugün de sürüp giden adaletsizliğe karşı hâlâ geçerli mesajıyla “zamansız” bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da9c7971-c7f2-490a-8516-ffe326747dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Zohar’ın Temel Öğretisi</image:title>
            <image:caption>Zohar, Kabala’nın temel metnidir.
Kabala ise tüm insanlığın manevi mirası...
İçimizdeki potansiyelden tam anlamıyla faydalanmak istiyorsak, gündelik bilinçle içsel dönüştürücü güçler arasında bir tür köprüye gereksinim duyduğumuzu söyler Kabala. Zohar tam da bu köprüdür işte. Binlerce yıldır hiçbir kitap, Zohar’dan daha fazla gizem barındırmamış ve yine hiçbir kitap insanlığa daha büyük bir bilgelik sunmamıştır.
Seçkin kabalistlerden Rav P. S. Berg, Zohar&apos;ın Temel Öğretisi adlı bu kitapta kötülük, kurtuluş, insan ilişkileri, zenginlik, yoksulluk ve diğer temel meseleler hakkındaki öğretilere hem pratik hem de çağdaş bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Rav Berg, insanlığın en eski ezoterik manevi bilgi kaynağından süzdüklerini, ebedi bilgeliğin damıtılmış hali olan öğretilerin ilkelerini, günlük yaşamlarında kutsallıkla uyum içinde kullanabilmeleri için farklı inançlardan her insana ulaştırmayı başarıyor.
Zohar hem günlük yaşamımızın kalitesini artırarak hem de ruhlarımızın evrimini hızlandırarak bilincimizde bir devrim yaratır. Şüphe yerine emin olmayı, karanlığın yerine Işık’ı koyarak, fiziksel dünyanın dayattığı sınırları ortadan kaldırır. Onunla nereden olduğumuzu, nerede olduğumuzu ve ne olacağımızı; yani şimdiki zamanı, geçmişi ve geleceği bir arada görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8577cf64-71b8-46c4-bcbf-acd80953536a.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç ve Kent</image:title>
            <image:caption>Bütün dünya hareket halinde… Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da, Avrupa’da ve pek tabii, insana dair pek çok şeyin oldukça yüksek hızda seyrettiği Ortadoğu’da… Bugün dünyada, göçten söz edemeyeceğimiz, göçün bir biçimde şekillendirmediği hiçbir toplum ve sosyal hayat kesiti yok. Ayrıca göç ve göçmenler olmadan kentleri ve uygarlığı anlamamız imkânsız. Uygarlığın, göç ve göçmenle biçimlenen uzun hikâyesi bir tarafa, kente dair hemen bütün çalışmalarda, kenti diğer yerleşimlerden ayıran, sürekli ve kurumsal yabancıların yani göçmenlerin sürekli varlığının önemi vurgulanır. Göçmen ya da yabancı, kısa veya uzun süreli, günlük yahut mevsimsel, her ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın, kentlerin göçmenleri olmasa bugünkü uygarlık düzeyinin olmayacağı aşikâr.

Elinizdeki kitap, ağırlıklı olarak Türkiye’de şehirlerin, göçün, göçmenliğin ve mültecilerin ele alındığı yazılar olsa da Almanya gibi, Türkiye’deki göç olgusunun önemli mihenk taşı olduğu ülkelerdeki kentlere ve deneyimlere dair yazılar da içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ee662a-62a9-4bb3-8c43-e99d2f9122f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardım Personelini Güçlendirme</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız dünyada her türlü önlemi almaya çalışsak dahi ne yazık ki bazen insan bazen doğa kaynaklı bazen de her ikisinin neden olduğu felaketleri her gün yaşıyoruz. Deprem olur, sel olur, yangın olur, patlama olur, terör saldırısı olur. Ölenler ve yaralananlar olur. Onlara müdahale edilir, mağdurlar ve yaralılar kurtarılır bunlar tedavi için hastanelere gönderilirken kayıplar defin için morglarda saklanır. Bizler bir hafta on gün içinde eski yaşantımıza döneriz. Oysa itfaiyeciler, acil-arama kurtarma ekipleri, polisler, doktorlar, hemşireler, acil tıp teknikerleri, sosyal hizmet uzmanları, insani yardım çalışanları yani afet olaylarına öncelikle müdahale eden yardım personeli bu süreci bizler kadar kolay atlatamazlar. Bilmediğiniz bir yer, üst üste yığılmış cesetler, şekil değiştiren, yanan vücutlar, ölü çocuklar, kokular… Yaşanan tüm bu travmatik olayların izleri zamanla birikir ve bunlar yıllar geçtikçe bir travma yığınına dönüşür. Rüyalar ve kâbuslarla olay tekrar tekrar yaşanır, acı, ölüm ve çaresizlikler karşısında duyulan psikolojik üzüntü (acı), aşırı irkilme, kaçışlar, uzaklaşma ve normal yaşama uyumda belirgin zorlanmalar yaşanır. Personelin yaşadığı bu sorunlar yaşamlarını fazlasıyla etkiler. Yardım için koştukları felaketler zamanla “kendileri için kişisel bir felakete” dönüşür. Yardım personeli etkin ve sağlıklı başa çıkma yöntemlerini kullanmayı başarabilirse bu travmaların üstesinden kolaylıkla gelir. Ancak, bu süreçte başa çıkamayan ve zorlanan bazı yardım personeline psikolojik ve sosyal yönden destek vermemiz gerekir.

Bu kitap, yardım personelinin nasıl güçlendirileceği konusunu kapsamlı olarak ele almaktadır. Kitapta, afet literatürü hakkında genel bilgiler kısaca sunulmuştur. Personelin, ikincil travma, şefkat ya da merhamet yorgunluğu, stres, tükenmişlik, travma sonrası stres bozukluğu, majör depresyon gibi riskleri bilmesi, tanıması, bunların farkına varmasını sağlayacak bilgiler bu kitapta sunulmuştur. Ayrıca, personelin güçlenmesine katkı getirecek stres yönetim tekniklerinin neler olduğu ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7e69e7-83ef-4588-bc34-eb3ab3c9dc3b.jpg</image:loc>
            <image:title>&apos;İç&apos;ten &apos;İç&apos;e</image:title>
            <image:caption>‘İçten İçe’; Mimarlıkta ‘İç’ Meselesinin Ekonomi-Politik Serüveni, mimarlıkla iç mimarlığın ayrışma sürecini ele alırken, bu ayrışmanın tarihsel kökenlerini, nirengi noktalarını ve dayanaklarını ortaya koymak üzere yola çıkıyor.

Murat Çetin, mimarlık alanının iç mimarlığı nasıl algılayageldiğini, bu çoğu kez küçümseyici algılayışın tarihte yavaşça nasıl ortaya çıktığını, esasen politik bir okuma üzerinden ve farklı disiplinlerle bağlantılar kurarak inceliyor. İnsanlığın yeryüzünde varoluşu, insanlığın biyolojik evrimi, yerleşme tarihi, teknoloji, sanat, ekonomi ve siyaset tarihi gibi alanlarla ilişkilendirilen mimarlık ve iç mimarlık arasındaki ayrışma süreci, kapitalizmin etkisiyle ciddi bir yarılma evresine ulaşmıştır.

Elinizdeki kitap, bu ayrışmanın ulaştığı boyutu, savaş kuramlarıyla ilişkilendirerek açıklamaya çalışırken, medya ve teknolojinin bu kutuplaşmada ve bu yarılmanın kamuoyundaki algısının şekillendirilmesinde oynadığı rolleri analiz ediyor.

Mimarlık teorisini yönlendiren felsefi akımların bu küresel politik ajandadaki rolü, bunun mimar ve iç mimarların gündelik pratiklerine, mesleki örgütlenmelerine, eğitim sistemlerine ve kurumsallaşmasına nasıl yansıdığı kitabın temel inceleme noktaları arasında yer alıyor.

“İç mimar mısın, dış mı?” sorusu üzerinden karikatürize edilme eğilimine maruz bırakılan iç mimarlık alanının geçirdiği bu tarihsel süreçte, vaktiyle bir bütün olan mimarlık-iç mimarlık çiftinin dış etkenlerle yıkılmaya ve düşmanlaşmaya doğru sürüklenen kadim birlikteliği, bir anlamda öyküleştirilerek ele alınıyor ve bu ayrışmanın geleceğine dair önerilerde bulunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5785458-5822-4792-b3c5-0774ba44964a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası</image:title>
            <image:caption>“Hakikat”İn Temsili Günümüzde Can Çekişiyor. Kamusal Tartışmada Hakikat, Çağımızın Gelişmeleriyle, Yeni Bir Şekilde Görmezden Geliniyor. 2000’Li Yıllardan İtibaren Kamusal Alanda Hakikat Ve Hakikat Sonrası Konusunda Pek Çok Tartışma Yaşandı. Siyasal, Toplumsal Ve Ekonomik Gelişmeler, Yeni Medya Teknolojilerinin Hız Kesmeyen Etkisi, “Hakikat Sonrası” Bir Çağda Yaşadığımız İddialarının Gündemi Kaplamasına Neden Oldu. Bu Derlemede, Siyaset, Felsefe, Medya Ve Uluslararası İlişkiler Alanlarında, Hakikatin Ve “Hakikat Sonrası” Çağın Ne Olduğuna Dair Esaslı Tartışmalar Yürütülürken, Aynı Zamanda, Yaşadığımız “Karanlık Çağ”Dan Çıkış İçin Kapılar Aralanmaya Çabalanıyor.

Siyaset-Felsefe Hakikat, Retorik Ve Siyaset Filiz Zabcı 
Felsefede Neredeyiz? Yeni Bir Etiko-Politiğin Olanağı Çetin Balanuye 
Bir Kavram Üç Dönem: Olmak Olarak Hakikat, İnşa Etmek Olarak Hakikat Ve Hakikati Kaybetmek Can Ulusoy 
Felsefe, Hakikat Ve Sonrası Özgün Bulut 
Göçmenler Ve Hakikatin Yeniden Kuruluşu Ya Da Bir Sınır-Kavram Olarak “Göçmenlik” Üzerine Deniz Gürsoy 
İnsan Hakları Ve Hakikat Sonrası Çağın Bireyi Durdu Baran Çiftci 
Hakikatin Sırtındaki Yük: Siyaseten Doğruculuk Berk İlke Dündar 
Hakikat Sonrası Ve Kamusal Alanda Din Bülent Özçelik

Medya Dijimodern Çağda Hakikat, Sonrası Ve Kamu Yararı Hüseyin Köse 
Post Hakikatin İlk Evresi Yankı Odaları: Yalan Haber Mi Daha Hızlı Yayılıyor Coronavirüs Mü? Merve Özdemir-Nil Çokluk
İletişimsel İllüzyon Nasıl Gerçeğin Yerine Geçer? Esra İlkay Keloğlu İşler 
Türkiye’de Popülizm Ve Medya-Bir Suç Ortaklığı Burak Özçetin-Ayşegül Akaydın Aydın 
“Kutuplaşma, Doğrulamanın Etkisini Sınırlıyor” Doğruluk Payı’dan Koray Kaplıca İle Röportaj Sümeyra Demiralp 
“Dezenformasyon Hangi Alandaysa Oraya Yöneliyoruz” Teyit’ten Gülin Çavuş İle Röportaj Bülent Özçelik

Uluslararası İlişkiler Popülist Söylem Olarak Komplo Teorileri Ve Dış Politika: Brexit Örneği Umut Yukaruç 
Hakikat Sonrası Dönem, Politika Ve Güvenlik Rasim Özgür Dönmez 
İklim Değişikliği: İnkâr, Çarpıtma Ve Hakikat Hikmet Kuran 
“Doğaya Karşı Zafer” Arayışı Ve Kalkınma Hayalleri: Sovyet Ve Amerikan Tarihlerinden Örnekler Halil Burak Sakal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3216d2-c4b7-4eb8-924f-e83e4f6f4fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Müthiş Deneyleri - Fırlatma!</image:title>
            <image:caption>Harika bir grup
Büyük bir fikir
Bol miktarda balon, şekerleme, pireli bir köpek, mancınık ve bir şişe roketi ekle. Şimdi Fırlat! Fırlatma!
(Etraf biraz dağılabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/999367a4-1f19-4327-886c-119082d897fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cankurtaran Çipi</image:title>
            <image:caption>Martı Çipi plajda! Bir tek düşünce var kafasında. Ama ne yazık ki hayalleri suya düşüyor, Çipi plajdan kovuluyor. Arkadaşlarıyla birlikte kurduğu plan işe yarayacak mı? Çipi sarı-kırmızı bayrakların arasında kendine bir yer bulacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc2325e-21c3-4609-8dab-f91a4906e454.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Doktor Ziyareti</image:title>
            <image:caption>Lili şefkat dolu, düzenli ve hiçbir şeyden korkmuyor!
Lili ve babası doktora gidecekler. Oyun oynarken doktor olmayı ve ayıcığını muayene etmeyi çok seven Lili, gerçek bir doktorun neler yaptığını göreceği için çok heyecanlı! Gelin görün ki Lili doktorun işini yapmasına izin vermiyor. Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6ce250-b94e-451b-8c22-4f43fcd71978.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar</image:title>
            <image:caption>Durkheim, bir sosyal bilimler klasiği olan İntihar’da, “bilinçli ölüm” dediği kendini öldürme eyleminin nedenlerini, türlerini ve gerçekleşme biçimlerini tartışıyor. İntihar deyince ilk akla gelen kasıtlı “kendini öldürme” vakaları dışında, Durkheim, kendini öldürme maksadıyla yapılmasa dahi, açık bir ölüm ihtimali barındıran ve ölümle sonuçlanan her eylemi intihar olarak değerlendiriyor; bireysel, dinsel ya da siyasal hırslarla girişilen ölümcül eylemleri intiharın farklı türleri olarak yorumluyor. İntiharı bir delilik hali ya da akıl hastalığının ürünü olarak gören birçok çağdaşının aksine, Durkheim toplumsal nedenlere, aile, dinî inanç, siyasal ve ekonomik koşullar gibi faktörlere odaklanıyor. İntihar vakalarında tarihsel olarak görülen artışta modern zamanların etkisine işaret ederken, yeni sosyal ve ekonomik dünyada giderek yalnızlaşan bireylerde “hayattan kopma” ve “kendinden vazgeçme” eğiliminin korkutucu boyutlara geldiğini söyleyerek önemli uyarılarda bulunuyor. Durkheim, bir bilim insanı hassasiyetiyle, yaşadığı dönemde yazılmış ve uzaktan ya da yakından intihar meselesiyle bağıntılı olan her çalışmayı titizlikle tartışıyor ve bu tartışmaları kapsamlı istatistiklerle destekliyor. İntihar’ın yüz yılı aşkın bir süredir okunan bir sosyal bilimler klasiği haline gelmesinin nedeni de budur kuşkusuz. 

“Felsefe ölüme sürükler, sosyoloji ise intihara.” 
Jean Baudrillard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe9dfa-5bf4-4b3b-821a-b876df35b35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü, bir nevi temelsizliğin kitabıdır. Zira bu kitap, temellendirmelerin sadece ve sadece tasavvurlar arası mümkün olduğunu; tasavvur dünyasının oluş ve yok oluşların akıp giden rüyavarî sonsuz sahnesi olduğunu; bu varoluş içerisinde tek işlevi somut olanı soyut kavramlara dönüştürmek olan “aklın” ise, insanı bu gerçekliğin ötelerinde olduğu varsayılan bir yerlere asla ulaştıramayacağını iddia etmektedir. Tüm bu düşünceler ise “kendi kendinin nedeni” ya da “bir ilk neden” olarak görülebilen ve hatta “iyi” ve “mükemmel” sıfatları eklenebilecek herhangi bir Tanrı fikrini dışlamaktadır. 

Tam da burada Schopenhauer’ın özellikle Hegel ve Schelling başta olmak üzere Kant sonrası Alman felsefe dünyasına şimşekler fırlatmasının ana nedenlerinden birini bulmak mümkündür. Zira Schopenhauer, hem dönemin üniversite felsefe bölümlerinin hem de Kant sonrası Alman felsefesinin çabalarının büyük kısmının, Kant’ın Tanrı’nın varlığına dair ontolojik, kozmolojik ve fiziko-teolojik olarak bilinen ispatları yıkmasından sonra, tüm bunlara yeni kıyafetler giydirip tekrar devreye sokma gayretinden oluştuğunu düşünmektedir.  
 
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’dan sonra yayımlanan Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü ile Schopenhauer düşüncesinin üzerine uzun yıllardır duran mitleştirilmiş, hayal ve fantezilerden oluşan kanılar örtüsünü biraz daha kaldırıyor ve onun sahih düşüncesini gün ışığına çıkarıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81722aff-6a71-41db-a49a-0011b4568923.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep “Hayır!” Diyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hep “Hayır! ” Diyen Çocuk Kurallardan pek hoşlanmayan Berk, bir gün her şeye Hayır! demeye başladı. Kalkıp giyinmeye Hayır! Banyo keyfine Hayır! Güzel yiyeceklere Hayır! Annesinin aklına bir fikir geldi. Bakalım hep Hayır! Diyen Berk&apos;i ikna edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bcd547f-8e07-4e4d-9e9c-7a0c6f4d5518.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Rasim Kitaplığı 1 - İlk Sevgi</image:title>
            <image:caption>Tarih, coğrafya, gezi, gramer gibi farklı alanlarda kendine özgü tarzda kaleme aldığı 100’ün üzerindeki eseriyle geniş bir okur kitlesi tarafından bilinen Ahmet Rasim, asıl şöhretini deneme ve fıkra yazılarıyla ve hatıralarını kaleme alarak göstermiştir. Aynı zamanda İstanbul’un kültürel hayatını yazılarında işlemesi, bilhassa örf ve âdetleri eğlenceli bir sohbet havasında aksettirmesi onun iz bırakan özelliklerindendir. Bir yazarı tam olarak anlayabilmek için o yazarın kaleme aldığı bütün yazıları okumak gerekir. VakıfBank Kültür Yayınları olarak, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yılmaz Daşcıoğlu ve çalışma arkadaşlarının hazırladığı Ahmet Rasim’in tüm eserlerini basmak suretiyle akademik ciddiyeti koruyarak yayıncılığın kendine özgü bir örneğini sergilemek istedik. Külliyatın elinizdeki birinci kitabı, yazarın ilk dönem eserlerinden İlk Sevgi, Meyl-i Dil, Nâkâm, Asker Oğlu ve Belki Ben Aldanıyorum adlı kısa romanları ile başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f927e4cb-d37b-419d-ac22-b7b745159cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokum’un Balonu</image:title>
            <image:caption>Küçük ayıcık, yıldız balonuyla oynamayı çok seviyordu. Günlerden bir gün rüzgar hızla estiğinde balon da gökyüzüne doğru uçuverdi. Küçük ayıcık balonunun arkasından tüm hızıyla koştu. Acaba onu yakalayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a487c307-6177-40f4-a5c9-b56b8c908d20.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, postacıyı bekleyen bir kaplanla, su birikintilerinin üzerinden atlamaya bayılan bir su aygırıyla, oyuncak ayısını bulamayan bir ayıyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0053f785-8dd6-48c2-b58f-2b3268c9142a.jpg</image:loc>
            <image:title>3 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>3 yaşa özel hazırlanan neşeli anlatımlı ve sevimli resimlerle dolu öyküler! Bu kitapta sudan korkan minik ördekle, oyuncak bebeğini kaybeden bir tavşancıkla, uyumak istemeyen bir flamingoyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b5b790-8feb-4da4-85aa-41e5bb3afa13.jpg</image:loc>
            <image:title>4 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>4 yaşa özel hazırlanan neşeli anlatımlı ve sevimli resimlerle dolu öyküler!
Bu kitapta arkadaşını kurtaran zürafayla, güneşi bekleyen kanguruyla, meraklı bir köpek yavrusuyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0298cd-ae83-4b46-8ae7-58b63bc6523d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplakları Giydir</image:title>
            <image:caption>Mağrurları ters köşeye yatıran öyküler... Sivri dili ve esprili tarzıyla Caz Çağı&apos;nın adından en çok söz ettiren yazarlarından Dorothy Parker, Türkçeye ilk kez çevrilen toplu öykülerinin ikinci cildi Çıplakları Giydir&apos;de, varoluşun dramatik yanlarını, insani açmazları yine kendine özgü, diyalogların ağırlıkta olduğu ironik anlatımıyla sergiliyor.  &apos;&apos;İnsanların başına böyle inanılmaz şeyler geldiğini hiç bilmezdim.&apos;&apos; Amerikalı yazarın yirmi bir öyküsüne yer veren Çıplakları Giydir; düşlediği romantizmi bulamayanların, sinsice planlarla evliliğini bitirmeye çalışanların, hayatı partilere gitmekten ibaret sananların, hiçbir acı gerçeği görmeye dayanamayanların, başına gelen en korkunç şeyin tırnağının kırılması olduğunu varsayanların, zorbaların, korkakların, yalancıların, intikam peşinde koşanların ve daha nicelerinin yaşamına ayna tutuyor. 1920&apos;ler ve 30&apos;ların ruhunu göz kamaştıran yanları ve karanlığıyla zekice yansıtan, &apos;&apos;trajikomik&apos;&apos; olayları sivri uçlu kalemine dolayan Dorothy Parker, bu öykülerinde sadece kendi dönemini değil, insanın değişmeyen gerçekliğini de yakalamayı başarıyor. &apos;&apos;Zira kırmızı yas içindir, malum. Ölmüş bir aşk için parlak kırmızı. Bunu biliyor muydun?&apos;&apos; Pek çok Hollywood filminin senaryo ve diyaloglarına da katkıda bulunmuş olan Parker; insan ilişkilerindeki sorunları, yalnızlığı, iletişimsizliği, aşk ve kıskançlık krizlerini, karşılıklı oynanan rolleri, kimi zaman acımasızlığa varan samimiyetsiz oyunları komik diyaloglar eşliğinde nakşettiği bu öykülerde, hiçbir karakterine ayrıcalık tanımıyor. Kendi hata ve zaaflarına karşı kör olanlar, benmerkezciler, hesapçılar için tüm kaçış yollarını kapatan yazar, alaycılığı bir an olsun elden bırakmadan okuruna da kendisiyle yüzleşme fırsatı veriyor. &apos;&apos;Erkekler tatsızlıkları yoluna koymaktan nefret eder. Meseleler üzerine konuşmaktan tiksinirler. Geçmişi ardına göm çocuğum ve onun taşsız, isimsiz mezarının başından ayrılıp neşeyle yoluna devam et.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/411370c4-4eda-4a23-af48-7d35fdedb6d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima Susan</image:title>
            <image:caption>Umut vadeden genç bir yazar olan Sigrid Nunez onunla tanıştığında Sontag tartışmalı denemeleri, keskin zekâsı ve sivri kişiliğiyle efsanevi bir figürdü. Sontag’ın asistanlığını yapan Nunez bir süre sonra yazarın oğlu David’le sevgili oldu ve üçü sıradışı bir yakınlık kurarak aynı evde yaşamaya başladılar. 
İnsanlara bir şeyler öğretmekten çok keyif alan ve hatta bunu ahlaki bir görev olarak benimseyen Sontag, kültürel ve entelektüel tutkularıyla etrafındakilerde derin izler bırakan bir ustaydı. Kimi zaman çevresindekilere acı veren zorlu karakteri ve ona yazarlığa dair öğrettikleriyle, daha sonra başarılı bir romancı olacak Nunez’in üzerindeki etkisi de büyüktü. 
Amerika’nın en saygın ve hayranlık uyandıran entelektüellerinden biri olan Sontag’ın ölümünden altı yıl sonra yayımlanan bu dokunaklı kitap, kalıplara sığmayan bir ruhun ve göz alıcı parlaklıkta bir zekânın son derece açıksözlü bir portesini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273a2b19-7991-4f1c-a290-4d17e1101a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizden Dünyaya - Kafası Karışıklar 2</image:title>
            <image:caption>Felsefe yoluyla dünyayı değiştirebiliriz!
Gençliğin nabzını tutan eserleriyle okuru kalbinden yakalayan Seran Demiral&apos;ın yazdığı Bizden Dünyaya, büyüme, kişilik oluşturma ve dünyayı keşfetme sürecinde sorularına yanıt arayanların düşünsel yolculuklarına rehberlik eden &quot;Kafası Karışıklar&quot; serisinin ikinci halkası.

Kendi tartışma ortamlarını yaratarak, zihinlerinde uçuşup duran soru balonlarını teker teker patlatan Kafası Karışıklar, hayatı yeni baştan keşfe çağırıyor; dünyaya, evrene, varoluşa ve toplumsal ilişkilere dair eteğindeki bütün taşları döküyor.
Okurlarını, gündelik hayatın seyrine etki eden derin konular üzerine &quot;tartışmaya&quot; davet eden bu merak uyandırıcı roman, felsefe kitaplarında olmayan hareketli temposu ve macera kitaplarında yer almayan düşünsel arka planıyla fark yaratıyor.
Serinin devamında, &quot;Tartışmacılar Kulübü&quot;nün gündeme getirdiği sorular &quot;bizden dünyaya&quot; doğru evriliyor; bilimin, sanatın ve felsefenin çok daha derinlerine dalıyor. Sevim, &quot;Nasıl Yapalım?&quot; sorusuyla tüketim alışkanlıklarımızı ve doğayla ilişkimizi sorgularken alternatif yaşamların mümkün olabildiği bir dünya hayalini tartışmaya açıyor. Barış ise, &quot;Dünyayı neden değiştirmeliyiz?&quot; diyerek olumsuzluklar karşısında yakınmak yerine eyleme geçmenin gerekliliğini vurguluyor. &quot;Karanlıktan şikâyet edeceğine bir mum yak,&quot; özdeyişinin âdeta manifestosunu sunuyor.
Felsefenin zihni geliştiren bir düşünme pratiği olduğunu hatırlatan Bizden Dünyaya, belgesel sinemadan edebiyata, televizyon dizilerinden dünyaca ünlü ressamların yapıtlarına uzanarak, bilimin ve sanatın ayrılmaz bir bütün olduğunun altını çiziyor.
Akıllarında milyonlarca soruyla etrafımızda dolaşan bütün gençlerin gönüllü sözcülüğünü üstlenen Seran Demiral, bu kitabıyla, konuşarak paylaşmanın insan ruhunu nasıl da iyileştirebileceğini gözler önüne seriyor.
Unutmayın, &quot;düşünmek ile hayal kurmanın kesiştiği yerde, felsefe dünyayı değiştirebilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c8fd2c-8ea7-4704-8ce5-5dcef7daefe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gücü</image:title>
            <image:caption>Süper güçler nasıl okyanuslarda doğdu? 
Okyanusların insanlık tarihindeki stratejik önemi nedir? 
Deniz gücü bugün yaşadığımız ve yarın yaşayacağımız dünyayı nasıl şekillendirdi? 
Büyük deniz savaşları dünya tarihini nasıl etkiledi? 
Okyanuslar nasıl suç mahalli hâline gelir? 
Sömürgeleşme ve ilk deniz savaşları hangi sularda başladı? 
Arktik Okyanusu’nun vadettikleri ve tehlikeleri nelerdir? 
Soğuk Savaş’ı başından sonuna kadar denizlerde yaşamış, okyanuslarda Sovyetlerle köşe kapmaca oynamış ve NATO Ortak Kuvvetler Amirali olarak görev almış James Stavridis, dünyanın en önemli su kütlelerinde olağanüstü bir yolculuk yaparak insanlık tarihinin itici gücü ve mevcut jeopolitik yolumuzun çok önemli bir unsuru olan deniz gücünün hikâyesini anlatıyor. 
Stavridis, nesnel gözlemleri bireysel tecrübeleriyle renklendirerek, Salamis ve İnebahtı Deniz Muharebelerinden Trafalgar’a, Atlantik Savaşı’na ve Soğuk Savaş’ın denizaltı çatışmalarına kadar büyük deniz savaşları hakkında verdiği bilgilerle Deniz Gücü’nü sıradan bir siyaset ve strateji kitabı olmaktan çıkarıyor. 
“Okyanusların önemini ve günümüz güvenliği üzerindeki etkisini hiç kimse Amiral James Stavridis’ten daha iyi anlayamaz. Kendisi her yönüyle öne çıkmış bir lider ve denizcidir. Mutlaka okunması gereken bir kitap!” 
Senatör John McCain 
“Amiral Stavridis yalnızca kırk yılını okyanuslara vermiş usta bir denizci ve asker değil, aynı zamanda küresel strateji ve jeopolitika konularında adını duyurmuş bir entelektüel. Deniz Gücü kitabında bu iki niteliğini ustaca birleştirerek dünyanın 21. yüzyılda karşılaşacağı meselelere ciddi ilgi duyan herkes için mutlak okunması gereken bir eser ortaya koymuş.” 
E. Amiral William McRaven
 “Amiral James Stavridis dünyadaki okyanuslara açılmış ve bu seyahatlerini, denizcilik sahasındaki küresel meselelerin çarpıcı bir şekilde incelendiği jeopolitik bir yaklaşım içinde biçimlendirmiştir. Bu kitap, çalkantılı denizcilik dünyasına bir denizcinin gözünden bakmak gibi ve çıkmaya değer bir yolculuk.” 
E. Amiral Mike Mullen 
 “Emekli amiral Stavridis, denizcilik rutininin nasıl işlediğine dair bir kavrayış oluşturmak amacıyla okuyucuya, bir harekât komutanı olarak kapsamlı kariyerinde edindiği bilgi birikiminin bir derlemesini sunuyor. Aydınlatıcı ve kışkırtıcı bir eser. Okyanuslar evcilleştirilmiş gibi görülse de bunun aslında yalnızca görünüşte doğru olduğuna dair yerinde bir uyarı.” 
Publishers Weekly 
 
“Stavridis teorik ve kişisel tecrübe arasında mükemmel bir denge yakalıyor; denizcilik tarihine konu olmuş olayları okumuş, aynı zamanda söz konusu tarihin yazıldığı yıllara bizzat şahitlik etmiştir. Deniz Gücü, modern denizcilikte karşılaşılan tehlikeler hakkında yazılmış yerinde bir kitaptır, ama bir yandan da ilk sayfadan son sayfaya kadar içinde bir ümit tınısını da barındırır. Ancak ümit ya da tehlike fark etmiyor ve kitap bir noktada Okyanusların, bu dünya üzerindeki denizlerin çok kritik unsurları olmaya devam ettiği gerçeğini ortaya koyuyor.” 
                                                           Christian Science Monitor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e66d2726-b76b-419e-b741-5e77e0edadbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlangıç Sabahı</image:title>
            <image:caption>“Annemin sesi kulağımda: Dönüp dönüp bakma ardına nem kaldı diye. Yuvamda sıcağın kaldı, vermem!” 
 
 
Hayatın önüne geçemediğimiz acıları, umutla sarıldığımız mutlu anları ve sonu gelmez sıradanlıkları arasında yol alırken kendimizle, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle aslında “hayatla” hesaplaşmalarımız sürüp gidiyor. 
 
Kırlangıç Sabahı öyküleri, bir yandan hayatın bizden daha 
büyük olduğunu kulağımıza fısıldarken diğer yandan bunun 
aramızı açmasının “çocukça” olduğunu söylüyor. Hangi yaşta 
olursak olalım bir çocuk kadar büyümeye istekli olmanın neleri değiştirebileceğinin hikâyesini anlatıyor bize. Olduğumuz şeyin, tek gerçeğimiz olduğunu düşünmemizin saçmalığına gerçek insan hâlleriyle ikna ediyor bizi. 
 
Duyguları eskitmeyen, duyarlığı besleyen bir farkındalığa kucak açtırıyor. Yaralar açılırken düşülen çaresizliği, çaresizlikte başvurulan yolları ve nihayetinde “gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılamayacağını” hem içeriden hem dışarıdan görmemizi sağlıyor. 
 
Kendiyle, toplumla, hayatla sorunu olanın sadece kendisi 
olduğunu düşünenleri yalnız olmadığına inandırırken sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmeden göstermeyi başarıyor; hesaplaşmasını büyük sözler söyleme çabasına girmeden sarsıcı bir içtenlikle yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1dfb420-3455-444f-b68f-927c82423a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Fobiden Hayata Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanan Hayatı Anlamak serisi, insanın hemen her ânında içinde bulunduğu sosyal ortamlar ve ilişkilerde yaşadığı kaygıları konu ederek devam ediyor. Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Doç. Dr. Kadir Özdel, sosyal fobinin sebeplerini bilimsel yöntemlerle incelerken kaygının azaltılması için hayati çözüm önerileri getiriyor. 
Kendinizi insanlara doğru ifade ettiğinizden emin olamıyor musunuz? 
İnsanların yanında sebepsiz yere huzursuz ve kaygılı mı hissediyorsunuz? 
Sosyal ortamlar ya da kendinizi göstereceğiniz durumlar sizi bunaltıyor mu? 
İnsanlarla birlikte olmak istediğinizden emin değil misiniz? 
Özgüvensiz olduğunuzu ya da öyle göründüğünüzü mü düşünüyorsunuz? 
Yaşadığınız bu durumu anlamlandırmak ve kendiniz için daha iyi bir hâle getirmek ister misiniz? 
İyileşme sürecinin en önemli adımı, yaşadıklarımızı nesnel bir biçimde anlamak ve gerçekçi sorular sormaktır: 
Sosyal kaygı nedir? Niye meydana gelir ve nasıl devam eder? 
Sosyal kaygıyla başa çıkmaya çalışan bireyler, istedikleri değişime ulaşma yolunda hangi zorluklarla karşılaşır? 
Sosyal kaygınızı giderecek gerçekçi uygulamalara sakin ve kararlı bir şekilde kapı aralamak ister misiniz? 
Sosyal Fobiden Hayata Yolculuk, insanlarla iletişimimizde duyduğumuz kaygının temel meselelerine değinerek iyileşmenin yolunu açan, tekrar tekrar okunacak eşsiz bir kılavuz. Bu kitapta bulunan davranış değişikliği önerilerini Doç. Dr. Özdel’in rehberliğinde uyguladığınızda yaşayacağınız değişime gerçekten şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bd06c9-5a73-4910-8c8b-f89c23c7267c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rencide Gölgeler Sokağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Derinlere hükmeden şey sessizliğin gücüdür. 
Beni cesaretlendiren ise; 
bu sessizliğin sesini duyar gibi olmamdır.&quot; 
 
Sessizliğin sesini duyarak, derinlerdeki çığlıklara kulak 
kabartarak ve görmezden gelinen, hayatlarımızdan birer suskun gölge gibi geçip gidenleri görmekte direterek başladı her şey... 
 
Güneşe arkasını dönme cesaretini gösterenlerin 
görebildiği, karanlıkta kalmış, ötekileştirilmiş, bilerek 
ya da bilmeyerek farklı şekillerde rencide edilmiş 
çoğu kişi, bu romanda kendine bir yer buldu. Onlar 
bazen sokağımızdan geçen kağıt toplayıcısı çocuktu, 
bazense Beyoğlu’nun arka sokaklarını mesken tutmuş 
bir hayat kadını. Hepsinin hayat mücadelesi aynıydı 
ama hayatın onları kucaklayış şekli farklıydı. Toplumun 
ötekileştirdiklerine kader de hüzünlü sonlar yazmakta 
ustaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe45a86f-573c-44e7-a275-eaa0477d0e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Braun&apos;un Olağanüstü Yolculukları</image:title>
            <image:caption>“Daha fazlası olabileceğinizi ve dünyada bir fark yaratmak için muazzam kaynaklara ihtiyaç duymadığınızı anladığınızda gerçekleşenlerin hikâyesidir bu. İlham geldiğinde ya da amaç 
güden bir hayat sürmenin bol ve kalıcı mükâfatları olduğunu fark ettiğinizde olabileceklerin hikâyesi. Aslen benim hayatımı anlatsa da herkese ait olabilecek bir hikâye...” 
 
Adam Braun, henüz on altı yaşındayken gözünü Wall Street’e diken ve kısa süre içinde büyük başarılar yakalayan genç bir girişimciydi. O zamanlar hayat denen şeyi “iyi bir ev, iyi bir iş ve dolu bir cüzdan”dan ibaret sayan Braun’u sarmalayan bu basit illüzyon, Hindistan sokaklarında bir çocukla karşılaştığı an darmadağın oldu: 
 
Grubumdan ayrıldım, kocaman kahverengi gözleri olan, önceden dilenirken şimdi tek başına oturan bir oğlan çocuğu buldum. 
Görüyordum, hiçbir şeyi yoktu... Hâl böyleyken yeryüzündeki herhangi bir şeye sahip olabilse en çok neyi isterdi? Sordum. Çocuk birkaç saniye düşündü, sonra kendinden emin bir şekilde cevap verdi: “Kurşunkalem.” 
 
Birazdan sayfaları arasında kaybolacağınız bu kitabın her bölümü bir mantrayla başlar ve hepsi, hayatta umuttan başka bir şeyi olmayan o güzel gözlü çocuğun anısına yazılmıştır. Bay Braun’a büyük bir cesaret aşılayıp dünyanın en şanssız coğrafyalarında bir dersliğe girmenin özlemini taşıyan çocuklar için yüzlerce okul inşa ettiren o gözlere... 
 
Henüz otuzlu yaşlarına gelmeden tüm dünyaya ilham veren bir 
başarıya imza atarak beş yüzden fazla okul kuran ve milyonlarca çocuğa eğitim hakkını teslim eden Adam Braun, son derece “sıradan” birinin global ölçekte yaratabileceği sıradışı değişimin canlı kanıtı. 
 
Kendinde aynı cesareti arayan tüm okurların elinden tutması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf100c87-de56-4cc2-a878-6082bffb55c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüme Eş</image:title>
            <image:caption>Aşk İçin, İntikam İçin Neleri Göze Alırsın? 
Blum’un son sekiz yıldır harika bir hayatı vardır. Cenaze işlerine  bakan bir şirketi, tatlı küçük kızları, âşık olduğu polis kocası. Ve geçmişten gelen korkunç bir sırrı. Ancak bir vurkaç olayı bu hayatı paramparça eder. Kocası Mark’ın ani ölümüyle yıkılır Blum. Mark’ın odasını toplarken bulduğu konuşma kayıtları onun bir araştırmaya giriştiğini gösterir. Kısa zaman sonra, Blum kocasının ölümünün kaza olmadığını, onun öldürüldüğünü öğrenir. Blum, Mark’ın neden öldürüldüğünü bulacak ve suçluları uygun gördüğü şekilde cezalandıracaktır. Ölüme Eş dili, temposu ve giderek artan gerilimiyle unutulmayacak bir polisiye…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e11da7b-c7ee-4332-ba52-dad87c318188.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Şifadır</image:title>
            <image:caption>Bir kadın içsel gücünü nasıl keşfeder? Kadın olma, insan olma yolculuğunda, bir labirente benzeyen erginlenme eşiklerinden nasıl geçer? Bedeniyle nasıl barışır? Ruhunun iç sesiyle nasıl tanışır? 
Bildiğimiz dünyanın hızla şekil değiştirdiği ve pek çok krizle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, insanın uyanışında kadınların çok önemli bir rolü var: Doğanın, yeryüzünün çağrısına bedenlerindeki dişi bilgeliğin ve yaratıcı gücün şifasıyla yanıt vermek. Bugün eşiğinde olduğumuz dönüşümün itici gücü ve liderleri kendi güçlerine uyanmış kadınlar olacak. 
“Kadın çemberleri” denince Türkiye’de akla gelen ilk isim Filiz Telek’ten tüm kadınlar için dönüştürücü bir güce sahip eşsiz bir kitap… 
Bu kitap senin için yazıldı. Senin için, yaşamın peşinden tutkuyla ve muhabbetle giden tüm kadınlar için. Hepimizin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir şifa, bir güç, bir Aşk var.  Bu kitap o şifayı, o gücü, o Aşk’ı bulmanın hikâyesi. Uyanmak istiyorsan, iyileşmek istiyorsan, canlanmak istiyorsan, hatırlamak istiyorsan, yaşama hizmet etmek istiyorsan: 
Hisset | Nefes Al | Bedenini Hisset 
Yeryüzünü Hisset | Dans Et 
Şarki Söyle | Ruhunun Sesini Dinle 
Bedenini Sev | Yeryüzündeki Köklerini Besle 
Bedenini Besle | Ellerini Çaliştir 
Toprağa Dokun | Topraği Besle 
Kalçalarini Uyandir | Dua Et 
Hayal Et | Yarat | Aşkini İlan Et 
Yasini İfade Et | Gözyaşlarina İzin Ver 
Ölümün Gözlerinin İçine Bak 
Bir Doğuma Taniklik Et 
Büyüklerini Bul | Atalarini Hatirla 
Şükret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d60b74-7df6-49e3-8380-2ab714888f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar Anketler Mülakatlar</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Mektuplar – Anketler – Mülakatlar, Orhan Veli’nin mektuplarından, anket cevaplarından ve mülakatlarından oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitapta, şairin külliyatını mümkün olduğunca eksiksiz sunmak adına, dergilerde yayımlanan fakat kitaplaşmayan mektuplarıyla, şahsi arşivlerde kalmış mektuplarından on dört tanesi bir araya geliyor. Kitabın ikinci bölümünde yer alan; “Nelere Sinirlenirsiniz?”, “Yeni Sanatı Nasıl Buluyorsunuz?”, “Son 50 Yıl İçinde Hayatımıza En Çok Tesir Etmiş 20 Türk Şahsiyeti Kimdir?”, “Sanatkârlarımız 1950 Yılı İçin Neler Hazırlıyorlar?” başlıklı anketlerle üçüncü bölümünde yer alan “Büyük Şeften İntibalar” ve “Sürrealist Oyunlardan Diyalog” başlıklı mülakatlar ilk defa kitaplaşıyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998e6633-866f-4cce-a600-24a26b3d7ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Hikâyeler, İlk Nesirler, Çeviri Hikâyeler, Orhan Veli’nin ilk nesir örneklerinden, telif ve çeviri hikâyelerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitabın ilk bölümünde şairin gençlik döneminde kaleme aldığı biri piyes denemesi olmak üzere düzyazı formundaki dört yazısı yer alıyor ve bu metinler ilk defa kitaplaşıyor. İkinci bölümü Orhan Veli’nin daha önce çeşitli adlarla kitaplaştırılan hikâyelerinden, üçüncü bölüm ise biri –yine ilk defa kitaplaşan– Stendhal’den diğeri William Saroyan’dan olmak üzere iki çeviri hikâyeden oluşuyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953befba-caed-4803-ac36-5f498e5a3c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Şiirler</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Çeviri Şiirler, Orhan Veli’nin şiir hakkındaki çeviri yazılarından ve çeviri şiirlerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın büyük bir titizlikle “eleştirel basım” olarak hazırladığı kitapta, şiirlerin yayımlandığı süreli yayınlar, Orhan Veli’nin Fransız Şiiri Antolojisi, Asım Bezirci’nin 1982 yılında yayınladığı Bütün Çeviri Şiirleri adlı kitabı ve şairin şahsi evraklarından hareketle 2015 yılında yayımlanan Sevdaya mı Tutuldum? adlı şiir defterinden yararlanıldı. Orhan Veli’nin çevirdiği fakat kitaplarına girmeyen bazı şiir çevirileri de ilk defa bu kitaba dahil edildi.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e65a2b-a7a2-4d2a-9997-cec1df8937f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil İtaatsizlik</image:title>
            <image:caption>“Zor altına alınmak için doğmadım ben. Canım nasıl isterse, öyle alıp vereceğim soluklarımı. Bakalım en güçlü kim.” Dünya tarihinin nevi şahsına münhasır entelektüellerinden biri olan Henry David Thoreau, çığır açıcı bir filozof, doğa araştırmacısı ve kalemi kuvvetli bir yazardı. 1846’da bir vergi memuruna itirazı nedeniyle hapiste bir gece geçiren Thoreau, bu durumun düşündürdüklerini önce konferanslarına konu etti. Ardından düşüncelerini makaleye aktardı ve bu metin 1849’da kitap olarak yayımlandı. Böylece Sivil İtaatsizlik başlıklı unutulmaz eser ortaya çıktı ve Mahatma Gandhi ile Martin Luther King Jr. gibi önemli isimleri etkiledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4189c96-f7e2-4d1d-8950-6f045a46ea88.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Tiyatrolar</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Çeviri Tiyatrolar, Orhan Veli’nin dilimize kazandırdığı tiyatro eserlerini içeriyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitapta üçü Molière’den, ikisi Alfred de Musset’den, diğeri ise Lesage’dan çevirdiği altı tiyatro eseri yer alıyor ve bu kitapla birlikte Orhan Veli’nin tiyatro çevirileri, ilk defa toplu bir halde yayımlanıyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfcf2ad4-6b73-4abf-94e7-ff259e396c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak İlişkiler Arkası Yarın</image:title>
            <image:caption>60’lar, İstanbul’un dar sokaklarından, kenar mahallelerinden çıkmış delikanlıların para kazanabilmek için debelendiği, bu sırada da haklarını öğrenmeye başladıkları zamanlar. Sokaklarda günden güne hissedilen ancak kendini tam olarak göstermeyen sinsi bir gerginlik havası... Muzaffer Buyrukçu, o yılların atmosferini iliklerimize kadar hissettirirken dönemin sanat, bilhassa edebiyat dünyasının kapılarını hepimiz için aralıyor ve onun kabına sığmayan kalemi, geçmiş zamanın hatıralarını belleklere bir çivi gibi çakıyor. 
Sıcak İlişkiler ve Arkası Yarın adlı günlüklerini bir arada yayımladığımız kitabında Muzaffer Buyrukçu; Orhan Kemal’in, Edip Cansever’in, Cemal Süreya’nın ve nice “edebiyat işçisinin” kendisiyle kurduğu sıcak ilişkileri, yakın dostlukları gözler önüne sermekle kalmayıp sanatkârların bir araya geldikleri mahfillerde adeta dönemin toplumsal ve sanatsal panoramasını kelime avcılarına has bir ustalıkla okuyuculara sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9b0c3e4-2016-44a5-8184-909b2a28a60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yazıları</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Bütün Yazıları, Orhan Veli’nin telif ve çeviri düzyazılarından oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı, yazıların kronolojik sırayla sunulduğu kitabın ilk bölümünde şairin hayattayken yayımladığı yazıların yanında ölümünden sonra farklı arşivlerden bulunarak neşredilen düzyazılara; ikinci bölümünde ise çeviri yazılarına yer verildi. Bu kitabı diğerlerinden ayıran tarafı ise, şairin daha önce kitaplarına girmemiş birçok yazısı ilk defa bir araya geliyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01dffa02-90af-4ffc-a0e6-0fb94d70e396.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Sokakları</image:title>
            <image:caption>“Paris sokaklarını güneş doğarken gezene kadar buraları gördüğünüzü 
söyleyemezsiniz…” 
 
1864-1916 yılları arasında yaşayan ABD’li yazar Richard Harding Davis, döneminin en ünlü gazetecisi ve önde gelen savaş muhabiriydi. Görevi nedeniyle birçok farklı ülkede bulundu ve yaşadığı şehirlerle ilgili gözlemlerini okurlarıyla buluşturdu. Davis bu kitabında Paris’in on dokuzuncu yüzyılda nasıl bir atmosfere sahip olduğunu, şehir insanının gündelik hayatını, alışkanlıklarını ve tuhaflıklarını, Paris’te yaşayıp Parisli olmayan insanlara yönelik izlenimleriyle birlikte, bir “Amerikalı” gözüyle ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c4e85d-4741-4e64-9d62-a75ff6924dc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı sekiz kez okumak isteyebilirsiniz. Hayatın getirdiklerine mizahla karşılık veren ödüllü yazar Hanzade Servi&apos;nin kaleme aldığı Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası, takıntılarından kurtulmaya çalışan on üç yaşındaki bir çocuğun bazen gülünç, kimi zaman hüzünlü ama en çok da cesur mücadelesini sayfalarına taşıyor.

Takıntılı düşünce ve dürtüleri zihinden uzaklaştırmak için başvurulan yineleyici eylemlerin ve davranışların günlük yaşamı ne denli sınırlandırabileceğini gösteren roman, Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) hakkında farkındalık yaratıyor; kendimizin ve etrafımızdakilerin takıntıları üzerine düşünme fırsatı sunuyor.  

Sevgi, dayanışma ve yardımlaşma yoluyla hayatın farklı anlamlar kazanabileceğini, inançla ve azimle her sorunun üstesinden gelinebileceğini hatırlatan yazar; kitabını takıntılı bir çocuğun ağzından anlatarak okurun empati duygusunu harekete geçiriyor.  

Kumsal&apos;ın dünyasında zaman hızlı akmıyor. Yerdeki çizgilere basmaması, tabelalardaki harfleri sayması, ellerini her defasında sekiz kez yıkaması, taş koleksiyonunu tertemiz yapması, tüm eşyalarını düzenli bir şekilde sıralaması gerekiyor. Aksi hâlde, onu bekleyen bir sürü &apos;lanetbozar rutiniyle&apos; yüzleşmek zorunda kalabilir! Takıntıları yüzünden hayatı her geçen gün daha da zorlaşan Kumsal&apos;a birileri yardım eli uzatmalı. Acaba içine çekildiği girdaptan kim onu kurtarabilir? Umursamaz tavırlarıyla küçük bir filozofu andıran biricik arkadaşı Esila mı, eski psikolog yeni tarımcı Beybora mı, aşırı dağınık eviyle Yeşilçam&apos;ın &apos;&apos;sönük&apos;&apos; yıldızlarından Müzeyyen Pirüpak mı, yoksa yıllar önce yazılmış umut dolu bir kitap mı? Polyannacılık oynamaktan sıkılan Kumsal&apos;ın eksikliğini duyduğu şey, belki de azıcık cesarettir...

Hanzade Servi bu gerçekçi romanıyla, yaşamın, takıntılarla vakit kaybedemeyecek kadar kısa ve değerli olduğuna; olumsuz düşünceleri zihnimizden savuşturmak içinse dostlara ve keyifli uğraşlara sığınmamız gerektiğine dikkat çekiyor.  
 
Her biri farklı zorluklara göğüs germeye çalışan bireyleri umut dolu bir serüvende buluşturan Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası, farklılıkların kesiştirdiği yaşamlara ayna tutuyor, özsaygı kavramına rengârenk bir bakış sunuyor.

Sahi, çizgilere bassak ne olur ki?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f7595c-4c72-43db-8d13-4d742cda2b7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevmek Yetmez - Çocuk Yetiştirmedeki Eksik Parça</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızı çok seviyoruz, bunda şüphe yok. Fakat sorumluluklarının bilincinde ve kendi kendine yetebilen bireyler yetiştirebiliyor muyuz? Çocuklarımız sorumluluklarını yerine getirmediklerinde, mızmızlandıklarında, birbirleriyle kavga ettiklerinde, yemeklerini yemediklerinde ya da bizi dinlemediklerinde onlara büyük tolerans gösteriyoruz. Bazen de buna gücümüz yetmediğinde, patlıyoruz. Kızıyor, bağırıyor, tehditler savuruyoruz. Sonra da bunları yaptığımız için kendimizden nefret ediyoruz. Tüm bu sorunlar doğru dili kullanmamamızdan kaynaklanıyor. Çocuklar doğru dili kullanmadığımızda bizi dinlemiyor. Böyle olduğunda da işler sarpa sarıyor. Mesela odasını onun yerine biz toplamak zorunda kalıyoruz. Ama bu hem yorucu hem de sürdürülebilir değil. Ayrıca sonradan kendimizden nefret etmemize sebep olacak öfke patlamalarına da sebep oluyor. Doğru iletişim olduğunda ise tüm sorunlar kendiliğinden çözülüyor. Çocuklar ebeveynlerini dinlemeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye başlıyor. Anne ve babalar da asıl yapmaları gerekenlere odaklanabiliyor. Öfke patlamaları ve sonrasında gelen pişmanlıklar ortadan kayboluyor. Sevmek Yetmez kitabı çocuklarla doğru iletişimi nasıl kuracağımızı anlatıyor. Anlatılan yöntemler onlarca yıldır başarıyla uygulanıyor. Kitap, gerçekten yaşanmış sayısız örnek diyalog ve olayı da barındırıyor. Böylelikle anne ve babalar en sık karşılaştıkları durumlara verdikleri yanlış tepkileri görebiliyor ve doğru olanları öğrenebiliyor. Sürekli çocuklarımızın yanında olamayacağız, karşılaştıkları engelleri onların yerine ortadan kaldıramayacağız. Kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sevmemiz bunun için yeterli değil. Onlarla doğru ve etkili iletişim kurmayı da bir an evvel öğrenmeliyiz. Hem çocuklarımız hem kendimiz için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993bc413-9c80-462a-a18b-3a3a09255860.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>Martin Eden, San Francisco’da yaşayan fakir bir denizcidir. Tutkulu bir şekilde âşık olduğu Ruth Morse’a yakın olabilmek ve üst sınıftan insanların kendisini kabul etmesini sağlayabilmek için takıntılı bir biçimde çalışmaya başlar. Günün birinde başarılı bir yazar olmayı düşlemekte ve bu amaca ulaşmak için var gücüyle çalışmaktadır. Ancak kemikleşmiş toplumsal bakış açılarını kırmak kolay olmayacaktır. Yarı otobiyografik Martin Eden karakteri, JackLondon’ın yarattığı tüm karakterler arasında en can alıcı ve en orijinal karakterlerden bir tanesidir. Klasikler arasında yerini çoktan alan Martin Eden, beyaz perdeye de uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb313191-45eb-4819-92de-cfe8cd270e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Bütün Şiirleri, Orhan Veli’nin daha önce kitaplarında yayımlanan, dergi veya gazetelerde yayımlanıp kitaplarına girmeyen ve ölümünden sonra yayımlanan şiirlerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın büyük bir titizlikle “eleştirel basım” olarak hazırladığı kitapta, şairin sağlığında yayımlanan şiir kitaplarına ulaşıldı, şiirlerin yayımlandığı dergi ve gazeteler kontrol edildi ve bu sayede baskılar arasındaki farklar ortaya konarak en sağlam nüshaya ulaşılmaya çalışıldı. Bu kitabı diğerlerinden farklı kılan yönlerinden bir diğeri ise Orhan Veli’nin daha önce kitaplarına girmemiş yedi şiirine yer vermesi.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b28bd-1d5c-4c28-aa5a-59ff45432037.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gençlik Masalı</image:title>
            <image:caption>John Grier Yetimhanesi’nin bağışçılarından biri, liseyi bitirme yaşında bir yetim olan Jerusha Abbott’a üniversite eğitimi alması için burs vermeyi teklif eder. Tek şart, Jerusha’nın okul hayatında başarılı olması ve bu isimsiz iyiliksevere düzenli olarak mektup yazmasıdır. 
Ayrıca Jerusha’nın kendisine destek olan bu kişinin kim olduğunu sorgulamaması da sıkı sıkı tembihlenir. 
Üniversiteye başlayan Jerusha, yaşadığı türlü deneyimler, arkadaşları, okul hayatı gibi pek çok konuda mektuplar yazar ancak kendisine bu fırsatı tanıyan kişinin kimliğini merak etmeden de duramaz. 
Okul hayatının sona erdiği günler geldiğinde, genç kız büyük bir sürprizle karşılaşacaktır. 
 
Ünlü yazar Jean Webster’in 1912 yılında kaleme aldığı Bir Gençlik Masalı pek çok kez beyaz perdeye uyarlanmış, ayrıca müzikal olarak da sahnelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90e8ba62-73b9-4da1-a389-045b0e9829d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ickabog</image:title>
            <image:caption>Etrafına dehşet saçan bir canavar ve her şeye rağmen umudunu asla kaybetmemek üzerine müthiş bir macera. 
 
İki at kadar büyük. 
Gözleri ateş topu gibi parlıyor. 
Uzun, jilet gibi keskin pençeleri var. 
Ickabog geliyor… 
 
Bir zamanlar Kornukopya Krallığı dünyanın en mutlu yeriydi. Bir sürü altını, hayal edebileceğiniz en zarif bıyıklara sahip bir kralı ve yediğinde insanı mutluluktan dans ettirecek kadar nefis yiyecekler sunan kasapları, pastacıları ve peynircileri vardı. 
Her şey mükemmeldi – tabii efsaneye göre korkunç canavar Ickabog’a ev sahipliği yapan Kuzey’deki çamurlu ve sisli Bataklık Diyarı dışında. Ickabog’un çocukları terbiye etmek için onları korkutmak amacıyla anlatılan bir efsaneden başka bir şey olmadığını aklı başındaki herkes bilirdi. Fakat efsanelerin tuhaf bir yanı vardır, bazen kendi kendilerine can bulurlar. 
Bir efsane çok sevilen bir kralı tahtından edebilir mi? Bir zamanlar refah içindeki bir ülkeye diz çöktürebilir mi? Peki bir efsane iki cesur çocuğu hiç istemedikleri, hatta akıllarının ucundan dahi geçmeyen bir maceraya sürükleyebilir mi? 
 
Cesur olduğunuzu düşünüyorsanız eğer, bu kitabın sayfalarını çevirin; gerçeğin, umudun ve arkadaşlığın gücünün her şeyin üstesinden gelebileceğine dair, yaşayan en iyi hikâyecilerden birinin kaleminden yepyeni, nefes kesen bir masal keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161f8543-23fc-4347-b19c-db2998967cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yakalı&apos;nın Dijital Yakalı&apos;ya Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Dijital dönüşüm, şahidi ve parçası olduğumuz bu değişime verilen ad ve uzun bir süredir konuşulan, tartışılan bir konu. Bir o kadar az konuşulan ve eksik kalan ise çalışanların bu dönüşümdeki rolünün ne olacağı konusu. Bireyler, 

“Çalışan” olarak ne yapmalı? 

 Kendini dönüşüme nasıl hazırlamalı? 

 Kendisine “hangi” yetkinlikleri, “nasıl” ve “ne yaparak” katmalı? 

Beyaz Yakalı’nın Dijital Yakalı’ya Dönüşümü, eksik kaldığını düşündüğümüz “çalışan” boyutu için çözümler sunmayı hedefliyor. Bu amaçla okuyucuya, kendisine bir yol haritası oluşturabilmesi için, somut ve pratik bilgiler aktarıyor.

Elma Yayınevi yepyeni bir eserle sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d95824-5267-4663-971e-5903b4821004.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 1. Kitap- 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>Eksik tamamlama, Eşleştirme, Duyular, Farkı Bulma, Az-Çok, Uzun-Kısa, Hayvanlar, Ters-Yüz, Eşyalar, Meslekler, Görsel Algı, Büyük-Küçük, Hafif-Ağır, Renkler, Duygular 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49baf418-81bc-4925-b20f-a9a2f3546ae1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 3. Kitap- 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>Yarım-Tam, Eşyalar, Az-Çok, Davranış Kuralları, Farkı Bulma, Duygular, Taşıtlar, Görsel Algı, Eksik Tamamlama, Ters-Düz, Hızlı-Yavaş, Eşleştirme, Duyular, Meslekler, Bitkiler, Renk Kavramı 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b35f95ff-068b-4bd8-9fa3-3cf88dccd2b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Kontrollü Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>&quot;Hızlıca uygulayabileceğiniz kontrollü kalma stratejileri, çocuklarla birlikte kullanılabilecek kontrol listeleri, aktiviteler ve harika görselleştirme&quot; 
 
Duygu ve duyuların denetimine yönelik basit fikirlerle dolu bu kitap, çocukların onları zorlayan duygularıyla başa çıkmalarına ve kontrolde olduklarını hissetmelerine yardımcı olacak. 
 
Kitap, eğitimciler ve ebeveynler rehberliğinde bir öğretim aracı olarak kullanılabileceği gibi çocukların kendi başlarına okuyup anlayabilmeleri için; illüstrasyonlar, listeler içermektedir.  Çocuk dostu bir dille kaleme alınmıştır. 
 
Nefes alma egzersizlerinden sakız ve kulaklık gibi araçların kullanılmasına kadar birçok eğlenceli aktiviteyle çocuklar; duygularını etiketlemeyi, duygularıyla başa çıkarken uygulayabilecekleri stratejileri ve araçları öğreniyorlar. 
 
Çocuklar İçin Kontrollü Kalma Rehberi, duygu ve duyularını algılamakta sorun yaşayan çocukların, doğru stratejilerle daha kontrollü hissedebilmeleri için harika bir kaynaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e68e94-a974-4458-a712-68f73f5b04e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşu Boşuna</image:title>
            <image:caption>Ödeştik Ülkü, ikimiz de yaşamın kıyısına gittik, geldik. Ben hâlâ ne olacağımı bilmiyorum. Çaresizce tutunmaya çalışıyorum bak! Görsen halimi, acırsın. 

Acı, bana acı sen, eğer sana mutluluk verecekse. Sen bana acıdıkça ödeşeceğiz ve ben belki böyle rahata kavuşacağım… 

Ben de kendime acıyorum zaten ve bu bana iyi geliyor. 

İç ses… İç ses… İç ses… Günler, haftalar, aylar, yıllar boyunca konuşan bir iç ses. 

Nuray Şenol’un incelikli kaleminden içimize düşen kurtlara dair enfes bir roman sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ad97e9-577e-4b86-b16b-0446743c693b.jpg</image:loc>
            <image:title>Findi İle Fisti</image:title>
            <image:caption>Psikolog - Yazar Eda Nergis Şahin, 1988 Bursa doğumludur. Hayattaki en büyük motivasyonu ve şansı, biricik annesi ve ikiz kardeşidir. 
Mutlu bir evliliği vardır. 

Çocukluğu genellikle Bursa’da, yaz ayları ise İzmir’de geçmiştir. Üniversite eğitimi dolayısı ile İstanbul’a taşınmış, hala da İstanbul’da yaşamaya devam etmektedir. 

Üniversitede Çift Anadal yaparak hem Psikoloji hem de Uluslararası Ticaret bölümlerinden burslu olarak mezun olmuştur. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı (öğrenci değişimi programı) ile Almanya’da Brandenburg Teknik Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi eğitimi almış ve dönünce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlamıştır.

Üretmeyi, sürekli yeni şeyler öğrenmeyi seven yapısı ile öğrenciyken birçok kurumsal şirkette çalışarak farklı sektörleri deneyimlemiştir. 

Mezuniyetinden sonra Psikolog olarak çalışmaya başlamış ve Marmara Üniversitesi’nde Çift ve Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlamıştır. Farklı terapi ekollerini deneyimleyerek “terapist” olarak çalışmıştır. Aldığı multidisipliner eğitimler ile Uluslararası Ticaret ve İnsan Kaynakları alanlarında da çalışmıştır. 

Hayatın her anında sanatın olduğunu düşünen yazarın en büyük tutkusu tiyatrodur. 8 yıl bale eğitimi alan yazar aynı zamanda klasik gitar da çalmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf81774c-2918-4275-a01d-fef66aa8d4e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdin Devası Tabiat</image:title>
            <image:caption>Türk kökenli halklar, tabiatı iyi tanımalarından ve yaylak kışlak düzenli olduklarından dolayı, modern tıp kadar, hatta bazı hâllerde ondan daha çok, halk hekimliğine başvurmaktadırlar. İki yüz milyonu aşkın Türk dünyasında, bilgelik ile biçimlenen halk hekimliğinin yaşayan uygulamaları, nadiren kitaba dönüştürülmüş, eski yazma eserlerin pek azı günümüze ulaşmıştır. 

Dr. Anarhan Nadirova, insan beynindeki basıncın, beklentilerimizin, planlarımızın gecikmesi veya olmaması oranında bize zarar verip sık sık dengemizi bozduğunu söyler. Ona göre: İnsan beyni, hırsları ve hasetleri oranında, sahibini mutsuzlaştırıyor, çaresizlikler oranında görevini aksatabiliyor. Eşlerimiz, çocuklarımız ve işlerimiz bizim yüreğimizde ve kafatasımızın içinde basınç farklarına, tansiyon oynamalarına sebep oluyor. 

Dr. Anarhan Nadirova edindiği bilgileri önce Moskova’da Rusça olarak, çalıştığı çevreye taşımış ve büyük ilgi görmüş. 1988 yılı sonunda Kırgızistan’a gelip kısa bir süre çalışmış ise de 1990’da kesin olarak ülkesine yerleşmiştir. Öğrendiği bilgilere Kırgız halk tıbbına ait bilgi ve uygulamaları da ekleyip özel bir ün ve başarı merkezine dönüşmüştür. Onun sağlık için asıl önemli saydığı ve benzer çalışanlardan farklılık gösterdiği yanı, “bağışıklık” sisteminin ve salgı bezlerinin dengeli çalışmasına yönelik dikkati ve uygulamalarıdır. Batı tıbbı ile Asya tıbbının yakınlaştırması açısından da farmakolojik dikkatleri bakımından da Dr. Anarhan Nadirova bu alanın gerçek bir duayenidir. 

Sadık K. Tural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec608e59-3871-43d3-a616-7c7effda9a98.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Adamın On Günü</image:title>
            <image:caption>Korona günlerinde, maske karaborsaya düşmüş ve halk korkuyla eve kapanmışken, Yansın Bu Dünya mahlaslı TikTok fenomeni genç bir kadın gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşla birlikte sosyal medyanın sanal âlemi ile gerçek hayatın acımasız yüzü arasındaki esrar perdesi aralanmaya başlar... 

Mehmet Eroğlu, İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü ile başlattığı polisiye kurgunun nevi şahsına münhasır kahramanlarını, nefes kesen yeni bir serüven için buluşturuyor. Meraklı Adamın On Günü, eski avukat Sadık Demir’in, biraz edebi iştigal ama en çok merak sonucu çıktığı yolda üç muammayı çözmek için geçirdiği on günün hikâyesi. Sadık, bu sefer vigilante’liğe soyunuyor ve kurguda mükemmeliyeti yakalamaya çalışıyor. 

“Ben değişiyorum. Farkındayım. İki ay öncesine kadar göz alıcı, beni diğer homo sapienslerden farklılaştıran önemli bir özelliğe sahiptim: ‘İnsanlardan nefret etme yeteneği…’ Şimdi, en az ikisinin çatlak olduğunu bildiğim, beş kişiyle köfte yiyip, bir an önce uyumayı düşlüyorum. Kurguda karakterin yazgısı: Değişmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1815af-b519-434a-9054-d6ea9cc0c3a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağılmalar</image:title>
            <image:caption>“İnançsız biri değildim; inancı kaybolmaya başlayan biriydim. Beni öne sürmüş çocukluğum vardı. Bir kentim yoktu. Kenti olmayan insan ne yazabilirdi ki? Son cümlesinin rüzgârın sesi olduğunu bildiğim kitabımın önceki cümlelerinin ne olduğunu bilmiyordum. Annem haklıydı: Yazamayacaktım. Üzerinden silginin acımasızca geçtiği üç harfli bir kelimeydim: Ben.” Mahsum Ece, Dağılmalar’da yer alan öykülerinde şimdiki zamanı ve geçmişi birbirinden ayıran çizgiyi yok ediyor, böylece karakterlerinin hafızaları, labirentlerle dolu ve çok renkli bir dünyaya dönüşüyor. Masalsı günleri köy yollarının çamuruna bulananlar, baktıkları her yerde kendilerini görmek isteyen politikacılar, büyükşehirlerde vakitlerini birbirlerinin üstüne yığan modern zaman insanları, dünyanın bir köşesinde unutulmayı hayat sananlar, hayat nedir bilmeyenler... Mahsum Ece, ilk kitabında özgün bir ses yaratıyor. Dağılmalar, hiç bitmeyen düşlere, hiç bitmeyecek bir ek..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55269e3c-e942-4514-b372-b176a8f76cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mart Şehitleri</image:title>
            <image:caption>Mart Şehitleri şüphe götürmeyen belgesel öğeler ile ince ince örülmüş bir kurmacayı, siyasi olayların karanlığı ile gündelik hayatın parıltılı anlarını aynı yörünge üzerinde hareket ettiren bir polisiye. 1933 yılının ilk ayları. Nazilerin seçim zaferleriyle çalkalanan Almanya’da herkes birbirinden şüphe etmeye başlamıştır. Reichstag yangını, ihbarlar, tutuklamalar, gazeteler üzerindeki baskı, işkenceler ve ölümler… Tüm bunlar olurken Birinci Dünya Savaşı’nda yaşanan tuhaf olaylarla ilgili cinayetler işlenir. Delici bir aletle korkunç biçimde öldürülen gaziler, hastaneden kaçıp işleri karıştıran bir kadın, savaş suçları, yazdığı romanla ünlenmeye çalışan tekinsiz bir teğmen… Volker Kutscher, komünist ve Yahudi avına çıkan siyasi şube ile artık çalıştıracak dedektif dahi bulamayan cinayet masası arasında mekik dokuyan Gereon Rath’ın beşinci vakasında siyasi polisiye türünün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. “Kutscher’in tarihsel polisiyeleri, bir şanstır. Yazar, bir tarihçinin bilgisiyle, dramatürjik beceriyle ve roman karakterlerini titiz bir şekilde yöneterek anlatmayı biliyor. Karmaşık bir olay örgüsü kuruyor. Karmaşık fakat karışık değil.” Frankfurter Allgemeine Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43059735-fef2-4880-afd3-d845d2dc4db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayısal Eşitsizlikler ve Gazeteciliğin Geleceği</image:title>
            <image:caption>Basın sanayi, yüz yıldır büyük bir değişim içinde. Kalem, yerini daktiloya bırakmış, telefonun yerini teleks almış, baskı makinalarının yerini ise ofset tesisleri alıyor. Bilgisayarlar daktiloların, telekslerin ve baskı makinalarının pabuçlarını çoktan dama atmış. Uzaktan kumandalı bilgisayarlarla donanmış ofset tesisleri yine de kalemin yerini tutamaz.
Uğur Mumcu

Her devrin iletişim teknolojisi, yazı, hakikat ve gazetecilik mesleğinin pratiklerini dönüştürüyor. Uğur Mumcu, bu dönüşüme 1980’lerde çarpıcı şekilde işaret ediyordu. Günümüzde de yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve gazetecilikteki dijital dönüşüm, bir yandan gazetecilik için yeni olanaklar sunarken, yeni yeni eşitsizliklerin üretilmesi ile gazetecilerin sadık kalması gereken gerçeklerin itibarsızlaşmasına da yol açıyor. Yeni iletişim teknolojileriyle bir yandan bilgi hızla yayılabilirken, diğer yandan da yalan çabucak kitlelerin zihinlerini ele geçirebiliyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönem, tam da bu nedenle yalanın belki de en itibar gördüğü dönem olarak değerlendirilebilir. Yine bu nedenle gerçekleri halka iletebilecek bir gazeteciliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Gazetecilik mesleğindeki dönüşümün yol açtığı sorunların yanı sıra, Türkiye’deki mevcut siyasi iklim ve ekonomik zorluklar nedeniyle giderek işlevsiz hale gelen geleneksel ana akım gazeteciliğe alternatif olan yeni gazetecilik pratikleri arayışı da sürüyor. Bu durum, gazetecilik mesleğinde yeni sorunlara ve krizlere yol açarken, var olan etik tartışmalara yenileri ekleniyor.

Bu kitap, çok boyutlu bir yaklaşımla sayısal eşitsizlikleri ele alırken, gazeteciliğin geleceğini etik değerler, eğitimin niteliği, yeni gazetecilik modelleri ve yalan haberle mücadele temaları etrafında tartışıyor. Elbette bu tartışılan sorun alanlarına örneklerden yola çıkarak etkili çözüm önerileri de getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21571df-26e1-4110-b667-012cceb01deb.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Tarihinin Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Kalkınma paradigmasının hüküm sürdüğü 1960’lar ve 1970’ler boyunca sosyal bilimler gündeminin öne çıkan alanlarından biri olan iktisat tarihi, sonra bir süre ilgi odağından uzaklaşmıştı. 2000’lerde, Daron Acemoğlu, Kenneth Pomeranz, Thomas Piketty gibi iktisatçıların yankı yaratan çalışmaları, tarihsel analizle iktisat bilimini birleştiren bakış açısının açabileceği geniş ufka yeniden dikkat çekti. İktisat Tarihinin Dönüşü, Türkiye’de büyük ölçüde bireysel çabalara bağlı kalan bu alana olan ilgiyi artırmayı amaçlıyor. Kitapta, tarım rejimleri, emek ilişkileri, gelir dağılımı, dünyada ve Türkiye’de geç sanayileşme, Türkiye ekonomisinde mesleki yapısal dönüşüm, mülkiyet, piyasa ve kurumlar, Osmanlı hukuk tarihi gibi konularda, tarihsel malzemeyi iktisadi bakış açısından analiz eden makaleler yer alıyor. Alanın kendi mutfağına eğilen, iktisat tarihi eğitim ve öğretimine ilişkin bir inceleme… Ulaş Karakoç ile Alp Yücel Kaya’nın derlemesinde onların yanı sıra Seven Ağır, Hülya Canbakal, Pınar Ceylan, Boğaç Ergene, Özgür Burçak Gürsoy, M. Erdem Kabadayı, Eyüp Özveren, Özdeniz Pektaş, Yücel Terzibaşoğlu, Onur Yıldırım’ın katkıları ve alanın usta hocası Şevket Pamuk’la etraflı bir söyleşi yer alıyor. “Ekonomik krizlerden uluslararası ticaret tarihine, coğrafi bölgeler arasındaki eşitsizliklerden hukuk-ekonomi ilişkisine, emek tarihinden piyasa entegrasyonuna çok çeşitli alanlarda… tarihsel verilere dayanan pek çok araştırma yapıldı. Bugün, iktisat tarihi hızla, iktisat, tarih, siyaset bilimi ve sosyoloji ile diyalog içinde olan, zengin ve yaratıcı bir araştırma gündemine sahip, metodolojik ve teorik çeşitliliğe sahip bir akademik disipline dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5dc291-7a6f-45cc-ae6c-eca778e763cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Kaçkınları</image:title>
            <image:caption>Bugünden Bizans Dönemi’ne heyecanlı bir yolculuk… 
 
İrem’in evi başını nereye çevirsen bir harabe, bir tünel, bir dehliz görülen Sultanahmet’tedir. Köpeği Fırfır bir gün ağzında bir kitapla çıkagelir. Bu tuhaf kitabın kapağında “Artırılmış Gerçeklik Artı ile desteklenmiş Bizans Tarihi” yazmaktadır. Gelecekten gelen bu kitap İrem, Ali ve Ece’nin hayatında acaba ne gibi bir değişikliğe neden olacaktır? 
 
Muzaffer Özgüleş’in hem yüzlerce yıl önceye Bizans Dönemi’ne hem geleceğe uzanan bu heyecanlı zamanda yolculuk macerasına Ayşın Delibaş Eroğlu resimleriyle eşlik ediyor. 
Tarihte yolculuğa meraklılara, yazarın bir önceki kitabı Mimar Sinan Macerası’nı da hatırlatalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2bee86-c4a4-4941-b482-f940981db9ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekansal Ağlar - Araştırma Ve Kamu Erişimi İçin Anadolu&apos;nun Geçmişinin Haritalandırılması</image:title>
            <image:caption>Mekânsal Ağlar, geçmişi incelemek için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve diğer analitik araçların kullanıldığı araştırma projelerine odaklanarak Anadolu’nun kültürel miras ve kimliğini haritalamayı hedeflemiştir. Arkeoloji ve kültürel miras alanlarında görece yeni tekniklere de odaklanan bu derleme yayın, veri koleksiyonlarını mekânsal boyuta taşıyan ve web tabanlı haritalamaya yönelik çalışma yapan farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirmektedir. Kitapta yer alan makaleler Ortaçağ Anadolu’sundaki Yahudi toplulukların haritalanması, Hrant Dink Vakfı’nın Türkiye Kültür Varlıkları Haritası, Osmanlı dönemindeki bostancıbaşı kayıtlarından yola çıkarak İstanbul kıyı şeridindeki sosyo-mekânsal farklılıkların araştırılması gibi farklı konulardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbdc2071-86a5-4d16-a0ea-cbcbb871de68.jpg</image:loc>
            <image:title>Sol - Evin Reddi</image:title>
            <image:caption>Tuncay Birkan’ın yirmi iki yıllık bir dönem içinde sol, kültür, felsefe, bilim, yayıncılık ve çeviri gibi alanlarda söz aldığı yazıların biraz güncellenmiş hallerini içeren bir seçki Sol: Evin Reddi. Yerlicilikten solun akademikleşmesi tehlikesine, entelektüelin konumundan “Tanrı’nın Ölümü”ne, tahlil gereğinden eylem gereğine, geleceksizlik hissinden kurtulma imkânından farklı bir kır-kent tasavvuru geliştirme ihtiyacına alttan alta birbiriyle bağlantılı temalar etrafında örülen yazılar bunlar. Sol adını verdiği şeyin tam da “ev”in akla getirdiği, konfor hissi veren zihinsel alışkanlıkları, düşünmeden verilen otomatik tepkileri reddetme duruşu olduğunu belirten Birkan, bu yazılarda “hayalgücümüze koyduğumuz ketlemeleri bütünüyle kaldırıp pratiğe yönelik fikir ve hayal geliştirmeye, söz değil eylem üretmeye, mücadele olan/olması gereken her yerde, sömürü ve tahakküm mağduru herkesle yan yana durmaya” çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d435dd7-96b6-4afa-97fe-b0f773b483d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melekler</image:title>
            <image:caption>Hayata bir kere geldik ve bir daha yaşama şansımız yok. Bu şans tek, biz tekiz, başka biz yok.

Kitabı okumaya başlamadan önce elinize bir ayna alın.Sadece gözlerinize bakın.Göreceksiniz ki sizden başka yok.

Teksiniz, kıymetlisiniz.

Önünüze ne engebeler ne tepeler ne dağlar ne dikenler çıkacak.

Ama siz bu yolda yürüyen ve yılmayan birer kanatsız meleksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b73b980-79cd-4761-87d5-3b7e26294ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sicilya&apos;da Bir Aşk Hikayesi - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ölçüsüz tutkular, dehşet verici eylemlere yol açar.
Sicilya’nın ıssız kıyılarında, benzersiz bir doğa manzarasının ortasındaki muhteşem bir şato, karanlık sırların yatağı olabilir mi? Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, sakin ve durgun görünen hayatları apansız bir çalkantıyla bulandırıyor. Şatonun dolambaçlı koridorlarında, insanı bir kez kendine çektikten sonra girdabından dışarı bırakmayan, kaynağı belirsiz bir korkuyu, günlük hayata istikrarla sızan bir psikolojik dehşete dönüştürüyor.
 

Ann Radcliffe’in erken dönem yapıtlarından Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, gotik romanı romantik unsurlarla besleyen yetkin bir örnek. Radcliffe dehşetin anlatımını kendine özgü lirik bir üsluba bağlarken, korkuya da sıcak, çekici bir yön kazandırıyor: Haz ile dehşet arasındaki her an kopmaya hazır o ince çizgi ortadan kalkıyor.

Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, 18. yüzyıldan günümüze gotik adını alan korku ve dehşet edebiyatının klasiklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb71e84-9fa7-41dc-88b4-e4487fda4d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Eugenie Grandet - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Eugénie Grandet, “İnsanlık Komedyası” başlığı altında tasarlanmış dev romanlar dizisinin en tanınmış, en sevilen bölümlerinden biri.

Klasik Fransız edebiyatının büyük yazarı Honoré de Balzac, ilk kez 1833’te yayımlanan bu romanında taşra insanlarını ve onların özellikle parayla ilişkilerini kendine özgü gerçekçiliğiyle anlatır. Temel olarak cimriliği ve aşkı birlikte ele aldığı bu önemli romanında Balzac, romanın kahramanlarından birinin, Grandet Baba’nın büyük mal varlığının çalışmakla elde edilemeyeceğini gözler önüne serer.

Fırsatçılıkla, Fransız Devrimi sonrasındaki karışıklıkta türlü aldatmacalarla elde edilmiş bu servetin içinde alın terinin payı, denizde bir damla gibidir. Dürüst, erdemli Eugénie Grandet’nin tertemiz aşkının ve yüce gönüllülüğünün bütün bu pisliklerin yanında yeri nedir? Balzac’ın romanı, tüm kuşaklar için güncelliğini ve değerini koruyor.

“Roman kahramanları yaratmak demek doğru görebilmek, yoğunlaşmak ve şiddetleştirmek, maksimuma ulaşmak, her tutkunun içindeki acıyı ortaya koymak, her gücün içindeki zayıflığı görebilmek, gizli kalmış güçleri dışarı çıkarmak demektir. Eugénie Grandet, bu yoldaki ilk adımdır; bu basit, inançlı kızdaki kendini teslim etme duygusu o denli bir artış gösterir ki, neredeyse dindar olacaktır, yaşlı Grandet’nin cimriliği de tıpkı yaşlı çirkin hizmetçi kızın sadakati gibi şeytanlaşır.”
Stefan Zweig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4c3eb2-0aba-404b-9b0d-39105453513d.jpg</image:loc>
            <image:title>Moll Flanders - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Moll Flanders, 17. yüzyıl İngiltere’sinde dünyaya gelen bir kadının yaşamöyküsünü, kendi ağzından aktarır. Zindanda doğup on iki yıl fahişelik, on iki yıl hırsızlık yaparak yaşayan, başından beş evlilik geçen, maceraları İngiltere’den Amerika’ya uzanan Moll Flanders, tartışmaya açık hayat görüşü ve derinlemesine sunulan portresiyle İngiliz edebiyatının en ilgi çekici kadın kahramanlarından biridir.

Roman türünün ilk örneklerinden olan Moll Flanders, bir yandan dönemin toplumsal değerlerine ışık tutarken diğer yandan da suç dünyasını ve cinsellik konularını, ahlak dersi verme kaygısı gütmeksizin açıkça gözler önüne serer. İlk yayımlandığı 1722 yılından itibaren büyük ses getiren kitabın başkarakterinin temel olarak kabul ettiği ihtiyaçlarından vazgeçmeden ve kişiliğinden ödün vermeden toplum içinde hayatta kalabilme mücadelesi, Moll Flanders’ın Defoe’nun en ünlü eseri Robinson Crusoe’yla karşılaştırılmasına vesile olmuştur. Zira Moll Flanders, bin bir özveri ve kurnazlık göstererek göğüs gerdiği ataerkil toplumda, okyanusun ortasında bir adaya düşen Robinson Crusoe kadar yalnız, bir o kadar da yaratıcı ve beceriklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2370e4a-332c-4a30-95ba-e702456c8f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Olsun Katalonya’ya</image:title>
            <image:caption>Bütün savaşlarda hep aynı şey olur; askerler savaşır, gazeteciler şamata koparır; o milliyetçi nutuklar atanların hiçbiri kısacık propaganda gezileri dışında cephedeki siperlerin yanından bile geçmez.
Selam Olsun Katalonya’ya, 1936 yılından beri yazdığı her satırı demokratik sosyalist düşüncesi için yazdığını söyleyen George Orwell’in İspanya İçsavaşı’nda bir milis olarak çarpışma deneyimlerini anlattığı bir tanıklık.

Savaşa dair izlenimlerini bir gazete için kaleme alma düşüncesiyle 1936 sonunda Barcelona’ya gelen Orwell, General Franco’nun zulmüne karşı bir araya gelen İspanyolların ve dünya vatandaşlarının arasına katılır. Cumhuriyetçilerin yanında Aragón Cephesi&apos;nde savaşır, Barcelona’da mayıs olaylarına bizzat şahit olur ve Huesca’da yaralanana kadar siperlerden ayrılmaz.

1984’te ve Hayvan Çiftliği’nde totaliter rejimlerin ve tek adamların çorak dünyasını hikâye eden Orwell, vicdanının, entelektüel ve siyasi düşüncesinin şekillendiği bir dönemi anlatıyor. Selam Olsun Katalonya’ya, 20. yüzyılın seyrini değiştirmiş olsa da neredeyse tamamen unutulmuş bir savaşa ve modern siyasete dair eşi olmayan bir belge.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9688018a-8438-4a8a-abc1-8a69e1cb93dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Gotik edebiyat alanı, kadın yazarların sivrildiği bir türdür. Bazı eleştirmenler bu olguyu kadın yazarların özel yaşamlarında babalarından, sevgililerinden ve kocalarından gördükleri baskı, taciz ve zulümden etkilenmelerine bağlarlar. Mary Shelley de 1826’da yayımlanan Son İnsan romanıyla gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın ilk modern örneğini veren ve bu türün önde gelen yazarı oldu. Vahiy ya da gelecekle ilgili sırların aydınlığa kavuşturulması anlamındaki apokalips sözcüğünden türemiş olan apokaliptik kurgu, salgın hastalık, nükleer savaş, sibernetik ayaklanma, doğaüstü olaylar, ekolojik felaketler ya da başka afetler yüzünden uygarlığın sonunun gelmesini irdeler.
Son İnsan, bugün sıradan sayılacak kadar yaygınlaşmış bir konuyu, insanlığın yok oluşunu ele alan ilk büyük romandır. Shelley, bir salgının Batı dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin akıcı üslubuyla dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterler kısmen ya da tamamen Shelley’nin çevresindeki kişilerden esinlenmiştir. Örneğin doğal bir cennet arayışı içinde tanıdıklarını peşinden sürükleyen Adrian, yazarın eşi Percy Bysshe Shelley’nin kurgulanmış portresidir. Yunanlarla savaşmak için İngiltere’den yola çıkan ve İstanbul’da ölen Lord Raymond ise Lord Byron’ın yaşamından esinlenmiştir. Roman, yazarın “seçkinler” diye adlandırdığı çevresini kaybetmekten duyduğu acıyı ve dünyanın anlamsızlığını, bireyin tarihi yönlendirme gücünden yoksun oluşunu da dile getirir. Shelley günlüğünde “son insan”dan “alter egom, ikinci benliğim, yoldaşlarımın benden önce ölmesiyle sevgili bir gruptan geri kalan yadigâr” olarak söz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f11202-c207-420d-826c-365f0e72b0b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Küçük yaşta öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Katı kurallarla yönetilen bir yatılı okula gönderilince, bu kez hayatın başka zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Okulda geçirdiği on yılın ardından öğretmen olarak mezun olur. Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiye olarak iş bulur. Evin gizemli efendisi Rochester’a âşık olur; ancak onu hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar beklemektedir.

19. yüzyıl İngiltere’sinde, her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen Jane Eyre, birçoklarınca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilir. Yazarı Charlotte Brontë’nin yaşamından izler de taşıyan roman, zorlu bir yaşam süren yapayalnız bir genç kızın güçlü bir kadına dönüşmesinin öyküsüdür.

Jane Eyre, yalnızca kadının erkek egemen toplumdaki konumuna gözüpek yaklaşımıyla değil, şiirsel duygusallığı çağdaş bir gerçekçilikle harmanladığı anlatımıyla da öncü olmayı başarmış klasik bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236dd7df-4eaa-443a-8583-52b057d8c4f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Bovary - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ünlü İngiliz romancı ve eleştirmen Arnold Bennett, klasik edebiyat tanımını yaparken, “Herkesin okuduğu sanılan ve herkesin okuduğunu sandığı kitap,” demişti. Italo Calvino’ya göre ise klasik, “ilk okunduğunda verdiği keşif duygusunu her okunuşunda yeniden veren kitap”tır. Fransız edebiyatında “gerçekçiliğin babası” olarak kabul edilen Gustave Flaubert’in Madam Bovary’si, bu iki ustanın klasik tanımlarına en uygun düşen eserlerden biridir.

19. yüzyıl taşra burjuvazisinin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla sergileyen, ilk yayımlandığında ahlakdışılık suçlamasıyla dava konusu olan Madam Bovary, hem edebiyatta yeni bir çağ açmış hem de eskidikçe yenileşen, yaşlandıkça gençleşen pek az romandan biri olarak günümüze ulaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b036a130-af4a-45b6-8e0a-1692e694536d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rifat’la Melih Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Modern şiire güncel bir ifade kazandırmak için yola çıkan, bir kırılım niteliğindeki Garip akımının kurucusu, bir garip Orhan Veli. Süleyman Efendilerin, Yüksekkaldırım’daki Melâhatlerin, her gece şehrin sakinleri uyanmadan gökyüzünü boyayan Dalgacı Mahmutların “mısra-ı meşhurunun mübdii”, bir garip Orhan Veli. “Cep delik cepken delik” dolaştığı İstanbul çarşılarının, lokantalarının ve sokaklarının dilini “şairanenin aleyhinde” şiire getirmiş, bir garip Orhan Veli.
Orhan Veli’nin Bütün Şiirleri, Can Yayınları’nda yayımlanan derlemeden yola çıkılarak hazırlanmış bir baskıyla, Erdal Öz’ün güncellediği Garip önsözleriyle bir kez daha okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d49a251-7dd0-41e1-9c4c-ae997a40465f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam</image:title>
            <image:caption>İnsanların çoğu aşırı bencil değildir. Yaklaşık otuz yaşından sonra bireysel hırslarından vazgeçip –hatta çoğu durumda neredeyse birey olduklarını unutup– temelde başkaları için yaşamaya başlar, hayatın yükünün altında ezilirler. Ama sonuna kadar kendi hayatını yaşamayı kafaya koymuş yetenekli, inatçı bir azınlık da vardır; yazarlar da bu gruba mensuptur.
George Orwell, 1984 ve Hayvan Çiftliği romanlarında ortaya koyduğu romancı yönünün yanı sıra döneminin düzyazı ustalarındandı. Bir İdam, yazarın bu yönünü sergileyen biri kitap uzunluğunda dört makaleyi bir araya getiriyor.
&quot;Yazma Sebebim&quot;de Orwell yazarlık serüvenine nasıl başladığını anlatırken, &quot;Sanat ve Propagandanın Sınırları&quot;nda savaş çağında sanatın ve edebiyatın konumu üzerine düşüncelerini paylaşıyor. İngiltere’de Nazi işgalinin her an gerçekleşebilecek bir ihtimal olduğu, Londra’nın üstüne bombalar yağdığı bir dönemde yazılan &quot;Aslan ile Tek Boynuzlu At&quot;ta Orwell, sosyalist devrim gerekliliğini vatansever duygularıyla ve ülkesinin kimliğiyle uzlaştırmaya çalışıyor. Kitaba adını veren “Bir İdam”sa, Burma’da görev yaptığı sırada tanıklık ettiği bir idamın etrafında
gelişenleri anlatan kısa bir yazı.
Bir İdam, bir yazarın ve bir vatanseverin düşünce dünyasından bir seçki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67c3cb72-8f2b-4b0e-b6dd-0047a3646813.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Aşkların Sonu</image:title>
            <image:caption>Çocuklukta eksik yaşadığımız, “güven”, “sevgi” gibi duygular, daha sonraki süreçlerde bizi arayışlar içine sokabilir. İçte neler varsa, bunları dışta bulmaya çalışırız. Bunu yaparken, iç sesimizin rehberliği ile sürekli çatışırız ve aynı döngü içinde çırpınırız. Bunun en belirgin nedeni; büyüdükçe iç sesimizi, yani önsezimizi, duyumuzu ve içgörümüzü dinlemek yerine, zihnimizin sesine kulak vermemizdir. Ayrıca, yaşamımız boyunca, itaatkâr olmamız konusunda verilen telkinlerin de, iç sesimizin yok edilmeye çalışılmasındaki önemi büyüktür. 

Oysa bütün öğretiler bize, “Dışta ne ararsan içte bulabilirsin.” düşüncesini vermeye çalışır. 

Akıl, ruh ve kalp arasındaki eşgüdüm ve denge bozulduğunda, çocukluktan beri içimizde eksik olan duyguları, karşımıza çıkan gölgelerde ararız. Çoğunlukla da bunu neden yaptığımızı bilmeyiz çünkü artık duygularımızı içinde yaşadığımız sistem yönetmeye başlar. Kurduğumuz ilişkiler, “Risk tehlikesi var!” sinyali verse de, bunları kulak ardı ederiz ve sanal âlemin gönüllü köleliğine ikna oluruz! Dijital yaşam bağımlılığımız arttıkça da kendimize yabancılaşırız. 
Elinizdeki bu yapıt, sanal dünyanın birbirine benzeyen tehlikeli taktiklerine inanarak, tuzaklara düşmüş kadınların, bir karakter üzerinden anlatıldığı ortak yaşam öyküleridir. 

Etrafımızı çepeçevre sarmış olan sanal bağımlılığın, “Aşk adına,” bazı hayatları nasıl perişan ettiğini okuyarak, gerekli dersleri çıkarabileceğinizi umuyorum. 
Nagihan ANDUG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485d019b-b6e3-46d4-b4c0-cb431ddb7955.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigmund Freud Gibi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Kimileri için modern psikolojinin kurucusu sayılan Sigmund Freud’un yirminci yüzyıla damgasını vurmuş önemli düşünürlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün nöroloji ve psikoterapi alanlarındaki birçok yeniliği, ayrıca insan zihnini anlama ve rüya yorumlama tekniklerini kendisine borçluyuz. Günümüzde psikanaliz alanında yapılan birçok çalışmanın temelini Freud’un eserlerinde görmek mümkün. Alana en büyük katkılarından bir diğeri de Oedipus kompleksi, id-ego-süperego, bilinçdışı, savunma mekanizması, serbest çağrışım, dürtü, libido gibi bugün aklımıza kazınan popüler terimleri terminolojiye kazandırmış olmasıdır. 
 
Daniel Smith’in kapsayıcı anlatımıyla kaleme aldığı Sigmund Freud Gibi Düşünmek’te başkalarının korktuğu sorunları çözmeye cesaret eden bir düşünürün, motivasyonu ve felsefesi sayesinde psikolojinin anlaşılması güç yanlarını açıklığa kavuşturarak gerçek bir bilime nasıl dönüştürdüğünü göreceksiniz. Yine bu kitap sayesinde başkalarının nevrozlarını çözmeye çalışırken kendi nevrozlarıyla mücadele eden, insan zihnine diğer herkesten daha iyi yaklaşabilen Sigmund Freud’un olağanüstü yaşamındaki dönüm noktalarını keşfedecek ve belki de onun gibi düşünmeye başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3804bf47-87c2-4332-a54c-c8ec92821b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuklar Şapka Takar mı?</image:title>
            <image:caption>Kitapta hayatın içinden yirmi sevimli öykü yer alıyor. Bu öykülerin kahramanları, hayatımızın içinde karşılaştığınız insanlar.Yardımseverlik, fedakârlık, paylaşma, sevinç, hüzün, iyilik, arkadaşlık, kardeşlik, hayvan sevgisi, çevre sevgisi gibi birçok değeri içeren öykülerde çocuklar kendi yaşantılarından izler bulacak. Unutmayın, yaşadığımız hayat aslında birçok sevimli öyküyle doludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac16179-2cfe-41d0-a100-8080eeab244b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Misafirleri - Harita Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Alemler arası geçişi sağlayan haritalar... Hem zamanlar arası internet bağlantısını sağlayan hem de haritalardaki geçişlerin yerini saptayan pusulalar... Biri 16. yüzyılda, üçü 21. Yüzyılda yaşayan dört harita koruyucusu ve onları bekleyen birbirinden heyecanlı, maceralı görevler...

Çalınan bir haritanın peşinden 16. yüzyıldan 20. yüzyıla gelen bir zaman gezgini... Ona yardım etmek için 21. yüzyıldan gelen üç arkadaş...

Bu macerada Harita koruyucularının görevi, Haşhaşiler tarafından çalınıp 20. yüzyıla getirilen haritayı bulmak ve 16. yüzyıla geri götürmektir. Haritayı çalan kişiyi ve haritanın yerini bulmak için kahramanlarımızı zorlu bir maceraya beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0e8d45-d910-4b18-a919-5dee2f5e84b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Köşkün Gizemi</image:title>
            <image:caption>Aynı okula giden aynı mahallenin çocukları: Hezarfen, Cingöz, Ahmet ve Zeynep...
Bu dört kafadar bir haftadır ortalarda görünmeyen öğretmenleri Bay Çengel ve Profesör Cevdetgil’i bulmak için bir plan yapar. Arama çalışmaları onları evlerinin yakınlarındaki ahşap köşke götürür. Köşkte onları bekleyen bir sürpriz vardır. Bakalım sürpriz ne? Dört kafadar, Bay Çengel ve Profesör Cevdetgil’i bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2c3677b-075e-4af2-ac74-9b0f40c4ca5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçenin Muhafızları 4 - Kelimelerin Işığı</image:title>
            <image:caption>Türkçemizin günümüze kadar ulaşmasında muhafızlık eden pek çok kişi oldu. Türkçenin Muhafızları’yla bu kişileri yakından tanımaya ne dersiniz?
Ahmet, Yüknek’te doğmuş görme engelli bir çocuktur. Görmemesi onun başarılı bir öğrenci olmasını engellemez. Çok çalışır ve Semerkant’ta bir medreseye kabul edilir. Önce öğrenci sonra öğretmen olur. Ömrünün sonlarına doğru yıllardır edindiği bilgi birikimini kitap haline getirmek ister. Görmeden nasıl kitap yazılır? Bu kitapta, Türkçenin Muhafızlarından Edip Ahmet Yükneki’nin hayatını ve 12. yüzyıldan bu yana kaynak eserler arasında yer alan Atabetü’l Hakayık (Hakikatlerin Eşiği) adlı eserin yazılma hikâyesini okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3406ff6-d0bd-45bc-8a0f-e82a8afd077a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Gelen - Harita Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Alemler arası geçişi sağlayan haritalar... Hem zamanlar arası internet bağlantısını sağlayan hem de haritalardaki geçişlerin yerini saptayan pusulalar... Biri 16. yüzyılda, üçü 21. Yüzyılda yaşayan dört harita koruyucusu ve onları bekleyen birbirinden heyecanlı, maceralı görevler...

Çalınan bir haritanın peşinden 16. yüzyıldan 21. yüzyıla gelen bir zaman gezgini... Gezgine yardımcı olan üç arkadaş...
Harita koruyucuları tarafından seçilen Mahir’in görevi, çalınan haritayı bulmak ve 16. Yüzyıla geri götürmektir. Bu zorlu görevde Mahir’in yardımcıları Erdem, Yusuf ve Nil’dir. Haritayı çalan kişiyi bulmak ve haritanın yerini tespit etmek için zorlu bir maceraya dâhil olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f12e79-d14f-4a3c-811d-d7fe7fb4480f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Seyahati</image:title>
            <image:caption>Bazen arkadaş bulmak ne kadar zordur. Oynayacak biri, yolculuk yapacak biri ve birlikte iyi vakit geçirecek biri.
Ama umut orada bizimle bekler. Bir arkadaş hiç ummadığımız bir anda çıkagelir.
Dünyayı gezmek, değişik ülkelere gitmek, onları tanımak ve yeni arkadaşlar edinmek.
Hayatımızın belki de en değerli anlarından biridir. Eğlenceli ve macera dolu bir kitaba hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e2abd65-cf9e-43c1-8a8f-530d4cf196ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşorlar</image:title>
            <image:caption>Herkes elini Dartanyan’a doğru uzattı. O da uzatılan elleri birbirine kenetleyerek konuşmaya başladı: “Arkadaşlar artık birimiz, hepimiz için; hepimiz, birimiz için var olmaya devam edeceğiz.” 
 Silahşor olmak için evinden ayrılan Dartanyan ve üç silahşor Athos, Porthos ve Aramis’in yolları bir gün kesişir ve heyecan dolu bir serüvene atılırlar. Kralı ve kraliçeyi hayatları pahasına da olsa korumaya yemin etmiş bu cesur savaşçılar hiçbir tehlikeye atılmakta tereddüt etmezler. Fransız yazar Alexandre Dumas’nın en çok okunan eserlerinden Üç Silahşorlar, sadeleştirilmiş bu baskısıyla çocukları cesaret, arkadaşlık, sadakat ve daha fazlasıyla tanıştırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa3370c-1994-42d1-ab1f-dd67031c8609.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Tom önce palyaço, sonra asker olmaya karar verdi. Biraz sonra bundan da vazgeçti. Kızılderililer arasına katılıp bufalo avına çıkmak, uçsuz bucaksız yaylalarda vakit geçirmek iyi olurdu ya da korsan olmak daha iyiydi. Şöhretli bir korsan olarak ünü bütün dünyaya yayılabilirdi. 
Maceraya düşkün yaramaz bir çocuk olan Tom Sawyer, Mississippi Nehri kıyısında bir kasabada teyzesiyle yaşar. Geniş bir hayal gücüne sahip olan Tom, okuduğu kitaplardaki kahramanlardan çok etkilenir ve onlar gibi olmak ister. Bir gün kasabanın haşarı çocuğu Huckleberry Finn ile önemli bir olaya şahit olurlar. İki kafadar, kasaba halkını bu beladan kurtarıp kahraman olmak için bir maceraya atılır. Mark Twain’in günümüzde de küçük büyük herkes tarafından beğenilerek okunan bu hikâyesi, dünya genelinde birçok dile çevrilmiş ve sinemaya uyarlanmıştır. MEB tarafından 100 Temel Eser listesine de alınmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16712468-5e8c-438f-94fb-9dd58fcfc128.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte nereye gideceğini bilmeden sokakta ilerlemeye başladı. Biraz yürüyünce yetimhaneye giden yolu tanıdı. Orada yaşadıklarını hatırladı ve kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı.
Yoksul ve yardıma muhtaç insanların sığındığı bir düşkünler evinde dünyaya gelen Oliver Twist, annesi doğum yaparken ölünce bir yetimhaneye verilir. Artık yetimhanede kalamayacak yaşa geldiğinde ise bir işe başlayıp hayata atılmak zorundadır. Ancak bu, küçük Oliver için hiç de kolay olmaz.
Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Charles Dickens’ın en sevilen eserleri arasında yer alan ve küçücük bir çocuğun kötülüğe karşı verdiği mücadeleyi konu eden romanı Oliver Twist, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve defalarca sinemaya uyarlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3d255e-410a-42ab-b525-6b24f835bbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Meşeye benzeyen ağaçların arasına girdim. Sıcaktan, bataklıktan buharlar yükseliyordu. Birden ilerideki sazların arasında bir hışırtı duydum. Bir kuş havalandı. Bunu bir başkası takip etti. Kuşlardan sanki bir bulut oluştu. O zaman sandaldakilerden birinin sazların yanından geçerek yaklaşmakta olduğunu anladım. Hemen meşeye benzeyen bir ağacın altına oturdum. Sessizce etrafı dinledim, korkmaya başlamıştım.
Yazları yoğun, kışları ise sessiz sakin olan Amiral Benbow Hanı’nı işleten Jim ve ailesinin hayatı, bir kış günü hana gelip yerleşen Billy Bones isimli eski bir korsan yüzünden tamamen değişir. Bones’un sakladığı define haritasını bulan Jim’i macera dolu bir yolculuk beklemektedir.
Robert Louis Stevenson’ın 1883 yılında yazdığı ve yıllardır hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından ilgiyle okunan macera romanı Define Adası, pek çok kez sinemaya uyarlanmış ve birçok televizyon dizisine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7852177-314c-405f-86d9-ccda6f9bd13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Denizinin Kızı</image:title>
            <image:caption>Gece yarısından sonra tek başıma karanlık ve dar sokakların içinden geçerek yürüyordum. Bir kız çocuğunun korktuğu zaman aklından geçen şeyler sıradan olsa da şaşırtıcıydı. Gündelik şeyler; kızarmış muz tarifi gibi... Un, şeker, tereyağı, yumurta… muzlar! Un, şeker, tereyağı, yumurta… muzlar! Tarifi aklımda bir ilahi gibi tekrarladım çünkü beni neşelendiriyor ve güm güm atan kalbimin sesini bastırıyordu.” 
Güney Denizinin Kızı, yazar olma hayali kuran, on dört yaşındaki Jakartalı Nia’nın hikâyesi. Ancak ona biçilen rol bu değil. Nia bir yandan annesinin ölümüyle baş etmek; bir yandan da küçük kardeşine bakmak, sorumsuz babasına göz kulak olmak ve evi idare etmek zorunda. Nia kendi öyküsünü yazmak istiyorsa batıl inançlarla ve babasının onun için yaptığı planlarla başa çıkmalı, annesinden dinlediği masal kahramanı Dewi Kadita gibi önüne çıkan engelleri aşmalıdır. 
Michelle Kadarusman, Nia’nın hikâyesini onunla aynı kaderi paylaşan ve hak ettikleri gelecek için mücadele eden dünyanın dört bir yanındaki kızlar için yazdığını söylüyor. 
“Kadarusman sıkı ve zarif düzyazısıyla sessiz bir hayatta kalma, cesaret ve haysiyet hikâyesi örüyor. Nia’nın yarattığı Güney Denizi’nin Prensesi hakkındaki Endonezya efsanelerine dayanan öyküler baştan sona aralara serpiştirilmiş.” -Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952651e3-5fb0-4083-be83-338c02bcab2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siluetler</image:title>
            <image:caption>“Her insanın hikâyesi anlatanla okuyan arasında değiştiği gibi, yaşayan ile şahit olan arasında da çok değişkenlik gösterebilir. Bu güzel ve çirkin arasındaki belli belirsiz sınırın sanatçı tarafından estetik bir uğraşla gösterilmesine benzer. Bir psikiyatrist ya da dinleyici olarak bu hikâyeleri işitmiş olmak, insana ve insanlığa dair anlatma ve haykırma isteğini tetikler. Bu hikâyeler,bu özellikleri ile diğer insanların duygu yüklü kasalarının birer şifresi gibidir.” 
İbrahim Taymur yıllarını hastaları ile görüşerek geçirmiş bir psikiyatrist. Hal böyle olunca, hiçbirimizin inmesi mümkün olmayan, insan denen varlığın karanlık dehlizlerine, duygu yüklü iç dünyalarına, kaygı ve korkularına defalarca dalmış, tanıklık etmiş ve bunlarla dertlenmiş birisi. 
Bir psikiyatristin dokunuşları, ona danışanlar için iyileştirici olabilir. İş yazıya gelince, tüm bu yaşantılar okur için şaşırtıcı bir tanışıklığa ve ister istemez satır aralarında kendi ruh halimizin arayışına dönüşüyor. Her birimiz için, bir deva talebi, bir umut ya da bir kaçışla sonuçlanıyor. 
İbrahim Taymur, psikiyatrist olduğu kadar çok iyi de bir yazar. Kelimeler paragraflara, onlar da öykülere dönüştükçe, okur metnin satır aralarında kendisini unutuyor, bazen bir doktora bazen bir roman karakterine dönüşüyor. Okumaktan duyulan haz, siluetleri izlerken birikiyor ve hatta taşıyor. Edebiyat dünyasına yeni bir kapı açılıyor, yeni bir yazar doğuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ea52c4-b9ab-4a86-a604-c24d7dc82137.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçlarımdaki Rüzgar</image:title>
            <image:caption>“Demek ki gitme ihtimali vardı ama bir seçim yapması gerekiyordu. Rüyasında Sami Bey’in tablosunun içinde gördü kendini. Elinde bir bavul, saçlarında rüzgar vardı. Yolun sonuna yaklaştıkça siliniyor, yok oluyordu.” 
Müstenire çocukluğundan itibaren bir hayalin peşindeydi; ressam olmak istiyordu. Necmi’yle tanışıp ona aşık olması da onu yolundan çeviremedi. Aykırı kişiliği, her zaman başını dik tutmasını sağlayan onuru ve yeteneği sayesinde düşünün peşine takıldı. Ancak karşılığında ödemesi gereken bedeller vardı. İşgal altındaki İstanbul’dan Paris’e uzanan macerasında Müstenire, saçlarına dolan rüzgarın onu her seferinde yoldan çıkarmasına izin verdi. Yüreğini aşka, mutluluğa açtı ama mutluluğun bir karşılığı olduğunu, idealleri olan bir kadının her zaman bedeller ödemesi gerektiğini öğrendi. 
Halbuki üç savaşın darmadağın ettiği hayatında tek isteği sadece mutlu olmaktı. 
Oya Akçizmeci’nin ikinci romanı Saçlarımdaki Rüzgar, genç bir sanatçının hırslarını, iç dünyasındaki karmaşanın özel ilişkilerine nasıl yansıdığını tarihi bir çerçeve içinde bizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa73421-2c6d-4d40-8606-b8b49a557d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatının Anlamı Kaybettiğin Yerde</image:title>
            <image:caption>Meslek hayatım boyunca insanların mutsuzluk hissine ve depresyonuna iyi gelebilecek anlamlar aradım. Sonunda fark ettim ki arayıp durduğumuz anlam, onu kaybettiğimiz yerde öylece beklemeye devam ediyor. 
Yepyeni bir kavramla tarif ettiğim bu kayıp anlamı yakalamalarına yardımcı olduğum insanların gözlerinin içi parıldıyor artık. 
Onlar aslında mutsuz değillerdi, mutlusuzlardı. 
Dünya genelinde çoğunluğun içine düştüğü bir his olmasına rağmen hâlâ adı koyulamamış bir deneyim bu... 
Mutlusuzluk! 
Anlamı: 
Mutluluk yoksunluğu... 
Mutsuzluktan çok farklı ama çağımızın en büyük psikolojik virüsü... 
Mutsuzluk, değer verip sahip olduğunuz bir şeyi kaybettiğinizde ortaya çıkan işlevsel ve iyileştirici bir duyguyken, mutlusuzluk ise arzu ettiğiniz şeye sahip olamadığınızda ortaya çıkan arsız, işlevsiz ve patolojik bir duygu... 
Mutlusuzlukla baş ettiğimiz an, her şey farklı görünecek. Bunun tek yolu hayata yüklediğimiz hatalı anlamları gözden geçirmek. 
Anlamları yeniden anlamlandıracağımız bu yolculuğa benimle çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c085f2a-b409-4690-ba0a-3d8f33365254.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Hayattır</image:title>
            <image:caption>“Yazar yorumlamamalıdır. Ama neden ve nasıl yazdığını anlatabilir.” 
Umberto Eco’nun bu cümlelerini okuduğumda, Roman Hayattır’ın ilk beş bölümünü yazmayı tamamlamıştım. Kimseye ders vermeden, yazar adaylarını yönlendirmeden ve tabiri caizse ahkâm kesmeden romanlarımı nasıl yazdığımı anlatmak istiyordum. Romanlarımı okuyanlar, her karşılaşmamızda sordukları soruların yanıtlarını alabilecek, roman yazmak isteyenlerse dokuz romanı yayımlanmış bir yazarın yazma serüvenini öğrenecek ve kendi yollarında daha güvenli ilerlerken deneyimlerimden de yararlanabileceklerdi. Hırsla sarıldım kalemime ve romanlarımdan örnek bölümler de ekleyerek tam 100 Bölüm içeren bir kitap hazırladım. Başlıkların bazıları: 
Ahkâm Kesmiyor ve İlham Beklemeksizin Kendi Yazma Serüvenimi Anlatıyorum 
Romanı Yazmaya Başlamadan Önce Ana Karakterleri Belirlemeli miyim? 
Her Yerde Yazabilir miyim? 
Kullanacağım Dil, Karakterlere Göre Farklılaşmalı mıdır? 
Romanı Yazmaya Başlamadan Önce Kurgunun Tümünü Belirlemeli miyim? 
Nitelikli Romanın Anlattığı Nedir? 
Romanı Ana ve Alt Bölümlere Ayırarak Yazmak Gerekli midir? 
Önce Noktalama İşaretleri, Daha Sonra da Yazım Kuralları; Bunları Kavramadan Roman Yazılabilir mi? 
İlk Adım, Olayları Yaşatmak, Gerilim, Sürükleyicilik,Oyunlar ve Ayrıntılar 
Kişiler: Karakterler, Kahramanlar, Tipler, Ana Kişi ve Yan Kişiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116b419b-5902-403c-a5b1-67a323dcf25b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meczubun Oğlu</image:title>
            <image:caption>Bazen biten bir aşk, bazen mahallenin meczubu, bazen de çocukluğun dinmez görüntüleri var öykülerde. Arka plan hüzünlü ama umutlu, düşsel ama gerçek, geçmiş ama gelecek dolu. Üç bölümlü ayrışma içinde belki tümden gelecek, belki de bir evin duvarındaki resimlerden tüme varacaksınız. “Sokaklarda yaşıyordu. Varlığı, içimi acıtıyordu. İki çöp kutusunun arasında kartondan bir kulübesi vardı. Mahalledeki kızlar, yanından geçerken korkar kaçardı. Kızları kenara sıkıştırdığına ve tecavüz etmeye çalıştığına dair hikâyeler duyardım, doğru mu, yalan mı bilmiyorum. Bazen mahallenin esnafı dalga geçerdi, kızdırırlardı onu. O da pipisini çıkartıp dükkânlara ya da vitrinlerine işerdi. Öldüresiye döverlerdi onu. Dövdüklerinde, karşı koymaz, ağlayarak kaçıp kurtulmaya çalışırdı. Neredeyse her hafta, en az bir kez böyle başı gözü yaralı, sessizce ağlarken görürdüm onu.” “Yatakta neden böyle olduğunu düşündü uzun uzun eski günler geldi aklına. Bir an kalkıp salona gitmek, sarılmak yine, yine öpüşmek, yine sevişmek istedi. Yine “hadi bir daha başlayalım” demek istedi. Hani düğünlerine giderken eteği yırtılmıştı ve bir terzide eteklerini kaldırıp milletin gözü önünde dikilmişti ve kocası da kimse görmesin diye ceketi ile siper olmaya çalışmıştı ya… Hani bin kez anlatmışlardı, yaşlı terzinin yakın gözlüklerinin üstünden çapkın çapkın bakışlarını.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38481b1f-1cad-4c61-9aad-ce90fedcda79.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Konak Çiftliği’nin hayvanları, kendilerini ezen ve sömüren efendileri Bay Jones&apos;u devirip çiftliği ele geçirdiklerinde tüm hayvanların özgür ve eşit olacağı yeni bir dünya yaratabileceklerini düşünürler. Fakat çok geçmeden kurnaz domuz Napoleon önderliğinde, devirdikleri tiranlığın yerini bir başka zalim yönetim alır.

Ünlü İngiliz yazar George Orwell, 1917 Rus Devrimi ve sonrasında yaşanan olaylara eleştirel bir bakış açısı getirdiği alegorik romanı Hayvan Çiftliği’ni 1943 yılı sonlarına doğru tamamlar ancak dört yayınevi tarafından reddedilen bu başyapıt iki yıl sonra, 17 Ağustos 1945’te yayımlanır.

Gücün yozlaştırıcı etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan, Orwell’in kendi deyimiyle ‘yanlış giden bir devrimin tarihi’ olan bu eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46008399-dc49-4dba-af82-bfbfa5658c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Rüzgarlı Kavaklar</image:title>
            <image:caption>Hepimizi o tatlı hayal dünyasının içine çeken Anne Shirley, artık bir üniversite mezunu olarak hayatında yepyeni bir sayfa açmaya hazırdır. Böylece Green Gables’ı ardında bırakarak okul müdürü olarak çalışacağı Summerside’a gider. Orada onu, kendisine üç yıl boyunca yuva olacak olan Rüzgârlı Kavaklar beklemektedir.

Ancak Anne bu rüya gibi kasabada çok geçmeden ilk engeliyle karşılaşır: Pringle Ailesi! Kasaba için kraliyet ailesinden farksız olan bu aile, Anne’i orada istemediklerini belli etmek için ellerinden geleni artlarına koymayacaktır. Peki, insanların kalplerine girmek için daima bir yol bulan bu kızıl saçlı peri kızını gerçekten alt edebilecekler midir? Bu tuhaf yerde bir kez daha birbirinden ilginç karakterlerle, derin sırlarla, bolca gözyaşı ve kahkahayla karşılaşan Anne Shirley de bu sorunun cevabını merak etmektedir.

L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin dördüncü kitabı Yeşilin Kızı Anne Rüzgârlı Kavaklar ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88449</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b520d83e-c41f-4259-84d5-8e822dd5f403.jpg</image:loc>
            <image:title>Etrafım Aptallarla Dolu</image:title>
            <image:caption>“İletişim kurulamaz insanlarla iletişim kurmak için faydalı bir rehber… yalın bir dille yazılmış, zengin örneklerle dolu ve kolay anlaşılır.” Publishers Weekly 
Hepimiz hayatımızda aptallarla, yani ne yaparsak yapalım, ne söylersek söyleyelim anlamakta zorlandığımız sinir bozucu insanlarla karşı karşıyayız. Fakat bu ‘aptallar’ aslında sadece bizden farklı düşünen ve farklı iletişim kurma tarzı olan insanlardır. Bu kitap, dört davranış profili kullanarak kişiler arası iletişimin mayın tarlasını basite indirgiyor. 
Kırmızı: Cesur ve atılgan olan Kırmızılar iddialı hedefleriyle doğuştan liderdir.  
Sarı: Tam bir sosyal kelebek olan Sarılar yaratıcı ve iyimserdir. 
Yeşil: Grubun en özverilisi Yeşiller esnek, arkadaş canlısı ve sadıktır. 
Mavi: Keskin zekalarıyla Maviler analitik düşünür ve detaylara önem verir. 
Geri bildirim oluşturmaktan etkili bir e-posta yazmaya kadar her renkle nasıl iletişim kurulacağına dair ipuçları sayesinde bu basit sistem hayatınızdaki insanlara bakış açınızı değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88450</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94a1686-4495-4229-9c88-6db2aedc37f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Tebessümler 2</image:title>
            <image:caption>Yirmi sene olmuştur. Sirkeci’de, kırık kolu alçılar içinde bir hamal gördüm. Sırtında lebâleb dolu bir küfe, benim ellerim cebimde çıkarken durup nefeslenmeye, azıcık dinlenmeye ihtiyaç hissettiğim yokuştan, inleyen adımlarla çıkıyordu... Yalnız değildim, yanımda başkaları da vardı. Ve mutlak, onlar da görmüşlerdi. Fakat şimdi arasam sorsam, hiçbirinin o kırık kolu alçılar içindeki hamalı hatırlamayacaklarından eminim. Üstelik durduk yerde zihinlerine, delirdiğime dair bir şüphe atmış olacağım! Oysa ben şu kadar sene geçtiği halde, o hamalı unut(a)madım. Ve ne zaman bana, “Yazarlık nasıl bir şey?” diye sorsalar, anlatmaya, “Yirmi sene önce, Sirkeci’de, kırık kolu alçılar içinde bir hamal gördüm...” diye başlarım. Çünkü yazarlığın böyle bir şey olduğuna, insanların hüzün, keder ve elemlerini –neşe ve sürurlarını da elbette– sadece anlamanın yetmeyeceğine, bir de hiç unutmamak üzere hissetmenin gerektiğine de inanırım... ••• Bu incecik kitabın, açık söyleyeyim samimiyetten başka hiçbir iddiası yok. Fakat samimiyet de, iddia ile ol(a)mayacağına göre, demek, hiçbir iddiası yok. İddiası yok evet. Ama emin olun, hatırası çok... –Özkan Öze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c99a0a-cdc4-4ab1-9c62-9454f7f35298.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare ile Köstebek Parti Veriyor</image:title>
            <image:caption>Havada bahar kokusu vardı. Köstebek, bahçede hoplaya zıplaya dolaşıyor, kendi kendine şarkı söylüyordu. 
“Sen kelebek, sen arı, 
Sen ağaçtaki kuş, 
Şakıyın, anlatın bana 
Şu neşeli baharı.” 
Sonra, “Gel de gör! Gel de gör!” diye Fare’ye seslendi. Fare bir koşu dışarı çıktı. Köstebek orada durmuş, parlak sarı bir fulyaya bakıyordu. 
“Bak! Bahçemizde bir fulya boy atıyor” dedi. “Baharın ilk fulyası” dedi Fare. 
 
*** 
Fare ile Köstebek’in her günü öyle sıcak, öyle içten anlarla dolu ki… Fare neşeli ve pratik, Köstebek ise heyecanlı ve duygusal. İki dostun birbirini anlayan, tamamlayan, hayatı birlikte tadan eğlenceli halleri ve sohbetleri hepimizi gülümsetecek. Belki kendi içten dostlarımız aklımıza gelecek, ne şanslı olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız. Bir de üstüne tadına doyamayacağımız çizimler gelip bize sımsıkı sarılacak. Oh, kestane kebap! 
Ünlü yazar ve çizer Joyce Dunbar-James Mayhew ekibinden, ödüllü bir çizgi film olarak da karşımıza çıkan ve zamanımızın klasiklerinden sayılan bu yumuşacık, mizahi öyküler, iyi günde kötü günde yan yana duran tüm dostlar için. 

*** 

Fare ile Köstebek, bahçelerindeki çiçeği görmeden edemiyorlar. İçleri kıpır kıpır. Acaba ne yapsalar da hep onunla kalabilseler? Peki, ya en çok bekledikleri ve hiç beklemedikleri şeyler neler? Giden bıyıkların geri gelmesi beklenir mi? 
 
Haydi tatlı okur, kitabı aç da baharın getirdiklerinin, ummadığın anda kalbe dokunanların, gündelik mutlulukların bu muzip bekleyişi son bulsun. 
 
“Sıcacık, esprili çizimler… Tam da serin bir öğleden sonra içimizi ısıtmak için.” 
Practical Parenting 
 
“Çocuklar, bu sıradışı iki arkadaşın yalın serüvenlerine bayılacaklar.” 
The School Librarian 
 
“Yaşamlarını birlikte sürdüren bu iki karakter, çocuk edebiyatının en büyükleri arasında yer alıyor.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4f155b-823a-4b4c-b0c5-879fb57e7533.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare ile Köstebek&apos;in Mutlu Günleri</image:title>
            <image:caption>“Bak, Fare kardeş!” diye bağırdı. “Bak ne var elimde! Peşinden koştuğum yaprak bu değildi ama gene de düşen bir yaprak.” 
“Ha bu yaprak olmuş ha bir başkası, hiç fark etmez, eminim” dedi Fare. Kendi yaprağını yere bıraktı. “Hadi, şu çalılıktan çıkman için sana yardım edeyim.” 
“Ya sen Fare kardeş? Herhangi bir yaprak yakalayabildin mi?” 
“Hayır, Köstebek kardeş, yakalayamadım. Senin gibi yaprak dansı edemiyorum ben.” 
“Aaah” diye inledi Köstebek. “Her tarafım yara bere içinde.” 
“Önemi yok” dedi Fare. “Bilimsel bakan bir köstebek olduğunu kanıtladın sen.” 
“Öyle” dedi Köstebek. 
“Ve yılın kalanı boyunca şanslı olacaksın” diye ekledi Fare. 
“Öyle” dedi Köstebek. “Ve gelecek yıl, senin için bir yaprak yakalayacağım.” 
 
*** 

Fare ile Köstebek’in her günü öyle sıcak, öyle içten anlarla dolu ki… Fare neşeli ve pratik, Köstebek ise heyecanlı ve duygusal. İki dostun birbirini anlayan, tamamlayan, hayatı birlikte tadan eğlenceli halleri ve sohbetleri hepimizi gülümsetecek. Belki kendi içten dostlarımız aklımıza gelecek, ne şanslı olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız. Bir de üstüne tadına doyamayacağımız çizimler gelip bize sımsıkı sarılacak. Oh, kestane kebap! 
Ünlü yazar ve çizer Joyce Dunbar-James Mayhew ekibinden, ödüllü bir çizgi film olarak da karşımıza çıkan ve zamanımızın klasiklerinden sayılan bu yumuşacık, mizahi öyküler, iyi günde kötü günde yan yana duran tüm dostlar için. 
*** 
Köstebek, Fare’yi tatsız bir düşüşten nasıl kurtaracak? Fare kurduğu hamakta tatlı düşlere dalabilecek mi? Köstebek’in her şeye farklı bir gözle bakmasını sağlayan ne? Düşen bir yaprağı havada yakalamanın yolları neler? 
 
Haydi tatlı okur, kitabı aç da keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerin, bulunmayı bekleyen özel gözlüklerin, dans eden rengârenk yaprakların bu muzip bekleyişi son bulsun. 
 
“Sıcacık, esprili çizimler… Tam da serin bir öğleden sonra içimizi ısıtmak için.” 
Practical Parenting 
 
“Çocuklar, bu sıradışı iki arkadaşın yalın serüvenlerine bayılacaklar.” 
The School Librarian 
 
“Yaşamlarını birlikte sürdüren bu iki karakter, çocuk edebiyatının en büyükleri arasında yer alıyor.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f622350f-fc8f-4beb-b76f-c63eb57649c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Caludius Bombarnac’ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Ben ClaudiusBombarnac. Yirminci Yüzyıl gazetesi muhabiriyim. Gazetemin görevlisi olarak 13 Mayıs’ta Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e geldim. Henüz otelime yerleşmiştim ki gazetemden bir telgraf aldım. Hemen yola çıkmam ve 15 Mayıs’ta Hazar Denizi’nin doğusundaki Uzunada limanında olmam gerektiği yazıyordu. Oradan da on üç günlük bir yolculuk yaparak Çin İmparatorluğu’nun başkenti Pekin’e gidecektim. Şahsıma sınırsız kredi açıldığı belirtiliyor, görevimi üstün bir başarıyla yerine getirmem isteniyordu. Yirminci Yüzyıl okurları için gözlerimi dört açacak ve yol boyunca karşılaştığım olayları yazacaktım. 
 
 Gazeteci CladiusBombarnac, Uzunada’dan kalkan Asya treniyle Pekin’e gitmek ve yol boyunca yaşayıp gördüklerini haber yapmakla görevlendirilir. Pek çok farklı ülkeden insanların bulunduğu bu trende aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Gazeteci içgüdüsüyle etrafındaki her şeyi ve herkesi dikkatle gözlemleyen kahramanımızı, büyük bir sırrı taşıyan bu trende hiç ummadığı gizemli olaylar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b895078-83e6-49e9-aa6e-e61be620c1bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End - Kıyamet Meleği 15</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 
Ferid ve Krul işkence görmeye devam ederken, Yuiçiro ve arkadaşlarına yardımcı olabilecek yegâne kişi Guren. Ancak o da kendi sırlarını korumak için arkadaşlarına acı çektirmekten çekinecek biri değil hiç. Bu arada Şibuya’daki hazırlıklar tamamlanıyor ve Kureto, babasına isyan bayrağını çekiyor. Acaba babasını alt edip Şeytan Ordusu’nun başına geçmeyi becerebilecek mi yoksa bu hamle onun sonu anlamına mı gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515a2346-8b92-4f6a-8411-124501b75ae1.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Miyavgünü Kutlaması</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna birbirlerinin doğum gününü hiç kaçırmayan üç en yakın arkadaş. Sen de yılın en şık partisine katılıp partinin en MİYAVilen misafiri ol. Kızlara hazırlanmaları konusunda yardımcı ol: bu gece giymeleri için en güzel kıyafetleri seç ve onları uygun aksesuarlarla tamamla. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin MİYAVtastik maceralarla dolu diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine çok yakışacaktır. MİYAV Modaevi ile bir daha hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa24cbdf-abd5-462a-b624-f68a485a610b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-ı Kerim ve Hadislerden Hikmetli Sözler</image:title>
            <image:caption>Rabbinin yoluna; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir.&quot; (Nahl Suresi 16/125)

&quot;Hikmetli Sözler&quot;, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin hikmetli mesajlarından oluşturulmuştur.

Burada geçen hadis-i şerifler; çoğunlukta &quot;Buhari, Müslim, Kütüb-i Sitte, Riyazü&apos;s Salihin ve Hadislerle İslam&quot; gibi seçkin kaynaklardan derlenmiştir.
Sizleri; okundukça tefekküre sevk edeceğini, doğru dini bilgiyle buluşturacağını, Kur&apos;an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin hikmeti yolunda düşünce ufkunuzu açacağını düşündüğümüz &quot;Hikmetli Sözler&quot; ile baş başa bırakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b365734f-cd27-4322-b196-786d7f4f6e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibliyomani</image:title>
            <image:caption>Barselona’da bir kitapçı… Doğru düzgün okuma yazma bile bilmeyen bir keşiş… Ama onun muazzam tutkusu olan el yazmaları… Deri ciltler, kabartmalar, yaldızlar…
Kitaplara olan tutkunun ne kadar ileri gidebileceğini, bir kitabı elde edebilmek için nelerden vazgeçilebileceğini anlatan bu sıra dışı hikâyede Barselona sokakları arasında keşiş Don Giacomo ile dolaşırken ya da gece mum ışığında bir elyazması üzerine eğilip onu saatlerce incelerken adımların ve zamanın boşa gitmediğini, insanın tutkusu için yapamayacağı hiçbir şey olmadığını göreceksiniz.
1837&apos;nin başlarında, Gustave Flaubert sadece birkaç ay önce okuduğu Katalan bir keşişin haberinden ilhamla kaleme aldığı bu hikâyeyi yazdığında daha 16 yaşındaydı ve belli ki onun da hikâye anlatma tutkusu için yapamayacağı hiçbir şey yoktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6bdd2ad-a7a7-4ea5-9251-21aeedcf5085.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Senin Masalın</image:title>
            <image:caption>DÜNYADA BİR MİLYONDAN FAZLA SATAN SENİN SEÇİMİN SERİSİ

Kendi masalına, kendi “bir varmış bir yokmuş” macerana hoş geldin.

Bu kitapta her şey SENİN SEÇİMİN...

Gözde masal kahramanlarından hangisi olmayı seçeceksin? Peki kendi kurduğun bu dünyada, huysuz kralın sarayına mı, yedi denizlere mi yoksa karanlık ormana mı gideceksin?

Haydi o zaman! Bu büyülü kitapla, kaldır hayal gücünü dansa!

Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.

“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.” 
Times Eğitim Eki

“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.” 
BookTrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36d4754d-9c58-4896-bb21-34ec8281f99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Madde ve Karanlık Enerji</image:title>
            <image:caption>İngiltere’de 2019 Yılının En İyi 5 Astronomi Ve Uzay Kitabından Biri 
Karanlık madde ve karanlık enerji, evrenin bilim insanlarına sorduğu en zor ve en tuhaf bilmecelerden biri. Gördüğümüz ve ölçebildiğimiz şeyler evrenin yalnızca %5’ini oluşturuyor. Geri kalan %95’in varlığını sadece etkilerinden dolayı, sadece matematiksel hesaplamalar yoluyla anlayabiliyoruz. Bilim insanları evrenin bu anlaşılamayan, kayıp, gizemli kısmına “karanlık madde” ve “karanlık enerji” adlarını veriyor. 
Popüler bilim yazarı Brian Clegg’in bu kitabı yalnızca karanlık madde ve karanlık enerji konusuna değil, astronomi ile modern fiziğin belli başlı konularına oldukça aydınlatıcı bir ışık tutuyor. Kaçırmayın. 
“Açık, kısa ve öz. Evrendeki en büyük soru işaretlerinden birine dair okuyabileceğiniz, giriş niteliğindeki, anlaşılması en kolay kitaplardan biri.” 
—BBC Sky at Night</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/738836e1-ffc5-434a-9285-81b4d32eda3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Senin Uzayın</image:title>
            <image:caption>ÜNYADA BİR MİLYONDAN FAZLA SATAN SENİN SEÇİMİN SERİSİ

Vınnn diye uzaya ışınlanıp bir maceraya atıl.

Sonra neler olacağı tamamen SENİN SEÇİMİN...

En çok hangi uzaylıyla arkadaş olmak isterdin?

Peki, öğle yemeğinde hangi aşırı tuhaf yemeği hapır hupur yiyeceksin?

Bu büyülü hikâyede olasılıklar uzay kadar sonsuz!

Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.

“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.”
 Times Eğitim Eki

“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.” 
Booktrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b729948-a4f7-491d-8d48-a7d3ece2227a.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsistik Ben</image:title>
            <image:caption>“Bir &apos;ruh hastası&apos;, iki kere ikinin beş ettiğine kesinkes inanır ve bundan mutlu olur. Oysa bir ‘sinir hastası’, iki kere ikinin dört ettiğini bilir ve buna sinir olur. Ama bende her iki durum gelgitli olarak var olduğundan benim &apos;ruh&apos; ve &apos;sinir&apos; hastalıklarında klinik bir durumum var. Ben iki kere ikinin beş etmesinden yanayım, edememesine sinir oluyorum.” Narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların belirti tabloları genellikle kötü tarif edilmektedir; hasta da genellikle rahatsızlığın temel özelliklerine odaklanamaz; ikincil yakınmalarını fark edip tarif eder. Hastanın başlangıç yakınmalarındaki muğlaklık; patolojik olarak rahatsız yapıların, benin kendini gözlemleme işlevlerini yürüttüğü yere yakın olmasına bağlı olabilir. Analiz ilerledikçe, özellikle narsistik aktarımın herhangi bir türü kuruldukça, en önemli belirti özellikleri gittikçe açıklığa kavuşur ve ayırt etmeye başlanır. Hasta belli belirsiz yaşadığı, ama tüm yaşamına yayılan bir boşluk ve depresyondan söz edecektir. Bu duygular narsistik aktarım yerleşir yerleşmez yatışacak, analistle kurduğu ilişkide bir bozulma olduğunda ise yoğunlaşacaktır.
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c755346-8f08-4f16-9e0c-3b6ca356dd88.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılmamış Aşk Güncesi</image:title>
            <image:caption>Aşkı yazmadan anlatmayı deneyen bir genç kızın hikâyesi… 
Bir gün bir yayınevine elinde ilginç, benzeri görülmemiş bir dosyayla bir genç kız gelir. Yayınevi kitabı bastığı takdirde sadece kendi mütevazı tarihinde değil, yayıncılık tarihinde de bir ilke imza atmış olacaktır. Ayrıca ciddi tepkilerle yüzleşmeleri de söz konusudur. 
Hayata dair ilginç diyaloglarla örülü, aşkı ve insan ilişkilerini sorgulayan, soluksuz okunacak bir serüven. 
Yazılmamış bir aşk güncesinin kitabı nasıl basılır? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a294aa43-23f1-4ecb-94e0-228c24a5721a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Formatladım</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın muhatabı kendi nefsim olduğu için “KENDİMİ FORMATLADIM” adını verdim. Benim kimseyle derdim, sorunum yok. Ben, kendi nefsimden dertliyim. 
Nefsim beni tuzağına düşürmek için her an pusuda bekliyor. Bir düşman gibi fırsat kolluyor. 
Düşmana yenilmemek için rehberim olan Kur’an ve sünnete başvurdum. Hayat kılavuzumdan aldığım hakikatleri mihenk taşı kabul ederek nefsime baktım. 
Meğer ne çok kusurum varmış. Nefsim onların üzerini örtmüş, bunu da bir meziyetmiş gibi göstermeye kalkmış. Devamlı başkalarının kusurlarını fısıldadığından kendi kusurlarımı görememişim. 
Oysa başkalarına gücüm yetmez. Ancak kendimi değiştirebilirim, kendi nefsimi terbiye edebilirim. Selim bir kalbe sahip olabilirim. Ben değişirsem, toplum değişir. 
Siz de “Bismillah” deyip kendinize format atmaya hazır mısınız? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471c8218-452e-4d31-bd3e-440af6073ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Seyyahı</image:title>
            <image:caption>Dünya aslında bir sözcük ya da sözdür. Dünya, bazen gönlün çaresiz kaldığı zamandır. Dünya, bazen ilk adım atamayışın sükûnudur. Dünya, aslında sevenin gözünde öylece susmaktır.” 
Elinizdeki roman; Yunus Emre ile Çiçek Sultan aşkıyla başlıyor. Bu bölümde Yunus Emre ve bin yıllık sevgi, aşk, medeniyet yolculuğu var. 
Romanın ikinci bölümünde Yunus Emre adlı gencin Yunus Emre arayışı var. Bu arayışta Yunus Emre’nin yaşamını, kitaplarını, hayat felsefesini araştırırken; yaşadığı şehirleri gezerken sevdiği “Mina” ile tanışması var. 
Roman; iki Yunus’un karşılaşmasıdır. İki Yunus‘un çağları yorumlamasıdır. İki Yunus’un aşk ve ilim yolculuğudur. 
Genç Yunus Emre’nin Mina ile olan sevgisi etrafında; Yunus Emre‘nin dünya, medeniyet, sevgi, inanç yolculuğu kurgusal olarak kaleme alındı. 
Yunus Emre, bizim Aristo’muzdur; bizim bin yıllık medeniyet öncümüzdür. Roman, Yunus Emre’nin hayat felsefesinin, onun sevgi, inanç ve aşk yolculuğunun kapısını açıyor. Sürprizlerle dolu bu romanı sakin kaçırmayın. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:32:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15dbbabe-348f-417f-941b-b0412b26ac27.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Sultan Murat</image:title>
            <image:caption>Derviş efendi, Abdurrahman Hoca&apos;nın yükünü bir nebze hafifletmek için söze girdi: 
“Bizler Evlad-ı Fatihanız beyler! Hepimiz ecdadımızın şu topraklardaki cengaverlikleriyle, kahramanlıklarıyla büyüdük. Camilerimizde, kahvelerimizde büyüklerimizden bu destanları dinledik. Analarımız, Şehit Sultan&apos;ı ninni yaptı, söyledi kulağımıza. Lakin ne yapalım, emir devletten olunca bağrımıza taş basacağız. Diğer yandan savaşalım desek mühimmat, kılıç, at, erzak… Bunlar bizi ne kadar götürür. Ölelim ölmesine, ölümden korkan namerttir. Fakat unutmayalım, şu anda köylerimiz Yunan devletinin idaresinde efendiler!” 
* * * * * 
Ömürlerini Balkan Türklüğüne ve Devlet-i Âli&apos;nin bekasına adamış beş köyün, doğup büyüdükleri topraklara hüzünlü vedası… 
Bir fırtınanın tuttuğu ve garip bir kuş gibi savurduğu Tanrı Dağı Yörüklerinin çileli vedaları ve bir milletin makus talihi… 
Hepsi bu hikâyede. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>