﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88178</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6bf2aab-eb94-46dd-aa31-e32cf884b7c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihi Diyaloglar</image:title>
            <image:caption>Bilim adamları, filozoflar, imparatorlar, din alimleri, sanatçılar, mucitler.... 
Tarihe yön vermiş kişilerin unutulmaz diyaloglarını okuyarak zamanda bir yolculuğa çıkmak ister misiniz?
Milattan önceden günümüze kadar uzanan bir tarih geçidi bu kitapta sizlerle buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88179</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ce6799-41b8-4e4c-bed1-91fbaa24ab3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Soru Bir Aşk</image:title>
            <image:caption>Çoksatan Bir Gün romanının yazarından büyümek, âşık olmak, yalpalamak ve tekrar ayağa kalkıp devam etmek üzerine sürükleyici bir komedi. 
 
Brian Jackson, 1985 yılında gençliğinin verdiği tüm enerjiyle üniversite hayatına başlar. Günler yeni bir dünyaya yelken açmanın verdiği karmaşık duygular ve kendini kabul ettirme çabasıyla geçerken en büyük tutkusuna doğru önemli bir adım atar. Üniversiteler Yarışıyor programına katılmaya hak kazanır. Ancak Brian bu yolda beklenmedik bir engelle karşılaşır ve takım arkadaşı Alice Harbinson’a umutsuzca âşık olur. Genç kızın kalbini çalmanın tek bir yolu vardır. Brian 
yarışmayı kazanmak ve bilgi birikimiyle Alice’i etkilemek 
zorundadır. Ne pahasına olursa olsun! 
 
 
“Çok eğlenceli!” 
-Daily Mail 
 
“1980’lerin arka planıyla komik, dokunaklı ve otantik bir roman.” 
-Sunday Mirror 
 
“Gençliğin tüm o utanç verici anılarını başarılı bir dille aktaran 
rakipsiz bir kitap.”
 -Glamour</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88180</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/185836ea-e4b6-4cb7-980c-61a0e2822077.jpg</image:loc>
            <image:title>Niye Korkayım ki Uçaktan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kahramanımız küçük Okyanus ilk kez bir uçak yolculuğuna çıkmak üzere... 

Biraz endişeli. Korkuyor.

Çünkü henüz uçak korkusunu yenmeyi nasıl öğreneceğini, bunu öğrenirken aynı zamanda paylaşımı, hayal kurma yeteneğini ve sorumluluk duygusunu da kazanacağını bilmiyor. Ne dersiniz?

Bu eğlenceli yolculuğa birlikte çıkalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88181</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/508f5501-4989-4b60-82cc-e489f552b30b.jpg</image:loc>
            <image:title>Toksik Aile İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Toksik Aile İlişkileri

Aile, yani en yakınımızdakiler, iyi ve kötü günlerimizde yanımızda olmasını beklediğimiz, en güvendiklerimiz… Ama ya en yaralayıcı, en sinsi kötülük onlardan gelirse? “Kutsal yuva” denilen ortam aslında zehir saçıyorsa? 
Örneğin;
 Söylediğiniz ya da yaptığınız hiçbir şey yeterli değilse;
 Mükemmel olduklarına ve asla hata yapmadıklarına inanıyorlarsa;
 İlgi odağı olmak istiyorlarsa;
 Özel günleri ve olayları mahvediyorlarsa;
 Geçmişteki yanlışlarınızı sizi incitmek ya da utandırmak için kullanıyorlarsa;
 Kendinizi suçlu hissetmenize ve kişiliğinizden utanmanıza yol açıyorlarsa;
 Kendinizi yenik, yıpranmış ve paramparça hissetmenize yol açıyorlarsa;
 Sınırlarınızı ihlal ediyorlarsa;
 Duygularınızı önemsemiyor ve acı çektiğinizi görmezden geliyorlarsa;
 Masum olduklarına inanıp, aksi yönde herhangi bir kanıt karşısında inciniyorlarsa...
Bunlara benzer “zehirli ilişkiler” karşısında ne yaparsınız? Anne ve babanız, kardeşiniz, büyük anne veya büyük babanız, kayınvalideniz veya kayınpederinizle ilişkilerden söz ediyoruz.
Kendisi de böyle bir aile ortamında büyümüş, yetişmiş bir klinik psikolog olan Dr. Sherrie Campbell kendi deneyimlerinin yanı sıra danışanlarının deneyimlerini de aktararak “toksik aile” ilişkilerini her yönüyle ele alıyor. Aynı zamanda istismara, zehirlenmeye son vermenin yollarını da gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88182</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0ccae9e-a013-4ae1-ad92-ca35d1914b2a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Tarih yeniden yazılabilir, tarihteki isimler kayıtlardan silinebilir, sadık işçiler mezbahaya yollanabilir ama insan hafızası unutmaz. Tanklar meydanlara sevk edilebilir ama öyle kritik bir an gelir ki birtakım küçük insanlar o tankların önüne dikilir. Devlet liderleri, ayetullahlar, imamlar fetva vermeye devam edebilir ama aynı anda farklı devrim türleri de gerçekleşebilir. Siyasi ve ahlaki açıdan büyük bir aydın olan George Orwell, Avrupalı aydınların çoğu gibi, yüzyılın eşitlikçi ve proleter devrime yöneldiğini varsaydığı bir dönemde kitaplarını yazmıştı. Bugünse bizler yüzyılın gizli devriminin belki de aslında burjuvazinin materyal devrimi ya da girişimci topluluklarının devrimi olduğunu görüyoruz. Orwell’ın beklentisi bu değildi; böyle bir şey arzulamayacağı da kesindi. Orwell 20. yüzyıldaki o bilindik umudu, yani sosyalist devrimin toplumu dönüştüreceği ya da yeniden kuracağı umudunu taşıyordu. Onun ilgilendiği nokta, devrimin onlar adına yapıldığı söylenen kişilerin genelde devrimden fayda gören değil, devrimin kurbanları olmalarıydı; bu yüzden bu insanların görevi iktidar düşkünü liderlerine karşı çıkmaları ve onları devirmeleriydi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88183</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23570d6c-4b94-42e2-800b-b081690298b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği  yüzlerce açıdan modern idrakimizi tetikliyor ve bizimle kimi bağlar kurmayı başarıyor; yirminci yüzyıl tarihinin değişen siyasi ve ahlaki labirentlerinde yolumuzu bulmaya çalışırken, bu görünüşte basit fakat mahir fabl hâlâ bize dair bir şeyler anlatıyor. Her ne kadar, hem Britanya çiftliklerinden hem de kolayca ayırt edilen o geleneksel  özgürlük ve namus duygularından dem vurmasıyla tam bir İngiliz kitabı olarak kalsa da, ne biçimsel anlamda aşırıya kaçıyor ne de ahlaki teşviklerinde beklenmedik bir yere götürüyor, kitabın anlamı çağdaş tarihe ve dünya kültürüne uzanıyor; hepimiz bir Hayvan Çiftliği’nde ya da sonunda tekrar başa döndüğü haliyle Manor Çiftliği’ne yakın bir yerlerde yaşadık ya da yaşama riskine maruz kalıyoruz. Bu kitap en muhteşem modern siyasi alegorilerden biridir; masum ve gerekli bir devrimin diktatörlüğe ve ihanete dönüşmesinin anlatıldığı bu hikâye, yalnızca çarpıcı bir siyasi zekânın ürünü değil, temel önem taşıyan, modern bir mittir de...&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88184</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2050c7c8-1cac-4b3a-af72-d36edce86e2b.jpg</image:loc>
            <image:title>21. Yüzyılda Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği</image:title>
            <image:caption>1.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Endüstrisi,  Mühendislik Eğitimi, Çalışma Alanları ve Koşulları 
2. Bölüm – Yeni Sondaj Teknolojileri ve Uygulamaları 
3.Bölüm – Yeni Nesil Kuyu Logları 
4.Bölüm – Hidrolik Çatlatma ve Asitle Çatlatma Teknolojileri 
5.Bölüm – Geleneksel Olmayan Kaynaklar I: Şeyl Gazı ve Şeyl Petrolü 
6.Bölüm – Geleneksel Olmayan Kaynaklar II: Gaz Hidratlar ve Kömür Yatağı Metanı 
7.Bölüm – Geliştirilmiş Petrol Kurtarımı 
8.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği’nde Yapay Zeka Uygulamaları 
9.Bölüm – Petrol ve Doğal Gaz Ekonomisi, Ticareti, Arama ve Üretim Kontratları 
10.Bölüm – Türk Petrol Mevzuatı ve Petrol Sektörü Faaliyetleri 
11.Bölüm – Yenilenebilir Enerjiye Yönelim ve Saklı Kaynak Yer Altı Güneşi: Jeotermal Enerji</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88185</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f28f529-93b2-480a-bf84-985fb23d4112.jpg</image:loc>
            <image:title>Anayasa Mahkemesinde Bireysel Başvuru</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Temel Hak Ve Özgürlükler Açısından Mükellef Hakları 
İkinci Bölüm – Vergi Uyuşmazlıklarının Çözüm Sürecinde Mükellef Haklarının Korunması Açısından Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 
Üçüncü Bölüm – Mükellef Hak  ve Özgürlüklerinin Bireysel Başvuru Yoluyla Korunmasına 
İlişkin Kararların Değerlendirilmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88186</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/999c411f-e895-4b53-b356-5d30a60ec466.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu da Geçer</image:title>
            <image:caption>... Ben seni düşünüyorum yazarken.  
Seni içtenlikle düşünüyorum. Sözcüklerden bir sevgi olanağı doğmasını düşünüyorum.  
Bunun beni kurtarmasını ya da seni...  
 
Sen ve ben, sevgili okur, son on yıldır –ki bu on yıl ömrümüzden gitti– dedik ki, “Bu da geçer.” Birileri de hep karşılık verdi, “Böyle diye diye ömür geçti.” Eh, orası da doğru. Peki o zaman ne yapmalı bu ömürle?..  
 
Ece Temelkuran içinden geçtiğimiz çıldırtıcı  
gürültünün ortasında sözcüklerle ferahlatan,  
soluk aldıran bir alan açıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88187</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ec4b9cf-1c82-42bd-b261-1cf86f42d7e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonomik Krizlerde Borç Deflasyonu Olgusu Mücadele Yöntemleri Makro ve Finansal Değişkenler Üzerindeki Etkileri</image:title>
            <image:caption>1.Ekonomik Kriz Ve Borç Deflasyonu 
1.1.Ekonomik Kriz Modelleri 
1.2.Tarihte Yaşanmış Önemli Ekonomik Krizler(20 ve 21. YY) 
1.3.Deflasyon Olgusunun Tanımı, Tarihçesi ve Önemi 
1.4.İktisatçıların Borç Deflasyonuna Bakış Açıları 
1.5.Davranışsal İktisadın Teorideki Yeri 
1.6.Özel Sektör ve Kamu Borcu Arasındaki İlişki 
1.7.Borç Deflasyonunu Ortaya Çıkaran Nedenler 
1.8.Borç Deflasyonunun Etkileri 
1.9.Borç Deflasyonu Sürecinde Bankaların ve Kurumsal Aktörlerin Rolü 
2.Reflasyonist Para-Maliye Politikaları Ve Yapısal Düzenlemeler 
2.1.Reflasyon Politikaları ve Önemi 
2.2.Dünyada ve Türkiye’de Para ve Maliye Politikalarının Tarihsel Gelişimi 
2.3.Farklı İktisat Ekollerinin Para ve Maliye Politikalarına Yaklaşımı 
2.4.Para – Maliye Politikaları ve Yapısal Düzenlemeler 
3.Literatür Ve Makro – Ekonometrik Analiz 
3.1.Literatür İncelemesi 
3.2.Karşılaştırmalı Makro Analiz 
3.3.Ekonometrik Analiz 
4.Tartışma ve Sonuç 
5.Kaynaklar 
6.Ekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88188</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe4c580e-4c02-4f5b-bab5-4183be3180ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0&apos;ın Modern İşletmecilik Üzerine Etkileri</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1 Endüstri 4.0’da Makine ve Çalışanların Öğrenmesi 
Bölüm 2 Endüstri 4.0 Kapsamında Bilgi Çalışanlarının Yeni Yetkinlikleri 
Bölüm 3 Endüstri 4.0’ın Yönetim Bilişim Sistemleri Üzerine Etkileri 
Bölüm 4 Endüstri 4.0’ın İş Modelleri Üzerine Etkileri 
Bölüm 5 Tedarik Zinciri Yönetiminde Dijital Eğilimler: Genel Bir Bakış 
Bölüm 6 Büyük Verinin Pazarlama Stratejileri Üzerine Etkileri 
Bölüm 7 Pazarlamada Nesnelerin İnterneti Teknolojisi ve Uygulamaları 
Bölüm 8 Pazarlamada Artırılmış Gerçeklik Üzerine Genel Bir Değerlendirme 
Bölüm 9 Endüstri 4.0’da İnsan Kaynakları Yönetimi 
Bölüm 10  Endüstri 4.0’da Liderlik 
Bölüm 11 Endüstri 4.0’da Stratejik Yönetim Anlayışı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88189</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32ef7b42-338c-490d-9d24-a608166d37c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Endüstri 4.0&apos;ın Rekabet Stratejileri ve Pazar Performansı İlişkisindeki Rolü</image:title>
            <image:caption>1.1Giriş 
2.     
2.1.Kuramsal Çerçeve 
2.2.Değişkenler Arası İlişkilere Yönelik Literatür Taraması 
3.     
3.1.Araştırmanın Amacının Tanımı ve Önemi 
3.2.Araştırmanın Kısıtlılıkları 
3.3.Araştırmanın Ölçekleri 
3.4.Araştırmanın Örneklemi ve Verilerin Toplanması 
3.5.Araştırma Modeli ve Hipotezler 
3.6.Faktör Analizi 
3.7.Ölçeklerin Yapı Geçerliliği ve Güvenilirliği 
4.     
4.1.Araştırmanın Örneklemine İlişkin Temel Özellikleri 
4.2.Araştırmanın Kavramsal Modeline İlişkin Yapısal Eşitlik Modelinin Değerlendirilmesi 
4.3.Aracı Etki Analizleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88190</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ee7c709f-62a5-49e0-a61d-d08f39203e6e.jpg</image:loc>
            <image:title>Otel İşletmelerinde Pygmalıon Etkisi</image:title>
            <image:caption>Bölüm I- Turizm Sektörü, Otel İşletmeleri ve Pygmalion Etkisi 
1.1.Turizm Sektöründe Gelişmeler ve Otel İşletmeleri 
Bölüm II – Liderlik Kavramı ve Pygmalion Liderlik Tipi 
2.     
2.1.Liderlik Kavramı ve Kapsamı 
Bölüm III – Pygmalion Etkisinin Otel İşletmelerinde Uygulanması 
3.   
3.1.Araştırma Problemi 
3.2. Araştırmanın Amacı ve Hipotezleri 
3.3. Araştırmanın Önemi 
3.4. Araştırmanın Varsayım ve Sınırlılıkları 
3.5. Araştırmanın Modeli 
3.6. Evren ve Örneklem 
3.7. Veri Toplama Yöntemi 
3.8. Verilerin Analizi 
3.9. Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88192</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/822399d5-8cf6-48b4-91ac-b606587ac2c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawara Dıcleye - I</image:title>
            <image:caption>Romana Hawara Dîcleyê li ser dengan ava bûye. Hîm û bingeha romanê ji dengên berê yên ku di nava rûpelên tarîxê de veşartî ne hatiye pê. Qehremanê romanê Biroyê Dengbêj, dibe dengê jibîrbûyiyan. Peywira sereketirîn a vebêjê vê vegotina dûr û dirêj, vegera li rabirdûyê ye, dengê do û îro digihîne hevûdu û bêyî ku raweste çêlê lê dike. Herweha ev roman, vegotineke modern a wekî pireke ku di navbera paşeroj û pêşerojê de hatibe avakirin e. Biroyê Dirêj, wezîfeya bîra civakî bi cih tîne û serbûriyên ku jiyaye bi îro, bi guhdar û herwekî ku tê zanîn bi xwendevanan digihîne. Umirê Biroyê ku êdî li pey maye, şahidî û çavdêriya komkujiyan, jihevûduveqetînan, welatê xerîban û têkçûyinan dike. Bi çêlkirina vê vegotinê, heçku Biroyê Dengbêj dîsa bi Mîr, Heme, Gulîzer, Migo, Armê, Mam Sefo û evîndara xwe Esterê re ji nû ve bijî.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88193</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6032b3a5-a6db-4d20-9ac6-3d009d996ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Hawara Dıcleye - II</image:title>
            <image:caption>Dengê jibîrbûyiyan, di vî beşê duwemîn ê romanê de jî tê vegotin. Vebêjê romanê wekî ava çemê dîcleyê bê west û rawest her diherike, dibe dengê dîroka nêzîk û kevneşopiyên ewçend qehîm û kevnare yên navçeyê û însanê wê serdemê. Qehreman û vebêjê romanê, Biroyê Dirêj bi sebra Eyûb Pêxember, serpêhatî û serbûriyên jiyana xwe yek bi yek bêyî ku bêhna xwe teng bike ji xortên dilovan ên hawîrdor re vedibêje. Riyên jiyana Mîr Bedirxan; dûr, dirêj û dijwartir dibin. Piştî serhildana Mîr û şerê mezin ê Osmaniyan, Mîr ji welatê Cizîra Botan; bi tevî nas, xizm, jin, cariye, yawer, zarok, nevî û nêzên xwe ji welêt tê nefîkirin. Pêşî Stembol û girava Girîdê dibe warê wî, bi dû re jî bajarê miqedes ê îslamiyetê Şam. Sirgûn dibe qedera wî. 


Berdewamiya Hawara Dîcleyê, bi mirin, qîrîn, hawar, sirgûnbûn, çîke-çîka şûrên şûrbazan û dengê bilind ê bêdengiya Estera Keldan, ku di dil û mêjiyê Biroyê Dengbêj de her olan dide, didome û bi vê gotina ku êdî bûye klasîk &apos;&apos;We xwest, min jî got û ji îro pê ve êdî hûn ê bibêjin, pêşî ji kesên ku li serpêhatiya min meraq dikirin, paşê jî ji der û dorên xwe re. De niha qendîlê bitefînin û êdî herin,&apos;&apos; bi dawî dibe.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88194</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33535797-edfd-434c-a009-eb65b88ee2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğrencilerin Öğrenme Stillerinin Muhasebe Derslerine Yönelik Tutumlarına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Öğrenme Stilleri 
1.1.Öğrenme Stillerinin Tanımı 
1.2.Öğrenme Stilleri 
İkinci Bölüm – Tutum 
2.     
2.1.Tutumun Tanımı 
2.2.Tutumların Özellikleri 
2.3.Tutumu Oluşturan Ögeler 
2.4.Tutumların Oluşması 
2.5.Tutumların İşlevleri 
2.6. Muhasebe Derslerine Karşı Tutum 
Üçüncü Bölüm 
3.     
3.1.Öğrenme Stillerini Konu Alan Çalışmalar 
3.2.Tutumu Konu Alan Çalışmalar 
3.3.Öğrenme Stili ile Tutum Arasındaki İlişkiyi Konu Alan Çalışmalar 
Dördüncü Bölüm – Muhasebe Eğitimi Alan Öğrencilerin Öğrenme Stillerinin Muhasebe Derslerine Yönelik Tutumlarına Etkisi 
4.     
4.1.Çalışmanın Önemi ve Amacı 
4.2.Çalışmanın Evreni ve Örneklem 
4.3.Veri Toplama Aracı 
4.4.Verilerin Çözümlenmesi 
4.5.Bulgular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88195</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e3efd96-4a96-44bc-a3fb-7c4853270469.jpg</image:loc>
            <image:title>Rind&apos;in Ölümü</image:title>
            <image:caption>Kökleri aynı coğrafyanın suyuyla hayat bulmuş, iki farklı kuşaktan iki sürgün Kürt aydınının yolları birinin son durağı, diğerininse yalnızca geçiş güzergâhı olan bir sınır köyünde kesişir. Gözleri coğrafyanın yüklendiği acılarla örtülmüş ihtiyar Rind&apos;in kavalından baharı tomurcuklandıran rüzgârlarla yayılan ezgiler, bu yükü omuzlayıp dünyanın öbür ucuna taşıyan genç Serdar&apos;ın gitgide kararan dünyasında yeni ve aydınlık bir defter açar.
Hayatını anadilini ölümsüzleştirmeye adayan Mehmed Uzun&apos;un yaşamından da izler taşıyan Rind&apos;in Ölümü kuşaklararası kopukluğu, yüzyılların hasretini yansıtan ılgın nağmelerin sarmaladığı büyüleyici bir atmosfer eşliğinde satırlara taşıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88196</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04ed199c-f598-4f39-bd2d-bd715fc07e5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tu</image:title>
            <image:caption>Tu romana tenêtiyê; romana rojên êş, azarî û keserkûriyê ye. Digel vê yekê, romana rojên ku rê û rêçekê li ber nivîskariyê vedike. Di rojên weha de pencereyek, dermanek, çareyek û ronahiyek divê; ji wî kesê hêvîdar ê ku di nav tarî û qirêjiya girtîxanê de ye. Lehengê romana Tu, xwe berdide nav rehên dewlemendiya tarîx, çand, kultir, ziman û folklora kurdî û pê de dihere; dibe nêçîrvanê peyv û gotinên zimanê kurdî, pê nefesê digire û dide. Di nav vê jiyana girtîxana bedbîn û dijwar de kêzikek dibe hevalê wî. Bûyer û serpêhatiyên dihu yên zarokatî û çîroka dapîrê dibin dîmenên rengîn û pastoral ên romanê. Serborî û motîfên rojhilat, bi teknîkên edebî yên r*ojava tên hûnandin. Ziman, kultir, folklora gelêrî, mîmarî, serpêhatî û kevneşopiya kurdan a cografîk, wekî wêneyekî kevnare hatine raxistin li ber çavan di vê romanê de. Dema roman bi dawî dibe, tehma jan û keseran a bi hêviyeke xurt veguheziye serkeftineke nefsbiçûk, ji dilê meriv diniqute. Tu destpêkek e û mizgîniya xurtbûna berhemên li pey xwe dide me.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88197</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef602d0e-4951-4ace-b5c9-13b2baa83340.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhun Gökkuşağı</image:title>
            <image:caption>Yazmanın, anadilini yaşatmanın, kökenlerini unutmadan onun sınırlarını aşma iradesinin aldığı en hayati karar olduğu bilinciyle kalemini bileyen Mehmed Uzun, Ruhun Gökkuşağı&apos;nda kişisel yolculuğunu anlatıyor. Urfa&apos;da başlayan ve baskının, zulmün, ölümün gölgesinde süren, Kürt halkının ortak kaderiyle paralel ilerleyen yaşamının politik gerekçelerle sürekli yön değiştiren rotası doğruluktan asla şaşmıyor. Eserlerine kaynaklık eden geleneksel motifleri evrensele aktarırken tutunduğu saikleri okuruna içtenlikle açıyor.
Kendini &quot;radikal hümanist&quot; olarak tanımlayan Uzun, Mezopotamya&apos;da yakılan meşaleyi sözün kudretine dair sönmeyen bir inançla İsveç&apos;in bembeyaz ormanlarına taşıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88198</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb387f8-7cce-4a05-a65e-efd31d16afbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Dengbejlerim</image:title>
            <image:caption>Kürtçe edebiyatın usta ismi Mehmed Uzun Dengbêjlerim&apos;de okuru zorbalığı da barındıran asimilasyon politikalarına rağmen yok edilemeyen bir kültür mirasına sahip olabilmenin coşkusuna davet ediyor.
Sürgün yıllarında gönülden bağlandığı Homeros, Ovidius, Canetti, Joyce, Brodsky gibi Batılı söz ustaları ile köklerindeki sese can veren dengbêjlerin arasındaki kültürlerarası bağları güçlendiriyor. Apê Qado&apos;nun, Evdalê Zeynikê&apos;nin, Alihan&apos;ın, Rıfatê Darê&apos;nin, Ehmedê Fermanê Kîkî&apos;nin yaşamöyküleri ve sözlü mirası bu vesileyle ölümsüzleşirken, birbirine tümüyle yabancıymış gibi görünen iki dünya arasındaki çizgiler Uzun&apos;un anılarında silikleşip ustalıkla harmanlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88199</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a2b5d50-26c5-43aa-b170-9dfcbaeca646.jpg</image:loc>
            <image:title>Semavi Dinlerde Muhasebe Panoraması</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Toplum,Din ve Ekonomi İlişkisi 
1.1.Dine Kısa Bir Sosyolojik Bakış 
1.2 Farklı Bakış Açılarıyla Muhtelif Din Tarifleri 
1.3.Semavi(ilahi) Dinler 
1.4.Din ve Ekonomi Arasındaki İlişki 
1.5.Semavi Dinlerde Ekonomiye Dair 
İkinci Bölüm – Semavi Dinlerde Muhasebe Paradigması 
2.     
2.1. Yahudilik’te Muhasebe Paradigmaları 
2.2. Hrıstiyanlık’ta Muhasebe Paradigmaları 
2.3. İslamiyet’te Muhasebe Paradigmaları 
Üçünüü Bölüm – Semavi Dinlerde Muhasebe Motifleri 
3.     
3.1.Semavi Dinlerde Ticaret 
3.2.Semavi Dinlerde Faiz 
3.3.Semavi Dinlerde Vergi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88200</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/95c39954-af2a-4ac8-80fb-c013cf99cdf8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayılar ve Bağlantılar</image:title>
            <image:caption>Asal sayılar, üçgensel sayılar, Fibonacci sayıları… Sayı dizilerinin en meşhur olanları... Matematiğe ilgi duyan kişilerin bir nevi buluşma istasyonu... Adeta matematiksel bir rekreasyon alanı... 
Evet... Şimdi bir buluşma ayarlıyoruz: Yer belli.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88201</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48c65686-58f9-4c42-b159-e813f1adcf43.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardımcı Muhasebe Elemanı Mesleğinin Belgelendirilmesi ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
1.Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) Mesleği ve Standardizasyonu 
İkinci Bölüm 
2. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) (Seviye 5) Belgelendirmesi 
Üçüncü Bölüm 
3. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) Eğitimi ve Öğretimi 
Dördüncü Bölüm 
4. Yardımcı Muhasebe Elemanı(YME) (Seviye 5) Meslek Standardı Üzerine Adım Üniversiteleri Meslek Yüksekokullarının Muhasebe ve Vergi Uygulamaları Programları Müfredat Araştırması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88202</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7936094a-a548-47d4-bc56-51214d81c41a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler İçin Nefes Alma Rehberi</image:title>
            <image:caption>‘İyi bir anne’ misiniz? 
Tanıdığım çoğu anne gibiyseniz, kendinizi iyi bir anne gibi hissetmeyebilirsiniz. Muhtemelen suçluluk veya değersizlik duygularıyla mücadele ediyorsunuz. Sık sık başarısız olduğunuz ve hiçbir şeye yetişemediğiniz duygusuna kapılıyorsunuz. Eğer öyleyse, yalnız değilsiniz. Bu duygular tamamen normaldir. 
Hatta çoğu annenin kendilerini iyi anne değilmiş gibi hissettiğini söyleyecek kadar ileri gidebilirim. 
İnsanız, istesek de istemesek de sürekli kendimizi ve hayatlarımızı başkalarıyla karşılaştırıyoruz. Sosyal medya birçoğumuz için bir ‘kaçış’ yerine, ‘yumurta tokuşturma’ alanına dönüştü. Başkalarının ‘mükemmel’ gibi görünen hayatlarının fotoğraflarına baktığımızda, diğer annelerin ne yaptıklarını, nereye gittiklerini gördüğümüzde ‘iyi’ bir anne olmadığımızı hissedebiliriz. 
Çocuklarımızın söylediği veya yaptığı (veya söylemediği ve yapmadığı) şeyler yüzünden de genellikle iyi anne olmadığımızı hissederiz. Yıllar boyunca çocuklarımın bana söylediklerinden bazıları: 
“Çok kabasın!” (Çünkü paketini açtığı önceki beş yiyeceği yemeden altıncısının paketini açmasına izin vermedim.) 
“Sen dünyadaki en kötü annesin!” (Çünkü oyun oynamalarına izin vermeden önce odalarını temizlettim.) 
“Okulumdaki diğer tüm çocukların iyi bir annesi var!” (Çünkü ilkokul çocuklarının cep telefonlarına ve tabletlerine sahip olmalarına izin veriyorlar, ben vermedim.) 
Ek olarak, sık sık kendimizle kavgaya tutuşur ve kendimizin en büyük düşmanı olabiliriz. 
Anneler İçin Nefes Alma Rehberi bu sebeple kaleme alındı: 
- Hayatımızda büyük farklar yaratmak için yapabileceğimiz küçük değişiklikleri görmek, 
- Kendi içimizde neşemizi yeniden bulmak, - Bazen yüksek sesle söylemekten çekindiğimiz kişisel deneyimleri paylaşmak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88203</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1885d204-9e38-4ae5-a28e-39e3b7797b9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kira Kiralina</image:title>
            <image:caption>Panait Istrati’nin ilk yapıtlarından olan Kira Kiralina, 1924 yılında yayımlandığında büyük ilgi topladı ve yazarın gelecek şöhretinde büyük pay sahibi oldu. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin ilk kitabı Kira Kiralina’da yazar, Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak arayışlarından kesitlerle sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88204</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a1fa838-b2cb-4348-8538-e18c5250a430.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Solfej</image:title>
            <image:caption>Çalgı eğitimi, çocuğunuzu yaşamı boyunca olumlu etkileyecek, başta akademik ve sosyal alanlarda olmak üzere bir çok disiplinde başarılı olmasına katkı sağlayacak bir süreçtir. Zihinsel kapasitede artış, ritm duygusu ve reflekslerde gelişme, sabır, yoğunlaşabilmede kolaylık, disiplinli çalışma alışkanlığı, birlikte iş yapabilme yeteneği gibi konularda doğru ve ilerleyen yıllarda yaşamını kolaylaştıracak değerler kazandırır. 
Bu kitap, gerçekleşecek olan çalışmalarda çocuklarımızın ihtiyacı olan, “müziksel işitme-okuma-yazma”  aşamasına destek olacaktır. 
Ülke gerçeklerinden yola çıkarak, çoğunlukla ayrıca solfej eğitimine olanak sağlanamadığı için, bu  piyano eksenli çözüm düşünülmüştür. 
Amacımız küçük yaş gruplarına solfeji sevdirmek ve solfej eğitimini kolaylaştırmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88205</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54bcbb23-daa5-4e28-a958-80e9601d3ecb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Cumhuriyeti’nde 1961-1980 Güç Odaklarının Mücadelesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap “Güç Odaklarının Mücadelesi” serisinin üçüncü kitabıdır. Kitapta 1961-1980 yılları arasındaki olaylar ele alınmaktadır. Bu dönem, çalkantılı, istikrarsız, acıların yaşandığı ve hâlâ açıklığa kavuşturulamamış olayların olduğu bir dönemdir. 
William Faulkner’in dediği gibi, “Geçmiş asla ölü değildir, geçmiş, geçmiş bile değildir.” 
Ancak tarih insanlığın geçmişten hiçbir şey öğrenmediğini de göstermektedir. 
Umarız bu kitap bu düşüncenin aksinin oluşumuna katkı sağlar. 
Bu kitapta yaşanan olaylar, olgularla desteklenen neden ve sonuç ilişkileri 
çerçevesinde incelenmeye çalışılmaktadır: 
Adnan Menderes, 25 Mayıs 1960 günü erken seçim kararı alındığını açıklasaydı ne olurdu? 
Talat Aydemir’in 22 Şubat 1962 darbe girişiminde yaşanılan en kritik an neydi? 
1961’de kurulan Türkiye İşçi Partisi, başarılı olsaydı, Türkiye yine de sağ-sol 
çatışmasının içerisine girer miydi? 
12 Mart Sıkıyönetim Mahkemelerinde görülen davaların asıl hedefinde kimler vardı? 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nın başarısının arkasında hangi nedenler bulunmaktaydı? 
Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Kocatepe Muhribi nasıl batırıldı? 
Siyasal İslam nedir? Milli Nizam Partisi’nin kuruluşunda fikir babalığını kim oynadı? 
Bülent Ecevit’in 18 Eylül 1974’te başbakanlıktan istifa etmesi bir siyasal gaf mıydı? 
Süleyman Demirel, Amerika’nın 1974’te uyguladığı silah ambargosuna karşı nasıl tepki verdi? 
5 Haziran 1977 seçimlerine beş hafta kala, 1 Mayıs 1977 günü yaşanılan 
Taksim Olayları’nın amacı ne olabilirdi? 
Kontrgerilla bilmecesi nedir? 
Bülent Ecevit, ABD’nin hangi durumlarda diğer ülkelerin içişlerine müdahale ettiğini düşünüyordu? 
Bülent Ecevit, Demirel’in yetkileri artırılmış cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi teklifini neden reddetti? 
12 Eylül darbesi ile ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin ilişkisi nedir? 
11 Eylül günü devam eden anarşi, 12 Eylül sabahı nasıl bir bıçak gibi kesildi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88206</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70a26ed-6601-4667-93b9-6a0a9c382504.jpg</image:loc>
            <image:title>Envaru’l Aşıkın Nuranı Allah Aşıkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ey okur! 
&quot;Ey ilâhî sırlara ermek isteyen kimse! 
Bu kitap, Kudsî Hadis, Mukaddes vahiy ve esrâr ilminden ilâhî sırlarla doludur. 
 Nurlar âleminin nurundan Allah&apos;ın nurunu anlatmak istemektedir. 
Kudsî Hadisler ve sözler bunun için bir araya getirildi. 
Hak Teâlâ&apos;nın peygamberlerine hitapları zikredildi. 
 Saf ve temiz kullara beyan edilen sözler burada toplandı. 
Büyük âlimler ilmin derecelerini, âriflere ait mana bilgilerini burada beyan ettiler. 
Tevrat&apos;ta, Zebur&apos;da, İncil&apos;de, Kur&apos;ân&apos;da ne kadar ilâhî hitap varsa burada. 
Peygamberlerin sahifelerinde ne kadar Allah kelâmı mevcutsa o da bu kitapta. 
İlâhî âlemler, Mahşer günü olan Arasat&apos;a döneceğimiz yer olan Âhiret de öyle. Ebedî olan cennetlere varıncaya kadar; ne türlü beyan varsa, hepsi Envâru&apos;l-Âşıkîn&apos;de.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88207</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d201337f-cc95-4474-b498-9050c35c6862.jpg</image:loc>
            <image:title>Zhuangzi Metinleri</image:title>
            <image:caption>Ben, Zhuangzi, bir seferinde rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm, mutlu mutlu kanat çırpan bir kelebek. Öyle mutluydum ki Zhuangzi olduğumu unutmuştum. Aniden uyanınca aslında Zhuangzi olduğumu anlayıp hayrete düştüm. Zhuangzi mı rüyasında kelebek olduğunu gördü, yoksa kelebek mi rüyasında Zhuangzi olduğunu gördü?
Zhuangzi (MÖ 369-MÖ 286): Daoizmin en önemli filozoflarından Zhuangzi’nın hayatı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Si Maqian’in Tarihçinin Kayıtları adlı eserine göre, kısa bir süre için bahçe işlerinde alt düzeyde bir memur olarak görev yapmış ve Chu Beyliği’ni yönetmesi için gelen teklifi reddetmiştir. Ömrü boyunca sade ve yoksul bir hayat sürdüğü bilinmektedir. Zhuangzi metinlerinin, Daoizmi Dao De Jing’den (Tao Te Ching) çok daha kapsamlı şekilde açıkladığı düşünülür. Zhuangzi’nın öğretileri Çin Buddhizmi üzerinde de önemli etkiler bırakmıştır. Daoizmin temel eserlerinden Zhuangzi Metinleri ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88208</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb743c3a-a2b8-4a20-ab13-a8db478529d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ömer Seyfettin’in Hikayelerinde Türk Kimliği Ve Milliyetçi Söylem</image:title>
            <image:caption>Tanzimat’tan itibaren Osmanlı’da bir kimlik krizi baş gösterir. Devletin genel siyasetinin ne olması gerektiği üzerinde fikir yürüten aydınlar, aynı zamanda kamuoyunun önemini fark ederek halkın benimsemesini arzu ettikleri kimlik tiplerinin içini doldurmaya gayret ederler. Bu çabalar Osmanlı aydınlarını muhalif bir çerçeveye oturturken öte yandan onları “devleti kaybetme” psikolojisine doğru sürükler. 1908’e gelindiğinde artık dünyada ulus devlet modelleri yaygınlaşmıştır. Çok uluslu bir devlet olarak parçalanmaya başlayan Osmanlı’nın dağılması önünde çareler arayan aydınların çoğu programsız ve hedefsiz hareketlerinden ötürü başarısız olmuşlardır. Hem kimlik siyaseti, hem de ayrılıkçı millî hareketler imparatorluğun dört bir yanını sarmışken, devletin aslî unsurları adına Türk milliyetçiliğini halk temelli bir siyaset olarak savunan, yaratıcılığıyla ilgiyi üzerine çeken bir isim öne çıkar: Ömer Seyfettin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88209</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c065146-e85c-4b59-8962-8a38f3c8421a.jpg</image:loc>
            <image:title>Zhuangzi Metinleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ben, Zhuangzi, bir seferinde rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm, mutlu mutlu kanat çırpan bir kelebek. Öyle mutluydum ki Zhuangzi olduğumu unutmuştum. Aniden uyanınca aslında Zhuangzi olduğumu anlayıp hayrete düştüm. Zhuangzi mı rüyasında kelebek olduğunu gördü, yoksa kelebek mi rüyasında Zhuangzi olduğunu gördü?
Zhuangzi (MÖ 369-MÖ 286): Daoizmin en önemli filozoflarından Zhuangzi’nın hayatı ile ilgili çok az bilgi bulunmaktadır. Si Maqian’in Tarihçinin Kayıtları adlı eserine göre, kısa bir süre için bahçe işlerinde alt düzeyde bir memur olarak görev yapmış ve Chu Beyliği’ni yönetmesi için gelen teklifi reddetmiştir. Ömrü boyunca sade ve yoksul bir hayat sürdüğü bilinmektedir. Zhuangzi metinlerinin, Daoizmi Dao De Jing’den (Tao Te Ching) çok daha kapsamlı şekilde açıkladığı düşünülür. Zhuangzi’nın öğretileri Çin Buddhizmi üzerinde de önemli etkiler bırakmıştır. Daoizmin temel eserlerinden Zhuangzi Metinleri ilk defa özgün dili Çinceden çevirisiyle okurla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88210</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea94755-5581-42d0-9fc9-cf31243cf1f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Engereğin Gözü</image:title>
            <image:caption>“Benzersiz bir kitap bu! Daha önce bu romana benzeyen, aynı değere sahip olan ve sürekli, beklenmeyen sürprizler taşıyan bir kitap okumadığımı belirtiyorum. Yeni bir okura demek isterdim ki; evet, oku ve şaşır!” 
Elia Kazan 
“Bu roman hem karanlığın hem de aydınlığın, umudun romanıdır.” 
Yaşar Kemal 
Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış. 
Türk Edebiyatı’nın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin “istediğimi yapmaya en çok yaklaştığım kitap” dediği 1997 Balkan Edebiyat Ödüllü ilk romanı Engereğin Gözü, küçük yaşta hadım edilip Haremağası yapılmış zenci bir kölenin, Habeş Süleyman’ın gözünden iktidar – birey ilişkisini anlatıyor. Süleyman, “biricik” efendisinin tahtla ölüm arasında gidip gelen kaderinin ellerinde bocalarken yeni sultana “Padişahım çok yaşa!” diye haykırmaktan da geri duramıyor. 
25. yıl baskısıyla yeniden okurlarıyla buluşan Engereğin Gözü, bir dönem romanı olmanın ötesinde, insan psikolojisinin derinliklerine; dün, bugün ve yarının saraylarına, en gizli sırları bile aydınlatacak gerçeklikte ışık tutan bir Zülfü Livaneli klasiği.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88211</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4141d3a4-1329-4d62-8318-d9a71a7fac24.jpg</image:loc>
            <image:title>Püskül Adında Bir Kedi</image:title>
            <image:caption>Jasmine’in babası bir çiftçi, annesi ise bir veteriner. Jasmine bu yüzden vaktinin çoğunu hayvanlarlailgilenerek ve onları beladan uzak tutmaya 
çalışarak geçiriyor. Ne yazık ki çoğu zaman bunu başaramayıp başını büyük dertlere sokuyor… Jasmine ve Tom terk edilmiş bir kedi yavrusu Püskül’ü kurtarırlar. Jasmine, bu sevimli yavruyu o kadar sever ki onu sahiplenmek ister. Fakat işler düşündüğü gibi gitmez. Püskül ’ün bir ailesi 
vardır, onu satmak isteyen bir aile! Acaba Jasmine ve Tom, Püskül’e gelmiş geçmiş en iyi Noel hediyesini verebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88212</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa00e27-c783-4b60-bb3c-7aea56440fe0.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>George Orwell Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanında ütopik bir dünya sunar. Okyanusya, yaşanan çağın gerçekliğinin çok ötesinde olmayan bir kara parçasıdır. İşte o “yokülke” deolup bitenler, yaşanan savaş çağının sanrılarını, itirazlarını, öfkesini yansıtır bir bakıma da. 
Orwell, savaşların önünü açtığı yeni yüzyılın insanlık tarihine düşüreceği gölgeleri de hissederek, gelecek yıkımları da anlatır. 
İnsanı hiçleyen otoriter yönetimlerin güç-iktidar hırsı yok edicilik anlayışının günümüzde nasıl egemenlik kurabileceğini de öngörülü biçimde hatırlatır bize. 
“Bu kitap bir bilimkurgu mu yoksa çok gerçekçi bir kitap mı? Ta baştan beri söyleyegeldiğim şeyleri düşündüğüm zaman bana hiç bilimkurguymuş gibi gelmiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88213</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac9a6dce-b075-4330-875e-bec897bbc1c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alıştığımız Gibi Değil</image:title>
            <image:caption>“Alıştığınız gibi değil, üstelik sadece alıştığınız gibi değil değil, bildiğiniz gibi de değil. O nedenle yeni bilgilerle dönemin gerekliliklerine uygun yeni alışkanlıklar geliştirirken pusulalarımızı ayarlayacağımız ilkelere ihtiyacımız var.
Çocuklarınızın gelecekte bugünlerden hatırlayacakları şeyin sıcak, kabul edici, gerçekçi bir ev ortamı olmasını istediğinizden kuşkum yok. Bu isteğiniz yönünde adımlar atarken çok yararlanacağınız bu kitap, su gibi akıp gidecek.”
Prof. Dr. Yankı Yazgan</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88214</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6de7c018-9cbd-41ac-8e67-7f8658a7d7cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Hayvan Çiftliği George Orwell’ın güç, iktidar sorgusuyla birlikte; eşitlikçi bir dünyanın nasıl kurulabileceğine dair öngörülerini de içeren ütopik romanıdır. 
Bir Peri Masalı alt başlığını verdiği romanında hayvanların dünyasından yola çıkarak zamanın ruhunu yansıtan gerçeklerden söz eder. Özellikle de “soğuk savaş” döneminin savruntusundaki yaşam ve zihin karmaşasını, altüst oluşları; içte ve dışta yaşanan olma/oldurma durumlarını hayvanların dünyasından insanileştirerek anlatmasındaki ironi ise eleştirel olduğu kadar itirazlarını da içerir Orwell’ın. 
Hayvan Çiftliği romanı her daim süren insanlık savaşına bir “önsöz”dür adeta. 
“Orwell, ‘Gerçek kavga hayvanlarla insanlar arasındaydı,’ demiş. İlk düşünce olarak bu doğru olabilir ama biz öyküyü okuyunca kavganın “bütün” insanlarla “bütün” hayvanlar arasında olmadığını görüyoruz. Evet, bir kavga var ama bu bütün insanlarla bütün hayvanlar arasında bir kavga değildir. Bazı hayvanlarla bazı insanlar arasındadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88215</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e02b28ad-775e-4f7f-8377-be15f2c7ea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Haberi</image:title>
            <image:caption>Erdoğan boynumu sıktı ve &quot;Sen benim ne demek istediğimi iyi anladın!&quot;  dedi. 
Cihangir’de bir kafede Erdoğan&apos;ın iki adamı ile gergin toplantı... 
Erdoğan ile ABD&apos;de nasıl tanıştım; gerilimli ilişkimiz nasıl sonlandı? 
Avusturya prensesinin evinde ne arıyordum? 
Köprüye nasıl bomba koyduk? 
PKK kampına nasıl ulaştım? 
Cizre MİT binasında o gece neler konuşuldu? 
Uzun namlulu silahlarla arabamız niçin tarandı? 
Kamyonun içine saklanarak sınırı neden geçtim? 
Gizli toplantıda Abdullah Gül’den şaşırtıcı sözler... 
 
HAYATIMIN HABERİ size bambaşka gerçekleri anlatıyor. 
Elinizde tuttuğunuz kitap bir gazetecinin 30 yılı aşan meslek yaşamında 
başından geçen gerçek olaylardan oluşmuştur. 
 
Cinayetlerin, silahlı çatışmaların, işgallerin, öğrenci hareketlerinin, akıl 
almaz faciaların, devasa eylemlerin ve savaşların haber haline gelip 
size ulaşması sırasında bir gazetecinin arka planda neler 
yaşadığına tanıklık edeceksiniz. 
 
Bu kitap; geçmişte yaşanan olaylara ışık tutarken medyanın, siyasetin, 
diplomasinin, istihbaratın gölgedeki dünyasını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88216</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/494cf7ce-fd71-4052-bfdb-f817b4c57227.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegel&apos;in Diyalektiği</image:title>
            <image:caption>Kitapta yabancılaşma kavramının başlatıcısı olarak düşünebileceğimiz tersyüz edilmiş dünya, arzunun hareketinin ortaya koyulduğu öz-bilinç diyalektiği, mantığın en özgün formlarından biri olan Hegel mantığı ve filozofun Heidegger’in düşüncesiyle ilişkisi içerilmekle birlikte, “Kendine Yabancılaşmanın Belirtisi Olarak Yalıtılmışlık” ve “Yaşam-Dünyası Bilimi” başlıklı iki önemli yazıya da ek olarak yer verilmektedir... 
“Diyalektik kavramının gelişiminin izini klasik Grek düşünürlerinden modern düşünürlere kadar sürmekle Gadamer, Hegel’in kendi diyalektik yöntemini, antiklerin diyalektiğini devam ettirerek sonuçlandırdığını kanıtlamaktadır…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88217</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675f7295-ee64-474e-af31-02c1994d77a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeraltından Notlar</image:title>
            <image:caption>Yeraltından Notlar Dostoyevski özelinde bakıldığında başlangıç olduğu kadar bir “dönüş” romanıdır da aynı zamanda. Suç ve Ceza ile başlayıp Karamazov Kardeşler ile nihayetlenen başyapıtlar serisinin tam eşiğinde, deyim yerindeyse cehennemin kapısını aralar yazar bu romanla. Öte yandan, Dostoyevski’nin 1840’larda çekildiği edebiyat dünyasına 1860’larda dönüşün de şahikasıdır Yeraltından Notlar. Aradan geçen yirmi yılda sadece Dostoyevski’nin hayata bakışında değil, aydın Rus gençliğinin ideallerinde de kökten bir değişim yaşanmıştır. Geçmişin “güzel ve yüce olan her şeye” iman eden romantik idealistleri gitmiş, yerine akıl hocalığını Nasıl Yapmalı? (1863) ile Çernışevski’nin yaptığı, akla iman ederek özçıkarı her şeyin üstünde tutan yeni bir nesil tasarımı gelmiştir. 
Çernışevski’nin sembolü kristal saraydı. Dostoyevski de ne geçmiş ne bugün diyerek buna “yeraltı” ile karşılık verdi. 
“Hepiniz cehenneme gidin istiyorum! Huzur istiyorum. Beni rahat bıraksınlar diye bütün dünyayı bir kuruşa gözümü kırpmadan satarım. Dünya mı yok olsun, yoksa ben çayımı mı içmeyeyim? Diyorum ki dünya yok olsun, yeter ki ben her zaman çayımı içebileyim. Bunu biliyor muydun sen?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88218</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c1eaace-8790-4d69-bc12-a1d91b7e85a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ve Ginnie</image:title>
            <image:caption>Ben, yazma eylemiyle boğuşan bir yazar adayı; Ginnie ise titiz bir dansçıdır. 1951’de birbirlerine aşık olmuş ve her ne olursa olsun birbirlerine tutunmaya karar vermiş iki ürkek çocukturlar. Dünya ikisinin de önünde keşfedilmeyi bekliyordur... 
Bir yanda 1950’lerin New York’unun büyüleyici cazibesi, diğer yanda Hollywood’un yıldızlarla parlayan neşeli şov dünyası: Ben ve Ginnie neon ışıklar arasında birbirlerine duydukları saf, yoğun ve kusursuz aşkı sürdürmeyi başarmışlardır. Bu aşk sonsuza kadar sürmeli, şimdiye kadar yazılmış tüm kitaplarda ve peri masallarında anlatıldığı gibi romantizm ve tutkuyla harlanmalıdır. Ne var ki, aşkları sahiden de sonsuza kadar sürebilecek midir ya da bu aşk ikisinin de fark edemediği beklenmedik bir kırılma nedeniyle sallantıdan kurtulabilecek midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88219</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21394bd7-a70f-402b-901a-13f7c50889c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Shakespeare’in Dokuz Yaşamı</image:title>
            <image:caption>Yalnızca yaşadığı çağa değil tüm tiyatro tarihine damgasını vurmuş olan William Shakespeare’i ne kadar tanıyoruz? Ünlü oyun yazarının yaşamı boyunca içinde dolaştığı labirentler onun üretkenliğini nasıl etkiledi? Hangi duygular, hangi tecrübeler metinlerine ilham kaynağı oldu? Shakespeare’in yaşamı kurgu ve gerçeğin gölgesinde nasıl kaleme alındı? Bu zamana dek yazılan Shakespeare biyografileri neden hep eksik kaldı? 
İngiliz kültürel materyalizm ekolünün kurucularından sayılan ve uzun yıllardır Shakespeare yapıtları üzerine çalışan Holderness, Shakespeare’in Dokuz Yaşamı’nda daha önce bütünlüklü bir biçimde cevaplanmamış birçok soruya yanıt arıyor. Shakespeare’in hayatı etrafındaki gerçekleri ve mitleri, birbirleriyle iç içe geçmiş özel biçimlerini dikkate alarak ustalıkla inceliyor. Bizlere yazar, oyuncu, kasap çırağı, iş insanı, eş, yakın arkadaş, aşık, Katolik Shakespeare’i ve onun portresini anlatıyor. Her bir Shakespeare biyografisini eleştirel bir gözle yeniden ele alırken, bir sanatçının dokuz yaşam evresini benzersiz bir tablo oluşturacak biçimde yeniden tahayyül ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88220</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bacc718e-ab83-4c75-8f4d-87e71e17efdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kullanılmış Şakalar ya da Zebra’nın Matematiği</image:title>
            <image:caption>İlginç bir sınıfın absürt öyküsü bu. İçinde zebra dolaşan (gerçekten zebra mı?), iki artı ikinin beş ettiği (ediyor mu?), öğretmenlerinin 30 Şubat’ta evlendiği (tarih hatası mı?) hayli acayip bir sınıfın öyküsü. Birbirine bağlanan öyküleri okurken şaşıracak, tuhaf bulacak, belki yakınlık kuracak ama mutlaka gülümseyeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88221</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce22fb84-c15a-4d3f-8624-99aeb96f61c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Yunus Emre Divan</image:title>
            <image:caption>Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni / Ben yanarım gündüz gece, bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim / Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88222</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/222caf54-95ef-4a18-b0e5-9ef4453b2c28.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Adam Ne Hayvan</image:title>
            <image:caption>Feminist-vejetaryen eleştirel teorinin en önemli eserlerinden biri kabul edilen Etin Cinsel Politikası’nın yazarı Carol J. Adams bu kitabında hayvan haklarını ve çevreciliği savunmakla feminizmin nasıl ve neden iç içe geçmesi gerektiğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Modern Batı kültüründe ve tüketim alışkanlıklarında, hayvanlara ve kadınlara yönelik sistematik sömürünün ardında yatan kültürel davranışları ustalıkla irdeliyor. Eleştirel hayvan çalışmaları ve veganlık literatüründeki tartışmalardan beslenen yazar, okura eko-feminizmden çevre ahlâkına ve teolojik perspektiflere uzanan geniş bir çerçeve çizmekle kalmıyor aynı zamanda onu eyleme çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88223</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8dd444e7-69ba-4ceb-bcc9-5e554cf788f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Felsefe Tarihinin Oluşumu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Randall Collins bu kitabında Doğu ve Batı toplumlarında iki bin yılı aşkın bir süredir varlığını sürdüren entelektüel ağları analiz ediyor. Farklı coğrafyalardaki felsefi düşüncelerin nasıl ortaya çıktığını ve filozofların birbirini nasıl etkilediğini anlatıyor. Dünya üzerindeki en köklü felsefi gelenekler arasındaki çatışmaları ve ittifakları mercek altına alıyor. 
“Bu inanılmaz kitap, Doğu ve Batı felsefesinin büyük bir kısmına dair yıllarca süren bir çalışmanın sonucu.” 
–Leslie Armour, Library Journal 
“Üç uygarlıktaki entelektüel değişim hakkında zengin, sistematik ve bilimsel temele dayalı bir değerlendirme. Dünya felsefelerinin gelişim süreci hakkında iddialı, 
kapsamlı ve parlak bir anlatım.” 
–Ilan Talmud, European Sociological Review 
“Entelektüel hayatı anlamak isteyen hiçbir sosyolog, Randall Collins’in yaptığı bu büyük katkıyı görmezden gelemez.” –Peter Baehr, Canadian Journal of Sociology</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88225</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92d8f6ff-e4fe-41af-9cd8-168cbc3f818f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çise: Bir Su Damlasının Hayat Döngüsü</image:title>
            <image:caption>Su, şüphesiz ki insanın ve yaşamın vazgeçilmez bir yaşam kaynağıdır. Her geçen gün insanoğlunun etkileriyle değişmekte olan ve gelecek nesillere bırakacağımız dünyamızı korumak için bu kaynağımıza gereken özenin gösterilmesi gerekmektedir.
Bizler hem bir yetişkin hem de bir ebeveyn olarak önce kendimizden başlamalı, ardından çocuklarımıza suyun önemini anlatmalı ve bu konuda farkındalık kazandırmalıyız. Çise: Bir Su Damlasının Hayat Döngüsü, hem eğlenceli ve sıcacık resimleriyle çocuğunuzun ilgisini kazanacak hem de akıcı hikâyesine eklenen temel bilgilerle suyun, insan ve doğa için ne önemli bir kaynak olduğu bilgisini aşılayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88226</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4493184a-5a41-4371-87f1-1dfbafe30aba.jpg</image:loc>
            <image:title>Muzo - Bir Ağacın Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Çocuğunu benim kadar düşünen sevgili anne ve babalar,
Bizden bir parça bırakarak gideceğimiz bu dünyaya kötülük yapmadan ilk olarak kendisine saygılı sonra dünyasına saygılı sonra da tüm insanlığa saygılı bireyler olacak olan canlarımız çocuklarımız için her zaman en iyiyi düşünür, hedefler ve bu yönde hareket ederiz.
Bu kitabı da hazırlarken klişe olmuş ve klasikleşmiş masalları çocuğuma anlatarak psikolojisini bozmaktansa gerçeğe yakın hikâyelerle neler yapması ve yapmaması gerektiğini anlatarak hayata daha güçlü adımlarla basmasını sağlamaya çalıştım.
Kitabı oğlumla beraber karşılıklı konuşarak hazırladık o yüzden iki yazarlıdır.
Kızı yiyen kurt, kuleye kapatılan kız, güvenip elma yedikten sonra yıllarca uyuya kalan kız, kardeşi ile ormana gidip başına kötü şeyler gelen çocuk, işe yaramadığı için evden kovulan eşek, zamansız öten horoza kötülük planları, annesi öldükten sonra evde hizmetçi yapılan kız… Bu masalları oğluma okumak istemedim. Bunun yerine konuşarak kendi masalımızı kendimiz yazdık, umarım beğenirsiniz.
Tüm anne ve babalara pırlanta gibi çocuklar yetiştirmesi dileği ile iyi okumalar dileriz.
Gürcan Demirel</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88227</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/317af6ca-af86-4fd7-ae53-63df314b6440.jpg</image:loc>
            <image:title>Pozitif Çocuk</image:title>
            <image:caption>Sevilmekten mutlu olmayan çocuk, duygu dünyası zarar görmüş çocuktur.
Çocuklar bizlerle aynı dünyada yaşar fakat bizlerle aynı gözle dünyaya bakmazlar. Çocuğunuzla yaşadığınız problemlerin hemen hemen hepsi onu ve dünyasını tanıyamamaktan kaynaklanır. Bu hususta birçok ebeveynin endişesi ve üzüntüsü benzerdir.
Çocuk içinde kodlanmış olan ve bizim göremediğimiz, bilemediğimiz ve farkına varamadığımız kendisine has yöntemleriyle kendini hayata hazırlar. O zaman biz kim oluyoruz? Bizler, onun kendi yöntemlerini uygulayabilmesi için ona imkân ve fırsat sağlayıcılarız. Bu nedenle ebeveynler olarak pozitif çocuklar yetiştirebilmemiz için “çocuğun yöntemlerini” keşfetmemiz gerekmektedir.
Gerek yaşadığınız hayata anlam katabilmeniz gerek çocuklarınızla ruhsal anlamda yakınlaşmanız için pedagojik açıdan yapılması gerekenler konusundaki pratik yöntemler bu kitapta sizi bekliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88228</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/732bc991-4156-4e6f-b765-9edead0fe1c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirli Değnek Senin Elinde</image:title>
            <image:caption>“Sen çok güçlü ama kırılgan, çok sevgi dolu ama korkan, 
çok enerji dolu ama çokça yorgun, çok kocaman yüreklisin… 
Kendine şefkati, sevgiyi esirgeme. Sen iyi olacaksın ki bebeğin iyi olsun, 
yüzünde çiçekler açsın. İnanıyorum güzel anne, sen ne yaparsan güzel yaparsın…” 
Anneler, bebekleri bir sorun yaşadığında zaman zaman endişeye kapılabilirler. 
“Neden ağlıyor? Yeteri kadar emmiyor! Bu uyku ona yetmeyecek, huzursuz olacak…” 
O zor anlarda şöyle düşünebilirler: “Keşke sihirli bir değneğim olsa…” 
Bu kitap, anne-baba olma yolculuğunda ailelerin yoluna ışık tutmak, bilmediklerini öğretmek ve bebeklerini büyütürken hem fiziksel hem psikolojik olarak kendilerini 
yeterli hissetmelerini sağlamak amacıyla yazıldı. 
Anne ve Bebek Koçu, Bebek Hemşiresi Gözde Engin Çiray; hamilelik, doğum, doğum sonrası, yenidoğan bakımı, emzirme, aylık gelişim takibi ve ek besin gibi süreçlere değinerek sihirli gibi görünen çözümlerin aslında ne kadar uygulanabilir 
olduğunu gösteriyor ve sihirli değneği ailelerin eline uzatıyor. 
“Gözde Engin Çiray, anne adaylarına ve annelere bebekleriyle başladıkları yeni hayatlarında harika bir yol arkadaşı olmaya devam ederken, inanıyorum ki kaleme  aldığı kitabıyla da pek çok ebeveyne rehberlik edecektir.” 
Ayşe Öner   
“Sen çok güçlü ama kırılgan, çok sevgi dolu ama korkan, 
çok enerji dolu ama çokça yorgun, çok kocaman yüreklisin… 
Kendine şefkati, sevgiyi esirgeme. Sen iyi olacaksın ki bebeğin iyi olsun, 
yüzünde çiçekler açsın. İnanıyorum güzel anne, sen ne yaparsan güzel yaparsın…” 
Anneler, bebekleri bir sorun yaşadığında zaman zaman endişeye kapılabilirler. 
“Neden ağlıyor? Yeteri kadar emmiyor! Bu uyku ona yetmeyecek, huzursuz olacak…” 
O zor anlarda şöyle düşünebilirler: “Keşke sihirli bir değneğim olsa…” 
Bu kitap, anne-baba olma yolculuğunda ailelerin yoluna ışık tutmak, bilmediklerini öğretmek ve bebeklerini büyütürken hem fiziksel hem psikolojik olarak kendilerini 
yeterli hissetmelerini sağlamak amacıyla yazıldı. 
Anne ve Bebek Koçu, Bebek Hemşiresi Gözde Engin Çiray; hamilelik, doğum, doğum sonrası, yenidoğan bakımı, emzirme, aylık gelişim takibi ve ek besin gibi süreçlere değinerek sihirli gibi görünen çözümlerin aslında ne kadar uygulanabilir 
olduğunu gösteriyor ve sihirli değneği ailelerin eline uzatıyor. 
“Gözde Engin Çiray, anne adaylarına ve annelere bebekleriyle başladıkları yeni hayatlarında harika bir yol arkadaşı olmaya devam ederken, inanıyorum ki kaleme  aldığı kitabıyla da pek çok ebeveyne rehberlik edecektir.” 
Ayşe Öner</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88229</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d95acb3e-7b07-4ebd-b5c9-36d217f87682.jpg</image:loc>
            <image:title>Iletişimsizlik Becerisi</image:title>
            <image:caption>A. Kadir Özer iletişim(siz)likle ilgili bu temel kitabında, insan ile insan arasındaki her türlü temasın neden başarısızlıkla sonuçlandığını vurgulayıp, buna yol açan yanılgıları ve çözüm yollarını ele alıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88230</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2be50d7-4e79-4936-b624-42d5f409eeb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Kayıp Kıta Mu</image:title>
            <image:caption>Hindistan’daki bir tapınakta bulunan ve bilgili bir rahibin yardımıyla şifreleri çözülen kutsal tabletler, son yıllarda insanların ilgisini giderek daha çok çeken Kayıp Kıta Mu’nun varlığına işaret ediyor. Mısır, Burma, Hindistan, Japonya, Çin, Güney Denizi Adaları, Orta Amerika, Güney Amerika ile bazı Kuzey Amerika Kızılderili kabileleri ve diğer eski medeniyetlerin yaşadığı yerlerde bulunan eski semboller ve sürdürülen geleneklerin evrensel bir niteliğe sahip oluşu da,bu kayıp kıtanın varlığını güçlendiren veriler arasında yer alıyor. James Churchward’ın bu kitapta yer verilen araştırmaları da, insanlığın ilk kez ortaya çıktığı iddia edilen Mu Kıtası hakkında detaylı bilgiler sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88231</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da52ec1a-0f4e-4eff-9107-1d52ec714cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Orwell’in 1948 yılında yazdığı bu roman, 1984 yılında, hayali bir gelecekte geçmektedir. Bu gelecekte dünya totaliter olarak yönetilen üç süper-devlet arasında bölüşülmüştür. Roman, bu devletlerden biri olan Okyanusya’da geçer. Okyanusya’nın başında hiç kimsenin görmediği ve nerede olduğunu bilmediği Büyük Birader bulunmaktadır. Yurttaşların İç Parti, Dış Parti ve Proleterler olarak üç sınıfa ayrıldığı ülkede, çok etkili bir gözlem gücü olan ve en ufak bir karşıt düşünceyi eyleme geçmeden önleyen Düşünce Polisi görev yapar. Romanın başkişisi olan Winston Smith, Okyanusya vatandaşıdır ve Dış Parti’nin çalışkan bir üyesidir ama içten içe Parti’den nefret etmekte, efsanevi Kardeşlik Örgütü’nün Okyanusya’da bir gün mutlaka yapacağı başkaldırıyı hayal etmektedir. 
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, totaliter yönetimlerin rejimlerini yürütmek ve korumak için nasıl korkunç yöntemlerden yararlandığını gözler önüne sermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88232</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f13ac98-6a6e-4ae1-bdd1-eb1d71d84551.jpg</image:loc>
            <image:title>Karadeniz ve Avrupa, Yakın Doğu, Asya Erken Dönem Uygarlıkları</image:title>
            <image:caption>Bugüne değin Karadeniz, kıyıları, havzası ve periferi ile ilgili yapılmış arkeolojik çalışmalarla ilgili genel bir değerlendirilme yapıldığında, bilinenlerin bilinmeyenlerden çok daha az olduğu rahatlıkla görülebilmektedir. Mariya Ivanova elinizde tuttuğunuz bu önemli çalışmada var olan arkeolojik bilgiyi sosyo-ekonomik disiplin temelinde kullanarak önemli sonuçlara ulaşmıştır. Ivanova, Karadeniz’i merkeze alarak oluşturduğu bakış açısı ile, kültürlerin denizden kıyıya, kıyıdan hinterlanda, hinterlanttan havzaya geçişlerini ve karşılıklı etkileşimlerini perifer bölgeleri de inceleyerek başarılı bir şekilde değerlendirmiştir. 

Titiz bir biçimde hazırlanmış, gerek arazi araştırmaları gerek müze incelemeleri ve gerekse kütüphane çalışmaları için yoğun bir emek harcanmış, Tarık Özbek ile Ümit Keskin tarafından doğru bir dil ile Türkçeye ve Türk arkeolojisine kazandırılmış olan Mariya Ivanova’nın bu değerli eseri, konu edindiği geniş coğrafyayı arkeolojik açıdan doğru bir biçimde yansıtmayı başarmıştır. Karadeniz arkeolojisi ile ilgilenenler için bir başvuru kaynağı niteliğindeki bu kitabın yazarı Mariya Ivanova’yı bizlere böyle değerli bir eser kazandırdığı için tebrik ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88233</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e41839e-35ee-4a07-af6b-bd451f283a29.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Malikâne Çiftliği sahibi Bay Jones bir gece önce sarhoş olup sızdığı için ertesi günün akşamına kadar uyur ve çiftlikteki hayvanları beslemeyi ihmal eder. Zaten sürekli çalışıp doğru dürüst beslenemeyen, üstüne üstlük bütün gün aç kalan hayvanların artık sabrı taşmıştır. Acımasız efendilerinin boyunduruğundan kurtulmak için başkaldırıp çiftliği ele geçirmeye karar verirler. Amaçları insanların yarattığı sömürü düzenine son vermek, tüm hayvanların eşit olduğu, her şeyi eşit paylaştığı ve herkesin mutlu yaşadığı yeni bir düzen kurmaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88234</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9bfe4271-406d-48b9-a158-b62f3dac0dc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Zapt Et ya da Yok Et</image:title>
            <image:caption>Kafkasya’da Çeçenlerin yüzyıllara yayılan özgürlük ve direniş mücadelesi “saygınlık” ve “onur” hisleri uyandırıyor. İnsanlığın direniş tarihinde büyük bir anlatı bu. Ne yazık ki bu anlatının son bölümü iyi gitmedi.. 

Zakayev’in 1990-2000 arası süreci kapsayan kitabı kişisel bilgi ve gözlemlerimizi teyit eden, zenginleştiren ve kavrama gücümüzü artıran çok önemli ayrıntılar içeriyor. Bir tiyatrocunun, bir bakanın, bir savaşçının, sürgünde bir başbakanın, yaralı bir Çeçen’in anıları. 
-Fehim Taştekin-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88236</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aad84236-2e59-4f0a-81e5-2e5e7e62f208.jpg</image:loc>
            <image:title>Onunla Evlendim Sevgili Okurum (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Audrey Niffenegger, Elif Şafak, Elizabeth McCracken, Emma Donoghue, Esther Freud, Evie Wyld, Francine Prose, Helen Dunmore, Jane Gardam, Joanna Briscoe, Kirsty Gunn, Linda Grant, Lionel Shriver, Nadifa Mohamed, Namwali Serpell, Patricia Park, Salley Vickers, Sarah Hall, Susan Hill, Tessa Hadley, Tracy Chevalier 
 
 
 
19. yüzyılın kadınlara kapalı edebiyat dünyasına bomba gibi düşen Charlotte Brontë, tüm yazarlara, yazar adaylarına ve okurlara daima ilham verdi. Sevilen romanı Jane Eyre’ın ünlü cümlesi “Onunla evlendim sevgili okurum,” kendi hayatının iplerini eline alan kadının belki de en güçlü yansımasıydı. Günümüzün başarılı kadın yazarları ise bu cümlenin ışığında kendi seslerini duyurdukları öykülere imza attılar. 
 
Bu öykülerde, her şeyden önce aşk var. Hepsinin kendi unutulmaz cümleleri; kendi doğruları; kendi mutlu, buruk ya da çarpıcı sonları var ama her biri, Jane’le Charlotte’ın o kararlı ve berrak sesinin yarattığı halkalardan biri. icia Park, Salley Vickers, Sarah Hall, Susan Hill, Tessa Hadley, Tracy Chevalier 
 
“Charlotte Brontë hayranları için harika bir deneyim.” —Kirkus</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88237</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ce62b11-a883-4f94-a829-4852c70697f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejder Doktoru Joan Procter</image:title>
            <image:caption>Joan Procter, küçük bir kızken verdiği çay davetlerinde, en sıra dışı davetlileri ağırlardı. Bebekler ve prensesler yerine evcil kertenkeleleriyle vakit geçirmeyi severdi. En sevdiği kertenkelesini her yere götürürdü, hatta bir keresinde okula timsahıyla birlikte gitmişti! 
Joan’ın sürüngenlere olan bu tutkusu, büyüdüğünde onu Doğa Tarihi Müzesi’ne ve Londra Hayvanat Bahçesi’ne kadar götürdü. Kısa süre sonra bu hayvanat bahçesinin Sürüngenler Bölümü’nün ilk kadın müdürü oldu. Herkesin ödünü koparan Komodo ejderleriyle bile yakından ilgilenen Joan, bu hayvanların sahip olduğu güzelliği herkesin anlamasını sağladı. 
 
Joan Procter’ın hayatını ve eserlerini anmayı amaçlayan bu kitapta Patricia Valdez ve Felicita Sala, yaşadığı devirde dünya çapında yankı uyandıran ve ardında bıraktığı mirasla dünyanın dört bir yanındaki kadın zoologların yolunu aydınlatan bu öncü bilim insanının öyküsünü anlatıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88238</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/113b4147-dd10-40fc-84af-bd8d8cfc985c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kitapçı</image:title>
            <image:caption>Romancı Selçuk Özyurt; Kitapçı romanıyla gizemli bir dünyanın kapılarını aralıyor bize... Can babasının baskısıyla Hukuk Fakültesi&apos;ni kazanır. Başarılı bir şekilde okuldan mezun olur. Fakat onun hayalinde avukat olmak değil, iyi bir kitabevi açmak vardır. Zamanla İstanbul&apos;un en güzel caddelerinden İstiklal Caddesi&apos;nde lüks bir kitabevi açar. Gittili geldili aşklar, gündelik birliktelikler ruhsal dünyasına mutluluk vermez. Günün birinde hiç tanımadığı bir adamı, gaspçıların elinden söküp alır. Gizemli Osman Bey, Can&apos;ı farklı bir yaşamla tanıştırır... Yeni bakış açısı onu tılsımlı olayların içine çeker, farklı kapılara yönlendirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88239</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c11ce43d-d4b4-4cdd-949a-09aac7056c18.jpg</image:loc>
            <image:title>Masal Büyürken - Bütün Ev Odam Olsa</image:title>
            <image:caption>Minik Masal’ın pembe duvar kâğıtlarıyla süslenmiş rüya gibi bir odası var. Fakat Masal, annesiyle babasının odasına taşınmaya oldukça kararlı. Üstelik bir yandan da tüm evin altını üstüne getirip afacanlık etme peşinde. Ne var ki güzeller güzeli odasını kaybedeceğini anlayınca işler yoluna giriyor! 
Bakalım Masal, odasını geri almayı başarabilecek mi? 
 
Masal&apos;ın İstanbul Maceraları serisinin yazarı Ece Erdoğuş Levi&apos;den çocukların severek okuyacağı bir öykü!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88240</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb3966e5-9cbe-4b1a-8091-df059c5198ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuk - Mini Hikayeler 1</image:title>
            <image:caption>Hayaller söz konusu olduğunda bir 
Tavuğu kimse durduramaz. 
Kanatların işe yaramasa bile 
sen yine de uçmayı düşle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88241</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/005c25f9-27ce-49ad-9d44-858c60272f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Fars Edebiyatında Kaynak Bilim</image:title>
            <image:caption>Fars edebiyatı tarihsel geçmişi, etki alanı ve çeşitli açılardan değişik boyutlarıyla dünya edebiyatları, özellikle de doğu edebiyatları içerisinde önemli bir konuma, Türk edebiyatıyla klasik dönemlerden beri süre gelen sıkı ilişkileri ve divan edebiyatı üzerindeki etkisiyle de özgün bir yere sahiptir. Diğer dünya edebiyatları gibi Fars edebiyatı da gerçekte kültürel gelişmeler, düşünce ve bilgi aktarımı gibi etkenlerin yanı sıra çeşitli alanlarda değişik dönemlerde yaşanan karşılıklı etkileşimlerin ortaya çıkardığı insanlığın ortak kültür mirasının parçalarından biridir.
Bu çalışmada çok zengin bir edebi, kültürel ve bilimsel mirasa sahip Fars edebiyatı kaynaklarının tamamını ele aldığımız iddiasında asla değiliz. İlk planda öğrenciler, araştırmacılar ve ilgili çevreler için birinci dereceden kaynakların tanıtımını konu alan bu araştırma, bu alanda bir katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88242</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99aa969e-3330-40f2-b452-5662d14f7a04.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ - Mini Hikaye 3</image:title>
            <image:caption>Dağları bilirsiniz, 
bütün gün öylece dururlar… 
Bazen etrafındaki güzellikleri görmek için ihtiyacın 
olan tek şey bir gözlüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88243</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c38042a9-444c-4f85-bab5-5b050b600364.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Güvenmek</image:title>
            <image:caption>İnsanı, tabiatın yarattığı en zayıf varlık olarak tanımlayabiliriz; yaza kışa, sıcağa soğuğa, küçük bir serçe kadar bile dayanıklı değildir. Bununla birlikte “tabiatın yarattığı en muhteşem mucizedir” de diyebiliriz. 

İnsan, küçük bir örneği olduğu kâinat ve içinde yaşadığı tabiat karşısında acizdir ama aklı sayesinde keşif yapma yetisine de sahiptir. Dışındaki tabiatı olduğu kadar içindeki tabiatı da keşfettiği ölçüde güçlenir; bu gücü kullanarak dünyasını değiştirebilir, dönüştürebilir, kendini yeniden yaratabilir. 

İnsan, kendi içine yaptığı yolculukta vicdanına ulaşır; sevmeyi, şefkati, paylaşmayı, gülmeyi, erdemleri çoğaltıp büyüterek mutlu olmayı keşfeder, bunların gücüne sahip olur ve bu gücü kullanır. Asıl elde edilmesi gereken güç budur; bu güce ulaşan insan kendini sevmeyi öğrenir, kendine olan güvenini artırır. 
İnsan aynı zamanda sosyal bir varlıktır; tek başına ağlayabilir ancak tek başına gülerek mutlu olamaz. Gülmekse kendini sevmekle, kendine güvenmekle ortaya çıkan bir eylemdir. 

Kendinizi keşfetmeniz, sevmeniz; kendinize güvenmeniz ve içten gelerek ağız dolusu gülmeniz dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88244</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a49f943-92c3-460d-ad54-b0fef57b9359.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftçi - Mini Hikayeler 2</image:title>
            <image:caption>Desteğe ihtiyaçları olduğunda 
çiftçi her zaman dostlarının yanındadır. 
Herkes gider ama bazıları kaldığında mutludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88245</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1282f6-f8df-4235-a8bb-5a516e403444.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanıdık ve Yeni</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de en çok okunan Almanca yazan filozofların başında gelen Nietzsche’nin tüm popülaritesine, tüm tanıdıklığına rağmen hala bir “yabancı” olarak düşünce dünyamızda var olduğunu söyleyebiliriz. Son yıllarda Türkiye’de sayısı geçmiş yıllara göre artan ikincil Nietzsche literatürü bu eksiği kapatmaya başlamışsa da bizim çağımızın sorunlarına karşı yeniden onun düşüncesini işe koşmak için şimdi onun yaşamla felsefeyi bir araya getiren sezgilerine ve şifreli dilinin altındaki çoklu anlamlara daha çok ihtiyacımız var. Çünkü Nietzsche’ye her geri dönüldüğünde onu günün değişen pratikleriyle ilişkilendirmek, ondan “yeni” perspektifler öğrenebilmek, kısaca “yeni”yi Nietzsche’nin hep “yeni” kalan felsefesiyle anlayabilmek mümkün. Onun akışkan ve aşırı felsefesi bizi bugün ve dün üzerine düşünürken “yeni”nin yaratıcılığına, yaşamı dönüştüren gücüne, dolayısıyla yeni bir dünyaya da, geleceğin düşüncesine de çağırıyor. Nietzsche kendi çağını aşabildiği için 20 yüzyılda günceldi. Bugün de güncel, muhtemelen yarın da güncel olacak… İşte bu yüzden hep hem tanıdık hem yeni kalacak. Nietzsche’nin felsefesini “aşırılık, yaşam, kendilik” temaları etrafında tartışan bu derlemede yer alan yazılar, Nietzsche’nin bize o çok tanıdık gelen kavramlarının, “ebedi dönüş”ün, “amor fati”nin, “üstinsan”ın, “güç istenci”nin, “dekadans”ın, “nihilizm”in, unutmanın, hatırlamanın, kendilerini nasıl “yeni”lediğini çoğul bir gözle anlamak için Nietzsche’nin yapıtları ve “çağa aykırı” düşünceleri arasında farklı yorumları ve birbiriyle çatışan savları da dahil ederek yol alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88246</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/330e2438-cbce-407c-874e-584bb7868771.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Küresellik</image:title>
            <image:caption>Kutsal küreselliğe giden süreci hızlandırmak ve bu sürede dünya kaynaklarına sahip olmak arzusu, Evanjelizm merkezli küresel kapitalizmi kamçılamaktadır. 
Yeni bir dünya düzenini hedefleyen siyasal kurgu içerisinde; Evanjelizm, Siyonizm, İlluminati gibi egzotik yapılar tamamen iç içe geçmiş durumdadır. Ön plana çıkmış isim ve kuruluşlar, bu egzotik gruplar içerisinde yine birlikte yer almaktadır. 

Yenidünya düzenini kutsal bir krallık atmosferinde sunmak ve paylaşmak işlerine gelmektedir. Evanjelizm ve Siyonizm maskeli bu yenidünya siyaseti ile dindarlık zemininde taraftar toplamak, çok daha kolay bir yol olarak görülmektedir. 

İtina ile kurgulanan bu senaryoların ortak hedeflerinin, yeni bir dünya düzeninin kurulması olduğu artık bilinmektedir. Parçalar bir araya getirildiğinde bu gruplar ve senaryolar arasında sağlam bir illiyet bağı kurulabilmektedir. 

Küreselleşme kurgusu ile hazırlanan ve dini motiflerle desteklenen bu fantastik senaryolar, ulusal sınırların kaldırıldığı tek bir dünya devletini öngörmektedir. Bu dünya devletinin tek bir dini ve sanal bir ekonomik sisteminin olması düşünülmektedir. 

Kutsal küreselliğe ulaşabilmek adına, teolojik eksenli ve evrensel değerler ile maskelenmiş kirli politikalar üretilmektedir. Vekâlet savaşları, İletişim teknolojileri, sinema ve basın, gıda kontrolü, genetik ayarlamalar, salgın hastalıklar ve ilaç piyasası üzerinden psikolojik bir savaş yürütülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88247</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f760a29d-c441-456c-8f4b-b7d8b88c048f.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğal Durum ve Devlet</image:title>
            <image:caption>İlk insanlar nasıl yaşıyordu? İlk toplumlar nasıl kuruldu? Filozofların tarih öncesi dönemlere ilişkin görüşleri nelerdi? Arkeoloji ve antropolojinin olmadığı bir zamanda geçmişe dönük bu yeniden inşaa çabaları neye dayandırılıyordu, neden yapılıyordu? Bu kitap, insan topluluklarının düzenli toplumlara ve oradan da devlet denen karmaşık yapıyı oluşturmaya geçişini anlayabilmek için tüm bu soruların izini sürüyor. Bunu yapabilmek için de mitoloji ve dinden gelen öğelerle süslenmiş bu anlatıların içinden asıl söylenmek isteneni bulup çıkarmaya çalışıyor. Aynı zamanda, doğal durum soyutlamasının Platon’dan Rousseau’ya kadar olan temel öğelerini bir araya getirerek, devletin temellerinin neye dayandığını anlamaya çalışıyor. Son tufandan sağ çıkıp bugünkü insanlığın kurucusu olmuş çobanlardan doğdukları andan itibaren kendilerine yeter olan ilk insanlara, bakırın keşfedilip dünyanın fethedilişinden çalışmanın ve emek vermenin cennetten çıkma olduğuna, herkesin herkesle savaşından soylu vahşilere kadar ünlü filozoflara ait pek çok anlatı bir araya gelip nihayetinde en son ve en büyük masalın, yani Devlet’in ne olduğunu bize anlatıyor. Doğal Durum ve Devlet, sadece akademik felsefeyle ilgilenenlerin değil, genel olarak felsefe ve tarihe ilgi duyan herkesin keyifle okuyacağı bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88248</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6cc4bbaf-bf5a-40b1-bb26-8bb5274550e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dersim 1938 - Resmiyet ve Hakikat</image:title>
            <image:caption>Şeriat anadır, tarikat baba; marifet oğuldur, hakikat torun. Dersim’in şeriatı söze hiç gelmedi; ak kâğıtlar üzerinde kara fermanlar olarak kim bilir hangi arşivlerde, hangi mucizeyi bekliyor? Babaların, öfkeleri kendinden menkul, söze gelişi de. Oğullar, “Evlad-ı Kerbelâ”ydı ve çoktan şaşırmayı unutmuşlardı; çünkü ilk değildi kesik başların gövdelerini araması. Herkes, alttan alta, “Neden?” diye yakalarına sarılıp hesap sorarken; “Kerbelâ’yı bin yıldır hatırlıyorsunuz da Dersim’i unuttunuz!” derken; Dersim’i unuttuklarından mı sustular, unutmamak için mi? 

Şimdi torunlar “konuşmayı” öğreniyor; sesleri seslere çatarak ve belki tümüyle yanlış sorulara yanlış yanıtlar arayarak. Olsun: “Sahi orada ne oldu?” sorusu bile çoğumuzu irkiltmeye yetiyor. Bu sorunun acılarla, katliamlarla, düpedüz vahşetle, insanın insanlık dışına çıkma potansiyelinin sınırsızlığıyla insan olduğunu göstermeye çalıştığını sanıyoruz ve bu sanı bile bizi dehşete düşürüyor. Ah, hayır, hayır, bu ölüm çeşitliliği bize ne öğretebilir ki? “Neden?” diye soralım, “Neden Dersim?” diye, “Neden Kızılbaşlar?” diye soralım; herhangi bir yerde, herhangi bir biçimde, “Niçin ve Nasıl?” sorusuna muhatap olabilecek bir yanıt bulalım ve önünde aklımızla eğilelim. “Sahi orada ne oldu?” sorusundan kaçarken, oradan kaçıyor olmayalım? 

Dersim “tertelesinin” mazeretini Dersim’de arayanlara: Şeriatın cünübü cimadır, su ile temizlenir; tarikatın cünübü ikrarsızlıktır, dermanı pir eli; marifetin cünübü nefsini bilmemektir, mürşit bildire; ya hakikatin cünübü? Kendi küfrünü iman, başkasının imanını küfür bilmektir; aklının bildiğini kalbiyle, kalbinin bildiğini aklıyla reddetmektir. Temizliği mürebbi elinden olur. Ama bu metinde mürebbi yazar değildir. Mürebbi arayan Munzur’a baksın!  Ayhan Yalçınkaya</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88250</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4393758-1155-459f-9e13-c3f761050542.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedemin Gramofonu</image:title>
            <image:caption>Demir ve Derin birbirlerini çok seven ama ara sıra da çekişen sevimli iki kardeş. Demir tam bir kitap kurdu... Bir sıcak yaz günü, kitapların içinde yolculuk yaparken kardeşi Derin’le dedesinin ve babaannesinin köyünde buluyor kendini... Kalbinizi ısıtacak bu hikâyede, Mehmet dedenin anılarının içinden bir gramofon ve plak çıkıyor.
Arkadaşlık, yardımlaşma, saygı, sevgi, güven gibi erdemlerin yanında “şımarıklık, kendini beğenmişlik, karamsarlık, merak gibi kavramların neler getirip neler götüreceğini de hoş ve eğlenceli bir dille anlatan bu hikâyede Demir ve Derin’le tanışmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88251</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224f2557-f9b7-4593-87d4-10824136b5ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi İnanç Kırımı</image:title>
            <image:caption>Aleviler, son zamanlarda kendi içlerindeki “kınalı keklikler” kullanılarak inancı içeriden sinsice kuşatan ciddi bir Şii ablukası altındadır. Bu anlamda Aleviliğin inanç kırımı niteliğindeki en can alıcı asimilasyon tehlikesi, Alevi inancının hümanist-aydınlanmacı eksenini tamamen kaydıracak bir minvalde ilerlemektedir. Bu, ağlarına düşürdükleri inanç hizmeti yürüten bazı kişiler ve İslamcı Alevi kurumları aracılığıyla, dönüşümü doğrudan Alevilerin inanç mabedinde gerçekleştiren Şii kuşatmasıdır. 

Alevilikte bir iç asimilasyonun dinamiği olan Şiiliğin geçmişten günümüze etkilerinin irdelendiği bu kitapta, Şia’nın iki farklı dönemde Alevi asimilasyonunda kullandığı çeşitli taktikler, geçiş aşamasındaki dolaylı Şiacıların Aleviliği İslamileştirme çabaları, Şia’nın Cemevlerindeki misyonerlik çalışmaları, bazı mikro milliyetçi gruplar ve kimi sol hareketlere kadar yayılmaları, son zamanlardaki stratejik müttefik Diyanetle olan işbirliğinin yanı sıra, Alevilik ile Şiiliğin benzemezliği ve Alevilikteki mitolojik Ali ile Şiilikteki tarihsel Ali’nin farklılıkları da ele alınmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88252</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc95d929-7943-4553-928b-c5888d5b3a4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Adını Arayan Çocuk - İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>Serra Menekay, ilk çocuk kitabı &quot;Adını Arayan Çocuk” ile adlarının anlamlarını arayan altı çocuğun fantastik öyküsünü okuyucularla paylaşmış ve kitap kısa sürede iki baskı yaparak büyük ilgi görmüştü. 

Şimdi ikinci kitapla yeni macera okuyucularla buluşuyor, heyecan katlanarak devam ediyor. 
 “Adını Arayan Çocuk- İkinci Kitap”ta, bilen çocukların, bulan çocuklarla birlikte Kırmızı Gezegeni kurtarırken adlarının anlamlarını bulmalarının sıra dışı öyküsü anlatılıyor. 

Akılla çözülmesi gereken bilmecelerle dolu olan bu öykü doğayı, çevreyi, sevgiyi ve iyiliği koruyanlar için yazılmıştır… 
Yaşlı dünyamızı kurtaracak genç nesillere, iyi okumalar dileklerimizle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88253</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4acd68b1-c7c2-45ce-8769-96d81622acaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavşan Can İle Kalemler ve Renkler</image:title>
            <image:caption>Tavşan Can İle Birlikte Kalemler Ve Renkler Kitabini Okuyarak Vakit Geçirebileceğiniz, 
Boyama Ve Hikâye Yaratma Aktivitelerinin Yer Aldiği 120 Sayfa...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88254</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf5e75a-6a51-4648-b564-12e0f51a038a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anarşizm Marksizm ve Solun Geleceği</image:title>
            <image:caption>Murray Bookchin, gençken New York City’deki sosyalist kalabalığın önünde konuştuğu ve İspanyol İç Savaşı’nda Franco’yla savaşanlar için destek çalışmalarına başladığı 1930&apos;lardan beri dinamik bir devrimci propagandacıdır. 

Şimdi, kitap biçiminde ilk kez bu cilt, sosyal ekolojinin kurucusuyla bir dizi heyecan verici ve ilgi çekici röportaj ve ondan makaleler sunuyor. Bu geniş koleksiyon, Bookchin’in Büyük Buhran sırasında genç bir Komünist olarak gençlik yılları, 1960’lardaki deneyimleri ve bu on yılın dersleri üzerine düşünceleri, özgürlükçü komünist toplum vizyonu, özgürlükçü siyaset, anarşizm ve teori ile pratiğin birliği ekseninde Solun geleceğinin ele alındığı bir çalışmadır. Bugün radikalizmin krizini değerlendirmeye devam ediyor ve devrimci bir Solun gerekliliğini savunuyor. Son olarak, böyle bir Solun inşasında hem anarşizmde hem de Marksizmde neye değer verilmesi gerektiğini belirtir ve yeni bir devrimci toplumsal hareket oluşturmak için kılavuzlar sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88255</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e1873be8-8ebf-4f88-a4b1-081a71a40258.jpg</image:loc>
            <image:title>Hititli</image:title>
            <image:caption>İsimsiz bir kahramanın anlatılmamış hikâyesi: Kurnaz Odysseus için Truva Atı’nı inşa eden, İsrailoğulları için Eriha’nın surlarını yıkan, güzel yüzü uğruna bin gemi kaldırılan Helen’i hem yakışıklı Paris’ten hem de mağrur Meneleos’tan çalan adamın hikâyesi. 
 
Hititli asker Lukka, Asurlulara karşı yaptıkları uzun ve acımasız seferden ülkesine döndüğünde, bir zamanların görkemli Hatti İmparatorluğu’nu keşmekeş içinde bulur; başkent alevlere ve dehşet saçan yağmacı çetelere teslim olmuştur. Fakat Lukka daha beterini henüz görmemiştir: Babası katledilmiş, karısı ve iki küçük oğlu köle tacirleri tarafından kaçırılmıştır. 
 
Lukka, köle tacirlerini Yunan toprakları boyunca takip edip savaşın kasıp kavurduğu Troya’ya varır. Vaktiyle muhteşem bir şehir olan Troya da insanların musibetleriyle harap haldedir. Lukka, Troya’da soylu Hektor ve çevik Akhilleus ile aynı düzeyde bir savaşçı olduğunu kanıtlar. 
 
Ben Bova, antik Troya efsanesine heyecan verici ve şaşırtıcı yeni bir bakış açısı getiren Hititli romanıyla klasik bir hikâyeye yeni bir soluk getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88256</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6118417-48eb-4e38-986f-a6425c687667.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Vakıf Hukukuna Giriş</image:title>
            <image:caption>Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942), Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan döneme yakından tanıklık etmiş, İslam dünyasının modernleşme sürecindeki önemli siyasi, sosyal, iktisadi ve kurumsal tecrübelere şahit olmuş ve söz konusu dönemin deneyimlerini entelektüel düzeyde derin tahlil ve tenkitlere tâbi tutmuş bir Osmanlı âlimidir. Elmalılı’nın geniş ilgi alanı içinde İslam toplumsal düzeninde çok önemli bir yer tutan vakıf müessesesi de bulunmaktadır. Osmanlı Vakıf Hukukuna Giriş: Ahkâm-ı Evkāf adlı bu eser onun 1910-1914 yılları arasında, İstanbul’daki Mekteb-i Mülkiye’de vakıf hukuku üzerine verdiği derslerin kaydını ihtiva etmektedir. Hamdi Çilingir’in yayına hazırladığı ve vakıf hukuku hakkında son derece zengin tahliller içeren bu eser, Elmalılı’nın klasik ve modern vakıf meselelerine yaklaşımını ortaya koymaktadır. Vakıfların birey, toplum ve devlet için faydaları ile ilim ve fikir hayatına katkıları gibi pek çok meseleyi ele alan Ahkâm-ı Evkāf, sadece vakıf hukukuna dair tespitleriyle değil, siyasi, felsefi ve psikolojik tahlilleriyle de geniş bir entelektüel zenginliğe sahiptir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88257</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1af187af-7f3e-42b6-b07a-def1428fbf35.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüklerle Yeniden Nasrettin Hoca</image:title>
            <image:caption>“Yaz alazı geçip ince ince/ve gece gündüz dinmeyen gürbüz yağmuru,/ayağının çamuruyla çıkıp gelin ce güz,/kırk yıldır ellenmeyen kırık kiremitler/arasından dolaşıp, şıp şıp damlayınca su tavan dan,/Van Gölü’ne dönünce ev ve küçük oğlu/giderek kendini gerçek bir ördek,/kalan ahali ise birer inci kefali sanmaya başlayınca/ancak ayaklanmış Hoca ve doğruca dama/çıkmış, kiremit saçak aktaracak.” (Damdan Düşen) Böyle diyor Nazmi Ağıl, büyüklere Nasrettin Hocanın fıkralarını anlattığı şiirlerinden birinde. Bu tarzın öncesi de var: Orhan Veli, Nasrettin Hoca hikâyelerini 1949 yılında ilk defa şiirleştirdiğinde oldukça ses getirmişti. O tarihten bu yana halk zekâsının ürünü olan Hocanın fıkraları şiir diliyle birçok kez yazıldı. Ünlü bilgemizin kuşaktan kuşağa aktarılagelen maceralarını bir kez de şair Nazmi Ağıl büyükler için kaleme aldı. Yüzyıllardır insanımızı gülümseten fıkraların tadı, engin bir hayal gücü ve günümüze yapılan göndermelerle katmerleniyor. Ses tekrarları, iç kafiyeler ve alışılmadık benzetmelerle Türkçemizin anlatım zenginliğini cömertçe sergileyen bu şiirleri ister yalnız başına, ister ailenizle, ama özellikle yüksek sesle okumanızı öneriyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88258</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92d04b54-3c28-4949-a58d-f132502b6451.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Midhat Efendi ve Musiki</image:title>
            <image:caption>Ahmet Midhat Efendi, Tanzimat sonrası kültür ve edebiyat tarihimizin “kırk ambar” yazarlarından biridir. Gazeteci, romancı, tiyatro ve hikâye yazarı, mütercim, tarihçi vs. sıfatları onun çok yönlü kişiliğini gösterir. Ahmet Midhat Efendi kadar nesilleri etkileyen, yazdıkları ve yaptıklarıyla kendisinden sonraki kuşaklar üzerinde iz bırakan çok az yazar vardır. Fazlı Arslan’ın elinizde tuttuğunuz bu çalışması, Ahmet Midhat Efendi’nin az bilinen bir yönünü, mûsikî cephesini ele alıyor. Yazarın, dönemin mecmua sayfalarında kalmış mûsikî ile ilgili yazılarını yeni dile aktarıyor. Rauf Yekta, Salih Zeki, Nuri Şeyda Beyler gibi devrin mûsikî alanında önde gelen üstatlarıyla yazışmaları da ilk defa gün yüzüne çıkıyor. Bu metinlerin aynı zamanda edebiyat ve sosyoloji üzerine araştırma yapanların da ilgisini çekeceğini umuyoruz. Bu çalışma ile birlikte, çok yönlü bir yazar olarak bildiğimiz Ahmet Midhat Efendi’nin bilinmeyen bir yönünü daha keşfetmiş olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88259</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2de6b1c-d196-4071-a66b-12b2f453d9ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaudi’nin Gizemini Çözen İki Kafadar</image:title>
            <image:caption>Barcelona, İspanya’nın Katalan Bölgesi’nin başkenti, aynı zamanda bütün dünyanın göz bebeğidir. Akdeniz’in kıyısına uzanan bu çok eski şehir, her yıl milyonlarca meraklıyı kendine çeker. 
İşte bu ünlü kentin, dünyanın bütün mimarlarına ilham veren meşhur bir mimarı vardır: Antoni Gaudi. Eserlerinde köşeler yoktur; kıvrımlı, yuvarlak şekilleriyle görenleri hayran bırakan bir dehadır Antoni Gaudi. 
Ünlü mimarımız erken yaşta ölünce arkasında çeşitli sırlar ve çözülmeyi bekleyen mimari gizemler bırakmıştır. Bizim iki kafadarımız, bu sırlardan birini rastlantı sonucu öğrenir ve müthiş bir aksiyon başlar. Bitmemiş eseri Sagrada Familia’nın içine saklanan hazineyi, hırsızlardan önce bulmaları ve onu hak ettiği yere ulaştırmayı başarmaları gerekecektir. Bu maceraya dünyanın bütün çocuklarıyla birlikte katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88260</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9640b648-e499-4c56-9a3a-ea028f6d25d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Zürafa Sözü</image:title>
            <image:caption>Güneşin doğuşunda ve batışında birbirini selamlayan zürafalar... Dedemle ben de işte öyle selamlaşıyor ve zürafa sözü veriyorduk birbirimize... 
Doğa fotoğrafçısı bir dede... Turuncu adlı bir karavan... Ve yaşamın renklerinin peşinde bir çocuk: Toprak. Toprak, dedesinin ona dokuz yaşında hediye ettiği fotoğraf makinesiyle hem geçmişin duygusal anlarında geziyor hem de geleceği dönüştürmek için harekete geçiyor. 
Çocuk kitaplarının sevilen yazarı Anıl Basılı’nın kaleminden samimi bir anlatım ve Mavisu Demirağ’ın özgün desenleri eşliğinde aile, doğa, büyümek ve fotoğraf sanatı üzerine kalpleri ısıtan, eşsiz bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88261</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32db05ac-36c4-48c2-a30f-1fe781b5dae6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kınalı Parmakların Büyüsü</image:title>
            <image:caption>Sıtkı çok düşünceliydi, neresinden baksa hayra yoramıyordu yaşadıklarını ama kendince bir haklılık payı çıkardı olanlardan, “Benim babam, okuma yazmanın önemini kavrayamadı; iki inek, bir eşek önümde, beni dağda bayırda, ovada yazıda dolandırdı durdu ama ben oğlumu sonuna kadar okutacağım. Yükselebildiği kadar yükselsin, okusun, adam olsun. Büyük adam olamazsa bile, hiç değilse arkamdan bir dua okuyacak kadar dini bütün bir evlât olsun. Ben şimdi neyim böyle?  Ölsem, mezarda bile toprağım, benim gibi bir kara cahili kucaklamaktan azap içinde kalır!” diyor, olanların sebebini kendinde buluyordu. 

Adam, biricik oğlu Naci’yi işte böyle samimi duygularla Yalvaç İmam Hatip Okulunun orta kısmına yazdırdı.  Bu ümitle tam iki sene erzak, temiz çamaşır, odun taşıdı kasabadan. Çoğu zaman bir kamyon bile bulunmazdı da; yağmurlu, karlı soğuk kış günlerinde at sırtında,  bazen eşekle Yalvaç yollarına düşerdi. Sırtında heybesiyle, Yalvaç caddelerinde tipik bir yerli halk imajı çizerdi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88262</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da03f9b1-265d-482e-a0a6-5aac6f7c6ad2.jpg</image:loc>
            <image:title>Mrs. Dalloway</image:title>
            <image:caption>Hayat güzeldi. Güneş ısıtıyordu. Şu insanlar yok muydu; ne istiyorlardı?”

Feminizm ve edebiyat tarihinin önemli isimlerinden Virginia Woolf, “bilinç akışı” tekniğini büyük bir ustalıkla uyguladığı Mrs. Dalloway’de zamanı ve mekânı aşıp bize ulaşıyor, hayatımıza dokunuyor. Okuyucuyu ruhsal derinliğin ve pişmanlığın keşfiyle büyüleyerek toplumdaki çarpıklığı cesurca gözler önüne seren Woolf, aynı zamanda kadrajına kadın erkek ilişkilerini, kadın haklarını, ruhsal hezeyanları ve aile ilişkilerini alıyor. Bir güne tüm geçmişini sığdıran yazar, okura yaşam kadar ölümün de doğallığını aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88263</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bda95f8-c546-4cc0-b3b4-0fb013f31cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 06 Kasım - Aralık 2020</image:title>
            <image:caption>Dosya
Milli ve Yerli Bir Düşünce Adamı: Ömer Lütfi Mete / Hasan Hüseyin Gök
Babam Ömer Lütfi Mete / Fatma Berra Mete
Mert Yürek: Ömer Lütfi Mete / Belkıs İbrahimhakkıoğlu
İsa Kocakaplan’la Ömer Lütfi Mete’ye Dair / Tuğçe Meç
Lütfi Şehsuvaroğlu İle Ömer Lütfi Mete Üzerine / Cengizhan Orakçı
Bilgeliğin Sadeliği: Ömer Lütfi Mete / Fatma Aksu
Ömer Lütfi Mete’ye Mektup / İsmail Güneş
Bu Dünyadan Bir Ömer Lütfi Mete Geçti / Mete Aksoy
Ömer Lütfi Mete’nin Asker İle Cemre’si / Funda Özsoy E.
Ömer Lütfi Mete’nin Asker İle Cemre Romanında Dindar Kişilik Ve Din Algısı / Yunus Emre Yaylacı
Hırkanın Altındaki Put / Mehmet Bilal Yamak
Ömer Lütfi Mete Senaryosu / İsmail Güneş
 
Deneme
Kök - Ekin / Süleyman Çobanoğlu
Dağlar Dağımdır Benim / Mehmet Ali Kalkan
İtin Hatırı Olmaz; İssinin Hatırı Olur / Mustafa Sarı
Alman Romantizminin Sıfır Noktası: Athenäum / Deniz Depe
Çağlayan Ve Durulan Zamanda İnsandan Şehre Kalan / Tekin Şener
Cönk Yazıları - 4 Tasarlama / Ali Duymaz
Yazma Ziyareti / Ersin Bayram
Bin Beş Yüz Kilometre Mi Yoksa Bin Yıl Mı? Türkan Aşireti Ve Küçük Binnaz / Metin Savaş
Bizim Yunus’un Sarı Çiçeği İle Bir Dem Tefekkür / Cansu Coşkun
Çağırmak / Rabia Karanfil
Zevk-İ Tahattur / Elif Sabır
Şiirin Parçası, Şairin Ruhu / Mustafa Uçurum
 
Hikâye
Kuklalar Temaşa Eder / Feyza Ay
Gökdelen Sevdası / Mustafa Everdi
Aydın Ve İdealist Bir Kerkük Çobanı / Abdülhekim Mustafa Reji
Merdiven Boşluğu / Ayşenur Ünal
Rızkı Veren Allah / Elif Arpacı
Sen Böyle Değildin! / Yıldırım Türk
Tulum Peyniri Yiyen Adamlar / M. Sadi Karademir
Milletin Vekili / Enver Aykol
 
İnceleme
Döngüyü Kaydetmek - Döngüyü Seyretmek / Mehmet Aycı
Ali Günvar’ın Şiiri / Can Habip Türker
Mahşer Peyami Safa / Can Habip Türker
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Yumurtadan Çıkan Mankurtlar / Sevim Çoban
Kırım Hasretiyle Ölen Büyük Romancı / Hayrettin Durmuş
Felgu: Sırlar Ve Kehanetler Kitabı / Elif Arpacı
 
Şiir
Sabah: Saçı Ağarmış / Emirhan Eder
Hafifleyen Dünya / Cengizhan Orakçı
İsrafil’in Suruyla Atbaşı Gidilir Mi? / Hakan İlhan Kurt
Gergin Kabristan / Fatih Akça
Manşinel / Tuğrul Çolak
Avuçları Yananlar İçin / Fatma Aksu
Ters Kıvrım / Neslihan Magunacı
Tek Hece Avlağı / İbrahim Daş
Rüzgâr Yelken Ve Rota / Mehmet Şamil
Sabah Işığı / İsmail Orhan Sönmez
Tanıtım Yazısı / Abdulhekim Mustafa Rejioğlu - Suphi Saatçı
 
Polemik
Saçma Toplama Sanatı / Mehmet Aycı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88265</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e63b49a-b6e2-44ce-a7cb-2bdd312a559d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirminci Yüzyılda Kalan Şehir</image:title>
            <image:caption>“Tarih kitaplarında ne kolaydır zamanı anlamak? Sayfaya bir çizgi çekilir. Üzerinde kertikler... Şurası Milat... Milattan Önce, Milattan Sonra... 1200, 1300, 1400, 1500... 1900... Aralarda daha küçük eşikler. Zaman tarih kitaplarında üzeri çentikli düz bir çizgidir.
Dilbilgisi kitaplarında da kolaydır zamanı anlamak. Di’li geçmiş, miş’li geçmiş... Geldim, geldin, geldi… Gelmişim, gelmişsin, gelmiş…
…..
Ceviz ağacı, tarih kitaplarındaki zaman çizgileri üzerinde gösterilmeye değmeyecek kadar ince çentiklere kök salmış, enine boyuna geniş bir ağaçtır. Ki biz o çentiklerde yaşarız.”
……
Biz yirminci yüzyılda bir şehir bırakmış nesildeniz. Her birimizin o şehirde bir hikâyesi kalmıştır. Birçok hikâyesi…
 
2000’e girerken, yirmi birinci yüzyıla girmenin, hatta üçüncü binyıla girmenin heyecanlarını yaşadık. Tarihin bir dönüm noktasına şahit oluyorduk! Az şey mi? Heyecanımız yatışınca fark ettik ki, ömrümüzün yarısı da giden asırla birlikte gitti.
 
Bu kitap gidenlerin hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88267</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c807e16-df2a-4026-a1b5-b05836d90e1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dolu Botlar</image:title>
            <image:caption>Ailesi, Can’a yeni bir çift bot alır. Can, ailesinden yeni bir çift botun yanı sıra bir sürü öğüt, istek ve kaygı da alır. Ancak Can, bu yükleriyle günü geçirmekte ve oyun oynamakta zorlanır. Bu kitapta bir çocuğunun paylaşarak ve oyun oynayarak “yüklerinden” kurtulup nasıl özgürleştiğini okuyacaksınız. 

Neyse ki biraz su birikintisi ve biraz dostlukla Can, bir kuş gibi hafifledi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88268</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99927389-f2f2-470d-8352-4806bd57ff58.jpg</image:loc>
            <image:title>Fena Halde Mühendis</image:title>
            <image:caption>“Biz hem şehirlerimiz açısından hem de ülkemiz açısından seyirci ya da otel müşterisi değiliz. Buranın asli bir parçasıyız ve burada verirken karşılık olarak ne alıyorum ne veriyorum, karşılığı ne olacak diye düşünemeyiz. Memleketle ilgili olarak da aileyle ilgili olarak da aldığım-verdiğim hesabı olmaz. Ben çok verdim, onlar az verdi hesabı olmaz, olamaz.  Bir ilişkide sen kendini, o da kendini düşünürse bu bir şirket ortaklığı gibi olur. Bir ilişkide herkes kendini düşünemez. Sen sevdiğini düşünürsen, o da seni düşünürse bunun içine bir sevgi bağı katılır ve daha güçlü olur. Borsada bir şeye yatırım yapmak gibi ilişki kuramazsınız ülkenizle ve ailenizle.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88269</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/203fc6d2-d8f1-41f1-a435-35f2120e2057.jpg</image:loc>
            <image:title>Din Ve Değişim</image:title>
            <image:caption>Din ve Değişim, sekiz yılı İstanbul Müftülüğü olmak üzere,  on dört yıl dinî görevlerde bulunmuş bir din adamı olan Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı’nın, Müslüman toplumların din, ahlak ve insan tasavvurları üzerine gözlem ve tespitlerini içeriyor. 
Prof. Dr. Çağrıcı, birbirinden koparılan din ve ahlak kavramlarına dikkat çekip ahlakî olmayan bir din ve dindarlık anlayışına karşı çıkıyor. Ahlak merkezli Müslümanlığın bırakılıp, ahlakî özü boşaltılmış fıkıh merkezli Müslümanlığa hapsolmanın sorunlarına değiniyor. İslam’ın kendisiyle Müslüman pratiklerinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini hatırlatıyor. Tarihte Müslümanların oluşturduğu mirası kutsayıp dogmalaştıran bugünkü ulema zihniyetinden kurtulup geçmişi daha özgürce ve daha rasyonel okumamız gerektiğini savunuyor. Ve Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı soruyor: Günümüzde Müslümanlar ne kadar Müslüman? 
Kitap, bugünün İslam ve Müslümanlık anlayışlarına dair önemli gözlemler ve çözüm önerilerini tartışan, içeriden, değerli bir bakış…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88270</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35ff93a0-605d-4991-9031-881dd5b28985.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“İki ayaklı ne varsa düşmanımızdır. Dört ayaklı veya kanatlı ne varsa dostumuzdur. Ve unutmayın ki insana karşı verdiğimiz savaşta, ona benzemekten kaçınmamız da icap eder. Onu fethettiğinizde bile asla ahlakını almayın. Hiçbir hayvan evde yaşamamalı, yatakta yatmamalı, kıyafet giymemeli, alkol ve tü*tün içmemeli, paraya dokunmamalı, ticaret yapmamalıdır. İnsanın cümle alışkanlığı kötüdür. Ve en önemlisi de, hiçbir hayvan kendi soyundan olana zulüm etmemelidir. Zayıf da olsak güçlü de, durgun da olsak zeki de, hepimiz kardeşiz. Hiçbir hayvan asla bir diğerini öldürmemelidir. Tüm hayvanlar eşittir.” 
Üstat’ın özgürlük ve eşitlik çağrısıyla başlattıkları İsyan’dan sonra, bütün hayvanlar gözlerini insan zulmünün olmadığı bir dünyaya açmışlardı. “Biz başka bir âlem isteriz” diye haykırıyorlardı. Özgürlerdi, üreten de yöneten de onlar olacaktı. Varsın bütün sütler ve yiyecekler domuzların olsundu. Varsın yine yüke koşulsunlardı, varsın yine cahil kalsınlardı. Gelecek güzel günler için katlanmaya değerdi. Çalıştılar, umut ettiler, ta ki özgürlük düşleri domuzların hızla insana dönüşen suratlarında paramparça olana kadar.Yirminci yüzyılın en önemli metinlerinden biri olan Hayvan Çiftliği, kendi evlatlarını ve dünyanın düşlerini yiyen tüm devrimlerin öyküsü. Olağanüstü bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88271</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a458d19-3d91-4ac0-bb9c-20b3ddf8dde8.jpg</image:loc>
            <image:title>Holly Chase’in Öteki Hayatı</image:title>
            <image:caption>Herkes ikinci bir şansı hak eder. 
Zamanında paylaşmazsan, tüm paylaşamadıklarını hayatının sonuna kadar uzaktan izlemeye tutsak edilirsin. 
Beş yıl önce Noel arifesinde Holly&apos;yi, ne kadar bencil ve şımarık olduğunu gösteren üç hayalet ziyaret etti. Onu, doğru yolu bulması için ikna etmeye çalıştılar. Fakat o buna yanaşmadı… Ve ölüverdi. Şimdi Geçmiş Noel Hayaleti olarak çalışıyor ve her yıl başka bencil ruhları kurtarıyor. On yedi yaşında kalmış halde, ailesi ve arkadaşlarının onsuz geçirdikleri yılları izliyor. Ölümden sonraki hayatı çok berbat geçiyor ama bu yıl her şey… 
sanki değişmek üzere. 
Hem gülümsetecek hem duygulandıracak hem de korkutacak, tıpkı Charles Dickens’ın Bir Noel Şarkısı gibi… 
New York Times listesinden düşmeyen Koruyucu serisinin yazarı Cynthia Hand, dertli dünyamızda, gerçek bir fark yaratmaya çalışan Dickens’a şapka çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88272</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ac78758-d4b3-4f9e-9623-4c0a1ba4001b.jpg</image:loc>
            <image:title>A&apos;dan Z&apos;ye Dış Ticaret</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Uluslararası Ticarette Temel Kavramlar Ve Teoriler 
Uluslararası Pazarlama 
Dış Ticarette Hedef Pazar Analizi Ve Dış Ticaret İstihbaratı 
E-Ticaret 
İhracat-İthalat Mevzuatı Ve Uygulamaları 
Röportaj- Nasıl İhracatçı Oldum? 
Uluslararası  Ticarette Ödeme Şekilleri Ve Belgeler 
Dış Ticarette Teslim Şekilleri 
Dış Ticarette Lojistiğin Önemi 
Röportaj-Lojistik Ve Dış Ticaret İlişkisi 
İhracata Yönelik Devlet Destekleri 
Röportaj-Devlet Destekleri Üzerine 
Dış Ticaretin Finansmanı 
Dış Ticaret İşlemlerinin Muhasebeleştirilmesi 
Dış Ticarette Anlaşmazlıkların Çözümü Ve Uluslararası Tahkim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88273</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d9fcf6e-abee-4b2e-83e3-9cf281ac1301.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Günlerden bir gün Malikâne Çiftliği’ndeki hayvanlar, Bay Jones’a karşı birleşir ve başarılı bir isyanla çiftlik yönetimini ele geçirirler. Orası artık Hayvan Çiftliği’dir. Devrim sonrası bütün hayvanlar eşit olacaktır. Hiçbir hayvan gereğinden fazla çalışmayacak, sağılan sütler ve yumurtalar satılmayacak, insan yönetimindeyken yaşadıkları hiçbir kötülük olmayacaktır… Ta ki “iktidar hırsı”na kapılan Napolyon, yönetimi eline geçirene kadar. Yandaşlarının desteği ve ürkütücü köpekleri (gizli polisler) ile çiftlikte her şey onların istediği şekilde gerçekleşir. Gelinen noktada, isyan kahramanı Kartopu (iç mihrak) sürgün edilir, koşum atı Boksör (halk) ölümüne çalıştırılır, hayvanlar artık eskisinden daha fazla açlık çekmektedirler. Nihayet Hayvan Çiftliği’nin yedi kuruluş ilkesinin tek bir ilke haline geldiğini fark ettiklerinde, her şey için çok geç kalınmıştır... 
 
George Orwell’in Sovyet Rusya’yı eleştirdiği için uzun süre yayıncı bulamadığı, yayımlandıktan sonra, yazarın ününe ün katan başyapıtlarından biri olan Hayvan Çiftliği, usta çevirmen Sevin Okyay’ın şenlikli çevirisiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88274</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ed3064-b1f2-45a3-ad5e-ab55f9432ba2.jpg</image:loc>
            <image:title>Refah Rejimleri Çerçevesinde Dünyada ve Türkiye&apos;de Aile Politikaları</image:title>
            <image:caption>1.Giriş 
2.Aile Kurumuna İlişkin Kavramsal ve Teorik Çerçeve 
3. Aile Politikaları Kavramı ve Aile Dostu Politika Uygulamaları 
4.Refah Rejimleri Sınıflandırması Ekseninde Dünyada Aile Politikaları 
5.Türkiye’de 2000 Yılı Sonrası Aile Politikaları 
6.Refah Rejimleri Bağlamında Aile Politikalarının ve Türkiye’nin Konumunun Değerlendirilmesi: Kümeleme(Cluster) Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88275</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4765c0a6-1525-4002-b9a9-f676666fc2be.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir.

Bu kabul edilirse gerisi çorap söküğü gibi gelir.

Sürekli savaş halindeki Okyanusya ülkesinin “Uçuş Pisti Bir” ismi verilen en kalabalık üçüncü eyaletinin başlıca şehri Londra. Yıl 1984. Nereye baksanız bir teleekran ve teleekrandan anbean sizi izleyen Büyük Birader. Zihninizi okuyan Düşünce Polisi ve görünmezlik zırhına sarılmış İç Parti yön2etiminde, en küçük bir bireyselliğe, özgür düşünce ve arzu belirtisine tahammül göstermeyen mutlak bir totalitarizm. Hakikat Bakanlığı’nda görevli memur Winston Smith’in bir eskici dükkânından alıp günceye çevirdiği küçük defter, hatırlamaktan ve sorgulamaktan vazgeçmeyen bir gözlemciye deyim yerindeyse sığınak olur. Ancak Julia’yla yaşadığı yasak aşk, uyandırdığı önü alınmaz bir yıkım dürtüsüyle, onu efsanevi Kardeşlik örgütü adına büyük bir komplo girişimine sürükler.

George Orwell’in 1949 yılında, 2. Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında, adada inzivaya çekilerek yazdığı ve ölmeden önce tamamladığı bu son romanı, “Avrupa’da kalan son insan” üzerine muhteşem bir distopya.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88276</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a20295f-0131-4072-a10f-4465406ce1d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de İstihdama Sosyo-Ekonomik Bir Bakış (1990-2019)</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
İstihdam ve İstihdam Politikaları 
İkinci Bölüm 
Türkiye’de İstihdamın Genel Görünümü 
Üçüncü Bölüm 
Türkiye Ekonomisinde Dış Ticaretin İstihdam Üzerine Etkileri 
Dördüncü Bölüm 
Kamu Harcamaları ve İstihdam İlişkisi 
Beşinci Bölüm 
Yabancı Sermaye ve İstihdam 
Altıncı Bölüm 
1990-2020 Döneminde Türkiye’de Kadın İstihdamın Seyri 
Yedinci Bölüm 
1990-2019 Yılları Arası Genç İstihdamına “Kurumsal” Bakış 
Sekizinci Bölüm 
Girişimcilik ve İstihdam 
Dokuzuncu Bölüm 
2008 Krizinin İşgücü Piyasalarına Etkisi 
Onuncu Bölüm 
Türkiye’den Almanya’ya İşçi Göçünün Sosyo-Ekonomik Anlamda İncelenmesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88277</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e42dcf-43d0-4732-afb0-2180aaf57f8f.jpg</image:loc>
            <image:title>Seneler</image:title>
            <image:caption>Seneler çeşitli imgeler, fotoğraflar, dönemin gazete haberleri, popüler şarkıları, filmleri, reklamları, sloganları, siyasi gelişmelerinden hareketle 1940’lardan 2000&apos;li yıllara uzanan deneysel bir metin, bir tür toplumsal kronik. En mahrem anılarına, hayatındaki önemli dönemeçlere kendi kuşağının hikâyesini de dahil edip tarihin kaydını tutan ve bunu yaparken klasikleşmiş otobiyografi yazınının dışına çıkan Ernaux, anlatının merkezine kendini koymaktan bilhassa kaçınıp bireysel tarihiyle kolektif tarihi bir araya getiriyor. Sınıf çatışması, kadın çalışmaları gibi konulara da yer vererek toplumsal bir bellek yazını oluşturuyor.

“Okumanız gereken en iyi kitaplardan biri.”
Deborah Levy

“Seneler yalnızca otobiyografi yazını için değil, sanat için de devrim niteliğinde.”
John Banville</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88278</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c7ef351-fd43-4f98-99d0-68490fc30183.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünceler ve Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Bedenine vurulan kölelik zincirlerinden özgür düşünceleriyle kurtulmuş bir filozof… Epiktetos, tahminen MS. 55 yılında Frigya’da köle olarak dünyaya geldi. Gençlik yıllarını, 5. Roma İmparatoru Nero tarafından azat edilmiş, zenginliği ve gaddarlığıyla ün salmış Epaphroditos’un kölesi olarak geçirdi. Köleyken bile zihnini felsefi sorular kurcalıyordu. Aynı dönemde Stoacı Filozof Musonius Rufus’tan ders aldı. Özgürlüğüne kavuşmasının ardından kendini felsefeye adamışken 11. Roma İmparatoru Domitianus tarafından Roma’dan sürgün edildi ve gittiği Nikopolis’te ünlü bir felsefe okulu kurdu. Yaşamı boyunca ahlak, irade, özgürlük gibi konular üzerine yoğunlaştı, ancak geride hiçbir yazılı not bırakmadı. Epiktetos’un görüşleri, Nikopolis’teki öğrencilerinden Arrianus’un derslerde tuttuğu notlar sayesinde günümüze kadar ulaştı. Dört Cilt, El Kitabı ve Fragmanlar’dan oluşan Düşünceler ve Konuşmalar Tanrı’nın kutsal ışığında akıl, mantık ve vicdanının sesini dinleyen özgür insanı arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88279</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e209783e-8a25-458d-b833-08715ee94abe.jpg</image:loc>
            <image:title>Bobby Brown&apos;un Olağan ve Üstü Öyküsü</image:title>
            <image:caption>“Evet Albay. Şanslısınız. Gördüğüm kadarıyla insan türü bir varlıkla direkt iletişime geçme hakkı verilmiş size... Bakalım… Bu bir dişi. Yirmili yaşlarının sonunda… Üstelik bu kadının sana evini açacağı da yazılmış. Biliyorsun senin gibi Dünya gezegenine ışınlanma hakkı kazanan pek çok kardeşimizin atandığı özel bir insan olmuyor. Genelde bu zorlu gezegende kendi başlarına hayatta kalıp evrimleşme mücadelesi veriyorlar. Dünya gezegeni buraya benzemez Algor. Orası tahmin ettiğinden daha tehlikeli bir yer.” 
Albay Algor, Havtor gezegeninden insanını bulmak üzere Dünya’ya gönderilir. Kendini kahverengi küçük bir köpek bedeniyle Şişli Cami’nin avlusunda bulur… İnsanını bulana kadar geçecek olan süre tam bir serüvenler silsilesidir.  
Arzu Birol’dan fantastik  bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88280</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69b14b59-28dd-4047-b6a4-2364b731373b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakin Sokak’ın Gürültücü Sakinleri</image:title>
            <image:caption>Sakin Sokak, sakinliğini kaybetti, 
sesler yakılandı dört bir yanda. 
Kendi halinde yaşayan kız kardeşlerin 
işleri de çığrından çıktı. 
Resimler tuhaflaştı, 
yemekler lezzetini yitirdi, 
şarkılar da ahengini. 
Bu gürültü nasıl son bulacaktı? 
Kız kardeşlerin çılgınca bir fikri vardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88281</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8538b1c-750a-4e81-8c2f-067d7e7272d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Orası Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Usta çizer ve yönetmen Ender Özkahraman’ın 15 yıl boyunca biriken, efsaneleşmiş öyküleri ilk kez bir araya geliyor.  
Orası Öyküleri, acıyla anılan bir coğrafyayı anlayabileceğimiz ve onun yaralanmamış, masalsı, naif hallerine de tanıklık edebileceğimiz “içeriden” bir bakış sunuyor. Ahenkle destanlar aktaran dengbêjler, adı duyulmamış usta müzisyenler, isimsiz komedyenler, sanatçı ruhlu zanaatkârlar, kuşlarla dost olan şairler, aşka tutulan yılanlar... Hepsi birbirinden kuvvetli, hüzünlendiren, gülümseten öyküler... Orası Öyküleri, aşina olanlar için koleksiyon değeri taşıyan, henüz duymamış olanlar için atlanmaması gereken bir başucu kitabı. 90’lı yıllarda anlatılamayan öyküleri büyük bir cesaret ve özveriyle anlatan; Zor Bir Karar adlı filmiyle Altın Portakal En İyi Film ve İyi Yönetmen Ödülü’ne aday olan bir sanatçının sinematografik hikaye anlatıcılığının eşsiz bir ürünü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88282</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08bc33aa-95a8-4d05-ac95-e462f6d47798.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğanın Kutsal Geometrisi</image:title>
            <image:caption>“İlham aklın değil kalbin zekâsından doğar.”Kutsal sembolleri bilinç çalışmalarının modeli olarak 35 yılı aşkın süredir kullanan ve uluslararası alanda tanınan vizyoner ressam Francene Hart bu kitapta bizleri, Doğa’nın gizli düzenini keşfetmeye ve bilincimizi geliştirmek için sembollerin enerjisini deneyimlemeye davet ediyor.
Hart’ın karmaşık suluboya resimlerinin tam renkli reprodüksiyonunu ve bu resimlerin ardındaki hikâyeleri içeren bu kitap evrensel bilince kozmik bir bakış açısı sunuyor. Joseph Campbell ve C. G. Jung’un çalışmalarının keşfiyle başlayan serüven, Amazon Ormanları, Orta Amerika, Mısır, İngiltere, İskoçya, Paris, Kamboçya ve Himalayalara kadar uzanıyor.
Kutsal geometrinin matematiksel kesinliğini ve doğaüstü esrarını mükemmel bir şekilde harmanlayan önsezili şamanik bir yol haritasına çeviriyor. Suyun bilincini, Toprak Ana’nın kutsallığını, başka canlıların benliğini, imgelerin doğasını ve her şeyin birbirine bağlılığını birer ilham kaynağına dönüştürüyor.
Akıldan ziyade kalbin zekâsına odaklanan ressam jaguar, kuzgun, ahtapot ve yunus gibi güçlü hayvanlar ve ruhsal rehberlerin verdiği enerjileri araştırmak için yollara düşüyor, yaratıcı esinlenme ve öngörü için bu sezgisel güçlerden nasıl yararlanılacağını anlatıyor.
Gizemli kutsal yolu izleyerek zamansız ve mekânsız bir serüvene katılmaya hazır mısınız?
“Francene Hart, tabiatınızı ve dünyayla bağınızı daha iyi anlamanız için, sizi kendi hayatınızı olduğu kadar evrenin daha geniş kalıplarını incelemeye teşvik ediyor. Görkemli suluboyaları ruhani açıdan ilham verici.” – Feminist Review
“Francene Hart’ın çağrışımcı tasvirleri, evrensel bilince kozmik bir bakış açısı sağlamak için geometrik sembolizmi bütünleyici, yatıştırıcı sanatla birleştiriyor.” – Retailing Insight</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88283</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6786061d-ac3e-4910-95d5-251f40cdd735.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara İblis Firarda</image:title>
            <image:caption>Bir Cavlakî dervişi olan Mehmed Siyah Kalem’in beş yüz yıl önce resmettiği Kara İblis, dünyanın en seçkin müzayede evi Christie’s’in duvarlarına asılı olan tablosundan kaçar. İblis’in firar günü olarak Çin Yeni Yılı’nı seçmesi bu büyük olaya başka bir boyut katacak, etkileri zincirleme bir reaksiyona yol açarak kısa sürede tüm dünyayı saracaktır. Biyografik, tarihsel ve ezoterik romanlarıyla okuyucuların kalbini kazanan Osman Balcıgil, Londra’dan New York’a ve oradan İstanbul’a uzanan bu polisiye novellasıyla sıra dışı, nefes kesen fantastik bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88284</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e163d733-6770-46a9-b9f6-6ea02a6ff397.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Numara Osmanlı - Eğlenceli Tarih</image:title>
            <image:caption>Osmanlı tarihinin bütün detaylarına bir kitapla ulaşmaya ne dersiniz? Cevabınız &apos;evet&apos; ise 10 Numara Osmanlı&apos;yla tanışabilirsiniz.
Kudretli padişahlardan muhteşem törenlere, ihtişamlı yapılardan tarih değiştiren zaferlere... Hepsi 10 numara olan bu detaylar 10 Numara Osmanlı&apos;da.

Önce 10 kudretli padişahla tanışacak, ardından dillere destan olan törenlerin en keyifli detaylarıyla eğleneceksiniz.
Bitmedi! Daha sonra gurur duyacağınız muhteşem meydan muharebesine tanıklık edecek, zaferlerin sonrasında görkemli mi görkemli saraylara konuk olacaksın.

Haydi, şimdi 10 Numara Osmanlı zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88285</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d09aa71f-9610-47fe-b010-88e49a5d15c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıldırtan Sesler - Eğlenceli Bilgi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap daha çok gürültü yapmana izin veriyor! Piyanonun kapağını kaldırmaya, gürültü yapıp yeni şeyler keşfetmeye hazır mısın? 
* Yellenmek neden bu kadar gürültülü?
* Tek bir nota, eğitimli bir sanatçıyı nasıl olur da camları parçalayan bir vahşiye dönüştürür?
* Hangi ses dalgaları bağırsakların titremesine neden olur?
Eğer düşünürsen, bilimin bu hasta tarafını hazmedebilirsin. Gürültülü yansımalarının, şok edici ses dalgalarının ve bitmez tükenmez gümbürtülerin dünyası ses kontrolünden geçiyor, okumaya devam et! Ses dalgalarının kulak zarını nasıl titreştirdiğini, bir mikrofonun senin sesini nasıl olup da elektrik titreşimine dönüştürdüğünü keşfet! Korkunç sesler dosyası, değişik kısa sınavlar, öğretmenlere yapılan testler ve çılgın karikatürleriyle bu kitap tam bir çığlık! 
Bilim hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88287</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fcf8060-3b17-4616-832e-f4d197b1f3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Herakleitos ve Sokrates</image:title>
            <image:caption>Antikçağ Yunan felsefesinin iki büyük düşünürü Herakleitos ve Sokrates gökyüzünde birer yıldız gibi parlamış, içinde yaşadıkları toplumlara düşünce ve eylemleriyle ışık saçmış, felsefi düşünceleriyle tüm dünyada derin ve silinmez izler bırakmışlardır. 
Herakleitos ve Sokrates’in yaşamlarına yön veren ve onları tüm yaşamları boyunca etkileyen öğe her insanın içinde gizli olarak bulunan tanrısal ses, uyarıcı ses Daimon’dur. Tanrı’yla olan gizli bağı temsil eden Daimon, Herakleitos için ruhsal alın yazısı, Sokrates içinse çocukluğundan beri kendisini uyaran, kötü bir şey yapmasına mâni olan tanrısal bir içsestir. 
Her ikisinin de ilham kaynakları bilge kâhinelerdir: Sibylla ve Diotima. Sibylla, Herakleitos’un ruhunun derinliklerine inmesini sağlayan, evrenin ve yeryüzünün sırlarını açığa çıkarmasına neden olan tanrısal sesin temsilcisi, ilham kaynağı, ermiş, efsanevi kadın bilgedir. Diotima ise Delf şehrindeki Apollon Tapınağı’nın ermiş Pythi’sidir ve Sokrates’i “hiçbir şey bilmediğini bilinçli olarak bildiği için” dünyanın en bilge kişisi olarak ilan 
etmiştir. Bu kitapta Herakleitos ve Sokrates’i peş peşe okuyacaksınız. Herakleitos ezoterik felsefeyi temsil ederken, Sokrates ise egzoterik zihinsel felsefeyi temsil eder. Evrende var olan her şey kendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88288</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f2715152-6c1a-46c4-998c-b6cce08f7439.jpg</image:loc>
            <image:title>Patanjali-Ne Olduğunu Anlamak İstiyorsan Ne Olmadığına Bak</image:title>
            <image:caption>“Yaşadığın bütün deneyimlerin amacı seni gerçeğe götürmektir.” 
Patanjali, yogayı anlatan en eski kitap kabul edilen Yoga Sutralar’ın yazarıdır. Anlattığı sekiz basamaklı yolla, ruhani özgürlüğe ulaşmanın tekniğini sunar. Patanjali’nin felsefesine göre hayatın amacı insanın kendi özünü görmesidir. Özü görmenin yolu, üzerine düşünmek değil pratik yapmaktır. Onun sunduğu pratikler, kişinin kendini tanıyıp öğrendiği bir kullanım kılavuzudur adeta. Böylece beden ve zihnin kontrolü, arzuların kaynağı, cehaletin sebebi, madde ve maddenin nitelikleri gibi pek çok konunun derinliklerine inilir. Bu kitapta Patanjali’nin pratikleriyle öze doğru giden bir yolculuğa çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88289</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a405d4a4-3133-4f6b-9d3f-93ed7f3723a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes Saçını Okşayacak Bir Ele İhtiyaç Duyar</image:title>
            <image:caption>İçinden geçtiğimiz zorlu günlerde her birimiz saçını okşayacak bir ele, başını yaslayacağı bir omza ihtiyaç duyuyoruz. Duygularımızı kendimize dahi ifade etmekte zorlandığımız zamanlar hiç bu kadar yoğun yaşanmamıştı. Artık mucizeler bekler olduk desek yanlış olmayacaktır. Ancak hatırlamamız gereken bir şey var ki; mucize beklemekle gelmez. Eğer bir mucize istiyorsak onu yaratmak zorundayız. Bu yüzden hayatımızın her alanında çıraklıktan ustalığa geçmemiz gerekir. Kendi hayatımızın ustası olmayı başardığımızda hem kendi saçımızı okşar, hem mucizemiz olur, hem de hayatımızı gerçek bir usta gibi yeniden inşa edebiliriz. 
Bu kitap size hayatınızı yeni baştan inşa edebilmenin ve kendi mucizelerinizi yaratabilmenin yollarını sunuyor. Yaralarınızı tedavi etmekle kalmayıp duygusal boşluklarınızı mutluluk, huzur, sevgi ve başarıyla nasıl dolduracağınızın yollarını da gösteriyor. Bazen en zor süreçler en büyük güzellikleri doğurur. Siz de bu zorlu süreçlerde güzellikler yaşamak istiyorsanız şimdi harekete geçmelisiniz. Hayat bazen hiç ummadığınız, hatta bazen bitti dediğiniz yerde başlar. Şimdi, yeni bir başlangıç için en uygun zamandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88290</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32eca333-7808-42a5-9f17-8cdb402c1f3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Wigan İskelesi Yolu</image:title>
            <image:caption>George Orwell, editörünün Kuzey İngiltere’deki işsizlik ve sosyal koşullar hakkında yazmasını tavsiye etmesinin ardından 1936’da 31 Ocak’tan 30 Mart’a kadar Wigan, Barnsley ve Sheffield’da yaşadı, orada araştırmalar yaptı. Yazarın beşinci kitabı olan Wigan İskelesi Yolu bu araştırmalar, yerinde gözlemler ve röportajla kaleme alınıp 1937’de yayımlandı.

Orwell iki kısma ayırdığı kitabın birinci kısmında fabrika çalışanlarının, madencilerin, işsizlerin hayatlarını irdeler. İkinci kısımda ise değindiği konular gayet nettir: Bu korkunç yaşam koşullarına katlanılabilir mi, sosyalizm bu koşulları değiştirebilir mi ve sosyalizmin, kapitalizmin en çok sömürdüğü sınıflar tarafından benimsenmemesinin sebepleri nelerdir? Sosyal adaletsizliğe dair öfkeli, dürüst bir kalemle yazılmış Wigan İskelesi Yolu, Orwell’in en kıymetli ve çarpıcı sosyolojik çalışmalarından biri.


“Wigan İskelesi Yolu, yıkılmış bir İngiltere’nin cehennemi aratmayacak manzarasını ortaya seriyor ve daha adil bir toplumun nasıl yaratılacağını ele alıyor.” –The Guardian


“Orwell’in düsturu basitti, hakikat ve ‘iyilik’ temelliydi, önemli bir adamdı ve özgündü çünkü aynı düsturu sınıfsal düşmanlarına da, sosyalist yoldaşlarına da uyguluyordu.” –The New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88291</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f94068b8-cfe2-4720-b2fd-906a100165b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Rahat Bir Nefes İçin</image:title>
            <image:caption>George Orwell, 1937’yi İspanya İç Savaşı’nın tam ortasında geçirmiş ve aynı yılın Mayıs ayında boğazından yaralanmıştı. 1938’e ağır hasta olarak giren Orwell, sıcak bir iklimde daha hızlı iyileşeceği tavsiyesini alınca, kışın Marakeş’te yaşadı. Bu dinlenme döneminde yazdığı Rahat Bir Nefes İçin 1939’da yayımlandı, epey ilgi gören roman Orwell’in belki de mizahi yanı en güçlü eseri oldu.

George Bowling, kırk beş yaşında, evli ve çocuklu, gittikçe kilo alan bir sigortacıdır. Geleceğe dair bir korku büyüyordur aklında. İkinci Dünya Savaşı’nın kapıda olduğu günlerdir sonuçta. Bowling uzaklaşmalı, yaşadığı yeri terk edip çocukluğunun masumiyetine, huzuruna geri dönmelidir. George Orwell’in yayımlanan yedinci kitabı olan Rahat Bir Nefes İçin nostaljiye, orta sınıfın özgüven aşındırıcı kaygılarına dair unutulmaz bir eleştirinin romanı.

“Yazarlığındaki tarzı onu ölümsüzlerin kategorisine yerleştiriyor, eleştirmenliğindeki cesareti ise açtığı acı savaşların ötesinde yaşıyor.” –Christopher Hitchens</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88292</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0cfc9b-0df7-4fb6-bacb-914059652f95.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris ve Londra’da Beş Parasız</image:title>
            <image:caption>Henüz bir yazar adayı olan George Orwell, Burma’daki polislik görevini bırakıp Londra’ya döndükten sonra şehrin evsizlerini araştırdı ve bu konuda yazılar yazdı, 1928 baharında, Hemingway, Fitzgerald gibi yazarların da orada yaşadığı bir dönemde Paris’e gitti ve bambaşka bir sefaletle karşılaştı. 1933’te yayımlanan yarı otobiyografik Paris ve Londra’da Beş Parasız hayatının ayrıcalıklarını bir kenara koyan genç bir yazarın edebiyat dünyasına adım attığı o eser olma özelliğini de taşıyor.

Orwell kitabın ilk yarısında Paris’i anlatır. Kaldığı, her tarafı böceklerle dolu oteldeki karakterlerden başlar yazmaya, aç kalmanın gerçekten ne anlama geldiğini, restoranların mutfaklarındaki emek sömürüsünün ne kadar ileri gittiğini ortaya serer ama onlarla beraber bu hayata gülmeyi de bırakmaz. İkinci kısımda ise bakış açısını Londra’daki evsizlerin göçebe yaşamlarına, bu insanların kaldıkları çeşitli sığınma yerlerindeki hayat koşullarına çevirir. Aklındaki soru gayet nettir: Evsizler neden vardır? Paris ve Londra’da Beş Parasız yokmuş gibi yapılan bir sosyal sınıfın üzerine ışık tutan sarsıcı bir yoksulluk portresi.

“Paris ve Londra’da Beş Parasız, bir Balzac romanı gibi insanı varoluşun hüznünü düşündürmeye yönelten bir eser.” –Panait Istrati

“Bazı açılardan en iyi eseri. Genç bir adamın izlenimlere açıklığına, diyaloğa dair harika gözlemine ve anekdotları olduğu gibi aktarmaya dair hevesine sahip.” –James Wood</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88293</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b61440a-db45-4906-930e-9f2d20aa87bd.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“En sevdiğim kitaplardan biri. Defalarca, sıkılmadan okudum.” –Margaret Atwood 
 
Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“BİLİNÇLENENE KADAR ASLA İSYAN ETMEYECEKLER, İSYAN EDENE KADAR BİLİNÇLENMEYECEKLER.” 
 
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da başyapıtı 1984 sadece distopya edebiyatında değil, dünya edebiyatında bir mihenk taşı. 
 
Yıl 1984. Savaş ve devrimden sonra değişmiş, tanınmayacak halde bir dünya. Bu dünyayı kontrol eden üç büyük ülke: Okyanusya, Avrasya ve Şarkasya. Okyanusya’da iktidarı elinde tutan Parti. Parti’nin sureti Büyük Birader. Herkesin gece gündüz, adım adım izlendiği bir düzen. Eylemleri ve hatta düşünceleri kontrol altında tutan Düşünce Polisi. 
 
Winston Smith, bu totaliter düzen içinde, Hakikat Bakanlığı’nın Arşiv Bölümü’nde çalışıp büyük bir özenle geçmişi Parti adına yeniden yazmaktaydı. Ancak içten içe özgürlük ve sisteme karşı başkaldırma hayalleri kuruyordu. Kendisi gibi düşünen, Parti’yi çökertmek isteyen başkalarının olduğuna da emindi. 
 
Kendisiyle aynı uğurda savaşan yoldaşlarından birine âşık olup en büyük yasaklardan birini çiğneyen Winston, bu isyanında savaşın, özgürlüğün ve cehaletin ne anlama geldiğini, bireyselliğin bedelinin ne olduğunu, iktidarın sınırlarının nereye kadar uzandığını zor yoldan öğrenecekti. 
 
1984, özgürlüğün ve özgünlüğün karabasanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88294</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ba95cd-0a75-4fce-a231-38c6d70effce.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Modern tarihin karanlık tarafı üzerine yazılmış en önemli hiciv.” –Malcolm Bradbury

Retro Hugo En İyi Novella Ödülü / Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

“TÜM HAYVANLAR EŞİTTİR. AMA BAZI HAYVANLAR DAHA EŞİTTİR.” 
 
George Orwell yazdığı kitaplar ve denemelerin yanı sıra kişiliği, ideolojisi ve yaptıklarıyla da 20. yüzyıla damga vuran, hatta çağımızı değiştiren bir isim. Orwell’in maharetleri her ne kadar kitaplarıyla sınırlı olmasa da Hayvan Çiftliği, siyasi hiciv geleneğinin ve distopyanın çağımızdaki en iyi örneklerinden biri. 
 
Kurgusal bir dünya. Eşitlikten uzak bir düzen. Bir tarafta açgözlü, dik kafalı, hırslı insanlar. Diğer tarafta ise insanların anlayıştan uzak, kötücül yönetiminden usanmış, ezilen hayvanlar. İki tür arasındaki savaşın kıvılcımlandığı bir çiftlik. Bu çiftlikte bilinçlenip kendilerini geliştirerek tüm hayvanları insanların zorbalığından kurtarmayı amaçlayan bir hayvan topluluğu. Büyük bir iktidar savaşı. 
 
Konak Çiftliği’ndeki hayvanlar, sahipleri Bay Jones’un tahakkümünden kurtulup kontrolü ele geçirdiklerinde özgürlük ve eşitliğe dayanan bir gelecek hayaline kapılmışlardı. Bay Jones çiftliğini geri almak için planlar yaparken Kartopu ve Napolyon adlı domuzların liderliğindeki hayvanlar da çiftliğin düzenini süratle “insani” bir seviyeye çekmeye başlamıştı. Hayvanlar her ne kadar domuzların izinden gitse de kurdukları düzen demokratikti. En nihayetinde tüm hayvanlar eşitti. Ama gerçekten öyle miydi? İnsanların rolünü üstlenmeye başlayan domuzlar günbegün gücü ele alacak, hayvanlar ise otorite sahipleri değişse de otoritenin değişmediğini göreceklerdi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88296</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/963061c4-7aef-47b3-ac25-9fba3df324b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küresel Tarih Düşüncesi</image:title>
            <image:caption>Küresellik fikrini tarih disiplini içinde ele almak, ilk bakışta sadece küreselliğin tarihinin peşine düşmek gibi görülebilir. Gerçekten de işin bir yönü budur. Fakat Küresel Tarih Düşüncesi adlı bu kitapta, alanlarında yetkin isimlerce kaleme alınmış yazıların da göstereceği üzere, esasında küresellik fikri tarih disiplininin bizzat kendisine yöneltilen pek çok eleştirel soruyu da gündeme getirmektedir: 
 
Tarih sadece modern Batılı tarih midir? Geçmişi anlatmanın geçmişte ve bugün farklı yolları var mıdır? 
 
Zaman anlayışları, geçmişe bakışımızı ve tarihi kayıt altına alışımızı nasıl etkiler? Tarihin nesnesi nedir? Gerek klasik gerek modern dönemde küreselliği göz ardı eden tarih çalışmaları neyi eksik anlatmış olabilir? 

Tarihçinin dünyaya ilişkin kavrayışı, çalışmasına nasıl etki eder? Dünyanın belli kesim ve kültürlerini tarihin dışına çıkarmak ne anlama gelir? 
 
Batılı modern tarih bilimi ile sömürgecilik arasındaki ilişki nedir? Sömürge milletlerin sömürgeci tarihine verdiği cevap nedir? 
 
Okyanusun, akarsuların, çevrenin tarihi olabilir mi, olursa nasıl küresel olmak zorundadır? 
 
Alanında temel bir başvuru kaynağı olan Küresel Tarih Düşüncesi Yunan’dan Çin’e, Roma’dan Osmanlı’ya çağlar ve kültürler arası bir izlekle okurlarını bu ve benzeri soruları tartışmaya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88297</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7c6f580-2a2f-42ae-8273-e138181aeb2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla</image:title>
            <image:caption>Uzaklaştım; her şeyi, her ayrıntıyı, geçmişi, baştan sona düşünüp parçaları beynimde oturtabilmek için. Yaşadığım kaç çocukluk hatırasının yalan, kaçının gerçek olduğunu öğrenebilmek için. 
Yaşama tutunabileceğim yapay çiçeklerden çok canlı çiçekleri bulup bahçemi düzene sokabilmek için. 

Oksijen için... 
Ne dersin, çok mu geç kaldım bu yaşama tutunabilmek için? 

İnsan neden uzaklaşır biliyor musun? Göremediği ayrıntıları görebilmek, bazen de sevip sevmediğini anlayabilmek için. 
Uzaklaşır, uzaktan izlemek için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88298</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef42dcff-4e89-47c2-b073-8e47e5486baf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Ağaçlarla dolu ormanda kimler oynuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla orman hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88299</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d4169e3-15e4-43f4-a71f-5d6174e4a78d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuşlar Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Bulutların üstünde kimler uçuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla kuşları eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88300</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ed14111-327d-4121-b1e7-b013b9a02deb.jpg</image:loc>
            <image:title>Okyanus Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Okyanusun derinliklerinde kimler yüzüyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla okyanus hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88301</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f0f527d-ee29-4b13-a84e-9fc25593e714.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik Ailesi - Bilgi Dolu İlk Kitaplarım</image:title>
            <image:caption>Sevimli çiftlikte kimler oynuyor?
Görülecek ve keşfedilecek o kadar çok şey var ki!
Okul öncesi dönemdeki çocuğunuz bu kitapla çiftlik hayvanlarını eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88302</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92dd7eda-a130-46ed-a8b6-0efe1183a97d.jpg</image:loc>
            <image:title>Enstitü</image:title>
            <image:caption>Minneapolis&apos;in sakin banliyölerinden birinde yaşamakta olan Luke Ellis, bir gece yarısı evine giren davetsiz misafirler tarafından kaçırılır. Luke, penceresi olmayan fakat tıpkı kendisininkine benzeyen bir odada gözlerini açar. Ve kapısını açıp dışarı çıktığında onun gibi özel yetenekleri yüzünden buraya getirilen birçok çocuğun odalarının sıralandığını görür. Enstitü... Özel yeteneklere sahip çocukların tutulduğu bir hapishane, onlardan adeta intikam almaya yemin etmiş bir müdür ve insafsız personelin acı dolu yuvası. Burada vicdan azabı yok. Burası girişi olan ama çıkışı olmayan bir cehennem...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88303</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/37b4c7ab-ca83-4c6f-8fbc-1936fc3983d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Dolu İlk Kitaplarım Hayvanlar Ailesi Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı miniklere bilgi dolu kitaplar! Ormanda,çiftlikte,okyanusta ve gökyüzünde kimler yaşar? Her sayfada eğlenceli sorular,etkinlik kitabı ve yap-bozlar! Bilgi dolu eğlence bu kutunun içinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88304</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19c2baae-7ad6-4c49-8fa2-31487539d49b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ömer&apos;in Liderliği ve Yöneticiliği - Ömer&apos;ini Arayan Yüzyıl</image:title>
            <image:caption>İnsanlık asırlardır zor zamanlardan geçi(rili)yor…

Tüm dünya milletlerinin ve özelde Müslüman toplumların modern zamanlarda çektikleri varlık buhranlarını, maruz kaldıkları insanlık dışı muameleleri, zihin-kalp eksenindeki parçalanmışlıkları bertaraf etmede rehber ve referans olabilecek güçlü bir modeldir Hz. Ömer.

Hz. Ömer’in hayatını gerek bireysel, gerekse siyasal ve idari yönleriyle mercek altına aldığımızda, karşımıza günümüz dünyasının aramakta olduğu “lider” portresi çıkar. Ömer’ini Arayan Yüzyıl yüksek performanslı takım oluşturmasından stratejistliğine, sabır ve tahammülünden proaktifliğine kadar pek çok özelliği ile “ideal lider” portresinin kodlarının Hz. Ömer’in yöneticilik anlayışında saklı olduğunu gösteriyor. Dahası günümüz dünyası için bir umut ışığı sunuyor.

Ömer’ini Arayan Yüzyıl, Hz. Ömer’in hayatını, özellikle de halifeliği döneminde sergilediği idareciliği Modern Liderlik Teorileri ışığında incelerken, günümüzün dünyasına çok önemli doneler vermekle kalmıyor, “Liderlik Teorileri” ortaya atarak bu işi bildiğini iddia eden batı dünyasını, yaşadığı örnek hayatıyla uygulayıcısı olduğu Peygamber modeline hayran bırakıyor.

İster bir şirket yöneticisi olun, isterse bir devlet… İsterse yalnızca bir aile babası, bir öğretmen… Hz. Ömer’den alınacak çok sırlar var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88306</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a57205a-2039-4b4f-a2ac-39f9897e63ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Salsal Set (10 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Meraklı Salsal kardeşi, annesi ve babasıyla yemyeşil bir ormanda yaşıyor. Biraz saf, biraz meraklı... Bazen muzır, bazen çok uslu... Yani tüm minik salyangozlar gibi... Araştırmayı çok seviyor, hayatı yeni yeni öğreniyor. Bu kitaplarda Salsal&apos;ın yaramazlıklarına, deneyimlerine, öğrendiklerine şahit olacaksınız. Onun saf soruları, endişeleri, arkadaşlarıyla yaşadığı maceralar hepinizi çok eğlendirecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88308</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/414edab7-b966-46af-bf64-72206c42e669.jpg</image:loc>
            <image:title>Duanın Kanatlarında</image:title>
            <image:caption>Kutsal bir ruh birliğinin gerçek hayat hikâyesi 
Bir enerji-şifa yöntemi olan ThetaHealing®, hayatın her kesiminden insana yardım etme ve şifa verme konusundaki inanılmaz gücüyle tüm dünyada tanınır hale gelmiştir. ThetaHealing® birçok kişinin hayatına dokunmuş olsa da çok az insan onun yaratılmasının yolunu açan güzel aşk hikâyesini biliyor. 
Duanın Kanatlarında, Vianna ile Guy’ı, çeşitli varoluş seviyelerindeki kişisel gelişimler için, iyileştirme modelleri yaratmaya yönlendiren mutlu anlar ve gönül yaraları arasında bir yolculuktur. Bu kitap, aşkın asırlar boyu süreceğine inanma cesareti olan tüm romantiklere adanmıştır. 
Vianna ve Guy Stibal, şifa paradigmalarını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır. Vianna 150’den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenleri ve uygulayıcılarına ders vermiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88309</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/884071e1-e229-4af6-abaa-ac01f998c538.jpg</image:loc>
            <image:title>Ottoloyo - Bandırma Vapuru Demir Aldı (2. Kitap)</image:title>
            <image:caption>Bizim Kafadarlar ve Ottolar kaybolan Tırsotto’yu bulmaya çalışırken Uluotto, Fesatto’dan sonsuzluk iksirinin 
 formülünü saklamaya çalışıyor. 
Sonunda Tırsotto’ya kavuşabilecekler mi? 
Fesatto amacına ulaşabilecek mi? Yoksa Bizim Kafadarlar annelerine mi yakalanıyorlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88310</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49e77522-b5b6-463a-b8ce-ef05478718e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Değiştiren Yedi Element</image:title>
            <image:caption>John Browne, modern yaşamın temel taşlarını yeni, 
özgün ve ilgi çekici bir şekilde görmemizi sağlayan 
heyecanlı bir hikâye anlatıyor. 
                                                         DANIEL YERGIN 
 
Dünyanın mineral kaynaklarını kullanım şeklimiz 
 geleceğimize yön verir. 
DEMİR, KARBON, ALTIN, GÜMÜŞ, URANYUM, 
TİTANYUM ve SİLİSYUM. 
Dünyayı değiştiren bu elementler hem yapıcı hem de yıkıcı güçlerdir. Kanlı savaş silahları da olabilirler, ekonomik barışın aracı da. Örneğin büyüleyici altına olan arzumuz küresel ticaretin temelini oluşturur, ancak aynı zamanda milyonların ölümüne de yol açmıştır. 
On iki yıl boyunca BP’nin CEO’luğunu yapan John Browne, bu yedi elementin hayatlarımızı hem iyi hem de kötü yönde nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Tarihi, bilimi ve siyaseti birleştiren Dünyayı Değiştiren Yedi Element insan hırsına ve yaratıcılığına, yazarın kendi anılarıyla desteklediği dürüst bir bakış açısı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88311</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce2c3fd4-783b-4b75-89f6-113ded1cd10a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sihirbazı Kandırmak</image:title>
            <image:caption>Sihir dünyasına büyüleyici bir yolculuk... 
“İçine girdikçe, bu dünya size artık önemli olan tek şeymiş gibi görünmeye başlar. Saatleri kovalayan, emeklilik planları yapan, kahverengi çantalı titiz insanların gerçek dünyası sizinkine kıyasla ölümcül derecede sıkıcı gelir. Hiçbiri sizin yaptıklarınızı yapamaz. Giderek dünyayı iki çeşit insan arasında bölünmüş gibi görmeye başlarsınız. Sadece iki. Sihirbazlar ve sıradan insanlar. Eğer içinde değilseniz, dışındasınızdır.” 
 Sihirbazı Kandırmak, Alex Stone’un Kanal Caddesi’ndeki üçkâğıt oyunlarından gösterişli Las Vegas kumarhanelerine, New York’un asırlık sihir topluluklarının arka odalarından son teknoloji psikoloji laboratuvarlarına dek uzanan macera dolu sihirbazlık deneyimini anlatıyor. Stone, yetenekli ama bir o kadar da acayip tiplerin yaşadığı bu tuhaf ve zaman zaman da komik altkültürde gezinirken gizem, saplantı ve zekâ ile beslenen bu topluluğun ardındaki sırları açığa vuruyor. Fakat Stone’un yolculuğu, hileler, gösteriler ve sihir meraklılarının hikâyesinden çok daha fazlası. Sihirbazı Kandırmak, psikoloji, nörobilim, fizik, tarih, hatta suçun az bilinen köşelerinden bazılarına hile ve yanılsama merceğinden bakarak, zihnin nasıl çalıştığına, bazen de neden çalışmadığına dair bir dizi şaşırtıcı açıklamaya ulaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88313</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a84cc70-efa6-4ad8-8800-21ed3d66b297.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Ay Immatura -1</image:title>
            <image:caption>Rüyalarını unutanlardan mısınız, yoksa her ayrıntısını hatırlayan ve içinde yaşıyormuş gibi hissedenlerden mi? 
Peki ya gerçek hayatınız; o, hangisi? 
 
“Bir gün Medul Wei rüyalarından birinde bir ağacın köklerinin, yerin altından bütün dünyaya yayıldığını görmüş. Ama farklı bir şekilde… Kökler mavi beyaz parıldıyormuş, tıpkı ay ışığı gibi. Medul Wei hiçbir şey söylememiş bu konu hakkında. Sadece nesilden nesile aktarılan bir masal bırakmış, Zamansız Kız’ın hikâyesi.” 
 
 
Büyük savaşlar yaşanmıştı. İnsanlığın sonu gelmiş, yerlerine türler geçmişti… Üstelik bana da onlardan biri olduğumu söylüyorlardı, bilmiyordum. Kim olduğumdan bile emin değildim, Mavi Ay gerçekleşene kadar. 
 3315 
 
Neredeyse mükemmel bir hayatım vardı. Sonra rüyalar ve şüpheler başladı… Rüya nerede bitiyor gerçek nerede başlıyor, kim dostum kim düşmanım artık bilmiyordum. Kim olduğumdan bile emin değildim, Mavi Ay gerçekleşene kadar. 
 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88314</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef6ca8f2-06ea-40a9-90d1-84fc29bbf208.jpg</image:loc>
            <image:title>Antarktika Herkesin Kimsenin</image:title>
            <image:caption>Antarktika Keşif Günlükleri
“İşte bu benim, işte ben buradayım, seninleyim Antarktika!”
Günlüğün anlamı; kendi düşüncelerimizi, zihin akışımızı, yaşadıklarımızı ya hayallerimizi kimsenin görmesini istemediğimiz defterlere aktarmak olsa da, içten içe “biri okursa” endişesi taşıyabiliriz. Barkın Özdemir, her ne kadar en başta yazdıklarının kitaplaştırılacağını hayal bile edemese de ilerleyen sayfalarda yaşadıklarını gerçekten aktarabilmenin tutkusuna kapılarak yazıyor.
Bu bizi nereye getiriyor? Yedi kıtaya da ayak basan en genç Türk, Barkın Özdemir’in gitmeden bilemeyeceğimiz tüm detayları ve kendi iç çatışmasıyla bize aktardığı muhteşem bir Antarktika hikâyesinin ortaya çıkmasına...
Zaman zaman korksa ve bazen olumsuzluğa kapılsa da bir hayali gerçekleştirmek için insanın neleri göze alabileceğinin bir kanıtı o. Ertelediğiniz hayalleri, kendinize koyduğunuz engelleri bir kez daha düşünmenize sebep olacak kıpır kıpır, yerinde durmayan; anlatmak, aktarmak ve paylaşmak isteyen Barkın’ı ve onun gözünden aktarmak ve paylaşmak isteyen Barkın’ı ve onun gözünden Antarktika’yı tanımalısınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88315</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07452b00-8fe3-4337-9cc7-bfe17c8a543d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek (3’lü Ciltli Set)</image:title>
            <image:caption>“Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve 
şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Hikâyemiz gerçekti.” 
 
Emre Gül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88316</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b89d6e9-11ff-41ca-a1f4-a06b349f3c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Adsız Sokak Çocukları</image:title>
            <image:caption>‘Doğum günümü hiç kutlanmadı ki, kaç yaşında olduğumu bileyim. Sadece ben, senin yaşındayken, o zaman on iki veya on üç yaşında ancak olurdum.  Yaptığım bir hırsızlıktan bol ekmek çalmıştım. Herkes yedi beni okşadı. Yanımızdakilerden biri, ‘Aferin Halil sen adam oldun. On üç yaşında ancak olursun.’ Öyle sevindim ki biri benim yaşımın kaç olduğunu söylemişti on üç yaşındaymışım. Bu yaşın bana ait olmasını benimsedim.  Ondan sonra üç yıl geçti. Şimdi demek ki on altı yaşındayım,’ dedi. Bunlar benim yaşamım oldu çıktı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88317</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb8cde26-41a0-46e1-9b51-534733ca8d95.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilthey Üstüne Yazılar</image:title>
            <image:caption>Kuram / Felsefe
“İnsan doğasının totalitesi sadece tarihte verilidir. Tanıyabildiğimiz insan, sadece gerçekleştirilmiş imkânların koşulları altında tanıdığımız insandır.” – Wilhelm Dilthey
Doğan Özlem Dilthey Üstüne Yazılar’da tarihte bir “mutlak anlam” değil, daima değişen bir “anlamlar çokluğu” bulunduğunu söyleyen Wilhelm Dilhey’ın düşüncesini tinsellik, tarihsellik, yaşama, tarihsel akıl ve insanın bütünlüğü gibi kavramlar çerçevesinde inceliyor. Dilthey’ın düşünce ve kültür tarihinde ortaya koyduğu felsefi devrimi irdelerken bir yandan da insanın tarihsel bir varlık olarak doğayı, kültürü, tarihi ve kendini kavrama yolunda karşılaştığı sorunları/bunalımları tarihsel bir perspektiften görmesinin önündeki zihinsel perdeleri aralıyor.
Dilthey’ın düşüncesini, temel kavramlarını, uğraştığı problemleri açık ve anlaşılır bir dille ortaya koyan ­Dilthey Üstüne Yazılar hem Dilthey’ı ve tarihselci/hermeneutik düşünce geleneğini anlamak için iyi bir başlangıç, hem de bir hermeneutikçi olarak Doğan Özlem’in tarihselci/hermeneutik felsefeye kendi düşünce ve kültür dünyamızda açmaya çalıştığı yeri görme imkânı veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88318</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4e6ff92-1428-4ac0-a017-d6aa08e8d314.jpg</image:loc>
            <image:title>Forty Days and Forty Nights</image:title>
            <image:caption>Having dedicated his whole life to the study of virtually every type of Turkish performing art, Metin And found a wealth of material in Ottoman festivals. From the 1950s onwards, his constantly evolving research gave its fruits in articles and books; had he lived a little longer, long enough to reflect his latest discoveries and findings, he would have transformed this topic into a true ‘festival ground’. 
 
Forty Days and Forty Nights is not only a great book title, but it also refers to fairy tales, which are the pinnacles of oral culture. For forty days and forty nights, protagonists struggle on journeys, their suffering, trials and tribulations destined to remain hidden; for forty days and forty nights they celebrate weddings whose details are left to the listener’s imagination. Festivals enhanced by stories told as though they had taken place but yesterday, as though nothing had moved, not even by an inch, also relate the true story of a civilisation. 
 
Metin And regards Ottoman festivals as an intersection of the arts; Forty Days and Forty Nights also contains his earlier, constructive suggestions for art historians. It was he who first ventured onto this path and persevered on it; his extraordinary efforts and intuition guide the reader as the trail he blazed invites further study.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88319</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89a1a5a2-a7b4-4a87-bb00-7767974e983c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırk Gün Kırk Gece</image:title>
            <image:caption>Osmanlı şenlikleri, Türk gösterim sanatlarının hemen her türünü incelemeye bir ömür adamış ve harcamış olan Metin And için büyük, geniş bir keşif alanı gibiydi. 1950’li yıllardan başlayarak sürekli geliştirdiği çalışmalarını, makaleler ve kitaplar kaleme alarak ortaya koydu; biraz daha uzun yaşayabilse, yeni buluş ve bulgularını yansıtabilse konu gerçek bir “şenlik alanı”na dönerdi. 
 
Kırk Gün Kırk Gece, güzel bir kitap adı olmakla birlikte sözel kültürün zirveleri olan masallardan da izler taşır. Masal kahramanlarının ayrıntısı bilinmeyen düğünleri ve çekilen çilelerin sırrını açığa vurmayan yolculukları kırk gün kırk gece sürer, geriye dönülüp bakıldığında dün gibi gelen, bir arpa boyu yol alınmamış gibi anlatılan masalların gücüyle zenginleşen şenlikler, bize gerçek bir uygarlık hikâyesi de anlatır. 
 
Kırk Gün Kırk Gece, Osmanlı şenliklerine bir sanat bileşkesi olarak bakan And’ın tespitleri, yorumları, “erken” ve “yönlendirici” önerileri sanat tarihi için de iyi niyetli değinmeler içeriyor. Gösterim sanatlarının bu dalında hedefe giden yolun başlarında ve ortalarında onun olağanüstü gayret ve sezgiyle açtığı “çığır” ve bıraktığı “izler” var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88321</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa56c972-fe14-447c-91dd-7fc7c56e94fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Katalonya’ya Selam</image:title>
            <image:caption>George Orwell’in İspanya’da anti-Stalinci milislerin arasında, General Franco’ya karşı direniş sırasında yaşadıkları, politik düşünceleri için kilit bir noktadaydı. Kendisinin daha sonra Barselona’da yaşadıklarına dair, “İlginç bir şekilde bütün bu deneyim beni insanlığın iyiliğine daha az değil, tersine daha fazla inandırdı,” diyeceği olayları anlattığı Katalonya’ya Selam, yayımlandığında ticari açıdan başarısız olsa da günümüzde İspanya İç Savaşı dendiğinde okunması gereken bir klasik mertebesine yükseldi.

George Orwell 1936’da İspanya’ya gittiğinde iç savaş hakkında gazetecilik yapmayı planlıyordu ama kendini orada bulunca General Franco’ya karşı milislerin yanında yer aldı. O dönemden sonra yazdığı her ciddi eserin doğrudan ya da dolaylı olarak totaliteryanizme karşı, demokratik sosyalizmin yanında olduğunu söyleyen Orwell’in yenilgiyle sona eren bu direnişte bizzat yaşadıklarını anlattığı Katalonya’ya Selam bir isyanın umutları, ihanetleri ve milis hayatının tabiatına dair mühim bir tarihi belge.

“Orwell’in en iyi eseri, belki de İspanya İç Savaşı’na dair en iyi kitap.” –The New Yorker

“Okunduğunda bir daha unutulmayacak bir kitap.” –Chicago Sunday Tribune</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88322</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e869eea4-5911-4097-a1a6-d46b4a6d7e7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Papazın Kızı</image:title>
            <image:caption>George Orwell dört dönem boyunca öğretmenlik yaptığı bir zamanın ardından, 1934 yılında deneysel bir metni kaleme almaya başladı. James Joyce’un edebiyatından izler taşıyan, beş ayrı ve kendine has kısma ayrılmış Papazın Kızı adlı bu roman 11 Mart 1935’te yayımlandı. Her ne kadar Orwell’in pek memnun olmadığı eserlerinden olsa da Papazın Kızı, yazarın çalışmaları arasında ayrıksı tarafıyla yıllar içinde kendine özel bir yer edindi.

Dorothy Hare uslu bir kızdır, bir papaz olan babasının her istediğini yerini getirir. 1930’ların ekonomik buhranı içindeki İngiltere’de hayat zordur, borçlar biriktikçe birikir. Kilisenin çocuk tiyatrosu için kostümler hazırlayan Dorothy’nin etrafındaki yoksulluktan etkilenmemesiyse mümkün değildir. Derken kendini Londra’da ne yapacağını bilemez bir halde bulur, ipek çoraplar giymiştir, cebinde para da vardır ama kim olduğuna dair hiçbir şey hatırlamıyordur. Papazın Kızı, babasının, dininin korunaklı sınırları dışında kalıp toplumsal gerçeklerle aniden yüzleşen bir masumun bir acayip serüveni. 

“Orwell içinde kendimizi gördüğümüz, ödün verilmiş hayatları anlattı.” –The Observer

“Her yaşta tekrar keşfedilebilecek ve keşfedilmesi gereken bir yazar.” –Irish Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88323</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc86e189-6cce-4a65-a600-40267277405c.jpg</image:loc>
            <image:title>Akarsular (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Dünyanın her yerinde farklı uzunluklarda ırmaklara rastlarız, derelere kollara bölünerek dünyanın her köşesine yayılırlar. Güçlü akıntılarıyla dünyayı şekillendirirler. Nehirler, kâşifler için yol, ordular için engel olur. Bazen içme suyu sağlamak, bazen balık tutmak, bazen de bitkileri sulamak için nehirlere ihtiyacımız var.
Peter Goes bizleri denizler, göller ve ırmaklar boyunca bir yolculuğa çıkarıyor. Etkileyici çizimleriyle doğa, kültür ve tarih konularında birbirinden ilginç bilgiler sunuyor.
Nil’den Amazon’a, Mekong deltasından Mississippi’ye, Tuna’dan Dicle’ye uzanmaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88325</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/760034b0-c2d0-43ed-a20b-fdc58b7d3c98.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Şeyler</image:title>
            <image:caption>&quot;Yazın uzun günlerinde daha fazla çalıştığı halde akşamları evine eskisi gibi bitkin ve takatsiz değil, büyük bir coşku ve neşeyle gelirdi. Yürürken koşar, söylerken güler, önceleri, geldiği zaman bir parça dinlenmek için üzerine düştüğü sandalyelerin hiçbirinde oturamaz, evin içinde sürekli dolaşır dururdu. Yüzünde, parıldamak için zamanın en küçük müsaadesini bekleyen gençliğin canlı rengi görünmeye başladı. Yirmi yaşındayken, insanı aciz bırakma kudreti olan böyle bir tebessümün karşısında hiç bulunmadınız mı?&quot; 
Samipaşazade Sezai, edebiyatımızın modern anlamda ilk hikâyesi olarak kabul edilen, hem romantizm hem realizmden izler taşıyan bu önemli eserinde, yalnızca bir edebi türü modernleştirmekle kalmamış, hikâyenin gücünün ayrıntıdan beslendiğini, sıradan gibi görünen hayatların basit hikâyelerinin bile anlatılmaya değer olduğunu göstermiş, o hayatların içindeki merakları, acıları, korkuları, sevinçleri, hayal kırıklıklarını abartısız gerçeklikleriyle gözler önüne sererek kendi zamanını aşmış, edebiyat tarihimiz içindeki eşsiz yerini almıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88326</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8cfda6b8-6e3c-41b8-a2fe-f518d98e1899.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanki İki Meyhane Bitirmişler</image:title>
            <image:caption>- “Gayri” Müslim, anlı şanlı bir gitarist ile başlıyoruz. 6-7 Eylül felaketini daha henüz sekiz yaşındayken komşu evindeki bir gardırobun içine saklanarak yaşayan Efrahim’in, bir türlü o karanlık dolaptan çıkarılamayan eğri büğrü yaşamı ile… 
-  İkinci öyküde eski, yıllanmış bir meyhaneden içeriye eski Maarif Nazırı Hasan Ali Yücel ile Nazım Hikmet kol kola giriyorlar. Masalar hınca-hınç dolu. İçeride kimler yok ki… Süleyman’dan Yusuf Atılgan’a kadar, hepsi bir arada… Kısacası, tuhaf bir öykü; düşüncenin ve gülücüklü duyarlılığın dibi tutmak üzere… 
-  Hemen arka sayfada genç bir felsefe öğrencisi, yedek subay öğretmen olarak büyük kenti ardında bırakıyor, köy yollarına düşüyor ve orada, gözleri görmeyen Marks’ı Almancasından Sartre’ı Fransızcasından “tefekkür eyleyen” katkısız/katışıksız bir halk filozofu ile karşılaşıyor. Öğretmenimiz şaşkın ama inatçı mı, inatçı. 
-  Son öyküde de akşamın bir vakti işinden yorgun argın çıktıktan sonra bir koltuk meyhanesine sığınan kahramanımızın, rakı kadehleri arasında yaşayan insanlardan aldığı dersin anatomisi… Meraklı mı? Pek belli değil.  Acı mı? Hayır, acımtırak… -  Merak, sorgulama, sağlama, doğrulama… Sonra yeniden merak, sorgulama, falan… Bu bir kısır döngü müdür? Hayır, aydınlanmaya uzanan o dar ve meşakkatli yolun ta kendisi… En kısa adresi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88327</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5abdaf55-6c36-45cb-ad70-047ac38d94b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Psişik Aşkın Tınıları</image:title>
            <image:caption>Beyaz yakalılar... Bu sözde beyazlığın içinde aslında karanlığı yaşayanlar… 
Telefonun ucunda gün boyu enerjileri emilen, rüyalarında bile çağrı almaya devam eden plaza çalışanları… 
Hayatını kazanabilmek isteyen lise öğrencisi Seda&apos;nın bu bataklığa ya da bu bataklıkta yeşerecek olan bir aşk hikâyesine sürüklenişi... 
Kadınlara karşı özel bir üstünlüğü olan Evrim, bu yeteneğini Marya’nın üzerinde kullanamadığını fark edince ona büyük bir ilgi duyar. Peki bu ilgi Seda ile Evrim arasında yaşanan büyük aşka gölge mi düşürecek yoksa aşkın gücü Evrim’i kendine mi getirecekti? 
Bu modern işkenceyle dolu hayatlarında, varlığı insanı iyileştiren yokluğu ise insanı darmadağın eden bir duygu, yani sevgi işte tam burada birleştirmişti Evrim ve Seda’ yı çünkü. “Hayat, ardı ardına tokatlar savurabilirdi ama mühim olan her tokattan sonra dik durabilmeyi öğrenebilmekti... Felek, bir örümceğin ağı gibi örmüş olabilirdi ağlarını ama mühim olan tutkunun dev pençeleriyle o ağı tek seferde temizleyebiliyor olabilmekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88328</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80b77a39-6ee7-47de-8633-5587dcdb5710.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişin Gölgesinde</image:title>
            <image:caption>Yıl 1942. 
Rusya-Nazi Almanyası savaşı kızışırken Nina ve Andrey evlilik aşamasındadır. Öğretmen olan Nina ve doktor olan Andrey evlendikten sadece üç ay sonra şehirlerine Nazi saldırısı başlar. Uçaklar şehre bombalar yağdırırken insanlar ölür, binalar yıkılır ve tüm hayatlar altüst olur. Sığınakta geçirdikleri günlerde sığınağa getirilen yaralılara destek olmaya çalışan Nina ve Andrey bir yandan da henüz doğmamış olan bebeklerini de korumaya çalışmaktadırlar. 
Savaşın yıkıcılığı, insanların acımasızlığı ve hayatta kalma içgüdülerini okuyacağınız bu kitapta Nina&apos;nın anıları içinde sürükleneceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88329</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0f10ced-2e94-42b7-b4e5-51facd202a6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Şiirler</image:title>
            <image:caption>Garip 
Vazgeçemediğim 
Destan Gibi 
Yenisi İçin 
Karşı 
Orhan Veli Kanık 1941’de Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat’la ortak çıkardığı Garip kitabıyla Türk şiirinde yeni bir akımı başlattı. Şiirde sadeliğe, gündelik hayata önem 
veren ve süslü imajlardan kaçınan bu akım geniş çevreler tarafından beğeniyle karşılandı. 
Orhan Veli’nin kendi şiir anlayışını açıkladığı bir önsözle başlayan bu derleme, şairin yayınlanmış beş kitabına aldığı tüm şiirleri ve bunların dışındakilerden geniş bir seçmeyi içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88330</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b482a886-8abd-47a4-a878-82dfb86d1090.jpg</image:loc>
            <image:title>İşgücü Verimliliği Etkileyen Faktörler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BİRİNCİ BÖLÜM 
Verimlilik, Verimliliğin  Ölçülmesi Ve Yaklaşımlar 
Kavramsal Çerçeve ve Verimlilik Türleri 
Verimliliğin Ölçülmesi 
İKİNCİ BÖLÜM 
İşgücü Verimliliğinin Arttırılmasına Yönelik Yaklaşımlar 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 
İş Gücü Verimliliğini Etkileyen Faktörler 
Ekonomik Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Yönetimsel Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Psiko-Sosyal Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Fiziki Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri 
Verimliliği Etkileyen Diğer Faktörlerin İşgücü Verimliliğine Etkileri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88331</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4f01962-c879-4341-9537-afdc88c1b60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Antecedents and Consequences of Brand Love: The Interplay Between The Self, Engagement and Attachment Consequences</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Chapter 1: Introduction 
Chapter 2: Research Objectives And Outline 
Chapter 3: Theoretical Background 
Chapter 4: Development Of The Research Model And The Hypotheses 
Chapter 5: Testing And Validation Of The Model 
Chapter 6: Discussion Of Result 
Chapter 7: Conclusions And İmplications</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88332</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d887e4f-6011-45c3-8e2d-2df0615ed116.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağabeyim Orhan Veli</image:title>
            <image:caption>“Annemi, babamı, Adnan Ağabeyimi, eşimi, arkadaşlarımı kaybettim. Ama hiçbiri Orhan Ağabeyimin ölümü kadar şu kalbimi acıtmadı…”

“Dünyalar vardır, düşünemezsiniz” diyordu otuz altı yıllık kısacık ömrüne dünyaları sığdıran Orhan Veli...

Ölümünün üzerinden onlarca sene geçmesine karşın bugün dizeleri en çok bilinen şairlerden.

“Otuz altı yıla neler sığdırılır?” sorusunun cevabını yaşadıklarıyla ve engin hayal dünyasıyla verir Orhan Veli. Onun gücü naifliğinde, iddiası iddiasızlığında ve derinliği sadeliğinde gizlidir. Son güne dek hayatını dolu dolu yaşamış, kendi deyimiyle istediği her şeyi yapmış ve hiçbir şeyden pişman olmamıştır.

Gazeteci Seray Şahinler, hayatı boyunca ağabeyine kardeşlikten öte yoldaşlık, dostluk, sırdaşlık etmiş Füruzan Yolyapan’ın tanıklığıyla çıktığı benzersiz yolculukta, usta şairin ilk şiirlerine, aile ilişkilerine, bilinmeyen meraklarına, yazar ve şairlerle atışmalarına, omuz omuza verdiği dostlarıyla sürdürdüğü yaşam mücadelesine, maddi sıkıntılara rağmen büyük bir dirençle hayata tutunduğu “yalnız” zamanlarına, kitaplarına, Yaprak yıllarına ışık tutarak olağanüstü bir “Orhan Veli portresi” sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88333</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f27aa0f-cc65-4c59-b722-eb35e5f20ffc.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce - Dil Bilgisi Alıştırmaları</image:title>
            <image:caption>Başlangıç ve ileri düzeye yönelik çeşitli alıştırmalar
Bilgileri pekiştirmeye ve tazelemeye yönelik alıştırmalar
Üç farklı zorluk seviyesinde alıştırmalar
kolay
orta
ileri
Kitaba entegre cevap anahtarı
Açık ve anlaşılır kitap düzeni
Dil kursunuza veya dil bilginize ideal destek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88334</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78f24c13-f08f-4ded-9a15-57cdb453fa27.jpg</image:loc>
            <image:title>Var Mısın ?</image:title>
            <image:caption>Güçlü Bir Yaşam Için 
Doğan Cüceloğlu’ndan Tavsiyeler… 
“Gençliğimde gergin, stresli, mutsuz günlerim çok oldu. Kendimi suçlu hissettiğim, değersiz gördüğüm dönemler yaşadım. Şimdi hayatım anlamlı, coşkulu ve şükür duygusuyla dopdolu... Neden? İçinde yaşadığım koşulların iyileşmesinden mi? Geliştirdiğim farkındalıkların sonucu mu?” 
Doğan Cüceloğlu 
Doğan Cüceloğlu, yalnızca psikoloji kariyeriyle değil, insan hayatına dokunan ve insana dair her hikâyeden şifa çıkarabilen bilgeliğiyle bu coğrafyanın en önemli ilim insanlarından biri. Seksen yılı aşkın ömrünün bir birikimi olarak, şimdi herkesin merak ettiği “hayati” sorulara en samimi cevaplarını sunuyor. Herkes gibi aslında o da hâlâ savaşıyor, keşfediyor, hayata değer katıyor.
Hayatın anlamı nedir? 
İnsan kendini nasıl geliştirir? 
Umutsuzluk nasıl aşılır? 
İçimizdeki öz nasıl ortaya çıkar? 
Çevremiz bizi nasıl etkiler? 
Kime akıl danışılır? 
Yaşam neleri ödüllendirir? Zihin nasıl işler? “Biz” olmak için neler yapılmalıdır? 

Ömür yolculuğunda neyin önemli olduğunu anlamak, keşif ve merak duygularına sahip çıkmak bir hayatı “kıymetli” kılmak için en önemli meziyetler arasında. Elinizdeki rehber niteliğindeki kitap, yaşamı boyunca bu meziyetlerin peşine düşmüş ve her ânına onları ilmek ilmek işlemiş Doğan Cüceloğlu’nun, Deniz Bayramoğlu ile sohbetlerinden oluşuyor ve herkese şu soruyu soruyor: “Zorluklarla başa çıkmaya, içindeki gücü keşfetmeye VAR MISIN?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88335</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21582529-a056-484b-a712-9dccb152fda4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıkartmalı Etkinlik İlkbahar</image:title>
            <image:caption>Çıkartmalı Etkinlik 
İLKBAHAR 
 
İlkbahar geldi! 
Doğayla birlikte 
sevimli hayvanlar da uyanıyor. 
 
Bilmece ve bulmacalar, 
boyama sayfaları, 
sayı sayma etkinlikleri 
ve çıkartmalarla dolu bu kitap 
sayesinde harika vakit geçireceksin! 
 
Çıkartmalı Etkinlik Serisindeki Diğer Kitaplar 
DİNOZOR 
YOLCULUK 
KORSANLAR</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88336</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff868742-9f99-4f04-9472-922f1c41f9bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Kitap</image:title>
            <image:caption>Booker ödüllü, uluslararası çoksatan Vejetaryen ve Çocuk Geliyor’un yazarı Han Kang, uzun süredir beklenen son kitabında beyazı prizmadan geçiriyor, okuru rengarenk bir metinle sınıyor.

Beyaz şeylerle ilgili yazmaya karar verdiğim bahar, ilk yaptığım bir liste çıkarmak oldu.

Her bir sözcüğü yazarken tuhaftır, çok sarsıldım. 
Bu kitabı mutlaka tamamlamak istediğimi ve yazım sürecinin bir şeyleri değiştireceğini hissettim.
Yaraya sürülen beyaz merhem, üstüne sarılan beyaz sargı bezi gibi bir şeylerin gerekli olduğunu da.

Zamana dair duyuların keskinleştiği anlar vardır.
Böyle keskin zamanın kenarında, her saniye yenilenen şeffaf bir uçurumun ucunda ilerlemeye devam ederiz.
Cesur olduğumuzdan değil, başka bir çıkar yolu olmadığından.
 
Han Kang, hafızaya, geçmişe, kayıplara ve yeniden doğmaya dair epik bir anlatıya imza atıyor.
Beyaz köpek ve kesme şekerle, anne sütü ve pirinçle insanın büyük çaresizliğini anlatıyor.
Yıkıntılardan yeni hayatlar doğurmayı, acının coğrafyasını keşfetmeyi, kırılganlığı ve gücü, sıradan hayatın sıradan objeleriyle aktarıyor.

Beyazın evreninden dünyaya eşsiz bir masal fısıldıyor.
“Usta işi, kusursuz.”
Booklist

“Kang kayıplardan oluşan boşlukları, edebiyat ve zarafetle dolduruyor.”
Library Journal

“Beyaz Kitap gizemli bir eser, bir yönüyle dünyevi bir dua kitabı. Kang bir kez daha, acıyla dili kullanarak başa çıkma arzusunu gözler önüne seriyor.”
Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88339</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68ef61c0-9560-4c55-b417-a13bf93284f7.jpg</image:loc>
            <image:title>Korkusuz Kaptanlar</image:title>
            <image:caption>Son derece varlıklı bir ailenin şımarık çocuğu olan Harvey, bir okyanus yolculuğu sırasında denize düşer ve bu çaresiz durumdan bir balıkçı teknesi tarafından kurtarılır. Kendisini aniden paranın hiçbir şey ifade etmediği ve herkesin ortak bir ideal doğrultusunda emek vermeye mecbur olduğu bir ortamda bulan bu genç adam, hayatında ilk kez çalışmak zorundadır. 
Kişinin değerinin sahip olduklarıyla değil yaptıklarıyla ölçüldüğü bu gemide yaşadıkları Harvey’yi tamamen değiştirecek ve genç adam bir yetişkin olma yolunda adımlar atarak bambaşka bir insana dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88340</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ea8a5d-4184-4759-8269-62a1dce13e0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneşi Söndürmem Gerek 3’lü Set</image:title>
            <image:caption>“Gökyüzü… Güneş… Yıldızlar… 
Orada her kim varsa ve 
şu anımıza şahitlik ediyorsa 
görsün ve bilsin ki… 
Hikâyemiz gerçekti.” 
Emre Gül</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88341</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22bce5df-af49-43f4-b230-edd84e936ac0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayıların İzinde Set (3 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Matematiği Sevdiren Macera Serisi
Bilim tarihi profesörü Tahir Baturay şifre uzmanı Cenk Demirbilek ile birlikte yolculuk ederken sen de matematik tarihi hakkında bilgiler edinirken, sayıların hiç duymadığın dünyasına adım atacaksın. Sayıların izinde gizemli bir yolculuk seni bekliyor
1- Kayıp Piramit
2- Sırlar Kütüphanesi
3- Pisagor Okulu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88342</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2599ea08-0255-4c75-9c1b-93f7bd391bff.jpg</image:loc>
            <image:title>5,5 Nesnede Bir Din Tarihçesi</image:title>
            <image:caption>İnanç alanındaki kültürel çalışmalara taze ve özgün bir bakış açısı getiren 5½ Nesnede Bir Din Tarihçesi, din-insan etkileşimini farklı bir şekilde anlamamıza olanak tanıyor. “Din” deyince aklımıza ilk aşamada soyut fikirler, mistik varlıklar ve inanç problemleri gelir. S. Brent Plate ise bunları bir anlığına kenara bırakıp temel insani deneyimlere, ete kemiğe bürünmüş pratiklere ve nesnelere odaklanmamızı öneriyor. İnsan kültürünün en köklü ve tartışmalı fenomenlerinden biri olan dini, beş temel nesne üzerine düşünmemizi teklif ediyor: taş, tütsü, davul, haç ve ekmek. Bunlara bir de her şeyin tamamlayıcısı olan ½ ekleniyor: insan bedeni. Plate, bu beş kutsal obje üzerinden bin yıllar boyunca dinî geleneklerin nasıl şekillendiğini irdeliyor. Teolojinin karmaşık ve ruhani dünyasına duyusal bir pencere açıyor. Dinin aslında en az inançlarımız kadar bedenlerimizle ve fiziksel nesnelerle de ilgili olduğunu ustalıklı bir anlatıyla açığa çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88343</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5937b36-b959-46a2-89ea-b252c19ae735.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Muhafız</image:title>
            <image:caption>Bulgakov’un genç bir doktor olarak iç savaşın dehşetiyle ilgili yaşadığı kişisel deneyimlerini yakından izleyen Beyaz Muhafız; devrimden sonra kargaşa ve boğucu bir belirsizlik dönemi olan 1918 yılında Bolşeviklerin, Sosyalistlerin ve Almanların kontrol etmek için savaştıkları Kiev’de geçiyor. Mihail Bulgakov’un “Turbin Günleri” adıyla tiyatroya da uyarlanan bu yarı otobiyografik romanı, devrim ve yeni bir rejimle uzlaşmaya zorlanan bir Rus ailesi olan Turbinlerin hikâyesini ve savaşın orta sınıflar üzerindeki etkisini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88344</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76f1123f-a8bd-4b4f-af9f-cadd347ea7e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kepaze</image:title>
            <image:caption>Kepaze, Jack London’ın yazdığı yedi farklı hikâyeden oluşan bir derlemedir. Kitaba ismini veren ilk hikâyede, Kızılderililer tarafından esir alınan bir maceracının, göreceği işkenceden kurnazlıkla kurtulması ele alınır. 

Kitapta ayrıca, Klondike’de yalnız seyahat etmek konusundaki tüm uyarıları görmezden gelen bir yolcunun, hayatta kalmak için bulunduğu zorlu koşullarda ateş yakma çabalarını anlatan ve Jack London’ın en iyi bilinen hikâyelerinden biri olan Ateş Yakmak hikâyesi de bulunur. 
Emanet, Benek, Altın Ten, Gaip Marcus O’Brien ve Porportuk’un Zekâsı da kitapta yer alan diğer hikâyelerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88345</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da64b71-06b6-4bff-affb-3a960a30bbaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Eğitimin Başucu Kitabı</image:title>
            <image:caption>Duru Ve Miko İle Eğitim Hayatına Değer Katan Koçluk Hikâyeleri
Öğrenci:
Eyvah Okul!
Ders Çalışmak İstemiyorum.
Yapamam-Başaramam-Olmuyor.
Sınavlardan Korkuyorum.
Ebeveyn:
Çocuğum Sorumluluk Almıyor.
Problemlerinin Üstesinden Ben Nasıl Gelirim?
Öğretmen:
Öğrencinin Düzenli Ders Çalışma Bilinci Yok.
Gayret Göstermiyor.
Hedefi Yok.
Öğrenmek İstemiyor.
Bu Kitap Tüm Bu Sorunları Çözme İddiasıyla Geliyor!
15 Ayrı Hikâye İle Anlatılan 15 Pratik Teknik Sayesinde:
Öğrenciler Özel Hayatlarında Mutlu, Eğitim Hayatlarında Başarılı Bir Birey Olacak.
Ebeveynler Çocuğuyla Empati Kuracak. Problemlerine Çözüm Yolları Bulacak.
Eğitimciler Öğrenme Ve Öğretme Yollarını Anlatan Bu Kitapla Eğitim Serüveninde Çok Daha Etkin Olacak.
15 Hikâye, 15 Teknik, Qr Kodlu 15 Video!
1. Verimli Ders Çalışma
2. Öğrenme Modelleri
3. Hafıza Teknikleri
4. Sorumluluk Bilinci
5. Hızlı Okuma
6. Ters El Alıştırması
7. Zihin Haritaları
8. Oto- Kontrol
9. Farkındalık Uygulamaları
10. Özgüven
11. Nlp Teknikleri
12. Ayna Çalışması
13. Çivileme
14. Özdeğer
15. Konfor Alanı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88346</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd6fb5f-6725-4d1c-97a4-2468b719882f.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 1 - Engerek (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
POSTER, 
AYRAÇ, 
POLAROİD FOTOĞRAFLAR HEDİYELİ. 

Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. 
Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti. 
 
Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Yoksa tüm bunlar Mahinev’in doğumuyla mı ilgilidir? Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88347</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6013aa79-a607-4fac-b2fd-54c45020ec02.jpg</image:loc>
            <image:title>İçinde Bir Sen 1 - Engerek</image:title>
            <image:caption>İÇİNDEKİLER 
·         POSTER, 
·         AYRAÇ, 
·         POLAROİD FOTOĞRAFLAR HEDİYELİ. 
 
Kar fırtınası İstanbul’u etkisi altına almaya devam ediyordu. 
Kurtlar keskin pençeleriyle zihinleri kazıyıp durdu, yılanlar kalan zamanı hatırlatırcasına tısladı. Yıkım her yıl Mahinev’in doğum gününden hemen önce başlayıp, sonraki birkaç ay etkilerini devam ettiriyordu. Şehre yılanlar iniyor, saatler duruyor, mantık çerçevesine sığmayan, açıklanması imkânsız olaylar oluyordu. Fakat Mahinev’in yirmi birinci yaş gününde her şey daha da karanlığa sürüklenecekti. 
 
Şehri etkisi altına alan kar fırtınası, kurtların da şehre indiği dedikodusunun güçlenmesiyle Mahinev’in hayal olarak nitelendirdiği görüler tüm bu olay ağıyla bütünleşir. Yoksa tüm bunlar Mahinev’in doğumuyla mı ilgilidir? Mahinev’in sırlarla dolu bir sandığa benzettiği babaannesi, Mahinev’in yirmi birinci doğum gününde ona bir kitap hediye eder. O gece zifiri karanlık, kızıl şafak ile birleşirken Mahinev kitabın kapağını açtığında, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Yaşadığı dünyada izine daha önce hiç rastlanmamış bir şehirde, farklı bir boyutta, tehlikeli bir adamın kollarında, aklını parçalara ayıracak bir olay düğümünün içinde mücadelesi başlayan Mahinev’in çözmesi gereken birçok sır vardır ve ona yavaş yavaş dolanarak tüm benliğini ele geçirip düğüm oluşturan bir aşkın pençesine düşmek üzeredir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88348</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bcd450b2-ffcf-42f3-80b0-bd945efe5cf3.jpg</image:loc>
            <image:title>Kolay Meditasyon Rehberi</image:title>
            <image:caption>Kişisel Kazanımların ve Özgün Ruhsal Gelişimin Temeli Olarak Meditasyon 
Doğal Süreci Deneyimlemek: Etkili Meditasyon  Nasıl Yapılır? 
Tatmin Edici Sonuçlar İçin Kullanılması Gereken Meditasyon Teknikleri ve Rutinleri 
Ruhsal Gelişimin Aşamalarından Geçerek Uyanmak 
Öncelikli Amaç ve Hedeflerimizi Destekleyen Yaşam Tarzı İlkeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88349</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/50ba5a09-4914-41ad-a841-c52e3ccf040f.jpg</image:loc>
            <image:title>Boş Zaman Tüketicilerinin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Olimpik Kış Festivali Örneği</image:title>
            <image:caption>GENEL BİLGİLER 
Zaman Kavramı 
Boş Zaman Kavramı 
Rekreasyon Kavramı 
Boş Zaman Tüketicisi Kavramı 
Hedonizm Kavramı 
Yaşam Kalitesi Kavramı 
Mutluluk Kavramı 
GEREÇ VE YÖNTEM 
Araştırmanın Konusu 
Araştırmanın Önemi 
Araştırmanın Kapsamı ve Sınırlılıkları 
Araştırmanın Amacı 
Araştırma Problemi 
Araştırmanın Yöntemi 
Araştırmanın Modeli 
Veri Toplama Araçları 
Araştırmanın Evren ve Örneklemi 
Veri Analiz Teknikleri 
Güvenirlilik</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88350</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd4666b9-73ce-4452-889c-933727b5906a.jpg</image:loc>
            <image:title>Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar</image:title>
            <image:caption>İsveç’te bir kış akşamı, üç genç, İslam’a ve Hz. Muhammed’e hakaret içeren çalışmalarıyla ünlenen bir karikatüristin söyleşisinin olduğu kitapçıya terör saldırısında bulunur. Ancak saldırının ortasında, aralarında olayı kayda almakla sorumlu olan genç kadın garip bir dejavu hissine kapılıp büyük bir hata yaptıklarını düşünerek olayların gidişatını değiştirir. 
İki yıl sonra bir yazar, adli psikiyatri kliniğine yatırılan bu kızın görüşme talebini kabul eder. Bir teröristle görüşmekte isteksiz olsa da birdenbire İsveç&apos;te ortaya çıkıp bir terör eylemine karışan, pasaportundaki adını hatırlamayan ve ana dilini konuşamayan bu Belçikalının kim olduğunu, ondan ne istediğini merak etmiştir. Sorularına karşılık kız onunla bir sırrını paylaşır: başka bir zamandan, gelecekten geldiğini. Kızın gizemini çözmeye çalışan yazar, kendini hayal edebileceğinden daha korkunç bir atmosfer içinde bulur. Bahsettiği distopik gelecekte, Müslümanlar ve diğer azınlık gruplar yani sözde “İsveç düşmanları”, “Tavşanlı Bahçe” adlı korkunç bir gettoda yaşamaya zorlanmakta ve türlü işkencelere maruz kalmaktadır. Uganda asıllı İsveçli yazar Johannes Anyuru’nun ödüllü romanı Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar spekülatif kurgunun yaratıcılığının, günümüzün sert politik gerçekleriyle birleştiği cesur bir anlatı. Guantanamo’da ve Ebu Gureyb Cezaevi’nde yapılan işkencelerin, Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarının duyulduğu bu romanda yazar, şiirsel üslubuyla inancın mistik güzelliğini ve daha iyi bir gelecek umudunu da okurlara duyurmayı başarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88351</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea036c7-6bd5-4f11-adb8-5beda13f4147.jpg</image:loc>
            <image:title>Çumra 1965</image:title>
            <image:caption>Mutfakta bir ceset. Evin içine gömülmüş. Cenin pozisyonunda ve yere dik. Çatalhöyüklüler ölülerini öyle defnedermiş. Ama bu soğuk, hareketsiz cenin Çatalhöyük Antik Kenti’nde değil. Oranın biraz ötesinde, Çumra kasabasında bulunan sıradan bir hanede… 
Sene 1965. On bin yıllık ölülerin yanına durmadan yenileri ekleniyor. Bu bataklık kasaba insanları yutmaya doymuyor. Uğursuz bir sessizlik örtüyor her şeyi, olanlar kimsenin dikkatini çekmiyor. Ta ki Çatalhöyük kazısında çalışan üç Alman arkeoloğun kayboluşuna kadar. Olay üzerine Çumra kasabasına atanan yeni emniyet amiri Ali Kemal, kendini büyük bir muammanın içinde buluyor: tuhaf köy halkı, gerçek yüzlerini maskeleyen kazı çalışanları, ortadan yok olan insanlar, kayıp hazineler ve toprağın doğurduğu ölüler… 
“Tabut gibidir bu kasaba. Herkesin ömrü o tabuttan çıkmak için etrafı tırmalamakla geçer de fark etmez hiçbiri.” 
Sevinç Yavuz bu romanda, 1965 yılında Konya’nın 10 bin nüfuslu kasabası Çumra’da 15 kişiyi öldürüp parçalayarak evinin mutfağına ya da bahçesine gömen bir seri katilin gerçek hikâyesini okurlarıyla paylaşıyor. Tekinsiz satırlarda dolaşmayı sevenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88352</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1bf36ac-bacb-431f-8782-6bb0b6fe0f12.jpg</image:loc>
            <image:title>ABD&apos;nin Gizli Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Bu, tarih uğruna yazılmış bir tarih değil, soğuk savaşın çok ötesinde, terörle savaşın, uyuşturucuyla savaşın içindeki
mevcut durumumuzun ve geleceğimizin tarihidir.”
Ed Vulliamy , Guardian
ABD’nin Gizli Tarihi, yönetmen Oliver Stone ve tarihçi Peter Kuznick’in kaleme aldıkları, dünyanın gördüğü en güçlü ve
egemen ulus, Amerikan imparatorluğunun yükselişi ve çöküşünün ilginç hikâyesidir. Woodrow Wilson’dan Barack
Obama’ya kadar 17 başkanın hükümetinin karanlık köşelerini araştıran Stone ve Kuznick, ABD’nin temel demokratik
ideallerinden ne kadar uzaklaştığını sorgulama cesareti gösteriyorlar.
Filipin halkının bağımsızlık için verdiği mücadelenin kanlı bir şekilde bastırılmasından başlayarak iki dünya savaşını
kapsayan eser, ABD yönetimlerinin gizli operasyonlarda, Latin Amerika, Asya ve Orta Doğu’daki savaşlarda yer alarak
yabancı topraklardaki çatışmalara nasıl sürekli müdahale ettiğini belgeliyor. Amerika Birleşik Devletleri çeşitli zamanlarda
hem ekonomik hem de siyasi kazanç sağlamak için sağcı diktatörler lehine, seçilmiş liderleri devirmiştir.
Amerika’nın atom tarihini inceleyen Stone ve Kuznick, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının askeri açıdan
gereksiz ve ahlaki açıdan affedilemez olduğunu savunuyorlar. Amerika Birleşik Devletleri’nin nasıl durmadan nükleer
tehditler savurduğunu ve bir nükleer savaşın eşiğine yaklaştığını gösteriyorlar. ABD başkanlarının anayasayı ve
uluslararası hukuku nasıl ayaklar altına aldığını açığa çıkarıyor ve ABD’nin ulusal güvenlik devleti haline gelişini tüm çıplaklığıyla ortaya döküyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88353</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41cb8466-9fc3-442b-a19f-7a2c16f5afb6.jpg</image:loc>
            <image:title>İncelikli Haytalar Albümü</image:title>
            <image:caption>Sıkı çocuklar yitirdik, sert garibanlar
Hep kendini mahvına âşık olanlar
Evlerinden eksilmedi kara ıslık
Gözlerinde külhani bir öfke
Hınçla mezar kazıdılar içlerine
Kolonya içen baba, kömür yardımı, küfürbaz patron
Tükürmedim ağzımdaki kanı, yuttum sessizce

Kaybettik tüm kitapların bildiğini
Öğrendik, kendimizi yine kendimiz yıkar
Keskin bir çiçektir kalbimiz
Hep karanlıkta açar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88354</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662f84da-8619-4b77-891c-124f2f2a2eca.jpg</image:loc>
            <image:title>Suriyeli Göçmenlerin İşgücü Piyasasına Entegrasyonunda Kurumsal Etkiler - UNDP Örneği</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – Giriş 
İkinci Bölüm – Göç ve Mesleki Eğitim 
Üçüncü Bölüm – Mevcut DurumAnalizi: Suriyeli Göçmenlerin Şanlıurfa İlindeki Genel Durumları 
Dördüncü Bölüm – Hizmetler Sektörüne Yönelik  Mesleki Eğitimler Sonucunda Elde Edilen İstatistiklerin Değerlendirilmesi 
Beşinci Bölüm – Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki Eğitimler Sonucunda Elde Edilen İstatistiklerin Değerlendirilmesi 
Altıncı Bölüm – Sanayi ve İmalat Sektörünün Genel Görünümü ve Sektöre Yönelik Mesleki Eğitimlerin Sonucunun Değerlendirilmesi 
Yedinci Bölüm - Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88355</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02ea7860-7808-42b3-8dd7-478a3432454f.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;de Hanehalkı Tasarruf Eğilimi - Mikroekonometrik Analiz</image:title>
            <image:caption>BİRİNCİ BÖLÜM – Tasarruf Eğilimi Ve Hanehalkı Tasarrufları 
1.1.Tasarruf, Tüketim ve Gelir İlişkisi 
1.2.Tasarruf Eğilimi Açıklamaya Yönelik Geleneksel Yaklaşımlar 
1.3.Türkiye Ekonomisinde Hanehalkı Tasarrufları 
İKİNCİ BÖLÜM – Ekonometrik Teori      
 2.1.Kantil Regresyon Yöntemi ve Kavramlar 
2.2.Sansürlü Regresyon Modelleri 
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – Kantil Regresyon ve Sansürlü Modellerle Türkiye’de Hanehalkı Tasarruflarının Mikroekonometrik Analizi 
3.1.Literatür Taraması 
3.2.Araştırmanın Konusu ve Amacı 
3.3.Kullanılan Değişkenler Ve Tanımlayıcı İstatistikler 
3.4.Uygulama 
3.5.Ekonometrik Modeller</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88356</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49306a20-cc5b-4a85-97e4-d7f9a4ba6731.jpg</image:loc>
            <image:title>Buhranlarımız</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ne zaman derinden bir düşünsel tartışa açılsa söz bir şekilde Said Halim Paşa’ya gelir. Şahsi hayatının renkliliği bir yana 19. asır Osmanlı fikir hayatında beliren İslâmcılığın II. Meşrutiyet sonrasındaki bayrak isimlerinden biri olmuştur.
Onun, bilhassa Buhranlarımız üst başlığıyla bir araya getirilen risaleleri, bu fikir akımının temel metinlerinden kabul edilmiştir. İslamcıların Meşrutiyet rejimini talep etmelerinin ardında Tanzimat yıllarında Namık Kemal’in de kullandığı meşveret ve şura anlayışı vardır. Bu anlayış, milletin yönetimde söz sahibi olması anlamı taşır. Bu sayede, keyfî yönetimler ortadan kalkacak, hukukun üstünlüğü korunacak, hak ve hürriyetler eşitlikçi bir biçimde dağıtılacaktır.
Said Halim Paşa’nın Buhranlarımız’da ısrarla vurguladığı üzere ilk anayasa metni Batı’dan tercüme yoluyla ithal edilmiştir. İslâmcılar, Meşrutî yönetime İslâm’dan referanslar getirerek bu yönetimin kalıcılığı uğrunda düşünceler ileri sürseler de Said Halim Paşa, İslâmcı bir düşünür olarak onlardan ayrılmıştır. Batı toplumlarından alınacak bu sistem ve kavramlar Osmanlı toplumunun tabiatına aykırı ve lüzumsuzdur. Bu iddiasını Buhranlarımız’ı meydana getiren ve Meşrutiyet’le başlayan yedi küçük risalesinde teferruatıyla tartışmıştır.
Yakup Öztürk’un titiz çalışmasında eser, sadeleştirilmiş diliyle ile okura sesleniyor. Üstelik Osmanlıca ilk yayını da tıpkıbasımla kitabın ikinci yarısını oluşturuyor. Hem aslından okumak isteyenler hem de düşünce tarihimizin kaynaklarını merak edenler için her yönüyle güzel bir fırsat…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88357</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec2b59a8-2e75-4363-b5d0-ba80a1d2a5d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Kekeme ve Cebrail’in Yakarışı</image:title>
            <image:caption>O kadar yalnız, başıboş
Dolaştım ki,
Dudaklarım
Çatlıyor suskunluktan,
Söyleyecek bir sözün
Kalmadı mı ey Rabbim?
Elçilerine gönderdiğin
Elçin, değil miyim senin,
Her söylediğini ilettim,
Kelamın tükendi mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88358</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a79f55-1d38-45ca-8425-3e80f3077c27.jpg</image:loc>
            <image:title>O Pazartesi Eminönü</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı’nın usta ismi Mario Levi,  yedi kitaplık İstanbul serisi  Gördüklerimiz Göremediklerimiz’in üçüncü kitabı O Pazartesi’de okuru Eminönü’ne davet ediyor. Tarihî esnaf lokantalarından çarşılara, tatlıcılardan kahvecilere, balıkçılardan mezecilere, kumaşçılardan parfümcülere, bugünün gözüyle artık biraz da ‘tuhaf’ kaçan kahramanlarıyla bir İstanbul yolculuğu bu.  Özlem, aşk, ayrılık, itiraf edilemeyen duygular ve yüzleşilemeyen anılarla yüklü.   
Bu romandaki fotoğraflar bir çağ tanıklığı adına yazar tarafından çekildi. O Pazartesi, yaşadığımız günleri geçmişle köprü kurarak anlatan bir İstanbul romanı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88359</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3467a9f-f68c-4662-86cd-ea15eddecaa4.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıp ve Din</image:title>
            <image:caption>Tıbbi meselelere dinin nasıl baktığını çoğumuz merak ederiz. Basit bir estetik operasyondan tutun, ötanazi gibi “hayati” kararlara kadar pek çok yerde işin manevi boyutu girer devreye. Organ nakli gibi bıçak sırtı konularda karar vermek gerektiğinde “tarafsız bilgi”ye ihtiyaç duyarız. Kimi zaman da, tüm toplumu ilgilendiren süt bankalarını milletçe, enine boyuna tartışırız, sorular sorarız. Kürtaj, sperm bankası, tüp bebek, doğum kontrolü, hastalık durumunda ibadet, alkol kullanımı, çift cinsiyetlilik, diş tedavileri, saç ektirme, tüp mide ameliyatları, vücuda dövme yaptırma dinimizce nasıl değerlendirilir? Bulaşıcı ve salgın hastalıklarda neler öğütlenir?
Bu Sorular Adamı Dinden Çıkarır kitabıyla “Türkiye Kristal Küre Ödülleri 2020 Yılının En İyi Kitabı” ödülünü kazanan ilahiyatçı yazar Ümit Özdemir, elinizdeki Tıp ve Din kitabında tüm bu soruları  akademik kaynaklar ışığında cevaplıyor.
Bu soruların cevabı sadece evet veya hayır değil. Siyah beyaz değil… Hayat gibi… Ayet ve hadislerde nasıl yer alıyor, konu hakkında yazılmış eserlerde ne deniyor, hepsini aktararak hangi koşullarda nasıl değerlendirme yapabileceğimizi anlatıyor. Farklı görüşleri dile getiriyor.
Kulaktan dolma rivayete değil, kanıta, belgeye dayalı bilgiye itibar edenler için önemli bir rehber!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88360</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ae0c5e5-b903-4087-ad13-ca1bfe23bbb0.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>1984, hiç kuşkusuz 20. yüzyılda yazılmış en güçlü metinlerden biridir. Orwell’in 1949’da yayımlanan karşı-ütopyacı romanı, kâbusu andıran bir gelecek vizyonuyla her kuşaktan okuru derinden etkilemiştir. 1984, dünyanın sürekli birbiriyle savaş halindeki üç totaliter devletin egemenliği altında bulunduğu düşsel bir gelecekte geçer. Her şeyin devlet tarafından denetlendiği belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı sarsıcı bir uyarıdır. Etkisi yayımlanışının üzerinden geçen yetmiş yılda hiç azalmadığı gibi daha da artan roman, bugün kolektif belleğimize kazınmıştır adeta. Bunda çeşitli sinema, televizyon ve sahne uyarlamalarının yanı sıra başka yapıtlara ilham vermesinin de rolü büyüktür. Geçen yüzyıldan başka hiçbir roman, gücünden bir şey yitirmeden bu denli göz önünde olmamıştır. Bugün 1984’e atıfta bulunmadan totaliter rejimlerden, propagandadan, gözetlemeden ve gerçeğin saptırılmasından söz etmek neredeyse imkânsızdır. Roman ayrıca popüler kültüre “Büyük Birader”, “çiftdüşün”, “düşünsuç”, “yenikonuş”, “Düşünce Polisi”, “101 No’lu Oda” gibi terimlerden oluşan bir sözdağarı armağan etmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88361</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51e19561-9517-43bf-8188-2043581e744b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insan efendilerini devirmiş, adalet ve eşitliğin hüküm sürdüğü ideal bir hayvan toplumu kurmak için büyük bir fırsat yakalamışlardır. Ancak diğer hayvanlardan daha zeki olan iktidar düşkünü domuzlar, zamanla devrimi yolundan saptırarak, eskisinden daha acımasız ve baskıcı bir diktatörlük kurarlar. Orwell 1945’te yayımlanan bu karşı-ütopyacı nükteli ve fantastik siyasal fablını yazarken, hedefinde 1917 Rus Devrimi ve “Stalin’in devrime ihaneti” vardı. 

Hayvan Çiftliği, iktidarlarını sağlamlaştırırken hak ve özgürlüklere göz diken politikacılara, otoriter rejimlerin halkları baskı altında tutmak için kullandıkları manipülasyon ve propaganda yöntemlerine karşı bir uyarıdır. İktidarın yozlaştırıcı etkisini hedef alan bu parlak hiciv, dünyada bugün de sürüp giden adaletsizliğe karşı hâlâ geçerli mesajıyla “zamansız” bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88362</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da9c7971-c7f2-490a-8516-ffe326747dec.jpg</image:loc>
            <image:title>Zohar’ın Temel Öğretisi</image:title>
            <image:caption>Zohar, Kabala’nın temel metnidir.
Kabala ise tüm insanlığın manevi mirası...
İçimizdeki potansiyelden tam anlamıyla faydalanmak istiyorsak, gündelik bilinçle içsel dönüştürücü güçler arasında bir tür köprüye gereksinim duyduğumuzu söyler Kabala. Zohar tam da bu köprüdür işte. Binlerce yıldır hiçbir kitap, Zohar’dan daha fazla gizem barındırmamış ve yine hiçbir kitap insanlığa daha büyük bir bilgelik sunmamıştır.
Seçkin kabalistlerden Rav P. S. Berg, Zohar&apos;ın Temel Öğretisi adlı bu kitapta kötülük, kurtuluş, insan ilişkileri, zenginlik, yoksulluk ve diğer temel meseleler hakkındaki öğretilere hem pratik hem de çağdaş bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Rav Berg, insanlığın en eski ezoterik manevi bilgi kaynağından süzdüklerini, ebedi bilgeliğin damıtılmış hali olan öğretilerin ilkelerini, günlük yaşamlarında kutsallıkla uyum içinde kullanabilmeleri için farklı inançlardan her insana ulaştırmayı başarıyor.
Zohar hem günlük yaşamımızın kalitesini artırarak hem de ruhlarımızın evrimini hızlandırarak bilincimizde bir devrim yaratır. Şüphe yerine emin olmayı, karanlığın yerine Işık’ı koyarak, fiziksel dünyanın dayattığı sınırları ortadan kaldırır. Onunla nereden olduğumuzu, nerede olduğumuzu ve ne olacağımızı; yani şimdiki zamanı, geçmişi ve geleceği bir arada görürüz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88363</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8577cf64-71b8-46c4-bcbf-acd80953536a.jpg</image:loc>
            <image:title>Göç ve Kent</image:title>
            <image:caption>Bütün dünya hareket halinde… Asya’da, Afrika’da, Latin Amerika’da, Avrupa’da ve pek tabii, insana dair pek çok şeyin oldukça yüksek hızda seyrettiği Ortadoğu’da… Bugün dünyada, göçten söz edemeyeceğimiz, göçün bir biçimde şekillendirmediği hiçbir toplum ve sosyal hayat kesiti yok. Ayrıca göç ve göçmenler olmadan kentleri ve uygarlığı anlamamız imkânsız. Uygarlığın, göç ve göçmenle biçimlenen uzun hikâyesi bir tarafa, kente dair hemen bütün çalışmalarda, kenti diğer yerleşimlerden ayıran, sürekli ve kurumsal yabancıların yani göçmenlerin sürekli varlığının önemi vurgulanır. Göçmen ya da yabancı, kısa veya uzun süreli, günlük yahut mevsimsel, her ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın, kentlerin göçmenleri olmasa bugünkü uygarlık düzeyinin olmayacağı aşikâr.

Elinizdeki kitap, ağırlıklı olarak Türkiye’de şehirlerin, göçün, göçmenliğin ve mültecilerin ele alındığı yazılar olsa da Almanya gibi, Türkiye’deki göç olgusunun önemli mihenk taşı olduğu ülkelerdeki kentlere ve deneyimlere dair yazılar da içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88364</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c4ee662a-62a9-4bb3-8c43-e99d2f9122f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardım Personelini Güçlendirme</image:title>
            <image:caption>Yaşadığımız dünyada her türlü önlemi almaya çalışsak dahi ne yazık ki bazen insan bazen doğa kaynaklı bazen de her ikisinin neden olduğu felaketleri her gün yaşıyoruz. Deprem olur, sel olur, yangın olur, patlama olur, terör saldırısı olur. Ölenler ve yaralananlar olur. Onlara müdahale edilir, mağdurlar ve yaralılar kurtarılır bunlar tedavi için hastanelere gönderilirken kayıplar defin için morglarda saklanır. Bizler bir hafta on gün içinde eski yaşantımıza döneriz. Oysa itfaiyeciler, acil-arama kurtarma ekipleri, polisler, doktorlar, hemşireler, acil tıp teknikerleri, sosyal hizmet uzmanları, insani yardım çalışanları yani afet olaylarına öncelikle müdahale eden yardım personeli bu süreci bizler kadar kolay atlatamazlar. Bilmediğiniz bir yer, üst üste yığılmış cesetler, şekil değiştiren, yanan vücutlar, ölü çocuklar, kokular… Yaşanan tüm bu travmatik olayların izleri zamanla birikir ve bunlar yıllar geçtikçe bir travma yığınına dönüşür. Rüyalar ve kâbuslarla olay tekrar tekrar yaşanır, acı, ölüm ve çaresizlikler karşısında duyulan psikolojik üzüntü (acı), aşırı irkilme, kaçışlar, uzaklaşma ve normal yaşama uyumda belirgin zorlanmalar yaşanır. Personelin yaşadığı bu sorunlar yaşamlarını fazlasıyla etkiler. Yardım için koştukları felaketler zamanla “kendileri için kişisel bir felakete” dönüşür. Yardım personeli etkin ve sağlıklı başa çıkma yöntemlerini kullanmayı başarabilirse bu travmaların üstesinden kolaylıkla gelir. Ancak, bu süreçte başa çıkamayan ve zorlanan bazı yardım personeline psikolojik ve sosyal yönden destek vermemiz gerekir.

Bu kitap, yardım personelinin nasıl güçlendirileceği konusunu kapsamlı olarak ele almaktadır. Kitapta, afet literatürü hakkında genel bilgiler kısaca sunulmuştur. Personelin, ikincil travma, şefkat ya da merhamet yorgunluğu, stres, tükenmişlik, travma sonrası stres bozukluğu, majör depresyon gibi riskleri bilmesi, tanıması, bunların farkına varmasını sağlayacak bilgiler bu kitapta sunulmuştur. Ayrıca, personelin güçlenmesine katkı getirecek stres yönetim tekniklerinin neler olduğu ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88365</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec7e69e7-83ef-4588-bc34-eb3ab3c9dc3b.jpg</image:loc>
            <image:title>&apos;İç&apos;ten &apos;İç&apos;e</image:title>
            <image:caption>‘İçten İçe’; Mimarlıkta ‘İç’ Meselesinin Ekonomi-Politik Serüveni, mimarlıkla iç mimarlığın ayrışma sürecini ele alırken, bu ayrışmanın tarihsel kökenlerini, nirengi noktalarını ve dayanaklarını ortaya koymak üzere yola çıkıyor.

Murat Çetin, mimarlık alanının iç mimarlığı nasıl algılayageldiğini, bu çoğu kez küçümseyici algılayışın tarihte yavaşça nasıl ortaya çıktığını, esasen politik bir okuma üzerinden ve farklı disiplinlerle bağlantılar kurarak inceliyor. İnsanlığın yeryüzünde varoluşu, insanlığın biyolojik evrimi, yerleşme tarihi, teknoloji, sanat, ekonomi ve siyaset tarihi gibi alanlarla ilişkilendirilen mimarlık ve iç mimarlık arasındaki ayrışma süreci, kapitalizmin etkisiyle ciddi bir yarılma evresine ulaşmıştır.

Elinizdeki kitap, bu ayrışmanın ulaştığı boyutu, savaş kuramlarıyla ilişkilendirerek açıklamaya çalışırken, medya ve teknolojinin bu kutuplaşmada ve bu yarılmanın kamuoyundaki algısının şekillendirilmesinde oynadığı rolleri analiz ediyor.

Mimarlık teorisini yönlendiren felsefi akımların bu küresel politik ajandadaki rolü, bunun mimar ve iç mimarların gündelik pratiklerine, mesleki örgütlenmelerine, eğitim sistemlerine ve kurumsallaşmasına nasıl yansıdığı kitabın temel inceleme noktaları arasında yer alıyor.

“İç mimar mısın, dış mı?” sorusu üzerinden karikatürize edilme eğilimine maruz bırakılan iç mimarlık alanının geçirdiği bu tarihsel süreçte, vaktiyle bir bütün olan mimarlık-iç mimarlık çiftinin dış etkenlerle yıkılmaya ve düşmanlaşmaya doğru sürüklenen kadim birlikteliği, bir anlamda öyküleştirilerek ele alınıyor ve bu ayrışmanın geleceğine dair önerilerde bulunuluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88366</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5785458-5822-4792-b3c5-0774ba44964a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hakikat Sonrası</image:title>
            <image:caption>“Hakikat”İn Temsili Günümüzde Can Çekişiyor. Kamusal Tartışmada Hakikat, Çağımızın Gelişmeleriyle, Yeni Bir Şekilde Görmezden Geliniyor. 2000’Li Yıllardan İtibaren Kamusal Alanda Hakikat Ve Hakikat Sonrası Konusunda Pek Çok Tartışma Yaşandı. Siyasal, Toplumsal Ve Ekonomik Gelişmeler, Yeni Medya Teknolojilerinin Hız Kesmeyen Etkisi, “Hakikat Sonrası” Bir Çağda Yaşadığımız İddialarının Gündemi Kaplamasına Neden Oldu. Bu Derlemede, Siyaset, Felsefe, Medya Ve Uluslararası İlişkiler Alanlarında, Hakikatin Ve “Hakikat Sonrası” Çağın Ne Olduğuna Dair Esaslı Tartışmalar Yürütülürken, Aynı Zamanda, Yaşadığımız “Karanlık Çağ”Dan Çıkış İçin Kapılar Aralanmaya Çabalanıyor.

Siyaset-Felsefe Hakikat, Retorik Ve Siyaset Filiz Zabcı 
Felsefede Neredeyiz? Yeni Bir Etiko-Politiğin Olanağı Çetin Balanuye 
Bir Kavram Üç Dönem: Olmak Olarak Hakikat, İnşa Etmek Olarak Hakikat Ve Hakikati Kaybetmek Can Ulusoy 
Felsefe, Hakikat Ve Sonrası Özgün Bulut 
Göçmenler Ve Hakikatin Yeniden Kuruluşu Ya Da Bir Sınır-Kavram Olarak “Göçmenlik” Üzerine Deniz Gürsoy 
İnsan Hakları Ve Hakikat Sonrası Çağın Bireyi Durdu Baran Çiftci 
Hakikatin Sırtındaki Yük: Siyaseten Doğruculuk Berk İlke Dündar 
Hakikat Sonrası Ve Kamusal Alanda Din Bülent Özçelik

Medya Dijimodern Çağda Hakikat, Sonrası Ve Kamu Yararı Hüseyin Köse 
Post Hakikatin İlk Evresi Yankı Odaları: Yalan Haber Mi Daha Hızlı Yayılıyor Coronavirüs Mü? Merve Özdemir-Nil Çokluk
İletişimsel İllüzyon Nasıl Gerçeğin Yerine Geçer? Esra İlkay Keloğlu İşler 
Türkiye’de Popülizm Ve Medya-Bir Suç Ortaklığı Burak Özçetin-Ayşegül Akaydın Aydın 
“Kutuplaşma, Doğrulamanın Etkisini Sınırlıyor” Doğruluk Payı’dan Koray Kaplıca İle Röportaj Sümeyra Demiralp 
“Dezenformasyon Hangi Alandaysa Oraya Yöneliyoruz” Teyit’ten Gülin Çavuş İle Röportaj Bülent Özçelik

Uluslararası İlişkiler Popülist Söylem Olarak Komplo Teorileri Ve Dış Politika: Brexit Örneği Umut Yukaruç 
Hakikat Sonrası Dönem, Politika Ve Güvenlik Rasim Özgür Dönmez 
İklim Değişikliği: İnkâr, Çarpıtma Ve Hakikat Hikmet Kuran 
“Doğaya Karşı Zafer” Arayışı Ve Kalkınma Hayalleri: Sovyet Ve Amerikan Tarihlerinden Örnekler Halil Burak Sakal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88367</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c3216d2-c4b7-4eb8-924f-e83e4f6f4fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Müthiş Deneyleri - Fırlatma!</image:title>
            <image:caption>Harika bir grup
Büyük bir fikir
Bol miktarda balon, şekerleme, pireli bir köpek, mancınık ve bir şişe roketi ekle. Şimdi Fırlat! Fırlatma!
(Etraf biraz dağılabilir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88368</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/999367a4-1f19-4327-886c-119082d897fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cankurtaran Çipi</image:title>
            <image:caption>Martı Çipi plajda! Bir tek düşünce var kafasında. Ama ne yazık ki hayalleri suya düşüyor, Çipi plajdan kovuluyor. Arkadaşlarıyla birlikte kurduğu plan işe yarayacak mı? Çipi sarı-kırmızı bayrakların arasında kendine bir yer bulacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88369</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfc2325e-21c3-4609-8dab-f91a4906e454.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Doktor Ziyareti</image:title>
            <image:caption>Lili şefkat dolu, düzenli ve hiçbir şeyden korkmuyor!
Lili ve babası doktora gidecekler. Oyun oynarken doktor olmayı ve ayıcığını muayene etmeyi çok seven Lili, gerçek bir doktorun neler yaptığını göreceği için çok heyecanlı! Gelin görün ki Lili doktorun işini yapmasına izin vermiyor. Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88370</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6ce250-b94e-451b-8c22-4f43fcd71978.jpg</image:loc>
            <image:title>İntihar</image:title>
            <image:caption>Durkheim, bir sosyal bilimler klasiği olan İntihar’da, “bilinçli ölüm” dediği kendini öldürme eyleminin nedenlerini, türlerini ve gerçekleşme biçimlerini tartışıyor. İntihar deyince ilk akla gelen kasıtlı “kendini öldürme” vakaları dışında, Durkheim, kendini öldürme maksadıyla yapılmasa dahi, açık bir ölüm ihtimali barındıran ve ölümle sonuçlanan her eylemi intihar olarak değerlendiriyor; bireysel, dinsel ya da siyasal hırslarla girişilen ölümcül eylemleri intiharın farklı türleri olarak yorumluyor. İntiharı bir delilik hali ya da akıl hastalığının ürünü olarak gören birçok çağdaşının aksine, Durkheim toplumsal nedenlere, aile, dinî inanç, siyasal ve ekonomik koşullar gibi faktörlere odaklanıyor. İntihar vakalarında tarihsel olarak görülen artışta modern zamanların etkisine işaret ederken, yeni sosyal ve ekonomik dünyada giderek yalnızlaşan bireylerde “hayattan kopma” ve “kendinden vazgeçme” eğiliminin korkutucu boyutlara geldiğini söyleyerek önemli uyarılarda bulunuyor. Durkheim, bir bilim insanı hassasiyetiyle, yaşadığı dönemde yazılmış ve uzaktan ya da yakından intihar meselesiyle bağıntılı olan her çalışmayı titizlikle tartışıyor ve bu tartışmaları kapsamlı istatistiklerle destekliyor. İntihar’ın yüz yılı aşkın bir süredir okunan bir sosyal bilimler klasiği haline gelmesinin nedeni de budur kuşkusuz. 

“Felsefe ölüme sürükler, sosyoloji ise intihara.” 
Jean Baudrillard</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88371</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1fe9dfa-5bf4-4b3b-821a-b876df35b35e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine</image:title>
            <image:caption>Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü, bir nevi temelsizliğin kitabıdır. Zira bu kitap, temellendirmelerin sadece ve sadece tasavvurlar arası mümkün olduğunu; tasavvur dünyasının oluş ve yok oluşların akıp giden rüyavarî sonsuz sahnesi olduğunu; bu varoluş içerisinde tek işlevi somut olanı soyut kavramlara dönüştürmek olan “aklın” ise, insanı bu gerçekliğin ötelerinde olduğu varsayılan bir yerlere asla ulaştıramayacağını iddia etmektedir. Tüm bu düşünceler ise “kendi kendinin nedeni” ya da “bir ilk neden” olarak görülebilen ve hatta “iyi” ve “mükemmel” sıfatları eklenebilecek herhangi bir Tanrı fikrini dışlamaktadır. 

Tam da burada Schopenhauer’ın özellikle Hegel ve Schelling başta olmak üzere Kant sonrası Alman felsefe dünyasına şimşekler fırlatmasının ana nedenlerinden birini bulmak mümkündür. Zira Schopenhauer, hem dönemin üniversite felsefe bölümlerinin hem de Kant sonrası Alman felsefesinin çabalarının büyük kısmının, Kant’ın Tanrı’nın varlığına dair ontolojik, kozmolojik ve fiziko-teolojik olarak bilinen ispatları yıkmasından sonra, tüm bunlara yeni kıyafetler giydirip tekrar devreye sokma gayretinden oluştuğunu düşünmektedir.  
 
İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya’dan sonra yayımlanan Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü ile Schopenhauer düşüncesinin üzerine uzun yıllardır duran mitleştirilmiş, hayal ve fantezilerden oluşan kanılar örtüsünü biraz daha kaldırıyor ve onun sahih düşüncesini gün ışığına çıkarıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88372</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81722aff-6a71-41db-a49a-0011b4568923.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep “Hayır!” Diyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hep “Hayır! ” Diyen Çocuk Kurallardan pek hoşlanmayan Berk, bir gün her şeye Hayır! demeye başladı. Kalkıp giyinmeye Hayır! Banyo keyfine Hayır! Güzel yiyeceklere Hayır! Annesinin aklına bir fikir geldi. Bakalım hep Hayır! Diyen Berk&apos;i ikna edebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88373</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bcd547f-8e07-4e4d-9e9c-7a0c6f4d5518.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahmet Rasim Kitaplığı 1 - İlk Sevgi</image:title>
            <image:caption>Tarih, coğrafya, gezi, gramer gibi farklı alanlarda kendine özgü tarzda kaleme aldığı 100’ün üzerindeki eseriyle geniş bir okur kitlesi tarafından bilinen Ahmet Rasim, asıl şöhretini deneme ve fıkra yazılarıyla ve hatıralarını kaleme alarak göstermiştir. Aynı zamanda İstanbul’un kültürel hayatını yazılarında işlemesi, bilhassa örf ve âdetleri eğlenceli bir sohbet havasında aksettirmesi onun iz bırakan özelliklerindendir. Bir yazarı tam olarak anlayabilmek için o yazarın kaleme aldığı bütün yazıları okumak gerekir. VakıfBank Kültür Yayınları olarak, Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yılmaz Daşcıoğlu ve çalışma arkadaşlarının hazırladığı Ahmet Rasim’in tüm eserlerini basmak suretiyle akademik ciddiyeti koruyarak yayıncılığın kendine özgü bir örneğini sergilemek istedik. Külliyatın elinizdeki birinci kitabı, yazarın ilk dönem eserlerinden İlk Sevgi, Meyl-i Dil, Nâkâm, Asker Oğlu ve Belki Ben Aldanıyorum adlı kısa romanları ile başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88374</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f927e4cb-d37b-419d-ac22-b7b745159cba.jpg</image:loc>
            <image:title>Lokum’un Balonu</image:title>
            <image:caption>Küçük ayıcık, yıldız balonuyla oynamayı çok seviyordu. Günlerden bir gün rüzgar hızla estiğinde balon da gökyüzüne doğru uçuverdi. Küçük ayıcık balonunun arkasından tüm hızıyla koştu. Acaba onu yakalayabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88375</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e53d437d-655b-4517-af95-c451a07ad2e8.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>1 yaşa özel hazırlanan sade anlatımlı ve sevimli resimlerle dolu öyküler!
Bu kitapta, köpeğini çok seven Nil’le, oyun zamanını eğlenerek geçiren ayıcıklarla, Ay’a şarkılar söyleyen köpek yavrusuyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88376</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a487c307-6177-40f4-a5c9-b56b8c908d20.jpg</image:loc>
            <image:title>2 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta, postacıyı bekleyen bir kaplanla, su birikintilerinin üzerinden atlamaya bayılan bir su aygırıyla, oyuncak ayısını bulamayan bir ayıyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88377</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0053f785-8dd6-48c2-b58f-2b3268c9142a.jpg</image:loc>
            <image:title>3 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>3 yaşa özel hazırlanan neşeli anlatımlı ve sevimli resimlerle dolu öyküler! Bu kitapta sudan korkan minik ördekle, oyuncak bebeğini kaybeden bir tavşancıkla, uyumak istemeyen bir flamingoyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88378</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b5b790-8feb-4da4-85aa-41e5bb3afa13.jpg</image:loc>
            <image:title>4 Yaş İçin Öyküler</image:title>
            <image:caption>4 yaşa özel hazırlanan neşeli anlatımlı ve sevimli resimlerle dolu öyküler!
Bu kitapta arkadaşını kurtaran zürafayla, güneşi bekleyen kanguruyla, meraklı bir köpek yavrusuyla ve diğer öykülerle tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88379</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b0298cd-ae83-4b46-8ae7-58b63bc6523d.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplakları Giydir</image:title>
            <image:caption>Mağrurları ters köşeye yatıran öyküler... Sivri dili ve esprili tarzıyla Caz Çağı&apos;nın adından en çok söz ettiren yazarlarından Dorothy Parker, Türkçeye ilk kez çevrilen toplu öykülerinin ikinci cildi Çıplakları Giydir&apos;de, varoluşun dramatik yanlarını, insani açmazları yine kendine özgü, diyalogların ağırlıkta olduğu ironik anlatımıyla sergiliyor.  &apos;&apos;İnsanların başına böyle inanılmaz şeyler geldiğini hiç bilmezdim.&apos;&apos; Amerikalı yazarın yirmi bir öyküsüne yer veren Çıplakları Giydir; düşlediği romantizmi bulamayanların, sinsice planlarla evliliğini bitirmeye çalışanların, hayatı partilere gitmekten ibaret sananların, hiçbir acı gerçeği görmeye dayanamayanların, başına gelen en korkunç şeyin tırnağının kırılması olduğunu varsayanların, zorbaların, korkakların, yalancıların, intikam peşinde koşanların ve daha nicelerinin yaşamına ayna tutuyor. 1920&apos;ler ve 30&apos;ların ruhunu göz kamaştıran yanları ve karanlığıyla zekice yansıtan, &apos;&apos;trajikomik&apos;&apos; olayları sivri uçlu kalemine dolayan Dorothy Parker, bu öykülerinde sadece kendi dönemini değil, insanın değişmeyen gerçekliğini de yakalamayı başarıyor. &apos;&apos;Zira kırmızı yas içindir, malum. Ölmüş bir aşk için parlak kırmızı. Bunu biliyor muydun?&apos;&apos; Pek çok Hollywood filminin senaryo ve diyaloglarına da katkıda bulunmuş olan Parker; insan ilişkilerindeki sorunları, yalnızlığı, iletişimsizliği, aşk ve kıskançlık krizlerini, karşılıklı oynanan rolleri, kimi zaman acımasızlığa varan samimiyetsiz oyunları komik diyaloglar eşliğinde nakşettiği bu öykülerde, hiçbir karakterine ayrıcalık tanımıyor. Kendi hata ve zaaflarına karşı kör olanlar, benmerkezciler, hesapçılar için tüm kaçış yollarını kapatan yazar, alaycılığı bir an olsun elden bırakmadan okuruna da kendisiyle yüzleşme fırsatı veriyor. &apos;&apos;Erkekler tatsızlıkları yoluna koymaktan nefret eder. Meseleler üzerine konuşmaktan tiksinirler. Geçmişi ardına göm çocuğum ve onun taşsız, isimsiz mezarının başından ayrılıp neşeyle yoluna devam et.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88380</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/411370c4-4eda-4a23-af48-7d35fdedb6d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Daima Susan</image:title>
            <image:caption>Umut vadeden genç bir yazar olan Sigrid Nunez onunla tanıştığında Sontag tartışmalı denemeleri, keskin zekâsı ve sivri kişiliğiyle efsanevi bir figürdü. Sontag’ın asistanlığını yapan Nunez bir süre sonra yazarın oğlu David’le sevgili oldu ve üçü sıradışı bir yakınlık kurarak aynı evde yaşamaya başladılar. 
İnsanlara bir şeyler öğretmekten çok keyif alan ve hatta bunu ahlaki bir görev olarak benimseyen Sontag, kültürel ve entelektüel tutkularıyla etrafındakilerde derin izler bırakan bir ustaydı. Kimi zaman çevresindekilere acı veren zorlu karakteri ve ona yazarlığa dair öğrettikleriyle, daha sonra başarılı bir romancı olacak Nunez’in üzerindeki etkisi de büyüktü. 
Amerika’nın en saygın ve hayranlık uyandıran entelektüellerinden biri olan Sontag’ın ölümünden altı yıl sonra yayımlanan bu dokunaklı kitap, kalıplara sığmayan bir ruhun ve göz alıcı parlaklıkta bir zekânın son derece açıksözlü bir portesini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88381</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/273a2b19-7991-4f1c-a290-4d17e1101a3e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizden Dünyaya - Kafası Karışıklar 2</image:title>
            <image:caption>Felsefe yoluyla dünyayı değiştirebiliriz!
Gençliğin nabzını tutan eserleriyle okuru kalbinden yakalayan Seran Demiral&apos;ın yazdığı Bizden Dünyaya, büyüme, kişilik oluşturma ve dünyayı keşfetme sürecinde sorularına yanıt arayanların düşünsel yolculuklarına rehberlik eden &quot;Kafası Karışıklar&quot; serisinin ikinci halkası.

Kendi tartışma ortamlarını yaratarak, zihinlerinde uçuşup duran soru balonlarını teker teker patlatan Kafası Karışıklar, hayatı yeni baştan keşfe çağırıyor; dünyaya, evrene, varoluşa ve toplumsal ilişkilere dair eteğindeki bütün taşları döküyor.
Okurlarını, gündelik hayatın seyrine etki eden derin konular üzerine &quot;tartışmaya&quot; davet eden bu merak uyandırıcı roman, felsefe kitaplarında olmayan hareketli temposu ve macera kitaplarında yer almayan düşünsel arka planıyla fark yaratıyor.
Serinin devamında, &quot;Tartışmacılar Kulübü&quot;nün gündeme getirdiği sorular &quot;bizden dünyaya&quot; doğru evriliyor; bilimin, sanatın ve felsefenin çok daha derinlerine dalıyor. Sevim, &quot;Nasıl Yapalım?&quot; sorusuyla tüketim alışkanlıklarımızı ve doğayla ilişkimizi sorgularken alternatif yaşamların mümkün olabildiği bir dünya hayalini tartışmaya açıyor. Barış ise, &quot;Dünyayı neden değiştirmeliyiz?&quot; diyerek olumsuzluklar karşısında yakınmak yerine eyleme geçmenin gerekliliğini vurguluyor. &quot;Karanlıktan şikâyet edeceğine bir mum yak,&quot; özdeyişinin âdeta manifestosunu sunuyor.
Felsefenin zihni geliştiren bir düşünme pratiği olduğunu hatırlatan Bizden Dünyaya, belgesel sinemadan edebiyata, televizyon dizilerinden dünyaca ünlü ressamların yapıtlarına uzanarak, bilimin ve sanatın ayrılmaz bir bütün olduğunun altını çiziyor.
Akıllarında milyonlarca soruyla etrafımızda dolaşan bütün gençlerin gönüllü sözcülüğünü üstlenen Seran Demiral, bu kitabıyla, konuşarak paylaşmanın insan ruhunu nasıl da iyileştirebileceğini gözler önüne seriyor.
Unutmayın, &quot;düşünmek ile hayal kurmanın kesiştiği yerde, felsefe dünyayı değiştirebilir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88382</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79c8fd2c-8ea7-4704-8ce5-5dcef7daefe5.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz Gücü</image:title>
            <image:caption>Süper güçler nasıl okyanuslarda doğdu? 
Okyanusların insanlık tarihindeki stratejik önemi nedir? 
Deniz gücü bugün yaşadığımız ve yarın yaşayacağımız dünyayı nasıl şekillendirdi? 
Büyük deniz savaşları dünya tarihini nasıl etkiledi? 
Okyanuslar nasıl suç mahalli hâline gelir? 
Sömürgeleşme ve ilk deniz savaşları hangi sularda başladı? 
Arktik Okyanusu’nun vadettikleri ve tehlikeleri nelerdir? 
Soğuk Savaş’ı başından sonuna kadar denizlerde yaşamış, okyanuslarda Sovyetlerle köşe kapmaca oynamış ve NATO Ortak Kuvvetler Amirali olarak görev almış James Stavridis, dünyanın en önemli su kütlelerinde olağanüstü bir yolculuk yaparak insanlık tarihinin itici gücü ve mevcut jeopolitik yolumuzun çok önemli bir unsuru olan deniz gücünün hikâyesini anlatıyor. 
Stavridis, nesnel gözlemleri bireysel tecrübeleriyle renklendirerek, Salamis ve İnebahtı Deniz Muharebelerinden Trafalgar’a, Atlantik Savaşı’na ve Soğuk Savaş’ın denizaltı çatışmalarına kadar büyük deniz savaşları hakkında verdiği bilgilerle Deniz Gücü’nü sıradan bir siyaset ve strateji kitabı olmaktan çıkarıyor. 
“Okyanusların önemini ve günümüz güvenliği üzerindeki etkisini hiç kimse Amiral James Stavridis’ten daha iyi anlayamaz. Kendisi her yönüyle öne çıkmış bir lider ve denizcidir. Mutlaka okunması gereken bir kitap!” 
Senatör John McCain 
“Amiral Stavridis yalnızca kırk yılını okyanuslara vermiş usta bir denizci ve asker değil, aynı zamanda küresel strateji ve jeopolitika konularında adını duyurmuş bir entelektüel. Deniz Gücü kitabında bu iki niteliğini ustaca birleştirerek dünyanın 21. yüzyılda karşılaşacağı meselelere ciddi ilgi duyan herkes için mutlak okunması gereken bir eser ortaya koymuş.” 
E. Amiral William McRaven
 “Amiral James Stavridis dünyadaki okyanuslara açılmış ve bu seyahatlerini, denizcilik sahasındaki küresel meselelerin çarpıcı bir şekilde incelendiği jeopolitik bir yaklaşım içinde biçimlendirmiştir. Bu kitap, çalkantılı denizcilik dünyasına bir denizcinin gözünden bakmak gibi ve çıkmaya değer bir yolculuk.” 
E. Amiral Mike Mullen 
 “Emekli amiral Stavridis, denizcilik rutininin nasıl işlediğine dair bir kavrayış oluşturmak amacıyla okuyucuya, bir harekât komutanı olarak kapsamlı kariyerinde edindiği bilgi birikiminin bir derlemesini sunuyor. Aydınlatıcı ve kışkırtıcı bir eser. Okyanuslar evcilleştirilmiş gibi görülse de bunun aslında yalnızca görünüşte doğru olduğuna dair yerinde bir uyarı.” 
Publishers Weekly 
 
“Stavridis teorik ve kişisel tecrübe arasında mükemmel bir denge yakalıyor; denizcilik tarihine konu olmuş olayları okumuş, aynı zamanda söz konusu tarihin yazıldığı yıllara bizzat şahitlik etmiştir. Deniz Gücü, modern denizcilikte karşılaşılan tehlikeler hakkında yazılmış yerinde bir kitaptır, ama bir yandan da ilk sayfadan son sayfaya kadar içinde bir ümit tınısını da barındırır. Ancak ümit ya da tehlike fark etmiyor ve kitap bir noktada Okyanusların, bu dünya üzerindeki denizlerin çok kritik unsurları olmaya devam ettiği gerçeğini ortaya koyuyor.” 
                                                           Christian Science Monitor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88383</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e66d2726-b76b-419e-b741-5e77e0edadbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırlangıç Sabahı</image:title>
            <image:caption>“Annemin sesi kulağımda: Dönüp dönüp bakma ardına nem kaldı diye. Yuvamda sıcağın kaldı, vermem!” 
 
 
Hayatın önüne geçemediğimiz acıları, umutla sarıldığımız mutlu anları ve sonu gelmez sıradanlıkları arasında yol alırken kendimizle, sevdiklerimiz ve sevmediklerimizle aslında “hayatla” hesaplaşmalarımız sürüp gidiyor. 
 
Kırlangıç Sabahı öyküleri, bir yandan hayatın bizden daha 
büyük olduğunu kulağımıza fısıldarken diğer yandan bunun 
aramızı açmasının “çocukça” olduğunu söylüyor. Hangi yaşta 
olursak olalım bir çocuk kadar büyümeye istekli olmanın neleri değiştirebileceğinin hikâyesini anlatıyor bize. Olduğumuz şeyin, tek gerçeğimiz olduğunu düşünmemizin saçmalığına gerçek insan hâlleriyle ikna ediyor bizi. 
 
Duyguları eskitmeyen, duyarlığı besleyen bir farkındalığa kucak açtırıyor. Yaralar açılırken düşülen çaresizliği, çaresizlikte başvurulan yolları ve nihayetinde “gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılamayacağını” hem içeriden hem dışarıdan görmemizi sağlıyor. 
 
Kendiyle, toplumla, hayatla sorunu olanın sadece kendisi 
olduğunu düşünenleri yalnız olmadığına inandırırken sorunlarla başa çıkma yollarını öğretmeden göstermeyi başarıyor; hesaplaşmasını büyük sözler söyleme çabasına girmeden sarsıcı bir içtenlikle yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88384</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1dfb420-3455-444f-b68f-927c82423a7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Fobiden Hayata Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanan Hayatı Anlamak serisi, insanın hemen her ânında içinde bulunduğu sosyal ortamlar ve ilişkilerde yaşadığı kaygıları konu ederek devam ediyor. Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Doç. Dr. Kadir Özdel, sosyal fobinin sebeplerini bilimsel yöntemlerle incelerken kaygının azaltılması için hayati çözüm önerileri getiriyor. 
Kendinizi insanlara doğru ifade ettiğinizden emin olamıyor musunuz? 
İnsanların yanında sebepsiz yere huzursuz ve kaygılı mı hissediyorsunuz? 
Sosyal ortamlar ya da kendinizi göstereceğiniz durumlar sizi bunaltıyor mu? 
İnsanlarla birlikte olmak istediğinizden emin değil misiniz? 
Özgüvensiz olduğunuzu ya da öyle göründüğünüzü mü düşünüyorsunuz? 
Yaşadığınız bu durumu anlamlandırmak ve kendiniz için daha iyi bir hâle getirmek ister misiniz? 
İyileşme sürecinin en önemli adımı, yaşadıklarımızı nesnel bir biçimde anlamak ve gerçekçi sorular sormaktır: 
Sosyal kaygı nedir? Niye meydana gelir ve nasıl devam eder? 
Sosyal kaygıyla başa çıkmaya çalışan bireyler, istedikleri değişime ulaşma yolunda hangi zorluklarla karşılaşır? 
Sosyal kaygınızı giderecek gerçekçi uygulamalara sakin ve kararlı bir şekilde kapı aralamak ister misiniz? 
Sosyal Fobiden Hayata Yolculuk, insanlarla iletişimimizde duyduğumuz kaygının temel meselelerine değinerek iyileşmenin yolunu açan, tekrar tekrar okunacak eşsiz bir kılavuz. Bu kitapta bulunan davranış değişikliği önerilerini Doç. Dr. Özdel’in rehberliğinde uyguladığınızda yaşayacağınız değişime gerçekten şaşıracaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88385</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7bd06c9-5a73-4910-8c8b-f89c23c7267c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rencide Gölgeler Sokağı</image:title>
            <image:caption>&quot;Derinlere hükmeden şey sessizliğin gücüdür. 
Beni cesaretlendiren ise; 
bu sessizliğin sesini duyar gibi olmamdır.&quot; 
 
Sessizliğin sesini duyarak, derinlerdeki çığlıklara kulak 
kabartarak ve görmezden gelinen, hayatlarımızdan birer suskun gölge gibi geçip gidenleri görmekte direterek başladı her şey... 
 
Güneşe arkasını dönme cesaretini gösterenlerin 
görebildiği, karanlıkta kalmış, ötekileştirilmiş, bilerek 
ya da bilmeyerek farklı şekillerde rencide edilmiş 
çoğu kişi, bu romanda kendine bir yer buldu. Onlar 
bazen sokağımızdan geçen kağıt toplayıcısı çocuktu, 
bazense Beyoğlu’nun arka sokaklarını mesken tutmuş 
bir hayat kadını. Hepsinin hayat mücadelesi aynıydı 
ama hayatın onları kucaklayış şekli farklıydı. Toplumun 
ötekileştirdiklerine kader de hüzünlü sonlar yazmakta 
ustaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88386</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe45a86f-573c-44e7-a275-eaa0477d0e34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Braun&apos;un Olağanüstü Yolculukları</image:title>
            <image:caption>“Daha fazlası olabileceğinizi ve dünyada bir fark yaratmak için muazzam kaynaklara ihtiyaç duymadığınızı anladığınızda gerçekleşenlerin hikâyesidir bu. İlham geldiğinde ya da amaç 
güden bir hayat sürmenin bol ve kalıcı mükâfatları olduğunu fark ettiğinizde olabileceklerin hikâyesi. Aslen benim hayatımı anlatsa da herkese ait olabilecek bir hikâye...” 
 
Adam Braun, henüz on altı yaşındayken gözünü Wall Street’e diken ve kısa süre içinde büyük başarılar yakalayan genç bir girişimciydi. O zamanlar hayat denen şeyi “iyi bir ev, iyi bir iş ve dolu bir cüzdan”dan ibaret sayan Braun’u sarmalayan bu basit illüzyon, Hindistan sokaklarında bir çocukla karşılaştığı an darmadağın oldu: 
 
Grubumdan ayrıldım, kocaman kahverengi gözleri olan, önceden dilenirken şimdi tek başına oturan bir oğlan çocuğu buldum. 
Görüyordum, hiçbir şeyi yoktu... Hâl böyleyken yeryüzündeki herhangi bir şeye sahip olabilse en çok neyi isterdi? Sordum. Çocuk birkaç saniye düşündü, sonra kendinden emin bir şekilde cevap verdi: “Kurşunkalem.” 
 
Birazdan sayfaları arasında kaybolacağınız bu kitabın her bölümü bir mantrayla başlar ve hepsi, hayatta umuttan başka bir şeyi olmayan o güzel gözlü çocuğun anısına yazılmıştır. Bay Braun’a büyük bir cesaret aşılayıp dünyanın en şanssız coğrafyalarında bir dersliğe girmenin özlemini taşıyan çocuklar için yüzlerce okul inşa ettiren o gözlere... 
 
Henüz otuzlu yaşlarına gelmeden tüm dünyaya ilham veren bir 
başarıya imza atarak beş yüzden fazla okul kuran ve milyonlarca çocuğa eğitim hakkını teslim eden Adam Braun, son derece “sıradan” birinin global ölçekte yaratabileceği sıradışı değişimin canlı kanıtı. 
 
Kendinde aynı cesareti arayan tüm okurların elinden tutması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88388</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e11da7b-c7ee-4332-ba52-dad87c318188.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Şifadır</image:title>
            <image:caption>Bir kadın içsel gücünü nasıl keşfeder? Kadın olma, insan olma yolculuğunda, bir labirente benzeyen erginlenme eşiklerinden nasıl geçer? Bedeniyle nasıl barışır? Ruhunun iç sesiyle nasıl tanışır? 
Bildiğimiz dünyanın hızla şekil değiştirdiği ve pek çok krizle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, insanın uyanışında kadınların çok önemli bir rolü var: Doğanın, yeryüzünün çağrısına bedenlerindeki dişi bilgeliğin ve yaratıcı gücün şifasıyla yanıt vermek. Bugün eşiğinde olduğumuz dönüşümün itici gücü ve liderleri kendi güçlerine uyanmış kadınlar olacak. 
“Kadın çemberleri” denince Türkiye’de akla gelen ilk isim Filiz Telek’ten tüm kadınlar için dönüştürücü bir güce sahip eşsiz bir kitap… 
Bu kitap senin için yazıldı. Senin için, yaşamın peşinden tutkuyla ve muhabbetle giden tüm kadınlar için. Hepimizin içinde keşfedilmeyi bekleyen bir şifa, bir güç, bir Aşk var.  Bu kitap o şifayı, o gücü, o Aşk’ı bulmanın hikâyesi. Uyanmak istiyorsan, iyileşmek istiyorsan, canlanmak istiyorsan, hatırlamak istiyorsan, yaşama hizmet etmek istiyorsan: 
Hisset | Nefes Al | Bedenini Hisset 
Yeryüzünü Hisset | Dans Et 
Şarki Söyle | Ruhunun Sesini Dinle 
Bedenini Sev | Yeryüzündeki Köklerini Besle 
Bedenini Besle | Ellerini Çaliştir 
Toprağa Dokun | Topraği Besle 
Kalçalarini Uyandir | Dua Et 
Hayal Et | Yarat | Aşkini İlan Et 
Yasini İfade Et | Gözyaşlarina İzin Ver 
Ölümün Gözlerinin İçine Bak 
Bir Doğuma Taniklik Et 
Büyüklerini Bul | Atalarini Hatirla 
Şükret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88390</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68d60b74-7df6-49e3-8380-2ab714888f7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektuplar Anketler Mülakatlar</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Mektuplar – Anketler – Mülakatlar, Orhan Veli’nin mektuplarından, anket cevaplarından ve mülakatlarından oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitapta, şairin külliyatını mümkün olduğunca eksiksiz sunmak adına, dergilerde yayımlanan fakat kitaplaşmayan mektuplarıyla, şahsi arşivlerde kalmış mektuplarından on dört tanesi bir araya geliyor. Kitabın ikinci bölümünde yer alan; “Nelere Sinirlenirsiniz?”, “Yeni Sanatı Nasıl Buluyorsunuz?”, “Son 50 Yıl İçinde Hayatımıza En Çok Tesir Etmiş 20 Türk Şahsiyeti Kimdir?”, “Sanatkârlarımız 1950 Yılı İçin Neler Hazırlıyorlar?” başlıklı anketlerle üçüncü bölümünde yer alan “Büyük Şeften İntibalar” ve “Sürrealist Oyunlardan Diyalog” başlıklı mülakatlar ilk defa kitaplaşıyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88391</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/998e6633-866f-4cce-a600-24a26b3d7ffa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Hikâyeler, İlk Nesirler, Çeviri Hikâyeler, Orhan Veli’nin ilk nesir örneklerinden, telif ve çeviri hikâyelerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitabın ilk bölümünde şairin gençlik döneminde kaleme aldığı biri piyes denemesi olmak üzere düzyazı formundaki dört yazısı yer alıyor ve bu metinler ilk defa kitaplaşıyor. İkinci bölümü Orhan Veli’nin daha önce çeşitli adlarla kitaplaştırılan hikâyelerinden, üçüncü bölüm ise biri –yine ilk defa kitaplaşan– Stendhal’den diğeri William Saroyan’dan olmak üzere iki çeviri hikâyeden oluşuyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88392</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/953befba-caed-4803-ac36-5f498e5a3c9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Şiirler</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Çeviri Şiirler, Orhan Veli’nin şiir hakkındaki çeviri yazılarından ve çeviri şiirlerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın büyük bir titizlikle “eleştirel basım” olarak hazırladığı kitapta, şiirlerin yayımlandığı süreli yayınlar, Orhan Veli’nin Fransız Şiiri Antolojisi, Asım Bezirci’nin 1982 yılında yayınladığı Bütün Çeviri Şiirleri adlı kitabı ve şairin şahsi evraklarından hareketle 2015 yılında yayımlanan Sevdaya mı Tutuldum? adlı şiir defterinden yararlanıldı. Orhan Veli’nin çevirdiği fakat kitaplarına girmeyen bazı şiir çevirileri de ilk defa bu kitaba dahil edildi.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88393</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e65a2b-a7a2-4d2a-9997-cec1df8937f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivil İtaatsizlik</image:title>
            <image:caption>“Zor altına alınmak için doğmadım ben. Canım nasıl isterse, öyle alıp vereceğim soluklarımı. Bakalım en güçlü kim.” Dünya tarihinin nevi şahsına münhasır entelektüellerinden biri olan Henry David Thoreau, çığır açıcı bir filozof, doğa araştırmacısı ve kalemi kuvvetli bir yazardı. 1846’da bir vergi memuruna itirazı nedeniyle hapiste bir gece geçiren Thoreau, bu durumun düşündürdüklerini önce konferanslarına konu etti. Ardından düşüncelerini makaleye aktardı ve bu metin 1849’da kitap olarak yayımlandı. Böylece Sivil İtaatsizlik başlıklı unutulmaz eser ortaya çıktı ve Mahatma Gandhi ile Martin Luther King Jr. gibi önemli isimleri etkiledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88394</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4189c96-f7e2-4d1d-8950-6f045a46ea88.jpg</image:loc>
            <image:title>Çeviri Tiyatrolar</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Çeviri Tiyatrolar, Orhan Veli’nin dilimize kazandırdığı tiyatro eserlerini içeriyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı kitapta üçü Molière’den, ikisi Alfred de Musset’den, diğeri ise Lesage’dan çevirdiği altı tiyatro eseri yer alıyor ve bu kitapla birlikte Orhan Veli’nin tiyatro çevirileri, ilk defa toplu bir halde yayımlanıyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88395</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfcf2ad4-6b73-4abf-94e7-ff259e396c2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sıcak İlişkiler Arkası Yarın</image:title>
            <image:caption>60’lar, İstanbul’un dar sokaklarından, kenar mahallelerinden çıkmış delikanlıların para kazanabilmek için debelendiği, bu sırada da haklarını öğrenmeye başladıkları zamanlar. Sokaklarda günden güne hissedilen ancak kendini tam olarak göstermeyen sinsi bir gerginlik havası... Muzaffer Buyrukçu, o yılların atmosferini iliklerimize kadar hissettirirken dönemin sanat, bilhassa edebiyat dünyasının kapılarını hepimiz için aralıyor ve onun kabına sığmayan kalemi, geçmiş zamanın hatıralarını belleklere bir çivi gibi çakıyor. 
Sıcak İlişkiler ve Arkası Yarın adlı günlüklerini bir arada yayımladığımız kitabında Muzaffer Buyrukçu; Orhan Kemal’in, Edip Cansever’in, Cemal Süreya’nın ve nice “edebiyat işçisinin” kendisiyle kurduğu sıcak ilişkileri, yakın dostlukları gözler önüne sermekle kalmayıp sanatkârların bir araya geldikleri mahfillerde adeta dönemin toplumsal ve sanatsal panoramasını kelime avcılarına has bir ustalıkla okuyuculara sunuyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88396</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9b0c3e4-2016-44a5-8184-909b2a28a60f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yazıları</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Bütün Yazıları, Orhan Veli’nin telif ve çeviri düzyazılarından oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın hazırladığı, yazıların kronolojik sırayla sunulduğu kitabın ilk bölümünde şairin hayattayken yayımladığı yazıların yanında ölümünden sonra farklı arşivlerden bulunarak neşredilen düzyazılara; ikinci bölümünde ise çeviri yazılarına yer verildi. Bu kitabı diğerlerinden ayıran tarafı ise, şairin daha önce kitaplarına girmemiş birçok yazısı ilk defa bir araya geliyor.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88397</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01dffa02-90af-4ffc-a0e6-0fb94d70e396.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Sokakları</image:title>
            <image:caption>“Paris sokaklarını güneş doğarken gezene kadar buraları gördüğünüzü 
söyleyemezsiniz…” 
 
1864-1916 yılları arasında yaşayan ABD’li yazar Richard Harding Davis, döneminin en ünlü gazetecisi ve önde gelen savaş muhabiriydi. Görevi nedeniyle birçok farklı ülkede bulundu ve yaşadığı şehirlerle ilgili gözlemlerini okurlarıyla buluşturdu. Davis bu kitabında Paris’in on dokuzuncu yüzyılda nasıl bir atmosfere sahip olduğunu, şehir insanının gündelik hayatını, alışkanlıklarını ve tuhaflıklarını, Paris’te yaşayıp Parisli olmayan insanlara yönelik izlenimleriyle birlikte, bir “Amerikalı” gözüyle ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88398</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6c4e85d-4741-4e64-9d62-a75ff6924dc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı sekiz kez okumak isteyebilirsiniz. Hayatın getirdiklerine mizahla karşılık veren ödüllü yazar Hanzade Servi&apos;nin kaleme aldığı Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası, takıntılarından kurtulmaya çalışan on üç yaşındaki bir çocuğun bazen gülünç, kimi zaman hüzünlü ama en çok da cesur mücadelesini sayfalarına taşıyor.

Takıntılı düşünce ve dürtüleri zihinden uzaklaştırmak için başvurulan yineleyici eylemlerin ve davranışların günlük yaşamı ne denli sınırlandırabileceğini gösteren roman, Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) hakkında farkındalık yaratıyor; kendimizin ve etrafımızdakilerin takıntıları üzerine düşünme fırsatı sunuyor.  

Sevgi, dayanışma ve yardımlaşma yoluyla hayatın farklı anlamlar kazanabileceğini, inançla ve azimle her sorunun üstesinden gelinebileceğini hatırlatan yazar; kitabını takıntılı bir çocuğun ağzından anlatarak okurun empati duygusunu harekete geçiriyor.  

Kumsal&apos;ın dünyasında zaman hızlı akmıyor. Yerdeki çizgilere basmaması, tabelalardaki harfleri sayması, ellerini her defasında sekiz kez yıkaması, taş koleksiyonunu tertemiz yapması, tüm eşyalarını düzenli bir şekilde sıralaması gerekiyor. Aksi hâlde, onu bekleyen bir sürü &apos;lanetbozar rutiniyle&apos; yüzleşmek zorunda kalabilir! Takıntıları yüzünden hayatı her geçen gün daha da zorlaşan Kumsal&apos;a birileri yardım eli uzatmalı. Acaba içine çekildiği girdaptan kim onu kurtarabilir? Umursamaz tavırlarıyla küçük bir filozofu andıran biricik arkadaşı Esila mı, eski psikolog yeni tarımcı Beybora mı, aşırı dağınık eviyle Yeşilçam&apos;ın &apos;&apos;sönük&apos;&apos; yıldızlarından Müzeyyen Pirüpak mı, yoksa yıllar önce yazılmış umut dolu bir kitap mı? Polyannacılık oynamaktan sıkılan Kumsal&apos;ın eksikliğini duyduğu şey, belki de azıcık cesarettir...

Hanzade Servi bu gerçekçi romanıyla, yaşamın, takıntılarla vakit kaybedemeyecek kadar kısa ve değerli olduğuna; olumsuz düşünceleri zihnimizden savuşturmak içinse dostlara ve keyifli uğraşlara sığınmamız gerektiğine dikkat çekiyor.  
 
Her biri farklı zorluklara göğüs germeye çalışan bireyleri umut dolu bir serüvende buluşturan Kumsal&apos;ın Çizgili Dünyası, farklılıkların kesiştirdiği yaşamlara ayna tutuyor, özsaygı kavramına rengârenk bir bakış sunuyor.

Sahi, çizgilere bassak ne olur ki?..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88399</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/47f7595c-4c72-43db-8d13-4d742cda2b7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevmek Yetmez - Çocuk Yetiştirmedeki Eksik Parça</image:title>
            <image:caption>Çocuklarımızı çok seviyoruz, bunda şüphe yok. Fakat sorumluluklarının bilincinde ve kendi kendine yetebilen bireyler yetiştirebiliyor muyuz? Çocuklarımız sorumluluklarını yerine getirmediklerinde, mızmızlandıklarında, birbirleriyle kavga ettiklerinde, yemeklerini yemediklerinde ya da bizi dinlemediklerinde onlara büyük tolerans gösteriyoruz. Bazen de buna gücümüz yetmediğinde, patlıyoruz. Kızıyor, bağırıyor, tehditler savuruyoruz. Sonra da bunları yaptığımız için kendimizden nefret ediyoruz. Tüm bu sorunlar doğru dili kullanmamamızdan kaynaklanıyor. Çocuklar doğru dili kullanmadığımızda bizi dinlemiyor. Böyle olduğunda da işler sarpa sarıyor. Mesela odasını onun yerine biz toplamak zorunda kalıyoruz. Ama bu hem yorucu hem de sürdürülebilir değil. Ayrıca sonradan kendimizden nefret etmemize sebep olacak öfke patlamalarına da sebep oluyor. Doğru iletişim olduğunda ise tüm sorunlar kendiliğinden çözülüyor. Çocuklar ebeveynlerini dinlemeye ve sorumluluklarını yerine getirmeye başlıyor. Anne ve babalar da asıl yapmaları gerekenlere odaklanabiliyor. Öfke patlamaları ve sonrasında gelen pişmanlıklar ortadan kayboluyor. Sevmek Yetmez kitabı çocuklarla doğru iletişimi nasıl kuracağımızı anlatıyor. Anlatılan yöntemler onlarca yıldır başarıyla uygulanıyor. Kitap, gerçekten yaşanmış sayısız örnek diyalog ve olayı da barındırıyor. Böylelikle anne ve babalar en sık karşılaştıkları durumlara verdikleri yanlış tepkileri görebiliyor ve doğru olanları öğrenebiliyor. Sürekli çocuklarımızın yanında olamayacağız, karşılaştıkları engelleri onların yerine ortadan kaldıramayacağız. Kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sevmemiz bunun için yeterli değil. Onlarla doğru ve etkili iletişim kurmayı da bir an evvel öğrenmeliyiz. Hem çocuklarımız hem kendimiz için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88400</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/993bc413-9c80-462a-a18b-3a3a09255860.jpg</image:loc>
            <image:title>Martin Eden</image:title>
            <image:caption>Martin Eden, San Francisco’da yaşayan fakir bir denizcidir. Tutkulu bir şekilde âşık olduğu Ruth Morse’a yakın olabilmek ve üst sınıftan insanların kendisini kabul etmesini sağlayabilmek için takıntılı bir biçimde çalışmaya başlar. Günün birinde başarılı bir yazar olmayı düşlemekte ve bu amaca ulaşmak için var gücüyle çalışmaktadır. Ancak kemikleşmiş toplumsal bakış açılarını kırmak kolay olmayacaktır. Yarı otobiyografik Martin Eden karakteri, JackLondon’ın yarattığı tüm karakterler arasında en can alıcı ve en orijinal karakterlerden bir tanesidir. Klasikler arasında yerini çoktan alan Martin Eden, beyaz perdeye de uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88401</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb313191-45eb-4819-92de-cfe8cd270e03.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Türk şiirinde tüm taşları yerinden oynatan ve sadece şiirleriyle değil, yazıları, hikâyeleri ve tüm çevirileriyle kendinden sonraki Türk edebiyatının bütününe etki etmiş bir isim Orhan Veli. Bütün eserleriyle Kırmızı Kedi’de.

Külliyatın bu cildi Bütün Şiirleri, Orhan Veli’nin daha önce kitaplarında yayımlanan, dergi veya gazetelerde yayımlanıp kitaplarına girmeyen ve ölümünden sonra yayımlanan şiirlerinden oluşuyor. Necati Tonga ve Tahsin Yıldırım’ın büyük bir titizlikle “eleştirel basım” olarak hazırladığı kitapta, şairin sağlığında yayımlanan şiir kitaplarına ulaşıldı, şiirlerin yayımlandığı dergi ve gazeteler kontrol edildi ve bu sayede baskılar arasındaki farklar ortaya konarak en sağlam nüshaya ulaşılmaya çalışıldı. Bu kitabı diğerlerinden farklı kılan yönlerinden bir diğeri ise Orhan Veli’nin daha önce kitaplarına girmemiş yedi şiirine yer vermesi.

Artık Orhan Veli’yi eksiksiz okuyabileceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88402</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb3b28bd-1d5c-4c28-aa5a-59ff45432037.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gençlik Masalı</image:title>
            <image:caption>John Grier Yetimhanesi’nin bağışçılarından biri, liseyi bitirme yaşında bir yetim olan Jerusha Abbott’a üniversite eğitimi alması için burs vermeyi teklif eder. Tek şart, Jerusha’nın okul hayatında başarılı olması ve bu isimsiz iyiliksevere düzenli olarak mektup yazmasıdır. 
Ayrıca Jerusha’nın kendisine destek olan bu kişinin kim olduğunu sorgulamaması da sıkı sıkı tembihlenir. 
Üniversiteye başlayan Jerusha, yaşadığı türlü deneyimler, arkadaşları, okul hayatı gibi pek çok konuda mektuplar yazar ancak kendisine bu fırsatı tanıyan kişinin kimliğini merak etmeden de duramaz. 
Okul hayatının sona erdiği günler geldiğinde, genç kız büyük bir sürprizle karşılaşacaktır. 
 
Ünlü yazar Jean Webster’in 1912 yılında kaleme aldığı Bir Gençlik Masalı pek çok kez beyaz perdeye uyarlanmış, ayrıca müzikal olarak da sahnelenmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88403</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90e8ba62-73b9-4da1-a389-045b0e9829d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ickabog</image:title>
            <image:caption>Etrafına dehşet saçan bir canavar ve her şeye rağmen umudunu asla kaybetmemek üzerine müthiş bir macera. 
 
İki at kadar büyük. 
Gözleri ateş topu gibi parlıyor. 
Uzun, jilet gibi keskin pençeleri var. 
Ickabog geliyor… 
 
Bir zamanlar Kornukopya Krallığı dünyanın en mutlu yeriydi. Bir sürü altını, hayal edebileceğiniz en zarif bıyıklara sahip bir kralı ve yediğinde insanı mutluluktan dans ettirecek kadar nefis yiyecekler sunan kasapları, pastacıları ve peynircileri vardı. 
Her şey mükemmeldi – tabii efsaneye göre korkunç canavar Ickabog’a ev sahipliği yapan Kuzey’deki çamurlu ve sisli Bataklık Diyarı dışında. Ickabog’un çocukları terbiye etmek için onları korkutmak amacıyla anlatılan bir efsaneden başka bir şey olmadığını aklı başındaki herkes bilirdi. Fakat efsanelerin tuhaf bir yanı vardır, bazen kendi kendilerine can bulurlar. 
Bir efsane çok sevilen bir kralı tahtından edebilir mi? Bir zamanlar refah içindeki bir ülkeye diz çöktürebilir mi? Peki bir efsane iki cesur çocuğu hiç istemedikleri, hatta akıllarının ucundan dahi geçmeyen bir maceraya sürükleyebilir mi? 
 
Cesur olduğunuzu düşünüyorsanız eğer, bu kitabın sayfalarını çevirin; gerçeğin, umudun ve arkadaşlığın gücünün her şeyin üstesinden gelebileceğine dair, yaşayan en iyi hikâyecilerden birinin kaleminden yepyeni, nefes kesen bir masal keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88404</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/161f8543-23fc-4347-b19c-db2998967cc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beyaz Yakalı&apos;nın Dijital Yakalı&apos;ya Dönüşümü</image:title>
            <image:caption>Dijital dönüşüm, şahidi ve parçası olduğumuz bu değişime verilen ad ve uzun bir süredir konuşulan, tartışılan bir konu. Bir o kadar az konuşulan ve eksik kalan ise çalışanların bu dönüşümdeki rolünün ne olacağı konusu. Bireyler, 

“Çalışan” olarak ne yapmalı? 

 Kendini dönüşüme nasıl hazırlamalı? 

 Kendisine “hangi” yetkinlikleri, “nasıl” ve “ne yaparak” katmalı? 

Beyaz Yakalı’nın Dijital Yakalı’ya Dönüşümü, eksik kaldığını düşündüğümüz “çalışan” boyutu için çözümler sunmayı hedefliyor. Bu amaçla okuyucuya, kendisine bir yol haritası oluşturabilmesi için, somut ve pratik bilgiler aktarıyor.

Elma Yayınevi yepyeni bir eserle sizlerle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88405</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63d95824-5267-4663-971e-5903b4821004.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 1. Kitap- 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>Eksik tamamlama, Eşleştirme, Duyular, Farkı Bulma, Az-Çok, Uzun-Kısa, Hayvanlar, Ters-Yüz, Eşyalar, Meslekler, Görsel Algı, Büyük-Küçük, Hafif-Ağır, Renkler, Duygular 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88406</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49baf418-81bc-4925-b20f-a9a2f3546ae1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dikkatli Zeka Eğitim Seti 3. Kitap- 3 Yaş</image:title>
            <image:caption>Yarım-Tam, Eşyalar, Az-Çok, Davranış Kuralları, Farkı Bulma, Duygular, Taşıtlar, Görsel Algı, Eksik Tamamlama, Ters-Düz, Hızlı-Yavaş, Eşleştirme, Duyular, Meslekler, Bitkiler, Renk Kavramı 
Dikkatli Zekâ Eğitim Seti kitapları, erken dönemde çocukların dikkat sürelerini uzatmak ve çevreleri ile olan etkileşimi artırmak amacıyla hazırlanmıştır. 
Anaokulu Öğretmeni Neşe Duran tarafından hazırlanan, Klinik Psikolog ve Oyun Terapisti Nurhan Ünder tarafından değerlendirilen bu set, üç kitap ve üç seviye hâlinde düzenlenmiştir. İlk kitapta dikkat süresinin artırılmasına yönelik çalışmalar vardır. İkinci kitapta bunların yanı sıra öğrenme ve dikkat alanı ile ilgili çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü kitapta ise aynı anda birçok alan yer almaktadır. 
Bu kitaplardaki çalışmaları tamamlayan çocuğun dikkat süresi artırılmış ve algı seviyesi yükseltilmiş olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88408</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53e68e94-a974-4458-a712-68f73f5b04e0.jpg</image:loc>
            <image:title>Boşu Boşuna</image:title>
            <image:caption>Ödeştik Ülkü, ikimiz de yaşamın kıyısına gittik, geldik. Ben hâlâ ne olacağımı bilmiyorum. Çaresizce tutunmaya çalışıyorum bak! Görsen halimi, acırsın. 

Acı, bana acı sen, eğer sana mutluluk verecekse. Sen bana acıdıkça ödeşeceğiz ve ben belki böyle rahata kavuşacağım… 

Ben de kendime acıyorum zaten ve bu bana iyi geliyor. 

İç ses… İç ses… İç ses… Günler, haftalar, aylar, yıllar boyunca konuşan bir iç ses. 

Nuray Şenol’un incelikli kaleminden içimize düşen kurtlara dair enfes bir roman sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88409</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63ad97e9-577e-4b86-b16b-0446743c693b.jpg</image:loc>
            <image:title>Findi İle Fisti</image:title>
            <image:caption>Psikolog - Yazar Eda Nergis Şahin, 1988 Bursa doğumludur. Hayattaki en büyük motivasyonu ve şansı, biricik annesi ve ikiz kardeşidir. 
Mutlu bir evliliği vardır. 

Çocukluğu genellikle Bursa’da, yaz ayları ise İzmir’de geçmiştir. Üniversite eğitimi dolayısı ile İstanbul’a taşınmış, hala da İstanbul’da yaşamaya devam etmektedir. 

Üniversitede Çift Anadal yaparak hem Psikoloji hem de Uluslararası Ticaret bölümlerinden burslu olarak mezun olmuştur. Üniversite eğitimi sırasında Erasmus programı (öğrenci değişimi programı) ile Almanya’da Brandenburg Teknik Üniversitesi’nde İşletme Yönetimi eğitimi almış ve dönünce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini tamamlamıştır.

Üretmeyi, sürekli yeni şeyler öğrenmeyi seven yapısı ile öğrenciyken birçok kurumsal şirkette çalışarak farklı sektörleri deneyimlemiştir. 

Mezuniyetinden sonra Psikolog olarak çalışmaya başlamış ve Marmara Üniversitesi’nde Çift ve Aile Danışmanlığı eğitimini tamamlamıştır. Farklı terapi ekollerini deneyimleyerek “terapist” olarak çalışmıştır. Aldığı multidisipliner eğitimler ile Uluslararası Ticaret ve İnsan Kaynakları alanlarında da çalışmıştır. 

Hayatın her anında sanatın olduğunu düşünen yazarın en büyük tutkusu tiyatrodur. 8 yıl bale eğitimi alan yazar aynı zamanda klasik gitar da çalmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88410</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf81774c-2918-4275-a01d-fef66aa8d4e5.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdin Devası Tabiat</image:title>
            <image:caption>Türk kökenli halklar, tabiatı iyi tanımalarından ve yaylak kışlak düzenli olduklarından dolayı, modern tıp kadar, hatta bazı hâllerde ondan daha çok, halk hekimliğine başvurmaktadırlar. İki yüz milyonu aşkın Türk dünyasında, bilgelik ile biçimlenen halk hekimliğinin yaşayan uygulamaları, nadiren kitaba dönüştürülmüş, eski yazma eserlerin pek azı günümüze ulaşmıştır. 

Dr. Anarhan Nadirova, insan beynindeki basıncın, beklentilerimizin, planlarımızın gecikmesi veya olmaması oranında bize zarar verip sık sık dengemizi bozduğunu söyler. Ona göre: İnsan beyni, hırsları ve hasetleri oranında, sahibini mutsuzlaştırıyor, çaresizlikler oranında görevini aksatabiliyor. Eşlerimiz, çocuklarımız ve işlerimiz bizim yüreğimizde ve kafatasımızın içinde basınç farklarına, tansiyon oynamalarına sebep oluyor. 

Dr. Anarhan Nadirova edindiği bilgileri önce Moskova’da Rusça olarak, çalıştığı çevreye taşımış ve büyük ilgi görmüş. 1988 yılı sonunda Kırgızistan’a gelip kısa bir süre çalışmış ise de 1990’da kesin olarak ülkesine yerleşmiştir. Öğrendiği bilgilere Kırgız halk tıbbına ait bilgi ve uygulamaları da ekleyip özel bir ün ve başarı merkezine dönüşmüştür. Onun sağlık için asıl önemli saydığı ve benzer çalışanlardan farklılık gösterdiği yanı, “bağışıklık” sisteminin ve salgı bezlerinin dengeli çalışmasına yönelik dikkati ve uygulamalarıdır. Batı tıbbı ile Asya tıbbının yakınlaştırması açısından da farmakolojik dikkatleri bakımından da Dr. Anarhan Nadirova bu alanın gerçek bir duayenidir. 

Sadık K. Tural</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88411</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec608e59-3871-43d3-a616-7c7effda9a98.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklı Adamın On Günü</image:title>
            <image:caption>Korona günlerinde, maske karaborsaya düşmüş ve halk korkuyla eve kapanmışken, Yansın Bu Dünya mahlaslı TikTok fenomeni genç bir kadın gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşla birlikte sosyal medyanın sanal âlemi ile gerçek hayatın acımasız yüzü arasındaki esrar perdesi aralanmaya başlar... 

Mehmet Eroğlu, İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü ile başlattığı polisiye kurgunun nevi şahsına münhasır kahramanlarını, nefes kesen yeni bir serüven için buluşturuyor. Meraklı Adamın On Günü, eski avukat Sadık Demir’in, biraz edebi iştigal ama en çok merak sonucu çıktığı yolda üç muammayı çözmek için geçirdiği on günün hikâyesi. Sadık, bu sefer vigilante’liğe soyunuyor ve kurguda mükemmeliyeti yakalamaya çalışıyor. 

“Ben değişiyorum. Farkındayım. İki ay öncesine kadar göz alıcı, beni diğer homo sapienslerden farklılaştıran önemli bir özelliğe sahiptim: ‘İnsanlardan nefret etme yeteneği…’ Şimdi, en az ikisinin çatlak olduğunu bildiğim, beş kişiyle köfte yiyip, bir an önce uyumayı düşlüyorum. Kurguda karakterin yazgısı: Değişmek.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88412</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1815af-b519-434a-9054-d6ea9cc0c3a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağılmalar</image:title>
            <image:caption>“İnançsız biri değildim; inancı kaybolmaya başlayan biriydim. Beni öne sürmüş çocukluğum vardı. Bir kentim yoktu. Kenti olmayan insan ne yazabilirdi ki? Son cümlesinin rüzgârın sesi olduğunu bildiğim kitabımın önceki cümlelerinin ne olduğunu bilmiyordum. Annem haklıydı: Yazamayacaktım. Üzerinden silginin acımasızca geçtiği üç harfli bir kelimeydim: Ben.” Mahsum Ece, Dağılmalar’da yer alan öykülerinde şimdiki zamanı ve geçmişi birbirinden ayıran çizgiyi yok ediyor, böylece karakterlerinin hafızaları, labirentlerle dolu ve çok renkli bir dünyaya dönüşüyor. Masalsı günleri köy yollarının çamuruna bulananlar, baktıkları her yerde kendilerini görmek isteyen politikacılar, büyükşehirlerde vakitlerini birbirlerinin üstüne yığan modern zaman insanları, dünyanın bir köşesinde unutulmayı hayat sananlar, hayat nedir bilmeyenler... Mahsum Ece, ilk kitabında özgün bir ses yaratıyor. Dağılmalar, hiç bitmeyen düşlere, hiç bitmeyecek bir ek..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88413</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55269e3c-e942-4514-b372-b176a8f76cda.jpg</image:loc>
            <image:title>Mart Şehitleri</image:title>
            <image:caption>Mart Şehitleri şüphe götürmeyen belgesel öğeler ile ince ince örülmüş bir kurmacayı, siyasi olayların karanlığı ile gündelik hayatın parıltılı anlarını aynı yörünge üzerinde hareket ettiren bir polisiye. 1933 yılının ilk ayları. Nazilerin seçim zaferleriyle çalkalanan Almanya’da herkes birbirinden şüphe etmeye başlamıştır. Reichstag yangını, ihbarlar, tutuklamalar, gazeteler üzerindeki baskı, işkenceler ve ölümler… Tüm bunlar olurken Birinci Dünya Savaşı’nda yaşanan tuhaf olaylarla ilgili cinayetler işlenir. Delici bir aletle korkunç biçimde öldürülen gaziler, hastaneden kaçıp işleri karıştıran bir kadın, savaş suçları, yazdığı romanla ünlenmeye çalışan tekinsiz bir teğmen… Volker Kutscher, komünist ve Yahudi avına çıkan siyasi şube ile artık çalıştıracak dedektif dahi bulamayan cinayet masası arasında mekik dokuyan Gereon Rath’ın beşinci vakasında siyasi polisiye türünün ustası olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. “Kutscher’in tarihsel polisiyeleri, bir şanstır. Yazar, bir tarihçinin bilgisiyle, dramatürjik beceriyle ve roman karakterlerini titiz bir şekilde yöneterek anlatmayı biliyor. Karmaşık bir olay örgüsü kuruyor. Karmaşık fakat karışık değil.” Frankfurter Allgemeine Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88414</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43059735-fef2-4880-afd3-d845d2dc4db4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayısal Eşitsizlikler ve Gazeteciliğin Geleceği</image:title>
            <image:caption>Basın sanayi, yüz yıldır büyük bir değişim içinde. Kalem, yerini daktiloya bırakmış, telefonun yerini teleks almış, baskı makinalarının yerini ise ofset tesisleri alıyor. Bilgisayarlar daktiloların, telekslerin ve baskı makinalarının pabuçlarını çoktan dama atmış. Uzaktan kumandalı bilgisayarlarla donanmış ofset tesisleri yine de kalemin yerini tutamaz.
Uğur Mumcu

Her devrin iletişim teknolojisi, yazı, hakikat ve gazetecilik mesleğinin pratiklerini dönüştürüyor. Uğur Mumcu, bu dönüşüme 1980’lerde çarpıcı şekilde işaret ediyordu. Günümüzde de yeni iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve gazetecilikteki dijital dönüşüm, bir yandan gazetecilik için yeni olanaklar sunarken, yeni yeni eşitsizliklerin üretilmesi ile gazetecilerin sadık kalması gereken gerçeklerin itibarsızlaşmasına da yol açıyor. Yeni iletişim teknolojileriyle bir yandan bilgi hızla yayılabilirken, diğer yandan da yalan çabucak kitlelerin zihinlerini ele geçirebiliyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönem, tam da bu nedenle yalanın belki de en itibar gördüğü dönem olarak değerlendirilebilir. Yine bu nedenle gerçekleri halka iletebilecek bir gazeteciliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Gazetecilik mesleğindeki dönüşümün yol açtığı sorunların yanı sıra, Türkiye’deki mevcut siyasi iklim ve ekonomik zorluklar nedeniyle giderek işlevsiz hale gelen geleneksel ana akım gazeteciliğe alternatif olan yeni gazetecilik pratikleri arayışı da sürüyor. Bu durum, gazetecilik mesleğinde yeni sorunlara ve krizlere yol açarken, var olan etik tartışmalara yenileri ekleniyor.

Bu kitap, çok boyutlu bir yaklaşımla sayısal eşitsizlikleri ele alırken, gazeteciliğin geleceğini etik değerler, eğitimin niteliği, yeni gazetecilik modelleri ve yalan haberle mücadele temaları etrafında tartışıyor. Elbette bu tartışılan sorun alanlarına örneklerden yola çıkarak etkili çözüm önerileri de getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88415</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e21571df-26e1-4110-b667-012cceb01deb.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat Tarihinin Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Kalkınma paradigmasının hüküm sürdüğü 1960’lar ve 1970’ler boyunca sosyal bilimler gündeminin öne çıkan alanlarından biri olan iktisat tarihi, sonra bir süre ilgi odağından uzaklaşmıştı. 2000’lerde, Daron Acemoğlu, Kenneth Pomeranz, Thomas Piketty gibi iktisatçıların yankı yaratan çalışmaları, tarihsel analizle iktisat bilimini birleştiren bakış açısının açabileceği geniş ufka yeniden dikkat çekti. İktisat Tarihinin Dönüşü, Türkiye’de büyük ölçüde bireysel çabalara bağlı kalan bu alana olan ilgiyi artırmayı amaçlıyor. Kitapta, tarım rejimleri, emek ilişkileri, gelir dağılımı, dünyada ve Türkiye’de geç sanayileşme, Türkiye ekonomisinde mesleki yapısal dönüşüm, mülkiyet, piyasa ve kurumlar, Osmanlı hukuk tarihi gibi konularda, tarihsel malzemeyi iktisadi bakış açısından analiz eden makaleler yer alıyor. Alanın kendi mutfağına eğilen, iktisat tarihi eğitim ve öğretimine ilişkin bir inceleme… Ulaş Karakoç ile Alp Yücel Kaya’nın derlemesinde onların yanı sıra Seven Ağır, Hülya Canbakal, Pınar Ceylan, Boğaç Ergene, Özgür Burçak Gürsoy, M. Erdem Kabadayı, Eyüp Özveren, Özdeniz Pektaş, Yücel Terzibaşoğlu, Onur Yıldırım’ın katkıları ve alanın usta hocası Şevket Pamuk’la etraflı bir söyleşi yer alıyor. “Ekonomik krizlerden uluslararası ticaret tarihine, coğrafi bölgeler arasındaki eşitsizliklerden hukuk-ekonomi ilişkisine, emek tarihinden piyasa entegrasyonuna çok çeşitli alanlarda… tarihsel verilere dayanan pek çok araştırma yapıldı. Bugün, iktisat tarihi hızla, iktisat, tarih, siyaset bilimi ve sosyoloji ile diyalog içinde olan, zengin ve yaratıcı bir araştırma gündemine sahip, metodolojik ve teorik çeşitliliğe sahip bir akademik disipline dönüşüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88416</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e5dc291-7a6f-45cc-ae6c-eca778e763cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizans Kaçkınları</image:title>
            <image:caption>Bugünden Bizans Dönemi’ne heyecanlı bir yolculuk… 
 
İrem’in evi başını nereye çevirsen bir harabe, bir tünel, bir dehliz görülen Sultanahmet’tedir. Köpeği Fırfır bir gün ağzında bir kitapla çıkagelir. Bu tuhaf kitabın kapağında “Artırılmış Gerçeklik Artı ile desteklenmiş Bizans Tarihi” yazmaktadır. Gelecekten gelen bu kitap İrem, Ali ve Ece’nin hayatında acaba ne gibi bir değişikliğe neden olacaktır? 
 
Muzaffer Özgüleş’in hem yüzlerce yıl önceye Bizans Dönemi’ne hem geleceğe uzanan bu heyecanlı zamanda yolculuk macerasına Ayşın Delibaş Eroğlu resimleriyle eşlik ediyor. 
Tarihte yolculuğa meraklılara, yazarın bir önceki kitabı Mimar Sinan Macerası’nı da hatırlatalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88417</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d2bee86-c4a4-4941-b482-f940981db9ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Mekansal Ağlar - Araştırma Ve Kamu Erişimi İçin Anadolu&apos;nun Geçmişinin Haritalandırılması</image:title>
            <image:caption>Mekânsal Ağlar, geçmişi incelemek için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve diğer analitik araçların kullanıldığı araştırma projelerine odaklanarak Anadolu’nun kültürel miras ve kimliğini haritalamayı hedeflemiştir. Arkeoloji ve kültürel miras alanlarında görece yeni tekniklere de odaklanan bu derleme yayın, veri koleksiyonlarını mekânsal boyuta taşıyan ve web tabanlı haritalamaya yönelik çalışma yapan farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getirmektedir. Kitapta yer alan makaleler Ortaçağ Anadolu’sundaki Yahudi toplulukların haritalanması, Hrant Dink Vakfı’nın Türkiye Kültür Varlıkları Haritası, Osmanlı dönemindeki bostancıbaşı kayıtlarından yola çıkarak İstanbul kıyı şeridindeki sosyo-mekânsal farklılıkların araştırılması gibi farklı konulardan oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88418</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbdc2071-86a5-4d16-a0ea-cbcbb871de68.jpg</image:loc>
            <image:title>Sol - Evin Reddi</image:title>
            <image:caption>Tuncay Birkan’ın yirmi iki yıllık bir dönem içinde sol, kültür, felsefe, bilim, yayıncılık ve çeviri gibi alanlarda söz aldığı yazıların biraz güncellenmiş hallerini içeren bir seçki Sol: Evin Reddi. Yerlicilikten solun akademikleşmesi tehlikesine, entelektüelin konumundan “Tanrı’nın Ölümü”ne, tahlil gereğinden eylem gereğine, geleceksizlik hissinden kurtulma imkânından farklı bir kır-kent tasavvuru geliştirme ihtiyacına alttan alta birbiriyle bağlantılı temalar etrafında örülen yazılar bunlar. Sol adını verdiği şeyin tam da “ev”in akla getirdiği, konfor hissi veren zihinsel alışkanlıkları, düşünmeden verilen otomatik tepkileri reddetme duruşu olduğunu belirten Birkan, bu yazılarda “hayalgücümüze koyduğumuz ketlemeleri bütünüyle kaldırıp pratiğe yönelik fikir ve hayal geliştirmeye, söz değil eylem üretmeye, mücadele olan/olması gereken her yerde, sömürü ve tahakküm mağduru herkesle yan yana durmaya” çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88419</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d435dd7-96b6-4afa-97fe-b0f773b483d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kanatsız Melekler</image:title>
            <image:caption>Hayata bir kere geldik ve bir daha yaşama şansımız yok. Bu şans tek, biz tekiz, başka biz yok.

Kitabı okumaya başlamadan önce elinize bir ayna alın.Sadece gözlerinize bakın.Göreceksiniz ki sizden başka yok.

Teksiniz, kıymetlisiniz.

Önünüze ne engebeler ne tepeler ne dağlar ne dikenler çıkacak.

Ama siz bu yolda yürüyen ve yılmayan birer kanatsız meleksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88420</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b73b980-79cd-4761-87d5-3b7e26294ff0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sicilya&apos;da Bir Aşk Hikayesi - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ölçüsüz tutkular, dehşet verici eylemlere yol açar.
Sicilya’nın ıssız kıyılarında, benzersiz bir doğa manzarasının ortasındaki muhteşem bir şato, karanlık sırların yatağı olabilir mi? Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, sakin ve durgun görünen hayatları apansız bir çalkantıyla bulandırıyor. Şatonun dolambaçlı koridorlarında, insanı bir kez kendine çektikten sonra girdabından dışarı bırakmayan, kaynağı belirsiz bir korkuyu, günlük hayata istikrarla sızan bir psikolojik dehşete dönüştürüyor.
 

Ann Radcliffe’in erken dönem yapıtlarından Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, gotik romanı romantik unsurlarla besleyen yetkin bir örnek. Radcliffe dehşetin anlatımını kendine özgü lirik bir üsluba bağlarken, korkuya da sıcak, çekici bir yön kazandırıyor: Haz ile dehşet arasındaki her an kopmaya hazır o ince çizgi ortadan kalkıyor.

Sicilya’da Bir Aşk Hikâyesi, 18. yüzyıldan günümüze gotik adını alan korku ve dehşet edebiyatının klasiklerinden biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88421</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acb71e84-9fa7-41dc-88b4-e4487fda4d56.jpg</image:loc>
            <image:title>Eugenie Grandet - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Eugénie Grandet, “İnsanlık Komedyası” başlığı altında tasarlanmış dev romanlar dizisinin en tanınmış, en sevilen bölümlerinden biri.

Klasik Fransız edebiyatının büyük yazarı Honoré de Balzac, ilk kez 1833’te yayımlanan bu romanında taşra insanlarını ve onların özellikle parayla ilişkilerini kendine özgü gerçekçiliğiyle anlatır. Temel olarak cimriliği ve aşkı birlikte ele aldığı bu önemli romanında Balzac, romanın kahramanlarından birinin, Grandet Baba’nın büyük mal varlığının çalışmakla elde edilemeyeceğini gözler önüne serer.

Fırsatçılıkla, Fransız Devrimi sonrasındaki karışıklıkta türlü aldatmacalarla elde edilmiş bu servetin içinde alın terinin payı, denizde bir damla gibidir. Dürüst, erdemli Eugénie Grandet’nin tertemiz aşkının ve yüce gönüllülüğünün bütün bu pisliklerin yanında yeri nedir? Balzac’ın romanı, tüm kuşaklar için güncelliğini ve değerini koruyor.

“Roman kahramanları yaratmak demek doğru görebilmek, yoğunlaşmak ve şiddetleştirmek, maksimuma ulaşmak, her tutkunun içindeki acıyı ortaya koymak, her gücün içindeki zayıflığı görebilmek, gizli kalmış güçleri dışarı çıkarmak demektir. Eugénie Grandet, bu yoldaki ilk adımdır; bu basit, inançlı kızdaki kendini teslim etme duygusu o denli bir artış gösterir ki, neredeyse dindar olacaktır, yaşlı Grandet’nin cimriliği de tıpkı yaşlı çirkin hizmetçi kızın sadakati gibi şeytanlaşır.”
Stefan Zweig</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88422</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4c3eb2-0aba-404b-9b0d-39105453513d.jpg</image:loc>
            <image:title>Moll Flanders - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Moll Flanders, 17. yüzyıl İngiltere’sinde dünyaya gelen bir kadının yaşamöyküsünü, kendi ağzından aktarır. Zindanda doğup on iki yıl fahişelik, on iki yıl hırsızlık yaparak yaşayan, başından beş evlilik geçen, maceraları İngiltere’den Amerika’ya uzanan Moll Flanders, tartışmaya açık hayat görüşü ve derinlemesine sunulan portresiyle İngiliz edebiyatının en ilgi çekici kadın kahramanlarından biridir.

Roman türünün ilk örneklerinden olan Moll Flanders, bir yandan dönemin toplumsal değerlerine ışık tutarken diğer yandan da suç dünyasını ve cinsellik konularını, ahlak dersi verme kaygısı gütmeksizin açıkça gözler önüne serer. İlk yayımlandığı 1722 yılından itibaren büyük ses getiren kitabın başkarakterinin temel olarak kabul ettiği ihtiyaçlarından vazgeçmeden ve kişiliğinden ödün vermeden toplum içinde hayatta kalabilme mücadelesi, Moll Flanders’ın Defoe’nun en ünlü eseri Robinson Crusoe’yla karşılaştırılmasına vesile olmuştur. Zira Moll Flanders, bin bir özveri ve kurnazlık göstererek göğüs gerdiği ataerkil toplumda, okyanusun ortasında bir adaya düşen Robinson Crusoe kadar yalnız, bir o kadar da yaratıcı ve beceriklidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88423</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2370e4a-332c-4a30-95ba-e702456c8f3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Selam Olsun Katalonya’ya</image:title>
            <image:caption>Bütün savaşlarda hep aynı şey olur; askerler savaşır, gazeteciler şamata koparır; o milliyetçi nutuklar atanların hiçbiri kısacık propaganda gezileri dışında cephedeki siperlerin yanından bile geçmez.
Selam Olsun Katalonya’ya, 1936 yılından beri yazdığı her satırı demokratik sosyalist düşüncesi için yazdığını söyleyen George Orwell’in İspanya İçsavaşı’nda bir milis olarak çarpışma deneyimlerini anlattığı bir tanıklık.

Savaşa dair izlenimlerini bir gazete için kaleme alma düşüncesiyle 1936 sonunda Barcelona’ya gelen Orwell, General Franco’nun zulmüne karşı bir araya gelen İspanyolların ve dünya vatandaşlarının arasına katılır. Cumhuriyetçilerin yanında Aragón Cephesi&apos;nde savaşır, Barcelona’da mayıs olaylarına bizzat şahit olur ve Huesca’da yaralanana kadar siperlerden ayrılmaz.

1984’te ve Hayvan Çiftliği’nde totaliter rejimlerin ve tek adamların çorak dünyasını hikâye eden Orwell, vicdanının, entelektüel ve siyasi düşüncesinin şekillendiği bir dönemi anlatıyor. Selam Olsun Katalonya’ya, 20. yüzyılın seyrini değiştirmiş olsa da neredeyse tamamen unutulmuş bir savaşa ve modern siyasete dair eşi olmayan bir belge.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88424</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9688018a-8438-4a8a-abc1-8a69e1cb93dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İnsan - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Gotik edebiyat alanı, kadın yazarların sivrildiği bir türdür. Bazı eleştirmenler bu olguyu kadın yazarların özel yaşamlarında babalarından, sevgililerinden ve kocalarından gördükleri baskı, taciz ve zulümden etkilenmelerine bağlarlar. Mary Shelley de 1826’da yayımlanan Son İnsan romanıyla gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın ilk modern örneğini veren ve bu türün önde gelen yazarı oldu. Vahiy ya da gelecekle ilgili sırların aydınlığa kavuşturulması anlamındaki apokalips sözcüğünden türemiş olan apokaliptik kurgu, salgın hastalık, nükleer savaş, sibernetik ayaklanma, doğaüstü olaylar, ekolojik felaketler ya da başka afetler yüzünden uygarlığın sonunun gelmesini irdeler.
Son İnsan, bugün sıradan sayılacak kadar yaygınlaşmış bir konuyu, insanlığın yok oluşunu ele alan ilk büyük romandır. Shelley, bir salgının Batı dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin akıcı üslubuyla dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterler kısmen ya da tamamen Shelley’nin çevresindeki kişilerden esinlenmiştir. Örneğin doğal bir cennet arayışı içinde tanıdıklarını peşinden sürükleyen Adrian, yazarın eşi Percy Bysshe Shelley’nin kurgulanmış portresidir. Yunanlarla savaşmak için İngiltere’den yola çıkan ve İstanbul’da ölen Lord Raymond ise Lord Byron’ın yaşamından esinlenmiştir. Roman, yazarın “seçkinler” diye adlandırdığı çevresini kaybetmekten duyduğu acıyı ve dünyanın anlamsızlığını, bireyin tarihi yönlendirme gücünden yoksun oluşunu da dile getirir. Shelley günlüğünde “son insan”dan “alter egom, ikinci benliğim, yoldaşlarımın benden önce ölmesiyle sevgili bir gruptan geri kalan yadigâr” olarak söz eder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88425</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61f11202-c207-420d-826c-365f0e72b0b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Jane Eyre - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Küçük yaşta öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Katı kurallarla yönetilen bir yatılı okula gönderilince, bu kez hayatın başka zorluklarıyla yüzleşmek zorunda kalır. Okulda geçirdiği on yılın ardından öğretmen olarak mezun olur. Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiye olarak iş bulur. Evin gizemli efendisi Rochester’a âşık olur; ancak onu hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar beklemektedir.

19. yüzyıl İngiltere’sinde, her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen Jane Eyre, birçoklarınca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilir. Yazarı Charlotte Brontë’nin yaşamından izler de taşıyan roman, zorlu bir yaşam süren yapayalnız bir genç kızın güçlü bir kadına dönüşmesinin öyküsüdür.

Jane Eyre, yalnızca kadının erkek egemen toplumdaki konumuna gözüpek yaklaşımıyla değil, şiirsel duygusallığı çağdaş bir gerçekçilikle harmanladığı anlatımıyla da öncü olmayı başarmış klasik bir başyapıttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88426</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/236dd7df-4eaa-443a-8583-52b057d8c4f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Madam Bovary - Klasik Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Ünlü İngiliz romancı ve eleştirmen Arnold Bennett, klasik edebiyat tanımını yaparken, “Herkesin okuduğu sanılan ve herkesin okuduğunu sandığı kitap,” demişti. Italo Calvino’ya göre ise klasik, “ilk okunduğunda verdiği keşif duygusunu her okunuşunda yeniden veren kitap”tır. Fransız edebiyatında “gerçekçiliğin babası” olarak kabul edilen Gustave Flaubert’in Madam Bovary’si, bu iki ustanın klasik tanımlarına en uygun düşen eserlerden biridir.

19. yüzyıl taşra burjuvazisinin yaşamını gerçekçi bir bakış açısıyla sergileyen, ilk yayımlandığında ahlakdışılık suçlamasıyla dava konusu olan Madam Bovary, hem edebiyatta yeni bir çağ açmış hem de eskidikçe yenileşen, yaşlandıkça gençleşen pek az romandan biri olarak günümüze ulaşmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88427</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b036a130-af4a-45b6-8e0a-1692e694536d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rifat’la Melih Cevdet’tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Modern şiire güncel bir ifade kazandırmak için yola çıkan, bir kırılım niteliğindeki Garip akımının kurucusu, bir garip Orhan Veli. Süleyman Efendilerin, Yüksekkaldırım’daki Melâhatlerin, her gece şehrin sakinleri uyanmadan gökyüzünü boyayan Dalgacı Mahmutların “mısra-ı meşhurunun mübdii”, bir garip Orhan Veli. “Cep delik cepken delik” dolaştığı İstanbul çarşılarının, lokantalarının ve sokaklarının dilini “şairanenin aleyhinde” şiire getirmiş, bir garip Orhan Veli.
Orhan Veli’nin Bütün Şiirleri, Can Yayınları’nda yayımlanan derlemeden yola çıkılarak hazırlanmış bir baskıyla, Erdal Öz’ün güncellediği Garip önsözleriyle bir kez daha okurlarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88428</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d49a251-7dd0-41e1-9c4c-ae997a40465f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir İdam</image:title>
            <image:caption>İnsanların çoğu aşırı bencil değildir. Yaklaşık otuz yaşından sonra bireysel hırslarından vazgeçip –hatta çoğu durumda neredeyse birey olduklarını unutup– temelde başkaları için yaşamaya başlar, hayatın yükünün altında ezilirler. Ama sonuna kadar kendi hayatını yaşamayı kafaya koymuş yetenekli, inatçı bir azınlık da vardır; yazarlar da bu gruba mensuptur.
George Orwell, 1984 ve Hayvan Çiftliği romanlarında ortaya koyduğu romancı yönünün yanı sıra döneminin düzyazı ustalarındandı. Bir İdam, yazarın bu yönünü sergileyen biri kitap uzunluğunda dört makaleyi bir araya getiriyor.
&quot;Yazma Sebebim&quot;de Orwell yazarlık serüvenine nasıl başladığını anlatırken, &quot;Sanat ve Propagandanın Sınırları&quot;nda savaş çağında sanatın ve edebiyatın konumu üzerine düşüncelerini paylaşıyor. İngiltere’de Nazi işgalinin her an gerçekleşebilecek bir ihtimal olduğu, Londra’nın üstüne bombalar yağdığı bir dönemde yazılan &quot;Aslan ile Tek Boynuzlu At&quot;ta Orwell, sosyalist devrim gerekliliğini vatansever duygularıyla ve ülkesinin kimliğiyle uzlaştırmaya çalışıyor. Kitaba adını veren “Bir İdam”sa, Burma’da görev yaptığı sırada tanıklık ettiği bir idamın etrafında
gelişenleri anlatan kısa bir yazı.
Bir İdam, bir yazarın ve bir vatanseverin düşünce dünyasından bir seçki.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88429</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67c3cb72-8f2b-4b0e-b6dd-0047a3646813.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanal Aşkların Sonu</image:title>
            <image:caption>Çocuklukta eksik yaşadığımız, “güven”, “sevgi” gibi duygular, daha sonraki süreçlerde bizi arayışlar içine sokabilir. İçte neler varsa, bunları dışta bulmaya çalışırız. Bunu yaparken, iç sesimizin rehberliği ile sürekli çatışırız ve aynı döngü içinde çırpınırız. Bunun en belirgin nedeni; büyüdükçe iç sesimizi, yani önsezimizi, duyumuzu ve içgörümüzü dinlemek yerine, zihnimizin sesine kulak vermemizdir. Ayrıca, yaşamımız boyunca, itaatkâr olmamız konusunda verilen telkinlerin de, iç sesimizin yok edilmeye çalışılmasındaki önemi büyüktür. 

Oysa bütün öğretiler bize, “Dışta ne ararsan içte bulabilirsin.” düşüncesini vermeye çalışır. 

Akıl, ruh ve kalp arasındaki eşgüdüm ve denge bozulduğunda, çocukluktan beri içimizde eksik olan duyguları, karşımıza çıkan gölgelerde ararız. Çoğunlukla da bunu neden yaptığımızı bilmeyiz çünkü artık duygularımızı içinde yaşadığımız sistem yönetmeye başlar. Kurduğumuz ilişkiler, “Risk tehlikesi var!” sinyali verse de, bunları kulak ardı ederiz ve sanal âlemin gönüllü köleliğine ikna oluruz! Dijital yaşam bağımlılığımız arttıkça da kendimize yabancılaşırız. 
Elinizdeki bu yapıt, sanal dünyanın birbirine benzeyen tehlikeli taktiklerine inanarak, tuzaklara düşmüş kadınların, bir karakter üzerinden anlatıldığı ortak yaşam öyküleridir. 

Etrafımızı çepeçevre sarmış olan sanal bağımlılığın, “Aşk adına,” bazı hayatları nasıl perişan ettiğini okuyarak, gerekli dersleri çıkarabileceğinizi umuyorum. 
Nagihan ANDUG</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88430</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/485d019b-b6e3-46d4-b4c0-cb431ddb7955.jpg</image:loc>
            <image:title>Sigmund Freud Gibi Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Kimileri için modern psikolojinin kurucusu sayılan Sigmund Freud’un yirminci yüzyıla damgasını vurmuş önemli düşünürlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bugün nöroloji ve psikoterapi alanlarındaki birçok yeniliği, ayrıca insan zihnini anlama ve rüya yorumlama tekniklerini kendisine borçluyuz. Günümüzde psikanaliz alanında yapılan birçok çalışmanın temelini Freud’un eserlerinde görmek mümkün. Alana en büyük katkılarından bir diğeri de Oedipus kompleksi, id-ego-süperego, bilinçdışı, savunma mekanizması, serbest çağrışım, dürtü, libido gibi bugün aklımıza kazınan popüler terimleri terminolojiye kazandırmış olmasıdır. 
 
Daniel Smith’in kapsayıcı anlatımıyla kaleme aldığı Sigmund Freud Gibi Düşünmek’te başkalarının korktuğu sorunları çözmeye cesaret eden bir düşünürün, motivasyonu ve felsefesi sayesinde psikolojinin anlaşılması güç yanlarını açıklığa kavuşturarak gerçek bir bilime nasıl dönüştürdüğünü göreceksiniz. Yine bu kitap sayesinde başkalarının nevrozlarını çözmeye çalışırken kendi nevrozlarıyla mücadele eden, insan zihnine diğer herkesten daha iyi yaklaşabilen Sigmund Freud’un olağanüstü yaşamındaki dönüm noktalarını keşfedecek ve belki de onun gibi düşünmeye başlayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88431</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3804bf47-87c2-4332-a54c-c8ec92821b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuklar Şapka Takar mı?</image:title>
            <image:caption>Kitapta hayatın içinden yirmi sevimli öykü yer alıyor. Bu öykülerin kahramanları, hayatımızın içinde karşılaştığınız insanlar.Yardımseverlik, fedakârlık, paylaşma, sevinç, hüzün, iyilik, arkadaşlık, kardeşlik, hayvan sevgisi, çevre sevgisi gibi birçok değeri içeren öykülerde çocuklar kendi yaşantılarından izler bulacak. Unutmayın, yaşadığımız hayat aslında birçok sevimli öyküyle doludur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88432</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac16179-2cfe-41d0-a100-8080eeab244b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Misafirleri - Harita Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Alemler arası geçişi sağlayan haritalar... Hem zamanlar arası internet bağlantısını sağlayan hem de haritalardaki geçişlerin yerini saptayan pusulalar... Biri 16. yüzyılda, üçü 21. Yüzyılda yaşayan dört harita koruyucusu ve onları bekleyen birbirinden heyecanlı, maceralı görevler...

Çalınan bir haritanın peşinden 16. yüzyıldan 20. yüzyıla gelen bir zaman gezgini... Ona yardım etmek için 21. yüzyıldan gelen üç arkadaş...

Bu macerada Harita koruyucularının görevi, Haşhaşiler tarafından çalınıp 20. yüzyıla getirilen haritayı bulmak ve 16. yüzyıla geri götürmektir. Haritayı çalan kişiyi ve haritanın yerini bulmak için kahramanlarımızı zorlu bir maceraya beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88433</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d0e8d45-d910-4b18-a919-5dee2f5e84b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Köşkün Gizemi</image:title>
            <image:caption>Aynı okula giden aynı mahallenin çocukları: Hezarfen, Cingöz, Ahmet ve Zeynep...
Bu dört kafadar bir haftadır ortalarda görünmeyen öğretmenleri Bay Çengel ve Profesör Cevdetgil’i bulmak için bir plan yapar. Arama çalışmaları onları evlerinin yakınlarındaki ahşap köşke götürür. Köşkte onları bekleyen bir sürpriz vardır. Bakalım sürpriz ne? Dört kafadar, Bay Çengel ve Profesör Cevdetgil’i bulabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88435</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3406ff6-d0bd-45bc-8a0f-e82a8afd077a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmişten Gelen - Harita Koruyucuları</image:title>
            <image:caption>Alemler arası geçişi sağlayan haritalar... Hem zamanlar arası internet bağlantısını sağlayan hem de haritalardaki geçişlerin yerini saptayan pusulalar... Biri 16. yüzyılda, üçü 21. Yüzyılda yaşayan dört harita koruyucusu ve onları bekleyen birbirinden heyecanlı, maceralı görevler...

Çalınan bir haritanın peşinden 16. yüzyıldan 21. yüzyıla gelen bir zaman gezgini... Gezgine yardımcı olan üç arkadaş...
Harita koruyucuları tarafından seçilen Mahir’in görevi, çalınan haritayı bulmak ve 16. Yüzyıla geri götürmektir. Bu zorlu görevde Mahir’in yardımcıları Erdem, Yusuf ve Nil’dir. Haritayı çalan kişiyi bulmak ve haritanın yerini tespit etmek için zorlu bir maceraya dâhil olmak ister misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88436</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92f12e79-d14f-4a3c-811d-d7fe7fb4480f.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Seyahati</image:title>
            <image:caption>Bazen arkadaş bulmak ne kadar zordur. Oynayacak biri, yolculuk yapacak biri ve birlikte iyi vakit geçirecek biri.
Ama umut orada bizimle bekler. Bir arkadaş hiç ummadığımız bir anda çıkagelir.
Dünyayı gezmek, değişik ülkelere gitmek, onları tanımak ve yeni arkadaşlar edinmek.
Hayatımızın belki de en değerli anlarından biridir. Eğlenceli ve macera dolu bir kitaba hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88437</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e2abd65-cf9e-43c1-8a8f-530d4cf196ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Silahşorlar</image:title>
            <image:caption>Herkes elini Dartanyan’a doğru uzattı. O da uzatılan elleri birbirine kenetleyerek konuşmaya başladı: “Arkadaşlar artık birimiz, hepimiz için; hepimiz, birimiz için var olmaya devam edeceğiz.” 
 Silahşor olmak için evinden ayrılan Dartanyan ve üç silahşor Athos, Porthos ve Aramis’in yolları bir gün kesişir ve heyecan dolu bir serüvene atılırlar. Kralı ve kraliçeyi hayatları pahasına da olsa korumaya yemin etmiş bu cesur savaşçılar hiçbir tehlikeye atılmakta tereddüt etmezler. Fransız yazar Alexandre Dumas’nın en çok okunan eserlerinden Üç Silahşorlar, sadeleştirilmiş bu baskısıyla çocukları cesaret, arkadaşlık, sadakat ve daha fazlasıyla tanıştırıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88438</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9aa3370c-1994-42d1-ab1f-dd67031c8609.jpg</image:loc>
            <image:title>Tom Sawyer</image:title>
            <image:caption>Tom önce palyaço, sonra asker olmaya karar verdi. Biraz sonra bundan da vazgeçti. Kızılderililer arasına katılıp bufalo avına çıkmak, uçsuz bucaksız yaylalarda vakit geçirmek iyi olurdu ya da korsan olmak daha iyiydi. Şöhretli bir korsan olarak ünü bütün dünyaya yayılabilirdi. 
Maceraya düşkün yaramaz bir çocuk olan Tom Sawyer, Mississippi Nehri kıyısında bir kasabada teyzesiyle yaşar. Geniş bir hayal gücüne sahip olan Tom, okuduğu kitaplardaki kahramanlardan çok etkilenir ve onlar gibi olmak ister. Bir gün kasabanın haşarı çocuğu Huckleberry Finn ile önemli bir olaya şahit olurlar. İki kafadar, kasaba halkını bu beladan kurtarıp kahraman olmak için bir maceraya atılır. Mark Twain’in günümüzde de küçük büyük herkes tarafından beğenilerek okunan bu hikâyesi, dünya genelinde birçok dile çevrilmiş ve sinemaya uyarlanmıştır. MEB tarafından 100 Temel Eser listesine de alınmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88439</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16712468-5e8c-438f-94fb-9dd58fcfc128.jpg</image:loc>
            <image:title>Oliver Twist</image:title>
            <image:caption>Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte nereye gideceğini bilmeden sokakta ilerlemeye başladı. Biraz yürüyünce yetimhaneye giden yolu tanıdı. Orada yaşadıklarını hatırladı ve kalbi hızlı hızlı çarpmaya başladı.
Yoksul ve yardıma muhtaç insanların sığındığı bir düşkünler evinde dünyaya gelen Oliver Twist, annesi doğum yaparken ölünce bir yetimhaneye verilir. Artık yetimhanede kalamayacak yaşa geldiğinde ise bir işe başlayıp hayata atılmak zorundadır. Ancak bu, küçük Oliver için hiç de kolay olmaz.
Dünya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Charles Dickens’ın en sevilen eserleri arasında yer alan ve küçücük bir çocuğun kötülüğe karşı verdiği mücadeleyi konu eden romanı Oliver Twist, hemen hemen tüm dillere çevrilmiş ve defalarca sinemaya uyarlanmıştır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88440</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c3d255e-410a-42ab-b525-6b24f835bbfd.jpg</image:loc>
            <image:title>Define Adası</image:title>
            <image:caption>Meşeye benzeyen ağaçların arasına girdim. Sıcaktan, bataklıktan buharlar yükseliyordu. Birden ilerideki sazların arasında bir hışırtı duydum. Bir kuş havalandı. Bunu bir başkası takip etti. Kuşlardan sanki bir bulut oluştu. O zaman sandaldakilerden birinin sazların yanından geçerek yaklaşmakta olduğunu anladım. Hemen meşeye benzeyen bir ağacın altına oturdum. Sessizce etrafı dinledim, korkmaya başlamıştım.
Yazları yoğun, kışları ise sessiz sakin olan Amiral Benbow Hanı’nı işleten Jim ve ailesinin hayatı, bir kış günü hana gelip yerleşen Billy Bones isimli eski bir korsan yüzünden tamamen değişir. Bones’un sakladığı define haritasını bulan Jim’i macera dolu bir yolculuk beklemektedir.
Robert Louis Stevenson’ın 1883 yılında yazdığı ve yıllardır hem yetişkinler hem de çocuklar tarafından ilgiyle okunan macera romanı Define Adası, pek çok kez sinemaya uyarlanmış ve birçok televizyon dizisine esin kaynağı olmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88441</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7852177-314c-405f-86d9-ccda6f9bd13e.jpg</image:loc>
            <image:title>Güney Denizinin Kızı</image:title>
            <image:caption>Gece yarısından sonra tek başıma karanlık ve dar sokakların içinden geçerek yürüyordum. Bir kız çocuğunun korktuğu zaman aklından geçen şeyler sıradan olsa da şaşırtıcıydı. Gündelik şeyler; kızarmış muz tarifi gibi... Un, şeker, tereyağı, yumurta… muzlar! Un, şeker, tereyağı, yumurta… muzlar! Tarifi aklımda bir ilahi gibi tekrarladım çünkü beni neşelendiriyor ve güm güm atan kalbimin sesini bastırıyordu.” 
Güney Denizinin Kızı, yazar olma hayali kuran, on dört yaşındaki Jakartalı Nia’nın hikâyesi. Ancak ona biçilen rol bu değil. Nia bir yandan annesinin ölümüyle baş etmek; bir yandan da küçük kardeşine bakmak, sorumsuz babasına göz kulak olmak ve evi idare etmek zorunda. Nia kendi öyküsünü yazmak istiyorsa batıl inançlarla ve babasının onun için yaptığı planlarla başa çıkmalı, annesinden dinlediği masal kahramanı Dewi Kadita gibi önüne çıkan engelleri aşmalıdır. 
Michelle Kadarusman, Nia’nın hikâyesini onunla aynı kaderi paylaşan ve hak ettikleri gelecek için mücadele eden dünyanın dört bir yanındaki kızlar için yazdığını söylüyor. 
“Kadarusman sıkı ve zarif düzyazısıyla sessiz bir hayatta kalma, cesaret ve haysiyet hikâyesi örüyor. Nia’nın yarattığı Güney Denizi’nin Prensesi hakkındaki Endonezya efsanelerine dayanan öyküler baştan sona aralara serpiştirilmiş.” -Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88442</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952651e3-5fb0-4083-be83-338c02bcab2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Siluetler</image:title>
            <image:caption>“Her insanın hikâyesi anlatanla okuyan arasında değiştiği gibi, yaşayan ile şahit olan arasında da çok değişkenlik gösterebilir. Bu güzel ve çirkin arasındaki belli belirsiz sınırın sanatçı tarafından estetik bir uğraşla gösterilmesine benzer. Bir psikiyatrist ya da dinleyici olarak bu hikâyeleri işitmiş olmak, insana ve insanlığa dair anlatma ve haykırma isteğini tetikler. Bu hikâyeler,bu özellikleri ile diğer insanların duygu yüklü kasalarının birer şifresi gibidir.” 
İbrahim Taymur yıllarını hastaları ile görüşerek geçirmiş bir psikiyatrist. Hal böyle olunca, hiçbirimizin inmesi mümkün olmayan, insan denen varlığın karanlık dehlizlerine, duygu yüklü iç dünyalarına, kaygı ve korkularına defalarca dalmış, tanıklık etmiş ve bunlarla dertlenmiş birisi. 
Bir psikiyatristin dokunuşları, ona danışanlar için iyileştirici olabilir. İş yazıya gelince, tüm bu yaşantılar okur için şaşırtıcı bir tanışıklığa ve ister istemez satır aralarında kendi ruh halimizin arayışına dönüşüyor. Her birimiz için, bir deva talebi, bir umut ya da bir kaçışla sonuçlanıyor. 
İbrahim Taymur, psikiyatrist olduğu kadar çok iyi de bir yazar. Kelimeler paragraflara, onlar da öykülere dönüştükçe, okur metnin satır aralarında kendisini unutuyor, bazen bir doktora bazen bir roman karakterine dönüşüyor. Okumaktan duyulan haz, siluetleri izlerken birikiyor ve hatta taşıyor. Edebiyat dünyasına yeni bir kapı açılıyor, yeni bir yazar doğuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88443</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ea52c4-b9ab-4a86-a604-c24d7dc82137.jpg</image:loc>
            <image:title>Saçlarımdaki Rüzgar</image:title>
            <image:caption>“Demek ki gitme ihtimali vardı ama bir seçim yapması gerekiyordu. Rüyasında Sami Bey’in tablosunun içinde gördü kendini. Elinde bir bavul, saçlarında rüzgar vardı. Yolun sonuna yaklaştıkça siliniyor, yok oluyordu.” 
Müstenire çocukluğundan itibaren bir hayalin peşindeydi; ressam olmak istiyordu. Necmi’yle tanışıp ona aşık olması da onu yolundan çeviremedi. Aykırı kişiliği, her zaman başını dik tutmasını sağlayan onuru ve yeteneği sayesinde düşünün peşine takıldı. Ancak karşılığında ödemesi gereken bedeller vardı. İşgal altındaki İstanbul’dan Paris’e uzanan macerasında Müstenire, saçlarına dolan rüzgarın onu her seferinde yoldan çıkarmasına izin verdi. Yüreğini aşka, mutluluğa açtı ama mutluluğun bir karşılığı olduğunu, idealleri olan bir kadının her zaman bedeller ödemesi gerektiğini öğrendi. 
Halbuki üç savaşın darmadağın ettiği hayatında tek isteği sadece mutlu olmaktı. 
Oya Akçizmeci’nin ikinci romanı Saçlarımdaki Rüzgar, genç bir sanatçının hırslarını, iç dünyasındaki karmaşanın özel ilişkilerine nasıl yansıdığını tarihi bir çerçeve içinde bizlere sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88444</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8aa73421-2c6d-4d40-8606-b8b49a557d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatının Anlamı Kaybettiğin Yerde</image:title>
            <image:caption>Meslek hayatım boyunca insanların mutsuzluk hissine ve depresyonuna iyi gelebilecek anlamlar aradım. Sonunda fark ettim ki arayıp durduğumuz anlam, onu kaybettiğimiz yerde öylece beklemeye devam ediyor. 
Yepyeni bir kavramla tarif ettiğim bu kayıp anlamı yakalamalarına yardımcı olduğum insanların gözlerinin içi parıldıyor artık. 
Onlar aslında mutsuz değillerdi, mutlusuzlardı. 
Dünya genelinde çoğunluğun içine düştüğü bir his olmasına rağmen hâlâ adı koyulamamış bir deneyim bu... 
Mutlusuzluk! 
Anlamı: 
Mutluluk yoksunluğu... 
Mutsuzluktan çok farklı ama çağımızın en büyük psikolojik virüsü... 
Mutsuzluk, değer verip sahip olduğunuz bir şeyi kaybettiğinizde ortaya çıkan işlevsel ve iyileştirici bir duyguyken, mutlusuzluk ise arzu ettiğiniz şeye sahip olamadığınızda ortaya çıkan arsız, işlevsiz ve patolojik bir duygu... 
Mutlusuzlukla baş ettiğimiz an, her şey farklı görünecek. Bunun tek yolu hayata yüklediğimiz hatalı anlamları gözden geçirmek. 
Anlamları yeniden anlamlandıracağımız bu yolculuğa benimle çıkmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88445</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c085f2a-b409-4690-ba0a-3d8f33365254.jpg</image:loc>
            <image:title>Roman Hayattır</image:title>
            <image:caption>“Yazar yorumlamamalıdır. Ama neden ve nasıl yazdığını anlatabilir.” 
Umberto Eco’nun bu cümlelerini okuduğumda, Roman Hayattır’ın ilk beş bölümünü yazmayı tamamlamıştım. Kimseye ders vermeden, yazar adaylarını yönlendirmeden ve tabiri caizse ahkâm kesmeden romanlarımı nasıl yazdığımı anlatmak istiyordum. Romanlarımı okuyanlar, her karşılaşmamızda sordukları soruların yanıtlarını alabilecek, roman yazmak isteyenlerse dokuz romanı yayımlanmış bir yazarın yazma serüvenini öğrenecek ve kendi yollarında daha güvenli ilerlerken deneyimlerimden de yararlanabileceklerdi. Hırsla sarıldım kalemime ve romanlarımdan örnek bölümler de ekleyerek tam 100 Bölüm içeren bir kitap hazırladım. Başlıkların bazıları: 
Ahkâm Kesmiyor ve İlham Beklemeksizin Kendi Yazma Serüvenimi Anlatıyorum 
Romanı Yazmaya Başlamadan Önce Ana Karakterleri Belirlemeli miyim? 
Her Yerde Yazabilir miyim? 
Kullanacağım Dil, Karakterlere Göre Farklılaşmalı mıdır? 
Romanı Yazmaya Başlamadan Önce Kurgunun Tümünü Belirlemeli miyim? 
Nitelikli Romanın Anlattığı Nedir? 
Romanı Ana ve Alt Bölümlere Ayırarak Yazmak Gerekli midir? 
Önce Noktalama İşaretleri, Daha Sonra da Yazım Kuralları; Bunları Kavramadan Roman Yazılabilir mi? 
İlk Adım, Olayları Yaşatmak, Gerilim, Sürükleyicilik,Oyunlar ve Ayrıntılar 
Kişiler: Karakterler, Kahramanlar, Tipler, Ana Kişi ve Yan Kişiler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88446</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/116b419b-5902-403c-a5b1-67a323dcf25b.jpg</image:loc>
            <image:title>Meczubun Oğlu</image:title>
            <image:caption>Bazen biten bir aşk, bazen mahallenin meczubu, bazen de çocukluğun dinmez görüntüleri var öykülerde. Arka plan hüzünlü ama umutlu, düşsel ama gerçek, geçmiş ama gelecek dolu. Üç bölümlü ayrışma içinde belki tümden gelecek, belki de bir evin duvarındaki resimlerden tüme varacaksınız. “Sokaklarda yaşıyordu. Varlığı, içimi acıtıyordu. İki çöp kutusunun arasında kartondan bir kulübesi vardı. Mahalledeki kızlar, yanından geçerken korkar kaçardı. Kızları kenara sıkıştırdığına ve tecavüz etmeye çalıştığına dair hikâyeler duyardım, doğru mu, yalan mı bilmiyorum. Bazen mahallenin esnafı dalga geçerdi, kızdırırlardı onu. O da pipisini çıkartıp dükkânlara ya da vitrinlerine işerdi. Öldüresiye döverlerdi onu. Dövdüklerinde, karşı koymaz, ağlayarak kaçıp kurtulmaya çalışırdı. Neredeyse her hafta, en az bir kez böyle başı gözü yaralı, sessizce ağlarken görürdüm onu.” “Yatakta neden böyle olduğunu düşündü uzun uzun eski günler geldi aklına. Bir an kalkıp salona gitmek, sarılmak yine, yine öpüşmek, yine sevişmek istedi. Yine “hadi bir daha başlayalım” demek istedi. Hani düğünlerine giderken eteği yırtılmıştı ve bir terzide eteklerini kaldırıp milletin gözü önünde dikilmişti ve kocası da kimse görmesin diye ceketi ile siper olmaya çalışmıştı ya… Hani bin kez anlatmışlardı, yaşlı terzinin yakın gözlüklerinin üstünden çapkın çapkın bakışlarını.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88447</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38481b1f-1cad-4c61-9aad-ce90fedcda79.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Konak Çiftliği’nin hayvanları, kendilerini ezen ve sömüren efendileri Bay Jones&apos;u devirip çiftliği ele geçirdiklerinde tüm hayvanların özgür ve eşit olacağı yeni bir dünya yaratabileceklerini düşünürler. Fakat çok geçmeden kurnaz domuz Napoleon önderliğinde, devirdikleri tiranlığın yerini bir başka zalim yönetim alır.

Ünlü İngiliz yazar George Orwell, 1917 Rus Devrimi ve sonrasında yaşanan olaylara eleştirel bir bakış açısı getirdiği alegorik romanı Hayvan Çiftliği’ni 1943 yılı sonlarına doğru tamamlar ancak dört yayınevi tarafından reddedilen bu başyapıt iki yıl sonra, 17 Ağustos 1945’te yayımlanır.

Gücün yozlaştırıcı etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan, Orwell’in kendi deyimiyle ‘yanlış giden bir devrimin tarihi’ olan bu eseri Aslı Biçen’in özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88448</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46008399-dc49-4dba-af82-bfbfa5658c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Rüzgarlı Kavaklar</image:title>
            <image:caption>Hepimizi o tatlı hayal dünyasının içine çeken Anne Shirley, artık bir üniversite mezunu olarak hayatında yepyeni bir sayfa açmaya hazırdır. Böylece Green Gables’ı ardında bırakarak okul müdürü olarak çalışacağı Summerside’a gider. Orada onu, kendisine üç yıl boyunca yuva olacak olan Rüzgârlı Kavaklar beklemektedir.

Ancak Anne bu rüya gibi kasabada çok geçmeden ilk engeliyle karşılaşır: Pringle Ailesi! Kasaba için kraliyet ailesinden farksız olan bu aile, Anne’i orada istemediklerini belli etmek için ellerinden geleni artlarına koymayacaktır. Peki, insanların kalplerine girmek için daima bir yol bulan bu kızıl saçlı peri kızını gerçekten alt edebilecekler midir? Bu tuhaf yerde bir kez daha birbirinden ilginç karakterlerle, derin sırlarla, bolca gözyaşı ve kahkahayla karşılaşan Anne Shirley de bu sorunun cevabını merak etmektedir.

L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, yolculuğuna kaldığı yerden serinin dördüncü kitabı Yeşilin Kızı Anne Rüzgârlı Kavaklar ile devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88449</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b520d83e-c41f-4259-84d5-8e822dd5f403.jpg</image:loc>
            <image:title>Etrafım Aptallarla Dolu</image:title>
            <image:caption>“İletişim kurulamaz insanlarla iletişim kurmak için faydalı bir rehber… yalın bir dille yazılmış, zengin örneklerle dolu ve kolay anlaşılır.” Publishers Weekly 
Hepimiz hayatımızda aptallarla, yani ne yaparsak yapalım, ne söylersek söyleyelim anlamakta zorlandığımız sinir bozucu insanlarla karşı karşıyayız. Fakat bu ‘aptallar’ aslında sadece bizden farklı düşünen ve farklı iletişim kurma tarzı olan insanlardır. Bu kitap, dört davranış profili kullanarak kişiler arası iletişimin mayın tarlasını basite indirgiyor. 
Kırmızı: Cesur ve atılgan olan Kırmızılar iddialı hedefleriyle doğuştan liderdir.  
Sarı: Tam bir sosyal kelebek olan Sarılar yaratıcı ve iyimserdir. 
Yeşil: Grubun en özverilisi Yeşiller esnek, arkadaş canlısı ve sadıktır. 
Mavi: Keskin zekalarıyla Maviler analitik düşünür ve detaylara önem verir. 
Geri bildirim oluşturmaktan etkili bir e-posta yazmaya kadar her renkle nasıl iletişim kurulacağına dair ipuçları sayesinde bu basit sistem hayatınızdaki insanlara bakış açınızı değiştirecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88450</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e94a1686-4495-4229-9c88-6db2aedc37f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzünlü Tebessümler 2</image:title>
            <image:caption>Yirmi sene olmuştur. Sirkeci’de, kırık kolu alçılar içinde bir hamal gördüm. Sırtında lebâleb dolu bir küfe, benim ellerim cebimde çıkarken durup nefeslenmeye, azıcık dinlenmeye ihtiyaç hissettiğim yokuştan, inleyen adımlarla çıkıyordu... Yalnız değildim, yanımda başkaları da vardı. Ve mutlak, onlar da görmüşlerdi. Fakat şimdi arasam sorsam, hiçbirinin o kırık kolu alçılar içindeki hamalı hatırlamayacaklarından eminim. Üstelik durduk yerde zihinlerine, delirdiğime dair bir şüphe atmış olacağım! Oysa ben şu kadar sene geçtiği halde, o hamalı unut(a)madım. Ve ne zaman bana, “Yazarlık nasıl bir şey?” diye sorsalar, anlatmaya, “Yirmi sene önce, Sirkeci’de, kırık kolu alçılar içinde bir hamal gördüm...” diye başlarım. Çünkü yazarlığın böyle bir şey olduğuna, insanların hüzün, keder ve elemlerini –neşe ve sürurlarını da elbette– sadece anlamanın yetmeyeceğine, bir de hiç unutmamak üzere hissetmenin gerektiğine de inanırım... ••• Bu incecik kitabın, açık söyleyeyim samimiyetten başka hiçbir iddiası yok. Fakat samimiyet de, iddia ile ol(a)mayacağına göre, demek, hiçbir iddiası yok. İddiası yok evet. Ama emin olun, hatırası çok... –Özkan Öze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88451</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c99a0a-cdc4-4ab1-9c62-9454f7f35298.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare ile Köstebek Parti Veriyor</image:title>
            <image:caption>Havada bahar kokusu vardı. Köstebek, bahçede hoplaya zıplaya dolaşıyor, kendi kendine şarkı söylüyordu. 
“Sen kelebek, sen arı, 
Sen ağaçtaki kuş, 
Şakıyın, anlatın bana 
Şu neşeli baharı.” 
Sonra, “Gel de gör! Gel de gör!” diye Fare’ye seslendi. Fare bir koşu dışarı çıktı. Köstebek orada durmuş, parlak sarı bir fulyaya bakıyordu. 
“Bak! Bahçemizde bir fulya boy atıyor” dedi. “Baharın ilk fulyası” dedi Fare. 
 
*** 
Fare ile Köstebek’in her günü öyle sıcak, öyle içten anlarla dolu ki… Fare neşeli ve pratik, Köstebek ise heyecanlı ve duygusal. İki dostun birbirini anlayan, tamamlayan, hayatı birlikte tadan eğlenceli halleri ve sohbetleri hepimizi gülümsetecek. Belki kendi içten dostlarımız aklımıza gelecek, ne şanslı olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız. Bir de üstüne tadına doyamayacağımız çizimler gelip bize sımsıkı sarılacak. Oh, kestane kebap! 
Ünlü yazar ve çizer Joyce Dunbar-James Mayhew ekibinden, ödüllü bir çizgi film olarak da karşımıza çıkan ve zamanımızın klasiklerinden sayılan bu yumuşacık, mizahi öyküler, iyi günde kötü günde yan yana duran tüm dostlar için. 

*** 

Fare ile Köstebek, bahçelerindeki çiçeği görmeden edemiyorlar. İçleri kıpır kıpır. Acaba ne yapsalar da hep onunla kalabilseler? Peki, ya en çok bekledikleri ve hiç beklemedikleri şeyler neler? Giden bıyıkların geri gelmesi beklenir mi? 
 
Haydi tatlı okur, kitabı aç da baharın getirdiklerinin, ummadığın anda kalbe dokunanların, gündelik mutlulukların bu muzip bekleyişi son bulsun. 
 
“Sıcacık, esprili çizimler… Tam da serin bir öğleden sonra içimizi ısıtmak için.” 
Practical Parenting 
 
“Çocuklar, bu sıradışı iki arkadaşın yalın serüvenlerine bayılacaklar.” 
The School Librarian 
 
“Yaşamlarını birlikte sürdüren bu iki karakter, çocuk edebiyatının en büyükleri arasında yer alıyor.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88452</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2e4f155b-823a-4b4c-b0c5-879fb57e7533.jpg</image:loc>
            <image:title>Fare ile Köstebek&apos;in Mutlu Günleri</image:title>
            <image:caption>“Bak, Fare kardeş!” diye bağırdı. “Bak ne var elimde! Peşinden koştuğum yaprak bu değildi ama gene de düşen bir yaprak.” 
“Ha bu yaprak olmuş ha bir başkası, hiç fark etmez, eminim” dedi Fare. Kendi yaprağını yere bıraktı. “Hadi, şu çalılıktan çıkman için sana yardım edeyim.” 
“Ya sen Fare kardeş? Herhangi bir yaprak yakalayabildin mi?” 
“Hayır, Köstebek kardeş, yakalayamadım. Senin gibi yaprak dansı edemiyorum ben.” 
“Aaah” diye inledi Köstebek. “Her tarafım yara bere içinde.” 
“Önemi yok” dedi Fare. “Bilimsel bakan bir köstebek olduğunu kanıtladın sen.” 
“Öyle” dedi Köstebek. 
“Ve yılın kalanı boyunca şanslı olacaksın” diye ekledi Fare. 
“Öyle” dedi Köstebek. “Ve gelecek yıl, senin için bir yaprak yakalayacağım.” 
 
*** 

Fare ile Köstebek’in her günü öyle sıcak, öyle içten anlarla dolu ki… Fare neşeli ve pratik, Köstebek ise heyecanlı ve duygusal. İki dostun birbirini anlayan, tamamlayan, hayatı birlikte tadan eğlenceli halleri ve sohbetleri hepimizi gülümsetecek. Belki kendi içten dostlarımız aklımıza gelecek, ne şanslı olduğumuzu bir kez daha hatırlayacağız. Bir de üstüne tadına doyamayacağımız çizimler gelip bize sımsıkı sarılacak. Oh, kestane kebap! 
Ünlü yazar ve çizer Joyce Dunbar-James Mayhew ekibinden, ödüllü bir çizgi film olarak da karşımıza çıkan ve zamanımızın klasiklerinden sayılan bu yumuşacık, mizahi öyküler, iyi günde kötü günde yan yana duran tüm dostlar için. 
*** 
Köstebek, Fare’yi tatsız bir düşüşten nasıl kurtaracak? Fare kurduğu hamakta tatlı düşlere dalabilecek mi? Köstebek’in her şeye farklı bir gözle bakmasını sağlayan ne? Düşen bir yaprağı havada yakalamanın yolları neler? 
 
Haydi tatlı okur, kitabı aç da keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerin, bulunmayı bekleyen özel gözlüklerin, dans eden rengârenk yaprakların bu muzip bekleyişi son bulsun. 
 
“Sıcacık, esprili çizimler… Tam da serin bir öğleden sonra içimizi ısıtmak için.” 
Practical Parenting 
 
“Çocuklar, bu sıradışı iki arkadaşın yalın serüvenlerine bayılacaklar.” 
The School Librarian 
 
“Yaşamlarını birlikte sürdüren bu iki karakter, çocuk edebiyatının en büyükleri arasında yer alıyor.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88453</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f622350f-fc8f-4beb-b76f-c63eb57649c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Caludius Bombarnac’ın Maceraları</image:title>
            <image:caption>Ben ClaudiusBombarnac. Yirminci Yüzyıl gazetesi muhabiriyim. Gazetemin görevlisi olarak 13 Mayıs’ta Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e geldim. Henüz otelime yerleşmiştim ki gazetemden bir telgraf aldım. Hemen yola çıkmam ve 15 Mayıs’ta Hazar Denizi’nin doğusundaki Uzunada limanında olmam gerektiği yazıyordu. Oradan da on üç günlük bir yolculuk yaparak Çin İmparatorluğu’nun başkenti Pekin’e gidecektim. Şahsıma sınırsız kredi açıldığı belirtiliyor, görevimi üstün bir başarıyla yerine getirmem isteniyordu. Yirminci Yüzyıl okurları için gözlerimi dört açacak ve yol boyunca karşılaştığım olayları yazacaktım. 
 
 Gazeteci CladiusBombarnac, Uzunada’dan kalkan Asya treniyle Pekin’e gitmek ve yol boyunca yaşayıp gördüklerini haber yapmakla görevlendirilir. Pek çok farklı ülkeden insanların bulunduğu bu trende aslında hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Gazeteci içgüdüsüyle etrafındaki her şeyi ve herkesi dikkatle gözlemleyen kahramanımızı, büyük bir sırrı taşıyan bu trende hiç ummadığı gizemli olaylar beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88454</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b895078-83e6-49e9-aa6e-e61be620c1bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Seraph of the End - Kıyamet Meleği 15</image:title>
            <image:caption>Gizemli bir virüs dünyaya yayıldı ve 13 yaşın üzerindeki herkesin ölümüne neden oldu. Vampirler karanlık köşelerinden çıktılar ve hayatta kalan çocukları yer altının karanlığına mahkûm ettiler. Bu çocuklardan biri olan Yuiçiro vampirlerin elinden kurtulmayı başardı ve Japon İmparatorluğunun vampirlerle savaşan Ay Şeytanları Bölüğüne katıldı. Tek istediği intikam almaktı ve şimdi en ön saflarda vampirlerle savaşıyor. 
Ferid ve Krul işkence görmeye devam ederken, Yuiçiro ve arkadaşlarına yardımcı olabilecek yegâne kişi Guren. Ancak o da kendi sırlarını korumak için arkadaşlarına acı çektirmekten çekinecek biri değil hiç. Bu arada Şibuya’daki hazırlıklar tamamlanıyor ve Kureto, babasına isyan bayrağını çekiyor. Acaba babasını alt edip Şeytan Ordusu’nun başına geçmeyi becerebilecek mi yoksa bu hamle onun sonu anlamına mı gelecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88455</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/515a2346-8b92-4f6a-8411-124501b75ae1.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Miyavgünü Kutlaması</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna birbirlerinin doğum gününü hiç kaçırmayan üç en yakın arkadaş. Sen de yılın en şık partisine katılıp partinin en MİYAVilen misafiri ol. Kızlara hazırlanmaları konusunda yardımcı ol: bu gece giymeleri için en güzel kıyafetleri seç ve onları uygun aksesuarlarla tamamla. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin MİYAVtastik maceralarla dolu diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine çok yakışacaktır. MİYAV Modaevi ile bir daha hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88456</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa24cbdf-abd5-462a-b624-f68a485a610b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kur&apos;an-ı Kerim ve Hadislerden Hikmetli Sözler</image:title>
            <image:caption>Rabbinin yoluna; onlarla en güzel yöntemle tartış. Kuşkusuz senin rabbin, yolundan sapanların kim olduğunu en iyi bilendir; O, doğru yolda bulunanları da çok iyi bilir.&quot; (Nahl Suresi 16/125)

&quot;Hikmetli Sözler&quot;, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin hikmetli mesajlarından oluşturulmuştur.

Burada geçen hadis-i şerifler; çoğunlukta &quot;Buhari, Müslim, Kütüb-i Sitte, Riyazü&apos;s Salihin ve Hadislerle İslam&quot; gibi seçkin kaynaklardan derlenmiştir.
Sizleri; okundukça tefekküre sevk edeceğini, doğru dini bilgiyle buluşturacağını, Kur&apos;an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin hikmeti yolunda düşünce ufkunuzu açacağını düşündüğümüz &quot;Hikmetli Sözler&quot; ile baş başa bırakıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88457</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b365734f-cd27-4322-b196-786d7f4f6e73.jpg</image:loc>
            <image:title>Bibliyomani</image:title>
            <image:caption>Barselona’da bir kitapçı… Doğru düzgün okuma yazma bile bilmeyen bir keşiş… Ama onun muazzam tutkusu olan el yazmaları… Deri ciltler, kabartmalar, yaldızlar…
Kitaplara olan tutkunun ne kadar ileri gidebileceğini, bir kitabı elde edebilmek için nelerden vazgeçilebileceğini anlatan bu sıra dışı hikâyede Barselona sokakları arasında keşiş Don Giacomo ile dolaşırken ya da gece mum ışığında bir elyazması üzerine eğilip onu saatlerce incelerken adımların ve zamanın boşa gitmediğini, insanın tutkusu için yapamayacağı hiçbir şey olmadığını göreceksiniz.
1837&apos;nin başlarında, Gustave Flaubert sadece birkaç ay önce okuduğu Katalan bir keşişin haberinden ilhamla kaleme aldığı bu hikâyeyi yazdığında daha 16 yaşındaydı ve belli ki onun da hikâye anlatma tutkusu için yapamayacağı hiçbir şey yoktu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88458</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6bdd2ad-a7a7-4ea5-9251-21aeedcf5085.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Senin Masalın</image:title>
            <image:caption>DÜNYADA BİR MİLYONDAN FAZLA SATAN SENİN SEÇİMİN SERİSİ

Kendi masalına, kendi “bir varmış bir yokmuş” macerana hoş geldin.

Bu kitapta her şey SENİN SEÇİMİN...

Gözde masal kahramanlarından hangisi olmayı seçeceksin? Peki kendi kurduğun bu dünyada, huysuz kralın sarayına mı, yedi denizlere mi yoksa karanlık ormana mı gideceksin?

Haydi o zaman! Bu büyülü kitapla, kaldır hayal gücünü dansa!

Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.

“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.” 
Times Eğitim Eki

“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.” 
BookTrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88459</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/36d4754d-9c58-4896-bb21-34ec8281f99f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlık Madde ve Karanlık Enerji</image:title>
            <image:caption>İngiltere’de 2019 Yılının En İyi 5 Astronomi Ve Uzay Kitabından Biri 
Karanlık madde ve karanlık enerji, evrenin bilim insanlarına sorduğu en zor ve en tuhaf bilmecelerden biri. Gördüğümüz ve ölçebildiğimiz şeyler evrenin yalnızca %5’ini oluşturuyor. Geri kalan %95’in varlığını sadece etkilerinden dolayı, sadece matematiksel hesaplamalar yoluyla anlayabiliyoruz. Bilim insanları evrenin bu anlaşılamayan, kayıp, gizemli kısmına “karanlık madde” ve “karanlık enerji” adlarını veriyor. 
Popüler bilim yazarı Brian Clegg’in bu kitabı yalnızca karanlık madde ve karanlık enerji konusuna değil, astronomi ile modern fiziğin belli başlı konularına oldukça aydınlatıcı bir ışık tutuyor. Kaçırmayın. 
“Açık, kısa ve öz. Evrendeki en büyük soru işaretlerinden birine dair okuyabileceğiniz, giriş niteliğindeki, anlaşılması en kolay kitaplardan biri.” 
—BBC Sky at Night</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88460</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/738836e1-ffc5-434a-9285-81b4d32eda3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Seçimin Senin Uzayın</image:title>
            <image:caption>ÜNYADA BİR MİLYONDAN FAZLA SATAN SENİN SEÇİMİN SERİSİ

Vınnn diye uzaya ışınlanıp bir maceraya atıl.

Sonra neler olacağı tamamen SENİN SEÇİMİN...

En çok hangi uzaylıyla arkadaş olmak isterdin?

Peki, öğle yemeğinde hangi aşırı tuhaf yemeği hapır hupur yiyeceksin?

Bu büyülü hikâyede olasılıklar uzay kadar sonsuz!

Pippa Goodhart’ın (kendisi Laura Owen mahlasıyla Sakar Cadı Vini serisinin de yazarı) dünyada 1 milyondan fazla satan Senin Seçimin serisi, 3-7 yaş arası çocuklara kendi öykülerini uydurmalarını sağlayacak bir alet çantası sunuyor. İçindeki yüzlerce görsel ve yönlendiren ama kısıtlamayan basit sorular sayesinde çocuklar her açtığında yepyeni masallar, maceralar, hikâyeler hayal ediyorlar.

“Konuşmayı ve dinlemeyi geliştirmek için harika.”
 Times Eğitim Eki

“Çocukları hayal etmeye, düşünmeye ve kendi hikâyelerini yaratmaya itiyor.” 
Booktrust</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88461</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b729948-a4f7-491d-8d48-a7d3ece2227a.jpg</image:loc>
            <image:title>Narsistik Ben</image:title>
            <image:caption>“Bir &apos;ruh hastası&apos;, iki kere ikinin beş ettiğine kesinkes inanır ve bundan mutlu olur. Oysa bir ‘sinir hastası’, iki kere ikinin dört ettiğini bilir ve buna sinir olur. Ama bende her iki durum gelgitli olarak var olduğundan benim &apos;ruh&apos; ve &apos;sinir&apos; hastalıklarında klinik bir durumum var. Ben iki kere ikinin beş etmesinden yanayım, edememesine sinir oluyorum.” Narsistik kişilik bozukluğu olan hastaların belirti tabloları genellikle kötü tarif edilmektedir; hasta da genellikle rahatsızlığın temel özelliklerine odaklanamaz; ikincil yakınmalarını fark edip tarif eder. Hastanın başlangıç yakınmalarındaki muğlaklık; patolojik olarak rahatsız yapıların, benin kendini gözlemleme işlevlerini yürüttüğü yere yakın olmasına bağlı olabilir. Analiz ilerledikçe, özellikle narsistik aktarımın herhangi bir türü kuruldukça, en önemli belirti özellikleri gittikçe açıklığa kavuşur ve ayırt etmeye başlanır. Hasta belli belirsiz yaşadığı, ama tüm yaşamına yayılan bir boşluk ve depresyondan söz edecektir. Bu duygular narsistik aktarım yerleşir yerleşmez yatışacak, analistle kurduğu ilişkide bir bozulma olduğunda ise yoğunlaşacaktır.
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88462</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c755346-8f08-4f16-9e0c-3b6ca356dd88.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazılmamış Aşk Güncesi</image:title>
            <image:caption>Aşkı yazmadan anlatmayı deneyen bir genç kızın hikâyesi… 
Bir gün bir yayınevine elinde ilginç, benzeri görülmemiş bir dosyayla bir genç kız gelir. Yayınevi kitabı bastığı takdirde sadece kendi mütevazı tarihinde değil, yayıncılık tarihinde de bir ilke imza atmış olacaktır. Ayrıca ciddi tepkilerle yüzleşmeleri de söz konusudur. 
Hayata dair ilginç diyaloglarla örülü, aşkı ve insan ilişkilerini sorgulayan, soluksuz okunacak bir serüven. 
Yazılmamış bir aşk güncesinin kitabı nasıl basılır? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88463</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a294aa43-23f1-4ecb-94e0-228c24a5721a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendimi Formatladım</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın muhatabı kendi nefsim olduğu için “KENDİMİ FORMATLADIM” adını verdim. Benim kimseyle derdim, sorunum yok. Ben, kendi nefsimden dertliyim. 
Nefsim beni tuzağına düşürmek için her an pusuda bekliyor. Bir düşman gibi fırsat kolluyor. 
Düşmana yenilmemek için rehberim olan Kur’an ve sünnete başvurdum. Hayat kılavuzumdan aldığım hakikatleri mihenk taşı kabul ederek nefsime baktım. 
Meğer ne çok kusurum varmış. Nefsim onların üzerini örtmüş, bunu da bir meziyetmiş gibi göstermeye kalkmış. Devamlı başkalarının kusurlarını fısıldadığından kendi kusurlarımı görememişim. 
Oysa başkalarına gücüm yetmez. Ancak kendimi değiştirebilirim, kendi nefsimi terbiye edebilirim. Selim bir kalbe sahip olabilirim. Ben değişirsem, toplum değişir. 
Siz de “Bismillah” deyip kendinize format atmaya hazır mısınız? 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88464</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/471c8218-452e-4d31-bd3e-440af6073ec9.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Seyyahı</image:title>
            <image:caption>Dünya aslında bir sözcük ya da sözdür. Dünya, bazen gönlün çaresiz kaldığı zamandır. Dünya, bazen ilk adım atamayışın sükûnudur. Dünya, aslında sevenin gözünde öylece susmaktır.” 
Elinizdeki roman; Yunus Emre ile Çiçek Sultan aşkıyla başlıyor. Bu bölümde Yunus Emre ve bin yıllık sevgi, aşk, medeniyet yolculuğu var. 
Romanın ikinci bölümünde Yunus Emre adlı gencin Yunus Emre arayışı var. Bu arayışta Yunus Emre’nin yaşamını, kitaplarını, hayat felsefesini araştırırken; yaşadığı şehirleri gezerken sevdiği “Mina” ile tanışması var. 
Roman; iki Yunus’un karşılaşmasıdır. İki Yunus‘un çağları yorumlamasıdır. İki Yunus’un aşk ve ilim yolculuğudur. 
Genç Yunus Emre’nin Mina ile olan sevgisi etrafında; Yunus Emre‘nin dünya, medeniyet, sevgi, inanç yolculuğu kurgusal olarak kaleme alındı. 
Yunus Emre, bizim Aristo’muzdur; bizim bin yıllık medeniyet öncümüzdür. Roman, Yunus Emre’nin hayat felsefesinin, onun sevgi, inanç ve aşk yolculuğunun kapısını açıyor. Sürprizlerle dolu bu romanı sakin kaçırmayın. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88465</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15dbbabe-348f-417f-941b-b0412b26ac27.jpg</image:loc>
            <image:title>Elveda Sultan Murat</image:title>
            <image:caption>Derviş efendi, Abdurrahman Hoca&apos;nın yükünü bir nebze hafifletmek için söze girdi: 
“Bizler Evlad-ı Fatihanız beyler! Hepimiz ecdadımızın şu topraklardaki cengaverlikleriyle, kahramanlıklarıyla büyüdük. Camilerimizde, kahvelerimizde büyüklerimizden bu destanları dinledik. Analarımız, Şehit Sultan&apos;ı ninni yaptı, söyledi kulağımıza. Lakin ne yapalım, emir devletten olunca bağrımıza taş basacağız. Diğer yandan savaşalım desek mühimmat, kılıç, at, erzak… Bunlar bizi ne kadar götürür. Ölelim ölmesine, ölümden korkan namerttir. Fakat unutmayalım, şu anda köylerimiz Yunan devletinin idaresinde efendiler!” 
* * * * * 
Ömürlerini Balkan Türklüğüne ve Devlet-i Âli&apos;nin bekasına adamış beş köyün, doğup büyüdükleri topraklara hüzünlü vedası… 
Bir fırtınanın tuttuğu ve garip bir kuş gibi savurduğu Tanrı Dağı Yörüklerinin çileli vedaları ve bir milletin makus talihi… 
Hepsi bu hikâyede. 
Tanıtım</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88466</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a914b7b3-5174-47bb-a047-5343e8116dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirli Günler ve Haftalar</image:title>
            <image:caption>Şiirli Günler ve Haftalar’da Güven Çevik, yirmi yılı aşan öğretmenlik deneyiminin tanıklığıyla ama hep çocuk gözüyle yazmış şiirlerini, yani hayatı… Kelebeğe bakıp gökkuşağını görmüş, gökyüzünün mavisinden yola çıkıp ormanlara, gelincik tarlalarına uzanmış. Bazen bir güvercin kanadıyla anlatmış hayatı bazen zeytin dalıyla, ama her zaman cumhuriyet ve Atatürk aşkıyla… Nice şiirli günlere, yıllara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88467</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb8871a-70cc-4f09-ab8b-00d523e9a0ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Kadının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İnsan kaç kere ölür? İlknur karanlık bir denizin dalgalı sularında ölüyor ilkin. Kalbi durup tekrar hayata döndüğünde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmeden…
Dinmeyen baş ağrıları, evde yankılanan topuk sesleri ve bir gün kendi günlüğünde aniden beliren esrarengiz isimle kâbusa dönen bir hayat.
Kim olduğunu bilmediği ve delicesine kaçtığı vahşi kadın, ona bir gölge kadar yakın ama bir o kadar da uzak. Gerçeklerse adeta kaçmanın asla mümkün olmadığı, içine çeken bir kara delik.
Masum bir kadının sıradan yaşamından İstanbul’un arka sokaklarına, kirli meyhanelerine, metruk binalarına sürüklenen gerilim dolu, psikolojik bir öykü.
İlknur ve Leyla; yitik bir geçmişin iki farklı yüzü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88468</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61f0a28-6e6f-419b-aeab-fc3f7af424f3.jpg</image:loc>
            <image:title>George Best - Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası</image:title>
            <image:caption>“1969’da kadınları ve alkolü bıraktım. Hayatımın en kötü yirmi dakikasıydı.”
Futbolun henüz bir endüstriye dönüşmediği yıllar…
Genç yaşında Manchester United gibi İngiltere ve dünya futbolunun en büyük kulüplerinden birine transfer olan George Best, kişiliği, özel hayatı ile sürekli medyanın gündeminde olan bir futbolcu. Kimi zaman göklere çıkarılıyor, kimi zaman ölüm tehditleri alıyor.
Ama tüm bunların yanı sıra, bir yerde futbol konuşuluyorsa, konuşulanlardan biri mutlaka George Best olacaktır. Futbolcu kimliği kadar özel hayatıyla da sürekli medyanın ilgi odağı olmuş “renkli” bir futbolcu Best. Futbol dünyasının “zeki ama çalışmayan” öğrencisi.
Belfast’dan Manchester United’ın altyapısına gidişi, a takımıyla sahaya ilk çıkışı…
Cantona, Beckham ve Ronaldo’yla devam eden Manchester 7 Numara efsanesinin ilki sayılan George Best’in Belfast’dan Old Trafford’a uzanan efsanevi öyküsü.
Usta biyografi yazarı Duncan Hamilton’ın uzun araştırmalar sonucu hazırladığı George Best: Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88469</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c29ac1-de17-4945-b5bd-8c007b53de67.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Şamil</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Yavuz Bahadıroğlu’ndan uzun yıllar sonra yeni bir roman; Kafkas Kartalı Şeyh Şamil 

Şeyh Şamil, destanlaşan bir kahraman. Kafkas dağlarında milletinin bağımsızlığı için çarpışan bir yiğit. Karşısındaki düşmanın tüm zalimliğine meydan okuyan ve onca zorluğa karşı dimdik ayakta duran bir cengâver. 

… 

İşte bu roman inanmış bir komutanın, vatanı uğruna her türlü fedakârlığı göze almış bir vatanseverin, “Kafkas Kartalı” diye ünlenmiş Şeyh Şamil’in destansı hayatını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88470</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae2db5b-1624-4ef6-a003-c641449ba8fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem</image:title>
            <image:caption>Yunjae başkalarının duygularını anlayabilmekte zorlanan, aleksitimi adlı hastalığa sahip eşsiz bir karakterdir. Diğer kişilerin sözlerini ve eylemlerini anlayamayan, korku ya da öfke hissedemeyen Yunjae, normal bir hayat sürebilmek için annesinin ve ninesinin yardımlarıyla evde duygusallık eğitimleri alır. Dünyayı sadece olduğu hâliyle görebilen Yunjae, kendi doğum gününde trajik bir biçimde ailesini kaybeder ve dünyada bir başına kalır. 
  Ancak her şeyi kaybettiğinizi düşündüğünüz anda karşınıza yeni birileri çıkıverir. Karanlık yaraları olan Gon, duyarlı ve anlayışlı Dora ve Yunjae’ye yardım etmek isteyen Doktor Shim… Yunjae ve onların arasında yaşananlar, aslında başkalarının duygularını anlamanın ne kadar zor olduğunu ancak bir o kadar da değerli olduğunu farketmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88471</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b53059-412c-4ae6-8204-51493d41de81.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen 8. Kitap - Ölüm Tacirleri</image:title>
            <image:caption>Bir Barış Fişeği: Yalınayak Gen!

Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan &quot;Yalınayak Gen&quot; serisinin, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen sekizinci cildi Ölüm Tacirleri, tarihe tanıklık ettirmeyi sürdürüyor. 

İkinci Dünya Savaşı&apos;nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima&apos;nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor.

İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen&apos;in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya &quot;hayır&quot; diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

&quot;Birer barış fişeği olmanızı, dünyanın dört bir yanındaki insanların kalbine erişmenizi istiyorum. En büyük ödeviniz barış içinde bir dünya yaratmaktır.&quot;

 
Serinin sekizinci cildinde takvimler 25 Haziran 1950&apos;yi göstermektedir. Kore yarımadası ikiye bölünmüş ve savaş başlamıştır. Japonya&apos;nın yeni bir girdaba sürüklenmesinden endişe duyulmaktadır. Gen, savaş yanlısı söylemlerde bulunan sınıf arkadaşı Aihara ile kavga eder. Çok geçmeden görünenin ardında yatan gerçeğin farkına varan Gen ve arkadaşları, savaşta öksüz kalan Aihara&apos;yı yeniden hayata bağlamak için bir plan yapar. Bu sırada Gen&apos;in öğretmeni Bay Ohta savaş karşıtı bir yürüyüşe katıldığı için okuldan uzaklaştırılmıştır. Öğretmenlerini geri kazanmak için mücadele eden Gen, Natsue&apos;nin hastaneye kaldırıldığını ve evlerinin Barış Anıt Kenti projesi yüzünden yıkılacağını öğrenir.

Savaşın masum insanlara yaşattığı acıları birinci elden belgeleyen &quot;Yalınayak Gen&quot; efsanesinin sekizinci kitabı Ölüm Tacirleri, Gen ve arkadaşlarının olağanüstü dayanışmasını gösterirken, can acıtıyor olsa dahi gerçeklerle yüzleşmenin insan ruhunu nasıl da iyileştirdiğine işaret ediyor. 

&quot;Savaşlar kendi kendine olmaz, onları hep insanlar başlatır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88472</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/220133a0-3584-41d9-9c5c-82bbed662851.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi ve Kültürel - İslam Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arap coğrafyası ve onun jeolojik bir parçası olan Mezopotamya&apos;yı; bedevilerden şeyhlere, hurmadan deveye, buhurdan altına kadar tüm unsurlarıyla ele alan Hitti, İslam&apos;ın Arap yarımadası, Afrika, Asya ve Avrupa&apos;daki izlerini sürüyor ve vahyin biçimlendirdiği topraklardaki İslam&apos;ın kültürel, felsefi ve siyasi birikimine değiniyor. Bir arkeolog titizliğinde İslam Tarihi&apos;nin altında yatan tüm unsurları ortaya çıkarma gayretiyle mekan üzerinden din, dil, edebiyat-şiir, musiki, şehir, antik kent mimarileri, eski inanç yapıları ile ülkelerini ele alıyor. Polemiklerden sakınarak mahir bir kuyumcu titizliğinde tarih anlatımında bulunan Hitti, İslam Medeniyetini tarihi coğrafi, siyasi, kültürel ve felsefi bağlamda ele alarak sadece bir tarih yazımı gerçekleştirmemiş, aynı zamanda tüm sosyal bilimleri mezceden esaslı bir kültür tarihi eseri yazmıştır.
Doç. Dr. Ahmet Dağ (Uludağ Üniversitesi)

Philip Khuri Hitti&apos;nin eserini kaleme alışının üzerinden yüz yıla yakın bir zaman geçmesine ve konu üzerine daha birçok eser yazılmasına rağmen, o hala değerinden bir şey kaybetmemiştir. Hitti&apos;nin kökeninin Arap oluşu, o coğrafyaya aidiyeti ve Arap kültürüne vakıf olması meseleye vuk-cıfiyetini kolaylaştırmış, ancak Hıristiyanlığı ve yaşadığı zamanın ruhuyla mütenasip bir şekilde İslam tarihine Arap milliyetçiliği nokta-i nazarından yaklaşması bir handikap oluşturmuştur. Eserin akıcı üslubu ve anlatımındaki kolaylık, İslam tarihi dersini okuyan öğrenciler kadar, entelektüel birikimini artırmak isteyenleri de cezbeder. Eser, &quot;Arapların Tarihi&quot; olarak adlandırılmış olsa da dünya tarihinin önemli bir kesitini kapsayan &quot;İslam Tarihi&quot;ni anlatır. Prof. Dr. Salih Tuğ tarafından Türkçeye, çevrilen Hitti&apos;nin eserinin günüm_üz okuruyla yeniden buluşturulması her türlü takdirin üzerindedir
Doç. Dr. Şefaattin Deniz (Kocaeli Üniversitesi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88473</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03f81a5d-a26b-4779-8ce2-be4723a1af3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Restoran</image:title>
            <image:caption>Tüm duvarlar boştu. Misafirlerin dikkatini çekecek bir aksesuar ya da onlara bir anıyı hatırlatacak sözler olsun istemiyordu. Kişiler, birlikte geldikleri yakınlarına odaklansın, onlar için yeni bir kelimeyi kendi kafalarında üretsin istiyordu.” 

Güneş Öztoprak, Karantina Duvarı’ndan sonra Mor Restoran romanıyla yeniden okurların karsısına çıkıyor. Nergis’in hikâyesi, ait olmak, yabancı olmak, aldatmak, sevmek, anne olmak ve her şeyden önemlisi kadın olmak konularında düşünmemize neden oluyor. Anlatılanların tadı, bir restoran mutfağının atmosferiyle birleşince iki kat artıyor. Okudukça, bir restorana oturup yediğimiz yemeklerin yapıldığı mutfakla ilgili daha önce hiç akla gelmemiş soruları sormak istiyor insan. Hatta mutfaktakiler ile tanışmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88474</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da22e904-c06a-420c-a528-948d3ca306a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirme Yordamları</image:title>
            <image:caption>Dil-öncesi görüntülerle, izlerle, işaretler, resimler, alanlar, çerçevelerle, sesler ve kokularla düşünüp eyleyişten, bu’lar yordamıyla edebî-olan’ı yeni yeni deneyimleyişe, bilinç spektrumunun otistik evresinden edebî-olan evresine uzanan bir “yol hikâyesi”. Görüntülerin görültülerle harmanlandığı, belirme yordamlarından sadece biri, edebî-olan’ın belirişi. 
 
“ (...) derken kendini koşar bir dünyanın içinde buldu –çevreni de onunla birlikte koşuyordu, koştukça çevreni değişiyor, çevreni değiştikçe kendisi de değişiyordu: adına ulaşmak isteyen bir hayvana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88475</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76d7bb7-be13-4d23-bb86-a1b644699175.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Nesneler</image:title>
            <image:caption>Edebiyat yazma üzerine düşünmeye, edebiyat fikrini  yeniden ele almaya niyetlenmiş, şiir kitabı oylumuna sıkı sıkıya konuşlanarak bir yazınsal yanılsama alanı açan  Yazınsal Nesneler edebiyat yazma’ya vurgu yaparken yazma uğraşı üzerine düşünmede edebî türlerin ebedî olmadığını da anıştırarak ayak diriyor. 
Hikâye anlatmaksızın, edebiyatın bir türüne, şiir, öykü, romanın verimlerine, olanaklarına tenezzül ve elbette kısıtlamalarına, sınırlamalarına tahammül etmeksizin de edebiyat yazılabileceğini gösteren bir yazınsal zihin hareketi Yazınsal Nesneler. 
 
“Romansı olanı seviyorum, ama romanın öldüğünü biliyorum.” 
- Roland Barthes 

“Belki romanın kendisi de öyküleme (anlatma) olarak ölmek üzeredir artık. En azından Batı’nın kültür alanında, belirlenebilir bir tarihsel üslup sunmuş birikimsel deneyimin günümüzde ölmekte olduğu görüşünü gerçekten hiçbir şey dışlayamaz.” 
- Paul Ricoeur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88476</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/924ae36d-ebe4-4e13-a9c7-349e26c9801e.jpg</image:loc>
            <image:title>Leibniz</image:title>
            <image:caption>“Leibniz, Batı geleneğinin kuşkusuz en önemli filozoflarından biridir, ama aynı zamanda alışılmadık derecede zor bir filozoftur. … Çoğu okur monadlar kuramına ve bu dünyanın olanaklı dünyaların en iyisi olduğu savına gösterdikleri ilk direncin üstesinden gelmekte zorlanır. Nitekim olanaklı dünyaların en iyisi savı Leibniz’i, Candide’de Voltaire’in ellerinde kolay bir hedef haline getirmiştir. Zorluğun başka bir kaynağı ise tamamen farklı bir türdendir. Bir felsefi kitap yayımlamış olmasına rağmen Leibniz, felsefi kuram ve iddialarının tam bir anlatımını hiç üretmemiştir.” 
Nasıl bir filozofla karşı karşıya olduğumuzu bu cümlelerle ifade eden Nicholas Jolley’in elinizdeki kitabı, bütün bu güçlüklerin üstesinden titizlikle gelen, Leibniz’in kavramlarını ve felsefi anlayışını açık bir anlatımla bütünlüğe kavuşturan bir çalışma. Jolley, bu doğrultuda, Leibniz’i Descartes, Spinoza, Locke gibi filozoflarla olan tartışmaları çerçevesinde konumlandırmanın yanı sıra Leibniz çalışmalarında gözden kaçan ahlak ve siyaset felsefesine ilişkin görüşlerini ele almayı da ihmal etmiyor. 
Betrand Russell’ın, “tüm zamanların en üstün zekâlarından biri” olarak andığı Leibniz için Jolley’in kitabı vazgeçilmez bir rehber olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88477</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc15630d-11dd-4ab1-a2d0-51d641e0a567.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada İz Bırakan Bir Dönemin Tarihi Reformasyon Dünyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Reformasyon Tarihinin Değişen Yüzü - Andrew Pettegree Reformasyon Öncesi Kilise - R. N. Swanson Avrupa’da Geç Ortaçağda Konsilcilik - Bruce Gordon Hümanizm - Richard Rex Luther ve Almanya’da Reformasyon - Carl Truman Luther’in Katolik Rakipleri - David Bagchi Kitaplar, Broşürler ve Polemik - Andrew Pettegree Alman Köylüler Savaşı ve Kırsal Reformasyonu - James M. Stayer Almanya’da Prenslerin Reformasyonu - C. Scott Dixon İsviçre - Mark Taplin Doğu Avrupa - Graeme Murdock Fransa - Jonathan A. Reid İngiltere - Helen Parish Anabaptizm - Sigrun Haude İskandinavya - Ole Peter Grell İtalya - Bruce Gordon İspanya - David Coleman Calvin ve Cenevre - William G. Naphy Fransız Din Savaşları - Raymond A. Mentzer Hollanda - Guido Marnef 1558’den Sonra İngiltere - Margo Todd 1550’den Sonra Almanya - Bodo Nischan İskoçya - Michael F. Graham Reformasyon Toplumu, Kadınlar ve Aile - Susan C. Karant-Nunn Sanat - Andrew Pettegree Müzik - Francis Higman Mimari - Andrew Spicer Bilim ve Tıp - Charlotte Methuen Eğitim ve Okuryazarlık - Karin Maag Reformasyon ve Halk Kültürü - Trevor Johnston</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88478</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faba7e64-f07a-46f6-83c3-aac1c3ea598b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Hep Sen (Midi Boy)</image:title>
            <image:caption>Evimden çok uzaktayım. 
Zaten benim evim var mıydı, gerçekte hiç oldu mu ondan da emin değilim. Tek bildiğim, herhalde tam da bu yüzden, kendi içimde bir ev kurduyum. 
Evet evim var, içimde, benimle her yere gelen bir ev. 
Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Kürşat Başar, 
Aklımda Hep Sen’de yine en iyi yaptığı şeyi yapıyor: 
insanın hayat boyu içinde kalmak isteyeceği o anı, gerçek aşkın hikâyesini anlatıyor, kendine has üslubuyla aşka, ilişkilere dair yeni sorular soruyor. 
Aklımda Hep Sen günün birinde, seyahate çıkıyorum diyerek birdenbire evini, ailesini, küçük kızını terk edip kendisine bambaşka bir hayat kuran kayıp bir babanın bıraktığı büyük boşluğu nasıl doldurabileceğini bilemeyen Ebru’nun, bilinmeyen bir yere doğru çıktığı tren yolculuğunda anımsadıklarıyla, çocukluktan genç kızlığa evrilme, büyüme, yalan söylemeyi öğrenme, kendini arama, geçmişle hesaplaşma ve hayatının 
ilk ve son gerçek aşkını bulma serüveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88479</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08a3e492-ab3a-4292-8f16-4fb3d5fc2394.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Eğlence Parkı</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna her şeyi birlikte yapan üç en yakın arkadaş. Bu kez birlikte eğlence parkına gidiyorlar. 
Dünyanın en MİYAV ve en renkli fotoğraf çekimlerini yapmak için eşsiz bir yer. Kızların fotoğraf çekimi için hazırlanmalarına yardım et: kıyafetleri en güzel şekilde kombinle ve onları uygun aksesuarlarla tamamla. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin MİYAVtastik maceralarla dolu diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine çok yakışacaktır. 
MİYAV Modaevi&apos;nde sıkılmaya yer yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88480</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca9da50-cba5-43dc-9021-2681106e1e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Süpermodeller Tatilde</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna süpermodel olan üç en yakın arkadaş. 
Deniz kenarında güneşlenmeye ve havuzda yüzmeye bayılıyorlar. Sen de onlara katıl ve MİYAV Modaevi&apos;nde bir süpermodel ol! Kızlara en uygun kıyafetleri ve aksesuarları seçme konusuda yardımcı ol. Onlar için diğer MİYAVrika maceralardan kıyafetler de seçebilirsin. MİYAV Modaevi&apos;nde hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88481</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/045e30a9-8093-4898-8edd-a1a5e8461e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Süperstarlar</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna aynı zamanda süperstar olan üç en yakın arkadaş. Her şeyi beraber yapıyorlar; beraber süsleniyor, turlara çıkıyor ve fotoğraf çekimleri için hazırlanıyorlar. Sen de onlara katıl ve MİYAV Modaevi&apos;nde bir süperstar ol! Bu üç arkadaşa giyinmeleri konusunda yardımcı ol: kıyafetlerini ve onlara uygun aksesuarları seç. MİYAV Modaevi sayesinde bir daha hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88482</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e5b8b2-eb0a-4582-a210-0c0f4f1e3ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>TKT Takiye-Kumpas-Tasfiye</image:title>
            <image:caption>Fe tullahçı Te rör Örgütü (FE TÖ); ’gizlilik’, ‘takiye’ ve ‘katı hiyerarşik disiplin’ uygulayarak inşa edilen ve içinde barındığı toplumun dinî, millî ve kültürel kodlarını maske olarak kullanan, tüm değer yargılarını manipüle eden illegal bir yapılanmadır.
Bilgi/belge sızdırmak veya deşifre olmamak amacıyla, farklı takiyecilik tarzları geliştiren örgüt,’renklendirme’ adını verdiği, yöntem ile muhalif toplulukların içine sızdığı gibi, hükümet yanlısı grupların içinde de yer almıştır. Başka bir takiye yöntemi olan ‘renksizlik’ için ise örgütle bağlantısı bilinen hiçbir kuruma ve oluşuma dâhil edilmemiş, hiçbir yapıya sızmamış, bağlantısız gibi görünen örgüt mensuplarını kullanmıştır.
Araştırmacı gazeteci Kemal Gümüş bu kitapta, FE TÖ militanlarının takiye ile nerelere ulaştıklarını, sosyal hayat ve bürokraside gerçekleştirdiği kumpaslar ile tasfiyeleri somut örnekleri ve belgeleriyle ele alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88485</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac15749-9d1a-4671-987e-dd1345121f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökte Bir Tekne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Isabelle ve Nicolas, kumsalda yürüyüş yaparken tuhaf bir enkaza rastlar. Parçaları bir araya getirdiklerinde bunun bir tekne olduğunu anlarlar. Tekneye binerler ve büyük maceraları böylece başlar: Yaralı bir leyleğin yardımıyla gökyüzünde yelken açar, yardım etmek için durdukları yerlerde bazen zorbalığa uğramış bir kızı, bazen bir çocuk işçiyi, bazense savaştan kaçan bir anneyle bebeğini kurtarırlar. Ancak tekne artık tıka basa dolmuştur ve karaya çıkmak için güvenli bir yer bulmaları gerekmektedir. Quentin Blake’in dünyanın dört bir yanından 1800 çocukla fikir alışverişi yaparak kaleme aldığı “Gökte Bir Tekne” müthiş bir dayanışma ve hoşgörü hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88486</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090a14ef-23f5-46b1-b3a4-e38beeeef7de.jpg</image:loc>
            <image:title>İlginç Bir Şey Yapmalıyız</image:title>
            <image:caption>Konuşmadan, sıkılarak izledikleri arı ne yapacağını biliyordu oysa. Dönüp durmuş ve sonunda musluğun üstüne konmayı başarmıştı işte. Minicik gövdesi inip inip kalkıyordu. Susuzluğunu, belki de can sıkıntısını gideriyordu. Yorulmuş olmalıydı. Bu musluğu bulana kadar kim bilir nerelerde dolanmıştı? Oysa Hakan’la Tunç’un arı gibi aradıkları, peşinden gidecekleri bir amaçları yoktu. Sorun buradaydı işte. Bir şey yapmak istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı... 
 
Tunç ve Hakan, sıkıcı geçen yaz tatilinde ihtiyaç duydukları şeyin bir macera olduğuna karar verirler. Böylece tekdüze günlerine heyecan katacak, okul başladığında arkadaşlarının ilgi odağı olacaklardır. İki kafadar, mahalledeki terk edilmiş eve girme planı yaparlar. Ancak evin ıssız odalarında onları bekleyen başka misafirler olduğundan henüz habersizlerdir... Çağdaş edebiyatımızın en önemli öykücülerinden Cemil Kavukçu, çocukluk yıllarını geride bırakmanın eşiğindeki iki arkadaşın yaz tatilini anlatırken okurlarına, büyümeyle hissedilen değişimin, eski oyunlardan kopup yeni arayışlara yönelmenin, tanınmaya ve “ilginç” olmaya duyulan isteğin, ilkgençliğe atılan adımların deneyimini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88487</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4365149c-71ce-4287-9552-bbca9d9447e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erwin Rommel</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi Başlıyor. 
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve statejiler… 
1940’ta başlayan Fransa Muharebesi’nde birliklerini olağanüstü bir hızla komuta eden ve emrindeki 7’nci Panzer Tümeni’nin “Hayalet Tümen” olarak anılmasını sağlayan Erwin Rommel, 1941’den itibaren Afrika Kolordusu’nun başında sergilediği kurnazlık, gerçekleştirdiği aldatmacalar ve sürpriz saldırılar sebebiyle “Çöl Tilkisi” namıyla anılmaya başladı. Rommel, İkinci Dünya Savaşı’nın en meşhur komutanlarından biri olarak bilinse de muharebelerin tozunu ilk kez Birinci Dünya Savaşı’nda yutmuştu. Alman İmparatorluğu’nun genç bir subayı olarak savaş boyunca ülkesine büyük bir özveriyle hizmet etti. Öyle ki savaşta sergilediği cesaret sebebiyle genç yaşına rağmen Almanya’nın en üstün cesaret madalyası olan Pour le Mérite’lebaşına getirilen Rommel, Hitler’e karşı gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilişkili olduğu gerekçesiyle savaş henüz sona ermeden intihar etmeye zorlandı. 
Bu kitap, İkinci Dünya Savaşı’na damgasını vuran Erwin Rommel’in askerî yaşamına, komutanlığına, güçlü ve zayıf yanlarına odaklanmakla kalmıyor düşmanlarının yüreğine korku salan bir şöhrete nasıl ulaştığının izini sürüyor. &quot;Erwin Rommel&quot;, içerdiği birçok orijinal çizim, fotoğraf ve resimle tüm okurlara gerçek bir belgesel heyecanı sunuyor.  ödüllendirildi. Başarıları İkinci Dünya Savaşı’nın erken safhalarında Fransa’da hız kazanan, Kuzey Afrika’da elde ettiği zaferlerle kariyerinin doruğuna ulaşan ve savaşın sonlarında Müttefik çıkarmasına karşı Fransa savunmasını organize etmek gibi hayati bir görevin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88488</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4de69d83-c6ce-4c51-ad14-cf5af104b9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Tuğrul Bey</image:title>
            <image:caption>BİR DEVLET VE MEDENİYET MİMARI:
“ES-SULTÂNÜ’L-MUAZZAM” TUĞRUL BEY…
Selçuk Bey’le yanmaya başlayan Türk ateşi, Tuğrul Bey’in Dandanakan zaferinin ardından ilan edilen sultanlığıyla tüm Anadolu’ya ışık saçtı. Türklerin İslâm medeniyet dairesine girmesinin kuvvetiyle 10. ve 11. yüzyıllardan itibaren Selçuklu Oğuzları muhteşem bir medeniyet yarattı. Devlet yönetiminden şehir düzenine, mimârîden sanata, ahi teşkilatından askerî stratejilere kadar bu medeniyet, izlerini günümüze taşıdı.
Kaynaklar Tuğrul Bey’in portresini kan dökmekten hoşlanmayan, merhametli, asil tavırlı, kusur görmeyen, hataları affeden, sabırlı, tevazu sahibi, cömert, dürüst ve dindar bir hükümdar olarak çiziyor. Tuğrul Bey’in en önemli amaçlarından birinin hac yolunu güvenilir duruma getirmek, diğerinin ise İslâm âlemini birleştirmek olduğu belirtiliyor. Edip ve tarihçi İmâdüddin el-İsfahânî, onun devrini anlatmak için “gül bahçesi” tanımını kullanıyor. 
Tuğrul Bey zamanı Selçuklu tarihini inceleyen bu çalışmada; devletin kurumsal teşkilât yapısı, muhtelif mezhepler ve yerel hânedanlar arasında devletin hâkimiyet mücadelesi ve onları denetim altında tutmak için uygulanan stratejiler, devletin izlediği siyaset ile diğer devletlerle kurulan ilişkiler ele alınıyor. Diğer yandan, Tuğrul Bey’in faaliyetleri, ilk elden kaynakların rehberliğinde açıklanıyor ve günümüze de ışık tutacak biçimde yorumlanıyor.
“Sultan Tuğrul Bey: Selçuklu İmparatorluğu’nun Kurucusu”, Türk tarihinin efsanevi devlet adamlarından birinin izinden giderek o dönemi anlatan/aydınlatan bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88489</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12145a6c-a695-4d31-a181-b3fdadbc2007.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluklar Arası Türkler (1856-1914)</image:title>
            <image:caption>“İmparatorluklar Arası Türkler, Rusça, Osmanlıca, Tatarca ve Azerice arşivlerden, süreli yayınlardan, anılardan ve diğer belgelerden derlenmiş çok zengin bir bilgi külliyatı sunuyor…
Bunun sonucu olarak, Meyer’in anlatısı birçok boşluğu doldurduğu gibi, Osmanlı sonu/Romanovlar sonu dönemi hakkındaki, bu çağda hem kendi kimliklerini hem de daha geniş Türki kimlikleri şekillendiren Türkler hakkındaki giderek genişleyen literatüre çok güzel bir katkı yapıyor.”
Middle East Studies
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle de İttihat ve Terakki İstanbul’unda siyasi ve kültürel yaşamın önemli çekim merkezlerinden biri Pan-Türkçüler ve Türk Yurdu dergisi çevresiydi. İmparatorluklar Arası Türkler. Osmanlı-Rus Sınır Boylarında Müslüman Kimliği Pazarlama Stratejisi (1856-1914) bu çevrenin hikâyesini, imparatorluklar arası daha geniş bir bağlama oturtarak anlatıyor. James H. Meyer, Türk milliyetçiliğinin de kurucuları arasında sayılan Yusuf Akçura, İsmail Gasprinskiy ve Ahmet Ağaoğlu’nun Çarlık Rusyası ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki dünyalarını mercek altına alırken, eşmerkezli üç çevreye odaklanıyor: En içerideki çemberde Türk Yurdu var; bir sonraki daha geniş çemberde, Rusya taşrasında eğitim reformu için idareyle olduğu kadar kendi cemaatleri içinde de mücadele veren “usul-i cedid” taraftarları yer alıyor; en geniş üçüncü çember ise, “imparatorluklar arası Müslümanlar”dan, yani imparatorluklar arasında gidip gelen, kâh birinde kâh diğerinde yaşayan tüccarlar, hacılar, mülteciler ve sayısız Müslümandan oluşuyor.
James H. Meyer, Akçura ve arkadaşlarının  bu imparatorluklar arası cemaatin de ayrılmaz bir parçası olduklarını savunurken, arşivlerden kişisel mektuplara kadar geniş bir belge yelpazesinden yararlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88490</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ff64a8-07ff-4abe-be74-1ce26fe093a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>“Bir delikanlı Orhan’ın şiirlerini okumuşsa içi titremeden, gözü yaşarmadan insana, ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya, İstanbul’a bakamaz, kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez; sokakta kendi halinde, sakalı ağarmış, paltosu yırtık, üfürsen uçacak bir adamın Süleyman Efendi budur diye eline sarılmadan edemez olur.
Orhan’ın şiirlerini okuyan kız, erkek kimseyi öldüremez, kimseyi dövemez, kimseye sövemez.
Türkçe Orhan’ın elinde bugüne kadar bilmediğimiz hale gelmişti. Biz Türkçemize neler, ne ukalâlıklar, ne yabancılıklar, ne paçavralar giydirmiştik. O Türkçeyi soyuvermiş, yakışır urbalar giydirmişti. Aman şu Türkçe ne güzel şeymiş, dedik.”
Sait Faik Abasıyanık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88491</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d86ef3-2773-403a-863e-b74344413fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Taarruz</image:title>
            <image:caption>&quot;Dr. Selim Erdoğan, &apos;Büyük Taarruz&apos; kitabında &apos;Sakarya&apos;dan sonra Milli Mücadele&apos;nin tarihi üzerine yerli ve yabancı kaynakları mukayeseli olarak kullanıyor. Coğrafya ve stratejiyi mükemmel bir şekilde işliyor. Kitapta ilk defa bazı çarpıcı gerçekler ortaya çıkıyor. Her iki muharebede de şehitliklerin tam listesi yok. Bunlar yazarın ve Harp Tarihi Dairesi’nin gayretiyle muharebe alanlarında ve civarda araştırılarak bulunuyor. Dolayısıyla önemli bir arazi tetkikinin, arşiv çalışmasının ve kaynak kullanımının ürünü olan, Milli Mücadele’nin 100. yılına yakışan bir monografiyle karşı karşıyayız.&quot; 
İlber Ortaylı 
Sakarya’da uçurumun eşiğinden dönen bir millet nasıl oldu da 11 ay sonra 200.000 kişilik Yunan ordusunu önüne katıp denize döktü, İngilizlerin karşısına dikilebildi? Sakarya’nın başarılı kumandanı “Deli” Halit Bey neden Büyük Taarruz’un cephedeki vurucu kadrosu içinde yer almadı? Başkomutanın karargâhında sahiden de casus var mıydı? Sovyet yardımlarının ardında nasıl bir diplomasi savaşı vardı? Fransızların güney Anadolu işgaline son veren Ankara Antlaşması’nın ardında hangi dinamikler vardı? En zor anlarda bile Misak-ı Milli’den ve tam bağımsızlıktan taviz vermeyen Mustafa Kemal Paşa’nın sırrı neydi?
“Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez” çalışmasıyla askeri tarihimize unutulmaz bir eser kazandıran Dr. Selim Erdoğan, tüm bu sorulara hem Türk hem Yunan askeri kaynaklarının çapraz okumalarıyla, belgelere dayalı olarak ve sahada elde edilen bulgularla cevap veriyor. Büyük Taarruz’la gelen zaferin çok çalışmanın, kendini “istiklâl” fikrine adamanın ve bunu yaparken sırtını bilime dayamanın bir sonucu olduğunu vurguluyor. Bu yüzden Türk ordusunun 26 Ağustos sabahı ilk top patladığında zaten zaferi kazanmış durumda olduğunu söylüyor: “O ilk top bilimin aydınlığıyla, inançla, vatan sevgisiyle yürüyen bir Başkomutanın ve ona inanan binlerce Türk’ün üç yıl boyunca sabırla büyüttükleri ağaçların meyve vermeye başladığı an olması nedeniyle önemlidir, ama 11 aylık hazırlık dönemi anlaşılmadığı sürece o ilk mermi sadece bir mermidir.”
“Büyük Taarruz: Dağlarda Tek Tek Ateşler Yanıyordu”, sadece 26 Ağustos ve sonrasını değil, Türk karakterinin ayağa kalktığı bir dönemi tüm duygularıyla okuyucuya sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88492</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a94f413-d0a9-4c6e-9dc1-9b1ea1011fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>Küresel Rekabet Karşısında Türkiye’nin Performansı
“Başarısız insanlar hayatla mücadele eden insanlardır. Harekete geçmezsen aslında başarısız da olmazsın. Mücadele edeceksin, yeri geldiğinde başarısız da olacaksın ama bu uzun ve yorucu yolun en sonunda başarıya ulaşacaksın.”
Başarıyı ölçerken kendimizi kiminle veya hangi ülkelerle kıyaslıyoruz? İçinde bulunduğumuz sistem başarıdan ziyade başarısızlığı mı getiriyor? Neden pek çok alanda Batı’nın gerisinde kaldık? Türkiye son üç yüzyıldır patinaj mı yapıyor? Dünya ekonomisinden aldığımız pay neden değişmiyor? Türkiye’den bir dünya markası çıkabilmesi için neler yapılmalı? Yaratıcı sınıf nasıl ortaya çıkar? Hakiki aydın kimdir? Gençlerden ne bekleniyor? Neden sık sık beyin göçü yaşanıyor?
İş dünyasının önde gelen isimlerinden Adnan Dalgakıran, Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşma yolunda üç yüzyıldır sürdürdüğü koşuyu sadece ekonomik bir perspektifle sınırlı kalmadan; eğitimden hukuka, yönetimden tarihe ve kültüre kadar vasatlık tuzağına sebep olan bütün faktörlere değinerek kapsamlı bir yordamla ele alıyor. Bunun yanı sıra hukuki, yapısal ve sistemsel bazı kronik açıklarımızın nasıl verimlilikten ve gelişmeden uzak kalmamıza sebep olduğunu grafiklerle, sayılarla gösteriyor ve iş dünyasının, sivil toplumun ve devlet kurumlarının son yıllardaki performansını oldukça anlaşılır biçimde ve roman akıcılığında analiz ediyor. Dünyada vasatlık tuzağını aşmış ülkelerin neler yaptığına ayna tutarak sunduğu pek çok fikir ve çözüm önerisiyle aslında Türkiye’yi bir an evvel kendisiyle yüzleşmeye davet ediyor.
Yüzleşme, tarih boyunca hepimizin bildiği ama bir türlü üzerine kafa yormak istemediği gerçeklerle yüzleşmeksizin kurtuluş reçetelerine ihtiyaç duymuş ülkesine, ona sevdalı bir zihin tarafından yazılmış derin ve eksiksiz bir rapor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88493</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6271b0a-c55d-4f7b-8857-d1c498d3309f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İlmiyesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı ulemasını Osmanlı Devleti’nin yapısını ve temel karakterini dikkate almadan tanımak ve anlamak mümkün değildir.” 
Mehmet İpşirli 
 
Ülkemizde tarih biliminin önde gelen isimlerinden olan Prof. Dr. Mehmet İpşirli’nin hazırlamış olduğu elinizdeki bu eser yılların birikimine dayanan araştırmaların bir semeresidir. Osmanlı İlmiyesi, Osmanlı dünyasında, eğitim, hukuk, fetvâ, diyanet ve bürokraside sorumluluk üstlenen ya da resmi görev almadan kendisini toplum hizmetine adayan ilim erbabı olan ulemanın yerini ve işlevini ortaya koyuyor. 
Osmanlı ilmiyesine derinlikli bir bakış sunan bu kitap iki kısımdan oluşmaktadır. Osmanlı uleması ile ilgili ilk kısım, şeyhülislamlık, kazaskerlik, İstanbul kadılığı gibi ilmiye mensuplarının yetki ve sorumluluk sahibi olduğu başlıca kurumların yapısı ve işleyişini ele almaktadır. Sonrasında Osmanlı’nın klasik çağındaki sultanların her birinin dönemlerinde ulemanın konumu, işlevi ve ilim hayatı konu edilmektedir. Ayrıca ıslahat ve reform çağının iki önemli sultanı III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde ulemanın rolleri irdelenmektedir. Osmanlı medresesi üzerine genel bir değerlendirme ile başlayan ikinci kısımda ise medrese, Enderun, huzur dersleri ve ilmi muhitler üzerine makaleler yer almakta ve günümüzdeki ilmiye çalışmalarının bir analizi yapılmaktadır.  
Osmanlı İlmiyesi, hem meslekten tarihçiler hem de tarih meraklıları için bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88494</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448b47a5-25ca-46a8-bed7-0cb7b8bbf547.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens (1812-1870): Viktorya Dönemi İngilteresi’nin en önemli romancısı kabul edilen Dickens orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. On iki yaşındayken ailesinin dara düşmesi sonucu bir fabrikada çalışmaya başladı ve romanlarında büyük bir isabetle aktardığı işçi sınıfının hayatını gözlemleme fırsatını elde etti. Dickens’ın belki de en popüler eseri Bir Noel Şarkısı 1843 yılının Noel’inden hemen önce yayımlanmış, ilk baskısı günler içinde tükenmiştir. Noel’in insani yönüne vurgu yaparak bu bayramın kutlanışını değiştirmiş, Viktorya Dönemi’nde Noel’in canlanmasına katkıda bulunmuştur ve İngiliz toplumunu öyle çok etkilemiştir ki kahramanının soyadı “pinti” anlamında sözlüklere girmiştir. Cimri, nemrut Ebenezer Scrooge’un, ona geçmişini, bugününü ve geleceğini gösteren üç hayaletin yardımıyla gerçekleşen büyük değişimini anlatan bu modern masalın sıcacık ışığı, sözünü sakınmayan bir toplumsal eleştirmen olan Dickens’ın içinde yaşadığı gerçek dünyaya yorumunu da aydınlatır. Bir Noel Şarkısı günümüze dek birçok dile çevrilmiş, defalarca sahneye, sinema ve televizyona uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88495</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b69bee7-e260-4972-8656-c5206b3533fa.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne Conway (1631-1679): 17. yüzyıl İngiliz filozofu. Yaşadığı dönemin ilk kadın filozoflarından biridir. Döneminin ünlü filozoflarından Henry More’un başını çektiği Cambridge Platoncuları okulunun üyeleri arasında anılır. Felsefesinde Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerini görmek mümkündür. Günümüze kalan tek eseri olan En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri de ölümünden sonra ilk kez van Helmont tarafından, Amsterdam’da Latince olarak yayımlanmıştır. Anne Conway döneminin popüler felsefelerine bir cevap olarak kaleme aldığı eserinde Kartezyen düalizme karşı çıkar; Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerini kimi zaman alaya varan bir sertlikle eleştirir. Kontes Anne Conway’in bu özgün eseri Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88496</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7071e4c1-b119-4271-bb3e-7a6b7adaf21d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirket: Quo Vadis?</image:title>
            <image:caption>Modern Şirketin Çöküşü ve Başka Bir Şirket Teklifi 
Bu eserin baş kahramanı Şirket... ve Şirket hasta! Neoliberal anlayış, iş dünyasını çökertti. İş dünyasının çivisi çıkmış durumda! CEO’lar, büyüme, kâr, EBITDA, performans diye diye, asıl konuyu, insanı, çalışanı, örgütü, ürünü, kaliteyi, kısacası şirketin kendisini ve “işin özü”nü unuttular. Yerel veya çokuluslu, en kurumsal, en büyük şirketler bile neoliberalizmin yıkıcı etkilerinden bir türlü kurtulamıyor. Çoğu yanlış yönetiliyor; önemli bir kısmı batarken, bir diğer kısmı da, misyonunu, vizyonunu, değerlerini kaybetmiş bir şekilde elden ele top gibi dolaşıyor. 
Yöneticilerin ve çalışanların hayatlarının büyük kısmını geçirdiği “iş yeri” olarak şirket, giderek sıkıcı, zevksiz, çalışmayı itici hale getiren, boğucu ve her şeyden öte, insana aradığı “anlam” dünyasını sunamayan bir varlık haline dönüştü. Oysa başka bir şirket mümkün! Farklı bir çalışma, farklı bir varoluş, farklı bir strateji anlayışı; hem girişimciyi, hem yöneticiyi, 
hem de çalışanı, gerek insansal gerek ekonomik açıdan tatmin edebilecek, insanın gerçek doğasına uygun bir yaşama anlayışına dayanan bir şirket mümkün. 
Bu çalışmada, Dr. Daniş Navaro, çoğu aktif CEO’lukla geçen iş hayatındaki deneyimlerinden yola çıkarak, bakış açısını akademik ve kuramsal olarak da temellendirerek, günümüzdeki neoliberal modern şirketin, “iyi şirket – kötü şirket” ayrımındaki örtük gerçekliklerini ve 
daha iyi, daha etkin ve daha mutlu bir şirket alternatifinin nasıl 
mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88497</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50afba5-0b1a-48e1-b7d1-530b987d4722.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Seçenekler Üretmek</image:title>
            <image:caption>Harika Seçenekler Üretmek karar verme konumundaki kişilere ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini öğreten nadir iş kitaplarından biri. Bence süper ve tamamen özgün bir kitap.”
Malcolm Gladwell, The NewYorker
“Harika Seçenekler Üretmek zorlukların üstesinden gelebilmeniz ve ilişkilerinizi yönetmeniz için sunduğu somut, pratik tavsiyeler ve yardımcı araçlarla, bunun gerçekleşmesine sahiden yardımcı olabilecek bir kitap. Yalnız düşünme tarzınızı değil, davranış tarzınızı da değiştirecek olan bu kitabı mutlaka okumak gerektiğine inanıyorum.”
Arianna Huffington, Thrive Global’ın CEO’su, Huffington Post’un kurucusu.
&quot;Bütünleyici düşünce güçlü bir yaklaşım. Çeşitli sesleri bir arada güçlendirmek ve işbirliği içinde daha iyi seçenekler üretmek konusunda somut bir yol öneriyor. Harika Seçenekler Üretmek, liderlerin en çetin sorunlarından bazılarını çözmelerine yardım edebilecek farklı düşünmeye yönelik çok temel bir kaynak.&quot;
David Taylor, Procter &amp; Gamble’ın yönetim kurulu başkanı ve CEO’su</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88498</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02620492-4db1-460f-9a6f-f1bf75bf70ea.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Anne Conway (1631-1679): 17. yüzyıl İngiliz filozofu. Yaşadığı dönemin ilk kadın filozoflarından biridir. Döneminin ünlü filozoflarından Henry More’un başını çektiği Cambridge Platoncuları okulunun üyeleri arasında anılır. Felsefesinde Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerini görmek mümkündür. Günümüze kalan tek eseri olan En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri de ölümünden sonra ilk kez van Helmont tarafından, Amsterdam’da Latince olarak yayımlanmıştır. Anne Conway döneminin popüler felsefelerine bir cevap olarak kaleme aldığı eserinde Kartezyen düalizme karşı çıkar; Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerini kimi zaman alaya varan bir sertlikle eleştirir. Kontes Anne Conway’in bu özgün eseri Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88499</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/656b5e74-87a7-4890-8adc-8c4dbf365be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem ve Tabu</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): “İlkel toplumların”, “vahşilerin” hayatında çok önemli yer tutan tabular ile nevrotiklerin kendilerine koydukları obsesif yasaklar arasındaki benzerlikleri konu alan Totem ve Tabu Freud’a göre “insanların uykusunu uzun süre kaçıracak” bir eserdi. Bireyin gelişim sürecinde insan türünün evrim sürecinden izler bulunabileceğini, tarihteki travmatik olayların tek tek kişilerin yaşantısında yankılandığını savunan bu öncü yapıtın bugün ancak güncellik kazanmış geniş bir araştırma sahasını çok önceden haber verdiği söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88500</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e78c16-b2f9-4790-8649-3bd551733550.jpg</image:loc>
            <image:title>Quıck &amp; Flupke 8 - Felaket</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88501</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e180e243-94b7-4989-bef0-64ea2658be96.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Etiği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm – Etik Kavramı Ve Etiğin Tarihsel Gelişimi
2. Bölüm – Etik Teorileri
3. Bölüm – Etiğin Diğer Bilimlerle İlişkisi
4. Bölüm - Etiğin Temel Sorunları
5. Bölüm – Etiğin Uygulama Alanları
6. Bölüm – İş Hayatında Etik
7. Bölüm – Etik Eğitimi
8. Bölüm – Mühendislik Etiği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88502</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1772d0-0dd2-40ac-8b14-44dd839fa840.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Yetenek Yönetimi Çalışan Yaratıcılığı Yenilikçi Davranış Turizm Sektöründe Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
I. Bölüm – Yetenek Yönetimi 
1. Yetenek Kavramına 
Giriş 
2. Tarihsel Süreçte Yetenek
3. Yetenek İle Karıştırılabilen Benzer Kavramlar 
4. İş Hayatında Yetenek 
5. Yetenek Yönetimi 
II. Bölüm – işletmelerde çalışan yaratıcılığı 
1. Yaratıcılık Kavramına Giriş 
2. Yaratıcılık Olgusunu Açıklamaya Yönelik Yaklaşımlar 
3. Yaratıcılığın Gelişim Evreleri 
4. Yaratıcılığı Oluşturan Temel Bileşenler 
5. İşletmelerde Yaratıcılık
6. Çalışanların Yaratıcılığına Etki Eden Faktörler 
7. Çalışan Yaratıcılığı Üzerine Bir Literatür Araştırması 
III. Bölüm – İşletmelerde Yenilikçilik 
1. Yenilik Kavramına Giriş 
2. Yenilik ve İlişkili Kavramlar 
3. Yenilik Konusuna Yönelik Yaklaşımlar
4. İşletmelerde Yenilik Türleri 5. Yenilikçiliğin Kaynakları 
6. Bireysel ve Örgütsel Yenilikçilik 
7. Yenilikçi Stratejiler 
8. Yenilikçiliğin İşletmeler İçin Önemi 
9. İşletmelerde Yenilikçiliği Etkileyen Faktörler 
10. İşletmelerde Yenilik Sürecinin Aşamaları 
11. İşletmelerde Yenilikçilik Alanında Yapılan Çalışmalar 
IV. Bölüm – turizm sektöründe bir araştırma turizm işletmelerinde çalışanların yetenek yönetimi algılarının yaratıcı ve yenilikçi performanslarına etkileri 
1. Değişkenler Arası İlişkiler ve Araştırmanın Hipotezleri 
2. Araştırmanın Amacı ve Önemi 
3. Veri Toplama Araçları ve Analiz Yöntemleri 
4. Ana Kütle ve Örneklem 
5. Bulgular ve Yorumlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88503</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc2c8c2-c93a-46e5-91c7-a676f0a0e870.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancak Düştü</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllar boyunca, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dikkati sınır boylarında, özellikle de Hatay, İskenderun ve çevresindeki bölge üzerindeydi. Ermeni nüfusun tüm hareketleri de yakından izleniyordu, zira bölgedeki tüm taraflar içinde Ermeniler önemli bir nüfusa sahipti. Ancak, 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması kesinleştiği andan itibaren, hiçbir şey Ermenileri bölgede tutmaya yetmedi, çünkü geçmişin yaraları hep belleklerdeydi. Bu çalışma, Türkiye’nin Hatay’a veya Sancak’a dair perspektifini gazete haberleri ve köşe yazıları üzerinden kronolojik olarak ele alıyor. Köşe yazarlarının ve gazetecilerin sesini doğrudan aktarmak adına alıntılara yer verirken, Türkiye basınında Sancak konusunda gündem olan makale ve belgeleri, aktörleri aracısız olarak aktarıyor. Gazetelerden yansıyanları anılar, döneme ve bölgeye dair akademik çalışmalar ve arşiv belgeleriyle harmanlayarak okurun ilgisine sunuyor. Sancak Düştü, sadece Hatay Meselesi’ni değil, Cumhuriyet’in ilk dönemini anlamak için de çok değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88504</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2f38d4-b823-425d-b764-613c2d9adf10.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimsiz&apos;in Çocukları</image:title>
            <image:caption>Doğduğu günden itibaren hem kutsanmış hem de lanetlenmişti Tacenda.

Kutsanmıştı, çünkü kaynağı belli olmayan bir büyü sayesinde 15 yıldır ailesini ve sevdiklerini türlü
tehlikelerden korumayı başarmıştı.

Lanetlenmişti, çünkü yaşadığı küçük köyü ziyaret eden iblislerin sayısı her geçen günle birlikte artmaya
devam ediyor ve Tacenda geceleri göremiyordu.

Sonra bir gece, herhangi bir neden olmaksızın, Tacenda’nın kutsal koruma büyüsü işe yaramaz oluverdi ve
sevdiği herkesi bir anda yitirdi küçük kız.

İçinde yanan intikam ateşiyle yola düşerken, bu yolun kendisini nereye götüreceği konusunda en ufak bir
fikri yoktu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88506</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7533af44-e4ab-493f-ba29-1e7c5ac9a7af.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabesiz</image:title>
            <image:caption>YOKSA? 
Öğretilmediği için iyiliği bilmeyenler mi suçludur, yoksa iyiliği öğretmeyenler mi veya bildiği halde kötülüğü seçenler mi? 
Kendin için değişmesini istediğin mi daha samimidir, yoksa nefret etsen bile hiç değişmeyecek biri mi? 
Senin tarafındaki haksız olan mı doğrudur, yoksa karşı taraftaki haklı olan mı? 
İyiliği yaptırmak zorunda bırakmak mı vicdandır, yoksa seçimi kişiye bırakmak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88509</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf06c395-7c04-4d5c-9f8d-261dbec3efc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Demiş Atalarımız</image:title>
            <image:caption>Ayağını Yorganına Göre Uzat Fatma
Teyze Bugünkü İşini Yarına Bırakma Ödev 
Damlaya Damlaya Göl Olur Kumbara
Öfke İle Kalkan Zararla Oturur Öfkeli Çiftçi 
Eğilen Baş Kesilmez Bakkalın Şakası 
Kaçan Balık Büyük Olur Güvercin Yuvası
Gün Doğmadan Neler Doğar Mıstık’ın Bilyeleri 
Ne Oldum Dememeli Ne Olacağım Demeli Zengin Adam 
Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın Bayram Harçlığı 
Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkarır Şahinin Kartala Öğüdü
Acı Patlıcanı Kırağı Çalmaz Kar Fırtınası
Rüzgâr Eken Fırtına Biçer Kralın Ödülü
Perşembenin Gelişi Çarşambadan Bellidir Papatya İle Gül 
Mart Kapıdan Baktırır, Kazma Kürek Yaktırır Oduncu Ailesi 
Fakirlik Ayıp Değil, Tembellik Ayıp Zengin Tavşan İle Fakir Kaplumbağa 
Sabır Acıdır, Meyvesi Tatlıdır Bilgenin Sınavı
Derdini Söylemeyen Derman Bulamaz Yıldız İle Sakız 
Yalancının Evi Yanmış, Kimse İnanmamış Şener’in Oyunu 
Yazın Başı Pişenin, Kışın Aşı Pişer Tembel Karınca
Irmaktan Geçerken At Değiştirilmez İki Arkadaş 
Her Yiğidin Bir Yoğurt Yiyişi Vardır Turşucular 
Bir Koltuğa İki Karpuz Sığmaz Hamal Balıkçı 
Kendi Düşen Ağlamaz Farenin Oyunu 
Misafir Kısmeti İle Gelir Salçalı Ekmek
Üzüm Üzüme Baka Baka Kararır Horozun Arkadaşı İnek 
Yuvarlanan Taş Yosun Tutmaz Kararsız Kedi 
Yalnız Taş, Duvar Olmaz Acemi Arı
Sütten Ağzı Yanan Yoğurdu Üfleyerek Yer Kilitli Kap
Zararın Neresinden Dönülse Kârdır Devenin Pişmanlığı 
Mum Dibine Işık Vermez Bilgenin Torunları 
Misafirlik Üç Gündür Ayşe Teyzenin Misafirleri 
Güneş Girmeyen Eve Doktor Girer Evden Çıkmayan Adam 
Ucuz Etin Yahnisi Yavan (Tatsız) Olur Bitmeyen Kazak 
Gülme Komşuna, Gelir Başına Kaplumbağaya Gülen Tavşan 
Kusursuz Dost Arayan Dostsuz Kalır Keloğlan’ın Arkadaşları 
Komşu Komşunun Külüne Muhtaçtır Nasrettin Hoca’nın Komşusu 
Kedi Uzanamadığı Ciğere Pis Dermiş Tonton Usta 
İşten Artmaz, Dişten Artar Parasını Biriktiremeyen Çocuk 
Duvarı Nem, İnsanı Gam Yıkar Gamlı Dede 
İki Cambaz Bir İpte Oynamaz Karagöz’ün Hacivat’a Oyunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88510</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bd43116-ed2e-4e75-8a79-e685c0e20d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sarsılınca</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliği çok büyük ve ürkütücüdür; ne düşüneceğimizi, ne yapacağımızı kolay kolay bilemeyiz. Ama Belit adında küçük bir kızın bazı fikirleri var. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88512</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472a991f-81e1-417c-a860-873a99ebdced.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Robotlar Çok Akıllı</image:title>
            <image:caption>Akıllı makineler hayatımızı kökten değiştirerek bizi yeni bir döneme taşıyabilir. Bu heyecan verici olasılığı, yapay zekâ teknolojilerine kısaca bakarak değerlendiren bu kitap, bir yandan yapay zekânın gizemli derinliklerindeki bilinmezleri aydınlatırken bir yandan da okurlarının önüne yepyeni sırlar koyuyor.
Hayat bize sunulmuş bir armağan. Onu anlamlı kılmanın ve boşa harcamamanın yolu çalışıp üretmekten geçiyor. Önümüzde yapay zekâ teknolojileriyle daha çok karşılaşacağımız uçsuz bucaksız bir gelecek var. Öyleyse tam yol ileri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88514</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e457b8-6597-428a-9b44-815a9d4ac2da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Gözlerini Kapama</image:title>
            <image:caption>İKİ KIZ KARDEŞ
ÖMÜRLÜK SIRLAR
KORKUNÇ BİR HESAPLAŞMA

Eski bir rock yıldızı olan Robin, turnedeyken yaşadığı panik atak sonrası kayıplara karışmıştı. Kendini evine kapatmış, herkesle ilişiğini kesmiş ve günlerini takıntılı bir şekilde karşı apartmanı izlemeye adamıştı. Gözlerini bir an bile kırparsa herkesin başına felaketler üşüşebilirdi.

Sarah’nın ise gidecek bir evi bile yoktu. Kocası onu evden kovmuş, bebeklerini de bir daha ona göstermemeye yemin etmişti. Sarah ikizini saklandığı delikte bulmalı ve kızını geri almak için kendisine yardım etmesini sağlamalıydı, hem de yalanları ona yetişmeden önce.

Ama Robin’i arayan tek kişi Sarah değildi. Ailelerine yıllardır musallat olan sırlarla hesaplaşma vakti gelip çatmıştı. Geçmiş artık kapıdaydı.


“Çok akıllıca kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Seddon birbirlerine yabancılaşmış ikizlerin hayatını ustalıkla örüyor… Birçok son dakika bombası sizi bekliyor.” —Publisher’s Weekly

“Sakın Gözlerini Kapama, iki aile içinde yatan sırlar ve yalanlardan meydana gelen muhteşem bir psikolojik şölen. Kışkırtıcı, dâhiyane, şaşırtıcı ve tamamen merak uyandırıcı. Bravo!” —Sam Carrington

“Sakın Gözlerini Kapama, olağanüstü bir sonu olan, çocukluk travmalarının yetişkinlikteki etkilerine dair oldukça duyarlı ve sürükleyici bir keşif. Kesinlikle hayran kaldım.” —Gillian McAllister

“Tanrı aşkına. Bu kitap ÇOK iyi… ‘kalp sıkıştıran’ ve ‘dudak uçuklatan’ deyişlerinin klişe kaldığını biliyorum ama bana olan şey tam da buydu. O kadar heyecanlandım ki uyuyamadım…” —Deborah O’ Connor

“Sayfaları çevirmekten kendimi alamadım. Kelimenin tam anlamıyla büyüleyici.” —Jane Fallon

“Elimden bırakamadım!” —Sanjida Kay

“Mükemmel bir gerilim… Kaçırılmayacak kadar harika!” —Sun on Sunday Fabulous Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88515</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f343cb-0424-4f66-9dc7-dd160d8d756f.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız</image:title>
            <image:caption>EŞSİZ ll 
Attığı her adımla çukurun içine hapsolan Çakıl, kaçıp saklandığı limanında 
uzun zaman sonra tökezlemeden yürümeye başlamıştı. İçinde zincirlediği çocukluğu, kahramanının ona uzattığı elleri sayesinde teker teker çözülüyordu. 
İşler bu noktadayken, her defasında Çakıl’a “bizim geri dönüşümüz yok” diyen Kaan, 
Kendisine tutunan bu kız çocuğunun sevgisine nasıl leke düşürebilirdi? 
Olaylar gerçekte de dışarıdan göründüğü gibi miydi? 
Peki, intikamı için savaşan Kaan’ın hayatında Çakıl’ın yeri neresiydi? 
Hayatının odak noktasında intikam varken kendini Çakıl için değiştirebilir miydi? 
İçinize kor gibi düşecek duyguların yanı sıra merakın her daim zirvede olacağı, 
elinizden bırakamayacağınız bir kitap… 
Issız, geçmişlerinden kurtulamayan iki sahipsiz yüreğin birlikte büyüdüğü, 
sürükleyici bir roman. 
 
Ayağı her takıldığında yılmadan kalkanların, 
beraber yanıp beraber yakanların hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88516</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3491d1d3-8403-4708-9abc-6d206a41398c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: Ölüm Papirüsü</image:title>
            <image:caption>Sör Arthur Conan Doyle’un Ölümsüz Karakteri Dedektif Sherlock Holmes Şimdi Yepyeni Maceralarıyla Karşınızda 
 
Holmes ile Watson, medyum rolü yapan bir sahtekârın, Sebastian Melmoth’un gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için bir seansa katılırlar. Ancak daha sonra kendilerini bir cinayet ve hırsızlık sarmalının tam ortasında bulurlar. 
 
British Museum’dan, ölümsüzlüğün sırrını barındırdığı söylenen bir papirüs çalınır ve Scotland Yard’ın imdadına yine Sherlock Holmes yetişir. Bu süratli serüvende, aksiyon Londra’dan uzaklaştıkça daha da acayipleşir ve ünlü dedektifimiz ile sadık ortağı bir kere daha şeytani düşmanlarla mücadele etmek zorunda kalır. 
 
Sekiz Sherlock Holmes romanı kaleme alan ve karakter hakkında önemli otoritelerden sayılan David Stuard Davies, Sör Arthur Conan Doyle’un yarattığı efsaneye saygısını asla kaybetmiyor ve Ölüm Papirüsü’yle tarihin en ünlü dedektifine çözmesi için dolambaçları eğlenceli bir gizem daha sunuyor. 
 
“Görkemli derecede iyi bir hikâye… Holmes ve eski usul, sayfaları art arda çevrilen kitapların sevenlerine tüm kalbimle öneriyorum.”  
–Sleuthing the Shelves</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88517</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6ef599-3138-4b33-a48e-8999efe3ea86.jpg</image:loc>
            <image:title>Sputcik</image:title>
            <image:caption>Cikcik, günün birinde MARS’agidecek. Orada, bir sürü arkadaşıolacak. Söz! Hem de civciv sözü! 
Mars’a gitmek imkânsızmış. Hiç durmadan bunu söylüyorlar ama, boşuna! Cikcik’in bu lafları dinlemeye hiç niyeti yok. 
Sevimsiz şakalar yapmaya bayılan Ragor ve Gorka için ise Cikcik çantada keklik! Bu iki sıçan, Cikcik’in Mars’a gitmesine “yardımcı” olmak için ellerinden gelen her şeyi yapacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88520</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/025a8b7f-de53-4d9b-9bf3-0b78f5635342.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Cadı - Beyaz Kanatlı Vampir 9</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 9- Kraliçe Cadı sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88521</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3595b923-334f-4dbf-84b2-ee01df1be381.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Gerekliyse Korkma</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Akbaş, “Değişim Gerekliyse Korkma” adlı deneme kitabında, 
“Belki de insanoğlu çözülmesi gereken bir “şey” değildi de insan hep çözmeye çalıştığından dolayı bir türlü çözemiyordu,” diyor. 
Ve insanın belki de hiç çözemeyeceği bir duygu olan “aşk”tan bahsediyor. 
“Ya aşka düştüğümde üzülürsem?” diye korkarak soran satır aralarındaki okurun iç sesine ise, 
“Üzen aşk değil, üzen eskilere takılmak. 
Takılıp kaldığın noktada değişim gerekliyse, korkma” diye usulca fısıldıyor. 
Birbirinden ayrı başlıklardaki yazılarında aşkı, âşık olanı ve âşık olunanı anlatırken bir yandan okura en iyi sırdaşının kim olduğunu sorgulatıyor? 
Bu sırdaşımızın gerektiğinde sert çıkışlar yaptığını ama gerektiğinde de bize hak ettiğimiz değeri gösterdiğine dair ipucu verirken, okura “Bunu bize kim yapar ki?” diye düşündürüyor. 
“Onunla ancak #aynadakiylesohbet etme cesaretini gösterebilenler tanışabilecek ve hayatları tamamen değişecek” diye de ekliyor. 
 
 
“Teşekkürler beni terk ettiğin için. 
Aksi hâlde, hayatı senden ibaret sanacaktım!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88522</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a30fd4-288f-4a30-a956-89dacc36e852.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaş Dolaş</image:title>
            <image:caption>Eksik parçanızı bulduğunuzda, mucizeler gerçekleşmeye başlar. 
 
Şimdi hemen sevdiceğinizin yanına sokulun. 
Ardından da kendinizi ufak tefek tuhaflıkların, 
gündelik atışmaların ve sevgi dolu barışmalarınkollarına bırakın. 
 
“Catana’nın hayata ve sevgilisine dair karikatürleri içinizi ısıtacak.” —HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88523</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0032c2af-4bb6-45b2-94e0-41caaa390f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Gigi Ne Arıyor?</image:title>
            <image:caption>Karga Gigi, küçüklüğünden beri topladığı parlak nesnelerle 
çok özel bir koleksiyon yapmıştı. Artık koleksiyonu tamamlandığından dışarı adımını atmaz, hiç kimseyle de konuşmazdı. 
Yıllar sonra herkesi şaşırtarak evinden çıktığında, aynı ağaçta yaşayan kargalar, onun neden dışarı çıktığını ve ne aradığını çok merak ettiler. Karga Gigi’nin koca ormanda aradığını bulamayıp her gün üzgün üzgün evine döndüğünü görünce bir şeyler yapmaya karar verdiler. 
 
Ama Karga Gigi ne arıyordu ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88524</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd32d0bd-39de-4918-ae09-2cf1555a21f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Timsah Tigu’nun Uykusu</image:title>
            <image:caption>Timsah Tigu, uykusunu alamadığı için o gün yine nehirde esneyip duruyordu. Esnediğinde de korkunç bir rüzgâr çıkıyor, etraftaki her şeyi savuruyordu. Bilerek yapmasa da diğerlerini rahatsız ettiği için çok üzülüyordu. Bunu gören arkadaşları hemen harekete geçtiler. Belli ki Timsah Tigu’nun uyumak için biraz yardıma ihtiyacı vardı! Acaba bu zorlu görevi, hep birlikte başarabilecekler miydi? 
 
Timsah Tigu’nun Uykusu’nda, hem uyku problemine gönderme yapan hem de Tigu’nun arkadaşları arasındaki dayanışmaya yer veren sevimli mi sevimli bir öykü okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88526</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e033995-0bd2-456f-9978-2c855892f6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih İlminin Usulü</image:title>
            <image:caption>II. Meşrutiyet Dönemi’nde Târih-i Osmânî Encümeni’nin kuruluşu (1909) ile beraber ülkemizde modern tarihçiliğin başladığı kabul edilmektedir. Modern ve bilimsel esaslara dayalı bir tarihçiliğin en önemli temel yapı taşlarından birisi tarih metodolojisidir. Ülkemizde bu alanda ilk orijinal ve kapsamlı eserlerden birisi, Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul Darülfünunu’nda ortaya konmuştur. Alman Şarkiyatçısı Johannes H. Mordtmann’ın (1852-1932) Usûl-i Târih ve Târih Tatbikâtı adı altında 1915-1916 eğitim yılında verdiği derslerin notlarından oluşan İlm-i Usûl-i Târîh adlı eseri, Günümüz Türkçesi ile tarih metodolojisi literatürüne yeniden kazandırılmıştır. Tarihin anlamları, kökeni, tarifi, konusu, faydası, amaç ve türleri gibi konuların yanında, tarihî eserlerin sınıflandırılması, tarihte usul, kaynaklar ve belgeler ve son olarak tenkit (kritik) gibi konuların işlendiği bu kitap, alanının ilklerinden olması sebebiyle oldukça büyük bir öneme sahiptir. 
Yusuf Akçura: “Tarihî edebiyatımızda bir misli daha bulunmayan bu orijinal eser, pek kıymetlidir. ... Tarihle mütevaggıl veya tarih tedrisiyle meşgul arkadaşların 220 küçük sayfalık bu kitaptan birer tane edinmeleri elzemdir, kanaatindeyim. Fakat eserin bulunması pek kolay olamayacağını zannettiğimden, bu eseri Maarif Vekâleti’nin Türk harfleriyle bastırıp tarih muallimlerine dağıtmasını ricaya cesaret ediyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88527</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3e6631-c0f7-4805-bb58-ec7470f5a24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Yok Edemediği Bir Anlamı Olmalı Hayatın! – Lev Nikolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ölümün Yok Edemediği 
Bir Anlamı Olmalı Hayatın! 
Lev Nıkolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri 
Dünya edebiyat tarihinin en güçlü ve verimli yazarlarından biri olan Tolstoy’un çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
Biz, sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden ziyade, bizim onlara yaptığımız iyiliklerden dolayı severiz. 
 
Bir disiplin, kültür ve medeniyet çağında yaşıyoruz ama 
hâlâ bir ahlâk çağının çok uzağındayız. 
 
Senin ümitsizlik batağına saplanman neden kaynaklanıyor biliyor musun? Çünkü sen kendin için, mutluluğun için yaşamak istiyorsun. 
 
Bu hayatın bize, sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz. 
 
Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir. 
 
 
İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek içinse uyandırmak gerekir. 
 
Akıl, çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88528</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fd50b5-4d01-4e89-93fb-ebd7f011e884.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir - Honore de Balzac’tan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir 
 
Honoré De Balzac’tan Hayat Dersleri 
 
Çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, Balzac’ın ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, kalemin takatini bitiren romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Sizi kendinize döndüren, sizi sarsan ve ezen, yükselten ve alçaltan her şey ilahi âlemin bir yankılanışıdır. 
 
Sonradan görmeler maymunlar gibi zekidirler; onları tırmanırken izleriz, çevikliklerine hayran oluruz ama zirveye ulaştıklarında tek gördüğümüz bulundukları yerlerin uygunsuzluğudur. 
 
Aşk, önü kesildikçe devleşir; her engel, aşkın büyümesi için bir neden haline gelir. 
 
Refaha kavuşan dostlar, ne hikmetse önce hafızalarını kaybediyorlar. 
 
Evliliğin her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık. 
 
Sevilir, sayılır bir adam olmak istiyorsan verdiğin sözü tutmayı ikinci bir din gibi bellemelisin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88529</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603e364a-62e1-4f41-9b36-205e533b34bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdin Ne Kadar Büyükse Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Derdin Ne Kadar Büyükse 
Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır 
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski‘Den Hayat Dersleri 
 
Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş Dostoyevski’nin çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, roman sanatının köşe taşlarından olan Rus yazarın o sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Beni en çok sarsan, bir tabiat kanunuymuş gibi, her zaman ve her yerde, haklı da olsam haksız da, herkesten önce kendimi suçlu görmemdir. 
 
İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir. 
 
Gece ne kadar karanlıksa yıldızlar o kadar parlaktır. 
Derdin ne kadar büyükse Tanrı’ya o kadar yakınsındır. 
 
gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum. 
 
Hedefe her varışta bir huzursuzluk duyulur. 
İnsan hedefe doğru ilerlemeyi sever, ona ulaşmayı değil… 
 
Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88530</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d65e36-812d-4809-8ec4-f769a9cfea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Zikzak</image:title>
            <image:caption>Metnin ve illüstrasyonların yaratıcı şekilde bir araya geldiği Karanlıkta Zikzak, düşüncelere dalmanın ve ayrıntılarında kaybolmanın kitabı.
Yüce Yöney ve Turgut Yüksel’den gölgeler, fikirler, anahtarlar üzerine düşündürücü ve sıradışı bir öykü.
Zikzak, kendini rüyaların kucağına bırakmaya başlarken duyduğu belli belirsiz sesle gözlerini açtı. Kimseyi göremedi. Bu bir ses miydi, değil miydi? Bu sorunun cevabı için ışığı açıp kitabı okumanızı öneriyoruz. Çünkü o, sadece ışıkla var oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88531</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bc9e9c1-3cc3-41a4-863a-2d915e42cbf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Seviyorum İç Dünyamın Kuytularını - Rainer Maria Rilke &apos;den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Seviyorum 
İç Dünyamın Kuytularını 
Raıner Marıa Rılke’den Hayat Dersleri 
 
Yazın dünyasına damgasını vuran üretken, derin bir söz ustası olan Rilke’nin eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve hayat dersi niteliğindeki etkili sözlerini bir arada görmek isteyenler, büyük şairin engin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Şair, içinde dünyalar barındırır, bu sebeptendir ki her zaman zengindir, öyle ki açlıktan ölse bile. 
 
Bir kişi, onunla son konuşmanız sırasında olduğu kişi değildir. 
 
Tanrı için, dünya üzerinde gezinip duran kısa süreli, ufacık bir tebessümden başka nedir ki şu bahar mevsimi? 
 
Sanat çocukluktur; sanat, ortada bir dünyanın çoktan var olduğunu unutmak, yeni bir dünya kurgulamaktır. 
 
Bu en eski acılar içimizde artık meyve vermesin mi? 
 
Çocukluk, her şeyden bağımsız bir ülke… İçinde kralların yer aldığı tek ülke. Ne diye sürülüp atılalım buradan? Ne diye bu ülkede kalmayalım, bu ülkede yaşlanıp olgunlaşmayalım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88532</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bbffb50-6458-4cc1-9424-13333c007e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtınalı Denizler</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar Denize Atlamak istiyor.
İki saat Yüzebilirlerse kıyıya ulaşabilirler.
Geri dönmektense Boğulmayı tercih ediyorlar.
Geri dönmek Ölüm Fermanı demek.
Ben Hayatta Kalmak istiyorum.”
İkinci Dünya Savaşı&apos;nın öncesinden bugünün Kuzey Afrika&apos;sına, ülkelerinden kaçan ve başka bir yere sığınabilmek için açık denizlerde hayatlarını tehlikeye atan beş gencin ürkütücü yolculuklarının hikâyesi. Her biri, huzur ve güvenlik bulmak için bildikleri her şeyi nasıl geride bırakmak zorunda kaldıklarını yürek yakan ayrıntılarla anlatıyor.
Beş çocuğun, muazzam bir cesaret ve olağanüstü bir dirençle, korkunç engelleri nasıl aştıklarının ve umut bulduklarının hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88533</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cacde818-7748-4cbe-b7f4-e024a147a4f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklar</image:title>
            <image:caption>Engin denizlere sevdalı minik bir kayığın cesaret öyküsü!
Uzaklar, mini minnacık bir kayık ama hayalleri boyundan büyük... İstanbul’da, Kalamış Koyu’na dökülen Kurbağalıdere’de pinekleyip dursa da aklı fikri engin maviliklerde, açık denizlerde. Uzaklar, günün birinde hayalini kurduğu açık denizlere kavuşma fırsatını yakalıyor. Peki, ya sonra? İçinden dev dalgalar, sert rüzgârlar, Sait Faik, Nâzım Hikmet ve Haritacı Martı geçen macera, işte o zaman başlıyor.
Çağdaş çocuk edebiyatının özgün kalemi Arslan Sayman, minicik bir kayığın açık denizdeki yolculuğunu, özgürlük arayışını heyecanlı ve sürükleyici bir serüvene dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88534</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52a9352-d5a1-4830-8abb-6b0a9851b638.jpg</image:loc>
            <image:title>Arı Oteli</image:title>
            <image:caption>Bu yıl dedemin domatesleri çok az meyve verdi. 
Dedem buna biz çözüm bulmaya çalıştı. 
Bil bakalım ne yaptı! 

Zuhal Özer’in yazıp Nazlı Tunalı’nın resimlediği Küçüklerle Bilim serisinin 4. kitabı olan Arı Oteli, doğanın dengesi ve onu korumak için yapabileceklerimizden bir örnek anlatan keyifli bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88535</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc441e2-1488-46bc-a1e4-de39e0a73966.jpg</image:loc>
            <image:title>Feride&apos;nin Dansı</image:title>
            <image:caption>Feride 6 yaşında, sevimli ve muzip bir kız. Pek çok özelliğinin yanı sıra dans etmeyi çok seviyor. Dans gösterisine hazırlanan ve evde prova yapan Feride, sizce kimi üzüyor, bunun sonucunda neler öğreniyor? 

Feride Serisi, dürüstlük, alçak gönüllülük, saygı, empati ve kendine güven gibi değerleri, keyifli bir şekilde çocuklara anlatan öykülerden oluşmaktadır. Serinin ilk kitabı olan Feride’nin Dansı’nın teması, ‘saygı’dır. İrem Aksoy’un yazdığı Feride’nin Dansı, Merve Öztemel’in sevimli çizgileriyle renklendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88536</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c6551a2-ccf0-4960-b514-a83c6847ebd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizmin Yansımaları - 50’li Yıllarda Türkiye</image:title>
            <image:caption>10 yıllık dönemleri kapsayan farklı ciltlerden oluşan bu kitap dizisinin temasının “Modernizmin Yansımaları” olarak seçilme nedeni; ele alınan yıllarda Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve toplumsal dinamikleri çerçevesinde “modernleş(tir)me”nin nasıl başkalaştığını ve kendine özgü bir nitelik kazandığını farklı disiplinlerden bilim insanlarının değerlendirmeleriyle anlamayı/yeniden okumayı hedeflemiş olmasıdır. 
Modernizmin Yansımaları serisinin bu cildinde ele alınan 1950’li yıllar, hem dünyada hem de Türkiye’de kurulan yeni dünya düzeninin nereye doğru evrileceğinin tam anlaşılamadığı yıllardır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Soğuk Savaş’ın dünya ülkelerini kapitalist ve sosyalist olmak üzere iki bloğa böldüğü, kapitalist dünyanın liderliğinin ABD’ye geçtiği bu yıllarda dünyada sosyalist hareket de büyük ivme kazanmış ve SSCB’nin bu kampın diğer süper gücü olduğu kabul edilmiştir. Günümüz modern bireyi-modern toplumunun oluşmaya başladığı yıllardır 50’ler. Var olan değerler değişmeye başlamış ancak yerine ne konacağı konusu belirsizlikler içinde kalmıştır. 

Tüm batılı ülkelerde ABD hegemonyasının etkisinin baskın hale geldiği bu yıllarda, batılı kapitalist bloğa eklemlenme çabaları Türkiye’nin de hem iç hem de dış politikalarına yön vermiştir. 50’li yılları, siyaset yapma biçimlerinden ithal edilen ürünlerdeki farklılaşmaya, kent yaşamından sanata kadar pek çok konuda Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edebiliriz. “Modernizmin Yansımaları” dizisinin V. cildini oluşturan bu kitap, 1950-1960 Türkiye’sini “modernizmin” bu döneme özgü değişen görüngüsü altında ele almayı hedeflemektedir. Bu kitabın 50’li yıllara ilişkin yeni bir kavrayış ve yeni çalışmalar için de farklı bakış açıları geliştireceği ve ilham olacağı düşünülmektedir. Türkiye’nin 1950’li yıllardaki genel görünümünü “modernizmin” prizması üzerinden değerlendiren bu derlemenin, yeni çalışmalara kaynak oluşturarak literatüre önemli bir katkı yapacağını, sorgulamaların ve değerlendirmelerin tarihsel süreç içindeki evrimsel dönüşümüne farklı bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88537</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f01f8551-ca43-4112-b5f2-c1b8e763e57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’dan Sonra</image:title>
            <image:caption>“Türk okuru Avrupa Birliği’ne Türkiye sınırına yakın bir yerden, Bulgaristan’dan bakan Krastev’i okuyunca Türkiye’deki geleneksel Avrupa Birliği lobiciliğinin sunduğu Avrupa Birliği’nden farklı bir Avrupa Birliği fotoğrafı çektiğini görecek. Bu değerli çalışmanın Türkçesini yayımlayan Destek Yayınları’nı tebrik ediyorum.” 
– Prof. Dr. Ümit Özdağ 
 
Ünlü siyaset bilimci ve fikir insanı İvan Krastev, bu kışkırtıcı kitabında Avrupa Birliği’nin geleceğini ve belki de bir geleceğinin olmama ihtimalini derinlemesine ele alıyor. Kıtada aşırı sağ milliyetçi partilerin yükselişe geçmesiyle ve Birleşik Krallık’ın Brexit planlarıyla birlikte, Avrupa Birliği şimdiye kadar hiç yaşamadığı kadar büyük bir karmaşa ve şüphe içinde. 
Krastev, kitapta Avrupa’nın başlıca sorunlarına (özellikle de Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’dan gelen milyonları aşkın göçmenin tetiklediği siyasi istikrarsızlığa), sağcı popülizme (özellikle ABD’de yükselen aşırı sağ eylemlere) ve AB’nin doğu kanadındaki üye devletlerin karşı karşıya kaldığı çıbanbaşılarına (Vladimir Putin Rusya’sının oluşturduğu tehdit de dahil) genişçe bir yer ayırıyor. Birliğin parçalanmaya başlaması halinde kıtayı bekleyen kaygı verici siyasi, ekonomik ve jeopolitik geleceği de kritik sorular ışığında irdeleyerek sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88538</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66eb8455-7b8c-46f6-a7f7-909637d42461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Küçük Hekim</image:title>
            <image:caption>Günde bir doz “Mutluluk Tedavisi” her derde deva! Kitapları 25 milyondan fazla satan ve 40 dile çevrilen İrlandalı yazar Eoin Colfer&apos;ın yazıp ünlü çizer Matt Robertson&apos;ın resimlediği Küçük Hekim, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor! Çeşit çeşit doktor var şu hayatta. Kimisi yaraları ve ağrıları iyileştirir, kimisi ufacık kameralarla vücudun organlarını inceleyebilir. Tabii bir de beyin doktorları var. Ayla Liza, tıpkı annesi gibi bir doktor olmak istiyor. Ama sıradan bir doktor değil ki annesi! Bir psikiyatrist! İnsanları “yeniden” mutlu etmek dünyanın en güzel işi. İşte tam da bu yüzden psikiyatrist olmak istiyor küçük Ayla Liza. Bu yolda, ileride uzun bir eğitim sürecinden geçmesi gerekse de, o şimdiden, ısınma çalışmalarına ufak ufak başlıyor: Hemen her gün, annesinin muayenehanesinin bekleme salonunda, kendi yöntemleriyle geliştirdiği çok özel “Mutluluk Tedavisi”ni uygulamak için iş başına geçiyor. Şanslı ki hastaları onun ayağına geliyor. Yoksa ne mi olurdu? Kim bilir, belki de bir sabah ansızın kendisi giderdi hastalarının yanı başına. Üstelik bir çift patenle birlikte!   İrlanda hükümeti tarafından çocuk edebiyatı alanında liyakat madalyasına değer görülen Eoin Colfer&apos;ın kaleme aldığı Küçük Hekim, insanları anlamaya çalışarak dinlemenin önemine değinen; içten, komik ve çılgın bir iyileşme (pardon, ilerleme!) hikâyesi.   Aile bireylerinin duygudurumlarını başarıyla dile getiren bu sevimli kitap; özellikle çocukların aile içindeki duygusal atmosferden nasıl etkilendiğine ve bu atmosferi iyileştirebilmek için neler yapılması gerektiğine eğiliyor. Psikoloji ile ilgili küçük ama temel bir giriş kitabı olarak da tanımlanabilecek eser, psikiyatristlerin gerçek hayatta “ne iş yaptığına” dair anlaşılır ve iyi niyetli bir kaynak. “Babamın mutluluğunun bir dakikasını bile kaçırmak istemiyorum.”  Çünkü hayatın her ânı yaşamaya değer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88539</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e194eeb1-292d-4e81-a2d5-7df822617e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonometrik Modeller-1</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – ABD’de Gelir Eşitsizliği: Çok Ölçekli Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Modeli Yaklaşımı
İkinci Bölüm – Seçilmiş OECD Ülkelerinde Turizm Şokları Kalıcı mı? Dalgacık Tabanlı Birim Kök Testlerinden Kanıtlar
Üçüncü Bölüm – Bireylerin Umut Düzeylerini Etkileyen Faktörlerin Hiyerarşik Lojistik Regresyon Analiziyle İncelenmesi
Dördüncü Bölüm – Türkiye’de Ekonomik Faktörlerle Panel Konut Fiyat Modelinin Belirlenmesi Ve Zaman Serilerinin Analizi
Beşinci Bölüm – Savunma Harcamalarında Dışlama Etkisi: Türkiye İçin Ekonometrik Bir Analiz
Altıncı Bölüm – Seçilmiş OPEC Ve MENA Ülkelerinde Doğal Kaynak Bağımlılığı Ve Kurumsal Gelişmenin Ekonomik Kalkınma Üzerine Etkisi: Panel Kantil Regresyon Yaklaşımı
Yedinci Bölüm – Türkiye Ekonomisi’nde Döviz Kurunda Ve Dış Ticarette Yaşanan Değişimin Kayan Pencere Yöntemi İle Büyüme Üzerine Analizi
Sekizinci Bölüm – Türkiye’de ÇKE Hipotezinin Sınanması: Ekonomik Büyüme Ve Enerji Tüketiminin Rolü
Dokuzuncu Bölüm – Seçilmiş Gelişmiş Ve Gelişen Ülkelere Yönelik Yabancı Sermaye Yatırımlarının Reel Döviz Kurlarıyla İlişkisi: Bir Panel Veri Analizi
Onuncu Bölüm – Türkiye İçin Benoit Hipotezi Geçerli mi? Ekonometrik Bir Analiz
Onbirinci Bölüm - Türkiye’de Konut Fiyat Endeksi İle Seçili Değişkenler Arasındaki İlişkinin Ekonometrik Analizi
Onikinci Bölüm – Türkiye’de Demografik Faktörlerle Panel Konut Talep Modelinin Belirlenmesi Ve Zaman Serilerinin İncelenmesi
Onüçüncü Bölüm – Ekolojik Ayak İzi İçin Çevresel Kuznets Eğrisinin Panel Veri Modelleri İle Test Edilmesi: E7 Ve G7 Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88540</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154c7751-1896-419a-b4d4-802c03543676.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakarya Ovası ve Çevresi Jeomorfolojisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Giriş
Coğrafi Konum Ve Genel Özellikler
Literatür İncelemesi
Jeoloji
4.1. Jeolojik Evre Değerlendirmeleri
4.2. Jeolojik Formasyon Özellikleri
4.3. Kuaterner’de Jeomorfolojik Gelişim
Toprak Karakteristiği

5.1. Toprak Oluşum Faktörleri
5.2. Toprak Sınıfları ve Dağılışı
5.3. Arazi Kabiliyet Sınıfları ve Dağılışı
5.4. Arazi Kullanım Sınıfları ve Dağılışı
Tektonizma Ve Depremsellik
6.1. Önemli Depremle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88541</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10757afe-ea1b-4865-a542-3a5097cd7f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Jandarmasında Reform Süreci - Yüzbaşı Sarrou&apos;nun Hatıratını Anlamak</image:title>
            <image:caption>Fransız Jandarma Teşkilatı ve Türk Jandarma Teşkilatının Gelişimine Amil Olan Etkenler
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Jandarma Teşkilatının Tarihsel Süreci
Cumhuriyet Döneminde Türk Jandarması: İnzibattan Kolluğa
Sarrou’nun Hayatı, Çalışmaları, Hatıratı Ve Bibliyografyasına Dair
Yüzbaşı Sarrou: Osmanlı İmparatorluğu Hizmetinde Bir Fransız Subayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88542</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e5385b-e888-4c6b-9f8f-1d3945bbd02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Finans Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1
Küresel Finansal Sistemin Evrimi
Bölüm 2
Uluslararası Finansal Piyasal ve Finansal Araçlar
Bölüm 3
Kara Finans: Kara Para Aklamada Yöntemler ve Önleyici Tedbirler
Bölüm 4
Finansal Küreselleşmenin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi: G20 Ülkeleri Örneği
Bölüm 5
Spot Döviz Piyasasında Sıçramalar: USD/TRY Örneği

Bölüm 6
E7 Ülkelerinde Sermaye Piyasaları Gelişmişliği ile Döviz Kuru Volatilitesi Arasındaki İlişki
Bölüm 7
Covid-19 Salgınının Uluslararası Piyasalarda Petrol Fiyatları Üzerine Etkisinin İncelenmesi
Bölüm 8
Uluslararası Finansta Finteklerin Yeri: Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88543</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ba454f-ad50-457b-bce1-1cd056602898.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Mükemmel Değildir</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mükemmelliyetçilik Hakkında Bir Hikaye 
Ellen Flanagan Burns 
 
Yaptığı her işin mükemmel olması için aşırı çaba sarf eden ve bu nedenle tüm eğlenceyi kaçıran, çocuk olmaktan uzaklaşan ve arkadaşlarını kendisi gibi olmadığı için suçlayan Sıla’nın hikayesi size çok tanıdık gelecek. 
 
Toplum baskısı ve başarısızlığa uğrama korkusu ile kendisini yetersiz biri olarak görme algısı Sıla’nın okul hayatını olumsuz bir şekilde etkiler. Piyano çalarken yaptığı küçük hatadan dolayı mutsuz olması, tiyatro oyununda başrolü alamadığı için verilen görevden vazgeçmesi, basit bir ödev için beklenenin çok üzerinde bir performans sergilemesi, çok iyi oynayamayacağı korkusuyla futbol takımına girmemesi ve daha neler neler… 
 
Tüm bu mükemmeliyetçi arayışın arkasında Sıla, arkadaşları ve ailesi sayesinde merakının peşinden gider ve tedirgin edici bile olsa içindeki özgürlük hissini serbest bırakarak eğlenmeye başlar.  
 
Didaktik dilden uzak, eğlenceli, yardımcı, eğitici ve bazen de mizahi bir bakış açısı sunan Okuyan Koala serisinin bu kitabı, Erica Palton Villnave’in illüstrasyonları ve Hayriye Selen İyicil’in çevirisiyle zenginleşirken aynı zamanda Psikolojik Danışman Petek Halman’ın hazırladığı önsöz ile hem çocuklara yol gösteriyor hem de ebeveyn ve eğitimcilere ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88544</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29adf9b-d1cb-408f-b63f-9fdd94b96afe.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Bahçe</image:title>
            <image:caption>Gri şehirlerin en grisinde bir ilan belirdi: &quot;En Güzel Bahçe&quot; yarışması düzenlenecek, kazanana bir ödül verilecekti. Haber çabuk yayıldı, herkes işe koyuldu.
Peki acaba kim kazanacak, hangi bahçe gerçekten en güzeli? Yoksa yeni bahçeleriyle artık hiç de gri olmayan şehir mi?..
&quot;En Güzel Bahçe&quot; çiçeklerle bezeli resimleriyle bahçelerin güzelliğini sayfalarına taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88545</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ffc3bb6-1ca5-49fb-9319-c36034ca7151.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Saate Karşı</image:title>
            <image:caption>Ayım yetişebilmek için bir yerlere, koşturup duruyor delicesine.
Ah şu saatleri bir öğrenebilse!
Saat okumayı bilmeyen bir ayı, sürekli zamana karşı bir yarış içinde. Her yere geç kalıyor, başına çok dert açıyor. Neyse ki birlikte yaşadığı ailenin ona saatleri öğretmek için harika bir yöntemi var!
&quot;Ayı Saate Karşı&quot; saatleri öğrenmek, ama daha da önemlisi, zamanı iyi kullanmak üzerine bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88546</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439e3183-cec0-47c0-b191-37b0620f48c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanma Vakti</image:title>
            <image:caption>“Babasından ona sadece bir gün doğumuyla birlikte saçlarına uzanan elleri hatıra kalmıştı. Ne zaman bu hatıradan biraz daha fazlasının hakkı olduğunu düşünüp saçına uzanan ellerin ardındaki sureti görmek istese, doğan güneş babasının suretini örtüp ona sınırlarını hatırlatıyordu.” 
Uyanma Vakti, yaşanmış gerçeklikle henüz yaşanmaya fırsat bulunamamış yabancılık arasında sunduğu karakterler ile bize, bizden hikâyeler anlatıyor. Kitap, Ersin Doğan’ın incelikli anlatımıyla Anadolu’da insan olmaya dair panoramik bir seyir oluşturuyor. 
“Kimseler bilmez Asım Bey ama bombalar 
patlamazken çok güzeldir bizim oralar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88547</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90948504-64f7-4b1b-8d9a-893ae1e181ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Anlıyor musun?</image:title>
            <image:caption>Sınıf arkadaşlarının onu anlayamamasından bıkan otizm spektrumundaki Selin, insanların onu anlayabilmeleri için kendi dünyasını anlattığı bir kitap yazar. O da diğer çocuklar gibi okula giden, çizgi roman okumayı ve çizgi film izlemeyi seven bir çocuktur. Kitabında hoşuna giden ve gitmeyen şeylerden, hayallerinden, düşünüş biçiminden bahseder. 
Otizmli bir çocuğun gözünden dünyaya bakmayı sağlayan Beni Anlıyor musun? kitabı, çocukların otizmli sınıf arkadaşlarını daha iyi anlayabilmeleri için çok değerli bir kaynaktır. Otizmli çocuklar, öğretmenleri, arkadaşları, arkadaşlarının anne babaları ve sosyal hizmet çalışanları eğlenceli, bilgi verici ve yeni bir bakış açısı kazandıran bu kitabı çok sevecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88548</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f41ac62-4350-4085-8c5b-299b6fce6d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif Turizm ve Ekonomik Etkileri</image:title>
            <image:caption>I.BÖLÜM – Turizm Ve Turistik Ürün 
1.1.Turizm Kavramı 
1.2.Turizm Gelişimi 
1.3.Turist Kavramı 
1.4.Turistik Ürün Kavramı 
II.BÖLÜM – Alternatif Turizm 
2.     
2.1.Alternatif Turizm Kavramı 
2.2.Alternatif Turizm Türleri 
III.BÖLÜM – Alternatif Turizmin Ekonomik Boyutu 
3.     
3.1.Alternatif Turizm ve Ekonomi İlişkisi 
3.2.Alternatif Turizmin Ödemeler Dengesi Üzerindeki Etkileri 
3.3.Alternatif Turizmin Turizm Pazarındaki Yeri ve Önemi 
3.4.Alternatif Turizmin  İstihdam Üzerindeki Etkisi 
3.5.Alternatif Turizmin Diğer Sektörler Üzerinde Oluşturduğu Etkiler 
3.6.Alternatif Turizm ve Sürdürülebilirlik 
3.7.Alternatif Turizmin Çevre Üzerindeki Etkileri 
3.8.Turizmde Taşıma Kapasitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88549</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2feb7e1-3935-4845-afff-03ae1672398c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan Ali Yücel</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli eğitim bakanı Hasan Âli Yücel hakkında etraflı bir biyografi.

Yücel’in özdeşleştiği etkili bakanlık icraatı, başta hümanist kültür mirasıyla ilgili çeviri seferberliği ve Köy Enstitüleri tecrübesi, kitabın uzun bir bölümünü oluşturuyor. Fakat sadece o değil. Yücel’in milliyetçilik anlayışı, Kemalizm yorumları, dindarlığı anlama ve yaşama biçimi, geniş yer tutuyor.

Bu arada onun üslûbuna ve meşrebine özel bir ilgiyle eğilerek... Hasan Âli Yücel’in düşman imgesi olarak, anti-komünist tehdit ve nefret söyleminin gözde bir malzemesi olarak gördüğü işlev de ele alınıyor.

Çalışma esasen bir entelektüel biyografi özelliği taşıyor; yazdıklarına, söylediklerine yoğunlaşarak, Yücel’in düşünce dünyasında bir gezinti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88550</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297c19a4-0d9b-4989-817a-7e9023529c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Jules Verne, çılgın bir mucit ve kâşif olan Doktor Fergusson’ın Afrika’yı bir balonla geçmeye çalıştığı tehlikeli yolculuğunu anlatıyor Balonla Beş Hafta’da. Afrika’nın iç bölgelerinin dünya atlaslarında eksik olduğu yıllar. Batı medeniyeti tarafından henüz keşfedilmemiş gizemli topraklar; çöller, dağlar, balta girmemiş ormanlar...

Oraya giden kâşiflerin hastalıklarla, açlıkla, kendilerine karşı gelen yerlilerle mücadele ettiği haberleri tüm İngiltere’ye yayılmıştır ve gidenlerden çok azının döndüğü bu yolculuğa çıkmak delilik olarak görülür. Bu işe kalkışabilecek tek insan vardır: Fergusson. Üstelik diğer kâşiflerden farklı bir fikri de vardır. Afrika’yı karadan değil, havadan keşfedecektir. Arkadaşı Dick Kennedy ve yardımcısı Joe’yla birlikte, kendi icadı olan bir balonla atıldığı bu macerada bakalım kahramanımız hedefine ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88551</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec947b1-5097-42e6-9e6c-3eec989544d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgisiz Anneler</image:title>
            <image:caption>Büyürken anneleriyle sevgi dolu bir ilişkiden mahrum kalmış kız çocuklar, bu eksikliğin bedelini hayatlarının her alanında yaşarlar. Annelerinin açtığı derin duygusal yaralar, seneler sonra bile acı, korku ve çalkantıya sebep olmaya devam eder. Bu kadınlar annelerinin duygusal yörüngesinden kurtulmaya çalışsalar da, kaygı, depresyon, özgüven eksikliği ve ilişki sorunlarıyla boğuşurlar.

Sevme ve şefkatle bir görülen annelik miti konuyu gözlerden kaçırsa da, pek çok kız büyürken annesinin kötü muamelesine maruz kalıyor. Sistematik eleştiri, kontrol, zorbalık, duygusal ihmal, fiziksel taciz… Hepsi küçük bir kız çocuğunu ezen ve etkileri yetişkinliğe kadar uzanan yıkıcı davranışlar. Yıllarca maruz kalınan bu kötü muameleyi telafi etmek mümkün müdür? Sorunlu anne kız ilişkilerinde tıkanıklığa sebep olan davranış örüntüleri nasıl tespit edilir? Depresif, alkolik, rekabetçi veya narsisist annelerle nasıl baş edilir? Bir kadının annesine karşı sorumluluğu nerede başlayıp, nerede biter? Kendi çocuklarımızla ilişkimizde, sağlıklı anneliğin alma verme dengesi nasıl kurulur?

Deneyimli psikoterapist Susan Forward, Sevgisiz Anneler’de kırk yıllık klinik çalışmaya ve terapi birikimine dayanarak çocuk yaştan itibaren annelerinin sözlü, duygusal veya fiziksel şiddetine uğramış kadınların elinden tutuyor. Bu yaralı yetişkin kızlara şefkatle seslenerek, acı anılarla yüklü geçmişin suçluluk ve korkularından kurtulup yeni bir benlik inşa etmeleri için somut ve etkin önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88552</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e680e375-21e3-4ac2-a447-175cd969145c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlencelerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Bu da pek cesurca sayılmaz. Tabanları yağlamak... Doğrusunu istersen, tahmin ediyorsundur zaten, ben de hiç cesaret edemedim. Fırtınalar! Konga! Sen sanıyor musun ki o adam... En iyi ihtimali seçiyorum... Babamı hiçbir zaman tanıyamayacağım, sen de beni tanıyamayacaksın, bu hep böyle gidecek, peş peşe, sırayla. Kendimi suçlamaya devam mı etmeliyim? Aslında her şey içmeye devam etmek için, âleme devam etmek için, böyle yaşamaya devam etmek için mazeret oldu diye kendimi suçlamam mı gerekiyor?”

Francisco Casavella’nın Türkçedeki ilk romanı Eğlencelerin Sırrı, yaklaşık kırk yıl süren Franco diktatörlüğünün ardından gelen geçiş döneminde, 1980’ler İspanyası’nda geçiyor. Siyasi hesaplaşmasını yapmak yerine geçmişini unutmaya çalışan, hızla “modern dünya”ya yetişmek isteyen toplumun savruluşlarına on beş yaşındaki bir gencin gözünden tanık oluyoruz: Taşrada başlayıp Barcelona’da hızını alan romanda kuşak çatışmaları, hayatın anlamı, evden kaçışlar, ilk aşklar, hayal kırıklıkları, tilt makinaları, türlü acayiplikler, hahadamlar-hahkadınlar, yalanlar, gerçekler var... tekmili birden 20 bölümde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88553</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca9b5db-2607-429b-9fdc-de56d3c80253.jpg</image:loc>
            <image:title>Antitezler</image:title>
            <image:caption>Edebi ile akademik alanların gelgitli bir ilişkisi olduğu söylenir. Yazarlar ve akademisyenler birbirlerinin antitezi olarak düşünülür. Peki, bu iki dünya arasında gerçekten de aşılamaz bir duvar mı örülüdür, bir köprü oluşturmanın hiç mi imkânı yoktur? 

Antitezler, edebi ve akademik yazıların “yazar tezi” gibi çok özel bir malzeme aracılığıyla nasıl karşılaştığını, yollarının nasıl kesiştiğini gözler önüne seriyor. Yazar tezleri söz konusu olduğunda, akademik çalışma edebi bir yatırım olamaz mı ya da edebi eser akademik araştırmadan ne derece etkilenebilir? 

Mallarmé varoluşsal krizinden kurtulmak amacıyla dilbilimle ilgili bir teze başlamıştı; Péguy’nin tezi Sorbonne’a karşı uzun bir hakaretten ibaretti; Paulhan’ınki otuz beş yılı aşan bir süreye yayılmış sayısız müsvedde içinde kaybolmuştu; Céline, Macar bir doktora düzdüğü methiye arkasına belli belirsiz gizlenmiş otoportresini sunmuştu doktora jürisine ve Barthes, tezin “erotik bir beden” olması gerektiğini ileri sürmüştü. 

Üniversite ile edebiyat arasında, yazılmayı bekleyen bir tarihe -yazarların üniversiteyle ilişkilerinin tarihine- Fransa deneyimini merkeze alarak katkı yapmayı amaçlayan Antitezler, edebi ve akademik dünyaların karşılaştığı ve birbirine meydan okuduğu tarihsel bir soruşturma sunuyor bize. Aynı zamanda tez yazımına dair, yazarların akademik normları ve biçimleri sorguladığı ve yazma hakkındaki tavsiyelerini damıttıkları bir anti-kılavuz bu. Karşılaştırmalı Edebiyat doktorasına sahip olan Charles Coustille, özellikle Fransız şair ve deneme yazarı Charles Péguy hakkındaki çalışmalarıyla tanınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88554</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d158d4-46a9-4cfe-a3c0-0636e3ec0a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İçin</image:title>
            <image:caption>Şairinin deyişiyle “kazara girişilen şiirler”den oluşan Aşk İçin Creeley’nin Türkçede yayımlanan ilk kitabı. 
 
II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan edebiyatının önde gelen şairlerinden; şiirin yanı sıra roman, kısa öykü, deneme gibi farklı edebi türlerde altmıştan fazla eser vermiş Robert Creeley (1926-2005) Charles Olson, Robert Duncan, Denise Levertov ile birlikte Black Mountain Şiir Ekolü’nün fikir mimarlarındandır. 
 
İlk kez 1962’de yayımlandığında Robert Creeley&apos;nin tanınmasını sağlamış; şairin özellikle dil ve insan ilişkileri odağında dertlerini temsil eden Aşk İçin’de yer alan şiirlerin “az ve öz” prensibine bağlılığıyla duygusal derinliği Creeley’nin şiirinin karakteristiğini de tanımlar. İlkin dışarıda bıraktıkları ile tanınan bu şiir kurallı ölçü kullanmadan ve neredeyse hiç metafora başvurmadan genellikle kısa dizelerle, özdeyişli bir söyleyişi benimser. 
 
Robert Creeley kendinden önce gelen Pound, Williams, Zukofsky ve Olson’un yapıtını genişleten ve kendinden sonra gelenlere, tıpkı öncekilerin yaptığı gibi, yeni Amerikan şiiri bilincimizi keşfetme konusunda bir yöntem sağlayan, soylu bir şiir bünyesi yarattı.  -Allen Ginsberg 
 
Robert Creeley’nin şiiri soluduğumuz hava kadar temel ve gereklidir; tıpkı yaşadığımız kıta gibi konuksever, yalın ve açık. Hemen hemen sahip olduğumuzun en iyisi. -John Ashbery</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88555</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce23be3b-2cd4-43c9-902a-b269896a9e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Denge Uzmanı</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun ikinci öykü kitabı Denge Uzmanı (1962) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlandı. 
 
Denge Uzmanı, klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ikinci kitabı. Biçemiyle, kurgusuyla ne ölçüde yenilikçi, seçkin, öncü bir kitap olduğu bugün de apaçık ortada. 
Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 
 
“En sonunda ben de baktım fotoğrafıma. Dehşet içinde kaldım. Korktum. Acayip bir adam oturuyordu bir tahta sandalyede. Arkasında kara bir perde. Perdenin üzerinde kuş resimleri.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88556</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b63b7e8-bbcf-4f85-9ab0-62a0ac60e1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Yalnız Ben Değilim</image:title>
            <image:caption>Tek Yalnız Ben Değilim Jean-Louis Fournier’nin en melankolik, en hüzünlü ve belki de en vurucu anlatılarından biri. 
 
“Yalnız olmaktan bıktım artık, bıktım her geçen gün daha yalnız, daha yaşlı, daha çirkin olmaktan. Bunların başıma geleceğini bilseydim hiç yaşlanmazdım. 

Yazın en sıcak günleri, boğuluyorum sıcaktan, hükümetin yaptığı sert uyarılara rağmen yakınlarım –artık yakınım değil de uzaktan tanıdıklarım oldular– arayıp yeterli miktarda su içip içmediğimi sormuyorlar. 

Herkes beni terk etti, on yıl önce karım Sylvie, kısa bir süre önce de küçük kedim Salomé, bir başka deyişle hayatımı sürdürmeme yardımcı olan herkes beni terk etti. 

Evim artık benim için fazla büyük ve karşı komşularımın panjurları da sürekli kapalı.” 

Fournier, kara mizahı kaleminden eksik etmeden, mağazada unutulup annesini bekleyen bir çocuğun huzursuz masumiyetiyle anlatıyor yalnızlığını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88557</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64260717-90cc-4cb1-93d3-66f6d8fd58c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencil Maymun - İnsan Doğası ve Yokoluşa Giden Yolumuz</image:title>
            <image:caption>Orta yaşlarında orta boy bir yıldızın yörüngesine kapılmış gezegenlerin üçüncüsünde 3,3 milyar yıl önce filizlendik. Bin asır önce Rift Vadisi’ni terk edip dünyaya açıldık. Beslenme konusundaki esnekliğimiz, 16 milyar sinir hücresine ev sahipliği yapan görkemli neokorteksimiz ve doğayı dönüştürme konusundaki kabarık sicilimiz bizi memeliler arasında özel bir yere taşıdı. 100.000 yıldır etrafta kasıla kasıla yürüyor, 18. yüzyıldan beri kendimize bilge sıfatını yakıştırıyoruz. Bizler Homo sapiens’iz. 

Nicholas P. Money, modern insana seslendiği manifestosunda bu tabloyu başaşağı ediyor. Batı bilimi ölümcül bir hataya dönüştükçe doğa dikiş yerlerinden sökülüyor. Görkemin yerini gösteriş aldıkça, Homo sapiens yerini Homo narcissus’a terk ediyor. Ben hissini veren şeyin “biz” olduğu unutuldukça Bencil Maymun kurtuluş umudunu yitiriyor. Bu karamsar hikâyenin ışıklarını söndürmeden önce insanlığın berbat ettiği şeye dürüstçe bakmaya ve hatasını kabullenmeye cesaret edenler için bir umut zerresi, bir ipucu da bırakıyor Money: Zarafet. Ancak ve ancak doğanın geri kalanına karşı göstereceğimiz nezaketle gelecek. Nicholas P. Money, Miami Üniversitesi, 
Biyoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88558</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037be33e-f1f8-475f-97b4-8804d57da7b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88559</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa51a1c-760e-4742-864f-a2f679e44467.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Edib</image:title>
            <image:caption>“Elden bırakmadan okunan bu parlak kitap, bağımsız, özgürlükçü ve entelektüel bir kadının Türkiye’de en zor koşullarda bile nasıl var olduğunu gösteriyor.” - Orhan Pamuk 
 
Halide Edib - Biyografisine Sığmayan Kadın, İpek Çalışlar’ın İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçiş yıllarını belgelere ve tanıklıklara dayanarak anlattığı üçlemesinin son kitabı. Gözden geçirilmiş yeni baskısıyla, Mustafa Kemal Atatürk ve Latife Hanım biyografilerini sevenler için benzersiz bir hayat öyküsü. 
 
Halide Edib, kadınların boşanma hakkından mahrum olduğu yıllarda üzerine evlenmek isteyen eşine boyun eğmedi, geleneği çiğneyerek ünlü matematikçi Salih Zeki’yi boşadı. 
Cumhuriyet’ten önceki dönemde romanlarındaki cesur kadınlarla eşitlik mücadelesi başlattı: Handan’da bir kadının cinsel arzularını yazdı, Yeni Turan’da oy hakkı kavgasına girişti, Mev’ud Hüküm’deyse kocasından cinsel hastalık kapan kadının dramını anlattı. 
 
Millî Mücadele yıllarında Mustafa Kemal’in karargâhında özel istihbarat ajanı, cephede nefer olarak görev alan Halide Edib’e haksız yere “Mandacı” yaftası yapıştırıldı. Romancılığının yanı sıra İngilizce yayımladığı kitaplarla ünü sınırları aştı. 1950’de 
Türk PEN Kulübü onun öncülüğünde kuruldu, uluslararası alanda ülkemiz kadınını başarıyla temsil etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88560</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29165ca-2a54-46a5-aabe-582a53a37f81.jpg</image:loc>
            <image:title>Pi’si Pi’sine - Gelmiş Geçmiş En Büyük Hesap Hataları</image:title>
            <image:caption>Bir köprü neden durduk yere yalpalar? Milyarlarca dolar nasıl buhar olup uçar? 1990’ların hit parçası “I’ve Got The Power” dinleyerek dans edenler bir binayı nasıl beşik gibi sallayabilir? Cevabı matematikte. Daha doğrusu, gerçek hayatta hesaplar tutmadığında yaşananlarda. 
Modern dünyamız matematik üstüne kurulu: bilgisayar programları, finans, mühendislik… Ve rakamların dünyası genellikle perde arkasında sessiz sedasız işliyor… gün gelip de işlemez olana kadar. Matematik “insanlarla iyi geçinmiyor” olabilir ama onu becerikli bir dost olarak görmediğimiz takdirde işimiz zor. Pi’si Pi’sine, bize matematikle iyi geçinerek gizli tuzaklarından nasıl ders çıkarabileceğimizi gösteriyor. Üstelik içinde çok sayıda bulmaca, bilmece, kod şakaları ve geometrik çorap var. Matematik, gerçek hayatta gerçekten de işimize yarıyor!
“Matt Parker harika bir iş çıkarmış… Anlattığı hikâyeler müthiş.” Marcus Berkmann, The Daily Mail
“Parker her hikâyesinde güldürüyor… çok eğlenceli.”The Guardian  
Uğruna ölünen sayılar. Tam puan. Simon Griffith, The Mail on Sunda  
“Tarihte ve günümüzde yapılmış sayısal hatalara dair eğlenceli 
ve bir o kadar şaşırtıcı bir macera.” The Big Issue 
“Matematiği eğlenceli hale getiren sürpriz bir çoksatar.” The Sunday Times Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88561</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b62168f-9120-4f09-b665-fcae3a52eec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevat Şakir’in Bodrum’u</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın şair ve yazarlarının hayatlarını resimli hikâyelerle keşfetmeye var mısınız? 
Sürgünde geçen yılların ardından denize ve doğaya duyduğum sevginin sözcüklere dönüştüğü hayat hikâyemi dinlemeye hazır mısınız? Hadi o zaman başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88562</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aacb87f-3c4d-4582-924c-1f42f75b3808.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın İcadı - Finans İtalyanca Konuşurken</image:title>
            <image:caption>Alessandro Marzo Magno, okurları günümüz finans sisteminin kökenlerine doğru, paranın kalbinin attığı Ortaçağ ve Rönesans İtalya’sını odağına alarak bir keşif gezisine çıkarıyor: Tüccar ve zanaatkârların tarih sahnesinde belirmesiyle gerçekleşen değişim; madenî paranın ticari bir mala dönüşmesiyle tüccarın bankere evrilişi; darphanelerin, bankaların, sigorta ve kredi kuruluşlarının, kalpazanlığın ve tefeciliğin serüveni; yükselişler ve iflaslar; iflasların beraberinde getirdiği kamu bankacılığıyla devletin bankere, bankanın ise devlete dönüşüm süreci gibi finans evrenine dair temel izlekler... 
İmparatorlar, kilise liderleri ve finans dünyasının iplerini ellerinde bulunduran zengin ailelerin yanı sıra tarih kitaplarında pek rastlanmayan renkli kişiliklerin boy gösterdiği ve ilginç anekdotların yer aldığı Paranın İcadı, doyurucu ve keyifli bir okuma serüveni vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88563</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b118cc-7b24-41ef-9ca6-b32293c40e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Sus Barbatus! 1</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman’ın üçlemesi Sus Barbatus!’un ilk cildi YKY’de

 
İlk baskısı 2018 yılında yapılan roman aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alarak geniş bir yankı uyandırmıştı. 
Sus Barbatus!, 1979’un çetin kış koşullarında, Ç.’nin köylerinde geçen ürkünç olaylarla dolu ilk cildiyle yazınımızda unutulmaz bir iz bırakmaya aday bir roman oldu. 
Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor. 
Doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı Sus Barbatus!. 
 
“SUS BARBATUS, buzdan bir domuz heykeli gibi duruyordu el arabasının üstünde. Ama ne durmak; büyük, çok büyük görünüyordu. Başına kadar yürüdü, durup onu bir zaman izledi. Bir eser, kuşkusuz çok büyük bir eserdi SUS BARBATUS.”

“Sus Barbatus!’un, yazınımıza sunulmuş bir armağan olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.”  – M. Sadık Aslankara 
 
“Sus Barbatus! eleştirel gerçekçi edebiyata mensup, klasik anlayışla kaleme alınmış bütün soylu romanlar gibi, bir döneme ve yöreye, zamandizinsel bir olay örgüsü izleyerek, inandırıcı karakterler yaratarak hakim olabilen bir anlatıdır. Sadece o kadar değil, ilerde görebileceğimiz gibi, nasıl bize özgü Yaşar Kemal geleneğini çeşitlendirerek aşabiliyorsa, klasik roman geleneğini de sürdürürken, çeşitli yollarla aşmaktadır.”  – Erendiz Atasü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88564</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258a7028-fb7e-4f74-bec9-c5d2e073226d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hukukunda Çocuk Hakları Ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocuk haklarının ve dünya genelinde yaygınlık sergileyen bu haklara ilişkin ihlallerin tüm zamanlar içerisinde sergilediği artış profili, bizlere daha uzun süre bu konu üzerinde ciddi biçimde durulması gerektiğini göstermektedir. Nitekim çocuk hakları konu alanının, farklı birçok disiplinle olan yakından ilişkisi göz önüne alındığında, bu konuya yönelik çalışmaların ne derece uzun soluklu ve kapsamlı olması gerektiği daha net bir biçimde anlaşılacaktır. Kitabın, çocuk hakları eğitimi konusunda bir ders, etkinlik ve araştırma rehberi olarak çeşitli disiplin alanlarında yükseköğrenim görmekte olan çok sayıda öğrenciye, öğretim etkinliklerinden yararlanmak üzere öğretmenlere ve temel ders kaynağı ve araştırma süreçlerinde referans noktası olarak ilgili alanlarda çalışmalar yürüten akademisyenlere önemli bir kaynak desteği sunacağı inancındayız. 

Eğitim Hukuku Bağlamında Çocuk Hakları Eğitimi: Bir Eylem Araştırması başlıklı doktora tez çalışmasının güncelleştirilmiş ve genişletilmiş bir hali olarak hazırlanan kitabın, özgün bir boyut olarak eğitim hukuku literatürüne katkı sağlamasını, çocuk hakları konusunda yükseköğretim öğrencilerine ve öğretim üyelerine temel ders kaynağı olmasını, temel eğitim düzeyinde öğretmenlik yapan kişilere çocuk hakları eğitimi süreçlerinde yol gösterici olmasını ve bir eylem araştırmacısı olarak çocuk hakları eğitimi süreçlerini organize edebilme hususlarında yararlı bir kaynak olmasını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88565</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0dca49-7c05-450d-81d0-f1e534818e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Herkes neyin iyi, neyin kötü ve dolayısıyla neyin etik olduğu hakkında bilgi sahibidir. Bu kitap, eğitim alanında etik konulara ilgi duyan okuyucular için eğitim ve öğretim süreçlerinde karşılaşılan etik konularla ilgili bir farkındalık oluşturmak ve alandaki bilgi birikimine katkıda bulunmak için yazılmıştır. Bunun yanında, konusu eğitim ve etikle kesişen yükseköğretim kurumlarındaki dersler için sistematik bir içerik sunmak ve etik açıdan tartışmaya değer konularla ilgili bir alan açmak amaçlanmıştır. 

Kitap, on beş bölümden oluşmaktadır. Kitap, okuyucu tarafından bütünlüklü kullanılabileceği gibi, on ikinci bölümde yer alan örnek olaylar ve etik ikilemler, eğitim ve öğretim süreçlerindeki gerçek yaşam pratiklerinde etik karar vermeye rehberlik yapabilecek olay ve soruların kullanılması ile de sınırlı olabilir. Bu bölümde sunulan altı örnek olay, eğitimle ilgili etik ikilemler ve etik karar vermeyi kapsayan içeriği ile okuyucuya eğitim pratikleri ile ilgili muhakeme yapma fırsatı sunabilir. Bu muhakeme sürecinde okuyucu, klasik ve çağdaş etik yaklaşımları örnekler üzerinden irdeleme fırsatı bulabilir. Kitaptan yararlanmada benzer seçicilik, son bölüm olan etik eğitiminde film analizleri için de söz konusudur. Son olarak, on üçüncü bölümde “Eğitim ve Öğretimde Etik Açıdan Tartışmalı Bazı Konular” başlığında işaret edilen konularla ilgili tartışmalar doygunluğa ulaşmadığından derinleştirilmeye muhtaçtır. Dolayısıyla araştırmacılara ilham verebilir. Bu gerekçelerle, kitabın içeriğinin farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde tasarlandığı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88566</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/252a2c99-4a18-47e7-b26d-3a9f8c441f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Dayanışma</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88567</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc57ac8a-6d79-4d5c-969d-f5ed6d52457d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal Okul</image:title>
            <image:caption>Yeni bir okula gidecek olan Funda, eski okuluna güzel bir veda etmek istiyor. Her gün oturduğu sandalyesinden çok sevdiği öğretmenine kadar hepsiyle teker teker vedalaşmalı… Amerikan Psikoloji Derneği tarafından hazırlanan kitap, çocukların değer verdikleri bir mekân veya ortama veda etmeleri gerektiğinde bununla nasıl başa çıkabileceğini anlatıyor. Dr. Tonya Lippert, ayrıca kitabın sonunda yer alan ebeveyne özel notlar bölümünde değişiklik veya geçiş sürecindeki çocuklar için uygulanması gereken yaklaşımları detaylıca ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88568</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c72aa0-3fc2-482b-9b64-2bbe797e0708.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Aynı</image:title>
            <image:caption>Abel ve Rita kardeşler artık aynı şeylere sahip olmak istiyor. Aynı tişörte, aynı pantolona ve aynı çoraplara… 
Ama biri sarı diğeri kırmızı renkte giyinmek istiyor. O zaman aynı şeylere nasıl sahip olacaklar? Nasıl bir çözüme kavuşur dersiniz? Her Şey Aynı; kardeşlik ve uzlaşma kavramlarını ele alan, ana ve ara renkleri öğretmeyi sağlayan sıcak bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88569</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db94b545-863a-49fd-899d-7f45d80f4c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlı Gül ve Hayal</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 23. kitabını Berna Durmaz yazdı!
Ağaçların gölgesinde büyüyenlerin duyduğu bir ses var! Çağdaş öykücülüğümüzün ödüllü yazarlarından Berna Durmaz’dan, aşırı kentleşmenin, yoksulluğun ve fırsat eşitsizliğinin soluksuz bıraktığı insanların, acımasızca yok edilen doğayla benzerliğini vurgulayan lirik bir roman.
Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 23. kitabı, aynı zamanda Durmaz’ın çocuklar ve gençler için yazdığı ilk kitabı. Hayat koşusunda türlü engellerle karşılaşanların, doğayla derin bağlar kurarak uyum içinde yaşayanların ve birbirine umutla tutunanların sesini, gerçekçi anlatımı ve zarif üslubuyla yücelten roman her yaştan okuru etkileyecek nitelikte.
Köyündeki okul kapanınca eğitimini sürdüremeyen Hayal’in en büyük isteği okumaktır. Ancak, hasta Gül Nine’sine eşlik etmek için amcasının İstanbul’daki evine gitmesi gerekir. Büyük şehirde onu, dev gökdelenlerin gölgesinde, çamur içinde bir gecekondu mahallesi karşılar. Okula gönderilmeyi umsa da beklediği gün bir türlü gelmez, çaresiz kuaförde çalışmaya başlar. Mahalleyi saran sesin gizemi ise her geçen gün insanları daha fazla etkilemektedir...
“Hayal belleklerde kalacak bir karakter. Arkadaşları Selim, Akın ve kuzeni Ertan da... Berna Durmaz, Ağaçlı Gül ve Hayal’in karakterlerini tasarlarken onların her birine farklı kişilikler vermeyi düşünmüş, bunun da üstesinden iyi gelmiş. Romanı okuyup bitirdikten sonra da, bütün karakterler gözlerimizin önünde capcanlı duruyor.”
Semih Gümüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88570</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aab8a19-fbac-4b6c-ae2d-e3c5536f41cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayın Vekilim</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak, &apos;emanet göklere, yere ve dağlara önerildi, onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar; onu insan yüklendir.&apos; Üstleneceğin şey bir emanettir. Sırtında bir gömlek gibi duracaktır. Onun seni zaaflarına, ihtiraslarına teslim etmesine asla izin verme!&quot;
“Teşekkür ediyorum Üstadım, bunları unutmayacağım!” Bilge Adam, “Bir şeyi daha unutma,” dedi ve şunları ekledi: “Sevgiyi, sadakati yanından hiç ayırma, bağla onları boynuna, yaz yüreğinin levhasına. Böylece Allah’ın ve insanların gözünde beğeni ve saygınlık kazanırsın!”
...
“İyi siyasetçinin ateşi halktır, çekici de halkın eleştirisidir. Siyasetçi halkın içine girerek ateşteki demir gibi yumuşamalı, şeklini şemailini almalıdır. Unutma ki, iyi bir siyasetçi eleştiriden ders alarak olgunlaşır, tavını bulur, en iyi kıvamına kavuşur. Kötü siyasetçi ise taş gibidir. Ne yaparsan yap şekle girmez. Fazla dövdüğünde de parçalanıp sağa sola savrulur.”
...
“Unutma ki, her şey bir hayalden ibarettir. Her an bir anıdır. Yaşadığın an, üzerindeki rüzgâr soğumadan anıya dönüşür. Elini değdiğin her şey bir gün hayal olup çıkacaktır. İlerde, bugünler senin için güzel birer hayale, tatlı birer anıya dönüşecektir. Yeter ki sen bunun altında ezilip kalmayasın!”-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88571</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b3edaa-2876-4236-8468-22059ace7f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı : 100 Güz 2020</image:title>
            <image:caption>Geç Dönem Osmanlı Modernleşmesine Genel Bir Bakış / An Overview of The Late Ottoman Modernisation - Rüya Telli &amp; Ayşenur Yılmaz
Bir Alt-Alan ve Yöntem Olarak Karşılaştırmalı Siyaset / Comparative Politics as a Subfield and a Methodology of Political Science - Tuba Eldem
Toplumsal Bütünleşme Bağlamında Sosyal Sermaye ve Çokkültürcülük / Social Capital and Multiculturalism in the Context of Social Integration - Yılmaz Ceylan
Amerikan Çokkültürlülüğünü Yeniden Düşünmek: Hispanik/Latinolar ve Amerikan Toplumu İçerisindeki Rolü / Rethinking American Multiculturalism: Hispanic/Latinos and Their Role in the American Society - Orhan Çifçi
12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 Askeri Darbe Dönemlerinde TÜSİAD-Devlet İlişkisi / TUSIAD-State Relations in the Periods of Military Coups of 12 September 1980 and 28 February 1997 - Eyüp Bayram Şekerli &amp; Eyüp Akçetin
Ayıran Duvarlar, Dönüşen Sandıklar: Kapalı Konut Siteleri ve Seçim Sonuçlarına Etkileri / Dividing Walls, Changing Ballot Boxes: Closed Housing Sites and Their Effects on Election Results - Burak Özer &amp; Burcu Taşkın
Hayek on Product Innovation and Market Shaping: Opening the Black Box / Hayek’te Ürün İnovasyonu ve Pazar Şekillenmesi: Kara Kutuyu Açmak - Burak Erkut
Liberal Düşünce Dergisi 25 Yaşında 25. Yılını Tamamlarken Liberal Düşünce Dergisi / Quarterly Liberal Thought at 25 Years - Atilla Yayla
100. Sayı Münasebetiyle Liberal Düşünce Dergisi Hakkında Bir Değerlendirme / A Review on the Quarterly Liberal Thought on the Occasion of the 100th Issue - Tanel Demirel
‘Apolitik Bir Politik’: Türkiye’de Liberal Hareket / “Apolitical Politics” Liberal Movement in Turkey - Bengül Güngörmez Akosman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88572</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03555570-9fab-423a-9e0f-e6ff702e75ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Takvim Yaprağında</image:title>
            <image:caption>Garip anlayışısın yerleşmesinden sonra, özellikle de Yaprak Dergisi&apos;nin yayımlandığı dönemde Orhan Veli&apos;nin gerek kendisiyle yapılan söyleşilerde gerekse düzyazılarında şiirde yaptıkları yenilikleri geçmiş ve gelecek bağlamında değerlendirme çabası içine girdiği görülür. Orhan Veli&apos;nin bütün düzyazıları aslında dönemin şiiriyle bir hesaplaşma, kendi şiir anlayışını ve beğenisini öne çıkarma, savunma denemesidir. Beğendiği şairleri açıkyüreklice savunmakta, beğenmediklerini de son derece nesnel yargılarla eleştirmekten geri durmamaktadır. Düzyazıları bize bir şairin düşünce evrenini sunmasıyla büyük önem taşıyor. 
Turgay Fişekçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88573</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a76ee74-6a80-41b0-814d-9b889304fbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Seti (5 kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu sette beş Sherlock Holmes kitabını birlikte sunuyoruz.
Sherlock Holmes / Kızıl Dosya
Dedektiflik ilminin ustası Sherlock Holmes ve onun sadık vakanüvisi John Watson&apos;ı bir araya getiren polisiye roman tarihinin bu en meşhur karşılaşması, Sir Arthur Conan Doyle&apos;ın Kızıl Dosya adlı kitabında yer alır. Kitap, okuyucuyu sadece Holmes efsanesinin büyülü dünyasına adım attırmakla kalmaz, onu aynı zamanda Londra&apos;nın sisli, gaz lambalarıyla aydınlatılan sokaklarından alıp Utah&apos;ın güneş altında kavrulan geniş ovalarına doğru heyecanlı bir yolculuğa çıkarır.
&quot;Hayat renksiz bir yün yumağıysa, bazen o yumağın içinde kırmızı bir iplik belirir, bu, cinayetin sebep olduğu bir kırmızılıktır, bizim görevimiz de bu ipliği ortaya çıkarmak, diğerlerinden ayırmak ve her bir santimini incelemektir.”
Sherlock Holmes / Dörtlerin İmzası
Londra sokaklarını yoğun bir sis, Sherlock Holmes&apos;u ise derin bir melankoli esir almıştır. Onu kapıldığı bu melankoli girdabından güzel ve endişeli bir genç kadının evine yaptığı ziyaret kurtaracaktır. On yıl önce babası aniden ortadan kaybolan Mary Morstan&apos;a her sene aynı tarihte kimliği belirsiz bir kişi tarafından şahane bir inci gönderilmektedir ve bu kişi şimdi de bir mektup yazarak onunla buluşmak istediğini belirtmiştir. Holmes ve Watson bu buluşmada genç kadına eşlik edeceklerdir. Sonrasında yaşananlarsa; haksızlığa uğramış bir kadın, saklı bir Hint hazinesi, tahta bacaklı bir zorba, yardımsever bir köpek ve bir aşk hikâyesi… Hayatın durağanlığından sıkılmış olan Holmes&apos;u bile, &quot;Muhteşem değil mi?&quot; diye haykırma noktasına getirecektir.
Sherlock Holmes’un Maceraları
Zamanda yolculuk yaparak Viktorya dönemi Londra’sında, edebiyat dünyasının en harika dedektif ekibi muhteşem Sherlock Holmes ile sadık asistanı Dr. Watson’ın maceralarını hayranlıkla okuyacaksınız. İlk olarak 1892 yılında yayımlanan Sherlock Holmes’un Maceraları, efsanevi Sherlock Holmes serisinin ilk ve en iyi öykü derlemesi.
Kitap, yazarın kişisel favorileri arasında bulunan öyküleri de içeriyor: Bir kralın, eski sevgilisinin şantajına uğradığı, Holmes’un açıkça hayranlığını belli ettiği ilk kadınla mücadele ettiği “Bohemya’da Skandal”ın yanı sıra “Benekli Kordon”, “Kızıl Saçlılar Birliği”, “Beş Portakal Çekirdeği” maceraları da kitapta yer alıyor. “Mavi Yakut”, “Mühendisin Başparmağı”, “Zümrüt Taç”, “Kızıl Gürgenler” ve dört farklı gizem daha sizleri bekliyor.
Sherlock Holmes’un Anıları
Dr. Watson, en sevdiği dostunun, ünlü dedektif Sherlock Holmes&apos;un anılarını yazarak bizi maceradan maceraya sürüklemeye devam ediyor.
Sherlock Holmes&apos;un Anıları; farklı on bir hikâyeyi içeriyor. Her hikâyede Dedektif ile Doktor, Viktorya dönemi Londra’sında tehlikeyi göze alarak entrikacı ve kötücül güçlerle mücadele edip esrarengiz olaylar zincirini çözmeye çalışıyorlar.
Sherlock Holmes’un Dönüşü
Sherlock Holmes&apos;un ölümden dönüşünün olağanüstü öyküsünü de içeren on üç gizem ve suç hikayesi.
Sherlock Holmes, ezeli düşmanı Profesör Moriarty ile ölümüne bir mücadeleye girişerek Reichenbach Şelalesi’nin eşiğinde ortadan kaybolalı üç yıl olmuştur. Tüm dünya onun yasını tutmuştur, tabi en çok da en iyi arkadaşı ve çıkarım sanatındaki ortağı Dr. Watson. Sokakta çarptığı ihtiyar kitap toplayıcısının usta dedektif olduğu ortaya çıkınca Watson’ın yaşadığı şoku düşünün! Aksi yöndeki tüm kanıtlara rağmen Sherlock Holmes İsviçre’de ölmemiştir, en büyük düşmanını bozguna uğratmış, dünyanın en iyi dedektifine kafa tutmaya yeltenecek kadar sersem olan tüm muhtemel suç dehaları için de tuzaklar hazırlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88574</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd7121d3-0679-4a37-8cb7-e52ed6eac188.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için 1920 Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ulus olarak en büyük eksiğimizin bilgisizlik olduğunu düşünüyorum.
Biz böyle değildik ama giderek böyle olduk.
Bilgisizliğimizin yanı sıra buna ilişkin bir de yanlışımız var: Bilgi edinmenin yöntemini ezberlemek sanıyoruz.
Oysa bilgi edinmek bir sevinçtir.
Öğrenmek mutluluktur.
Öğretmenlerinin, anne babalarının, büyüklerinin çocuklara öncelikle kazandırmaları gereken bilinç budur:
Araştırarak, irdeleyerek, soru sorarak öğrenmenin, bilgi edinmenin, akıl yürütmenin can sıkıcı zorunluluk ya da ezbercilik değil, bir mutluluk, bir sevinç olduğu...
Yüzüncü yılında 23 Nisan 1920 derslerini hazırlarken uygulamaya çalıştığım yöntem bu oldu.
Umarım başarılı olmuşumdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88575</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa37de2-ae73-4669-8ed2-732a99da4e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharın Ettikleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin hikâyelerinde ortak bir özellik vardır. Bu sanatın önemli bir tarafını oluşturur. Hikâyecilerimizin çoğu hikayelerini, tek fikir, tek his, tek olay, önem verdikleri karşıtlıklı veya karşıtlıksız tek durum çerçevesi içinde işlerler. Orhan Veli böyle yapmaz; hiçbir hikâyesi tek bir temanın gelişmesi ve ısrarlı etkisi ile kurulmamıştır. Orhan Veli’nin hikâyeciliğinin zengin ve ileride verimli olabilecek tarafı çeşitli unsurlarla meydana gelmiş terkiptedir. Bir bütün olarak hikâyelerini düşünecek olursak, gerçeğin başlıca unsurlarını buluruz: Cemiyetin tezatlı görünüşü (fakirlik, zenginlik, işsizlik, açlık, zenginlik ümitleri, hayalleri v.s.), doğa sevgisi, yaşama zevki, ölüm meselesi vs. Fakat bunlar bize üzerinde ısrarla durulan birer mesele gibi ve çevresinden soyutlanmış olarak değil de, hayatın doğal akışı içinde sakin ve ahenkli bir şekilde verilmiştir. 
Güzin Dino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88576</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba2ce71-8983-47d7-865c-7744f2dbc46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler (Ataol Behramoğlu Seçkisi)</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin de yaşamı sürüyor olsa şiiri nasıl yönelişler içinde olurdu, kestirebilmek kolay değil. Fakat 1949’da yayımlanan son kitabı “Karşı”daki “Gün Olur”, “Sizin İçin”, “İstanbul’u Dinliyorum”, “Hürriyet’e Doğru”, “Galata Köprüsü”, “Pireli Şiir” vb. şiirleriyle kitaplarına girmeyen ya da ölümünde sonra yayımlanmış aynı yılların ürünü “Sucunun Türküsü”, “Dalga”, Kuyruklu Şiir/Cevap”, “Macera”, “Birdenbire”, “Gelirli Şiir”, “Delikli Şiir”, “Aşk Resmi Geçiti”, “Yaşamak” vb. şiirleri, onu yaşam-ölüm ikilemi ve toplumsal adaletsizlik sorunlarıyla konuşma dili arayışlarının giderek daha sıklıkla ilgilendirdiğini gösteriyor. Yine de hepsinde ağır basan şey, keder ya da mutluluk duygusunun, mizahın, içinde sert bir toplumsal eleştiri gizleyen bir düşünce ya da günlük yaşama ilişkin önemsiz sayılabilecek bir gözlemin, bazen bir dil oyununun, sıradan bir iç dökme ya da söyleşi rahatlığında ve sadeliğinde şiire yükselmesidir… 
Ataol Behramoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88578</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f458d1d7-d2ca-4b32-8cab-198136fbdbfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki, ünü yabancı ülkelere kadar yayılmış olan bu milli kahramanın hikayeleri daha hala Türkçe olarak yazılmamış. Güzel bir üsluptan geçtim, okuduğum kitaplarda, doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine de, bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın, küçümsenemeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım Nasrettin Hoca fıkralarının, bugüne kadar yazılanların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam. Hoca’ya ait hikayelerin, yüzyıllardır, hiç eskimeden yaşaması, onun bir halk kahramanı olmasından ileri geliyor. Hoca, gerçekten, zaafları, sıkıntıları, kusurları, korkuları, kısacası her şey ile tam bir halk adamıdır. 
Orhan Veli Kanık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88579</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c036b1a-1b2f-4f90-ba2f-2d380232fc7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünen Makineler</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ ve robotlar hakkında neler biliyoruz? 
 
1997’de IBM’in Deep Blue bilgisayarı, 1985’ten beri namağlup dünya şampiyonu Garry Kasparov’u satrançta yenince, yapay zekâ halkın gözünde bambaşka bir görüntüye büründü. Acaba Isaac Asimov’un yıllar önce belirlediği üç robot yasası tersine dönebilir miydi? Evet, bu yenilgi insanlık için büyük bir olaydı ama acaba Alan Turing bilgisayarların bir gün insanlar gibi düşünebileceklerini söylerken ne kastediyordu? Yapay zekâlı robotların istilasına o kadar yakın mıydık gerçekten? 
 
Aslına bakılırsa hayır. Ama Kasparov’un yenilgisinden bu yana komplo teorilerinin ardı arkası kesilmedi: Katil robotlar ve yapay zekâ kıyameti gerçek olacak mı? Yapay zekâlı otonom silah sistemleri savaşlarda sivillerle savaşanları ayırt edebilir mi? Bir de işin insani boyutu vardı: Yapay zekâ bilinçlenebilir, hatta acı çekebilir mi? 
 
New Scientist bu kitapta bütün bu soruların cevaplarını, yapay zekânın öyküsünün tüm ayrıntılarıyla veriyor. Ünlü bilim insanlarının alana katkılarından modern çağda yapay zekânın yerine, bilmeniz gereken her şey Düşünen Makineler’de sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88580</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52447724-0142-4ba7-886e-e151ca37cf10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartaca</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Afrika’nın kuzeyinde bir harabe olan Kartaca eskiden dünyanın en güçlü imparatorluklarından birinin başkentiydi. 
“Kartaca’nın öyküsünü anlatmak bir hayli zor zira bunu duygudaşlığa kapılmadan ve düşmanlarının bakış açısından ele almak gerekiyor. Öte yandan, yararlanılacak bol miktarda malzemenin bulunması da büyük bir avantaj; bu sayede belli oranda oldukça gerçekçi bir öykü anlatılabilir.” Alfred J. Church son derece canlı bir anlatımla bizi kentin kuruluş efsanelerinden Kartaca’nın Akdeniz’deki hâkimiyetine, Hannibal’in İtalya seferinden Kartaca’nın Roma tarafından yok edilmesine dek uzun bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88581</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e462c61-4fa6-47b4-bc16-b6d680780513.jpg</image:loc>
            <image:title>Herkes İçin Siyer</image:title>
            <image:caption>Peygamber (s.a.v.) sevdalısı ve şairi olan Hassân b. Sâbit’e (r.a.), “Muhammed’i övecek bir şiir oku!” dediklerinde, “Ben sözlerimle Muhammed’i (s.a.v.) övemem, bilakis Muhammed (s.a.v.) ile sözlerimi güzelleştirmiş olurum,” demiştir. 
İşte Herkes İçin Siyer’in amacı, Efendimiz’in (s.a.v.) o bereketli ömrüne yapacağımız yolculukla güzelleşmek, onun hayatından kendi hayatımıza güzel hasletler aktarabilmektir… 
Bu kitapla umuyoruz ki Allah Resûlü (s.a.v.) hayatımızın her alanına dokunacak ve hiçbir yer kalmayacak ki onun eli değmemiş, onun sesi, onun sedası işitilmemiş olsun. Çünkü biliyoruz ki yitik dünyamız ancak onunla anlam kazanabilir. Daralan ufuklarımız ancak onunla genişleyebilir. Sahâbeye hasret kalan yüreklerimiz ancak onun zamanlar ve zeminler üstü mesajlarıyla bir karşılık bulabilir. 
Bundan dolayı siyer her ne kadar bir insanın, bir beşerin hayatı olsa da, aslında bütün bir beşeriyetin hayatıdır. Çünkü kim olursa olsun, herkese söylenmiş bir söz vardır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88582</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f8788b-1f8b-47f3-badd-4c3bdbf1d89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahraman - Gerçek Süper Güç</image:title>
            <image:caption>Kahraman Süper, süper kahramanlarla dolu bir kasabada özel güçleri olmayan tek kişidir. Bir tırı tek elle kaldırabilecek kadar güçlü babası, ellerinden alev topları çıkartabilen ablası, görünmez olabilen annesi, bıçak gibi keskin dişlere sahip kardeşi, uçabilen arkadaşlarıyla birlikte Terasyus kasabasında yaşar. Bu Eğlenceli ve Sıra Dışı kasaba Büyük Bir Sorunla karşı karşıya: ay Karayel. En büyük hayali Terasyus kasabasını ele geçirmek olan Bay Karayel, her seferinde yepyeni Çılgın Yöntemlerle kasabaya saldırıyor. Bu seferki planıysa… Beyaz Tehlike!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88583</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cdafb3-a4fb-4495-9d4d-5ac1379595b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay</image:title>
            <image:caption>Üstün meziyetlere sahip olduğuna inanan bir adam... Her şeyin en iyisine layık buluyor kendini...
Bir güç abidesi adeta... Hayran olunası, çekici ve cazibeli... Dışarıdan bakınca belki de birçok kadının sahip olmak isteyeceği bir erkek... Ne var ki bu güçlü narsis karakterin gölgesinde yaşamaya mahkûm âşık bir kadının kendi gibi kalabilmesi mümkün değil.
Hayatındaki insanların kişiliklerini, değerlerini, özgünlüklerini ve varlıklarını öğütüp yok eden narsis bir adamın cenderesinde sıkışıp kalan ve giderek gücünü yitirmekte olan genç bir kadının kişilik mücadelesinin romanıdır Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay...
Dr. Fikret Yıldırım’ın kaleme aldığı bu kitap, çağın hastalığı kabul edilen narsisizmin anatomisidir bir yanıyla. Birbirine âşık iki insanın aşk sandığı travmalarla yüzleşmesidir.
Narsisizmin insan hayatında ne şekilde seyrettiğini hem hikâyenin içinde okuyacaksınız hem de hikâye boyunca aktarılan bilgilerin genel notlarını son bölümde derlenmiş halde bulacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88584</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea95e681-2255-4eeb-ad06-85db9a99400f.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir</image:title>
            <image:caption>“Adaletsizlik medeniyeti mahveder.” 
Modern tarih aktarıcılığının, sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden kabul edilen bir filozof ve devlet adamıdır İbni Haldun... Tunus, Fas ve Mısır’da görev yaptığı zorlu dönemlerde iki yıl hapis de yatan büyük filozof, adını tarihe yazan yedi ciltlik dünyaca ünlü eseri Mukaddime’yi siyasetten çekildiği yıllarda kaleme almıştır. Çoğunlukla yalana ve dedikoduya dayanan dönemin tarih aktarıcılığı sistemini tamamen yıkan İbni Haldun, “tarih ilmini inşa eden kişi” olarak anılmaktadır ki onun tarihçiliğinde yalana ve safsatalara katiyen yer yoktur. 
Coğrafyanın insan üzerindeki etkilerini siyasi ve fiziki açıdan derinlemesine incelediği çalışmaları sayesinde zaman ve mekân ötesi bir tespit gerçekleştirmiştir aynı zamanda. “Yaşadığı yerin havası, nemi insan sağlığına etki eder. Siyasi mekanizmanın düzgünlüğü ya da bozukluğu da yine insan hayatının her şeyini etkiler” diyen İbni Haldun’un sadece tarihçiliği üzerine değil, düşünceleri ve felsefesi üzerine de kaleme alınan bu kitapta ilme adanmış bir zihnin düşünce ve fikir disipliniyle de tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88585</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e759742-2f7d-437e-bab4-ee7a23585206.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Sıcak Erkekler Soğuk Sever</image:title>
            <image:caption>İlişkilerin doğası karmaşıktır. İnişleri çıkışları vardır. Kadınla erkek arasında işler her zaman yolunda gitmeyebilir, tıpkı hayat gibi... İlişkiler bazen sıcaktır, içinizi ısıtır, bazen soğuktur ürpertir.
Her ilişkinin kendince bir ritmi vardır ve hep değişkendir. Kadınla erkeğin doğası birbirine hiç benzemez. Problem çözme becerileri, yalnızlıkla başa çıkma yolları, ilişkiden beklentileri, iletişim modelleri, cinselliğe bakışları ve motivasyonları çok farklıdır.
Bir kadını elde etmenin yolu ondan uzak durmak yerine ona ilgi göstermekken, bir erkeği elde etmek için dozu iyi ayarlanmış mesafelere ihtiyaç vardır.
Çok satan “Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir”, “Kararı Ben Veririm” ve “Süt Lekesi “ kitaplarının yazarı Uzman Psikolog Esra Ezmeci, bu kez kadın erkek ilişkilerinin doğasını ve dinamiklerini enine boyuna yatırıyor masaya. Sunduğu basit ve etkili önermelerle kadın erkek ilişkilerinde yaşanan kısırdöngüleri kırmak hiç de zor değil...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88587</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15cc3b69-4bcc-4dba-9470-972c934edd29.jpg</image:loc>
            <image:title>Onuncu Köyün Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Farklı zaman dilimlerinden kopup gelen, gizemli bir bahçede yolları kesişen, birbirinden farklı hayatların öyküsü. 
Hırs ve performansın hâkimiyetinde yavaş yavaş solan 
yüzlerin anlam arayışı. Sırlarla dolu esrarengiz misafirlerin yitik hatıralara ışık tutan yolculuğu… 
Onlar dokuz köyden kovulan, onuncu köyün hayaletleri… Sevgili okur, güneşin sıcacık gülümsediği bir onuncu köy, daima bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88588</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecaee72-50b7-4ee3-8224-2f011f59d456.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizevi Örtü Toprak - Eğlenceli Bilim 2</image:title>
            <image:caption>Merhaba kitapsever dostlarım, yine ben geldim, Gogul Amca’nız! 
Eğlenceli Bilim serimizin bu kitabında özverili ve çokça cömert olan mucize örtü toprakla ilgili eğlenceli ve acayip bilgilerle karşınızdayım. 
- Dünyanın en yüksek tepesine çıkan bendeniz, kaybolmadan dönebilecek miydim? 
- Uyuyor numarası yapan yanardağlar gerçekten uyuyor mu, yoksa uyanacağı gün için pusuya mı yatıyor? 
- Depremde beşik gibi sallanan binalara sığınan çekik gözlü Japonların sırrı ne? 
- Peri Bacaları’ndaki perilere neler oldu? 
- Sokatra Adası’ndaki Ejderha Kanı Ağaçları’nın gizemi çözülecek mi? Hepsi ve daha fazlasını sizler için Gogul Amca’nız araştırıp, bizzat yerinde inceleyerek kaleme aldı. Baştan sona bilgi ve eğlence dolu bu yolculuğa hazırsanız hepinizi bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88589</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6a323d-96d6-4bd1-b9e0-635024d43d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Kaynağı Su - Eğlenceli Bilim 1</image:title>
            <image:caption>Merhaba gençler; 
Ben Gogul Amca’nız! Çevremdekiler bana her şeyi bilen manasına gelen “Gogul Amca” diye seslendiklerinden beri bu ismi kullanıyorum. Eh, hoşuma da gitmiyor değil. Bu kitapta “Yeryüzünü çok dolaştım, görmediğim yer kalmadı. Biraz da su altını araştırsam fena olmayacak.” diyerek suyun altını üstüne getirdim. 
- Denize attığımız metal paralar batarken, yine metalden yapılmış tonlarca ağırlıktaki gemiler nasıl batmaz ve okyanuslarda kıtalar arası yolculuk yapabilirler? 
- Sudaki mucizeler nelerdir? 
- Uçsuz bucaksız maviliklerin derinliklerindeki su altı canlıları nasıl yaşar? 
- Kar, kendisi soğuk olduğu hâlde nasıl oluyor da bitkileri ve toprağı sıcak tutabiliyor? Suyla ilgili bu ve bunun gibi birçok soru ve cevaplar kitabın içinde sizleri bekliyor. Yaşam kaynağımız olan suya dair ilginç bilgileri öğrendikçe çok şaşıracaksınız. E hadi o zaman, hepinizi bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88591</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0430df90-258a-473f-bcc7-56f367d0b684.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Yolu - Fırtınaışığı Arşivi Birinci Roman - 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Kadim yeminler yeniden dillendirilsin: 
Ölümden önce yaşam. Zayıflıktan önce güç. Hedeften önce yolculuk. 
Ve pareleri yeniden sahiplerine verin. 
Parlayan Şövalyeler tekrar ayağa kalkmalı. 
 
Fırtınaların hükmü altında bir dünya Roshar. Dört yana dehşet salan ve sık sık ortaya çıkan fırtınalar hem ekolojiyi hem de uygarlığı etkilemiş durumda. Hayvanlar kabuklarının altında yaşama tutunmaya çabalıyor, şehirler ise sadece bu zorlu coğrafyanın koruma sağladığı yerlere kurulmuş. 
 
Parlayan Şövalyelerin düşüşünden bu yana yüzyıllar geçmiş olsa da, şövalyelerin sıradan askerleri neredeyse yenilmez savaşçılara dönüştüren mistik kılıç ve zırhları olan Parekılıçlar ve Parezırhlar hâlâ bu topraklarda. 
 
Onlar için savaşlar veriliyor ve onlarla kazanılıyor savaşlar. 
 
Ve bir asker, bir berrakbey ve genç bir kadın âlim, bu savaşlardan biriyle yüzleşmek üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88592</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e473f9-9e4e-41f5-878b-9d4cb36ab840.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Yolu - Fırtınaışığı Arşivi Birinci Roman - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Roshar’ın fırtınalı dünyasında, Harap Ovalar adı verilen mahvolmuş düzlükler bir savaşa sahne olmak üzere. 
Kardeşini korumaya çalışarak varını yoğunu ortaya koyan Kaladin artık bir köle. On ordunun tek bir düşmanla savaştığı anlamsız bir savaşta, askerlerini korumak ve onları feda etmeye hazır liderlerinin neden böyle davrandıklarını anlayabilmek için çabalıyor. 
Bu ordulardan birinin başında Berrakbey Dalinar Kholin var. Aynı son kral olan kardeşi gibi o da Kralların Yolu adlı eski metinden etkileniyor. Kadim zamanlara ve Parlayan Şövalyelere dair bunaltıcı görüler, kısa zaman içerisinde kendi akıl sağlığını sorgulamasına neden olacak. 
Ve okyanusun karşı kıyısında, Shallan isimli genç bir kadın, Dalinar’ın yeğeni Jasnah’tan eğitim alıyor. Yeni şeyler öğrenmek onun için keyifli olsa da, Shallan’ın amaçları pek de masum değil. Cüretkâr bir hırsızlığı planlamak için Jasnah’la ilgili araştırmalar yaparken, Shallan Parlayan Şövalyeler ve savaşın gerçek sebebi hakkında ipuçlarına ulaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88593</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51c5006-c3ee-4f4d-adc4-033649f550f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazionizm</image:title>
            <image:caption>Sınıflı toplumların insan(lar)ı kendine yabancılaştırması fetişist ideolojisi nin dışa vurumu olarak ortaya çıkan ve tarihler boyu sürmüş ve sürmekte olan insanlık düşmanı &quot;Holocaust&quot;ların bütün masum kur banlarının anılarına yazılmış olan bu çalışma; sosyolojik vurgusu ile tarihsel polyalektik (çok geçişli) materyalist bilinçli eylem uygulaması ürünüdür. 35 yıllık bir bilimsel bilgi biriktirme sonucu bütün &quot;resmi tarih&quot; yalanları ve bunları besleyen milliyetçi ideolojilerin idealist meta fizik olarak suç ortaklıklarının örnekler vererek kanıtlanması savaşımı duruşudur. Kapitalizmin rekonstrüksiyonu olan bütün milliyetçi ideoloji söylemlerinin içlerinin boşluğu Neden? Niçin? Nasıl? Sorularının doğru sorulmasına verilen cevaplarn içinde yatmaktadır. Bunun için bir dinsel antik cemaat geleneği olan Yahudiliğin temelinden başlayarak ondan beslenen bütün asalak siyasal karsıtlarının bir arada görünmesi şaşırtıcı değildir. Bu olgu içinde Nazionizm Türkiye için gerek tarihsel gerekse coğrafi-politik etnolojisi içinde Yakın-Doğu ve Türkik hin- terland bazında incelenmek zorundadır. Okuyacağınız bu kitap dünyada bu bütünlük içinde sorgulama cesaretini göstermiş ilk çalışmadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88594</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3b31ac-1eb3-4e6f-b9bd-8f6e13e112d8.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Abdurrahman İlk Kurtuba Halifesi</image:title>
            <image:caption>III. Abdurrahman (891-961), en meşhur Endülüs Emevi hükümdarlarındandır. Bu şöhretin sebeplerinden biri de Endülüs’te “halife” unvanını kullanan ilk hükümdar olmasıdır. Abbasi ve Fatımi halifelerinden sonra, bu çağın üçüncü müstakil halifesi olan III. Abdurrahman, parçalanmış Endülüs’te Müslüman isyancılara karşı büyük seferler düzenlemiş, İber yarımadasının kuzeyinde Hıristiyan krallarla ve Akdeniz’i kontrol altına almaya çalışan Fatımilerle aynı anda çatışmıştır. Onun devrinde kurulan Medînetüzzehrâ şehrindeki saray, Endülüs kültürünün mihenk taşlarından ve anıtsal yapılarından biridir. Hükümranlığı sırasında III. Abdurrahman Endülüs’ün tamamını kontrol altına almış, Kurtuba’yı çağının en büyük şehirleriyle rekabet edecek hale getirmiştir. İspanya Ulusal Araştırma Konseyinin Ortadoğu Çalışmalarında kıdemli araştırmacısı Maribel Fierro’nun titizlikle kaleme aldığı ve İngilizcede III. Abdurrahman hakkında yazılmış ilk biyografi kitabı olan bu eser, Türk okuru için de son derece bilgilendirici bir çalışma. III. Abdurrahman: İlk Kurtuba Halifesi, Batı İslam tarihinin bu dönemine giriş yapmak isteyen okurlar için önemli bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88595</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d114c15e-ac84-4864-b2ff-7cae5f89f370.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kitabın kapağını açar açmaz Dorothy ile birlikte büyülü Oz Diyarı&apos;na savrulmaya hazır olun. Üstelik yol boyunca birbirinden ilginç arkadaşlar edineceksiniz: konuşan bir korkuluk, paslı bir teneke adam ve korkak bir aslan. Belki siz de onlarla birlikte bu heyecan verici yolculuğa katılıp yüce büyücü Oz&apos;dan bir dilek dileyebilirsiniz. Uzman isimlerce sadeleştirilip yayına hazırlanan ve her biri usta çizerler tarafından resimlenen klasik dizi kitapları minik kitapseverleri hiç eskimeyen klasiklerle tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88596</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af94cdc-6e78-4c88-9855-f4b84cd8260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Gezi Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! Küçüklere Gezi Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Gezmeyi seven minikler, şehrin dört bir yanını dolaşan otobüsün rotasını belirleyecek, havaalanlarının büyülü dünyasını keşfedecek, trenleri tamamlayıp boyayacak, denizlerde ve ormanlarda yaşayan canlıları öğrenecek ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa… Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88597</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270105f2-be92-432a-9d30-61daf5ab8029.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Doğa Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! 
Küçüklere Doğa Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Doğasever minikler, kuşları ayak izleriyle eşleştirecek, çiçeklerin nasıl tohum verdiğini keşfedecek, kelebekleri bulup boyayacak, doğayı nasıl koruyabileceklerini öğrenecek ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. 
Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa… 
Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88598</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d66291-d08a-4ec0-a07b-694a3df7ae48.jpg</image:loc>
            <image:title>Elementler</image:title>
            <image:caption>Elementler, periyodik tablonun vücudumuza ve yaşam tarzımıza güç veren unsurlarını sizinle paylaşıyor. 
Gezegenler, yıldızlar ve galaksilerin elementlerden oluştuğunu biliyoruz. Canlılar olarak yaşamımızı devam ettirebilmemiz için elementlere olan ihtiyacımızın da bilincindeyiz. DNA’mızı bir arada tutmak için fosfora, sinir sistemimize güç sağlamak için potasyuma ihtiyaç duyarız. Teknolojimizi ayakta tutmak için lityum, altın ve bor gibi elementleri ararız. Kimi istemediğimiz kadar çok bulunurken kimiyse az bulunduğu için değerlidir. 
Fizikçi ve ödüllü yazar Anja Røyne, sizlere periyodik cetvelin sessiz kahramanlarını, içinde kaybolacağınız bir üslupla anlatıyor. Işıltılı altından radyoaktif uranyuma, yaşamımızın yapıtaşı karbondan bize hayat veren oksijene kadar elementlerin, canlı yaşamındaki etkilerini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88599</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/243eb998-4dd7-4d78-aa54-a5e19dd92ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilgisi Bileşenleri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, tarih boyunca insanın kullandığı en önemli araç olan dilin nelerden ve nasıl oluştuğu sorunu üzerine düşünen pek çok araştırmacının elde ettiği bulguları betimlemektedir. Bu bulgular ışığında, dilbilgisinin sesbilim, biçimbilim, sözdizim ve anlambilim bileşenlerini, pek çok dilde gerçekte oldukları ve kullanıldıkları biçimleriyle ele almaktadır. Böylelikle, dillerin dilbilgisel dizgelerinde bulunan düzenlilik örüntülerine nasıl ulaşıldığı ve bundan sonra nasıl ulaşılacağı hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır. Her ne kadar bu betimleme, kimi zaman gerçek dil verileri üzerinden örneklendirilerek yapılsa da her bir dilbilgisi bileşeninin anlatıldığı bölüm, soyut bir üstdilin ve berimsel ya da algoritmik kurallar dizgesinin benimsenmesiyle oluşturulmuş, biçimci yaklaşımın genel eğilimiyle, soyutlamalar üzerinden gidilmiştir. Bu nedenle aslında bu kitap, belirli bir dilde bulunan dilbilgisel özelliklerin, dillerarası ortaklıkların ve farklılıkların betimlenmesinin ötesinde, kimi noktalarda evrensel boyuttaki biçimsel ilkeler temelinde açıklayıcı bir tavır da sunmakta, tüm bu özellikleriyle kendine Türkçe dilbilim alanyazınında özgün bir yer açmış olmaktadır.” 
 
İthaki Yayınları, çağdaş dilbilim çalışmalarına katkı niteliğindeki yayımlarına bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88600</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98774e61-0601-4c04-9e9d-108f9ea5614e.jpg</image:loc>
            <image:title>Millet, Millet Ve Enternasyonalizm</image:title>
            <image:caption>“Toplum, belirli ve bağımsız bir toprakta birlikte yaşayan ve belirli bir anayasaya bağlı olan bir insan grubudur. Fakat tüm toplumlar millet değildir.” der Mauss. Millet kavramını aydınlatmak için öncelikle düşünce tarihine ve karşılaştırmalı filolojiye başvurur ve ardından, toplumların siyasi örgütlenmesine ilişkin genel bir tarih eskizi çizer. Mauss, toplumların gelişimi üzerine geniş bir ampirik araştırmaya dayalı bu düşüncesini a priori bir siyasal felsefi perspektifle değil, etnolojik ve sosyolojik bir perspektifle geliştirir. Bununla birlikte, Mauss’un millet hakkındaki bu çalışması toplumların hususi özelliklerinin ötesine geçen geniş bir kapsama sahiptir. 
Daha önce, sosyal bilimler alanındaki uzmanların, öğrencilerin ve bu alana ilgi duyan herkesin ilgisini çekebilecek çok sayıda başka çalışması da bulunan Marcel Mauss’un Paul Fauconnet ile birlikte kaleme aldığı Sosyoloji Yazıları başlıklı denemesini Türkçeye kazandırma mutluluğuna erişmiştik. Fransız etnolojisinin kurucusu ve sosyal antropolojinin kurucularından biri olarak kabul edilen bu önemli ismin geniş düşünce ve çalışma kapsamını aktarmaya, millet kavramı hakkındaki bu eserinin çevirisiyle devam ediyoruz. Yayımlandığı tarihten bir asır sonra bile bu çalışma küreselleşme, artan göç hareketleri ve değişen milletlerarası örgütlenme biçimleri gibi farklı sebepler dolayısıyla millet, milliyet ve milliyetçilik üzerine tartışmaların hararetle sürdürüldüğü bu dönemde ayrı bir değer taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88601</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fc7103-16b5-4807-a127-37584d0c74ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Şölen - Satılık Filozoflar - Astroloji</image:title>
            <image:caption>MS 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos’un derlenen ve Eski Yunanca aslından çevirisi yapılan bu üç metni, bize hem onun ne kadar usta bir edebiyatçı olduğunu hem de kendi döneminin bilimine nasıl baktığını gösterir. Loukianos, Şölen metninde Platon’un meşhur Şölen’inin bir parodisini bize sunarken Yunan ve Roma dünyasını etkisi altına alan felsefî ekolleri de kendine has üslubuyla eleştirir. Bu eserde Stoacılığın Epikürosçulukla çatışması, Kinik felsefenin öğretileri ve vadettiği yaşam tarzı ile Platonculuk eğlenceli bir şekilde taşlanmaktadır.
Loukianos, Satılık Filozoflar metninde ise yine Yunan ve Roma dünyasını etkisi altına almış felsefî ekolleri pazarda satmaktadır. Komedya formülleri kullanılarak kaleme alınan bu eserde yazar, önemli felsefî düşüncelerin temsilcilerini pazarlarken onların zaaflarını ve düşüncelerini alaya alır. Yazar bu metinde pazarladığı on felsefe okulu özelinde kısa dersler de vermektedir.
Astroloji ise yazarın makale olarak değerlendirebileceğimiz bilimsel çalışmasıdır. Astroloji ve astronomi, yazarın kendi döneminin şartlarına göre ele alınmıştır. Loukianos, özellikle Yunanların gezegenlere ve yıldızlara yüklediği anlamların altında yatan dini motivasyonu ortaya koymaya çalışır. Astroloji, aynı zamanda yazarın bir başka eseri olan Gerçek Bir Hikaye’deki uzay macerasının altında yatan mitolojiyi de açığa çıkarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88602</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1aa1d4a-5536-4c45-8684-70b57528e500.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, belki de Jung’un çalışmalarına en iyi giriş niteliği taşımaktadır. “Bilinçdışı Psikolojisi” ve “Ben ve Bilinçdışı” adlı iki deneme Jung’un sisteminin ana hatlarını sunar. Tarihsel açıdan da Jung’un Freud’la olan yakın işbirliğinin nasıl son bulduğunu gösterir. Öte yandan Freudcu ve Adlerci psikoloji okullarına dair anlaşılır bir çerçeve sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88603</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a700265b-08c7-4575-9362-f6f11267d4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracola’nin Konuğu</image:title>
            <image:caption>Kurtadamlar, gölgeler, hayaletler ve daha da tehlikeli ölümlüler, gecenin çocuklarının huzurunu bozmaya geldi. 
Tüyler ürperten korku klasiği Dracula ile ünlenen Bram Stoker uykularınızı kaçıracak kısa hikâyeleriyle hayal gücünün sınırlarını bir kez daha zorluyor.
Doğaüstü edebiyatın en büyük ilham kaynaklarından birini kaleme alan yazar, dokuz öyküsünde de karanlık dünyanın kapılarını aralıyor. 
Dracula’nın orijinal metninin silinen ilk bölümü olduğuna inanılan Dracula’nın Konuğu, ilk kez Stoker’ın ölümünden iki yıl sonra, 1914’te yayınlandı. 
Gotik romanın en büyük klasiğine imza atmış yazarın hikâyeleri bir kez okununca asla unutulmayacak. Korku edebiyatının en büyük klasiklerinden Dracula’yı kaleme alan Bram Stoker’ın kısa hikâyelerinden oluşan koleksiyonu Drakula’nın Konuğu, tüyler ürpertici dokuz hikâyeyle okurun karşısına çıkıyor. Yazarın ölümünden sonra eşi tarafından derlenen hikâyeler, Stoker’ın benzersiz, karanlık ve gotik dünyasını keşfetmek isteyenler için kusursuz bir başlangıç. Artemis Korku Klasikleri’ne hoş geldiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88604</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2153247-557e-4d6e-9fc6-8e7e048142b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezgisel Yeme Uygulama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Fazla gördüğünüz kilolardan kurtulmak için popüler diyetleri deniyor musunuz? 
Karbonhidratı ve şekeri hayatınızdan tamamen çıkardıktan birkaç gün sonra bir kriz eşliğinde aşırı yediğiniz oluyor mu? 
Doyurucu öğünler yerine popüler diyetisyenlerin önerdiği ve kalori saymayı gerektiren hafif öğünlere yöneliyor musunuz? 
Stresli zamanlarınızda özellikle tatlıyı fazla kaçırarak pişman oluyor musunuz? 
O fazla üç kilodan bir türlü kurtulamıyor musunuz? 
Çevrenizden sürekli kilo vermeniz ya da almanızla ilgili sözler duyuyor musunuz? 
Standart beden algısı ve toplumun dayattığı zayıf olma baskısı nedeniyle her gün kafamızda dönen ve yemekle ilgili ilişkimizi dönüşü zor olacak bir şekilde etkileyen bu sorular özellikle gençleri yeme bozukluğuna itiyor. Bu bozukluğun tarihi çok eskilere dayansa da şimdilerde özellikle sosyal medyanın etkisiyle sorun giderek derinleşiyor. 
Bir diyet kitabı olmayan, yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını anlatan ve bedene saygı ile bütüncül özbakımı öğreten Sezgisel Yeme Uygulama Kitabı, alanında öncü olan Uzman Klinik Psikolog Egenur Bakıner Yücebilgiç ve Uzman Psikolog Özlem Demirci Balsak’ın duru çevirisiyle her yaştan bireye hitap ediyor. Hem sezgisel yemenin ne anlama geldiğini hem de bu yeme biçimini uygulamanın ilkelerini anlatıyor; aynı zamanda pek çok uygulamayı içerdiği için hayat boyu başucu kitabı olma özelliği taşıyor.  
Evelyn Tribole ve Elyse Resch’in fiziksel ve psikolojik anlamda yemeyle ilişkisi bozulan herkesi bu sorunu çözmeye davet ettiği kitap, yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurabilmenize, açlık ve tatmin işaretlerine dikkat vermenize ve zihniniz ve vücudunuzla derin bir ilişki kurmanıza yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88605</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82212024-9a7d-47ce-a70a-6ed092462d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavram Atlası - Siyer II</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, 17 farklı alanda ikişer cilt halinde, toplam 34 kitaptan müteşekküli yaklaşık 9000 maddelik Kavram Atlası Külliyatının bir parçasıdır.
Eser Yoluyla, dağınık halde bulunan ilmi birikimi toparlayarak sistematik hale getirmek ve okuyucunun zihninde bir kavram birliği oluşturmak hedeflenmiştir.
Kavram Atlası Külliyatı ile, parçacı yaklaşımdan ziyade bütüncül anlayış amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88606</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c2742f8-68c6-4dd0-81e2-120541036a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Prosesler İçin Uygulamalı Ekserji Analizi</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1. Giriş 
Bölüm 2. Entalpi 
Bölüm 3.Entropi 
Bölüm 4.Ekserji 
Bölüm 5.Çevre ve Referans Bileşenlerin Kimyasal Ekserjileri 
Bölüm 6. Referans Olmayan Bileşenler İçin Kimyasal Ekserji Hesabı 
Bölüm7. Kimyasal Ekserji Hesabında Birinci Alternatif – Referans Bileşenlerin Kimyasal Ekserjilerinin Kullanımı 
Bölüm 8. Kimyasal Ekserji Hesabında İkinci Alternatif – Elementlerin Kimyasal Ekserjilerinin Kullanımı 
Bölüm 9. Suyun Kimyasal Ekserjisi 
Bölüm 10. Sıvı Çözelti Ekserjisi 
Bölüm 11. Proseslere Uygulama 
Bölüm 12. Fiziksel Prosese Örnek – Su Buharı Türbini 
Bölüm 13.Fiziksel Prosese Örnek – Isı Değiştirici 
Bölüm 14. Kimyasal Prosese Örnek – Doğal Gaz Yakılan Fırın 
Bölüm 15. İnorganik Kimyasal Prosese Örnek – Kireç Taşının Kalsinasyonu 
Bölüm 16. Organik Kimyasal Prosese Örnek – İsopropanolün Dehidrojenasyon Reaktörü 
Bölüm 17. Ayırma İşlemlerine Örnek – Distilasyon 
Bölüm 18. Ayırma İşlemlerine Örnek – Absorpsiyon 
Bölüm 19. Proseslerin Ekserji Esaslı Termoekonomik Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88607</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81b1dfd8-5dc7-4467-9ffb-c81140948463.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen Dönüşümü Özelinde Beden Eğitimi Öğretmenliği - Nereden? Nereye?</image:title>
            <image:caption>Öğretmen Dönüşümü Özelinde Beden Eğitimi Öğretmenliği: Nereden? Nereye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88608</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0acbfe7d-5823-43de-b0e7-a1255570342f.jpg</image:loc>
            <image:title>Genetik İhanet - Tepedelenliler</image:title>
            <image:caption>Genetik İhanet; Boğaz’daki Aşiret kitabımızla başlayan aile tarihi araştırmaları zincirinin bir parçası… Bu çalışma, Osmanlı’dan günümüze uzanan bürokratik klandan birbirine akraba iki ailenin tarihini, Kemal Derviş çerçevesinde anlatıyor. 

Genetik İhanet kitabında yer alan isimleri ihanetle suçlamak gibi bir niyetimiz yok. Ancak Tepedelenli Ali Paşa’nın bağımsız devlet kurmak için devlete isyan etmesi ve Halil Hamit Paşa’nın yabancılarla işbirlikçiliği yaparak darbeye kalkışması görmezden gelinemeyecek olgulardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88609</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a977f84-e3cb-44bc-8227-2e5d7783ff52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep İnsan</image:title>
            <image:caption>“Biraz tarih, biraz biraz felsefe, biraz din, 
biraz siyaset; ama ‘hep İnsan.’” 

Yazdıklarım insanın tarihsel ilerleme sürecindeki inanış, düşünce ve eylemlerini anlamaya yönelik kısa bir derlemedir. İnsan doğası gereği bilmek isteyen bir canlıdır, merak eder. 
İnsanlık mirasına pozitif değer katabilecek eylemlerde bulunabilmek için gerekli 3 temel adım şunlardır: 

1- Oku (algıla/duy/tez) 
2- Bil (anlam/kategori/antitez) 
3- Düşün (sentez/sezgi) 

İnsanın inancı bu üç eylemden sonra oluşmalıdır. Bilinç, aklın yol gösterdiği aydınlıkta ilerler. Yani insanlık bilinçtir. 
İnsan eylemlerini hissederek ve inanarak yapar. İnanmayan insan eylemde bulunmaz. Eylemler yapıcı ya da yok edici olabileceği için inançların bilmeye dayanması şarttır. 

“Harekete geçmiş cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.”        
 Goethe 
İnsan eylemleri, insan için iyi olanı aramalı; insan yararını, insan onurunu korumaya yönelik olmalıdır. Bu konuda ırk ve sınıf ayrımı yoktur. Tüm insanlar eğitilebilir. Hümanizm odaklı olmalıdır. İnsanın zaman içindeki değişiminde olumlu yönde ilerlemesine hizmet etmelidir. Bu kitap bir insanın bilme yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88610</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb444f81-2299-40c0-9a48-b5418b55c64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarımla Destekli Ülkemizin Son 50 Yılındaki Savunma Havacılığı Serüveni</image:title>
            <image:caption>&quot;Savunma havacılık sektörünün teknolojilerindeki son 50 yıldaki değişim ve gelişmeleri benim ağzımdan duyarken konu ile ilgili anılarımı yazdığımı da fark etmiştim. Aslında, anıların kronolojik gelişmesi içinde hayatım boyunca emek verdiğim savunma havacılığını anlatılırken buna paralel olarak zaman içinde oluşan entelektüel birikime de değinilmeden geçilmiyordu. Bunların içinde ülkemizin çağdaşlaşması için verilen çabaların bir kısmına yaptığım katkıyı da anlatmayı değerli buldum. Üzerinde önemle durduğum bir başka konu da hayatım boyunca ilişkide bulunduğum kişileri isimleriyle anmaktı çünkü onlar bütün bu anıların ve aydınlığa doğru ilerlemenin aktörleriydiler.” 

Prof. Dr. Ahmet Ş. Üçer, kendi anılarını anlatırken aslında ülkemizin savunma havacılığı serüvenini de anlatıyor. ODTÜ’de başlayıp TÜBİTAK ve NATO’da üst düzey görevlerde bulunduktan sonra TUSAŞ’ta devam eden kariyeri, savunma havacılığımızın mihenk taşlarını içeriyor. Kitap aynı zamanda ülkemizin uluslararası imajının nasıl değiştiğini aşama aşama gözler önüne seriyor. Bu kitabı sadece havacılığa ilgi duyanlar değil, herkes ilgiyle ve bir çırpıda okuyabilecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88611</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45e2fd3-9bb0-4003-8250-fa506af12280.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalimlerin Ölümleri Üzerine</image:title>
            <image:caption>Zalimlerin Ölümleri Üzerine’nin Tanrısal İntikam çevresinde dönen hikâyesi, imparatorluğun 303-314 yıllarına dair önemli bilgiler sunar. Lactantius elli iki bölümden oluşan kitabının girişinde kendi döneminin zalimlerini anlatacağını yazmış olsa da anlatısına işkenceyle ilgili suçlamak için seçtiği Nero, Decius, Domitianus, Valerianus ve Aurelianus’a dair kısa bir özetle başlar. Eserin geri kalan kırk altı bölümü Diocletianus’un tetrarchia tasarısı, “Büyük Zulüm” süreci, imparatorun tahttan feragati, Maximianus’un feragate direnmesi, Maxentius’un imparatorluğa yükselmesi, Galerius’un hastalığı gibi olayların detaylarını ve zalimlikleri sebebiyle Tanrı’nın bu imparatorlar için hazırladığı trajik sonları içerir. Ayrıca Lactantius’un Hıristiyan bir imparatorluğun temellerini atacak olan Constantinus’un Milvius Köprüsü savaşı öncesi gördüğü rüyanın hikâyesinden bahsetmesi ve dinsel hoşgörüyü vadeden Milano Emirnamesi’nin tam metnini aktarması eserin değerini arttırmıştır. 
Nihayet Constantinus’un sunduğu inanç özgürlüğü sonrasında kaleme aldığı eserde ilâhi adalete olan inancını haykıran ve zalimlerin ölümleriyle Hıristiyan zaferini kutlayan Lactantius’un sevinç çığlıkları günümüze ulaşmıştır: 
“Şimdi karanlık fırtınanın şiddetli hortumlarından sonra, gökyüzü sakin ve hasretle beklediğimiz ışık yeniden parladı; artık kullarının ibadetleriyle yatışmış olan Tanrı, ilâhi yardımıyla dua edenleri ıstıraplarından kurtardı ve şimdi dinsizlerin komplolarını yok ederek yas tutanların gözyaşlarını sildi… Cezaları gecikse de hak ettikleri gibi ağır oldu. Tanrı onların cezalarını hem tek bir Tanrı olduğunu hem de O’nun yargıç olarak günahkârları ve zalimleri açıkça hak ettikleri cezalara çarptırdığını büyük ve muhteşem örneklerle gelecek kuşaklar öğrensinler diye erteledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88612</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec311dc-76c6-40ef-9844-2a339b747805.jpg</image:loc>
            <image:title>Attika Geceleri</image:title>
            <image:caption>Attika Geceleri” (Noctes Atticae), Aulus Gellius’un bilinen tek yapıtıdır. Aslen hukukçu ve felsefeye düşkün bir kültür adamı olan Gellius’un bu eseri, gençliğinde felsefe merakıyla gittiği Atina&apos;da okumuş olduğu eserlerden yaptığı kısa ya da uzun alıntılardan, kendi yorum ve hatıralarından oluşur. Eserde yer verilen konular felsefe, mantık, gramer, etimoloji, hukuk, tarihi anı ve anekdotlar, biyografi, eski gelenekler, söylenceler, müzik, astronomi, spor ve oyunlar, festivaller, dinî bayramlar, mitoloji, devlet işleri, coğrafya ve topografya, Senatus kararları, falcılık ve kehanet, giyim kuşam ve görgü kuralları, gastronomi, savaş sanatı ve askerlik, güzel konuşma, doğa tarihi, ahlâk, metin eleştirisi, günlük yaşam, kamu hayatı, kütüphaneler, sahne sanatları, güzel sanatlar ve hekimlik gibi disiplinlere yayılan geniş bir yelpazeyi kapsar. Günümüze ulaşmamış ya da az bilinen birçok kitap ya da şahsiyete dair bilgi içermesiyle bu eser aynı zamanda Eskiçağ edebiyatı ve dünyası hakkında önemli bir referans kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88613</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6bf6f1c-bf7e-4fec-9600-fcb2cee6e7e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş, Ahlak ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Yaşamın trajik unsurunu anımsatan her şey bir varoluş sorunudur. Can sıkıntısı, umutsuzluk, şiddet, kırılganlık ve intihar gibi eski dünyanın “ölümcül” farz ettiği küçük ve büyük günahlar, esasen insanlık tarihinin varoluşsal krizlere içkin olduğunu gösterir. Yaşam, temelde bir uyumsuzluktur. Bu farkı ve uçurumu hesaba katmayan her türlü yaklaşım insana yabancıdır. Modern dönemde bilimsel düşünce daha çok bedeni ve iktidarı korumaya hizmet ederken, varoluşsal eğilim dikkat ve hedefini aşkınsal bir boyuta taşımıştır. 
 
İnsanın dünyadaki serüveni herhangi bir ölçüye sığmamaktadır. Dünyaya gelen ve nihayetinde ölecek olan, merak eden ve ürperen, konuşan ve hisseden, o ölçüde acı çeken ve mutlu olabilen insan türü, mekanik bir işleyişin sınırlarına hapsedildiğinde ruhsal bakımdan iflas etmesi kaçınılmazdır. “Fiyasko” ile neticelenen sayısız yaşam bunun örneğidir. Başka bir yolda giden, varoluşun gizemini açık ve dürüstçe sorgulayanlar ise kendi iç seslerine kulak vermişlerdir: Simone Weil insanın sefaletine işaret etmiştir. Dostoyevski’nin kahramanları düşkünlüklerini ve uyumsuzluklarını sergilediği ölçüde şahsiyet kazanmışlardır. Kierkegaard’ın ironisinde her şeyi standartlaştıran ve birey ahlâkını oluşturamayan kalabalığın tehlikesi vardır. Bu yüzden Nietzsche daima güçsüz insanların kitlelere kabul ettirdiği güç oyunundan söz etmektedir. 
 
Yapıtları ve çevirdiği isimlerle yaşamı ve yolculuğunu özdeş kılan Mukadder Yakupoğlu bu çalışmasıyla düşünce dünyasına farklı bir yerden bakmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88614</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dabf26cb-5026-4310-aa2c-2c32d6d62917.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Evrimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ve Türkçede felsefenin yer etmesi, felsefe dilinin yalınlaşması için çalışmalara imza atan, Türkiye’nin kurucu felsefecilerinden Macit Gökberk’ten önemli bir kaynak kitap Felsefenin Evrimi. Üstelik Herakleitos’tan Hegel’e yirminin üzerinde filozoftan örnek metinlerle… 
“Felsefe tarihi, felsefeyi oluşturan belli başlı filozofların sürüp giden bir tartışmasıdır diyebiliriz. Sorunların ortaya konuluşu ile bunların çözüm denemeleri, bu filozofların yapıtlarında gerçekleşmiştir. Felsefenin tarihi boyundaki evrimi, gerçekte, bu kaynakların kendisinden öğrenilebilir. Bunlar bize felsefenin, büyük ustalarının eliyle nasıl işlendiğini, nasıl yapıldığını doğrudan doğruya gösterirler; dolayısıyla bize felsefede yaratıcılığın yollarını da açarlar. 
Kitabımıza bu kaynaklardan seçilmiş örnekler eklenmiştir. Felsefenin evrimi, ancak, bu örneklerle birlikte, yeri geldiğinde onlara başvurarak, daha iyisi; bunlardan kaynakların kendisine de uzanarak, bunların tanıklığıyla canlı olarak kavranabilir ve felsefe tarihi, böylece, dayanakları bilinmeyen soyut bir anlatı, ezbere bir bilgi-edinme olmaktan çıkar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88615</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33436ca1-14ea-44a8-823c-dad21df2ad42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Timisi Anlatıyor Biz Varız</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1960’lardan itibaren siyasette yer alan, ilk siyasi Alevi örgütlenmesi olarak bilinen Türkiye Birlik Partisi’nin Genel Başkanı (1969-1980) ve SHP (1987-1991) milletvekili Mustafa Timisi’nin, genelde demokratik, laik hukuk devleti; özelde de Alevilerin demokratik hakları için vermiş olduğu mücadelesinin tarihsel bir özetidir: “Az”ın “çok” karşısındaki mücadelesi. 
Timisi’nin özyaşamöyküsü ise Türkiye sosyolojisine ayna tutmaktadır. Engelleri aşma iradesi, mevcut önyargılara karşı kararlı bir direniş… 
 
1960’lı yıllarda Alevilerin siyasal tercihleri… Birlik Partisi nasıl kuruldu? Otuz üç yaşında genel başkan… İlk Alevi bildirisi… Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Alevi gençlerle… Beş yoldüşkünü… Diyanet İşleri Başkanlığı’na eleştiriler… İsmet İnönü-Ecevit anlaşmazlığı… Darbeler… Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı… Cevdet Sunay’a idamları veto etmesi için mektup… CHP-TBP ittifakı neden sağlanamadı? Alevilere yönelik kıyımlar… Bir yara olarak kaldı Madımak… SODEP-HP; SHP-CHP birleşmesinde neler yaşandı? Alevilik nedir? Alevi açılımına neden katıldı? Kayınpederi Atatürk’ün yakın koruması Bekir Çavuş… 
 
Türkiye&apos;nin eşit yurttaşlık ve çoğulculuk temelinde demokrasiyi, laikliği ve hukukun üstünlüğünü gözeten siyasal bir yapıya kavuşmasına adanmış bir ömür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88616</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6af4a4c-5ee6-492c-9f66-ebe62086e4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternet Galaksisi</image:title>
            <image:caption>Manuel Castells, 1990’ların sonlarından bu yana, “ağ toplumu” yaklaşımı temelinde yaptığı çalışmaları ile günümüz toplumunun anlaşılmaya çalışılmasında çok sık gönderme yapılan araştırmacıların başında gelmektedir. Kitapları, Türkçe de dahil olmak üzere pek çok dünya diline çevrilmiştir. 
Tuğba Asrak Hasdemir, kitabı sunarken şöyle diyor: “Manuel Castells, dünyanın farklı yerlerinde olduğu gibi kitapları ve çalışmalarıyla Türkiye’de de bilinen ve izlenen bir akademisyen-yazar. Kendi kaleme aldığı akademik yaşam öyküsünde, 1965 yılında başlayan akademik yaşantısında, birçok farklı konuyu araştırdığını belirtmekte Castells… İletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte toplumsal yapıdaki dönüşümleri odak noktasına aldığı ağ toplumu kavramsallaştırması ve incelemelerinin ilk ürünü, Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür ise; sözü edilen teknolojinin yarattığı toplumsal değişimi yoğun ve derinlikli biçimde ele aldığı çalışması İnternet Galaksisi’dir”. 
Bir İnternet Galaksisi’nde yaşadığımızı söylüyor Castells, kabul etsek de etmesek de… Kaleme almış olduğu kitabıyla da bu Galaksi’nin farklı boyutlarını, olanaklarını, zorlu yanlarını gözlerimizin önüne seriyor ve okuyucuya sesleniyor: “Birisinin şöyle diyebileceğini hayal ediyorum: ‘Neden beni yalnız bırakmıyorsunuz?! İnternetinizi de, teknolojik medeniyetinizi de, ağ toplumunuzu da istemiyorum! Ben, yalnızca hayatımı yaşamak istiyorum!’ Eğer duruşunuz böyleyse, size verecek kötü bir haberim var. Eğer ağlar sizin umurunuzda değilse bile, siz ağların umurundasınız. Şimdi ve burada, bir toplum içinde yaşamak istediğiniz sürece, ağ toplumu ile başa çıkmak durumundasınız. Çünkü biz İnternet Galaksisi’nde yaşıyoruz”. 
Evet, hal böyle iken, buyurun İnternet Galaksisi’ne, 
Keyifli yolculuklar dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88617</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/170b701f-fc43-410a-bc06-4c367a73f76f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Alman dışavurumculuğunun önemli temsilcilerinden, Berlin Siedlung programının 1924-33 yıllarındaki başmimarı Bruno Taut’un sürgün hayatı Nasyonal Sosyalistlerin iktidara gelmesiyle başlar. 1933’te Japonya’ya, 1936’daysa Türkiye’ye yerleşir. 24 Aralık 1938’deki ölümüne dek hayatını sürdüreceği İstanbul’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Mimarlık Bölüm Başkanı olarak görev yaparken Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda da İnşaat Dairesi Başkanlığı görevini yürütür. Taut Türkiye’de geçirdiği süre boyunca, ağırlıklı olarak profesyonel yaşamında gerçekleşen gelişmeleri kısa kısa notlar almak suretiyle günlüğüne kaydeder. Bürokrasinin ve akademik hayatın kimi zaman üzerinde “genel bir dekadans intibaı” bırakan haleti ruhiyesini, bu süreçte dirsek temasında bulunduğu Erken Cumhuriyet döneminin farklı meslek gruplarına mensup önemli aktörleriyle olan ilişkilerini, mimarlık kavrayışlarını teknik gerekliliklerin ötesine taşımayı amaç edindiği öğrencileriyle olan yoğun mesaisini ve gerek akademisyen gerekse tasarımcı kimliğiyle ortaya koyduğu mimarlık üretiminin düşünsel süreçlerini neredeyse şifrelenmiş anekdotlar halinde günlüğünün sayfalarına aktarır. “İstanbul Günlüğü 10.11.1936 - 13.12.1938” adıyla Almanya’da Akademie der Künste, Berlin arşivinde ve ayrıca Japonya’da bir müzede muhafaza edilen bu elyazması, yayımladığımız Türkçe edisyonu vesilesiyle ilk kez kitaplaştırılarak gün ışığına çıkarılmış oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88618</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1549fea3-59e1-46d6-b3cf-2960ded4521b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Lanetlileri</image:title>
            <image:caption>“İnsanlığın ileriye gitmesini istiyorsak, insanlığı Avrupa’nın yerleştirdiğinden farklı bir düzeye götürmek istiyorsak, 
öncü olmamız gerekiyor. Halkımızın beklentilerine yanıt vermek istiyorsak, Avrupa dışında başka yerlere bakmamız gerekiyor. Ayrıca, Avrupalıların beklentilerine yanıt vermek istiyorsak, onlara, ne kadar ideal olursa olsun, zaman zaman onların bile midesini bulandıran toplumlarının ve düşüncelerinin bir yansımasını göndermemeliyiz. Avrupa için, kendimiz için ve insanlık için, yoldaşlar, yeni bir başlangıç yapmalı, yeni bir düşünce tarzı geliştirmeli ve yeni bir insan yaratmaya çalışmalıyız.” 
Frantz Fanon 

1961’de, Cezayir Savaşı’nda sömürgeci şiddetin zincirlerinden boşandığı bir dönemde yayımlanan Yeryüzünün Lanetlileri, o günden beri sömürgecilik karşıtı mücadelenin başyapıtlarından biri oldu. Frantz Fanon’un, sömürgeleştirilmiş insanın yaşadığı travmayı inceleyen ve bir tür siyasal vasiyeti mahiyetindeki bu eseri, Üçüncü Dünya devrimi ütopyasına da ışık tutuyordu. 
Fransa’da ilk yayımlandığında birkaç kez yasaklanan bu kitap, günümüzde postkolonyal çalışmaların temel referans kitabı olmaya devam ediyor. 
 
Jean-Paul Sartre’ın kitabın ilk baskısına yazdığı ünlü önsöze ilaveten Alice Cherki ve Mohammed Harbi, yazdıkları önsöz ve 
sonsözlerde Fanon’un düşüncesinin günümüze kadar devam eden önemini ele alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88619</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92034d6c-e857-42d7-a83b-e04e4c771cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Yalanların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Günümüzde yalan, artan oranda ampirik gerçekliğin yerini alıyor. ‘Uydurma haberler’ gerçek diye önümüze konuldukça, 
bunlardan yola çıkılarak oluşturulan fikirler hükümet politikalarına dönüşüyor. Bugün ‘hakikat ötesi’ hakkında konuşulanların 
siyasi ve düşünsel kökeni faşist yalanların tarihinde yatıyor. Bunu her daim hatırlamalıyız.” 
 

Halkın bir bölümünün özgürlüğü ve refahının diğer bir bölümünün mutsuzluğuna ve yoksunluğuna endekslenmesi, içinde bulunduğumuz siyasi manzarada ilk göze çarpan motif olmaya başladı. Bu motifin doğallaşmasının yolunun yalanın kamu felsefesi olmasından geçtiğini düşünmek için elimizde pek çok 
neden var. 
Federico Finchelstein Faşist Yalanların Kısa Tarihi’nde günümüzdeki otoriterleşme ve faşistleşme eğilimini anlamaya çalışırken, 
hem Hitler ve Mussolini’nin “sıradan” yalanlar olarak görülemeyecek “mitsel” yalanlarına dair tarihsel ve felsefi bir okumaya 
girişiyor hem de yalanının bir hükmetme ve zulmetme 
aracı olarak bugünün otoriter popülist liderleri tarafından nasıl devralındığının izini sürüyor. 
Finchelstein faşist ve mitsel yalanlara karşı tarihi savunarak direnmenin önemi üzerine düşünmeye çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88620</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233f1bbb-56be-4bd8-80fd-0d057e4b7c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cennetteki ırmağı kirleten her kötülüğe… 
HİÇ KİMSENİN DUYMAK İSTEMEDİĞİ O İSMİ GURURLA SÖYLEDİM: ASEL 
Asel yaşadığı ihanetlerin sorumlularıyla yüzleşebilmek için tüm cesaretini toplayıp okula geri döner. İnsanların suçlayıcı bakışları, geçmişin günahlarına karışınca her geçen gün daha da zorlaşır. 
Geçmiş kalbini dikenlerle sararken biri onun çiçek açabileceğine inanır. Yeni filizlenen hisleriyle birlikte içindeki öfkenin ateşi gittikçe harlanmaktadır. Asel son kez geçmişiyle karşı karşıya geldiğinde, güvendiği hiç kimse sandığı kadar masum değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88621</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd51e77-02c5-463f-b25f-32af2de5068c.jpg</image:loc>
            <image:title>Serteller</image:title>
            <image:caption>Serteller, Osmanlı’nın yıkılış ve Türkiye’nin kuruluş döneminde düşünce, duygu ve yeniliklere yön veren iki başarılı gazeteci ve yazarın; Sabiha ve Zekeriya Sertel’in hikâyesini anlatıyor. Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti, 1911-1978 yılları arasında hemen hepsi çok satan dergi ve gazeteler çıkardı, pek çok kitap yazdı. Nâzım Hikmet, Suat Derviş, Sabahattin Ali, Nail Çakırhan başta olmak üzere ülkenin demokrat, ilerici ve sosyalist pek çok aydın ve yazarı bu yayın organlarında çalıştı, kitapları Serteller tarafından basıldı. Serteller yönetimindeki Tan gazetesi yükselen Alman faşizmine, 
yerli Nazi işbirlikçilerine ve dönemin baskıcı tek parti hükümetlerine alabildiğine muhalefet etti, çok partili demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü ve insan haklarını savundu. Tan Matbaası ve gazeteleri iktidarın el altından kışkırttığı bir saldırıyla yok edildikten sonra 
yurt dışına çıkmak zorunda kalan Sertellerin, asla açıklamadıkları onlarca yıllık serüvenleri; Paris, Budapeşte, Prag, Leipzig, Moskova ve Bakû’daki yaşamları, tanıklıklara ve gizli Sovyet belgelerine dayanarak ilk kez gün ışığına çıkarılıyor. Korhan Atay, Tan gazetesinin düşmanı Nazi dostu basın organlarına Almanların nasıl para yağdırdığını, bazı ünlü yazarların yalnızca Nazi parasıyla nasıl gazete çıkardığını gizli Nazi belgelerine dayanarak anlatıyor.
 
Serteller bir ülkenin, bir toplumun doğuş, yükseliş ve tökezleme anlarını müdahil ve mağdur olarak bizzat yaşayan Sabiha ve Zekeriya Sertel’in mücadele dolu buruk yaşam öyküsü paralelinde ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88622</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6f71fc-9a2d-4ea3-a015-dcedc8401828.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarın Tarihi Ezilenin Dini</image:title>
            <image:caption>“Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki en özgün düşünürlerden biri… Okul yıllarında pozitivizmden etkilenmiş olduğu ya da tarih tezi bağlamında romantik sosyalizm geleneğine yaklaşmış olduğu söylenebilse de Kıvılcımlı’yı herhangi bir kategoriye sokmak çok mümkün değil. Kendine özgü ve Türkiye koşullarına uygun bir sosyalizm anlayışı geliştirmeye çalışan… Kıvılcımlı’nın neredeyse hayatının son anlarına kadar Türkiye’de kalmış olması da yaşadığı ülkenin siyasi gerçeklerinden kopmadan üretim yapabilmesini sağlamıştır.”

Barbarın Tarihi Ezilenin Dini, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın özgün düşünsel üretiminin odağında yer alan din ve tarih alanındaki teorilerine özenle eğilen bir çalışma. Kıvılcımlı, barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşünüyordu. “Din aleyhtarlığını” anlamsız buluyor, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak okuyordu. Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın ömrünü verdiği bu teorik çabanın inceliklerine mercek tutuyor. Özcan Eliaçık’ın önemli bir katkısı da, Kıvılcımlı’nın düşünce kaynaklarını irdelemesi. “İslam’ın Marks’ı” olarak adlandırdığı İbn-i Haldun başta olmak üzere, gerek Osmanlı İslâm gerek Marksist ve Batılı düşünürlerden aldığı ilhamları görüyoruz. 2019’da Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin Genç Sosyal Bilimciler Ödülü’nü alan eser, sadece sınıf mücadeleleriyle ve din tarihiyle değil, insanlık tarihiyle ilgilenen herkese hitap eden geniş bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88623</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa5c8af-66f3-4ea1-9b94-47156fa2c062.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Doğanlar…Üç Doğan</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin kültür ve mimarlık hayatını uzun yıllara yayılan üretimleri ve benzersiz katkılarıyla zenginleştiren mimarlar Doğan Kuban, Doğan Tekeli, Doğan Hasol 2010 ve 2015 yıllarında Cumhuriyet gazetesi için bir araya gelip İstanbul ekseninde mimarlık ve kent politikaları üzerine söyleştiklerinde, bu buluşma geniş yankı uyandırmıştı. Mimarlık dünyasının bu üç önemli figürü beş yıl aradan sonra yine Ceren Çıplak Drillat’ın soruları eşliğinde söyleşilerini kaldıkları yerden sürdürüyorlar, mimarlık ve kentleşmeye dair pek çok güncel konuyu tartışmaya açıyorlar. Mimarlığın kültür ve teknolojiyle, inşaatın ekonomiyle ilişkisinden kentleşme ve kentlileşme sorunlarına uzanan geniş bir yelpazede görüşlerini dile getiriyorlar. Türkiye’nin mimarlık politikalarından yola çıkarak güncel mimarlık pratiklerini, koruma ve restorasyon uygulamalarını, kentsel dönüşüm projelerini ve ülkenin gündemini meşgul eden mimarlık merkezli daha pek çok önemli konuyu mercek altına alıyorlar. Yaşadıkları kentle geçmişten bugüne mimar olarak kurdukları ilişkiden hareketle İstanbul’un kentleşmeyle ilgili sorunlarını ortaya yatırıyorlar, kentin geleceği üzerine düşünürken bir yandan da kurdukları hayalleri dile getiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88624</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc04610d-dee7-4997-b9f0-80c1365c4c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğa Güreşinin Aynası</image:title>
            <image:caption>Michel Leiris 1990 yılında yaşama veda ettiğinde, Fransız antropolog Claude Lévi-Strauss Libération gazetesindeki veda yazısında Leiris’in “tartışmasız yüzyılın en büyük yazarlarından biri” olduğunu ileri sürmüştü. Neydi peki onu bu kadar büyük yapan? “Gerçekçilik” damgasının altına gizlenen çağının dar görüşlü nesnelciliğine ve onun sürekli telkin ettiği kendinden kopuşa karşı edebiyatın içinden güçlü bir itiraz yükseltmesi değil mi? Anılarını, gözlemlerini, fantezilerini hatta itiraflarını yazdığı, otobiyografik deneme diyebileceğimiz türden yazılarında doğruyu kendi dışında değil ama daima içinde arayan Leiris için “çağının Montaigne’i” yakıştırmasını yapanlar çok da haksız sayılmaz. 
Leiris, L’Âge d’homme (Erginlik Yaşı) kitabının 1946 tarihli baskısına yazdığı ünlü önsözde, tam da bu itirazını gerekçelendirmek üzere boğa güreşini, toro ile torero, yani boğa ile güreşçi arasındaki tehlikeli ilişkiyi ve uyandırdığı erotik çağrışımları betimlerken, yazma eylemini tekrar düşünmemizi sağlayacak bir sahicilik sorgulamasına girişir. O önsöz başlangıçsa sorgunun vardığı zirve işte bu metin toplamıdır. 
 
Kitabın içinde bulunan “Bir Sanattan da Ötedir Boğa Güreşi” adlı yazıyı yıllar önce Gergedan dergisi için titizlikle çeviren Samih Rifat’ı bu vesileyle saygıyla anıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88625</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de617ac0-e142-4cf1-9686-6da5bb520f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx&apos;ın Kapital&apos;i İçin Kılavuz</image:title>
            <image:caption>David Harvey’in dersleri devam ediyor: Şimdi Marx’ın Kapital’inin ikinci cildine eğiliyoruz. Kapital’in ilk cildi üretime odaklanırken, ikinci cilt malların alınıp satılmasıyla değerin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Harvey ayrıca Kapital’in üçüncü cildinden de kredi, finans ve bankacılıkla ilgili bazı bölümleri buraya dahil ederek, günümüzün krizlerine ışık tutuyor ve Marx’ın analizlerini hayatlarımızın ortasına yerleştiriyor: 
 
“Portakal marmeladıyla ilgili görünürde çok önemsiz olan bu öyküyü anlattıysam nedeni şudur: Ben Marx’ın soyut analizinin yeryüzüne indirildiğinde insanlara gittikçe daha fazla şey ifade ettiğine inanıyorum. Teori, sadece sermayenin içinde hareket ettiği soyut süreçleri değil, aynı zamanda herkesin yaşadığı biçimiyle günlük hayatı da (yani o kadar çok sayıda İngiliz’in acı portakal marmeladını neden sevdiğini) aydınlatamadığı durumda, daha eşitlikçi ve şiddete daha az yatkın bir alternatif üretim tarzını inşa arayışında bir özgürleşme aracı olarak eksik kalacaktır.” 
  Marx’ın siyasal iktisadını çalışmak için benzersiz bir kılavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88626</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979f7b2d-c051-49c8-9fcd-c4b22dffbd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilim, bireysel ve toplumsal hayatımıza teknoloji olarak yansıyarak gün geçtikçe vazgeçilmezimiz olmaktadır. Bilimin, teknolojiye dönüşerek günlük hayatımızı kolaylaştırmasına karşılık, toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında etkisi çok azdır. Çünkü toplumdaki bireyler günlük yaşamlarındaki zorlu mücadelenin getirdiği sıkıntılarla uğraşırken, hayatını kolaylaştıran teknolojinin temelini oluşturan bilimi doğru anlama ve anlamlandırmada hayatî önem taşıyan bilimin amacını, yapısını, hangi süreçlerle işlediğini ve değerini göz ardı edebilmektedir. Bilim felsefesi, düşünsel ve eylemsel açıdan bilimi doğru anlamada ve anlamlandırmada sadece bilimle uğraşanlara değil, aynı zamanda bilimin nimetlerinden teknoloji olarak yararlanan toplumdaki bireylere de bilim ve bilimsel etkinliklere yön veren farklı bakış açılarını karşılaştırmalı olarak sunmaktadır.

Kitapta, bilim felsefesinin teorik izdüşümü ve belli başlı bilim felsefecilerinin görüşleri, çalışmaları ele alınmış; analitik bakış açısıyla değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmayla bilim felsefesinin neliği hakkında farklı bakış açıları ortaya konmuştur. Kitabın, bilim felsefesi aracılığıyla bilimle uğraşanların ve toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında farkındalık oluşturulmasına bir nebze de olsa katkı yapması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88627</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e99071c-f1d3-4909-97f6-71aed6470122.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu ve Atabeglikler Tarihi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’de Ortaçağ Türk tarihi araştırmalarının gelişmesine önemli katkılarda bulunan ve çok erken yaşlarda aramızdan ayrılan merhum Prof. Dr. Coşkun Alptekin (1942-1998)’in, Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihi ile ilgili muhtelif dergilerdeki makaleleri, Millî Eğitim Bakanlığı İslâm Ansiklopedisi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki çeşitli maddeleri, yurtiçi ve yurtdışındaki sempozyumlarda sunulan bilimsel tebliğlerini ihtiva etmektedir. Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihinin yanı sıra Selçuklu nümizmatiği üzerine de mühim araştırmalar yapan Prof. Dr. Alptekin’in çalışmaları bilimsel değerini bugün hâlâ korumakta ve alanında araştırmacıların sıkça istifade ettiği başlıca müracaat eserleri arasında yer almaktadır. Hocamızın yayınlarına bugün kolaylıkla ulaşılamamasından dolayı ortaya çıkan bu kitapta, dört ayrı bölümde toplam 31 adet çalışması yer almaktadır. Bu eserle, günümüz araştırmacılarının da bu çalışmalara kolaylıkla ulaşabileceği muhakkaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88628</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b6710-3013-4f78-ad45-93d6b102c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizanü’l-Hakk Fi İhtiyari’l-Ehakk</image:title>
            <image:caption>En Doğruyu Seçmek İçin Hak Terazisi” olarak günümüz Türkçesine çevirebileceğimiz Mîzânü&apos;l-Hakk fî İhtiyâri&apos;l-Ehakk, kendi döneminde kısır çekişmelere dönüşmüş olan dinî ve ilmî tartışmaları ele alan bir eserdir. Kâtip Çelebi, bu tartışmaları belli bir usul dairesinde inceleyerek Osmanlı ilim ve kültür hayatında gözlemlediği aksaklıkları belirtmiş ve bunların sebeplerine inerek mevcut durumu eleştirel mahiyette bir eser kaleme almıştır. Eser, aklî ilimlerin gerekliliği konusunda yazarın düşüncelerini içeren bir mukaddime, yirmi bir farklı konu ve bir hâtimeden müteşekkildir. 
Yazar, eserinde sadece ilmî meseleler üzerinde durmamış, ilmiyyenin ve yönetimin halk üzerindeki yetkileri ve etkilerini de yeri geldikçe eserinde zikretmiştir. Kâtip Çelebi, ilim ehlinin ve yöneticilerin deyim yerindeyse halkın suyuna gitmesi gerektiği, tebaanın örf ve âdetlerini zor kullanmanın değiştiremeyeceğini hatta ve hatta bu zor kullanımın yanlış da olsa mezkur uygulamalara halkın daha sıkı sarılacağını belirtmesi oldukça önemlidir. 
Kâtip Çelebi, eserinde toplumu bölen unsurları da yer yer ele almış ve bunlarla ilgili olarak özellikle orta yolu tavsiye eden söylemlerde bulunmuştur. İbn Arabî hakkında yaşanılan tartışmalar, Kadızâdeliler ile Sivasîler arasındaki sürtüşmeler ve Yezid hakkındaki mütaalaları yazarın okura ve topluma orta yolu tembihlediği konular arasında sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88629</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61989637-e578-4c29-818c-a2a68453cf98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses Farkındalığı - Okuma Güçlüğüne Yönelik Alıştırmalar-1</image:title>
            <image:caption>Okumayı oyun hâline getirip eğlenceli kılmanın yolları bu kitapta! Dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile Stefani Terziyan&apos;ın akademik araştırmaları, kişisel deneyimleri ve pratik uygulamaları ile ortaya çıkan Ses Farkındalığı; eğitim, dilbilimi, dil bozuklukları, gelişimsel psikoloji gibi farklı disiplinleri harmanlayan, kapsamlı bir rehber.
 
Okuma güçlüğü çeken (disleksik), okumaya yeni başlayan ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklara yol göstermek amacıyla yayıma hazırlanan kitap, ses ve sembol ayrımlarında farkındalık kazandıran görsel, işitsel ve yazınsal alıştırmalardan oluşuyor.

Kitap, disleksi tanısının nasıl konulduğundan fonolojik farkındalık yetilerinin artırılmasına uzanan zengin içeriğiyle, bu alandaki kaynak eksikliğini gideriyor. Sunduğu alıştırma seçkisi; &apos;&apos;Heceleme&apos;&apos;, &apos;&apos;İlk ve Son Ses&apos;&apos; ve &apos;&apos;Zor Ses&apos;&apos; olmak üzere kolaydan zora doğru üç seviyede sıralanıyor.

Ses Farkındalığı ile okuma güçlüğüne dair zihinlerde beliren pek çok soru açıklığa kavuşuyor, toplum tarafından doğru bilinen yanlışlara dikkat çekilerek, okuma eylemi tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Ses Farkındalığı kitabı, 5 soruda mercek altında: Kimler için hazırlandı?
Başta okuma güçlüğü çeken ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklar olmak üzere, okumaya yeni başlayan anaokulu ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için tasarlanmış olup, ebeveynler, öğretmenler, dil ve konuşma terapistleri rehberliğinde uygulanması öngörülerek hazırlanmıştır. 

Hedefi nedir?
Okuduğumuz dil ile konuştuğumuz dil arasındaki bağlantının anlaşılması, ses farkındalığının geliştirilmesi, okuma eyleminde bulunan çocukların yüreklendirilmesi ve okuduklarından keyif almalarının sağlanması öncelikli hedefleri arasındadır. 

Nasıl bir içerik sunuyor?
Harfler ve sesler arasındaki ilişkiyi temel alan oyunlar, eğlenceli etkinlikler, hece alıştırmaları ve okuma parçalarından oluşan, destekleyici ve pekiştirici bir içerik sunuyor. Ek olarak, okuma güçlüğü tanı süreci hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunuyor. 

Farklı kılan özellikleri neler?
Kolay anlaşılır tanım ve açıklamalar, daha önce çocuklarla birlikte uygulanıp etkinliği kanıtlanmış alıştırmalar, &apos;&apos;Sen de Oku&apos;&apos; koleksiyonunda yer alan eserler ile pratik yapma olanağı, özgün resimler ve kitabın kullanımına dair ipuçlarıyla fark yaratıyor. Kitap bu özellikleriyle, sadece okuma güçlüğü çekenler için değil, okuma serüvenine yeni başlayan çocuklara da seslenmeyi başarıyor.  

Kim hazırladı?
Eğitim hayatını çocukların dil gelişimini anlamaya ve desteklemeye adamış, yurtiçi ve yurtdışında dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile ilkokulda kendisine disleksi tanısı konan, pek çok filmde imzası bulunan yönetmen Stefani Terziyan tarafından uzun ve titiz çalışmalar sonucunda yayıma hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88630</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd6e870-109f-4b42-8828-bdc1aa02b9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Söylemek</image:title>
            <image:caption>Gerçeğe karşı neden bu kadar tutkululardı? Vazgeçilmez olan neydi? Vazgeçenler bizlere hangi mesajı bıraktı? Hayalleri için ne yaptılar? Nelerden korktular, neye tutundular? Onları farklı kılan neydi? Farklı olmak neler getirdi? 
Orhan Tüleylioğlu, farklı alanlarda tanınmış isimlerin hayat hikâyelerinden kesitler sunduğu kitabında gerçeği söylemenin tek bir yolunun olmadığını, gerçek üzerine ısrarcı olmanın ise dünyanın hemen her yerinde ortak bir kader yaşattığını anlatıyor. Gerçeği Söylemek, kimi zaman sırf merakları için, kimi zaman yüksek idealleri uğruna, kimi zaman ise sadece daha mutlu olabilmek için harekete geçenlerin ve değişim yaratanların yol haritasını çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88631</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c00d1cd-fbc4-46c4-9e05-dd0481942bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Freud - Bakire Ölen Bir Anne</image:title>
            <image:caption>“Hareketlerimize hükmeden şey, keşif ruhunun verdiği neşe ve canlılıktı.”
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un altı çocuğunun arasından tahtını devredeceği tek vârisi
olarak gördüğü kişiydi Anna Freud, öyle de oldu.
Anna Freud, babasından devraldığı tacın hakkını sonuna kadar verdi. Hayatını babası Freud’a ve
onun öğretilerine adadı. Psikanalizi ölümsüzleştirmeye adeta ant içmiş bu genç kadın Çocuk
Psikanalizi ve Benlik Psikolojisi ekollerini geliştirdi, psikanalitik ilkelerin çocuk terapisine
uygulanmasına öncülük etti.
Hiç evlenmedi ama hem çok sevdi hem de çok sevildi. Hayat arkadaşı Dorothy ile beraber
kurucusu olduğu okullar ve enstitüler sayesinde sayısız çocuğa ev verdi, onları korudu, her birine
annelik yaptı.
Psikanaliz dünyasındaki paha biçilemez katkılarına rağmen hep gölgede kalmayı tercih etti.
Şöhreti ve şovu hayatı boyunca reddetti. Bu yüzden ismi çok anılmadığı halde günümüzde bile
halen çocuk ruh sağlığına dair yapılan tüm çalışmalarda onun dokunuşları vardır. Dünyaya geldiğinden beri başkalarının sevgisini kazanmak için uğraşan, babasına âşık, çocuklardan ve hayvanlardan hiç vazgeçmeyen bir bilim kadınının hikâyesini okuyacaksınız bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88632</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac58da80-195b-445f-80f4-cc2a6037e78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardına Bakma</image:title>
            <image:caption>- Will Eisner Çizgi Roman Ödülü, 2018 - 
Ardına Bakma, Brezilya’daki köleliğin gizli tarihine sanatsal ve edebi açıdan ışık tutan ilk eserlerden biri. Tarihin üzerinden güçlü çizimlerle geçerek, köleliğe dair tüyler ürperten hikâyeleri şiirsel bir şekilde canlandıran bu eser, dünya genelinde bolca övgü aldı. Bu dokunaklı hikâyeler, tarihin en karanlık köşelerinden birinin trajik ve insanın içine işleyen bir portresini sunuyor. 
Marcelo d’Salete’in yazıp çizdiği bu baş döndürücü çizgiroman, insanlığından vazgeçmeyi reddeden cesur kadınların ve erkeklerin mirasını taşıyor. Yoğun çizimleri ve yalın kelime kullanımıyla okuyucuyu yavaşlatarak görsel deneyim yaşatıyor ve derinlere dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88633</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3977322b-ac2f-4f15-89f2-8a990e8fbff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacques Derrida - Gerçeğe Susamışlık İnsanın Soylu Tutkusudur</image:title>
            <image:caption>“Yaşamayı öğrenmek. Tuhaf bir slogan. Kim öğrenecek ki? Kimden öğrenecek? Yaşamayı öğretmek. Peki ama kime? Bunu bilen olacak mı hiç? Yaşamayı bilecek miyiz? Her şeyden önce, yaşamayı öğrenmenin ne demek olduğunu bilecek miyiz?” 
20. Yüzyılın En Yenilikçi Düşünürü 
“Yaşamayı nasıl öğrenirim?” sorusunu cevaplayamadan aramızdan ayrılan, ortaya attığı kavramlarla büyük yankı uyandırmış, felsefeye getirdiği yapısökümü yaklaşımıyla pek çok alanda ve disiplinde büyük değişimler yaratan sıra dışı bir düşünür, postmodern bir filozof Jacques Derrida. Bu kitap Derrida’yı tanımamızı, anlamamızı ve onun engin dünyasına adım atmamızı sağlayacak unsurları özenle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88634</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189f130d-0d09-4ea0-95df-a9d162851dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmüş Geçirmiş İnsanlar İçin Karikatürler</image:title>
            <image:caption>Ünlü mizah ve edebiyat dergilerindeki çizgileriyle tanınan Emirhan Perker’den eşsiz bir karikatür albümü. 
Emirhan Perker, çok sevilen karikatür albümü Osman Gazi ve Mahdumları’nın ardından, bu defa Darth Vader’dan Evliya Çelebi’ye, Bukowski’den Fedon’a popüler kültür ve alt kültürün renkli karakterlerini birbirinden komik esprileri ve usta çizgisiyle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88635</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f8373e-c6a5-4618-ab30-671c8cecea54.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Merhaba, 
Bu günlüğü birlikte tutacak ve sayfalar boyunca bol bol sohbet edeceğiz. Bazen ben anlatacağım, bazen de sen. Mademki günlüğü eline aldın ve bu satırları okumaya başladın, o halde “Sen de yazarsın.” Yazman için sana ipuçları vereceğim. Bu sırada hem yazma yeteneğini keşfetmiş ve geliştirmiş olacaksın hem de farklı yazı türlerini tanıyacaksın. Günlüğümüzde pek çok ilham verici etkinlik ve yaratıcı yazma alıştırmaları seni bekliyor. Haydi! Şimdi okuma, düşleme ve yazma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88636</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb4e0076-27fc-4072-a894-f0b44f3b573f.jpg</image:loc>
            <image:title>Valinya</image:title>
            <image:caption>Henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş Valinya Adası’nda; muhteşem ve eşsiz bir vanilya kokusu yayan, parmak boyundaki Valinler yaşarmış. Birbirlerine sevgiyle sarıldıklarında yaydıkları koku da güçlenir, tüm adayı sararmış. 
Bir gün korku dolu masalları gerçek olup kokusuz devler adalarını keşfetmeye geldiğinde; Valinler vanilya kokusu yaymasınlar ve yakalanmasınlar diye birbirlerinden uzak durup saklanmaya karar vermişler. Ancak devler onları bulmaya kararlıymış çünkü eşsiz kokuları bütün adaya sinmiş bir kere. Valinlerin, adalarını ve kendilerini korumak için daha güçlü bir şeye ihtiyaçları varmış… Birbirlerine ve yaşadıkları adaya duydukları sevgi, 
acaba bu tehlikenin üstesinden gelmeye yetebilecek miymiş? 
Merak dolu kurgusu ve masal tadında,
 etkileyici dokusuyla Valinya, okuruna mis gibi vanilya kokan bir dünyanın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88637</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43880499-d62a-42aa-982c-c612a77cb76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Ünlü Denkleminin Biyografisi: E=mc2</image:title>
            <image:caption>1905&apos;te Albert Einstein, el üstünde tutulan birçok bilimsel inancı paramparça eden beş tarihî makale yayımladı. Bu makalelerden birinde özel görelilik teorisini ve efsanevi denklemi E = mc2&apos;yi tanıttı. Nesiller, çığır açan bu denklemin dünyamızı değiştirdiğini bilerek büyüdüler, ancak gerçekte ne anlama geldiğini ve neden bu kadar önemli olduğunu anlamadan.

Bu hayran bırakan büyüleyici biyografide David Bodanis, tarihteki en büyük bilimsel keşiflerden birinin hikâyesini anlatıyor. &apos;E&apos;, &apos;m&apos; ve &apos;c&apos; ögelerini inceliyor, dönüm noktası buluşlarıyla Einstein&apos;ın yolunu açan bilim adamlarını onurlandırıyor. Denklemin yirminci yüzyıl boyunca gösterdiği gelişimleri anlatarak, izlediği yolu çizerek ve uygulamalarıyla yaşamlarımızda nasıl devrim yarattığını göstererek ileriye, çok daha uzak bir geleceğe pencere açıyor. 
Ancak her biyografide olduğu gibi, konuyu gerçekten ateşleyen ve Einstein&apos;ın aşılmaz görünen teorisini dramatik ve erişilebilir bir insan başarısına dönüştüren, Bodanis&apos;in bu olağanüstü kitapta bir araya getirdiği insan hikâyeleridir: aşk, cesaret ve trajedi hikâyeleri. 
 
“Bodanis, çok sayıda renkli anekdotla, hızlı ve eğlenceli bir şekilde ilerleyerek E = mc2&apos;nin entelektüel atalarının izini maharetle sürüyor…” THE TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88638</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e05ae03-8b7c-4aed-85c0-591034536107.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Minikler</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi mi? O zaman yatağına güzelce yerleş ve birbirinden tatlı hikâyeleri dinlemeye hazırlan!  Birbiriyle yarışmayı çok seven Mili ve Monki,  kararsız koala Ponpon, becerikli timsah Tomi  ve diğer minik kahramanlar seni bekliyor. 
Şirin mi şirin çizimlerin eşlik ettiği birbirinden sevimli 11 öyküyü barındıran İyi Geceler Minikler,  uyku öncesinde okunması için çocuklarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88639</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ba37ef-c4eb-43aa-915a-4bf7dfed089a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türlü Kırılamayan Kabuklu Yemiş</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi kabuklu yemiş kırıcısı Susam ile tanışın! 
Kırılacak üç tane kabuklu yemiş var. Gelin görün ki, bir tanesi kırılmıyor. Sizce Susam, kırılmayan kabuklu yemişi kırmak için neler yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88640</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9615277c-49d6-4117-87a5-77d74ecc821d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ayıların Pikniği</image:title>
            <image:caption>Oyuncak Ayıların Pikniği 
Hayal gözlerini kapadı ve uykuya daldı. Rüyasında en sevdiği oyuncak ayısı Tontiş’in ormana gittiğini gördü. Onu takip eden Hayal, oyuncak ayılarla birlikte büyülü bir geceye adım attı. 
Bu sürprizlerle dolu gecede Hayal,  Tontiş ve diğer oyuncak ayılara katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88642</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ed8d3a-dade-42eb-b4df-b3d5b1948fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Anaokulunda İlk Gün</image:title>
            <image:caption>Lili AKILLI MACERAYI SEVİYOR, ve hiçbir şeyden korkmuyor! 

Bugün Lili’nin anaokulunda ilk günü ve keşfedecek bir sürü şey var! Ama hem sınıf, hem de oyun odası olması biraz kafa karıştırıcı! Üstüne üstlük Lili heyecanlanınca, kurallara dikkat etmeyi unutuyor! 

Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88643</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c99c4130-7ad4-4683-a180-80844ad645a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: Şeytanın Vaadi</image:title>
            <image:caption>Sör Arthur Conan Doyle’un Ölümsüz Karakteri Dedektif Sherlock Holmes Şimdi Yepyeni Maceralarıyla Karşınızda 
 
Sherlock Holmes sahilde bir ceset bulur. Daha sonra ortadan kaybolan bir ceset… Ünlü dedektif ile ortağı Watson, yakınlardaki bir kasabada araştırma yapsalar da sonuca ulaşamazlar. Derken ceset, ikisinin kaldığı yerde tekrar ortaya çıkar ve Holmes ile Watson kim olduğunu göremedikleri birileri tarafından saldırıya uğrarlar. 
 
Watson kendine geldiğinde aradan ayların geçtiğini görür, Holmes ise hiç hatırladığı gibi değildir. Acaba arkadaşına ne olmuştur? Her şey, çocukları lanetli kasabada yaşayan, ölü satanistle mi bağlantılıdır yoksa? 
 
Sekiz Sherlock Holmes romanı kaleme alan ve karakter hakkında önemli otoritelerden sayılan David Stuard Davies, Sör Arthur Conan Doyle’un yarattığı efsaneye saygısını asla kaybetmiyor ve Şeytanın Vaadi’yle tarihin en ünlü dedektifine daha önce hiç yaşamadığı kadar tekinsiz bir vaka sunuyor.  
 
“Sherlock artık başkalarının hikâyelerinde de yaşıyor; Sherlock Holmes eserleriyle bana saatler süren keyif sağlayan yetenekli Davies’in kaleme aldığı Şeytanın Vaadi’nde olduğu gibi.” –Mark Gatiss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88644</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436748d-4760-4fdd-8cfc-dcf4caf5584f.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Poli’nin Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Prenses Poli, çilek yemeyi her şeyden çok seviyor, başka meyveleri, sebzeleri ve yiyecekleri ağzına sürmüyordu! Bir gün, tüm çilekleri ansızın yok oldu. 
Poli şimdi ne yapacaktı? Yemek seçmemek, önyargılı olmamak ve paylaşmak üzerine, meyve tadında  bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88645</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca4b4e1-3bdf-441f-933b-b946873c42bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar</image:title>
            <image:caption>“Doğu ile Batı’nın arasındaki sınırı gerçekten aşan nadir yazarlardandı ve her ne kadar bir Lübnanlı ve vatansever olsa da kendine dünya vatandaşı diyebilirdi.” –Profesör Süheyl Buşrui 
 
Halil Cibran’ın, 1908 yılında, kilisenin ve insanın otoritesini sorguladığı, yayımlandığında çokça eleştirilen kitabı Asi Ruhlar, Beyrut’ta, ülkenin huzuru için zehirli ve tehlikeli görüldüğü söylenerek pazar yerinde, halk arasında yakılmış, Cibran da belirli bir süre sonra ülkeden sürgün edilmişti. 
 
Halil Cibran’ın yerleşik düzene, eşitsizlik ve adaletsizliğin her türlüsüne cesurca saldırdığı Asi Ruhlar üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım “Madam Rose Hanie”de zina işlediği için herkesin gözünde kötülenen bir kadını dinliyor, ikinci kısım “Mezarların Çığlığı”nda acımasız bir hükümdarın uyguladığı kanunların halka nasıl zulmettiğini görüyor, son kısım “Kâfir Halil”de ise dinin yozlaşmış otoritesini sorgulayan bir delikanlının başından geçenleri okuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88646</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a6b53e-094e-44f7-9960-81d46e463e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Müzede Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Lili MERAKLI, ISRARCI ve hiçbir şeyden korkmuyor! 

Lili arkadaşı Tolga’yla birlikte müzeye gidiyor. Müzede sergilenenleri göreceği için çok heyecanlı, özellikle de dinozorları! Ama Lili heyecanlandığında, bazen yapmaması gereken şeyleri yapıyor. 

Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88647</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c671601f-74be-4ae3-a677-35ef9e6e096f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Dörtleme Kutu Set - 4 Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Distopya edebiyatının en önemli klasikleri bu setle bir araya geliyor. Zamyatin’in Tek Devlet’çi Biz’i, Huxley’nin mutluluğu zorunlu tutan Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in totaliter 1984’ü ve Bradbury’nin kitap yakılan anlatısı Fahrenheit 451’i bu yeni setle birlikte distopyanın kare asını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88648</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d7b1e1-933f-40e2-bd20-bccabe934c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli eğer biraz daha uzun yaşayabilseydi, kısa ömründe yazdığı şiirlerle yarattığı etkiyi hikâyeleriyle de yaratabilir miydi? Buna cevap vermek güç ancak yazdığı az sayıdaki hikâyeyle bile hiç de küçümsenmemesi gereken bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Onun insanları, tartışmaları, söylemek istedikleri, hem bir şairin hem de kendini halktan ayrı bir yere konumlandırmayan bir aydının sesini taşır. Kendini saklama gereği duymayan, dili ve kurguyu ötelemeyen, karakterlere sırt çevirmeyen hikâyeleri ile Orhan Veli sadece iyi bir şair değil, dönüp dönüp okunması gereken bir yazar aynı zamanda. 
 
“Ölümü düşündüm. Ölümlerin en kötüsü, bir bataklıkta, çırpına çırpına, ümidin her an biraz daha azaldığını göre göre ölmekmiş gibi duymuştum. O geldi aklıma. Deniz uğruna, denize el sürebilmek uğruna ölüm!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88649</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af6d085-7c79-4ab3-bc44-382dc710c048.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüri</image:title>
            <image:caption>Her insan doğar, yaşar, ölür. Ama bazıları için farklı bir kurgu işler. Onlar yaşarken binlerce kez ölür, yeniden doğar ve öldürür. 
Ana rahminden gelen bir masum, karşılaştığı yıkıcı olayların ardından, kaçıp sığınabileceği bir koza örer etrafına. Bu sefer anne şefkatiyle değil ötekinin vahşetinin yarattığı intikam duygusuyla besler kendini burada. Ve gün gelir incitilmiş o masum, kozasından bir katil olarak çıkar. 
Reyting rekorları kıran bir ses yarışmasında jüri üyeliği yapan ünlü bir şarkıcı, kimliğini gizlemekte usta bir cani tarafından şeytani bir planla canlı yayında öldürülür. Herkesin şahit olduğu bu ürkütücü olayı çözmeye çalışan Komiser Şahap ve ekibi kendilerini beklemedikleri ölçüde büyük ve kaotik bir oyunun içinde bulur. 
Gürsoy Uysal Jüri’de, musibetlerle dolu hayatın daralan, genişleyen veya kimi zaman çıkmaza çıkan yollarında, adalet adına bir çıkış arayan insanların hikâyesiyle suç ve cezaya dair sürükleyici bir anlatı sunuyor. Nefesini tutmakta deneyimli polisiye tutkunları için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88650</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32328ed4-37c6-4a26-94c7-dbd0ef3ec89b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niksen</image:title>
            <image:caption>The New York Times’ta “The Case for Doing Nothing” başlıklı viral olan makalenin yazarı Olga Mecking’den hiçbir şey yapmama sanatı olarak adlandırılan Niksen’e dair eğlenceli ve bilgilendirici bir rehber… 
“Hayır, yine mi? Yine bir çeşit akım mı başlıyor?” diye düşünebilirsiniz. “Yine mi mumlar, çeşit çeşit fincanlar ve battaniyeler almak gerekiyor?” Sakin olun! Niksen için ne bir çabaya ne de masrafa gerek var. Kelimenin tam anlamıyla, hiçbir şey yapmıyorsunuz. Hem de bilinçli olarak! 

Bugünün dünyasında her boş anımız yararlı bir faaliyetle veya işle geçirilmeli, her zaman yoğun olunmalı! Oysa hiçbir şey yapmadan oturmanın ne zararı var?

Yazar, Hollanda kültüründen yola çıkarak bize Hollandalıların neden yaşamlarından memnun insanlar olduğunu, bunun aslında büyük bir sır olmadığını ve bu kadar meşgul olmayı bırakıp hayatımızın ev, iş gibi önemli alanlarında küçük niksen molaları (Instagram’da takılmak, müzik dinlemek, dinlenmek için koltuğa uzandığımızda akşama ne yemek yapacağım diye düşünmek niksen değildir)  vererek uzun vadede daha mutlu, daha yaratıcı ve daha iyi kararlar veren kişiler olabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88651</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8603e9c5-7cf7-49e7-9766-97f2949075ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği 50. Yıl Edisyonu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1945 yılında yayımlanmasından itibaren Hayvan Çiftliği tarihte en çok tartışma yaratan kitaplardan biri oldu. Dünya çapında onlarca dile çevrilip milyonlarca okurla buluştu. Elinizdeki edisyon, kitabın ellinci yılını kutlamak adına özel olarak tasarlandı. Çağımızın en önemli politik çizerlerinden Ralph Steadman’ın 100 adet renkli çizimi ve eskizleriyle Hayvan Çiftliği’nin karanlık dünyası can buldu. 
 
Yazıldığı günkü önemini ve güncelliğini hâlâ koruyan Hayvan Çiftliği, Sovyetler Birliği üzerine yazılmış çarpıcı bir hiciv. Bir çiftlikteki hayvanların sahiplerine karşı isyan edip tiranlığı devrimlerle yıkmasını ama iktidarın her muktediri zehirlediğini ve en yüce amaçların bile kötüye kullanabileceğini gösteren eşsiz bir distopya. 
 
Bu özel edisyonda Orwell’in kitap için yazdığı ancak o dönemde yayımlanmayan önsözü ile 1947’de Ukrayna edisyonuna yazdığı önsöz de yer alıyor. Bu ek metinler Orwell’in kitabı yazarken hangi tarihi olaylardan etkilendiğini ve yaşadığı dönemi nasıl ele aldığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88652</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed38a08-ac7a-4c86-933f-a283f5edee87.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Kırbacı</image:title>
            <image:caption>“Modern medeniyetin bir çıkmaza sürüklendiğini gören Zamyatin bu anda dahi insanlığın tek kurtuluşu olacak yeni bir Attila’nın ortaya çıkışı için yüzünü geleceğe döndü.” –Gleb Struve 
 
Devrimlerin de sayılar gibi sonsuz olduğunu savunan Yevgeni Zamyatin’in iki önemli öyküsünü ve bir de yarım kalmış novellasını bir araya getiren bu kitap, yazarın yazınsal alanda da sürekli değişim peşinde olduğunun bir kanıtı âdeta. 
 
Yazarın çağını yansıtmak üzere yıkılışının hemen öncesindeki Roma’yı gözlemlediği Tanrı’nın Kırbacı tüm Avrupa’nın kaderini değiştirecek olaylar zincirinin başlangıcına sürüklüyor okuru. Zamyatin’in ölmeden önce kaleme aldığı son eser olan bu novellada devrimsel olayların merkezinde Attila duruyor. 
 
Adını Neva Nehri’nin azgın sularından alan Sel, bir kadının çaresizliği ve kendini mahkûm ettiği yıkıcı sonuçlar üzerine çarpıcı anlatımıyla öne çıkıyor. 
 
İç Savaş’ın hemen ardından yazılan En Önemli Şey Hakkında Hikâye ise, çatışan taraflardan daha üstün bir ilke katıyor duruma; üstelik bunu özgün ve çarpıcı bir üslupla yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88653</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebf60ca-030b-4bbd-b570-bc33101cc928.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kötü Çocuk” Isiah Thomas</image:title>
            <image:caption>“Kötü Çocuk”, NBA’in gelmiş geçmiş en büyük oyun kurucularından biri olan Isiah “Zeke” Thomas’ın hayat hikâyesini anlatıyor. Thomas’ın Chicago’nun en belalı mahallelerinde başlayan çocukluğu, aile yaşantısı, efsanevi koç Bobby Knight’ın akıl hocalığı altında Indiana Üniversitesi’nde bir yıldıza dönüşmesi, NBA parkelerinde Detroit Pistons formasıyla kazandığı şampiyonluklar, lideri olduğu “Bad Boys” (“Kötü Çocuklar”) fenomeniyle ligde, seyircilerin ve genç basketbolcu adaylarının yüreklerinde yarattığı etkiler, Michael Jordan ile sürdürdükleri kıyasıya rekabet, Rüya Takım ve Magic Johnson’ın hastalığı hadiselerinde başından geçenler; NBA’de bir basketbol takımının hissedarı olan ilk Afro-Amerikan isim sıfatıyla Toronto Raptors’ın kuruluşu ve gelişiminde oynadığı idarecilik rolü, Kanada’yı basketbolla tanıştırırken maruz kaldığı zorluklar, iniş ve çıkışlarla dolu koçluk kariyeri, iş adamlığında
karşılaştığı serüvenler ve basketbol tarihine bıraktığı izler, medyanın yok edemediği tüm detaylarıyla bu eserde sizleri bekliyor. 

Kendini tamamen basketbola adamış, azmiyle herkese örnek olmuş bir hayatın, profesyonel basketbol sektörünün her kademesinde nasıl var olduğunu, başarı ve başarısızlık ile ne şekilde yüzleştiğini ve öncülüğünü yaptığı nice yenilikte hangi engellerle mücadele ettiğini, Paul Challen’ın kaleminden bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88654</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a8042f-078f-4060-9a9c-d4352b2226ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Üzen Bütün Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Hayatın çok nurunda nurunda nurunda nurunda olduğu zamanlar... Yaşamın anlamını Google’da arıyor, bulduğumuzla yetinmiyoruz. Köşe başında bir sevgiliyi gözlemek yerine köşeleri gözlüyoruz; yoksa bu o, dönülecek köşe mi diye. Aramızdan biri ağıt yakmaya başlıyor: “Kimse bizimle konuşmuyor. Kimse bizi duymuyor, görmüyor.” Kalabalık ve yalnızız. Yerli ve millî acılarımız var, yaralıyız ama uyuşmuşuz da suskunuz. Bir depresyon uykusunda, bizi mutlu edeceğini umduğumuz rüyaların peşindeyiz. Uyanıklığın kara listesindeyiz yıllardır. 
Kâinata alışamayanlarımız iplerini, ilaçlarını hazırlıyor; balkonlarına çıkıp yüksekliği kontrol ediyorlar. 
Oysa balkonda iki kişi olsa mutluluğu beklemek kolaylaşacak… 
Hüseyin Kural diyor bunu. O tüm bu olanların farkında. Bizi Üzen Bütün Kanatları açın diyor, tekrar deneyenlerin küçük bahçesine uçun! Sevginin gücünü göstereceğim size, hiç yalnız kalmayacaksınız, en kötü kendi kendinizden arkadaş yapma sanatını öğreteceğim. 
Bu kitaptaki öyküler ikiye ayrılıyor: gözlerimizin kısacık bir sürede, su gibi içtiği uzunlar; kalbimizin bize uzun uzun şerh ettiği kısalar. Kader, sevgi, insanı tehlikeye atan arzular, varlık, ölüm… Tüm bu derin konular absürdün ayıltan şaşırtıcılığıyla kaleme alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88655</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd937f7-4524-4486-9eb0-87f9a59cf410.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Burunlar</image:title>
            <image:caption>Hanımefendiler, beyefendiler! 2008 yılından beri devam eden Acayip Şeyler dizisinin 22. kitabına hoş geldiniz! 

Biliyorum siz ŞU ACAYİP BABALAR’ı bekliyordunuz ama uzun zaman önce yazacağımı söylediğim ŞU ACAYİP BEŞ DUYU bir türlü yazılamayınca, daha doğrusu her bir duyu için ayrı bir bölüm yapmaya karar verdikten sonra -çünkü bütün duyuları tek bir kitaba sığdırmak mümkün olmadı- gözler ve kulakların ardından, burunları da aradan çıkarmak istedim. Bu yüzden, 22. kitapta konumuz, ŞU ACAYİP BURUNLAR! 
Umarım şimdiden burnunuza, iyi bir kitap kokusu geliyordur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88656</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa0c49a-d695-4ec7-902b-a80fee23f038.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Verenler - 1 Louis Pasteur</image:title>
            <image:caption>1800’LÜ YILLARDA üzüm bağları ile meşhur olan Fransa’da tıpkı günümüzde olduğu gibi çeşitli salgın hastalıklar kol geziyordu. 
Bu hastalıkların neden kaynaklandığı konusunda çılgın fikirler vardı. Kimileri kötü kokuları sorumlu tutuyor, kimileri de insanların durduk yere hastalandığını iddia ediyordu. Elbette bu inanışların hiçbiri hastalıklara çare olamıyordu. 
İşte tam da o günlerde bir Fransız kasabasında on iki, on üç yaşlarında, cılız bir genç yaşıyordu. Şarkı söylemeyi, balık tutmayı ve resim yapmayı çok seviyordu. Çizdiği harika portreler dışında göze çarpan bir yeteneği yoktu. 
Louis Pasteur adlı bu çocuğun bir gün büyüyüp o dönem insanlığı telef eden amansız hastalıklara mikropların neden olduğunu bulacağını, geliştirdiği aşılar sayesinde yüz binlerce insanın hayatının kurtulacağını, dünya çapında ünlü bir mikrobiyolog ve kimyager olup adının mikrop avcısına çıkacağını henüz kimsecikler bilmiyordu. 
Bu kitap, işte o sıradan görünümlü çocuğun nasıl büyük bir bilim adamına dönüştüğünün çarpıcı öyküsünü anlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88657</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02ac52c-10e4-4503-9f0e-6d304299f6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Adam Smith Enstitüsü’nün kurucusu, iktisatçı Eamonn Butler Kapitalizm adlı bu eserinde kapitalizmin hem zenginliğin hem de işbirliğine dayalı dinamik ve özgür toplumun temeli olduğunu savunuyor. Butler metni sade bir dille kaleme alarak kapitalizme dair kafa karışıklıklarını gidermeye çalışıyor.

Kapitalizme yönelik yaygın eleştirilerin pek çoğu yanlış anlamalardan kaynaklanıyor, üstelik bu eleştirileri taraftarı görünen bazı kimseler de paylaşıyor. Bu kitap ise kapitalizmin ne olduğunu tanımlarken ne olmadığını da ortaya koyarak önyargılara ve çarpıtmalara tek tek, tutarlı bir şekilde cevap veriyor.

Dr. Butler, sermayenin hangi formlarda karşımıza çıktığını, oluşum sürecini, nasıl korunabildiğini ve nasıl tahrip edildiğini; aynı zamanda kapitalizmin işlemesini sağlayan piyasaların ve mülkiyet haklarının rolünü izah ediyor. Yazar, kapitalizmin ekonomik, sosyal ve ahlâkî doğasıyla beraber onu taşıyan kurumları inceliyor. Ayrıca, kapitalizmin güçlü ve zayıf yönlerinin yanında geleceğini de tartışan samimi bir değerlendirme sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88658</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8eedf4-068a-4c3a-8ec5-0407ea0af08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Doğa</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben dünyanın balta girmemiş ormanlarına doğru vahşi bir safari yolculuğuna çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Doğa’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88659</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17774336-d356-4620-b6b6-a6a3e37ed541.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: İnsan</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben yeni geliştirdiğim mikrogranülazyon makinesine binmiş, insan vücudunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘İnsan vücudu’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88661</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b536613-00a6-408e-aacc-cea3a5caa8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Uzay</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben uzay mekiğime binmiş keşfedilmemiş yeni bir gezegen bulmak için uzayın derinliklerine doğru maceralı bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Uzay’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88662</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/699cbc33-cf57-4ab0-acf4-ce83fad37b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucifer’in Mirası</image:title>
            <image:caption>Dünya asimetrik varlıklarla dolu asimetrik bir yerdir. Eğer Yaradılış mükemmel olsaydı ve simetrisi kusursuz kalsaydı, şimdi bildiğimiz hiçbir şey hiç ama hiç var olmazdı. Varlığımızı borçlu olduğumuz asimetrinin kökenlerini parçacık düzeyinden molekül düzeyine, hücre yapısından anatomik düzeylere kadar her aşamada inceleyen tanınmış fizikçi Frank Close, bu kitabında aynı zamanda evrenin başlangıç koşullarına da ışık tutuyor. Bir CERN fizikçisi olan yazar, simetri ve asimetrinin öyküsünü anlatırken modern parçacık fiziğinin de genel bir resmini çiziyor. 
 
“Herkesin anlayabileceği şekliyle fizik bilimini anlattığı bu kitap Frank Close’un en iyi eseri.” 
–The Sunday Times 
 
“Close’un kitabı tarihsel anekdotlarla süslenmiş eğlenceli öyküler ve derin bilimsel saptamalarla dolu.” 
–Nature 
 
“Bu kitabın ana teması Yaşamın asimetriye bağlı oluşudur. Close simetrinin derin bilimsel anlamını olağanüstü bir şekilde ortaya koyuyor.” 
–CERN Courier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88663</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea43b88-8b2e-4859-bbe4-d87062884b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>Başkaları sadece izlerken, onlar liderlik yaptılar. Ayağa kalktılar ve kimsenin tek söz söyleyemediği zamanlarda konuştular. Bilim, sanat, edebiyat ve müzikte kalıpları kırdılar. Devlet yönetimi ve politika gibi erkek egemen alanlarda söz sahibi oldular. Her biri değişim için kendi yöntemleriyle savaştı. Geçmişten günümüze sanatçıları, politikacıları, aktivistleri, muhabirleri, imparatoriçeleri ve devlet başkanlarını kapsayan “Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın” kitabında yer alan, dünyamızın şekillenmesinde derin etkisi olan bu olağanüstü kadınların hayatlarını, mücadelelerini ve başarılarını okurken hayranlık ve gıpta duymamak neredeyse imkânsız.
Jenni Murray kadınların başarılarını kutlama amacını başardı. Ancak bu kitap başlı başına bir başarı. Kendisini feminist olarak tanımlayan (ve farkında olmayan) herkesin okuması gereken bir kitap.
Resurgence &amp; Ecologist
Büyüleyici ... Murray’in seçimi hoş bir şekilde çeşitli. Ancak koleksiyonun gücü, yazarın rahat ve samimi stilinde yatmakta. Olağanüstü kadınların başarılarının ve karmaşık miraslarının bir kanıtıdır bu kitap.
BBC History Magazine
Hırslı, ilgi çekici ve erişilebilir ... Dünyanın bu “ıslık durağı” turunun kuratörlüğünü yapmak ve farklı zamanlarda ve farklı yerlerde farklı olmaya cesaret eden 21 kadını tanıtmak için Jenni Murray’den daha iyi kim var?
Dr. Anna Whitelock (“Mary Tudor: İngiltere’nin İlk Kraliçesi” kitabının yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88664</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7388973f-c67f-4b92-b4fa-00b55f0175ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın kitabı, on yedinci yüzyıl Mekke ve Medine’sinde başlayıp, on birinci yüzyıl Yemen ve Horasan’ına uzanır. Sonra on altıncı yüzyıl İspanya’sını, İstanbul’unu ve Hindistan’ını inceler. Oradan da, bugünün Avrupa ve Amerika’sına varmadan önce, on dokuzuncu yüzyıl İran’ını, Afrika çayırlarını dolaşarak, yirminci yüzyılın Rusya’sına, Türkiye’sine, Mısır’ına ve Irak’ına kadar uzanarak bize dünyayı gezdirir.
Hossein Kamaly, Hazreti Muhammed’in eşi Hatice’den ve İslam dininin yayılma yıllarına tanıklık eden kadınlardan başlayarak, yirmi birinci yüzyıldaki ödüllü mimar Zaha Hadid’e kadar, İslam tarihindeki bu sıra dışı kadınların yaşamlarını ve çığır açan başarılarını anlatıyor.
İslam tarihi daha önce hiç bu şekilde sunulmamıştı: Yirmi bir önemli kadının hayatının anlatımıyla!
Kamaly, İslam dünyasının uzun ve çeşitli tarihinin kilit noktalarını zarafet ve bilgelikle canlı bir şekilde yakalamış; ilk inananlardan, mistik şairlere, Orta Çağ kraliçelerinden iktidardaki eşlere, Sufi casuslarından milliyetçi şarkıcılara, Iraklı mimarlardan İranlı matematikçilere kadar bu tarihi oluşturan ve dünyamızı dönüştüren olağanüstü kadınlardan kimilerini hayata geçirmiştir.
Lıla Abu-Lughod
Columbia Üniversitesi Antropoloji BölümüSosyal Bilim Profesörü
Hossein Kamaly, oldukça okunaklı ve ilgi çekici bu kitapla dinin doğuşundan günümüze yirmi bir olağanüstü kadının hayatlarını ve başarılarını anlatarak bizi İslam tarihini yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu, geleneksel erkek odaklı Müslüman tarihi için çok ihtiyaç duyulan bir düzeltmedir.
Zıba Mır-Hosseını
Londra Üniversitesi Temel Araştırma Görevlisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88666</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bdbb66-39d6-4d6b-b990-cb6f4049ba1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Benzemez Dinozorlar Şehri - Beş Benzemez&apos;in Serüvenleri 2</image:title>
            <image:caption>Bak sen şu işe! Mahallenin tatlı Adile Teyzesinin Beş Benzemez adını taktığı afacan ekip yine iş başında. Üstelik bu kez üstlendikleri görev çok daha kahkaha dolu.
Kemerleri bağlayın. İlkinden de tuhaf ve eğlenceli bir serüven başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88667</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e638e753-2e35-4a85-b2a5-dc758bbcd25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Gri</image:title>
            <image:caption>Gri&apos;nin tek istediği, diğer renklerle birlikte olmakmış. Ama diğer renkler onu hiç bir zaman aralarına almıyorlarmış. Böylece Gri de kendi projesini yaratmaya karar vermiş: Tamamen gri bir kitap. Bir varmış bir yokmuş, bir kurt, bir yavru kedi ve bir suaygırı... 

Gri, kitabın mükemmel olacağını biliyormuş. Ama birbiri ardına sayfalarını resimlerken ana ve ara renkler çıkagelmişler... ve pek de mutlu değillermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88668</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61cb633-905b-42ca-ba3b-5a7e1f56240b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göstergebilim Kuramları</image:title>
            <image:caption>Antik Çağdan Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88670</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47b0495-ea2f-4cb2-9832-fc929fd378eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Bilim İnsanları</image:title>
            <image:caption>Bilim insanının görevi sorular sormak ve cevapların peşinden koşmaktır, peki bu işi bir çocuktan daha iyi kim becerebilir? Bilim insanları işe “neden?” diye sorarak başlar ama sonunda “nasıl?” sorusunun cevabına ulaşırlar. Bu kitaptaki bazı bilim insanlarının adlarını bilmiyor olabilirsiniz ama onlar sayesinde kütle çekimini, DNA’yı, karanlık maddeyi ve kara delikleri öğrendik. Bilim insanları, çığır açan keşiflerini gerçekleştirmeden önce çevrelerini merak eden sıradan birer çocuktu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88671</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364a44bf-0971-4c0b-a079-6dfbcca86ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Luvi Uygarlığı - Anadolu ve Ege Arasında Kimlik, Kültür, Dil ve Din (Cilt 2)</image:title>
            <image:caption>Luvilere ilk olarak antik Anadolu medeniyetlerini inceleyen akademis­yenler ilgi duymuştur. Luviler, daha gösterişli komşuları Hititler üzerine yo­ğunlaşan akademik söylemlerde on yıllar boyunca mütevazı bir yer edinmiş olmalarına rağmen, bu durum artık değişmektedir.
Hititolojik araştırmalardaki önemine karşın, Luviler üzerine yapılan tar­tışmalar Anadolu araştırmacılarının çevreleriyle sınırlı değildir. Luvi dilinin en yakın akrabaları olan Likya ve Karya dillerinin kanıtlarına hiçbir zaman Hattuşaş hükümdarlığı altına girmemiş Güneydoğu Anadolu’da birinci bin­yıldaki alfabetik geçişte rastlanmıştır. Anadolu’nun batısında, başkenti Aba­sa/Efes’te bulunan bağımsız Tunç Çağı Krallığı Arzava’nın hükümdarları Luvice ya da Luviceye oldukça yakın isimler taşımaktaydı. Luvice bir ezgide, herkesçe olmasa da yaygın olarak Tunç Çağı Truva’sıyla özdeşleştirilen Wi­lusa’dan dönmekte olan bir kişiden bahsedilir. Grekçede Luviceden alınan birtakım sözcükler bulunmaktadır, üzerlerinde Anadolu hiyeroglifinin kul­lanıldığı objeler ise hem Truva hem de Miletus’ta bulunmuştur.
Bu objelerin her iki bölgeye de dışarıdan getirilmiş olduğu ihtimali olmasına rağmen, Batı Anadolu’da doğal yerlerinde bulunan birtakım grafiti ve kaya kabartmaları açıkça Anadolu hiyeroglifi ile yazılmıştır. Bütün bu bulgular Luvilerin Batı Anadolu’da, Miken ülkesinin ya­kın çevresindeki somut varlığına işaret eder. Birtakım başka savlar da bu tezdeki boşlukları doldurmak üzere kullanılmıştır. İlk olarak, Hitit Kanunla­rı’nın son sürümünde Arzava’nın bir noktada yer adı olan Luviya’nın yerine kullanıldığı uzun zaman önce gözlemlenmiştir. Bazı akademisyenler bunu Luviya ve Arzava’nın özdeş olduğunun kanıtı olarak değerlendirmiş, bu da onları Luviya yurdunu Anadolu’nun batı kısmında aramaya sevk etmiştir. Ancak görünen o ki Luviler tüm Anadolu’ya ve hatta daha ötesine de yayılmıştır.
Luvi kültürü ve “Luvi kimlikleri” şu anda oldukça ilginç bir alan niteliği taşır ve uzun yıllar boyu böyle olmaya devam edeceğine dair güvenimiz sonsuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88672</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb6db7b-cea8-4190-9c47-a151b384c614.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıkır Tıkır Merdiven</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir korkusu vardır. 
Kimi örümcekten, kimi uçaktan hatta size ilginç 
 gelebilir ama kimisi de sarı renkten korkar. 
Doruk&apos;un ise en büyük korkusu bir merdivene çıkmaktır. 
Doruk, korkusunun hayatında zevk aldığı birçok şeyi engellediğini fark eder ve bu korkusunu 
yenmeye karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88673</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d319d1df-6448-4cf4-b7c9-b12e9835188a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Gömmem İmkansız</image:title>
            <image:caption>Kavuşursak seks olur, kavuşamazsak olmaz. 
İnsan sevdiğine kızar, insan sevdiğine küser, insan sevdiğini üzer, insan hep sevdiğini... İnsan evladı olarak sevilmenin bu kadar acı sonuçları olduğunu bildiğimiz halde sevmekten vazgeçemememiz filmlere, kitaplara, konferanslara vs. konu olmuştur. Bu kadar incelendiği halde, insanlığın ilk günlerindeki ilişki dinamiğinin milenyum çağında da hâlâ devam etmesi, aşkın arkasında büyük bir gizli örgüt olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. 
Otuz yaşında, eğitimli, kültürlü, yakışıklı, duyarlı hayatının aşkını bulmuş, bulmakla kalmayıp evlilik planları yapmış ve yaptığı bütün planlar sevgilisinin gidişiyle yıkılmış bir adamın hikayesi bu. 
 
Hayatında ilk defa aşkı ve aşkını sorgulamasıyla başlayıp, 
yine aşkı çözmesiyle biten... Ve insanın aklına ister istemez 
 on yedinci yüzyıl aristokratlarının o ünlü sözü geliyor: 
 &quot;Aşkta onur olmaz, aşkta mantık olmaz.&quot; O olmaz bu olmaz, ne var lan bu koduğumun aşkında o zaman?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88674</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65e81c23-01e6-4267-ae42-2d10a3d6ec15.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik 15 - Çıkmaza Girdik</image:title>
            <image:caption>Jeff Kinney’den Saftirik serisinin 15. kitabı Çıkmaza Girdik sizlerle! 
Dünya genelinde milyonlarca kopya satan Saftirik serisi yepyeni kitabıyla yine çok eğlenceli. 
Okurken kahkahalara boğulacağınız muhteşem bir maceraya daha var mısınız? 
Greg Heffley ve ailesi bu kez uzun bir karavan yolculuğunda ama işler istedikleri gibi gitmiyor. Önce başları ayılarla derde giriyor, sonra da cennet gibi bir yerde tatil yapacaklarını zannederken kendilerini korkunç bir karavan kampında buluyorlar. Berbat havuz partileri, havada uçuşan karpuzlar, kamp alanını basan kokarcalar… Üstüne bir de gök delinip ortalığı sel götürmesin mi? Çatır çatır düşen yıldırımlar da cabası. Bir an önce bu tatili kurtarmanın bir yolunu bulmaları lazım, yoksa her şey için çok geç olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88675</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631cbc28-278e-43d9-bb7d-d69e15be0e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ocaktabul</image:title>
            <image:caption>“Ocaktabul” adlı bu oyun, Türk gençliğinin gelişimine katkı sağlamak ve Türk Dünyası’nın değerlerini yeni nesillere öğretmek için üretilmiştir.

Ocaktabul oyunu, istiklal ve istikbal teminatımız olan gençlerimize Türk milletinin tarihini öğretmek ve Türk Dünyası’nı daha yakından tanıtmak için tasarlanmıştır. Bu kutsal amaç doğrultusunda hazırlanan Ocaktabul, Türk Dünyası için önemli olan kişileri, kavramları ve kelimeleri barındırmaktadır. Bu sayede gençlerimiz gönül coğrafyamıza hâkim olacak, soydaşlarımızla tanışacak ve onlar hakkında yeni bilgiler edinecektir.

Bu oyunda sınırlı sürede çok sayıda kelime anlatmak amaçlandığından; oynayan kişilerin anlatım yetenekleri gelişir. Bu sayede hitabet, belagat ve zekâ olgunlaşır. Yasak kelimeler aynı zamanda ana kelime için ipuçları niteliğindedir. Bu sayede kişi oyun oynarken bilmediği kelimeler karşısına geldiğinde, ipuçlarından faydalanacak ve oradaki kelimeleri de öğrenecektir. Böylece Türk Dünyası’na ve Türk tarihine ait pek çok kişi ve kavram, Türk gençliğinin kelime haznesini zenginleştirecek ve onları birer şuur abidesi hâline getirecektir.

Hem konuşma becerisinin hem de bilgi düzeyinin artmasına vesile olacak bu oyun, Türk gençliğinin kendini geliştirmesi için bir yapı taşı niteliğindedir. Türk gençliği bir yandan kendini geliştirecek diğer taraftan da Türk Dünyası’nı keşfedecektir.

Ocaktabul oynarken öğretir, öğretirken eğlendirir, bu sayede bilgileri kalıcı hâle getirir.
OYUN KUTUSUNDA YER ALANLAR:
-Oyun Kartları (200 Adet)
-Kum Saati
-Yapboz (2 Adet)
-Renk Kartları (4 Adet)
-Poster (3 Adet)
-Güncel Türk Dünyası Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88676</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81395a9-20d0-43ac-8072-03f905a95a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöllere Fidan Dikerim</image:title>
            <image:caption>Ben demedim içim söyler 
Dünyası Güzel’im inler 
Kervanlar dizilmiş gider 
Çöllere fidan dikerim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88677</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3705c2b-ee1d-498f-9cde-2a1adda7d54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Burcu Öğretmen Atatürk&apos;ü Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklara bir konuyu anlatırken, bazen nereden ve nasıl başlayacağımızı bilemeyiz. 

Okullar açıldıktan sonra, çocuklarımız okula henüz uyum sağlamışken, Cumhuriyet Bayramı geliverir. Anne, baba ya da öğretmen olarak çocuklarımıza bu bayramı anlatırız. Arkasından; 10 Kasım Atatürk&apos;ü Anma günü geldiğinde, Gazi Mustafa Kemal’in bu dünyadan ayrıldığını söylerken, kalbimizde sevgisinin hiç bitmeyeceğini belirterek anma töreni yaparız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı geldiğinde, &quot;Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etti&quot; dediğimizde, yaşı gereği 4-8 yaş çocuğunun kafası karışabilir; Atatürk aramızdan ayrıldı diye tören yapmıştık. Şimdi nasıl oldu da bize bayram hediye etti? İkilemini yaşayabilir. Ben bu öyküyü, konuyu kendi sınıfımda öğrencilerime anlattığım şekliyle yazarak, tüm çocuklarla paylaşmak istedim. Çocuklarımız, bu öykü sayesinde Atatürk&apos;ün hayatı ve milli bayramlarımızı doğru bir kronoloji ile öğrenirken aynı zamanda vatanseverlik duygularının da gelişeceğini düşünüyorum.  
F. Burcu Çilingir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88678</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6753d8-5f30-418f-89ed-0ec9eb205093.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkünün Hikayesi Nem’alacak Felek Benim</image:title>
            <image:caption>Bir okkacık yağım mı var 
Bir dönümcük bağım mı var 
Bir derdime bin dert ular 
Nem’alacak felek benim 

Bir giyimlik şal mı verdi 
Bir tutacak dal mı verdi 
Tükenmeyen mal mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
 
Ne değirmen ne taşım var 
Ne devletli bir başım var 
Ne de bir tek gardaşım var 
Nem’alacak felek benim 
 
Dedi boyun eğ hükmüme 
Belâ verdi küme küme 
Ferman okudu köküme 
Nem’alacak felek benim 
 
Dost yanında hatırım yok 
Bir semersiz katırım yok 
Dört direkli çadırım yok 
Nem’alacak felek benim 
 
Yandım yandım kar mı verdi 
Ekşi tatlı nar mı verdi 
Sarı saçşı yar mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
Senedim yok kalmak için 
Dünyadan zevk almak için 
Bir can verdi almak için 
Nem’alacak felek benim 
 
Azığım su ekmeğim aş 
Yatağım yer yastığım taş 
Ne babam var ne kardeş 
Nem’alacak felek benim 
 
Ümit ipliğim üzülmüş 
Düzenim dünden bozulmuş 
Bahtım çilemde yazılmış 
Nem’alacak felek benim 
 
Hasan Turan boynum bükük 
Yapraklarım dünden dökük 
Felek vurdu bağrım sökük 
Nem’alacak felek benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88679</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e248469-9360-42c1-bd8b-b809b2fe73f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Başkentinde</image:title>
            <image:caption>Herkes hayatta mutluluğa kendi kalbinin derinlikle rine yaptığı yolculuklarla ulaşır. Çünkü yüreğimizin tüm  rüzgârları bizi devamlı oraya sürükler. 
Hermann Hesse der ki: “ Her insanın hayatı onu kendisine götüren bir yoldur&quot; 
Aşk kendine yaptığın bu yolculukta sana yol arkadaşlığı yapan ve seni özüne götüren en önemli enstrümandır. Ama bu yolda gerçek aşkı, gerçek sevgiyi buluna kadar çeşitli zorluklardan geçer ve sınanırız.  Bu yol emek ister, sabır ister ve çoğu zaman acı deneyimlerin bize yaşattığı zorluklara göğüs germeyi ister... 
Yani; 
Şiir tadında bir aşkta saklıdır gerçek mutluluk...   
Yani; 
Sevdiğinin aşk başkentini kendi kalbinin başkenti eylemektir... 
Ve şiirler; 
Tam da bu aşk enstrümanından çıkan en lezzetli melodileri, dizelere döken muazzam bir mutluluk kaynağı,  şahane bir içsel gezintidir... 
Serhat Ertuğrul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88680</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb28a226-d923-4a81-8248-9caffe407039.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkep İzleri</image:title>
            <image:caption>Şiir bireyselleştirilemeyecek kadar sahipsiz ve bir o kadar da herkesin sahiplenebileceği kadar sihirlidir.  Her kişi okuduğu her şiirde kendisini bulabiliyor veya kendisinden bir parçanın şiirin gizemli doğasında yer aldığını fark edebiliyorsa, yazılan kelimeler amacına ulaşmıştır. Şiir bireyin gece kadar karanlık veya sabahın ilk ışıkları kadar aydınlık ve soyut düşlerinden sıyrılarak kâğıda damlayan mürekkep parçalarının bıraktığı iz olmaktan uzaklaşarak, her bireyin ruhunda  bir yer edinerek hayali bir dünyanın kapılarını aralayabilecek güçtedir. Bu duygular içerisinde şiire bir yükümlü atamak yerine, bu gizemli satır bütünlüğüne insanların duyguları içerisinde kaybolan ve kendisinden bir parça bulan herkes tarafından sahiplenilen mucizevi satırlar olarak yaklaşmak gerekmektedir. 

İşte bu sebepten dolayı şiir yaşanmışlıkları değil, biraz da hiç yaşanmamışlıkları konu alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88681</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445c629b-3e08-4b73-be5c-7c7c8f9d47d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindi Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>İkindi Yalnızlığı’nın hikâyesi bir dram üzerine kurulmuştur. Hikâyenin ana kurgusu, tarafımca, daha önce tamamlanmasına rağmen, sayısı yüzleri bulan notlarımın bir araya getirilerek bilgisayar ortamına aktarılması 2020 yılının Ağustos ayına rastlamaktadır. Aradan geçen zaman içerisinde, tıpkı diğer hikâyelerimde olduğu gibi, sessizce kaderinin ne olacağına karar vermemi bekleyen senaryo, nihai aşamada son düzenlemeler ile birlikte bir kitap olarak yayınlatma kararıma boyun bükerek kendi kaderine razı oldu. 

Hikâye, sosyal ilişkiler açısından çok fazla gelecek sunmayan Akif’in yaşamının son üç ayını konu almaktadır. Hayattan beklediklerini elde edemeyen Akif’in kendi kararı ile hayatına son vermesinin sosyal ve psikolojik sebeplerini derinlemesine inceleyen bu senaryo, hayatın kendisinden beklenileni değil, beklenmeyen gelişmelerle olması gerekeni kurguladığı üzerine eleştirel bir analiz yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88682</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16753b62-b408-4797-b483-875454c04776.jpg</image:loc>
            <image:title>Utku Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Hümanist düşüncenin atalarından, büyük İtalyan şairi Francesco Petrarca’nın ellili yaşlarında başladığı ve tamamlamadan bıraktığı Utku Şiirleri, kavramsal ve biçimsel tutkuları açısından, olgunluk çağındaki ünlü bir yazarın tipik verimli görünümünü sunuyor. Başka bir deyişle, şairin kişisel-entelektüel deneyimleri, neredeyse bilinçdışı bir yolla ideal, aşkın bir yolculuk tasarımı içinde biçim kazanır; bu deneyimler birer mite, birer simgeye dönüşür, örnek bir insanlık durumunun çehresine ve anlamına bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88683</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2a665a-7fc9-4863-a899-29fa645f8dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Küçüğüm Daha Ben</image:title>
            <image:caption>Defne’nin ne güzel oyuncakları var
Ama bunların hiçbiri
Çarşıda satılmaz
Parayla da alınmaz
Defne oyuncaklarını kendi yapar
 
Deniz kıyısına gitti mi
En güzel taşları o toplar
Çok becerikli kızdır o
Evler yapar kutulardan
Makaralardan araba
Şişe mantarından adam yapar
Adamın şapkası da var
Hababam Sınıfı’nın yazarı edebiyatımızın Koca Çınar’ı Rıfat Ilgaz’ın çocuk şiirlerinden seçmeler bu kitapta bir araya getirildi. Ilgaz’ın çocuk dünyasını, büyümeyi anlattığı şiirleri çocukluk dönemine tutulmuş bir aynadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88684</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825e0fd9-9f43-48b6-8fdb-0938a2700dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Plastik Ada</image:title>
            <image:caption>“Kalpleri plastikten olmayanlar kurtaracak denizlerimizi!”
Adı üstünde Püskürük bu, kocaman bir sıçrayışla selam verecekti ki güneşe... Küt! Bir şeye çarptı! “Bu da ne?” demeye kalmadan büyük, plastik bir şişe gördü yanı başında. Sonra bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha... Balinalar Denizi’nin orta yerinde duran bu “Plastik Ada” nereden çıkmıştı ve daha da önemlisi ondan nasıl kurtulacaklardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88685</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8021fac4-de51-464a-a8a5-b26166a9b7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lefter Küçükandonyadis -Ver Lefter&apos;e Yaz Deftere</image:title>
            <image:caption>“On beş gün önce gol attığımda omuzlardaydım.
En kötüsü ne biliyor musunuz? Harçlık verdiğim çocuklar da evime saldırdılar.”
Lefter Küçükandonyadis, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış yıldız bir oyuncu... Üstelik sadece futboluyla değil, Türkiye’nin üzerine karanlık bir bulut gibi çöken 6-7 Eylül olayları sırasında takındığı onurlu duruşuyla da tarih boyunca hatırlanacaktır.
Gayrimüslimlerin dükkânları yağmalanıp evlerine saldırılırken bile bir an dahi düşünmeyecektir Türkiye’yi terk etmeyi. Yıllar sonra sorulduğunda, o gün söylemediği gibi yine söylemeyecektir kendisine ve ailesine saldıranların isimlerini... Bu kitapta sadece bir futbol kariyeri yok...
Kendini Türk hisseden bir gayrimüslimin yaşadığı topraklardaki huzur ve barış için verdiği mücadeleyi de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88686</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507145e3-46bd-48f5-8e01-85043a11bc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Ruhun Bütün Dünyadır</image:title>
            <image:caption>“Tüm acının ve ıstırabın sebebi cehalettir.”
Budizm’in kurucusu, ruhani öğretmen Siddhartha Gautama’nın binlerce yıl öncesinden günümüzün düşünce dünyasına ışık tutmaya devam eden köklü bilgeliğiyle, yirmi birinci asrın bilim insanı ve filozofu bir araya geldiğinde neler olur dersiniz?
Bilimle bilgeliğin, bilgiyle iradenin, eylemle inancın, zihinle ruhun buluştuğu eşsiz bir yolculuk bu...
İletişim bilimleri uzmanı Prof. Uğur Batı ve Uzman Doktor Nörolog Timur Yılmaz’ın birlikte kaleme aldığı Senin Ruhun Bütün Dünyadır felsefeyle bilimi, binlerce yıllık öğretisiyle günümüzde de ışıldamaya devam eden Siddhartha’nın bilgeliğiyle karşı karşıya getirerek buluşturuyor.
Bilim ve anlam arasındaki akıl almaz bağı, bir bilgeyle profesör arasındaki konuşmalar üzerinden aktaran kitap, günümüz insanının düşünce dünyasında yepyeni bir pencere aralayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88687</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305bc88f-ac7d-452b-a04c-e8c12ab19d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yapraklı Ahududu (ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. 
Nefret ettiğim her şeydi kısacası.” 
 
 
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle. 
 
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken 
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder. 
 
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88688</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e9ddac-09a1-435b-9e1d-54625978f0c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Gram Erdem Beş Gram Ahlak</image:title>
            <image:caption>Zamanın bir yerinde “politik olmak” terimi, sadece politikacıların kullandığı veya uyguladığı bir eylem olabilir. Ama artık hayatın her yerinde politik davranan, davranmak zorunda bırakılan insanların nefes almaya çalıştığı bir toplum düzeninde yuvarlanıp gidiyoruz. 
Özgür olduğunu iddia eden birkaç amatör oyuncudan hiçbir farkımız olmadığı halde düzene dahil olmaya çalışıyoruz. 
Peki, “ÖZGÜR” müyüz? 
ERDEM, sadece bir erkek isminden mi ibaret? 
Peki ya MERT? 
Özden kaç parça daha kaybedeceğiz? İşte burada, yazarımızın alışılagelmiş üslubuyla sürekli sataştığı Bayan Editör olarak devralıyorum sözü. Elinizde tuttuğunuz kitap, hayatınıza veya çevrenize dair sorularınıza cevap vermek yerine, onlara yenilerini ekleyecek ve sorgulama arzunuzu ateşleyecek bir kitap. O nedenle birçok cümle, soru işaretiyle bitmekte; diğer birçoğu ise şeffaf mürekkeplerle satır aralarında gizlenmekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88689</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9784ea-3c58-4ed8-939b-3bded864601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Birçok tuhaflık, akla yatmayan pek çok şey ve ilginç sorularla dolu bir öykü bu. Gözünüzü dört açın! Bazılarını hemen fark edeceksiniz, bazılarıysa usul usul girecekler öyküye. Mızıkçılık yapmak isterseniz, seçim sizin. Yanıtların yazıldığı son sayfadan başlayabilirsiniz okumaya. Ama bence, size düşünmeyi öğütleyen bu öyküye bir şans verin. Azıcık düşünerek çözülemeyecek bir soru ya da sorun var mı ki dünyada?&apos;&apos; 
Walter Benjamin 
Walter Benjamin, çağımızın en büyük düşünürlerinden biri. 
Çocuklar için hazırladığı bir radyo programından uyarlanan bu kitap, felsefeyi gündelik hayata taşıyor. Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece, her yaşta çocuğu eğlenceli bir beyin jimnastiğine, etkin bir okuma serüvenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88690</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ddbaf1-0c5a-4258-8df2-425f21730d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Ufuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamalardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek, doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek, güzel olmak için de güzeli kavramak gerekir.&quot; diyen İbrahim Kalın, düşünmenin çileli ama kendini bilmek ve bulmak için varoluşsal bir gereklilik olduğunu derinlikli bir şekilde ortaya koyuyor. Düşünmenin değil; iyi, güzel ve doğru düşünmenin erdemini vurguluyor ve düşüncenin ufkunu açık hâle getiriyor. Düşünmek yola çıkmaktır. Herhangi bir yola değil, bizi hakikate götürecek yola koyulmaktır. Düşünmek, Eflatun’un mağarasından çıkmak için ayağa kalkmaktır. Duvara yansıyan gölgelerin hakikatin kendisi değil, sadece gölgesi olduğunun farkına vararak ışığın kaynağına yönelmektir. Düşünmek, ayağa kalktığınızda size müstehzi bir şekilde bakanlara aldırmadan kapıya doğru yürümektir. Ayağınıza vurulmuş zincirlerden kurtulmak için önce zihninize vurulmuş prangalardan kurtulmaktır. “Mağaradan çıkanı vururuz.” diyenlere aldırmadan aklının ve vicdanının sesine kulak vermektir. Düşünmek tehlikeli ve çileli bir iştir. Doğru düşünmek erdemli olmayı garanti altına alır mı? Düşünmek, ahlaklı olmak için yeterli midir? Bilmek, her zaman doğruyu yapmak anlamına gelir mi? Düşünmeyi zihinsel bir faaliyete indirgeyen ekoller bize bu noktada tatmin edici cevaplar veremezler. İyi, güzel ve doğruyu birbirinden ayrıştıran bir zihin yapısı, düşünce ile erdemli davranış arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki kurmaz. Fayda ve kârı artırmak için uygulanan yöntemler kapitalist üretim-tüketim kuralları içinde iyi ve doğru kabul edilir ama akıl ve erdem terazisine konulduğunda sınıfta kalırlar. Düşünmek ile ahlak, tefekkür etmek ile erdemli davranmak arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir düşünce bizi doğru davranışa götürmüyorsa ya düşündüğümüz şeyde ya da düşünme biçimimizde bir sorun var demektir. Gerçek düşünce, bizi iyi, doğru ve güzel davranışa götürür. Bu yüzden düşünmek, salt zihinsel bir eylem değildir. Sahih mânâda düşünmek, bütün varlığımıza nüfuz eder. Bizi sarıp sarmalar ve dönüştürür. Bir düşünce, tasavvur yahut duyguyu iliklerimizde hissetmeden onun mânâsını tam olarak kavradığımızı söyleyemeyiz. Düşünce ancak varoluşumuzu dönüştürdüğü zaman iyi, güzel ve doğrunun elçisi olur ve hikmet sıfatını kazanmayı hak eder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88691</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9375eb-24d7-410a-b743-6f7096328352.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ağaç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Filiz Küçük Yücel’in kaleminden çocuklara bilim merakını ve dostluğu aşılayacak renkli bir eser... 
Küçük gezgin Merlin iş başında! Ne var ki Merlin, daha önce tanıdığınız gezginlere benzemiyor. Çünkü o, uçan dairesine atlayıp gezegenler arası bir yolculuğa çıkabildiği gibi, zaman yolculuğu da yapabiliyor. Fakat tüm bu seyahatlerin bir amacı var: Merlin, yeryüzündeki son ağacı kurtarmak istiyor. Bakalım, Merlin ve arkadaşları bu heyecan dolu macerada labuntlara karşı koyup son ağacı kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88692</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c6f044-562a-4c8f-9dc2-2494c50f0d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanla Son Dans</image:title>
            <image:caption>VATANSIZ OLMAK 
İNSANI YARALAR! 
HER ZAMAN BİR YERİN EKSİK KALIR, 
KENDİNİ HİÇBİR YERE AİT HİSSEDEMEZSİN. 
 
İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken, New York’taki kardeşinin yanına giden üniversite öğrencisi Sofia Moretti, orada ilk görüşte aşkının tutsağı haline geleceği bir delikanlıyla tanışır. Hayatından bir daha çıkaramayacağı bu delikanlı sürgüne yollanmış Osmanlı şehzadesi Cem’den başkası değildir. 
Savaşçı ruhlu ve yakışıklı Osmanlı şehzadesi Cem ile İtalyan mafya liderinin dünyalar güzeli kızı Sofia imkânsız bir aşkın içinde bulurlar kendilerini. New York’tan Kuzey Afrika’ya, Paris’ten İstanbul’a uzanan bu aşk hikâyesinde çözmeleri gereken iki büyük sorunları vardır: 
Mafyanın acımasız kuralları ve Cem’in kayıp bir şehzade olarak verdiği kimlik savaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88693</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9afef5f-ba3c-4de6-9529-988d9c5463f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı</image:title>
            <image:caption>Dostluk iki yürek arasında kök salan bir ağaç gibidir...

Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı, dünyaca ünlü Fransız karikatürist Jean-Jacques Sempé&apos;nin zarif çizgileriyle örülmüş, enfes bir dostluk hikâyesi.

Zıtlıkların mükemmel uyumundan ilham alan ve farklılıkların birlikteliğine vurgu yapan kitap, kalplerde yeşerttiği duygularla büyük küçük herkesin yüzünü gülümsetmeyi başarıyor.

Okurlarını, sıradışı iki çocuğun anılarına ortak edip nostaljik bir yolculuğa çıkaran Sempé; hayat serüvenimizi anlamlı ve katlanılır kılan dostlarımızı yâd etmeye fırsat tanıyor, &apos;&apos;edebî&apos;&apos; dostluğun sırlarını yeni baştan keşfetmenin hazzını yaşatıyor.

Küçük Savaş Kızıltaş&apos;ın, namıdiğer Elma Surat&apos;ın hayatı epey zordur. Yüzünü &apos;&apos;kızartıp&apos;&apos; duran, tuhaf bir hastalıktan mustariptir. &apos;&apos;Utandığında ya da saçmaladığında her çocuk azıcık kızarır,&apos;&apos; diyecek olsanız da, Savaş&apos;ın durumu farklıdır. Çünkü onun yüzü, ortada hiçbir neden yokken kızarıp bozarmaktadır. Bu yüzden çok sıkıntı çeker, hatta yalnızlaşır. Kendini bildi bileli aklında hep aynı soru döner durur: Yüzü neden kızarıyordur? Acaba sihirli değneği olan bir Orman Perisi ya da hünerli bir doktor onu bu dertten kurtarabilir mi? Ama nafile... Şimdiye dek ne bir periye ne de kendisini iyileştirebilecek bir doktora rastlamıştır. Belki de eksiliğini hissettiği şey, onu hayata bağlayacak bir dosttur. Hani mesela, apartmanlarına yeni taşınan, sürekli hapşırıp duran şu Barış Bahçetırmığı gibi biri...

Zaman rüzgârıyla savrulup gitmiş nice dosta selam gönderen bu naif hikâye; hiçbir karşılaşmanın tesadüf olmadığının altını çiziyor; karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörü temeline dayanan &apos;&apos;dostluk sanatı&apos;&apos;nın incelikleri üzerine düşündürüyor.

Çoksatan kitapları ve sansasyonel karikatür çalışmalarının yanı sıra New York Times, Paris Match, New Yorker gibi gazete ve dergilere yaptığı çizimleriyle tanınan Sempé, Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı ile gerçek dostluğun engel tanımadığına tanıklık ettiriyor, bizi biz yapan özelliklerimizin dostluk ilişkilerimizi nasıl da renkli kılabileceğini gözler önüne seriyor.

&apos;&apos;Bazen sohbet ediyor, bazen susuyorlardı, çünkü birlikteyken asla sıkılmıyorlardı...&apos;&apos;
Her Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88694</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8643773-af3a-4f7b-b8d0-f67b5821cf76.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Her nasılsa çiftlik, hayvanlar zenginleşmeden zenginleşmiş gibiydi.

Squealer’ın izah etmekten hiç yorulmadığı gibi, çiftliğin kontrolünde ve örgütlenmesinde bitmez tükenmez işler vardı. Diğer hayvanlar, bu işlerin çoğunu anlayamayacak kadar cahildi. Onlar için hayat, bildikleri kadarıyla, eskiden olduğu gibiydi. Karınları umumiyetle açtı, saman üstünde uyuyor, gölden su içiyor, tarlalarda çalışıyorlardı. Kışın soğuktan, yazın sineklerden sıkıntı çekiyorlardı.

“Yedi Emir eskisi gibi mi, Benjamin?” Duvarda artık tek kural vardı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88695</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443e5e41-38c7-455e-ad39-bf7632f42ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Ormanı</image:title>
            <image:caption>Öykü okulda tiyatro seçmeleri olacağını duyduğunda çok heyecanlanır, katılmak ister. Ancak sahneye çıkmaktan ve biraz da arkadaşlarından çekinmektedir. Bu düşüncelerle uykuya dalarken hayatını tamamen değiştirecek bir macera yaşayacağından habersizdir. 
O gece uyanır ve ansızın kendini evden çok uzakta, 
bir ormanda bulur. Burası sırlarla dolu bir ormandır; cesaretin, dostluğun, bilgeliğin ve en önemlisi sevginin anahtarı bu ormanın kalbindedir. 
Öykü, sırlarla çevrili bu ormanda cesaret gerektiren 
bir macerada aynı zamanda kendi hikâyesini de 
bulmaya çalışacaktır. 
“Her canlının kalbi onun yuvasıdır. 
Özgürlük yuvamızda, cesaret yakınımızdadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88696</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fcc909-6f5f-457b-8f16-ef5b182d567f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Geçen sene yaşananlardan sağlam bir ders çıkarmıştım: Hovarda gibi dolanıp partilerde sabahlamak hayatımı kötü etkiliyordu. Ancak bu sene her şey farklı olacaktı, takımın yeni kaptanı olarak kendime çekidüzen verecek, sadece hokeye  ve derslerime odaklanacak, kadınlara elimi bile sürmeyecektim. Ben, yani Hunter Davenport, bir çeşit bekârlık yemini etmiştim  ve sonuna kadar bunun arkasında duracaktım. 
 
Ama kaptanlık elkitabında bir kadınla “arkadaş” olamazsın diye bir şey yazmıyordu. Sınıfa yeni gelen ukala, hazırcevap ve bir o kadar da çekici olan Demi Davis’le “sadece” arkadaş olabilirdim. Onunla çok iyi anlaşıyorduk, ta ki bana çıkma teklifi edene kadar… Bir projede partner olduğumuz için ondan kaçamazdım, ama yine de kendimi tutabileceğime dair güvenim tamdı. Onun cazibesine kesinlikle karşı koyabilirdim. Zaten ailelerimiz çok farklıydı, hayattaki amaçlarımız birbirine uymuyordu ve babası benden ölümüne nefret ediyordu. 
 
Kısacası onunla takılmak kötü bir fikirdi. Tek yapmam gereken bu konuda bedenime… ve kalbime söz geçirmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88697</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/726f1770-1b35-4f04-a16d-396ea5c39357.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Beylik Çiftliği hayvanlarının kendilerini ezen, sömüren ve yaşamlarını katlanılmaz hale getiren çiftlik sahibi Bay Jones&apos;a ve diğer çiftlik çalışanlarına karşı domuzların öncülüğünde isyan ederek, çiftliği ele geçirip kendi kendilerini yönetmelerinin hikâyesidir bu kitap.

Çiftliği insanlardan temizledikten sonra adını değiştirerek &quot;Hayvan Çiftliği&quot; koyarlar. Fakat bir süre sonra işler umulduğu ya da hayal edildiği gibi gitmez. Bir arada yaşamın, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin hakim kılınmaya çalışıldığı sistem; zamanla, yerini gücün ve iktidarın kişisel hırslar ve bencilliklerle birleştiği, totaliter bir sisteme bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88698</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fca9b4-8b54-48fc-be0e-0f780639e058.jpg</image:loc>
            <image:title>Troçki</image:title>
            <image:caption>Troçkistlerin tarihi “ya dünya devrimi ya da Böylesi radikalliğe teslim olmayan genç, genç sayılır mı? Troçkistlerin, kısmen oldukça radikal sloganları özellikle gençlik ve aydınlar arasında yankı buluyordu. Diğer bir özellikleri de bizzat Troçki&apos;nin burjuva çevreler tarafından “iyi oğlanlar”dan sayılmasıdır. Emperyalist burjuvazi onu “komünist rejimin cinayetleri”ne katılmamış birisi olarak görüyor; “Troçkizm komünizmin iyi vicdanıdır. O, bütün totaliter yozlaşmaya...rağmen iç yapısı sağlam kalan düşünceye dayanmaktadır ve yıkıntıdan yeniden doğuşu mümkün kılmaktadır” diye değerlendiriyordu. 

Bildiğimiz Troçki&apos;yi emperyalist burjuvazi “Zümrüdüanka” ilan etmişti. Gerçekten de öyle; hep öldü denirken kendi külleri içinden yeniden dirilmiştir ama yeşerip çınar olamamıştır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88699</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58b0b7c-a8c5-45bb-aa99-4a8aebd27836.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Toplumsal Dinamikler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türkiye eğitim gerçeğini derinden değiştirmeyi amaçlayan 2005 Müfredat Reformu’nu mercek altına alıyor. Yazarları iki soruya yanıt arıyor: Yeni müfredat hangi toplumsal dinamikler bağlamında ve nasıl geliştirildi? Ve Türkiye’nin heterojen toplumsal koşullarında pratiğe nasıl geçirildi? 

Ülkenin toplum ve eğitim tarihinden, dönemin MEB Bakanı Erkan Mumcu ve TTK Başkanı Ziya Selçuk olmak üzere birçok eğitim idarecisi ile görüşmelerden; köy, kasaba ve İstanbul’un yoksul ve orta sınıf semtlerindeki okullarda çalışan öğretmen ve velilerle yapılan grup söyleşilerine kadar uzanan ampirik verilerini inceleyen Nohl ve Somel, Türkiye’de eşitsizliklerin ve eğitim alanındaki çetin rekabetin, merkezi müfredatla hedeflenen eğitim içeriğini standardize etme ve bu anlamıyla homojenleştirme çabalarını nasıl baltaladığına işaret ediyorlar.            

Zengin ampirik incelemelerini teorik tartışmalarla ilişkilendiren bu kitap, eğitimi toplumsal değişim ve eşitsizlik bağlamında araştırmak ve anlamak isteyen sosyal bilimcilere, öğretmenlere ve eğitim fakültesi öğrencilerine yeni bir ufuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88700</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0b70cf3-2190-4d7d-b730-f8e241808a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Döneme Geçişin Yerel Basına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmanın amacı, çok partili hayata geçişin Mardin yerel basınına etkisini araştırmaktır. Mardin basınıyla ilgili birkaç makale ve bazı eserlerdeki kısa bilgiler haricinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Çalışmamızda elde edilen bilgilerin bilimsel metotlarla toplanarak akademik değerlendirmelerde kullanılabilecek hale getirilmesi ve bu bağlamda tarihsel bulguların ortaya konulması, amacın tamamlayıcı halkasını oluşturmaktadır. 

Bununla birlikte Mardin basınının çoğulcu yapısını oluşturan ve günümüz basınının da bu anlamda reflekslerinin oluşmasına rol oynayan 1950-1960 yıllarındaki yerel basının yapısal bir değerlendirmesini yapmaktır. Bu dönemdeki Demokrat Parti iktidarının etkisiyle oluşan siyasal iklimin Mardin basınında yarattığı farklılaşma, sözlü tarih verileri ile de pekiştirilmiştir. Bu da konunun yaşama dönük taraflarını ortaya koyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88701</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e540b43a-c429-4974-a6d5-a90bc014bb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Cma İle Meta Analiz Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bilimsel gelişmeler birbiri üzerine bina edilme ve yığılmalı olarak ilerleme eğilimindedir. Her araştırmacı kendinden önceki araştırmacının bıraktığı yerden bayrağı alır ve daha ileriye taşımaya gayret eder. Nitekim bu duruma en iyi örnek Isaac Newton’un başarısını alçakgönüllülükle açıkladığı cümlesi ile verilebilir: “Daha fazlasını görmüşsem, devlerin omuzlarında durmamdandır”. Bilimsel anlamda yapılan her araştırma öncekinin üzerine yeni şeyler ekleyerek yeni bilgilere kapı açmaktadır. Fakat bu çalışmalar kimi zaman farklı bulgular elde edebilmektedirler. Belirli bir konuda yapılmış olan bu araştırmalara topyekûn baktığımızda uygulanan ya da geliştirilen yöntemlerin gerçekten de etkili olup olmadığını göremeyebiliriz. Bu konuda bize yardımcı olabilecek yöntemlerin başında meta-analiz gelmektedir. Meta-analiz belirli bir konuda yapılmış bireysel çalışmaların bulgularını istatistiksel olarak birleştirerek özet bulgular sunan bir yöntemdir. Ortaya çıktığı ilk yıllarda hak ettiği ilgiyi görmemiş olsa da meta-analize verilen önem yıllar içinde artış göstermiştir. Bu da meta-analizin günümüz araştırmacıları tarafından en çok uygulanan metodolojiler arasında yerini almasını sağlamıştır. Meta-analiz bir nevi araştırmaların araştırması olduğu için bireysel çalışmalardan farklı yanları bulunmaktadır. Bu da araştırmacıların bu metodolojiyi anlamasını ilk etapta zorlaştırabilmektedir. Meta-analiz üzerine yazılan teorik kaynaklar bu metodolojinin istatistiksel özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir görevi yerine getirmiş olsa da uygulamaya dönük kitapların azlığı dikkat çekmektedir. Bu da araştırmacıların yararlanacağı bir uygulama kitabı yazma ihtiyacı doğurmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88702</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdbbe14-37af-4d9c-9964-4abc701333da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoğun Bakımdan Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Belki de yoğun bakım hem bedene hem ruha bakılan bir yer olmalı... 
Sevgili Nilüfer’e teşekkür ediyorum. Kalp ekseninde yürüme cesareti gösteren bir hekim olduğu için... 
Metin Hara 
Her “CAN”a değer verip işini sevgiyle yapanlar mucizelerini gerçekleştirir. 
Dr. Nilüfer bunun en güzel örneği... 
A. Neşe Turan 
Anneannemi 23 günlük bir yoğun bakım süreci sonunda kaybetmiştik. Annem ve teyzem, anneannemin yoğun bakımdan Hakk’a yürümesine çok üzülmüşlerdi, “Keşke bu evdeyken olsaydı” dediler... Bense onlara sadece şu kadar söyledim; “Allahımızın merhameti bu. Anneannem son 23 gündür sadece Allah’a güvenmeyi ve onunla beraber olmaya talim ettiriliyor. Eğer ki evdeyken Hakk’a yürüseydi belki gitmeden ‘Deniz, Tülay, Şenay yardım edin” diye seslenecekti, bizden yardım isteyecekti. Oysa yoğun bakımda o ‘Allahım yalnız sen benimlesin’ demeyi öğrendi ve gitti... İman ediyorum ki diğer boyuta geçişi bu sebeple daha kolay ve teslimiyetle oldu. İşte bu sebeple kitabın adı bile beni derinden etkiledi... Bir doktorun hekime dönüşmesi ve Yaradanıyla buluşması, yoğum bakımın bir başka mucizesi daha olmuş. Bedenleri tedavi etmek için “uyutan” bir anestezi uzmanının ruhsal “uyanış ve uyandırış” hikayesi... Deniz Erten</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88703</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278fe315-de31-4d89-a86a-b5182de0bf25.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Korkak adamlar, kalplerinden geçen o sihirli cümleyi söyleyemedikleri için hep kaybetmeye mahkûmdur.&quot; 
&quot;Evlenmek, bağlanmak, âşık olmak&quot; kelimelerinden tamamen uzakta yaşayan genç, başarılı, çapkın bir Rus iş adamı… Andreas Ivanov. 
Onu tüm cazibesiyle etkisi altına alacak; inatçılığıyla, hırsıyla, dikbaşlılığıyla tabularını yıkıp hayatındaki en önemli varlık hâline gelebilecek kadar güçlü bir Türk kadını… Yasemin Ünsal. 
İpler kimin elinde? 
Aşk onların kapısını çaldığında ve kelepçelerini bileklerine geçirdiğinde aralarındaki çekimi ve tutkuyu hissetmeleri kaçınılmaz olacak. 
Peki, duygularını kabul ederek ilk pes eden kim olacak? 
Aşk mı galip gelecek yoksa hırs mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88704</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ae7786-cb3e-48f6-bd61-26da12513996.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım</image:title>
            <image:caption>Her insanın sırları vardır. 
Kimi masumdur, kimi karanlık… 
Kimi sakladığı şeyden utanır, kimi ise korkar... 
Eylül&apos;ün sırrı ise geride hayal kırıklığı bırakmış, hayatını bambaşka bir hâle getirmiştir. 
Dışarıdan bakan insanlar ne kadar dürüst, başarılı ve sevecen olduğunu düşünse de gerçek bambaşkadır. Eylül, sahip olduğu hayatı gizleyen, yaşamak istediği hayatı kendisine ait gibi göstermek için sürekli yalanlar söyleyen bir kızdır. 
Peki, yeni dostlar edindiği ve aşk ile tanıştığ ıbu dönemde sırları mutlu olmasına fırsat verecek midir? 
Yoksa gerçeklerle yüzleşip, söylediği yalanların içinde kendisine bir çıkış yolu aramak zorunda mı kalacaktır? 
 
&quot;Bir insanın duygularını dürüst bir şekilde karşısındakine aktarabilmesi, 
en az dünyayı kurtarmak kadar zor bir iştir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88705</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d12a28-bba6-49d5-bf5e-da746b4fa113.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteviyat İnsan Hakları ve Demokratikleşme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Birinci Kısım: 
Ulusal Kurumlar ve Mevzuatlar 
İkinci Kısım: 
İnsan Haklarının Uluslararası Boyutu ve Sözleşmeler 
Üçüncü Kısım: 
 82’Anayasası ve Temel Haklar - Özgürlükler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88706</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731351e2-07d9-4596-afb3-e10852fe707e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressamların Sırları Nelerdir? - 123 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın İlk Ressamı Kimdir? Sıcak Renkler Ve Soğuk Renkler Hangileridir? Derinlik Yanılsaması Nasıl Yaratılır? Bir Tabloda Işık Ve Gölge Ne İşe Yarar? Ressamlar Bizi Nasıl Yanıltır?
Büyük Ressamların Sırlarını Ve Eserlerini Keşfedeceğin Bir Yolculuğa Çıkmaya Hazırlan!
Tarih Öncesi İnsanların Şablon Tekniğini Nasıl İcat Ettiklerini, Vincent Van Gogh’un Renkleri Karıştırmak İçin Nasıl Kromatik Diyagram Kullandığını, Caravaggio’nun Gün Işığı Yaratmak İçin Nasıl Gölge Oyunundan Yararlandığını Ya Da Modellerinin Yüzlerini Farklı Açılardan Gösterebilmek İçin Pablo Picasso’nun Bu Görünümleri Önden Ve Profilden Nasıl İç İçe Geçirdiğini Keşfet!
Etkinlikler İçin Boyalarını Hazırla Ve Harekete Geç:
Bir Tablonun Kaçış Noktasını Bul.
Işık Ve Gölge Yapmayı Öğren.
Picasso Gibi Kübist Bir Portre Çiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88707</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2a5dfe-38bb-4541-a185-1e9476781ce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Ne İşe Yarar</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji (…) şeylerin, eylemlerin, eğilimlerin ve süreçlerin “zorunluluğu” ve “doğallığına” duyulan popüler inançların altındaki temelleri baltalamaya mahkûmdur. Onların oluşumu ve devamlılığına katkı yapan mantıksızlıkların maskesini düşürür. Zahiri kurallar ve normların arkasında yatan durumsallıklarla sözde tek olma iddiası taşıyan (yani diğerlerinin pahasına seçilen) olasılıkların etrafına kümelenmiş alternatifleri açığa serer. Sonuçta sosyolojinin işi, Milan Kundera’nın alegorisini kullanırsak, onları sahte temsillerle örterek gerçeklikleri gözlerden saklayan “perdeleri yırtmaktır”. 
 
Sosyoloji ne işe yarar? sorusu uzun zamandır tekrarlansa da zihinlerdeki şüpheler ortadan kalkmış değil. Bauman ile yapılan söyleşi, yakın tarihe damgasını vurmuş bir sosyoloğun gözünden bu soruya doyurucu ve eleştirel bir yanıt veriyor. İnsan deneyimi ile sürekli etkileşim içinde olan bir sosyoloji tarifi yapan Bauman, beslendiği kaynakların ve başta akışkan modernite olmak üzere kullandığı kavram ve metaforların öyküsünü cömertçe anlatıyor. Bütünlüklü bir bakış açısıyla hem mesleki yaşamından hem de sosyolojinin geçirdiği evrimden bahsediyor. Bauman, sosyolojinin yöntem bilime sadık olup olmaması üzerinden değil, deneyimle ve insanların yaşam sorunlarıyla yürüttüğü mücadeleyle kurduğu ilişki üzerinden yargılanması gerektiğini vurguluyor. Ona göre beşerî yaşamı tam manasıyla deneyimlemek ve anlamlandırmak için sosyolojiye ihtiyacımız var. Bu kitap yalnızca Bauman sosyolojisini anlamak için bir rehber değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı sorgulamamız ve kendi tarihimizi kendimiz yazmamız için de bir çağrı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88708</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c5b952-ebc0-4d30-892f-afbb225c2961.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik Gemisi</image:title>
            <image:caption>Bir vaka analizcisi Michel Foucault’nun 1961 yılında yayımlanan Deliliğin Tarihi eserinin ilk bölümünün yorumlanmasına odaklanan Ali Akay ve öğrencileri eserin neredeyse klasikleşmiş denilebilecek (anti-psikiyatrik çıkış olarak değerlendirilen) okumasının çizdiği sınırların bilhassa dışına taşarak eserdeki sanatsal bakışın içindeki verilerin nasıl kullanılabileceği tartışması üzerine yoğunlaşıyor. Foucault’nun diğer eserlerindeki arkeolojik ve soybilimsel araştırmalarının sonuçlarının da gözetildiği bu soruşturma düşünürün her vakaya göre başka türlü eyleyen, dikişlenemeyen bir tutumunun olduğunu gösteren bir bakış açısından hareket ediyor. Alternatif bir okumaya da imkân veren bu hareket Deliliğin Tarihi’ne edebiyat ve plastik sanat metinleri ilişkisi üzerinden yaklaşarak Türkçe literatürde bu tarz bir yönelimin ilk temsilciliğini üstlenme gibi önemli bir ayrıcalığın ortaya çıkmasını sağlıyor. Akay ve öğrencilerinin “konuşma olanağı” bulduklarında nasıl etkileyici söz deneycileri olduklarını gösteren bu çalışma Stultifera Navis ile sözün yaratıcılığının sularında yol alıyor, elbette tarihin farklı uğraklarına yaptıkları anlık sıçramalarla. [Kurtul Gülenç]  
Michel Foucault’nun Klasik Çağda Deliliğin Tarihi kitabına damgasını vurmuş olan Stultifera Navis anlatısından yola çıkıyor Delilik Gemisi. Kitap, başlığındaki “delilik” ve “gemi” kavramlarıyla bir yandan bir öznel deneyime, bir yandan da bu deneyimin kurulması, dönüştürülmesi ve geliştirilmesi için gereken mekânsallaştırmaya gönderme yaparak Batı’ya özgü iktidar ilişkilerinin soybilimini takip ediyor. Mutlak olmayan, tıpkı Deliler Gemisinin üzerinde durduğu Avrupa nehirleri gibi akışkan olan sınırları çizme, sınırlarda durma, sınırın dışına çıkarma ya da içine alma pratiklerinde cisim bulan bu iktidar pratiklerinin analiziyle Ali Akay, Foucault’nun yaklaşık altmış yıl önce yayımlanmış ilk önemli eserinin eleştirel çizgisini günümüze taşıyor. 
[Ferda Keskin  Foucault, kuralları her seferinde yeniden yazılacak bir “seksek” oyununun mucidi gibidir; kuralları kemikleşmiş oyunlara alışkın olanlar onda bocalar. Ali Akay, düşünürün bu dinamizmini yalnızca tanımıyor, ona içtenlikle eşlik ederek Deliliğin Tarihi’nin ilk bölümünü sanatsal bir yeniden yaratımla düşünüyor-düşündürüyor. Delilik Gemisi, Foucault yazınına bu yakadan yapılmış ustaca bir katkıdan ibaret değil, aynı zamanda “yeninin diriltilmesi” de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88709</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e225c92a-9f0f-4b38-9c69-068aaf65665d.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina Ve İbni Rüşd</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma İslam Rönesansı’nın iki önemli düşünürü İbni Sina’nın (980-1037) ve İbni Rüşd’ün (1126-1198) felsefelerinin belirlenimci olup olmadığını araştırmaktadır. İslam ve Avrupa Rönesanslarını şekillendirmiş bu iki düşünürün fizik ve metafizik görüşlerini inceleyerek doğadaki rastlantısal olayların yanı sıra, maddeye ve ilahi takdire dair fikirlerini tetkik eder. Bunun yanında İslam düşüncesindeki Aristotelesçi ve Yeni Platoncu felsefeler ve kelam gibi ilahiyat gelenekleri üzerindeki etkilerini ve bu düşünce okulları ve gelenekler ve genel felsefe tarihi içindeki yerlerini ortaya koymaktadır. Böylece hem İbni Sina hem de İbni Rüşd felsefelerinin, kadim zamanlardan beri düşünürlerin ilgisini çekmiş belirlenimcilik sorununa verdikleri özgün cevapları karşılaştırırken Antik Yunan’dan günümüze felsefe tarihini de gözden geçirme olanağı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88710</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80f1529-9370-4565-a8c9-9ccbfabcda1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Hükümdar’ın kahkahası ansızın kesiliverirdi. Sizi lanet olası piçler, kendi açgözlülüğünüz ve sınırsız hırslarınız yüzünden burayı boyladınız! Gerçekten beni devirebileceğinizi mi sandınız? Size söyleyeyim. Buna cüret edecek adam anasının karnından doğmadı daha, doğduysa bile kendisini bir ruha dönüştürmek, sakal bırakmak ve ayaklarından da insan kılları çıkmak zorunda. Asasını tehditkâr biçimde onlara doğrultup, öfkeden ağzından köpükler saçarak bunu bilmiyordunuz tabii değil mi diye eklerdi. 
 
Hayali bir Afrika ülkesi: Aburirya. Bir diktatörlük. 
Bağımsızlık savaşı verilmiş, sömürge dönemi son bulmuş ama halkın çilesi bitmemiştir. Emperyalist güçlerin “adamı” Hükümdar ve dalkavukları işbaşındadır. Soğuk Savaş döneminde Batı’nın el üstünde tuttuğu Hükümdar, Soğuk Savaş’ın bitimiyle Batı’nın gözündeki itibarını yitirmiş haldedir. Emperyalizm biçim değiştirmiş ve yeni dünya düzeni adını almıştır. Fakat oyunun kuralları farklıdır bu kez: Dönem sözde demokrasiler dönemi, küresel olmak geçer akçe. Hükümdar ve şürekâsı bu dönüşümü kavrayamamışlardır sanki. Dışarıda bariz bir itibar kaybı, içerideyse gizemli muhalif sesler... Kadınların aktif rol oynadığı bir halk hareketi, kuyruklar, protestolar, dayak yiyen kocalar, cinler ve tüm bu keşmekeşin ortasında esrarengiz bir büyücü: Kargalar Büyücüsü. Afrika edebiyatının en büyük yazarlarından Ngũgĩ wa Thiong’o bu kez komik mi komik, fantastik bir hikâye anlatıyor. Ancak gerçekler kara mizaha bürünüp kılık değiştirse de çığlık değişmiyor: A Luta Continua mücadele Sürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88711</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5dab0cd-bbb2-4d8c-a909-c12f3b2b3070.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı
Sahanda Yumurta Denizanası, Diken Sırtlı Maymun Surat Balığı, Pembe Peri Armadillo. İnanmayacaksın ama bu hayvanların hepsi gerçekten var!
Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı’na hoş geldin! Buradaki hayvanların bir ortak noktası var, hepsi isimlerini değiştirmek istiyor.
Büyüleyici hayvanlar ve onların bitmeyen kahkahalarıyla dolu, çılgıncasına eğlenceli bir kitap bu. Peki ya sen, hayatında hiç Püsküllü Halı Köpekbalığı gördün mü?
Not: Hâlâ bu isimlere inanamıyorsan, kitabın son sayfasına bir göz at.
 
Krokodali
Krokodali dünyanın en iyi ressamı! Ama birazcık yardıma ihtiyacı olabilir...
Onun birlikte bir başyapıt yaratabilir misin?
Haydi kolları sıva ve elindeki kitabı eğerek, sallayarak ve ovuşturarak bu komik öyküye sen de ortak ol! Sakın unutma, Krokodali ne derse onu yapmalısın. En kötü ne mi olabilir? Sayfayı çevir de gör!
 
Bu Kitabın Ortasında Duvar var
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, resimli bir çocuk kitabının içinde herkes bir taraftan öteki tarafa gezip dolaşırmış. Ve hepsi çok mutluymuş... Sonra bir gün, biri kitabın ortasına bir duvar örmüş. Artık hiçbiri bir taraftan öteki tarafa koşturup duramaz olmuş. Kimse bu durumdan mutlu değilmiş, bir kişi dışında... Küçük bir şövalye. O, kitabın ortasındaki duvarı çok sevmiş. Kendi bulunduğu tarafın güvenli, öteki tarafın ise tehlikeli olduğunu düşünüyormuş. Ama zamanla anlaşılmış ki durum pek de öyle değil. Peki şimdi ne olacak? Küçük şövalye oradan nasıl kurtulacak? Duvarın diğer tarafındanki dev düşündüğü kadar tehlikeli olmayabilir mi?
Ünlü çocuk yazarı Jon Agee’den, çocuklara önyargıların ne kadar aldatıcı olabileceğini gösteren basit ama büyülü bir kitap.
“YILIN EN İYİ ÇOCUK KİTABI” Seçkilerinde
- Boston Globe Chicago Tribune Publishers Weekly New York Times Book Review -
 
İyi Geceler
Karanlıkta parlayan ay ve yıldız çıkartmaları ile
Bu bir hikâye içinde hikâye içinde hikâye içinde hikâye... Tam da iyi geceler demeden önce, Tavşan Tata, yavrularına Fil Jumbo’nun, Fil Jumbo, yavrularına Penguen Pena’nın, Penguen Pena, yavrularına Yunus Ege’nin, Yunus Ege de yavrularına Tavşan Tata’nın hikâyesini anlatıyor.
Uyku öncesi alışkanlıklarının aslında ne kadar evrensel olduğunu gösteren, ritornello periyodik tekrar tekniğiyle kaleme alınmış tatlı bir iyi geceler hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88712</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d4e056-0ff0-4ffc-b2d7-f52447f2f608.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir</image:title>
            <image:caption>“Tom Sawyer’ın Maceraları” ve “Huckleberry Finn’in Maceraları” adlı dünyaca ünlü romanların yazarı Amerikalı mizahçı ve hiciv ustası Mark Twain, bu kez alışılmışın çok dışında, soruları bol, sorgulaması çetin, anlatımı farklı bir eserle okurunun karşısında: İnsan Nedir?
İki adam arasındaki diyaloglar üzerine kurulu bu küçük ama derinlikli kitabı okurken, çoğu zaman Sokrates ve Platon’un tartışmaları canlanacak gözünüzde.
Mizah anlayışı güçlü yaşlı bir adamla, tez canlı ve heyecanı yüksek genç bir adam arasında geçen sohbette “insanın ne olduğu, ne olmadığı ya da ne zannedildiği” konusu enine boyuna tartışılırken kantarın topunun kaçtığı anlar da yok değil...
İnsan aslında bir makine midir, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçmak dışında herhangi bir dürtüsü yok mudur, “kişisel değerler” uydurma mıdır, işlevi belli makineler gibi insanın yaratıcılığı da çektiği verilerin bir sonucu mudur?
Daha ne sorular, ne tartışmalar bekliyor sizi...
Sonuca değil, sürece hayran bırakan bir eserle karşı karşıyasınız... Manayı kaybeden 21. yüzyılın genç insanını anlamak açısından, doğru bir başlangıç sayılacaktır bu kitap...
“Her türden vicdan vardır, çünkü her türden insan vardır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88713</loc>
        <lastmod>2026-10-27T02:05:07+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0871639e-de80-4191-9cfc-a2eee60e29ca.jpg</image:loc>
            <image:title>What is Man</image:title>
            <image:caption>&quot;What is Man&quot; consist of series of dialogues between an elderly with a strong sense of humour and a young impatient man. 
Throughout the book, the author compares humans to machines. He argues that man has no impulse other than the pursuit of pleasure and the avoidance of pain. 
The book is a great starter for those who are seeking to understand why many of us have lost the meaning of life. This work questions how our personal values and the environment surrounding us shape our identity. 
Although written in 1906, today the dialogues still shed light on how people can take actions with their own free will.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>