﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92034d6c-e857-42d7-a83b-e04e4c771cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Yalanların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Günümüzde yalan, artan oranda ampirik gerçekliğin yerini alıyor. ‘Uydurma haberler’ gerçek diye önümüze konuldukça, 
bunlardan yola çıkılarak oluşturulan fikirler hükümet politikalarına dönüşüyor. Bugün ‘hakikat ötesi’ hakkında konuşulanların 
siyasi ve düşünsel kökeni faşist yalanların tarihinde yatıyor. Bunu her daim hatırlamalıyız.” 
 

Halkın bir bölümünün özgürlüğü ve refahının diğer bir bölümünün mutsuzluğuna ve yoksunluğuna endekslenmesi, içinde bulunduğumuz siyasi manzarada ilk göze çarpan motif olmaya başladı. Bu motifin doğallaşmasının yolunun yalanın kamu felsefesi olmasından geçtiğini düşünmek için elimizde pek çok 
neden var. 
Federico Finchelstein Faşist Yalanların Kısa Tarihi’nde günümüzdeki otoriterleşme ve faşistleşme eğilimini anlamaya çalışırken, 
hem Hitler ve Mussolini’nin “sıradan” yalanlar olarak görülemeyecek “mitsel” yalanlarına dair tarihsel ve felsefi bir okumaya 
girişiyor hem de yalanının bir hükmetme ve zulmetme 
aracı olarak bugünün otoriter popülist liderleri tarafından nasıl devralındığının izini sürüyor. 
Finchelstein faşist ve mitsel yalanlara karşı tarihi savunarak direnmenin önemi üzerine düşünmeye çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233f1bbb-56be-4bd8-80fd-0d057e4b7c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cennetteki ırmağı kirleten her kötülüğe… 
HİÇ KİMSENİN DUYMAK İSTEMEDİĞİ O İSMİ GURURLA SÖYLEDİM: ASEL 
Asel yaşadığı ihanetlerin sorumlularıyla yüzleşebilmek için tüm cesaretini toplayıp okula geri döner. İnsanların suçlayıcı bakışları, geçmişin günahlarına karışınca her geçen gün daha da zorlaşır. 
Geçmiş kalbini dikenlerle sararken biri onun çiçek açabileceğine inanır. Yeni filizlenen hisleriyle birlikte içindeki öfkenin ateşi gittikçe harlanmaktadır. Asel son kez geçmişiyle karşı karşıya geldiğinde, güvendiği hiç kimse sandığı kadar masum değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd51e77-02c5-463f-b25f-32af2de5068c.jpg</image:loc>
            <image:title>Serteller</image:title>
            <image:caption>Serteller, Osmanlı’nın yıkılış ve Türkiye’nin kuruluş döneminde düşünce, duygu ve yeniliklere yön veren iki başarılı gazeteci ve yazarın; Sabiha ve Zekeriya Sertel’in hikâyesini anlatıyor. Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti, 1911-1978 yılları arasında hemen hepsi çok satan dergi ve gazeteler çıkardı, pek çok kitap yazdı. Nâzım Hikmet, Suat Derviş, Sabahattin Ali, Nail Çakırhan başta olmak üzere ülkenin demokrat, ilerici ve sosyalist pek çok aydın ve yazarı bu yayın organlarında çalıştı, kitapları Serteller tarafından basıldı. Serteller yönetimindeki Tan gazetesi yükselen Alman faşizmine, 
yerli Nazi işbirlikçilerine ve dönemin baskıcı tek parti hükümetlerine alabildiğine muhalefet etti, çok partili demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü ve insan haklarını savundu. Tan Matbaası ve gazeteleri iktidarın el altından kışkırttığı bir saldırıyla yok edildikten sonra 
yurt dışına çıkmak zorunda kalan Sertellerin, asla açıklamadıkları onlarca yıllık serüvenleri; Paris, Budapeşte, Prag, Leipzig, Moskova ve Bakû’daki yaşamları, tanıklıklara ve gizli Sovyet belgelerine dayanarak ilk kez gün ışığına çıkarılıyor. Korhan Atay, Tan gazetesinin düşmanı Nazi dostu basın organlarına Almanların nasıl para yağdırdığını, bazı ünlü yazarların yalnızca Nazi parasıyla nasıl gazete çıkardığını gizli Nazi belgelerine dayanarak anlatıyor.
 
Serteller bir ülkenin, bir toplumun doğuş, yükseliş ve tökezleme anlarını müdahil ve mağdur olarak bizzat yaşayan Sabiha ve Zekeriya Sertel’in mücadele dolu buruk yaşam öyküsü paralelinde ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6f71fc-9a2d-4ea3-a015-dcedc8401828.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarın Tarihi Ezilenin Dini</image:title>
            <image:caption>“Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki en özgün düşünürlerden biri… Okul yıllarında pozitivizmden etkilenmiş olduğu ya da tarih tezi bağlamında romantik sosyalizm geleneğine yaklaşmış olduğu söylenebilse de Kıvılcımlı’yı herhangi bir kategoriye sokmak çok mümkün değil. Kendine özgü ve Türkiye koşullarına uygun bir sosyalizm anlayışı geliştirmeye çalışan… Kıvılcımlı’nın neredeyse hayatının son anlarına kadar Türkiye’de kalmış olması da yaşadığı ülkenin siyasi gerçeklerinden kopmadan üretim yapabilmesini sağlamıştır.”

Barbarın Tarihi Ezilenin Dini, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın özgün düşünsel üretiminin odağında yer alan din ve tarih alanındaki teorilerine özenle eğilen bir çalışma. Kıvılcımlı, barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşünüyordu. “Din aleyhtarlığını” anlamsız buluyor, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak okuyordu. Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın ömrünü verdiği bu teorik çabanın inceliklerine mercek tutuyor. Özcan Eliaçık’ın önemli bir katkısı da, Kıvılcımlı’nın düşünce kaynaklarını irdelemesi. “İslam’ın Marks’ı” olarak adlandırdığı İbn-i Haldun başta olmak üzere, gerek Osmanlı İslâm gerek Marksist ve Batılı düşünürlerden aldığı ilhamları görüyoruz. 2019’da Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin Genç Sosyal Bilimciler Ödülü’nü alan eser, sadece sınıf mücadeleleriyle ve din tarihiyle değil, insanlık tarihiyle ilgilenen herkese hitap eden geniş bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa5c8af-66f3-4ea1-9b94-47156fa2c062.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Doğanlar…Üç Doğan</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin kültür ve mimarlık hayatını uzun yıllara yayılan üretimleri ve benzersiz katkılarıyla zenginleştiren mimarlar Doğan Kuban, Doğan Tekeli, Doğan Hasol 2010 ve 2015 yıllarında Cumhuriyet gazetesi için bir araya gelip İstanbul ekseninde mimarlık ve kent politikaları üzerine söyleştiklerinde, bu buluşma geniş yankı uyandırmıştı. Mimarlık dünyasının bu üç önemli figürü beş yıl aradan sonra yine Ceren Çıplak Drillat’ın soruları eşliğinde söyleşilerini kaldıkları yerden sürdürüyorlar, mimarlık ve kentleşmeye dair pek çok güncel konuyu tartışmaya açıyorlar. Mimarlığın kültür ve teknolojiyle, inşaatın ekonomiyle ilişkisinden kentleşme ve kentlileşme sorunlarına uzanan geniş bir yelpazede görüşlerini dile getiriyorlar. Türkiye’nin mimarlık politikalarından yola çıkarak güncel mimarlık pratiklerini, koruma ve restorasyon uygulamalarını, kentsel dönüşüm projelerini ve ülkenin gündemini meşgul eden mimarlık merkezli daha pek çok önemli konuyu mercek altına alıyorlar. Yaşadıkları kentle geçmişten bugüne mimar olarak kurdukları ilişkiden hareketle İstanbul’un kentleşmeyle ilgili sorunlarını ortaya yatırıyorlar, kentin geleceği üzerine düşünürken bir yandan da kurdukları hayalleri dile getiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc04610d-dee7-4997-b9f0-80c1365c4c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğa Güreşinin Aynası</image:title>
            <image:caption>Michel Leiris 1990 yılında yaşama veda ettiğinde, Fransız antropolog Claude Lévi-Strauss Libération gazetesindeki veda yazısında Leiris’in “tartışmasız yüzyılın en büyük yazarlarından biri” olduğunu ileri sürmüştü. Neydi peki onu bu kadar büyük yapan? “Gerçekçilik” damgasının altına gizlenen çağının dar görüşlü nesnelciliğine ve onun sürekli telkin ettiği kendinden kopuşa karşı edebiyatın içinden güçlü bir itiraz yükseltmesi değil mi? Anılarını, gözlemlerini, fantezilerini hatta itiraflarını yazdığı, otobiyografik deneme diyebileceğimiz türden yazılarında doğruyu kendi dışında değil ama daima içinde arayan Leiris için “çağının Montaigne’i” yakıştırmasını yapanlar çok da haksız sayılmaz. 
Leiris, L’Âge d’homme (Erginlik Yaşı) kitabının 1946 tarihli baskısına yazdığı ünlü önsözde, tam da bu itirazını gerekçelendirmek üzere boğa güreşini, toro ile torero, yani boğa ile güreşçi arasındaki tehlikeli ilişkiyi ve uyandırdığı erotik çağrışımları betimlerken, yazma eylemini tekrar düşünmemizi sağlayacak bir sahicilik sorgulamasına girişir. O önsöz başlangıçsa sorgunun vardığı zirve işte bu metin toplamıdır. 
 
Kitabın içinde bulunan “Bir Sanattan da Ötedir Boğa Güreşi” adlı yazıyı yıllar önce Gergedan dergisi için titizlikle çeviren Samih Rifat’ı bu vesileyle saygıyla anıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de617ac0-e142-4cf1-9686-6da5bb520f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx&apos;ın Kapital&apos;i İçin Kılavuz</image:title>
            <image:caption>David Harvey’in dersleri devam ediyor: Şimdi Marx’ın Kapital’inin ikinci cildine eğiliyoruz. Kapital’in ilk cildi üretime odaklanırken, ikinci cilt malların alınıp satılmasıyla değerin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Harvey ayrıca Kapital’in üçüncü cildinden de kredi, finans ve bankacılıkla ilgili bazı bölümleri buraya dahil ederek, günümüzün krizlerine ışık tutuyor ve Marx’ın analizlerini hayatlarımızın ortasına yerleştiriyor: 
 
“Portakal marmeladıyla ilgili görünürde çok önemsiz olan bu öyküyü anlattıysam nedeni şudur: Ben Marx’ın soyut analizinin yeryüzüne indirildiğinde insanlara gittikçe daha fazla şey ifade ettiğine inanıyorum. Teori, sadece sermayenin içinde hareket ettiği soyut süreçleri değil, aynı zamanda herkesin yaşadığı biçimiyle günlük hayatı da (yani o kadar çok sayıda İngiliz’in acı portakal marmeladını neden sevdiğini) aydınlatamadığı durumda, daha eşitlikçi ve şiddete daha az yatkın bir alternatif üretim tarzını inşa arayışında bir özgürleşme aracı olarak eksik kalacaktır.” 
  Marx’ın siyasal iktisadını çalışmak için benzersiz bir kılavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979f7b2d-c051-49c8-9fcd-c4b22dffbd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilim, bireysel ve toplumsal hayatımıza teknoloji olarak yansıyarak gün geçtikçe vazgeçilmezimiz olmaktadır. Bilimin, teknolojiye dönüşerek günlük hayatımızı kolaylaştırmasına karşılık, toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında etkisi çok azdır. Çünkü toplumdaki bireyler günlük yaşamlarındaki zorlu mücadelenin getirdiği sıkıntılarla uğraşırken, hayatını kolaylaştıran teknolojinin temelini oluşturan bilimi doğru anlama ve anlamlandırmada hayatî önem taşıyan bilimin amacını, yapısını, hangi süreçlerle işlediğini ve değerini göz ardı edebilmektedir. Bilim felsefesi, düşünsel ve eylemsel açıdan bilimi doğru anlamada ve anlamlandırmada sadece bilimle uğraşanlara değil, aynı zamanda bilimin nimetlerinden teknoloji olarak yararlanan toplumdaki bireylere de bilim ve bilimsel etkinliklere yön veren farklı bakış açılarını karşılaştırmalı olarak sunmaktadır.

Kitapta, bilim felsefesinin teorik izdüşümü ve belli başlı bilim felsefecilerinin görüşleri, çalışmaları ele alınmış; analitik bakış açısıyla değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmayla bilim felsefesinin neliği hakkında farklı bakış açıları ortaya konmuştur. Kitabın, bilim felsefesi aracılığıyla bilimle uğraşanların ve toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında farkındalık oluşturulmasına bir nebze de olsa katkı yapması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e99071c-f1d3-4909-97f6-71aed6470122.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu ve Atabeglikler Tarihi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’de Ortaçağ Türk tarihi araştırmalarının gelişmesine önemli katkılarda bulunan ve çok erken yaşlarda aramızdan ayrılan merhum Prof. Dr. Coşkun Alptekin (1942-1998)’in, Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihi ile ilgili muhtelif dergilerdeki makaleleri, Millî Eğitim Bakanlığı İslâm Ansiklopedisi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki çeşitli maddeleri, yurtiçi ve yurtdışındaki sempozyumlarda sunulan bilimsel tebliğlerini ihtiva etmektedir. Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihinin yanı sıra Selçuklu nümizmatiği üzerine de mühim araştırmalar yapan Prof. Dr. Alptekin’in çalışmaları bilimsel değerini bugün hâlâ korumakta ve alanında araştırmacıların sıkça istifade ettiği başlıca müracaat eserleri arasında yer almaktadır. Hocamızın yayınlarına bugün kolaylıkla ulaşılamamasından dolayı ortaya çıkan bu kitapta, dört ayrı bölümde toplam 31 adet çalışması yer almaktadır. Bu eserle, günümüz araştırmacılarının da bu çalışmalara kolaylıkla ulaşabileceği muhakkaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b6710-3013-4f78-ad45-93d6b102c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizanü’l-Hakk Fi İhtiyari’l-Ehakk</image:title>
            <image:caption>En Doğruyu Seçmek İçin Hak Terazisi” olarak günümüz Türkçesine çevirebileceğimiz Mîzânü&apos;l-Hakk fî İhtiyâri&apos;l-Ehakk, kendi döneminde kısır çekişmelere dönüşmüş olan dinî ve ilmî tartışmaları ele alan bir eserdir. Kâtip Çelebi, bu tartışmaları belli bir usul dairesinde inceleyerek Osmanlı ilim ve kültür hayatında gözlemlediği aksaklıkları belirtmiş ve bunların sebeplerine inerek mevcut durumu eleştirel mahiyette bir eser kaleme almıştır. Eser, aklî ilimlerin gerekliliği konusunda yazarın düşüncelerini içeren bir mukaddime, yirmi bir farklı konu ve bir hâtimeden müteşekkildir. 
Yazar, eserinde sadece ilmî meseleler üzerinde durmamış, ilmiyyenin ve yönetimin halk üzerindeki yetkileri ve etkilerini de yeri geldikçe eserinde zikretmiştir. Kâtip Çelebi, ilim ehlinin ve yöneticilerin deyim yerindeyse halkın suyuna gitmesi gerektiği, tebaanın örf ve âdetlerini zor kullanmanın değiştiremeyeceğini hatta ve hatta bu zor kullanımın yanlış da olsa mezkur uygulamalara halkın daha sıkı sarılacağını belirtmesi oldukça önemlidir. 
Kâtip Çelebi, eserinde toplumu bölen unsurları da yer yer ele almış ve bunlarla ilgili olarak özellikle orta yolu tavsiye eden söylemlerde bulunmuştur. İbn Arabî hakkında yaşanılan tartışmalar, Kadızâdeliler ile Sivasîler arasındaki sürtüşmeler ve Yezid hakkındaki mütaalaları yazarın okura ve topluma orta yolu tembihlediği konular arasında sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61989637-e578-4c29-818c-a2a68453cf98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses Farkındalığı - Okuma Güçlüğüne Yönelik Alıştırmalar-1</image:title>
            <image:caption>Okumayı oyun hâline getirip eğlenceli kılmanın yolları bu kitapta! Dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile Stefani Terziyan&apos;ın akademik araştırmaları, kişisel deneyimleri ve pratik uygulamaları ile ortaya çıkan Ses Farkındalığı; eğitim, dilbilimi, dil bozuklukları, gelişimsel psikoloji gibi farklı disiplinleri harmanlayan, kapsamlı bir rehber.
 
Okuma güçlüğü çeken (disleksik), okumaya yeni başlayan ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklara yol göstermek amacıyla yayıma hazırlanan kitap, ses ve sembol ayrımlarında farkındalık kazandıran görsel, işitsel ve yazınsal alıştırmalardan oluşuyor.

Kitap, disleksi tanısının nasıl konulduğundan fonolojik farkındalık yetilerinin artırılmasına uzanan zengin içeriğiyle, bu alandaki kaynak eksikliğini gideriyor. Sunduğu alıştırma seçkisi; &apos;&apos;Heceleme&apos;&apos;, &apos;&apos;İlk ve Son Ses&apos;&apos; ve &apos;&apos;Zor Ses&apos;&apos; olmak üzere kolaydan zora doğru üç seviyede sıralanıyor.

Ses Farkındalığı ile okuma güçlüğüne dair zihinlerde beliren pek çok soru açıklığa kavuşuyor, toplum tarafından doğru bilinen yanlışlara dikkat çekilerek, okuma eylemi tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Ses Farkındalığı kitabı, 5 soruda mercek altında: Kimler için hazırlandı?
Başta okuma güçlüğü çeken ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklar olmak üzere, okumaya yeni başlayan anaokulu ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için tasarlanmış olup, ebeveynler, öğretmenler, dil ve konuşma terapistleri rehberliğinde uygulanması öngörülerek hazırlanmıştır. 

Hedefi nedir?
Okuduğumuz dil ile konuştuğumuz dil arasındaki bağlantının anlaşılması, ses farkındalığının geliştirilmesi, okuma eyleminde bulunan çocukların yüreklendirilmesi ve okuduklarından keyif almalarının sağlanması öncelikli hedefleri arasındadır. 

Nasıl bir içerik sunuyor?
Harfler ve sesler arasındaki ilişkiyi temel alan oyunlar, eğlenceli etkinlikler, hece alıştırmaları ve okuma parçalarından oluşan, destekleyici ve pekiştirici bir içerik sunuyor. Ek olarak, okuma güçlüğü tanı süreci hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunuyor. 

Farklı kılan özellikleri neler?
Kolay anlaşılır tanım ve açıklamalar, daha önce çocuklarla birlikte uygulanıp etkinliği kanıtlanmış alıştırmalar, &apos;&apos;Sen de Oku&apos;&apos; koleksiyonunda yer alan eserler ile pratik yapma olanağı, özgün resimler ve kitabın kullanımına dair ipuçlarıyla fark yaratıyor. Kitap bu özellikleriyle, sadece okuma güçlüğü çekenler için değil, okuma serüvenine yeni başlayan çocuklara da seslenmeyi başarıyor.  

Kim hazırladı?
Eğitim hayatını çocukların dil gelişimini anlamaya ve desteklemeye adamış, yurtiçi ve yurtdışında dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile ilkokulda kendisine disleksi tanısı konan, pek çok filmde imzası bulunan yönetmen Stefani Terziyan tarafından uzun ve titiz çalışmalar sonucunda yayıma hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd6e870-109f-4b42-8828-bdc1aa02b9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Söylemek</image:title>
            <image:caption>Gerçeğe karşı neden bu kadar tutkululardı? Vazgeçilmez olan neydi? Vazgeçenler bizlere hangi mesajı bıraktı? Hayalleri için ne yaptılar? Nelerden korktular, neye tutundular? Onları farklı kılan neydi? Farklı olmak neler getirdi? 
Orhan Tüleylioğlu, farklı alanlarda tanınmış isimlerin hayat hikâyelerinden kesitler sunduğu kitabında gerçeği söylemenin tek bir yolunun olmadığını, gerçek üzerine ısrarcı olmanın ise dünyanın hemen her yerinde ortak bir kader yaşattığını anlatıyor. Gerçeği Söylemek, kimi zaman sırf merakları için, kimi zaman yüksek idealleri uğruna, kimi zaman ise sadece daha mutlu olabilmek için harekete geçenlerin ve değişim yaratanların yol haritasını çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c00d1cd-fbc4-46c4-9e05-dd0481942bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Freud - Bakire Ölen Bir Anne</image:title>
            <image:caption>“Hareketlerimize hükmeden şey, keşif ruhunun verdiği neşe ve canlılıktı.”
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un altı çocuğunun arasından tahtını devredeceği tek vârisi
olarak gördüğü kişiydi Anna Freud, öyle de oldu.
Anna Freud, babasından devraldığı tacın hakkını sonuna kadar verdi. Hayatını babası Freud’a ve
onun öğretilerine adadı. Psikanalizi ölümsüzleştirmeye adeta ant içmiş bu genç kadın Çocuk
Psikanalizi ve Benlik Psikolojisi ekollerini geliştirdi, psikanalitik ilkelerin çocuk terapisine
uygulanmasına öncülük etti.
Hiç evlenmedi ama hem çok sevdi hem de çok sevildi. Hayat arkadaşı Dorothy ile beraber
kurucusu olduğu okullar ve enstitüler sayesinde sayısız çocuğa ev verdi, onları korudu, her birine
annelik yaptı.
Psikanaliz dünyasındaki paha biçilemez katkılarına rağmen hep gölgede kalmayı tercih etti.
Şöhreti ve şovu hayatı boyunca reddetti. Bu yüzden ismi çok anılmadığı halde günümüzde bile
halen çocuk ruh sağlığına dair yapılan tüm çalışmalarda onun dokunuşları vardır. Dünyaya geldiğinden beri başkalarının sevgisini kazanmak için uğraşan, babasına âşık, çocuklardan ve hayvanlardan hiç vazgeçmeyen bir bilim kadınının hikâyesini okuyacaksınız bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac58da80-195b-445f-80f4-cc2a6037e78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardına Bakma</image:title>
            <image:caption>- Will Eisner Çizgi Roman Ödülü, 2018 - 
Ardına Bakma, Brezilya’daki köleliğin gizli tarihine sanatsal ve edebi açıdan ışık tutan ilk eserlerden biri. Tarihin üzerinden güçlü çizimlerle geçerek, köleliğe dair tüyler ürperten hikâyeleri şiirsel bir şekilde canlandıran bu eser, dünya genelinde bolca övgü aldı. Bu dokunaklı hikâyeler, tarihin en karanlık köşelerinden birinin trajik ve insanın içine işleyen bir portresini sunuyor. 
Marcelo d’Salete’in yazıp çizdiği bu baş döndürücü çizgiroman, insanlığından vazgeçmeyi reddeden cesur kadınların ve erkeklerin mirasını taşıyor. Yoğun çizimleri ve yalın kelime kullanımıyla okuyucuyu yavaşlatarak görsel deneyim yaşatıyor ve derinlere dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3977322b-ac2f-4f15-89f2-8a990e8fbff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacques Derrida - Gerçeğe Susamışlık İnsanın Soylu Tutkusudur</image:title>
            <image:caption>“Yaşamayı öğrenmek. Tuhaf bir slogan. Kim öğrenecek ki? Kimden öğrenecek? Yaşamayı öğretmek. Peki ama kime? Bunu bilen olacak mı hiç? Yaşamayı bilecek miyiz? Her şeyden önce, yaşamayı öğrenmenin ne demek olduğunu bilecek miyiz?” 
20. Yüzyılın En Yenilikçi Düşünürü 
“Yaşamayı nasıl öğrenirim?” sorusunu cevaplayamadan aramızdan ayrılan, ortaya attığı kavramlarla büyük yankı uyandırmış, felsefeye getirdiği yapısökümü yaklaşımıyla pek çok alanda ve disiplinde büyük değişimler yaratan sıra dışı bir düşünür, postmodern bir filozof Jacques Derrida. Bu kitap Derrida’yı tanımamızı, anlamamızı ve onun engin dünyasına adım atmamızı sağlayacak unsurları özenle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189f130d-0d09-4ea0-95df-a9d162851dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmüş Geçirmiş İnsanlar İçin Karikatürler</image:title>
            <image:caption>Ünlü mizah ve edebiyat dergilerindeki çizgileriyle tanınan Emirhan Perker’den eşsiz bir karikatür albümü. 
Emirhan Perker, çok sevilen karikatür albümü Osman Gazi ve Mahdumları’nın ardından, bu defa Darth Vader’dan Evliya Çelebi’ye, Bukowski’den Fedon’a popüler kültür ve alt kültürün renkli karakterlerini birbirinden komik esprileri ve usta çizgisiyle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f8373e-c6a5-4618-ab30-671c8cecea54.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Merhaba, 
Bu günlüğü birlikte tutacak ve sayfalar boyunca bol bol sohbet edeceğiz. Bazen ben anlatacağım, bazen de sen. Mademki günlüğü eline aldın ve bu satırları okumaya başladın, o halde “Sen de yazarsın.” Yazman için sana ipuçları vereceğim. Bu sırada hem yazma yeteneğini keşfetmiş ve geliştirmiş olacaksın hem de farklı yazı türlerini tanıyacaksın. Günlüğümüzde pek çok ilham verici etkinlik ve yaratıcı yazma alıştırmaları seni bekliyor. Haydi! Şimdi okuma, düşleme ve yazma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb4e0076-27fc-4072-a894-f0b44f3b573f.jpg</image:loc>
            <image:title>Valinya</image:title>
            <image:caption>Henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş Valinya Adası’nda; muhteşem ve eşsiz bir vanilya kokusu yayan, parmak boyundaki Valinler yaşarmış. Birbirlerine sevgiyle sarıldıklarında yaydıkları koku da güçlenir, tüm adayı sararmış. 
Bir gün korku dolu masalları gerçek olup kokusuz devler adalarını keşfetmeye geldiğinde; Valinler vanilya kokusu yaymasınlar ve yakalanmasınlar diye birbirlerinden uzak durup saklanmaya karar vermişler. Ancak devler onları bulmaya kararlıymış çünkü eşsiz kokuları bütün adaya sinmiş bir kere. Valinlerin, adalarını ve kendilerini korumak için daha güçlü bir şeye ihtiyaçları varmış… Birbirlerine ve yaşadıkları adaya duydukları sevgi, 
acaba bu tehlikenin üstesinden gelmeye yetebilecek miymiş? 
Merak dolu kurgusu ve masal tadında,
 etkileyici dokusuyla Valinya, okuruna mis gibi vanilya kokan bir dünyanın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43880499-d62a-42aa-982c-c612a77cb76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Ünlü Denkleminin Biyografisi: E=mc2</image:title>
            <image:caption>1905&apos;te Albert Einstein, el üstünde tutulan birçok bilimsel inancı paramparça eden beş tarihî makale yayımladı. Bu makalelerden birinde özel görelilik teorisini ve efsanevi denklemi E = mc2&apos;yi tanıttı. Nesiller, çığır açan bu denklemin dünyamızı değiştirdiğini bilerek büyüdüler, ancak gerçekte ne anlama geldiğini ve neden bu kadar önemli olduğunu anlamadan.

Bu hayran bırakan büyüleyici biyografide David Bodanis, tarihteki en büyük bilimsel keşiflerden birinin hikâyesini anlatıyor. &apos;E&apos;, &apos;m&apos; ve &apos;c&apos; ögelerini inceliyor, dönüm noktası buluşlarıyla Einstein&apos;ın yolunu açan bilim adamlarını onurlandırıyor. Denklemin yirminci yüzyıl boyunca gösterdiği gelişimleri anlatarak, izlediği yolu çizerek ve uygulamalarıyla yaşamlarımızda nasıl devrim yarattığını göstererek ileriye, çok daha uzak bir geleceğe pencere açıyor. 
Ancak her biyografide olduğu gibi, konuyu gerçekten ateşleyen ve Einstein&apos;ın aşılmaz görünen teorisini dramatik ve erişilebilir bir insan başarısına dönüştüren, Bodanis&apos;in bu olağanüstü kitapta bir araya getirdiği insan hikâyeleridir: aşk, cesaret ve trajedi hikâyeleri. 
 
“Bodanis, çok sayıda renkli anekdotla, hızlı ve eğlenceli bir şekilde ilerleyerek E = mc2&apos;nin entelektüel atalarının izini maharetle sürüyor…” THE TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e05ae03-8b7c-4aed-85c0-591034536107.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Minikler</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi mi? O zaman yatağına güzelce yerleş ve birbirinden tatlı hikâyeleri dinlemeye hazırlan!  Birbiriyle yarışmayı çok seven Mili ve Monki,  kararsız koala Ponpon, becerikli timsah Tomi  ve diğer minik kahramanlar seni bekliyor. 
Şirin mi şirin çizimlerin eşlik ettiği birbirinden sevimli 11 öyküyü barındıran İyi Geceler Minikler,  uyku öncesinde okunması için çocuklarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ba37ef-c4eb-43aa-915a-4bf7dfed089a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türlü Kırılamayan Kabuklu Yemiş</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi kabuklu yemiş kırıcısı Susam ile tanışın! 
Kırılacak üç tane kabuklu yemiş var. Gelin görün ki, bir tanesi kırılmıyor. Sizce Susam, kırılmayan kabuklu yemişi kırmak için neler yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9615277c-49d6-4117-87a5-77d74ecc821d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ayıların Pikniği</image:title>
            <image:caption>Oyuncak Ayıların Pikniği 
Hayal gözlerini kapadı ve uykuya daldı. Rüyasında en sevdiği oyuncak ayısı Tontiş’in ormana gittiğini gördü. Onu takip eden Hayal, oyuncak ayılarla birlikte büyülü bir geceye adım attı. 
Bu sürprizlerle dolu gecede Hayal,  Tontiş ve diğer oyuncak ayılara katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b2b508-8d4b-4dfa-bbe6-8d00b180f6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada’nın Dünya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ada, yıldızlarla dolu bir gecede atladı uçağına, süzüldü gökyüzüne, üzerinden geçti göllerin ve tepelerin, uçtu karanlığın içinden sessiz ve sakin… 
Uçağıyla macera dolu bir yolculuğa çıkan Ada, yolda karşılaştığı çeşitli hayvanları da uçağına aldı. Ada ve arkadaşları, Londra’dan Sydney’e kadar uçarken, Dünya’nın farklı şehirlerini de keşfettiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ed8d3a-dade-42eb-b4df-b3d5b1948fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Anaokulunda İlk Gün</image:title>
            <image:caption>Lili AKILLI MACERAYI SEVİYOR, ve hiçbir şeyden korkmuyor! 

Bugün Lili’nin anaokulunda ilk günü ve keşfedecek bir sürü şey var! Ama hem sınıf, hem de oyun odası olması biraz kafa karıştırıcı! Üstüne üstlük Lili heyecanlanınca, kurallara dikkat etmeyi unutuyor! 

Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c99c4130-7ad4-4683-a180-80844ad645a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: Şeytanın Vaadi</image:title>
            <image:caption>Sör Arthur Conan Doyle’un Ölümsüz Karakteri Dedektif Sherlock Holmes Şimdi Yepyeni Maceralarıyla Karşınızda 
 
Sherlock Holmes sahilde bir ceset bulur. Daha sonra ortadan kaybolan bir ceset… Ünlü dedektif ile ortağı Watson, yakınlardaki bir kasabada araştırma yapsalar da sonuca ulaşamazlar. Derken ceset, ikisinin kaldığı yerde tekrar ortaya çıkar ve Holmes ile Watson kim olduğunu göremedikleri birileri tarafından saldırıya uğrarlar. 
 
Watson kendine geldiğinde aradan ayların geçtiğini görür, Holmes ise hiç hatırladığı gibi değildir. Acaba arkadaşına ne olmuştur? Her şey, çocukları lanetli kasabada yaşayan, ölü satanistle mi bağlantılıdır yoksa? 
 
Sekiz Sherlock Holmes romanı kaleme alan ve karakter hakkında önemli otoritelerden sayılan David Stuard Davies, Sör Arthur Conan Doyle’un yarattığı efsaneye saygısını asla kaybetmiyor ve Şeytanın Vaadi’yle tarihin en ünlü dedektifine daha önce hiç yaşamadığı kadar tekinsiz bir vaka sunuyor.  
 
“Sherlock artık başkalarının hikâyelerinde de yaşıyor; Sherlock Holmes eserleriyle bana saatler süren keyif sağlayan yetenekli Davies’in kaleme aldığı Şeytanın Vaadi’nde olduğu gibi.” –Mark Gatiss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436748d-4760-4fdd-8cfc-dcf4caf5584f.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Poli’nin Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Prenses Poli, çilek yemeyi her şeyden çok seviyor, başka meyveleri, sebzeleri ve yiyecekleri ağzına sürmüyordu! Bir gün, tüm çilekleri ansızın yok oldu. 
Poli şimdi ne yapacaktı? Yemek seçmemek, önyargılı olmamak ve paylaşmak üzerine, meyve tadında  bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca4b4e1-3bdf-441f-933b-b946873c42bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar</image:title>
            <image:caption>“Doğu ile Batı’nın arasındaki sınırı gerçekten aşan nadir yazarlardandı ve her ne kadar bir Lübnanlı ve vatansever olsa da kendine dünya vatandaşı diyebilirdi.” –Profesör Süheyl Buşrui 
 
Halil Cibran’ın, 1908 yılında, kilisenin ve insanın otoritesini sorguladığı, yayımlandığında çokça eleştirilen kitabı Asi Ruhlar, Beyrut’ta, ülkenin huzuru için zehirli ve tehlikeli görüldüğü söylenerek pazar yerinde, halk arasında yakılmış, Cibran da belirli bir süre sonra ülkeden sürgün edilmişti. 
 
Halil Cibran’ın yerleşik düzene, eşitsizlik ve adaletsizliğin her türlüsüne cesurca saldırdığı Asi Ruhlar üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım “Madam Rose Hanie”de zina işlediği için herkesin gözünde kötülenen bir kadını dinliyor, ikinci kısım “Mezarların Çığlığı”nda acımasız bir hükümdarın uyguladığı kanunların halka nasıl zulmettiğini görüyor, son kısım “Kâfir Halil”de ise dinin yozlaşmış otoritesini sorgulayan bir delikanlının başından geçenleri okuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c671601f-74be-4ae3-a677-35ef9e6e096f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Dörtleme Kutu Set - 4 Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Distopya edebiyatının en önemli klasikleri bu setle bir araya geliyor. Zamyatin’in Tek Devlet’çi Biz’i, Huxley’nin mutluluğu zorunlu tutan Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in totaliter 1984’ü ve Bradbury’nin kitap yakılan anlatısı Fahrenheit 451’i bu yeni setle birlikte distopyanın kare asını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d7b1e1-933f-40e2-bd20-bccabe934c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli eğer biraz daha uzun yaşayabilseydi, kısa ömründe yazdığı şiirlerle yarattığı etkiyi hikâyeleriyle de yaratabilir miydi? Buna cevap vermek güç ancak yazdığı az sayıdaki hikâyeyle bile hiç de küçümsenmemesi gereken bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Onun insanları, tartışmaları, söylemek istedikleri, hem bir şairin hem de kendini halktan ayrı bir yere konumlandırmayan bir aydının sesini taşır. Kendini saklama gereği duymayan, dili ve kurguyu ötelemeyen, karakterlere sırt çevirmeyen hikâyeleri ile Orhan Veli sadece iyi bir şair değil, dönüp dönüp okunması gereken bir yazar aynı zamanda. 
 
“Ölümü düşündüm. Ölümlerin en kötüsü, bir bataklıkta, çırpına çırpına, ümidin her an biraz daha azaldığını göre göre ölmekmiş gibi duymuştum. O geldi aklıma. Deniz uğruna, denize el sürebilmek uğruna ölüm!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af6d085-7c79-4ab3-bc44-382dc710c048.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüri</image:title>
            <image:caption>Her insan doğar, yaşar, ölür. Ama bazıları için farklı bir kurgu işler. Onlar yaşarken binlerce kez ölür, yeniden doğar ve öldürür. 
Ana rahminden gelen bir masum, karşılaştığı yıkıcı olayların ardından, kaçıp sığınabileceği bir koza örer etrafına. Bu sefer anne şefkatiyle değil ötekinin vahşetinin yarattığı intikam duygusuyla besler kendini burada. Ve gün gelir incitilmiş o masum, kozasından bir katil olarak çıkar. 
Reyting rekorları kıran bir ses yarışmasında jüri üyeliği yapan ünlü bir şarkıcı, kimliğini gizlemekte usta bir cani tarafından şeytani bir planla canlı yayında öldürülür. Herkesin şahit olduğu bu ürkütücü olayı çözmeye çalışan Komiser Şahap ve ekibi kendilerini beklemedikleri ölçüde büyük ve kaotik bir oyunun içinde bulur. 
Gürsoy Uysal Jüri’de, musibetlerle dolu hayatın daralan, genişleyen veya kimi zaman çıkmaza çıkan yollarında, adalet adına bir çıkış arayan insanların hikâyesiyle suç ve cezaya dair sürükleyici bir anlatı sunuyor. Nefesini tutmakta deneyimli polisiye tutkunları için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32328ed4-37c6-4a26-94c7-dbd0ef3ec89b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niksen</image:title>
            <image:caption>The New York Times’ta “The Case for Doing Nothing” başlıklı viral olan makalenin yazarı Olga Mecking’den hiçbir şey yapmama sanatı olarak adlandırılan Niksen’e dair eğlenceli ve bilgilendirici bir rehber… 
“Hayır, yine mi? Yine bir çeşit akım mı başlıyor?” diye düşünebilirsiniz. “Yine mi mumlar, çeşit çeşit fincanlar ve battaniyeler almak gerekiyor?” Sakin olun! Niksen için ne bir çabaya ne de masrafa gerek var. Kelimenin tam anlamıyla, hiçbir şey yapmıyorsunuz. Hem de bilinçli olarak! 

Bugünün dünyasında her boş anımız yararlı bir faaliyetle veya işle geçirilmeli, her zaman yoğun olunmalı! Oysa hiçbir şey yapmadan oturmanın ne zararı var?

Yazar, Hollanda kültüründen yola çıkarak bize Hollandalıların neden yaşamlarından memnun insanlar olduğunu, bunun aslında büyük bir sır olmadığını ve bu kadar meşgul olmayı bırakıp hayatımızın ev, iş gibi önemli alanlarında küçük niksen molaları (Instagram’da takılmak, müzik dinlemek, dinlenmek için koltuğa uzandığımızda akşama ne yemek yapacağım diye düşünmek niksen değildir)  vererek uzun vadede daha mutlu, daha yaratıcı ve daha iyi kararlar veren kişiler olabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8603e9c5-7cf7-49e7-9766-97f2949075ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği 50. Yıl Edisyonu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1945 yılında yayımlanmasından itibaren Hayvan Çiftliği tarihte en çok tartışma yaratan kitaplardan biri oldu. Dünya çapında onlarca dile çevrilip milyonlarca okurla buluştu. Elinizdeki edisyon, kitabın ellinci yılını kutlamak adına özel olarak tasarlandı. Çağımızın en önemli politik çizerlerinden Ralph Steadman’ın 100 adet renkli çizimi ve eskizleriyle Hayvan Çiftliği’nin karanlık dünyası can buldu. 
 
Yazıldığı günkü önemini ve güncelliğini hâlâ koruyan Hayvan Çiftliği, Sovyetler Birliği üzerine yazılmış çarpıcı bir hiciv. Bir çiftlikteki hayvanların sahiplerine karşı isyan edip tiranlığı devrimlerle yıkmasını ama iktidarın her muktediri zehirlediğini ve en yüce amaçların bile kötüye kullanabileceğini gösteren eşsiz bir distopya. 
 
Bu özel edisyonda Orwell’in kitap için yazdığı ancak o dönemde yayımlanmayan önsözü ile 1947’de Ukrayna edisyonuna yazdığı önsöz de yer alıyor. Bu ek metinler Orwell’in kitabı yazarken hangi tarihi olaylardan etkilendiğini ve yaşadığı dönemi nasıl ele aldığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed38a08-ac7a-4c86-933f-a283f5edee87.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Kırbacı</image:title>
            <image:caption>“Modern medeniyetin bir çıkmaza sürüklendiğini gören Zamyatin bu anda dahi insanlığın tek kurtuluşu olacak yeni bir Attila’nın ortaya çıkışı için yüzünü geleceğe döndü.” –Gleb Struve 
 
Devrimlerin de sayılar gibi sonsuz olduğunu savunan Yevgeni Zamyatin’in iki önemli öyküsünü ve bir de yarım kalmış novellasını bir araya getiren bu kitap, yazarın yazınsal alanda da sürekli değişim peşinde olduğunun bir kanıtı âdeta. 
 
Yazarın çağını yansıtmak üzere yıkılışının hemen öncesindeki Roma’yı gözlemlediği Tanrı’nın Kırbacı tüm Avrupa’nın kaderini değiştirecek olaylar zincirinin başlangıcına sürüklüyor okuru. Zamyatin’in ölmeden önce kaleme aldığı son eser olan bu novellada devrimsel olayların merkezinde Attila duruyor. 
 
Adını Neva Nehri’nin azgın sularından alan Sel, bir kadının çaresizliği ve kendini mahkûm ettiği yıkıcı sonuçlar üzerine çarpıcı anlatımıyla öne çıkıyor. 
 
İç Savaş’ın hemen ardından yazılan En Önemli Şey Hakkında Hikâye ise, çatışan taraflardan daha üstün bir ilke katıyor duruma; üstelik bunu özgün ve çarpıcı bir üslupla yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebf60ca-030b-4bbd-b570-bc33101cc928.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kötü Çocuk” Isiah Thomas</image:title>
            <image:caption>“Kötü Çocuk”, NBA’in gelmiş geçmiş en büyük oyun kurucularından biri olan Isiah “Zeke” Thomas’ın hayat hikâyesini anlatıyor. Thomas’ın Chicago’nun en belalı mahallelerinde başlayan çocukluğu, aile yaşantısı, efsanevi koç Bobby Knight’ın akıl hocalığı altında Indiana Üniversitesi’nde bir yıldıza dönüşmesi, NBA parkelerinde Detroit Pistons formasıyla kazandığı şampiyonluklar, lideri olduğu “Bad Boys” (“Kötü Çocuklar”) fenomeniyle ligde, seyircilerin ve genç basketbolcu adaylarının yüreklerinde yarattığı etkiler, Michael Jordan ile sürdürdükleri kıyasıya rekabet, Rüya Takım ve Magic Johnson’ın hastalığı hadiselerinde başından geçenler; NBA’de bir basketbol takımının hissedarı olan ilk Afro-Amerikan isim sıfatıyla Toronto Raptors’ın kuruluşu ve gelişiminde oynadığı idarecilik rolü, Kanada’yı basketbolla tanıştırırken maruz kaldığı zorluklar, iniş ve çıkışlarla dolu koçluk kariyeri, iş adamlığında
karşılaştığı serüvenler ve basketbol tarihine bıraktığı izler, medyanın yok edemediği tüm detaylarıyla bu eserde sizleri bekliyor. 

Kendini tamamen basketbola adamış, azmiyle herkese örnek olmuş bir hayatın, profesyonel basketbol sektörünün her kademesinde nasıl var olduğunu, başarı ve başarısızlık ile ne şekilde yüzleştiğini ve öncülüğünü yaptığı nice yenilikte hangi engellerle mücadele ettiğini, Paul Challen’ın kaleminden bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88654</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a8042f-078f-4060-9a9c-d4352b2226ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Üzen Bütün Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Hayatın çok nurunda nurunda nurunda nurunda olduğu zamanlar... Yaşamın anlamını Google’da arıyor, bulduğumuzla yetinmiyoruz. Köşe başında bir sevgiliyi gözlemek yerine köşeleri gözlüyoruz; yoksa bu o, dönülecek köşe mi diye. Aramızdan biri ağıt yakmaya başlıyor: “Kimse bizimle konuşmuyor. Kimse bizi duymuyor, görmüyor.” Kalabalık ve yalnızız. Yerli ve millî acılarımız var, yaralıyız ama uyuşmuşuz da suskunuz. Bir depresyon uykusunda, bizi mutlu edeceğini umduğumuz rüyaların peşindeyiz. Uyanıklığın kara listesindeyiz yıllardır. 
Kâinata alışamayanlarımız iplerini, ilaçlarını hazırlıyor; balkonlarına çıkıp yüksekliği kontrol ediyorlar. 
Oysa balkonda iki kişi olsa mutluluğu beklemek kolaylaşacak… 
Hüseyin Kural diyor bunu. O tüm bu olanların farkında. Bizi Üzen Bütün Kanatları açın diyor, tekrar deneyenlerin küçük bahçesine uçun! Sevginin gücünü göstereceğim size, hiç yalnız kalmayacaksınız, en kötü kendi kendinizden arkadaş yapma sanatını öğreteceğim. 
Bu kitaptaki öyküler ikiye ayrılıyor: gözlerimizin kısacık bir sürede, su gibi içtiği uzunlar; kalbimizin bize uzun uzun şerh ettiği kısalar. Kader, sevgi, insanı tehlikeye atan arzular, varlık, ölüm… Tüm bu derin konular absürdün ayıltan şaşırtıcılığıyla kaleme alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd937f7-4524-4486-9eb0-87f9a59cf410.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Burunlar</image:title>
            <image:caption>Hanımefendiler, beyefendiler! 2008 yılından beri devam eden Acayip Şeyler dizisinin 22. kitabına hoş geldiniz! 

Biliyorum siz ŞU ACAYİP BABALAR’ı bekliyordunuz ama uzun zaman önce yazacağımı söylediğim ŞU ACAYİP BEŞ DUYU bir türlü yazılamayınca, daha doğrusu her bir duyu için ayrı bir bölüm yapmaya karar verdikten sonra -çünkü bütün duyuları tek bir kitaba sığdırmak mümkün olmadı- gözler ve kulakların ardından, burunları da aradan çıkarmak istedim. Bu yüzden, 22. kitapta konumuz, ŞU ACAYİP BURUNLAR! 
Umarım şimdiden burnunuza, iyi bir kitap kokusu geliyordur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa0c49a-d695-4ec7-902b-a80fee23f038.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Verenler - 1 Louis Pasteur</image:title>
            <image:caption>1800’LÜ YILLARDA üzüm bağları ile meşhur olan Fransa’da tıpkı günümüzde olduğu gibi çeşitli salgın hastalıklar kol geziyordu. 
Bu hastalıkların neden kaynaklandığı konusunda çılgın fikirler vardı. Kimileri kötü kokuları sorumlu tutuyor, kimileri de insanların durduk yere hastalandığını iddia ediyordu. Elbette bu inanışların hiçbiri hastalıklara çare olamıyordu. 
İşte tam da o günlerde bir Fransız kasabasında on iki, on üç yaşlarında, cılız bir genç yaşıyordu. Şarkı söylemeyi, balık tutmayı ve resim yapmayı çok seviyordu. Çizdiği harika portreler dışında göze çarpan bir yeteneği yoktu. 
Louis Pasteur adlı bu çocuğun bir gün büyüyüp o dönem insanlığı telef eden amansız hastalıklara mikropların neden olduğunu bulacağını, geliştirdiği aşılar sayesinde yüz binlerce insanın hayatının kurtulacağını, dünya çapında ünlü bir mikrobiyolog ve kimyager olup adının mikrop avcısına çıkacağını henüz kimsecikler bilmiyordu. 
Bu kitap, işte o sıradan görünümlü çocuğun nasıl büyük bir bilim adamına dönüştüğünün çarpıcı öyküsünü anlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02ac52c-10e4-4503-9f0e-6d304299f6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Adam Smith Enstitüsü’nün kurucusu, iktisatçı Eamonn Butler Kapitalizm adlı bu eserinde kapitalizmin hem zenginliğin hem de işbirliğine dayalı dinamik ve özgür toplumun temeli olduğunu savunuyor. Butler metni sade bir dille kaleme alarak kapitalizme dair kafa karışıklıklarını gidermeye çalışıyor.

Kapitalizme yönelik yaygın eleştirilerin pek çoğu yanlış anlamalardan kaynaklanıyor, üstelik bu eleştirileri taraftarı görünen bazı kimseler de paylaşıyor. Bu kitap ise kapitalizmin ne olduğunu tanımlarken ne olmadığını da ortaya koyarak önyargılara ve çarpıtmalara tek tek, tutarlı bir şekilde cevap veriyor.

Dr. Butler, sermayenin hangi formlarda karşımıza çıktığını, oluşum sürecini, nasıl korunabildiğini ve nasıl tahrip edildiğini; aynı zamanda kapitalizmin işlemesini sağlayan piyasaların ve mülkiyet haklarının rolünü izah ediyor. Yazar, kapitalizmin ekonomik, sosyal ve ahlâkî doğasıyla beraber onu taşıyan kurumları inceliyor. Ayrıca, kapitalizmin güçlü ve zayıf yönlerinin yanında geleceğini de tartışan samimi bir değerlendirme sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8eedf4-068a-4c3a-8ec5-0407ea0af08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Doğa</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben dünyanın balta girmemiş ormanlarına doğru vahşi bir safari yolculuğuna çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Doğa’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17774336-d356-4620-b6b6-a6a3e37ed541.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: İnsan</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben yeni geliştirdiğim mikrogranülazyon makinesine binmiş, insan vücudunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘İnsan vücudu’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88661</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b536613-00a6-408e-aacc-cea3a5caa8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Uzay</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben uzay mekiğime binmiş keşfedilmemiş yeni bir gezegen bulmak için uzayın derinliklerine doğru maceralı bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Uzay’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88662</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/699cbc33-cf57-4ab0-acf4-ce83fad37b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucifer’in Mirası</image:title>
            <image:caption>Dünya asimetrik varlıklarla dolu asimetrik bir yerdir. Eğer Yaradılış mükemmel olsaydı ve simetrisi kusursuz kalsaydı, şimdi bildiğimiz hiçbir şey hiç ama hiç var olmazdı. Varlığımızı borçlu olduğumuz asimetrinin kökenlerini parçacık düzeyinden molekül düzeyine, hücre yapısından anatomik düzeylere kadar her aşamada inceleyen tanınmış fizikçi Frank Close, bu kitabında aynı zamanda evrenin başlangıç koşullarına da ışık tutuyor. Bir CERN fizikçisi olan yazar, simetri ve asimetrinin öyküsünü anlatırken modern parçacık fiziğinin de genel bir resmini çiziyor. 
 
“Herkesin anlayabileceği şekliyle fizik bilimini anlattığı bu kitap Frank Close’un en iyi eseri.” 
–The Sunday Times 
 
“Close’un kitabı tarihsel anekdotlarla süslenmiş eğlenceli öyküler ve derin bilimsel saptamalarla dolu.” 
–Nature 
 
“Bu kitabın ana teması Yaşamın asimetriye bağlı oluşudur. Close simetrinin derin bilimsel anlamını olağanüstü bir şekilde ortaya koyuyor.” 
–CERN Courier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88663</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea43b88-8b2e-4859-bbe4-d87062884b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>Başkaları sadece izlerken, onlar liderlik yaptılar. Ayağa kalktılar ve kimsenin tek söz söyleyemediği zamanlarda konuştular. Bilim, sanat, edebiyat ve müzikte kalıpları kırdılar. Devlet yönetimi ve politika gibi erkek egemen alanlarda söz sahibi oldular. Her biri değişim için kendi yöntemleriyle savaştı. Geçmişten günümüze sanatçıları, politikacıları, aktivistleri, muhabirleri, imparatoriçeleri ve devlet başkanlarını kapsayan “Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın” kitabında yer alan, dünyamızın şekillenmesinde derin etkisi olan bu olağanüstü kadınların hayatlarını, mücadelelerini ve başarılarını okurken hayranlık ve gıpta duymamak neredeyse imkânsız.
Jenni Murray kadınların başarılarını kutlama amacını başardı. Ancak bu kitap başlı başına bir başarı. Kendisini feminist olarak tanımlayan (ve farkında olmayan) herkesin okuması gereken bir kitap.
Resurgence &amp; Ecologist
Büyüleyici ... Murray’in seçimi hoş bir şekilde çeşitli. Ancak koleksiyonun gücü, yazarın rahat ve samimi stilinde yatmakta. Olağanüstü kadınların başarılarının ve karmaşık miraslarının bir kanıtıdır bu kitap.
BBC History Magazine
Hırslı, ilgi çekici ve erişilebilir ... Dünyanın bu “ıslık durağı” turunun kuratörlüğünü yapmak ve farklı zamanlarda ve farklı yerlerde farklı olmaya cesaret eden 21 kadını tanıtmak için Jenni Murray’den daha iyi kim var?
Dr. Anna Whitelock (“Mary Tudor: İngiltere’nin İlk Kraliçesi” kitabının yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88664</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7388973f-c67f-4b92-b4fa-00b55f0175ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın kitabı, on yedinci yüzyıl Mekke ve Medine’sinde başlayıp, on birinci yüzyıl Yemen ve Horasan’ına uzanır. Sonra on altıncı yüzyıl İspanya’sını, İstanbul’unu ve Hindistan’ını inceler. Oradan da, bugünün Avrupa ve Amerika’sına varmadan önce, on dokuzuncu yüzyıl İran’ını, Afrika çayırlarını dolaşarak, yirminci yüzyılın Rusya’sına, Türkiye’sine, Mısır’ına ve Irak’ına kadar uzanarak bize dünyayı gezdirir.
Hossein Kamaly, Hazreti Muhammed’in eşi Hatice’den ve İslam dininin yayılma yıllarına tanıklık eden kadınlardan başlayarak, yirmi birinci yüzyıldaki ödüllü mimar Zaha Hadid’e kadar, İslam tarihindeki bu sıra dışı kadınların yaşamlarını ve çığır açan başarılarını anlatıyor.
İslam tarihi daha önce hiç bu şekilde sunulmamıştı: Yirmi bir önemli kadının hayatının anlatımıyla!
Kamaly, İslam dünyasının uzun ve çeşitli tarihinin kilit noktalarını zarafet ve bilgelikle canlı bir şekilde yakalamış; ilk inananlardan, mistik şairlere, Orta Çağ kraliçelerinden iktidardaki eşlere, Sufi casuslarından milliyetçi şarkıcılara, Iraklı mimarlardan İranlı matematikçilere kadar bu tarihi oluşturan ve dünyamızı dönüştüren olağanüstü kadınlardan kimilerini hayata geçirmiştir.
Lıla Abu-Lughod
Columbia Üniversitesi Antropoloji BölümüSosyal Bilim Profesörü
Hossein Kamaly, oldukça okunaklı ve ilgi çekici bu kitapla dinin doğuşundan günümüze yirmi bir olağanüstü kadının hayatlarını ve başarılarını anlatarak bizi İslam tarihini yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu, geleneksel erkek odaklı Müslüman tarihi için çok ihtiyaç duyulan bir düzeltmedir.
Zıba Mır-Hosseını
Londra Üniversitesi Temel Araştırma Görevlisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88666</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bdbb66-39d6-4d6b-b990-cb6f4049ba1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Benzemez Dinozorlar Şehri - Beş Benzemez&apos;in Serüvenleri 2</image:title>
            <image:caption>Bak sen şu işe! Mahallenin tatlı Adile Teyzesinin Beş Benzemez adını taktığı afacan ekip yine iş başında. Üstelik bu kez üstlendikleri görev çok daha kahkaha dolu.
Kemerleri bağlayın. İlkinden de tuhaf ve eğlenceli bir serüven başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88667</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e638e753-2e35-4a85-b2a5-dc758bbcd25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Gri</image:title>
            <image:caption>Gri&apos;nin tek istediği, diğer renklerle birlikte olmakmış. Ama diğer renkler onu hiç bir zaman aralarına almıyorlarmış. Böylece Gri de kendi projesini yaratmaya karar vermiş: Tamamen gri bir kitap. Bir varmış bir yokmuş, bir kurt, bir yavru kedi ve bir suaygırı... 

Gri, kitabın mükemmel olacağını biliyormuş. Ama birbiri ardına sayfalarını resimlerken ana ve ara renkler çıkagelmişler... ve pek de mutlu değillermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88668</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61cb633-905b-42ca-ba3b-5a7e1f56240b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göstergebilim Kuramları</image:title>
            <image:caption>Antik Çağdan Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88670</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47b0495-ea2f-4cb2-9832-fc929fd378eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Bilim İnsanları</image:title>
            <image:caption>Bilim insanının görevi sorular sormak ve cevapların peşinden koşmaktır, peki bu işi bir çocuktan daha iyi kim becerebilir? Bilim insanları işe “neden?” diye sorarak başlar ama sonunda “nasıl?” sorusunun cevabına ulaşırlar. Bu kitaptaki bazı bilim insanlarının adlarını bilmiyor olabilirsiniz ama onlar sayesinde kütle çekimini, DNA’yı, karanlık maddeyi ve kara delikleri öğrendik. Bilim insanları, çığır açan keşiflerini gerçekleştirmeden önce çevrelerini merak eden sıradan birer çocuktu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88671</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364a44bf-0971-4c0b-a079-6dfbcca86ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Luvi Uygarlığı - Anadolu ve Ege Arasında Kimlik, Kültür, Dil ve Din (Cilt 2)</image:title>
            <image:caption>Luvilere ilk olarak antik Anadolu medeniyetlerini inceleyen akademis­yenler ilgi duymuştur. Luviler, daha gösterişli komşuları Hititler üzerine yo­ğunlaşan akademik söylemlerde on yıllar boyunca mütevazı bir yer edinmiş olmalarına rağmen, bu durum artık değişmektedir.
Hititolojik araştırmalardaki önemine karşın, Luviler üzerine yapılan tar­tışmalar Anadolu araştırmacılarının çevreleriyle sınırlı değildir. Luvi dilinin en yakın akrabaları olan Likya ve Karya dillerinin kanıtlarına hiçbir zaman Hattuşaş hükümdarlığı altına girmemiş Güneydoğu Anadolu’da birinci bin­yıldaki alfabetik geçişte rastlanmıştır. Anadolu’nun batısında, başkenti Aba­sa/Efes’te bulunan bağımsız Tunç Çağı Krallığı Arzava’nın hükümdarları Luvice ya da Luviceye oldukça yakın isimler taşımaktaydı. Luvice bir ezgide, herkesçe olmasa da yaygın olarak Tunç Çağı Truva’sıyla özdeşleştirilen Wi­lusa’dan dönmekte olan bir kişiden bahsedilir. Grekçede Luviceden alınan birtakım sözcükler bulunmaktadır, üzerlerinde Anadolu hiyeroglifinin kul­lanıldığı objeler ise hem Truva hem de Miletus’ta bulunmuştur.
Bu objelerin her iki bölgeye de dışarıdan getirilmiş olduğu ihtimali olmasına rağmen, Batı Anadolu’da doğal yerlerinde bulunan birtakım grafiti ve kaya kabartmaları açıkça Anadolu hiyeroglifi ile yazılmıştır. Bütün bu bulgular Luvilerin Batı Anadolu’da, Miken ülkesinin ya­kın çevresindeki somut varlığına işaret eder. Birtakım başka savlar da bu tezdeki boşlukları doldurmak üzere kullanılmıştır. İlk olarak, Hitit Kanunla­rı’nın son sürümünde Arzava’nın bir noktada yer adı olan Luviya’nın yerine kullanıldığı uzun zaman önce gözlemlenmiştir. Bazı akademisyenler bunu Luviya ve Arzava’nın özdeş olduğunun kanıtı olarak değerlendirmiş, bu da onları Luviya yurdunu Anadolu’nun batı kısmında aramaya sevk etmiştir. Ancak görünen o ki Luviler tüm Anadolu’ya ve hatta daha ötesine de yayılmıştır.
Luvi kültürü ve “Luvi kimlikleri” şu anda oldukça ilginç bir alan niteliği taşır ve uzun yıllar boyu böyle olmaya devam edeceğine dair güvenimiz sonsuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88673</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d319d1df-6448-4cf4-b7c9-b12e9835188a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Gömmem İmkansız</image:title>
            <image:caption>Kavuşursak seks olur, kavuşamazsak olmaz. 
İnsan sevdiğine kızar, insan sevdiğine küser, insan sevdiğini üzer, insan hep sevdiğini... İnsan evladı olarak sevilmenin bu kadar acı sonuçları olduğunu bildiğimiz halde sevmekten vazgeçemememiz filmlere, kitaplara, konferanslara vs. konu olmuştur. Bu kadar incelendiği halde, insanlığın ilk günlerindeki ilişki dinamiğinin milenyum çağında da hâlâ devam etmesi, aşkın arkasında büyük bir gizli örgüt olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. 
Otuz yaşında, eğitimli, kültürlü, yakışıklı, duyarlı hayatının aşkını bulmuş, bulmakla kalmayıp evlilik planları yapmış ve yaptığı bütün planlar sevgilisinin gidişiyle yıkılmış bir adamın hikayesi bu. 
 
Hayatında ilk defa aşkı ve aşkını sorgulamasıyla başlayıp, 
yine aşkı çözmesiyle biten... Ve insanın aklına ister istemez 
 on yedinci yüzyıl aristokratlarının o ünlü sözü geliyor: 
 &quot;Aşkta onur olmaz, aşkta mantık olmaz.&quot; O olmaz bu olmaz, ne var lan bu koduğumun aşkında o zaman?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88674</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65e81c23-01e6-4267-ae42-2d10a3d6ec15.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik 15 - Çıkmaza Girdik</image:title>
            <image:caption>Jeff Kinney’den Saftirik serisinin 15. kitabı Çıkmaza Girdik sizlerle! 
Dünya genelinde milyonlarca kopya satan Saftirik serisi yepyeni kitabıyla yine çok eğlenceli. 
Okurken kahkahalara boğulacağınız muhteşem bir maceraya daha var mısınız? 
Greg Heffley ve ailesi bu kez uzun bir karavan yolculuğunda ama işler istedikleri gibi gitmiyor. Önce başları ayılarla derde giriyor, sonra da cennet gibi bir yerde tatil yapacaklarını zannederken kendilerini korkunç bir karavan kampında buluyorlar. Berbat havuz partileri, havada uçuşan karpuzlar, kamp alanını basan kokarcalar… Üstüne bir de gök delinip ortalığı sel götürmesin mi? Çatır çatır düşen yıldırımlar da cabası. Bir an önce bu tatili kurtarmanın bir yolunu bulmaları lazım, yoksa her şey için çok geç olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88675</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631cbc28-278e-43d9-bb7d-d69e15be0e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ocaktabul</image:title>
            <image:caption>“Ocaktabul” adlı bu oyun, Türk gençliğinin gelişimine katkı sağlamak ve Türk Dünyası’nın değerlerini yeni nesillere öğretmek için üretilmiştir.

Ocaktabul oyunu, istiklal ve istikbal teminatımız olan gençlerimize Türk milletinin tarihini öğretmek ve Türk Dünyası’nı daha yakından tanıtmak için tasarlanmıştır. Bu kutsal amaç doğrultusunda hazırlanan Ocaktabul, Türk Dünyası için önemli olan kişileri, kavramları ve kelimeleri barındırmaktadır. Bu sayede gençlerimiz gönül coğrafyamıza hâkim olacak, soydaşlarımızla tanışacak ve onlar hakkında yeni bilgiler edinecektir.

Bu oyunda sınırlı sürede çok sayıda kelime anlatmak amaçlandığından; oynayan kişilerin anlatım yetenekleri gelişir. Bu sayede hitabet, belagat ve zekâ olgunlaşır. Yasak kelimeler aynı zamanda ana kelime için ipuçları niteliğindedir. Bu sayede kişi oyun oynarken bilmediği kelimeler karşısına geldiğinde, ipuçlarından faydalanacak ve oradaki kelimeleri de öğrenecektir. Böylece Türk Dünyası’na ve Türk tarihine ait pek çok kişi ve kavram, Türk gençliğinin kelime haznesini zenginleştirecek ve onları birer şuur abidesi hâline getirecektir.

Hem konuşma becerisinin hem de bilgi düzeyinin artmasına vesile olacak bu oyun, Türk gençliğinin kendini geliştirmesi için bir yapı taşı niteliğindedir. Türk gençliği bir yandan kendini geliştirecek diğer taraftan da Türk Dünyası’nı keşfedecektir.

Ocaktabul oynarken öğretir, öğretirken eğlendirir, bu sayede bilgileri kalıcı hâle getirir.
OYUN KUTUSUNDA YER ALANLAR:
-Oyun Kartları (200 Adet)
-Kum Saati
-Yapboz (2 Adet)
-Renk Kartları (4 Adet)
-Poster (3 Adet)
-Güncel Türk Dünyası Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88676</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81395a9-20d0-43ac-8072-03f905a95a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöllere Fidan Dikerim</image:title>
            <image:caption>Ben demedim içim söyler 
Dünyası Güzel’im inler 
Kervanlar dizilmiş gider 
Çöllere fidan dikerim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88677</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3705c2b-ee1d-498f-9cde-2a1adda7d54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Burcu Öğretmen Atatürk&apos;ü Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklara bir konuyu anlatırken, bazen nereden ve nasıl başlayacağımızı bilemeyiz. 

Okullar açıldıktan sonra, çocuklarımız okula henüz uyum sağlamışken, Cumhuriyet Bayramı geliverir. Anne, baba ya da öğretmen olarak çocuklarımıza bu bayramı anlatırız. Arkasından; 10 Kasım Atatürk&apos;ü Anma günü geldiğinde, Gazi Mustafa Kemal’in bu dünyadan ayrıldığını söylerken, kalbimizde sevgisinin hiç bitmeyeceğini belirterek anma töreni yaparız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı geldiğinde, &quot;Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etti&quot; dediğimizde, yaşı gereği 4-8 yaş çocuğunun kafası karışabilir; Atatürk aramızdan ayrıldı diye tören yapmıştık. Şimdi nasıl oldu da bize bayram hediye etti? İkilemini yaşayabilir. Ben bu öyküyü, konuyu kendi sınıfımda öğrencilerime anlattığım şekliyle yazarak, tüm çocuklarla paylaşmak istedim. Çocuklarımız, bu öykü sayesinde Atatürk&apos;ün hayatı ve milli bayramlarımızı doğru bir kronoloji ile öğrenirken aynı zamanda vatanseverlik duygularının da gelişeceğini düşünüyorum.  
F. Burcu Çilingir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88678</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6753d8-5f30-418f-89ed-0ec9eb205093.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkünün Hikayesi Nem’alacak Felek Benim</image:title>
            <image:caption>Bir okkacık yağım mı var 
Bir dönümcük bağım mı var 
Bir derdime bin dert ular 
Nem’alacak felek benim 

Bir giyimlik şal mı verdi 
Bir tutacak dal mı verdi 
Tükenmeyen mal mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
 
Ne değirmen ne taşım var 
Ne devletli bir başım var 
Ne de bir tek gardaşım var 
Nem’alacak felek benim 
 
Dedi boyun eğ hükmüme 
Belâ verdi küme küme 
Ferman okudu köküme 
Nem’alacak felek benim 
 
Dost yanında hatırım yok 
Bir semersiz katırım yok 
Dört direkli çadırım yok 
Nem’alacak felek benim 
 
Yandım yandım kar mı verdi 
Ekşi tatlı nar mı verdi 
Sarı saçşı yar mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
Senedim yok kalmak için 
Dünyadan zevk almak için 
Bir can verdi almak için 
Nem’alacak felek benim 
 
Azığım su ekmeğim aş 
Yatağım yer yastığım taş 
Ne babam var ne kardeş 
Nem’alacak felek benim 
 
Ümit ipliğim üzülmüş 
Düzenim dünden bozulmuş 
Bahtım çilemde yazılmış 
Nem’alacak felek benim 
 
Hasan Turan boynum bükük 
Yapraklarım dünden dökük 
Felek vurdu bağrım sökük 
Nem’alacak felek benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88679</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e248469-9360-42c1-bd8b-b809b2fe73f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Başkentinde</image:title>
            <image:caption>Herkes hayatta mutluluğa kendi kalbinin derinlikle rine yaptığı yolculuklarla ulaşır. Çünkü yüreğimizin tüm  rüzgârları bizi devamlı oraya sürükler. 
Hermann Hesse der ki: “ Her insanın hayatı onu kendisine götüren bir yoldur&quot; 
Aşk kendine yaptığın bu yolculukta sana yol arkadaşlığı yapan ve seni özüne götüren en önemli enstrümandır. Ama bu yolda gerçek aşkı, gerçek sevgiyi buluna kadar çeşitli zorluklardan geçer ve sınanırız.  Bu yol emek ister, sabır ister ve çoğu zaman acı deneyimlerin bize yaşattığı zorluklara göğüs germeyi ister... 
Yani; 
Şiir tadında bir aşkta saklıdır gerçek mutluluk...   
Yani; 
Sevdiğinin aşk başkentini kendi kalbinin başkenti eylemektir... 
Ve şiirler; 
Tam da bu aşk enstrümanından çıkan en lezzetli melodileri, dizelere döken muazzam bir mutluluk kaynağı,  şahane bir içsel gezintidir... 
Serhat Ertuğrul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88680</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb28a226-d923-4a81-8248-9caffe407039.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkep İzleri</image:title>
            <image:caption>Şiir bireyselleştirilemeyecek kadar sahipsiz ve bir o kadar da herkesin sahiplenebileceği kadar sihirlidir.  Her kişi okuduğu her şiirde kendisini bulabiliyor veya kendisinden bir parçanın şiirin gizemli doğasında yer aldığını fark edebiliyorsa, yazılan kelimeler amacına ulaşmıştır. Şiir bireyin gece kadar karanlık veya sabahın ilk ışıkları kadar aydınlık ve soyut düşlerinden sıyrılarak kâğıda damlayan mürekkep parçalarının bıraktığı iz olmaktan uzaklaşarak, her bireyin ruhunda  bir yer edinerek hayali bir dünyanın kapılarını aralayabilecek güçtedir. Bu duygular içerisinde şiire bir yükümlü atamak yerine, bu gizemli satır bütünlüğüne insanların duyguları içerisinde kaybolan ve kendisinden bir parça bulan herkes tarafından sahiplenilen mucizevi satırlar olarak yaklaşmak gerekmektedir. 

İşte bu sebepten dolayı şiir yaşanmışlıkları değil, biraz da hiç yaşanmamışlıkları konu alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88681</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445c629b-3e08-4b73-be5c-7c7c8f9d47d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindi Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>İkindi Yalnızlığı’nın hikâyesi bir dram üzerine kurulmuştur. Hikâyenin ana kurgusu, tarafımca, daha önce tamamlanmasına rağmen, sayısı yüzleri bulan notlarımın bir araya getirilerek bilgisayar ortamına aktarılması 2020 yılının Ağustos ayına rastlamaktadır. Aradan geçen zaman içerisinde, tıpkı diğer hikâyelerimde olduğu gibi, sessizce kaderinin ne olacağına karar vermemi bekleyen senaryo, nihai aşamada son düzenlemeler ile birlikte bir kitap olarak yayınlatma kararıma boyun bükerek kendi kaderine razı oldu. 

Hikâye, sosyal ilişkiler açısından çok fazla gelecek sunmayan Akif’in yaşamının son üç ayını konu almaktadır. Hayattan beklediklerini elde edemeyen Akif’in kendi kararı ile hayatına son vermesinin sosyal ve psikolojik sebeplerini derinlemesine inceleyen bu senaryo, hayatın kendisinden beklenileni değil, beklenmeyen gelişmelerle olması gerekeni kurguladığı üzerine eleştirel bir analiz yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88682</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16753b62-b408-4797-b483-875454c04776.jpg</image:loc>
            <image:title>Utku Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Hümanist düşüncenin atalarından, büyük İtalyan şairi Francesco Petrarca’nın ellili yaşlarında başladığı ve tamamlamadan bıraktığı Utku Şiirleri, kavramsal ve biçimsel tutkuları açısından, olgunluk çağındaki ünlü bir yazarın tipik verimli görünümünü sunuyor. Başka bir deyişle, şairin kişisel-entelektüel deneyimleri, neredeyse bilinçdışı bir yolla ideal, aşkın bir yolculuk tasarımı içinde biçim kazanır; bu deneyimler birer mite, birer simgeye dönüşür, örnek bir insanlık durumunun çehresine ve anlamına bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88683</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2a665a-7fc9-4863-a899-29fa645f8dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Küçüğüm Daha Ben</image:title>
            <image:caption>Defne’nin ne güzel oyuncakları var
Ama bunların hiçbiri
Çarşıda satılmaz
Parayla da alınmaz
Defne oyuncaklarını kendi yapar
 
Deniz kıyısına gitti mi
En güzel taşları o toplar
Çok becerikli kızdır o
Evler yapar kutulardan
Makaralardan araba
Şişe mantarından adam yapar
Adamın şapkası da var
Hababam Sınıfı’nın yazarı edebiyatımızın Koca Çınar’ı Rıfat Ilgaz’ın çocuk şiirlerinden seçmeler bu kitapta bir araya getirildi. Ilgaz’ın çocuk dünyasını, büyümeyi anlattığı şiirleri çocukluk dönemine tutulmuş bir aynadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88684</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825e0fd9-9f43-48b6-8fdb-0938a2700dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Plastik Ada</image:title>
            <image:caption>“Kalpleri plastikten olmayanlar kurtaracak denizlerimizi!”
Adı üstünde Püskürük bu, kocaman bir sıçrayışla selam verecekti ki güneşe... Küt! Bir şeye çarptı! “Bu da ne?” demeye kalmadan büyük, plastik bir şişe gördü yanı başında. Sonra bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha... Balinalar Denizi’nin orta yerinde duran bu “Plastik Ada” nereden çıkmıştı ve daha da önemlisi ondan nasıl kurtulacaklardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88685</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8021fac4-de51-464a-a8a5-b26166a9b7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lefter Küçükandonyadis -Ver Lefter&apos;e Yaz Deftere</image:title>
            <image:caption>“On beş gün önce gol attığımda omuzlardaydım.
En kötüsü ne biliyor musunuz? Harçlık verdiğim çocuklar da evime saldırdılar.”
Lefter Küçükandonyadis, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış yıldız bir oyuncu... Üstelik sadece futboluyla değil, Türkiye’nin üzerine karanlık bir bulut gibi çöken 6-7 Eylül olayları sırasında takındığı onurlu duruşuyla da tarih boyunca hatırlanacaktır.
Gayrimüslimlerin dükkânları yağmalanıp evlerine saldırılırken bile bir an dahi düşünmeyecektir Türkiye’yi terk etmeyi. Yıllar sonra sorulduğunda, o gün söylemediği gibi yine söylemeyecektir kendisine ve ailesine saldıranların isimlerini... Bu kitapta sadece bir futbol kariyeri yok...
Kendini Türk hisseden bir gayrimüslimin yaşadığı topraklardaki huzur ve barış için verdiği mücadeleyi de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88686</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507145e3-46bd-48f5-8e01-85043a11bc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Ruhun Bütün Dünyadır</image:title>
            <image:caption>“Tüm acının ve ıstırabın sebebi cehalettir.”
Budizm’in kurucusu, ruhani öğretmen Siddhartha Gautama’nın binlerce yıl öncesinden günümüzün düşünce dünyasına ışık tutmaya devam eden köklü bilgeliğiyle, yirmi birinci asrın bilim insanı ve filozofu bir araya geldiğinde neler olur dersiniz?
Bilimle bilgeliğin, bilgiyle iradenin, eylemle inancın, zihinle ruhun buluştuğu eşsiz bir yolculuk bu...
İletişim bilimleri uzmanı Prof. Uğur Batı ve Uzman Doktor Nörolog Timur Yılmaz’ın birlikte kaleme aldığı Senin Ruhun Bütün Dünyadır felsefeyle bilimi, binlerce yıllık öğretisiyle günümüzde de ışıldamaya devam eden Siddhartha’nın bilgeliğiyle karşı karşıya getirerek buluşturuyor.
Bilim ve anlam arasındaki akıl almaz bağı, bir bilgeyle profesör arasındaki konuşmalar üzerinden aktaran kitap, günümüz insanının düşünce dünyasında yepyeni bir pencere aralayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88687</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305bc88f-ac7d-452b-a04c-e8c12ab19d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yapraklı Ahududu (ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. 
Nefret ettiğim her şeydi kısacası.” 
 
 
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle. 
 
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken 
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder. 
 
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88688</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e9ddac-09a1-435b-9e1d-54625978f0c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Gram Erdem Beş Gram Ahlak</image:title>
            <image:caption>Zamanın bir yerinde “politik olmak” terimi, sadece politikacıların kullandığı veya uyguladığı bir eylem olabilir. Ama artık hayatın her yerinde politik davranan, davranmak zorunda bırakılan insanların nefes almaya çalıştığı bir toplum düzeninde yuvarlanıp gidiyoruz. 
Özgür olduğunu iddia eden birkaç amatör oyuncudan hiçbir farkımız olmadığı halde düzene dahil olmaya çalışıyoruz. 
Peki, “ÖZGÜR” müyüz? 
ERDEM, sadece bir erkek isminden mi ibaret? 
Peki ya MERT? 
Özden kaç parça daha kaybedeceğiz? İşte burada, yazarımızın alışılagelmiş üslubuyla sürekli sataştığı Bayan Editör olarak devralıyorum sözü. Elinizde tuttuğunuz kitap, hayatınıza veya çevrenize dair sorularınıza cevap vermek yerine, onlara yenilerini ekleyecek ve sorgulama arzunuzu ateşleyecek bir kitap. O nedenle birçok cümle, soru işaretiyle bitmekte; diğer birçoğu ise şeffaf mürekkeplerle satır aralarında gizlenmekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88689</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9784ea-3c58-4ed8-939b-3bded864601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Birçok tuhaflık, akla yatmayan pek çok şey ve ilginç sorularla dolu bir öykü bu. Gözünüzü dört açın! Bazılarını hemen fark edeceksiniz, bazılarıysa usul usul girecekler öyküye. Mızıkçılık yapmak isterseniz, seçim sizin. Yanıtların yazıldığı son sayfadan başlayabilirsiniz okumaya. Ama bence, size düşünmeyi öğütleyen bu öyküye bir şans verin. Azıcık düşünerek çözülemeyecek bir soru ya da sorun var mı ki dünyada?&apos;&apos; 
Walter Benjamin 
Walter Benjamin, çağımızın en büyük düşünürlerinden biri. 
Çocuklar için hazırladığı bir radyo programından uyarlanan bu kitap, felsefeyi gündelik hayata taşıyor. Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece, her yaşta çocuğu eğlenceli bir beyin jimnastiğine, etkin bir okuma serüvenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88690</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ddbaf1-0c5a-4258-8df2-425f21730d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Ufuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamalardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek, doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek, güzel olmak için de güzeli kavramak gerekir.&quot; diyen İbrahim Kalın, düşünmenin çileli ama kendini bilmek ve bulmak için varoluşsal bir gereklilik olduğunu derinlikli bir şekilde ortaya koyuyor. Düşünmenin değil; iyi, güzel ve doğru düşünmenin erdemini vurguluyor ve düşüncenin ufkunu açık hâle getiriyor. Düşünmek yola çıkmaktır. Herhangi bir yola değil, bizi hakikate götürecek yola koyulmaktır. Düşünmek, Eflatun’un mağarasından çıkmak için ayağa kalkmaktır. Duvara yansıyan gölgelerin hakikatin kendisi değil, sadece gölgesi olduğunun farkına vararak ışığın kaynağına yönelmektir. Düşünmek, ayağa kalktığınızda size müstehzi bir şekilde bakanlara aldırmadan kapıya doğru yürümektir. Ayağınıza vurulmuş zincirlerden kurtulmak için önce zihninize vurulmuş prangalardan kurtulmaktır. “Mağaradan çıkanı vururuz.” diyenlere aldırmadan aklının ve vicdanının sesine kulak vermektir. Düşünmek tehlikeli ve çileli bir iştir. Doğru düşünmek erdemli olmayı garanti altına alır mı? Düşünmek, ahlaklı olmak için yeterli midir? Bilmek, her zaman doğruyu yapmak anlamına gelir mi? Düşünmeyi zihinsel bir faaliyete indirgeyen ekoller bize bu noktada tatmin edici cevaplar veremezler. İyi, güzel ve doğruyu birbirinden ayrıştıran bir zihin yapısı, düşünce ile erdemli davranış arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki kurmaz. Fayda ve kârı artırmak için uygulanan yöntemler kapitalist üretim-tüketim kuralları içinde iyi ve doğru kabul edilir ama akıl ve erdem terazisine konulduğunda sınıfta kalırlar. Düşünmek ile ahlak, tefekkür etmek ile erdemli davranmak arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir düşünce bizi doğru davranışa götürmüyorsa ya düşündüğümüz şeyde ya da düşünme biçimimizde bir sorun var demektir. Gerçek düşünce, bizi iyi, doğru ve güzel davranışa götürür. Bu yüzden düşünmek, salt zihinsel bir eylem değildir. Sahih mânâda düşünmek, bütün varlığımıza nüfuz eder. Bizi sarıp sarmalar ve dönüştürür. Bir düşünce, tasavvur yahut duyguyu iliklerimizde hissetmeden onun mânâsını tam olarak kavradığımızı söyleyemeyiz. Düşünce ancak varoluşumuzu dönüştürdüğü zaman iyi, güzel ve doğrunun elçisi olur ve hikmet sıfatını kazanmayı hak eder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88691</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9375eb-24d7-410a-b743-6f7096328352.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ağaç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Filiz Küçük Yücel’in kaleminden çocuklara bilim merakını ve dostluğu aşılayacak renkli bir eser... 
Küçük gezgin Merlin iş başında! Ne var ki Merlin, daha önce tanıdığınız gezginlere benzemiyor. Çünkü o, uçan dairesine atlayıp gezegenler arası bir yolculuğa çıkabildiği gibi, zaman yolculuğu da yapabiliyor. Fakat tüm bu seyahatlerin bir amacı var: Merlin, yeryüzündeki son ağacı kurtarmak istiyor. Bakalım, Merlin ve arkadaşları bu heyecan dolu macerada labuntlara karşı koyup son ağacı kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88692</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c6f044-562a-4c8f-9dc2-2494c50f0d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanla Son Dans</image:title>
            <image:caption>VATANSIZ OLMAK 
İNSANI YARALAR! 
HER ZAMAN BİR YERİN EKSİK KALIR, 
KENDİNİ HİÇBİR YERE AİT HİSSEDEMEZSİN. 
 
İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken, New York’taki kardeşinin yanına giden üniversite öğrencisi Sofia Moretti, orada ilk görüşte aşkının tutsağı haline geleceği bir delikanlıyla tanışır. Hayatından bir daha çıkaramayacağı bu delikanlı sürgüne yollanmış Osmanlı şehzadesi Cem’den başkası değildir. 
Savaşçı ruhlu ve yakışıklı Osmanlı şehzadesi Cem ile İtalyan mafya liderinin dünyalar güzeli kızı Sofia imkânsız bir aşkın içinde bulurlar kendilerini. New York’tan Kuzey Afrika’ya, Paris’ten İstanbul’a uzanan bu aşk hikâyesinde çözmeleri gereken iki büyük sorunları vardır: 
Mafyanın acımasız kuralları ve Cem’in kayıp bir şehzade olarak verdiği kimlik savaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88693</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9afef5f-ba3c-4de6-9529-988d9c5463f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı</image:title>
            <image:caption>Dostluk iki yürek arasında kök salan bir ağaç gibidir...

Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı, dünyaca ünlü Fransız karikatürist Jean-Jacques Sempé&apos;nin zarif çizgileriyle örülmüş, enfes bir dostluk hikâyesi.

Zıtlıkların mükemmel uyumundan ilham alan ve farklılıkların birlikteliğine vurgu yapan kitap, kalplerde yeşerttiği duygularla büyük küçük herkesin yüzünü gülümsetmeyi başarıyor.

Okurlarını, sıradışı iki çocuğun anılarına ortak edip nostaljik bir yolculuğa çıkaran Sempé; hayat serüvenimizi anlamlı ve katlanılır kılan dostlarımızı yâd etmeye fırsat tanıyor, &apos;&apos;edebî&apos;&apos; dostluğun sırlarını yeni baştan keşfetmenin hazzını yaşatıyor.

Küçük Savaş Kızıltaş&apos;ın, namıdiğer Elma Surat&apos;ın hayatı epey zordur. Yüzünü &apos;&apos;kızartıp&apos;&apos; duran, tuhaf bir hastalıktan mustariptir. &apos;&apos;Utandığında ya da saçmaladığında her çocuk azıcık kızarır,&apos;&apos; diyecek olsanız da, Savaş&apos;ın durumu farklıdır. Çünkü onun yüzü, ortada hiçbir neden yokken kızarıp bozarmaktadır. Bu yüzden çok sıkıntı çeker, hatta yalnızlaşır. Kendini bildi bileli aklında hep aynı soru döner durur: Yüzü neden kızarıyordur? Acaba sihirli değneği olan bir Orman Perisi ya da hünerli bir doktor onu bu dertten kurtarabilir mi? Ama nafile... Şimdiye dek ne bir periye ne de kendisini iyileştirebilecek bir doktora rastlamıştır. Belki de eksiliğini hissettiği şey, onu hayata bağlayacak bir dosttur. Hani mesela, apartmanlarına yeni taşınan, sürekli hapşırıp duran şu Barış Bahçetırmığı gibi biri...

Zaman rüzgârıyla savrulup gitmiş nice dosta selam gönderen bu naif hikâye; hiçbir karşılaşmanın tesadüf olmadığının altını çiziyor; karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörü temeline dayanan &apos;&apos;dostluk sanatı&apos;&apos;nın incelikleri üzerine düşündürüyor.

Çoksatan kitapları ve sansasyonel karikatür çalışmalarının yanı sıra New York Times, Paris Match, New Yorker gibi gazete ve dergilere yaptığı çizimleriyle tanınan Sempé, Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı ile gerçek dostluğun engel tanımadığına tanıklık ettiriyor, bizi biz yapan özelliklerimizin dostluk ilişkilerimizi nasıl da renkli kılabileceğini gözler önüne seriyor.

&apos;&apos;Bazen sohbet ediyor, bazen susuyorlardı, çünkü birlikteyken asla sıkılmıyorlardı...&apos;&apos;
Her Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88694</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8643773-af3a-4f7b-b8d0-f67b5821cf76.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Her nasılsa çiftlik, hayvanlar zenginleşmeden zenginleşmiş gibiydi.

Squealer’ın izah etmekten hiç yorulmadığı gibi, çiftliğin kontrolünde ve örgütlenmesinde bitmez tükenmez işler vardı. Diğer hayvanlar, bu işlerin çoğunu anlayamayacak kadar cahildi. Onlar için hayat, bildikleri kadarıyla, eskiden olduğu gibiydi. Karınları umumiyetle açtı, saman üstünde uyuyor, gölden su içiyor, tarlalarda çalışıyorlardı. Kışın soğuktan, yazın sineklerden sıkıntı çekiyorlardı.

“Yedi Emir eskisi gibi mi, Benjamin?” Duvarda artık tek kural vardı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88695</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443e5e41-38c7-455e-ad39-bf7632f42ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Ormanı</image:title>
            <image:caption>Öykü okulda tiyatro seçmeleri olacağını duyduğunda çok heyecanlanır, katılmak ister. Ancak sahneye çıkmaktan ve biraz da arkadaşlarından çekinmektedir. Bu düşüncelerle uykuya dalarken hayatını tamamen değiştirecek bir macera yaşayacağından habersizdir. 
O gece uyanır ve ansızın kendini evden çok uzakta, 
bir ormanda bulur. Burası sırlarla dolu bir ormandır; cesaretin, dostluğun, bilgeliğin ve en önemlisi sevginin anahtarı bu ormanın kalbindedir. 
Öykü, sırlarla çevrili bu ormanda cesaret gerektiren 
bir macerada aynı zamanda kendi hikâyesini de 
bulmaya çalışacaktır. 
“Her canlının kalbi onun yuvasıdır. 
Özgürlük yuvamızda, cesaret yakınımızdadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88696</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fcc909-6f5f-457b-8f16-ef5b182d567f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Geçen sene yaşananlardan sağlam bir ders çıkarmıştım: Hovarda gibi dolanıp partilerde sabahlamak hayatımı kötü etkiliyordu. Ancak bu sene her şey farklı olacaktı, takımın yeni kaptanı olarak kendime çekidüzen verecek, sadece hokeye  ve derslerime odaklanacak, kadınlara elimi bile sürmeyecektim. Ben, yani Hunter Davenport, bir çeşit bekârlık yemini etmiştim  ve sonuna kadar bunun arkasında duracaktım. 
 
Ama kaptanlık elkitabında bir kadınla “arkadaş” olamazsın diye bir şey yazmıyordu. Sınıfa yeni gelen ukala, hazırcevap ve bir o kadar da çekici olan Demi Davis’le “sadece” arkadaş olabilirdim. Onunla çok iyi anlaşıyorduk, ta ki bana çıkma teklifi edene kadar… Bir projede partner olduğumuz için ondan kaçamazdım, ama yine de kendimi tutabileceğime dair güvenim tamdı. Onun cazibesine kesinlikle karşı koyabilirdim. Zaten ailelerimiz çok farklıydı, hayattaki amaçlarımız birbirine uymuyordu ve babası benden ölümüne nefret ediyordu. 
 
Kısacası onunla takılmak kötü bir fikirdi. Tek yapmam gereken bu konuda bedenime… ve kalbime söz geçirmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88697</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/726f1770-1b35-4f04-a16d-396ea5c39357.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Beylik Çiftliği hayvanlarının kendilerini ezen, sömüren ve yaşamlarını katlanılmaz hale getiren çiftlik sahibi Bay Jones&apos;a ve diğer çiftlik çalışanlarına karşı domuzların öncülüğünde isyan ederek, çiftliği ele geçirip kendi kendilerini yönetmelerinin hikâyesidir bu kitap.

Çiftliği insanlardan temizledikten sonra adını değiştirerek &quot;Hayvan Çiftliği&quot; koyarlar. Fakat bir süre sonra işler umulduğu ya da hayal edildiği gibi gitmez. Bir arada yaşamın, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin hakim kılınmaya çalışıldığı sistem; zamanla, yerini gücün ve iktidarın kişisel hırslar ve bencilliklerle birleştiği, totaliter bir sisteme bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88698</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fca9b4-8b54-48fc-be0e-0f780639e058.jpg</image:loc>
            <image:title>Troçki</image:title>
            <image:caption>Troçkistlerin tarihi “ya dünya devrimi ya da Böylesi radikalliğe teslim olmayan genç, genç sayılır mı? Troçkistlerin, kısmen oldukça radikal sloganları özellikle gençlik ve aydınlar arasında yankı buluyordu. Diğer bir özellikleri de bizzat Troçki&apos;nin burjuva çevreler tarafından “iyi oğlanlar”dan sayılmasıdır. Emperyalist burjuvazi onu “komünist rejimin cinayetleri”ne katılmamış birisi olarak görüyor; “Troçkizm komünizmin iyi vicdanıdır. O, bütün totaliter yozlaşmaya...rağmen iç yapısı sağlam kalan düşünceye dayanmaktadır ve yıkıntıdan yeniden doğuşu mümkün kılmaktadır” diye değerlendiriyordu. 

Bildiğimiz Troçki&apos;yi emperyalist burjuvazi “Zümrüdüanka” ilan etmişti. Gerçekten de öyle; hep öldü denirken kendi külleri içinden yeniden dirilmiştir ama yeşerip çınar olamamıştır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88699</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58b0b7c-a8c5-45bb-aa99-4a8aebd27836.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Toplumsal Dinamikler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türkiye eğitim gerçeğini derinden değiştirmeyi amaçlayan 2005 Müfredat Reformu’nu mercek altına alıyor. Yazarları iki soruya yanıt arıyor: Yeni müfredat hangi toplumsal dinamikler bağlamında ve nasıl geliştirildi? Ve Türkiye’nin heterojen toplumsal koşullarında pratiğe nasıl geçirildi? 

Ülkenin toplum ve eğitim tarihinden, dönemin MEB Bakanı Erkan Mumcu ve TTK Başkanı Ziya Selçuk olmak üzere birçok eğitim idarecisi ile görüşmelerden; köy, kasaba ve İstanbul’un yoksul ve orta sınıf semtlerindeki okullarda çalışan öğretmen ve velilerle yapılan grup söyleşilerine kadar uzanan ampirik verilerini inceleyen Nohl ve Somel, Türkiye’de eşitsizliklerin ve eğitim alanındaki çetin rekabetin, merkezi müfredatla hedeflenen eğitim içeriğini standardize etme ve bu anlamıyla homojenleştirme çabalarını nasıl baltaladığına işaret ediyorlar.            

Zengin ampirik incelemelerini teorik tartışmalarla ilişkilendiren bu kitap, eğitimi toplumsal değişim ve eşitsizlik bağlamında araştırmak ve anlamak isteyen sosyal bilimcilere, öğretmenlere ve eğitim fakültesi öğrencilerine yeni bir ufuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88700</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0b70cf3-2190-4d7d-b730-f8e241808a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Döneme Geçişin Yerel Basına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmanın amacı, çok partili hayata geçişin Mardin yerel basınına etkisini araştırmaktır. Mardin basınıyla ilgili birkaç makale ve bazı eserlerdeki kısa bilgiler haricinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Çalışmamızda elde edilen bilgilerin bilimsel metotlarla toplanarak akademik değerlendirmelerde kullanılabilecek hale getirilmesi ve bu bağlamda tarihsel bulguların ortaya konulması, amacın tamamlayıcı halkasını oluşturmaktadır. 

Bununla birlikte Mardin basınının çoğulcu yapısını oluşturan ve günümüz basınının da bu anlamda reflekslerinin oluşmasına rol oynayan 1950-1960 yıllarındaki yerel basının yapısal bir değerlendirmesini yapmaktır. Bu dönemdeki Demokrat Parti iktidarının etkisiyle oluşan siyasal iklimin Mardin basınında yarattığı farklılaşma, sözlü tarih verileri ile de pekiştirilmiştir. Bu da konunun yaşama dönük taraflarını ortaya koyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88701</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e540b43a-c429-4974-a6d5-a90bc014bb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Cma İle Meta Analiz Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bilimsel gelişmeler birbiri üzerine bina edilme ve yığılmalı olarak ilerleme eğilimindedir. Her araştırmacı kendinden önceki araştırmacının bıraktığı yerden bayrağı alır ve daha ileriye taşımaya gayret eder. Nitekim bu duruma en iyi örnek Isaac Newton’un başarısını alçakgönüllülükle açıkladığı cümlesi ile verilebilir: “Daha fazlasını görmüşsem, devlerin omuzlarında durmamdandır”. Bilimsel anlamda yapılan her araştırma öncekinin üzerine yeni şeyler ekleyerek yeni bilgilere kapı açmaktadır. Fakat bu çalışmalar kimi zaman farklı bulgular elde edebilmektedirler. Belirli bir konuda yapılmış olan bu araştırmalara topyekûn baktığımızda uygulanan ya da geliştirilen yöntemlerin gerçekten de etkili olup olmadığını göremeyebiliriz. Bu konuda bize yardımcı olabilecek yöntemlerin başında meta-analiz gelmektedir. Meta-analiz belirli bir konuda yapılmış bireysel çalışmaların bulgularını istatistiksel olarak birleştirerek özet bulgular sunan bir yöntemdir. Ortaya çıktığı ilk yıllarda hak ettiği ilgiyi görmemiş olsa da meta-analize verilen önem yıllar içinde artış göstermiştir. Bu da meta-analizin günümüz araştırmacıları tarafından en çok uygulanan metodolojiler arasında yerini almasını sağlamıştır. Meta-analiz bir nevi araştırmaların araştırması olduğu için bireysel çalışmalardan farklı yanları bulunmaktadır. Bu da araştırmacıların bu metodolojiyi anlamasını ilk etapta zorlaştırabilmektedir. Meta-analiz üzerine yazılan teorik kaynaklar bu metodolojinin istatistiksel özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir görevi yerine getirmiş olsa da uygulamaya dönük kitapların azlığı dikkat çekmektedir. Bu da araştırmacıların yararlanacağı bir uygulama kitabı yazma ihtiyacı doğurmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88702</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdbbe14-37af-4d9c-9964-4abc701333da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoğun Bakımdan Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Belki de yoğun bakım hem bedene hem ruha bakılan bir yer olmalı... 
Sevgili Nilüfer’e teşekkür ediyorum. Kalp ekseninde yürüme cesareti gösteren bir hekim olduğu için... 
Metin Hara 
Her “CAN”a değer verip işini sevgiyle yapanlar mucizelerini gerçekleştirir. 
Dr. Nilüfer bunun en güzel örneği... 
A. Neşe Turan 
Anneannemi 23 günlük bir yoğun bakım süreci sonunda kaybetmiştik. Annem ve teyzem, anneannemin yoğun bakımdan Hakk’a yürümesine çok üzülmüşlerdi, “Keşke bu evdeyken olsaydı” dediler... Bense onlara sadece şu kadar söyledim; “Allahımızın merhameti bu. Anneannem son 23 gündür sadece Allah’a güvenmeyi ve onunla beraber olmaya talim ettiriliyor. Eğer ki evdeyken Hakk’a yürüseydi belki gitmeden ‘Deniz, Tülay, Şenay yardım edin” diye seslenecekti, bizden yardım isteyecekti. Oysa yoğun bakımda o ‘Allahım yalnız sen benimlesin’ demeyi öğrendi ve gitti... İman ediyorum ki diğer boyuta geçişi bu sebeple daha kolay ve teslimiyetle oldu. İşte bu sebeple kitabın adı bile beni derinden etkiledi... Bir doktorun hekime dönüşmesi ve Yaradanıyla buluşması, yoğum bakımın bir başka mucizesi daha olmuş. Bedenleri tedavi etmek için “uyutan” bir anestezi uzmanının ruhsal “uyanış ve uyandırış” hikayesi... Deniz Erten</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88703</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278fe315-de31-4d89-a86a-b5182de0bf25.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Korkak adamlar, kalplerinden geçen o sihirli cümleyi söyleyemedikleri için hep kaybetmeye mahkûmdur.&quot; 
&quot;Evlenmek, bağlanmak, âşık olmak&quot; kelimelerinden tamamen uzakta yaşayan genç, başarılı, çapkın bir Rus iş adamı… Andreas Ivanov. 
Onu tüm cazibesiyle etkisi altına alacak; inatçılığıyla, hırsıyla, dikbaşlılığıyla tabularını yıkıp hayatındaki en önemli varlık hâline gelebilecek kadar güçlü bir Türk kadını… Yasemin Ünsal. 
İpler kimin elinde? 
Aşk onların kapısını çaldığında ve kelepçelerini bileklerine geçirdiğinde aralarındaki çekimi ve tutkuyu hissetmeleri kaçınılmaz olacak. 
Peki, duygularını kabul ederek ilk pes eden kim olacak? 
Aşk mı galip gelecek yoksa hırs mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88704</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ae7786-cb3e-48f6-bd61-26da12513996.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım</image:title>
            <image:caption>Her insanın sırları vardır. 
Kimi masumdur, kimi karanlık… 
Kimi sakladığı şeyden utanır, kimi ise korkar... 
Eylül&apos;ün sırrı ise geride hayal kırıklığı bırakmış, hayatını bambaşka bir hâle getirmiştir. 
Dışarıdan bakan insanlar ne kadar dürüst, başarılı ve sevecen olduğunu düşünse de gerçek bambaşkadır. Eylül, sahip olduğu hayatı gizleyen, yaşamak istediği hayatı kendisine ait gibi göstermek için sürekli yalanlar söyleyen bir kızdır. 
Peki, yeni dostlar edindiği ve aşk ile tanıştığ ıbu dönemde sırları mutlu olmasına fırsat verecek midir? 
Yoksa gerçeklerle yüzleşip, söylediği yalanların içinde kendisine bir çıkış yolu aramak zorunda mı kalacaktır? 
 
&quot;Bir insanın duygularını dürüst bir şekilde karşısındakine aktarabilmesi, 
en az dünyayı kurtarmak kadar zor bir iştir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88705</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d12a28-bba6-49d5-bf5e-da746b4fa113.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteviyat İnsan Hakları ve Demokratikleşme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Birinci Kısım: 
Ulusal Kurumlar ve Mevzuatlar 
İkinci Kısım: 
İnsan Haklarının Uluslararası Boyutu ve Sözleşmeler 
Üçüncü Kısım: 
 82’Anayasası ve Temel Haklar - Özgürlükler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88706</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731351e2-07d9-4596-afb3-e10852fe707e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressamların Sırları Nelerdir? - 123 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın İlk Ressamı Kimdir? Sıcak Renkler Ve Soğuk Renkler Hangileridir? Derinlik Yanılsaması Nasıl Yaratılır? Bir Tabloda Işık Ve Gölge Ne İşe Yarar? Ressamlar Bizi Nasıl Yanıltır?
Büyük Ressamların Sırlarını Ve Eserlerini Keşfedeceğin Bir Yolculuğa Çıkmaya Hazırlan!
Tarih Öncesi İnsanların Şablon Tekniğini Nasıl İcat Ettiklerini, Vincent Van Gogh’un Renkleri Karıştırmak İçin Nasıl Kromatik Diyagram Kullandığını, Caravaggio’nun Gün Işığı Yaratmak İçin Nasıl Gölge Oyunundan Yararlandığını Ya Da Modellerinin Yüzlerini Farklı Açılardan Gösterebilmek İçin Pablo Picasso’nun Bu Görünümleri Önden Ve Profilden Nasıl İç İçe Geçirdiğini Keşfet!
Etkinlikler İçin Boyalarını Hazırla Ve Harekete Geç:
Bir Tablonun Kaçış Noktasını Bul.
Işık Ve Gölge Yapmayı Öğren.
Picasso Gibi Kübist Bir Portre Çiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88707</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2a5dfe-38bb-4541-a185-1e9476781ce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Ne İşe Yarar</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji (…) şeylerin, eylemlerin, eğilimlerin ve süreçlerin “zorunluluğu” ve “doğallığına” duyulan popüler inançların altındaki temelleri baltalamaya mahkûmdur. Onların oluşumu ve devamlılığına katkı yapan mantıksızlıkların maskesini düşürür. Zahiri kurallar ve normların arkasında yatan durumsallıklarla sözde tek olma iddiası taşıyan (yani diğerlerinin pahasına seçilen) olasılıkların etrafına kümelenmiş alternatifleri açığa serer. Sonuçta sosyolojinin işi, Milan Kundera’nın alegorisini kullanırsak, onları sahte temsillerle örterek gerçeklikleri gözlerden saklayan “perdeleri yırtmaktır”. 
 
Sosyoloji ne işe yarar? sorusu uzun zamandır tekrarlansa da zihinlerdeki şüpheler ortadan kalkmış değil. Bauman ile yapılan söyleşi, yakın tarihe damgasını vurmuş bir sosyoloğun gözünden bu soruya doyurucu ve eleştirel bir yanıt veriyor. İnsan deneyimi ile sürekli etkileşim içinde olan bir sosyoloji tarifi yapan Bauman, beslendiği kaynakların ve başta akışkan modernite olmak üzere kullandığı kavram ve metaforların öyküsünü cömertçe anlatıyor. Bütünlüklü bir bakış açısıyla hem mesleki yaşamından hem de sosyolojinin geçirdiği evrimden bahsediyor. Bauman, sosyolojinin yöntem bilime sadık olup olmaması üzerinden değil, deneyimle ve insanların yaşam sorunlarıyla yürüttüğü mücadeleyle kurduğu ilişki üzerinden yargılanması gerektiğini vurguluyor. Ona göre beşerî yaşamı tam manasıyla deneyimlemek ve anlamlandırmak için sosyolojiye ihtiyacımız var. Bu kitap yalnızca Bauman sosyolojisini anlamak için bir rehber değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı sorgulamamız ve kendi tarihimizi kendimiz yazmamız için de bir çağrı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88708</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c5b952-ebc0-4d30-892f-afbb225c2961.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik Gemisi</image:title>
            <image:caption>Bir vaka analizcisi Michel Foucault’nun 1961 yılında yayımlanan Deliliğin Tarihi eserinin ilk bölümünün yorumlanmasına odaklanan Ali Akay ve öğrencileri eserin neredeyse klasikleşmiş denilebilecek (anti-psikiyatrik çıkış olarak değerlendirilen) okumasının çizdiği sınırların bilhassa dışına taşarak eserdeki sanatsal bakışın içindeki verilerin nasıl kullanılabileceği tartışması üzerine yoğunlaşıyor. Foucault’nun diğer eserlerindeki arkeolojik ve soybilimsel araştırmalarının sonuçlarının da gözetildiği bu soruşturma düşünürün her vakaya göre başka türlü eyleyen, dikişlenemeyen bir tutumunun olduğunu gösteren bir bakış açısından hareket ediyor. Alternatif bir okumaya da imkân veren bu hareket Deliliğin Tarihi’ne edebiyat ve plastik sanat metinleri ilişkisi üzerinden yaklaşarak Türkçe literatürde bu tarz bir yönelimin ilk temsilciliğini üstlenme gibi önemli bir ayrıcalığın ortaya çıkmasını sağlıyor. Akay ve öğrencilerinin “konuşma olanağı” bulduklarında nasıl etkileyici söz deneycileri olduklarını gösteren bu çalışma Stultifera Navis ile sözün yaratıcılığının sularında yol alıyor, elbette tarihin farklı uğraklarına yaptıkları anlık sıçramalarla. [Kurtul Gülenç]  
Michel Foucault’nun Klasik Çağda Deliliğin Tarihi kitabına damgasını vurmuş olan Stultifera Navis anlatısından yola çıkıyor Delilik Gemisi. Kitap, başlığındaki “delilik” ve “gemi” kavramlarıyla bir yandan bir öznel deneyime, bir yandan da bu deneyimin kurulması, dönüştürülmesi ve geliştirilmesi için gereken mekânsallaştırmaya gönderme yaparak Batı’ya özgü iktidar ilişkilerinin soybilimini takip ediyor. Mutlak olmayan, tıpkı Deliler Gemisinin üzerinde durduğu Avrupa nehirleri gibi akışkan olan sınırları çizme, sınırlarda durma, sınırın dışına çıkarma ya da içine alma pratiklerinde cisim bulan bu iktidar pratiklerinin analiziyle Ali Akay, Foucault’nun yaklaşık altmış yıl önce yayımlanmış ilk önemli eserinin eleştirel çizgisini günümüze taşıyor. 
[Ferda Keskin  Foucault, kuralları her seferinde yeniden yazılacak bir “seksek” oyununun mucidi gibidir; kuralları kemikleşmiş oyunlara alışkın olanlar onda bocalar. Ali Akay, düşünürün bu dinamizmini yalnızca tanımıyor, ona içtenlikle eşlik ederek Deliliğin Tarihi’nin ilk bölümünü sanatsal bir yeniden yaratımla düşünüyor-düşündürüyor. Delilik Gemisi, Foucault yazınına bu yakadan yapılmış ustaca bir katkıdan ibaret değil, aynı zamanda “yeninin diriltilmesi” de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88709</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e225c92a-9f0f-4b38-9c69-068aaf65665d.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina Ve İbni Rüşd</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma İslam Rönesansı’nın iki önemli düşünürü İbni Sina’nın (980-1037) ve İbni Rüşd’ün (1126-1198) felsefelerinin belirlenimci olup olmadığını araştırmaktadır. İslam ve Avrupa Rönesanslarını şekillendirmiş bu iki düşünürün fizik ve metafizik görüşlerini inceleyerek doğadaki rastlantısal olayların yanı sıra, maddeye ve ilahi takdire dair fikirlerini tetkik eder. Bunun yanında İslam düşüncesindeki Aristotelesçi ve Yeni Platoncu felsefeler ve kelam gibi ilahiyat gelenekleri üzerindeki etkilerini ve bu düşünce okulları ve gelenekler ve genel felsefe tarihi içindeki yerlerini ortaya koymaktadır. Böylece hem İbni Sina hem de İbni Rüşd felsefelerinin, kadim zamanlardan beri düşünürlerin ilgisini çekmiş belirlenimcilik sorununa verdikleri özgün cevapları karşılaştırırken Antik Yunan’dan günümüze felsefe tarihini de gözden geçirme olanağı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88710</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80f1529-9370-4565-a8c9-9ccbfabcda1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Hükümdar’ın kahkahası ansızın kesiliverirdi. Sizi lanet olası piçler, kendi açgözlülüğünüz ve sınırsız hırslarınız yüzünden burayı boyladınız! Gerçekten beni devirebileceğinizi mi sandınız? Size söyleyeyim. Buna cüret edecek adam anasının karnından doğmadı daha, doğduysa bile kendisini bir ruha dönüştürmek, sakal bırakmak ve ayaklarından da insan kılları çıkmak zorunda. Asasını tehditkâr biçimde onlara doğrultup, öfkeden ağzından köpükler saçarak bunu bilmiyordunuz tabii değil mi diye eklerdi. 
 
Hayali bir Afrika ülkesi: Aburirya. Bir diktatörlük. 
Bağımsızlık savaşı verilmiş, sömürge dönemi son bulmuş ama halkın çilesi bitmemiştir. Emperyalist güçlerin “adamı” Hükümdar ve dalkavukları işbaşındadır. Soğuk Savaş döneminde Batı’nın el üstünde tuttuğu Hükümdar, Soğuk Savaş’ın bitimiyle Batı’nın gözündeki itibarını yitirmiş haldedir. Emperyalizm biçim değiştirmiş ve yeni dünya düzeni adını almıştır. Fakat oyunun kuralları farklıdır bu kez: Dönem sözde demokrasiler dönemi, küresel olmak geçer akçe. Hükümdar ve şürekâsı bu dönüşümü kavrayamamışlardır sanki. Dışarıda bariz bir itibar kaybı, içerideyse gizemli muhalif sesler... Kadınların aktif rol oynadığı bir halk hareketi, kuyruklar, protestolar, dayak yiyen kocalar, cinler ve tüm bu keşmekeşin ortasında esrarengiz bir büyücü: Kargalar Büyücüsü. Afrika edebiyatının en büyük yazarlarından Ngũgĩ wa Thiong’o bu kez komik mi komik, fantastik bir hikâye anlatıyor. Ancak gerçekler kara mizaha bürünüp kılık değiştirse de çığlık değişmiyor: A Luta Continua mücadele Sürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88711</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5dab0cd-bbb2-4d8c-a909-c12f3b2b3070.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı
Sahanda Yumurta Denizanası, Diken Sırtlı Maymun Surat Balığı, Pembe Peri Armadillo. İnanmayacaksın ama bu hayvanların hepsi gerçekten var!
Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı’na hoş geldin! Buradaki hayvanların bir ortak noktası var, hepsi isimlerini değiştirmek istiyor.
Büyüleyici hayvanlar ve onların bitmeyen kahkahalarıyla dolu, çılgıncasına eğlenceli bir kitap bu. Peki ya sen, hayatında hiç Püsküllü Halı Köpekbalığı gördün mü?
Not: Hâlâ bu isimlere inanamıyorsan, kitabın son sayfasına bir göz at.
 
Krokodali
Krokodali dünyanın en iyi ressamı! Ama birazcık yardıma ihtiyacı olabilir...
Onun birlikte bir başyapıt yaratabilir misin?
Haydi kolları sıva ve elindeki kitabı eğerek, sallayarak ve ovuşturarak bu komik öyküye sen de ortak ol! Sakın unutma, Krokodali ne derse onu yapmalısın. En kötü ne mi olabilir? Sayfayı çevir de gör!
 
Bu Kitabın Ortasında Duvar var
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, resimli bir çocuk kitabının içinde herkes bir taraftan öteki tarafa gezip dolaşırmış. Ve hepsi çok mutluymuş... Sonra bir gün, biri kitabın ortasına bir duvar örmüş. Artık hiçbiri bir taraftan öteki tarafa koşturup duramaz olmuş. Kimse bu durumdan mutlu değilmiş, bir kişi dışında... Küçük bir şövalye. O, kitabın ortasındaki duvarı çok sevmiş. Kendi bulunduğu tarafın güvenli, öteki tarafın ise tehlikeli olduğunu düşünüyormuş. Ama zamanla anlaşılmış ki durum pek de öyle değil. Peki şimdi ne olacak? Küçük şövalye oradan nasıl kurtulacak? Duvarın diğer tarafındanki dev düşündüğü kadar tehlikeli olmayabilir mi?
Ünlü çocuk yazarı Jon Agee’den, çocuklara önyargıların ne kadar aldatıcı olabileceğini gösteren basit ama büyülü bir kitap.
“YILIN EN İYİ ÇOCUK KİTABI” Seçkilerinde
- Boston Globe Chicago Tribune Publishers Weekly New York Times Book Review -
 
İyi Geceler
Karanlıkta parlayan ay ve yıldız çıkartmaları ile
Bu bir hikâye içinde hikâye içinde hikâye içinde hikâye... Tam da iyi geceler demeden önce, Tavşan Tata, yavrularına Fil Jumbo’nun, Fil Jumbo, yavrularına Penguen Pena’nın, Penguen Pena, yavrularına Yunus Ege’nin, Yunus Ege de yavrularına Tavşan Tata’nın hikâyesini anlatıyor.
Uyku öncesi alışkanlıklarının aslında ne kadar evrensel olduğunu gösteren, ritornello periyodik tekrar tekniğiyle kaleme alınmış tatlı bir iyi geceler hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88712</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d4e056-0ff0-4ffc-b2d7-f52447f2f608.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir</image:title>
            <image:caption>“Tom Sawyer’ın Maceraları” ve “Huckleberry Finn’in Maceraları” adlı dünyaca ünlü romanların yazarı Amerikalı mizahçı ve hiciv ustası Mark Twain, bu kez alışılmışın çok dışında, soruları bol, sorgulaması çetin, anlatımı farklı bir eserle okurunun karşısında: İnsan Nedir?
İki adam arasındaki diyaloglar üzerine kurulu bu küçük ama derinlikli kitabı okurken, çoğu zaman Sokrates ve Platon’un tartışmaları canlanacak gözünüzde.
Mizah anlayışı güçlü yaşlı bir adamla, tez canlı ve heyecanı yüksek genç bir adam arasında geçen sohbette “insanın ne olduğu, ne olmadığı ya da ne zannedildiği” konusu enine boyuna tartışılırken kantarın topunun kaçtığı anlar da yok değil...
İnsan aslında bir makine midir, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçmak dışında herhangi bir dürtüsü yok mudur, “kişisel değerler” uydurma mıdır, işlevi belli makineler gibi insanın yaratıcılığı da çektiği verilerin bir sonucu mudur?
Daha ne sorular, ne tartışmalar bekliyor sizi...
Sonuca değil, sürece hayran bırakan bir eserle karşı karşıyasınız... Manayı kaybeden 21. yüzyılın genç insanını anlamak açısından, doğru bir başlangıç sayılacaktır bu kitap...
“Her türden vicdan vardır, çünkü her türden insan vardır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88713</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0871639e-de80-4191-9cfc-a2eee60e29ca.jpg</image:loc>
            <image:title>What is Man</image:title>
            <image:caption>&quot;What is Man&quot; consist of series of dialogues between an elderly with a strong sense of humour and a young impatient man. 
Throughout the book, the author compares humans to machines. He argues that man has no impulse other than the pursuit of pleasure and the avoidance of pain. 
The book is a great starter for those who are seeking to understand why many of us have lost the meaning of life. This work questions how our personal values and the environment surrounding us shape our identity. 
Although written in 1906, today the dialogues still shed light on how people can take actions with their own free will.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88714</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2622acb9-b495-4290-bfbc-a1a18dd68d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ebeveynini kaybeden bir çocuk kendini kral ve canlanan resimlerle dolu büyülü bir kitabın sahibi olarak bulur. Bir kızın gözündeki minik bir ejderha, akla gelebilecek her boyuttaki ejderhaların istilasının ilk işaretidir. 
Nesbit’in çocukları bazen yaramaz, genellikle çok zeki ve neredeyse her zaman meraklıdır.  
Fantastik yaratıkları modern edebiyat karakterleriyle başarılı bir şekilde buluşturup 
harmanlayarak kalıcı eserlere imza atan Edith Nesbit, bu sayede modern fantastik edebiyatın 
kurucuları arasında yer almıştır. Bu kitapta da ejderhaları, grifinleri ve hipografları insanlarla bir araya getirmiş, çocuklardan yetişkinlere çok geniş bir kesimin zevkle okuyacağı bir kitaba imza atmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88715</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7647525b-2128-4f33-883a-ca8246e9be50.jpg</image:loc>
            <image:title>Animal Farm</image:title>
            <image:caption>“All animals are created equal, but some animals are more equal than others.” 
 
Overworking, mistreated and exploited animals start a revolution. They take control of the Manor’s farm with their motivating slogans. The farm animals request progress, justice, and equality. The struggle is real, the animals aim to achieve a completely democratic society based on the belief that “All Animals are Created Equal”. Ironically, sooner than expected, the totalitarian rule is once again reestablished due to some animals’ mere nature. 
The book reflects events going back to the 1917 Russian Revolution and the Stalinist era of the Soviet Union. Since its publication, the work is named one of the greatest books of the 20th century, if not of all times. 
George Orwell’s classic satire perfectly illustrates the world surrounding us despite being written in 1945. A book of all times, it is a guide for all, especially at times when our freedoms are under threat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88716</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2928fe61-9569-4a41-b71e-64d59eb6ecf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hans - Beş Yaşında Bir Oğlanın Fobi Analizi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): Psikanaliz tarihinin en önemli vaka öykülerinden biri sayılan bu eser beş yaşındaki Küçük Hans’ın fobilerinin aile ilişkileri içinde nasıl şekillendiğini ortaya koyarken bir yandan da Freud’un çocuk cinselliği üzerine o dönemde çokça yadırganan fikirlerinin doğrulandığı bir örnek sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88717</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa639608-7987-41a3-ab95-fd1277e95f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hans - Beş Yaşında Bir Oğlanın Fobi Analizi</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): Psikanaliz tarihinin en önemli vaka öykülerinden biri sayılan bu eser beş yaşındaki Küçük Hans’ın fobilerinin aile ilişkileri içinde nasıl şekillendiğini ortaya koyarken bir yandan da Freud’un çocuk cinselliği üzerine o dönemde çokça yadırganan fikirlerinin doğrulandığı bir örnek sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88718</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af35444b-a327-4fbf-8c68-cc7b675d4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Ayak İzleri (I, II )</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da başlayan, Ankara’da ve daha sonra uzun bir süre İzmir’de devam eden yaşamı boyunca çocukluğundan itibaren tek bir odak noktası vardır Özdemir Nutku’nun: Tiyatro. 
Şiire yöneldiği Ankara yıllarında Mavi Hareketi’nin içinde yer alır. Bu yıllarda dönemin en dikkat çeken eleştirmeni ve Devlet Tiyatroları’nın edebi heyet üyesi ve bir dönem başkanı olarak tanınır. Nutku, aynı zamanda iyi bir caz piyanistidir ve spora, bilgisayara, pipolara, uzaya, yarış arabalarına olan tutkusuyla da bilinir. 
 Uzun akademik yaşamı boyunca pek çok öğrenci ve oyuncu yetiştirir; başta Shakespeare’den yaptığı çeviriler olmak üzere dünya tiyatrosundan yaptığı oyun ve inceleme çevirileriyle Türk Tiyatrosu’nun derin yatağını yeni ırmaklarla besler; yönettiği oyunlarla farklı oyunculuk ve sahneleme tekniklerinin denenmesine, yeniliklere kapı açar. Almanya ve Amerika’da edindiği tiyatro deneyimlerini kitaplaştırarak tiyatro ufkunun genişlemesine katkıda bulunur. Yurtdışında da pek çok ders ve konferans veren Nutku, ders kitaplarıyla eğitime verdiği katkılar dışında, tiyatro tarihine dair özgün eserlere imza atar. 
 Suda Ayak İzleri, Özdemir Nutku’nun yaşamı boyunca öğrendiği, öğrettiği her şeyi ve hissettiklerini de özgün biçimde paylaştığı, her koşulda yaşamla kurduğu olumlu ve geleceğe dönük bağın ince ince nakşedildiği bir hayat dersi, belki de tek perdelik uzun bir oyun olarak da okunacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88719</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77add4b8-2fcc-415f-95f6-22c5e7741977.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Üzerine (Latince-Türkçe) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet (Retorik) sanatındaki üstünlüğüyle consullüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88720</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1a00a4-86ee-490c-8277-5d979afcf6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Üzerine (Latince-Türkçe)</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet (Retorik) sanatındaki üstünlüğüyle consullüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88721</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a68636-dac9-44d1-aa18-b60dfbdae742.jpg</image:loc>
            <image:title>Orestes</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y.484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Orestes MÖ 408 yılı civarında Atina’da sahnelenen son tragedyasıdır. Konusu Aiskhylos’un Eumenides oyununun konusuyla hemen hemen aynıdır. Ancak her şey daha gerçekçidir. İnsanüstü güçlerle donatılmış mükemmel kahramanların Euripides’in eserlerinde yeri yoktur. İdealleri savunma kararlılığı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Kahramanlar arasındaki keskin zıtlaşmalar karakterlerini olduğu kadar dönemin ahlak değerlerini de gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88722</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfe8a13-09ba-4319-83e9-2eda7db06f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Orestes (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y.484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Orestes MÖ 408 yılı civarında Atina’da sahnelenen son tragedyasıdır. Konusu Aiskhylos’un Eumenides oyununun konusuyla hemen hemen aynıdır. Ancak her şey daha gerçekçidir. İnsanüstü güçlerle donatılmış mükemmel kahramanların Euripides’in eserlerinde yeri yoktur. İdealleri savunma kararlılığı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Kahramanlar arasındaki keskin zıtlaşmalar karakterlerini olduğu kadar dönemin ahlak değerlerini de gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88723</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493a537c-3e10-4984-b647-3079e9b0f9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Hayat!</image:title>
            <image:caption>Korona virüs salgını bir travma yarattı mı?
Zaten onlarca sorunla mücadele etmekte olan ev kadınları, ev işçileri, çalışan kadınlar, anneler, evden çalışan babalar, çalışan ve/veya okuyan gençler, yaşlılar, öğrenciler, LGBTİ+ bireyler; pandeminin yarattığı yıkımla nasıl başa çıkıyor?
Kırılgan dengeler ve büyük özverilerle zordan yürütülmeye çalışılan hayatlar, bu süreçte en çok neresinden yaralanıyor? 
Özgün Biçer ve Ece Öztan, nokta vuruşu röportajlarla pandeminin derinden sarstığı hayatlarla buluşuyor, sarsılan dengelere mercek tutuyor ve soruyor:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88724</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe55de1-8e78-454f-92af-4118431e5442.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofraya Bir Tabak Daha Koy</image:title>
            <image:caption>Eski bir apartmana bir şehrin kaç farklı sesini sığdırabilirsiniz? Kaç rengini? Kaç hatırasını? Reçeli bir türlü tutturamayan Aysel, çorba içemeyen Melih, mücver yapamayan Erol, pilav pişirmekten kaçan Zeliha, köklü bir ailenin kızı sıfatıyla mutfağa hiç girmemiş ama günü geldiğinde kendisini yapayalnız bulmuş Şara Hanım, hiçbir tadı ayırt edemeyen Sinan, hiçbir kekin tarifini istediği gibi hayata geçiremeyen Nilgün, herkesin matemine helva yetiştirirken yeteneklerini acısı karşısında kaybeden Necibe… İlginç, değil mi? Ama mesele çok daha derinlerde. Gizem Hacımuto, bizi aramızda yaşayan ve görmekte yeterince cömert davranmadığımız insanları daha yakından tanımaya çağırıyor. İncelikle… Çarpıcı bir üslupla… Dokunaklı hikâyeleri sevenleri bu kitapta duygu yüklü bir yolculuk bekliyor…
Mario Levi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88725</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e727c5-3de0-43ee-8b02-5f1e3f7f0e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Yıllarında Kırklareli</image:title>
            <image:caption>Milli Mücadele döneminde, 25 Temmuz 1920-10 Kasım 1922 tarihleri arasında Yunan işgali altında kalan Kırklareli’de halkın günlük yaşantısı, toplumsal yapısı, sosyal ve kültürel hayatı ile ekonomik durumu bugüne kadar incelenmemiş bir konudur. 

Trakya’nın Yunanlılar tarafından işgalini önlemek amacıyla Edirne’de kurulmuş olan Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyelerinin, işgallerin başlaması üzerine çalışmalarına Bulgaristan’da devam etme kararı Kırklareli’nin, siyasi ve coğrafi önemini artırmıştır. 

 20-25 Temmuz 1920 tarihleri arasında beş gün gibi kısa bir sürede Trakya’nın Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Kırklareli gerek cemiyet üyeleri gerek geri çekilen kuvvetler için Bulgaristan’a geçiş noktası olmuştur. Bulgaristan’da çalışmalarına başlayan cemiyet üyelerinin ilk zamanlarda tek haberleşme araçları birbirlerine yazdıkları mektuplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88726</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27622bff-3371-4ad2-b4aa-2ef9548b69ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Kendim Kadar Az Bildiğim Başka Hiçbir Şey Yok - Hermann Hesse’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>20. asrın en büyük ve en çok okunan yazarlarından Hermann Hesse’nin eserleriyle henüz tanışmamış olanlar, zorlu yaşam öyküsüne yönelik kayda değer kareleri ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, usta kalemin sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Bütün dünyayı ele geçirmişsin de ruhun zarar görmüş bundan, neye yarar? 
 
Öyle bir dünya ki en hamarat okurun en uzun ömrü bile binde birini anlamaya yetmez. 
 
Gönlün kapısı olsa üstünde şu yazardı: “Gir ama incitme…” 
 
Birisi mutluluğu ya da erdemiyle övünüyor, böbürleniyorsa onda bunun ikisi de yok demektir. 
 
Biz bir insandan nefret ediyorsak bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan kendi içimizde yuvalanmış birinden nefret ediyoruzdur. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdırmaz. 
 
Özlemini çektiğiniz o hakikat, yalnızca benliğinizde yaşıyor. Ben size kendi içinizde var olandan başka bir şey veremem, ruhunuzdakinden bir başka resim galerisini buyur edip çıkaramam önünüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88727</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8114f571-9403-4797-bdf4-75b5d3bd2e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği</image:title>
            <image:caption>Hamlet’i kim yazdı? Tolstoy ve Dostoyevski’nin en sevdiği roman neydi? Mark Twain nasıl rüyalar görürdü? Paul Klee için resmin tanımı neydi? Thomas Hobbes yatmadan önce ne yapardı? Özdemir Asaf, edebiyat matinesindeki ününü nasıl kaybetti? Masalcı Dede, Cemal Süreya’nın şiirlerini okur muydu? Ülkü Tamer’in çarpıcı anekdotlar, neşeli hatıralar, nazireler ve hicivlerinden oluşan kısa metinlerinde; keskin bir ironi, hınzırca bir bakış açısı, geniş bir perspektiften geçerek süzülmüş bir dikkatin izleri kolayca fark edilir. Anlatılan olaylar, hatıralar ile değiniler eğer doğru okunursa kim bilir belki de bir edebiyatseverin yolunu aydınlatabilir. Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği’ndeki metinler sanatçı ve edebiyatçıların aslında hayatın türlü fırtınalarında yaşayan insanlar olduğunu gösterir bize. Bir farkla! Pek de birbirlerine benzemez onların hikâyeleri ve karakterleri. Bu yüzden sanatçı ve edebiyatçılar kanlı canlı, sempatik, antipatik, haris, budala, kötücül, yufka yürekli, iyi niyetli, uyanık, paragöz ve daha birçok şekilde eserdeki yerlerini alırlar. Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği, bütün eserlerini yayına hazırladığımız Ülkü Tamer’in hayattayken kitaplaşmamış yazılarının ilk halkası. Onu yakından tanımak isteyenler için ise iyi bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88728</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4bc654-d73e-4b2d-87b9-590e36f950e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Şövalye</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi sırasında babasını ve ağabeylerini kaybeden Sainte-Hermine Kontu Hector, ailesinin de yaptığı gibi, Kraliyet’e sadakatini ortaya koyarak Cumhuriyetçilerle amansız bir mücadeleye girişir. Ancak kanlı bir çatışma sırasında Cumhuriyetçiler tarafından yakalanıp hapse atılır. Üç yılını hapiste geçirdikten sonra şaşırtıcı bir şekilde serbest bırakılır. Sonrasında, memleketine dönmek yerine, donanmaya katılarak ülkesine hizmet etmeye karar verir. Bu uğurda görkemli yaşantısını, unvanını, hatta sevdiği kadını bile geride bırakmak zorunda kalan genç kont, zamanla kendini akıl almaz maceraların ve tarihe damga vuran olayların ortasında bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88729</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6521d9-c40c-4ba7-ab9b-a3030762f8e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinsonlar Okulu</image:title>
            <image:caption>Zengin dayısının sunduğu imkânlar sayesinde son derece rahat bir hayat sürmekte olan Godfrey, dünyayı daha iyi tanımak adına bir deniz yolculuğuna çıkar. Bu yolculukta ona, denizden ölesiye korkan sanat ve zarafet öğretmeni Bay Tartelett eşlik etmektedir. 
Başlarda gayet sakin ve sorunsuz geçen deniz yolculuğu, bir gece geminin su almasıyla son bulur. Ancak Godfrey ile Bay Tartelett için macera yeni başlamaktadır. Zira bu ikili, hayatta kalma yeteneklerini bir hayli sınayacak olan, fevkalade güzel, ama bir o kadar da gizemli bir ıssız adaya düşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88730</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f76c36-24e8-41fc-aa2d-75e87f604c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-6</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert, Ingleside’daki yeni evlerine taşınalı yıllar geçmiştir. Çocuklarla ilgilenip ev işlerine koşturan Anne’in oldukça hareketli bir yaşantısı vardır. Buna bir de Gilbert’ın sivri dilli teyzesi Mary Maria’nın ziyareti eklenince Anne’in hayatı oldukça karmaşık bir hal alır. 
 
Tüm sıkıntılara ve Ingleside’da peş peşe yaşanan felaketlere rağmen Anne, çocuklarının ve sevgili eşi Gilbert’ın yanında hiçbir yerde olmadığı kadar mutludur ve ailesi ile olduğu için kendini şanslı hissetmektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabını okurken Blythe ailesinin mutluluklarına, hüzünlerine ve korkularına ortak olacak, onlarla birlikte kâh üzülüp kâh gülümseyeceksiniz. 
 
“Hayat böyleydi işte. Mutluluk ve hüzün… Umut ve korku… Ve değişim. Sürekli bir değişim! Bu kontrol edebileceğiniz bir akış değildi. Eskiyi bırakıp yüreğinize yeniyi almak zorundaydınız, onu sevmeyi öğrenip sonraonu da bırakmayı bilmeliydiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88731</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5af3bd1e-ba89-4c38-a5b1-e4edffe6a383.jpg</image:loc>
            <image:title>Kip Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Kaptan Gibson yönetimindeki James Cook adlı ticaret gemisi, dört tayfanın altın aramak amacıyla işten ayrılmasıyla zor duruma düşer ve Dunedin Limanı’nda beklemeye başlar. Bu çaresizliği fırsat bilen Tayfabaşı Flig Balt, sağ kolu Vin Mod’un da yardımıyla, gemi için dört tayfa bulur. Ancak bulduğu kişileri James Cook’a değil, hain planına hizmet edecek nitelikte insanlardan seçmiştir. 

Temiz kalpliliği ve babacanlığıyla bilinen Kaptan Gibson, oğlu Nat ile yakın dostu Bay Hawkins’i de gemiye alarak yolculuğa devam eder. Çok geçmeden yolları Kip Kardeşlerle kesişir. Cesaret ve zekânın vücut bulmuş hali olan bu iki kardeş, kısa sürede Kaptan Gibson ve dostlarının gözüne girerek, James Cook mürettebatının bir parçası olur. Ancak onları bekleyen çok büyük bir tehlike vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88732</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4debbb67-7b6b-46eb-8049-2b44f5a6c62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı yerde dürüstlüğü ve yiğitliğiyle tanınan Tuna Kılavuzu Serj Ladko, vatanını savunmak uğruna evinden ve biricik karısı Natça’dan ayrılmak zorunda kalır. Yurduna ve karısına kavuşabilmek için ilginç bir yöntem bulan kılavuz, geçmişinden gelen sinsi bir düşmanın kirli tuzaklarına rağmen hedefinden vazgeçmez. Çok geçmeden yolu, Polis Şefi Karl Dragoch’la kesişir. Cesareti ve parlak zekâsıyla Avrupa’nın dört bir yanına nam salmış olan bu deneyimli dedektif, Tuna Nehri kıyılarında huzur bırakmayan bir haydut çetesini yakalamaya ant içmiştir. 
Farklı amaçlara baş koymuş, sırlarla dolu bu tuhaf ikili, birlikte Tuna Nehri’nde bir yolculuğa çıkar. Ancak etraflarını saran sır perdesi aralandıkça, hedeflerinin düşündükleri kadar farklı olmadığını göreceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88734</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cb1f1f-31d4-4bd9-9285-afe81de174f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kahramanları Ülkesi’nde - Türkiyeli Yazarlar Dizisi: 8</image:title>
            <image:caption>Yazarın Kim Bu Konuşan? adlı kitabında tanıştığımız Zeynep, bu kez öykü kahramanlarını yakından keşfediyor. 
Barışçıl bir ejderhanın sırtında Öykü Kahramanları Ülkesi’ne gidiyoruz Zeynep ve Deniz ile birlikte. Gökkuşağına benzeyen bir nehrin, rengârenk ağaçların, karıştıran rüzgârın olduğu bu ülkede çeşit çeşit ejderha da var. Adları Beyaz, Kırmızı, Camgöbeği, Mor. 
Burada her dili konuşmak mümkün. İnsanlar dönüşerek bazen Uzakdoğulu, bazen Kızılderili, bazen de Afrikalı oluyorlar. 
Yazar Gaye Dinçel, ikinci kitabında rengârenk, barış ve kardeşlik dolu bir dünyanın mümkün olabileceğini gösteriyor çocuklara. Sorgulayarak görebilme ve diğerini anlayabilme yetilerini de geliştirerek… 
Biz de Öykü Kahramanları Ülkesi’ndeki gibi ayrım gözetmeden, barış içinde yaşayabilir miyiz? Neden olmasın? 
Kitaptan 
“Deniz biliyor musun, ben bir ejderhayla tanıştım.” 
“Nerede? Ne zaman? Şaka mı yapıyorsun?” 
“Ciddiyim. Dayımın yazdığı bir öyküde karşılaştık.” 
“Karşılaştık derken?” 
“Dayım onu korkunç, siyah bir ejderha olarak anlatıyor. Öyküyü okurken 
ona seslendim, benimle konuştu. Aslında beyaz, barışçı bir ejderhaymış.” 
“Nasıl konuştu? Uyduruyorsun.” 
“Uydurmuyorum, gerçekten. Keşke seninle tanıştırabilsem... O zaman bana 
inanırsın. Acaba seslensek duyar mı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88735</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3937a99e-0987-4ea7-8e32-fcc075f2800e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemil Meriç - İrfana Açılan Gözler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Armağan, analizler ve şerhlerle Cemil Meriç’i nasıl okuduğunu müşahhas misaller halinde gösterirken, aynı zamanda onun nasıl okunması gerektiğine dair ipuçlarını da paylaşıyor okuruyla.
Cemil Meriç hakkında hayatında olsun, vefatından sonra olsun epeyce yayın yapılmıştır. Yazılar, kitaplar, belgeseller, sergiler düzenlenmiş, hatta doğumunun 100. yılı olan 2016 yılında faaliyet patlaması dahi yaşanmıştır. Biz onu hayattayken bizzat tanıma şerefine nail olanların vazifesi kurşundan daha ağır.
Onu yeni nesillere tanıtmak yanında hepsini açmaya fırsat bulamadığı ama bazen ham olarak satırlarına emanet ettiği fikirleri şerh etmek, en önemlisi de onları gübreleyip sulayarak solmalarına mani olmak… Bir edebiyatçı ve fikir adamının müstahase (fosil) haline gelmemesi için eserlerini sağından solundan sürekli didiklemek, eleştirmek ve geliştirmek ona gösterilecek hürmetin zirvesidir.
Sözlerini birer vecize, hatta slogan halinde durmadan tekrarlamak ve daima “Üstad dedi ki…” (ipse dixit) akımına kapılmak ona da haksızlık olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88736</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dfc4387-93a6-44cd-af7b-d24b571b4ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Semercisi - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Sıra dışı bir müze, gizemli çekirdek yığını, tuhaf meslekler, yepyeni keşifler... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88737</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980ac1bc-b856-4230-bd34-6abf83ad2187.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Kitaplık - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Çok uzaklardan gelen gizemli bir uçan kitaplık, tuhaf bir görev, yepyeni keşifler... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88738</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99be486-0f0e-46ec-8d7d-0c50c44e0a30.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla İle Leya - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Çok uzaklardan gelen bir tekne, gizemli bir kedi... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88739</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a306bd2-2e97-45dd-8703-13b288feea04.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bittiği Yerden</image:title>
            <image:caption>Yapımcı ve Organizatör Sami Dündar, 16 Ağustos 1999&apos;da &quot;Gölcük Donanma Komutanlığı Devir Teslim Töreni&quot; organizasyonunu tamamladıktan sonra, konakladığı Orduevi, gece 03.02 sırasında fay hattının içine gömülünce &quot;27 saat göçük altında kalarak can çekişti!&quot; Göçükten çıkarıldığında ise &quot;öldü sanılıp ceset torbasına konuldu.&quot; Kaldırıldığı hastanenin morgunda gömülme sırası beklerken tesadüfen yaşadığı anlaşılınca, ailesi ve dostlarının yardımıyla İstanbul&apos;a getirildi. Uzun süren yoğun bakım döneminde bile direnmekten vazgeçmedi ve &quot;iki kez daha ölümü yendi.&quot; Sami Dündar ‘yaşama hakkı’nı kullanmakta kararlıydı. Amansız acılar içindeydi. Böbrekleri iflas etmiş, belden aşağısı neredeyse kullanılamaz durumdaydı. Ölüm kaçınılmaz görünüyordu. Hayatta kalması çok az bir ihtimal de olsa artık yürüyemeyecekti... Hiç değilse böbrekleri çalışsın diye herkes onun için dua ediyordu. Böbrekleri kısmen de olsa çalışmaya başladığı an o günün &quot;geri kalan hayatının ilk günü&quot; olduğunu anlamıştı. &quot;Yürüyemez&quot; raporuyla taburcu edildikten &quot;üç ay sonra&quot; bastonları ile doludizgin yaşama katıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88740</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b3b526-a129-479e-a177-80e654424747.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Bir Katil Lazım</image:title>
            <image:caption>“Oysa uyarmıştı tanrı;dayanamazsın!”
Dört tarafını aynalarla çevirmiş insan. Her yerde ve herkeste kendini görmek istiyor. Üstelik kendinden bile nefret ederken… Öldürecek ve öldürdüğünü katil ilan edecek kadar da acımasız… Hepiniz katilsiniz! Hem katil hem de yalancı… Hatırlamaya çalışın, En son kimi öldürmüştünüz? Şu andan itibaren, her düşünceniz size karşı suç teşkil edebilir! Bir bilet lütfen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88741</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa161020-66be-431c-86df-f8216a3994cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sempatizan</image:title>
            <image:caption>“Suç kime yarıyorsa asıl suçlu odur!”
1960&apos;lar, 1970&apos;ler... Türk siyasi tarihinde darbe ve muhtıraların yaşandığı bu dönemin önemli gelişmelerini, yazar Mehmet Mez, o yıllarda öğrenci olan kahramanımızın gözünden anlatır bizlere. O zamanların sınıfsal ve ideolojik dayanaklarının öğrenciler ve özellikle solcu gençlik üzerinde oluşan etkilerini irdeler. Birbirlerini hiç tanımayan, farklı düşünce yapısına sahip insanların ilerleyen yıllarda yollarının kesişmesi ve yaşanan çatışmaların insan üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne seren bu kitabı, Mehmet Mez&apos;in etkili ve sürükleyici anlatımıyla sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88742</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7828d81-9375-4f77-a337-5fbbb1c9406c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa’nın Peşinde</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da en çok hangi ağaçları görebilirim? 
Kuş gözlemi nasıl yapılır? 
Bir ağacın boyunu nasıl ölçerim? 
İstanbul’da neden bu kadar çok su kemeri var? 
Su samurları oyun oynar mı? 
Bir kızılçamı diğerlerinden nasıl ayırt ederim? 
İstanbul’u hangi canlılarla paylaşıyorum? 
Kartal, geyik, yunus? 
 
İstanbul’daki doğal hayatı ne kadar tanıyorsun? 
Büyük şehrin doğal alanlarını keşfe çıkmaya ve barındırdığı muhteşem canlı zenginliğini tanımaya ne dersin? Sana rehberlik etmesi için hazırlanan bu kitabın sayfaları arasında dolaşırken İstanbul’un barındırdığı, ekosistem özelliğiyle öne çıkan dokuz değerli doğal alanı keşfedeceksin. Bu alanlarda yaşayan canlı türlerine dair edineceğin yeni bilgiler kentin doğasını yakından tanıyabilmeni sağlayacak ve ona bakışını geliştirecek. Sürprizlerle dolu bu keşif yolculuğunda sana rengârenk çizimler ve birbirinden eğlenceli etkinlik önerileri eşlik edecek. 
 
ÇEKÜL Vakfı, ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında kuruldu. Kuruluşundan itibaren doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu olan ÇEKÜL, “Doğa ve Kültürle Varız” sloganıyla yaşama geçirdiği proje ve programlarla, en küçük yerleşmeden ülke bütününe açılan bir yaklaşımı benimsedi. ÇEKÜL, Anadolu kentlerinde bıraktığı kalıcı izlerle, gönüllü temsilcileri ve uzman kadrolarıyla doğal ve kültürel mirasın korunması için çalışmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88743</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e925ed27-4e2d-45f9-affa-eed77bd7b170.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökünü Arayan Sözcük 2</image:title>
            <image:caption>Papatya çiçeğinin adıyla papazın karısı ifadesi arasında nasıl bir ilişki olabilir? İlginç bir geçmişi olan saksağan sözcüğünün kökeniyle ilgili iddialar neler? Kahvaltı sözcüğü nereden geliyor? Atlıkarıncanın karıncası nerede peki? İşte bu soruların yanıtları ve daha fazlası bu kitapta sizleri bekliyor! 
 
Özgür Sinan, büyük ilgi gören Kökünü Arayan Sözcük’ün ikinci kitabıyla çok daha geniş yelpazede bir sözcük seçkisiyle 7’den 77’ye herkes için Türkçeyle ilgili yeni bilgiler ortaya koymaya devam ediyor. Dilimizdeki bazı sözcüklerin nasıl ortaya çıktığını, bugünkü anlamına nasıl kavuştuğunu öğrenecek; Türkçe üzerine düşünürken zaman zaman gülecek, eğlenecek ve hatta başka konuları merak edeceksiniz!.. Sürekli değişen ve zaten güçlü olan Türkçenin zamanla nasıl değiştiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88744</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b17c8635-d167-41d8-9bf9-4c796ab3b111.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Meram</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar ağırlık, daha çok derinlerde dolaşan deşifre edici çalışmalarda ve mitlere yaslanan simgesel araştırmalarda oldu. Ne yazık ki bunlar, modernist romanları genelde olduğundan “büyük” gösterirken yazarlarını da bir nevi peygamber mertebesine taşıdı. İlginçtir, teorik olarak modernizmin karşısında duran postmodernizm dahi, olumlayarak olmasa bile bu aşırılığa katkı sundu. 
Mevcut durumda sorulabilecek soru şu: Bu saatten sonra söz konusu romanlara daha üstten, daha genel bir bakışla yaklaşabilmek mümkün mü? 
 
Ersan Üldes’in edebiyat tarihinde farklı bir kapı aralayan “büyük” romanlara alternatif bir eleştiri getirdiği bu kitap, hem okur hem de edebiyat adına bir özgürleşme hareketi olarak tanımlanabilir: Herkesi tüm “izm”lerden kurtarıp eserlere atfedilen ulvi değerleri bir kenara bırakma ve onları yeniden birer “roman” olarak görme gayreti. 
 
Marcel Proust’tan Thomas Mann’a, William Faulkner’dan Hermann Broch’a, Robert Musil’den Virginia Woolf’e pek çok tanınmış isim bu çabadan payını alırken, üzerlerine iliştirilmiş sıfatlarla birlikte önümüze gelen eserler hakkında farklı sorular sorabilme cesareti kazanıyoruz. Örnekse, bir sabah devasa bir hamamböceğine dönüşmüş hâlde uyanan Gregor Samsa mıdır gerçekten? Peki, James Joyce Ulysses’i yazmaya başladığı masaya “büyük” bir roman kurgulamak üzere mi kurulmuştur? Modern edebiyatın öncülerinden sayılan Thomas Mann, gerçekten bir modernist midir? 
 
Yukarıdakilere benzer onlarca meseleyi sorgulayan bu kitap aslen şunu anlamaya çalışıyor: Dayatılan tüm kalıpların dışına çıkarak “büyük” romanları başka bir gözle okuyup irdelemeye hazır mıyız? 
 
Göreceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88745</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8c8e01-e585-4c9b-9708-74ec699589c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenekli Izzy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çoksatan listelerinin değişmeyen ismi Görünmez Emmie’nin yazarından harika bir eser daha! 
 
Sayısız ülkede çocukların sevgisini kazanmış bu serinin yeni kitabı okul yıllarında zorluklarla karşılaşmış herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği eğlenceli bir hikâye… 
 
Izzy ve Bri&apos;nin hayatları yetenek gösterisinde beklenmedik bir şekilde kesişiyor. Sizler de, bu heyecanlı gösteriye davetlisiniz! 
 
Arkadaşlıklar, aile ilişkileri, sorumluluk duygusu, kendini keşfetme, cesaret... Komik bir üslupla ele alınan bu hikâyeyi okurken kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88746</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04777983-0446-463c-9a36-821e94d31520.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazit Serisi Kutulu Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ya bir mikroçip mükemmel eşinizi bulabilseydi?
Peki ya, bu mikroçip size ve sevdiklerinize karşı kullanılabilseydi? 
 
“Macera dolu, kesinlikle nefes kesici ve sevip destekleyeceğiniz karakterleri olan bu seriyi yıllar boyu önereceğim.” —YA Midnight Reads 
 
“Jessica Shirvington’ın bir şeyi yanlış yapması mümkün değil.” —Thoughts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88747</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd20025c-5258-4231-b77e-c1adbe8540c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aranıyor! Hayvanlar Aleminin Suçluları</image:title>
            <image:caption>HAYVANLAR ÂLEMİ, BİR SUÇ DALGASIYLA KARŞI KARŞIYA 
VE DEDEKTİF X İŞBAŞINDA! 
 
Hayvanlar âleminin en çok aranan suçlularından bazılarıyla tanışın. Sabıka kayıtları hırsızlık, sahtekârlık ve tükürme gibi korkunç suçlarla dolu! 
On üç afacan hayvanı ve onların beslenme şekillerini, alışkanlıklarını, yaşam alanlarını ve ayırt edici özelliklerini araştırırken siz de Dedektif X’e katılın! 
Hayvanlar âlemini yeniden eski ve güvenli günlerine döndürmek sizin elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88748</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc99aaf-5f3c-4e09-b5c6-00ad61c010ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiyerofant</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir arka kapak yazısında görmeye alışkın olduğumuz şeyler vardır; kitabın konusundan haberdar olur, göz teması kurduğumuz 
o kısacık an içinde cezbedici unsurların listesini edinir, bizi neyin 
beklediği öngörüsüne kavuşuruz. 
 
Ancak bu kez tersinden gidip kitapta olmayanları sayacağız çünkü elinizde tuttuğunuz, kalıpların fersah fersah ötesindeki eser tam da bunu gerektiriyor: Hiyerofant’ta bildiğimiz anlamıyla zaman yok ve alışılageldiği üzere akıp gitmiyor. Çanakkale’nin kanla sulanıp çamurlaşan toprağına bastıktan hemen sonra, kallavi bir son yemeğin ardından toplu intihara hazırlanan Nazileri gözleyebilirsiniz. Çoğumuzun adını ezberden saydığı, hiddetinden sual olunmaz, unutulmuş tanrılar yok; hem mesele hiddet olunca sıra onlara gelmediğinden hem de bu âlemde rolleri dağıtan asıl varlığa yer açmak istendiğinden. Simyanın sırrını ararken ölümsüzlüğü yâr gibi özleyenler yok; ölümüne susamış ölümsüzlerin iç yakan öyküsünü de dinleyelim diye muhtemelen. Dudaklarına anne sütünden önce baba kanı değenlerin, bir vakitler İstanbul’un göbeğinden geçmiş Vikinglere tanıklık edenlerin, Aşiyan’daki hayaletlerden başka arkadaşı olmayan çocukların, yaşlı bir adamın suretine bürünüp evvel ezel var olanların, gözlerini kısarak Boğaz’a bakınca devasa bir mezarlık görenlerin yurdu burası... Kısacası, imkânsız denen bir şey yok! 
 
Sizinle kitabın sonunu tahmin edip edemeyeceğinize dair bahse de tutuşmayacağız, ilk bölümün başlığında zaten “Son” yazıyor... 
 
Asıl mesele şu: Her şeyin nasıl başladığını anlayabilecek misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88749</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0c53718-5f6d-4f3d-bd6a-ffc07a8ed434.jpg</image:loc>
            <image:title>Namus Adına - Pakistan’dan Yükselen Adalet Sesi</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı yıl Fransa’da en çok okunan üç kitaptan 
biri olan ve yirmi üç dile çevrilen Namus Adına, 
TIME tarafından &quot;Dünyanın En Etkili Kişileri&quot; listesine 
seçilen Mai&apos;nin sarsıcı hikâyesi. 
 
“Önceleri mutlak bir boyundurlukta yaşadım; 
şimdi isyanım da buna denk olacak.” 
 
Mukhtar Mai, Haziran 2002&apos;de acı dolu ve sarsıcı bir olay yaşadı. Pakistan&apos;ın Meerwala köyünde hayatının beklenmedik şekilde değişeceğinden habersiz ailesiyle birlikte sessiz, sakin bir hayat sürmekteyken, erkek kardeşine yöneltilen suçlar için sorumlu tutuldu. Namus meselesi yüzünden, çarpık bir aşiret sisteminin mağduru oldu. Kadınlığını geri dönüşü olmayacak şekilde yaralayan bir grup erkek karşısında, kendisini bilinmeyenlerle dolu bir adalet denklemi içinde buldu. Yine de yaşadığı onur kırıcı trajedi karşısında pes etmemeyi seçti ve köyünde aynı çarpık sistemden muzdarip diğer genç kadınların sesi olmak üzere, adalet mücadelesine başladı. Hikâyesi önce yerel gazetelerde, daha sonra BBC ve TIME gibi büyük yayınlar sayesinde global bir yankı buldu. 
 
Yaşadığı trajediye rağmen Mukhtar Mai, 2002&apos;de edindiği talihsiz ününü adalet, eğitim ve insan haklarına adanmış cesur bir yaşama ve hikâyeye dönüştürmeye devam ediyor. Mai&apos;nin kendi köyünde yaktığı ışık sayesinde artık kadınlar adaletsizliğe karşı seslerini duyuruyor, haklarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88750</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f719c65-7dc6-4a31-ace0-d233dd2056a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefede Devrim - Analitik Felsefenin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, analitik felsefenin doğuşuna ve gelişimine bir giriş niteliğindedir. 20. yüzyılın başında felsefe, düşün tarihçilerinin devrimler olarak adlandırdığı, ani gelişim devirlerinin birinden geçti. Analitik felsefe devrimi İngiltere’de patlak verdi ve bu devrimin liderleri Moore, Russell ve Wittgenstein’dı.
İngiliz idealist Bradley felsefesinde köklerini bulan analitik felsefenin tarihsel seyri, Frege’nin mantıkta gösterim devrimi ve Moore’un sağduyu felsefesi ile dönülmez bir rotaya girmişti. Şüphesiz bu devrimin en önemli paydaşları Viyana Çevresi filozofları, Schlick, Carnap, Neurath ve Reichenbach’tı. Tüm bunlarla beraber elinizdeki kitap, analitik felsefenin kurucu düşünürleri, Frege, Moore, Viyana Çevresi filozofları, Wittgenstein ve Russell felsefelerine giriş yapmaktadır.
İngiliz filozof A. J. Ayer’in editörlüğünü yaptığı bu çalışmayı, Gilbert Ryle’ın Giriş’i ve P. F. Strawson’ın felsefenin mahiyetine ilişkin değerlendirmeleriyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88751</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0b78a0-8d7a-4792-85dd-cc114118f561.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorunsallıkta Yaşamak</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl felsefesinin en önemli isimlerinden olan Çek filozof Jan Patočka’nın felsefesi, Husserl ve Heidegger’in izinde fenomenolojik bir girişimdir. Ona göre felsefi olarak düşünmek ve politik olarak eylemek insanın ‘ne olduğu’ sorusunu sormak anlamına gelir. Politika öncelikle özgürlük meselesidir. Özgürlük, insanın eylemde bulunma ve öngörülemez olanı yapma, anlam yaratma gücüdür. Felsefe ise politikanın ve tarihin imkân koşullarını ele alan sorunsal düşüncedir. Kısacası özgürlük, yaşamın bütüncül anlamının sarsılması ve sorunları görme edimidir.
Patočka’ya göre filozof, ruhunu beslemeye, öğrenmeye, bütünü anlamaya çalışan kişidir. O, fedakârlık yapmanın anlamını ve önemini kavradığı için fedakârlık yapmaktan korkmayan kişidir. Filozof, sürekli olarak olumsuzlukta ve sorunsallıkta yaşayan kişidir. Bu yüzden de eksikliklerini yüzüne vurduğu toplumla zorunlu ve sürekli bir çatışma hâlindedir. Yine de filozofun görevi, bu uyanışı yaymak ve geliştirmektir. Felsefenin amacı, sorunsallıkta yaşayan felsefi kahramanlar ortaya çıkarmaktır.
Bu kitapta Jan Patočka, bir kahramanlık felsefesi, felsefi bir kahramanlık çağrısında bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88752</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe7de4e-58d1-42f6-baa1-704d983253a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles ve Hegel</image:title>
            <image:caption>Nicolai Hartmann kuşkusuz 20. yüzyıl felsefesinin en önemli ve en özgün düşünürlerinden biridir. Etkileşimde bulunduğu filozoflar arasında Martin Heidegger ve Max Scheler bulunurken, Takiyettin Mengüşoğlu, Hans-Georg Gadamer ve Emil Cioran’ın hocalığını yapmıştır.
Elinizdeki eser, Hartmann’ın birçok dile çevrilmiş iki makalesinin derlemesinden oluşmaktadır. Hegel’in reel diyalektiğini ele alan İlk bölüm, Hegel felsefesine bir giriş niteliğindedir, ikinci bölüm ise Aristoteles ve Hegel felsefelerinin mantık, ontoloji ve özellikle diyalektik açısından benzerlik ve farklılıklarını göstermektedir.
Doğumunun 250. yılını ardımızda bırakırken Hegel’i ve felsefesini Alman filozof Nicolai Hartmann’ın kaleminden anlamak isteyenler için bu değerli çalışmayı okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88753</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ea1ed2-5d4a-4d7f-bb51-fc4248ca8d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, üç orijinal düşünürün; Charles S. Peirce, William James ve John Dewey’in düşüncelerine giriş niteliğindedir. Bu üç Amerikalı filozof, çağdaş felsefeye yön veren en önemli düşünürler arasındadır. Onların felsefeleri, felsefenin geleneksel alanları; mantık, epistemoloji, metafizik, estetik, ahlak ve siyaset felsefesine dek uzanmaktadır. Bu kitap, pragmatistlerin bu sorunlara dair görüşlerinin birçoğunu açıklamaya girişmektedir.
Pragmatistler, felsefenin birçok alanına katkıda bulunmuşlarsa da, pragmatizm öncelikle doğruluk teorisiyle tartışmalara ve devrimlere sebep olmuştur. Dolayısıyla pragmatizmin doğruluk ve bilgiyi anlama girişimi, kitaptaki temel tartışma konularından olacaktır.
Yine bu kitap, pragmatizmin niçin rasyonalizm, mistisizm, görecelik ve şüphecilikten farklı bir seçenek önerdiğini ayrıntılı olarak açıklayacaktır. Kitabın diğer bir amacı ise pragmatizmin uygulanmasının, demokratik toplumların ahlaki ikilem ve sosyal problemlerinin çözümünde oynayacağı role ilişkin olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88754</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c3417c-f210-4776-a0fa-d781329d7be3.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Sürpriz Randevu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bırak ailen her şeyi daha da tuhaflaştırsın 
 
Sophie’nin yeni yıldan tek dileği erkek arkadaşıyla biraz yalnız kalıp özgürlüğün tadını çıkarabilmekti ama ona sürpriz yapmak için gittiği partide ortaya çıktığı üzere özgürlük peşinde olan yalnız kendisi değildi. 
 
Dünyası başına yıkılan Sophie, Noel tatili için Nonna’nın evinde toplanan geniş ailesinin yanında biraz olsun avunmayı umuyordu. Torununun kendine acımasına seyirci kalmak istemeyen Nonna hemen zekice bir plan kurdu: Her birini farklı bir aile üyesinin seçeceği on randevu. 
 
Bazıları felaketle sonuçlanabilecek bu randevuları atlatabilmek için Sophie’nin, kuzenleri Olivia’yla Charlie’nin ve tabii yan komşuları Wes’in yardımlarına ihtiyacı vardı. Efsane Dörtlü güçlerini yeniden birleştirmişken, ikinci şans peşine düşen eski sevgililer ya da imkânsız aşklar onları yıkamazdı… değil mi? 
 
“Baştan sona büyük harflerle diyorum ki KESİNLİKLE ÇOK KEYİFLİ.” —NPR 
 
“Aşkı bulmak, kendini ve aileni tanımak üzerine çok eğlenceli bir hikâye.” —Kirkus 
 
“Aile üyelerinin karakterleri, Sophie için seçtikleri randevularla oldukça zeki bir şekilde yansıtılıyor.” —Publishers Weekly 
  “Noel teması kitabı daha da göz kamaştırıcı kılıyor.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88755</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66463385-011b-47a8-86ef-003554f7fe6d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk - Bilimkurgu Seçkisi</image:title>
            <image:caption>İlk, ismiyle müsemma bir kitap. Pangea Kitaplığı’nın ilk öykü kitabı ve ilk öykü seçkisi. Bilimkurgu Kulübü ile ortaklaşa yürüttüğümüz bu projede hem bilimkurgu alanında senelerdir eser veren yazarlar hem de türe yabancı ama edebiyatta tecrübeli isimler yan yana geliyor. İlk’i emsallerinden ayıran en büyük özellik de bu. Türün duayenleri ile edebiyatın usta isimlerini bir araya getirmesi. 
 
Seçkinin bir diğer özelliği tematik bir öykü derlemesi olması. “Başlangıç” teması ekseninde kurgulanan bu öyküler, türle yeni tanışan, ona aşina olan ya da spekülatif kurgu konusunda uzman olarak nitelendirebileceğimiz okuru bambaşka dünyalara götürebilecek güçte. Derlemede yer alan tüm yazarlar telif gelirlerini, erken yaşta kaybettiğimiz bilim insanı Özgen Berkol Doğan’ın adını yaşatma gayesiyle kurulmuş bilimkurgu kütüphanesine bağışlayarak bu türün daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir adım attılar. 

 
Bilimkurgu iyi ki var! 

 
“Elinizdeki derlemede yirmi bir öykü var. Hiçbiri ‘kısa öykü’ türünün kestirmesine sapmıyor, bir ‘ilginç fikir’ + bir ‘şaşırtmaca’ = kısa öykü şablonuna sığınmıyor. Ortaya attıkları ilginç fikirleri karşılarına alıp hesaplaşıyorlar, didikliyorlar, kurcalıyorlar; gerçek insanların bu fikirlerin gerçek olduğu bir dünyada nasıl yaşayabileceğini soruyorlar kendilerine. Hikâye anlatıyorlar. Masalcı dedeler ve nineler olma yoluna çıkıyorlar; yani edebiyattaki en zor işe kalkışıyorlar” 
Bülent Somay 
 

Afşin Kum, Arzu Uçar, Aşkın Güngör, Burak Albayrak, Cem Akaş, Çağrı Mert Bakırcı, Feyza Hepçilingirler, Fuat Sevimay, İsmail Yamanol, Kadire Bozkurt, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Müfit Özdeş, Onur Çalı, Onur Güzeldiyar, Öznur Babur, Pınar Duman, Selim Bektaş, Selim Erdoğan, Tuğrul Sultanzade, Volkan Yalçın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88757</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b572c92-d6fe-439d-941d-980d5818f820.jpg</image:loc>
            <image:title>Srebrenitsa Çiçeği</image:title>
            <image:caption>“Hikâyen Orada, Her Şeyin Başladığı Yerde!” 
Hollandalı Katolik bir ailede doğup Paris’te oyunculuk eğitimine uzanan bir hayatın içindeyken, 
aslında başka biri olduğunuzu öğrenseydiniz ne yapardınız? 
Kim olduğunuzu, kökeninizi merak etmez miydiniz? 
Üstüne basarak yaşadığımız salt gerçeklik bizi yakaladığında nereye kaçabiliriz? 
Haksızlıkları, acıyı, katledilen hayatları, yalan ve çıkar uğruna kurulan yaşamları 
daha ne kadar görmezden gelebiliriz? 

Ruha hayat veren, eylemlerin içinde gizlenen ipuçlarını takip etmektir, arayıştır. 
Peki, döngüsel olarak şekillenen hayatı anlamlı kılan “gerçek” nedir? 
Srebrenitsa Çiçeği size gidilecek yeri ve gerçeği işaret edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88758</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6425cfb-d232-44dc-976d-51f4aec79551.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinanın Karnında</image:title>
            <image:caption>George Orwell üzerine çalışmalarıyla da bilinen Peter Davison’a göre yazarın denemelerini bu kadar başarılı yapan nitelikler, onun alt sınıflara ilgisi, bağımsız sosyalizm yorumu, edebi ve sosyal eleştirmenliği, emperyalizm karşıtlığı ve popüler kültüre olan alakasıydı. Orwell’in Balinanın Karnında’daki denemelerini okuyunca bu yorumun ne kadar doğru olduğunu bir kere daha anlıyoruz. 
 
Orwell’in bu kitapta derlenen denemelerinde yazarın sanat ve propagandaya dair fikirlerini, İspanya İç Savaşı’ndaki deneyimlerini ve İngiltere’deki antisemitizmi öğreniyor, aynı zamanda Henry Miller, Shakespeare ve Tolstoy gibi yazarlara dair yorumlarını da okuyoruz. Balinanın Karnında, ilgileri geniş bir yelpazeye yayılan bir yazarla ufuk açıcı bir yolculuk. 
 
“George Orwell’in iki savaş arasındaki sosyal isyanın tek dâhi edebiyatçısı olduğunu kabullenmenin vakti geldi artık.” 
–Arthur Koestler 
 

“Orwell’in deneme sanatına tekrar can verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.” 
–Peter Davison</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88759</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a731b4db-f304-43b1-bb81-441a3f205282.jpg</image:loc>
            <image:title>Körelten Hançer</image:title>
            <image:caption>Her gölge bir sır saklar… 
 
David Gemmell Legend En İyi Fantastik Roman Ödülü


“Işıkyaratan serisi sonu gelmez bir eğlence sunuyor. Hiç kimse Brent Weeks’in yaptığı gibi son sürat giden, çok iyi kurgulanmış ters köşeler yazmayı beceremez.” –Brian McClellan 
 
“Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” –Peter V. Brett 
 
Gavin Guile ölüyordu. 
 
Önünde yaşayabileceği daha beş yılı olması gerekirdi ama bir yıldan az ömrü kalmıştı. Elli bin sığınmacı, gayrimeşru oğlu ve en büyük sırrını öğrenmiş eski nişanlısıyla, ne tarafa dönse sorunlarla boğuşuyordu. Ama daha önemlisi, renklerin sihri kontrolden çıkmış, Yedi Satraplık’ın yıkımına neden olacaktı. 
 
Ne yazık ki sorunlar bunlarla bitmiyordu. En fenası da, eski tanrılar yeniden doğuyordu ve renk garabetleri ordusu giderek güçleniyordu. Gavin’in tek kurtuluşu, on altı yıl önce özgürlüğünü ve hayatını çaldığı abisi olabilirdi sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88760</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a35482-abe2-4c26-b173-6add5b4ea58f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sabahları uyandığınızda pencereden sızan ya da ormanda küçük bir yürüyüş yaparken dallardan süzülen seslere hiç kulak verdiniz mi? Cevabınız evetse harika ezgileriyle ötüşen kuşların cıvıltısından bahsettiğimi hemen anlamışsınızdır.
Peki, gagalarına bakarak nasıl beslendiklerini ya da ayaklarına bakarak nasıl bir yaşam tarzına sahip olduklarını öğrenebileceğinizi biliyor muydunuz?
Bu ilginç kitap, onlara dair içinizdeki merak duygusunu güdülerken, göklerde kanat çırpan dostlarımızı daha yakından tanımanızı sağlayacak. Hem kuşları tanıyacak hem de eşleştirme ve renklendirme etkinlikleri ile bilgilerinizi eğlenceli oyunlarla pekiştireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88761</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f0b86b-0493-4cac-99b5-bb4d61658b59.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Liderler (10Kitap)</image:title>
            <image:caption>Geçmiş zamanda kimler yaşadı, neler yaptılar ve neden bu kadar zaman geçmesine rağmen yine de onların isimlerini unutmuyoruz diye düşünüyor musunuz hiç? Acaba “Tarihe Yön Veren Liderler” nasıl insanlardı, neler yaşamışlardı ve kimdi onlar? İşte bu kitaplar size geçmişimizin önemli isimlerinin hayatlarını anlatıyor. Kimler yok ki; Sultan Alparslan’dan Attila’ya, Bilge Kağan’dan Fatih Sultan Mehmed’e… “Tarihe Yön Veren Liderler”le tanışmanın tam da sırası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88762</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea01f81-63e3-4af6-9723-9a5c563aaf5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Empedokles&apos;in Dostları</image:title>
            <image:caption>AMIN MAALOUF’TAN 8 YIL ARADAN SONRA YENİ BİR ROMAN…

Türkiye’de geniş bir okur kitlesine sahip Amin Maalouf yeni romanı Empedokles’in Dostları’yla okurlarını selamlıyor.

Romanlarıyla olduğu kadar deneme kitaplarıyla da ilgi çeken Maalouf, Empedokles’in Dostları’nda bu kez geleceğe yönelik bir kurguyla dönüş yapıyor. Ölümcül Kimlikler ve Uygarlıkların Batışı kitaplarında yer verdiği eleştirel gözlemlerin izinde yarı distopik bir dünya çiziyor. Platon’un mağarasından çıkıp Empedokles’in Dostları’yla tanışmaya davet ediyor bizi.

Atlas Okyanusu kıyısındaki küçük Antioche adasının yalnızca iki sakini vardır: Orta yaşın verdiği olgunlukla sessiz bir hayat sürmek isteyen Alec ile yazdığı ilk romanının yakaladığı başarı sonrası her şeyi ardında bırakan esrarengiz Ève. Birbirlerinden uzakta, kırılgan yalnızlıklarının tadını çıkaran bu iki insanın yolu bir gün elektriğin, telefonların, televizyon yayınlarının, internetin, kısacası her türlü iletişim aracının etkisiz hale gelmesiyle kesişir.

Gerçeğe ulaşma imkânı kalmayınca fısıltı gazetesi işlemeye başlar: Gezegen bir nükleer felaketin eşiğindedir, Amerika küresel ölçekte bir terör saldırısına maruz kalmıştır, insanlığın hayatını kolaylaştıran teknolojik gelişmeler artık insanlığın sonunu getirmiştir...

Tüm dünya bu söylentilerle çalkalanırken, kendilerine Empedokles’in Dostları diyen, son derece gelişmiş bir teknolojiye ve tıp bilgisine sahip bir grup gizemli insan bu karmaşaya son vermek üzere çıkagelir. Alec bu insanların kim olduğunu öğrenmeye çalışırken, içinde yaşadığımız dünyanın çelişkileriyle de yüzleşmek zorunda kalır. Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.

“Hayal kırıklığı içeren bu satırları yazarken hikâyenin sonuna geldiğim izlenimindeyim. Geldiler, üstünlük kurdular, dünyada hem kaygı hem de umut rüzgârları estirdiler, sonra da gittiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88763</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e1a95e-a938-4eb6-bb0a-129bf2a83a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Dünya Macera Hikayeleri Serisi 5 kitap</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Benim adım Tolga. Sana her zaman duyduğun sıradan şeylerden bahsetmeyeceğim. Bu sana çok iddialı gelebilir ama hikâyenin sonunda bana hak vereceksin. Çünkü ben de “Gölge Dünya”yla tanışana kadar sıradan bir çocuktum. Hatta çok sıkıcı bir hayatım vardı da denebilir. Yani okula gidip geliyor, ödevlerimi yapıyor, yemek yiyor ve uyuyordum. Günlerim sevimsiz bir sıkıcılıkla devam ediyordu. Ta ki “Gölge Dünya”daki ikizimle tanışana kadar! Şimdi sen “Gölge Dünya” neresi, gölge ikizim de kim bilmiyorsun. Bu çok normal, ben de bilmiyordum. Bu kitabı okuduğunda acayip bir dünyaya kapı aralayacaksın. Burada macera, eğlence, korku, gizem ve sırlar var. Bence sen de bir an önce “Gölge Dünya”nın kapısını aralamalısın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88764</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ec06a5-6edd-4456-baf8-8079e763f6f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Okumayı Sevmeyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hugo heyecanla hediye paketlerini açmak için salona koştu. O paketlerde neler olduğunu çok… Yok yok, merak etmiyordu. Çünkü neler olduğunu biliyordu. Annesi, babası, büyükannesi ve geri kalan herkes ona doğum günü hediyesi olarak kitap almıştı. O renkli, düz dikdörtgen paketlerin içinde ne olduğu bir bakışta anlaşılıyordu işte. Hugo bundan ne zaman kurtulacağını gerçekten merak ediyordu. Ne yani kitap okumadan yaşanamaz mıydı? Yemek miydi sanki bu! 
Sevmiyordu okumayı işte, ne var bunda?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88765</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133551d6-9331-4dcc-a4e3-18d24adfa156.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihinin Elli Temel Metni</image:title>
            <image:caption>İçerisinde birincil ve ikincil kaynakların bulunduğu bu kitabın ana stratejilerinden biri, dönemleri, metinleri ve kültürel tarihleri birbirine karıştırarak 19. yüzyıl sanat tarihi alanını oluşturan dahili sınırların aslında var olmadığını vurgulamaktır. Sınırlamalar ve kısıtlamalar, Avrupa’nın sanat üretimi ve sanat üzerine yazma bağlamında bize bıraktığı zengin kültürel mirasın zedelenmesine sebep olmaktan öteye geçemez. Bu kitapta yer alan, antik zamanlardan çağdaş döneme kadar uzanan eserler ve konular üzerine kaleme alınmış elli eleştirel metnin amacı bizlere bırakılan kültürel mirası sorgulamaktır. Kolektif olarak ele alındığında bu çok katmanlı metinler, farklı kuşaklardan düşünürleri örgüde iç içe geçen ipler misali bir araya getirerek kültürel mirasımıza ve arşivlerimize çoğulcu bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlamaktadır. Kitapta yer verilen metinlerin çoğu aslen sanat tarihi alanından çıkma değildir fakat sanat tarihinin tarihsel temel dayanaklarının anlaşılması için mutlaka okunması gereken metinlerdir. Sanat tarihçiliğini sanat üzerine yazmak ve sanat yapmak olarak ikiye ayıran tarihsel Avrupalı bakış açısını kırmak isteyen bir disiplin için bu kitapta yer verilen yazarların kaçının hem sanatçı hem de sanat tarihçisi/eleştirmeni olduğu önemlidir. Kitaptaki yorumlarda yansıtıldığı şekliyle kültürel üretimin sürekliliği ve teorileştirilmesi, sanat tarihi ve sanat tarihi yazımının mevcut genişliğine ve toplumsal geçerliliğine yeniden vurgu yapmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88766</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d403a7-c62d-44ce-a6ea-2399129f9107.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın Ayak İzleri: Batı Resminde Aşk ve Bazı Küçük Felaketler</image:title>
            <image:caption>Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları 
anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde. 
 
Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. “Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz 
etmemeyi düşünemezdik,” diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa’yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo’nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor. 
 
Kitapta anlatımına yer verilmeyen dört kült eser için kaydedilen ve QR kodlarıyla son sayfadaki yerini alan mini seminerler ise Uygarlığın Ayak İzleri serisinin sanata âşık okurlarına armağanımızdır. 
 
Bu dünyadan gelip geçmiş bütün aşkların şerefine!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88767</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3c879f5-93df-46a9-8623-6830fe93450d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Platon</image:title>
            <image:caption>Platon bir tanrı ya da süper kahraman değildi. Bizim gibi bir insandı ama belki de dünyanın en büyük filozofuydu. Batı dünyasını ve bizim bu dünya hakkındaki düşünme şeklimizi bu kadar şekillendiren başka bir kişi yoktur. 
 
Onun soruları, 2500 yıl önce olduğu gibi, bugün de gerçek olmaya devam ediyor. Biz insanlar, bu sorulardan veya bunlara cevap verme sorumluluğundan kaçamayız: 
 
Adalet nedir? 
Hakikat nedir? 
Güzellik nedir? 
Nasıl bir toplum inşa etmeliyiz? 
Bildiklerimizi nasıl biliyoruz? 
 
Yeni Başlayanlar için PLATON; Yunanistan’ın tarihi, Sokrates’in hayatı, Platon kimdir, idealar teorisi, Platon’un kozmolojisi, son çalışması Yasalar, Platon ve Aristo, Platon’un erken Hıristiyanlıktan 20. yüzyıla kadarki etkileri gibi pek çok konusuyla, Platon’a dair genel bir bakış açısı kazanmamızı sağlarken sade diliyle ve çizimleriyle de keyifli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88768</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ea2281-a28e-4f58-9290-3201bd3a81f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşedeki Adam</image:title>
            <image:caption>Derler ki, ruhun tek eşi bedendir. Bedene üflenir ruh ve oyun başlar. Ruh ayrılırsa bedenden, oyun da son bulur ve adı ölüm olur. 
 
Bedeni var olurken ruhu es geçilmiş bir adam koydu oyunun kurallarını. Kendi kanını akıtarak kadehlere doldurdu. 
 
Bir harabede şerefimize kalktı kadehler, tokuşturunca kırıldı. Kırıldık biz de,  birbirimize battık kan içinde. Oynadık. 
 
Kendi geçmişlerinde tutsak kalmış İdil ve Tunay, özgür olmak için bu ölümcül oyunu oynamak zorunda. Çünkü aşkla yaşamak için ölüme meydan okumak gerekebilir bazen. Peki, aşka meydan okumak mümkün mü? Bu oyunun sonunda ne var, aşk mı ölüm mü? 
 
Yanıyorduk. Yangın hiç durmuyor, korlar yeniden tutuşuyor, yeniden alev alıyor, ateş hep büyüyor ve biz baştan yanıyorduk. 
 
(…) Boynundaki dövmeye takılmıştı, yerini yönünü unutmuş gözlerim. Kulağının arkasında ona fısıldayan bir kadın vardı, şeytani bir kadın. Sustuğu zamanlarda, kulağına fısıldayan bu şeytanı dinliyordu belki. Onun sustuğu her anda, benim çığlığım vardı. O bunu duymuyordu. Belki de kulaklarını kapatıyordu şeytan. Onu bana dilsiz ve sağır kılana kadar fısıldıyordu kulağına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88769</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39d4f9f5-cdaa-4dfd-9825-b62ce560d2bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Yönetimi - Demokrasi ve Popülizm Çatışmasında Dünya</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Sanayi Devrimi’nden (1760’lardan) beri, dünyada ortaya çıkan teknolojik değişim ve onun da etkisiyle oluşan demokrasi, milliyetçilik ve sosyalizm akımlarının belirlediği küresel gelişmeleri ve onlara tepki olarak doğan bir siyasal hareket olarak popülizm olgusunu, küresel salgın ortamında inceleyen bir çalışmadır. 

On sekizinci yüzyıldan itibaren dünya giderek artan oranda yönetme hakkının halkta olduğu savına göre düzenlenen siyasal sistemler ve hükümetlerle yönetilmiştir. Ancak, bu sava dayanarak yapılan girişimler ortaya tek bir halk yönetimi uygulaması çıkartmamış, farklı zaman ve coğrafyalarda etkili olan demokrasi, milliyetçilik ve sosyalizm gibi türlerine ve onların etkileşimlerine göre de farklılık içeren halk yönetimleri doğmuştur. 
Siyasal sistemi halkın yöneteceği savı, halkın kim olduğunu tanımlamadan, kimler tarafından ve nasıl bir yönetimin vücut bulacağını belirlememektedir. Burada verilen yanıtlara göre fevkalade liberal bir demokrasi de, gayet şedit bir totaliter rejim de aynı halkın yönetme savına uygun olarak kurulabilmekte ve sürdürülebilmektedir.  Kullanılan tanımların muğlaklığı ve çeşitliliği, en pekişmiş demokrasilerde bile liberal demokrasi karşıtı güçlü halk hareketlerine ve onların siyasal liderlerinin yükselmesine yol açabilmiştir. 

Soğuk Savaş’ın bitiminden itibaren (1989 – 1991) süren küresel ve teknolojik gelişmeler yine bir halkçı (popülist) sava dayalı olarak farklı içerikte siyasal hareketlere, başta Kuzey Amerika ve Batı Avrupa olmak üzere, küresel olarak yol açmıştır. Bu kitap işte tam bu ortamda ortaya çıkan bir başka küresel olgu olan COVID-19 salgınının bu gelişmeleri nasıl etkileyeceği ve bizi nasıl bir dünyaya doğru yönlendirmekte olduğunu da araştıran bir çalışmadır.   Salgınla birlikte gittikçe keskinleşen tezatlıklar ve çatışmalar daha ciddi bir otoriter, hatta totaliter ülkelerin dünyasının mı, yoksa daha özgürlükçü liberal demokrasilerin dünyasının mı habercisidir? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını merak edenler için bu hususların sadece yanıtı değil, aynı zamanda nasıl belirlenebileceği hakkındaki çözümlemeler de içeren bir yayın olarak Halk Yönetimi: Demokrasi ve Popülizm Çatışmasında Dünya okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88770</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/954b391e-0dd6-47e4-810b-59d88c876b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Oti Büyük Karınca</image:title>
            <image:caption>Küçük karınca Oti&apos;nin büyük soruları var. 
Tüm çocuklar gibi hemen büyümek İstiyor. 
Ama büyük olmak nasıl bir şey acaba? 
Sadece yaş almak, bedence gelişmek mi? 
Yoksa geçen zamandan daha önemlisi 
zamanın nasıl geçtiği, ne öğrettiği mi? 
 
Öğretmen Nesrin Erdoğan, bilgiye, cesarete, 
büyüklüğe uzanan bir yolculuğa ve sorulara 
birlikte yanıt aramaya çağırıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88771</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63ae953-7c46-453e-8dae-cf84272453bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ben - Ölümle On Yedi Karşılaşma</image:title>
            <image:caption>“Yilin Kitabi” Seçkilerinde  
Sunday Times - Guardian - Times Observer -Telegraph  
 
Ölümcül Seyreden Bir Çocukluk Hastalığı, Neredeyse  Felaketle Sonlanacak Bir Ergenlik Isyanı, Issız Bir Patikada Bir Seri Katille Karşılaşma, Eksik Personelli Bir Hastanede Beceriksizce Yaptırılan Bir Doğum. Bunlar Çağdaş Edebiyatın Önemli Yazarlarından, Costa Ödülü Sahibi Maggie O’farrell’ın Bizzat Yaşadığı Ve Bu Sıra Dışı Anı Kitabıyla Okuruyla Paylaştığı, Ölümle On Yedi Karşılaşmasından Sadece Dördü. Gerçek, Soluksuz Bırakan Ama Hepsinden Öte, Bizlere “Derin Bir Nefes Alıp Kalbimizin Atışını Dinlememizi” Hatırlatan Bir Anı-Roman. 
 
&quot;Nefes Kesecek Kadar Iyi.&quot; Guardian 
“O’farrell Eline Okla Yayı Alıp Doğrudan Kalbe Nişanlıyor.”  Times 
“Ölüm Hakkında Olup Da Kendimi Bu Kadar Canlı Hissettiren Hiçbir Kitap Olmadı.”  Tracy Chevalier 
“O’farrell Her Manada Bir Mucize. Bu Kitabı Asla Unutamayacağım.”  Ann Patchett 
Goodreads Okur Ödülleri  
Ani Kategorisi Yari Finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88772</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32bf76c-7164-452e-9d1a-cee26988118c.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinler ve Sirenler</image:title>
            <image:caption>Ege, üstünde oturduğu yatağı avuç içleriyle gezdi, yıllardan sonra ilk defa eski yatağında uyuyacağı için garip hissediyordu, artık sığabileceğinden bile şüpheliydi ama yine de dün akşama kıyasla daha rahat bir uyku vadettiği kesindi. Işığı kapatıp hâlâ çalıştığına şaşırdığı gece lambasının zayıf rehberliğinde yatağına geri dönerken rahat uyku yargısının kesinliğinden şüphe duymaya başladı. Örtünün tamamıyla altına girebilmek için dizlerini kırıp kendine doğru çekerken sadece bedeninin değil, ruhunun da küçüldüğünü hissetti, sanki tekrar küçük bir çocuk olmuştu. Üstündeki örtüyü boğazına kadar çekmeye çalışırken içini bir huzursuzluk kapladı, eskinin tozuyla kaplı karanlık bir duygu yavaş yavaş geliyordu; korkmaya başlamıştı. 
 
Bunca yıldan sonra uyurken tekrar karanlıktan korkabileceğini düşünmemişti, nasıl bu kadar zayıf ve aptal olabilirdi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88773</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6fbc1c-96a9-41be-b39a-536972aa1302.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş</image:title>
            <image:caption>Günümüzde güçlendirilmiş kadınların kalplerinde ve zihinlerinde, “her duvar bir kapıdır.” Haydi duvarları yıkalım ve kapılardan hep birlikte geçelim. 
Pistten havalanan bir uçağın inmelendiği o anda olduğu gibi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede, kadınların bazen itici bir güce; bir “yükseliş” anına ihtiyaçları oluyor. Melinda Gates, kurucusu olduğu vakıfla, 2000’den beri kadınlar, genç kızlar ve kız çocukları için pek çok projeye hayat verdi. Dünyanın farklı yerlerine yaptığı yolculuklarda ona ilham veren pek çok insanla tanıştı. Gates, onlardan öğrendiklerini bu kitapta samimiyetle anlatıyor. Çocuk yaşta yapılan evlilikler, doğum kontrolüne erişim, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği, hatta Gates’in kendi evliliğindeki eşitlik arayışına dek kitap, dünyaca tanınan bir iş insanı ve hayırseverin, kadın haklarına, bireysel, toplumsal ve uluslararası düzeyde bakış açısını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88774</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43205010-52ca-4636-9898-91989a6d373a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Glow</image:title>
            <image:caption>Did they do this to you when you were awake, angel?” Paul asked. He was staring in horror. Luce nodded. She pressed her lips together! She was trying to be strong. Sera stood up and filled everyone&apos;s glasses. Luce drank half a glass in a sip. Sam clenched his fist and pressed it over his mouth. Luce took another sip of her drink. 
“I was lying prone. They tightly tied my head, arms and legs. A voice was telling me that the brain tissue did not feel pain. Maybe he was right, but skin and bone felt too much. I wanted to faint. I was begging God for make me fainted,” she said, as her voice turned into a whisper. They all drank their drinks at once. Luce stretched out her glass. Sam stood up and refilled the glasses this time.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88775</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04395beb-be2e-4ef1-84a3-0177f2d3390e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sara’nın Gözleri</image:title>
            <image:caption>“Bu defa da ölmedim anne.” 
Sara o gün gazetenin yazı işleri toplantısında kimsenin cesaret edemediği haber için gönüllü olduğunda kendisinin ve sevdiklerinin hayatını tümüyle değiştireceğini bilmiyordu. Bakü-İstanbul-Moskova hattında, kulağında çocuk çığlıkları, uluslararası organ mafyasının peşine düşerken, bu yolun onu kayıp babaya ve tutkulu bir aşka götüreceğinden de habersizdi. 
Sara’nın Gözleri, organ mafyasının içyüzünü ortaya çıkarmak için hayatını ortaya koyan, cesur bir gazetecinin soluk kesici macerası. 
“Nefes kesici… Elinizden bırakamayacaksınız.” 
Zülfü Livaneli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88776</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c351bf4-4e06-4980-86a9-7fbf27188c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Koşucusu 2 Ateş Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Zane Obispo’nun Fırtına Koşucu kitabında anlatmaya başladığı hikâyesi Ateş Bekçisi ile devam ediyor! Fırtına Koşucu’da, babasının en güçlü Maya tanrılarından biri olduğunu öğrenmesiyle hayatının nasıl altüst olduğunu ve Maya tanrılarıyla girdiği amansız savaşı anlatan Zane, bu kitapta Ateş Kehaneti’nin henüz bitmediğini öğreniyor. Kehanetin bu aşamasında Zane’in tanrıdan olma öteki çocukları kurtarması (evet, başkaları da var), babasının idamını durdurması (evet, ulu Hurakan’ın) ve tüm Maya tanrılarının paçalarını kurtarması (evet, başları büyük belada) gerekecek. Bu zor görevde hiç ummadığı biri ona yardım edecek: Ah-Puch! (Evet, Ölüm, Karanlık ve Yıkım Tanrısı; hani ilk kitapta Zane’i öldürmeye çalışan…) Ah tabii, bir de Brooks var ama o konuyu kitaptan bir bölümle anlatalım: “Oysa ben kitabı...” Ren duraksadı. “Heyecanlı, biraz da ürkütücü bulmuştum. Yer yer de iğrenç... Fakat çoğu zaman da şirindi.” “Şirin mi?” Brooks küçük bir kahkaha attı. “Zane, ben şirin kısımları hiç hatırlayamadım. O öyküde daha çok iblisler, kan, kıllar ve iç organlar olması gerekiyordu.” Kesinlikle doğruydu bu. Fakat teknede omzuma başını yaslayıp uyuduğu geceyi cidden unutmuş muydu? Kısacası Zane’in bu ikinci kitabında sizi yine unutulmaz bir macera bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88777</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4494105a-9670-467f-9087-f4b51a9e934c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuskuşu Güncesi</image:title>
            <image:caption>Tereddüt, kuşku ve dirençsizlik, eğer arkada bıraktığın biri varsa peşinden hiç ayrılmaz. İnsan ruhu tuzaklara o kadar kolay düşer ki, şaşırırsın. 
Bir yanda Gezi direnişinin son günlerinde ağır bir fiziksel travma yaşayıp hayatı altüst olan aktivist bir avukat; diğer yanda 12 Mart’ın karanlık günlerinde cuntanın gazabından kurtulmak için ülke dışına kaçmaya çalışan bir gerilla…  Ve onları birleştiren bir günlük… İki farklı zaman ile iki farklı hikâyenin kesiştiği noktada, birbirini arayan ruhların buluşması... Tüm bunların ötesinde, küçük bir kıyı kasabasında yavaş yavaş kendini ele vermeye başlayan, hayata ve evrene dair kadim bir gizem… Tavuskuşu Güncesi, ürpertici labirentleriyle “gerçeklik” kavramını sorgulatan, sürprizli ve sarsıcı bir roman. 
“Yola çıkarken pek çok şeyi göze aldığımızı ve başımıza gelebileceklere karşı hazırlıklı olduğumuzu düşünmüştük. Yanılmışız. Değil bizim, hiç kimsenin aklının ucundan geçmeyecek bir serüvenin içinde bulduk kendimizi. Artık hayatlarımızın asla eskisi gibi olamayacağını biliyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88778</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83645f97-097b-4cb8-8a04-7b5ad5842cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecel Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ecel Çiçekleri suçlulara cezalarını vermeye, güçsüzleri ayağa kaldırmaya geldiler…  
İstanbul’da birbiri ardına işlenen kanlı cinayetleri çözmeye kararlıdır Suat Komiser.  
Vahşice öldürülen ama ölüme direnmemiş görünen erkekleri birbirine bağlayan nedir? 
Katil, cesetlerin yanına neden beyaz kasımpatıları bırakır?  
Ecel Çiçekleri cezasız kalan vahşetin, adaletin ve intikamın romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88779</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea1bbcc-e8b4-4bf4-9abb-a610756a3acc.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Her insan evladının bir başkası için derin bir sır ve gizem barındırdığı fikri, üzerine kafa yormak için enfes bir konudur. Korkunç şeyler, hatta Ölüm’ün ta kendisi bile içinde bir sır barındırır.” 
Öldü sanılan biri yıllar sonra kim olduğunu hatırlıyor. Devrimin eşiğinde sokaklar çalkalanıyor. Londra ile Paris arasında sırlar gidip geliyor. Giyotinin keskin bıçağına güneş vuruyor. Bir şehrin hikâyesini bankacılar ile soylular, diğerininkini mahkûmlar ve baldırı çıplaklar yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88780</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcc3142-59a1-495d-bfc0-d3e01c1d1b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler, Kızları ve Beden Algısı</image:title>
            <image:caption>Bedeni ve kendisi ile sağlıklı bir ilişki kurmayı arzulayan, kendisini olduğu gibi sevmeyi öğrenmeyi dileyenleri ve bir kız çocuğu yetiştiren herkesi bir yolculuğa çıkaran bu eser, başucu kitabınız olacak nitelikte. 
Milyonlarca kadın, özdeğerini bedeni üzerinden tanımlıyor. Medya, eril dil, yetiştirilme tarzımız gibi etkenlerin gölgesinde ideal beden sancıları içinde yaşayan kadınlar için Psikolog Hillary L. McBride, bedenimizi nesneleştirmenin anlamsızlığını ve buna neden olan tuzakları anlatıyor.  
İdeal beden algısı yeme bozukluklarına yol açarken, yaşamı nasıl ele aldığımızın ve onu nasıl yaşadığımızın da belirleyici faktörü olabiliyor. McBride, değerimizin başkalarının hakkımızdaki düşüncelerine, hayatta sergilediğimiz performansa bağlı olmadığının altını çiziyor. Kendi hikayesini, bu kitap için görüştüğü anne ve kızların hikayesini maskesiz, yalın bir biçimde okuyucuya rehber olabilecek şekilde paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88781</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003653af-9f0b-4c2e-985e-fb8af6a6729b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hee-Long Efsanesi: Şafak Güneşi</image:title>
            <image:caption>Yeraltında saklı bir köy… Ritan. Toprak Ana olarak da bilinen Mana-Hee’nin kudretli göz-yaşlarıyla suladığı rivayet edilen bereketli ve gizemli toprakların sahibi olan Rintler. Eski bir inanışa göre, insanoğlunun oyununa gelerek âşık olduğu kıza tüm güçlerini verip onu, Toprak Ana’ya yani Mana-Hee’ye çevirmiş olan doğaüstü varlık Hee-Long’un ve onun saklandığı bu sihirli toprakların peşinde olan Kansai örgütü. Bulunması neredeyse imkânsız olan bu doğaüstü varlığın, köylüler tarafından bulunup kendilerine teslim edilmediği takdirde astığı astık, kestiği kestik olan bu örgütün, savaş ilan edeceğini bildirdiği Rint halkının giriştiği ve kaderini belirleyeceği zorlu mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88782</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e192cd0b-1002-4734-850d-c37cdbdcc9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengini Değiştirmek İsteyen Kurt</image:title>
            <image:caption>“Olmadı, olmadı, olmadı!” 
 
Yeni macerasıyla “Kurt” tekrar karşınızda! 
Orianne Lallemand’ın yazdığı, Éléonore Thuillier’nin resimlediği ünlü “Kurt” serisi Rengini Değiştirmek İsteyen Kurt kitabıyla devam ediyor. Bu sıcacık, tatlı, komik hikâyeleri okuyabilir, dinleyebilir, anlatabilirsiniz. 
 
Kurt o sabah tersinden kalkmıştı doğrusu. Aynaya baktığında kendisini hiç beğenmedi ve rengini değiştirmeye karar verdi! Bu iş düşündüğü kadar kolay olmayacaktı tabii… 
Bakalım Kurt kendisiyle barışmanın bir yolunu bulabilecek mi? 
Büyük küçük bütün okurların sevdiği sevimli karakter Kurt’un maceraları devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88783</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f72829c-e4ac-4218-88d8-c949f1fa9437.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları</image:title>
            <image:caption>Gelecek belki de sizin ellerinizde! Tehlikesavar Matematik Cambazları, Felaketsavar Bilim Tutkunları ve Destansı Mühendislik Faciaları adlı eserleriyle &apos;&apos;Başvuru Kitaplığı&apos;&apos; kavramına farklı bir boyut kazandıran İngiliz yazar Sean Connolly, Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları kitabıyla, teknolojinin insan hayatına nasıl &apos;&apos;hizmet&apos;&apos; ettiğine yönelik geniş bir perspektif çiziyor; meraklı, becerikli ve yaratıcı gençlere modern teknolojinin geldiği son noktayı gösteriyor.

Günümüz teknolojisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek ileri teknolojilerin bir sentezini 26 ayrı bölümde irdeleyen bu ufuk açıcı kaynak, gıda boyası kullanarak genomları dize getirmekten bir bardak sütle güneş enerjisini öğrenmeye uzanan birbirinden heyecanlı ve eğlenceli 27 adet bilimsel deneyle bilgiyi pratiğe dönüştürme fırsatı sunuyor.

Yazar, her bölümde okuruna yönlendirdiği &apos;&apos;Bu teknoloji dudak uçuklatıyor mu?&apos;&apos; sorusu ile de, çığır açacak fikirlerin ve akılalmaz teknolojik gelişmelerin, kötü ellerde ne denli büyük (ve çoğunlukla da epey korkutucu) felaketlere sebep olabileceğini tartışıyor; bilimi ve bilimsel bilgiyi insanlığın yararına kullanmanın önemine ve gerekliliğine vurgu yapıyor.

Yatağınızı toplayacak bir robot ister miydiniz? Ya da bulaşık makinenizi boşaltacak bir araç? Bir roketi yeniden kullanarak ne kadar tasarruf edebilirsiniz? Peki, &apos;&apos;kendi zihnine sahip&apos;&apos; süper zeki bir bilgisayarla başa çıkabilir misiniz? Tabii bir de elinizden hiç düşürmediğiniz akıllı telefonlar var. Acaba onlar ne kadar akıllılar? Sizden daha akıllı olma ihtimalleri var mı? İyi ama, o telefon nasıl çalışıyor?

Teknoloji her geçen gün ilerliyor ve neyse ki, onları kullanacak kişiler de yetişiyor. Evet, siz de onlardan biri olabilirsiniz! Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları, klimalı giysilerden sürücüsüz arabalara, GPS&apos;den yapay zekâya ve hatta hologramlara kadar, birbirinden ilginç yenilikleri anlaşılır ve eğlenceli bir dille anlatan, ansiklopedik bir eser. Kitap, teknoloji ile ilgili bilgi sunmakla kalmıyor, bunun hayatı nasıl kolaylaştıracağına ve hâlihazırda kullandığımız diğer teknolojilerle bağlantısına da değinerek bilgiyi bir bütün olarak ele alıyor. Son bölümde yer verdiği sözlükte, bahsettiği konuların satır aralarında geçen tüm merak uyandırıcı kelimeleri bir arada toplayarak okuruna kolaylık sağlıyor.

Zengin içeriği, kazanım odaklı deneyleri ve göz alıcı tasarımıyla sadece gençlerin değil her yaştan teknoloji tutkununun iştahını kabartacak Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları; STEM eğitim modelinin &apos;&apos;T&apos;&apos; harfine odaklanarak, teknolojinin yaşamımız üzerindeki etkilerine yakından bakıyor.

Gelecek bu kitapta! Peki siz neredesiniz?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88784</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4dc1889-78bc-48ca-90ea-65325158d00f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -1 (Ciltsiz)</image:title>
            <image:caption>Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef, bir gece kimsesiz yirmi dokuz çocukla 
birlikte “damgalanır”.Artık bu kimsesiz çocukların tamamı Yarasa’dırve damgacıyı gören tek çocuk Sedef’tir.Sedef, o gece yaşananlardan sonra yurttankaçarak  sokaklarda yaşamaya başlamış ancakkötü şans peşini bir türlü bırakmamıştır. 
Düştüğü bu çukurdan çıkması için elinebir fırsat geçen Sedef’in iki seçeneği vardır: 
Ya kaçıp kurtulacak ya da bundan sonrakihayatına  sokaklarda devam edecektir. 
Ancak beklenmedik bir olay her şeyi alt üst eder:Damgacı yıllar sonra ortaya çıkmış ve 
damgaladığı otuz Yarasa’nın peşine düşmüştür. 
 
“Bir köşeye çekiliyorsun, belki de bir duvar dibine… 
Sonra uzun uzun bakıyorsun gökyüzüne. 
Bulutların ötesinde bir ışık görmek istercesine 
bakıyorsun ancak ne kadar bakarsan bak, 
hep aynı kasveti görüyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88785</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0248b40a-e771-4db4-9b0f-e69446a85c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karın Dolusu Sır</image:title>
            <image:caption>Bir Karın Dolusu Sır miniklerin aileleriyle konuşmaya çekindiklerinde 
hissettiklerine dair sıcacık, güven verici bir hikâye. 
 
“Küçük bir sır sadece, ne zararı olabilir ki” 
 
Bir gün Moira çorabından sallanan bir ipliği çeker ve çorabında küçük bir delik oluşur. Minik kız çorabının söküldüğünü annesine söylemeye çekinir. Bunu bir sır olarak karnına saklamaya karar verir. Daha sonra meyvesini yiyemediği için babasının ona kızacağını düşünür ve meyveyi çöpe atar. Bunu da bir sır olarak karnına saklamaya karar verir. Okuldan eve döndüğünde işler biraz daha karışır, saklanacak sırlar artar. 
Artık Moira’nın karnı sırlarla o kadar dolmuştur ki yemeğini bile bitiremez. 
Moira karnındaki sırları ailesiyle paylaşacak mı dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88786</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d124b3-803f-41dc-a429-1fcd4bede028.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert, Ingleside’daki yeni evlerine taşınalı yıllar geçmiştir. Çocuklarla ilgilenip ev işlerine koşturan Anne’in oldukça hareketli bir yaşantısı vardır. Buna bir de Gilbert’ın sivri dilli teyzesi Mary Maria’nın ziyareti eklenince Anne’in hayatı oldukça karmaşık bir hal alır. 
 
Tüm sıkıntılara ve Ingleside’da peş peşe yaşanan felaketlere rağmen Anne, çocuklarının ve sevgili eşi Gilbert’ın yanında hiçbir yerde olmadığı kadar mutludur ve ailesi ile olduğu için kendini şanslı hissetmektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabını okurken Blythe ailesinin mutluluklarına, hüzünlerine ve korkularına ortak olacak, onlarla birlikte kâh üzülüp kâh gülümseyeceksiniz. 
 
“Hayat böyleydi işte. Mutluluk ve hüzün… Umut ve korku… Ve değişim. Sürekli bir değişim! Bu kontrol edebileceğiniz bir akış değildi. Eskiyi bırakıp yüreğinize yeniyi almak zorundaydınız, onu sevmeyi öğrenip sonraonu da bırakmayı bilmeliydiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88788</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0281cd3-3a59-4e54-98fb-d084d6ecaec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisseli Kıssalar</image:title>
            <image:caption>Modern İtalyan edebiyatında derin etkileri olan; Umberto Saba, Eugenio Montale ve özellikle Giuseppe Ungaretti gibi önemli şairler için bir model ve usta sayılan Giacomo Leopardi’nin (1798-1837) Hisseli Kıssalar’ı ilk kez Türkçe’de. Avrupa Romantik akımının en ünlü yazarlarından Leopardi’nin bu önemli eserini Kemal Atakay’ın özenli çevirisiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88789</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e94f8f-44f6-41b0-92d6-5f4b1e6ca16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arincon</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat seçimlerle doludur. Seçim yapmak zorunda kaldığın anlarda geçmişi unutma ve havadaki cesaret kokusunu duy.”
 

Arya ve İngo&apos;nun babasının esrarengiz biçimde kaybolması onları bu gizemi aydınlatmak üzere tuhaf bir yolculuğa çıkarır. Çıktıkları yolda nereye gideceklerini, ne yapacaklarını bilmemelerine karşın onlara geçmişleri, babalarıyla olan anıları yardımcı olur. Yolun sonunda ulaştıkları esrarengiz disk onları hiç bilmedikleri bambaşka bir evrene götürür.

 
Daha önce gördükleri her yerden farklı olan Arincon evreninde kendilerini Düşkapanlar, Kazıcılar, Aynacılar ve Gezgin karşılar. Sonsuz güvenin ve ihanetin, sırların ve şifrelerin, anıların ve gerçeklerin iç içe geçtiği Arincon’da hayatta kalmak hiç de kolay olmayacaktır.

 
Paradokya serisiyle onbinlerin kalbinde taht kurmuş Cem Gülbent’in kaleminden macera, aksiyon, bilinmezlik dolu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88790</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62ef5f0-7faf-457a-ba45-0b8812aa488e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalı Baba ile Raci</image:title>
            <image:caption>Aynalı Baba ney’ine üfleyince, kahramanımız Râcî, uzak diyarlara doğru yolculuklara çıkıyor.
Sen de ona katılır mısın? 

Anka kuşu ile gezegenler arasında dolaşmak ister misin?
Hint padişahının oğlu olmaya veya muhteşem bir karınca şehrinde yaşamaya ne dersin?
Cabülka’dan tek gözlü, tek kollu ve tek ayaklı varlıklarla Cabülsa’ya seyahate çıkmaya var mısın?

Milset şehrinin harabelerinde ülkenizin kaderini değiştirecek formülleri aramak ister misin?
Karıncalar şehrinin sokaklarında dolaşıp karıncaların ileri gelen âlimleriyle bilimsel bir toplantıya katılmak nasıl bir duygudur sence?
Öyleyse hazırlan!
Aynalı Baba ney’ini eline aldı!
Üflemek üzere!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88791</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba6480e-89c7-42ac-9a48-d4b4f32189c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Ekspresi</image:title>
            <image:caption>Masalların sonsuza dek yok olduğu bir dünyayı düşünün. Tüm masal kahramanlarının unutulduğu, masal sözcüğünün dahi yok olduğu bir dünya… 
Can, uykudan önce dinlediği her masalı rüyasına taşır. Kimi zaman ejderhalarla savaşan bir şövalye olur, kimi zaman koskocaman devlerle arkadaşlık kurar. Bu kez Can kendini, onu dinlediğimiz bütün masalların oluştuğu yere, Masallar Diyarı’na götüren Çiçek Ekspresi’nde bulur. Nil, Yiğit ve Narin de bu yolculukta ona eşlik eder. Pinokyo, Peter Pan, Rapunzel veya Nasreddin Hoca ile karşılaşabilecekleri bu diyarda masal kahramanları büyük bir tehlikenin içindedir. Kötülük çiçekleri, masalları değiştirerek mutsuz yeni sonlar hazırlarken Can ve arkadaşları sevgi, cesaret, merhamet ve dürüstlükle onlara karşı durabilecekler mi?
Şimdi Çiçek Ekspresi ile birlikte bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını aç! Çabuk ol! Masallar Diyarı’na varmak üzereyiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88792</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c358edb0-8152-4505-a201-6109167fbf34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirmi İki Mürekkep Damlası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Osmanlı kültür tarihine araştırmaları ve keşifleriyle damga vuran Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yine kültür tarihi alanında yazı ve röportajlarıyla tanınan gazeteci-yazar Halil Solak’ın yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.
Prof. Erünsal’ın İstanbul Üniversitesi’nden İngiltere’ye uzanan eğitim yılları, üniversite hocalığı, akademik dünyanın problemleriyle açılan kitap, imparatorluk coğrafyasında kitap ticaretinin ve kütüphanelerin gelişimi, padişahların kitaplarla ilişkisi, Osmanlılarda kadınların okuduğu kitaplar, sıbyan mektepleri, sosyal ve kültür tarihi kaynağı olarak kadı sicillerinin kullanımı, dünden bugüne sahaflığın seyri, kütüphanelerin ve arşivlerin güncel durumuna dair değerlendirmeleriyle sürüyor.
Kuruluş yıllarından itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi ve İSAM Kütüphanesi çalışmalarının her aşamasında bulunan Prof. Erünsal, yönetici kimliğiyle değerli tecrübelerini de bizimle paylaşıyor. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile Yirmi İki Mürrekep Damlası sizi kitapların büyülü dünyasında ilham verici bir sohbete davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88793</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d0de455-4921-419c-ae40-71dbfe85e849.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Mısır Suriye</image:title>
            <image:caption>Hindistanlı büyük dil âlimi ve İslam tarihçisi Şiblî Numânî 1892 senesi baharından itibaren altı aylığına İstanbul, Beyrut, Kudüs ve Mısır’a ilmî bir seyahat tertip etmiştir. Sonraki yarım asır boyunca Hintli Müslümanların Osmanlı Devleti hakkında beslediği büyük sempatinin kazanılmasında katkısı olduğuna inanılan bu seyahatname Urdu dilinde sayısız baskı yapmıştır. Şiblî Numânî’nin müşahedeleri dışarıdan bir göz olarak dönemin Osmanlı topraklarına, insanlarına ve kurumlarına dair çok önemli ayrıntılar içerir.

Hamidiye Camii’nde katılmış olduğu Cuma Selamlığı ve yakından gördüğü 2. Abdülhamid’e dair tasvirleri… 19. yüzyılda İstanbul kütüphanelerine dair yorumları… Eski Bombay Konsolosu Hüseyin Hasib, Derviş Paşa ve Gazi Osman Paşa’nın evlerine yönelik detaylı değerlendirmeleri… Ahmed Cevdet Paşa ile görüşmesi… Medrese talebelerinin “cerre çıkmasına” yönelik eleştirileri… Tophane Müşiri Zeki Paşa ile ilk karşılaşma anı... İstanbul ve Kudüs Hindî dergâhlarına dair çarpıcı anlatılar… Muharrem matemlerindeki İrânîler ve onların ritüellerine dair ilginç gözlemler… Hristiyan Arapların ilmî faaliyetlerini takdir ve çağdaşı Müslümanlarının gayretsizliğini tekdir… Mısır’da Ezher Medresesi’ndeki öğrencilerin hâl-i pürmelâlleri… Kahire’deki renkli Mevlid-i Nebevî kutlaması ve buradaki tasavvuf ricaline bakışı…

Bu eşsiz eserle, meşhur İslam tarihçisi Şiblî Numânî&apos;yi yanınıza alarak 2. Abdülhamid dönemi Osmanlı topraklarına ve Arap dünyasına seyahat edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88794</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca37b376-8708-42c7-86fe-bb7671921fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Kıskandım Sanki - Bazen Olur Böyle!</image:title>
            <image:caption>Bazen olur böyle ama çözüm yine kalbinde!
Klinik Psikolog Mehmet Teber&apos;in kaleminden sıcacık bir &quot;DUYGULARA YÖN VERME&quot; hikâyesi. 
Kalbindeki mor balonla tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88795</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929dc60c-00bf-4423-b98d-767615193db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Benim Gibi Farklı</image:title>
            <image:caption>Kırmızılar, kımızı olmayı 
Sarılar, sarı olmayı 
Maviler, mavi olmayı   
SEVİYORLARDI.   

Ama bir sorun vardı.   

Kırmızılar, Mavileri
 Maviler, Sarıları 
Sarılar, Kırmızıları 

SEVMİYORLARDI.    

Sonra bir gün her şey değişti.
FARKLI bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88796</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62c6be0-b6bc-477c-b94a-44a08d0259ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Theta Healing - Sen ve Yaratıcı</image:title>
            <image:caption>Kendini tanımak, Yaratıcı’yı bilmeye yardım eder. 
Yaratıcı’yı bilmekse sizi sınırlardan arınmış kılar. 
 
“Yaratıcı’ya bağlı olduğumu veya bunun sadece kendi düşüncelerim olup olmadığını nasıl anlarım?” sorusu aklınızı kurcalıyorsa, düşünceleriniz ile ilahi ilham arasındaki farkı bilmek için önce kendinizi tanımalısınız. Bu ThetaHealing® rehberi, size kendinizi tanımayı öğretecek ve böylelikle farkı anlayıp Yaratıcı ile net ve aydınlanmış bir iletişim kurabileceksiniz. 
Vianna Stibal bu kitapta, Yaradan’ın enerjisine tam olarak bağlanmanızı engelleyen inanç sistemlerinin içsel yönlerini, bilinçaltı benliğini nasıl tanıyacağınızı ve kendi zihninizi nasıl yönlendireceğinizi göstermek için; güçlü öğretileri, yüklemeleri, alıştırmaları ve kendi deneyimlerini sizlerle paylaşıyor. Yaratıcı her zaman saf, mükemmel sevginin bulunduğu yerden iletişim kurar. Vianna, bu bağı deneyimlemeniz ve güçlendirmeniz için güçlü bir yol haritası sunuyor. 
 Artık siz de sınırları kaldırabilirsiniz. 
 
VIANNA STIBAL bir ressam, yazar, eğitmen ve sezgisel okuyucudur. Merkezi Montana, Amerika’da bulunan şifa paradigmasını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır ve 180&apos;den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenlerini, uygulayıcılarını eğitmiştir. Vianna her ırktan, inançtan ve dinden insana ThetaHealing®&apos;i  öğretmek için dünya çapında seminerler düzenlemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88797</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8927f9d9-e07e-4e84-803c-74b7b488ff4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen Piku ve Sevimli Dostları - Bu Kocaman Gözler Kimin 8</image:title>
            <image:caption>Abisini çok seven Penguen Piku ve kutuplarda yaşayan arkadaşlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun!
Penguen Piku, Fok Fufu, Kutup Ayısı Topak, Mors Morgi, Mavi Balina Maba, Tilki Tiki...
Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken kardeşliği ve vaktini iyi değerlendirmeyi eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88798</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e236be1-d565-4a88-b321-eea7e056f69f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeugma (Ciltli, İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Between Two Worlds: The Houses And Tombs Of Zeugma From Life To Eternity
Şömizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88799</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef201dce-ca48-485a-ba69-c528a832b870.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmayan Şeyler</image:title>
            <image:caption>Gençliğin sessiz çığlığını taşıyan çokrenkli öyküler... Romanlarıyla her yaştan okura ulaşan Füsun Çetinel, ilk öykü kitabını gençler için yazdı. Genç yaşamların türlü hallerine ayna tutan 15 kısa öykü, yazarın gözlem gücü ve ince ayrıntılarla zenginleşen gerçekçi anlatımıyla derinleşiyor. Samatya’dan Pera’ya, Berlin’den Prag’a, bazen bir trende, bazen bir otobüste, bazense insanın büyüme serüveninde kendi iç dünyasına doğru çıktığı yolculuklarda... Geleceği şekillendirecek gençlerin, toplum baskısı, önyargılar, iletişimsizlik, göç, eğitim sistemi, sevgi ve şiddetle biçimlenen dünyaya tutunma ve kendi gerçekleriyle yüzleşme hikâyeleri. Okurun gündelik yaşamın içinde kendi izdüşümlerini yakalamasına olanak tanıyan; gençlerin hayata dört elle sarılmasının değerini duyumsatan öyküler. İlkgençlik heyecanları, zorlu seçimler, mezuniyet partisi, kendi ayakları üstünde durma çabası, takıntıların bunaltısı, hayat arkadaşı hayvanlar, şehrin karmaşası, kalp çarpıntıları, üniversite hayatı, vakitsiz olgunlaşma zorunluluğu, şiddetin ürperten gölgesi, kaçışlar, uzun yolculuklar ve sahilde bir gün... Yaşamdan ilmek ilmek dokunmuş öyküler bir araya geliyor, günümüzün genç dünyasının çokrenkli resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88800</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8684abac-91a7-4356-958c-e5fed641a28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Müthiş Deneyleri</image:title>
            <image:caption>Harika Bir Grup
Büyük Fikirler
Bol Miktarda Denge Alıştırması, Biraz Manyetik Mısır Gevreği, Bir Kilitli Poşet ve Yaramaz Bir Kedi Ekle.
Şimdi Deneylere Başlayabilirsin! (Etraf Biraz Dağılabilir!)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88801</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29365af2-da24-400f-84f4-16cbc7b01adf.jpg</image:loc>
            <image:title>Veteriner Olacağım</image:title>
            <image:caption>Veteriner olmak İstiyorsun Bunun İçin Gereken Bilgi ve beceriye sahip misin?
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, hayvanlar ve onlara nasıl bakılabileceği hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak.
Basit görevleri yerine getir ve veterinerliğin farklı türlerini keşfedip hayvanların sağlıklı kalmalarına nasıl yardımcı olabileceğini öğrenirken, pratik deneyim kazan.
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88802</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8309b8-8f8a-4eda-b2e0-717d2022a26b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi</image:title>
            <image:caption>“Marksizm en ileri sınıfın [proletaryanın] (…) teorisinin doğru olduğunu iddia etmektedir. Ancak şurası açıktır ki bu iddianın doğruluğu, ideolojilerin mücadele süreci içinde, burjuva teorisinin mantıksal eleştirisi yoluyla ispatlanmalıdır. Yani belirli bir teorinin sosyolojik özelliklerinin belirlenmesi bizi o teoriyle mücadele etme sorumluluğundan kurtarmaz. 

(…) ideolojiler arasındaki mücadele, yöntemin yanlışlığının, hatalı tikel sonuçlarının ortaya konması yoluyla da kanıtlanmasını gerektirir; yani söz konusu sistemin içsel çelişkilerine ya da eksikliklerine dikkat çekebilir veya önemli olguları bilimin yararına olacak şekilde kavramak ve açıklamak konusundaki organik yetersizliğini ortaya koyabiliriz. 

Buradan çıkan sonuç şudur: Marksizm, güncel teorilere yönelik kapsamlı bir eleştiri inşa etmelidir. Bu eleştiri sadece metodolojik değil, aynı zamanda sosyolojik temelli olmalıdır ve sistemin bütününü, en uzak sonuçlarına kadar ele almalıdır.” Bukharin, tam da bunu yapıyor. İdeolojik mücadele ile metodolojik mücadelenin birbirine nasıl bağlı olduğunu gösteriyor. Bu çalışma, özellikle iktisat metodolojisi ve Marksizm ile ilgilenenler için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88803</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ec5002-97ef-44e1-b432-b42b41568e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Salgın</image:title>
            <image:caption>Salgın hızla yayılmaya devam ederken dünya sisteminin işleyişi bir kez daha sorgulanır hale gelmiştir. İnsanın bencilliğe eğilimi, ekosisteme verilen zararlar, uzaklaşılan temel değerler... Evvelden beri tartışılanlar bugün yine tartışılmakta; ama günbegün artan farklı bir dünya özlemi bizi hâlâ bir araya getirebilmektedir... Acaba ne kadar umut kaldı? Bu salgından kurtulsak bile dünyayı daha yaşanılabilir bir yer haline getirmeye gücümüz yetecek mi? Bir taraftan insanın çaresizliği, bir taraftan yeni anlamlar üretme çabası... İşte tam da bu noktada sizi çağırmak ve sormak istedik: Hastalıklara, karanlıklara, kötülüklere, değersizliklere ya da değersizleştirmelere rağmen bir karşı salgın yaratmak ve bu salgını yaymak ne kadar mümkün olabilir? İnanın, biz de bilmiyoruz. Kime dokunacak, nereye ulaşacak bu kitap? Kimleri enfekte edebilecek ya da dünyayı ne kadar değiştirebilecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88804</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a32ca0-d7e9-467e-a52c-6b5755679fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytin</image:title>
            <image:caption>Antarktika’da yaşayan Zeytin, bir gün kıyıya vuran bir ilan görür. Büyük şehirde sahnelenen bir müzikalin ilanıdır bu. Hemen arkadaşlarına haber veren Zeytin, kimsenin müzikalle ilgilenmediğini anlar ve macera dolu bir yolculuğa çıkar. Uzun bir yolculuktan sonra büyük şehre varan Zeytin, müzikali izlediğinde derinden etkilenir. Artık tek amacı sahneye çıkıp milyonların önünde şarkı söylemektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88805</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e197ff03-670a-4273-b02a-b390884cc247.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Bahçemizdeki Ayı</image:title>
            <image:caption>Uyuyor mu? Bakalım mı? O, gerçek bir ayı mı?
Gizlice dışarı çıkıp, ayı orada mı diye bakalım mı?
Tolga ve Tülin arka bahçelerinde yaşayan ayıyı arıyorlar. Acaba ayı ortaya çıkıp, onlarla oynayacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88806</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72566be-dad5-4600-b8df-271d6751c5ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Elleri Yıkama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bugün okulda özel bir misafir var, adı Doktopot Lazuli. Çok, çok küçük şeylerden söz edecek bize. “Mikrop deriz onlara, Kucakladılar mı bizi bırakmak istemezler bir daha...” Doktopot Lazuli, Ellerimizi Yıkayarak mikroplardan nasıl kurtulabileceğimizi öğretecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88807</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2aff21-9a6b-48c1-bc5e-d1c4ccc78ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kati -1</image:title>
            <image:caption>Acı Günler romanının yazarı Osman Akdere saf sevgi, bağlılık ve adanmışlığı, kışkırtıcı, tene dokunan, tutku dolu bir hikâyeye katarak çıkıyor okurun karşısına bu kez. Aşk sandığı-mız şey bir aldatmaca mıdır? Kaderimizi masum tesadüfler mi çizer? Ellerimizle yaptığımız seçimler mi? Ya asıl hakikat bize “öldü” denilendeyse? 
Küçük Kati, hayatın bitimsiz trafiğinde sağa çekenlerin, gösterişli partinin ortasında “Bu eğlence gerçek mi?” diye soranların kitabı… Elindeki feneri dansın içindeki eylemsizliğe, kahkahanın içindeki kedere, asıl olanın altındaki sahteye tutanların dramatik ve duygusal öyküsü. Treni kaçırmamak için soluksuz kalanların, mücadele edenlerin, her birimizin öykü-sü… Elinizdeki bu kitap, sizi Romanya sokaklarında dolaştırırken, coğrafya fark etmeksizin insa-nın “arayış”ını alçak bir sesle, sadelikle hatırlatıyor. Hakikatin peşini bırakmayanlar, Kati ile birlikte yolun sonuna yürüyeceğine söz verenler için arayış, yazarın bir sonraki kitabında devam edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88808</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd106fd7-343f-43d7-a208-2973dd2fb605.jpg</image:loc>
            <image:title>Reddedebilme Sanatı! - İlk Okuma 20</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Eve geldiğimizde Fil Necati Ağabey’i bir saksının içinde hareketsiz bulmak sanırım bizi artık şaşırtmıyor. Keçi Necmi’ye hayır diyemediği için kaktüs taklidi yapan Fil Necati Ağabey’e, Canan’la birlikte hayır demeyi öğrenmesi için yardımcı olmaya karar verdik. Fil Necati Ağabey’in reddetmeyi öğrenmesi için tabii ki de ilk durağımız pide salonu oldu. ama işimiz pek de kolay olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88809</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54867932-bfd2-4504-9946-6af728fa9321.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Günler</image:title>
            <image:caption>“Ölenler kimin için öldü, yaralananlar kimin için, ne için yaralandı? Onların yaşadıkları kime, neye yarayacak? Keşke kendilerine bu soruları sorabilselerdi, ama çoğu soramadan öldü. Ölmeyenler de bir daha sosyal hayata dönemeyecek biçimde zedelendiler, üzüldüler, korkutuldular, sindirildiler, hisleri çalındı. Artık isteseler de gülemezler, ağlayamazlar, sevemezlerdi. İşte bu duruma gelmişti o dönemin gençliği. Düzelmesi için aradan yıllar geçecek ve onlara mutlaka uzun süreli rehabilitasyon ve meditasyon uygulanması gerekecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88810</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb82195-e66e-4705-ab60-0a7380bc6b66.jpg</image:loc>
            <image:title>Armoni Elementleri -3 Kızıl Kıyamet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Onun varlığıyla her şey altüst olmuştu. Dünyaya yeniden gözlerini açtığından beri bildiği tek şey öldürme içgüdüsüydü çünkü cehennem çukurunda katliam hissinden başka hiçbir şey yoktu. Orası tüm güzel hislerin öldürüldüğü yerdi. Melany, geçmişini unutmuş ve bu gerçeklere bağlanarak şimdiyi yaşamıştı. Hislerini kaybetmiş, gerçeklik algısını geride bırakmıştı. Melody ise arkadaşlarının yardımıyla kaçtığı kötülüğü yakalamaya kararlıydı. Bir yanda verilen kayıplar, öte yanda aşk dolu bir macera onları bekliyordu. Her şey bir o kadar tanıdık ama bir o kadar da yabancıydı. Karanlık dört bir yanı sararken umudu bir an olsun yanlarından ayırmamaları ve kehaneti çözmeleri gerekiyordu. 
Anka savaşa hazırdı ve bu kez yalnız değildi. Kızıl kıyamet gerçekleşmek üzereyken unutulmaması gereken son bir şey vardı: Aslında kimse kaçtığını yakalayamaz ve yakaladığından kaçamazdı. 
 
Çünkü… 
 
HER SON, YARIM KALMAYA MAHKÛMDU. 
 
Ve yarım kalan her şey, aslında bitmeyen ve sonsuza kadar 
devam eden bir savaşın başlangıcıydı. 
 
Biz kötülüğü yok etmeye ant içmiş savaşçı prensesleriz ve bu… 
Bu bizim hikâyemiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88811</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80fd0e1c-9ec9-40e2-b9ed-e19f006e0b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Komodo Kurabiyeleri! - İlk Okuma 18</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Mahallemizdeki Renkli Festival’e katılacağımız için çok heyecanlıyız! Bu festival sayesinde tüm mahalle birlikte çok güzel zaman geçiriyoruz. Herkesin keyfi yerinde gibi görünürken bir de bakıyoruz ki, ünlü komodo kurabiyelerini yapan Komodo Ejderi’nin canı çok sıkkın, babam Remzi ve Fil Necati Ağabey’le birlikte Komodo Ejderi’ni mutlu etmek için kolları sıvıyoruz. Tabii bu işe Fil Necati Ağabey’in herkesten çok hevesli olmasının nedeni tahmin edeceğiniz gibi, lezzetli komodo kurabiyeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88812</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/655e8403-e033-4a6a-a052-a9777a8b443d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parayı Öğreniyorum! - İlk Okuma 19</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Uçan kaykaylar, halay çeken robotlar, küp şeklinde balonlar… Evet, doğru tahmin ettiniz oyuncakçıdayız. Fil Necati Ağabey oyuncak bir karpuzu almak için parasının kalmadığını fark edince çok üzüldü. Oyuncakçı Beren’in bizi dev bir kasanın kapısından geçirmesiyle yeni hikâyemiz başlamış oldu. Bakalım Fil Necati Ağabey parasının doğru kullanmayı öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88813</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afdbdd02-cd71-4469-abd3-dc92f7d90689.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Biz Hepimiz! - İlk Okuma 16</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Bizim mahallede sıradan bir gün nasıl olursa işte öyle bir gün daha; gökyüzünden üzerimize doğru uçan bir Fil Necati Ağabey! Artık siz de alışmış olmalısınız bizim sıradanlıklarımıza… Bugün Fil Necati Ağabey’e toplum içinde yaşamanın, birbirimize ve çevremizdekilere saygı göstermenin inceliklerini anlatacağız. Bakalım başarabilecek miyiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88814</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a4147a-f82f-425a-98ea-6f20dc913a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kadın! - İlk Okuma 14</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Fil Necati Ağabey bizi güneşli bir günde uçurtma uçurmaya götürüyor; ama o da ne yağmur yağmaya başladı… Tam biz talihsizliğimize üzülürken karşılaştığımız Güneş Kadın bakalım bizi nasıl bir serüvenin içine sürükleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88815</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc20c32-41fb-4640-be31-31d04d5b5012.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Bulmaca (Etkinlik Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
- Görsel dikkat 
- Kısa süreli hafıza 
- Sayı tanıma, tane kavramı 
- Labirent 
- Parça bütün ilişkisi 
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88816</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14bb51df-d7b9-45d1-877c-8efffeea93dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Kodlama! - İlk Okuma 11</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Fil Necati Ağabey hepimize börek siparişi vermeye söz verince yine olanlar oldu. Tabii bir de şehirdeki börekçi bize çok uzak olunca, iş yine Profesör Mirket’e düştü. Bakalım Profesör Mirket’in Karabaş adındaki Drone’una börek almaya gitmesini nasıl kodlayacağız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88817</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4a012d-16a7-4f42-9c40-1308fd8f22d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 18 - Ocak Şubat 2021</image:title>
            <image:caption>Yağma Yok! / Süleyman Çobanoğlu
Atatürk ve Türk Dili / Ali Akar
Atatürk Dönemindeki İlk Tarih Görüşleri Hakkında / Doç. Dr. Kürşat Yıldırım
Bir Mavi Türküdür Gözlerinde Vatan Atatürk ve Müzik / Doç.Dr. Erdem Özdemir
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyu ve Ailesi / Dr. Ali Güler
Şemsi Efendi Okulu’ndan Reis-i Cumhurluğa: Atatürk’ün Eğitim Hayatı / İlyas Ak
Atatürk’ün Azınlıklara Dair Görüş ve Politikaları / Ramazan Erhan Güllü
Atatürk Döneminde Ekonomi: Milli Ekonomiyi Yaratmak İçin Yapılanlar / Murat Koraltürk
Yeni Nesil Kimlerin Eseri Olacak? (Atatürk ve Öğretmen) / İsmail Yıldız
Ankaralı Arabacı İsmail ve Mustafa Kemal / Hasan Atik
Modern Ulus Devlet İnşasında Başkent Ankara / Kader Akdağ Sarı
Atatürk Döneminde Etkin Olan Yeni Şairler / Nurullah Çetin
Bir Sorunun Peşinde Kahire’den Ankara’ya: Türkler Niçin Gazi’yi Seviyorlar? / Ali Bilgenoğlu
Gazi Mustafa Kemal’in Şapkayı Tanıtması: Kastamonu Gezisi / Çağatay Yegen
Atatürk Dönemi Dış Politikasında Arap Coğrafyası / Ü. Gülsüm Polat
Mustafa Kemal Atatürk’ün Dış Siyaset Esasları / İsmet Türkmen
Atatürk’ün Vefatı Nedeniyle Tokat, Turhal ve Zile’de Yapılan Merasimler / Yunus Emre Tekinsoy
Anıtkabir İnşasının Gecikme Nedenleri / Tunç Boran
İmparatorluktan Millî Devlete Geçişte İki Büyük Sima: Ziya Gökalp Ve Mustafa Kemal Atatürk / Etem Çalık
Tarihin Çözeceği Dilemma: Atatürk / Ozan Karabulak
Atatürk’ten Atatürkçülüğe İmge ve Meşruiyet / Enes Bahadır Kızak
Erken Cumhuriyet Dönemi Mizah Yayınlarında Atatürk Karikatürleri / Yasin Kayış
Atatürk Milliyetçiliğinin Hukukî Serüveni / Metehan Hepvar
Atatürk’ün Batı’daki Algılanış Biçimleri: Bir Bakış / Doğukan Oruç
Belgesellerde Atatürk’ün Özel Hayatının Yansıtılması, Atatürk Algısının Yıllar İçinde Değişimi ve Bu Bağlamda Sarı Zeybek, Atatürk ve Mustafa Yapımlarının İncelenmesi / Ömer Faruk Sandıkçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88818</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ccae78-56ea-4aba-847a-01d6e8db79c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik - Servet-i Fünun Yazıları 1</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Cahit Yalçın’ın 1898’de “Hikmet-i Bedayie Dair” üst başlığı ile on altı yazı hâlinde Servet-i Fünun’da yayımladığı yazı dizisi, Türk edebiyatında estetik meselesini bir bütünlük içinde ele alan ilk metindir. Hüseyin Cahit, bu yazı dizisinde her ne kadar estetik hakkında yazılmış birçok esere gönderme yapsa da Hippolyte Taine’in estetik görüşlerini esas alır. Bu anlamda bahsi geçen yazılar, edebiyatımızda Hippolyte Taine’in düşünceleri hakkında derli toplu değerlendirme yapılan yazılar kategorisinde de değerlendirilebilir. Hüseyin Cahit, bu yazıları kaleme alırken şüphesiz Servet-i Fünûn edebiyatının dayandığı estetik temelleri de izah etmeye çalışıyordu. Dolayısıyla bu kitap hem estetik bahsini hem Hippolyte Taine’i hem de Servet-i Fünûn edebiyatının estetik temellerini anlamak noktasında önemli bir konumdadır. Bu kitapta “Hikmet-i Bedayie Dair” başlıklı yazı dizisi dışında Hüseyin Cahit’in aynı konuyla ilişkili sayılabilecek üçü telif, yedisi tercüme on yazısı daha bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88819</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1f65e8-50b6-4ee4-907b-d2db9aa87cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğümlere Bitişik</image:title>
            <image:caption>Son tren kalkalı hayli olmuş. Sessizlik büyüdükçe büyüyor. İstasyon saçaklarının altındaki bankta, yan yana oturuyoruz. Art arda istifli kara vagonlar, az ileride karanlığa ulanıyor. Gövdelerinden yükselen pas tadı, asılı kalmış havada. Dilimi değdiriversem diye geçiriyorum. Soluğumun sıcağıyla çözülen sırdan, gözlerim ürküyor. Sekerek vagonların arasına karışıyor. Zifiri karanlığa karışmadan narin boynunu çevirip bakıyor. “Kalk peşime düş!” çağrısı bu. Cesur değilim. Beriden öteye uzanan bir şey var. İçeriden dışarıya. Ellerime, ayaklarıma dolanan bir şey. Ellerime dolanıyor. Sımsıkı sarıyor. Belki keskin. Soğuk mu ıslak mı? Dolaşık. Ellerimi savuruyorum. Daha hızlı. Sıyırıp at! Uzaktan bir tren düdüğü çalınıyor kulaklarımıza. Ellerim ne kadar umutsuz, o kadar dermansız düşüyor kucağıma. 

Raylar şavkıyor. Kar başlıyor.
“Posta treni gördün mü hiç?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88820</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd9b6d6-0f25-4901-8102-92e017347f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Alaeddin Keykubat</image:title>
            <image:caption>Anadolu Selçuklularının ilk on sultanı yıldız gibi parlak, devleti yükselten kişilerdir. Alâeddin Keykubat, bu on sultanın güneşidir. Onun zamanında yapılan kervansaraylar ve köprüler, bütün sultanların yaptırdıklarının toplamından fazladır. Bu eserlerin çok büyük kısmı günümüze ulaşmıştır. 
Alâeddin Keykubat, çok iyi bir diplomat ve askerdir. Doğudan gelen Moğol tehlikesine karşı Doğu Anadolu’dan başlamak üzere bütün şehirlerin kalelerini ya sağlamlaştırmış ya da yeniden yaptırmış; Abbasilerle, Memlûklerle, Harzemşahlarla, Bizans’la ve Gürcüstan’la anlaşmalar yaparak ülkesini koruma altına almıştır. 
Alâeddin Keykubat, dünyada ilk defa ticaret yapan kervanlar için “devlet sigortası” kavramını getirmiştir. Selçuklu ülkesiyle ticaret yapan bütün kervanlar, karada ve denizde eşkıyanın ve haramilerin vereceği zarara karşı Selçuklu Devleti’nin teminatı altındadır. Bunun dünyada bir örneği yoktur. Sultanın amacı, ülkesindeki ticareti geliştirerek, halkının ve devletinin zenginleşmesini sağlamaktır. 
Sultan Alâeddin, haftada bir gün halka açık divan kurarak, divanın başında da bizzat kendisi bunarak, devletten şikâyeti olanları dinlemiş ve adil hükümler vermiştir. 
Sultan Alâeddin Keykubat, diplomatik becerisiyle büyük Moğol Hanı Ögeday’ın takdirini ve sevgisini kazanmıştır. Ögeday Han da Sultan’a altından yapılma “payza” adı verilen özel mührünü göndermiştir. Bu payza sahibi kişi, bütün Moğol noyanlarına ve askerlerine buyruk verme hakkına sahiptir. Ögeday Han’ın verdiği bu payza, yeryüzünde Sultan Alâeddin’den başka hiçbir kral veya sultana verilmemiş; Ögeday Han, Sultan Alâeddin’den başka hiçbir kral ve sultanı muhatap alarak mektup yazmamıştır. Anadolu’nun bugünkü demografik yapısı da bu sultanın zamanında oluşmaya başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88821</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32fd7df4-5318-4550-a0d4-3eea0e59c321.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk ve Yunus Nadi</image:title>
            <image:caption>İlhan Selçuk’un 1989 yılındaki bir yazısında Yunus Nadi ile ilgili söylediği, “Yunus Nadi’yi bütün boyutlarıyla genç kuşaklara tanıtan yeterli bir yapıt yoktur. Oysa bu devletin kurucuları arasında, kimliğiyle, yazılarıyla, gazeteciliğiyle yer almış, savaşın ateşli günlerinde ve devrimlerin gerçekleşmesinde ön safta hizmet görmüş Yunus Nadi’yi genç kuşakların tanıması gerekiyor.” cümleleri; Mustafa Kemal Atatürk’ün tanınmasında önemli katkıları olan ve ona her zaman inanan Yunus Nadi’nin, genç nesillere tanıtılması gerektiğini göstermektedir.
Bu nedenle elinizdeki bu eserin, Mustafa Kemal Atatürk ve onun üzerinden Yunus Nadi’yi daha iyi tanıtacağını düşünüyoruz. Çünkü Yunus Nadi; 1910 yılından itibaren İttihat Terakki Cemiyeti üyesi olarak tanıştığı ve sonrasında da sürekli görüştüğü Mustafa Kemal’in adını, 1911 yılında ilk kez köşe yazısında geçiren ve 1911’den itibaren Selanik günleri, Trablusgarp, Çanakkale ve Filistin başarıları sonrasında Mustafa Kemal’e fotoğraflarıyla birlikte yer vererek, onun tarihin sayfalarında yer almasını sağlayan kişiydi.
&quot;Tarih yazan&quot; olarak bizlere düşen de, &quot;tarih yapanlara&quot; sadık kalıp, sonucun “insanlığı şaşırtacak bir şekil&quot; almasına katkı sağlamak oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88822</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04172a2e-9326-4ee1-bc69-00771d5dd451.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Ekonomisine Dair Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Ekonomisine Dair Konuşmalar adlı serinin birinci cildi olan  bu eser, Mehmet Genç ile Erol Özvar’ın umuma açık yaptıkları konuşmalardan, soru-cevaplardan meydana gelmektedir. Soruları Erol Özvar yöneltmiş cevapları ise Mehmet Genç vermiştir. Konuşmalar, Mehmet Genç’in hayatını anlatmak, hikâye etmek üzere hazırlanmış bir biyografik söyleşiler bütünü değildir. Fakat, ömrünün 60 yılını Osmanlı arşivlerinde geçirmiş bir ilim insanının Osmanlıların iktisadi hayata bakışlarını, yapıp ettiklerini ve müesseselerini nasıl anladığını ortaya koymak üzere hazırlanmıştır. Bu eserde okuyacağınız konuşmalar daha ziyade Osmanlı ekonomisini muhtelif veçhelerden ele alır. Nüfus, iç ve dış ticaret, iktisadi kurumlar, mülkiyet, maliye, borçlanma, toplum, para, vakıf, ziraat, sanayi, madencilik, esnaf ve hukuk gibi tematik meseleler üzerinde durur. Bunlarla birlikte yüzyıllar itibariyle Osmanlıların inşa ettikleri iktisadi sistemin kuruluşu, işleyişi, dış ve iç dinamiklerle geçirdiği değişmeler de konuşmalarda değinilen temel sorular arasında yer alır. Bu nedenle, bu cilt ve diğer ciltlerde yapılan tahlillerde bir kronoloji endişesi dikkat çekecektir. Bir yandan bir mesele tartışılırken diğer yandan o meselenin zaman içindeki değişimi üzerinde değerlendirmelerin yapıldığı görülecektir. Konuşmalarda dikkat çekici bir başka hususiyet, konuların el verdiği ölçüde mukayeseli bakış açısının tatbik edilmiş olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88823</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d668e5b-2762-4246-86fe-66ecd637ae2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Türk Kültür Dünyası</image:title>
            <image:caption>Gelenekten Geleceğe Türk Kültür Dünyası adlı bu çalışma bir seçkidir. Çalışmaya alınan yazılar, konu ve yaklaşım şekli bakımından üç ana başlıkta; “Kültür ve Millî Perspektif”, “21. Yüzyılın Eşiğinde Halk Bilimi”, “Gelenek, Tören ve Halk Bilimi” olarak toplanmıştır. Bir araya getirilen yazıların, yazarın akademik yaklaşımını ortaya koymakla birlikte 2000’li yılların başından bu yana Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki hızlı kültür değişmelerini de yansıttığını söylemek isteriz. Bu bağlamda dünyada bugün içinden geçilen süreç, tarihin kırılma dönemlerinde olduğu gibi önemli paradigma değişimlerini ortaya çıkarma potansiyeline sahiptir. Veri, iletişim ve etkileşim odaklı; çok boyutlu sosyo-ekonomik, kültürel ve bilimsel dönüşümlere şahitlik etmekteyiz. Bütün bilgi sistemleri gibi halk bilimsel bilginin de yeniden üretim, icra/aktarım ve dolaşım biçimleri değişmektedir. Buna dayalı olarak millî kültür unsurlarının zamanın ruhuna uygun şekilde tekrar ele alınması, yorumlanması ve pratiğe yönelik ince işçiliklerinin yapılması yönünde gayret sarf edilmelidir. Çağımızda üretilen veri/bilginin raflarda ve dijital belleklerde olduğu kadar toplumsal hayat, siyaset kurumu ve kültür endüstrilerine harç olması da elzemdir. İnsanlık tarihinde köklü bir geçmişi ve özgün bir yeri bulunan Türk kültürünün; bilgi, değerler ve yönetim sistemlerinin tartışıldığı bir zeminde geçmişi şimdiyle buluştururken insanlığın geleceğinde de huzuru mayalayacak bir aşı mahiyetiyle geleceğe hazırlanması, bu konuda kaygı duyanların ortak görevleri arasında olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88824</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba43994-0a44-44d3-ac29-46bedf0a471f.jpg</image:loc>
            <image:title>At Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘At Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘at’ takısı olan ya da ‘at’ takısı üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan yeni bir kitap. 
‘At Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. 
‘İt Zıpırları’ ve ‘Fil Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88825</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/401c5975-3abb-46c8-93ed-40e05fd458ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yazıları</image:title>
            <image:caption>Yüz kelimelik bir şiirde yüz tane güzellik arayan insan vardır. Halbuki bin kelimelik bir şiir bile bir tek güzellik için yazılır.  Tuğla güzel değildir. Sıva güzel değildir. Fakat bunlardan terekküp eden bir mimari eseri güzeldir. 
Türk şiirine günlük ve güncel hayatı getiren Birinci Yeni&apos;nin kurucularından Orhan Veli, bir şairin duyarlılığına sahip olmasının yanı sıra şiir hakkında konuşan, düşünen ve yazan bir fikir insanıydı. 
Dönemin gazeteleri ve dergilerinde yer almış yazıları, konuşmaları, söyleşileri bir araya getiren bu derlemede Orhan Veli çok yönlü edebiyatçılığını, geniş dünyasını ve şairin şiirlerinden tanıdığımız muzip ve eğlenceli kimliğini ortaya koyuyor. Bütün Yazıları, yazarı gibi her yıl bir yaş daha gençleşen güncel bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88826</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce99835c-c3c1-4dc4-b3ce-4bf0602bb5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri</image:title>
            <image:caption>İnsan 80 yaşına varıp da yaşayacak az zamanı kaldığında bir ömrün bütün çabalarının, umutlarının, acılarının, sevinçlerinin sıfırlanmasını kabullenemiyor. Yaşamımın anlamı neydi sorusuna, hiçbir anlamı yoktu, cevabını vermenin ağırlığına dayanamıyor O zaman, bir virüsün yıkıcılığından medet umuyor, insanlığın bu enkazın altından kalkabileceği, başka bir dünyayı mümkün kılabileceği umuduna sarılıyor bir an, ama sadece bir an. 
Oya Baydar’ın, 2020 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran pandeminin ilk günlerinden yıl sonuna kadar tuttuğu bu notlarda Covid-19&apos;un toplumsal hayattaki etkilerini gün gün takip ediyoruz. Bir virüsün anlı şanlı insan uygarlığını perişan etmesi, halkın hastalığa yaklaşımı, tüm sokakları saran korku, sivil toplumun her şeye rağmen mücadeleye devam etme çabası, iktidarların çaresizliği, 65 yaş üstü insanların yaşadıkları kapanma/kapatılma günleri... 
Tüm bunlar, 80 yıl boyunca mücadeleyi bir an olsun bırakmamış bir kalemin anıları, kendi hayatının muhasebesi ve geleceğe dair beklentileriyle yoğruluyor. 
Usta bir yazarın yaşanan bu ilginç zamanlara düştüğü, yıllar sonra bile tekrar tekrar dönülüp okunabilecek zihin açıcı notlar. 
pandemi #korona #yaşlılık #kapanma #hastalık #anılar #direniş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88827</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f7e807-630f-4ccd-a453-bc6fa0ff37df.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Deneyler</image:title>
            <image:caption>Bütün çocukları deneysel oyunları çok severler. Bu, bilimsel gerçeklerin test edilmesi anlamına gelir. 
Her gün yaşadığımız, zaman zaman ‘neden ve niçin’ini bilmediğimiz olayların, oyun oynar gibi uygulaması herkesi çok mutlu eder. Hatta, başkalarının aklını test etmek için bu kitaplara başvururuz. 
Bu kitapçıktaki deneyleri arkadaşlarınızla birlikte yapıp uygularken, ilginç dakikalar geçireceksiniz. Ve inanılmaz bilgiler edineceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88828</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42fd88b-1b4f-4777-a1b7-fcb81a2ddc55.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Afet</image:title>
            <image:caption>Şehir şehir gezilen ilkgençlik yılları ve öğretmenlik mesleği... Mustafa Kemal Atatürk&apos;le tanışmanın ardından bambaşka bir yönde ilerleyen eğitim hayatı... İsviçre&apos;ye uzanan bir ömür, Türk Tarih Kurumu&apos;nun kurulması ve kadın hakları için yürütülen nice çalışmalar...
Gazeteci yazar Özlem Özdemir, Cumhuriyet&apos;in ilk tarih profesörlerinden Afet İnan&apos;ın hayatını çocuklar için kaleme aldı. Afet adındaki küçük bir kızın adaşının hayatını merak etmesiyle başlayan roman, tarihle iç içe bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88829</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b048482f-b741-489d-8503-f55833345e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘Fil Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘fil’ takısı alan, ya da ‘fil’ üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan yeni bir kitap. 
‘Fil Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. Bu dizide ayrıca, ‘İt Zıpırları’ ve ‘At Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88830</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a39a3b2f-e864-43e5-8404-76ce2502e84d.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz Aldatmacaları</image:title>
            <image:caption>‘‘Göz Aldatmacaları’nın diğer adı da ‘yanılsama’dır. 
Gözümüzün bizi aldatmasıyla ilgili oyunlardan oluşur. Düz bir bakışla farklı farklı gördüğümüz bazı şeyleri, daha dikkatli baktığımızda başka bir biçimde görebiliriz. Bu, o kadar gelişmiş bir perspektif tekniğidir ki, mimarlara ve ressamlara kaynak olmuş üç boyutlu görüntüler elde edilmiştir. 
Bu kitapçıktaki göz aldatmacaları bilmecelerini arkadaşlarınızla çözerken, eğlenceli dakikalar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88831</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b104e2cf-28a9-419c-a642-f9c8bd18ab0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya</image:title>
            <image:caption>Müjdat’la Fatih’te doğduk, Karagümrük Ortaokulu ve Vefa Lisesi’nde okuduk. Bu nedenle birçok ortak arkadaşımız oldu. Geçenlerde bunlardan biri olan Ataman’la (Dilgin) konuşuyorduk. Söz döndü dolaştı, her zaman olduğu gibi Müjdat’a geldi. Onun tiyatroya, öğrenci yetiştirmeye, eğitime ve iyiliklere adanmış yaşamından söz ederken, nasıl oldu anlamadım, ikimiz de aynı anda “Müjdat adamdır. Hem de çok iyi bir adamdır” dedik.
TRT’de çalışırken Tunceli Ovacık’a gitmiştik. Bizi Munzur Nehri’nin kırk gözeden adeta süt gibi, bembeyaz köpükler saçarak doğduğu yere götürdüler. Eğilip kana kana içtiğim çok soğuk ve berrak suyun tadını hâlâ damağımda hissederim.
Ben Müjdat’ın hayatını, o kaynaktaki gibi hiçbir kirin karışmadığı bir akarsuya benzetirim. Kitabı okurken gürül gürül akmaya devam eden bu tertemiz sudan, siz de bir yudum alacak ve tadına doyamayacaksınız…
Gözle görünmeyen ölümcül virüsle savaştığımız süreçte yayımlanan bu kitabın en sevdiğim yanı; hem kolay okunması hem de umut verici olması… “Umutsuz yaşanmaz. Hele bir sanatçının umudu yoksa geleceği de yoktur. Umut sanatın ekmeğidir, suyudur. Umutsuz olursan sanat yapamazsın. Sanat umutla beslenir. Gıdasıdır umut sanatın. Sanatçı hiçbir durumda umudunu yitirmez. Çünkü umut biterse dünya durur. Umut ayrıca emek de ister. Emeksiz olmaz. Hayat da emek ister” diyor Müjdat. Ve hayata verdiği emeği anlatıyor. Son dönemde emeğine yapılan haksızlığı da…
Büyük konuşmadan, ahkâm kesmeden, bilgiçlik taslamadan, tam tersine kendisiyle dalga geçerek hayatından kesitler, anılar ve dostlarından portreler sunuyor. Ben dört saatte bitirdiğimde içimden “Keşke daha çok yazsaymış” dedim. Bakalım siz ne diyeceksiniz?..
Uğur Dündar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88832</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb5212d-8631-48e0-a8ce-6ba99410c6dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabareden Emekli Bir &apos;Kızkardeş&apos;</image:title>
            <image:caption>Gezginlerin Lavtası
Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semendere eşlik et kabarede
Güzel sözcükler dök! acı ve suç
İki kızkardeş olsun, iki göçmen gibi
Sevişsinler korkunun görkemli eşliğinde...
Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semenderin gecesinde kal!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88833</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae6cbbb-ba0d-48c4-84f3-cc0d490b7054.jpg</image:loc>
            <image:title>Anavatandan Mavi Vatan’a</image:title>
            <image:caption>Bir Türk deniz subayının kaderi, Yunanistan/Kıbrıs konusu ve bu konunun yarattığı deniz sorunları ile uğraşmakla şekillenmiştir denirse, doğru bir tespit yapılmış olur. Cem Gürdeniz Amiral, bu kitabın girişinde, doğumundan günümüze kadar kendi yaşamı ile Yunanistan/Kıbrıs sorunları arasındaki kader bağlantısını özlü bir şekilde özetlemiş... Ben de bir deniz subayı olarak, mesleğe başladığım günden veda ettiğim güne kadar kendimi, Cem Gürdeniz’den neredeyse 15 yıl önceden başlayarak benzer sorunlar ile ilgili mücadelenin içinde buldum. Yani, deniz subaylarının ortak paydası, bu iki konu ile ilgili anılarıdır. Genelde meslek bizi bir yerlerde buluşturur. Ancak ben, meslek hayatım boyunca Cem Gürdeniz ile hiç yakın mekân/görevde çalışmadım. 
Kendisini, Silivri’deki Balyoz Kumpas Davasında savunmasını yaparken tanıdım. Etkileyici idi, haklılığına inanmıştı, cesurdu. Hepsinden önemlisi, mahkeme heyetinin FE TÖ görevlendirmesi olduğunu ilk teşhis edenlerdendi. Bu nedenle yargılanma döneminde, FE TÖ’nün mahkeme heyetini ve bu yargılamayı tanımadığını yüksek sesle haykırarak, Türkiye adalet tarihine kendi ismini altın harflerle yazdırdı.a 
Mustafa Özbey 
(E) Amiral</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88834</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e92e8624-af1b-48f3-a078-3daed425b207.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleyin, Size Bir Şey Söylüyorum</image:title>
            <image:caption>Kelebek Geçemedi tel örgüyü Hoyrat muhafızı Öyle duruyor gökyüzünde Bir kül halinde duruyor Hercai menekşe bir renk halinde Sonunda inecek Yeşilin içine kuşların arasına “Okşayacak” deniz’in dedesi Kelebeği “Yanacak elleri”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88835</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a630875-b6e9-43f3-be6c-927674376d27.jpg</image:loc>
            <image:title>İt Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘İt Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘it’ takısı alan ya da ‘it’ takısı üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan bir kitap. 
‘İt Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. 
Bu dizide ayrıca, ‘At Zıpırları’ ve ‘Fil Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88836</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49bbc4e9-2a08-4936-8c8b-d43ff3100195.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Oyunları</image:title>
            <image:caption>Matematik Oyunları’ kitabı, adından da anlaşılacağı gibi matematik üretilen oyunlardan oluşuyor. 
 
Burada hemen çözebileceğiniz oyunlarla karşılaşacağınız gibi belki sizi günlerce uğraştıracak, büyüklerinizin bile çözemeyeceği oyunlar bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88837</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89d27f8-ec19-4b6e-8194-3cc3b712f1b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Zıpırlar</image:title>
            <image:caption>‘Sessiz Zıpırlar’ Yalvaç Ural’ın, bugüne kadar bizde benzeri üretilmemiş bir zıpır bilmece kitabı. 
Bu kitapta Yalvaç Ural, biçimlerden zıpır bilmeceler üretmiş; hem bulmaca, hem espri yüklü, hem de düşündüren zıpırlar bunlar. Ayrıca çok bilinen bilmece örneklerine de geniş yer verilmiş. 
‘Sessiz Zıpırlar’da koleksiyonunuzun bir parçası olacak!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88838</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd03d1fe-b785-47bc-b722-a5d1c1a17b48.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>‘Zekâ Oyunları’, büyüklerimizin “zekânın bilinmesi”diye tanımladıkları matematiksel mantık oyunlarına ve söyleyiş yanılgılarına dayanılarak üretilir. 
Bu oyunlar, aslında yıllardır değil, asırlardır insanlar arasında anlatılagelir. Bu kitapçıkta, titizlikle derlenmiş zekâ oyunları bulacaksınız. 
Zekâ oyunlarının labirentinde gezinirken çok eğlenecek ve neşeli dakikalar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88839</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5eafb1-62f7-4c5e-b815-326d4cedda75.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehr-İ Zaman</image:title>
            <image:caption>Güz mevsiminin son demleri 
Mavi bir kılıç çekiyordu gökyüzü 
Yere serilmiş sarı ölü yapraklar 
Müsin bir çınar ağacının kanlı gözü 
Birazdan sevdiğini alacaktı rüzgar. 
Henüz on sekizimdeyim, gurbet yolunun esiri, 
Dicle bir yana akar, ben bir yana akarım 
yeni bir hayata doğru. 
Başımı dayadığım camdan her şey bana bakar, 
Hicran ve vuslat bir arada kokuyor, 
Sanırım henüz çocuğum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88840</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93d0614-8468-4d3d-b32e-a90a9120fc9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk Ve Önce Sen Öldür</image:title>
            <image:caption>“Eğer Biri Seni Öldürmeye Geliyorsa Erken Kalk ve Önce Sen Öldür” 
Yahudi halkını korumak için her türlü tedbiri almak, 1948’deki devletleşme sürecinin en başından bu yana İsrail’in DNA’sına işlemiştir. Bu kitap, hem büyük hem küçük düşmanlara karşı kimi zaman İsraillilere yönelik saldırılara cevaben, kimi zamansa önleyici mahiyette sayısız kez kullanılan hedefli suikastlara ilişkin sürükleyici bir anlatımdır. 
Kalk ve Önce Sen Öldür bu suikastların başarılarını, başarısızlıklarını anlatırken aynı zamanda İsrail ulusunu, Ortadoğu’yu ve tüm dünyayı şekillendiren bu operasyonların, bu görevleri yerine getiren kişilere dayattığı ahlaki ve siyasi bedelleri de konu edinmektedir. 
İsrailli araştırmacı gazeteci Ronen Bergman’ın başta MOSSAD, İsrail Güvenlik Servisi Shin Bet ve ordunun istihbarat birimi AMAN içinde çalışan ajanları konuşmaya ikna ederek yaptığı bine yakın röportaj ve binlerce belgeye dayandırdığı çalışma, şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış boyutta İsrail’in “Bizi öldürmek isteyen herkesi biz daha önce öldürüyorduk” sözüyle özetlenen hedefli öldürme politikasını, bu konudaki taktik ve yöntemlerini gözler önüne seriyor.  İran’ın nükleer araştırma çalışmalarında yer alan bilim adamlarına, Yaser Arafat dahil FKÖ, Hizbullah, Hamas gibi örgütlerin liderlerine yapılan suikastları, Filistin, Suriye, Mısır, İran gibi ülkelere dönük düzenlenen operasyonları detaylarıyla anlatıyor. 
İsrail’in askeri politikaları ve MOSSAD’ın operasyonlarıyla  ilgili bugüne kadar yazılmış en kapsamlı araştırma olarak değerlendirilen, yayınlandığında büyük yankı uyandıran ve The New York Times Çoksatanlar listesine giren  kitap aynı zamanda İsrail’in Ortadoğu’ya bakışını anlamak için de çok önemli bir kaynak. 
“Korkusuz ve sorumlu habercilikte olağanüstü bir başarı. . . önemli, zamanında ve bilgilendirici. &quot; (John le Carré) “Heyecan verici, bazen acıklı ve… müthiş araştırma ustalığı ile sürükleyici anlatımı her zaman saygı uyandıran bir kitap” (Dominic Sandbrook, Sunday Times)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88841</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe12b9c-80b8-48f7-86d5-c6c39ebb0cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Meryem Ermeydan’ın masalsı öyküsü ile Merve Atılgan’ın büyülü çizimleri bir araya geliyor! Aykız’ın heyecanlı hikâyesine ortak olan tüm çocuklar, aynı zamanda çevre ve geri dönüşüm bilinci kazanacaklar. 
Bir zamanlar Geri Dönüşüm Ülkesi’nde Aykız adında bir “sıvı yağ” yaşarmış. Aykız güneş kadar parlak, su gibi berrakmış. Ülkesindeki insanların çevreye karşı duyarsızlığı nedeniyle atık yağ olarak sokakta bir başına kalmış. Üstelik doğanın kendisi bile ona kucak açmamış.Tam her şey çıkmaza girdi derken Aksakallı yaşlı bir bilge ile karşılaşan Aykız&apos;ın geri dönüşüm masalı işte böyle başlamış. Acaba Aykız’ın masalı nasıl bir sonuca ulaşmış?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88842</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c37c951-7ade-4134-bca0-cdfb11607045.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Şeyler Dizisi (22 Kitap)</image:title>
            <image:caption>1) Şu Acayip Hayvanlar 
2) Şu Acayip Bitkiler
3) Şu Acayip Gökyüzü 
4) Şu Acayip Yeryüzü 
5) Şu Acayip İnsan Vücudu 
6) Şu Acayip Böcekler 
7) Şu Acayip Uzay 
8) Şu Acayip Atom 
9) Şu Acayip Hücre 
10) Şu Acayip Kuşlar 
11) Şu Acayip Balıklar 
12) Şu Acayip Işık ve Renk 
13) Şu Acayip Arılar 
14) Şu Acayip Karıncalar 
15) Şu Acayip Kelebekler 
16) Şu Acayip Gözler 
17) Şu Acayip Sürüngenler 
18) Şu Acayip Anneler 
19) Şu Acayip Ağaçlar 
20) Şu Acayip Kulaklar 
21) Şu Acayip Beyin 
22) Şu Acayip Burunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88843</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1629bb9f-bd57-46f9-ad28-4768db8f95c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünenler İçin</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, büyük düşünler içindir. 
Başarı; kişinin beyninin büyüklüğünde değil, düşüncelerinin büyüklüğündedir. 
Bugün, düşüncelerimizin bizi getirdiği yerdeyiz. 
Yarın da düşüncelerimizin bizi götüreceği yerde olacağız. 
Büyük düşünün! 
Eğer siz de büyük düşünüyorsanız ne duruyorsunuz! 
Demir tavında dövülür… 
Durmayın; kendinize ve geleceğe yatırım yapın.  
Çünkü; “BÜYÜK düşünen, BÜYÜK yaşar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88844</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c438b212-50da-4efa-8057-ad165a2206bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayılar Kitap Okumaz</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık ve kitap okuma sevgisi üzerine olağanüstü bir hikaye… George balık avlamak ve aynı hikayeleri tekrar tekrar anlatmak gibi o bildik ayı eğlencelerinden çok fena sıkılmıştı. Hayatın bunlardan ibaret olmaması gerektiğini düşünüyordu. Bir gün boş boş dolaşırken bir ağacın altında bir kitap buldu, kitabın içinde aynı kendisine benzeyen bir ayı vardı. O an kitabı okuyabilmeyi her şeyden çok istedi. Keşke ona kitap okumayı öğretecek birisini bulabilseydi. Ve sonra Clementine ile tanıştı, okumayı çok seven bu küçük kız George’un hayatını sonsuza kadar değiştirdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88845</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2342e80-3a4e-4c4f-9c10-a931d65fca27.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Sayılar - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini
desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88846</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5908784b-3bdd-4486-bf98-48ada6c1e20c.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Renkler - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini
desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88847</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadacfd2-bdb7-48de-9359-951cb8011dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Alfabe - Harfler - Kelimeler - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88848</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0a512c-8c54-46fb-b046-acb725b1b0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Oyunlaştırma</image:title>
            <image:caption>Sonsuz Oyunlaştırma, birçok yöneticinin gelecekte kurumlarında bazı şeyleri hiyerarşiyle değil de gönüllülükle, eğlenceyle ve içsel ödüllerle nasıl yapacaklarını öğretecek bir başucu kitabı. Yazar Toby Beresford, şirket içinde kurulacak oyunların kurgusu, liderlik sıralamalarının türleri, oyuna geç katılanların ilerletilmesi, satış ve bilgi gibi puan çeşitlerinin hesaplanması, level-seviye mantığının kolaydan zora gitme matematiği gibi birçok deneyimini bu kitapta anlatıyor.

Gamfed Türkiye Kurucusu Ercan Altuğ Yılmaz,

« Oyun oynadıkça depresyondan uzaklaşır, özümüz olur, üretken ve mutlu oluruz.

İşyerlerimizde ne kadar da ciddiyiz, sizce bu oyunu bozma zamanı gelmedi mi? » cümleleriyle tanıtıyor kitabı okura.

Elma Yayınevi, iş yerlerinizde de « oyunla kalın, oyunda kalın » diyerek yeni kitabını okurlarına sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88849</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f2c7f2-7586-407a-bf07-867e3fb66187.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Oyunu</image:title>
            <image:caption>Sırada Almanya’dan gelen mektup var. 
Hallo, Ben Philip. Sana anlatacağım oyunun adı topfschlagen. Bu oyunu oynamak hem çok eğlenceli hem de sonunda bir sürpriz var. Önce küçük bir hediye, tencereye konur ve tencere bir yere saklanır. Sonra ebenin eline bir kaşık verilip gözleri bağlanır. Ebe dizlerinin üstünde ilerler, tahta kaşıkla tencereyi bulmaya çalışır. Diğer çocuklar, ebe tencereye yaklaştıkça “sıcak”, uzaklaştıkça “soğuk” der. Böylelikle tencereyi bulması için ona yardım ederler. Sonunda tencereye ulaşırsa hediye onun olur. 
*** 
Uluslararası bilinç, hak ve özgürlükler, çeşitlilik gibi temalar dile geldiler, bir çocuğun merak duygusu ve yaratıcılığıyla buluşup dünyayı gezdiler, bir dolu mektupla da döndüler. Şimdi Sarp’ın sayesinde dünyanın oyunu önümüzde. Yaşasın oyun oynamak! 
*** 
Sarp günlerdir heyecan içinde. Dünyanın dört bir yanına mektuplar gönderdi. Şimdi ise mektup arkadaşlarından yanıt alma zamanı. İşte postacı geliyor. Bakalım çantasından neler çıkacak? Acaba Sarp hangi oyunlarla tanışacak?   
Uzaklardan gelen yepyeni oyunlarla neşelenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88850</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac7b259-c678-4609-bee7-9c5d1f99525a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Bilinçleninceye kadar asla isyan etmeyecekler ama isyan etmedikçe de bilinçlenemeyecekler.” 
 “Özgürlük, iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Buna izin verilirse gerisi gelir.” 
George Orwell’ın, Nazizm ve Stalinizm’in benzer tehditleri üzerine yıllarca düşündükten sonra, 1949’da totalitarizme karşı bir uyarı olarak yayımladığı ve 1984’ün bir öngörüsü olan kitabı, günümüzde dahi tüyler ürpertici yönüyle insanları düşünmeye sevk ediyor. 
Yönetimin dayattığından farklı bir biçimde düşünme cesaretinin işkenceyle ödüllendirildiği; insanların günün her anında, her yerde izlendiği; geçmişin, yönetimin çıkarları doğrultusunda yeniden yazılabildiği ve parti propagandalarının düşünce ve ifade özgürlüğünün önüne geçtiği bir devlet tasviri, hesap veremeyen hükümetlerin yaptığı kötülüklerin akılcı bir hatırlatmasıdır. 
Kitapta sıkça rastlayacağımız Büyük Birader, Çiftdüşün, Düşünce Polisi gibi kavramlar; modern, sosyal ve politik istismarların simgeleri olarak değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88851</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96746643-fc1f-4d62-801f-17374824438f.jpg</image:loc>
            <image:title>Burcunuza Göre Olumlama Terapisi</image:title>
            <image:caption>İçten edilen niyet ve kabul, her işin olmazsa olmazıdır. Bireyin kendini kabul etmesi, sevmesi, kendini iyileştirebilmek için çabalaması, yaşamının gidişatını belirleyen en önemli unsurlardır.
Burcunuza Göre Olumlama Terapisi kitabı, her bireyin etkilendiği burç enerjisine göre yaşamını şekillendirmesi; aşkı, sağlığı, parayı, bereketi ve kariyeri yaşamına davet edebilmesi için gerekli bilinçaltı olumlama metinlerini içermektedir. Bu olumlama metinleri sayesinde bilinçaltınızdaki negatif kodlardan kurtulacağınız gibi sizi ferahlatacak ve huzura kavuşmanıza vesile olacak yeni bilinçaltı kodlarıyla da tanışma imkânı bulacaksınız.
Bu kitapta; insanın davranışları ile zihninin uyumsuzluğu arasındaki mevcut yarışı zihin gücünün kazandığına hayretle tanıklık edeceğiniz hikâyelere rastlayacaksınız. Aynı zamanda kendi burcunuza özel olarak hazırlanmış iş, kariyer ve bereket olumlamaları; sağlık olumlamaları; aşk ve ilişki olumlamaları ile yaşamınızın iplerini bilinçaltınızdan arındırarak yeniden kendi ellerinize alabileceksiniz; üstelik de daha pozitif bir biçimde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88852</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0e215b-b4d3-4a29-8956-e6aa6f246f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Bedeli</image:title>
            <image:caption>Siz plan yaparsınız fakat hayat bambaşka bir yönde ilerler. Hayatta yaşadığınız her şeyden, verdiğiniz her karardan sorumlu olduğunuz gibi bu yaşadıklarımızın sonuçları da bir şekilde karşınıza çıkacaktır. 
Mikhael de bunu biliyordu ve bu düşüncelerle cezaevindeki penceresinden bakarken kızının başından kurşunlandığını gördü. Hatalarının bedelini işte tam da şimdi ödüyordu. Özgürlüğün Bedeli yazarın gerçek bir hayattan yola çıkarak yazdığı bir roman. Bu romanda yaptıklarının bedelini özgürlüğüyle ödeyen ve özgürlüğünü tekrar kazanmak için direnen bir adamın ve o adamın ailesinin hikayesini okuyacaksınız. Yazar hikâyeyi birinci ağızdan dinlediği için dönemin sorunlarını da çarpıcı bir şekilde ele almıştır. Okurken yaşamınızı sorgulatacak ve her hatanın bedeli olduğunu anlatacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88853</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c5ff52-bb5a-4128-baae-c0faf8b652f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Öpücük</image:title>
            <image:caption>Joe Malone ile Kylie Masters, hiç beklemedikleri bir anda hayatlarının en harika öpücüğünü paylaşırlar. Ancak Joe ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranır ve Kylie, onu aklından çıkarmak zorunda kalır. Başarılı da olur, ta ki bir iyiliğe ihtiyaç duyana kadar… Genç kadın için çok değerli olan bir heykel çalınmıştır ve ona yardımcı olabilecek tek kişi, benzersiz iz sürme yetenekleri olan Joe’dan başkası değildir. Kylie için Joe’yu boğmadan veya onun baştan çıkarıcı cazibesine kapılmadan heykeli bulmanın 
vakti gelmiştir. 
Joe o öpücüğü tüm detaylarıyla hatırlamasına rağmen Kylie’yi aramaz, çünkü sonsuza kadar sürecek bir aşk yerine, sadece eğlenceli anların peşindedir. Ancak genç adam ne yapması gerektiğini bilse de kalbi söz dinlemiyordur. 
Kylie ile Joe hayatlarının avına çıkarken birbirleriyle ilgili şaşırtıcı şeyler keşfedecek ve “o öpücüğü” atlatmanın en iyi yolunun, aralarındaki çekime direnmeyi bırakmaları olduğunu anlayacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88854</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a73ef18-64d4-4d5e-ac5e-58aebd34050b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanç ya da İnançsızlık</image:title>
            <image:caption>Yeni kıyamet nedir? 
Tanrısız bir ahlak anlayışı mümkün mü? 
Kadınlar dini lider olamaz mı? 
Şiddet ile hoşgörüsüzlük arasındaki ilişki nedir? 
Öteki, içimizdedir! Öteki, ona nasıl davrandığımızdan, onu sevmemizden veya ondan nefret etmemizden veya ona kayıtsız kalmamızdan bağımsız olarak, içimizdedir. 
İnanç ya da İnançsızlık’ta Eco ve Martini din üzerine yeni bir tartışma zemini hazırlıyor ve bugün dahi üzerine konuşulması zor meseleleri, iki insanın birbirine karşı saygısını yitirmeden nasıl tartışabildiğini gösteriyor. Önce Liberal dergisinde yayımlanan daha sonra da kitap haline getirilen bu mektuplaşmalar, bizleri “İnananlar ve inanmayanlar arasında yeni ve ortak bir umut inşa edilebilir mi?” sorusu üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88855</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a56336-d744-462c-a0e8-eada9e728f57.jpg</image:loc>
            <image:title>İçe Dönük Olmak</image:title>
            <image:caption>İnsanların önemli bir kısmı içedönük olmasına rağmen daha iyi, daha geçerli olan kişilik dışadönüklük olarak kabul edilir. Hatta içedönüklüğün bir tür kişilik bozukluğu, psikolojik rahatsızlık olarak görüldüğü bile olur. Oysa bunlar bütünüyle kültürel önyargılar ve varsayımlardır, bilimsel hiçbir temeli yoktur.
İçedönük olmak dışadönük olmak kadar doğal, insani bir karakter olduğu gibi büyük sanatçıların, yaratıcıların çoğunluğu içedönüktür. Yani insanın bu dünyada yarattığı güzelliklerin çoğunu üreten kişilik yapısını neredeyse bir hastalık gibi görmenin kendisi bir sorundur. İçedönük olduğu halde dışadönük olmaya zorlanan, mutlu ve başarılı olmak için buna mecbur olduğunu düşünerek hayatı berbat olan o kadar çok insan var ki…
Psikolog Laurie Helgoe işte bu durumu ele alıyor ve genel kabul gören yanlışları sergilerken içedönüklerin gerçekte nasıl bir güce sahip olduklarını da gösteriyor.
İçedönük olmak bir sorun değil bir fırsattır; dezavantaj değil avantajdır; zayıflık değil güçtür. İçedönük olmaktan adeta utanan, dışadönük gibi davranmak için kendisini zorlarken kaçınılmaz olarak kendisi olmaktan çıkan ve istediği gibi bir yaşam sürdüremeyenler için bu kitap yeni bir hayatın başlangıcı olacaktır; elbette iç huzura, mutluluğa, esenliğe doğru…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88856</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90317317-bc2e-40cc-a03a-61009609164d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlıkarıncaları Affediyorum</image:title>
            <image:caption>İnsanı eksilten kaybedişleri değil, zannedişleridir. 
 
Doğduğunda zihninde tek bir oda vardı; yalnızlığının odası, tıpkı senin gibi. Zamanla annesine, babasına, sevdiklerine, hatta sevmediklerine; sesini duyan, onu gören, hisseden herkese ayrı ayrı odalar inşa etti… Tıpkı senin gibi. Her odanın içine anılarını sığdırdı; eşyaları, anlamları, sevinçleri, hüzünleri, ilkleri, sonları… Aynı senin gibi. İnsanlar kayboldukça odalara girmeye çekindi, gerçeklerle yüzleşmekten kaçındı, dehlizlerini kilitledi, yalnızlığının odasına çekilerek unutmaya çabaladı ve belki de alıştı… Yine senin gibi. 
 
Mevsimler... Mevsimler geçti... 
 
Gün geldi, odaların kapıları kendi iradeleri dışında ansızın açıldı ve unuttuğunu sandığı geçmişi yüzünde, anıları avuçlarında, herkes karşısındaydı... Senin, benim, onun… herkesin elbet bir gün yaşayacağı o an gibi. Bu kitap işte o anımızın hikâyesidir. 
 
İnsanın yolu, cesareti kadardır. 
 
Gülnihal Hanım&apos;ın Ezrak, Ferhunde, Dildade ve diğer karakterler üzerinden oluşturduğu mistik yolculuğu vasıtasıyla hiç anlatılmamış olanı gözler önüne seren eser, hayatın yanılgılardan ibaret olduğunu anlayan herkese tatlı ama bir o kadar hüzünlü bir cesaret veriyor. 
 
Kafamdaki Fillerin Hepsi Mavi isimli eseriyle tanınan Murat Gülen, Atlıkarıncaları Affediyorum romanıyla bir kez daha okurların zihnine konuk oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88857</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344fbfac-4d9c-4814-b19b-a6e274217004.jpg</image:loc>
            <image:title>Saat Sekizde Gemide</image:title>
            <image:caption>Gemi yolcusu kalmasın!  
Tüm hayvanların dikkatine: randevu saat sekizde gemide!  
Tufan başlıyor, Nuh’un gemisinde her türden sadece iki hayvana yer var.  
Peki gemiye iki yerine üç penguen binerse ne olur? Tabii ki büyük bir karmaşa!  
İki büyük penguen, bir küçük pengueni arkalarında bırakmak istemeyince akıllarına dâhiyane bir fikir gelir ve sonra olanlar olur!  
Zürafaları denizin tuttuğu, çıngıraklı yılanların gizli gizli kâğıt oyunu oynadığı, antilopların aslanlarla yan yana uyumak zorunda kaldığı, karıncalardan birinin eşini kaybettiği macera dolu bir yolculuk bu!  
Çocuk oyunları dâhil pek çok tiyatro eserinin yaratıcısı yazar ve yönetmen Ulrich Hub’dan, tiyatroya da uyarlanmış müthiş bir öykü. Her yaştan okur için tam bir gülme terapisi! Jörg Mühle’nin okuma keyfini taçlandıran çizimleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88858</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98dc25b3-3a8d-417b-90b4-3c7a640b17dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademisyen Anne-Babaların Gözünden Çocukların Dünyası</image:title>
            <image:caption>1.Çocuk ve Bilim 
2.Çocuk ve Felsefe 
3.Çocuk ve Toplumsal Cinsiyet 
4.Çocuk ve Yabancı Dil 
5.Çocuk ve Müzik 
6.Çocuk ve Ses 
7.Çocuk ve Beslenme 
8.Çocuk ve Resim 
9. Çocuk ve Din 
10.Çocuk ve Pazarlama 
11.Çocuk Tekstil 
12.Çocuk ve Finans 
13.Çocuk ve Psikoloji 
14.Çocuk ve Disiplinlerarası Eğitim 
15.Çocuk ve Matematik 
16.Çocuk ve Oyun Teorisi 
17.Çocuk ve Mimarlık 
18.Çocuk ve Küreselleşme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88859</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4dcc86-63bd-4d51-a10c-f9be06f751c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu</image:title>
            <image:caption>“Tam üç milyon yıl önce, ormanın derinliklerinde güneşli bir günde hava birden karardı. Yumuşak toprağın üzerine bembeyaz karlar yağdı. Çiçekli böcekli topraklar yerini buzlara bıraktı. Dünyanın öbür ucundaki Gacagucu, toprağın altında kaldı. Büyük bir buz kütlesi, bedenini kuşattı”
Sinan Yaşar, Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu kitabıyla minik okurları hayvanlarla dolu esrarengiz bir maceraya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88860</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c3d8f5-25e3-4d0d-98c5-cfe7c3f9ef71.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi-Bektaşi Öğretisinde Ahlak Eğitimi</image:title>
            <image:caption>I.Bölüm – Ahlak Ve Eğitim 
1.Ahlak ve Eğitim Kavramları Üzerine 
2.Din-Ahlak İlişkisi ve Ahlakın Evrenselliği Meselesi 
3.İslam Ahlakı 
4.Ahlak Eğitimi 
 
II.Bölüm – Alevi-Bektaşi Öğretisinde Eğitim 
2.Bir Öğretici Olarak ‘Dede’ ve ‘Dedelik Makamı’ 
3.Öğrenen Konumunda: Talib/Mürid 
4.Bir Eğitim ve Öğretim Mekanı Olarak Cemevi 
5.Alevi-Bektaşi Öğretisini Besleyen Kaynaklar 
6.Alevi-Bektaşi Öğretisini Besleyen Yazılı-Klasik Kaynaklar 
7.Alevi-Bektaşi Klasiklerinde Öğretim Yöntemleri 

III.Bölüm – Alevi-Bektaşi Öğretisinde Ahlaki İlkeler 
1.Dört Kapı Kırk Makam Öğretisinde Ahlaki İlkeler 
2. Ahlaki Bir İlke: ‘Eline, Diline, Beline Hakim Olmak’ 
3.Üç Sünnet Yedi Farz İçinde Ahlaki İlkeler 
4.Ahlaki ve Sosyal Açısından Musahiplik Kurumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88861</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7e4b4f-b96e-4b20-98bb-a240a7e55af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi Derslerinde Özel Öğretim Yöntemleri Kullanılmasının Etkililiğinin İncelenmesi: Bir Meta Analiz Çalışması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1.Giriş 
2.Genel Bilgiler 
3.Materyal Ve Metot 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88862</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f845a9e3-4886-4f03-ab74-7b776fd7e3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Budalaların Şerefine - Gürciyev ve Performans</image:title>
            <image:caption>Gürciyev, “93 Harbi” diye geçen Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisi altında, Kapadokyalı bir saz şairinin oğlu olarak, ailecek göç ettikleri Kars şehrinde büyüyüp yetişir. Tahminen 18 yaşındayken çıktığı yirmi yıllık muammalı bir yolculuğun ardından önce Moskova sonra Tiflis ve İstanbul derken sonunda Avrupa’nın yolunu tutup Paris’i kendine yurt edinir. Zihin, beden ve duygu bütünlüğü ideali ve yeni insan, yeni bir evrensel dil ve sanat şiarıyla geliştirdiği Metodu ve öğrencilerine komünal bir çalışma düzeni, ortak bir yaşam alanı sunan Enstitü ortamıyla, çok geçmeden etkisini okyanus ötesinde de hissettiren bir çekim merkezi haline gelir. Estetik değer, kişisel beğeni ve kültürel formasyon etrafında gelişen alışkanlıkları, kemikleşen önyargıları kırmayı amaçlayan özgürleştirici sanat anlayışıyla, dönemin avangart sanatçıları arasında da yankı bulur. Thomas de Hartmann ile birlikte yürüttüğü deneysel müzik çalışmaları, sanatın üretim ve alım süreçlerini tersyüz ederek icracıyı da izleyiciyi de o konforlu alanından çıkaran, disiplinlerarası olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları, Avrupa’da performans sanatının erken dönem örneklerini anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları barındırır.
Hale Birgül Akçakmak, daha düne kadar Türkiye’de akademik camiada bile bir meczup olarak görülen ve dünyada da sıklıkla belli aidiyetler içerisine sıkıştırılan Gürciyev’in, öğretisinin beslendiği ezoterizmi yadsımayan ama onun ötesinde, dışa kapalı değil, aksine kategori dışı taraflarıyla tüm okumalara açık, karşılaştırılabilir bir yönünü ortaya koyuyor: performans sanatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88863</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b97d7ba-90b6-4385-838a-728fe8c34a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya ve Türkiye Ekonomisinin Dünü, Bugünü ve Yarını</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1873-96 Depresyonu’nun Tarihsel Arka Planı, Etkileri ve Küresel Ticaret Politikalarına Yansımaları 
Dönüşümün Eşiğindeki Küresel Parasal Sistem ve Yarattığı Büyük Kriz 
Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikalarının Gelişimi: Türkiye’nin Küresel Konumu Üzerine Bir Değerlendirme 
Finansal Kriz mi Sağlık Krizi mi? Türkiye’nin Ödemeler Bilançosuna Etkileri Açısından Bir Değerlendirme 
Dünya’da ve Türkiye’de Enerji Piyasalarının Dünü Bugünü ve Yarını Türkiye’nin Gelecek 11 Ülkeleri Arasındaki Makroekonomik Performansının Değerlendirilmesi 
Türkiye’nin Dış Ticaretinin Bölgesel ve Sektörel Açıdan İncelenmesi 
Türkiye’de  Eğitim-İşsizlik İlişkisi: 2000’li Yıllarda Üniversiteli İşsizliğin Analizi 
2000’li Yıllardan İtibaren Türk Bankacılık Sektörünün Gelişimi ve Geleceği 
Süreklilik ve Değişim Bağlamında Türkiye’de Kapitalizm 
Türkiye’de Bilgi Dışsallıklarının İmalat Sanayi İstihdam Artışı Üzerine Etkisi  
Sağlık Krizinden Küresel Sistematik Ekonomik Krize: Covid-19 Pandemisinin Uluslararası Ticarete Etkisi 
Girişimcilik Kavramı ve Girişimciliğin Ekonomilerdeki Yeri ve Girişimcilik Endeksleri İlişkisi 
An Analysis for a Sustainable Growth Based on Environmental Factors &amp; Okun Law Regarding Turkey 
Katılım Bankalarının Finansal Performanslarının Sezgisel Bulanık ARAS Yöntemi ile İncelenmesi: 2016-2019 Dönem Analizi 
Blockchain Technology and Commercial Bank Cryptocurrencies 
Finansal Küreselleşme Çağında Modern Merkez Bankacılığı ve TCMB: Görüşler ve Gündem 
Bankacılık Alanında Dijital Teknoloji Kullanımı: Bankacılığın Bugünü ve Yarını   
Middle Income Trap: Evidence From Nonlinear Unit Root Test</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88864</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16173c8c-1936-45ba-baf6-6612257becab.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Düşü</image:title>
            <image:caption>Ankara’yı mesken tutmuş martılardan Galapagoslu Yalnız George’a, Tarlabaşı’nın karanlık köşe bucaklarından Balat’ın ayazmalarına, büyük kentin kalabalığındaki kimsesizlerden aynı şehrin sokaklarında kendi cemaatini oluşturmuş, kulağı küpeli köpeklere… Gerçeküstü bir düşten, rengârenk dokuz sahne.
Elvan Çubukçu yeni kitabı Köpek Düşü’yle öyküdeki yerinin kalıcı olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88865</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4669e16-b0e2-4152-9f82-c1f4ec8ebc39.jpg</image:loc>
            <image:title>Family Businesses: Business Models &amp; Strategies</image:title>
            <image:caption>Part One – Introduction to Family Businesses 
 
Part Two – Challenges in Family Businesses 
 
Part Three – Entrepreneurship and Institutionalization in Family Business 
 
Part Four – Marketing Strategies in Family Business 
 
Part Five – Family Business Strategies in Different Aspects</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88866</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca6c51e-2684-453d-894d-a0dccda90942.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi, Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Turizm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
İktisadi Yönleriyle Turizm 
İkinci Bölüm 
Sosyal Yönleriyle Turizm 
Üçüncü Bölüm 
Kültürel Yönleriyle Turizm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88867</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6da20be5-eae4-4730-8551-c1f54666f04e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finans Sisteminde Sukuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – İslami Finans Sistemi 
İkinci Bölüm – İslami Finans Sisteminde Sukuk 
Üçüncü Bölüm – Sukuk İhraç Süreci 
Dördüncü Bölüm – Sukuk Türleri 
Beşinci Bölüm – Dünyada Ve Türkiye’de Sukuk Piyasaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88868</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc712d97-b64a-49b1-88da-d2da45fe44e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi Bakımından Yerel ve Küresel Ölçekte Düşünceler ve Kurumlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Kentsel Hizmetler/İşlevler Açısından İklim Değişikliği Riskleri ve Halk İhlalleri 
Yeni Kamu İşletmeciliği Yaklaşımının Hayata Geçirilmesinde Ombudsmanlık Kurumu 
Gelenekten Moderniteye: İslam Kentlerinin Dönüşümü 
İçsel Motivasyon ile Duygusal Bağlılık İlişkisi Üzerine Bir Alan Araştırması: Bitlis Eren Üniversitesi İdari Personeli 
Kamu Yönetiminin Denetiminde Ombudsmanlığın Rolü: İskandinav Ülkeleri İle İlgili Bir İnceleme 
Türk Kamu Yönetiminde Yeni Bir Kurum: Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkalığı Yapısı, Sorunları ve Çözüm Önerileri 
2002 Sonrası Türkiye’de Siyasal Partilerin ve Parti Sisteminin Dönüşümü 
İsveç Örneği Üzerinden COVID-19 Salgını İle Mücadele Süreçlerinin Malthus Teorisi Açısından Değerlendirilmesi 
Doğrudan Yerel Katılım: Mahalle Meclisleri Üzerine Bir Çalışma 
Kurumsal İmaj Oluşumunda İnsan Kaynağının Rolü 
On Birinci Kalkınma Planında Dirençli Kentler 
Türkiye’de Kamu Harcamalarının Sınıflandırılması: Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Kapsamında Analitik Bütçe 
Türkiye’de Çıkarılan İmar Aflarının Kentleşmeye Olumsuz Etkileri 
Kamu Yönetimine Özgü Kavramların İlköğretim Ders Kitaplarında İncelenmesi 
Yeşil Büyüme’nin Gerçekleşmesinde Ekolojik Köy ve Lojistik Köy Anlayışının Katkısı
Türkiye’nin Uluslararası Göç Politikası Bağlamında Suriyeli Göçmenlerin Uyumu 
Kamusal Alanda Kumasal Faaliyetler 
“Neo” Perspektiften Yönetim-Siyaset Dikotomisini Yeniden Okumak 
Yeni Hükümet Sisteminin Kamu Politikası Aktörü: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları 
Çağdaş Kamu Yönetiminin Temel Odağı: Kamu Yararı Sağlamak mı ? Kamu Değeri Yaratmamak mı? Kamusal Bir Denetim Aktörü Olarak Ombudsman: Türkiye Örneği 
Pandemi Süreci Bağlamında Seçili G20 Ülkelerinin Uyguladıkları Sosyal Politikaların Değerlendirilmesi 
Türkiye’de Kamu Kurumlarında Çalışan Kadınların Karşılaştığı ‘Cam Tavan’ Sendromu ve Algısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88869</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e4f705-4db6-4950-a27c-6906052afc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Arap Dünyası’nın bugününü ve geleceğini anlamanın anahtarı, geçmişinin kilidini açmaktır. John McHugo okuyucuyu, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze dek uzanan siyasi, sosyal ve entelektüel Arap tarihi yolculuğuna çıkarıyor. 
Bu çalışma, Hz. Muhammed’in misyonunu, İslamiyet’in yayılışını, Orta Çağ’da ve günümüzde yaşanan ihtilafları, yabancıların hâkimiyetinden kurtulma mücadelesini, İslamcılığın yükselişini ve diktatörler çağının sonunu kapsamaktadır. 
Arapların Kısa Tarihi, Arap dünyasının bugünkü halini nasıl aldığını, değişimin neden kaçınılmaz olduğunu ve Arap Baharı’nın ertesinde bu coğrafyayı hangi seçeneklerin beklediğini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88870</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754f081f-2c3d-4ad8-8fee-347becf88c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Spora Katılım Sürecinde Okul Sporlarının Önemini Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Giriş 
2.Genel Bilgiler 
3.Materyal Ve Metot 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88871</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0e1e72-9299-4b8e-8da4-001a3b8a5397.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik İnsan Kaynakları Yönetiminde Duygusal Emeği Anlamak</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Duygusal Emek 
2.Duygusal Emekle İlgili Temel Yaklaşımlar 
3.Duygusal Emeğin Öncülleri: Bireysel Ve Örgütsel Faktörler 
4.Duygusal Emek Stratejileri 
5.Duygusal Emek Davranışlarının Yol Açtığı Sonuçlar 
6.Kişilik Ve Duygusal Emek İlişkisi 
7.Örgütsel Güven Ve Duygusal Emek İlişkisi 
8.Örgütsel Bağlılık Ve Duygusal Emek İlişkisi 
9.Tükenmişlik Ve Duygusal Emek İlişkisi 
10.İşten Ayrılma Niyeti Ve Duygusal Emek İlişkisi 
11.Personel Güçlendirme Ve Duygusal Emek İlişkisi 
12.Stres Ve Duygusal Emek İlişkisi 
13.Sonuç Ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88872</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca033f1f-58a7-4a98-aac6-8e12a68e7183.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Destinasyonu ve Yönetim Yaklaşımları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BÖLÜM 1 – Turizm Destinasyonu 
1.1.Turizm Destinasyonu 
1.2.Turizm Destinasyonunun Özellikleri 
1.3.Turizm Destinasyonu Türleri 
1.4.Turizm Destinasyonunun Paydaşları 
1.5.Turizm Destinasyonu Gelişim Süreci 
BÖLÜM 2 – Turizm Destinasyonu Yönetim Yaklaşımları 
2.     
2.1.Turizm Destinasyonu Yönetim Yaklaşımları 
2.2.Turizm ve Örgütlenme 
2.3.Dünya’da Turizm Örgütü Örnekleri 
2.4.Avrupa’da Turizm Örgütü Örnekleri 
2.5.Türkiye’de Turizm Örgütü Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88873</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d996b009-47eb-4f6e-84c4-9a09dd176e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Malikâne Çiftliği’nin sakinleri olan hayvanlar isyanda! 
Yaşadıkları kısa ve âdeta birer köle gibi çalışmakla geçen bu acınası hayat artık onları mutlu etmiyor. Boğaz tokluğuna, güçlerinin son damlasına kadar çalışarak geçen bu hayattan fazlasını istiyor hayvanlar. Onları bu zorlu koşullarda yaşamaya mahkûm eden insanlardan kurtulmak, birlikte çalışarak üretmek ve ürettiklerini eşit olarak paylaşıp mutlu ve tatminkâr bir hayat sürmek var düşlerinde. 
Ama o gün geldiğinde ve düşleri gerçeğe dönüşüp Hayvan Çiftliği’ni kurduklarında değişen başka şeyler de olacak. 
İlk olarak 1945 yılında İngiltere’de yayınlanan ve hem George Orwell’ın hem de siyasi hicvin en bilinir romanlarından biri hâline gelen Hayvan Çiftliği, mecazi bir dille kaleme alınmış bir kısa romandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88874</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/831e7b2f-9207-4b11-9311-dfbbea7265f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Yönleriyle Teoride Finans ve İktisat</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
İktisat Kuramlarında Finansal Serbestleşme: Ortodoks ve Heterodoks Yaklaşımlar 
 
Finansal İnovasyonlar ve Piyasadaki Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Kuantum Finans Teorisine Genel Bir Bakış 
 
Finansallaşma Teorisi ve Dijitalleşme 
 
Finansal Sadakatsizlik 
 
Oligopol Oyunları: Cournot ve Bertrand Rekabet Modeli 
 
Finansal Sistemde İçgüdüsel Tepki (Hayvansal Güdüler) 
 
Finansal Hizmetler Sektöründe Dijital Dönüşüm: Blokzincir Teknolojisi 
Bankacılık Sektöründeki Sözleşmelerde Bilginin Rolü 
 
Sermaye Yapısı Kararlarını Açıklamada Geleneksel Yaklaşımlar ve Modern Teoriler 
 
İktisadi Düşüncenin Gelişim Sürecinde Vergi Kavramı ve Vergi Politikasının Dönüşümü 
 
İktisadi Düşünce İçinde Faiz Kavramının Kullanımı ve Faiz Kavramının İktisat Teorilerindeki Yeri 
 
Evrimci Ekonomik Coğrafya ve Yeni Yapısalcı İktisat Perspektifinde Ürün Uzayı Yaklaşımının Yeri ve Önemi 
 
Yeşil Finansın Dünyadaki Gelişimi ve Yeşil Finansal Ürünlerin Kullanım Alanları Üzerine Bir İnceleme 
 
Küresel Ekonomi-Politik Düzenin Baş Ağrısı: ‘Batmayacak Kadar Büyük’ Finans Kurumları 
 
Küreselleşme Sürecinde Nedenler ve Önlemler Çerçevesinde Çocuk İşçiliği Realitesi 
 
Finansal Serbestleşme ve Finansal Krizlerin Yol Açtığı Sorunların Çözümünde Finansal Sektöre Yönelik Vergilerin Değerlendirilmesi 
 
Türkiye’de Servet Vergilerinin Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Sürdürülebilir Kalkınma Türkiye’de Uygulanabilir mi? 
 
Türkiye ile BRICS Ülkelerinin Bilgi Ekonomisi Göstergelerinin Karşılaştırılması 
 
Finansmana Erişimde Kredi Garanti Fonu’nun Rolü Vekalet Kuramı ve Hisse Senedi Piyasalarındaki Yansımaları 
 
Türkiye’de Bitkisel Üretimi Artırmak İçin Teknoloji Kullanımı 
 
Credit Rationing in Participation Banks: Evidence from Turkey 
 
The Evaluation of Welfare State Models in tha Context of OECD Better Life Index</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88875</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc1d43f-c895-4da9-922b-cd76ff75c6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal, Uluslararası ve Küresel Ölçekte Finans Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Risk-Adjusted Performance of Mutual Funds, Evidence from Bursa 
 
Green Bonds as Investment Vehicle: An Empirical Analysis 
 
Merkez Bankası Dijital Parası: Geleceğin Parası (mı?) 
 
Kripto Para Piyasasında Asimetrik Nedensellik İlişkisi: BTC, ETH, XRP, LTC Örneği 
 
Gelişmiş ve Yükselen Piyasa Para Birimleri Bağlantılılığı: Yayılım Endeksi Yaklaşımı 
 
Makroekonomik Göstergelerin Sermaye Piyasası Gelişmişliği Üzerindeki Etkisi: Yeni Sanayileşen Ülkelerde Bir Uygulama Döviz Kuru Oynaklığı ve Para Arzı Arasındaki İlişki: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Çalışma 
 
İslami Finans Endeksi: Uluslararası Bir Sıralama 
 
İslami Bankacılığın Gelir Eşitsizliği Üzerindeki Etkisi 
 
Bireylerin Katılım Bankacılığı( İslami Bankacılık) Tercihlerini Etkileyen Faktörler 
 
Katılım Banka Çalışanlarının Finansal İyilik Hali Finansal Okuryazarlık ve Satın Alma Davranışında Nasıl Rol Oynar? 
 
Bankaların Finansal Başarılarının Ölçülmesi Üzerine CRITIC Temelli ARAS ve COPRAS Yöntemleri ile Karşılaştırmalı Bir Analiz 
 
Ulusal ve Uluslararası Faiz Kararı Duyurularının Borsa Endeksleri Volatilitesine Olan Etkisi 
 
Türkiye’de Bankacılık Açısından Piyasa Disiplini 
 
Türk Bankacılık Sektöründe Likidite Tamponlarının Belirleyicileri 
 
Küresel Finansal Kriz Sonrası Banka Karlılığının İçsel Belirleyicileri: Türk Mevduat Bankaları Üzerine Bir Araştırma 
 
Finansal Kuznets Eğrisi İlişkisinin Analizi: Türkiye Örneği 
 
Yönetim Kurulu Kalite Endeksi ve Finansal Performans İlişkisi 
 
Marka Değeri ile ilişkili Ölçütlerin Belirlenmesine Yönelik Bir Analiz: Brand Finance Turkey Örneği 
 
Firmaların İflas Etme Riskleri ve Halka Açıklık Oranları Arasındaki İlişki: Borsa İstanbul Örneği 
 
İşletme Sermayesinin Etkinliğinin Ölçülmesi ve BİST’de Bir Uygulama 
 
Portföy Optimizasyon Kodlaması: Pseudo Kodla Excel Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88876</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42070cc9-fe72-4baf-afce-6b4e8419a63f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal, Uluslararası ve Küresel Ölçekte İktisat Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Trade Structure and Trade Flows of Turkey: A Gravity Model 
 
Dynamics of Inclusive Economic Growth in the Central and Eastern Europe 
 
The Effect of Financial Development on Income Inequality for the Selected Country Group 
 
Financial Stability and Financial Regulation: An Analysis on Fragile Eight Countries 
 
Davranışsal İktisatta Gizli Tuzaklar Üzerine Görgül Bir Araştırma 
 
Ekonomik Büyüme ve İşsizliğin Cari Açık Üzerine Etkisi 
 
Euro Borç Krizi Sonrası Dönemde Avrupa Bölgesinde Kamu Harcamaları  ve Gelirleri Arasındaki İlişkilerin Panel Nedensellik Yaklaşımları ile Analizi Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Ar-Ge Çalışmalarının Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı Üzerindeki Etkileri: Yükselen Piyasa Ekonomileri İçin Panel Ardl Analizi 
 
Sağlık Hizmetleri Talebinin Araştırılması: Azerbaycan Üzerine Bir Uygulama 
 
Siyasi ve Politik İstikrarsızlıkların Dış Ticaret Üzerindeki Etkisi: 1984-2015 Dönemi Türkiye Uygulaması 
 
MENA Ülkeleri İçin Reel Gelir Analizi 
 
Uluslararası Rezerv Birikimi Türkiye’de Özel Sabit Yatırımları Dışlıyor mu ? 
 
Türkiye’ye Yapılan Doğrudan Yabancı Yatırımların Yerli Üretim İndeksi ve Krediler ile Net Dış Varlıklarla İlişkisi 
 
Türkiye’deki Karbondioksit (CO2) Emisyonunun ANFIS Yöntemi ile Tahmin Edilmesi 
 
Türkiye’deki Elektrik Enerjisi Kullanımı ile İktisadi Büyüme Arasındaki İlişki: Johansen Eş-Bütünleşme ve Granger Nedensellik Analizi 
 
Okun Yasasının Geçerliliğinin Sınanması: Türkiye Ekonomisi Üzerine Ekonometrik Bir Analiz 
 
Yükseköğrenim ve Ekonomik Büyüme: Türkiye Üzerine Bir Eşbütünleşme ve Granger Nedensellik Analizi 
 
Yükseköğretim Mezunu Kadınlarda İşsizlik Histerisinin Araştırılması: Türkiye Örneği 
 
Hukukun Üstünlüğü ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: OECD Ülkeleri için Ampirik Bir İnceleme 
 
Üniversite Öğrencilerinin Tüketici Davranışlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Iğdır Üniversitesi Öğrencileri Üzerine Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88877</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d778a08-360d-4744-865f-0c2a08e530b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerif Hayvanlar Aleminde - Renkler Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yağmurlu bir günde haydi ormanda keyifli bir yürüyüşe çıkalım.   Islak toprağın kokusunu içimize çekelim. Rengarenk tabiatı, sevimli hayvanları ve  doğayı bu harika kitapla keşfedelim.    Şerif Hayvanlar Âleminde Renkler Kitabı, sevimli hayvan çizimleri, canlı renkleri ve şiirsel hikayesiyle miniklerin zihinsel gelişimini destekler. Yeni kelimeler öğrenmesini sağlar ve dil gelişimini hızlandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88878</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c9802c-4d74-434c-bbe4-54e08eebbe1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lüpen - Oyuk İğnenin Esrar</image:title>
            <image:caption>O, kurnaz, yakışıklı, türlü zorlukların içinden sıyrılıp çıkmayı başaran, hazır cevap bir suç dehası! 
O, polisi parmağının ucunda oynatan cesur bir antikahraman...
O, klasik kötü karakter klişelerini yıkıp geçen, dünyanın en centilmen hırsızı!
O, Arsen Lüpen!
Bir silah sesiyle başlayan ve Rubens’in dört yağlı boya tablosunun çalınmasıyla devam eden macerada Arsen Lüpen, kendisini yakalamak isteyenlerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. Dahası Sezar’dan başlayarak zamanımıza kadar süregelen müthiş bir sırrı ortaya çıkarıyor. Bu öyle bir sır ki, hem Fransa&apos;nın güçlü bir devlet olarak devamının garantisi, hem de dünyanın en büyük hazinelerinden birine açılan gizemli bir kapı...
Lüpen, bu meşhur hazineye kavuşmaya çalışırken, karşısında rakip olarak müthiş zeki bir lise öğrencisi buluyor. Üstelik ünlü İngiliz dedektif Herlock Sholmes de işin içinde... Bütün engellere rağmen Lüpen, amacına ulaşacak mı? Hayatında ilk defa ölümüne sevdiği kadına kavuşacak mı?
Klasikleşen kahramanı Arsen Lüpen’le hayal gücünün sınırlarını zorlayan Maurice Leblanc’tan, nefes kesici bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88879</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458c9b3d-0fc9-4455-bdee-22cbfe56a2f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Civanım</image:title>
            <image:caption>Bildik sandığımız; özünde hep uzak, hep ayrı kaldığımız bir dünya… 
 
Ameliyathanelerde, yoğun bakımlarda, ilkyardımlarda, curcuna içindeki poliklinik koridorlarında sesleri duyulamayan yürek vuruşları… 
 
Kurtarmaya çalışırken tükenenlerin dünyası…Açlık susuzluk dinlemeden sabahlayanlar; haftalarca, aylarca evinden, çoluk çocuğundan, sevdiklerinden ayrı kalanlar… 
 
Hiç tanımadığı hemcinsleri için kendi sağlığını hiç sayanlar, sessiz bir yıldız gibi karanlığa kayanlar… 
 
Cana can katarken sararan fotoğraflar; tarihin ve hayatın nankör loşluklarında solanlar… 
 
Ne alkış, ne verilecek üç kuruş söndüremez onların yürek yangınlarını; dolduramaz geride kalan boşluklarını… 
 
Kulak verelim hele, bir dinleyelim, geçmişten bugüne, bugünden geleceğe… 
 
Sağlığın ve sağlık uğraşının o öteki yüzü… 
Göğüs etlerinde hep insan resmi iğneli; ak önlüklerin öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88880</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6aa37bb-f7bc-4141-8f48-994b6a01767f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöplük Sözlük</image:title>
            <image:caption>Latin alfabesinde öteki hiçbir dilin bilmediği bir sesi çağ­rıştırması için şekil bulmuş &quot;yumuşak g&quot; ya da Ğ... Varlığını, gerekli olup olmadığını bilmeksizin ses hafıza­mızın hiç tanımadığı varlığını görselliğine borçlu Ğ... 
İmla derslerinin olağan şüphelisi; kimi zaman suçüstü ya­pılan bir hükümlü kimi zaman görmezden gelinen, kimliği arsızca gizlenen bir gizli tanık Ğ... 
Seslerin, seslilerin ve güçlülerin arasında yok sayılmasının bedelini yabancılar arasında varlığını kanıtlayarak ödeten Ğ... 
Kimi zaman eşlik eden kimi zaman yok sayılan bir ikinci adam... 
Metaforların korkulan öznesi... 
Metafor demişken; sevdiğimizi sevildiğimizi sandığımız ayrılıkların hemen ardından varlığını bile unuttuğumuz ar­kadaşlıklar gibi Ğ... var iken anlamı olan ancak yokluğu fark edilmeyen gelip geçiveren zamana gömdüğümüz &quot;dostluklar&quot;. 
Hani onsuz yaşamımızın tatsız ve anlamsız olacağını dü­şünürken, yanı başımızda iken, araya giren zaman törpüsü­nün ve unutulmanın acısının yıpratıcılığında unuttuğu­muz; unutulduğumuz. 
Ve var iken varlığını çok az hissettiğimiz; 
Ve hep ikinci olan... Ğ, ğ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88881</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9fb492-b8f3-48a5-8e4f-bf41bc51de4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıçtaki Kelebek</image:title>
            <image:caption>Gece yatağa uzanıp gözlerimi kapattığımda karşıma geçip sanki benimle alay ediyor. Bazen boş ve anlamsız, saatlerce öylesine bakıyor. Beni görmeden kayıtsız, ilgisiz gözlerle izliyor. Her gece hep aynı hiçliği yaşatıyor bana. Sıradanlığı, yitikliği, önemsizliği… Sanki içi boş anlamsız bir varlıkmışım gibi bana bakıp gülüyor.
İçinde bambaşka bir “ben” varsa sorgulayan yargılayan; geçmişi hatırlatıp duran… İnsan nasıl hayatına devam eder?

1970’li yıllarda en ateşli ideolojik kavgaların yaşandığı günlerde çocuk olmuş, annesi ve babasının parçalanan hayatları arasında kendini bulmaya gayret eden ve eski mutlu günlerine durmadan özlem duyan bir başkahramana ve onun, sarnıcın kilitli kapıları ardında yitip giden hayatına tanıklık ediyoruz bu romanda.
İdil’in nasıl davet edildiğini ve niçin gitmeye devam ettiğini bilmediği o sıra dışı terapiler, korkuları ve boşlukları açığa çıkarıyor. Bu roman, tarihi olayların koridorlarında yürürken, içinizdeki sarnıcı bulmayı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88882</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c6fc66-4d60-4010-9a99-d5ed07d6461f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Papağan Ayo Ünlü Oluyor 2</image:title>
            <image:caption>Ünlü bir papağan olmayı kafasına koyan Ayo, bir sabah valizini toplayıp Hollywood’a doğru yola çıktı.
Bir çizgi filmde oynamayı çok istiyordu. Ancak Hollywood çok uzaktaydı. Tek başına dünyanın bir ucuna nasıl gidecekti?
Hayalini gerçekleştirebilecek miydi? Arkadaşları, Ayo’yu durdurabilecek miydi? Ama daha da önemlisi Ayo’yu durdurmak doğru bir fikir miydi? 
Hayallerinin peşinden cesurca giden Ayo’yu durdurmak yerine çok daha iyi bir plan yaptı arkadaşları. 
Zulu’nun ve arkadaşlarının eğlenceli Hollywood macerasını okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88883</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126d19f6-28f5-440c-8631-85740d123d98.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli Kanık’ın özgün yorumuyla Nasrettin Hoca’dan 70 manzum hikâye... 
“Madem ki Hoca’yı halk icat etmiş, halka benzeyecektir. Hoca’ya ait hikâyelerin, yüzyıllardır, hiç eskimeden yaşaması, onun bir halk kahramanı olmasından ileri geliyor. Hoca, gerçekten, zaafları, sıkıntıları, kusurları, korkuları, kısacası her şeyiyle, tam bir halk adamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88884</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f137944-bc17-4df6-882b-1c586b1eed3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok</image:title>
            <image:caption>Endonezya’nın bir Hollanda sömürgesi olduğu yıllarda Cava’da görev yapan bir doktorun şehirden uzak, ücra bir yerde yaşadığı yalnızlık onu zaman içinde ruhsal bunalımlara sürüklemiştir. Bir gün varlıklı bir tüccarın güzel ve kibirli İngiliz eşi kentten onu ziyarete gelir ve istediği bir müdahale karşılığında yüksek bir para teklif eder. Ne var ki, kadın bu teklifini küstahça bir tavırla yaptığı için doktor onu reddeder. Ancak daha sonra bu kararından pişmanlık duyar ve kadına duyduğu saplantılı aşk onu bir çılgına çevirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88885</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99125c19-a8ec-4004-b059-d1f72e32d62e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanin</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın son çeyreğiyle 20. yüzyılın ilk çeyreği arasındaki o kısa döneme, “çalkantı”, “değişim” dendiğinde, biz de Dünya tarihinin en önemli dönemlerinden biridir desek herhalde abartmış olmayız. Dönemin ruhunun, bütün farklılıklarına rağmen günümüzün -ileri ya da geri- yeni her şeye gebe bir Dünya’nın haliyle tuhaf benzerlikler taşıdığını düşünürsek, özellikle de edebiyat alanındaki üretimin ortalama kalitesinin ve bütün bu çalkantılardan beslenen içeriğinin de muazzam olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bu karmaşa içinde bugüne kadar binlerce yazıya konu olan Rus edebiyatı ise (Rus aydınlanması, toplumsal değişimin başdöndürücü hızı ve gücü) bir leb-i deryaydı adeta. 
O toprakların yetiştirdiği yazarlardan biri de (Mikhail Petrovich Arsybashev) Mihail Petroviç Artsıbasev’di. 1878 doğumlu Artsıbasev, Sanin adlı bu eseri kaleme aldıkları arasında en meşhuru ve ilgi çekeni olmuş, en önemli edebiyat başarısı olarak görülmüştür. Kitap yayımlanır yayımlanmaz önce Rus okurlar, ardından da Avrupa’da çevrildiği dillerdeki okurlar üzerinde sansasyonel bir etki bırakmıştır. Bu büyük romanı okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88887</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71456773-d782-4dc6-8c59-25db57c736bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılgan Şeylerin Bilimi</image:title>
            <image:caption>Soru: MUCİZE NASIL YETİŞTİRİLİR? 
İşin aslı, Bay Neely sınıftakilerden önemli bir soru bulup bilimsel yöntem kullanarak cevaplamalarını istediğinde, kastettiği  bu türden bir soru değildi. Ama Natalie’nin bitki bilimci annesi depresyonda ve Natalie için cevaplanması gereken SORU tam da bu. 
 
Fen öğretmeni yumurta atma yarışmasına katılmasını önerince Natalie, bunun tüm sorunları için mükemmel bir çözüm olacağını düşünür.  Böylece en iyi arkadaşı Twig ve yeni çocuk Dari ile takım olabilecek ve ödülü kazanırlarsa, annesini mucizevi Kobalt Mavisi Orkidelerini görmeye götürebilecektir. Tüm imkânsızlıklara rağmen hayatta kalabilen bu büyülü çiçeklerin, annesine yeniden yaşama sevinci aşılayacağına emindir Natalie. Neticede, anne babalar kırılganlaştığında onları kurtarmak çocukların görevidir, öyle değil mi? 
 
Newberry Ödüllü Tae Keller’dan umudun, sevginin ve mucizelerin bilimi üstüne büyüleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88888</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa34ca86-4a1f-4d8b-952d-67a12967af0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Çorbası</image:title>
            <image:caption>Bahçelerinden bereket taşan bir köy vardı. Fakat bu köyde her evin etrafı kalın duvarlarla çevriliydi, kimse paylaşmayı bilmezdi. Derken köye bir gezgin geldi. Cebinden bir taş çıkardı, meydanda ateş yaktı, başladı çorbasını pişirmeye. Köylüler yavaş yavaş toplandılar kazanın başına, lezzet kattılar çorbaya...

Judith Malika Liberman “Şarkılı Masallar” serisinde geleneksel masalları yeniden yorumluyor. Çok sevilen Önce Hayal’in ardından Taş Çorbası’nı da Liberman’ın anlatımı ve şarkıları ile YouTube ve SoundCloud platformlarından dinleyebilir, böylece masal anlatımı konusunda rehberliğinden ilham alabilirsiniz. Bunun için kitabın arka kapağında yer alan karekodu telefon ya da tabletinize okutmanız yeterli.

Zeynep Özatalay’ın resimleri ise kitaba eşsiz bir canlılık ve neşe katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88889</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28db7888-b3ac-44fb-b578-2d970c659f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın İyilikleri Suya Kötülükleri Mermere Yazılır</image:title>
            <image:caption>Modern hayatın koşuşturmacasında Shakespeare okumaya vakit bulamayan fakat zamansız bir kuşatıcılığın örnekleri olarak önümüzde duran eserlerindeki sanatsal dehasıyla tanışmak ve yaşamı hakkında bilgi edinmek isteyen okuyucular, bu dev söz ustasının görkemli dünyasına elinizde tuttuğunuz kitapla bir başlangıç yapabilirler.  
 
* 
Şunu iyi bil ki işine geldiğinde şeytan da Kutsal Kitap’tan örnekler verebilir. 
 
* 
Şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının. 
 
* 
Hangi garanti, hangi umut, hangi destek beklenir bu dünyadan, 
Şimdi toprak oluyorsa az önce kral olan? 
 
* 
İnsanın isteği sonsuz, elinden gelen sınırlı; arzusu uçsuz bucaksız, yapabildiği şeyse hiçtir. 
 
* 
Bu bedenin içinde bir ruh varken krallık bile dar geliyordu ona. Oysa şimdi iki adım iğrenç toprağa ne de rahat sığıyor. 
 
* 
Eski bir inanışa göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş. 
 
* 
Anlaşılan, derin kederler iyileştiriyor daha hafiflerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88890</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c549004-ff15-4707-a17d-eb6f8d96e877.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabarba</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ayrı ama aynı zamana sıkışıp kalmış insanların öyküleri... 
“Kuyruk acına bir isim takıyorsun. Kaldırımlarda dengesiz, hedefsiz, çarpık yürüyüşünü bu isme yoruyorsun. Altı gece önce kalabalıklar arasında kaldırımda yürürken önünü kesip yüzüne hırlayan o köpek için bir hikâye yazmaya çalışıyorsun. Bunu uzun zamandır seni ciddiye alan tek kişi o olduğu için yapıyorsun.” 
Kasım Hasan Ünal, anlarla örülü geçmişin, şimdiki zamana hükmeden yazgısını öyküleriyle anlatıyor. Duvarlar ve sokaklar arasında insanın kaçıp gitmek istediği yerin çoğu zaman kendi suskunluklarının olduğu gerçeği, belki de kelimeler eşliğiyle biraz daha yumuşuyor.  
Birbirinden ayrı ama aynı zamana sıkışıp kalmış insanların öykülerini anlatan bu kitabı, sayfalar arasında kendinizle buluşuyormuşçasına okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88891</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd13db49-98b9-4e25-aff8-2d1a07eea74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenomenolojik Hareket</image:title>
            <image:caption>Brentano, Husserl, Scheler, Heidegger, Sartre, Merleau-Ponty, Ricœur ve Levinas gibi ünlü fenomenolog filozoflar üzerinden ilerleyen bu çalışma, Fenomenolojik Hareketin en başından son döneme kadar olan serüvenini sunar. Fenomenolojik hareketin coğrafyası ve yöntemin esasları da 900 sayfalık bu eserin kapsamı dahilinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88892</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6cfa7fe-f19e-4972-9791-c83e6d3a7c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mutlu sonları sadece istemek yetmez, bazen onu hak etmek gerekir... Yüzyılın en iyi öykücüleri arasında sayılan, Man Booker Ödüllü George Saunders&apos;ın yazdığı Tilki 8, insanın içinde yaşadığı dünyaya yabancılaşma eğilimini irdeleyen ezber bozan bir novella.
 
Eserinde, modern toplumların insan-doğa ilişkisi bağlamında gündemden hiç düşürmedikleri çevre sorunları ve hayvan hakları gibi önemli meseleleri hicveden yazar; rant uğruna talan edilen doğal alanların ekosistem üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekiyor.
 
İnsanlığı, hem yapan hem bozan, hem seven hem kıran bir varlık olarak, kurnazlığıyla nam salmış bir hayvanın gözünden anlatan kitap; &apos;&apos;sözde&apos;&apos; girişimlerle devamlı koruma altına alındığı yinelenen doğal yaşamın planlı bir şekilde nasıl katledildiği gerçeğine de vurgu yapıyor. 

Tilki 8, diğer tilkilerden biraz farklıdır. Sürüdeki herkes de onun biricikliğinin ayırdındadır. Hayalperesttir öncelikle. Bir de delicesine meraklı! Üstelik, çat pat da olsa insan dilini öğrenmeyi başarmıştır. Hem de pencere dibinde dinlediği sevgi dolu hikâyelerden. Zihnini kurcalayan sözcüklerden aldığı cesaretle, şimdi de insanlığa dair çok özel bir şeyi daha aramaya karar vermiştir: sevgiyi. Fakat izini sürdüğü bu &apos;&apos;nadir&apos;&apos; bulunan şeyin, gerçek hayatta onu büyük hayal kırıklığına uğratacağına dair en ufak bir fikri bile yoktur...

Chelsea Cardinal&apos;ın zarif desenleriyle resimlenmiş Tilki 8&apos;in dostane öyküsü, insanların kendilerine olan özsaygılarını ve doğaya karşı sergiledikleri duyarsız tutumu sorgulatıyor.

Gözü pek bir tilkinin kendi sözcükleriyle insanlara seslenişine aracılık eden bu merak uyandırıcı eser, kalıpların dışına çıkan dilsel yapısıyla da özgürlükçü bir anlatımı benimsiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88893</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83cdbc49-120e-4aae-a3ce-b31238e3f7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Akılalmaz Yapılar</image:title>
            <image:caption>En yüksek bina rekorunu kim kıracak? Önce çamurdan evler yapıldı... Ama bunlar yağmur yağdığında yıkıldılar. Sonra mimarlar çılgına döndü; yıkılmak için dikilmiş olan tapınağı, taştan yapılmış sallanan şatoyu ve koca otoparklı iş merkezlerini inşa ettiler. Şimdi ise sınırları gökyüzü. Bu akıl karıştıran rehber şaşkın mimarlar ve kaçık inşaatçılar üzerindeki pencereyi açıyor. Big Ben&apos;i satarak kend toprak yığınını inşa eden üçkâğıtçı ve kendi binası içinde kaybolan mimar ile tanışın. Aynalarda oluşan bir evi gezin. Ayaklarının altında kapı duran bir kadınla ve buzdan yapılmış şato ile karşılaşın. Ve kendi gökdeleninizi inşa edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88895</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb1e9a1-9be1-4911-85d5-00fb42ae9718.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikosoybilim</image:title>
            <image:caption>“Üstesinden gelinmemiş travmalar, tutulmamış yaslar, ‘söylenmesi güç olanlar’, tamamına erdirilmemiş olarak kalan, kimi zaman yüzlerce yıldır devam eden ve geçmiş kuşaklar tarafından hal yoluna sokulmamış kişisel veyahut ailevi sırlar, sonraki kuşaklara aktarılabilir ve onları çeşitli, farklı düzeylerde, derinden ve bazen de trajik şekilde biçimlendirebilir.”
Klinik psikolojiden yola çıkılarak oluşturulan psikosoybilim, kuşaklaraşırı bağlantıları da içine alacak şekilde genişletilmiş psikanalize ve sosyopsikolojik genososyogram tekniğine, yani önemli yaşamsal olaylar ve bağlantılarla zenginleştirilmiş şecere bilgisine dayanır. Psikolojik sıkıntılar nedeniyle ıstırap çeken fakat ıstırabının kaynağı sırf kendi hayatının olaylarında bulunamayan kişilerin soy geçmişlerinin araştırılması ve orada kuşaklar boyunca tekrar tekrar aktarılan travmaların gün yüzüne çıkartılmasıyla ortaya çıkan ve böylece psikoloji alanında adeta yeni bir kıta keşfeden bir bilimdir.
Bugün özellikle Avrupa’da ve Amerika’da neredeyse moda haline gelen psikosoybilimin isim annesi Anne Ancelin Schützenberger’in en olgun döneminde kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitap, travmaların kuşaklaraşırı ve kuşaklararası bilinçaltı aktarımı, bilinçaltı aile sadakati, yıldönümü sendromu ve benzeri temel kavramları bilimsel bir titizlikle ve örneklerin eşlik ettiği yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88896</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080266ef-2cf7-4034-b783-9fee6424ba08.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Humaros Gezegeninde Canlı Yayın 4</image:title>
            <image:caption>Gezegenlerinde hiç ağaç olmayan uzaylılar, Mosi’yi ve diğer ağaçları kesip kendi gezegenlerine götürmek için dünyaya geldiler.
Ancak baltayı ağaca vuracakken, taşa vurdular. Uzaylılara dersini veren Zulu ve arkadaşları, onları gezegenlerine yolcu etmek istedi. Bu sırada Ayo, uzay gemisinin düğmelerinden birine bastı ve olanlar oldu. 
Zulu ve arkadaşları, uzaylılarla birlikte Humaros Gezegeni’ne doğru yola çıktılar. Humaros’ta bu kez onlar ‘uzaylı’ oldular. 
Uzaylı bir gazetecinin canlı yayınında kendilerine sorulan soruları yanıtlarken akıllarına başka sorular düştü:
Türümüz, şeklimiz, gezegenimiz farklı olsa da tüm canlıların ortak bir noktası var mıydı?
Bütün canlılar sevmeye, sevilmeye ihtiyaç duyar mıydı?
Birbirimizi sevmek için birbirimize benzememiz gerekiyor muydu?
Zulu’nun ve arkadaşlarının Humaros Gezegeni’ndeki eğlenceli macerasını okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88897</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/969dfdb8-1eda-4338-a785-b50718a182a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodhiçaryavatara - Aydınlanma Yoluna Giriş</image:title>
            <image:caption>Şāntideva (685-763): Saurāshtra’da, bugünkü adıyla Gucarat’ta Kral Kalyānavarman’ın oğlu olarak doğduğu rivayet edilir. Bihar eyaletindeki Nālanda Manastırı’nda Cayadeva’dan dersler almış ve Buddhizmin Mahāyāna kolunu izlemiştir. “Bütün Öğretilerin Kavranması” anlamına gelen Şikshāsamuççhaya, “Bütün Sūtraların Kavranması” anlamına gelen Sūtrasamuççhaya ve “Aydınlanma Yoluna Giriş” anlamına gelen Bodhiçaryāvatāra’yı yazan Şāntideva’nın amacı bir bodhisattva olarak aydınlanmaya kavuşmak, bunun için çabalarken merhamet duyduğu bütün canlıların da aydınlanmasını sağlamaktır. Yazar Bodhiçaryāvatāra’da bu amaç için diğer iki eserinde olduğundan daha fazla çabalamıştır. Bu eser birçok Buddhist sūtradan daha sonra yazılmış olsa da Buddhizme ait metinler arasında en önemlilerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88898</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ded480cf-17f2-415f-895b-92bc1d363743.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu ile Bir Madagaskar Macerası - Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Herkesin gün boyu şarkı söylediği Madagaskar&apos;ın en renkli ormanına hoş geldin!
Burada arkadaş canlısı zürafa bitti Zulu ve geveze papağan Ayo yaşıyor. Onlar birbirinden farklı ama oldukça yakın iki arkadaş.
Güzel kalpli, çalışkan, eğlenceli Zulu; gürültücü, konuşkan ve azıcık da tembel Ayo. Tabii Niru&apos;yu, Büyükbaba&apos;yı ve bilge ağaç Mosi&apos;yi unutmayalım.
Zulu ve arkadaşlarının eğlenceli hikâyesiyle gülmeye, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısın?
5 kitaptan oluşan Zulu-Bir Madagaskar Macerası Seti, seni Afrika’nın en eğlenceli hayvanlarıyla tanıştırırken aynı zamanda arkadaşlık, problem çözme, eleştirel düşünme, iş birliği gibi değer ve kazanımları da edinmeni sağlıyor.
Hadi macera başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88899</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3617297a-c965-4fec-b6e9-a248a81746bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodhiçaryavatara - Aydınlanma Yoluna Giriş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şāntideva (685-763): Saurāshtra’da, bugünkü adıyla Gucarat’ta Kral Kalyānavarman’ın oğlu olarak doğduğu rivayet edilir. Bihar eyaletindeki Nālanda Manastırı’nda Cayadeva’dan dersler almış ve Buddhizmin Mahāyāna kolunu izlemiştir. “Bütün Öğretilerin Kavranması” anlamına gelen Şikshāsamuççhaya, “Bütün Sūtraların Kavranması” anlamına gelen Sūtrasamuççhaya ve “Aydınlanma Yoluna Giriş” anlamına gelen Bodhiçaryāvatāra’yı yazan Şāntideva’nın amacı bir bodhisattva olarak aydınlanmaya kavuşmak, bunun için çabalarken merhamet duyduğu bütün canlıların da aydınlanmasını sağlamaktır. Yazar Bodhiçaryāvatāra’da bu amaç için diğer iki eserinde olduğundan daha fazla çabalamıştır. Bu eser birçok Buddhist sūtradan daha sonra yazılmış olsa da Buddhizme ait metinler arasında en önemlilerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88900</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a87b1c-dcbe-4812-a831-5c1ca7330d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Dokuz Yüz Seksen Dört</image:title>
            <image:caption>Büyük Birader hata yapmaz ve mutlak güce sahiptir. Her bir başarı, her bir kazanım, her bir zafer, her bir bilimsel buluş, tüm bilgiler, tüm bilgelikler, tüm mutluluklar ve tüm erdemler doğrudan onun liderliğinden doğar, ilhamını ondan alır. Büyük Birader’i bugüne dek gören olmamıştır. O,  posterlerdeki bir yüz, tele-ekrandaki bir sestir. Onun asla ölmeyeceğinden kesinlikle emin olabiliriz, kaldı ki ne zaman doğduğu konusu şu anda bile oldukça belirsizlik içermektedir. Büyük Birader, Parti’nin kendini dünyaya göstermek için bürünmeyi tercih ettiği bir çehredir. Büyük Birader’in işlevi, bir örgütsel yapıdan ziyade bir bireye karşı daha kolay hissedilebilecek olan sevgi, korku ve saygı gibi duyguların odak noktası olmaktır. 
 
George Orwell&apos;ın 1948 yılında kaleme aldığı roman yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olanları &quot;kehanet&quot; eden bir anti ütopya denemesidir. Karamsar bir anlatıma sahip olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yaşadığı topluma uyum sağlamakta güçlük çeken Winston Smith&apos;in gözünden, bireyselliğin yok edildiği, korku, propaganda ve beyin yıkama yoluyla zihinlerin denetim altına alındığı, Büyük Birader’in liderliğindeki totaliter bir dünya düzeni betimler. 
 
Yayınlanmasının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hem düzene hem de bu düzeni düzenleyenlere dair bakışımızı her yeni &quot;düzenlemede&quot; güncelleyen, etkisini ve geçerliliğini hâlâ koruyan zamansız bir başyapıt niteliğindeki Bin Dokuz Yüz Seksen Dört &apos;ü, dünyanın içinden geçmekte olduğu değişimler ışığında yeni bir gözle okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88901</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9281abeb-f3d6-4833-b333-9d4e2fa3bc44.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Modernleşmesi ve Midhat Paşa</image:title>
            <image:caption>En başarılı Osmanlı valilerinden biri olarak kabul edilen Midhat Paşa’nın Tuna Valiliği yaptığı yıllar (1864-1868) modernleşme tarihimiz açısından ayrı bir önem taşır.
Devraldığı modernleşme mirasına kendine özgü denilebilecek birçok yenilik katan Midhat Paşa, dönemin taşra sorunlarına çözüm bulmak amacıyla ilan edilen Vilayet Nizamnamesi’ni Tuna’da başarılı bir biçimde uygulamakla kalmamış, yaygınlaşmasına öncülük de etmiştir.
Osmanlı Devleti’nin yeniden yapılanmasını zorunlu kılan sosyopolitik ve ekonomik gelişmelere de yer verilen eserde, katılımcı yerel yönetim, kanun hâkimiyetinin sağlanması, denetimin kurumsallaşması gibi devlet yurttaş ilişkilerinin daha rasyonel ve çağdaş nitelikler kazanması konularında hayata geçirilen uygulamalar da ele alınıyor.
Prof. Dr. Bekir Koç tarafından kaleme alınan Osmanlı Modernleşmesi ve Midhat Paşa, tarihi kökenleri hakkında az şey bilinen taşra belediyeleri, nizamiye mahkemeleri, çocuk esirgeme kurumları, kız ve erkek meslek okulları, hapishane atölyeleri, kasaba buğday pazarları, siyasi polislik, tahsildarlık ve taşra basını gibi birçok kurum ve uygulamanın günümüze ulaşmasında Midhat Paşa’nın katkılarını geniş bir çerçevede ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88902</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb18607-971b-4f10-acfa-7803e18dbb98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>adınların psikolojisi, kimliği, kişiliği, fıtratı, cinselliği, kişilik tipleri, ruhsal sorunları, sömürülmesi...
Evlilik, annelik, kadın-erkek ilişkileri, feminizmin kadın ve toplum üzerindeki etkisi, terkedilme korkusu, modernizmin dayattığı cinsiyet rolleri, şiddet, ev kadınlığı, karşılaşılan sorunlar, tabular ve aşk...
Prof. Dr. Nevzat Tarhan&apos;ın kaleminden, artık bir klasik haline gelen Kadın Psikolojisi, &quot;kadını&quot; bütün yönleriyle anlatıyor. Kadınları, karşılaştıkları sorunları ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla ele alan bu kitap, kadın erkek ilişkilerinde de yol gösterici bir rol üstleniyor.  
Kadın Psikolojisi, her kadının ve ailenin mutlaka kitaplığında bulunması gereken mutlu kadınlar ve aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88903</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3367fc2a-cdb0-43ad-ad7f-e7f940a29ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yaşamlarını Dünya’yı ve içinde yaşayan tüm canlıları korumaya adamış kadınların hayranlık uyandıran hikâyelerini anlatıyor. 
İSATOU CEESAY ile plastik sorunuyla mücadele et ve geri dönüşüm yap, JANE GOODALL ile şempanzelerin zekâsına hayret et ve 
WANGARI MAATHAİ ile yıkıcı ormansızlaşmaya karşı çık. 
KATE PANKHURST tarafından yazılan ve resimlenen bu kitap, 
DOĞAL YAŞAMA sahip çıkmış yalnızca birkaç olağanüstü kadının 
umut dolu ve cesaret verici hikâyesi. 
Peki SEN gezegeni nasıl kurtaracaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88904</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db90e069-c9d4-42fd-a662-7335f9549676.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Domates Kurbağalarını Koruma Derneği 5</image:title>
            <image:caption>Madagaskar’ın en tatlı domates kurbağası Cafer’in nesli tehlike altında. Ormandaki domates kurbağaları teker teker ortadan kayboluyor. Jengo dayı ve Bakari hala on gündür kayıp. Cafer’in abisi Juma da ortalıkta yok. 
Domdom Salçaları’nın sahibi kravatlı hipopotam Bay Domdom en büyük şüpheli. Zavallı domates kurbağalarını kaçırdığı ve onlardan ketçap yapmaya hazırlandığı konuşuluyor.
Ancak kimse Bay Domdom’un suçlu olduğunu kanıtlayamıyor. Niru, bu işi çözmeye kararlı. Arkadaşlarıyla birlikte Domates Kurbağalarını Koruma Derneği’ni kuruyor.
Zulu, Niru, Ayo ve Mosi domates kurbağalarının ketçap olmasını engelleyebilecek mi?
Domates Kurbağalarını Koruma Derneği, Cafer’in akrabalarını bulabilecek mi?
Zulu’nun ve arkadaşlarının eğlenceli hikâyesini okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88905</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a932f4a-9055-4569-84bd-f3e08faaf8fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Cehalet</image:title>
            <image:caption>“Onların kirlettiği suda kız çocukları yıkanıyordu”
Engizisyon’un, kurumsal kimliğinden sıyrılıp zihinlere sızmadığını mı sanıyorsunuz? Ya da İstanbul’a hiç uğramadığını?.. Eğer öyleyse, yanılıyorsunuz!.. Farklı çağlardan, farklı coğrafyalardan, farklı hayatlardan süzülüp gelerek karanlığa karşı savaşan iki kahraman… Ortaçağda bir rahibin, iktidar sarhoşluğu yaşayan kiliseye karşı verdiği savaş, 2018 İstanbul’unda Cinci Hoca’nın karısı Hanife’ye ışık tutup ona yol gösterecek. Yolları Sonuncu Köy’de kesişen bu ikilinin hikâyesi, aydınlık günlere olan inancınızı artırarak umutlarınızı yeniden yeşertecek. Yeter ki yüzünüzü aydınlığa dönün..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88906</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4887a90-9b94-44f4-8f88-43dea9102789.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Gölgesi</image:title>
            <image:caption>“Hayat, kötü haber aldığın bir gece kadar uzun; gülümsediğin bir an kadar kısaymış meğer.”
“Her şeyin var, öyle mi? Peki ya baban ya onun yokluğu?” Ben hiç babasız kalmadım ki! Görüşmüyor olsam da hep o babanın kızıydım… Ağladığım zamanlar, başımı onun omuzunda hayal edip teselli ederdim kendimi. Ona sığınırdım… Biliyor musun, yaşadığım birçok acıyı ona sarılarak aşmaya çalıştım. Anlayacağın; Ben hep o babanın kızıydım… “Yıllardır bu ânı bekliyordum. İçimdeki o huysuz ihtiyar seninle arama engel koyuyordu. Fakat ona yol göründü. Artık aramıza giremeyecek, sana söz veriyorum…” “Hoş geldin, babacığım.” “Hoş buldum, kızım. Fakat uzun kalamayacağım.” “Anlamadım?” “Ölüyorum…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88907</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc8acffa-d9f4-436a-ba1a-0a606512740b.jpg</image:loc>
            <image:title>Deprem Havası</image:title>
            <image:caption>Batının doğaüstü kralı Scott Crane, California’da öldürüldü ve onu öldüren kişi de Janis Plumtree’nin kafasındaki kişiliklerden biriydi. Şimdiyse Plumtree bu eyleminin bedelini ödemek zorunda; bu, hayata döndürülecek olan krala kendi bedenini vermek anlamına gelse bile. Fakat bu tehlikeli oyunun bir oyuncusu da Dionysos ve o, şarabının içilmesini istiyor. 
“Powers hikâyeyi yavaşlatmadan aydınlatan bir açıklıkla yazıyor. Mucizeler ve dehşetler vaat ediyor ve hepsini gerçekleştiriyor.” 
–Orson Scott Card 
“Powers bizimkinin ötesinde esrarengiz, sihirli bir dünya 
yaratıyor ve bizi orada bir tura çıkarıyor.” 
–Science Fiction Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88908</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdad944f-3ae9-4e84-9e90-689ab19d9814.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Antoloji İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın istilası İstanbul’un can damarlarında!”
Kendinize yarattığınız cehenneminizden kaçamayacaksınız. Kız Kulesi’nden yükselen kanlı ayin çığlıkları, geçmişten alacaklı lanetli ruh, iblislere meydan okuyan Medusa, yarı insan yarı ucubelerin çağrıları, antika semaverin laneti, katil hayaletler, bakkalın üstündeki apartmandan yayılan dehşet, aynadaki başka suratlar, cadıların amansız savaşı, şizofren canilerin ölü bedenlerle birleşen yaşamı, Toprak Ana Gaia’nın rahminden fışkıran döllenmiş su, İstanbul’un kılcal damarlarını amansızca kaplıyor. Vakit dolmak üzere. Kim olduğunuzu bilmiyorsunuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88909</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490cdc53-5708-4f6e-a975-6b5fc455f267.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçacıksal</image:title>
            <image:caption>Kuantum ve Parçacık Fiziğiyle Nasıl (Yer Çekimi Hariç) Her Şeyi Açıklarsınız?
Yirminci yüzyılın başında bilimin mümkün olan en uç noktaya ulaştığı ve doğa yasalarının neredeyse tümünün keşfedildiği düşünülüyordu.
Sonra uyuyan devi uyandırdık: Kuantum mekaniğini keşfettik. Bu âlemde nesneler aynı anda iki yerde olabiliyor, sebep-sonuç ilişkisi tersine işleyebiliyor hatta zaman yolculuğu bile mümkün! Peki, insanlığın hangi temel çabası kuantum mekaniğinin doğuşunu mümkün kıldı?
Higgs bozonu, fotonlar, antimadde, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı... Kuantum mekaniği hem hepimizin bir şekilde aşina olduğu hem de gizemini hâlâ koruyan, evrenin en merak uyandıran konularından biri. İlk kitabı Elementsel’de periyodik tablodan yola çıkarak evrenle ilgili neredeyse bütün sorularımızı cevaplayan Tim James, Parçacıksal’da kuantum mekaniğini ilk varsayımlar ve deneylerden en güncel gelişmelere kadar kendine özgü, mizahi üslubuyla anlatıyor ve Higgs bozonunun neden bu hikâyenin sonu olmadığını açıklıyor.
“Parçacıksal kuantum fiziğine yeni başlayanlar için oldukça eğlenceli bir rehber.” - The Telegraph
“Eğlenceli ve anlaşılır bir kuantum mekaniği rehberi. Fizik üzerine ilk defa okuma yapanlar bile kitabı bitirdiklerinde evrenin en esrarengiz konusuyla ilgili tahmin ettiklerinden çok daha fazla şey öğrenmiş olacaklar.” - Kirkus Reviews
“Mizahi ama derin… Parçacıksal her türden okura hitap ediyor.” - Profesör Charles Antoine, Sorbonne Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88911</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e082ac-03b7-42b3-94fb-6f89bf67662a.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Kıskacı</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı&apos;ndan sonra yıkılmak üzere olan, işgal altında bir vatan.
Bu yıkımı kendi istedikleri gibi sonlandırmak isteyen İngilizler ise boş durmuyor, her yerde casusları ile çalışıyorlar…
Devleti yeniden ayağa kaldırmak isteyen vatanperverler ise işgali sonlandırmak ve yeniden bağımsız olmak için var güçleriyle gizlice çalışıyorlar. Çıkış aranıyor…
En büyük düşmanları ise kendilerinden gibi gözüken casuslar…
Bu casuslardan en tehlikesi ise İngilizlere çalışan Hint asıllı Mustafa Sagir.
İstanbul&apos;a geldiğinde kendini bağımsızlık taraftarı olarak tanıtır. Hint Müslümanlarının temsilcisi olduğunu ve büyük miktarda mali yardım için aracılık edeceğini belirtir. Daha sonra ise büyük görevi olan Millî Mücadele’yi engellemek amacıyla Ankara’ya ulaşır. Hedefi mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemektir.
Devleti ve milleti için canını ortaya koyanların ise başka bir planı vardır…
İsmail Bilgin’in sürükleyici kaleminden İngiliz Kıskacı, İstanbul&apos;un İşgali’nden başlayarak Ankara&apos;ya dek uzanan olaylar zincirini, sağlam bir kurgu ve akıcı bir anlatım ile kaynaklar eşliğinde okuyucuya sunan özel bir tarihi roman.
O zor ve fedakârlık dolu günleri tekrar hatırlamak ve unutmamak adına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88912</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a247d0-4e91-4cee-8143-d99c6795fcec.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam ve Ben</image:title>
            <image:caption>Hiç aklınıza geldi mi, acaba danışanların derdine derman olan, ruhlarına dokunan, yüreklerdeki sökükleri diken ve ailelere yön gösteren ruh sağlığı uzmanlarının kendi babalarıyla ilişkileri nasıldı? Nasıl bir çocukluk geçirmişlerdi? Kendilerini yetersiz hissettiklerinde nelere sarıldılar? Özgüven eksikliği yaşadılar mı, kalpleri kırıldı mı, onların da canları acıdı mı? Onlar da babalarına benziyorlar mıydı? Babalarından aldıkları davranış kalıplarını kendi çocuklarına yansıttılar mı? Yaşanan sorunların ne kadarı geçmişten, ne kadarı bugünden kaynaklanıyordu?   Sevilay Acar, Babam ve Ben’de Prof. Dr. Özcan Köknel, Prof. Dr. Kemal Sayar, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Pedagog Ali Çankırılı’yla yaptığı sohbetlerle onları çocukluk yıllarına götürüyor. Bugün her biri psikiyatri ve pedagoji alanında uzman olan isimler çocukluk yıllarına dair içten paylaşımlarda bulunuyor, sadece kendi tecrübe ve hikâyelerini paylaşmıyor, adeta “yalnız değilsiniz” diyerek okurları da bu yolculukta cesaretlendiriyorlar. Böylece geçmişi pek çok yönüyle ele alırken bugünün “baba figürü”ne ve baba-çocuk ilişkinin hassas noktalarına temas ediyorlar ve ortaya hem onların çocukluk yıllarının hem de günümüzün toplumsal yapısıyla ilgili bir tablo çıkıyor. Babam ve Ben, sevgisini göstermek isteyen, ilgi bekleyen, duygusal çatışma yaşayan, belki de sadece yaşadıklarını tebessümle hatırlayan bütün okurlar için… Baba, Türkiye’nin geleneksel doğasıdır, oğul modern tecrübe. Emniyet ve risk. Onay ve özgürlük. Kalmak ve gitmek. Oğul gider, ama tam gidemez, bir yönüyle kalır. Tıpkı acılı yurdumuz Türkiye gibi. Orada ama burada. Modern ama geleneksel. Batı’ya yüzünü dönmüş, ama Doğulu. Babaların ve oğulların hikâyesi Türkiye’nin iki yüz yıllık tarihidir. Üstelik, baba ve oğul arasında çatışma varsa, orada bir galip bulmak zordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88913</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c63b52-0cfd-43de-bf7b-301706b9f7ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Şanslı</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88914</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44bcc91d-f8df-4bb6-9f40-96f5a37c418a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri, Diğeri, Öteki, Beriki</image:title>
            <image:caption>- Biraz daha büyüdüğümde ormandaki bütün kuşlar dallarımın arasına yuva yapacak ve ben mutlu olacağım, demiş Biri.
- Biraz daha büyüdüğümde rüzgârda sallanan yapraklarımın hışırtısı ormanın her yerinden duyulacak ve ben mutlu olacağım, demiş Diğeri.
- Biraz daha büyüdüğümde tohumlarım ormanın dört bir yanına dağılacak ve ben mutlu olacağım, demiş Öteki.
- Mutlu olmak için büyümeye gerek yok ki, demiş Beriki. Üzerinde gezinen karıncaların onu gıdıkladığını hissetmiş ve gülümsemiş.
Hepimiz hayatta birileri için “Biri, diğeri, öteki ve beriki!” değil miyiz?
Beriki, kendini eğri ve büğrü hâlleriyle kabul edip mutlu olmanın yolunu arayanların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88915</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd70ab1-6d18-4b8a-a15b-b622182799ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötesi</image:title>
            <image:caption>Danışanlarına hayat yolunda rotalarını bulmaları için rehberlik eden bir terapist kendi yolunu nasıl bulur?
Eşi ve kızıyla bazen tatlı çatışmaların ama daima sevgi dolu bir hayatın içinden geçen Defne insanların ruhlarındaki yaralara temas etmeye çalışan bir terapist…
Sadece danışanlarının hayatlarına değil kendi içine doğru yolculuğu da hiç bitmeyen bir kadın, bir anne, bir arayışçı…
Klinik psikolog Gülten İkizoğlu terapist Defne’nin hikâyesi üzerinden hayatın farklı kavşaklarında takılmış kişilerin öykülerine tanık ediyor bizi. Evlilikleri çatırdayan Ömer ile Havva, “lanetliyim” düşüncesini bir kambur gibi sırtında taşıyan Semra, sebebi belirsiz kusma atakları geçiren Gizem ve hayatını değiştirecek bir kararın eşiğinde olan Selçuk’la terapi odasında geçen anlar…
Peki, danışanlarının hikâyeleri Defne’nin kendini bulma yolculuğunu nasıl etkileyecek? Bu yolculukta ona ışık tutan ne olacak?
Ötesi geçmişin yaralarıyla yüzleştiren, gerçek kendiliğimizi bulmamıza hizmet eden, içimizdeki kırgın çocuğa şefkatle bakmamızı sağlayan bir iyileşme öyküsü…
“Terapi dediğimiz şey kendini büyütmektir aslında!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88916</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eaf79e8-bdb1-4aba-9f64-28472c0d6ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Omuzlarımda Dünya</image:title>
            <image:caption>Sibirya gazisi, bilge ve lider bir adam olan Bekir’in erdem ve iyilik timsali oğlu Seyfullah…
Yolu ve okulu olmayan uzak bir dağ köyünde bir rüyası, bir hayali var Seyfullah’ın: Oğlu Nurullah’ı okutmak…
Engeller, sorunlar ve imkânsızlıklar baba ve oğulun hayallerinden daha büyük.
Başarmak için çok çalışmalı, asla yılmamalı ve sabretmeli.
Bir kış günü başlayan uzun, meşakkatli yolculuk ve dünyayı omuzlarında taşıyan bir umut.
Onlara destek olan ise güzel insanlar ve duanın gücü.
Omuzlarımda Dünya, Türkiye’nin, yönetim sanatı ve liderlik alanındaki önemli bilim insanlarından, şair ve yazar Prof. Dr. Nurullah Genç’in ömrünce geçtiği zorlu yolları kendisinden dinlediğimiz ve kayda geçirdiğimiz bir başucu kitabı. Hâtıraları okurken bazen gülümseyecek, bazen hüzünlenecek, çokça düşünecek ve hayata dair yol işaretleri bulacaksınız.
Omuzlarımda Dünya’nın sayfalarında, yaşanılması çok daha zor hale gelen yeryüzünün ve çölleşen insanlığın, medeniyetimizdeki ilim ve irfan iklimini aradığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Dünya öylesine bir girdabın içinde ki sevgiyi kanatlandıran yeni bir ses, önce başkaları diyebilen yeni bir nefes bekliyor.
Dünya, Nurullah Genç’in şiir dolu yüreği, akıcı üslubu ve keyifli anlatımıyla işaret ettiği pencerelerden bakmayı bilenlerin ufkunu bekliyor.
Sadece şu cümle dahi insanlığın sloganı olabilseydi, hayatta neler değişirdi bir düşünelim: Yardım etmek üzere uzandığınız her el, kendi elinizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88917</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b42067-5e59-42e2-acc4-4233173ed053.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanım Barbaros Hayreddin - Kahraman Avcısı Kerem 8</image:title>
            <image:caption>Hem meraklı…
Hem maceracı…
Üstelik araştırmacı…
Adı da Kahraman Avcısı…
Not defterini yanından hiç ayırmayan araştırmacı ve meraklı Kahraman Avcısı Kerem Çokbilir...
Kardeşinden birkaç yaş büyük olduğunu dilinden düşürmeyen ablası İrem…
Bildikleriyle, okuduklarıyla yeğenlerini tarihin derinliklerinde inanılmaz yolculuklara çıkaran kitap kurdu dayıları Bay Ne Sorsan Bilir…
Her yaptıkları olay!
Neye el atsalar gizem…
Onlar tarihin derinliklerinden özel sırlar topluyorlar. Şimdiki durakları, 16. yüzyılda yaşamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Kaptan-ı Derya’sı, Preveze Deniz Savaşı’nın galibi, Akdeniz fatihi Barbaros Hayreddin’in yanı… Hem hayat hikâyesini dinleyecekler hem de başarıyı tadacaklar.
Sen de ekibin içinde olmak istemez misin? O zaman yolculuk başlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88918</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df7f0843-6f15-42f4-881d-c2d1a8c88b4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Özlem</image:title>
            <image:caption>Aşkını gözlerinde değil 
Sözlerinde duymak, 
Dev gibi aşka sığınmak isterdim. 
Gözyaşı benden, yağmuru senden 
Verilen tomurcuk gibi olmak isterdim 
Vermek istemesen de kalbini bana 
Önünde kor olup yanmak isterdim 
Kör oldu gözlerim şimdi 
Karanlık yollarda yalnızım 
Güneş gibi sis dağının ardından 
Doğmanı isterdim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88919</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa0aa963-b06d-448f-862b-a0dc4ae9ccaa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasret Gülü</image:title>
            <image:caption>Sokaklar karanlık caddeler suskun 
Bilirim gönlünce yar bana küskün 
Gönlüm ıstırapta bedenim miskin 
Yalnız suskunluğun kalsın adına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88920</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca35db25-cf6f-408f-b993-5dfd05875220.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Bay Jones, sahibi olduğu çiftlikteki hayvanlarına iyi davranmayan, onları aç bırakan acımasız bir kişidir. Hayvanlar arasında isyan fikrinin yayılmasının ardından, kıtlık yaşayan hayvanlar çiflikte devrim yaparlar. Yönetimi devralan Snowball ve Napolyon o andan itibaren insan egemenliğinden kurtulan çiftlikte kendi düzenlerini oluştururlar. Bay Jones’un çiftliğine artık Hayvan Çiftliği ismi verilmiştir ve ülke genelinde hayvanlar tarafından yönetilen tek çiftlik olarak varlığını sürdürmeye çalışacaktır. George Orwell’in Stalinizm’i eleştirmek amacıyla yazdığı Hayvan Çiftliği dönemine damga vurmuş fabl türünde bir hicivdir. Hayvan Çiftliği, hayvanların kendi içlerindeki karmaşık ilişkileri ve insanlara karşı tavır ve davranışlarını okurken yer yer güldürecek yer yer düşündürecek bir başyapıt olarak İngiliz edebiyatı tarihinde önemli bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88921</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f918d2-a843-48c1-8314-4a04968f0d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Axel Lindenbrock, amcası Profesör Lindenbrock´la birlikte çalışmaktadır. Bir gün profesör, eski bir el yazmasının içinde bir şifre bulur ve hayatları değişir. 16. yüzyılın ünlü İzlandalı bilgini Arne Saknussemm, bu şifrede, İzlanda´daki sönmüş bir yanardağın Dünya´nın merkezine indiğini açıklamaktadır. Axel´in tüm itirazları ve kuşkularına rağmen bu yolculuğa çıkarlar. Profesör Lindenbrock ve yeğeni Axel İzlanda´ya gider ve yanardağın gizemli derinliklerine inerler. Kahramanlarımızı yerin altında sürprizler ile dolu bir yolculuk beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88922</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ec5061-e2b5-4448-ab9d-9a6c2a28824f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun gözünden yaşama, arkadaşlıklara, üzüntü ve sevinçlere tanık olacağınız bu eşsiz kitapla, bir kez daha aslında önemli olan tek şeyin “insan olabilmek” olduğunu göreceksiniz. 

Üçüncü sınıf öğrencisi Enrico´nun gözünden anlatılan olaylar aslında bir günlük olsa bile, bütünüyle bakıldığında her anne ve babanın, her öğrenci ve öğretmenin başucu kitabı olma niteliğindedir. Enrico’ya kimi zaman annesi kimi zaman babası, kimi zaman öğretmeni, hatta bazen de arkadaşları yol gösterir ve yaşadıklarından ders çıkarmasını sağlarlar. Ama insanın her zaman en iyi rehberi kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88923</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6efcee-c381-4180-a7df-a802579fa804.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemerlerinizi Bağlayın</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88924</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25452d6-f078-43fa-9abd-546667a8443f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Efsanelerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Anadolu efsanelerinin peşinde 
Dolaşıyoruz zaman tünelinde 
Anlatılmış hep dilden dile 
Saklanmış geçmişin derinliklerinde 
Var mısınız efsanelerle gezintiye? 
 
Mavisel Yener, gezginlerin izlerini kovaladı 
Efsaneleri derledi topladı 
İpe dizdi, ovaladı 
Zaman tünelinde bekletti 
Süsledi, abarttı, kabarttı 
Araştırdı, karıştırdı, pişirdi 
Bir tutam da hayal kattı, sizin için anlattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88925</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63e9f707-63ed-4807-82d4-932c86bad29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Hayalperest</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88926</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8edab98-3954-4e7e-a6dd-3e30126136a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Titrek</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88927</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f9174f-ac2b-4676-8084-18455b61a8c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Puh Canavarı ve Cesur Suzi</image:title>
            <image:caption>Işıklar Şehri’nin çocukları her gece dünyanın en güzel rüyalarını görüyormuş. Fakat bir gece gelen iri gözlü, kocaman gövdeli bir canavar, bu rüyaları çocuklardan çalmaya başlamış. Gün geçtikte güzel rüyalar yerini kâbuslara bırakıyormuş. Bir gece, Puh Canavarı’yla yüzleşmekten korkmayan cesur Suzi’nin aklına bir fikir gelmiş! Puh Canavarı’nı çılgına döndüren şeyi de işte o zaman tesadüfen fark etmiş. Acaba bu kocaman canavar, sandıkları kadar korku dolu ve kötü kalpli miymiş? Cesur Suzi ve arkadaşları çok geçmeden bu sorunun cevabını öğreneceklermiş… 

Haldun İlkdoğan’ın yazdığı Puh Canavarı ve Cesur Suzi, İrem Ustaoğlu’nun çizimleri eşliğinde sizi korkularıyla yüzleşme cesareti gösteren çocuklar, onların heyecan veren dayanışması ve sevimli Puh Canavarı’yla tanıştıracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88928</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7714b0-f335-4579-9b59-6f33768acabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkasya&apos;da Rus Yayılmacılığı</image:title>
            <image:caption>Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyonu 16. yüzyıla kadar uzanan oldukça uzun bir tarihsel süreci kapsar. Söz konusu süreç içinde bölgeye Kazakların iskânı Rusya tarafından önemli bir kolonizasyon yöntemi olarak kullanılmıştır. Bölgede yürütülen askeri faaliyetlerin yanı sıra ekonomik faaliyetler ve eğitim faaliyetleri de yerel halkların kontrol altına alınmasında önemli unsurlar olmuştur. Bu faaliyetlerin alt yapısını ise Kazak stanitsaları ile kale kentlerden oluşan ve zaman içinde tüm Kafkasya’yı saran “hat sistemi” sağlamıştır. 

Ege Üniversitesi’nde sunulan bir doktora tezine dayanan bu kitapta, hat sisteminin bir parçası olarak Mozdok Hattı ele alınmaktadır. Bu bağlamda Kuzeydoğu Kafkasya’nın Rusya topraklarına dâhil edilme sürecini “ara zemin” kavramından faydalanarak inceleyen yazar, Kazaklarla yerel gruplar arasındaki ilişkileri değişik boyutlarıyla ele almakta, Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyonuna farklı bir perspektiften bakmamızı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88929</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4738b8-5c1d-457d-8e9a-e4247bf1ee88.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 1 - Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Peter’in hayattaki en büyük derdi iki buçuk yaşındaki kardeşi Karamel. Büyükler ona bayılıyor fakat Peter ile kaplumbağası Tıptıp için o tam bir baş belası! Sürekli ayak altında dolaşıp elini sürdüğü her şeyi berbat ediyor, öfkelenince kendini yere atıp avaz avaz bağırıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Tıptıp’a göz dikince Peter’in sabrı taşıyor. Peki, ailesinin biraz da kendisine ilgi göstermesini nasıl sağlayabilir? 
 
Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88930</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aeb2e01-3e24-4bd8-80b7-dbd3d0d8c76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 2 - Süper Karamel</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Peter, baş belası kardeşi Karamel’in yarattığı kargaşadan uzaklaşmak için  çareler ararken bir kardeşi daha olacağını ve ailece bir seneliğine küçük bir sahil kasabasına taşınacaklarını öğreniyor. Kimseyi tanımadığı bir yerde Karamel’le aynı okula gitme fikrine alışmaya çalışırken içini kemirip duran bir soru var: Ya yeni doğacak kardeşi de Karamel’e benzerse? 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ikinci kitabı Süper Karamel’de Peter ailesiyle birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88931</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1104c3-51e9-4397-9896-b3bde6356a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 3 - Karamel Çılgınlığı</image:title>
            <image:caption>Peter’i canından bezdiren kardeşi Karamel bu kez de Peter’in baş düşmanı Sheila Tubman’la  evlenmeye karar veriyor. Bu da yetmezmiş gibi Peter ailece yaz tatilini geçirecekleri evi Sheila ve ailesiyle paylaşacaklarını öğreniyor! İki geniş aile ve birbirinden renkli komşularla müthiş bir tatil macerası Peter’i bekliyor. 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin üçüncü kitabı Karamel Çılgınlığı’nda Peter ailesi, komşuları ve dostlarıyla unutulmaz bir yaz tatili geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88932</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c466de0d-d701-40b6-97b3-464942f6d4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 4 - Çifte Karamel</image:title>
            <image:caption>Karamel’in yeni tutkusu para. Evde yaptığı “Karamel Papelleri”yle aklına gelen her şeyi satın almayı saplantı haline getirince Peter ve ailesi darphane gezisi yapmaya karar verir. Gezide yıllardır haber almadıkları akrabalarıyla karşılaşır ve kendilerini çılgın bir maceranın içinde bulurlar. Peter kardeşinden çektikleri yetmezmiş gibi bu kez de birbirinden sinir bozucu ikiz kuzenleri ve Karamel’le aynı adı taşıyan, yaramazlıkta da ondan hiç aşağı kalmayan küçük erkek kardeşleri Minik Karamel’le uğraşmak zorunda kalır! 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin son kitabı Çifte Karamel’de Peter ailesiyle yardımlaşarak hep birlikte içine düştükleri çılgın macerayı atlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88933</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b18cae-c6b5-4f58-9ceb-bf6d182cba0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertuğrul - Bir Güneşin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>“Cesaret kılıcın gücünde değil, yüreğindedir oğul. Bu topraklar cesur olana yar, korkak olana mezar olur; bu sözümü unutmayasın.” 
Büyük Osmanlı İmparatorluğu’nun temelleri bu kitapta atılıyor. 

Türkmenistan’da sakin bir hayat süren Gündüz Alp önderliğindeki Kayı Beyliği, Moğol tehdidinden kaçarak fırtınaya hazırlanmak, fırtınanın kendisi olmak üzere yeni diyarları keşfe çıkar. Türlü zorluklarla karşılaşacakları bu yolda kazandıkları her deneyim, fırtınanın bir kasırgaya dönüşmesine sebep olacaktır. 

“Osmanlı Padişahları” serisinin ilk kitabı olan bu eserde, halkını korumak ve güvenli bir yurt edinip şanlı Türk Milleti’nin adını tarihe altın harflerle kazımak isteyen Ertuğrul Gazi’nin, babasından miras aldığı amacı uğruna çıktığı yolda çektiği çileler hikâyeleştirilerek anlatılıyor. Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in atası olan “Ertuğrul” ile bir devrin başlangıcına, bir efsanenin doğuşuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88934</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e97b34-66b0-4ba2-ab10-bb9d248883ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale Gezisi</image:title>
            <image:caption>&quot;GEÇMİŞE YOLCULUK BAŞLIYOR, OKUL GEZİSİ BİR SERÜVENE DÖNÜŞÜYOR…&quot; 
“Boğaz’ın akıntısında sürüklenen zaman, tarihi geri sarmıştı bir anlığına... Bu karanlık, bugüne ait değildi sanki... Işıklar yavaş yavaş solup giderken Çanakkale’nin eski zamanları geri geliyordu. ”Sezgin, Nehir ve Ali, hiç ummadıkları bir şekilde, tarihin akışını değiştiren bir zaferin içinde buldular kendilerini. Çanakkale Zaferi&apos;ydi bu zafer. 1923 yılında kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kıvılcımları çakıyordu gözlerinin önünde. Okul gezisiyle gittikleri Çanakkale&apos;de tarihin gerçekleriyle yüzleştikleri, şaşırtıcı ve heyecan verici bir macera bekliyordu onları. Seneler önce yaşanan savaşın kahramanları onlardı sanki. Nusret Mayın Gemisi’yle, Seyit Onbaşı’yla, Mustafa Kemal Atatürk’le, yüz binlerce kahraman askerle omuz omuza, bir vatanın kurtuluşuna tanıklık ediyorlardı. Onlar, Çanakkale’nin neden geçilmez olduğunu adeta yaşayarak öğreniyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88935</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f3cc17-3ba8-42cd-a445-5af8cef9fdd2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Sonrası Bilgi</image:title>
            <image:caption>Zamanımıza layık olmak, eleştirel ve yaratıcı bir tutum içinde ona tesir etmek önemlidir. Umutsuzluk bir proje değildir ama olumlama öyledir. Temellendirilmiş, hesap verebilir ve aktif bir ‘biz’ oluşturarak işe başlamamız gerekir. İçinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlarda, teknolojinin aracılık ettiği sosyal ilişkiler içinde, ekonomik küreselleşmenin olumsuz etkileri ve hızla bozulan bir çevrede, ‘hakikat sonrası’ politik liderlerin paranoyak ve ırkçı retoriğine karşı, olumlayıcı etik ve politik pratikleri inşa etmek için birlikte nasıl emek verebiliriz? Yaratıcı direnişle nasıl toplumsal olarak sürdürülebilir umut ufukları üretebiliriz? Beşeri bilimlerdeki akademisyenler mevcut durumda insan sonrası zorluklara cevap olacak şekilde bilgi alanlarını nasıl yeniden şekillendiriyor? Nihilizme direnmek, tüketici bireycilikten kaçınmak ve yabancı düşmanlığına karşı bağışıklık kazanmak için hangi araç gereçleri kullanabiliriz? Tüm bunların yanıtı ittifaklar, çapraz bağlantılar ve başımızı derde sokan konularda güç de olsa konuşarak ‘bizi; bir halkı’ oluşturma praksisinde yatıyor. Bu bakımdan içinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlar, geniş ölçekli insandışı bileşeniyle birlikte, bütünüyle pek insanca.” 
Otuz yılı aşkın süredir beşeri bilimler alanında çalışmalar yapan Rosi Braidotti, pek çok açmaz ve çelişki barındıran insan sonrası dönemde ortaya çıkan yeni öznellik türleri, bilgi üretim pratikleri ve akademik çalışma alanlarını inceleyerek ileriye yönelik olumlayıcı bir yol haritası çiziyor. Bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir insan sonrası yaklaşım öneriyor. İnsan Sonrası Bilgi Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşadığımız insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88936</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd1a1d8-43a9-4e67-bbdf-01235d1dc197.jpg</image:loc>
            <image:title>Pi’nin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Matematikle aramız iyi olmasa bile çoğumuz bir π sayısı olduğunu biliriz, hatta daha sorulmadan bir üç virgül on dört sabiti çıkıverir muhtemelen ağzımızdan. Farklı hesaplama yöntemleriyle az çok birbirine yakın tahminler yürütülerek binlerce yıl öncesinden, üstelik üç farklı kıtada Yunan, Pers, Hint, Çin, İslam gibi bambaşka kültürler, medeniyetler içinde varlık bulan kadim bir bilgi ne de olsa. Yüzyıllar boyunca, en doğru değeri bulma, virgülün ardında uzayıp giden sonu gelmez ondalık sayı dizisinde ulaşılabilecek en uç rakama varma kaygısıyla yazdırdığı hikâyelerle matematik tarihi içinde ayrı bir yer tuttuğu kesin. 
Arşimet’ten Newton’a pek çok dehanın sadece değerini değil, aynı zamanda doğasını da ortaya koymak için yoğun uğraşlar verdiği π sayısının gizemi bugüne değin felsefeden doğabilimlerine hem teorik hem pratik birçok alanda gelişimin önünü açmış görünüyor. 2009’dan bu yana tüm dünyada her sene üçüncü ayın 14. günü bayramı kutlanan π, gençleri matematiğe özendirecek bir merak konusu olarak cazibesini hâlâ koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88937</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a9e45e-4f71-4b30-b249-3e8c5b432ce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Göz Kırpma</image:title>
            <image:caption>NE? 
Göz kırpmama yarışmasında iyi olduğunu mu düşünüyorsun? 
Beni yeneceksin, öyle mi??? 
HAYDİ BAKALIM! Dene de görelim. 
Nicholas Solis, yazıp resimlediği bu ilk kitabıyla, seni dünyanın en sevilen oyunlarından birine davet ediyor. Dikkat etsen iyi olur çünkü bu hikâyede göz kırpmak yasak. 
Hem de 
tüm kitap 
boyunca.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88938</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea5ef08d-ee2c-4212-9d57-2336d4f5d9e0.jpg</image:loc>
            <image:title>İmkansız Bir Liste</image:title>
            <image:caption>“Otoban üzerine yazılan bu imkânsız liste beni ona götürecek. Doğduğumda ad koyma törenimde kulağıma seslenilen o kelimeye, bütün söylencelerin sonundaki geri dönülene, tanıdığım kadınların bir toplamına, şu zamansız çölde görebildiğim tek hayale, yalnız ve güçsüz gecelerin Hande’sine. Zavallı aklım yalnızlıktan, etim henüz hayattayken yaşanan bu kokuşmadan, şu varlığımı yitirme oyunundan kurtulacak. Liste, tüm soruların yanıtlarını vermeyi deneyecek. Beni ona götürecek. Çocukluğuma, hırpaladıkça daha çok severek büyüttüğüm çiçeğe, o paha biçilmez gözyaşı kadehine. Hayalini artık eski filmlerin esas kadınlarıyla karıştırmaya başladığım biriciğe; Hande’ye. Az sonra şu sapaklardan birinden sapacağım. Hikâye bittiği yerden başlayacak. İmkânsız bir liste, bana değen bütün saklı sözleri, bir bir açığa çıkaracak.” 
 
Yazar Mert Zamangil bir sabah bakımsız bir motel odasında uyanır. Oraya neden ve nasıl geldiğini bir türlü anımsayamaz. Defterlerinden birinin arasında ortadan ikiye katlanmış bir sayfa bulur. Bu kendi el yazısıyla yazılmış  17 maddelik bir listedir. İlk maddede “Hande’yi bul” yazmaktadır. Aralarında kısa sürede dostluk gelişen motel sorumlusu Aysun’un da etkisiyle İstanbul’a dönmeye ve listedeki izleği takip etmeye karar verir. Eski sevgiliye ulaşmak için çıkılan bu gizemli yolculuk, ölen babası, hâlâ hayatta olan annesi ve ağabeyi üzerinden yaşanacak tuhaf bir geçmiş hesaplaşmasına dönüşecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88939</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e93eacf-525d-4a93-b6f3-426f6783ca72.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var Son Yok</image:title>
            <image:caption>Bir ölüm hikayesi. 
Yaşanmış bir hikaye. 
İki kardeşin hayata ve ölüme dair çarpıcı, duygusal yolculuğu. 
Her yaşanmışlığın bir hikayesi, hatta birden fazla hikayesi vardır ama bu aynı zamanda bir “gidiş”, bir “ayrılış” hikayesi. Birbirine bağlı, sıradışı iki kardeşten birinin aniden hastalanması ve komaya girmesiyle başlayan, tasavvuf öğeleriyle dolu mistik yolculukları. Yazar, anevrizma geçirip komaya giren doktor ağabeyi hayata tutunsun diye onunla düşünce yoluyla iletişime girer. Akrabalar, yaşanmışlıklar ve anılarla dolu bir hastane süreci boyunca ağabeyiyle kelimeler olmadan konuşacaktır. 
İki kardeşin arasındaki iletişim öncesinden de güçlüdür artık. Kardeşinin bir şekilde kendisini duyduğunu hisseden yazarın ona güç vermek için şimdiye kadar kullanmadığı sevgi diline ihtiyacı vardır. Komada yatan ağabeyine anbean kendisine ne olduğunu anlatır. Ona kimi zaman çocukluk anılarını, kimi zaman paylaşmadığı duyguları, kimi zaman da geçmişte öfkesine hatta egosuna yenik düştüğü anları anlatacaktır. 
Yazar Ayşegül Ekinci, Türk basınını uzun yıllardır yurtdışında başarıyla temsil eden bir gazeteci. Guantanamo Askeri Üssü’ne giren dünyadaki ilk kadın gazeteci, aynı zamanda savaş muhabiri. Afganistan, Pakistan gibi iç savaş olan bölgelerde habercilik yapan deneyimli ve korkusuz bir haberci. Ve aynı zamanda enerji, ruh ve fizik bedende yirmi yılı aşan bir süredir çalışmalar yapan bir şifacı, eğitimci. 
Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var SON YOK, hayatı korkusuzca deneyimleyen kadın gazetecinin yarın kaygısı olmadan, ölüm kavramını düşünmeden yaşadığı hareketli hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. Doktor ağabeyinin ansızın hastalanmasıyla kendi içselinde ve yakın çevresiyle yaşadığı dinamikler kitapta bütün çarpıcılığıyla veriliyor. Ekinci hikayesini anlatırken ağabeyini kaybetme gerçeğiyle karşı karşıya kaldığında varlığının derinliklerinde aradığı cevapları ve yaşam analizlerini tüm samimiyetiyle ortaya koyuyor. 
Ve araştırmacı gazeteci olan yazarın, ağabeyinin ölümüyle ve sonrasında yaşadığı çarpıcı, mistik, olağanüstü olaylar onu “ölüm ve doğum” arasındaki ilişkiye dair yeni bir deneyim yaşamasına neden oluyor: “Sevginin” tek gerçeklik olduğu ve ölümün insan zekasının algıladığı manada bitiş olmadığı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88940</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa968661-c549-4f34-952a-540320646c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizi Dizi Dişler</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp, yaşlarına uygun olarak diş değiştirme sürecindeler. Sarp ve Mila’ya, dişlerini sayarken ve diş sayılarını bulurken yardım etmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88941</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c3cefb3-a070-420d-9390-72614f52c343.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopyalar İyidir</image:title>
            <image:caption>“Acaba, diyorum; toplumdan çok bireye ağırlık veren, bir toplum tasarımı önerisi getirmek yerine, bir yaşam kurtaran ütopya da olamaz mı? Eleştiriden çok vaat taşıyan, zenginleştiren, bütün sanatlardan el almış bir ütopya? Hani ütopyanın ayağı yere basmaz diye düşünülür ya, kanadı ile biraz nefes verse, olmaz mı? Belki olur... Ütopya bu ya!” 
 
Akatlı’nın soran ve sorgulayan bir deneme üslubu kullanarak, yalın ve gösterişten uzak bir dille kaleme aldığı felsefe yazıları Türkiye’nin felsefe tarihinde önemli bir yer tutar. Çünkü Türkiye’de felsefe dendiğinde elinde tuttuğu sis lambasıyla yolu üzerine düşen puslara, gölgeli kuytulara ışık düşürmeye, aydınlatmaya çalışmış biridir kendisi. 
 
Füsun Akatlı’nın, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan bütün yazılarının bu son cildinde hayatını adadığı, öğretmenliğini yaptığı felsefe üzerine olan yazılarını topladık. Kendisinin de dediği gibi: “Bu yazıların; bir edebiyatçının felsefeci yanı ile, bir felsefecinin edebiyatçı yanının elele verdiği denemeler olarak okunması dileğiyle...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88942</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1dbfa2-2c60-46c0-86b9-a3e79ca5962b.jpg</image:loc>
            <image:title>Planetary Cilt 3: 20. Yüzyılı Terk Etmek</image:title>
            <image:caption>Çizgi roman tarihinin en iyi isimlerinden akıl almaz bir seri.” –SCI FI UNIVERSE 

Gizem ve macera dolu PLANETARY serisi üçüncü cildi 20. YÜZYILI TERK ETMEK ile devam ediyor. Elijah Snow, Planetary’deki geçmişini yavaş yavaş hatırlamaya başlarken Sherlock Holmes ve Dracula gibi figürlerle olan maceraları su yüzüne çıkıyor. Jakita Wagner ve Davulcu’yla birlikte Dörtlü denen kötücül gruba karşı verdikleri mücadele sürerken araştırmaları onları Güney Amerika’nın balta girmemiş ormanlarına, eski Avrupa’nın kalelerine, Antarktika’nın ıssızlığına götürüyor ve başka bir boyuttan gelen bir alet ile dünyanın ilk gerçek astronotlarını keşfediyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88943</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa68307-16d3-48cd-8761-eda300f44f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenbazın Kalbi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Düzenbazın Kalbi İhanetle Doludur 
 
Olden Hançeri’ni ele geçiren Kestra, Lord Endrick’i yok etmeye yeminliydi fakat düşmanını fazla küçümsemişti. Onun hamlesini kolayca savuşturan Endrick, hançerin ellerinden kayıp gitmesinin acısını Kestra’nın anılarını silip onu kölesi hâline getirerek çıkaracaktı. 
 
Vasılolan’ın durumunun ciddiyetinden habersiz olan Simon, onu kurtarabilmek için büyüye başvurmayı reddediyordu. Savaş kapılarına dayandığında, kimseye güvenmeyen Koraklar ve Halderianların arasından sağ çıkmak ve hakkı olduğunu düşünmediği bir unvanın ağırlığını taşımak zorunda kalacaktı. 
 
Eğer hayatta kalmak istiyorlarsa, Simon ve Kestra’nın tek şansı birbirlerine tekrar güvenmek ve anılarına tutunmaktı. Peki paramparça bir kalp iyileşebilir miydi? 
 
“Her sayfada artan gerilimiyle, son kitaba doğru nefes kesen bir yolculuk.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88944</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363a82c8-f9fb-48b5-a575-7beae135e6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurucular (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Novella Ödülü Adaylığı 
 
Biraz Spagetti Western, biraz Akira Kurosava filmleri, biraz da kara fantazi. Tabii bir de silah ustası hayvanlar. Polansky, Kurucular’da başkasının yan yana getirmeyi hayal dahi edemeyeceği türleri birleştirip fantastik edebiyatın en aykırı kitaplarından birine imza atıyor. Yurdunu kaybetmeyi, çaresizliği ve geleceğe dair umudu hayvanlardan oluşan bir umutsuzlar çetesinin macerasıyla anlatıyor. 
 
Yaralı bir göz. Kırık bir kanat. Beklenmedik bir ihanet. Kaybedilen bir ülke. Kısacası, pek de yolunda gitmemiş bir macera. 
Yıllar geçer, yaralar iyileşir ama kötü anılar yitip gitmez. Fare Kaptan’ın ekibindeki hayvanlar için başarısızlıktan sonra hayatta kalmanın tek yolu yeni bir hayat kurup çok da göze batmamaktı. Bir de kaybettikleri savaşı unutmaları gerekiyordu. Ama Kaptan’ın son seferde başına gelenleri unutmaya niyeti yoktu. 
 
Beş sene sonrasında Kaptan yeterince beklediğine karar verdi; ekibi toplayıp yarım kalan işi tamamlayacaktı. İntikam, yenecek kadar soğumuştu artık. Kakım, baykuş, semender, köstebek, opossum ve porsuk da aynı düşüncedeydi. 
 
Kurucular, eğlenceli olduğu kadar karanlık bir intikam hikâyesi. 
 
“Polansky en sevdiğim yeni yazarlardan biri. Bilindik türleri her seferinde yeniden icat edip tepetaklak etmeyi beceriyor.” –David S. Goyer 
 
“Watership Tepesi’nden beri başkahramanı hayvanlar olan bir macerayı böylesine sevmemiştim.” –Delilah S. Dawson 
 
“Vahşi, öfkeli ve fevri ama tıpkı hayatın kendisi gibi eğlenceli, heyecan verici ve bir o kadar da özgün.” –John Hornor Jacobs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88945</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04946b6-e5bd-4c36-aea8-718f944dbbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Elia</image:title>
            <image:caption>Zamanın geçtiği ama hayatın durduğu yakın bir gelecek. Tarihsel alışkanlıklarda asılı kalmış, kendi huzurunu inşa etmiş bir ada ve her günü birbirine benzeyen ada halkı. Ta ki iki yabancı adaya ayak basana dek... Ve o günden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Alışkanlıklar suskunluğa, suskunluklar haksızlığa, haksızlıklar cezaya dönüşür ve bu cennet ada âdeta cehennem oluverir. 
 
Yılmaz Şener, Elia’da yakın geleceğe çeviriyor yüzünü. Olması ihtimal değil, sadece zaman meselesi olan bir gerçeğe dokunuyor. Dili, kurgusu ve son âna kadar merak uyandıran konusuyla çarpıcı bir roman. 
 
“Belki de kafamızda uzun süre taşıdığımız düşünceler, hiçbir zaman eyleme dökmeyeceğimiz şeylere aitti. Yaptığımızı düşünerek yapmaktan kurtuluyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88946</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f8a3d9d-a05f-42c6-a0cf-8a7a4717742f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünsel Okuma</image:title>
            <image:caption>“Dünya okuyabildiğimiz bir kitap olduğuna göre kitap da içinde yolculuğa çıkabileceğimiz bir dünyadır.”
Alberto Manguel
Kişisel deneyim ve sistemli düşünmeyle derinleşen, düş ile düşünceyi birleştiren yaratıcı bir okuma nasıl yapılabilir?
Bir metni okuma biçimleri dünyayı okuma biçimine nasıl dönüştürülebilir?
Düşünsel Okuma kişisel gelişim ve mesleki gelişim okumalarının iç içe geçtiği bir anlatı, bir yol haritası. Okumak yolda olmaksa, bu yolculukta her yaştaki okura yol arkadaşı olacak bir kitap. Kitapta yer alan ıraksak, yakınsak, yanal, paralel ve yaratıcı düşünme biçimlerine yönelik uygulamalar sadece yazılı metinleri değil, okurun kendisiyle ve dünyayla kurduğu ilişkiyi de okumasına, yeniden düşünüp yapılandırmasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Düşünmeyi düşünmek, düşsel ve eğlenceli bir yolculuğa çıkmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88947</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194151c5-ddcd-47c7-9f39-9393de62d540.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Drama Atölyeleri</image:title>
            <image:caption>Öğrenme sürecinde merakın değeri nedir? Öğrenme yolculuğumuzda merak bize nasıl eşlik eder?
Dramanın merak ve öğrenmeyle kurduğu ilişki nasıldır?
Bu soruların yanıtı Meraklısına Drama Atölyeleri&apos;nde saklı. İlkokul düzeyinde 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışma, hem kuramsal hem de uygulamalar aracılığıyla ve merakla bilgilerin izini sürüyor. Kitapta alanında uzman yirmi dört eğitimci tarafından yazılan ve yine onların eleştirel süzgeciden geçen metinler, uygulamalar ve çeşitli öneriler bulacaksınız.
Kitabımız merakın izini sürmeyi, onu beslemeyi ve merakı iş birliğiyle çoğaltmayı hedefliyor.
Meraklısına Drama Atölyeleri&apos;nin meraklılara ulaşması ve merakınızı çoğaltması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88948</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662870c3-8fb3-4353-8f00-04ffca2a2cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesaj</image:title>
            <image:caption>“Bir gece yarısı, tanımadığım bir numaradan gelen 
esrarengiz bir ‘mesaj’la başladı her şey. 
Başladı demek ne kadar doğru olur, bilemiyorum. 
Başladı mı, yoksa bitti mi? En iyisi, buna siz karar verin.”   
Mürvet Uç, Mesaj kitabında kendi anahtarını 
bulmak isteyenlere, yaşamlarını kontrol altına 
almalarını sağlayacak mesajları okuyabilmenin 
yol ve yöntemlerini aktarıyor. 
 
Doğu ile batıyı, Lev Tolstoy ile Mevlânâ’yı, 
Hallac-ı Mansur’la Mark Twain’i bir araya getiren 
Mesaj’la yeni bir dünyanın kapılarını aralayacaksınız. 
Unutmayın… 
Hayat aynı mutlulukları bize tekrar tekrar yaşatacak 
kadar cömert olmayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88949</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba9cae7-cb76-4ef7-9f7a-a569e17944a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Okurun Notları</image:title>
            <image:caption>Kitaplar ve dergiler arasında geçen bir ömür. Okumakla yoğrulmuş bir hayat. Yazıya ve yazmaya yazgılı bir meslek. Hemi okumuş hemi yazmış bir insan. Fakat en çok okumuş. Mütalaa ettiklerinin yüzde biri kadar bile yazamamış. Bir Okurun Notları, okumayı hayatının en mühim uğraşı hâline getiren bir insanın bohçasında biriktirdikleridir. Kırk senenin hâsılası. Her yazı bir kitaba, dolayısıyla cins bir kafaya ve duyarlı bir yüreğe götürüyor. Dünya yolcuğumuza ışık düşürecek, sorularımıza ses verecek kapıları açıyor. Nice kıymetli kitabın ve şahsiyetin farkına varacağız bu yazıları okuduktan sonra. Ve şunu diyeceğiz içtenlikle: Sevgilimiz kitap, sen hep var ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88950</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd9974cb-e0cf-4b5a-ae38-c694317ce2ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızır’ı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Gözlerime inanmıyorum çünkü hepsini gördüm 
Üstünde born free yazan tişörtlerle ölüme koşan 
Bir maraton gibiydi yaşamak, bir şans bileti 
Dünya umutsuz bir parkur için fazla genç 
Ben gözlerime inanmak için fazla ihtiyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88951</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c29b6a-565f-4439-b5de-fafdec93daed.jpg</image:loc>
            <image:title>Er Riaye</image:title>
            <image:caption>“Bir adamın gece uykularını kaçıran, gündüzünü dertlerle dolduran birçok hastalığı vardır.
Bedenindeki bütün sıkıntılarını gideren ücretsiz bir ilaçla tedavi olur.
Artık bütün hastalıklarından şifa bulmuştur. Uykusuz geçen uzun gecelerin ardından rahatça uyur.
Dertlerle dolu bitmek bilmeyen günlerin ardından sakin, sıhhat ve afiyet dolu günlere kavuşur.
Hayatı güzelleşir ve mutluluk dolar.
İyileştikten sonra etrafına baktığında birçok Müslümanın da ayrı hastalıklarla boğuştuğunu
görür. Geceleri uykusuz, acıları büyük, hayatları kararmış haldedirler.
Onları o halde görünce kalbindeki merhamet harekete geçer, onların dertlerine şifa olacak, acılarını giderecek ilacı bildiğini ve onlara onu ücretsiz sunabileceğini hatırlar ve insanları iyileştirme gayretine girişir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88952</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ea180b-24a6-4fb7-af54-371d4d0580e8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilerin Ahlakı</image:title>
            <image:caption>“İyilerin Ahlakı, 15. Yüzyıl Herat’ının önde gelen edip ve alimlerinden Hüseyin Vaiz Kaşifi’nin Sultan Hüseyin Baykara’nın talebi üzerine yazdığı, ahlâk temelli bir siyasetnamedir. İslam Ahlak literatüründe kitap çok önemli bir yere sahiptir. Eserde ahlak, kırk maddede işlenmiş olup akademik ve felsefi yöntemle yazılmamıştır. Anlatımında didaktik bir amaç güdülmüş, toplum liderlerinde bulunması gereken ahlak ve adaba dair bilgiler beyit ve hikayelerle süslenmiştir. İyilerin ahlakının toplumun geneline sirayet edeceği söylenerek topluma yön veren insanlara hikayelerle tavsiyelerde bulunulmuştur. Faziletli bir toplum için, yöneticilerin iyi olması gerektiği, iyilik ön koşulunun ise Ahlâk olduğu söylenmiştir. Bu eserle birlikte; doğruluk, sabır, tevazu, şükür, hayâ, edep, cömertlik, merhamet gibi faziletlerin 500 yıl içerisinde nasıl kavram haline geldiği de gözler önüne serilmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88953</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38305b26-5017-4d59-afcf-df8f349f439f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair ve Sultan</image:title>
            <image:caption>Hami-sanatçı ilişkisi gelişmiş toplumlarda hep merak edilmiş ve çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bu kitapta, Osmanlı sanatının edebiyat boyutu başlangıçtan son döneme kadar devlet-sanat ilişkisi açısından incelenmektedir. Edebî, sosyal ve politik tarih perspektifleri göz önünde tutularak Osmanlı edebiyatı bağlamında hamilik sisteminin nasıl işlediği ve sanatçıların bu sistem içerisinde eserlerini nasıl ürettikleri, çalışmanın temel ilgi alanlarını oluşturmaktadır. Şair tezkireleri başta olmak üzere ilk elden kaynaklar incelenmiş, bizzat şair olan padişahlardan başlayıp diğer devlet adamlarının şiirle ve şairlerle olan münasebetleri gözler önüne serilmiştir. Osmanlı tarihi boyunca şairlerin, sultanların ve diğer devlet büyüklerinin birbirleriyle ve şiirle münasebetleri, ilgileri, beklentileri, kırgınlıkları, istekleri, şikâyetleri adeta bir sinema perdesinde canlandırılmaktadır. Himaye, takdim, tavır, tarz ve ihsan bütün bu yüzyılların anahtar kavram ve kelimeleridir. Olan bitenler günümüz için de çok şey söylemekte, şaire ve devlete bakışımızı doğru bir noktaya taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88954</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b711902-54db-43d7-b1b7-b88325448621.jpg</image:loc>
            <image:title>Baltan Taşa değecek</image:title>
            <image:caption>Yirmi yılı aşkın süredir Türk öyküsüne önemli katkılar sunan Abdullah Harmancı son kitabı Baltan Taşa Değecek’le okuyucuyu selamlıyor. Birçok genç isme öncülük etmiş, Türk öyküsünün gidişatına yön vermiş Harmancı son kitabıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam edecek. 
Müstakil on bir öyküden oluşan Baltan Taşa Değecek, yüksek gözlem gücü, derin bir kavrayış ve anlatımla okuyucuyu selamlıyor.
Harmancı, anlama dair sorgulamalarda, tek yol olarak bireyin kendini keşfetmesinin yanına düşünceyi, fikri koyar. Bir anlamda bireyin kendisine yönelik sorgulamasında yeni referanslar getirip ufkunu açmak ister; onu biraz da dışarıya bakmaya davet eder. / Cemal Şakar    
Harmancı, neye dokunsa öykü oluyor! / Ömer Lekesiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88955</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18a21254-ba76-41b4-b44e-dafae0943c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yağmur</image:title>
            <image:caption>&quot;Yağmurun şiddeti arttı birden, bir yıldız söndü, bir çiçek kurudu, bir mermi atıldı, birilerinin ipi çekildi bir yerlerde, bir bebeğin sesi kesildi, bir anne feryat etti ve yine gök gürledi… ve yine şimşekler çaktı… öfkesi kamçılanmıştı yağmurun arka sokaklarda cansız yatan bedenin üstüne yağarken. Aynı yağmurdu bu, şimdi yerdeki küçük bedenin üstüne yağan. &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88956</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ff7fc37-0aff-4bde-abc3-1a6f5ba602df.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkünün Ötesi : Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>Neşet Ertaş, Türkistan’dan gelen Kelam’ı türküleriyle anlatan ve Anadolu’ya aktaran insandır. O hikmetin ve geleneğin farklı meşrep ve neşvelerini kendi gönlünde yeniden yorumlayıp, farklılıkların zıtlıklar olmadığını göstermiştir. Bundan dolayıdır ki onun türkülerinin hayatta da bir karşılığı vardır. Yaşamadığını ve yanmadığını yakmaz Neşet Ertaş. Türküleri türkü olsun diye bir görüntü ve gösteri unsuru olarak ortaya çıkmamıştır. Gönlünden gelen sesin perdesine bastığı gibi hayatta yaşamadığı, hissetmediği, görmediği hiçbir şeyi de yansıtmamıştır türkülerinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88957</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc6e9c6-fbc4-4385-b374-55ecf849280e.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Kedileri Türk Edebiyatından Kedi Metinleri (1870-1950)</image:title>
            <image:caption>“Bu mühim kusuruyla beraber Tosun’u 
bir kedi gibi değil; bir refik, hatta yegâne bir 
refik-i sadık sıfatıyla severdim ve hissederdim ki 
o da beni alelade değil, bütün hüviyet-i manevisinin merbutiyetiyle seviyordu.” 
Geçmiş Zaman Kedileri, 1870’lerden 1950’lere hayvanların edebiyatta nasıl temsil edildiği sorusuna kedi hikâyeleriyle cevap veriyor. Ahmet Haşim’den Halit Ziya Uşaklıgil’e, Fatma Münire’den Osman Cemal Kaygılı’ya, Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan Ahmet Midhat’a uzanan metin derlemesinde şehir deneyimiyle kedi hikâyeleri iç içe geçiyor, böylece kitap, İstanbul sokaklarında ve konaklarında gezinen, insanlara refakat eden kedilerin rehberliğinde bir çeşit seyir defterine dönüşüyor. Kedilerle kurulan arkadaşlıklar ve kedilere yönelik düşmanlıklar, yoldaş ve tekinsiz kediler, bu metinler arasında dolaşırken yüz yıl öncesinde insan kedi ilişkilerinin serencamını da resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88958</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d489f4d-4d98-418f-a768-11ca0094e8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Osmanlılar Osmanlı Hanedanının Sürgün Ve Miras Öyküsü</image:title>
            <image:caption>SON OSMANLILAR 
Kadın, erkek ve çocuk, 155 kişiydiler... Osmanlı hanedanı bu 155 kişiden ibaretti ve 1924 Martı’nda, hepsi Türkiye dışına çıkartıldı...  
Ellerine ikişer bin İngiliz lirası ve bir yıllık ama dönüşü olmayan pasaport verildi. 
Mal varlıkları tasfiye edildi...  
Türkiye’ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı...  
Artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı... Macera dolu bir sürgün yaşadılar...  
Geçinebilmek için her türlü işte çalıştılar... Kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı kapı dolaşıp sabun sattı...  
Yabancı zindanlarda can verenleri oldu... Kimisi de başka hanedanların mensuplarıyla evlenip yeniden asalet unvanı aldı...  
Sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti. 
1974’te, ailenin tamamının Türkiye’ye dönebilmesine izin verildi. Bir kısmı döndü, 
bir kısmı yıllardır yaşadığı ülkelerde kaldı. 
Gazeteci Murat Bardakçı’nın, dünyanın hemen her tarafına dağılmış olan 
Osmanlı hanedanının mensuplarıyla görüşerek hazırladığı bu kitap, Ortadoğu’ya ve Avrupa’nın bir bölümüne yüzlerce yıl boyunca hükmetmiş bir ailedan bugüne kalanların öyküsünü anlatıyor...  
Konusundaki ilk ve tek eser olan bu kitap, bir yerde, Osmanlılar’ın tarih sahnesinden çekilmelerinden sonraki tarihidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88959</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808321f0-017e-4d93-b81e-8814dba392aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Napoleon Bonaparte - Osprey Büyük Komutanlar</image:title>
            <image:caption>Osprey Büyük Komutanlar Serisi
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Napoléon Bonaparte
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Napoléon Bonaparte ile devam ediyor…
Korsika adasında orta karar bir ailenin oğlu olarak doğan ve Fransa’ya ayak bastığında pek de parlak bir konuma sahip olmayan genç Napoléon o günlerde Fransa İmparatoru olup İspanya’dan Rusya’ya kadar Avrupa’nın büyük bir kısmına hükmedeceğini düşünmüş müdür? Bunun cevabını bilemeyeceğiz ancak Fransız İhtilali’nin keşmekeşinden sıyrılıp karşısına çıkan fırsatları son derece iyi kullanması, sergilediği beceriler sayesinde rütbe basamaklarını hızla tırmanması ve çok genç yaşta çok önemli mevkilere ulaşması bu yolun taşlarını döşedi. 
Askerî kariyeri boyunca İtalya, Mısır, İspanya, Almanya, Polonya, Rusya ve Fransa gibi birbirinden son derece farklı coğrafyalarda yaklaşık 20 yıl boyunca seferler yürüten, elde ettiği zaferlerle tarihin en önde gelen komutanları arasında bile çok özel bir yere sahip olan Napoléon, bir kısmı siyasi bir kısmı ise askerî açıdan hayati sonuçlar doğuran yaklaşık 60 muharebede bulundu. Bu bakımdan modern Avrupa’nın kaderini tayin ettiğini ve savaşın kaidelerini temelden değiştirdiğini söylemek hiç de yanlış olmaz.
Napoléon’un askerî kariyerine, uyguladığı stratejilere ve taktiklere odaklanan bu çalışma, sahip olduğu liderlik özelliklerini irdelemeyi de ihmal etmiyor. Dünya savaş tarihinde bir efsane olarak gösterilen Napoléon’un yıldızının hem nasıl parladığını hem de nasıl söndüğünü sıra dışı bir üslupla ortaya koyuyor. Kariyerinin en önemli muharebeleri olan Austerlitz, Borodino ve Waterloo ise bir belgesel havasında tüm detaylarıyla masaya yatırılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88960</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d15a81-c4ba-4ff3-88cf-a6f6ca00691a.jpg</image:loc>
            <image:title>Samuraylar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaşcı Ruh, Şerefli Yaşam:

Samurayların Tarihi…

Dürüstlük ve sadakat onlar için vazgeçilmez kılavuzlardı. Soylu ve yaman hayatlar sürdüler. Kendi yaşam biçimlerini ifade eden Bushido kültürünün yanı sıra savaş becerileriyle ve taşıdıkları ölümcül kılıçlarla birçok sanat faaliyetine ilham kaynağı oldular. Onlar, eski Japonya’nın efsanevî savaşçılarıydı: Samuraylar…

“Hizmet eden” anlamına gelen ve sadece askerî bağlamda kullanılan “samuray” tabiri ilk kez 10. yüzyılda görülür. İlk zamanlarda, muhafızlık görevi için başkent Kyoto’ya gidenleri tanımlama maksadıyla kullanılan sözcük, zaman içerisinde “güçlü toprak beylerine hizmet eden asker” anlamı kazandı. Kelimenin süratle aristokratik ve babadan oğula geçen bir mahiyet almasıyla samuray aileleri de tanınmaya ve değer görmeye başladı. Bazıları eski Japon beylerinin soyundan geliyordu. Diğerleri ise şöhretlerini askerî başarılara borçlu olan, yeni kurulmuş ve soylu tarihleri henüz yazılmaya başlayan ailelerdi.

Stephen Turnbull’un elinizdeki çalışması, Samuray yaşantısını bütün yönleriyle keşfetmek için onları yalnızca harp meydanlarıyla sınırlandırmıyor; yaşamlarına, dini ve toplumsal geçmişleriyle birlikte kültürel başarılarına da ışık tutuyor. İlk ortaya çıkışlarından 19. yüzyıldaki lağvedilişlerine dek kılıçlardan takım elbiselere, topuz saçlardan melon şapkalara kadar oldukça akıcı bir üslupla samurayların kısa bir tarihçesini sunuyor.

“Osprey Resimli Tarih Dizisi”nin üçüncü kitabı “Samuraylar”, birbirinden harika görsellerle Japonların kadim savaşçı geleneğini okuyucuya sürükleyici bir şekilde aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88961</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d85fd05-7a06-4e5c-b586-d4c5b4328b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlı Devletleri Tarihi(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Din ve Medeniyet Savaşları:

Haçlı Devletlerinin Çağı…

İlk Haçlı orduları Kudüs’ü, Mısır Fâtımîlerinden 1099’da gasp ettiklerinde zaferlerinin kaynağını Tanrı’nın bir lütfu olarak gördüler. Bu yüzden Tanrı’nın buyruğu olarak gördükleri savaşları yapmak ve bu doğrultuda Suriye ve Filistin’de Hristiyan kontrolünü yeniden tesis etmek onların tek arzusu haline geldi.

Elinizdeki kitap Akdeniz’in Doğu kıyılarında ortaya çıkan ve Aslan Yürekli Richard’ın 1192’de bölgeden ayrılışına kadar bir yaşam alanı haline gelen Haçlı Devletleri’ne odaklanmaktadır.

Hayatını bilginin peşinden gitmeye adayan tarih profesörü Malcolm Barber, Kudüs, Antakya, Trablus ve Urfa’ya odaklanarak Haçlı devletlerinin sancılı kuruluş süreçlerini canlı bir şekilde yeniden inşa ediyor, kendi topraklarını koruyan ve Haçlı idaresi altında yaşamak zorunda kalan halkların ise yeni hayatlarına uyum sağlama mücadelesini ortaya koyuyor. Büyük askerî harekatların canlı anlatımlarıyla zenginleşen bu kitap Haçlı Devletlerinde ortaya çıkan kültürü tüm ayrıntısıyla keşfederek bir medeniyetin derinliklerine iniyor. Bu derinliklerde bölgede karmaşıklaşan yerli veraset sistemi; mimarî; siyasal, yasal ve ekonomik müesseseler; Haçlıların dünyayı algılamasına vesile olan dinî yapı; Tapınak Şövalyeleri; Hospitallier ve çok daha fazlası mevcut.

&quot;Haçlı Devletleri Tarihi&quot;, dini savaşların ortalığı kasıp kavurduğu, medeniyetlerin çarpıştığı 12. yüzyıl Haçlı devletlerindeki yaşam ve kültüre dair benzersiz bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88962</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2cd0a0-7769-4b7d-b629-a0c855858c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Dante</image:title>
            <image:caption>Dante Alighieri…

İlahi Komedya’nın dâhi yaratıcısını, ilk kez, değerlerini ve zihin yapısını paylaştığı döneminin bir insanı olarak görüyoruz. Alessandro Barbero, bu dönemin eksiksiz bir portresini çiziyor, okuru tarihin en büyüleyici çağlarından biri olan Ortaçağ’ın alışkanlıklarına, âdetlerine ve politikasına yaklaştırıyor.

“Tarihçi Alessandro Barbero, delillere ve belgelerin analizine dayalı bir inceleme ile şairin hayatını yeniden kuruyor. Kesinlik ile tutkunun buluştuğu bir çalışma.”
- Paolo Mauri

Dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen İlahi Komedya gibi bir başyapıta imza attı. Hem siyasi hem de toplumsal anlamda gerilimi yüksek bir dönem olan Ortaçağ’ın en unutulmaz aşk şiirlerini yazdı. Bir tefecinin oğlu olarak edebiyatçıların dünyasına girmek için büyük zorluklara katlandı. Politikanın karanlık koridorlarında daima tutkun olduğu sanatla hakikati fısıldamaya çalıştı: Dante Alighieri.

Alessandro Barbero, elinizdeki bu çalışmasıyla ölümsüz bir sanatçı olan Dante’nin hayatını aydınlatıyor. Onu hem bir sanatçı hem de Ortaçağ’ın bir insanı olarak tanıtıyor. Bunu yaparken Ortaçağ dünyasının değerleriyle birlikte 14. yüzyıl İtalya’sının her yönden zengin atmosferini de zihinlerde canlandırıyor. Dante’nin genç bir âşık olarak portresini çizerken onun savaşa gitmek üzere atına bindiğinde neler hissettiğini de detaylıca anlatıyor. Tüm bunları yaparken de döneme yakışır bir duygu dünyasıyla gözyaşlarını ve sessizliği, cesaret ve tutkuyu bir araya getiriyor. Kaynakların araştırılmasında ve yorumlanmasında kılı kırk yaran, her saptamanın ve her varsayımın arka planını doldurup analizini yapmaya özen gösteren büyük bir tarihçinin çizdiği bu portre, olağanüstü üslubuyla bir roman gibi okunuyor.

İtalya’da yayımlandıktan birkaç ay sonra çok satanlar listesine giren &quot;Dante&quot;, eksiksiz bir portre olmasının yanı sıra okuru tarihin en büyüleyici çağlarından biri olan Ortaçağ’ın yaşantısına doğru yolculuğa çıkaran nefis bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88963</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e99e97-4e0d-4903-a255-e45befa1334e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirret Evcilleşmesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Shakespeare ile aramızdaki kültürel, coğrafi, zamansal ve algısal mesafeleri kapatmanın bir yolu yok belki, ama onun dünya ile sahne arasında kurduğu dönüşüm mekânlarındaki yansımalar oyununa yeni bir çevirinin yer değiştiren kelimeleriyle katılmaya davet ediyoruz sizi. Bulduğu her aralıkta sonsuzca dönüşen ve yaratan saf şiirin dramla bedenlenmiş oyununa.
Balk logic with acquaintance that you have
And practice rhetoric in your common talk;
Music and poesy use to quicken you;
The mathematics and the metaphysics,
Fall to them as you find your stomach serves you.
Ahbaplarınızla mantık parçalayıp,
Günlük sohbetlerde retorik meşk edeceksiniz elbette;
Ruhunuzu da besleyeceksiniz, pek tabii, musiki ve şiirle;
Matematik ve metafiziğe gelince,
Paşa gönlünüz nasıl isterse ilgilenin gene ikisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88964</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7783c35-07f4-499a-bddc-7718c5dc953c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk mu, Mutlu Çocuk mu?</image:title>
            <image:caption>“İster çiçeği burnunda ister deneyimli birer anne baba, isterseniz anne baba adayı olun, hedefiniz süper çocuklar yetiştirmek değil; yaşamın karşısına çıkardığı her şeyle zarafet, cesaret ve güçlü mizah duygusunu kullanarak baş edebilecek dengeli ve mutlu bireyler yetiştirmek olmalıdır.”
-Lisa Sugarman

Z kuşaği ebeveynlerine yeni ve benzersiz bir yaklaşim!

Daha akıllı, daha hızlı, daha başarılı, daha popüler, daha daha daha… Sizin de çevreniz çocuklarının yolundaki her engeli ortadan kaldıran, asla başarısız olmalarına veya düşmelerine izin vermeyen, aktiviteden aktiviteye koşuşturan ebeveynlerle mi çevrili? Yoksa siz de onlardan biri misiniz? Çocuğunuz bir düştü mü bir daha kendi başına ayaklanamamasından mı korkuyorsunuz?

Yalnız değilsiniz.

Günümüz anne babalarının çoğu çocuklarının yanlış yapmalarının normal (hatta gerekli olduğunu) kabul etmekte zorlanıyor. Çocukların spordan müziğe, matematikten yabancı dile, sanattan örnek bir “süper çocuk” olmaya kadar pek çok konuda diğer çocukları geçmeleri bekleniyor. Ve bu çocuklar birer superman olamamalarıyla baş edemiyorlar.

Yazar ve ebeveynlik uzmanı Lisa Sugarman, ebeveynlere, çocukların engellerle yüzleşmesinin önemini hatırlatarak, sosyal ve duygusal gelişimden bilişsel gelişime, önemli gelişimsel dönüm noktalarından bunlarla nasıl başa çıkabileceğine kadar pek çok konuda yol gösteriyor. Mizahi üslubuyla bir ebeveynin başa çıkması gereken gerçek meseleleri masaya yatırıyor. Kusurlarıyla barışık çocukların, onlara büyümek için alan ve fırsat verildiğinde çok yönlü yetişkinler olabileceğini hatırlatıyor. Aile terapisti Debra Fox Gansenberg de her bölümün sonunda klinik bakış açısıyla stratejiler, püf noktaları ve dil kullanımı önerileriyle dolu bir takım çantası sunuyor.

&quot;Süper Çocuk mu, Mutlu Çocuk mu?&quot; ile çocuğunuza başarı kadar başarısızlığı da kabul etmek ve devam edebilmek için gerekli becerileri kazandıracak, böylece gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarına yardım edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88965</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a7bd47-387e-4ae6-86ca-2aa454fb3be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimiz Yanıyor</image:title>
            <image:caption>“Mutlaka okunması gereken ekolojik bir umut mesajı... Bu gezegenin geleceğiyle ilgilenen herkes için…”
-David Mitchell, The Guardian

Greta Thunberg on bir yaşındayken, bir gün okulda okyanuslardaki çöp oranıyla ilgili bir film seyretti. Meksika’dan daha büyük bir plastik adası vardı ve Güney Pasifik’te dolanıyordu. Greta film boyunca ağladı. Belli ki sınıf arkadaşları da etkilenmişti. Ancak koridora çıkıldığında plastik adası unutulmuştu. O da herkes gibi bunları sınıfta bırakabilirdi. Ama yapamadı.

Yavaş yavaş bir karanlığın içine doğru gidiyordu. Sanki yavaş yavaş kendini kapatıyordu. Piyano çalmayı bıraktı. Gülmeyi bıraktı. Konuşmayı bıraktı.
Ve... Yemek yemeyi bıraktı.

Bu; hayatı birdenbire parçalanan, bir daha asla eskisi gibi olmayacak mutlu bir ailenin hikâyesi. Hayatlarını baştan sona değiştiren ebeveynin, kızları konuşmayı ve yemek yemeyi bıraktığında ve onun küçük kız kardeşi bununla başa çıkmakta zorlanmaya başladığında hayatları bir kâbusa döndü. Bu kriz sadece evlerinde yaşanmıyordu: Onlar aynı zamanda krizdeki bir gezegende yaşıyorlardı; bizim de içinde yaşadığımız, hızla ısınan ve geleceği tehlikede olan gezegende.

Evimiz Yanıyor, bir ailenin birbirlerine ve dünyaya duydukları sevgiden yolaçıkarak güçlenme, iyileşme ve cesaret kazanma yollarını nasıl bulduklarının hikâyesi. Bu; hepimizi etkileyen acil bir durumda gezegenimiz alarm verirken onu duymayanların değil, gidişata dur diyebilenlerin umut ve kararlılık hikâyesi. Asperger sendromlu bir kızın hassasiyetlerinin, görmezden gelmek, üstünü örtmek yerine ailesi tarafından özenle takip edildiğinde nasıl bir dönüşüm getirdiğinin işareti aynı zamanda. Bir çocuğun elinden tutulursa toplumun farklılık olarak gördüğü özelliklerin aslında nasıl onun gücü haline geldiğini ve dünyayı değiştirdiğini göreceksiniz. 

Bazen tek bir ses -yeterince güçlü çıktığında- her şeyi harekete geçirebilecek zincirleme bir reaksiyon başlatabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88966</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d31f6c1-e538-4d0f-bd56-1874dd9a4595.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Kazası</image:title>
            <image:caption>Şiir Erkök Yılmaz’dan yepyeni öyküler: Fil Kazası 
 
Yazarın toplu öyküler kitabı Eşekarısı’ndan on yıl sonra yayımlanan kitapta dokuz öykü yer alıyor. 
Şiir Erkök Yılmaz, bu kitabında da sıra dışı bakış açısını ve sinematografik anlatımını sürdürüyor. Hayatın buhar olup uçan ve katılaşıp kalan yanlarına aynı ustalıkla eğiliyor. İroni gerçekliğin içine ustalıkla yerleşiyor, köpüğü üstünde olaylar ustalıkla öyküye taşınıyor ve sinema perdesine sözcüklerin ışığı düşüyor. Fil Kazası’nda bir araya gelen öykülerin başını, gerçekten de film gibi iki öykü, “1 Mayıs” ve “Koku” çekiyor. 
 
Somut olayların içindeki gerçeküstü izleri araştıran, insanın özüne dokunmayı başaran, son derece özgün, canlı, incelikli, derinlikli bir yazarın ustalık verimi Fil Kazası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88967</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393e95d5-6141-4d86-8eaf-2603e1ecbd8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşam Yemeğine Gelen Kuzu</image:title>
            <image:caption>Akşam yemeğini yemeye hazırlanan ihtiyar kurdun sürpriz bir ziyaretçisi var: küçük bir kuzu! İhtiyar kurdun küçük kuzuyla ilgili bambaşka planları olsa da küçük kuzunun tek bir isteği var: kurtla arkadaş olmak! Peki, bir kurtla bir kuzu arkadaş olabilir mi dersiniz? Cevabı bu kitapta.

Akşam Yemeğine Gelen Kuzu, sürpriz sonuyla gülümseten bir dostluk hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88968</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb07a414-f337-4268-b069-c76e391df136.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgülü Kapı</image:title>
            <image:caption>Giderim ilkbahar, dönerim sonbahar 
Kelebek ömürlü güneş, ölür ölür dirilir 
Kardeşi bulut olanın gözyaşları nereye akar 
Bu bir düşse, hangi denizde karaya oturur gemiler 
Sürgülü Kapı’da Gültekin Emre bugünün dünyasının olgularını, yaşadığımız günlerin olaylarını çağdaş bir duyarlıkla ama yeri geldikçe geçmişe teyeller de atarak şiirsel dile çeviriyor. Nesneler, görüntüler, yaşantılar onun şiirinde sessizliklerini bozuyor. Ses yankılamalarıyla, düşünce ve duygu çağrışımlarıyla, görsel imge üretimiyle, söyleyiş bütünlüğüyle kitap bizi usta bir şairle baş başa bırakıyor. 
Gültekin Emre bazı şiirlerinin sonlarında başka şairlerin içinde akasya ağacı geçen şiirlerinden parçalara yer vererek sekiz bölümden oluşan Sürgülü Kapı’ya adeta akasya desenli bir gömlek giydiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88969</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769f24cd-3d03-46aa-b72c-fb79ef18bbae.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberalizmin Harabelerinde</image:title>
            <image:caption>Uzun süredir dünyada egemen yönetim ideolojisi olan neoliberalizmin ekonomik sonuçları hakkında çok sayıda çalışma ve tartışma var. Buna karşılık, neoliberalizmin yol açtığı siyasi sonuçları ve sorunları da derinlemesine tartışmak gerekiyor. Wendy Brown’ın temel sorusu “Neoliberal ekonomik sarsıntıların sonucunda neden ve nasıl sol değil de sağ güçlendi?” şeklinde özetlenebilir. Sağ, özellikle de popülist sağ, toplumdaki hangi ihtiyaçlara ne gibi kavram kümelerini kullanarak, ne gibi ideolojik manevralarla karşılık verdi de 2008’deki küresel finans krizinden güçlü çıktı, pek çok ülkede iktidarı ele geçirebildi? Bu hareketlerin sonucunda hangi sosyal haklar zayıfladı, eşitlik ilkelerinin uygulanmasında ne gibi kayıplar yaşandı? 
 
Peki, ortaya çıkan “harabeler” neoliberalizmin teorisiyle ne kadar uyumlu? “Reel” neoliberalizm kendi teorisiyle hangi bakımlardan çelişmek pahasına hayata geçirilebildi? Teorik olarak önemli roller biçilen gelenek, ahlak ve piyasa gibi toplumsal etmenler insanlar arasındaki ilişkileri fiilen nasıl düzenledi? Brown, Amerika Birleşik Devletleri örneğinde bu soruların cevaplarını arıyor. 
 
Kitabın izinden gitmek, neoliberalizmin başka ülkelerde yarattığı siyasal ve toplumsal tahribat üzerine düşünmek, sol adına dersler çıkarmak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88970</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ffe2c0b-6472-427c-ad05-823a8297f7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kase Çikolatalı Puding</image:title>
            <image:caption>Beslenecek salyangozlar, öpülecek kurbağalar, taranacak saçlar, uyutulacak kaplumbağalar, dinlenecek fısıltılar, gezilecek diyarlar varken çikolatalı puding yapmaya vakit olabilir mi? 
Özge Can Doğmuş’un anlattığı bu güzel gerçeküstü hikâyeyi Özge Tığlı Taşlı resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88971</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f99975-cca4-4b6f-8dfd-bae0248bd1eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cırcırböceği Cancan’ın Kemanı - Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 34</image:title>
            <image:caption>Cırcırböceği Cancan mantar tarlasında neşeyle keman çalıyordu. O sırada top oynayan yavru karıncalar topu ellerinden kaçırınca Cancan’ın kemanı kırıldı. 
Cancan bu duruma çok üzüldü. Neyse ki orman harika arkadaşlarla dolu. Hep beraber Cancan’a sürpriz yapacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88973</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe47a58-5cc8-4c12-977e-84a90996e159.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolunca Nereye Gideriz?</image:title>
            <image:caption>Kaybolunca nereye gittiğimiz hakkında herkes farklı bir şey söylüyor. Dünyada her şey zaman içinde ortaya çıkar ve yok olur. Fakat bir taş, kuma dönüştüğünde gerçekten yok olur mu? Ya da ortadan yok olan çoraplar gerçekten kaybolur mu? Ve en önemlisi, insanlar gerçekten yok olurlar mı? Kaybolunca nereye gideriz? 
Bu kitap, asırlık soruyu cevaplamanıza yardımcı olacak birçok fikir içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88974</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a863ad6-5fa0-4b35-a440-14573bc143d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Blokzinciri ve Yeni Güven Mimarisi</image:title>
            <image:caption>Son yılların en popüler kelimesi haline gelen “blokzinciri” hakkında ilginç bir kitaba  başlıyorsunuz. Okurunu teknik bilgilerle sıkmayan, konuya bütünüyle felsefi ve pratik bir pencereden bakarak geniş bir tartışma alanı yaratan özel bir kitap. Her sayfada Kevin Werbach’ın ince zekâsını ve konuyu ele alış şeklini takdir etmek gerekiyor. 
-Ahmet Usta, Blockchain Türkiye Platformu 
Her şey 3 Ocak 2009’da Bitcoin’in hayatımıza girmesiyle başladı: 
Milyarlarca dolar değerindeki yatırımlar, kurulan binlerce şirket, yaratılan büyük servetler, ortaya çıkan yeni sektörlerin yanı sıra pek çok hırsızlık, tartışma, dolandırıcılık… Ve bütün bunlar sadece başlangıç! 
Merkezi yapılara ihtiyaç duymadan güvenilir şekilde veri kayıtları oluşturmayı, bunları korumayı ve sahipliğini belirlemeyi mümkün kılan blokzinciri teknolojisi, bitcoin gibi kripto paraların temelini oluşturuyor ancak kripto paralardan çok daha fazlasını ifade ediyor. Her şeyden önce, kendine özgü yeni bir güven mimarisi getiriyor beraberinde. Tam da insanların hükümetlere, sisteme, şirketlere ve hatta birbirlerine olan güveninin tarihte belki de hiç olmadığı kadar sarsıldığı, küresel bir güven krizinin yaşandığı bir dönemde. 
Werbach, tıpkı internet gibi etkileri dünyanın her köşesine ulaşabilecek potansiyele sahip, ezber bozan bir teknoloji olan blokzincirine, onu bütün problemlerin çözümüymüş gibi algılayanların aksine, soğukkanlı yaklaşmayı başarıyor. Böylelikle, blokzinciri ve sunduğu yeni güven mimarisi hakkında ayakları yere sağlam basan temel bir kitap ortaya çıkıyor. 
Kevin Werbach, Pennsylvania Üniversitesi bünyesindeki Wharton School’da, hukuk çalışmaları ve iş etiği profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88975</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb5f1aac-a153-45cc-a076-c7e8df3c28e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evde</image:title>
            <image:caption>Evimize hoş geldin! 
Bizim evde, ben varım, ailem var, köpek var. Ve bazen daha çok aile ve arkadaşlar da gelir. Tek bir çatı altında, göbekler, burunlar, dişler, tırnaklar, eller ve çok daha fazlası! Sayılması gereken çok şey var. Haydi, içeri gel ve bize katıl. Bakalım hepsini sayabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88976</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/047fdb5d-4c08-41fa-966e-6c1a37f859fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Sömürü 28 Şubat Yalanlar-Gerçekler-Belgeler</image:title>
            <image:caption>Her 28 Şubat geldiğinde tartışılıyor, üzerine çok şey söyleniyor.  Fakat bu söylenenlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış. 
Yazarımız Alican Türk, tamamıyla belgelere sadık kalarak, 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu kararları öncesi siyasi ortamı, 
28 Şubat günü yaşananları ve 28 Şubat sonrasını detaylarıyla ele alıyor, birçok gerçek olarak sunulanın ve söylenenin doğru olmadığını ve bir grup siyasi tarafından istismar konusu olarak kullanıldığını titizlikle ispatlıyor. 
28 Şubat kararları ile ilgili aklınıza gelen her türlü soruya bu kitap ile cevap bulacaksınız. Hiç bir şüphe kalmayacak. 
Kitap içerisinde; 
 Türkiye’de mevcut cumhuriyet rejimini yıkarak yerine dinî hukuka dayalı bir devlet kurma çabaları (irtica) var mıydı, bunlar gerçek bir tehdit miydi, yoksa askerlerin “toplum mühendisliği” adına uydurduğu “hayalî” bir düşman mıydı? 
28 Şubat gerçekten bir askerî darbe miydi? 
Batı Çalışma Grubu (BÇG) bir “cunta yapılanması” mıydı? Bunlar kimdi ve ne iş yaparlardı? 
Aczmendiler, Fadime Şahin - Ali Kalkancı olayları askerlerin bir “tezgâhı” mıydı? 
 28 Şubat’ta MGK’da ne oldu? Kararlar Erbakan’a zorla mı imzalatıldı? 
 Erbakan Bakanlar Kurulu’nda MGK Kararları hakkında ne dedi? 
 Kamuda ya da üniversitelerde türban yasağı 28 Şubat’ta mı getirildi? 
 28 Şubat’ta TSK’dan kaç personel ihraç edildi?  Bunlar “dindar” oldukları için mi TSK’dan atıldılar? 
 28 Şubat’ta imam hatipler ve Kur’an kursları kapatıldı mı? 
 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim Yasası askerlerin zorlamasıyla mı çıkarıldı? 
 O süreçte bir kısım milletvekilinin partilerinden istifa nedeni asker korkusu muydu? 
 Sincan’da tanklar neden yürüdü? Erbakan tanklar nedeniyle mi istifa etti? Genelkurmay’da CB Demirel’e ve ayrıca yargı ve medya mensuplarına verilen brifinglerde askerler neler söyledi? Silah kullanmaktan söz ettiler mi? 
 Çevik BİR ABD’ye darbe icazeti almaya mı gitmişti? “Balans ayarı” sözü nereden çıkmıştır? 
 İflas eden bankaların içini askerler mi boşaltmıştır? 
 28 Şubat’ta FE TÖ korunup kollanmış mıdır? 
 Refah Partisi askerlerin baskısıyla mı kapatılmıştır? 
 AKP’nin doğuşu ile 28 Şubat arasında bir ilişki var mıdır? 
 28 Şubat Davası’nda neler oldu? Bu dava ile FE TÖ kumpası diğer davalar arasındaki benzerlikler nelerdir? 
Ve daha onlarca soru... 
 İDDİA EDİYORUZ: Bu ve benzeri daha pek çok soruya İLK KEZ bu kitapta verilen yanıtlarla bütün EZBERLERİNİZ BOZULACAK! 
 Okurken şaşıracak ve “puzzle”ın bütün parçalarını bir araya getirerek büyük resmi - Türkiye’nin bugününü - göreceksiniz. 
 Bu kitaptan herkesin, ama özellikle de o günleri bilmeyen “Z kuşağı”nın öğreneceği çok şey var. 
İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88977</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07104289-589c-4e76-b0f1-19db7a1d5a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunulmazlar</image:title>
            <image:caption>Melody ve Liam, arkalarında bıraktıkları kan gölünden 
Chicago’nun en güçlü ailesi olarak çıkarlar 
ve şimdiki hedefleri Amerika’yı ele geçirmektir. 
Ancak Melody’nin hayatını alt üst edecek bir sır, 
saklandığı yerden açığa çıkmak üzeredir. 
Liam, bu sırrı karısından gizleyerek çözmeye çalışacak 
ancak kısa sürede, âşık olduğu kadının aynı zamanda 
en yakın suç ortağı olduğunu hatırlayacaktır. 
Melody ve Liam, güçlü arzularıyla yarattıkları, 
dünyanın her köşesine yayılmış bir imparatorluğu 
ve ailelerini, onları ayırmaya gelen düşmanlarından 
korumayı başarabilecekler mi? 
 
“Acımasızlar, gördüğüm herkese 
tavsiye ettiğim bir seri!” 
-Giselle, HopelessBookLover 
“Daha çok tehlike, daha çok şaşırtmaca ve 
daha çok cinayet! Başka isteğiniz?” 
-Angela, Angela ReadsBooks 
“Müthiş heyecanlı bir hikâye. Dâhice geliştirilmiş karakterler. Kışkırtıcı ve dokunulmaz bir ikili.” 
-Astrid, BooksandNooks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88978</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56776832-17b9-4ace-ac2f-b854cc27b76c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türklerin Tarihi: Başlangıçtan 20. Yüzyılın İlk Yarısına Kadar kitabı, alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınmış bir çalışmadır. 
Kitapta, Türk tarihinin devamlılığını, aynı anda farklı coğrafyalarda cereyan eden tarihimizin bir bütün olduğunu göstermek hedeflenmiştir. Türk tarihinin seyri ve Türk varlığı, milli bir bakış açısıyla ele alınmış, Türk tarihinde yaygınlaşan yanlış bilgilerin düzeltilmesi amaçlanmıştır. 
Başlangıçtan 20. yüzyılın ilk yarısına kadarki Türk tarihini anlatan bu kitap, Türk tarihine ilgi duyan herkesin faydalanabileceği önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88979</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4acf50-9d38-41ab-833c-c6c73c087c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunulmazlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Melody ve Liam, arkalarında bıraktıkları kan gölünden 
Chicago’nun en güçlü ailesi olarak çıkarlar 
ve şimdiki hedefleri Amerika’yı ele geçirmektir. 
Ancak Melody’nin hayatını alt üst edecek bir sır, 
saklandığı yerden açığa çıkmak üzeredir. 
Liam, bu sırrı karısından gizleyerek çözmeye çalışacak 
ancak kısa sürede, âşık olduğu kadının aynı zamanda 
en yakın suç ortağı olduğunu hatırlayacaktır. 
Melody ve Liam, güçlü arzularıyla yarattıkları, 
dünyanın her köşesine yayılmış bir imparatorluğu 
ve ailelerini, onları ayırmaya gelen düşmanlarından 
korumayı başarabilecekler mi? 
 
“Acımasızlar, gördüğüm herkese 
tavsiye ettiğim bir seri!” 
-Giselle, HopelessBookLover 
“Daha çok tehlike, daha çok şaşırtmaca ve 
daha çok cinayet! Başka isteğiniz?” 
-Angela, Angela ReadsBooks 
“Müthiş heyecanlı bir hikâye. Dâhice geliştirilmiş karakterler. Kışkırtıcı ve dokunulmaz bir ikili.” 
-Astrid, BooksandNooks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88980</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc29b9b-231b-48a6-911b-c3cd9085619c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzündeki Parlak Şey</image:title>
            <image:caption>Lili gökyüzündeki parlak şeye baktığı anda, 
Olmadı hiçbir şey eskisi gibi bir daha. 
Yepyeni keşifler tahta kapının ardındaydı, 
Değişim ise kaçınılmazdı. 
 
Kapıldığında kelebek yıldızının ihtişamına bir anlığına, 
Düştü kendi içindeki ışığı bulmak için yollara… 
 
Koyun Lili’nin büyük bir hayranlıkla bakakaldığı parlak yıldız onu büyüleyerek daha önce hiç tecrübe etmediği bir yolculuğa çıkmasını sağlar. Gündüzleri sürüsüyle birlikte edindiği deneyimlerden çok farklıdır bu. Ahırın kapısı kapanmadan önce yuvasına yetişememesi, ilk defa gece vakti dışarıda hem de tek başına kalmasına sebep olur. Lili’ye başta bu durum tedirgin edici gelse de biraz cesaretle çevresine ve bedenine odağını çevirir. Böylelikle daha önce hiç fark etmediği şeylerle karşılaşır. Rüzgar bir başka esiyordur, her gün üzerinde yürüdüğü çalılar bir başka görünüyordur. Gecenin hayvanları da farklıdır. Gecenin sessizliğinde atan kalbi ise capcanlıdır. 
 
Gün doğduğunda Lili sürüsündeki dostlarına kavuşur. Onlarla mutlu bir gün geçirir ama yeniden gece olduğunda güvenli alanına dönmek eskisi kadar cazip gelmemektedir. Bu keşif şunu fark ettirmiştir Lili’ye; bir seferde bile bu muazzam karşılaşmaları yaşayabildiğine göre, kim bilir daha neler neler beklemektedir onu bu ışıltılı gecede. Yıldızların büyüsüne kapılan Lili yeni bir parçasını keşfetmiştir artık. 
 
Çocuklara kendi parlak yıldızlarını bulabilmeleri için ışık tutan Cristina Bellemo ve Simona Mulazzani’nin Gökyüzündeki Parlak Şey kitabı Hayriye Selen İyicil’in çevirisi ve Petek Halman Kara’nın önsözüyle herkesi özgün bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88981</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0b33ba-7775-4080-946a-b5624b09b3f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Fesligiller</image:title>
            <image:caption>Bu insanlara Arapçılık adına ihanet edenler kimlerdi? Neden ihanet içindeler?‘Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak çünkü ben sana hiçbir zaman eğlenmenin, gülmenin, üzülmenin yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğin kötü bir şey olduğunu söylemedim!’ ‘Sanılır ki yaşam denilen tekneyi istediğiniz zaman sahile ya da kuytu bir köşeye çekmek için yalnızca dümenine gereksinim duyarsınız. Aldandığınızı, yaşamlarınızı elinizden almaya çalışanları gördükçe anlarsınız ve bu duygularınızın yok olduğuna tanık olursunuz. O zaman anlarsınız, yollarınıza döşenen iyi niyet taşlarının cehennem taşları olduğunu.’ Gizli akıntılara kapıldığınızda karşınıza sizi akıntıdan kurtaracak bir engelin çıkacağını sanırsınız hep. Engel çıktığındaysa ona bakışınız farklı olacaktır. 
‘Eeey Batılılar! Korkmanız gerekiyor. İş gücüne gereksiniminiz var, bu nedenle diğer ülkelere karşı iyi davranmak zorundasınız. Bir gün ülkelerinizin üretim araçlarını eline geçiren başka ülkelerin insanları, sizi ülkenizde göçebe haline getirebilir. Yaşlı nüfussunuz, yaşlanıyorsunuz!’:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88982</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb9d64c-59fd-42eb-9b04-13044d14f311.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Kıta Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çağdaş felsefeye ve Kıta Avrupa Felsefesine bir giriş niteliğindedir. Çağdaş Kıta Felsefesine yön veren filozofların temel eserleri üzerinden çağımız felsefesini anlama serüvenine bir çağrıdır. Bergson’la başlayacak olan bu serüvende Husserl, Heidegger ve Sartre ilk felsefi uğraklar olacaktır. Ardından Levinas, Arendt, Merleau-Ponty, Simon de Beauvoir’la devam edecek olan Çağdaş Kıta Felsefesinin yolculuğu Deleuze ve Derrida ile son bulacaktır.

Bergson’un zaman felsefesi, Husserl fenomenolojisi, Heidegger’in varlık anlayışı, Sartre’ın diyalektik akıl ve özgürlük felsefesi, Levinas’ın başkalık etiği yanında, bu kitapta, Arendt’in totalitarizm ve kötülük anlayışı, Merleau-Ponty’nin beden ve ten felsefesi, Simon de Beauvoir’nın muğlaklık etiği, Deleuze ve Guattari’nin fark ve tekrar felsefeleri ve son olarak Derrida’nın dekonstrüksiyonu ele alınacaktır.
Bu değerli çalışmayı Zeynep Direk’in kaleminden sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88983</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5921f4c-7f62-496e-b9e0-b60e09c216de.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkasının Politikası</image:title>
            <image:caption>“Nasyonal Sosyalizm’den beklediğim şey bütünlüğü içinde yaşamın tinsel bir yenilenmesi, toplumsal antagonizmaların uzlaştırılması ve Batı Dasein’ının komünizmin tehlikelerinden kurtarılmasıydı.”
Martin Heidegger
“Felsefe ise, kendi payına, sahiden de Emperyalizm Çağı’nın evladı olduğunu kanıtladı.”
Ranajit Guha
“Cuma’nın diliyle ilgili pek çok öykü anlatılabilir, ama asıl öyküyü dilsiz Cuma bilir.”
John Maxwell Coetzee
‘Başkalık’ çağdaş felsefeye yön veren isimlerin düşüncesinde kurucu bir unsurdu. Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa kültürünün krizi, başka birçok alanda olduğu gibi felsefede de masaya yatırıldı.
Bu kitabın ana başlıklarına konu olan Husserl, Heidegger ve Levinas, bir yandan Avrupa kültürünün krizine bir çözüm arayışı içine girdiler, diğer yandan da bu çözümü ‘başkalık’la, ‘başkası’yla ilişkilendirdiler.
Avrupa kültürünün kendi yıkımıyla karşı karşıya kalışı, aslında başkalıkla yüzleşme biçiminde saklıydı. Bu bağlamda Onur Kartal, ‘Batı’yı ve özneyi sorunsallaştırarak başkalık meselesini ele almış bu üç büyük düşünürün mesaisini tartışıyor. Husserl’in ‘başkalığın fenomenolojisi’, Heidegger’in ‘başkalığın fundamental ontolojisi’, Levinas’ın ‘başkalık etiği’ eserde ele alınan konulardandır. Bu kitap problemlerin üzerine giden ve çıkış yolları arayan, devrimci anlamda ‘Başkasının Politikası’nı kurmanın olanak ve sınırlılıklarını sorgulayan bir bakışın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88984</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0aef5f8-a98e-4da3-9da2-66a49c5e4964.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Balon Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Yazar Seda Aksoy Evren’in kaleme aldığı bu heyecan dolu öykü gökyüzüne uzanıyor. 
 
Kırmızı balon, diğer tüm balonların aksine gökyüzünün maviliklerinde yükseliyor. Bir çam ağacı ile tanışmasıyla başlayan bu özgürlük serüveni, kayan bir yıldızın 
ardından gitmesiyle devam ediyor. Kırmızı balon, masalsı bir yolculuğun rüzgârında 
sürüklenirken siz de bu balonun peşine takılıp 
maceraya ortak olun! 
 
 “İşte, dileğiniz! Kırmızı bir balon…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88985</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f14393-4c5b-4346-94c0-bf93341ca255.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İyi Şeyler</image:title>
            <image:caption>garip, direnme yetisini yitiriyor insan, gerçekte direnmek, 
karşı koymak, bir şeyin oluşuna alışır alışmaz bitiyor, biten 
ne çok şey var böyle, sözgelimi, eski sokakların yerinde bütü- 
nüyle ıssız, karanlık geçitler var şimdi, artık alıştığımızdan ola- 
cak, değişikliğin ayırdına bile varamıyoruz, yadırgamıyoruz da. 
bize ait olmaktan çıkıyor zaten eski yapılar, eski sokaklar, ka- 
gir evlerden hiçbiri şimdi yok. bir zamanlar taşlıklarda, kafes 
aklarında, beton avlularda oynayan çocuklar, şimdi geniş bal- 
konlarda oturuyorlar, topaçlı, mileli çocuklar da çoktan tükendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88986</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c06576b2-e23d-4b9a-8bd9-d599d8433f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü Müslüman Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Öncü Müslüman Kadınlar’da 
Osmanlı kadın yazarlarının keşfetmeye ve inşa etmeye çabaladığı Müslüman kadınlar geleneğine tanık oluyoruz. İslamiyet’in başlangıcından 19. yüzyıl sonuna kadarki dönemde yaşamış yönetici, âlim, sanatçı ve edebiyatçı Müslüman kadınların deneyimleri hem birbiriyle karşılaşıyor hem birbirine ekleniyor.  
Fatma Aliye’nin Namdaran-ı Zenan-ı İslamiyan ve Sabiha’sını, 
Emine Semiye’nin Emir Çoban Kızları yahut İki Kadında Aynı Talih, “Taş Hatun” ve “Kıymet-i Nisviyet”ini ve 
Fatma Şadiye’nin Hz. Muhammed’in yakınındaki kadınları anlatan metinlerini bir araya getiren bu derlemede biyografi, tiyatro, novella ve hikâye gibi türler aracılığıyla kadınların tarihi, hafızası ve edebiyatı iç içe geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88987</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6fa9aae-8287-4880-837a-bd94c08cfbf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Yok Korku Yok</image:title>
            <image:caption>Bu dünyadaki en büyük korkularımızdan biri ölüm korkusudur. Ölüm korkusundan özgürleşmek yaşadığımız her an bizi bilgeliğe bir adım daha yaklaştırır. Elde etmek istediklerimizin, kaçtıklarımızın, dileklerimizin ve acılarımızın her birine yeterince derinlemesine baktığımızda ölüme doğru yaklaştığımızı hissederiz. Bizi ölüme yaklaştıran her saniye, yaşamın farklı bir şey olması gerektiğine inancımızla birleşerek fark etmesek bile ölümü hep göz önünde tutmamızı sağlar. 
Yaşam sadece sonunda ödüllerin olduğu ve tamamlanması gereken acı bir deneyim midir yoksa sonunda cezanın beklediği ama kendisinin de ceza olduğu bir süreç mi? Thich Nhat Hanh, güçlü kıyasları, rehberliği ve hikâyeleri aracılığıyla nasıl yaşadığımıza ve öldüğümüze dair içgörüler sunuyor ve bize korkudan bağımsız bir hayat yaşamanın yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88988</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1943eb-073d-4c19-aa1c-2b3d7cf4a32e.jpg</image:loc>
            <image:title>Izdivaçlar, Ittifaklar, Ihtilaflar</image:title>
            <image:caption>İzdivaçlar, İttifaklar ve İhtilaflar, 
1896-1925 arasındaki evlilik edebiyatının izlerini sürüyor ve Osmanlı-Türkiye 
toplumu imparatorluktan ulus devlete geçerken evlilik kurumu etrafında ne türden ittifakların kurulduğunu, nasıl ihtilafların oluştuğunu edebi metinlerle gösteriyor. 
Duygusal ve toplumsal krizlerin üst üste bindiği izdivaçların hikâyeleri okunurken kadın yazarların sunduğu ittifak önerileri, 
direniş taktikleri ve dayanışma biçimleri de tecrübe ediliyor. 
Bu derlemede Raife Binnaz Remziye, Makbule Leman Makes-i Hayal, 
Fatma Şadiye Hikayât-ı Nuşin, 
Ulviye Macit Şermende, Fatma Zeliha Ezhâr-ı Hayal, Fahrünnisa Fahrettin Talihsiz Bir Kadının Sergüzeşti, 
Gülsüm Niyazi Son Basamak, Fatma Aliye Uluvv-i Cenab bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88989</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61560f6-9cd5-4650-bb77-0ac93ef38655.jpg</image:loc>
            <image:title>Atsronot Dıgıdık</image:title>
            <image:caption>O bir at! Belki adını da bilirsiniz: DIGIDIK 
Tüm çayırlar onundur: Koşar koşar koşar… 
Nallarından çıkan müzik ne güzeldir: Şıpı’dık şıpı’dık… 
Öyle hızlı ki! Görenler der: “Bu at sanki koşmaz da uçar!” 
Dıgıdık’ın gözü hep yükseklerde: 
Uçmak, kuşlar gibi gökyüzünde süzülmek tek hayali! 
Hatta daha yükseğe çıkabilir, belki uzaya bile gidebilir bir gün… 
Neden ATsronot olamasın ki? Değil mi mümkün? 
ATsronot Dıgıdık, hayallerin eğlenceli güzelliğine ve en önemlisi de karşılıksız sevginin kocamanlığına dair uçuk kaçık bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88990</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879c4f60-6ca1-4263-b012-ee6779e8d9bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağda Müslüman Nazarıyla - Varoluş Ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Modern Çağda Müslüman Nazarıyla Varoluş Ve Ölüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88992</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27aa440d-c706-49b6-b4e6-d93b4e166efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Erotologya?</image:title>
            <image:caption>&quot;... Hulki Aktunç&apos;un Erotologya&apos;sı cinsellik ülkesinde alabildiğine sörf yapacağınız, edebiyat lezzetine cinsel baharatı katan denemelerden oluşuyor. Cinsellik üzerine aklınıza gelen, bilinçaltından bilince çıkmaması için helak edici çaba gösterdiiğiniz konularda tatlı tatlı bilgi veriyor. Üstelik zor bir işe girişmiş: Ortadoğu&apos;nun eroto-logyasını yazmaya. Kimdir bu Ortadoğululu erotoman? Başta yazarın kendisini, sonra bu coğrafyada yaşayan hepimiz. 1001 Gece Masalları&apos;nı okudunuz mu? Tam çevirisi çıktı. Evliya Çelebi&apos;nin Seyahatname&apos;sini sever misiniz? İkisine de evet dediyseniz, onların yanına üçüncü birkitap daha geldi: Erotologya. (...) Hatırlatmalarda, geriye dönüşlerle, tarihin tanıklığına başvurularıyla mahremiyetimizin gizli hazinesi bu kitap...&quot; Doğan Hızlan Yeni baskıya eklenen iki yazıyla &quot;lmahremiyetimizin gizli hazinesi&quot; biraz daha zenginleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88993</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea54e2e-4b2b-4426-abcc-decaeb458fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaesk Anorexia</image:title>
            <image:caption>Kafka çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Sarı, ünlü yazarın az bilinen bir yönüne ışık tutuyor: Kafka’nın vejetaryenliği, yeme-içme alışkanlıkları ve bunların eserlerine yansımalarını, titiz bir çalışmayla inceliyor. Kafka’nın pek bilinmeyen bu yönü, yazdıklarını yorumlamakta size bambaşka pencereler açacaktır.
“Kafkaesk Anorexia” sadece beden ve başın, ruhla bedenin birbirinden kopukluğunu dillendirmez, bir varlık alanına açılarak organsız beden oluşluğu da dillendirir. Somut etten soyut alana açılmayı bir ödev sayar. Derisi, kılları, gözenekleri olan; terleyen, kanlı canlı etten olan, kanlı canlı bir et parçasında şekil bulan ve bu canlının zihninde yurt edinen, yuva kuran ancak onun zihninde gelişme ve serpilme olanağına sahip epistemenin, bilginin, bilmenin de bir anorexik kazısını amaçlar.
Ahmet Sarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88994</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c0a324-b9bc-4448-906e-8ecad935e65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz ve Telepati</image:title>
            <image:caption>Freud, Eylül 1921’de psikanaliz ve telepati konusunda bir inceleme kaleme almıştı. 1920’lerin ortasında kaybolan bu elyazması ancak Freud’un ölümünden sonra bulundu ve 1941’de redaksiyonu yapılmış biçimiyle yayınlandı. Freud, ilerleyen yıllarda da, başta telepati olmak üzere okültizm üzerinde düşünmüş, birkaç makale hazırlamıştı. Psikanaliz ve Telepati, bu makaleleri bir araya getirmektedir. Freud bu makalelerde, bilim insanı kimliğine uygun biçimde, okültizme tarafsızca bakmakta ve psikanalizle bağdaşır olup olmadığını incelemektedir.
Psikanaliz ve Telepati’yi Leyla Uslu’nun Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88995</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737c14f8-e8c8-4dda-bd7b-ab9570f2d45f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Kalite</image:title>
            <image:caption>ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi (KYS), her tür yönetim sisteminin ve yönetim modelinin temelini oluşturur. Kuruluşun uzun dönem performansı, bu temelin doğru atılıp atılmadığına doğrudan bağlıdır. 
Bu kitap; kuruluşlarda ISO 9001:2015 KYS’yi kuracak, güncelleyecek, uygulayacak ve/veya geliştirecek olan profesyonellere, danışmanlara, yöneticilere, mühendislere, teknisyenlere ve çalışanlara aşağıdaki yetkinlikleri kazandırmayı amaçlar; 
KYS’nin kavramlarını, tanımlarını ve prensiplerini doğru kavramak, 
KYS’nin şartlarını doğru anlamak ve doğru yorumlamak, 
KYS’nin tasarımı, kurulması, uygulanması, tetkik edilmesi ve iyileştirilmesi faaliyetlerinde yer almak. 
 
Bu kitapta verilen bilgiler; yazarın KYS hakkındaki 30 yılı aşan tecrübesi ışığında ilgili standartların (kaynakçada belirtilmiştir) yorumlanması ile derlenmiştir. Kimi yerde standartların özetlenmesi ile asıl amaç öne çıkartılmış, kimi yerde yorumlanarak zenginleştirilmiş, kimi yerde de olduğu gibi verilmiştir. 
 
ISO 9001 KYS’yi öğrenmeye yeni başlayacak okuyuculara bu kitaba başlamadan önce konu ile ilgili ön bilgi edinmeleri tavsiye edilir. Bu ön bilgi, doğru seçilmiş bir eğitmenden alınacak bir seminer veya online eğitim olabilir. 
 
Ayrıca bu kitapta verilen alıştırmalar ve testler ile okuyucuların KYS’yi yorumlama becerilerini artırmaları amaçlanmıştır. Bu kitapta yer alan alıştırmaların ve testlerin hazırlanma nedenleri aşağıda belirtilmiştir; 
 
ISO 9001 KYS’ni öğrenmeye yeni başlayacak okuyuculara bu kitaba başlamadan önce konu ile ilgili ön bilgi edinmeleri önerilir. Bu ön bilgi, doğru seçilmiş bir eğitmenden alınacak bir seminer veya online eğitim olabilir. 
 
Ayrıca bu kitapta verilen alıştırmalar ve testler ile okuyucuların KYS’ni yorumlama becerilerini artırmaları amaçlanmıştır. Bu nedenle bu kitapta yer alan alıştırmalar ve testlerin hazırlanma nedeni aşağıdaki gibidir; 
 
Ön Test 
Kitabın başında yer alan ve 20 sorudan oluşan bu test ile ISO 9001 KYS hakkındaki ön algınızı test edeceksiniz. 
Not: Tüm okuyucular için önerilir. 
 
Alıştırmalar Bu kitabın B, C, D, ve E bölümlerinde yer alan ve toplam 100 sorudan oluşan (her biri 10 sorudan oluşan 10 farklı soru seti) alıştırmalar ile ISO 9001 KYS’nin ilgili bölümü hakkındaki bilginizi test edeceksiniz. 
Not: Tüm okuyucular için önerilir. 
 
Birinci aşama testler 
“I-1” bölümde verilen ve her biri 25 sorudan oluşan 5 test ile ISO 9001 KYS hakkındaki genel bilginizi test edeceksiniz. 
Not: Birinci aşama testler, kuruluşlarında ISO 9001 KYS’yi uygulayacak çalışanlar (üst yönetim, orta kademe yönetim veya çalışanlar) için önerilir. 
 
İkinci aşama testler “I-2” bölümde verilen ve her biri 25 sorudan oluşan 5 test ile ISO 9001 KYS hakkındaki detay bilginizi test edeceksiniz. 
Not: İkinci aşama testler, kuruluşlarda ISO 9001 KYS’yi oluşturacak, dokümante edecek, tetkik edecek ve/veya iyileştirecek kalite profesyonelleri ve danışmanlar için önerilir. 
 
Ekler Bu kitabın “J” bölümünde ekler verilmiştir. Bu ekler KYS içerisinde kullanılan çeşitli formlar, tablolar, prosedürler ve planlardan oluşmaktadır. Bu eklerin ilki hayali bir kuruluş olan XYZ A.Ş.’yi anlatmaktadır. Bu hayali kuruluş doğru şekilde algılanır ise diğer eklerin de algılanması daha kolay olacaktır. 
Yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88996</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db859317-c15a-4d8f-a71f-4eee774613ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük de Neyin Nesi?</image:title>
            <image:caption>İşte yine sizinle “tamamlanacak” bir kitap!

Üretken yazar Mavisel Yener, çocukların okuma ve yazma becerilerini geliştirmelerine katkı sunmak amacıyla hazırladığı Günlük de Neyin Nesi? kitabında, farklı yazın türlerine dair değerli bilgiler aktarıyor; kendi anıları ve eğlenceli etkinlikler eşliğinde, kazanım odaklı bir yol haritası çiziyor.
 
Günlük çeşitlerinden tarihte bilinen ilk günlüklere uzanarak türün yapı taşları hakkında kapsamlı bir bakış sunan bu kılavuz eser; anı yazısı ve otobiyografi türlerine de eğiliyor, aralarındaki farklılıkları örneklerle açıklıyor.
 
Tasarladığı etkinlik seçkisiyle çocukların yaratıcılıklarını artırmalarına ve öğrendiklerini pekiştirmelerine fırsat tanıyan Yener; kendi el yazısıyla sunulan “Kitap Günlüğüm” sayfalarında ise, Günlük de Neyin Nesi?&apos;nin yayına hazırlık serüvenine yönelik renkli paylaşımlarda bulunuyor.
 
Sahi, neden günlük tutarız? Yaşadıklarımızı kayıt altına almak, anılarımızı yazmak kime ne fayda sağlar? Peki ya tarihe iz bırakmış kişilerin günlüklerini okumak, onlardan esin almak?

Hayat uzun bir yolculuksa eğer, bize de türlü anılar biriktirip kişisel tarihimizi belgelemek kalıyor. Gelin kalemi elimize alalım, deneyimlerimizi ileride hatırlamak ve onlardan farklı çıkarımlar elde etmek için geleceğe taşıyalım!

Günlük de Neyin Nesi? okura ne vadediyor?
Günlüğün nasıl tutulduğundan günlük çeşitlerine; günlük fikirlerinden kişi ve mesleklere göre günlüklere uzanarak türü bir bütün olarak ele alıyor.
Bilinen ilk günlüklerden Türk edebiyatındaki günlük örneklerine yer vererek okuruna farklı dünyaların kapılarını aralıyor.
Bir yazarın günlüğü izleğinde, adım adım bir kitabın ortaya çıkış serüvenine tanıklık ettiriyor.
Günlük, anı ve otobiyografi arasındaki farkları örnekler eşliğinde açıklığa kavuşturuyor.
Okuru kitabın tamamlayıcı bir parçası kılarak, etkileşimli bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor.
O hâlde sıra artık okurun! İşe, yaşamınızdaki olumlu gelişmeleri belgelemek üzere bir teşekkür günlüğü oluşturmaktan ya da ufkunuzu genişletmek için, Atatürk&apos;ün günlüğünden çok özel bir sayfa okumaktan başlamaya ne dersiniz?

Unutmayın, günlük yazmak kişisel bir yolculuktur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88998</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6554263a-73c3-41d2-b217-0cbdbc5b4bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Bach</image:title>
            <image:caption>Türk okurlarının ilk kez tanışacağı Avustralyalı Helen Garner (1942) edebiyatın, roman, kısa öykü, senaryo, deneme gibi çeşitli türlerinde ve edebiyat dışı alanda ürün vermiş verimli bir yazar. 2006’da Melbourne Edebiyat Ödülü’ne, 2016’da Windham-Campbell Ödülü’ne, 2017’de ise denemeleriyle Indie kitap ödülüne layık görülmüştür. Avustralyalı eleştirmen ve akademisyen Don Anderson, romanı, içlerinde Hemingway’in Güneş de Doğar ve Fitzgerald’ın Muhteşem Gatsby gibi yapıtlarının da olduğu “İngiliz dilinin mükemmel dört kısa romanıyla” aynı sıraya yerleştirmiştir.  

Garner’ın ikinci romanı olan ve ilk kez 1984’te yayımlanan Çocuklar İçin Bach, Melbourne’ün bir banliyösünde iki oğullarıyla yaşayan genç bir çifte odaklanıyor. Dexter ve Athena birbirini seven, biri ağır otizmli olan oğullarının bakımını üstlenmiş, kendi kendilerine yeten bir çifttir. İstikrarla sürdürdükleri bu düzen, uzun yıllar sonra bir gün Dexter’ın üniversiteden arkadaşı Elizabeth’in hayatlarına girmesiyle sarsılır. Elizabeth yanında, müzisyen sevgilisini, annelerinin ölümünden sonra yalnız kalan kız kardeşini ve sevgilisinin kızını da getirmiştir. Fox çiftinin sakin, huzurlu ve yalın hayatı bu insanları yavaşça içine çeker. (“Arka kapı hep açıktır”) Oysa Elizabeth’in Rock müzik, evlilik dışı ilişkilerle dolu, dağınık ve rastgele bu dünyası Fox çifti için tekinsiz olduğu kadar tehditkârdır da… Aileyi dış dünyadan koruyan kabuk yer yer kırılmaya, çatlamaya başlar. 

Adını, Harold Davies’in Çocuklar İçin Bach adlı, Athena’nın piyanosunun üstünden eksik etmediği nota derlemesinden alan romanda müzik şüphesiz başlıca laytmotif. Otizmli Billy dahil herkesin müzikle kendince, kendi kişiliğini yansıtan “kusurlu” bir ilişkisi var. Dexter bağıra çağıra opera aryaları söylüyor ve böylece dışavurumcu, ilgi bekleyen karakterini açığa vuruyor, Athena arada sırada “yüzüne ateş basmasına” rağmen sessiz sessiz piyano çalmayı öğreniyor, Elisabeth’in sevgilisi hovarda bir rock müzisyeni ve Billy sadece müziğe tepki veriyor.  

1999’da verdiği bir röportajda yazmanın “patchwork bir örtüyü dikişsizmiş gibi göstermek” olduğunu söyleyen Garner’ın, yetmişli yılların Melbourne’ünde farklı bakış açıları, beklentiler ve hayat tarzları arasında ustaca gidip gelerek dokuduğu Çocuklar İçin Bach yoğun anlatımı, “çoksesli” üslubuyla kendi içinde bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88999</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc45a05-6900-444e-9307-eb6342169e9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasalar</image:title>
            <image:caption>Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin
kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir
Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ
felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca
tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.
Platon’un en uzun diyaloglarından biri olan Yasalar sadece Platon’un düşüncesinde siyasi teori ve pratik
arasındaki ilişkinin sorunlarını yansıtmakla kalmıyor; aynı zamanda onun aile, kadınların statüsü, mülkiyet
hakları, ceza hukuku ile din ve güzel sanatların gündelik hayattaki rolü hakkındaki kapsamlı düşüncelerini de
ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89000</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a26dd4-36f3-48e8-af2b-8f4fe76afd96.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Değil</image:title>
            <image:caption>Günümüz öykücülerinden Eylem Ata Güleç’in ikinci kitabı Uzak Değil Yapı Kredi Yayınları’nda 
Eylem Ata Güleç, önceki kitabı Boşlukta Büyüyen’de olduğu gibi, şiddetin, çatışmanın, gerilimin izlerini; kadınların, çocukların, yaşlıların günlük yaşamındaki olumsuz etkilerini ustalıkla öyküleştiriyor. Kitapta yer alan on üç öyküde yazar, hep canlı tutulan bir ateşin közlerinde dağlanmış yaşamları güçlü simgelerle, soyutlamalarla, yer yer de ironiyle yazınsal katlara taşıyor. Toplumsal gerçekler, siyasal olaylar, insani yıkımlar onun şefkatli kaleminde evrensel bir duyarlıkla insani bir boyut kazanıyor. 

Uzak Değil, ateşi yüksek, sarsıcı, büyülü öykülerle yüklü. 

 
“İçeriye girip silahımı aldım. Şimdi delikten onu gözlüyorum. Yeni filizlenen dut yaprakları arasından gofretleri yiyişini izliyorum. Birazdan vuracağım onu. Hemen yok olup olmayacağını, rüzgâr eserse kokup kokmayacağını merak ediyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89001</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd6c28c-5d42-4333-a418-b9446ca2ca59.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Saat Sekizi Çalarken</image:title>
            <image:caption>Madam Hortense, Arsen Lüpen’in yani Prens Renine’nin kıvrak zekâsına hayran olurken, sıkıldığı hayatına dahil olan hareketlilikle nihayet arzusuna kavuşmuştur. Lakin ikili, olayları büyük bir beceri ve coşkuyla çözerken, beklemedikleri bir biçimde birbirlerine âşık olurlar. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89002</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce71b3b-9b8c-4c5c-98a6-48264b2935de.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliler Arasında Akıllı Olmak</image:title>
            <image:caption>“Rosenhan, psikiyatrik tanılar koymadaki yöntemlerimizin ve bilgi birikimimizin ne kadar zayıf ve hataya açık olduğunu çok çarpıcı ve etkili biçimde ortaya koyuyor.” 
—Jeffrey A. Lieberman 
 
1973’te psikolog David Rosenhan “normal” insanların “deli” taklidi yaparak akıl hastanelerine girip giremeyeceğini, girseler bile kendilerine nasıl bir tanı konulacağını araştırmak üzere bir deneye girişti. Rosenhan ve yedi sahte hasta, sahte kimlikler ve sahte hastalıklarla çeşitli akıl hastanelerine girdiler. Acaba doktorlar, sağlıklı insanlara “akıl hastası” teşhisi koyacak kadar yetersiz miydiler? Ya akıl sağlığı sistemi, hastalara nasıl bir ortam ve tedavi imkânı sunuyordu? 

Araştırmanın sonuçları kısa bir zaman içinde psikiyatrinin seyrini değiştirdi. Psikiyatrlar “kendilerine göre” tanı koymayı bırakıp bir akıl hastalıkları rehberi olan DSM’yi geliştirerek “bilimsel kriterlere göre” tanı koymaya yöneldiler. Fakat önemli bir sorun vardı: Rosenhan’ın bütün verileri gerçekten doğru muydu? 

Nörolojik bir hastalığı varken yanlışlıkla psikiyatri servisine sevk edilen ve bu iki alan arasındaki belirsizliğin kurbanı olmanın eşiğinden dönen araştırmacı-gazeteci Susannah Cahalan, kendi öyküsüyle ilişkilendirdiği Rosenhan’ın peşinden giderek psikiyatrinin en derinlerine iniyor, akıl sağlığı sisteminden ilaç sanayisine, o zamandan bugüne dek yaşananları gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89003</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da620e7c-9ce7-4a1f-9f85-3b1ae2add05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oniria 3 - Kabuslar Savaşı</image:title>
            <image:caption>Düşler krallığı ile yeni kâbuslar cumhuriyeti arasındaki savaş kızışıyor. 
Eliott, Katsia ve arkadaşları Eliott’un babasını kurtarıp Oniria’ya barışı getirmek için amansız bir mücadeleye atılıyorlar. 
 
Canavar, oniria’yı ve tüm düşler ülkesi sakinlerini tehdit etmeyi sürdürüyor. 
 
Eliott yeni dostlar ve yeni düşmanlar ediniyor. Macera sona yaklaşırken heyecan artıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89004</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7d8fbb0-ddd6-4519-aa5f-414228f7abdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89005</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/724dd15e-65b2-4579-ae23-27b92ae70f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Mavi Gözlü Kız</image:title>
            <image:caption>Yeni bir kılık ve isimle karşımıza çıkan Arsen Lüpen, 
güzel bir kadınla karşılaşır. Mavi gözlü ve oldukça güzel olan 
bu kadın, Arsen Lüpen’in ilgisini tamamen üzerine çekmiştir. 
Kadını takip eden Lüpen’in yolu bu kez bir trende son bulacaktır. Trende gerçekleşen soygundan sonra Arsen Lüpen için asıl kargaşa başlamaktadır. Ortada bir katil vardır. Asıl suçlular aranırken, 
Lüpen her zamanki gibi olayın tam da ortasında olacaktır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda 
oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan 
sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe 
bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89006</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f732f8-391e-4cc4-9e41-b996920baca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Kibar Hrsız</image:title>
            <image:caption>Maceramız bir gemi yolculuğu ile başlıyor. 
Arsen Lüpen bu yolculukta elindeki her şeyi kaybetmektedir. Bu sırada tutuklanmaktan da kaçamaz. Ama unutmayalım ki, zeki hırsızın her zaman bir planı vardır. 
Aklında yeni bir soygun vardır ve karşısında olan 
insanların onun zekâsıyla savaşması gerekir. 
Bu kitapta sizi şaşırtacak bir isim daha beklemektedir. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89007</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef2a586-8fca-4d68-9ce2-89b84d65dc42.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Övgü</image:title>
            <image:caption>Çevrimiçi flörtün risksiz romantizm vaat ettiği, sevginin ise çoğu zaman sadece arzu ve hedonizmin bir çeşidi olarak görüldüğü tüketimcilikle dolu bir dünyada Alain Badiou, 
aşkın tehdit altında olduğuna inanıyor. Rimbaud’nun ünlü “Aşkı yeniden icat etmeli, besbelli” sözünü özümseyen Aşka Övgü; Kierkegaard, Platon, de Beauvoir ve Proust gibi isimlerin de eşlik ettiği, 21. yüzyıl modernliği karşısında yeni bir aşk anlatısı. 
Aşkı varoluşsal bir proje, sürekli gelişen bir hakikat arayışı olarak ele alan Badiou’nun “antikapitalist aşkın birleştirici gücü”ne övgüsü bizi ondan korkmamaya, başkalarını keşfetmeye ve kendimize olan saplantımızdan uzaklaşmaya sevk eden muhteşem bir girişim. 
“Bu dünyayı doğrudan, ötekiyle birlikte olmanın bana kazandırdığı mutluluğun kaynağı olarak görüyorum ben. ‘Seni seviyorum’ sözü şuna dönüşür: Senin benim yaşamım için oluşturduğun kaynak bu dünyada var. Bu kaynağın sularında, sevincimizi, öncelikle seninkini görüyorum. Mallarmé’nin şu şiirindeki gibi görüyorum onu: 
 Döndün dalga içinde 
 Çıplak sevincine”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89008</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8f115b-7ec7-4c2b-9ea9-6072fa37a8d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jübile</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar böyle bir şey vardı. 
Başarının toplu veda töreniydi. Bir gönül borcu ve saygı duruşu olarak kendisine has bir kültür bile yaratmıştı. 
Herkes alkışlardı jübilesi geleni. Geçmişin takdiriydi aynı zamanda. Seçkin bütün meslek gruplarında düzenlenen, özel merasimlerdendi.  
Şimdi unutuldu. Bazı şöhretli sporcular için yapılıyor eski sıklıkta olmasa da. Oysa bir zamanlar ilim, sanat ve edebiyat dünyasında “köşesine çekilen” her büyük isim adına jübileler düzenlenmiştir. Halid Ziya Uşaklıgil’den Tarık Buğra’ya, Necip Fazıl Kısakürek’ten Fuad Köprülü’ye, İbnülemin Mahmud Kemal’den Muhsin Ertuğrul’a geniş bir yelpazede pek çok ilim ve kültür adamı için, sevenleri tarafından tertip edilmiştir. Unutmadık, unutulmadınız demenin içten sunulmuş bir söz buketidir sanatçıya.  
Selçuk Karakılıç, özellikle 1930- 1970 arasında esen bu jübile rüzgârının matbuat âlemindeki yansımaları arasında dolaşıyor, çarpıcı haberler içinden devşirdiği ilginç anekdotlarla bir dönemin bu önemli geleneğine ışık tutuyor. Detaylar ve olaylar kadar şahıslar da edebiyat ve kültür tarihimizin unutulmuş bir güzelliğini önümüze seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89009</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df55fea-6f94-4890-8a98-b2cc68bef0c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek</image:title>
            <image:caption>Tek bir köpeğin, tarihin akışını değiştiremeyeceğini sanıyorsanız, belli ki Peritas’ı duymamışsınız; Büyük İskender’i bir filin ayakları altında ezilmekten kurtaran köpeği. Ya da Fransa ile Rusya arasında savaş çıkmasına yol açan İtalyan tazısı Biche’i. Papa VII. Clemens’i ısırıp İngiltere’nin Katolik Kilisesi’nden kopmasına neden olan Urian’ı. Richard Wagner’e operalarını bestelerken yardım eden Peps ile Fips’i... 
 
Bunlar, Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek’in kahramanlarından sadece birkaçı. Kitap, bu 100 köpeğin bilim, tarih, sanat, devlet yönetimi, din ve insana mal edilmiş hemen her alana yaptığı olağanüstü katkıları gözler önüne seriyor. Büyük edebî eserlere esin kaynağı olan köpeklerden tutun da, savaşta gösterdikleri üstün hizmetlerden dolayı madalya alanlar, hatta emlak devi haline gelen bir köpek bile var. Keyifli bir dille anlatılan bu gerçek hikâyeler, sevgili yoldaşımız köpeklerin zekâsı, cesareti ve sevecen doğalarına övgü niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89010</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9558586-f4db-489b-a090-27b199c194ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi</image:title>
            <image:caption>Tek bir kedinin uygarlığı değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsanız, koca bir canlı türünü tek başına yok eden Tibbles’ı duymamışsınız demektir. Ya da Pakistan ile ABD arasında diplomatik bir tartışmayı tetikleyen Ahmedabad adlı kedi yavrusunu. Ya da bir tutam tüyüyle bir katilin yakalanmasını sağlayan Snowball adlı Kanada kedisini. 
 
Bunlar, “uygarlığı değiştiren 100 kedi”den yalnızca üçü. Elinizdeki kitap bilim, tarih, sanat ve daha birçok alana katkıda bulunan kedilere selam duruyor. Büyük edebiyat yapıtlarına esin kaynağı olanlardan tutun da, polise telefon ederek sahibinin hayatını kurtaranlara kadar, kedilerin zekâsını ve cesaretini gözler önüne seren birçok örnek var bu kitapta. 
 
Bütün bu kedicikler, insanlık tarihini az da olsa değiştirdi. Bunu umursamamaları, hatta yaptıklarının farkında bile olmamaları, çok daha basit bir işi başarınca yaygara koparan insanlara örnek olmalı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89011</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326f60f0-f048-4c23-9a54-3cbe7dc54b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen, Ben ve Elma Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Kapımı rüzgâra, çatımı bulutlara açtım. Haber gelsin, bana uğramadan gitmesin.” 
 
Bilgin’in en büyük kâbusuydu sayılar. Sayılar ve kendisinden sürekli ‘adına yakışır’ başarılar bekleyen bakışlar. O bakışların karşısında silikleşmek, bir salyangoz gibi kabuğuna çekilmek isterdi Bilgin. Hislerini sadece babaannesi anlıyordu sanki. Bir gün, sınıfına yeni bir çocuk geldi. Savaşı yaşamış, evinden ve ailesinden uzaklara düşmüş, bakışlarıyla hayat dolu Musa. Yanı başındaki ailesinden bile kendini uzakta hisseden Bilgin ile nerede olduğunu bilmediği ailesini her an yanında taşıyabilen Musa’nın dostluğu, hayatlarına bir denge getirebilecek miydi? 
Çocuk edebiyatının en sevilen yazarlarından Sevim Ak, kendimizi tanımaya ve sevebilmeye olanak sağlayan sımsıcak arkadaşlıkların öyküsünü anlatıyor romanında. Bir yanda insanları yuvalarından eden savaş gerçeği, diğer yanda ailelerinden gelen beklentilerle yorgun düşen çocuklar ve nesiller arası kırgınlıklar... İhtiyaç duyulan yakınlık sohbetlerde, sorularda, dünü bugünle buluşturan hikâyelerde saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89012</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/495c670f-733b-4296-9fc3-a92ccd1c9d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Engereğin Gözü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Benzersiz bir kitap bu! Daha önce bu romana benzeyen, aynı değere sahip olan ve sürekli, beklenmeyen sürprizler taşıyan bir kitap okumadığımı belirtiyorum. Yeni bir okura demek isterdim ki; evet, oku ve şaşır!” 
Elia Kazan 
“Bu roman hem karanlığın hem de aydınlığın, umudun romanıdır.” 
Yaşar Kemal 
Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış. 
Türk Edebiyatı’nın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin “istediğimi yapmaya en çok yaklaştığım kitap” dediği 1997 Balkan Edebiyat Ödüllü ilk romanı Engereğin Gözü, küçük yaşta hadım edilip Haremağası yapılmış zenci bir kölenin, Habeş Süleyman’ın gözünden iktidar – birey ilişkisini anlatıyor. Süleyman, “biricik” efendisinin tahtla ölüm arasında gidip gelen kaderinin ellerinde bocalarken yeni sultana “Padişahım çok yaşa!” diye haykırmaktan da geri duramıyor. 25. yıl baskısıyla yeniden okurlarıyla buluşan Engereğin Gözü, bir dönem romanı olmanın ötesinde, insan psikolojisinin derinliklerine; dün, bugün ve yarının saraylarına, en gizli sırları bile aydınlatacak gerçeklikte ışık tutan bir Zülfü Livaneli klasiği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89013</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff50bc9f-2cef-4194-bc78-05606f16fb5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın hikâye anlatma sanatının doruk noktasına ulaştığı romanı DAVA, başkarakteri Josef K.’nın bir sabah evinde tutuklanarak içine sürüklendiği absürd, anlaşılmaz, şeffaf olmayan dava sürecini konu alır. K. adlandırılmayan suçunu doğru anlamaya ve savunmasını yapmaya çabaladıkça sırrına bir türlü erişilemeyen yasaların, kâbus dolu bir yasama ve yargı mekanizmasının karanlığına gömülür.  
 
Kafka’nın DAVA’sı; “sıradan insan”ın izinde “mahkeme aleyhinde bir dava” olarak okunma cesaretini hak eden, yapıtıyla yirminci yüzyılın dehşetini, totaliter rejimlerin bireye yaşattığı vahşeti ve kaygıları öngörebilmiş bir dehanın ürünü; çağımız için kusursuz bir psikodrama deneyimi. 
 
“Bir meseleyi doğru kavramak ve aynı meseleyi yanlış anlamak birbirini tamamıyla dışlamaz.” 
 
Kafka için önemli olan gerçekliklerin dünyası görünmezdi. -Max Brod 
 
Kafka’nın dünyası, insanın, gerçekte eline hiçbir şey geçmeyeceğini bilerek, banyo küvetinde balık avlamak gibi acı verici bir lükse kendini kaptırdığı, tanımlanamaz bir evrendir. -Albert Camus 
 
DAVA romanının kendisi davanın davasıdır. -T. W. Adorno 
 
[Kafka] insanın modern zamanlar huzursuzluğunda milyonlar adına konuştu; doğumundan bugüne dek geçen yüz yıla bakıldığında son kutsal yazar ve modern insanın kozmik açmazını aktaran yüce fabl yazarı olarak görülebilir. -John Updike</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89014</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba3a231-9b2b-407d-93fa-c9d557cbe27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Damla’nin Yolculuğu (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Sari doğayı, doğada olmayı çok sever. 
Doğa da onu çok sevmiş olmalı ki, 
ona bir yağmur damlası hediye etmiş. 
Sen de karış doğaya, bulan çamura, sarıl ağaçlara. Bakalım doğa sana neler hediye edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89015</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297fbb25-1710-4089-9a8e-03434ddf0c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – 813</image:title>
            <image:caption>Sevimli hırsız Arsen Lüpen, bir olayı çözmek için Paris’e gider. Peşinde olduğu sır için ilk durağı Bay Kasselbach olacaktır. Kasselbach’ın kasasından çıkan APOON kelimesi ve 813 sayısı Arsen için sevindirici bir gelişme olsa da, 
ertesi gün Kasselbach’ın dairesinde ölü bulunmasıyla asıl olaylar başlar. Cesedin üzerinde bulunan kart ile ilk şüpheli Lüpen olacaktır. Eğlenceli kahramanımızın tutuklanması ve hapishaneden zekice yöntemlerle çıkması herkes için beklenmediktir. Tek istediği elde ettiği kelime ve sayının gizemini çözmektir. Ona yardım eden gizemli adam kimdir? Ve asıl önemli olan, Arsen Lüpen gerçekten suçlu mudur? 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89016</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938de78a-3d21-4996-b9cc-dd35fe758aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Çalınan Tablolar</image:title>
            <image:caption>Gurney Martin aldığı bir mektupla derinden sarsılmıştı. Mektubu gönderen Arsen Lüpen’di. Haylaz hırsız, 
mektupta vaatlerinden bahsediyordu ve dediği gibi de istediklerini almıştı. Tarih tekrar tekerrür ederken yeni bir mektup Gurney Martin’in eline geçer. Tehlikede olan değerli tablolardır ve Arsen Lüpen bir olayın daha tam ortasındadır. Fakat hırsızlığın yanı sıra ortada bir de cinayet vardır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89017</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93875965-1913-4105-9e19-f482d03a3c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Otuz Mezarlı Ada</image:title>
            <image:caption>Bir lanetin içinde olan Veronique, kendini gizemli bir adaya giderken bulur. Bu lanetli olarak bilinen adada, onun geçmişinin aydınlanacağı gibi ortadaki sırlar da açığa çıkacaktır. Bir lanet, işlenen cinayetler ve verilen kurbanlar. Veronique kendisini bir kaosun içerisinde bulacaktır. 
Peki karşısındaki genç adam, gerçekten aradığı kişi miydi? Aslında hiçbir şey genç kadının sandığı gibi değildir. Burada devreye zeki kahramanımız Arsen Lüpen giriyor. Olayları çözme konusunda usta olan kahramanımız, gireceği yeni bir kılıkla herkesi çok şaşırtacaktır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89018</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b26a123-5544-4af2-97fa-08b6c7b80a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – İtirafları</image:title>
            <image:caption>Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89019</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7087b482-7082-481c-8c84-3f8fcb283bbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bostan</image:title>
            <image:caption>Bir avuç toprak ne kadar da cömert, 
minicik bir tohum ne büyük mucize. 
Çiçekleri ise binbir çeşit böceğe yuva. 
Tohumdan meyveye her biri ayrı bir macera. 
Birlikte geçirdiğimiz zaman mı? 
Heybemizde bir dolu hatıra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89020</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577e3369-0f4a-46f7-afee-5fd16645bcab.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Müfettiş Barnett</image:title>
            <image:caption>Arsen Lüpen bu kez kendisini Jim Barnett olarak tanıtır. Müfettiş Béchoux ile iş birliği yaparak davaları kıvrak zekâsıyla çözen Barnett, Béchoux tarafından kıskanılmaktadır. Her ne kadar Müfettiş tarafından kıskanılsa da aralarında çekişmeli bir dostluk başlamıştır. 
Barnett, yani sevimli hırsız Lüpen, tüm sırları bir bir aydınlığa kavuştururken kendi payına düşenleri de almaktan çekinmez. Müfettiş bunun farkındadır ama Barnett gibi zeki, olayları hemen çözen birinin yardımına ihtiyaç duyduğundan görmezden gelmek zorunda kalır. Yine de Lüpen, her zaman masumun yanında, suçlunun tam karşısındadır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89021</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4a2c14-9e91-4c6d-93e6-ab39588b5aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alışıyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Dünyaya alışırken, her şeyi ilk defa deneyimlerken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Sayfaları çevirdikçe, aramızdaki bağı geliştirmek için yapmanız gerekenlere dair çok şey öğreneceksiniz.

Artık üçüncü ayımdayım, bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle bağ kurmamı kolaylaştırıyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89022</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3b7dec-afc3-415c-99d4-a904d81785fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Dünya</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Dünyaya gözlerimi ilk açtığımda, emerken, kucağınıza aldığınızda, yatırdığınızda neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Ağladığımda hemen endişelenmeyin, uyumak istemediğimde üzülmeyin diye, neye ihtiyacım varsa size tek tek anlattım. Sayfaların arasında dolaşırken siz de benim dünyamı tıpkı gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm gibi siyah beyaz göreceksiniz.

Birlikte okuyacağımız bu ilk kitabımla ilk bağlarımızı da kuruyoruz. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89023</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1b459a-5aaa-4a1e-9c44-ce7d58af945a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Emeklerken, ilk adımlarımı atarken, dünyayı özgürce keşfetmek isterken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Artık dokuz aylık oldum. Benimle oynamanız, bakımımda zorlanmamanız için aramızdaki bağı geliştirecek bazı öneriler de yazdım size.

Bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle kurduğum bağı derinleştiriyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89024</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc6a17ab-dbd5-44f3-990a-573d50b86933.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfediyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Altıncı ayıma geldim bile. Etrafımı keşfetmeye başladım. Nesneleri tanımaya çalışırken, dişlerim kaşınırken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Yeni gıdalar tadarken endişelenmeyin, yemeğimi yemediğimde üzülmeyin diye,
neye ihtiyacım varsa size tek tek anlattım.

Bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle bağ kurmamı kolaylaştırıyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor,  ben de sevginizle büyüyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89025</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68555b93-48de-442b-b720-9774ddf11bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gibiydik</image:title>
            <image:caption>Âşık olmak ne demek? Birine tamamen güvenmek, kendini ona koşulsuz teslim etmek sahi ne demek? Herkesin acısıyla tatlısıyla bir hikâyesi vardır. Bütün acılar, üzüntüler, sevinçler hatta insanlar bile gelip geçicidir. Artık dayanamayacağım dediğimiz hiçbir acı da baki değildir. Önemli olan senin kendine inanman ve kendi kendine yetebilmendir. Çünkü bu hayatta en önemli şey sensin! 
İçinde kendinizden bir parça bulurken, hayatta sevmekten ve sevilmekten daha önemli bir şey var mı gibi soruların da cevabını bulacağınız Hayal Gibiydik kitabını büyük bir tutkuyla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89026</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ccc5ab2-f165-4c1c-90d3-997468ee8bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Kuyu</image:title>
            <image:caption>Derin Kuyu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89027</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81de889-6993-40ae-a476-739375beb76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Seti (Bez Ciltli, 4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Yeşilin Kızı Anne, Avonlea, Ada, Rüzgarlı Kavaklar
Sıra dışı tavırları ve kızıl saçlarıyla, Avonlea isimli küçük bir kasabadaki insanların kalplerini teker teker kazanan bu ele avuca sığmaz küçük kızla, Anne Shirley’le tanışın. Anne, yetimhaneden çıkıp Prince Edward Adası’nın uzak bir köşesindeki Green Gables’a geldiğinde, onu bekleyen Matthew ve Marilla Cuthbert’ın aslında bir erkek çocuğu görmeyi umduklarından habersizdir. Gerçek bir yuvaya kavuşmanın hayalleriyle âdeta uçarak geldiği bu evde istenmediğini, geri gönderilebileceğini öğrenince derin bir umutsuzluğa kapılır. Ancak biraz tuhaf ve inatçı olsa da tertemiz, sevgi dolu kalbi sayesinde sadece Cuthbertlar’ı değil, tüm kasabayı etkilemeyi başaracaktır. L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, küçük bir kızın yüreğinin penceresinden nesillerdir insanlara umudu, sevmenin gücünü ve hayallerin güzelliğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89028</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74124f48-5370-4605-987c-8ad78e7398e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Geldi</image:title>
            <image:caption>Küresel salgın; yeni alışkanlıklara, değişen algılara, farklı beklentilerle hayatımıza girdi. Eski hayatımız uzak bir geçmişte kaldı ve yeni normale uyum sağlamak için büyük bir mücadele içindeyiz. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ettik ve değişiyoruz. Hatta yeni normalde, pozitif olmak, olumsuzu tanımlamaya başladı; hepimiz negatif olmak için dua eder olduk. Eşimizden, dostumuzdan, çocuğumuzdan uzak durmaya başladık. Sevgimizi yalnızca sözcüklerimizle ifade etmeyi öğrendik, selamlaşma biçimlerimiz bile değişti, bir masa etrafında toplanmak yerine bilgisayar ekranlarından hatır sorar olduk, en kıymetli olanın sağlık olduğunu öğrendik, yeni ofislerimiz evimizin mutfak masası oldu. Tüm dünya aynı şey için dua etmeye, aynı müjdeyi beklemeye, aynı hayatı yaşamaya başladık. Evde kalmak, hayata değer vermek ve diğerlerinin yaşama hakkına saygı duymak olarak görülmeye başlandı. Önceliklerimizi sorguladık, en kıymetli olanı yeniden tanımladık. Tüm bunlar hem tüketici alışkanlıklarımızda hem de satın alma eğilimlerimizde değişiklikler yarattı ve bu değişiklikler kalıcı olacak gibi görünüyor.
 
İşletmeler ve markalar da yeni normale uyum sağlamak için hızlı bir evrilme sürecine girdiler. Bu kitapta, hem değişen alışkanlıklarımızı, hem de işletmelerin yeni normale uyum stratejilerini anlattım. Fakat, bu değişimleri biraz umutla, coşkuyla ve mizahla renklendirdim. Bugün insanlığın ihtiyacı olan biraz umut, coşku ve mücadele için birlikte sinerjiyi yaratmak galiba. Hep beraber başaracağız yeniden şekillenen dünyada uyum sağlamayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89029</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf4797f-e972-42bf-bebd-d467b4bc08d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızsal Meseleler</image:title>
            <image:caption>Büyüdükçe kendinde bazı değişimler fark etmeye başlarsın ve neler olduğunu merak etmen çok doğaldır. Bu heyecanlı yolculukla ilgili kafana takılan soruların cevaplarını ve bunların yanı sıra yolculuk boyunca işine yarayacak bir sürü pratik bilgiyi bu kitapta bulabilirsin. En iyisi de ne biliyor musun? Ne kadar mükemmel olduğunu anlayacak kadar uzman olacaksın. Neden arkadaşlarımdan farklı bir vücudum var? Regl dönemimde yüzmeye gidebilir miyim? Sivilcelerle başa çıkmak mümkün mü? Sebepsiz yere neden kızgınım? Ve en önemlisi: Yaşadığım şeyler normal mi? Kızsal Meseleler, bu ve benzeri aklına takılan soruları cevaplamana yardımcı olacak. Bu kitabı değişim yaşayan, şaşırtıcı ve eşsiz bedenini tanımana ve kucaklamana yardımcı olacak yeni en iyi arkadaşın olarak düşün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89031</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c731a20-5cbf-4d5c-9629-fb78c13789ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Nasıl Çalışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akıllı telefonun yukarının neresi olduğunu nasıl bildiğini hiç merak ettiniz mi? Ya da sürücüsüz otomobillerin kazayı nasıl engellediğini? Veya görsel gerçekliğin nasıl çalıştığını?  

Şaşırtıcı keşiflerin ve icatların hayatlarımızı dönüştürdüğü bir çağda yaşıyoruz. Ancak birçoğumuzun anlamadığı teknolojilerin bağımlısı olduk. Açık, anlaşılması kolay grafikleri ve büyüleyici gerçekleriyle Teknoloji Nasıl Çalışır, hayatımızdaki makinelerle aygıtları birbirinden ayırıyor ve bize nasıl çalıştıklarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89032</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d15e4e-d4b2-4ede-a455-e34233655f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağazacılık Mükemmel Müşteri Hizmeti Ve Etkili Satış Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta neler bulacaksınız? 
Mağazacılığın tüm sektörlerinde, satıştan yönetime tüm kadrolar için mükemmel hizmet ve etkili satışın yolları 
Hazır giyim, gıda, gıda dışı, kategori mağazacılığı ve yeme içme sektörü için örnek satış ve hizmet diyalogları 
e-ticaretin mağazacılığa etkileri 
Kötü hizmetin verdiği zararların boyutları 
35 yılı aşkın mağazacılık deneyimiyle pratik öneriler 
Satışın tüm aşamaları için etkili teknikler 
İlk karşılaşma anında satışı garantiye almanın yolları 
Ürünün faydalarını sunmaya örnekler 
Mağazacılıkta satışı gerçekleştiren soru örnekleri 
Ürünü denetmenin pratik yolları 
Müşterilerin sık rastlanan itirazlarına cevap örnekleri 
Zor durumlarda müşterilerle diyalog örnekleri 
Satışı sonuçlandırmanın ve ilave ürün satmanın denenmiş yolları 
Satışta doğru beden dili 
Mağazacılıkta kullanılacak ve kullanılmayacak sözcükler 
Mağazacılık mesleğinin avantajları ve zorlukları 
Başarılı mağazacıların özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89033</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0480adc6-16c9-4698-8bc6-ffe6ee421f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Sihirbazları</image:title>
            <image:caption>Evrenle ilgili daha önce kimsenin bilmediği  bir gerçeği bilmek ne hissettirir? Matematik, doğanın gizemlerini açıklamakta neden sihirli bir şekilde etkili? Bu kitap bilim sihirbazlarıyla ilgili. Bunlar matematiği kullanarak, daha önce bilinmeyen gezegenlerden, görünmez kuvvet çizgilerine, varlıklarından habersiz olduğumuz atom altı parçacıklardan, hatta karşı-parçacıklardan uzayzamandaki dalgalanmalara kadar önceden farkında olmadığımız pek çok gizemi aydınlattılar. Bilinmeyen bir gezegenin varlığı Urbain Le Verrier tarafından öngörüldü; Maxwell ışığın bir elektrik ve manyetizma dalgası olduğu şeklindeki çarpıcı farkındalığa ulaştı; İngiliz fizikçi Paul Dirac o güne dek varlığına dair bir şüphenin bile olmadığı “karşı-madde” evrenini ortaya çıkardı; Einstein ışığın parçacıklar oluştuğunu ispatlamakla kalmayıp, zamanın dördüncü boyut olduğunu göstererek uzayzaman kavramını ve genel kütleçekim kuramını bize kazandırdı; Wolfgang Pauli varlığı yıllar sonra kanıtlanacak nötrinoları öngördü; Robert Brout, François Englert ve Higgs bütün evreni kaplayan bir alan olması gerektiğini öne sürdükten 50 yıl sonra bu kuram kanıtlanabildi. Bilimin merkezindeki sihri gözler önüne seren onlarca insanın öyküleri ve bilimsel başarıları bu kitapta yer alıyor. 
“İyi popüler bilim yazımına en güzel örnek.” –Jim Al-Khalili 
”Olağanüstü harika.” –Richard Dawkins 
“Hem eğlenceli hem de çok öğretici.” –The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89034</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e431471b-e878-4a11-87d3-2b08d7060f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu Müesseseleri Ve Medeniyeti</image:title>
            <image:caption>Selçuklular kurdukları devletlerle elde ettikleri zaferlerle tarihe hiçbir zaman unutulmayacak çok önemli bir not düştüler. Onların başarıları sadece askerlik sanatını mükemmel denilecek kadar iyi bilmeleri ile sınırlı değildir. Selçuklular teşkilatçı yapısıyla, adaletiyle, hoşgörüsüyle, sosyal devlet anlayışıyla bilime ve bilim adamına verdiği değerle çok önemli hasletlere sahip bir topluluk idi. Onlar, sağlık, adalet ve eğitim alanlarında gerçekleştirdikleri politikalarla yönettikleri ahaliyi memnun ettiler. Selçuklular, düşmanlarını bile kendilerine hayran bıraktılar. Onlardan hâlâ öğrenecek çok şeyimiz var… 
Prof. Dr. Muharrem Kesik, alanında önemli bir eksiği kapatan bu eseri sizin için kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89035</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33543930-6c35-4d92-8885-b8957dd8bb50.jpg</image:loc>
            <image:title>Parsel Parsel</image:title>
            <image:caption>Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı? 
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı? 
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı? 
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi? 
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı? 
Gözaltına alındığında kim kurtardı? 
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı? 
Turgut Özal kime ve neden “d*ngalak” dedi? 
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti? 
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı? 
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu? 
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı? 
FE TÖ firarisini kim, nasıl korudu? 
17-25 Aralık’tan sonra FE TÖ’ye imar rantı sağlandı mı? 
15 Temmuz’dan sonra FE TÖ’cü isme parsel verildi mi? 
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89036</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d1a777-a687-4a2d-be7c-fbe07f0bdafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tell Atchana, Alalakh Volume 2a (Text) - The Late Bronze 2 City 2006 - 2010 Excavation Seasons (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>The excavations at Tell Atchana (Alalakh) are a part of long-range, broadly-based archaeological investigations in the Turkish state of Hatay’s Plain of Antioch, today called the Amuq Valley. Tell Atchana is located at the southern center of the valley close to the major westward bend of the Orontes River and was for nearly a thousand years the capital of a small Bronze Age principality called variably Alalakh and Mukish. This volume presents the major new archaeological campaing from 2006-2010, which was designed to revisit the phasing and dating of previously excavated strata, to explore untouched areas of the site, to establish a typology and seriation of local artifact types, and to study local cultural and political history in the dynamic and international Late Bronze II period.

The Alalakh Excavations project’s ongoing research on chronology, political history, material culture, city landscapes, international relations, and many other topics is beginning to form a coherent picture of ancient Alalakh. Coming into focus is a small city with ancient roots that dared to play a hard game of territorial checkers with its larger LB II neighbor kingdoms and empires. Today Alalakh continues to engage and amaze as excavations and analyses reveal surprise after surprise. The Alalakh Excavations project has taken great care to include a wide variety of scholarly voices and opinions and to challenge preconceptions and conventional wisdom at every turn. In keeping with the tradition of sound methodology and perseverance begun by Woolley, and the interdisciplinary and international spirit of the Alalakh Excavations project, this volume now proudly presents the excavation results of LB II strata from 2006-2010.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89037</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f5140a-be48-4cd7-9fcd-2c0a38f23ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tell Atchana, Ancient Alalakh Volume 1 - The 2003-2004 Excavations Seasons</image:title>
            <image:caption>Tell Atchana, Ancient Alalakh Volume 1 - The 2003-2004 Excavations Seasons Tell Atchana, Alalah : 2003-2004 Kazı Dönemleri, 1. Cilt Koç Üniversitesi Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89038</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bfec3b-f584-483b-b7ac-971769c1ba97.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretim Otomasyonu</image:title>
            <image:caption>Üretim Otomasyonu
Koç Üniversitesi Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89039</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77dbb918-fb69-4bed-b907-6b410c21e4af.jpg</image:loc>
            <image:title>Nostoi - Indigenous Culture, Migration and Integration in The Aegean Islands</image:title>
            <image:caption>Nostoi. Indigenous Culture, Migration and Integration in the Aegean Islands and Western Anatolia during the Late Bronze and Early Iron Age is presenting one comprehensive volume with papers discussing various aspects of the intercultural contact between West Anatolia and the Aegean during the Late Bronze Age and Early Iron Age. The conference proceedings are focusing on the various Anatolian and Aegean cross-cultural “interfaces”, the archaeological testimonies of the “indigenous” population, the impact of the Hittite, Mycenaean and Ionian migration movements, on the pre-existing population, as well as inter-cultural and cross-cultural mingling of the Aegean and Anatolia or vice versa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89041</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07843788-45e6-48a3-9aa1-d9f8876fe894.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuri’l Beyan Divan-I Şems</image:title>
            <image:caption>Nürü’l Beyan Divan-I Şems</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89042</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910b2953-09dc-42c4-96e4-873cd7c37023.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazoz Kapaklarinin Peşinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimi yaşam öyküleri vardır ki okuduğunuzda yalnızca bir insanın hayatına dokunan anların ve olayların akışını değil, tüm oyuncuları ve arka planıyla birlikte bir endüstrinin de gelişimini, dönüşümünü anlatır. Gazoz Kapaklarının Peşinde, Ömer Yenici’nin genç bir girişimci olarak henüz öğrencilik yıllarında bavulla kitap seçkileri sattığı günlerden Türkiye’nin en büyük kitap dağıtım ağını kurmasına, iflas sürecinden daha da güçlenerek büyük bir yayın markası olarak yeniden doğuşuna dek kitap sektörünün son kırk yılda geçirdiği değişimi kendi hayat ekseni üzerinden anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89043</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77bc3aee-210a-410b-9211-a2dbf71a1809.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Toplum Din Sosyolojisine Giriş</image:title>
            <image:caption>Din-toplum ilişkileri yirminci yüzyılın sonlarından beri gerek
dünyada gerekse ülkemizde çok daha fazla konuşuluyor. Bir
dönem, zamanla ortadan kalkacak bir olgu olarak görülen ve göz
ardı edilen din ve dinî oluşumlar, entelektüel ve popüler merakı
olan, başta akademisyenler, aydınlar, gazeteciler olmak üzere pek
çok kişinin ilgi alanına girmiş durumda. Aynı zamanda din
sosyolojisi artık İlahiyat Fakültelerinde ve pek çok Sosyoloji
Bölümünde ders olarak yer alıyor. Elinizdeki bu eser hem lisans
öğrencileri hem de konuya ilgi duyanlar için giriş niteliğindedir.
Kitapta din sosyolojisinin konusu, klasik sosyolojinin dine bakışını
etkileyen tarihsel, düşünsel ve toplumsal gelişmeler; dinin yapısı,
toplumsal işlevleri, kültürle etkileşimi ve dinî gruplar; modernizm,
postmodernizm ve din ilişkisi, sekülerleşme tartışmaları, Doğu’daki
ve Batı’daki dinî canlanma, yeni dinî ve toplumsal hareketler ve
nihayetinde dindarlığın yeni görünümleri güncel örneklerle ele
alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89044</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df172c74-b050-445a-a1b3-c807b8b49bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar</image:title>
            <image:caption>“Adama yaklaşıp dikkatlice baktı: Vücudunda yara bere olmayan bir delikanlıydı bu. Sadece üşümüş ve korkmuş görünüyordu. Yorgunluktan gözlerini bile kaldıramıyormuş gibi Simon’a bile bakmadan arkasına yaslanmış öylece oturuyordu. Simon iyice yaklaşınca adam birdenbire uyanır gibi oldu. Kafasını çevirdi, gözlerini açtı ve Simon’a baktı. Adamın daha ilk bakışı Simon’un onu sevmesine yetmişti bile. Kunduracı keçe çizmeleri yere attı, kemerini çıkarıp çizmelerin üstüne koydu, ardından kaftanını çıkardı.
- Sonra konuşuruz, dedi, hadi önce şunu giy bakalım!”
   Tolstoy; İnsana Ne Kadar Toprak Gerekir?, Efendi İle Uşak, Üç Soru adlı birbirinden güzel üç öykü ile kitaba da adını veren İnsan Ne İle Yaşar? adlı eşsiz hikâyesinde yaşamın anlamını, yaşama amacımızı, insanoğlunun niçin yaratıldığı ile ilgili bütün neden ve sonuçları, insanlara nelerin yettiğini/yetmediğini, insanın nasıl bir doyumsuzluk içinde olduğunu ve sözcüklerle anlatamadığımız hislerimizi kaleme alarak eşine az rastlanır bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89045</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35a84040-1a28-4e06-83ee-4e4e7f1fa094.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi İle Uşak</image:title>
            <image:caption>Tolstoy, Efendi ile Uşak&apos;ta Çarlık Rusya’sının 19. yüzyıldaki sınıf ve sosyal statü yapısını ve asiller ile uşaklar arasındaki sınıf farklarını insancıl bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Efendi ile Uşak, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ile kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt niteliği taşımaktadır. Efendi ile Uşak’ta Tolstoy’un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışındaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, onun hayata bakış açısındaki doygunluk ve bilgelik karşısında hayranlık duyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89046</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5b6ce1-18d2-489a-94f9-10497ebb089e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>George Orwell’ın, Hayvan Çiftliği bir taşlama ve kara mizah klasiği olarak adını hafızalara kazınmıştır. Orwell, Hayvan Çiftliği’nde, çağdaş Sovyetler Birliği’ni ve Stalin yönetimini ustaca hicveder ve böylece sosyalist teoriyle pratikteki uygulamalar arasındaki büyük farka dikkat çekmeye çalışır. Daha iyi ve eşit bir sistem için yola çıkılsa da, sonuç yine eşitsizlik ve ayrım olmuştur. Yazar, iktidar isteğinin ve farklı insan mizaçlarının, her türlü eşitlikçi projenin önünde bir engel olduğu gibi karamsar sayılabilecek bir sonuca da varmış oluyor dolaylı olarak.
Orwell, doğrudan eleştirdiği sistemin ve yöneticilerinin adını vermese de, romanının genel çerçevesi kolayca benzetmeler yapmamıza izin verir. Bu çerçevede de romandaki her bir karakterin, topluluğun ve mekânın gerçek hayatta bir karşılığı vardır. 
Hayvan Çiftliği, Sovyet Devrimi’ni ve sonrasını, metaforik ve alegorik tarzla anlatan bir başyapıt olarak pek çok kez okunsa da tadını damaklarda bırakacak, günümüz toplumlarını da, Orwell’ın yaşadığı günlerden muhteşem bir önsezi ile anlatacak kadar derin bir eser olarak okurlarını beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89047</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49fb2909-acc9-4f3e-83a2-41b5251434ed.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>1984’te George Orwell, Okyanusya toplumunda Büyük Ağabey’in varlığı tarafından oluşturulan korkunun, bireyleri kontrol altında tutmak için bir araç olarak kullanıldığı teknolojik anlamda gelişmiş bir dünyayı ortaya koyar. Orwell, ütopya geleneğini manipüle edip ele geçirir ve yaşamın mahrumiyet, sıkıntı veya dehşet gibi unsurlar nedeniyle son derece kötü olduğu kurgusal bir mekân olan distopyayı (antiütopya) yaratır. Orwell’ın distopyası, insanların kendi yaşamları üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı, her bir olumlu duygunun bastırıldığı ve insanların sefalet, korku ve baskı altında yaşadıkları bir yerdir. 
1984, günümüz ve geçmişin gerçekçi tasvirine dayanan, geleceği öngören ve hayali spekülasyonlardan çok eldeki malzemenin gerçekçi sentezi ve düzenlenmesinden kaynaklanan bir eserdir. Sosyalist kimliğiyle ünlü George Orwell, elit bir toplum kurma çabalarından doğan korku ve ümitsizliklerini ortaya koyduğu iki başyapıtı olan Hayvanlar Çiftliği ile 1984 adlı eserlerinde II. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler Birliği’ndeki komünist, totaliter rejimi ve rejimin beraberinde getirdiği bozuklukları eleştirir. 20.yüzyılın en popüler disütopik romanlarından biri sayılan 1984’te totaliter ve baskıcı rejimin kontrolünde olan Okyanusya’daki çok katı kurallarıyla bilinen Parti ve onun lideri Büyük Ağabey’in diktatörlüğündeki sınıf ayrımcılıklarına maruz kalan bir toplum anlatılır. Bu antiütopik dünyada tek merkezli yönetimin mutlak bir hakimiyet ile ortaya koymaya çalıştığı husus korku, propaganda ve beyin yıkama yoluyla halk üzerinde otorite kurmasıdır. Bu romanı yazarken Orwell, komünizmin ilerlemesine kontrolsüz şekilde izin verilirse nelere yol açabileceğine dair dünyaya bir bakış açısı sunmayı amaç edinir. Orwell, Burma’da görevli olarak bulunduğu sıralarda edindiği tecrübelerle İngiliz emperyalizminin ne kadar da kötü ve iğrenç bir yönetim şekli olduğunun farkına varır. Ülkesinin acımasız emperyalist uygulamaları karşısında derin bir öfkeye kapılması neticesi bu eser ortaya çıkar. Orwell, 1946 yılında bu romanı yazma amacını şöyle açıklar: “Geçtiğimiz on yıl boyunca en çok yapmak istediğim şey politik yazıyı bir sanata dönüştürmektir. … çünkü ifşa etmek istediğim bazı yalanlar, dikkat çekmek istediğim bazı gerçekler var. … Görev, bu çağın bizi yapmaya zorladığı gerçek halk ve toplumsal aktiviteler yoluyla benim içime işlemiş olan hoşlandığım ve nefret ettiğim şeylerin uzlaşmasını sağlamaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89048</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb15398-3318-4806-a7b1-e1f477a735e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jaguara Dokunmak</image:title>
            <image:caption>40&apos;tan Fazla Dilde Uluslararası Çoksatan
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları&apos;nın yazarından 
 
Amazon şamanlarıyla doymak bilmez tüketim baronları arasındaki vicdani uçurumdan sesleniyor: Modern zaman kâhini, ekonomik tetikçi John Perkins.
 
“Bu muhteşem kitap, göz alıcı gezegenimizde insan olmaya dair yeni bir gerçeklik yaratmamız için ilham veriyor.”
Deepak Chopra
 
Ekonomik tetikçiler (ET&apos;ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı &quot;yardım&quot; kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, darbeler, rüşvet, zorbalık ve cinayet bulunmaktadır. Nereden mi biliyorum? Ben de bir ET idim.
Her şey Perkins’in Barış Gönüllüleri’ne katılmasıyla başladı.
Gittiği ülkelerde yıllar boyunca yaptıklarının yıkıcı etkisini gördü.
Yerli halkların yok oluşuna, köleleşmesine tanık oldu.
Ve sonunda anladı, en azılı suçluların ortağıydı.
Sonra bir gün, bir Amazon kabilesinde, jaguara dokundu.
 
Jaguara Dokunmak bir tetikçinin Ölüm Ekonomisi&apos;yle savaşan bir kahramana dönüşmesini anlatıyor.
Hayatlarımızı ve topraklarımızı yıkıcı sistem ve projelerden korumamızın ipuçlarını veriyor.
John Perkins bu kez iyinin yanında, bize yeni hayatın haritasını açıyor.
Şimdi elimizi taşın altına koyma zamanı!
 
Perkins son kitabı Jaguara Dokunmak ile okurları korkularıyla yüzleşme, sorumluluk alma ve gerekli değişimleri yapma konusunda yüreklendiriyor.
Publishers Weekly 
 
Zamanımızda tutulmuş en önemli kayıtlardan biri. Ruhunuza dokunacak, cesaretinizi artıracak, kalbinizi ısıtacak. Büyülü, isyankar ve gerçek. Perkins’ten bir başyapıt.
Lynne Twist, Paranın Ruhu kitabının yazarı 
 
Yıkıcı Ölüm Ekonomisi&apos;ni sürdürülebilir bir Yaşam Ekonomisi&apos;ne nasıl dönüştürebiliriz? Kendimizin en iyi versiyonu olmanın önünde ne engel var? John güçlü, zekice yanıtlar veriyor. Okuyun!”
Marci Shimoff, #1 New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89049</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc28ea6d-2cf6-40c3-933e-afcf305d3588.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Çocuklar Atlası</image:title>
            <image:caption>2203 yılı. Bizim dünyamızda on iki yaşına basan her çocuk, büyüme eşiğini geçmek üzere evden ayrılıp, yöre kardeşleriyle uzaktaki bir yere gönderilir.

Yarın evden ayrılıyoruz.

Nereye gideceğimizi, orada neler yaşayacağımızı bilmiyoruz. Ailelerimiz ve bizden büyükler hiç bir şey açıklamıyorlar. Çünkü büyüme eşiğini geçmek, tutulması gereken bir sır.

Hepimiz heyecan doluyuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89050</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f911d698-2305-4ed5-8a66-d75734e6700a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygurlar</image:title>
            <image:caption>Tarihin derinliklerinden günümüze ulaşma başarısı gösteren Türk boylarından Uygurların devirlere göre farklılık gösteren kaderleri söz konusudur. Önce bozkırlarda büyük bir kağanlık kuran Uygurlar, daha sonra din değiştirdikleri gibi yerleşik hayata da geçerek çok zengin kültür ürünlerinin günümüze kadar ulaşmasını sağladılar. Onların meydana getirdiği maddi kültür Türk tarihinin ilgi çekici bir temelini oluşturur. 
Uygurlar da Hunlar, Gök Türkler gibi Moğolistan bozkırlarında kağanlıklarını yükselttiler. Önce Türk birliğini sağladılar. Arkasından Çin’i baskı altına alıp vergiye bağladılar. Onların kağanlığı tam anlamıyla bozkır kültürü özellikleri taşıyordu. Bayan Çor Kağan zamanında dikilen Tes, Taryat ve Şine Us yazıtları, içerik bakımından Uygur Kağanlığı’nın Gök Türklerin devamı olduğuna işaret eder. Mani dinine girmeleri sosyal ve siyasi hayatlarını olumsuz etkiledi. Ancak, sonrasında şehir inşa etme ve diğer mimari eserler konusunda hatırı sayılır eserler verdiler. İpek Yolu ve Çin üzerinden elde ettikleri gelir zenginleşmelerini sağladığı gibi sosyal değişimlere sebep olarak rahata alışmalarına da yol açtı. Buna rağmen kağanlıklarını ayakta tutabildiler ve gerçekleştirdikleri Orta Asya hâkimiyeti 840 yılına kadar devam etti. 
832 sonrası aralarında başlayan iç çekişmeler durmak bilmedi. Kendi hanedan üyelerinden birinin yol göstermesiyle harekete geçen Kırgızlar tarafından yıkıldılar. Bir kısmı Kansu bölgesine göç ederken, diğer bir grup Turfan civarına gitti. Bundan sonra kaderleri farklı mecralarda akarak günümüze kadar geldi. 
Bu eserde farklı alan ve zamanlarda kırılma anları yaşayan Uygurların, 840 yılından önce oluşturdukları Ötüken merkezli büyük kağanlık ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89051</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6da923f-a8eb-4479-b74a-c35db75645d6.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Asrın Ortalarında Malatya Kazası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı şehir tarihi çalışmaları son yıllarda giderek artmakta ve önem kazanmaktadır. Bu çalışmaların hız kazanmasında Osmanlı dönemi arşiv kaynaklarının düzenlenmesi ve kolay ulaşılır olmasının katkısı önemli olmuştur. Diğer taraftan &quot;Şehir tarihi çalışmaları nasıl yapılır?&quot; sorusunun cevabı hakkında farklı düşünceler bulunmaktadır.

Elinizde tutmuş olduğunuz bu çalışma 17. yüzyılın ortasında (1657-1658) Malatya&apos;ya ait bir şer&apos;iyye sicilinin bugünkü harflere çevrilerek &quot;bir şehir tarihi düzeninde&quot; değerlendirilmesi şeklinde yapılmıştır.

Şehir tarihi çalışmalarına önemli bir katkı sağlayacak olan bu çalışma, Malatya tarihine dair önemli ipuçlarının gün yüzüne çıkmasına imkân sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89052</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2210eaf1-6101-4209-8f90-d5fcf438728d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sencivanoğlu</image:title>
            <image:caption>Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Bu defa kalemini Akdeniz’e batıran Kozanoğlu, çapkın, akıllı, cesur ve kuvvetli Türk korsanı Sencivanoğlu’nun ustası Piri Reis’i kurtarmak için çıktığı maceraları anlatıyor. Usta yazar, Türk gemilerinin gümüşten bir makas gibi ikiye ayırdığı denizlerden Afrika’nın kavruk topraklarına, insan eti yiyen kabilelerden Avrupa’nın en büyük korsanlarına uzanan eserinde Türk korsanlarının tarihimiz içerisindeki yeri ve önemini de gözler önüne seriyor. 
“Ben Turgut Reis’le Mehdiye’de, Hızır Reis Barbaros ile Preveze’de, Uluç Ali Reis’le Malta uğraşında kâfir kadırgalarına pala elde girmiş, daldığım kadırgalarda canlı insan koymamış bir korsanım. 
Sencivanoğlu’nun kavga narasını duyup da çakşırını kirletmeyen kâfir korsan duyulmamıştır şu kahpe dünyada...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89053</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0575e38d-a26a-4660-b7e3-8a6756687d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 5 Yökdil Sağlık Bilimleri Deneme Sınavı 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda tam 5 adet YÖKDİL SAĞLIK BİLİMLERİ denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YÖKDİL&apos;in zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi yapılan YÖKDİL sınavları ile büyük benzerlik göstermektedir. 

Ayrıca TIP-DİL sınavına hazırlanan adaylar için de etkili bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89055</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69d005d3-82f4-4d22-95cc-94594d23e62c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eczanede Profesyonel ve Tamamlayıcı Satış Yönetimi</image:title>
            <image:caption>On yıldan fazla zamandır eczane teknisyenlerine satış konularında eğitimler veriyorum, bugüne kadar eğitim verdiğim teknisyen sayısı on bin kişiyi geçti ve pek çok arkadaşımla da bire bir “satış süreç gelişimi” programları gerçekleştiriyoruz. Biliyorum ki her biriniz bu süreci profesyonelleştirmek, doğru yöntemleri ile öğrenmek istiyorsunuz. 

Bu kitapta sizlere bu konuda birkaç bilgiyi paylaşmaya çalıştım. Bundan sonraki tüm kitaplarda da bu bilgileri derinleştirmeye devam edeceğiz. 

Faydalanabileceğiniz bir eser olması dileklerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89056</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37c51b9-64fb-4173-9e78-150d4f1b0020.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirtisiz Kadın Tamlaması</image:title>
            <image:caption>Belirtisiz kadın tamlamasısın artık her şeyden önce sen;
söyler misin, bu aşktaki anlatım bozukluğu muyum ben?

#tolgakayaşiirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89057</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaa92b1-3ac2-44d6-b697-478405eb4d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Korsanları</image:title>
            <image:caption>“Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu bu defa okurunu denizcilik tarihimizin en güçlü isimleriyle tanıştırıyor. Hızır, Oruç ve Turgut Reis gibi tarihin gördüğü en büyük denizcileri ve onların tüm Avrupa’yı nasıl kasıp kavurduklarını kendine has üslubuyla anlatan usta yazar, tarihsel bir gerçeklik üzerine inşa ettiği eserinde saraydaki iktidar çatışmalarından denizlere kanla yazılmış büyük zaferlerin perde arkasına uzanan kahramanlık, cesaret, dostluk ve entrika dolu bir yolculuğa rehberlik ediyor. 
“Fakat Hızır Reis, haberi işitir işitmez donmuş kalmıştı. Gözleri yaşarmadı. Yalnız kaşlarının ve kızıl sakallarının rüzgâra tutulmuş çınar yaprakları gibi titrediği görülüyordu. Yumruklarını sıktı, yaralı bir aslan gibi kükredi. Odayı titretti. Hızır Reis ant içiyordu: 
– Ah! Bütün Frengistan’ı kılıçtan geçirsem, bütün diyâr-ı küfrü yakıp yıksam gene onların kahpecesine şehit ettikleri kardeşlerimin, yoldaşlarımın öcünü alamam! Öcümü almak, akacak kana doymamak; bu, benim artık tek ödevim oldu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89058</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df6f4bc6-99d9-4a20-83c0-cf3458dd8294.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Benizli Adam</image:title>
            <image:caption>Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu, Sarı Benizli Adam’da Osmanlı İmparatorluğu’nun Fetret Dönemi’ne yakından bakıyor. Ankara Savaşı sonrası lidersiz kalan Osmanlı içerisindeki taht kavgalarına eğilen usta yazar, Timur’un elinden kaçan Şehzade Mustafa üzerinden tarihin en karanlık dönemlerinden birisini aydınlatıyor. 
“...ben oyuncak olamam. Ben Limni Adası’nda çiftçi olamam. Ben padişah olmak için doğdum. Padişah olacağım, emirlerime karşı koyma! Bir Sarı Yani değil, bir Türk sultanı karşısında olduğunu da unutma!...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89059</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cae5cee-82ab-4d76-94f4-003c7e658d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı Bey</image:title>
            <image:caption>“Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu, Savcı Bey’de aşkın, dostluğun ve taht kavgalarının gölgesinde yaşayan bir Osmanlı şehzadesinin sıra dışı hayatını ele alıyor. Murad Hüdavendigâr’ın oğulları arasındaki çekişmeyi ve Bizans - Osmanlı ilişkisini mercek altında tutan Kozanoğlu, bu sert tarihsel gerçekliğin içinde bile en insani duyguları ustalıkla eriterek yüreklere dokunabiliyor. 
“...Sen Türk beyisin, büyüksün. Bu yüksek büyüklüğün ceza vermekle değil, affetmekle belli olur. Affet Murad Bey! Türklere senin gibi bir baş kazandır. Savcı ki senin oğlundur, en aşağı senin kadar değerlidir. Türk milletinden ancak bir batında iki Murad çıkar. Biri sende yaşıyor, ikinciyi sen öldürme!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89060</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c25002-5455-490e-8a86-38ead1ba531d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı</image:title>
            <image:caption>Gönüllere şifa veren modern zaman masalları...

Rüzgârın kulağına fısıldadıklarını tılsımlı sözcüklerle buluşturan hikâye anlatıcısı, yazar Beyza Akyüz&apos;ün kaleme aldığı Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı, dünü yarına bağlayan efsunlu zamanlarda geçen, yaşsız bir masal kitabı. 
 
Kalpleri görünmez iplerle birbirine düğümleyen on iki masala yer veren eser, ustasının kisvesine bürünüp onun izinden yürüyen has bir dinleyicinin, kendi benliğini arayış serüvenini sayfalarına taşıyor.
 
Yaşanmış gerçek olayları, belleğinden damıtarak daha önce hiç söylenmemiş sözlere, anlatılarla dönüştüren Akyüz; geçmişten omuzladığı sözlü geleneği incelikli bir üslupla geleceğe taşıyor, kıssadan hisseler eşliğinde, ruh sağaltıcı masallara imza atıyor.  

Vakti zamanında, ülkenin birinde, namı diyarları aşan bir anlatıcı yaşar. Ancak ne hikmetse, anlatıcı bir gün sırra kadem basar. Kimseler izini bulamaz. Bir süre sonra da unutulur gider... Oysa onu gönlünden hiç çıkarmayan ve tekrar kavuşmak için her şeyi göze alan sadık bir dostu vardır: kedisi Sürmeli. Şehrin akıllısı İplik Hatun, kediye bir anlatıcı kaftanı diker, tılsımlı sözlerini de kumaşa üfler. Yollara düşen Sürmeli Kedi, ustasından miras kalan masalları ayın döngüsüne göre anlatmaya koyulur. Kulakları güzel sözlerle sulandığı için kalpleri yeşerenler; akasya ağacının o enfes kokusunu içine çekebilmek uğruna kaşındıran pireleri baş tacı etmeye razı gelenler; kapısını kim çalarsa çalsın, herkesi gülümseyerek içeri buyur edenler... Masalların bin kapı araladığı bu yolculukta, Sürmeli Kedi de Yeni Ay&apos;ın Dolunay&apos;a kavuşması gibi, kendi hikâyesini tamamlayacak ve benliğine kavuşacaktır.   

Sözün sahibini bulmanın en iyi yolunun sözün izini takip etmekten geçtiğini hatırlatan Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı, insanın özüne dair iyisiyle kötüsüyle eteğindeki bütün taşları döküyor; Zülal Öztürk&apos;ün lirik resimleriyle bütünlenip farklı insanlık hâllerine ayna tutuyor.    

Hikâye anlatmanın gerçekte bir sır paylaşmaya eşdeğer olduğunu ifade eden Beyza Akyüz, “şifahen” anlattıklarına kulak kesilenlerin bu sırra sahip çıkmalarını, onun kıymetini iyi bilip umutla geleceğe taşımalarını salık veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89061</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d06293-a7c1-4fac-af53-cc45f343a3d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ve Terebentin</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda askere alınan genç bir ressamın savaş ve eve dönüş anılarıyla dolu iki defteri, siperlerin dehşetiyle bölünmüş bir hayatın kayıtları ve defterleri miras bıraktığı torunu, yazar Stefan Hertmans… Savaş ve Terebentin, yazar, şair ve akademisyen Stefan Hertmans’ın, devraldıktan ancak otuz yıl sonra okuyup yüzleşebildiği bu defterlerin tetiklediği sorgulamaların bir verimi. 
 
Büyükbaba Urbain Martien kimdi? Bir sanatçı, bir asker, bir savaş kahramanı, bir eş olarak dönüşen kimlikleriyle ve savaşın yarım bıraktığı sanat rüyalarıyla çağın ve aile öyküsünün neresindeydi? Stefan Hertmans, roman, biyografi ve otobiyografinin kesişim noktasında duran bu yapıtıyla, kendisinin de ait olduğu bir geçmişi yeniden inşa ediyor. 
 
2013’te yayınlanan, “geleceğin klasikleri” arasında gösterilen Savaş ve Terebentin, Hollanda ve Belçika’da çeşitli edebiyat ödüllerini aldı; Man Booker Uluslararası Ödülü’ne aday gösterildi. Hayatı kurgulaştırma tarzıyla Alman yazar W.G. Sebald’la aynı kulvarda yürüyen Stefan Hertmans, Savaş ve Terebentin’le  ilk kez Türkçede. ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89062</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c9a9434-aa81-441f-bcc7-a613141f8a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Devrimi&apos;nde Siyasal Düşünceler Ve Mücadeleler - Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi&apos;nde öne çıkan temel kavramları, devrimde yer alan aktörleri ve onların devrim sürecindeki siyasi fikirlerini bütün yönleriyle ele alan bu eser devrime yön veren kişilerin yazılarını ve söylevlerini de içermesi bakımından Fransız Devrimi üzerine eşsiz bir kaynak olma özelliği kazanıyor. 

Kitap, devrim sürecinde ortaya çıkan fikirleri, yapıları ve eylemleri sınıf mücadelelerinin etkisini göz ardı etmeden siyasi iktidar mücadelesi bağlamında ele alıyor. 
Siyasal düşünceler tarihi disiplininin ülkemizdeki duayeni Mehmet Ali Ağaoğlları&apos;ndan bir anıt eser... 
 
““Barış içindeki halkçı yönetimin dayanağı erdemse, devrim içindeki halkçı yönetimin dayanağı hem erdem hem terördür. Erdemsiz terör zararlıdır, terörsüz erdem güçsüzdür. Terör, çabuk işleyen, katı ve bükülmez adaletten başka bir şey değildir; dolayısıyla erdemden türer.” 
Maximilien ROBESPİERRE. 
 
“Bize korumalar verilmesinden söz edildi. Bu önerinin iyi bir niyetle ortaya atıldığına inanmak istiyorum. Ama çevrelerinde korumaların bulunmasını isteyenlerin sadece despotlar olduğunu ve bizim despotlarla bir tutulacak insanlar olmadığımızı da vurgulamam gerek.” 
Georges COUTHON. 

“Şunu bilelim ki, eğer yıkım mızraklarla gerçekleştirilebiliyorsa, toplumsal yapı da ancak aklın ve dehanın pergeliyle inşa edilip yükseltilebilir.” --Georges Jacques DANTON. 

 “Eğitimin çeşitli avantajları Cumhuriyet’in eşit yurttaşlarının arasında hepsini kapsayacak şekilde dağıtılmalıdır. Çünkü ne denirse densin, bu avantajlara ilişkin küçük değişikliklerin bulunması bile, insanlar arasında sayısız farklılıkların doğmasına ve çok katı eşitsizliklerin oluşmasına yol açar.” ---Louis Michel LEPELETİER. 
  “Bir devlette herkes özgürlüğü tutkularını ve para hırsını serbestçe tatmin etmek olarak algıladığında, yurttaşlar arasında sahiplenme zihniyeti ve bencillik hüküm sürmeye başlar. Her kişinin özgürlüğe kişisel çıkarları doğrultusunda bir anlam yüklemesi de, sonuçta herkesin köleliğine yol açar.”--Louis Antoine SAİNT-JUST.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89063</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ed2b88-42ce-457c-9b63-74f7bb62a0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Ve Gölge</image:title>
            <image:caption>“Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi. Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı... Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi.” 

Avdo, hünerli bir mezar taşı ustası. Çocukluğu mu onun, yoksa o mu çocukluğunun peşinden bir ömürdür gidiyor? Bilmiyor... Belki de ölümden daha büyük bir hakikat olmadığı düşüncesiyle, ölümün bağrında konaklıyor. Günü geldiğinde, en uzun ve karanlık gecede, erguvan ağacının altındaki mezarda onu bekleyen kadının, Elif’inin yanına uzanacak... 

Burhan Sönmez, varoluşa ve hakikate dair bilinmezlere, asırlardır yanıt aranan sorulara, atmosferiyle büyüleyen, kurgusuyla merak uyandıran güçlü bir anlatıyla ev sahipliği yapıyor. 

Taş ve Gölge, evren ve insana, yaşam ve ölüme farklı bir gözle baktıran derin bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89064</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de41ae64-2128-4e0d-ba63-ab02dd819a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgedeki Sırlar</image:title>
            <image:caption>Öldürdüğünü düşündüğü genç kızın hayalini kendine yakın arkadaş edinen Sirap, sırlarla dolu olduğunu keşfettiği hayatına tutunmaya çabalar.
Özlemle beklediği ilk bebeğinin doğumuna iki hafta kalmıştır. İnsanların karanlık yüzünü ısrarla görmezden gelen Sirap, sırlar açığa çıktıkça yumduğu gözlerini aralamak zorunda kalır.
Lanetli olduğuna inanan genç adam, gerçekleri öğrendiğinde bu karanlığın içinden çıkabilecek midir?
Osmanlı İmparatorluğu’nun kültürel yapısını ve sıradan hayatları aniden değişen cesur insanların sevgiye ve dostluğa olan tutkusunu aktaran Gölgedeki Sırlar; cinayetler, ihanetler, kervanlara yapılan saldırılar arasında sıkışan kahramanların manevi çöküşünü ve gülümsemelerindeki acıyı başarıyla resmeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89065</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea0f3fb-204f-4353-96d8-4011262073db.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Bahçesi</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler, Amed ile Aziz... Etrafı dağlarla çevrelenmiş, savaşın tam ortasındaki isimsiz bir ülkede anne babalarıyla yaşayan iki çocuk. Dağların öte tarafında köpekler yaşıyor, yani düşmanları…
Bölgenin savaşçı liderlerinden biri bir gün babalarını ziyaret eder ve kana kanla yanıt vermek için çocuklarından birini savaşta feda etmesini ister. Baba Zohal çıkışı olmayan bir ikileme düşer. Anne Tamara ise bu isteği kabullenemez. Üstüne üstlük Aziz kanser hastasıdır. Zaten ölüme mahkûmdur. Baba, biri hasta diğeri sağlıklı iki çocuğu arasında nasıl seçim yapar? Akıldan geçirilmesi bile mümkün olmayan böyle bir isteği nasıl kabul eder? Dokuz yaşındaki iki çocuk, Aziz ve Amed, dünyadaki “cennet”leri portakal bahçesinden, savaşın “cehennem”ine nasıl düşerler? Savaş, çocukluk ile erişkinlik arasındaki sınırları nasıl ortadan kaldırır?
Suçluluk hissi, yalan ve aldatmaca, sevgi ve diğerinin kurtuluşu için kendini feda etme…
İşte, yüzünüze bir tokat gibi çarpacak bu konuların tümünü bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89066</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0315c16f-276a-4c03-9910-3fca7a30b13c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfke Ateşini Söndüren Ejderha</image:title>
            <image:caption>Psikolog Tavsiyeli, Terapi Tadında Bir Öykü
Herkes zaman zaman öfkelenir. Hatta bazen öfkesine hâkim olamayıp sonradan pişman olacağı şeyler de yapar. Ama hiç kimsenin öfkesi bir ejderhanınki kadar yakıcı değildir.
Ira da öfkesini kontrol etmekte zorlanan genç bir ejderhadır. Ancak sevdiklerine ve çevresine zarar vermeye başlayan öfkesini dizginlemenin zamanı gelmiştir.
Ira’nın öfke ateşini söndüreceği terapi macerasına seni de bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89067</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba4da386-4b76-47b6-a563-f79f95365e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Dünya Kardeşim! - Çatlak</image:title>
            <image:caption>Mahallenin yeni sakinlerinden sonra garip olaylar yaşanmaya başlamıştır. Sevdikleri ortadan kaybolurken Çatlak ve arkadaşlarının hızlı hareket etmesi gerekmektedir. Çember hızla daralırken kırmızı gözlerin gizemini çözüp herkesi kurtarmalıdırlar.
Süper sorunlarla mücadele edebilmek için biraz süper olmak gerekir. Bizim Çatlak’ın ne kadar süper gücü var bilinmez ama süper dostları ve süper cesareti olduğu kesin.
Çatlak’la adı gibi bir macera seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89068</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0fff413-7289-4b6f-9e7b-1c550835a191.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Haşhaş: Sosyo-Ekonomik Ve Dış Politik Boyutlarıyla (1909-1950)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Haşhaş:
Sosyo-Ekonomik Ve Dış Politik
Boyutlarıyla (1909-1950)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89069</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13015136-1bdd-494c-a9d0-f3963db937aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Sanatın Kısa Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Özenle derlenmiş bilgiler, olağanüstü görseller, faydalı eser analizleri, sanatın belli başlı dallarında kullanılan temalar, teknikler. Önemli türlere, akımlara, eserlere, temalara ve tekniklere yönelik cep kılavuzları… hep kitap’tan sanatseverlerin elinden düşürmeyeceği özgün bir sanata giriş serisi! Serinin ilk kitapları; Sanatın Kısa Öyküsü, Fotoğrafın Kısa Öyküsü ile Modern Sanatın Kısa Öyküsü… Modern sanat nasıl ve neden ortaya çıktı? Yeniliklerin altında kimlerin imzası vardı? Peki bu yenilikler nelerdi? Nerede ve nasıl gerçekleştiler? Modern Sanatın Kısa Öyküsü, modern sanat konusuna yepyeni ve yenilikçi bir perspektiften bakıyor. Rahatlıkla takip edilebilen tasarımıyla, modernizmin ilk döneminden çağdaş sanat örneklerine kadar, toplamda elli önemli eserin analizini sunuyor. Bunu yaparken modern sanat tarihindeki farklı teknikleri açıklıyor, teknik jargonu anlaşılır kılarak her okurun modern sanattan keyif almasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89070</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a112e35e-95f4-4c72-9fc4-d8b9e8e346b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Do Anahtarında Solfej Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Do Anahtarında Solfej Çalışmaları kitabı, do anahtarını öğrenmeye yeni başlayanlar ve do anahtarı okuma becerilerini geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir. Kitabın bölümleri sistematik ve basamaklandırmalı bir yol izleyerek öğrenciye ritmik ve melodik okuma yaptırarak anahtar okuma becerisinde akıcılık kazandırmayı
amaçlamaktadır.  Anahtar okuma becerisindeki akıcılık, öğrencinin ilgili alandaki deşifre becerisini, hızını ve tekniğini doğrudan etkilemektedir. Özellikle profesyonel müzik eğitimi sürecinin başlarında farklı anahtarlarda okuma becerisinin geliştirilmesi, farklı zorluk ve nitelikteki eserlerle karşılaşılması durumunda okuma ve deşifre becerisini arttıracaktır.             Do anahtarı okuma becerilerini geliştirmek amacıyla Türkiye’de bu alanda ilk defa yazılmış bu çalışmayı tüm müzisyenlere önemli bir kaynak ve rehber olarak  tavsiye ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89071</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcb3aa5-c5e6-4788-97bc-9ed4e27e1d35.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Müzik Nedir? “Duygu ve düşüncelerin sesler yardımıyla dışa aktarılmasıdır. Veya bazı hocalar şöyle der ya; “Belirli kurallar içinde duyguların sesler yardımıyla dışa vurulması veya aktarılmasıdır…” Tamam bunu hepimiz biliyoruz artık. 
Peki; 

“Müzik sanatı nasıl ortaya çıkmıştır? / Sesin fiziksel özellikleri nelerdir? / Porte nedir? / Anahtar nedir? / Kaç çeşit anahtar vardır? / Titreşim nedir ve nasıl oluşur? / Ton nedir? / Nota nedir? / Zaman nedir? / Değiştirici işaretler nelerdir? / Sus işareti nedir? / Bona nedir ya da kimdir? / Solfej nedir?” gibi Temel Müzik Bilgileri sorularının cevaplarını eğlenceli bir şekilde öğrenebileceğiniz müzikalin kitap formudur Müzik Nedir? 

Aynı isimdeki müzikal bir ders saatti uzunluğunda olması için tasarlandığından, karakterler kitaptaki kadar detaylı işlenmemiştir. Müzikaldeki karakterlerin detaylı geçmişlerini bu kitapta okuyabilir, müzikalin parçalarını kitabın içinde yer alan barkodları telefonunuza taratıp dinleyebilirsiniz. Ayrıca parçaların sözleri de kitabın içinde yer almaktadır. 

Bu müzikal yolculuktan umarız siz de en az bizim kadar zevk alırsınız. İyi okumalar ve iyi dinlemeler! 

Müzik zekâ gelişiminin yanı sıra; mutlu eder, dinginleştirir ve insanları birleştirir. Hoşça kalın, müzikle kalın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89072</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0ed2c1-9e4f-4719-af10-1cc906be04cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Canzoniere</image:title>
            <image:caption>Canzoniere Petrarca&apos;nın aşkı ölümsüzleştirme çabası üzerine kuruludur, şiirlerde her şey, bütün doğa betimleri ve tanımlanan her duygu, anımsanan ve yaşanan her olay sevilen yücelten düşsel bir düzlemde aktarılır. Ancak böylesi geleneksel izlekleri bile, klasik tarzla yeni şiir biçimlerini harmanlayarak son derece özgün bir üslupla işler Petrarca.
Okur bu şiirlerde aşkın her biçimine rastlayacak, erdem, tapınma ve tensellik olarak aşkın; umut, korku ve tutsaklık olarak aşkın anıştırmalı bir üslupla, çağrışımlarla, olağanüstü bir duyarlık ve ifade zenginliğiyle betimlendiğini görecektir.
,
Aşk şarininin işlevini ve amacını da soruşturur Petrarca lirik şiirlerinde, biçimsel ustalığını, şairlik bilincini ve teknik donanımını da bu yola sergiler. Kemal Atakay&apos;ın titiz çevirisiyle sunduğumuz bu başyapıt; Petrarca&apos;nın şiir anlayışını irdeleyen Giriş yazısıyla, şiirlere geniş açıklamalar getiren notları ve sağlam kaynakçasıyla şiirseverler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı, bir temel kitap oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89073</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63301b1b-81d9-4948-9a5d-89687b5613b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 1 - T-Rex Alarmı</image:title>
            <image:caption>Dino-Park&apos;ta tüyler ürperten bir kükreme yankılandı. Dişi T-Rex&apos;i bu kadar kızdıran şey ne olabilirdi? Sarp, Evren ve Defne kısa süre içinde inanılmaz bir keşif yaptılar. T-Rex&apos;in yumurtalarının bulunduğu yuva talan edilmişti. Dino-Park&apos;ın açılışına birkaç gün kalmışken olacak şey miydi bu? İleri teknoloji ürünü güvenlik sistemi nasıl bozulmuştu? 
Bu işin arkasında kim ve nasıl bir plan vardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89074</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93475160-ceaa-4018-9148-e4550a1fdddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 2 - Gürültücü Dinozorlar Ormanı</image:title>
            <image:caption>Sarp, Defne ve Evren bu kadar şanslı olduklarına inanamıyorlardı. Gök gürültüsü gibi ses çıkaran Brontozorların dünyasında, el değmemiş ormanda yapılacak ilk inceleme gezisine onlar da katılacaktı. Bu ormanın aslında tehlikeler barındırdığını bilmeyen araştırma ekibi yola koyuldu. 
Bir anda karşılarına, yırtıcı dinozorlar çıktı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89075</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea19a04a-3b0a-4ae8-9ebf-c01e07d250fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 3 - Dev Dinozorların Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Gezegendeki tek kent olan Toryum&apos;da dolaşan devasa bir Triceratops, süpermarketi talan ediyor, yollardaki araçları oyuncak gibi fırlatıyordu. Toryum&apos;un koruma kalkanı çalışmıyordu çünkü bir bilgisayar korsanı, sistemi sabote etmişti. Bilgisayar korsanının bir isteği vardı; insanların Dinozor Gezegeni&apos;ni terk etmesi. Sarf, Defne ve Evren, sonunda bilgisayar korsanının kim olduğuna dair bir ipucu yakalamayı başardılar. Ancak zaman giderek daralıyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89076</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c098044-6e2d-41a6-9531-a27304886177.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Prenses</image:title>
            <image:caption>Ella Harper ne olursa olsun hayatta kalmayı başarırdı. Tüm hayatını annesinin peşinde oradan oraya sürüklenerek ve bir gün bu çamurun içinden çıkacağını umarak geçirmişti. Annesinin ani ölümüyle ise artık yapayalnızdı. Ta ki Callum Royal birden ortaya çıkana kadar. 
 
Ella’yı özel okullar, malikâneler ve ondan nefret eden beş erkek kardeş bekliyordu. Hepsi birbirinden çekici ve zalim olsa da, ondan kurtulmak için her şeyi yapabilecek olan Reed Royal’la boy ölçüşemezlerdi. Ella’nın oraya ait olmadığını düşünen Reed belki de haksız sayılmazdı. 
 
Zenginlik, ölçüsüzlük, aldatma ve her kapının ardında başka bir günahla, Ella Royal Malikânesi’nde tutunmak istiyorsa önce kendi yolunu bulmak zorundaydı. 
 
New York Times ve USA Today Çoksatanı 
 
“Yetişkin romantik romanlarını aratmayan kurgusuyla, Gossip Girl seven gençlerin tam da aradıkları kan.” —Kirkus 
 
“Ella ve Reed hakkında daha fazlasını okumak için sabırsızlanıyorum.” —Rachel Blaufeld 
 
“Yoğun, akıldan çıkmayan ve çok ateşli. Mutlaka okumalısınız.” —Emma Chace 
 
“Keskin bir kalemden çıkma karakterler ve şok edici son sayfalarıyla elinizden bırakamayacağınız bir roman!” —Rockstars of Romance 
 
“Devam kitabını nasıl beklerim bilemiyorum!” —Kristen Krantz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89077</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb44b274-cbfa-4e5f-9a9e-dfcbbe0ff9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kürt Sevdim</image:title>
            <image:caption>“Ben Diyarbakırlıyım Gülşah” dedi sanki işlediği bir kabahati dile getirir gibi. “Sense Balıkesirli!” diyerek şaşkınlığımı ikiye katladı. Adımla hitap edişi, memleketimi bilişi? Bu nasıl işti? 
“Adımı biliyorsun, memleketimi de? Ama ben henüz söylememiştim.” 
“O gece bir tek sen âşık olmadın Gülşah.” 
“Peki, madem sadece ben âşık olmadıysam, neden olmaz diyorsun?” 
“Çünkü biz seninle ülkenin batısıyla doğusuyuz, çünkü biz farklı kültürlerin çocuklarıyız. Çünkü biz bitmeyen bir kavganın bitmeye mahkûm aşkıyız. Olmaz Gülşah, olmaz.” 
 
Bu kitapta Diyarbakırlı yakışıklı Şahin ile Balıkesirli güzeller güzeli Gülşah’ın İzmir Ege Üniversitesi’nde tanışmalarıyla başlayıp yıllarca süren gerçek bir aşk hikâyesini okuyacaksınız. 

Gülşah ve Şahin ülkemizde yaşanmış binlercesinden sadece biri. 
Gülşah’ın sevgiyle harmanlanmış anılarında yolculuk ederken bu aşka imreneceksiniz. Onlarla beraber ağlayacak ve belki de sinirlenip isyan edeceksiniz. 
Bu aşkın içinde kendinizden, çevrenizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. 
Çünkü bu kitap biraz sen, biraz ben, biraz da öteki. Bir Türkiye mozaiği… 
 
“Sarışın bir kızla esmer yakışıklı bir adam yürüyordu 
yan yana, yana yana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89078</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2446ab10-5efb-42a1-92ca-85350fdd2410.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın önde gelen ve hem demeçleri hem de eserleriyle pek çok tartışma yaratan yazarlarından, Prix Goncourt ve Prix Novembre gibi saygıdeğer ödüllerin sahibi Michel Houellebecq’in bu yeni romanı 7 Ocak 2015 tarihinde yayımlandı. Aynı gün Charlie Hebdo mizah dergisine ElKaide tarafından yapılan saldırıda on iki kişi hayatını kaybetti, on bir kişiyse yaralandı. Houellebecq’in romanı İtaat kimilerince İslamofobik bir provokasyon olmakla itham edildi, yazar da dönemin Fransız Başbakanı Valles tarafından bile eleştirildi. 
 
2022 yılında Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Müslüman Kardeşler’in adayı Mohammed Ben Abbes galip gelir. Ülke süratle şeriat yönetimine geçerken, J. K. Huysmans uzmanı, hayata dair heyecanını kaybetmiş akademisyen François’nın da karşısına büyük bir fırsat çıkar. Bunu değerlendirip değerlendirmemekse hayatının dönüm noktası olacaktır. 
 
İtaat, kışkırtıcı yazar Michel Houellebecq’ten Avrupa’nın korkularına, inanç ve siyasetin kendisine, dünyanın kaotik geleceğine dair sivri dilli bir hiciv. 
 
“Siyasi bir masal elbette, Fransızların korkularıyla ince ince oynayan modern bir masal.” –Libération 
 
“Roman, genel anlamda hızlı politik değişimleri de inceliyor: İleride ne kadarını yaşayacağız? Ve bu değişim, en nihayetinde uç noktalara gidecek mi?” –TIME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89079</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e01ec4-437a-4444-be70-41f256f9f5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksullar Nasıl Ölür?</image:title>
            <image:caption>1928 yılında Paris’e gelen George Orwell, 1929’un Mart’ında hastalandı ve bir süre bu şehirdeki bir hastanede kaldı. Orada gördükleri uzun zaman aklından çıkmayacaktı. Orwell, aynı zamanda İspanya İç Savaşı’nda bir kere kulak enfeksiyonu, bir kere de boğazından vurulduğu için hastaneye kaldırılmıştı. Yoksullar Nasıl Ölür’e adını veren denemesinde, hayatı akciğer sorunlarıyla geçen ve zor koşullarda çalışan birçok hastanede bulunmuş yazar, kendi tecrübelerinden de yola çıkarak tıp yazını ve tarihini irdeliyor, yoksul hastaların yaşadıkları zorluklardan bahsediyor.


Orwell, yine bu kitapta okuyacağınız diğer denemelerinde ise polisiye edebiyata, Salvador Dali’ye, içilecek güzel bir yerin nasıl olması gerektiğine, Arthur Koestler’e, Marakeş’e, İspanya İç Savaşı’na değiniyor. Yoksullar Nasıl Ölür, güncelin sorunlarından asla kaçmayan ama kafasının estiği yere gitmekten de çekinmeyen bir yazarın denemelerinden oluşan kıymetli bir seçki.


“Art arda yazıldığında, Orwell’in dürüstlük, nezaket, özgürlük, adalet gibi temel değerleri birçok insan için muğlak kalabilir ama hiç kimse, yirminci yüzyılın en karanlık günlerinde, bu fikirlerin ne anlama geldiğiyle onun kadar boğuşmamıştır.” 
–Dorian Lynskey 
 
“Orwell, kendini yayımlanan sahteliğin, ikiyüzlülüğün ve yalanların maskesini sertçe düşüren biri olarak görüyor, insanlara duymak istemediklerini anlatıyordu.” 
–Bernard Crick</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89080</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77aaa250-ddda-4317-a8fc-7673e377743a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Hunları ve Avrupa Hun Türkçesi</image:title>
            <image:caption>360 - 469 arasında hüküm süren Avrupa Hun devleti bir imparatorluktu. Hem çok geniş topraklara yayılmıştı, hem de devletin içinde onlarca ırka, dile, dine mensup kavimler, halklar, boylar vardı. Fakat yönetici sınıf ve askerî bürokrasi başat olarak Türktü. 
 
Dünya ve Avrupa tarihinde derin izler bırakan Avrupa Hunlarının unutulmamasını sağlayan iki önemli olay vardır. Birincisi kavimler göçünü başlatmaları ve Avrupa haritasını değiştirmeleri, ikincisi ünlü Hun başbuğu Attila’nın ve Hunların tarihte ve halkların belleğinde bıraktığı izlerdir (Efsaneler, menkıbeler, destanlar vb.). 
  Bu çalışmada Hunların dili, tarihi, tarihsel coğrafyası, kültür ve uygarlığı, yaşamı, iktisadı üzerinde durulmuş, özgün görüşler ortaya konulmuştur. Fakat esas ağırlık Avrupa Hunlarının diline verilmiştir. Avrupa Hunlarına ait birçok kişi, unvan, boy, yer adı incelenmiş; Balamir, Karaton, Mama, Atakam, Eskam, Bleda, Kréka ~ Cerca ~ Creca, Ellak, Dengizik, Ernek, Var, Hunnivar vb. sözcükler çözüme kavuşturulmuştur. Özellikle Attila’nın hanımefendisi olan Kréka ~ Cerca ~ Creca’nın Türkçe Körk olduğu bulgusu pek önemlidir. Anlamı “güzel” olup unvandır. Ayrıca Attila’nın üç oğlunun adlarının “yüksek birer unvan” olduğu bulgusu da önemlidir. Sonuç olarak Avrupa Hunlarının dili Türkçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89081</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcaf1081-e78d-4230-b14c-7eafb74a1600.jpg</image:loc>
            <image:title>Cıs</image:title>
            <image:caption>Herkesin sakındığı gözde kusura bahane diye gösterilen bir kısa çöp, kimse bıraktığı yerde bulamıyor üstüne titrediğini. Kadim sırrı açık etmiyor kuşlar, çocuklar en iyi yanılmayı biliyorlar hâlâ. Ama neyse ki kokular var, yüzü kırışmayan bazı duygular. Sonra sanrı ve zehir, ölüm ile toprak, hem de bir ağaca dönüşerek. Balyoz mu ezip un ufak eden bizi, bir çift göz mü yoksa? Artık yanımızda olmasalar da görebilir miyiz sevdiklerimizi hızla dönen atlıkarıncada? 
 
“Cıs” Hakan Sarıpolat’ın, okuru usul usul sarıp sarmalayan ve sonunda sarsmaktan geri durmayan öykülerinin bir toplamı. Gerçekle düşün birbirine karıştığı, didikleyen, soran ve şaşırtan öyküler. 
 
“Kapı önündeki köpek beni görünce ayaklanıp rahatını bozduğumu belli edercesine homurdandı. Uzunca gerindikten sonra eski yerine gömülüp uyumaya devam etti. Karın sert ayazı suratımı bıçak gibi kesiyordu. Paltomun yakasını kaldırıp köye baktım. Ayın ölgün ışığı evlerin kararmış suratlarında titreşiyordu. Bir süre hiç kımıldamadan dinledim. Kahvedekilerin küfürleri ve birbirine çarpan dalların sesleri arasından aradığım sesi buluverdim. Ormandan geliyordu. Karları gıcırtıyla ezerek yürümeye başladım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89082</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec4e869-75be-4446-89a9-70117ea32524.jpg</image:loc>
            <image:title>Birçok Yolculuğun Tamamlanmamış Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“ama hâlâ iyi bir şeyler kaldı içimde, öldüremediler 
güzel rüyalar görebiliyorum arada 
inandığım her şey yıkıldı ama sen varsın 
ayağım her tökezlediğinde 
sana sığınırken buluyorum kendimi 
tut elimi sevdiğim 
madem bahar gelmiyor 
gidelim buralardan demenin ferahlığına sığınalım 
nasılsa alışkınız bir kıl çadırdan çıkıp at sürmelere nereye göçsek yarım kalacak bir yanımız”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89083</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a33c4a95-0e78-4418-a70d-400b3fc6ba25.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyhülharem, Mütefekkir Ve Şair Giritli Ahmet Muhtar Hayatı Sanatı Ve Manzum Eserleri İstimdad İntibah-I Kalb Mecal-İ Fikret</image:title>
            <image:caption>Şeyhülharem, Mütefekkir Ve Şair 
Giritli Ahmet Muhtar Hayatı Sanatı Ve 
Manzum Eserleri 
İstimdad İntibah-I Kalb Mecal-İ Fikret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89084</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1f13f7-0ae8-4e9d-8516-cb06b87334c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Harf ve Et</image:title>
            <image:caption>Bir kadın olabilir miydi? Kadın olmak yine bir şeydi. Öncelikle bir şey olması gerekiyordu. Kadın olamayacak kadar yoktu. Hiç olmaya çalışan bir yokluktu onunki. Tek bir organın yokluğunu düşünebilecek kadar varsıl değildi.” 

harf ve et anıların sadakatinden şüphe ettikçe, anların gerçekliğini ve anlamını sorgulamaya başlayan, anlara da, onların peşine de eşlik eden, yargıladığı sözcüklerden kaçınamayarak dile mahpus, bunu ifade için de yine de dile mahkûm olan, fırlatıldığı dünyada yadırgı bir beden, bir ruh -aynı zamanda nesne ve eylem- olarak dünyaya gözlerini açıyor. Yaşamak’ı düşünen, düşünmek’i yaşayan bir kendi kendine konuşma, söylenme; bu söylenişte kimi zaman nesneler-duyular-eylemler dünyasında denenen zihin, kimi zaman da zihnin kanallarında denenen nesneler-duyular-eylemler dünyası. Varlığın zamanda ve uzamda olmaklığını vehimler, yarılmalar eşliğinde bir araştırma, belirli bir mesafeden hem de: Öfkeli ama bağırgan değil, azarlayıcı ama fısıltısı daha fazla… İşi çıldırmağa vardırmayan bir sayrılık halinin dili, kendine özgü bir dil. Belki de bir gölgenin eşiğinde persona dağılmakta yahut söndürülmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89085</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d98d1c3-db10-4674-bbaf-50f6948a961c.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Ofis</image:title>
            <image:caption>Hep kendime şu soruyu sordum: 
“Paranormal var mıdır?“ 
Dünyada o kadar sırlı olaylar vardı ki... Hep takip edip okuyordum. Lakin orduda görevli olduğum için elim kolum bağlıydı. 2023 yılının Ocak ayında arkadaşım Zehra’nın telefonu geldi. Yine psikolojiden ve paranormal olaylardan konuştuk. Kendisi Almanya’da psikiyatri dalında doktora yapıyordu. Bana oradaki işlerinin bittiğini ve Türkiye’ye döneceğini söyledi. Paranormal alanda bir ofis açarsam çok iyi olacağını söyledi, hayallerimin peşinden koşmamı tavsiye etti. “Ofisini açarsan, psikoloji alanında sana yardımcı olurum,” diye ekledi. Buna çok sevindim. Zaten ben de bunu çok istiyordum. Sadece doğru zamanı bekliyordum. 2023 yılı Paranormal Ofis açma düşüncesiyle gelip geçti. Bu süreçte plan ve projelerimi hazırladım ve finansal hesaplar yaptım. 2024 yılının Şubat ayına geldiğimizde artık kendimi tam manasıyla hazır hissediyordum. 15 Şubat günü tüm işlemlerimi ha-zırlayıp ordudan istifa ettim. Silah arkadaşlarımla hü-zünlü bir vedalaşmam oldu. Artık bu hayat yolunda yapmak istediklerimi yapacaktım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89086</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15f23a25-a3a8-45a4-9a7a-4f2476c135b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuk Askerin Anıları</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk askerin gözünden savaş nasıl bir şeydir? 
İnsan bir katile nasıl dönüşür? Sonrasında hayatına nasıl devam eder? 
 
“Yürek burkan, büyüleyici bir hikâye. Beah’nın inanılmaz destanı, ince ruhlu insanların iyilik ve cesaretin yanında muazzam bir vahşete de muktedir olduğu dersini veriyor. Okurken soluğunuz kesilecek.” 
— Walter Isaacson, Steve Jobs ve Leonardo da Vinci biyografilerinin yazarı 
 
Birçok gazeteci ve yazar, çocuk askerlerin yaşamlarına dair hayali hikâyeler yazdı. Ancak gerçek bir hikâyeyi, cehennem koşullarına rağmen hayatta kalmayı başaran birinin ağzından dinlemek pek sık rastlanan bir şey değil. Daha önce Uzaklara Giden Yol adıyla da yayımlanan Bir Çocuk Askerin Anıları&apos;nda Ishmael Beah, yürek burkan hikâyesini çarpıcı bir dürüstlükle anlatıyor. 
 
On iki yaşında, sivillere saldıran isyancılardan kaçıp şiddetin tanınmayacak hâle getirdiği topraklarda güvenli bir yer bulabilmek için yollara düştü. 
 
On üç yaşında, devletin ordusu tarafından asker olmak üzere seçildi ve merhametli bir çocuk olan Beah, mecbur bırakıldığında korkunç şeyler yapabilmeye muktedir olduğunu gördü. 
 
On altı yaşında, UNICEF tarafından içinde bulunduğu vahşetten kurtarıldı. Beah, rehabilitasyon merkezindeki uzmanların yardımlarıyla iyileşme yolunda ilk adımını atarak zamanla yaralarını sarmayı, kendini affetmeyi ve insanlığını geri kazanmayı öğrendi. Bir Çocuk Askerin Anıları’nda yaptığı şey de âdeta bu iyileşmenin kanıtı oldu. Acı dolu anılarını yazarak hem kendi geçmişiyle barıştı hem de anlattıklarıyla klasik tarih yazımına alternatif gerçekliğini sundu: Silahı tutan el ve namlunun ucundaki kurban her zaman farklı insanlar olmuyordu. 
 
 
“Olağanüstü… Sıradan çocukların nasıl birer profesyonel katile dönüşebildiğine dair acımasız ve karanlık bir anlatım.” 
— The Guardian UK 
 
Çocukluk çağında tüm masumiyetini kaybeden merhametli bir ruhun,  bu zor şartlardan nasıl kurtulduğunun nefes kesici ve objektif bir anlatısı. Bir Çocuk Askerin Anıları, tam anlamıyla sürükleyici bir anı kitabı. 
— Time Magazine 
 
Bir Çocuk Askerin Anıları, savaşa ve dünya çapındaki çatışmalarda çocuk askerlerin süregelen zor durumuna ışık tutuyor. Edebi bir dili olan yetenekli genç yazarın, yalın ve kolay anlaşılır bir üslup ile yazdığı bu eserin klasikler arasına girmesi kaçınılmaz. 
— Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89087</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63195b3f-0f51-4548-8b2e-fc76c21f4c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cola di Rienzi</image:title>
            <image:caption>Engels’in tahminen 1840-41 yıllarında, 20 yaşındayken, operada oynanması için yazdığı Cola di Rienzi adlı bir librettosu olduğunu ancak 1974’te metin gün yüzüne çıkınca öğrenebildik. Hiç yayımlanmamış, bırakın yayımlanmayı, varlığı bile uzun süre fark edilememiş bu metinde Engels’in edebiyatçı yönünün yanı sıra, Cola di Rienzi ya da Rienzo’nun, 1347’de Roma’da halkın desteğini arkasına alarak soylulara karşı bir devrim gerçekleştiren ve çok geçmeden alaşağı edilerek suikaste kurban giden, kimilerine göre Rönesans’ın kurucusu sayılabilecek, kimilerine göre ise Garibaldi’nin selefi hatta ve hatta “protofaşist” ilan edilebilecek tarihsel bir şahsiyetin, Petrarca’nın da yakın dostu olan güçlü bir hatibin o dönem nasıl yankı bulduğunu ve bulmaya da devam edeceğini sezinleriz. Richard Wagner’in Engels ile aşağı yukarı aynı yıllarda yazıp sahnelediği Rienzi operasının Hitler’in çocukluk hatıralarında özel bir yeri olduğunu ve belleğinde iz bırakan bu kahramana kendi mitini inşa ederken ayrı bir önem atfedeceğini hatırlatalım yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89088</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b47d94-ca17-4286-8a18-79b017c61d53.jpg</image:loc>
            <image:title>10X Kuralı</image:title>
            <image:caption>“Başarılı ve başarısız insanlar arasındaki en büyük farklardan biri, ilkinin çözmek için sorun aramasıyken, ikincinin bunlardan kaçınmak için her türlü çabayı göstermesidir.” 
 
Şimdiye dek doğru olduğunu düşündüğünüz her şeyi unutun! 10X Kuralı başarılı olmak için neler gerektiğini basitleştirerek açıklıyor. Aşağıdaki sorulara ve daha nicelerine cevap bu kitapta! 
 
• Hedeflerinizi nasıl koymanız gerekir? 
• İmkânsız görünen hedeflerinize nasıl ulaşabilirsiniz? 
• Hayatınızın her alanında nasıl tatmin olursunuz? 
• Korkuyu gerilemek değil, ilerlemek için nasıl kullanabilirsiniz? 
• Başarılı insanlar işlerini nasıl büyütüyor? 
• Sektörünüze nasıl hükmedersiniz? 
 
Kim normal ya da sıradan olmak ister ki? 10X Kuralı başarılı insanların sahip olduğu düşünce yapısına sizin de ulaşmanızı sağlayacak olan bir rehber kitap. Bu kitapta anlatılanları uygulamak için özel bir eğitime, yeteneğe ya da şansa ihtiyacınız yok. Sadece başarıya karşı bakış açınızı değiştirmeniz gerek. 
 
Bu kitap tam da bu noktada devreye giriyor ve kendinize güveninizi nasıl artıracağınızı, büyük başarılar için gereken aksiyonları nasıl almanız gerektiğini ve bu disiplini hayatınızın her alanında nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyor. 
 
“Grant Cardone kitabıyla tam on ikiden vuruyor, insanların başarıya ulaşmalarının arkasında yatan gerçek nedeni anlatıyor.” 
Brian Tracy, Yazar 
 
“Grant Cardone 10X Kuralı’nda başarıya ulaşmak için geçmişinizin, genetik yapınızın ya da kişisel bağlantılarınızın hiç de önem taşımadığını gösteriyor.” 
Gary Stern, Gazeteci 
 
“Bu kitaba bayıldım. 10X Kuralı sonuna kadar haklı! Pek çok insanın görmezden geldiği ve sonra ‘Niye başarısız oldum?’ diye sorduğu o büyük problemi ele alıyor: Emek!” 
Larry Winget, New York Times çoksatan yazarı 
 
“Grant Cardone insanlara, arzuladıkları başarıya ulaşabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini gösteriyor! Bu kitap, okurları derinden sarsacak!” 
Barry Poznick, Prodüktör 
 
“Eğer hayatınızda hedef koymak sizin için pek de önemli değilse 10X Kuralı’nı okuyarak vakit kaybetmeyin. Eğer okuyacaksanız bilin ki Grant’ın kitabı bu konuda yeni bir mihenk taşı. Bir arkadaşınıza ya da meslektaşınıza hediye edin ve onların da hayatları değişsin.” 
Bill Jenkins, Kawasaki Motor Amerika Ulusal Satış Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89090</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03598ea1-b357-46f5-addb-17807819afc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgündeki Suskun Prenses Nadya</image:title>
            <image:caption>“Nadya, üzülme artık. Hiç değilse bir iki tane de olsa istediğin eşyanı alabileceksin. Bizi düşünsene, öylece gideceğiz, evimize ne olduğunu bile bilmiyoruz.”

Başını hışımla kaldırdı, öfkeden, gözleri dipsiz kuyuların karanlığına bürünmüştü.

“Biz ne olacağımızı biliyor muyuz? Kime ne yaptık? Kimin canını yaktık? Neden toprağımızdan, evimizden, sevdiğimiz herkesten, her şeyden ayrılmak zorunda kaldık?”

İçindeki hıncı, öfkeyi, nefreti, korkuyu kusuyordu.
Yaşanacakları engellemeye kimin gücü yetmiş ki?..

Vedalaşmalar, acının sessizlikle katmerleşmesiyle yürekleri dağlaya dağlaya yapıldı. Her yüreğe acının yıldırımı düştü kavurdu, içine içine akan yaşlar derya oldu, boğdu sesi soluğu. Kalan da yarımdı, giden de. Birbirlerinin yarımını ömür boyu sırtlanacaklardı…

Kişiliğini biçimlendiren çocukluğunu, kalabalık ailesini, ilk aşkını, ilk kalp ağrısını, ora’nın yazını, baharını anlatırken, kendi kışına sürgün olan bir kadın… Nadya…
Saliha Nilde, sarsıcı bir dille kaleme aldığı, trajik insan hikâyelerine tanıklık eden bu kıymetli eserinde, nice sürgünlere ev sahipliği yapmış Anadolu’yu başka bir gözle değerlendirip, hem bireysel hem sosyolojik düzlemde genç bir devletin fotoğrafını çekerken, yaşamın kıyısında kalmış bir kadının içsel ve coğrafi yolculuğunu gözler önüne sererek, sevinci, umudu, hüznü, anlam arayışını ilmek ilmek hafızalara işliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89091</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f7dd5b-7506-41bb-a337-5f6789144ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;nın Derdi Ne?</image:title>
            <image:caption>&quot;Kriz&quot; soğuk ama tam hayatın içinden bir kelime. Peki, kendi çağınızda kişisel ve toplumsal olarak pek çok krize şahit olan sizler Osmanlı’nın başına gelen krizleri merak ettiniz mi? Dahası bu krizleri nasıl çözmeye çalıştıklarını?
&quot;Osmanlı’nın Derdi Ne?&quot; kitabı, Osmanlı’nın tarih bahçesinden derlenmiş binlerce krizden bir kaçını demetleyen bir tarih okuması sunuyor.
Kitabın sayfalarını çevirdiğinizde salgın hastalıklarla mücadeleden, ayaklanmaların yıkımlarına, yangınlardaki kül fukaralığından, devlet içindeki çetelere, mülteci akınından, Patrikhanenin isyancılara kol kanat germesine kadar Osmanlı tarihinde yaşanmış pek çok krizi ve perde arkasını okuyacaksınız.
&quot;Osmanlı’nın Derdi Ne?&quot; ile bireysel, toplumsal ve siyasal krizin tarihî ikliminde bir gezintiye çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89092</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9c5967-7490-466c-8270-4959db565110.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Ziynetleri</image:title>
            <image:caption>Genç Hanımefendi! Her şey çağın rüzgârıyla hızla tüketilirken… Teknoloji bizi sanal bir dünyaya doğru kuvvetlice çekerken… Bizi özümüze bağlayan değerlerimiz bir halatın ipleri gibi incelirken... Düşürdüğün, unuttuğun yahut vazgeçtiğin ziynetlerini yeniden ellerine bırakıyorum. Bu ziynetler, ruhuna ait… Onlar, seni içinde taşıdığın ama mahzun bırakılmış erdemlerle bir daha buluşturacak. Ruh ziynetleri, bir şişeye konulup denize bırakılmış mektuplar gibi sahibini arıyor. Yani seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89093</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b445ae3b-07e9-4f19-afde-529d34c4a7e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yapmalı? - Çocuklar İçin İlkyardım</image:title>
            <image:caption>Hayatımız çok değerlidir. Günlük yaşantımızda her an karşımıza çıkabilecek bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda ilkyardım bilmek hayat kurtarır. Bu kitapta; evinizde ailenizle yemek yerken, okul bahçesinde koşarken, denizde yüzerken, ormanda gezerken veya bir mağazada alışveriş yaparken başınıza gelebilecek olası sağlık sorunlarını ve kazaları, bu durumda yapılması ve yapılmaması gerekenleri okuyacaksınız. 
 
Masalperest Yayınları tarafından yayımlanan kitap, Türkiye’nin dört bir yanındaki kitabevlerinde ve tüm online satış kanallarında satışa sunulmuştur. 
 
Doç Dr. Ahu Pakdemirli 14 Ocak 1978’de İzmir’de doğdu. 2002 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun olarak “tıp doktoru” unvanı aldıktan sonra 2009’da “aile hekimliği” belgesi aldı. 2013 yılında “ilkyardım eğitmeni” olduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi’nde İlk ve Acil Yardım Programı’nda öğretim görevlisi olarak göreve başladı. Aynı yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bu alanda dersler anlattı, paramedikler yetiştirdi. 2018 yılında Fizyoloji doktorasını tam puanla bitirdi ve 2020’de “doçent” unvanı aldı. Halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Fizyoloji anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup; tıp, paramedik, eczacılık, diyetisyen, fizik tedavi, hemşirelik gibi farklı sağlık alanlarındaki öğrencilere fizyoloji dersi anlatmaktadır. Aynı üniversitede ikinci doktora olarak “Tıbbi KBRN” doktorası yapmaktadır. Fizyoloji, kök hücre, ilk ve acil yardım, KBRN alanlarında pek çok bilimsel makale, bildiri ve kitap bölümleri bulunmaktadır. İleri düzeyde İngilizce 
 ve Fransızca bilen Doç. Dr. Ahu Pakdemirli evli ve dört çocuk annesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89094</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a87dd06-3a45-450e-b2b9-0df5bf82d27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Lale</image:title>
            <image:caption>Zengin ve genç bir doktor olan Cornelis van Baerle lalelere karşı büyük bir tutku beslemekte, çiçek yetiştiricileri derneğinin büyük ödül koyduğu efsanevi siyah laleyi yetiştirmenin hayalini kurmaktadır. Bunun için varını yoğunu ortaya koymuştur ve neredeyse başarmak üzeredir. Ancak hiç tanımadığı gizli düşmanının kötü bir oyunu sonucunda, Cornelis işlemediği bir suç yüzünden kendini hapishane hücresinde bulur. Her şeyin sona erdiğini, hayatının mahvolduğunu düşünüp büyük umutsuzluğa kapıldığı anda yeni bir duygu, yeni bir umut kıvılcımı kapısını çalar. 
Monte Cristo Kontu ve Üç Silahşörler kitaplarıyla dünya edebiyatının en önemli yazarlarından olan Alexandre Dumas bu romanında tutku, aşk, kıskançlık, yalnızlık, kötülük ve iyilik gibi konuları ele alırken bir yandan da 17. yüzyıl Hollanda’sını ve siyaseti ustalıkla işlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89095</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7338d480-7cba-4b3d-ac9a-adec5a3896de.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceden Kaçış</image:title>
            <image:caption>Başarıya giden yol uykudan mı geçiyor?
Kitapları 25 milyondan fazla satan ve 40 dile çevrilen İrlandalı yazar Eoin Colfer&apos;ın yazıp ünlü çizer Katy Halford&apos;un resimlediği Geceden Kaçış, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor!
Bilim insanları her zaman, günlerin daha uzun olmasını dilemiştir. Ama yeryüzünde bunu düşleyen biri daha var: gecenin karanlığından kurtulmaya çalışan dokuz yaşındaki Mercan...
Küçük Mercan, “büyük” yetenekleri olan bir mucittir. Günlerini, laboratuvar ortamında geliştirdiği Yedek İp Tutucu, Klozet Kapağı Sensörü ya da Şenlik Topu gibi hayatı kolaylaştıracak ilginç icatlar tasarlayarak geçirir. Hatta yaptığı buluşlarla yakın çevresinin günlük yaşam pratiklerini bile değiştirmeyi başarır. Kafası yeni fikirlerle dolup taşan küçük kızın tüm sorulara ve sorunlara kendince çözüm önerileri vardır; bir tanesi hariç: geceleri çalışmasına engel olan Uyku Vakti Problemi! Bir günün içinde, kafasındaki düşünceleri hayata geçirebilmeye yetecek kadar saat olmamasından yakınır durur. Ah, şu uyku vakti de hep yanlış zamana denk gelmiyor mudur? Keşke geceleri de çalışabilse... Mercan, ne yapıp edip kendisini yatağa gitmekten kurtaracak fikri bulmaya kararlıdır. Üstelik bu, roket destekli uçuş giysisiyle, saatte bin dokuz yüz kilometre hızla dünyanın etrafında sayısız tur atmasını gerektirecek olsa bile...

İrlanda hükümeti tarafından çocuk edebiyatı alanında liyakat madalyasına değer görülen Eoin Colfer&apos;ın kaleme aldığı Geceden Kaçış, yapacaklarını bir günün saatlerine sığdıramayan akıllı mı akıllı bir kızın, bilimin ve teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, zamana karşı verdiği yarışı konu ediniyor.

Yaptığı icatlarla etrafındakilerin hayatını iyileştiren, hatta Göklerin Kraliçesi&apos;ne dönüşmeyi bile başaran küçük Mercan&apos;ın azim dolu öyküsü; dünya bilim tarihinin gelişimine büyük katkılarda bulunan bazı önemli kadınların çığır açan çalışmalarından örnekler veriyor, değişik araştırmalara kapı aralıyor.

Sağlıklı bir bedene sahip olmanın ve belki de en önemlisi, daha iyi düşünebilmenin iyi bir uykuya bağlı olduğunu hatırlatan kitap, ortaya attığı Z+U=DK denklemiyle bu tezini savunuyor.

Çocukları yaratıcı düşünmeye ve yeni projeler üretmeye yüreklendiren Geceden Kaçış, bu alanda atılacak her adımda doğaya ve çevreye karşı duyarlı olmanın gerekliliğine değinmeyi de ihmal etmiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89096</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7cb7ef-a310-4cbb-86c6-aeca1313d986.jpg</image:loc>
            <image:title>Akaşik Tarot</image:title>
            <image:caption>Akaşik Tarot, geleceği tahmin etme, gizli içgörüleri ve yepyeni güçleri ortaya çıkartma konusunda şaşırtıcı derecede doğru bir araçtır. 62 karttan oluşan bu benzersiz deste, bilinmeyeni keşfetmenize yardım etmek için sizi Büyük Kayıt Salonu’na götürebilir. Öte yandan, eski ve yeni yetenekleri, beklenmedik zaferleri, yakında gerçekleşecek bir buluşmayı, henüz karşılaşılmamış müttefikleri ve muazzam bir refaha ulaşmanın yollarını da gösterebilir. 
Akaşik Tarot, uzayı ve zamanı aşan ve herkese açık büyük bilgelik ve güç alanları olan Akaşik Kayıtlar’ın sınırsız bilgisine ve engin enerjisine ulaşmak için tasarlanmıştır. Her bir kart vasıtasıyla bir Akaşik Güç’le bağlantı kurabilir ve kendinizi her zaman sizinle Akaşik Dünya arasında akan psişik akımlara açabilirsiniz. Bu kartlar ruh rehberlerinizle, göklerdeki ustalarla, meleklerle ve sevdiklerinizin ruhlarıyla bağlantı kurmanıza yardım edecektir. Tek bir kartı çevirerek bu Akaşik Dünya’ya girebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89097</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352a072c-c3e4-47c0-855a-2b8fb4ab55fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Human Design Rave I’Chıng Kartları</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Human Design Okulu Öğretmeni 
Lynda Bunnell tarafından hazırlanan Rave I’Ching Kart Destesi. Bu deste; günlük hayatlarımızı birçok farklı şekilde aydınlatmanın yanı sıra Rave I’Ching Kapıları ve Çizgileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için de kullanılır. Bu Kart Destesi, sanatçı Kate McCavitt’in orijinal sanat eserlerinin görüntüleriyle resmedilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89098</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ececd7-3374-47d2-8dac-a3fa9dc3dd7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin BilgeliğiTarot</image:title>
            <image:caption>Zengin sembollerle dolu olan bu Tarot destesi, başmeleklerin gücünden ve bilgeliğinden yararlanarak İlahi Varlık’la konuşmanıza yardım etmek için tasarlandı. Bu kitapta geleneksel Tarot resimlerinin ve mesajlarının, klasik karakterlerin değişik ve çağdaş betimlemelerini içeren ve moralinizi yükselten yorumlarını bulacaksınız. Dünya çapında takdir gören melek Tarot yorumcusu Radleigh Valentine, bir yandan okumalara derinlik kazandırmak için Tarot’un uzun tarihinden yararlanırken bir yandan da kullanım açısından kolaylık sağlaması adına her bir kartın üstünde ona mahsus özellikleri belirtmiştir. Bu kartlar size göklerden aradığınız tavsiyeleri ve yanıtları almanızın olumlu ve güçlü bir yöntemini sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89101</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc0a49f-65c7-4dd6-9ab8-68afde8a9507.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Türk Lehçeleri 1</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 
 
·         TÜRKMEN TÜRKÇESİ 
 
·         ÖZBEK TÜRKÇESİ 
 
·         YENİ UYGUR TÜRKÇESİ 
 
·         KIRGIZ TÜRKÇESİ 
 
·         KAZAK TÜRKÇESİ 
 
·         TATAR (KAZAN) TÜRKÇESİ 
 
·         BAŞKURT TÜRKÇESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89102</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f88888-154d-4b3b-961c-098a4d254e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimsiz Dağların Tanrısı</image:title>
            <image:caption>Elleri acemi, gözleri şaşkın 
Dolanır durur bir tekinsiz kadın Sapık şairlerin vadilerinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89103</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/449eff83-47ec-467b-9278-4be10feb96ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülhamid&apos;in Son Günlerinde İstanbul</image:title>
            <image:caption>Sultan Abdülhamid, Türk tarihinin hakkında en fazla konuşulan şahsiyetlerinden birisidir. Kimilerinin “Gök Sultan” kimilerinin “Kızıl Sultan” dediği padişah, bugün hâlâ abartılı ve birbiriyle taban tabana zıt telakkilerin odağında kavga öznesi olmayı sürdürüyor. Abdülhamid henüz hayattayken, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sekiz ay önce (Kasım 1907)  Paris’te basılan bu eser “Abdülhamid Karşıtlığının İncili” yakıştırmasına layık görülecek kadar taraflı kaleme alınmıştır. Erol Üyepazarcı, bu eseri sadece tercüme etmekle kalmamış, yazarın bir kısmı yenilir yutulur olmayan iftira kabîlindeki iddialarına, yerinde müdahalelerde bulunmak suretiyle kitabı dengeli ve okunabilir bir hâle getirmiştir.   Kitabın yazılması sırasında bir müddet İstanbul’da kaldığı ve önde gelen muhaliflerle de görüştüğü anlaşılan Paul Fesch’in, özellikle Abdülhamid’e olan muhalefetin sembol isimlerinden Prens Sabahattin’le yakın ilişkisi olduğu bilinmektedir. Fesch, bununla beraber Fransa’da bulunan Abdülhamid karşıtı diğer Jön Türkler hakkında da son derece ilginç bilgiler vermektedir. Gerek Sultan Hamid döneminde kaleme alınması gerek dönemin Türkiyesi’ne dair teferruatlı incelemeleri barındırması eserin önemini artırmaktadır. Fesch’in eserinin dikkate değer bir başka yönü de yazarın İstanbul Fransız Ticaret Odasının kaynaklarından yararlanarak Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemdeki ticari ve sınai durumunu il il ayrıntılı olarak incelemiş olmasıdır. Batılı kimliğiyle Fesch’in, Türklere ve Abdülhamid’e bakışının menfi olduğu su götürmezse de eserin telif edildiği dönemle ilgili son derece kıymetli bilgileri içerdiği de bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89104</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c93f9a18-109c-461b-b315-d65a5c3a5054.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacker 2 – Kralların Oyunu</image:title>
            <image:caption>“Her zaman bir çıkış yolu vardır. Sadece güçsüzler pes eder, kalk ve onlara kimin daha güçlü olduğunu göster!&quot; dedi ve gözden kayboldu Tilki. 
 
Kralların Oyunu, tam olarak o anda başladı. Masada iki kral vardı: OBT ve ABD. Kendi çıkarlarını düşünerek verdikleri kararların çok önemli sonuçları olacaktı. Her iki taraf için de... 
 
“Her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89105</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/421576dd-3d15-49bc-bd5c-867431e000c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeme Bozukluğunun Üstesinden Gelmek</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanan Hayatı Anlamak serisi, bu kitabında günümüzde hemen herkesin hayatında en az bir dönem karşılaştığı yeme davranışı sorunlarını ele alıyor. 
Yeme Bozukluğunun Üstesinden Gelmek, hem yeme bozukluğu hastalarına, hem de yeme sorunları yaşayan sağlıklı bireylere yönelik bilimsel bir kılavuz. “Bizi diyetler bozdu,” diyen Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, yeme davranışımız açısından fabrika ayarlarımıza dönmenin yollarını uygulamalarıyla anlatıyor. 
 
Kilonuz ve görünümünüzle ilgili takıntılı düşünceleriniz mi var? 
Çoğunlukla televizyon veya tablet karşısında mı yiyorsunuz? 
Hayatınızın önemli bir kısmını diyet yapma-kilo verme-geri 
alma-diyet yapma döngüsünde mi geçirdiniz? 
Yeme dürtünüzü kontrol altına almakta zorlanıyor musunuz? 
Açlık sinyallerini duymayı unuttunuz mu? 
Asla yeterince zayıf olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? 
Can sıkıntınızı, öfkenizi, kaygınızı, yalnızlığınızı ya da içinizdeki 
boşluk hissini gidermek için yemek mi yiyorsunuz? 
Özellikle bazı yiyeceklere karşı bağımlılığa varan bir gereksinim hissediyor musunuz? 
 
Yeme davranışlarınızı sağlıklı hâle getirmenin ilk basamağı, kendinize bakıp gerçekçi sorular sormaktır: 
 
Yeme bozuklukları nelerdir? Hangi nedenlerle ortaya çıkar? 
Yeme bozuklukları nasıl düzelir? Olumsuz beden algısı nasıl değiştirilir? 
Sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın asıl formülü nedir? 
Duygusal yeme nedir? Farkına vararak yeme ne demek? 
  Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Yeme bozukluklarının psikiyatrik hastalıklar arasında doğrudan hayati tehlike yaratan tek rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, endişelerinize kalıcı çözüm önerileri getiriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89106</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b6f9ba-46ca-4e38-a5c0-9b7f088038f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 07 / Ocak - Şubat 2021</image:title>
            <image:caption>Dosya
Ahmet Bican Ercilasun İle Dîvânu Lugâti’t-Türk’e Dair / Tuğçe Meç
Fuzuli Bayat İle Kâşgarlı Mahmut / Dîvânu Lugâti’t-Türk Üzerine / Cengı̇zhan Orakçı
Ben Kâşgarlı Mahmut / Cengı̇zhan Orakçı
Dîvânu Lugâti’t-Türk: Sözlük Ve Ötesi / Alı̇ Akar
Söz Varlığımızın Toplandığı İlk Kitap: Dîvânu Lugâti’t-Türk / Mesut Şen
Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Geçen Dinî Kelimeler / Emek Üşenmez
Kâşgarlı Mahmut Dediklerinde... / Yaşar Çağbayır
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dîvânu Lugâti’t-Türk Adlı Eserin Etkisi /  Özge Aydın
Geleneksel Türk Şiiri Ve Türkülerin Bengi Kaynağı: Dîvânu Lugâti’t-Türk / Prof. Dr. Alı̇ Yakıcı
Nostalji
Söğüt’ün Türküsü - Peyami Turan / (Nevzat Kösoğlu)
Deneme
Şu Dağlarda Kar Olsaydım / Mehmet Alı̇ Kalkan
Karabağ’ın Mübarek, Azerbaycan! / Nurane Tağıyeva
Suyun Sesi, Has Hâcip’in Nefesi / Mustafa Sari
Cönk Yazıları-5 “Dünya Dedikleri Yeleksiz Oktur” / Alı̇ Duymaz
Koronavirüs’ten Bizi Yunus Emre Kurtaracak / M. Sadı̇ Karademı̇r
Suyun Altında Nefes Almak / Rabı̇a Karanfı̇l
Gelmiş Boydan Aşıyor” Koyu Bir Salgın Yazısı / Tekı̇n Şener
Aşkın Eşiğinde Leyla Mı Züleyha Mı Olmak? / Ayşegül Atılgan
Beynimin Tavan Arası / Berna Güzey Yırtıcı
Eşik / Cansu Coşkun
Hikâye
Erguvanlar Özlemi / Feyza Ay
Üzüm Salkımları / Halı̇me Keçe Cı̇velek
Marıya Selesta Gemisi Mürettebatının Helaki / Varı̇s Yolcuyev
Kemal’in Sırlı Elleri / Elı̇f Arpacı
Âdemoğlu / Umut Samı̇ Yılmaz
Biz Kalmak / Samet Çıldan
Sınav Salonu / Enes Kurt
Cendere / Asuman Demı̇r
Beşlerin Söğüdü / Sevı̇m Çoban
On Bir Batur / Emrah Ece
İnceleme
Beyaz Perdedeki Uzak Etnografi / Mehmet Aycı
Basri Gocul’a Dair / Tahsı̇n Yıldırım
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Anlama Arzusu, Modern Türk Edebiyatı Üzerine Yazılar / Merve Sevda Selvı̇
Muallim Naci’nin Romanı / Muharrem Dayanç
Bahtiyar Aslan’ın Sancı Kitabına Dair / İsmaı̇l Kılınç
Ruhun Kayıplarını Otel Odalarında Aramak: Hayal Otel / Merve Kambur
Beynimizin Kıvrımlarında Bir Mahzen - Yumuşak Oda / Hatı̇ce Köse
Kökbörüler / Zafer Saraç
Şiir
At İçin Kelimelerden Bir Koşum / Cengı̇zhan Orakçı
Fresk / Fatma Aksu
Bir Ömür Seyirci / Yağız Gönüler
Tersine Tarih / Eda Fırat
Ölü Güvercin / M. Tuğrul Çolak
Biraderim Mehmet / Emı̇rhan Eder
“Türkçeyi Kuranlar” / Eray Sarıçam
Çıkı’n / Mehmet Aycı
Yanlışlar Kitabı / Mehmet Şamı̇l
Sarkaç / Fı̇krı̇ Cumhur
Gümrâh / İbrahı̇m Daş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89107</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3e909e-1254-45e1-aea5-7cbdf23a890d.jpg</image:loc>
            <image:title>Batıni Siyah</image:title>
            <image:caption>Şiir, primordium’dan beri Meridyen’de seyr’ediyor…
“Soyut ama yine de maddi ve dünyevi, döngüsel, her iki kutbu da boydan boya katedip kendine kavuşan…” bir meridyende!
Varlığı/nı kendisi için vazgeçilmez bir yük bilenlerin dokunduğu bu Meridyen’de yalnızdır Şiir; yalnız ve seyr halinde. “Onu yazan, ona refakat etmelidir...”
Ancak bir yandan da ‘Öteki’ne ulaşmak ister; herkes ve her şeyde suretini gördüğü ‘Öteki’ni arar, Ona seslenir. Böylelikle belki de, daima şiirin umutları arasında yer alan bu meçhul Öteki uğruna konuşma tavrı sayesinde, bir muhayyel an’da, yeniden bir karşılaşma tasavvur etmek mümkün olabilir!
Bâtınî Siyah’la bu neviden bir karşılaşma için “bazı kederlerin riyâziyesi”ni temrin eden Saldıray, Haşim’in melâl’i ile Verlaine’in hüznü arasında bir muhayyel ánı kovalıyor. Ve udunun perdelerinde
        “Tout en chantant sur le mode mineur
        L’amour vainqueur et la vie opportune
        ils n’ont pas l’air de croire à leur bonheur
        t leur chanson se mêle au clair de lune” 
diyerek serhoş gezinen Verlaine misali, ruhun Ténébreux karnavalından seçilmiş latif hayâllerle ayışığına karışıyor şarkıları…
C. Y.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89108</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48181ce-405d-4392-9c59-18ed47c8cc45.jpg</image:loc>
            <image:title>Makaleler 2</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Osman Turan’ın Makaleler külliyatının bu ikinci cildi, onun asıl uzmanlık alanına giren Selçuklu asırlarına, Büyük Selçuklu ve bilhassa Türkiye Selçukluları devrine ait siyasi tarih, şehir tarihi ve düşünce tarihi konularına ve her biri birer monografi kıymetindeki biyografik ansiklopedi maddeleriyle Türk-İslâm medeniyetinin en güzel abidelerini içeren vakfiyelerin metin ve tercümelerine ayrılmış, toprak hukuku hakkındaki bir Fransızca özeti saymazsak, bu derlemeye toplam otuz üç makale alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89109</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31556994-4a4b-4bfb-857b-061b25b15fd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Bahçeleri</image:title>
            <image:caption>Biz ki kaçak
konar göçerleriz
iskân edilmemiş
hüzündür aşiretimiz
 
Simyası kayıp zamanın
aynasında kaldık, görünmez
bizde suret, cismimiz
hayal hükmünce işaret
 
İnciler en çok suya yakışır
dil artık sussa güneşin altında
dese şair ve sırrolsa
sözün çölünde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89110</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b708f02f-00dc-428d-9769-8307d5382d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Soneler</image:title>
            <image:caption>siccînde uyanmış gibi korkunçtu siren... çün
bâzîçe yıkık burçlarımızdan düşüvermiş
solgun tını... heyhat! ne bir işmâr, ne işâret,
her şey kaçınılmaz sona doğru akıyorken...
 
vurgun yedi genç günlerimiz... ah gül umarsız...
koylarda telâşsız gemiler battı... liman boş...
baktık ki dilârâ bize düşman... ve sularda
şol tekdüze im kendini tekrar ediyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89111</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675c9416-cb78-46f2-ba65-2a875fe62fe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekiç ile Örs Arasında Mehmed Akif Ersoy</image:title>
            <image:caption>Ahmed Güner Sayar, Mehmed Âkif Ersoy hakkında birbirinin tekrarı olan ve kendi tabiriyle “sağlıklı bir adese ile tahlil yapılmadığı için mevcut bilgi birikimine katkıları pek görülmeyen” çok sayıda yayın arasında özgün telifin parıltısı ve Âkif’in düşünce iklimini anlamaya dönük bir muzdaribin içine dert olan meseleleri kavramak üzere titizleneceği duyarlılıkların sarkacında kaleme alınmış bu çalışmasıyla mühim ve eski bir davaya hizmet ediyor: Türk münevverinin sorunlarından biri, belki de en çetini olan ve Âkif’in de çözemediği, irrasyonel ile rasyonel arasında kurulması zorunlu dengeye ulaşmak maksadıyla bir ışık tutabilmek. Bu kitap, Neyzen Tevfik’in kardeşi Şefik Kolaylı’nın “Âkif’i anlamak çok zordur. …İnce iştir Âkif’i anlamak.” ifadesinde netleşen, yıllara yayılmış zorlayıcı bir mesainin kalıcı bir ürünü olarak alelade bir biyografi külliyatının değil, bu yüksek çabaların içinde yerini sağlamlaştıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89112</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88fe4c4f-03c8-4885-8fa9-db88e14288b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>Daha ilk cümlesiyle okurunu etkisi altına alan, sona erdiğinde insanı allak bullak eden bir roman Kör Baykuş. İsimsiz bir ressamın hayatını zindana çeviren kâbuslarını, bir baykuşu andıran gölgesine (dolaylı yoldan okura) anlatma çabası, bir noktadan sonra gerçekle sanrının birbirine karıştığı itiraflar ve sayıklamalar halini alır. Doğrusal ilerlemeyip kendini düzensiz bir biçimde tekrar eden ve her seferinde daha da derinleşen bu itiraf ve sayıklamalar, aslında, ilk satırından itibaren “ölüm”e methiyedir. 
André Breton’un “Başyapıt diye bir şey varsa o da budur” sözleriyle nitelendirdiği Sâdık Hidayet’in romanı, sadece 20. yüzyıl İran edebiyatının değil, çağdaş dünya edebiyatının da en önemli eserlerinden. Kör Baykuş, özgün dilinden Okan Alay’ın yepyeni çevirisiyle… 
“Biz ölümün çocuklarıyız. Hayatın aldatmacalarından ancak ölüm kurtarır bizi. Hayatın içinden bize seslenir, bizi yanına çağırır. Henüz insanların dilini anlayamadığımız yaşlarda, bazen oyunun ortasında durakalırız ya, işte bunun sebebi o an ölümün sesini işitmemizdir. Bütün hayatımız boyunca bize el eder durur ölüm. Hiç kimsenin başına gelmedi mi acaba?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89113</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb7827c-6efb-4d85-b8fe-b86d5c5ba4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesaj</image:title>
            <image:caption>Fernando Pessoa, gerçek değeri ve önemi kendi ülkesinde bile ancak ölümünden bir süre sonra anlaşılan, Portekiz edebiyatının en büyük imzalarından. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfa bırakmış olsa da hayattayken yayımlanan “tek kitabı” Mesaj, bütün bir kitap olarak, ilk defa Türkçede. 
Şairin, kendine özgü sembollerle, Portekiz’in görkemli geçmişini, çöküşünü ve yeniden doğuşunu işlediği, ulusal kahramanlarını yücelttiği, üç bölüm ve 44 şiirden oluşan eseri, Portekizce aslından Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle. 
“Ve büyük ve makul okyanusa 
Bu kalkanlar, gördüğünüz, öğretir 
Sınırlı denizin Yunan ya da Romalı olabileceğini: 
Sınırsız deniz ise Portekizlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89114</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25c5c0d-f586-4174-8030-310457ae23f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyon: Toplumsal Bir His</image:title>
            <image:caption>Depresyon biyolojik veya tıbbi bir olgudan ziyade politik ve özel alana kök salmış bir deneyim olarak kavranabilir mi? Kendini süreğen bir kayıtsızlık, atalet ya da çaresizlik hissiyle gösterebilen depresyonun sömürgecilik, mülksüzleşme ve yerinden edilme geçmişleriyle bağı var mıdır? Sol melankoli ve politik depresyon arasındaki mesafeyi aydınlatmak adına bir Hıristiyan tasarısı olan acedia kavramına başvurmak mümkün müdür?

Ann Cvetkovich, Depresyon: Toplumsal Bir His&apos;te tıbbi ve bilimsel modellere eleştirel bir mesafe koyarak kültürel, politik ve ırk temelli depresyon tarihinin izini sürmeye koyuluyor. Akademik yaşamın henüz başındayken deneyimlediği depresyonu ve yazar tıkanıklığını kaleme aldığı yazısını kitabın merkezinde konumlandırarak ilk Hıristiyan keşişlere ve yerlilere ait tinsel pratiklerden sömürgecilik, kölelik ve soykırıma, politik tükenişten queer de dahil çeşitli kimliklere çok katmanlı bir arşiv çalışması sunuyor. Depresyonun çıkmaz sokaklarında dolanırken gündelik alışkanlıkların, feminist elsanatlarının, queer performans ve tinsel pratiklerin onarıcı ve yatıştırıcı niteliğine başvuruyor.

Neoliberal kapitalizmin insanlığa sundukları karşısında ortaya çıkması muhtemel, makul bir tepki olan depresyonu; toplumsal, hatta politik bir dışavurum olarak yorumlayarak kemikleşmiş savlara meydan okuyan Ann Cvetkovich&apos;ten cüretkâr bir hamle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89115</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca6385b-b191-4e10-a656-b9ff74e82d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Sessizlik</image:title>
            <image:caption>Kusursuz üslubu ve kıvrak zekâsını konuşturarak, entelektüel birikimini incelikli mizah duygusuyla sarmalayıp satırlara döken, Türkçenin gizli cevherlerinden Sâlah Birsel Günlükler dizisinin dördüncü kitabı Bay Sessizlik&apos;te, us tasından taşanları hiç ziyan etmeden günlüğüne aktarıyor. Fır dönen düşüncelerin cevelan ettiği parlak zihnini günlüğüne sarılarak sakinleştiriyor. Dertop etmediği fırdöndü anılar, 1989 yılı boyunca tuttuğu notlarda hazırola duruyor.

İçre fikirlerini sakıncasızca kayda geçiren, ömrünü yedi cihanda filizlenmiş kültür sahaları arasında mekik dokumaya adamış bir aydının kaleminden, 20. yüzyılın tefekkür dünyasına kapsamlı bir bakış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89117</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482525db-2d06-47c8-a388-dd3a96767137.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Modern İngiliz edebiyatının usta kalemi Nick Hornby, her zamanki, kıvrak, muzip, sade ve sahici üslubuyla yine bir aşk hikâyesi anlatıyor; ancak &quot;21. yüzyıla özgü&quot; bir aşk hikâyesi bu. Trajedi, intihar ve düello yok; akıllı telefonlar, kuşak gerilimleri, televizyon dizileri, Brexit referandumu ve bol bol mizah var. Yine de insanlığın hiç eskimeyen evrensel izlekleriyle dolu; yalnızlık korkusu, arzu, yanlış anlaşılmalar, sınıf ve ırk ayrımları, dile getirilemeyen sevgi ve kaçınılamayan ihanet...

Senin Gibi, ayrı kuşaklardan, ayrı kültürlerden, etnik kökenlerden ve sınıflardan iki Londra sakininin tesadüflerin imdada yetişmesiyle kendilerini içinde buldukları ilişkinin inişli çıkışlı seyrinin hikâyes i. O kendine özgü akıcı diliyle Hornby, politik çalkantılar ve belirsizliklerle dolu, her şeyin çabucak tüketildiği yaşlı bir dünyada sevginin imkânına olduğu kadar, insanın bitmeyen mutluluk ve tamamlanma arayışına ve varolmanın sonsuz ihtimallerine de neşeli bir bakış atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89118</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3801ef-ac86-4226-9899-ad8282423974.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Bilgi - Fons Elders&apos;le Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Okuru, Noam Chomsky&apos;yle yaptığı &quot;adalet&quot; üstüne meşhur tartışmanın öncesine götüren ve ilk kez yayınlanan bu söyleşi, bir hakikat dillendiricisi olarak Foucault&apos;nun özgürlük ile bilgi arasındaki gerilimli ilişkiyi sorunsallaştırmasına ışık tutuyor. Bu ilişki çerçevesinde iktidar sorununu ele alan Foucault, evrensel, ancak baskı aracına dönüşmeyen bir bilgi ihtimali üzerine düşünmemizi sağlayacak ipuçlarını sunuyor.

Özgürlük ve Bilgi, yalnızca düşünürün erken dönemine dair önemli bir teorik ekseni ortaya koymakla kalmıyor; söyleşiyi gerçekleştiren Fons Elders&apos;in notlarıyla birlikte Foucault&apos;nun televizyona çıkmaya dair çekincelerini, kendisine dair konuşmayı reddetmesinin nedenlerini ve hatta yayıncıların Deliliğin Tarihi&apos;nin kapaklarına neden yanlış görselleri seçtiğini düşündüğünü de gösteren ve onu daha yakından tanımamızı sağlayan veriler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89119</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caae8355-514d-4ecb-8a03-1bd033068185.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Oyuncak Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Bedenin cehennemî bir arzu makinesine dönüştüğü çağlarda, anne baba şefkatiyle sarmalanmış korunaklı bir çocukluktan kopmak zorunda kalıp karanlık bir dönemece giren Melanie&apos;nin hikâyesi; Angela Carter&apos;ın büyülü gerçekçi dokunuşlarıyla kişinin kendini keşif yolculuğundaki tabuları bir bir yıkıyor. Genç bir kadının taşıdığı safiyane duyguların yetişkin dünyasına ait hakir ve lanetli arzularla kirlendiği, oyuncakların masumiyetini kaybettiği bir oyuncak dükkânında verilen reşit olma mücadelesi gotik imgelerle bezeli bir hayal evrenine dönüşüyor.
Geçmişten bugüne en büyük İngiliz yazarlardan biri olarak kabul edilen ve Margaret Atwood ile Jeanette Winterson&apos;a da ilham kaynağı olan Angela Carter&apos;ın, engizisyon hışmından kurtulabilmiş cadıların torunlarına armağan ettiği Büyülü Oyuncak Dükkânı yeniden Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89120</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e59f70d7-cefd-4e1c-992d-db06b6602053.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki</image:title>
            <image:caption>13 yaşındaki ikiz kardeşler Holland ve Niles Perry, birbirlerinin aklını okuyacak kadar yakın, fakat bir o kadar da farklıdır. Holland cüretkâr ve fesatken, Niles nazik ve cana yakındır. Uzun zaman önce New England kırsalında bir kasabaya yerleşen Perry ailesi, ikizlerin babasının acı kaybıyla sarsılır. Anneleri de bu olayın dehşetini atlatamamıştır. Bu ölümün üzerinden zaman geçtikçe Holland’ın fesatlıkları artmaya başlarken, Niles da yaşananlarla baş etmekte zorlanacaktır. 
Rosemary’nin Bebeği  ve Şeytan (The Exorcist) ile birlikte 1970’li yıllarda yükselen korku edebiyatının üç büyük romanından biri olan Öteki, insanın içindeki karanlığı konu eden, psikolojik gerilimin zirvesinde yer alan çağdaş bir klasik. 
“Birçok profesyonel yazar gibi ben de bu romana kızgınım, çünkü Tryon halihazırda başarılı olduğu aktörlük mesleğine devam etmeli ve bir de gidip bu kadar iyi kitaplar yazmamalı. Bu kadar da olmaz.”– Anthony Burgess – Otomatik Portakal’ın yazarı 
“Harikulade. Lütfen Bay Tryon’u benim yerime tebrik edin. Ne kadar muhteşem bir esere imza atmış.”– Ira Levin – Rosemary’nin Bebeği’nin yazarı 
“Stephen King, Ray Bradbury ve Tryontta daha de geçmişe gidersek Lovecraft, aynı New England manzarasına baktılar ve zalim toprağa yayılan o ince uygarlık tabakasının altında tehlikeli, kanlı ve kadim bir şeyin izlerini gördüler.”– Grady Hendrix – Horrorstör’ün yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89121</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302594fc-bd18-4414-a317-0e35c69ed00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Jön Türk</image:title>
            <image:caption>İlk olarak 11 Eylül 1324 (1908) - 29 Kanunusani 1324 (1909) tarihleri arasında Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilen, ardından 1910 yılında kitap olarak yayımlanan Jön Türk, Ahmet Midhat Efendi’nin yayımladığı son romanı olarak ayrı bir öneme sahiptir. Ahmet Midhat, tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi, bu romanında da zamanı için yeni sayılabilecek konular ve henüz gün yüzüne çıkmayan, konuşulmayan meseleler üzerinde durarak toplumu eğitmeyi ve bilgilendirmeyi amaçlamıştır. Bu fikirle Jön Türk’te, kadının toplum içindeki değeri, eğitimi, yetişme tarzı ve aile içindeki konumunu odağına alırken Avrupa’da yeni yeni filizlenen “feminizm” düşüncesini irdeler. Türk edebiyatında “kadının adı yok” cümlesinin ilk kurulduğu eser olması bakımından da Jön Türk, Ahmet Midhat Efendi külliyatı içerisinde özel bir dikkat gerektiren eserler arasındadır. “Demek ki kadının ismi bile yoktur. Babasından drahoma namıyla ne kadar para getirirse getirsin, sair akrabasından ne kadar miras yerse yesin eğer hin-i izdivaçta ‘tefrik-i servet’ mukavelesi akd olunmamışsa kadın kendi servetine malik sayılamaz. Her halde kocasının tasdiki olmaksızın hiçbir mukaveleye, hiçbir senede imzasını koyamaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89122</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665734dc-9aa4-4113-9c50-7aeb7cb61751.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Kafka, Dönüşüm’ü 1912 yılının sonlarında yazdı; uzatmalı nişanlısı Felice Bauer ile ilk buluşma sonrası, yaratıcılık yönünden veriminin arttığı bir evreydi. Basılması ise 1915’i buldu. Kafka, “fevkalade tiksinç” olarak nitelediği, özellikle okunaksız bulduğu sonu yüzünden iyiden iyiye soğuduğu bu eserinden daha sonraları “benim küçük hikâyem” diye bahsedecekti. Ailesinin yanında yaşayan Gregor Samsa isminde bir seyyar pazarlamacının bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş bulmasıyla gelişen olayları anlatan öykü, aradan bir yüzyıl geçmesine rağmen, insan gerçeğine dair elimizde tuttuğumuz belki en okunaklı, en dipsiz yazıt. 
“Gregor’un yakarışları işe yaramadı, yakarışları anlaşılmıyordu bile, boyun eğip başını büktükçe, babası ayaklarını yere daha sert vuruyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89123</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09ed7f3-26e0-411d-97c0-1b02ade37397.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef, bir gece kimsesiz yirmi dokuz çocukla 
birlikte “damgalanır”.Artık bu kimsesiz çocukların tamamı Yarasa’dırve damgacıyı gören tek çocuk Sedef’tir.Sedef, o gece yaşananlardan sonra yurttankaçarak  sokaklarda yaşamaya başlamış ancakkötü şans peşini bir türlü bırakmamıştır. 
Düştüğü bu çukurdan çıkması için elinebir fırsat geçen Sedef’in iki seçeneği vardır: 
Ya kaçıp kurtulacak ya da bundan sonrakihayatına  sokaklarda devam edecektir. 
Ancak beklenmedik bir olay her şeyi alt üst eder:Damgacı yıllar sonra ortaya çıkmış ve 
damgaladığı otuz Yarasa’nın peşine düşmüştür. 
 
 
 
“Bir köşeye çekiliyorsun, belki de bir duvar dibine… 
Sonra uzun uzun bakıyorsun gökyüzüne. 
Bulutların ötesinde bir ışık görmek istercesine 
bakıyorsun ancak ne kadar bakarsan bak, 
hep aynı kasveti görüyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89124</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f51b312-f048-4be6-9d5f-2807c6611bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Kadın</image:title>
            <image:caption>er kadının vücudu güzeldir. Geçirdiği milyonlarca yıllık evrim sonucunda akıllara durgunluk verecek değişikliklere uğrayan ve son derece hassas düzeltmelerle işlenen kadın vücudu, bu gezegendeki en olağanüstü canlı varlıktır. 
 
Farklı bölgelerde ve farklı zamanlarda yaşayan insan toplulukları, kadın vücudunu değişik şekillerde bezeyerek tabiatın önüne geçmeye çalışmıştır. İnsan denen canlı varlığı son derece iyi gözlemleyen Desmond Morris, bu çalışmasında büyük bir beceri ve titizlik içinde kadın vücudunu tepeden tırnağa incelemiştir. Tüm kadınlarda ortak olan biyolojik özelliklerin nasıl bir evrim geçirdiğine özellikle dikkati çeken Morris, toplumların kadın vücudunu mükemmelleştirmek yolunda karşılaştıkları zorlukları ve geçirdikleri aşamaları keşfetmeye çalışmıştır. 
 
Bir zoologun bakış açısıyla, tamamıyla bilimsel gerçeklere dayanılarak ve büyüleyici anekdotlarla bezenerek yazılan bu kitap, zihinlerde son derece kışkırtıcı soru işaretleri uyandırmaktadır. Çıplak Kadın, Desmond Morris’in insan denen hayvanı inceleme konusundaki rakipsiz deneyimini bir kez daha gözler önüne sermektedir. 
 
“Morris’in bu çalışması son derece özgün, kışkırtıcı ve muazzam eğlenceli. Bu kitap insanların yaşamlarını değiştirecek.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89125</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac4c0b8b-efae-4553-91c6-c8ad061e0f15.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Livaneli’nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda. 
Yaşar Kemal 
Yeni eseriniz, sizi Türkiye’nin politik ve kültürel hayatının en sembolik simalarından biri yapan muazzam yeteneğinizi gözler önüne seriyor… 
Jacques Chirac, Fransa Cumhurbaşkanı 
Mutluluk romanında, Livaneli felsefi ve siyasi sorgulamalarını çok usta bir biçimde karakterlerinin psikolojilerine yedirmiş. Çok aydınlatıcı ve derinden etkileyici bir kitap, günümüz dünyasında dürüstlük ve samimiyet arayanlar için vazgeçilmez. 
Kirkus Reviews, ABD 
Mutluluk, yalnızca harika kurgusuyla heyecanlı ve sürükleyici bir macera romanı değil; bunların ötesinde, gelenek ile modernlik, tarih ile bellek yitimi, din ile laiklik arasında bölünmüş Türk toplumu üzerine son derece güçlü bir analiz.  Martine Laval Telerama, Paris 
Livaneli, Mutluluk  romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor. 
2006 yılında Barnes &amp; Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü’ne layık görülen Mutluluk, yayımlandığı günden itibaren Türkiye’de ve dünyada çok ses getiren ve hâlâ geçerliliğini koruyan derinlikli bir Türkiye portresi, acı tatlı bir peri masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89126</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021cd054-5cfc-4239-963c-afa132e895d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Nedir Nasıl Yapılır?</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları karşılarına çıkan sorunları nasıl çözer? Bilimsel keşifler nasıl gerçekleşir? Soğuk füzyon gibi teoriler ve parapsikoloji gibi disiplinler neden tam olarak “bilimsel” sayılmaz? Bilimsel dünya görüşü nasıl bir şeydir? 
Gregory N. Derry okura bilimsel düşünmeyi tanıtırken bu tür soruları yanıtlıyor. X-ışınları, yarı iletkenler, levha tektoniği ve çiçek aşısı gibi önemli keşif ve buluşları özetleyerek bilimsel çalışmanın dürüst gözlem, eleştirel akıl yürütme ve bazen de safi şans ile nasıl meyve verdiğini açıklıyor. 
Derry bilimin hem gücünü hem de sınırlarını ortaya koyarak bilim ile din, etik ve felsefe arasındaki ilişkileri de ele alıyor. Kitap, okura bir bilim insanı gibi düşünmeye başlamak için mükemmel bir başlangıç noktası sunuyor. 
 
“Çok iyi bir yazarın kaleminden muhteşem bir kitap. … Bilimi sokaktaki insan için daha anlaşılır kılma çabasına önemli bir katkı.” 
— Robert Ehrlich, Nine Crazy Ideas in Science, adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89127</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bd8868-2d97-4508-867e-4113a3375a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İşletmelerinde Yönetim ve İnsan Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Toplam 20 bölümden oluşan Aile İşletmelerinde Yönetim ve İnsan Kaynakları kitabımızın 3 ana kısımı bulunmaktadır. 
1-  Birinci Kısım : Aile İşletmelerinde Yönetim ve Örgüt Kültürü – Toplam 9 alt bölümden oluşmaktadır. 
2- İkinci Kısım : Aile İşletmelerinde Yönetim Sorunları – Toplam 5 alt bölümden oluşmaktadır. 
3- Üçüncü Kısım : Aile İşletmelerinde İnsan Kaynakları Uygulamaları – Toplam 6 alt bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89128</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2d08eb-67a6-4a80-8618-a8ec921e6400.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Destinasyonlarında Yerleşik Yabancılar</image:title>
            <image:caption>1-      Turizm Destinasyonları 
2-      Göç ve Turizm 
3-      Yerleşik Yabancı-Yerel Halk İlişkileri 
4-      Turizme Yönelik Tutumlar ve Tutumları Açıklamada Yararlanılan Model ve Teoriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89129</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e19b41-de3d-4108-a7f6-599a3093fc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık için “çağın hastalığı” diyorlar. Peki öyle mi gerçekten? Yoksa yalnızlık, Aristo’nun “politik bir hayvan” diye nitelediği kafası karışık ve her daim meşgul insanın en kadim dostu, en arkadaş canlısı arkadaşı mı? Tenhasını yitiren kentlerde kuytu bulamadığımızdan mı kendimizi yalnız hissediyoruz bu yüzyılda? Afili yalnızlıklardan sefil yalnızlıklara doğru ilerleyen eski ve büyük bir destan, yalnızlığın tarihi. Mitosun tanrılarından mitolojik kahramanlara, anti-kahramanlardan varoluşçuluğun sıradan ve sıkıcı, iç bunaltıcı karakterlerine uzanıyor. Hatta mekandan, metruktan, evden ve avludan yüzümüze yansıyan bir oluş halini alıyor. Yazardan, editörden ve okuyucudan geçiyor. Neticede farklı kulvarlardan 12 isim bir araya geliyor, insanın yatay ve dikey düzlemde yalnızlığını düşünüyor, irdeliyor, kaleme döküyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89130</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919b6857-20e6-4051-a2bb-79a3af17115e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarımda Sözleşmeli Üretim</image:title>
            <image:caption>1-      Sözleşmeli Üretimle İlgili Temel Hususlar 
2-      Sözleşmelerle İlgili Hususlar 
3-      Sözleşmeli Üretimde Uyuşmazlıkların Çözümü 
4-      Sözleşmeli Üretim Düzenlemelerinde Yaklaşımlar 
5-      Vaka İncelemeleri 
6-      Dünya’dan Örnekler 
7-      Türkiye’de Sözleşmeli Üretim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89131</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c67b1d-52ad-4497-99de-4f03ed158541.jpg</image:loc>
            <image:title>Talcott Parsons&apos;ın Sosyal Eylem Teorisinde İktisat Biliminin Metodolojisi ve Ona Yönelik Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>1-      Birinci Bölüm : Parsons’ın Hayatı, Etkisi ve Etkilendiği Düşünürler 
2-      İkinci Bölüm : Parsons’ın İradeci Eylem Teorisi ve Bu Çerçevede Faydacılık ve Hobbesçu Düzen Sorununun Eleştirisi 
3-      Üçüncü Bölüm : Parsons’ın Eylem Teorisinde Metodoloji ve İktisat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89132</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d39bbd8f-9ddf-4e23-a720-016fbfb8c8af.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Temel Anatomi</image:title>
            <image:caption>1-      Anatomiye Giriş ve Temel Kavramlar 
2-      Organizmadaki Yapısal Düzen 
3-      Dolaşım Sistemi 
4-      Solunum Sistemi 
5-      Sinir Sistemi 
6-      Endokrin Sistem 
7-      Sindirim Sistemi 
8-      Boşaltım Sistemi 
9-      Üreme Sistemi 
10-  Hareket Sistemi 
11-  İskelet Sistemi 
12-  Vücuttaki Bazı İskelet Kasları ve Fonksiyonları 
13-  Özet Bilgiler ve Bazı Terimler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89133</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6954cb1-33fb-4298-9207-c47cb2db5ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermayenin Korunması (Piyasa Örnekleri)</image:title>
            <image:caption>1-      Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Şirketlerin Sermaye Yapılarının Analizi 
2-      Değerleme Kavramı ve Şirket Değerleme Yöntemleri 
3-      Değere Dayalı Performans Ölçütleri Kapsamında Reel Ticari Kar-Zarar Tutarlarının Tespiti ve Muhasebeleştirilmesi 
4-      Piyasa Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89134</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3771cdb4-4333-49b6-93bf-8a8ad6bd5b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Biliminde Geçmişten Günümüze Yaşanan Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>1-      Sanayi Öncesi Kent, İktidar ve Mekan 
2-      Siyasal Parti Çalışmaları : Tarihsel ve Kavramsal Bir Analiz 
3-      Osmanlı Devletinde ve Türkiye’de Lisans Düzeyinde Siyaset Bilimi ile Kamu Yönetimi Eğitimi – Öğretiminin Kurumsal Gelişimi : 1859-1979 
4-      Türk Siyasal Hayatında Genel Seçimler, Hükümetler ve Siyasi Katılım (1950-2020) 
5-      Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar Üzerine Bir Değerlendirme 
6-      Toplum Sözleşmesi Teorileri Farklı Bir Perspektif : Hogu Grotius 
7-      David Easton’ın Sistem Analizi Yaklaşımı ve Yönetim Sisteminin Bir Öğesi Olarak Karar Verme 
8-      Tarihin Sonu Tezi ve Yeni Binyıldaki Gelişmeler Işığında Politik Eleştirisi 
9-      Feminist Hareketin Yeni Stratejisi : Dijital Feminizm 
10-  Kamu İyiliği Olarak Katılım : Etkileşimci Aktör Odaklı Bir Kavramsal Çerçeve 
11-  Yurttaşlık, Sosyal Adalet ve Sosyal Yurttaşlık Ekseninde Türkiye’de Sosyo-Ekonomik Hakların Analizi 
12-  Sivil Toplum ve Türkiye’deki Gelişimi 
13-  Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Metinlerinde Türk Modernleşmesinin Temel Sorunları ve Krizleri Üzerine Bir Değerlendirme 
14-  Örgütsel Adalet ve Duygusal Bağlılık İlişkisi Üzerine Bir Alan Araştırması : Ağrı ve Bitlis İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Personeli 
15-  İdarenin Yargı Denetimi Dışında Bırakılan Cumhurbaşkanlığı İşlemlerinin Hukuk Devleti Açısından Analizi 
16-  Bioshock from Utopia to Dystopia : Ideological Analysis of a Video Game</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89135</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29710ac2-ef9c-4e45-92aa-3942d1f8f89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz ve Geleceğin Girişimcilik Türleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1-Sosyal Girişimcilik 
2- İç Girişimcilik 
3- Sosyal Medya Girişimciliği 
4- Akademik Girişimcilik 
5-Dijital Girişimcilik 
6-Diaspora Girişimcilik 
7-Sanal Girişimcilik 
8- Kadın Girişimciliği 
9- Kurumsal Girişimcilik 
10-Yaratıcı Girişimcilik 
11-Göçmen Girişimciliği 
12-Eko Girişimcilik 
13-Stratejik Girişimcilik 
14-Tekno Girişimcilik 
15-Kamu Girişimciliği 
16- Fırsat Girişimciliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89136</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951802f7-d718-411a-95c5-d355634c3dd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yatırım Kararlarının Finansal Açıdan Değerlendirilmesi Türkiye İçin Bir Model Önerisi</image:title>
            <image:caption>1-      Kamu Yatırımları 
2-      Kamu Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesi 
3-      Kamu Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Dünya Uygulamaları 
4-      Kamu Yatırım Projeleri Değerlendirilme Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89137</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7884b9f2-f32f-4d8e-8d27-07b622fc03fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Aydın Ve Bürokrat Tarihçi Mustafa Ali</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nun altın çağını incelemek ve o dönemin siyasi ve kültürel yapısını, âlimlerin, şairlerin ve memurların yetişme koşullarını, devlette yüksek bürokrasinin işleyişini, atamaların, terfilerin, kadrolaşmaların nasıl şekillendiğini bir portre üzerinden araştırmak gerekseydi, herhalde Gelibolulu Mustafa Âli’den daha iyi bir örnek seçilemezdi. Gerçekten de Mustafa Âli’nin geniş tecrübesi, yaşadıkları ve tanıklıkları, aynı zamanda 16. yüzyılın tartışmasız en iyi tarih eseri “Künhü’l-Ahbar”ı ve diğer eserleri dönemin ruhunu, Türk devlet yapısını, bürokratik geleneğini anlamak için eşsiz birer kaynaktır. 
 
Şehzade Selim’in kâtibi olarak başlayan kariyeri, uzmanlaşma ve profesyonelleşme düzeyi yüksek maliye bürokrasisinin seçkin bir üyesi olarak imparatorluğun önemli şehirlerinde devam etti. Halep, Şam, Bosna, Üsküp, Tiflis, Erzurum, Kahire, Cidde vb. gibi merkezlerde devlet hizmetinde bulunurken neredeyse dolaşmadığı Osmanlı şehri kalmamıştır, ki bu bir memurun nasıl bir imparatorluk coğrafyası ve vizyonu içinde olduğunu da göstermektedir. Bu şehirlerin mali defterlerini tutarken, aynı zamanda toplumun, siyasetin ve tarihin de kaydını tuttu. Bakî, Hayâlî gibi okul arkadaşları ve döneminin diğer önemli şairleri, edipleriyle hep iç içeydi; Osmanlı siyasi ve ahlâk literatürünün başyapıtı Ahlâk-ı Alâi yazılırken Kınalızâde’nin yanıbaşında olan, gerektiğinde düzeltmelerini yapan ve ondan pek çok şey öğrenen gene Âli’den başkası değildi. Nef’î’yi yetiştiren ve ona mahlasını veren de kendisiydi. 
 
Osmanlı bürokratlarının pek çoğu yaşamlarına önde gelen siyasi kişiliklerin hizmetinde başlamışlardı. Âli de öyleydi. Ona göre Türk devlet yapısında ve bürokrasisinde en temel sorun adalet temelinde liyâkatı ödüllendiren toplum anlayışının çarpıtılması ve akamete uğratılması olmuştur. Siyasi kişiliklerin büyük mücadeleleri, liyakat, atamalar, kadrolaşma, ittifaklar, hizipleşme ve partizanlık… Türk siyasi yaşamının o gün olduğu gibi bugün de gündemden hiç düşmeyen konuları. 
 
Cornell H. Fleischer bu çalışması ile “Osmanlı iskeletini eksikliği oldukça hissedilen ete büründürme, yalnızca kemikleri değil, organları, damarları, duyguları, ritimleri de belirleme, bugün ancak cansız kalıntıları bulunan organik gerçekliği yeniden yapılandırma girişimine” soyunup, çok ciddi bir arşiv çalışmasıyla birlikte dönemin çok canlı, âdeta roman tadında okunacak bir tasvirini eşsiz bir bürokrat ve entelektüel üzerinden gerçekleştirmiş ve bu mânâda ortaya gerçek bir şaheser çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89138</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b50ef54-6227-4714-bae9-c4279474cc45.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak</image:title>
            <image:caption>Tanrı bugün biz yaşayanlardan Yeryüzü Gezegenini yok etmemizi mi istiyor, hatta istemenin ötesinde böyle bir emir mi veriyor? 
 
ABD’deki Evanjelist önderler, takipçilerini, dünyanın an meselesi olan bir yıkıma mahkûm olduğunu ilan ederek ölüme yönlendiriyorlar. Ancak, Amerika için asıl tehlike, “çılgınlar” diye nitelenen kimselerden ziyade, 200 yıldan daha az bir geçmişe sahip yeni bir teoloji benimseyen ana akım Hristiyanlardan geliyor. Bu teori onlara sorgusuz bir şekilde Cennet’e gidiş bileti veriyor. Dünyanın sonunu getirecek son savaşta ortaya çıkacak büyük bir Türbülasyon’un varlığından emin olmalarına karşın, kendilerinin bir an bile acı tatmayacakları konusunda beyinleri yıkanmış durumda. Armagedon kültünün mensupları, kıyamet koparken, sevdiklerinin mahvını localarından rahat içinde izleyecekleri Cennet’e yükseltileceklerini söylüyorlar. 
 
Her on Amerikalıdan biri bu mezhebin bir üyesi. Cennet’e Yükselmek ve kıyamet için dua eden bu insanlar, bunları gerçekleştirmesi için Tanrı’yı zorlayabilir mi? 
 
“ABD Hristiyan Sağı ile İsrail arasındaki tuhaf birlikteliğin muhteşem bir şekilde gözler önüne serilmesi. İkisi de birbirini sevmiyor, fakat birbirlerini kullanıyorlar. Mesele din değil, siyaset. Bu ikiyüzlülüğün ortaya konması açısından bu kitabı hararetle tavsiye ediyorum.” 
–Dr. Alfred M. Lilienthal, Yazar-Tarihçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89139</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:02+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a35c0216-9b96-4fa8-a635-1ac1342e91ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermişin Bahçesi ( Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>El Mustafa on iki yıllık memleket hasretinden sonra doğduğu adaya, çocukluğunun geçtiği aile evine varır, orada anne ve babasının ebedî uykuya yattığı bahçede inzivaya çekilir. Bu bir nevi hesaplaşma zamanıdır. Uzun bir ayrılıktan sonra bir araya geldiği müritlerine aşk, yalnızlık, zaman, özüne dönme ve benzeri konular hakkında öğütler verirken hem kendi karanlığına ışık olmaya hem de onların yollarına ışık tutmaya çalışır. 
Her bir satırıyla insanın ruhuna işleyen ve sorgulamaya sevk eden, Halil Cibran’ın ustalık eseri Ermiş’in devamı niteliğindeki bu eseri Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>