﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89140</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71f590b-1626-4199-b7c2-5228c774a748.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı, Canavarlar Geldiğinde</image:title>
            <image:caption>Yatağının yanına bir çift spor ayakkabısı koy!” 
“Yatmadan önce ılık süt iç!” 
“Korkunç televizyon programları izlemeyi bırak!” 
 
Leo kâbuslardan mustariptir ve büyükannesinden öğretmenine, herkesin bu konuda vereceği bir tavsiye vardır. Gelgelelim hiçbirinin faydası dokunmaz. Canavarlar, hayaletler ve ürkütücü hayvanlar uykusunda Leo’yu kovalamaya devam eder. Neredeyse her yolu denediğini düşünen Leo, biraz araştırma yapmak üzere kütüphaneye gider. Orada, Malezya’daki eski bir kabile hakkında bir kitap bulur. Bu kabile, kâbuslardan kurtulmanın yolunu bilmektedir. Peki yöntemleri Leo’nun da işine yarayacak mıdır? 
 
Korkularla baş etmek üzerine yol gösterici bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89141</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692753f5-06f1-4684-a10e-9cd7537996db.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Rolü</image:title>
            <image:caption>Hayatının rolü için erkenden büyümek zorunda kalanların hikâyesi...

Katalan edebiyatının ödüllü yazarlarından Maite Carranza, ekonomik darboğaza giren bir ailenin yaşadıklarını bir gencin gözünden anlattığı romanıyla ilk kez Günışığı Kitaplığı&apos;nda. Olivia, oyuncu annesinin bunalıma girmesi ve hastaneye kaldırılmasıyla, olan bitenden habersiz küçük kardeşi Tim&apos;i oyalamak ve hayata yeniden tutunmak için bir film oyunu kurgular. Yeni taşındıkları mahallede onları yeni renkler, yüzleşmeler, kimlikler ve roller beklemektedir. &quot;Hepimizin başına gelebilir&quot; duygusundan &quot;Hayat sürprizlerle doludur&quot; duygusuna usta işi bir kurguyla sürükleyen roman, her yaştan okura &quot;tanıdık&quot; gelecek ve umudu yüceltecek nitelikte. Aile içinde rollerin değişmesi, erken yaşta ağır sorumluluklar üstlenmek, yoksullukla baş etmek gibi zorlu süreçleri naif bir üslupla kaleme alan yazardan etkileyici bir kitap.
Oyuncu annesi ve küçük kardeşi Tim&apos;le yaşayan Olivia, borçları yüzünden bankanın kapıya dayandığını öğrenir. Annesi işsiz kalmış ve elde avuçtakiler hızla tükenince de ciddi bunalıma girmiştir. Yoksullaşan ailenin yükü, on iki yaşındaki Olivia&apos;nın omuzlarındadır artık. Bir yandan, küçük Tim&apos;i oyalamak için kurduğu oyunu sürdürürken, bir yandan da hastaneye kaldırılan annesinin iyileşmesi için çırpınır. Yoksul bir mahallede edindikleri yeni çevreye ve okula ayak uydurmaya çalışan iki kardeş, beklenmedik arkadaşlıklarla, güç veren insanlarla sarmalanırlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89142</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d3a7748-19cb-4ec1-ab84-18075cf56950.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Sorunu</image:title>
            <image:caption>İki bilim insanının gerçekleştirdiği Kürt Sorunu Kökeni ve Gelişimi adlı bu çalışma, tarafsızca değerlendirilmesi gereken Kürt sorununa birçok yönüyle büyüteç tutuyor; sorunun kökenini ve olası çözümlerini geçmişten geleceğe uzanan bir zaman yelpazesinde irdeliyor.
Kitap, “etnisite”, “ulus”, “azınlık”, “halk”, “azınlık hakları” gibi can alıcı terimlerdeki karışıklıkları giderirken, okura Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin gelişme çizgilerini de izleme fırsatı veriyor.
Kürt sorunu üzerine akademik çalışmalar şimdiye kadar çoğunlukla yabancılar tarafından büyük oranda ikincil ve yabancıl kaynak temelinde yapıldı. Bu kitap, uluslararası literatüre Türkiye’den bir katkı niteliği taşımakla birlikte, alanında objektif ve temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89143</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ee6691-ccaf-45dc-b852-bcce880da4d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Farklı şiddet biçimlerini, cinsiyet ve cinsel kimlikleri içinde barındıran toplumsal cinsiyet temelli şiddetin azaltılması son kertede de onu ortaya çıkaran toplumsal koşulların ortadan kaldırılabilmesi başta sivil toplum olmak üzere farklı alanlardan farklı kurum ve disiplinlerin işbirliği içerisinde geliştireceği ve pratiğe dökeceği uygulamalarla mümkün olacaktır. Bu işbirliğinin başarılı olabilmesi için toplumsal cinsiyet temelli şiddetin, yaşamın çeşitli alanlarındaki görünümlerinin ve farklı aktörlerin toplumsal cinsiyet temelli şiddeti nasıl deneyimlediklerinin ortaya konması önem arz etmektedir.

Elinizdeki kitapta, Akın Demiral, Aylin Görgün Baran, Bahar Araz, Derya Güler Aydın, Burcu Hatiboğlu Kısat, Canan Koca, Gizem Pehlevan, İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, Özge Sanem Özateş Gelmez, Selda Taşdemir Afşar ve Semahat Dicle Maybek&apos;in çalışmaları yer almaktadır. Yazarlar çalışmalarıyla spordan sanata, iktisattan sosyal hizmete, hukuktan sosyolojiye uzanan farklı uğraklarda şiddeti ortaya çıkartan, normalleştiren ve süreğen hale getiren, hatta bu şiddetin üstünü örten toplumsal eşitsizlikleri tartışmaya açarak toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelenin olanaklarını gözler önüne sermeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89144</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccbdc4f6-e8a2-4d8a-bbf5-384ad9fca19f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi: Natüralizmin Olanaklılığı, eleştirel realizm adıyla bilinen düşünce akımının bilhassa sosyal bilimler felsefesi alanındaki paradigma-kurucu metnidir. Yayımlanmasından bu yana geçen yaklaşık kırk yıllık süre içerisinde, başta Margaret S. Archer, Andrew Sayer, Tony Lawson, Peter Manicas gibi önemli isimler olmak üzere pek çok sosyal bilimcinin sosyal bilim kavrayışına ve empirik çalışmalarına yön veren bu çalışmanın bugün artık bir klasik eser vasfına eriştiği rahatlıkla söylenebilir. Nitekim yakın zamanda kaybettiğimiz Roy Bhaskar, ömrü boyunca geliştirdiği felsefi sistemini (Realist Bir Bilim Teorisi adlı ilk çalışmasıyla birlikte) bu eseri üzerine inşa etmiştir.

Bhaskar’ın yolunu açtığı, pozitivist olmayan bir natüralizm arayışı ve bu amaçla gerçekleştirdiği sağlam temellendirme, pozitivizm-hermeneutik verimsiz ikilemine yakalanmadan sosyal bilim yapmak isteyenler için zihin açıcı bir niteliğe sahiptir. Bu özelliğiyle, ilişkisel sosyal bilim kavrayışının farklı güzergâhlarını diyaloga sokmaya dönük girişimler için de üzerinden atlanamaz bir eser niteliğindedir. Dolayısıyla çalışmayı, bir yanıyla, Türkiye’nin ilişkisel sosyal bilim literatürüne bir katkı olarak okumak mümkündür. Diğer yandan, sosyal teorinin en temel meselelerinden biri olan yapı-fâil meselesine dair Bhaskar’ın söyleyecek çok şeyi olduğu da görülecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89145</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48ab74c4-f9a7-4814-b884-def7892685e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Perdesi - Selim&apos;in Renkli Dünyası 3. Sınıf Okuma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hey arkadaşım sen de gel!
Bu gösteri bizi anlatıyor.
Aramızda yok hiçbir engel
Hayal perdesi bizi yansıtıyor.
Daha önce Karagöz ve Hacivat’ı hiç böyle izlememiştiniz! Hemen mısırlarınızı alın ve tiyatromuza gelin! Onlarla beraber her şeyi eğlenceli bir şekilde öğrenmeye var mısınız? Sunucumuz Kürşat’ın esprilerine dayanabilirseniz tabi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89146</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9818a2cb-d433-4a23-8924-7ec3a16cd9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin, Meliha</image:title>
            <image:caption>19 yılının Haziran ayında Adapazarı büyük bir depremle yıkıldı. İkinci Dünya Savaşı’nın bütün ülkede yol açtığı sıkıntıların üzerine gelen deprem, halkın dertlerini artırmakla kalmadı, ruhsal dengesini de altüst etti. Böyle bir atmosfer içinde geçen roman, şehrin ileri gelenlerinden Akyüz ailesinin kızı Meliha’nın akrabası Ahmet’e olan tutkuya dönüşmüş aşkını anlatıyor. Meliha’nın İstanbul’da yaşayan sevgilisine olan aşkını ona yazdığı mektuplar aracılığıyla izlerken, günlük yaşamın gelgitlerine de tanık oluyoruz. 
Hasan Öztoprak bu romanında; aşk, mutluluk, tutku, bağlılık, kıskançlık ve aile bağları gibi kavramları dönemin duyarlılığıyla ve ustaca bir dille yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89147</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc28a3f3-e9f7-4800-8afc-9deba2d8cee9.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Çekirdeğini Doldurmaz - Selim&apos;in Renkli Dünyası / 3. Sınıf Okuma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar. Ben Selim.
Size hayat kurtarıcı tecrübemi anlatmak istiyorum. Son zamanlarda sınıfça pek anlaşamaz olduk. En sonunda öğretmenimiz buna kesin ve net bir çözüm buldu. Çözüm ne mi? Kavga Bitiren Yemek! Bütün anlaşmazlıkları bitirecek tarifi veriyorum, hemen not edin! Önce acı soğanlarla beraber bir güzel kavruluyoruz. Sonra biberlerle renkleniyoruz. Domateslerle tatlılaşıyoruz ve en son yumurtalarla bir oluyoruz! İşte aslında bu kadar basit.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89148</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d87c996-62c8-4a29-a164-90301a24b2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojinin ve Tarihsel Materyalizmin Oluşumu</image:title>
            <image:caption>Burjuva devriminden sonra siyasetle ve proleter devrimden önce iktisatla ilişkisi içinde sosyolojiyi hem toplumsal bir olgu hem de potansiyel bir bilimsel düşünceler bütünü olarak kavramaya çalışacağız. Sosyoloji Fransız Devrimi’nin yarattığı altüst oluşların ardından yeni bir siyaset yaklaşımı olarak doğmuştur. Militan işçi sınıfı hareketinin gölgesi ve devrimci sosyalizmin –şu ya da bu şekilde– doğrudan tehdidi altında sosyoloji, kesinlikle kapitalist iktisadî düzenin toplumsal, ahlâkî ve kültürel problemleriyle ilgilenen bir girişim olarak kurumlaşmıştır… Sosyoloji çağı burjuva devrim ve proleter devrim arasındaki dönemdir. Sosyoloji feodal ve ataerkil geçmişinden sancılı bir kopuş ile mevcut burjuva hâlinden daha sancılı bir kopuş tehdidi arasında bocalayan bir toplumun gerilimleri, çelişkileri ve mücadelelerinin belirleyici önemdeki izlerini taşıyan toplumsal bir düşünsel faaliyettir. 
Bu çalışmada varılan sonuç ne bir “yakınlaştırma”dır ne de bir “sentez”dir; aksine Marx’ın politik iktisadı aşmasına benzer biçimde, sosyolojinin aşılması ve tarihsel materyalizmin toplumun bilimi konumuna getirilmesi gerektiğidir. Fakat bir göreve işaret etmek onun başarılacağı anlamına gelmez. Bu ihtimallerin gerçekleşebilmesi sadece bilim içi gelişmelere bağlı değildir. Sosyal bilimlerin doğuşu ve oluşumu toplumsal tarihin belirli uğraklarındaki sınıf mücadeleleriyle belirlendiği için, doğal olarak bu mücadeleler ya onların gelecekteki gelişimlerine katkıda bulunacak ya da gelişimlerini engelleyecektir. Dolayısıyla, sosyal bilimlerin gelecekte tarihsel materyalizm yönünde geliştirilmesi problemi çözüme kavuşturulmak üzere önümüzde duruyor. Herkesten önce bu görevi başarmaya kendini adayan bizler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89150</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d884472b-2c96-44e0-b2a8-2486e291a1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Dünyada Kimlik, Kültür ve İletişim</image:title>
            <image:caption>Bu eser, disiplinlerarası tarihçilik söz konusu olduğunda ilk akla gelen tarihçilerden biri olan Peter Burke’ün dilin toplumsal tarihi ile kentlerin kültürel tarihini iletişim teması üstünden bir araya getirdiği bir dizi makaleden oluşuyor. Nezaket kültüründen çevirmenliğe, kentlerin duyumsal tarihinden kentlerdeki şiddete varıncaya kadar, az çok kapalı kalmış ya da tarihsel analizde üzerinde pek de durulmamış konuları, yeni sorularla ve yazarın kendine has analitik, yalın, akıcı ve bilgisel yönden doyurucu bir üslubuyla ele alıyor. Hareket, koku, ses, şiddet gibi bir dizi kent deneyimini mesele edinerek kent ve kimlik arasındaki ilişkiye dair bir tarihçinin bakış açılarını sunuyor. 
 
Kitap aynı zamanda erken modern dünyada çevirmenin kimliğini, çevirmenlik mesleğinin kurallarını, kültürler arasında köprü işlevi gören çevirmenlerin faaliyetlerini kılı kırk yaran bir araştırmadan süzdüğü veriler ışığında irdeliyor. Bunun yanında Erken Modern Dünyada Dil, Kültür ve İletişim çevirmenin kimliği, neyi çevirdiği, kim için çevirdiği, hangi kurallara bağlı kalarak çevirdiği gibi konuları tartışıyor. 
 
Okuru dillerin iç içe geçen tarihinde, kentlerin sokaklarında gezinmeye davet eden Burke, eşine az rastlanır bir yetkinlikle bir dönemi baştan sona katediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89151</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952ac66b-ba7a-4a7c-97b8-929145400c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ala Çumguk - Bilge Kutad Anlatıyor - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir 
araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Tüm hayvanların mutlu bir şekilde yaşadığı Alavan Boğazı’nda her geçen gün esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. Birbirinden tuhaf sesler duyulur ve 
yerinden oynar taşlar. Ne yapacaklarını bilemezler önce, düşünceden 
düşünceye dalarlar. Akıllarına gelir sonra, kahraman kuşa hemen haber salarlar. Can havliyle yardıma koşar gelir Ala Çumguk! Derler ki: “Çok zor durumdayız, senden çare umduk!..” 
 Esrarengiz olayların çözülmesi öyle kolay olmayacak. Bakalım ala karga bu zorluğa nasıl bir çare bulacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89152</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76abdb13-0359-478c-b5b0-e9583aeacea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantizm</image:title>
            <image:caption>Romantikler, “Tanrılar’ın kollarında büyüdükleri için insanların sözlerinden pek bir şey anlamazlar.” Ama bu durum bazı romantiklerin gerici oldukları gerçeğini değiştirmez. Tam da bu noktada, bütünüyle “imgelemin hazları”na indirgenmiş bir dünyanın müşterek olamayacağını belirtmek gerekir. Oysa kamusal akıl insanlığın en büyük kazanımlarındandır. Öte yandan, “kedi resimlerini bile cetvelle çizdiren” şu “intellectus sacrificium intellectus” bağnazlığının her şeyi “savunmasız birer yıkıntıya dönüştürdüğü” de ortadadır. Her şeyin akla tâbi kılındığı bir dünyada, tinsel olanın ritmi bozulur ve “dünya ağır, kalın, opak ve engelleyici bir hâl alır.” Tam da bu yüzden, şuurunu kaybetmeyen bir imgelem, insanlık durumunun olmazsa olmazıdır. Nihâyetinde akıl, haddini bilmesi ve evcilleştirilmesi gereken tehlikeli bir kabiliyettir. Dolayısıyla romantizm, bütün açmazlarına rağmen, aklın bunalımına karşı “imgelemin hazları”yla verilmiş devrimci bir cevaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89153</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274276b7-ee66-4ae3-8699-35ebaacef706.jpg</image:loc>
            <image:title>Vedanta Felsefesi Upanişadları</image:title>
            <image:caption>Başlangıçta her şeyin kendisi olan ve “tek olmaktan”sa “çok olmaya” karar veren evrenin saf ruhu, her şeyi kendinden yarattı. İçini insanla, hareket eden ve etmeyen, canlı ve cansız,  tamamen maddeden oluşmasına rağmen aklın hezeyanlarıyla sıfatlar yükleyerek onu değerli, elde edilmesi gereken bir nevi hazine hâline dönüştüren nesnelerle doldurdu. Sonra da insana “Bu nesnelerle aklını ve aslında benden olan ruhunu kirletmeden bana geri dön! Senin imtihanın bu!” dedi. Sonra ezeli ve ebedi olan bu imtihana bir süre biçti ve bu sürenin noktalandığı ana da “ölüm” dedi.

Ebedi olanın kendinden ölümü yaratmasıyla başlayan imtihan, insanın ilk nefesinden  son nefesine kadar geçen zamanda evrenin kendisiyle birleşmeye giden yolu bulma çabasıdır.

Bu çabayı ve insana kendini yaratıcı bağlamında anlatan o son noktadır Vedanta Felsefesi.
Kendi sonlu hayatında, bedenden çıkacak olan son nefesini kendini yaratanla birleştirmenin sırrına ermiş olan insanlara Svaha!


Tüm bunları yarattıktan sonra hepsine dikkatlice baktı. Ve yarattığını Brahma-tata-tamam olarak tanıdı ve sonra “İdam Adarçam!” hükmünde bulundu.
 Bu hüküm ile görünür olduğu için insan bilinir İdan-dra, yani İdandra, olarak. Ve İdandra adıyla bilinen, İndra olarak tanrılar arasında zikredilir ki en büyük sır budur. Muhakkak en yüce olandır tüm sırları seven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89154</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5f848a-b2aa-437d-8a4a-63a14ef689c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Vana Parva 2.Cilt (3.Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Altı duyu organı içinde en tehlikelisidir düşünmek. Ne kelimelerinde ne davranışlarında, düşüncelerinde ne de kalplerinde günaha meyil etmeyenler; bedenlerini oruçla zayıflatıp nefislerini köreltenlerden daha fazla maddenin esaretinden kurtulup inzivadaymış gibi bir yaşam sürerler. Kendi türünden olanlara karşı kalbinde hiçbir merhamet taşımayan kişi isterse bedenini kutsal yazılarda yazdığı gibi temizlesin, hiçbir günahından kurtulamaz. Öfkeli ve merhametsiz bir kalp, hırs bataklığında debelenirken her defasında biraz daha batar dünya denilen maddenin içine. Kibir ve gururdan kör olmuş, açgözlü bir akıl, kalbin en büyük düşmanıdır. Bil ki kolay değildir etrafımızı saran bu maddeden kurtulmak. Varlığını erdemlerle süsleyen, tüm hayatı boyunca hayır işleyip sevap kazanan, kalabalıklar içinde olsa dahi inzivadaymış gibi bir hayat sürer. Konuşması gerekenden daha fazla konuşmayan, gereksiz yere sesini duyurmayan da öyle. Böyle biri tüm günahlarından arınmış olarak göğün kapılarından geçer. Kabul, oruç tutmak, et ve kandan meydana gelen madde, bedeni zayıflatır ve hatta hükümsüz kılar; ancak bu tek başına yeterli değildir yaşam boyu işlediğin tüm günahlarından kurtulmaya. Ne yaptığını bilmeden, kirli bir kalple ibadet eden sadece acı çeker çünkü bilir asla günahlarından kurtulamayacağını…

Bir insan duyu organlarının esaretinden kurtardığı aklını temizleyip onunla kalp evinin içine bakmayı başarırsa ne iyi ne de kötülükten ve bunların sonuçlarından etkilenmez. O, ruhu yeniden ait olana yaraşır şekilde parlayan kişi, en yüce olanın varlığını bilme haline erişir. Bu şekilde huzura ermiş ve temizlenmiş bir kalp, huzur içinde derin bir uykuya dalan ve çevresinde meydana gelen hiçbir şeyden etkilenemeyen biri gibidir. Kalbi saflık derecesine nail olmuş biri artık yaşamak için çok şeye ihtiyaç duymaz, kendinde tezahür eden yüce ruhun varlığı ile birleşir ve sabah akşam en yüce olanla hasbıhal eder. Görülemediği için bir şekli olmayan fakat tüm şekilleri kendi varlığında barındırdığı için tüm şekillerin kendisi olan yüce ruhu görür kalbindeki ışıkla. Ama bu mertebeye erişmek için, erdemin yolunu takip etmek için ve derin denizler kadar engin korku ve endişe denizini geçmek için insan açgözlülüğünü ve öfkesini yenmelidir…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89155</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2673ba-3038-47f6-900d-3dfe0cc90c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Psikoloji ve Felsefe, bir tür öğrenci kulübü ya da kardeşlik cemiyeti olan Zofingia’nın Basel şubesinde, Jung’un öğrenci arkadaşlarına verdiği derslerin derlemesidir. Dönem 19. yüzyılın sonu; I. Dünya Savaşının eli kulağında ve antisemitizm rüzgarı Almanca konuşulan toplumları sarmakta… Henüz düşünsel serüveninin başındaki genç Jung’un ömrü boyunca etrafında dönüp duracağı sorularla ilk kez yüzleşmesine tanık oluyoruz burada. Sivri dili, otobiyografik göndermeleri ve dönemin genel entelektüel havasına tanıklığıyla metin daha da ilginç hale geliyor. Çağının bilimsel keşif ve yenilikleriyle oldukça yakından ilgilenen Jung bu bulguları kendi tıp eğitimiyle, felsefe ilgisiyle, henüz şafağını yaşayan psikoloji literatürüyle harmanlayıp yorumlamaya girişiyor. Derslerde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89156</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d6e8d6d-46c8-4489-a456-0c0bd29d46a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylaklar Kumsalı</image:title>
            <image:caption>“İsmim Sofía. On bir buçuk yaşındayım, 
büyüyünce aylak olmak istiyorum.” 
 
Sofía, kışın kumsalda keşfe çıkmayı seven bir 
hayalperesttir, müzik ve resmi matematiğe tercih 
eder. Bir gün derste öğretmenine büyüyünce aylak 
olmak istediğini söyleyince annesi ve babası okula 
çağrılır. Yanlış anlaşıldığı hissine kapılan Sofia, 
düşüncelerini yazıya dökmeye karar verir. 
 
“Aylaklar Kumsalı” kendi yeteneklerini ve ilgi 
alanlarını keşfetmeye dair, bilgelikle dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89158</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878f5530-8a5b-46e4-b729-55fa0c1ff326.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Öfkeli Sanatçıyla Dadaizm</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Temiz fikirleriniz olsun istiyorsanız, onları gömlekleriniz kadar sık değiştirin.&apos;&apos; 
-Francis Picabia 
Hayal kırıklığı içinde on iki öfkeli sanatçı... 
On iki Dadaist! 
Yaşadıkları dünyaya, savaşa, topluma, yokluğa, sanata ve çaresizliğe tepkililer. Tanık oldukları hatta kendilerinin de katılmak zorunda kaldıkları dünya savaşlarının sadece mal ve can kaybına yol açmadığını, geride kalanlar üzerinde de büyük ekonomik ve ruhsal yıkımlara neden olduğunu görüp yaşayan on iki anarşist... 
Savaş mağduru bu asi çocuklar, yaşananlardan dolayı kırgındılar, üzgündüler. Yeteneklerini büyük bir öfkeyle sergilemek için bir araya gelmeye karar verdiler sonunda. 
Otoriteye karşı duracaklar, herhangi bir lidere ya da ideolojiye ihtiyaç duymadan burjuvazinin kirli sanatına meydan okuyarak o kirli sanatı yerle bir edeceklerdi. 
Her şeyi yıkıp yeniden başlamak isteyenler için ilhamla ve umutla dolu bir yıkım rehberi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89159</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27fb9220-c27e-442a-8630-204dc8bf44a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarap Koyusu</image:title>
            <image:caption>Tanrıların içeceği, yüce kralların sofralarının eksilmez iksiri. Şarap... Mitolojiden edebiyata, ziyafet sofralarından günlük sofralara uzanan kadim bir yolcu. Anadolu topraklarının şarapla 7 bin yıldır süren dansı, günümüzde Ege’nin, Trakya’nın ve Anadolu’nun butik şarap üreticilerinin, büyük içki gruplarının özverili çalışmalarında can buluyor. Şarap, varoluşu itibarıyla sanatla, müzikle, gastronomiyle girift bir yaşam sürerken, şarapseverler de bu eşsiz varoluşa tanıklık etmenin keyfini sürüyorlar. Zeynep Çolakoğlu, kimya yüksek mühendisi ve şarap tadımcısı kimliği ile edebiyatçı kimliğini birleştiriyor; şarabın Dionysos’la literatüre giren serüvenini, üretimine dair incelikleri, şarabın kendine has jargonu ve lügatiyle anlatıyor ve bu anlatıyı küçük bir şarap sözlüğü ile taçlandırıyor. Şarap sektöründe aktif bir yere sahip olan, aynı zamanda sanatın çeşitli kollarıyla, müzikle ya da edebiyatla ilgilenen konuklarıyla şarabın serüvenini irdeliyor. Şarabın ABC’si, damaklarda ağdalanan bu kadim iksirin tüm sırları Şarap Koyusu’nda can buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89160</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a759550b-62bb-416e-9e9e-54595d89726d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Özgürlükçüyle Kübizm</image:title>
            <image:caption>“Gerçek zaten vardır, yalanı icat etmek gerekir.” 
-Georges Braque 
Fotoğraf makineleri, ses kayıt cihazları, telefonlar, otomobiller, uçaklar ve bilumum icatlar peyda oldu, mertlik bozuldu. 
Ressamların olanı olduğu gibi resmetmelerinin hiçbir anlamı kalmadı. Fotoğraf makinelerini aşmaları gerekiyordu artık. 
Böylece ne oldu? 
Müjdeler olsun kübizm doğdu! 
Hareketin başını çeken Pablo Picasso, geleceğin fotoğrafçılığı ve videografisi arasında kalan ressamlara eğer hayatta kalmak istiyorlarsa resmin yeniden icat edilmesi gerektiğini söyledi. 
Artık yeni bir bakış açısı lazımdı hayatta kalmak için. 
Yedi özgürlükçü sanatçı, bu yolda devrim niteliğinde bir bakış açısı icat etti. Ömrünün ne kadar uzun ya da kısa olduğu mühim değildi. Mühim olan icat edebilme cesareti ve özgürlüğüydü. 
Hayatta kalmak için yeni bakış açıları icat etme cesareti arayanlara sarsıcı bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89161</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f173397b-0530-4f48-9afc-20c3e6582a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Buka - Bilge Kutad Anlatıyor - 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Baba Buka ve beraberindeki boğa sürüsü yeni otlaklar bulmak için yola düşerler. Kırk gün kırk gece dörtnala giderler. Dokuz dağın ardındaki dokuz vadinin hayalini kurarlar. Ama hiç beklemedikleri bir maceraya varırlar. Kuytulara kurulmuş tuzaklar, eşi benzeri görülmemiş hayvanlar, yerinden kopan devasa kayalar, bağrında şifa saklayan ağaçlar ve uğultularla dolu mağaralar!.. Bereketli otlaklara varmak o kadar da kolay olmayacak. Baba Buka’nın bilgeliği bakalım nasıl işe yarayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89162</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860d2923-4277-4b64-8776-4d647bfb595c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böke Efsanesi - Bilge Kutad Anlatıyor - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz.  
Derler ki Or Dağları’nın doruğunda büyük bir ejderha yaşar. O kükreyince yer yerinden oynar, sular sel olur taşar. Böke derler adına, kocamandır gövdesi. Tam on ağaç kalınlığındadır pütürlü ensesi. Fakat buna hiç inanmaz ormanda yaşayan hayvanlar. “Madem öyle biz neden hiç görmedik?” der sırtlanlar. İçlerinden birisi çıkar ve ejderhayı bulacağını söyler. 
Eşyalarını sırtına sarıp zorlu dağ yollarına düşer. Kırk gün kırk gece Kara Orman’ın kapkara patikalarında yürür. İki de arkadaş eklenince yanına, üç olup altı göz görür. 
Bakalım nasıl bir son bekler bu üç kafadarı? Haydi, aç oku masalı. Merakını gidermez elbette bu kadarı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89163</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ccc2d1-d803-42e3-a03a-f496a16d448f.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü Yürüyüşü - Bilge Kutad Anlatıyor - 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Tamır Irmağı’nın donmasıyla susuz kalan kurt sürüsü, iyice güçten düşer. Liderleri olan Sak Börü, imdada yetişir ve parçalar buzları üçer beşer. 
Kutlu yürüyüşleri zor, yolları pek çetindir. Kuz Dağları’nın soğuğu Kutuplar’dan daha serindir. Yılmadan yorulmadan yürürler, geçtikleri çığır çatak. Ağaç dallarından yorgan yaparlar kendilerine, lapa lapa karlarsa yatak. Dağlara çarpa çarpa gelen bir sesle irkilirler. Atılır Sak Börü, hışımla silkinirler. Dağ, taş, ağaç ve orman, sürüden yardım umar. Bakalım bu masalın sonu nasıl düze çıkar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89164</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dfd91d9-f976-4aa2-b953-b946112677d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıbın Bayramı - Bilge Kutad Anlatıyor - 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Subatan Vadisi’nde yaşayan çıbınlar, pekmez kaynatma törenini iple çekerler. Oldukça kalabalık sinek sürüsüdür bunlar, tatlıyı pek severler. 
Çok aceleci davrandıkları için başlarına bir kaza gelir. Çıbın, bir kıvamın içinde debelendikçe debelenir. Pişman olurlar yaptıklarına ama ne fayda! 
Zararın neresinden dönülürse kâr orada. 
  Madem öyle, açılsın tülden de ince kanatlar! Bakalım bu masalda muradına erebilecek mi çıbınlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89165</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f3b79a-4c9f-4e1f-8f79-3cc038affdd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cassandra Düğünde</image:title>
            <image:caption>Üniversite öğrencisi Cassandra Edwards, ikiz kardeşi Judith’in düğününe katılmak üzere aile çiftliğine doğru yola çıkar. Daima öbür yarısı olarak gördüğü Judith’le birlikte, entelektüel anne babasının gözetiminde müzik, edebiyat ve felsefeyle iç içe büyümüş olan Cassandra için burası vazgeçilmez anılarla doludur. Kız kardeşinin ufuktaki evliliğine ölüm kalım meselesiymiş gibi yaklaşan ve düğünü sabote etmeye kararlı olan Cassandra’nın gelişiyle çiftlikte işler çığırından çıkacaktır. 
Aile nereye kadar bir sığınak, nereden sonra boğucu bir odadır? Kendini hep bir başkasının varlığıyla tanımlamış biri gerçekte kim olduğunu nasıl anlayabilir? Dorothy Baker’ın 1962 tarihli romanı CASSANDRA DÜĞÜNDE evin dışındaki 
dünyayla yüzleşmeye, aile bağlarına ve özellikle kardeşlere dair sorular soran, unutulmayacak bir roman. 
 
Tıpkı kahramanı gibi, yerinde duramayan bir enerji ile derin bir hüzün arasında mekik dokuyan Cassandra Düğünde keşfedilmeyi bekleyen trajikomik bir başyapıt. 
 
Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar ve McCullers’ın Düğünün Bir Üyesi 
romanları gibi modern Amerikan klasiklerinin arasında yer almayı hak ediyor. 
-Georgia Hammick 
Yetişkinliğe geçişin yol açtığı dehşet üzerine yazılmış okuduğum en iyi kitaplardan biri. -Deborah Eisenberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89166</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cecc9370-bc96-4d94-96ec-cae3c464a7c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimitrios’un Maskesi</image:title>
            <image:caption>Kötücül zekâyı anlamanın peşinde
İzmir’in kurtuluşu sırasında çıkan yangının küllerinden efsanevi bir kanun kaçağı doğar: Dimitrios. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa’ya karşı planlanan suikast girişimine de adı karışan Dimitrios, İstanbul’da bulunan İngiliz polisiye yazarı Charles Latimer’in ilgisini çeker. Bu yeraltı figürünün hayatıyla ilgili ayrıntıların peşine düşen Latimer kendini çok geçmeden bütün Balkanlar’ı içine alan bir suikast, casusluk ve ihanet ağının ortasında bulacaktır. 
Çağdaş gerilim ve casusluk romanlarının öncüsü kabul edilen Eric Ambler, tekinsiz komploların içine düşen sıradan insanların maceralarını konu alan romanlarıyla tanındı. Düşmeyen temposu, gerçekçi atmosferi ve İstanbul’da başlayıp casusların cirit attığı bir Avrupa’ya doğru genişleyen olay örgüsüyle Dimitrios’un Maskesi bugün de tazeliğini koruyan birinci sınıf bir gerilim romanı, Ambler’ın dünyasıyla tanışmak için harika bir başlangıç. 
“Türünün başyapıtlarından biri.” – New York Times 
“Ambler’ı henüz okumamış olanları gerçek bir ziyafet bekliyor.” – Washington Post 
“En büyük gerilim yazarımız.” – Graham Greene</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89167</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8e4d64-586b-4013-b59e-69b9f4c058b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Maygak Ana - Bilge Kutad Anlatıyor - 6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca 
birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Pamir Dağı’nın eteklerinde cesur mu cesur, heybetli mi heybetli bir dağ keçisi yaşar. Adına Maygak Ana derler, nice zorlukları kılıçtan boynuzlarıyla aşar. Kalbi iyilik dolu olan bu keçiye bir gün Koca Bürküt adında bir kuş musallat olur. Kuşun bakışları kapkara, burnu öfke solur. Sanmayın ki iyilik ve kötülük hep yan yana durur. Bakalım görelim bu masal, hangisinin zaferiyle son bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89168</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d8b306-9ff7-48d0-9411-58e23ca3129a.jpg</image:loc>
            <image:title>Titir Sürüsü - Bilge Kutad Anlatıyor - 7 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Titir sürüsü, dağlardan ovalara inmeye başlar. Ancak yarı yolda kalırlar, her birinin gözünde yaşlar... Eli kolu bağlanır çobanın, develerden biri eksiktir! Kösürge Yaylası’nın yoluysa uzun ve alabildiğine diktir! Ne ilerleyebilirler ne de geriye dönebilirler. Oracıkta, öylece kalıp çulu yere sererler. 
  Kim koşacak bakalım titir sürüsünün yardımına? Kayıp deve bulunup yetişebilecek mi bu masalın sonuna?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89169</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae69ad79-b069-4388-bfc1-abdd78176b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekli Tazıtay - Bilge Kutad Anlatıyor - 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Kirmen Obası’nda yaşayan genç at Yürekli Tazıtay’a herkes hayrandır. Hele baykuş Bilge Ugi için onun yeri başkadır. Huzur içinde yaşayıp giden obaya bir gün bir hâller olur. Hiç beklemedikleri bir aksilik gelip onları bulur. Hastalanır çocuklar, çaresiz kalır analar babalar. Sebebini bulamazlar, boşunadır çabalar! Bilge Ugi imdada koşar. Yürekli Tazıtay ile planlar yapar. 
Bakalım nasıl bir maceraya atılacak tazıtay ve arkadaşı? Mutlu günlere kavuşacak mı Kirmen Obası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89170</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b81c01a-99a3-4b5b-9db2-ad52447211b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombi Sudoku</image:title>
            <image:caption>Zombi Sudoku, kolay, orta ve zor aşamaları olan; klasik, süper, X ve Jigsaw gibi keyifle çözeceğiniz çeşitleriyle size meydan okuyor! Zombi Sudoku, beyninizi yemeye geliyor! 
Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca suuji wa dokushin ni kagiru (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlatılabilecek bir bulmaca türüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89171</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a449720f-19ff-4643-b378-c7fe6a60542b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka Sudoku</image:title>
            <image:caption>“Sayısız sığınak vardır, ancak kurtuluş yolu tektir; ama kurtuluş olasılıkları yine de sığınaklar kadar çoktur. Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır.” 
Kafka Sudoku, kolay, orta, zor ve imkânsız aşamaları olan; Kafka’nın sözleri eşliğinde keyifle çözeceğiniz bir deneyim sunuyor!   
Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca suuji wa dokushin ni kagiru (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlatılabilecek bir bulmaca türüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89172</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c97221c-7125-4f2a-b380-6da1650250db.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Konferansları</image:title>
            <image:caption>Paris Konferansları’nda Husserl, transandantal fenomenolojiyi Descartes’ın Meditasyonlar’ıyla ilişkilendirerek ele alır. Descartes Meditasyonlar’da Kartezyen bir mutlak evrensel bilim gereksiniminin can alıcı bir mesele olduğunu enikonu işler ve geleneksel bilimin temellerini yıkıp onu mutlak ve sarsılmaz bir temel üzerinde yeniden inşa etme işine koyulur. Descartes’ın atamadığı adımı atarak, Kartezyen düşünceyi en radikal noktaya kadar götüren Husserl, Kartezyen düşüncenin asıl yapmak istediği şeyi kendisinin gerçekleştirdiğini ifade eder. Bu adım Descartes’ın kapısına kadar geldiği ancak içeri giremediği, nesneye, ona temel olacak öznel boyutu kazandıracak olan transandantal adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89173</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0408316f-0d25-472a-870c-e8573283e53c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Akımlar</image:title>
            <image:caption>“Bir edebiyat yapıtı, kendi dönemi ve bağlamı içerisinde değerlendirildiğinde dili kullanma biçimi, savunduğu değerler ve düşüncelerle başka yapıtlarla yakınlaşarak yazınsal bir akıma kapı aralar. Çoğunlukla aynı değerler, düşünceler ve dil biçimi ile yakınlaşan ve belli bir süre aralığında konumlanan, çoğunlukla yazıldıkları dönemin koşullarından beslenen ve belli yazarlar çevresinde öbeklenen yapıtlar sonunda bir sanatsal/yazınsal akımdan söz etmeye olanak sağlarlar. Savunduğu belli başlı ilkeler ve düşüncelerle, dilsel tutumla anılan, tanımlanabilir kurallara, estetik özelliklere göre nitelendirilebilen yazınsal bir akım ya da hareket yine bu ölçütlerle ötekilerden ayrılır. Şu ya da bu yazınsal akım içerinde yer alan yazarların biçem ve güzellik, dili kullanma biçimi, estetik ya da gerçeklik anlayışları, toplum, özgürlük vb. konulardaki ideolojik seçimleri aynı yazınsal akım içinde anılan yazarların kendi özgüllüklerine ilişkin ipuçları verirler. Yazınsal bir akım çoğu zaman kültürel bir hareket olarak anılır; bu hareketin yansıları başka sanatsal biçimlerde de görülür… dolayısıyla bunlar yalnızca yazınsal alana özgü bir akım olmakla kalmaz ayırıcı özellikleri müzikte, resimde, sinemada, operada vd. karşılık bulur. Her yazınsal  akım sanatlararası bir alışverişe kapı aralar. Bunun dışında şu ya da bu ülkeye özgü olmaktan çıkarak başka ülkelerde de varlığınıs ürdürür, biçim ve içeriğiyle yinelenir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89174</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964559cf-4e17-40d7-a986-6e3e593134bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Mektupları</image:title>
            <image:caption>17. yüzyıl Fransız filozofu Pascal, bilim insanı ve düşünür kimliğinin yanında Janseniusçuluğun karargâhı Port-Royal ile ilişki içerisinde olan dindar bir kişidir.  Ancak dönemin skolastik, dogmatik ve sorgulamayan din anlayışına itirazı vardır Pascal’ın. Dönemin koşulları gereği taraflılığını ve kimliğini gizli tutmaya ça­lışan Pascal, elinizdeki kitapla Cizvitlerin ‘gevşek’ din ve ahlak anlayışlarına savaş açar. Hayalî bir ‘taşralı’ya hita­ben kaleme alınan bu mektuplar, Pascal’ın din felsefesine ışık tutmakla beraber, dönemin felsefe, teoloji ve insan anlayışına ışık tutmaktadır. Kısa sürede el altından yayılan bu mektuplar, halkın din anlayışının değişiminde büyük bir rol oynamış ve dönemin otoriteleri karşı mektuplar yayımlamak zorunda kalmışlardır. 
Taşra Mektupları’nı ilginç ve özgün kılan şeylerden biri de, yazarın bu savaşı, o döneme kadar pek de aşina olunmayan bir yöntemle; eleştirinin yıkıcı silahı yergiyi, alayı ve elbette ki başkaldırıyı ustalıkla sergilemiş olmasıydı. Hakikate inanmanın verdiği güçle gür ve meydan okuyan bu karşı duruş, bir anlam­da, yaklaşan Akıl Çağının, yani 18. yüzyılın habercisidir de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89175</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd4317d5-8125-42b6-9a67-d9033685758d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman ve Başka</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Fransız düşüncesinin en önemli isimlerinden Emmanuel Levinas&apos;ın bu kitabı, ‘zaman’ üzerine vermiş olduğu konferans dizisinin kitaplaştırılmış hâlidir. Bu konferansların amacı, zamanın yalnız ve yalıtılmış bir öznenin olgusu olmadığını, bizzat öznenin başkası&apos;yla ilişkisi olduğunu göstermektir. Ancak kitapta ele alınan sosyolojik bir zaman çözümlemesi değildir. Burada söz konusu edilen, zaman hakkındaki düşüncelerimiz değil, zamanın kendisidir. Bu savı desteklemek için bir yandan yalnızlık kavramını, diğer yandan, zamanın yalnızlığa sunduğu olanakları ele alıp düşünmek gerekecektir. Levinas‘ın zamana dair düşünümünün ürünü olan bu eser, akademik bir üsluptan çok, edebî metinlerde karşılaşacağımız ilhamlı dil ve tarzı bize hatırlatır: &quot;Açıklamaya girişmeyen, çözümlemenin içinde yavaşlamayan, sonuçlarını bir bir çıkarmayan, dediğinin altını çizmeyen, öğretmeyen bir söylemedir bu.&quot; Bu değerli çalışmayı, Özkan Gözel’in çevirisi ve Zeynep Direk’in Sunuş’uyla sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89176</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c26ffe-3d32-4782-bfc3-e52b52e69b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlama Yetisinin Yönetimi Üzerine</image:title>
            <image:caption>John Locke’a göre hakikati elde etme çabası, gizli bir hazine için kazı yapmak gibidir. Saf altına ulaşmadan önce bir sürü topraktan ve gereksiz şeyden kurtulmak gerekir. Zahmetli bir iş, ancak değerli şeyler yalnızca onu arayıp ayıklama zahmetine giren kişileri zenginleştirir. Kazmadığı takdirde, kimse hazine bulamaz ve doğa, mücevherlerini çoğunlukla kayalık zeminlerin altına gizler. Konu çetin ve anlam derinlerde yatıyorsa, zihin durup ona eğilmeli, emek, düşünce ve yakından temaşayla onun üzerinde durmalı; bu zorluğu alt edene kadar yılmayarak hakikati ele geçirmelidir. 
İşte elinizdeki eser, İngiliz filozof John Locke’un akıl yürütme sürecinde anlama yetisini tortulardan arındırma görevinde okura sunduğu kırk beş bölümlük bir zihinsel kazı çalışmasıdır:  “Deneyin ve öyle olup olmadığını kendiniz görün.” Aynı zamanda eser, John Locke’un baş yapıtı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme eserinin devamı niteliğindedir. John Locke’un bu değerli çalışmasını Hamdi Bravo çevirisi ve Thomas Fowler’ın Girişi ile okurumuza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89177</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f1a5ad-1f19-4437-ac7a-9d2074dd6d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Şifresini Değiştirmek</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı 
Biz insanlar binlerce yıl önce bazı bitki ve hayvan türlerini evcilleştirmeye girişerek uygarlığın temelini attık. Evcilleştirirken aslında bu canlı türlerinin “genleriyle oynadık”. Önce uygun bireyleri seçip çiftleştirerek, daha çok tane veren buğday başakları, daha çok süt veren koyunlar elde ettik, kurdu köpeğe dönüştürdük. Daha sonra modern bilim sayesinde bu canlıların genetik şifrelerine doğrudan müdahale etmeye başladık. Bugünse insan sağlığına zararlı olabilecek bu genetiği değiştirme tekniklerinin yerine “gen düzenleme” adı verilen güvenilir tekniği kullanıyoruz. Bu teknik sayesinde, besin kaynağımız olan bitki ve hayvan türlerini ıslah ediyor; genetik hastalıkları iyileştiriyor; zararlı bitki ve hayvan türleriyle mücadele ediyoruz. Yaşamın Şifresini Değiştirmek “genetikle oynama” konusunda aklınıza takılan tüm soruları yanıtlayacak. 
 “Carey’nin [gen düzenlemenin] potansiyel uygulama alanlarını inceleyişi oldukça öğretici. Odaklanmayı ihmal etmeden yepyeni bir dünyanın şipşak fotoğrafını çekiyor.” 
—Nature</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89178</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d4e13d-c0db-4886-bb9f-8c08c3afdd8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Ahmet Talât Onay (1885-1956), şair, yazar, gazeteci, edebiyat araştırmacısı, eğitimci, idareci ve politikacı olarak hizmet ve faaliyetlerde bulunmuş çok yönlü bir şahsiyet. Özellikle, örneklerden yola çıkarak halk edebiyatının kurallarını sistemleştirmeyi deneyen ilk araştırmacı olarak önem taşır. 
Ahmet Talât&apos;ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı isimli ansiklopedik eseri, bu konuda yapılmış ilk kapsamlı çalışmadır. 
Ahmet Talât&apos;ın on yıl süreyle çalışarak hazırladığı bu kitapta 1000 kadar madde yer alır. Yazar, her konuyu yüzlerce şairden seçtiği örnek beyitlerle açıklarken, eserini aynı zamanda zengin bir antolojiye dönüştürür. Eserin bir başka özelliği, kelime ve kavramları açıklarken çok sayıda kaynaktan yararlanmasıdır. Bunların en başında sözlükler gelir: Lehçe-i Osmânî, Salâhî Lûgati, Lûgat-i Ebuzziya, Lehçetü&apos;l-Lûgat, Ferheng-i Şu&apos;ûrî, Kâmûs-ı Osmânî, Tuhfe-i Vehbî, Nuhbe-i Vehbî, Divânü Lûgati&apos;t-Türk, Ahterî, Burhân-ı Kâtı&apos; Tercümesi, Kâmus Tercümesi, Kâmûs-ı Felsefe, Ferheng-i Ziyâ, Lûgat-ı Târihiyye ve Coğrafiyye, Kâmûsu&apos;l-A&apos;lâm. Biyografik eserler arasında ise, Latifî, Âşık Çelebi ve Kınalızâde&apos;nin şuarâ tezkireleri, Menâkıb-ı Hünerverân, Osmanlı Müellifleri, Türk Şâirleri ve Son Asır Türk Şâirleri sayılabilir. Yazar, belli başlı Osmanlı târihleriyle, çeşitli tarih araştırmalarından da yararlanır. Peçevî, Nişancı, Naimâ, Atâ, Âlî, Çelebizâde Âsım tarihleriyle, Koca Sekbanbaşı Lâyihası, Cevdet Paşa&apos;nın İbni Haldun Mukaddimesi, Takvim-i Edvâr&apos;ı ve târihi, Rıza Nur&apos;un Türk Târihi; Köprülü, Uzunçarşılı ve Günaltay&apos;ın çeşitli kitap ve makaleleri bu kaynakların belli başlılarıdır. Evliya Çelebi Seyahatnâmesi de yazarın en çok yararlandığı eserlerden biridir. Sûdî&apos;nin Hâfız Divanı, Bostan ve Gülistan şerhleri, Sarı Abdullah&apos;ın Mesnevi Şerhi, Risale-i İbni Zeydûn Şerhi ve Veled Çelebi&apos;nin elyazması halinde olan Âyîn-i Cem, Cep Defteri, Tuhfetü&apos;l-Erbaîn, Dahme-i İrfân ve Sımât-ı Âşıkan gibi eserler de çok sık başvurulan kaynaklar arasındadır. Erzurumlu İbrahim Hakkı&apos;nın Marifetnâme&apos;si, Fakirî&apos;nin Risâle-i Ta&apos;rifât&apos;ı, Mehmed Ali Aynî ve Ömer Rıza Doğrul&apos;un dinî-tasavvufî eserleri, divanlar ve sayamadığımız daha niceleri... 
Eserin bir başka özelliği de, Veled Çelebi, Tahir Olgun ve Fuat Köprülü gibi konunun otoritesi şahsiyetlerin tashihinden ve onayından geçmiş olmasıdır. Eserin orijinalinde, Köprülü&apos;nün kendi el yazısıyla yer yer ilave bilgiler vardır. Veled Çelebi ve Tahir Olgun birer takriz yazdıkları gibi, esere de zaman zaman açıklamalarıyla katkıda bulunmuşlardır. Yahya Kemal Beyatlı da takriz olarak el yazısıyla bir rübaisini verir. 
Ahmet Talât Onay&apos;ın Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü adını verdiğimiz Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı isimli bu ansiklopedik eseri, Eski Türk edebiyatının dünyasına girerek metinleri daha iyi anlamak isteyen öğrenci, öğretmen, ilim adamı ve ilgili her türlü okuyucuya yardımcı olacak zengin bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89179</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5da6e-fc51-4620-8778-ccecbed39639.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Eğitim Fakültelerinin Türkçe Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümlerindeki Eski Türk Edebiyatı derslerinin müfredatları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Kitabın adındaki Eski Türk Edebiyatı terimi, Divan edebiyatı, İslâmî Türk edebiyatı gibi terimlerin yerine de kullanılmakla birlikte, müfredata uygun olarak daha geniş bir çerçevede, bilinen ilk sözlü örneklerden, Yeni Türk edebiyatının başladığı Tanzimat’a kadar süren çok uzun bir edebî süreci ifade etmektedir. Bu sebeple, elinizdeki kitapta, ilk sözlü edebî örnekler olan sav, koşuk, sagu ve destanlar ile ilk yazılı edebî örnekler olan Göktürk Kitabeleri’nden başlayarak İslâmiyet&apos;in kabulünden Tanzimat’a kadar süren uzun bir dönemde ortaya çıkan edebiyatın temsilcileri ve eserleri ele alınmıştır. Bunlar arasında Halk edebiyatı, Divan edebiyatı ve Tasavvuf edebiyatı mensupları bulunmaktadır. Bu yenilenmiş baskının öğrencilerimize yararlı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89180</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e66ab2-45ce-4af7-9175-fd2110de2f61.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk kalbi vardır, tertemiz dupduru, 
Bir de çocuk kalabilenlerin aydınlık ruhu… 
Bilimsel araştırmalar gösterdi ki düzenli olarak kitap okumak; 
Çocukların anlama, yorumlama ve ifade etme yeteneğinin artmasına, 
Hafızanın güçlenmesine, 
Söz dağarcığı ve dil yeteneğinin gelişmesine, 
Okul başarısının önemli ölçüde artmasına, 
Stres, can sıkıntısı, depresyon gibi rahatsızlıkların önlenmesine ve azalmasına, 
Küçük yaşlardan itibaren kitap okuyanların meslek hayatında okumayanlara göre çok daha başarılı olmasına, 
Daha bilinçli, donanımlı, sağlıklı ve huzurlu nesillerin yetişmesine sebep olduğunu göstermektedir. 
Sözün özü: FAYDALI KİTAP EN İYİ ARKADAŞTIR. Bu kitapta; 10 yaşından 100 yaşına kadar herkesin İLGİSİNİ ÇEKEBİLECEK şiirler, yetenek geliştirici etkinlikler ve seçmeli testler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89181</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5dd216e-e670-4816-87a7-6206d59ee3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular</image:title>
            <image:caption>6 Profesörden 262 Tıbbi Yağ, Yağlı Ürün ve 42 Aromatik Su ile İlgili Merak Ettiğiniz Her Şey 
 
 
Tıbbi bitkiler ve bu bitkilerden elde edilen ürünler (tıbbi yağlar, reçineler, balsamlar, yağ taşıyan bitkilerden hareketle hazırlanan aromatik sular, maseratlar ve anflorajlar) ile yapılan uygulamalar, insanlığın oluşturduğu bilinen en eski tedavi yöntemleridir. Binlerce yıldır denenmiş sonuçları insanlık kültürünün hafızasına kaydedilmiş ve modern tıbbın olanaklarıyla kullanım alanları geliştirilmiştir. Diğer bir deyişle, insanlık tarihi ve doğanın ürünleridir. Hem ruhun hem de bedenin iyileştirilmesi için geniş bir kullanım alanına sahiptir. 
 
Kitapta, her yağın elde edilişi, bilimsel adı, rengi, kokusu, kıvamı ve notasının yanı sıra etkileri, kullanılış şekilleri, uyarılar ve saklama koşullarına kadar gerekli her türlü bilgi sunulmuştur. Kitabın kolay anlaşılabilmesi için sade bir dil kullanılmış ve her ürün ile ilgili bilgilerin 1-2 sayfayı geçmemesine özen gösterilmiştir. 
 
Bu kitapta 136 uçucu yağ, 12 absolü, 1 anfloraj, 18 reçine ve balsam, 42 aromatik su (hidrosol-hidrolat), 65 sabit yağ ve 27 yağlı maserat ile birlikte ozonlanmış yağları da içeren toplam 304 monografı sizinle buluşturuyoruz. 
 
Aralarında Avrupa Farmakopesi (EDQM) 13/B uzmanlar grubu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan 6 profesörden oluşan bir yazarlar grubunun hazırladığı bu kitapta, A’dan Z’ye hangi hastalık için hangi ürünün kullanılacağını gösteren Tıbbi Etki Dizini de yer alıyor. Kitap, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimlerinin 490 bilimsel kaynak ve 121 bilimsel ve kurumsal web sitesi üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile harmanlanması sonucunda kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Okurlarımızın güzel kokuların büyülü dünyasından sağlıkla yararlanmaları dileklerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89182</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc22223-c1b5-4af2-be07-6be925faeaae.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Avuç Şair 1 Avuç Şiir - Bir Avuç Şiir Grubu 3</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okurlarımız; 
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bu yola çıkarken 1. ve 2. Antolojiden sonra, 3. Antolojimizi Edebiyata kazandırabilmenin heyecanı sarmıştı. Birbirinden değerli şairlerin kalemleri ile yol almak bizlerde muhteşem bir haz uyandırdı ve bu şevkle başladık çalışmalarımıza. Tabi ki;  yeni yol arkadaşları, yeni şairler ve güzel kalemler ile tekrar yürümek bizlerin sonsuz gururumuz ve mutluluğumuz oldu.  Bu yolculuktaki temel anlayışımız  “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindi ”… 

Bu kitabın siz okurlara ulaşmasında büyük emeği olan grup yöneticimiz şair, yorumcu Ali TURGUT beye yine çalışmalarımızda desteğini esirgemeyen yorumcu, şair grup yöneticimiz sevgili Suna Türkmen GÜNGÖR hanıma sonsuz teşekkürlerimi sunar, tüm okurlarımıza sevgi ve saygılarımızla taktim ederiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89184</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f39a3c-2876-457d-ba4a-810923214ab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Dili</image:title>
            <image:caption>Kirlidir havaları kirlidir bak suları 
Kirlidir insanları kirli şu şehirlerin 
Huzura yol almaya geçit vermez dağları 
Çürümüşlük kokuyor membaıdır kirlerin 

Renksizdir çiçekleri koklasan da koklanmaz 
Mevsimlik sevdaları iki mevsimlik olmaz 
Dipsiz bir kuyudur bu doldursan da hiç dolmaz 
Uzanmaz dost elleri boşta kalır ellerin 
 
Yorgun argın yürekler uykusuzdur hep gözler 
Verilmez selam bile samimiyetsiz sözler 
Şu şehir göçebesi nasılda köyü özler 
Eser yok hiç manadan anlamı yok güllerin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89185</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eae752e-16e7-4110-b8f9-e6882eec571f.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Astronot Olmak İstiyorum
Büyüyünce uzaya yolculuk etmek ister misin?
Bu eğlenceli ve ilham verici kitapta meraklı miniğiniz ile birlikte uzayda yolculuğa çıkacak ve bir astronotun görevlerini keşfedeceksiniz.
Üstelik son sayfada bir sürpriz var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89186</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebfbbc3b-ce48-4d67-b200-2a92fa6e1d5b.jpg</image:loc>
            <image:title>İtfaiyeci Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce yangınları söndürmek ister misin?
Bu eğlenceli ve ilham verici kitapta meraklı miniğiniz ile birlikte yangınları söndürecek ve bir itfaiyecinin görevlerini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89187</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6323b66-932c-40da-b82b-76a8e94fe4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ’da Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın Ortaçağ’a dönük aydınlık ve bilge yüzü olan Fransız düşünür Étienne Gilson, bu dönemin kültürünü daha yakından tanımak isteyenlerin başlıca kaynağıdır. Batı düşüncesine yeni bir soluk katan Ortaçağ, uzun süre “karanlık” ve “geri” bir zaman dilimi olarak nitelendirilmiştir. Gelgelelim Platon ve Aristoteles ile doruk noktasına ulaşan Antikçağ felsefesini, çağdaşı İslâm medeniyetini ve Yahudi düşüncesini felsefesine katmayı başlıca hedefi haline getiren Ortaçağ düşüncesi, Gilson’un bu başyapıtıyla tüm görkemine ulaşmaktadır. 
Ortaçağ felsefesi tarihini, içinden çıktığı teolojik köklerden soyutlayarak ele almak, tarihsel gerçekliğe sırtını dönmek ve açıkçası onu pek de bilmemektir. Bu döneme nüfuz etmek, her şeyden önce teologların kaleme aldıkları metinlere, birincil kaynaklara, elyazmalarına yani bugün Ortaçağ felsefesi olarak adlandırdığımız büyük felsefenin yeşerdiği satırların içinde uzun bir yolculuğa çıkmakla mümkündür. 
Sorbonne’un Ortaçağ felsefesi uzmanı, Académie Française üyesi Étienne Gilson, bu kitabında “aklın büyük ustaları” ile “imanın şövalyeleri”ni bir araya getirmekte; akıl, metafizik, felsefe, teoloji, inanç ve skolastik düşünce üzerine yapılan en temel tartışmalara yer vermektedir. 
Étienne Gilson’un Ortaçağ’da Felsefesi modern insan için çağların en gizemlisine tüm derinliğiyle ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89188</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472d6220-019a-4253-85a9-c0d2b20edad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrolsüz Güç - Vergilerimiz Nerede?</image:title>
            <image:caption>Sadece son on beş yılda 5,58 trilyon lira vergi ödedik. 
Bu kadar vergi ödeyi
Geçsek de geçmesek de yola-köprüye tekrar para ödüyorsak, 
İzlemediğimiz bir televizyon kanalını bizler finanse ediyorsak, 
Muayene katkı payı ödemeye devam ediyorsak, 
Devletin okuluna kayıt yaptırırken kayıt parası ödemek zorunda kalıyorsak, 
Sokağımızdaki asfalta katılım payı ödüyorsak, 
Garantili hastaneleri biz yükleniyorsak, 
Harcını ödediğimiz hizmete bir de döner sermaye bedeli ödüyorsak, 
İşsizlik maaşına bile damga vergisi ödüyorsak, 
İsmini dahi bilmediğimiz nice paylar, fonlar, hizmet bedelleri ile karşılaşıyorsak, 
Ve bir sosyal devlette eşit ve ücretsiz almamız gereken neredeyse tüm hizmetlere 
tekrar bu kadar para ödüyorsak; 
O zaman soru şu: VERGİLERİMİZ NEREDE? 
Her bir vatandaş bu soruyu mutlaka sormalıdır. Çünkü bu ülkeye gerçek demokrasi; neye ne kadar vergi ödediğini bilen, bunun farkında olan ve ödediği her kuruş verginin nerelere harcandığının hesabını soran bir toplum ile gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89189</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9597a1-ef34-45da-8716-853ec2d4d006.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetin Gölgesinde İlişkilerin Karanlık Kuyuları</image:title>
            <image:caption>Şiddet genellikle tokat atma, yumruklama, tekmeleme gibi fiziksel saldırılarla özdeşleştirilir. 
Oysa ilişkilerde şiddet, çok daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Duygusal, fiziksel, cinsel, ekonomik, ideolojik veya manevi yönden acı çektiren ya da zarar veren her tür tutum ve davranış, ilişkide şiddete işaret eder. 
Baskı kurarak sindirmek, küçük düşürücü isimler takmak, sürekli eleştirmek, aşağılamak, korkutmak, acındırarak duygusal şantaj yapmak, umursamamak, küsmek, parasız bırakmak, cinsel istismarda bulunmak, aldatmak, terk etmekle, öldürmekle tehdit etmek, suça yönlendirmek, dövmek, yaralamak gibi birçok davranış ilişkide şiddettir. 
Şiddet çoğu ilişkiye, nedensiz eleştiri, alay, aşağılama, umursamazlık ve anlamsız kıskançlıklar biçiminde sinsice sızar. Bazen ileri gidip yüzde patlayan tokat, deriyi yarıp geçen bıçak veya kalbe saplanan kurşun olur.Hangi biçimde olursa olsun şiddet, ilişkiye ve sevgiye ihanettir.   
Şiddet, ilişkilerin karanlık kuyusudur!  
Kanatlarınız kırıldıktan sonra içine atıldığınız; korkularınızdan, alışkanlıklarınızdan beslenen bir kuyu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89190</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb5796d-a50f-4fe0-93a8-556c67221f50.jpg</image:loc>
            <image:title>İdari Yargı Temel Mevzuatı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 
2- İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme 
3-  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 
4-  Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Hakimlerin Bağımsızlığı Etkinliği ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik R(94) 12 Sayılı TYavsiye Kararı 
5-  Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi İdari Makamlar ile Özel Kişiler Arasındaki Dava Alternatifleri Konusunda Rec 82001) 9 Sayılı Tavsiye Kararı 
6- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi İdare Hukuku Alanında İdari Kararlar ile Mahkeme Kararlarının İcrası Hakkında Rec 82003) 16 Sayılı Tavsiye Kararı 
7- Danıştay Kanunu 
8- Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun 1-      İdari Yargılama Usulü Kanunu 
2-İYUK m.31 Yollamasıyla İdari yargıda Uygulanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun İlgili Kısımları 
3-  Bilirkişilik Kanunu 
4- Tebligat Kanunu 
5-  Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun 
6-  Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 
7-   Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun 
8-  Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı 
9-  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 46. Madde Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89191</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c54c72-b27f-45e9-8d98-42a7d221d6b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Serileri Analizi ile Türkiye Kuru Meyve Sektörü İhracat Tahmini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1-Dünya Kuru Meyve Üretimi 
2-Türkiye’de Meyve ve Kuru Meyve Sektörü ve Üretimi 
3-SPSS Expert Modeler Yöntemi ile Kuru Meyve İhracatı Gelecek Tahmini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89192</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0566123c-7e46-434d-b34d-12d53cef6bff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir. 
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?  
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?  
Helin, ne yapacağım ben seninle?” 
 
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.  
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.  
Biz her ikisiydik. 
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim. 
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89193</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae37a992-5302-460a-90c5-9190d0bc59f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarda Kötülük Vardı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kürşat Başar’ın her kuşağın severek okuduğu, adeta kültleşmiş üçlemesi ilk kez tek cillte, bir arada! İnsanın en doğal hallerine, ilişkilerin en tarafsız izahlarına ve yaşamın çıkmazlarına dair en özgün ve çarpıcı cümlelerin ustası Kürşat Başar, zamansız anlatı ritmiyle hâlâ günceli yakalıyor. 
“Dışarda Kötülük Vardı” dün, bugün ve yarın için… 
 
“Bir zaman hep onu düşündüm. Düşünmek denebilir mi buna, bilmiyorum, hani durup dururken bilinçte parıldayan bir görüntü, bir sözcük, bir imge, bir ses, işte hep öyle oldu, sayısız resim silindi zihnimde. Şimdi, bunca zaman sonra o resimlerin hepsi sisli, kimbilir ne kadar değişti, bana ondan kalanların tümü yanlış imgeler olmalı. Yine de o yanlış imgelerin içinde, gece yatağımda dönerken, birdenbire ona dokunmak, çocuk yüzündeki o ağır anlamı görmek, yüzümü, sakallarının henüz çıkmaya başladığı yüzüne sürmek geliyor içimden. Bazen bir düşte çıkıyor karşıma, ne yapsam unutamıyorum.”  
– Kış İkindisinin Evinde 
 
“Zaman bizi sertleştiriyor, eski, çocuksu heyecanlarımız, ilk karşılaşma anlarının yarattığı o gizlenmez sevinç yerini kuşkulara, hep aynı olanla çarpışmanın bıkkınlığına, yaşamın geçip giden hızına asla yetişemeyeceğimizi anlamanın verdiği bulantıya, acımasız bir kendini yok edişe, sonsuz bir gizlenmeye, içe kapanmaya dönüşüyor.”  
– Konuştuğumuz Gibi Uzaklara 
 
“Kendimizi herkese başka türlü sunuyoruz, büyük, anlaşılmaz parçalanmalarımız, kimsenin, en yakınımızdakilerin bile bilmediği bulanık düşresimleriyle belirip yiten iç görüntülerimiz, yalanlar, küçük oyunlar ve içinden çıkılmaz, karmaşık sözdizimleri var. Sonra zaman. Zamanın insanlarda, olaylarda, mekanda ve eşyada oluşturduğu farklılıklar, kendi bilincimizde uyanan ve gerçekliği bir öncekinden ayırdedilemeyen düşünceler... her an yeni biçimler alan, değişen değerler, yeniden keşfedilen bağlantılar, anılar, hiçbir anlam kazanmayan rastlantılar, asla birleşemeyecek puslu görünümler.”  – Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89194</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff6bb34-c323-4903-a5e3-64ca20e13fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeşil Ev&apos;in sahipleri Cuthbert kardeşler bahçedeki işlere ve hayvanların bakımına yardımcı olması için yetimhaneden bir oğlan çocuğu evlat edinmeye karar verirler. Kendilerine aracı olan kişi mesajı yanlış iletince büyük bir sürprizle karşılaşırlar. İstasyonda bir oğlan çocuğu yerine kızıl saçlı, çilli, iri mavi gözlü, sıska bir kız beklemektedir. Sorunlarla baş edemeyecek kadar çekingen Matthew Cuthbert kızı çaresizce eve götürürken yolda çocuğa içi ısınır. Ancak kuralcı ve soğuk kız kardeşi Marilla Cuthbert bir oğlan çocuğu yerine karşısında sıska, çilli Anne&apos;i görünce hemen duruma itiraz eder. Marilla&apos;nın fikrini değiştirmesi kolay olmayacaktır. 
Geldiği yerin doğasına, yeşilliğine, sularına, gizemli havasına hayran kalan ve oraya yerleşeceği için çok umutlanan Anne önüne çıkan çetin engellerle kendi yöntemleriyle mücadele etmeye başlar. İçindeki doğa ve hayat sevgisi kendi yaşamına sımsıkı tutunmasını sağlasa da her dönemeçte farklı zorluklarla baş etmek zorunda kalır. 
Artemis Gençlik Klasikleri, Lucy Maud Montgomery’nin çok ses getiren doğaya düşkün, hayalperest ve bir o kadar da hassas Anne karakterinin hikâyesini okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89195</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e442bd66-872f-4d4f-92e5-892bc9674a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekten Damlalar</image:title>
            <image:caption>Kitabımız üç bölümden  oluşmaktadır. Birinci bölüm  konuları  Genel. İkinci  bölüm  konuları  Aileyle ilgili.  Üçüncü  bölüm konularıysa  Memleketle  ilgili. 

Her insanın  duyguları,   ifade  biçimi, tarzı  farklıdır.  Acizane   bizim  de  duygularımız  farklıdır. Hislerimi  ben  bu  tarzda   ifade  ettim. Ancak  aynı şiirleri  başka  şairler,  daha  farklı   kelimelerle, yöntemlerle de ifade  edebilirler. Şunu söyleyebilirim ki  yazılanlar  içimden  geldiği  gibi  oldu. Yani  özgün  diyebilirim. 

Gelecek  nesillerimize örnek olsun, bir  hatıra  bir  arşiv olsun, hatırlansın  diye  yazdığımız  bu  şiirler,  umarım   siz  okuyucu  kardeşlerimizin  ilgisini  çeker, faydalı olur. 
Bütün  hayatımızın  şiir  gibi  ölçülü  ve  ahenkli  sürmesi, hiçbir olumsuzluğun, düzensizliğin yaşanmaması dileklerimle  Saygılarımı  sunarım...       
Kadir  OLCAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89196</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/403a20d2-f1b7-43b6-916f-36dc086e0743.jpg</image:loc>
            <image:title>Devasa Hayvanların Büyük Kitabı - Minik Hayvanların Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bazı hayvanlar evlerimizden bile daha BÜYÜKTÜR. Bazılarıysa madeni paralardan çok daha küçük. 

Doğadaki kocaman hayvanlardan bazıları sizinle tanışabilmek için Devasa Hayvanların Büyük Kitabı’nın içine sığacak kadar KÜÇÜLDÜ.

EN KÜÇÜK olanlar ise Minik Hayvanların Küçük Kitabı içerisinde gizlendi ve onları bulmanı bekliyor. 

Haydi! Şimdi tüm bu harika hayvanlarla tanışma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89197</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df16589-c24c-4f85-9756-73ec49053f33.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Konuşalım-1</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Sesli bir kitaptır ve bütün metinler sesli olarak kaydedilmiştir. Sesli Farsça kaynaklar oldukça az olduğundan dolayı bu eserin öğrencilere çok faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kitap birinci cilt olup başlangıç ve orta seviyede olan öğrenciler için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89198</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5987ed4-a81b-4e75-a3b8-9d61df679f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dilbilgisi-1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın fihristinden de anlaşılacağı üzere kitap Farsça dil bilgisini sıfırdan öğretmektedir. Bu kitabı Farsça okuyan öğrencilere öğrenimleri sırasında ve mezuniyet sonrasında çalışmalarında yardımcı olacak ayrıca Farsçaya ilgi duyanlar için yararlı olacağına inanıyorum. Bu kitap 4 ciltten oluşacak elinizdeki kitap birinci cilt olup, başlangıç seviyesinde olanlar için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89199</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06cf1b5-5a62-43bd-87dc-f6cbdd839e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Konuşalım-2</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Sesli bir kitaptır ve bütün metinler sesli olarak kaydedilmiştir. Sesli Farsça kaynaklar oldukça az olduğundan dolayı bu eserin öğrencilere çok faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kitap ikinci cilt olup orta ve ileri seviyede  olan öğrenciler için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89200</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4218a4b9-0b22-4624-b62e-28483b75a584.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Çarkı 9. Cilt: Kışın Yüreği</image:title>
            <image:caption>Zaman Çarkı Serisi Büyük Bir Heyecanla Devam Ediyor...
Aes Sedailerin bölündüğü yetmiyormuş gibi, Beyaz Kule&apos;de de Elaida&apos;nın hükmünden kuşku duyanlar çoğalmaktadır.
Asilerin Amyrlin Makamı olan Egwene Aes Sedaileri üzerinde hükümranlık kurmaya çalışmaktadır. Elayne Aslan Tahtı&apos;na resmi olarak oturmak için ilk adımları atar. Seanchanlar fetihlerine şehir şehir, ülke ülke devam etmektedirler. Her yerde Kara Aes Sedailer, Karanlıkdostu Asha&apos;manlar gizlidir. Kaos ve dehşet yeryüzünü sararken Rand bu Çağ&apos;ın bilgisini koruyacak tohumlar ekmeye çalışır.
Kimin dost, kimin düşman olduğu bilinmeyen, Karanlık ile Işık arasındaki bu savaşta bu sefer kimin galip geleceğini görmek için soluklar tutulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89201</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f6b757-08ba-4190-bcc7-a3cd64481020.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Çevirileriyle Farsça Öyküler</image:title>
            <image:caption>Farsça öykülerine ve destanlarına ilgi duyanlar için faydalı olacağını düşündüğümüz bu kitap içinde geçen bütün öykülerin Türkçe tercümesi yapılmış olup ayrıca yanlarında farsça metni öğrenme açısından öğrencilerimize ve ilgi duyanlara katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89202</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3c9d03-534b-4db7-9baf-e808a9faeb2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kazın Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Yazın renkleri solup mevsim sonbahara dönerken, küçük kaz havadaki değişimi sezer ve sorar kendine: “Yapmam gereken önemli bir iş var, bunu hissediyorum. Ama ne olabilir acaba? Ah işte onu bilmiyorum!” Dünyadaki yerim nedir sorusuna cevap ararken, neşelendiren moral yükselten mükemmel bir mevsim öyküsü. Ünlü yazar Elli Woollard ve sıra dışı yetenek Briony May Smith’ten bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89203</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b556069-629d-46e2-b6fc-71cb6d89ffcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kale Gezisi - Eğlenceli Tarih</image:title>
            <image:caption>Konrad, babasının yönettiği bir kalede yaşıyordu. Bir gün kaleye, komşu köyün sahibi olduğunu iddia eden bir şövalye geldi. Kral köyün tapusunu Konrad’ın babasına vermişti. Ancak bu tapu belgesini bir türlü bulamıyorlardı. 

Eski zamanlarda bir kalede yaşanan hayattan izler taşıyan tarihi bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89204</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f0fa3b1-a73a-4c5d-b580-54396caca664.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Drama Atölyesi</image:title>
            <image:caption>YARATICI DRAMA DÜNYASINA HOŞ GELDİN! 

Yaratıcı dramayla ilgileniyor ama nereden başlayacağını bilmiyorsan, bu kitaptaki bilgilerden yola çıkarak yeteneğini geliştirebilir, arkadaşlarınla birbirinden eğlenceli anlar yaşayabilirsin. 
Yaratıcı Drama Atölyesi’nde gözlemleme, canlandırma, doğaçlama yapma gibi becerilerini pekiştirmek için pek çok alıştırma seni bekliyor. Bu becerilerin drama alanında da gündelik yaşamında da çok faydasını göreceksin. 
Yaratıcı Drama Atölyesi’yle yaratıcı dramaya keyifli bir giriş yapmanın tam sırası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89205</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1806eb3e-88b3-4473-b6ee-8fffbd3ad93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İnsanı Olacağım</image:title>
            <image:caption>BİLİM İNSANI OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, mevsimler, kuvvetler,  yaşam döngüleri ve daha bir sürü ilginç konuda merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve harika bir laboratuvarda çalışıp gerçek bir bilim insanı olma yolunda ilerlerken, uygulama deneyimi kazan. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. 
Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics)  gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89207</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e80fa0-04a8-4b88-b596-45c7ca170ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir. Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır. (...) Meftun, Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir? Hayır. Göreceğiz ki o da değil. Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür.” 

 1901’de “Alafranga” adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman, 1909’da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar. Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini, Meftun’u yaratmış, üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir. Şıpsevdi zamansız bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89208</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/821f50f2-270d-4c20-bfb6-16d4a211e42e.jpg</image:loc>
            <image:title>1918 Alman Devriminde Spartakistler</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde Almanya’da öne çıkan toplumsal dinamikler nelerdi? Sosyal Demokrat Parti’nin bileşenleri bu dinamikler karşısında nasıl konumlandı? İşçiler, askerler ve toplumun farklı kesimlerindeki huzursuzluklar nasıl baş gösterdi? Barış ve ekmek mücadelesi, grevler, genel grev çağrıları, propaganda faaliyetleri, konsey ya da sovyet tipi örgütlenmeler bu süreçte nasıl bir rol oynadı? Alman Devrimi nasıl mayalandı? Ve onun karşısına nasıl oldu da bir karşıdevrim çıkarıldı? 

Rosa Luxemburg’un doğumunun 150. yılında yayımladığımız bu önemli kitap yukarıdaki soruların yanıtlarını oluştururken, Luxemburg ve Liebknecht’in başını çektiği Spartakist hareketin öyküsüne yoğunlaşıyor. Bu da doğal olarak sol içi tartışmaları ve ayrışmaları öne çıkarıyor: 
Sosyal Demokrat Parti (SPD) içerisindeki sosyal demokratlar ve komünistler arasında başlayan derin yarılma cumhuriyet mücadelesiyle nasıl keskinleşti? Bir süre SPD’den ayrılan Bağımsızlar (USPD) içerisinde yer alan Spartakistler, bu kez 1918’de onlardan neden ayrıldı? Sosyal demokratlar bir burjuva cumhuriyeti ile yetinirken Spartakistler “sosyalist cumhuriyet” için mücadeleyi nasıl yükseltti? Spartakistlerin de ön ayak olduğu işçi ve asker konseyleri sosyalist cumhuriyetin nüvelerini oluştururken, sosyal demokratlar düzeni ve devlet aygıtını korumak için kimlerle işbirliği yaptı? 

Bu işbirliğinin neticesinde Spartakist önderler nasıl boğuldu, kalanlar neler yaptı? 
Bir yanda Alman Devrimi’nin ve yenilgisinin bize öğrettikleri ile yüzyıl öncesinden bugüne uzanan tarih dersleri… 
diğer yanda Rosa’nın, Karl’ın ve Spartakistlerin iradesi! 

Bu kitap, Almanya’da sosyalizm için ayağa kalkan işçi sınıfının ve komünistlerin verdiği mücadelenin ve sosyal demokrasinin ihanetiyle boğulan devrimin hikâyesini tanıklıklara ve belgelere dayanarak anlatırken, Hitler’in 1933’te iktidara gelmesini mümkün kılan tarihsel arka plana da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89209</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f8d22a-1f93-4df2-9a37-0b16dbe1f500.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Açtığı Yaraları İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>Duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynle büyümek; kendinizi yalnız, şaşkın ve ihmal edilmiş hissetmenize neden olabilir. Bir yetişkin olarak ilişkilerde sınırları belirlemekte, duygularınızı ifade etmekte ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanabilirsiniz.
Duygularınızla alay edilmesi ve aşağılandığınızı hissetmeniz özerklik ve yeterlilik algınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Ebeveyninizin bu davranışlarının etkisinden nasıl özgürleşebilir ve hayatınızın kontrolünü hangi yöntemlerle geri kazanabilirsiniz? Olgunlaşmamış ve incitici davranışlara maruz kalmaya son vermek ve korkunun üstesinden gelmek ancak sizin sağlam bir adım atmanızla mümkün olabilir.
Psikiyatrist Dr. Lindsay C. Gibson, Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları kitabıyla Amazon’un en çok satan yazarı haline gelmiş ve kitapları 14 dile çevrilmiştir. Kitaplarıyla yüzbinlerce insanın zararlı psikolojik mirasını tersine çevirmesine ve hayatının kontrolünü geri almasına yardımcı olmuştur. Dr. Gibson’ın psikoloji alanına katkısı; danışanlarının yaşadığı kaygı, takıntı ve depresyonun genellikle duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynler tarafından uyarılan çarpık inançlar ve duygusal zorlamalardan kaynaklandığını ileri sürmesi ve fikrini kanıtlarla desteklemiş olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89210</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a493be76-d307-412b-90fe-f55803443e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikroiktisat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iktisatla ilgilenen okurlar ve öğrenciler için, ana akım mikroiktisadın alternatif bir perspektiften kısa ve açık bir anlatımını sunmaktadır. Tüketici ve üretici kuramlarından genel denge kuramı ve tam rekabete, mikroiktisadın doğuşu ve gelişimini hem tarihsel hem de disiplinlerarası bir bağlama yerleştirmektedir. 

Ben Fine, iktisat eğitimi ve araştırma alanındaki 40 yıllık birikimiyle bugün egemenliğini sürdüren mikroekonomik modellerin kavramsal içeriklerini ve metodolojilerini eleştirel bir biçimde gözler önüne sererken, konunun teknik yapısı ve mimarisini de göz ardı etmemekte, onun sınırlılıklarını ve kusurlarını bilse de, okurları ve öğrencileri bu yönde de bilgilendirmektedir. 
“Tarihsel”in ve “toplumsal”ın iktisadın dışına itilmesine karşı bir itiraz da teşkil eden Mikroiktisat, aynı doğrultudaki Makroiktisat adlı çalışmayla bir bütünlük oluşturuyor. 

Her iki kitabın Türkçede yayınlanma sürecinde, üniversitelerimizden hukuk dışı yollarla uzaklaştırılan öğretim elemanlarıyla dayanışma amacı gözetildiğini, kolektif bir çeviri ve yayına hazırlama çalışması yürütüldüğünü de okurlarımıza duyurmak isteriz. 
“Ben Fine, yıllar içinde oluşturduğu tecrübesiyle, eleştirel ve yaratıcı yaklaşımları takdir eden okurlar için zengin ve anlaşılabilir bir kaynak sunuyor.” 
– Stuart Birks 

“Marjinalizmin geleneksel zehrine ve mikroiktisat alanındaki genel denge kuramına, Say kanununa ve makroiktisat alanında kriz ve çöküşlerin inkâr edilmesine karşı paha biçilmez bir panzehir.” 
– Michael Roberts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89211</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e87b3ef-285d-428b-aec3-7f55b60bff0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Makroiktisat</image:title>
            <image:caption>Makroiktisat, dünyanın bugün nasıl işlediğini kavrayabilmemiz için temel öneme sahip bir alan. Ancak bu alandaki kavrayışımız genelde ortodoks ve dogmatik çözümlemeleri esas alıyor. Ben Fine ve Ourania Dimakou’nun ezberleri bozan bu çalışması ise makroiktisat kuram ve tarihte ana akıma alternatif arayan 
okurlar için aykırı, çekici ve eleştirel bir kılavuz sunuyor. 

Fine ve Dimakou klasik kuramdan Keynesci devrime, parasalcı karşıdevrimden Yeni Uzlaşı Makroiktisadına 
ana akım iktisatçıların kuramsal yaklaşımlarını kapsamlı ve özenli bir biçimde sergilerken bu yaklaşımların olumlu olumsuz bütün yönlerini ortaya koyuyor. 

“Tarihsel”in ve “toplumsal”ın iktisadın dışına itilmesine karşı bir itiraz da teşkil eden Makroiktisat, aynı doğrultudaki Mikroiktisat adlı çalışmayla bir bütünlük oluşturuyor. 
Her iki kitabın Türkçede yayınlanma sürecinde, üniversitelerimizden hukuk dışı yollarla uzaklaştırılan 
öğretim elemanlarıyla dayanışma amacı gözetildiğini, kolektif bir çeviri ve yayına hazırlama çalışması yürütüldüğünü de okurlarımıza duyurmak isteriz.  

“Ana akım iktisat için tam bir baş belası.” 
– Steve Keen 

“Birçok iktisat hocası ve öğrencisinin beklediği türden bir ders kitabı: mantıklı, eleştirel, anlaşılabilir, yararlı.” 
–         Jayati Ghosh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89212</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6827983-6188-4c52-882a-cfc732967f7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizm mi Varoluşçuluk mu?</image:title>
            <image:caption>İdealizm ile varoluşçuluk arasında nasıl bir süreklilik vardır? Maddeci materyalizm ile idealizm arasındaki karşıtlık varoluşçu felsefede kendini nasıl gösterir? Varoluşçuluk burjuva felsefesinin bunalımına bir çözüm olarak mı ortaya çıktı? Varoluşçuluğun faşizm ile olan ilişkisi nasıl ele alınmalı? Varoluşçu ahlak felsefesinin çelişkileri nelerdir? Emperyalist aşamada idealizm hangi felsefi temellerle “kurtarılmaya” çalışıldı? Varoluşçuluğun maddeci bilgi kuramına ve diyalektiğe karşı gösterdiği direnişin burjuva ideolojisi ile bağlantısı nedir? Marksizm, öznellik ve nesnellik arasındaki ilişkiyi nasıl çözüme kavuşturdu ve bunun ne gibi tarihsel etkileri oldu? Varoluşçuluğun soyut ve öznel özgürlük anlayışı burjuva felsefesiyle nasıl iç içe geçti? 
20. yüzyılın önemli Marksist düşünürlerinden György Lukács, Türkçede ilk kez yayınlanan bu yapıtında varoluşçuluğun Marksist bir çözümlemesini gerçekleştiriyor, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yükselen varoluşçu düşüncenin felsefi ve politik bağlamlarını irdeliyor.

Diyalektik maddecilik ile varoluşçuluk arasında yaşanan tartışmaları gelip geçici bir parlama olmaktan ziyade köklü ve felsefi geçmişi olan bir karşılaşma olarak ele alan yazar, varoluşçuluğun önde gelen temsilcilerinden Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Merleau-Ponty’yi derinlemesine inceliyor. Lukács, bu yazarların aralarındaki farklılık ve ortaklıkları, Heidegger, Schopenhauer, Nietzsche ve Kierkegaard’dan devraldıkları görüşleri, bu felsefenin karşısına Hegel’den Marx’a uzanan diyalektik maddeciliği koyarak tartışıyor. 

Lukács’ın varoluşçuluğa yönelik temel eleştirilerini dile getirdiği bu kitap, okurları felsefe tarihine, felsefenin güncel politik yansımalarına ve tartışmaların yürütüldüğü tarihsel, toplumsal bağlama dair düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89213</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c37845-930c-4c74-b6d9-d4f483967fbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı</image:title>
            <image:caption>Gelişim psikolojisi, çocukların ve ergenlerin psikolojik gelişimi, dil gelişimi, bilişsel gelişim gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Sovyet psikolog Lev Vigotski’nin temel yapıtlarından birini okurlarla buluşturuyoruz. 

Vigotski’nin bu kitabı, diğer eserlerinden bir miktar ayrılıp yöntem tartışmalarına odaklandığı, denebilirse diğer çalışmalarının altyapısını inşa etmeye çalıştığı, bunları yaparken de psikoloji dünyasında 20. yüzyıl başında yaşanan krizi ele aldığı öncü bir yapıt. 
Ekim Devrimi’nden dokuz yıl sonra 1926’da kaleme alınan bu çalışma, Marksizm ile psikoloji arasındaki bağları geliştirme, idealizm ile materyalizm arasındaki ayrımları belirleme girişimi olarak da okunabilir. 
Kendi çağında psikoloji disiplininin krize girdiğini savlayan Vigotski, ele alınan nesnelerle kavramlaştırmaların birbirinden ayrışmasına, genel bir kuramsal çerçevenin eksikliğine, çözümlenmemiş kuramsal ve yöntemsel sorunların tekrar tekrar ortaya çıkmasına işaret ediyor. Vigotski’ye göre sadece krize işaret etmek değil, onu aşmak için çözüm yollarını göstermek de önemli. 

Psikolojinin Freud, Adler, Pavlov gibi büyük isimleriyle, Gestalt okuluyla, Rusya’daki Machçılıkla vb. kriz ve yöntembilim bağlamında yürütülen tartışmalar kitabın tarihî önemini daha da artırırken, günümüzde psikoloji biliminde yöntem birliği eksikliğinden kaynaklı tartışmaların doğru sonuca ulaştırılmasına da katkı sağlayabilecek nitelikte. 

“Aracı nitelikte kuramlar –yöntembilimler, genel bilimler– yaratmak için, verili olgular alanının özünü, bunların değişim yasalarını, nitel ve nicel ayırt edici özelliklerini, nedenselliklerini ortaya çıkarmalıyız, buna uygun kategoriler ve kavramlar yaratmalıyız, kısacası kendi Das Kapital’imizi yazmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89214</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffe582b-ed0d-4e99-9739-548ac5905f96.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Olmasın?</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce ne olacaksın? 
Doktor, avukat, öğretmen, robot işçi koordinatörü, 
duygu tasarımcısı, iklim düzenleme operatörü… 
Karar vermek zor değil mi? 
Hayal eder ve yeterince çaba gösterirsen neden olmasın? 
“Neden Olmasın?”, kahramanı Luna aracılığıyla çocukların hayal gücünü desteklerken, meslek seçiminde ‘geleceğin meslekleri’ olarak anılan alanları çocukların sorgulamasını sağlıyor. Luna ile birlikte çocukları kendi istekleri ve karakterleri üzerine düşünmeleri konusunda yüreklendirmeyi amaçlıyor. 
Sen de geleceğin için hayal et, çok iste ve çabala! 
Çünkü… Neden olmasın? 
 
 
 
Gülşah Yemen
Okul öncesi öğretmeni, okul sonrası öğrencisi... Yazar, çizer, bozar...
Büyüyünce çocuk olmak istemekte ve bu alandaki eğitimine çocuklarla birlikte çocuk gibi düşünerek devam etmektedir 
 
 
Çağrı Odabaşı
Çocuk kitapları ve dergiler için çizim yapar. Çok çizer, çok gözler...
Resimlerinde masalsı karakterler üzerinden insansı konulara değinir.
Atölye çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89215</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f3a600-304e-4074-b6df-483f50bd6b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikam Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Sen mi kurtardın onu, diye sordu Silah Tanrısı.
Sen mi gönderdin onu bana, diye sordu Uzay Baronu.
Sen yaşadığını biliyor muydun? Sen mi sakladın onu, diye sordu Devlet Başkanı. 

  Dünyanın en güçlü ailelerinden olan Hamptonların hain bir planla öldürülmesi, geriye kalanlar arasında acımasız bir iktidar savaşının başlamasına neden olur. Güç dengeleri birden değişir ve intikam ateşiyle beslenen oyunlar planlanır. Ancak savaşın gölgesinde filizlenen tehlikeli bir aşk, yakıcı tutkusuyla her şeyi tehdit etmeye başlar.

Gücün sefaletini ve eşitsizliğin kefaretini tadanlar şimdi öyle bir kavşakta duruyor ki mutlak ile muğlak, intikam ile adalet birbirine karışıyor. İntikam Mevsimi insanın, evrimini tamamlayamamış, varoluşu gereği nefret ve hırs gibi olumsuz duyguları barındıran bir varlık olduğunu anlatırken, güç uğruna ne kadar ileri gidebileceğini de sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89216</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27c3cab-7bf8-4d75-8425-b000621925c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cuntacılıktan Sivil Topluma</image:title>
            <image:caption>İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri.
Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin.
Cuntacılıktan Sivil Topluma, 1960 yılından itibaren güncel ekonomi politikaları üzerine Yön ve Ant dergilerinde yazdığı makalelerden oluşuyor. İdris Küçükömer’in, özellikle sivil toplum, halkbürokrasi ayrımı, vatandaş ve tebaa ilişkisi üzerine yaptığı tartışmalar kendi dönemini de derinden etkiledi.
Yazılarında daima sorgulayan, eleştiren, yeni siyaset biçimleri öneren bir ton kullandı. Küçükömer, hep yeni sorular soran bir iktisat filozofu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89217</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bfa84ce-2c0e-470c-a49b-db8ea59363e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Vardır</image:title>
            <image:caption>Yelkovan kuşlarının peşi sıra gidenler, gökyüzünü maviye boyayanlar, sokakta giderken kendi kendine gülümseyenler, kâğıt helvadaki güvercin yürekler, sabahları içine güneş vuranlar, gözleri kapalı İstanbul’u dinleyenler…

 
Adını Orhan Veli’nin “Gün Olur” şiirinin bir dizesinden alan Dünyalar Vardır, şairin her daim eğlenceli ve sevecen hayat anlayışını yansıtan şiirlerinden oluşuyor. Şair Faris Kuseyri’nin hazırladığı bu kitap;
şiire ilk selamını vermek isteyenleri, Orhan Veli okumaya doyamayanları şiirin rüzgârlı havasıyla yeni dünyalar keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89218</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce1d82b1-8116-4906-851b-601968085565.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Düşürdüğü Maskeler</image:title>
            <image:caption>“Hastalık, ölüm, maske, karantina, el yıkama, dezenfektan, mesafe, eve kapatılma, suçlama, sonra yeniden suçlama, sonra her konuda hep suçlama ile geçen ve kimi zaman nefessiz bırakan koskoca bir yıl...” 
 

Koronavirüs (Covid-19) pandemisinin tedirginlikle geçen ilk bir yılını çok yönlü analiz eden bu kitap, kalıcı değerde bir muhasebe niteliği taşıyor. Dünyayı ağına alan bu virüs nedir ve “nereden çıktı”? Salgının Türkiye’deki gelişme seyri nasıldı, hangi kırılma anları yaşandı? Salgın koşullarında sağlık sistemi ve sosyal güvenlik kurumları ne yaptılar, ne yapamadılar? Bakanlık ve Bilim Kurulu, nasıl bir işlev gördü? Hekim meslek örgütleri salgın karşısında nasıl tutumlar aldılar; sağlık çalışanları nasıl etkilendiler? Maske, hijyen, mesafe gibi bireysel önlemlerin, pandemiden çıkış stratejisi olarak aşının hükmü nedir? Salgını baskılama uğraşı, nasıl, toplumu ve siyasal alanı baskılamaya bahane oldu? 
 
Bu ve daha bir çok soruyu etraflı bir şekilde ele alan Pandeminin Düşürdüğü Maskeler, ısrarla, “pandeminin yüzümüze vurduğu eşitsizliklere” dikkat çekiyor. 
  Osman Elbek ve Kayıhan Pala’nın, Türk Tabipleri Birliği’nin bilimsel birikim ve alan deneyimini yansıtarak hazırladıkları derlemede bu iki hekim-yazarın yanı sıra, Özlem Kurt Azap, Eriş Bilaloğlu, Ergün Demir ve Güray Kılıç, Yücel Demirer, Ümit Kartoğlu, Feride Aksu Tanık ve Cavit Işık Yavuz’un katkıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89219</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fcaed8-78f5-4c7f-8bf6-87ca28b448d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haneden Ev Haline</image:title>
            <image:caption>“İster bir apartman dairesinde yaşıyor olalım, ister bir köy ya da dağ evinde, gündelik hayatımızdaki alışkanlıklar, mekânı düzenleme ve değerlendirme biçimleri, kullandığımız eşyalar ve onlarla ilişkilerimizle, farkında olarak veya olmayarak… bir dünya inşa ederiz. Yeni taşındığımız bir ev ile kuracağımız bağlarda, gelecekte bu mekânda yapmak istediklerimize dair hayallerden çok… ortaklaşa inşa ettiğimiz bir mekân kültürünün kolektif hafızamızda bıraktığı derin izlerin payı vardır. Biz burada ikamet etmekten fazlasını yaparız...” 
 
Ev, barınaktan çok daha fazlası. Bir ev aleti, basitçe bir “alet” olmaktan öte, bir yapıp etme tarzının biçimlenmesine katkıda bulunuyor. 
Mobilyalar, yıllanırken, hatıraların demirbaşına dönüşüyorlar. Her evin kendine has bir kokusu oluyor. Evin etrafında şekillenen mekân kültürü, tüm kültüre ve hayat tarzına damgasını vuruyor. 
 

Seyhan Kurt, bu mekân kültürü bilinciyle, “geleneksel Türk evi” denen imgenin sabit bir mimari form olmadığını, gündelik hayat pratiğiyle iç içe sürekli dönüştüğünü gösteriyor. Bu dönüşümü anlamak için mutfak ve oturma odasının veya balkonun “mana ve ehemmiyetine” bakıyor, dikkatle. Geniş haneden “çekirdekleşen” meskene, düğünden cenazeye, evin ve işlevlerinin tarihsel değişimini kat ediyor. 
 
Haneden Ev Haline, evle ilişkimizin edebiyattaki yansımaları eşliğinde, kendisi de edebi zevkle ve “ev sevgisiyle” yazılmış bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89220</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5844b6ac-f915-4a2d-9ee7-bd8a03fc1d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bahar geldi, çiçekler açtı, ormanın sevimli sakinleri yeni yaramazlıklar peşine düştü. Çamaşır ipinde asılı duran kırmızı başlık onlar için harika bir oyuncak! Kırmızı başlığı ipten kaptıkları gibi neşeyle bir o yana bir bu yana koşturmaya başlayan oyunbazların keyfine diyecek yok. Üstelik oyunun sonunda onları tatlı bir de sürpriz bekliyor. 
 
Ödüllü çizer Lita Judge Kırmızı Başlık ile bizlere, bir kez daha, sözcüklere gerek duymadan sımsıcak bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89221</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24793ee6-a6b0-4662-9f40-92f5ae7ded7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kızak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karla kaplı orman, birbirinden sevimli hayvanların neşe dolu sesleriyle çınlıyor. Onları bu kadar eğlendiren şey ne dersiniz?  Ufacık bir kulübenin önünde buldukları kırmızı bir kızak! Bir ayı ve bir tavşanla başlayan kızak keyfi aralarına katılan yeni yeni arkadaşlarla birlikte çok geçmeden keyifli bir maceraya dönüşüyor. 
 
Ödüllü çizer Lita Judge Kırmızı Kızak ile bizlere,  sözcüklere gerek duymadan sımsıcak bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89222</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e60aed-356b-4ea4-bb86-bd90947fd3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Amerikan Evliliği</image:title>
            <image:caption>“Ten rengi” denilen rengi herkes bilir değil mi? Eğer dünyaya siyahî olarak gelmiş olsaydınız bu rengin adının doğru konduğunu düşünür müydünüz? 
 
Sinemada patlamış mısır yiyerek film izlemek gayet keyifli ve sıradan bir şeydir. Ancak, siyahî bir gencin bu keyifli ve sıradan şeyi yapabilmesi için atalarından kaç kişinin ölmesi gerekmiştir, bilir misiniz? 
 
Köleliğin 1865’te kaldırılmış olmasına rağmen ABD’de yaklaşık 150 yıldır devam eden ırkçılığın, yollarının başındaki üç gencin hayatlarını altüst ettiği, sürükleyici, sorgulayıcı ve okurken öfke duyacağınız, neşeleneceğiniz ve hayret içinde kalacağınız bir aşkın, bir evliliğin ve bir birlikteliğin hikâyesinin kitabını tutmaktasınız elinizde. Haydi, başlayın! 
2019 Women’s Prize for Fiction ve 2019 Aspen Words Literary Prize ödüllerini kazanan ve 2020 International 
DUBLIN Literary Award kısa listesine kalan Bir Amerikan Evliliği, Oprah Kitap Kulübü’nün 2018’de öne çıkanlarında ve Bill Gates’in 2019’da önerdiği en iyi 5 kitap arasında yer aldı. 
 
*** 
 
“Bir Amerikan Evliliği, bir adaletsizliğin Güney’deki siyahî bir çiftin hayatını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlatan derin bir dokunuş.” 
– BILL GATES 
 
“Genç bir Afro-Amerikan çiftin yanlış bir hükümden nasıl etkilendiklerini anlatan duygu dolu bir portre.” 
– BARACK OBAMA ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89223</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4234b1-fea5-499d-9cd7-60c1fc715be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Yapısal Özellikleri ve Anayasal</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Kitapları, Uğur Mumcu&apos;nun 1969 yılında yazdığı bir bilimsel makalesini gözden geçirilerek ilk kez kitap olarak yayımlamaktan dolayı övünç duyuyor. 
Bu kitap, genç Uğur Mumcu’nun birikiminin derinliğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Türkiye’nin demokrasi tarihindeki aşamaları irdelemede sağlam bir tutarlılık içermektedir. Mumcu’nun ileriki yıllarda boyutlandırdığı Cumhuriyet devrimi ve kazanımları ile sol öğretiyi bütünleştiren çizgisinin ilk çarpıcı göstergesi niteliğindedir. Tüm dünyayı çevreleyen “68 kuşağı” ile özgürlükçü 1961 Anayasası’nın etkisi altındaki Türkiye’nin düşünce ve tartışma evrenini belgelemektedir. 
Kitapta ayrıca Mumcu, bir kurucu ve kurtarıcı düşünce ve uygulama yöntemi olarak Kemalizm’e bugün de güncelliğini koruyan yorumlar getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89224</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366bb571-e97b-491c-8daf-7d2dce49b647.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıkamış</image:title>
            <image:caption>Zifiri karanlık… Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu.  
Sabah… Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi… 
Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... 
Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu… 
Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba… 
Saat 14.00’te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... 
Teğmen İsmail Hakkı’nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... 
Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı seri bir ateş sonrası, Çar’ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taarruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine yol açabilirdi. Her iki durumda da Sarıkamış’ı ele geçireceğim diye bir taarruza ihtiyaç duyulmayacak, diğer bir ihtimalle de kış koşullarında harekâtın yapılmasında ısrarcı olunmayacaktı... 
Savaş sanatında “talihli olmak” önemli faktörlerden biridir. Tersi olunca da buna, “yazgı” denir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89225</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e23948a-c5e8-4b16-a178-6e146a7c6bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündönümü Harekatı</image:title>
            <image:caption>Stalingrad bozgunu sonrasında umutlarını içinde nükleer bir bombanın da olduğu mucize silahlara bağlayan Nazi Almanyası için,  pençelerinden kaçarak Türkiye’ye sığınan parlak bilim insanı Paul Winkler uğruna çok şey feda edilebilecek birisi haline gelmiştir. 
Zalimliği ile nam salmış Gestapo’nun peşine taktığı SS’lerden kaçarken hayatını yeni bir kimlikle sürdüren muhalif bilim insanı Winkler, canı pahasına bir mücadeleye girişecek; bir yanda Nazilerin elindeki kız kardeşi, diğer yanda kaçmak zorunda kaldığı için ayrıldığı Cemile arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.  
Mustafa Ali Yurdupak, dünya tarihine II. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ndeki son Alman tank taarruzu olarak geçen Kursk Muharebesi öncesinde, 1943 yılının o tekinsiz kışında, İstanbul’a gelen Gestapo ajanı Klaus Schramm ile işinin ehli Türk ajanları Amcabey ve Tarık Silahtar’ın arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi anlatırken okurlarını heyecanlı bir maceraya davet ediyor. 
Bu macerada kılık değiştirmeler gizli ittifaklar, hainlikler, işkence eşliğinde sorgular, faili meçhul cinayetler ve türlü casusluk numaralarıyla bezeli dolu dizgin bir hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89226</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4a5981-5dee-4425-8c86-438efb07466f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Mutluluktur</image:title>
            <image:caption>Müzisyen, romancı, senarist, yönetmen, siyasetçi, fikir adamı… Kendi şahsında pek çok sanat dalını birleştiren Zülfü Livaneli, bu kez edebiyata açılan mutluluk penceresini aralıyor. 
 
Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor. 
 
Çok yönlü bir sanatçının anılarından mülhem bir çalışma olan Edebiyat Mutluluktur, bir taraftan edebiyat-moda-tüketim ilişkisi gibi güncel sorunlara ışık tutarken, diğer taraftan edebiyatın temaları, burjuvaziyle kurduğu ilişki ve savaş dönemlerinin edebiyat üzerindeki etkileri gibi geleneksel sorunları tartışıyor. 
 
Yayıncılık konusundaki deneyimlerinden çeviri edebiyatın çetrefil yollarına, Güneş-Dil Teorisi’nden güncel edebiyata uzanan çeşitli başlıkların yanı sıra; Karacaoğlan’dan Knut Hamsun’a, Nâzım Hikmet’ten Paul Auster’e dek çok sayıda edebi simayı yazılarına konuk eden usta yazar, hem edebiyatseverler hem yazar adayları için keyifli bir okuma kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89227</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba48de3-07c1-41c5-bf15-ad1747d990f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öngörülemeyenler</image:title>
            <image:caption>Gerçekler korkulardan daha büyük olmalıdır. 
Oyunu bozun. 
Öngörülemez olun. 
 
Bu kitapta artık adı olmayan yitik bir ülkenin çarpıtılmış gerçeklerle yönetilen topraklarında büyüyen bir çocuğun hikâyesini okuyacaksınız. Hiç bitmeyen bir döngünün, sürekli kendisini tamamlayan bir çemberin içinde tutsak olduğunu fark eden bir çocuk... 
Bir çocuğu kurtarmak için mısır tarlalarında başlayan sıkı bir koşu bu. 
Akan Abdula, 80’lerin totaliter Yugoslavya’sında soğuk ve zorba bir apartman blokunda başlayan çocukluğunun, Noel Baba’nın kucağından atılmasıyla sonsuza dek dönüşen hayatının zorlu ve lirik öyküsünü anlatıyor. Rejimin coğrafyadan da sert olduğu o yıllarda yaşananlarla şimdi sözde özgürlükler vaat eden yeni çağa girerken başımıza gelecekler arasındaki korkunç benzerliği gözler önüne seriyor. 
Gerçeklik ötesi çağının tutsaklarına, yalanlardan gerçeklik üreten teknolojik sistemlerin kurbanlarına, yani bizlere, erdemlerin ve hakikatin peşine düşmenin, tutsak eden çemberler karşısında öngörülemez olmanın yollarını anlatıyor. 
Elinizde tuttuğunuz kitap, bir otobiyografi ya da yakın tarih metni değil, düpedüz bir teknoloji kitabıdır. Teknolojinin sert yüzüne karşı atılmış cesur bir çığlıktır. Çünkü gerçekler ve özgürlükler her zaman korkulardan büyüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89228</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f309d196-e4ce-4665-ab95-1523576f2b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Henüz gerçekçi bir roman okumadıysanız işte size bir tane ben takdim edeyim.” Nabizade Nâzım’ın Karabibik’i edebiyatımızda hem gerçekçilik ve natüralizmin hem de köy romanının başarılı ilk örneğidir.  Köy hayatını, köylünün meselelerini, uğraşlarını dilleri ve yaşantılarıyla olduğu gibi aktaran eser, Kaş’ın Beymelek köyünde geçer. Karabibik sekiz on dönümlük toprağını ekip biçerek, kızıyla beraber kıt kanaat yaşamaya çalışan bir köylüdür. Hayallerini süsleyen tek bir şey vardır, bir çift öküz. Nabizade Nâzım bu kısacık hikâyesinde Anadolu köylüsünün neredeyse bütün bir hayatını ustalıkla yansıtmıştır. 
Nabizade Nâzım (1862-1893) Nabizade Nâzım İstanbul’da dünyaya geldi. Annesi o çok küçükken öldü, babasını da ilkokuldayken kaybetti. Subaylık eğitimi alan Nabizade Nâzım, bir süre Mekteb-i Harbiye’de dersler verdi. Ardından Kaş’ta, Suriye’de ve Manastır’da çeşitli askeri görevler aldı. 1891’de Ayşe Naciye Hanım’la evlendi, ancak evliliğinin henüz ilk aylarında yakalandığı kemik vereminden kurtulamayarak hayatını kaybetti.  Edebiyatla çok genç yaşlarda ilgilenmeye başlayan Nabizade Nâzım’ın ilk yazısı 1880’de Vakit’te yayımlanmış, daha sonra Hazine-i Evrak, Mirat-ı Âlem, Maarif, Manzara, Berk ve Servet-i Fünun gibi edebiyat dergileriyle Tercüman-ı Hakikat, Servet ve Mürüvvet gibi gazetelerde yazı ve eserleri çıkmıştır. Şiirlerinde Batı tarzı, yenilikçi bir yaklaşımı benimser. Ancak şiir çalışmaları edebi hayatının belli bir devresiyle sınırlı kalmış, özellikle 1890’dan itibaren sade ve doğal bir üslupla kaleme aldığı hikâyelerini yayımlamaya başlamıştır. Çevirileriyle de dikkati çeken Nabizade Victor Hugo, Alfred de Musset, Chateaubriand, Alexandre Dumas Fils gibi Batılı yazar ve fikir adamlarından yaptığı tercümelerle çeşitli Batı edebi akım ve düşüncelerinin Türk okuyucusu tarafından tanınmasına yardımcı olmuştur. Ona asıl şöhretini kazandıran, Karabibik adlı uzun hikâyesiyle Zehra romanıdır. Karabibik edebiyatımızda gerçekçilik ve natüralizmin ilk örneklerinden kabul edilmiştir. Özellikle Zehra romanında doğrudan doğruya gerçekçiliği uygulama yoluna gitmiş, romanı yazarken İstanbul tulumbacılarının o günkü hayatı, Şehzadebaşı tiyatroları, cinayet kovuşturması gibi konularda araştırmalar da yapmıştır. Nabizade Nâzım’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89229</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5bf8ce-5745-475b-b16c-602c0ccc6026.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Kuğuları</image:title>
            <image:caption>Bülbül sesiyle huzur bulan bir imparator mu? Peki, bir balerinle kurşun askerin arasındaki sevgi ya da bir bezelye tanesiyle hayatı değişen prenses ilginizi çeker mi? İnsanları mutlu eden bir denizkızı ve sadece çocukların görebildiği kıyafetlerle dolaşan bir kral da burada! Ayrıca Parmak Kız’ın büyük yolculuğu ve garip bir çakmağın büyüleyici aydınlığıyla dopdolu olan bu muhteşem masalların dünyasına girmeye hazır mısınız?
Dünyaca ünlü yazar Hans Christian Andersen’in zengin hayal gücüyle oluşturduğu masal evreni, okuruna sevginin, güzelliğin ve iyimserliğin kapılarını ardına kadar açıyor. Bu dünyada siz de kendinize mutlaka bir yer ayırın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89230</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f9c138-e9ca-4c8a-9389-883565f43792.jpg</image:loc>
            <image:title>İl ve ilçelerde Mülki İdarenin Koordinasyon Kapasitesi</image:title>
            <image:caption>Uzun bir tarihsel geçmişten gelen mülki idare sistemi, devlet ile birlikte tarihsel aşamalarda yeniden biçimlenerek Cumhuriyet Dönemi’nde de ülke topraklarının yönetiminin belkemiğini oluşturmuştur. 1949 yılında yasalaşan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, geçmişte de birçok yasal düzenlemeye konu olan mülki idare sisteminin temel yasası olmuştur. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu 20 ve hatta 21. yüzyılın koşullarına uygun değişiklikler ile birlikte halen varlığını devam ettirmektedir. Bu bağlamda, mülki idare ülkemizde 2018 yılında geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin asli ve stratejik bir unsuru olarak öne çıkmaktadır. 

İl ve ilçeden oluşan iki kademeli mülki idare sisteminde, merkezi idarenin temsilcisi olarak bu birimlerin başında stratejik bir konumda bulunan mülki idare amirlerinden beklenen çok sayıda hizmet bulunmaktadır. Ancak bu hizmetlerin etkili ve verimli biçimde yerine getirilmesine yönelik, mülki idareden beklenen en temel işlev olarak koordinasyon öne çıkmaktadır. Hatta bu anlamda koordinasyon sihirli bir görünüme bürünmektedir. Bu doğrultuda, mülki idarenin taşrada Devlet adına koordinasyon ve denetimi sağlayabilecek yegâne kamu görevlileri olduğu gerçeğinden hareketle bu çalışma ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89231</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d282d5-0bf8-4aa0-98c9-7526512c724b.jpg</image:loc>
            <image:title>Migration in Questions Law and Policy in Turkey and the EU</image:title>
            <image:caption>This book has intended to bond the theory and implementation in the field of migration and cover all the aspects of migration. It embraces a holistic perspective with comparative and critical analyses. 

There can be listed many more but the main reasons for preparing this book are as below: 
To find the roots and basis of the Turkish migration reform in EU law, 
To compare the Turkish legislation with EU law, 
To make the function of the new Turkish migration system clear to non-Turkish migration researchers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89232</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd172fe8-f1fc-46f8-8c21-2bd446a7c087.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve Akdeniz &apos;de Yeni Denge Arayışı Adalar</image:title>
            <image:caption>Adaların ana karamıza yakınlığından ve bu yakınlığın ortaya çıkardığı sorunlardan hareketle Ege ve Akdeniz&apos;de yeni bir denge gereklidir. Bu yeni dengenin ancak uzlaşmayla ve mutlaka görüşmeler yoluyla olması gerekir.
Osmanlı Devleti döneminde bu adaların tamamı Türklerdeydi. Ama 1821 isyanı sonrasında 1827 yılında Yunanistan ortaya çıkınca Yunan ana karasına yakın adalar Yunanistan&apos;a verilerek Ege&apos;de bir denge sağlandı. Ama daha sonra Yunanistan Balkan harbinde Ege adalarının çok büyük bir kısmının sahibi oldu. Bu da Türklerin ve Türkiye&apos;nin aleyhine çok haksız bir durum yarattı. Maalesef Lozan Antlaşması da bu durumu değiştirmedi. Ancak adaların silahsızlandırılması gibi kontrolü ve sağlanması zor bir kuralla denge sağlamaya çalışıldı.
Bugün o denge Ege ve Akdeniz&apos;de yok. Silahsız olması gereken adalardan bilinen 14&apos;ü Yunanlarca silahlandırılmış durumda. Hatta yeni işgaller var. Bu çok ciddi bir savaş tehlikesidir. Bunun mutlaka önlenmesi lazım. Bunun önlenmesi de Ege ve Akdeniz&apos;de yeniden adalar konusunda anlaşarak, uzlaşarak yapılacak yeni bir dengedir. Yeni bir denge Ege ve Akdeniz&apos;de adeta hapsedilmiş konumdaki Türkiye için şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89233</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57416c5a-96fe-4008-91f8-9da0b7f08cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Çanak</image:title>
            <image:caption>Üniversiteli Anselmus, elma satan yaşlı bir kadının sepetini devirince bir anda hayatı değişir ve kendini bambaşka bir dünyada bulur. Giderek gündelik yaşamın gerçekliği ile büyülü bir dünyanın gerçekdışılığı arasındaki sınır çizgisinde yaşamaya başlayan Anselmus, bir mürver ağacında gördüğü minik bir yılanın mavi gözlerine vurulur; oysa gerçek dünyada genç ve ihtiraslı Veronika, Anselmus’a âşıktır ve onunla ilgili başka planları vardır. 
 
Hoffmann’ın geleneksel masal unsurlarını antik mistisizmin öğeleriyle harmanladığı Altın Çanak, Alman Romantizmi’nin simge metinlerinden biridir. Altın Çanak’ta birbirine tümüyle zıt fantastik dünya ile burjuva dünyası buluşur. Hoffmann, belirgin farklarına rağmen net çizgiler çizmez ve aradaki geçişi akışkan tutar. Zira Hoffmann’ın evreninde gerçeklik, paralel dünyaları mümkün kılan poetik eşiktir ve bu eşikte gerçek ve gerçeküstü tüm varlıklar uyum içinde yaşarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89234</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59448e6b-5136-44ad-abf3-213521dd4d64.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhume</image:title>
            <image:caption>Elde Şu Kişiler Var:
Evren Tunga: Müstakbel mevta... Ölmeden önce
sevdiklerini kurtarmaya çalışıyor...
Hilmi Şerbet: Huysuz bir hafiye... Zengin olmak istiyor...
Davut Vahdet: Hilmi Şerbet’in yakışıklı ortağı... Âşık oluyor...
Alper Kenan Kaldıran: Evren Tunga’nın abisi veyahut babası... Suna’yı çok özlüyor...
Suna Kaldıran: Alper Kenan’ın güzel karısı... Kayıp...
Gülsüm Tunga: Evren Tunga’nın annesi...
Bir vakitlerin namlı fahişesi...
Şevket Kara: Şerbet ile Davut’un dilsiz badisi...
Cinsiyet değiştirmek istiyor...
Kader Atmaca: Evren Tunga’nın genç sevgilisi..
Dansözlük ve falcılıkta mahir...
Yusuf Sertoğlu: Eski yazar, yeni ayyaş... On bin lira bekliyor...
Elde şu ipuçları var:
Evren Tunga’nın doldurduğu on dört adet kaset... Yusuf Sertoğlu’nun yazdığı dört adet not defteri... Şevket Kara’nın tuttuğu bir adet günlük...
Elde Şu Soru Var:
Yani, siz, hepiniz?
Murat Uyurkulak’ın 2017 tarihli eseri Merhume, kahramanları yok sayılanlar, ezilenler, kenardakiler, katli münasip sayılanlar olan, ele aldığı ağır mevzulara karşın gürül gürül akan çok renkli, çok sesli bir roman. Bu toplumunun harcını karmış erkekliği, militarizmi, darbeleri, şiddet ve kırımı eşelerken çokkültürlülükten, cinsel özgürlükten, duyarlılıktan yana koyuyor tavrını; yani bizi dert ediniyor, hepimizi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89235</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d6793f-ccc7-43a1-aa4f-6ec3fe72aadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustanın Dersi</image:title>
            <image:caption>Genç yazar Paul Overt, davet edildiği bir kır malikânesinde uzaktan uzağa hayranı olduğu ünlü romancı Henry St. George’la ve ilk görüşte âşık olduğu Miss Fancourt’la tanışır. Bu tanışıklıklar kente döndükten sonra da çeşitli karşılaşmalarla sürer. Genç yazarın bütün arzusu bu büyük ustadan kendi kariyeri için yararlı bir şeyler öğrenmektir.  Usta da ona seve seve bir ders verir, ama verdiği ders edebiyatla değil, yaşamla ilgilidir. Uzun yıllardır evli olan ünlü romancı, evliliğin ve evlilikle bağlantılı sorumlulukların, genç yazarlara ayak bağı olacağını, büyük sanatsal değeri olan yapıtlar yazmaya sekte vuracağını belirtir. 
Karmaşık, bir o kadar da müphem karakterlerin boy gösterdiği bu öyküde Henry James her zamanki kıvrak zekâsı ve ironik üslubuyla bu kez sanat-hayat karşıtlığını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89236</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf9a152-6b10-4b41-af57-370b69a6a8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pibalu Gezegeni&apos;ne Dönüş</image:title>
            <image:caption>Yerlerinizi alın, Pibalu Gezegeni’ne dönüş yolculuğu başlıyor!
Birkaç milenyum sonrasına ait Pibalu Gezegeni’nde işler karışıyor. Eray’ın gezegendeki arkadaşı Pırıltı ondan yardım isteyince Eray yeniden gezegene gidiyor ve üç farklı sorunla karşılaşıyor. Acaba Eray gezegen sakinlerinin bu sorunları çözmesine yardım edebilecek mi?
Ödüllü yazar çizer Emre Şimşek&apos;in çok sevilen Pibalu Gezegeni&apos;ne Yolculuk kitabının devamı niteliğindeki Pibalu Gezegeni&apos;ne Dönüş, ekran bağımlılığı, emek harcamak, bağ kurmak gibi temalara odaklanan maceralı bir öykü sunuyor okurlara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89237</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ad6d01-1005-4636-9f17-16c5a0617dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoca, Baba, Amca, Ben</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, uykunun en tatlı yerindeyken, kapı zili acı acı öttü. 
Bülbül zillerdendi, bana çocukluğumun geçtiği Aydın’daki aile evini, o evdeki mutsuzluğu ve yoksulluğu hatırlattığı için sevmezdim, ama değiştirmeye de cesaret edemiyordum, maziyle iyi kötü bir bağdı neticede. 
Kalktım. Dedim herhalde ev arkadaşlarımdan biridir. Anahtarını falan unutmuştur. Açtım kapıyı, hoca, babam ve amcam karşımda duruyordu. 
Sabahın daha o saatinde sallanıyorlardı içkiden. 
Babamın elinde büyükçe bir bavul vardı. 
Hoca, Baba, Amca, Ben, Murat Uyurkulak’ın 2017-2020 arası yazdığı öyküleri bir araya getiriyor. Kitaba adını veren ilk bölümde dört karakter üzerinden anlatılan hikâyeler var. Bu karakterlerden üçü, anarşistlikten komünistliğe uzanan muhtelif muhalif tonları olan üç alkolik. Gururlu, dürüst, yoksul, dışarıdan bakıldığında “kaybeden” diyebileceğiniz, ama kendilerini asla kaybetmiş görmeyen, hayat, memleket, dünya ve insanlar hakkında söyleyecek bolca sözleri olan, entelektüel karakterler. Rakıları, muhabbetleri, şehirleri ve ufaktan yaşadıkları gönül maceralarıyla her şeye rağmen kendileriyle barışık ve eğlenceli insanlar. Onların düşüncelerini ve hikâyelerini ise “oğul, yeğen ve öğrenci” olan, ortalarındaki “Ben” karakteri sayesinde okuyoruz. İkinci bölüm “Tuhaf Şahıslar Albümü”ndeyse ilginç karşılaşmalar, hayata gölgesini ya da ışığını düşüren anekdot ile anılar ve kimini okurların yakından tanıdığı çeşitli figürlerin ustalıkla hikâyeleştirilmiş dokunaklı portreleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89238</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e1d21d-0d5d-455f-bc79-ca27f3d7f5eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkapan</image:title>
            <image:caption>“Bir büyü var, eski ve gerçek, 
Gölgeli zihinlerin bozmaya çalıştığı...” 
 
Kadimkoru’da yaşayan on iki yaşındaki Moll Pecksniff, her gece kâbuslarını süsleyen davullar, çıngıraklar ve maskeli yüzlerin etkisiyle, yine bir gece ormanın derinliklerinde tek başına uyanıyor. Korkunç büyüsüyle rüyalarını ele geçiren Düşkapan, şimdi çok daha önemli bir şeyin peşinde: 
Moll’un hayatının... 
Kâhin Kemikleri’nin kehanetine göre, Düşkapan’ın karanlık büyüsünü bir tek Moll ve yanından hiç ayrılmayan yaban kedisi Gryff yenebilir. Öğrendiği bu gerçekle kendini bir anda tehlikenin tam ortasında bulan Moll’u, geçmişinin büyük sırlarıyla örülü, büyülü bir macera bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89239</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f55515f-3e22-40d2-98c0-65a8a2574171.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yarasa Bir Kıza Aşık Oldu</image:title>
            <image:caption>Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz. 
 
Bir Yarasa Bir Kıza Âşık Oldu, Kenan Hulusi Koray’ın “gotik edebiyat” kapsamında değerlendirilebilecek bütün öykülerini bir araya getiriyor. 
 
“Bir Garip Adam”, “Kavaklıkoz Hanı’nda Bir Vaka”, “Kemiksiz Kadın”, “Tuhaf Bir Ölüm”, “Ömer Besi’nin Başı”, “Köyde Cinayet”… Tüm bu öyküler gerçekle gerçekdışının sınırlarında dolaşıyor, insanı tekinsiz bir âlemin kapısından içeri sokarak inanılması güç, hakikatinden şüphe duyulacak olaylarla etkisi altına alıyor. Korkuyla ürpermenin, dehşet ve hayret içinde kalakalmanın tuhaf, karşı konulmaz tadı ortaya çıkıyor. 
 
“Bilakis en çok inanmak istemediğimiz şeyde hakikatin en çok hissesi vardır ve bir gün herhangi bir yerde sinirlerimize hâkim olamamak korkusu ile onu reddetmiş, daha doğrusu güneşi balçıkla sıvamaya kalkmışızdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89240</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742206f5-241a-4c1c-9ec3-6f32f52356fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Savaş: Bir Marvel Evreni Romanı</image:title>
            <image:caption>Demir Adam ve Kaptan Amerika: Dünyanın en büyük süper kahraman birliği Yenilmezler’in iki ana üyesi. Stamford şehrinde yaşanan trajik savaş, büyük hasarlara ve yüzlerce ölüme sebep olunca ABD hükümeti, tüm kahramanların kimliklerini ve süper güçlerini halka ve devlete açıklamalarını ister. Tony Stark, namıdiğer Demir Adam için üzücü ama yapılması gereken bir hamledir bu. Kaptan Amerika için ise insan haklarına karşı kabul edilemez bir saldırı. 
 
Ve işte İç Savaş böyle başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89241</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189e6457-11d6-4557-90bf-734677886fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdem Yılı</image:title>
            <image:caption>HİÇ KİMSE ERDEM YILI HAKKINDA KONUŞMUYOR. YASAK. 
 
Kadınların sihri olduğu öğretildi bize. Erkekleri baştan çıkarabilecek, 
diğer kadınları kıskançlıktan delirtecek gücümüz olduğu. 
Kadınlığın eşiğindeyken tenimizin en güçlü afrodizyak olduğu. 
Bu yüzden on altı yaşımıza geldiğimizde bizi kasabadan sürüyorlar. 
Tekrar arınıp evliliğe hazır hâle gelene kadar yaban hayatta bir yıl geçirmemiz gerekiyor. 
Fakat her kız eve dönmeyi başaramıyor, tek parça olarak değil. 
 
On altı yaşındaki Tierney James daha iyi bir dünya düşlüyordu: Arkadaşı arkadaşa, kadını kadına düşürmedikleri bir dünya. Kendi erdem yılı yaklaştıkça, asıl korkmaları gerekenin içlerindeki sihir olmadığını anladı. Hatta onları öldürüp parçalarını karaborsada satmak için ağaçların arasında gizlenen kaçakçılar da değildi gerçek düşman. Asıl tehdit unsuru birbirleriydi, tüm erdem kızları. 
 
Keskin anlatısı ve çarpıcı gerçekçiliğiyle Erdem Yılı, kabullenilmiş çaresizliğin ve geleneklerin altında ezilen kızlarla kadınlar arasındaki karmaşık ilişkiye ve bu süreçte almak zorunda oldukları zor kararlara dair cesur bir distopya. 
 
“Yaşadığımız çağı anlatan karanlık bir peri masalı.” —KELLY LINK, Belaya Bulaş’ın yazarı 
 
“Erdem Yılı, kendi sesini bulmanın ve doğruları korkmadan söylemenin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Umut ve direnişin bu hikâyesi, erk sahiplerinin tarih boyunca en çok korktukları şeyi hatırlatıyor – karanlıkta parlayan ve diğerlerini cesaretlendiren tek bir ışık, herkesin bir ağızdan haykırmasına öncülük eden tek bir fısıltı.” —SAMIRA AHMED 
“Korku öğeleri, yürek burkan bir hayatta kalma hikâyesiyle iç içe geçiyor. Tüyler ürpertici, dokunaklı, rahatsız edici ve ne yazık ki fazlasıyla güncel.” —Kirkus, starred review 
 
“Damızlık Kızın Öyküsü’nü seviyorsanız, bu kitap tam size göre.” —Red Carpet Crash 
 
“Kadınların gücünü yok sayan mizojinist bir dünyanın bedeline dair gerilim dolu bir roman, hatta bir direniş manifestosu.” —LIBBA BRAY 
 
“Kadınlar arasındaki güçlü bağa, bu bağları koparmanın bedeline ve dişil gücü yıkmak isteyen ataerkil arzuya karşı koymaya dair dikkate değer ve oldukça güncel bir hikâye.” —SABAA TAHIR 
 
“Erdem Yılı, ciğerleri patlayacak kadar bağırmasına rağmen sesini kimseye duyuramayan tüm kadınlar için. Oturup susması ve her şeye katlanması gerektiği söylenen hepimiz için. Tierney’nin büyüleyici hikâyesi, bazen sadece var olmanın bile cesaret gerektirdiğini hatırlatıyor. Herkes bu kitabı okumalı!” —JASMINE WARGA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89242</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a23a20-e542-41f4-ac47-18beb647b3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğe Uçan Anka Kuşu</image:title>
            <image:caption>İşte tam da böyle bir zamanda, esrarengiz bir adam ilginç bir şekilde Poyraz’ın hayatına girer. Birçok defa yolculuklara çıkarlar ve bu yolculuklarda gizemli adam Poyraz’a sevgi üzerine öğütler verir. Poyraz bir yandan aşkının çatışmalarını çözmeye çalışırken, bir yandan da bu gizemli adamın ona neden karşılıksız bir şekilde iyilik yaptığını anlamaya çalışır. Bakalım Poyraz aşkının sorunlarını çözebilecek mi? Gizemli adamın ona neden yardım ettiğini bulabilecek mi? 
Bu adam kimdir ve kim tarafından gönderilmiştir? 
Uç Anka Kuşu uç! 
Korkmaktan korkma! 
Uç! 
Bittin dedin, bitmedin. Öldüm sandın ölmedin. 
Yine dene, yine yenil ama daha iyi yenil Anka Kuşu 
Nehre bırak kendini, teslim ol! 
Kalbini büyüt, kalbinle tart ve sadece ondan iste! 
Vazgeçme! Her şeyden vazgeç, kendinden vazgeçme. 
Uç Anka Kuşu uç! 
Bildiğini bilme, bilmediğini bil. 
Hiçbir şey bilmesen de kendini bil! 
Hiçliğe uç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89243</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a50e938-846a-4619-8cee-8dbbd5a48489.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebeşir Bahçesi</image:title>
            <image:caption>unutma, bazı yangın merdivenlerinin yangına çıkardığını 
ve meydanlara insan kanıyla yazıldığını sloganların 
yaramızda kaynayan kurşunu, avucumuzdaki közü 
unutma, gökyüzüne baktı diye yurdundan edilen gözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89244</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e5e8af-a520-4c3b-b641-bf8d0c401798.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihine Ait Takvimler</image:title>
            <image:caption>Atsız’ın Osmanlı tarihçiliği alanında en önemli çalışmalarından sayılabilecek Takvimler, onun tanımladığı şekilde, umumiyetle müneccimler tarafından padişahlara takdim olunup o yıl neler olacağını, yıldızların tesirini, seğirmelerin mânâsını bildiren eserlerdir. Bu arada bir de tarih bölümü içerirler ki bu bölümler dünyanın veya Âdem’in yaratılışından başlayarak takvimin tertip olunduğu yılın hemen yakınına kadar gelmektedir. Çengiz ve Hülegü gibi İslam ve Osmanlı tarihçiliğinde lanetle anılan isimlerin, yine Osmanlılarla hasım olan Karaman beylerinin saygılı bir dille yad edildiği Takvimler, Atsız açısından, 15. asır Anadolu Türklerindeki tarih telakkisini göstermesi noktasında önem arz etmektedir. Latin literatüründeki fasti ve annales tarzı kayıt tutma faaliyetinin ve evrensel tarih geleneğinin bir parçası sayılmaları da mümkün olan ve bizdeki örnekleri Osmanlı tarih yazıcılığının erken dönemleri için kaynak vazifesi de gören bu tür takvimlerin bir kısmı Prof. Dr. Osman Turan tarafından yayımlanmıştı. Elinizdeki kitap ise, bu sahaya Atsız tarafından yapılan katkıların tamamını içermektedir. Kitapta, Atsız’ın, 1961 yılında neşredilen Osmanlı Tarihine Ait Takvimler I: 824, 835, 843 tarihli takvimlerbaşlıklı müstakil çalışması ile Selçuklu Araştırmaları Dergisi’nin 4. sayısında neşrettiği “Hicrî 858 Yılına Ait Takvim” ve İstanbul Enstitüsü Dergisi’nin 3. sayısında neşrettiği “Fatih Sultan Mehmed’e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim” başlıklı makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Ayrıca “Fatih Sultan Mehmed’e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim”e, bir İsimler Cetveli de ilave edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89245</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b9be3d-cd0e-4aef-a610-a6e715d76c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaket Kuralları</image:title>
            <image:caption>Nezaket Kuralları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89246</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d54baca-77c1-498b-b479-96e2f2a1d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadir-X</image:title>
            <image:caption>Gece gündüzden, gündüz de geceden farklıdır. Tıpkı her birimizin farklı ama gece ve gündüz kadar uyumlu olması gibi...
Nadir yanlarımızın bizi güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu sebeple nadir hastalıklarla savaşan, bedenleri küçük ama kalpleri kocaman üç çocuğun öyküleriyle Nadir-X çizgi romanında sizlerle buluşmuştuk. Şimdi serinin ikinci kitabı Nadir-X 2’de dört farklı nadir kahramanımızla karşınızdayız.
Nadir-X 2’de neler mi anlatılıyor? Nadir gücü gezegene yeniden hayat vermek olan Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastası Uzay Çocuk Ata’nın, enerjiyi yönlendirebilen süper güçleriyle Wilson hastası Yıldırım Kızlar İklim ve Melisa kardeşlerin, köpeklerle konuşabilen Mukopolisakkaridoz (MPS) hastası Ses Çocuk Cem’in sürprizlerle dolu maceraları sizleri bekliyor. Çizer Erhan Candan’ın kalemi ve yine onun çizimleri Nadir-X 2’yi hayata geçirdi.
Çocuklarımız ve aileleri, beş yüz farklı nadir hastalığa karşı amansız bir mücadele veriyor. Toplumda yaygın görülmediği için kamuoyunda yeteri kadar gündeme gelmemesi, bu süreçlerin ne denli çetin yaşandığı gerçeğini asla değiştirmiyor. Nadir hastalıklar için farkındalık oluşturmak amacıyla, GEN’in koşulsuz desteğiyle yola çıkılan Nadir-X projesi sayesinde hem toplumun bilinçlenmesi hem de bu hastalıklarla mücadele edenlere destek olunması amaçlanıyor.
Siz de kitaplığınızda Nadir-X çizgi romanlarına yer vererek bu kıymetli farkındalık yolculuğumuzun yılmaz destekçilerinden biri olabilirsiniz.
Alacağınız her çizgi romanla SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği ve Mukopolisakkaridoz (MPS) ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları Derneğine bağışta bulunmuş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89247</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9eaddf1-2457-41ae-9a49-5a52492b7b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo&amp;Aya Jigsaw Puzzle to go London</image:title>
            <image:caption>Puyo&amp;Aya’nın özenle hazırladığı, bez çantası ile taşıma kolaylığı sağlayan 35 parçalık puzzle serisinin ilki: çocukları ve aileleri Londra şehrinde hem öğretici hem de keyifli bir gezintiye davet ediyor.
Bez saklama ve taşıma çantası içinde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89248</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e26785-390f-4d38-b156-fe0e04417936.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo’s London Adventure</image:title>
            <image:caption>Puyo had butterflies in her tummy. Soon she would travel far from home to London, the capital of England, to visit her brother. Yupo whom she had not seen for a long time 
She got even more excited when she realised she would be getting on a plan efor the first time ever. Ever since the day she had learned she was going to London, she could not sleep and had been having interesting dreams. 
Are you ready for an adventuruous trip to London with Puyo and her brother Yupo? 
Puyo&apos;s London Adventure gives information about the London city and its important buildings, and offers children an exciting reading adventure with its adventurous story.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89249</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce134ffe-27ff-4eae-8275-427bd3f1bc1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo’nun Londra Macerası</image:title>
            <image:caption>Puyo’nun bugünlerde içi kıpır kıpırdı. 
Kısa bir süreliğine evinden uzak bir yere, uzun zamandır görmediği kardeşi Yupo’nun yanına, İngiltere’nin başkenti Londra’ya seyahate gidecekti. 
İlk kez uçağa bineceğini düşününce daha da heyecanlandı. 
Londra’ya gideceğini öğrendiği günden beri ya uyuyamıyor ya da ilginç rüyalar görüyordu. 
Puyo ve kardeşi Yupo ile macera dolu Londra seyahatine hazır mısınız? 
-Puyo’nun Londra Macerası, Londra şehri ve önemli yapılar hakkında bilgi verirken aynı zamanda macera dolu hikayesi ile çocuklara heyecan dolu bir okuma serüveni sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89250</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/868257bb-e292-4d1d-ae75-383af9f01bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>SüngerBob Uzayda!</image:title>
            <image:caption>Sandy, roketiyle Ay’a yapacağı uzay yolculuğuna SüngerBob’un da katılmasına izin vermişti. SüngerBob uzaylıları görmek, yeni gezegenleri cesurca keşfetmek için sabırsızlanıyordu! Patrick’le birlikte roketi incelerken yanlış bir düğmeye basınca kendilerini bir anda uzayda süzülürken buldular. Roket sonunda iniş yaptığındaysa çeşitli uzaylılarla dolu bir yerdeydiler! Peki ama... bu uzaylılar neden Bikini Kasabası sakinlerine bu kadar çok benziyordu? 
Bol kıkırdamalı, eğlenceli bir uzay macerasına hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89251</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/836bc1d9-7a2a-4d7c-94d6-7e0a9cb4993e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matilda ve Aydede (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendi küçük, yapabilecekleri BÜYÜK bir çocuğun öyküsü…
Justyna Chudzinska Ottino&apos;nun yazıp resimlediği Matilda ve Aydede, kendisi ufacık ama yüreği kocaman bir kız çocuğunun, heybetli bir armut ağacının dallarından gecelerin hâkimi Aydede&apos;ye uzanan, cesaret ve kararlılıkla örülü öyküsü.
Başarıya giden yolun özgüvenden geçtiğini hatırlatan bu içtenlikli kitap; türlü nedenlerle duyguları bastırılan, “yapamazsın, edemezsin, başaramazsın,” gibi sözlerle hevesi ve azmi kırılan çocukların dünyasına umut ışığı oluyor.

“Büyük” ve “küçük” kavramlarını, naif bir kendini gerçekleştirme serüveni eşliğinde veren sanatçı; hayatımızı sınırlandıran, attığımız adımların önüne görünmez duvarlar ören yersiz sıfat ve tanımlamaların hissettirdiği olumsuz duygulara da dikkat çekiyor.

Beş yaşındaki Matilda, diğer çocuklardan daha “küçük” bir çocuktur. Ama bu, hayallerini küçük tutmasına engel değildir. Ablası Sofi&apos;yle birlikte, tadı ekşi olan şeyleri, vahşi hayvanlar gibi giyinmeyi ve kendi etraflarında dönmeyi çok sever. Sofi&apos;nin her fırsatta ona “sen çok küçüksün, yapamazsın!” demesinden ise hiç hoşlanmaz! Neyse ki can dostu Aydede vardır; her gece ona kulak veren biricik dinleyicisi... Günlerden bir gün, kardeşler çok sevdikleri büyük benekli topla bahçede oynarlarken, topları havaya yükselir ve armut ağacının en tepesine takılır. Matilda, ne yapıp edip topu aşağıya indirmelidir. Bu yolda attığı cesur adımlar, karanlıkları aydınlığa kavuşturan “tanıdık” bir dostla karşılaşmasına da vesile olacaktır...

Büyümeye dair yürekleri sevgiyle saran bir öykü anlatan Matilda ve Aydede; bazen, küçükmüş gibi görünenlerin ardında aslında ne büyük hazinelerin bulunabileceğini gösteriyor.

Hayallerin sınır tanımazlığına değinerek okurları hep daha fazlasını düşlemeye çağıran kitap; azmin ve inancın gücüyle, karşılaşılan her sorunun üstesinden gelinebileceğini vurguluyor.
Siz siz olun, birine “Sen çok küçüksün, yapamazsın!” demeden önce bir kez daha düşünün...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89252</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd32acf2-2409-4718-a6d9-bceced797b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>En Değerli Varlığa</image:title>
            <image:caption>Umudumdu bekleyişim 
Umudumdu söz verişin 
Umudumdu hep gülüşün 
Umudumdu özleyişim 
Bayram oldu gurbette Bana ansızın gelişin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89253</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/142c17d8-ded4-4d78-8ea2-f2507369bb74.jpg</image:loc>
            <image:title>Alude</image:title>
            <image:caption>hayat, şiirsiz yaşanmayacak kadar kısa. 
mâ-i zülal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89254</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982857f1-70ce-4f1d-b710-a14b9f58ef4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hülasa</image:title>
            <image:caption>Hayat en iyi “kısaca” anlatılır. Hülasa tam anlamıyla bunu yansıtan bir gerçeklik. Hayat üzerine sayfalarca yazı yazmak yerine; onu açıklamak için en özü, en kısası yeterli ve iyidir. Hayat yolculuğunda sayfalarda mola vermek için, o sayfalardaki derinliği algılamak için okumalı ve düşünmeliyiz. 

Simay Koç’un her bir satırında hayattan ve kendinizden bir şeyler bulacak “Farkındalık” ile başlayan yolculuğunuzu “Son Pişmanlık” ile tamamlayacaksınız. Huzuru ancak kendi içimize kapılar açarak yakalarız. Birlikte bu kapıları açmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89255</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b214ebfe-95c0-46b0-b049-366e1548aa87.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Yıldız</image:title>
            <image:caption>“Bu heyecan verici, güzelce yazılmış kitap, sadece Güneş&apos;in iç işleyişinin ve bunun Dünya’yı nasıl etkilediğinin değil, aynı zamanda yerel yıldızımızın saf gücünün nasıl farkına vardığımızın da bir hikâyesidir. Colin Stuart bu akıllara durgunluk veren ayrıntıları, kristal netliğiyle açıklıyor.” 
LEWIS DARTNELL 
 
“Dünya’daki yaşam için temel önemine rağmen, nedense, Güneş hep astronomik popüler bilimin Külkedisi olmuştur. Dost canlısı mahalle yıldızımızın bu büyüleyici ve derinlemesine araştırmasında, Colin Stuart, Külkedisi&apos;nin baloya ulaşmasını sağlıyor.” 
 
 BRIAN CLEGG 
 
Her sabah dev bir nükleer reaktör, Dünya&apos;daki yaşamımızı sürdürebilmemiz için gereken ısı ve ışığı bize bahşetmek üzere ufukta yükseliyor. Bu çok tanıdık bir manzara olmasına rağmen Güneş’in nasıl çalıştığı hakkında şaşırtıcı derecede az şey biliyoruz ve bu cehalet bizi öngörülemeyen Güneş fırtınalarının aşırılıklarına karşı savunmasız bırakıyor.  Yeni bir Güneş keşif çağı doğarken Asi Yıldız, güneş sistemimizin kalbindeki güç santrali hakkında şu ana kadar bildiklerimiz ve hâlâ öğreneceğimiz hayati gizemleri içeren aydınlatıcı bir genel bakış sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89256</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db78655-7c69-43d1-a534-eab0905a4c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukeireru</image:title>
            <image:caption>Mutluluk yalnızca kişisel değildir. Hayatımızdan memnun olmak, başkalarının hayatlarının da farkında olmayı gerektirir. Başkalarını kabul ettiğimizde ve onlara katıldığımızı hissettiğimizde, mutlu olabilmek için karşımıza daha fazla fırsat çıkar. 
Gözlem yapma, sükûnet içinde dinleme, olan biteni kavrama, problemleri mücadele olarak görme ve her şeyden önemlisi, kabullenme… Japonların ukeireru ilkesi, kişinin kendisini özüyle ve başkalarıyla nasıl bağdaştırdığı konusunda önem arz eden bu davranışların sihrini keşfetmemizi sağlar. 
Psikolog Scott Haas Ukeireru’da, bir yandan Japon kültürüne dair ayrıntılı gözlemlerini paylaşırken diğer yandan bizi Japon bilgeliğiyle şekillenen bir eylem tarzından haberdar eder. Kendimizi doğanın bir parçası olarak görmenin, topluluk oluşturmanın, çevremize faydalı olmanın ve dünya üzerindeki kısacık zamanımızı kabullenmenin yarattığı dinginliği deneyimlememizi amaçlar. Kaygı ve stresle baş etmenin, esenlik ve gönül doygunluğuna erişmenin yolunu gösterir. 
Dünya keşmekeşinde memnuniyetin ve huzurun yerini arayanlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89257</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78cc9e9-3841-43b9-9437-5367a4cca371.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Dersleri</image:title>
            <image:caption>“Hepimizin yaşam denen bu zaman zarfında öğreneceği dersler var; bu, ölmek üzere olanlarla çalışırken özellikle belirginleşir. Ölmek üzere olanlar yaşamın sonunda çok şey öğrenir, ama ge­nellikle öğrenilenleri hayata geçirmek için artık çok geçtir. 1995 yılında, Anneler Günü’nde, beni kötürüm bırakan bir felç geçirdim. Sonraki birkaç yılımı ölümün eşiğinde yaşadım. Kimi zaman ölümün birkaç hafta içinde kapımı çalacağını düşündüğüm oldu. Birçok kez, kapımı çalmadığı için hayal kırıklığına uğradım, çünkü hazırdım. Fakat ölmedim, çünkü hâlâ yaşa­mın öğrettiklerini, son derslerimi öğreniyorum. Bu dersler ya­şamlarımızla ilgili nihai gerçekler; bunlar hayatın kendi­siyle ilgili sırlar. Bir kitap daha yazmak istedim; ölüm ve ölmek değil, yaşam ve yaşamak üzerine.” 
 
“Hayatımı gerçekten böyle mi yaşamak istiyorum?” Her birimiz bir noktada bu soruyu kendimize sorarız. Trajedi, hayatın kısa olması değil; çoğu zaman geriye dönüp baktığımızda gerçekten önemli olanı görememiş ve onu yaşamamış olmamızdır. İki ünlü yazar, Elisabeth Kübler-Ross ve David Kessler, hayatı dolu dolu yaşamak, ölüm korkusunu yenmek, içimizdeki kötülükten kurtulmak, kendimizdeki ve başkalarındaki en iyiyi bulmak için bilmemiz gereken kuralları formülleştirdi. Sevgi ve mutluluk, öfke ve bağışlama, kayıplar ve suçluluk duygusu gibi ruhsal dersleri, ölümün eşiğinde yaşayan insanların hayat deneyimleriyle harmanladı. Böylelikle korkularımız, umutlarımız, ilişkilerimiz ve her şeyden önce gerçekte kim olduğumuz hakkındaki paha biçilemez gerçeği ortaya çıkardı.
 
“Yaşam Dersleri” kendisiyle ve dünya ile uyum içinde anlamlı bir hayat yaşamak isteyen herkes için… Birbirimizi ve kendimizi iyileştirmek, ruhlarımızı sağaltmak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89258</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76f185d-72e8-438e-af36-dabb18017dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>“Orada görünemedikten sonra olduğun yerle gurur duymanın ne anlamı vardı ki?” 
 
Bilimkurgu edebiyatının önde gelen ismi H. G. Wells, 1897 yılında Görünmez Adam adlı eserini yayımlar. Görünmezliğin sırrını bulan bir bilim insanının hırslarıyla mücadelesini anlatan romanda toplumun bu farklılığa bakış açısını da görürüz. Genç bir insanın görünmezlik tutkusunu ve bu tutkuya ulaşma yolunda başından geçenleri okuyucuya trajik bir biçimde sunan Wells diğer eserlerinde olduğu gibi burada da bilime ve edebiyata öncülük ediyor. 
Görünmez Adam H. G. Wells’in en akılda kalıcı eserlerinden biri olarak okurların ilgisini her zaman çekmeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89259</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f510217-4760-4322-9483-2f53d4e9c7fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aspidistra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gordon Comstock sıkıcı orta sınıf saygınlığından ve paraya tapınmaktan nefret eden bir adamdır. Reklam şirketindeki “iyi” işini bir kitapçıda çalışmak üzere bırakır. Yazılarına odaklanmayı umut eder. Fakat bunun yerine, yaratıcılığını ve ruh halini altüst eden bir yoksulluğa sürüklenir. Sadece sevgili Rosemary onun seçtiği hayatı sorgulamasına sebep olan bir güce sahiptir.
Peki Gordon paraya karşı açtığı savaşı kazanabilecek midir?
Gordon Comstock karakteri aracılığıyla George Orwell topluma karşı olan hoşnutsuzluğunu ortaya koyar. Otobiyografik ayrıntılarla dolu Aspidistra, materyalist bir varoluştan kaçma mücadelesinin ne kadar zor olduğunu anlatır.
“Orwell yoksulluğun yarattığı yabancılaşma ve yalnızlığı çok dokunaklı bir biçimde tasvir ediyor.”
–Jeffrey Meyers
“Açık ve sert bir dille yazılmış, yürek burkan bir yoksulluk hikâyesi.”
–Cyril Connolly, New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89260</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67efc1a8-8039-433e-82d4-77e8e774d9ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 1: Hayali Sınırlar</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin birinci kitabı Hayali Sınırlar’ın yazarı Xiuhtezcatl Martinez de Yerli bir iklim aktivisti ve hip-hop sanatçısı. Yıllardır iklim hareketleri içerisinde aktif olarak yer alıyor. Bu kitapta iklim krizinin göz ardı edilemez bir mesele olduğunu, bu meseleden hepimizin sorumlu olduğunu anlatıyor ve bizi değişim için adım atmaya çağırıyor.

“Bu kitabı okumak pek zamanınız almayacak ama okuduktan sonra aklınızdan ve kalbinizden uzun süre çıkmayacak, belki de bu dünyayı daha iyi sürdürebilmek için yapıcı, gelişen bir hareketin parçası olmanıza vesile olacak. 
Bill McKibben, çevre aktivisti, Doğanın Sonu kitabının yazarı, gazeteci 

“İklim değişikliği hakkında taptaze bir bakış açısıyla yazılmış umut dolu bir kitap.”  Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89261</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068cb96d-a1ae-49b9-b3c9-eac491949831.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 2: Plastik Kriziyle Mücadele Etmek</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin ikinci kitabı Plastik Kriziyle Mücadele Etmek’in yazarı Hannah Testa okyanuslarımızdaki yaşamı, dolayısıyla tüm gezegenimizi tehdit eden tek kullanımlık plastiklerin daha az tüketilmesi için birçok başarılı girişime imza attı. Bu kitapta kendi çalışmalarıyla birlikte hem plastik kirliliğinin yarattığı krizin sebeplerini ve boyutunu anlatıyor hem de bu krizle hep birlikte mücadele ederken her birimizin gündelik hayatında uygulayabileceği çözüm önerileri getiriyor. 
 
“Plastik Kriziyle Mücadele Etmek kitabı, tek kullanımlık plastikleri ortadan kaldıracak küresel hareketin parçası olma çağrısı yapıyor.” 
Booklist

“Hannah Testa’nın kısa ve öz, ilham verici hikâyesi gençleri değişim için ses çıkarmaya teşvik edecek.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89262</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87089322-cd7e-4d40-a3a2-ae3f1fc6c9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 3: Beton Çocuklar</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin üçüncü kitabı Beton Çocuklar’ın yazarı Amyra León da oyun yazarı, müzisyen ve aktivist. Kitabı çocukluğunun geçtiği Harlem’a şiirsel bir yolculuk; Siyah olmak, kaybetmek, sevmek, yas tutmak, mücadele etmek, iyileşmek üzerine serbest şiir formunda bir keşif. Koşulların ötesini hayal etmeye, sınırları zorlamaya davet ediyor okurlarını – ve hayal edebilmenin ne büyük ayrıcalık olduğunu hatırlatıyor.


“Gözümü kapatıp bu kitabın sayfaları arasında kaybolmaya uzun yıllar devam edeceğim.” 
Hanif Abdurraqib, şair, yazar 

“Amyra’nın tüm dehşeti ve görkemiyle yaşama duyduğu eşsiz hayranlık ilham verici.” 
Rosario Dawson, aktör, şarkıcı, aktivist 
 
“Beton çocuklar için ve onlar hakkında yazılmış etkileyici, büyüleyici bir aşk mektubu. Tenini melanin öpmüş çocuklara.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89263</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ad8907-1334-4136-90aa-a77c616f64e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Papazın Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Knype Hill papazının kızı Dorothy Hare, itaatkâr evlat ve saçını süpürge eden hizmetçi rollerini asla şaşmadan yerine getirmektedir. Günlerini kilisedeki tiyatro gösterilerine kostüm dikerek, cemaati ziyaret ederek ve kar topu gibi büyüyen borçların nasıl ödeneceğini düşünerek geçirmektedir; ta ki kim olduğunu bilmez halde evinden çok uzaktaki Londra’da uyanana dek.
Dorothy böyle bir hayatın içinde mi büyümüştü? Gündüzlerini boş bir mideyle dolaşarak ve gecelerini ıslak ağaçların altında titreyerek mi geçirmişti? Hatırlayamadığı geçmişte bile böyle mi yaşamıştı? Nereden gelmişti? Kimdi?
George Orwell, hafıza kaybıyla üst sınıftan kopardığı karakteriyle okurunu 1930’lar İngiltere’sinin işsizlik, sefalet ve açlık dolu depresyon dönemine götürüyor. Dorothy’yle birlikte işçilerin, kadınların ve evsizlerin gündelik hayatlarında karşılaştıkları zorlukları gösteriyor, hayatı derinden etkileyen sosyal gerçekliklerin inancı nasıl sarstığını irdeliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89264</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb52ad70-1654-4ecd-a7ec-4a081e9ec262.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çok Özelsin</image:title>
            <image:caption>“Bana sevgi dolu bir yürek gösterin. Size, ‘Cennet işte orada!’ diyeyim.”
Duyguların dibe vurduğunda sakın dökülme kıymetsiz bir yüreğin merhametine.
Hem seni anlamaz hem dalgasını geçer hem de dedikodu yapar.
Limana demirlemiş bir gemi gibi sus ve içine at yaşadıklarını, sonra da Allah&apos;ın makamına sığın.
İnsanlar vicdansız bir şekilde tarumar ederken yüreğini, seni Yaratan, bin kez yanlış yapsan da hem gizleyecek hem de kabul edecek seni.
Hadi bir yerlerden başla ve ayağa kalk yoksa kaybolup gideceksin. Fırtınalar bana ne yapar diye düşünme, denemeden bunu bilemeyeceksin. Moralini yüksek tutar, kendini yenileyerek adım adım ilerlersen kesinlikle zafere ulaşacaksın. Çünkü her zafer, sefere niyet edenleri aşk ile beklemektedir.
Kendinle yüzleşerek başlayabilirsin. Hataların, yanlışların, özür bekleyen kişiler, affedemediklerin, ihmal ettiğin sevdiklerin… Son defa onlarla yüzleş, onlara teşekkür et, onlardan özür dile sonra da kollarını sıva ve savaşmaya başla.
Kendine inanmazsan kimse sana inanmayacak. Eğer yüreğinin gücünün farkına varmazsan kimse sana sevginin gücünün tüm dünyayı kuşattığını anlatmayacak. Hayatta bir şeye sahip olmak için değil, ait olduğun şeylere ruhundan bir şeyler katmak için yaşa.
Unutma! Sen çok özelsin… Allah’ın yarattığı en güzel varlıksın. Kendinin farkında ol ve hayat denilen sahneden rolünü hakkıyla yaparak ayrıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89265</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3af3dde-fdfd-477e-9b8d-6b771fd60ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Köpekler</image:title>
            <image:caption>￼Ian McEwan Siyah Köpekler isimli bu romanında, bir yandan ideolojik ve duygusal açıdan birbirinden çok farklı iki insanın her şeye rağmen azalmayan aşklarının izini sürerken, bir yandan da savaş karabasanlarından kurtulmaya çalışan Avrupa’yı bekleyen geleceğin portresini çiziyor. 
 
June ve Bernard Tremaine, İkinci Dünya Savaşı’nın ardında bıraktığı zorlukları aşmaya çalışan bir dünyada, kendi ideallerine tutunmuş bir çifttir. Ancak June’un hayatı, balayında siyah köpeklerle karşılaşmasıyla değişir. 
 
Onların hikâyesini, kendi anne babasını erken yaşta kaybettikten sonra aradığı yakınlığı onlarda bulan damatları Jeremy dinlemeye karar verir. June ile huzurevindeki odasında, Bernard ile Berlin Duvarı’nın yıkılışının kutlamaları için çıktıkları seyahatte konuşur. Bazen ortaklıklar bazen çelişkiler fark ederek parçaları birleştirmeye, bir anı kitabı yazmaya çalışır. 
 
“Kötülüğün varlığı ve onun mantıkla yenilip yenilemeyeceğiyle ilgili güçlü, unutulmayacak bir kitap…” -Sunday Telegraph 
 
 
“İyinin ve kötünün doğası, siyasi reform ile dini inancın ahlaki sınırları ve aşkın özgürleştirici gücü hakkında, sıkıcılıktan ve gösterişten uzak, sakin ve önemli bir 
meditasyon. Bu, olağanüstü bir kitap. -New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89266</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a3ebc8-3f7a-4f21-bd5b-40383d56281c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>İngiltere’de bir çiftlikte, yıllardır durmadan çalıştırılıp zulüm gören hayvanlar bir gün birlik olup efendileri olan insanları alt eder, yönetimi ele geçirirler. Ancak “Bütün hayvanlar eşittir” sloganıyla çıktıkları özgür ve adil bir düzen kurma yolculuğu, aralarından bazılarının iktidarın cazibesine kapılmasıyla beraber hedefinden uzaklaşmaya başlayacaktır. 
 
George Orwell HAYVAN ÇİFTLİĞİ’ni Sovyet devrimini hicvetmek amacıyla yazmıştı, ancak bu keskin siyasi taşlama okunduğu her ülkede, her yeni nesille birlikte yeni bir anlam kazandı, evrensel bir niteliğe kavuştu. Yayımlandığı tarihten bugüne milyonlarca okurla buluştu ve hem geçtiğimiz yüzyılın hem de günümüzün en etkili romanlarından biri haline geldi. 
 
Hayvan Çiftliği yetişkinler için bir masal; başkaldırıya, kolektif düşler uğruna feda edilen özgürlüklere, boşa giden ideallere dair ölümsüz bir klasik. 
 
Hayvan Çiftliği modern tarihin karanlık yüzüne dair en büyük taşlama olmayı sürdürüyor. 
-Malcolm Bradbury 
 
En çok istediğim şey, siyasi yazını bir sanata dönüştürmekti. -George Orwell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89267</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a86c00-00c5-4d29-8539-9360a4d39c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>Her şey Ayşe’nin yediği kirazlardan birinin çekirdeğini sahiplenmesiyle başladı. Ayşe, Çekirdek
Lili koydu ismini. Kiraz çekirdeği Lili adını alınca çok sevindi ve özel hissetti kendini. Artık
herkes ona Lili diyecek, her yerde bu isimle bilinecekti.

Ayşe her gün öptü, sevdi çekirdeğini ve vakti geldiğinde de emanet etti toprağın koynuna…
Çekirdek Lili, bir ağaca dönüşmek için halden hale girerken sevmek, bakmak, ilgilenmek ve
sabretmek gerekliydi.

Mümine Yıldız’ın ve küçük kızı Ayşe’nin bu harika hikâyesi, kıpkırmızı kirazlarla dolduruyor
yürekleri… Emek, sabır, sevgi, dostluk, vefa ve doğa sevgisi üzerine harika bir keşif yolculuğuna
davet ediyor bizleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89268</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd5151f8-8dc0-4bb6-bf79-545de496d7b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife Tarif</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ekolojik yaşamın öncülerinden Victor Ananias, yaşamı boyunca doğanın sunduğu
mucizeleri topraktan tezgâha, oradan mutfağa, sofraya ve gönüllere taşıyan bir dost oldu herkes
için. Elinin değdiği her yere bereket, şifa ve aşk getirdi. Sofralar kurdu; mutfağında fikirler,
insanlar, hayaller de pişti yemeklerin yanında. Ve pek çok canı bir araya topladı Buğday’ın çatısı
altında…
Vefatının 10. yılında Victor’un anısına hazırlanan bu kitapta; kendi kaleminden çıkan yazılarla
birlikte, dostlarının dilinden onu okuyacak, sağlıklı ve lezzetli tariflerini öğrenecek, bu yemekleri
eşsiz kılan sırrı keşfedeceksiniz.
***
Tüm ‘ama’ları yok eden, yalnız olanı köprülendiren, düşman görüneni konuşulur kılan, akışında
bir mücadeleye ortak bir ufuk sunan sükûneti vardı Victor&apos;un; dinleyenini topraklayan, bizlerin
yalnızlıkta değil, o, bu, şu diye ayırmayan bir çoklukta durmamız gerektiğini hatırlatan müstesna
bir muhabbetti kurduğu. Bu metinler bana yeniden durma, soluklanma imkânı verdi. Mühimi
ehemden ayıklamaya fırsat bir sükûnet. Canına değsin Victor! Çoklukta yaşayasın!
Defne KORYÜREK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89269</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c337920f-66ae-4312-80a3-a532a620d3b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolikler 3: Hayalet Kalecinin Gizemi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul yılı başladı ve sınıfa yeni biri geldi. Çin’in Tianjin şehrinden Deng Wao. Bir matematik dehası. Hatta bazılarına göre düşünce bile okuyabiliyor. Asıl mesele şu: Soto Alto takımının seçmelerine katıldı. Altı diğer çocukla birlikte. Ama takım sadece dokuz kişilikti. Dahası, Soto Alto’nun ligdeki yeri acayip bir iddia yüzünden tehlikedeydi. Yoksa bu, futboliklerin sonu mu olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89270</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f87920-e14e-41e3-81bf-faa5e41a9b23.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;a Bir Bilet Lütfen</image:title>
            <image:caption>Nilgün Ilgaz, 1969 yılında henüz 12 yaşındayken Ay’a ilk ayak basan astronotlarla tanışmak ve Ay’a gitmek için NASA’ya mektup yazar. Yıllar sonra bu olaydan esinlenerek kaleme aldığı hikâyede ise bir babaanne ve torun aynı merak duygusunda etkileyici bir şekilde buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89271</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf6af2ff-2e42-40b1-b08d-508de6ee4677.jpg</image:loc>
            <image:title>Günebakan Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ya sandığın gibi değilse… 
 
Karınca çok üzgünmüş. En iyi arkadaşı fil artık büyüdüğü için onu hiç görmüyormuş. Karınca, arkadaşına kendini göstermek için neler yapmış neler! Ama fil onu bir türlü fark etmiyormuş. Meğer hiç de karıncanın sandığı gibi değilmiş, filin büyük bir derdi varmış ve bu yüzden gözü dünyayı görmüyormuş. 
 
Bazen hiçbir şey sandığımız gibi olmayabilir. Alınganlık bizi yanıltabilir. 
Çiğdem Odabaşı’nın yazdığı Günebakan Çiçekleri’ne Esra Uygun resimleriyle hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89272</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2ff878-e967-47aa-8b1e-7b02ffa6c109.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sualtı Araştırması</image:title>
            <image:caption>Dev ahtapotlar ve büyük beyaz köpekbalıklarından derin deniz dalgıçlarına ve sahipsiz hazinelere, bu kitabın muhteşem çizimlerle bezeli sayfalarında bulunmayı bekleyen yüzlerce farklı şey var. Büyük Sualtı Araştırması, mercan resiflerinin büyülü dünyasından okyanusun ürkütücü derinliklerine, deniz altındaki hayatla ilgili büyüleyici bilgilerle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89273</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/907415df-9c95-4ca7-ae9c-1dbfe7147fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vişne Suyunda Yüzen Gemi</image:title>
            <image:caption>Vişne Suyunda Yüzen Gemi on hikâyeden oluşuyor. 
Hayata on küçük pencere açan bu kitaptan dünyaya bakmaya, her gün geçtiğiniz 
yollara, gördüğünüz eşyalara, tanıdığınız insanlara, başınıza gelenlere ya da 
çevrenizde olanlara başka gözlerle bakmaya var mısınız? 
 
Selda Uzunkaya’nın hikâyelerine Eren Caner Polat’ın resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89274</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546194e3-86a3-4b19-926d-38ce5a4510cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabaların Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Arabaların benzinden önce koca koca pillerle çalıştığını biliyor muydunuz? Peki ya ilk araçlardan birinin rüzgâr gücüyle çalışan üç tekerlekli bir bisiklet olduğunu? Bunun gibi daha pek çok şaşırtıcı bilgiyle dolu bu kitapla Da Vinci’nin hayata geçirmeye fırsat bulamadığı otomatik aracından Gurney’nin buharlı yük arabasına, Rolls Royce’un Gümüş Hayalet’inden Fiat’ın Topolino’suna kadar bin bir çeşit arabayla son sürat bir yolculuğa hazır olun. Amman emniyet kemerlerinizi takmayı unutmayın! Bizden söylemesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89275</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3463d2dc-3647-43eb-a4c4-5123bc8b883e.jpg</image:loc>
            <image:title>Velkam on Bord - Bir Apaçi Masalı 6</image:title>
            <image:caption>asal dinlemeyi bilmeyen çocukların masal gibi hayatları olur. 
 
  Ne diyordum? Benimki de bir masal işte. Ama işe yaramayan ne ararsan var içinde. Hiçlikten doğup hiçliğe giden hayatımın en rezil, en muhteşem, en âşık, en dip noktalarında gezinip duruyorum. Hikâyem Ankara’dan başlayıp İngiltere’ye, oradan Alanya’ya oradan gemiyle dünyanın akla gelebilecek tüm ülkelerine uzanıyor. Kadınlar, âlemler, seyahatler, tutulmayan sözler ve kanayan kalpler üzerinden bir garson ve bomboş bir serseri olarak yaşamımı size en matrak, en fena, en samimi 
  haliyle anlatacağım. Ben eski tüfek bir Apaçiyim: Apaçiliğin kitabını yazan, kurallarını altüst eden. 
 
   Sosyal, sınıfsal, duygusal ne derdimiz varsa hepsini yaşamış ve “Apaçi” deyip de anlayamadığımız gençlerin hayatını modern bir masala dönüştürmüş Angutyus’a merhaba deyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89276</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda04d7d-58ce-42ae-a84d-6eea3b91f435.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnike</image:title>
            <image:caption>Adnan Oktar’ın en çok korktuğu neydi? 
Cemaate silah dağıtan vali kimdi? 
Operasyon günü Süleyman Soylu’ya ardı ardına ne mesajlar atıldı? 
Bir zamanlar Oktarcı olan ve ona yakın duran ünlü isimler kimlerdi? 
Oktar, “Bunun kafa iyice uçmuş” lafıyla hangi lideri kastediyordu? 
“Kediciklerin” yarı çıplak fotoğraf paylaşmasının altındaki “sır” neydi? 
Başsavcının istifasının perde arkasında ne yatıyordu? 
Oktarcılar hepimizi nasıl dinledi? 
Doktorlar ve hâkimler ne şekilde fişlendi? 
Oktarcılara “dualarınızı eksik etmeyin” diyen saraydaki kritik isim kimdi? 
O önemli toplantıda Oktarcı tercümanın ne işi vardı? 
Oktar, Acun Ilıcalı’yı neden cezalandırmıştı? 
Hangi ünlü şovmen hasta yatağında Oktar’la görüşmek isteyip, ayağına kadar gitti? 
Cemaat üyeleri öldürülen Rus Büyükelçi Karlov’u niye ziyaret etmişti? 
FE TÖ’cü savcılar Oktar’ı nasıl kolladı? 
İsrail’den çantalarla gelen hahamlar ne taşıyordu? 
Suudi Kraliyet ailesine yakın o isim de “turnike” sisteminde… 
İsrailli Bakan’ın Oktar’a yolladığı o çarpıcı e-postada ne yazıyordu? 
Oktarcılar 17-25’i önceden biliyorlar mıydı? 
Oktarcıları “Size operasyon olacak” diyerek uyaran eski bakan kimdi? Adnan Oktar cemaatine yapılan operasyonun şifreleri Turnike ile ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89277</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4a3eff-7bb7-4bd4-8be7-579ff07fc109.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla Siyasi ve Kültürel Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa Tarihini Bilmeliyiz Türk Milleti olarak Avrupa tarihini yeterince biliyor muyuz? Bu soruya verilebilecek cevap herhalde “evet” değildir. Halbuki yaklaşık bin yıldır onlarla bazen savaş bazen barış içinde birlikte yaşıyoruz. 18. yüzyıl sonlarından itibaren ise, onları yoğun etkileri altında bulunuyoruz.
Son yarım asırdır da (1960’dan günümüze doğru) beş milyon civarında vatandaşımız Avrupa ülkelerinde çalışmakta ve yaşamaktadırlar.
İşte bu bakımdan Avrupa tarihini diğer adı ile “Batı” tarihini en azından ana hatları ile bilmemiz gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89278</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74e933db-47dd-4648-8bc8-439212bf000f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri -4</image:title>
            <image:caption>Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89279</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d053427d-d3e7-4028-8e5a-38f5b1f5df68.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern İstihbarat</image:title>
            <image:caption>İstihbarat bilimi her geçen gün özellikle teknolojideki büyük gelişmelerin sağladığı yeni fırsatlar ile yeni yüzler ve yöntemler ediniyor. Öte yandan, son yirmi yılda artık istihbarat, sadece istihbaratçıların işi olmaktan çıktı. Pek çok teknoloji şirketi ya da çeşitli kurumlar kendi istihbarat ihtiyaçlarını karşılayacak işlevler edindiler. Artık ekonomik istihbarat, siber istihbarat gibi uzmanlık alanlarında ayrı teşkillere ya da uzman kuruluşların sorumluluğuna ihtiyaç var. Öte yandan istihbarat teşkillerinin işlerinin önemli bir kısmı özel şirketler tarafından sözleşmeler ile karşılanmaya başladı.
Bütün bunlar sürekli yeniliklere intibak eden ve teknolojide üstünlük sağlamayı dikte eden yeni yapılanmalar, süreçler ve yeni bir istihbarat kültürü gerektiriyor. İstihbaratçı artık bilgiyi çekmek için çok farklı yöntemler ve hikâyeler kullanmak zorunda. Ajan odaklı istihbarat artık tarihe karışırken, sadece eksik parçayı değil, ‘bilinmeyen-bilinmeyeni’ bulacak anlama (knowledge) seviyesinde uzmanlara ihtiyacımız var. Elinizdeki kitap istihbaratın yeni yönü ve istihbaratçıların değişen yüzü ile ilgili değerli bir bilgi hazinesi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89280</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be5eecb-32f7-4713-9ee5-1b6ee6b89b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Ayna</image:title>
            <image:caption>&quot;Sen kaç uykusuz gece, kaç tabaka tütün, kaç dertli türkü, kaç uzun yürüyüş, kaç sitem ve kahır dolu bakış, kaç zamana çatış, kaç eksik kalan şiir, kaç bitmeyen cümle, kaç ölüm provası, kaç sessiz çığlık, kaç Mecnun perişanlığı, kaç Kerem yanışı, kaç Ferhat dağı oldun bilmeyeceksin. Ama bana bıraktığın acının takati aştığını bilmeni isterim! Sen bir sırsın benim için, öyle de kalacaksın&quot; 
Şair Memduh Atalay&apos;ın kalemiyle, her sabrı derin bir duyarlılıkla örülmüş bir romana, Kırık Ayna&apos;nın yansımalarına açılacaksınız. Kıyısız bir deniz sizi karşılıyor. Yazarın yarım asırlık ruh macerasını, Türkçenin bin yıllık verimini, süzülmüş bir şekilde her kel i mede hissedeceksiniz. Yazar sizi kah bo zkırın ortasında bir çobanın irfanına, kah şehrin velvelesi ortasında sancılı bir felsefi sorgulamaya taşıyacak. Romanın başkahramanı Hüsnü Cemal Hoyrat&apos;ın hikayesiyle birlikte bir neslin serencamına eğiliyorsunuz. Aşkın, davanın, adanmışlığın, merhametin, ruhu törpüleyen acının ve tabiatın yüzleri Kırık Ayna&apos;dan kalbinize yöneliyor, kalbinizi açın!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89281</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8fca2b-ff7b-4c0a-bf51-1ac417ce2094.jpg</image:loc>
            <image:title>Bartleby ve Şürekası</image:title>
            <image:caption>İyi çalıştım, yaptığım işten mutlu olabilirim. Kalemi bırakıyorum, çünkü hava karardı. Alacakaranlık rüyaları. Karım ve çocuklarım yan odadalar, hayat dolular. Sağlığım yerinde ve yeteri kadar param var. Aman Tanrım, nasıl da mutsuzum! Ama neler söylüyorum ben? Mutsuz değilim, kalemi bırakmadım, karım yok, çocuklarım yok, yan oda bile yok, yeteri kadar param yok, hava da kararmadı.
“Yapmamayı tercih ederim.” Herman Melville’in Bartleby karakterinin bu meşhur sözünden yola çıkan Enrique Vila-Matas, Bartleby ve Şürekâsı’nda yetenek ve birikimlerine rağmen yazmamayı düstur edinen gerçek ve hayalî yazarları konu alır.
Var olmayan bir metin için dipnotlar kaleme alan anlatıcı, bartleby’ler diye adlandırdığı, edebiyatta geçici ya da kalıcı sessizliği tercih eden Salinger, Rimbaud, Musil, Rulfo gibi yazarların yanında Walser, Beckett, Maupassant, Wilde, Borges, Gide, Pessoa, Sokrates ve daha nice isim aracılığıyla, “Niçin yazarız?” ve “Niçin yaşarız?” gibi çetrefilli sorulara cevap arar.
“Vila-Matas’ın üstünlüğü tartışılmaz bir gerçek.”
Roberto Bolaño</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89282</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c3606c-f6e6-4394-a5ee-f1af08e0fe43.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir? (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güçlü gözlem yeteneğine sahip, kıvrak dilli yaşlı bir bilge ile toy ama öğrenme arzusuyla dolu bir genç adam arasındaki felsefi konuşmalardan meydana gelen bu eser, Mark Twain’in Sanayi Devrimi’nin sonuçlarından etkilenerek kaleme aldığı görüşlerini yansıtmaktadır. Yaşlı bilgeye göre insan, tek bir içgüdüyle çalışan bir makineden ibarettir. Bu içgüdü, insanın içindeki efendisidir; ona hükmeder, insan kendi ruhunu tatmin etme ve kendi onayını alma peşindedir; ne var ki şüpheci ve meraklı genç adam ona itiraz ederek görüşlerini gerekçelendirmesini ister. Özgür irade bir yanılsama mıdır? Zihin kontrol edilebilir mi?  
 
Mark Twain bu eseri ölümünden dört yıl önce, 1906 yılında kaleme aldı ve tartışma yaratacağını düşündüğü için anonim olarak sadece yakın çevresine dağıtmak üzere 250 adet yayımladı.  
 
Amerikan edebiyatının en sivri dilli yazarının düşüncelerimizi tetikleyen gücü sorgulatan ve büyük yankı uyandıran bu eserini Bülent O. Doğan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89283</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ad778d-a2e9-44e4-8ad1-c036cf044d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Serçe</image:title>
            <image:caption>Karanlıkları ancak sevginin ışığı aydınlatabilir… 
 
Mireille, Claire ve Vivienne… Savaşla pençeleşen Paris’in ortasındaki bir moda evinde kaderin bir araya getirdiği bu üç genç terzi, her şeye rağmen normal hayatlarına devam etmeye ve hayallerine tutunmaya çalışmaktadır. Fakat savaş acımasız yüzünü onlara da gösterdiğinde hepsi birer seçim yapmak zorunda kalır. Mireille, şahit olduklarına daha fazla katlanamayarak gizli faaliyetler yürüten Direniş’e katılırken Claire, gönlünü düşmana, bir Alman askerine kaptırır. Vivienne ise öyle bir sır saklıyordur ki bildiklerini en yakın dostlarıyla bile paylaşamaz. Öte yandan vakti geldiğinde, hızla dünyalarını sarmakta olan karanlığı aydınlatmak için dostluğun, bağlılığın ve sevginin ışığına güvenmek zorunda kalacaklardır. 
 
Yıllar sonra ise Claire’in torunu Harriet, şans eseri kendisini Paris’te, üstelik büyükannesinin yıllar önce yaşamış olduğu binada bulur. Fakat ailesi hakkındaki gerçeklerden oluşan bulmacayı çözerek yalnızlığını, çaresizliğini geçmişine ait herhangi bir parçayla doldurabilmeyi umarken, sandığından çok daha karanlık ve acı dolu bir hikâyeyle karşılaşır. 
 
Washington Post, Wall Street Journal ve Amazon olmak üzere birçok çok satanlar listesinde adından söz ettiren Gümüş Serçe, gerçek hayatlardan esinlenen kurgusuyla kalplerde ve hafızalarda silinmeyecek izler bırakmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89284</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477dff6a-8220-47f2-8018-0128e6ba74e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhani</image:title>
            <image:caption>Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu. 
Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”... 
Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek... 
Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler... 
Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89285</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad288a80-adf0-4785-8e85-fcd75e856057.jpg</image:loc>
            <image:title>AstroDefter 2021</image:title>
            <image:caption>AstroDefter 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89286</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27efb21-4e55-4f66-a20e-7f7e31b03dcb.jpg</image:loc>
            <image:title>İrmina</image:title>
            <image:caption>- BİR MODERN TARİH HİKÂYESİ - 
 
1930’ların ortasında, Irmina adlı genç ve hırslı bir Alman, Londra’ya yerleşir. Bir kokteylde, Oxford’a giren ilk siyahi öğrenci olan ve tıpkı Irmina gibi kendi bağımsız varlığını yaşamaya çalışan Howard Green ile tanışır. Ancak ilişkileri, Irmina’nın Hitler Almanyasına dönmek zorunda kalması yüzünden beklenmedik bir şekilde sonlanır. Savaş çıkıp Howard’la iletişimi tamamen kopunca, Irmina aradığı refaha kavuşmak için hayallerinden vazgeçmekten başka çaresinin kalmadığını anlar. Barbara Yelin, ödüllü çizgiromanı Irmina’da gerçek bir hikâyeye dayanarak olaylara geniş açıdan bakabilmeyi başarıyor. Eşsiz bir sanat eseri olan bu eser, savaş zamanı Almanyasının baskıcı atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor ve şu can alıcı sorunun izinden gidiyor: Hayaller kuran, mutluluk pırıltıları taşıyan sıradan insanlar, nasıl oldu da bu katil sisteme göz yummakla kalmayıp onun hayata geçmesine olanak sağladı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89288</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb506b5e-d07e-4ad8-a118-7241d6cd6f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Pythagoras-Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz</image:title>
            <image:caption>“Biz bilgi ile ilgilenmiyoruz, biz gerçek deneyimlerle ilgileniyoruz, yaşayıp deneyimlemediğiniz sürece hiçbir bilgi, bilgi değildir.” 
Pythagoras, “felsefe” terimini ilk kullanan kişidir. O bir filozof, matematikçi, bilimadamı, müzisyen ve gnostik bir bilge âşığı olarak tüm fakülteleri karakterinde bir araya getirmiş devasa bir üniversitedir. 
Onun yolu kavramsal bilgilerden uzak bir deneyim yoludur. Ezoterik felsefenin kurucusu Pythagoras, Mısırlı rahiplerden aldığı öğretilerden oluşturduklarıyla bizlere kendi teolojisini sunar. Ona göre sayılar “Eşyanın Sırrı”nı içerir, Tanrı da “Evrensel Ahenk”tir. Sayılar bilimi altında formüle ettiği Kutsal Kelam Bilimi, Tanrı fikri, ruhun kurtuluşu, ruh göçü, karma yasası ve inisiyasyon süreçleri onun çizdiği deneyim yolunun başlıca konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89289</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a79431d-77ab-42dc-9534-377901ab1da3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet: Dün Bugün Gelecek</image:title>
            <image:caption>Devletin doğası ve rolü üzerine tartışmalar modern siyasetin temelinde yer almaktadır. Bununla birlikte, kötü bir şöhrete sahip olan devleti tanımlamak zor olduğu gibi, terim olarak devlet bir dizi farklı yoruma da tabidir.
Devlet kuramı konusunda özgün ve önemli bir yere sahip olan Bob Jessop, bu kitapta, kavram ve gerçeklik olarak devlete ilişkin eleştirel bir giriş sunuyor. Jessop, devlete ilişkin bütün genel değerlendirmeler üzerinden, okuyucuya oldukça berrak bir şekilde kılavuzluk ederken, devleti diğer toplumsal örgütlenme biçimleriyle ilişkilendiren, birbiriyle rekabet halindeki çabaları da inceliyor. Devleti analiz ederken, onun oluşumunu, dönemselleştirilmesini, yeniden ölçeklendirilmesini ve geleceğini de içeren temel özellikleri kapsamlı olarak ele alıyor. Jessop hegemonya ve zordan, yönetim ve yönetişime kadar devlet konusunda anahtar role sahip terimleri, son derece anlaşılır biçimde, enine boyuna tanımlıyor. Ayrıca ‘normal’ ve ‘istisnai’ devletler ve ‘başarısız’ veya ‘haydut’ devletlerden bahsettiğimizde ne demek istediğimizi de analiz ediyor.
Devletin karmaşıklığına odaklanmış uzman duyarlılığını anlaşılabilir bir üslupla birleştiren bu kısa giriş, siyaset ve sosyoloji alanında çalışan akademisyenler ve öğrenciler için olduğu kadar, devletin günümüz toplumlarındaki değişen rolü ile ilgilenen herhangi biri için de temel bir okuma metni olma özelliğine sahip.
“Bob Jessop’un en iyi çalışmalarından biri, büyük bir başarı. Yazarın özgün kavrayış, farklı açıları kapsayıcılık ve analiz yeteneklerini anlaşılabilirlikle birleştirip nihayete erdirdiği, olağanüstü zengin ve önemli bir çalışma.”
Colin Hay, Sciences Po</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89290</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a5b910-6168-426b-8635-8bc55e27c80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetli Listesi</image:title>
            <image:caption>Agatha Christie klasiklerinin hissiyatını uyandırıyor... Karakterlerin geçmişleri hakkında ortaya öylesine atılmış gibi görünen ayrıntılara çok dikkat edin. Bunların hepsi ipucu.” 
– The New York Times 
 
“ BU LİSTEDE OLMAK BAZILARI İÇİN BİR ÖLÜM KALIM MESELESİ’ 
İrlanda kıyılarındaki bir adada, davetliler hayatlarını birleştiren iki kişiyi kutlamak için toplanıyor. Damat: Yakışıklı ve çekici, yükselen bir televizyon yıldızı. Gelin: Akıllı ve hırslı, bir kadın dergisi sahibi. Şaşaalı düğünlerden beklenen ne varsa karşılığını buluyor: Tasarımcı kıyafetleri, ulaşılması zor, görkemli bir düğün yeri, lüks parti hediyeleri, butik viskiler... Elbette cep telefonunuz çekmeyebilir, adaya ulaşmak için boyunuzu aşan dalgalarla mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz, ancak her ayrıntısı ustalıkla planlanmış bu düğünde yer almak, birçokları için bir ölüm kalım meselesi... Elbette, mükemmellik sadece planlarda olur ve insan dediğiniz de insandır işte. Şampanya patlayıp eğlence başladığında, kızgınlıklar ve küçük kıskançlıklar, anıların ve iyi dileklerin her bir zerresine sızmaya başlıyor. Sağdıçlar okul günlerinden kalma bir içki oyununa girişiyor. Nedime pek de tesadüf denemeyecek şekilde elbisesini mahvediyor. Gelinin en eski (erkek) dostu rahatsız edici derecede şefkatli bir konuşmayla kadeh kaldırıyor. Ve sonra mutlu çiftin bu önemli gününe ölümün gölgesi düşüyor. Ölen kim? Öldüren kim? Belki daha da önemlisi, sebep ne? 
 
“Bu kitabı çok sevdim. Bir köşeye kıvrılıp okuduğum klasik bir Agatha Christie kitabından aldığım mutluluğun aynısını hissettim. Değişen bakış açıları sizi tahmin etmeye yönlendiriyor ve tahmin 
ederken de ters köşeye yatırıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89291</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0cf1a0-141f-4b88-80f4-bb006a807e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecekten Gelen Şiir</image:title>
            <image:caption>“İşgal mi? Aynen öyle, işgal. Şimdiki işgal ne dünya çapındaki faşist hareketler ve otoriter yönetimlerden ne de siyaset ve mekânın yeni duvarlar ve gözaltı merkezleriyle fiziken işgal edilmesinden ibaret. İstencin melankolisinde ve kötümserliğinde boğulan duygularımızın, arzularımızın ve hayal gücümüzün manen işgal edilmesi de söz konusu. Bugün yaşadığımız işgal, başka bir alternatif olmadığına, dolayısıyla bir geleceğin de olmadığına yönelik yaygın hisse –hatta gerçekliğe– dayanıyor.” 
 
Siyaset felsefesi alanında çalışan aktivist, yazar Srećko Horvat siyasi, ekonomik, ekolojik ve insani krizlerin kesişiminde kıyamet söylemleriyle sarmalandığımız günümüzde özgürleşmek için ulusal sınırları ve kimlikleri aşan, geçerliliğini yitirmiş uygulama ve söylemlerin ötesine geçen küresel bir örgütlenmeye ihtiyacımız olduğunu savunuyor. 
 
Nazi işgalindeki Yugoslavya’nın partizan direniş hareketinden mülteci kamplarına, edebiyat ve sinemadaki distopik anlatılardan günümüz isyan hareketlerine uzanan bir anlatıyla içinde bulunduğumuz vahim durumu değerlendiriyor ve küresel düzeni kökten değiştirebilecek bir enternasyonalizmin manifestosunu sunuyor.  
 
“Horvat çarpıcı vizyonuyla acil bir ihtiyacı ve erişilebilir bir hedefi işaret ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89292</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663f9c11-5440-49b2-9e36-6d3026a3ed53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Parçaları</image:title>
            <image:caption>“Ali,” dedim, “Kabbanî büyük şairler için neden, aslında tek mısra yazıp ölenlerdir, diyor?” 
“Çünkü,” dedi, “şiirin görevi, her şeyi açıklamak değildir. Uzun açıklamalar, papağanların, morukların ve haber bültenlerinin yaptığı bir şeydir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89293</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11fd5138-2697-4b37-8507-768bac8d7ce4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaraların Gizli Hayatı</image:title>
            <image:caption>Hiçbirimiz yaraları sevmesek de çoğu zaman onlardan kaçamayız. Evde, yolda, okulda, parkta, sahilde… Hemen her yerde bir yerimizi incitebiliriz. Canımız bazen acır, evet ama önemli olan, yaralarımızı tanımak ve nasıl iyileşeceğini bilmek. 
Peki yaraya ilk önce nasıl müdahale etmek gerekir? 
Bir yerimizi çarptığımızda cildimiz neden kızarıp morarır? 
Yaralara iyi gelen doğal yöntemler var mıdır? 
Tarih boyunca insanlar nasıl pansuman yapmışlardır? Yaralar, bereler ve çürükler hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89294</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac1bca7-0438-48f9-b6b7-b4fd3154e1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Ne Görüyorum?</image:title>
            <image:caption>Sevgili boyama uzmanları, sayı avcıları ve kalem eskiten arkadaşlar! Güzel bir resim yapmak istiyor ama ne yapacağınıza karar veremiyorsanız bu kitap tam size göre: Noktaları birleştirerek ortaya farklı resimler çıkarın, resimlerin içlerini boyayın ve hatta yaratıcılığınızı kullanarak resimlerin devamını çizin! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89295</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b00762f-23e2-45a2-bc44-346cab9d32fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Çağı: Ara, Bul ve Say – Bir Tarih Öncesi Sayma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gözlerim çok keskindir diyenlerden misin? 
Zor görevleri başarmada üstüme yoktur mu diyorsun? 
Öyleyse bu büyük kitap tam sana göre! 
Pek çok dinozor bu kitabın sayfaları arasında, 
Devasa labirentlerin içinde gizleniyor, 
Ve labirentlerden birine girdin mi, bil ki... 
Yalnızca en meraklılar yolunu bulmayı başarabiliyor! 
Doğru yolu bul, dikkatini dağıtmadan 
Yüzlerce rengârenk dinozoru aklında tut ve 
Hepsini say! Haydi başla, ne duruyorsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89297</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d2e202-74c0-473e-8450-9d41a6750ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatı Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı Araştırmaları, Türk edebiyatının yazı öncesinden başlayıp gü - nümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluş maktadır. Bu çalışma; Türklerin En Eski Tarihi: Ulu Han Ata Bitiği kitabı, Uygur Harfli Oğuzname, atasözü ve özlü söz içerikli Oğuznameler, Bayatî’nin Câm-ı Cem-Âyin, Topkapı Saray Müzesinde bulunan Oğuzname, Dana Ata ve Dana Ata Oğuznamesi, Dede Korkut Kitabı, Hz. Ali Cenknameleri, Müseyey Gazi Destanı, Eba Müslim Destanı, Dânişmend Gazi Destanı, Battal Gazi Destanı, Saltık Gazi Destanı, Selçukname, Türk Destanlarında Ankara, Türk Destanlarında Çorum, Türk Destanlarında Sivas, Saltıkname’de Konya, Gagauz Türkleri edebiyatı, Köprü dergisi, gibi konuları içermektedir. Çağatay sahası şairi Hayâtî, Yazıcıoğlu Ali, Halit Ziya Uşaklıgil, Bahtiyar Vahapzâde, şair Ahmet Kaçar gibi Türk edebiyatının önemli şahısları hakkında da araştırmalar yapılmıştır. İran Türk Halk Edebiyatında Laylaylar ve Nazlamalar, manilerde dil ve üslup, konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89298</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b1ed64-a1e1-49ae-9abe-827915e35f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kültürü Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Kültürü Araştırmaları, Türk kültürünün yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışma; Türk kültürü, Türkiye’de kültür planlaması ve siyaset, Türk milletinin ortak dil ve kültür geçmişi petroglifler, Dede Korkut Destanı, Yeni Gün(Nevruz), Kurt Dede, kemençe, horan, halk takvimi ve sayılı günler, sözlü Türk kültürünün boyutları ve işlevleri, Türk destanlarında demir ve demircilik, atasözleri, ninniler, çocuk oyunları, Kırk Kız efsaneleri, Türk masalları, destan kültürü,Ahşap camiler, serenderler, su değirmenleri, sepet ve sepetçilik, tulum, kaval,beşik, hardama / hartama, hasır örgüsü bilezikler, pileki / bileki, gibi konuları içermektedir. Otçu göçü, mısır helvası, ıslık dili, deve oyunu, kurt ağzı bağlama, güneş duası, nakışlı çoraplar, Çepni kilimleri, cecim, .. gibi konularda da araştırmalar yapılmıştır.Ayrıca; Türk düşünce dünyasında Hazret-i Ali, Hacı Bektaş Velî, Hint ve Hindistan, Bir Sivil Toplum Örgütü Olarak “Alman Türkleri Birliği”, Ordu ilinin folklorik yapısı ve halk kültürü, konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89299</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef96582-497a-4437-a24c-c46ebcf4d570.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Tarihi Araştırmaları, Türk tarihinin yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışma; Türk tarihinin ve kültürünün kaynağı kaya üzeri resimler (Pet roglifler) ve yazılar, Türk - Moğol akrabalığı, Kök Türk Devletleri Dönemi’n - de Oğuzlar, Oğuzname, Selçuklu öncesi Türkiye Türkleri ve Türkiye Türkçesi, Danişmendli Devleti, Osmanlı ailesinin kökleri, Ankara Savaşı, Haçlı Seferleri, Gagauz Türkleri tarihi, Peçenekler, Osmanlı Dönemi’nde Kosova’da eğitim ve öğretim, 1898-1903 yılları arasında Hakkâri’de eğitim ve öğretim, azınlık okulları, Türkiye’de Hun-Macar izleri, gibi konuları içermektedir. Ahmet Yesevi, Sarı Saltık Gazi, Danişmend Gazi, Çaka Bey, Kara Tekin Gazi, gibi Türk tarihinin önemli kişileri hakkında da araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca; arşiv belgelerine dayalı olarak Türkiye-Avusturya eğitim ilişkileri, Türkiye-Polonya ilişkileri, Türk - Japon ilişkileri, üzerinde de durulmuştur. Atatürk’ün son Sivas ciyareti ve Geometri terimleri dersi, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89300</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fede372-5403-40b8-a385-4dc0da977e45.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet Ve İstiklalimizin Gür Sesi: Mehmed Akif - Ümmetçilikten Milliyetçiliğe Bir Aydın Portresi</image:title>
            <image:caption>Mehmed Akif bir edebiyat adamı olduğu kadar aynı zamanda bir dava, bir inanç ve düşüncenin adamı olup bu düşünce ve dava uğruna hayatının önemli bir kısmını imparatorluk coğrafyasının çeşitli bölgelerinde kimi zaman bir aksiyon adamı kimi zaman da bir fikir işçisi ve kanaat önderi olarak geçirmiştir. Özellikle Milli Mücadele yıllarında vatanın kurtuluşu için verdiği emek ve ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üzerindedir; Anadolu&apos;nun dört bir yanını dolaşmış, istiklal ve hürriyet davamız için büyük gayretler sarf etmiştir. 
Bugüne kadar istiklal şairimiz Mehmed Akif&apos;in hayatı ve düşüncelerini konu alan pek çok kitap ve makale yayımlanmış, bu çalışmalarda büyük vatan şairinin daha çok edebi yönü ve sanatı incelenmiş, temsil ettiği ideoloji, düşünce ve inanç dünyasına ilişkin konular yeteri kadar ele alınmamıştır. Oysaki hayatı ve eserleriyle istiklal ve hürriyet davamızın numune-i imtisali haline gelen büyük şairin siyasi faaliyetleri ve siyasal kavramlara bakışı, temsil ettiği dünya görüşüne ilişkin fikirleri en az edebi yönü kadar incelenmeye değer zengin bir içerik taşımaktadır. Mehmed Akif&apos;in İslamcılık ve milliyetçilik cereyanlarıyla ilişkilendirilebilen fikir ve düşünceleri yanında, milliyetçilik, ittihad-ı İslam, hilafet, devlet, ümmet, hürriyet, siyasi partiler gibi kavramlara nasıl baktığı bu eserin ana omurgasını oluşturmaktadır. Eserin odaklandığı bir diğer önemli nokta ise Mehmed Akif&apos;in ideolojik olarak hangi kulvarda değerlendirileceği hususudur. Bu anlamda Mehmed Akif İslamcı mı, milliyetçi mi yoksa milliyetçilikle İslamcılığı telif etmiş bir yazar ve şair midir? Milliyetçi İse milliyetçiliğinin boyutları nelerdir? İslamcı ise kendisini diğer İslamcı yazar ve düşünürlerden ayıran temel parametreler nelerdir? Çalışmada bu soruların cevaplarını arama yolunda önemli bir gayret sarf edilmiş, eser, uzun soluklu bir çabanın ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Dr. Akif Çarkçı&apos;nın bu çalışmasının Mehmed Akif literatüründe çok önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89301</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6488bec2-e8b8-4c76-b834-d05440fd16e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 2</image:title>
            <image:caption>Önceden eşyalarla konuşurken cevap beklemeyen ben, ilk kez cevap alma arzusuyla soru sormak zorunda hissetmiştim kendimi: 
“Kimsin sen? Hangi yanımsın? Olmaktan korktuğum Gönül’ün mü, yoksa ulaşmaya çalışıp bir türlü yakalayamadığım Gönül’ün mü yansımasısın?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89302</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/354b51ed-a6ac-4ef3-8eb1-e70dbb27d287.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes</image:title>
            <image:caption>Balkan göçmeni bir ailenin oğlu olan şair,  üniversite öğreniminden başlayarak ve sonrasında da işi gereği görev yaptığı şehirler vesilesi ile birçok kültürü yaşama şansına sahip olmuştur. Yaşadığı uzun uzadıya gurbetler ve hayata yetişebilme telaşı şiirlerine yansımaktadır. Çevresindeki ayrıntıları gözlemlemek, aslında görünmeyende veya dile gelmeyendeki gerçeği anlamak ve gerektiğinde bunu mısralara döküp anlatmak hevesi ile bu şiirleri yazmıştır. Yalnızlığın aslında fena bir şey olmadığını, bu telaşların arasından çıkıp bazen de kendine gitmenin ve bir nefes alıp öyle devam etmenin gereğini anlamış, anlatmıştır. 
Velhasıl uçurumun kenarındadır hep hayat, yani düşmeden ve bazen hiçbir yere kimseye tutunmadan yaşayabilmek en onurlusudur. Yalnızlığın tadı başkadır yani, bazen kalabalığın ortasından orkestrayı susturup çekip de gidebilmek güzeldir, kıyısına çekilip hayatın kendi besteni yapabilmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89303</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216cfba1-1a54-4739-a4ff-b6fc83ba3622.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun bir kasabasında dünyaya gelmişti. Daha çocuk yaşlarında iken yapılara dikkat ediyor, taşla örülen duvarları uzun uzun seyrediyordu. Camilerin, köşklerin nasıl yapıldığını kendi kendine anlamaya çalışıyordu. Sokakta oynarken tahtadan evler yapıyor, ufak taşlar toplayarak kum üzerinde küçük binalar yapmayı deniyordu. Artık kafasına koymuştu; ileride mimar olacaktı. 
Yavuz Sultan Selim tahta geçince Osmanlı Devleti Anadolu’dan da çocukları toplama kararı aldı. Henüz on yaşlarında idi. Bir gün kasabaya gelen Yeniçeriler yetenekli ve zeki çocukları seçeceklerdi. İstanbul’a götürmek üzere onu da seçmişlerdi. Önüne büyük bir fırsat çıkmıştı. Bir yandan ailesinden ayrılacağı için üzülüyordu. Diğer yandan devletin himayesinde yetişip büyük bir mimar olacaktı. 
Böylece İstanbul’a geldi. Yetenekli ustaların yanında yapıcılığı öğrendi. Katıldığı seferlerde ordunun gölleri, ırmakları aşmak için kadırga, yol ve köprü yaptı. Giderek herkesin beğenisini kazanıyordu. Bu durum Kanunî Sultan Süleyman’ın da dikkatini çekti. Onu devletin baş mimarlığı görevine atadı. 
 
Önünde geniş bir ufuk açılmıştı. Devlet kendisine her türlü imkânı sağlamıştı. Bütün hüner ve becerisini göstererek, birbirinden sağlam ve çarpıcı eserler inşa etti. İstanbul başta olmak üzere uçsuz bucaksız vatan coğrafyasını imar etti. Cami, medrese, türbe, hamam, su kemeri, çeşme ve köprü gibi eserlerle Osmanlı şehirlerini süsledi. Böylece uygarlığımızın da en büyük simgesi olarak dünyaca ün kazandı. Tarihimizin en büyük yüzyılında yaşayan bu kişinin adı Mimar Sinan’dı. 
  Sinan durup dinlenmeden çalışarak devletine ve milletine hizmet etti. Ömrünü yapı işlerine adayan Sinan, dünya durdukça rahmetle anılan ölümsüz bir mimar oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89304</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d011ed44-a9ac-4a8e-bdb4-4e6aefa7f1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Duvar Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Beş Duvar Bir Oda, masal tadında, duygu yüklü, gerçekçi ve yönlendirici hikâyelerden oluşan çok güzel bir koleksiyon. Sevgili Handan Altın, bir ağacı saran sarmaşıklar gibi, hikâyeden hikâyeye hayatın içinden sanki bizi anlatırmış gibi inanılmaz bir iş çıkarıyor. Kısa hikâyeleri âdeta ruhumuzu besleyen dersler tadında dünyamızı çoğaltıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89305</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7294a298-d6ea-4d86-820a-be90e346ca2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabenin Oğlu Ali - 1</image:title>
            <image:caption>Acının şehridir, insanın kalbinde inşa ettiği. 
Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği. 
Sonra... 
Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan. 
Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan. 
Ve... 
Maktul sendin! 
Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi... 
Senin yüzlerindi... 
Boş bakışlarla birbirini süzen. 
Oysa... 
Hiç tanıdık değildi değil mi? Nasırlı parmakların, küf kokan etin, ölü gözlerin. 
Hepsi sendin! Hepsi sensin! 
Sen olduğunu bildiğin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89306</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7954828-a092-45c7-8e6c-629187f5a50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabenin Oğlu Ali - 2</image:title>
            <image:caption>Hayat sırlarla doluydu. 
Ne dün dündü ne de yarın vardı. 
Her şey o anda toplanır, aşikâr olurdu. 
Gözdeki perde kaldırılır, yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi. 
Suyla pak olurdu insan. 
Su hayattı, su başlangıçtı; su akıp giden ömrün yoldaşıydı. 
Bir nefesti yaşamak. 
Bir solukta geçerdi. 
Ve... 
Bir mucize gerçekleşirdi. 
Oysa... 
Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı. 
Şimdi... 
İlahi bilgiydi, arşı titretti. 
O ki... 
Musa’ya, Hızır’a öğretilen, Yusuf’a bahşedilen 
Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden. 
İlim bir noktaydı, onu cahiller çoğalttı. 
Evveli... 
Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı; görünenden görünmeyi görmek. Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak; görünenden görünmeyeni görmek. 
Ve sonu... 
Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı; görünmeyenden görünmeyi görmek! 
Şimdi... 
Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen. 
Bilginin kaynağıydı; özüydü ışıyan, bilginin cevheriydi yüzünde parlayan. 
İlm-i Ledünni! 
Tüm sırlar, incelikler bir bir öğretilmekteydi. 
İlm-i Gaybi! 
Maddenin, mananın; Levh-i Mahfûz’un tümü yüreğine ekilmekteydi. 
O, ezelden ebede, evvelden ahire, zahirden batına, sırdan aşikara ilmü&apos;l-guyûb ve’l-esrâri’l-hafiyeydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89308</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721fa0cc-56af-4f6c-bc9d-566786058cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman Son Sürat</image:title>
            <image:caption>Genç Bruce Wayne anne ve babasının ölümünün arkasındaki sırrı çözmek için Gotham şehrinin arka sokaklarında dedektiflik ve dövüş yetilerini geliştirmektedir. Ailesinin ölümünden suçluluk duyan Bruce, vicdan azabı çekmektedir ve bundan kurtulmak için cinayetin gerçek sorumlusunu bulmaya ant içmiştir. Bu mücadelesinin bir parçası olarak da babasının garajda yatan ilk arabasını yeniden toparlamaya başlar. Fakat Bruce çok zaman geçmeden bunları tek başına yapamayacağını anlar ve bu durum onu yeni dostluklara ve zorluklara sürükler. Ama bu mücadele, sonunda ona en çok istediği şeyi getirecektir: Özgürlük Yazar Shea Fontana (DC Super Hero Girls, Wonder Woman) ve çizer Marcelo DiChiara’nın (DC Super Hero Girls, Teen Titans Go!) sunduğu Batman: Son Sürat arkadaşlık, güven ve affetmenin önemine değinen içten bir hikâyedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89309</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7738f40b-72b8-49e2-aa91-b005600a0a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Feng Shui</image:title>
            <image:caption>Geceleri neden aynanın üzerini örtmemiz gerekir? Kedilerin uyuyacağımız odayla ilgisi ne? Şahperi Sofrası’nı yedi sene üst üste kurduğumuzda ne olur? Evlerimizde neden demir bulunmalıdır? Gül kokusu ne işe yarar? Hangi bitkiler tılsımlıdır? Yaşam alanlarımızda bolluk-bereket için ne yapmalıyız? 
Bu soruların cevapları, binlerce yıl öncesine dayanan Anadolu ritüellerinde saklı. 
Gazeteci-yazar Neslihan Perker, kendi deneyimlerinden yola çıkarak yaşanılan mekânlarda yaşam enerjisini harekete geçirme pratiklerini araştırıyor. Anadolu Feng Shui, yaşadığımız topraklara özgü binlerce yıllık ritüelleri uygulamanız için mini bir rehber özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89311</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844e3ea1-5b1f-4860-9302-f5bf497bde5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavaş Arası Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımda ,hala aktif olarak işletmekte olduğunda çiğ köfte dükkanımda yaşadığım olayları ve tanıdığım kişileri anlattım .Bu kitap benim için bir anı niteliğinde olacak .Her yazar kitabını biraz da birileriyle dertleşmek için yazarmış. Ben de kitabımı dertleşmek , içimi dökmek adına yazdım . Eminim ki kitabımı okuyanlar ,özellikle çiğ köfte dükkanı işleten meslektaşlarım ve küçük esnaf diye anılan arkadaşlar kendilerinden bir şeyler bulacaklardır.Bazen hüzünlenecek ,bazen de gülümseyeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89312</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6448942c-82af-472e-8104-ff34f24596a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi - Salgında Hayatta Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Ölmek ya da Ölmemek kitabının yazarından, pandemilere neden olan virüsler ve bunlarla nasıl baş edeceğimizi anlatan önemli bir çalışma.
Hastalıklar nasıl ortaya çıktı?
Salgınlara neden olan virüslerin ortaya çıkmasını ilk etapta nasıl durdurabiliriz?
Hastalıkların ülkemize, evlerimize ve bedenlerimize ölümcül saldırılarını durdurmak için neler yapabiliriz?
Uluslararası tanınmış bir uzman olan Dr. Michael Greger, Pandemi / Salgında Hayatta Kalma Rehberi’nde dünyanın gördüğü en ölümcül patojenlerin bazılarının kökenlerini araştırıyor. Geçmişten bugüne evrimlerinin izini süren Dr. Greger, bu patojenlerin nereden kaynaklandığını incelerken, ölümcül etkilerini küresel düzeylere taşıyan insan rolüne dikkat çekiyor. Tüberkülozdan kuş gribine, HIV&apos;den koronavirüse kadar bulaşıcı hastalıklar ortak bir hikâ ye paylaşıyor: hayvan ve insan etkileşimi. Dünya, yeni koronavirüsün yıkıcı etkisiyle boğuşurken, Dr. Greger yalnızca bir pandemi sırasında kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için neler yapabileceğimizi değil, aynı zamanda insan nüfusunun daha büyük felaketlerin olasılığını azaltmak için neleri düzeltmesi gerektiğini de ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89313</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1a4689-b3f6-406c-ac3a-93c603b7bd78.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Vücudumuz - İlk Keşifler</image:title>
            <image:caption>Kitabını aç, inanılmaz vücudunu keşfe çık! 
İLK KEŞİFLER-Vücudumuz, hareketli sahneleri, vücudun çeşitli bölümlerini bulma oyunları ve verdiği eğlenceli bilgilerle, bilimle tanışma konusunda harika bir ilk kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89314</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ab98fe-b8f0-4500-8da5-b217effad093.jpg</image:loc>
            <image:title>Helen Keller / İlham Verenler - 2</image:title>
            <image:caption>HELEN KELLER, 1880’de Amerika’nın Alabama eyaletinde sağlıklı bir bebek olarak dünyaya geldi. On dokuz aylıkken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu görme, duyma ve konuşma yetilerini kaybetti. O günden sonra dünyası karanlık ve sessiz bir zindan gibiydi. Çıldırasıya ağlıyor, ruhunu saran zincirlerden bir türlü kurtulamıyordu. Hayatı büyük bir kâbustan ibaretti, ta ki yedi yaşında öğretmeni Anne Sullivan ile tanışana dek. Helen, sadece dokunarak ve koklayarak, görebilen, duyabilen ve konuşabilen milyonlarca insanın yapamadığı birçok şeyi başardı. Öyle ki; dünyaca ünlü bir yazar, eğitimci ve aktivist oldu. Onun zifiri karanlıktan, göz kamaştırıcı aydınlığa giden, ilham dolu hikâyesinden parıltılar toplamaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89315</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc55e814-a347-4b14-8f84-35b8a040ebaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Orhan Veli Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın sevilen şairlerinden Orhan Veli’nin şiirlerini bu sefer çocuklar için renkli ve resimli olarak bir araya getirdik. Hadi birlikte Orhan Veli’nin şiir dünyasını keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89316</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6db86b-163f-4745-be45-4b284a0fd39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpır Gizli Görev</image:title>
            <image:caption>Yönünü sevgiyle bulan bir köpeğin &apos;&apos;şampiyonluğa&apos;&apos; koşuşu…
Dilek Yardımcı&apos;nın, yaşanmış olaylardan esinlenerek kurguladığı Zıpır&apos;ın ikinci serüveni; kabına sığmaz, yerinde durmaz kahramanımızı türlü engellerle yüzleştiriyor, hayatın gizlerini keşfedeceği &apos;&apos;gizli görev&apos;&apos;lerle buluşturuyor.
Hayvanların sahiplenilmesi gibi duyarlılık gerektiren bir konuya eğilerek, hayvanların kendi doğal çevrelerinde özgürce yaşama hakkı üzerine düşündüren yazar, insanlar ve can dostları arasında kök salan koşulsuz sevgiye de dikkat çekiyor.
Özgürlüğüne tutkun delifişek bir köpeğin, azim ve kararlılık dolu kendini gerçekleştirme hikâyesini odağına alan roman, başarıya giden yolun hayal etmekten ve mücadeleyi bırakmamaktan geçtiğini anımsatıyor.
Yeni yuvasında, yeni sahibi ve yeni dostlarıyla geç de olsa mutluluğu yakalayan Zıpır&apos;ın keyfi yerindedir. Ta ki merakına yenik düşüp özgürlüğünü &apos;&apos;yeniden&apos;&apos; kaybedene değin! Ah o serseri köpek grubu yok mu! Bela mı bizim Zıpır&apos;ın peşini bırakmıyor, yoksa o mu belayı kovalıyor bilinmez ama, köy ha bire karışıyor. İşlerin tam da sarpa sardığı bir dönemde, Kürekli Kahraman Orhan bir yarışmadır tutturuyor. Oysa bizimkinin aklı, hiç tanışmadığı babasında, kalbi ise yüzüne hasret kaldığı ruh ikizi Kaan Efe&apos;de. Şimdi kim o yıldız köpek numaralarını yapıp nicedir galibiyeti elinden bırakmayan Şampiyon&apos;u alt etmek için uğraşacak? Önce babasını bulmalı. Ama madalya da ne yakışır tasmasına! Zıpır&apos;ın kafası bir hayli karışık. Neyse ki ona doğru yolu gösterecek ve hayallerine koşar adım yaklaşmasına yüreklendirecek Esmer Amcası, Emine Ninesi ve bir de &apos;&apos;Sokak Köpekleri Kardeşliği&apos;&apos;nin haşarı üyeleri var...
Dilek Yardımcı&apos;nın güçlü diyaloglar ve şaşırtıcı bir kurguyla ördüğü bu umut tazeleyici roman, Gül Sarı&apos;nın sıcacık resimleriyle zihinlerde canlanıyor.
Sevginin iyileştirici ve birleştirici gücüne sığınarak yüreklere dokunan Zıpır, sevginin izini sürmek gibi anlamlı bir gizli görevi bulunan tüm delişmen ruhların düşlerini geleceğe kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89317</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a445a38a-2a04-4000-840b-7b29b7fbe6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ebubekir Döneminde Ganimet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1-Birinci Bölüm – Fetihler 
a.Ridde Olayları 
b.Üsame Ordusu 
c.Suriye Fetihleri 
d.Irak Fetihleri 
2-İkinci Bölüm – Hz. Ebubekir’in Yönetimi 
a.Yönetim Anlayışı 
b.Hz. Ebubekir’in Hukuki ve Mali Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89318</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4d68ce-2e31-4666-a721-66c3173ad334.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.”
Hayatları boyunca köle olarak yaşayan hayvanlar, nihayet kendi kendilerinin efendileri olmaya karar verip isyan bayrağını çekerek insanları alt ederler. Artık düşledikleri dünyayı yaratma şansı onlardadır. Fakat kendi kendilerine yetecekleri adil bir sistem kurma hayalleriyle çıktıkları bu yolda insanların hatalarını tekrarlamaktan ve yozlaşmadan kaçamayacaklardır.
Orwell bu unutulmaz eserinde otoriter ve totaliter rejimlerin tehlikelerini gözler önüne sererek, geçmişteki ve günümüzdeki toplumların işleyiş mekanizmalarını büyük bir ustalıkla eleştirir. Hayvan Çiftliği her dönem okunabilecek bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89319</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4833d39-64ce-4031-bd36-23f83d3499e9.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük, iki artı iki dört eder diyebilmektir. Eğer buna izin verilirse, gerisi gelir.” Sene 1984. Her hareketi izleyen tele-ekranların ve her düşünceyi okuyabilen totaliter düzenin devri… Yıllarca süren savaşların sonunda dünya üç büyük devletin elinde. Okyanusya vatandaşı Winston Smith, insanlığın baskıyla kontrol altında tutulduğu, çocukların ailesini bile ihbar ettiği bir korku toplumunda yaşayan “uyumsuz” biridir. Bu uyumsuzluk onu sorgulamaya iterken aynı zamanda geri döndürülemez bir yola sokacaktır. 1984, dünya var oldukça güncelliğinden hiçbir şey yitirmeyecek, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89320</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd6e591b-f738-473b-abfe-63612c05cf6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel Set (4 Kitap Takım Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Karamel 1: Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi
Peter’in hayattaki en büyük derdi iki buçuk yaşındaki kardeşi Karamel. Büyükler ona bayılıyor fakat Peter ile kaplumbağası Tıptıp için o tam bir baş belası! Sürekli ayak altında dolaşıp elini sürdüğü her şeyi berbat ediyor, öfkelenince kendini yere atıp avaz avaz bağırıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Tıptıp’a göz dikince Peter’in sabrı taşıyor. Peki, ailesinin biraz da kendisine ilgi göstermesini nasıl sağlayabilir?
Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ilk kitabı.
Karamel 2: Süper Karamel
On iki yaşındaki Peter, baş belası kardeşi Karamel’in yarattığı kargaşadan uzaklaşmak için çareler ararken bir kardeşi daha olacağını ve ailece bir seneliğine küçük bir sahil kasabasına taşınacaklarını öğreniyor. Kimseyi tanımadığı bir yerde Karamel’le aynı okula gitme fikrine alışmaya çalışırken içini kemirip duran bir soru var: Ya yeni doğacak kardeşi de Karamel’e benzerse?
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ikinci kitabı Süper Karamel’de Peter ailesiyle birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor.
Karamel 3: Karamel Çılgınlığı
Peter’i canından bezdiren kardeşi Karamel bu kez de Peter’in baş düşmanı Sheila Tubman’la evlenmeye karar veriyor. Bu da yetmezmiş gibi Peter ailece yaz tatilini geçirecekleri evi Sheila ve ailesiyle paylaşacaklarını öğreniyor! İki geniş aile ve birbirinden renkli komşularla müthiş bir tatil macerası Peter’i bekliyor.
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin üçüncü kitabı Karamel Çılgınlığı’nda Peter ailesi, komşuları ve dostlarıyla unutulmaz bir yaz tatili geçiriyor.
Karamel 4: Çifte Karamel
Karamel’in yeni tutkusu para. Evde yaptığı “Karamel Papelleri”yle aklına gelen her şeyi satın almayı saplantı haline getirince Peter ve ailesi darphane gezisi yapmaya karar verir. Gezide yıllardır haber almadıkları akrabalarıyla karşılaşır ve kendilerini çılgın bir maceranın içinde bulurlar. Peter kardeşinden çektikleri yetmezmiş gibi bu kez de birbirinden sinir bozucu ikiz kuzenleri ve Karamel’le aynı adı taşıyan, yaramazlıkta da ondan hiç aşağı kalmayan küçük erkek kardeşleri Minik Karamel’le uğraşmak zorunda kalır!
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin son kitabı Çifte Karamel’de Peter ailesiyle yardımlaşarak hep birlikte içine düştükleri çılgın macerayı atlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89321</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96534733-e223-4edb-8a1d-f8c9806eff4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif</image:title>
            <image:caption>Sıradan görünen ama alışılagelmişin dışında bir polis, bir seri katil ve hızla çoğalan kurbanlar... 
 
Bağımlılıkları ve rutinleriyle hayatı gevşek biçimde kavramış Dedektif&apos;in kalın kabuğu
farklı kişilerin dikkatini çekmiştir. Ama bu, kabuğun ardında aynı şeyi gördükleri anlamına
gelmez. İlgi ölümcül de olabilir kurtarıcı da… 
Benzerlik insanları farklı yollara sürükleyebilir. Yolculuk hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratıcıdır. Kurtuluş için gereken mesafe muammadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89322</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6582c982-479e-498c-a121-a9f82e29ae0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misket Kızın Rüyası</image:title>
            <image:caption>Misket Kızın Rüyası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89323</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c95a3216-90a2-4962-844d-6151c0430a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası Ve Doğa - Kriz Çağına Nasıl Geldik</image:title>
            <image:caption>Toprak ilk Akdeniz halklarının kültürel temeliydi; toprağa bağlı ve yakın olduklarını kabul ediyor, doğayı çeşitli şekillerde işlenen kırsal dünya içerisinden kavrıyorlardı. Sahip oldukları bu doğa imgesi, ticaretten sosyal yaşama, dini ritüellerden tarım etkinliklerine kadar hayatın her alanına nüfuz etmişti. Binlerce yıl boyunca insanlık ile ona ev sahipliği yapan toprak arasında keskin bir ayrım yoktu. Doğayla büyük ölçüde uyumlu bir ilişkinin var olduğunu kabul eden yaygın bir uzlaşı vardı. Antik Akdeniz’de geleneksel tarım, doğal ekosistemlerin temel özelliklerine aykırı değildi. Zengindi, karmaşıktı, kendi kendini düzenliyordu ve esnekti. 

Bu ilişki, doğanın, insanın müdahale etmediği yabani kırsal olarak algılanmaya başladığı 18. yüzyılın sonlarında sona erdi. Yüzyılın başlarında insan dünyası, tarımsal âlem ve işlenmemiş doğa alanı, iç sınırları olmayan kesintisiz tek bir sahaydı. Fakat yüzyılın sonuna gelindiğinde çağın önemli yazarları bu süreklilik içerisinde keskin bir bölünme yaratmış ve tarım dünyasını doğa dünyasından ayırmışlardı. Bu ani ve çarpıcı duyarlılık değişimi ekolojik anlayışı baş aşağı etti ve halen daha mücadele etmekte olduğumuz çok önemli sonuçlara sebep oldu. 

James H. S. McGregor dünyanın bugün karşı karşıya olduğu çevre krizinin kökeninde Batı toplumunun “İlk Doğa” ilkesini, insan toplulukları ile doğa dünyası arasındaki uyumlu ilişkiyi terk etmesinin yattığını öne sürüyor. Bu temel eser bizlere yeni bir çevresel sorumluluk yaklaşımı sunmakla kalmıyor, doğadaki yerimize dair eski anlayışı yeniden edinmemiz gerektiğini söylüyor. Doğaya karşıt ve hasım konumumuzu terk etmeli, doğuştan ait olduğumuz biyolojik dünyada geçmişin kendini ispatlamış teknikleriyle yetiştiricilik yapan kimliğe dönmeliyiz. Kaybedilen şeyler çok, toprak ve çevre büyük zararlar gördü, geleneksel bilgi de taşıyıcılarıyla beraber öldü. Fakat halen daha kurtarılabilecek, üzerinde çalışılabilecek ve yeniden düşünülebilecek çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89324</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14700d55-6470-4a75-ad57-e2cfe163937c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Singleton (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Kaptan Singleton 1720 yılında, Robinson Crusoe’dan bir yıl sonra yazılmıştır. Ailesini hiç tanımamış bir çocuğun korsan olarak yağma yoluyla zenginleşmesini, bu korsanlıklar sırasında edinilen bir dostun yardımıyla pişman olup bu hayattan vazgeçmesini anlatır. Gemilerde geçen, talan ve yağmayla dolu bir hayatın sürükleyici hikâyesi olduğu kadar doğru yerden gelen rehberlikle kurtuluşa kavuşan bir ruhun portresidir. Korsanlık romanlarının revaçta olduğu bir dönemde yayımlanan roman, içerdiği tutarsızlık ve hatalar nedeniyle eleştirilmiş olsa da deniz kokan rüzgârları, yerlilerin kulaklarda çınlayan çığlıklarıyla Robinson Crusoe gibi okurların hayal dünyasında bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89325</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f75119cf-eb2a-4fbb-a7de-b116e7310a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Aşkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erbil’in çeşitli kişilerin birbirlerine yazdıkları özel yaşam itiraflarıyla dolu mektuplardan oluşan bu romanı (yazarın başka birçok romanında olduğu gibi) estetik ya da erotizm ile etiğin çatışmasına bize bir aralıktan baktırırken, aynı zamanda bu çatışmanın kaynağını sorunsallaştırmaktadır. Çatışma, kuşkusuz romandaki olayın kurgusuna aittir; fakat kurguyu da aşmakta, bizi bu romanın doğrulukla ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırmaktadır. Edebiyat ya da roman doğruyu söyler mi, söyleyebilir mi, özellikle bu roman Mektup Aşkları ise? (…) Mektuplar ne varacağı yere varmıştır ne de varmamıştır ya da varmayacaktır; mektuplar yoldadır ve okuyanı çarpmaktadır. Tek doğru, mektupların yolda ve elden ele geçmekte olduğudur.” 
 
                                                                                                                                                                                       Önay Sözer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89326</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb8925d-c5a0-418f-acc5-d8b80b4212aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Dönemi Kısa Girit Tarihi</image:title>
            <image:caption>Girit kültürü kendine özgüdür. İçinde, eski dönemlerden Miken, Minos, Roma, Hellen, Bizans ve biraz da Arap kültürü barındırır. 

 Ortaçağ ve hemen sonrasında, bu kadim kültürün üstüne kalın bir Venedik kültürü katmanı eklenmiştir. Bu senteze son olarak da Osmanlı kültürü katıldı. Bütün bunlar Akdeniz mirasının özgün bir parçası haline gelen Girit kültürünü oluşturdu. 

Değerli akademisyenler Ayşe Nükhet Adıyeke ve Nuri Adıyeke’nin otuz yıllık Girit tarihi çalışmalarının son ürünü olan Osmanlı Dönemi Kısa Girit Tarihi ’nde, bu derin tarihsel hikâyenin Osmanlı kısmı ayrıntılı olarak inceleniyor. Yazarların Girit kadı sicillerini de kapsayan çok geniş bir arşiv, yazma ve belge taramasının sonucu olan bu kitap, bilinçli popüler tarih tercihiyle, başta Giritliler olmak üzere, Osmanlı dönemi Girit tarihini merak eden tüm okuyuculara kolay okunan, akıcı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89327</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc1bb9d-4160-4ecc-b2e7-f8c3461dde2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Biyologlar - Ray&apos;den Hamilton&apos;a</image:title>
            <image:caption>“On yedinci yüzyılda mikroskobun icat edilmesiyle yeni ve tamamen sürprizlerle dolu bir dünyanın kapıları açıldı. Küçücük bir su damlasının içinde sayısız canlının bulunması hayal gücünün sınırlarını zorluyordu.” 

Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 400 yıl geriye uzanarak otuz sekiz büyük biyoloğun biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, biyologların bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, biyolojinin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve biyolojik teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 

Aralarında Sloane, Linnaeus, Banks, Lamarck, Humboldt, Hooker, Owen, Aggassiz, Darwin, Galton, Mendel, Wallace, Huxley ve Crick gibi pek çok büyük biyoloğa ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da modern tıp ve genetik biliminin bugünkü birikimine nasıl kavuştuğuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89328</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689c877d-9b6f-432b-a21d-26096fd9089c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Aşkları</image:title>
            <image:caption>“Erbil’in çeşitli kişilerin birbirlerine yazdıkları özel yaşam itiraflarıyla dolu mektuplardan oluşan bu romanı (yazarın başka birçok romanında olduğu gibi) estetik ya da erotizm ile etiğin çatışmasına bize bir aralıktan baktırırken, aynı zamanda bu çatışmanın kaynağını sorunsallaştırmaktadır. Çatışma, kuşkusuz romandaki olayın kurgusuna aittir; fakat kurguyu da aşmakta, bizi bu romanın doğrulukla ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırmaktadır. Edebiyat ya da roman doğruyu söyler mi, söyleyebilir mi, özellikle bu roman Mektup Aşkları ise? (…) Mektuplar ne varacağı yere varmıştır ne de varmamıştır ya da varmayacaktır; mektuplar yoldadır ve okuyanı çarpmaktadır. Tek doğru, mektupların yolda ve elden ele geçmekte olduğudur.” 
 
Önay Sözer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89329</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3599b33-c131-45f9-8099-a992a1a326e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi</image:title>
            <image:caption>herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır. (...) Meftun, Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir? Hayır. Göreceğiz ki o da değil. Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür.” 

1901’de “Alafranga” adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman, 1909’da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar. Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini, Meftun’u yaratmış, üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir. Şıpsevdi zamansız bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89330</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e0c7dd-f650-4cb2-a8ef-d3a54aa23110.jpg</image:loc>
            <image:title>Delirmek Görecelidir</image:title>
            <image:caption>Ben o elmayı yasak olduğunu bile bile aldım. Kendi isteğimle yanında durdum. Ve yanında durmaya da devam edeceğim.” 

Kafamın içinde durmadan bu cümleler yankılanıyordu. Sanki o an dünya dönmeyi bırakmıştı. Öylece kaldığımız yerde âdeta bütün gezegenler bizim etrafımızda, bizim için dönüyordu. 

Ayağıma düşen soğuk kar tanesi ayağımda iyice açılan yarayla buluştuğunda yüzümü ekşittim. İstemsizce ayağıma baktım. Kandan hoşlanmıyordum ve yarama bakmam hiç iyi olmamıştı. Gözlerim karardı. Artık tamamen kendimi güçsüz hissediyordum. 

Delirmek Görecelidir, insan aklının sınırlarında bizi gezintiye çıkarıyor. Zaman ve mekânın silikleştiği, olayların iç içe geçtiği bu romanı okurken kendinizi sorular sorarken bulacaksınız… Yaşananlar gerçek miydi? Delilik nedir? Sevmek bir şeyi anlamak için yeterli midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89331</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7357c60-df14-4ba5-b04c-0edcfbba0120.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Singleton</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Kaptan Singleton 1720 yılında, Robinson Crusoe’dan bir yıl sonra yazılmıştır. Ailesini hiç tanımamış bir çocuğun korsan olarak yağma yoluyla zenginleşmesini, bu korsanlıklar sırasında edinilen bir dostun yardımıyla pişman olup bu hayattan vazgeçmesini anlatır. Gemilerde geçen, talan ve yağmayla dolu bir hayatın sürükleyici hikâyesi olduğu kadar doğru yerden gelen rehberlikle kurtuluşa kavuşan bir ruhun portresidir. Korsanlık romanlarının revaçta olduğu bir dönemde yayımlanan roman, içerdiği tutarsızlık ve hatalar nedeniyle eleştirilmiş olsa da deniz kokan rüzgârları, yerlilerin kulaklarda çınlayan çığlıklarıyla Robinson Crusoe gibi okurların hayal dünyasında bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89332</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf7eba68-49c2-4607-b219-63bd4704410c.jpg</image:loc>
            <image:title>Zamanı Uyandıran Saat</image:title>
            <image:caption>“Dedesi öldüğünde ölümü pek anlamamıştı. Ama yokluğu fark edilen bir şeyler olunca artık onu görmese de hafızasının aldıkları ona yaşayan bir adamdan kalanları hatırlatıyor ve o zaman dedesini onun anlattıklarıyla yaşatıyordu. Artık zamanın ne olduğu konusunda daha farklı fikirleri vardı. Zaman ona göre yaşayan ve yaşamayanların toplamı gibiydi. Bunu keşfetmesi dedesinin duvardaki saatiyle mümkün olmuştu. Çünkü o her gongladığında ona dedesini ve geçmişin izlerini hatırlatmıştı.” 
 
Zamanı Uyandıran Saat, ister yetişkin olsun ister çocuk, okuyan herkese öncelikle zamanı, sonra da insana ait kavramları çok güzel bir dille anlatıyor. Dedesinden kalan gonglu saatle “uyanan” Sema, zamanı da uyandırıyor ve bu uyanışla birlikte bir gelecek hazırlıyor. Hadi gelin, onunla bu kavramlar üzerine düşünelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89333</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4c7889-9ce0-4c9e-a242-def55cf67da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep İnsan - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Biraz tarih, biraz biraz felsefe, biraz din, 
biraz siyaset; ama ‘hep İnsan.’” 
Yazdıklarım insanın tarihsel ilerleme sürecindeki inanış, düşünce ve eylemlerini anlamaya yönelik kısa bir derlemedir. İnsan doğası gereği bilmek isteyen bir canlıdır, merak eder. 
İnsanlık mirasına pozitif değer katabilecek eylemlerde bulunabilmek için gerekli 3 temel adım şunlardır: 
1- Oku (algıla/duy/tez) 
2- Bil (anlam/kategori/antitez) 
3- Düşün (sentez/sezgi) 
İnsanın inancı bu üç eylemden sonra oluşmalıdır. Bilinç, aklın yol gösterdiği aydınlıkta ilerler. Yani insanlık bilinçtir. 
İnsan eylemlerini hissederek ve inanarak yapar. İnanmayan insan eylemde bulunmaz. Eylemler yapıcı ya da yok edici olabileceği için inançların bilmeye dayanması şarttır. 
“Harekete geçmiş cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.”         Goethe 
İnsan eylemleri, insan için iyi olanı aramalı; insan yararını, insan onurunu korumaya yönelik olmalıdır. Bu konuda ırk ve sınıf ayrımı yoktur. Tüm insanlar eğitilebilir. Hümanizm odaklı olmalıdır. İnsanın zaman içindeki değişiminde olumlu yönde ilerlemesine hizmet etmelidir. 
Bu kitap bir insanın bilme yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89334</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30085771-10da-436e-9169-e23a66843d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakamlar ve Erik Ağacı</image:title>
            <image:caption>Rakamlar kılıktan kılığa girmeyi severler. Bu kitapta da farklı kılıklara girerek bize mahalledeki erik ağacının hikâyesini anlatıyorlar. Her sabah odasının penceresinden karşıdaki erik ağacına bakan Ece’nin, parkta arkadaşlarıyla maç yapan Cem’in, erik yaprağı yemeyi her şeyden çok seven Tırtıl’ın maceralarını da unutmadan… Benzersiz, ilginç, eğlenceli... Rakamlar ve Erik Ağacı, çocukların konsantrasyon ve algı yeteneklerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcı düşünmelerini destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89335</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29a53bb-3185-45c1-b401-f67acb11b875.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe İbadet</image:title>
            <image:caption>Anadilde ibadet konusu İslam’ın ilk dönemlerinden beri tartışılan bir konudur. Bu konunun iki yüzü var. Birincisi; insan hakları yüzü, ikincisi ise inançsal yüzdür. 
Anadilde ibadet isteğinin temel bir insan hakkı olduğuna kim karşı çıkabilir? 
İsteyen Arapça, isteyen Türkçe ibadet edebilir. Dileyen Arapça ezan dinleyebilmeli dileyen de Türkçe ezan... Kur’an’ı anadilde okuma isteği de insanî bir haktır. Haksızlık, bu haklara karşı çıkmaktır. 
Peki ya inançsal açıdan İslam kaynakları bu konuda ne diyor? 
Kur’an’a ve Hazreti Muhammed’in sünnetine göre Türkçe ezanın, Türkçe namazın ve Türkçe Kur’an’ın yeri nedir? 
İslam tarihinde bu konularda neler yaşandı?  Selman-ı Farisi’den İmamı Azam Ebu Hanife’ye ve günümüze kadar neler söylendi, neler yazıldı? 
Kim hangi fetvaları verdi? 
Farsça ve Berberice ezan okundu mu? 
Farsça, Berberice ve Türkçe ibadet hiç uygulandı mı? 
Konunun kuramsal yönü uygulamada ne gibi sonuçlara yol açtı? 
Anadilde ibadet nasıl uygulanabilir? 
Hepsi bu çalışmada...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89336</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39d5f324-84a2-4701-93e0-4608119328df.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula</image:title>
            <image:caption>İnsanın güvenebileceği en sağlam pusula özgür akıldır. Kant’ın ifadesiyle, “aklını kullanma cesaretini gösteren” aydınlanmış insan kendi yolunu bulur. 
Bugün Türkiye’de yakın tarih hiç olmadığı kadar çarpıtılmakta ve bu çarpık tarih üzerinden yeni bir geçmiş ve gelecek kurgulanmak istenmektedir. Böyle bir ortamda, yakın tarih konusunda yeterli bilgi birikime sahip olmayan insanların, özellikle genç kuşakların yolunu kaybetmesi hiç de zayıf bir olasılık değildir. İşte “Yakın Tarih İçin Pusula”, belgelere dayalı gerçek tarihi gözler önüne sererek yakın tarihte kaybolmanızı engellemek; yalan, yanlış ve çarpıtma bombardımanı arasında güvenle yolunuzu bulmanıza yardım etmek için yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89337</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b73d2d2-b57e-4496-9909-7cd3ebc7ec3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Perakendecilikte Kişisel Satış ve Satış Gücü Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
Kısaltmalar 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1.Perakendecilik Sektörü. İmalat Sektörü ve Kişisel Satış 
İkinci Bölüm 
2. Başarılı Satış Elemanları 
Üçüncü Bölüm 
3. Başarılı Satış Elemanlarının Özellikleri: İmalat ve Perakende Sektöründe Karşılaştırılmalı Bir Araştırma 
Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89338</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1d3f0a-33cd-40cf-8ba0-997da5cf1c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Arena Metaforu Olarak Örgütlerde Politik Yeti ve Performans İlişkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
Kısaltmalar Listesi 
Şekiller listesi 
Tablolar Listesi 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1. Örgütlerde Politika 
2. Politik Yeti Kavramının Tarihsel Gelişim 
3.  Politik Yetinin Doğası ve Tanımı 
4.  Politik Yetinin Boyutları 
5.  Politik Yetinin Nomolojik Ağ Modeli 
6.  Politik Yetinin Etkileri 
7. Politik Yetinin Geliştirilmesi 
8. Geliştirilebilir Politik Yeti Boyutları 
9.  İş Hayatında Politik Yeti 
10.  Politik Yeti ve İlişkili Olduğu Kavramları
İkinci Bölüm 
Algılanan Destek Türleri 
1.  Algılanan Örgütsel Destek 
2.  Algılanan Yönetici (Süpervizör) Desteği 
3.  Algılanan Çalışma Arkadaşı Desteği 
Üçüncü Bölüm 
1. Performans Kavramı 
2. Performansın Türleri 
3.  Performansa Etki Eden Faktörler 
4. Performansın Boyutları 
5. Performans Boyutları 
6.  Performans Değerleme 
7.  Kamu Kurumlarında Performans</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89339</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670b7732-c1e7-4f4d-b869-fd0341e87325.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyospor</image:title>
            <image:caption>1.Spor ve Pedagoji 
2.Spor Yönetimi 
3.Toplum Dinamikleri 
4.Spor Sosyolojisi 
5.Spor Tarihi 
6.Spor Felsefesi 
7.Spor Politikaları 
8.Spor Kültürü 
9.Spor Psikolojisi 
10.Spor Ekonomisi 
11.Yaşam Boyu Spor 
12.Yazarlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89340</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0cf231-748a-447f-88eb-2719c575f9da.jpg</image:loc>
            <image:title>Rime Şiirler</image:title>
            <image:caption>Dante’nin (1265 – 1321) Yeni Hayat ve Şölen’de yer alan şiirler dışında İtalyanca yazmış olduğu tüm şiirleri içeren Rime, Dante’yi İlahi Komedya’daki ustalığa taşıyan süreci göstermesi bakımından olduğu kadar, kitaptaki tüm şiirlerin “Aşk”ı tartışmaya-anlamaya-anlatmaya adanmış olmasıyla da Dante şiirinde ayrıcalıklı bir yere sahip. Şiirin temel işlevini “zevk verme” ve buna bağlı olarak şairin temel görevini “güzel sözel nesneler yaratma” olarak anlayan bir şairin bu uğurda vardığı ustalığı “Aşk” izleğinde ısrarlı bir yolculuk olarak örnekleyen Rime; “Aşk”ı tanrısal düzeyde kişileştirmesiyle aynı zamanda insanın ulaşabileceği “güzellik” ve “zevk” doruklarını da gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89341</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d022a236-f092-4dc8-9a76-95cc4672c403.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Korkan Şemsiye</image:title>
            <image:caption>&quot;Yağmurdan korkan şemsiye olur mu hiç!&quot; demeyin. 
Kimin neyden korkacağı, niçin korktuğu hiç belli olmaz.  
Bazen, korkularımızdan kaçarken başımıza gelen bazı tatlı tesadüfler cesaretin kapısını aralar. 
O kapı, kendini bulmaya, korkuyu yenmeye açılır.  
Güneş Bloedorn’un hem yazdığı hem de bütünüyle el işi kolajlarla resimlediği Yağmurdan Korkan Şemsiye, küçük bir adımın büyük kahramanlıklar doğurabileceğini anlatıyor bize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89342</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ba4397-bbcc-4af8-9570-9cb0992c4590.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Lüpen ve Ben - Aldatmacalar Limanı</image:title>
            <image:caption>Sıradışı üç çocuk, birbirinden kopamayan üç arkadaş. Suçlular dünyasında iz bırakacak üç zihin.
Nefes kesen bir macera serisi.
Irene’in babasının eski bir arkadaşı, ona kaçırılmayacak bir teklif yapmak üzere uzun yıllar sonra ortaya çıkar. Teklifi, ona İskoçya’da bir şato satmaktır. Irene, Sherlock ve Arsen, Bay Adler’e bu şatoyu görmek için yapacağı yolculukta eşlik ederler. Ancak Clyde Nehri’nin sakin kıyılarına bakan şatonun güzelliği, onları bekleyen tehlikeleri gizlemek için yeterli değildir. Rahatsız edici gizli mesajlar ve uzaktan gelen garip misafir, gizemi iyice artırır. Irene, şatonun duvarları arasında saklanan, hayatını sonsuza dek değiştirecek gerçeği keşfetmek üzeredir.
Avrupa’nın çeşitli limanlarından yola çıkan şık tekneler, sularımızda gittikçe daha sık görülmeye başlıyor. Bu yeni misafirler, Glasgow Limanı’nın çalışkan denizcilerinin, balıkçılarının ve hatta şehirden gelen tatilcilerin dikkatinden kaçmıyor. İskoçya sahillerinin vahşi ve ağırbaşlı cazibesi, birçok maceraperest denizciyi kendine çekiyor. Ancak kim uzaktan gelen bu esrarengiz yolcuları gerçekten tanıdığını söyleyebilir ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89343</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/941d89e7-be8f-48ab-a549-1b9a4fb4c6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Tom&apos;un Baladı</image:title>
            <image:caption>SHIRLEY JACKSON VE BFA EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
 
Korku edebiyatının ustası H. P. Lovecraft’ın “Red Hook’ta Dehşet” öyküsünün yeniden yazımı olan Siyah Tom’un Baladı, idolüne hayranlığını dile getiren bir yazarın güzellemesi olduğu gibi eleştirel bir yaklaşım da barındırıyor. Başka dünyaların kapıları “Beyaz Amerikalı” olmayanlarla dolu sokaklara açılıyor. Uyuyan Kral uyanıyor. 
 
New York. 1924. Charles Thomas Tester evini geçindirmek ve hasta babasına bakabilmek için entrikalı işler yapan yirmi yaşında bir genç. Elinde gitarıyla sokaklarda, beyazların arasında usul usul dolaşan siyah bir müzisyen. Ama pek de şarkı bilmiyor, sesi güzel değil ve gitarı da çok iyi çaldığı söylenemez. Başkalarına göre bir dolandırıcı, oysa bir “eğlence” olarak görüyor kendi yaptıklarını, fakat eğlence de bir yere kadar. Korkunun onun gitarının tellerine dolanacağı gün yaklaşıyor.  
 
Esrarengiz bir kadına garip şekillerle dolu bir kitap teslim etme işini aldıktan ve Robert Suydam adlı varlıklı bir adamla karşılaşıp tuhaf kütüphanesini ziyaret ettikten sonra hayatı yerle bir olmaya başlıyor. Tekinsiz vakalara meraklı polis memuru Thomas F. Malone’un da devreye girmesiyle birlikte, Charles Thomas Tester ya da yeni adıyla “Siyah Tom”, kendini karanlığın kalbinde buluyor. 
 
Siyah Tom’un Baladı, gündelik gerçekliği sorgulatan bir kozmik dehşet hikâyesi. 
 
“Tuhaf kurgunun ne yapabileceğini ve ne yapması gerektiğini gösteren muhteşem bir örnek.” –Laird Barron 
 
“LaValle, Lovecraft’ın Cthulhu mitosunun altını üstüne getirirken dehasını konuşturuyor.” –Elizabeth Hand 
 
“LaValle, Lovecraft’ın birtakım edebi unsurlarını alıp onları dönüştürerek toplumsal farkındalık yaratıyor.” –Diabolique Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89344</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d642fc4-44bc-4d5a-a448-e2d3a9fd5224.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kalenin Burcundan</image:title>
            <image:caption>Burcu burcu İslâm kokan güllerimizi kopardılar bizden; gül yüzleri gülerek şehit oldu hepsi. İslâm’a, vatana ve Bayrağa zarar gelmesin diye kendilerini feda ettiler. 
Sahabenin mezarları dümdüz şimdi, Kâbe ise dağ boylu kulelere esir. Aksa’nın gözyaşları bağrımızı delerken, Doğu Türkistan’ın çığlıkları gitmiyor kulaklarımızdan. 
Zalimlerin yaptıkları yetmemiş gibi, şimdi ruhumuza kastediyorlar. 
Güllerimizi kopardıkları topraklarımızda dikenlerini bırakıp planlarını uygulamaya devam ediyorlar. 
Fikrimize çatanların etkisi altında kalan genç neslin buzlanmış hissiyatı, elbet bir gün Türk-İslâm ülküsünün sıcaklığıyla çözülecek. 
Muhsin Başkan’ın deyişiyle; &quot;Önümüzdeki çağ, Türk çağı olacak; yükselen en gür seda, İslam&apos;ın sedası olacak.&quot;           
Biz; son kalenin burcunda, ehli sünnet güller yetişsin diye küfrün dikenlerini yolmaya geliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89345</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b590b3-1655-4411-8982-3976db53e938.jpg</image:loc>
            <image:title>3üz</image:title>
            <image:caption>ABD Hava Kuvvetleri’nin çok gizli bir araştirma tesisinde sibernetik alanda bir devrim oluyordu. Normal evcil hayvanları test denekleri olarak kullanan biliminsanları yeni bir sınıf siborglar yarattılar; etten ve metalden oluşan, geleceğin savaş alanlarını yönetmek için tasarlanan yaratıklar. Projenin en büyük başarısı, kod isimleri “3ÜZ” olan prototip üçlüydü – her biri özel olarak hazırlanmış ve takım olarak çalışmaya programlanmıştı. Sinir sistemleri en son askerî teknolojiyle artırılmış ve desteklenmiş 3ÜZ nihai akıllı silahlardı – programlanabilir ama otonomdular; sadık ama tamamıyla acımasızdılar. 
 
Her ne kadar başarılı bir proje olsa da 3üz henüz sadece prototipti, testler sona erdiğinde parçaları sökülerek iptal edileceklerdi. Ama korkutucu mekanik zırhlarının altında üçü de evlerinden çalınmış birer evcil hayvandı ve hayatta kalma içgüdüleri de diğer özelliklerinin arttığı gibi artmıştı. Yok edilme tehlikesine karşı 3ÜZ tesisten kaçtı ve korkutucu, kafa karıştırıcı dış dünyaya adım attı, peşindeki askerler ise en az kendileri kadar tehlikeliydiler. Onlara karşı savaşırken aynı zamanda hayal meyal hatırladıkları bir yeri arıyorlardı: yuvalarını. 
 
“Mükemmel bir öykü. Grant Morrison’ın inanılmaz yeteneğinin iyi bir örneği.” –Patrick Rothfuss 
 
“Bitirdiğimde gözyaşlarımı tutamadım. Henüz Grant Morrison hayranı değilseniz, okuyunca olacaksınız.” –Nnedi Okorafor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89346</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf12b2c-a8b1-46d8-a336-3068d65cd6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimin Kerteriz Defteri</image:title>
            <image:caption>Vaktiyle İstanbul Boğazı’nda balık avlayan balıkçılar; avlanma mevsimini, boğazın akıntısını ve balık çok çıkan mekânları not alırlar, ertesi yıl bu notlara göre avlanırlarmış. Balıkçıklar, bu bilgileri yaşlanıp balıkçılığı bırakana kadar da kimseyle paylaşmazmış. Balıkçılığı bırakınca da bu defterleri mirasçılarına verirlermiş. Böylece her tecrübeli balıkçının kendi meslek yaşamına dair bir kerteriz defteri olurmuş. 
Özel eğitimle uğraşan her eğitimcinin kişisel tecrübeleri bulunmaktadır. Özel eğitime gereksinim duyan her bireyin hayatı da ayrı bir hikâyedir. 
Her bireyin yaşam zorlukları, aldıkları eğitimler, hastalıkları birbirinden farklılık gösterir. Bu nedenle her öğretmenin özel eğitim öğrencilerine yaklaşımı, adeta birer kerteriz defteri gibi tecrübe paylaşımını gerektirir. 
Bu kitap; mesleki araştırma ve uygulamalarının bir ürünü, bir kerteriz defteri olup gerçek hayat hikâyeleri ile desteklenmiştir. 
Yönetim disiplini ile özel eğitim disiplininin birlikte değerlendirildiği bu çalışma; okuyucuların fikir dünyalarına, yaşam tarzlarına ve farkındalıklarına küçük bir dokunuş yapmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89347</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae69b5d4-34f3-45a4-b9df-c2ee6a034cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler - Etkinliklerle Alfabe 1</image:title>
            <image:caption>Etkinliklerle Alfabe 4-6 Yaş -1 
 
Bu kitapta 4-6 yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, harf bilgisi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri ile bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren çok sayıda eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
 
Harfleri ve sözcükleri tanıma ve bulma, büyük-küçük harf eşleştirme, gizli sözcükleri bulma, hece birleştirme, sözcük tamamlama, resim-sözcük eşleştirme, boyama, labirent ve daha pek çok aktivite sizleri bekliyor! 
 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 4-6 yaş çocuklarımızın, harf, ses, yazı öğrenimi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri kazanması; ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim,” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?”, “Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin,” benzeri destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89348</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b77931-97db-401b-a527-531fde51dc32.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler - Etkinliklerle Alfabe 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 4-6 yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, harf bilgisi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri ile bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren çok sayıda eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
 
Harfleri ve sözcükleri tanıma ve bulma, büyük-küçük harf eşleştirme, gizli sözcükleri bulma, hece birleştirme, sözcük tamamlama, resim-sözcük eşleştirme, boyama, labirent ve daha pek çok aktivite sizleri bekliyor! 
 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 4-6 yaş çocuklarımızın, harf, ses, yazı öğrenimi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri kazanması; ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim,” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?”, “Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin,” benzeri destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89349</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62815a1-bd4f-4de1-bab4-be5f5368d97b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Neil Armstrong</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Neil Armstrong 
 
Her yolculuğun küçük bir adımla başladığını biliyorum. 
 
Neil Armstrong, ayda yürüyen ilk insan olarak tarihe geçti! Neil, çocukluğundan beri uçaklara hayrandı. Çalışıp biriktirdiği tüm parayla model uçaklar ve uçuş dersleri aldı. Üniversitede mühendislik okudu ve sonunda başarılı bir pilot oldu. Her zaman daha iyisini yapabilmek için çok çalıştı, en zorlu anlarda bile serinkanlılığını hiç kaybetmedi. Uzay yarışı başladığında artık yeni bir tür pilota ihtiyaç vardı: astronotlara! Neil, onlarca aday arasından tüm sınavları başarıyla geçerek astronot oldu. Uzay söz konusu olduğunda hiçbir şey kolay değildi. Zorlu bir görev Neil ve ekibini bekliyordu. Nasıl mı başardılar? Cesaret, akıl ve sabırla! 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89350</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ece742c8-ec72-435c-9704-33adb46f61fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Siz Delirttiniz</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun? Ben hayatı hep yanlış anlamışım ama doğru da anlasam sonuç değişmeyecekmiş; dürzüler zengin, aptallar ünlü, çirkinler ise hep şanslı olacakmış! 
* * * * * 
Genç yaşıma rağmen kazandığım bu başarılar sayesinde etrafımda birçok dostumun olacağını düşünürken tam tersi olmuş, insanlar beni her defasında derin bir yalnızlığın içerisine doğru itmişlerdi. Daha o yıllarda anlamıştım, başarının yalnızlığı getirdiğini. Yere düştüğüm zaman kalabalıklarım, ayağa kalktığımda ise yalnızlıklarım artıyordu.  
* * * * * 
“Beni Siz Delirttiniz”, baş kahramanı Nesimi dosyanın editörler tarafından yayına hazırlandığı günlerde vefat eden ve gerçek bir hayat hikâyesinden kurgulanarak kaleme alınan bir hikâyedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89351</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5508f4b-0079-4018-81dd-f6b401a724a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Marie Cruie</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Marie Cruie 
 
Keşfetmenin gücünü biliyorum. 
 
Marie Curie, küçük yaşlardan beri bilime ilgi duyuyordu. Çok iyi bir öğrenciydi, özellikle matematik ve fen bilimlerinde çok başarılıydı. Bilim insanı olmak istiyordu ancak ne yazık ki 1800’lerde Polonya’da üniversiteler kız öğrenci kabul etmiyordu. Ama bu onu durdurmadı. Önce kadınlar için kurulan gizli bir üniversiteye gitti, sonra da dünyanın en önemli üniversitelerinden birine, Sorbonne’a kabul edildi. Hiç yılmadan çalıştı ve tüm zorluklara rağmen, buluşlarıyla bilim tarihinde çığır açan ünlü bir fizikçi ve kimyager oldu. 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89352</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0f939a9-0cd2-4de5-adbb-d722fe3ee1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Max Stirner</image:title>
            <image:caption>Başyapıtı olan Der Einzige und sein Eigentum (Biricik ve Mülkiyeti) hariç, ülkemizde bir muamma olan ve hakkında yazılmış herhangi bir çalışmaya rastlayamadığımız Max Stirner, İngiliz siyaset kuramcısı Saul Newman’ın hazırladığı bu kapsamlı derlemede enine boyuna inceleniyor. Çoğu zaman anarşist kanon içindeki tartışmalı konumuyla, kimileyin sadece Marx’la olan polemiğiyle, bazen de günümüzün radikal sol siyasetine olası katkıları dolayımında ele alınan Stirner’i çok yönlü bir şekilde gündeme getiren bu çalışmada Newman özellikle Stirner’i sarmalayan kasıtlı sükûneti bozmaya çalışıyor.
Max Stirner ismi ister ona hasım bir zaviyeden bakalım isterse onun peşinden gidelim herkes için bir “demir leblebi”dir. Sosyal ve politik kuram, anarşizm, varoluşçuluk ve avangard sanat akımları üzerindeki güçlü etkisi bir yana, onun fikriyatıyla, Nietzsche, Foucault, Derrida ve Deleuze gibi düşünürler arasında çarpıcı yakınlıklar bulmak da mümkündür. Ama her şeyden önce Stirner siyasi kurumların altında yatan teolojik boyutu ifşa eden, tekinsiz hayaletlere duyduğumuz saplantıyı resmeden ve belki de bugün yetkin bir ideoloji eleştirisi açısından epeyce ihtiyaç duyduğumuz bir potansiyele sahiptir. Stirner’in esrarengiz hayatı; fikirleriyle kendi dönemindeki anarşistler, devrimciler ve yazın avangardları arasındaki münakaşalar; fikirlerinin tarihsel bağlamsallığı; Marx ile olan amansız polemiği; Genç Hegelciler içindeki konumu; radikal politikaya olan muhtemel katkısı ve benzeri pek çok mesele elinizdeki yapıtta masaya yatırılmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89353</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d89137-b64c-4d04-af02-5da5a88830b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ameila Earhart</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Albert Einstein 
 
Sınır tanımadım. 
 
Amelia Earhart, maceralara atılmayı daima çok sevdi ve yaşamı boyunca hiç kimsenin  ona engel olmasına izin vermedi. Atlas Okyanusu’nu uçakla geçmek gibi daha önce kadınların hiç yapmadığı şeyleri yaparken bile! Amelia, herkesten daha çok çalıştı ve hayallerinden asla vazgeçmedi. Sonunda, uçuş rekorları kırarak kadınların da erkekler kadar yükseklere çıkabileceğini tüm dünyaya kanıtladı! 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89354</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5255547-354c-4206-bb1a-c8697bb1b9ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Osman Beg</image:title>
            <image:caption>Pazarda, bir Rum satıcı ile Germiyanlı arasında çıkan kavgaya müdahale eden alpler; tarafları Osman Beg’in huzuruna çıkarır. 
Tarafları dinleyen Osman Beg, Osmanlı’yı 600 yıl ayakta tutan adalet çınarının tohumunu bu topraklara atan şu kararı verir: 
“Ben Kayı Beyi Osman. Babam Ertuğrul Gazi nasıl adaletten ayrılmamışsa, nasıl mazlumun ve darda olanın yanında yer almışsa, şeyhim Edebali nasıl yoksula ve darda olana kapısını açmışsa, benim davranışım da onlardan farklı olmayacak; hakkı hak edene vermek olacaktır. İki tarafı, şahitleri dinledim. Ve sen Germiyanlı, haksızsın. Adamın parasını ver, bir daha bu pazara gelme. Bir daha gelecek olursan, canının garantisini veremem. Bundan sonra Müslüman ya da Hristiyan, Türk ya da başka milletten olursa olsun; her kim haksızlık ederse bilsin ki beni karşısında bulacaktır.” 
Kılıcı kadar adaleti de keskin olan ve dünyalık hiçbir şeye meyletmeden fakir bir bey olarak bu dünyadan göç eden Osman Beg’in hikâyesini okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89355</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f93cdd9-ec3b-4c63-83e8-2b4bbb6ed7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerim</image:title>
            <image:caption>Koca nine yer sofrasında kahve içiyordu; tabii Yusuf’a da bir fincan yapmıştı. Karşılıklı otururlarken koca nine, Yusuf’un canının hâlâ sıkkın olduğunu fark etmiş fakat lafı onun açmasını beklemişti. Yusuf, yüzünü iyice içine gömmüştü neredeyse. En sonunda dayanamadı: 
“Nine… Ben gitsem mi?” 
“Nereye oğlum?” 
“Belki gidersem ortalık durulur. Babamı arasak da beni gelip alsa…” 
Yusuf, olup bitenden kendini sorumlu tutuyordu. Daha köy hayatına alışamamışken; bir yanda onu sevmeyen bir Kerim, bir yanda Kerim’e rağmen onu seven bir anneanne ve dayı, bir yanda da insanların umuduyla oynayan Mecit isminde tuhaf biri... Sanki onlar başka, Yusuf bambaşka bir dil konuşuyordu. Sağdıçlarsa arada kalmış ve Yusuf yüzünden yıllardır kurulu olan düzenleri sarsılmıştı. Kerim nüfuzlu bir adamdı, diğerleriyse kendi halinde insanlar... Bir şey olsa kimin galip geleceği ortadaydı. Yusuf’un aklındaki senaryo, bir gün büyük bir kavga çıkacak ve Kerim’in galip geleceği yönündeydi. 
Koca nine, Yusuf’un söylediğinden çok etkilenmiş ve biraz da ürkmüştü: “Gitmek ne kelime! Biz neciyiz oğlum? Sen ne düşündün de böyle konuştun koca adam gibi?” 
Yusuf’un gözlerinden iki damla yaş süzüldü o an: “Ben ne yaptım ki nine? Ne yaptım ben?” 
* * * * * * * 
Küçük yaşta annesini kaybeden ve babası tarafından köye bırakılan Yusuf’un, dedesi Kerim ile tanışma süreci… Küçük bir kalbin, alışık olmadığı köy hayatına uyum sağlama ve yaşadıklarına anlam verme çabası... Büyükbabası ve koca ninesinin desteği ile hayata tutunan küçük Yusuf’un, küçük dünyasında gelişen büyük olayların anlatıldığı ve keyifle okuyacağınız bir roman; Kerim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89356</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678dc908-6e9f-4ac3-87a8-744cf575766e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Albert Einstein</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Albert Einstein 
 
Merak etmekten asla vazgeçmedim! 
 
Size hiç tuhaf ya da farklı olduğunuzu söyleyen oldumu? Bebekliği ve çocukluğu boyunca insanlar Albert Einstein’ın tuhaf olduğunu düşünüyordu. Einstein, kelimelerle değil, resimleri gözünde canlandırarak düşünüyordu. Bu özel düşünme biçimi, onun müzikteki örüntüleri ve bir pusulanın neden daima kuzeyi gösterdiğini anlayabilmesini sağladı. Bu düşünceler onu evrenin sırlarını araştırmaya yöneltti. Başkaları onun yalnızca bir hayalperest olduğunu düşünüyordu. Oysa Einstein, merakı sayesinde dünyanın en önemli bilim insanlarından biri oldu. 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından 
tanıyacak, onları kahraman  yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89357</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d983af-0818-4eed-9b8a-ff2f4a76d4bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadhana</image:title>
            <image:caption>Kadim Hint bilgeliğini, kültürel ve manevi mirasını modern dönemde belki de en iyi Tagore temsil eder. Tagore, Hint düşüncesine ve özellikle Upanishadlar’a dayalı mistik ve manevi anlayışı benimsemiş, diğer tüm kastlara, inançlara ve dinlere açık reform hareketinin de önderlerinden biri olmuştur. Sadece Hint düşüncesi ve maneviyatının değil, Buddhizm, İslâm ve Hıristiyanlığın özünde olduğuna inandığı sevgi, birlik vb. düşüncelerinin işlendiği, Doğu ile Batı’nın, geleneksel ile modern bilgilerin kaynaştırılmaya da çalışıldığı bir okul kurdu. Bu okul daha sonra üniversiteye dönüştürüldü. Sādhanā, Tagore’un Bengal’deki okulunda verdiği derslerden meydana getirdiği bir derlemedir. Dolayısıyla modern bilgileri de özümsemiş bir şekilde, Hint maneviyatına ve kutsal metinlerine son derece derin ve özlü, mükemmel bir giriş niteliğindedir. Tagore, modern ve Batılı okuyucuların, Hint kutsal metinlerinde ortaya çıkan ve halihazırda tezahür eden Hindistan’ın kadim ruhuna temas etme fırsatı bulabileceklerini düşünmüş ve bu amaçla “arzu edilen belli bir bilgiye ya da hedefe ulaşmak için uygulanan yöntemsel disiplin ve pratikler” anlamındaki Sādhanā’yı meydana getirmiştir. Eser sekiz denemeden oluşmaktadır: “Bireyin Evrenle İlişkisi”, “Ruh Bilinci”, “Kötülük Problemi”, “Benlik Problemi”, “Sevgide Anlamak”, “Eylemde Anlamak”, “Güzeli Anlamak” ve “Sonsuzu Anlamak”. Bu denemeleriyle Tagore, her şey ile olan ilişkimizi idrak etmenin, Tanrı ile birlik yoluyla her şeye nüfuz etmenin insanların nihai gayesi ve yerine getirilmesi gereken bir görevi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89358</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7d6009-f1b2-4a4b-a4ca-1f90de9596b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla &apos;Yolu Kadın Sığınmaevinden Geçenlerin Öyküsü&apos;</image:title>
            <image:caption>Şiddete maruz bırakılan kadınların yazılan öyküler üzerinden yalnız olmadıklarını hissettirmek, destek alabilecekleri başvuru mekanizmalarını hatırlatmak ve yaşadıkları şiddete karşı “dur” demek için cesaretlendirmek, kadın danışma merkezleri ve sığınmaevlerinin işleyişi hakkında bilgilendirmek ve en önemlisi de ne kadar etkisi olur bilemiyorum;  ama “Bu kadınlar bunları yaşıyor, farkında olun,  sessiz çığlıklarını duyun, görün artık” demek için bu kitabı yazdım.   
 
Görüştüğüm kadınların büyük çoğunluğu belleğimde isimsiz, yaşsız, cinsiyetsiz ve zamansız… Sadece ve sadece kişiler değişiyor, ama olaylar hep benzer, aynı zamanda hep farklı, hikâyeler hep biricik, her biri birbirinden özel… Binlerce öykünün sırdaşı olarak isimler, yaşlar, zamanlar geçer; hüzünler baki kalır… Yakıcı izler bırakır çoğu;  bazıları övünülesi çabasının hatırasını bırakır avucuma,  bazıları sessiz çığlığına eşlik eden gözyaşlarını, bazıları da gururlu terk edişlerini… 
 
Yokluğu bir dert, varlığı bin dert sayılan suskun kadınlar coğrafyasından, ataerkil sistemin dayatmalarına karşı varlığını ispat etmeye çalışan bir kadının haklı isyankâr çıkışına ve şiddetle mücadelesine tanıklık etmek; kelebeğin dönüşümüne tanıklık etmek gibi gelir her defasında. Öyle mucizevi, muhteşem, sancılı ve kederli… Ve benim de bu hikâyedeki rolüm, yangını söndürmeye gücü yetmeyen ama elindeki bir kova suyla destek olmaya çalışan karınca misali…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89359</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67348e6c-aa86-4a7c-9543-8fe983f248f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyalı Tilki Masalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masallar, dinleyenleri uyutmak için anlatılır. 
Aziz Nesin ise dinleyenleri uyandırmak için anlatıyor bu masalı. 
1947&apos;de kaleme alınan Boyalı Tilki Masalı, ilk kez okurla buluşuyor. 
Geçen on yıllar içinde pek bir şey değişmemiş olmalı ki, kurnaz tilkiler hâlâ kral olabiliyor ormana. 
Aslan ağacı sallasa da, tilki sıkı sıkı sarılmış sarayına... 
Bu masal bitmedi, devam ediyor daha.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89360</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ced450f-fe46-40e0-af77-4e430bf5d246.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapkın</image:title>
            <image:caption>Peter Drucker, Türkiye LGBTİ+ hareketini yakından takip ediyor. Drucker, bu kitapta queer’in bir tarihini sunarken aynı zamanda radikal queer’in radikal solla, yani anti-kapitalizmle harmanlanmasını öneren bir ütopya sunuyor. Queer tarihinin “homoseksüel” kavramı icat edilmeden önceki biçimlerini efeboli, kuşaklar arası cinsellik örüntüsü gibi kavramlara dayanarak ele alırken, bunlara efemine-egemen formasyon diyor. Liberalizm ve sömürgecilik rejimlerine dayanan ve “homoseksüel” kavramının icadına denk düşen dönemi ters-egemen formasyon olarak nitelendirirken, hareketin daha sonraki zaman zarfında geçirdiği evreleri Fordist ekonomi ile neoliberalizm temelinde sırasıyla şu formasyonlar üzerinden tarihselleştiriyor: gey-egemen formasyon ile homonormatif-egemen formasyon. Yazar, bu ekonomik yapıların gey/lezbiyen cemaati giderek gettolaştırmasına dikkat çekiyor. Homonormatif örüntünün homo-nasyonalizmle, yani özünde ırkçılıkla flörtünün ve gey/lezbiyen çiftlerin giderek daha çok heteroseksüel çekirdek aile modeline özenmesinin tehlikelerine işaret ederken, bu tip bir çekirdek aileleşme sürecinin yerine Poliamori/queer yoldaşlık idealini koyuyor. Drucker bu kapsamlı çalışmasında queer cinselliğinin merkez/çevre, sınıf ve ırkçılık gibi parametreler dışında ele alınamayacağını, bunların birbirleriyle girift biçimde iç içe geçtiğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89361</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7240d45-b650-40a0-9cdf-7893924989e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesele Teslim Olmamakta</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta asker kökenli bir 68’linin ordu içindeki devrimci örgütlenme çalışmalarını, Kartal Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay’da görev yaptığı süreçte Mahir Çayan ve arkadaşlarının askeri cezaevinden kaçışına yardımcı oluşunu okuyacaksınız.
Yine o dönemde Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli olayları arasında yer alan 15-16 Haziran 1970 olaylarındaki rolüne, 12 Mart 1971 muhtırası sonrası üsteğmen iken emekliye sevk edilip askeri cezaevine gönderilişine ve orada Yılmaz Güney’le olan arkadaşlığına şahit olacaksınız…
Atilla Özsever, 2.5 yıllık bir mahpus hayatından sonra 1974 Temmuzu’nda çıkarılan bir afla özgürlüğüne kavuşur. Yeni başlayan gazetecilik döneminde işçi olayları ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eder; 12 Eylül 1980 darbesi, 1989 Bahar Eylemleri, 1999 Mezarda Emeklilik Yasası, Tekel Direnişi gibi…
Bu kitapta, 20 yaşında başlayan savaşsız ve sömürüsüz bir dünya özleminin 70’inde de devam ettiğini göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89362</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224b1c65-88fc-47c8-a644-7b803ab8f807.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasanın Gözü</image:title>
            <image:caption>Tanınmış hukuk tarihçisi Michael Stolleis bu kısa ve özlü kitabında yasaların egemenliğinin simgesi “her şeyi gören göz”ün tarih içinde taşıdığı anlamları hukuk açısından incelemekte. Kitapta yasaların üstünlüğü ilkesinin Eski Mısır uygarlığından günümüze dek göz simgesiyle gösterdiği süreklilik zengin bir görsel malzeme ve dille anlatılmakta. Özellikle çağdaş hukukun kuruluşuna sahne olan 19. yüzyılda “yasanın gözü” hem bilimsel hukuk kitaplarında hem de geniş halk kitlelerine ulaşan resimli yayınlarda toplumsal çelişkilerin ve çatışmaların içinde yer almıştır.
Modern hukuk devletinde “normatif bir metin”den başka bir şey olmayan yasaların “gözü”nden söz edilemeyeceği açıktır. Stolleis bu kitabında tarihten güçlü ve çarpıcı alıntılarla en eski çağlardan bugünkü hukuk devletine kadar “yasa” kavramının temelinde görmek, gözlemek ve denetim düşüncesinin yattığını ve bunun geçirdiği evreleri canlı bir şekilde gözler önüne sermekte.
Bugün Akdeniz ülkelerinin çoğunda yaygın bir biçimde nazarlıklarda kullanılan göz simgesi Eski Mısır’ın adaleti temsil eden hem Tanrı hem Kral Osiris’in asasındaki gözdür, ama aynı zamanda Fransız Devrimi’nin de adalet simgesi olmuştur. Eski dünyada ve geleneksel kültürde üzerine tanrısal özelliklerin yüklendiği göz, modern dünyada yasaların her yerde geçerli olan egemenliğinin ve herkesin yasalar önündeki eşitliğinin, kısacası hukukun nesnelliğinin göstergesi olarak kullanılmıştır.
1975 yılından itibaren Frankfurt am Main’da kamu hukuku ve yeniçağ hukuk tarihi profesörü olan Michael Stolleis, 1991 sonrasında emekliye ayrılıncaya kadar Max Planck Enstitüsü Avrupa Hukuk Tarihi Başkanlığı görevini de yürütmüştür. Özellikle Alman anayasa, idare ve kamu hukuku tarihi konusunda uzman olan Stolleis, Alman hukuk tarihinde devlet fikri, adalet kavramı, anayasa ve sosyal hukuk konularındaki çok sayıda kitap ve makalesiyle tanınmaktadır.
Almancada birçok kez basılan “Yasanın Gözü” başlıklı kitabı bugüne kadar Türkçe dahil on dile çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89363</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d96983-bf7e-405d-8c99-c546db03f0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya&apos;da Devrim</image:title>
            <image:caption>Daha önce İspanya’da Devrim ve İç Savaş adlı kitabını yayımladığımız sendikacı, tarihçi ve devrimci militan Pierre Broué’nin (1926-2005) 1971’de basılan Almanya’da Devrim adlı eseri, 1918-1923 yılları arasında Almanya’da yaşanan, geçmişi şekillendirirken hiç kuşkusuz bugüne de etki eden bir mücadelenin tarihini mercek altına alıyor. Bu hacimli çalışma devrimci hareketin iki unsurunu aynı anda anlatıya dahil eder, Pierre Broué girişimini şu sözlerle izah ederken bu iki unsura da ışık düşürür: “1918’den 1923’e kadar, devrimcilerin Almanya’sında mücadele, her gün sokak savaşı, barikat saldırısı şeklinde gerçekleşmez, yalnızca makineli tüfekle, havan topuyla, alev makinesiyle yürümez. Aynı zamanda ve bilhassa fabrikalarda, madenlerde, halk evlerinde, sendikalarda ve partilerde, mitinglerde ve komite toplantılarında, politik-ekonomik grevlerde, sokak gösterilerinde, fikir savaşlarında, kuramsal tartışmalarda da kendini gösterir. Bir sınıf kavgası, öncelikle de işçi sınıfının bağrında bir kavgadır; hedefi ise Almanya’da ve dünyada dönüşüme kararlı devrimci bir partinin inşasıdır.”
Arketipi Fransız Devrimi olan kendiliğinden devrimlerden ya da 1917 Ekim Devrimi gibi ayaklanmalardan farklı olarak Alman devrimi; işçi, asker, köylü veya denizci konseyleri, hatta işsizlerin Kızıl Ordusu şeklinde örgütlenmeler aracılığıyla, Bolşevik esinli merkezi ve hiyerarşik parti modelinden başka bir şey önerecek, devrimin biçimi meselesine yeni bir soluk getirecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89364</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7037dabc-3609-4472-9985-034d484cea17.jpg</image:loc>
            <image:title>Medyanın Ombudsmanı Saray&apos;ın Medyası</image:title>
            <image:caption>Tekmeleme, çocukluğumun travması oldu. Polisin o tekmesini nasıl zamanla gazetecilik hayaline dönüştürdüm? Başka nelerden etkilendim kestiremiyorum ama ortaokul yıllarında, “Ben gazeteci olacağım, insanlara kötü muameleleri yazacağım” diye neredeyse sayıklamaya başlamıştım. Yazmak istiyor, “Bu tür insanlık dışı muameleleri teşhir etmeliyim” diyordum.
Medyanın Ombudsmanı Saray’ın Medyası adlı bu eserinde, yıllarını gazetecilik mesleğine adamış Faruk Bildirici, Hürriyet gazetesinde “ombudsmanlık” (okur temsilciliği) yaptığı döneme yoğunlaşarak, o dönemde yaşadığı etik kavgasının bilinmeyenlerinin arkasını aktarırken, bir yandan da “ombudsmanlık” mesleğinin Türk medyası içindeki yerine ve gelişim sürecine, Hürriyet gazetesinin Doğan Grubu’ndan Demirören Grubu’na geçiş sürecine ve bu süreçte yaşananlara, siyaset ve medya ilişkisine, Türk siyasetinin medya üzerindeki baskısına haber, örnek ve belgeler sunarak eğiliyor. Faruk Bildirici’nin gazetecilik yaşamı, yazışmaları, anı, tecrübe ve gözlemlerinden hareketle Türk gazeteciliğinin 1980’lerden 2020’lere uzanan serüveni eleştirel bir bakışla yeniden değerlendiriliyor bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89365</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e9797d8-ef27-4bc9-b3ac-86afced9016f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Mağara Balıkları</image:title>
            <image:caption>Hayat, uzak geçmiş, yakın geçmiş, şimdiki geçmişten oluşan, geniş geçmiş zamanlar geçididir. 
 
Segâh Makamı ve Turuncu Zamanlar’dan sonra Esra Kahraman, üçüncü romanı Kör Mağara Balıkları’yla yine bizi 78’lilerin naif, samimi, dost dünyasına götürüyor. Tarihe tanıklığın ötesinde acımasızca tepelenmiş bu kuşakla gelecek kuşaklar arasında bir eşduyum kanalı olsun diye tasarlayıp kurgulamış hikâyesini. Kör Mağara Balıkları’nı okuyunca hem hâlâ “ne güzel çocuklardık ama” diyen o serü- vencilerin heyecanına tanık olacaksınız, hem susmanın da konuşmanın da ustalık gerektirdiği “onuru cezalandı- ran o karanlık çağ”ın zulmüne. Onlar &quot;güzel bir dünya&quot; yaratmanın sevdalıları, bir devrim kalkışması içindedirler ama aynı zamanda “insanın insana zahmeti olmaz oğul. Zalimlerin insana zahmeti olur” diyen bir terbiye içindedirler. Kitabı okuyup kapatınca olası- lıkla kör mağaralardan, kör kuyulara düşmüş olsalar da hâlâ devam eden onların macerasına katılmak isteyenlere bir deneyim boyutu, bir deneyim olanağı sunuyor Kahraman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89366</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0120b544-2b38-422a-bf17-c9c999fcc24f.jpg</image:loc>
            <image:title>Avuçların Altınla Doluysa Ellerini Dua İçin Kaldıramazsın</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfalarında çağın önde gelen ve en çok okunan kalemlerinden Halil Cibran’ın yaşam öyküsünü; dokunaklı, özgün üslubunun inceliklerini, eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
İstek duymak yaşamın yarısıdır, kayıtsızlık ise ölümün... 
 
* 
Karanlığa gömüldüğünüzde şöyle söyleyin: 
Bu karanlık, henüz doğmamış bir şafaktır. 
 
* 
Dünyadaki en güzel üç kadın: 
Annem, gölgesi ve aynadaki yansıması. 
 
* 
Sen ey insanoğlu, dünyayı Tanrı’nın gözüyle görmeyi ve insan düşüncesiyle O’nun sırlarına sahip olabilmeyi dilersin. Cehaletin meyvesi işte budur! 
 
* 
Seni sessizliğinde dinleyebilen ya da sükûnetinde anlayabilen birine kaç kez rastladın? 
 
* 
İnsanoğlunun yüreği için nefret, kıskançlık ve kötülük neyse; yeryüzü için de yangın, fırtına ve tufanlar öyledir. 
 
* 
İnanmak bir şeydir, yapmak başka bir şey. Çoğu kimse deniz gibi konuşur fakat yaşamları durgun bataklığa benzer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89367</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6da8676-4212-4b32-82f9-a070d77a17d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmak ya da Olmamak</image:title>
            <image:caption>Covid-19 Pandemisi ve Aşıların Kısa Bir Özeti 
 
“Elinizde konuyu sıcak tutacak bir medya varsa, toplum zaten sorunu içselleştirmeye hazırdır, gerçekten bir şey olması gerekmez.” 
 
Artık televizyonlara çıkıp demeç vermiyor çünkü meselenin arka planının çok daha farklı olduğunu ve bunu medya üzerinden anlatmanın imkânsız olduğunu salgın söyleminin en başında anlamış. Yavuz Dizdar, bu kitapta konuşuyor. Meselenin önünü arkasını bu kitapta enine boyuna ele alıyor. 
 
Bu, laboratuvarda üretilmiş insan yapımı bir virüs mü? 
İlk defa mı böyle bir şeyle karşılaşıyoruz? 
Bu, küresel bir değişiklik için gereken bir manipülasyon mu, planlanmış bir salgın mı? 
Devamında başka virüsler de gelecek mi, hep böyle mi yaşayacağız? 
Pandeminin 5G teknolojisiyle ilişkisi olabilir mi? 
Bu, dünya ölçeğinde bir nüfus azaltma projesi mi? 
Hayatımızın bu olağanüstü hali yeni normalimiz mi? 
Bundan sonra ne olacak, çocuklarımız nasıl bir dünyada yaşayacaklar? 
 
Öyle görünüyor ki bu sadece bir sağlık sorunu değil. Covid-19 üzerinden bütün ailevi, sosyal, ekonomik düzenimiz, gelenekler, alışkanlıklar, ihtiyaçlarımız ve karşılanış biçimleri geri dönüşsüz şekilde değişiyor ve bu bütün dünyada böyle oluyor. 
 
“Kartların yeniden karılması gibi bir durumdan bahsetmiyoruz; deste değişiyor, hatta masa kapanıp yenisi açılacak.” 
 
Komplo teorilerinde kaybolmadan, gerçeklerden kopmadan ama meselenin gideceği yerin adını koymaktan da korkmadan, Yavuz Dizdar ile aydınlatıcı bir sohbet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89368</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a4c4f6-9ab5-48f4-ba57-cfec517eee25.jpg</image:loc>
            <image:title>Aptallığın Övgüsü (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rönesans Dönemi’yle ortaya çıkan hümanizm akımının en büyük temsilcilerinden biri olan Erasmus, bu kitabı yazarken neye niyetlenmişti? Kulaklarımızın uzun zamandır aşina olduğu gibi “Delilik” miydi (insania) yoksa “Aptallık” mıydı (stultitia) kastettiği? 
 
Aptallık yani saflık ve içtenlik, iyi niyet ve iyi düşünce, doğru söz, dürüstlük, kalpte ne varsa yüze ve dile aynı şekilde yansıma, işte Erasmus’un tanrıça olarak kişileştirdiği Aptallık buydu. Delilik ise bu aptallığın bir parçası olarak ve onun sayesinde ortaya çıkıyordu. 
 
Haksızlığa, yalancılığa, sahtekârlığa, ikiyüzlülüğe, kibre, çok bilmiş görünüp hiçbir şey bilmeyenlere veryansın eden, sivri dilli, keskin dişli ve hayli donanımlı bir din adamı olan Erasmus’un Aptallığın Övgüsü (Stultitiae Laus) adlı bu çok önemli eserini Doç. Dr. Asuman Coşkun Abuagla’nın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89369</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c7f33df-c1d9-495c-b261-6a6f09e9506d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Gezerin Düşleri</image:title>
            <image:caption>“Hakikati anlatma biçiminle insanları memnun edebilirsin ama onları değiştiremezsin.” –Voltaire, Jean-Jacques Rousseau’ya bir mektubundan 
 
Toplum Sözleşmesi ile kraliyet mensuplarını ölümlülerin seviyesine indiren ve halka kendi gücünü hatırlatan, Fransız İhtilali başta olmak üzere birçok siyasi hareketi, devrimi etkileyen düşünür, bestekâr, yazar Jean-Jacques Rousseau tamamlamaya ömrünün yetmediği Yalnız Gezerin Düşleri’nde bakış açısını kendi içine çeviriyor ve ihtiyarlığın sonbaharında, durmak bilmeyen düşüncelerini usul usul anlatıyor. 
 
Tabiatın içinde adım adım ilerlerken akla üşüşen sorular, anılar, insanın başına yüz yıl önce de yüz yıl sonra da üşüşebilecek dertler. Jean-Jacques Rousseau’nun altmış dört yaşındayken yazmaya başladığı Yalnız Gezerin Düşleri, toplumun hem içinde hem de uzağında yaşamayı arzulayan ruhlara yoldaş niteliğinde bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89370</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d56ceed6-30b2-4ebb-870c-90efecf7231d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuzey Macerası (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aleut adalarındaki Akatan’da yaşayan Naas adlı bir kabile reisi, atalarının başlattığı kan davasına rağmen düşmanı olan Unga’ya âşık olur ve onunla evlenir. Ancak Unga düğün günü bir denizci tarafından kaçırılınca Naas bunu gururuna yediremez ve yollara düşer, onları bulmak amacıyla dünyayı dolaşır. Zorluklar ve engellerle dolu bu yolculuk bir gün sona erdiğinde hep hayal ettiği gibi intikamını alabilecek, sevdiği kadına kavuşabilecek midir? 
 
Jack London, sevdiği insan uğruna kıtaları aşıp ölümle burun buruna gelen bir adamın hikâyesini anlatırken umudun insanı nasıl dönüştürebildiğini de gözler önüne seriyor. Kuzey’in yalnızca ihtişamını değil soğuğunu da iliklerinize kadar hissettirecek bu eseri Alev Bulut’un özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89371</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb70ba0b-170d-4036-a4c7-3de2fc9dbdf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Saatler</image:title>
            <image:caption>Ken Kesey Edebiyat Ödülü Kazananı / Orwell Politik Kurgu Ödülü Finalisti 
 
Bu kitaptaki her şey hayal ürünüdür… Evet, bu yalanı söylemeye devam edin. 
 
Yakın bir gelecek. Ro, 19. yüzyıl kadın kâşifi Eivør’un biyografisini yazan ve anne olmaya çabalayan bekâr bir lise öğretmeni. Ancak tüp bebek artık yasak, keza kürtaj da. Tek çözüm, yasadışı yollar. Sebebi ise basit: Aile kurumunun itibarını, gücünü ve refahını onarmak. 
 
Ro’nun en yakın arkadaşı Susan, iki çocuğuyla birlikte kötüye giden bir evlilikte sıkışmış vaziyette; en parlak öğrencilerinden Mattie, planlamadığı bir hamilelikle karşı karşıya ve kimden yardım isteyeceğini bilemiyor; kadınlara doğal çareler sunan şifacı Gin ise, modern bir cadı avının odak noktası. 
 
Peki anne olmak, olmamak ya da olamamak bir kadını tanımlar mı? 
 
Margaret Atwood ve Damızlık Kızın Öyküsü’nün adımlarını takip eden Kırmızı Saatler, özgürlük, kimlik, kadınlık ve annelik üzerine heyecan dolu fikirler sunmakla kalmayıp okuru yakın gelecekteki günümüzdeki tehlikelere karşı uyaran, çarpıcı bir distopya. 
 
“Leni Zumas bu kitabıyla neler yapabileceğini kanıtlıyor. Kırmızı Saatler eğlenceli, dokunaklı, şatafatlı, politik, şairane, korkutucu, ilham verici. Edebiyat için yeni bir basamak.” –Maggie Nelson, Argonautlar’ın yazarı 
 
“Kadınların hayatının heyecanlı ve güzelce gözlemlenmiş bir yansıması. Son derece sürükleyici.” –Naomi Alderman, Güç’ün yazarı 
 
“Tuhaf, sevgi dolu ve ışıl ışıl. Kırmızı Saatler’i tüm yüreğimle sevdim.” –Kelly Link, Belaya Bulaş’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89372</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224f16bf-cef3-40b7-986d-10027e3af01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitirilen Cennet</image:title>
            <image:caption>Söyle Serafların en ışıklısı, bu parlak kürelerin 
Hangisinde yerleşiktir insan; yoksa bulunmaz mı 
Belli bir mekânı, gönlü hangisini çekerse 
Orada mı kalır? 
 
John Milton’a bilhassa, tercümesini sunduğumuz Yitirilen Cennet dolayısıyla aşinayız… Shakespeare’in ardından İngiliz edebiyatının üzerinde en çok konuşulmuş, tartışma yürütülmüş isminin Milton olduğunu söyleyebiliriz. 
 
Yitirilen Cennet, Tanrı’ya isyan ederek onunla savaşa tutuşan, sonradan Şeytan adını alacak başmelek Lucifer ve onun isyanına katılmış olan meleklerin atıldığı Cehennem çukurunda başlar… 
 
Milton’ın yalnızca teolojinin sorunlarıyla değil, klasik Yunan ve Roma, Ortaçağ ve kendi döneminin edebiyat diliyle de boğuştuğu büyük mücadelenin ardından, eserin sonundaki unutulmaz dizelerde Âdem ile Havva’nın “el ele, kararsız ve yavaş adımlarla”, Cennet’i terk etmek üzere tenha bir yolda yürüdüklerine tanık oluruz: Önlerindeydi tekmil âlem. 
 
Yitirilen Cennet’i, Yiğit Yavuz’un çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89373</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0350e0a7-945c-40a8-b81e-c731a8c493b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beser Hatun</image:title>
            <image:caption>“Bir insan, yaşamı boyunca ne kadar sıkıntı çekebilir, hangi zorluklarla karşılaşabilir, eziyetlere dayanma gücü nedir?” gibi soruların tahmin edemeyeceğim yanıtlarını; sıkıntıları, zorlukları ve eziyetleri yaşayan, göğüsleyip üstesinden gelen bir kadının kendisinden dinledim. 
İnsanlar tarafından acımasızca örülüp ‘alınyazısı’na dönüştürülen kıskacın, bu kadının sıkı sıkıya sarıldığı mücadele gücünü alt edemediğini gördüm. Koşullar ne olursa olsun, nefes alındığı sürece ‘umut’a dair inancın yitirilmemesi gerektiğini O’nun hikâyesini öğrendikten sonra belleğime kazıdım. İnsandan ağustosböceğine kadar doğada ne varsa yaşama haklarına saygıyla yaklaşmanın görev ve sorumluluğunu O’nu izleyerek üstlendim. Yürekte sevgi yittiğinde bedende iyiliğe dair zerre duygu kalmayacağını da yine O’nun hikâyesinden alıp beynime yazdım...
Yaşadığı sürece herkese nasip olmayan saygıyla sarmalanan, Hakk’a yürüdükten sonra da özlemle yâd edilen bu kadını, babaannem Beser Hatun’u sizlerle de tanıştırmak istedim. Meçi’den geçen bu bilgenin ışığının bugünü de aydınlatması, hatırasının hafızalardan silinmemesi muradıyla...
Ali Kılıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89374</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ed62c4-b5db-418b-bc64-d882bbb50371.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Faresi İle Tarla Faresi(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89375</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b4e305-fb2f-4394-aa58-1769686a2099.jpg</image:loc>
            <image:title>Nilda</image:title>
            <image:caption>Nilda karakteri, çok acılar yaşamış bir öğretmeni temsil ediyor… 
Önünde nelerin yaşanacağı belli olmayan, çok önemli yılları vardır. Onun göğüs germesi gereken zorluklar, bazen birilerinin yardımı ile daha çok da kendisinin dirayetli ve gayretli çabaları ile geçilmiştir. Ancak hiç de hak etmediği bir yaşam ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Çok büyük bir aşk ve sevgi ile başlayan yaşamı, ona sonraki yıllarda sürpriz üstüne sürprizleri yaşatmıştır. Ancak bu sürprizlerin bir kısmında mutlu olurken, bir kısmında da acılarla ortak bir yaşam sürmüştür. Onun yaşadıklarını okurken elbette etkileneceksiniz. 
Her nasılsa yaşamımızda kadınların çekmiş olduğu çilelerin, içinde bulunduğumuz toplumda yadırganmadan, duyarsız bir şekilde kabullenilmesi sonucunda acı gerçeklerle karşılaşmak kaçınılmaz olmuştur. Anlatılanlar, gerçek bir yaşamdan esinlenerek yazılmıştır. Kurgusal olması, yaşananların gerçek olmadığı anlamına gelmez. Yer ve kişiler, romanın akışına göre uydurulmuştur. 
Nilda: 
“Anneciğim, bilmiyorum, aşk mıdır, çok sevmek midir? Beğenmek midir? Geçici bir heves midir? Biraz da kararsızım. Bir yazar der ki: ‘Sevmek, özünde var olan büyük bağlanmaya karşı, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür. İnsanı yalnızlığın hazinelerine götüren bir arınmadır sevmek.’  Sevmek, yaşamın bizi sürüklediği uçurumun kıyısında tutunduğumuz o incecik gelincik sapı, ölümle kalım arasındaki baş dönmesidir. Sanırım ben de bu özgürlüğümü yaşıyorum. Ferhat da o tutunduğum gelincik sapıdır. Umarım doğruyu yapıyorumdur. Ama her şeye karşın beni büyüten, sevgisini son damlasına kadar bana veren sen, anneme fikrini sormadan ve senin onayını almadan onu umutlandırmak ve söz vermek istemiyorum…” 
Başını öne eğdi. Gözlerini annesinden kaçırdı. Oturduğu yerde içini ezen bu kararı nasıl vereceğini düşündü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89376</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ada5c3-4e4f-4eea-891e-c794f3c9f17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Tarihi Tanıkları</image:title>
            <image:caption>Ünlerimiz vardı gölgesinde yaşadığımız.
Paramız, mücevherlerimiz, Cumhuriyet gibi değildi belki ama
Pahalılığıyla gurur duyduğumuz arabalarımız.

Cazibeli deri koltuklarımız,
Patronculuk ve güç zehri içerisinde kaybettiğimiz
“İnsancıklığımız” vardı.

Dilimize alırken, eşitliği, adaleti, nezaketi veya asaleti,
Dışarıdan bakınca birilerinin görmediğini sandığımız
“Bencilliğimiz” vardı.

Elit konuşmalarımız, marka giysilerimiz,
Bir de yokluğa ve yoksulluğa meydan okuyan korkularımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89377</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf35067-8444-482e-a356-16638de80dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlıklı Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89378</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac706d8-7b78-4a90-b3dd-fcb81a3aa129.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Evler</image:title>
            <image:caption>“Biçimiyle, ruhuyla nadide bir roman, sadece güzelliğinin parıltısıyla nesir bir şiire dönüşmüş yalın bir romantik anlatı.” 
–John Galsworthy 
 
Ernest Hemingway, George Orwell, Margaret Atwood gibi isimleri de etkileyen yazarlardan, doğabilimci William Henry Hudson’ın, 1959 yılında Audrey Hepburn’ün de başrolünde oynadığı bir sinema filmine uyarlanan, yabani ve medeni insanın çarpışmasını anlattığı, 1904 tarihli başyapıtı Yeşil Evler, hayal ile gerçekliğin arasında bir aşk hikâyesi ve tabiata çağrı romanı. 
 
1875 yılı. Venezuela. Abel, başarısız olmuş bir devrimin ardından ülkenin güneydoğusundaki ormanların derinliklerine sığınır ve tabiatın el değmemiş bu “yeşil ev”inde gizemli bir ırkın son üyelerinden olan bir kadınla, Rima’yla karşılaşır. Kuşlarınkine benzer bir dilde konuşan Rima ile Abel arasında bir aşk doğar. Ancak zulüm ve hüzün, tabiatın koynundaki bu iki âşığın peşini bırakmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89379</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b3fee8-cd4e-49fe-bf8d-809c1ca221e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Alemi</image:title>
            <image:caption>Genetik bir anomali yüzünden erkeklerin nesli tükenmiş ve Doğa Ana modern dünyayı yerle bir etmişti. Bu kıyamet sonrası dünyada hayatta kalmayı başaran kadınlar önce kendilerini sonra da toplumu küllerinden doğuracaklardı. Çoktan tarihe gömülmüş güç sembolleri, hadsiz espriler ve yüzyıllardır süregelen beklentiler tamamen ortadan kalktığında birlik olmak aslında o kadar da zor değildi. 
 
“Daha komik, daha yaratıcı bir çıkış kitabı düşünülemez.” —Library Journal, starred review 
 
“Bu korkusuz, yaratıcı ve benzersiz karakterler kıyamete kafa tutuyor. Hem de bunu sevgiden, kahkahadan ya da yaşamaktan vazgeçmeden yapıyorlar.” —Publishers Weekly 
 
“Erkeklerin olmadığı bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Merak etmeyin, Aminder Dhaliwal bunu sizin için yapmış.” —NYLON 
 
“Kadınlar Âlemi, kadınların arasındaki karmaşık ve sıcacık ilişkiye dair espri dolu bir bakış açısı sunuyor. Her sahne bana, insanın varoluşun dramına rağmen dünya için iyi bir şeyler yapma arzusunun paradoksunu hatırlattı.” —APARNA NANCHERLA 
 
“Görünüşe bakılırsa, erkeksiz bir dünya oldukça eğlenceli.” —TIG NOTARO 
 
“Ataerkilliğin muzip bir eleştrisi.” —NPR 
 
“Kesinlikle feminist ve inanılmaz komik.” —EVAN NARCISSE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89380</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70368f01-2e2c-47ec-9838-506712cd61de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Çarkı: Aradünya 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Joey Harker bir liderdi. 
 
HEX’e karşı verdikleri mücadele sırasında kaybolan tek yoldaşı –gizemli Zaman Ajanı– Acacia Jones’la birlikte geride bir tek Joey kalmıştı. Yaralı ve yalnız başına olmasına rağmen pes etmeyi reddediyordu. Tüm dünyaların kaderi ona bağlıyken nasıl pes edebilirdi ki? 
 
AyazlıGece tehlikesi giderek yaklaşırken Joey, Altiverse’te daha çok Yürüyüşçü arkadaşını bulmak için çabalıyor ve onları hızlıca eğitirken aynı zamanda Ara Dünya Üs Kenti’nin izini sürüyordu.  
 
Joey lider olmayı hiçbir zaman istememişti. Ama artık herkes onun eline bakıyordu ve Ara Dünya’yı, Multiverse’ü ve aradaki her şeyi kurtarmak istiyorsa inisiyatif almak zorundaydı.  
 
Sonsuzluk Çarkı, Ara Dünya üçlemesinin zaman ve mekân yolculuklarıyla, büyüyle ve bilimle dolu, heyecanlı finali.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89381</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735e246d-aab3-4493-bc0d-65827e8306e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uç</image:title>
            <image:caption>Aklın aldığından daha fazlası dünya. Biraz daha güzel, biraz daha çirkin, hem kocaman hem el kadar. Nereye koysak orada eğreti, neyine eğilsek orası kirli. Ama aklımız da öyle. Dünyanın sandığından daha büyük, berrak ve kara. İkiz kardeş gibiyiz onunla biz. Herkes çekinmeden bize bakıyor işe yaradığımızda. Ama eğilen yüzünü görmeye eğiliyor, kimsenin dudak izi yok suyumuzda. 
 
Tuba Kumaş, ikinci öykü kitabı Uç’ta düş ile gerçeği birbirine kopçalıyor. Bir sürü pencere açıyor okur için, yeni kapılar inşa ediyor. Duru dili ve özenli kurgusuyla uzun süre akılda kalacak bir kitap. 
 
“Hafızam yavaş yavaş silindi. Günleri, saatleri şaşırdım. Gece yarısı kocamı uyandırıp kahvaltı masasına oturttum. Hafta sonu tatillerinde çocukları okula hazırladım. Güneşli havalarda boyunlarına birer atkı doladım, yağmurlu havalarda üstlerinde incecik elbiselerle dolaştırdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89382</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3cc554-cff9-4f7c-b2a5-736e8ce1eb26.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Siyaset Bilimi alanında nitelikli, kapsamlı ve güncel Türkçe giriş kitapları konusunda bir boşluk olduğu ortada. Siyaset Bilimi: Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler, işte bu boşluğu kapatmaya çalışıyor. Büyük çoğunluğu Türkiye ve dünyanın köklü üniversitelerinde bulunan 35 yazarın yazdığı toplam üç kısım ve 40 bölümden oluşuyor. Birinci kısım, “Siyaset Biliminde Temel Kavramlar” başlığını taşıyor. Siyaset, iktidar gibi daha genel nitelikli kavramlardan kimlik ve hegemonya gibi daha özel kavramlara uzanan bu kısımda kitap, siyaset bilimi disiplininin temel kavramsal gereçlerini okuyucuya tanıtıyor. İkinci kısımda yazarlar, temel “Siyasal İdeolojiler”i irdeliyorlar. Liberalizmden İslamcılığa, anarşizmden Marksizme kadar 11 farklı ideolojiyi inceleyen yazarlar, aynı zamanda ideolojinin ve modern siyasal ideolojilerin 18. yüzyıldan bugüne uzanan serüveninin bir bilançosunu çıkarmış oluyorlar. Kitabın “Disiplinler Arası İlişkiler” başlıklı üçüncü ve son kısmındaysa siyaset bilimi ile yakın sosyal bilimsel disiplinlerin ilişkisi tartışılıyor ve siyaset biliminin hem bir sosyal bilim olarak diğer disiplinlerle ortak yönlerine hem de özgül yanlarına vurgu yapılıyor. Siyaset bilimine giriş niteliğindeki kitaplarda genellikle rastlanmayan bu kısımda felsefeden kent çalışmalarına kadar, siyaset biliminin bir biçimde yolunun kesiştiği ve ortak çalışma yaptığı disiplinler, siyaset bilimiyle ilişkileri çerçevesinde ele alınıyor.
Asıl olarak üniversitelerin sosyal bilim bölümlerinde siyaset bilimine giriş nitelikli dersler alan öğrencilere yönelik olarak hazırlanan bu kitabın o öğrencilerin hocalarına ve genel okuyucuya da faydalı olacağını umuyoruz.
Makaleleriyle kitaba katkıda bulunanlar:
Emre Arslan, Gökhan Atılgan, E. Attila Aytekin, Mustafa Kemal Bayırbağ, Pınar Bedirhanoğlu, Ömür Birler, Korkut Boratav, Barış Çakmur, Aykut Çoban, Metin Çulhaoğlu, Cem Eroğul, Zeynep Gambetti, Asuman Göksel, Burak Gürel, Selime Güzelsarı, Raşit Kaya, Mustafa Bayram Mısır, Ebru Deniz Ozan, Mehmet Okyayuz, Eylem Özdemir, Yasemin Özgün, Alev Özkazanç, Cenk Saraçoğlu, Murat Sevinç, Cem Somel, Mustafa Şener, H. Tarık Şengül, Taner Timur, Aylin Topal, Ateş Uslu, Füsun Üstel, Galip Yalman, Mehmet Yetiş, Filiz Zabcı, Gün Zileli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89383</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69fa028-3751-478e-8d06-ede042dc99ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Dedi ki</image:title>
            <image:caption>&quot;Utandığım için sessiz kalacağımı düşünmüştü.&quot; 
&quot;Bir hiçtim, daha çocuktum, bana iş verilmişti. Taş kesilmiştim, beni kovacağını sandım.&quot; 
&quot;&apos;Kariyerini mahvedeceğim&apos; minvalinde şeyler söyledi.&quot; 
&quot;Neden öne çıkıp konuşmuyoruz?&quot; 
“Araştırmanızda adı geçen kaynaklardan biri olmaya hazırım.” 
Jodi Kantor ile Megan Twohey Hollywood film yapımcısı Harvey Weinstein&apos;in işlediği cinsel taciz ve istismar suçlarını, uzun süren çalışmalar sonucunda, başarılı bir araştırmacı gazetecilik örneği göstererek, kanıtlarıyla New York Times&apos;da yayımladı. Bu haber onlara Pulitzer Ödülü’nü kazandırırken, işledikleri suçların yanlarına kâr kalacağını düşünenlerin ceza almalarını sağlayan bir örnek olarak #MeToo hareketine ilham verdi. Erkeklerin özellikle sosyal ve ekonomik konumlarının gücünü kullanarak yaptıkları cinsel taciz ve istismarlara karşı bir tepki olarak gelişen #MeToo Hareketi tüm dünyaya dalga dalga yayıldı. Bu kitapta Jodi Kantor ile Megan Twohey tüm bu süreci, gelişmelerin perde arkasını, hangi yöntemlerle çalıştıklarını ve çok daha fazlasını, yine titiz bir gazetecilik örneğiyle ortaya koyuyorlar. Ayrıca kitabın sonuna ekledikleri, hangi bilgiyi kimden, nasıl aldıklarını belirten &quot;notlar&quot; bölümü ve dizinle, konuyla ilgili çalışma yapacaklar için eşsiz bir kaynak sunuyorlar. 
Önsöz&apos;den bir bölüm: 
&quot;Bu geçmiş, onu yaşayan hepimize ait: Kilit altındaki hükümet ve şirket sırlarıyla ilgilenen araştırmacı gazetecilikten farklı olarak, bizim çalışmamız, çoğumuzun okullardan, ailemizden, işyerlerimizden ve bizzat kendi hayatlarımızdan aşina olduğumuz tecrübelerle alakalı. Fakat bu kitabı sıfır noktasına mümkün olduğunca daha yakın olabilmeniz için yazdık. 
Yaşananları elverdiğince doğrudan ve güvenilir biçimde aktarabilmek için röportajların, e-postaların ve diğer birincil dokümanların nüshalarını bu kitaba dahil ettik. Kitapta, Weinstein’le ilgili film yıldızlarıyla yaptığımız ilk sohbetlerden notlar, Bob Weinstein’in kardeşine yazdığı sorgulayıcı mektup, Ford’un mesajlarından alıntılar ve diğer pek çok ilk elden kaynak yer alıyor. Paylaştıklarımızın bir kısmı aslında kayıtdışı görüşmelerdi fakat olaylarda yer alan taraflarla tekrar görüşüp ek haberler yaparak onları da buraya dahil edebildik. Kayıtlar ve röportajlar sayesinde, bizzat şahit olmadığımız olaylarla konuşmaları da burada anlatabildik. Bu kitap, bunların hepsiyle Londra’dan Palo Alto’ya kadar uzanan yüzlerce röportaj ve kaydı içeren üç yıllık bir sürece dayanıyor: Notlar kısmı, hangi bilgiyi hangi kaynak ve kayıtlardan öğrendiğimize dair detaylı verileri içeriyor. 
Son olarak bu kitap, bu olayları anlamaya çalıştığımız süreçte geliştirdiğimiz ortaklığın bir kaydıdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89384</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/777a5931-7869-40d9-afd4-213424518b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönemde Çocukları Değerlendirme ve Tanıma Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Ailelerin, bebeklik evresinden başlayarak çocukların duygu ve düşünce bilinçlenmesinde sorumluluk üstlenmesi gerekir. Nitelikli kitaplar, çocukların duygu ve düşünce boyutlu yaşantılar edinmesine, okul ve toplumsal yasamdaki başarılarına katkı sağlayacak en önemli araçlardır.
“Çocuk ve Kitap”, çocukların kavram tasarımı sürecini devindirecek, duyu algılarını geliştirecek kitapların niteliğini anlamaya, yordamaya dayalı bir çabanın ürünüdür. Kitapların, görsel ve dilsel birer uyaran olarak çocuğun gelişim sürecindeki yerinin bilimsel yaklaşım ve sanatçı duyarlığıyla irdelenmesi “Çocuk ve Kitap”ın en özgün yanını oluşturmaktadır.
Çocuk-kitap ilişkisinin niteliğini etkileyen birçok değişkenin uzman ve sanatçı bakış açısıyla incelenmesinin, ülkemizdeki çocuk edebiyatı ve okuma kültürünün yapılanmasına yönelik tartışmalara ivme kazandıracağını düşünüyor; Çocuk ve Kitap’ta düşüncelerini, yaşantılarını, duyarlıklarını paylasan tüm sanatçı ve uzmanları içtenlikle kutluyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89385</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda00f77-05d5-4d82-842e-41c9ccea9b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansa Giriş</image:title>
            <image:caption>Hacimli finansal yönetim kitaplarının ilk kısmında işlenen konuların ayrı bir şekilde Finansa Giriş adı altında toplandığı bu kitapta, finansa dair temel teorik bilgiler sade bir dille aktarılmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra teorilerden hareketle uygulama örnekleri, konularla ilgili olarak dünyadan ve Türkiye’den güncel bilgiler ile katılım finansı ve davranışsal finans gibi alternatif bakış açılarından ilave bilgiler de paylaşılmaktadır. Bu hâliyle bu kitap, bir dönemlik bir ders kitabı gibi okutulmaya münasip olduğu gibi finansa dair giriş niteliğinde bilgi edinmek isteyen her seviyeden insana hitap edebilecek bir şekilde hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89386</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4606e0b-cce2-489e-9235-f78991d12379.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Kedi</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının sansasyonel kalemi Colette, uçarı, ele avuca sığmaz bir kadın ve mağrur bir dişi kediyi asalet, kıskançlık, gurur ve cesaretle yoğrulmuş bir aşk karmaşasının tam kalbine yerleştiriyor; tırnaklar bir bıçak gibi bilenip keskinleşiyor, tatlı tatlı bakan gözleri yabanıl, ürkütücü bir karanlık kaplıyor.


Dişi Kedi cüretkâr, uğrunda kan bile dökebilecek kadar ihtiraslı bir aşkın kıskacında ehlileştirilemez güdüleriyle bilinmeyene doğru yol alma cesareti gösterebilen yabani dişilere has, netameli bir kurmaca...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89387</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16385f43-3034-42ad-ac41-2beb8e206f67.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Kardeşler, sevgililer, arkadaşlar arasında kökleri derine giden ve asla dillendirilemeyen kırgınlıklardan, acılardan beslenen yalnızlık öyküleri bunlar. Kocasının beğeneceği bir yahni pişirmenin peşinde hayatını harcayan kadınlar, yıllarca beraber yaşadıkları halde birbirine yabancı çiftler, uçurumun kıyısında süren ilişkiler, cinayet ve intihar arzusuyla gölgelenmiş hayatlar, ölüme doğru koşulan bir ömrün anlamını sorguluyor.


Derya Sönmez ilk öykü kitabı Sırça Kanatlar&apos;da narin kanatlarıyla kendi yarattıkları cehennemlerden kaçmaya çalışan karakterlerin hikâyelerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89388</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65efca6-9239-4a07-8846-15ab420a9a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Düşünce: Kapsamlı Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve oy hakkı gibi temel kazanımlardan emek sorunu, kürtaj hakkı, eşit işe eşit ücret mücadelesine evrilen feminist hareket ve düşünce, yalnızca beyaz ve heteroseksüel kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle maruz kaldıkları dezavantajlara başkaldırmanın sınırlarını özellikle kölelik ve sömürgecilik karşıtı hareketlerin de etkisiyle aşarak bugün artık çok farklı düzeylerde tartışılmaktadır. Ancak bu çoğullaşma doğal olarak çeşitli soruları da beraberinde getirmektedir; örneğin farklı coğrafyalardan ve kültürlerden feminist hareketlerin pornografi ve seks işçiliği karşısındaki duruşu nedir? Feminist mücadele iktidar ilişkilerinin mi, biyolojik gerçekliğin mi, ataerkinin mi, kendini kadın olarak tanımlayan herkesin mi, yoksa yüzyıllardır süren kadın hakları savaşında bedenini, ruhunu ve dehasını ortaya koyan tüm insanların mı eseridir?
Rosemarie Tong ve Tina Fernandes Botts Feminist Düşünce&apos;nin genişletilmiş ve güncellenmiş bu yeni edisyonunda liberal feminizmden radikal feminizme, Marksist ve sosyalist feminizmlerden bakım/özen-odaklı feminizme, psikanalitik feminizmden ekofeminizme, üçüncü dalgaya ve queer feminizmlere uzanan kadın mücadelesinin çok yönlü, çok katmanlı boyutlarını çapraz sorguya ve eleştiriye tabi tutuyor. Feminist mücadelenin kazanımlarından yükselmeye çalıştıkça &quot;cam tavan&quot;a çarpan kadınlara, ev içi emeğin değeri tartışmasına, kadın ve doğa arasındaki ontolojik bağlara, annelik etiğine, kesişimselliğe uzanan feminist külliyatı, mücadele tüm şiddetiyle sürerken kayda geçiriyor.
Suyun çatlağını bulduğu gibi, eril tahakkümün fay hatlarına sızan; gücünü, söylemini ve kararlılığını evden, sokaktan, fabrika ve üniversitelerden yükselen seslerden almayı sürdüren feminist düşünceye dair güncel bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89389</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ec0e62e-0317-4d41-a303-9e27408232b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumsuz Çoraplar</image:title>
            <image:caption>Güneş̧ ve Yağmur yakın arkadaşlar. Su birikintilerini, öpücükleri, kelebekleri, gıdıklanmayı, şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve kahkahalarla gülmeyi severler. 
 
Zamanını yaramazlık yaparak geçiren Bora ise koca gözlerini bir an bile üzerlerinden ayırmaz. Yetişkinler arkalarını döndükleri anda Güneş’i ve Yağmur’u rahatsız etmek için her şeyi yapar. Onu durdurmanın bir yolu olmalı mutlaka. Ne yapmalı da barışı sağlamalı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89390</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424b814d-b8ed-4dfa-8c35-ebe48ed39580.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Makamsal Minyatürler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta makamsal yapıda ve küçük ölçekli 13 özgün eser bulunmaktadır. Eserler hem piyano öğrencilerinin teknik ve müzikal gelişimine katkı sağlayacak hem de makamsal tonların en belirgin özelliklerini duyuracak şekilde hazırlanmıştır. Bu bakımdan çoğunlukla dörtlü armoni, bazen de üçlü ve dörtlü armoninin birlikte kullanılmasıyla bestelenmiştir. Kitapta Nihavent, Hüseyni, Karcığar, Hicaz, Kürdi, Nikriz ve Segâh makamlarından örnekler sunulmuştur. 

Hem amatör hem mesleki piyano eğitimine katkı sağlaması amaçlanan bu kitaptaki eserleri, ilk sayfalarında yer alan QR kodlarından yararlanarak dinlemek mümkündür. Kitaptaki eserlerin bütün piyano eğitimcileri ve öğrencileri tarafından sevilerek seslendirilmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89391</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/229d0ae0-ac7c-4914-90be-39232afa3b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzüne Bakan Teleskop</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüne Bakan Teleskop A. Orçun Can’ın yazdığı, Buket Topakoğlu’nun resimlediği Gökyüzüne Düşen Kız ve Yeryüzünden Gelen Adam kitaplarının devamı… 
Bu defa Gökyüzü Krallığı’nda acaba ne maceralar bekliyor kahramanlarımızı? Kötü Prenses Lin ne yapmakta, ya ortalıktan kaybolan Aksel ve diğer çocukların başına ne geldi? Yeryüzünden gökyüzüne giden Nil kayıp çocukların başlarına ne geldiğini öğrenebilecek ve Aksel’i kurtarabilecek mi? 
Bu kitapta da evrende birbirine benzeyen ama birbirinden farklı şeylerin bir araya geldiğinde neler olabileceğine tanık olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89392</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e7764d-09dc-4614-8388-0d624b98bf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Artı Bir</image:title>
            <image:caption>Bekâr bir anne. Kaotik bir aile. İlginç bir yabancı. Senden Önce Ben ve O Yıldızın Altında’nın yazarından karşı konulmaz bir aşk hikâyesi.
Kocası birdenbire ortadan kaybolan, matematik dehası kızı ve ergen üvey oğluyla baş başa kalan Jess çok zor durumda. İki işte çalışıyor. Kızını parasızlıktan matematik olimpiyatlarına götüremediği için kalbi paramparça.
Bir gün yazlık evini temizlediği, teknoloji milyarderi, hatalarının kaosunda kaybolmuş Ed, Jess’in kızını matematik olimpiyatlarına götürmeyi teklif ediyor. Ve bu birbirinin zıddı kadın ile adam arasında mükemmel bir macera başlıyor.
 
“Jojo Moyes aşk, romantizm ve komediyi coşkuyla yan yana getiren bir kraliçe adeta… Senden Önce Ben’i özleyen herkes bu romana bayılacak!”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89393</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48031360-71eb-4c05-a386-f94974e8f84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı</image:title>
            <image:caption>Ay ışığı, zihinsel bir tutulmanın ritmidir. Zamanda dağılan belleğin, coğrafyanın uğultusu içinde parçalanan benliğin yolculuğu. 
Ayın o tekinsiz parıltısı altında her şey müphem bir varoluş halinde. Yaklaştıkça şekil değiştiren, görünmez olan evrenin ortasında bütün sözcükler aya söyleniyor, bütün düşünceler ayın o buğulu halesine takılıyor. Köyleri, kasabaları, yaşantıları, hikâyeleri, gidilecek ve dönülecek yolları aynılaştıran o anlamsız beyazlıkta, bütün varoluş ayın yanılsamasına tutulmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89394</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9e1cbe-315b-4c12-953d-ed87047c6c67.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ölümden Uyanıştır</image:title>
            <image:caption>Nina Cormier, nikâh günü terk edilip kilisede bir başına kaldığında hayatının en kötü günü geçirdiğini düşünüyordu; bu talihsizliğin gerçekte hayatını kurtardığını değil. İlk patlamadan saatler sonra bir kez daha ölümle burun buruna kalınca yaşadıklarının tesadüf olmadığını anlayacaktı. 
 
Fakat canına kimin ve neden kastettiğini, steril hayatının kimi rahatsız ettiğini anlamak için eksantrik dedektif Sam Navarro’nun yardımına ihtiyacı vardı.  
 
İkisinin birbirlerine güvenmesi ise her patlamaya imzasını atan bombacıyı bulmaktan daha güç olacaktı. 
 
Başından itibaren temposu hiç düşmeyen Aşk Ölümden Uyanıştır, Tess Gerritsen’in sade fakat derin olay örgülerinin en etkileyici örneklerinden biri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89395</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05b5b095-e935-459f-bfe2-455377ca943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk Orhan’ın şiirlerini okumuşsa içi titremeden, gözü yaşarmadan insana, ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya, İstanbul’a bakamaz; kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez…” 
Sait Faik Abasıyanık 
 
Orhan Veli’nin şiirleriyle bir başka sevdik İstanbul’u; oltamızı attık denize, bir üşüşüverdi balıklar, denizi gördük. Onun dizeleriyle baktık Galata Köprüsü’ne, kasap kedileriyle sokak kedilerinin farkını sezdik. Türk şiirine yalınlığı getiren, sıradan insanı şiirlerine konu ederek yeni bir akım başlatan Orhan Veli’nin unutulmaz dizeleri illüstratör Sadi Tekin’in çizimleriyle buluştu. Kediler, kuşlar, balıklar renklendi; seçme şiirler çocukların baş ucuna kondu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89396</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955fceb9-29bb-451d-b814-dc192ad333e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirius’un Kalbi</image:title>
            <image:caption>Ceren’in Tuhaf Maceraları serisinin üçüncü ve son kitabı Sirius’un Kalbi, okurlarını gizemli bir yolculuğa davet ediyor. Yaz tatilinde İzmir Uzay Kampı’na giden Ceren, Derin ve Acar, oradan yıldızlara, Sirius’un kalbine uzanıyor. Çok uzaklardan gelen dayanışma çağrısını geri çeviremeyen üç kafadar, mavi kuşların rehberliğinde Şayka’yla tanışıp yepyeni bilgiler ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89397</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/821c7e67-a3d1-48a4-bd57-50904e0b73b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Öyküler: Doğa</image:title>
            <image:caption>Bu sessiz kitapta doğanın güzelliklerini ve mucizelerini keşfedin, bırakın hayal gücünüz her şeyi canlandırsın! Nefes kesici çizimler, doğumdan ölüme, kıştan sonbahara zamanın akışında çeşitli hayvanların ve böceklerin doğal ortamlarındaki yaşamlarını ve yaşadıkları değişimleri yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89398</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd02b4cd-fa0d-42ea-b22a-cbc9ee96204d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölde</image:title>
            <image:caption>Brezilyalı illüstratör Geraldo Valério bu sessiz kitabında gerçek dostluğun ve sevginin doğasını çarpıcı bir hikâyeyle anlatıyor. 
* 
Booklist 2019’un En İyi 10 Sessiz Kitabı Listesi’ne giren Gölde için bazı yorumlar: 
“Her yaştan okuru sevginin ne olduğu, onu kazanmak ve sürdürebilmek için neler gerektiği üzerine düşündüren önemli bir hikâye.” (School Library Journal) 
“Geraldo, 3 ile 7 yaş arasındaki tüm çocukların keyif alacağı, güzel bir şekilde ifade edilmiş bu yeni eserinde gerçek dostluğun ve sevginin doğasını araştırıyor. Ailelerin kitaplıklarının, kreşlerin, anaokullarının, ilkokulların, kütüphanelerin ve resimli kitap seçkilerinin kıymetli bir parçası olacak.” (Midwest Book Review) 
“Gölde hayal gücünü harekete geçiriyor, evcil hayvanlara olduğu kadar doğal yaşama da saygı duymayı öğretiyor.” (CM Review of Materials) 
“Dokunaklı ve güncel bir hikâye.” (The Globe and Mail) “Valério, bir tasmayı merkeze alarak, insanların doğal yaşamın tahribatında oynadığı rolü anlaşılır bir metafor olarak anlattığı, aynı zamanda çocukların anlayabileceği düzeyde daha büyük felsefi soruları sorduran görsel bir anlatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89399</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ad4053d-5fe6-42c8-b890-358a540bbb4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Havlamak İsteyen Köpekbalığı</image:title>
            <image:caption>Havhav adlı bir köpekbalığı yaşıyormuş derin denizlerin birinde. 
Adıyla başı dertte. 
Korkunç geliyormuş herkese. 
Bakınca görünüşüne, uğramıyorlarmış yanına yöresine. 
Havhav&apos;ın hayali gerçek olsa... 
Diğer balıklar onunla oynasa... 
Çocuk edebiyatımızın usta kalemi Mavisel Yener&apos;den sevgi dolu bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89400</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f72080-ddbd-46a2-aab8-6af064db78fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Polisiye Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Şimdi her şey hiç olmadığı kadar büyük bir gizemle dolu.” Klasik Polisiye Öyküler, suç ve gizem edebiyatının önemli kahramanlarının ilk kez ortaya çıktığı serüvenler ile öncü yazarların unutulmaz eserlerini bir araya getiriyor. Okült dedektif Carnacki, kör dedektif Max Carrados ve avukat dedektif Martin Hewitt’in doğduğu öykülere ev sahipliği yapan bu derlemede, bazen bir cinayetin, bazen bir soygunun, bazen adaletin, kimi zaman da bir hayaletin peşinde, esrar perdesi aralanmaya başlıyor. Çağdaş İngiliz polisiyesinin yaratıcısı Wilkie Collins’ten “Polis Memuru ve Aşçı”, Arthur Conan Doyle’un en güçlü edebi rakibi Arthur Morrison’dan “Lenton Çiftliği Soygunları”, “polisiyenin anası” olarak kabul edilen Anna Katharine Green’den “Yakut ve Kazan”, William Hope Hodgson’ın doğaüstü ile gizemi harmanlayan öyküsü “Canavarın Geçidi”, Ernest Bramah’ın eyleme değil fikre odaklanan polisiyesi “Diyonisos Sikkesi” ve Pulitzer Ödüllü feminist yazar Susan Glaspell imzalı “Emsallerinden Oluşan Bir Jüri”, bu derlemede yan yana geliyor. “Polisiye öykü, iç içe geçmiş iki öyküden oluşur: olup bitenin öyküsü ve görünürde olup bitenin öyküsü.” MARY ROBERTS RINEHART</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89401</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867dc41f-d578-4050-bc61-92b7871dd268.jpg</image:loc>
            <image:title>Smiley’nin İnsanları</image:title>
            <image:caption>“Max’e söyle, mesele Kum Adam’la ilgili.”
Vladimir, Circus’u aradığında telefonu düşük seviyeden bir görevli açar, gerçi Circus’un Şefi bile açsa fark etmez. Herkes Vladimir’i eski günlerin heyecanından kopamamış bunak bir ajan sayarken kimse onu dikkate almayacaktır, ta ki yakın mesafeden vurulana kadar.
Her parçası Moskova Merkez’in izini taşıyan bu cinayet yüzünden kod adı Max olan George Smiley emeklilik günlerinden geri çağırılır ve eski ajanının başına gelenleri aydınlatması istenir. Smiley, arkadaşının ölümcül sırlarını ortaya çıkarmaya çalışırken, amansız bir şekilde Karla ile son bir hesaplaşmaya doğru adım adım ilerlemektedir.
Soğuktan Gelen Casus ve Köstebek gibi kitaplarıyla ismini kanıtlamış, usta hikâye anlatıcısı John le Carré, Smiley ve Karla arasındaki çekişmeyi büyüleyici bir sonuca götürüyor.
“Okuması zevk verecek bir kitap, karmaşık, heyecan verici ve sürükleyici.”
Chicago Tribune
“Tam bir zanaatkâr elinden çıkma tatmin edici bir kitap.”
Newsweek
“Çok az romancının yapabileceği bir inceliğe ve güce sahip.”
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89402</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ced1764a-b355-41b1-bc42-7791fbea5c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar, en çirkin gerçeği bilmenin bile güzel olduğunu anlamak istemezler... 
Hayat; kendisini alt edenindir...” 
– Nietzsche 
 
Biri psikolog, diğeri apartman görevlisi iki adam bir dairenin içinde sıkışıp kalırlar  ve birlikte geçirecekleri üç saat boyunca hayatlarının en karanlık  ve en garip gerçekleriyle yüzleşirler. 
 
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz’ün kaleme aldığı bu çok katmanlı Kafkaesk novella, 
insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine inme cesareti gösteren nefes kesici  bir kurgu... 
 
Baba oğul ilişkisi, geçmişin sırları, sınıf çatışması, otorite ve güç savaşları, yalanlar, gerçekler, yüzleşilemeyenler ve içsel özgürlük arayışının gölgesinde oynanan, 
 üstelik gerilim dozu giderek artan bir körebe oyunu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89403</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33d8c87-b3a4-43d9-be80-91a2e2d46191.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkün Ölümü</image:title>
            <image:caption>İsmail Cem: Daha güzel bir Türkiye yaratmak, çocuklarımıza daha ileri bir Türkiye bırakmak uğruna şehit oldu. Onu kalbimizde ve zihnimizde her zaman yaşatacağız. (Dışişleri Bakanı)
İsmet Sezgin: Öğrencilerin senin güzel anılarınla görevlerini yapmaya devam edecekler. (TBMM Başkanı)
Hakkı Süha Okay: Kışlalı’nın öncü olduğu yol, cumhuriyet sevdalılarının yolu olacak. Mücadelen sürecek. (Ankara Barosu Başkanı, Milletvekili)
Enis Tütüncü: Taşıdığın ışığı sonsuza kadar götürme savaşımını daha kararlı sürdürenler safında bir nefer gibi yürüyeceğim. (Milletvekili)
Prof. Dr. Aysel Çelikel: Ulusumuzun Muammer Aksoy’un ardından Ahmet Taner Kışlalı’yı teröre kurban vermesi, ADD’yi yolundan ayıramayacaktır. (ÇYDD Genel Başkanı)
Prof. Dr. Mehmet Tomanbay: Saldıranlar çağdaş Türkiye’nin önünü tıkayamayacaktır. (Milletvekili)
Dinçer Sümer: Ardında bıraktığın ışık, gücümüzü, umudumuzu, yarınlara inancımızı aydınlatıyor. Şimdi, daha bilinçli ve sorumluyuz. (Tiyatro Yazarı-Yönetmeni)
Yücel Erdener: Kalemin hepimizin ışığı. (Milletvekili)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89404</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9c197f-3ec8-4b8f-ab6f-c2475ae3906a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yabancılaşan İnsan</image:title>
            <image:caption>Herkes kendi yarattığı hapishanenin anahtarı elinde yaşar. 
Kalabalıkların içinde yalnız, kendi hayatına yabancı, olan biten her şeyden huzursuz bir insan için zamanla her şeyi unutmaya başlamak, belki de bir lütuftu aslında... 
Gittikçe hafızasını kaybeden yaşlı bir adamla, aralarındaki derin yalnızlığı aşk sanan genç bir kızın içine düştüğü bir yolculuk, toplumun dayattığı düşünce ve inanç biçimleri yüzünden kocaman bir yalnızlığa ve yabancılaşmaya dönüşür giderek. 
BİR NARSİSİN GÖLGESİNDE ON İKİ AY adlı çok satan kitabın yazarı Dr. Fikret Yıldırım, bu kez yaşadığı aileye, topluma ve kültüre yabancılaşan yeni asrın insanını alıyor romanının merkezine. 
“İnsanın bir özü var mıdır?” sorusunun yerini, “İnsanın bir özü var mıydı?” sorusu alıyor artık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89405</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962fe95d-84ac-4288-9ac2-05b180a597f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Gençlerle İletişimi</image:title>
            <image:caption>Ergenlik nedir? Peygamberler gençlik bunalımı yaşamış mı? Allah Resulü’nde gençlik sıkıntıları olmuş mu? O’nun (asm) yanındakiler gençlik bunalımına düşmüş mü? Huyları farklı insanlar aynı eğitim metoduyla terbiye edilebilir mi? Kişiye özel eğitim metodu var mı? Eğitimde hangi esmalar yansır? Çocuklarımızı hangi pedagojiye göre eğitiyoruz? Sünnet pedagojisini ne kadar biliyoruz? Eğitimde anne baba perde olur mu? Ergenlik biyolojik bir hal midir? Neden herkeste aynı durum gözlenmiyor? Gençlik döneminin yakıcı ve yıkıcı geçmesinin temeli, gencin ilk günahla karşılaşması mıdır? Bilim, ergenlik dönemini sorunlu kabul ederken, Allah Resulü, bu yaşlardaki ergenlere nasıl en büyük sorumlulukları vermişti? Modern pedagoji neleri göremiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89406</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab248eb7-f5f4-4ce9-8c4f-d79f080442a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Yolculukları</image:title>
            <image:caption>Sanat Yolculukları, Ülkü Tamer’in belleğine bir yolculuk olarak düşünülebilir. Papirüs’ten Cağaloğlu’ndaki Eser Han’a, Onat Kutlar’dan güzel Antep sokaklarına, Attila İlhan’dan Baylan Pastanesi’ne değin genişleyen bir sanat yolculuğudur bu. Beyazıt Meydanı’ndaki simitler, Kumkapı’daki balıkçılar, Beyoğlu sinemalarında biten günler. Ülkü Tamer, özlediği dostlarının şiirleriyle konuşabildiği zamanları yaşar artık ve onları “hatırlayarak” yeniden çağırır. Ve sorar, Yeşilçam’ı mı özlüyoruz, o günün Türkiye’sini mi? Yıldız Kenter’i, Yılmaz Güney’i ve aynı sahneyi paylaştığı Müjdat Gezen’i; elinde Göçmüş Kediler Bahçesi ile gelen Bilge’yi, Cahit Külebi’nin hiçbir dile çevrilemez Hikâye’sini. Ancak tüm bu hatıralara rağmen gelecek hakkında düşünmeyi de ihmal etmez Ülkü Tamer. Televizyondan bilgisayara, daktilodan internete çağına tanıklık eder ve nereye gittiğimizi sorar bize. Çocuk edebiyatından klasiklere, çağdaş edebiyattan dünya sanatına kadar pek çok konuda, berrak bir zihinle çıkarımlar yapar. Televizyondaki programlarda işittiklerinize gülmeyin, öfkelenin der. Kullandığımız dili işitir ve bize ait olan dili hatırlatır. Kültür ve dil değişiminin farkındadır, sakınmadan söyler söyleyeceğini. Yazdıklarını serçeler gibi gökyüzüne salanların şairidir Ülkü Tamer, kartallaşıp onların peşine düşenlerin değil. Bu yüzden onunki bir sanat yolculuğudur. Dünün, bugünün ve yarının hiç bitmeyecek yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89407</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/418b8d74-2228-4b5b-bb7b-58d645827b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Gelişim</image:title>
            <image:caption>Erken Çocukluk Döneminde Gelişim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89408</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fd68c2-8ead-414c-bd97-5c340a372be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk 2 – Amerika Kıtası Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Tom’un bisikletle dünya turu hız kesmeden devam ediyor. İngiltere’den Güney Afrika’ya kadar pedal çeviren Tom’un yeni hedefi Alaska. Planı, Güney Amerika’nın dibinden başlayıp Kuzey Amerika’ya gitmek ve en sonunda Alaska’ya ulaşmak. Tom bu zorlu ama bir o kadar keyifli yolculukta dünyanın en uzun dağ sırası olan And Dağlarını aşacak; nehirleri, çölleri geçip yepyeni maceralar yaşayacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89409</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1f9f19-95fa-4f9b-99a6-b23a7e55eec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karayolu - Demiryolu Dengesinin Tarihçesi 1923 - 2015</image:title>
            <image:caption>Karayolu - Demiryolu Dengesinin Tarihçesi 1923 - 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89410</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/621e7ed9-4ea3-46ff-8546-ec400eafc6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikalı Arkadaşı Atatürk&apos;ün Devrimlerini Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Amerikalı Arkadaşı Atatürk&apos;ün Devrimlerini Anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89411</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3344096e-220f-4aea-9019-3e9525c5b57c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 56</image:title>
            <image:caption>Üç aylık düşünce dergisi Cogito&apos;nun Güz 2008 sayısı, 2005 yılında 92 yaşında ölen filozof Paul Ricœur&apos;e adandı. Bu sayıda okura Ricœur&apos;ün daha önce Türkçede yayımlanmamış üç metni sunuluyor: Ricœur&apos;ün dev yapıtı Zaman ve Anlatı&apos;nın ikinci cildi &quot;Tarih ve Anlatı&quot;dan bir bölüm, filozofun İstanbul&apos;da yaptığı &quot;Özgürlük ve Kurumları&quot; başlıklı konuşmanın tam metni ve yakında YKY tarafından yayımlanacak olan Critique et Conviction kitabında felsefeciyle yapılmış olan söyleşiden özel bir seçki. Mehmet Rifat, Önay Sözer, Ahmet Soysal, Necmiye Alpay, Fiona Tomkinson, François Dosse, Olivier Abel, Ayşe Ece&apos;nin makaleleriyle katkıda bulunduğu sayıda, Ricœur&apos;le yapılmış üç ayrı söyleşiye de yer verildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89412</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2a4716-7d8b-4faf-9a09-07f807914229.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı 29 - Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Cogito Sayı 29 - Selçuklular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89413</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b069eb97-47ae-437f-abe1-38d78185668e.jpg</image:loc>
            <image:title>Denktaş Bey’in Mektupları 1964 - 2008</image:title>
            <image:caption>Denktaş Bey’in Mektupları 1964 - 2008</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89414</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6959c757-651c-4203-8c04-be017e31cf17.jpg</image:loc>
            <image:title>1938 Atatürk’ün Yeni Türkiye’si</image:title>
            <image:caption>1938 Atatürk’ün Yeni Türkiye’si</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89415</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2989c1-40f7-454d-83c5-f3c5cb1e4c34.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Atatürk Ve Ekonomi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89416</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa83cc70-a410-4e6a-b1ea-5ed2d553a4f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Tayyarelerinin Tarihçesi 1926-1955</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün Tayyarelerinin Tarihçesi 1926-1955</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89417</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b1517f-a2a3-410b-a9bb-06e69b1392cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Afro - Asian Expedition 1961 - 62</image:title>
            <image:caption>Cambridge Afro - Asian Expedition 1961 - 62</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89418</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a9361c9-d43d-4910-9fad-433afb292765.jpg</image:loc>
            <image:title>Ww2 &amp; Turkey Neutrality On A Knife - Edge</image:title>
            <image:caption>Ww2 &amp; Turkey Neutrality On A Knife - Edge</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89419</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/498572cd-d294-4066-b275-8e8ea6f402b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Antlaşmalar Ve İlişkilerimizin Belgeleri</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Antlaşmalar Ve İlişkilerimizin Belgeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89420</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c92508-ace8-479a-856d-a3f4a1dca543.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşlik Savaşçilari 8 - Temuçilerin Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Skandiya genellikle barışsever bir ülkedir ancak doğu bozkırlarından gelen acımasız savaşçılar nedeniyle tehlikededir. Her dönemde Skandiya&apos;yı ele geçirmeye çalışan Temuçiler bu kez bütün birlikleriyle saldırmaya hazırlanmaktadır ve Balıkçıl Kardeşliği&apos;ne önemli bir görev verilir: 
Temuçi lideri Şa&apos;şan&apos;ı durdurmak. Hal ve Balıkçılları, Yılan Geçidi&apos;nden başlayıp Buz Nehri&apos;nde devam eden zorlu bir mücadele beklemektedir... 
 
Birçok ülkede sayısız okuyucusu bulunan Gölgelerin Efendisi yazarı John Flanagan, 
Kardeşlik Savaşçıları&apos;nda okuyucularını heyecanlı deniz yolculukları, hain korsanlar ve 
destansı savaşlarla dolu bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89421</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0ad7b6-9d02-447f-b941-994e0d19b2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünlü Türk Dahileri -Uluğ Bey</image:title>
            <image:caption>ÜNLÜ TÜRK DÂHİLERİ- ULUĞ BEY 
Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. 
İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları! 
Uluğ Bey, dedesi Timur&apos;un yanında yetişmesine rağmen onun gibi savaşçı bir hükümdar olmak istemedi. Bilimle, özellikle astronomiyle ilgilendi ve &quot;Bilgin Hükümdar&quot; olarak tarihe adını yazdırdı. Onun kaleme aldığı Yıldızlar Kitabı, yüzyıllar boyunca bilim insanlarının çalışmalarına ışık tuttu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89422</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20460177-d254-4ce6-a33b-dc2ba316bfc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Civciv Ciki ve Sevimli Dostları - Bu Kocaman Gözler Kimin 9</image:title>
            <image:caption>Çiftliğe yeni katılan Civciv Ciki ve çiftlikte yaşayan dostlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun!
Civciv Ciki, Anne Tavuk Tatu, Kaz Paytak, Horoz Hürhür, Keçi Gudu ve Kaplumbağa Kapki...
Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken sabırlı olmayı eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89423</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f9f36b-3f6c-4cef-901f-3f1c7de6dd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Korktum Sanki- Bazen Olur Böyle</image:title>
            <image:caption>Kalbindeki Mavi Balonla Tanışmaya Hazır Mısın?   Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden “mavi balon” metaforu ile korku duygusuyla ilgili farkındalık ve yön verme hikâyesi. Büyük küçük herkes korkar bazen bir şeylerden Korkunca güvenli bir yere gitmek ister. Korku çok doğal bir duygu, kalbimizde var mavi balonu. Fark edince duygunu, anlatınca birine, geçer hemen korku.   Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur. Bazen olur böyle ama bir yolu var kalbinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89424</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd084465-e05c-4164-b736-0712773745e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Diddalum</image:title>
            <image:caption>Diddalum nedir?    Heyecanlandığında karnında hissettiğin o eğlenceli şey mi? Veya içinde patlayan bir havai fişek mi? Bir sümüklü böcek mi veya kanat çırpan bir kelebek mi? Diddalum Nedir Ve Onu Nasıl Dinlersin?   Öğrenmek istersen kitabı oku ve diddalumu bul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89425</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ec28ff-db0b-49c7-970a-e7d0570cd987.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolata Savaşları - Yapay Zeka Galaksinin Koruyucuları 2</image:title>
            <image:caption>Hazırlıklar tamam. Evreni de tanıdık. Sıra dünyayı kurtarmakta. Artık ekibi biliyorsunuz. Bilmiyorsanız da önce kara deliğin sırrını öğrenmeniz lazım. Kara delikteki turnuvalar çok eğlenceliydi. Fakat şimdi işimiz çok ciddi. Dünyayı mı kurtarsak yoksa çikolataları mı? Seçim yapmak çok zor.    Benim rüyalarım hep gariptir zaten. Uçan bisiklet ve kaykay, kocaman balon olan sakızlar, tüm galaksiye yayılmış Türk lokantaları... Daha neler neler...   Ben evde rüya mı değil mi diye düşünürken yatağımın altından gelen ses ve ışık dünyayı kurtarma maceramızın başlangıcıymış. Kime karşı olduğunu öğrenmek istiyorsan takıl peşimize. Başka galaksiden gelenler kimler? Amaçları ne? Dünyanın geleceği bize bağlı. Sen varsan daha güçlüyüz. Eyvah! Saatim yine titremeye başladı. Hadi, takıl peşimize. Unutma! Dünyayı çocuklar kurtaracak..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89426</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e20cf51-331e-4641-8a3b-823fffe2a9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Süperstar: Cristiano Ronaldo</image:title>
            <image:caption>Dünya futbolunun süperstarı Cristiano Ronaldo&apos;yu daha iyi tanımaya ne dersin? İşte, büyük fırsat! Ronaldo&apos;nun macera, başarı ve heyecan dolu hayatı, en eğlenceli hâliyle ayağına geldi. Haydi, karşılaşacağın birkaç sürprizi özetleyelim:   Ø  Futbolla tanışmasını sağlayan ilginç olay neydi? Ø  “Onu transfer etmeden şuradan şuraya gitmem!&quot; diyen teknik direktör kimdi? Ø  Müthiş tekniğini ve baş döndüren çalımlarını neye borçluydu? Ø  Hem güldüğü hem ağladığı stadyumda hayallerinin gerçekleştiği gece daha neler yaşadı? Ø  Muhteşem frikik gollerinin sırrı neydi? Ø  &apos;Altın Çocuk&apos; unvanını nasıl elde etti? Ø  Lionel Messi&apos;yle rekabette hangi ilginç istatistikler kayıtlara geçti? Ø  Transfer süreçlerinde başına gelen ilginç olaylar nelerdi?   Cevabını bu kitapta bulacağın onlarca sorudan sadece birkaçı!   Muhteşem başarılar, kucak dolusu kupalar, unutulmaz maçlar, hiçbir yerde duyulmayan anılar, şapka çıkarılacak goller ve daha neler neler...    Sayfaları çevirmeye başla ve bir &apos;Cristiano Ronaldo Uzmanı&apos; olmak için ilk önemli adımı at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89427</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d57f52b-1bae-4e5c-b1f8-db2d46fa7eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gezi - Güzel Ülkem Türkiye 4</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel Ülkem Türkiye&quot; serisi dördüncü kitabıyla devam ediyor. Bu sefer Eyfel Kulesi&apos;nden daha eğri bir minareye sahip Harput Ulu Cami&apos;sini, ülkemizin en uzun köprüsünü, bozkırın ortasındaki güzellik; Eskişehir&apos;i, doğanın kalbinin attığı Munzur&apos;u, çiçeklerin başkenti Isparta&apos;yı, mühendislik harikası Varda Köprüsü&apos;nü, Ağrı Dağı Millî Parkı&apos;nı, dünyanın en büyük ikinci kanyonu Ulubey&apos;i ve daha birçok doğal varlığı ve tarihî eseri ziyaret edeceğiz. Ayrıca bu gezilerimizde sizlere, doğada yapılabilecek çok güzel etkinlikler önereceğiz. Gezilerimizin sonunda çevre okuryazarı olacağız, doğa ve ülke sevgimizi; kültürel mirasımıza karşı duyarlılığımızı daha da artıracağız. O zaman ne duruyoruz? Haydi başlayalım! Ülkemizi gezmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89428</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6addd8-2dbe-4af4-8fb3-1702357283b5.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Uzaylı: Lionel Messi</image:title>
            <image:caption>Ona kimileri ‘Uzaylı’, kimileri ‘Pire’ kimileri de ‘Keçi’ diyor. Peki sen, Arjantin’in dünya futboluna sunduğu en büyük hediye olan Lionel Messi’yi ne kadar tanıyorsun? Birkaç maddeyle hangi sürprizlerle karşılaşacağına bir göz atalım… Onu havalara uçuran hediye neydi?   İlk futbol maçına kaç yaşında çıktı?   Neden kendinden büyüklerle oynamak zorunda kaldı?   İtalya’yla bağlantısı neydi?   Hayatının dönüm noktasında neden anneannesi vardı?  Onu futboldan koparma noktasına gelen hastalığı neydi?   Neden ilk sözleşmesi peçete üzerine yapıldı?   Hangi dünya yıldızının gollerini fotokopi çekti? Barcelona’ya transferinde hangi zorluklarla karşılaştı?   Ronaldo’yla rekabetinde hangi isim üstün?   Hangi ünlü kulüplerden transfer teklifi aldı? Bu sorular, cevabını kitapta bulacağın onlarca sorudan sadece birkaçı. Sen de bir ‘Lionel Messi Uzmanı’ olmak istiyorsan, yavaş yavaş kitabın sayfalarını çevir ve gözlerinle satırları çalımlamaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89429</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aba15df-f1b9-463d-be6c-ed038c097d6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Kocaeli&apos;de - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Kocaeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89430</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ca0f4b-6cbe-412b-9598-a79464be0273.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Seli Antolojisi 3</image:title>
            <image:caption>Şiir yazan ve şiiri seven insanın kalbinde nasıl kötülük arar insan... Her sayfasında seni bir başkasının anısına, bir başkasının hislerine, bir başkasının acısına, bir başkasının umuduna götürecek bu kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89431</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c78547-5857-43db-8fbe-8e258591c87c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Role of Creativity and Entrepreneurship in Business Growth and Sustainability</image:title>
            <image:caption>Table Of Contents 
Lıst Of Tables 
Lıst Of Fıgures 
1. Introductıon 
2. Entrepeneurshıp 
3.Creatıvıty And Crıtıcal Desıng Thınks 
4.Entrepreneurshıp, Creatıvıty And Innovatıon In The Future 
5.Conclusıon 
References 
About The Author   
Table Of Contents 
Lıst Of Tables 
Lıst Of Fıgures 
1.Introductıon 
2.Entrepeneurshıp 
3.Creatıvıty And Crıtıcal Desıng Thınks 
4.Entrepreneurshıp, Creatıvıty And Innovatıon In The Future 
5.Conclusıon 
References 
About The Author</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89433</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9df600-e40e-455e-949a-7f43d6b6f541.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans Üzerine Güncel Yaklaşımlar - Teorik ve Uygulamalı İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi Üzerine Bir İnceleme 
İkinci Bölüm 
Petrol Fiyatlarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi: Borsa İstanbul Üzerine Bir uygulama 
Üçüncü Bölüm 
Kamu Teşvik ve Hibeleri Kapsamında Radikal İnovasyon Işığında Covıd-19 Döneminde Aşı 
Çalışmaları : Ar-Ge Yatırımları Perspektifinden Bir Değerlendirme 
Dördüncü Bölüm 
Ters 9 ‘a Göre Finansal Araçların Ölçümü , Sınıflandırılması ve Muhasebeleştirilmesi 
Beşinci Bölüm Birinci Bölüm 
Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi Üzerine Bir İnceleme 
İkinci Bölüm 
Petrol Fiyatlarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi: Borsa İstanbul Üzerine Bir uygulama 
Üçüncü Bölüm 
Kamu Teşvik ve Hibeleri Kapsamında Radikal İnovasyon Işığında Covıd-19 Döneminde Aşı 
Çalışmaları : Ar-Ge Yatırımları Perspektifinden Bir Değerlendirme   
Dördüncü Bölüm 
Ters 9 ‘a Göre Finansal Araçların Ölçümü , Sınıflandırılması ve Muhasebeleştirilmesi 
Beşinci Bölüm 
Pandemi Döneminde KKTC Bankacılığında Tahsili Gecikmiş Alacaklar Analizi ve Erken Uyarı Sinyalleri 
Altıncı Bölüm 
Kalkınmanın Finansmanında Dış Borçlanma: Türkiye Örneği 
Yedinci Bölüm 
Türkiye’de Yüksek Öğretimin Finansman Kaynakları 
Sekizinci Bölüm 
Finansa Dayalı Büyüme, Finansal Kriz ve Finansal Serbestleşme İlişkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89434</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b82b083e-08ec-4091-b650-0bdb089d4ad5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Engelli Futsalcılarda Başarı Motivasyonu</image:title>
            <image:caption>1-Engel ve Engellilik 
2- İşitme Engeli 
3- Futsal 
4- İşitme Engelliler Spor Federasyonu 
5- Motivasyon (Güdülenme) 
6- Konu ile İlgili Yapılan Çalışmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89435</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c9822ae-9ff5-491e-941e-a06fc46af0f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Blokzinciri, Kripto Paralar ve Akıllı Sözleşmelerde Güncel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: KRİPTO PARALARIN HUKUKİ STATÜSÜ, ÜLKEMİZDEKİ VE 
ULUSLARARASI ALANDAKİ ÖNEMLİ YASAL DÜZENLEMELER 
İLE FACEBOOK LİBRA PARA BİRİMİ ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 2: BLOK ZİNCİR TEKNOLOJİSİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER VE 
ÇEŞİTLİ UYGULAMA ALANLARI 
 
BÖLÜM 3: AKILLI SÖZLEŞMELER VE SERMAYE PİYASALARINA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 4: ÖDEME SİSTEMLERİ VE KARTLI UYGULAMALARINDAN, BLOK 
ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ KULLANIMI, REGÜLASYON BARİYERİ VE 
ÖNERİLER 
 
BÖLÜM 5: AVRUPA BİRLİĞİ KRİPTO VARLIK PİYASASINA İLİŞKİN TASLAK 
TÜZÜK HAKKINDA DEĞERLENDİRİLME 
 
BÖLÜM 6: MEVDUAT ÜRÜNLERİ VE TÜKETİCİ KREDİLERİ AÇISINDAN 
AKILLI SÖZLEŞMELER 
 
BÖLÜM 7: AKREDİTİF VE DIŞ TİCARETİN FİNANSMANI AÇISINDAN 
BLOCKCHAIN 
 
BÖLÜM 8: COVID-19 DÖNEMİNDE BITCOIN VE ETHEREUM PİYASASININ 
GENEL SEYRİ: BAZI BULGULAR 
 
BÖLÜM 9: KANUNLAR İHTİLÂFI HUKUKU BAKIMINDAN KRİPTO PARA, 
BLOKZİNCİRİ VE AKILLI SÖZLEŞMELER 
 
BÖLÜM 10: KURUMSAL YÖNETİM VE SERMAYE PİYASALARI AÇISINDAN 
BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN POTANSİYELİ 
 
BÖLÜM 11: KRİPTO PARA DOLANDIRICILIĞI SUÇU YENİ NESİL PONZİ 
DOLANDIRICILIĞI MI? 
 
BÖLÜM 12: BLOKZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ VE KRİPTO PARALAR NEDİR?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89436</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02824b9a-964f-4dab-9a4c-60f9f46983ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Volvo Kamyonlar</image:title>
            <image:caption>İnsanın insana olan ihtiyacı dışında her şey hikâye” 
 
Norveçli yazar Erlend Loe’nun sıradışı kahramanı Doppler, bu kez ülke sınırlarını aşıyor. Geyiği Bongo ve oğlu Gregus ile komşuda yepyeni arkadaşlar edinen Doppler, birdenbire yaşamına giren yaşlı ve isyankâr bir kadın ile takıntılı ve titiz bir adam sayesinde, hayatı “doğal bir şekilde” akışına bırakmak ya da eski günlerdeki gibi sorumlu davranıp başarıdan başarıya koşmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. 
 
Sanayi toplumunun ve 20. yüzyıl demokrasisinin Kuzey Avrupa’daki çöküşünü şaşırtıcı ve eğlenceli bir üslupla anlatan Loe, Volvo Kamyonlar’da “bunu yazan kişi olarak” kendisi için de bir pencere aralıyor, “çalışkan” okurlara ve eleştirmenlere “bizzat” içini döküyor. 
 
“Ona biraz imrendiğini hissediyor. Âdetleri, kuralları aşmış biri olarak yaşamayı bir biçimde beceriyor Maj Britt, Doppler de aşmayı deniyor ama bu ona çok külfetli geliyor, daima düşünmesi gereken bir şey var, çalışkanlıktan uzak durmak için hep tetikte olmalı, oysa bu iş, Maj Britt için refleks gibi bir şey. Bunu o kadar doğal bir biçimde yapıyor ki. Bu işi onun gibi beceriksizce ve cazip bir biçimde yapabilmesi için yaşlanması gerektiğini düşünüyor, Maj Britt’in ağzı kulaklarında gülümsediğini görüp onu kocaman kucaklamak için yanına çağırdığını duymadan önce.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89437</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413a037e-3ce2-4073-a2dd-bd34484a8d8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Malatya&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Malatya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89438</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274388d9-82aa-43b7-9814-76d06a4e78fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Manisa&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Manisa!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89439</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fadbd1-5928-495c-a7c9-4866a1de0d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Mersin&apos;de - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Mersin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89440</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8df5a8-2661-4d99-ab1e-74f7fe0ed2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Sinop&apos;ta - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Sinop!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89441</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc60e7e-2393-4cd8-8fd1-67f5c9ffa5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Türkiye&apos;yi Geziyorum 6 Set - (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihi dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Sinop!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89442</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c84e0d-7b64-4949-8fc7-d569cb464643.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean Stafford Toplu Öyküler - 2</image:title>
            <image:caption>Komik, melankolik, başına buyruk öyküler...

Çağdaşları arasında en özgün kalemlerden biri olan Amerikalı yazar Jean Stafford&apos;ın Pulitzer Ödüllü öyküleri, Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla ilk kez Türkçede!

Stafford, eşine az rastlanır şekilde sivri, hüzünlü ama bir o kadar da komik ve şaşırtıcı olabilen öykülerinde; çocukluk döneminden başlayan sancılarıyla bireylerin tutsak oldukları iç dünyalarını, çıkmazlarını, insan ilişkilerindeki çalkantıları, tüm bağlılıklardan özgürleşme hayali ile aidiyet arzusunu bir zanaatkâr titizliğiyle işliyor.

Toplu Öyküler başlığıyla iki cilt hâlinde yayımlanan Jean Stafford öykülerinin bu ikinci halkası, kadın ve çocuk karakterlerin başı çektiği on sekiz bağımsız öyküden oluşuyor. Gelmiş geçmiş tüm esaslı yapıtların yaptığı gibi okuruna hayat karşısında sahici bir içgörü kazandıran kitap, ünlü yazar Joyce Carol Oates&apos;un öykülerdeki ustalığın altını çizdiği sonsözüyle sunuluyor. Öykü severleri yine kurmaca sanatının zirve örnekleriyle buluşturan eser, can acıtıcı olduğu kadar komik yanlarıyla insan ilişkilerine, kimsenin muaf olmadığı içsel çatışmalara, hayal kırıklıklarına, düşlere dair muazzam titizlikte bir anlatım sergiliyor. Yazar, bireyi şekillendiren sosyal arka planı asla göz ardı etmeden, derinlikli karakterler ve çarpıcı olay örgüsü yaratmaktaki başarısı, betimleme gücü, sunduğu ayrıntı zenginliği, dil ve üsluba hâkimiyeti, psikolojik öğeleri kullanmaktaki becerisiyle Amerikan edebiyatının sınırlarını aşarak evrenselliği yakalıyor. Pek çok eleştirmenin “kusursuz” olarak addettiği öykülerindeki ince işçiliğiyle hayranlık uyandıran Jean Stafford, kadınlıkla ilgili basmakalıp düşünceleri sorgulamaya açma cesaretiyle hızla akıp giden zamana direnen anlatılara imza atıyor.  “Baştan sona kusursuz öykülerden oluşan seçkin bir derleme.” Guy Davenport, The New York Times Book Review “Tek kelimeyle en iyi yazarlarımızdan birinin en iyi öyküleri bunlar: eşine az rastlanır, sivri, hüzünlü, komik ve şaşırtıcı derecede canlı.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89443</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564adcb1-6dd6-4a2d-bb4d-06ac52af3348.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Muamma</image:title>
            <image:caption>Romantikler için yaşamın estetikleştirilmesi bir özgürleşmedir; fısıltı hâlinde dile getirilmiş olsa da. Modernlikse, estetikleştirmeyi tam tersi bir amaç için kullanır. Modern toplum, giderek daha belirgin bir biçimde, tüm nesneleri metalaştırır. Nesne, diğer metalarla değişime girebilmek için bir değişim değeri olarak kodlanır ve tüm duyumsal ayrıcalıklarından soyutlanır. Reklamcılık, bir değişim değeri olan nesneye çekicilik kazandırmak için estetik alana saldırır. Hatta nesne, kullanım değeri olarak anlam kazanabilmek için estetik bir görünüme gereksinim duyar. Metanın estetikleştirilmesi, duyumsanabilir güzellikle hep sorunu olmuş sanatçıyı, zor durumda bırakır. Aslında, bu durum sanatçıyı estetiği yeniden tanımlamaya zorlar. İşte bu nokta avangarda açılan kapıdır. Sanatçı, giderek genelleşen ve ayrıcalığını yitiren estetiğe karşı kendi estetiğini üretir. Avangard, bir anlamda, romantizmin estetik ütopyasının iksiridir. Modern toplumda, duyumsanabilir görüntü ile soyutlama arasındaki sentez, sadece reklamcılık ve yönetilen kitle kültüründe ya da Adorno ve Horkheimer’ın deyimiyle ‘kültür endüstrisi’nde ortaya çıkar. Bu sadece ahlâki olarak eleştirilmesi gereken bir olumsuzluk değildir; modern toplumun can damarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89444</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677ed36a-ac8f-4467-a0a7-b6bcd146862d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahraman - Dev Arılara Karşı 2</image:title>
            <image:caption>Herkesin özel güçlere sahip olduğu gizemli bir kasaba... Terasyus.
Kasabayı ele geçirmeyi kafasına koymuş kötü niyetli bir düşman... Bay Karayel. 
Süper kahramanların arasında özel gücü olmayan tek bir kişi... Bir çocuk.
Bu &quot;özel çocuğun&quot; en büyük gücü... Bilim.
Bütün bunların ortasında ise çözülmesi gereken büyük bir sır var.
Bilimin gücü, doğanın dengesi ve süper güçler... Bu mücadeleden hangisi galip çıkacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89445</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c9eb3a-9532-43f0-942a-19bba743d817.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet</image:title>
            <image:caption>Adeta Cumhuriyet kurulmadan önce, kurulacak Cumhuriyet için doğmuş bir kadın Afet İnan. Birçok duraktan geçerek Makedonya’dan Ankara’ya seyreden bir hayat. Dağılmaya yüz tutmuş imparatorluğun son günlerine ve yeni kurulacak cumhuriyetin ilk ekilen tohumlarına bizzat tanık olmuş bir figür. Savaş yıllarında yaşanan çocukluk ve gençlik, “kuruluş” döneminde alınan birbirinden önemli roller. Mustafa Kemal’in manevi çocuklarından, bilim insanı, Cumhuriyet’in ilk kadın tarihçisi Prof.Dr. Afet İnan. Atatürk’ün meşhur Çankaya sofrasının ev sahibesi, kıdemli öğrencisi, Türkiye’de kadın haklarına yönelik çalışmaların başlangıç noktalarından, Afet.
Afet: Atatürk’ün Manevi Kızı Prof.Dr. Afet İnan’ın Yaşamöyküsü’nde Özlem Özdemir, ilk üç bölümde Afet’in Makedonya’dan Ankara’ya uzanan yolculuğunun bütün duraklarına uğruyor. Özdemir, yaşamöyküsü yazıp bırakmıyor. Kitabın son bölümünde ise, yakın dönemde Afet’e ve yaptıklarına yönelik çarpıtmalar ve onun adını dahil ederek dillendirilen iftiralara da gerçeklerle cevap veriyor.
Afet: Atatürk’ün Manevi Kızı Prof.Dr. Afet İnan’ın Yaşamöyküsü, Afet İnan’ın hakkını teslim etmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89446</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb7b63d-e89e-484b-99f5-133e654ea89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçede Kim Var? - Hareketli Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Yuvada iki yumurta mı var? 
Parmağını oynat ve bir bak! 
Ce-ee! 
Anne kuş, yavrusunu besliyor. 
Ve bir sonraki sayfada, acaba seni nasıl bir sürpriz bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89447</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dfe30df-b6e9-4952-b5f5-01168196a23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Kim Var? - Hareketli Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Ne çok koyu renk çiçek var. 
Parmağını oynat ve bir bak! 
Ce-ee! 
Kocaman bir goril sana bakıyor. 
Ve bir sonraki sayfada, acaba seni nasıl bir sürpriz bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89448</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ce9a83-eb29-4e01-8f0b-a538b3ac3637.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Ormanı?</image:title>
            <image:caption>Sol sayfada yer alan ipuçları ve sağ sayfadaki çizim ve deliklerden, arka sayfadaki hayvanı tahmin edebilir misin? 
Ce-ee! İşte bir fil veya bir gergedan veya bir timsah! 
0-3 yaş için tasarlanan Ce-e Ben Kimim? serisi ile hayvanları keşfetmek artık daha keyifli, daha eğlenceli…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89451</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439474f1-6301-446d-a995-d0856f0ef62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Yaşamaya Değer mi? - Ahlak ve Din Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in ahlak ve din felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. James’in düşüncesinde ahlak ve din, evreni nasıl algıladığımızla yakından ilişkilidir. Ahlaki taleplerimiz inanç ve kültlerin oluşmasında rol oynarken, dinler, ahlaki hayatın boyutlarını ve yeni derinliklerin imkânlarını bize sunar. James’e göre felsefenin amacı ‘kendimizi evimizde hissetmek’, dolayısıyla insanı daha iyi bir yaşama hazırlamaya çalışmaktır. Hayat her zaman çözülmesi gereken problemlerle doludur; bu problemlerden en önemlisi ise şüphesiz “Hayat yaşamaya değer mi?” sorusunda kendisini gösterir. Doğrudan varoluşa yönelen bu temel soru irdelenmeden yaşanacak bir hayatın zayıf ve dayanaksız olacağı açıktır. James’e göre iyi bir hayat yaşamak ahlakla ilişkilidir, ancak yalnızca özne ve nesne ilişkisinden doğan yargılarlar üzerinden ahlakı kuşatamayız. Fikirler inançları, inançlar ise irademizi özgürleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89452</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a24f921-cb7f-44fa-b443-ed689f5aeb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasyonalite Duygusu – Bilgi ve Eylem Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in bilgi ve eylem felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. James’e göre felsefe ‘teknik bir mesele’ değildir. Felsefe yaşamın gerçek ve derin anlamı üzerine sahip olduğumuz az çok bulanık bir histir; evrenin tüm zorlama ve baskısını kişisel olarak görme ve hissetme şeklidir, aynı zamanda insanın en yüce ve en sıradan uğraşlarından biridir. En küçük yarıklarda dolanır ve en geniş bakış açılarını bize sunar; ruhumuza cesaret aşılar; yaklaşım tarzı, şüphesi ve meydan okuyuşu, gereksiz ayrıntıları ve akıl yürütmeleriyle sıradan insanlara itici gelse de, hiçbirimiz felsefenin dünyamıza sunduğu parlak ışık olmaksızın yaşayamayız. James’in pragmatik felsefesi zihnin amaçsal bir mahiyete sahip olduğu görüşü ve deneyimcilik ilkesi üzerinde yükselir. Zihnin amaçsal bir mekanizma oluşu, insanın plan yüklü, arzulayan, aktif ve yorumlayıcı olmasıdır. Deneyimcilik ise her felsefi durumun eylem ile pratikte sınanarak çözülmesi anlamına gelir. Eğer felsefi bir iddia veya sistem, hayatın içerisinde kavranamaz sonuçlara sahip ise pragmatik olarak anlamsızdır. Bu yüzden bir kavram veya önermenin anlamı bireyin hayatında herhangi bir etkiye sahip olduğu sürece doğru olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89453</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974feebe-5fdc-4d9f-8833-acbce14d8318.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç Akışı – Zihin ve Deneyim Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in deneyim ve zihin felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. Davranışlardan yola çıkarak insan psikolojisinin arka planındaki mekanizmayı keşfetmeye çalışan James, bilişsel işlevleri açıklamaya yöneldiğinde bilinç meselesiyle karşılaşır. Pek çok filozofun teorik olarak incelediği bilinci, hem doğal bir bilim olarak psikoloji üzerinden hem de metafizik açıdan ele alan James, bilincin mahiyetine dair görüşleriyle bir taraftan kendinden önceki bilinç teorilerinin eleştirisini yapmış diğer taraftan felsefede dikkatleri bilinç sorununa yönelterek ‘zihin felsefesi’nin gelişmesinin yolunu açmıştır. Hiç şüphesiz William James’in bilincin mahiyeti ve işlevine ilişkin ortaya koymuş olduğu ‘bilinç akışı’ anlayışı, genelde onun felsefesini özelde ise psikolojisini en iyi şekilde ortaya koymaya yönelik çabaları temsil eder. Duyum ve bilinç ekseninde James’in üzerinde önemle durduğu diğer bir konu ise ‘ben’ ya da ‘benlik’ meselesidir. O, benliği en geniş anlamıyla ele alarak başlar ve deneyime dayalı benlikten yola çıkarak saf egoya doğru yol alır ve benliğin unsurlarını maddi, toplumsal, ruhsal olarak ele alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89454</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ac2408-c2c2-4ba3-ba7f-aa9532c83bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>&quot;... bu kitapta bizim toplumumuza ait birisi anlatılmaktadır. Arabasıyla Rus topraklarında dolaşıyor ve soylusundan tutun da sıradan olanına varıncaya dek her sınıftan insanla tanışıyor. Böyle bir insanın resmedilmesinin nedeni, Rus insanının daha çok eksik, ayıp yanlarını gösterebilmektir; yoksa onun erdemlerini ve yeteneklerini sıralamak değil... Çevresini saran insanlar da aynı şekilde, zayıflıklarımızı ve yetersizliklerimizi ortaya sermek amacıyla kaleme alınmışlardır...&quot; (Nikolay Vasilyeviç Gogol) 
Rus klasiklerinin başyapıtlarından biri olan Ölü Canlar’da Gogol, toplumun çürümüşlüğünü, çıkar için her şeyi mübah gören anlayışı güçlü bir hicivle gözler önüne serer. Gogol, yayımlandığı dönemde çok büyük eleştiriler alan kitabın ikinci cildini de yazar ama sonra ikinci cildin elyazmalarını yakar. Tek cilt olarak da bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar sadece 19. yüzyıl Rus toplumunun değil aynı zamanda insan davranışlarında bugün de gördüğümüz kötülükleri, çarpıklıkları sergileyen bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89455</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da56fdc-0dac-4b2c-b0f8-222b0c261e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza&apos;nın Etika&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Spinozanın Etikası 
Spinoza’nın Etika ’sı, felsefe tarihindeki en dikkat çekici, önemli ve zor kitaplardan biridir. Eşzamanlı olarak metafiziğe, bilgiye, felsefi psikolojiye, ahlak ve siyaset felsefelerine dair bir incelemedir. Spinoza’nınünlü “geometrik yöntem”inde Etika ,onun Tanrı, Doğa, insan ve mutluluküzerine radikal görüşlerini ortaya koyar. 2006 tarihli bu geniş kapsamlı giriş çalışmasında Steven Nadler, Etika’nın argümanlarını ve öğretilerini açıklar ve Spinoza’nın sonu gelmez bir şekilde insanları etkileyen fikirlerinin çağdaşları tarafından neden tedirgin edici bulunmuş olabileceği sorusunun yanında, bu fikirlerin günümüzde neden hâlâ güncelliklerini korudukları sorusunu da cevaplar. Aynı zamanda Spinoza düşüncesinin felsefi arka planını ve Spinoza’nın girdiği diyalogları inceler, sözgelimi çağdaşlarıyla (Descartes ve Hobbes dahil olmaküzere), antik düşünürlerle (özellikle Stoacılarla) ve ataları olan Yahudi rasyonalistleriyle bu diyaloğu sürdürür. Elinizdeki bu çalışma her ne kadar öğrenciler için yazılmış olsa da, Erken Dönem Modern Felsefe uzmanlarının da ilgisini çekecektir. 
 
Ülkemizde Spinoza üzerine yazılan pek çok eserden farklı olarak, Etika’yı bire bir markaja alıp yorumlayan, uzun zamandır eksikliği duyulan derinlikli bir eser. Spinoza’nın felsefesiüzerine çalışan yaşayan en önemli isimlerden biri olan Steven Nadler’ın kitabının, bu felsefe üzerine yapılacak samimi ve güçlü çalışmalara muazzam bir yön vereceği kuşkusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89456</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb21c9e-2ebc-4ce5-b154-57bc4e91c763.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Parkı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Genç bir kadının, kendine umut etme iznini bile vermediği bir aşkın sözünü almasının ona neler hissettirmiş olabileceğini kimse tahmin edemez.” 
Kız kardeşlerinin, zamanında uygun bir evlilik yapamamış olduğunu düşünen Leydi Bertram ve Bayan Norris, onun dokuz çocuğundan birinin bakımını üstlenmeye karar verirler. Bu çocuk, dokuz yaşındaki sessiz, akıllı ve güzel Fanny Price’tır. Mansfield Park köşkünün sahibi Sir Thomas, eşi Leydi Bertram’ın yeğenini yanına aldırır ve onun, kızlarıyla birlikte iyi bir eğitim görmesi için elinden geleni yapar. Ancak Fanny, Mansfield Park papazının eşi olan Norris teyzesi ve Leydi Bertram’ın ayak işlerini yapmaktan kurtulamaz ve evde diğer kuzenlerinden hep bir adım geride tutulur. En yakın dostu, eve geldiği ilk günden itibaren onu koruyup kollayan kuzeni Edmund’dur. Ne var ki çok geçmeden, Mansfield Park civarındaki Grant ailesinin evine misafir olan Crawford kardeşlerle olan ilişkileri ve bunu izleyen olaylar silsilesi, Fanny’nin gerçek değerini ortaya koyacaktır. 1814 yılında basılmış olan Umut Parkı, Jane Austen’ın üçüncü romanıdır ve değindiği konuların ciddiyeti bakımından en eleştirel eseri olarak nitelendirilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89457</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca06c6d-8c72-49c5-b5e4-348fe2c365bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Robot Edi</image:title>
            <image:caption>Beraber oyunlar oynayabileceğin, şarkılar söyleyebileceğin, hatta kahramanlıklar yapabileceğin robot bir arkadaş! Edi, Sabit’in en yakın arkadaşı. Üstelik onu dedesiyle birlikte yaptı. Edi ve Sabit mahallede herkes mutlu olsun diye maceradan maceraya koşuyor. İşte şimdi de küçük bir kediciğin peşindeler. Sen de onlara yardım etmek ister misin? Edi için yazacağın yeni bir kodla sen de kahraman olabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89458</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5bcf8c-a921-466d-971e-9aef03915071.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Kızı</image:title>
            <image:caption>Bulutların üzerine çıkmaya hazır mısın? Orada büyülü bir dünya seni bekliyor. Göklerin en güzel kızı Silya, hayatta en çok yeryüzünü merak ediyor. Ve bunun için her şeyi göze alıp tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Bir pelikanın ağzında, mor bulutların, korkunç şimşeklerin arasında bulutlar kapısına vardığında soluksuz macera başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89459</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5055c44d-7c00-435d-b29f-4a54e9b6edf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Çizmek Özgürleştirir</image:title>
            <image:caption>Gerekli sınırları çizmediğiniz için omuzlarınızda kaç kişinin yükünü taşıyorsunuz, farkında mısınız? Ve sınırlarınızı ihlal edenin herkesten önce kendiniz olduğunu biliyor musunuz? Sınır çizmenin çatışmaya, huzursuzluğa yol açacağı veya bencilce bir davranış olacağı kaygısıyla mutsuz olan insan çoktur. Eğer aşağıdaki gibi durumlar yaşıyorsanız bazı sınırlar çizmenin zamanı gelmiştir:  
Başkalarının davranışları sonucunda sık sık kendinizi kurban gibi hissediyorsanız, 
Hayatınızda çok az mahremiyet olduğunu düşünüyorsanız,
Birlikte olacağınız zaman genelde planları diğerlerinin yapmasına izin veriyor; gidilecek filmi, restoranı, tatil yerini onların seçimine bırakıyorsanız, 
Biri sizi (bilerek ya da bilmeden) incittiğinde ya da aldattığında hiçbir şey söylememeyi tercih ediyorsanız,
Kendinizden önce başkalarını düşünmenin erdemli olduğuna inanıyor ve kendi arzularınızı ortaya koyduğunuzda kötü ya da bencil biriymiş gibi hissediyorsanız,  
İhtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmadıkları için birilerine sık sık içerliyorsanız, 
Hayatınızdaki bazı insanlara asla sınır koyamayacağınızdan eminseniz… Sınırlarınızı çizdiğinizde başkalarının size dayattığı değil kendi istediğiniz hayatı yaşama şansını elde edersiniz. Nancy Levin böylesi bir hayata giden yolları gösterirken çeşitli egzersizler ve somut örneklerle pratik olarak da rehberlik yapmayı ihmal etmiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89460</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7289d574-ab7e-4fde-938d-50011b9da0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaattin Dede Ve Aycan (4 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak için ailenin, toplumun ve eğitimcilerin önemli görevleri bulunmaktadır. Değerler eğitimi verirken “Biz büyükler, çocuklara iyi model olabiliyor muyuz?” sorusunu kendimize sormalıyız.     

Annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz çocukluğumuzun en güzel hatıralarında yer alır. Hayatın içinde büyüklerimizden ne çok şey öğrenmişiz ve onları model almışızdır. Her şeyden önemlisi onlar; kalbimize dokunmuş, bizlere kuşaktan kuşağa anlatacağımız sıcacık anılar bırakmışlardır. Kitabımızda  içimizi ısıtacak sıcacık anılarla dolu. 

“Alaattin Dede ve Aycan Dört Mevsim Dört Değer” serisi; sevgili çocuklarımızın değerleri içselleştirmeleri ve bu değerleri gelecek nesillere aktarmak için Alaattin Dede ve Aycan’ın maceralarını bize anlatmaktadır. Alaattin Dede’den öğreneceğimiz daha çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89461</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b786e8b1-946d-4619-bfca-4fdf48d47fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınca</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okurken belki siz de kadınca yaşamınıza dair, cevap bulan sorularınızla karşılacaksınız. Kadınca anlatımlar, kadınca duygular, kadınca sohbetler, ince bir mizah, sorgular ve cevaplarla ilerleyen bu kitapta siz de sık sık hayatın gerçekliklerini ve kendinizi kitabın satırlarında bulacaksınız. 
Kadıncadan esintiler; 
Dişi kuş olmak biz kadınların kültürel mirası mıydı? 
Oğlum, arslanım, paşam dedik mi dedik; neden dedik? 
Yuvayı yapan dişi kuşun hâlleri neydi acaba? 
Sabretmek neden kadınlara adanmıştı ki? 
Leyla olmaya razıydık da Mecnunlar Mecnun olmak istemedi galiba? 
Bize neden hep prenses masalları anlattılar? 
Ah Feride’miz, ah Çalıkuşu’muz, neden uzaklara gitmişti? 
Prensler saklambaçta, prenseslere hep sobe mi dedi? 
Aptal sarışın gerçekten aptal mıydı? 
Çirkin şansı gerçek miydi? 
Aşk ve Gurur&apos;un unutulmaz kadını Elizabeth ile tanışalım mı? 
Hayatımızın olmazsa olmazı Polyanna olmalı mıydı, olmamalı mıydı? 
Safinaz, saf mıydı? 
Pırlanta yüzük oyununa küstük, oynamıyoruz; neden oynamıyoruz? 
Aşkın neyi getirip neyi getirmeyeceğini anlatan en güzel masaldır Küçük Deniz Kızı masalı. 
Şeytan neyi alıp götürmüştü bizden? 
Kleopatra, nasıl Kleopatra olmuştu? 
Hayatı nasıl tuş edecektik? 
Yaşamak hayatı, bir çay hikâyesi tadında mıydı? 
 
Kitabın satırlarındaki kadınca anlatımlarda, farklı esintilerde gezintinize devam ederken bu kadınca bakış açısını çok seveceksiniz. Bu kitabı okurken belki siz de kadınca yaşamınıza dair, cevap bulan sorularınızla karşılacaksınız. Kadınca anlatımlar, kadınca duygular, kadınca sohbetler, ince bir mizah, sorgular ve cevaplarla ilerleyen bu kitapta siz de sık sık hayatın gerçekliklerini ve kendinizi kitabın satırlarında bulacaksınız. 
Kadıncadan esintiler; 
Dişi kuş olmak biz kadınların kültürel mirası mıydı? 
Oğlum, arslanım, paşam dedik mi dedik; neden dedik? 
Yuvayı yapan dişi kuşun hâlleri neydi acaba? 
Sabretmek neden kadınlara adanmıştı ki? 
Leyla olmaya razıydık da Mecnunlar Mecnun olmak istemedi galiba? 
Bize neden hep prenses masalları anlattılar? 
Ah Feride’miz, ah Çalıkuşu’muz, neden uzaklara gitmişti? 
Prensler saklambaçta, prenseslere hep sobe mi dedi? 
Aptal sarışın gerçekten aptal mıydı? 
Çirkin şansı gerçek miydi? 
Aşk ve Gurur&apos;un unutulmaz kadını Elizabeth ile tanışalım mı? 
Hayatımızın olmazsa olmazı Polyanna olmalı mıydı, olmamalı mıydı? 
Safinaz, saf mıydı? 
Pırlanta yüzük oyununa küstük, oynamıyoruz; neden oynamıyoruz? 
Aşkın neyi getirip neyi getirmeyeceğini anlatan en güzel masaldır Küçük Deniz Kızı masalı. 
Şeytan neyi alıp götürmüştü bizden? 
Kleopatra, nasıl Kleopatra olmuştu? 
Hayatı nasıl tuş edecektik? 
Yaşamak hayatı, bir çay hikâyesi tadında mıydı? 
Kitabın satırlarındaki kadınca anlatımlarda, farklı esintilerde gezintinize devam ederken bu kadınca bakış açısını çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89462</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86a64998-4be0-401e-8a44-ebe81cca1705.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Zaman, Sonsuzluk’un bir kırıntısından başka bir şey değil ve biz bakışlarımızı bu kırıntıdan kaldırmazsak ölümden korkmayan bir hayatın yoğunluğunu asla yaşayamayız. 
Denizlerin, rüzgârların ve yağmurların bir araya getirdiği; zamanın savurduğu ve birleştirdiği iki insan: Edith ve Andrea. Biri denizlere âşık, düzenli bir hayata sahip, sakin Andrea. Ötekisi dağlara tutkun, hayata ve dünyaya karşı merakını hiç kaybetmemiş, yüksek idealler ve mükemmeliyet arayışındaki Edith. Andrea mükemmel hayat bozyapındaki eksik parçacığın huzursuzluğuyla kavrulur, Edith ise fırtınalı bir denizle cebelleşirken güvenli bir limana sığınma fikrini ısrarla reddeder. Gelgelelim hayatın her zamanki şaşırtıcılığıyla bir araya getirdiği bu iki insan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zira hayat zaten bazen sakin okyanuslara açılmak, rüzgâra direnmek ya da kimi zaman onunla beraber esmeye karar vermek, bir kasırgada çalkalanmak, bazen sisi bir örtü gibi üzerine örtmek, suya tutsak kalmak veya yollarda ruhundaki düğümleri çözmek değil midir?       
Susanna Tamaro bu romanında okuru hayat, aşk, sevgi, keder, kader, yas ve kayıp gibi insanlığın en temel meseleleri ve kaygıları hakkında birlikte düşünmeye davet ederken kadın erkek ilişkisinin, ebeveyn çocuk ilişkisinin, ışık ile karanlığın, gerçek ve belirsizliğin sınırlarında geziniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89463</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ee1b55-2531-4b13-bdc3-c9709af4e278.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>1- Tarih ve Uygarlık 
2-  Mezopotamya Uygarlıkları 
3- Mısır Uygarlığı 
4- Yunan Uygarlığı 
5-  Roma Uygarlığı 
6- Anadolu Uygarlıkları 
7- Hint ve Çin Uygarlıkları 
8- İslam Uygarlığı 
9- Orta Çağlar 
10-Osmanlı Uygarlığı 
11-  Modern Avrupa’nın Oluşumu 
12-  Batı’da Sanayi Toplumunun Oluşumu 
13-  20. Yüzyıl : Çatışma ve Aşırılıklar Çağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89464</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1525c76a-90c1-4a82-90c4-b2173816a112.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuki ve Sosyal Boyutlarıyla İşçi Benzeri Çalışan Kavramı</image:title>
            <image:caption>1- İşçi Benzeri Çalışan 
a.Tarihi Gelişim 
b.Terminoloji 
c. Kavram 
2- İşçi Benzeri Çalışan Kavramına Duyulan İhtiyacın Hukuki ve Sosyal Temelleri 
a.İşçilik Haklarının Kullanılamaması 
b.İşverenin Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluğun Ortadan Kalkması 
c. Usul Ekonomisi İlkesinin Uygulanamaması 
d. Sosyal Politikiların Oluşturulmasında Yetersiz Kalınması 
e. Güvenceli İşlerin Azalması 
f. Ücretlerin Yapısında ve Gelir Dağılımında Dengesizlik 
g. Sendikalaşma ve Toplu Sözleşme Sürecine Katılım Sorunları 
h.İstihdama Katılımın Zorlaşması 
i.Vergilendirmede Adaletsizlik 
3-İşçi Benzeri Çalışan Kavramına Bir Örnek : Franchise Alan 
a. Franchise Sözleşmesi Franchise Alanın İşçi Benzeri Çalışan Niteliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89465</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aced28fe-d522-447a-af62-61bbba178eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Can Sırrıdır</image:title>
            <image:caption>Hasret 
prangalınmış, 
kızıllık çöken 
gecenin 
avuçlarında, bir 
mum alevinde 
umut umut 
vuslata giden 
zamanı eriterek, 
usul usul şiirler 
yazmak da özleme 
dairdir elbet!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89466</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9078677-59ce-41ee-98f6-485a08f1a74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatora Hayriye Köveng’in Yollarında</image:title>
            <image:caption>Anadolu coğrafyasında söylenen bütün türkülerin 
hemen hepsinin arka planında bir hikâye vardır ve hiç 
biri sebepsiz yere söylenmemiştir. Bu türküler, bazen 
ağıt olup karşımıza çıkar, bazen bir sesleniş, sevgiliye 
sitem ve mektuptur, bazen de derdine derman arama 
çabasıdır. Her ne olursa olsun türküler yaşayan canlı 
bir dildir, geleceğe bir sesleniştir. Geçmişten miras 
aldığımız, geleceğe miras bırakacağımız kültür zenginliğimiz, 
milli servetimizdir. 
Elazığ- Harput yöresine ait bir türkünün hikâyesinden 
yola çıkılarak yazılan bu roman, tamamen tarihi 
gerçekler göz önünde bulundurularak yazılmıştır. 
Hikâye; araştırmalar sonunda elde edilen bilgi ve belgeler, 
edebi bir dil ile süslenip anlatılmıştır. Bu 
bağlamda hikâyenin geçtiği yer ve bölge itibariyle 
“Köveng” köyü ve bu kelimenin etimolojik araştırılması 
yapılmış, Fırat Üniversitesi’nden Doçent Dr Süleyman 
Kaan Yalçın Beyefendi “Köveng” kelimesinin etimolojisi 
hakkında çok çarpıcı bilgiler vermiştir. Adeta tarihe 
ışık tutmuştur. Aynı coğrafya üzerinde yaşayan, dillerin 
ve kültürlerin birbirlerinden etkilenmeleri gayet 
normaldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89467</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60e9a74-1b05-4913-8164-396a7070c8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstü Kalsın</image:title>
            <image:caption>Garip bir boşluğa bıraktım hayallerimi, 
Hayali bir hoşluğa. 
Akıl uyan desede yürek ninni söylüyor. 
Bir rüya âleminde 
Nasıl oluyor bilmiyorum 
Mısra mısra yüzüyorum. 
Kıyı nerde ya da var mı bilmeden 
Yelkenlerim savruluyor 
Uzak diyarlardan gelen meltemi dinlerken. 
Ne dünden keşke, 
Ne yarından kaygı. 
Sığınağım yok avuçlarımdaki yüreğimden gayrı. 
Son mu? 
Hazırım istediği an gelsin, 
Hayata selam olsun yenemedim 
Ama yenilmedim de iyi bilsin. 
Mahşeride kurdum, 
İlk hesabı kendime sordum. 
Çizdim diğer tüm hesapları. 
İstemem üstü kalsın. 
Vereceğim yok ki almıştınız fazlasıyla bir türlü. 
Darağacım sırtımda, 
Silinsin yüzünüz mahşerden önce hatırımdan. 
Ne sitem ne veda etmiyorum, 
Yoktunuz ki ne mısram nede satırımda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89468</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bff5c89-10e7-42e5-bad9-9c90806aacb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensesler Okulu</image:title>
            <image:caption>8 yaşındaki bir çocuğun kaleminden… 
Ve küçük yazarımız der ki: 
Eğer sizin de gerçekleşmesini istediğiniz bir hayaliniz 
 varsa inanın ve asla vazgeçmeyin… 
Şimdi iki kahramanın başından geçen macera dolu 
bir serüvene hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89469</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77925b0f-081e-4dad-816b-bf27e0d308e3.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yazısı Edebiyat</image:title>
            <image:caption>İnsanın Yazısı Edebiyat 
“Edebiyat Bir Hayat Üslûbudur Ya Da İnsanın Kendine Has Hayat 
Üslûbunu Yakalaması İçin Gerekli Tüm İmkânları İnsana Sunan Bir 
Hayat Kılavuzudur. Hepimizin Bu Hayat Kılavuzunu İyi Okuyup 
Anlaması; Anladığı İle Kendine Özgü ‘Kitap’ını Yazması Ve Nihayetinde 
Eseri Olan Kitabına Göre Hayatı Anlamlı Yaşaması Gerekir… 
Okumak, Yazmak Ve Yaşamak Budur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89470</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597e6859-d37a-4456-8907-0eb85bce05a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Tufanı Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Ömür bilinmezlerle dolu bir zaman diliminden ibaretti. Onu gizemli yapan ise yarına dair kurulan hayallerden başkası değildi. Hayaller, biz onları sadece düşlesek bile hiç beklemediğimiz bir zamanda 
yapışırdı yakamıza ve tutsak ederdi bizleri kendisine. Kurtulmak için ne kadar mücadele etsek de nafile, 
bunu başarmamız hayallerimize kavuşmamız ile olurdu ancak. Hayalleri gerçek eylemeye çalışmanın tadı, onları kurmaktan daha zevkliydi şüphesiz. 
 
İnsanoğlu; geniş toprakları, paha biçilmez hazineleri, tarifsiz mutlulukları elde edebilmek için önce hayal kurardı. Sonra an gelir, bu defa hayaller çağırırdı onu. Önce tereddüt eder, ne yapacağını bilemez, heyecanlanırdı ama hayaller güzelse işte o zaman en güçsüz bedenler bile gözü kara bir savaşçıya dönerdi. 
 
Hayallerin mayasında vardı sevmek; hayatı sevmek, mücadeleyi sevmek ve pes etmemek. Hayallere kavuşmak için yürünen yollar her daim düz ve sorunsuz değildi çünkü. Karşımıza çıkardığı engelleri aşmak için kararlı olmak gerekirdi. Başka türlü çok yaşamaz, bir daha gelmemek için sonsuzluğa karışır 
giderdi hayaller. 
 
Piri Reis’in hayali sadece denizlerdeydi, denizlerle doğmuş gibi hissediyordu kendisini. Karaya her ayak basışında kendisini bir tuhaf hissediyor ve üzerinde nice güzelliklerin bulunduğu cennet diyarlara ait olmadığını düşünüyordu. Onun dünyası binbir renkli kara parçası değil, sadece maviliklerdi. Onun dünyası, yelkenlerin çıkardığı o hışırtılı seslerde gizliydi. Denizleri kendisine diyar eyleyerek gezmiş, yelkeninin rüzgârını tatmadığı mavilik neredeyse kalmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89471</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564f1872-99ab-4d69-b8e4-0dd478760c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinci Mum</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu, Samanyolu ve çevresindeki diğer galaksilere yerleşmiştir. Yıl, Dünya’da kullanılmış eski bir takvime göre 3672’dir. Erişilebilmiş en uzak yerde, Cüce Yılan Gökadası’nda, kara deliğin yörüngesinde bir uzay istasyonu vardır. Burada tek başına bir insan yaşamaktadır: Hayat. 

Ansızın gelen baskının asıl amacı onu kara deliğe atarak yok etmektir. Ancak görevli askerin vicdanı ağır basar. “Kütleçekimsel yansıma” adı verilen bir yöntemle Dünya’ya yolculuk etmek için kara deliğe beraber atlarlar. 
Ne var ki ulaştıkları yer, bilinen Dünya’dan oldukça farklıdır. Ormanlarla kaplıdır, ıssızdır. İnsanlığın ilk cinayetine şahit olmalarıyla tarih öncesi devirlere geldiklerini ve işlerin göründüğünden daha derin olduğunu anlarlar. 
 
Papatya Tarlasında Rönesans’ın yazarı Gizem Çetin’den heyecan dolu bir bilimkurgu serisi. Yedi Mum, ilk kitabı Yedinci Mum ile sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89472</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503c90e5-477d-47a7-8d77-dbadd425104f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirleri Coşturan 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Radyoaktivite çalışmalarıyla çığır açan Marie Curie, teknoloji devi Apple’ın kurucusu Steve Jobs, romanlarıyla dünya edebiyatını etkileyen Umberto Eco, kungfuyu tüm dünyaya tanıtan Bruce Lee, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk...

Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, fikirlerini coşturacak tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve düşüncelerini geliştirip onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89473</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7e499b-cce9-4634-84f6-9dc497810522.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalleri Uçuran 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Teorileriyle bilim dünyasında çığır açan Albert Einstein, hikâyeleriyle kitapseverlere ilham kaynağı olan Mark Twain, tüm zamanların en iyi basketbolcusu Michael Jordan, kübik resimleriyle sanata bakışı değiştiren Pablo Picasso ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg…
Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, hayallerini uçuracak tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve hayallerini büyütüp onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89474</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9f5837-4635-4fbe-a582-b33166ade9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Harekete Geçiren 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Ampulü bularak dünyayı aydınlatan Thomas Edison, tüm zamanların en iyi boksörü Muhammed Ali Clay, antik Yunan filozofu Aristoteles, şarkılarıyla müzikseverlere ilham kaynağı olan Bob Marley, insan hakları konusunda milyonlara cesaret veren Mahatma Ganhdi...

Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, seni harekete geçirecek tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve harekete geçip onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89475</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3040c6-5e05-4853-b477-320bdd0602b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözün İpleri Sabahın Sahibine Gidiyoruz</image:title>
            <image:caption>BU 
LUNAPARKTA 
HER ŞEY 
GERÇEK! 
 
Elinizde tuttuğunuz bu kitapta, size oyunbozan Corona sebebiyle yarım bırakılan ya da bıraktırılan her şeyi cesaretle anlattım. 
Tahmin ettiğiniz gibi... Sizin de yaşadığınız gibi... Bir gün bir oyunbozanla tanıştım ve bütün hayatım değişti. 
 
Avukat ve sanatçı menajeri Burcu Mutlugil’den içinizi ısıtacak, zaman zaman şaşırtacak kulis, sahne, turne, sokak, seçim, şehir ve biraz da dönme dolap hikâyeleri... 
 
“En ferah, en anlaşılır ve sıcak şekilde aktarıyor yazılarını, gözlemlerini. Hem hukuk-adalet sosu var denemelerinde hem de edebiyat bahçesinde dolaşıyor satır aralarında... Eline yüreğine sağlık Burcu Mutlugil.” 
– Nebil Özgentürk 
 
“Biriktirdikleri arasından özenle seçtiklerini bizimle paylaşıyor Burcu. Güzel görüyor diye de güzel anlatıyor. Bize anlatırken bizi anlatıyor.” 
– Soner Sarıkabadayı 
 
“Burcu Mutlugil samimi anlatımıyla sizi yakınına alıyor, hikâyenin içine giriyorsunuz. Öykülerde Livaneli anıları da yer buluyor...” 
– Ferhat Livaneli 
 
“Kalemiyle çizdiği doyumsuz portre, okuyucusunu hem gezdiği coğrafyalarda hem de fikir ve duygu dünyasında kıyı bucak dolaştırıyor. Anekdotlarının finalleri ise kâh bilindik konuların perde arkasından bilinmeyen notları kâh yürek sızlatan duygusal bağlantıları ile ters köşe sürprizler sunuyor okuyucusuna...” 
– Aşkın Tuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89476</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5d60fb4-ad65-41d9-be7f-8b9f8b471913.jpg</image:loc>
            <image:title>Haysiyet</image:title>
            <image:caption>“Adaletsizliği değiştiremezsiniz ama adaletsizlik karşısındaki duruşunuzu değiştirebilirsiniz.” 
Haysiyet kırgınlığının ayaklanması, ruhun ayaklanmasıdır. 
Ayaklanabilen bir ruhsa, insanın mucizesidir. 
İnsanı insan yapan yegâne mucize... 
Yaşamaktaki efsun, insan ruhunun haysiyet okyanusuna dalmasıyla bulunur ancak. 
Haklı, haksızın zorbalığı karşısında kendini kurban etmekten vazgeçtiği gün kaderin makûs döngüsü de değişir. 
Kuzu, kurda av olmaktan bıkmıştır artık. Boyun eğmek yerine haysiyetini korumak yolunu seçmiştir. Pınarın suyunda onun da kurt kadar hakkı vardır çünkü. 
Hırlayan kurdun keskin dişlerinden ve tehdidinden korkarak yaşamak da bir tür intihardır ne de olsa... 
Kuzular, kurda av oldukları masalın sonunu yeniden yazmak istiyor artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89477</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f06b6d-1cc4-4d6b-88ee-b9284cfcc6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Darbelerde Harbiyeli Olmak</image:title>
            <image:caption>Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel bana telefon ettiğinde -her gün hatırımda olup da bir türlü mevzuya giremediğim değil, girmek istemediğim- öğrenci olarak bizzat içinde bulunduğum 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 hadiseleri zihnimde yeniden canlanmış oldu.

O yıllarda yaşadıklarımı kendisine takriben yirmi sayfalık bir özet yazarak gönderdim ve o da, bizim köyden üç kişiyi daha ilâve ederek dörde tamamladı, “1 Köy, 4 Adam, 6,5 Darbe” kitabını yazdı. Ben ise, bu yazdıklarımın biraz daha geçmişine ve yine ilerisine giderek bunu, “Darbelerde Harbiyeli Olmak” adıyla tamamlamış oldum. “Darbelerde Harbiyeli Olmak”; benim, köy hayatımdan başlayarak adalet faciası bir kararla Kara Harp Okulundan çıkarılışıma kadar süren, ömrümün ilk yirmi yıllık hikâyesidir.

Bir ömrün ilk yirmi yılının acı tatlı hatıraları... Austin marka bir kamyonla Trabzon’dan hareket ederek Erzincan yollarında istikbal arayışı, 27 Mayıs 1960 sonrasında 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 hadiseleri... “Harbiyeli aldanmaz” ne demektir? Talat Aydemir, niçin “Biz ihtilal yapıyoruz, çocuk oyuncağı değil!” dedi? Harbiyeliler nasıl harekete geçti, nasıl sahipsiz kaldı, niçin okuldan çıkarıldı ve sonuç ne oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89478</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f1ac6c-88ba-400e-b105-c8c6ce5c9147.jpg</image:loc>
            <image:title>En Uzun Gün</image:title>
            <image:caption>Kemal Anadol, bu kitabında toplumsal belleğe önemli katkılarda bulunuyor. İçinde yaşadığı olayların hiçbir yerde yayımlanmamış ayrıntılarını anlatıyor.
- Hızla diktatörlüğe giden Demokrat Parti ve Menderes iktidarına karşı direnen üniversite gençliği… 28/29 Nisan 1960 olayları. Ankara Kızılay Meydanı’nda gerçekleşen 555 K .
- 12 Eylül faşizmine karşı namuslu ve örnek mücadele veren aydınlar… Sıkıyönetim Mahkemesinde görülen Barış Derneği Davası’ndaki unutulmaz hukuk savaşımı.
- Aliağa Gencelli’de Japon şirketlerine ve ANAP iktidarına karşı verilen çevre ve hukuk mücadelesi. İzmir’den Aliağa’ya ulaşan insan zinciri! Zaferle sonuçlanan hukuk kavgası…
- TBMM’de, 21 Kasım 1990 tarihli oturumda Kenan Evren hakkında gerçekleşen ilk suç duyurusu.
- 1 Mart Tezkeresinin reddi. TBMM’de, emperyalizme direnen CHP Grubunun öncülüğünde gerçekleşen başarılı sonuç. Olayların perde arkası ve bugüne kadar bilinmeyen ayrıntılar…
- Fetullah Gülen çetesinin ele geçirdiği güvenlik ve yargı… Çetenin başlatacağı kumpas davalarının işaret fişeği, Van 100. Yıl Üniversitesi ve Rektör Yücel Aşkın davalarının perde arkası.
- 17 Mayıs 2006 günü Danıştayda işlenen cinayet! İkinci Kubilay Olayı’nın Meclis’e yansımaları… Failleri yargılanan davanın Ergenekon hukuk faciasına uzanan akıbeti!
- Medya marifetiyle yıllardır toplumda yaratılan yanlış ve uydurma algı: 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 krizinin gerçek öyküsü.
- Obama’nın konuşma yaptığı TBMM’den görüntüler. Başkanın Türkiye’den istedikleri… Meclis’ten ayrılırken tüm partilerin aksine ayağa kalkmayan CHP Grubu.
- 2009’da AKP Hükümeti’nin Meclis’ten geçirmek istediği Mayın Temizleme Yasa Tasarısı. Bu yasaya karşı, muhalefet bloğunun verdiği büyük mücadele…
Ülkenin yazgısını etkileyecek olayların içyüzü…
Kemal Anadol, anılarında, yaratılan algıların tersine gerçekleri belgeleriyle sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89479</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9d9560-b67e-4adb-8cf9-c643b14ee385.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaflet</image:title>
            <image:caption>Uykudaydık, gaflet içindeydik. Gerçekle yalanı karıştırdılar, devletimizi yıkmak istediler. Uyanamadık. Dalalet kıyafetini isteyerek giyenler oldu. Uyanmaya gücümüz kalmadı; artık hıyanet vardı ve her tarafımızı sardı. Sustuk… Sustuklarımızdan sorumluyduk oysa! “Gaflet”, yakın zamanda çıkması planlanan “Dalalet” ve “Hatta Hıyanet” adlı üçlü serinin ilk kitabı olarak düşünüldü; okuyuculara “Korkma” demek için yazıldı. Gaflette olanlar, dalalete düşenler, hıyanete karışanlar fark edilsin diye…
-‘Atatürkçüler darbe yapacak’ iddiasına MİT ne yanıt verdi?
-MİT raporunda FETÖ’ye hizmet edenler kimler?
-‘Gladyo’ siyasete nasıl sızıyor?
-‘BND’ye çalıştığını söyleyen kişi neden FETÖ’den tutuklu?
-MHP kaseti kumpasçılarına Bahçeli neden omuz verdi?
-Abdullah Gül, CIA ve FETÖ’yü nasıl buluşturdu?
-Gül ve Davutoğlu’nun danışmanı, Bülent Arınç’ın KHK’lı yeğeni şimdi nerede?
-İyi Parti’li hangi yönetici CIA ile anlaştı?
-Hatay’da savaş mı planlanıyor?
-Hangi CHP’li Amerikalılar’dan yardım istedi?
-1990’larda birlikteydiler, 2000’lerde tüm partilere dağıldılar, kimdir bunlar?
Ve
- Nagehan Alçı-Rasim Ozan Kütahyalı ve Cem Küçük’ün ifadeleri
- Kriz yaratan ‘Karargâh Rahatsız’ haberinin ham hali
- Ege Ordusu’nda ‘Darbe’ iddialarını araştıran İstihbarat Albay’la özel söyleşi
- Efsunlu köy! Bu köyde doğan vali ve kaymakam oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89480</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede20f60-8037-4493-a20d-82ae9d93662a.jpg</image:loc>
            <image:title>Turuncu Kutu - Bilim Düşmanlarına Reddiye</image:title>
            <image:caption>Soner Yalçın bir kitap yazdı. ‘Kara Kutu’…
Her bir satırında, kaynakçasında, dipnotunda yanlış olmayan cümlesi yok gibi… Tarih, tıp, eğitim alanlarında yanlışlar ve hatta Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında iftiralarla dolu, modern tıp için “Çağımızın vebası” diyen bir yığından bahsediyoruz.
Yalçın; bu yığında yer alan yanlışlara, bilim dışılıklara sosyal medya üzerinden ve Veryansın TV gibi mecralardan cevap verenleri ‘kitabını okumadan yorum yapmakla, cahillikle’ suçladı ve onlara “Kitabımı okuyun öyle gelin, dilediğiniz yerde konuşalım.” diyerek meydan okudu. Meslektaşlarımın “Hadi yüzleşelim” çağrılarına Sözcü ve Oda TV köşelerinden ağzına geleni saydırdı ama dediğini yapıp kendisine meydan okuyanlarla yüzleşmedi.
‘Kara Kutu’daki yanlışları göz önüne sermek ve düzeltmek için onlarca kitap yazmak gerekir. Psikiyatrist Dr. Semih Dikkatli ise kendi uzmanlık alanından sadece ‘antidepresanlar’ hakkında yazılan kırk sayfa ve Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında yazılmış on sayfalık bölüm için yüzlerce sayfadan oluşan bir reddiye kaleme aldı.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap bilim düşmanlığına, Kara Kutu Lobisi’ne, Kelle/ Paça/Herbal Şifa Lobisi’ne, bilim felsefesini reddedenlere karşı bilimsel kaynaklarla, bilimsel kanıtlarla, bilimsel düşünceyle emek verilerek yazılmış cevap niteliğinde bir kaynak kitaptır.
Bilimsel verilerle ama herkesin rahatça anlayabileceği bir dil ile yazılmış bu kitabın içinde aynı zamanda “Depresyon Nedir? Sebepleri Nelerdir? Tanı ve Tedavi Süreci Nasıldır? Antidepresanların Kullanım Alanları Hangileridir? Aşı ve İlaç Faz Çalışmaları Nasıl Yapılmaktadır?” sorularına yanıt bulacak ve “Ünlü Okul Katliamları” hakkında ayrıntılı bölümler de okuyacaksınız.
Şimdi Yüzleşme Vakti…
Prof. Dr. Arif Verimli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89481</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82695467-8c21-4563-b41a-3f19c88021ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Davası - Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü</image:title>
            <image:caption>Ellerinde çok fazla şantaj malzemesi vardı ve bu işi yapabilmek için gerçekten çok temiz olmak gerekirdi. Bu operasyonu yapanları, bu çeteyi takip edip suçlarını belgeleyenleri, iddianameyi hazırlayanları, yargılamayı yapanları ve hak ettikleri cezaları verenleri, hepsini kutluyorum.
Fatih Altaylı - Gazeteci
Adnan Oktar ve şürekası, Türkiye’nin bugün içinde debelendiği ahlaksızlığın kaynağı, devleti, toplumu çürütmek için görevlendirilmiş, organize bir suç örgütüdür. Uluslararası casusluk teşkilatlarıyla bağlantıları vardır, meslek yaşamımın en zorlu mücadelesini FETÖ’nün lojistik ortağı olarak yargıya sızan bu rezil örgüte karşı verdim. Umarım Türkiye kazanmıştır.
Mine G.Kırıkkanat - Gazeteci
 
Adnan Oktar ile yolu kesişen herkes ona uyum sağlamak zorundaydı. Eğer bunu yapamıyorsanız ve bir de tersi düşüncelerinizi açıkça söylüyorsanız başınıza neler gelebileceğini ben müvekkillerime ve bana yaşatılanlar sayesinde öğrendim.
Av. Emine Rezzan Aydınoğlu 
Ülkemizdeki en kötü ve sinsi örgütlenmeler dini kötüye kullananlardır. Klasik organize suç ve terör örgütü tanımlarına uymayan Adnan Hocacılar ve FETÖ gibi örgütlerle etkili mücadele için hukuk alt yapısında değişikliklere gidilmesi gerekmektedir. Adnan Hocacılar çok ciddi ve etkili organize terör örgütüdür. Onlarla mücadelede yılmadan savaşan herkese selam olsun. 

Av. Adil Serdar Saçan - İstanbul Emn. Organize suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Eski Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89482</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a78876-7b64-490e-87c3-880f55c1a5b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fichte –Kantçılar ve Kant Karşıtları</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Nicolai Hartmann’ın kaleme aldığı bu kitap, Kant sonrası felsefenin en önemli uğraklarından olan Alman İdealizmi’nin öyküsünü anlatmaktadır. 18. yüzyılın sonunda, Kant’tan yola çıkar bu öykü. Felsefe tarihinin bu uğrağında tüm felsefe, Kant’ın yorumlanması ve ona karşı takınılan tutuma göre şekillenir. Kant’ın ilk eleştirmenlerinden Reinhold’a bağlanarak Schulze, Maimon, Beck, Jacobi ve Bardili gibi, eleştirel felsefenin bir dizi savunucusu ve karşıtı ortaya çıkar. Elinizdeki kitabın ilk bölümü bu Kantçılar ve Kant-Karşıtlarına ayrılmıştır. 
Çok değil, yalnızca birkaç yıl sonra, Fichte’nin sahneye çıkmasıyla birlikte, öncü kişilerinin kendilerine en yüksek spekülatif hedefleri belirlediği yeni, daha büyük bir hareket patlak verir. Bu kitabın ikinci bölümünde, Fichte’nin yaşamı, bilim öğretisi, ahlak, hukuk ve tarih felsefesi, Alman İdealizmi içerisindeki konumuyla birlikte sistematik bir okumayla ele alınmaktadır. 
Hartmann’ın, görüşlerini mümkün olduğunca objektif bir bakış açısıyla ve tarihsel gelişimi esas alarak açık bir dille sunduğu bu eserini, Saygın Günenç çevirisi ve Harun Tepe’nin Sunuş’uyla okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89483</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ad6c75-3108-4b88-8c05-15b17e913b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegelci Kozmoloji</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta İngiliz İdealizminin en önemli isimleridne John Ellis McTaggart, Temel kozmoloji problemleri üzerinde Hegel felsefesini ve Hegelci düşünceyi ele almaktadır. Metafizik ve etik alanında hangi görüşlerin Hegel’in mantığı ve ‘Mutlak’ fikriyle uyumlu olduğu; insan ölümsüzlüğü, Mutlak’ın bir kişiliğe sahip olup olmadığı ve sevginin insanları birbirine bağlamadaki rolü gibi tartışmaların yanında benlik, ceza, günah ve Hegel’in Hristiyan teolojisi ile ilişkisi ele alınan  diğer konulardandır. 
Tüm bu soruları tartışırken McTaggart’ın Hegel’le birlikte  İngiliz İdealist filozoflar Lotze, Bradley ve Mckenzie’nin görüşlerini  de tartışması ayrıca dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89484</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd6d574-613e-4e76-911e-c2cad2cf4b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegelci Diyalektik</image:title>
            <image:caption>Hegel’e göre diyalektik nedir? Diyalektiğin Hegel felsefesindeki yeri nedir? Hegel, diyalektiğin, varlık, doğa, ve tin ile ilişkisin, nasıl kurar? Hegelci diyalektik sürecin, dinde, hukukta ya da tarihte izini sürmek bizi nereye götürür. 
Elinizdeki kitapta, İngiliz idealizminin en önemli temsilcilerinden John Ellis McTaggart, Hegel’in temel eserleri üzerinden tüm bu sorulara cevap aramaktadır. Bununla beraber McTaggart, Hegel’in diyalektik yöntem anlayışına yalnızca kapsamlı bir giriş yapmakla kalmaz, aynı zamanda Hegel’in öğretisinin yanlış olduğunu düşündüğü bir dizi noktayı eleştirel bir okuma ile ortaya koyar. Aynı zamanda McTaggart’ın, diyalektik tartışmasını Hegel’in yanında, Francis Bradley, Nicolai Hartmann ve F.C.S Schiller’le birlikte yürütmesi de dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89485</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f821cc1-b5ab-4b6c-8b36-8290c062c6aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegel Mantığı</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, İngiliz İdealizminin en önemli temsilcilerinde John Ellis McTaggart’ın Hegelci Diyalektik, Hegelci Kozmoloji eserleri ile birlikte yazarın Hegel üzerine araştırmalarının son ürünüdür. 
Bu kitap Büyük Mantık’ı anlamak isteyen Hegel okurlarına bir açımlama olarak faydalı olacaktır. Aynı zamanda okuyucu bu kitapta, Varlık kategorisinden Mutlak İde kategorisine giden süreçte Hegel felsefesinin geçiş yaptığı çeşitli uğrakların eleştirel bir açıklamasını bulacaktır. 
Tüm filozoflar gibi, Hegel’in düşüncesi de durgun bir gölet değildir. Bu açıdan, Hegel’in Büyük Mantık ve Ansiklopedi eserleri büyük ölçüde örtüşse de,  farklılık gösterdikleri birkaç önemli nokta da söz konusudur. Bu farklılıkları görmek adına da elinizdeki kitap sizlere önemli bir izlek sunacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89486</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30ba4b33-e98c-4ff2-a81b-f90a190c1ee3.jpg</image:loc>
            <image:title>Schelling -Doğa, Özgürlük, Mitoloji</image:title>
            <image:caption>Bu kitap Fichte ve Hegel ile birlikte Alman İdealizmi’nin ve Alman Romantizmi’nin en önemli isimlerinden olan Friedrich Schelling’in felsefesine giriş niteliğindedir. Erken Romantizm döneminde kendisiyle birlikte yer alan Schlegel Kardeşler, Schleiermacher, Hölderlin ve Novalis gibi isimlerin Schelling düşüncesindeki yeri de bu kitapta ele alınmaktadır. 
Alman filozof Nicolai Hartmann bu kitabında, Schelling’in felsefi gelişimini ve düşüncesinin evrimini sistematik bir yöntemle okura sunmaktadır. Schelling’in doğa felsefesi, transendental idealizmi, özdeşlik, özgürlük ve din felsefesi eserde ele alınan temel konulardandır. Yalnızca Schelling felsefesini değil, Alman İdealizmi’ni ve Alman Romantizmi’ni anlama noktasında da bu kitap okuyucuya kılavuzluk yapacaktır. 
Hartmann’ın, görüşlerini mümkün olduğunca objektif bir bakış açısıyla ve tarihsel gelişimi esas alarak açık bir dille sunduğu bu eserini, Saygın Günenç çevirisi ile okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89487</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff685353-0a77-4ebf-a94a-9754f3962413.jpg</image:loc>
            <image:title>Fonksiyonel Özellikleri Bakımından Çaycuma İlçesinin Yerleşme Coğrafyası</image:title>
            <image:caption>1- Giriş 
2- Amaç ve Yöntem 
3- Araştırma Sahasının Coğrafi Konumu 
4- Çaycuma İlçesinin Doğal Çevre Özellikleri 
5- Çaycuma İlçesindeki Yerleşmelerin Fonksiyonları ve Özellikleri 
6- Sonuç ve Değerlendirme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89488</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dfa4394-e191-4618-b0de-28750c91a9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;den Yunanistan&apos;a - Hakim&apos;in Yolculuğu 2</image:title>
            <image:caption>Umut yolunda Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye uzanan yaşamlar...
Fabien Toulmé&apos;nin gerçek kişilerden ve yaşanmış olaylardan esin alarak üç ciltlik bir seriye dönüştürdüğü Hakim&apos;in Yolculuğu, insanlığı unutmuş bir dünyada insan olmanın nasıl bir şey olduğuna dair etkileyici bir grafik roman.
Sanatçının, uzun araştırmalar sonucu ve yıllara yayılan ikili görüşmeleriyle şekillenen anlatısı, Suriye&apos;deki savaş nedeniyle sahip olduğu her şeyi geride bırakıp, tamamen yasal yollar üzerinden, yeni ve daha &apos;&apos;yaşanabilir&apos;&apos; bir hayat kurmaya çabalayan bir adamın mücadelesine tanıklık ettiriyor.
Kendi hâlinde bir bahçıvanın başına neler gelebilir? Hakim için yaşam, hayallerinin peşinde azimle çalışan bir genç için seyrinde ilerlerken 2011&apos;de Suriye sokaklarında filizlenmeye başlayan Arap Baharı hareketi ile altüst olur. Dayatılan korku iklimi başta büyük kentler olmak üzere tüm ülkeyi sarar. Fidanlığı gasp edilen ve ardından sokaktaki yaralılara yardım ettiği gerekçesiyle bir süre tutuklu kalıp işkence gören Hakim için artık Suriye&apos;de yaşamak imkânsız hâle gelir. Genç adamın Şam&apos;ın güney banliyösünden başlayan sürgünlüğü; Lübnan, Ürdün, Türkiye, Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Macaristan, Avusturya, İsviçre ülkeleri üzerinden Fransa&apos;nın Aix-en-Provence şehrine kadar uzanır.

Serinin ilk kitabı olan &apos;&apos;Suriye&apos;den Türkiye&apos;ye&apos;&apos;yi Desen okurları için özel kılan yanı Türkiye&apos;den de bolca kareler içermesi. Sokak tabelalarından şehirlerin mimarisine ve evlerin mobilyalarına kadar incelikle verilen detaylar da Fabien Toulmé&apos;nin çizer olarak hikâyeyi aktarmadaki ustalığını kanıtlıyor. Hakim&apos;in 2013&apos;ün Mart ayında, Amman üzerinden uçakla Antalya&apos;ya gelmesiyle başlayan Türkiye serüveni; sırasıyla İstanbul ve İzmir şehirlerini de kapsayan bir güzergâhta, trajikomik durumlar eşliğinde veriliyor.

Yaşanmış bir hikâyeye dayanmasından ötürü hem bir belgesel hem de merak uyandırıcı bir haber röportaj niteliği taşıyan Hakim&apos;in Yolculuğu, usta bir çizer ve hikâye anlatıcısı olan Toulmé&apos;nin güçlü görselleriyle müthiş bir sinematografik anlatım sergiliyor.
&apos;&apos;Bunun benim başıma gelebileceği aklımdan bile geçmezdi. Anlıyorum ki her insan bir gün &apos;mülteci&apos; olabilir... Bunun için ülkenin çökmesi yeterli. Ya sen de onunla birlikte çöküyorsun ya da çekip gidiyorsun.&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89489</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b83cb134-5e6e-41fa-b0d2-1be78bd3e69e.jpg</image:loc>
            <image:title>Çevrimiçi Dünya: Küreselleşmenin Geleceği</image:title>
            <image:caption>1990’lardan bu yana küreselleşme olgusu gerek bireysel gerekse toplumsal hayatlarımızın içinde yer alıyor ve içinde bulunduğu her şeyi değiştiriyor, dönüştürüyor. Uluslararası toplum da bu değişim ve dönüşümden muaf değil; eğitimden hukuka, teknolojiden güvenliğe, enerjiden kültüre hemen her konuda yeni şeylerle karşılaşıyoruz. 2020’de dünya genelinde yayılarak yaşamlarımızı felç eden ve milyonlarca cana mal olan Covid-19 pandemisi ise alışkanlıkları, ihtiyaçları ve zorunlulukları değiştirerek yepyeni bir hayat tarzını beraberinde getirdi. Sonuç olarak teknolojik gelişmelerle birlikte pandemiden çok önce başlayan ve pandemide artış gösteren dijital ve çevrimiçi bir kurguyla küreselleşme yeni bir boyut kazanmış bulunuyor. Küreselleşmenin geleceği üzerine, sisteme ve insana dair analizler içeren bu çalışma, 21. yüzyılın yeni meydan okumalarını anlayarak, yaşadığımız süreci farklı boyutlarıyla değerlendirme amacını güdüyor. 
Küreselleşme, Bölgesel Bloklar ve Gelecek CEM KARADELİ • Küreselleşme, Emek ve Sermaye AHMET ALPAY DİKMEN - ULAŞ TAŞTEKİN • Su ve Enerji Politikalarının Geleceği ve Dünya Düzenine Etkileri SENCER İMER • Küresel Güvenlik mi, Güvenliğin Küreselleşmesi mi? Yirmi Birinci Yüzyılın Güvenlik Kavramına Dair Bir Değerlendirme NURGÜL BEKAR • Covid - 19 Sürecinde Küreselleşme Boyutuyla Küresel Tedarik Zincirleri ve Uluslararası Ticaret GÜNER KOÇ AYTEKİN • Japonya, Çin ve Kuzey Kore Etkisinde Asya-Pasifik Bölgesinde Entegrasyon Süreci MEHMET FURKAN YILMAZ • Kültürel Açıdan Küreselleşmeyi Anlamak ve Değiştirmek Üzerine: Perspektifler ve Toplumsal Hareketler M. GÖKHAN UZUNER • Dönüşen İnsan ve Transhuman AHMET ALPAY DİKMEN • Küreselleşen Panoptikon: “Her Yer Gözetim” Post-Panoptikon Gözetim Olgusuna Sosyolojik Bir Bakış ELİF GÖZDAŞOĞLU KÜÇÜKALİOĞLU • Nesnelerin İnterneti Küresel İletişim Ağının Eğitim Sistemleri Üzerine Yansımaları MESUT ÜNLÜ •Küreselleşen Toplumda Eğitim: Salgın Sürecinde Çevrimiçi Olabilirliğin Anlamı MUHİTTİN ŞAHİN • Hukuk Devleti Endeksleri: Küresel Kapitalizm ve Sıradan İnsanın Hukuk Devleti Anlayışı NEZAHAT DEMİRAY • Kültürel Çeşitlilik Ekseninde Küreselleşmeye Yeniden Bakmak: Yerel-Küresel Etkileşimi ve Popüler Kültür RABİA BURÇİN YAVUZ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89490</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39ce5aef-eed9-4c63-84e5-2bd38c5afc68.jpg</image:loc>
            <image:title>Covid-19 Salgını</image:title>
            <image:caption>Adını ilk kez 2019 yılının son günlerinde duyduğumuz Covid-19 virüsü, 2020 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan bir salgına dönüşmüştür. Bu kitap, insanlığı derinden etkileyen salgının dünyanın farklı ülkelerinde ve bölgelerinde nasıl bir hikayesi olduğunu anlamayı ve anlatmayı amaçlamakta ve bu amaçla ülkelerin salgınla mücadele deneyimleri ile salgının bölgesel etkilerini ve küresel yansımalarını ele almaktadır. Çalışma ayrıca ülkelere ek olarak sınırların anlamını yitirdiği salgın sürecinde bölgesel oluşumları ve yurtlarından edilmiş mültecilerin karşılaştıkları güçlükleri de incelemektedir. Bu çerçevede kitap, ele alınan ülkelerin ve bölgesel oluşumların yaşadığı sorunlar, uyguladıkları tedbirler ve çözüm önerileri ile bunların iç ve dış politikadaki yansımalarını ve toplumların farklı kesimlerinin verdiği tepkileri değerlendirmektedir. ÜLKELER Çin Rüyası, Korona Kâbusu: Çin Komünist Partisi’nin Covid-19 ile Mücadelesi EMRE DEMİR • Güney Kore’nin Covid-19 Salgını ile Mücadelesi: İkinci Bir Kore Mucizesi mi? HATİCE ÇELİK • Japonya’da Covid-19 Salgını: Toplumsal Uyum, Demokratik Özgürlükler, Dünya Sağlık Diplomasisi BAHADIR PEHLİVANTÜRK • Rusya’nın Koronavirüs ile İmtihanı: Siyaset, Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Üzerine Etkiler HALİL BURAK SAKAL • Türkiye ve Pandemi: Bir Modern Ulus Devletin Kendi Suretiyle Mücadelesi K.ÖZHAN DEĞİRMENCİOĞLU • Covid-19 Günlerinde İran’ın Orta Doğu Siyaseti: Irak ve Suriye Krizleri Üzerine Bir Değerlendirme GÜLRİZ ŞEN • Hindistan’da “Sosyal Mesafe”: Kast Sisteminin Pandemik Hali ZEYNEP TUBA SUNGUR • Küreselleşme, ABD ve Covid-19 ENGİN SUNE • Ölüm ve Direnişin Korku ve Umut Kentleri: Brezilya&apos;da Korona Virüsü NEZİHE BAŞAK ERGİN SINIR AŞAN OLUŞUMLAR VE MESELELER Covid-19 Sürecinde ASEAN Bütünleşmesi ve Güneydoğu Asya KEREM KILIÇDAROĞLU • Covid-19 Salgını: Koronazasyon Sürecinde Avrupa Birliği’nin Büyük Sınavı MERVE SUNA ÖZEL ÖZCAN • Covid-19 Salgını ve Mülteciler İREM ŞENGÜL</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89491</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cd18d28-f3cb-4640-ab7c-deb728adea51.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyal Hizmette Dezavantajlı / Risk Altındaki Gruplar</image:title>
            <image:caption>Sosyal hizmet, birey, grup ve toplumların yaşam kalitesini arttırmak için destekleyici uygulamaları kendi içerisinde barındıran uygulama temelli bir disiplindir. Bu yüzden öncelikle savunmasız, yoksul, toplumda kendini güçsüz hisseden kesimlere hitap etmektedir. Bu gruplara yönelik sosyal devlet bağlamında sosyal eşitliği sağlayıcı mekanizmaların oluşturulması, sosyal refahın sağlanmasında da büyük öneme sahiptir.
Bu kitapta öncelikle dezavantajlılığın ne olduğu, dezavantajlı / risk altındaki grupların sosyal hizmet ve sosyal politika açısından önemi ele alınmış, ardından da kitapta tanımlanan 13 farklı grup ayrı bölümlerde incelenmiştir. Öncelikle grupsal tanımlamalara yer verilmiş ardından da bu gruplara yönelik risk faktörleri ve bu risk faktörlerine yönelik sosyal hizmet uygulamaları sunulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89492</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74bd380c-08e3-41fc-a8b8-4b18b448b78f.jpg</image:loc>
            <image:title>Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar</image:title>
            <image:caption>Modernleşme serüveninde zaman zaman tekno-paranoid olarak adlandırılabilecek çapta bir huzursuzluğun yaşandığını biliyoruz. Bu durum sanat ve teknolojinin ilk görkemli kucaklaşması sayabileceğimiz fotoğrafın icadından beri böyle. Teknoloji neye olanak, neye engel oluşturuyor? Kendini var etmenin, yeni ifade biçimleri keşfetmenin, özgürleşmenin yolunu açarak mı ilerliyor yoksa tersi şekilde mi? Bu noktada Black Mirror’a distopik yakıştırmalar yapıldığını da göz önünde bulundurarak, László F. Földényi’nin ütopyalar üzerine söylediklerini pekâlâ distopyalar için de düşünebilir, korkutucu kehanetleri, gelecek kurgularımızı, aslında bugünü, kendi zamanımızın yansımaları olarak değerlendirebiliriz. Black Mirror’ın geleceği konu alırken bugünün endişelerinden beslendiği açık. Dizinin yazarı ve yapımcılarından Charlie Brooker da bu endişelerin yaşamdaki karşılığı ve kurmacadaki temsilleri için &quot;sorumlu kimdir?&quot; sorusu üzerine düşünmemizi istiyor: &quot;Tüm sorunlarımızın kökeni ya teknoloji değilse? Kusurlu olan ya bizlersek?&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89493</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87467957-1c4d-493f-bd44-e4a69a9226e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünümsel Sosyolojiye Davet</image:title>
            <image:caption>Çağdaş sosyal bilim dünyasına damgasını vurmuş isimlerden biri olan Pierre Bourdieu, incelediği alanlar açısından büyük bir çeşitlilik gösteren eserleriyle, dünyanın dört bir yanında, çeşitli disiplinlerden araştırmacıları etkilemeye devam ediyor. Bourdieu sosyolojisine genel bir bakış sunan bu kitap üç ana bölümden oluşuyor: Loïc Wacquant, ilk bölümde Bourdieu sosyolojisinin yapısını ve mantığını derli toplu ama son derece derinlikli bir biçimde değerlendiriyor. İkinci bölümde Bourdieu, Wacquant’la yaptığı mülakatta sosyolog olarak entelektüel serüveninin adeta bir muhasebesini yapıyor. Çalışmalarını, kullandığı temel kavramları –yapı, alan, strateji, habitus, kültürel sermaye, çıkar, illusio, simgesel iktidar– olabildiğince yalın ve anlaşılır bir dille açıklıyor. Eserlerine dair yanlış anlaşılmaların nedenlerine işaret ederek kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verirken, hem sosyal bilimler alanının genel bir manzarasını çiziyor hem de bu alanda kendi özgün konumunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kitabın üçüncü bölümü, Bourdieu’nün lisansüstü öğrencileriyle yaptığı bir araştırma seminerinde verdiği konferanslardan oluşuyor. Bu bölümde Bourdieu, araştırma anlayışını öğrencilere aktarırken pratikten yola çıkıp epistemolojik ilkelere ulaşıyor. Kitabın sonunda ise yine Wacquant’ın kaleminden, Bourdieu’nün eserlerine dair iki okuma güzergâhı önerisi ve geniş bir kaynakça bulmak mümkün. Türkçedeki ilk basımı Düşünümsel Bir Antropoloji İçin Cevaplar adıyla yayımlanan kitabın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş versiyonu niteliğindeki Düşünümsel Sosyolojiye e Davet, Bourdieu’nün eserlerine mükemmel bir giriş niteliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89494</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be7cd6fd-d6da-41b6-b7c9-27727fc70702.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsunlu Gözler</image:title>
            <image:caption>Lise son sınıftan, iki gün öncesine kadar her gece 
rüyasında aynı gözleri görür fakat bu rüyaya bir 
anlam veremezdi. O siyah gözler, efsunlu bakışlarıyla 
bakardı Halil’e. En sonunda bu rüya, içsel dünyasında 
gizli bir güç olmuştu. Böyle kabullenmişti ve rüyayı 
görmediği gecelerin sabahında kendisinde bir eksiklik 
varmış gibi hissederdi. Ama o gün köyde, o efsunlu 
gözlerle karşılaştığında yine rüyada olduğunu 
düşündü bir an. Gözlerini ovaladı. Bir daha baktı. 
Rüyada mıyım diye kendisine cimcik attı. Evet! Rüya 
değildi, gerçekti bu! Gözler, yüzünün güzelliğini 
zenginleştirmiş sanki bir ceylan gibi süzülüyordu. 
Boyu posu da tam kendine göreydi. Liseden itibaren 
rüyalarını süsleyen bu tılsımlı gözler, nihayet ortaya 
çıkmıştı. Hem de askerlik yaptığı yerde. “Ah bir daha 
karşıma çıkar mıydı bu peri kızı!” diye sızlanıp 
durmuştu. 

“Mutlaka görmeliyim onu! Bu rüyanın bir anlamı 
olmalı. Benim kaderim galiba o kız.” diye 
mırıldanıyordu kendi kendine.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89495</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29494363-35f3-404e-a6ce-9f269ec4b943.jpg</image:loc>
            <image:title>Bozuk Para</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta macerayı sizler yönlendireceksiniz! 
Kelimelerin arasında gezinirken eğlenecek, birden fazla sonla biten hikayeleri okurken öğreneceksiniz! 
Haydi hemen sayfaları çevirin, maceraya yön verin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89496</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d8e94b7-9a68-4d19-880c-757715fc51b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Işığı</image:title>
            <image:caption>BEN UFUK UÇAR 
Herkes hayatın ortasından koşarken 
Ben hayatın kenarında yavaş yürüdüm, 

Güneş herkesi ışığıyla ısıtırken 
Ben yağmurlarda üşüyerek ıslandım, 
Herkes sevdiğinin elini tutarken 
Ben sırılsıklam, sevdiğime hasrettim. 
Herkes parklarda eğlenip gezerken 
Ben penceremde mutluluklarımı yaşadım...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89497</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/00c83e3a-4b02-4c0c-9684-13dc62f9a4b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşama Dair</image:title>
            <image:caption>Taksam kırmızı neşeleri 
Mutluluk tacı gibi başıma. 
Göğsüm kabarık, gözlerimde gurur 
Yürüsem şu garip ülkemin 
Topraklarında, 
Tek bir dikene rastlamadan yollarında.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89498</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cfb75c97-c7ca-458b-9f74-8676453f1c8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gubar-ı Hüzün</image:title>
            <image:caption>Üzgünüm. Üzüldüğüm çok şey var… Ve bunca üzgünlüğün içerisinde 
elimden gelen tek şey elimden geliyor. Bu elîm bir hâdise değil 
fikrimce. Hiçbir vahimliği yok kanaatindeyim. 
Aslında bir mükâfat, içimi konuşturmak istediğim için elime
tutunmak. Elimse elîmime uzanan bir el .Buna inancım had safhada.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89499</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5298db04-d5e1-4819-9138-9beab189b2bd.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olacağım</image:title>
            <image:caption>ASTRONOT OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, uzay, astronomi ve Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve bir roketle Uluslararası Uzay İstasyonu’na fırlatılıp inanılmaz bir uzay uçuşu yaparak pratik deneyim kazan. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. 
Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology),  mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics)  gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89500</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/be8b3103-04b5-49b5-9af9-63a952289d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Meraklısına Bilim 2020</image:title>
            <image:caption>Bilim Akademisi akademik liyakat, dürüstlük ve özgürlük ilkeleri üzerine kurulmuş, Türkiye’nin başarılı bilim insanlarını, bilime katkılarına göre üyeliğe davet eden bağımsız bir akademi ve aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşudur.
Bu seçki, pek çok değerli bilim insanının katkısıyla, çoğunluğu 2020&apos;de Bilim Akademisi&apos;nin popüler bilim yayını sarkac.org&apos;da yayımlanmış yazılardan oluşturuldu.
Meraklısına Bilim’de araştırmacıların bilimsel düşünce ve yöntemi anlattığı yazı ve alıntılar, Covid-19’un değiştirdiği dengeleri ele alan yazılar ile matematik, Nobel Ödülleri, tıp araştırmaları, bilim tarihi, karadelikler ve kameralar/görüntüleme üzerine pek çok yazı yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89501</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e625732-7cfd-4392-a154-788d59f86a21.jpg</image:loc>
            <image:title>Kuvvetler Ayrılığı Olmayınca</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın özelliği, 1946-1960 dönemine sistem sorunu açısından bakmasıdır.
Türkiye 1950’de çok partili hayata geçti fakat otoriter siyasi kültürle ve kuvvetler birliği sistemiyle…
Başta Celal Bayar olmak üzere DP iktidarı kuvvetler ayrılığına dayalı yeni bir anayasa yapmayı reddetti!
Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, bağımsız anayasa mahkemesi ve hukukun üstünlüğü kültürü olmadan 1950 yılında girilen çok partili dönemde olaylar nasıl gelişti?
Siyaset darbe felaketine giden yolda nasıl yürüdü?
1946-1960 dönemine bir tarih laboratuvarı gibi bakan Taha Akyol’un kitabında bu sorunun cevaplarını bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89502</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7eae914-5c15-4f86-9cea-07a8eb6527c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Kavak Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Sıcak geçen yaz günlerinden sonra, hava artık daha serin; gün geçtikçe daha da serin olmaya başladı. Kuzey tarafımdaki yapraklarım her geçen gün daha da çok sararıyor. Güneşi daha çok gören güney tarafımdaki yapraklarım hâlâ yeşilliklerini koruyor.’’

Elinizdeki kitabı okudukça; yaşam enerjisini, dostluğu, umudu, önyargıyı, koruma iç güdüsünü, kıskançlığı, öfkeyi ve daha birçok duyguyu bir kavak ağacı olarak yaşayacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89503</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3cf8d2f-a9a5-4973-9170-05749a60da33.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Sürgün Hz. Musa</image:title>
            <image:caption>Hz. Musa, daha üç aylık iken arkasında gözyaşlarını ve bastırılmış çığlıkları bırakarak evlat endişesinin pârelediği bir kadının eliyle bırakılmıştı Nil’e.
Nil’den Firavun’un sarayına ve Firavun’un karısı olarak şerrin doruğuna izafe edilse de cennet hatunu Hz. Asiye’nin kucağına teslim edilmişti. Allah (c.c.), emanetini binlerce masumu katleden Firavun’un sarayına göndermiş ve halkına zulmeden, ilahlık taslayan bu kara kalpli Firavun’a Hz. Musa’yı sevimli göstermişti.
Firavun farkında değildi ki kucağına aldığı bu çocuk, katlettiği masumların hakkını ondan alacaktı.
İnananlara örnek olarak kalan en büyük ders ise Hz. Musa ve Hz. Harun’un imanları ve güzel ahlâklarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89504</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/785a2e23-1e9f-459e-bc43-7858d78d1a40.jpg</image:loc>
            <image:title>Kumdan Kaleler</image:title>
            <image:caption>Dalgalardan korkmayacaksın fakat dalgaların üzerine de gitmeyeceksin. Kaleni dalgaların geldiği yerlerin hemen dibinde yapacaksın ki dalgalar hem sana zarar vermeyecek hem de bolca ıslak kumdan faydalanacaksın. Bu taktiği uygularsan başarılı olursun.

Hayat da böyledir. Başarılı olmak için korkularını yeneceksin. Aynı zamanda da onlardan uzak durmayacak, korkularınla iç içe yaşayacaksın.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89505</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc61260b-b7f1-4f9b-b1ff-3866b4b95481.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Prens</image:title>
            <image:caption>“Elveda…” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçekleri görebilir. Gerçekler gözle görülmez.”
……
O zaman sen de kendini yargılarsın. En gücü de budur zaten. Çünkü kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür. Eğer kendini yargılamayı başarabilirsen gerçek bir bilgesin demektir.
…….
Bu gezegenle ilgili numarasını da söyleyecek kadar detay veriyorsam, bunun nedeni sayılara bayılan büyükler. Onlara yeni bir arkadaştan söz açsanız, sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş sormazlar “Kaç yaşında?” derler, “Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?” Ancak böyle tanıdıklarını sanırlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89506</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5160499e-03be-4380-ba42-b492c90dbb98.jpg</image:loc>
            <image:title>Şafak Süvarileri</image:title>
            <image:caption>“Savaş alanının tam kalbinde karşı karşıya duran Ecved Komutan ve Neccar Bey, birbirlerine tüfeklerini doğrultmaktaydı. O an sanki tüm muharebe durmuş, tüm sesler kesilmiş, tüm soluklar tutulmuştu. Tüm asker ve milisler başlarını onlara doğru çevirmiş, neler olacağını merakla izliyordu. Göğü kara bulutlar kaplamıştı. Bulutların damarlarında dolaşan şimşekler morluğun arasında ara ara ışıklarını gösteriyordu.

Ecved Komutan ve Neccar Bey tüfeklerini aynı anda indiriverdi. İkisinin de yüzünde ağlamaklı bir ifade vardı. Titreyen dudaklarla konuştu Ecved Komutan:
“Kardeşim… Yetmedi mi bu kan?”
“Artık kardeş kanı akmasın ağabey…” diyerek yanıt verdi Neccar, dopdolu gözlerle.
İkisi de savaşı unutmuş bir şekilde kollarını açıp birbirlerine doğru yürümeye başladı. Bütün kavgaları tüfeklerinin namlularında bırakan iki kardeşin tek dileği birbirlerine yıllar sonra yine sarılabilmekti.

Emperyalist planlar uğruna gereksiz yere kardeş kanının akıtıldığı Yemen’de yaşananların anlatıldığı bu eserde; kendinizi savaşın içerisinde hissedecek, cepheden cepheye koşacaksınız. Savaşın gölgesinde yaşama tutunmaya çalışan insanların dramlarını yaşayacak, Nazende ile Affan’ın zor şartlarda yeşeren sevdalarına şahit olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89507</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9263e885-26a3-4bf8-9df6-f83c9231a67b.jpg</image:loc>
            <image:title>100 Yüzlü İnsan</image:title>
            <image:caption>Görülüyor ki günümüzün iki büyük sorunu var: Kendini tanımamak ve insanların iyi yönlerini görememek…
Kendimizi ve insanları bütün yüzleri ve yönleriyle tanıyalım ki; sorularımız cevap bulsun, sorunlarımız çözüm bulsun.
İnsanı tanıyalım ki; neyi neden yaptığı, neden herkesin farklı algılara sahip olduğunu, neden normallerin farklı olduğunu kavrayalım.
Kavrayalım ki, farklılıklar karşısında önyargılı olmayalım.
Empati olsun, hoşgörü olsun, güzellik olsun, sevgi olsun.
Olsun değil mi?
Olsun inşaAllah.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89508</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6043782c-410e-4187-9360-6be085ab3d7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne İçin Eğitim?</image:title>
            <image:caption>Çocukları karmakarışık iş dünyasına hazırlamak mı? Montaigne&apos;in deyişiyle kitap yüklü eşek olsunlar diye kafalarını olgularla doldurmak mı? Yoksa hayatın sayısız zorluklarıyla başa çıkabilmeleri için daha akıllı ve daha yetenekli olsunlar diye onlara nasıl düşünüleceğini ve sorgulanacağını öğretmek mi? Hızla değişen zamanlarda giderek artan sosyal, teknolojik, ekonomik ve siyasî baskılarla birlikte bu mesele önem arz eder.

Tarih bununla ilgili olarak ne söylüyor? Sokrates ve Platon zamanından itibaren asırlar boyunca büyük düşünürlerin güçlü görüşleri olmuştur. Bu kitapta Dr. Nicholas Tate bu düşünürlerden onunun düşüncelerini gözden geçiriyor.

Hem Okul Müfredatı ve Değerlendirme Kurumu&apos;nun hem de Yeterlilikler ve Müfredat Kurumu&apos;nun eski başkanı olarak, Winchester College müdürü, International School of Geneva [Cenevre Uluslararası Okulu] genel müdürü, Uluslararası Bakalorya yönetim kurulu üyesi ve hükümetlere danışmanlık yapmış biri olarak geniş eğitim deneyimiyle Tate, bütün bunları anlamlandırmak için ideal bir konumda bulunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89510</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0ea7383-b241-4948-b4e7-ce0f4599f774.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyanın En Küçük Pilotları</image:title>
            <image:caption>Pilot olmak isteyen Nazlı ve abisi Mert’in oyuncak uçakları, bilgisayar oyunları ya da kumandalı helikopterleri yoktu. Bu yüzden de pilot olamayacaklarını, hatta pilotçuluk bile oynayamayacaklarını düşünüyorlardı! Ta ki dedeleri neşeli bir kahkahayla yanlarına gelene dek… Dedeleri onlara yanıldıklarını göstermeye hazırdı! “Beş derste pilotçuluk eğitimi” başlıyordu! 
 
Dedelerinin desteğiyle Nazlı ve Mert, ellerindeki malzemeler ve hayal güçleri sayesinde dünyanın en küçük pilotları olmaya hazırlanırken, içinizi ısıtacak bu keyifli hikâyeye siz de ortak olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89511</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48a94217-9e9f-436e-82f2-3378f3e2a68a.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzünün Yüzü ve Söğütbülbülü Bübü</image:title>
            <image:caption>Minik bir söğütbülbülüydü Bübü. Kanatları henüz tam gelişmediğinden, zamanının çoğunu yuvasında, annesinin uzun yolculuklarla ilgili anlattığı hikâyeleri dinleyerek geçirirdi. Bübü, o yolculuklardan birine çıkmak için çok sabırsızlanıyordu! 
 
Bir gün annesine sorduğunda, “Zamanı geldiğinde gökyüzü bize söyleyecek,” cevabını alınca, Bübü hevesle gökyüzünün yüzünü aramaya koyuldu. Belki onu bulursa, yolculuğa erken çıkmaları için ikna edebilirdi! Fakat yolda karşılaşacağı küçük dostları sayesinde Bübü bir şeyi fark edecekti: Bazı durumlarda sabırlı davranıp doğru zamanı beklemek o kadar da kötü olmayabilirdi... 
 
Değerler Eğitimi Serisi’nin bu ilk kitabında küçük okurlar hem tatlı bir kahramanla tanışacak hem de sabırlı olmanın önemini öğrenecek</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89512</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6d8051ee-4879-42dc-b9e4-b506f78d2f4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Sessiz Hasta</image:title>
            <image:caption>46 DİLDE 2,5 MİLYON OKUR 
 
GOODREADS YILIN EN İYİ GERİLİM ROMANI ÖDÜLÜ 
 
NEW YORK TIMES ÇOKSATANLAR LİSTESİNDE 46 HAFTA 
 
&quot;YILIN EN İYİ KİTAPLARI&quot; SEÇKİLERİNDE 
AMAZON - PUBLISHERS WEEKLY 
 
 
SESSİZLİĞİN KÖKLERİ TAHMİN EDEBİLECEĞİNİZDEN ÇOK DAHA DERİNLERDE. 
Başarılı ressam Alicia Berenson, kocası Gabriel onun için endişelenmesin, iyi olduğunu görsün diye bir günlük tutuyordu. Bu çok sevdiği adam, ondan sebep mutsuz olmamalıydı. 
Alicia Berenson, otuz üç yaşında, kocasını suratına beş kez ateş ederek öldürdü. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. 
Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Alicia’yı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi? 
 
 
“Unutulmaz! Hitchcock gerilimi, Agatha Christie kurgusu ve Yunan trajedisinin birleşimi.” Entertainment Weekly 
 
“Sayfalar, çevirirken parmaklarınızın arasında tutuşup yanıyor.” David Baldacci 
 
 &quot;Zekice kurgulanmış, sofistike bir gerilim.” Lee Child</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89513</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2656dddf-f3cd-48ec-9175-c1e0347025a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Yönetim Posdcorb</image:title>
            <image:caption>Yönetim Posdcorb</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89515</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d41436b5-2fff-41df-9aff-14876f4e4fed.jpg</image:loc>
            <image:title>Bana Seni Seviyorum Deme Sev</image:title>
            <image:caption>Çünkü zaman değil, en çok sevgi iyileştiriyor insanı. 
Kurduğum en güzel hayallerim yıkıldı.  
Hem de beklenmedik insanlar tarafından. 
Bense bu duruma sadece sessiz kaldım. 
Korkaklığımdan değil, kırgınlığımdan. 
İnsanın bazen en çok söylemesi gereken şeylerin 
yerine sahne alır suskunluğu. 
Ben de sustum ve kendi gösterimi kendim izledim. 
Gişe rekoru kıran bu gösteride, 
başrolü yalnızlığım ve hayal kırıklıklarım oynadı.  
Ben de yalnızca izledim. 
En güzel hislerimi değmeyecek insanlar uğruna heba ettim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89516</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aed8d2b3-69dd-42a8-a107-229e73b1939e.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Hoş Geldin</image:title>
            <image:caption>“Kahverengi dallardan pembe çiçekler açtığına göre, ümitsizliğe gerek yok.” 
 
Kendinden başka kimseye ihtiyacın yok. En kötü gününü düşün. Sana, “Yanındayım,” diyen onca insan vardı. Tek başına atlatmadın mı? Düştün, ayağa kendin kalkmadın mı? Doldun, tek başına ağlamadın mı? Soruyorum sana: Değmeyecek insanlar için kendine yeteri kadar haksızlık yapmadın mı? 
 
İnsanlar gelip geçici. Unutma, kimse senden daha çok düşünmeyecek seni. “Gitmem,” diyenler gidecek, sen yine kendine geleceksin. Düşeceksin, ayağa yine kendin kalkacaksın. Yaralanacaksın, yaralarını kendin saracaksın. Onca acının içinden yine tek başına çıkacaksın. Sarılmaya ihtiyacın olacak, yine kendine sarılacaksın. Dertlerin seni yakacak, Anka kuşu gibi küllerinden doğacaksın. 
  Kendine iyi bak, sana en çok sen lazımsın</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89517</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/913e714c-bc01-40ef-a42e-106e531b6ff6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen On Yedi Yaşımsın</image:title>
            <image:caption>Gittiği yere kadar değil, gücünün yettiği yere kadar sevmeli insan... 
 
Seni &apos;&apos;canımın içi&apos;&apos; diye sevecek birini kaybettin. 
Şimdi hiçbir can nefes olmayacak sana. 
Daha çok sevileceğini umarak gittiğin yerde sıkışırsa kalbin, 
elini kalbine koy; çünkü o acı benim. 
O sıkışmayla sana, bizi bitirme çabalarını ve hiçe sayışlarını hatırlatmaya geleceğim. 
Biliyor musun sevgilim? 
Seni sevdim. 
Bir insan hayatında ne kadar çok ve ne kadar güzel sevebilirse, 
o kadar sevdim. 
Bu da benim yenik zaferim… 
 
Sen benim ilk çaresizliğim, sen benim ilk yenilgimsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89518</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c9b4aa9-996d-479f-99d1-f726f0a27d5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yine de Sevdik</image:title>
            <image:caption>Değiştirebildiğiniz kadar değil, olduğu gibi kabullenerek sevin insanları... 
“Biz bittik,” demişsin. Fakat sen bitmenin ne demek olduğunu bilememişsin. Bitmek değildi bizimkisi, hiç başlayamamaktı. Bitmek için başlamak gerekir biriciğim. Biz hiç başlamadık ki… Sen beni güzel sevmedin. 
Sana her adım attığımda beni biraz daha sensizliğe ittin. 
Ben seni her şeyim diye sevmiştim. 
Meğer senin için koca bir hiçmişim. İnsanlara, “Ben ondan çoktan gittim,” deme; çünkü sen bana hiç gelmedin. 
Ben senin varlığını hiçbir zaman hissetmedim. 
Fakat bir gün olsun vazgeçeyim de demedim. 
Şunu unutma; ben bizden hiç vazgeçmedim, sen beni vazgeçirdin. Ama rahat olsun için çünkü sensiz daha rahat artık benim de içim! 
 
Kabul olacak dua olsan, açılmayacak uğruna ellerim…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89519</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c51f19f6-c46b-4c32-aa1c-db77b345210e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne - 7</image:title>
            <image:caption>Anne ile Gilbert, Avrupa gezisinden döndüklerinde St. Glen Mary’de küçük bir değişiklik fark ederler: Köye John Meredith adında yeni bir rahip gelmiştir. Biraz dalgın bir kişiliğe sahip bu rahip, dört çocuğunu da yanında getirmiştir: Jerry, Faith, Una ve Carl. Çocukların yaramazlıkları ve buna rağmen her daim başıboş bırakılmaları St. Glen Mary halkının hayatlarını altüst eder. Ingleside’ın çocukları, Jem, Walter, Nan, Di, Shirley ve Rilla da onlara eşlik edince işler iyice karışır. Çocuklar birlikte heyecan verici ama kimi zaman gülünç pek çok maceraya atılır. Maceraların ana mekânı ise büyülü Gökkuşağı Vadisi’dir. Gökkuşağı Vadisi, kısa süre içinde çocukların hayal dünyalarına adım attıkları, tüm sevinçlerini ve üzüntülerini paylaştıkları ve en önemlisi de dostluğu keşfettikleri yer haline gelir.

Yeşilin Kızı Anne serisinin yedinci kitabını okurken Blythe ve Meredith’in çocuklarının maceralarıyla eğlenip onların kurduğu hayallere ortak olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89520</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e9fe9361-25f1-442f-ae81-dbfd511fc499.jpg</image:loc>
            <image:title>Safahat’tan Seçmeler</image:title>
            <image:caption>Özellikle yazdığı İstiklal Marşı sayesinde Türk milletinin gönlünde yer edinen Mehmet Akif Ersoy, yazdığı şiirlerle toplum meselelerini dile getirmekle kalmamış, onun çözüm yollarını da göstermiştir. 
Bu seçmeleri hazırlarken Safahat&apos;ın mutlaka okunması gereken bir eser olduğu düşüncesinden hareketle her okuyucunun Akif&apos;in şiir dünyasıyla tanışmasını sağlamayı amaçladık. 
Akif&apos;in ideal bir gençlik hayalinin olduğunu ve bu gençliği Asım diye isimlendirdiğini biliyoruz. Milli şairimizin bu düşüncesini gerçekleştirmenin yolu onun eserlerini okumak, anlamak ve yeniden yorumlamaktan geçer. Günümüz gençliğine düşen de onu anlamaya çalışıp vatanın kalkınması için önem arz eden fikirlerine sahip çıkmaktır. 
Bu seçmeler kitabının Safahat&apos;ın daha fazla okunup anlaşılmasına vesile olmasını ve milli şairimizin geniş okuyucu kitlesi tarafından bilinmesini, tartışılmasını, şiirlerinin yeniden yorumlanmasını temenni ediyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89521</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/17f295e6-6847-44de-bca9-4ef12e25a1d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yardımsever Kanguru</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, 
hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. 
Bu masal da bir kangurunun çocuklara yardım etmesiyle başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89522</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5e24c88-4729-40cb-b15d-5d275ba76648.jpg</image:loc>
            <image:title>Evi Eriyen Kutup Ayısı</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, 
hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. 
Bu masal da bir kutup ayısının evinin erimesiyle başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89523</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db5086ef-0372-4486-b54b-003254c91f0d.jpg</image:loc>
            <image:title>Mis Kokulu Kokarca</image:title>
            <image:caption>Her çocuğun bir masala, her masalın bir anlatıcıya ihtiyacı vardır. 
Masallar hayatla baş etme becerilerimizi geliştirirken, hayal dünyamızın zenginleşmesine de yardımcı olur. Bu masal da küçük bir korkarcanın ormanda yeni arkadaşlar aramasıyla başlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89524</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d6a6aee2-c520-480a-b5a8-a3b872913d0c.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Bebek</image:title>
            <image:caption>Mahmut Yesari’nin eserleri nadiren mutlu sonlarla biter. O karakterlerine karşı oldukça acımasızdır. Öykü ve romanlarına, kendi sonunu çağırırcasına, karanlık, acılı, yürek burkucu sonlar seçer. Kahramanları da genellikle kaybeder. İnançlarını, aşklarını, umut ya da hayatlarını kaybederler birer birer. Bu seçkide yer alan üç uzun öykünün kahramanları da bu kaybedenlerdendir. 
 
“Taş Bebek”te Füsun’dan hoşlanan, bu güzeller güzeli kızın kalbinde yer etmeye çalışan Fatin ve Haluk’un sonu hüsran olacaktır. “Bir Rüyanın Hatırası”nda Remide, yaz aşkı Cin’in aslında sandığı gibi bir genç adam olmadığını öğrenip hayal kırıklığına uğrar. “Sevda Geceleri”ndeyse pek çok kadınla gönül eğlendirdikten sonra Süheyla’da karar kılan Ekrem, tam da saadetin eşiğindeyken geçmişi karşısına dikilecektir. Süheyla da Ekrem de… Hepsi, ama hepsi kaybedecektir. 
 
“Hayatta sürekli sevinç yokmuş.” 
 
Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89525</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3c7d485-8920-4f52-8dbb-f978331dd3a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Unutma Beni Çiçeği</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okurken umuda çiçek açan hikâyeler fısıldayacak kulağına, “Yalnız değilsin” diyecekler. Çünkü hayatın sürprizleri ve çelmeleri, belleğin oyunları, sustuklarımız, kaçtıklarımız, avaz avaz bağırıp savunduklarımız, gördüklerimiz, görmek istemediklerimiz ve tabii ki sevgi, aşk, aile, dostluk… Hepsinden oluşan, geçmişin gölgesinde, bugüne renk renk çiçekler açmış kocaman bir demet 
UNUTMA BENİ ÇİÇEĞİ. 
Sana “Yalnız değilmişim” dedirtecek, içinde karakterlerine sarılma isteği uyandıracak hikâyelerden derlenmiş, her sayfası başka dünyalara açılan bir kitap. 
Hadi tut elinden kahramanlarımın! Önce onlar hikâyelerini anlatacak sana, sonra da sen anlatacaksın, ama kendine! “Ben de” diyeceksin. Sessiz, sözsüz bir itiraf başlayacak içinde ve sonra yüreğinde çiçekler açacak. Çünkü birinin elini tutması, “Ben buradayım” diyen birilerinin olduğunu ve yalnız olmadığını bilmek hem yüreğini hafifletecek hem de güç verecek. 
Sana sadece hikâyeler ve karakterler değil, dostlar ve ihtiyacın kadar da umut tohumu veriyorum. 
Uzat ellerini, hayal edemeyeceğin kadar umut var burada. 
Artık hepsi senin avuçlarında. Her daim kullan, unutma. 
Umudunu besle, büyüt ve sen de başkalarına umut vermeyi hep hatırla…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89526</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2a4396a-10dd-4703-885b-80d50bc7ccec.jpg</image:loc>
            <image:title>Ada</image:title>
            <image:caption>Aldous Huxley’nin, 1962 yılında yayımlanan son kitabı Ada, yazarın en bilinen romanı Cesur Yeni Dünya’nın ütopik ikizi. Otomatik Portakal’ın yazarı Anthony Burgess’ın da en iyi doksan dokuz modern roman arasında saydığı bu eserde Huxley, çocuklar birden fazla aile tarafından yetiştirilebilir mi, geçmiş travmaların etkisinden kurtulup aydınlanmak mümkün mü, Batı bilimi ile Doğu felsefesi harmanlanabilir mi, bir ülke yayılmacı politikalar uygulamadan da var olabilir mi gibi soruları irdeliyor. 
 
Yakın zamanda eşini kaybeden gazeteci Will Farnaby, görünüşte bir deniz kazası sonucu, Pasifik Okyanusu’nda yüz yirmi yıldır gözden uzakta gelişen, zengin petrol kaynaklarına sahip bir adanın, Pala’nın sahiline sürüklenir. Will, âdeta bir cennette yaşayan bu ütopyanın sakinleriyle tanıştıkça, Pala’ya gelmekteki asıl amacını da sorgulamaya başlar. 
 
Ada, distopya edebiyatının en tedirgin edici başyapıtlarından birini yazan Aldous Huxley’den, buraya, bu âna ve yarına dair gerçekçiliği elden bırakmayan bir ütopya. 
 
“Huxley, insanın sınırları ve potansiyelinin tamamen anlaşılması sayesinde iyi bir hayatın gelişebildiği hayali bir tropik ada gösteriyor bize.” –Anthony Burgess 
 
“Romanın dini fanatizme, büyük askeri güç kullanımına, petrolün jeopolitik önemi ve yapay döllenme gibi konulara dair uyarıları, çağımızın ikliminde fevkalade öngörülü geliyor.” –The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89527</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/327454ce-e8cc-4e31-a839-b8f674f701fd.jpg</image:loc>
            <image:title>Gecede Saklı Yalnız Aşklar</image:title>
            <image:caption>Başarılı bir iş insanı olan Bora, çalıştığı şirketin Roma ofisine transfer olur. Bu transfer aslında içinde bir kaçışı da barındırır. Roma’da hayatına giren kadınlarla mutlu olduğu yanılgısına düştüğü bir dönemde, İstanbul’dan, âşık olduğu ve kaçtığı kadından sürpriz bir mektup alır. Mektubu okuduktan sonra hayatını sorgulamaya başlayan Bora’nın, hedonist yaşam algısı kökünden sarsılır. 
 
Gecede Saklı Yalnız Aşklar, felsefesi “anı yaşa” olan genç ve başarılı bir adamın kendi ruhunun derinliklerine yaptığı bir yolculuğun hikâyesi. 
 
“Karmaşa bilinmezlerle doludur ve içgüdüsel olarak hepimiz için heyecan vericidir ama basitlik bir sabun köpüğü gibidir. Ne değerini biliriz ne de yok olup gittiğinde onu umursarız. Oysa bu evrenin en gizemli mesajlarından biridir, en huzur verici olanın kendini hiç belli etmeden çekip gitmesi. Onun farkına bile varmamızı engelleyen bir sessizliğe sahip, çekingen ve önemsiz görünür.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89528</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4b79daeb-7334-4547-91df-4a8d513a3295.jpg</image:loc>
            <image:title>Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı Temel Bilgiler, Yöntemler ve Uygulama</image:title>
            <image:caption>Sistem konstelasyonu, bütün danışmanlıklar, sosyal ve terapötik meslekler için yararlı bir tamamlayıcı yöntemdir. Ayrıca ilgilenen herkese kendi kişisel gelişimleri için yoğun öz farkındalık ve kapsamlı destek fırsatı sunar. 

Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı, sistem konstelasyonunda bireysel terapötik ve psikososyal alan odaklı temel eğitimin bütün yönlerini kapsayan bir çalışma ve kaynak kitaptır. Bu kitapta güncel ve kök ailelerinizdeki ilişkilerinizde ve kendi seçtiğiniz hayatlarda konstelasyon çalışması için önemli olabilecek her şeyi bulabilirsiniz. 
Peki Sistem ve Sistemik Konstelasyonlar nedir? 

İki veya daha fazla kişi, kurum, ülke, takım vb. somut ve soyut gruplar sistemi oluştururlar. Sistemik Konstelasyon, birbirine bağlı grupların kendi içlerinde gelişen dilini anlamamızı sağlar ve bağlantıları yeniden düzenler. Olayları bir bütün olarak ele alıp daha derine iner. Kör sevgi ve sadakatle yarattığımız dolanık ve düzensiz bağlantılar hayatımızı bazen kısıtlayabilir ve deneyimlerimizden yola çıkan sonuçlar hayatımızı karmaşık hâle getirebilir. Bu noktada çözüm sistem konstelasyonundadır. 

20 yıldan daha fazla süredir üzerinde çalıştıkları, “Sistem Konstelasyonu” konusunda dünyaca tanınan duayenler Sevgili Stephanie Hartung ve Wolfgang Spitta, bilgi ve tecrübelerini tüm cömertlikleri ile bu kitapta birleştirmişlerdir. 
Sistem Konstelasyonu Eğitim Kitabı, hem alan öğrencileri ve danışmanlar 
hem de kendi kişisel gelişimine önem veren herkes için 
zengin bir kaynak ve bir baş ucu kitabıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89529</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/759cb737-e005-4b11-a1f8-6d972df06238.jpg</image:loc>
            <image:title>The Roadmap of Sustainable Growth</image:title>
            <image:caption>Contents 
Acknowledgements 
About The Author 
Preface 
Chapter1: Technology Development 
Chapter2: Training of the Work force 
Chapter3: Capital Investments 
Chapter4: Legal Reforms 
References</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89530</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21d0399b-132b-4f88-a906-fff1ec022d2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Köy Muhtarlarının Spor Hizmetleri ile İlgili Yerel Yönetimlerden Beklentilerinin Tematik Analizi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Şekiller Dizini 
Tablolar Dizini 
Simgeler ve Kısaltmalar 
1.Giriş 
2. Genel Bilgiler 
3.  Materyal ve Metod 
4.  Bulgular 
5.Tartışma</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89531</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216f69af-4be3-4832-98d6-cc2a04b165fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Hukukta Yapay Adalar ve Tesisler</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
Kısaltmalar Listesi 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1. Yapay Adalar ve Tesislerin Uluslararası Sözleşmelerdeki Yeri ve Tanımı 
İkinci Bölüm 
2. Yapay Adalar ve Tesislerin Kurulması ve Kaldırılması 
Üçüncü Bölüm 
3.Uluslararası Çevre Hukukunda Yapay Adalar ve Tesisler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89532</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06edb698-b53d-42cf-98bf-2ad63d059513.jpg</image:loc>
            <image:title>Geştalt Danışmanlığı: Değişme Yolculuklarına Uzanan El</image:title>
            <image:caption>Danışanını “olduğu gibi” tanıma; onun da kendisini “olduğu gibi” tanımasına, tanımadığı parçalarını benimsemesine yardımcı olma: İşte Geştalt Danışmanlık Yaklaşımı! 
Yaklaşıma ilişkin kuramla uygulamayı iç içe sunan kitap hem mesleğe yeni adım atmış danışmanlara hem de deneyimli danışmanlara yönelik, Geştalt danışmanlığının felsefesi ve çalışma yöntemleri üstüne kapsamlı bir kılavuz niteliğindedir. Sills, Fish ve Lapworth, dört kesime ayırdıkları metinde, okurlara önce Geştalt yaklaşımına genel bir bakış, sonra Geştalt danışmanlığının başat kuramlarına ilişkin bir inceleme, daha sonra da Geştalt uygulama ve değerlendirme evrelerine yönelik bir odaklanma sağlıyor; olgu örneği sunusuyla birlikte eğitme ve üstdenetmenlik üstüne bölümle çemberi tamamlıyorlar. Kitap, her bir bölümde yer alan alıştırma örnekleriyle, önerileriyle yalnızca danışmanlara, danışanlara değil, Geştalt yaklaşımıyla yeni tanışmış sıradan okurlara da seslenebilecek, onların da ilgisini çekecek yalınlıkta.  
  Yazarlar “kendinizi, içinde yer aldığınız çevreyle birlikte fark etmeye” çağırıyor. Bu çağrıya “ben varım, hazırım!” diyorsanız Geştalt Danışmanlığı’na buyurunuz, hoş geldiniz. Şimdi ve burada bir yolculuğa çıkıyoruz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89533</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b70ef660-4890-4465-a625-79be43540a6c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızca Sayıları Seven Adam</image:title>
            <image:caption>Tüm zamanların en üretken matematikçilerinden Paul Erdős’ün mükemmel bir biyografisi. Erdős, 485 matematikçi ile ortak çalışmalar yaptı ve 1500’den fazla (normal bir matematikçinin yaklaşık 10 katı) makale yayımladı. Onun hiç evi olmadı, sahip olduğu her şeyini sığdırdığı bir bavulla, çalışmak istediği matematikçilerin kapısına dayandı. Bu kitapta, Erdős’ün yaşamına dair diğer detayların yanı sıra, yaşamı boyunca çalıştığı (çoğunluğu sayılar teorisi ile ilgili) çok sayıda problem hakkında tartışmalar da yer alıyor. 
Cambridge Üniversitesi, Matematik Kitapları Öneri Listesi, 2021 
“Erdős matematiğe inanılmaz ölçüde katkılarda bulundu. Ama benim için daha önemli olan çok sayıda matematikçi yaratmış olmasıdır. Muhteşem bir problem ortaya koyucuydu. Herhangi bir zorluk derecesindeki problemi formüle etme yeteneği efsaneviydi. Pek çok insan cevaplaması neredeyse imkânsız olan, zor ya da saçma denecek kadar kolay sorular sorabilir. Fakat çok azımızın ulaşılmazlıkla saçmalık arasındaki ince çizgide ilerleyebilecek yeteneği vardır. Erdős problemleri, çözmek için yarım asır ya da daha fazla zaman gerektiren Hilbert problemlerinden değildi. Erdős soruları hep tam ayarındaydı. Araştırmamızda tökezliyorsak, aslında çoğu zaman doğru soruyu sormuyoruzdur. Erdős’ün seçkin ve önemli soruları, matematik tarihinde yerlerini almışlardır. Bu soruların hemen hemen hepsini çözmek için ciddi çabalar ortaya konulmuş ve bazıları kısmen, bazıları ise tamamen çözülmüşlerdir.” 
Richard Guy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89534</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c52be6bb-7448-4134-8b7f-ebfcdce35199.jpg</image:loc>
            <image:title>Düet ve Düello</image:title>
            <image:caption>Sözünü sakınmayan, yanılgılarını itiraf etmekten korkmayan, dobra bir kadın ve dobra bir erkek... İkisi de sonuna dek açık sözlü, sansürsüz ve inatçı. İkisi de başkalarının ne diyeceğini hiç umursamıyor... İlk aşklarını 70&apos;li yılların büyülü ortamında başkalarıyla yaşayan Nilgün Belgün ve Cengiz Özakıncı, günümüzde giderek yok olan aşkı kurtarmak üzere, &apos;Aşk, yeniden&apos; dediler ve el ele verip aşkın, sevginin ve dostluğun kitabını yazdılar birlikte... Kendi ilk aşklarını, şiirlerini, şarkılarını, günümüz gençliğiyle paylaşırken, kimi kez birbirleriyle kıyasıya çatışarak Kadın-Erkek Savaşı&apos;na girmekten hiç çekinmeyen Belgün ve Özakıncı, Kadın-Erkek Dostluğu&apos;nun en güzel örneklerini de verdiler bu kitapta... Ve bir şairin ruhu kitap boyunca adım adım izledi onları... Kimi kez Düet`e kimi kez Düello&apos;ya dönüşen bu diyalogları okurken gözleriniz dolabilir evet... Belgün&apos;ün Farketmez Gençliği, Özakıncı&apos;nın Duygusal İktidarsızlar olarak adlandırdığı günümüz gençliği, bir türlü yakalayamadığı Gerçek Aşkın Sırrı&apos;nı çözebilir bu kitapta... Yitirilen Duygular&apos;dan Yalan Sevgiler&apos;e; kuşaklar arası çet&apos;ten Sokak Kızı İrma&apos;ya; aşk uğruna tahtını terk eden Kral Edward&apos;tan, Marliyn Monroe ve Yves Montand&apos;a; burçlar arası yıldız savaşları&apos;ndan sevdiklerini tokatlayan aşıklara; “Erkek niçin aldatır”dan “Dişi Entrikalar”a; “Zihinsel Aldatma”dan “Bedensel Aldatma”ya; “Geçici aşk”tan kalıcı sevgi ve kıskançlığa; “İlk günah”tan Cennet&apos;teki ilk kavga&apos;ya; cennet&apos;ten kovulan ilk feminist Lilith&apos;ten Adem ve Havva’ya; İlk ihanet&apos;ten aynı kişiye ikinci kez aşık olmaya; aşk eski bir yalan&apos;dan; aşk ahlak ve namus&apos;a; paranın egemenliğinden &quot;biricik bedava utluluğumuz: Aşk&quot;a; her şey ama her şey masaya yatırıldı bu kitapta..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89535</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afe03492-eb7c-4ade-9dca-e8ffcade80fc.jpg</image:loc>
            <image:title>19. Yüzyılda Karadeniz Ticareti Kurumlar Ve Organizasyonlar</image:title>
            <image:caption>19. Yüzyıl, hem Avrupa hem de Osmanlı iktisat tarihi açısından önemli ve literatürde Büyük Ayrışma olarak tanımlanan geçişin özelliklerinin belirginleşmeye başladığı; Avrupa’da Napolyon Savaşları’nın sona erdiği, Sanayi Devrimi’nin sonuçlarının ve kentleşmenin belirginleşmeye başladığı,  pek çok alanda köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönemdir. 
 
Hem Avrupa hem de Osmanlı iktisat tarihi açısından önemli ve literatürde “Büyük Ayrışma” olarak tanımlanan geçişin tarihini anlatan “19. Yüzyılda Karadeniz Ticareti”, yaşanan ekonomik dönüşümün boyutlarını anlayabilmek için Karadeniz havzasını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendiriyor. 
 
Karadeniz ticaretinde işlem maliyetleri analizini ilk yapan çalışma özelliğindeki kitap, Karadeniz liman kentlerini kurumsal yapıda değişim, ticari genişleme ve şehirleşme açısından inceliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89536</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/039b13dc-d78c-440e-96df-be13d09fd446.jpg</image:loc>
            <image:title>Paleolimnoloji - Biyolojik İndikatörler ve Anadolu’da Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>ALANININ İLK KİTABI OLMASI ÖZELLİĞİNİ TAŞIYAN BU KİTAP, lisans ve lisansüstü biyoloji, coğrafya ve jeoloji öğrencilerini paleolimnoloji alanına ve özellikle coğrafya ve jeoloji öğrencilerini de biyolojik indikatörlere tanıştırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, biyoloji biliminin alt dallarından olan güncel limnoloji ve ekoloji alanlarında çalışmalar yapanların, uzun süreli geçmiş çevresel ve iklimsel değişimin takibi ile ilgilenen coğrafyacı ve jeologların, aynı zamanda geçmiş çevresel koşulları ve iklimi merak eden arkeologların ilgisini çekebilir. 

Anadolu’daki göl sedimanları geç Pleistosen’in çoğu ve Holosen boyunca hem insanlık tarihine hem de geçmiş iklim ve çevresel değişimlere tanıklık etmişlerdir. Bugün yaşadığımız iklimsel ve çevresel koşulların yakın ve uzak geçmişteki değişimini takip etmek bize hem bugünü daha iyi anlamamızı hem de geleceğe yönelik daha iyi tahminlerde bulunmamızı sağlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89537</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f08fbf41-82f7-4b6e-bea0-615e675e736a.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni İlk Gördüğüm Zaman</image:title>
            <image:caption>Yasmin bir arkadaşı olması için her şeyini verirdi. Arkadaş kalabilmek içinse her şeyi yapardı.
On beş yaşında bir lise öğrencisi olan Yasmin’e okulda herkes Döner der. Çünkü Yasmin hem obez hem de yarı Türk’tür. Babasını birkaç sene önce kaybetmiş olan Yasmin dış dünyayla olan bağını da onunla birlikte yavaş yavaş kaybeder, annesinin yeniden evlenmesiyle de günden güne içine kapanır. Artık bir tek odasına istiflediği abur cuburla ve sınıf arkadaşı Alice Taylor ile ilgili kurduğu hayallerle mutlu olur. Okulun en güzel ve en popüler öğrencisi Alice ile arkadaş olabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.
Bir gün bir adamın okul bahçesinde Alice’i izlediğini gören Yasmin nihayet Alice’in kalbini kazanmanın bir yolunu bulduğunu düşünür. Çünkü ona göre bu adam Alice’i kaçıracaktır. Yasmin o günden sonra adam hakkında daha fazla şey öğrenmeye karar verir; böylece Alice’i kaçırdığında onu tanıyan, adını ve nerede yaşadığını bilen tek kişi o olacak ve Alice’i o kurtaracaktır.
Ama adamı tanıdıkça Yasmin’in duyguları değişmeye başlar. Belki de onun hakkında yanılıyordur. Belki de Alice’e hiç ihtiyacı yoktur.
Derken… Alice bir gün gerçekten ortadan kaybolur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89538</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b27afd2-bb84-448c-985a-3ae6f61d44b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dördüncü Sanayi Devrimi</image:title>
            <image:caption>Dünya Ekonomik Forumu&apos;nun kurucusu ve başkanı Klaus Schwab&apos;ın bu yılın Şubat ayında yayınlanan Dördüncü Sanayi Devrimi başlıklı kitabı insanlığın dönüşümünü de içeren yeni teknolojik devrimi nasıl anlamak ve biçimlendirmek meselesini ele alıyor.

&quot;Sanayi 4.0&quot; beş yıldır bilinen bir kavram olmasına rağmen 2016 Davos toplantılarının ana gündem maddesi olarak ilan edilince dünya çapında konuşulur oldu. Yapay zekâ, robotik, nesnelerin interneti, özerk taşıtlar, 3D yazıcılar, nanoteknoloji, biyoteknoloji, malzeme bilimi, enerji depolama ve kuantum bilgiişlem gibi yeni teknolojik atılımların çok çeşitli alanlarda şaşırtıcı şekillerde iç içe geçmesi insanlara, şirketlere, ülkelere ve dünyaya ne getirecek?

Teknolojinin ekonomik, sosyal, kültürel ve insani bağlamları nasıl yeniden biçimlendireceği ve bununla ilgili kapsayıcı ve küresel bir ortak görüş ihtiyacı üzerine bir kitap.

Sadece teknoloji alanındakileri değil, hepimizi yakından ilgilendiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89540</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c8966fdb-1de2-4437-a8c6-fc1c0a9b488e.jpg</image:loc>
            <image:title>Peter Pan</image:title>
            <image:caption>Hanzade Servi, İskoç yazar James Matthew Barrie&apos;nin ölümsüz klasiği Peter Pan&apos;ı, mizahtan beslenen duru bir yorumla yeniden anlatıyor. Melike Tan&apos;ın zarif resimleri eşliğinde &apos;&apos;SEN de OKU Klasikler&apos;&apos; koleksiyonundaki yerini alan bu sürükleyici fantazya, zamanının çok ötesindeki kurgusuyla bizleri &apos;&apos;Var Olmayan Ülke&apos;&apos;ye uçuruyor; asla büyümeyen bir çocuğun rehberliğinde, gerçeküstü bir serüvene çıkarıyor.
 
Çocukluk ve yetişkinlik kavramları üzerinden neşe ve masumiyet gibi naif duygulara temas eden kitap, fiziksel büyümenin hayalleri küçülttüğüne dikkat çekiyor ve Peter Pan&apos;ı ebedî bir çocukluk idealinin simgesine dönüştürüyor.
 
Bütün çocuklar büyür. Biri hariç... Büyümeyi reddeden Peter Pan, ele avuca sığmaz kişiliği ve uçabilme yeteneğiyle sıradışı bir çocuktur. Var Olmayan Ülke&apos;de, minik peri dostu ve kayıp çocuklarla birlikte yaşamaktadır. Adı yıllarca kulaktan kulağa dolanmış, hikâyelere konu olmuştur. Hatta, asla büyümeyen bu çocuğun efsanesi, Darling ailesinin evine ve onların hayalperest çocuklarının düşlerine dahi konmuştur. Ve nihayet, Wendy, John ve Michael için Peter Pan&apos;la tanışma vakti gelmiştir. Tabii, Peter kaybettiği gölgesini bulmayı başarabilirse! 
 
Ama... hiç büyümeyen çocuk mu olur? Uçmak gerçekten mümkün mü? Korsan Kanca neden Peter&apos;ın peşinde? O hâlde gökyüzüne biraz peri tozu serpiştirelim ve sırları birer birer açığa çıkaralım!
 
Kayıp çocukların kendi krallıklarında hüküm sürdüğü, Kızılderililer ile korsanların etrafta cirit attığı sihir dolu bir serüvene &apos;&apos;havalanan&apos;&apos; Peter Pan, &apos;&apos;sıradan&apos;&apos; şeylere geçit vermeyen fantastik bir dünyanın kapılarını sonuna kadar açıyor.

Masallara inanmaktan vazgeçmeyenleri Var Olmayan Ülke&apos;ye götüren Peter Pan&apos;ın bu yeniden anlatımı, hayallerine sıkı sıkıya sarılan çocukları ve içindeki ufaklığın sesine kulak vermeyi ihmal etmeyen yetişkinleri, çocukluğun hiç bitmeyen düşleri ve solmayan renkleriyle buluşturuyor.
 
&apos;&apos;İnsanlar, büyüyünce nasıl uçacaklarını unutuyorlar...&apos;&apos;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89541</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/333d66d9-b8d4-4568-a734-d605a23b59fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşanmış Şiir: Don Kişot</image:title>
            <image:caption>Don Kişot, Jül Sezar’dan da, Napolyon’dan da daha gerçektir. Onlar sadece tarih kitaplarında varlar. Don Kişot ise, sanki sahte gerçeğe meydan okurcasına, hayatımızda hep yaşar ve her an yeniden doğar.   Benim üstadım Don Kişot’tur. Yirmi yaşından itibaren kendime rehber edindim onu. İdealin gerçekten daha doğru olduğuna inanan Don Kişot’u. Hiçbir fırtınanın baş eğdiremediği o kahramanı…   Haklı bir davaya inanmışsanız, bedeli ne olursa olsun, onun uğrunda sonuna kadar mücadele etmelisiniz. Bu arada her eyleminizin karşınıza çıkardığı her yeni durumu da göğüsleyebilmelisiniz. Öylesi durumlarda ne cesaretsizliğe yer vardır artık, ne de mesele üzerinde yeniden düşünmeye.   Benim açımdan dünyanın en büyük günahı, umutsuzluğa kapılmaktır. İman sahibi olmak ise, fırtına ve kasırgalara rağmen sabaha ereceğinize ve günle buluşacağınıza inanmak demektir.   Roger Garaudy</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89542</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd0926b6-827c-446d-9db1-038e90d918f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Armağanın Fenomenolojisi</image:title>
            <image:caption>Felsefe tarihinin büyük sistem felsefeleri içinde “armağan”, hiçbir zaman birincil ve merkezi bir araştırma konusu olarak ele alınmamıştır. Bu anlamda armağana, armağanın ne olduğuna ve armağanın fenomenolojisine ilişkin tartışma, her ne kadar tarihsel olarak daha gerilerdeki felsefi söylemlerle kısmen ilişkilendirilebilecek olsa da, en temelde 20. yüzyıla ve onun düşünme alanına aittir. İlginin, odağın, merakın armağan üzerine yöneldiği, döndüğü vakit 20. yüzyıldır ve armağana ilişkin farklı yaklaşımlar ve tartışmaları ele alırken, konuya ilişkin büyük resmi oluşturan bu tarihsel, genel karakteristik çerçeve her zaman hatırlanmalıdır. 
Armağan sorunu sadece armağanla ilgili değildir. Yani, armağanı kendi düşünmelerinin konusu hâline getiren ve burada metinleri çevrilerek sunulmuş olan tüm bilim insanı, düşünür ve filozoflar, öyle ya da böyle bir biçimde, armağan üzerine düşünürken aslında, ya armağanın yanı sıra başka şeyleri de düşünür, ya da asıl olarak başka şeyleri düşünmeye çalışırken armağan üzerine düşünmeye de yönelirler.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89543</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dff40db-241f-4468-be69-dfa38e34f3ee.jpg</image:loc>
            <image:title>Mustafa Kemal&apos;in Çanakkale Efsanesi</image:title>
            <image:caption>“Çanakkale Efsanesi”ni yaratan, Mustafa Kemal isimli henüz 34 yaşında olan genç bir yarbaydı.
Bu kitabı niçin yazmak zorunluluğunu hissettim? Çünkü Çanakkale Destanı’nı Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini zikretmeden yazmak cüretinde ve aymazlığında bulunan sözde tarihçilere ve yazarlara, tarihi gerçeklere dayandırarak, Mustafa Kemal’siz Çanakkale Savaşı’nı yazmanın mümkün olamayacağıını göstermek istedim. Böylelikle, Çanakkale Savaşlarını bu sözde tarihçilerin gözünden görmek zorunda bırakılan halkımıza ve özellikle gençlerimize, gerçek Çanakkale Destanı’nın nasıl yazılmış olduğunu göstermeyi bir görev bildim.
Şu çok iyi bilinmelidir ki, Atatürk’süz Çanakkale Savaşı yazılamaz ve anlatılamaz!
Çanakkale Savaşları, ancak Mustafa Kemal’in eşsiz askeri dehası, kuşku götürmez cesareti ve üstün komutanlık yeteneği sayesinde kazanılabilmiştir! Dünya tarihi bunu böyle yazmıştır; bu gerçeği değiştirmeye ülkemizde hiçbir kişi ya da hükümetin gücü yetmeyecektir!
Doç. Dr. Hüner Tuncer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89544</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/797dfaaf-f7bc-45a0-8eb6-6606cc145f1d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilgi Kirliliği Ortamında Kalbimiz Ve Damarlarımız</image:title>
            <image:caption>Başta tıp olmak üzere bilimin öneminin çok daha iyi anlaşıldığı dönemde bile, bilimdışı tezler ve iddialar toplumun zihnini bulandırmaya devam ediyor.

Metin Özenci işte bu bilgi kirliğine karşı “Bilgi Kirliliği Ortamında Kalbimiz ve Damarlarımız” kitabıyla, halkımıza hiç değilse kalp ve damar sistemimizle ilgili kimi güncel ve geçerli bilgileri yalın bir dille anlatıyor.

Üstelik, tıp öğrencileri ve uzmanlık öğrencisi doktorlara da temel bilgilerle klinik uygulamalar birleştirmenin önemini de vurgulayıp, hekimliğin ana amacı olan “başarılı tedavi”nin “birincil koşulu”nun “doğru tanı”ya ulaşmak olduğunu, bunu başarmak için gerekli ipuçlarını da vererek…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89545</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5151c2b1-c7d4-44b8-8c48-b469cee6ed7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Her bir bilimsel alanda bilimsel bilginin daha anlaşılır ve paylaşılabilir olması ortak bir terminolojinin varlığıyla yakından ilgilidir. Ancak ne yazık ki ülkemizde psikolojiyle ilgili halihazırda ortak bir Türkçe terminolojinin olmadığını belirtmek zorundayız. Bu çalışmayla temel amacımız ortak bir terminolojiye doğru adım atmak olmuştur. Diğer taraftan Türkçe yazında birçok bilimsel makale ve kitaplar dahil olmak üzere aynı psikolojik terim farklı Türkçe karşılıklarla kullanılabilmektedir. Bu durum elbette psikoloji biliminin görece genç bir alan olmasıyla ilgilidir. Bu nedenle açıklama gayreti içerisinde olduğumuz her bir Türkçe terimin İngilizce karşılığını da belirttik. Ayrıca İngilizce kaynaklardan faydalanan okurlara kolaylık sağlaması için İngilizce-Türkçe Terimler Sözlüğü ekledik. Fobilerin hem uygulamada hem teoride çokça karşılaşılan bir konu olması ve geniş bir terminolojiye sahip olması nedeniyle Fobiler Sözlüğüne yer verdik. Psikoloji biliminin inşasına katkıda bulunan bilim insanları ve ilişkili kimi olgulara kronolojik olarak Tarihte Psikoloji kısmında yer vermeye çalıştık. Psikoloji ve ilişkili alanlarda öğrenim gören veya ilgi duyan okurların faydalanabilmesi dileğiyle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89547</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca135be8-99c8-4052-9648-9d268785ce6d.jpg</image:loc>
            <image:title>Orta Zekalılar Cenneti</image:title>
            <image:caption>Üzerlerinde bir sevgisizlik kabuğu taşıyan orta zekâlılar, toplumdaki saygın yerlerini koruyabilir, insanların yaşamları hakkında kararlar verebilir, hepimizi yönetebilir…”  
Kimi şiir dizeleri, besteleri ile Türkiye toplumunun söz dağarcığına kalıcı izler bırakmayı başaran usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bu kez, yakından tanıdığımız bir ifadenin kâşifi olarak karşımıza çıkıyor: Orta Zekâlılar Cenneti. 
Orta Zekâlılar Cenneti, ilk yayımlanışının üzerinden geçen onyıllara rağmen “orta zekâlı”ların genişleyen alanını ve yozlaşan toplum değerlerini hâlâ net bir şekilde anlatıyor. İnsan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir “orta zekâlı”ların hikâyesini bir de Livaneli’nin sürükleyici anlatımından dinliyoruz.  
Zülfü Livaneli, pek bilgili olmasalar da kurnaz ve uyumlu olarak hayatın her alanına sinen “orta zekâlı”ları, eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kez kaidelere ve geleneksel kabullenişe direniyor, hesaplaşıyor ve hatta “putları yıkıyor”. 
Sanatı güzellik yaratmanın ve kendini ifade etmenin bir biçimi olarak gören ünlü sanatçının, düşünme ve paylaşma uğraşına tüm okurlar davetli… Ve elbette bu davet, içinde bulunduğumuz durumun tüm yanlarını açıkça ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89548</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57c1520d-eaf1-4f7c-bc0c-96e6c1325319.jpg</image:loc>
            <image:title>İktisat, Finans ve Bankacılık Konularında Güncel Yorumlar</image:title>
            <image:caption>İktisat bilimi, optimum kaynak dağılımını ele alması bakımından, finans ve bankacılık alanları ile yakından ilişkilidir ve küresel krizleri takiben çemberlerinin kesiştikleri bölgeler gün geçtikte genişlemektedir. Tartışılan bu konularda, kimi zaman küçük parçalardan yola çıkılarak büyük resim görülmeye çalışılmıştır. Ağaçlar detaylı analiz edilmiş, uygulama deneyimleri okuyucularla paylaşılmıştır. Bazen de büyük bir parçadan yola çıkılarak küçük parçalara doğru seyahat edilmiştir.

Yeri geldikçe okurla konuşma biçiminde ilerlenmiş, ancak yorum ve düşüncelerin bilimsel gerçeklik ve kaynaklarla desteklenmesine titizlikle önem verilmiştir. Kitap, üretim, tüketim, yatırım, dış ticaret, enflasyon gibi temel makro iktisadi konular ile başlamakta; parasal ekonomi, merkez bankacılığı, finans ve bankacılık konularındaki çeşitli yorum ve değerlendirmelerle tamamlanmaktadır. Bu kitap, üniversite öğrencilerine, iş hayatında çalışanlara ve kendini bu alanlarda geliştirmek isteyenlere hitap eden pek çok konuyu içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89549</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d94772e1-fc4b-457d-a35a-40e60d5c5304.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Eserleri - Behçet Necatigil - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Behçet Necatigil’in bütün eserleri, Yapı Kredi Yayınları’nın bilgiyi tek kaynaktan sunmayı hedefleyen Delta dizisinde Bütün Eserleri adıyla bir araya getirildi.

Yazarın toplam on kitaptan oluşan şiirleri, radyo oyunları, yazıları ve mektupları bu baskıda tek cilde sığdırıldı. Edebiyatımızın bu büyük ustasını bu kez de Delta dizisi içinde, böylesine şık bir baskıda okuruyla buluşturmanın sevinci içindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89550</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc79ad57-6824-482c-a6a6-f3343ecea358.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>Yaşlı Major bir rüya görür: Acımasız insanlar iktidardan düşer, zulüm yerini adalete ve eşitliğe bırakır, sömürü son bulur, özgürlük geri kazanılır. Devamında iyi yönetilmiş bir Ayaklanma ile hayal gerçeğe dönüşür. Beşer Çiftliği’nde eşitliğe dayalı bir hayvan cumhuriyeti kurulur. Ancak baştaki temel ilke ve idealler yalnızca bir süre için geçerliliğini koruyabilir…
Zamanının ötesinde metinler kaleme alarak distopya türünün öncü isimlerinden biri haline gelen George Orwell, insanı ve onun egemenliğini sağlayan araçların eleştirisinden yola çıkarak baskıcı rejimleri, yozlaşmış siyasetçileri, güç ve iktidar arasında sıkışmış çelişkili insan doğasını sorgulayan politik bir parodi inşa ediyor. Tiranlığın manipülasyonlarına, idealizmin dönüşümüne, el değiştirse de cazibesini yitirmeyen otoriteye dair bir portre çiziyor.
Hayvan Çiftliği, sömürüye, özgürlüğe ve kavramdan öteye geçmeyen adalete dair zamansız bir başyapıt.
 
“Hayvan Çiftliği tarihin karanlık yüzüne dair büyük bir hiciv olma özelliğini hâlâ koruyor.” ―Malcolm Bradbury
“Orwell’ın hicvi kapsamlı, zekice tasarlanmış ve incelikle kaleme alınmış.”
―San Francisco Chronicle
“Hayvan Çiftliği, tüm politikaların trajikomedisini merkeze alıyor, aslında iktidarın yolsuzluğunun trajik komedisi.”
―The Guardian</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89551</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20cb4bdc-5b23-40c2-9639-8e1423292195.jpg</image:loc>
            <image:title>İkidillilik ve Çokdillilik</image:title>
            <image:caption>Birden fazla dil öğrenmek ve ev, okul ve iş yaşamında kullanmak, dünyanın hemen her yerinde sık karşılaşılan bir durumdur. Bugün dünyaya gözünü açan çocukların çoğu, erken çocukluk döneminden itibaren yaşamları boyunca birden fazla dile maruz kalmakta ve bu dilleri gündelik yaşamlarında etkin bir biçimde kullanmaktadır. Bunun bireysel olduğu kadar, ekonomik, pedagojik, sosyal ve siyasal pek çok boyutu vardır. Bu kitabın amacı, birden fazla dil konuşan çocukların dil gelişimini incelemek ve bu sayede hem eğitim fakültelerinde öğrenim gören öğretmen adaylarının akademik donanımına destek olmak, hem de çocuklarına anadili dışında bir dil kazandırmak isteyen anne babaların ve öğretmenlerin sorularına cevap bulmaktır. 

Dil öğrenimi karmaşık ve çok boyutlu bir süreçtir. Ancak, normal gelişim gösteren her çocuk, çevresinde konuşulan ve düzenli olarak iletişim kurma olanağı bulduğu her dili öğrenme kapasitesine sahiptir. Aynı durum, işitme engelli çocuklar için de geçerlidir. Bu anlamda, beynin bir çocuğun öğrenebileceği dillerin sayısını sınırlaması söz konusu değildir. Dahası, çocuk çevresinde konuşulan bir veya birden çok dili öğrenme sürecini, bilişsel, sosyal ve psikolojik açıdan henüz gelişme evresinde olduğu yaşamın ilk yıllarında yaşamaya başlar. Çocukta dil öğrenimi nasıl gerçekleşir? Çocuk dil edinimi sırasında hangi evrelerden geçer? Anne babanın veya çevrenin çocuğun dil gelişimine etkileri nelerdir? Çocuğun ilk sözcükleri, ilk tümceleri ne gibi özellikler taşır? Doğrusu, çok basitmiş gibi görünen bu sorular, yaşamın ilk yıllarında başlayan çok boyutlu bir öğrenme sürecinin temel halkalarını oluştururlar. Bu konuda ortaya atılan görüşler, bilişsel, dilbilimsel, nörolojik, psikolojik ve sosyolojik birçok yaklaşımı içerir. Aynı bireyin iki ya da daha fazla dili öğrenme süreci düşünüldüğünde ise, karşı karşıya kaldığımız problem, daha karmaşık bir durum arz eder. Her biri kendine has ses bilgisi, morfoloji bilgisi, söz varlığı, sözdizim bilgisi, stil ve edimbilimsel kullanım kuralları içeren iki dile eşzamanlı olarak aynı anda ya da arka arkaya maruz kalmak, ikidilli büyüyen bireyler için başlı başına karmaşık bir öğrenme sürecine işaret eder. Kısaca, iki farklı dil sistemini aktif olarak kullanma olarak tanımlayabileceğimiz ikidillilik, alanyazında anadil edinimine oranla daha az çalışılan bir alan olmasına karşın, tüm dünyada önemi hızla artan alabildiğine karmaşık bir olgudur. Bu alanda yapılan araştırmalar, ikidilliliğin sadece dil öğrenme süreçleriyle ve diller arası etkileşimle sınırlı olmadığını, bilişsel ve nörolojik süreçlerden, toplumsal yaşama, kuşaklararası dil aktarımından, ikidilli eğitim sistemlerine kadar uzanan geniş bir yelpazeye yayıldığını göstermektedir. Bu bakımdan kitabın amacı, hemen her gün iki veya daha fazla farklı dili konuşan ve kullanan bireylerin özelliklerini ve ikidillilik türlerini ele almak ve ikidilliliğin bilişsel, nörolojik ve sosyal boyutlarını değerlendirerek, bu durumun iki dilde okuma ve yazma becerilerinin edinimine ve ikidilli eğitim sistemlerine yansımalarını incelemektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89552</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fe130645-a2ef-47d3-96b2-32907903a2ff.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahbap Ferdinand</image:title>
            <image:caption>Kurban bayramında hayvan pazarından kaçarak kesilmemek için soluğu denizde alan, dört gün boyunca yüzen, tekrar yakalandıktan sonra Ahbap Platformu tarafından kurtarılarak özgürlüğüne kavuşturulan Ferdinand’ın hikâyesini herkes biliyor. Peki ama Ferdinand’ın macerasının iç yüzünü gerçekten biliyor musunuz? 
 
Ahbap Ferdinand, hikâyesini Ferdinand’ın iç dünyasından dillendiren büyükler için bir masal. Bildiğimiz hikâyeyi ters yüz ediyor ve bize madalyonun diğer tarafını da gösteriyor. Zira Ferdinand’ın yolculuğu şapşiklikten esarete, esaretten kurban pazarına, kurban pazarından denize ve oradan da özgürlüğe uzanan ilham verici bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89553</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/628331d7-f765-4270-aad4-6d2e4828cf61.jpg</image:loc>
            <image:title>Yöneticiler İçin Eğitimde Politika Geliştirme ve Analiz</image:title>
            <image:caption>Deneyimlerim, bağlamsal ve eğitimsel olarak metodolojik olan bir kitaba duyulan ihtiyaca işaret etmektedir. Bu kitap, eğitim yöneticilerinin ve politika liderlerinin arzu ve uygulama ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Politika analizi adımlarının anlaşılır olması için her bir bölümün başında bölüm hedeflerini ve eğitim senaryolarını kullanıyorum. Her bölümün ana fikri, çoklu eğitim örnekleri ve bölümün ana noktalarının birçoğunu özetleyen ve vurgulayan şekiller ve tablolarla iç içe geçmiştir. Her bölüm bir özet, yansıtıcı sorular, analiz için haber hikâyesi, seçilen kaynaklar ve ilgili web siteleri ile bitmektedir. Seçilen kaynakların ve web sitelerinin her biri, eğitim liderlerinin kaynağı neden ilgi çekici bulacağına dair bir açıklama da içermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89554</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6780368-e48d-475b-9658-a52f4cc4f38e.jpg</image:loc>
            <image:title>Usta William</image:title>
            <image:caption>“Ne kadar aydınlatıcı bir kitap! Leinwand keskin zekâsı, özenli araştırması ve bilgili kararlılığıyla saygın yazarlarımızın Shakespeare’i nasıl ısrarla incelediklerini, kendi yazdıklarını nasıl şekillendirdiklerini irdeliyor. Usta William bize Shakespeare’le, yedi edebi ustayla ve kendimizle ilgili çok şey öğretiyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89555</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6e078705-1cef-4588-9c93-24e2682be4d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşünen Ada</image:title>
            <image:caption>İlişkilerinde bir türlü yüzü gülmeyen, duygusal iniş çıkışları bitmeyen Yağmur, 30’larının ortasına geldiği halde hayatında istediği düzeni kuramamıştır. Dibe vurduğu dönemlerden birinde dertlerinden uzaklaşmak için hep yaptığı gibi Burgazada’ya doğru yola çıkar. Etrafında güvenebileceği bir dostu kalmadığı için yanına aldığı kardeşi Deniz’in patavatsızlıklarına rağmen ritüelini tamamlayıp şehre yenilenmiş olarak dönebilecek midir? 

Yoksa ada onun için başka bir yol mu düşünmektedir? Adalar gibi izole olduğunu düşünen bir kadın, var olduğunu düşünen bir ada ve eski sevgiliye benzeyen martının hikâyesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89557</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8f05fa66-518f-472d-b7b1-9e3286b909c2.jpg</image:loc>
            <image:title>5.0 Önde Başlamak</image:title>
            <image:caption>“Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.” 
– Nelson Mandel

Gelecek Nasıl Gelecek? 
 Makineler İnsanın Bir Fazlalık Olduğunu Düşünebilir mi? 
 Çocuklarımızı Geleceğe Nasıl Hazırlarız? 
 İçinizdeki Dâhiyi Nasıl Uyandırabilirsiniz? 
 
Bizim hayalini bile kuramadığımız bir gelecek, çocuklarımız için sıradan olacak. Bunu unutmamalıyız, bizim aklımız almıyor, biz göremiyoruz diye; onları düne ve bugüne bağlı bırakmayalım. Gençliğin algısı, bakış açısı, yetenekleri çok daha fazla ve bize göre çok farklı. Bırakalım bu yenilikleri, yarını, değişimi onlar keşfetsin, onlar yaratsın ve yönetsin. Hem artık toplum, bireylerden çok daha fazlasını talep ediyor, bu talebi karşılayamayanlar ne yazık ki başarısız olacak. Bu yalnızca bireysel bir başarısızlık değil, toplumsal bir başarısızlık. Dolayısıyla artık hepimize iş düşüyor, hepimiz önce kendimizi değiştirerek ve geliştirerek yola başlamalıyız. Gelecek ancak bu şekilde gelecek! 
Bu yolda esas kural nedir biliyor musunuz? 
Maneviyatı olmayan hiçbir şey sürdürülebilir değildir. Tüm gelecekler de buna dahildir!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89559</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/578a3acf-ff04-4ab8-bbdc-08b1a991c0b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alman Masalları</image:title>
            <image:caption>Hayat ve ölüm, cennete ve cehenneme götüren seçimler, huzursuz ruhlar; kanaat, kabul ve umutla huzura eren yaşamlar, büyülü ritüeller... Alman masalları denince akla ilk gelen Grimm Masalları’nın dışında, az bilinen, Pagan ve Hristiyanlık ögeleriyle harmanlanmış bu masallarla eski Avrupa’nın ortasına yeni bir yolculuk başlıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89560</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b1c0e09-e624-486f-a0df-a52ce0f21380.jpg</image:loc>
            <image:title>Benim Gönlüm Bir Kuştur - Bir Ahmed Yesevi Romanı</image:title>
            <image:caption>Hayal Denizi ve Aşk Kapını Ben Geldim kitaplarının yazarı Aydın Hız’dan, bozkırın güneşi Hoca Ahmet Yesevi’nin izinde, sarsıcı bir arayış öyküsü… Karahıtay boyuna mensup, oba lideri Balamir’in biricik oğlu Aras, geçmişin yüklerinden kurtulmak adına yuvasını terk ederek uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Aydınlatılmamış bir suçun ağırlığı altında ezilirken çareyi karşısına çıkan dergâha sığınmakta bulur. Mecburiyetten sığındığı bu dergâhta, Hoca Ahmet Yesevi ve bilgeliği, Aras’a bambaşka bir yaşamın kapısını aralayacaktır… Aydın Hız, Aras’ın yolculuğunu anlatırken Orta Asya coğrafyasından kesitler sunuyor, okurlarını dönemin atmosferine ustalıkla dâhil ediyor. Pir’in hoşgörü ve sevginin gücüyle üstlendiği tarihî misyon, insanlığa evrensel bir çağrı niteliği taşıyor. Benim Gönlüm Bir Kuştur; pişmanlık, ıstırap ve manevi olgunlaşmanın heyecan verici bir serüvenle harmanlandığı, dokunaklı bir Hoca Ahmet Yesevi romanı… Dünyaya ait bağlarından kurtuldukça dağların zirvesinden ovalara doğru süzülen kırlangıçlar gibi hafifler insan. Yaşamak, uçmak kadar şenlikli olur o zaman. Özgürlüğü kanatlarıyla tartar çünkü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89561</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cd8588e-1748-41e9-8550-e098cf5bba94.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Peygamber&apos;i Yeniden Düşünmek</image:title>
            <image:caption>Hz. Peygamber’e uymak; zerreden küreye, tepeden tırnağa, iğneden ipliğe bütün eşyayı kuşatan derin bir nazar, merhamet, marifet, muhabbet ve gayret yüklü bir aksiyondur. Bugün Efendimiz’i (sav) anlamak, somut ve spesifik birtakım sünnetleri hayatımıza tatbik etme ile başlayan ama burada kalmaması gereken, Efendimiz’in (sav) nazarıyla, hassasiyetiyle, derdiyle, değerleriyle insana, topluma, havadaki kuşa, denizdeki balığa, saksıdaki çiçeğe, sokaktaki köpeğe, kediye hasılı iğneden ipliğe her şeye Onun ümmeti olduğumuzun şuuru ve nazarıyla bakmak demektir. Hz. Peygamber aşk ile özdeştir. Onun sünnetine uyarak Onu sevmeyen, Onun sevgisiyle içini ısıtmayan, hiç kimseyle ünsiyet kuramaz; hakikatte kendi nefsinden başka hiç kimseyi de sevemez. Onun sünneti ümmet duvarının her bir tuğlasını birbirine bağlayan harçtır. Onun sünnetine uymadan Ona ümmet olunamaz. O halde şimdi Hz. Peygamber’i “Yeniden” Düşünmek, şimdi ümmet olmak zamanıdır…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89562</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9c381ca1-f104-4b14-9a13-87e7da338f2b.jpg</image:loc>
            <image:title>Araba Sevdası</image:title>
            <image:caption>19. yüzyıl sonunda, Tanzimat sonrası dönemin en önemli Türkçe eserleri arasında ilk akla geleni şüphesiz Araba Sevdası’dır. Nazlı büyütülmüş, adamakıllı bir eğitim görmemiş, babası ölünce saf ve cahil annesiyle ve yüklü bir mirasla baş başa kalan paşazade Bihruz Bey’in trajikomik hikâyesi… Recaizade Mahmut Ekrem, dönemin gerek romanlarda gerekse gündelik hayatta çok sık karşılaşılan “alafranga züppe” tipini bütün gerçekliğiyle beraber bir aşk hikâyesinde resmeder. Bihruz Bey aracılığıyla dönemin bir eleştirisini sunarken, aslında benzerleri bugün de karşımıza çıkan bir tipin ölümsüz örneğini ortaya koyar. Araba Sevdası, hiçbir zaman eskimeyecek eserlerden…  
“Kışın mesela zemherir içinde bir açık hava görünce arkasında mücerret süse halel vermemek için dar ve incerek jaket, dizlerinin üzerindeyse mücerret süslü görünmek için bir kadife örtü bulunduğu halde Beyoğlu caddesinde, Kâğıthane yollarında araba kullanmak hevesiyle en şedit poyrazın karşısında tiril tiril titreyen Bihruz Bey yazın da otuz-otuz beş derece sıcak günlerde Çamlıca, Haydarpaşa, Fenerbahçesi yollarında yine o hevesle en kızgın güneşin altında haşım haşım haşlanır ve fakat bu azabı kendisine en büyük zevk addederdi. Bihruz Bey her nereye gitse, her nerede bulunsa maksadı görünmekle beraber görmek değil, yalnız görünmekti.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89563</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c43bcb10-4fad-4227-bec9-9e4795f3f079.jpg</image:loc>
            <image:title>Yankı ve Hüzün</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Ey ahenk sultanı, renk okyanusu
Kokusu mehtabı kucaklayan su
Ben sana bin başlı kamburla geldim
Sen bana yağmurla, gülle yöneldin
Ey vefa arayan rüyanın sesi
Sendendir umudun filizlenmesi
Yüzüm gözlerinle ıslanmasaydı
Işıkla dolmazdı kalp kırıkları
Sarmasaydı beni yankı ve hüzün
Sevebilir miydim hıçkırıkları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89564</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba6ed4f1-7bba-458b-a72e-28c72d5181e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Evimiz Cennetimiz Olsun</image:title>
            <image:caption>Kim evinin cennet gibi olmasını istemez? Eşlerin muhabbetle kenetlendiği, hayatın zorluklarına karşı birbirlerine destek oldukları, çocukların saygı ve sevgi çerçevesinde ilgi ve şefkatle büyüdüğü bir aile ortamı herkesin hayalidir. Maalesef günümüzde yaşanan aile içi sorunlar TV ekranlarında pervasızca konuşuluyor, çözüm odaklı olmak yerine yaşanan problemler daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriliyor, sorunlar büyütülüyor, kadına şiddet körükleniyor, boşanma oranları her geçen yıl artmaya devam ediyor. Evimiz Cennetimiz Olsun, bu gidişe “dur” demek için aile içerisinde yaşanan sorunları teşhis edip psikolojik ve manevi boyutlarıyla enine boyuna ele alarak eşlere Kur’an ve Sünnet perspektifinden yuvalarını cennet edecek çözümler sunuyor, özlenen sağlıklı bir aile ve toplum yapısına ulaşmanın yollarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89565</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7bb029e8-d444-4cf3-a1e6-84b8857c2ad6.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizin Son Martıları</image:title>
            <image:caption>Nurullah Genç&apos;in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına 
götürüyor okuru yeniden.
Hayatı hece hece öğretti bana 
Sevginin açtığı kör kapıları 
Ne zaman döndüysem hülyalarıma
Damladı kalbime sevda suları 
Kalsın istiyorum kulaklarımda 
Umut saatinin tıkırtıları 
Mehtab neden böyle kanlı ve mağrur 
Nerede ışıklı çöl atlıları 
Uysal zamanlara kanatlanıyor
Rüya denizinin son martıları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89566</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692634b1-c4c2-4c8a-91f4-d550bc39b2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ramazan Güzellemeleri</image:title>
            <image:caption>Oruç, tıpkı kurban gibi, maddî yönünün maneviyata tahavvül etmesi beklenen, bu şekilde insanın da aslına rücu etmesine vesile kılınan bir ulu ibadettir. Ramazan ise muhteviyatının merkezindeki oruç farîzasının fertten topluma, toplumdan kâinata inkişafını gerektiren bir mübarek aydır. Kadim coğrafyamızda Mevlid okumaları, salâ, salavat, cerre çıkmak, diş kirası, gölge oyunu gibi pek çok güzel gelenekle idrak edilen Ramazan ayı, kalp coğrafyamızda ise zikr-i daim ile nesilden nesile aktarılagelen bir gönül iklimi oluşturmuş; bu iklimler de oruç ayının her bir gününde eşref-i mahlukat olan insana birer hediye mahiyetinde gönül hallerine, mevsimlerine dönüşmüştür. 
Huzur, buluşma, dertleşme, öğrenme, sükût, idrak, uzlet, dua, neşe mevsimleri...
İşte Ramazan Güzellemeleri, Bilal Kemikli&apos;nin edebiyatla buluşan sıcacık anlatımıyla Ramazan-ı Şerif&apos;in manevî arınma vesilesi kılınmasına dair bir &quot;mevsim&quot;ler manzumesi olarak okurunu selamlıyor. Şehr-i Ramazan&apos;ın her bir günü bu satırlarda, mü&apos;minin hatırlaması ve hatırlatması gereken çeşitli idrak seviyeleriyle karşımıza çıkıyor. Ramazan, âdeta bir mürşid; otuz gün boyunca süren ve akabinde de bir ömür sürdürülmesi beklenen bu serencam, bir dervişin seyr u sülûk mertebeleri oluyor ve öze dönüşü Üftâde Hazretlerinin nutku nezdinde muştuluyor:
Âşıklar edin salâ
Oruç ayı geldi yine
Rahmet denizi cûş edip
Âlemlere doldu yine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89567</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c14467ed-7382-48a3-9ab6-3d6f781f98bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Senfoni</image:title>
            <image:caption>Gustav Mahler, New York’tan Avrupa’ya giden bir geminin güvertesinde oturuyor. Dünyanın en ünlü, en büyük müzisyeni, ama vücudu artık dünyanın yükünü taşıyacak güçte değil, ağrıları her zamankinden de güçlü şimdi. Mürettebat onun el üstünde tutmaya çalışırken, o kendini bir ömrün hatıralarına teslim ediyor: Son yıllardan kalanlar, dağlardaki yazlar, hayaline düşen kızı Maria’nın ölümü, New York Filarmoni macerası, onu bekleyen diğer kızı Anna, besteleri, hastalıkları, onu çılgına çeviren hayatının aşkı Alma... Herkes, her şey -hem burada onunla, ama aslında bir o kadar da uzakta: Bu onun son yolculuğu. Son Senfoni, geçmişle yüzleşen yorgun bir sanatçının, kristal berraklığındaki dokunaklı portresi. “Onun özel bir üslubu var… Seethaler, cümleleri süsleyip püslemeden fazlalık gibi görünecek ne varsa soyup atıyor ve özü ortaya çıkarıyor.” ― Der Spiegel “Robert Seethaler, hayatın bir insandan talep ettiği ama büyük bir meziyet gerektiren şeyi tarif ediyor: İnsanoğlu önüne bakarak yaşarken bugünü sıkıntılı, dünü ise kasvetli olarak algılar. Ama geriye baktığında aslında ne çok güzel anlar da olduğunu şaşkınlıkla fark eder. İşte bu noktada o anları daha yoğun yaşamamış olmaktan pişmanlık duymaya başlar -yani kendi yasını tutmaya.” ― WDR “Son Senfoni, Seethaler’in son iki kitabını, Bütün Bir Ömür ve Toprak’ı ölüm üzerine yazılmış bir edebiyat zaferi üçlemesi mertebesine yükseltiyor. Bestseller listelerinde yerini alacağı tartışılmaz. Üstelik edebî değeriyle gurur duyulacak bir bestseller olarak.” ― Frankfurter Allgemeine “Bir veda senfonisi.” ― Süddeutsche Zeitung</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89568</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b07cef0-f349-4b6b-a774-32cabad36cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Münebbihat - Din Nasihattır</image:title>
            <image:caption>“El-Munebbihât ale’l-İsti’dâd li yevmi’l-Mî’âd li’n-Nushi ve’l-Vedâd” ismiyle bilinen bu eser asırlarca medresede okutulan kitaplar arasında yer almış bir ahlak kitabıdır. Dokuz bölüm halinde bazı hadisler, özlü sözler ve kelâm-ı kibardan müteşekkil olup, hıfz kültürünün yaygın olduğu medreselerde ezberlemeyi kolaylaştırmak için ikili (sunâî), üçlü (sülâsî), dörtlü (rubâî) ve sırasıyla ona (uşârî) kadar devam eden söz kalıplarıyla yazıya dönüşmüştür. Senet zincirlerinin verilmediği bu kitapta iki yüzden fazla öğüt yer almakta ve okuyucuyu ahiret âlemine yönelik teyakkuza sevk etmekte. Okunduğunda görüleceği üzere, her biri uzun bahisleri kapsayacak özlü sözler insanın kalbinde derin bir tesir ve heyecan uyarmakta. İnsanın özüne dönmesine vesile olacak hakikatleri adeta kalpten kalbe nakşetmekte.  Bu metne önem kazandıran bir özellik de muhtevası yönüyle medrese ve tekke arasında kurmuş olduğu sağlam bağdır. Bu yönüyle “zühd asrının” önde gelen tasavvuf ricaline ait pek çok veciz söz medresede tedrisat gören talebenin dolaylı bir şekilde tasavvuf dünyasından beslendiğini gözler önüne serer. Medrese ve tekke arasındaki ilişkiler göz önünde tutulduğunda bu kitabın kalp hayatına yönelik uyarıcı hususiyeti âlim ve ârif arasındaki yakınlığı elbette ziyadeleştirmiştir. Münebbihât adlı eserin tasavvuf klasikleri arasında neşredilmesi işte bu açıdan gayet mühimdir. Kâmil Özay bu Arapça eseri tercüme etmek suretiyle irfan hayatımıza takdim etmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89569</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f59bef-f593-43f8-97e1-e5307a7e627e.jpg</image:loc>
            <image:title>Miro ile Şino</image:title>
            <image:caption>Yağma Yağmur yağma 
Bizi eve kapama 
Pıta pıta pıt 
Şıpa şıpa şıp 
Güneş artık çık! 
Miro ile Şino iki kardeş. Miro, leylekler göç yoluna koyulduğunda yedi, Şino ise leylekler döndüğünde altı yaşına basacak. Günlerden bir gün bu iki kardeş parkta oynarken güneş birden kayboldu. Sonra kara bulutlar çıkageldi. Kuşlar apartmanların saçaklarına saklandı. Kediler kuytu köşelere kaçıştı. Önce çat, pat, küt  
sesiyle kaldırımları döven dolu yağdı, sonra yağmur.  
Günler haftalara, haftalar aylara kavuştu,  
yağmur bir türlü dinmedi.   
Miro ile Şino’nun yağmuru dindirmek için türlü türlü planları var. Acaba başarabilecekler mi? 
Yavuz Ekinci, çocuk dünyasındaki inatçı umudu anlatırken edebiyatımıza müthiş iki karakter hediye ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89570</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/707072bf-fff9-419f-8ebc-b7494bc9b706.jpg</image:loc>
            <image:title>Müslüman İspanya</image:title>
            <image:caption>Avrupa’nın tarımdan matematiğe, astronomiye, her şeyden önce felsefeye ve hatta dine kadar birçok alanda borçlu olduğu İspanyol-Müslüman medeniyetinin parlaklığı ve derinliği karşısında büyülenmemek elde değil. Türkiye’de Fatih Sultan Mehmed ve Kanuni Sultan Süleyman üzerine yazdığı kitaplarla bilinen Fransız gazeteci, tarihçi ve yazar André Clot Müslüman İspanya ismini verdiği bu çalışmasında, İspanya’daki Müslüman hâkimiyetini ve bu hâkimiyetin bölgeyi dönüştürme gücünü mimarî, sanatsal, siyasi ve kültürel açılardan ele alıyor. Endülüs bölgesindeki hâkimiyet savaşının dinî, siyasi ve kültürel hayatı nasıl etkilediğinin üzerinde duran Müslüman İspanya, her konuya ayrılan başlıklar sayesinde okura düzenli bir Endülüs İspanyası resmi sunuyor. 8. ila 15. yüzyılları kapsayan, ticaret yollarından ihracata, fildişi heykellerden saray süslemelerine, mezhep âlimlerinden azınlıklara, tercüme kitaplardan siyasi mücadelelere kadar pek çok grubu ve temayı içinde bulabileceğiniz dikkat çekici bir çalışma… Müslüman İspanya; objektif, akıcı, İspanya’daki dinamiklere aşinalık kazandıran çok yönlü bir kitap…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89571</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8189ee1-540c-4091-9e86-1e734f59b273.jpg</image:loc>
            <image:title>Sözlerim Eksik Kalır Beni Kalbimden Dinle</image:title>
            <image:caption>UNUTMA! 
SURETTE KÜÇÜK BİR ÂDEM OLSAN DA 
HAKİKATTE EN BÜYÜK ÂLEM SENSİN 
 
Seveceksin azizim! 
Bağrına basa basa, saklamadan, gizlemeden, utanmadan, karşılık gözetmeden, sarılarak seveceksin! 
Anne, baba, eş, evlat, arkadaş büyük küçük hepsini seveceksin. 
Yaradan’ın hatırına yaratılmış olan her ne varsa, cimrilik etmeden, bir çocuk yüreği ile insanca seveceksin. Ama evvela kendini seveceksin. 
“Bir kitap okudum hayatım değişti!” der misin bilmem okuduktan sonra. 
Gel biz dertleşelim, dizimizdeki yaranın acısını nasıl azaltırız onu konuşalım, hiç olmadı birbirimize merhem olalım. 
Sen türkü dinle, ben arabeskten yana olayım. 
Bazen seyyah olalım ama Mardin’de de bir duralım, dünyaya bir de oradan bakalım. 
Dertli bir Anadolu evladının kaleminden insana, kadere, mücadeleye, hasrete, vuslata, memlekete, ölüme ve doğuma dair kelimeler...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89572</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d8f7d3e-f0a0-443f-88ad-9f623556696a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mavi Kanatlar</image:title>
            <image:caption>&quot;Biz öyle sıradan kardeşler değildik. Biz turna kuşu kardeşleriydik. Filizcik&apos;i kendini evinde hissettiği tek yere, ailesinin yanına götürüyorduk.&quot;
Sevgi ve sorumlulukla birbirine bağlanmış iki kardeş...

Kardeşi Josh&apos;tan beş yaş büyük olan Jadran, fiziki olarak Dev lakaplı olacak kadar iridir fakat kardeşinden ve diğer çocuklardan daha küçük bir kalbe sahiptir. Yine de bu durum onlara engel olmaz. İki kardeş, buldukları yaralı turna kuşuna, ailesini Güney&apos;e kadar takip edebilmesi için, yeniden uçmayı öğretmek isterler. Annelerinin müzikallerde oynadığı zamanlardan kalan büyük mavi kanatları takarlar ve turnaya nasıl uçacağını göstermek için yükseğe tırmanırlar. Josh, ısrarcı kardeşi yüzünden talihsiz bir kaza geçirdiğinde her şey değişir. Jadran, birlikte yaşamaya devam edemeyecek kadar tehlikeli görünürken ailesiyle kalabilir mi?
İki kardeş, Jadran&apos;ın bir bakım evine taşınması gerektiğini öğrenince kaçmaya karar verir ve turna kuşunu da yanlarında götürür. Bu, bir ailenin sıcaklığını arayan cesur ve dokunaklı bir yolculuktur. Mavi Kanatlar, tüm zorluklara rağmen kırılganlık, güç ve kardeşlik hakkında sıcak, sevgi dolu bir hikâye</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89573</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9fe84e4e-af4d-4a14-a612-4516bda3d46b.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurur Ve Önyargı</image:title>
            <image:caption>Gurur ve Önyargı, Jane Austen’ın kısa yaşamına sığdırdığı altı romanı arasında en bilinenidir. Ve roman kahramanları arasında, daha ilk planda neşesi, ışıltısı ve zekâsıyla dikkat çeken Elizabeth, Austen’ın kadın karakterleri arasında en sevilenidir. Eserin romantik anlatımdan uzak, gerçekçi ve ironi barındıran bir dili vardır. Böylelikle eserde yer alan gönül ilişkileri, evlilikler, tutkular, çatışmalar, bağımsız karakterler Jane Austen’ın edebî evreninde kendine özgü bir iklime ve lezzete kavuşur. 
Taşra hayatında birbirine zıt iki aile arasında geçen olaylarda hayatın cilveleri birbirini izler. Bir yanda kızlarının talihi peşinde tutkuyla koşan bir anne, onun bitmek bilmeyen yakınmalarından usanmış kocası ve birbirlerinden farklı karakterlerdeki beş kız kardeşten oluşan bir aile; diğer yanda ise hatırı sayılır miktarda gelire sahip ve mensup oldukları üst tabaka gereği gururlarından taviz vermeyen bir başka aile çıkar karşımıza. Gençlerin kalbi hoş tesadüflere açıktır ancak farklı dünyalardaki bu ailelerin gençlerini bekleyen muhtemel bir aşkta, tarafların birbirine duyduğu önyargılar bir yana bırakılabilecek midir? Üst sınıfa ait olmanın getirdiği o gurur hissi kimsenin sözüne aldırış etmeden yabana atılabilir bir şey midir? Bir aşk hikâyesinde “ilk izlenimler”in etkisi nedir ve ne ölçüde geçerlidir? 
Mutlu sona varmadan önce aşk ve gurur etrafında tüm bu sorular yanıtını beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89574</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccf4de77-b67c-4518-a2c8-295208c83338.jpg</image:loc>
            <image:title>Günün Sosyolojisine Giriş</image:title>
            <image:caption>İlk basımı 1962’de yapılan Günün Sosyolojisine Giriş, Türkiye’de sosyolojik birikimi ve mirası göstermesi açısından klasik bir eser sayılmalıdır. Bu çalışma sosyolojinin bugün kazandığı şekli ve güncel gelişmeleri yansıtmaktan öte, sistematik anlamda modern sosyolojiye nasıl bir başlangıç yapılabileceğinin imkânlarını aramaktadır. 
 
Sosyolojinin yöntemi, yapı ve değişme olarak topluluk durumları bilimsel açıdan işlenmektedir. Kitabın özellikle birinci basımının önsözü, sosyolojinin doğup gelişmesini ve çağdaş topluluk karşısındaki bir bilim olarak görevini özlü bir biçimde dile getiriyor: Sosyolojinin, insanlığın modern toplumsal düzen çağında karşılaştığı çeşitli güçlüklerle sıkı sıkıya bağlı olarak doğmuş ve bu durumuyla orantılı bir şekilde gelişmiş bir bilim olduğu bilinen bir hadisedir. Bir bilim olarak sosyolojinin kuruluş yıllarında Saint-Simon ve Auguste Comte gibi isimler tarafından Fransa’da başlayan toplumsal olayların bağlı olduğu yasaları arama girişimi veya 1848 Devrimi sonrasında Almanya’da başlayan Lorenz von Stein, Karl Marx ve W. H. Riehl gibi sistemcilerin yapmak istedikleri de, zamanın toplumsal zorluklarının sebeplerine nüfuz etmek ve çözüm yollarını aramak amacını gütmektedir. Birbirine zıt iki kaynaktan beslenerek gelişen bu akımların güttükleri amaç ve hedef bakımından birleşmekte olmaları dikkate değer bir önem taşımaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89575</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a860fe65-bdeb-41e6-84d2-ebdd22ad9a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Yartı Kulak Türkmenistan Masalları</image:title>
            <image:caption>Çocuk özlemiyle yanıp tutuşan çiftlerin umut dolu bekleyişine armağandır “Yartı Kulak”. Bilge masalcılar hiç usanmaz onu anlatmaktan. Çok boyutlu, çok konulu bir masaldır. Büyük olasılıkla 5. yüzyılda Atilla ordularıyla Orta Asya’dan Fransa’ya kadar ulaşmış, “Parmak Çocuk” olarak kılık değiştirip dünyaya yayılmış. 
 
“Yartı Kulak” yarım deve kulağı boyunda şirin mi şirin, cesur bir masal kahramanımızdır. Serüvenleri dilden dile söylenir. Atlar ile develer onun fısıltısını dinler, onlarla çölleri aşıp, kentten kente gider... Merak ettin mi arkadaşım? O halde buyur... Masallarımız seninle çoğalsın, yıldızlar gibi parlasın...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89576</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dbdc549b-d8fc-40ad-89de-4ea4d09f856b.jpg</image:loc>
            <image:title>Sultan Süleyman Anadolu Masalları 2</image:title>
            <image:caption>Hamam hamam içinde, kalbur saman içinde… Bir Süleyman yaşarmış eski zaman içinde. Süleyman Sultanmış. Hazinesi yok, sabrı çokmuş. Sabır da bir huydur, başarmanın bir yolu da budur... Sultan Süleyman bir yüzük takarmış. Yüzüğün kaşında bir mühür varmış. Üstünde ‘Mühür kimdeyse Sultan Süleyman odur,’ diye yazarmış. O mühür sayesinde Sultan Süleyman her hayvanın, her kuşun dilinden anlarmış. 
 
2011 ELGİNKAN VAKFI ve TÜRKSAV Ödülleri ile 2019 TÜRKSOY – Cengiz AYTMATOV Madalyası Yücel Feyzioğlu’na verildi. 
 
2002, Sihirli Limon kitabı, Almanya Eğitim Bakanlığı’nın “20 kitap listesi”nde yer aldı. 
 
2016, MEB ve Avrupa Konseyi’nin kardeş masallarla hazırlattığı İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi 4. Sınıf Ders Kitabı, Türkiye’nin “en sevilen kitabı” seçildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89577</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8bcdc6a2-ab0d-49b5-8ff9-67c9ee7ab9a1.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Köpekler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89579</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/190f574d-af9c-47d4-96c5-398fcfa809d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - Canavarlar Giremez</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; Emirhan’ın geceleri, bazı nesneleri korkunç yaratıklara benzetmesi sebebiyle oluşan fobisi ve ailesinin bu durumu eğlenceli bir şekilde çözümlemesi konusu anlatılıyor. “Canavarlar Giremez” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89580</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cedeb9a9-5225-45eb-89f5-dfda87b64bbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - c Yanlış Mı?</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; yalan söylemeyi eğlenceli zanneden Azra’nın maceraları ve ailesinin bu konudaki tutumu ilgi çekici bir üslupla anlatılıyor. “Doğru mu, Yanlış mı?” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89581</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f7f281ae-e292-4d78-b4c5-a097f81c9dde.jpg</image:loc>
            <image:title>Afacanlar Kulübü - Merhaba Teşekkürler Hoşça Kal</image:title>
            <image:caption>Dünyaca ünlü çocuk edebiyatı yazarı Elisenda Roca’nın eserleri, 6 kitaplık seri olarak Afacanlar Kulübü ismiyle İspanyolcadan Türkçe’ye çevrilerek Bıcırık Çocuk aracılığıyla okurla buluşuyor. Renkli ve eğlenceli çizimiyle çocukların ilgisini çeken serinin her kitabında ayrı bir konu ele alınmakta, değerler, özgüven, nezaket kuralları gibi pek çok konuda çocukların bilinçlenmesi amaçlanmaktadır. Serinin bu kitabında; utangaçlıkları sebebiyle çevresindekilerle iletişim sorunu yaşayan Yusuf ve Öykü’nün maceraları, çevresindekilerin tutumu ve bu durumu nasıl aştıkları konusu anlatılıyor. “Merhaba! Teşekkürler! Hoşça Kal!” renkli çizimi ve ilgi çekici konusuyla okuma saatlerini eğlenceli hale getirme fırsatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89582</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3bf9d74-423b-4053-9a4f-aab50e8fd452.jpg</image:loc>
            <image:title>Ulaşım Araçları - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89583</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac7b4d64-803c-4bf2-9e67-1bda23048318.jpg</image:loc>
            <image:title>Sebzeler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89584</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1eb58d00-fd5b-4b47-bc11-4b8f129221d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Renkler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89585</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/92c3c742-e6bd-4e5a-b2a2-77af06014cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Orman - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89586</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73dce65d-7b07-480b-ba2f-e1c938399194.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kediler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89587</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fef3698-f60c-48b4-b686-02fe675824dc.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Canlılar - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89588</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8335be47-62f7-48f9-ad65-2acd4fc85acf.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareket Edenler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89589</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f394fda-0c17-4de1-ab77-dbaff23a6d79.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğa - Bebek Kartları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89590</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413ba93b-d8d5-4434-93b5-6e2eee02c65f.jpg</image:loc>
            <image:title>Deniz - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen öğrenim alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89591</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af1a5e90-c0d0-411c-b105-bcfe9d9a91c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Dağ - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanlar:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89592</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a068a41-3884-41ef-bd5c-6d9f0d0c9f89.jpg</image:loc>
            <image:title>Çiftlik - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89593</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89f76e57-ab32-49d1-9c55-8446fe2f3534.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Aletleri - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89594</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72a99131-4a6c-4d81-8bc9-e16d177544e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Oyuncaklar - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89595</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b550852-717b-403c-8fe6-7cf885a9ea6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Giysiler - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi 
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma 
Tanım yapabilme 
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre 
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89596</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3558baa-81dd-41a9-9c21-f783cc9a7341.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Kreşe Gidiyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları:
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89597</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7512813-20b4-4d7c-aed3-eed903e41308.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Mama Yiyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89598</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/313bd07b-99f6-41a3-a556-53b7472284cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Bebek Uyuyor - Bebek Kitapları</image:title>
            <image:caption>Minik bebeklerin öğrenmesi gereken her şey bu kitaplarda! Renkli içeriği, akıcı üslubu ve ilgi çekici görselleriyle bebeğiniz bu kitapları çok sevecek. Renkler, meyveler, hayvanlar, ulaşım araçları, müzik aletleri gibi pek çok konuyu eğlenirken öğrenecek.
Kazanımlar:
El-göz koordinasyonu sağlamak
Dikkat geliştirme
Paylaşma
Sorumluluklarını yerine getirme
Düzen ve temizlik bilinci
Arkadaşlık
Sevgi
Özgüven
Sebep-sonuç ilişkisi kurma
Tanım yapabilme
Yardımlaşma
Desteklenen Öğrenim Alanları: 
Sosyal ve duygusal alan
Motor gelişimi
Bilişsel alan
Psiko-motor alan
Görsel okuma
Sağlık ve çevre
Duygu ve hayallar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89599</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b1aa073-c772-4a12-8d8f-03c4eec7097d.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 5 Yökdil Fen Bilimleri Deneme Sınavı 2</image:title>
            <image:caption>VİDEO ÇÖZÜMLÜ 5 YÖKDİL FEN BİLİMLERİ DENEME SINAVI 2 
 
Bu kitabımızda tam 5 adet YÖKDİL FEN BİLİMLERİ denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YÖKDİL&apos;in zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi yapılan YÖKDİL sınavları ile büyük benzerlik göstermektedir. 
 
Video Çözümlü 5 YÖKDİL FEN BİLİMLERİ deneme sınavı kitabımızdaki denemeler Tijen TAN GÜLSE ve Ümit IŞIKLI tarafından Ankara Dil Akademisi için hazırlanmıştır. 
 
Hedefinize ulaşmanızı arzu ediyor, başarılar diliyoruz. 
 
Tijen TAN GÜLSE 
Ümit IŞIKLI 

*Videolar, satın alınma tarihinden itibaren 6 ay boyunca açık kalacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89600</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a58fc87b-8466-4f85-b55a-0ee6cb601563.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi Neoliberalizm Medya</image:title>
            <image:caption>Geleneksel medya mevcut güç yapılarına meydan okumuyor. Oysa medyanın, hegemonik düzeni yeniden üretmeye hizmet etmek gibi bir derdi olmaması, aksine ezilenlerin yaşadıklarını ve karşılaştığı engelleri haber yapması gerekmekte. Özellikle Türkiye’de haber ajansları kendilerine verilen bilgileri haber olarak paylaştılar, habercilik yapmadılar ve bu durum halen devam etmekte. Bu anlamda pandemi döneminde alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiği de bir kez daha gözler önüne serildi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89601</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d80e615d-ca33-4f52-ba54-c2a91d343032.jpg</image:loc>
            <image:title>Ağır İşçiler</image:title>
            <image:caption>Orhan Duru’nun üçüncü öykü kitabı Ağır İşçiler (1974) yeni bir editörlükle Yapı Kredi Yayınları’nda 
Ağır İşçiler, klasik öykünün kalıplarını bozarak başka bir anlatı dili geliştiren 1950 Kuşağı’nın ele avuca sığmaz yazarı Orhan Duru’nun ayrıksı kitaplarından biri. Yazar, 1960’lardan itibaren gelişen toplumsal bilinci, siyasal ve tarihsel gelişmeleri kendine özgü yaklaşımlarla öyküleştiriyor. 
 
Orhan Duru sözü kırk parçaya bölerek düşün gerçeğini, saçmanın anlamını, umutsuzluğun neşesini yaratıyor. 
 
“Bu sırada çok önemli bir olay ortaya çıktı sol kolum üzerinde. Saatli olan sol kolum belki de saatlerce kalmıştı aynı biçimde yastığımın üzerinde ve başımın altında, bu yüzden uyuşmuştu ve kendinde değildi ve daha bilinçlenmemiş ve sınıf bilincine ulaşmamıştı.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89602</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8119f502-2f8e-4f00-a758-0a96d5f3f4c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Homerosçu İlahiler</image:title>
            <image:caption>Homerosçu İlahiler Yunan tanrılarına yönelik heksametron veznindeki otuz üç hymnos’tan (ilahi/neşide) oluşan bir külliyattır. Bu külliyatın böyle bir başlıkla anılmasının sebebi İlahiler’in Antikçağ’da Homeros’a, yani Ilias ve Odysseia’nın bestecisi olduğu varsayılan kişiye atfedilmesidir. Homerosçu İlahiler külliyatını 
oluşturan bu kitaptaki metinler matbu olarak ilk defa Erken Modern Avrupa’nın en 
etkili hümanistlerinden biri olan Demetrius Chalcondyles tarafından 1488 yılında 
yayımlanmıştır. 
 
Hepsi tanrılara yönelik bir çağrıyla başlayan ve bir elvedayla tanrıyı uğurlayarak 
sonlanan Homerosçu İlahiler icracının farklı yaklaşımlarından kaynaklanan stratejileriyle Eski Yunan dini ve mitolojisi kadar, mitsel coğrafya tasavvuruna, Homeros çağından itibaren sürdürülen ve belirli açılardan bütünüyle korunan icra geleneğine dair kilit nitelikte bilgiler sunar. Daha önemlisi, belki de bu metinlerin modern insanın en çok ihtiyacı olduğu bir zamanda “işaret eden dilin” kökten 
etkisizleştiği kutsallığın liturjik aurasına bin yıllar ötesinden seslenen bir davet niteliği taşımalarıdır. Eski Yunan dini çerçevesinde tanrısallığın bir tür mevcudiyeti/hazır bulunuşu olarak hymnos’un bağlamının sunduğu bu kutsallık, dışarıda bırakan bir ürkütücülükle değil, içten bir selamlamanın beklenmedik irkilticiliğiyle dinleyicilerini çağırır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89603</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c667ac77-dd1e-4850-8511-81adde03ac84.jpg</image:loc>
            <image:title>Anne-Babayı İstismar</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Üstün Dökmen, yılların deneyimiyle toplumumuzun çözümsüz kalmış sorunlarına ışık tutuyor. Bu çarpıcı kitapta aile içi ilişkilere ve bunların toplumdaki yansımalarına yepyeni bir bakış açısı bulacaksınız: Göz ardı edilen gerçekleriyle anne-babanın istismar edilmesi. 
 
Anne-babalar, yetişkin çocuğunuz tarafından istismar edildiğinizin farkında mısınız? 
Siz her şeyinizi onlara verirken çocuklarınız neden talepkâr davranıyor? 
Yetişkin çocuklarınızın öfkeli olmasının sebebi ne? 
Çocuklarınıza ne zaman sınır koymaya başlamalısınız? 
“Bağlı” ve “bağımlı” kişi arasında hangi önemli farklar var? 
“Çöp Sepeti”, “Paspas”, “Akü” olmak ne demek? 
Çocukların öfke ve taleplerinin hedefi neden sıklıkla anneleroluyor? 
Aile içindeki iletişim kopukluğu nasıl çözülebilir? 
Üstün Dökmen, nesilden nesle aktarılarak neredeyse gelenekselleşmiş açmazları bir bir göz önüne serip etkili çözüm önerileri sunuyor ve istismar konusuna bambaşka bir açıdan bakıyor. Aile evini bir türlü terk edemeyen yetişkin çocukları sorumluluklarıyla yüzleştiriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89604</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/54d47083-0c68-4809-a3a1-8a59aff45a83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Müziği</image:title>
            <image:caption>Biyolojinin son yüzyıldaki gelişimi nefes kesici bir hızla ilerliyor. Evrimden epigenetiğe uzanan bu göz alıcı gelişim sürecine önemli katkılar sağlayan başarılı biyolog Denis Noble “Yaşam nedir?” sorusuyla yola koyuluyor. Biyoloji alanındaki popüler ve yaygın ‘genetik program’ yaklaşımını eleştiriyor, yer yer ters yüz ediyor ve bize yaşamın kitabını okumayı değil yaşamın müziğini dinlemeyi öneriyor. Yazarın anlaşılır bir dille sunduğu bu bilimsel hikâyenin en çarpıcı yönü ise ‘sistem biyolojisi’ gibi karmaşık bir olguyu Yaşamın Müziği gibi keyifli bir metafor üzerinden, müzikle karşılaştırmalı olarak açıklaması. Noble, yaşamın ‘ne’liğini anlamak, moda tabirle büyük resmi görmek için teklif ettiği yaklaşımı metaforlar, hikayeler, düşünce deneyleri ve yaşanmış şahsi tecrübelerle zenginleştirerek önümüze seriyor. Yaşam olgusunu, genlerin ve proteinlerin varlığına indirgeyen görüşün çok ötesinde, etkileşimler ve örüntülerin dinamik ağ yapıları üzerinden yorumlayan kitap, oldukça güncel, katmanlı bir üslupla, bu müziğe kulak verenler için kayıtsız kalınamayacak ufuk açıcı bir serüven vaat ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89606</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/32df40d1-ec41-45e1-90a5-e4fc3e55d9d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Doğu Sorunu ve Osmanlı - İngiliz İlişkileri</image:title>
            <image:caption>Necla Geyikdağı, Osmanlı-İngiliz ilişkileri üzerinden 19. yüzyılda ortaya çıkan Doğu sorununu inceliyor. Esas olarak yabancı kaynaklara dayanan eser, Batılıların gözünden Türkler hakkında yapılan değerlendirmelere yer veriyor, Türk düşmanlığının Aydınlanma yazarları Voltaire, Diderot gibi yazarlara dahi sirayet ettiğini ortaya koyuyor.
1838’de imzalanan Ticaret Antlaşması İngilizlere Osmanlı ekonomisi içerisinde büyük avantajlar sağlarken Osmanlı Devleti’ni de büyük bir ekonomik ve siyasi buhrana götürmüştü. Tanzimat ve Islahat Fermanı gibi reformcu hareketler de bu süreci durdurmaya yetmemişti.
Osmanlı Devleti bu buhranı önlemek amacıyla başını İngilizlerin çektiği emperyalist devletlere daha fazla imtiyaz verme yoluna gitti. Bu da Osmanlı Devleti’ni adım adım çöküşe sürükledi.
Kitapta anlatılanlar günümüz açısından da önemli dersler içeriyor.
Fakat bu olumsuzluklarıyaşamamış olan Batı Avrupalıların Türklüğe onlardan daha da&quot;Bağımsızlığını Osmanlı&apos;ya karşı kaybeden çeşitli ulusların uzun yıllar, hatta asırlar boyunca Osmanlı&apos;ya ve Türk&apos;e düşmanca duygular beslemesi bir ölçüde anlaşılabilir.
çok düşman olmalarının nedenlerini anlamak güç.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89607</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5c84777-c6ce-40fa-a9fa-9800832cfd8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Çam Bayramı</image:title>
            <image:caption>Muazzez İlmiye Çığ, çocuklar için hazırladığı bu kitabında “Yılbaşı kutlamalarının” eski Türklerden kaynaklandığını, aslının “Çam Bayramı” olduğunu ortaya koyuyor ve bu bayramın “Noel” olarak Hıristiyanlığa geçtiğini anlatıyor.

Eski bir Türk geleneği olan Nardugan Bayramı ile Noel Bayramı arasındaki benzerlikleri sıralayan Çığ, yılbaşında çam ağacı süsleme geleneğinin kökeninde Türklerin “Hayat Ağacı”nın bulunduğunu belirtiyor. Yılbaşında çocuklara hediyeler dağıtan Noel Baba’nın ilk görüldüğü yer de Türk mitolojisi.

“İşte, eski Türkler, Güneş&apos;in yeniden doğuşunu bu Çam Bayramı ile kutluyorlarmış. Çam ağacının altına hediyeler koyarak, iyi geçirdikleri bir yıl için tanrıya teşekkürlerini sunuyorlar, ağacın dallarına da ertesi yıl tanrıdan istekleri için adak bezleri bağlıyorlarmış.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89608</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b27f3a28-b156-4fa5-b576-9c317f18dcb8.jpg</image:loc>
            <image:title>İran Meşrutiyet Tarihi</image:title>
            <image:caption>Çağdaş İran tarihinin başlangıç noktası olan Meşrutiyet Hareketi&apos;nin öyküsü, İran&apos;ın istisnai kişiliğe sahip aydını Ahmed Kesrevi Tebrizi&apos;nin kaleminden aktarılıyor.

Meşrutiyet Hareketi sürecinde devrimin amacı konusun-da ortaya çıkan iki karşıt çizginin, &quot;Meşrüta&quot; ve &quot;Meşrüa&quot; mücadelesinin 20. yüzyıl boyunca İran&apos;daki siyasi tartışmaların ve mücadelenin eksenini oluşturması, 1979 Devrimi&apos;ne ve sonraki gelişmelere yön vermesi, kitabı günümüzdeki Iran&apos;ı anlamak için de önemli kılıyor.

Rusya ve İngiltere&apos;nin Meşrutiyet Hareketi öncesinde, sırasında ve sonrasında İran üzerindeki çıkar mücadelesi, siyasi akımların ve siyasetçilerin bu mücadele karşısında kitapta aktarılan tutumları, geçtiğimiz yüzyılda İran&apos;ın yaşadığı siyasi değişiklikleri anlamamızı sağlıyor, emperyalizme karşı mücadelenin İran toplumundaki kökleri gözler önüne seriliyor.
Din adamlarının mensup oldukları sınıfların önderleri olarak İran toplumunda var olagelen özgün yerleri, büyük etkileri, siyasi gelişmelerdeki vazgeçilmez rolleri bu kitapla tarihsel bir çerçeveye oturtulmuştur.

İçerdiği çok sayıda belge, birinci elden tanıklık ve döneme özgü yorumla İran Meşrutiyeti hakkında temel kaynak olan kitap, Ahmed Kesrevi Tebrizis&apos;nin kendine has dili, anlatımı ve yorumuyla özel bir değer kazanıyor.

Ahmed Kesrevi Tebrizi&apos;nin Şii medrese eğitimini tamamlamış genç bir imamlıktan Şiilik eleştirisine uzanan hayatı, düşünceleri, eserleri ve eylemi kitapta ayrı bir bölümde ele alınıyor.

İran Meşrutiyet Tarihi, Çağdaş İran tarihinin başlangıcını ve günümüzdeki İran toplumunu anlamak için temel kaynak niteliğinde bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89609</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/168cb0ce-2684-4feb-8bef-5b1606024643.jpg</image:loc>
            <image:title>Canım Şeytan</image:title>
            <image:caption>Karanlık, absürt, muzip. 
Şehrin dışındaki bir sanayi bölgesinde metal müzik hayranlarının kalesi olan Merkez, toplu intihar olaylarıyla çalkalanmaktadır. Hepsinin ortasında da yarı beyaz yakalı-yarı metalci Haldun, gönülsüz bir dedektiflik macerasına atılarak hem Merkez’e sızdığı düşünülen sivilleri, hem meçhul bir tedarikçiyi, hem de ortadan kaybolan bir müzisyeni aramaya başlar. 
Canım Şeytan, hayali bir metal komünitesi üzerinden “topluluk olma” fikrini sorguluyor, bizleri bir arada tutan farazi ipleri alaya alıyor. Berkan M. Şimşek, ilk romanı Leopold’un Sabunu’yla açtığı kendine has kulvarda sıkı bir tempoda koşarak incelikli bir evren yaratıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89610</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73105412-39e7-428b-9b19-253344c1676a.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Tarotu</image:title>
            <image:caption>Aşk ve ilişkilere dair sorularınız için kartlar, açılımlar ve dizilişler 
 
Yüzyıllar boyunca âşıklar, kara sevdalılar, terk edilenler ve karşılıksız aşkın acısını çekenler romantizm ile ilgili konularda Tarot kartlarına danıştılar. Tarot okuyucusunun masasına sevinç ve üzüntü, umut ve korku, tutku ve acı gibi çeşitli duygularla oturdular. Her durumda Tarot onlara bir tavsiye ile cevap verdi. Sonuçta Tarot’un en büyük gücü buydu. 
 
Corrine Kenner doğaüstü konuları pratik ve gerçekçi bir şekilde gündeme getirme konusunda uzmanlaşmış, Tarot üzerine yazdığı kitaplar ve hazırladığı kart desteleri dünya çapında yayımlanmıştır. Aşk Tarotu, kartların 1441 Rönesans İtalyası’na uzanan ve Tarocchi adlı bir oyun olarak bilindiği tarihçesinden başlıyor. Kenner kartların anlamını, Majör ve Minör Arkana setlerini, 78 kartın astroloji ve mitoloji ile bağlantısını anlatırken, örnek açılımlarla romantik konularda cevap arayan kişilere okumalarında yol göstermiş. Aşk Tarotu, kartların bilinen klasik anlamlarından bir adım öteye giderek, her kartın aşk ve ilişkiler çerçevesinde nasıl yorumlanması gerektiğini açıklıyor. 
 
Tarot Destesinin Düalitesi 
Sayıların, Elementlerin ve Renklerin Sembolizmi 
Hayat Ağacı Sembolizmi 
Doğru Deste Nasıl Seçilir? 
Tarot Okumasında Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler 
Tarot Okuyucusunun Etik Kuralları 
Gezegenler ve Kartlar 
Saraylı Kartların Danışmanlığı 
Kelt Haçı ve Zodyak Açılımı Tarot Sembolleri ve Terimleri Sözlüğü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89611</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3b51ab47-b012-4f7a-a521-351e87b08ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gurebahane-İ Laklakan (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Ahmet Haşim’in 1921-1927 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde çıkan yazıları arasından seçilen 29 denemenin yer aldığı Gurebahane-i Laklakan ilk olarak 1928’de yayımlanmıştır. Alaturka ve alafranga saat sistemlerinden modaya, kadın ve erkeğin bedensel estetiklerinden sonbahar şiirlerinin değerlendirilmesine kadar çok farklı konuları ele alan denemelerin ortak yanı son derece usta bir kalemin, her cümlede fark edilen yazıya hâkimiyeti ve üslupta gizli olağanüstü ince alaycılığıdır. Ahmet Haşim (1887-1933) Bağdat’ta doğan Ahmet Haşim’in çocukluk yılları babasının görevi nedeniyle Arabistan’ın çeşitli vilayetlerinde geçer. Erken yaşta annesini kaybetmesinin neden olduğu ruhsal sarsıntı o dönemden başlayarak çekingen, içe kapanık ve hayalperest bir kişilik yapısına yol açar. 1895’te babasıyla birlikte İstanbul’a gelir, iyi konuşamadığı Türkçeyi ilk iki yıl Numune-i Terakki Mektebi’nde öğrendikten sonra, 1897’de Galatasaray Sultanisi’ne kaydolur. Giderek edebiyata yönelen Ahmet Haşim, edebiyat hocaları Tevfik Fikret ve Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun da desteğiyle 16 yaşında ilk şiirini yayımlar. 1907’de Galatasaray’dan mezun olur, Reji İdaresi’nde çalışırken Hukuk Mektebi’ne devam eder. 1909’da Fecr-i Ati topluluğunun Servet-i Fünun’da yayımlanan bildirisinde onun da imzası vardır. Uzun sürmeyen bu beraberliğin ardından siyasi ve edebi gruplaşmaların dışında kalmayı tercih eden şair, kendine özgü bir şiir anlayışı geliştirir. 1921’de yayımlanan Göl Saatleri ve 1926’da yayımlanan Piyale adlı şiir kitaplarıyla döneminin önde gelen şairleri arasında yer alır. Modern Türk şiirinin kurucularından biri olarak kendinden sonra gelenleri önemli ölçüde etkiler. Şiirlerindeki kapalılık ve güç anlaşılırlığa karşılık düzyazıları gayet yalın, açık, akıcı ve yer yer mizahidir. Ele aldığı pek çok konuda zamanı aşan evrensel düşünüşüyle Ahmet Haşim’in yazıları günümüzün okuru için de hâlâ ilgi çekicidir. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89612</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea586e1c-bfbe-46c5-af6a-0f9051dc4846.jpg</image:loc>
            <image:title>Vahşetin Çağrısı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>JACK LONDON ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçirdi. İlkokul sıralarındayken Oakland Kasabas›’ndaki abonesi olduğu kütüphanede “edebi annesi” Ina Coolbirth’ü keşfetti. Yaşamı boyunca ona eşlik edecek kitap sevgisi, deniz ve tekne tutkusu bu ortamda filizlendi. İlk teknesi Razzle Dazzle’ı ilkokulu bitirdiği yıl aldı ve 15 yaşında kolay para kazanmak için teknesi ile San Francisco Körfezi’nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, Japonya’da fok avlayan bir gemide tayfalık yaptı, ABD’yi bir başına dolaştı. İşsizliğin ve yoksulluğun kol gezdiği yıllarda trenlerde kaçak yolculuk edip, acıktığında dilendi. Genç bedenini hızla kötüye kullanıp, hastalanmıştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland’a döndü ve liseye başladı; sınavlarını dışarıdan vererek üniversiteye girdi. Yazar olması için başından bir altın macerası geçmesi gerekiyordu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89613</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48257de9-c639-438f-9c03-1127c4bb4fee.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayyar Hamza - Kokona Yatıyor</image:title>
            <image:caption>Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumunda ve komedi türünün gelişmesinde önemli hizmetlerde bulunan Âli Bey’den iki komedi uyarlaması: Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor. İlk kez, Güllü Agop’un kurduğu Âli Bey’in de yazar ve diyalekt hocası olarak emek verdiği Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Ayyar Hamza, dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alır. Günümüzde de sahnelenen Kokona Yatıyor’da ise hizmetçi Eleniko’nun hanımının yokluğunu efendisinden gizlerken yaşanan gülünçlüklere tanık oluruz.

 Âli Bey (Direktör) (1846-1899) Yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i” olarak tanınan Âli Bey İstanbul’da doğdu. Öğrenimine özel dersler alarak başladı. Rüştiyeyi bitirdikten sonra yine özel derslerle tarih, coğrafya, felsefe, astronomi, kimya, ekonomi, yönetim bilimi, hukuk ve matematik bilgisini geliştirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Mektubî-i Sadr-ı Âli Odası’nda çalışmaya başlayan Âli Bey, 1876’da mutasarrıf olarak mülki göreve atandı, 1884-1888 yıllarında Düyûn-ı Umûmiye’de müfettiş olarak çalıştı. Daha sonra Elazığ ve Trabzon valiliklerinde bulundu. Edebi faaliyeti idari makamlarca hoş karşılanmayıp azledilen Âli Bey tekrar Düyûn-ı Umûmiye’ye döndü, 1895 yılında direktörlüğe atandı ve hayatının sonuna dek bu görevi sürdürdü. Âli Bey edebiyatla uğraşmaya gençlik yıllarında Yeni Osmanlılar’la yakınlığını sürdürürken başladı. Batılı örneklere uygun bir tiyatronun gelişmesi için oyunlar yazdı ve Fransız yazarlardan birçok oyun uyarladı. Teodor Kasap’ın çıkardığı Diyojen dergisinde yayımlanan mizah yazılarını sadece “Âli” adıyla imzaladı. Diyojen kapatıldıktan sonra Çıngıraklı Tatar ve Hayal dergilerinde yazmaya devam etti. Türk edebiyatında mizah sözlüğü türünün ilk örneği olan Lehçetü’l-hakāyık, üç perdelik komik opereti Letafet, bir mizah hikâyesi olan Seyyareler ve Seyahat Jurnali en önemli eserleri arasındadır. Âli Bey’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89614</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a383123-161e-4253-a9af-40d213b7e9ae.jpg</image:loc>
            <image:title>Efsuncu Baba (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar. Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor. 

Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89615</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d65d9705-cf2b-4110-b037-bccc8d942e22.jpg</image:loc>
            <image:title>Malta Sürgünlüğünden - Gözümün Nurlarına Mektuplar</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İttihad ve Terakki’nin önde gelen asker, siyasetçi ve fikir insanları İngilizlerin isteği üzerine İstanbul Hükümeti tarafından tutuklanır. Tutuklandıktan bir süre sonra İngilizlere teslim edilen bu insanlar, 1919’da Malta Adası’na sürgüne gönderilir. 

28 Mayıs gecesi İstanbul’dan Malta’ya yola çıkan Princess Ena gemisindeki 78 sürgünden birisi de Ahmet Ağaoğlu’dur. 

Azerbaycan’ın bağımsızlığının tanınması için Paris Barış Konferansı’na gidecek heyette yer alan Ağaoğlu, heyetle birlikte Bakü’den İstanbul’a geldikten iki ay sonra, 15 Mart’ta tutuklanıp Bekirağa Bölüğü’ne götürülür. 30 Nisan 1921’e kadar süren sürgün yaşamı Mondros’ta başlayıp Malta Adası’nda devam eder. 

Sürgünde geçen iki yıl boyunca ailesiyle tek iletişim kaynağı olan mektuplarında “nûr-i didelerim” diye seslendiği eşine, çocuklarına ve dostlarına hasretini sık sık dile getirir. Onlara uzaktan da olsa öğütleriyle ve geleceğe dair umutlarıyla destek olmaya çalışır. 

Mektupların değişmeyen bir konusu da memlekete olan inancıdır. Neden tutuklandığını bilmediğini sürekli dile getirdiği satırları, kendilerinin ve memleketin kurtuluşunun yakın olduğu inancıyla son bulur. 

Ahmet Ağaoğlu’nun Malta’daki diğer sürgünlerle yaşadıkları hayattan manzaralar da çizdiği ve ilk kez yayımlanan bu mektupları, “Malta Mektupları” külliyatına önemli bir katkı sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89616</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6792a050-32dd-47ae-bf8e-ced16ba241c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Ayyar Hamza - Kokona Yatıyor (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun oluşumunda ve komedi türünün gelişmesinde önemli hizmetlerde bulunan Âli Bey’den iki komedi uyarlaması: Ayyar Hamza ve Kokona Yatıyor. İlk kez, Güllü Agop’un kurduğu Âli Bey’in de yazar ve diyalekt hocası olarak emek verdiği Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenen Ayyar Hamza, dalavereci bir uşağın çevirdiği dolapları konu alır. Günümüzde de sahnelenen Kokona Yatıyor’da ise hizmetçi Eleniko’nun hanımının yokluğunu efendisinden gizlerken yaşanan gülünçlüklere tanık oluruz.  

Âli Bey (Direktör) (1846-1899) Yaşadığı dönemde “Osmanlıların Molière’i” olarak tanınan Âli Bey İstanbul’da doğdu. Öğrenimine özel dersler alarak başladı. Rüştiyeyi bitirdikten sonra yine özel derslerle tarih, coğrafya, felsefe, astronomi, kimya, ekonomi, yönetim bilimi, hukuk ve matematik bilgisini geliştirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca öğrendi. Mektubî-i Sadr-ı Âli Odası’nda çalışmaya başlayan Âli Bey, 1876’da mutasarrıf olarak mülki göreve atandı, 1884-1888 yıllarında Düyûn-ı Umûmiye’de müfettiş olarak çalıştı. Daha sonra Elazığ ve Trabzon valiliklerinde bulundu. Edebi faaliyeti idari makamlarca hoş karşılanmayıp azledilen Âli Bey tekrar Düyûn-ı Umûmiye’ye döndü, 1895 yılında direktörlüğe atandı ve hayatının sonuna dek bu görevi sürdürdü. Âli Bey edebiyatla uğraşmaya gençlik yıllarında Yeni Osmanlılar’la yakınlığını sürdürürken başladı. Batılı örneklere uygun bir tiyatronun gelişmesi için oyunlar yazdı ve Fransız yazarlardan birçok oyun uyarladı. Teodor Kasap’ın çıkardığı Diyojen dergisinde yayımlanan mizah yazılarını sadece “Âli” adıyla imzaladı. Diyojen kapatıldıktan sonra Çıngıraklı Tatar ve Hayal dergilerinde yazmaya devam etti. Türk edebiyatında mizah sözlüğü türünün ilk örneği olan Lehçetü’l-hakāyık, üç perdelik komik opereti Letafet, bir mizah hikâyesi olan Seyyareler ve Seyahat Jurnali en önemli eserleri arasındadır. Âli Bey’in seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89617</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5ba9433a-f42c-4581-9a53-138f12fb4c6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Brezilya - Geleceğin Ülkesi</image:title>
            <image:caption>Zweig, ırkçı cinnete kapılmış felakete sürüklenen Avrupa’dan kaçıp sığındığı Brezilya’da ütopik bir cennet bulmuştu. Uçsuz bucaksız verimli toprakları, sonsuz kaynakları, muhteşem doğası ve barındırdığı potansiyelle; kaygısız ve dost canlısı halkıyla Brezilya onu büyülemişti. Farklı ırkların barış içinde bir arada yaşadığı ve geleceğe umutla bakabildiği bu çok renkli düş ülkesi, o sırada kaosa teslim olmuş Avrupa ile tam bir tezat içindeydi. Zweig’ın Brezilya’ya ilanıaşkı, farklı tepkiler aldı. Yabancı bir yazarın coşkulu övgüsü Brezilya halkını sevindirirken, kitap bir yandan da ülkenin gerçekleriyle bağdaşmadığı ve siyasi iklimini yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu. Petrópolis’teki evinde eşiyle birlikte inzivaya çekilen Zweig, dostlarından ayrı düşmüş, sürgündeki diğer Avrupalı entelektüellerle mektuplaşması savaş nedeniyle sekteye uğrayınca daha da yalnızlaşmıştı. Onu asıl kahreden, sadece anayurdundan değil yapıtlarını verdiği anadilinden de sürgün edilmiş olmasıydı. Brezilya, 22 Şubat 1942’de yaşamlarına son veren Zweig çiftinin son durağı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89618</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ef0899-c85f-481c-86ac-c52b1ef613c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Brezilya - Geleceğin Ülkesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Zweig, ırkçı cinnete kapılmış felakete sürüklenen Avrupa’dan kaçıp sığındığı Brezilya’da ütopik bir cennet bulmuştu. Uçsuz bucaksız verimli toprakları, sonsuz kaynakları, muhteşem doğası ve barındırdığı potansiyelle; kaygısız ve dost canlısı halkıyla Brezilya onu büyülemişti. Farklı ırkların barış içinde bir arada yaşadığı ve geleceğe umutla bakabildiği bu çok renkli düş ülkesi, o sırada kaosa teslim olmuş Avrupa ile tam bir tezat içindeydi. Zweig’ın Brezilya’ya ilanıaşkı, farklı tepkiler aldı. Yabancı bir yazarın coşkulu övgüsü Brezilya halkını sevindirirken, kitap bir yandan da ülkenin gerçekleriyle bağdaşmadığı ve siyasi iklimini yansıtmadığı gerekçesiyle eleştirilere hedef oldu. Petrópolis’teki evinde eşiyle birlikte inzivaya çekilen Zweig, dostlarından ayrı düşmüş, sürgündeki diğer Avrupalı entelektüellerle mektuplaşması savaş nedeniyle sekteye uğrayınca daha da yalnızlaşmıştı. Onu asıl kahreden, sadece anayurdundan değil yapıtlarını verdiği anadilinden de sürgün edilmiş olmasıydı. Brezilya, 22 Şubat 1942’de yaşamlarına son veren Zweig çiftinin son durağı oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89619</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7220e8b0-fbf5-4535-b600-58c725052219.jpg</image:loc>
            <image:title>Cumhuriyet Ve Antropoloji</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet ve Antropoloji Tanzimat sonrası yüz yılı kapsayan bir bilim tarihi. 1930’lu yıllarda gerçekleştirilen bilimsel ve kültürel devrimin geri planında yer alan birikime odaklanıyor. 

Tarihçilerce “katastrofik” ve “karanlık” bir evre diye nitelenen iki dünya savaşı arası dönem, Türkiye’nin kendi “yeni insan”ını inşa ettiği yıllar oldu. Çağdaş bilim ve eğitim anlayışının temelleri uluslaşmanın ilk evrelerine özgü romantik özlemlerle 1930’lu yıllarda atıldı. Harf devrimi ertesi 1928-1938 evresi bilim anlayışında milat sayıldı. İlköğretimden yükseköğretime antropolojik verilerle yüklü bir geçmiş vurgulandı. Süreç tarih, coğrafya, dilbilim, mantık, jeoloji, biyoloji başta olmak üzere geniş bir bilim yelpazesini kuşattı. Kültür devrimi ise Anadolu insanı üzerine Batı’daki nasırlaşmış önyargıları sorgulayan bir projeye dönüştü. 

Prof. Dr. Zafer Toprak, Cumhuriyet ve Antropoloji ’de yine çok zengin bir malzeme külliyatına dayanarak, bunalımlı bir evrede doğayla barışık bilimsel kaygıları belgeleriyle dile getiriyor. 

Prof. Dr. Zafer Toprak Boğaziçi Üniversitesi Emeritüs Öğretim Üyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89620</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49c81d93-b105-4c8b-b0f8-d514c5c8d9a9.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Duvarı</image:title>
            <image:caption>Sen miydin o, yalnızlığın mıydı yoksa 
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi 
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür 
Salonlar piyasalar sanat-sevicileri 
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni 
Yakanda bir amonyak çiçeği 
Yalnızlığım benim sidikli kontesim 
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi  
                                                          [...]</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89621</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d756287-c01e-400a-8728-6a3e0f350d54.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortak İman</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikan Pragmatizminin öncülerinden John Dewey’in dine ilişkin görüşlerini ortaya koyduğu başlıca eseridir. William James’in Dinsel Deneyimin Çeşitleri, Paul Tillich’in İmanın Dinamikleri ve Martin Buber’in Ben ve Sen’i gibi, modern dünyada tinsellik sorusuna yönelen 20. yüzyılın diğer klasikleriyle aynı çizgidedir. 
Dinler ile bir deneyim biçimi olarak dinî olan arasındaki ayrım nedir? İdeal veya mümkün olan ile reel veya fiilî olanın yaratıcı kesişimi olarak Tanrı fikri ne anlama gelir? Yaygın bir deneyim tarzı olarak dinî olanın demokratik yaşama aşılanması mümkün müdür? 
Tüm bu soruların ele alındığı Dewey’in Ortak İman ’ı, bilim tarafından dönüştürülmüş bir dünyada insan deneyiminin dinî boyutunun rolü sorusuna orijinal bir yanıt veren zengin ve kışkırtıcı bir metindir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89622</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4974edac-1cfe-4d23-b4c2-3e88a3ff38cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Süreç ve Gerçeklik</image:title>
            <image:caption>Bu kitap 20. yüzyıl felsefesinin en önemli ve en özgün eserlerinden biridir. İngiliz filozof ve matematikçi Alfred North Whitehead’in baş yapıtı olan bu kitap, yazarın süreç felsefesi üzerine verdiği derslerden oluşmaktadır. 
Bu kitapta Whitehead gerçekliğin çeşitli unsurlarının birbirleriyle tutarlı bir ilişki içinde olduğu bütünlüklü bir felsefi sistem ortaya koymakta; organik ve kozmolojik bir gerçeklik vizyonu sunmaktadır. 
Bunu yaparken ise filozof, Aristoteles ve Platon ile beraber, Descartes, Newton, Locke, Hume ve Kant gibi 17. ve 18. yüzyılın önde gelen düşünürleriyle bir hesaplaşmaya girmektedir. Epistemolojiden metafiziğe, estetikten din felsefesine kadar birçok alana yön vermiş olan bu değerli çalışmayı Mevlüt Albayrak’ın Sunuş’u ve Kevser Çelik’in çevirisi ile sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89623</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e2e662c-f660-4c91-ace2-916aaf51cc10.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yı Beklerken</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Fransız filozof ve toplumbilimci 
Simone Weil’in en önemli eserlerinden biridir. Weil’in Tanrı sevgisi üzerine kaleme almış olduğu denemeler ve mektuplarından oluşmaktadır. 
Tanrı’yı Beklerken adı rastgele seçilmiş değildir. Onun bekleyişi, efendinin dönüşünü bekleyen hizmetçinin uyanık durumunu gösterir; onun içini kemiren ‘tamamlanmamış’ bir karakteri ifade eder. Weil için Tanrı’nın son derecede uçsuz bucaksız sevgisi, zamanın ve mekânın sonsuzluğu üstünden gelir bulur bizi. Bizim bekleyişimizden azadedir O’nun gelişi; ama zamanında gelir o... 
İnsan, iyiliği beklemek ve kötülüğü uzaklaştırmaktan başka şey yapmamalı. Sadece kötülük tarafından sarsılmamak için kas gücünü kullanmalıdır. Tanrı’yı arzu etmek ve geri kalan her şeyden vazgeçmek, selamete erdiren budur sadece.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89624</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1b1469d8-51a2-4ace-9228-7fae80e6d5de.jpg</image:loc>
            <image:title>William James Kimdir?</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in hayatı ve düşüncesine giriş niteliğindedir. James şüphesiz çağdaş düşün hayatımızın en önemli ve en renkli isimlerinden biridir. Etkisi öyle derin olmuştur ki, psikolojiden felsefeye, epistemolojiden teolojiye; duygu çalışmalarından zihin felsefesine dek çığır açan yapıtları çağdaş düşünceye yön vermiştir. 
Bu kitap tüm bu etkilerin izini sürmektedir. Temel kavramları üzerinden James’in mirasının sistematik bir envanterini okura sunmaktadır. James’in bilgi anlayışı, bilinç akışının anlamı, dinî deneyim kavramının James psikolojisindeki yeri bunlardan birkaçıdır. 
Bu değerli çalışmayı Fransız filozof Emile Boutroux’un kaleminden okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89625</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879695a4-5055-4a10-8304-ad4b718c291e.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Günler Eczanesi</image:title>
            <image:caption>Mizahi üslubuyla tanınan Hacer Kılcıoğlu, başka çevrelerde ve bambaşka kültürlerde büyüyen, içi içine sığmaz çocukları bir araya getiriyor. Renkli karakterlerle neşeli bir aileyi, ikinci baharı yakalayanları ve bir kediyle kargayı buluşturuyor. Okurlarını, içten duyguların paylaşıldığı, İzmir’in çokrenkli semtlerinden birine davet ediyor. Bir eczanenin ve mahallenin özelinde, yaşamın içinde kesişen yeni yolların ve arkadaşlıkların hayata kattığı anlamı yüceltiyor. Vefanın, paylaşmanın ve samimiyetin değerini duyumsatan roman, her yaştan okura keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Hazal’ın annesinin, mahallenin buluşma noktası olan İyi Günler Eczanesi’yle, babasının işlettiği aynı adlı kafe yan yanadır. Kafedeki doğum günü partisinde Hazal, eski sevdalılar Neşe Teyze’siyle eczanenin emektar kalfası Faik Amca’nın evlenmesinin hayalini kurar. O gece, evlendirme memuru teyzesiyle birlikte şehrin uzak bir semtindeki Roman düğününe gittiklerinde, kendini çok renkli, dost canlısı insanların arasında bulur. Hiç tanımadığı kültürden yeni arkadaşlar edinir: Bayram ve Tilbe. Üstelik, Faik Amca da düğündedir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89626</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bfeb5bbd-9920-4e30-b869-19bf367e9a91.jpg</image:loc>
            <image:title>Ahkam Ayetleri Ve Hadisleri Fıkıh Konularına Göre Tasnifi</image:title>
            <image:caption>Ahkam Ayetleri Ve Hadisleri
Fıkıh Konularına Göre Tasnifi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89627</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d252f25f-6fc0-444c-a7b4-6f32ce4f9c60.jpg</image:loc>
            <image:title>Matüridi: Kayıp Aydınlanmanın İzinde</image:title>
            <image:caption>İslam medeniyeti, Orta Asya’da, Türk ve İran; Mağrib’de ise Berberi kültürle karşılaşarak en ciddi nüvelerini üretti. Bu karşılaşma, her coğrafyanın kendi karakterini yansıtan düşünme biçimlerini ortaya çıkardı.
Semerkand, Buhara, Taşkent gibi kültür merkezlerini içinde barındıran Maveraünnehir bölgesindeki düşünce hareketliliği ve ilmi tedrisin yoğunluğu da kendi geleneğini oluşturdu. Bilginin sistematik bir formda yeniden inşa edildiği bu dönemin en önemli isimlerinden biri, kendinden sonraki âlimlerin ‘aklı karışıklara rehber’ olarak tanımladıkları İmam Matüridi’dir.
Elinizdeki eser, Müslüman toplumların salt hamasetle değil bilgiye dayanan aydınlanmanın verdiği güçle çağa tanıklıklarını talep etmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89628</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ae691ce-ac75-48e5-ba5f-2523839f1c9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Hırsız mı Kahraman mı? - Üzümlü Kek Çetesi 4</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
İlginç olaylar Üzümlü Keklerin peşini bırakmıyor. Bu defa herkesin bir eşyası kayboluyor ve bu işte kimin parmağı olduğu bir türlü bulunamıyor. Bir yandan da İsmail Robin Hood’a merak salıyor ve hırsızın belki de bir kahraman olabileceğini savunuyor. Tabii başı yine dertten kurtulmuyor. Üzümlü Kek Çetesinin yeni maceraları bir kez daha iyilikle her şeyin üstesinden gelinebileceğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89629</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97e584d1-5a80-4cab-9d32-602dd907d47a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ekip Kuruluyor - Üzümlü Kek Çetesi 1</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Yeni taşındığı mahallede bir çete kurmaya niyetlenen Demet’in bu çete için büyük bir eksiği vardır: çete üyeleri. Ancak hiç kimseyi tanımadığı bir muhitte bunu yapması hayli zor olacak. Çete üyelerini topladığındaysa iyilik dolu maceralar Üzümlü Kek Çetesi’nin peşinden ayrılmayacak!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89630</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2dff1830-b7f6-4d2b-946b-ab33d432168c.jpg</image:loc>
            <image:title>Sivrisineklere Karşı - Üzümlü Kek Çetesi 3</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Üzümlü Kek Çetesi’nin başı bu defa sivrisineklerle dertte! Sınıflardan eksik olmayan sinek sesleri, okulun duvarlarına İsmail’in kayıp ilanlarının asılması ve yaşanan başka gariplikler çete üyelerinin çözmek zorunda olduğu bir soruna işaret ediyor.
Başlarına ne gelirse gelsin Üzümlü Kek Çetesi bu işi iyilikle çözmeye kararlı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89631</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96ce8297-34a7-46c9-8ab9-72f30b03de49.jpg</image:loc>
            <image:title>Pembeli Teyzeyi Takip - Üzümlü Kek Çetesi 5</image:title>
            <image:caption>Üzümlü Kek Çetesi bir iyilik çetesidir ve çete üyeleri iyilik yapmak isterken başlarına türlü türlü maceralar gelir.
Çete üyeleri okul bahçesindeki ağacın dibini kazan gizemli bir yaşlı teyzeyle karşılaşmışlardır. Bu ağacın dibinde eski paralar bulan ekip bu sırrı çözmeye kararlıdır.
Demet’in yeni belgesel projesi, okulu güzelleştirmek için yapılan çalışmalar ve daha fazlası Üzümlü Kek Çetesi serisinin son kitabında!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89632</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cd94046-115a-45da-a46f-865b99f2db78.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihçilikte Disiplinlerarasılık - Fırsat mı Sınırlılık mı?</image:title>
            <image:caption>Bilindik sularda yüzmek, yeni ve hâkim olmadığımız alanlarda çalışmaktan daha güvenlidir. Bu güven duygusu tek bir disiplin içinde kalmanın konforu ve tanıdıklar arasında olmanın rahatlığından kaynaklanır. Buna bir nevi araştırmacı ve hatta tarihçi muhafazakârlığı da denebilir.
Belli bir konuya yaklaşım biçimlerimizi illaki tek bir disiplin çerçevesinden takip etmek zorunda olmadığımızı bilmeliyiz. Çoklu imkanlar üzerinden düşünme pratiklerini oluşturacak ve farklı disiplinlerin yardımı ile daha kompleks analiz metotlarını geliştirecek yolları düşünmek, tarihsel bir problematiği araştırmanın ön koşullarında biridir. Tarihçilikte Disiplinlerarasılık: Fırsat mı, Sınırlılık mı? Çoğu kez herkesin teoride hemfikir olduğu tarihçilikte disiplinlerarasılığın, “neden” ve “nasıl”ını tartışıyor. Alman Tarih Okulu, Fransız Annales Okulu, Bölge Çalışmaları, Karşılaştırmalı Tarih, Global Tarih gibi ana yaklaşımların da tartışıldığı bu kitabın Türkiye’deki tarih yazımının zenginleşmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89633</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3c8fbd2-209b-4d6b-af13-6fd0edf04392.jpg</image:loc>
            <image:title>Seni Öyle Çok Özledim ki</image:title>
            <image:caption>&quot;Sen sustukça içimdeki müptezel ve bedevi sancılar şaha kalkar&quot; 
Anne sevgisi, vatan aşkı, sevgili hasreti... hepsinin harmanlandığı düşten düşe daldıran tatlı bir şiir kitabı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89634</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2949395-06c4-473f-81c9-e99ad3c1f34d.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkasya Zafer, İhanet Ve Hüzün 1918-1919</image:title>
            <image:caption>Yazarımız Atilla Güler, Balkan Savaşı ve Kop Dağı Harekâtı’nı ele alan ve kısa sürede bir çok baskı yapan eserlerinden sonra yeni kitabında; Kafkasya bölgesinin tarihi ve stratejik önemine dikkat çekiyor, Kafkasya’da yaşanan gelişmeleri Berlin Konferansı ile birlikte ele almaya başlayarak Kafkas İslam Kolordusu’nun Kafkasya harekatını krokiler, belgeler ve resimlerle okuyucuya sunuyor. 
Kitapta neler var? 
Kafkasya Bölgesinin tarihi ve stratejik önemi, 
Berlin Konferansı ve Kafkasya’da yaşanan gelişmeler, 
Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında Kafkasya, 
Bolşevik İhtilali ve sonrasında Kafkasya, 
Kafkas İslam Kolordusu’nun kuruluşu ve nedeni, 
Kafkas İslam Kolordusu’nun muharebeleri, 
Kuzey Kafkas Cumhuriyeti’nin İlan edilmesi ve yaşanan gelişmeler… 
Alınan dersler 
Ve daha birçok konu… 

  İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89635</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a1de926-9ebc-4be1-ba15-47da6a84cb4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mottom</image:title>
            <image:caption>Tebessüm sihirli bir şey... 
Onu dosta hediye edersen rahatlar
Düşmana hediye etsen pişmanlık duyar 
Tanımadığın birine hediye etsen onun dostu olursun 
Kendin için gülümsersen kuvvetin daha bir artar
Mutlu olacağımız vakitler olması dileği ile İNŞAALLAH…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89636</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b2816de9-50f1-4826-80db-980fa86a569c.jpg</image:loc>
            <image:title>Susmalar Birbirine Benziyor</image:title>
            <image:caption>Ne şiirde 
Ne de sözde tesir 
Yorulup düştüğüm zamanlarda Yitip her şey gitmiş 
Aynalar kırılmış 
İçimin yolları hep aynı Uçurumun kenarına tutunmuş Konuşmanın rengi yok Susmalar birbirine benziyor Benimkisi kendime benziyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89637</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d986388e-dffe-4d01-8565-88b5400382c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kastafiore’nin Mücevherleri - Tenten’in Maceraları 21</image:title>
            <image:caption>Yirminci yüzyıl Avrupa çizgi romanlarının en ünlüleri arasında sayılan Tenten’in Maceraları bütün dünyada bilinen ve zevkle okunan bir macera dizisi. Çizer George Remi, diğer ismiyle Hergé’nin başyapıtı sayılan bu çizgi roman heyecan, mizah ve ince ayrıntılarla dolu sayfalarıyla okurlarına dünyayı dolaştırıyor. 
Belçikalı bir gazeteci olan Tenten, köpeği Milu’yla birlikte çıktığı her tehlikeli serüvende kahramanca işlere imza atar. Dünyanın her yerine, hatta Ay’a bile gider. Düştüğü tehlikeli durumlardan zekâsı ve şansıyla kurtulur. Dizinin farklı kitaplarında Tenten’e alaycı ve kaba kişiliğiyle Kaptan Haddok, icatlarıyla Profesör Turnösol ve sakar dedektifler Dupond ve Dupont eşlik eder. 
Gerçek ya da kurgusal bir mekânda, mükemmel ayrıntılarla anlatılan serüvenler Hergé’nin kusursuz çizgileriyle birleşerek bir çizgi romandan fazlasını veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89638</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4306240-b326-4ee4-96f9-0632c1525611.jpg</image:loc>
            <image:title>Zihninden Çık Hayatına Gir</image:title>
            <image:caption>Zihninden Çık Hayatına Gir isimli eserin yazarları; iyilik, bilgelik ve mizah ile okuyucuyu psikolojik zorluklar ve özellikle de yaşam doyumu hakkında yeni bir düşünme biçimi yönünde eğitiyorlar. Modern araştırma yöntemleri ile birleştirilmesi, kadim olanla tınlaması, güvenilir ve gerçek uygulamaları olması, bu kitabı en büyüleyici ve aydınlatıcı kendine yardım kitaplarından biri haline getiriyor.
“Eğer siz de standart psikolojik söylemlerden yorulduysanız ve hayat kalitenizle ilgili hayal kırıklığı yaşıyorsanız, bu kitap size bir lütuf olabilir.”
Martha Beck
O Dergisi köşe yazarı
Kendi Kutup Yıldızı’nın Peşinde kitabının yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89639</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3780a687-8988-40ec-ad3e-99246cc9e933.jpg</image:loc>
            <image:title>İyi Yaşam ve Mutluluk Üzerine</image:title>
            <image:caption>“Bir süredir aklımda gençlik arkadaşım Ataol Behramoğlu’nun ‘Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var’ dizesinden yola çıkan bir sohbetler dizisi düşüncesi dolaşıyordu. ‘Okuduklarımızı, başkalarından öğrendiklerimizi değil, kendi yaşadıklarımızı konuşalım’ demiştim. ‘Dobra dobra anlatalım!’ Gerçekten, yaşını başını almış insanlar olarak niçin yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz şeyleri, çıkardığımız dersleri başkalarıyla, bu arada gençlerle paylaşmıyorduk? Hayat dörtnala kaçıp gidiyordu. Bu paylaşımı şimdi yapmazsak ne zaman yapacaktık? Bu bir çeşit görev değil miydi?” 
İyi Yaşam ve Mutluluk Üzerine başlıklı denemeler toplamında Haluk Şahin, yaşamdan edindiği deneyimlerini, tanıklıklarını ve gözlemlerini aktarıyor. Akademisyen, eğitimci, gazeteci kimliklerini bir kenara bırakıp, hiçbir satırında kimseye üstten bakmadan, samimi bir sohbete davet ediyor. Denemelerinde doğru yolu göstermek ya da ders vermek yerine, yaşarken aldığı dersleri paylaşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89640</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a81b506e-c7a5-4bf9-a577-f2bbb95ca5b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Durak</image:title>
            <image:caption>Yazar, çağının aktörü değil, tanığıdır. O tarihi yapmaz, yazar. Ama bazı  durumlarda, yazar tarihin hem yazanı olur hem de yapanı. 
Kemal Anadol Son Durak’ta, sendikacı Metin ve Avukat Güler’in aşkları çevresinde  Türkiye’nin vahşi terör zinciriyle bugünlere nasıl geldiğini bir tarihçi titizliğiyle anlatıyor. Romanın kapsadığı dönem Türkiye’sinde aktif siyasetin etkin kişilerinden biri olan Anadol, yaşanan sevgisizlik ve nefret dolu o terör ortamında aşkların da mümkün olamayacağını gerçekçi biçemle anlatırken, bir döneme de ışık tutuyor. 
Kemal Anadol’un kimi zaman sanığı da olduğu dönemle ilgili tanıklığı, okuru düşünmeye ve dönemin sorumlularını sorgulamaya yöneltiyor. 
Ali Sirmen</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89641</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88b1cd09-48d0-4550-bb8d-c0e5f2b7ccb6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Ekonomisi</image:title>
            <image:caption>Sağlık ve ekonomi her zaman insanlık için temel problem alanları olagelmiştir. Sağlık ve ekonomiyi buluşturan sağlık ekonomisi disiplininin geliştirilmesi için gerekli eğitim ve bilimsel faaliyetlerin ülkemizde de çoğaltılmasında yarar görülmektedir. Sağlık ekonomisi alanına daha çok bilimsel çalışma ve özellikle kitap kazandırmak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de önem taşımaktadır. Gelecekte sağlık ekonomisin öneminin daha da artması beklenmektedir.
Bu kitapta sağlık ekonomisi konusunda alan yazında var olan çalışmalara katkı yapmak amaçlanmaktadır. Sağlık ekonomisi konuları, genelden özele doğru okuyucuların bilgi birikimini arttırmak amacıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın bazı bölümlerinde teorik bilgilerin yanı sıra, Türkiye sağlık sisteminden örnekler veya bilgiler verilerek konuların daha iyi anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. Böylece okuyucuya, sağlık sektörünü sağlık ekonomisi bakış açısı ile değerlendirme fırsatı verilmek istenmiştir. Gerek güncel sağlık ekonomisi konularının ele alınışı yönüyle, gerek konular kapsamıyla başta profesyonel sağlık yöneticileri ve öğrencileri olmak üzere, sağlık ekonomisine ilgi duyan tüm alan profesyonellerinin yarar sağlayacağı bir eser ortaya koymak amaçlanmıştır.
Pandemisiz nice günlere ve yıllara….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89642</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc51860b-c708-42a4-8530-a8e73bf836ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabus</image:title>
            <image:caption>Halid Ziya’ya kadar, romancı muhayyilesiyle doğmuş tek muharririmiz yoktur. Hepsi roman veya hikâye yazmaya hevesli insanlardır. 
Ahmet Hamdi Tanpınar 
 
Bireysel hayal kırıklıklarının ve bir aile dramının işlenmesi Kâbus’un temel izleği olsa da oyun ayrıca toplumu ilgilendiren meselelere dair yapılan göndermelerle de dikkatleri çeker. Özellikle kadın haklarına, kadının toplum içindeki yeri, evlilik, boşanma gibi hususlara doğrudan ya da dolaylı yoldan getirilen çözümlemeler ve eleştiriler oyunun sınırlarını genişletir. Böylelikle parçadan bütüne çıkarımlarda bulunma olanağına erişilir. 
İsmail Kekeç 
 
Kâbus, büyük bir romancı olmasının yanında tiyatro tutkusuyla da bilinen Halid Ziya Uşaklıgil’in tek telif oyunudur. Yazar, Kâbus’tan önce Fare ve Füruzan isimli iki oyun daha kaleme almışsa da bu oyunlar dönemin anlayışına uygun olarak Avrupalı yazarların oyunlarından uyarlanmış metinlerdir. Kâbus oyununda Halid Ziya, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar gibi büyük romanlarındaki izlekleri takip eder ve eşsiz üslubuyla döneminin ahlak anlayışına, aile yaşantısına ve kadın haklarına dair önemli meseleleri birer birer dile getirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89643</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca37719b-3544-4873-911a-a904f30e458f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sağlık Hizmetlerinde Toplam Kalite Yönetimi ve Akreditasyon</image:title>
            <image:caption>Sağlıkta kalite için üç noktadan bahsetmek mümkündür. Bunlar; hasta yönünden, sağlık çalışanı yönünden ve hastane yönetimi yönündendir. Sağlık hizmetlerinde yönetim açısından kalite denilince, paydaşların ihtiyaçlarının karşılanması için kaynakların etkin ve verimli kullanılarak hizmet sunumunun   gerçekleştirilmesi  akla gelmektedir Hasta yönünden kalite kavramından bahsederken ise hastanın ve hasta yakınlarının sağlık hizmetlerine ilişkin algısı devreye girmekte olup hasta ve hasta yakınlarının beklentilerinin üzerinde sağlık hizmeti verilmesi gerekmektedir. Sağlık çalışanları yönünden kaliteyi iki boyutlu değerlendirmek mümkündür. Birinci boyut çalışanlara verilen hizmetlerin ihtiyaçlarını karşılama düzeyi, ikinci boyutu ise çalışanların hasta ve hasta yakınlarına vermiş oldukları hizmetlerin ihtiyacı karşılama düzeyi olarak değerlendirilebilir. Tüm paydaşların sonsuz mutluluğunu sağlama olarak tanımlanabilecek toplam kalite yönetimi yaklaşımının sağlık hizmetlerinin sunumuna çok önemli katkılarının olacağı kuşkusuzdur. Bu denenle diğer tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de olan toplam kalite yönetimi yaklaşımı ilkelerinin benimsenerek yöntem ve tekniklerinin uygulanması gerekmektedir. Sağlıkta kalite ve sağlıkta toplam kalite yöntem ve yaklaşımlarının tüm boyutları ile değerlendirildiği bu kitabın tüm paydaşlara yararlı olması dileğiyle….</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89644</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf8e7ea7-1900-4d00-b5a6-a832b1c4570b.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul&apos;un Geçmiş Günlerinde Yeme İçme</image:title>
            <image:caption>Sermet Muhtar Alus, yazdığı bini aşkın yazıyla okurlarına hep bir şehrin, genellikle de 19. yüzyıl sonlarıyla 20. yüzyıl başları arasındaki döneminin hayatını anlatmış bir yazardır; sık kullandığı tabirle “eski İstanbul”un yazarı. Önce Meşrutiyet, sonra da Cumhuriyet’i sadece birer rejim değişikliği gibi değil, toplum hayatındaki büyük dönüşümler olarak yaşamış birkaç kuşaktan okura, çok da eski olmayan “eskiler”in hoşluk ve acayipliklerini anlatarak ekmeğini kazanmış bir yazar. 
 
Çoğu ilk defa kitaplaşan bu yazılarında Alus’un son derece eğlenceli kılavuzluğuyla turumuza önce İstanbul’un lokanta, meyhane, mesire yeri, börekçi gibi mekânlarını ziyaret ederek başlıyoruz. Müslümanların iftar ve bayram sofralarına, Hıristiyanların panayırlarına uğradıktan sonra sokaktan insan hikâyelerini dinliyoruz. Et ve balık yemeklerinin ardından bostanlara, meyve bahçelerine dalıp maruldan pırasaya, üzümden portakala onlarca sebze ile meyvenin birbirinden hoş ayrıntılarla dolu “monografi”lerini okuyoruz. İstanbul’un bu bostanlar ve bahçeler sayesinde enikonu kendine yeten bir şehir olduğunu da görüyoruz içimiz sızlayarak. Karakulak’tan Hamidiye’ye şehrin suları etrafında oluşan mesire kültürünü ballandıra ballandıra anlatan bu hünerli hikâye anlatıcısı eşliğinde tatlılar ve kuruyemişleri de tattıktan sonra İstanbul’un geçmiş günlerinde rakı, şarap, bira, çay, kahve ve nargile gibi mükeyyifatın keyfini çıkararak turumuzu sonlandırıyoruz. 
 
Alus’un dilinin zenginliğine, olağanüstü kulak hafızasına, hemen her kesimin gündelik konuşma ve düşünme tarzlarını inanılmaz bir detaycılıkla hatırlayıp muzip mizah duygusuyla aktarabilmesine duyduğumuz hayranlık kalıyor aklımızda. 
Erdir Zat da kitaba yazdığı sunuşta Alus’un bu güzel yazılarının satır aralarından yola çıkarak önemli noktalara dikkat çekiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89645</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96c89b61-4239-4adc-8c22-575c8ad87c9d.jpg</image:loc>
            <image:title>2666</image:title>
            <image:caption>Meksikalı entelektüellerin güçle ilişkisi bilinen hikâyedir. Hepsi aynıdır demiyorum. Kayda değer istisnalar var. Güce teslim olanların kötü niyetli olduklarını da söylemiyorum. Hatta tamamen teslim olduklarını bile iddia etmiyorum. Sadece bir iş deyip geçebiliriz ama devlet için çalışmaktan bahsediyoruz. Avrupa’da entelektüeller yayınevleri veya gazeteler için çalışır, karıları onlara bakar veya aileleri zengindir ve kendilerine aylık ödenek bağlatmıştır veya işçidirler ya da suçludurlar ve yaptıkları işten dürüstçe para kazanırlar. Meksika’da, ve bu söylediğim Arjantin hariç bütün Latin Amerika için de geçerli, entelektüeller devlet için çalışır. 
 
2666’yı meydana getiren birbirinden bağımsız okunabilecek beş roman ortak unsurlar içerdiği gibi ortak bir amaca da hizmet eder. Romancılardan akademisyenlere, mahkûmlardan spor yazarlarına, öğrencilerden savaş suçlularına uzanan karakterlerin yolları ABD-Meksika sınırındaki, kadın cinayetleriyle ün salan meşum bir şehirde kesişir… 
 
Yaşamının son yıllarında inşa ettiği 2666, Roberto Bolaño’nun belki de en 
iddialı yapıtı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89646</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70d493f2-46b5-4f17-a3da-55d2c3d6fc9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hamamcı Ülfet</image:title>
            <image:caption>Bazı gönül erbabı, sefa çiçekleri gibi günün ilk ışıklarına muhtaçtır. Ondan sonra sarılı kırmızılı parıltılarla göz alır, kendisini sevdirir, beğenen bakışları üstüne çeker. Ülfet de böyleydi. (…) Dudaklarını ezen o iki sevgili dudak, göğsüne temas eden o hararetli, ateşli, beyaz, muntazam göğüs, saçlarını sevecenlikle, seve seve okşayan o küçük zarif eller, hevesli burnunu dolduran o güzel koku onda takat bırakmadı. O da güzel, o da müptela... Burası belli… Fakat tatlı bir bela mı? 
 
Döneminin İstanbul hayatına dair birçok ayrıntıyı zapta geçirip bugünlere birbirinden güzel mektuplar ulaştıran Ahmet Rasim, Hamamcı Ülfet romanında, her yazarın kolay kolay kalem oynatamayacağı, en fazla üstünkörü değinip geçeceği bir dünyayı anlatıyor. Erkeklerin konaklara hapsettiklerini düşündükleri kadınların dışarıdan daha renkli dünyası, eğlence meclisleri, hamam sohbetleri bu kısa ve keyifli romanda teker teker işleniyor. Lezbiyenlerin ilk defa görünür olduğu eserlerden biri olan Hamamcı Ülfet, kadınların giyim kuşamları, süslenmeleri, argoları üzerine de meraklıları için önemli bilgiler sunuyor. 
 
Bu baskıda Hamamcı Ülfet’in orijinal metnini ve günümüz Türkçesine uyarlamasını bir arada bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89647</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06e98e33-28ae-4dac-8598-afea33bcc3d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Kurşun Kalemin Hikayesi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>İtalyan çocuk edebiyatının sevilen 
yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli 
serinin ikinci kitabı Kurşun Kalemin Hikâyesi sizi heyecan dolu bir dostluk 
hikâyesine davet ediyor. 
İtalyan çocuk edebiyatının sevilen 
yazarlarının bir araya geldiği bu eğlenceli 
serinin ikinci kitabı Kurşun Kalemin Hikâyesi sizi heyecan dolu bir dostluk 
hikâyesine davet ediyor. 
 
 
Bir sabah, sivri uçlu bir kurşun kaleme dönüşmüş olarak uyansaydınız ne yapardınız? Üstelik gittiğiniz her yerde izler bırakmaya başlayıp tüm şehrin silüetini değiştirdiğinizi bir hayal edin. İmkânsız gibi görünebilir ancak tüm bunlar Levent’in başına geldi!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89648</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58c05a9d-ef03-4424-b6ba-e33042a04d69.jpg</image:loc>
            <image:title>Nihavent Hıçkırık-İhsan Raif’in Romanı</image:title>
            <image:caption>Edebiyat tarihimizde “hece veznini kullanan ilk kadın şairimiz” olarak geçer İhsan Raif’in adı. Feylesof, şair Rıza Tevfik’in öğrencisi İhsan Raif, şiirlerinin haricinde yazdığı güfteler ve yaptığı bestelerle de ayrı bir yere sahiptir sanat hayatımızda. Ancak hayat hikâyesinin detayları, edebiyat ve müzik tarihinde yazıldığı kadar ışıltılı değildir. Osmanlı’nın son vezirlerinden Köse Raif Paşa’nın kızı olarak, Batılı eğitim ve hayat tarzına rağmen eşini kendisi seçemedi. İlk eşi İhsan Raif’e bir tuzak kurarak onunla evlenecek, daha sonra ne on beş yıl süren bu ilk evliliğinde ne de diğer evliliklerinde mutlu bir hayat yaşayacaktı... 
En son Türkiye’deki kadın hareketinin sembol isimlerinden Şükûfe Nihal’i anlatan Demet Altınyeleklioğlu, Nihavent Hıçkırık – Kimseye Etmem Şikâyet romanında, İhsan Raif Hanım’ı anlatıyor. Aradan yüz yıldan fazla geçmiş olsa da bu topraklarda “kadın”ın kaderinin hâlâ aynı olduğunu ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89649</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30948a84-e1a5-4514-ac41-8fcdb3cadd4e.jpg</image:loc>
            <image:title>İmparatorluğu Yıkan Örgüt - Nili</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda Aaron Aaronsohn adında bir Siyonist bilim adamı tarafından kurulan NİLİ casusluk örgütü, Filistin’de bağımsız bir Yahudi devleti kurmak amacını güdüyordu. Bunu başarmak için öncelikle yapılması gerekense Filistin’in Osmanlı İmparatorluğu’ndan koparılıp İngiliz işgaline açılmasıydı. Filistin-Suriye Cephesi’ne dağılan NİLİ casusları, Osmanlı ordusunun asker sayısı, bulunduğu cepheler, yer değişiklikleri, lojistik ve cephane durumu, kullandığı yol ve tren hatları konularında birçok gizli bilgiye ulaştılar. Örgütün Filistin sorumlusu Sarah Aaronsohn’un Siyonist fikirlerle efsunladığı kadın casuslar, Türk ve Alman subaylarla kurdukları gönül ilişkileri sayesinde önemli bilgiler sağladılar. NİLİ’nin topladığı bilgiler, düzenli olarak Mısır’daki İngiliz istihbarat üssüne ulaştırıldı. NİLİ, 1917’nin başlarına kadar faaliyetlerini gizli olarak yürütmeyi başardı. Osmanlı istihbaratı, NİLİ’yi deşifre edip çökerttiğinde İngilizler, çoktan Kudüs’ün kapılarına dayanmıştı. İngiliz Orduları Başkomutanı General Allenby, Osmanlı ordusunu bozguna uğrattığı Nablus (Armagedon) Savaşı’nın strateji ve taktiğini NİLİ’nin sağladığı istihbarata göre oluşturdu. Savaş sonunda İngiliz askerî erkânı, kendilerine zaferin anahtarını sunan NİLİ casuslarına her fırsatta şükranlarını sundu. NİLİ’nin gizem dolu hikâyesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun kutsal topraklarda çöküşünün de hikâyesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89650</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ca958492-fe85-4a04-a445-aeb43f2fdb58.jpg</image:loc>
            <image:title>İstanbul Türklüğünün Muhafazası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik olarak ayrıldığı gibi savaş sonrası Türkler, Anadolu ve İstanbul’da varlık tehlikesine düşmüşlerdi. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından kısa süre sonra İstanbul’un fiilen işgali, Türklerin İstanbul’a dair endişelerini arttırmıştı. Bu işgal ile neler hedeflenmişti? Amaç İstanbul’u tamamen Türk idaresinden çıkaracak bir süreci başlatarak Türklerin İstanbul ve Anadolu’daki hâkimiyetine son vermek miydi? Barış antlaşması imzalanana kadar, savaştan yenik çıkmış Osmanlı idaresini kontrol altında tutmak mıydı? İşgalle beraber bu soruların cevaplarını arayan Türk kamuoyunda, İstanbul’a ve İstanbul’da yaşayan Müslüman/Türk ahalinin geleceğine dair ciddi endişeler bulunmaktaydı. Müttefik devletlerin kısa süre içinde ateşkes şartlarına aykırı uygulamaları, imzalanacak barış antlaşmasında da Türkler lehine bir sonuç çıkmayacağını göstermişti. Nitekim İtilaf Devletleri&apos;nin tasarladıkları barış metni, Sevr Antlaşması olarak masaya getirilecekti. Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yürütülen Millî Mücadele’nin askerî başarıları, bu antlaşmayı hükümsüz kılmıştı. Mütareke süresince Millî Mücadele yanlısı Türk basını, İstanbul’un Türk ve İslam kimliğinin vurgulandığı ve Türk idaresinin devamının sağlanmasına yönelik taleplerin dile getirildiği yayınlar yapmıştı. Dönemin ifadesiyle “İstanbul Türklüğü’nün muhafazası” olarak ifade edilen bu talepler, farklı sebeplerle İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar belli dönemlerde gündeme gelmeye devam etmişti. Bu çalışmada, Mondros Mütarekesi’nden İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı yıllara kadar Türk kamuoyunun İstanbul’a dair endişe ve talepleri incelenmektedir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89651</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2083e0cf-df6c-4535-990b-53f6ab9ca676.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklularda Vergiler</image:title>
            <image:caption>Devletlerin yapacakları icraatlar için gelire ihtiyaçları vardır. Bu gelir kaynaklarından biri de &apos;vergiler&apos;dir. Nitekim Büyük Selçuklu Devleti ve kolları (Irak, Suriye, Kirman ve Anadolu) kurulduktan sonra gerekli işlemleri yapabilmek için kendilerine tabi olan halktan vergi toplamışlardır. Bu eserde; Selçuklu döneminin ilgili kaynaklarından faydalanılarak zikri geçen vergiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Büyük Selçuklu Devleti sultanları vergi toplayan görevlilerden halka iyi davranılmasını istemektedirler. Ayrıca olağanüstü vergileri toplamak zorunlu bir durum olursa halk arasında zengin ve fakir ayırımı yapılmayacaktı. 
Türkiye Selçukluları dönemini ise belki de ikiye ayırmak gerekecektir. Kösedağ Savaşı&apos;ndaki (1243) Moğollar karşısındaki mağlubiyete kadar bağımsız elde edilen vergiler, bu tarihten sonra Moğollara ödenmeye başlamış, Anadolu&apos;da zorla ve zalimce alınan vergiler halkın şikayetlerine sebep olmuştur. Özellikle Anadolu&apos;ya vergi toplamaya gelen İlhanlı görevliler bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadıklarından aşırı taleplerinden dolayı halk göç etmek zorunda dahi kalmıştı. Türkiye Selçukluları zamanında refah içinde yaşayan Anadolu halkı İlhanlılar zamanında ortaya çıkan yeni yeni vergilerle iktisadi bakımdan çökmüş bir durumdaydı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89652</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f8ded4e1-f346-4c25-95e2-60bec02937fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Dijital Çağda Gazeteciliğin Krizi ve Finansmanı</image:title>
            <image:caption>İyi ve kaliteli gazetecilik; doğru, hızlı, çok yönlü, derinlikli ve bol haber, vazgeçilmez bir kamusal ihtiyaç. Bu ihtiyacın karşılanması için ise bağımsız ve ekonomik olarak güçlü olan, yani yeterince ve sürdürülebilir bir şekilde para kazanan gazetelerin varlığı olmazsa olmaz bir önem taşıyor. Ancak gazetecilik sektöründe, sadece Türkiye’de değil dünyanın hemen her yerinde, işler bir süredir hiç de iyi gitmiyor. Sektör 2008 yılından bu yana her yıl küçülüyor, gazeteler düzenli olarak gelir kaybediyor ve görünen o ki, bir süre daha kaybetmeye devam edecek. 

Bu kitap çalışması, gazetecilik sektöründeki söz konusu gelir kaybının sırasıyla nedenlerini, sonuçlarını ve bu durumdan çıkışın koşullarını ele alıp tartışıyor. 
Demokrasinin en temel araçlarından birisi olan gazetecilerin içinde bulunduğu derin kurumsal krizi aşmak her zaman olduğundan daha önemli. Bu krizin ne olduğunu anlayıp onunla yüzleşmeden çözüm yolları da bulunamıyor. Bu kitap okuru hem bu krizle yüzleşmeye hem de bu krizi aşmak için yolların var olduğuna inanmaya davet ediyor. Çünkü gazetecilik, sadece gazetecileri değil, bütün toplumu ilgilendiren bir meslek ve gazeteciliğin içinde bulunduğu kriz ancak toplumsal işbirliği ile aşılabilir. Bunun için ise gazetelerin yıllardır gelir elde etmek için dayandığı reklamlardan artık umudunu kesmesi gerekiyor. Zira Google, Facebook ve bunlara benzer dijital platformlar gazetelerin eskiden elde ettikleri kadar büyük reklam geliri elde etmesini önemli ölçüde sınırlamaya başladı. Yazar kitapta bunun nedenlerini uzun uzun tartışıyor ve okuru ikna ediyor. Burada toplumsal işbirliğinin önemi devreye giriyor. Yazar kitabın sonunda dünyadaki başarılı ve ilham verici deneyimlerden örnekler vererek, gazetelerin okurlarından gelir elde etmesinin, ödeme duvarı ve gönüllü okur desteği gibi yollarını ve başarılı olmasının koşullarını tartışıyor. 

Gazeteciliğin içinde bulunduğu kriz, aynı zamanda özgün, düzgün ve kamu yararını gözeten bir gazeteciliğin imkânlarının yaratılması için bir fırsata çevrilebilir. Kitabı okuyunca bunun ne kadar mümkün olduğuna bir kez daha ikna olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89653</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd41f10d-b334-4d60-9735-250b223f5f24.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyan Gazi Kemal</image:title>
            <image:caption>Biz, istiklalimizi emin bulundurabilmek için heyet-i umumiyemizce (hepimiz), heyet-i milliyemizce (tüm ulus olarak) bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı heyet-i milliyece (bütün ulusca) mücahedeyi (savaşmayı) caiz (gerekli) gören bir mesleği takip eden insanlarız… 
Mustafa Kemal ATATÜRK 

Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşı’na ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e inançla bağlıyız. İlerici düşüncemizin odağına “Kemalist” düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız. 
Uğur MUMCU</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89655</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc250ec1-8cd5-4efd-bd30-829a83cfe0c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazetecilik</image:title>
            <image:caption>“…Uğur Mumcu daha ilk yazılarında, ince mizahı ve yazma tutkusuyla kendisini kabul ettirdi… Bir başına bir adam… 
Bence başarıya mahkûmdu. Kuşağının, aydının, demokrasinin sesi oldu çünkü. “Türkçenin kara cümlesini” yakalamıştı. Büyük kamu hukuku birikimini, güncel olayın, siyasetin, kavganın içinde kullanmayı bildi… Her zaman açık yürekli oldu; cesur davrandı, risklerden korkmadı. Ve elbette en önemli nitelik, eli gerçekten kalem tutuyordu. … Sadede bir yazar, yalnızca bir gazeteci olarak kalmadı; bir düşünür, bir özgürlük savaşçısı, bir siyaset ve hukuk adamı olarak da belirdi… 68’lerin açık alnı… 

Günlük yazı, kişiyi ister istemez yenilemelere götürür. Uğur Mumcu, yinelemeye en güzel işlevi kazandırdı: Düşünsel mine’leme… 
Okunaklı, orta boy, dev adam…” (Cemal Süreya, “99 Yüz”, s. 353-354)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89656</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c802e9d5-cfa6-4f33-9bda-87b90cdaff57.jpg</image:loc>
            <image:title>Güçlü İletişimin Sırları Diksiyon Beden Dili ve Hitabet</image:title>
            <image:caption>1863’te Amerika’da iç savaşın çıktığı yıllarda halkın çıkardığı isyanı bastırmak için vali Edward Everett’in yapmış olduğu iki saatlik konuşma halkta herhangi bir etki yaratmazken hemen arkasından konuşan Abraham Lincoln iki dakikayı bile bulmayan sadece 227 kelimeden oluşan ölümsüz konuşmasıyla hem isyanı bastırır hem de Amerikan tarihine adını yazdırır. Lincoln’un bu konuşması valinin iki saatlik konuşmasının bir özeti olmakla birlikte az kelimeyle çok şeyin anlatılabileceğinin ve hitabetin nasıl etkili bir sanat olduğunun önemini anlatan en güzel örneklerden biridir. 
  TRT Spikeri ve Öğretim Görevlisi Mehmet Çelikyay, bu kitabında hitabet, diksiyon ve beden dilini doğru kullanmanın insanlar üzerindeki mucizevi etkisini gözler önüne seriyor. İş hayatından özel hayatımıza kadar her alanda kullanabileceğimiz bu güçlü iletişimin sırlarına ulaşmak için bize bir kapı aralıyor. Hem de kolay ve pratik çalışmalarla kendi kendimize girebileceğimiz bir kapı. Buyrun, hep birlikte iletişim sırlarını keşfetmeye...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89657</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52e84d38-6632-40a8-8b88-c79cc18d8de0.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhsal Zeka</image:title>
            <image:caption>Hayatımızı şans, kaza, tesadüf perdesinde gizlenerek yönlendiren ilahi elin hikmetlerini açıklıyor Ruhsal Zekâ… Kâinatın ve hayatın metafiziğine sıra dışı bir bakış açısı kazandırıyor.
İnanma gücümüzün ve niyetimizin niteliği işlerimizin sonuçlarını nasıl değiştiriyor? Duygular ve ısrar maneviyatı nasıl derinleştiriyor? Kanaat hissinin başardığı işi hırs neden bozuyor? Ne tür ruhani tür ruhani etkileşim kanallarına sahibiz? Yüce Yaradan’ın uyarılarını nasıl algılayıp toparlanabiliriz?
Anne şefkatine içgüdü, nasiplere şans, belalara kaza demek ve hayatımızı doğa yasalarının yönettiğini zannetmek büyük yanılgı... Tesadüf yoktur ve kimsenin ayağına hikmetsiz diken batmaz. Her yaptığımızla ve düşündüğümüzle, ilahi gözetim altında sürekli sınanıyoruz. Kalplerimizde gizli niyete, kanaate, inanca, sabra ve samimiyete göre hayatımızı yönlendiriyor Yüce Yaradan. Layığına göre, dilediği ocağı söndürüyor; dilediğini de küllerinden diriltiyor. İlahi müdahale gelince, hayatımız ansızın yön değiştiriyor.
Okuyucular şöyle yazdı: “Hiçbir kitabı bu kadar meraklanarak okuduğumu hatırlamıyorum.” “Başarı yolcularının aklına kıvılcımdan öte bir ateş bırakıyor.” “İnsanı öyle anlatıyorsunuz ki kendime hayran kaldım.” “Bir kitaba böylesine bağlanacağımı düşünemezdim.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89658</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/133c66ed-1820-43f7-b08e-db9c2d513ba3.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Yöneticiliğinden Entelektüel Liderliğe</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta yöneticilerin yaşadığı önemli yönetsel deneyimlerden hareketle, yöneticilere ve yönetici adaylarına örnek olay yöntemiyle deneyimler kazandırılması amaçlanmaktadır. Böylece yöneticiler ileride karşılaşacakları yönetsel sorunlarla daha iyi mücadele edebilme yeterliliği kazanacaklardır. Bölümlerin tümünde yönetsel deneyimler ile kuramsal bilgi bütünleştirilerek, okul yönetimi alanında hem akademik çalışma yapanlara hem de uygulamanın içinde olan ve olacaklara önemli katkılar sağlanması hedeflenmiştir. Her bir bölümde konuyla ilgili kuramsal dayanaklardan hareketle var olan durum yordanmakta ve diğer bölümlerle bütünlük sağlanmaktadır. Bu çalışma, okul yönetimi ile ilgili akademik çalışma yapanlara ve uygulamanın içinde olanlara kaynak oluşturacak bir kitaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89659</loc>
        <lastmod>2026-09-06T00:43:49+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c398510-8c3b-4442-95f4-a9d2b48909be.jpg</image:loc>
            <image:title>Bence Sevmek Güzel</image:title>
            <image:caption>Aradığım değil, bulduğum Sen,
Esaretim değil, cesaretim Sen,
İstanbul&apos;dan ziyade, İstanbul&apos;u özlediğim Sen,
Sen İstanbul, İstanbul Sen...
 
Bütün cesaretimle korktuğum Sen,
Avazımın çıktığı kadar sustuğum Sen,
Giden Sen, dönmemi bekleyen Sen,
Sen İstanbul, İstanbul Sen...</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>