﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a914b7b3-5174-47bb-a047-5343e8116dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirli Günler ve Haftalar</image:title>
            <image:caption>Şiirli Günler ve Haftalar’da Güven Çevik, yirmi yılı aşan öğretmenlik deneyiminin tanıklığıyla ama hep çocuk gözüyle yazmış şiirlerini, yani hayatı… Kelebeğe bakıp gökkuşağını görmüş, gökyüzünün mavisinden yola çıkıp ormanlara, gelincik tarlalarına uzanmış. Bazen bir güvercin kanadıyla anlatmış hayatı bazen zeytin dalıyla, ama her zaman cumhuriyet ve Atatürk aşkıyla… Nice şiirli günlere, yıllara…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecb8871a-70cc-4f09-ab8b-00d523e9a0ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Kadının Günlüğü</image:title>
            <image:caption>İnsan kaç kere ölür? İlknur karanlık bir denizin dalgalı sularında ölüyor ilkin. Kalbi durup tekrar hayata döndüğünde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmeden…
Dinmeyen baş ağrıları, evde yankılanan topuk sesleri ve bir gün kendi günlüğünde aniden beliren esrarengiz isimle kâbusa dönen bir hayat.
Kim olduğunu bilmediği ve delicesine kaçtığı vahşi kadın, ona bir gölge kadar yakın ama bir o kadar da uzak. Gerçeklerse adeta kaçmanın asla mümkün olmadığı, içine çeken bir kara delik.
Masum bir kadının sıradan yaşamından İstanbul’un arka sokaklarına, kirli meyhanelerine, metruk binalarına sürüklenen gerilim dolu, psikolojik bir öykü.
İlknur ve Leyla; yitik bir geçmişin iki farklı yüzü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a61f0a28-6e6f-419b-aeab-fc3f7af424f3.jpg</image:loc>
            <image:title>George Best - Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası</image:title>
            <image:caption>“1969’da kadınları ve alkolü bıraktım. Hayatımın en kötü yirmi dakikasıydı.”
Futbolun henüz bir endüstriye dönüşmediği yıllar…
Genç yaşında Manchester United gibi İngiltere ve dünya futbolunun en büyük kulüplerinden birine transfer olan George Best, kişiliği, özel hayatı ile sürekli medyanın gündeminde olan bir futbolcu. Kimi zaman göklere çıkarılıyor, kimi zaman ölüm tehditleri alıyor.
Ama tüm bunların yanı sıra, bir yerde futbol konuşuluyorsa, konuşulanlardan biri mutlaka George Best olacaktır. Futbolcu kimliği kadar özel hayatıyla da sürekli medyanın ilgi odağı olmuş “renkli” bir futbolcu Best. Futbol dünyasının “zeki ama çalışmayan” öğrencisi.
Belfast’dan Manchester United’ın altyapısına gidişi, a takımıyla sahaya ilk çıkışı…
Cantona, Beckham ve Ronaldo’yla devam eden Manchester 7 Numara efsanesinin ilki sayılan George Best’in Belfast’dan Old Trafford’a uzanan efsanevi öyküsü.
Usta biyografi yazarı Duncan Hamilton’ın uzun araştırmalar sonucu hazırladığı George Best: Hayatımın En Kötü Yirmi Dakikası ilk kez Türkçede.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c29ac1-de17-4945-b5bd-8c007b53de67.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyh Şamil</image:title>
            <image:caption>Usta yazar Yavuz Bahadıroğlu’ndan uzun yıllar sonra yeni bir roman; Kafkas Kartalı Şeyh Şamil 

Şeyh Şamil, destanlaşan bir kahraman. Kafkas dağlarında milletinin bağımsızlığı için çarpışan bir yiğit. Karşısındaki düşmanın tüm zalimliğine meydan okuyan ve onca zorluğa karşı dimdik ayakta duran bir cengâver. 

… 

İşte bu roman inanmış bir komutanın, vatanı uğruna her türlü fedakârlığı göze almış bir vatanseverin, “Kafkas Kartalı” diye ünlenmiş Şeyh Şamil’in destansı hayatını anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ae2db5b-1624-4ef6-a003-c641449ba8fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Badem</image:title>
            <image:caption>Yunjae başkalarının duygularını anlayabilmekte zorlanan, aleksitimi adlı hastalığa sahip eşsiz bir karakterdir. Diğer kişilerin sözlerini ve eylemlerini anlayamayan, korku ya da öfke hissedemeyen Yunjae, normal bir hayat sürebilmek için annesinin ve ninesinin yardımlarıyla evde duygusallık eğitimleri alır. Dünyayı sadece olduğu hâliyle görebilen Yunjae, kendi doğum gününde trajik bir biçimde ailesini kaybeder ve dünyada bir başına kalır. 
  Ancak her şeyi kaybettiğinizi düşündüğünüz anda karşınıza yeni birileri çıkıverir. Karanlık yaraları olan Gon, duyarlı ve anlayışlı Dora ve Yunjae’ye yardım etmek isteyen Doktor Shim… Yunjae ve onların arasında yaşananlar, aslında başkalarının duygularını anlamanın ne kadar zor olduğunu ancak bir o kadar da değerli olduğunu farketmemizi sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3b53059-412c-4ae6-8204-51493d41de81.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalınayak Gen 8. Kitap - Ölüm Tacirleri</image:title>
            <image:caption>Bir Barış Fişeği: Yalınayak Gen!

Ünlü manga ustası Keiji Nakazawa tarafından yaratılan ve atom bombasının etkilerine dair tarihsel bir belge niteliği taşıyan &quot;Yalınayak Gen&quot; serisinin, Türkiyeli okurlar tarafından uzun yıllardır merakla beklenen sekizinci cildi Ölüm Tacirleri, tarihe tanıklık ettirmeyi sürdürüyor. 

İkinci Dünya Savaşı&apos;nda önemli bir dönüm noktası olan Hiroşima&apos;nın bombalanmasını ve atom bombası ertesinde yaşananları küçük bir çocuğun gözünden aktaran bu gerçekçi manga, otobiyografik özellikler taşımasının yanı sıra savaşın trajedisini, yaşanan acıları ve her şeye rağmen dayanışmanın önemini vurguluyor.

İnsanlığın yeni nesli için bir güç kaynağı umuduyla hayat bulan Gen&apos;in 25 dile çevrilen ve dünya çapında yankı uyandıran hüzünlü öyküsü; nükleer silahlanmaya &quot;hayır&quot; diyecek gücü geleceğe taşıyor, 20. yüzyılın en büyük vahşetlerinden birini unutmuyor ve unutturmuyor.

&quot;Birer barış fişeği olmanızı, dünyanın dört bir yanındaki insanların kalbine erişmenizi istiyorum. En büyük ödeviniz barış içinde bir dünya yaratmaktır.&quot;

 
Serinin sekizinci cildinde takvimler 25 Haziran 1950&apos;yi göstermektedir. Kore yarımadası ikiye bölünmüş ve savaş başlamıştır. Japonya&apos;nın yeni bir girdaba sürüklenmesinden endişe duyulmaktadır. Gen, savaş yanlısı söylemlerde bulunan sınıf arkadaşı Aihara ile kavga eder. Çok geçmeden görünenin ardında yatan gerçeğin farkına varan Gen ve arkadaşları, savaşta öksüz kalan Aihara&apos;yı yeniden hayata bağlamak için bir plan yapar. Bu sırada Gen&apos;in öğretmeni Bay Ohta savaş karşıtı bir yürüyüşe katıldığı için okuldan uzaklaştırılmıştır. Öğretmenlerini geri kazanmak için mücadele eden Gen, Natsue&apos;nin hastaneye kaldırıldığını ve evlerinin Barış Anıt Kenti projesi yüzünden yıkılacağını öğrenir.

Savaşın masum insanlara yaşattığı acıları birinci elden belgeleyen &quot;Yalınayak Gen&quot; efsanesinin sekizinci kitabı Ölüm Tacirleri, Gen ve arkadaşlarının olağanüstü dayanışmasını gösterirken, can acıtıyor olsa dahi gerçeklerle yüzleşmenin insan ruhunu nasıl da iyileştirdiğine işaret ediyor. 

&quot;Savaşlar kendi kendine olmaz, onları hep insanlar başlatır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/220133a0-3584-41d9-9c5c-82bbed662851.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyasi ve Kültürel - İslam Tarihi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Arap coğrafyası ve onun jeolojik bir parçası olan Mezopotamya&apos;yı; bedevilerden şeyhlere, hurmadan deveye, buhurdan altına kadar tüm unsurlarıyla ele alan Hitti, İslam&apos;ın Arap yarımadası, Afrika, Asya ve Avrupa&apos;daki izlerini sürüyor ve vahyin biçimlendirdiği topraklardaki İslam&apos;ın kültürel, felsefi ve siyasi birikimine değiniyor. Bir arkeolog titizliğinde İslam Tarihi&apos;nin altında yatan tüm unsurları ortaya çıkarma gayretiyle mekan üzerinden din, dil, edebiyat-şiir, musiki, şehir, antik kent mimarileri, eski inanç yapıları ile ülkelerini ele alıyor. Polemiklerden sakınarak mahir bir kuyumcu titizliğinde tarih anlatımında bulunan Hitti, İslam Medeniyetini tarihi coğrafi, siyasi, kültürel ve felsefi bağlamda ele alarak sadece bir tarih yazımı gerçekleştirmemiş, aynı zamanda tüm sosyal bilimleri mezceden esaslı bir kültür tarihi eseri yazmıştır.
Doç. Dr. Ahmet Dağ (Uludağ Üniversitesi)

Philip Khuri Hitti&apos;nin eserini kaleme alışının üzerinden yüz yıla yakın bir zaman geçmesine ve konu üzerine daha birçok eser yazılmasına rağmen, o hala değerinden bir şey kaybetmemiştir. Hitti&apos;nin kökeninin Arap oluşu, o coğrafyaya aidiyeti ve Arap kültürüne vakıf olması meseleye vuk-cıfiyetini kolaylaştırmış, ancak Hıristiyanlığı ve yaşadığı zamanın ruhuyla mütenasip bir şekilde İslam tarihine Arap milliyetçiliği nokta-i nazarından yaklaşması bir handikap oluşturmuştur. Eserin akıcı üslubu ve anlatımındaki kolaylık, İslam tarihi dersini okuyan öğrenciler kadar, entelektüel birikimini artırmak isteyenleri de cezbeder. Eser, &quot;Arapların Tarihi&quot; olarak adlandırılmış olsa da dünya tarihinin önemli bir kesitini kapsayan &quot;İslam Tarihi&quot;ni anlatır. Prof. Dr. Salih Tuğ tarafından Türkçeye, çevrilen Hitti&apos;nin eserinin günüm_üz okuruyla yeniden buluşturulması her türlü takdirin üzerindedir
Doç. Dr. Şefaattin Deniz (Kocaeli Üniversitesi)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03f81a5d-a26b-4779-8ce2-be4723a1af3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Mor Restoran</image:title>
            <image:caption>Tüm duvarlar boştu. Misafirlerin dikkatini çekecek bir aksesuar ya da onlara bir anıyı hatırlatacak sözler olsun istemiyordu. Kişiler, birlikte geldikleri yakınlarına odaklansın, onlar için yeni bir kelimeyi kendi kafalarında üretsin istiyordu.” 

Güneş Öztoprak, Karantina Duvarı’ndan sonra Mor Restoran romanıyla yeniden okurların karsısına çıkıyor. Nergis’in hikâyesi, ait olmak, yabancı olmak, aldatmak, sevmek, anne olmak ve her şeyden önemlisi kadın olmak konularında düşünmemize neden oluyor. Anlatılanların tadı, bir restoran mutfağının atmosferiyle birleşince iki kat artıyor. Okudukça, bir restorana oturup yediğimiz yemeklerin yapıldığı mutfakla ilgili daha önce hiç akla gelmemiş soruları sormak istiyor insan. Hatta mutfaktakiler ile tanışmak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da22e904-c06a-420c-a528-948d3ca306a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirme Yordamları</image:title>
            <image:caption>Dil-öncesi görüntülerle, izlerle, işaretler, resimler, alanlar, çerçevelerle, sesler ve kokularla düşünüp eyleyişten, bu’lar yordamıyla edebî-olan’ı yeni yeni deneyimleyişe, bilinç spektrumunun otistik evresinden edebî-olan evresine uzanan bir “yol hikâyesi”. Görüntülerin görültülerle harmanlandığı, belirme yordamlarından sadece biri, edebî-olan’ın belirişi. 
 
“ (...) derken kendini koşar bir dünyanın içinde buldu –çevreni de onunla birlikte koşuyordu, koştukça çevreni değişiyor, çevreni değiştikçe kendisi de değişiyordu: adına ulaşmak isteyen bir hayvana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76d7bb7-be13-4d23-bb86-a1b644699175.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Nesneler</image:title>
            <image:caption>Edebiyat yazma üzerine düşünmeye, edebiyat fikrini  yeniden ele almaya niyetlenmiş, şiir kitabı oylumuna sıkı sıkıya konuşlanarak bir yazınsal yanılsama alanı açan  Yazınsal Nesneler edebiyat yazma’ya vurgu yaparken yazma uğraşı üzerine düşünmede edebî türlerin ebedî olmadığını da anıştırarak ayak diriyor. 
Hikâye anlatmaksızın, edebiyatın bir türüne, şiir, öykü, romanın verimlerine, olanaklarına tenezzül ve elbette kısıtlamalarına, sınırlamalarına tahammül etmeksizin de edebiyat yazılabileceğini gösteren bir yazınsal zihin hareketi Yazınsal Nesneler. 
 
“Romansı olanı seviyorum, ama romanın öldüğünü biliyorum.” 
- Roland Barthes 

“Belki romanın kendisi de öyküleme (anlatma) olarak ölmek üzeredir artık. En azından Batı’nın kültür alanında, belirlenebilir bir tarihsel üslup sunmuş birikimsel deneyimin günümüzde ölmekte olduğu görüşünü gerçekten hiçbir şey dışlayamaz.” 
- Paul Ricoeur</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/924ae36d-ebe4-4e13-a9c7-349e26c9801e.jpg</image:loc>
            <image:title>Leibniz</image:title>
            <image:caption>“Leibniz, Batı geleneğinin kuşkusuz en önemli filozoflarından biridir, ama aynı zamanda alışılmadık derecede zor bir filozoftur. … Çoğu okur monadlar kuramına ve bu dünyanın olanaklı dünyaların en iyisi olduğu savına gösterdikleri ilk direncin üstesinden gelmekte zorlanır. Nitekim olanaklı dünyaların en iyisi savı Leibniz’i, Candide’de Voltaire’in ellerinde kolay bir hedef haline getirmiştir. Zorluğun başka bir kaynağı ise tamamen farklı bir türdendir. Bir felsefi kitap yayımlamış olmasına rağmen Leibniz, felsefi kuram ve iddialarının tam bir anlatımını hiç üretmemiştir.” 
Nasıl bir filozofla karşı karşıya olduğumuzu bu cümlelerle ifade eden Nicholas Jolley’in elinizdeki kitabı, bütün bu güçlüklerin üstesinden titizlikle gelen, Leibniz’in kavramlarını ve felsefi anlayışını açık bir anlatımla bütünlüğe kavuşturan bir çalışma. Jolley, bu doğrultuda, Leibniz’i Descartes, Spinoza, Locke gibi filozoflarla olan tartışmaları çerçevesinde konumlandırmanın yanı sıra Leibniz çalışmalarında gözden kaçan ahlak ve siyaset felsefesine ilişkin görüşlerini ele almayı da ihmal etmiyor. 
Betrand Russell’ın, “tüm zamanların en üstün zekâlarından biri” olarak andığı Leibniz için Jolley’in kitabı vazgeçilmez bir rehber olmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc15630d-11dd-4ab1-a2d0-51d641e0a567.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada İz Bırakan Bir Dönemin Tarihi Reformasyon Dünyası (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Reformasyon Tarihinin Değişen Yüzü - Andrew Pettegree Reformasyon Öncesi Kilise - R. N. Swanson Avrupa’da Geç Ortaçağda Konsilcilik - Bruce Gordon Hümanizm - Richard Rex Luther ve Almanya’da Reformasyon - Carl Truman Luther’in Katolik Rakipleri - David Bagchi Kitaplar, Broşürler ve Polemik - Andrew Pettegree Alman Köylüler Savaşı ve Kırsal Reformasyonu - James M. Stayer Almanya’da Prenslerin Reformasyonu - C. Scott Dixon İsviçre - Mark Taplin Doğu Avrupa - Graeme Murdock Fransa - Jonathan A. Reid İngiltere - Helen Parish Anabaptizm - Sigrun Haude İskandinavya - Ole Peter Grell İtalya - Bruce Gordon İspanya - David Coleman Calvin ve Cenevre - William G. Naphy Fransız Din Savaşları - Raymond A. Mentzer Hollanda - Guido Marnef 1558’den Sonra İngiltere - Margo Todd 1550’den Sonra Almanya - Bodo Nischan İskoçya - Michael F. Graham Reformasyon Toplumu, Kadınlar ve Aile - Susan C. Karant-Nunn Sanat - Andrew Pettegree Müzik - Francis Higman Mimari - Andrew Spicer Bilim ve Tıp - Charlotte Methuen Eğitim ve Okuryazarlık - Karin Maag Reformasyon ve Halk Kültürü - Trevor Johnston</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faba7e64-f07a-46f6-83c3-aac1c3ea598b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aklımda Hep Sen (Midi Boy)</image:title>
            <image:caption>Evimden çok uzaktayım. 
Zaten benim evim var mıydı, gerçekte hiç oldu mu ondan da emin değilim. Tek bildiğim, herhalde tam da bu yüzden, kendi içimde bir ev kurduyum. 
Evet evim var, içimde, benimle her yere gelen bir ev. 
Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Kürşat Başar, 
Aklımda Hep Sen’de yine en iyi yaptığı şeyi yapıyor: 
insanın hayat boyu içinde kalmak isteyeceği o anı, gerçek aşkın hikâyesini anlatıyor, kendine has üslubuyla aşka, ilişkilere dair yeni sorular soruyor. 
Aklımda Hep Sen günün birinde, seyahate çıkıyorum diyerek birdenbire evini, ailesini, küçük kızını terk edip kendisine bambaşka bir hayat kuran kayıp bir babanın bıraktığı büyük boşluğu nasıl doldurabileceğini bilemeyen Ebru’nun, bilinmeyen bir yere doğru çıktığı tren yolculuğunda anımsadıklarıyla, çocukluktan genç kızlığa evrilme, büyüme, yalan söylemeyi öğrenme, kendini arama, geçmişle hesaplaşma ve hayatının 
ilk ve son gerçek aşkını bulma serüveni.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08a3e492-ab3a-4292-8f16-4fb3d5fc2394.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Eğlence Parkı</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna her şeyi birlikte yapan üç en yakın arkadaş. Bu kez birlikte eğlence parkına gidiyorlar. 
Dünyanın en MİYAV ve en renkli fotoğraf çekimlerini yapmak için eşsiz bir yer. Kızların fotoğraf çekimi için hazırlanmalarına yardım et: kıyafetleri en güzel şekilde kombinle ve onları uygun aksesuarlarla tamamla. Eğer ihtiyacın olan başka şeyler olursa, serinin MİYAVtastik maceralarla dolu diğer kitaplarındaki giysiler de kızların üzerine çok yakışacaktır. 
MİYAV Modaevi&apos;nde sıkılmaya yer yok!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca9da50-cba5-43dc-9021-2681106e1e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Süpermodeller Tatilde</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna süpermodel olan üç en yakın arkadaş. 
Deniz kenarında güneşlenmeye ve havuzda yüzmeye bayılıyorlar. Sen de onlara katıl ve MİYAV Modaevi&apos;nde bir süpermodel ol! Kızlara en uygun kıyafetleri ve aksesuarları seçme konusuda yardımcı ol. Onlar için diğer MİYAVrika maceralardan kıyafetler de seçebilirsin. MİYAV Modaevi&apos;nde hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/045e30a9-8093-4898-8edd-a1a5e8461e50.jpg</image:loc>
            <image:title>Miyav Miyav Modaevi - Süperstarlar</image:title>
            <image:caption>Leia, Emma ve Anna aynı zamanda süperstar olan üç en yakın arkadaş. Her şeyi beraber yapıyorlar; beraber süsleniyor, turlara çıkıyor ve fotoğraf çekimleri için hazırlanıyorlar. Sen de onlara katıl ve MİYAV Modaevi&apos;nde bir süperstar ol! Bu üç arkadaşa giyinmeleri konusunda yardımcı ol: kıyafetlerini ve onlara uygun aksesuarları seç. MİYAV Modaevi sayesinde bir daha hiç sıkılmayacaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8e5b8b2-eb0a-4582-a210-0c0f4f1e3ac4.jpg</image:loc>
            <image:title>TKT Takiye-Kumpas-Tasfiye</image:title>
            <image:caption>Fe tullahçı Te rör Örgütü (FE TÖ); ’gizlilik’, ‘takiye’ ve ‘katı hiyerarşik disiplin’ uygulayarak inşa edilen ve içinde barındığı toplumun dinî, millî ve kültürel kodlarını maske olarak kullanan, tüm değer yargılarını manipüle eden illegal bir yapılanmadır.
Bilgi/belge sızdırmak veya deşifre olmamak amacıyla, farklı takiyecilik tarzları geliştiren örgüt,’renklendirme’ adını verdiği, yöntem ile muhalif toplulukların içine sızdığı gibi, hükümet yanlısı grupların içinde de yer almıştır. Başka bir takiye yöntemi olan ‘renksizlik’ için ise örgütle bağlantısı bilinen hiçbir kuruma ve oluşuma dâhil edilmemiş, hiçbir yapıya sızmamış, bağlantısız gibi görünen örgüt mensuplarını kullanmıştır.
Araştırmacı gazeteci Kemal Gümüş bu kitapta, FE TÖ militanlarının takiye ile nerelere ulaştıklarını, sosyal hayat ve bürokraside gerçekleştirdiği kumpaslar ile tasfiyeleri somut örnekleri ve belgeleriyle ele alıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88485</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ac15749-9d1a-4671-987e-dd1345121f58.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökte Bir Tekne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Isabelle ve Nicolas, kumsalda yürüyüş yaparken tuhaf bir enkaza rastlar. Parçaları bir araya getirdiklerinde bunun bir tekne olduğunu anlarlar. Tekneye binerler ve büyük maceraları böylece başlar: Yaralı bir leyleğin yardımıyla gökyüzünde yelken açar, yardım etmek için durdukları yerlerde bazen zorbalığa uğramış bir kızı, bazen bir çocuk işçiyi, bazense savaştan kaçan bir anneyle bebeğini kurtarırlar. Ancak tekne artık tıka basa dolmuştur ve karaya çıkmak için güvenli bir yer bulmaları gerekmektedir. Quentin Blake’in dünyanın dört bir yanından 1800 çocukla fikir alışverişi yaparak kaleme aldığı “Gökte Bir Tekne” müthiş bir dayanışma ve hoşgörü hikâyesi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88486</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/090a14ef-23f5-46b1-b3a4-e38beeeef7de.jpg</image:loc>
            <image:title>İlginç Bir Şey Yapmalıyız</image:title>
            <image:caption>Konuşmadan, sıkılarak izledikleri arı ne yapacağını biliyordu oysa. Dönüp durmuş ve sonunda musluğun üstüne konmayı başarmıştı işte. Minicik gövdesi inip inip kalkıyordu. Susuzluğunu, belki de can sıkıntısını gideriyordu. Yorulmuş olmalıydı. Bu musluğu bulana kadar kim bilir nerelerde dolanmıştı? Oysa Hakan’la Tunç’un arı gibi aradıkları, peşinden gidecekleri bir amaçları yoktu. Sorun buradaydı işte. Bir şey yapmak istiyorlardı ama ne yapacaklarını bilmiyorlardı... 
 
Tunç ve Hakan, sıkıcı geçen yaz tatilinde ihtiyaç duydukları şeyin bir macera olduğuna karar verirler. Böylece tekdüze günlerine heyecan katacak, okul başladığında arkadaşlarının ilgi odağı olacaklardır. İki kafadar, mahalledeki terk edilmiş eve girme planı yaparlar. Ancak evin ıssız odalarında onları bekleyen başka misafirler olduğundan henüz habersizlerdir... Çağdaş edebiyatımızın en önemli öykücülerinden Cemil Kavukçu, çocukluk yıllarını geride bırakmanın eşiğindeki iki arkadaşın yaz tatilini anlatırken okurlarına, büyümeyle hissedilen değişimin, eski oyunlardan kopup yeni arayışlara yönelmenin, tanınmaya ve “ilginç” olmaya duyulan isteğin, ilkgençliğe atılan adımların deneyimini hatırlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88487</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4365149c-71ce-4287-9552-bbca9d9447e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Erwin Rommel</image:title>
            <image:caption>OSPREY Büyük Komutanlar Serisi Başlıyor. 
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve statejiler… 
1940’ta başlayan Fransa Muharebesi’nde birliklerini olağanüstü bir hızla komuta eden ve emrindeki 7’nci Panzer Tümeni’nin “Hayalet Tümen” olarak anılmasını sağlayan Erwin Rommel, 1941’den itibaren Afrika Kolordusu’nun başında sergilediği kurnazlık, gerçekleştirdiği aldatmacalar ve sürpriz saldırılar sebebiyle “Çöl Tilkisi” namıyla anılmaya başladı. Rommel, İkinci Dünya Savaşı’nın en meşhur komutanlarından biri olarak bilinse de muharebelerin tozunu ilk kez Birinci Dünya Savaşı’nda yutmuştu. Alman İmparatorluğu’nun genç bir subayı olarak savaş boyunca ülkesine büyük bir özveriyle hizmet etti. Öyle ki savaşta sergilediği cesaret sebebiyle genç yaşına rağmen Almanya’nın en üstün cesaret madalyası olan Pour le Mérite’lebaşına getirilen Rommel, Hitler’e karşı gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilişkili olduğu gerekçesiyle savaş henüz sona ermeden intihar etmeye zorlandı. 
Bu kitap, İkinci Dünya Savaşı’na damgasını vuran Erwin Rommel’in askerî yaşamına, komutanlığına, güçlü ve zayıf yanlarına odaklanmakla kalmıyor düşmanlarının yüreğine korku salan bir şöhrete nasıl ulaştığının izini sürüyor. &quot;Erwin Rommel&quot;, içerdiği birçok orijinal çizim, fotoğraf ve resimle tüm okurlara gerçek bir belgesel heyecanı sunuyor.  ödüllendirildi. Başarıları İkinci Dünya Savaşı’nın erken safhalarında Fransa’da hız kazanan, Kuzey Afrika’da elde ettiği zaferlerle kariyerinin doruğuna ulaşan ve savaşın sonlarında Müttefik çıkarmasına karşı Fransa savunmasını organize etmek gibi hayati bir görevin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88488</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4de69d83-c6ce-4c51-ad14-cf5af104b9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Tuğrul Bey</image:title>
            <image:caption>BİR DEVLET VE MEDENİYET MİMARI:
“ES-SULTÂNÜ’L-MUAZZAM” TUĞRUL BEY…
Selçuk Bey’le yanmaya başlayan Türk ateşi, Tuğrul Bey’in Dandanakan zaferinin ardından ilan edilen sultanlığıyla tüm Anadolu’ya ışık saçtı. Türklerin İslâm medeniyet dairesine girmesinin kuvvetiyle 10. ve 11. yüzyıllardan itibaren Selçuklu Oğuzları muhteşem bir medeniyet yarattı. Devlet yönetiminden şehir düzenine, mimârîden sanata, ahi teşkilatından askerî stratejilere kadar bu medeniyet, izlerini günümüze taşıdı.
Kaynaklar Tuğrul Bey’in portresini kan dökmekten hoşlanmayan, merhametli, asil tavırlı, kusur görmeyen, hataları affeden, sabırlı, tevazu sahibi, cömert, dürüst ve dindar bir hükümdar olarak çiziyor. Tuğrul Bey’in en önemli amaçlarından birinin hac yolunu güvenilir duruma getirmek, diğerinin ise İslâm âlemini birleştirmek olduğu belirtiliyor. Edip ve tarihçi İmâdüddin el-İsfahânî, onun devrini anlatmak için “gül bahçesi” tanımını kullanıyor. 
Tuğrul Bey zamanı Selçuklu tarihini inceleyen bu çalışmada; devletin kurumsal teşkilât yapısı, muhtelif mezhepler ve yerel hânedanlar arasında devletin hâkimiyet mücadelesi ve onları denetim altında tutmak için uygulanan stratejiler, devletin izlediği siyaset ile diğer devletlerle kurulan ilişkiler ele alınıyor. Diğer yandan, Tuğrul Bey’in faaliyetleri, ilk elden kaynakların rehberliğinde açıklanıyor ve günümüze de ışık tutacak biçimde yorumlanıyor.
“Sultan Tuğrul Bey: Selçuklu İmparatorluğu’nun Kurucusu”, Türk tarihinin efsanevi devlet adamlarından birinin izinden giderek o dönemi anlatan/aydınlatan bir başucu kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88489</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/12145a6c-a695-4d31-a181-b3fdadbc2007.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluklar Arası Türkler (1856-1914)</image:title>
            <image:caption>“İmparatorluklar Arası Türkler, Rusça, Osmanlıca, Tatarca ve Azerice arşivlerden, süreli yayınlardan, anılardan ve diğer belgelerden derlenmiş çok zengin bir bilgi külliyatı sunuyor…
Bunun sonucu olarak, Meyer’in anlatısı birçok boşluğu doldurduğu gibi, Osmanlı sonu/Romanovlar sonu dönemi hakkındaki, bu çağda hem kendi kimliklerini hem de daha geniş Türki kimlikleri şekillendiren Türkler hakkındaki giderek genişleyen literatüre çok güzel bir katkı yapıyor.”
Middle East Studies
Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında, özellikle de İttihat ve Terakki İstanbul’unda siyasi ve kültürel yaşamın önemli çekim merkezlerinden biri Pan-Türkçüler ve Türk Yurdu dergisi çevresiydi. İmparatorluklar Arası Türkler. Osmanlı-Rus Sınır Boylarında Müslüman Kimliği Pazarlama Stratejisi (1856-1914) bu çevrenin hikâyesini, imparatorluklar arası daha geniş bir bağlama oturtarak anlatıyor. James H. Meyer, Türk milliyetçiliğinin de kurucuları arasında sayılan Yusuf Akçura, İsmail Gasprinskiy ve Ahmet Ağaoğlu’nun Çarlık Rusyası ve Osmanlı İmparatorluğu’ndaki dünyalarını mercek altına alırken, eşmerkezli üç çevreye odaklanıyor: En içerideki çemberde Türk Yurdu var; bir sonraki daha geniş çemberde, Rusya taşrasında eğitim reformu için idareyle olduğu kadar kendi cemaatleri içinde de mücadele veren “usul-i cedid” taraftarları yer alıyor; en geniş üçüncü çember ise, “imparatorluklar arası Müslümanlar”dan, yani imparatorluklar arasında gidip gelen, kâh birinde kâh diğerinde yaşayan tüccarlar, hacılar, mülteciler ve sayısız Müslümandan oluşuyor.
James H. Meyer, Akçura ve arkadaşlarının  bu imparatorluklar arası cemaatin de ayrılmaz bir parçası olduklarını savunurken, arşivlerden kişisel mektuplara kadar geniş bir belge yelpazesinden yararlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88490</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ff64a8-07ff-4abe-be74-1ce26fe093a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Orhan Veli Bütün Şiirleri</image:title>
            <image:caption>“Bir delikanlı Orhan’ın şiirlerini okumuşsa içi titremeden, gözü yaşarmadan insana, ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya, İstanbul’a bakamaz, kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez; sokakta kendi halinde, sakalı ağarmış, paltosu yırtık, üfürsen uçacak bir adamın Süleyman Efendi budur diye eline sarılmadan edemez olur.
Orhan’ın şiirlerini okuyan kız, erkek kimseyi öldüremez, kimseyi dövemez, kimseye sövemez.
Türkçe Orhan’ın elinde bugüne kadar bilmediğimiz hale gelmişti. Biz Türkçemize neler, ne ukalâlıklar, ne yabancılıklar, ne paçavralar giydirmiştik. O Türkçeyi soyuvermiş, yakışır urbalar giydirmişti. Aman şu Türkçe ne güzel şeymiş, dedik.”
Sait Faik Abasıyanık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88491</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38d86ef3-2773-403a-863e-b74344413fb7.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Taarruz</image:title>
            <image:caption>&quot;Dr. Selim Erdoğan, &apos;Büyük Taarruz&apos; kitabında &apos;Sakarya&apos;dan sonra Milli Mücadele&apos;nin tarihi üzerine yerli ve yabancı kaynakları mukayeseli olarak kullanıyor. Coğrafya ve stratejiyi mükemmel bir şekilde işliyor. Kitapta ilk defa bazı çarpıcı gerçekler ortaya çıkıyor. Her iki muharebede de şehitliklerin tam listesi yok. Bunlar yazarın ve Harp Tarihi Dairesi’nin gayretiyle muharebe alanlarında ve civarda araştırılarak bulunuyor. Dolayısıyla önemli bir arazi tetkikinin, arşiv çalışmasının ve kaynak kullanımının ürünü olan, Milli Mücadele’nin 100. yılına yakışan bir monografiyle karşı karşıyayız.&quot; 
İlber Ortaylı 
Sakarya’da uçurumun eşiğinden dönen bir millet nasıl oldu da 11 ay sonra 200.000 kişilik Yunan ordusunu önüne katıp denize döktü, İngilizlerin karşısına dikilebildi? Sakarya’nın başarılı kumandanı “Deli” Halit Bey neden Büyük Taarruz’un cephedeki vurucu kadrosu içinde yer almadı? Başkomutanın karargâhında sahiden de casus var mıydı? Sovyet yardımlarının ardında nasıl bir diplomasi savaşı vardı? Fransızların güney Anadolu işgaline son veren Ankara Antlaşması’nın ardında hangi dinamikler vardı? En zor anlarda bile Misak-ı Milli’den ve tam bağımsızlıktan taviz vermeyen Mustafa Kemal Paşa’nın sırrı neydi?
“Sakarya: Türk Bitti Demeden Bitmez” çalışmasıyla askeri tarihimize unutulmaz bir eser kazandıran Dr. Selim Erdoğan, tüm bu sorulara hem Türk hem Yunan askeri kaynaklarının çapraz okumalarıyla, belgelere dayalı olarak ve sahada elde edilen bulgularla cevap veriyor. Büyük Taarruz’la gelen zaferin çok çalışmanın, kendini “istiklâl” fikrine adamanın ve bunu yaparken sırtını bilime dayamanın bir sonucu olduğunu vurguluyor. Bu yüzden Türk ordusunun 26 Ağustos sabahı ilk top patladığında zaten zaferi kazanmış durumda olduğunu söylüyor: “O ilk top bilimin aydınlığıyla, inançla, vatan sevgisiyle yürüyen bir Başkomutanın ve ona inanan binlerce Türk’ün üç yıl boyunca sabırla büyüttükleri ağaçların meyve vermeye başladığı an olması nedeniyle önemlidir, ama 11 aylık hazırlık dönemi anlaşılmadığı sürece o ilk mermi sadece bir mermidir.”
“Büyük Taarruz: Dağlarda Tek Tek Ateşler Yanıyordu”, sadece 26 Ağustos ve sonrasını değil, Türk karakterinin ayağa kalktığı bir dönemi tüm duygularıyla okuyucuya sunuyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88492</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a94f413-d0a9-4c6e-9dc1-9b1ea1011fdc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzleşme</image:title>
            <image:caption>Küresel Rekabet Karşısında Türkiye’nin Performansı
“Başarısız insanlar hayatla mücadele eden insanlardır. Harekete geçmezsen aslında başarısız da olmazsın. Mücadele edeceksin, yeri geldiğinde başarısız da olacaksın ama bu uzun ve yorucu yolun en sonunda başarıya ulaşacaksın.”
Başarıyı ölçerken kendimizi kiminle veya hangi ülkelerle kıyaslıyoruz? İçinde bulunduğumuz sistem başarıdan ziyade başarısızlığı mı getiriyor? Neden pek çok alanda Batı’nın gerisinde kaldık? Türkiye son üç yüzyıldır patinaj mı yapıyor? Dünya ekonomisinden aldığımız pay neden değişmiyor? Türkiye’den bir dünya markası çıkabilmesi için neler yapılmalı? Yaratıcı sınıf nasıl ortaya çıkar? Hakiki aydın kimdir? Gençlerden ne bekleniyor? Neden sık sık beyin göçü yaşanıyor?
İş dünyasının önde gelen isimlerinden Adnan Dalgakıran, Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşma yolunda üç yüzyıldır sürdürdüğü koşuyu sadece ekonomik bir perspektifle sınırlı kalmadan; eğitimden hukuka, yönetimden tarihe ve kültüre kadar vasatlık tuzağına sebep olan bütün faktörlere değinerek kapsamlı bir yordamla ele alıyor. Bunun yanı sıra hukuki, yapısal ve sistemsel bazı kronik açıklarımızın nasıl verimlilikten ve gelişmeden uzak kalmamıza sebep olduğunu grafiklerle, sayılarla gösteriyor ve iş dünyasının, sivil toplumun ve devlet kurumlarının son yıllardaki performansını oldukça anlaşılır biçimde ve roman akıcılığında analiz ediyor. Dünyada vasatlık tuzağını aşmış ülkelerin neler yaptığına ayna tutarak sunduğu pek çok fikir ve çözüm önerisiyle aslında Türkiye’yi bir an evvel kendisiyle yüzleşmeye davet ediyor.
Yüzleşme, tarih boyunca hepimizin bildiği ama bir türlü üzerine kafa yormak istemediği gerçeklerle yüzleşmeksizin kurtuluş reçetelerine ihtiyaç duymuş ülkesine, ona sevdalı bir zihin tarafından yazılmış derin ve eksiksiz bir rapor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88493</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6271b0a-c55d-4f7b-8857-d1c498d3309f.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İlmiyesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Osmanlı ulemasını Osmanlı Devleti’nin yapısını ve temel karakterini dikkate almadan tanımak ve anlamak mümkün değildir.” 
Mehmet İpşirli 
 
Ülkemizde tarih biliminin önde gelen isimlerinden olan Prof. Dr. Mehmet İpşirli’nin hazırlamış olduğu elinizdeki bu eser yılların birikimine dayanan araştırmaların bir semeresidir. Osmanlı İlmiyesi, Osmanlı dünyasında, eğitim, hukuk, fetvâ, diyanet ve bürokraside sorumluluk üstlenen ya da resmi görev almadan kendisini toplum hizmetine adayan ilim erbabı olan ulemanın yerini ve işlevini ortaya koyuyor. 
Osmanlı ilmiyesine derinlikli bir bakış sunan bu kitap iki kısımdan oluşmaktadır. Osmanlı uleması ile ilgili ilk kısım, şeyhülislamlık, kazaskerlik, İstanbul kadılığı gibi ilmiye mensuplarının yetki ve sorumluluk sahibi olduğu başlıca kurumların yapısı ve işleyişini ele almaktadır. Sonrasında Osmanlı’nın klasik çağındaki sultanların her birinin dönemlerinde ulemanın konumu, işlevi ve ilim hayatı konu edilmektedir. Ayrıca ıslahat ve reform çağının iki önemli sultanı III. Selim ve II. Mahmud dönemlerinde ulemanın rolleri irdelenmektedir. Osmanlı medresesi üzerine genel bir değerlendirme ile başlayan ikinci kısımda ise medrese, Enderun, huzur dersleri ve ilmi muhitler üzerine makaleler yer almakta ve günümüzdeki ilmiye çalışmalarının bir analizi yapılmaktadır.  
Osmanlı İlmiyesi, hem meslekten tarihçiler hem de tarih meraklıları için bir başucu eseri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88494</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/448b47a5-25ca-46a8-bed7-0cb7b8bbf547.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Noel Şarkısı</image:title>
            <image:caption>Charles Dickens (1812-1870): Viktorya Dönemi İngilteresi’nin en önemli romancısı kabul edilen Dickens orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. On iki yaşındayken ailesinin dara düşmesi sonucu bir fabrikada çalışmaya başladı ve romanlarında büyük bir isabetle aktardığı işçi sınıfının hayatını gözlemleme fırsatını elde etti. Dickens’ın belki de en popüler eseri Bir Noel Şarkısı 1843 yılının Noel’inden hemen önce yayımlanmış, ilk baskısı günler içinde tükenmiştir. Noel’in insani yönüne vurgu yaparak bu bayramın kutlanışını değiştirmiş, Viktorya Dönemi’nde Noel’in canlanmasına katkıda bulunmuştur ve İngiliz toplumunu öyle çok etkilemiştir ki kahramanının soyadı “pinti” anlamında sözlüklere girmiştir. Cimri, nemrut Ebenezer Scrooge’un, ona geçmişini, bugününü ve geleceğini gösteren üç hayaletin yardımıyla gerçekleşen büyük değişimini anlatan bu modern masalın sıcacık ışığı, sözünü sakınmayan bir toplumsal eleştirmen olan Dickens’ın içinde yaşadığı gerçek dünyaya yorumunu da aydınlatır. Bir Noel Şarkısı günümüze dek birçok dile çevrilmiş, defalarca sahneye, sinema ve televizyona uyarlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88495</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b69bee7-e260-4972-8656-c5206b3533fa.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne Conway (1631-1679): 17. yüzyıl İngiliz filozofu. Yaşadığı dönemin ilk kadın filozoflarından biridir. Döneminin ünlü filozoflarından Henry More’un başını çektiği Cambridge Platoncuları okulunun üyeleri arasında anılır. Felsefesinde Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerini görmek mümkündür. Günümüze kalan tek eseri olan En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri de ölümünden sonra ilk kez van Helmont tarafından, Amsterdam’da Latince olarak yayımlanmıştır. Anne Conway döneminin popüler felsefelerine bir cevap olarak kaleme aldığı eserinde Kartezyen düalizme karşı çıkar; Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerini kimi zaman alaya varan bir sertlikle eleştirir. Kontes Anne Conway’in bu özgün eseri Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88496</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7071e4c1-b119-4271-bb3e-7a6b7adaf21d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirket: Quo Vadis?</image:title>
            <image:caption>Modern Şirketin Çöküşü ve Başka Bir Şirket Teklifi 
Bu eserin baş kahramanı Şirket... ve Şirket hasta! Neoliberal anlayış, iş dünyasını çökertti. İş dünyasının çivisi çıkmış durumda! CEO’lar, büyüme, kâr, EBITDA, performans diye diye, asıl konuyu, insanı, çalışanı, örgütü, ürünü, kaliteyi, kısacası şirketin kendisini ve “işin özü”nü unuttular. Yerel veya çokuluslu, en kurumsal, en büyük şirketler bile neoliberalizmin yıkıcı etkilerinden bir türlü kurtulamıyor. Çoğu yanlış yönetiliyor; önemli bir kısmı batarken, bir diğer kısmı da, misyonunu, vizyonunu, değerlerini kaybetmiş bir şekilde elden ele top gibi dolaşıyor. 
Yöneticilerin ve çalışanların hayatlarının büyük kısmını geçirdiği “iş yeri” olarak şirket, giderek sıkıcı, zevksiz, çalışmayı itici hale getiren, boğucu ve her şeyden öte, insana aradığı “anlam” dünyasını sunamayan bir varlık haline dönüştü. Oysa başka bir şirket mümkün! Farklı bir çalışma, farklı bir varoluş, farklı bir strateji anlayışı; hem girişimciyi, hem yöneticiyi, 
hem de çalışanı, gerek insansal gerek ekonomik açıdan tatmin edebilecek, insanın gerçek doğasına uygun bir yaşama anlayışına dayanan bir şirket mümkün. 
Bu çalışmada, Dr. Daniş Navaro, çoğu aktif CEO’lukla geçen iş hayatındaki deneyimlerinden yola çıkarak, bakış açısını akademik ve kuramsal olarak da temellendirerek, günümüzdeki neoliberal modern şirketin, “iyi şirket – kötü şirket” ayrımındaki örtük gerçekliklerini ve 
daha iyi, daha etkin ve daha mutlu bir şirket alternatifinin nasıl 
mümkün olabileceğini ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88497</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d50afba5-0b1a-48e1-b7d1-530b987d4722.jpg</image:loc>
            <image:title>Harika Seçenekler Üretmek</image:title>
            <image:caption>Harika Seçenekler Üretmek karar verme konumundaki kişilere ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini öğreten nadir iş kitaplarından biri. Bence süper ve tamamen özgün bir kitap.”
Malcolm Gladwell, The NewYorker
“Harika Seçenekler Üretmek zorlukların üstesinden gelebilmeniz ve ilişkilerinizi yönetmeniz için sunduğu somut, pratik tavsiyeler ve yardımcı araçlarla, bunun gerçekleşmesine sahiden yardımcı olabilecek bir kitap. Yalnız düşünme tarzınızı değil, davranış tarzınızı da değiştirecek olan bu kitabı mutlaka okumak gerektiğine inanıyorum.”
Arianna Huffington, Thrive Global’ın CEO’su, Huffington Post’un kurucusu.
&quot;Bütünleyici düşünce güçlü bir yaklaşım. Çeşitli sesleri bir arada güçlendirmek ve işbirliği içinde daha iyi seçenekler üretmek konusunda somut bir yol öneriyor. Harika Seçenekler Üretmek, liderlerin en çetin sorunlarından bazılarını çözmelerine yardım edebilecek farklı düşünmeye yönelik çok temel bir kaynak.&quot;
David Taylor, Procter &amp; Gamble’ın yönetim kurulu başkanı ve CEO’su</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88498</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02620492-4db1-460f-9a6f-f1bf75bf70ea.jpg</image:loc>
            <image:title>En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri</image:title>
            <image:caption>Anne Conway (1631-1679): 17. yüzyıl İngiliz filozofu. Yaşadığı dönemin ilk kadın filozoflarından biridir. Döneminin ünlü filozoflarından Henry More’un başını çektiği Cambridge Platoncuları okulunun üyeleri arasında anılır. Felsefesinde Leibniz ve Kabalist van Helmont’un etkilerini görmek mümkündür. Günümüze kalan tek eseri olan En Kadim ve Modern Felsefenin İlkeleri de ölümünden sonra ilk kez van Helmont tarafından, Amsterdam’da Latince olarak yayımlanmıştır. Anne Conway döneminin popüler felsefelerine bir cevap olarak kaleme aldığı eserinde Kartezyen düalizme karşı çıkar; Spinoza ve özellikle de Hobbes’un felsefelerini kimi zaman alaya varan bir sertlikle eleştirir. Kontes Anne Conway’in bu özgün eseri Türkçede ilk kez yayımlanıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88499</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/656b5e74-87a7-4890-8adc-8c4dbf365be6.jpg</image:loc>
            <image:title>Totem ve Tabu</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): “İlkel toplumların”, “vahşilerin” hayatında çok önemli yer tutan tabular ile nevrotiklerin kendilerine koydukları obsesif yasaklar arasındaki benzerlikleri konu alan Totem ve Tabu Freud’a göre “insanların uykusunu uzun süre kaçıracak” bir eserdi. Bireyin gelişim sürecinde insan türünün evrim sürecinden izler bulunabileceğini, tarihteki travmatik olayların tek tek kişilerin yaşantısında yankılandığını savunan bu öncü yapıtın bugün ancak güncellik kazanmış geniş bir araştırma sahasını çok önceden haber verdiği söylenebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88500</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/01e78c16-b2f9-4790-8649-3bd551733550.jpg</image:loc>
            <image:title>Quıck &amp; Flupke 8 - Felaket</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88501</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e180e243-94b7-4989-bef0-64ea2658be96.jpg</image:loc>
            <image:title>Mühendislik Etiği</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1. Bölüm – Etik Kavramı Ve Etiğin Tarihsel Gelişimi
2. Bölüm – Etik Teorileri
3. Bölüm – Etiğin Diğer Bilimlerle İlişkisi
4. Bölüm - Etiğin Temel Sorunları
5. Bölüm – Etiğin Uygulama Alanları
6. Bölüm – İş Hayatında Etik
7. Bölüm – Etik Eğitimi
8. Bölüm – Mühendislik Etiği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88502</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a1772d0-0dd2-40ac-8b14-44dd839fa840.jpg</image:loc>
            <image:title>İşletmelerde Yetenek Yönetimi Çalışan Yaratıcılığı Yenilikçi Davranış Turizm Sektöründe Bir Araştırma</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
I. Bölüm – Yetenek Yönetimi 
1. Yetenek Kavramına 
Giriş 
2. Tarihsel Süreçte Yetenek
3. Yetenek İle Karıştırılabilen Benzer Kavramlar 
4. İş Hayatında Yetenek 
5. Yetenek Yönetimi 
II. Bölüm – işletmelerde çalışan yaratıcılığı 
1. Yaratıcılık Kavramına Giriş 
2. Yaratıcılık Olgusunu Açıklamaya Yönelik Yaklaşımlar 
3. Yaratıcılığın Gelişim Evreleri 
4. Yaratıcılığı Oluşturan Temel Bileşenler 
5. İşletmelerde Yaratıcılık
6. Çalışanların Yaratıcılığına Etki Eden Faktörler 
7. Çalışan Yaratıcılığı Üzerine Bir Literatür Araştırması 
III. Bölüm – İşletmelerde Yenilikçilik 
1. Yenilik Kavramına Giriş 
2. Yenilik ve İlişkili Kavramlar 
3. Yenilik Konusuna Yönelik Yaklaşımlar
4. İşletmelerde Yenilik Türleri 5. Yenilikçiliğin Kaynakları 
6. Bireysel ve Örgütsel Yenilikçilik 
7. Yenilikçi Stratejiler 
8. Yenilikçiliğin İşletmeler İçin Önemi 
9. İşletmelerde Yenilikçiliği Etkileyen Faktörler 
10. İşletmelerde Yenilik Sürecinin Aşamaları 
11. İşletmelerde Yenilikçilik Alanında Yapılan Çalışmalar 
IV. Bölüm – turizm sektöründe bir araştırma turizm işletmelerinde çalışanların yetenek yönetimi algılarının yaratıcı ve yenilikçi performanslarına etkileri 
1. Değişkenler Arası İlişkiler ve Araştırmanın Hipotezleri 
2. Araştırmanın Amacı ve Önemi 
3. Veri Toplama Araçları ve Analiz Yöntemleri 
4. Ana Kütle ve Örneklem 
5. Bulgular ve Yorumlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88503</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5bc2c8c2-c93a-46e5-91c7-a676f0a0e870.jpg</image:loc>
            <image:title>Sancak Düştü</image:title>
            <image:caption>1930’lu yıllar boyunca, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm dikkati sınır boylarında, özellikle de Hatay, İskenderun ve çevresindeki bölge üzerindeydi. Ermeni nüfusun tüm hareketleri de yakından izleniyordu, zira bölgedeki tüm taraflar içinde Ermeniler önemli bir nüfusa sahipti. Ancak, 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması kesinleştiği andan itibaren, hiçbir şey Ermenileri bölgede tutmaya yetmedi, çünkü geçmişin yaraları hep belleklerdeydi. Bu çalışma, Türkiye’nin Hatay’a veya Sancak’a dair perspektifini gazete haberleri ve köşe yazıları üzerinden kronolojik olarak ele alıyor. Köşe yazarlarının ve gazetecilerin sesini doğrudan aktarmak adına alıntılara yer verirken, Türkiye basınında Sancak konusunda gündem olan makale ve belgeleri, aktörleri aracısız olarak aktarıyor. Gazetelerden yansıyanları anılar, döneme ve bölgeye dair akademik çalışmalar ve arşiv belgeleriyle harmanlayarak okurun ilgisine sunuyor. Sancak Düştü, sadece Hatay Meselesi’ni değil, Cumhuriyet’in ilk dönemini anlamak için de çok değerli bir kaynak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88504</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef2f38d4-b823-425d-b764-613c2d9adf10.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimsiz&apos;in Çocukları</image:title>
            <image:caption>Doğduğu günden itibaren hem kutsanmış hem de lanetlenmişti Tacenda.

Kutsanmıştı, çünkü kaynağı belli olmayan bir büyü sayesinde 15 yıldır ailesini ve sevdiklerini türlü
tehlikelerden korumayı başarmıştı.

Lanetlenmişti, çünkü yaşadığı küçük köyü ziyaret eden iblislerin sayısı her geçen günle birlikte artmaya
devam ediyor ve Tacenda geceleri göremiyordu.

Sonra bir gece, herhangi bir neden olmaksızın, Tacenda’nın kutsal koruma büyüsü işe yaramaz oluverdi ve
sevdiği herkesi bir anda yitirdi küçük kız.

İçinde yanan intikam ateşiyle yola düşerken, bu yolun kendisini nereye götüreceği konusunda en ufak bir
fikri yoktu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88505</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3622a53-fa0d-4e09-adc1-83dd7b3f757c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çılgın Deneyler Kulübü 1 - Işınlama Kazası</image:title>
            <image:caption>Hiç dünya için güzel bir şeyler yapayım diye düşündün mü? İşte bizim Alp, Berk ve Mete düşündü.
Ama iyilik yapayım derken ortalığı birbirine kattılar! İçinde çok ilginç bilimsel projelerin yer aldığı gizli bir defter ele geçirdiler ve tabii başlarına acayip dertler açtılar! Işınlanmalar, ortadan kaybolmalar! Aman aman! Neyse ki kıvrak zekâlı arkadaşları Ece yardım etti de Çılgın Deneyler Kulübü her şeyi eski hâline çevirmenin bir yolunu buldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88506</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7533af44-e4ab-493f-ba29-1e7c5ac9a7af.jpg</image:loc>
            <image:title>Alfabesiz</image:title>
            <image:caption>YOKSA? 
Öğretilmediği için iyiliği bilmeyenler mi suçludur, yoksa iyiliği öğretmeyenler mi veya bildiği halde kötülüğü seçenler mi? 
Kendin için değişmesini istediğin mi daha samimidir, yoksa nefret etsen bile hiç değişmeyecek biri mi? 
Senin tarafındaki haksız olan mı doğrudur, yoksa karşı taraftaki haklı olan mı? 
İyiliği yaptırmak zorunda bırakmak mı vicdandır, yoksa seçimi kişiye bırakmak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88507</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cec38fa7-a861-4084-b6e1-9b66083eda6a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayaller Tarlası&apos;na Davet</image:title>
            <image:caption>“Yıldızlar insanların geçmişi, hatıraları, Bazısı canlarını acıtır, bazısı sevindirir onları. Bir hatırayla yaşamak zor bazen, Eğer o hatırayı hep yanında istersen.”
Defne’nin aklı annesinin ona anlattığı Hatıralar Ağacı efsanesinde kalmıştı. Efsaneye göre hatıralarımız yıldızlardı ve gökteki tüm yıldızlar parıldayan iplerle Hayaller Tarlası’nın derinliklerinde yaşayan Hatıralar Ağacı’nın dallarına bağlıydı. Defne’nin bu ağaca ulaşmak için çok önemli bir sebebi vardı ama yola çıkmadan önce tarlanın özel davetine ve bolca cesarete ihtiyacı olacaktı.
Prenses, Ejderha, KaraKanat, Konuşan Saman Beyefendi, Sufle Şövalyesi ve atı Kremşanti...
Hayaller Tarlası’nda yaşayanlar hem gizemli hem de eğlenceli. Bu yolculuğa çıkmak istiyorsan sen de Cesaretini topla ve daveti bekle!
Çocuk edebiyatının çok sevilen yazarı Göktuğ Canbaba özgün anlatımı, akıcı kurgusu ve renkli karakterleriyle yaşamın bir parçası olan vedalaşmayı, hayallerin gücünü ve cesareti konu alıyor. Düşmeyen temposuyla kalplere dokunan bu öyküyü çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88508</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a5a153e-5de8-48a2-8bb6-28d22e91e790.jpg</image:loc>
            <image:title>Çokbilmiş Sarı - Zorbalığa Karşı</image:title>
            <image:caption>Mahalledeki herkes ona Sarı derdi. Arkadaşlarıyla maç yapmaya, bisikletiyle tur atmaya, kitaplara, kedilere, kız kardeşine, maket uçaklarına ve arada sırada mahalleyi denetlemeye bayılırdı. Aslında çok sakin ve uyumluydu. Sadece bazen inatçı, dediğim dedik biri olurdu ve tuttuğu ipin ucunu asla bırakmazdı. Hele haksızlıklara hiç tahammül edemez, zorbalığın her türüne karşı harekete geçmeden duramazdı. Sarı’nın mahallesinde, okulunda ve apartmanında yaşanan sorunlarla mücadelesini keyifle okuyacak, onun kararlılığından ilham alacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88509</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf06c395-7c04-4d5c-9f8d-261dbec3efc3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Demiş Atalarımız</image:title>
            <image:caption>Ayağını Yorganına Göre Uzat Fatma
Teyze Bugünkü İşini Yarına Bırakma Ödev 
Damlaya Damlaya Göl Olur Kumbara
Öfke İle Kalkan Zararla Oturur Öfkeli Çiftçi 
Eğilen Baş Kesilmez Bakkalın Şakası 
Kaçan Balık Büyük Olur Güvercin Yuvası
Gün Doğmadan Neler Doğar Mıstık’ın Bilyeleri 
Ne Oldum Dememeli Ne Olacağım Demeli Zengin Adam 
Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın Bayram Harçlığı 
Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkarır Şahinin Kartala Öğüdü
Acı Patlıcanı Kırağı Çalmaz Kar Fırtınası
Rüzgâr Eken Fırtına Biçer Kralın Ödülü
Perşembenin Gelişi Çarşambadan Bellidir Papatya İle Gül 
Mart Kapıdan Baktırır, Kazma Kürek Yaktırır Oduncu Ailesi 
Fakirlik Ayıp Değil, Tembellik Ayıp Zengin Tavşan İle Fakir Kaplumbağa 
Sabır Acıdır, Meyvesi Tatlıdır Bilgenin Sınavı
Derdini Söylemeyen Derman Bulamaz Yıldız İle Sakız 
Yalancının Evi Yanmış, Kimse İnanmamış Şener’in Oyunu 
Yazın Başı Pişenin, Kışın Aşı Pişer Tembel Karınca
Irmaktan Geçerken At Değiştirilmez İki Arkadaş 
Her Yiğidin Bir Yoğurt Yiyişi Vardır Turşucular 
Bir Koltuğa İki Karpuz Sığmaz Hamal Balıkçı 
Kendi Düşen Ağlamaz Farenin Oyunu 
Misafir Kısmeti İle Gelir Salçalı Ekmek
Üzüm Üzüme Baka Baka Kararır Horozun Arkadaşı İnek 
Yuvarlanan Taş Yosun Tutmaz Kararsız Kedi 
Yalnız Taş, Duvar Olmaz Acemi Arı
Sütten Ağzı Yanan Yoğurdu Üfleyerek Yer Kilitli Kap
Zararın Neresinden Dönülse Kârdır Devenin Pişmanlığı 
Mum Dibine Işık Vermez Bilgenin Torunları 
Misafirlik Üç Gündür Ayşe Teyzenin Misafirleri 
Güneş Girmeyen Eve Doktor Girer Evden Çıkmayan Adam 
Ucuz Etin Yahnisi Yavan (Tatsız) Olur Bitmeyen Kazak 
Gülme Komşuna, Gelir Başına Kaplumbağaya Gülen Tavşan 
Kusursuz Dost Arayan Dostsuz Kalır Keloğlan’ın Arkadaşları 
Komşu Komşunun Külüne Muhtaçtır Nasrettin Hoca’nın Komşusu 
Kedi Uzanamadığı Ciğere Pis Dermiş Tonton Usta 
İşten Artmaz, Dişten Artar Parasını Biriktiremeyen Çocuk 
Duvarı Nem, İnsanı Gam Yıkar Gamlı Dede 
İki Cambaz Bir İpte Oynamaz Karagöz’ün Hacivat’a Oyunu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88510</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bd43116-ed2e-4e75-8a79-e685c0e20d62.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Sarsılınca</image:title>
            <image:caption>İklim değişikliği çok büyük ve ürkütücüdür; ne düşüneceğimizi, ne yapacağımızı kolay kolay bilemeyiz. Ama Belit adında küçük bir kızın bazı fikirleri var. . .</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88511</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c706ca8-ff2c-422f-a0b2-6039a033e27f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zehirli Topraklar - Yeryüzü Takımı 2</image:title>
            <image:caption>Tan, Başak, Rüzgâr ve Nehir arı dostlarının kovanlarına yaptıkları yolculuk sonrası yaşam kaynağımız olan toprakların zehirlendiğini öğreniyorlar. Doğayı korumak için bir araya gelen Yeryüzü Takımı ve Yaşamın Koruyucusu Umay bu korkunç gerçeği dünyaya anlatmak için bir belgesel çekmeye karar veriyorlar. Ancak karşılarına hiç ummadıkları bir engel çıkıyor: Hepbana Hepbana gıda şirketinin yöneticileri Yaprak Sevmez ve Kıraç Toprak. Çok geçmeden işin içinde, tek isteği yeryüzünü mahvetmek olan Bay Başkötü’nün de olduğunu öğrenen Yeryüzü Takımı temiz gıda ve zehirsiz topraklar için çetin ve herkesin dikkatini çeken yaratıcı bir mücadeleye girişiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88512</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472a991f-81e1-417c-a860-873a99ebdced.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Robotlar Çok Akıllı</image:title>
            <image:caption>Akıllı makineler hayatımızı kökten değiştirerek bizi yeni bir döneme taşıyabilir. Bu heyecan verici olasılığı, yapay zekâ teknolojilerine kısaca bakarak değerlendiren bu kitap, bir yandan yapay zekânın gizemli derinliklerindeki bilinmezleri aydınlatırken bir yandan da okurlarının önüne yepyeni sırlar koyuyor.
Hayat bize sunulmuş bir armağan. Onu anlamlı kılmanın ve boşa harcamamanın yolu çalışıp üretmekten geçiyor. Önümüzde yapay zekâ teknolojileriyle daha çok karşılaşacağımız uçsuz bucaksız bir gelecek var. Öyleyse tam yol ileri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88513</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94835415-64ba-4e7d-a8a4-76531537ca35.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Ankara’da - Çekirdek Aile Geziyor</image:title>
            <image:caption>“Ankara hükümet merkezidir ve ebediyen hükümet merkezi kalacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, cumhuriyet tarihimizde son derece önemli bir yere sahip olmakla birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün en uzun süre yaşadığı şehirdir. Mustafa Kemal Paşa’nın
1919’da Ankara’ya gelişiyle Kurtuluş Savaşımız hız kazanmış, anlaşmalar imzalanmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmaya başlanmıştır. Cumhuriyet tarihimizi tam anlamıyla kavrayabilmek için Ankara’yı tanımak ve Atatürk’ün Ankara’daki çalışmalarını bilmek büyük önem taşır.
Usta yazar Metin Celâl Çekirdek Aile Geziyor serisinin ikinci kitabı Atatürk Ankara’da ile Atatürk’ün Ankara’ya ayak basışından itibaren Kurtuluş Savaşımızın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin öyküsünü gerçek mekânlarında anlatarak okurlarını unutulmaz bir cumhuriyet tarihi gezisine çıkarıyor.
Bu kitabı okurken Atatürk’ün Ankara’da görev yaptığı yerleri, karargâhları, yaşamını geçirdiği evleri ve cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı gerçek mekânları yakından tanıyacak; tarihin en önemli sahnelerini yeniden yaşarken hem heyecanlanacak hem de gurur duyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88514</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e457b8-6597-428a-9b44-815a9d4ac2da.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Gözlerini Kapama</image:title>
            <image:caption>İKİ KIZ KARDEŞ
ÖMÜRLÜK SIRLAR
KORKUNÇ BİR HESAPLAŞMA

Eski bir rock yıldızı olan Robin, turnedeyken yaşadığı panik atak sonrası kayıplara karışmıştı. Kendini evine kapatmış, herkesle ilişiğini kesmiş ve günlerini takıntılı bir şekilde karşı apartmanı izlemeye adamıştı. Gözlerini bir an bile kırparsa herkesin başına felaketler üşüşebilirdi.

Sarah’nın ise gidecek bir evi bile yoktu. Kocası onu evden kovmuş, bebeklerini de bir daha ona göstermemeye yemin etmişti. Sarah ikizini saklandığı delikte bulmalı ve kızını geri almak için kendisine yardım etmesini sağlamalıydı, hem de yalanları ona yetişmeden önce.

Ama Robin’i arayan tek kişi Sarah değildi. Ailelerine yıllardır musallat olan sırlarla hesaplaşma vakti gelip çatmıştı. Geçmiş artık kapıdaydı.


“Çok akıllıca kurgulanmış bir psikolojik gerilim… Seddon birbirlerine yabancılaşmış ikizlerin hayatını ustalıkla örüyor… Birçok son dakika bombası sizi bekliyor.” —Publisher’s Weekly

“Sakın Gözlerini Kapama, iki aile içinde yatan sırlar ve yalanlardan meydana gelen muhteşem bir psikolojik şölen. Kışkırtıcı, dâhiyane, şaşırtıcı ve tamamen merak uyandırıcı. Bravo!” —Sam Carrington

“Sakın Gözlerini Kapama, olağanüstü bir sonu olan, çocukluk travmalarının yetişkinlikteki etkilerine dair oldukça duyarlı ve sürükleyici bir keşif. Kesinlikle hayran kaldım.” —Gillian McAllister

“Tanrı aşkına. Bu kitap ÇOK iyi… ‘kalp sıkıştıran’ ve ‘dudak uçuklatan’ deyişlerinin klişe kaldığını biliyorum ama bana olan şey tam da buydu. O kadar heyecanlandım ki uyuyamadım…” —Deborah O’ Connor

“Sayfaları çevirmekten kendimi alamadım. Kelimenin tam anlamıyla büyüleyici.” —Jane Fallon

“Elimden bırakamadım!” —Sanjida Kay

“Mükemmel bir gerilim… Kaçırılmayacak kadar harika!” —Sun on Sunday Fabulous Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88515</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f343cb-0424-4f66-9dc7-dd160d8d756f.jpg</image:loc>
            <image:title>Issız</image:title>
            <image:caption>EŞSİZ ll 
Attığı her adımla çukurun içine hapsolan Çakıl, kaçıp saklandığı limanında 
uzun zaman sonra tökezlemeden yürümeye başlamıştı. İçinde zincirlediği çocukluğu, kahramanının ona uzattığı elleri sayesinde teker teker çözülüyordu. 
İşler bu noktadayken, her defasında Çakıl’a “bizim geri dönüşümüz yok” diyen Kaan, 
Kendisine tutunan bu kız çocuğunun sevgisine nasıl leke düşürebilirdi? 
Olaylar gerçekte de dışarıdan göründüğü gibi miydi? 
Peki, intikamı için savaşan Kaan’ın hayatında Çakıl’ın yeri neresiydi? 
Hayatının odak noktasında intikam varken kendini Çakıl için değiştirebilir miydi? 
İçinize kor gibi düşecek duyguların yanı sıra merakın her daim zirvede olacağı, 
elinizden bırakamayacağınız bir kitap… 
Issız, geçmişlerinden kurtulamayan iki sahipsiz yüreğin birlikte büyüdüğü, 
sürükleyici bir roman. 
 
Ayağı her takıldığında yılmadan kalkanların, 
beraber yanıp beraber yakanların hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88516</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3491d1d3-8403-4708-9abc-6d206a41398c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: Ölüm Papirüsü</image:title>
            <image:caption>Sör Arthur Conan Doyle’un Ölümsüz Karakteri Dedektif Sherlock Holmes Şimdi Yepyeni Maceralarıyla Karşınızda 
 
Holmes ile Watson, medyum rolü yapan bir sahtekârın, Sebastian Melmoth’un gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için bir seansa katılırlar. Ancak daha sonra kendilerini bir cinayet ve hırsızlık sarmalının tam ortasında bulurlar. 
 
British Museum’dan, ölümsüzlüğün sırrını barındırdığı söylenen bir papirüs çalınır ve Scotland Yard’ın imdadına yine Sherlock Holmes yetişir. Bu süratli serüvende, aksiyon Londra’dan uzaklaştıkça daha da acayipleşir ve ünlü dedektifimiz ile sadık ortağı bir kere daha şeytani düşmanlarla mücadele etmek zorunda kalır. 
 
Sekiz Sherlock Holmes romanı kaleme alan ve karakter hakkında önemli otoritelerden sayılan David Stuard Davies, Sör Arthur Conan Doyle’un yarattığı efsaneye saygısını asla kaybetmiyor ve Ölüm Papirüsü’yle tarihin en ünlü dedektifine çözmesi için dolambaçları eğlenceli bir gizem daha sunuyor. 
 
“Görkemli derecede iyi bir hikâye… Holmes ve eski usul, sayfaları art arda çevrilen kitapların sevenlerine tüm kalbimle öneriyorum.”  
–Sleuthing the Shelves</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88517</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6ef599-3138-4b33-a48e-8999efe3ea86.jpg</image:loc>
            <image:title>Sputcik</image:title>
            <image:caption>Cikcik, günün birinde MARS’agidecek. Orada, bir sürü arkadaşıolacak. Söz! Hem de civciv sözü! 
Mars’a gitmek imkânsızmış. Hiç durmadan bunu söylüyorlar ama, boşuna! Cikcik’in bu lafları dinlemeye hiç niyeti yok. 
Sevimsiz şakalar yapmaya bayılan Ragor ve Gorka için ise Cikcik çantada keklik! Bu iki sıçan, Cikcik’in Mars’a gitmesine “yardımcı” olmak için ellerinden gelen her şeyi yapacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88519</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98ef68fc-c511-4f33-bfdf-41e4f1fd976d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağıtların Tanrısı</image:title>
            <image:caption>Vahşi şeylere dair evcil bir dil kullanmak yok artık.
-Martin Shaw

Okan, ölü, yatakta yatıyordu. Perşembe gecesi beraber yattığımız yatakta. Sağdık ikimiz de, daha perşembe gecesi sağdık. N’oldu da pazartesi gecesi ölü ölü yattık o yatağa? Ölü olmak yetmedi, bir de salı denen o lanet günde, ölülerin bir tanesini toprağa mı koyacaktık?Artık verebilirim demiştim, o sabah. Artık verebilirim. Benim verebilmem önemli miydi? Ölüm alırken bana sormuş muydu ki, toprak, verirken soracaktı? Benim fikrim sorulmuyordu ki. Âşık olurken de sorulmamıştı. Bana sadece, al bu adamı, çok sev, tamam mı, denmişti, sevmek ne kelime, tapmıştım adama, tapmıştım. Aşk fikir sormaz. Aşk sadece hakkını ver der, tamam mı, der. Hakkını vermezsen hakkımı vermem der.

Ağıtların Tanrısı bir aşk mektubu... Yazar, eğitmen Sepin İnceer’in ölen eşi, sevgilisi, çocuklarının babası Okan’a yazdığı bir aşk mektubu. Bir ağıt. Bir kadının sevdiğinin ölümüne ve bu ülkede ömrü kelebeklerden daha kısa süren, büyükler tepişirken ölen bütün çocuklara yaktığı, kalbi parçalayan bir ağıt. Ve bir manifesto. Bu topraklarda yaşanmış bütün acılarla yüzleşmeden, bir hiç uğruna ölen bütün çocuklarımızın yasını tutmadan yola devam etmenin mümkün olmayacağını haykırarak ilan eden bir manifesto.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88520</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/025a8b7f-de53-4d9b-9bf3-0b78f5635342.jpg</image:loc>
            <image:title>Kraliçe Cadı - Beyaz Kanatlı Vampir 9</image:title>
            <image:caption>Beyaz Kanatlı Vampir serisi ilk kitabıyla yüz binlerce çocuğun gönlünü fethetmeyi başardı. Diğer kitapları ile de tutkulu bir hayran kitlesine sahip oldu. Kitap okumaktan nefret eden çocuklar dahi bu seriye kayıtsız kalamadı. Tam bitti derken bambaşka bir macerayla yeniden başladı. Ve şimdi Beyaz Kanatlı Vampir 9- Kraliçe Cadı sizlerle. Her sayfasında heyecan, macera ve eğlence...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88521</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3595b923-334f-4dbf-84b2-ee01df1be381.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Gerekliyse Korkma</image:title>
            <image:caption>Yılmaz Akbaş, “Değişim Gerekliyse Korkma” adlı deneme kitabında, 
“Belki de insanoğlu çözülmesi gereken bir “şey” değildi de insan hep çözmeye çalıştığından dolayı bir türlü çözemiyordu,” diyor. 
Ve insanın belki de hiç çözemeyeceği bir duygu olan “aşk”tan bahsediyor. 
“Ya aşka düştüğümde üzülürsem?” diye korkarak soran satır aralarındaki okurun iç sesine ise, 
“Üzen aşk değil, üzen eskilere takılmak. 
Takılıp kaldığın noktada değişim gerekliyse, korkma” diye usulca fısıldıyor. 
Birbirinden ayrı başlıklardaki yazılarında aşkı, âşık olanı ve âşık olunanı anlatırken bir yandan okura en iyi sırdaşının kim olduğunu sorgulatıyor? 
Bu sırdaşımızın gerektiğinde sert çıkışlar yaptığını ama gerektiğinde de bize hak ettiğimiz değeri gösterdiğine dair ipucu verirken, okura “Bunu bize kim yapar ki?” diye düşündürüyor. 
“Onunla ancak #aynadakiylesohbet etme cesaretini gösterebilenler tanışabilecek ve hayatları tamamen değişecek” diye de ekliyor. 
 
 
“Teşekkürler beni terk ettiğin için. 
Aksi hâlde, hayatı senden ibaret sanacaktım!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88522</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4a30fd4-288f-4a30-a956-89dacc36e852.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarmaş Dolaş</image:title>
            <image:caption>Eksik parçanızı bulduğunuzda, mucizeler gerçekleşmeye başlar. 
 
Şimdi hemen sevdiceğinizin yanına sokulun. 
Ardından da kendinizi ufak tefek tuhaflıkların, 
gündelik atışmaların ve sevgi dolu barışmalarınkollarına bırakın. 
 
“Catana’nın hayata ve sevgilisine dair karikatürleri içinizi ısıtacak.” —HuffPost</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88523</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0032c2af-4bb6-45b2-94e0-41caaa390f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Karga Gigi Ne Arıyor?</image:title>
            <image:caption>Karga Gigi, küçüklüğünden beri topladığı parlak nesnelerle 
çok özel bir koleksiyon yapmıştı. Artık koleksiyonu tamamlandığından dışarı adımını atmaz, hiç kimseyle de konuşmazdı. 
Yıllar sonra herkesi şaşırtarak evinden çıktığında, aynı ağaçta yaşayan kargalar, onun neden dışarı çıktığını ve ne aradığını çok merak ettiler. Karga Gigi’nin koca ormanda aradığını bulamayıp her gün üzgün üzgün evine döndüğünü görünce bir şeyler yapmaya karar verdiler. 
 
Ama Karga Gigi ne arıyordu ki?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88524</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd32d0bd-39de-4918-ae09-2cf1555a21f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Timsah Tigu’nun Uykusu</image:title>
            <image:caption>Timsah Tigu, uykusunu alamadığı için o gün yine nehirde esneyip duruyordu. Esnediğinde de korkunç bir rüzgâr çıkıyor, etraftaki her şeyi savuruyordu. Bilerek yapmasa da diğerlerini rahatsız ettiği için çok üzülüyordu. Bunu gören arkadaşları hemen harekete geçtiler. Belli ki Timsah Tigu’nun uyumak için biraz yardıma ihtiyacı vardı! Acaba bu zorlu görevi, hep birlikte başarabilecekler miydi? 
 
Timsah Tigu’nun Uykusu’nda, hem uyku problemine gönderme yapan hem de Tigu’nun arkadaşları arasındaki dayanışmaya yer veren sevimli mi sevimli bir öykü okuyacaksınız!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88525</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5163e62c-0eb0-4a9f-9b8f-a062d2eeb3f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Acı Dışa Vurulmayan Acıdır - Gustave Flaubert’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Dünya ve Fransız yazınının seçkin kalemi Flaubert’in yapıtlarıyla henüz tanışmamış olanlar, hayat hikâyesini bilmek ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri tek seferde okumak isteyenler, bir dönemin edebiyat algısını değiştiren usta romancının dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler.
Hepimizin içinde, dünyaya ardından baktığımız bir prizma saklıdır. Ne mutlu, prizmasında güleç renkler, neşeli şeyler görebilenlere.
Fazla üzmeyin kendinizi. Her şeyi derinleştirmeye çalışmak, tehlikeli bir eğimde koşmaktır.
Kendi kişiliğinize tâbisiniz. Öyleyse özgür değilsiniz!
Ölüler. Ah bir uyansalar, bir yaşama dönseler, bir görseler kefenlerine dökülmüş gözyaşlarının çoktan kuruduğunu, boğuk hıçkırıkların dindiğini, çökmüş yüzlere kan geldiğini, nasıl da tiksinirler gözyaşı dökerek ayrıldıkları bu hayattan.
Öncelikle üst sınıf diye bir şey yoktur, insan ancak yüreğiyle yükselir!
Başkalarının derdine dalarak kendi derdini unuttu, zaten acı çekmemenin tek yolu da bu değil miydi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88526</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e033995-0bd2-456f-9978-2c855892f6d9.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarih İlminin Usulü</image:title>
            <image:caption>II. Meşrutiyet Dönemi’nde Târih-i Osmânî Encümeni’nin kuruluşu (1909) ile beraber ülkemizde modern tarihçiliğin başladığı kabul edilmektedir. Modern ve bilimsel esaslara dayalı bir tarihçiliğin en önemli temel yapı taşlarından birisi tarih metodolojisidir. Ülkemizde bu alanda ilk orijinal ve kapsamlı eserlerden birisi, Birinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul Darülfünunu’nda ortaya konmuştur. Alman Şarkiyatçısı Johannes H. Mordtmann’ın (1852-1932) Usûl-i Târih ve Târih Tatbikâtı adı altında 1915-1916 eğitim yılında verdiği derslerin notlarından oluşan İlm-i Usûl-i Târîh adlı eseri, Günümüz Türkçesi ile tarih metodolojisi literatürüne yeniden kazandırılmıştır. Tarihin anlamları, kökeni, tarifi, konusu, faydası, amaç ve türleri gibi konuların yanında, tarihî eserlerin sınıflandırılması, tarihte usul, kaynaklar ve belgeler ve son olarak tenkit (kritik) gibi konuların işlendiği bu kitap, alanının ilklerinden olması sebebiyle oldukça büyük bir öneme sahiptir. 
Yusuf Akçura: “Tarihî edebiyatımızda bir misli daha bulunmayan bu orijinal eser, pek kıymetlidir. ... Tarihle mütevaggıl veya tarih tedrisiyle meşgul arkadaşların 220 küçük sayfalık bu kitaptan birer tane edinmeleri elzemdir, kanaatindeyim. Fakat eserin bulunması pek kolay olamayacağını zannettiğimden, bu eseri Maarif Vekâleti’nin Türk harfleriyle bastırıp tarih muallimlerine dağıtmasını ricaya cesaret ediyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88527</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae3e6631-c0f7-4805-bb58-ec7470f5a24c.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölümün Yok Edemediği Bir Anlamı Olmalı Hayatın! – Lev Nikolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ölümün Yok Edemediği 
Bir Anlamı Olmalı Hayatın! 
Lev Nıkolayeviç Tolstoy’dan Hayat Dersleri 
Dünya edebiyat tarihinin en güçlü ve verimli yazarlarından biri olan Tolstoy’un çok sayıdaki eserini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, bilge romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
Biz, sevdiklerimizi onların bize yaptıkları iyiliklerden ziyade, bizim onlara yaptığımız iyiliklerden dolayı severiz. 
 
Bir disiplin, kültür ve medeniyet çağında yaşıyoruz ama 
hâlâ bir ahlâk çağının çok uzağındayız. 
 
Senin ümitsizlik batağına saplanman neden kaynaklanıyor biliyor musun? Çünkü sen kendin için, mutluluğun için yaşamak istiyorsun. 
 
Bu hayatın bize, sadece tadını çıkaralım diye verildiği gibi budalaca bir inanç içinde yaşıyoruz. 
 
Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir. 
 
 
İnsanı bedenen ameliyat etmek için uyutmak, ruhen ameliyat etmek içinse uyandırmak gerekir. 
 
Akıl, çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88528</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8fd50b5-4d01-4e89-93fb-ebd7f011e884.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir - Honore de Balzac’tan Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Aşk, Önü Kesildikçe Devleşir 
 
Honoré De Balzac’tan Hayat Dersleri 
 
Çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, Balzac’ın ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, kalemin takatini bitiren romancının o zengin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Sizi kendinize döndüren, sizi sarsan ve ezen, yükselten ve alçaltan her şey ilahi âlemin bir yankılanışıdır. 
 
Sonradan görmeler maymunlar gibi zekidirler; onları tırmanırken izleriz, çevikliklerine hayran oluruz ama zirveye ulaştıklarında tek gördüğümüz bulundukları yerlerin uygunsuzluğudur. 
 
Aşk, önü kesildikçe devleşir; her engel, aşkın büyümesi için bir neden haline gelir. 
 
Refaha kavuşan dostlar, ne hikmetse önce hafızalarını kaybediyorlar. 
 
Evliliğin her şeyi kemiren bir canavarla bıkıp usanmadan boğuşması gerekir: Alışkanlık. 
 
Sevilir, sayılır bir adam olmak istiyorsan verdiğin sözü tutmayı ikinci bir din gibi bellemelisin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88529</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/603e364a-62e1-4f41-9b36-205e533b34bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Derdin Ne Kadar Büyükse Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Derdin Ne Kadar Büyükse 
Tanrı’ya O Kadar Yakınsındır 
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski‘Den Hayat Dersleri 
 
Rus ve dünya edebiyatına damgasını vurmuş Dostoyevski’nin çok sayıdaki eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, ilginç yaşam öyküsünü öğrenmek ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, roman sanatının köşe taşlarından olan Rus yazarın o sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Beni en çok sarsan, bir tabiat kanunuymuş gibi, her zaman ve her yerde, haklı da olsam haksız da, herkesten önce kendimi suçlu görmemdir. 
 
İnsanın ruhunu yücelten acı, ucuz bir mutluluktan daha değerlidir. 
 
Gece ne kadar karanlıksa yıldızlar o kadar parlaktır. 
Derdin ne kadar büyükse Tanrı’ya o kadar yakınsındır. 
 
gösterişin, torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda; bir bakışın, bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorum. 
 
Hedefe her varışta bir huzursuzluk duyulur. 
İnsan hedefe doğru ilerlemeyi sever, ona ulaşmayı değil… 
 
Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar öylece ortada kalakalacağız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88530</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11d65e36-812d-4809-8ec4-f769a9cfea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Karanlıkta Zikzak</image:title>
            <image:caption>Metnin ve illüstrasyonların yaratıcı şekilde bir araya geldiği Karanlıkta Zikzak, düşüncelere dalmanın ve ayrıntılarında kaybolmanın kitabı.
Yüce Yöney ve Turgut Yüksel’den gölgeler, fikirler, anahtarlar üzerine düşündürücü ve sıradışı bir öykü.
Zikzak, kendini rüyaların kucağına bırakmaya başlarken duyduğu belli belirsiz sesle gözlerini açtı. Kimseyi göremedi. Bu bir ses miydi, değil miydi? Bu sorunun cevabı için ışığı açıp kitabı okumanızı öneriyoruz. Çünkü o, sadece ışıkla var oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88531</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bc9e9c1-3cc3-41a4-863a-2d915e42cbf1.jpg</image:loc>
            <image:title>Seviyorum İç Dünyamın Kuytularını - Rainer Maria Rilke &apos;den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>Seviyorum 
İç Dünyamın Kuytularını 
Raıner Marıa Rılke’den Hayat Dersleri 
 
Yazın dünyasına damgasını vuran üretken, derin bir söz ustası olan Rilke’nin eserlerini okumaya vakit bulamayanlar, yaşam öyküsüne dair önemli kareleri ve hayat dersi niteliğindeki etkili sözlerini bir arada görmek isteyenler, büyük şairin engin dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Şair, içinde dünyalar barındırır, bu sebeptendir ki her zaman zengindir, öyle ki açlıktan ölse bile. 
 
Bir kişi, onunla son konuşmanız sırasında olduğu kişi değildir. 
 
Tanrı için, dünya üzerinde gezinip duran kısa süreli, ufacık bir tebessümden başka nedir ki şu bahar mevsimi? 
 
Sanat çocukluktur; sanat, ortada bir dünyanın çoktan var olduğunu unutmak, yeni bir dünya kurgulamaktır. 
 
Bu en eski acılar içimizde artık meyve vermesin mi? 
 
Çocukluk, her şeyden bağımsız bir ülke… İçinde kralların yer aldığı tek ülke. Ne diye sürülüp atılalım buradan? Ne diye bu ülkede kalmayalım, bu ülkede yaşlanıp olgunlaşmayalım?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88532</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6bbffb50-6458-4cc1-9424-13333c007e95.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtınalı Denizler</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar Denize Atlamak istiyor.
İki saat Yüzebilirlerse kıyıya ulaşabilirler.
Geri dönmektense Boğulmayı tercih ediyorlar.
Geri dönmek Ölüm Fermanı demek.
Ben Hayatta Kalmak istiyorum.”
İkinci Dünya Savaşı&apos;nın öncesinden bugünün Kuzey Afrika&apos;sına, ülkelerinden kaçan ve başka bir yere sığınabilmek için açık denizlerde hayatlarını tehlikeye atan beş gencin ürkütücü yolculuklarının hikâyesi. Her biri, huzur ve güvenlik bulmak için bildikleri her şeyi nasıl geride bırakmak zorunda kaldıklarını yürek yakan ayrıntılarla anlatıyor.
Beş çocuğun, muazzam bir cesaret ve olağanüstü bir dirençle, korkunç engelleri nasıl aştıklarının ve umut bulduklarının hikayesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88533</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cacde818-7748-4cbe-b7f4-e024a147a4f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzaklar</image:title>
            <image:caption>Engin denizlere sevdalı minik bir kayığın cesaret öyküsü!
Uzaklar, mini minnacık bir kayık ama hayalleri boyundan büyük... İstanbul’da, Kalamış Koyu’na dökülen Kurbağalıdere’de pinekleyip dursa da aklı fikri engin maviliklerde, açık denizlerde. Uzaklar, günün birinde hayalini kurduğu açık denizlere kavuşma fırsatını yakalıyor. Peki, ya sonra? İçinden dev dalgalar, sert rüzgârlar, Sait Faik, Nâzım Hikmet ve Haritacı Martı geçen macera, işte o zaman başlıyor.
Çağdaş çocuk edebiyatının özgün kalemi Arslan Sayman, minicik bir kayığın açık denizdeki yolculuğunu, özgürlük arayışını heyecanlı ve sürükleyici bir serüvene dönüştürüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88534</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52a9352-d5a1-4830-8abb-6b0a9851b638.jpg</image:loc>
            <image:title>Arı Oteli</image:title>
            <image:caption>Bu yıl dedemin domatesleri çok az meyve verdi. 
Dedem buna biz çözüm bulmaya çalıştı. 
Bil bakalım ne yaptı! 

Zuhal Özer’in yazıp Nazlı Tunalı’nın resimlediği Küçüklerle Bilim serisinin 4. kitabı olan Arı Oteli, doğanın dengesi ve onu korumak için yapabileceklerimizden bir örnek anlatan keyifli bir öykü anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88535</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc441e2-1488-46bc-a1e4-de39e0a73966.jpg</image:loc>
            <image:title>Feride&apos;nin Dansı</image:title>
            <image:caption>Feride 6 yaşında, sevimli ve muzip bir kız. Pek çok özelliğinin yanı sıra dans etmeyi çok seviyor. Dans gösterisine hazırlanan ve evde prova yapan Feride, sizce kimi üzüyor, bunun sonucunda neler öğreniyor? 

Feride Serisi, dürüstlük, alçak gönüllülük, saygı, empati ve kendine güven gibi değerleri, keyifli bir şekilde çocuklara anlatan öykülerden oluşmaktadır. Serinin ilk kitabı olan Feride’nin Dansı’nın teması, ‘saygı’dır. İrem Aksoy’un yazdığı Feride’nin Dansı, Merve Öztemel’in sevimli çizgileriyle renklendi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88536</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c6551a2-ccf0-4960-b514-a83c6847ebd9.jpg</image:loc>
            <image:title>Modernizmin Yansımaları - 50’li Yıllarda Türkiye</image:title>
            <image:caption>10 yıllık dönemleri kapsayan farklı ciltlerden oluşan bu kitap dizisinin temasının “Modernizmin Yansımaları” olarak seçilme nedeni; ele alınan yıllarda Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve toplumsal dinamikleri çerçevesinde “modernleş(tir)me”nin nasıl başkalaştığını ve kendine özgü bir nitelik kazandığını farklı disiplinlerden bilim insanlarının değerlendirmeleriyle anlamayı/yeniden okumayı hedeflemiş olmasıdır. 
Modernizmin Yansımaları serisinin bu cildinde ele alınan 1950’li yıllar, hem dünyada hem de Türkiye’de kurulan yeni dünya düzeninin nereye doğru evrileceğinin tam anlaşılamadığı yıllardır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Soğuk Savaş’ın dünya ülkelerini kapitalist ve sosyalist olmak üzere iki bloğa böldüğü, kapitalist dünyanın liderliğinin ABD’ye geçtiği bu yıllarda dünyada sosyalist hareket de büyük ivme kazanmış ve SSCB’nin bu kampın diğer süper gücü olduğu kabul edilmiştir. Günümüz modern bireyi-modern toplumunun oluşmaya başladığı yıllardır 50’ler. Var olan değerler değişmeye başlamış ancak yerine ne konacağı konusu belirsizlikler içinde kalmıştır. 

Tüm batılı ülkelerde ABD hegemonyasının etkisinin baskın hale geldiği bu yıllarda, batılı kapitalist bloğa eklemlenme çabaları Türkiye’nin de hem iç hem de dış politikalarına yön vermiştir. 50’li yılları, siyaset yapma biçimlerinden ithal edilen ürünlerdeki farklılaşmaya, kent yaşamından sanata kadar pek çok konuda Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kabul edebiliriz. “Modernizmin Yansımaları” dizisinin V. cildini oluşturan bu kitap, 1950-1960 Türkiye’sini “modernizmin” bu döneme özgü değişen görüngüsü altında ele almayı hedeflemektedir. Bu kitabın 50’li yıllara ilişkin yeni bir kavrayış ve yeni çalışmalar için de farklı bakış açıları geliştireceği ve ilham olacağı düşünülmektedir. Türkiye’nin 1950’li yıllardaki genel görünümünü “modernizmin” prizması üzerinden değerlendiren bu derlemenin, yeni çalışmalara kaynak oluşturarak literatüre önemli bir katkı yapacağını, sorgulamaların ve değerlendirmelerin tarihsel süreç içindeki evrimsel dönüşümüne farklı bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88537</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f01f8551-ca43-4112-b5f2-c1b8e763e57a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa’dan Sonra</image:title>
            <image:caption>“Türk okuru Avrupa Birliği’ne Türkiye sınırına yakın bir yerden, Bulgaristan’dan bakan Krastev’i okuyunca Türkiye’deki geleneksel Avrupa Birliği lobiciliğinin sunduğu Avrupa Birliği’nden farklı bir Avrupa Birliği fotoğrafı çektiğini görecek. Bu değerli çalışmanın Türkçesini yayımlayan Destek Yayınları’nı tebrik ediyorum.” 
– Prof. Dr. Ümit Özdağ 
 
Ünlü siyaset bilimci ve fikir insanı İvan Krastev, bu kışkırtıcı kitabında Avrupa Birliği’nin geleceğini ve belki de bir geleceğinin olmama ihtimalini derinlemesine ele alıyor. Kıtada aşırı sağ milliyetçi partilerin yükselişe geçmesiyle ve Birleşik Krallık’ın Brexit planlarıyla birlikte, Avrupa Birliği şimdiye kadar hiç yaşamadığı kadar büyük bir karmaşa ve şüphe içinde. 
Krastev, kitapta Avrupa’nın başlıca sorunlarına (özellikle de Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’dan gelen milyonları aşkın göçmenin tetiklediği siyasi istikrarsızlığa), sağcı popülizme (özellikle ABD’de yükselen aşırı sağ eylemlere) ve AB’nin doğu kanadındaki üye devletlerin karşı karşıya kaldığı çıbanbaşılarına (Vladimir Putin Rusya’sının oluşturduğu tehdit de dahil) genişçe bir yer ayırıyor. Birliğin parçalanmaya başlaması halinde kıtayı bekleyen kaygı verici siyasi, ekonomik ve jeopolitik geleceği de kritik sorular ışığında irdeleyerek sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88538</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66eb8455-7b8c-46f6-a7f7-909637d42461.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen de Oku - Küçük Hekim</image:title>
            <image:caption>Günde bir doz “Mutluluk Tedavisi” her derde deva! Kitapları 25 milyondan fazla satan ve 40 dile çevrilen İrlandalı yazar Eoin Colfer&apos;ın yazıp ünlü çizer Matt Robertson&apos;ın resimlediği Küçük Hekim, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor! Çeşit çeşit doktor var şu hayatta. Kimisi yaraları ve ağrıları iyileştirir, kimisi ufacık kameralarla vücudun organlarını inceleyebilir. Tabii bir de beyin doktorları var. Ayla Liza, tıpkı annesi gibi bir doktor olmak istiyor. Ama sıradan bir doktor değil ki annesi! Bir psikiyatrist! İnsanları “yeniden” mutlu etmek dünyanın en güzel işi. İşte tam da bu yüzden psikiyatrist olmak istiyor küçük Ayla Liza. Bu yolda, ileride uzun bir eğitim sürecinden geçmesi gerekse de, o şimdiden, ısınma çalışmalarına ufak ufak başlıyor: Hemen her gün, annesinin muayenehanesinin bekleme salonunda, kendi yöntemleriyle geliştirdiği çok özel “Mutluluk Tedavisi”ni uygulamak için iş başına geçiyor. Şanslı ki hastaları onun ayağına geliyor. Yoksa ne mi olurdu? Kim bilir, belki de bir sabah ansızın kendisi giderdi hastalarının yanı başına. Üstelik bir çift patenle birlikte!   İrlanda hükümeti tarafından çocuk edebiyatı alanında liyakat madalyasına değer görülen Eoin Colfer&apos;ın kaleme aldığı Küçük Hekim, insanları anlamaya çalışarak dinlemenin önemine değinen; içten, komik ve çılgın bir iyileşme (pardon, ilerleme!) hikâyesi.   Aile bireylerinin duygudurumlarını başarıyla dile getiren bu sevimli kitap; özellikle çocukların aile içindeki duygusal atmosferden nasıl etkilendiğine ve bu atmosferi iyileştirebilmek için neler yapılması gerektiğine eğiliyor. Psikoloji ile ilgili küçük ama temel bir giriş kitabı olarak da tanımlanabilecek eser, psikiyatristlerin gerçek hayatta “ne iş yaptığına” dair anlaşılır ve iyi niyetli bir kaynak. “Babamın mutluluğunun bir dakikasını bile kaçırmak istemiyorum.”  Çünkü hayatın her ânı yaşamaya değer...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88539</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e194eeb1-292d-4e81-a2d5-7df822617e36.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekonometrik Modeller-1</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm – ABD’de Gelir Eşitsizliği: Çok Ölçekli Coğrafi Ağırlıklı Regresyon Modeli Yaklaşımı
İkinci Bölüm – Seçilmiş OECD Ülkelerinde Turizm Şokları Kalıcı mı? Dalgacık Tabanlı Birim Kök Testlerinden Kanıtlar
Üçüncü Bölüm – Bireylerin Umut Düzeylerini Etkileyen Faktörlerin Hiyerarşik Lojistik Regresyon Analiziyle İncelenmesi
Dördüncü Bölüm – Türkiye’de Ekonomik Faktörlerle Panel Konut Fiyat Modelinin Belirlenmesi Ve Zaman Serilerinin Analizi
Beşinci Bölüm – Savunma Harcamalarında Dışlama Etkisi: Türkiye İçin Ekonometrik Bir Analiz
Altıncı Bölüm – Seçilmiş OPEC Ve MENA Ülkelerinde Doğal Kaynak Bağımlılığı Ve Kurumsal Gelişmenin Ekonomik Kalkınma Üzerine Etkisi: Panel Kantil Regresyon Yaklaşımı
Yedinci Bölüm – Türkiye Ekonomisi’nde Döviz Kurunda Ve Dış Ticarette Yaşanan Değişimin Kayan Pencere Yöntemi İle Büyüme Üzerine Analizi
Sekizinci Bölüm – Türkiye’de ÇKE Hipotezinin Sınanması: Ekonomik Büyüme Ve Enerji Tüketiminin Rolü
Dokuzuncu Bölüm – Seçilmiş Gelişmiş Ve Gelişen Ülkelere Yönelik Yabancı Sermaye Yatırımlarının Reel Döviz Kurlarıyla İlişkisi: Bir Panel Veri Analizi
Onuncu Bölüm – Türkiye İçin Benoit Hipotezi Geçerli mi? Ekonometrik Bir Analiz
Onbirinci Bölüm - Türkiye’de Konut Fiyat Endeksi İle Seçili Değişkenler Arasındaki İlişkinin Ekonometrik Analizi
Onikinci Bölüm – Türkiye’de Demografik Faktörlerle Panel Konut Talep Modelinin Belirlenmesi Ve Zaman Serilerinin İncelenmesi
Onüçüncü Bölüm – Ekolojik Ayak İzi İçin Çevresel Kuznets Eğrisinin Panel Veri Modelleri İle Test Edilmesi: E7 Ve G7 Ülkeleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88540</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/154c7751-1896-419a-b4d4-802c03543676.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakarya Ovası ve Çevresi Jeomorfolojisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Giriş
Coğrafi Konum Ve Genel Özellikler
Literatür İncelemesi
Jeoloji
4.1. Jeolojik Evre Değerlendirmeleri
4.2. Jeolojik Formasyon Özellikleri
4.3. Kuaterner’de Jeomorfolojik Gelişim
Toprak Karakteristiği

5.1. Toprak Oluşum Faktörleri
5.2. Toprak Sınıfları ve Dağılışı
5.3. Arazi Kabiliyet Sınıfları ve Dağılışı
5.4. Arazi Kullanım Sınıfları ve Dağılışı
Tektonizma Ve Depremsellik
6.1. Önemli Depremle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88541</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/10757afe-ea1b-4865-a542-3a5097cd7f2c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Jandarmasında Reform Süreci - Yüzbaşı Sarrou&apos;nun Hatıratını Anlamak</image:title>
            <image:caption>Fransız Jandarma Teşkilatı ve Türk Jandarma Teşkilatının Gelişimine Amil Olan Etkenler
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Jandarma Teşkilatının Tarihsel Süreci
Cumhuriyet Döneminde Türk Jandarması: İnzibattan Kolluğa
Sarrou’nun Hayatı, Çalışmaları, Hatıratı Ve Bibliyografyasına Dair
Yüzbaşı Sarrou: Osmanlı İmparatorluğu Hizmetinde Bir Fransız Subayı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88542</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e5385b-e888-4c6b-9f8f-1d3945bbd02d.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Finans Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
Bölüm 1
Küresel Finansal Sistemin Evrimi
Bölüm 2
Uluslararası Finansal Piyasal ve Finansal Araçlar
Bölüm 3
Kara Finans: Kara Para Aklamada Yöntemler ve Önleyici Tedbirler
Bölüm 4
Finansal Küreselleşmenin Ekonomik Büyüme Üzerine Etkisi: G20 Ülkeleri Örneği
Bölüm 5
Spot Döviz Piyasasında Sıçramalar: USD/TRY Örneği

Bölüm 6
E7 Ülkelerinde Sermaye Piyasaları Gelişmişliği ile Döviz Kuru Volatilitesi Arasındaki İlişki
Bölüm 7
Covid-19 Salgınının Uluslararası Piyasalarda Petrol Fiyatları Üzerine Etkisinin İncelenmesi
Bölüm 8
Uluslararası Finansta Finteklerin Yeri: Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88543</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9ba454f-ad50-457b-bce1-1cd056602898.jpg</image:loc>
            <image:title>Kimse Mükemmel Değildir</image:title>
            <image:caption>Çocuklar İçin Mükemmelliyetçilik Hakkında Bir Hikaye 
Ellen Flanagan Burns 
 
Yaptığı her işin mükemmel olması için aşırı çaba sarf eden ve bu nedenle tüm eğlenceyi kaçıran, çocuk olmaktan uzaklaşan ve arkadaşlarını kendisi gibi olmadığı için suçlayan Sıla’nın hikayesi size çok tanıdık gelecek. 
 
Toplum baskısı ve başarısızlığa uğrama korkusu ile kendisini yetersiz biri olarak görme algısı Sıla’nın okul hayatını olumsuz bir şekilde etkiler. Piyano çalarken yaptığı küçük hatadan dolayı mutsuz olması, tiyatro oyununda başrolü alamadığı için verilen görevden vazgeçmesi, basit bir ödev için beklenenin çok üzerinde bir performans sergilemesi, çok iyi oynayamayacağı korkusuyla futbol takımına girmemesi ve daha neler neler… 
 
Tüm bu mükemmeliyetçi arayışın arkasında Sıla, arkadaşları ve ailesi sayesinde merakının peşinden gider ve tedirgin edici bile olsa içindeki özgürlük hissini serbest bırakarak eğlenmeye başlar.  
 
Didaktik dilden uzak, eğlenceli, yardımcı, eğitici ve bazen de mizahi bir bakış açısı sunan Okuyan Koala serisinin bu kitabı, Erica Palton Villnave’in illüstrasyonları ve Hayriye Selen İyicil’in çevirisiyle zenginleşirken aynı zamanda Psikolojik Danışman Petek Halman’ın hazırladığı önsöz ile hem çocuklara yol gösteriyor hem de ebeveyn ve eğitimcilere ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88544</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29adf9b-d1cb-408f-b63f-9fdd94b96afe.jpg</image:loc>
            <image:title>En Güzel Bahçe</image:title>
            <image:caption>Gri şehirlerin en grisinde bir ilan belirdi: &quot;En Güzel Bahçe&quot; yarışması düzenlenecek, kazanana bir ödül verilecekti. Haber çabuk yayıldı, herkes işe koyuldu.
Peki acaba kim kazanacak, hangi bahçe gerçekten en güzeli? Yoksa yeni bahçeleriyle artık hiç de gri olmayan şehir mi?..
&quot;En Güzel Bahçe&quot; çiçeklerle bezeli resimleriyle bahçelerin güzelliğini sayfalarına taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88545</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ffc3bb6-1ca5-49fb-9319-c36034ca7151.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayı Saate Karşı</image:title>
            <image:caption>Ayım yetişebilmek için bir yerlere, koşturup duruyor delicesine.
Ah şu saatleri bir öğrenebilse!
Saat okumayı bilmeyen bir ayı, sürekli zamana karşı bir yarış içinde. Her yere geç kalıyor, başına çok dert açıyor. Neyse ki birlikte yaşadığı ailenin ona saatleri öğretmek için harika bir yöntemi var!
&quot;Ayı Saate Karşı&quot; saatleri öğrenmek, ama daha da önemlisi, zamanı iyi kullanmak üzerine bir öykü...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88546</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439e3183-cec0-47c0-b191-37b0620f48c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyanma Vakti</image:title>
            <image:caption>“Babasından ona sadece bir gün doğumuyla birlikte saçlarına uzanan elleri hatıra kalmıştı. Ne zaman bu hatıradan biraz daha fazlasının hakkı olduğunu düşünüp saçına uzanan ellerin ardındaki sureti görmek istese, doğan güneş babasının suretini örtüp ona sınırlarını hatırlatıyordu.” 
Uyanma Vakti, yaşanmış gerçeklikle henüz yaşanmaya fırsat bulunamamış yabancılık arasında sunduğu karakterler ile bize, bizden hikâyeler anlatıyor. Kitap, Ersin Doğan’ın incelikli anlatımıyla Anadolu’da insan olmaya dair panoramik bir seyir oluşturuyor. 
“Kimseler bilmez Asım Bey ama bombalar 
patlamazken çok güzeldir bizim oralar...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88547</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90948504-64f7-4b1b-8d9a-893ae1e181ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Anlıyor musun?</image:title>
            <image:caption>Sınıf arkadaşlarının onu anlayamamasından bıkan otizm spektrumundaki Selin, insanların onu anlayabilmeleri için kendi dünyasını anlattığı bir kitap yazar. O da diğer çocuklar gibi okula giden, çizgi roman okumayı ve çizgi film izlemeyi seven bir çocuktur. Kitabında hoşuna giden ve gitmeyen şeylerden, hayallerinden, düşünüş biçiminden bahseder. 
Otizmli bir çocuğun gözünden dünyaya bakmayı sağlayan Beni Anlıyor musun? kitabı, çocukların otizmli sınıf arkadaşlarını daha iyi anlayabilmeleri için çok değerli bir kaynaktır. Otizmli çocuklar, öğretmenleri, arkadaşları, arkadaşlarının anne babaları ve sosyal hizmet çalışanları eğlenceli, bilgi verici ve yeni bir bakış açısı kazandıran bu kitabı çok sevecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88548</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f41ac62-4350-4085-8c5b-299b6fce6d78.jpg</image:loc>
            <image:title>Alternatif Turizm ve Ekonomik Etkileri</image:title>
            <image:caption>I.BÖLÜM – Turizm Ve Turistik Ürün 
1.1.Turizm Kavramı 
1.2.Turizm Gelişimi 
1.3.Turist Kavramı 
1.4.Turistik Ürün Kavramı 
II.BÖLÜM – Alternatif Turizm 
2.     
2.1.Alternatif Turizm Kavramı 
2.2.Alternatif Turizm Türleri 
III.BÖLÜM – Alternatif Turizmin Ekonomik Boyutu 
3.     
3.1.Alternatif Turizm ve Ekonomi İlişkisi 
3.2.Alternatif Turizmin Ödemeler Dengesi Üzerindeki Etkileri 
3.3.Alternatif Turizmin Turizm Pazarındaki Yeri ve Önemi 
3.4.Alternatif Turizmin  İstihdam Üzerindeki Etkisi 
3.5.Alternatif Turizmin Diğer Sektörler Üzerinde Oluşturduğu Etkiler 
3.6.Alternatif Turizm ve Sürdürülebilirlik 
3.7.Alternatif Turizmin Çevre Üzerindeki Etkileri 
3.8.Turizmde Taşıma Kapasitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88549</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2feb7e1-3935-4845-afff-03ae1672398c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hasan Ali Yücel</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli eğitim bakanı Hasan Âli Yücel hakkında etraflı bir biyografi.

Yücel’in özdeşleştiği etkili bakanlık icraatı, başta hümanist kültür mirasıyla ilgili çeviri seferberliği ve Köy Enstitüleri tecrübesi, kitabın uzun bir bölümünü oluşturuyor. Fakat sadece o değil. Yücel’in milliyetçilik anlayışı, Kemalizm yorumları, dindarlığı anlama ve yaşama biçimi, geniş yer tutuyor.

Bu arada onun üslûbuna ve meşrebine özel bir ilgiyle eğilerek... Hasan Âli Yücel’in düşman imgesi olarak, anti-komünist tehdit ve nefret söyleminin gözde bir malzemesi olarak gördüğü işlev de ele alınıyor.

Çalışma esasen bir entelektüel biyografi özelliği taşıyor; yazdıklarına, söylediklerine yoğunlaşarak, Yücel’in düşünce dünyasında bir gezinti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88550</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297c19a4-0d9b-4989-817a-7e9023529c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Balonla Beş Hafta</image:title>
            <image:caption>Jules Verne, çılgın bir mucit ve kâşif olan Doktor Fergusson’ın Afrika’yı bir balonla geçmeye çalıştığı tehlikeli yolculuğunu anlatıyor Balonla Beş Hafta’da. Afrika’nın iç bölgelerinin dünya atlaslarında eksik olduğu yıllar. Batı medeniyeti tarafından henüz keşfedilmemiş gizemli topraklar; çöller, dağlar, balta girmemiş ormanlar...

Oraya giden kâşiflerin hastalıklarla, açlıkla, kendilerine karşı gelen yerlilerle mücadele ettiği haberleri tüm İngiltere’ye yayılmıştır ve gidenlerden çok azının döndüğü bu yolculuğa çıkmak delilik olarak görülür. Bu işe kalkışabilecek tek insan vardır: Fergusson. Üstelik diğer kâşiflerden farklı bir fikri de vardır. Afrika’yı karadan değil, havadan keşfedecektir. Arkadaşı Dick Kennedy ve yardımcısı Joe’yla birlikte, kendi icadı olan bir balonla atıldığı bu macerada bakalım kahramanımız hedefine ulaşabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88551</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec947b1-5097-42e6-9e6c-3eec989544d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgisiz Anneler</image:title>
            <image:caption>Büyürken anneleriyle sevgi dolu bir ilişkiden mahrum kalmış kız çocuklar, bu eksikliğin bedelini hayatlarının her alanında yaşarlar. Annelerinin açtığı derin duygusal yaralar, seneler sonra bile acı, korku ve çalkantıya sebep olmaya devam eder. Bu kadınlar annelerinin duygusal yörüngesinden kurtulmaya çalışsalar da, kaygı, depresyon, özgüven eksikliği ve ilişki sorunlarıyla boğuşurlar.

Sevme ve şefkatle bir görülen annelik miti konuyu gözlerden kaçırsa da, pek çok kız büyürken annesinin kötü muamelesine maruz kalıyor. Sistematik eleştiri, kontrol, zorbalık, duygusal ihmal, fiziksel taciz… Hepsi küçük bir kız çocuğunu ezen ve etkileri yetişkinliğe kadar uzanan yıkıcı davranışlar. Yıllarca maruz kalınan bu kötü muameleyi telafi etmek mümkün müdür? Sorunlu anne kız ilişkilerinde tıkanıklığa sebep olan davranış örüntüleri nasıl tespit edilir? Depresif, alkolik, rekabetçi veya narsisist annelerle nasıl baş edilir? Bir kadının annesine karşı sorumluluğu nerede başlayıp, nerede biter? Kendi çocuklarımızla ilişkimizde, sağlıklı anneliğin alma verme dengesi nasıl kurulur?

Deneyimli psikoterapist Susan Forward, Sevgisiz Anneler’de kırk yıllık klinik çalışmaya ve terapi birikimine dayanarak çocuk yaştan itibaren annelerinin sözlü, duygusal veya fiziksel şiddetine uğramış kadınların elinden tutuyor. Bu yaralı yetişkin kızlara şefkatle seslenerek, acı anılarla yüklü geçmişin suçluluk ve korkularından kurtulup yeni bir benlik inşa etmeleri için somut ve etkin önerilerde bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88552</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e680e375-21e3-4ac2-a447-175cd969145c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlencelerin Sırrı</image:title>
            <image:caption>“Bu da pek cesurca sayılmaz. Tabanları yağlamak... Doğrusunu istersen, tahmin ediyorsundur zaten, ben de hiç cesaret edemedim. Fırtınalar! Konga! Sen sanıyor musun ki o adam... En iyi ihtimali seçiyorum... Babamı hiçbir zaman tanıyamayacağım, sen de beni tanıyamayacaksın, bu hep böyle gidecek, peş peşe, sırayla. Kendimi suçlamaya devam mı etmeliyim? Aslında her şey içmeye devam etmek için, âleme devam etmek için, böyle yaşamaya devam etmek için mazeret oldu diye kendimi suçlamam mı gerekiyor?”

Francisco Casavella’nın Türkçedeki ilk romanı Eğlencelerin Sırrı, yaklaşık kırk yıl süren Franco diktatörlüğünün ardından gelen geçiş döneminde, 1980’ler İspanyası’nda geçiyor. Siyasi hesaplaşmasını yapmak yerine geçmişini unutmaya çalışan, hızla “modern dünya”ya yetişmek isteyen toplumun savruluşlarına on beş yaşındaki bir gencin gözünden tanık oluyoruz: Taşrada başlayıp Barcelona’da hızını alan romanda kuşak çatışmaları, hayatın anlamı, evden kaçışlar, ilk aşklar, hayal kırıklıkları, tilt makinaları, türlü acayiplikler, hahadamlar-hahkadınlar, yalanlar, gerçekler var... tekmili birden 20 bölümde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88553</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dca9b5db-2607-429b-9fdc-de56d3c80253.jpg</image:loc>
            <image:title>Antitezler</image:title>
            <image:caption>Edebi ile akademik alanların gelgitli bir ilişkisi olduğu söylenir. Yazarlar ve akademisyenler birbirlerinin antitezi olarak düşünülür. Peki, bu iki dünya arasında gerçekten de aşılamaz bir duvar mı örülüdür, bir köprü oluşturmanın hiç mi imkânı yoktur? 

Antitezler, edebi ve akademik yazıların “yazar tezi” gibi çok özel bir malzeme aracılığıyla nasıl karşılaştığını, yollarının nasıl kesiştiğini gözler önüne seriyor. Yazar tezleri söz konusu olduğunda, akademik çalışma edebi bir yatırım olamaz mı ya da edebi eser akademik araştırmadan ne derece etkilenebilir? 

Mallarmé varoluşsal krizinden kurtulmak amacıyla dilbilimle ilgili bir teze başlamıştı; Péguy’nin tezi Sorbonne’a karşı uzun bir hakaretten ibaretti; Paulhan’ınki otuz beş yılı aşan bir süreye yayılmış sayısız müsvedde içinde kaybolmuştu; Céline, Macar bir doktora düzdüğü methiye arkasına belli belirsiz gizlenmiş otoportresini sunmuştu doktora jürisine ve Barthes, tezin “erotik bir beden” olması gerektiğini ileri sürmüştü. 

Üniversite ile edebiyat arasında, yazılmayı bekleyen bir tarihe -yazarların üniversiteyle ilişkilerinin tarihine- Fransa deneyimini merkeze alarak katkı yapmayı amaçlayan Antitezler, edebi ve akademik dünyaların karşılaştığı ve birbirine meydan okuduğu tarihsel bir soruşturma sunuyor bize. Aynı zamanda tez yazımına dair, yazarların akademik normları ve biçimleri sorguladığı ve yazma hakkındaki tavsiyelerini damıttıkları bir anti-kılavuz bu. Karşılaştırmalı Edebiyat doktorasına sahip olan Charles Coustille, özellikle Fransız şair ve deneme yazarı Charles Péguy hakkındaki çalışmalarıyla tanınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88554</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81d158d4-46a9-4cfe-a3c0-0636e3ec0a62.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk İçin</image:title>
            <image:caption>Şairinin deyişiyle “kazara girişilen şiirler”den oluşan Aşk İçin Creeley’nin Türkçede yayımlanan ilk kitabı. 
 
II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan edebiyatının önde gelen şairlerinden; şiirin yanı sıra roman, kısa öykü, deneme gibi farklı edebi türlerde altmıştan fazla eser vermiş Robert Creeley (1926-2005) Charles Olson, Robert Duncan, Denise Levertov ile birlikte Black Mountain Şiir Ekolü’nün fikir mimarlarındandır. 
 
İlk kez 1962’de yayımlandığında Robert Creeley&apos;nin tanınmasını sağlamış; şairin özellikle dil ve insan ilişkileri odağında dertlerini temsil eden Aşk İçin’de yer alan şiirlerin “az ve öz” prensibine bağlılığıyla duygusal derinliği Creeley’nin şiirinin karakteristiğini de tanımlar. İlkin dışarıda bıraktıkları ile tanınan bu şiir kurallı ölçü kullanmadan ve neredeyse hiç metafora başvurmadan genellikle kısa dizelerle, özdeyişli bir söyleyişi benimser. 
 
Robert Creeley kendinden önce gelen Pound, Williams, Zukofsky ve Olson’un yapıtını genişleten ve kendinden sonra gelenlere, tıpkı öncekilerin yaptığı gibi, yeni Amerikan şiiri bilincimizi keşfetme konusunda bir yöntem sağlayan, soylu bir şiir bünyesi yarattı.  -Allen Ginsberg 
 
Robert Creeley’nin şiiri soluduğumuz hava kadar temel ve gereklidir; tıpkı yaşadığımız kıta gibi konuksever, yalın ve açık. Hemen hemen sahip olduğumuzun en iyisi. -John Ashbery</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88555</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce23be3b-2cd4-43c9-902a-b269896a9e53.jpg</image:loc>
            <image:title>Denge Uzmanı</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun ikinci öykü kitabı Denge Uzmanı (1962) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’ndan yayımlandı. 
 
Denge Uzmanı, klasik öykünün kalıplarını bozarak yeni bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ikinci kitabı. Biçemiyle, kurgusuyla ne ölçüde yenilikçi, seçkin, öncü bir kitap olduğu bugün de apaçık ortada. 
Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 
 
“En sonunda ben de baktım fotoğrafıma. Dehşet içinde kaldım. Korktum. Acayip bir adam oturuyordu bir tahta sandalyede. Arkasında kara bir perde. Perdenin üzerinde kuş resimleri.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88556</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b63b7e8-bbcf-4f85-9ab0-62a0ac60e1f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Yalnız Ben Değilim</image:title>
            <image:caption>Tek Yalnız Ben Değilim Jean-Louis Fournier’nin en melankolik, en hüzünlü ve belki de en vurucu anlatılarından biri. 
 
“Yalnız olmaktan bıktım artık, bıktım her geçen gün daha yalnız, daha yaşlı, daha çirkin olmaktan. Bunların başıma geleceğini bilseydim hiç yaşlanmazdım. 

Yazın en sıcak günleri, boğuluyorum sıcaktan, hükümetin yaptığı sert uyarılara rağmen yakınlarım –artık yakınım değil de uzaktan tanıdıklarım oldular– arayıp yeterli miktarda su içip içmediğimi sormuyorlar. 

Herkes beni terk etti, on yıl önce karım Sylvie, kısa bir süre önce de küçük kedim Salomé, bir başka deyişle hayatımı sürdürmeme yardımcı olan herkes beni terk etti. 

Evim artık benim için fazla büyük ve karşı komşularımın panjurları da sürekli kapalı.” 

Fournier, kara mizahı kaleminden eksik etmeden, mağazada unutulup annesini bekleyen bir çocuğun huzursuz masumiyetiyle anlatıyor yalnızlığını.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88557</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/64260717-90cc-4cb1-93d3-66f6d8fd58c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bencil Maymun - İnsan Doğası ve Yokoluşa Giden Yolumuz</image:title>
            <image:caption>Orta yaşlarında orta boy bir yıldızın yörüngesine kapılmış gezegenlerin üçüncüsünde 3,3 milyar yıl önce filizlendik. Bin asır önce Rift Vadisi’ni terk edip dünyaya açıldık. Beslenme konusundaki esnekliğimiz, 16 milyar sinir hücresine ev sahipliği yapan görkemli neokorteksimiz ve doğayı dönüştürme konusundaki kabarık sicilimiz bizi memeliler arasında özel bir yere taşıdı. 100.000 yıldır etrafta kasıla kasıla yürüyor, 18. yüzyıldan beri kendimize bilge sıfatını yakıştırıyoruz. Bizler Homo sapiens’iz. 

Nicholas P. Money, modern insana seslendiği manifestosunda bu tabloyu başaşağı ediyor. Batı bilimi ölümcül bir hataya dönüştükçe doğa dikiş yerlerinden sökülüyor. Görkemin yerini gösteriş aldıkça, Homo sapiens yerini Homo narcissus’a terk ediyor. Ben hissini veren şeyin “biz” olduğu unutuldukça Bencil Maymun kurtuluş umudunu yitiriyor. Bu karamsar hikâyenin ışıklarını söndürmeden önce insanlığın berbat ettiği şeye dürüstçe bakmaya ve hatasını kabullenmeye cesaret edenler için bir umut zerresi, bir ipucu da bırakıyor Money: Zarafet. Ancak ve ancak doğanın geri kalanına karşı göstereceğimiz nezaketle gelecek. Nicholas P. Money, Miami Üniversitesi, 
Biyoloji Bölümü’nde öğretim üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88558</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/037be33e-f1f8-475f-97b4-8804d57da7b0.jpg</image:loc>
            <image:title>Dev ve Arkadaşları</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88559</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa51a1c-760e-4742-864f-a2f679e44467.jpg</image:loc>
            <image:title>Halide Edib</image:title>
            <image:caption>“Elden bırakmadan okunan bu parlak kitap, bağımsız, özgürlükçü ve entelektüel bir kadının Türkiye’de en zor koşullarda bile nasıl var olduğunu gösteriyor.” - Orhan Pamuk 
 
Halide Edib - Biyografisine Sığmayan Kadın, İpek Çalışlar’ın İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e geçiş yıllarını belgelere ve tanıklıklara dayanarak anlattığı üçlemesinin son kitabı. Gözden geçirilmiş yeni baskısıyla, Mustafa Kemal Atatürk ve Latife Hanım biyografilerini sevenler için benzersiz bir hayat öyküsü. 
 
Halide Edib, kadınların boşanma hakkından mahrum olduğu yıllarda üzerine evlenmek isteyen eşine boyun eğmedi, geleneği çiğneyerek ünlü matematikçi Salih Zeki’yi boşadı. 
Cumhuriyet’ten önceki dönemde romanlarındaki cesur kadınlarla eşitlik mücadelesi başlattı: Handan’da bir kadının cinsel arzularını yazdı, Yeni Turan’da oy hakkı kavgasına girişti, Mev’ud Hüküm’deyse kocasından cinsel hastalık kapan kadının dramını anlattı. 
 
Millî Mücadele yıllarında Mustafa Kemal’in karargâhında özel istihbarat ajanı, cephede nefer olarak görev alan Halide Edib’e haksız yere “Mandacı” yaftası yapıştırıldı. Romancılığının yanı sıra İngilizce yayımladığı kitaplarla ünü sınırları aştı. 1950’de 
Türk PEN Kulübü onun öncülüğünde kuruldu, uluslararası alanda ülkemiz kadınını başarıyla temsil etti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88560</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d29165ca-2a54-46a5-aabe-582a53a37f81.jpg</image:loc>
            <image:title>Pi’si Pi’sine - Gelmiş Geçmiş En Büyük Hesap Hataları</image:title>
            <image:caption>Bir köprü neden durduk yere yalpalar? Milyarlarca dolar nasıl buhar olup uçar? 1990’ların hit parçası “I’ve Got The Power” dinleyerek dans edenler bir binayı nasıl beşik gibi sallayabilir? Cevabı matematikte. Daha doğrusu, gerçek hayatta hesaplar tutmadığında yaşananlarda. 
Modern dünyamız matematik üstüne kurulu: bilgisayar programları, finans, mühendislik… Ve rakamların dünyası genellikle perde arkasında sessiz sedasız işliyor… gün gelip de işlemez olana kadar. Matematik “insanlarla iyi geçinmiyor” olabilir ama onu becerikli bir dost olarak görmediğimiz takdirde işimiz zor. Pi’si Pi’sine, bize matematikle iyi geçinerek gizli tuzaklarından nasıl ders çıkarabileceğimizi gösteriyor. Üstelik içinde çok sayıda bulmaca, bilmece, kod şakaları ve geometrik çorap var. Matematik, gerçek hayatta gerçekten de işimize yarıyor!
“Matt Parker harika bir iş çıkarmış… Anlattığı hikâyeler müthiş.” Marcus Berkmann, The Daily Mail
“Parker her hikâyesinde güldürüyor… çok eğlenceli.”The Guardian  
Uğruna ölünen sayılar. Tam puan. Simon Griffith, The Mail on Sunda  
“Tarihte ve günümüzde yapılmış sayısal hatalara dair eğlenceli 
ve bir o kadar şaşırtıcı bir macera.” The Big Issue 
“Matematiği eğlenceli hale getiren sürpriz bir çoksatar.” The Sunday Times Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88561</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b62168f-9120-4f09-b665-fcae3a52eec7.jpg</image:loc>
            <image:title>Cevat Şakir’in Bodrum’u</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın şair ve yazarlarının hayatlarını resimli hikâyelerle keşfetmeye var mısınız? 
Sürgünde geçen yılların ardından denize ve doğaya duyduğum sevginin sözcüklere dönüştüğü hayat hikâyemi dinlemeye hazır mısınız? Hadi o zaman başlayalım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88562</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aacb87f-3c4d-4582-924c-1f42f75b3808.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranın İcadı - Finans İtalyanca Konuşurken</image:title>
            <image:caption>Alessandro Marzo Magno, okurları günümüz finans sisteminin kökenlerine doğru, paranın kalbinin attığı Ortaçağ ve Rönesans İtalya’sını odağına alarak bir keşif gezisine çıkarıyor: Tüccar ve zanaatkârların tarih sahnesinde belirmesiyle gerçekleşen değişim; madenî paranın ticari bir mala dönüşmesiyle tüccarın bankere evrilişi; darphanelerin, bankaların, sigorta ve kredi kuruluşlarının, kalpazanlığın ve tefeciliğin serüveni; yükselişler ve iflaslar; iflasların beraberinde getirdiği kamu bankacılığıyla devletin bankere, bankanın ise devlete dönüşüm süreci gibi finans evrenine dair temel izlekler... 
İmparatorlar, kilise liderleri ve finans dünyasının iplerini ellerinde bulunduran zengin ailelerin yanı sıra tarih kitaplarında pek rastlanmayan renkli kişiliklerin boy gösterdiği ve ilginç anekdotların yer aldığı Paranın İcadı, doyurucu ve keyifli bir okuma serüveni vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88563</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73b118cc-7b24-41ef-9ca6-b32293c40e66.jpg</image:loc>
            <image:title>Sus Barbatus! 1</image:title>
            <image:caption>Faruk Duman’ın üçlemesi Sus Barbatus!’un ilk cildi YKY’de

 
İlk baskısı 2018 yılında yapılan roman aynı yıl Orhan Kemal Roman Armağanı ile Cevdet Kudret Roman Ödülü’nü alarak geniş bir yankı uyandırmıştı. 
Sus Barbatus!, 1979’un çetin kış koşullarında, Ç.’nin köylerinde geçen ürkünç olaylarla dolu ilk cildiyle yazınımızda unutulmaz bir iz bırakmaya aday bir roman oldu. 
Faulkner, Yaşar Kemal gibi yazarların kaleminde destanlaşan modern romanın çağdaş bir çeşitlemesini sunuyor Faruk Duman. Gerçeküstünün dilini yaratarak siyasal, tarihsel, toplumsal gerçekleri ete kemiğe büründürüyor. 
Doğanın tahrip edilmediği, ütopyaların diriliğini koruduğu, emeğin ve adaletin saygınlığını yitirmediği, masumiyetin egemen olduğu zamanların romanı Sus Barbatus!. 
 
“SUS BARBATUS, buzdan bir domuz heykeli gibi duruyordu el arabasının üstünde. Ama ne durmak; büyük, çok büyük görünüyordu. Başına kadar yürüdü, durup onu bir zaman izledi. Bir eser, kuşkusuz çok büyük bir eserdi SUS BARBATUS.”

“Sus Barbatus!’un, yazınımıza sunulmuş bir armağan olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.”  – M. Sadık Aslankara 
 
“Sus Barbatus! eleştirel gerçekçi edebiyata mensup, klasik anlayışla kaleme alınmış bütün soylu romanlar gibi, bir döneme ve yöreye, zamandizinsel bir olay örgüsü izleyerek, inandırıcı karakterler yaratarak hakim olabilen bir anlatıdır. Sadece o kadar değil, ilerde görebileceğimiz gibi, nasıl bize özgü Yaşar Kemal geleneğini çeşitlendirerek aşabiliyorsa, klasik roman geleneğini de sürdürürken, çeşitli yollarla aşmaktadır.”  – Erendiz Atasü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88564</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/258a7028-fb7e-4f74-bec9-c5d2e073226d.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim Hukukunda Çocuk Hakları Ve Eğitimi</image:title>
            <image:caption>Çocuk haklarının ve dünya genelinde yaygınlık sergileyen bu haklara ilişkin ihlallerin tüm zamanlar içerisinde sergilediği artış profili, bizlere daha uzun süre bu konu üzerinde ciddi biçimde durulması gerektiğini göstermektedir. Nitekim çocuk hakları konu alanının, farklı birçok disiplinle olan yakından ilişkisi göz önüne alındığında, bu konuya yönelik çalışmaların ne derece uzun soluklu ve kapsamlı olması gerektiği daha net bir biçimde anlaşılacaktır. Kitabın, çocuk hakları eğitimi konusunda bir ders, etkinlik ve araştırma rehberi olarak çeşitli disiplin alanlarında yükseköğrenim görmekte olan çok sayıda öğrenciye, öğretim etkinliklerinden yararlanmak üzere öğretmenlere ve temel ders kaynağı ve araştırma süreçlerinde referans noktası olarak ilgili alanlarda çalışmalar yürüten akademisyenlere önemli bir kaynak desteği sunacağı inancındayız. 

Eğitim Hukuku Bağlamında Çocuk Hakları Eğitimi: Bir Eylem Araştırması başlıklı doktora tez çalışmasının güncelleştirilmiş ve genişletilmiş bir hali olarak hazırlanan kitabın, özgün bir boyut olarak eğitim hukuku literatürüne katkı sağlamasını, çocuk hakları konusunda yükseköğretim öğrencilerine ve öğretim üyelerine temel ders kaynağı olmasını, temel eğitim düzeyinde öğretmenlik yapan kişilere çocuk hakları eğitimi süreçlerinde yol gösterici olmasını ve bir eylem araştırmacısı olarak çocuk hakları eğitimi süreçlerini organize edebilme hususlarında yararlı bir kaynak olmasını ümit ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88565</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e0dca49-7c05-450d-81d0-f1e534818e35.jpg</image:loc>
            <image:title>Etik ve Eğitim</image:title>
            <image:caption>Herkes neyin iyi, neyin kötü ve dolayısıyla neyin etik olduğu hakkında bilgi sahibidir. Bu kitap, eğitim alanında etik konulara ilgi duyan okuyucular için eğitim ve öğretim süreçlerinde karşılaşılan etik konularla ilgili bir farkındalık oluşturmak ve alandaki bilgi birikimine katkıda bulunmak için yazılmıştır. Bunun yanında, konusu eğitim ve etikle kesişen yükseköğretim kurumlarındaki dersler için sistematik bir içerik sunmak ve etik açıdan tartışmaya değer konularla ilgili bir alan açmak amaçlanmıştır. 

Kitap, on beş bölümden oluşmaktadır. Kitap, okuyucu tarafından bütünlüklü kullanılabileceği gibi, on ikinci bölümde yer alan örnek olaylar ve etik ikilemler, eğitim ve öğretim süreçlerindeki gerçek yaşam pratiklerinde etik karar vermeye rehberlik yapabilecek olay ve soruların kullanılması ile de sınırlı olabilir. Bu bölümde sunulan altı örnek olay, eğitimle ilgili etik ikilemler ve etik karar vermeyi kapsayan içeriği ile okuyucuya eğitim pratikleri ile ilgili muhakeme yapma fırsatı sunabilir. Bu muhakeme sürecinde okuyucu, klasik ve çağdaş etik yaklaşımları örnekler üzerinden irdeleme fırsatı bulabilir. Kitaptan yararlanmada benzer seçicilik, son bölüm olan etik eğitiminde film analizleri için de söz konusudur. Son olarak, on üçüncü bölümde “Eğitim ve Öğretimde Etik Açıdan Tartışmalı Bazı Konular” başlığında işaret edilen konularla ilgili tartışmalar doygunluğa ulaşmadığından derinleştirilmeye muhtaçtır. Dolayısıyla araştırmacılara ilham verebilir. Bu gerekçelerle, kitabın içeriğinin farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde tasarlandığı düşünülmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88566</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/252a2c99-4a18-47e7-b26d-3a9f8c441f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Dayanışma</image:title>
            <image:caption>Ormanda yaşayan Dev ve arkadaşlarının okurken hem düşündüren hem de güzel vakit geçirmenizi sağlayan birbirinden heyecanlı hikâyelerini dinlemeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88567</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc57ac8a-6d79-4d5c-969d-f5ed6d52457d.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoşça Kal Okul</image:title>
            <image:caption>Yeni bir okula gidecek olan Funda, eski okuluna güzel bir veda etmek istiyor. Her gün oturduğu sandalyesinden çok sevdiği öğretmenine kadar hepsiyle teker teker vedalaşmalı… Amerikan Psikoloji Derneği tarafından hazırlanan kitap, çocukların değer verdikleri bir mekân veya ortama veda etmeleri gerektiğinde bununla nasıl başa çıkabileceğini anlatıyor. Dr. Tonya Lippert, ayrıca kitabın sonunda yer alan ebeveyne özel notlar bölümünde değişiklik veya geçiş sürecindeki çocuklar için uygulanması gereken yaklaşımları detaylıca ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88568</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6c72aa0-3fc2-482b-9b64-2bbe797e0708.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şey Aynı</image:title>
            <image:caption>Abel ve Rita kardeşler artık aynı şeylere sahip olmak istiyor. Aynı tişörte, aynı pantolona ve aynı çoraplara… 
Ama biri sarı diğeri kırmızı renkte giyinmek istiyor. O zaman aynı şeylere nasıl sahip olacaklar? Nasıl bir çözüme kavuşur dersiniz? Her Şey Aynı; kardeşlik ve uzlaşma kavramlarını ele alan, ana ve ara renkleri öğretmeyi sağlayan sıcak bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88569</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db94b545-863a-49fd-899d-7f45d80f4c25.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağaçlı Gül ve Hayal</image:title>
            <image:caption>Ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 23. kitabını Berna Durmaz yazdı!
Ağaçların gölgesinde büyüyenlerin duyduğu bir ses var! Çağdaş öykücülüğümüzün ödüllü yazarlarından Berna Durmaz’dan, aşırı kentleşmenin, yoksulluğun ve fırsat eşitsizliğinin soluksuz bıraktığı insanların, acımasızca yok edilen doğayla benzerliğini vurgulayan lirik bir roman.
Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği ödüllü Köprü Kitaplar koleksiyonunun 23. kitabı, aynı zamanda Durmaz’ın çocuklar ve gençler için yazdığı ilk kitabı. Hayat koşusunda türlü engellerle karşılaşanların, doğayla derin bağlar kurarak uyum içinde yaşayanların ve birbirine umutla tutunanların sesini, gerçekçi anlatımı ve zarif üslubuyla yücelten roman her yaştan okuru etkileyecek nitelikte.
Köyündeki okul kapanınca eğitimini sürdüremeyen Hayal’in en büyük isteği okumaktır. Ancak, hasta Gül Nine’sine eşlik etmek için amcasının İstanbul’daki evine gitmesi gerekir. Büyük şehirde onu, dev gökdelenlerin gölgesinde, çamur içinde bir gecekondu mahallesi karşılar. Okula gönderilmeyi umsa da beklediği gün bir türlü gelmez, çaresiz kuaförde çalışmaya başlar. Mahalleyi saran sesin gizemi ise her geçen gün insanları daha fazla etkilemektedir...
“Hayal belleklerde kalacak bir karakter. Arkadaşları Selim, Akın ve kuzeni Ertan da... Berna Durmaz, Ağaçlı Gül ve Hayal’in karakterlerini tasarlarken onların her birine farklı kişilikler vermeyi düşünmüş, bunun da üstesinden iyi gelmiş. Romanı okuyup bitirdikten sonra da, bütün karakterler gözlerimizin önünde capcanlı duruyor.”
Semih Gümüş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88570</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aab8a19-fbac-4b6c-ae2d-e3c5536f41cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sayın Vekilim</image:title>
            <image:caption>&quot;Bak, &apos;emanet göklere, yere ve dağlara önerildi, onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar; onu insan yüklendir.&apos; Üstleneceğin şey bir emanettir. Sırtında bir gömlek gibi duracaktır. Onun seni zaaflarına, ihtiraslarına teslim etmesine asla izin verme!&quot;
“Teşekkür ediyorum Üstadım, bunları unutmayacağım!” Bilge Adam, “Bir şeyi daha unutma,” dedi ve şunları ekledi: “Sevgiyi, sadakati yanından hiç ayırma, bağla onları boynuna, yaz yüreğinin levhasına. Böylece Allah’ın ve insanların gözünde beğeni ve saygınlık kazanırsın!”
...
“İyi siyasetçinin ateşi halktır, çekici de halkın eleştirisidir. Siyasetçi halkın içine girerek ateşteki demir gibi yumuşamalı, şeklini şemailini almalıdır. Unutma ki, iyi bir siyasetçi eleştiriden ders alarak olgunlaşır, tavını bulur, en iyi kıvamına kavuşur. Kötü siyasetçi ise taş gibidir. Ne yaparsan yap şekle girmez. Fazla dövdüğünde de parçalanıp sağa sola savrulur.”
...
“Unutma ki, her şey bir hayalden ibarettir. Her an bir anıdır. Yaşadığın an, üzerindeki rüzgâr soğumadan anıya dönüşür. Elini değdiğin her şey bir gün hayal olup çıkacaktır. İlerde, bugünler senin için güzel birer hayale, tatlı birer anıya dönüşecektir. Yeter ki sen bunun altında ezilip kalmayasın!”-</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88571</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b0b3edaa-2876-4236-8468-22059ace7f5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Liberal Düşünce Dergisi Sayı : 100 Güz 2020</image:title>
            <image:caption>Geç Dönem Osmanlı Modernleşmesine Genel Bir Bakış / An Overview of The Late Ottoman Modernisation - Rüya Telli &amp; Ayşenur Yılmaz
Bir Alt-Alan ve Yöntem Olarak Karşılaştırmalı Siyaset / Comparative Politics as a Subfield and a Methodology of Political Science - Tuba Eldem
Toplumsal Bütünleşme Bağlamında Sosyal Sermaye ve Çokkültürcülük / Social Capital and Multiculturalism in the Context of Social Integration - Yılmaz Ceylan
Amerikan Çokkültürlülüğünü Yeniden Düşünmek: Hispanik/Latinolar ve Amerikan Toplumu İçerisindeki Rolü / Rethinking American Multiculturalism: Hispanic/Latinos and Their Role in the American Society - Orhan Çifçi
12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 Askeri Darbe Dönemlerinde TÜSİAD-Devlet İlişkisi / TUSIAD-State Relations in the Periods of Military Coups of 12 September 1980 and 28 February 1997 - Eyüp Bayram Şekerli &amp; Eyüp Akçetin
Ayıran Duvarlar, Dönüşen Sandıklar: Kapalı Konut Siteleri ve Seçim Sonuçlarına Etkileri / Dividing Walls, Changing Ballot Boxes: Closed Housing Sites and Their Effects on Election Results - Burak Özer &amp; Burcu Taşkın
Hayek on Product Innovation and Market Shaping: Opening the Black Box / Hayek’te Ürün İnovasyonu ve Pazar Şekillenmesi: Kara Kutuyu Açmak - Burak Erkut
Liberal Düşünce Dergisi 25 Yaşında 25. Yılını Tamamlarken Liberal Düşünce Dergisi / Quarterly Liberal Thought at 25 Years - Atilla Yayla
100. Sayı Münasebetiyle Liberal Düşünce Dergisi Hakkında Bir Değerlendirme / A Review on the Quarterly Liberal Thought on the Occasion of the 100th Issue - Tanel Demirel
‘Apolitik Bir Politik’: Türkiye’de Liberal Hareket / “Apolitical Politics” Liberal Movement in Turkey - Bengül Güngörmez Akosman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88572</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03555570-9fab-423a-9e0f-e6ff702e75ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Takvim Yaprağında</image:title>
            <image:caption>Garip anlayışısın yerleşmesinden sonra, özellikle de Yaprak Dergisi&apos;nin yayımlandığı dönemde Orhan Veli&apos;nin gerek kendisiyle yapılan söyleşilerde gerekse düzyazılarında şiirde yaptıkları yenilikleri geçmiş ve gelecek bağlamında değerlendirme çabası içine girdiği görülür. Orhan Veli&apos;nin bütün düzyazıları aslında dönemin şiiriyle bir hesaplaşma, kendi şiir anlayışını ve beğenisini öne çıkarma, savunma denemesidir. Beğendiği şairleri açıkyüreklice savunmakta, beğenmediklerini de son derece nesnel yargılarla eleştirmekten geri durmamaktadır. Düzyazıları bize bir şairin düşünce evrenini sunmasıyla büyük önem taşıyor. 
Turgay Fişekçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88573</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a76ee74-6a80-41b0-814d-9b889304fbde.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes Seti (5 kitap)</image:title>
            <image:caption>Bu sette beş Sherlock Holmes kitabını birlikte sunuyoruz.
Sherlock Holmes / Kızıl Dosya
Dedektiflik ilminin ustası Sherlock Holmes ve onun sadık vakanüvisi John Watson&apos;ı bir araya getiren polisiye roman tarihinin bu en meşhur karşılaşması, Sir Arthur Conan Doyle&apos;ın Kızıl Dosya adlı kitabında yer alır. Kitap, okuyucuyu sadece Holmes efsanesinin büyülü dünyasına adım attırmakla kalmaz, onu aynı zamanda Londra&apos;nın sisli, gaz lambalarıyla aydınlatılan sokaklarından alıp Utah&apos;ın güneş altında kavrulan geniş ovalarına doğru heyecanlı bir yolculuğa çıkarır.
&quot;Hayat renksiz bir yün yumağıysa, bazen o yumağın içinde kırmızı bir iplik belirir, bu, cinayetin sebep olduğu bir kırmızılıktır, bizim görevimiz de bu ipliği ortaya çıkarmak, diğerlerinden ayırmak ve her bir santimini incelemektir.”
Sherlock Holmes / Dörtlerin İmzası
Londra sokaklarını yoğun bir sis, Sherlock Holmes&apos;u ise derin bir melankoli esir almıştır. Onu kapıldığı bu melankoli girdabından güzel ve endişeli bir genç kadının evine yaptığı ziyaret kurtaracaktır. On yıl önce babası aniden ortadan kaybolan Mary Morstan&apos;a her sene aynı tarihte kimliği belirsiz bir kişi tarafından şahane bir inci gönderilmektedir ve bu kişi şimdi de bir mektup yazarak onunla buluşmak istediğini belirtmiştir. Holmes ve Watson bu buluşmada genç kadına eşlik edeceklerdir. Sonrasında yaşananlarsa; haksızlığa uğramış bir kadın, saklı bir Hint hazinesi, tahta bacaklı bir zorba, yardımsever bir köpek ve bir aşk hikâyesi… Hayatın durağanlığından sıkılmış olan Holmes&apos;u bile, &quot;Muhteşem değil mi?&quot; diye haykırma noktasına getirecektir.
Sherlock Holmes’un Maceraları
Zamanda yolculuk yaparak Viktorya dönemi Londra’sında, edebiyat dünyasının en harika dedektif ekibi muhteşem Sherlock Holmes ile sadık asistanı Dr. Watson’ın maceralarını hayranlıkla okuyacaksınız. İlk olarak 1892 yılında yayımlanan Sherlock Holmes’un Maceraları, efsanevi Sherlock Holmes serisinin ilk ve en iyi öykü derlemesi.
Kitap, yazarın kişisel favorileri arasında bulunan öyküleri de içeriyor: Bir kralın, eski sevgilisinin şantajına uğradığı, Holmes’un açıkça hayranlığını belli ettiği ilk kadınla mücadele ettiği “Bohemya’da Skandal”ın yanı sıra “Benekli Kordon”, “Kızıl Saçlılar Birliği”, “Beş Portakal Çekirdeği” maceraları da kitapta yer alıyor. “Mavi Yakut”, “Mühendisin Başparmağı”, “Zümrüt Taç”, “Kızıl Gürgenler” ve dört farklı gizem daha sizleri bekliyor.
Sherlock Holmes’un Anıları
Dr. Watson, en sevdiği dostunun, ünlü dedektif Sherlock Holmes&apos;un anılarını yazarak bizi maceradan maceraya sürüklemeye devam ediyor.
Sherlock Holmes&apos;un Anıları; farklı on bir hikâyeyi içeriyor. Her hikâyede Dedektif ile Doktor, Viktorya dönemi Londra’sında tehlikeyi göze alarak entrikacı ve kötücül güçlerle mücadele edip esrarengiz olaylar zincirini çözmeye çalışıyorlar.
Sherlock Holmes’un Dönüşü
Sherlock Holmes&apos;un ölümden dönüşünün olağanüstü öyküsünü de içeren on üç gizem ve suç hikayesi.
Sherlock Holmes, ezeli düşmanı Profesör Moriarty ile ölümüne bir mücadeleye girişerek Reichenbach Şelalesi’nin eşiğinde ortadan kaybolalı üç yıl olmuştur. Tüm dünya onun yasını tutmuştur, tabi en çok da en iyi arkadaşı ve çıkarım sanatındaki ortağı Dr. Watson. Sokakta çarptığı ihtiyar kitap toplayıcısının usta dedektif olduğu ortaya çıkınca Watson’ın yaşadığı şoku düşünün! Aksi yöndeki tüm kanıtlara rağmen Sherlock Holmes İsviçre’de ölmemiştir, en büyük düşmanını bozguna uğratmış, dünyanın en iyi dedektifine kafa tutmaya yeltenecek kadar sersem olan tüm muhtemel suç dehaları için de tuzaklar hazırlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88574</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd7121d3-0679-4a37-8cb7-e52ed6eac188.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar için 1920 Dersleri</image:title>
            <image:caption>Ulus olarak en büyük eksiğimizin bilgisizlik olduğunu düşünüyorum.
Biz böyle değildik ama giderek böyle olduk.
Bilgisizliğimizin yanı sıra buna ilişkin bir de yanlışımız var: Bilgi edinmenin yöntemini ezberlemek sanıyoruz.
Oysa bilgi edinmek bir sevinçtir.
Öğrenmek mutluluktur.
Öğretmenlerinin, anne babalarının, büyüklerinin çocuklara öncelikle kazandırmaları gereken bilinç budur:
Araştırarak, irdeleyerek, soru sorarak öğrenmenin, bilgi edinmenin, akıl yürütmenin can sıkıcı zorunluluk ya da ezbercilik değil, bir mutluluk, bir sevinç olduğu...
Yüzüncü yılında 23 Nisan 1920 derslerini hazırlarken uygulamaya çalıştığım yöntem bu oldu.
Umarım başarılı olmuşumdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88575</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ffa37de2-ae73-4669-8ed2-732a99da4e90.jpg</image:loc>
            <image:title>Baharın Ettikleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin hikâyelerinde ortak bir özellik vardır. Bu sanatın önemli bir tarafını oluşturur. Hikâyecilerimizin çoğu hikayelerini, tek fikir, tek his, tek olay, önem verdikleri karşıtlıklı veya karşıtlıksız tek durum çerçevesi içinde işlerler. Orhan Veli böyle yapmaz; hiçbir hikâyesi tek bir temanın gelişmesi ve ısrarlı etkisi ile kurulmamıştır. Orhan Veli’nin hikâyeciliğinin zengin ve ileride verimli olabilecek tarafı çeşitli unsurlarla meydana gelmiş terkiptedir. Bir bütün olarak hikâyelerini düşünecek olursak, gerçeğin başlıca unsurlarını buluruz: Cemiyetin tezatlı görünüşü (fakirlik, zenginlik, işsizlik, açlık, zenginlik ümitleri, hayalleri v.s.), doğa sevgisi, yaşama zevki, ölüm meselesi vs. Fakat bunlar bize üzerinde ısrarla durulan birer mesele gibi ve çevresinden soyutlanmış olarak değil de, hayatın doğal akışı içinde sakin ve ahenkli bir şekilde verilmiştir. 
Güzin Dino</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88576</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba2ce71-8983-47d7-865c-7744f2dbc46d.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiirler (Ataol Behramoğlu Seçkisi)</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli’nin de yaşamı sürüyor olsa şiiri nasıl yönelişler içinde olurdu, kestirebilmek kolay değil. Fakat 1949’da yayımlanan son kitabı “Karşı”daki “Gün Olur”, “Sizin İçin”, “İstanbul’u Dinliyorum”, “Hürriyet’e Doğru”, “Galata Köprüsü”, “Pireli Şiir” vb. şiirleriyle kitaplarına girmeyen ya da ölümünde sonra yayımlanmış aynı yılların ürünü “Sucunun Türküsü”, “Dalga”, Kuyruklu Şiir/Cevap”, “Macera”, “Birdenbire”, “Gelirli Şiir”, “Delikli Şiir”, “Aşk Resmi Geçiti”, “Yaşamak” vb. şiirleri, onu yaşam-ölüm ikilemi ve toplumsal adaletsizlik sorunlarıyla konuşma dili arayışlarının giderek daha sıklıkla ilgilendirdiğini gösteriyor. Yine de hepsinde ağır basan şey, keder ya da mutluluk duygusunun, mizahın, içinde sert bir toplumsal eleştiri gizleyen bir düşünce ya da günlük yaşama ilişkin önemsiz sayılabilecek bir gözlemin, bazen bir dil oyununun, sıradan bir iç dökme ya da söyleşi rahatlığında ve sadeliğinde şiire yükselmesidir… 
Ataol Behramoğlu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88577</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4f2fcf0-429b-44c0-962f-559ebdb405e0.jpg</image:loc>
            <image:title>La Fontaine’in Masalları</image:title>
            <image:caption>La Fontaine&apos;in Masalları, Orhan Veli&apos;nin biçemiyle bir başka oluyor. Ayrı bir düzene, sese, uyuma ulaşıyor. Üstün bir anlatım biçimine kavuşuyor. Orhan Veli kitabı armağan ettiği çocuklara diyor ki: &quot;Sevgili Çocuklar, Bu kitapta okuyacağınız şiirleri gerçi sizler için çevirdim. Ama hiçbir zaman onları çocukça bulmadım. Zaten sizi de küçük görmüyorum. Güzel şeyleri siz de büyükler kadar anlar, büyükler kadar seversiniz. Elbette, yaşınız ilerledikçe, bilginiz de artacaktır. Ama bu, bilginiz artıncaya kadar kötü şeyler, basit şeyler okuyacaksınız demek değildir. Bilginizin, anlayışınızın artması, zevkinizin incelmesi ancak büyük yapıtlar okumakla olur.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88578</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f458d1d7-d2ca-4b32-8cab-198136fbdbfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca Öyküleri</image:title>
            <image:caption>Fıkraları bulabilmek için birkaç kitap karıştırdıktan sonra gördüm ki, ünü yabancı ülkelere kadar yayılmış olan bu milli kahramanın hikayeleri daha hala Türkçe olarak yazılmamış. Güzel bir üsluptan geçtim, okuduğum kitaplarda, doğru dürüst bir Türkçe bile yoktu. Bunun üzerine de, bu fıkraları okunabilir bir dille yazmanın, küçümsenemeyecek bir iş olduğuna inandım. Yazdığım Nasrettin Hoca fıkralarının, bugüne kadar yazılanların en iyisi olduğunu söylersem pek de böbürlenmiş sayılmam. Hoca’ya ait hikayelerin, yüzyıllardır, hiç eskimeden yaşaması, onun bir halk kahramanı olmasından ileri geliyor. Hoca, gerçekten, zaafları, sıkıntıları, kusurları, korkuları, kısacası her şey ile tam bir halk adamıdır. 
Orhan Veli Kanık</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88579</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c036b1a-1b2f-4f90-ba2f-2d380232fc7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünen Makineler</image:title>
            <image:caption>Yapay zekâ ve robotlar hakkında neler biliyoruz? 
 
1997’de IBM’in Deep Blue bilgisayarı, 1985’ten beri namağlup dünya şampiyonu Garry Kasparov’u satrançta yenince, yapay zekâ halkın gözünde bambaşka bir görüntüye büründü. Acaba Isaac Asimov’un yıllar önce belirlediği üç robot yasası tersine dönebilir miydi? Evet, bu yenilgi insanlık için büyük bir olaydı ama acaba Alan Turing bilgisayarların bir gün insanlar gibi düşünebileceklerini söylerken ne kastediyordu? Yapay zekâlı robotların istilasına o kadar yakın mıydık gerçekten? 
 
Aslına bakılırsa hayır. Ama Kasparov’un yenilgisinden bu yana komplo teorilerinin ardı arkası kesilmedi: Katil robotlar ve yapay zekâ kıyameti gerçek olacak mı? Yapay zekâlı otonom silah sistemleri savaşlarda sivillerle savaşanları ayırt edebilir mi? Bir de işin insani boyutu vardı: Yapay zekâ bilinçlenebilir, hatta acı çekebilir mi? 
 
New Scientist bu kitapta bütün bu soruların cevaplarını, yapay zekânın öyküsünün tüm ayrıntılarıyla veriyor. Ünlü bilim insanlarının alana katkılarından modern çağda yapay zekânın yerine, bilmeniz gereken her şey Düşünen Makineler’de sizi bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88580</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52447724-0142-4ba7-886e-e151ca37cf10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kartaca</image:title>
            <image:caption>Günümüzde Afrika’nın kuzeyinde bir harabe olan Kartaca eskiden dünyanın en güçlü imparatorluklarından birinin başkentiydi. 
“Kartaca’nın öyküsünü anlatmak bir hayli zor zira bunu duygudaşlığa kapılmadan ve düşmanlarının bakış açısından ele almak gerekiyor. Öte yandan, yararlanılacak bol miktarda malzemenin bulunması da büyük bir avantaj; bu sayede belli oranda oldukça gerçekçi bir öykü anlatılabilir.” Alfred J. Church son derece canlı bir anlatımla bizi kentin kuruluş efsanelerinden Kartaca’nın Akdeniz’deki hâkimiyetine, Hannibal’in İtalya seferinden Kartaca’nın Roma tarafından yok edilmesine dek uzun bir yolculuğa çıkarıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88582</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/84f8788b-1f8b-47f3-badd-4c3bdbf1d89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahraman - Gerçek Süper Güç</image:title>
            <image:caption>Kahraman Süper, süper kahramanlarla dolu bir kasabada özel güçleri olmayan tek kişidir. Bir tırı tek elle kaldırabilecek kadar güçlü babası, ellerinden alev topları çıkartabilen ablası, görünmez olabilen annesi, bıçak gibi keskin dişlere sahip kardeşi, uçabilen arkadaşlarıyla birlikte Terasyus kasabasında yaşar. Bu Eğlenceli ve Sıra Dışı kasaba Büyük Bir Sorunla karşı karşıya: ay Karayel. En büyük hayali Terasyus kasabasını ele geçirmek olan Bay Karayel, her seferinde yepyeni Çılgın Yöntemlerle kasabaya saldırıyor. Bu seferki planıysa… Beyaz Tehlike!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88583</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33cdafb3-a4fb-4495-9d4d-5ac1379595b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay</image:title>
            <image:caption>Üstün meziyetlere sahip olduğuna inanan bir adam... Her şeyin en iyisine layık buluyor kendini...
Bir güç abidesi adeta... Hayran olunası, çekici ve cazibeli... Dışarıdan bakınca belki de birçok kadının sahip olmak isteyeceği bir erkek... Ne var ki bu güçlü narsis karakterin gölgesinde yaşamaya mahkûm âşık bir kadının kendi gibi kalabilmesi mümkün değil.
Hayatındaki insanların kişiliklerini, değerlerini, özgünlüklerini ve varlıklarını öğütüp yok eden narsis bir adamın cenderesinde sıkışıp kalan ve giderek gücünü yitirmekte olan genç bir kadının kişilik mücadelesinin romanıdır Bir Narsisin Gölgesinde On İki Ay...
Dr. Fikret Yıldırım’ın kaleme aldığı bu kitap, çağın hastalığı kabul edilen narsisizmin anatomisidir bir yanıyla. Birbirine âşık iki insanın aşk sandığı travmalarla yüzleşmesidir.
Narsisizmin insan hayatında ne şekilde seyrettiğini hem hikâyenin içinde okuyacaksınız hem de hikâye boyunca aktarılan bilgilerin genel notlarını son bölümde derlenmiş halde bulacaksınız</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88584</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea95e681-2255-4eeb-ad06-85db9a99400f.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Haldun - Coğrafya Kaderdir</image:title>
            <image:caption>“Adaletsizlik medeniyeti mahveder.” 
Modern tarih aktarıcılığının, sosyolojinin ve iktisadın öncülerinden kabul edilen bir filozof ve devlet adamıdır İbni Haldun... Tunus, Fas ve Mısır’da görev yaptığı zorlu dönemlerde iki yıl hapis de yatan büyük filozof, adını tarihe yazan yedi ciltlik dünyaca ünlü eseri Mukaddime’yi siyasetten çekildiği yıllarda kaleme almıştır. Çoğunlukla yalana ve dedikoduya dayanan dönemin tarih aktarıcılığı sistemini tamamen yıkan İbni Haldun, “tarih ilmini inşa eden kişi” olarak anılmaktadır ki onun tarihçiliğinde yalana ve safsatalara katiyen yer yoktur. 
Coğrafyanın insan üzerindeki etkilerini siyasi ve fiziki açıdan derinlemesine incelediği çalışmaları sayesinde zaman ve mekân ötesi bir tespit gerçekleştirmiştir aynı zamanda. “Yaşadığı yerin havası, nemi insan sağlığına etki eder. Siyasi mekanizmanın düzgünlüğü ya da bozukluğu da yine insan hayatının her şeyini etkiler” diyen İbni Haldun’un sadece tarihçiliği üzerine değil, düşünceleri ve felsefesi üzerine de kaleme alınan bu kitapta ilme adanmış bir zihnin düşünce ve fikir disipliniyle de tanışacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88585</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e759742-2f7d-437e-bab4-ee7a23585206.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Sıcak Erkekler Soğuk Sever</image:title>
            <image:caption>İlişkilerin doğası karmaşıktır. İnişleri çıkışları vardır. Kadınla erkek arasında işler her zaman yolunda gitmeyebilir, tıpkı hayat gibi... İlişkiler bazen sıcaktır, içinizi ısıtır, bazen soğuktur ürpertir.
Her ilişkinin kendince bir ritmi vardır ve hep değişkendir. Kadınla erkeğin doğası birbirine hiç benzemez. Problem çözme becerileri, yalnızlıkla başa çıkma yolları, ilişkiden beklentileri, iletişim modelleri, cinselliğe bakışları ve motivasyonları çok farklıdır.
Bir kadını elde etmenin yolu ondan uzak durmak yerine ona ilgi göstermekken, bir erkeği elde etmek için dozu iyi ayarlanmış mesafelere ihtiyaç vardır.
Çok satan “Düştüğünde Kalkarsan Hayat Güzeldir”, “Kararı Ben Veririm” ve “Süt Lekesi “ kitaplarının yazarı Uzman Psikolog Esra Ezmeci, bu kez kadın erkek ilişkilerinin doğasını ve dinamiklerini enine boyuna yatırıyor masaya. Sunduğu basit ve etkili önermelerle kadın erkek ilişkilerinde yaşanan kısırdöngüleri kırmak hiç de zor değil...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88586</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91a1a90a-7044-44ef-8268-53e89119b9b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmeyen Kahraman Hava - Eğlenceli Bilim 3</image:title>
            <image:caption>Merhaba gençler; 
Ben Gogul Amca’nız! Yepyeni bir konuyla işte karşınızdayım. Her ne kadar yükseklik ve uçak fobim olsa da uçsuz bucaksız mavi gökyüzünü sizler için araştırdım. Meğerse benim bile bilmediğim ne kadar çok şey varmış. 
- Atmosfer ile inverter klima arasında ne gibi benzerlik var? 
- Oksijensiz solunum yapmayı başarabilenler kimlerdir? 
- Gezegenlerin en gezgini ve en oyunbozanı hangisidir? 
-Dört buçuk milyar yıldır yanan Güneş, ya bir gün lambalarını kapatırsa? 
- 1 günü 1 yılından uzun olan gezegen hangisidir? 
- Yüzlerce ton ağırlıktaki “metal kartal” uçakların geri vitesi neden yok? 
En havalı kitap olan elinizdeki kitapta daha fazlası var. Görünmeyen kahraman havayla ilgili eğlence ve bilgi dolu yolculuğa hazırsanız hepinizi bekliyorum. Not: Serin ve havadar bir yerde okuyunuz..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88587</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15cc3b69-4bcc-4dba-9470-972c934edd29.jpg</image:loc>
            <image:title>Onuncu Köyün Hayaletleri</image:title>
            <image:caption>Farklı zaman dilimlerinden kopup gelen, gizemli bir bahçede yolları kesişen, birbirinden farklı hayatların öyküsü. 
Hırs ve performansın hâkimiyetinde yavaş yavaş solan 
yüzlerin anlam arayışı. Sırlarla dolu esrarengiz misafirlerin yitik hatıralara ışık tutan yolculuğu… 
Onlar dokuz köyden kovulan, onuncu köyün hayaletleri… Sevgili okur, güneşin sıcacık gülümsediği bir onuncu köy, daima bulunur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88588</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ecaee72-50b7-4ee3-8224-2f011f59d456.jpg</image:loc>
            <image:title>Mucizevi Örtü Toprak - Eğlenceli Bilim 2</image:title>
            <image:caption>Merhaba kitapsever dostlarım, yine ben geldim, Gogul Amca’nız! 
Eğlenceli Bilim serimizin bu kitabında özverili ve çokça cömert olan mucize örtü toprakla ilgili eğlenceli ve acayip bilgilerle karşınızdayım. 
- Dünyanın en yüksek tepesine çıkan bendeniz, kaybolmadan dönebilecek miydim? 
- Uyuyor numarası yapan yanardağlar gerçekten uyuyor mu, yoksa uyanacağı gün için pusuya mı yatıyor? 
- Depremde beşik gibi sallanan binalara sığınan çekik gözlü Japonların sırrı ne? 
- Peri Bacaları’ndaki perilere neler oldu? 
- Sokatra Adası’ndaki Ejderha Kanı Ağaçları’nın gizemi çözülecek mi? Hepsi ve daha fazlasını sizler için Gogul Amca’nız araştırıp, bizzat yerinde inceleyerek kaleme aldı. Baştan sona bilgi ve eğlence dolu bu yolculuğa hazırsanız hepinizi bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88589</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c6a323d-96d6-4bd1-b9e0-635024d43d41.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Kaynağı Su - Eğlenceli Bilim 1</image:title>
            <image:caption>Merhaba gençler; 
Ben Gogul Amca’nız! Çevremdekiler bana her şeyi bilen manasına gelen “Gogul Amca” diye seslendiklerinden beri bu ismi kullanıyorum. Eh, hoşuma da gitmiyor değil. Bu kitapta “Yeryüzünü çok dolaştım, görmediğim yer kalmadı. Biraz da su altını araştırsam fena olmayacak.” diyerek suyun altını üstüne getirdim. 
- Denize attığımız metal paralar batarken, yine metalden yapılmış tonlarca ağırlıktaki gemiler nasıl batmaz ve okyanuslarda kıtalar arası yolculuk yapabilirler? 
- Sudaki mucizeler nelerdir? 
- Uçsuz bucaksız maviliklerin derinliklerindeki su altı canlıları nasıl yaşar? 
- Kar, kendisi soğuk olduğu hâlde nasıl oluyor da bitkileri ve toprağı sıcak tutabiliyor? Suyla ilgili bu ve bunun gibi birçok soru ve cevaplar kitabın içinde sizleri bekliyor. Yaşam kaynağımız olan suya dair ilginç bilgileri öğrendikçe çok şaşıracaksınız. E hadi o zaman, hepinizi bekliyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88590</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca59362-c381-469c-9d88-e870413e2dad.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğiten Ukulele Metodu</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de müzik eğitimi denilince ilk akla gelen enstrüman blok flüt olmuştur. Ancak sadece bir buçuk oktav olan ve tek sesli müzik yapılabilen blok flüt ile yetişen nesiller çok sesli müzik konusunda bilgi sahibi olamamışlardır. Ucuz ve kolay ulaşılabilir bir enstrüman olması bu tercihin en önemli sebebiydi.
Ancak günümüzde okullarda hem tek sesli hem çok sesli müziğin harmanlanabildiği ve armonik yapıları da öğrenmeye olanak tanıyan enstrüman çalımları daha popüler olmuştur. Gitar, piyano, keman gibi enstrüman dersleri pek çok okulda verilmektedir. Ukulele çalgısının adını Hawaii dilinden aldığı ve “zıplayan pire” anlamına geldiği bazı kaynaklarda belirtilmektedir.
Geçmişi ise 18. Yüzyıla kadar dayanmaktadır. Ağaçtan yapılan bu enstrüman görünüm olarak gitarın 4 telli ve küçük olanı şeklinde özetlenebilir. Biz ukulele ile tanıştığımızda hem tek sesli hem çok sesli çalıma uygun, ekonomik olan ve aynı zamanda küçük çocukların bile hem sağ el hem sol el ergonomisini kolayca sağlayan, kolay taşınabilir bu enstrümanı çocuklar üzerinde denemeye karar verdik. Eğitim-öğretim yılımızın sonunda ise okul öncesi ve ilkokul seviyesinde çocuklarda ezgi çalımı, akorlar ile armonik yapı ve ritm duygularını kolayca aynı zamanda öğrencileri zorlamadan eğlendirerek geliştirdiğimizi gördük.
Deneyimlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla da bu metodu hazırlamaya karar verdik. Bu metodu izleyerek çocuklara adım adım ukulele öğreteceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88591</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0430df90-258a-473f-bcc7-56f367d0b684.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Yolu - Fırtınaışığı Arşivi Birinci Roman - 1. Cilt</image:title>
            <image:caption>Kadim yeminler yeniden dillendirilsin: 
Ölümden önce yaşam. Zayıflıktan önce güç. Hedeften önce yolculuk. 
Ve pareleri yeniden sahiplerine verin. 
Parlayan Şövalyeler tekrar ayağa kalkmalı. 
 
Fırtınaların hükmü altında bir dünya Roshar. Dört yana dehşet salan ve sık sık ortaya çıkan fırtınalar hem ekolojiyi hem de uygarlığı etkilemiş durumda. Hayvanlar kabuklarının altında yaşama tutunmaya çabalıyor, şehirler ise sadece bu zorlu coğrafyanın koruma sağladığı yerlere kurulmuş. 
 
Parlayan Şövalyelerin düşüşünden bu yana yüzyıllar geçmiş olsa da, şövalyelerin sıradan askerleri neredeyse yenilmez savaşçılara dönüştüren mistik kılıç ve zırhları olan Parekılıçlar ve Parezırhlar hâlâ bu topraklarda. 
 
Onlar için savaşlar veriliyor ve onlarla kazanılıyor savaşlar. 
 
Ve bir asker, bir berrakbey ve genç bir kadın âlim, bu savaşlardan biriyle yüzleşmek üzere.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88592</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41e473f9-9e4e-41f5-878b-9d4cb36ab840.jpg</image:loc>
            <image:title>Kralların Yolu - Fırtınaışığı Arşivi Birinci Roman - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Roshar’ın fırtınalı dünyasında, Harap Ovalar adı verilen mahvolmuş düzlükler bir savaşa sahne olmak üzere. 
Kardeşini korumaya çalışarak varını yoğunu ortaya koyan Kaladin artık bir köle. On ordunun tek bir düşmanla savaştığı anlamsız bir savaşta, askerlerini korumak ve onları feda etmeye hazır liderlerinin neden böyle davrandıklarını anlayabilmek için çabalıyor. 
Bu ordulardan birinin başında Berrakbey Dalinar Kholin var. Aynı son kral olan kardeşi gibi o da Kralların Yolu adlı eski metinden etkileniyor. Kadim zamanlara ve Parlayan Şövalyelere dair bunaltıcı görüler, kısa zaman içerisinde kendi akıl sağlığını sorgulamasına neden olacak. 
Ve okyanusun karşı kıyısında, Shallan isimli genç bir kadın, Dalinar’ın yeğeni Jasnah’tan eğitim alıyor. Yeni şeyler öğrenmek onun için keyifli olsa da, Shallan’ın amaçları pek de masum değil. Cüretkâr bir hırsızlığı planlamak için Jasnah’la ilgili araştırmalar yaparken, Shallan Parlayan Şövalyeler ve savaşın gerçek sebebi hakkında ipuçlarına ulaşacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88593</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e51c5006-c3ee-4f4d-adc4-033649f550f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Nazionizm</image:title>
            <image:caption>Sınıflı toplumların insan(lar)ı kendine yabancılaştırması fetişist ideolojisi nin dışa vurumu olarak ortaya çıkan ve tarihler boyu sürmüş ve sürmekte olan insanlık düşmanı &quot;Holocaust&quot;ların bütün masum kur banlarının anılarına yazılmış olan bu çalışma; sosyolojik vurgusu ile tarihsel polyalektik (çok geçişli) materyalist bilinçli eylem uygulaması ürünüdür. 35 yıllık bir bilimsel bilgi biriktirme sonucu bütün &quot;resmi tarih&quot; yalanları ve bunları besleyen milliyetçi ideolojilerin idealist meta fizik olarak suç ortaklıklarının örnekler vererek kanıtlanması savaşımı duruşudur. Kapitalizmin rekonstrüksiyonu olan bütün milliyetçi ideoloji söylemlerinin içlerinin boşluğu Neden? Niçin? Nasıl? Sorularının doğru sorulmasına verilen cevaplarn içinde yatmaktadır. Bunun için bir dinsel antik cemaat geleneği olan Yahudiliğin temelinden başlayarak ondan beslenen bütün asalak siyasal karsıtlarının bir arada görünmesi şaşırtıcı değildir. Bu olgu içinde Nazionizm Türkiye için gerek tarihsel gerekse coğrafi-politik etnolojisi içinde Yakın-Doğu ve Türkik hin- terland bazında incelenmek zorundadır. Okuyacağınız bu kitap dünyada bu bütünlük içinde sorgulama cesaretini göstermiş ilk çalışmadır...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88594</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fa3b31ac-1eb3-4e6f-b9bd-8f6e13e112d8.jpg</image:loc>
            <image:title>3. Abdurrahman İlk Kurtuba Halifesi</image:title>
            <image:caption>III. Abdurrahman (891-961), en meşhur Endülüs Emevi hükümdarlarındandır. Bu şöhretin sebeplerinden biri de Endülüs’te “halife” unvanını kullanan ilk hükümdar olmasıdır. Abbasi ve Fatımi halifelerinden sonra, bu çağın üçüncü müstakil halifesi olan III. Abdurrahman, parçalanmış Endülüs’te Müslüman isyancılara karşı büyük seferler düzenlemiş, İber yarımadasının kuzeyinde Hıristiyan krallarla ve Akdeniz’i kontrol altına almaya çalışan Fatımilerle aynı anda çatışmıştır. Onun devrinde kurulan Medînetüzzehrâ şehrindeki saray, Endülüs kültürünün mihenk taşlarından ve anıtsal yapılarından biridir. Hükümranlığı sırasında III. Abdurrahman Endülüs’ün tamamını kontrol altına almış, Kurtuba’yı çağının en büyük şehirleriyle rekabet edecek hale getirmiştir. İspanya Ulusal Araştırma Konseyinin Ortadoğu Çalışmalarında kıdemli araştırmacısı Maribel Fierro’nun titizlikle kaleme aldığı ve İngilizcede III. Abdurrahman hakkında yazılmış ilk biyografi kitabı olan bu eser, Türk okuru için de son derece bilgilendirici bir çalışma. III. Abdurrahman: İlk Kurtuba Halifesi, Batı İslam tarihinin bu dönemine giriş yapmak isteyen okurlar için önemli bir eser...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88595</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d114c15e-ac84-4864-b2ff-7cae5f89f370.jpg</image:loc>
            <image:title>Oz Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Kitabın kapağını açar açmaz Dorothy ile birlikte büyülü Oz Diyarı&apos;na savrulmaya hazır olun. Üstelik yol boyunca birbirinden ilginç arkadaşlar edineceksiniz: konuşan bir korkuluk, paslı bir teneke adam ve korkak bir aslan. Belki siz de onlarla birlikte bu heyecan verici yolculuğa katılıp yüce büyücü Oz&apos;dan bir dilek dileyebilirsiniz. Uzman isimlerce sadeleştirilip yayına hazırlanan ve her biri usta çizerler tarafından resimlenen klasik dizi kitapları minik kitapseverleri hiç eskimeyen klasiklerle tanıştırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88596</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0af94cdc-6e78-4c88-9855-f4b84cd8260e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Gezi Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! Küçüklere Gezi Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Gezmeyi seven minikler, şehrin dört bir yanını dolaşan otobüsün rotasını belirleyecek, havaalanlarının büyülü dünyasını keşfedecek, trenleri tamamlayıp boyayacak, denizlerde ve ormanlarda yaşayan canlıları öğrenecek ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa… Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88597</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/270105f2-be92-432a-9d30-61daf5ab8029.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçüklere Doğa Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Çocuklar için eğlence zamanı! 
Küçüklere Doğa Etkinlik Kitabı, bir sürü bulmaca, labirent, farklılıkları bulma, boyama, sayı sayma ve noktaları birleştirme etkinliği içeriyor. Doğasever minikler, kuşları ayak izleriyle eşleştirecek, çiçeklerin nasıl tohum verdiğini keşfedecek, kelebekleri bulup boyayacak, doğayı nasıl koruyabileceklerini öğrenecek ve daha pek çok keyifli etkinlik sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayacak. 
Evde, dışarıda, tatilde… Hatta yolculuk yaparken! Nerede, ne zaman canı sıkılırsa… 
Çok sayıda eğlenceli etkinlikle dolu bu kitap, çocuğunuzun dikkat, el-göz koordinasyonu, görsel algı ve motor becerilerinin gelişimine katkı sağlayacak, çocuklar bu kitabı ellerinden düşürmeyecek!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88598</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d66291-d08a-4ec0-a07b-694a3df7ae48.jpg</image:loc>
            <image:title>Elementler</image:title>
            <image:caption>Elementler, periyodik tablonun vücudumuza ve yaşam tarzımıza güç veren unsurlarını sizinle paylaşıyor. 
Gezegenler, yıldızlar ve galaksilerin elementlerden oluştuğunu biliyoruz. Canlılar olarak yaşamımızı devam ettirebilmemiz için elementlere olan ihtiyacımızın da bilincindeyiz. DNA’mızı bir arada tutmak için fosfora, sinir sistemimize güç sağlamak için potasyuma ihtiyaç duyarız. Teknolojimizi ayakta tutmak için lityum, altın ve bor gibi elementleri ararız. Kimi istemediğimiz kadar çok bulunurken kimiyse az bulunduğu için değerlidir. 
Fizikçi ve ödüllü yazar Anja Røyne, sizlere periyodik cetvelin sessiz kahramanlarını, içinde kaybolacağınız bir üslupla anlatıyor. Işıltılı altından radyoaktif uranyuma, yaşamımızın yapıtaşı karbondan bize hayat veren oksijene kadar elementlerin, canlı yaşamındaki etkilerini ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88599</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/243eb998-4dd7-4d78-aa54-a5e19dd92ecf.jpg</image:loc>
            <image:title>Dilbilgisi Bileşenleri</image:title>
            <image:caption>“Bu kitap, tarih boyunca insanın kullandığı en önemli araç olan dilin nelerden ve nasıl oluştuğu sorunu üzerine düşünen pek çok araştırmacının elde ettiği bulguları betimlemektedir. Bu bulgular ışığında, dilbilgisinin sesbilim, biçimbilim, sözdizim ve anlambilim bileşenlerini, pek çok dilde gerçekte oldukları ve kullanıldıkları biçimleriyle ele almaktadır. Böylelikle, dillerin dilbilgisel dizgelerinde bulunan düzenlilik örüntülerine nasıl ulaşıldığı ve bundan sonra nasıl ulaşılacağı hakkında kapsamlı bilgiler sunmaktadır. Her ne kadar bu betimleme, kimi zaman gerçek dil verileri üzerinden örneklendirilerek yapılsa da her bir dilbilgisi bileşeninin anlatıldığı bölüm, soyut bir üstdilin ve berimsel ya da algoritmik kurallar dizgesinin benimsenmesiyle oluşturulmuş, biçimci yaklaşımın genel eğilimiyle, soyutlamalar üzerinden gidilmiştir. Bu nedenle aslında bu kitap, belirli bir dilde bulunan dilbilgisel özelliklerin, dillerarası ortaklıkların ve farklılıkların betimlenmesinin ötesinde, kimi noktalarda evrensel boyuttaki biçimsel ilkeler temelinde açıklayıcı bir tavır da sunmakta, tüm bu özellikleriyle kendine Türkçe dilbilim alanyazınında özgün bir yer açmış olmaktadır.” 
 
İthaki Yayınları, çağdaş dilbilim çalışmalarına katkı niteliğindeki yayımlarına bir yenisini ekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88600</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98774e61-0601-4c04-9e9d-108f9ea5614e.jpg</image:loc>
            <image:title>Millet, Millet Ve Enternasyonalizm</image:title>
            <image:caption>“Toplum, belirli ve bağımsız bir toprakta birlikte yaşayan ve belirli bir anayasaya bağlı olan bir insan grubudur. Fakat tüm toplumlar millet değildir.” der Mauss. Millet kavramını aydınlatmak için öncelikle düşünce tarihine ve karşılaştırmalı filolojiye başvurur ve ardından, toplumların siyasi örgütlenmesine ilişkin genel bir tarih eskizi çizer. Mauss, toplumların gelişimi üzerine geniş bir ampirik araştırmaya dayalı bu düşüncesini a priori bir siyasal felsefi perspektifle değil, etnolojik ve sosyolojik bir perspektifle geliştirir. Bununla birlikte, Mauss’un millet hakkındaki bu çalışması toplumların hususi özelliklerinin ötesine geçen geniş bir kapsama sahiptir. 
Daha önce, sosyal bilimler alanındaki uzmanların, öğrencilerin ve bu alana ilgi duyan herkesin ilgisini çekebilecek çok sayıda başka çalışması da bulunan Marcel Mauss’un Paul Fauconnet ile birlikte kaleme aldığı Sosyoloji Yazıları başlıklı denemesini Türkçeye kazandırma mutluluğuna erişmiştik. Fransız etnolojisinin kurucusu ve sosyal antropolojinin kurucularından biri olarak kabul edilen bu önemli ismin geniş düşünce ve çalışma kapsamını aktarmaya, millet kavramı hakkındaki bu eserinin çevirisiyle devam ediyoruz. Yayımlandığı tarihten bir asır sonra bile bu çalışma küreselleşme, artan göç hareketleri ve değişen milletlerarası örgütlenme biçimleri gibi farklı sebepler dolayısıyla millet, milliyet ve milliyetçilik üzerine tartışmaların hararetle sürdürüldüğü bu dönemde ayrı bir değer taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88601</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19fc7103-16b5-4807-a127-37584d0c74ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Şölen - Satılık Filozoflar - Astroloji</image:title>
            <image:caption>MS 125-180 yılları arasında yaşamış olan Süryani hiciv ustası Samsatlı Loukianos’un derlenen ve Eski Yunanca aslından çevirisi yapılan bu üç metni, bize hem onun ne kadar usta bir edebiyatçı olduğunu hem de kendi döneminin bilimine nasıl baktığını gösterir. Loukianos, Şölen metninde Platon’un meşhur Şölen’inin bir parodisini bize sunarken Yunan ve Roma dünyasını etkisi altına alan felsefî ekolleri de kendine has üslubuyla eleştirir. Bu eserde Stoacılığın Epikürosçulukla çatışması, Kinik felsefenin öğretileri ve vadettiği yaşam tarzı ile Platonculuk eğlenceli bir şekilde taşlanmaktadır.
Loukianos, Satılık Filozoflar metninde ise yine Yunan ve Roma dünyasını etkisi altına almış felsefî ekolleri pazarda satmaktadır. Komedya formülleri kullanılarak kaleme alınan bu eserde yazar, önemli felsefî düşüncelerin temsilcilerini pazarlarken onların zaaflarını ve düşüncelerini alaya alır. Yazar bu metinde pazarladığı on felsefe okulu özelinde kısa dersler de vermektedir.
Astroloji ise yazarın makale olarak değerlendirebileceğimiz bilimsel çalışmasıdır. Astroloji ve astronomi, yazarın kendi döneminin şartlarına göre ele alınmıştır. Loukianos, özellikle Yunanların gezegenlere ve yıldızlara yüklediği anlamların altında yatan dini motivasyonu ortaya koymaya çalışır. Astroloji, aynı zamanda yazarın bir başka eseri olan Gerçek Bir Hikaye’deki uzay macerasının altında yatan mitolojiyi de açığa çıkarır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88602</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d1aa1d4a-5536-4c45-8684-70b57528e500.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Psikoloji Üzerine İki Deneme</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, belki de Jung’un çalışmalarına en iyi giriş niteliği taşımaktadır. “Bilinçdışı Psikolojisi” ve “Ben ve Bilinçdışı” adlı iki deneme Jung’un sisteminin ana hatlarını sunar. Tarihsel açıdan da Jung’un Freud’la olan yakın işbirliğinin nasıl son bulduğunu gösterir. Öte yandan Freudcu ve Adlerci psikoloji okullarına dair anlaşılır bir çerçeve sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88603</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a700265b-08c7-4575-9362-f6f11267d4ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Dracola’nin Konuğu</image:title>
            <image:caption>Kurtadamlar, gölgeler, hayaletler ve daha da tehlikeli ölümlüler, gecenin çocuklarının huzurunu bozmaya geldi. 
Tüyler ürperten korku klasiği Dracula ile ünlenen Bram Stoker uykularınızı kaçıracak kısa hikâyeleriyle hayal gücünün sınırlarını bir kez daha zorluyor.
Doğaüstü edebiyatın en büyük ilham kaynaklarından birini kaleme alan yazar, dokuz öyküsünde de karanlık dünyanın kapılarını aralıyor. 
Dracula’nın orijinal metninin silinen ilk bölümü olduğuna inanılan Dracula’nın Konuğu, ilk kez Stoker’ın ölümünden iki yıl sonra, 1914’te yayınlandı. 
Gotik romanın en büyük klasiğine imza atmış yazarın hikâyeleri bir kez okununca asla unutulmayacak. Korku edebiyatının en büyük klasiklerinden Dracula’yı kaleme alan Bram Stoker’ın kısa hikâyelerinden oluşan koleksiyonu Drakula’nın Konuğu, tüyler ürpertici dokuz hikâyeyle okurun karşısına çıkıyor. Yazarın ölümünden sonra eşi tarafından derlenen hikâyeler, Stoker’ın benzersiz, karanlık ve gotik dünyasını keşfetmek isteyenler için kusursuz bir başlangıç. Artemis Korku Klasikleri’ne hoş geldiniz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88604</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2153247-557e-4d6e-9fc6-8e7e048142b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sezgisel Yeme Uygulama Kitabı</image:title>
            <image:caption>Fazla gördüğünüz kilolardan kurtulmak için popüler diyetleri deniyor musunuz? 
Karbonhidratı ve şekeri hayatınızdan tamamen çıkardıktan birkaç gün sonra bir kriz eşliğinde aşırı yediğiniz oluyor mu? 
Doyurucu öğünler yerine popüler diyetisyenlerin önerdiği ve kalori saymayı gerektiren hafif öğünlere yöneliyor musunuz? 
Stresli zamanlarınızda özellikle tatlıyı fazla kaçırarak pişman oluyor musunuz? 
O fazla üç kilodan bir türlü kurtulamıyor musunuz? 
Çevrenizden sürekli kilo vermeniz ya da almanızla ilgili sözler duyuyor musunuz? 
Standart beden algısı ve toplumun dayattığı zayıf olma baskısı nedeniyle her gün kafamızda dönen ve yemekle ilgili ilişkimizi dönüşü zor olacak bir şekilde etkileyen bu sorular özellikle gençleri yeme bozukluğuna itiyor. Bu bozukluğun tarihi çok eskilere dayansa da şimdilerde özellikle sosyal medyanın etkisiyle sorun giderek derinleşiyor. 
Bir diyet kitabı olmayan, yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurmanın yollarını anlatan ve bedene saygı ile bütüncül özbakımı öğreten Sezgisel Yeme Uygulama Kitabı, alanında öncü olan Uzman Klinik Psikolog Egenur Bakıner Yücebilgiç ve Uzman Psikolog Özlem Demirci Balsak’ın duru çevirisiyle her yaştan bireye hitap ediyor. Hem sezgisel yemenin ne anlama geldiğini hem de bu yeme biçimini uygulamanın ilkelerini anlatıyor; aynı zamanda pek çok uygulamayı içerdiği için hayat boyu başucu kitabı olma özelliği taşıyor.  
Evelyn Tribole ve Elyse Resch’in fiziksel ve psikolojik anlamda yemeyle ilişkisi bozulan herkesi bu sorunu çözmeye davet ettiği kitap, yiyeceklerle sağlıklı bir ilişki kurabilmenize, açlık ve tatmin işaretlerine dikkat vermenize ve zihniniz ve vücudunuzla derin bir ilişki kurmanıza yardımcı olacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88605</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82212024-9a7d-47ce-a70a-6ed092462d10.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavram Atlası - Siyer II</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki eser, 17 farklı alanda ikişer cilt halinde, toplam 34 kitaptan müteşekküli yaklaşık 9000 maddelik Kavram Atlası Külliyatının bir parçasıdır.
Eser Yoluyla, dağınık halde bulunan ilmi birikimi toparlayarak sistematik hale getirmek ve okuyucunun zihninde bir kavram birliği oluşturmak hedeflenmiştir.
Kavram Atlası Külliyatı ile, parçacı yaklaşımdan ziyade bütüncül anlayış amaçlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88606</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c2742f8-68c6-4dd0-81e2-120541036a68.jpg</image:loc>
            <image:title>Prosesler İçin Uygulamalı Ekserji Analizi</image:title>
            <image:caption>Bölüm 1. Giriş 
Bölüm 2. Entalpi 
Bölüm 3.Entropi 
Bölüm 4.Ekserji 
Bölüm 5.Çevre ve Referans Bileşenlerin Kimyasal Ekserjileri 
Bölüm 6. Referans Olmayan Bileşenler İçin Kimyasal Ekserji Hesabı 
Bölüm7. Kimyasal Ekserji Hesabında Birinci Alternatif – Referans Bileşenlerin Kimyasal Ekserjilerinin Kullanımı 
Bölüm 8. Kimyasal Ekserji Hesabında İkinci Alternatif – Elementlerin Kimyasal Ekserjilerinin Kullanımı 
Bölüm 9. Suyun Kimyasal Ekserjisi 
Bölüm 10. Sıvı Çözelti Ekserjisi 
Bölüm 11. Proseslere Uygulama 
Bölüm 12. Fiziksel Prosese Örnek – Su Buharı Türbini 
Bölüm 13.Fiziksel Prosese Örnek – Isı Değiştirici 
Bölüm 14. Kimyasal Prosese Örnek – Doğal Gaz Yakılan Fırın 
Bölüm 15. İnorganik Kimyasal Prosese Örnek – Kireç Taşının Kalsinasyonu 
Bölüm 16. Organik Kimyasal Prosese Örnek – İsopropanolün Dehidrojenasyon Reaktörü 
Bölüm 17. Ayırma İşlemlerine Örnek – Distilasyon 
Bölüm 18. Ayırma İşlemlerine Örnek – Absorpsiyon 
Bölüm 19. Proseslerin Ekserji Esaslı Termoekonomik Analizi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88607</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81b1dfd8-5dc7-4467-9ffb-c81140948463.jpg</image:loc>
            <image:title>Öğretmen Dönüşümü Özelinde Beden Eğitimi Öğretmenliği - Nereden? Nereye?</image:title>
            <image:caption>Öğretmen Dönüşümü Özelinde Beden Eğitimi Öğretmenliği: Nereden? Nereye?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88608</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0acbfe7d-5823-43de-b0e7-a1255570342f.jpg</image:loc>
            <image:title>Genetik İhanet - Tepedelenliler</image:title>
            <image:caption>Genetik İhanet; Boğaz’daki Aşiret kitabımızla başlayan aile tarihi araştırmaları zincirinin bir parçası… Bu çalışma, Osmanlı’dan günümüze uzanan bürokratik klandan birbirine akraba iki ailenin tarihini, Kemal Derviş çerçevesinde anlatıyor. 

Genetik İhanet kitabında yer alan isimleri ihanetle suçlamak gibi bir niyetimiz yok. Ancak Tepedelenli Ali Paşa’nın bağımsız devlet kurmak için devlete isyan etmesi ve Halil Hamit Paşa’nın yabancılarla işbirlikçiliği yaparak darbeye kalkışması görmezden gelinemeyecek olgulardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88609</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a977f84-e3cb-44bc-8227-2e5d7783ff52.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep İnsan</image:title>
            <image:caption>“Biraz tarih, biraz biraz felsefe, biraz din, 
biraz siyaset; ama ‘hep İnsan.’” 

Yazdıklarım insanın tarihsel ilerleme sürecindeki inanış, düşünce ve eylemlerini anlamaya yönelik kısa bir derlemedir. İnsan doğası gereği bilmek isteyen bir canlıdır, merak eder. 
İnsanlık mirasına pozitif değer katabilecek eylemlerde bulunabilmek için gerekli 3 temel adım şunlardır: 

1- Oku (algıla/duy/tez) 
2- Bil (anlam/kategori/antitez) 
3- Düşün (sentez/sezgi) 

İnsanın inancı bu üç eylemden sonra oluşmalıdır. Bilinç, aklın yol gösterdiği aydınlıkta ilerler. Yani insanlık bilinçtir. 
İnsan eylemlerini hissederek ve inanarak yapar. İnanmayan insan eylemde bulunmaz. Eylemler yapıcı ya da yok edici olabileceği için inançların bilmeye dayanması şarttır. 

“Harekete geçmiş cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.”        
 Goethe 
İnsan eylemleri, insan için iyi olanı aramalı; insan yararını, insan onurunu korumaya yönelik olmalıdır. Bu konuda ırk ve sınıf ayrımı yoktur. Tüm insanlar eğitilebilir. Hümanizm odaklı olmalıdır. İnsanın zaman içindeki değişiminde olumlu yönde ilerlemesine hizmet etmelidir. Bu kitap bir insanın bilme yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88610</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb444f81-2299-40c0-9a48-b5418b55c64d.jpg</image:loc>
            <image:title>Anılarımla Destekli Ülkemizin Son 50 Yılındaki Savunma Havacılığı Serüveni</image:title>
            <image:caption>&quot;Savunma havacılık sektörünün teknolojilerindeki son 50 yıldaki değişim ve gelişmeleri benim ağzımdan duyarken konu ile ilgili anılarımı yazdığımı da fark etmiştim. Aslında, anıların kronolojik gelişmesi içinde hayatım boyunca emek verdiğim savunma havacılığını anlatılırken buna paralel olarak zaman içinde oluşan entelektüel birikime de değinilmeden geçilmiyordu. Bunların içinde ülkemizin çağdaşlaşması için verilen çabaların bir kısmına yaptığım katkıyı da anlatmayı değerli buldum. Üzerinde önemle durduğum bir başka konu da hayatım boyunca ilişkide bulunduğum kişileri isimleriyle anmaktı çünkü onlar bütün bu anıların ve aydınlığa doğru ilerlemenin aktörleriydiler.” 

Prof. Dr. Ahmet Ş. Üçer, kendi anılarını anlatırken aslında ülkemizin savunma havacılığı serüvenini de anlatıyor. ODTÜ’de başlayıp TÜBİTAK ve NATO’da üst düzey görevlerde bulunduktan sonra TUSAŞ’ta devam eden kariyeri, savunma havacılığımızın mihenk taşlarını içeriyor. Kitap aynı zamanda ülkemizin uluslararası imajının nasıl değiştiğini aşama aşama gözler önüne seriyor. Bu kitabı sadece havacılığa ilgi duyanlar değil, herkes ilgiyle ve bir çırpıda okuyabilecek...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88611</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d45e2fd3-9bb0-4003-8250-fa506af12280.jpg</image:loc>
            <image:title>Zalimlerin Ölümleri Üzerine</image:title>
            <image:caption>Zalimlerin Ölümleri Üzerine’nin Tanrısal İntikam çevresinde dönen hikâyesi, imparatorluğun 303-314 yıllarına dair önemli bilgiler sunar. Lactantius elli iki bölümden oluşan kitabının girişinde kendi döneminin zalimlerini anlatacağını yazmış olsa da anlatısına işkenceyle ilgili suçlamak için seçtiği Nero, Decius, Domitianus, Valerianus ve Aurelianus’a dair kısa bir özetle başlar. Eserin geri kalan kırk altı bölümü Diocletianus’un tetrarchia tasarısı, “Büyük Zulüm” süreci, imparatorun tahttan feragati, Maximianus’un feragate direnmesi, Maxentius’un imparatorluğa yükselmesi, Galerius’un hastalığı gibi olayların detaylarını ve zalimlikleri sebebiyle Tanrı’nın bu imparatorlar için hazırladığı trajik sonları içerir. Ayrıca Lactantius’un Hıristiyan bir imparatorluğun temellerini atacak olan Constantinus’un Milvius Köprüsü savaşı öncesi gördüğü rüyanın hikâyesinden bahsetmesi ve dinsel hoşgörüyü vadeden Milano Emirnamesi’nin tam metnini aktarması eserin değerini arttırmıştır. 
Nihayet Constantinus’un sunduğu inanç özgürlüğü sonrasında kaleme aldığı eserde ilâhi adalete olan inancını haykıran ve zalimlerin ölümleriyle Hıristiyan zaferini kutlayan Lactantius’un sevinç çığlıkları günümüze ulaşmıştır: 
“Şimdi karanlık fırtınanın şiddetli hortumlarından sonra, gökyüzü sakin ve hasretle beklediğimiz ışık yeniden parladı; artık kullarının ibadetleriyle yatışmış olan Tanrı, ilâhi yardımıyla dua edenleri ıstıraplarından kurtardı ve şimdi dinsizlerin komplolarını yok ederek yas tutanların gözyaşlarını sildi… Cezaları gecikse de hak ettikleri gibi ağır oldu. Tanrı onların cezalarını hem tek bir Tanrı olduğunu hem de O’nun yargıç olarak günahkârları ve zalimleri açıkça hak ettikleri cezalara çarptırdığını büyük ve muhteşem örneklerle gelecek kuşaklar öğrensinler diye erteledi.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88612</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ec311dc-76c6-40ef-9844-2a339b747805.jpg</image:loc>
            <image:title>Attika Geceleri</image:title>
            <image:caption>Attika Geceleri” (Noctes Atticae), Aulus Gellius’un bilinen tek yapıtıdır. Aslen hukukçu ve felsefeye düşkün bir kültür adamı olan Gellius’un bu eseri, gençliğinde felsefe merakıyla gittiği Atina&apos;da okumuş olduğu eserlerden yaptığı kısa ya da uzun alıntılardan, kendi yorum ve hatıralarından oluşur. Eserde yer verilen konular felsefe, mantık, gramer, etimoloji, hukuk, tarihi anı ve anekdotlar, biyografi, eski gelenekler, söylenceler, müzik, astronomi, spor ve oyunlar, festivaller, dinî bayramlar, mitoloji, devlet işleri, coğrafya ve topografya, Senatus kararları, falcılık ve kehanet, giyim kuşam ve görgü kuralları, gastronomi, savaş sanatı ve askerlik, güzel konuşma, doğa tarihi, ahlâk, metin eleştirisi, günlük yaşam, kamu hayatı, kütüphaneler, sahne sanatları, güzel sanatlar ve hekimlik gibi disiplinlere yayılan geniş bir yelpazeyi kapsar. Günümüze ulaşmamış ya da az bilinen birçok kitap ya da şahsiyete dair bilgi içermesiyle bu eser aynı zamanda Eskiçağ edebiyatı ve dünyası hakkında önemli bir referans kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88613</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6bf6f1c-bf7e-4fec-9600-fcb2cee6e7e1.jpg</image:loc>
            <image:title>Varoluş, Ahlak ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Yaşamın trajik unsurunu anımsatan her şey bir varoluş sorunudur. Can sıkıntısı, umutsuzluk, şiddet, kırılganlık ve intihar gibi eski dünyanın “ölümcül” farz ettiği küçük ve büyük günahlar, esasen insanlık tarihinin varoluşsal krizlere içkin olduğunu gösterir. Yaşam, temelde bir uyumsuzluktur. Bu farkı ve uçurumu hesaba katmayan her türlü yaklaşım insana yabancıdır. Modern dönemde bilimsel düşünce daha çok bedeni ve iktidarı korumaya hizmet ederken, varoluşsal eğilim dikkat ve hedefini aşkınsal bir boyuta taşımıştır. 
 
İnsanın dünyadaki serüveni herhangi bir ölçüye sığmamaktadır. Dünyaya gelen ve nihayetinde ölecek olan, merak eden ve ürperen, konuşan ve hisseden, o ölçüde acı çeken ve mutlu olabilen insan türü, mekanik bir işleyişin sınırlarına hapsedildiğinde ruhsal bakımdan iflas etmesi kaçınılmazdır. “Fiyasko” ile neticelenen sayısız yaşam bunun örneğidir. Başka bir yolda giden, varoluşun gizemini açık ve dürüstçe sorgulayanlar ise kendi iç seslerine kulak vermişlerdir: Simone Weil insanın sefaletine işaret etmiştir. Dostoyevski’nin kahramanları düşkünlüklerini ve uyumsuzluklarını sergilediği ölçüde şahsiyet kazanmışlardır. Kierkegaard’ın ironisinde her şeyi standartlaştıran ve birey ahlâkını oluşturamayan kalabalığın tehlikesi vardır. Bu yüzden Nietzsche daima güçsüz insanların kitlelere kabul ettirdiği güç oyunundan söz etmektedir. 
 
Yapıtları ve çevirdiği isimlerle yaşamı ve yolculuğunu özdeş kılan Mukadder Yakupoğlu bu çalışmasıyla düşünce dünyasına farklı bir yerden bakmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88614</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dabf26cb-5026-4310-aa2c-2c32d6d62917.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefenin Evrimi</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ve Türkçede felsefenin yer etmesi, felsefe dilinin yalınlaşması için çalışmalara imza atan, Türkiye’nin kurucu felsefecilerinden Macit Gökberk’ten önemli bir kaynak kitap Felsefenin Evrimi. Üstelik Herakleitos’tan Hegel’e yirminin üzerinde filozoftan örnek metinlerle… 
“Felsefe tarihi, felsefeyi oluşturan belli başlı filozofların sürüp giden bir tartışmasıdır diyebiliriz. Sorunların ortaya konuluşu ile bunların çözüm denemeleri, bu filozofların yapıtlarında gerçekleşmiştir. Felsefenin tarihi boyundaki evrimi, gerçekte, bu kaynakların kendisinden öğrenilebilir. Bunlar bize felsefenin, büyük ustalarının eliyle nasıl işlendiğini, nasıl yapıldığını doğrudan doğruya gösterirler; dolayısıyla bize felsefede yaratıcılığın yollarını da açarlar. 
Kitabımıza bu kaynaklardan seçilmiş örnekler eklenmiştir. Felsefenin evrimi, ancak, bu örneklerle birlikte, yeri geldiğinde onlara başvurarak, daha iyisi; bunlardan kaynakların kendisine de uzanarak, bunların tanıklığıyla canlı olarak kavranabilir ve felsefe tarihi, böylece, dayanakları bilinmeyen soyut bir anlatı, ezbere bir bilgi-edinme olmaktan çıkar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88615</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33436ca1-14ea-44a8-823c-dad21df2ad42.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Timisi Anlatıyor Biz Varız</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, 1960’lardan itibaren siyasette yer alan, ilk siyasi Alevi örgütlenmesi olarak bilinen Türkiye Birlik Partisi’nin Genel Başkanı (1969-1980) ve SHP (1987-1991) milletvekili Mustafa Timisi’nin, genelde demokratik, laik hukuk devleti; özelde de Alevilerin demokratik hakları için vermiş olduğu mücadelesinin tarihsel bir özetidir: “Az”ın “çok” karşısındaki mücadelesi. 
Timisi’nin özyaşamöyküsü ise Türkiye sosyolojisine ayna tutmaktadır. Engelleri aşma iradesi, mevcut önyargılara karşı kararlı bir direniş… 
 
1960’lı yıllarda Alevilerin siyasal tercihleri… Birlik Partisi nasıl kuruldu? Otuz üç yaşında genel başkan… İlk Alevi bildirisi… Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Alevi gençlerle… Beş yoldüşkünü… Diyanet İşleri Başkanlığı’na eleştiriler… İsmet İnönü-Ecevit anlaşmazlığı… Darbeler… Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı… Cevdet Sunay’a idamları veto etmesi için mektup… CHP-TBP ittifakı neden sağlanamadı? Alevilere yönelik kıyımlar… Bir yara olarak kaldı Madımak… SODEP-HP; SHP-CHP birleşmesinde neler yaşandı? Alevilik nedir? Alevi açılımına neden katıldı? Kayınpederi Atatürk’ün yakın koruması Bekir Çavuş… 
 
Türkiye&apos;nin eşit yurttaşlık ve çoğulculuk temelinde demokrasiyi, laikliği ve hukukun üstünlüğünü gözeten siyasal bir yapıya kavuşmasına adanmış bir ömür...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88616</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6af4a4c-5ee6-492c-9f66-ebe62086e4f7.jpg</image:loc>
            <image:title>İnternet Galaksisi</image:title>
            <image:caption>Manuel Castells, 1990’ların sonlarından bu yana, “ağ toplumu” yaklaşımı temelinde yaptığı çalışmaları ile günümüz toplumunun anlaşılmaya çalışılmasında çok sık gönderme yapılan araştırmacıların başında gelmektedir. Kitapları, Türkçe de dahil olmak üzere pek çok dünya diline çevrilmiştir. 
Tuğba Asrak Hasdemir, kitabı sunarken şöyle diyor: “Manuel Castells, dünyanın farklı yerlerinde olduğu gibi kitapları ve çalışmalarıyla Türkiye’de de bilinen ve izlenen bir akademisyen-yazar. Kendi kaleme aldığı akademik yaşam öyküsünde, 1965 yılında başlayan akademik yaşantısında, birçok farklı konuyu araştırdığını belirtmekte Castells… İletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte toplumsal yapıdaki dönüşümleri odak noktasına aldığı ağ toplumu kavramsallaştırması ve incelemelerinin ilk ürünü, Enformasyon Çağı: Ekonomi, Toplum ve Kültür ise; sözü edilen teknolojinin yarattığı toplumsal değişimi yoğun ve derinlikli biçimde ele aldığı çalışması İnternet Galaksisi’dir”. 
Bir İnternet Galaksisi’nde yaşadığımızı söylüyor Castells, kabul etsek de etmesek de… Kaleme almış olduğu kitabıyla da bu Galaksi’nin farklı boyutlarını, olanaklarını, zorlu yanlarını gözlerimizin önüne seriyor ve okuyucuya sesleniyor: “Birisinin şöyle diyebileceğini hayal ediyorum: ‘Neden beni yalnız bırakmıyorsunuz?! İnternetinizi de, teknolojik medeniyetinizi de, ağ toplumunuzu da istemiyorum! Ben, yalnızca hayatımı yaşamak istiyorum!’ Eğer duruşunuz böyleyse, size verecek kötü bir haberim var. Eğer ağlar sizin umurunuzda değilse bile, siz ağların umurundasınız. Şimdi ve burada, bir toplum içinde yaşamak istediğiniz sürece, ağ toplumu ile başa çıkmak durumundasınız. Çünkü biz İnternet Galaksisi’nde yaşıyoruz”. 
Evet, hal böyle iken, buyurun İnternet Galaksisi’ne, 
Keyifli yolculuklar dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88617</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/170b701f-fc43-410a-bc06-4c367a73f76f.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Günlüğü</image:title>
            <image:caption>Alman dışavurumculuğunun önemli temsilcilerinden, Berlin Siedlung programının 1924-33 yıllarındaki başmimarı Bruno Taut’un sürgün hayatı Nasyonal Sosyalistlerin iktidara gelmesiyle başlar. 1933’te Japonya’ya, 1936’daysa Türkiye’ye yerleşir. 24 Aralık 1938’deki ölümüne dek hayatını sürdüreceği İstanbul’da Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Mimarlık Bölüm Başkanı olarak görev yaparken Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda da İnşaat Dairesi Başkanlığı görevini yürütür. Taut Türkiye’de geçirdiği süre boyunca, ağırlıklı olarak profesyonel yaşamında gerçekleşen gelişmeleri kısa kısa notlar almak suretiyle günlüğüne kaydeder. Bürokrasinin ve akademik hayatın kimi zaman üzerinde “genel bir dekadans intibaı” bırakan haleti ruhiyesini, bu süreçte dirsek temasında bulunduğu Erken Cumhuriyet döneminin farklı meslek gruplarına mensup önemli aktörleriyle olan ilişkilerini, mimarlık kavrayışlarını teknik gerekliliklerin ötesine taşımayı amaç edindiği öğrencileriyle olan yoğun mesaisini ve gerek akademisyen gerekse tasarımcı kimliğiyle ortaya koyduğu mimarlık üretiminin düşünsel süreçlerini neredeyse şifrelenmiş anekdotlar halinde günlüğünün sayfalarına aktarır. “İstanbul Günlüğü 10.11.1936 - 13.12.1938” adıyla Almanya’da Akademie der Künste, Berlin arşivinde ve ayrıca Japonya’da bir müzede muhafaza edilen bu elyazması, yayımladığımız Türkçe edisyonu vesilesiyle ilk kez kitaplaştırılarak gün ışığına çıkarılmış oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88618</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1549fea3-59e1-46d6-b3cf-2960ded4521b.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzünün Lanetlileri</image:title>
            <image:caption>“İnsanlığın ileriye gitmesini istiyorsak, insanlığı Avrupa’nın yerleştirdiğinden farklı bir düzeye götürmek istiyorsak, 
öncü olmamız gerekiyor. Halkımızın beklentilerine yanıt vermek istiyorsak, Avrupa dışında başka yerlere bakmamız gerekiyor. Ayrıca, Avrupalıların beklentilerine yanıt vermek istiyorsak, onlara, ne kadar ideal olursa olsun, zaman zaman onların bile midesini bulandıran toplumlarının ve düşüncelerinin bir yansımasını göndermemeliyiz. Avrupa için, kendimiz için ve insanlık için, yoldaşlar, yeni bir başlangıç yapmalı, yeni bir düşünce tarzı geliştirmeli ve yeni bir insan yaratmaya çalışmalıyız.” 
Frantz Fanon 

1961’de, Cezayir Savaşı’nda sömürgeci şiddetin zincirlerinden boşandığı bir dönemde yayımlanan Yeryüzünün Lanetlileri, o günden beri sömürgecilik karşıtı mücadelenin başyapıtlarından biri oldu. Frantz Fanon’un, sömürgeleştirilmiş insanın yaşadığı travmayı inceleyen ve bir tür siyasal vasiyeti mahiyetindeki bu eseri, Üçüncü Dünya devrimi ütopyasına da ışık tutuyordu. 
Fransa’da ilk yayımlandığında birkaç kez yasaklanan bu kitap, günümüzde postkolonyal çalışmaların temel referans kitabı olmaya devam ediyor. 
 
Jean-Paul Sartre’ın kitabın ilk baskısına yazdığı ünlü önsöze ilaveten Alice Cherki ve Mohammed Harbi, yazdıkları önsöz ve 
sonsözlerde Fanon’un düşüncesinin günümüze kadar devam eden önemini ele alıyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88619</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92034d6c-e857-42d7-a83b-e04e4c771cf9.jpg</image:loc>
            <image:title>Faşist Yalanların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>“Günümüzde yalan, artan oranda ampirik gerçekliğin yerini alıyor. ‘Uydurma haberler’ gerçek diye önümüze konuldukça, 
bunlardan yola çıkılarak oluşturulan fikirler hükümet politikalarına dönüşüyor. Bugün ‘hakikat ötesi’ hakkında konuşulanların 
siyasi ve düşünsel kökeni faşist yalanların tarihinde yatıyor. Bunu her daim hatırlamalıyız.” 
 

Halkın bir bölümünün özgürlüğü ve refahının diğer bir bölümünün mutsuzluğuna ve yoksunluğuna endekslenmesi, içinde bulunduğumuz siyasi manzarada ilk göze çarpan motif olmaya başladı. Bu motifin doğallaşmasının yolunun yalanın kamu felsefesi olmasından geçtiğini düşünmek için elimizde pek çok 
neden var. 
Federico Finchelstein Faşist Yalanların Kısa Tarihi’nde günümüzdeki otoriterleşme ve faşistleşme eğilimini anlamaya çalışırken, 
hem Hitler ve Mussolini’nin “sıradan” yalanlar olarak görülemeyecek “mitsel” yalanlarına dair tarihsel ve felsefi bir okumaya 
girişiyor hem de yalanının bir hükmetme ve zulmetme 
aracı olarak bugünün otoriter popülist liderleri tarafından nasıl devralındığının izini sürüyor. 
Finchelstein faşist ve mitsel yalanlara karşı tarihi savunarak direnmenin önemi üzerine düşünmeye çağırıyor bizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88620</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/233f1bbb-56be-4bd8-80fd-0d057e4b7c0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Asel (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cennetteki ırmağı kirleten her kötülüğe… 
HİÇ KİMSENİN DUYMAK İSTEMEDİĞİ O İSMİ GURURLA SÖYLEDİM: ASEL 
Asel yaşadığı ihanetlerin sorumlularıyla yüzleşebilmek için tüm cesaretini toplayıp okula geri döner. İnsanların suçlayıcı bakışları, geçmişin günahlarına karışınca her geçen gün daha da zorlaşır. 
Geçmiş kalbini dikenlerle sararken biri onun çiçek açabileceğine inanır. Yeni filizlenen hisleriyle birlikte içindeki öfkenin ateşi gittikçe harlanmaktadır. Asel son kez geçmişiyle karşı karşıya geldiğinde, güvendiği hiç kimse sandığı kadar masum değildir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88621</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bd51e77-02c5-463f-b25f-32af2de5068c.jpg</image:loc>
            <image:title>Serteller</image:title>
            <image:caption>Serteller, Osmanlı’nın yıkılış ve Türkiye’nin kuruluş döneminde düşünce, duygu ve yeniliklere yön veren iki başarılı gazeteci ve yazarın; Sabiha ve Zekeriya Sertel’in hikâyesini anlatıyor. Sabiha ve Zekeriya Sertel çifti, 1911-1978 yılları arasında hemen hepsi çok satan dergi ve gazeteler çıkardı, pek çok kitap yazdı. Nâzım Hikmet, Suat Derviş, Sabahattin Ali, Nail Çakırhan başta olmak üzere ülkenin demokrat, ilerici ve sosyalist pek çok aydın ve yazarı bu yayın organlarında çalıştı, kitapları Serteller tarafından basıldı. Serteller yönetimindeki Tan gazetesi yükselen Alman faşizmine, 
yerli Nazi işbirlikçilerine ve dönemin baskıcı tek parti hükümetlerine alabildiğine muhalefet etti, çok partili demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü ve insan haklarını savundu. Tan Matbaası ve gazeteleri iktidarın el altından kışkırttığı bir saldırıyla yok edildikten sonra 
yurt dışına çıkmak zorunda kalan Sertellerin, asla açıklamadıkları onlarca yıllık serüvenleri; Paris, Budapeşte, Prag, Leipzig, Moskova ve Bakû’daki yaşamları, tanıklıklara ve gizli Sovyet belgelerine dayanarak ilk kez gün ışığına çıkarılıyor. Korhan Atay, Tan gazetesinin düşmanı Nazi dostu basın organlarına Almanların nasıl para yağdırdığını, bazı ünlü yazarların yalnızca Nazi parasıyla nasıl gazete çıkardığını gizli Nazi belgelerine dayanarak anlatıyor.
 
Serteller bir ülkenin, bir toplumun doğuş, yükseliş ve tökezleme anlarını müdahil ve mağdur olarak bizzat yaşayan Sabiha ve Zekeriya Sertel’in mücadele dolu buruk yaşam öyküsü paralelinde ele alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88622</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e6f71fc-9a2d-4ea3-a015-dcedc8401828.jpg</image:loc>
            <image:title>Barbarın Tarihi Ezilenin Dini</image:title>
            <image:caption>“Kıvılcımlı, Türkiye sosyalist hareketi içerisindeki en özgün düşünürlerden biri… Okul yıllarında pozitivizmden etkilenmiş olduğu ya da tarih tezi bağlamında romantik sosyalizm geleneğine yaklaşmış olduğu söylenebilse de Kıvılcımlı’yı herhangi bir kategoriye sokmak çok mümkün değil. Kendine özgü ve Türkiye koşullarına uygun bir sosyalizm anlayışı geliştirmeye çalışan… Kıvılcımlı’nın neredeyse hayatının son anlarına kadar Türkiye’de kalmış olması da yaşadığı ülkenin siyasi gerçeklerinden kopmadan üretim yapabilmesini sağlamıştır.”

Barbarın Tarihi Ezilenin Dini, Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın özgün düşünsel üretiminin odağında yer alan din ve tarih alanındaki teorilerine özenle eğilen bir çalışma. Kıvılcımlı, barbarlık-uygarlık gerilimini, tarihsel akışın bir motor gücü olarak düşünüyordu. “Din aleyhtarlığını” anlamsız buluyor, dinsel anlatıları, gerçek hayatın bütün sorunlarını yansıtan bir kaynak olarak okuyordu. Canan Özcan Eliaçık, Kıvılcımlı’nın ömrünü verdiği bu teorik çabanın inceliklerine mercek tutuyor. Özcan Eliaçık’ın önemli bir katkısı da, Kıvılcımlı’nın düşünce kaynaklarını irdelemesi. “İslam’ın Marks’ı” olarak adlandırdığı İbn-i Haldun başta olmak üzere, gerek Osmanlı İslâm gerek Marksist ve Batılı düşünürlerden aldığı ilhamları görüyoruz. 2019’da Türk Sosyal Bilimler Derneği’nin Genç Sosyal Bilimciler Ödülü’nü alan eser, sadece sınıf mücadeleleriyle ve din tarihiyle değil, insanlık tarihiyle ilgilenen herkese hitap eden geniş bir bakış sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88623</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fa5c8af-66f3-4ea1-9b94-47156fa2c062.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Doğanlar…Üç Doğan</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin kültür ve mimarlık hayatını uzun yıllara yayılan üretimleri ve benzersiz katkılarıyla zenginleştiren mimarlar Doğan Kuban, Doğan Tekeli, Doğan Hasol 2010 ve 2015 yıllarında Cumhuriyet gazetesi için bir araya gelip İstanbul ekseninde mimarlık ve kent politikaları üzerine söyleştiklerinde, bu buluşma geniş yankı uyandırmıştı. Mimarlık dünyasının bu üç önemli figürü beş yıl aradan sonra yine Ceren Çıplak Drillat’ın soruları eşliğinde söyleşilerini kaldıkları yerden sürdürüyorlar, mimarlık ve kentleşmeye dair pek çok güncel konuyu tartışmaya açıyorlar. Mimarlığın kültür ve teknolojiyle, inşaatın ekonomiyle ilişkisinden kentleşme ve kentlileşme sorunlarına uzanan geniş bir yelpazede görüşlerini dile getiriyorlar. Türkiye’nin mimarlık politikalarından yola çıkarak güncel mimarlık pratiklerini, koruma ve restorasyon uygulamalarını, kentsel dönüşüm projelerini ve ülkenin gündemini meşgul eden mimarlık merkezli daha pek çok önemli konuyu mercek altına alıyorlar. Yaşadıkları kentle geçmişten bugüne mimar olarak kurdukları ilişkiden hareketle İstanbul’un kentleşmeyle ilgili sorunlarını ortaya yatırıyorlar, kentin geleceği üzerine düşünürken bir yandan da kurdukları hayalleri dile getiriyorlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88624</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc04610d-dee7-4997-b9f0-80c1365c4c56.jpg</image:loc>
            <image:title>Boğa Güreşinin Aynası</image:title>
            <image:caption>Michel Leiris 1990 yılında yaşama veda ettiğinde, Fransız antropolog Claude Lévi-Strauss Libération gazetesindeki veda yazısında Leiris’in “tartışmasız yüzyılın en büyük yazarlarından biri” olduğunu ileri sürmüştü. Neydi peki onu bu kadar büyük yapan? “Gerçekçilik” damgasının altına gizlenen çağının dar görüşlü nesnelciliğine ve onun sürekli telkin ettiği kendinden kopuşa karşı edebiyatın içinden güçlü bir itiraz yükseltmesi değil mi? Anılarını, gözlemlerini, fantezilerini hatta itiraflarını yazdığı, otobiyografik deneme diyebileceğimiz türden yazılarında doğruyu kendi dışında değil ama daima içinde arayan Leiris için “çağının Montaigne’i” yakıştırmasını yapanlar çok da haksız sayılmaz. 
Leiris, L’Âge d’homme (Erginlik Yaşı) kitabının 1946 tarihli baskısına yazdığı ünlü önsözde, tam da bu itirazını gerekçelendirmek üzere boğa güreşini, toro ile torero, yani boğa ile güreşçi arasındaki tehlikeli ilişkiyi ve uyandırdığı erotik çağrışımları betimlerken, yazma eylemini tekrar düşünmemizi sağlayacak bir sahicilik sorgulamasına girişir. O önsöz başlangıçsa sorgunun vardığı zirve işte bu metin toplamıdır. 
 
Kitabın içinde bulunan “Bir Sanattan da Ötedir Boğa Güreşi” adlı yazıyı yıllar önce Gergedan dergisi için titizlikle çeviren Samih Rifat’ı bu vesileyle saygıyla anıyoruz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88625</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de617ac0-e142-4cf1-9686-6da5bb520f22.jpg</image:loc>
            <image:title>Marx&apos;ın Kapital&apos;i İçin Kılavuz</image:title>
            <image:caption>David Harvey’in dersleri devam ediyor: Şimdi Marx’ın Kapital’inin ikinci cildine eğiliyoruz. Kapital’in ilk cildi üretime odaklanırken, ikinci cilt malların alınıp satılmasıyla değerin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. Harvey ayrıca Kapital’in üçüncü cildinden de kredi, finans ve bankacılıkla ilgili bazı bölümleri buraya dahil ederek, günümüzün krizlerine ışık tutuyor ve Marx’ın analizlerini hayatlarımızın ortasına yerleştiriyor: 
 
“Portakal marmeladıyla ilgili görünürde çok önemsiz olan bu öyküyü anlattıysam nedeni şudur: Ben Marx’ın soyut analizinin yeryüzüne indirildiğinde insanlara gittikçe daha fazla şey ifade ettiğine inanıyorum. Teori, sadece sermayenin içinde hareket ettiği soyut süreçleri değil, aynı zamanda herkesin yaşadığı biçimiyle günlük hayatı da (yani o kadar çok sayıda İngiliz’in acı portakal marmeladını neden sevdiğini) aydınlatamadığı durumda, daha eşitlikçi ve şiddete daha az yatkın bir alternatif üretim tarzını inşa arayışında bir özgürleşme aracı olarak eksik kalacaktır.” 
  Marx’ın siyasal iktisadını çalışmak için benzersiz bir kılavuz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88626</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/979f7b2d-c051-49c8-9fcd-c4b22dffbd07.jpg</image:loc>
            <image:title>Analitik Bilim Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bilim, bireysel ve toplumsal hayatımıza teknoloji olarak yansıyarak gün geçtikçe vazgeçilmezimiz olmaktadır. Bilimin, teknolojiye dönüşerek günlük hayatımızı kolaylaştırmasına karşılık, toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında etkisi çok azdır. Çünkü toplumdaki bireyler günlük yaşamlarındaki zorlu mücadelenin getirdiği sıkıntılarla uğraşırken, hayatını kolaylaştıran teknolojinin temelini oluşturan bilimi doğru anlama ve anlamlandırmada hayatî önem taşıyan bilimin amacını, yapısını, hangi süreçlerle işlediğini ve değerini göz ardı edebilmektedir. Bilim felsefesi, düşünsel ve eylemsel açıdan bilimi doğru anlamada ve anlamlandırmada sadece bilimle uğraşanlara değil, aynı zamanda bilimin nimetlerinden teknoloji olarak yararlanan toplumdaki bireylere de bilim ve bilimsel etkinliklere yön veren farklı bakış açılarını karşılaştırmalı olarak sunmaktadır.

Kitapta, bilim felsefesinin teorik izdüşümü ve belli başlı bilim felsefecilerinin görüşleri, çalışmaları ele alınmış; analitik bakış açısıyla değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmayla bilim felsefesinin neliği hakkında farklı bakış açıları ortaya konmuştur. Kitabın, bilim felsefesi aracılığıyla bilimle uğraşanların ve toplumdaki bireylerin bilimi doğru anlaması ve anlamlandırmasında farkındalık oluşturulmasına bir nebze de olsa katkı yapması beklenmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88627</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1e99071c-f1d3-4909-97f6-71aed6470122.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu ve Atabeglikler Tarihi Üzerine Araştırmalar</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma, Türkiye’de Ortaçağ Türk tarihi araştırmalarının gelişmesine önemli katkılarda bulunan ve çok erken yaşlarda aramızdan ayrılan merhum Prof. Dr. Coşkun Alptekin (1942-1998)’in, Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihi ile ilgili muhtelif dergilerdeki makaleleri, Millî Eğitim Bakanlığı İslâm Ansiklopedisi ve Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’ndeki çeşitli maddeleri, yurtiçi ve yurtdışındaki sempozyumlarda sunulan bilimsel tebliğlerini ihtiva etmektedir. Selçuklu, Atabeglikler ve Beylikler tarihinin yanı sıra Selçuklu nümizmatiği üzerine de mühim araştırmalar yapan Prof. Dr. Alptekin’in çalışmaları bilimsel değerini bugün hâlâ korumakta ve alanında araştırmacıların sıkça istifade ettiği başlıca müracaat eserleri arasında yer almaktadır. Hocamızın yayınlarına bugün kolaylıkla ulaşılamamasından dolayı ortaya çıkan bu kitapta, dört ayrı bölümde toplam 31 adet çalışması yer almaktadır. Bu eserle, günümüz araştırmacılarının da bu çalışmalara kolaylıkla ulaşabileceği muhakkaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88628</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/390b6710-3013-4f78-ad45-93d6b102c2d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Mizanü’l-Hakk Fi İhtiyari’l-Ehakk</image:title>
            <image:caption>En Doğruyu Seçmek İçin Hak Terazisi” olarak günümüz Türkçesine çevirebileceğimiz Mîzânü&apos;l-Hakk fî İhtiyâri&apos;l-Ehakk, kendi döneminde kısır çekişmelere dönüşmüş olan dinî ve ilmî tartışmaları ele alan bir eserdir. Kâtip Çelebi, bu tartışmaları belli bir usul dairesinde inceleyerek Osmanlı ilim ve kültür hayatında gözlemlediği aksaklıkları belirtmiş ve bunların sebeplerine inerek mevcut durumu eleştirel mahiyette bir eser kaleme almıştır. Eser, aklî ilimlerin gerekliliği konusunda yazarın düşüncelerini içeren bir mukaddime, yirmi bir farklı konu ve bir hâtimeden müteşekkildir. 
Yazar, eserinde sadece ilmî meseleler üzerinde durmamış, ilmiyyenin ve yönetimin halk üzerindeki yetkileri ve etkilerini de yeri geldikçe eserinde zikretmiştir. Kâtip Çelebi, ilim ehlinin ve yöneticilerin deyim yerindeyse halkın suyuna gitmesi gerektiği, tebaanın örf ve âdetlerini zor kullanmanın değiştiremeyeceğini hatta ve hatta bu zor kullanımın yanlış da olsa mezkur uygulamalara halkın daha sıkı sarılacağını belirtmesi oldukça önemlidir. 
Kâtip Çelebi, eserinde toplumu bölen unsurları da yer yer ele almış ve bunlarla ilgili olarak özellikle orta yolu tavsiye eden söylemlerde bulunmuştur. İbn Arabî hakkında yaşanılan tartışmalar, Kadızâdeliler ile Sivasîler arasındaki sürtüşmeler ve Yezid hakkındaki mütaalaları yazarın okura ve topluma orta yolu tembihlediği konular arasında sayılabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88629</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61989637-e578-4c29-818c-a2a68453cf98.jpg</image:loc>
            <image:title>Ses Farkındalığı - Okuma Güçlüğüne Yönelik Alıştırmalar-1</image:title>
            <image:caption>Okumayı oyun hâline getirip eğlenceli kılmanın yolları bu kitapta! Dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile Stefani Terziyan&apos;ın akademik araştırmaları, kişisel deneyimleri ve pratik uygulamaları ile ortaya çıkan Ses Farkındalığı; eğitim, dilbilimi, dil bozuklukları, gelişimsel psikoloji gibi farklı disiplinleri harmanlayan, kapsamlı bir rehber.
 
Okuma güçlüğü çeken (disleksik), okumaya yeni başlayan ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklara yol göstermek amacıyla yayıma hazırlanan kitap, ses ve sembol ayrımlarında farkındalık kazandıran görsel, işitsel ve yazınsal alıştırmalardan oluşuyor.

Kitap, disleksi tanısının nasıl konulduğundan fonolojik farkındalık yetilerinin artırılmasına uzanan zengin içeriğiyle, bu alandaki kaynak eksikliğini gideriyor. Sunduğu alıştırma seçkisi; &apos;&apos;Heceleme&apos;&apos;, &apos;&apos;İlk ve Son Ses&apos;&apos; ve &apos;&apos;Zor Ses&apos;&apos; olmak üzere kolaydan zora doğru üç seviyede sıralanıyor.

Ses Farkındalığı ile okuma güçlüğüne dair zihinlerde beliren pek çok soru açıklığa kavuşuyor, toplum tarafından doğru bilinen yanlışlara dikkat çekilerek, okuma eylemi tüm boyutlarıyla ele alınıyor. Ses Farkındalığı kitabı, 5 soruda mercek altında: Kimler için hazırlandı?
Başta okuma güçlüğü çeken ve okuma becerisini geliştirmek isteyen çocuklar olmak üzere, okumaya yeni başlayan anaokulu ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için tasarlanmış olup, ebeveynler, öğretmenler, dil ve konuşma terapistleri rehberliğinde uygulanması öngörülerek hazırlanmıştır. 

Hedefi nedir?
Okuduğumuz dil ile konuştuğumuz dil arasındaki bağlantının anlaşılması, ses farkındalığının geliştirilmesi, okuma eyleminde bulunan çocukların yüreklendirilmesi ve okuduklarından keyif almalarının sağlanması öncelikli hedefleri arasındadır. 

Nasıl bir içerik sunuyor?
Harfler ve sesler arasındaki ilişkiyi temel alan oyunlar, eğlenceli etkinlikler, hece alıştırmaları ve okuma parçalarından oluşan, destekleyici ve pekiştirici bir içerik sunuyor. Ek olarak, okuma güçlüğü tanı süreci hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulunuyor. 

Farklı kılan özellikleri neler?
Kolay anlaşılır tanım ve açıklamalar, daha önce çocuklarla birlikte uygulanıp etkinliği kanıtlanmış alıştırmalar, &apos;&apos;Sen de Oku&apos;&apos; koleksiyonunda yer alan eserler ile pratik yapma olanağı, özgün resimler ve kitabın kullanımına dair ipuçlarıyla fark yaratıyor. Kitap bu özellikleriyle, sadece okuma güçlüğü çekenler için değil, okuma serüvenine yeni başlayan çocuklara da seslenmeyi başarıyor.  

Kim hazırladı?
Eğitim hayatını çocukların dil gelişimini anlamaya ve desteklemeye adamış, yurtiçi ve yurtdışında dil ve konuşma alanında uzmanlaşmış Treysi Terziyan ile ilkokulda kendisine disleksi tanısı konan, pek çok filmde imzası bulunan yönetmen Stefani Terziyan tarafından uzun ve titiz çalışmalar sonucunda yayıma hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88630</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbd6e870-109f-4b42-8828-bdc1aa02b9f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçeği Söylemek</image:title>
            <image:caption>Gerçeğe karşı neden bu kadar tutkululardı? Vazgeçilmez olan neydi? Vazgeçenler bizlere hangi mesajı bıraktı? Hayalleri için ne yaptılar? Nelerden korktular, neye tutundular? Onları farklı kılan neydi? Farklı olmak neler getirdi? 
Orhan Tüleylioğlu, farklı alanlarda tanınmış isimlerin hayat hikâyelerinden kesitler sunduğu kitabında gerçeği söylemenin tek bir yolunun olmadığını, gerçek üzerine ısrarcı olmanın ise dünyanın hemen her yerinde ortak bir kader yaşattığını anlatıyor. Gerçeği Söylemek, kimi zaman sırf merakları için, kimi zaman yüksek idealleri uğruna, kimi zaman ise sadece daha mutlu olabilmek için harekete geçenlerin ve değişim yaratanların yol haritasını çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88631</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c00d1cd-fbc4-46c4-9e05-dd0481942bde.jpg</image:loc>
            <image:title>Anna Freud - Bakire Ölen Bir Anne</image:title>
            <image:caption>“Hareketlerimize hükmeden şey, keşif ruhunun verdiği neşe ve canlılıktı.”
Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un altı çocuğunun arasından tahtını devredeceği tek vârisi
olarak gördüğü kişiydi Anna Freud, öyle de oldu.
Anna Freud, babasından devraldığı tacın hakkını sonuna kadar verdi. Hayatını babası Freud’a ve
onun öğretilerine adadı. Psikanalizi ölümsüzleştirmeye adeta ant içmiş bu genç kadın Çocuk
Psikanalizi ve Benlik Psikolojisi ekollerini geliştirdi, psikanalitik ilkelerin çocuk terapisine
uygulanmasına öncülük etti.
Hiç evlenmedi ama hem çok sevdi hem de çok sevildi. Hayat arkadaşı Dorothy ile beraber
kurucusu olduğu okullar ve enstitüler sayesinde sayısız çocuğa ev verdi, onları korudu, her birine
annelik yaptı.
Psikanaliz dünyasındaki paha biçilemez katkılarına rağmen hep gölgede kalmayı tercih etti.
Şöhreti ve şovu hayatı boyunca reddetti. Bu yüzden ismi çok anılmadığı halde günümüzde bile
halen çocuk ruh sağlığına dair yapılan tüm çalışmalarda onun dokunuşları vardır. Dünyaya geldiğinden beri başkalarının sevgisini kazanmak için uğraşan, babasına âşık, çocuklardan ve hayvanlardan hiç vazgeçmeyen bir bilim kadınının hikâyesini okuyacaksınız bu kitapta…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88632</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac58da80-195b-445f-80f4-cc2a6037e78b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ardına Bakma</image:title>
            <image:caption>- Will Eisner Çizgi Roman Ödülü, 2018 - 
Ardına Bakma, Brezilya’daki köleliğin gizli tarihine sanatsal ve edebi açıdan ışık tutan ilk eserlerden biri. Tarihin üzerinden güçlü çizimlerle geçerek, köleliğe dair tüyler ürperten hikâyeleri şiirsel bir şekilde canlandıran bu eser, dünya genelinde bolca övgü aldı. Bu dokunaklı hikâyeler, tarihin en karanlık köşelerinden birinin trajik ve insanın içine işleyen bir portresini sunuyor. 
Marcelo d’Salete’in yazıp çizdiği bu baş döndürücü çizgiroman, insanlığından vazgeçmeyi reddeden cesur kadınların ve erkeklerin mirasını taşıyor. Yoğun çizimleri ve yalın kelime kullanımıyla okuyucuyu yavaşlatarak görsel deneyim yaşatıyor ve derinlere dokunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88633</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3977322b-ac2f-4f15-89f2-8a990e8fbff1.jpg</image:loc>
            <image:title>Jacques Derrida - Gerçeğe Susamışlık İnsanın Soylu Tutkusudur</image:title>
            <image:caption>“Yaşamayı öğrenmek. Tuhaf bir slogan. Kim öğrenecek ki? Kimden öğrenecek? Yaşamayı öğretmek. Peki ama kime? Bunu bilen olacak mı hiç? Yaşamayı bilecek miyiz? Her şeyden önce, yaşamayı öğrenmenin ne demek olduğunu bilecek miyiz?” 
20. Yüzyılın En Yenilikçi Düşünürü 
“Yaşamayı nasıl öğrenirim?” sorusunu cevaplayamadan aramızdan ayrılan, ortaya attığı kavramlarla büyük yankı uyandırmış, felsefeye getirdiği yapısökümü yaklaşımıyla pek çok alanda ve disiplinde büyük değişimler yaratan sıra dışı bir düşünür, postmodern bir filozof Jacques Derrida. Bu kitap Derrida’yı tanımamızı, anlamamızı ve onun engin dünyasına adım atmamızı sağlayacak unsurları özenle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88634</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189f130d-0d09-4ea0-95df-a9d162851dfc.jpg</image:loc>
            <image:title>Görmüş Geçirmiş İnsanlar İçin Karikatürler</image:title>
            <image:caption>Ünlü mizah ve edebiyat dergilerindeki çizgileriyle tanınan Emirhan Perker’den eşsiz bir karikatür albümü. 
Emirhan Perker, çok sevilen karikatür albümü Osman Gazi ve Mahdumları’nın ardından, bu defa Darth Vader’dan Evliya Çelebi’ye, Bukowski’den Fedon’a popüler kültür ve alt kültürün renkli karakterlerini birbirinden komik esprileri ve usta çizgisiyle bir araya getiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88635</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4f8373e-c6a5-4618-ab30-671c8cecea54.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazma Günlüğüm</image:title>
            <image:caption>Merhaba, 
Bu günlüğü birlikte tutacak ve sayfalar boyunca bol bol sohbet edeceğiz. Bazen ben anlatacağım, bazen de sen. Mademki günlüğü eline aldın ve bu satırları okumaya başladın, o halde “Sen de yazarsın.” Yazman için sana ipuçları vereceğim. Bu sırada hem yazma yeteneğini keşfetmiş ve geliştirmiş olacaksın hem de farklı yazı türlerini tanıyacaksın. Günlüğümüzde pek çok ilham verici etkinlik ve yaratıcı yazma alıştırmaları seni bekliyor. Haydi! Şimdi okuma, düşleme ve yazma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88636</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb4e0076-27fc-4072-a894-f0b44f3b573f.jpg</image:loc>
            <image:title>Valinya</image:title>
            <image:caption>Henüz insanlar tarafından keşfedilmemiş Valinya Adası’nda; muhteşem ve eşsiz bir vanilya kokusu yayan, parmak boyundaki Valinler yaşarmış. Birbirlerine sevgiyle sarıldıklarında yaydıkları koku da güçlenir, tüm adayı sararmış. 
Bir gün korku dolu masalları gerçek olup kokusuz devler adalarını keşfetmeye geldiğinde; Valinler vanilya kokusu yaymasınlar ve yakalanmasınlar diye birbirlerinden uzak durup saklanmaya karar vermişler. Ancak devler onları bulmaya kararlıymış çünkü eşsiz kokuları bütün adaya sinmiş bir kere. Valinlerin, adalarını ve kendilerini korumak için daha güçlü bir şeye ihtiyaçları varmış… Birbirlerine ve yaşadıkları adaya duydukları sevgi, 
acaba bu tehlikenin üstesinden gelmeye yetebilecek miymiş? 
Merak dolu kurgusu ve masal tadında,
 etkileyici dokusuyla Valinya, okuruna mis gibi vanilya kokan bir dünyanın kapısını aralıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88637</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43880499-d62a-42aa-982c-c612a77cb76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Ünlü Denkleminin Biyografisi: E=mc2</image:title>
            <image:caption>1905&apos;te Albert Einstein, el üstünde tutulan birçok bilimsel inancı paramparça eden beş tarihî makale yayımladı. Bu makalelerden birinde özel görelilik teorisini ve efsanevi denklemi E = mc2&apos;yi tanıttı. Nesiller, çığır açan bu denklemin dünyamızı değiştirdiğini bilerek büyüdüler, ancak gerçekte ne anlama geldiğini ve neden bu kadar önemli olduğunu anlamadan.

Bu hayran bırakan büyüleyici biyografide David Bodanis, tarihteki en büyük bilimsel keşiflerden birinin hikâyesini anlatıyor. &apos;E&apos;, &apos;m&apos; ve &apos;c&apos; ögelerini inceliyor, dönüm noktası buluşlarıyla Einstein&apos;ın yolunu açan bilim adamlarını onurlandırıyor. Denklemin yirminci yüzyıl boyunca gösterdiği gelişimleri anlatarak, izlediği yolu çizerek ve uygulamalarıyla yaşamlarımızda nasıl devrim yarattığını göstererek ileriye, çok daha uzak bir geleceğe pencere açıyor. 
Ancak her biyografide olduğu gibi, konuyu gerçekten ateşleyen ve Einstein&apos;ın aşılmaz görünen teorisini dramatik ve erişilebilir bir insan başarısına dönüştüren, Bodanis&apos;in bu olağanüstü kitapta bir araya getirdiği insan hikâyeleridir: aşk, cesaret ve trajedi hikâyeleri. 
 
“Bodanis, çok sayıda renkli anekdotla, hızlı ve eğlenceli bir şekilde ilerleyerek E = mc2&apos;nin entelektüel atalarının izini maharetle sürüyor…” THE TIMES</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88638</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0e05ae03-8b7c-4aed-85c0-591034536107.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Geceler Minikler</image:title>
            <image:caption>Uyku vakti geldi mi? O zaman yatağına güzelce yerleş ve birbirinden tatlı hikâyeleri dinlemeye hazırlan!  Birbiriyle yarışmayı çok seven Mili ve Monki,  kararsız koala Ponpon, becerikli timsah Tomi  ve diğer minik kahramanlar seni bekliyor. 
Şirin mi şirin çizimlerin eşlik ettiği birbirinden sevimli 11 öyküyü barındıran İyi Geceler Minikler,  uyku öncesinde okunması için çocuklarla buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88639</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5ba37ef-c4eb-43aa-915a-4bf7dfed089a.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türlü Kırılamayan Kabuklu Yemiş</image:title>
            <image:caption>Dünyanın en iyi kabuklu yemiş kırıcısı Susam ile tanışın! 
Kırılacak üç tane kabuklu yemiş var. Gelin görün ki, bir tanesi kırılmıyor. Sizce Susam, kırılmayan kabuklu yemişi kırmak için neler yapacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88640</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9615277c-49d6-4117-87a5-77d74ecc821d.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncak Ayıların Pikniği</image:title>
            <image:caption>Oyuncak Ayıların Pikniği 
Hayal gözlerini kapadı ve uykuya daldı. Rüyasında en sevdiği oyuncak ayısı Tontiş’in ormana gittiğini gördü. Onu takip eden Hayal, oyuncak ayılarla birlikte büyülü bir geceye adım attı. 
Bu sürprizlerle dolu gecede Hayal,  Tontiş ve diğer oyuncak ayılara katılmak ister misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88641</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9b2b508-8d4b-4dfa-bbe6-8d00b180f6b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada’nın Dünya Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Ada, yıldızlarla dolu bir gecede atladı uçağına, süzüldü gökyüzüne, üzerinden geçti göllerin ve tepelerin, uçtu karanlığın içinden sessiz ve sakin… 
Uçağıyla macera dolu bir yolculuğa çıkan Ada, yolda karşılaştığı çeşitli hayvanları da uçağına aldı. Ada ve arkadaşları, Londra’dan Sydney’e kadar uçarken, Dünya’nın farklı şehirlerini de keşfettiler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88642</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5ed8d3a-dade-42eb-b4df-b3d5b1948fe1.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Anaokulunda İlk Gün</image:title>
            <image:caption>Lili AKILLI MACERAYI SEVİYOR, ve hiçbir şeyden korkmuyor! 

Bugün Lili’nin anaokulunda ilk günü ve keşfedecek bir sürü şey var! Ama hem sınıf, hem de oyun odası olması biraz kafa karıştırıcı! Üstüne üstlük Lili heyecanlanınca, kurallara dikkat etmeyi unutuyor! 

Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88643</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c99c4130-7ad4-4683-a180-80844ad645a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Holmes: Şeytanın Vaadi</image:title>
            <image:caption>Sör Arthur Conan Doyle’un Ölümsüz Karakteri Dedektif Sherlock Holmes Şimdi Yepyeni Maceralarıyla Karşınızda 
 
Sherlock Holmes sahilde bir ceset bulur. Daha sonra ortadan kaybolan bir ceset… Ünlü dedektif ile ortağı Watson, yakınlardaki bir kasabada araştırma yapsalar da sonuca ulaşamazlar. Derken ceset, ikisinin kaldığı yerde tekrar ortaya çıkar ve Holmes ile Watson kim olduğunu göremedikleri birileri tarafından saldırıya uğrarlar. 
 
Watson kendine geldiğinde aradan ayların geçtiğini görür, Holmes ise hiç hatırladığı gibi değildir. Acaba arkadaşına ne olmuştur? Her şey, çocukları lanetli kasabada yaşayan, ölü satanistle mi bağlantılıdır yoksa? 
 
Sekiz Sherlock Holmes romanı kaleme alan ve karakter hakkında önemli otoritelerden sayılan David Stuard Davies, Sör Arthur Conan Doyle’un yarattığı efsaneye saygısını asla kaybetmiyor ve Şeytanın Vaadi’yle tarihin en ünlü dedektifine daha önce hiç yaşamadığı kadar tekinsiz bir vaka sunuyor.  
 
“Sherlock artık başkalarının hikâyelerinde de yaşıyor; Sherlock Holmes eserleriyle bana saatler süren keyif sağlayan yetenekli Davies’in kaleme aldığı Şeytanın Vaadi’nde olduğu gibi.” –Mark Gatiss</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88644</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1436748d-4760-4fdd-8cfc-dcf4caf5584f.jpg</image:loc>
            <image:title>Prenses Poli’nin Bahçesi</image:title>
            <image:caption>Prenses Poli, çilek yemeyi her şeyden çok seviyor, başka meyveleri, sebzeleri ve yiyecekleri ağzına sürmüyordu! Bir gün, tüm çilekleri ansızın yok oldu. 
Poli şimdi ne yapacaktı? Yemek seçmemek, önyargılı olmamak ve paylaşmak üzerine, meyve tadında  bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88645</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ca4b4e1-3bdf-441f-933b-b946873c42bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Ruhlar</image:title>
            <image:caption>“Doğu ile Batı’nın arasındaki sınırı gerçekten aşan nadir yazarlardandı ve her ne kadar bir Lübnanlı ve vatansever olsa da kendine dünya vatandaşı diyebilirdi.” –Profesör Süheyl Buşrui 
 
Halil Cibran’ın, 1908 yılında, kilisenin ve insanın otoritesini sorguladığı, yayımlandığında çokça eleştirilen kitabı Asi Ruhlar, Beyrut’ta, ülkenin huzuru için zehirli ve tehlikeli görüldüğü söylenerek pazar yerinde, halk arasında yakılmış, Cibran da belirli bir süre sonra ülkeden sürgün edilmişti. 
 
Halil Cibran’ın yerleşik düzene, eşitsizlik ve adaletsizliğin her türlüsüne cesurca saldırdığı Asi Ruhlar üç kısımdan oluşuyor. İlk kısım “Madam Rose Hanie”de zina işlediği için herkesin gözünde kötülenen bir kadını dinliyor, ikinci kısım “Mezarların Çığlığı”nda acımasız bir hükümdarın uyguladığı kanunların halka nasıl zulmettiğini görüyor, son kısım “Kâfir Halil”de ise dinin yozlaşmış otoritesini sorgulayan bir delikanlının başından geçenleri okuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88646</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8a6b53e-094e-44f7-9960-81d46e463e60.jpg</image:loc>
            <image:title>Şaşkın Lili ve Müzede Bir Gün</image:title>
            <image:caption>Lili MERAKLI, ISRARCI ve hiçbir şeyden korkmuyor! 

Lili arkadaşı Tolga’yla birlikte müzeye gidiyor. Müzede sergilenenleri göreceği için çok heyecanlı, özellikle de dinozorları! Ama Lili heyecanlandığında, bazen yapmaması gereken şeyleri yapıyor. 

Neyse ki Lili akıllı bir çocuk. Bazen yaramazlık yapsa da, sonunda her zaman doğru olanı yapıyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88647</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c671601f-74be-4ae3-a677-35ef9e6e096f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Dörtleme Kutu Set - 4 Kitap (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Distopya edebiyatının en önemli klasikleri bu setle bir araya geliyor. Zamyatin’in Tek Devlet’çi Biz’i, Huxley’nin mutluluğu zorunlu tutan Cesur Yeni Dünya’sı, Orwell’in totaliter 1984’ü ve Bradbury’nin kitap yakılan anlatısı Fahrenheit 451’i bu yeni setle birlikte distopyanın kare asını tamamlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88648</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/60d7b1e1-933f-40e2-bd20-bccabe934c7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Hikayeleri</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli eğer biraz daha uzun yaşayabilseydi, kısa ömründe yazdığı şiirlerle yarattığı etkiyi hikâyeleriyle de yaratabilir miydi? Buna cevap vermek güç ancak yazdığı az sayıdaki hikâyeyle bile hiç de küçümsenmemesi gereken bir yazar olduğunu kanıtlamıştır. Onun insanları, tartışmaları, söylemek istedikleri, hem bir şairin hem de kendini halktan ayrı bir yere konumlandırmayan bir aydının sesini taşır. Kendini saklama gereği duymayan, dili ve kurguyu ötelemeyen, karakterlere sırt çevirmeyen hikâyeleri ile Orhan Veli sadece iyi bir şair değil, dönüp dönüp okunması gereken bir yazar aynı zamanda. 
 
“Ölümü düşündüm. Ölümlerin en kötüsü, bir bataklıkta, çırpına çırpına, ümidin her an biraz daha azaldığını göre göre ölmekmiş gibi duymuştum. O geldi aklıma. Deniz uğruna, denize el sürebilmek uğruna ölüm!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88649</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3af6d085-7c79-4ab3-bc44-382dc710c048.jpg</image:loc>
            <image:title>Jüri</image:title>
            <image:caption>Her insan doğar, yaşar, ölür. Ama bazıları için farklı bir kurgu işler. Onlar yaşarken binlerce kez ölür, yeniden doğar ve öldürür. 
Ana rahminden gelen bir masum, karşılaştığı yıkıcı olayların ardından, kaçıp sığınabileceği bir koza örer etrafına. Bu sefer anne şefkatiyle değil ötekinin vahşetinin yarattığı intikam duygusuyla besler kendini burada. Ve gün gelir incitilmiş o masum, kozasından bir katil olarak çıkar. 
Reyting rekorları kıran bir ses yarışmasında jüri üyeliği yapan ünlü bir şarkıcı, kimliğini gizlemekte usta bir cani tarafından şeytani bir planla canlı yayında öldürülür. Herkesin şahit olduğu bu ürkütücü olayı çözmeye çalışan Komiser Şahap ve ekibi kendilerini beklemedikleri ölçüde büyük ve kaotik bir oyunun içinde bulur. 
Gürsoy Uysal Jüri’de, musibetlerle dolu hayatın daralan, genişleyen veya kimi zaman çıkmaza çıkan yollarında, adalet adına bir çıkış arayan insanların hikâyesiyle suç ve cezaya dair sürükleyici bir anlatı sunuyor. Nefesini tutmakta deneyimli polisiye tutkunları için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88650</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32328ed4-37c6-4a26-94c7-dbd0ef3ec89b.jpg</image:loc>
            <image:title>Niksen</image:title>
            <image:caption>The New York Times’ta “The Case for Doing Nothing” başlıklı viral olan makalenin yazarı Olga Mecking’den hiçbir şey yapmama sanatı olarak adlandırılan Niksen’e dair eğlenceli ve bilgilendirici bir rehber… 
“Hayır, yine mi? Yine bir çeşit akım mı başlıyor?” diye düşünebilirsiniz. “Yine mi mumlar, çeşit çeşit fincanlar ve battaniyeler almak gerekiyor?” Sakin olun! Niksen için ne bir çabaya ne de masrafa gerek var. Kelimenin tam anlamıyla, hiçbir şey yapmıyorsunuz. Hem de bilinçli olarak! 

Bugünün dünyasında her boş anımız yararlı bir faaliyetle veya işle geçirilmeli, her zaman yoğun olunmalı! Oysa hiçbir şey yapmadan oturmanın ne zararı var?

Yazar, Hollanda kültüründen yola çıkarak bize Hollandalıların neden yaşamlarından memnun insanlar olduğunu, bunun aslında büyük bir sır olmadığını ve bu kadar meşgul olmayı bırakıp hayatımızın ev, iş gibi önemli alanlarında küçük niksen molaları (Instagram’da takılmak, müzik dinlemek, dinlenmek için koltuğa uzandığımızda akşama ne yemek yapacağım diye düşünmek niksen değildir)  vererek uzun vadede daha mutlu, daha yaratıcı ve daha iyi kararlar veren kişiler olabileceğimizi gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88651</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8603e9c5-7cf7-49e7-9766-97f2949075ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği 50. Yıl Edisyonu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>1945 yılında yayımlanmasından itibaren Hayvan Çiftliği tarihte en çok tartışma yaratan kitaplardan biri oldu. Dünya çapında onlarca dile çevrilip milyonlarca okurla buluştu. Elinizdeki edisyon, kitabın ellinci yılını kutlamak adına özel olarak tasarlandı. Çağımızın en önemli politik çizerlerinden Ralph Steadman’ın 100 adet renkli çizimi ve eskizleriyle Hayvan Çiftliği’nin karanlık dünyası can buldu. 
 
Yazıldığı günkü önemini ve güncelliğini hâlâ koruyan Hayvan Çiftliği, Sovyetler Birliği üzerine yazılmış çarpıcı bir hiciv. Bir çiftlikteki hayvanların sahiplerine karşı isyan edip tiranlığı devrimlerle yıkmasını ama iktidarın her muktediri zehirlediğini ve en yüce amaçların bile kötüye kullanabileceğini gösteren eşsiz bir distopya. 
 
Bu özel edisyonda Orwell’in kitap için yazdığı ancak o dönemde yayımlanmayan önsözü ile 1947’de Ukrayna edisyonuna yazdığı önsöz de yer alıyor. Bu ek metinler Orwell’in kitabı yazarken hangi tarihi olaylardan etkilendiğini ve yaşadığı dönemi nasıl ele aldığını gözler önüne seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88652</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed38a08-ac7a-4c86-933f-a283f5edee87.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’nın Kırbacı</image:title>
            <image:caption>“Modern medeniyetin bir çıkmaza sürüklendiğini gören Zamyatin bu anda dahi insanlığın tek kurtuluşu olacak yeni bir Attila’nın ortaya çıkışı için yüzünü geleceğe döndü.” –Gleb Struve 
 
Devrimlerin de sayılar gibi sonsuz olduğunu savunan Yevgeni Zamyatin’in iki önemli öyküsünü ve bir de yarım kalmış novellasını bir araya getiren bu kitap, yazarın yazınsal alanda da sürekli değişim peşinde olduğunun bir kanıtı âdeta. 
 
Yazarın çağını yansıtmak üzere yıkılışının hemen öncesindeki Roma’yı gözlemlediği Tanrı’nın Kırbacı tüm Avrupa’nın kaderini değiştirecek olaylar zincirinin başlangıcına sürüklüyor okuru. Zamyatin’in ölmeden önce kaleme aldığı son eser olan bu novellada devrimsel olayların merkezinde Attila duruyor. 
 
Adını Neva Nehri’nin azgın sularından alan Sel, bir kadının çaresizliği ve kendini mahkûm ettiği yıkıcı sonuçlar üzerine çarpıcı anlatımıyla öne çıkıyor. 
 
İç Savaş’ın hemen ardından yazılan En Önemli Şey Hakkında Hikâye ise, çatışan taraflardan daha üstün bir ilke katıyor duruma; üstelik bunu özgün ve çarpıcı bir üslupla yapıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88653</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ebf60ca-030b-4bbd-b570-bc33101cc928.jpg</image:loc>
            <image:title>“Kötü Çocuk” Isiah Thomas</image:title>
            <image:caption>“Kötü Çocuk”, NBA’in gelmiş geçmiş en büyük oyun kurucularından biri olan Isiah “Zeke” Thomas’ın hayat hikâyesini anlatıyor. Thomas’ın Chicago’nun en belalı mahallelerinde başlayan çocukluğu, aile yaşantısı, efsanevi koç Bobby Knight’ın akıl hocalığı altında Indiana Üniversitesi’nde bir yıldıza dönüşmesi, NBA parkelerinde Detroit Pistons formasıyla kazandığı şampiyonluklar, lideri olduğu “Bad Boys” (“Kötü Çocuklar”) fenomeniyle ligde, seyircilerin ve genç basketbolcu adaylarının yüreklerinde yarattığı etkiler, Michael Jordan ile sürdürdükleri kıyasıya rekabet, Rüya Takım ve Magic Johnson’ın hastalığı hadiselerinde başından geçenler; NBA’de bir basketbol takımının hissedarı olan ilk Afro-Amerikan isim sıfatıyla Toronto Raptors’ın kuruluşu ve gelişiminde oynadığı idarecilik rolü, Kanada’yı basketbolla tanıştırırken maruz kaldığı zorluklar, iniş ve çıkışlarla dolu koçluk kariyeri, iş adamlığında
karşılaştığı serüvenler ve basketbol tarihine bıraktığı izler, medyanın yok edemediği tüm detaylarıyla bu eserde sizleri bekliyor. 

Kendini tamamen basketbola adamış, azmiyle herkese örnek olmuş bir hayatın, profesyonel basketbol sektörünün her kademesinde nasıl var olduğunu, başarı ve başarısızlık ile ne şekilde yüzleştiğini ve öncülüğünü yaptığı nice yenilikte hangi engellerle mücadele ettiğini, Paul Challen’ın kaleminden bu kitapta okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88654</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a8042f-078f-4060-9a9c-d4352b2226ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizi Üzen Bütün Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Hayatın çok nurunda nurunda nurunda nurunda olduğu zamanlar... Yaşamın anlamını Google’da arıyor, bulduğumuzla yetinmiyoruz. Köşe başında bir sevgiliyi gözlemek yerine köşeleri gözlüyoruz; yoksa bu o, dönülecek köşe mi diye. Aramızdan biri ağıt yakmaya başlıyor: “Kimse bizimle konuşmuyor. Kimse bizi duymuyor, görmüyor.” Kalabalık ve yalnızız. Yerli ve millî acılarımız var, yaralıyız ama uyuşmuşuz da suskunuz. Bir depresyon uykusunda, bizi mutlu edeceğini umduğumuz rüyaların peşindeyiz. Uyanıklığın kara listesindeyiz yıllardır. 
Kâinata alışamayanlarımız iplerini, ilaçlarını hazırlıyor; balkonlarına çıkıp yüksekliği kontrol ediyorlar. 
Oysa balkonda iki kişi olsa mutluluğu beklemek kolaylaşacak… 
Hüseyin Kural diyor bunu. O tüm bu olanların farkında. Bizi Üzen Bütün Kanatları açın diyor, tekrar deneyenlerin küçük bahçesine uçun! Sevginin gücünü göstereceğim size, hiç yalnız kalmayacaksınız, en kötü kendi kendinizden arkadaş yapma sanatını öğreteceğim. 
Bu kitaptaki öyküler ikiye ayrılıyor: gözlerimizin kısacık bir sürede, su gibi içtiği uzunlar; kalbimizin bize uzun uzun şerh ettiği kısalar. Kader, sevgi, insanı tehlikeye atan arzular, varlık, ölüm… Tüm bu derin konular absürdün ayıltan şaşırtıcılığıyla kaleme alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88655</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2fd937f7-4524-4486-9eb0-87f9a59cf410.jpg</image:loc>
            <image:title>Şu Acayip Burunlar</image:title>
            <image:caption>Hanımefendiler, beyefendiler! 2008 yılından beri devam eden Acayip Şeyler dizisinin 22. kitabına hoş geldiniz! 

Biliyorum siz ŞU ACAYİP BABALAR’ı bekliyordunuz ama uzun zaman önce yazacağımı söylediğim ŞU ACAYİP BEŞ DUYU bir türlü yazılamayınca, daha doğrusu her bir duyu için ayrı bir bölüm yapmaya karar verdikten sonra -çünkü bütün duyuları tek bir kitaba sığdırmak mümkün olmadı- gözler ve kulakların ardından, burunları da aradan çıkarmak istedim. Bu yüzden, 22. kitapta konumuz, ŞU ACAYİP BURUNLAR! 
Umarım şimdiden burnunuza, iyi bir kitap kokusu geliyordur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88656</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0aa0c49a-d695-4ec7-902b-a80fee23f038.jpg</image:loc>
            <image:title>İlham Verenler - 1 Louis Pasteur</image:title>
            <image:caption>1800’LÜ YILLARDA üzüm bağları ile meşhur olan Fransa’da tıpkı günümüzde olduğu gibi çeşitli salgın hastalıklar kol geziyordu. 
Bu hastalıkların neden kaynaklandığı konusunda çılgın fikirler vardı. Kimileri kötü kokuları sorumlu tutuyor, kimileri de insanların durduk yere hastalandığını iddia ediyordu. Elbette bu inanışların hiçbiri hastalıklara çare olamıyordu. 
İşte tam da o günlerde bir Fransız kasabasında on iki, on üç yaşlarında, cılız bir genç yaşıyordu. Şarkı söylemeyi, balık tutmayı ve resim yapmayı çok seviyordu. Çizdiği harika portreler dışında göze çarpan bir yeteneği yoktu. 
Louis Pasteur adlı bu çocuğun bir gün büyüyüp o dönem insanlığı telef eden amansız hastalıklara mikropların neden olduğunu bulacağını, geliştirdiği aşılar sayesinde yüz binlerce insanın hayatının kurtulacağını, dünya çapında ünlü bir mikrobiyolog ve kimyager olup adının mikrop avcısına çıkacağını henüz kimsecikler bilmiyordu. 
Bu kitap, işte o sıradan görünümlü çocuğun nasıl büyük bir bilim adamına dönüştüğünün çarpıcı öyküsünü anlatacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88657</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c02ac52c-10e4-4503-9f0e-6d304299f6bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kapitalizm</image:title>
            <image:caption>Adam Smith Enstitüsü’nün kurucusu, iktisatçı Eamonn Butler Kapitalizm adlı bu eserinde kapitalizmin hem zenginliğin hem de işbirliğine dayalı dinamik ve özgür toplumun temeli olduğunu savunuyor. Butler metni sade bir dille kaleme alarak kapitalizme dair kafa karışıklıklarını gidermeye çalışıyor.

Kapitalizme yönelik yaygın eleştirilerin pek çoğu yanlış anlamalardan kaynaklanıyor, üstelik bu eleştirileri taraftarı görünen bazı kimseler de paylaşıyor. Bu kitap ise kapitalizmin ne olduğunu tanımlarken ne olmadığını da ortaya koyarak önyargılara ve çarpıtmalara tek tek, tutarlı bir şekilde cevap veriyor.

Dr. Butler, sermayenin hangi formlarda karşımıza çıktığını, oluşum sürecini, nasıl korunabildiğini ve nasıl tahrip edildiğini; aynı zamanda kapitalizmin işlemesini sağlayan piyasaların ve mülkiyet haklarının rolünü izah ediyor. Yazar, kapitalizmin ekonomik, sosyal ve ahlâkî doğasıyla beraber onu taşıyan kurumları inceliyor. Ayrıca, kapitalizmin güçlü ve zayıf yönlerinin yanında geleceğini de tartışan samimi bir değerlendirme sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88658</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a8eedf4-068a-4c3a-8ec5-0407ea0af08d.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Doğa</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben dünyanın balta girmemiş ormanlarına doğru vahşi bir safari yolculuğuna çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Doğa’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88659</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17774336-d356-4620-b6b6-a6a3e37ed541.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: İnsan</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben yeni geliştirdiğim mikrogranülazyon makinesine binmiş, insan vücudunun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘İnsan vücudu’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88660</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98f2b57f-703f-471d-82b0-ffda5732e3c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim 3’lü Set: İnsan - Doğa - Uzay</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
İnsan vücudu, doğa ve uzay hakkında hiç duyulmamış onlarca sorunun cevabını birer birer sana anlatıyorum. 
Neden? 
Çünkü ben bilge bir kişiliğim! 
Ve bilgelik bayrağını devretme vakti geldi! 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi! 
Ben Ne Biliim 3’lü Set’te Yer Alan Kitaplar: 
1. BEN NE BİLİİM: İNSAN, 64 sayfa, renkli, Amerikan cilt, iplik dikiş 
2. BEN NE BİLİİM: DOĞA, 64 sayfa, renkli, Amerikan cilt, iplik dikiş 
3. BEN NE BİLİİM: UZAY, 64 sayfa, renkli, Amerikan cilt, iplik dikiş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88661</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b536613-00a6-408e-aacc-cea3a5caa8a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ne Biliim: Uzay</image:title>
            <image:caption>Merhaba dostum! 
Sen bu satırları okurken ben uzay mekiğime binmiş keşfedilmemiş yeni bir gezegen bulmak için uzayın derinliklerine doğru maceralı bir yolculuğa çıkmış olacağım. 
Ama merak etme! Bu kitap sayesinde bilgeliğimin bir kısmını sana aktarıyorum. ‘Uzay’ hakkında 50 kafa kaşındıran sorunun cevabını birer birer anlatıyorum. 
Kitabın satırlarında dünyadaki en zor soruların cevaplarını bulacaksın. İnanmıyorsan annene ya da babana sorabilirsin. Göreceksin ki sorularıma cevap veremeyecekler. En azından benim verdiğim cevapları… 
Normalde sana kendini 10 saniyede imha edecek bir not yazardım. Ama söylediklerimi unutabileceğin ihtimaline karşı bu not hep burada kalacak. Kitabı okurken unuttuğun, takıldığın bir yer olursa bu notu yeniden okuyabilirsin.  
Haydi bakalım sıra sende! 
Artık hayatın gerçeklerini öğrenme vaktin geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88662</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/699cbc33-cf57-4ab0-acf4-ce83fad37b32.jpg</image:loc>
            <image:title>Lucifer’in Mirası</image:title>
            <image:caption>Dünya asimetrik varlıklarla dolu asimetrik bir yerdir. Eğer Yaradılış mükemmel olsaydı ve simetrisi kusursuz kalsaydı, şimdi bildiğimiz hiçbir şey hiç ama hiç var olmazdı. Varlığımızı borçlu olduğumuz asimetrinin kökenlerini parçacık düzeyinden molekül düzeyine, hücre yapısından anatomik düzeylere kadar her aşamada inceleyen tanınmış fizikçi Frank Close, bu kitabında aynı zamanda evrenin başlangıç koşullarına da ışık tutuyor. Bir CERN fizikçisi olan yazar, simetri ve asimetrinin öyküsünü anlatırken modern parçacık fiziğinin de genel bir resmini çiziyor. 
 
“Herkesin anlayabileceği şekliyle fizik bilimini anlattığı bu kitap Frank Close’un en iyi eseri.” 
–The Sunday Times 
 
“Close’un kitabı tarihsel anekdotlarla süslenmiş eğlenceli öyküler ve derin bilimsel saptamalarla dolu.” 
–Nature 
 
“Bu kitabın ana teması Yaşamın asimetriye bağlı oluşudur. Close simetrinin derin bilimsel anlamını olağanüstü bir şekilde ortaya koyuyor.” 
–CERN Courier</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88663</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ea43b88-8b2e-4859-bbe4-d87062884b0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>Başkaları sadece izlerken, onlar liderlik yaptılar. Ayağa kalktılar ve kimsenin tek söz söyleyemediği zamanlarda konuştular. Bilim, sanat, edebiyat ve müzikte kalıpları kırdılar. Devlet yönetimi ve politika gibi erkek egemen alanlarda söz sahibi oldular. Her biri değişim için kendi yöntemleriyle savaştı. Geçmişten günümüze sanatçıları, politikacıları, aktivistleri, muhabirleri, imparatoriçeleri ve devlet başkanlarını kapsayan “Dünya Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın” kitabında yer alan, dünyamızın şekillenmesinde derin etkisi olan bu olağanüstü kadınların hayatlarını, mücadelelerini ve başarılarını okurken hayranlık ve gıpta duymamak neredeyse imkânsız.
Jenni Murray kadınların başarılarını kutlama amacını başardı. Ancak bu kitap başlı başına bir başarı. Kendisini feminist olarak tanımlayan (ve farkında olmayan) herkesin okuması gereken bir kitap.
Resurgence &amp; Ecologist
Büyüleyici ... Murray’in seçimi hoş bir şekilde çeşitli. Ancak koleksiyonun gücü, yazarın rahat ve samimi stilinde yatmakta. Olağanüstü kadınların başarılarının ve karmaşık miraslarının bir kanıtıdır bu kitap.
BBC History Magazine
Hırslı, ilgi çekici ve erişilebilir ... Dünyanın bu “ıslık durağı” turunun kuratörlüğünü yapmak ve farklı zamanlarda ve farklı yerlerde farklı olmaya cesaret eden 21 kadını tanıtmak için Jenni Murray’den daha iyi kim var?
Dr. Anna Whitelock (“Mary Tudor: İngiltere’nin İlk Kraliçesi” kitabının yazarı)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88664</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7388973f-c67f-4b92-b4fa-00b55f0175ee.jpg</image:loc>
            <image:title>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın</image:title>
            <image:caption>İslam Tarihinde İz Bırakan 21 Kadın kitabı, on yedinci yüzyıl Mekke ve Medine’sinde başlayıp, on birinci yüzyıl Yemen ve Horasan’ına uzanır. Sonra on altıncı yüzyıl İspanya’sını, İstanbul’unu ve Hindistan’ını inceler. Oradan da, bugünün Avrupa ve Amerika’sına varmadan önce, on dokuzuncu yüzyıl İran’ını, Afrika çayırlarını dolaşarak, yirminci yüzyılın Rusya’sına, Türkiye’sine, Mısır’ına ve Irak’ına kadar uzanarak bize dünyayı gezdirir.
Hossein Kamaly, Hazreti Muhammed’in eşi Hatice’den ve İslam dininin yayılma yıllarına tanıklık eden kadınlardan başlayarak, yirmi birinci yüzyıldaki ödüllü mimar Zaha Hadid’e kadar, İslam tarihindeki bu sıra dışı kadınların yaşamlarını ve çığır açan başarılarını anlatıyor.
İslam tarihi daha önce hiç bu şekilde sunulmamıştı: Yirmi bir önemli kadının hayatının anlatımıyla!
Kamaly, İslam dünyasının uzun ve çeşitli tarihinin kilit noktalarını zarafet ve bilgelikle canlı bir şekilde yakalamış; ilk inananlardan, mistik şairlere, Orta Çağ kraliçelerinden iktidardaki eşlere, Sufi casuslarından milliyetçi şarkıcılara, Iraklı mimarlardan İranlı matematikçilere kadar bu tarihi oluşturan ve dünyamızı dönüştüren olağanüstü kadınlardan kimilerini hayata geçirmiştir.
Lıla Abu-Lughod
Columbia Üniversitesi Antropoloji BölümüSosyal Bilim Profesörü
Hossein Kamaly, oldukça okunaklı ve ilgi çekici bu kitapla dinin doğuşundan günümüze yirmi bir olağanüstü kadının hayatlarını ve başarılarını anlatarak bizi İslam tarihini yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu, geleneksel erkek odaklı Müslüman tarihi için çok ihtiyaç duyulan bir düzeltmedir.
Zıba Mır-Hosseını
Londra Üniversitesi Temel Araştırma Görevlisi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88665</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b46792-58ba-4953-8137-4d0b337ebf94.jpg</image:loc>
            <image:title>Babişkomel Macera</image:title>
            <image:caption>Bazen en harika maceralar evimizin iki adım uzağındadır…
Holly, annesi, küçük kardeşi ve köpekleriyle evde tıkılıp kalırken babası dünyanın dört yanında maceralar yaşayan bir gezgin! Şimdiyse yeni bir geziye çıkmıştır ve Holly’nin onuncu yaş gününü kaçıracaktır. Holly bu durumdan hiç memnun değildir… ta ki babasının kendisine özel hazırladığı olağanüstü hazine avını öğrenene kadar. Kimi saçma, kimi zorlu, kimiyse büsbütün korkunç on görevi tamamlamak için on günü vardır.
Evde hayat o kadar da sıkıcı değildir belki de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88666</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79bdbb66-39d6-4d6b-b990-cb6f4049ba1c.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Benzemez Dinozorlar Şehri - Beş Benzemez&apos;in Serüvenleri 2</image:title>
            <image:caption>Bak sen şu işe! Mahallenin tatlı Adile Teyzesinin Beş Benzemez adını taktığı afacan ekip yine iş başında. Üstelik bu kez üstlendikleri görev çok daha kahkaha dolu.
Kemerleri bağlayın. İlkinden de tuhaf ve eğlenceli bir serüven başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88667</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e638e753-2e35-4a85-b2a5-dc758bbcd25f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kitap Gri</image:title>
            <image:caption>Gri&apos;nin tek istediği, diğer renklerle birlikte olmakmış. Ama diğer renkler onu hiç bir zaman aralarına almıyorlarmış. Böylece Gri de kendi projesini yaratmaya karar vermiş: Tamamen gri bir kitap. Bir varmış bir yokmuş, bir kurt, bir yavru kedi ve bir suaygırı... 

Gri, kitabın mükemmel olacağını biliyormuş. Ama birbiri ardına sayfalarını resimlerken ana ve ara renkler çıkagelmişler... ve pek de mutlu değillermiş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88668</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e61cb633-905b-42ca-ba3b-5a7e1f56240b.jpg</image:loc>
            <image:title>Göstergebilim Kuramları</image:title>
            <image:caption>Antik Çağdan Günümüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88669</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4516f1b9-c29a-40ab-8f85-b7c6128d75a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hüzün Aş Olunca</image:title>
            <image:caption>Soğuktan donmuş Çerkesler Karadeniz&apos;e akın ediyordu gemilere bindirilmek üzere... Ağıtlıır yakarak, gözyaşları denizlerin dalgasına karışarak gecenin karanlığında yol alırken gemi... Yılızlarla süslü gökyüzü üzerlerine yorgan, Karadeniz&apos;in dalgalara ise atlarına döşek olmuştu. Soçi&apos;den yola çıkan gemilerin üzerine bulutlardan hüzün yağıyordu. Rüzgarlarda özlem vardım Açlık ve sefalet vardı... Kardeşinin ölü vücuduna oturtup, onun payına düşen bir parça ekmeği de alıp yaşama tutunmak isteyen mülteciler vardı. Annesinin soğuk cesedinde meme arayan bebekler, soğuktan donarak ölen çocuklarını bırakmayan anneler... Gemi yanaşırken limana... Hırçın Karadeniz bir çoğunun da mezarı olmuştu. Karadeniz&apos;e küsülmez miydi artık?.. Bundan dolayı mıdır ki Adıgelerin yıllarca Karadeniz&apos;den çıkan balığı yememeleri?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88670</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c47b0495-ea2f-4cb2-9832-fc929fd378eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Bilim İnsanları</image:title>
            <image:caption>Bilim insanının görevi sorular sormak ve cevapların peşinden koşmaktır, peki bu işi bir çocuktan daha iyi kim becerebilir? Bilim insanları işe “neden?” diye sorarak başlar ama sonunda “nasıl?” sorusunun cevabına ulaşırlar. Bu kitaptaki bazı bilim insanlarının adlarını bilmiyor olabilirsiniz ama onlar sayesinde kütle çekimini, DNA’yı, karanlık maddeyi ve kara delikleri öğrendik. Bilim insanları, çığır açan keşiflerini gerçekleştirmeden önce çevrelerini merak eden sıradan birer çocuktu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88671</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/364a44bf-0971-4c0b-a079-6dfbcca86ea9.jpg</image:loc>
            <image:title>Luvi Uygarlığı - Anadolu ve Ege Arasında Kimlik, Kültür, Dil ve Din (Cilt 2)</image:title>
            <image:caption>Luvilere ilk olarak antik Anadolu medeniyetlerini inceleyen akademis­yenler ilgi duymuştur. Luviler, daha gösterişli komşuları Hititler üzerine yo­ğunlaşan akademik söylemlerde on yıllar boyunca mütevazı bir yer edinmiş olmalarına rağmen, bu durum artık değişmektedir.
Hititolojik araştırmalardaki önemine karşın, Luviler üzerine yapılan tar­tışmalar Anadolu araştırmacılarının çevreleriyle sınırlı değildir. Luvi dilinin en yakın akrabaları olan Likya ve Karya dillerinin kanıtlarına hiçbir zaman Hattuşaş hükümdarlığı altına girmemiş Güneydoğu Anadolu’da birinci bin­yıldaki alfabetik geçişte rastlanmıştır. Anadolu’nun batısında, başkenti Aba­sa/Efes’te bulunan bağımsız Tunç Çağı Krallığı Arzava’nın hükümdarları Luvice ya da Luviceye oldukça yakın isimler taşımaktaydı. Luvice bir ezgide, herkesçe olmasa da yaygın olarak Tunç Çağı Truva’sıyla özdeşleştirilen Wi­lusa’dan dönmekte olan bir kişiden bahsedilir. Grekçede Luviceden alınan birtakım sözcükler bulunmaktadır, üzerlerinde Anadolu hiyeroglifinin kul­lanıldığı objeler ise hem Truva hem de Miletus’ta bulunmuştur.
Bu objelerin her iki bölgeye de dışarıdan getirilmiş olduğu ihtimali olmasına rağmen, Batı Anadolu’da doğal yerlerinde bulunan birtakım grafiti ve kaya kabartmaları açıkça Anadolu hiyeroglifi ile yazılmıştır. Bütün bu bulgular Luvilerin Batı Anadolu’da, Miken ülkesinin ya­kın çevresindeki somut varlığına işaret eder. Birtakım başka savlar da bu tezdeki boşlukları doldurmak üzere kullanılmıştır. İlk olarak, Hitit Kanunla­rı’nın son sürümünde Arzava’nın bir noktada yer adı olan Luviya’nın yerine kullanıldığı uzun zaman önce gözlemlenmiştir. Bazı akademisyenler bunu Luviya ve Arzava’nın özdeş olduğunun kanıtı olarak değerlendirmiş, bu da onları Luviya yurdunu Anadolu’nun batı kısmında aramaya sevk etmiştir. Ancak görünen o ki Luviler tüm Anadolu’ya ve hatta daha ötesine de yayılmıştır.
Luvi kültürü ve “Luvi kimlikleri” şu anda oldukça ilginç bir alan niteliği taşır ve uzun yıllar boyu böyle olmaya devam edeceğine dair güvenimiz sonsuzdur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88672</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fb6db7b-cea8-4190-9c47-a151b384c614.jpg</image:loc>
            <image:title>Tıkır Tıkır Merdiven</image:title>
            <image:caption>Herkesin bir korkusu vardır. 
Kimi örümcekten, kimi uçaktan hatta size ilginç 
 gelebilir ama kimisi de sarı renkten korkar. 
Doruk&apos;un ise en büyük korkusu bir merdivene çıkmaktır. 
Doruk, korkusunun hayatında zevk aldığı birçok şeyi engellediğini fark eder ve bu korkusunu 
yenmeye karar verir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88673</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d319d1df-6448-4cf4-b7c9-b12e9835188a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Gömmem İmkansız</image:title>
            <image:caption>Kavuşursak seks olur, kavuşamazsak olmaz. 
İnsan sevdiğine kızar, insan sevdiğine küser, insan sevdiğini üzer, insan hep sevdiğini... İnsan evladı olarak sevilmenin bu kadar acı sonuçları olduğunu bildiğimiz halde sevmekten vazgeçemememiz filmlere, kitaplara, konferanslara vs. konu olmuştur. Bu kadar incelendiği halde, insanlığın ilk günlerindeki ilişki dinamiğinin milenyum çağında da hâlâ devam etmesi, aşkın arkasında büyük bir gizli örgüt olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyor. 
Otuz yaşında, eğitimli, kültürlü, yakışıklı, duyarlı hayatının aşkını bulmuş, bulmakla kalmayıp evlilik planları yapmış ve yaptığı bütün planlar sevgilisinin gidişiyle yıkılmış bir adamın hikayesi bu. 
 
Hayatında ilk defa aşkı ve aşkını sorgulamasıyla başlayıp, 
yine aşkı çözmesiyle biten... Ve insanın aklına ister istemez 
 on yedinci yüzyıl aristokratlarının o ünlü sözü geliyor: 
 &quot;Aşkta onur olmaz, aşkta mantık olmaz.&quot; O olmaz bu olmaz, ne var lan bu koduğumun aşkında o zaman?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88674</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65e81c23-01e6-4267-ae42-2d10a3d6ec15.jpg</image:loc>
            <image:title>Saftirik 15 - Çıkmaza Girdik</image:title>
            <image:caption>Jeff Kinney’den Saftirik serisinin 15. kitabı Çıkmaza Girdik sizlerle! 
Dünya genelinde milyonlarca kopya satan Saftirik serisi yepyeni kitabıyla yine çok eğlenceli. 
Okurken kahkahalara boğulacağınız muhteşem bir maceraya daha var mısınız? 
Greg Heffley ve ailesi bu kez uzun bir karavan yolculuğunda ama işler istedikleri gibi gitmiyor. Önce başları ayılarla derde giriyor, sonra da cennet gibi bir yerde tatil yapacaklarını zannederken kendilerini korkunç bir karavan kampında buluyorlar. Berbat havuz partileri, havada uçuşan karpuzlar, kamp alanını basan kokarcalar… Üstüne bir de gök delinip ortalığı sel götürmesin mi? Çatır çatır düşen yıldırımlar da cabası. Bir an önce bu tatili kurtarmanın bir yolunu bulmaları lazım, yoksa her şey için çok geç olacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88675</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/631cbc28-278e-43d9-bb7d-d69e15be0e87.jpg</image:loc>
            <image:title>Ocaktabul</image:title>
            <image:caption>“Ocaktabul” adlı bu oyun, Türk gençliğinin gelişimine katkı sağlamak ve Türk Dünyası’nın değerlerini yeni nesillere öğretmek için üretilmiştir.

Ocaktabul oyunu, istiklal ve istikbal teminatımız olan gençlerimize Türk milletinin tarihini öğretmek ve Türk Dünyası’nı daha yakından tanıtmak için tasarlanmıştır. Bu kutsal amaç doğrultusunda hazırlanan Ocaktabul, Türk Dünyası için önemli olan kişileri, kavramları ve kelimeleri barındırmaktadır. Bu sayede gençlerimiz gönül coğrafyamıza hâkim olacak, soydaşlarımızla tanışacak ve onlar hakkında yeni bilgiler edinecektir.

Bu oyunda sınırlı sürede çok sayıda kelime anlatmak amaçlandığından; oynayan kişilerin anlatım yetenekleri gelişir. Bu sayede hitabet, belagat ve zekâ olgunlaşır. Yasak kelimeler aynı zamanda ana kelime için ipuçları niteliğindedir. Bu sayede kişi oyun oynarken bilmediği kelimeler karşısına geldiğinde, ipuçlarından faydalanacak ve oradaki kelimeleri de öğrenecektir. Böylece Türk Dünyası’na ve Türk tarihine ait pek çok kişi ve kavram, Türk gençliğinin kelime haznesini zenginleştirecek ve onları birer şuur abidesi hâline getirecektir.

Hem konuşma becerisinin hem de bilgi düzeyinin artmasına vesile olacak bu oyun, Türk gençliğinin kendini geliştirmesi için bir yapı taşı niteliğindedir. Türk gençliği bir yandan kendini geliştirecek diğer taraftan da Türk Dünyası’nı keşfedecektir.

Ocaktabul oynarken öğretir, öğretirken eğlendirir, bu sayede bilgileri kalıcı hâle getirir.
OYUN KUTUSUNDA YER ALANLAR:
-Oyun Kartları (200 Adet)
-Kum Saati
-Yapboz (2 Adet)
-Renk Kartları (4 Adet)
-Poster (3 Adet)
-Güncel Türk Dünyası Haritası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88676</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f81395a9-20d0-43ac-8072-03f905a95a14.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöllere Fidan Dikerim</image:title>
            <image:caption>Ben demedim içim söyler 
Dünyası Güzel’im inler 
Kervanlar dizilmiş gider 
Çöllere fidan dikerim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88677</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3705c2b-ee1d-498f-9cde-2a1adda7d54b.jpg</image:loc>
            <image:title>Burcu Öğretmen Atatürk&apos;ü Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Çocuklara bir konuyu anlatırken, bazen nereden ve nasıl başlayacağımızı bilemeyiz. 

Okullar açıldıktan sonra, çocuklarımız okula henüz uyum sağlamışken, Cumhuriyet Bayramı geliverir. Anne, baba ya da öğretmen olarak çocuklarımıza bu bayramı anlatırız. Arkasından; 10 Kasım Atatürk&apos;ü Anma günü geldiğinde, Gazi Mustafa Kemal’in bu dünyadan ayrıldığını söylerken, kalbimizde sevgisinin hiç bitmeyeceğini belirterek anma töreni yaparız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı geldiğinde, &quot;Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etti&quot; dediğimizde, yaşı gereği 4-8 yaş çocuğunun kafası karışabilir; Atatürk aramızdan ayrıldı diye tören yapmıştık. Şimdi nasıl oldu da bize bayram hediye etti? İkilemini yaşayabilir. Ben bu öyküyü, konuyu kendi sınıfımda öğrencilerime anlattığım şekliyle yazarak, tüm çocuklarla paylaşmak istedim. Çocuklarımız, bu öykü sayesinde Atatürk&apos;ün hayatı ve milli bayramlarımızı doğru bir kronoloji ile öğrenirken aynı zamanda vatanseverlik duygularının da gelişeceğini düşünüyorum.  
F. Burcu Çilingir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88678</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c6753d8-5f30-418f-89ed-0ec9eb205093.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkünün Hikayesi Nem’alacak Felek Benim</image:title>
            <image:caption>Bir okkacık yağım mı var 
Bir dönümcük bağım mı var 
Bir derdime bin dert ular 
Nem’alacak felek benim 

Bir giyimlik şal mı verdi 
Bir tutacak dal mı verdi 
Tükenmeyen mal mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
 
Ne değirmen ne taşım var 
Ne devletli bir başım var 
Ne de bir tek gardaşım var 
Nem’alacak felek benim 
 
Dedi boyun eğ hükmüme 
Belâ verdi küme küme 
Ferman okudu köküme 
Nem’alacak felek benim 
 
Dost yanında hatırım yok 
Bir semersiz katırım yok 
Dört direkli çadırım yok 
Nem’alacak felek benim 
 
Yandım yandım kar mı verdi 
Ekşi tatlı nar mı verdi 
Sarı saçşı yar mı verdi 
Nem’alacak felek benim 
Senedim yok kalmak için 
Dünyadan zevk almak için 
Bir can verdi almak için 
Nem’alacak felek benim 
 
Azığım su ekmeğim aş 
Yatağım yer yastığım taş 
Ne babam var ne kardeş 
Nem’alacak felek benim 
 
Ümit ipliğim üzülmüş 
Düzenim dünden bozulmuş 
Bahtım çilemde yazılmış 
Nem’alacak felek benim 
 
Hasan Turan boynum bükük 
Yapraklarım dünden dökük 
Felek vurdu bağrım sökük 
Nem’alacak felek benim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88679</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e248469-9360-42c1-bd8b-b809b2fe73f8.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Başkentinde</image:title>
            <image:caption>Herkes hayatta mutluluğa kendi kalbinin derinlikle rine yaptığı yolculuklarla ulaşır. Çünkü yüreğimizin tüm  rüzgârları bizi devamlı oraya sürükler. 
Hermann Hesse der ki: “ Her insanın hayatı onu kendisine götüren bir yoldur&quot; 
Aşk kendine yaptığın bu yolculukta sana yol arkadaşlığı yapan ve seni özüne götüren en önemli enstrümandır. Ama bu yolda gerçek aşkı, gerçek sevgiyi buluna kadar çeşitli zorluklardan geçer ve sınanırız.  Bu yol emek ister, sabır ister ve çoğu zaman acı deneyimlerin bize yaşattığı zorluklara göğüs germeyi ister... 
Yani; 
Şiir tadında bir aşkta saklıdır gerçek mutluluk...   
Yani; 
Sevdiğinin aşk başkentini kendi kalbinin başkenti eylemektir... 
Ve şiirler; 
Tam da bu aşk enstrümanından çıkan en lezzetli melodileri, dizelere döken muazzam bir mutluluk kaynağı,  şahane bir içsel gezintidir... 
Serhat Ertuğrul</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88680</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb28a226-d923-4a81-8248-9caffe407039.jpg</image:loc>
            <image:title>Mürekkep İzleri</image:title>
            <image:caption>Şiir bireyselleştirilemeyecek kadar sahipsiz ve bir o kadar da herkesin sahiplenebileceği kadar sihirlidir.  Her kişi okuduğu her şiirde kendisini bulabiliyor veya kendisinden bir parçanın şiirin gizemli doğasında yer aldığını fark edebiliyorsa, yazılan kelimeler amacına ulaşmıştır. Şiir bireyin gece kadar karanlık veya sabahın ilk ışıkları kadar aydınlık ve soyut düşlerinden sıyrılarak kâğıda damlayan mürekkep parçalarının bıraktığı iz olmaktan uzaklaşarak, her bireyin ruhunda  bir yer edinerek hayali bir dünyanın kapılarını aralayabilecek güçtedir. Bu duygular içerisinde şiire bir yükümlü atamak yerine, bu gizemli satır bütünlüğüne insanların duyguları içerisinde kaybolan ve kendisinden bir parça bulan herkes tarafından sahiplenilen mucizevi satırlar olarak yaklaşmak gerekmektedir. 

İşte bu sebepten dolayı şiir yaşanmışlıkları değil, biraz da hiç yaşanmamışlıkları konu alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88681</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/445c629b-3e08-4b73-be5c-7c7c8f9d47d2.jpg</image:loc>
            <image:title>İkindi Yalnızlığı</image:title>
            <image:caption>İkindi Yalnızlığı’nın hikâyesi bir dram üzerine kurulmuştur. Hikâyenin ana kurgusu, tarafımca, daha önce tamamlanmasına rağmen, sayısı yüzleri bulan notlarımın bir araya getirilerek bilgisayar ortamına aktarılması 2020 yılının Ağustos ayına rastlamaktadır. Aradan geçen zaman içerisinde, tıpkı diğer hikâyelerimde olduğu gibi, sessizce kaderinin ne olacağına karar vermemi bekleyen senaryo, nihai aşamada son düzenlemeler ile birlikte bir kitap olarak yayınlatma kararıma boyun bükerek kendi kaderine razı oldu. 

Hikâye, sosyal ilişkiler açısından çok fazla gelecek sunmayan Akif’in yaşamının son üç ayını konu almaktadır. Hayattan beklediklerini elde edemeyen Akif’in kendi kararı ile hayatına son vermesinin sosyal ve psikolojik sebeplerini derinlemesine inceleyen bu senaryo, hayatın kendisinden beklenileni değil, beklenmeyen gelişmelerle olması gerekeni kurguladığı üzerine eleştirel bir analiz yapmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88682</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16753b62-b408-4797-b483-875454c04776.jpg</image:loc>
            <image:title>Utku Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Hümanist düşüncenin atalarından, büyük İtalyan şairi Francesco Petrarca’nın ellili yaşlarında başladığı ve tamamlamadan bıraktığı Utku Şiirleri, kavramsal ve biçimsel tutkuları açısından, olgunluk çağındaki ünlü bir yazarın tipik verimli görünümünü sunuyor. Başka bir deyişle, şairin kişisel-entelektüel deneyimleri, neredeyse bilinçdışı bir yolla ideal, aşkın bir yolculuk tasarımı içinde biçim kazanır; bu deneyimler birer mite, birer simgeye dönüşür, örnek bir insanlık durumunun çehresine ve anlamına bürünüyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88683</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f2a665a-7fc9-4863-a899-29fa645f8dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Küçüğüm Daha Ben</image:title>
            <image:caption>Defne’nin ne güzel oyuncakları var
Ama bunların hiçbiri
Çarşıda satılmaz
Parayla da alınmaz
Defne oyuncaklarını kendi yapar
 
Deniz kıyısına gitti mi
En güzel taşları o toplar
Çok becerikli kızdır o
Evler yapar kutulardan
Makaralardan araba
Şişe mantarından adam yapar
Adamın şapkası da var
Hababam Sınıfı’nın yazarı edebiyatımızın Koca Çınar’ı Rıfat Ilgaz’ın çocuk şiirlerinden seçmeler bu kitapta bir araya getirildi. Ilgaz’ın çocuk dünyasını, büyümeyi anlattığı şiirleri çocukluk dönemine tutulmuş bir aynadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88684</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/825e0fd9-9f43-48b6-8fdb-0938a2700dee.jpg</image:loc>
            <image:title>Plastik Ada</image:title>
            <image:caption>“Kalpleri plastikten olmayanlar kurtaracak denizlerimizi!”
Adı üstünde Püskürük bu, kocaman bir sıçrayışla selam verecekti ki güneşe... Küt! Bir şeye çarptı! “Bu da ne?” demeye kalmadan büyük, plastik bir şişe gördü yanı başında. Sonra bir tane daha, bir tane daha ve bir tane daha... Balinalar Denizi’nin orta yerinde duran bu “Plastik Ada” nereden çıkmıştı ve daha da önemlisi ondan nasıl kurtulacaklardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88685</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8021fac4-de51-464a-a8a5-b26166a9b7d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Lefter Küçükandonyadis -Ver Lefter&apos;e Yaz Deftere</image:title>
            <image:caption>“On beş gün önce gol attığımda omuzlardaydım.
En kötüsü ne biliyor musunuz? Harçlık verdiğim çocuklar da evime saldırdılar.”
Lefter Küçükandonyadis, Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış yıldız bir oyuncu... Üstelik sadece futboluyla değil, Türkiye’nin üzerine karanlık bir bulut gibi çöken 6-7 Eylül olayları sırasında takındığı onurlu duruşuyla da tarih boyunca hatırlanacaktır.
Gayrimüslimlerin dükkânları yağmalanıp evlerine saldırılırken bile bir an dahi düşünmeyecektir Türkiye’yi terk etmeyi. Yıllar sonra sorulduğunda, o gün söylemediği gibi yine söylemeyecektir kendisine ve ailesine saldıranların isimlerini... Bu kitapta sadece bir futbol kariyeri yok...
Kendini Türk hisseden bir gayrimüslimin yaşadığı topraklardaki huzur ve barış için verdiği mücadeleyi de okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88686</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/507145e3-46bd-48f5-8e01-85043a11bc36.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Ruhun Bütün Dünyadır</image:title>
            <image:caption>“Tüm acının ve ıstırabın sebebi cehalettir.”
Budizm’in kurucusu, ruhani öğretmen Siddhartha Gautama’nın binlerce yıl öncesinden günümüzün düşünce dünyasına ışık tutmaya devam eden köklü bilgeliğiyle, yirmi birinci asrın bilim insanı ve filozofu bir araya geldiğinde neler olur dersiniz?
Bilimle bilgeliğin, bilgiyle iradenin, eylemle inancın, zihinle ruhun buluştuğu eşsiz bir yolculuk bu...
İletişim bilimleri uzmanı Prof. Uğur Batı ve Uzman Doktor Nörolog Timur Yılmaz’ın birlikte kaleme aldığı Senin Ruhun Bütün Dünyadır felsefeyle bilimi, binlerce yıllık öğretisiyle günümüzde de ışıldamaya devam eden Siddhartha’nın bilgeliğiyle karşı karşıya getirerek buluşturuyor.
Bilim ve anlam arasındaki akıl almaz bağı, bir bilgeyle profesör arasındaki konuşmalar üzerinden aktaran kitap, günümüz insanının düşünce dünyasında yepyeni bir pencere aralayacak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88687</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/305bc88f-ac7d-452b-a04c-e8c12ab19d43.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Yapraklı Ahududu (ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. 
Nefret ettiğim her şeydi kısacası.” 
 
 
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle. 
 
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken 
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder. 
 
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88688</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3e9ddac-09a1-435b-9e1d-54625978f0c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Üç Gram Erdem Beş Gram Ahlak</image:title>
            <image:caption>Zamanın bir yerinde “politik olmak” terimi, sadece politikacıların kullandığı veya uyguladığı bir eylem olabilir. Ama artık hayatın her yerinde politik davranan, davranmak zorunda bırakılan insanların nefes almaya çalıştığı bir toplum düzeninde yuvarlanıp gidiyoruz. 
Özgür olduğunu iddia eden birkaç amatör oyuncudan hiçbir farkımız olmadığı halde düzene dahil olmaya çalışıyoruz. 
Peki, “ÖZGÜR” müyüz? 
ERDEM, sadece bir erkek isminden mi ibaret? 
Peki ya MERT? 
Özden kaç parça daha kaybedeceğiz? İşte burada, yazarımızın alışılagelmiş üslubuyla sürekli sataştığı Bayan Editör olarak devralıyorum sözü. Elinizde tuttuğunuz kitap, hayatınıza veya çevrenize dair sorularınıza cevap vermek yerine, onlara yenilerini ekleyecek ve sorgulama arzunuzu ateşleyecek bir kitap. O nedenle birçok cümle, soru işaretiyle bitmekte; diğer birçoğu ise şeffaf mürekkeplerle satır aralarında gizlenmekte…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88689</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d9784ea-3c58-4ed8-939b-3bded864601f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Birçok tuhaflık, akla yatmayan pek çok şey ve ilginç sorularla dolu bir öykü bu. Gözünüzü dört açın! Bazılarını hemen fark edeceksiniz, bazılarıysa usul usul girecekler öyküye. Mızıkçılık yapmak isterseniz, seçim sizin. Yanıtların yazıldığı son sayfadan başlayabilirsiniz okumaya. Ama bence, size düşünmeyi öğütleyen bu öyküye bir şans verin. Azıcık düşünerek çözülemeyecek bir soru ya da sorun var mı ki dünyada?&apos;&apos; 
Walter Benjamin 
Walter Benjamin, çağımızın en büyük düşünürlerinden biri. 
Çocuklar için hazırladığı bir radyo programından uyarlanan bu kitap, felsefeyi gündelik hayata taşıyor. Karmakarışık 1 Gün ve 15 Bilmece, her yaşta çocuğu eğlenceli bir beyin jimnastiğine, etkin bir okuma serüvenine davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88690</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72ddbaf1-0c5a-4258-8df2-425f21730d5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açık Ufuk</image:title>
            <image:caption>&quot;Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamalardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek, doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek, güzel olmak için de güzeli kavramak gerekir.&quot; diyen İbrahim Kalın, düşünmenin çileli ama kendini bilmek ve bulmak için varoluşsal bir gereklilik olduğunu derinlikli bir şekilde ortaya koyuyor. Düşünmenin değil; iyi, güzel ve doğru düşünmenin erdemini vurguluyor ve düşüncenin ufkunu açık hâle getiriyor. Düşünmek yola çıkmaktır. Herhangi bir yola değil, bizi hakikate götürecek yola koyulmaktır. Düşünmek, Eflatun’un mağarasından çıkmak için ayağa kalkmaktır. Duvara yansıyan gölgelerin hakikatin kendisi değil, sadece gölgesi olduğunun farkına vararak ışığın kaynağına yönelmektir. Düşünmek, ayağa kalktığınızda size müstehzi bir şekilde bakanlara aldırmadan kapıya doğru yürümektir. Ayağınıza vurulmuş zincirlerden kurtulmak için önce zihninize vurulmuş prangalardan kurtulmaktır. “Mağaradan çıkanı vururuz.” diyenlere aldırmadan aklının ve vicdanının sesine kulak vermektir. Düşünmek tehlikeli ve çileli bir iştir. Doğru düşünmek erdemli olmayı garanti altına alır mı? Düşünmek, ahlaklı olmak için yeterli midir? Bilmek, her zaman doğruyu yapmak anlamına gelir mi? Düşünmeyi zihinsel bir faaliyete indirgeyen ekoller bize bu noktada tatmin edici cevaplar veremezler. İyi, güzel ve doğruyu birbirinden ayrıştıran bir zihin yapısı, düşünce ile erdemli davranış arasında doğrudan ve zorunlu bir ilişki kurmaz. Fayda ve kârı artırmak için uygulanan yöntemler kapitalist üretim-tüketim kuralları içinde iyi ve doğru kabul edilir ama akıl ve erdem terazisine konulduğunda sınıfta kalırlar. Düşünmek ile ahlak, tefekkür etmek ile erdemli davranmak arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bir düşünce bizi doğru davranışa götürmüyorsa ya düşündüğümüz şeyde ya da düşünme biçimimizde bir sorun var demektir. Gerçek düşünce, bizi iyi, doğru ve güzel davranışa götürür. Bu yüzden düşünmek, salt zihinsel bir eylem değildir. Sahih mânâda düşünmek, bütün varlığımıza nüfuz eder. Bizi sarıp sarmalar ve dönüştürür. Bir düşünce, tasavvur yahut duyguyu iliklerimizde hissetmeden onun mânâsını tam olarak kavradığımızı söyleyemeyiz. Düşünce ancak varoluşumuzu dönüştürdüğü zaman iyi, güzel ve doğrunun elçisi olur ve hikmet sıfatını kazanmayı hak eder</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88691</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d9375eb-24d7-410a-b743-6f7096328352.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Ağaç (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Filiz Küçük Yücel’in kaleminden çocuklara bilim merakını ve dostluğu aşılayacak renkli bir eser... 
Küçük gezgin Merlin iş başında! Ne var ki Merlin, daha önce tanıdığınız gezginlere benzemiyor. Çünkü o, uçan dairesine atlayıp gezegenler arası bir yolculuğa çıkabildiği gibi, zaman yolculuğu da yapabiliyor. Fakat tüm bu seyahatlerin bir amacı var: Merlin, yeryüzündeki son ağacı kurtarmak istiyor. Bakalım, Merlin ve arkadaşları bu heyecan dolu macerada labuntlara karşı koyup son ağacı kurtarabilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88692</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/51c6f044-562a-4c8f-9dc2-2494c50f0d13.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultanla Son Dans</image:title>
            <image:caption>VATANSIZ OLMAK 
İNSANI YARALAR! 
HER ZAMAN BİR YERİN EKSİK KALIR, 
KENDİNİ HİÇBİR YERE AİT HİSSEDEMEZSİN. 
 
İkinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle devam ederken, New York’taki kardeşinin yanına giden üniversite öğrencisi Sofia Moretti, orada ilk görüşte aşkının tutsağı haline geleceği bir delikanlıyla tanışır. Hayatından bir daha çıkaramayacağı bu delikanlı sürgüne yollanmış Osmanlı şehzadesi Cem’den başkası değildir. 
Savaşçı ruhlu ve yakışıklı Osmanlı şehzadesi Cem ile İtalyan mafya liderinin dünyalar güzeli kızı Sofia imkânsız bir aşkın içinde bulurlar kendilerini. New York’tan Kuzey Afrika’ya, Paris’ten İstanbul’a uzanan bu aşk hikâyesinde çözmeleri gereken iki büyük sorunları vardır: 
Mafyanın acımasız kuralları ve Cem’in kayıp bir şehzade olarak verdiği kimlik savaşı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88693</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d9afef5f-ba3c-4de6-9529-988d9c5463f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı</image:title>
            <image:caption>Dostluk iki yürek arasında kök salan bir ağaç gibidir...

Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı, dünyaca ünlü Fransız karikatürist Jean-Jacques Sempé&apos;nin zarif çizgileriyle örülmüş, enfes bir dostluk hikâyesi.

Zıtlıkların mükemmel uyumundan ilham alan ve farklılıkların birlikteliğine vurgu yapan kitap, kalplerde yeşerttiği duygularla büyük küçük herkesin yüzünü gülümsetmeyi başarıyor.

Okurlarını, sıradışı iki çocuğun anılarına ortak edip nostaljik bir yolculuğa çıkaran Sempé; hayat serüvenimizi anlamlı ve katlanılır kılan dostlarımızı yâd etmeye fırsat tanıyor, &apos;&apos;edebî&apos;&apos; dostluğun sırlarını yeni baştan keşfetmenin hazzını yaşatıyor.

Küçük Savaş Kızıltaş&apos;ın, namıdiğer Elma Surat&apos;ın hayatı epey zordur. Yüzünü &apos;&apos;kızartıp&apos;&apos; duran, tuhaf bir hastalıktan mustariptir. &apos;&apos;Utandığında ya da saçmaladığında her çocuk azıcık kızarır,&apos;&apos; diyecek olsanız da, Savaş&apos;ın durumu farklıdır. Çünkü onun yüzü, ortada hiçbir neden yokken kızarıp bozarmaktadır. Bu yüzden çok sıkıntı çeker, hatta yalnızlaşır. Kendini bildi bileli aklında hep aynı soru döner durur: Yüzü neden kızarıyordur? Acaba sihirli değneği olan bir Orman Perisi ya da hünerli bir doktor onu bu dertten kurtarabilir mi? Ama nafile... Şimdiye dek ne bir periye ne de kendisini iyileştirebilecek bir doktora rastlamıştır. Belki de eksiliğini hissettiği şey, onu hayata bağlayacak bir dosttur. Hani mesela, apartmanlarına yeni taşınan, sürekli hapşırıp duran şu Barış Bahçetırmığı gibi biri...

Zaman rüzgârıyla savrulup gitmiş nice dosta selam gönderen bu naif hikâye; hiçbir karşılaşmanın tesadüf olmadığının altını çiziyor; karşılıklı saygı, sevgi ve hoşgörü temeline dayanan &apos;&apos;dostluk sanatı&apos;&apos;nın incelikleri üzerine düşündürüyor.

Çoksatan kitapları ve sansasyonel karikatür çalışmalarının yanı sıra New York Times, Paris Match, New Yorker gibi gazete ve dergilere yaptığı çizimleriyle tanınan Sempé, Elma Surat&apos;ın Akılalmaz Hayatı ile gerçek dostluğun engel tanımadığına tanıklık ettiriyor, bizi biz yapan özelliklerimizin dostluk ilişkilerimizi nasıl da renkli kılabileceğini gözler önüne seriyor.

&apos;&apos;Bazen sohbet ediyor, bazen susuyorlardı, çünkü birlikteyken asla sıkılmıyorlardı...&apos;&apos;
Her Yaş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88694</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8643773-af3a-4f7b-b8d0-f67b5821cf76.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Her nasılsa çiftlik, hayvanlar zenginleşmeden zenginleşmiş gibiydi.

Squealer’ın izah etmekten hiç yorulmadığı gibi, çiftliğin kontrolünde ve örgütlenmesinde bitmez tükenmez işler vardı. Diğer hayvanlar, bu işlerin çoğunu anlayamayacak kadar cahildi. Onlar için hayat, bildikleri kadarıyla, eskiden olduğu gibiydi. Karınları umumiyetle açtı, saman üstünde uyuyor, gölden su içiyor, tarlalarda çalışıyorlardı. Kışın soğuktan, yazın sineklerden sıkıntı çekiyorlardı.

“Yedi Emir eskisi gibi mi, Benjamin?” Duvarda artık tek kural vardı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88695</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/443e5e41-38c7-455e-ad39-bf7632f42ee4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırlar Ormanı</image:title>
            <image:caption>Öykü okulda tiyatro seçmeleri olacağını duyduğunda çok heyecanlanır, katılmak ister. Ancak sahneye çıkmaktan ve biraz da arkadaşlarından çekinmektedir. Bu düşüncelerle uykuya dalarken hayatını tamamen değiştirecek bir macera yaşayacağından habersizdir. 
O gece uyanır ve ansızın kendini evden çok uzakta, 
bir ormanda bulur. Burası sırlarla dolu bir ormandır; cesaretin, dostluğun, bilgeliğin ve en önemlisi sevginin anahtarı bu ormanın kalbindedir. 
Öykü, sırlarla çevrili bu ormanda cesaret gerektiren 
bir macerada aynı zamanda kendi hikâyesini de 
bulmaya çalışacaktır. 
“Her canlının kalbi onun yuvasıdır. 
Özgürlük yuvamızda, cesaret yakınımızdadır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88696</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44fcc909-6f5f-457b-8f16-ef5b182d567f.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyun</image:title>
            <image:caption>Geçen sene yaşananlardan sağlam bir ders çıkarmıştım: Hovarda gibi dolanıp partilerde sabahlamak hayatımı kötü etkiliyordu. Ancak bu sene her şey farklı olacaktı, takımın yeni kaptanı olarak kendime çekidüzen verecek, sadece hokeye  ve derslerime odaklanacak, kadınlara elimi bile sürmeyecektim. Ben, yani Hunter Davenport, bir çeşit bekârlık yemini etmiştim  ve sonuna kadar bunun arkasında duracaktım. 
 
Ama kaptanlık elkitabında bir kadınla “arkadaş” olamazsın diye bir şey yazmıyordu. Sınıfa yeni gelen ukala, hazırcevap ve bir o kadar da çekici olan Demi Davis’le “sadece” arkadaş olabilirdim. Onunla çok iyi anlaşıyorduk, ta ki bana çıkma teklifi edene kadar… Bir projede partner olduğumuz için ondan kaçamazdım, ama yine de kendimi tutabileceğime dair güvenim tamdı. Onun cazibesine kesinlikle karşı koyabilirdim. Zaten ailelerimiz çok farklıydı, hayattaki amaçlarımız birbirine uymuyordu ve babası benden ölümüne nefret ediyordu. 
 
Kısacası onunla takılmak kötü bir fikirdi. Tek yapmam gereken bu konuda bedenime… ve kalbime söz geçirmekti.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88697</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/726f1770-1b35-4f04-a16d-396ea5c39357.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Beylik Çiftliği hayvanlarının kendilerini ezen, sömüren ve yaşamlarını katlanılmaz hale getiren çiftlik sahibi Bay Jones&apos;a ve diğer çiftlik çalışanlarına karşı domuzların öncülüğünde isyan ederek, çiftliği ele geçirip kendi kendilerini yönetmelerinin hikâyesidir bu kitap.

Çiftliği insanlardan temizledikten sonra adını değiştirerek &quot;Hayvan Çiftliği&quot; koyarlar. Fakat bir süre sonra işler umulduğu ya da hayal edildiği gibi gitmez. Bir arada yaşamın, eşitliğin, özgürlüğün ve adaletin hakim kılınmaya çalışıldığı sistem; zamanla, yerini gücün ve iktidarın kişisel hırslar ve bencilliklerle birleştiği, totaliter bir sisteme bırakmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88698</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fca9b4-8b54-48fc-be0e-0f780639e058.jpg</image:loc>
            <image:title>Troçki</image:title>
            <image:caption>Troçkistlerin tarihi “ya dünya devrimi ya da Böylesi radikalliğe teslim olmayan genç, genç sayılır mı? Troçkistlerin, kısmen oldukça radikal sloganları özellikle gençlik ve aydınlar arasında yankı buluyordu. Diğer bir özellikleri de bizzat Troçki&apos;nin burjuva çevreler tarafından “iyi oğlanlar”dan sayılmasıdır. Emperyalist burjuvazi onu “komünist rejimin cinayetleri”ne katılmamış birisi olarak görüyor; “Troçkizm komünizmin iyi vicdanıdır. O, bütün totaliter yozlaşmaya...rağmen iç yapısı sağlam kalan düşünceye dayanmaktadır ve yıkıntıdan yeniden doğuşu mümkün kılmaktadır” diye değerlendiriyordu. 

Bildiğimiz Troçki&apos;yi emperyalist burjuvazi “Zümrüdüanka” ilan etmişti. Gerçekten de öyle; hep öldü denirken kendi külleri içinden yeniden dirilmiştir ama yeşerip çınar olamamıştır!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88699</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b58b0b7c-a8c5-45bb-aa99-4a8aebd27836.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğitim ve Toplumsal Dinamikler</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Türkiye eğitim gerçeğini derinden değiştirmeyi amaçlayan 2005 Müfredat Reformu’nu mercek altına alıyor. Yazarları iki soruya yanıt arıyor: Yeni müfredat hangi toplumsal dinamikler bağlamında ve nasıl geliştirildi? Ve Türkiye’nin heterojen toplumsal koşullarında pratiğe nasıl geçirildi? 

Ülkenin toplum ve eğitim tarihinden, dönemin MEB Bakanı Erkan Mumcu ve TTK Başkanı Ziya Selçuk olmak üzere birçok eğitim idarecisi ile görüşmelerden; köy, kasaba ve İstanbul’un yoksul ve orta sınıf semtlerindeki okullarda çalışan öğretmen ve velilerle yapılan grup söyleşilerine kadar uzanan ampirik verilerini inceleyen Nohl ve Somel, Türkiye’de eşitsizliklerin ve eğitim alanındaki çetin rekabetin, merkezi müfredatla hedeflenen eğitim içeriğini standardize etme ve bu anlamıyla homojenleştirme çabalarını nasıl baltaladığına işaret ediyorlar.            

Zengin ampirik incelemelerini teorik tartışmalarla ilişkilendiren bu kitap, eğitimi toplumsal değişim ve eşitsizlik bağlamında araştırmak ve anlamak isteyen sosyal bilimcilere, öğretmenlere ve eğitim fakültesi öğrencilerine yeni bir ufuk sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88700</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0b70cf3-2190-4d7d-b730-f8e241808a8b.jpg</image:loc>
            <image:title>Çok Partili Döneme Geçişin Yerel Basına Etkisi</image:title>
            <image:caption>Elinizde bulunan bu çalışmanın amacı, çok partili hayata geçişin Mardin yerel basınına etkisini araştırmaktır. Mardin basınıyla ilgili birkaç makale ve bazı eserlerdeki kısa bilgiler haricinde herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Çalışmamızda elde edilen bilgilerin bilimsel metotlarla toplanarak akademik değerlendirmelerde kullanılabilecek hale getirilmesi ve bu bağlamda tarihsel bulguların ortaya konulması, amacın tamamlayıcı halkasını oluşturmaktadır. 

Bununla birlikte Mardin basınının çoğulcu yapısını oluşturan ve günümüz basınının da bu anlamda reflekslerinin oluşmasına rol oynayan 1950-1960 yıllarındaki yerel basının yapısal bir değerlendirmesini yapmaktır. Bu dönemdeki Demokrat Parti iktidarının etkisiyle oluşan siyasal iklimin Mardin basınında yarattığı farklılaşma, sözlü tarih verileri ile de pekiştirilmiştir. Bu da konunun yaşama dönük taraflarını ortaya koyacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88701</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e540b43a-c429-4974-a6d5-a90bc014bb94.jpg</image:loc>
            <image:title>Cma İle Meta Analiz Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>Bilimsel gelişmeler birbiri üzerine bina edilme ve yığılmalı olarak ilerleme eğilimindedir. Her araştırmacı kendinden önceki araştırmacının bıraktığı yerden bayrağı alır ve daha ileriye taşımaya gayret eder. Nitekim bu duruma en iyi örnek Isaac Newton’un başarısını alçakgönüllülükle açıkladığı cümlesi ile verilebilir: “Daha fazlasını görmüşsem, devlerin omuzlarında durmamdandır”. Bilimsel anlamda yapılan her araştırma öncekinin üzerine yeni şeyler ekleyerek yeni bilgilere kapı açmaktadır. Fakat bu çalışmalar kimi zaman farklı bulgular elde edebilmektedirler. Belirli bir konuda yapılmış olan bu araştırmalara topyekûn baktığımızda uygulanan ya da geliştirilen yöntemlerin gerçekten de etkili olup olmadığını göremeyebiliriz. Bu konuda bize yardımcı olabilecek yöntemlerin başında meta-analiz gelmektedir. Meta-analiz belirli bir konuda yapılmış bireysel çalışmaların bulgularını istatistiksel olarak birleştirerek özet bulgular sunan bir yöntemdir. Ortaya çıktığı ilk yıllarda hak ettiği ilgiyi görmemiş olsa da meta-analize verilen önem yıllar içinde artış göstermiştir. Bu da meta-analizin günümüz araştırmacıları tarafından en çok uygulanan metodolojiler arasında yerini almasını sağlamıştır. Meta-analiz bir nevi araştırmaların araştırması olduğu için bireysel çalışmalardan farklı yanları bulunmaktadır. Bu da araştırmacıların bu metodolojiyi anlamasını ilk etapta zorlaştırabilmektedir. Meta-analiz üzerine yazılan teorik kaynaklar bu metodolojinin istatistiksel özelliklerinin anlaşılmasında önemli bir görevi yerine getirmiş olsa da uygulamaya dönük kitapların azlığı dikkat çekmektedir. Bu da araştırmacıların yararlanacağı bir uygulama kitabı yazma ihtiyacı doğurmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88702</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fdbbe14-37af-4d9c-9964-4abc701333da.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoğun Bakımdan Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Belki de yoğun bakım hem bedene hem ruha bakılan bir yer olmalı... 
Sevgili Nilüfer’e teşekkür ediyorum. Kalp ekseninde yürüme cesareti gösteren bir hekim olduğu için... 
Metin Hara 
Her “CAN”a değer verip işini sevgiyle yapanlar mucizelerini gerçekleştirir. 
Dr. Nilüfer bunun en güzel örneği... 
A. Neşe Turan 
Anneannemi 23 günlük bir yoğun bakım süreci sonunda kaybetmiştik. Annem ve teyzem, anneannemin yoğun bakımdan Hakk’a yürümesine çok üzülmüşlerdi, “Keşke bu evdeyken olsaydı” dediler... Bense onlara sadece şu kadar söyledim; “Allahımızın merhameti bu. Anneannem son 23 gündür sadece Allah’a güvenmeyi ve onunla beraber olmaya talim ettiriliyor. Eğer ki evdeyken Hakk’a yürüseydi belki gitmeden ‘Deniz, Tülay, Şenay yardım edin” diye seslenecekti, bizden yardım isteyecekti. Oysa yoğun bakımda o ‘Allahım yalnız sen benimlesin’ demeyi öğrendi ve gitti... İman ediyorum ki diğer boyuta geçişi bu sebeple daha kolay ve teslimiyetle oldu. İşte bu sebeple kitabın adı bile beni derinden etkiledi... Bir doktorun hekime dönüşmesi ve Yaradanıyla buluşması, yoğum bakımın bir başka mucizesi daha olmuş. Bedenleri tedavi etmek için “uyutan” bir anestezi uzmanının ruhsal “uyanış ve uyandırış” hikayesi... Deniz Erten</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88703</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/278fe315-de31-4d89-a86a-b5182de0bf25.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>&quot;Korkak adamlar, kalplerinden geçen o sihirli cümleyi söyleyemedikleri için hep kaybetmeye mahkûmdur.&quot; 
&quot;Evlenmek, bağlanmak, âşık olmak&quot; kelimelerinden tamamen uzakta yaşayan genç, başarılı, çapkın bir Rus iş adamı… Andreas Ivanov. 
Onu tüm cazibesiyle etkisi altına alacak; inatçılığıyla, hırsıyla, dikbaşlılığıyla tabularını yıkıp hayatındaki en önemli varlık hâline gelebilecek kadar güçlü bir Türk kadını… Yasemin Ünsal. 
İpler kimin elinde? 
Aşk onların kapısını çaldığında ve kelepçelerini bileklerine geçirdiğinde aralarındaki çekimi ve tutkuyu hissetmeleri kaçınılmaz olacak. 
Peki, duygularını kabul ederek ilk pes eden kim olacak? 
Aşk mı galip gelecek yoksa hırs mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88704</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21ae7786-cb3e-48f6-bd61-26da12513996.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Küçük Sırrım</image:title>
            <image:caption>Her insanın sırları vardır. 
Kimi masumdur, kimi karanlık… 
Kimi sakladığı şeyden utanır, kimi ise korkar... 
Eylül&apos;ün sırrı ise geride hayal kırıklığı bırakmış, hayatını bambaşka bir hâle getirmiştir. 
Dışarıdan bakan insanlar ne kadar dürüst, başarılı ve sevecen olduğunu düşünse de gerçek bambaşkadır. Eylül, sahip olduğu hayatı gizleyen, yaşamak istediği hayatı kendisine ait gibi göstermek için sürekli yalanlar söyleyen bir kızdır. 
Peki, yeni dostlar edindiği ve aşk ile tanıştığ ıbu dönemde sırları mutlu olmasına fırsat verecek midir? 
Yoksa gerçeklerle yüzleşip, söylediği yalanların içinde kendisine bir çıkış yolu aramak zorunda mı kalacaktır? 
 
&quot;Bir insanın duygularını dürüst bir şekilde karşısındakine aktarabilmesi, 
en az dünyayı kurtarmak kadar zor bir iştir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88705</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4d12a28-bba6-49d5-bf5e-da746b4fa113.jpg</image:loc>
            <image:title>Muhteviyat İnsan Hakları ve Demokratikleşme</image:title>
            <image:caption>İçindekiler: 
Birinci Kısım: 
Ulusal Kurumlar ve Mevzuatlar 
İkinci Kısım: 
İnsan Haklarının Uluslararası Boyutu ve Sözleşmeler 
Üçüncü Kısım: 
 82’Anayasası ve Temel Haklar - Özgürlükler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88706</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/731351e2-07d9-4596-afb3-e10852fe707e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ressamların Sırları Nelerdir? - 123 Başla Serisi</image:title>
            <image:caption>Dünyanın İlk Ressamı Kimdir? Sıcak Renkler Ve Soğuk Renkler Hangileridir? Derinlik Yanılsaması Nasıl Yaratılır? Bir Tabloda Işık Ve Gölge Ne İşe Yarar? Ressamlar Bizi Nasıl Yanıltır?
Büyük Ressamların Sırlarını Ve Eserlerini Keşfedeceğin Bir Yolculuğa Çıkmaya Hazırlan!
Tarih Öncesi İnsanların Şablon Tekniğini Nasıl İcat Ettiklerini, Vincent Van Gogh’un Renkleri Karıştırmak İçin Nasıl Kromatik Diyagram Kullandığını, Caravaggio’nun Gün Işığı Yaratmak İçin Nasıl Gölge Oyunundan Yararlandığını Ya Da Modellerinin Yüzlerini Farklı Açılardan Gösterebilmek İçin Pablo Picasso’nun Bu Görünümleri Önden Ve Profilden Nasıl İç İçe Geçirdiğini Keşfet!
Etkinlikler İçin Boyalarını Hazırla Ve Harekete Geç:
Bir Tablonun Kaçış Noktasını Bul.
Işık Ve Gölge Yapmayı Öğren.
Picasso Gibi Kübist Bir Portre Çiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88707</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f2a5dfe-38bb-4541-a185-1e9476781ce1.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyoloji Ne İşe Yarar</image:title>
            <image:caption>Sosyoloji (…) şeylerin, eylemlerin, eğilimlerin ve süreçlerin “zorunluluğu” ve “doğallığına” duyulan popüler inançların altındaki temelleri baltalamaya mahkûmdur. Onların oluşumu ve devamlılığına katkı yapan mantıksızlıkların maskesini düşürür. Zahiri kurallar ve normların arkasında yatan durumsallıklarla sözde tek olma iddiası taşıyan (yani diğerlerinin pahasına seçilen) olasılıkların etrafına kümelenmiş alternatifleri açığa serer. Sonuçta sosyolojinin işi, Milan Kundera’nın alegorisini kullanırsak, onları sahte temsillerle örterek gerçeklikleri gözlerden saklayan “perdeleri yırtmaktır”. 
 
Sosyoloji ne işe yarar? sorusu uzun zamandır tekrarlansa da zihinlerdeki şüpheler ortadan kalkmış değil. Bauman ile yapılan söyleşi, yakın tarihe damgasını vurmuş bir sosyoloğun gözünden bu soruya doyurucu ve eleştirel bir yanıt veriyor. İnsan deneyimi ile sürekli etkileşim içinde olan bir sosyoloji tarifi yapan Bauman, beslendiği kaynakların ve başta akışkan modernite olmak üzere kullandığı kavram ve metaforların öyküsünü cömertçe anlatıyor. Bütünlüklü bir bakış açısıyla hem mesleki yaşamından hem de sosyolojinin geçirdiği evrimden bahsediyor. Bauman, sosyolojinin yöntem bilime sadık olup olmaması üzerinden değil, deneyimle ve insanların yaşam sorunlarıyla yürüttüğü mücadeleyle kurduğu ilişki üzerinden yargılanması gerektiğini vurguluyor. Ona göre beşerî yaşamı tam manasıyla deneyimlemek ve anlamlandırmak için sosyolojiye ihtiyacımız var. Bu kitap yalnızca Bauman sosyolojisini anlamak için bir rehber değil, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı sorgulamamız ve kendi tarihimizi kendimiz yazmamız için de bir çağrı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88708</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9c5b952-ebc0-4d30-892f-afbb225c2961.jpg</image:loc>
            <image:title>Delilik Gemisi</image:title>
            <image:caption>Bir vaka analizcisi Michel Foucault’nun 1961 yılında yayımlanan Deliliğin Tarihi eserinin ilk bölümünün yorumlanmasına odaklanan Ali Akay ve öğrencileri eserin neredeyse klasikleşmiş denilebilecek (anti-psikiyatrik çıkış olarak değerlendirilen) okumasının çizdiği sınırların bilhassa dışına taşarak eserdeki sanatsal bakışın içindeki verilerin nasıl kullanılabileceği tartışması üzerine yoğunlaşıyor. Foucault’nun diğer eserlerindeki arkeolojik ve soybilimsel araştırmalarının sonuçlarının da gözetildiği bu soruşturma düşünürün her vakaya göre başka türlü eyleyen, dikişlenemeyen bir tutumunun olduğunu gösteren bir bakış açısından hareket ediyor. Alternatif bir okumaya da imkân veren bu hareket Deliliğin Tarihi’ne edebiyat ve plastik sanat metinleri ilişkisi üzerinden yaklaşarak Türkçe literatürde bu tarz bir yönelimin ilk temsilciliğini üstlenme gibi önemli bir ayrıcalığın ortaya çıkmasını sağlıyor. Akay ve öğrencilerinin “konuşma olanağı” bulduklarında nasıl etkileyici söz deneycileri olduklarını gösteren bu çalışma Stultifera Navis ile sözün yaratıcılığının sularında yol alıyor, elbette tarihin farklı uğraklarına yaptıkları anlık sıçramalarla. [Kurtul Gülenç]  
Michel Foucault’nun Klasik Çağda Deliliğin Tarihi kitabına damgasını vurmuş olan Stultifera Navis anlatısından yola çıkıyor Delilik Gemisi. Kitap, başlığındaki “delilik” ve “gemi” kavramlarıyla bir yandan bir öznel deneyime, bir yandan da bu deneyimin kurulması, dönüştürülmesi ve geliştirilmesi için gereken mekânsallaştırmaya gönderme yaparak Batı’ya özgü iktidar ilişkilerinin soybilimini takip ediyor. Mutlak olmayan, tıpkı Deliler Gemisinin üzerinde durduğu Avrupa nehirleri gibi akışkan olan sınırları çizme, sınırlarda durma, sınırın dışına çıkarma ya da içine alma pratiklerinde cisim bulan bu iktidar pratiklerinin analiziyle Ali Akay, Foucault’nun yaklaşık altmış yıl önce yayımlanmış ilk önemli eserinin eleştirel çizgisini günümüze taşıyor. 
[Ferda Keskin  Foucault, kuralları her seferinde yeniden yazılacak bir “seksek” oyununun mucidi gibidir; kuralları kemikleşmiş oyunlara alışkın olanlar onda bocalar. Ali Akay, düşünürün bu dinamizmini yalnızca tanımıyor, ona içtenlikle eşlik ederek Deliliğin Tarihi’nin ilk bölümünü sanatsal bir yeniden yaratımla düşünüyor-düşündürüyor. Delilik Gemisi, Foucault yazınına bu yakadan yapılmış ustaca bir katkıdan ibaret değil, aynı zamanda “yeninin diriltilmesi” de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88709</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e225c92a-9f0f-4b38-9c69-068aaf65665d.jpg</image:loc>
            <image:title>İbni Sina Ve İbni Rüşd</image:title>
            <image:caption>Bu çalışma İslam Rönesansı’nın iki önemli düşünürü İbni Sina’nın (980-1037) ve İbni Rüşd’ün (1126-1198) felsefelerinin belirlenimci olup olmadığını araştırmaktadır. İslam ve Avrupa Rönesanslarını şekillendirmiş bu iki düşünürün fizik ve metafizik görüşlerini inceleyerek doğadaki rastlantısal olayların yanı sıra, maddeye ve ilahi takdire dair fikirlerini tetkik eder. Bunun yanında İslam düşüncesindeki Aristotelesçi ve Yeni Platoncu felsefeler ve kelam gibi ilahiyat gelenekleri üzerindeki etkilerini ve bu düşünce okulları ve gelenekler ve genel felsefe tarihi içindeki yerlerini ortaya koymaktadır. Böylece hem İbni Sina hem de İbni Rüşd felsefelerinin, kadim zamanlardan beri düşünürlerin ilgisini çekmiş belirlenimcilik sorununa verdikleri özgün cevapları karşılaştırırken Antik Yunan’dan günümüze felsefe tarihini de gözden geçirme olanağı sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88710</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a80f1529-9370-4565-a8c9-9ccbfabcda1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kargalar Büyücüsü</image:title>
            <image:caption>Hükümdar’ın kahkahası ansızın kesiliverirdi. Sizi lanet olası piçler, kendi açgözlülüğünüz ve sınırsız hırslarınız yüzünden burayı boyladınız! Gerçekten beni devirebileceğinizi mi sandınız? Size söyleyeyim. Buna cüret edecek adam anasının karnından doğmadı daha, doğduysa bile kendisini bir ruha dönüştürmek, sakal bırakmak ve ayaklarından da insan kılları çıkmak zorunda. Asasını tehditkâr biçimde onlara doğrultup, öfkeden ağzından köpükler saçarak bunu bilmiyordunuz tabii değil mi diye eklerdi. 
 
Hayali bir Afrika ülkesi: Aburirya. Bir diktatörlük. 
Bağımsızlık savaşı verilmiş, sömürge dönemi son bulmuş ama halkın çilesi bitmemiştir. Emperyalist güçlerin “adamı” Hükümdar ve dalkavukları işbaşındadır. Soğuk Savaş döneminde Batı’nın el üstünde tuttuğu Hükümdar, Soğuk Savaş’ın bitimiyle Batı’nın gözündeki itibarını yitirmiş haldedir. Emperyalizm biçim değiştirmiş ve yeni dünya düzeni adını almıştır. Fakat oyunun kuralları farklıdır bu kez: Dönem sözde demokrasiler dönemi, küresel olmak geçer akçe. Hükümdar ve şürekâsı bu dönüşümü kavrayamamışlardır sanki. Dışarıda bariz bir itibar kaybı, içerideyse gizemli muhalif sesler... Kadınların aktif rol oynadığı bir halk hareketi, kuyruklar, protestolar, dayak yiyen kocalar, cinler ve tüm bu keşmekeşin ortasında esrarengiz bir büyücü: Kargalar Büyücüsü. Afrika edebiyatının en büyük yazarlarından Ngũgĩ wa Thiong’o bu kez komik mi komik, fantastik bir hikâye anlatıyor. Ancak gerçekler kara mizaha bürünüp kılık değiştirse de çığlık değişmiyor: A Luta Continua mücadele Sürüyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88711</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5dab0cd-bbb2-4d8c-a909-c12f3b2b3070.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Seti (4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı
Sahanda Yumurta Denizanası, Diken Sırtlı Maymun Surat Balığı, Pembe Peri Armadillo. İnanmayacaksın ama bu hayvanların hepsi gerçekten var!
Komik Hayvan İsimleri Bakanlığı’na hoş geldin! Buradaki hayvanların bir ortak noktası var, hepsi isimlerini değiştirmek istiyor.
Büyüleyici hayvanlar ve onların bitmeyen kahkahalarıyla dolu, çılgıncasına eğlenceli bir kitap bu. Peki ya sen, hayatında hiç Püsküllü Halı Köpekbalığı gördün mü?
Not: Hâlâ bu isimlere inanamıyorsan, kitabın son sayfasına bir göz at.
 
Krokodali
Krokodali dünyanın en iyi ressamı! Ama birazcık yardıma ihtiyacı olabilir...
Onun birlikte bir başyapıt yaratabilir misin?
Haydi kolları sıva ve elindeki kitabı eğerek, sallayarak ve ovuşturarak bu komik öyküye sen de ortak ol! Sakın unutma, Krokodali ne derse onu yapmalısın. En kötü ne mi olabilir? Sayfayı çevir de gör!
 
Bu Kitabın Ortasında Duvar var
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, resimli bir çocuk kitabının içinde herkes bir taraftan öteki tarafa gezip dolaşırmış. Ve hepsi çok mutluymuş... Sonra bir gün, biri kitabın ortasına bir duvar örmüş. Artık hiçbiri bir taraftan öteki tarafa koşturup duramaz olmuş. Kimse bu durumdan mutlu değilmiş, bir kişi dışında... Küçük bir şövalye. O, kitabın ortasındaki duvarı çok sevmiş. Kendi bulunduğu tarafın güvenli, öteki tarafın ise tehlikeli olduğunu düşünüyormuş. Ama zamanla anlaşılmış ki durum pek de öyle değil. Peki şimdi ne olacak? Küçük şövalye oradan nasıl kurtulacak? Duvarın diğer tarafındanki dev düşündüğü kadar tehlikeli olmayabilir mi?
Ünlü çocuk yazarı Jon Agee’den, çocuklara önyargıların ne kadar aldatıcı olabileceğini gösteren basit ama büyülü bir kitap.
“YILIN EN İYİ ÇOCUK KİTABI” Seçkilerinde
- Boston Globe Chicago Tribune Publishers Weekly New York Times Book Review -
 
İyi Geceler
Karanlıkta parlayan ay ve yıldız çıkartmaları ile
Bu bir hikâye içinde hikâye içinde hikâye içinde hikâye... Tam da iyi geceler demeden önce, Tavşan Tata, yavrularına Fil Jumbo’nun, Fil Jumbo, yavrularına Penguen Pena’nın, Penguen Pena, yavrularına Yunus Ege’nin, Yunus Ege de yavrularına Tavşan Tata’nın hikâyesini anlatıyor.
Uyku öncesi alışkanlıklarının aslında ne kadar evrensel olduğunu gösteren, ritornello periyodik tekrar tekniğiyle kaleme alınmış tatlı bir iyi geceler hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88712</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/46d4e056-0ff0-4ffc-b2d7-f52447f2f608.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir</image:title>
            <image:caption>“Tom Sawyer’ın Maceraları” ve “Huckleberry Finn’in Maceraları” adlı dünyaca ünlü romanların yazarı Amerikalı mizahçı ve hiciv ustası Mark Twain, bu kez alışılmışın çok dışında, soruları bol, sorgulaması çetin, anlatımı farklı bir eserle okurunun karşısında: İnsan Nedir?
İki adam arasındaki diyaloglar üzerine kurulu bu küçük ama derinlikli kitabı okurken, çoğu zaman Sokrates ve Platon’un tartışmaları canlanacak gözünüzde.
Mizah anlayışı güçlü yaşlı bir adamla, tez canlı ve heyecanı yüksek genç bir adam arasında geçen sohbette “insanın ne olduğu, ne olmadığı ya da ne zannedildiği” konusu enine boyuna tartışılırken kantarın topunun kaçtığı anlar da yok değil...
İnsan aslında bir makine midir, zevk peşinde koşmak ve acıdan kaçmak dışında herhangi bir dürtüsü yok mudur, “kişisel değerler” uydurma mıdır, işlevi belli makineler gibi insanın yaratıcılığı da çektiği verilerin bir sonucu mudur?
Daha ne sorular, ne tartışmalar bekliyor sizi...
Sonuca değil, sürece hayran bırakan bir eserle karşı karşıyasınız... Manayı kaybeden 21. yüzyılın genç insanını anlamak açısından, doğru bir başlangıç sayılacaktır bu kitap...
“Her türden vicdan vardır, çünkü her türden insan vardır...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88713</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0871639e-de80-4191-9cfc-a2eee60e29ca.jpg</image:loc>
            <image:title>What is Man</image:title>
            <image:caption>&quot;What is Man&quot; consist of series of dialogues between an elderly with a strong sense of humour and a young impatient man. 
Throughout the book, the author compares humans to machines. He argues that man has no impulse other than the pursuit of pleasure and the avoidance of pain. 
The book is a great starter for those who are seeking to understand why many of us have lost the meaning of life. This work questions how our personal values and the environment surrounding us shape our identity. 
Although written in 1906, today the dialogues still shed light on how people can take actions with their own free will.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88714</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2622acb9-b495-4290-bfbc-a1a18dd68d19.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Kitabı</image:title>
            <image:caption>Ebeveynini kaybeden bir çocuk kendini kral ve canlanan resimlerle dolu büyülü bir kitabın sahibi olarak bulur. Bir kızın gözündeki minik bir ejderha, akla gelebilecek her boyuttaki ejderhaların istilasının ilk işaretidir. 
Nesbit’in çocukları bazen yaramaz, genellikle çok zeki ve neredeyse her zaman meraklıdır.  
Fantastik yaratıkları modern edebiyat karakterleriyle başarılı bir şekilde buluşturup 
harmanlayarak kalıcı eserlere imza atan Edith Nesbit, bu sayede modern fantastik edebiyatın 
kurucuları arasında yer almıştır. Bu kitapta da ejderhaları, grifinleri ve hipografları insanlarla bir araya getirmiş, çocuklardan yetişkinlere çok geniş bir kesimin zevkle okuyacağı bir kitaba imza atmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88715</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7647525b-2128-4f33-883a-ca8246e9be50.jpg</image:loc>
            <image:title>Animal Farm</image:title>
            <image:caption>“All animals are created equal, but some animals are more equal than others.” 
 
Overworking, mistreated and exploited animals start a revolution. They take control of the Manor’s farm with their motivating slogans. The farm animals request progress, justice, and equality. The struggle is real, the animals aim to achieve a completely democratic society based on the belief that “All Animals are Created Equal”. Ironically, sooner than expected, the totalitarian rule is once again reestablished due to some animals’ mere nature. 
The book reflects events going back to the 1917 Russian Revolution and the Stalinist era of the Soviet Union. Since its publication, the work is named one of the greatest books of the 20th century, if not of all times. 
George Orwell’s classic satire perfectly illustrates the world surrounding us despite being written in 1945. A book of all times, it is a guide for all, especially at times when our freedoms are under threat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88716</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2928fe61-9569-4a41-b71e-64d59eb6ecf4.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hans - Beş Yaşında Bir Oğlanın Fobi Analizi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): Psikanaliz tarihinin en önemli vaka öykülerinden biri sayılan bu eser beş yaşındaki Küçük Hans’ın fobilerinin aile ilişkileri içinde nasıl şekillendiğini ortaya koyarken bir yandan da Freud’un çocuk cinselliği üzerine o dönemde çokça yadırganan fikirlerinin doğrulandığı bir örnek sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88717</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa639608-7987-41a3-ab95-fd1277e95f1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Hans - Beş Yaşında Bir Oğlanın Fobi Analizi</image:title>
            <image:caption>Freud (1856-1939): Psikanaliz tarihinin en önemli vaka öykülerinden biri sayılan bu eser beş yaşındaki Küçük Hans’ın fobilerinin aile ilişkileri içinde nasıl şekillendiğini ortaya koyarken bir yandan da Freud’un çocuk cinselliği üzerine o dönemde çokça yadırganan fikirlerinin doğrulandığı bir örnek sunar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88718</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af35444b-a327-4fbf-8c68-cc7b675d4240.jpg</image:loc>
            <image:title>Suda Ayak İzleri (I, II )</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da başlayan, Ankara’da ve daha sonra uzun bir süre İzmir’de devam eden yaşamı boyunca çocukluğundan itibaren tek bir odak noktası vardır Özdemir Nutku’nun: Tiyatro. 
Şiire yöneldiği Ankara yıllarında Mavi Hareketi’nin içinde yer alır. Bu yıllarda dönemin en dikkat çeken eleştirmeni ve Devlet Tiyatroları’nın edebi heyet üyesi ve bir dönem başkanı olarak tanınır. Nutku, aynı zamanda iyi bir caz piyanistidir ve spora, bilgisayara, pipolara, uzaya, yarış arabalarına olan tutkusuyla da bilinir. 
 Uzun akademik yaşamı boyunca pek çok öğrenci ve oyuncu yetiştirir; başta Shakespeare’den yaptığı çeviriler olmak üzere dünya tiyatrosundan yaptığı oyun ve inceleme çevirileriyle Türk Tiyatrosu’nun derin yatağını yeni ırmaklarla besler; yönettiği oyunlarla farklı oyunculuk ve sahneleme tekniklerinin denenmesine, yeniliklere kapı açar. Almanya ve Amerika’da edindiği tiyatro deneyimlerini kitaplaştırarak tiyatro ufkunun genişlemesine katkıda bulunur. Yurtdışında da pek çok ders ve konferans veren Nutku, ders kitaplarıyla eğitime verdiği katkılar dışında, tiyatro tarihine dair özgün eserlere imza atar. 
 Suda Ayak İzleri, Özdemir Nutku’nun yaşamı boyunca öğrendiği, öğrettiği her şeyi ve hissettiklerini de özgün biçimde paylaştığı, her koşulda yaşamla kurduğu olumlu ve geleceğe dönük bağın ince ince nakşedildiği bir hayat dersi, belki de tek perdelik uzun bir oyun olarak da okunacak nitelikte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88719</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77add4b8-2fcc-415f-95f6-22c5e7741977.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Üzerine (Latince-Türkçe) (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet (Retorik) sanatındaki üstünlüğüyle consullüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88720</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c1a00a4-86ee-490c-8277-5d979afcf6a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kader Üzerine (Latince-Türkçe)</image:title>
            <image:caption>Cicero (MÖ 106 - MÖ 43): Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür. Gençliğinde felsefe ve hukuk eğitimi aldı. Hitabet (Retorik) sanatındaki üstünlüğüyle consullüğe dek yükseldi. Roma’yı birey, geleneksel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle her çağın insanını etkilemeyi başarmıştır. Cicero Kader Üzerine’de kader (kaçınılmazlık, determinizm) ve özgür istenç sorunuyla ilgili Yunan felsefe okullarının birbiriyle çatışan farklı görüşlerini aktarıp yorumlarken sadece yaşadığı dönemin Romalılarına değil, bugünün okurlarına da bu çetin sorunu çözebilmelerinde yardımcı olmakta, en azından farklı yaklaşımlara dikkat çekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88721</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3a68636-dac9-44d1-aa18-b60dfbdae742.jpg</image:loc>
            <image:title>Orestes</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y.484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Orestes MÖ 408 yılı civarında Atina’da sahnelenen son tragedyasıdır. Konusu Aiskhylos’un Eumenides oyununun konusuyla hemen hemen aynıdır. Ancak her şey daha gerçekçidir. İnsanüstü güçlerle donatılmış mükemmel kahramanların Euripides’in eserlerinde yeri yoktur. İdealleri savunma kararlılığı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Kahramanlar arasındaki keskin zıtlaşmalar karakterlerini olduğu kadar dönemin ahlak değerlerini de gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88722</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cfe8a13-09ba-4319-83e9-2eda7db06f02.jpg</image:loc>
            <image:title>Orestes (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Euripides (MÖ y.484-406): Atina’nın yetiştirdiği üç büyük tragedya şairi arasında en fazla eseri günümüze ulaşan sanatçı olarak özel bir yeri vardır. Bu özelliği şenliklerde Aiskhylos ve Sophokles kadar birincilik ödülü kazanmamış olsa da halk arasında daha çok beğenilen bir şair olmasına bağlanır. Euripides’in kahramanları insana özgü zayıflık ve kusurları taşırlar, yaşadıkları tragedyalar da bu kusurları ile vazgeçemedikleri tutkularından kaynaklanır. Euripides çağdaş tiyatroya en yakın eserler veren klasik ozan veya modern ozanların ilki sayılabilir. Orestes MÖ 408 yılı civarında Atina’da sahnelenen son tragedyasıdır. Konusu Aiskhylos’un Eumenides oyununun konusuyla hemen hemen aynıdır. Ancak her şey daha gerçekçidir. İnsanüstü güçlerle donatılmış mükemmel kahramanların Euripides’in eserlerinde yeri yoktur. İdealleri savunma kararlılığı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür. Kahramanlar arasındaki keskin zıtlaşmalar karakterlerini olduğu kadar dönemin ahlak değerlerini de gözler önüne serer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88723</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/493a537c-3e10-4984-b647-3079e9b0f9dd.jpg</image:loc>
            <image:title>İşte Hayat!</image:title>
            <image:caption>Korona virüs salgını bir travma yarattı mı?
Zaten onlarca sorunla mücadele etmekte olan ev kadınları, ev işçileri, çalışan kadınlar, anneler, evden çalışan babalar, çalışan ve/veya okuyan gençler, yaşlılar, öğrenciler, LGBTİ+ bireyler; pandeminin yarattığı yıkımla nasıl başa çıkıyor?
Kırılgan dengeler ve büyük özverilerle zordan yürütülmeye çalışılan hayatlar, bu süreçte en çok neresinden yaralanıyor? 
Özgün Biçer ve Ece Öztan, nokta vuruşu röportajlarla pandeminin derinden sarstığı hayatlarla buluşuyor, sarsılan dengelere mercek tutuyor ve soruyor:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88724</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe55de1-8e78-454f-92af-4118431e5442.jpg</image:loc>
            <image:title>Sofraya Bir Tabak Daha Koy</image:title>
            <image:caption>Eski bir apartmana bir şehrin kaç farklı sesini sığdırabilirsiniz? Kaç rengini? Kaç hatırasını? Reçeli bir türlü tutturamayan Aysel, çorba içemeyen Melih, mücver yapamayan Erol, pilav pişirmekten kaçan Zeliha, köklü bir ailenin kızı sıfatıyla mutfağa hiç girmemiş ama günü geldiğinde kendisini yapayalnız bulmuş Şara Hanım, hiçbir tadı ayırt edemeyen Sinan, hiçbir kekin tarifini istediği gibi hayata geçiremeyen Nilgün, herkesin matemine helva yetiştirirken yeteneklerini acısı karşısında kaybeden Necibe… İlginç, değil mi? Ama mesele çok daha derinlerde. Gizem Hacımuto, bizi aramızda yaşayan ve görmekte yeterince cömert davranmadığımız insanları daha yakından tanımaya çağırıyor. İncelikle… Çarpıcı bir üslupla… Dokunaklı hikâyeleri sevenleri bu kitapta duygu yüklü bir yolculuk bekliyor…
Mario Levi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88725</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5e727c5-3de0-43ee-8b02-5f1e3f7f0e04.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mücadele Yıllarında Kırklareli</image:title>
            <image:caption>Milli Mücadele döneminde, 25 Temmuz 1920-10 Kasım 1922 tarihleri arasında Yunan işgali altında kalan Kırklareli’de halkın günlük yaşantısı, toplumsal yapısı, sosyal ve kültürel hayatı ile ekonomik durumu bugüne kadar incelenmemiş bir konudur. 

Trakya’nın Yunanlılar tarafından işgalini önlemek amacıyla Edirne’de kurulmuş olan Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyelerinin, işgallerin başlaması üzerine çalışmalarına Bulgaristan’da devam etme kararı Kırklareli’nin, siyasi ve coğrafi önemini artırmıştır. 

 20-25 Temmuz 1920 tarihleri arasında beş gün gibi kısa bir sürede Trakya’nın Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Kırklareli gerek cemiyet üyeleri gerek geri çekilen kuvvetler için Bulgaristan’a geçiş noktası olmuştur. Bulgaristan’da çalışmalarına başlayan cemiyet üyelerinin ilk zamanlarda tek haberleşme araçları birbirlerine yazdıkları mektuplardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88726</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27622bff-3371-4ad2-b4aa-2ef9548b69ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyada Kendim Kadar Az Bildiğim Başka Hiçbir Şey Yok - Hermann Hesse’den Hayat Dersleri</image:title>
            <image:caption>20. asrın en büyük ve en çok okunan yazarlarından Hermann Hesse’nin eserleriyle henüz tanışmamış olanlar, zorlu yaşam öyküsüne yönelik kayda değer kareleri ve yapıtlarındaki en çarpıcı kesitleri bir arada görmek isteyenler, usta kalemin sıra dışı dünyasına bu kitabın kapısından girebilirler. 
 
Bütün dünyayı ele geçirmişsin de ruhun zarar görmüş bundan, neye yarar? 
 
Öyle bir dünya ki en hamarat okurun en uzun ömrü bile binde birini anlamaya yetmez. 
 
Gönlün kapısı olsa üstünde şu yazardı: “Gir ama incitme…” 
 
Birisi mutluluğu ya da erdemiyle övünüyor, böbürleniyorsa onda bunun ikisi de yok demektir. 
 
Biz bir insandan nefret ediyorsak bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan kendi içimizde yuvalanmış birinden nefret ediyoruzdur. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdırmaz. 
 
Özlemini çektiğiniz o hakikat, yalnızca benliğinizde yaşıyor. Ben size kendi içinizde var olandan başka bir şey veremem, ruhunuzdakinden bir başka resim galerisini buyur edip çıkaramam önünüze</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88727</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8114f571-9403-4797-bdf4-75b5d3bd2e7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği</image:title>
            <image:caption>Hamlet’i kim yazdı? Tolstoy ve Dostoyevski’nin en sevdiği roman neydi? Mark Twain nasıl rüyalar görürdü? Paul Klee için resmin tanımı neydi? Thomas Hobbes yatmadan önce ne yapardı? Özdemir Asaf, edebiyat matinesindeki ününü nasıl kaybetti? Masalcı Dede, Cemal Süreya’nın şiirlerini okur muydu? Ülkü Tamer’in çarpıcı anekdotlar, neşeli hatıralar, nazireler ve hicivlerinden oluşan kısa metinlerinde; keskin bir ironi, hınzırca bir bakış açısı, geniş bir perspektiften geçerek süzülmüş bir dikkatin izleri kolayca fark edilir. Anlatılan olaylar, hatıralar ile değiniler eğer doğru okunursa kim bilir belki de bir edebiyatseverin yolunu aydınlatabilir. Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği’ndeki metinler sanatçı ve edebiyatçıların aslında hayatın türlü fırtınalarında yaşayan insanlar olduğunu gösterir bize. Bir farkla! Pek de birbirlerine benzemez onların hikâyeleri ve karakterleri. Bu yüzden sanatçı ve edebiyatçılar kanlı canlı, sempatik, antipatik, haris, budala, kötücül, yufka yürekli, iyi niyetli, uyanık, paragöz ve daha birçok şekilde eserdeki yerlerini alırlar. Sanatın ve Edebiyatın Dayanılmaz Hafifliği, bütün eserlerini yayına hazırladığımız Ülkü Tamer’in hayattayken kitaplaşmamış yazılarının ilk halkası. Onu yakından tanımak isteyenler için ise iyi bir giriş kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88728</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae4bc654-d73e-4b2d-87b9-590e36f950e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Şövalye</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi sırasında babasını ve ağabeylerini kaybeden Sainte-Hermine Kontu Hector, ailesinin de yaptığı gibi, Kraliyet’e sadakatini ortaya koyarak Cumhuriyetçilerle amansız bir mücadeleye girişir. Ancak kanlı bir çatışma sırasında Cumhuriyetçiler tarafından yakalanıp hapse atılır. Üç yılını hapiste geçirdikten sonra şaşırtıcı bir şekilde serbest bırakılır. Sonrasında, memleketine dönmek yerine, donanmaya katılarak ülkesine hizmet etmeye karar verir. Bu uğurda görkemli yaşantısını, unvanını, hatta sevdiği kadını bile geride bırakmak zorunda kalan genç kont, zamanla kendini akıl almaz maceraların ve tarihe damga vuran olayların ortasında bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88729</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc6521d9-c40c-4ba7-ab9b-a3030762f8e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Robinsonlar Okulu</image:title>
            <image:caption>Zengin dayısının sunduğu imkânlar sayesinde son derece rahat bir hayat sürmekte olan Godfrey, dünyayı daha iyi tanımak adına bir deniz yolculuğuna çıkar. Bu yolculukta ona, denizden ölesiye korkan sanat ve zarafet öğretmeni Bay Tartelett eşlik etmektedir. 
Başlarda gayet sakin ve sorunsuz geçen deniz yolculuğu, bir gece geminin su almasıyla son bulur. Ancak Godfrey ile Bay Tartelett için macera yeni başlamaktadır. Zira bu ikili, hayatta kalma yeteneklerini bir hayli sınayacak olan, fevkalade güzel, ama bir o kadar da gizemli bir ıssız adaya düşmüştür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88730</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27f76c36-24e8-41fc-aa2d-75e87f604c5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-6</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert, Ingleside’daki yeni evlerine taşınalı yıllar geçmiştir. Çocuklarla ilgilenip ev işlerine koşturan Anne’in oldukça hareketli bir yaşantısı vardır. Buna bir de Gilbert’ın sivri dilli teyzesi Mary Maria’nın ziyareti eklenince Anne’in hayatı oldukça karmaşık bir hal alır. 
 
Tüm sıkıntılara ve Ingleside’da peş peşe yaşanan felaketlere rağmen Anne, çocuklarının ve sevgili eşi Gilbert’ın yanında hiçbir yerde olmadığı kadar mutludur ve ailesi ile olduğu için kendini şanslı hissetmektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabını okurken Blythe ailesinin mutluluklarına, hüzünlerine ve korkularına ortak olacak, onlarla birlikte kâh üzülüp kâh gülümseyeceksiniz. 
 
“Hayat böyleydi işte. Mutluluk ve hüzün… Umut ve korku… Ve değişim. Sürekli bir değişim! Bu kontrol edebileceğiniz bir akış değildi. Eskiyi bırakıp yüreğinize yeniyi almak zorundaydınız, onu sevmeyi öğrenip sonraonu da bırakmayı bilmeliydiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88731</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5af3bd1e-ba89-4c38-a5b1-e4edffe6a383.jpg</image:loc>
            <image:title>Kip Kardeşler</image:title>
            <image:caption>Kaptan Gibson yönetimindeki James Cook adlı ticaret gemisi, dört tayfanın altın aramak amacıyla işten ayrılmasıyla zor duruma düşer ve Dunedin Limanı’nda beklemeye başlar. Bu çaresizliği fırsat bilen Tayfabaşı Flig Balt, sağ kolu Vin Mod’un da yardımıyla, gemi için dört tayfa bulur. Ancak bulduğu kişileri James Cook’a değil, hain planına hizmet edecek nitelikte insanlardan seçmiştir. 

Temiz kalpliliği ve babacanlığıyla bilinen Kaptan Gibson, oğlu Nat ile yakın dostu Bay Hawkins’i de gemiye alarak yolculuğa devam eder. Çok geçmeden yolları Kip Kardeşlerle kesişir. Cesaret ve zekânın vücut bulmuş hali olan bu iki kardeş, kısa sürede Kaptan Gibson ve dostlarının gözüne girerek, James Cook mürettebatının bir parçası olur. Ancak onları bekleyen çok büyük bir tehlike vardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88732</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4debbb67-7b6b-46eb-8049-2b44f5a6c62d.jpg</image:loc>
            <image:title>Tuna Kılavuzu</image:title>
            <image:caption>Yaşadığı yerde dürüstlüğü ve yiğitliğiyle tanınan Tuna Kılavuzu Serj Ladko, vatanını savunmak uğruna evinden ve biricik karısı Natça’dan ayrılmak zorunda kalır. Yurduna ve karısına kavuşabilmek için ilginç bir yöntem bulan kılavuz, geçmişinden gelen sinsi bir düşmanın kirli tuzaklarına rağmen hedefinden vazgeçmez. Çok geçmeden yolu, Polis Şefi Karl Dragoch’la kesişir. Cesareti ve parlak zekâsıyla Avrupa’nın dört bir yanına nam salmış olan bu deneyimli dedektif, Tuna Nehri kıyılarında huzur bırakmayan bir haydut çetesini yakalamaya ant içmiştir. 
Farklı amaçlara baş koymuş, sırlarla dolu bu tuhaf ikili, birlikte Tuna Nehri’nde bir yolculuğa çıkar. Ancak etraflarını saran sır perdesi aralandıkça, hedeflerinin düşündükleri kadar farklı olmadığını göreceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88733</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/082f59eb-e196-4a5b-be47-ca8376c05f80.jpg</image:loc>
            <image:title>Kundalini Yoga Ve Meditasyon’la Rahatlama Rehberi</image:title>
            <image:caption>Nur Taran bu kitabında, eğitmenliğini yaptığı Kundalini Yoga ve Meditasyon teknikleri konularında şahsi tecrübesini de kattığı detaylı ve faydalı önerilerde bulunuyor okura...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88734</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b7cb1f1f-31d4-4bd9-9285-afe81de174f2.jpg</image:loc>
            <image:title>Öykü Kahramanları Ülkesi’nde - Türkiyeli Yazarlar Dizisi: 8</image:title>
            <image:caption>Yazarın Kim Bu Konuşan? adlı kitabında tanıştığımız Zeynep, bu kez öykü kahramanlarını yakından keşfediyor. 
Barışçıl bir ejderhanın sırtında Öykü Kahramanları Ülkesi’ne gidiyoruz Zeynep ve Deniz ile birlikte. Gökkuşağına benzeyen bir nehrin, rengârenk ağaçların, karıştıran rüzgârın olduğu bu ülkede çeşit çeşit ejderha da var. Adları Beyaz, Kırmızı, Camgöbeği, Mor. 
Burada her dili konuşmak mümkün. İnsanlar dönüşerek bazen Uzakdoğulu, bazen Kızılderili, bazen de Afrikalı oluyorlar. 
Yazar Gaye Dinçel, ikinci kitabında rengârenk, barış ve kardeşlik dolu bir dünyanın mümkün olabileceğini gösteriyor çocuklara. Sorgulayarak görebilme ve diğerini anlayabilme yetilerini de geliştirerek… 
Biz de Öykü Kahramanları Ülkesi’ndeki gibi ayrım gözetmeden, barış içinde yaşayabilir miyiz? Neden olmasın? 
Kitaptan 
“Deniz biliyor musun, ben bir ejderhayla tanıştım.” 
“Nerede? Ne zaman? Şaka mı yapıyorsun?” 
“Ciddiyim. Dayımın yazdığı bir öyküde karşılaştık.” 
“Karşılaştık derken?” 
“Dayım onu korkunç, siyah bir ejderha olarak anlatıyor. Öyküyü okurken 
ona seslendim, benimle konuştu. Aslında beyaz, barışçı bir ejderhaymış.” 
“Nasıl konuştu? Uyduruyorsun.” 
“Uydurmuyorum, gerçekten. Keşke seninle tanıştırabilsem... O zaman bana 
inanırsın. Acaba seslensek duyar mı?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88735</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3937a99e-0987-4ea7-8e32-fcc075f2800e.jpg</image:loc>
            <image:title>Cemil Meriç - İrfana Açılan Gözler</image:title>
            <image:caption>Mustafa Armağan, analizler ve şerhlerle Cemil Meriç’i nasıl okuduğunu müşahhas misaller halinde gösterirken, aynı zamanda onun nasıl okunması gerektiğine dair ipuçlarını da paylaşıyor okuruyla.
Cemil Meriç hakkında hayatında olsun, vefatından sonra olsun epeyce yayın yapılmıştır. Yazılar, kitaplar, belgeseller, sergiler düzenlenmiş, hatta doğumunun 100. yılı olan 2016 yılında faaliyet patlaması dahi yaşanmıştır. Biz onu hayattayken bizzat tanıma şerefine nail olanların vazifesi kurşundan daha ağır.
Onu yeni nesillere tanıtmak yanında hepsini açmaya fırsat bulamadığı ama bazen ham olarak satırlarına emanet ettiği fikirleri şerh etmek, en önemlisi de onları gübreleyip sulayarak solmalarına mani olmak… Bir edebiyatçı ve fikir adamının müstahase (fosil) haline gelmemesi için eserlerini sağından solundan sürekli didiklemek, eleştirmek ve geliştirmek ona gösterilecek hürmetin zirvesidir.
Sözlerini birer vecize, hatta slogan halinde durmadan tekrarlamak ve daima “Üstad dedi ki…” (ipse dixit) akımına kapılmak ona da haksızlık olacaktır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88736</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dfc4387-93a6-44cd-af7b-d24b571b4ec0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ejderha Semercisi - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Sıra dışı bir müze, gizemli çekirdek yığını, tuhaf meslekler, yepyeni keşifler... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88737</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/980ac1bc-b856-4230-bd34-6abf83ad2187.jpg</image:loc>
            <image:title>Uçan Kitaplık - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Çok uzaklardan gelen gizemli bir uçan kitaplık, tuhaf bir görev, yepyeni keşifler... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88738</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b99be486-0f0e-46ec-8d7d-0c50c44e0a30.jpg</image:loc>
            <image:title>Leyla İle Leya - Mucize Kasabası</image:title>
            <image:caption>Çocuk edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener, Mucize Kasabası serisinde umudun, sevginin şifrelerini veriyor. Çok uzaklardan gelen bir tekne, gizemli bir kedi... Meraklı okurlar bu şölene davetli. Mucize Kasabası&apos;nda her şey mümkün. Kediler konuşur, yıldızlar yüzer, kuşlar okula gider, bilgisayarlar uçar...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88739</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a306bd2-2e97-45dd-8703-13b288feea04.jpg</image:loc>
            <image:title>Her Şeyin Bittiği Yerden</image:title>
            <image:caption>Yapımcı ve Organizatör Sami Dündar, 16 Ağustos 1999&apos;da &quot;Gölcük Donanma Komutanlığı Devir Teslim Töreni&quot; organizasyonunu tamamladıktan sonra, konakladığı Orduevi, gece 03.02 sırasında fay hattının içine gömülünce &quot;27 saat göçük altında kalarak can çekişti!&quot; Göçükten çıkarıldığında ise &quot;öldü sanılıp ceset torbasına konuldu.&quot; Kaldırıldığı hastanenin morgunda gömülme sırası beklerken tesadüfen yaşadığı anlaşılınca, ailesi ve dostlarının yardımıyla İstanbul&apos;a getirildi. Uzun süren yoğun bakım döneminde bile direnmekten vazgeçmedi ve &quot;iki kez daha ölümü yendi.&quot; Sami Dündar ‘yaşama hakkı’nı kullanmakta kararlıydı. Amansız acılar içindeydi. Böbrekleri iflas etmiş, belden aşağısı neredeyse kullanılamaz durumdaydı. Ölüm kaçınılmaz görünüyordu. Hayatta kalması çok az bir ihtimal de olsa artık yürüyemeyecekti... Hiç değilse böbrekleri çalışsın diye herkes onun için dua ediyordu. Böbrekleri kısmen de olsa çalışmaya başladığı an o günün &quot;geri kalan hayatının ilk günü&quot; olduğunu anlamıştı. &quot;Yürüyemez&quot; raporuyla taburcu edildikten &quot;üç ay sonra&quot; bastonları ile doludizgin yaşama katıldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88740</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08b3b526-a129-479e-a177-80e654424747.jpg</image:loc>
            <image:title>Bize Bir Katil Lazım</image:title>
            <image:caption>“Oysa uyarmıştı tanrı;dayanamazsın!”
Dört tarafını aynalarla çevirmiş insan. Her yerde ve herkeste kendini görmek istiyor. Üstelik kendinden bile nefret ederken… Öldürecek ve öldürdüğünü katil ilan edecek kadar da acımasız… Hepiniz katilsiniz! Hem katil hem de yalancı… Hatırlamaya çalışın, En son kimi öldürmüştünüz? Şu andan itibaren, her düşünceniz size karşı suç teşkil edebilir! Bir bilet lütfen!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88741</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa161020-66be-431c-86df-f8216a3994cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Sempatizan</image:title>
            <image:caption>“Suç kime yarıyorsa asıl suçlu odur!”
1960&apos;lar, 1970&apos;ler... Türk siyasi tarihinde darbe ve muhtıraların yaşandığı bu dönemin önemli gelişmelerini, yazar Mehmet Mez, o yıllarda öğrenci olan kahramanımızın gözünden anlatır bizlere. O zamanların sınıfsal ve ideolojik dayanaklarının öğrenciler ve özellikle solcu gençlik üzerinde oluşan etkilerini irdeler. Birbirlerini hiç tanımayan, farklı düşünce yapısına sahip insanların ilerleyen yıllarda yollarının kesişmesi ve yaşanan çatışmaların insan üzerinde bıraktığı etkiyi gözler önüne seren bu kitabı, Mehmet Mez&apos;in etkili ve sürükleyici anlatımıyla sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88742</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7828d81-9375-4f77-a337-5fbbb1c9406c.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa’nın Peşinde</image:title>
            <image:caption>İstanbul’da en çok hangi ağaçları görebilirim? 
Kuş gözlemi nasıl yapılır? 
Bir ağacın boyunu nasıl ölçerim? 
İstanbul’da neden bu kadar çok su kemeri var? 
Su samurları oyun oynar mı? 
Bir kızılçamı diğerlerinden nasıl ayırt ederim? 
İstanbul’u hangi canlılarla paylaşıyorum? 
Kartal, geyik, yunus? 
 
İstanbul’daki doğal hayatı ne kadar tanıyorsun? 
Büyük şehrin doğal alanlarını keşfe çıkmaya ve barındırdığı muhteşem canlı zenginliğini tanımaya ne dersin? Sana rehberlik etmesi için hazırlanan bu kitabın sayfaları arasında dolaşırken İstanbul’un barındırdığı, ekosistem özelliğiyle öne çıkan dokuz değerli doğal alanı keşfedeceksin. Bu alanlarda yaşayan canlı türlerine dair edineceğin yeni bilgiler kentin doğasını yakından tanıyabilmeni sağlayacak ve ona bakışını geliştirecek. Sürprizlerle dolu bu keşif yolculuğunda sana rengârenk çizimler ve birbirinden eğlenceli etkinlik önerileri eşlik edecek. 
 
ÇEKÜL Vakfı, ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında kuruldu. Kuruluşundan itibaren doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu olan ÇEKÜL, “Doğa ve Kültürle Varız” sloganıyla yaşama geçirdiği proje ve programlarla, en küçük yerleşmeden ülke bütününe açılan bir yaklaşımı benimsedi. ÇEKÜL, Anadolu kentlerinde bıraktığı kalıcı izlerle, gönüllü temsilcileri ve uzman kadrolarıyla doğal ve kültürel mirasın korunması için çalışmaya devam ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88743</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e925ed27-4e2d-45f9-affa-eed77bd7b170.jpg</image:loc>
            <image:title>Kökünü Arayan Sözcük 2</image:title>
            <image:caption>Papatya çiçeğinin adıyla papazın karısı ifadesi arasında nasıl bir ilişki olabilir? İlginç bir geçmişi olan saksağan sözcüğünün kökeniyle ilgili iddialar neler? Kahvaltı sözcüğü nereden geliyor? Atlıkarıncanın karıncası nerede peki? İşte bu soruların yanıtları ve daha fazlası bu kitapta sizleri bekliyor! 
 
Özgür Sinan, büyük ilgi gören Kökünü Arayan Sözcük’ün ikinci kitabıyla çok daha geniş yelpazede bir sözcük seçkisiyle 7’den 77’ye herkes için Türkçeyle ilgili yeni bilgiler ortaya koymaya devam ediyor. Dilimizdeki bazı sözcüklerin nasıl ortaya çıktığını, bugünkü anlamına nasıl kavuştuğunu öğrenecek; Türkçe üzerine düşünürken zaman zaman gülecek, eğlenecek ve hatta başka konuları merak edeceksiniz!.. Sürekli değişen ve zaten güçlü olan Türkçenin zamanla nasıl değiştiğini göreceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88744</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b17c8635-d167-41d8-9bf9-4c796ab3b111.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Meram</image:title>
            <image:caption>Bugüne kadar ağırlık, daha çok derinlerde dolaşan deşifre edici çalışmalarda ve mitlere yaslanan simgesel araştırmalarda oldu. Ne yazık ki bunlar, modernist romanları genelde olduğundan “büyük” gösterirken yazarlarını da bir nevi peygamber mertebesine taşıdı. İlginçtir, teorik olarak modernizmin karşısında duran postmodernizm dahi, olumlayarak olmasa bile bu aşırılığa katkı sundu. 
Mevcut durumda sorulabilecek soru şu: Bu saatten sonra söz konusu romanlara daha üstten, daha genel bir bakışla yaklaşabilmek mümkün mü? 
 
Ersan Üldes’in edebiyat tarihinde farklı bir kapı aralayan “büyük” romanlara alternatif bir eleştiri getirdiği bu kitap, hem okur hem de edebiyat adına bir özgürleşme hareketi olarak tanımlanabilir: Herkesi tüm “izm”lerden kurtarıp eserlere atfedilen ulvi değerleri bir kenara bırakma ve onları yeniden birer “roman” olarak görme gayreti. 
 
Marcel Proust’tan Thomas Mann’a, William Faulkner’dan Hermann Broch’a, Robert Musil’den Virginia Woolf’e pek çok tanınmış isim bu çabadan payını alırken, üzerlerine iliştirilmiş sıfatlarla birlikte önümüze gelen eserler hakkında farklı sorular sorabilme cesareti kazanıyoruz. Örnekse, bir sabah devasa bir hamamböceğine dönüşmüş hâlde uyanan Gregor Samsa mıdır gerçekten? Peki, James Joyce Ulysses’i yazmaya başladığı masaya “büyük” bir roman kurgulamak üzere mi kurulmuştur? Modern edebiyatın öncülerinden sayılan Thomas Mann, gerçekten bir modernist midir? 
 
Yukarıdakilere benzer onlarca meseleyi sorgulayan bu kitap aslen şunu anlamaya çalışıyor: Dayatılan tüm kalıpların dışına çıkarak “büyük” romanları başka bir gözle okuyup irdelemeye hazır mıyız? 
 
Göreceğiz...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88745</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8c8e01-e585-4c9b-9708-74ec699589c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yetenekli Izzy (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Çoksatan listelerinin değişmeyen ismi Görünmez Emmie’nin yazarından harika bir eser daha! 
 
Sayısız ülkede çocukların sevgisini kazanmış bu serinin yeni kitabı okul yıllarında zorluklarla karşılaşmış herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği eğlenceli bir hikâye… 
 
Izzy ve Bri&apos;nin hayatları yetenek gösterisinde beklenmedik bir şekilde kesişiyor. Sizler de, bu heyecanlı gösteriye davetlisiniz! 
 
Arkadaşlıklar, aile ilişkileri, sorumluluk duygusu, kendini keşfetme, cesaret... Komik bir üslupla ele alınan bu hikâyeyi okurken kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88746</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04777983-0446-463c-9a36-821e94d31520.jpg</image:loc>
            <image:title>Parazit Serisi Kutulu Set (2 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Ya bir mikroçip mükemmel eşinizi bulabilseydi?
Peki ya, bu mikroçip size ve sevdiklerinize karşı kullanılabilseydi? 
 
“Macera dolu, kesinlikle nefes kesici ve sevip destekleyeceğiniz karakterleri olan bu seriyi yıllar boyu önereceğim.” —YA Midnight Reads 
 
“Jessica Shirvington’ın bir şeyi yanlış yapması mümkün değil.” —Thoughts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88747</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd20025c-5258-4231-b77e-c1adbe8540c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Aranıyor! Hayvanlar Aleminin Suçluları</image:title>
            <image:caption>HAYVANLAR ÂLEMİ, BİR SUÇ DALGASIYLA KARŞI KARŞIYA 
VE DEDEKTİF X İŞBAŞINDA! 
 
Hayvanlar âleminin en çok aranan suçlularından bazılarıyla tanışın. Sabıka kayıtları hırsızlık, sahtekârlık ve tükürme gibi korkunç suçlarla dolu! 
On üç afacan hayvanı ve onların beslenme şekillerini, alışkanlıklarını, yaşam alanlarını ve ayırt edici özelliklerini araştırırken siz de Dedektif X’e katılın! 
Hayvanlar âlemini yeniden eski ve güvenli günlerine döndürmek sizin elinizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88748</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebc99aaf-5f3c-4e09-b5c6-00ad61c010ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiyerofant</image:title>
            <image:caption>Sıradan bir arka kapak yazısında görmeye alışkın olduğumuz şeyler vardır; kitabın konusundan haberdar olur, göz teması kurduğumuz 
o kısacık an içinde cezbedici unsurların listesini edinir, bizi neyin 
beklediği öngörüsüne kavuşuruz. 
 
Ancak bu kez tersinden gidip kitapta olmayanları sayacağız çünkü elinizde tuttuğunuz, kalıpların fersah fersah ötesindeki eser tam da bunu gerektiriyor: Hiyerofant’ta bildiğimiz anlamıyla zaman yok ve alışılageldiği üzere akıp gitmiyor. Çanakkale’nin kanla sulanıp çamurlaşan toprağına bastıktan hemen sonra, kallavi bir son yemeğin ardından toplu intihara hazırlanan Nazileri gözleyebilirsiniz. Çoğumuzun adını ezberden saydığı, hiddetinden sual olunmaz, unutulmuş tanrılar yok; hem mesele hiddet olunca sıra onlara gelmediğinden hem de bu âlemde rolleri dağıtan asıl varlığa yer açmak istendiğinden. Simyanın sırrını ararken ölümsüzlüğü yâr gibi özleyenler yok; ölümüne susamış ölümsüzlerin iç yakan öyküsünü de dinleyelim diye muhtemelen. Dudaklarına anne sütünden önce baba kanı değenlerin, bir vakitler İstanbul’un göbeğinden geçmiş Vikinglere tanıklık edenlerin, Aşiyan’daki hayaletlerden başka arkadaşı olmayan çocukların, yaşlı bir adamın suretine bürünüp evvel ezel var olanların, gözlerini kısarak Boğaz’a bakınca devasa bir mezarlık görenlerin yurdu burası... Kısacası, imkânsız denen bir şey yok! 
 
Sizinle kitabın sonunu tahmin edip edemeyeceğinize dair bahse de tutuşmayacağız, ilk bölümün başlığında zaten “Son” yazıyor... 
 
Asıl mesele şu: Her şeyin nasıl başladığını anlayabilecek misiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88749</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c0c53718-5f6d-4f3d-bd6a-ffc07a8ed434.jpg</image:loc>
            <image:title>Namus Adına - Pakistan’dan Yükselen Adalet Sesi</image:title>
            <image:caption>Yayımlandığı yıl Fransa’da en çok okunan üç kitaptan 
biri olan ve yirmi üç dile çevrilen Namus Adına, 
TIME tarafından &quot;Dünyanın En Etkili Kişileri&quot; listesine 
seçilen Mai&apos;nin sarsıcı hikâyesi. 
 
“Önceleri mutlak bir boyundurlukta yaşadım; 
şimdi isyanım da buna denk olacak.” 
 
Mukhtar Mai, Haziran 2002&apos;de acı dolu ve sarsıcı bir olay yaşadı. Pakistan&apos;ın Meerwala köyünde hayatının beklenmedik şekilde değişeceğinden habersiz ailesiyle birlikte sessiz, sakin bir hayat sürmekteyken, erkek kardeşine yöneltilen suçlar için sorumlu tutuldu. Namus meselesi yüzünden, çarpık bir aşiret sisteminin mağduru oldu. Kadınlığını geri dönüşü olmayacak şekilde yaralayan bir grup erkek karşısında, kendisini bilinmeyenlerle dolu bir adalet denklemi içinde buldu. Yine de yaşadığı onur kırıcı trajedi karşısında pes etmemeyi seçti ve köyünde aynı çarpık sistemden muzdarip diğer genç kadınların sesi olmak üzere, adalet mücadelesine başladı. Hikâyesi önce yerel gazetelerde, daha sonra BBC ve TIME gibi büyük yayınlar sayesinde global bir yankı buldu. 
 
Yaşadığı trajediye rağmen Mukhtar Mai, 2002&apos;de edindiği talihsiz ününü adalet, eğitim ve insan haklarına adanmış cesur bir yaşama ve hikâyeye dönüştürmeye devam ediyor. Mai&apos;nin kendi köyünde yaktığı ışık sayesinde artık kadınlar adaletsizliğe karşı seslerini duyuruyor, haklarını arıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88750</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f719c65-7dc6-4a31-ace0-d233dd2056a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Felsefede Devrim - Analitik Felsefenin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, analitik felsefenin doğuşuna ve gelişimine bir giriş niteliğindedir. 20. yüzyılın başında felsefe, düşün tarihçilerinin devrimler olarak adlandırdığı, ani gelişim devirlerinin birinden geçti. Analitik felsefe devrimi İngiltere’de patlak verdi ve bu devrimin liderleri Moore, Russell ve Wittgenstein’dı.
İngiliz idealist Bradley felsefesinde köklerini bulan analitik felsefenin tarihsel seyri, Frege’nin mantıkta gösterim devrimi ve Moore’un sağduyu felsefesi ile dönülmez bir rotaya girmişti. Şüphesiz bu devrimin en önemli paydaşları Viyana Çevresi filozofları, Schlick, Carnap, Neurath ve Reichenbach’tı. Tüm bunlarla beraber elinizdeki kitap, analitik felsefenin kurucu düşünürleri, Frege, Moore, Viyana Çevresi filozofları, Wittgenstein ve Russell felsefelerine giriş yapmaktadır.
İngiliz filozof A. J. Ayer’in editörlüğünü yaptığı bu çalışmayı, Gilbert Ryle’ın Giriş’i ve P. F. Strawson’ın felsefenin mahiyetine ilişkin değerlendirmeleriyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88751</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e0b78a0-8d7a-4792-85dd-cc114118f561.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorunsallıkta Yaşamak</image:title>
            <image:caption>20. yüzyıl felsefesinin en önemli isimlerinden olan Çek filozof Jan Patočka’nın felsefesi, Husserl ve Heidegger’in izinde fenomenolojik bir girişimdir. Ona göre felsefi olarak düşünmek ve politik olarak eylemek insanın ‘ne olduğu’ sorusunu sormak anlamına gelir. Politika öncelikle özgürlük meselesidir. Özgürlük, insanın eylemde bulunma ve öngörülemez olanı yapma, anlam yaratma gücüdür. Felsefe ise politikanın ve tarihin imkân koşullarını ele alan sorunsal düşüncedir. Kısacası özgürlük, yaşamın bütüncül anlamının sarsılması ve sorunları görme edimidir.
Patočka’ya göre filozof, ruhunu beslemeye, öğrenmeye, bütünü anlamaya çalışan kişidir. O, fedakârlık yapmanın anlamını ve önemini kavradığı için fedakârlık yapmaktan korkmayan kişidir. Filozof, sürekli olarak olumsuzlukta ve sorunsallıkta yaşayan kişidir. Bu yüzden de eksikliklerini yüzüne vurduğu toplumla zorunlu ve sürekli bir çatışma hâlindedir. Yine de filozofun görevi, bu uyanışı yaymak ve geliştirmektir. Felsefenin amacı, sorunsallıkta yaşayan felsefi kahramanlar ortaya çıkarmaktır.
Bu kitapta Jan Patočka, bir kahramanlık felsefesi, felsefi bir kahramanlık çağrısında bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88752</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6fe7de4e-58d1-42f6-baa1-704d983253a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Aristoteles ve Hegel</image:title>
            <image:caption>Nicolai Hartmann kuşkusuz 20. yüzyıl felsefesinin en önemli ve en özgün düşünürlerinden biridir. Etkileşimde bulunduğu filozoflar arasında Martin Heidegger ve Max Scheler bulunurken, Takiyettin Mengüşoğlu, Hans-Georg Gadamer ve Emil Cioran’ın hocalığını yapmıştır.
Elinizdeki eser, Hartmann’ın birçok dile çevrilmiş iki makalesinin derlemesinden oluşmaktadır. Hegel’in reel diyalektiğini ele alan İlk bölüm, Hegel felsefesine bir giriş niteliğindedir, ikinci bölüm ise Aristoteles ve Hegel felsefelerinin mantık, ontoloji ve özellikle diyalektik açısından benzerlik ve farklılıklarını göstermektedir.
Doğumunun 250. yılını ardımızda bırakırken Hegel’i ve felsefesini Alman filozof Nicolai Hartmann’ın kaleminden anlamak isteyenler için bu değerli çalışmayı okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88753</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91ea1ed2-5d4a-4d7f-bb51-fc4248ca8d8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Pragmatizm</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, üç orijinal düşünürün; Charles S. Peirce, William James ve John Dewey’in düşüncelerine giriş niteliğindedir. Bu üç Amerikalı filozof, çağdaş felsefeye yön veren en önemli düşünürler arasındadır. Onların felsefeleri, felsefenin geleneksel alanları; mantık, epistemoloji, metafizik, estetik, ahlak ve siyaset felsefesine dek uzanmaktadır. Bu kitap, pragmatistlerin bu sorunlara dair görüşlerinin birçoğunu açıklamaya girişmektedir.
Pragmatistler, felsefenin birçok alanına katkıda bulunmuşlarsa da, pragmatizm öncelikle doğruluk teorisiyle tartışmalara ve devrimlere sebep olmuştur. Dolayısıyla pragmatizmin doğruluk ve bilgiyi anlama girişimi, kitaptaki temel tartışma konularından olacaktır.
Yine bu kitap, pragmatizmin niçin rasyonalizm, mistisizm, görecelik ve şüphecilikten farklı bir seçenek önerdiğini ayrıntılı olarak açıklayacaktır. Kitabın diğer bir amacı ise pragmatizmin uygulanmasının, demokratik toplumların ahlaki ikilem ve sosyal problemlerinin çözümünde oynayacağı role ilişkin olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88754</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4c3417c-f210-4776-a0fa-d781329d7be3.jpg</image:loc>
            <image:title>10 Sürpriz Randevu (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bırak ailen her şeyi daha da tuhaflaştırsın 
 
Sophie’nin yeni yıldan tek dileği erkek arkadaşıyla biraz yalnız kalıp özgürlüğün tadını çıkarabilmekti ama ona sürpriz yapmak için gittiği partide ortaya çıktığı üzere özgürlük peşinde olan yalnız kendisi değildi. 
 
Dünyası başına yıkılan Sophie, Noel tatili için Nonna’nın evinde toplanan geniş ailesinin yanında biraz olsun avunmayı umuyordu. Torununun kendine acımasına seyirci kalmak istemeyen Nonna hemen zekice bir plan kurdu: Her birini farklı bir aile üyesinin seçeceği on randevu. 
 
Bazıları felaketle sonuçlanabilecek bu randevuları atlatabilmek için Sophie’nin, kuzenleri Olivia’yla Charlie’nin ve tabii yan komşuları Wes’in yardımlarına ihtiyacı vardı. Efsane Dörtlü güçlerini yeniden birleştirmişken, ikinci şans peşine düşen eski sevgililer ya da imkânsız aşklar onları yıkamazdı… değil mi? 
 
“Baştan sona büyük harflerle diyorum ki KESİNLİKLE ÇOK KEYİFLİ.” —NPR 
 
“Aşkı bulmak, kendini ve aileni tanımak üzerine çok eğlenceli bir hikâye.” —Kirkus 
 
“Aile üyelerinin karakterleri, Sophie için seçtikleri randevularla oldukça zeki bir şekilde yansıtılıyor.” —Publishers Weekly 
  “Noel teması kitabı daha da göz kamaştırıcı kılıyor.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88755</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66463385-011b-47a8-86ef-003554f7fe6d.jpg</image:loc>
            <image:title>İlk - Bilimkurgu Seçkisi</image:title>
            <image:caption>İlk, ismiyle müsemma bir kitap. Pangea Kitaplığı’nın ilk öykü kitabı ve ilk öykü seçkisi. Bilimkurgu Kulübü ile ortaklaşa yürüttüğümüz bu projede hem bilimkurgu alanında senelerdir eser veren yazarlar hem de türe yabancı ama edebiyatta tecrübeli isimler yan yana geliyor. İlk’i emsallerinden ayıran en büyük özellik de bu. Türün duayenleri ile edebiyatın usta isimlerini bir araya getirmesi. 
 
Seçkinin bir diğer özelliği tematik bir öykü derlemesi olması. “Başlangıç” teması ekseninde kurgulanan bu öyküler, türle yeni tanışan, ona aşina olan ya da spekülatif kurgu konusunda uzman olarak nitelendirebileceğimiz okuru bambaşka dünyalara götürebilecek güçte. Derlemede yer alan tüm yazarlar telif gelirlerini, erken yaşta kaybettiğimiz bilim insanı Özgen Berkol Doğan’ın adını yaşatma gayesiyle kurulmuş bilimkurgu kütüphanesine bağışlayarak bu türün daha geniş kitlelere ulaşması için önemli bir adım attılar. 

 
Bilimkurgu iyi ki var! 

 
“Elinizdeki derlemede yirmi bir öykü var. Hiçbiri ‘kısa öykü’ türünün kestirmesine sapmıyor, bir ‘ilginç fikir’ + bir ‘şaşırtmaca’ = kısa öykü şablonuna sığınmıyor. Ortaya attıkları ilginç fikirleri karşılarına alıp hesaplaşıyorlar, didikliyorlar, kurcalıyorlar; gerçek insanların bu fikirlerin gerçek olduğu bir dünyada nasıl yaşayabileceğini soruyorlar kendilerine. Hikâye anlatıyorlar. Masalcı dedeler ve nineler olma yoluna çıkıyorlar; yani edebiyattaki en zor işe kalkışıyorlar” 
Bülent Somay 
 

Afşin Kum, Arzu Uçar, Aşkın Güngör, Burak Albayrak, Cem Akaş, Çağrı Mert Bakırcı, Feyza Hepçilingirler, Fuat Sevimay, İsmail Yamanol, Kadire Bozkurt, Mehmet Berk Yaltırık, Murat S. Dural, Müfit Özdeş, Onur Çalı, Onur Güzeldiyar, Öznur Babur, Pınar Duman, Selim Bektaş, Selim Erdoğan, Tuğrul Sultanzade, Volkan Yalçın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88756</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e0735fa-8f9a-4850-bda0-1a394bb212b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya Savaşı Z</image:title>
            <image:caption>“Okunması gereken bir kitap. Brooks, öylesine detaylı ve özgün yazıyor ki bizim bilmediğimiz bir şey bildiğinden şüphelenmemek elde değil.” –Simon Pegg 
 
Max Brooks, yakın dönem korku-gerilim edebiyatının öne çıkan yazarlarından. 2013’te beyaz perdeye uyarlanan ve büyük ilgi gören Dünya Savaşı Z de &quot;zombi kıyameti&quot; tahayyülünün çağımızdaki zirve noktası. 
 
Çin’de ortaya çıkarak yavaş yavaş tüm dünyaya yayılan bir virüs, Büyük Panik döneminde insanları yaşayan ölülere çevirmişti. Sokaklar, korunaklı binalar, karargâhlar... artık hiçbir yer güvenli değildi. Zombiler ve insanlar arasındaki savaşın ardından dünya nüfusu yarı yarıya azalmıştı. 
 
Yazar, Z virüsü pandemisinin ardından kurulan yeni dünya düzeninde birçok ülkeye giderek savaşın tanıklarıyla röportajlar yapıyor. Medeniyete etkilerini siyasi ve sosyolojik açılardan ele alırken hikâyenin gerilimi bir an bile düşmüyor. Ortaya insanlığın verdiği en büyük savaşın sözlü bir tarihçesi çıkıyor. 
 
Salgın yayılıyor… Yaşayan ölüler her yerde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88757</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b572c92-d6fe-439d-941d-980d5818f820.jpg</image:loc>
            <image:title>Srebrenitsa Çiçeği</image:title>
            <image:caption>“Hikâyen Orada, Her Şeyin Başladığı Yerde!” 
Hollandalı Katolik bir ailede doğup Paris’te oyunculuk eğitimine uzanan bir hayatın içindeyken, 
aslında başka biri olduğunuzu öğrenseydiniz ne yapardınız? 
Kim olduğunuzu, kökeninizi merak etmez miydiniz? 
Üstüne basarak yaşadığımız salt gerçeklik bizi yakaladığında nereye kaçabiliriz? 
Haksızlıkları, acıyı, katledilen hayatları, yalan ve çıkar uğruna kurulan yaşamları 
daha ne kadar görmezden gelebiliriz? 

Ruha hayat veren, eylemlerin içinde gizlenen ipuçlarını takip etmektir, arayıştır. 
Peki, döngüsel olarak şekillenen hayatı anlamlı kılan “gerçek” nedir? 
Srebrenitsa Çiçeği size gidilecek yeri ve gerçeği işaret edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88758</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6425cfb-d232-44dc-976d-51f4aec79551.jpg</image:loc>
            <image:title>Balinanın Karnında</image:title>
            <image:caption>George Orwell üzerine çalışmalarıyla da bilinen Peter Davison’a göre yazarın denemelerini bu kadar başarılı yapan nitelikler, onun alt sınıflara ilgisi, bağımsız sosyalizm yorumu, edebi ve sosyal eleştirmenliği, emperyalizm karşıtlığı ve popüler kültüre olan alakasıydı. Orwell’in Balinanın Karnında’daki denemelerini okuyunca bu yorumun ne kadar doğru olduğunu bir kere daha anlıyoruz. 
 
Orwell’in bu kitapta derlenen denemelerinde yazarın sanat ve propagandaya dair fikirlerini, İspanya İç Savaşı’ndaki deneyimlerini ve İngiltere’deki antisemitizmi öğreniyor, aynı zamanda Henry Miller, Shakespeare ve Tolstoy gibi yazarlara dair yorumlarını da okuyoruz. Balinanın Karnında, ilgileri geniş bir yelpazeye yayılan bir yazarla ufuk açıcı bir yolculuk. 
 
“George Orwell’in iki savaş arasındaki sosyal isyanın tek dâhi edebiyatçısı olduğunu kabullenmenin vakti geldi artık.” 
–Arthur Koestler 
 

“Orwell’in deneme sanatına tekrar can verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.” 
–Peter Davison</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88759</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a731b4db-f304-43b1-bb81-441a3f205282.jpg</image:loc>
            <image:title>Körelten Hançer</image:title>
            <image:caption>Her gölge bir sır saklar… 
 
David Gemmell Legend En İyi Fantastik Roman Ödülü


“Işıkyaratan serisi sonu gelmez bir eğlence sunuyor. Hiç kimse Brent Weeks’in yaptığı gibi son sürat giden, çok iyi kurgulanmış ters köşeler yazmayı beceremez.” –Brian McClellan 
 
“Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” –Peter V. Brett 
 
Gavin Guile ölüyordu. 
 
Önünde yaşayabileceği daha beş yılı olması gerekirdi ama bir yıldan az ömrü kalmıştı. Elli bin sığınmacı, gayrimeşru oğlu ve en büyük sırrını öğrenmiş eski nişanlısıyla, ne tarafa dönse sorunlarla boğuşuyordu. Ama daha önemlisi, renklerin sihri kontrolden çıkmış, Yedi Satraplık’ın yıkımına neden olacaktı. 
 
Ne yazık ki sorunlar bunlarla bitmiyordu. En fenası da, eski tanrılar yeniden doğuyordu ve renk garabetleri ordusu giderek güçleniyordu. Gavin’in tek kurtuluşu, on altı yıl önce özgürlüğünü ve hayatını çaldığı abisi olabilirdi sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88760</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0a35482-abe2-4c26-b173-6add5b4ea58f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuş Kitabı</image:title>
            <image:caption>Sabahları uyandığınızda pencereden sızan ya da ormanda küçük bir yürüyüş yaparken dallardan süzülen seslere hiç kulak verdiniz mi? Cevabınız evetse harika ezgileriyle ötüşen kuşların cıvıltısından bahsettiğimi hemen anlamışsınızdır.
Peki, gagalarına bakarak nasıl beslendiklerini ya da ayaklarına bakarak nasıl bir yaşam tarzına sahip olduklarını öğrenebileceğinizi biliyor muydunuz?
Bu ilginç kitap, onlara dair içinizdeki merak duygusunu güdülerken, göklerde kanat çırpan dostlarımızı daha yakından tanımanızı sağlayacak. Hem kuşları tanıyacak hem de eşleştirme ve renklendirme etkinlikleri ile bilgilerinizi eğlenceli oyunlarla pekiştireceksiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88761</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2f0b86b-0493-4cac-99b5-bb4d61658b59.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihe Yön Veren Liderler (10Kitap)</image:title>
            <image:caption>Geçmiş zamanda kimler yaşadı, neler yaptılar ve neden bu kadar zaman geçmesine rağmen yine de onların isimlerini unutmuyoruz diye düşünüyor musunuz hiç? Acaba “Tarihe Yön Veren Liderler” nasıl insanlardı, neler yaşamışlardı ve kimdi onlar? İşte bu kitaplar size geçmişimizin önemli isimlerinin hayatlarını anlatıyor. Kimler yok ki; Sultan Alparslan’dan Attila’ya, Bilge Kağan’dan Fatih Sultan Mehmed’e… “Tarihe Yön Veren Liderler”le tanışmanın tam da sırası…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88762</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dea01f81-63e3-4af6-9723-9a5c563aaf5c.jpg</image:loc>
            <image:title>Empedokles&apos;in Dostları</image:title>
            <image:caption>AMIN MAALOUF’TAN 8 YIL ARADAN SONRA YENİ BİR ROMAN…

Türkiye’de geniş bir okur kitlesine sahip Amin Maalouf yeni romanı Empedokles’in Dostları’yla okurlarını selamlıyor.

Romanlarıyla olduğu kadar deneme kitaplarıyla da ilgi çeken Maalouf, Empedokles’in Dostları’nda bu kez geleceğe yönelik bir kurguyla dönüş yapıyor. Ölümcül Kimlikler ve Uygarlıkların Batışı kitaplarında yer verdiği eleştirel gözlemlerin izinde yarı distopik bir dünya çiziyor. Platon’un mağarasından çıkıp Empedokles’in Dostları’yla tanışmaya davet ediyor bizi.

Atlas Okyanusu kıyısındaki küçük Antioche adasının yalnızca iki sakini vardır: Orta yaşın verdiği olgunlukla sessiz bir hayat sürmek isteyen Alec ile yazdığı ilk romanının yakaladığı başarı sonrası her şeyi ardında bırakan esrarengiz Ève. Birbirlerinden uzakta, kırılgan yalnızlıklarının tadını çıkaran bu iki insanın yolu bir gün elektriğin, telefonların, televizyon yayınlarının, internetin, kısacası her türlü iletişim aracının etkisiz hale gelmesiyle kesişir.

Gerçeğe ulaşma imkânı kalmayınca fısıltı gazetesi işlemeye başlar: Gezegen bir nükleer felaketin eşiğindedir, Amerika küresel ölçekte bir terör saldırısına maruz kalmıştır, insanlığın hayatını kolaylaştıran teknolojik gelişmeler artık insanlığın sonunu getirmiştir...

Tüm dünya bu söylentilerle çalkalanırken, kendilerine Empedokles’in Dostları diyen, son derece gelişmiş bir teknolojiye ve tıp bilgisine sahip bir grup gizemli insan bu karmaşaya son vermek üzere çıkagelir. Alec bu insanların kim olduğunu öğrenmeye çalışırken, içinde yaşadığımız dünyanın çelişkileriyle de yüzleşmek zorunda kalır. Hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır.

“Hayal kırıklığı içeren bu satırları yazarken hikâyenin sonuna geldiğim izlenimindeyim. Geldiler, üstünlük kurdular, dünyada hem kaygı hem de umut rüzgârları estirdiler, sonra da gittiler.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88763</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9e1a95e-a938-4eb6-bb0a-129bf2a83a77.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölge Dünya Macera Hikayeleri Serisi 5 kitap</image:title>
            <image:caption>Merhaba! Benim adım Tolga. Sana her zaman duyduğun sıradan şeylerden bahsetmeyeceğim. Bu sana çok iddialı gelebilir ama hikâyenin sonunda bana hak vereceksin. Çünkü ben de “Gölge Dünya”yla tanışana kadar sıradan bir çocuktum. Hatta çok sıkıcı bir hayatım vardı da denebilir. Yani okula gidip geliyor, ödevlerimi yapıyor, yemek yiyor ve uyuyordum. Günlerim sevimsiz bir sıkıcılıkla devam ediyordu. Ta ki “Gölge Dünya”daki ikizimle tanışana kadar! Şimdi sen “Gölge Dünya” neresi, gölge ikizim de kim bilmiyorsun. Bu çok normal, ben de bilmiyordum. Bu kitabı okuduğunda acayip bir dünyaya kapı aralayacaksın. Burada macera, eğlence, korku, gizem ve sırlar var. Bence sen de bir an önce “Gölge Dünya”nın kapısını aralamalısın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88764</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13ec06a5-6edd-4456-baf8-8079e763f6f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Zamanlar Okumayı Sevmeyen Çocuk</image:title>
            <image:caption>Hugo heyecanla hediye paketlerini açmak için salona koştu. O paketlerde neler olduğunu çok… Yok yok, merak etmiyordu. Çünkü neler olduğunu biliyordu. Annesi, babası, büyükannesi ve geri kalan herkes ona doğum günü hediyesi olarak kitap almıştı. O renkli, düz dikdörtgen paketlerin içinde ne olduğu bir bakışta anlaşılıyordu işte. Hugo bundan ne zaman kurtulacağını gerçekten merak ediyordu. Ne yani kitap okumadan yaşanamaz mıydı? Yemek miydi sanki bu! 
Sevmiyordu okumayı işte, ne var bunda?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88765</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133551d6-9331-4dcc-a4e3-18d24adfa156.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Tarihinin Elli Temel Metni</image:title>
            <image:caption>İçerisinde birincil ve ikincil kaynakların bulunduğu bu kitabın ana stratejilerinden biri, dönemleri, metinleri ve kültürel tarihleri birbirine karıştırarak 19. yüzyıl sanat tarihi alanını oluşturan dahili sınırların aslında var olmadığını vurgulamaktır. Sınırlamalar ve kısıtlamalar, Avrupa’nın sanat üretimi ve sanat üzerine yazma bağlamında bize bıraktığı zengin kültürel mirasın zedelenmesine sebep olmaktan öteye geçemez. Bu kitapta yer alan, antik zamanlardan çağdaş döneme kadar uzanan eserler ve konular üzerine kaleme alınmış elli eleştirel metnin amacı bizlere bırakılan kültürel mirası sorgulamaktır. Kolektif olarak ele alındığında bu çok katmanlı metinler, farklı kuşaklardan düşünürleri örgüde iç içe geçen ipler misali bir araya getirerek kültürel mirasımıza ve arşivlerimize çoğulcu bir bakış açısıyla yaklaşmamızı sağlamaktadır. Kitapta yer verilen metinlerin çoğu aslen sanat tarihi alanından çıkma değildir fakat sanat tarihinin tarihsel temel dayanaklarının anlaşılması için mutlaka okunması gereken metinlerdir. Sanat tarihçiliğini sanat üzerine yazmak ve sanat yapmak olarak ikiye ayıran tarihsel Avrupalı bakış açısını kırmak isteyen bir disiplin için bu kitapta yer verilen yazarların kaçının hem sanatçı hem de sanat tarihçisi/eleştirmeni olduğu önemlidir. Kitaptaki yorumlarda yansıtıldığı şekliyle kültürel üretimin sürekliliği ve teorileştirilmesi, sanat tarihi ve sanat tarihi yazımının mevcut genişliğine ve toplumsal geçerliliğine yeniden vurgu yapmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88766</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6d403a7-c62d-44ce-a6ea-2399129f9107.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığın Ayak İzleri: Batı Resminde Aşk ve Bazı Küçük Felaketler</image:title>
            <image:caption>Aşk deyince herkesin dinlemek istediği masal farklıdır, değil mi? Kimi mutlu sonların, yüzü gülen âşıkların peşindedir, kimi de hem cenneti görmek ister hem de cehennemi. Bu durum Batı resim sanatına adını yazdıran ressamlar için de farklı değildi; iyi ya da kötü, hepsinin anlatacak bir hikâyesi vardı. Bazıları ilahi aşkları 
anlattı, bazıları mitolojinin efsanevi âşıklarını. Birbirlerine tutkuyla bağlı çiftler gibi sadakate sırt çevirmişlerin suretleri de belirdi tuvallerde. 
 
Celil Sadık, Uygarlığın Ayak İzleri serisinin üçüncü kitabında Batı resim sanatında aşk temasını irdelerken madalyonun iki yüzüne de bakma cesareti gösteriyor. “Resim sanatında aşkı konu eden bir kitapta ondan söz 
etmemeyi düşünemezdik,” diyen Sadık, ilk iki bölümün ardından Avrupa’yı terk edip sıcak bir iklime göçerek Frida Kahlo’nun hayatıyla eserlerine değindiği son perdeye varıyor. 
 
Kitapta anlatımına yer verilmeyen dört kült eser için kaydedilen ve QR kodlarıyla son sayfadaki yerini alan mini seminerler ise Uygarlığın Ayak İzleri serisinin sanata âşık okurlarına armağanımızdır. 
 
Bu dünyadan gelip geçmiş bütün aşkların şerefine!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88767</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3c879f5-93df-46a9-8623-6830fe93450d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeni Başlayanlar İçin Platon</image:title>
            <image:caption>Platon bir tanrı ya da süper kahraman değildi. Bizim gibi bir insandı ama belki de dünyanın en büyük filozofuydu. Batı dünyasını ve bizim bu dünya hakkındaki düşünme şeklimizi bu kadar şekillendiren başka bir kişi yoktur. 
 
Onun soruları, 2500 yıl önce olduğu gibi, bugün de gerçek olmaya devam ediyor. Biz insanlar, bu sorulardan veya bunlara cevap verme sorumluluğundan kaçamayız: 
 
Adalet nedir? 
Hakikat nedir? 
Güzellik nedir? 
Nasıl bir toplum inşa etmeliyiz? 
Bildiklerimizi nasıl biliyoruz? 
 
Yeni Başlayanlar için PLATON; Yunanistan’ın tarihi, Sokrates’in hayatı, Platon kimdir, idealar teorisi, Platon’un kozmolojisi, son çalışması Yasalar, Platon ve Aristo, Platon’un erken Hıristiyanlıktan 20. yüzyıla kadarki etkileri gibi pek çok konusuyla, Platon’a dair genel bir bakış açısı kazanmamızı sağlarken sade diliyle ve çizimleriyle de keyifli bir okuma sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88768</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3ea2281-a28e-4f58-9290-3201bd3a81f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Köşedeki Adam</image:title>
            <image:caption>Derler ki, ruhun tek eşi bedendir. Bedene üflenir ruh ve oyun başlar. Ruh ayrılırsa bedenden, oyun da son bulur ve adı ölüm olur. 
 
Bedeni var olurken ruhu es geçilmiş bir adam koydu oyunun kurallarını. Kendi kanını akıtarak kadehlere doldurdu. 
 
Bir harabede şerefimize kalktı kadehler, tokuşturunca kırıldı. Kırıldık biz de,  birbirimize battık kan içinde. Oynadık. 
 
Kendi geçmişlerinde tutsak kalmış İdil ve Tunay, özgür olmak için bu ölümcül oyunu oynamak zorunda. Çünkü aşkla yaşamak için ölüme meydan okumak gerekebilir bazen. Peki, aşka meydan okumak mümkün mü? Bu oyunun sonunda ne var, aşk mı ölüm mü? 
 
Yanıyorduk. Yangın hiç durmuyor, korlar yeniden tutuşuyor, yeniden alev alıyor, ateş hep büyüyor ve biz baştan yanıyorduk. 
 
(…) Boynundaki dövmeye takılmıştı, yerini yönünü unutmuş gözlerim. Kulağının arkasında ona fısıldayan bir kadın vardı, şeytani bir kadın. Sustuğu zamanlarda, kulağına fısıldayan bu şeytanı dinliyordu belki. Onun sustuğu her anda, benim çığlığım vardı. O bunu duymuyordu. Belki de kulaklarını kapatıyordu şeytan. Onu bana dilsiz ve sağır kılana kadar fısıldıyordu kulağına…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88769</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39d4f9f5-cdaa-4dfd-9825-b62ce560d2bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Halk Yönetimi - Demokrasi ve Popülizm Çatışmasında Dünya</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Sanayi Devrimi’nden (1760’lardan) beri, dünyada ortaya çıkan teknolojik değişim ve onun da etkisiyle oluşan demokrasi, milliyetçilik ve sosyalizm akımlarının belirlediği küresel gelişmeleri ve onlara tepki olarak doğan bir siyasal hareket olarak popülizm olgusunu, küresel salgın ortamında inceleyen bir çalışmadır. 

On sekizinci yüzyıldan itibaren dünya giderek artan oranda yönetme hakkının halkta olduğu savına göre düzenlenen siyasal sistemler ve hükümetlerle yönetilmiştir. Ancak, bu sava dayanarak yapılan girişimler ortaya tek bir halk yönetimi uygulaması çıkartmamış, farklı zaman ve coğrafyalarda etkili olan demokrasi, milliyetçilik ve sosyalizm gibi türlerine ve onların etkileşimlerine göre de farklılık içeren halk yönetimleri doğmuştur. 
Siyasal sistemi halkın yöneteceği savı, halkın kim olduğunu tanımlamadan, kimler tarafından ve nasıl bir yönetimin vücut bulacağını belirlememektedir. Burada verilen yanıtlara göre fevkalade liberal bir demokrasi de, gayet şedit bir totaliter rejim de aynı halkın yönetme savına uygun olarak kurulabilmekte ve sürdürülebilmektedir.  Kullanılan tanımların muğlaklığı ve çeşitliliği, en pekişmiş demokrasilerde bile liberal demokrasi karşıtı güçlü halk hareketlerine ve onların siyasal liderlerinin yükselmesine yol açabilmiştir. 

Soğuk Savaş’ın bitiminden itibaren (1989 – 1991) süren küresel ve teknolojik gelişmeler yine bir halkçı (popülist) sava dayalı olarak farklı içerikte siyasal hareketlere, başta Kuzey Amerika ve Batı Avrupa olmak üzere, küresel olarak yol açmıştır. Bu kitap işte tam bu ortamda ortaya çıkan bir başka küresel olgu olan COVID-19 salgınının bu gelişmeleri nasıl etkileyeceği ve bizi nasıl bir dünyaya doğru yönlendirmekte olduğunu da araştıran bir çalışmadır.   Salgınla birlikte gittikçe keskinleşen tezatlıklar ve çatışmalar daha ciddi bir otoriter, hatta totaliter ülkelerin dünyasının mı, yoksa daha özgürlükçü liberal demokrasilerin dünyasının mı habercisidir? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını merak edenler için bu hususların sadece yanıtı değil, aynı zamanda nasıl belirlenebileceği hakkındaki çözümlemeler de içeren bir yayın olarak Halk Yönetimi: Demokrasi ve Popülizm Çatışmasında Dünya okuyucuya sunulmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88770</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/954b391e-0dd6-47e4-810b-59d88c876b37.jpg</image:loc>
            <image:title>Oti Büyük Karınca</image:title>
            <image:caption>Küçük karınca Oti&apos;nin büyük soruları var. 
Tüm çocuklar gibi hemen büyümek İstiyor. 
Ama büyük olmak nasıl bir şey acaba? 
Sadece yaş almak, bedence gelişmek mi? 
Yoksa geçen zamandan daha önemlisi 
zamanın nasıl geçtiği, ne öğrettiği mi? 
 
Öğretmen Nesrin Erdoğan, bilgiye, cesarete, 
büyüklüğe uzanan bir yolculuğa ve sorulara 
birlikte yanıt aramaya çağırıyor okuru.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88771</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f63ae953-7c46-453e-8dae-cf84272453bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ben - Ölümle On Yedi Karşılaşma</image:title>
            <image:caption>“Yilin Kitabi” Seçkilerinde  
Sunday Times - Guardian - Times Observer -Telegraph  
 
Ölümcül Seyreden Bir Çocukluk Hastalığı, Neredeyse  Felaketle Sonlanacak Bir Ergenlik Isyanı, Issız Bir Patikada Bir Seri Katille Karşılaşma, Eksik Personelli Bir Hastanede Beceriksizce Yaptırılan Bir Doğum. Bunlar Çağdaş Edebiyatın Önemli Yazarlarından, Costa Ödülü Sahibi Maggie O’farrell’ın Bizzat Yaşadığı Ve Bu Sıra Dışı Anı Kitabıyla Okuruyla Paylaştığı, Ölümle On Yedi Karşılaşmasından Sadece Dördü. Gerçek, Soluksuz Bırakan Ama Hepsinden Öte, Bizlere “Derin Bir Nefes Alıp Kalbimizin Atışını Dinlememizi” Hatırlatan Bir Anı-Roman. 
 
&quot;Nefes Kesecek Kadar Iyi.&quot; Guardian 
“O’farrell Eline Okla Yayı Alıp Doğrudan Kalbe Nişanlıyor.”  Times 
“Ölüm Hakkında Olup Da Kendimi Bu Kadar Canlı Hissettiren Hiçbir Kitap Olmadı.”  Tracy Chevalier 
“O’farrell Her Manada Bir Mucize. Bu Kitabı Asla Unutamayacağım.”  Ann Patchett 
Goodreads Okur Ödülleri  
Ani Kategorisi Yari Finalisti</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88772</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a32bf76c-7164-452e-9d1a-cee26988118c.jpg</image:loc>
            <image:title>Derinler ve Sirenler</image:title>
            <image:caption>Ege, üstünde oturduğu yatağı avuç içleriyle gezdi, yıllardan sonra ilk defa eski yatağında uyuyacağı için garip hissediyordu, artık sığabileceğinden bile şüpheliydi ama yine de dün akşama kıyasla daha rahat bir uyku vadettiği kesindi. Işığı kapatıp hâlâ çalıştığına şaşırdığı gece lambasının zayıf rehberliğinde yatağına geri dönerken rahat uyku yargısının kesinliğinden şüphe duymaya başladı. Örtünün tamamıyla altına girebilmek için dizlerini kırıp kendine doğru çekerken sadece bedeninin değil, ruhunun da küçüldüğünü hissetti, sanki tekrar küçük bir çocuk olmuştu. Üstündeki örtüyü boğazına kadar çekmeye çalışırken içini bir huzursuzluk kapladı, eskinin tozuyla kaplı karanlık bir duygu yavaş yavaş geliyordu; korkmaya başlamıştı. 
 
Bunca yıldan sonra uyurken tekrar karanlıktan korkabileceğini düşünmemişti, nasıl bu kadar zayıf ve aptal olabilirdi?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88773</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a6fbc1c-96a9-41be-b39a-536972aa1302.jpg</image:loc>
            <image:title>Yükseliş</image:title>
            <image:caption>Günümüzde güçlendirilmiş kadınların kalplerinde ve zihinlerinde, “her duvar bir kapıdır.” Haydi duvarları yıkalım ve kapılardan hep birlikte geçelim. 
Pistten havalanan bir uçağın inmelendiği o anda olduğu gibi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede, kadınların bazen itici bir güce; bir “yükseliş” anına ihtiyaçları oluyor. Melinda Gates, kurucusu olduğu vakıfla, 2000’den beri kadınlar, genç kızlar ve kız çocukları için pek çok projeye hayat verdi. Dünyanın farklı yerlerine yaptığı yolculuklarda ona ilham veren pek çok insanla tanıştı. Gates, onlardan öğrendiklerini bu kitapta samimiyetle anlatıyor. Çocuk yaşta yapılan evlilikler, doğum kontrolüne erişim, işyerinde toplumsal cinsiyet eşitsizliği, hatta Gates’in kendi evliliğindeki eşitlik arayışına dek kitap, dünyaca tanınan bir iş insanı ve hayırseverin, kadın haklarına, bireysel, toplumsal ve uluslararası düzeyde bakış açısını taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88774</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43205010-52ca-4636-9898-91989a6d373a.jpg</image:loc>
            <image:title>The Glow</image:title>
            <image:caption>Did they do this to you when you were awake, angel?” Paul asked. He was staring in horror. Luce nodded. She pressed her lips together! She was trying to be strong. Sera stood up and filled everyone&apos;s glasses. Luce drank half a glass in a sip. Sam clenched his fist and pressed it over his mouth. Luce took another sip of her drink. 
“I was lying prone. They tightly tied my head, arms and legs. A voice was telling me that the brain tissue did not feel pain. Maybe he was right, but skin and bone felt too much. I wanted to faint. I was begging God for make me fainted,” she said, as her voice turned into a whisper. They all drank their drinks at once. Luce stretched out her glass. Sam stood up and refilled the glasses this time.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88775</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04395beb-be2e-4ef1-84a3-0177f2d3390e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sara’nın Gözleri</image:title>
            <image:caption>“Bu defa da ölmedim anne.” 
Sara o gün gazetenin yazı işleri toplantısında kimsenin cesaret edemediği haber için gönüllü olduğunda kendisinin ve sevdiklerinin hayatını tümüyle değiştireceğini bilmiyordu. Bakü-İstanbul-Moskova hattında, kulağında çocuk çığlıkları, uluslararası organ mafyasının peşine düşerken, bu yolun onu kayıp babaya ve tutkulu bir aşka götüreceğinden de habersizdi. 
Sara’nın Gözleri, organ mafyasının içyüzünü ortaya çıkarmak için hayatını ortaya koyan, cesur bir gazetecinin soluk kesici macerası. 
“Nefes kesici… Elinizden bırakamayacaksınız.” 
Zülfü Livaneli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88776</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c351bf4-4e06-4980-86a9-7fbf27188c7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fırtına Koşucusu 2 Ateş Bekçisi</image:title>
            <image:caption>Zane Obispo’nun Fırtına Koşucu kitabında anlatmaya başladığı hikâyesi Ateş Bekçisi ile devam ediyor! Fırtına Koşucu’da, babasının en güçlü Maya tanrılarından biri olduğunu öğrenmesiyle hayatının nasıl altüst olduğunu ve Maya tanrılarıyla girdiği amansız savaşı anlatan Zane, bu kitapta Ateş Kehaneti’nin henüz bitmediğini öğreniyor. Kehanetin bu aşamasında Zane’in tanrıdan olma öteki çocukları kurtarması (evet, başkaları da var), babasının idamını durdurması (evet, ulu Hurakan’ın) ve tüm Maya tanrılarının paçalarını kurtarması (evet, başları büyük belada) gerekecek. Bu zor görevde hiç ummadığı biri ona yardım edecek: Ah-Puch! (Evet, Ölüm, Karanlık ve Yıkım Tanrısı; hani ilk kitapta Zane’i öldürmeye çalışan…) Ah tabii, bir de Brooks var ama o konuyu kitaptan bir bölümle anlatalım: “Oysa ben kitabı...” Ren duraksadı. “Heyecanlı, biraz da ürkütücü bulmuştum. Yer yer de iğrenç... Fakat çoğu zaman da şirindi.” “Şirin mi?” Brooks küçük bir kahkaha attı. “Zane, ben şirin kısımları hiç hatırlayamadım. O öyküde daha çok iblisler, kan, kıllar ve iç organlar olması gerekiyordu.” Kesinlikle doğruydu bu. Fakat teknede omzuma başını yaslayıp uyuduğu geceyi cidden unutmuş muydu? Kısacası Zane’in bu ikinci kitabında sizi yine unutulmaz bir macera bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88777</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4494105a-9670-467f-9087-f4b51a9e934c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tavuskuşu Güncesi</image:title>
            <image:caption>Tereddüt, kuşku ve dirençsizlik, eğer arkada bıraktığın biri varsa peşinden hiç ayrılmaz. İnsan ruhu tuzaklara o kadar kolay düşer ki, şaşırırsın. 
Bir yanda Gezi direnişinin son günlerinde ağır bir fiziksel travma yaşayıp hayatı altüst olan aktivist bir avukat; diğer yanda 12 Mart’ın karanlık günlerinde cuntanın gazabından kurtulmak için ülke dışına kaçmaya çalışan bir gerilla…  Ve onları birleştiren bir günlük… İki farklı zaman ile iki farklı hikâyenin kesiştiği noktada, birbirini arayan ruhların buluşması... Tüm bunların ötesinde, küçük bir kıyı kasabasında yavaş yavaş kendini ele vermeye başlayan, hayata ve evrene dair kadim bir gizem… Tavuskuşu Güncesi, ürpertici labirentleriyle “gerçeklik” kavramını sorgulatan, sürprizli ve sarsıcı bir roman. 
“Yola çıkarken pek çok şeyi göze aldığımızı ve başımıza gelebileceklere karşı hazırlıklı olduğumuzu düşünmüştük. Yanılmışız. Değil bizim, hiç kimsenin aklının ucundan geçmeyecek bir serüvenin içinde bulduk kendimizi. Artık hayatlarımızın asla eskisi gibi olamayacağını biliyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88778</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83645f97-097b-4cb8-8a04-7b5ad5842cb9.jpg</image:loc>
            <image:title>Ecel Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ecel Çiçekleri suçlulara cezalarını vermeye, güçsüzleri ayağa kaldırmaya geldiler…  
İstanbul’da birbiri ardına işlenen kanlı cinayetleri çözmeye kararlıdır Suat Komiser.  
Vahşice öldürülen ama ölüme direnmemiş görünen erkekleri birbirine bağlayan nedir? 
Katil, cesetlerin yanına neden beyaz kasımpatıları bırakır?  
Ecel Çiçekleri cezasız kalan vahşetin, adaletin ve intikamın romanı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88779</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fea1bbcc-e8b4-4bf4-9abb-a610756a3acc.jpg</image:loc>
            <image:title>İki Şehrin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“Her insan evladının bir başkası için derin bir sır ve gizem barındırdığı fikri, üzerine kafa yormak için enfes bir konudur. Korkunç şeyler, hatta Ölüm’ün ta kendisi bile içinde bir sır barındırır.” 
Öldü sanılan biri yıllar sonra kim olduğunu hatırlıyor. Devrimin eşiğinde sokaklar çalkalanıyor. Londra ile Paris arasında sırlar gidip geliyor. Giyotinin keskin bıçağına güneş vuruyor. Bir şehrin hikâyesini bankacılar ile soylular, diğerininkini mahkûmlar ve baldırı çıplaklar yazıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88780</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcc3142-59a1-495d-bfc0-d3e01c1d1b49.jpg</image:loc>
            <image:title>Anneler, Kızları ve Beden Algısı</image:title>
            <image:caption>Bedeni ve kendisi ile sağlıklı bir ilişki kurmayı arzulayan, kendisini olduğu gibi sevmeyi öğrenmeyi dileyenleri ve bir kız çocuğu yetiştiren herkesi bir yolculuğa çıkaran bu eser, başucu kitabınız olacak nitelikte. 
Milyonlarca kadın, özdeğerini bedeni üzerinden tanımlıyor. Medya, eril dil, yetiştirilme tarzımız gibi etkenlerin gölgesinde ideal beden sancıları içinde yaşayan kadınlar için Psikolog Hillary L. McBride, bedenimizi nesneleştirmenin anlamsızlığını ve buna neden olan tuzakları anlatıyor.  
İdeal beden algısı yeme bozukluklarına yol açarken, yaşamı nasıl ele aldığımızın ve onu nasıl yaşadığımızın da belirleyici faktörü olabiliyor. McBride, değerimizin başkalarının hakkımızdaki düşüncelerine, hayatta sergilediğimiz performansa bağlı olmadığının altını çiziyor. Kendi hikayesini, bu kitap için görüştüğü anne ve kızların hikayesini maskesiz, yalın bir biçimde okuyucuya rehber olabilecek şekilde paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88781</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/003653af-9f0b-4c2e-985e-fb8af6a6729b.jpg</image:loc>
            <image:title>Hee-Long Efsanesi: Şafak Güneşi</image:title>
            <image:caption>Yeraltında saklı bir köy… Ritan. Toprak Ana olarak da bilinen Mana-Hee’nin kudretli göz-yaşlarıyla suladığı rivayet edilen bereketli ve gizemli toprakların sahibi olan Rintler. Eski bir inanışa göre, insanoğlunun oyununa gelerek âşık olduğu kıza tüm güçlerini verip onu, Toprak Ana’ya yani Mana-Hee’ye çevirmiş olan doğaüstü varlık Hee-Long’un ve onun saklandığı bu sihirli toprakların peşinde olan Kansai örgütü. Bulunması neredeyse imkânsız olan bu doğaüstü varlığın, köylüler tarafından bulunup kendilerine teslim edilmediği takdirde astığı astık, kestiği kestik olan bu örgütün, savaş ilan edeceğini bildirdiği Rint halkının giriştiği ve kaderini belirleyeceği zorlu mücadelesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88782</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e192cd0b-1002-4734-850d-c37cdbdcc9b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Rengini Değiştirmek İsteyen Kurt</image:title>
            <image:caption>“Olmadı, olmadı, olmadı!” 
 
Yeni macerasıyla “Kurt” tekrar karşınızda! 
Orianne Lallemand’ın yazdığı, Éléonore Thuillier’nin resimlediği ünlü “Kurt” serisi Rengini Değiştirmek İsteyen Kurt kitabıyla devam ediyor. Bu sıcacık, tatlı, komik hikâyeleri okuyabilir, dinleyebilir, anlatabilirsiniz. 
 
Kurt o sabah tersinden kalkmıştı doğrusu. Aynaya baktığında kendisini hiç beğenmedi ve rengini değiştirmeye karar verdi! Bu iş düşündüğü kadar kolay olmayacaktı tabii… 
Bakalım Kurt kendisiyle barışmanın bir yolunu bulabilecek mi? 
Büyük küçük bütün okurların sevdiği sevimli karakter Kurt’un maceraları devam edecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88783</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f72829c-e4ac-4218-88d8-c949f1fa9437.jpg</image:loc>
            <image:title>Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları</image:title>
            <image:caption>Gelecek belki de sizin ellerinizde! Tehlikesavar Matematik Cambazları, Felaketsavar Bilim Tutkunları ve Destansı Mühendislik Faciaları adlı eserleriyle &apos;&apos;Başvuru Kitaplığı&apos;&apos; kavramına farklı bir boyut kazandıran İngiliz yazar Sean Connolly, Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları kitabıyla, teknolojinin insan hayatına nasıl &apos;&apos;hizmet&apos;&apos; ettiğine yönelik geniş bir perspektif çiziyor; meraklı, becerikli ve yaratıcı gençlere modern teknolojinin geldiği son noktayı gösteriyor.

Günümüz teknolojisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek ileri teknolojilerin bir sentezini 26 ayrı bölümde irdeleyen bu ufuk açıcı kaynak, gıda boyası kullanarak genomları dize getirmekten bir bardak sütle güneş enerjisini öğrenmeye uzanan birbirinden heyecanlı ve eğlenceli 27 adet bilimsel deneyle bilgiyi pratiğe dönüştürme fırsatı sunuyor.

Yazar, her bölümde okuruna yönlendirdiği &apos;&apos;Bu teknoloji dudak uçuklatıyor mu?&apos;&apos; sorusu ile de, çığır açacak fikirlerin ve akılalmaz teknolojik gelişmelerin, kötü ellerde ne denli büyük (ve çoğunlukla da epey korkutucu) felaketlere sebep olabileceğini tartışıyor; bilimi ve bilimsel bilgiyi insanlığın yararına kullanmanın önemine ve gerekliliğine vurgu yapıyor.

Yatağınızı toplayacak bir robot ister miydiniz? Ya da bulaşık makinenizi boşaltacak bir araç? Bir roketi yeniden kullanarak ne kadar tasarruf edebilirsiniz? Peki, &apos;&apos;kendi zihnine sahip&apos;&apos; süper zeki bir bilgisayarla başa çıkabilir misiniz? Tabii bir de elinizden hiç düşürmediğiniz akıllı telefonlar var. Acaba onlar ne kadar akıllılar? Sizden daha akıllı olma ihtimalleri var mı? İyi ama, o telefon nasıl çalışıyor?

Teknoloji her geçen gün ilerliyor ve neyse ki, onları kullanacak kişiler de yetişiyor. Evet, siz de onlardan biri olabilirsiniz! Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları, klimalı giysilerden sürücüsüz arabalara, GPS&apos;den yapay zekâya ve hatta hologramlara kadar, birbirinden ilginç yenilikleri anlaşılır ve eğlenceli bir dille anlatan, ansiklopedik bir eser. Kitap, teknoloji ile ilgili bilgi sunmakla kalmıyor, bunun hayatı nasıl kolaylaştıracağına ve hâlihazırda kullandığımız diğer teknolojilerle bağlantısına da değinerek bilgiyi bir bütün olarak ele alıyor. Son bölümde yer verdiği sözlükte, bahsettiği konuların satır aralarında geçen tüm merak uyandırıcı kelimeleri bir arada toplayarak okuruna kolaylık sağlıyor.

Zengin içeriği, kazanım odaklı deneyleri ve göz alıcı tasarımıyla sadece gençlerin değil her yaştan teknoloji tutkununun iştahını kabartacak Dudak Uçuklatan Teknoloji Maceraları; STEM eğitim modelinin &apos;&apos;T&apos;&apos; harfine odaklanarak, teknolojinin yaşamımız üzerindeki etkilerine yakından bakıyor.

Gelecek bu kitapta! Peki siz neredesiniz?...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88785</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0248b40a-e771-4db4-9b0f-e69446a85c6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Karın Dolusu Sır</image:title>
            <image:caption>Bir Karın Dolusu Sır miniklerin aileleriyle konuşmaya çekindiklerinde 
hissettiklerine dair sıcacık, güven verici bir hikâye. 
 
“Küçük bir sır sadece, ne zararı olabilir ki” 
 
Bir gün Moira çorabından sallanan bir ipliği çeker ve çorabında küçük bir delik oluşur. Minik kız çorabının söküldüğünü annesine söylemeye çekinir. Bunu bir sır olarak karnına saklamaya karar verir. Daha sonra meyvesini yiyemediği için babasının ona kızacağını düşünür ve meyveyi çöpe atar. Bunu da bir sır olarak karnına saklamaya karar verir. Okuldan eve döndüğünde işler biraz daha karışır, saklanacak sırlar artar. 
Artık Moira’nın karnı sırlarla o kadar dolmuştur ki yemeğini bile bitiremez. 
Moira karnındaki sırları ailesiyle paylaşacak mı dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88786</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b8d124b3-803f-41dc-a429-1fcd4bede028.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne-6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Anne ve Gilbert, Ingleside’daki yeni evlerine taşınalı yıllar geçmiştir. Çocuklarla ilgilenip ev işlerine koşturan Anne’in oldukça hareketli bir yaşantısı vardır. Buna bir de Gilbert’ın sivri dilli teyzesi Mary Maria’nın ziyareti eklenince Anne’in hayatı oldukça karmaşık bir hal alır. 
 
Tüm sıkıntılara ve Ingleside’da peş peşe yaşanan felaketlere rağmen Anne, çocuklarının ve sevgili eşi Gilbert’ın yanında hiçbir yerde olmadığı kadar mutludur ve ailesi ile olduğu için kendini şanslı hissetmektedir. 
 
Yeşilin Kızı Anne serisinin altıncı kitabını okurken Blythe ailesinin mutluluklarına, hüzünlerine ve korkularına ortak olacak, onlarla birlikte kâh üzülüp kâh gülümseyeceksiniz. 
 
“Hayat böyleydi işte. Mutluluk ve hüzün… Umut ve korku… Ve değişim. Sürekli bir değişim! Bu kontrol edebileceğiniz bir akış değildi. Eskiyi bırakıp yüreğinize yeniyi almak zorundaydınız, onu sevmeyi öğrenip sonraonu da bırakmayı bilmeliydiniz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88787</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c76f0f71-a362-47dd-9fe4-8900a43d08fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatro ve İkizi</image:title>
            <image:caption>Tiyatro ve İkizi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88788</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0281cd3-3a59-4e54-98fb-d084d6ecaec3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hisseli Kıssalar</image:title>
            <image:caption>Modern İtalyan edebiyatında derin etkileri olan; Umberto Saba, Eugenio Montale ve özellikle Giuseppe Ungaretti gibi önemli şairler için bir model ve usta sayılan Giacomo Leopardi’nin (1798-1837) Hisseli Kıssalar’ı ilk kez Türkçe’de. Avrupa Romantik akımının en ünlü yazarlarından Leopardi’nin bu önemli eserini Kemal Atakay’ın özenli çevirisiyle okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88789</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09e94f8f-44f6-41b0-92d6-5f4b1e6ca16c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arincon</image:title>
            <image:caption>&quot;Hayat seçimlerle doludur. Seçim yapmak zorunda kaldığın anlarda geçmişi unutma ve havadaki cesaret kokusunu duy.”
 

Arya ve İngo&apos;nun babasının esrarengiz biçimde kaybolması onları bu gizemi aydınlatmak üzere tuhaf bir yolculuğa çıkarır. Çıktıkları yolda nereye gideceklerini, ne yapacaklarını bilmemelerine karşın onlara geçmişleri, babalarıyla olan anıları yardımcı olur. Yolun sonunda ulaştıkları esrarengiz disk onları hiç bilmedikleri bambaşka bir evrene götürür.

 
Daha önce gördükleri her yerden farklı olan Arincon evreninde kendilerini Düşkapanlar, Kazıcılar, Aynacılar ve Gezgin karşılar. Sonsuz güvenin ve ihanetin, sırların ve şifrelerin, anıların ve gerçeklerin iç içe geçtiği Arincon’da hayatta kalmak hiç de kolay olmayacaktır.

 
Paradokya serisiyle onbinlerin kalbinde taht kurmuş Cem Gülbent’in kaleminden macera, aksiyon, bilinmezlik dolu bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88790</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62ef5f0-7faf-457a-ba45-0b8812aa488e.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynalı Baba ile Raci</image:title>
            <image:caption>Aynalı Baba ney’ine üfleyince, kahramanımız Râcî, uzak diyarlara doğru yolculuklara çıkıyor.
Sen de ona katılır mısın? 

Anka kuşu ile gezegenler arasında dolaşmak ister misin?
Hint padişahının oğlu olmaya veya muhteşem bir karınca şehrinde yaşamaya ne dersin?
Cabülka’dan tek gözlü, tek kollu ve tek ayaklı varlıklarla Cabülsa’ya seyahate çıkmaya var mısın?

Milset şehrinin harabelerinde ülkenizin kaderini değiştirecek formülleri aramak ister misin?
Karıncalar şehrinin sokaklarında dolaşıp karıncaların ileri gelen âlimleriyle bilimsel bir toplantıya katılmak nasıl bir duygudur sence?
Öyleyse hazırlan!
Aynalı Baba ney’ini eline aldı!
Üflemek üzere!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88791</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ba6480e-89c7-42ac-9a48-d4b4f32189c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiçek Ekspresi</image:title>
            <image:caption>Masalların sonsuza dek yok olduğu bir dünyayı düşünün. Tüm masal kahramanlarının unutulduğu, masal sözcüğünün dahi yok olduğu bir dünya… 
Can, uykudan önce dinlediği her masalı rüyasına taşır. Kimi zaman ejderhalarla savaşan bir şövalye olur, kimi zaman koskocaman devlerle arkadaşlık kurar. Bu kez Can kendini, onu dinlediğimiz bütün masalların oluştuğu yere, Masallar Diyarı’na götüren Çiçek Ekspresi’nde bulur. Nil, Yiğit ve Narin de bu yolculukta ona eşlik eder. Pinokyo, Peter Pan, Rapunzel veya Nasreddin Hoca ile karşılaşabilecekleri bu diyarda masal kahramanları büyük bir tehlikenin içindedir. Kötülük çiçekleri, masalları değiştirerek mutsuz yeni sonlar hazırlarken Can ve arkadaşları sevgi, cesaret, merhamet ve dürüstlükle onlara karşı durabilecekler mi?
Şimdi Çiçek Ekspresi ile birlikte bu yolculuğa çıkmayı kabul ediyorsan kitabın kapağını aç! Çabuk ol! Masallar Diyarı’na varmak üzereyiz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88792</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c358edb0-8152-4505-a201-6109167fbf34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yirmi İki Mürekkep Damlası</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Osmanlı kültür tarihine araştırmaları ve keşifleriyle damga vuran Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yine kültür tarihi alanında yazı ve röportajlarıyla tanınan gazeteci-yazar Halil Solak’ın yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.
Prof. Erünsal’ın İstanbul Üniversitesi’nden İngiltere’ye uzanan eğitim yılları, üniversite hocalığı, akademik dünyanın problemleriyle açılan kitap, imparatorluk coğrafyasında kitap ticaretinin ve kütüphanelerin gelişimi, padişahların kitaplarla ilişkisi, Osmanlılarda kadınların okuduğu kitaplar, sıbyan mektepleri, sosyal ve kültür tarihi kaynağı olarak kadı sicillerinin kullanımı, dünden bugüne sahaflığın seyri, kütüphanelerin ve arşivlerin güncel durumuna dair değerlendirmeleriyle sürüyor.
Kuruluş yıllarından itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi ve İSAM Kütüphanesi çalışmalarının her aşamasında bulunan Prof. Erünsal, yönetici kimliğiyle değerli tecrübelerini de bizimle paylaşıyor. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile Yirmi İki Mürrekep Damlası sizi kitapların büyülü dünyasında ilham verici bir sohbete davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88793</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d0de455-4921-419c-ae40-71dbfe85e849.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye Mısır Suriye</image:title>
            <image:caption>Hindistanlı büyük dil âlimi ve İslam tarihçisi Şiblî Numânî 1892 senesi baharından itibaren altı aylığına İstanbul, Beyrut, Kudüs ve Mısır’a ilmî bir seyahat tertip etmiştir. Sonraki yarım asır boyunca Hintli Müslümanların Osmanlı Devleti hakkında beslediği büyük sempatinin kazanılmasında katkısı olduğuna inanılan bu seyahatname Urdu dilinde sayısız baskı yapmıştır. Şiblî Numânî’nin müşahedeleri dışarıdan bir göz olarak dönemin Osmanlı topraklarına, insanlarına ve kurumlarına dair çok önemli ayrıntılar içerir.

Hamidiye Camii’nde katılmış olduğu Cuma Selamlığı ve yakından gördüğü 2. Abdülhamid’e dair tasvirleri… 19. yüzyılda İstanbul kütüphanelerine dair yorumları… Eski Bombay Konsolosu Hüseyin Hasib, Derviş Paşa ve Gazi Osman Paşa’nın evlerine yönelik detaylı değerlendirmeleri… Ahmed Cevdet Paşa ile görüşmesi… Medrese talebelerinin “cerre çıkmasına” yönelik eleştirileri… Tophane Müşiri Zeki Paşa ile ilk karşılaşma anı... İstanbul ve Kudüs Hindî dergâhlarına dair çarpıcı anlatılar… Muharrem matemlerindeki İrânîler ve onların ritüellerine dair ilginç gözlemler… Hristiyan Arapların ilmî faaliyetlerini takdir ve çağdaşı Müslümanlarının gayretsizliğini tekdir… Mısır’da Ezher Medresesi’ndeki öğrencilerin hâl-i pürmelâlleri… Kahire’deki renkli Mevlid-i Nebevî kutlaması ve buradaki tasavvuf ricaline bakışı…

Bu eşsiz eserle, meşhur İslam tarihçisi Şiblî Numânî&apos;yi yanınıza alarak 2. Abdülhamid dönemi Osmanlı topraklarına ve Arap dünyasına seyahat edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88794</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca37b376-8708-42c7-86fe-bb7671921fbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Kıskandım Sanki - Bazen Olur Böyle!</image:title>
            <image:caption>Bazen olur böyle ama çözüm yine kalbinde!
Klinik Psikolog Mehmet Teber&apos;in kaleminden sıcacık bir &quot;DUYGULARA YÖN VERME&quot; hikâyesi. 
Kalbindeki mor balonla tanışmaya hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88795</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/929dc60c-00bf-4423-b98d-767615193db2.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Benim Gibi Farklı</image:title>
            <image:caption>Kırmızılar, kımızı olmayı 
Sarılar, sarı olmayı 
Maviler, mavi olmayı   
SEVİYORLARDI.   

Ama bir sorun vardı.   

Kırmızılar, Mavileri
 Maviler, Sarıları 
Sarılar, Kırmızıları 

SEVMİYORLARDI.    

Sonra bir gün her şey değişti.
FARKLI bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88796</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a62c6be0-b6bc-477c-b94a-44a08d0259ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Theta Healing - Sen ve Yaratıcı</image:title>
            <image:caption>Kendini tanımak, Yaratıcı’yı bilmeye yardım eder. 
Yaratıcı’yı bilmekse sizi sınırlardan arınmış kılar. 
 
“Yaratıcı’ya bağlı olduğumu veya bunun sadece kendi düşüncelerim olup olmadığını nasıl anlarım?” sorusu aklınızı kurcalıyorsa, düşünceleriniz ile ilahi ilham arasındaki farkı bilmek için önce kendinizi tanımalısınız. Bu ThetaHealing® rehberi, size kendinizi tanımayı öğretecek ve böylelikle farkı anlayıp Yaratıcı ile net ve aydınlanmış bir iletişim kurabileceksiniz. 
Vianna Stibal bu kitapta, Yaradan’ın enerjisine tam olarak bağlanmanızı engelleyen inanç sistemlerinin içsel yönlerini, bilinçaltı benliğini nasıl tanıyacağınızı ve kendi zihninizi nasıl yönlendireceğinizi göstermek için; güçlü öğretileri, yüklemeleri, alıştırmaları ve kendi deneyimlerini sizlerle paylaşıyor. Yaratıcı her zaman saf, mükemmel sevginin bulunduğu yerden iletişim kurar. Vianna, bu bağı deneyimlemeniz ve güçlendirmeniz için güçlü bir yol haritası sunuyor. 
 Artık siz de sınırları kaldırabilirsiniz. 
 
VIANNA STIBAL bir ressam, yazar, eğitmen ve sezgisel okuyucudur. Merkezi Montana, Amerika’da bulunan şifa paradigmasını tüm dünyaya yaymaya kararlıdır ve 180&apos;den fazla ülkede çalışan ThetaHealing® eğitmenlerini, uygulayıcılarını eğitmiştir. Vianna her ırktan, inançtan ve dinden insana ThetaHealing®&apos;i  öğretmek için dünya çapında seminerler düzenlemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88797</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8927f9d9-e07e-4e84-803c-74b7b488ff4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Penguen Piku ve Sevimli Dostları - Bu Kocaman Gözler Kimin 8</image:title>
            <image:caption>Abisini çok seven Penguen Piku ve kutuplarda yaşayan arkadaşlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun!
Penguen Piku, Fok Fufu, Kutup Ayısı Topak, Mors Morgi, Mavi Balina Maba, Tilki Tiki...
Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken kardeşliği ve vaktini iyi değerlendirmeyi eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88798</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e236be1-d565-4a88-b321-eea7e056f69f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeugma (Ciltli, İngilizce)</image:title>
            <image:caption>Between Two Worlds: The Houses And Tombs Of Zeugma From Life To Eternity
Şömizlidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88799</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ef201dce-ca48-485a-ba69-c528a832b870.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmayan Şeyler</image:title>
            <image:caption>Gençliğin sessiz çığlığını taşıyan çokrenkli öyküler... Romanlarıyla her yaştan okura ulaşan Füsun Çetinel, ilk öykü kitabını gençler için yazdı. Genç yaşamların türlü hallerine ayna tutan 15 kısa öykü, yazarın gözlem gücü ve ince ayrıntılarla zenginleşen gerçekçi anlatımıyla derinleşiyor. Samatya’dan Pera’ya, Berlin’den Prag’a, bazen bir trende, bazen bir otobüste, bazense insanın büyüme serüveninde kendi iç dünyasına doğru çıktığı yolculuklarda... Geleceği şekillendirecek gençlerin, toplum baskısı, önyargılar, iletişimsizlik, göç, eğitim sistemi, sevgi ve şiddetle biçimlenen dünyaya tutunma ve kendi gerçekleriyle yüzleşme hikâyeleri. Okurun gündelik yaşamın içinde kendi izdüşümlerini yakalamasına olanak tanıyan; gençlerin hayata dört elle sarılmasının değerini duyumsatan öyküler. İlkgençlik heyecanları, zorlu seçimler, mezuniyet partisi, kendi ayakları üstünde durma çabası, takıntıların bunaltısı, hayat arkadaşı hayvanlar, şehrin karmaşası, kalp çarpıntıları, üniversite hayatı, vakitsiz olgunlaşma zorunluluğu, şiddetin ürperten gölgesi, kaçışlar, uzun yolculuklar ve sahilde bir gün... Yaşamdan ilmek ilmek dokunmuş öyküler bir araya geliyor, günümüzün genç dünyasının çokrenkli resmini çiziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88800</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8684abac-91a7-4356-958c-e5fed641a28f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Müthiş Deneyleri</image:title>
            <image:caption>Harika Bir Grup
Büyük Fikirler
Bol Miktarda Denge Alıştırması, Biraz Manyetik Mısır Gevreği, Bir Kilitli Poşet ve Yaramaz Bir Kedi Ekle.
Şimdi Deneylere Başlayabilirsin! (Etraf Biraz Dağılabilir!)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88801</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29365af2-da24-400f-84f4-16cbc7b01adf.jpg</image:loc>
            <image:title>Veteriner Olacağım</image:title>
            <image:caption>Veteriner olmak İstiyorsun Bunun İçin Gereken Bilgi ve beceriye sahip misin?
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, hayvanlar ve onlara nasıl bakılabileceği hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak.
Basit görevleri yerine getir ve veterinerliğin farklı türlerini keşfedip hayvanların sağlıklı kalmalarına nasıl yardımcı olabileceğini öğrenirken, pratik deneyim kazan.
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88802</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e8309b8-8f8a-4eda-b2e0-717d2022a26b.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi</image:title>
            <image:caption>“Marksizm en ileri sınıfın [proletaryanın] (…) teorisinin doğru olduğunu iddia etmektedir. Ancak şurası açıktır ki bu iddianın doğruluğu, ideolojilerin mücadele süreci içinde, burjuva teorisinin mantıksal eleştirisi yoluyla ispatlanmalıdır. Yani belirli bir teorinin sosyolojik özelliklerinin belirlenmesi bizi o teoriyle mücadele etme sorumluluğundan kurtarmaz. 

(…) ideolojiler arasındaki mücadele, yöntemin yanlışlığının, hatalı tikel sonuçlarının ortaya konması yoluyla da kanıtlanmasını gerektirir; yani söz konusu sistemin içsel çelişkilerine ya da eksikliklerine dikkat çekebilir veya önemli olguları bilimin yararına olacak şekilde kavramak ve açıklamak konusundaki organik yetersizliğini ortaya koyabiliriz. 

Buradan çıkan sonuç şudur: Marksizm, güncel teorilere yönelik kapsamlı bir eleştiri inşa etmelidir. Bu eleştiri sadece metodolojik değil, aynı zamanda sosyolojik temelli olmalıdır ve sistemin bütününü, en uzak sonuçlarına kadar ele almalıdır.” Bukharin, tam da bunu yapıyor. İdeolojik mücadele ile metodolojik mücadelenin birbirine nasıl bağlı olduğunu gösteriyor. Bu çalışma, özellikle iktisat metodolojisi ve Marksizm ile ilgilenenler için temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88803</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a2ec5002-97ef-44e1-b432-b42b41568e25.jpg</image:loc>
            <image:title>Karşı Salgın</image:title>
            <image:caption>Salgın hızla yayılmaya devam ederken dünya sisteminin işleyişi bir kez daha sorgulanır hale gelmiştir. İnsanın bencilliğe eğilimi, ekosisteme verilen zararlar, uzaklaşılan temel değerler... Evvelden beri tartışılanlar bugün yine tartışılmakta; ama günbegün artan farklı bir dünya özlemi bizi hâlâ bir araya getirebilmektedir... Acaba ne kadar umut kaldı? Bu salgından kurtulsak bile dünyayı daha yaşanılabilir bir yer haline getirmeye gücümüz yetecek mi? Bir taraftan insanın çaresizliği, bir taraftan yeni anlamlar üretme çabası... İşte tam da bu noktada sizi çağırmak ve sormak istedik: Hastalıklara, karanlıklara, kötülüklere, değersizliklere ya da değersizleştirmelere rağmen bir karşı salgın yaratmak ve bu salgını yaymak ne kadar mümkün olabilir? İnanın, biz de bilmiyoruz. Kime dokunacak, nereye ulaşacak bu kitap? Kimleri enfekte edebilecek ya da dünyayı ne kadar değiştirebilecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88804</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92a32ca0-d7e9-467e-a52c-6b5755679fb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeytin</image:title>
            <image:caption>Antarktika’da yaşayan Zeytin, bir gün kıyıya vuran bir ilan görür. Büyük şehirde sahnelenen bir müzikalin ilanıdır bu. Hemen arkadaşlarına haber veren Zeytin, kimsenin müzikalle ilgilenmediğini anlar ve macera dolu bir yolculuğa çıkar. Uzun bir yolculuktan sonra büyük şehre varan Zeytin, müzikali izlediğinde derinden etkilenir. Artık tek amacı sahneye çıkıp milyonların önünde şarkı söylemektir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88805</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e197ff03-670a-4273-b02a-b390884cc247.jpg</image:loc>
            <image:title>Arka Bahçemizdeki Ayı</image:title>
            <image:caption>Uyuyor mu? Bakalım mı? O, gerçek bir ayı mı?
Gizlice dışarı çıkıp, ayı orada mı diye bakalım mı?
Tolga ve Tülin arka bahçelerinde yaşayan ayıyı arıyorlar. Acaba ayı ortaya çıkıp, onlarla oynayacak mı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88806</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b72566be-dad5-4600-b8df-271d6751c5ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Şimdi Elleri Yıkama Zamanı</image:title>
            <image:caption>Bugün okulda özel bir misafir var, adı Doktopot Lazuli. Çok, çok küçük şeylerden söz edecek bize. “Mikrop deriz onlara, Kucakladılar mı bizi bırakmak istemezler bir daha...” Doktopot Lazuli, Ellerimizi Yıkayarak mikroplardan nasıl kurtulabileceğimizi öğretecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88807</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2aff21-9a6b-48c1-bc5e-d1c4ccc78ae2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kati -1</image:title>
            <image:caption>Acı Günler romanının yazarı Osman Akdere saf sevgi, bağlılık ve adanmışlığı, kışkırtıcı, tene dokunan, tutku dolu bir hikâyeye katarak çıkıyor okurun karşısına bu kez. Aşk sandığı-mız şey bir aldatmaca mıdır? Kaderimizi masum tesadüfler mi çizer? Ellerimizle yaptığımız seçimler mi? Ya asıl hakikat bize “öldü” denilendeyse? 
Küçük Kati, hayatın bitimsiz trafiğinde sağa çekenlerin, gösterişli partinin ortasında “Bu eğlence gerçek mi?” diye soranların kitabı… Elindeki feneri dansın içindeki eylemsizliğe, kahkahanın içindeki kedere, asıl olanın altındaki sahteye tutanların dramatik ve duygusal öyküsü. Treni kaçırmamak için soluksuz kalanların, mücadele edenlerin, her birimizin öykü-sü… Elinizdeki bu kitap, sizi Romanya sokaklarında dolaştırırken, coğrafya fark etmeksizin insa-nın “arayış”ını alçak bir sesle, sadelikle hatırlatıyor. Hakikatin peşini bırakmayanlar, Kati ile birlikte yolun sonuna yürüyeceğine söz verenler için arayış, yazarın bir sonraki kitabında devam edecek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88808</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd106fd7-343f-43d7-a208-2973dd2fb605.jpg</image:loc>
            <image:title>Reddedebilme Sanatı! - İlk Okuma 20</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Eve geldiğimizde Fil Necati Ağabey’i bir saksının içinde hareketsiz bulmak sanırım bizi artık şaşırtmıyor. Keçi Necmi’ye hayır diyemediği için kaktüs taklidi yapan Fil Necati Ağabey’e, Canan’la birlikte hayır demeyi öğrenmesi için yardımcı olmaya karar verdik. Fil Necati Ağabey’in reddetmeyi öğrenmesi için tabii ki de ilk durağımız pide salonu oldu. ama işimiz pek de kolay olmayacak.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88809</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54867932-bfd2-4504-9946-6af728fa9321.jpg</image:loc>
            <image:title>Acı Günler</image:title>
            <image:caption>“Ölenler kimin için öldü, yaralananlar kimin için, ne için yaralandı? Onların yaşadıkları kime, neye yarayacak? Keşke kendilerine bu soruları sorabilselerdi, ama çoğu soramadan öldü. Ölmeyenler de bir daha sosyal hayata dönemeyecek biçimde zedelendiler, üzüldüler, korkutuldular, sindirildiler, hisleri çalındı. Artık isteseler de gülemezler, ağlayamazlar, sevemezlerdi. İşte bu duruma gelmişti o dönemin gençliği. Düzelmesi için aradan yıllar geçecek ve onlara mutlaka uzun süreli rehabilitasyon ve meditasyon uygulanması gerekecekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88810</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb82195-e66e-4705-ab60-0a7380bc6b66.jpg</image:loc>
            <image:title>Armoni Elementleri -3 Kızıl Kıyamet (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Onun varlığıyla her şey altüst olmuştu. Dünyaya yeniden gözlerini açtığından beri bildiği tek şey öldürme içgüdüsüydü çünkü cehennem çukurunda katliam hissinden başka hiçbir şey yoktu. Orası tüm güzel hislerin öldürüldüğü yerdi. Melany, geçmişini unutmuş ve bu gerçeklere bağlanarak şimdiyi yaşamıştı. Hislerini kaybetmiş, gerçeklik algısını geride bırakmıştı. Melody ise arkadaşlarının yardımıyla kaçtığı kötülüğü yakalamaya kararlıydı. Bir yanda verilen kayıplar, öte yanda aşk dolu bir macera onları bekliyordu. Her şey bir o kadar tanıdık ama bir o kadar da yabancıydı. Karanlık dört bir yanı sararken umudu bir an olsun yanlarından ayırmamaları ve kehaneti çözmeleri gerekiyordu. 
Anka savaşa hazırdı ve bu kez yalnız değildi. Kızıl kıyamet gerçekleşmek üzereyken unutulmaması gereken son bir şey vardı: Aslında kimse kaçtığını yakalayamaz ve yakaladığından kaçamazdı. 
 
Çünkü… 
 
HER SON, YARIM KALMAYA MAHKÛMDU. 
 
Ve yarım kalan her şey, aslında bitmeyen ve sonsuza kadar 
devam eden bir savaşın başlangıcıydı. 
 
Biz kötülüğü yok etmeye ant içmiş savaşçı prensesleriz ve bu… 
Bu bizim hikâyemiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88811</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/80fd0e1c-9ec9-40e2-b9ed-e19f006e0b52.jpg</image:loc>
            <image:title>Komodo Kurabiyeleri! - İlk Okuma 18</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Mahallemizdeki Renkli Festival’e katılacağımız için çok heyecanlıyız! Bu festival sayesinde tüm mahalle birlikte çok güzel zaman geçiriyoruz. Herkesin keyfi yerinde gibi görünürken bir de bakıyoruz ki, ünlü komodo kurabiyelerini yapan Komodo Ejderi’nin canı çok sıkkın, babam Remzi ve Fil Necati Ağabey’le birlikte Komodo Ejderi’ni mutlu etmek için kolları sıvıyoruz. Tabii bu işe Fil Necati Ağabey’in herkesten çok hevesli olmasının nedeni tahmin edeceğiniz gibi, lezzetli komodo kurabiyeleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88812</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/655e8403-e033-4a6a-a052-a9777a8b443d.jpg</image:loc>
            <image:title>Parayı Öğreniyorum! - İlk Okuma 19</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Uçan kaykaylar, halay çeken robotlar, küp şeklinde balonlar… Evet, doğru tahmin ettiniz oyuncakçıdayız. Fil Necati Ağabey oyuncak bir karpuzu almak için parasının kalmadığını fark edince çok üzüldü. Oyuncakçı Beren’in bizi dev bir kasanın kapısından geçirmesiyle yeni hikâyemiz başlamış oldu. Bakalım Fil Necati Ağabey parasının doğru kullanmayı öğrenebilecek mi?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88813</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afdbdd02-cd71-4469-abd3-dc92f7d90689.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Biz Hepimiz! - İlk Okuma 16</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Bizim mahallede sıradan bir gün nasıl olursa işte öyle bir gün daha; gökyüzünden üzerimize doğru uçan bir Fil Necati Ağabey! Artık siz de alışmış olmalısınız bizim sıradanlıklarımıza… Bugün Fil Necati Ağabey’e toplum içinde yaşamanın, birbirimize ve çevremizdekilere saygı göstermenin inceliklerini anlatacağız. Bakalım başarabilecek miyiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88814</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a4147a-f82f-425a-98ea-6f20dc913a7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Güneş Kadın! - İlk Okuma 14</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Fil Necati Ağabey bizi güneşli bir günde uçurtma uçurmaya götürüyor; ama o da ne yağmur yağmaya başladı… Tam biz talihsizliğimize üzülürken karşılaştığımız Güneş Kadın bakalım bizi nasıl bir serüvenin içine sürükleyecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88815</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ecc20c32-41fb-4640-be31-31d04d5b5012.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Bulmaca (Etkinlik Kitabı)</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda; 
- Görsel dikkat 
- Kısa süreli hafıza 
- Sayı tanıma, tane kavramı 
- Labirent 
- Parça bütün ilişkisi 
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır. 
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88816</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14bb51df-d7b9-45d1-877c-8efffeea93dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Görevimiz Kodlama! - İlk Okuma 11</image:title>
            <image:caption>Selam arkadaşlar ben Şakir, herkesin bildiği şekilde Kral Şakir! Ben ve benim çılgın ailem bu sefer de ilk okuma kitaplarıyla maceradan maceraya koşuyoruz. 
Fil Necati Ağabey hepimize börek siparişi vermeye söz verince yine olanlar oldu. Tabii bir de şehirdeki börekçi bize çok uzak olunca, iş yine Profesör Mirket’e düştü. Bakalım Profesör Mirket’in Karabaş adındaki Drone’una börek almaya gitmesini nasıl kodlayacağız…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88817</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f4a012d-16a7-4f42-9c40-1308fd8f22d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Milli Mecmua Sayı 18 - Ocak Şubat 2021</image:title>
            <image:caption>Yağma Yok! / Süleyman Çobanoğlu
Atatürk ve Türk Dili / Ali Akar
Atatürk Dönemindeki İlk Tarih Görüşleri Hakkında / Doç. Dr. Kürşat Yıldırım
Bir Mavi Türküdür Gözlerinde Vatan Atatürk ve Müzik / Doç.Dr. Erdem Özdemir
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyu ve Ailesi / Dr. Ali Güler
Şemsi Efendi Okulu’ndan Reis-i Cumhurluğa: Atatürk’ün Eğitim Hayatı / İlyas Ak
Atatürk’ün Azınlıklara Dair Görüş ve Politikaları / Ramazan Erhan Güllü
Atatürk Döneminde Ekonomi: Milli Ekonomiyi Yaratmak İçin Yapılanlar / Murat Koraltürk
Yeni Nesil Kimlerin Eseri Olacak? (Atatürk ve Öğretmen) / İsmail Yıldız
Ankaralı Arabacı İsmail ve Mustafa Kemal / Hasan Atik
Modern Ulus Devlet İnşasında Başkent Ankara / Kader Akdağ Sarı
Atatürk Döneminde Etkin Olan Yeni Şairler / Nurullah Çetin
Bir Sorunun Peşinde Kahire’den Ankara’ya: Türkler Niçin Gazi’yi Seviyorlar? / Ali Bilgenoğlu
Gazi Mustafa Kemal’in Şapkayı Tanıtması: Kastamonu Gezisi / Çağatay Yegen
Atatürk Dönemi Dış Politikasında Arap Coğrafyası / Ü. Gülsüm Polat
Mustafa Kemal Atatürk’ün Dış Siyaset Esasları / İsmet Türkmen
Atatürk’ün Vefatı Nedeniyle Tokat, Turhal ve Zile’de Yapılan Merasimler / Yunus Emre Tekinsoy
Anıtkabir İnşasının Gecikme Nedenleri / Tunç Boran
İmparatorluktan Millî Devlete Geçişte İki Büyük Sima: Ziya Gökalp Ve Mustafa Kemal Atatürk / Etem Çalık
Tarihin Çözeceği Dilemma: Atatürk / Ozan Karabulak
Atatürk’ten Atatürkçülüğe İmge ve Meşruiyet / Enes Bahadır Kızak
Erken Cumhuriyet Dönemi Mizah Yayınlarında Atatürk Karikatürleri / Yasin Kayış
Atatürk Milliyetçiliğinin Hukukî Serüveni / Metehan Hepvar
Atatürk’ün Batı’daki Algılanış Biçimleri: Bir Bakış / Doğukan Oruç
Belgesellerde Atatürk’ün Özel Hayatının Yansıtılması, Atatürk Algısının Yıllar İçinde Değişimi ve Bu Bağlamda Sarı Zeybek, Atatürk ve Mustafa Yapımlarının İncelenmesi / Ömer Faruk Sandıkçı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88818</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79ccae78-56ea-4aba-847a-01d6e8db79c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Estetik - Servet-i Fünun Yazıları 1</image:title>
            <image:caption>Hüseyin Cahit Yalçın’ın 1898’de “Hikmet-i Bedayie Dair” üst başlığı ile on altı yazı hâlinde Servet-i Fünun’da yayımladığı yazı dizisi, Türk edebiyatında estetik meselesini bir bütünlük içinde ele alan ilk metindir. Hüseyin Cahit, bu yazı dizisinde her ne kadar estetik hakkında yazılmış birçok esere gönderme yapsa da Hippolyte Taine’in estetik görüşlerini esas alır. Bu anlamda bahsi geçen yazılar, edebiyatımızda Hippolyte Taine’in düşünceleri hakkında derli toplu değerlendirme yapılan yazılar kategorisinde de değerlendirilebilir. Hüseyin Cahit, bu yazıları kaleme alırken şüphesiz Servet-i Fünûn edebiyatının dayandığı estetik temelleri de izah etmeye çalışıyordu. Dolayısıyla bu kitap hem estetik bahsini hem Hippolyte Taine’i hem de Servet-i Fünûn edebiyatının estetik temellerini anlamak noktasında önemli bir konumdadır. Bu kitapta “Hikmet-i Bedayie Dair” başlıklı yazı dizisi dışında Hüseyin Cahit’in aynı konuyla ilişkili sayılabilecek üçü telif, yedisi tercüme on yazısı daha bulunmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88819</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc1f65e8-50b6-4ee4-907b-d2db9aa87cc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Düğümlere Bitişik</image:title>
            <image:caption>Son tren kalkalı hayli olmuş. Sessizlik büyüdükçe büyüyor. İstasyon saçaklarının altındaki bankta, yan yana oturuyoruz. Art arda istifli kara vagonlar, az ileride karanlığa ulanıyor. Gövdelerinden yükselen pas tadı, asılı kalmış havada. Dilimi değdiriversem diye geçiriyorum. Soluğumun sıcağıyla çözülen sırdan, gözlerim ürküyor. Sekerek vagonların arasına karışıyor. Zifiri karanlığa karışmadan narin boynunu çevirip bakıyor. “Kalk peşime düş!” çağrısı bu. Cesur değilim. Beriden öteye uzanan bir şey var. İçeriden dışarıya. Ellerime, ayaklarıma dolanan bir şey. Ellerime dolanıyor. Sımsıkı sarıyor. Belki keskin. Soğuk mu ıslak mı? Dolaşık. Ellerimi savuruyorum. Daha hızlı. Sıyırıp at! Uzaktan bir tren düdüğü çalınıyor kulaklarımıza. Ellerim ne kadar umutsuz, o kadar dermansız düşüyor kucağıma. 

Raylar şavkıyor. Kar başlıyor.
“Posta treni gördün mü hiç?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88820</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3dd9b6d6-0f25-4901-8102-92e017347f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Alaeddin Keykubat</image:title>
            <image:caption>Anadolu Selçuklularının ilk on sultanı yıldız gibi parlak, devleti yükselten kişilerdir. Alâeddin Keykubat, bu on sultanın güneşidir. Onun zamanında yapılan kervansaraylar ve köprüler, bütün sultanların yaptırdıklarının toplamından fazladır. Bu eserlerin çok büyük kısmı günümüze ulaşmıştır. 
Alâeddin Keykubat, çok iyi bir diplomat ve askerdir. Doğudan gelen Moğol tehlikesine karşı Doğu Anadolu’dan başlamak üzere bütün şehirlerin kalelerini ya sağlamlaştırmış ya da yeniden yaptırmış; Abbasilerle, Memlûklerle, Harzemşahlarla, Bizans’la ve Gürcüstan’la anlaşmalar yaparak ülkesini koruma altına almıştır. 
Alâeddin Keykubat, dünyada ilk defa ticaret yapan kervanlar için “devlet sigortası” kavramını getirmiştir. Selçuklu ülkesiyle ticaret yapan bütün kervanlar, karada ve denizde eşkıyanın ve haramilerin vereceği zarara karşı Selçuklu Devleti’nin teminatı altındadır. Bunun dünyada bir örneği yoktur. Sultanın amacı, ülkesindeki ticareti geliştirerek, halkının ve devletinin zenginleşmesini sağlamaktır. 
Sultan Alâeddin, haftada bir gün halka açık divan kurarak, divanın başında da bizzat kendisi bunarak, devletten şikâyeti olanları dinlemiş ve adil hükümler vermiştir. 
Sultan Alâeddin Keykubat, diplomatik becerisiyle büyük Moğol Hanı Ögeday’ın takdirini ve sevgisini kazanmıştır. Ögeday Han da Sultan’a altından yapılma “payza” adı verilen özel mührünü göndermiştir. Bu payza sahibi kişi, bütün Moğol noyanlarına ve askerlerine buyruk verme hakkına sahiptir. Ögeday Han’ın verdiği bu payza, yeryüzünde Sultan Alâeddin’den başka hiçbir kral veya sultana verilmemiş; Ögeday Han, Sultan Alâeddin’den başka hiçbir kral ve sultanı muhatap alarak mektup yazmamıştır. Anadolu’nun bugünkü demografik yapısı da bu sultanın zamanında oluşmaya başlamıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88821</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32fd7df4-5318-4550-a0d4-3eea0e59c321.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal Atatürk ve Yunus Nadi</image:title>
            <image:caption>İlhan Selçuk’un 1989 yılındaki bir yazısında Yunus Nadi ile ilgili söylediği, “Yunus Nadi’yi bütün boyutlarıyla genç kuşaklara tanıtan yeterli bir yapıt yoktur. Oysa bu devletin kurucuları arasında, kimliğiyle, yazılarıyla, gazeteciliğiyle yer almış, savaşın ateşli günlerinde ve devrimlerin gerçekleşmesinde ön safta hizmet görmüş Yunus Nadi’yi genç kuşakların tanıması gerekiyor.” cümleleri; Mustafa Kemal Atatürk’ün tanınmasında önemli katkıları olan ve ona her zaman inanan Yunus Nadi’nin, genç nesillere tanıtılması gerektiğini göstermektedir.
Bu nedenle elinizdeki bu eserin, Mustafa Kemal Atatürk ve onun üzerinden Yunus Nadi’yi daha iyi tanıtacağını düşünüyoruz. Çünkü Yunus Nadi; 1910 yılından itibaren İttihat Terakki Cemiyeti üyesi olarak tanıştığı ve sonrasında da sürekli görüştüğü Mustafa Kemal’in adını, 1911 yılında ilk kez köşe yazısında geçiren ve 1911’den itibaren Selanik günleri, Trablusgarp, Çanakkale ve Filistin başarıları sonrasında Mustafa Kemal’e fotoğraflarıyla birlikte yer vererek, onun tarihin sayfalarında yer almasını sağlayan kişiydi.
&quot;Tarih yazan&quot; olarak bizlere düşen de, &quot;tarih yapanlara&quot; sadık kalıp, sonucun “insanlığı şaşırtacak bir şekil&quot; almasına katkı sağlamak oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88822</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04172a2e-9326-4ee1-bc69-00771d5dd451.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Ekonomisine Dair Konuşmalar</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Ekonomisine Dair Konuşmalar adlı serinin birinci cildi olan  bu eser, Mehmet Genç ile Erol Özvar’ın umuma açık yaptıkları konuşmalardan, soru-cevaplardan meydana gelmektedir. Soruları Erol Özvar yöneltmiş cevapları ise Mehmet Genç vermiştir. Konuşmalar, Mehmet Genç’in hayatını anlatmak, hikâye etmek üzere hazırlanmış bir biyografik söyleşiler bütünü değildir. Fakat, ömrünün 60 yılını Osmanlı arşivlerinde geçirmiş bir ilim insanının Osmanlıların iktisadi hayata bakışlarını, yapıp ettiklerini ve müesseselerini nasıl anladığını ortaya koymak üzere hazırlanmıştır. Bu eserde okuyacağınız konuşmalar daha ziyade Osmanlı ekonomisini muhtelif veçhelerden ele alır. Nüfus, iç ve dış ticaret, iktisadi kurumlar, mülkiyet, maliye, borçlanma, toplum, para, vakıf, ziraat, sanayi, madencilik, esnaf ve hukuk gibi tematik meseleler üzerinde durur. Bunlarla birlikte yüzyıllar itibariyle Osmanlıların inşa ettikleri iktisadi sistemin kuruluşu, işleyişi, dış ve iç dinamiklerle geçirdiği değişmeler de konuşmalarda değinilen temel sorular arasında yer alır. Bu nedenle, bu cilt ve diğer ciltlerde yapılan tahlillerde bir kronoloji endişesi dikkat çekecektir. Bir yandan bir mesele tartışılırken diğer yandan o meselenin zaman içindeki değişimi üzerinde değerlendirmelerin yapıldığı görülecektir. Konuşmalarda dikkat çekici bir başka hususiyet, konuların el verdiği ölçüde mukayeseli bakış açısının tatbik edilmiş olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88823</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d668e5b-2762-4246-86fe-66ecd637ae2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelenekten Geleceğe Türk Kültür Dünyası</image:title>
            <image:caption>Gelenekten Geleceğe Türk Kültür Dünyası adlı bu çalışma bir seçkidir. Çalışmaya alınan yazılar, konu ve yaklaşım şekli bakımından üç ana başlıkta; “Kültür ve Millî Perspektif”, “21. Yüzyılın Eşiğinde Halk Bilimi”, “Gelenek, Tören ve Halk Bilimi” olarak toplanmıştır. Bir araya getirilen yazıların, yazarın akademik yaklaşımını ortaya koymakla birlikte 2000’li yılların başından bu yana Türkiye’nin ve dünyanın gündemindeki hızlı kültür değişmelerini de yansıttığını söylemek isteriz. Bu bağlamda dünyada bugün içinden geçilen süreç, tarihin kırılma dönemlerinde olduğu gibi önemli paradigma değişimlerini ortaya çıkarma potansiyeline sahiptir. Veri, iletişim ve etkileşim odaklı; çok boyutlu sosyo-ekonomik, kültürel ve bilimsel dönüşümlere şahitlik etmekteyiz. Bütün bilgi sistemleri gibi halk bilimsel bilginin de yeniden üretim, icra/aktarım ve dolaşım biçimleri değişmektedir. Buna dayalı olarak millî kültür unsurlarının zamanın ruhuna uygun şekilde tekrar ele alınması, yorumlanması ve pratiğe yönelik ince işçiliklerinin yapılması yönünde gayret sarf edilmelidir. Çağımızda üretilen veri/bilginin raflarda ve dijital belleklerde olduğu kadar toplumsal hayat, siyaset kurumu ve kültür endüstrilerine harç olması da elzemdir. İnsanlık tarihinde köklü bir geçmişi ve özgün bir yeri bulunan Türk kültürünün; bilgi, değerler ve yönetim sistemlerinin tartışıldığı bir zeminde geçmişi şimdiyle buluştururken insanlığın geleceğinde de huzuru mayalayacak bir aşı mahiyetiyle geleceğe hazırlanması, bu konuda kaygı duyanların ortak görevleri arasında olmalıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88824</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7ba43994-0a44-44d3-ac29-46bedf0a471f.jpg</image:loc>
            <image:title>At Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘At Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘at’ takısı olan ya da ‘at’ takısı üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan yeni bir kitap. 
‘At Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. 
‘İt Zıpırları’ ve ‘Fil Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88825</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/401c5975-3abb-46c8-93ed-40e05fd458ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Yazıları</image:title>
            <image:caption>Yüz kelimelik bir şiirde yüz tane güzellik arayan insan vardır. Halbuki bin kelimelik bir şiir bile bir tek güzellik için yazılır.  Tuğla güzel değildir. Sıva güzel değildir. Fakat bunlardan terekküp eden bir mimari eseri güzeldir. 
Türk şiirine günlük ve güncel hayatı getiren Birinci Yeni&apos;nin kurucularından Orhan Veli, bir şairin duyarlılığına sahip olmasının yanı sıra şiir hakkında konuşan, düşünen ve yazan bir fikir insanıydı. 
Dönemin gazeteleri ve dergilerinde yer almış yazıları, konuşmaları, söyleşileri bir araya getiren bu derlemede Orhan Veli çok yönlü edebiyatçılığını, geniş dünyasını ve şairin şiirlerinden tanıdığımız muzip ve eğlenceli kimliğini ortaya koyuyor. Bütün Yazıları, yazarı gibi her yıl bir yaş daha gençleşen güncel bir yapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88826</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce99835c-c3c1-4dc4-b3ce-4bf0602bb5f2.jpg</image:loc>
            <image:title>80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri</image:title>
            <image:caption>İnsan 80 yaşına varıp da yaşayacak az zamanı kaldığında bir ömrün bütün çabalarının, umutlarının, acılarının, sevinçlerinin sıfırlanmasını kabullenemiyor. Yaşamımın anlamı neydi sorusuna, hiçbir anlamı yoktu, cevabını vermenin ağırlığına dayanamıyor O zaman, bir virüsün yıkıcılığından medet umuyor, insanlığın bu enkazın altından kalkabileceği, başka bir dünyayı mümkün kılabileceği umuduna sarılıyor bir an, ama sadece bir an. 
Oya Baydar’ın, 2020 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran pandeminin ilk günlerinden yıl sonuna kadar tuttuğu bu notlarda Covid-19&apos;un toplumsal hayattaki etkilerini gün gün takip ediyoruz. Bir virüsün anlı şanlı insan uygarlığını perişan etmesi, halkın hastalığa yaklaşımı, tüm sokakları saran korku, sivil toplumun her şeye rağmen mücadeleye devam etme çabası, iktidarların çaresizliği, 65 yaş üstü insanların yaşadıkları kapanma/kapatılma günleri... 
Tüm bunlar, 80 yıl boyunca mücadeleyi bir an olsun bırakmamış bir kalemin anıları, kendi hayatının muhasebesi ve geleceğe dair beklentileriyle yoğruluyor. 
Usta bir yazarın yaşanan bu ilginç zamanlara düştüğü, yıllar sonra bile tekrar tekrar dönülüp okunabilecek zihin açıcı notlar. 
pandemi #korona #yaşlılık #kapanma #hastalık #anılar #direniş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88827</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f7e807-630f-4ccd-a453-bc6fa0ff37df.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Deneyler</image:title>
            <image:caption>Bütün çocukları deneysel oyunları çok severler. Bu, bilimsel gerçeklerin test edilmesi anlamına gelir. 
Her gün yaşadığımız, zaman zaman ‘neden ve niçin’ini bilmediğimiz olayların, oyun oynar gibi uygulaması herkesi çok mutlu eder. Hatta, başkalarının aklını test etmek için bu kitaplara başvururuz. 
Bu kitapçıktaki deneyleri arkadaşlarınızla birlikte yapıp uygularken, ilginç dakikalar geçireceksiniz. Ve inanılmaz bilgiler edineceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88828</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c42fd88b-1b4f-4777-a1b7-fcb81a2ddc55.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Adım Afet</image:title>
            <image:caption>Şehir şehir gezilen ilkgençlik yılları ve öğretmenlik mesleği... Mustafa Kemal Atatürk&apos;le tanışmanın ardından bambaşka bir yönde ilerleyen eğitim hayatı... İsviçre&apos;ye uzanan bir ömür, Türk Tarih Kurumu&apos;nun kurulması ve kadın hakları için yürütülen nice çalışmalar...
Gazeteci yazar Özlem Özdemir, Cumhuriyet&apos;in ilk tarih profesörlerinden Afet İnan&apos;ın hayatını çocuklar için kaleme aldı. Afet adındaki küçük bir kızın adaşının hayatını merak etmesiyle başlayan roman, tarihle iç içe bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88829</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b048482f-b741-489d-8503-f55833345e63.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘Fil Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘fil’ takısı alan, ya da ‘fil’ üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan yeni bir kitap. 
‘Fil Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. Bu dizide ayrıca, ‘İt Zıpırları’ ve ‘At Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88830</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a39a3b2f-e864-43e5-8404-76ce2502e84d.jpg</image:loc>
            <image:title>Göz Aldatmacaları</image:title>
            <image:caption>‘‘Göz Aldatmacaları’nın diğer adı da ‘yanılsama’dır. 
Gözümüzün bizi aldatmasıyla ilgili oyunlardan oluşur. Düz bir bakışla farklı farklı gördüğümüz bazı şeyleri, daha dikkatli baktığımızda başka bir biçimde görebiliriz. Bu, o kadar gelişmiş bir perspektif tekniğidir ki, mimarlara ve ressamlara kaynak olmuş üç boyutlu görüntüler elde edilmiştir. 
Bu kitapçıktaki göz aldatmacaları bilmecelerini arkadaşlarınızla çözerken, eğlenceli dakikalar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88831</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b104e2cf-28a9-419c-a642-f9c8bd18ab0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya</image:title>
            <image:caption>Müjdat’la Fatih’te doğduk, Karagümrük Ortaokulu ve Vefa Lisesi’nde okuduk. Bu nedenle birçok ortak arkadaşımız oldu. Geçenlerde bunlardan biri olan Ataman’la (Dilgin) konuşuyorduk. Söz döndü dolaştı, her zaman olduğu gibi Müjdat’a geldi. Onun tiyatroya, öğrenci yetiştirmeye, eğitime ve iyiliklere adanmış yaşamından söz ederken, nasıl oldu anlamadım, ikimiz de aynı anda “Müjdat adamdır. Hem de çok iyi bir adamdır” dedik.
TRT’de çalışırken Tunceli Ovacık’a gitmiştik. Bizi Munzur Nehri’nin kırk gözeden adeta süt gibi, bembeyaz köpükler saçarak doğduğu yere götürdüler. Eğilip kana kana içtiğim çok soğuk ve berrak suyun tadını hâlâ damağımda hissederim.
Ben Müjdat’ın hayatını, o kaynaktaki gibi hiçbir kirin karışmadığı bir akarsuya benzetirim. Kitabı okurken gürül gürül akmaya devam eden bu tertemiz sudan, siz de bir yudum alacak ve tadına doyamayacaksınız…
Gözle görünmeyen ölümcül virüsle savaştığımız süreçte yayımlanan bu kitabın en sevdiğim yanı; hem kolay okunması hem de umut verici olması… “Umutsuz yaşanmaz. Hele bir sanatçının umudu yoksa geleceği de yoktur. Umut sanatın ekmeğidir, suyudur. Umutsuz olursan sanat yapamazsın. Sanat umutla beslenir. Gıdasıdır umut sanatın. Sanatçı hiçbir durumda umudunu yitirmez. Çünkü umut biterse dünya durur. Umut ayrıca emek de ister. Emeksiz olmaz. Hayat da emek ister” diyor Müjdat. Ve hayata verdiği emeği anlatıyor. Son dönemde emeğine yapılan haksızlığı da…
Büyük konuşmadan, ahkâm kesmeden, bilgiçlik taslamadan, tam tersine kendisiyle dalga geçerek hayatından kesitler, anılar ve dostlarından portreler sunuyor. Ben dört saatte bitirdiğimde içimden “Keşke daha çok yazsaymış” dedim. Bakalım siz ne diyeceksiniz?..
Uğur Dündar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88832</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0bb5212d-8631-48e0-a8ce-6ba99410c6dd.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabareden Emekli Bir &apos;Kızkardeş&apos;</image:title>
            <image:caption>Gezginlerin Lavtası
Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semendere eşlik et kabarede
Güzel sözcükler dök! acı ve suç
İki kızkardeş olsun, iki göçmen gibi
Sevişsinler korkunun görkemli eşliğinde...
Gezgin şarkıcıların lavtası, çal!
Kekeme bir semenderin gecesinde kal!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88833</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eae6cbbb-ba0d-48c4-84f3-cc0d490b7054.jpg</image:loc>
            <image:title>Anavatandan Mavi Vatan’a</image:title>
            <image:caption>Bir Türk deniz subayının kaderi, Yunanistan/Kıbrıs konusu ve bu konunun yarattığı deniz sorunları ile uğraşmakla şekillenmiştir denirse, doğru bir tespit yapılmış olur. Cem Gürdeniz Amiral, bu kitabın girişinde, doğumundan günümüze kadar kendi yaşamı ile Yunanistan/Kıbrıs sorunları arasındaki kader bağlantısını özlü bir şekilde özetlemiş... Ben de bir deniz subayı olarak, mesleğe başladığım günden veda ettiğim güne kadar kendimi, Cem Gürdeniz’den neredeyse 15 yıl önceden başlayarak benzer sorunlar ile ilgili mücadelenin içinde buldum. Yani, deniz subaylarının ortak paydası, bu iki konu ile ilgili anılarıdır. Genelde meslek bizi bir yerlerde buluşturur. Ancak ben, meslek hayatım boyunca Cem Gürdeniz ile hiç yakın mekân/görevde çalışmadım. 
Kendisini, Silivri’deki Balyoz Kumpas Davasında savunmasını yaparken tanıdım. Etkileyici idi, haklılığına inanmıştı, cesurdu. Hepsinden önemlisi, mahkeme heyetinin FE TÖ görevlendirmesi olduğunu ilk teşhis edenlerdendi. Bu nedenle yargılanma döneminde, FE TÖ’nün mahkeme heyetini ve bu yargılamayı tanımadığını yüksek sesle haykırarak, Türkiye adalet tarihine kendi ismini altın harflerle yazdırdı.a 
Mustafa Özbey 
(E) Amiral</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88834</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e92e8624-af1b-48f3-a078-3daed425b207.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinleyin, Size Bir Şey Söylüyorum</image:title>
            <image:caption>Kelebek Geçemedi tel örgüyü Hoyrat muhafızı Öyle duruyor gökyüzünde Bir kül halinde duruyor Hercai menekşe bir renk halinde Sonunda inecek Yeşilin içine kuşların arasına “Okşayacak” deniz’in dedesi Kelebeği “Yanacak elleri”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88835</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a630875-b6e9-43f3-be6c-927674376d27.jpg</image:loc>
            <image:title>İt Zıpırları</image:title>
            <image:caption>‘İt Zıpırları’, adından da anlaşılacağı gibi içinde, sözcük başında ya da sonunda ‘it’ takısı alan ya da ‘it’ takısı üzerine üretilmiş bilmecelerden oluşan bir kitap. 
‘İt Zıpırları’nı öteki zıpır bilmeceler kadar seveceğinize inanıyoruz. 
Bu dizide ayrıca, ‘At Zıpırları’ ve ‘Fil Zıpırları’ kitaplarını da bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88836</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49bbc4e9-2a08-4936-8c8b-d43ff3100195.jpg</image:loc>
            <image:title>Matematik Oyunları</image:title>
            <image:caption>Matematik Oyunları’ kitabı, adından da anlaşılacağı gibi matematik üretilen oyunlardan oluşuyor. 
 
Burada hemen çözebileceğiniz oyunlarla karşılaşacağınız gibi belki sizi günlerce uğraştıracak, büyüklerinizin bile çözemeyeceği oyunlar bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88837</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a89d27f8-ec19-4b6e-8194-3cc3b712f1b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Zıpırlar</image:title>
            <image:caption>‘Sessiz Zıpırlar’ Yalvaç Ural’ın, bugüne kadar bizde benzeri üretilmemiş bir zıpır bilmece kitabı. 
Bu kitapta Yalvaç Ural, biçimlerden zıpır bilmeceler üretmiş; hem bulmaca, hem espri yüklü, hem de düşündüren zıpırlar bunlar. Ayrıca çok bilinen bilmece örneklerine de geniş yer verilmiş. 
‘Sessiz Zıpırlar’da koleksiyonunuzun bir parçası olacak!..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88838</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd03d1fe-b785-47bc-b722-a5d1c1a17b48.jpg</image:loc>
            <image:title>Zeka Oyunları</image:title>
            <image:caption>‘Zekâ Oyunları’, büyüklerimizin “zekânın bilinmesi”diye tanımladıkları matematiksel mantık oyunlarına ve söyleyiş yanılgılarına dayanılarak üretilir. 
Bu oyunlar, aslında yıllardır değil, asırlardır insanlar arasında anlatılagelir. Bu kitapçıkta, titizlikle derlenmiş zekâ oyunları bulacaksınız. 
Zekâ oyunlarının labirentinde gezinirken çok eğlenecek ve neşeli dakikalar geçireceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88839</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9b5eafb1-62f7-4c5e-b815-326d4cedda75.jpg</image:loc>
            <image:title>Nehr-İ Zaman</image:title>
            <image:caption>Güz mevsiminin son demleri 
Mavi bir kılıç çekiyordu gökyüzü 
Yere serilmiş sarı ölü yapraklar 
Müsin bir çınar ağacının kanlı gözü 
Birazdan sevdiğini alacaktı rüzgar. 
Henüz on sekizimdeyim, gurbet yolunun esiri, 
Dicle bir yana akar, ben bir yana akarım 
yeni bir hayata doğru. 
Başımı dayadığım camdan her şey bana bakar, 
Hicran ve vuslat bir arada kokuyor, 
Sanırım henüz çocuğum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88840</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b93d0614-8468-4d3d-b32e-a90a9120fc9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalk Ve Önce Sen Öldür</image:title>
            <image:caption>“Eğer Biri Seni Öldürmeye Geliyorsa Erken Kalk ve Önce Sen Öldür” 
Yahudi halkını korumak için her türlü tedbiri almak, 1948’deki devletleşme sürecinin en başından bu yana İsrail’in DNA’sına işlemiştir. Bu kitap, hem büyük hem küçük düşmanlara karşı kimi zaman İsraillilere yönelik saldırılara cevaben, kimi zamansa önleyici mahiyette sayısız kez kullanılan hedefli suikastlara ilişkin sürükleyici bir anlatımdır. 
Kalk ve Önce Sen Öldür bu suikastların başarılarını, başarısızlıklarını anlatırken aynı zamanda İsrail ulusunu, Ortadoğu’yu ve tüm dünyayı şekillendiren bu operasyonların, bu görevleri yerine getiren kişilere dayattığı ahlaki ve siyasi bedelleri de konu edinmektedir. 
İsrailli araştırmacı gazeteci Ronen Bergman’ın başta MOSSAD, İsrail Güvenlik Servisi Shin Bet ve ordunun istihbarat birimi AMAN içinde çalışan ajanları konuşmaya ikna ederek yaptığı bine yakın röportaj ve binlerce belgeye dayandırdığı çalışma, şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış boyutta İsrail’in “Bizi öldürmek isteyen herkesi biz daha önce öldürüyorduk” sözüyle özetlenen hedefli öldürme politikasını, bu konudaki taktik ve yöntemlerini gözler önüne seriyor.  İran’ın nükleer araştırma çalışmalarında yer alan bilim adamlarına, Yaser Arafat dahil FKÖ, Hizbullah, Hamas gibi örgütlerin liderlerine yapılan suikastları, Filistin, Suriye, Mısır, İran gibi ülkelere dönük düzenlenen operasyonları detaylarıyla anlatıyor. 
İsrail’in askeri politikaları ve MOSSAD’ın operasyonlarıyla  ilgili bugüne kadar yazılmış en kapsamlı araştırma olarak değerlendirilen, yayınlandığında büyük yankı uyandıran ve The New York Times Çoksatanlar listesine giren  kitap aynı zamanda İsrail’in Ortadoğu’ya bakışını anlamak için de çok önemli bir kaynak. 
“Korkusuz ve sorumlu habercilikte olağanüstü bir başarı. . . önemli, zamanında ve bilgilendirici. &quot; (John le Carré) “Heyecan verici, bazen acıklı ve… müthiş araştırma ustalığı ile sürükleyici anlatımı her zaman saygı uyandıran bir kitap” (Dominic Sandbrook, Sunday Times)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88841</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cbe12b9c-80b8-48f7-86d5-c6c39ebb0cfb.jpg</image:loc>
            <image:title>Geri Dönüşüm Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Meryem Ermeydan’ın masalsı öyküsü ile Merve Atılgan’ın büyülü çizimleri bir araya geliyor! Aykız’ın heyecanlı hikâyesine ortak olan tüm çocuklar, aynı zamanda çevre ve geri dönüşüm bilinci kazanacaklar. 
Bir zamanlar Geri Dönüşüm Ülkesi’nde Aykız adında bir “sıvı yağ” yaşarmış. Aykız güneş kadar parlak, su gibi berrakmış. Ülkesindeki insanların çevreye karşı duyarsızlığı nedeniyle atık yağ olarak sokakta bir başına kalmış. Üstelik doğanın kendisi bile ona kucak açmamış.Tam her şey çıkmaza girdi derken Aksakallı yaşlı bir bilge ile karşılaşan Aykız&apos;ın geri dönüşüm masalı işte böyle başlamış. Acaba Aykız’ın masalı nasıl bir sonuca ulaşmış?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88842</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c37c951-7ade-4134-bca0-cdfb11607045.jpg</image:loc>
            <image:title>Acayip Şeyler Dizisi (22 Kitap)</image:title>
            <image:caption>1) Şu Acayip Hayvanlar 
2) Şu Acayip Bitkiler
3) Şu Acayip Gökyüzü 
4) Şu Acayip Yeryüzü 
5) Şu Acayip İnsan Vücudu 
6) Şu Acayip Böcekler 
7) Şu Acayip Uzay 
8) Şu Acayip Atom 
9) Şu Acayip Hücre 
10) Şu Acayip Kuşlar 
11) Şu Acayip Balıklar 
12) Şu Acayip Işık ve Renk 
13) Şu Acayip Arılar 
14) Şu Acayip Karıncalar 
15) Şu Acayip Kelebekler 
16) Şu Acayip Gözler 
17) Şu Acayip Sürüngenler 
18) Şu Acayip Anneler 
19) Şu Acayip Ağaçlar 
20) Şu Acayip Kulaklar 
21) Şu Acayip Beyin 
22) Şu Acayip Burunlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88843</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1629bb9f-bd57-46f9-ad28-4768db8f95c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Düşünenler İçin</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, büyük düşünler içindir. 
Başarı; kişinin beyninin büyüklüğünde değil, düşüncelerinin büyüklüğündedir. 
Bugün, düşüncelerimizin bizi getirdiği yerdeyiz. 
Yarın da düşüncelerimizin bizi götüreceği yerde olacağız. 
Büyük düşünün! 
Eğer siz de büyük düşünüyorsanız ne duruyorsunuz! 
Demir tavında dövülür… 
Durmayın; kendinize ve geleceğe yatırım yapın.  
Çünkü; “BÜYÜK düşünen, BÜYÜK yaşar.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88844</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c438b212-50da-4efa-8057-ad165a2206bf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayılar Kitap Okumaz</image:title>
            <image:caption>Arkadaşlık ve kitap okuma sevgisi üzerine olağanüstü bir hikaye… George balık avlamak ve aynı hikayeleri tekrar tekrar anlatmak gibi o bildik ayı eğlencelerinden çok fena sıkılmıştı. Hayatın bunlardan ibaret olmaması gerektiğini düşünüyordu. Bir gün boş boş dolaşırken bir ağacın altında bir kitap buldu, kitabın içinde aynı kendisine benzeyen bir ayı vardı. O an kitabı okuyabilmeyi her şeyden çok istedi. Keşke ona kitap okumayı öğretecek birisini bulabilseydi. Ve sonra Clementine ile tanıştı, okumayı çok seven bu küçük kız George’un hayatını sonsuza kadar değiştirdi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88845</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2342e80-3a4e-4c4f-9c10-a931d65fca27.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Sayılar - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini
desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88846</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5908784b-3bdd-4486-bf98-48ada6c1e20c.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Renkler - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini
desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88847</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eadacfd2-bdb7-48de-9359-951cb8011dc0.jpg</image:loc>
            <image:title>İngilizce Alfabe - Harfler - Kelimeler - Etkinlik Kitabı</image:title>
            <image:caption>Okul öncesi dönemdeki çocukların bilişsel, ince motor gelişimleri ile dil becerilerini desteklemek amacıyla hazırlanmış bu kitaplarda;
- Görsel dikkat
- Kısa süreli hafıza
- Sayı tanıma, tane kavramı
- Labirent
- Parça bütün ilişkisi
- Boyama ve çizgi tamamlama egzersizleri bulunmaktadır.
Bu kitaptaki etkinlikleri yaparken çocuklar hem eğlenecek hem de öğrenecekle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88848</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c0a512c-8c54-46fb-b046-acb725b1b0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Oyunlaştırma</image:title>
            <image:caption>Sonsuz Oyunlaştırma, birçok yöneticinin gelecekte kurumlarında bazı şeyleri hiyerarşiyle değil de gönüllülükle, eğlenceyle ve içsel ödüllerle nasıl yapacaklarını öğretecek bir başucu kitabı. Yazar Toby Beresford, şirket içinde kurulacak oyunların kurgusu, liderlik sıralamalarının türleri, oyuna geç katılanların ilerletilmesi, satış ve bilgi gibi puan çeşitlerinin hesaplanması, level-seviye mantığının kolaydan zora gitme matematiği gibi birçok deneyimini bu kitapta anlatıyor.

Gamfed Türkiye Kurucusu Ercan Altuğ Yılmaz,

« Oyun oynadıkça depresyondan uzaklaşır, özümüz olur, üretken ve mutlu oluruz.

İşyerlerimizde ne kadar da ciddiyiz, sizce bu oyunu bozma zamanı gelmedi mi? » cümleleriyle tanıtıyor kitabı okura.

Elma Yayınevi, iş yerlerinizde de « oyunla kalın, oyunda kalın » diyerek yeni kitabını okurlarına sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88849</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/04f2c7f2-7586-407a-bf07-867e3fb66187.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Oyunu</image:title>
            <image:caption>Sırada Almanya’dan gelen mektup var. 
Hallo, Ben Philip. Sana anlatacağım oyunun adı topfschlagen. Bu oyunu oynamak hem çok eğlenceli hem de sonunda bir sürpriz var. Önce küçük bir hediye, tencereye konur ve tencere bir yere saklanır. Sonra ebenin eline bir kaşık verilip gözleri bağlanır. Ebe dizlerinin üstünde ilerler, tahta kaşıkla tencereyi bulmaya çalışır. Diğer çocuklar, ebe tencereye yaklaştıkça “sıcak”, uzaklaştıkça “soğuk” der. Böylelikle tencereyi bulması için ona yardım ederler. Sonunda tencereye ulaşırsa hediye onun olur. 
*** 
Uluslararası bilinç, hak ve özgürlükler, çeşitlilik gibi temalar dile geldiler, bir çocuğun merak duygusu ve yaratıcılığıyla buluşup dünyayı gezdiler, bir dolu mektupla da döndüler. Şimdi Sarp’ın sayesinde dünyanın oyunu önümüzde. Yaşasın oyun oynamak! 
*** 
Sarp günlerdir heyecan içinde. Dünyanın dört bir yanına mektuplar gönderdi. Şimdi ise mektup arkadaşlarından yanıt alma zamanı. İşte postacı geliyor. Bakalım çantasından neler çıkacak? Acaba Sarp hangi oyunlarla tanışacak?   
Uzaklardan gelen yepyeni oyunlarla neşelenmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88850</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ac7b259-c678-4609-bee7-9c5d1f99525a.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Bilinçleninceye kadar asla isyan etmeyecekler ama isyan etmedikçe de bilinçlenemeyecekler.” 
 “Özgürlük, iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Buna izin verilirse gerisi gelir.” 
George Orwell’ın, Nazizm ve Stalinizm’in benzer tehditleri üzerine yıllarca düşündükten sonra, 1949’da totalitarizme karşı bir uyarı olarak yayımladığı ve 1984’ün bir öngörüsü olan kitabı, günümüzde dahi tüyler ürpertici yönüyle insanları düşünmeye sevk ediyor. 
Yönetimin dayattığından farklı bir biçimde düşünme cesaretinin işkenceyle ödüllendirildiği; insanların günün her anında, her yerde izlendiği; geçmişin, yönetimin çıkarları doğrultusunda yeniden yazılabildiği ve parti propagandalarının düşünce ve ifade özgürlüğünün önüne geçtiği bir devlet tasviri, hesap veremeyen hükümetlerin yaptığı kötülüklerin akılcı bir hatırlatmasıdır. 
Kitapta sıkça rastlayacağımız Büyük Birader, Çiftdüşün, Düşünce Polisi gibi kavramlar; modern, sosyal ve politik istismarların simgeleri olarak değerlendirilebilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88851</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96746643-fc1f-4d62-801f-17374824438f.jpg</image:loc>
            <image:title>Burcunuza Göre Olumlama Terapisi</image:title>
            <image:caption>İçten edilen niyet ve kabul, her işin olmazsa olmazıdır. Bireyin kendini kabul etmesi, sevmesi, kendini iyileştirebilmek için çabalaması, yaşamının gidişatını belirleyen en önemli unsurlardır.
Burcunuza Göre Olumlama Terapisi kitabı, her bireyin etkilendiği burç enerjisine göre yaşamını şekillendirmesi; aşkı, sağlığı, parayı, bereketi ve kariyeri yaşamına davet edebilmesi için gerekli bilinçaltı olumlama metinlerini içermektedir. Bu olumlama metinleri sayesinde bilinçaltınızdaki negatif kodlardan kurtulacağınız gibi sizi ferahlatacak ve huzura kavuşmanıza vesile olacak yeni bilinçaltı kodlarıyla da tanışma imkânı bulacaksınız.
Bu kitapta; insanın davranışları ile zihninin uyumsuzluğu arasındaki mevcut yarışı zihin gücünün kazandığına hayretle tanıklık edeceğiniz hikâyelere rastlayacaksınız. Aynı zamanda kendi burcunuza özel olarak hazırlanmış iş, kariyer ve bereket olumlamaları; sağlık olumlamaları; aşk ve ilişki olumlamaları ile yaşamınızın iplerini bilinçaltınızdan arındırarak yeniden kendi ellerinize alabileceksiniz; üstelik de daha pozitif bir biçimde…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88852</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a0e215b-b4d3-4a29-8956-e6aa6f246f10.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlüğün Bedeli</image:title>
            <image:caption>Siz plan yaparsınız fakat hayat bambaşka bir yönde ilerler. Hayatta yaşadığınız her şeyden, verdiğiniz her karardan sorumlu olduğunuz gibi bu yaşadıklarımızın sonuçları da bir şekilde karşınıza çıkacaktır. 
Mikhael de bunu biliyordu ve bu düşüncelerle cezaevindeki penceresinden bakarken kızının başından kurşunlandığını gördü. Hatalarının bedelini işte tam da şimdi ödüyordu. Özgürlüğün Bedeli yazarın gerçek bir hayattan yola çıkarak yazdığı bir roman. Bu romanda yaptıklarının bedelini özgürlüğüyle ödeyen ve özgürlüğünü tekrar kazanmak için direnen bir adamın ve o adamın ailesinin hikayesini okuyacaksınız. Yazar hikâyeyi birinci ağızdan dinlediği için dönemin sorunlarını da çarpıcı bir şekilde ele almıştır. Okurken yaşamınızı sorgulatacak ve her hatanın bedeli olduğunu anlatacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88853</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4c5ff52-bb5a-4128-baae-c0faf8b652f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuz Öpücük</image:title>
            <image:caption>Joe Malone ile Kylie Masters, hiç beklemedikleri bir anda hayatlarının en harika öpücüğünü paylaşırlar. Ancak Joe ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranır ve Kylie, onu aklından çıkarmak zorunda kalır. Başarılı da olur, ta ki bir iyiliğe ihtiyaç duyana kadar… Genç kadın için çok değerli olan bir heykel çalınmıştır ve ona yardımcı olabilecek tek kişi, benzersiz iz sürme yetenekleri olan Joe’dan başkası değildir. Kylie için Joe’yu boğmadan veya onun baştan çıkarıcı cazibesine kapılmadan heykeli bulmanın 
vakti gelmiştir. 
Joe o öpücüğü tüm detaylarıyla hatırlamasına rağmen Kylie’yi aramaz, çünkü sonsuza kadar sürecek bir aşk yerine, sadece eğlenceli anların peşindedir. Ancak genç adam ne yapması gerektiğini bilse de kalbi söz dinlemiyordur. 
Kylie ile Joe hayatlarının avına çıkarken birbirleriyle ilgili şaşırtıcı şeyler keşfedecek ve “o öpücüğü” atlatmanın en iyi yolunun, aralarındaki çekime direnmeyi bırakmaları olduğunu anlayacaklardır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88854</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a73ef18-64d4-4d5e-ac5e-58aebd34050b.jpg</image:loc>
            <image:title>İnanç ya da İnançsızlık</image:title>
            <image:caption>Yeni kıyamet nedir? 
Tanrısız bir ahlak anlayışı mümkün mü? 
Kadınlar dini lider olamaz mı? 
Şiddet ile hoşgörüsüzlük arasındaki ilişki nedir? 
Öteki, içimizdedir! Öteki, ona nasıl davrandığımızdan, onu sevmemizden veya ondan nefret etmemizden veya ona kayıtsız kalmamızdan bağımsız olarak, içimizdedir. 
İnanç ya da İnançsızlık’ta Eco ve Martini din üzerine yeni bir tartışma zemini hazırlıyor ve bugün dahi üzerine konuşulması zor meseleleri, iki insanın birbirine karşı saygısını yitirmeden nasıl tartışabildiğini gösteriyor. Önce Liberal dergisinde yayımlanan daha sonra da kitap haline getirilen bu mektuplaşmalar, bizleri “İnananlar ve inanmayanlar arasında yeni ve ortak bir umut inşa edilebilir mi?” sorusu üzerine düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88855</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79a56336-d744-462c-a0e8-eada9e728f57.jpg</image:loc>
            <image:title>İçe Dönük Olmak</image:title>
            <image:caption>İnsanların önemli bir kısmı içedönük olmasına rağmen daha iyi, daha geçerli olan kişilik dışadönüklük olarak kabul edilir. Hatta içedönüklüğün bir tür kişilik bozukluğu, psikolojik rahatsızlık olarak görüldüğü bile olur. Oysa bunlar bütünüyle kültürel önyargılar ve varsayımlardır, bilimsel hiçbir temeli yoktur.
İçedönük olmak dışadönük olmak kadar doğal, insani bir karakter olduğu gibi büyük sanatçıların, yaratıcıların çoğunluğu içedönüktür. Yani insanın bu dünyada yarattığı güzelliklerin çoğunu üreten kişilik yapısını neredeyse bir hastalık gibi görmenin kendisi bir sorundur. İçedönük olduğu halde dışadönük olmaya zorlanan, mutlu ve başarılı olmak için buna mecbur olduğunu düşünerek hayatı berbat olan o kadar çok insan var ki…
Psikolog Laurie Helgoe işte bu durumu ele alıyor ve genel kabul gören yanlışları sergilerken içedönüklerin gerçekte nasıl bir güce sahip olduklarını da gösteriyor.
İçedönük olmak bir sorun değil bir fırsattır; dezavantaj değil avantajdır; zayıflık değil güçtür. İçedönük olmaktan adeta utanan, dışadönük gibi davranmak için kendisini zorlarken kaçınılmaz olarak kendisi olmaktan çıkan ve istediği gibi bir yaşam sürdüremeyenler için bu kitap yeni bir hayatın başlangıcı olacaktır; elbette iç huzura, mutluluğa, esenliğe doğru…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88856</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/90317317-bc2e-40cc-a03a-61009609164d.jpg</image:loc>
            <image:title>Atlıkarıncaları Affediyorum</image:title>
            <image:caption>İnsanı eksilten kaybedişleri değil, zannedişleridir. 
 
Doğduğunda zihninde tek bir oda vardı; yalnızlığının odası, tıpkı senin gibi. Zamanla annesine, babasına, sevdiklerine, hatta sevmediklerine; sesini duyan, onu gören, hisseden herkese ayrı ayrı odalar inşa etti… Tıpkı senin gibi. Her odanın içine anılarını sığdırdı; eşyaları, anlamları, sevinçleri, hüzünleri, ilkleri, sonları… Aynı senin gibi. İnsanlar kayboldukça odalara girmeye çekindi, gerçeklerle yüzleşmekten kaçındı, dehlizlerini kilitledi, yalnızlığının odasına çekilerek unutmaya çabaladı ve belki de alıştı… Yine senin gibi. 
 
Mevsimler... Mevsimler geçti... 
 
Gün geldi, odaların kapıları kendi iradeleri dışında ansızın açıldı ve unuttuğunu sandığı geçmişi yüzünde, anıları avuçlarında, herkes karşısındaydı... Senin, benim, onun… herkesin elbet bir gün yaşayacağı o an gibi. Bu kitap işte o anımızın hikâyesidir. 
 
İnsanın yolu, cesareti kadardır. 
 
Gülnihal Hanım&apos;ın Ezrak, Ferhunde, Dildade ve diğer karakterler üzerinden oluşturduğu mistik yolculuğu vasıtasıyla hiç anlatılmamış olanı gözler önüne seren eser, hayatın yanılgılardan ibaret olduğunu anlayan herkese tatlı ama bir o kadar hüzünlü bir cesaret veriyor. 
 
Kafamdaki Fillerin Hepsi Mavi isimli eseriyle tanınan Murat Gülen, Atlıkarıncaları Affediyorum romanıyla bir kez daha okurların zihnine konuk oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88857</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/344fbfac-4d9c-4814-b19b-a6e274217004.jpg</image:loc>
            <image:title>Saat Sekizde Gemide</image:title>
            <image:caption>Gemi yolcusu kalmasın!  
Tüm hayvanların dikkatine: randevu saat sekizde gemide!  
Tufan başlıyor, Nuh’un gemisinde her türden sadece iki hayvana yer var.  
Peki gemiye iki yerine üç penguen binerse ne olur? Tabii ki büyük bir karmaşa!  
İki büyük penguen, bir küçük pengueni arkalarında bırakmak istemeyince akıllarına dâhiyane bir fikir gelir ve sonra olanlar olur!  
Zürafaları denizin tuttuğu, çıngıraklı yılanların gizli gizli kâğıt oyunu oynadığı, antilopların aslanlarla yan yana uyumak zorunda kaldığı, karıncalardan birinin eşini kaybettiği macera dolu bir yolculuk bu!  
Çocuk oyunları dâhil pek çok tiyatro eserinin yaratıcısı yazar ve yönetmen Ulrich Hub’dan, tiyatroya da uyarlanmış müthiş bir öykü. Her yaştan okur için tam bir gülme terapisi! Jörg Mühle’nin okuma keyfini taçlandıran çizimleriyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88858</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/98dc25b3-3a8d-417b-90b4-3c7a640b17dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akademisyen Anne-Babaların Gözünden Çocukların Dünyası</image:title>
            <image:caption>1.Çocuk ve Bilim 
2.Çocuk ve Felsefe 
3.Çocuk ve Toplumsal Cinsiyet 
4.Çocuk ve Yabancı Dil 
5.Çocuk ve Müzik 
6.Çocuk ve Ses 
7.Çocuk ve Beslenme 
8.Çocuk ve Resim 
9. Çocuk ve Din 
10.Çocuk ve Pazarlama 
11.Çocuk Tekstil 
12.Çocuk ve Finans 
13.Çocuk ve Psikoloji 
14.Çocuk ve Disiplinlerarası Eğitim 
15.Çocuk ve Matematik 
16.Çocuk ve Oyun Teorisi 
17.Çocuk ve Mimarlık 
18.Çocuk ve Küreselleşme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88859</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bb4dcc86-63bd-4d51-a10c-f9be06f751c5.jpg</image:loc>
            <image:title>Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu</image:title>
            <image:caption>“Tam üç milyon yıl önce, ormanın derinliklerinde güneşli bir günde hava birden karardı. Yumuşak toprağın üzerine bembeyaz karlar yağdı. Çiçekli böcekli topraklar yerini buzlara bıraktı. Dünyanın öbür ucundaki Gacagucu, toprağın altında kaldı. Büyük bir buz kütlesi, bedenini kuşattı”
Sinan Yaşar, Gacagucu ve Dünyanın Öbür Ucu kitabıyla minik okurları hayvanlarla dolu esrarengiz bir maceraya çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88860</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86c3d8f5-25e3-4d0d-98c5-cfe7c3f9ef71.jpg</image:loc>
            <image:title>Alevi-Bektaşi Öğretisinde Ahlak Eğitimi</image:title>
            <image:caption>I.Bölüm – Ahlak Ve Eğitim 
1.Ahlak ve Eğitim Kavramları Üzerine 
2.Din-Ahlak İlişkisi ve Ahlakın Evrenselliği Meselesi 
3.İslam Ahlakı 
4.Ahlak Eğitimi 
 
II.Bölüm – Alevi-Bektaşi Öğretisinde Eğitim 
2.Bir Öğretici Olarak ‘Dede’ ve ‘Dedelik Makamı’ 
3.Öğrenen Konumunda: Talib/Mürid 
4.Bir Eğitim ve Öğretim Mekanı Olarak Cemevi 
5.Alevi-Bektaşi Öğretisini Besleyen Kaynaklar 
6.Alevi-Bektaşi Öğretisini Besleyen Yazılı-Klasik Kaynaklar 
7.Alevi-Bektaşi Klasiklerinde Öğretim Yöntemleri 

III.Bölüm – Alevi-Bektaşi Öğretisinde Ahlaki İlkeler 
1.Dört Kapı Kırk Makam Öğretisinde Ahlaki İlkeler 
2. Ahlaki Bir İlke: ‘Eline, Diline, Beline Hakim Olmak’ 
3.Üç Sünnet Yedi Farz İçinde Ahlaki İlkeler 
4.Ahlaki ve Sosyal Açısından Musahiplik Kurumu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88861</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b7e4b4f-b96e-4b20-98bb-a240a7e55af3.jpg</image:loc>
            <image:title>Beden Eğitimi Derslerinde Özel Öğretim Yöntemleri Kullanılmasının Etkililiğinin İncelenmesi: Bir Meta Analiz Çalışması</image:title>
            <image:caption>İçindekiler
1.Giriş 
2.Genel Bilgiler 
3.Materyal Ve Metot 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88862</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f845a9e3-4886-4f03-ab74-7b776fd7e3ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Budalaların Şerefine - Gürciyev ve Performans</image:title>
            <image:caption>Gürciyev, “93 Harbi” diye geçen Osmanlı-Rus Savaşı’nın etkisi altında, Kapadokyalı bir saz şairinin oğlu olarak, ailecek göç ettikleri Kars şehrinde büyüyüp yetişir. Tahminen 18 yaşındayken çıktığı yirmi yıllık muammalı bir yolculuğun ardından önce Moskova sonra Tiflis ve İstanbul derken sonunda Avrupa’nın yolunu tutup Paris’i kendine yurt edinir. Zihin, beden ve duygu bütünlüğü ideali ve yeni insan, yeni bir evrensel dil ve sanat şiarıyla geliştirdiği Metodu ve öğrencilerine komünal bir çalışma düzeni, ortak bir yaşam alanı sunan Enstitü ortamıyla, çok geçmeden etkisini okyanus ötesinde de hissettiren bir çekim merkezi haline gelir. Estetik değer, kişisel beğeni ve kültürel formasyon etrafında gelişen alışkanlıkları, kemikleşen önyargıları kırmayı amaçlayan özgürleştirici sanat anlayışıyla, dönemin avangart sanatçıları arasında da yankı bulur. Thomas de Hartmann ile birlikte yürüttüğü deneysel müzik çalışmaları, sanatın üretim ve alım süreçlerini tersyüz ederek icracıyı da izleyiciyi de o konforlu alanından çıkaran, disiplinlerarası olarak nitelendirebileceğimiz uygulamaları, Avrupa’da performans sanatının erken dönem örneklerini anlamamızı sağlayacak önemli ipuçları barındırır.
Hale Birgül Akçakmak, daha düne kadar Türkiye’de akademik camiada bile bir meczup olarak görülen ve dünyada da sıklıkla belli aidiyetler içerisine sıkıştırılan Gürciyev’in, öğretisinin beslendiği ezoterizmi yadsımayan ama onun ötesinde, dışa kapalı değil, aksine kategori dışı taraflarıyla tüm okumalara açık, karşılaştırılabilir bir yönünü ortaya koyuyor: performans sanatı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88863</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b97d7ba-90b6-4385-838a-728fe8c34a16.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünya ve Türkiye Ekonomisinin Dünü, Bugünü ve Yarını</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1873-96 Depresyonu’nun Tarihsel Arka Planı, Etkileri ve Küresel Ticaret Politikalarına Yansımaları 
Dönüşümün Eşiğindeki Küresel Parasal Sistem ve Yarattığı Büyük Kriz 
Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikalarının Gelişimi: Türkiye’nin Küresel Konumu Üzerine Bir Değerlendirme 
Finansal Kriz mi Sağlık Krizi mi? Türkiye’nin Ödemeler Bilançosuna Etkileri Açısından Bir Değerlendirme 
Dünya’da ve Türkiye’de Enerji Piyasalarının Dünü Bugünü ve Yarını Türkiye’nin Gelecek 11 Ülkeleri Arasındaki Makroekonomik Performansının Değerlendirilmesi 
Türkiye’nin Dış Ticaretinin Bölgesel ve Sektörel Açıdan İncelenmesi 
Türkiye’de  Eğitim-İşsizlik İlişkisi: 2000’li Yıllarda Üniversiteli İşsizliğin Analizi 
2000’li Yıllardan İtibaren Türk Bankacılık Sektörünün Gelişimi ve Geleceği 
Süreklilik ve Değişim Bağlamında Türkiye’de Kapitalizm 
Türkiye’de Bilgi Dışsallıklarının İmalat Sanayi İstihdam Artışı Üzerine Etkisi  
Sağlık Krizinden Küresel Sistematik Ekonomik Krize: Covid-19 Pandemisinin Uluslararası Ticarete Etkisi 
Girişimcilik Kavramı ve Girişimciliğin Ekonomilerdeki Yeri ve Girişimcilik Endeksleri İlişkisi 
An Analysis for a Sustainable Growth Based on Environmental Factors &amp; Okun Law Regarding Turkey 
Katılım Bankalarının Finansal Performanslarının Sezgisel Bulanık ARAS Yöntemi ile İncelenmesi: 2016-2019 Dönem Analizi 
Blockchain Technology and Commercial Bank Cryptocurrencies 
Finansal Küreselleşme Çağında Modern Merkez Bankacılığı ve TCMB: Görüşler ve Gündem 
Bankacılık Alanında Dijital Teknoloji Kullanımı: Bankacılığın Bugünü ve Yarını   
Middle Income Trap: Evidence From Nonlinear Unit Root Test</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88864</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16173c8c-1936-45ba-baf6-6612257becab.jpg</image:loc>
            <image:title>Köpek Düşü</image:title>
            <image:caption>Ankara’yı mesken tutmuş martılardan Galapagoslu Yalnız George’a, Tarlabaşı’nın karanlık köşe bucaklarından Balat’ın ayazmalarına, büyük kentin kalabalığındaki kimsesizlerden aynı şehrin sokaklarında kendi cemaatini oluşturmuş, kulağı küpeli köpeklere… Gerçeküstü bir düşten, rengârenk dokuz sahne.
Elvan Çubukçu yeni kitabı Köpek Düşü’yle öyküdeki yerinin kalıcı olduğunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88865</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4669e16-b0e2-4152-9f82-c1f4ec8ebc39.jpg</image:loc>
            <image:title>Family Businesses: Business Models &amp; Strategies</image:title>
            <image:caption>Part One – Introduction to Family Businesses 
 
Part Two – Challenges in Family Businesses 
 
Part Three – Entrepreneurship and Institutionalization in Family Business 
 
Part Four – Marketing Strategies in Family Business 
 
Part Five – Family Business Strategies in Different Aspects</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88866</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ca6c51e-2684-453d-894d-a0dccda90942.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisadi, Sosyal ve Kültürel Yönleriyle Turizm</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm 
İktisadi Yönleriyle Turizm 
İkinci Bölüm 
Sosyal Yönleriyle Turizm 
Üçüncü Bölüm 
Kültürel Yönleriyle Turizm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88867</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6da20be5-eae4-4730-8551-c1f54666f04e.jpg</image:loc>
            <image:title>İslami Finans Sisteminde Sukuk</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Birinci Bölüm – İslami Finans Sistemi 
İkinci Bölüm – İslami Finans Sisteminde Sukuk 
Üçüncü Bölüm – Sukuk İhraç Süreci 
Dördüncü Bölüm – Sukuk Türleri 
Beşinci Bölüm – Dünyada Ve Türkiye’de Sukuk Piyasaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88868</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc712d97-b64a-49b1-88da-d2da45fe44e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yönetimi Bakımından Yerel ve Küresel Ölçekte Düşünceler ve Kurumlar</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Kentsel Hizmetler/İşlevler Açısından İklim Değişikliği Riskleri ve Halk İhlalleri 
Yeni Kamu İşletmeciliği Yaklaşımının Hayata Geçirilmesinde Ombudsmanlık Kurumu 
Gelenekten Moderniteye: İslam Kentlerinin Dönüşümü 
İçsel Motivasyon ile Duygusal Bağlılık İlişkisi Üzerine Bir Alan Araştırması: Bitlis Eren Üniversitesi İdari Personeli 
Kamu Yönetiminin Denetiminde Ombudsmanlığın Rolü: İskandinav Ülkeleri İle İlgili Bir İnceleme 
Türk Kamu Yönetiminde Yeni Bir Kurum: Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkalığı Yapısı, Sorunları ve Çözüm Önerileri 
2002 Sonrası Türkiye’de Siyasal Partilerin ve Parti Sisteminin Dönüşümü 
İsveç Örneği Üzerinden COVID-19 Salgını İle Mücadele Süreçlerinin Malthus Teorisi Açısından Değerlendirilmesi 
Doğrudan Yerel Katılım: Mahalle Meclisleri Üzerine Bir Çalışma 
Kurumsal İmaj Oluşumunda İnsan Kaynağının Rolü 
On Birinci Kalkınma Planında Dirençli Kentler 
Türkiye’de Kamu Harcamalarının Sınıflandırılması: Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Kapsamında Analitik Bütçe 
Türkiye’de Çıkarılan İmar Aflarının Kentleşmeye Olumsuz Etkileri 
Kamu Yönetimine Özgü Kavramların İlköğretim Ders Kitaplarında İncelenmesi 
Yeşil Büyüme’nin Gerçekleşmesinde Ekolojik Köy ve Lojistik Köy Anlayışının Katkısı
Türkiye’nin Uluslararası Göç Politikası Bağlamında Suriyeli Göçmenlerin Uyumu 
Kamusal Alanda Kumasal Faaliyetler 
“Neo” Perspektiften Yönetim-Siyaset Dikotomisini Yeniden Okumak 
Yeni Hükümet Sisteminin Kamu Politikası Aktörü: Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları 
Çağdaş Kamu Yönetiminin Temel Odağı: Kamu Yararı Sağlamak mı ? Kamu Değeri Yaratmamak mı? Kamusal Bir Denetim Aktörü Olarak Ombudsman: Türkiye Örneği 
Pandemi Süreci Bağlamında Seçili G20 Ülkelerinin Uyguladıkları Sosyal Politikaların Değerlendirilmesi 
Türkiye’de Kamu Kurumlarında Çalışan Kadınların Karşılaştığı ‘Cam Tavan’ Sendromu ve Algısı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88869</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31e4f705-4db6-4950-a27c-6906052afc0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Arapların Kısa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Arap Dünyası’nın bugününü ve geleceğini anlamanın anahtarı, geçmişinin kilidini açmaktır. John McHugo okuyucuyu, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze dek uzanan siyasi, sosyal ve entelektüel Arap tarihi yolculuğuna çıkarıyor. 
Bu çalışma, Hz. Muhammed’in misyonunu, İslamiyet’in yayılışını, Orta Çağ’da ve günümüzde yaşanan ihtilafları, yabancıların hâkimiyetinden kurtulma mücadelesini, İslamcılığın yükselişini ve diktatörler çağının sonunu kapsamaktadır. 
Arapların Kısa Tarihi, Arap dünyasının bugünkü halini nasıl aldığını, değişimin neden kaçınılmaz olduğunu ve Arap Baharı’nın ertesinde bu coğrafyayı hangi seçeneklerin beklediğini ortaya koymaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88870</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/754f081f-2c3d-4ad8-8fee-347becf88c96.jpg</image:loc>
            <image:title>Spora Katılım Sürecinde Okul Sporlarının Önemini Keşfetmek</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Giriş 
2.Genel Bilgiler 
3.Materyal Ve Metot 
4.Bulgular 
5.Tartışma 
6.Sonuç Ve Öneriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88871</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2f0e1e72-9299-4b8e-8da4-001a3b8a5397.jpg</image:loc>
            <image:title>Stratejik İnsan Kaynakları Yönetiminde Duygusal Emeği Anlamak</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1.Duygusal Emek 
2.Duygusal Emekle İlgili Temel Yaklaşımlar 
3.Duygusal Emeğin Öncülleri: Bireysel Ve Örgütsel Faktörler 
4.Duygusal Emek Stratejileri 
5.Duygusal Emek Davranışlarının Yol Açtığı Sonuçlar 
6.Kişilik Ve Duygusal Emek İlişkisi 
7.Örgütsel Güven Ve Duygusal Emek İlişkisi 
8.Örgütsel Bağlılık Ve Duygusal Emek İlişkisi 
9.Tükenmişlik Ve Duygusal Emek İlişkisi 
10.İşten Ayrılma Niyeti Ve Duygusal Emek İlişkisi 
11.Personel Güçlendirme Ve Duygusal Emek İlişkisi 
12.Stres Ve Duygusal Emek İlişkisi 
13.Sonuç Ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88872</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca033f1f-58a7-4a98-aac6-8e12a68e7183.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Destinasyonu ve Yönetim Yaklaşımları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
BÖLÜM 1 – Turizm Destinasyonu 
1.1.Turizm Destinasyonu 
1.2.Turizm Destinasyonunun Özellikleri 
1.3.Turizm Destinasyonu Türleri 
1.4.Turizm Destinasyonunun Paydaşları 
1.5.Turizm Destinasyonu Gelişim Süreci 
BÖLÜM 2 – Turizm Destinasyonu Yönetim Yaklaşımları 
2.     
2.1.Turizm Destinasyonu Yönetim Yaklaşımları 
2.2.Turizm ve Örgütlenme 
2.3.Dünya’da Turizm Örgütü Örnekleri 
2.4.Avrupa’da Turizm Örgütü Örnekleri 
2.5.Türkiye’de Turizm Örgütü Örnekleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88873</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d996b009-47eb-4f6e-84c4-9a09dd176e54.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Malikâne Çiftliği’nin sakinleri olan hayvanlar isyanda! 
Yaşadıkları kısa ve âdeta birer köle gibi çalışmakla geçen bu acınası hayat artık onları mutlu etmiyor. Boğaz tokluğuna, güçlerinin son damlasına kadar çalışarak geçen bu hayattan fazlasını istiyor hayvanlar. Onları bu zorlu koşullarda yaşamaya mahkûm eden insanlardan kurtulmak, birlikte çalışarak üretmek ve ürettiklerini eşit olarak paylaşıp mutlu ve tatminkâr bir hayat sürmek var düşlerinde. 
Ama o gün geldiğinde ve düşleri gerçeğe dönüşüp Hayvan Çiftliği’ni kurduklarında değişen başka şeyler de olacak. 
İlk olarak 1945 yılında İngiltere’de yayınlanan ve hem George Orwell’ın hem de siyasi hicvin en bilinir romanlarından biri hâline gelen Hayvan Çiftliği, mecazi bir dille kaleme alınmış bir kısa romandır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88874</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/831e7b2f-9207-4b11-9311-dfbbea7265f6.jpg</image:loc>
            <image:title>Tüm Yönleriyle Teoride Finans ve İktisat</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
İktisat Kuramlarında Finansal Serbestleşme: Ortodoks ve Heterodoks Yaklaşımlar 
 
Finansal İnovasyonlar ve Piyasadaki Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Kuantum Finans Teorisine Genel Bir Bakış 
 
Finansallaşma Teorisi ve Dijitalleşme 
 
Finansal Sadakatsizlik 
 
Oligopol Oyunları: Cournot ve Bertrand Rekabet Modeli 
 
Finansal Sistemde İçgüdüsel Tepki (Hayvansal Güdüler) 
 
Finansal Hizmetler Sektöründe Dijital Dönüşüm: Blokzincir Teknolojisi 
Bankacılık Sektöründeki Sözleşmelerde Bilginin Rolü 
 
Sermaye Yapısı Kararlarını Açıklamada Geleneksel Yaklaşımlar ve Modern Teoriler 
 
İktisadi Düşüncenin Gelişim Sürecinde Vergi Kavramı ve Vergi Politikasının Dönüşümü 
 
İktisadi Düşünce İçinde Faiz Kavramının Kullanımı ve Faiz Kavramının İktisat Teorilerindeki Yeri 
 
Evrimci Ekonomik Coğrafya ve Yeni Yapısalcı İktisat Perspektifinde Ürün Uzayı Yaklaşımının Yeri ve Önemi 
 
Yeşil Finansın Dünyadaki Gelişimi ve Yeşil Finansal Ürünlerin Kullanım Alanları Üzerine Bir İnceleme 
 
Küresel Ekonomi-Politik Düzenin Baş Ağrısı: ‘Batmayacak Kadar Büyük’ Finans Kurumları 
 
Küreselleşme Sürecinde Nedenler ve Önlemler Çerçevesinde Çocuk İşçiliği Realitesi 
 
Finansal Serbestleşme ve Finansal Krizlerin Yol Açtığı Sorunların Çözümünde Finansal Sektöre Yönelik Vergilerin Değerlendirilmesi 
 
Türkiye’de Servet Vergilerinin Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme 
 
Sürdürülebilir Kalkınma Türkiye’de Uygulanabilir mi? 
 
Türkiye ile BRICS Ülkelerinin Bilgi Ekonomisi Göstergelerinin Karşılaştırılması 
 
Finansmana Erişimde Kredi Garanti Fonu’nun Rolü Vekalet Kuramı ve Hisse Senedi Piyasalarındaki Yansımaları 
 
Türkiye’de Bitkisel Üretimi Artırmak İçin Teknoloji Kullanımı 
 
Credit Rationing in Participation Banks: Evidence from Turkey 
 
The Evaluation of Welfare State Models in tha Context of OECD Better Life Index</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88875</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc1d43f-c895-4da9-922b-cd76ff75c6c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal, Uluslararası ve Küresel Ölçekte Finans Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Risk-Adjusted Performance of Mutual Funds, Evidence from Bursa 
 
Green Bonds as Investment Vehicle: An Empirical Analysis 
 
Merkez Bankası Dijital Parası: Geleceğin Parası (mı?) 
 
Kripto Para Piyasasında Asimetrik Nedensellik İlişkisi: BTC, ETH, XRP, LTC Örneği 
 
Gelişmiş ve Yükselen Piyasa Para Birimleri Bağlantılılığı: Yayılım Endeksi Yaklaşımı 
 
Makroekonomik Göstergelerin Sermaye Piyasası Gelişmişliği Üzerindeki Etkisi: Yeni Sanayileşen Ülkelerde Bir Uygulama Döviz Kuru Oynaklığı ve Para Arzı Arasındaki İlişki: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir Çalışma 
 
İslami Finans Endeksi: Uluslararası Bir Sıralama 
 
İslami Bankacılığın Gelir Eşitsizliği Üzerindeki Etkisi 
 
Bireylerin Katılım Bankacılığı( İslami Bankacılık) Tercihlerini Etkileyen Faktörler 
 
Katılım Banka Çalışanlarının Finansal İyilik Hali Finansal Okuryazarlık ve Satın Alma Davranışında Nasıl Rol Oynar? 
 
Bankaların Finansal Başarılarının Ölçülmesi Üzerine CRITIC Temelli ARAS ve COPRAS Yöntemleri ile Karşılaştırmalı Bir Analiz 
 
Ulusal ve Uluslararası Faiz Kararı Duyurularının Borsa Endeksleri Volatilitesine Olan Etkisi 
 
Türkiye’de Bankacılık Açısından Piyasa Disiplini 
 
Türk Bankacılık Sektöründe Likidite Tamponlarının Belirleyicileri 
 
Küresel Finansal Kriz Sonrası Banka Karlılığının İçsel Belirleyicileri: Türk Mevduat Bankaları Üzerine Bir Araştırma 
 
Finansal Kuznets Eğrisi İlişkisinin Analizi: Türkiye Örneği 
 
Yönetim Kurulu Kalite Endeksi ve Finansal Performans İlişkisi 
 
Marka Değeri ile ilişkili Ölçütlerin Belirlenmesine Yönelik Bir Analiz: Brand Finance Turkey Örneği 
 
Firmaların İflas Etme Riskleri ve Halka Açıklık Oranları Arasındaki İlişki: Borsa İstanbul Örneği 
 
İşletme Sermayesinin Etkinliğinin Ölçülmesi ve BİST’de Bir Uygulama 
 
Portföy Optimizasyon Kodlaması: Pseudo Kodla Excel Uygulaması</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88876</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42070cc9-fe72-4baf-afce-6b4e8419a63f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulusal, Uluslararası ve Küresel Ölçekte İktisat Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Trade Structure and Trade Flows of Turkey: A Gravity Model 
 
Dynamics of Inclusive Economic Growth in the Central and Eastern Europe 
 
The Effect of Financial Development on Income Inequality for the Selected Country Group 
 
Financial Stability and Financial Regulation: An Analysis on Fragile Eight Countries 
 
Davranışsal İktisatta Gizli Tuzaklar Üzerine Görgül Bir Araştırma 
 
Ekonomik Büyüme ve İşsizliğin Cari Açık Üzerine Etkisi 
 
Euro Borç Krizi Sonrası Dönemde Avrupa Bölgesinde Kamu Harcamaları  ve Gelirleri Arasındaki İlişkilerin Panel Nedensellik Yaklaşımları ile Analizi Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Ar-Ge Çalışmalarının Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı Üzerindeki Etkileri: Yükselen Piyasa Ekonomileri İçin Panel Ardl Analizi 
 
Sağlık Hizmetleri Talebinin Araştırılması: Azerbaycan Üzerine Bir Uygulama 
 
Siyasi ve Politik İstikrarsızlıkların Dış Ticaret Üzerindeki Etkisi: 1984-2015 Dönemi Türkiye Uygulaması 
 
MENA Ülkeleri İçin Reel Gelir Analizi 
 
Uluslararası Rezerv Birikimi Türkiye’de Özel Sabit Yatırımları Dışlıyor mu ? 
 
Türkiye’ye Yapılan Doğrudan Yabancı Yatırımların Yerli Üretim İndeksi ve Krediler ile Net Dış Varlıklarla İlişkisi 
 
Türkiye’deki Karbondioksit (CO2) Emisyonunun ANFIS Yöntemi ile Tahmin Edilmesi 
 
Türkiye’deki Elektrik Enerjisi Kullanımı ile İktisadi Büyüme Arasındaki İlişki: Johansen Eş-Bütünleşme ve Granger Nedensellik Analizi 
 
Okun Yasasının Geçerliliğinin Sınanması: Türkiye Ekonomisi Üzerine Ekonometrik Bir Analiz 
 
Yükseköğrenim ve Ekonomik Büyüme: Türkiye Üzerine Bir Eşbütünleşme ve Granger Nedensellik Analizi 
 
Yükseköğretim Mezunu Kadınlarda İşsizlik Histerisinin Araştırılması: Türkiye Örneği 
 
Hukukun Üstünlüğü ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: OECD Ülkeleri için Ampirik Bir İnceleme 
 
Üniversite Öğrencilerinin Tüketici Davranışlarını Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Iğdır Üniversitesi Öğrencileri Üzerine Bir Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88877</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d778a08-360d-4744-865f-0c2a08e530b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Şerif Hayvanlar Aleminde - Renkler Kitabı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yağmurlu bir günde haydi ormanda keyifli bir yürüyüşe çıkalım.   Islak toprağın kokusunu içimize çekelim. Rengarenk tabiatı, sevimli hayvanları ve  doğayı bu harika kitapla keşfedelim.    Şerif Hayvanlar Âleminde Renkler Kitabı, sevimli hayvan çizimleri, canlı renkleri ve şiirsel hikayesiyle miniklerin zihinsel gelişimini destekler. Yeni kelimeler öğrenmesini sağlar ve dil gelişimini hızlandırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88878</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6c9802c-4d74-434c-bbe4-54e08eebbe1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lüpen - Oyuk İğnenin Esrar</image:title>
            <image:caption>O, kurnaz, yakışıklı, türlü zorlukların içinden sıyrılıp çıkmayı başaran, hazır cevap bir suç dehası! 
O, polisi parmağının ucunda oynatan cesur bir antikahraman...
O, klasik kötü karakter klişelerini yıkıp geçen, dünyanın en centilmen hırsızı!
O, Arsen Lüpen!
Bir silah sesiyle başlayan ve Rubens’in dört yağlı boya tablosunun çalınmasıyla devam eden macerada Arsen Lüpen, kendisini yakalamak isteyenlerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. Dahası Sezar’dan başlayarak zamanımıza kadar süregelen müthiş bir sırrı ortaya çıkarıyor. Bu öyle bir sır ki, hem Fransa&apos;nın güçlü bir devlet olarak devamının garantisi, hem de dünyanın en büyük hazinelerinden birine açılan gizemli bir kapı...
Lüpen, bu meşhur hazineye kavuşmaya çalışırken, karşısında rakip olarak müthiş zeki bir lise öğrencisi buluyor. Üstelik ünlü İngiliz dedektif Herlock Sholmes de işin içinde... Bütün engellere rağmen Lüpen, amacına ulaşacak mı? Hayatında ilk defa ölümüne sevdiği kadına kavuşacak mı?
Klasikleşen kahramanı Arsen Lüpen’le hayal gücünün sınırlarını zorlayan Maurice Leblanc’tan, nefes kesici bir macera!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88879</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458c9b3d-0fc9-4455-bdee-22cbfe56a2f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Doktor Civanım</image:title>
            <image:caption>Bildik sandığımız; özünde hep uzak, hep ayrı kaldığımız bir dünya… 
 
Ameliyathanelerde, yoğun bakımlarda, ilkyardımlarda, curcuna içindeki poliklinik koridorlarında sesleri duyulamayan yürek vuruşları… 
 
Kurtarmaya çalışırken tükenenlerin dünyası…Açlık susuzluk dinlemeden sabahlayanlar; haftalarca, aylarca evinden, çoluk çocuğundan, sevdiklerinden ayrı kalanlar… 
 
Hiç tanımadığı hemcinsleri için kendi sağlığını hiç sayanlar, sessiz bir yıldız gibi karanlığa kayanlar… 
 
Cana can katarken sararan fotoğraflar; tarihin ve hayatın nankör loşluklarında solanlar… 
 
Ne alkış, ne verilecek üç kuruş söndüremez onların yürek yangınlarını; dolduramaz geride kalan boşluklarını… 
 
Kulak verelim hele, bir dinleyelim, geçmişten bugüne, bugünden geleceğe… 
 
Sağlığın ve sağlık uğraşının o öteki yüzü… 
Göğüs etlerinde hep insan resmi iğneli; ak önlüklerin öyküsü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88880</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6aa37bb-f7bc-4141-8f48-994b6a01767f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çöplük Sözlük</image:title>
            <image:caption>Latin alfabesinde öteki hiçbir dilin bilmediği bir sesi çağ­rıştırması için şekil bulmuş &quot;yumuşak g&quot; ya da Ğ... Varlığını, gerekli olup olmadığını bilmeksizin ses hafıza­mızın hiç tanımadığı varlığını görselliğine borçlu Ğ... 
İmla derslerinin olağan şüphelisi; kimi zaman suçüstü ya­pılan bir hükümlü kimi zaman görmezden gelinen, kimliği arsızca gizlenen bir gizli tanık Ğ... 
Seslerin, seslilerin ve güçlülerin arasında yok sayılmasının bedelini yabancılar arasında varlığını kanıtlayarak ödeten Ğ... 
Kimi zaman eşlik eden kimi zaman yok sayılan bir ikinci adam... 
Metaforların korkulan öznesi... 
Metafor demişken; sevdiğimizi sevildiğimizi sandığımız ayrılıkların hemen ardından varlığını bile unuttuğumuz ar­kadaşlıklar gibi Ğ... var iken anlamı olan ancak yokluğu fark edilmeyen gelip geçiveren zamana gömdüğümüz &quot;dostluklar&quot;. 
Hani onsuz yaşamımızın tatsız ve anlamsız olacağını dü­şünürken, yanı başımızda iken, araya giren zaman törpüsü­nün ve unutulmanın acısının yıpratıcılığında unuttuğu­muz; unutulduğumuz. 
Ve var iken varlığını çok az hissettiğimiz; 
Ve hep ikinci olan... Ğ, ğ...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88881</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1a9fb492-b8f3-48a5-8e4f-bf41bc51de4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarnıçtaki Kelebek</image:title>
            <image:caption>Gece yatağa uzanıp gözlerimi kapattığımda karşıma geçip sanki benimle alay ediyor. Bazen boş ve anlamsız, saatlerce öylesine bakıyor. Beni görmeden kayıtsız, ilgisiz gözlerle izliyor. Her gece hep aynı hiçliği yaşatıyor bana. Sıradanlığı, yitikliği, önemsizliği… Sanki içi boş anlamsız bir varlıkmışım gibi bana bakıp gülüyor.
İçinde bambaşka bir “ben” varsa sorgulayan yargılayan; geçmişi hatırlatıp duran… İnsan nasıl hayatına devam eder?

1970’li yıllarda en ateşli ideolojik kavgaların yaşandığı günlerde çocuk olmuş, annesi ve babasının parçalanan hayatları arasında kendini bulmaya gayret eden ve eski mutlu günlerine durmadan özlem duyan bir başkahramana ve onun, sarnıcın kilitli kapıları ardında yitip giden hayatına tanıklık ediyoruz bu romanda.
İdil’in nasıl davet edildiğini ve niçin gitmeye devam ettiğini bilmediği o sıra dışı terapiler, korkuları ve boşlukları açığa çıkarıyor. Bu roman, tarihi olayların koridorlarında yürürken, içinizdeki sarnıcı bulmayı vadediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88882</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e8c6fc66-4d60-4010-9a99-d5ed07d6461f.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Papağan Ayo Ünlü Oluyor 2</image:title>
            <image:caption>Ünlü bir papağan olmayı kafasına koyan Ayo, bir sabah valizini toplayıp Hollywood’a doğru yola çıktı.
Bir çizgi filmde oynamayı çok istiyordu. Ancak Hollywood çok uzaktaydı. Tek başına dünyanın bir ucuna nasıl gidecekti?
Hayalini gerçekleştirebilecek miydi? Arkadaşları, Ayo’yu durdurabilecek miydi? Ama daha da önemlisi Ayo’yu durdurmak doğru bir fikir miydi? 
Hayallerinin peşinden cesurca giden Ayo’yu durdurmak yerine çok daha iyi bir plan yaptı arkadaşları. 
Zulu’nun ve arkadaşlarının eğlenceli Hollywood macerasını okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88883</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/126d19f6-28f5-440c-8631-85740d123d98.jpg</image:loc>
            <image:title>Nasrettin Hoca</image:title>
            <image:caption>Orhan Veli Kanık’ın özgün yorumuyla Nasrettin Hoca’dan 70 manzum hikâye... 
“Madem ki Hoca’yı halk icat etmiş, halka benzeyecektir. Hoca’ya ait hikâyelerin, yüzyıllardır, hiç eskimeden yaşaması, onun bir halk kahramanı olmasından ileri geliyor. Hoca, gerçekten, zaafları, sıkıntıları, kusurları, korkuları, kısacası her şeyiyle, tam bir halk adamıdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88884</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f137944-bc17-4df6-882b-1c586b1eed3c.jpg</image:loc>
            <image:title>Amok</image:title>
            <image:caption>Endonezya’nın bir Hollanda sömürgesi olduğu yıllarda Cava’da görev yapan bir doktorun şehirden uzak, ücra bir yerde yaşadığı yalnızlık onu zaman içinde ruhsal bunalımlara sürüklemiştir. Bir gün varlıklı bir tüccarın güzel ve kibirli İngiliz eşi kentten onu ziyarete gelir ve istediği bir müdahale karşılığında yüksek bir para teklif eder. Ne var ki, kadın bu teklifini küstahça bir tavırla yaptığı için doktor onu reddeder. Ancak daha sonra bu kararından pişmanlık duyar ve kadına duyduğu saplantılı aşk onu bir çılgına çevirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88885</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99125c19-a8ec-4004-b059-d1f72e32d62e.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanin</image:title>
            <image:caption>19. yüzyılın son çeyreğiyle 20. yüzyılın ilk çeyreği arasındaki o kısa döneme, “çalkantı”, “değişim” dendiğinde, biz de Dünya tarihinin en önemli dönemlerinden biridir desek herhalde abartmış olmayız. Dönemin ruhunun, bütün farklılıklarına rağmen günümüzün -ileri ya da geri- yeni her şeye gebe bir Dünya’nın haliyle tuhaf benzerlikler taşıdığını düşünürsek, özellikle de edebiyat alanındaki üretimin ortalama kalitesinin ve bütün bu çalkantılardan beslenen içeriğinin de muazzam olduğunu söyleyebiliriz. Tüm bu karmaşa içinde bugüne kadar binlerce yazıya konu olan Rus edebiyatı ise (Rus aydınlanması, toplumsal değişimin başdöndürücü hızı ve gücü) bir leb-i deryaydı adeta. 
O toprakların yetiştirdiği yazarlardan biri de (Mikhail Petrovich Arsybashev) Mihail Petroviç Artsıbasev’di. 1878 doğumlu Artsıbasev, Sanin adlı bu eseri kaleme aldıkları arasında en meşhuru ve ilgi çekeni olmuş, en önemli edebiyat başarısı olarak görülmüştür. Kitap yayımlanır yayımlanmaz önce Rus okurlar, ardından da Avrupa’da çevrildiği dillerdeki okurlar üzerinde sansasyonel bir etki bırakmıştır. Bu büyük romanı okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88886</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/43383277-783c-4a6d-8053-63d96bae0301.jpg</image:loc>
            <image:title>Gerçek Tanıklarla Akran Zorbalığı</image:title>
            <image:caption>Sevgili Bilge Çevik bu kitabıyla, gelecekte gölgesini cömertçe evlatlarımıza sunacak bir ağacın fidanını dikti. İnsanlığın en temel meselelerinin kökeninde yatan zorbalığı şefkatle ve bu denli yalın bir dilde okumak ne hoş.” 
-İrem Polat Klinik Psikolog, Çift ve Aile Terapisti  
“Bilge Çevik, bu kitapta zorbalık sorununu Türkiye’de ender bulunan bir derinlikle ele almış. Zorbalığın yetişkinlerden çocuklara intikal eden duygular sonucunda nasıl ortaya çıktığını, eğitim kurumlarının adlarını lekelememe kaygısıyla zorbalığın köklü bir kültüre dönüşmesine nasıl göz yumduklarını gerçek ve güncel tanıklıklarla cesurca göstermiş. Bununla da yetinmeden, biz yetişkinlere adım adım çözüme giden yolları göstermiş, hem öğrenci hem ebeveyn hem de eğitmenler için zorbalıkla alakalı başucundan eksik edilmeyecek bir kitap!” 
-Gülüş G. Türkmen Sürdürülebilir İyi Ebeveynlik Felsefesi Kurucusu, Araştırmacı, Yazar  
“Hem kişilik psikolojisi hem de sosyal psikolojinin kesiştiği önemli çalışma alanlarından biri olan akran zorbalığının, etkileri de sebepleri de kişisel olmaktan çok uzaktır. Genç meslektaşlarımdan Bilge Çevik’in, hem kıvraklık dolu bir zihinsel olgunlukla bilimsel bilgileri birleştirmesi hem de enerjisi ve yalın üslubuyla bu bilgileri gerçek yaşam hikâyeleriyle sentezlemesiyle bu kitap ortaya çıkmıştır. Mağdurdan zorbaya aileden tanıklara ve son olarak da okuldan topluma tüm paydaşları ele alışıyla, konunun bütünlüğünü kavramak çok daha kolaylaşıyor. Kitapta da görüleceği üzere zorbalık, neden sadece o kişinin, şu ailenin, bu okulun ya da öteki mahallenin değil de hepimizin meselesiymiş, Bilge Çevik genç bir solukla ve çevik bir ustalıkla anlatmış. Keyifli okumalar!” 
-Dr. Özge Kantaş Sosyal Psikolog, Psikodramatist  
“Zorbalık, üzerinde düşünmeye ve konuşmaya kolayca cesaret edemediğimiz bir konu. Bilge Çevik kitabında zorbalığı ve zorbalığa maruz kalmayı bilimsel kanıtlara dayanarak cesurca anlatmış. Zorbalık, bir toplum meselesidir. Bu meseleyle ilgili geniş bir rehber niteliğinde olacak oldukça kapsamlı bir kaynağımız var artık.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88887</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/71456773-d782-4dc6-8c59-25db57c736bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırılgan Şeylerin Bilimi</image:title>
            <image:caption>Soru: MUCİZE NASIL YETİŞTİRİLİR? 
İşin aslı, Bay Neely sınıftakilerden önemli bir soru bulup bilimsel yöntem kullanarak cevaplamalarını istediğinde, kastettiği  bu türden bir soru değildi. Ama Natalie’nin bitki bilimci annesi depresyonda ve Natalie için cevaplanması gereken SORU tam da bu. 
 
Fen öğretmeni yumurta atma yarışmasına katılmasını önerince Natalie, bunun tüm sorunları için mükemmel bir çözüm olacağını düşünür.  Böylece en iyi arkadaşı Twig ve yeni çocuk Dari ile takım olabilecek ve ödülü kazanırlarsa, annesini mucizevi Kobalt Mavisi Orkidelerini görmeye götürebilecektir. Tüm imkânsızlıklara rağmen hayatta kalabilen bu büyülü çiçeklerin, annesine yeniden yaşama sevinci aşılayacağına emindir Natalie. Neticede, anne babalar kırılganlaştığında onları kurtarmak çocukların görevidir, öyle değil mi? 
 
Newberry Ödüllü Tae Keller’dan umudun, sevginin ve mucizelerin bilimi üstüne büyüleyici bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88888</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa34ca86-4a1f-4d8b-952d-67a12967af0e.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Çorbası</image:title>
            <image:caption>Bahçelerinden bereket taşan bir köy vardı. Fakat bu köyde her evin etrafı kalın duvarlarla çevriliydi, kimse paylaşmayı bilmezdi. Derken köye bir gezgin geldi. Cebinden bir taş çıkardı, meydanda ateş yaktı, başladı çorbasını pişirmeye. Köylüler yavaş yavaş toplandılar kazanın başına, lezzet kattılar çorbaya...

Judith Malika Liberman “Şarkılı Masallar” serisinde geleneksel masalları yeniden yorumluyor. Çok sevilen Önce Hayal’in ardından Taş Çorbası’nı da Liberman’ın anlatımı ve şarkıları ile YouTube ve SoundCloud platformlarından dinleyebilir, böylece masal anlatımı konusunda rehberliğinden ilham alabilirsiniz. Bunun için kitabın arka kapağında yer alan karekodu telefon ya da tabletinize okutmanız yeterli.

Zeynep Özatalay’ın resimleri ise kitaba eşsiz bir canlılık ve neşe katıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88889</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28db7888-b3ac-44fb-b578-2d970c659f1a.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın İyilikleri Suya Kötülükleri Mermere Yazılır</image:title>
            <image:caption>Modern hayatın koşuşturmacasında Shakespeare okumaya vakit bulamayan fakat zamansız bir kuşatıcılığın örnekleri olarak önümüzde duran eserlerindeki sanatsal dehasıyla tanışmak ve yaşamı hakkında bilgi edinmek isteyen okuyucular, bu dev söz ustasının görkemli dünyasına elinizde tuttuğunuz kitapla bir başlangıç yapabilirler.  
 
* 
Şunu iyi bil ki işine geldiğinde şeytan da Kutsal Kitap’tan örnekler verebilir. 
 
* 
Şimdiye kadar hiç görmedim ben, kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının. 
 
* 
Hangi garanti, hangi umut, hangi destek beklenir bu dünyadan, 
Şimdi toprak oluyorsa az önce kral olan? 
 
* 
İnsanın isteği sonsuz, elinden gelen sınırlı; arzusu uçsuz bucaksız, yapabildiği şeyse hiçtir. 
 
* 
Bu bedenin içinde bir ruh varken krallık bile dar geliyordu ona. Oysa şimdi iki adım iğrenç toprağa ne de rahat sığıyor. 
 
* 
Eski bir inanışa göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş. 
 
* 
Anlaşılan, derin kederler iyileştiriyor daha hafiflerini.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88890</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4c549004-ff15-4707-a17d-eb6f8d96e877.jpg</image:loc>
            <image:title>Rabarba</image:title>
            <image:caption>Birbirinden ayrı ama aynı zamana sıkışıp kalmış insanların öyküleri... 
“Kuyruk acına bir isim takıyorsun. Kaldırımlarda dengesiz, hedefsiz, çarpık yürüyüşünü bu isme yoruyorsun. Altı gece önce kalabalıklar arasında kaldırımda yürürken önünü kesip yüzüne hırlayan o köpek için bir hikâye yazmaya çalışıyorsun. Bunu uzun zamandır seni ciddiye alan tek kişi o olduğu için yapıyorsun.” 
Kasım Hasan Ünal, anlarla örülü geçmişin, şimdiki zamana hükmeden yazgısını öyküleriyle anlatıyor. Duvarlar ve sokaklar arasında insanın kaçıp gitmek istediği yerin çoğu zaman kendi suskunluklarının olduğu gerçeği, belki de kelimeler eşliğiyle biraz daha yumuşuyor.  
Birbirinden ayrı ama aynı zamana sıkışıp kalmış insanların öykülerini anlatan bu kitabı, sayfalar arasında kendinizle buluşuyormuşçasına okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88891</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd13db49-98b9-4e25-aff8-2d1a07eea74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Fenomenolojik Hareket</image:title>
            <image:caption>Brentano, Husserl, Scheler, Heidegger, Sartre, Merleau-Ponty, Ricœur ve Levinas gibi ünlü fenomenolog filozoflar üzerinden ilerleyen bu çalışma, Fenomenolojik Hareketin en başından son döneme kadar olan serüvenini sunar. Fenomenolojik hareketin coğrafyası ve yöntemin esasları da 900 sayfalık bu eserin kapsamı dahilinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88892</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6cfa7fe-f19e-4972-9791-c83e6d3a7c58.jpg</image:loc>
            <image:title>Tilki 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Mutlu sonları sadece istemek yetmez, bazen onu hak etmek gerekir... Yüzyılın en iyi öykücüleri arasında sayılan, Man Booker Ödüllü George Saunders&apos;ın yazdığı Tilki 8, insanın içinde yaşadığı dünyaya yabancılaşma eğilimini irdeleyen ezber bozan bir novella.
 
Eserinde, modern toplumların insan-doğa ilişkisi bağlamında gündemden hiç düşürmedikleri çevre sorunları ve hayvan hakları gibi önemli meseleleri hicveden yazar; rant uğruna talan edilen doğal alanların ekosistem üzerinde yarattığı tahribata dikkat çekiyor.
 
İnsanlığı, hem yapan hem bozan, hem seven hem kıran bir varlık olarak, kurnazlığıyla nam salmış bir hayvanın gözünden anlatan kitap; &apos;&apos;sözde&apos;&apos; girişimlerle devamlı koruma altına alındığı yinelenen doğal yaşamın planlı bir şekilde nasıl katledildiği gerçeğine de vurgu yapıyor. 

Tilki 8, diğer tilkilerden biraz farklıdır. Sürüdeki herkes de onun biricikliğinin ayırdındadır. Hayalperesttir öncelikle. Bir de delicesine meraklı! Üstelik, çat pat da olsa insan dilini öğrenmeyi başarmıştır. Hem de pencere dibinde dinlediği sevgi dolu hikâyelerden. Zihnini kurcalayan sözcüklerden aldığı cesaretle, şimdi de insanlığa dair çok özel bir şeyi daha aramaya karar vermiştir: sevgiyi. Fakat izini sürdüğü bu &apos;&apos;nadir&apos;&apos; bulunan şeyin, gerçek hayatta onu büyük hayal kırıklığına uğratacağına dair en ufak bir fikri bile yoktur...

Chelsea Cardinal&apos;ın zarif desenleriyle resimlenmiş Tilki 8&apos;in dostane öyküsü, insanların kendilerine olan özsaygılarını ve doğaya karşı sergiledikleri duyarsız tutumu sorgulatıyor.

Gözü pek bir tilkinin kendi sözcükleriyle insanlara seslenişine aracılık eden bu merak uyandırıcı eser, kalıpların dışına çıkan dilsel yapısıyla da özgürlükçü bir anlatımı benimsiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88893</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/83cdbc49-120e-4aae-a3ce-b31238e3f7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Akılalmaz Yapılar</image:title>
            <image:caption>En yüksek bina rekorunu kim kıracak? Önce çamurdan evler yapıldı... Ama bunlar yağmur yağdığında yıkıldılar. Sonra mimarlar çılgına döndü; yıkılmak için dikilmiş olan tapınağı, taştan yapılmış sallanan şatoyu ve koca otoparklı iş merkezlerini inşa ettiler. Şimdi ise sınırları gökyüzü. Bu akıl karıştıran rehber şaşkın mimarlar ve kaçık inşaatçılar üzerindeki pencereyi açıyor. Big Ben&apos;i satarak kend toprak yığınını inşa eden üçkâğıtçı ve kendi binası içinde kaybolan mimar ile tanışın. Aynalarda oluşan bir evi gezin. Ayaklarının altında kapı duran bir kadınla ve buzdan yapılmış şato ile karşılaşın. Ve kendi gökdeleninizi inşa edin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88894</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ee389e9-a453-4f6c-b01f-3c47e6ef79d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye’de Demokrasi Arayışı</image:title>
            <image:caption>Türkiye’nin haklar ve özgürlükler alanındaki referans hukukçusu Rıza Türmen’in 2014’ten bu yana düzenli olarak yazdığı yazılar, günün kaydını tutmanın ötesine geçerek bir dönemi anlamak için eşsiz bir bellek hazinesi oluşturuyor.   Ülkenin siyasal açıdan köklü bir dönüşüm geçirdiği, özgürlük alanlarının yukarıdan aşağıya müdahalelerle yeniden tanımlandığı, ileriye gitme olanaklarının ise görmezden gelindiği ya da bastırıldığı bu dönemin siyasal ve hukuksal eleştirisi, gerçeğin üzerindeki örtüyü kaldırma çabasına eşsiz bir katkı sağlıyor. Gerçeği yazmanın ve gerçeğin satır aralarını okumanın giderek daha yakıcı bir ahlaki sorumluluğa dönüştüğü bir çağda kaleme alınan yazılar, “Barış”, “Demokrasi”, “Ütopya”, “Seçim” ve “İnsan Hakları ve AİHM Yazıları” temaları altında toplandı. Her bir bölüm Türmen’in hukuk ve diplomasi uzmanlıklarıyla derinleşiyor. Yazılar tek tek ele alındıklarında ise Hannah Arendt’ten Henri Lefebvre’a uzanan referans yelpazesiyle ve müzikten sinemaya, kent haklarından dünyadaki barış girişimlerine yayılan konu çeşitliliğiyle zihninizin pasını giderecek. Adından da anlaşılacağı üzere Türkiye’de Demokrasi Arayışı yakın geçmişin bir betimlemesi değil, karanlığın içindeki umuda işaret eden bir uyanış çağrısı. Çünkü Türmen’e göre “Daha parlak bir gelecek belki sandığımızdan daha yakın, biz görmüyoruz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88895</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cb1e9a1-9be1-4911-85d5-00fb42ae9718.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikosoybilim</image:title>
            <image:caption>“Üstesinden gelinmemiş travmalar, tutulmamış yaslar, ‘söylenmesi güç olanlar’, tamamına erdirilmemiş olarak kalan, kimi zaman yüzlerce yıldır devam eden ve geçmiş kuşaklar tarafından hal yoluna sokulmamış kişisel veyahut ailevi sırlar, sonraki kuşaklara aktarılabilir ve onları çeşitli, farklı düzeylerde, derinden ve bazen de trajik şekilde biçimlendirebilir.”
Klinik psikolojiden yola çıkılarak oluşturulan psikosoybilim, kuşaklaraşırı bağlantıları da içine alacak şekilde genişletilmiş psikanalize ve sosyopsikolojik genososyogram tekniğine, yani önemli yaşamsal olaylar ve bağlantılarla zenginleştirilmiş şecere bilgisine dayanır. Psikolojik sıkıntılar nedeniyle ıstırap çeken fakat ıstırabının kaynağı sırf kendi hayatının olaylarında bulunamayan kişilerin soy geçmişlerinin araştırılması ve orada kuşaklar boyunca tekrar tekrar aktarılan travmaların gün yüzüne çıkartılmasıyla ortaya çıkan ve böylece psikoloji alanında adeta yeni bir kıta keşfeden bir bilimdir.
Bugün özellikle Avrupa’da ve Amerika’da neredeyse moda haline gelen psikosoybilimin isim annesi Anne Ancelin Schützenberger’in en olgun döneminde kaleme aldığı yazılardan oluşan bu kitap, travmaların kuşaklaraşırı ve kuşaklararası bilinçaltı aktarımı, bilinçaltı aile sadakati, yıldönümü sendromu ve benzeri temel kavramları bilimsel bir titizlikle ve örneklerin eşlik ettiği yalın bir dille anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88896</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/080266ef-2cf7-4034-b783-9fee6424ba08.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Humaros Gezegeninde Canlı Yayın 4</image:title>
            <image:caption>Gezegenlerinde hiç ağaç olmayan uzaylılar, Mosi’yi ve diğer ağaçları kesip kendi gezegenlerine götürmek için dünyaya geldiler.
Ancak baltayı ağaca vuracakken, taşa vurdular. Uzaylılara dersini veren Zulu ve arkadaşları, onları gezegenlerine yolcu etmek istedi. Bu sırada Ayo, uzay gemisinin düğmelerinden birine bastı ve olanlar oldu. 
Zulu ve arkadaşları, uzaylılarla birlikte Humaros Gezegeni’ne doğru yola çıktılar. Humaros’ta bu kez onlar ‘uzaylı’ oldular. 
Uzaylı bir gazetecinin canlı yayınında kendilerine sorulan soruları yanıtlarken akıllarına başka sorular düştü:
Türümüz, şeklimiz, gezegenimiz farklı olsa da tüm canlıların ortak bir noktası var mıydı?
Bütün canlılar sevmeye, sevilmeye ihtiyaç duyar mıydı?
Birbirimizi sevmek için birbirimize benzememiz gerekiyor muydu?
Zulu’nun ve arkadaşlarının Humaros Gezegeni’ndeki eğlenceli macerasını okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88897</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/969dfdb8-1eda-4338-a785-b50718a182a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodhiçaryavatara - Aydınlanma Yoluna Giriş</image:title>
            <image:caption>Şāntideva (685-763): Saurāshtra’da, bugünkü adıyla Gucarat’ta Kral Kalyānavarman’ın oğlu olarak doğduğu rivayet edilir. Bihar eyaletindeki Nālanda Manastırı’nda Cayadeva’dan dersler almış ve Buddhizmin Mahāyāna kolunu izlemiştir. “Bütün Öğretilerin Kavranması” anlamına gelen Şikshāsamuççhaya, “Bütün Sūtraların Kavranması” anlamına gelen Sūtrasamuççhaya ve “Aydınlanma Yoluna Giriş” anlamına gelen Bodhiçaryāvatāra’yı yazan Şāntideva’nın amacı bir bodhisattva olarak aydınlanmaya kavuşmak, bunun için çabalarken merhamet duyduğu bütün canlıların da aydınlanmasını sağlamaktır. Yazar Bodhiçaryāvatāra’da bu amaç için diğer iki eserinde olduğundan daha fazla çabalamıştır. Bu eser birçok Buddhist sūtradan daha sonra yazılmış olsa da Buddhizme ait metinler arasında en önemlilerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88898</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ded480cf-17f2-415f-895b-92bc1d363743.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu ile Bir Madagaskar Macerası - Set (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Herkesin gün boyu şarkı söylediği Madagaskar&apos;ın en renkli ormanına hoş geldin!
Burada arkadaş canlısı zürafa bitti Zulu ve geveze papağan Ayo yaşıyor. Onlar birbirinden farklı ama oldukça yakın iki arkadaş.
Güzel kalpli, çalışkan, eğlenceli Zulu; gürültücü, konuşkan ve azıcık da tembel Ayo. Tabii Niru&apos;yu, Büyükbaba&apos;yı ve bilge ağaç Mosi&apos;yi unutmayalım.
Zulu ve arkadaşlarının eğlenceli hikâyesiyle gülmeye, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısın?
5 kitaptan oluşan Zulu-Bir Madagaskar Macerası Seti, seni Afrika’nın en eğlenceli hayvanlarıyla tanıştırırken aynı zamanda arkadaşlık, problem çözme, eleştirel düşünme, iş birliği gibi değer ve kazanımları da edinmeni sağlıyor.
Hadi macera başlasın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88899</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3617297a-c965-4fec-b6e9-a248a81746bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Bodhiçaryavatara - Aydınlanma Yoluna Giriş (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Şāntideva (685-763): Saurāshtra’da, bugünkü adıyla Gucarat’ta Kral Kalyānavarman’ın oğlu olarak doğduğu rivayet edilir. Bihar eyaletindeki Nālanda Manastırı’nda Cayadeva’dan dersler almış ve Buddhizmin Mahāyāna kolunu izlemiştir. “Bütün Öğretilerin Kavranması” anlamına gelen Şikshāsamuççhaya, “Bütün Sūtraların Kavranması” anlamına gelen Sūtrasamuççhaya ve “Aydınlanma Yoluna Giriş” anlamına gelen Bodhiçaryāvatāra’yı yazan Şāntideva’nın amacı bir bodhisattva olarak aydınlanmaya kavuşmak, bunun için çabalarken merhamet duyduğu bütün canlıların da aydınlanmasını sağlamaktır. Yazar Bodhiçaryāvatāra’da bu amaç için diğer iki eserinde olduğundan daha fazla çabalamıştır. Bu eser birçok Buddhist sūtradan daha sonra yazılmış olsa da Buddhizme ait metinler arasında en önemlilerinden biridir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88900</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68a87b1c-dcbe-4812-a831-5c1ca7330d50.jpg</image:loc>
            <image:title>Bin Dokuz Yüz Seksen Dört</image:title>
            <image:caption>Büyük Birader hata yapmaz ve mutlak güce sahiptir. Her bir başarı, her bir kazanım, her bir zafer, her bir bilimsel buluş, tüm bilgiler, tüm bilgelikler, tüm mutluluklar ve tüm erdemler doğrudan onun liderliğinden doğar, ilhamını ondan alır. Büyük Birader’i bugüne dek gören olmamıştır. O,  posterlerdeki bir yüz, tele-ekrandaki bir sestir. Onun asla ölmeyeceğinden kesinlikle emin olabiliriz, kaldı ki ne zaman doğduğu konusu şu anda bile oldukça belirsizlik içermektedir. Büyük Birader, Parti’nin kendini dünyaya göstermek için bürünmeyi tercih ettiği bir çehredir. Büyük Birader’in işlevi, bir örgütsel yapıdan ziyade bir bireye karşı daha kolay hissedilebilecek olan sevgi, korku ve saygı gibi duyguların odak noktası olmaktır. 
 
George Orwell&apos;ın 1948 yılında kaleme aldığı roman yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olanları &quot;kehanet&quot; eden bir anti ütopya denemesidir. Karamsar bir anlatıma sahip olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yaşadığı topluma uyum sağlamakta güçlük çeken Winston Smith&apos;in gözünden, bireyselliğin yok edildiği, korku, propaganda ve beyin yıkama yoluyla zihinlerin denetim altına alındığı, Büyük Birader’in liderliğindeki totaliter bir dünya düzeni betimler. 
 
Yayınlanmasının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hem düzene hem de bu düzeni düzenleyenlere dair bakışımızı her yeni &quot;düzenlemede&quot; güncelleyen, etkisini ve geçerliliğini hâlâ koruyan zamansız bir başyapıt niteliğindeki Bin Dokuz Yüz Seksen Dört &apos;ü, dünyanın içinden geçmekte olduğu değişimler ışığında yeni bir gözle okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88901</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9281abeb-f3d6-4833-b333-9d4e2fa3bc44.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Modernleşmesi ve Midhat Paşa</image:title>
            <image:caption>En başarılı Osmanlı valilerinden biri olarak kabul edilen Midhat Paşa’nın Tuna Valiliği yaptığı yıllar (1864-1868) modernleşme tarihimiz açısından ayrı bir önem taşır.
Devraldığı modernleşme mirasına kendine özgü denilebilecek birçok yenilik katan Midhat Paşa, dönemin taşra sorunlarına çözüm bulmak amacıyla ilan edilen Vilayet Nizamnamesi’ni Tuna’da başarılı bir biçimde uygulamakla kalmamış, yaygınlaşmasına öncülük de etmiştir.
Osmanlı Devleti’nin yeniden yapılanmasını zorunlu kılan sosyopolitik ve ekonomik gelişmelere de yer verilen eserde, katılımcı yerel yönetim, kanun hâkimiyetinin sağlanması, denetimin kurumsallaşması gibi devlet yurttaş ilişkilerinin daha rasyonel ve çağdaş nitelikler kazanması konularında hayata geçirilen uygulamalar da ele alınıyor.
Prof. Dr. Bekir Koç tarafından kaleme alınan Osmanlı Modernleşmesi ve Midhat Paşa, tarihi kökenleri hakkında az şey bilinen taşra belediyeleri, nizamiye mahkemeleri, çocuk esirgeme kurumları, kız ve erkek meslek okulları, hapishane atölyeleri, kasaba buğday pazarları, siyasi polislik, tahsildarlık ve taşra basını gibi birçok kurum ve uygulamanın günümüze ulaşmasında Midhat Paşa’nın katkılarını geniş bir çerçevede ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88902</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8fb18607-971b-4f10-acfa-7803e18dbb98.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Psikolojisi</image:title>
            <image:caption>adınların psikolojisi, kimliği, kişiliği, fıtratı, cinselliği, kişilik tipleri, ruhsal sorunları, sömürülmesi...
Evlilik, annelik, kadın-erkek ilişkileri, feminizmin kadın ve toplum üzerindeki etkisi, terkedilme korkusu, modernizmin dayattığı cinsiyet rolleri, şiddet, ev kadınlığı, karşılaşılan sorunlar, tabular ve aşk...
Prof. Dr. Nevzat Tarhan&apos;ın kaleminden, artık bir klasik haline gelen Kadın Psikolojisi, &quot;kadını&quot; bütün yönleriyle anlatıyor. Kadınları, karşılaştıkları sorunları ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla ele alan bu kitap, kadın erkek ilişkilerinde de yol gösterici bir rol üstleniyor.  
Kadın Psikolojisi, her kadının ve ailenin mutlaka kitaplığında bulunması gereken mutlu kadınlar ve aileler için rehber niteliğinde bir başvuru kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88903</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3367fc2a-cdb0-43ad-ad7f-e7f940a29ba0.jpg</image:loc>
            <image:title>Olağanüstü Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, yaşamlarını Dünya’yı ve içinde yaşayan tüm canlıları korumaya adamış kadınların hayranlık uyandıran hikâyelerini anlatıyor. 
İSATOU CEESAY ile plastik sorunuyla mücadele et ve geri dönüşüm yap, JANE GOODALL ile şempanzelerin zekâsına hayret et ve 
WANGARI MAATHAİ ile yıkıcı ormansızlaşmaya karşı çık. 
KATE PANKHURST tarafından yazılan ve resimlenen bu kitap, 
DOĞAL YAŞAMA sahip çıkmış yalnızca birkaç olağanüstü kadının 
umut dolu ve cesaret verici hikâyesi. 
Peki SEN gezegeni nasıl kurtaracaksın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88904</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db90e069-c9d4-42fd-a662-7335f9549676.jpg</image:loc>
            <image:title>Zulu - Bir Madagaskar Macerası - Domates Kurbağalarını Koruma Derneği 5</image:title>
            <image:caption>Madagaskar’ın en tatlı domates kurbağası Cafer’in nesli tehlike altında. Ormandaki domates kurbağaları teker teker ortadan kayboluyor. Jengo dayı ve Bakari hala on gündür kayıp. Cafer’in abisi Juma da ortalıkta yok. 
Domdom Salçaları’nın sahibi kravatlı hipopotam Bay Domdom en büyük şüpheli. Zavallı domates kurbağalarını kaçırdığı ve onlardan ketçap yapmaya hazırlandığı konuşuluyor.
Ancak kimse Bay Domdom’un suçlu olduğunu kanıtlayamıyor. Niru, bu işi çözmeye kararlı. Arkadaşlarıyla birlikte Domates Kurbağalarını Koruma Derneği’ni kuruyor.
Zulu, Niru, Ayo ve Mosi domates kurbağalarının ketçap olmasını engelleyebilecek mi?
Domates Kurbağalarını Koruma Derneği, Cafer’in akrabalarını bulabilecek mi?
Zulu’nun ve arkadaşlarının eğlenceli hikâyesini okumaya, şarkılarıyla dans etmeye hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88905</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a932f4a-9055-4569-84bd-f3e08faaf8fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Kutsal Cehalet</image:title>
            <image:caption>“Onların kirlettiği suda kız çocukları yıkanıyordu”
Engizisyon’un, kurumsal kimliğinden sıyrılıp zihinlere sızmadığını mı sanıyorsunuz? Ya da İstanbul’a hiç uğramadığını?.. Eğer öyleyse, yanılıyorsunuz!.. Farklı çağlardan, farklı coğrafyalardan, farklı hayatlardan süzülüp gelerek karanlığa karşı savaşan iki kahraman… Ortaçağda bir rahibin, iktidar sarhoşluğu yaşayan kiliseye karşı verdiği savaş, 2018 İstanbul’unda Cinci Hoca’nın karısı Hanife’ye ışık tutup ona yol gösterecek. Yolları Sonuncu Köy’de kesişen bu ikilinin hikâyesi, aydınlık günlere olan inancınızı artırarak umutlarınızı yeniden yeşertecek. Yeter ki yüzünüzü aydınlığa dönün..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88906</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a4887a90-9b94-44f4-8f88-43dea9102789.jpg</image:loc>
            <image:title>Babamın Gölgesi</image:title>
            <image:caption>“Hayat, kötü haber aldığın bir gece kadar uzun; gülümsediğin bir an kadar kısaymış meğer.”
“Her şeyin var, öyle mi? Peki ya baban ya onun yokluğu?” Ben hiç babasız kalmadım ki! Görüşmüyor olsam da hep o babanın kızıydım… Ağladığım zamanlar, başımı onun omuzunda hayal edip teselli ederdim kendimi. Ona sığınırdım… Biliyor musun, yaşadığım birçok acıyı ona sarılarak aşmaya çalıştım. Anlayacağın; Ben hep o babanın kızıydım… “Yıllardır bu ânı bekliyordum. İçimdeki o huysuz ihtiyar seninle arama engel koyuyordu. Fakat ona yol göründü. Artık aramıza giremeyecek, sana söz veriyorum…” “Hoş geldin, babacığım.” “Hoş buldum, kızım. Fakat uzun kalamayacağım.” “Anlamadım?” “Ölüyorum…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88907</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc8acffa-d9f4-436a-ba1a-0a606512740b.jpg</image:loc>
            <image:title>Deprem Havası</image:title>
            <image:caption>Batının doğaüstü kralı Scott Crane, California’da öldürüldü ve onu öldüren kişi de Janis Plumtree’nin kafasındaki kişiliklerden biriydi. Şimdiyse Plumtree bu eyleminin bedelini ödemek zorunda; bu, hayata döndürülecek olan krala kendi bedenini vermek anlamına gelse bile. Fakat bu tehlikeli oyunun bir oyuncusu da Dionysos ve o, şarabının içilmesini istiyor. 
“Powers hikâyeyi yavaşlatmadan aydınlatan bir açıklıkla yazıyor. Mucizeler ve dehşetler vaat ediyor ve hepsini gerçekleştiriyor.” 
–Orson Scott Card 
“Powers bizimkinin ötesinde esrarengiz, sihirli bir dünya 
yaratıyor ve bizi orada bir tura çıkarıyor.” 
–Science Fiction Chronicle</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88908</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fdad944f-3ae9-4e84-9e90-689ab19d9814.jpg</image:loc>
            <image:title>Dark Antoloji İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>“Karanlığın istilası İstanbul’un can damarlarında!”
Kendinize yarattığınız cehenneminizden kaçamayacaksınız. Kız Kulesi’nden yükselen kanlı ayin çığlıkları, geçmişten alacaklı lanetli ruh, iblislere meydan okuyan Medusa, yarı insan yarı ucubelerin çağrıları, antika semaverin laneti, katil hayaletler, bakkalın üstündeki apartmandan yayılan dehşet, aynadaki başka suratlar, cadıların amansız savaşı, şizofren canilerin ölü bedenlerle birleşen yaşamı, Toprak Ana Gaia’nın rahminden fışkıran döllenmiş su, İstanbul’un kılcal damarlarını amansızca kaplıyor. Vakit dolmak üzere. Kim olduğunuzu bilmiyorsunuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88909</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/490cdc53-5708-4f6e-a975-6b5fc455f267.jpg</image:loc>
            <image:title>Parçacıksal</image:title>
            <image:caption>Kuantum ve Parçacık Fiziğiyle Nasıl (Yer Çekimi Hariç) Her Şeyi Açıklarsınız?
Yirminci yüzyılın başında bilimin mümkün olan en uç noktaya ulaştığı ve doğa yasalarının neredeyse tümünün keşfedildiği düşünülüyordu.
Sonra uyuyan devi uyandırdık: Kuantum mekaniğini keşfettik. Bu âlemde nesneler aynı anda iki yerde olabiliyor, sebep-sonuç ilişkisi tersine işleyebiliyor hatta zaman yolculuğu bile mümkün! Peki, insanlığın hangi temel çabası kuantum mekaniğinin doğuşunu mümkün kıldı?
Higgs bozonu, fotonlar, antimadde, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı... Kuantum mekaniği hem hepimizin bir şekilde aşina olduğu hem de gizemini hâlâ koruyan, evrenin en merak uyandıran konularından biri. İlk kitabı Elementsel’de periyodik tablodan yola çıkarak evrenle ilgili neredeyse bütün sorularımızı cevaplayan Tim James, Parçacıksal’da kuantum mekaniğini ilk varsayımlar ve deneylerden en güncel gelişmelere kadar kendine özgü, mizahi üslubuyla anlatıyor ve Higgs bozonunun neden bu hikâyenin sonu olmadığını açıklıyor.
“Parçacıksal kuantum fiziğine yeni başlayanlar için oldukça eğlenceli bir rehber.” - The Telegraph
“Eğlenceli ve anlaşılır bir kuantum mekaniği rehberi. Fizik üzerine ilk defa okuma yapanlar bile kitabı bitirdiklerinde evrenin en esrarengiz konusuyla ilgili tahmin ettiklerinden çok daha fazla şey öğrenmiş olacaklar.” - Kirkus Reviews
“Mizahi ama derin… Parçacıksal her türden okura hitap ediyor.” - Profesör Charles Antoine, Sorbonne Üniversitesi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88911</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8e082ac-03b7-42b3-94fb-6f89bf67662a.jpg</image:loc>
            <image:title>İngiliz Kıskacı</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı&apos;ndan sonra yıkılmak üzere olan, işgal altında bir vatan.
Bu yıkımı kendi istedikleri gibi sonlandırmak isteyen İngilizler ise boş durmuyor, her yerde casusları ile çalışıyorlar…
Devleti yeniden ayağa kaldırmak isteyen vatanperverler ise işgali sonlandırmak ve yeniden bağımsız olmak için var güçleriyle gizlice çalışıyorlar. Çıkış aranıyor…
En büyük düşmanları ise kendilerinden gibi gözüken casuslar…
Bu casuslardan en tehlikesi ise İngilizlere çalışan Hint asıllı Mustafa Sagir.
İstanbul&apos;a geldiğinde kendini bağımsızlık taraftarı olarak tanıtır. Hint Müslümanlarının temsilcisi olduğunu ve büyük miktarda mali yardım için aracılık edeceğini belirtir. Daha sonra ise büyük görevi olan Millî Mücadele’yi engellemek amacıyla Ankara’ya ulaşır. Hedefi mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemektir.
Devleti ve milleti için canını ortaya koyanların ise başka bir planı vardır…
İsmail Bilgin’in sürükleyici kaleminden İngiliz Kıskacı, İstanbul&apos;un İşgali’nden başlayarak Ankara&apos;ya dek uzanan olaylar zincirini, sağlam bir kurgu ve akıcı bir anlatım ile kaynaklar eşliğinde okuyucuya sunan özel bir tarihi roman.
O zor ve fedakârlık dolu günleri tekrar hatırlamak ve unutmamak adına...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88912</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67a247d0-4e91-4cee-8143-d99c6795fcec.jpg</image:loc>
            <image:title>Babam ve Ben</image:title>
            <image:caption>Hiç aklınıza geldi mi, acaba danışanların derdine derman olan, ruhlarına dokunan, yüreklerdeki sökükleri diken ve ailelere yön gösteren ruh sağlığı uzmanlarının kendi babalarıyla ilişkileri nasıldı? Nasıl bir çocukluk geçirmişlerdi? Kendilerini yetersiz hissettiklerinde nelere sarıldılar? Özgüven eksikliği yaşadılar mı, kalpleri kırıldı mı, onların da canları acıdı mı? Onlar da babalarına benziyorlar mıydı? Babalarından aldıkları davranış kalıplarını kendi çocuklarına yansıttılar mı? Yaşanan sorunların ne kadarı geçmişten, ne kadarı bugünden kaynaklanıyordu?   Sevilay Acar, Babam ve Ben’de Prof. Dr. Özcan Köknel, Prof. Dr. Kemal Sayar, Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve Pedagog Ali Çankırılı’yla yaptığı sohbetlerle onları çocukluk yıllarına götürüyor. Bugün her biri psikiyatri ve pedagoji alanında uzman olan isimler çocukluk yıllarına dair içten paylaşımlarda bulunuyor, sadece kendi tecrübe ve hikâyelerini paylaşmıyor, adeta “yalnız değilsiniz” diyerek okurları da bu yolculukta cesaretlendiriyorlar. Böylece geçmişi pek çok yönüyle ele alırken bugünün “baba figürü”ne ve baba-çocuk ilişkinin hassas noktalarına temas ediyorlar ve ortaya hem onların çocukluk yıllarının hem de günümüzün toplumsal yapısıyla ilgili bir tablo çıkıyor. Babam ve Ben, sevgisini göstermek isteyen, ilgi bekleyen, duygusal çatışma yaşayan, belki de sadece yaşadıklarını tebessümle hatırlayan bütün okurlar için… Baba, Türkiye’nin geleneksel doğasıdır, oğul modern tecrübe. Emniyet ve risk. Onay ve özgürlük. Kalmak ve gitmek. Oğul gider, ama tam gidemez, bir yönüyle kalır. Tıpkı acılı yurdumuz Türkiye gibi. Orada ama burada. Modern ama geleneksel. Batı’ya yüzünü dönmüş, ama Doğulu. Babaların ve oğulların hikâyesi Türkiye’nin iki yüz yıllık tarihidir. Üstelik, baba ve oğul arasında çatışma varsa, orada bir galip bulmak zordur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88913</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c63b52-0cfd-43de-bf7b-301706b9f7ed.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bayan Şanslı</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88914</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44bcc91d-f8df-4bb6-9f40-96f5a37c418a.jpg</image:loc>
            <image:title>Biri, Diğeri, Öteki, Beriki</image:title>
            <image:caption>- Biraz daha büyüdüğümde ormandaki bütün kuşlar dallarımın arasına yuva yapacak ve ben mutlu olacağım, demiş Biri.
- Biraz daha büyüdüğümde rüzgârda sallanan yapraklarımın hışırtısı ormanın her yerinden duyulacak ve ben mutlu olacağım, demiş Diğeri.
- Biraz daha büyüdüğümde tohumlarım ormanın dört bir yanına dağılacak ve ben mutlu olacağım, demiş Öteki.
- Mutlu olmak için büyümeye gerek yok ki, demiş Beriki. Üzerinde gezinen karıncaların onu gıdıkladığını hissetmiş ve gülümsemiş.
Hepimiz hayatta birileri için “Biri, diğeri, öteki ve beriki!” değil miyiz?
Beriki, kendini eğri ve büğrü hâlleriyle kabul edip mutlu olmanın yolunu arayanların hikâyesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88915</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/acd70ab1-6d18-4b8a-a15b-b622182799ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ötesi</image:title>
            <image:caption>Danışanlarına hayat yolunda rotalarını bulmaları için rehberlik eden bir terapist kendi yolunu nasıl bulur?
Eşi ve kızıyla bazen tatlı çatışmaların ama daima sevgi dolu bir hayatın içinden geçen Defne insanların ruhlarındaki yaralara temas etmeye çalışan bir terapist…
Sadece danışanlarının hayatlarına değil kendi içine doğru yolculuğu da hiç bitmeyen bir kadın, bir anne, bir arayışçı…
Klinik psikolog Gülten İkizoğlu terapist Defne’nin hikâyesi üzerinden hayatın farklı kavşaklarında takılmış kişilerin öykülerine tanık ediyor bizi. Evlilikleri çatırdayan Ömer ile Havva, “lanetliyim” düşüncesini bir kambur gibi sırtında taşıyan Semra, sebebi belirsiz kusma atakları geçiren Gizem ve hayatını değiştirecek bir kararın eşiğinde olan Selçuk’la terapi odasında geçen anlar…
Peki, danışanlarının hikâyeleri Defne’nin kendini bulma yolculuğunu nasıl etkileyecek? Bu yolculukta ona ışık tutan ne olacak?
Ötesi geçmişin yaralarıyla yüzleştiren, gerçek kendiliğimizi bulmamıza hizmet eden, içimizdeki kırgın çocuğa şefkatle bakmamızı sağlayan bir iyileşme öyküsü…
“Terapi dediğimiz şey kendini büyütmektir aslında!”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88916</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eaf79e8-bdb1-4aba-9f64-28472c0d6ccc.jpg</image:loc>
            <image:title>Omuzlarımda Dünya</image:title>
            <image:caption>Sibirya gazisi, bilge ve lider bir adam olan Bekir’in erdem ve iyilik timsali oğlu Seyfullah…
Yolu ve okulu olmayan uzak bir dağ köyünde bir rüyası, bir hayali var Seyfullah’ın: Oğlu Nurullah’ı okutmak…
Engeller, sorunlar ve imkânsızlıklar baba ve oğulun hayallerinden daha büyük.
Başarmak için çok çalışmalı, asla yılmamalı ve sabretmeli.
Bir kış günü başlayan uzun, meşakkatli yolculuk ve dünyayı omuzlarında taşıyan bir umut.
Onlara destek olan ise güzel insanlar ve duanın gücü.
Omuzlarımda Dünya, Türkiye’nin, yönetim sanatı ve liderlik alanındaki önemli bilim insanlarından, şair ve yazar Prof. Dr. Nurullah Genç’in ömrünce geçtiği zorlu yolları kendisinden dinlediğimiz ve kayda geçirdiğimiz bir başucu kitabı. Hâtıraları okurken bazen gülümseyecek, bazen hüzünlenecek, çokça düşünecek ve hayata dair yol işaretleri bulacaksınız.
Omuzlarımda Dünya’nın sayfalarında, yaşanılması çok daha zor hale gelen yeryüzünün ve çölleşen insanlığın, medeniyetimizdeki ilim ve irfan iklimini aradığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.
Dünya öylesine bir girdabın içinde ki sevgiyi kanatlandıran yeni bir ses, önce başkaları diyebilen yeni bir nefes bekliyor.
Dünya, Nurullah Genç’in şiir dolu yüreği, akıcı üslubu ve keyifli anlatımıyla işaret ettiği pencerelerden bakmayı bilenlerin ufkunu bekliyor.
Sadece şu cümle dahi insanlığın sloganı olabilseydi, hayatta neler değişirdi bir düşünelim: Yardım etmek üzere uzandığınız her el, kendi elinizdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88917</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/45b42067-5e59-42e2-acc4-4233173ed053.jpg</image:loc>
            <image:title>Kahramanım Barbaros Hayreddin - Kahraman Avcısı Kerem 8</image:title>
            <image:caption>Hem meraklı…
Hem maceracı…
Üstelik araştırmacı…
Adı da Kahraman Avcısı…
Not defterini yanından hiç ayırmayan araştırmacı ve meraklı Kahraman Avcısı Kerem Çokbilir...
Kardeşinden birkaç yaş büyük olduğunu dilinden düşürmeyen ablası İrem…
Bildikleriyle, okuduklarıyla yeğenlerini tarihin derinliklerinde inanılmaz yolculuklara çıkaran kitap kurdu dayıları Bay Ne Sorsan Bilir…
Her yaptıkları olay!
Neye el atsalar gizem…
Onlar tarihin derinliklerinden özel sırlar topluyorlar. Şimdiki durakları, 16. yüzyılda yaşamış, Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk Kaptan-ı Derya’sı, Preveze Deniz Savaşı’nın galibi, Akdeniz fatihi Barbaros Hayreddin’in yanı… Hem hayat hikâyesini dinleyecekler hem de başarıyı tadacaklar.
Sen de ekibin içinde olmak istemez misin? O zaman yolculuk başlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88920</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca35db25-cf6f-408f-b993-5dfd05875220.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Bay Jones, sahibi olduğu çiftlikteki hayvanlarına iyi davranmayan, onları aç bırakan acımasız bir kişidir. Hayvanlar arasında isyan fikrinin yayılmasının ardından, kıtlık yaşayan hayvanlar çiflikte devrim yaparlar. Yönetimi devralan Snowball ve Napolyon o andan itibaren insan egemenliğinden kurtulan çiftlikte kendi düzenlerini oluştururlar. Bay Jones’un çiftliğine artık Hayvan Çiftliği ismi verilmiştir ve ülke genelinde hayvanlar tarafından yönetilen tek çiftlik olarak varlığını sürdürmeye çalışacaktır. George Orwell’in Stalinizm’i eleştirmek amacıyla yazdığı Hayvan Çiftliği dönemine damga vurmuş fabl türünde bir hicivdir. Hayvan Çiftliği, hayvanların kendi içlerindeki karmaşık ilişkileri ve insanlara karşı tavır ve davranışlarını okurken yer yer güldürecek yer yer düşündürecek bir başyapıt olarak İngiliz edebiyatı tarihinde önemli bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88921</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c1f918d2-a843-48c1-8314-4a04968f0d53.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın Merkezine Yolculuk</image:title>
            <image:caption>Axel Lindenbrock, amcası Profesör Lindenbrock´la birlikte çalışmaktadır. Bir gün profesör, eski bir el yazmasının içinde bir şifre bulur ve hayatları değişir. 16. yüzyılın ünlü İzlandalı bilgini Arne Saknussemm, bu şifrede, İzlanda´daki sönmüş bir yanardağın Dünya´nın merkezine indiğini açıklamaktadır. Axel´in tüm itirazları ve kuşkularına rağmen bu yolculuğa çıkarlar. Profesör Lindenbrock ve yeğeni Axel İzlanda´ya gider ve yanardağın gizemli derinliklerine inerler. Kahramanlarımızı yerin altında sürprizler ile dolu bir yolculuk beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88922</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06ec5061-e2b5-4448-ab9d-9a6c2a28824f.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuk Kalbi</image:title>
            <image:caption>Bir çocuğun gözünden yaşama, arkadaşlıklara, üzüntü ve sevinçlere tanık olacağınız bu eşsiz kitapla, bir kez daha aslında önemli olan tek şeyin “insan olabilmek” olduğunu göreceksiniz. 

Üçüncü sınıf öğrencisi Enrico´nun gözünden anlatılan olaylar aslında bir günlük olsa bile, bütünüyle bakıldığında her anne ve babanın, her öğrenci ve öğretmenin başucu kitabı olma niteliğindedir. Enrico’ya kimi zaman annesi kimi zaman babası, kimi zaman öğretmeni, hatta bazen de arkadaşları yol gösterir ve yaşadıklarından ders çıkarmasını sağlarlar. Ama insanın her zaman en iyi rehberi kendisidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88923</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e6efcee-c381-4180-a7df-a802579fa804.jpg</image:loc>
            <image:title>Kemerlerinizi Bağlayın</image:title>
            <image:caption>Tenten’e hayat veren Hergé bu kez çocukluk halleri üzerine eğlenceli bir çizgi romanla karşımızda. Çocukluğa adeta bir saygı duruşu olan seride kahramanlarımız Quick ve Flupke, kendilerine has karakterleri, yaramazlıkları ve saflıklarıyla on bir cilt boyunca okuru gülmekten kırıp geçiriyor. Kimi zaman ailelerini, kimi zaman polisleri kızdırıyorlar ve çoğu zaman başlarından büyük dertler açıyorlar. Serinin son kitabının da dediği gibi Kemerlerinizi Bağlayın çünkü Tenten’i aratmayacak bir maceraya atılmak üzereyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88924</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b25452d6-f078-43fa-9abd-546667a8443f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Efsanelerinin Peşinde</image:title>
            <image:caption>Anadolu efsanelerinin peşinde 
Dolaşıyoruz zaman tünelinde 
Anlatılmış hep dilden dile 
Saklanmış geçmişin derinliklerinde 
Var mısınız efsanelerle gezintiye? 
 
Mavisel Yener, gezginlerin izlerini kovaladı 
Efsaneleri derledi topladı 
İpe dizdi, ovaladı 
Zaman tünelinde bekletti 
Süsledi, abarttı, kabarttı 
Araştırdı, karıştırdı, pişirdi 
Bir tutam da hayal kattı, sizin için anlattı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88925</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63e9f707-63ed-4807-82d4-932c86bad29c.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Hayalperest</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88926</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8edab98-3954-4e7e-a6dd-3e30126136a7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Titrek</image:title>
            <image:caption>Küçük “Bay ve Bayanlar” tam 17 dilde, 1971’den beri 200 milyondan fazla insanın gülümsemesine neden oluyor. Şimdi sıra çocuklarınızda ve sizde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88927</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94f9174f-ac2b-4676-8084-18455b61a8c7.jpg</image:loc>
            <image:title>Puh Canavarı ve Cesur Suzi</image:title>
            <image:caption>Işıklar Şehri’nin çocukları her gece dünyanın en güzel rüyalarını görüyormuş. Fakat bir gece gelen iri gözlü, kocaman gövdeli bir canavar, bu rüyaları çocuklardan çalmaya başlamış. Gün geçtikte güzel rüyalar yerini kâbuslara bırakıyormuş. Bir gece, Puh Canavarı’yla yüzleşmekten korkmayan cesur Suzi’nin aklına bir fikir gelmiş! Puh Canavarı’nı çılgına döndüren şeyi de işte o zaman tesadüfen fark etmiş. Acaba bu kocaman canavar, sandıkları kadar korku dolu ve kötü kalpli miymiş? Cesur Suzi ve arkadaşları çok geçmeden bu sorunun cevabını öğreneceklermiş… 

Haldun İlkdoğan’ın yazdığı Puh Canavarı ve Cesur Suzi, İrem Ustaoğlu’nun çizimleri eşliğinde sizi korkularıyla yüzleşme cesareti gösteren çocuklar, onların heyecan veren dayanışması ve sevimli Puh Canavarı’yla tanıştıracak…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88928</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a7714b0-f335-4579-9b59-6f33768acabf.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkasya&apos;da Rus Yayılmacılığı</image:title>
            <image:caption>Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyonu 16. yüzyıla kadar uzanan oldukça uzun bir tarihsel süreci kapsar. Söz konusu süreç içinde bölgeye Kazakların iskânı Rusya tarafından önemli bir kolonizasyon yöntemi olarak kullanılmıştır. Bölgede yürütülen askeri faaliyetlerin yanı sıra ekonomik faaliyetler ve eğitim faaliyetleri de yerel halkların kontrol altına alınmasında önemli unsurlar olmuştur. Bu faaliyetlerin alt yapısını ise Kazak stanitsaları ile kale kentlerden oluşan ve zaman içinde tüm Kafkasya’yı saran “hat sistemi” sağlamıştır. 

Ege Üniversitesi’nde sunulan bir doktora tezine dayanan bu kitapta, hat sisteminin bir parçası olarak Mozdok Hattı ele alınmaktadır. Bu bağlamda Kuzeydoğu Kafkasya’nın Rusya topraklarına dâhil edilme sürecini “ara zemin” kavramından faydalanarak inceleyen yazar, Kazaklarla yerel gruplar arasındaki ilişkileri değişik boyutlarıyla ele almakta, Kafkasya’nın Rusya tarafından kolonizasyonuna farklı bir perspektiften bakmamızı sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88929</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb4738b8-5c1d-457d-8e9a-e4247bf1ee88.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 1 - Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Peter’in hayattaki en büyük derdi iki buçuk yaşındaki kardeşi Karamel. Büyükler ona bayılıyor fakat Peter ile kaplumbağası Tıptıp için o tam bir baş belası! Sürekli ayak altında dolaşıp elini sürdüğü her şeyi berbat ediyor, öfkelenince kendini yere atıp avaz avaz bağırıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Tıptıp’a göz dikince Peter’in sabrı taşıyor. Peki, ailesinin biraz da kendisine ilgi göstermesini nasıl sağlayabilir? 
 
Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ilk kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88930</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3aeb2e01-3e24-4bd8-80b7-dbd3d0d8c76d.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 2 - Süper Karamel</image:title>
            <image:caption>On iki yaşındaki Peter, baş belası kardeşi Karamel’in yarattığı kargaşadan uzaklaşmak için  çareler ararken bir kardeşi daha olacağını ve ailece bir seneliğine küçük bir sahil kasabasına taşınacaklarını öğreniyor. Kimseyi tanımadığı bir yerde Karamel’le aynı okula gitme fikrine alışmaya çalışırken içini kemirip duran bir soru var: Ya yeni doğacak kardeşi de Karamel’e benzerse? 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ikinci kitabı Süper Karamel’de Peter ailesiyle birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88931</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ec1104c3-51e9-4397-9896-b3bde6356a7f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 3 - Karamel Çılgınlığı</image:title>
            <image:caption>Peter’i canından bezdiren kardeşi Karamel bu kez de Peter’in baş düşmanı Sheila Tubman’la  evlenmeye karar veriyor. Bu da yetmezmiş gibi Peter ailece yaz tatilini geçirecekleri evi Sheila ve ailesiyle paylaşacaklarını öğreniyor! İki geniş aile ve birbirinden renkli komşularla müthiş bir tatil macerası Peter’i bekliyor. 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin üçüncü kitabı Karamel Çılgınlığı’nda Peter ailesi, komşuları ve dostlarıyla unutulmaz bir yaz tatili geçiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88932</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c466de0d-d701-40b6-97b3-464942f6d4e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel 4 - Çifte Karamel</image:title>
            <image:caption>Karamel’in yeni tutkusu para. Evde yaptığı “Karamel Papelleri”yle aklına gelen her şeyi satın almayı saplantı haline getirince Peter ve ailesi darphane gezisi yapmaya karar verir. Gezide yıllardır haber almadıkları akrabalarıyla karşılaşır ve kendilerini çılgın bir maceranın içinde bulurlar. Peter kardeşinden çektikleri yetmezmiş gibi bu kez de birbirinden sinir bozucu ikiz kuzenleri ve Karamel’le aynı adı taşıyan, yaramazlıkta da ondan hiç aşağı kalmayan küçük erkek kardeşleri Minik Karamel’le uğraşmak zorunda kalır! 
 
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin son kitabı Çifte Karamel’de Peter ailesiyle yardımlaşarak hep birlikte içine düştükleri çılgın macerayı atlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88933</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67b18cae-c6b5-4f58-9ceb-bf6d182cba0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ertuğrul - Bir Güneşin Doğuşu</image:title>
            <image:caption>“Cesaret kılıcın gücünde değil, yüreğindedir oğul. Bu topraklar cesur olana yar, korkak olana mezar olur; bu sözümü unutmayasın.” 
Büyük Osmanlı İmparatorluğu’nun temelleri bu kitapta atılıyor. 

Türkmenistan’da sakin bir hayat süren Gündüz Alp önderliğindeki Kayı Beyliği, Moğol tehdidinden kaçarak fırtınaya hazırlanmak, fırtınanın kendisi olmak üzere yeni diyarları keşfe çıkar. Türlü zorluklarla karşılaşacakları bu yolda kazandıkları her deneyim, fırtınanın bir kasırgaya dönüşmesine sebep olacaktır. 

“Osmanlı Padişahları” serisinin ilk kitabı olan bu eserde, halkını korumak ve güvenli bir yurt edinip şanlı Türk Milleti’nin adını tarihe altın harflerle kazımak isteyen Ertuğrul Gazi’nin, babasından miras aldığı amacı uğruna çıktığı yolda çektiği çileler hikâyeleştirilerek anlatılıyor. Osmanlı Beyliği’nin kurucusu Osman Bey’in atası olan “Ertuğrul” ile bir devrin başlangıcına, bir efsanenin doğuşuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88934</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19e97b34-66b0-4ba2-ab10-bb9d248883ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Çanakkale Gezisi</image:title>
            <image:caption>&quot;GEÇMİŞE YOLCULUK BAŞLIYOR, OKUL GEZİSİ BİR SERÜVENE DÖNÜŞÜYOR…&quot; 
“Boğaz’ın akıntısında sürüklenen zaman, tarihi geri sarmıştı bir anlığına... Bu karanlık, bugüne ait değildi sanki... Işıklar yavaş yavaş solup giderken Çanakkale’nin eski zamanları geri geliyordu. ”Sezgin, Nehir ve Ali, hiç ummadıkları bir şekilde, tarihin akışını değiştiren bir zaferin içinde buldular kendilerini. Çanakkale Zaferi&apos;ydi bu zafer. 1923 yılında kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kıvılcımları çakıyordu gözlerinin önünde. Okul gezisiyle gittikleri Çanakkale&apos;de tarihin gerçekleriyle yüzleştikleri, şaşırtıcı ve heyecan verici bir macera bekliyordu onları. Seneler önce yaşanan savaşın kahramanları onlardı sanki. Nusret Mayın Gemisi’yle, Seyit Onbaşı’yla, Mustafa Kemal Atatürk’le, yüz binlerce kahraman askerle omuz omuza, bir vatanın kurtuluşuna tanıklık ediyorlardı. Onlar, Çanakkale’nin neden geçilmez olduğunu adeta yaşayarak öğreniyorlardı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88935</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91f3cc17-3ba8-42cd-a445-5af8cef9fdd2.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Sonrası Bilgi</image:title>
            <image:caption>Zamanımıza layık olmak, eleştirel ve yaratıcı bir tutum içinde ona tesir etmek önemlidir. Umutsuzluk bir proje değildir ama olumlama öyledir. Temellendirilmiş, hesap verebilir ve aktif bir ‘biz’ oluşturarak işe başlamamız gerekir. İçinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlarda, teknolojinin aracılık ettiği sosyal ilişkiler içinde, ekonomik küreselleşmenin olumsuz etkileri ve hızla bozulan bir çevrede, ‘hakikat sonrası’ politik liderlerin paranoyak ve ırkçı retoriğine karşı, olumlayıcı etik ve politik pratikleri inşa etmek için birlikte nasıl emek verebiliriz? Yaratıcı direnişle nasıl toplumsal olarak sürdürülebilir umut ufukları üretebiliriz? Beşeri bilimlerdeki akademisyenler mevcut durumda insan sonrası zorluklara cevap olacak şekilde bilgi alanlarını nasıl yeniden şekillendiriyor? Nihilizme direnmek, tüketici bireycilikten kaçınmak ve yabancı düşmanlığına karşı bağışıklık kazanmak için hangi araç gereçleri kullanabiliriz? Tüm bunların yanıtı ittifaklar, çapraz bağlantılar ve başımızı derde sokan konularda güç de olsa konuşarak ‘bizi; bir halkı’ oluşturma praksisinde yatıyor. Bu bakımdan içinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlar, geniş ölçekli insandışı bileşeniyle birlikte, bütünüyle pek insanca.” 
Otuz yılı aşkın süredir beşeri bilimler alanında çalışmalar yapan Rosi Braidotti, pek çok açmaz ve çelişki barındıran insan sonrası dönemde ortaya çıkan yeni öznellik türleri, bilgi üretim pratikleri ve akademik çalışma alanlarını inceleyerek ileriye yönelik olumlayıcı bir yol haritası çiziyor. Bütün canlı yaşamı, ekolojiyi ve teknolojiyi bir süreklilik olarak gören; duygulanıma, ilişkiselliğe ve çapraz üretkenliğe odaklanan, farklılıklardan beslenen, olumlayıcı etiği kendine rehber edinen, materyalist ve eleştirel, neşeli, tutkulu ve yaratıcı bir insan sonrası yaklaşım öneriyor. İnsan Sonrası Bilgi Dördüncü Endüstri Devrimi ile Altıncı Yok Oluş’un kesişiminde yaşadığımız insan sonrası dönemde beşeri bilimlerin dönüştürücü potansiyelini gerçekleştirmeye yönelik bir çağrı niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88936</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ddd1a1d8-43a9-4e67-bbdf-01235d1dc197.jpg</image:loc>
            <image:title>Pi’nin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Matematikle aramız iyi olmasa bile çoğumuz bir π sayısı olduğunu biliriz, hatta daha sorulmadan bir üç virgül on dört sabiti çıkıverir muhtemelen ağzımızdan. Farklı hesaplama yöntemleriyle az çok birbirine yakın tahminler yürütülerek binlerce yıl öncesinden, üstelik üç farklı kıtada Yunan, Pers, Hint, Çin, İslam gibi bambaşka kültürler, medeniyetler içinde varlık bulan kadim bir bilgi ne de olsa. Yüzyıllar boyunca, en doğru değeri bulma, virgülün ardında uzayıp giden sonu gelmez ondalık sayı dizisinde ulaşılabilecek en uç rakama varma kaygısıyla yazdırdığı hikâyelerle matematik tarihi içinde ayrı bir yer tuttuğu kesin. 
Arşimet’ten Newton’a pek çok dehanın sadece değerini değil, aynı zamanda doğasını da ortaya koymak için yoğun uğraşlar verdiği π sayısının gizemi bugüne değin felsefeden doğabilimlerine hem teorik hem pratik birçok alanda gelişimin önünü açmış görünüyor. 2009’dan bu yana tüm dünyada her sene üçüncü ayın 14. günü bayramı kutlanan π, gençleri matematiğe özendirecek bir merak konusu olarak cazibesini hâlâ koruyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88937</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19a9e45e-4f71-4b30-b249-3e8c5b432ce3.jpg</image:loc>
            <image:title>Sakın Göz Kırpma</image:title>
            <image:caption>NE? 
Göz kırpmama yarışmasında iyi olduğunu mu düşünüyorsun? 
Beni yeneceksin, öyle mi??? 
HAYDİ BAKALIM! Dene de görelim. 
Nicholas Solis, yazıp resimlediği bu ilk kitabıyla, seni dünyanın en sevilen oyunlarından birine davet ediyor. Dikkat etsen iyi olur çünkü bu hikâyede göz kırpmak yasak. 
Hem de 
tüm kitap 
boyunca.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88939</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4e93eacf-525d-4a93-b6f3-426f6783ca72.jpg</image:loc>
            <image:title>Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var Son Yok</image:title>
            <image:caption>Bir ölüm hikayesi. 
Yaşanmış bir hikaye. 
İki kardeşin hayata ve ölüme dair çarpıcı, duygusal yolculuğu. 
Her yaşanmışlığın bir hikayesi, hatta birden fazla hikayesi vardır ama bu aynı zamanda bir “gidiş”, bir “ayrılış” hikayesi. Birbirine bağlı, sıradışı iki kardeşten birinin aniden hastalanması ve komaya girmesiyle başlayan, tasavvuf öğeleriyle dolu mistik yolculukları. Yazar, anevrizma geçirip komaya giren doktor ağabeyi hayata tutunsun diye onunla düşünce yoluyla iletişime girer. Akrabalar, yaşanmışlıklar ve anılarla dolu bir hastane süreci boyunca ağabeyiyle kelimeler olmadan konuşacaktır. 
İki kardeşin arasındaki iletişim öncesinden de güçlüdür artık. Kardeşinin bir şekilde kendisini duyduğunu hisseden yazarın ona güç vermek için şimdiye kadar kullanmadığı sevgi diline ihtiyacı vardır. Komada yatan ağabeyine anbean kendisine ne olduğunu anlatır. Ona kimi zaman çocukluk anılarını, kimi zaman paylaşmadığı duyguları, kimi zaman da geçmişte öfkesine hatta egosuna yenik düştüğü anları anlatacaktır. 
Yazar Ayşegül Ekinci, Türk basınını uzun yıllardır yurtdışında başarıyla temsil eden bir gazeteci. Guantanamo Askeri Üssü’ne giren dünyadaki ilk kadın gazeteci, aynı zamanda savaş muhabiri. Afganistan, Pakistan gibi iç savaş olan bölgelerde habercilik yapan deneyimli ve korkusuz bir haberci. Ve aynı zamanda enerji, ruh ve fizik bedende yirmi yılı aşan bir süredir çalışmalar yapan bir şifacı, eğitimci. 
Sana Söyleyeceğim Çok Şey Var SON YOK, hayatı korkusuzca deneyimleyen kadın gazetecinin yarın kaygısı olmadan, ölüm kavramını düşünmeden yaşadığı hareketli hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. Doktor ağabeyinin ansızın hastalanmasıyla kendi içselinde ve yakın çevresiyle yaşadığı dinamikler kitapta bütün çarpıcılığıyla veriliyor. Ekinci hikayesini anlatırken ağabeyini kaybetme gerçeğiyle karşı karşıya kaldığında varlığının derinliklerinde aradığı cevapları ve yaşam analizlerini tüm samimiyetiyle ortaya koyuyor. 
Ve araştırmacı gazeteci olan yazarın, ağabeyinin ölümüyle ve sonrasında yaşadığı çarpıcı, mistik, olağanüstü olaylar onu “ölüm ve doğum” arasındaki ilişkiye dair yeni bir deneyim yaşamasına neden oluyor: “Sevginin” tek gerçeklik olduğu ve ölümün insan zekasının algıladığı manada bitiş olmadığı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88940</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa968661-c549-4f34-952a-540320646c82.jpg</image:loc>
            <image:title>Dizi Dizi Dişler</image:title>
            <image:caption>Mila ve Sarp 6 yaşında çok iyi anlaşan iki arkadaş. Aynı okula gidiyorlar, aynı sokakta oturuyorlar ve okul sonrası zamanlarının çoğunu birlikte geçiriyorlar. 
Bu öykümüzde, Mila ve Sarp, yaşlarına uygun olarak diş değiştirme sürecindeler. Sarp ve Mila’ya, dişlerini sayarken ve diş sayılarını bulurken yardım etmeye ne dersin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88941</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c3cefb3-a070-420d-9390-72614f52c343.jpg</image:loc>
            <image:title>Ütopyalar İyidir</image:title>
            <image:caption>“Acaba, diyorum; toplumdan çok bireye ağırlık veren, bir toplum tasarımı önerisi getirmek yerine, bir yaşam kurtaran ütopya da olamaz mı? Eleştiriden çok vaat taşıyan, zenginleştiren, bütün sanatlardan el almış bir ütopya? Hani ütopyanın ayağı yere basmaz diye düşünülür ya, kanadı ile biraz nefes verse, olmaz mı? Belki olur... Ütopya bu ya!” 
 
Akatlı’nın soran ve sorgulayan bir deneme üslubu kullanarak, yalın ve gösterişten uzak bir dille kaleme aldığı felsefe yazıları Türkiye’nin felsefe tarihinde önemli bir yer tutar. Çünkü Türkiye’de felsefe dendiğinde elinde tuttuğu sis lambasıyla yolu üzerine düşen puslara, gölgeli kuytulara ışık düşürmeye, aydınlatmaya çalışmış biridir kendisi. 
 
Füsun Akatlı’nın, Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından yayımlanan bütün yazılarının bu son cildinde hayatını adadığı, öğretmenliğini yaptığı felsefe üzerine olan yazılarını topladık. Kendisinin de dediği gibi: “Bu yazıların; bir edebiyatçının felsefeci yanı ile, bir felsefecinin edebiyatçı yanının elele verdiği denemeler olarak okunması dileğiyle...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88942</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea1dbfa2-2c60-46c0-86b9-a3e79ca5962b.jpg</image:loc>
            <image:title>Planetary Cilt 3: 20. Yüzyılı Terk Etmek</image:title>
            <image:caption>Çizgi roman tarihinin en iyi isimlerinden akıl almaz bir seri.” –SCI FI UNIVERSE 

Gizem ve macera dolu PLANETARY serisi üçüncü cildi 20. YÜZYILI TERK ETMEK ile devam ediyor. Elijah Snow, Planetary’deki geçmişini yavaş yavaş hatırlamaya başlarken Sherlock Holmes ve Dracula gibi figürlerle olan maceraları su yüzüne çıkıyor. Jakita Wagner ve Davulcu’yla birlikte Dörtlü denen kötücül gruba karşı verdikleri mücadele sürerken araştırmaları onları Güney Amerika’nın balta girmemiş ormanlarına, eski Avrupa’nın kalelerine, Antarktika’nın ıssızlığına götürüyor ve başka bir boyuttan gelen bir alet ile dünyanın ilk gerçek astronotlarını keşfediyorlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88943</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aaa68307-16d3-48cd-8761-eda300f44f83.jpg</image:loc>
            <image:title>Düzenbazın Kalbi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Düzenbazın Kalbi İhanetle Doludur 
 
Olden Hançeri’ni ele geçiren Kestra, Lord Endrick’i yok etmeye yeminliydi fakat düşmanını fazla küçümsemişti. Onun hamlesini kolayca savuşturan Endrick, hançerin ellerinden kayıp gitmesinin acısını Kestra’nın anılarını silip onu kölesi hâline getirerek çıkaracaktı. 
 
Vasılolan’ın durumunun ciddiyetinden habersiz olan Simon, onu kurtarabilmek için büyüye başvurmayı reddediyordu. Savaş kapılarına dayandığında, kimseye güvenmeyen Koraklar ve Halderianların arasından sağ çıkmak ve hakkı olduğunu düşünmediği bir unvanın ağırlığını taşımak zorunda kalacaktı. 
 
Eğer hayatta kalmak istiyorlarsa, Simon ve Kestra’nın tek şansı birbirlerine tekrar güvenmek ve anılarına tutunmaktı. Peki paramparça bir kalp iyileşebilir miydi? 
 
“Her sayfada artan gerilimiyle, son kitaba doğru nefes kesen bir yolculuk.” —Booklist</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88944</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/363a82c8-f9fb-48b5-a575-7beae135e6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurucular (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Hugo En İyi Novella Ödülü Adaylığı 
 
Biraz Spagetti Western, biraz Akira Kurosava filmleri, biraz da kara fantazi. Tabii bir de silah ustası hayvanlar. Polansky, Kurucular’da başkasının yan yana getirmeyi hayal dahi edemeyeceği türleri birleştirip fantastik edebiyatın en aykırı kitaplarından birine imza atıyor. Yurdunu kaybetmeyi, çaresizliği ve geleceğe dair umudu hayvanlardan oluşan bir umutsuzlar çetesinin macerasıyla anlatıyor. 
 
Yaralı bir göz. Kırık bir kanat. Beklenmedik bir ihanet. Kaybedilen bir ülke. Kısacası, pek de yolunda gitmemiş bir macera. 
Yıllar geçer, yaralar iyileşir ama kötü anılar yitip gitmez. Fare Kaptan’ın ekibindeki hayvanlar için başarısızlıktan sonra hayatta kalmanın tek yolu yeni bir hayat kurup çok da göze batmamaktı. Bir de kaybettikleri savaşı unutmaları gerekiyordu. Ama Kaptan’ın son seferde başına gelenleri unutmaya niyeti yoktu. 
 
Beş sene sonrasında Kaptan yeterince beklediğine karar verdi; ekibi toplayıp yarım kalan işi tamamlayacaktı. İntikam, yenecek kadar soğumuştu artık. Kakım, baykuş, semender, köstebek, opossum ve porsuk da aynı düşüncedeydi. 
 
Kurucular, eğlenceli olduğu kadar karanlık bir intikam hikâyesi. 
 
“Polansky en sevdiğim yeni yazarlardan biri. Bilindik türleri her seferinde yeniden icat edip tepetaklak etmeyi beceriyor.” –David S. Goyer 
 
“Watership Tepesi’nden beri başkahramanı hayvanlar olan bir macerayı böylesine sevmemiştim.” –Delilah S. Dawson 
 
“Vahşi, öfkeli ve fevri ama tıpkı hayatın kendisi gibi eğlenceli, heyecan verici ve bir o kadar da özgün.” –John Hornor Jacobs</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88945</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d04946b6-e5bd-4c36-aea8-718f944dbbe6.jpg</image:loc>
            <image:title>Elia</image:title>
            <image:caption>Zamanın geçtiği ama hayatın durduğu yakın bir gelecek. Tarihsel alışkanlıklarda asılı kalmış, kendi huzurunu inşa etmiş bir ada ve her günü birbirine benzeyen ada halkı. Ta ki iki yabancı adaya ayak basana dek... Ve o günden itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Alışkanlıklar suskunluğa, suskunluklar haksızlığa, haksızlıklar cezaya dönüşür ve bu cennet ada âdeta cehennem oluverir. 
 
Yılmaz Şener, Elia’da yakın geleceğe çeviriyor yüzünü. Olması ihtimal değil, sadece zaman meselesi olan bir gerçeğe dokunuyor. Dili, kurgusu ve son âna kadar merak uyandıran konusuyla çarpıcı bir roman. 
 
“Belki de kafamızda uzun süre taşıdığımız düşünceler, hiçbir zaman eyleme dökmeyeceğimiz şeylere aitti. Yaptığımızı düşünerek yapmaktan kurtuluyorduk.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88946</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6f8a3d9d-a05f-42c6-a0cf-8a7a4717742f.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünsel Okuma</image:title>
            <image:caption>“Dünya okuyabildiğimiz bir kitap olduğuna göre kitap da içinde yolculuğa çıkabileceğimiz bir dünyadır.”
Alberto Manguel
Kişisel deneyim ve sistemli düşünmeyle derinleşen, düş ile düşünceyi birleştiren yaratıcı bir okuma nasıl yapılabilir?
Bir metni okuma biçimleri dünyayı okuma biçimine nasıl dönüştürülebilir?
Düşünsel Okuma kişisel gelişim ve mesleki gelişim okumalarının iç içe geçtiği bir anlatı, bir yol haritası. Okumak yolda olmaksa, bu yolculukta her yaştaki okura yol arkadaşı olacak bir kitap. Kitapta yer alan ıraksak, yakınsak, yanal, paralel ve yaratıcı düşünme biçimlerine yönelik uygulamalar sadece yazılı metinleri değil, okurun kendisiyle ve dünyayla kurduğu ilişkiyi de okumasına, yeniden düşünüp yapılandırmasına yardımcı olmayı hedefliyor.
Düşünmeyi düşünmek, düşsel ve eğlenceli bir yolculuğa çıkmak isteyenler için...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88947</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/194151c5-ddcd-47c7-9f39-9393de62d540.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Drama Atölyeleri</image:title>
            <image:caption>Öğrenme sürecinde merakın değeri nedir? Öğrenme yolculuğumuzda merak bize nasıl eşlik eder?
Dramanın merak ve öğrenmeyle kurduğu ilişki nasıldır?
Bu soruların yanıtı Meraklısına Drama Atölyeleri&apos;nde saklı. İlkokul düzeyinde 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeyi amaçlayan çalışma, hem kuramsal hem de uygulamalar aracılığıyla ve merakla bilgilerin izini sürüyor. Kitapta alanında uzman yirmi dört eğitimci tarafından yazılan ve yine onların eleştirel süzgeciden geçen metinler, uygulamalar ve çeşitli öneriler bulacaksınız.
Kitabımız merakın izini sürmeyi, onu beslemeyi ve merakı iş birliğiyle çoğaltmayı hedefliyor.
Meraklısına Drama Atölyeleri&apos;nin meraklılara ulaşması ve merakınızı çoğaltması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88948</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/662870c3-8fb3-4353-8f00-04ffca2a2cc0.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesaj</image:title>
            <image:caption>“Bir gece yarısı, tanımadığım bir numaradan gelen 
esrarengiz bir ‘mesaj’la başladı her şey. 
Başladı demek ne kadar doğru olur, bilemiyorum. 
Başladı mı, yoksa bitti mi? En iyisi, buna siz karar verin.”   
Mürvet Uç, Mesaj kitabında kendi anahtarını 
bulmak isteyenlere, yaşamlarını kontrol altına 
almalarını sağlayacak mesajları okuyabilmenin 
yol ve yöntemlerini aktarıyor. 
 
Doğu ile batıyı, Lev Tolstoy ile Mevlânâ’yı, 
Hallac-ı Mansur’la Mark Twain’i bir araya getiren 
Mesaj’la yeni bir dünyanın kapılarını aralayacaksınız. 
Unutmayın… 
Hayat aynı mutlulukları bize tekrar tekrar yaşatacak 
kadar cömert olmayabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88949</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ba9cae7-cb76-4ef7-9f7a-a569e17944a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Okurun Notları</image:title>
            <image:caption>Kitaplar ve dergiler arasında geçen bir ömür. Okumakla yoğrulmuş bir hayat. Yazıya ve yazmaya yazgılı bir meslek. Hemi okumuş hemi yazmış bir insan. Fakat en çok okumuş. Mütalaa ettiklerinin yüzde biri kadar bile yazamamış. Bir Okurun Notları, okumayı hayatının en mühim uğraşı hâline getiren bir insanın bohçasında biriktirdikleridir. Kırk senenin hâsılası. Her yazı bir kitaba, dolayısıyla cins bir kafaya ve duyarlı bir yüreğe götürüyor. Dünya yolcuğumuza ışık düşürecek, sorularımıza ses verecek kapıları açıyor. Nice kıymetli kitabın ve şahsiyetin farkına varacağız bu yazıları okuduktan sonra. Ve şunu diyeceğiz içtenlikle: Sevgilimiz kitap, sen hep var ol!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88950</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd9974cb-e0cf-4b5a-ae38-c694317ce2ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Hızır’ı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Gözlerime inanmıyorum çünkü hepsini gördüm 
Üstünde born free yazan tişörtlerle ölüme koşan 
Bir maraton gibiydi yaşamak, bir şans bileti 
Dünya umutsuz bir parkur için fazla genç 
Ben gözlerime inanmak için fazla ihtiyar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88951</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1c29b6a-565f-4439-b5de-fafdec93daed.jpg</image:loc>
            <image:title>Er Riaye</image:title>
            <image:caption>“Bir adamın gece uykularını kaçıran, gündüzünü dertlerle dolduran birçok hastalığı vardır.
Bedenindeki bütün sıkıntılarını gideren ücretsiz bir ilaçla tedavi olur.
Artık bütün hastalıklarından şifa bulmuştur. Uykusuz geçen uzun gecelerin ardından rahatça uyur.
Dertlerle dolu bitmek bilmeyen günlerin ardından sakin, sıhhat ve afiyet dolu günlere kavuşur.
Hayatı güzelleşir ve mutluluk dolar.
İyileştikten sonra etrafına baktığında birçok Müslümanın da ayrı hastalıklarla boğuştuğunu
görür. Geceleri uykusuz, acıları büyük, hayatları kararmış haldedirler.
Onları o halde görünce kalbindeki merhamet harekete geçer, onların dertlerine şifa olacak, acılarını giderecek ilacı bildiğini ve onlara onu ücretsiz sunabileceğini hatırlar ve insanları iyileştirme gayretine girişir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88952</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/19ea180b-24a6-4fb7-af54-371d4d0580e8.jpg</image:loc>
            <image:title>İyilerin Ahlakı</image:title>
            <image:caption>“İyilerin Ahlakı, 15. Yüzyıl Herat’ının önde gelen edip ve alimlerinden Hüseyin Vaiz Kaşifi’nin Sultan Hüseyin Baykara’nın talebi üzerine yazdığı, ahlâk temelli bir siyasetnamedir. İslam Ahlak literatüründe kitap çok önemli bir yere sahiptir. Eserde ahlak, kırk maddede işlenmiş olup akademik ve felsefi yöntemle yazılmamıştır. Anlatımında didaktik bir amaç güdülmüş, toplum liderlerinde bulunması gereken ahlak ve adaba dair bilgiler beyit ve hikayelerle süslenmiştir. İyilerin ahlakının toplumun geneline sirayet edeceği söylenerek topluma yön veren insanlara hikayelerle tavsiyelerde bulunulmuştur. Faziletli bir toplum için, yöneticilerin iyi olması gerektiği, iyilik ön koşulunun ise Ahlâk olduğu söylenmiştir. Bu eserle birlikte; doğruluk, sabır, tevazu, şükür, hayâ, edep, cömertlik, merhamet gibi faziletlerin 500 yıl içerisinde nasıl kavram haline geldiği de gözler önüne serilmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88953</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38305b26-5017-4d59-afcf-df8f349f439f.jpg</image:loc>
            <image:title>Şair ve Sultan</image:title>
            <image:caption>Hami-sanatçı ilişkisi gelişmiş toplumlarda hep merak edilmiş ve çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Bu kitapta, Osmanlı sanatının edebiyat boyutu başlangıçtan son döneme kadar devlet-sanat ilişkisi açısından incelenmektedir. Edebî, sosyal ve politik tarih perspektifleri göz önünde tutularak Osmanlı edebiyatı bağlamında hamilik sisteminin nasıl işlediği ve sanatçıların bu sistem içerisinde eserlerini nasıl ürettikleri, çalışmanın temel ilgi alanlarını oluşturmaktadır. Şair tezkireleri başta olmak üzere ilk elden kaynaklar incelenmiş, bizzat şair olan padişahlardan başlayıp diğer devlet adamlarının şiirle ve şairlerle olan münasebetleri gözler önüne serilmiştir. Osmanlı tarihi boyunca şairlerin, sultanların ve diğer devlet büyüklerinin birbirleriyle ve şiirle münasebetleri, ilgileri, beklentileri, kırgınlıkları, istekleri, şikâyetleri adeta bir sinema perdesinde canlandırılmaktadır. Himaye, takdim, tavır, tarz ve ihsan bütün bu yüzyılların anahtar kavram ve kelimeleridir. Olan bitenler günümüz için de çok şey söylemekte, şaire ve devlete bakışımızı doğru bir noktaya taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88954</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b711902-54db-43d7-b1b7-b88325448621.jpg</image:loc>
            <image:title>Baltan Taşa değecek</image:title>
            <image:caption>Yirmi yılı aşkın süredir Türk öyküsüne önemli katkılar sunan Abdullah Harmancı son kitabı Baltan Taşa Değecek’le okuyucuyu selamlıyor. Birçok genç isme öncülük etmiş, Türk öyküsünün gidişatına yön vermiş Harmancı son kitabıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam edecek. 
Müstakil on bir öyküden oluşan Baltan Taşa Değecek, yüksek gözlem gücü, derin bir kavrayış ve anlatımla okuyucuyu selamlıyor.
Harmancı, anlama dair sorgulamalarda, tek yol olarak bireyin kendini keşfetmesinin yanına düşünceyi, fikri koyar. Bir anlamda bireyin kendisine yönelik sorgulamasında yeni referanslar getirip ufkunu açmak ister; onu biraz da dışarıya bakmaya davet eder. / Cemal Şakar    
Harmancı, neye dokunsa öykü oluyor! / Ömer Lekesiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88955</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18a21254-ba76-41b4-b44e-dafae0943c24.jpg</image:loc>
            <image:title>Aynı Yağmur</image:title>
            <image:caption>&quot;Yağmurun şiddeti arttı birden, bir yıldız söndü, bir çiçek kurudu, bir mermi atıldı, birilerinin ipi çekildi bir yerlerde, bir bebeğin sesi kesildi, bir anne feryat etti ve yine gök gürledi… ve yine şimşekler çaktı… öfkesi kamçılanmıştı yağmurun arka sokaklarda cansız yatan bedenin üstüne yağarken. Aynı yağmurdu bu, şimdi yerdeki küçük bedenin üstüne yağan. &quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88956</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1ff7fc37-0aff-4bde-abc3-1a6f5ba602df.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkünün Ötesi : Neşet Ertaş</image:title>
            <image:caption>Neşet Ertaş, Türkistan’dan gelen Kelam’ı türküleriyle anlatan ve Anadolu’ya aktaran insandır. O hikmetin ve geleneğin farklı meşrep ve neşvelerini kendi gönlünde yeniden yorumlayıp, farklılıkların zıtlıklar olmadığını göstermiştir. Bundan dolayıdır ki onun türkülerinin hayatta da bir karşılığı vardır. Yaşamadığını ve yanmadığını yakmaz Neşet Ertaş. Türküleri türkü olsun diye bir görüntü ve gösteri unsuru olarak ortaya çıkmamıştır. Gönlünden gelen sesin perdesine bastığı gibi hayatta yaşamadığı, hissetmediği, görmediği hiçbir şeyi de yansıtmamıştır türkülerinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88957</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc6e9c6-fbc4-4385-b374-55ecf849280e.jpg</image:loc>
            <image:title>Geçmiş Zaman Kedileri Türk Edebiyatından Kedi Metinleri (1870-1950)</image:title>
            <image:caption>“Bu mühim kusuruyla beraber Tosun’u 
bir kedi gibi değil; bir refik, hatta yegâne bir 
refik-i sadık sıfatıyla severdim ve hissederdim ki 
o da beni alelade değil, bütün hüviyet-i manevisinin merbutiyetiyle seviyordu.” 
Geçmiş Zaman Kedileri, 1870’lerden 1950’lere hayvanların edebiyatta nasıl temsil edildiği sorusuna kedi hikâyeleriyle cevap veriyor. Ahmet Haşim’den Halit Ziya Uşaklıgil’e, Fatma Münire’den Osman Cemal Kaygılı’ya, Hüseyin Rahmi Gürpınar’dan Ahmet Midhat’a uzanan metin derlemesinde şehir deneyimiyle kedi hikâyeleri iç içe geçiyor, böylece kitap, İstanbul sokaklarında ve konaklarında gezinen, insanlara refakat eden kedilerin rehberliğinde bir çeşit seyir defterine dönüşüyor. Kedilerle kurulan arkadaşlıklar ve kedilere yönelik düşmanlıklar, yoldaş ve tekinsiz kediler, bu metinler arasında dolaşırken yüz yıl öncesinde insan kedi ilişkilerinin serencamını da resmediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88958</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d489f4d-4d98-418f-a768-11ca0094e8d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Osmanlılar Osmanlı Hanedanının Sürgün Ve Miras Öyküsü</image:title>
            <image:caption>SON OSMANLILAR 
Kadın, erkek ve çocuk, 155 kişiydiler... Osmanlı hanedanı bu 155 kişiden ibaretti ve 1924 Martı’nda, hepsi Türkiye dışına çıkartıldı...  
Ellerine ikişer bin İngiliz lirası ve bir yıllık ama dönüşü olmayan pasaport verildi. 
Mal varlıkları tasfiye edildi...  
Türkiye’ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı...  
Artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı... Macera dolu bir sürgün yaşadılar...  
Geçinebilmek için her türlü işte çalıştılar... Kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı kapı dolaşıp sabun sattı...  
Yabancı zindanlarda can verenleri oldu... Kimisi de başka hanedanların mensuplarıyla evlenip yeniden asalet unvanı aldı...  
Sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti. 
1974’te, ailenin tamamının Türkiye’ye dönebilmesine izin verildi. Bir kısmı döndü, 
bir kısmı yıllardır yaşadığı ülkelerde kaldı. 
Gazeteci Murat Bardakçı’nın, dünyanın hemen her tarafına dağılmış olan 
Osmanlı hanedanının mensuplarıyla görüşerek hazırladığı bu kitap, Ortadoğu’ya ve Avrupa’nın bir bölümüne yüzlerce yıl boyunca hükmetmiş bir ailedan bugüne kalanların öyküsünü anlatıyor...  
Konusundaki ilk ve tek eser olan bu kitap, bir yerde, Osmanlılar’ın tarih sahnesinden çekilmelerinden sonraki tarihidir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88959</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/808321f0-017e-4d93-b81e-8814dba392aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Napoleon Bonaparte - Osprey Büyük Komutanlar</image:title>
            <image:caption>Osprey Büyük Komutanlar Serisi
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Napoléon Bonaparte
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, Napoléon Bonaparte ile devam ediyor…
Korsika adasında orta karar bir ailenin oğlu olarak doğan ve Fransa’ya ayak bastığında pek de parlak bir konuma sahip olmayan genç Napoléon o günlerde Fransa İmparatoru olup İspanya’dan Rusya’ya kadar Avrupa’nın büyük bir kısmına hükmedeceğini düşünmüş müdür? Bunun cevabını bilemeyeceğiz ancak Fransız İhtilali’nin keşmekeşinden sıyrılıp karşısına çıkan fırsatları son derece iyi kullanması, sergilediği beceriler sayesinde rütbe basamaklarını hızla tırmanması ve çok genç yaşta çok önemli mevkilere ulaşması bu yolun taşlarını döşedi. 
Askerî kariyeri boyunca İtalya, Mısır, İspanya, Almanya, Polonya, Rusya ve Fransa gibi birbirinden son derece farklı coğrafyalarda yaklaşık 20 yıl boyunca seferler yürüten, elde ettiği zaferlerle tarihin en önde gelen komutanları arasında bile çok özel bir yere sahip olan Napoléon, bir kısmı siyasi bir kısmı ise askerî açıdan hayati sonuçlar doğuran yaklaşık 60 muharebede bulundu. Bu bakımdan modern Avrupa’nın kaderini tayin ettiğini ve savaşın kaidelerini temelden değiştirdiğini söylemek hiç de yanlış olmaz.
Napoléon’un askerî kariyerine, uyguladığı stratejilere ve taktiklere odaklanan bu çalışma, sahip olduğu liderlik özelliklerini irdelemeyi de ihmal etmiyor. Dünya savaş tarihinde bir efsane olarak gösterilen Napoléon’un yıldızının hem nasıl parladığını hem de nasıl söndüğünü sıra dışı bir üslupla ortaya koyuyor. Kariyerinin en önemli muharebeleri olan Austerlitz, Borodino ve Waterloo ise bir belgesel havasında tüm detaylarıyla masaya yatırılıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88960</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/44d15a81-c4ba-4ff3-88cf-a6f6ca00691a.jpg</image:loc>
            <image:title>Samuraylar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Savaşcı Ruh, Şerefli Yaşam:

Samurayların Tarihi…

Dürüstlük ve sadakat onlar için vazgeçilmez kılavuzlardı. Soylu ve yaman hayatlar sürdüler. Kendi yaşam biçimlerini ifade eden Bushido kültürünün yanı sıra savaş becerileriyle ve taşıdıkları ölümcül kılıçlarla birçok sanat faaliyetine ilham kaynağı oldular. Onlar, eski Japonya’nın efsanevî savaşçılarıydı: Samuraylar…

“Hizmet eden” anlamına gelen ve sadece askerî bağlamda kullanılan “samuray” tabiri ilk kez 10. yüzyılda görülür. İlk zamanlarda, muhafızlık görevi için başkent Kyoto’ya gidenleri tanımlama maksadıyla kullanılan sözcük, zaman içerisinde “güçlü toprak beylerine hizmet eden asker” anlamı kazandı. Kelimenin süratle aristokratik ve babadan oğula geçen bir mahiyet almasıyla samuray aileleri de tanınmaya ve değer görmeye başladı. Bazıları eski Japon beylerinin soyundan geliyordu. Diğerleri ise şöhretlerini askerî başarılara borçlu olan, yeni kurulmuş ve soylu tarihleri henüz yazılmaya başlayan ailelerdi.

Stephen Turnbull’un elinizdeki çalışması, Samuray yaşantısını bütün yönleriyle keşfetmek için onları yalnızca harp meydanlarıyla sınırlandırmıyor; yaşamlarına, dini ve toplumsal geçmişleriyle birlikte kültürel başarılarına da ışık tutuyor. İlk ortaya çıkışlarından 19. yüzyıldaki lağvedilişlerine dek kılıçlardan takım elbiselere, topuz saçlardan melon şapkalara kadar oldukça akıcı bir üslupla samurayların kısa bir tarihçesini sunuyor.

“Osprey Resimli Tarih Dizisi”nin üçüncü kitabı “Samuraylar”, birbirinden harika görsellerle Japonların kadim savaşçı geleneğini okuyucuya sürükleyici bir şekilde aktarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88961</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d85fd05-7a06-4e5c-b586-d4c5b4328b25.jpg</image:loc>
            <image:title>Haçlı Devletleri Tarihi(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Din ve Medeniyet Savaşları:

Haçlı Devletlerinin Çağı…

İlk Haçlı orduları Kudüs’ü, Mısır Fâtımîlerinden 1099’da gasp ettiklerinde zaferlerinin kaynağını Tanrı’nın bir lütfu olarak gördüler. Bu yüzden Tanrı’nın buyruğu olarak gördükleri savaşları yapmak ve bu doğrultuda Suriye ve Filistin’de Hristiyan kontrolünü yeniden tesis etmek onların tek arzusu haline geldi.

Elinizdeki kitap Akdeniz’in Doğu kıyılarında ortaya çıkan ve Aslan Yürekli Richard’ın 1192’de bölgeden ayrılışına kadar bir yaşam alanı haline gelen Haçlı Devletleri’ne odaklanmaktadır.

Hayatını bilginin peşinden gitmeye adayan tarih profesörü Malcolm Barber, Kudüs, Antakya, Trablus ve Urfa’ya odaklanarak Haçlı devletlerinin sancılı kuruluş süreçlerini canlı bir şekilde yeniden inşa ediyor, kendi topraklarını koruyan ve Haçlı idaresi altında yaşamak zorunda kalan halkların ise yeni hayatlarına uyum sağlama mücadelesini ortaya koyuyor. Büyük askerî harekatların canlı anlatımlarıyla zenginleşen bu kitap Haçlı Devletlerinde ortaya çıkan kültürü tüm ayrıntısıyla keşfederek bir medeniyetin derinliklerine iniyor. Bu derinliklerde bölgede karmaşıklaşan yerli veraset sistemi; mimarî; siyasal, yasal ve ekonomik müesseseler; Haçlıların dünyayı algılamasına vesile olan dinî yapı; Tapınak Şövalyeleri; Hospitallier ve çok daha fazlası mevcut.

&quot;Haçlı Devletleri Tarihi&quot;, dini savaşların ortalığı kasıp kavurduğu, medeniyetlerin çarpıştığı 12. yüzyıl Haçlı devletlerindeki yaşam ve kültüre dair benzersiz bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88962</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f2cd0a0-7769-4b7d-b629-a0c855858c38.jpg</image:loc>
            <image:title>Dante</image:title>
            <image:caption>Dante Alighieri…

İlahi Komedya’nın dâhi yaratıcısını, ilk kez, değerlerini ve zihin yapısını paylaştığı döneminin bir insanı olarak görüyoruz. Alessandro Barbero, bu dönemin eksiksiz bir portresini çiziyor, okuru tarihin en büyüleyici çağlarından biri olan Ortaçağ’ın alışkanlıklarına, âdetlerine ve politikasına yaklaştırıyor.

“Tarihçi Alessandro Barbero, delillere ve belgelerin analizine dayalı bir inceleme ile şairin hayatını yeniden kuruyor. Kesinlik ile tutkunun buluştuğu bir çalışma.”
- Paolo Mauri

Dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen İlahi Komedya gibi bir başyapıta imza attı. Hem siyasi hem de toplumsal anlamda gerilimi yüksek bir dönem olan Ortaçağ’ın en unutulmaz aşk şiirlerini yazdı. Bir tefecinin oğlu olarak edebiyatçıların dünyasına girmek için büyük zorluklara katlandı. Politikanın karanlık koridorlarında daima tutkun olduğu sanatla hakikati fısıldamaya çalıştı: Dante Alighieri.

Alessandro Barbero, elinizdeki bu çalışmasıyla ölümsüz bir sanatçı olan Dante’nin hayatını aydınlatıyor. Onu hem bir sanatçı hem de Ortaçağ’ın bir insanı olarak tanıtıyor. Bunu yaparken Ortaçağ dünyasının değerleriyle birlikte 14. yüzyıl İtalya’sının her yönden zengin atmosferini de zihinlerde canlandırıyor. Dante’nin genç bir âşık olarak portresini çizerken onun savaşa gitmek üzere atına bindiğinde neler hissettiğini de detaylıca anlatıyor. Tüm bunları yaparken de döneme yakışır bir duygu dünyasıyla gözyaşlarını ve sessizliği, cesaret ve tutkuyu bir araya getiriyor. Kaynakların araştırılmasında ve yorumlanmasında kılı kırk yaran, her saptamanın ve her varsayımın arka planını doldurup analizini yapmaya özen gösteren büyük bir tarihçinin çizdiği bu portre, olağanüstü üslubuyla bir roman gibi okunuyor.

İtalya’da yayımlandıktan birkaç ay sonra çok satanlar listesine giren &quot;Dante&quot;, eksiksiz bir portre olmasının yanı sıra okuru tarihin en büyüleyici çağlarından biri olan Ortaçağ’ın yaşantısına doğru yolculuğa çıkaran nefis bir başucu kitabı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88963</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b4e99e97-4e0d-4903-a255-e45befa1334e.jpg</image:loc>
            <image:title>Şirret Evcilleşmesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Shakespeare ile aramızdaki kültürel, coğrafi, zamansal ve algısal mesafeleri kapatmanın bir yolu yok belki, ama onun dünya ile sahne arasında kurduğu dönüşüm mekânlarındaki yansımalar oyununa yeni bir çevirinin yer değiştiren kelimeleriyle katılmaya davet ediyoruz sizi. Bulduğu her aralıkta sonsuzca dönüşen ve yaratan saf şiirin dramla bedenlenmiş oyununa.
Balk logic with acquaintance that you have
And practice rhetoric in your common talk;
Music and poesy use to quicken you;
The mathematics and the metaphysics,
Fall to them as you find your stomach serves you.
Ahbaplarınızla mantık parçalayıp,
Günlük sohbetlerde retorik meşk edeceksiniz elbette;
Ruhunuzu da besleyeceksiniz, pek tabii, musiki ve şiirle;
Matematik ve metafiziğe gelince,
Paşa gönlünüz nasıl isterse ilgilenin gene ikisiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88964</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7783c35-07f4-499a-bddc-7718c5dc953c.jpg</image:loc>
            <image:title>Süper Çocuk mu, Mutlu Çocuk mu?</image:title>
            <image:caption>“İster çiçeği burnunda ister deneyimli birer anne baba, isterseniz anne baba adayı olun, hedefiniz süper çocuklar yetiştirmek değil; yaşamın karşısına çıkardığı her şeyle zarafet, cesaret ve güçlü mizah duygusunu kullanarak baş edebilecek dengeli ve mutlu bireyler yetiştirmek olmalıdır.”
-Lisa Sugarman

Z kuşaği ebeveynlerine yeni ve benzersiz bir yaklaşim!

Daha akıllı, daha hızlı, daha başarılı, daha popüler, daha daha daha… Sizin de çevreniz çocuklarının yolundaki her engeli ortadan kaldıran, asla başarısız olmalarına veya düşmelerine izin vermeyen, aktiviteden aktiviteye koşuşturan ebeveynlerle mi çevrili? Yoksa siz de onlardan biri misiniz? Çocuğunuz bir düştü mü bir daha kendi başına ayaklanamamasından mı korkuyorsunuz?

Yalnız değilsiniz.

Günümüz anne babalarının çoğu çocuklarının yanlış yapmalarının normal (hatta gerekli olduğunu) kabul etmekte zorlanıyor. Çocukların spordan müziğe, matematikten yabancı dile, sanattan örnek bir “süper çocuk” olmaya kadar pek çok konuda diğer çocukları geçmeleri bekleniyor. Ve bu çocuklar birer superman olamamalarıyla baş edemiyorlar.

Yazar ve ebeveynlik uzmanı Lisa Sugarman, ebeveynlere, çocukların engellerle yüzleşmesinin önemini hatırlatarak, sosyal ve duygusal gelişimden bilişsel gelişime, önemli gelişimsel dönüm noktalarından bunlarla nasıl başa çıkabileceğine kadar pek çok konuda yol gösteriyor. Mizahi üslubuyla bir ebeveynin başa çıkması gereken gerçek meseleleri masaya yatırıyor. Kusurlarıyla barışık çocukların, onlara büyümek için alan ve fırsat verildiğinde çok yönlü yetişkinler olabileceğini hatırlatıyor. Aile terapisti Debra Fox Gansenberg de her bölümün sonunda klinik bakış açısıyla stratejiler, püf noktaları ve dil kullanımı önerileriyle dolu bir takım çantası sunuyor.

&quot;Süper Çocuk mu, Mutlu Çocuk mu?&quot; ile çocuğunuza başarı kadar başarısızlığı da kabul etmek ve devam edebilmek için gerekli becerileri kazandıracak, böylece gerçek potansiyellerini ortaya çıkarmalarına yardım edeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88965</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81a7bd47-387e-4ae6-86ca-2aa454fb3be2.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimiz Yanıyor</image:title>
            <image:caption>“Mutlaka okunması gereken ekolojik bir umut mesajı... Bu gezegenin geleceğiyle ilgilenen herkes için…”
-David Mitchell, The Guardian

Greta Thunberg on bir yaşındayken, bir gün okulda okyanuslardaki çöp oranıyla ilgili bir film seyretti. Meksika’dan daha büyük bir plastik adası vardı ve Güney Pasifik’te dolanıyordu. Greta film boyunca ağladı. Belli ki sınıf arkadaşları da etkilenmişti. Ancak koridora çıkıldığında plastik adası unutulmuştu. O da herkes gibi bunları sınıfta bırakabilirdi. Ama yapamadı.

Yavaş yavaş bir karanlığın içine doğru gidiyordu. Sanki yavaş yavaş kendini kapatıyordu. Piyano çalmayı bıraktı. Gülmeyi bıraktı. Konuşmayı bıraktı.
Ve... Yemek yemeyi bıraktı.

Bu; hayatı birdenbire parçalanan, bir daha asla eskisi gibi olmayacak mutlu bir ailenin hikâyesi. Hayatlarını baştan sona değiştiren ebeveynin, kızları konuşmayı ve yemek yemeyi bıraktığında ve onun küçük kız kardeşi bununla başa çıkmakta zorlanmaya başladığında hayatları bir kâbusa döndü. Bu kriz sadece evlerinde yaşanmıyordu: Onlar aynı zamanda krizdeki bir gezegende yaşıyorlardı; bizim de içinde yaşadığımız, hızla ısınan ve geleceği tehlikede olan gezegende.

Evimiz Yanıyor, bir ailenin birbirlerine ve dünyaya duydukları sevgiden yolaçıkarak güçlenme, iyileşme ve cesaret kazanma yollarını nasıl bulduklarının hikâyesi. Bu; hepimizi etkileyen acil bir durumda gezegenimiz alarm verirken onu duymayanların değil, gidişata dur diyebilenlerin umut ve kararlılık hikâyesi. Asperger sendromlu bir kızın hassasiyetlerinin, görmezden gelmek, üstünü örtmek yerine ailesi tarafından özenle takip edildiğinde nasıl bir dönüşüm getirdiğinin işareti aynı zamanda. Bir çocuğun elinden tutulursa toplumun farklılık olarak gördüğü özelliklerin aslında nasıl onun gücü haline geldiğini ve dünyayı değiştirdiğini göreceksiniz. 

Bazen tek bir ses -yeterince güçlü çıktığında- her şeyi harekete geçirebilecek zincirleme bir reaksiyon başlatabilir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88966</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d31f6c1-e538-4d0f-bd56-1874dd9a4595.jpg</image:loc>
            <image:title>Fil Kazası</image:title>
            <image:caption>Şiir Erkök Yılmaz’dan yepyeni öyküler: Fil Kazası 
 
Yazarın toplu öyküler kitabı Eşekarısı’ndan on yıl sonra yayımlanan kitapta dokuz öykü yer alıyor. 
Şiir Erkök Yılmaz, bu kitabında da sıra dışı bakış açısını ve sinematografik anlatımını sürdürüyor. Hayatın buhar olup uçan ve katılaşıp kalan yanlarına aynı ustalıkla eğiliyor. İroni gerçekliğin içine ustalıkla yerleşiyor, köpüğü üstünde olaylar ustalıkla öyküye taşınıyor ve sinema perdesine sözcüklerin ışığı düşüyor. Fil Kazası’nda bir araya gelen öykülerin başını, gerçekten de film gibi iki öykü, “1 Mayıs” ve “Koku” çekiyor. 
 
Somut olayların içindeki gerçeküstü izleri araştıran, insanın özüne dokunmayı başaran, son derece özgün, canlı, incelikli, derinlikli bir yazarın ustalık verimi Fil Kazası.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88967</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/393e95d5-6141-4d86-8eaf-2603e1ecbd8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Akşam Yemeğine Gelen Kuzu</image:title>
            <image:caption>Akşam yemeğini yemeye hazırlanan ihtiyar kurdun sürpriz bir ziyaretçisi var: küçük bir kuzu! İhtiyar kurdun küçük kuzuyla ilgili bambaşka planları olsa da küçük kuzunun tek bir isteği var: kurtla arkadaş olmak! Peki, bir kurtla bir kuzu arkadaş olabilir mi dersiniz? Cevabı bu kitapta.

Akşam Yemeğine Gelen Kuzu, sürpriz sonuyla gülümseten bir dostluk hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88968</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb07a414-f337-4268-b069-c76e391df136.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgülü Kapı</image:title>
            <image:caption>Giderim ilkbahar, dönerim sonbahar 
Kelebek ömürlü güneş, ölür ölür dirilir 
Kardeşi bulut olanın gözyaşları nereye akar 
Bu bir düşse, hangi denizde karaya oturur gemiler 
Sürgülü Kapı’da Gültekin Emre bugünün dünyasının olgularını, yaşadığımız günlerin olaylarını çağdaş bir duyarlıkla ama yeri geldikçe geçmişe teyeller de atarak şiirsel dile çeviriyor. Nesneler, görüntüler, yaşantılar onun şiirinde sessizliklerini bozuyor. Ses yankılamalarıyla, düşünce ve duygu çağrışımlarıyla, görsel imge üretimiyle, söyleyiş bütünlüğüyle kitap bizi usta bir şairle baş başa bırakıyor. 
Gültekin Emre bazı şiirlerinin sonlarında başka şairlerin içinde akasya ağacı geçen şiirlerinden parçalara yer vererek sekiz bölümden oluşan Sürgülü Kapı’ya adeta akasya desenli bir gömlek giydiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88969</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/769f24cd-3d03-46aa-b72c-fb79ef18bbae.jpg</image:loc>
            <image:title>Neoliberalizmin Harabelerinde</image:title>
            <image:caption>Uzun süredir dünyada egemen yönetim ideolojisi olan neoliberalizmin ekonomik sonuçları hakkında çok sayıda çalışma ve tartışma var. Buna karşılık, neoliberalizmin yol açtığı siyasi sonuçları ve sorunları da derinlemesine tartışmak gerekiyor. Wendy Brown’ın temel sorusu “Neoliberal ekonomik sarsıntıların sonucunda neden ve nasıl sol değil de sağ güçlendi?” şeklinde özetlenebilir. Sağ, özellikle de popülist sağ, toplumdaki hangi ihtiyaçlara ne gibi kavram kümelerini kullanarak, ne gibi ideolojik manevralarla karşılık verdi de 2008’deki küresel finans krizinden güçlü çıktı, pek çok ülkede iktidarı ele geçirebildi? Bu hareketlerin sonucunda hangi sosyal haklar zayıfladı, eşitlik ilkelerinin uygulanmasında ne gibi kayıplar yaşandı? 
 
Peki, ortaya çıkan “harabeler” neoliberalizmin teorisiyle ne kadar uyumlu? “Reel” neoliberalizm kendi teorisiyle hangi bakımlardan çelişmek pahasına hayata geçirilebildi? Teorik olarak önemli roller biçilen gelenek, ahlak ve piyasa gibi toplumsal etmenler insanlar arasındaki ilişkileri fiilen nasıl düzenledi? Brown, Amerika Birleşik Devletleri örneğinde bu soruların cevaplarını arıyor. 
 
Kitabın izinden gitmek, neoliberalizmin başka ülkelerde yarattığı siyasal ve toplumsal tahribat üzerine düşünmek, sol adına dersler çıkarmak isteyenler için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88970</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ffe2c0b-6472-427c-ad05-823a8297f7d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kase Çikolatalı Puding</image:title>
            <image:caption>Beslenecek salyangozlar, öpülecek kurbağalar, taranacak saçlar, uyutulacak kaplumbağalar, dinlenecek fısıltılar, gezilecek diyarlar varken çikolatalı puding yapmaya vakit olabilir mi? 
Özge Can Doğmuş’un anlattığı bu güzel gerçeküstü hikâyeyi Özge Tığlı Taşlı resimledi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88971</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7f99975-cca4-4b6f-8dfd-bae0248bd1eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Cırcırböceği Cancan’ın Kemanı - Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 34</image:title>
            <image:caption>Cırcırböceği Cancan mantar tarlasında neşeyle keman çalıyordu. O sırada top oynayan yavru karıncalar topu ellerinden kaçırınca Cancan’ın kemanı kırıldı. 
Cancan bu duruma çok üzüldü. Neyse ki orman harika arkadaşlarla dolu. Hep beraber Cancan’a sürpriz yapacaklar!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88972</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08f7fb5a-9482-41bc-8888-0a3256d6a152.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Şura - Sevinç Kuşları 3</image:title>
            <image:caption>“Sıfatsız büyüyordu İrfan. Tabii aynasız, karanlıksız, gölgesiz. Enikonu topal, enikonu çolak, enikonu kör, enikonu patates kafa, enikonu çirkin, Orkun dışındaki akranları arasında enikonu arkadaşsız, dostsuz, 133’ün dışındaki dünya hakkında enikonu bilgisiz. Tek gözü olmayan birinin her şeyi kartpostal gibi görebileceğini, üçüncü boyutu isterse naylon gözlük takıp üç boyutlu sinema seyretse hayatta göremeyeceğini bilmiyordu mesela. Ve dışarıda kalbin beş para etmediğini de bilmiyordu.” Rengârenk bir kadro cirit atıyor bu Sezgin Kaymaz romanında da: Polisler (iyisi, kötüsü, sivili), hastane personeli (manyağı, mahiri), yer altı ahalisi (iyi mafya, kötü mafya!), garibanlar… Ve tabii Deccal – yani Deccal Bey… Ve iyiler ve kötüler. İyilikle kötülüğün bazen birbirine de karışarak, bazen ayırt edilmez hale gelerek, hep kılık ve suret değiştirerek, boğuşup durmasının ve yenişememesinin romanı, Son Şûrâ. Bir hesaplaşmanın romanı. Ve aynı zamanda bir aşk romanı… Kalbin “dana ciğeri” kadar olanına da, “kuzu böbreği” kadar olanına da sığabilen aşkın... İyiliğin de, kötülüğün de üzerinde kuş uçuran aşkın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88973</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbe47a58-5cc8-4c12-977e-84a90996e159.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaybolunca Nereye Gideriz?</image:title>
            <image:caption>Kaybolunca nereye gittiğimiz hakkında herkes farklı bir şey söylüyor. Dünyada her şey zaman içinde ortaya çıkar ve yok olur. Fakat bir taş, kuma dönüştüğünde gerçekten yok olur mu? Ya da ortadan yok olan çoraplar gerçekten kaybolur mu? Ve en önemlisi, insanlar gerçekten yok olurlar mı? Kaybolunca nereye gideriz? 
Bu kitap, asırlık soruyu cevaplamanıza yardımcı olacak birçok fikir içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88974</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:27:41+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5a863ad6-5fa0-4b35-a440-14573bc143d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Blokzinciri ve Yeni Güven Mimarisi</image:title>
            <image:caption>Son yılların en popüler kelimesi haline gelen “blokzinciri” hakkında ilginç bir kitaba  başlıyorsunuz. Okurunu teknik bilgilerle sıkmayan, konuya bütünüyle felsefi ve pratik bir pencereden bakarak geniş bir tartışma alanı yaratan özel bir kitap. Her sayfada Kevin Werbach’ın ince zekâsını ve konuyu ele alış şeklini takdir etmek gerekiyor. 
-Ahmet Usta, Blockchain Türkiye Platformu 
Her şey 3 Ocak 2009’da Bitcoin’in hayatımıza girmesiyle başladı: 
Milyarlarca dolar değerindeki yatırımlar, kurulan binlerce şirket, yaratılan büyük servetler, ortaya çıkan yeni sektörlerin yanı sıra pek çok hırsızlık, tartışma, dolandırıcılık… Ve bütün bunlar sadece başlangıç! 
Merkezi yapılara ihtiyaç duymadan güvenilir şekilde veri kayıtları oluşturmayı, bunları korumayı ve sahipliğini belirlemeyi mümkün kılan blokzinciri teknolojisi, bitcoin gibi kripto paraların temelini oluşturuyor ancak kripto paralardan çok daha fazlasını ifade ediyor. Her şeyden önce, kendine özgü yeni bir güven mimarisi getiriyor beraberinde. Tam da insanların hükümetlere, sisteme, şirketlere ve hatta birbirlerine olan güveninin tarihte belki de hiç olmadığı kadar sarsıldığı, küresel bir güven krizinin yaşandığı bir dönemde. 
Werbach, tıpkı internet gibi etkileri dünyanın her köşesine ulaşabilecek potansiyele sahip, ezber bozan bir teknoloji olan blokzincirine, onu bütün problemlerin çözümüymüş gibi algılayanların aksine, soğukkanlı yaklaşmayı başarıyor. Böylelikle, blokzinciri ve sunduğu yeni güven mimarisi hakkında ayakları yere sağlam basan temel bir kitap ortaya çıkıyor. 
Kevin Werbach, Pennsylvania Üniversitesi bünyesindeki Wharton School’da, hukuk çalışmaları ve iş etiği profesörüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>