﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><urlset xmlns="http://www.sitemaps.org/schemas/sitemap/0.9"
      xmlns:image="http://www.google.com/schemas/sitemap-image/1.1">     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88975</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb5f1aac-a153-45cc-a076-c7e8df3c28e8.jpg</image:loc>
            <image:title>Bizim Evde</image:title>
            <image:caption>Evimize hoş geldin! 
Bizim evde, ben varım, ailem var, köpek var. Ve bazen daha çok aile ve arkadaşlar da gelir. Tek bir çatı altında, göbekler, burunlar, dişler, tırnaklar, eller ve çok daha fazlası! Sayılması gereken çok şey var. Haydi, içeri gel ve bize katıl. Bakalım hepsini sayabilecek misin?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88976</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/047fdb5d-4c08-41fa-966e-6c1a37f859fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Bitmeyen Sömürü 28 Şubat Yalanlar-Gerçekler-Belgeler</image:title>
            <image:caption>Her 28 Şubat geldiğinde tartışılıyor, üzerine çok şey söyleniyor.  Fakat bu söylenenlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış. 
Yazarımız Alican Türk, tamamıyla belgelere sadık kalarak, 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu kararları öncesi siyasi ortamı, 
28 Şubat günü yaşananları ve 28 Şubat sonrasını detaylarıyla ele alıyor, birçok gerçek olarak sunulanın ve söylenenin doğru olmadığını ve bir grup siyasi tarafından istismar konusu olarak kullanıldığını titizlikle ispatlıyor. 
28 Şubat kararları ile ilgili aklınıza gelen her türlü soruya bu kitap ile cevap bulacaksınız. Hiç bir şüphe kalmayacak. 
Kitap içerisinde; 
 Türkiye’de mevcut cumhuriyet rejimini yıkarak yerine dinî hukuka dayalı bir devlet kurma çabaları (irtica) var mıydı, bunlar gerçek bir tehdit miydi, yoksa askerlerin “toplum mühendisliği” adına uydurduğu “hayalî” bir düşman mıydı? 
28 Şubat gerçekten bir askerî darbe miydi? 
Batı Çalışma Grubu (BÇG) bir “cunta yapılanması” mıydı? Bunlar kimdi ve ne iş yaparlardı? 
Aczmendiler, Fadime Şahin - Ali Kalkancı olayları askerlerin bir “tezgâhı” mıydı? 
 28 Şubat’ta MGK’da ne oldu? Kararlar Erbakan’a zorla mı imzalatıldı? 
 Erbakan Bakanlar Kurulu’nda MGK Kararları hakkında ne dedi? 
 Kamuda ya da üniversitelerde türban yasağı 28 Şubat’ta mı getirildi? 
 28 Şubat’ta TSK’dan kaç personel ihraç edildi?  Bunlar “dindar” oldukları için mi TSK’dan atıldılar? 
 28 Şubat’ta imam hatipler ve Kur’an kursları kapatıldı mı? 
 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim Yasası askerlerin zorlamasıyla mı çıkarıldı? 
 O süreçte bir kısım milletvekilinin partilerinden istifa nedeni asker korkusu muydu? 
 Sincan’da tanklar neden yürüdü? Erbakan tanklar nedeniyle mi istifa etti? Genelkurmay’da CB Demirel’e ve ayrıca yargı ve medya mensuplarına verilen brifinglerde askerler neler söyledi? Silah kullanmaktan söz ettiler mi? 
 Çevik BİR ABD’ye darbe icazeti almaya mı gitmişti? “Balans ayarı” sözü nereden çıkmıştır? 
 İflas eden bankaların içini askerler mi boşaltmıştır? 
 28 Şubat’ta FE TÖ korunup kollanmış mıdır? 
 Refah Partisi askerlerin baskısıyla mı kapatılmıştır? 
 AKP’nin doğuşu ile 28 Şubat arasında bir ilişki var mıdır? 
 28 Şubat Davası’nda neler oldu? Bu dava ile FE TÖ kumpası diğer davalar arasındaki benzerlikler nelerdir? 
Ve daha onlarca soru... 
 İDDİA EDİYORUZ: Bu ve benzeri daha pek çok soruya İLK KEZ bu kitapta verilen yanıtlarla bütün EZBERLERİNİZ BOZULACAK! 
 Okurken şaşıracak ve “puzzle”ın bütün parçalarını bir araya getirerek büyük resmi - Türkiye’nin bugününü - göreceksiniz. 
 Bu kitaptan herkesin, ama özellikle de o günleri bilmeyen “Z kuşağı”nın öğreneceği çok şey var. 
İyi Okumalar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88977</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07104289-589c-4e76-b0f1-19db7a1d5a85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunulmazlar</image:title>
            <image:caption>Melody ve Liam, arkalarında bıraktıkları kan gölünden 
Chicago’nun en güçlü ailesi olarak çıkarlar 
ve şimdiki hedefleri Amerika’yı ele geçirmektir. 
Ancak Melody’nin hayatını alt üst edecek bir sır, 
saklandığı yerden açığa çıkmak üzeredir. 
Liam, bu sırrı karısından gizleyerek çözmeye çalışacak 
ancak kısa sürede, âşık olduğu kadının aynı zamanda 
en yakın suç ortağı olduğunu hatırlayacaktır. 
Melody ve Liam, güçlü arzularıyla yarattıkları, 
dünyanın her köşesine yayılmış bir imparatorluğu 
ve ailelerini, onları ayırmaya gelen düşmanlarından 
korumayı başarabilecekler mi? 
 
“Acımasızlar, gördüğüm herkese 
tavsiye ettiğim bir seri!” 
-Giselle, HopelessBookLover 
“Daha çok tehlike, daha çok şaşırtmaca ve 
daha çok cinayet! Başka isteğiniz?” 
-Angela, Angela ReadsBooks 
“Müthiş heyecanlı bir hikâye. Dâhice geliştirilmiş karakterler. Kışkırtıcı ve dokunulmaz bir ikili.” 
-Astrid, BooksandNooks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88978</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/56776832-17b9-4ace-ac2f-b854cc27b76c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türklerin Tarihi</image:title>
            <image:caption>Türklerin Tarihi: Başlangıçtan 20. Yüzyılın İlk Yarısına Kadar kitabı, alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınmış bir çalışmadır. 
Kitapta, Türk tarihinin devamlılığını, aynı anda farklı coğrafyalarda cereyan eden tarihimizin bir bütün olduğunu göstermek hedeflenmiştir. Türk tarihinin seyri ve Türk varlığı, milli bir bakış açısıyla ele alınmış, Türk tarihinde yaygınlaşan yanlış bilgilerin düzeltilmesi amaçlanmıştır. 
Başlangıçtan 20. yüzyılın ilk yarısına kadarki Türk tarihini anlatan bu kitap, Türk tarihine ilgi duyan herkesin faydalanabileceği önemli bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88979</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a4acf50-9d38-41ab-833c-c6c73c087c85.jpg</image:loc>
            <image:title>Dokunulmazlar (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Melody ve Liam, arkalarında bıraktıkları kan gölünden 
Chicago’nun en güçlü ailesi olarak çıkarlar 
ve şimdiki hedefleri Amerika’yı ele geçirmektir. 
Ancak Melody’nin hayatını alt üst edecek bir sır, 
saklandığı yerden açığa çıkmak üzeredir. 
Liam, bu sırrı karısından gizleyerek çözmeye çalışacak 
ancak kısa sürede, âşık olduğu kadının aynı zamanda 
en yakın suç ortağı olduğunu hatırlayacaktır. 
Melody ve Liam, güçlü arzularıyla yarattıkları, 
dünyanın her köşesine yayılmış bir imparatorluğu 
ve ailelerini, onları ayırmaya gelen düşmanlarından 
korumayı başarabilecekler mi? 
 
“Acımasızlar, gördüğüm herkese 
tavsiye ettiğim bir seri!” 
-Giselle, HopelessBookLover 
“Daha çok tehlike, daha çok şaşırtmaca ve 
daha çok cinayet! Başka isteğiniz?” 
-Angela, Angela ReadsBooks 
“Müthiş heyecanlı bir hikâye. Dâhice geliştirilmiş karakterler. Kışkırtıcı ve dokunulmaz bir ikili.” 
-Astrid, BooksandNooks</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88980</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afc29b9b-231b-48a6-911b-c3cd9085619c.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzündeki Parlak Şey</image:title>
            <image:caption>Lili gökyüzündeki parlak şeye baktığı anda, 
Olmadı hiçbir şey eskisi gibi bir daha. 
Yepyeni keşifler tahta kapının ardındaydı, 
Değişim ise kaçınılmazdı. 
 
Kapıldığında kelebek yıldızının ihtişamına bir anlığına, 
Düştü kendi içindeki ışığı bulmak için yollara… 
 
Koyun Lili’nin büyük bir hayranlıkla bakakaldığı parlak yıldız onu büyüleyerek daha önce hiç tecrübe etmediği bir yolculuğa çıkmasını sağlar. Gündüzleri sürüsüyle birlikte edindiği deneyimlerden çok farklıdır bu. Ahırın kapısı kapanmadan önce yuvasına yetişememesi, ilk defa gece vakti dışarıda hem de tek başına kalmasına sebep olur. Lili’ye başta bu durum tedirgin edici gelse de biraz cesaretle çevresine ve bedenine odağını çevirir. Böylelikle daha önce hiç fark etmediği şeylerle karşılaşır. Rüzgar bir başka esiyordur, her gün üzerinde yürüdüğü çalılar bir başka görünüyordur. Gecenin hayvanları da farklıdır. Gecenin sessizliğinde atan kalbi ise capcanlıdır. 
 
Gün doğduğunda Lili sürüsündeki dostlarına kavuşur. Onlarla mutlu bir gün geçirir ama yeniden gece olduğunda güvenli alanına dönmek eskisi kadar cazip gelmemektedir. Bu keşif şunu fark ettirmiştir Lili’ye; bir seferde bile bu muazzam karşılaşmaları yaşayabildiğine göre, kim bilir daha neler neler beklemektedir onu bu ışıltılı gecede. Yıldızların büyüsüne kapılan Lili yeni bir parçasını keşfetmiştir artık. 
 
Çocuklara kendi parlak yıldızlarını bulabilmeleri için ışık tutan Cristina Bellemo ve Simona Mulazzani’nin Gökyüzündeki Parlak Şey kitabı Hayriye Selen İyicil’in çevirisi ve Petek Halman Kara’nın önsözüyle herkesi özgün bir yolculuğa davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88981</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de0b33ba-7775-4080-946a-b5624b09b3f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Fesligiller</image:title>
            <image:caption>Bu insanlara Arapçılık adına ihanet edenler kimlerdi? Neden ihanet içindeler?‘Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak çünkü ben sana hiçbir zaman eğlenmenin, gülmenin, üzülmenin yanlış bir şey olduğunu ya da günahkar olduğunu ya da cinselliğin kötü bir şey olduğunu söylemedim!’ ‘Sanılır ki yaşam denilen tekneyi istediğiniz zaman sahile ya da kuytu bir köşeye çekmek için yalnızca dümenine gereksinim duyarsınız. Aldandığınızı, yaşamlarınızı elinizden almaya çalışanları gördükçe anlarsınız ve bu duygularınızın yok olduğuna tanık olursunuz. O zaman anlarsınız, yollarınıza döşenen iyi niyet taşlarının cehennem taşları olduğunu.’ Gizli akıntılara kapıldığınızda karşınıza sizi akıntıdan kurtaracak bir engelin çıkacağını sanırsınız hep. Engel çıktığındaysa ona bakışınız farklı olacaktır. 
‘Eeey Batılılar! Korkmanız gerekiyor. İş gücüne gereksiniminiz var, bu nedenle diğer ülkelere karşı iyi davranmak zorundasınız. Bir gün ülkelerinizin üretim araçlarını eline geçiren başka ülkelerin insanları, sizi ülkenizde göçebe haline getirebilir. Yaşlı nüfussunuz, yaşlanıyorsunuz!’:</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88982</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aeb9d64c-59fd-42eb-9b04-13044d14f311.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Kıta Felsefesi</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, çağdaş felsefeye ve Kıta Avrupa Felsefesine bir giriş niteliğindedir. Çağdaş Kıta Felsefesine yön veren filozofların temel eserleri üzerinden çağımız felsefesini anlama serüvenine bir çağrıdır. Bergson’la başlayacak olan bu serüvende Husserl, Heidegger ve Sartre ilk felsefi uğraklar olacaktır. Ardından Levinas, Arendt, Merleau-Ponty, Simon de Beauvoir’la devam edecek olan Çağdaş Kıta Felsefesinin yolculuğu Deleuze ve Derrida ile son bulacaktır.

Bergson’un zaman felsefesi, Husserl fenomenolojisi, Heidegger’in varlık anlayışı, Sartre’ın diyalektik akıl ve özgürlük felsefesi, Levinas’ın başkalık etiği yanında, bu kitapta, Arendt’in totalitarizm ve kötülük anlayışı, Merleau-Ponty’nin beden ve ten felsefesi, Simon de Beauvoir’nın muğlaklık etiği, Deleuze ve Guattari’nin fark ve tekrar felsefeleri ve son olarak Derrida’nın dekonstrüksiyonu ele alınacaktır.
Bu değerli çalışmayı Zeynep Direk’in kaleminden sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88983</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5921f4c-7f62-496e-b9e0-b60e09c216de.jpg</image:loc>
            <image:title>Başkasının Politikası</image:title>
            <image:caption>“Nasyonal Sosyalizm’den beklediğim şey bütünlüğü içinde yaşamın tinsel bir yenilenmesi, toplumsal antagonizmaların uzlaştırılması ve Batı Dasein’ının komünizmin tehlikelerinden kurtarılmasıydı.”
Martin Heidegger
“Felsefe ise, kendi payına, sahiden de Emperyalizm Çağı’nın evladı olduğunu kanıtladı.”
Ranajit Guha
“Cuma’nın diliyle ilgili pek çok öykü anlatılabilir, ama asıl öyküyü dilsiz Cuma bilir.”
John Maxwell Coetzee
‘Başkalık’ çağdaş felsefeye yön veren isimlerin düşüncesinde kurucu bir unsurdu. Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa kültürünün krizi, başka birçok alanda olduğu gibi felsefede de masaya yatırıldı.
Bu kitabın ana başlıklarına konu olan Husserl, Heidegger ve Levinas, bir yandan Avrupa kültürünün krizine bir çözüm arayışı içine girdiler, diğer yandan da bu çözümü ‘başkalık’la, ‘başkası’yla ilişkilendirdiler.
Avrupa kültürünün kendi yıkımıyla karşı karşıya kalışı, aslında başkalıkla yüzleşme biçiminde saklıydı. Bu bağlamda Onur Kartal, ‘Batı’yı ve özneyi sorunsallaştırarak başkalık meselesini ele almış bu üç büyük düşünürün mesaisini tartışıyor. Husserl’in ‘başkalığın fenomenolojisi’, Heidegger’in ‘başkalığın fundamental ontolojisi’, Levinas’ın ‘başkalık etiği’ eserde ele alınan konulardandır. Bu kitap problemlerin üzerine giden ve çıkış yolları arayan, devrimci anlamda ‘Başkasının Politikası’nı kurmanın olanak ve sınırlılıklarını sorgulayan bir bakışın ürünüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88984</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0aef5f8-a98e-4da3-9da2-66a49c5e4964.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Balon Uçuyor</image:title>
            <image:caption>Yazar Seda Aksoy Evren’in kaleme aldığı bu heyecan dolu öykü gökyüzüne uzanıyor. 
 
Kırmızı balon, diğer tüm balonların aksine gökyüzünün maviliklerinde yükseliyor. Bir çam ağacı ile tanışmasıyla başlayan bu özgürlük serüveni, kayan bir yıldızın 
ardından gitmesiyle devam ediyor. Kırmızı balon, masalsı bir yolculuğun rüzgârında 
sürüklenirken siz de bu balonun peşine takılıp 
maceraya ortak olun! 
 
 “İşte, dileğiniz! Kırmızı bir balon…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88985</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c2f14393-4c5b-4346-94c0-bf93341ca255.jpg</image:loc>
            <image:title>Son İyi Şeyler</image:title>
            <image:caption>garip, direnme yetisini yitiriyor insan, gerçekte direnmek, 
karşı koymak, bir şeyin oluşuna alışır alışmaz bitiyor, biten 
ne çok şey var böyle, sözgelimi, eski sokakların yerinde bütü- 
nüyle ıssız, karanlık geçitler var şimdi, artık alıştığımızdan ola- 
cak, değişikliğin ayırdına bile varamıyoruz, yadırgamıyoruz da. 
bize ait olmaktan çıkıyor zaten eski yapılar, eski sokaklar, ka- 
gir evlerden hiçbiri şimdi yok. bir zamanlar taşlıklarda, kafes 
aklarında, beton avlularda oynayan çocuklar, şimdi geniş bal- 
konlarda oturuyorlar, topaçlı, mileli çocuklar da çoktan tükendi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88986</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c06576b2-e23d-4b9a-8bd9-d599d8433f6b.jpg</image:loc>
            <image:title>Öncü Müslüman Kadınlar</image:title>
            <image:caption>Öncü Müslüman Kadınlar’da 
Osmanlı kadın yazarlarının keşfetmeye ve inşa etmeye çabaladığı Müslüman kadınlar geleneğine tanık oluyoruz. İslamiyet’in başlangıcından 19. yüzyıl sonuna kadarki dönemde yaşamış yönetici, âlim, sanatçı ve edebiyatçı Müslüman kadınların deneyimleri hem birbiriyle karşılaşıyor hem birbirine ekleniyor.  
Fatma Aliye’nin Namdaran-ı Zenan-ı İslamiyan ve Sabiha’sını, 
Emine Semiye’nin Emir Çoban Kızları yahut İki Kadında Aynı Talih, “Taş Hatun” ve “Kıymet-i Nisviyet”ini ve 
Fatma Şadiye’nin Hz. Muhammed’in yakınındaki kadınları anlatan metinlerini bir araya getiren bu derlemede biyografi, tiyatro, novella ve hikâye gibi türler aracılığıyla kadınların tarihi, hafızası ve edebiyatı iç içe geçiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88987</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6fa9aae-8287-4880-837a-bd94c08cfbf5.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölüm Yok Korku Yok</image:title>
            <image:caption>Bu dünyadaki en büyük korkularımızdan biri ölüm korkusudur. Ölüm korkusundan özgürleşmek yaşadığımız her an bizi bilgeliğe bir adım daha yaklaştırır. Elde etmek istediklerimizin, kaçtıklarımızın, dileklerimizin ve acılarımızın her birine yeterince derinlemesine baktığımızda ölüme doğru yaklaştığımızı hissederiz. Bizi ölüme yaklaştıran her saniye, yaşamın farklı bir şey olması gerektiğine inancımızla birleşerek fark etmesek bile ölümü hep göz önünde tutmamızı sağlar. 
Yaşam sadece sonunda ödüllerin olduğu ve tamamlanması gereken acı bir deneyim midir yoksa sonunda cezanın beklediği ama kendisinin de ceza olduğu bir süreç mi? Thich Nhat Hanh, güçlü kıyasları, rehberliği ve hikâyeleri aracılığıyla nasıl yaşadığımıza ve öldüğümüze dair içgörüler sunuyor ve bize korkudan bağımsız bir hayat yaşamanın yolunu gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88988</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a1943eb-073d-4c19-aa1c-2b3d7cf4a32e.jpg</image:loc>
            <image:title>Izdivaçlar, Ittifaklar, Ihtilaflar</image:title>
            <image:caption>İzdivaçlar, İttifaklar ve İhtilaflar, 
1896-1925 arasındaki evlilik edebiyatının izlerini sürüyor ve Osmanlı-Türkiye 
toplumu imparatorluktan ulus devlete geçerken evlilik kurumu etrafında ne türden ittifakların kurulduğunu, nasıl ihtilafların oluştuğunu edebi metinlerle gösteriyor. 
Duygusal ve toplumsal krizlerin üst üste bindiği izdivaçların hikâyeleri okunurken kadın yazarların sunduğu ittifak önerileri, 
direniş taktikleri ve dayanışma biçimleri de tecrübe ediliyor. 
Bu derlemede Raife Binnaz Remziye, Makbule Leman Makes-i Hayal, 
Fatma Şadiye Hikayât-ı Nuşin, 
Ulviye Macit Şermende, Fatma Zeliha Ezhâr-ı Hayal, Fahrünnisa Fahrettin Talihsiz Bir Kadının Sergüzeşti, 
Gülsüm Niyazi Son Basamak, Fatma Aliye Uluvv-i Cenab bir araya geliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88989</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c61560f6-9cd5-4650-bb77-0ac93ef38655.jpg</image:loc>
            <image:title>Atsronot Dıgıdık</image:title>
            <image:caption>O bir at! Belki adını da bilirsiniz: DIGIDIK 
Tüm çayırlar onundur: Koşar koşar koşar… 
Nallarından çıkan müzik ne güzeldir: Şıpı’dık şıpı’dık… 
Öyle hızlı ki! Görenler der: “Bu at sanki koşmaz da uçar!” 
Dıgıdık’ın gözü hep yükseklerde: 
Uçmak, kuşlar gibi gökyüzünde süzülmek tek hayali! 
Hatta daha yükseğe çıkabilir, belki uzaya bile gidebilir bir gün… 
Neden ATsronot olamasın ki? Değil mi mümkün? 
ATsronot Dıgıdık, hayallerin eğlenceli güzelliğine ve en önemlisi de karşılıksız sevginin kocamanlığına dair uçuk kaçık bir öykü…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88990</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/879c4f60-6ca1-4263-b012-ee6779e8d9bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Çağda Müslüman Nazarıyla - Varoluş Ve Ölüm</image:title>
            <image:caption>Modern Çağda Müslüman Nazarıyla Varoluş Ve Ölüm</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88992</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27aa440d-c706-49b6-b4e6-d93b4e166efb.jpg</image:loc>
            <image:title>Erotologya?</image:title>
            <image:caption>&quot;... Hulki Aktunç&apos;un Erotologya&apos;sı cinsellik ülkesinde alabildiğine sörf yapacağınız, edebiyat lezzetine cinsel baharatı katan denemelerden oluşuyor. Cinsellik üzerine aklınıza gelen, bilinçaltından bilince çıkmaması için helak edici çaba gösterdiiğiniz konularda tatlı tatlı bilgi veriyor. Üstelik zor bir işe girişmiş: Ortadoğu&apos;nun eroto-logyasını yazmaya. Kimdir bu Ortadoğululu erotoman? Başta yazarın kendisini, sonra bu coğrafyada yaşayan hepimiz. 1001 Gece Masalları&apos;nı okudunuz mu? Tam çevirisi çıktı. Evliya Çelebi&apos;nin Seyahatname&apos;sini sever misiniz? İkisine de evet dediyseniz, onların yanına üçüncü birkitap daha geldi: Erotologya. (...) Hatırlatmalarda, geriye dönüşlerle, tarihin tanıklığına başvurularıyla mahremiyetimizin gizli hazinesi bu kitap...&quot; Doğan Hızlan Yeni baskıya eklenen iki yazıyla &quot;lmahremiyetimizin gizli hazinesi&quot; biraz daha zenginleşiyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88993</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eea54e2e-4b2b-4426-abcc-decaeb458fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafkaesk Anorexia</image:title>
            <image:caption>Kafka çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Sarı, ünlü yazarın az bilinen bir yönüne ışık tutuyor: Kafka’nın vejetaryenliği, yeme-içme alışkanlıkları ve bunların eserlerine yansımalarını, titiz bir çalışmayla inceliyor. Kafka’nın pek bilinmeyen bu yönü, yazdıklarını yorumlamakta size bambaşka pencereler açacaktır.
“Kafkaesk Anorexia” sadece beden ve başın, ruhla bedenin birbirinden kopukluğunu dillendirmez, bir varlık alanına açılarak organsız beden oluşluğu da dillendirir. Somut etten soyut alana açılmayı bir ödev sayar. Derisi, kılları, gözenekleri olan; terleyen, kanlı canlı etten olan, kanlı canlı bir et parçasında şekil bulan ve bu canlının zihninde yurt edinen, yuva kuran ancak onun zihninde gelişme ve serpilme olanağına sahip epistemenin, bilginin, bilmenin de bir anorexik kazısını amaçlar.
Ahmet Sarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88994</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c0a324-b9bc-4448-906e-8ecad935e65b.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikanaliz ve Telepati</image:title>
            <image:caption>Freud, Eylül 1921’de psikanaliz ve telepati konusunda bir inceleme kaleme almıştı. 1920’lerin ortasında kaybolan bu elyazması ancak Freud’un ölümünden sonra bulundu ve 1941’de redaksiyonu yapılmış biçimiyle yayınlandı. Freud, ilerleyen yıllarda da, başta telepati olmak üzere okültizm üzerinde düşünmüş, birkaç makale hazırlamıştı. Psikanaliz ve Telepati, bu makaleleri bir araya getirmektedir. Freud bu makalelerde, bilim insanı kimliğine uygun biçimde, okültizme tarafsızca bakmakta ve psikanalizle bağdaşır olup olmadığını incelemektedir.
Psikanaliz ve Telepati’yi Leyla Uslu’nun Türkçesiyle okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88995</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/737c14f8-e8c8-4dda-bd7b-ab9570f2d45f.jpg</image:loc>
            <image:title>Sorularla Kalite</image:title>
            <image:caption>ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi (KYS), her tür yönetim sisteminin ve yönetim modelinin temelini oluşturur. Kuruluşun uzun dönem performansı, bu temelin doğru atılıp atılmadığına doğrudan bağlıdır. 
Bu kitap; kuruluşlarda ISO 9001:2015 KYS’yi kuracak, güncelleyecek, uygulayacak ve/veya geliştirecek olan profesyonellere, danışmanlara, yöneticilere, mühendislere, teknisyenlere ve çalışanlara aşağıdaki yetkinlikleri kazandırmayı amaçlar; 
KYS’nin kavramlarını, tanımlarını ve prensiplerini doğru kavramak, 
KYS’nin şartlarını doğru anlamak ve doğru yorumlamak, 
KYS’nin tasarımı, kurulması, uygulanması, tetkik edilmesi ve iyileştirilmesi faaliyetlerinde yer almak. 
 
Bu kitapta verilen bilgiler; yazarın KYS hakkındaki 30 yılı aşan tecrübesi ışığında ilgili standartların (kaynakçada belirtilmiştir) yorumlanması ile derlenmiştir. Kimi yerde standartların özetlenmesi ile asıl amaç öne çıkartılmış, kimi yerde yorumlanarak zenginleştirilmiş, kimi yerde de olduğu gibi verilmiştir. 
 
ISO 9001 KYS’yi öğrenmeye yeni başlayacak okuyuculara bu kitaba başlamadan önce konu ile ilgili ön bilgi edinmeleri tavsiye edilir. Bu ön bilgi, doğru seçilmiş bir eğitmenden alınacak bir seminer veya online eğitim olabilir. 
 
Ayrıca bu kitapta verilen alıştırmalar ve testler ile okuyucuların KYS’yi yorumlama becerilerini artırmaları amaçlanmıştır. Bu kitapta yer alan alıştırmaların ve testlerin hazırlanma nedenleri aşağıda belirtilmiştir; 
 
ISO 9001 KYS’ni öğrenmeye yeni başlayacak okuyuculara bu kitaba başlamadan önce konu ile ilgili ön bilgi edinmeleri önerilir. Bu ön bilgi, doğru seçilmiş bir eğitmenden alınacak bir seminer veya online eğitim olabilir. 
 
Ayrıca bu kitapta verilen alıştırmalar ve testler ile okuyucuların KYS’ni yorumlama becerilerini artırmaları amaçlanmıştır. Bu nedenle bu kitapta yer alan alıştırmalar ve testlerin hazırlanma nedeni aşağıdaki gibidir; 
 
Ön Test 
Kitabın başında yer alan ve 20 sorudan oluşan bu test ile ISO 9001 KYS hakkındaki ön algınızı test edeceksiniz. 
Not: Tüm okuyucular için önerilir. 
 
Alıştırmalar Bu kitabın B, C, D, ve E bölümlerinde yer alan ve toplam 100 sorudan oluşan (her biri 10 sorudan oluşan 10 farklı soru seti) alıştırmalar ile ISO 9001 KYS’nin ilgili bölümü hakkındaki bilginizi test edeceksiniz. 
Not: Tüm okuyucular için önerilir. 
 
Birinci aşama testler 
“I-1” bölümde verilen ve her biri 25 sorudan oluşan 5 test ile ISO 9001 KYS hakkındaki genel bilginizi test edeceksiniz. 
Not: Birinci aşama testler, kuruluşlarında ISO 9001 KYS’yi uygulayacak çalışanlar (üst yönetim, orta kademe yönetim veya çalışanlar) için önerilir. 
 
İkinci aşama testler “I-2” bölümde verilen ve her biri 25 sorudan oluşan 5 test ile ISO 9001 KYS hakkındaki detay bilginizi test edeceksiniz. 
Not: İkinci aşama testler, kuruluşlarda ISO 9001 KYS’yi oluşturacak, dokümante edecek, tetkik edecek ve/veya iyileştirecek kalite profesyonelleri ve danışmanlar için önerilir. 
 
Ekler Bu kitabın “J” bölümünde ekler verilmiştir. Bu ekler KYS içerisinde kullanılan çeşitli formlar, tablolar, prosedürler ve planlardan oluşmaktadır. Bu eklerin ilki hayali bir kuruluş olan XYZ A.Ş.’yi anlatmaktadır. Bu hayali kuruluş doğru şekilde algılanır ise diğer eklerin de algılanması daha kolay olacaktır. 
Yararlı olması dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88996</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/db859317-c15a-4d8f-a71f-4eee774613ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Günlük de Neyin Nesi?</image:title>
            <image:caption>İşte yine sizinle “tamamlanacak” bir kitap!

Üretken yazar Mavisel Yener, çocukların okuma ve yazma becerilerini geliştirmelerine katkı sunmak amacıyla hazırladığı Günlük de Neyin Nesi? kitabında, farklı yazın türlerine dair değerli bilgiler aktarıyor; kendi anıları ve eğlenceli etkinlikler eşliğinde, kazanım odaklı bir yol haritası çiziyor.
 
Günlük çeşitlerinden tarihte bilinen ilk günlüklere uzanarak türün yapı taşları hakkında kapsamlı bir bakış sunan bu kılavuz eser; anı yazısı ve otobiyografi türlerine de eğiliyor, aralarındaki farklılıkları örneklerle açıklıyor.
 
Tasarladığı etkinlik seçkisiyle çocukların yaratıcılıklarını artırmalarına ve öğrendiklerini pekiştirmelerine fırsat tanıyan Yener; kendi el yazısıyla sunulan “Kitap Günlüğüm” sayfalarında ise, Günlük de Neyin Nesi?&apos;nin yayına hazırlık serüvenine yönelik renkli paylaşımlarda bulunuyor.
 
Sahi, neden günlük tutarız? Yaşadıklarımızı kayıt altına almak, anılarımızı yazmak kime ne fayda sağlar? Peki ya tarihe iz bırakmış kişilerin günlüklerini okumak, onlardan esin almak?

Hayat uzun bir yolculuksa eğer, bize de türlü anılar biriktirip kişisel tarihimizi belgelemek kalıyor. Gelin kalemi elimize alalım, deneyimlerimizi ileride hatırlamak ve onlardan farklı çıkarımlar elde etmek için geleceğe taşıyalım!

Günlük de Neyin Nesi? okura ne vadediyor?
Günlüğün nasıl tutulduğundan günlük çeşitlerine; günlük fikirlerinden kişi ve mesleklere göre günlüklere uzanarak türü bir bütün olarak ele alıyor.
Bilinen ilk günlüklerden Türk edebiyatındaki günlük örneklerine yer vererek okuruna farklı dünyaların kapılarını aralıyor.
Bir yazarın günlüğü izleğinde, adım adım bir kitabın ortaya çıkış serüvenine tanıklık ettiriyor.
Günlük, anı ve otobiyografi arasındaki farkları örnekler eşliğinde açıklığa kavuşturuyor.
Okuru kitabın tamamlayıcı bir parçası kılarak, etkileşimli bir okuma ve öğrenme deneyimi sunuyor.
O hâlde sıra artık okurun! İşe, yaşamınızdaki olumlu gelişmeleri belgelemek üzere bir teşekkür günlüğü oluşturmaktan ya da ufkunuzu genişletmek için, Atatürk&apos;ün günlüğünden çok özel bir sayfa okumaktan başlamaya ne dersiniz?

Unutmayın, günlük yazmak kişisel bir yolculuktur...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88997</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e45cb430-ace8-4c07-bd2f-e94ba70e8982.jpg</image:loc>
            <image:title>Rubailer - Ömer Hayyam</image:title>
            <image:caption>Ömer Hayyam… 
Herkes onun bir başka yanını seviyor. 
Şair, sufi, aşk adamı, gözünü yıldızlara dikmiş bir büyük meraklı…  
Ancak onu bir kalıba sokmak için yarışanların ortak görüşü, o bir söz ustası, bir büyük şair… 
Rubai sanki onunla başlar. 
Akıl, hikmet, aşk, sarhoşluk yeniden anlam bulur. 
Zehir gibi aklı, ok gibi delici dili ile birleşip söylediği şiirler, yüzyılların ötesinden ve hiç ara vermeksizin insanlığa seslenmeye, ışık olmaya devam ediyor. 
Hayatın gerçekliğini, nereden gelip nereye gittiğimizi ve ne olup ne olmamamız gerektiğini sorgulayan her insanın karşısına çıkar onun Rubaileri… 
Hayatın geçiciliği, ölümün hakikati, yaşanan ânın kıymeti ise onun temel felsefesidir. 
Ömer Hayyam.. 
 Asaf Hâlet Çelebi’nin eliyle yeniden yorumlanıyor. Rubaileri yüzyıllar öncesinden ruhları ışıtıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88998</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6554263a-73c3-41d2-b217-0cbdbc5b4bcd.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklar İçin Bach</image:title>
            <image:caption>Türk okurlarının ilk kez tanışacağı Avustralyalı Helen Garner (1942) edebiyatın, roman, kısa öykü, senaryo, deneme gibi çeşitli türlerinde ve edebiyat dışı alanda ürün vermiş verimli bir yazar. 2006’da Melbourne Edebiyat Ödülü’ne, 2016’da Windham-Campbell Ödülü’ne, 2017’de ise denemeleriyle Indie kitap ödülüne layık görülmüştür. Avustralyalı eleştirmen ve akademisyen Don Anderson, romanı, içlerinde Hemingway’in Güneş de Doğar ve Fitzgerald’ın Muhteşem Gatsby gibi yapıtlarının da olduğu “İngiliz dilinin mükemmel dört kısa romanıyla” aynı sıraya yerleştirmiştir.  

Garner’ın ikinci romanı olan ve ilk kez 1984’te yayımlanan Çocuklar İçin Bach, Melbourne’ün bir banliyösünde iki oğullarıyla yaşayan genç bir çifte odaklanıyor. Dexter ve Athena birbirini seven, biri ağır otizmli olan oğullarının bakımını üstlenmiş, kendi kendilerine yeten bir çifttir. İstikrarla sürdürdükleri bu düzen, uzun yıllar sonra bir gün Dexter’ın üniversiteden arkadaşı Elizabeth’in hayatlarına girmesiyle sarsılır. Elizabeth yanında, müzisyen sevgilisini, annelerinin ölümünden sonra yalnız kalan kız kardeşini ve sevgilisinin kızını da getirmiştir. Fox çiftinin sakin, huzurlu ve yalın hayatı bu insanları yavaşça içine çeker. (“Arka kapı hep açıktır”) Oysa Elizabeth’in Rock müzik, evlilik dışı ilişkilerle dolu, dağınık ve rastgele bu dünyası Fox çifti için tekinsiz olduğu kadar tehditkârdır da… Aileyi dış dünyadan koruyan kabuk yer yer kırılmaya, çatlamaya başlar. 

Adını, Harold Davies’in Çocuklar İçin Bach adlı, Athena’nın piyanosunun üstünden eksik etmediği nota derlemesinden alan romanda müzik şüphesiz başlıca laytmotif. Otizmli Billy dahil herkesin müzikle kendince, kendi kişiliğini yansıtan “kusurlu” bir ilişkisi var. Dexter bağıra çağıra opera aryaları söylüyor ve böylece dışavurumcu, ilgi bekleyen karakterini açığa vuruyor, Athena arada sırada “yüzüne ateş basmasına” rağmen sessiz sessiz piyano çalmayı öğreniyor, Elisabeth’in sevgilisi hovarda bir rock müzisyeni ve Billy sadece müziğe tepki veriyor.  

1999’da verdiği bir röportajda yazmanın “patchwork bir örtüyü dikişsizmiş gibi göstermek” olduğunu söyleyen Garner’ın, yetmişli yılların Melbourne’ünde farklı bakış açıları, beklentiler ve hayat tarzları arasında ustaca gidip gelerek dokuduğu Çocuklar İçin Bach yoğun anlatımı, “çoksesli” üslubuyla kendi içinde bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=88999</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dc45a05-6900-444e-9307-eb6342169e9a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasalar</image:title>
            <image:caption>Platon, hiç kuşku yok ki düşünce tarihinin en önemli ve etkili filozoflarından biridir. Felsefenin
kurumsallaşmasına ve felsefede yazılı geleneğin oluşmasına katkıda bulunmuş, iki dünyalı metafiziğiyle bütün bir
Ortaçağ düşüncesini belirleyecek olan idealist felsefe geleneğinin başlatıcısı olmuştur. Hıristiyan Ortaçağ
felsefesine ve İslam düşüncesine etkisi bakımından da ayrıca önem taşıyan Platon, düşünce tarihi boyunca
tartışılan tüm problemleri yüzlerce yıl öncesinden ele almış ve ilk büyük felsefi sistemi inşa etmiştir.
Platon’un en uzun diyaloglarından biri olan Yasalar sadece Platon’un düşüncesinde siyasi teori ve pratik
arasındaki ilişkinin sorunlarını yansıtmakla kalmıyor; aynı zamanda onun aile, kadınların statüsü, mülkiyet
hakları, ceza hukuku ile din ve güzel sanatların gündelik hayattaki rolü hakkındaki kapsamlı düşüncelerini de
ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89000</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5a26dd4-36f3-48e8-af2b-8f4fe76afd96.jpg</image:loc>
            <image:title>Uzak Değil</image:title>
            <image:caption>Günümüz öykücülerinden Eylem Ata Güleç’in ikinci kitabı Uzak Değil Yapı Kredi Yayınları’nda 
Eylem Ata Güleç, önceki kitabı Boşlukta Büyüyen’de olduğu gibi, şiddetin, çatışmanın, gerilimin izlerini; kadınların, çocukların, yaşlıların günlük yaşamındaki olumsuz etkilerini ustalıkla öyküleştiriyor. Kitapta yer alan on üç öyküde yazar, hep canlı tutulan bir ateşin közlerinde dağlanmış yaşamları güçlü simgelerle, soyutlamalarla, yer yer de ironiyle yazınsal katlara taşıyor. Toplumsal gerçekler, siyasal olaylar, insani yıkımlar onun şefkatli kaleminde evrensel bir duyarlıkla insani bir boyut kazanıyor. 

Uzak Değil, ateşi yüksek, sarsıcı, büyülü öykülerle yüklü. 

 
“İçeriye girip silahımı aldım. Şimdi delikten onu gözlüyorum. Yeni filizlenen dut yaprakları arasından gofretleri yiyişini izliyorum. Birazdan vuracağım onu. Hemen yok olup olmayacağını, rüzgâr eserse kokup kokmayacağını merak ediyorum.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89001</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1fd6c28c-5d42-4333-a418-b9446ca2ca59.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Saat Sekizi Çalarken</image:title>
            <image:caption>Madam Hortense, Arsen Lüpen’in yani Prens Renine’nin kıvrak zekâsına hayran olurken, sıkıldığı hayatına dahil olan hareketlilikle nihayet arzusuna kavuşmuştur. Lakin ikili, olayları büyük bir beceri ve coşkuyla çözerken, beklemedikleri bir biçimde birbirlerine âşık olurlar. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89002</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ce71b3b-9b8c-4c5c-98a6-48264b2935de.jpg</image:loc>
            <image:title>Deliler Arasında Akıllı Olmak</image:title>
            <image:caption>“Rosenhan, psikiyatrik tanılar koymadaki yöntemlerimizin ve bilgi birikimimizin ne kadar zayıf ve hataya açık olduğunu çok çarpıcı ve etkili biçimde ortaya koyuyor.” 
—Jeffrey A. Lieberman 
 
1973’te psikolog David Rosenhan “normal” insanların “deli” taklidi yaparak akıl hastanelerine girip giremeyeceğini, girseler bile kendilerine nasıl bir tanı konulacağını araştırmak üzere bir deneye girişti. Rosenhan ve yedi sahte hasta, sahte kimlikler ve sahte hastalıklarla çeşitli akıl hastanelerine girdiler. Acaba doktorlar, sağlıklı insanlara “akıl hastası” teşhisi koyacak kadar yetersiz miydiler? Ya akıl sağlığı sistemi, hastalara nasıl bir ortam ve tedavi imkânı sunuyordu? 

Araştırmanın sonuçları kısa bir zaman içinde psikiyatrinin seyrini değiştirdi. Psikiyatrlar “kendilerine göre” tanı koymayı bırakıp bir akıl hastalıkları rehberi olan DSM’yi geliştirerek “bilimsel kriterlere göre” tanı koymaya yöneldiler. Fakat önemli bir sorun vardı: Rosenhan’ın bütün verileri gerçekten doğru muydu? 

Nörolojik bir hastalığı varken yanlışlıkla psikiyatri servisine sevk edilen ve bu iki alan arasındaki belirsizliğin kurbanı olmanın eşiğinden dönen araştırmacı-gazeteci Susannah Cahalan, kendi öyküsüyle ilişkilendirdiği Rosenhan’ın peşinden giderek psikiyatrinin en derinlerine iniyor, akıl sağlığı sisteminden ilaç sanayisine, o zamandan bugüne dek yaşananları gün yüzüne çıkarıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89003</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/da620e7c-9ce7-4a1f-9f85-3b1ae2add05e.jpg</image:loc>
            <image:title>Oniria 3 - Kabuslar Savaşı</image:title>
            <image:caption>Düşler krallığı ile yeni kâbuslar cumhuriyeti arasındaki savaş kızışıyor. 
Eliott, Katsia ve arkadaşları Eliott’un babasını kurtarıp Oniria’ya barışı getirmek için amansız bir mücadeleye atılıyorlar. 
 
Canavar, oniria’yı ve tüm düşler ülkesi sakinlerini tehdit etmeyi sürdürüyor. 
 
Eliott yeni dostlar ve yeni düşmanlar ediniyor. Macera sona yaklaşırken heyecan artıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89004</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7d8fbb0-ddd6-4519-aa5f-414228f7abdd.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen (8 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89005</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/724dd15e-65b2-4579-ae23-27b92ae70f72.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Mavi Gözlü Kız</image:title>
            <image:caption>Yeni bir kılık ve isimle karşımıza çıkan Arsen Lüpen, 
güzel bir kadınla karşılaşır. Mavi gözlü ve oldukça güzel olan 
bu kadın, Arsen Lüpen’in ilgisini tamamen üzerine çekmiştir. 
Kadını takip eden Lüpen’in yolu bu kez bir trende son bulacaktır. Trende gerçekleşen soygundan sonra Arsen Lüpen için asıl kargaşa başlamaktadır. Ortada bir katil vardır. Asıl suçlular aranırken, 
Lüpen her zamanki gibi olayın tam da ortasında olacaktır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda 
oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan 
sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe 
bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89006</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/79f732f8-391e-4cc4-9e41-b996920baca3.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Kibar Hrsız</image:title>
            <image:caption>Maceramız bir gemi yolculuğu ile başlıyor. 
Arsen Lüpen bu yolculukta elindeki her şeyi kaybetmektedir. Bu sırada tutuklanmaktan da kaçamaz. Ama unutmayalım ki, zeki hırsızın her zaman bir planı vardır. 
Aklında yeni bir soygun vardır ve karşısında olan 
insanların onun zekâsıyla savaşması gerekir. 
Bu kitapta sizi şaşırtacak bir isim daha beklemektedir. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89007</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eef2a586-8fca-4d68-9ce2-89b84d65dc42.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşka Övgü</image:title>
            <image:caption>Çevrimiçi flörtün risksiz romantizm vaat ettiği, sevginin ise çoğu zaman sadece arzu ve hedonizmin bir çeşidi olarak görüldüğü tüketimcilikle dolu bir dünyada Alain Badiou, 
aşkın tehdit altında olduğuna inanıyor. Rimbaud’nun ünlü “Aşkı yeniden icat etmeli, besbelli” sözünü özümseyen Aşka Övgü; Kierkegaard, Platon, de Beauvoir ve Proust gibi isimlerin de eşlik ettiği, 21. yüzyıl modernliği karşısında yeni bir aşk anlatısı. 
Aşkı varoluşsal bir proje, sürekli gelişen bir hakikat arayışı olarak ele alan Badiou’nun “antikapitalist aşkın birleştirici gücü”ne övgüsü bizi ondan korkmamaya, başkalarını keşfetmeye ve kendimize olan saplantımızdan uzaklaşmaya sevk eden muhteşem bir girişim. 
“Bu dünyayı doğrudan, ötekiyle birlikte olmanın bana kazandırdığı mutluluğun kaynağı olarak görüyorum ben. ‘Seni seviyorum’ sözü şuna dönüşür: Senin benim yaşamım için oluşturduğun kaynak bu dünyada var. Bu kaynağın sularında, sevincimizi, öncelikle seninkini görüyorum. Mallarmé’nin şu şiirindeki gibi görüyorum onu: 
 Döndün dalga içinde 
 Çıplak sevincine”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89008</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f8f115b-7ec7-4c2b-9ea9-6072fa37a8d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jübile</image:title>
            <image:caption>Bir zamanlar böyle bir şey vardı. 
Başarının toplu veda töreniydi. Bir gönül borcu ve saygı duruşu olarak kendisine has bir kültür bile yaratmıştı. 
Herkes alkışlardı jübilesi geleni. Geçmişin takdiriydi aynı zamanda. Seçkin bütün meslek gruplarında düzenlenen, özel merasimlerdendi.  
Şimdi unutuldu. Bazı şöhretli sporcular için yapılıyor eski sıklıkta olmasa da. Oysa bir zamanlar ilim, sanat ve edebiyat dünyasında “köşesine çekilen” her büyük isim adına jübileler düzenlenmiştir. Halid Ziya Uşaklıgil’den Tarık Buğra’ya, Necip Fazıl Kısakürek’ten Fuad Köprülü’ye, İbnülemin Mahmud Kemal’den Muhsin Ertuğrul’a geniş bir yelpazede pek çok ilim ve kültür adamı için, sevenleri tarafından tertip edilmiştir. Unutmadık, unutulmadınız demenin içten sunulmuş bir söz buketidir sanatçıya.  
Selçuk Karakılıç, özellikle 1930- 1970 arasında esen bu jübile rüzgârının matbuat âlemindeki yansımaları arasında dolaşıyor, çarpıcı haberler içinden devşirdiği ilginç anekdotlarla bir dönemin bu önemli geleneğine ışık tutuyor. Detaylar ve olaylar kadar şahıslar da edebiyat ve kültür tarihimizin unutulmuş bir güzelliğini önümüze seriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89009</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df55fea-6f94-4890-8a98-b2cc68bef0c4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek</image:title>
            <image:caption>Tek bir köpeğin, tarihin akışını değiştiremeyeceğini sanıyorsanız, belli ki Peritas’ı duymamışsınız; Büyük İskender’i bir filin ayakları altında ezilmekten kurtaran köpeği. Ya da Fransa ile Rusya arasında savaş çıkmasına yol açan İtalyan tazısı Biche’i. Papa VII. Clemens’i ısırıp İngiltere’nin Katolik Kilisesi’nden kopmasına neden olan Urian’ı. Richard Wagner’e operalarını bestelerken yardım eden Peps ile Fips’i... 
 
Bunlar, Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek’in kahramanlarından sadece birkaçı. Kitap, bu 100 köpeğin bilim, tarih, sanat, devlet yönetimi, din ve insana mal edilmiş hemen her alana yaptığı olağanüstü katkıları gözler önüne seriyor. Büyük edebî eserlere esin kaynağı olan köpeklerden tutun da, savaşta gösterdikleri üstün hizmetlerden dolayı madalya alanlar, hatta emlak devi haline gelen bir köpek bile var. Keyifli bir dille anlatılan bu gerçek hikâyeler, sevgili yoldaşımız köpeklerin zekâsı, cesareti ve sevecen doğalarına övgü niteliğinde.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89010</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9558586-f4db-489b-a090-27b199c194ea.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi</image:title>
            <image:caption>Tek bir kedinin uygarlığı değiştirmeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsanız, koca bir canlı türünü tek başına yok eden Tibbles’ı duymamışsınız demektir. Ya da Pakistan ile ABD arasında diplomatik bir tartışmayı tetikleyen Ahmedabad adlı kedi yavrusunu. Ya da bir tutam tüyüyle bir katilin yakalanmasını sağlayan Snowball adlı Kanada kedisini. 
 
Bunlar, “uygarlığı değiştiren 100 kedi”den yalnızca üçü. Elinizdeki kitap bilim, tarih, sanat ve daha birçok alana katkıda bulunan kedilere selam duruyor. Büyük edebiyat yapıtlarına esin kaynağı olanlardan tutun da, polise telefon ederek sahibinin hayatını kurtaranlara kadar, kedilerin zekâsını ve cesaretini gözler önüne seren birçok örnek var bu kitapta. 
 
Bütün bu kedicikler, insanlık tarihini az da olsa değiştirdi. Bunu umursamamaları, hatta yaptıklarının farkında bile olmamaları, çok daha basit bir işi başarınca yaygara koparan insanlara örnek olmalı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89011</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/326f60f0-f048-4c23-9a54-3cbe7dc54b2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen, Ben ve Elma Ağacı</image:title>
            <image:caption>“Kapımı rüzgâra, çatımı bulutlara açtım. Haber gelsin, bana uğramadan gitmesin.” 
 
Bilgin’in en büyük kâbusuydu sayılar. Sayılar ve kendisinden sürekli ‘adına yakışır’ başarılar bekleyen bakışlar. O bakışların karşısında silikleşmek, bir salyangoz gibi kabuğuna çekilmek isterdi Bilgin. Hislerini sadece babaannesi anlıyordu sanki. Bir gün, sınıfına yeni bir çocuk geldi. Savaşı yaşamış, evinden ve ailesinden uzaklara düşmüş, bakışlarıyla hayat dolu Musa. Yanı başındaki ailesinden bile kendini uzakta hisseden Bilgin ile nerede olduğunu bilmediği ailesini her an yanında taşıyabilen Musa’nın dostluğu, hayatlarına bir denge getirebilecek miydi? 
Çocuk edebiyatının en sevilen yazarlarından Sevim Ak, kendimizi tanımaya ve sevebilmeye olanak sağlayan sımsıcak arkadaşlıkların öyküsünü anlatıyor romanında. Bir yanda insanları yuvalarından eden savaş gerçeği, diğer yanda ailelerinden gelen beklentilerle yorgun düşen çocuklar ve nesiller arası kırgınlıklar... İhtiyaç duyulan yakınlık sohbetlerde, sorularda, dünü bugünle buluşturan hikâyelerde saklı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89012</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/495c670f-733b-4296-9fc3-a92ccd1c9d7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Engereğin Gözü (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Benzersiz bir kitap bu! Daha önce bu romana benzeyen, aynı değere sahip olan ve sürekli, beklenmeyen sürprizler taşıyan bir kitap okumadığımı belirtiyorum. Yeni bir okura demek isterdim ki; evet, oku ve şaşır!” 
Elia Kazan 
“Bu roman hem karanlığın hem de aydınlığın, umudun romanıdır.” 
Yaşar Kemal 
Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış. 
Türk Edebiyatı’nın usta kalemi Zülfü Livaneli’nin “istediğimi yapmaya en çok yaklaştığım kitap” dediği 1997 Balkan Edebiyat Ödüllü ilk romanı Engereğin Gözü, küçük yaşta hadım edilip Haremağası yapılmış zenci bir kölenin, Habeş Süleyman’ın gözünden iktidar – birey ilişkisini anlatıyor. Süleyman, “biricik” efendisinin tahtla ölüm arasında gidip gelen kaderinin ellerinde bocalarken yeni sultana “Padişahım çok yaşa!” diye haykırmaktan da geri duramıyor. 25. yıl baskısıyla yeniden okurlarıyla buluşan Engereğin Gözü, bir dönem romanı olmanın ötesinde, insan psikolojisinin derinliklerine; dün, bugün ve yarının saraylarına, en gizli sırları bile aydınlatacak gerçeklikte ışık tutan bir Zülfü Livaneli klasiği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89013</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ff50bc9f-2cef-4194-bc78-05606f16fb5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Dava</image:title>
            <image:caption>Kafka’nın hikâye anlatma sanatının doruk noktasına ulaştığı romanı DAVA, başkarakteri Josef K.’nın bir sabah evinde tutuklanarak içine sürüklendiği absürd, anlaşılmaz, şeffaf olmayan dava sürecini konu alır. K. adlandırılmayan suçunu doğru anlamaya ve savunmasını yapmaya çabaladıkça sırrına bir türlü erişilemeyen yasaların, kâbus dolu bir yasama ve yargı mekanizmasının karanlığına gömülür.  
 
Kafka’nın DAVA’sı; “sıradan insan”ın izinde “mahkeme aleyhinde bir dava” olarak okunma cesaretini hak eden, yapıtıyla yirminci yüzyılın dehşetini, totaliter rejimlerin bireye yaşattığı vahşeti ve kaygıları öngörebilmiş bir dehanın ürünü; çağımız için kusursuz bir psikodrama deneyimi. 
 
“Bir meseleyi doğru kavramak ve aynı meseleyi yanlış anlamak birbirini tamamıyla dışlamaz.” 
 
Kafka için önemli olan gerçekliklerin dünyası görünmezdi. -Max Brod 
 
Kafka’nın dünyası, insanın, gerçekte eline hiçbir şey geçmeyeceğini bilerek, banyo küvetinde balık avlamak gibi acı verici bir lükse kendini kaptırdığı, tanımlanamaz bir evrendir. -Albert Camus 
 
DAVA romanının kendisi davanın davasıdır. -T. W. Adorno 
 
[Kafka] insanın modern zamanlar huzursuzluğunda milyonlar adına konuştu; doğumundan bugüne dek geçen yüz yıla bakıldığında son kutsal yazar ve modern insanın kozmik açmazını aktaran yüce fabl yazarı olarak görülebilir. -John Updike</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89014</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba3a231-9b2b-407d-93fa-c9d557cbe27d.jpg</image:loc>
            <image:title>Damla’nin Yolculuğu (Pedagog Onaylı)</image:title>
            <image:caption>Sari doğayı, doğada olmayı çok sever. 
Doğa da onu çok sevmiş olmalı ki, 
ona bir yağmur damlası hediye etmiş. 
Sen de karış doğaya, bulan çamura, sarıl ağaçlara. Bakalım doğa sana neler hediye edecek?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89015</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/297fbb25-1710-4089-9a8e-03434ddf0c7d.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – 813</image:title>
            <image:caption>Sevimli hırsız Arsen Lüpen, bir olayı çözmek için Paris’e gider. Peşinde olduğu sır için ilk durağı Bay Kasselbach olacaktır. Kasselbach’ın kasasından çıkan APOON kelimesi ve 813 sayısı Arsen için sevindirici bir gelişme olsa da, 
ertesi gün Kasselbach’ın dairesinde ölü bulunmasıyla asıl olaylar başlar. Cesedin üzerinde bulunan kart ile ilk şüpheli Lüpen olacaktır. Eğlenceli kahramanımızın tutuklanması ve hapishaneden zekice yöntemlerle çıkması herkes için beklenmediktir. Tek istediği elde ettiği kelime ve sayının gizemini çözmektir. Ona yardım eden gizemli adam kimdir? Ve asıl önemli olan, Arsen Lüpen gerçekten suçlu mudur? 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89016</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/938de78a-3d21-4996-b9cc-dd35fe758aea.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Çalınan Tablolar</image:title>
            <image:caption>Gurney Martin aldığı bir mektupla derinden sarsılmıştı. Mektubu gönderen Arsen Lüpen’di. Haylaz hırsız, 
mektupta vaatlerinden bahsediyordu ve dediği gibi de istediklerini almıştı. Tarih tekrar tekerrür ederken yeni bir mektup Gurney Martin’in eline geçer. Tehlikede olan değerli tablolardır ve Arsen Lüpen bir olayın daha tam ortasındadır. Fakat hırsızlığın yanı sıra ortada bir de cinayet vardır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89017</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93875965-1913-4105-9e19-f482d03a3c03.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Otuz Mezarlı Ada</image:title>
            <image:caption>Bir lanetin içinde olan Veronique, kendini gizemli bir adaya giderken bulur. Bu lanetli olarak bilinen adada, onun geçmişinin aydınlanacağı gibi ortadaki sırlar da açığa çıkacaktır. Bir lanet, işlenen cinayetler ve verilen kurbanlar. Veronique kendisini bir kaosun içerisinde bulacaktır. 
Peki karşısındaki genç adam, gerçekten aradığı kişi miydi? Aslında hiçbir şey genç kadının sandığı gibi değildir. Burada devreye zeki kahramanımız Arsen Lüpen giriyor. Olayları çözme konusunda usta olan kahramanımız, gireceği yeni bir kılıkla herkesi çok şaşırtacaktır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89018</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b26a123-5544-4af2-97fa-08b6c7b80a7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – İtirafları</image:title>
            <image:caption>Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89019</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7087b482-7082-481c-8c84-3f8fcb283bbe.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Bostan</image:title>
            <image:caption>Bir avuç toprak ne kadar da cömert, 
minicik bir tohum ne büyük mucize. 
Çiçekleri ise binbir çeşit böceğe yuva. 
Tohumdan meyveye her biri ayrı bir macera. 
Birlikte geçirdiğimiz zaman mı? 
Heybemizde bir dolu hatıra.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89020</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/577e3369-0f4a-46f7-afee-5fd16645bcab.jpg</image:loc>
            <image:title>Arsen Lupen – Müfettiş Barnett</image:title>
            <image:caption>Arsen Lüpen bu kez kendisini Jim Barnett olarak tanıtır. Müfettiş Béchoux ile iş birliği yaparak davaları kıvrak zekâsıyla çözen Barnett, Béchoux tarafından kıskanılmaktadır. Her ne kadar Müfettiş tarafından kıskanılsa da aralarında çekişmeli bir dostluk başlamıştır. 
Barnett, yani sevimli hırsız Lüpen, tüm sırları bir bir aydınlığa kavuştururken kendi payına düşenleri de almaktan çekinmez. Müfettiş bunun farkındadır ama Barnett gibi zeki, olayları hemen çözen birinin yardımına ihtiyaç duyduğundan görmezden gelmek zorunda kalır. Yine de Lüpen, her zaman masumun yanında, suçlunun tam karşısındadır. 
 
Şu ana dek görülmüş en zeki, en hızlı, en çapkın, 
en eğlenceli hırsız Arsen Lüpen, kılık değiştirme konusunda oldukça ustadır. Makyaj sanatında oldukça iyi olan sevimli hırsız, atıldığı her macerada farklı bir kimliğe bürünerek masumların imdadına koşar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89021</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dd4a2c14-9e91-4c6d-93e6-ab39588b5aa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Alışıyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Dünyaya alışırken, her şeyi ilk defa deneyimlerken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Sayfaları çevirdikçe, aramızdaki bağı geliştirmek için yapmanız gerekenlere dair çok şey öğreneceksiniz.

Artık üçüncü ayımdayım, bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle bağ kurmamı kolaylaştırıyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89022</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc3b7dec-afc3-415c-99d4-a904d81785fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhaba Dünya</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Dünyaya gözlerimi ilk açtığımda, emerken, kucağınıza aldığınızda, yatırdığınızda neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Ağladığımda hemen endişelenmeyin, uyumak istemediğimde üzülmeyin diye, neye ihtiyacım varsa size tek tek anlattım. Sayfaların arasında dolaşırken siz de benim dünyamı tıpkı gözlerimi açtığımda ilk gördüğüm gibi siyah beyaz göreceksiniz.

Birlikte okuyacağımız bu ilk kitabımla ilk bağlarımızı da kuruyoruz. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89023</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f1b459a-5aaa-4a1e-9c44-ce7d58af945a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyüyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Emeklerken, ilk adımlarımı atarken, dünyayı özgürce keşfetmek isterken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Artık dokuz aylık oldum. Benimle oynamanız, bakımımda zorlanmamanız için aramızdaki bağı geliştirecek bazı öneriler de yazdım size.

Bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle kurduğum bağı derinleştiriyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor, ben de sevginizle büyüyorum.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89024</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc6a17ab-dbd5-44f3-990a-573d50b86933.jpg</image:loc>
            <image:title>Keşfediyorum</image:title>
            <image:caption>Anneciğim! Babacığım!

Altıncı ayıma geldim bile. Etrafımı keşfetmeye başladım. Nesneleri tanımaya çalışırken, dişlerim kaşınırken neler hissettiğimi bu kitapta bulacaksınız. Yeni gıdalar tadarken endişelenmeyin, yemeğimi yemediğimde üzülmeyin diye,
neye ihtiyacım varsa size tek tek anlattım.

Bu kitabı birlikte okumak, kitaplarla ve sizinle bağ kurmamı kolaylaştırıyor. Aramızdaki bağ gün geçtikçe büyüyor, gelişiyor,  ben de sevginizle büyüyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89025</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/68555b93-48de-442b-b720-9774ddf11bc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Gibiydik</image:title>
            <image:caption>Âşık olmak ne demek? Birine tamamen güvenmek, kendini ona koşulsuz teslim etmek sahi ne demek? Herkesin acısıyla tatlısıyla bir hikâyesi vardır. Bütün acılar, üzüntüler, sevinçler hatta insanlar bile gelip geçicidir. Artık dayanamayacağım dediğimiz hiçbir acı da baki değildir. Önemli olan senin kendine inanman ve kendi kendine yetebilmendir. Çünkü bu hayatta en önemli şey sensin! 
İçinde kendinizden bir parça bulurken, hayatta sevmekten ve sevilmekten daha önemli bir şey var mı gibi soruların da cevabını bulacağınız Hayal Gibiydik kitabını büyük bir tutkuyla okuyacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89026</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8ccc5ab2-f165-4c1c-90d3-997468ee8bcb.jpg</image:loc>
            <image:title>Derin Kuyu</image:title>
            <image:caption>Derin Kuyu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89027</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c81de889-6993-40ae-a476-739375beb76f.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne Seti (Bez Ciltli, 4 Kitap Takım)</image:title>
            <image:caption>Yeşilin Kızı Anne, Avonlea, Ada, Rüzgarlı Kavaklar
Sıra dışı tavırları ve kızıl saçlarıyla, Avonlea isimli küçük bir kasabadaki insanların kalplerini teker teker kazanan bu ele avuca sığmaz küçük kızla, Anne Shirley’le tanışın. Anne, yetimhaneden çıkıp Prince Edward Adası’nın uzak bir köşesindeki Green Gables’a geldiğinde, onu bekleyen Matthew ve Marilla Cuthbert’ın aslında bir erkek çocuğu görmeyi umduklarından habersizdir. Gerçek bir yuvaya kavuşmanın hayalleriyle âdeta uçarak geldiği bu evde istenmediğini, geri gönderilebileceğini öğrenince derin bir umutsuzluğa kapılır. Ancak biraz tuhaf ve inatçı olsa da tertemiz, sevgi dolu kalbi sayesinde sadece Cuthbertlar’ı değil, tüm kasabayı etkilemeyi başaracaktır. L. M. Montgomery’nin ölümsüz kaleminde hayat bulan ve son dönemde Anne with an E isimli Netflix dizisine de ilham olan Yeşilin Kızı Anne, küçük bir kızın yüreğinin penceresinden nesillerdir insanlara umudu, sevmenin gücünü ve hayallerin güzelliğini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89028</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74124f48-5370-4605-987c-8ad78e7398e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecek Geldi</image:title>
            <image:caption>Küresel salgın; yeni alışkanlıklara, değişen algılara, farklı beklentilerle hayatımıza girdi. Eski hayatımız uzak bir geçmişte kaldı ve yeni normale uyum sağlamak için büyük bir mücadele içindeyiz. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını kabul ettik ve değişiyoruz. Hatta yeni normalde, pozitif olmak, olumsuzu tanımlamaya başladı; hepimiz negatif olmak için dua eder olduk. Eşimizden, dostumuzdan, çocuğumuzdan uzak durmaya başladık. Sevgimizi yalnızca sözcüklerimizle ifade etmeyi öğrendik, selamlaşma biçimlerimiz bile değişti, bir masa etrafında toplanmak yerine bilgisayar ekranlarından hatır sorar olduk, en kıymetli olanın sağlık olduğunu öğrendik, yeni ofislerimiz evimizin mutfak masası oldu. Tüm dünya aynı şey için dua etmeye, aynı müjdeyi beklemeye, aynı hayatı yaşamaya başladık. Evde kalmak, hayata değer vermek ve diğerlerinin yaşama hakkına saygı duymak olarak görülmeye başlandı. Önceliklerimizi sorguladık, en kıymetli olanı yeniden tanımladık. Tüm bunlar hem tüketici alışkanlıklarımızda hem de satın alma eğilimlerimizde değişiklikler yarattı ve bu değişiklikler kalıcı olacak gibi görünüyor.
 
İşletmeler ve markalar da yeni normale uyum sağlamak için hızlı bir evrilme sürecine girdiler. Bu kitapta, hem değişen alışkanlıklarımızı, hem de işletmelerin yeni normale uyum stratejilerini anlattım. Fakat, bu değişimleri biraz umutla, coşkuyla ve mizahla renklendirdim. Bugün insanlığın ihtiyacı olan biraz umut, coşku ve mücadele için birlikte sinerjiyi yaratmak galiba. Hep beraber başaracağız yeniden şekillenen dünyada uyum sağlamayı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89029</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbf4797f-e972-42bf-bebd-d467b4bc08d2.jpg</image:loc>
            <image:title>Kızsal Meseleler</image:title>
            <image:caption>Büyüdükçe kendinde bazı değişimler fark etmeye başlarsın ve neler olduğunu merak etmen çok doğaldır. Bu heyecanlı yolculukla ilgili kafana takılan soruların cevaplarını ve bunların yanı sıra yolculuk boyunca işine yarayacak bir sürü pratik bilgiyi bu kitapta bulabilirsin. En iyisi de ne biliyor musun? Ne kadar mükemmel olduğunu anlayacak kadar uzman olacaksın. Neden arkadaşlarımdan farklı bir vücudum var? Regl dönemimde yüzmeye gidebilir miyim? Sivilcelerle başa çıkmak mümkün mü? Sebepsiz yere neden kızgınım? Ve en önemlisi: Yaşadığım şeyler normal mi? Kızsal Meseleler, bu ve benzeri aklına takılan soruları cevaplamana yardımcı olacak. Bu kitabı değişim yaşayan, şaşırtıcı ve eşsiz bedenini tanımana ve kucaklamana yardımcı olacak yeni en iyi arkadaşın olarak düşün!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89030</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/766e6ad1-4d44-4622-823b-fa6c6a74aa34.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazarlar İçin Dans Dersleri</image:title>
            <image:caption>İnci Gibi Dişler, Güzelliğe Dair ve NW Londra romanlarıyla kendinden söz ettiren, dünyanın önde gelen kurgu yazarlarından Zadie Smith, Yazarlar İçin Dans Dersleri’nde kurgu dışı edebiyatta da yetkin bir isim olduğunu ortaya koyuyor.
Yazarlar İçin Dans Dersleri, yazarın New York Review of Books, The New York Times, New Yorker, The Guardian ve Sotheby’s gibi çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılarıyla birlikte daha önce yayınlanmamış denemelerini bir araya getiriyor. Londra’daki sınıfsal durumlar, Brexit tartışmaları; Floransa bahçelerinde ve Villa Borghese’de gezintiler; Manhattan; Key &amp; Peele komedi ikilisi ve siyahi komedi kültürü; sanat yazıları; kitap eleştirileri ve müzik: Billie Holiday ve köpeği; Jay-Z ile keyifli bir sohbet ve Justin Bieber üzerine felsefi bir değerlendirme bu kitapta meraklı okurun ilgisini bekliyor.
Zadie Smith’in bazen kırgın ve kızgın, bazen içten ve umutlu hallerinden damıtılmış bu yazılar, edebiyat gazeteciliğinin de zirvesi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89031</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0c731a20-5cbf-4d5c-9629-fb78c13789ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Teknoloji Nasıl Çalışır (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Akıllı telefonun yukarının neresi olduğunu nasıl bildiğini hiç merak ettiniz mi? Ya da sürücüsüz otomobillerin kazayı nasıl engellediğini? Veya görsel gerçekliğin nasıl çalıştığını?  

Şaşırtıcı keşiflerin ve icatların hayatlarımızı dönüştürdüğü bir çağda yaşıyoruz. Ancak birçoğumuzun anlamadığı teknolojilerin bağımlısı olduk. Açık, anlaşılması kolay grafikleri ve büyüleyici gerçekleriyle Teknoloji Nasıl Çalışır, hayatımızdaki makinelerle aygıtları birbirinden ayırıyor ve bize nasıl çalıştıklarını gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89032</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31d15e4e-d4b2-4ede-a455-e34233655f1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Mağazacılık Mükemmel Müşteri Hizmeti Ve Etkili Satış Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta neler bulacaksınız? 
Mağazacılığın tüm sektörlerinde, satıştan yönetime tüm kadrolar için mükemmel hizmet ve etkili satışın yolları 
Hazır giyim, gıda, gıda dışı, kategori mağazacılığı ve yeme içme sektörü için örnek satış ve hizmet diyalogları 
e-ticaretin mağazacılığa etkileri 
Kötü hizmetin verdiği zararların boyutları 
35 yılı aşkın mağazacılık deneyimiyle pratik öneriler 
Satışın tüm aşamaları için etkili teknikler 
İlk karşılaşma anında satışı garantiye almanın yolları 
Ürünün faydalarını sunmaya örnekler 
Mağazacılıkta satışı gerçekleştiren soru örnekleri 
Ürünü denetmenin pratik yolları 
Müşterilerin sık rastlanan itirazlarına cevap örnekleri 
Zor durumlarda müşterilerle diyalog örnekleri 
Satışı sonuçlandırmanın ve ilave ürün satmanın denenmiş yolları 
Satışta doğru beden dili 
Mağazacılıkta kullanılacak ve kullanılmayacak sözcükler 
Mağazacılık mesleğinin avantajları ve zorlukları 
Başarılı mağazacıların özellikleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89033</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0480adc6-16c9-4698-8bc6-ffe6ee421f34.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilimin Sihirbazları</image:title>
            <image:caption>Evrenle ilgili daha önce kimsenin bilmediği  bir gerçeği bilmek ne hissettirir? Matematik, doğanın gizemlerini açıklamakta neden sihirli bir şekilde etkili? Bu kitap bilim sihirbazlarıyla ilgili. Bunlar matematiği kullanarak, daha önce bilinmeyen gezegenlerden, görünmez kuvvet çizgilerine, varlıklarından habersiz olduğumuz atom altı parçacıklardan, hatta karşı-parçacıklardan uzayzamandaki dalgalanmalara kadar önceden farkında olmadığımız pek çok gizemi aydınlattılar. Bilinmeyen bir gezegenin varlığı Urbain Le Verrier tarafından öngörüldü; Maxwell ışığın bir elektrik ve manyetizma dalgası olduğu şeklindeki çarpıcı farkındalığa ulaştı; İngiliz fizikçi Paul Dirac o güne dek varlığına dair bir şüphenin bile olmadığı “karşı-madde” evrenini ortaya çıkardı; Einstein ışığın parçacıklar oluştuğunu ispatlamakla kalmayıp, zamanın dördüncü boyut olduğunu göstererek uzayzaman kavramını ve genel kütleçekim kuramını bize kazandırdı; Wolfgang Pauli varlığı yıllar sonra kanıtlanacak nötrinoları öngördü; Robert Brout, François Englert ve Higgs bütün evreni kaplayan bir alan olması gerektiğini öne sürdükten 50 yıl sonra bu kuram kanıtlanabildi. Bilimin merkezindeki sihri gözler önüne seren onlarca insanın öyküleri ve bilimsel başarıları bu kitapta yer alıyor. 
“İyi popüler bilim yazımına en güzel örnek.” –Jim Al-Khalili 
”Olağanüstü harika.” –Richard Dawkins 
“Hem eğlenceli hem de çok öğretici.” –The Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89034</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e431471b-e878-4a11-87d3-2b08d7060f16.jpg</image:loc>
            <image:title>Selçuklu Müesseseleri Ve Medeniyeti</image:title>
            <image:caption>Selçuklular kurdukları devletlerle elde ettikleri zaferlerle tarihe hiçbir zaman unutulmayacak çok önemli bir not düştüler. Onların başarıları sadece askerlik sanatını mükemmel denilecek kadar iyi bilmeleri ile sınırlı değildir. Selçuklular teşkilatçı yapısıyla, adaletiyle, hoşgörüsüyle, sosyal devlet anlayışıyla bilime ve bilim adamına verdiği değerle çok önemli hasletlere sahip bir topluluk idi. Onlar, sağlık, adalet ve eğitim alanlarında gerçekleştirdikleri politikalarla yönettikleri ahaliyi memnun ettiler. Selçuklular, düşmanlarını bile kendilerine hayran bıraktılar. Onlardan hâlâ öğrenecek çok şeyimiz var… 
Prof. Dr. Muharrem Kesik, alanında önemli bir eksiği kapatan bu eseri sizin için kaleme aldı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89035</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33543930-6c35-4d92-8885-b8957dd8bb50.jpg</image:loc>
            <image:title>Parsel Parsel</image:title>
            <image:caption>Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı? 
AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı? 
30 yıl boyunca nasıl “örgüt” gibi hareket etti?
A Takımında kimler vardı? 
Fenerbahçe’ye neden başkan olmak istedi? 
Genelev patronları Ankara’da neler yaptı? 
Gözaltına alındığında kim kurtardı? 
Trafik kavgasında neden silah kullanıldı? 
Turgut Özal kime ve neden “d*ngalak” dedi? 
İlk “parsel parsel” satış ne zaman gerçekleşti? 
ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı? 
Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu? 
Zekeriya Öz’ü Dubai’de ağırlayan kişinin Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı? 
FE TÖ firarisini kim, nasıl korudu? 
17-25 Aralık’tan sonra FE TÖ’ye imar rantı sağlandı mı? 
15 Temmuz’dan sonra FE TÖ’cü isme parsel verildi mi? 
Parsel Parsel, bunlar ve daha onlarca sorunun yanıtını veriyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89036</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52d1a777-a687-4a2d-be7c-fbe07f0bdafc.jpg</image:loc>
            <image:title>Tell Atchana, Alalakh Volume 2a (Text) - The Late Bronze 2 City 2006 - 2010 Excavation Seasons (2 Cilt)</image:title>
            <image:caption>The excavations at Tell Atchana (Alalakh) are a part of long-range, broadly-based archaeological investigations in the Turkish state of Hatay’s Plain of Antioch, today called the Amuq Valley. Tell Atchana is located at the southern center of the valley close to the major westward bend of the Orontes River and was for nearly a thousand years the capital of a small Bronze Age principality called variably Alalakh and Mukish. This volume presents the major new archaeological campaing from 2006-2010, which was designed to revisit the phasing and dating of previously excavated strata, to explore untouched areas of the site, to establish a typology and seriation of local artifact types, and to study local cultural and political history in the dynamic and international Late Bronze II period.

The Alalakh Excavations project’s ongoing research on chronology, political history, material culture, city landscapes, international relations, and many other topics is beginning to form a coherent picture of ancient Alalakh. Coming into focus is a small city with ancient roots that dared to play a hard game of territorial checkers with its larger LB II neighbor kingdoms and empires. Today Alalakh continues to engage and amaze as excavations and analyses reveal surprise after surprise. The Alalakh Excavations project has taken great care to include a wide variety of scholarly voices and opinions and to challenge preconceptions and conventional wisdom at every turn. In keeping with the tradition of sound methodology and perseverance begun by Woolley, and the interdisciplinary and international spirit of the Alalakh Excavations project, this volume now proudly presents the excavation results of LB II strata from 2006-2010.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89037</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7f5140a-be48-4cd7-9fcd-2c0a38f23ec8.jpg</image:loc>
            <image:title>Tell Atchana, Ancient Alalakh Volume 1 - The 2003-2004 Excavations Seasons</image:title>
            <image:caption>Tell Atchana, Ancient Alalakh Volume 1 - The 2003-2004 Excavations Seasons Tell Atchana, Alalah : 2003-2004 Kazı Dönemleri, 1. Cilt Koç Üniversitesi Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89038</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c7bfec3b-f584-483b-b7ac-971769c1ba97.jpg</image:loc>
            <image:title>Üretim Otomasyonu</image:title>
            <image:caption>Üretim Otomasyonu
Koç Üniversitesi Yayınları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89039</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77dbb918-fb69-4bed-b907-6b410c21e4af.jpg</image:loc>
            <image:title>Nostoi - Indigenous Culture, Migration and Integration in The Aegean Islands</image:title>
            <image:caption>Nostoi. Indigenous Culture, Migration and Integration in the Aegean Islands and Western Anatolia during the Late Bronze and Early Iron Age is presenting one comprehensive volume with papers discussing various aspects of the intercultural contact between West Anatolia and the Aegean during the Late Bronze Age and Early Iron Age. The conference proceedings are focusing on the various Anatolian and Aegean cross-cultural “interfaces”, the archaeological testimonies of the “indigenous” population, the impact of the Hittite, Mycenaean and Ionian migration movements, on the pre-existing population, as well as inter-cultural and cross-cultural mingling of the Aegean and Anatolia or vice versa.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89040</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16ed1e24-bc59-4af4-a15d-65173ef3def7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Gün Daha</image:title>
            <image:caption>Bir Gün Daha bir aile hikâyesi, ama içinde hayalet olduğu
için pekâlâ bir hayalet hikâyesi de diyebilirsiniz. Aslında her ailenin hayaletleri vardır. Çünkü sevdiklerimiz aramızdan ayrıldıktan sonra, uzun süre sofralarımızda oturmaya devam eder. Bu, Charles “Chick” Benetto’nun hayatı. Ancak
hayalet o değil. O, son derece gerçekti.


Bu kitap bir anne ve oğlunun hikâyesini, bir yaşamı ve ötesini kapsayan ilişkilerini anlatıyor ve şu sorunun cevabını araştırıyor: Kaybettiğiniz annenizle bir gün daha geçirme ve kendinizi ona affettirme şansınız olsaydı ne yapardınız? Chick bu dünyayla bir sonraki hayatı arasında bir yerde bu şansı yakalamıştır. Annesi hakkında hiç bilmediği gerçekleri öğrenirken bu sefer onun öğütlerini dinleyecek ve darmadağın olmuş hayatını yaşamaya değer bir hale getirmeye çalışacaktır. 
 
 
Mitch Albom,  dünyanın en sevilen yazarlarından biri haline nasıl geldiğini bir kez daha gösteriyor. Bu hikâyede anlatılanlar sizi gülümsetecek ve gözyaşlarına boğacak, ama en önemlisi anne sevgisinin sonsuz gücüne inanmanızı sağlayacak.
- The Hunts Post</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89041</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07843788-45e6-48a3-9aa1-d9f8876fe894.jpg</image:loc>
            <image:title>Nuri’l Beyan Divan-I Şems</image:title>
            <image:caption>Nürü’l Beyan Divan-I Şems</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89042</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/910b2953-09dc-42c4-96e4-873cd7c37023.jpg</image:loc>
            <image:title>Gazoz Kapaklarinin Peşinde (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kimi yaşam öyküleri vardır ki okuduğunuzda yalnızca bir insanın hayatına dokunan anların ve olayların akışını değil, tüm oyuncuları ve arka planıyla birlikte bir endüstrinin de gelişimini, dönüşümünü anlatır. Gazoz Kapaklarının Peşinde, Ömer Yenici’nin genç bir girişimci olarak henüz öğrencilik yıllarında bavulla kitap seçkileri sattığı günlerden Türkiye’nin en büyük kitap dağıtım ağını kurmasına, iflas sürecinden daha da güçlenerek büyük bir yayın markası olarak yeniden doğuşuna dek kitap sektörünün son kırk yılda geçirdiği değişimi kendi hayat ekseni üzerinden anlatıyor...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89043</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77bc3aee-210a-410b-9211-a2dbf71a1809.jpg</image:loc>
            <image:title>Din ve Toplum Din Sosyolojisine Giriş</image:title>
            <image:caption>Din-toplum ilişkileri yirminci yüzyılın sonlarından beri gerek
dünyada gerekse ülkemizde çok daha fazla konuşuluyor. Bir
dönem, zamanla ortadan kalkacak bir olgu olarak görülen ve göz
ardı edilen din ve dinî oluşumlar, entelektüel ve popüler merakı
olan, başta akademisyenler, aydınlar, gazeteciler olmak üzere pek
çok kişinin ilgi alanına girmiş durumda. Aynı zamanda din
sosyolojisi artık İlahiyat Fakültelerinde ve pek çok Sosyoloji
Bölümünde ders olarak yer alıyor. Elinizdeki bu eser hem lisans
öğrencileri hem de konuya ilgi duyanlar için giriş niteliğindedir.
Kitapta din sosyolojisinin konusu, klasik sosyolojinin dine bakışını
etkileyen tarihsel, düşünsel ve toplumsal gelişmeler; dinin yapısı,
toplumsal işlevleri, kültürle etkileşimi ve dinî gruplar; modernizm,
postmodernizm ve din ilişkisi, sekülerleşme tartışmaları, Doğu’daki
ve Batı’daki dinî canlanma, yeni dinî ve toplumsal hareketler ve
nihayetinde dindarlığın yeni görünümleri güncel örneklerle ele
alınıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89044</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df172c74-b050-445a-a1b3-c807b8b49bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Ne ile Yaşar</image:title>
            <image:caption>“Adama yaklaşıp dikkatlice baktı: Vücudunda yara bere olmayan bir delikanlıydı bu. Sadece üşümüş ve korkmuş görünüyordu. Yorgunluktan gözlerini bile kaldıramıyormuş gibi Simon’a bile bakmadan arkasına yaslanmış öylece oturuyordu. Simon iyice yaklaşınca adam birdenbire uyanır gibi oldu. Kafasını çevirdi, gözlerini açtı ve Simon’a baktı. Adamın daha ilk bakışı Simon’un onu sevmesine yetmişti bile. Kunduracı keçe çizmeleri yere attı, kemerini çıkarıp çizmelerin üstüne koydu, ardından kaftanını çıkardı.
- Sonra konuşuruz, dedi, hadi önce şunu giy bakalım!”
   Tolstoy; İnsana Ne Kadar Toprak Gerekir?, Efendi İle Uşak, Üç Soru adlı birbirinden güzel üç öykü ile kitaba da adını veren İnsan Ne İle Yaşar? adlı eşsiz hikâyesinde yaşamın anlamını, yaşama amacımızı, insanoğlunun niçin yaratıldığı ile ilgili bütün neden ve sonuçları, insanlara nelerin yettiğini/yetmediğini, insanın nasıl bir doyumsuzluk içinde olduğunu ve sözcüklerle anlatamadığımız hislerimizi kaleme alarak eşine az rastlanır bir okuma keyfi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89045</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/35a84040-1a28-4e06-83ee-4e4e7f1fa094.jpg</image:loc>
            <image:title>Efendi İle Uşak</image:title>
            <image:caption>Tolstoy, Efendi ile Uşak&apos;ta Çarlık Rusya’sının 19. yüzyıldaki sınıf ve sosyal statü yapısını ve asiller ile uşaklar arasındaki sınıf farklarını insancıl bir yaklaşımla ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Efendi ile Uşak, insanların birbirine muhtaç olmaları, eşitlik ile kendini ve ötekini keşfetmek üzerine bir başyapıt niteliği taşımaktadır. Efendi ile Uşak’ta Tolstoy’un insana bakışındaki inceliği, varlığı algılayışındaki bilgeliği ve açık bir şekilde ortaya koyduğu inancındaki derinliği fark edecek, onun hayata bakış açısındaki doygunluk ve bilgelik karşısında hayranlık duyacaksınız...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89046</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b5b6ce1-18d2-489a-94f9-10497ebb089e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>George Orwell’ın, Hayvan Çiftliği bir taşlama ve kara mizah klasiği olarak adını hafızalara kazınmıştır. Orwell, Hayvan Çiftliği’nde, çağdaş Sovyetler Birliği’ni ve Stalin yönetimini ustaca hicveder ve böylece sosyalist teoriyle pratikteki uygulamalar arasındaki büyük farka dikkat çekmeye çalışır. Daha iyi ve eşit bir sistem için yola çıkılsa da, sonuç yine eşitsizlik ve ayrım olmuştur. Yazar, iktidar isteğinin ve farklı insan mizaçlarının, her türlü eşitlikçi projenin önünde bir engel olduğu gibi karamsar sayılabilecek bir sonuca da varmış oluyor dolaylı olarak.
Orwell, doğrudan eleştirdiği sistemin ve yöneticilerinin adını vermese de, romanının genel çerçevesi kolayca benzetmeler yapmamıza izin verir. Bu çerçevede de romandaki her bir karakterin, topluluğun ve mekânın gerçek hayatta bir karşılığı vardır. 
Hayvan Çiftliği, Sovyet Devrimi’ni ve sonrasını, metaforik ve alegorik tarzla anlatan bir başyapıt olarak pek çok kez okunsa da tadını damaklarda bırakacak, günümüz toplumlarını da, Orwell’ın yaşadığı günlerden muhteşem bir önsezi ile anlatacak kadar derin bir eser olarak okurlarını beklemektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89047</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/49fb2909-acc9-4f3e-83a2-41b5251434ed.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>1984’te George Orwell, Okyanusya toplumunda Büyük Ağabey’in varlığı tarafından oluşturulan korkunun, bireyleri kontrol altında tutmak için bir araç olarak kullanıldığı teknolojik anlamda gelişmiş bir dünyayı ortaya koyar. Orwell, ütopya geleneğini manipüle edip ele geçirir ve yaşamın mahrumiyet, sıkıntı veya dehşet gibi unsurlar nedeniyle son derece kötü olduğu kurgusal bir mekân olan distopyayı (antiütopya) yaratır. Orwell’ın distopyası, insanların kendi yaşamları üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı, her bir olumlu duygunun bastırıldığı ve insanların sefalet, korku ve baskı altında yaşadıkları bir yerdir. 
1984, günümüz ve geçmişin gerçekçi tasvirine dayanan, geleceği öngören ve hayali spekülasyonlardan çok eldeki malzemenin gerçekçi sentezi ve düzenlenmesinden kaynaklanan bir eserdir. Sosyalist kimliğiyle ünlü George Orwell, elit bir toplum kurma çabalarından doğan korku ve ümitsizliklerini ortaya koyduğu iki başyapıtı olan Hayvanlar Çiftliği ile 1984 adlı eserlerinde II. Dünya Savaşı sonrası Sovyetler Birliği’ndeki komünist, totaliter rejimi ve rejimin beraberinde getirdiği bozuklukları eleştirir. 20.yüzyılın en popüler disütopik romanlarından biri sayılan 1984’te totaliter ve baskıcı rejimin kontrolünde olan Okyanusya’daki çok katı kurallarıyla bilinen Parti ve onun lideri Büyük Ağabey’in diktatörlüğündeki sınıf ayrımcılıklarına maruz kalan bir toplum anlatılır. Bu antiütopik dünyada tek merkezli yönetimin mutlak bir hakimiyet ile ortaya koymaya çalıştığı husus korku, propaganda ve beyin yıkama yoluyla halk üzerinde otorite kurmasıdır. Bu romanı yazarken Orwell, komünizmin ilerlemesine kontrolsüz şekilde izin verilirse nelere yol açabileceğine dair dünyaya bir bakış açısı sunmayı amaç edinir. Orwell, Burma’da görevli olarak bulunduğu sıralarda edindiği tecrübelerle İngiliz emperyalizminin ne kadar da kötü ve iğrenç bir yönetim şekli olduğunun farkına varır. Ülkesinin acımasız emperyalist uygulamaları karşısında derin bir öfkeye kapılması neticesi bu eser ortaya çıkar. Orwell, 1946 yılında bu romanı yazma amacını şöyle açıklar: “Geçtiğimiz on yıl boyunca en çok yapmak istediğim şey politik yazıyı bir sanata dönüştürmektir. … çünkü ifşa etmek istediğim bazı yalanlar, dikkat çekmek istediğim bazı gerçekler var. … Görev, bu çağın bizi yapmaya zorladığı gerçek halk ve toplumsal aktiviteler yoluyla benim içime işlemiş olan hoşlandığım ve nefret ettiğim şeylerin uzlaşmasını sağlamaktır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89048</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fb15398-3318-4806-a7b1-e1f477a735e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Jaguara Dokunmak</image:title>
            <image:caption>40&apos;tan Fazla Dilde Uluslararası Çoksatan
Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları&apos;nın yazarından 
 
Amazon şamanlarıyla doymak bilmez tüketim baronları arasındaki vicdani uçurumdan sesleniyor: Modern zaman kâhini, ekonomik tetikçi John Perkins.
 
“Bu muhteşem kitap, göz alıcı gezegenimizde insan olmaya dair yeni bir gerçeklik yaratmamız için ilham veriyor.”
Deepak Chopra
 
Ekonomik tetikçiler (ET&apos;ler) yerküre üzerindeki ülkeleri trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Dünya Bankası, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı ve diğer yabancı &quot;yardım&quot; kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, darbeler, rüşvet, zorbalık ve cinayet bulunmaktadır. Nereden mi biliyorum? Ben de bir ET idim.
Her şey Perkins’in Barış Gönüllüleri’ne katılmasıyla başladı.
Gittiği ülkelerde yıllar boyunca yaptıklarının yıkıcı etkisini gördü.
Yerli halkların yok oluşuna, köleleşmesine tanık oldu.
Ve sonunda anladı, en azılı suçluların ortağıydı.
Sonra bir gün, bir Amazon kabilesinde, jaguara dokundu.
 
Jaguara Dokunmak bir tetikçinin Ölüm Ekonomisi&apos;yle savaşan bir kahramana dönüşmesini anlatıyor.
Hayatlarımızı ve topraklarımızı yıkıcı sistem ve projelerden korumamızın ipuçlarını veriyor.
John Perkins bu kez iyinin yanında, bize yeni hayatın haritasını açıyor.
Şimdi elimizi taşın altına koyma zamanı!
 
Perkins son kitabı Jaguara Dokunmak ile okurları korkularıyla yüzleşme, sorumluluk alma ve gerekli değişimleri yapma konusunda yüreklendiriyor.
Publishers Weekly 
 
Zamanımızda tutulmuş en önemli kayıtlardan biri. Ruhunuza dokunacak, cesaretinizi artıracak, kalbinizi ısıtacak. Büyülü, isyankar ve gerçek. Perkins’ten bir başyapıt.
Lynne Twist, Paranın Ruhu kitabının yazarı 
 
Yıkıcı Ölüm Ekonomisi&apos;ni sürdürülebilir bir Yaşam Ekonomisi&apos;ne nasıl dönüştürebiliriz? Kendimizin en iyi versiyonu olmanın önünde ne engel var? John güçlü, zekice yanıtlar veriyor. Okuyun!”
Marci Shimoff, #1 New York Times çoksatan yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89049</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cc28ea6d-2cf6-40c3-933e-afcf305d3588.jpg</image:loc>
            <image:title>Tek Çocuklar Atlası</image:title>
            <image:caption>2203 yılı. Bizim dünyamızda on iki yaşına basan her çocuk, büyüme eşiğini geçmek üzere evden ayrılıp, yöre kardeşleriyle uzaktaki bir yere gönderilir.

Yarın evden ayrılıyoruz.

Nereye gideceğimizi, orada neler yaşayacağımızı bilmiyoruz. Ailelerimiz ve bizden büyükler hiç bir şey açıklamıyorlar. Çünkü büyüme eşiğini geçmek, tutulması gereken bir sır.

Hepimiz heyecan doluyuz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89050</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f911d698-2305-4ed5-8a66-d75734e6700a.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygurlar</image:title>
            <image:caption>Tarihin derinliklerinden günümüze ulaşma başarısı gösteren Türk boylarından Uygurların devirlere göre farklılık gösteren kaderleri söz konusudur. Önce bozkırlarda büyük bir kağanlık kuran Uygurlar, daha sonra din değiştirdikleri gibi yerleşik hayata da geçerek çok zengin kültür ürünlerinin günümüze kadar ulaşmasını sağladılar. Onların meydana getirdiği maddi kültür Türk tarihinin ilgi çekici bir temelini oluşturur. 
Uygurlar da Hunlar, Gök Türkler gibi Moğolistan bozkırlarında kağanlıklarını yükselttiler. Önce Türk birliğini sağladılar. Arkasından Çin’i baskı altına alıp vergiye bağladılar. Onların kağanlığı tam anlamıyla bozkır kültürü özellikleri taşıyordu. Bayan Çor Kağan zamanında dikilen Tes, Taryat ve Şine Us yazıtları, içerik bakımından Uygur Kağanlığı’nın Gök Türklerin devamı olduğuna işaret eder. Mani dinine girmeleri sosyal ve siyasi hayatlarını olumsuz etkiledi. Ancak, sonrasında şehir inşa etme ve diğer mimari eserler konusunda hatırı sayılır eserler verdiler. İpek Yolu ve Çin üzerinden elde ettikleri gelir zenginleşmelerini sağladığı gibi sosyal değişimlere sebep olarak rahata alışmalarına da yol açtı. Buna rağmen kağanlıklarını ayakta tutabildiler ve gerçekleştirdikleri Orta Asya hâkimiyeti 840 yılına kadar devam etti. 
832 sonrası aralarında başlayan iç çekişmeler durmak bilmedi. Kendi hanedan üyelerinden birinin yol göstermesiyle harekete geçen Kırgızlar tarafından yıkıldılar. Bir kısmı Kansu bölgesine göç ederken, diğer bir grup Turfan civarına gitti. Bundan sonra kaderleri farklı mecralarda akarak günümüze kadar geldi. 
Bu eserde farklı alan ve zamanlarda kırılma anları yaşayan Uygurların, 840 yılından önce oluşturdukları Ötüken merkezli büyük kağanlık ele alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89051</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c6da923f-a8eb-4479-b74a-c35db75645d6.jpg</image:loc>
            <image:title>17. Asrın Ortalarında Malatya Kazası</image:title>
            <image:caption>Osmanlı şehir tarihi çalışmaları son yıllarda giderek artmakta ve önem kazanmaktadır. Bu çalışmaların hız kazanmasında Osmanlı dönemi arşiv kaynaklarının düzenlenmesi ve kolay ulaşılır olmasının katkısı önemli olmuştur. Diğer taraftan &quot;Şehir tarihi çalışmaları nasıl yapılır?&quot; sorusunun cevabı hakkında farklı düşünceler bulunmaktadır.

Elinizde tutmuş olduğunuz bu çalışma 17. yüzyılın ortasında (1657-1658) Malatya&apos;ya ait bir şer&apos;iyye sicilinin bugünkü harflere çevrilerek &quot;bir şehir tarihi düzeninde&quot; değerlendirilmesi şeklinde yapılmıştır.

Şehir tarihi çalışmalarına önemli bir katkı sağlayacak olan bu çalışma, Malatya tarihine dair önemli ipuçlarının gün yüzüne çıkmasına imkân sağlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89052</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2210eaf1-6101-4209-8f90-d5fcf438728d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sencivanoğlu</image:title>
            <image:caption>Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Bu defa kalemini Akdeniz’e batıran Kozanoğlu, çapkın, akıllı, cesur ve kuvvetli Türk korsanı Sencivanoğlu’nun ustası Piri Reis’i kurtarmak için çıktığı maceraları anlatıyor. Usta yazar, Türk gemilerinin gümüşten bir makas gibi ikiye ayırdığı denizlerden Afrika’nın kavruk topraklarına, insan eti yiyen kabilelerden Avrupa’nın en büyük korsanlarına uzanan eserinde Türk korsanlarının tarihimiz içerisindeki yeri ve önemini de gözler önüne seriyor. 
“Ben Turgut Reis’le Mehdiye’de, Hızır Reis Barbaros ile Preveze’de, Uluç Ali Reis’le Malta uğraşında kâfir kadırgalarına pala elde girmiş, daldığım kadırgalarda canlı insan koymamış bir korsanım. 
Sencivanoğlu’nun kavga narasını duyup da çakşırını kirletmeyen kâfir korsan duyulmamıştır şu kahpe dünyada...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89053</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0575e38d-a26a-4660-b7e3-8a6756687d3d.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 5 Yökdil Sağlık Bilimleri Deneme Sınavı 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda tam 5 adet YÖKDİL SAĞLIK BİLİMLERİ denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YÖKDİL&apos;in zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi yapılan YÖKDİL sınavları ile büyük benzerlik göstermektedir. 

Ayrıca TIP-DİL sınavına hazırlanan adaylar için de etkili bir kaynak olacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89054</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e5e90614-1ea3-421b-9317-726279df07d3.jpg</image:loc>
            <image:title>Video Çözümlü 5 Yökdil Sosyal Bilimler Deneme Sınavı 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımızda tam 5 adet YÖKDİL SOSYAL BİLİMLER denemesi bulunmaktadır. Her bir deneme, YÖKDİL&apos;in zorluk seviyesine göre hazırlanmıştır. Sınavlar içerik ve zorluk seviyesi yapılan YÖKDİL sınavları ile büyük benzerlik göstermektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89055</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/69d005d3-82f4-4d22-95cc-94594d23e62c.jpg</image:loc>
            <image:title>Eczanede Profesyonel ve Tamamlayıcı Satış Yönetimi</image:title>
            <image:caption>On yıldan fazla zamandır eczane teknisyenlerine satış konularında eğitimler veriyorum, bugüne kadar eğitim verdiğim teknisyen sayısı on bin kişiyi geçti ve pek çok arkadaşımla da bire bir “satış süreç gelişimi” programları gerçekleştiriyoruz. Biliyorum ki her biriniz bu süreci profesyonelleştirmek, doğru yöntemleri ile öğrenmek istiyorsunuz. 

Bu kitapta sizlere bu konuda birkaç bilgiyi paylaşmaya çalıştım. Bundan sonraki tüm kitaplarda da bu bilgileri derinleştirmeye devam edeceğiz. 

Faydalanabileceğiniz bir eser olması dileklerimle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89056</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d37c51b9-64fb-4173-9e78-150d4f1b0020.jpg</image:loc>
            <image:title>Belirtisiz Kadın Tamlaması</image:title>
            <image:caption>Belirtisiz kadın tamlamasısın artık her şeyden önce sen;
söyler misin, bu aşktaki anlatım bozukluğu muyum ben?

#tolgakayaşiirleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89057</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/faaa92b1-3ac2-44d6-b697-478405eb4d7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Korsanları</image:title>
            <image:caption>“Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu bu defa okurunu denizcilik tarihimizin en güçlü isimleriyle tanıştırıyor. Hızır, Oruç ve Turgut Reis gibi tarihin gördüğü en büyük denizcileri ve onların tüm Avrupa’yı nasıl kasıp kavurduklarını kendine has üslubuyla anlatan usta yazar, tarihsel bir gerçeklik üzerine inşa ettiği eserinde saraydaki iktidar çatışmalarından denizlere kanla yazılmış büyük zaferlerin perde arkasına uzanan kahramanlık, cesaret, dostluk ve entrika dolu bir yolculuğa rehberlik ediyor. 
“Fakat Hızır Reis, haberi işitir işitmez donmuş kalmıştı. Gözleri yaşarmadı. Yalnız kaşlarının ve kızıl sakallarının rüzgâra tutulmuş çınar yaprakları gibi titrediği görülüyordu. Yumruklarını sıktı, yaralı bir aslan gibi kükredi. Odayı titretti. Hızır Reis ant içiyordu: 
– Ah! Bütün Frengistan’ı kılıçtan geçirsem, bütün diyâr-ı küfrü yakıp yıksam gene onların kahpecesine şehit ettikleri kardeşlerimin, yoldaşlarımın öcünü alamam! Öcümü almak, akacak kana doymamak; bu, benim artık tek ödevim oldu...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89058</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/df6f4bc6-99d9-4a20-83c0-cf3458dd8294.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarı Benizli Adam</image:title>
            <image:caption>Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu, Sarı Benizli Adam’da Osmanlı İmparatorluğu’nun Fetret Dönemi’ne yakından bakıyor. Ankara Savaşı sonrası lidersiz kalan Osmanlı içerisindeki taht kavgalarına eğilen usta yazar, Timur’un elinden kaçan Şehzade Mustafa üzerinden tarihin en karanlık dönemlerinden birisini aydınlatıyor. 
“...ben oyuncak olamam. Ben Limni Adası’nda çiftçi olamam. Ben padişah olmak için doğdum. Padişah olacağım, emirlerime karşı koyma! Bir Sarı Yani değil, bir Türk sultanı karşısında olduğunu da unutma!...”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89059</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2cae5cee-82ab-4d76-94f4-003c7e658d88.jpg</image:loc>
            <image:title>Savcı Bey</image:title>
            <image:caption>“Kozanoğlu... Tarihi sevdiren adam...” ⎼Ömer Türkeş 
“Onur, gurur ve sadakat kişiliğimin temelleri ise, bunu Abdullah Ziya’ya, Nihal Atsız’a, Alexandre Dumas’ya ve Michel Zevaco’ya borçluyum...” ⎼Hıncal Uluç 
“Amacım, Türk insanının, kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktır.” ⎼A.Z. Kozanoğlu 
Abdullah Ziya Kozanoğlu cumhuriyetimizin ilk yıllarında kaleme aldığı tarihî romanlarla Türk insanında millî bir bilincin oluşmasını sağlamış, bunu yaparken gelecek kuşaklara gösterilebilecek rol modellerini -gerçeklikten uzak ithal kahramanlar yerine- her biri görkemli tarihimizin içinde parıldayan kahramanlardan seçmiştir. Tarihî gerçeklerle kurmacayı ustalıkla harmanlayan Kozanoğlu, eserleriyle döneminde en çok okunan yazarlardan biri olmuş ayrıca sinemamızı da derinden etkileyerek Türk tarihinin aydınlık yüzünün daha geniş kitlelere taşınmasını başarmıştır. 
Kozanoğlu, Savcı Bey’de aşkın, dostluğun ve taht kavgalarının gölgesinde yaşayan bir Osmanlı şehzadesinin sıra dışı hayatını ele alıyor. Murad Hüdavendigâr’ın oğulları arasındaki çekişmeyi ve Bizans - Osmanlı ilişkisini mercek altında tutan Kozanoğlu, bu sert tarihsel gerçekliğin içinde bile en insani duyguları ustalıkla eriterek yüreklere dokunabiliyor. 
“...Sen Türk beyisin, büyüksün. Bu yüksek büyüklüğün ceza vermekle değil, affetmekle belli olur. Affet Murad Bey! Türklere senin gibi bir baş kazandır. Savcı ki senin oğlundur, en aşağı senin kadar değerlidir. Türk milletinden ancak bir batında iki Murad çıkar. Biri sende yaşıyor, ikinciyi sen öldürme!..”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89060</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87c25002-5455-490e-8a86-38ead1ba531d.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı</image:title>
            <image:caption>Gönüllere şifa veren modern zaman masalları...

Rüzgârın kulağına fısıldadıklarını tılsımlı sözcüklerle buluşturan hikâye anlatıcısı, yazar Beyza Akyüz&apos;ün kaleme aldığı Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı, dünü yarına bağlayan efsunlu zamanlarda geçen, yaşsız bir masal kitabı. 
 
Kalpleri görünmez iplerle birbirine düğümleyen on iki masala yer veren eser, ustasının kisvesine bürünüp onun izinden yürüyen has bir dinleyicinin, kendi benliğini arayış serüvenini sayfalarına taşıyor.
 
Yaşanmış gerçek olayları, belleğinden damıtarak daha önce hiç söylenmemiş sözlere, anlatılarla dönüştüren Akyüz; geçmişten omuzladığı sözlü geleneği incelikli bir üslupla geleceğe taşıyor, kıssadan hisseler eşliğinde, ruh sağaltıcı masallara imza atıyor.  

Vakti zamanında, ülkenin birinde, namı diyarları aşan bir anlatıcı yaşar. Ancak ne hikmetse, anlatıcı bir gün sırra kadem basar. Kimseler izini bulamaz. Bir süre sonra da unutulur gider... Oysa onu gönlünden hiç çıkarmayan ve tekrar kavuşmak için her şeyi göze alan sadık bir dostu vardır: kedisi Sürmeli. Şehrin akıllısı İplik Hatun, kediye bir anlatıcı kaftanı diker, tılsımlı sözlerini de kumaşa üfler. Yollara düşen Sürmeli Kedi, ustasından miras kalan masalları ayın döngüsüne göre anlatmaya koyulur. Kulakları güzel sözlerle sulandığı için kalpleri yeşerenler; akasya ağacının o enfes kokusunu içine çekebilmek uğruna kaşındıran pireleri baş tacı etmeye razı gelenler; kapısını kim çalarsa çalsın, herkesi gülümseyerek içeri buyur edenler... Masalların bin kapı araladığı bu yolculukta, Sürmeli Kedi de Yeni Ay&apos;ın Dolunay&apos;a kavuşması gibi, kendi hikâyesini tamamlayacak ve benliğine kavuşacaktır.   

Sözün sahibini bulmanın en iyi yolunun sözün izini takip etmekten geçtiğini hatırlatan Sürmeli Kedi&apos;nin Arayışı, insanın özüne dair iyisiyle kötüsüyle eteğindeki bütün taşları döküyor; Zülal Öztürk&apos;ün lirik resimleriyle bütünlenip farklı insanlık hâllerine ayna tutuyor.    

Hikâye anlatmanın gerçekte bir sır paylaşmaya eşdeğer olduğunu ifade eden Beyza Akyüz, “şifahen” anlattıklarına kulak kesilenlerin bu sırra sahip çıkmalarını, onun kıymetini iyi bilip umutla geleceğe taşımalarını salık veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89061</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0d06293-a7c1-4fac-af53-cc45f343a3d8.jpg</image:loc>
            <image:title>Savaş Ve Terebentin</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nda askere alınan genç bir ressamın savaş ve eve dönüş anılarıyla dolu iki defteri, siperlerin dehşetiyle bölünmüş bir hayatın kayıtları ve defterleri miras bıraktığı torunu, yazar Stefan Hertmans… Savaş ve Terebentin, yazar, şair ve akademisyen Stefan Hertmans’ın, devraldıktan ancak otuz yıl sonra okuyup yüzleşebildiği bu defterlerin tetiklediği sorgulamaların bir verimi. 
 
Büyükbaba Urbain Martien kimdi? Bir sanatçı, bir asker, bir savaş kahramanı, bir eş olarak dönüşen kimlikleriyle ve savaşın yarım bıraktığı sanat rüyalarıyla çağın ve aile öyküsünün neresindeydi? Stefan Hertmans, roman, biyografi ve otobiyografinin kesişim noktasında duran bu yapıtıyla, kendisinin de ait olduğu bir geçmişi yeniden inşa ediyor. 
 
2013’te yayınlanan, “geleceğin klasikleri” arasında gösterilen Savaş ve Terebentin, Hollanda ve Belçika’da çeşitli edebiyat ödüllerini aldı; Man Booker Uluslararası Ödülü’ne aday gösterildi. Hayatı kurgulaştırma tarzıyla Alman yazar W.G. Sebald’la aynı kulvarda yürüyen Stefan Hertmans, Savaş ve Terebentin’le  ilk kez Türkçede. ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89062</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7c9a9434-aa81-441f-bcc7-a613141f8a20.jpg</image:loc>
            <image:title>Fransız Devrimi&apos;nde Siyasal Düşünceler Ve Mücadeleler - Cilt 3</image:title>
            <image:caption>Fransız Devrimi&apos;nde öne çıkan temel kavramları, devrimde yer alan aktörleri ve onların devrim sürecindeki siyasi fikirlerini bütün yönleriyle ele alan bu eser devrime yön veren kişilerin yazılarını ve söylevlerini de içermesi bakımından Fransız Devrimi üzerine eşsiz bir kaynak olma özelliği kazanıyor. 

Kitap, devrim sürecinde ortaya çıkan fikirleri, yapıları ve eylemleri sınıf mücadelelerinin etkisini göz ardı etmeden siyasi iktidar mücadelesi bağlamında ele alıyor. 
Siyasal düşünceler tarihi disiplininin ülkemizdeki duayeni Mehmet Ali Ağaoğlları&apos;ndan bir anıt eser... 
 
““Barış içindeki halkçı yönetimin dayanağı erdemse, devrim içindeki halkçı yönetimin dayanağı hem erdem hem terördür. Erdemsiz terör zararlıdır, terörsüz erdem güçsüzdür. Terör, çabuk işleyen, katı ve bükülmez adaletten başka bir şey değildir; dolayısıyla erdemden türer.” 
Maximilien ROBESPİERRE. 
 
“Bize korumalar verilmesinden söz edildi. Bu önerinin iyi bir niyetle ortaya atıldığına inanmak istiyorum. Ama çevrelerinde korumaların bulunmasını isteyenlerin sadece despotlar olduğunu ve bizim despotlarla bir tutulacak insanlar olmadığımızı da vurgulamam gerek.” 
Georges COUTHON. 

“Şunu bilelim ki, eğer yıkım mızraklarla gerçekleştirilebiliyorsa, toplumsal yapı da ancak aklın ve dehanın pergeliyle inşa edilip yükseltilebilir.” --Georges Jacques DANTON. 

 “Eğitimin çeşitli avantajları Cumhuriyet’in eşit yurttaşlarının arasında hepsini kapsayacak şekilde dağıtılmalıdır. Çünkü ne denirse densin, bu avantajlara ilişkin küçük değişikliklerin bulunması bile, insanlar arasında sayısız farklılıkların doğmasına ve çok katı eşitsizliklerin oluşmasına yol açar.” ---Louis Michel LEPELETİER. 
  “Bir devlette herkes özgürlüğü tutkularını ve para hırsını serbestçe tatmin etmek olarak algıladığında, yurttaşlar arasında sahiplenme zihniyeti ve bencillik hüküm sürmeye başlar. Her kişinin özgürlüğe kişisel çıkarları doğrultusunda bir anlam yüklemesi de, sonuçta herkesin köleliğine yol açar.”--Louis Antoine SAİNT-JUST.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89063</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88ed2b88-42ce-457c-9b63-74f7bb62a0e9.jpg</image:loc>
            <image:title>Taş Ve Gölge</image:title>
            <image:caption>“Gece, sessizlik değil damıtılmış ses demekti. Gündüz bütün sesler birbirine karışıp gürültüye dönerken, gece her ses kendi sadeliğiyle belirirdi. Çocukluğun şarkıları, ruhların iniltileri, baykuşun ötüşü. Gündüzün karmaşasında bunlar anlaşılmazdı. Acılar, özlemler de öyle. İnsan geceleyin kendisiyle yalnız kaldığında hissederdi saf sızıyı... Gündüz o yükleri taşımak kolay, insan gerçekten yalnız olduğuna geceleri inanabilirdi.” 

Avdo, hünerli bir mezar taşı ustası. Çocukluğu mu onun, yoksa o mu çocukluğunun peşinden bir ömürdür gidiyor? Bilmiyor... Belki de ölümden daha büyük bir hakikat olmadığı düşüncesiyle, ölümün bağrında konaklıyor. Günü geldiğinde, en uzun ve karanlık gecede, erguvan ağacının altındaki mezarda onu bekleyen kadının, Elif’inin yanına uzanacak... 

Burhan Sönmez, varoluşa ve hakikate dair bilinmezlere, asırlardır yanıt aranan sorulara, atmosferiyle büyüleyen, kurgusuyla merak uyandıran güçlü bir anlatıyla ev sahipliği yapıyor. 

Taş ve Gölge, evren ve insana, yaşam ve ölüme farklı bir gözle baktıran derin bir roman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89064</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/de41ae64-2128-4e0d-ba63-ab02dd819a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölgedeki Sırlar</image:title>
            <image:caption>Öldürdüğünü düşündüğü genç kızın hayalini kendine yakın arkadaş edinen Sirap, sırlarla dolu olduğunu keşfettiği hayatına tutunmaya çabalar.
Özlemle beklediği ilk bebeğinin doğumuna iki hafta kalmıştır. İnsanların karanlık yüzünü ısrarla görmezden gelen Sirap, sırlar açığa çıktıkça yumduğu gözlerini aralamak zorunda kalır.
Lanetli olduğuna inanan genç adam, gerçekleri öğrendiğinde bu karanlığın içinden çıkabilecek midir?
Osmanlı İmparatorluğu’nun kültürel yapısını ve sıradan hayatları aniden değişen cesur insanların sevgiye ve dostluğa olan tutkusunu aktaran Gölgedeki Sırlar; cinayetler, ihanetler, kervanlara yapılan saldırılar arasında sıkışan kahramanların manevi çöküşünü ve gülümsemelerindeki acıyı başarıyla resmeder.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89065</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ea0f3fb-204f-4353-96d8-4011262073db.jpg</image:loc>
            <image:title>Portakal Bahçesi</image:title>
            <image:caption>İkiz kardeşler, Amed ile Aziz... Etrafı dağlarla çevrelenmiş, savaşın tam ortasındaki isimsiz bir ülkede anne babalarıyla yaşayan iki çocuk. Dağların öte tarafında köpekler yaşıyor, yani düşmanları…
Bölgenin savaşçı liderlerinden biri bir gün babalarını ziyaret eder ve kana kanla yanıt vermek için çocuklarından birini savaşta feda etmesini ister. Baba Zohal çıkışı olmayan bir ikileme düşer. Anne Tamara ise bu isteği kabullenemez. Üstüne üstlük Aziz kanser hastasıdır. Zaten ölüme mahkûmdur. Baba, biri hasta diğeri sağlıklı iki çocuğu arasında nasıl seçim yapar? Akıldan geçirilmesi bile mümkün olmayan böyle bir isteği nasıl kabul eder? Dokuz yaşındaki iki çocuk, Aziz ve Amed, dünyadaki “cennet”leri portakal bahçesinden, savaşın “cehennem”ine nasıl düşerler? Savaş, çocukluk ile erişkinlik arasındaki sınırları nasıl ortadan kaldırır?
Suçluluk hissi, yalan ve aldatmaca, sevgi ve diğerinin kurtuluşu için kendini feda etme…
İşte, yüzünüze bir tokat gibi çarpacak bu konuların tümünü bu kitapta bulacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89066</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0315c16f-276a-4c03-9910-3fca7a30b13c.jpg</image:loc>
            <image:title>Öfke Ateşini Söndüren Ejderha</image:title>
            <image:caption>Psikolog Tavsiyeli, Terapi Tadında Bir Öykü
Herkes zaman zaman öfkelenir. Hatta bazen öfkesine hâkim olamayıp sonradan pişman olacağı şeyler de yapar. Ama hiç kimsenin öfkesi bir ejderhanınki kadar yakıcı değildir.
Ira da öfkesini kontrol etmekte zorlanan genç bir ejderhadır. Ancak sevdiklerine ve çevresine zarar vermeye başlayan öfkesini dizginlemenin zamanı gelmiştir.
Ira’nın öfke ateşini söndüreceği terapi macerasına seni de bekliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89067</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba4da386-4b76-47b6-a563-f79f95365e21.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Ne Dünya Kardeşim! - Çatlak</image:title>
            <image:caption>Mahallenin yeni sakinlerinden sonra garip olaylar yaşanmaya başlamıştır. Sevdikleri ortadan kaybolurken Çatlak ve arkadaşlarının hızlı hareket etmesi gerekmektedir. Çember hızla daralırken kırmızı gözlerin gizemini çözüp herkesi kurtarmalıdırlar.
Süper sorunlarla mücadele edebilmek için biraz süper olmak gerekir. Bizim Çatlak’ın ne kadar süper gücü var bilinmez ama süper dostları ve süper cesareti olduğu kesin.
Çatlak’la adı gibi bir macera seni bekliyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89068</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d0fff413-7289-4b6f-9e7b-1c550835a191.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Haşhaş: Sosyo-Ekonomik Ve Dış Politik Boyutlarıyla (1909-1950)</image:title>
            <image:caption>Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Haşhaş:
Sosyo-Ekonomik Ve Dış Politik
Boyutlarıyla (1909-1950)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89069</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/13015136-1bdd-494c-a9d0-f3963db937aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Modern Sanatın Kısa Öyküsü</image:title>
            <image:caption>Özenle derlenmiş bilgiler, olağanüstü görseller, faydalı eser analizleri, sanatın belli başlı dallarında kullanılan temalar, teknikler. Önemli türlere, akımlara, eserlere, temalara ve tekniklere yönelik cep kılavuzları… hep kitap’tan sanatseverlerin elinden düşürmeyeceği özgün bir sanata giriş serisi! Serinin ilk kitapları; Sanatın Kısa Öyküsü, Fotoğrafın Kısa Öyküsü ile Modern Sanatın Kısa Öyküsü… Modern sanat nasıl ve neden ortaya çıktı? Yeniliklerin altında kimlerin imzası vardı? Peki bu yenilikler nelerdi? Nerede ve nasıl gerçekleştiler? Modern Sanatın Kısa Öyküsü, modern sanat konusuna yepyeni ve yenilikçi bir perspektiften bakıyor. Rahatlıkla takip edilebilen tasarımıyla, modernizmin ilk döneminden çağdaş sanat örneklerine kadar, toplamda elli önemli eserin analizini sunuyor. Bunu yaparken modern sanat tarihindeki farklı teknikleri açıklıyor, teknik jargonu anlaşılır kılarak her okurun modern sanattan keyif almasını sağlıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89070</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a112e35e-95f4-4c72-9fc4-d8b9e8e346b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Do Anahtarında Solfej Çalışmaları</image:title>
            <image:caption>Do Anahtarında Solfej Çalışmaları kitabı, do anahtarını öğrenmeye yeni başlayanlar ve do anahtarı okuma becerilerini geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir. Kitabın bölümleri sistematik ve basamaklandırmalı bir yol izleyerek öğrenciye ritmik ve melodik okuma yaptırarak anahtar okuma becerisinde akıcılık kazandırmayı
amaçlamaktadır.  Anahtar okuma becerisindeki akıcılık, öğrencinin ilgili alandaki deşifre becerisini, hızını ve tekniğini doğrudan etkilemektedir. Özellikle profesyonel müzik eğitimi sürecinin başlarında farklı anahtarlarda okuma becerisinin geliştirilmesi, farklı zorluk ve nitelikteki eserlerle karşılaşılması durumunda okuma ve deşifre becerisini arttıracaktır.             Do anahtarı okuma becerilerini geliştirmek amacıyla Türkiye’de bu alanda ilk defa yazılmış bu çalışmayı tüm müzisyenlere önemli bir kaynak ve rehber olarak  tavsiye ederim.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89071</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1bcb3aa5-c5e6-4788-97bc-9ed4e27e1d35.jpg</image:loc>
            <image:title>Müzik Nedir?</image:title>
            <image:caption>Müzik Nedir? “Duygu ve düşüncelerin sesler yardımıyla dışa aktarılmasıdır. Veya bazı hocalar şöyle der ya; “Belirli kurallar içinde duyguların sesler yardımıyla dışa vurulması veya aktarılmasıdır…” Tamam bunu hepimiz biliyoruz artık. 
Peki; 

“Müzik sanatı nasıl ortaya çıkmıştır? / Sesin fiziksel özellikleri nelerdir? / Porte nedir? / Anahtar nedir? / Kaç çeşit anahtar vardır? / Titreşim nedir ve nasıl oluşur? / Ton nedir? / Nota nedir? / Zaman nedir? / Değiştirici işaretler nelerdir? / Sus işareti nedir? / Bona nedir ya da kimdir? / Solfej nedir?” gibi Temel Müzik Bilgileri sorularının cevaplarını eğlenceli bir şekilde öğrenebileceğiniz müzikalin kitap formudur Müzik Nedir? 

Aynı isimdeki müzikal bir ders saatti uzunluğunda olması için tasarlandığından, karakterler kitaptaki kadar detaylı işlenmemiştir. Müzikaldeki karakterlerin detaylı geçmişlerini bu kitapta okuyabilir, müzikalin parçalarını kitabın içinde yer alan barkodları telefonunuza taratıp dinleyebilirsiniz. Ayrıca parçaların sözleri de kitabın içinde yer almaktadır. 

Bu müzikal yolculuktan umarız siz de en az bizim kadar zevk alırsınız. İyi okumalar ve iyi dinlemeler! 

Müzik zekâ gelişiminin yanı sıra; mutlu eder, dinginleştirir ve insanları birleştirir. Hoşça kalın, müzikle kalın!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89072</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3a0ed2c1-9e4f-4719-af10-1cc906be04cb.jpg</image:loc>
            <image:title>Canzoniere</image:title>
            <image:caption>Canzoniere Petrarca&apos;nın aşkı ölümsüzleştirme çabası üzerine kuruludur, şiirlerde her şey, bütün doğa betimleri ve tanımlanan her duygu, anımsanan ve yaşanan her olay sevilen yücelten düşsel bir düzlemde aktarılır. Ancak böylesi geleneksel izlekleri bile, klasik tarzla yeni şiir biçimlerini harmanlayarak son derece özgün bir üslupla işler Petrarca.
Okur bu şiirlerde aşkın her biçimine rastlayacak, erdem, tapınma ve tensellik olarak aşkın; umut, korku ve tutsaklık olarak aşkın anıştırmalı bir üslupla, çağrışımlarla, olağanüstü bir duyarlık ve ifade zenginliğiyle betimlendiğini görecektir.
,
Aşk şarininin işlevini ve amacını da soruşturur Petrarca lirik şiirlerinde, biçimsel ustalığını, şairlik bilincini ve teknik donanımını da bu yola sergiler. Kemal Atakay&apos;ın titiz çevirisiyle sunduğumuz bu başyapıt; Petrarca&apos;nın şiir anlayışını irdeleyen Giriş yazısıyla, şiirlere geniş açıklamalar getiren notları ve sağlam kaynakçasıyla şiirseverler için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı, bir temel kitap oluşturacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89073</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63301b1b-81d9-4948-9a5d-89687b5613b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 1 - T-Rex Alarmı</image:title>
            <image:caption>Dino-Park&apos;ta tüyler ürperten bir kükreme yankılandı. Dişi T-Rex&apos;i bu kadar kızdıran şey ne olabilirdi? Sarp, Evren ve Defne kısa süre içinde inanılmaz bir keşif yaptılar. T-Rex&apos;in yumurtalarının bulunduğu yuva talan edilmişti. Dino-Park&apos;ın açılışına birkaç gün kalmışken olacak şey miydi bu? İleri teknoloji ürünü güvenlik sistemi nasıl bozulmuştu? 
Bu işin arkasında kim ve nasıl bir plan vardı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89074</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93475160-ceaa-4018-9148-e4550a1fdddb.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 2 - Gürültücü Dinozorlar Ormanı</image:title>
            <image:caption>Sarp, Defne ve Evren bu kadar şanslı olduklarına inanamıyorlardı. Gök gürültüsü gibi ses çıkaran Brontozorların dünyasında, el değmemiş ormanda yapılacak ilk inceleme gezisine onlar da katılacaktı. Bu ormanın aslında tehlikeler barındırdığını bilmeyen araştırma ekibi yola koyuldu. 
Bir anda karşılarına, yırtıcı dinozorlar çıktı...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89075</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ea19a04a-3b0a-4ae8-9ebf-c01e07d250fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozor Gezegeni 3 - Dev Dinozorların Saldırısı</image:title>
            <image:caption>Gezegendeki tek kent olan Toryum&apos;da dolaşan devasa bir Triceratops, süpermarketi talan ediyor, yollardaki araçları oyuncak gibi fırlatıyordu. Toryum&apos;un koruma kalkanı çalışmıyordu çünkü bir bilgisayar korsanı, sistemi sabote etmişti. Bilgisayar korsanının bir isteği vardı; insanların Dinozor Gezegeni&apos;ni terk etmesi. Sarf, Defne ve Evren, sonunda bilgisayar korsanının kim olduğuna dair bir ipucu yakalamayı başardılar. Ancak zaman giderek daralıyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89076</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5c098044-6e2d-41a6-9531-a27304886177.jpg</image:loc>
            <image:title>Kağıt Prenses</image:title>
            <image:caption>Ella Harper ne olursa olsun hayatta kalmayı başarırdı. Tüm hayatını annesinin peşinde oradan oraya sürüklenerek ve bir gün bu çamurun içinden çıkacağını umarak geçirmişti. Annesinin ani ölümüyle ise artık yapayalnızdı. Ta ki Callum Royal birden ortaya çıkana kadar. 
 
Ella’yı özel okullar, malikâneler ve ondan nefret eden beş erkek kardeş bekliyordu. Hepsi birbirinden çekici ve zalim olsa da, ondan kurtulmak için her şeyi yapabilecek olan Reed Royal’la boy ölçüşemezlerdi. Ella’nın oraya ait olmadığını düşünen Reed belki de haksız sayılmazdı. 
 
Zenginlik, ölçüsüzlük, aldatma ve her kapının ardında başka bir günahla, Ella Royal Malikânesi’nde tutunmak istiyorsa önce kendi yolunu bulmak zorundaydı. 
 
New York Times ve USA Today Çoksatanı 
 
“Yetişkin romantik romanlarını aratmayan kurgusuyla, Gossip Girl seven gençlerin tam da aradıkları kan.” —Kirkus 
 
“Ella ve Reed hakkında daha fazlasını okumak için sabırsızlanıyorum.” —Rachel Blaufeld 
 
“Yoğun, akıldan çıkmayan ve çok ateşli. Mutlaka okumalısınız.” —Emma Chace 
 
“Keskin bir kalemden çıkma karakterler ve şok edici son sayfalarıyla elinizden bırakamayacağınız bir roman!” —Rockstars of Romance 
 
“Devam kitabını nasıl beklerim bilemiyorum!” —Kristen Krantz</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89077</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb44b274-cbfa-4e5f-9a9e-dfcbbe0ff9f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kürt Sevdim</image:title>
            <image:caption>“Ben Diyarbakırlıyım Gülşah” dedi sanki işlediği bir kabahati dile getirir gibi. “Sense Balıkesirli!” diyerek şaşkınlığımı ikiye katladı. Adımla hitap edişi, memleketimi bilişi? Bu nasıl işti? 
“Adımı biliyorsun, memleketimi de? Ama ben henüz söylememiştim.” 
“O gece bir tek sen âşık olmadın Gülşah.” 
“Peki, madem sadece ben âşık olmadıysam, neden olmaz diyorsun?” 
“Çünkü biz seninle ülkenin batısıyla doğusuyuz, çünkü biz farklı kültürlerin çocuklarıyız. Çünkü biz bitmeyen bir kavganın bitmeye mahkûm aşkıyız. Olmaz Gülşah, olmaz.” 
 
Bu kitapta Diyarbakırlı yakışıklı Şahin ile Balıkesirli güzeller güzeli Gülşah’ın İzmir Ege Üniversitesi’nde tanışmalarıyla başlayıp yıllarca süren gerçek bir aşk hikâyesini okuyacaksınız. 

Gülşah ve Şahin ülkemizde yaşanmış binlercesinden sadece biri. 
Gülşah’ın sevgiyle harmanlanmış anılarında yolculuk ederken bu aşka imreneceksiniz. Onlarla beraber ağlayacak ve belki de sinirlenip isyan edeceksiniz. 
Bu aşkın içinde kendinizden, çevrenizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. 
Çünkü bu kitap biraz sen, biraz ben, biraz da öteki. Bir Türkiye mozaiği… 
 
“Sarışın bir kızla esmer yakışıklı bir adam yürüyordu 
yan yana, yana yana.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89078</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2446ab10-5efb-42a1-92ca-85350fdd2410.jpg</image:loc>
            <image:title>İtaat</image:title>
            <image:caption>Fransa’nın önde gelen ve hem demeçleri hem de eserleriyle pek çok tartışma yaratan yazarlarından, Prix Goncourt ve Prix Novembre gibi saygıdeğer ödüllerin sahibi Michel Houellebecq’in bu yeni romanı 7 Ocak 2015 tarihinde yayımlandı. Aynı gün Charlie Hebdo mizah dergisine ElKaide tarafından yapılan saldırıda on iki kişi hayatını kaybetti, on bir kişiyse yaralandı. Houellebecq’in romanı İtaat kimilerince İslamofobik bir provokasyon olmakla itham edildi, yazar da dönemin Fransız Başbakanı Valles tarafından bile eleştirildi. 
 
2022 yılında Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Müslüman Kardeşler’in adayı Mohammed Ben Abbes galip gelir. Ülke süratle şeriat yönetimine geçerken, J. K. Huysmans uzmanı, hayata dair heyecanını kaybetmiş akademisyen François’nın da karşısına büyük bir fırsat çıkar. Bunu değerlendirip değerlendirmemekse hayatının dönüm noktası olacaktır. 
 
İtaat, kışkırtıcı yazar Michel Houellebecq’ten Avrupa’nın korkularına, inanç ve siyasetin kendisine, dünyanın kaotik geleceğine dair sivri dilli bir hiciv. 
 
“Siyasi bir masal elbette, Fransızların korkularıyla ince ince oynayan modern bir masal.” –Libération 
 
“Roman, genel anlamda hızlı politik değişimleri de inceliyor: İleride ne kadarını yaşayacağız? Ve bu değişim, en nihayetinde uç noktalara gidecek mi?” –TIME</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89079</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/08e01ec4-437a-4444-be70-41f256f9f5b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yoksullar Nasıl Ölür?</image:title>
            <image:caption>1928 yılında Paris’e gelen George Orwell, 1929’un Mart’ında hastalandı ve bir süre bu şehirdeki bir hastanede kaldı. Orada gördükleri uzun zaman aklından çıkmayacaktı. Orwell, aynı zamanda İspanya İç Savaşı’nda bir kere kulak enfeksiyonu, bir kere de boğazından vurulduğu için hastaneye kaldırılmıştı. Yoksullar Nasıl Ölür’e adını veren denemesinde, hayatı akciğer sorunlarıyla geçen ve zor koşullarda çalışan birçok hastanede bulunmuş yazar, kendi tecrübelerinden de yola çıkarak tıp yazını ve tarihini irdeliyor, yoksul hastaların yaşadıkları zorluklardan bahsediyor.


Orwell, yine bu kitapta okuyacağınız diğer denemelerinde ise polisiye edebiyata, Salvador Dali’ye, içilecek güzel bir yerin nasıl olması gerektiğine, Arthur Koestler’e, Marakeş’e, İspanya İç Savaşı’na değiniyor. Yoksullar Nasıl Ölür, güncelin sorunlarından asla kaçmayan ama kafasının estiği yere gitmekten de çekinmeyen bir yazarın denemelerinden oluşan kıymetli bir seçki.


“Art arda yazıldığında, Orwell’in dürüstlük, nezaket, özgürlük, adalet gibi temel değerleri birçok insan için muğlak kalabilir ama hiç kimse, yirminci yüzyılın en karanlık günlerinde, bu fikirlerin ne anlama geldiğiyle onun kadar boğuşmamıştır.” 
–Dorian Lynskey 
 
“Orwell, kendini yayımlanan sahteliğin, ikiyüzlülüğün ve yalanların maskesini sertçe düşüren biri olarak görüyor, insanlara duymak istemediklerini anlatıyordu.” 
–Bernard Crick</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89080</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77aaa250-ddda-4317-a8fc-7673e377743a.jpg</image:loc>
            <image:title>Avrupa Hunları ve Avrupa Hun Türkçesi</image:title>
            <image:caption>360 - 469 arasında hüküm süren Avrupa Hun devleti bir imparatorluktu. Hem çok geniş topraklara yayılmıştı, hem de devletin içinde onlarca ırka, dile, dine mensup kavimler, halklar, boylar vardı. Fakat yönetici sınıf ve askerî bürokrasi başat olarak Türktü. 
 
Dünya ve Avrupa tarihinde derin izler bırakan Avrupa Hunlarının unutulmamasını sağlayan iki önemli olay vardır. Birincisi kavimler göçünü başlatmaları ve Avrupa haritasını değiştirmeleri, ikincisi ünlü Hun başbuğu Attila’nın ve Hunların tarihte ve halkların belleğinde bıraktığı izlerdir (Efsaneler, menkıbeler, destanlar vb.). 
  Bu çalışmada Hunların dili, tarihi, tarihsel coğrafyası, kültür ve uygarlığı, yaşamı, iktisadı üzerinde durulmuş, özgün görüşler ortaya konulmuştur. Fakat esas ağırlık Avrupa Hunlarının diline verilmiştir. Avrupa Hunlarına ait birçok kişi, unvan, boy, yer adı incelenmiş; Balamir, Karaton, Mama, Atakam, Eskam, Bleda, Kréka ~ Cerca ~ Creca, Ellak, Dengizik, Ernek, Var, Hunnivar vb. sözcükler çözüme kavuşturulmuştur. Özellikle Attila’nın hanımefendisi olan Kréka ~ Cerca ~ Creca’nın Türkçe Körk olduğu bulgusu pek önemlidir. Anlamı “güzel” olup unvandır. Ayrıca Attila’nın üç oğlunun adlarının “yüksek birer unvan” olduğu bulgusu da önemlidir. Sonuç olarak Avrupa Hunlarının dili Türkçedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89081</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dcaf1081-e78d-4230-b14c-7eafb74a1600.jpg</image:loc>
            <image:title>Cıs</image:title>
            <image:caption>Herkesin sakındığı gözde kusura bahane diye gösterilen bir kısa çöp, kimse bıraktığı yerde bulamıyor üstüne titrediğini. Kadim sırrı açık etmiyor kuşlar, çocuklar en iyi yanılmayı biliyorlar hâlâ. Ama neyse ki kokular var, yüzü kırışmayan bazı duygular. Sonra sanrı ve zehir, ölüm ile toprak, hem de bir ağaca dönüşerek. Balyoz mu ezip un ufak eden bizi, bir çift göz mü yoksa? Artık yanımızda olmasalar da görebilir miyiz sevdiklerimizi hızla dönen atlıkarıncada? 
 
“Cıs” Hakan Sarıpolat’ın, okuru usul usul sarıp sarmalayan ve sonunda sarsmaktan geri durmayan öykülerinin bir toplamı. Gerçekle düşün birbirine karıştığı, didikleyen, soran ve şaşırtan öyküler. 
 
“Kapı önündeki köpek beni görünce ayaklanıp rahatını bozduğumu belli edercesine homurdandı. Uzunca gerindikten sonra eski yerine gömülüp uyumaya devam etti. Karın sert ayazı suratımı bıçak gibi kesiyordu. Paltomun yakasını kaldırıp köye baktım. Ayın ölgün ışığı evlerin kararmış suratlarında titreşiyordu. Bir süre hiç kımıldamadan dinledim. Kahvedekilerin küfürleri ve birbirine çarpan dalların sesleri arasından aradığım sesi buluverdim. Ormandan geliyordu. Karları gıcırtıyla ezerek yürümeye başladım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89082</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9ec4e869-75be-4446-89a9-70117ea32524.jpg</image:loc>
            <image:title>Birçok Yolculuğun Tamamlanmamış Hikayesi</image:title>
            <image:caption>“ama hâlâ iyi bir şeyler kaldı içimde, öldüremediler 
güzel rüyalar görebiliyorum arada 
inandığım her şey yıkıldı ama sen varsın 
ayağım her tökezlediğinde 
sana sığınırken buluyorum kendimi 
tut elimi sevdiğim 
madem bahar gelmiyor 
gidelim buralardan demenin ferahlığına sığınalım 
nasılsa alışkınız bir kıl çadırdan çıkıp at sürmelere nereye göçsek yarım kalacak bir yanımız”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89083</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a33c4a95-0e78-4418-a70d-400b3fc6ba25.jpg</image:loc>
            <image:title>Şeyhülharem, Mütefekkir Ve Şair Giritli Ahmet Muhtar Hayatı Sanatı Ve Manzum Eserleri İstimdad İntibah-I Kalb Mecal-İ Fikret</image:title>
            <image:caption>Şeyhülharem, Mütefekkir Ve Şair 
Giritli Ahmet Muhtar Hayatı Sanatı Ve 
Manzum Eserleri 
İstimdad İntibah-I Kalb Mecal-İ Fikret</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89084</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a1f13f7-0ae8-4e9d-8516-cb06b87334c9.jpg</image:loc>
            <image:title>Harf ve Et</image:title>
            <image:caption>Bir kadın olabilir miydi? Kadın olmak yine bir şeydi. Öncelikle bir şey olması gerekiyordu. Kadın olamayacak kadar yoktu. Hiç olmaya çalışan bir yokluktu onunki. Tek bir organın yokluğunu düşünebilecek kadar varsıl değildi.” 

harf ve et anıların sadakatinden şüphe ettikçe, anların gerçekliğini ve anlamını sorgulamaya başlayan, anlara da, onların peşine de eşlik eden, yargıladığı sözcüklerden kaçınamayarak dile mahpus, bunu ifade için de yine de dile mahkûm olan, fırlatıldığı dünyada yadırgı bir beden, bir ruh -aynı zamanda nesne ve eylem- olarak dünyaya gözlerini açıyor. Yaşamak’ı düşünen, düşünmek’i yaşayan bir kendi kendine konuşma, söylenme; bu söylenişte kimi zaman nesneler-duyular-eylemler dünyasında denenen zihin, kimi zaman da zihnin kanallarında denenen nesneler-duyular-eylemler dünyası. Varlığın zamanda ve uzamda olmaklığını vehimler, yarılmalar eşliğinde bir araştırma, belirli bir mesafeden hem de: Öfkeli ama bağırgan değil, azarlayıcı ama fısıltısı daha fazla… İşi çıldırmağa vardırmayan bir sayrılık halinin dili, kendine özgü bir dil. Belki de bir gölgenin eşiğinde persona dağılmakta yahut söndürülmekte.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89085</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9d98d1c3-db10-4674-bbaf-50f6948a961c.jpg</image:loc>
            <image:title>Paranormal Ofis</image:title>
            <image:caption>Hep kendime şu soruyu sordum: 
“Paranormal var mıdır?“ 
Dünyada o kadar sırlı olaylar vardı ki... Hep takip edip okuyordum. Lakin orduda görevli olduğum için elim kolum bağlıydı. 2023 yılının Ocak ayında arkadaşım Zehra’nın telefonu geldi. Yine psikolojiden ve paranormal olaylardan konuştuk. Kendisi Almanya’da psikiyatri dalında doktora yapıyordu. Bana oradaki işlerinin bittiğini ve Türkiye’ye döneceğini söyledi. Paranormal alanda bir ofis açarsam çok iyi olacağını söyledi, hayallerimin peşinden koşmamı tavsiye etti. “Ofisini açarsan, psikoloji alanında sana yardımcı olurum,” diye ekledi. Buna çok sevindim. Zaten ben de bunu çok istiyordum. Sadece doğru zamanı bekliyordum. 2023 yılı Paranormal Ofis açma düşüncesiyle gelip geçti. Bu süreçte plan ve projelerimi hazırladım ve finansal hesaplar yaptım. 2024 yılının Şubat ayına geldiğimizde artık kendimi tam manasıyla hazır hissediyordum. 15 Şubat günü tüm işlemlerimi ha-zırlayıp ordudan istifa ettim. Silah arkadaşlarımla hü-zünlü bir vedalaşmam oldu. Artık bu hayat yolunda yapmak istediklerimi yapacaktım.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89086</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/15f23a25-a3a8-45a4-9a7a-4f2476c135b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Çocuk Askerin Anıları</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk askerin gözünden savaş nasıl bir şeydir? 
İnsan bir katile nasıl dönüşür? Sonrasında hayatına nasıl devam eder? 
 
“Yürek burkan, büyüleyici bir hikâye. Beah’nın inanılmaz destanı, ince ruhlu insanların iyilik ve cesaretin yanında muazzam bir vahşete de muktedir olduğu dersini veriyor. Okurken soluğunuz kesilecek.” 
— Walter Isaacson, Steve Jobs ve Leonardo da Vinci biyografilerinin yazarı 
 
Birçok gazeteci ve yazar, çocuk askerlerin yaşamlarına dair hayali hikâyeler yazdı. Ancak gerçek bir hikâyeyi, cehennem koşullarına rağmen hayatta kalmayı başaran birinin ağzından dinlemek pek sık rastlanan bir şey değil. Daha önce Uzaklara Giden Yol adıyla da yayımlanan Bir Çocuk Askerin Anıları&apos;nda Ishmael Beah, yürek burkan hikâyesini çarpıcı bir dürüstlükle anlatıyor. 
 
On iki yaşında, sivillere saldıran isyancılardan kaçıp şiddetin tanınmayacak hâle getirdiği topraklarda güvenli bir yer bulabilmek için yollara düştü. 
 
On üç yaşında, devletin ordusu tarafından asker olmak üzere seçildi ve merhametli bir çocuk olan Beah, mecbur bırakıldığında korkunç şeyler yapabilmeye muktedir olduğunu gördü. 
 
On altı yaşında, UNICEF tarafından içinde bulunduğu vahşetten kurtarıldı. Beah, rehabilitasyon merkezindeki uzmanların yardımlarıyla iyileşme yolunda ilk adımını atarak zamanla yaralarını sarmayı, kendini affetmeyi ve insanlığını geri kazanmayı öğrendi. Bir Çocuk Askerin Anıları’nda yaptığı şey de âdeta bu iyileşmenin kanıtı oldu. Acı dolu anılarını yazarak hem kendi geçmişiyle barıştı hem de anlattıklarıyla klasik tarih yazımına alternatif gerçekliğini sundu: Silahı tutan el ve namlunun ucundaki kurban her zaman farklı insanlar olmuyordu. 
 
 
“Olağanüstü… Sıradan çocukların nasıl birer profesyonel katile dönüşebildiğine dair acımasız ve karanlık bir anlatım.” 
— The Guardian UK 
 
Çocukluk çağında tüm masumiyetini kaybeden merhametli bir ruhun,  bu zor şartlardan nasıl kurtulduğunun nefes kesici ve objektif bir anlatısı. Bir Çocuk Askerin Anıları, tam anlamıyla sürükleyici bir anı kitabı. 
— Time Magazine 
 
Bir Çocuk Askerin Anıları, savaşa ve dünya çapındaki çatışmalarda çocuk askerlerin süregelen zor durumuna ışık tutuyor. Edebi bir dili olan yetenekli genç yazarın, yalın ve kolay anlaşılır bir üslup ile yazdığı bu eserin klasikler arasına girmesi kaçınılmaz. 
— Publishers Weekly</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89087</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/63195b3f-0f51-4548-8b2e-fc76c21f4c1b.jpg</image:loc>
            <image:title>Cola di Rienzi</image:title>
            <image:caption>Engels’in tahminen 1840-41 yıllarında, 20 yaşındayken, operada oynanması için yazdığı Cola di Rienzi adlı bir librettosu olduğunu ancak 1974’te metin gün yüzüne çıkınca öğrenebildik. Hiç yayımlanmamış, bırakın yayımlanmayı, varlığı bile uzun süre fark edilememiş bu metinde Engels’in edebiyatçı yönünün yanı sıra, Cola di Rienzi ya da Rienzo’nun, 1347’de Roma’da halkın desteğini arkasına alarak soylulara karşı bir devrim gerçekleştiren ve çok geçmeden alaşağı edilerek suikaste kurban giden, kimilerine göre Rönesans’ın kurucusu sayılabilecek, kimilerine göre ise Garibaldi’nin selefi hatta ve hatta “protofaşist” ilan edilebilecek tarihsel bir şahsiyetin, Petrarca’nın da yakın dostu olan güçlü bir hatibin o dönem nasıl yankı bulduğunu ve bulmaya da devam edeceğini sezinleriz. Richard Wagner’in Engels ile aşağı yukarı aynı yıllarda yazıp sahnelediği Rienzi operasının Hitler’in çocukluk hatıralarında özel bir yeri olduğunu ve belleğinde iz bırakan bu kahramana kendi mitini inşa ederken ayrı bir önem atfedeceğini hatırlatalım yeter.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89088</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/38b47d94-ca17-4286-8a18-79b017c61d53.jpg</image:loc>
            <image:title>10X Kuralı</image:title>
            <image:caption>“Başarılı ve başarısız insanlar arasındaki en büyük farklardan biri, ilkinin çözmek için sorun aramasıyken, ikincinin bunlardan kaçınmak için her türlü çabayı göstermesidir.” 
 
Şimdiye dek doğru olduğunu düşündüğünüz her şeyi unutun! 10X Kuralı başarılı olmak için neler gerektiğini basitleştirerek açıklıyor. Aşağıdaki sorulara ve daha nicelerine cevap bu kitapta! 
 
• Hedeflerinizi nasıl koymanız gerekir? 
• İmkânsız görünen hedeflerinize nasıl ulaşabilirsiniz? 
• Hayatınızın her alanında nasıl tatmin olursunuz? 
• Korkuyu gerilemek değil, ilerlemek için nasıl kullanabilirsiniz? 
• Başarılı insanlar işlerini nasıl büyütüyor? 
• Sektörünüze nasıl hükmedersiniz? 
 
Kim normal ya da sıradan olmak ister ki? 10X Kuralı başarılı insanların sahip olduğu düşünce yapısına sizin de ulaşmanızı sağlayacak olan bir rehber kitap. Bu kitapta anlatılanları uygulamak için özel bir eğitime, yeteneğe ya da şansa ihtiyacınız yok. Sadece başarıya karşı bakış açınızı değiştirmeniz gerek. 
 
Bu kitap tam da bu noktada devreye giriyor ve kendinize güveninizi nasıl artıracağınızı, büyük başarılar için gereken aksiyonları nasıl almanız gerektiğini ve bu disiplini hayatınızın her alanında nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyor. 
 
“Grant Cardone kitabıyla tam on ikiden vuruyor, insanların başarıya ulaşmalarının arkasında yatan gerçek nedeni anlatıyor.” 
Brian Tracy, Yazar 
 
“Grant Cardone 10X Kuralı’nda başarıya ulaşmak için geçmişinizin, genetik yapınızın ya da kişisel bağlantılarınızın hiç de önem taşımadığını gösteriyor.” 
Gary Stern, Gazeteci 
 
“Bu kitaba bayıldım. 10X Kuralı sonuna kadar haklı! Pek çok insanın görmezden geldiği ve sonra ‘Niye başarısız oldum?’ diye sorduğu o büyük problemi ele alıyor: Emek!” 
Larry Winget, New York Times çoksatan yazarı 
 
“Grant Cardone insanlara, arzuladıkları başarıya ulaşabilmeleri için ne yapmaları gerektiğini gösteriyor! Bu kitap, okurları derinden sarsacak!” 
Barry Poznick, Prodüktör 
 
“Eğer hayatınızda hedef koymak sizin için pek de önemli değilse 10X Kuralı’nı okuyarak vakit kaybetmeyin. Eğer okuyacaksanız bilin ki Grant’ın kitabı bu konuda yeni bir mihenk taşı. Bir arkadaşınıza ya da meslektaşınıza hediye edin ve onların da hayatları değişsin.” 
Bill Jenkins, Kawasaki Motor Amerika Ulusal Satış Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89089</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6c165f4b-c84c-4c83-90da-3519deced8ac.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Kalitesi ve Kentsel Kalite Üzerine Bir Çalışma</image:title>
            <image:caption>İnsanlar yalnızca kendi mutlulukları için mücadele eder, diğer insanların yaşamlarını önemsiz görürler. Kendilerinin mutluluğu onlar için yeterlidir. Bilmedikleri gerçek ise şudur; insanlar kendi çevrelerinden muhakkak etkilenirler. Çevrelerindeki mutsuz insanlar, zaman içerisinde onların da auralarında çeşitli olumsuzluklar oluşturur. Bu durum mutsuz ve ardından başarısız insanların oluşmasına sebebiyet verir. Yaşamlarının her evresinde hayat kaliteleri düşer. Bunu önlemek için ise ne yapabileceklerini araştırmaya başlarlar. İşte bu kitabımda amacım, uluslararası standartlarda, sürdürülebilir evreleri düzenlenmiş bir şekilde ortaya koymaya çalışmaktır.

“Düşüncelerimiz kaderimizdir.
Düşüncelerimizin kalitesi yükseldikçe yaşam kalitemiz de yükselir.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89090</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/03598ea1-b357-46f5-addb-17807819afc6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sürgündeki Suskun Prenses Nadya</image:title>
            <image:caption>“Nadya, üzülme artık. Hiç değilse bir iki tane de olsa istediğin eşyanı alabileceksin. Bizi düşünsene, öylece gideceğiz, evimize ne olduğunu bile bilmiyoruz.”

Başını hışımla kaldırdı, öfkeden, gözleri dipsiz kuyuların karanlığına bürünmüştü.

“Biz ne olacağımızı biliyor muyuz? Kime ne yaptık? Kimin canını yaktık? Neden toprağımızdan, evimizden, sevdiğimiz herkesten, her şeyden ayrılmak zorunda kaldık?”

İçindeki hıncı, öfkeyi, nefreti, korkuyu kusuyordu.
Yaşanacakları engellemeye kimin gücü yetmiş ki?..

Vedalaşmalar, acının sessizlikle katmerleşmesiyle yürekleri dağlaya dağlaya yapıldı. Her yüreğe acının yıldırımı düştü kavurdu, içine içine akan yaşlar derya oldu, boğdu sesi soluğu. Kalan da yarımdı, giden de. Birbirlerinin yarımını ömür boyu sırtlanacaklardı…

Kişiliğini biçimlendiren çocukluğunu, kalabalık ailesini, ilk aşkını, ilk kalp ağrısını, ora’nın yazını, baharını anlatırken, kendi kışına sürgün olan bir kadın… Nadya…
Saliha Nilde, sarsıcı bir dille kaleme aldığı, trajik insan hikâyelerine tanıklık eden bu kıymetli eserinde, nice sürgünlere ev sahipliği yapmış Anadolu’yu başka bir gözle değerlendirip, hem bireysel hem sosyolojik düzlemde genç bir devletin fotoğrafını çekerken, yaşamın kıyısında kalmış bir kadının içsel ve coğrafi yolculuğunu gözler önüne sererek, sevinci, umudu, hüznü, anlam arayışını ilmek ilmek hafızalara işliyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89091</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/28f7dd5b-7506-41bb-a337-5f6789144ed3.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı&apos;nın Derdi Ne?</image:title>
            <image:caption>&quot;Kriz&quot; soğuk ama tam hayatın içinden bir kelime. Peki, kendi çağınızda kişisel ve toplumsal olarak pek çok krize şahit olan sizler Osmanlı’nın başına gelen krizleri merak ettiniz mi? Dahası bu krizleri nasıl çözmeye çalıştıklarını?
&quot;Osmanlı’nın Derdi Ne?&quot; kitabı, Osmanlı’nın tarih bahçesinden derlenmiş binlerce krizden bir kaçını demetleyen bir tarih okuması sunuyor.
Kitabın sayfalarını çevirdiğinizde salgın hastalıklarla mücadeleden, ayaklanmaların yıkımlarına, yangınlardaki kül fukaralığından, devlet içindeki çetelere, mülteci akınından, Patrikhanenin isyancılara kol kanat germesine kadar Osmanlı tarihinde yaşanmış pek çok krizi ve perde arkasını okuyacaksınız.
&quot;Osmanlı’nın Derdi Ne?&quot; ile bireysel, toplumsal ve siyasal krizin tarihî ikliminde bir gezintiye çıkacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89092</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b9c5967-7490-466c-8270-4959db565110.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruh Ziynetleri</image:title>
            <image:caption>Genç Hanımefendi! Her şey çağın rüzgârıyla hızla tüketilirken… Teknoloji bizi sanal bir dünyaya doğru kuvvetlice çekerken… Bizi özümüze bağlayan değerlerimiz bir halatın ipleri gibi incelirken... Düşürdüğün, unuttuğun yahut vazgeçtiğin ziynetlerini yeniden ellerine bırakıyorum. Bu ziynetler, ruhuna ait… Onlar, seni içinde taşıdığın ama mahzun bırakılmış erdemlerle bir daha buluşturacak. Ruh ziynetleri, bir şişeye konulup denize bırakılmış mektuplar gibi sahibini arıyor. Yani seni...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89093</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b445ae3b-07e9-4f19-afde-529d34c4a7e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ne Yapmalı? - Çocuklar İçin İlkyardım</image:title>
            <image:caption>Hayatımız çok değerlidir. Günlük yaşantımızda her an karşımıza çıkabilecek bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda ilkyardım bilmek hayat kurtarır. Bu kitapta; evinizde ailenizle yemek yerken, okul bahçesinde koşarken, denizde yüzerken, ormanda gezerken veya bir mağazada alışveriş yaparken başınıza gelebilecek olası sağlık sorunlarını ve kazaları, bu durumda yapılması ve yapılmaması gerekenleri okuyacaksınız. 
 
Masalperest Yayınları tarafından yayımlanan kitap, Türkiye’nin dört bir yanındaki kitabevlerinde ve tüm online satış kanallarında satışa sunulmuştur. 
 
Doç Dr. Ahu Pakdemirli 14 Ocak 1978’de İzmir’de doğdu. 2002 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesi’nden mezun olarak “tıp doktoru” unvanı aldıktan sonra 2009’da “aile hekimliği” belgesi aldı. 2013 yılında “ilkyardım eğitmeni” olduktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi’nde İlk ve Acil Yardım Programı’nda öğretim görevlisi olarak göreve başladı. Aynı yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bu alanda dersler anlattı, paramedikler yetiştirdi. 2018 yılında Fizyoloji doktorasını tam puanla bitirdi ve 2020’de “doçent” unvanı aldı. Halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Fizyoloji anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup; tıp, paramedik, eczacılık, diyetisyen, fizik tedavi, hemşirelik gibi farklı sağlık alanlarındaki öğrencilere fizyoloji dersi anlatmaktadır. Aynı üniversitede ikinci doktora olarak “Tıbbi KBRN” doktorası yapmaktadır. Fizyoloji, kök hücre, ilk ve acil yardım, KBRN alanlarında pek çok bilimsel makale, bildiri ve kitap bölümleri bulunmaktadır. İleri düzeyde İngilizce 
 ve Fransızca bilen Doç. Dr. Ahu Pakdemirli evli ve dört çocuk annesidir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89094</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9a87dd06-3a45-450e-b2b9-0df5bf82d27c.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Lale</image:title>
            <image:caption>Zengin ve genç bir doktor olan Cornelis van Baerle lalelere karşı büyük bir tutku beslemekte, çiçek yetiştiricileri derneğinin büyük ödül koyduğu efsanevi siyah laleyi yetiştirmenin hayalini kurmaktadır. Bunun için varını yoğunu ortaya koymuştur ve neredeyse başarmak üzeredir. Ancak hiç tanımadığı gizli düşmanının kötü bir oyunu sonucunda, Cornelis işlemediği bir suç yüzünden kendini hapishane hücresinde bulur. Her şeyin sona erdiğini, hayatının mahvolduğunu düşünüp büyük umutsuzluğa kapıldığı anda yeni bir duygu, yeni bir umut kıvılcımı kapısını çalar. 
Monte Cristo Kontu ve Üç Silahşörler kitaplarıyla dünya edebiyatının en önemli yazarlarından olan Alexandre Dumas bu romanında tutku, aşk, kıskançlık, yalnızlık, kötülük ve iyilik gibi konuları ele alırken bir yandan da 17. yüzyıl Hollanda’sını ve siyaseti ustalıkla işlemiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89095</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7338d480-7cba-4b3d-ac9a-adec5a3896de.jpg</image:loc>
            <image:title>Geceden Kaçış</image:title>
            <image:caption>Başarıya giden yol uykudan mı geçiyor?
Kitapları 25 milyondan fazla satan ve 40 dile çevrilen İrlandalı yazar Eoin Colfer&apos;ın yazıp ünlü çizer Katy Halford&apos;un resimlediği Geceden Kaçış, Tudem&apos;in, okumaya isteksiz ve okuma güçlüğü çeken çocuklar için özel olarak hazırladığı “SEN de OKU” koleksiyonundaki yerini alıyor!
Bilim insanları her zaman, günlerin daha uzun olmasını dilemiştir. Ama yeryüzünde bunu düşleyen biri daha var: gecenin karanlığından kurtulmaya çalışan dokuz yaşındaki Mercan...
Küçük Mercan, “büyük” yetenekleri olan bir mucittir. Günlerini, laboratuvar ortamında geliştirdiği Yedek İp Tutucu, Klozet Kapağı Sensörü ya da Şenlik Topu gibi hayatı kolaylaştıracak ilginç icatlar tasarlayarak geçirir. Hatta yaptığı buluşlarla yakın çevresinin günlük yaşam pratiklerini bile değiştirmeyi başarır. Kafası yeni fikirlerle dolup taşan küçük kızın tüm sorulara ve sorunlara kendince çözüm önerileri vardır; bir tanesi hariç: geceleri çalışmasına engel olan Uyku Vakti Problemi! Bir günün içinde, kafasındaki düşünceleri hayata geçirebilmeye yetecek kadar saat olmamasından yakınır durur. Ah, şu uyku vakti de hep yanlış zamana denk gelmiyor mudur? Keşke geceleri de çalışabilse... Mercan, ne yapıp edip kendisini yatağa gitmekten kurtaracak fikri bulmaya kararlıdır. Üstelik bu, roket destekli uçuş giysisiyle, saatte bin dokuz yüz kilometre hızla dünyanın etrafında sayısız tur atmasını gerektirecek olsa bile...

İrlanda hükümeti tarafından çocuk edebiyatı alanında liyakat madalyasına değer görülen Eoin Colfer&apos;ın kaleme aldığı Geceden Kaçış, yapacaklarını bir günün saatlerine sığdıramayan akıllı mı akıllı bir kızın, bilimin ve teknolojinin nimetlerinden faydalanarak, zamana karşı verdiği yarışı konu ediniyor.

Yaptığı icatlarla etrafındakilerin hayatını iyileştiren, hatta Göklerin Kraliçesi&apos;ne dönüşmeyi bile başaran küçük Mercan&apos;ın azim dolu öyküsü; dünya bilim tarihinin gelişimine büyük katkılarda bulunan bazı önemli kadınların çığır açan çalışmalarından örnekler veriyor, değişik araştırmalara kapı aralıyor.

Sağlıklı bir bedene sahip olmanın ve belki de en önemlisi, daha iyi düşünebilmenin iyi bir uykuya bağlı olduğunu hatırlatan kitap, ortaya attığı Z+U=DK denklemiyle bu tezini savunuyor.

Çocukları yaratıcı düşünmeye ve yeni projeler üretmeye yüreklendiren Geceden Kaçış, bu alanda atılacak her adımda doğaya ve çevreye karşı duyarlı olmanın gerekliliğine değinmeyi de ihmal etmiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89096</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c7cb7ef-a310-4cbb-86c6-aeca1313d986.jpg</image:loc>
            <image:title>Akaşik Tarot</image:title>
            <image:caption>Akaşik Tarot, geleceği tahmin etme, gizli içgörüleri ve yepyeni güçleri ortaya çıkartma konusunda şaşırtıcı derecede doğru bir araçtır. 62 karttan oluşan bu benzersiz deste, bilinmeyeni keşfetmenize yardım etmek için sizi Büyük Kayıt Salonu’na götürebilir. Öte yandan, eski ve yeni yetenekleri, beklenmedik zaferleri, yakında gerçekleşecek bir buluşmayı, henüz karşılaşılmamış müttefikleri ve muazzam bir refaha ulaşmanın yollarını da gösterebilir. 
Akaşik Tarot, uzayı ve zamanı aşan ve herkese açık büyük bilgelik ve güç alanları olan Akaşik Kayıtlar’ın sınırsız bilgisine ve engin enerjisine ulaşmak için tasarlanmıştır. Her bir kart vasıtasıyla bir Akaşik Güç’le bağlantı kurabilir ve kendinizi her zaman sizinle Akaşik Dünya arasında akan psişik akımlara açabilirsiniz. Bu kartlar ruh rehberlerinizle, göklerdeki ustalarla, meleklerle ve sevdiklerinizin ruhlarıyla bağlantı kurmanıza yardım edecektir. Tek bir kartı çevirerek bu Akaşik Dünya’ya girebilirsiniz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89097</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/352a072c-c3e4-47c0-855a-2b8fb4ab55fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Human Design Rave I’Chıng Kartları</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Human Design Okulu Öğretmeni 
Lynda Bunnell tarafından hazırlanan Rave I’Ching Kart Destesi. Bu deste; günlük hayatlarımızı birçok farklı şekilde aydınlatmanın yanı sıra Rave I’Ching Kapıları ve Çizgileri hakkında daha fazla bilgi edinmek için de kullanılır. Bu Kart Destesi, sanatçı Kate McCavitt’in orijinal sanat eserlerinin görüntüleriyle resmedilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89098</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f6ececd7-3374-47d2-8dac-a3fa9dc3dd7c.jpg</image:loc>
            <image:title>Meleklerin BilgeliğiTarot</image:title>
            <image:caption>Zengin sembollerle dolu olan bu Tarot destesi, başmeleklerin gücünden ve bilgeliğinden yararlanarak İlahi Varlık’la konuşmanıza yardım etmek için tasarlandı. Bu kitapta geleneksel Tarot resimlerinin ve mesajlarının, klasik karakterlerin değişik ve çağdaş betimlemelerini içeren ve moralinizi yükselten yorumlarını bulacaksınız. Dünya çapında takdir gören melek Tarot yorumcusu Radleigh Valentine, bir yandan okumalara derinlik kazandırmak için Tarot’un uzun tarihinden yararlanırken bir yandan da kullanım açısından kolaylık sağlaması adına her bir kartın üstünde ona mahsus özellikleri belirtmiştir. Bu kartlar size göklerden aradığınız tavsiyeleri ve yanıtları almanızın olumlu ve güçlü bir yöntemini sunuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89101</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1cc0a49f-65c7-4dd6-9ab8-68afde8a9507.jpg</image:loc>
            <image:title>Çağdaş Türk Lehçeleri 1</image:title>
            <image:caption>İçindekiler : 
 
·         AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 
 
·         TÜRKMEN TÜRKÇESİ 
 
·         ÖZBEK TÜRKÇESİ 
 
·         YENİ UYGUR TÜRKÇESİ 
 
·         KIRGIZ TÜRKÇESİ 
 
·         KAZAK TÜRKÇESİ 
 
·         TATAR (KAZAN) TÜRKÇESİ 
 
·         BAŞKURT TÜRKÇESİ</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89102</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/58f88888-154d-4b3b-961c-098a4d254e6b.jpg</image:loc>
            <image:title>İsimsiz Dağların Tanrısı</image:title>
            <image:caption>Elleri acemi, gözleri şaşkın 
Dolanır durur bir tekinsiz kadın Sapık şairlerin vadilerinde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89103</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/449eff83-47ec-467b-9278-4be10feb96ef.jpg</image:loc>
            <image:title>Abdülhamid&apos;in Son Günlerinde İstanbul</image:title>
            <image:caption>Sultan Abdülhamid, Türk tarihinin hakkında en fazla konuşulan şahsiyetlerinden birisidir. Kimilerinin “Gök Sultan” kimilerinin “Kızıl Sultan” dediği padişah, bugün hâlâ abartılı ve birbiriyle taban tabana zıt telakkilerin odağında kavga öznesi olmayı sürdürüyor. Abdülhamid henüz hayattayken, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sekiz ay önce (Kasım 1907)  Paris’te basılan bu eser “Abdülhamid Karşıtlığının İncili” yakıştırmasına layık görülecek kadar taraflı kaleme alınmıştır. Erol Üyepazarcı, bu eseri sadece tercüme etmekle kalmamış, yazarın bir kısmı yenilir yutulur olmayan iftira kabîlindeki iddialarına, yerinde müdahalelerde bulunmak suretiyle kitabı dengeli ve okunabilir bir hâle getirmiştir.   Kitabın yazılması sırasında bir müddet İstanbul’da kaldığı ve önde gelen muhaliflerle de görüştüğü anlaşılan Paul Fesch’in, özellikle Abdülhamid’e olan muhalefetin sembol isimlerinden Prens Sabahattin’le yakın ilişkisi olduğu bilinmektedir. Fesch, bununla beraber Fransa’da bulunan Abdülhamid karşıtı diğer Jön Türkler hakkında da son derece ilginç bilgiler vermektedir. Gerek Sultan Hamid döneminde kaleme alınması gerek dönemin Türkiyesi’ne dair teferruatlı incelemeleri barındırması eserin önemini artırmaktadır. Fesch’in eserinin dikkate değer bir başka yönü de yazarın İstanbul Fransız Ticaret Odasının kaynaklarından yararlanarak Osmanlı İmparatorluğu’nun o dönemdeki ticari ve sınai durumunu il il ayrıntılı olarak incelemiş olmasıdır. Batılı kimliğiyle Fesch’in, Türklere ve Abdülhamid’e bakışının menfi olduğu su götürmezse de eserin telif edildiği dönemle ilgili son derece kıymetli bilgileri içerdiği de bir gerçektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89104</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c93f9a18-109c-461b-b315-d65a5c3a5054.jpg</image:loc>
            <image:title>Hacker 2 – Kralların Oyunu</image:title>
            <image:caption>“Her zaman bir çıkış yolu vardır. Sadece güçsüzler pes eder, kalk ve onlara kimin daha güçlü olduğunu göster!&quot; dedi ve gözden kayboldu Tilki. 
 
Kralların Oyunu, tam olarak o anda başladı. Masada iki kral vardı: OBT ve ABD. Kendi çıkarlarını düşünerek verdikleri kararların çok önemli sonuçları olacaktı. Her iki taraf için de... 
 
“Her birimiz birer Simurg olmayı göze almadıkça bataklığımızda, tüneklerimizde ve kafeslerimizde yaşamaktan kurtulamayacağız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89105</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/421576dd-3d15-49bc-bd5c-867431e000c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeme Bozukluğunun Üstesinden Gelmek</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanan Hayatı Anlamak serisi, bu kitabında günümüzde hemen herkesin hayatında en az bir dönem karşılaştığı yeme davranışı sorunlarını ele alıyor. 
Yeme Bozukluğunun Üstesinden Gelmek, hem yeme bozukluğu hastalarına, hem de yeme sorunları yaşayan sağlıklı bireylere yönelik bilimsel bir kılavuz. “Bizi diyetler bozdu,” diyen Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, yeme davranışımız açısından fabrika ayarlarımıza dönmenin yollarını uygulamalarıyla anlatıyor. 
 
Kilonuz ve görünümünüzle ilgili takıntılı düşünceleriniz mi var? 
Çoğunlukla televizyon veya tablet karşısında mı yiyorsunuz? 
Hayatınızın önemli bir kısmını diyet yapma-kilo verme-geri 
alma-diyet yapma döngüsünde mi geçirdiniz? 
Yeme dürtünüzü kontrol altına almakta zorlanıyor musunuz? 
Açlık sinyallerini duymayı unuttunuz mu? 
Asla yeterince zayıf olmadığınızı mı düşünüyorsunuz? 
Can sıkıntınızı, öfkenizi, kaygınızı, yalnızlığınızı ya da içinizdeki 
boşluk hissini gidermek için yemek mi yiyorsunuz? 
Özellikle bazı yiyeceklere karşı bağımlılığa varan bir gereksinim hissediyor musunuz? 
 
Yeme davranışlarınızı sağlıklı hâle getirmenin ilk basamağı, kendinize bakıp gerçekçi sorular sormaktır: 
 
Yeme bozuklukları nelerdir? Hangi nedenlerle ortaya çıkar? 
Yeme bozuklukları nasıl düzelir? Olumsuz beden algısı nasıl değiştirilir? 
Sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın asıl formülü nedir? 
Duygusal yeme nedir? Farkına vararak yeme ne demek? 
  Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Yeme bozukluklarının psikiyatrik hastalıklar arasında doğrudan hayati tehlike yaratan tek rahatsızlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, endişelerinize kalıcı çözüm önerileri getiriyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89106</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b9b6f9ba-46ca-4e38-a5c0-9b7f088038f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Söğüt - Türk Edebiyatı Dergisi Sayı 07 / Ocak - Şubat 2021</image:title>
            <image:caption>Dosya
Ahmet Bican Ercilasun İle Dîvânu Lugâti’t-Türk’e Dair / Tuğçe Meç
Fuzuli Bayat İle Kâşgarlı Mahmut / Dîvânu Lugâti’t-Türk Üzerine / Cengı̇zhan Orakçı
Ben Kâşgarlı Mahmut / Cengı̇zhan Orakçı
Dîvânu Lugâti’t-Türk: Sözlük Ve Ötesi / Alı̇ Akar
Söz Varlığımızın Toplandığı İlk Kitap: Dîvânu Lugâti’t-Türk / Mesut Şen
Dîvânu Lugâti’t-Türk’te Geçen Dinî Kelimeler / Emek Üşenmez
Kâşgarlı Mahmut Dediklerinde... / Yaşar Çağbayır
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dîvânu Lugâti’t-Türk Adlı Eserin Etkisi /  Özge Aydın
Geleneksel Türk Şiiri Ve Türkülerin Bengi Kaynağı: Dîvânu Lugâti’t-Türk / Prof. Dr. Alı̇ Yakıcı
Nostalji
Söğüt’ün Türküsü - Peyami Turan / (Nevzat Kösoğlu)
Deneme
Şu Dağlarda Kar Olsaydım / Mehmet Alı̇ Kalkan
Karabağ’ın Mübarek, Azerbaycan! / Nurane Tağıyeva
Suyun Sesi, Has Hâcip’in Nefesi / Mustafa Sari
Cönk Yazıları-5 “Dünya Dedikleri Yeleksiz Oktur” / Alı̇ Duymaz
Koronavirüs’ten Bizi Yunus Emre Kurtaracak / M. Sadı̇ Karademı̇r
Suyun Altında Nefes Almak / Rabı̇a Karanfı̇l
Gelmiş Boydan Aşıyor” Koyu Bir Salgın Yazısı / Tekı̇n Şener
Aşkın Eşiğinde Leyla Mı Züleyha Mı Olmak? / Ayşegül Atılgan
Beynimin Tavan Arası / Berna Güzey Yırtıcı
Eşik / Cansu Coşkun
Hikâye
Erguvanlar Özlemi / Feyza Ay
Üzüm Salkımları / Halı̇me Keçe Cı̇velek
Marıya Selesta Gemisi Mürettebatının Helaki / Varı̇s Yolcuyev
Kemal’in Sırlı Elleri / Elı̇f Arpacı
Âdemoğlu / Umut Samı̇ Yılmaz
Biz Kalmak / Samet Çıldan
Sınav Salonu / Enes Kurt
Cendere / Asuman Demı̇r
Beşlerin Söğüdü / Sevı̇m Çoban
On Bir Batur / Emrah Ece
İnceleme
Beyaz Perdedeki Uzak Etnografi / Mehmet Aycı
Basri Gocul’a Dair / Tahsı̇n Yıldırım
Kâğıttan Bir Dünya / Mustafa Kurt
Anlama Arzusu, Modern Türk Edebiyatı Üzerine Yazılar / Merve Sevda Selvı̇
Muallim Naci’nin Romanı / Muharrem Dayanç
Bahtiyar Aslan’ın Sancı Kitabına Dair / İsmaı̇l Kılınç
Ruhun Kayıplarını Otel Odalarında Aramak: Hayal Otel / Merve Kambur
Beynimizin Kıvrımlarında Bir Mahzen - Yumuşak Oda / Hatı̇ce Köse
Kökbörüler / Zafer Saraç
Şiir
At İçin Kelimelerden Bir Koşum / Cengı̇zhan Orakçı
Fresk / Fatma Aksu
Bir Ömür Seyirci / Yağız Gönüler
Tersine Tarih / Eda Fırat
Ölü Güvercin / M. Tuğrul Çolak
Biraderim Mehmet / Emı̇rhan Eder
“Türkçeyi Kuranlar” / Eray Sarıçam
Çıkı’n / Mehmet Aycı
Yanlışlar Kitabı / Mehmet Şamı̇l
Sarkaç / Fı̇krı̇ Cumhur
Gümrâh / İbrahı̇m Daş</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89107</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed3e909e-1254-45e1-aea5-7cbdf23a890d.jpg</image:loc>
            <image:title>Batıni Siyah</image:title>
            <image:caption>Şiir, primordium’dan beri Meridyen’de seyr’ediyor…
“Soyut ama yine de maddi ve dünyevi, döngüsel, her iki kutbu da boydan boya katedip kendine kavuşan…” bir meridyende!
Varlığı/nı kendisi için vazgeçilmez bir yük bilenlerin dokunduğu bu Meridyen’de yalnızdır Şiir; yalnız ve seyr halinde. “Onu yazan, ona refakat etmelidir...”
Ancak bir yandan da ‘Öteki’ne ulaşmak ister; herkes ve her şeyde suretini gördüğü ‘Öteki’ni arar, Ona seslenir. Böylelikle belki de, daima şiirin umutları arasında yer alan bu meçhul Öteki uğruna konuşma tavrı sayesinde, bir muhayyel an’da, yeniden bir karşılaşma tasavvur etmek mümkün olabilir!
Bâtınî Siyah’la bu neviden bir karşılaşma için “bazı kederlerin riyâziyesi”ni temrin eden Saldıray, Haşim’in melâl’i ile Verlaine’in hüznü arasında bir muhayyel ánı kovalıyor. Ve udunun perdelerinde
        “Tout en chantant sur le mode mineur
        L’amour vainqueur et la vie opportune
        ils n’ont pas l’air de croire à leur bonheur
        t leur chanson se mêle au clair de lune” 
diyerek serhoş gezinen Verlaine misali, ruhun Ténébreux karnavalından seçilmiş latif hayâllerle ayışığına karışıyor şarkıları…
C. Y.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89108</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b48181ce-405d-4392-9c59-18ed47c8cc45.jpg</image:loc>
            <image:title>Makaleler 2</image:title>
            <image:caption>Prof. Dr. Osman Turan’ın Makaleler külliyatının bu ikinci cildi, onun asıl uzmanlık alanına giren Selçuklu asırlarına, Büyük Selçuklu ve bilhassa Türkiye Selçukluları devrine ait siyasi tarih, şehir tarihi ve düşünce tarihi konularına ve her biri birer monografi kıymetindeki biyografik ansiklopedi maddeleriyle Türk-İslâm medeniyetinin en güzel abidelerini içeren vakfiyelerin metin ve tercümelerine ayrılmış, toprak hukuku hakkındaki bir Fransızca özeti saymazsak, bu derlemeye toplam otuz üç makale alınmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89109</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/31556994-4a4b-4bfb-857b-061b25b15fd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ateş Bahçeleri</image:title>
            <image:caption>Biz ki kaçak
konar göçerleriz
iskân edilmemiş
hüzündür aşiretimiz
 
Simyası kayıp zamanın
aynasında kaldık, görünmez
bizde suret, cismimiz
hayal hükmünce işaret
 
İnciler en çok suya yakışır
dil artık sussa güneşin altında
dese şair ve sırrolsa
sözün çölünde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89110</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b708f02f-00dc-428d-9769-8307d5382d57.jpg</image:loc>
            <image:title>Soneler</image:title>
            <image:caption>siccînde uyanmış gibi korkunçtu siren... çün
bâzîçe yıkık burçlarımızdan düşüvermiş
solgun tını... heyhat! ne bir işmâr, ne işâret,
her şey kaçınılmaz sona doğru akıyorken...
 
vurgun yedi genç günlerimiz... ah gül umarsız...
koylarda telâşsız gemiler battı... liman boş...
baktık ki dilârâ bize düşman... ve sularda
şol tekdüze im kendini tekrar ediyordu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89111</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/675c9416-cb78-46f2-ba65-2a875fe62fe9.jpg</image:loc>
            <image:title>Çekiç ile Örs Arasında Mehmed Akif Ersoy</image:title>
            <image:caption>Ahmed Güner Sayar, Mehmed Âkif Ersoy hakkında birbirinin tekrarı olan ve kendi tabiriyle “sağlıklı bir adese ile tahlil yapılmadığı için mevcut bilgi birikimine katkıları pek görülmeyen” çok sayıda yayın arasında özgün telifin parıltısı ve Âkif’in düşünce iklimini anlamaya dönük bir muzdaribin içine dert olan meseleleri kavramak üzere titizleneceği duyarlılıkların sarkacında kaleme alınmış bu çalışmasıyla mühim ve eski bir davaya hizmet ediyor: Türk münevverinin sorunlarından biri, belki de en çetini olan ve Âkif’in de çözemediği, irrasyonel ile rasyonel arasında kurulması zorunlu dengeye ulaşmak maksadıyla bir ışık tutabilmek. Bu kitap, Neyzen Tevfik’in kardeşi Şefik Kolaylı’nın “Âkif’i anlamak çok zordur. …İnce iştir Âkif’i anlamak.” ifadesinde netleşen, yıllara yayılmış zorlayıcı bir mesainin kalıcı bir ürünü olarak alelade bir biyografi külliyatının değil, bu yüksek çabaların içinde yerini sağlamlaştıracaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89112</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88fe4c4f-03c8-4885-8fa9-db88e14288b9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Baykuş</image:title>
            <image:caption>Daha ilk cümlesiyle okurunu etkisi altına alan, sona erdiğinde insanı allak bullak eden bir roman Kör Baykuş. İsimsiz bir ressamın hayatını zindana çeviren kâbuslarını, bir baykuşu andıran gölgesine (dolaylı yoldan okura) anlatma çabası, bir noktadan sonra gerçekle sanrının birbirine karıştığı itiraflar ve sayıklamalar halini alır. Doğrusal ilerlemeyip kendini düzensiz bir biçimde tekrar eden ve her seferinde daha da derinleşen bu itiraf ve sayıklamalar, aslında, ilk satırından itibaren “ölüm”e methiyedir. 
André Breton’un “Başyapıt diye bir şey varsa o da budur” sözleriyle nitelendirdiği Sâdık Hidayet’in romanı, sadece 20. yüzyıl İran edebiyatının değil, çağdaş dünya edebiyatının da en önemli eserlerinden. Kör Baykuş, özgün dilinden Okan Alay’ın yepyeni çevirisiyle… 
“Biz ölümün çocuklarıyız. Hayatın aldatmacalarından ancak ölüm kurtarır bizi. Hayatın içinden bize seslenir, bizi yanına çağırır. Henüz insanların dilini anlayamadığımız yaşlarda, bazen oyunun ortasında durakalırız ya, işte bunun sebebi o an ölümün sesini işitmemizdir. Bütün hayatımız boyunca bize el eder durur ölüm. Hiç kimsenin başına gelmedi mi acaba?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89113</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4eb7827c-6efb-4d85-b8fe-b86d5c5ba4aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesaj</image:title>
            <image:caption>Fernando Pessoa, gerçek değeri ve önemi kendi ülkesinde bile ancak ölümünden bir süre sonra anlaşılan, Portekiz edebiyatının en büyük imzalarından. Ölümünden sonra ardında binlerce sayfa bırakmış olsa da hayattayken yayımlanan “tek kitabı” Mesaj, bütün bir kitap olarak, ilk defa Türkçede. 
Şairin, kendine özgü sembollerle, Portekiz’in görkemli geçmişini, çöküşünü ve yeniden doğuşunu işlediği, ulusal kahramanlarını yücelttiği, üç bölüm ve 44 şiirden oluşan eseri, Portekizce aslından Bengi De Sa Matos Paixao’nun çevirisiyle. 
“Ve büyük ve makul okyanusa 
Bu kalkanlar, gördüğünüz, öğretir 
Sınırlı denizin Yunan ya da Romalı olabileceğini: 
Sınırsız deniz ise Portekizlidir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89114</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a25c5c0d-f586-4174-8030-310457ae23f9.jpg</image:loc>
            <image:title>Depresyon: Toplumsal Bir His</image:title>
            <image:caption>Depresyon biyolojik veya tıbbi bir olgudan ziyade politik ve özel alana kök salmış bir deneyim olarak kavranabilir mi? Kendini süreğen bir kayıtsızlık, atalet ya da çaresizlik hissiyle gösterebilen depresyonun sömürgecilik, mülksüzleşme ve yerinden edilme geçmişleriyle bağı var mıdır? Sol melankoli ve politik depresyon arasındaki mesafeyi aydınlatmak adına bir Hıristiyan tasarısı olan acedia kavramına başvurmak mümkün müdür?

Ann Cvetkovich, Depresyon: Toplumsal Bir His&apos;te tıbbi ve bilimsel modellere eleştirel bir mesafe koyarak kültürel, politik ve ırk temelli depresyon tarihinin izini sürmeye koyuluyor. Akademik yaşamın henüz başındayken deneyimlediği depresyonu ve yazar tıkanıklığını kaleme aldığı yazısını kitabın merkezinde konumlandırarak ilk Hıristiyan keşişlere ve yerlilere ait tinsel pratiklerden sömürgecilik, kölelik ve soykırıma, politik tükenişten queer de dahil çeşitli kimliklere çok katmanlı bir arşiv çalışması sunuyor. Depresyonun çıkmaz sokaklarında dolanırken gündelik alışkanlıkların, feminist elsanatlarının, queer performans ve tinsel pratiklerin onarıcı ve yatıştırıcı niteliğine başvuruyor.

Neoliberal kapitalizmin insanlığa sundukları karşısında ortaya çıkması muhtemel, makul bir tepki olan depresyonu; toplumsal, hatta politik bir dışavurum olarak yorumlayarak kemikleşmiş savlara meydan okuyan Ann Cvetkovich&apos;ten cüretkâr bir hamle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89115</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ca6385b-b191-4e10-a656-b9ff74e82d1e.jpg</image:loc>
            <image:title>Bay Sessizlik</image:title>
            <image:caption>Kusursuz üslubu ve kıvrak zekâsını konuşturarak, entelektüel birikimini incelikli mizah duygusuyla sarmalayıp satırlara döken, Türkçenin gizli cevherlerinden Sâlah Birsel Günlükler dizisinin dördüncü kitabı Bay Sessizlik&apos;te, us tasından taşanları hiç ziyan etmeden günlüğüne aktarıyor. Fır dönen düşüncelerin cevelan ettiği parlak zihnini günlüğüne sarılarak sakinleştiriyor. Dertop etmediği fırdöndü anılar, 1989 yılı boyunca tuttuğu notlarda hazırola duruyor.

İçre fikirlerini sakıncasızca kayda geçiren, ömrünü yedi cihanda filizlenmiş kültür sahaları arasında mekik dokumaya adamış bir aydının kaleminden, 20. yüzyılın tefekkür dünyasına kapsamlı bir bakış.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89117</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/482525db-2d06-47c8-a388-dd3a96767137.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin Gibi</image:title>
            <image:caption>Modern İngiliz edebiyatının usta kalemi Nick Hornby, her zamanki, kıvrak, muzip, sade ve sahici üslubuyla yine bir aşk hikâyesi anlatıyor; ancak &quot;21. yüzyıla özgü&quot; bir aşk hikâyesi bu. Trajedi, intihar ve düello yok; akıllı telefonlar, kuşak gerilimleri, televizyon dizileri, Brexit referandumu ve bol bol mizah var. Yine de insanlığın hiç eskimeyen evrensel izlekleriyle dolu; yalnızlık korkusu, arzu, yanlış anlaşılmalar, sınıf ve ırk ayrımları, dile getirilemeyen sevgi ve kaçınılamayan ihanet...

Senin Gibi, ayrı kuşaklardan, ayrı kültürlerden, etnik kökenlerden ve sınıflardan iki Londra sakininin tesadüflerin imdada yetişmesiyle kendilerini içinde buldukları ilişkinin inişli çıkışlı seyrinin hikâyes i. O kendine özgü akıcı diliyle Hornby, politik çalkantılar ve belirsizliklerle dolu, her şeyin çabucak tüketildiği yaşlı bir dünyada sevginin imkânına olduğu kadar, insanın bitmeyen mutluluk ve tamamlanma arayışına ve varolmanın sonsuz ihtimallerine de neşeli bir bakış atıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89118</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa3801ef-ac86-4226-9899-ad8282423974.jpg</image:loc>
            <image:title>Özgürlük ve Bilgi - Fons Elders&apos;le Söyleşi</image:title>
            <image:caption>Okuru, Noam Chomsky&apos;yle yaptığı &quot;adalet&quot; üstüne meşhur tartışmanın öncesine götüren ve ilk kez yayınlanan bu söyleşi, bir hakikat dillendiricisi olarak Foucault&apos;nun özgürlük ile bilgi arasındaki gerilimli ilişkiyi sorunsallaştırmasına ışık tutuyor. Bu ilişki çerçevesinde iktidar sorununu ele alan Foucault, evrensel, ancak baskı aracına dönüşmeyen bir bilgi ihtimali üzerine düşünmemizi sağlayacak ipuçlarını sunuyor.

Özgürlük ve Bilgi, yalnızca düşünürün erken dönemine dair önemli bir teorik ekseni ortaya koymakla kalmıyor; söyleşiyi gerçekleştiren Fons Elders&apos;in notlarıyla birlikte Foucault&apos;nun televizyona çıkmaya dair çekincelerini, kendisine dair konuşmayı reddetmesinin nedenlerini ve hatta yayıncıların Deliliğin Tarihi&apos;nin kapaklarına neden yanlış görselleri seçtiğini düşündüğünü de gösteren ve onu daha yakından tanımamızı sağlayan veriler içeriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89119</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/caae8355-514d-4ecb-8a03-1bd033068185.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyülü Oyuncak Dükkanı</image:title>
            <image:caption>Bedenin cehennemî bir arzu makinesine dönüştüğü çağlarda, anne baba şefkatiyle sarmalanmış korunaklı bir çocukluktan kopmak zorunda kalıp karanlık bir dönemece giren Melanie&apos;nin hikâyesi; Angela Carter&apos;ın büyülü gerçekçi dokunuşlarıyla kişinin kendini keşif yolculuğundaki tabuları bir bir yıkıyor. Genç bir kadının taşıdığı safiyane duyguların yetişkin dünyasına ait hakir ve lanetli arzularla kirlendiği, oyuncakların masumiyetini kaybettiği bir oyuncak dükkânında verilen reşit olma mücadelesi gotik imgelerle bezeli bir hayal evrenine dönüşüyor.
Geçmişten bugüne en büyük İngiliz yazarlardan biri olarak kabul edilen ve Margaret Atwood ile Jeanette Winterson&apos;a da ilham kaynağı olan Angela Carter&apos;ın, engizisyon hışmından kurtulabilmiş cadıların torunlarına armağan ettiği Büyülü Oyuncak Dükkânı yeniden Türkçede...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89120</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e59f70d7-cefd-4e1c-992d-db06b6602053.jpg</image:loc>
            <image:title>Öteki</image:title>
            <image:caption>13 yaşındaki ikiz kardeşler Holland ve Niles Perry, birbirlerinin aklını okuyacak kadar yakın, fakat bir o kadar da farklıdır. Holland cüretkâr ve fesatken, Niles nazik ve cana yakındır. Uzun zaman önce New England kırsalında bir kasabaya yerleşen Perry ailesi, ikizlerin babasının acı kaybıyla sarsılır. Anneleri de bu olayın dehşetini atlatamamıştır. Bu ölümün üzerinden zaman geçtikçe Holland’ın fesatlıkları artmaya başlarken, Niles da yaşananlarla baş etmekte zorlanacaktır. 
Rosemary’nin Bebeği  ve Şeytan (The Exorcist) ile birlikte 1970’li yıllarda yükselen korku edebiyatının üç büyük romanından biri olan Öteki, insanın içindeki karanlığı konu eden, psikolojik gerilimin zirvesinde yer alan çağdaş bir klasik. 
“Birçok profesyonel yazar gibi ben de bu romana kızgınım, çünkü Tryon halihazırda başarılı olduğu aktörlük mesleğine devam etmeli ve bir de gidip bu kadar iyi kitaplar yazmamalı. Bu kadar da olmaz.”– Anthony Burgess – Otomatik Portakal’ın yazarı 
“Harikulade. Lütfen Bay Tryon’u benim yerime tebrik edin. Ne kadar muhteşem bir esere imza atmış.”– Ira Levin – Rosemary’nin Bebeği’nin yazarı 
“Stephen King, Ray Bradbury ve Tryontta daha de geçmişe gidersek Lovecraft, aynı New England manzarasına baktılar ve zalim toprağa yayılan o ince uygarlık tabakasının altında tehlikeli, kanlı ve kadim bir şeyin izlerini gördüler.”– Grady Hendrix – Horrorstör’ün yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89121</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/302594fc-bd18-4414-a317-0e35c69ed00a.jpg</image:loc>
            <image:title>Jön Türk</image:title>
            <image:caption>İlk olarak 11 Eylül 1324 (1908) - 29 Kanunusani 1324 (1909) tarihleri arasında Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edilen, ardından 1910 yılında kitap olarak yayımlanan Jön Türk, Ahmet Midhat Efendi’nin yayımladığı son romanı olarak ayrı bir öneme sahiptir. Ahmet Midhat, tıpkı diğer eserlerinde olduğu gibi, bu romanında da zamanı için yeni sayılabilecek konular ve henüz gün yüzüne çıkmayan, konuşulmayan meseleler üzerinde durarak toplumu eğitmeyi ve bilgilendirmeyi amaçlamıştır. Bu fikirle Jön Türk’te, kadının toplum içindeki değeri, eğitimi, yetişme tarzı ve aile içindeki konumunu odağına alırken Avrupa’da yeni yeni filizlenen “feminizm” düşüncesini irdeler. Türk edebiyatında “kadının adı yok” cümlesinin ilk kurulduğu eser olması bakımından da Jön Türk, Ahmet Midhat Efendi külliyatı içerisinde özel bir dikkat gerektiren eserler arasındadır. “Demek ki kadının ismi bile yoktur. Babasından drahoma namıyla ne kadar para getirirse getirsin, sair akrabasından ne kadar miras yerse yesin eğer hin-i izdivaçta ‘tefrik-i servet’ mukavelesi akd olunmamışsa kadın kendi servetine malik sayılamaz. Her halde kocasının tasdiki olmaksızın hiçbir mukaveleye, hiçbir senede imzasını koyamaz.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89122</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/665734dc-9aa4-4113-9c50-7aeb7cb61751.jpg</image:loc>
            <image:title>Dönüşüm</image:title>
            <image:caption>Kafka, Dönüşüm’ü 1912 yılının sonlarında yazdı; uzatmalı nişanlısı Felice Bauer ile ilk buluşma sonrası, yaratıcılık yönünden veriminin arttığı bir evreydi. Basılması ise 1915’i buldu. Kafka, “fevkalade tiksinç” olarak nitelediği, özellikle okunaksız bulduğu sonu yüzünden iyiden iyiye soğuduğu bu eserinden daha sonraları “benim küçük hikâyem” diye bahsedecekti. Ailesinin yanında yaşayan Gregor Samsa isminde bir seyyar pazarlamacının bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş bulmasıyla gelişen olayları anlatan öykü, aradan bir yüzyıl geçmesine rağmen, insan gerçeğine dair elimizde tuttuğumuz belki en okunaklı, en dipsiz yazıt. 
“Gregor’un yakarışları işe yaramadı, yakarışları anlaşılmıyordu bile, boyun eğip başını büktükçe, babası ayaklarını yere daha sert vuruyordu.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89123</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a09ed7f3-26e0-411d-97c0-1b02ade37397.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaralasar -1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef, bir gece kimsesiz yirmi dokuz çocukla 
birlikte “damgalanır”.Artık bu kimsesiz çocukların tamamı Yarasa’dırve damgacıyı gören tek çocuk Sedef’tir.Sedef, o gece yaşananlardan sonra yurttankaçarak  sokaklarda yaşamaya başlamış ancakkötü şans peşini bir türlü bırakmamıştır. 
Düştüğü bu çukurdan çıkması için elinebir fırsat geçen Sedef’in iki seçeneği vardır: 
Ya kaçıp kurtulacak ya da bundan sonrakihayatına  sokaklarda devam edecektir. 
Ancak beklenmedik bir olay her şeyi alt üst eder:Damgacı yıllar sonra ortaya çıkmış ve 
damgaladığı otuz Yarasa’nın peşine düşmüştür. 
 
 
 
“Bir köşeye çekiliyorsun, belki de bir duvar dibine… 
Sonra uzun uzun bakıyorsun gökyüzüne. 
Bulutların ötesinde bir ışık görmek istercesine 
bakıyorsun ancak ne kadar bakarsan bak, 
hep aynı kasveti görüyorsun.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89124</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9f51b312-f048-4be6-9d5f-2807c6611bf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıplak Kadın</image:title>
            <image:caption>er kadının vücudu güzeldir. Geçirdiği milyonlarca yıllık evrim sonucunda akıllara durgunluk verecek değişikliklere uğrayan ve son derece hassas düzeltmelerle işlenen kadın vücudu, bu gezegendeki en olağanüstü canlı varlıktır. 
 
Farklı bölgelerde ve farklı zamanlarda yaşayan insan toplulukları, kadın vücudunu değişik şekillerde bezeyerek tabiatın önüne geçmeye çalışmıştır. İnsan denen canlı varlığı son derece iyi gözlemleyen Desmond Morris, bu çalışmasında büyük bir beceri ve titizlik içinde kadın vücudunu tepeden tırnağa incelemiştir. Tüm kadınlarda ortak olan biyolojik özelliklerin nasıl bir evrim geçirdiğine özellikle dikkati çeken Morris, toplumların kadın vücudunu mükemmelleştirmek yolunda karşılaştıkları zorlukları ve geçirdikleri aşamaları keşfetmeye çalışmıştır. 
 
Bir zoologun bakış açısıyla, tamamıyla bilimsel gerçeklere dayanılarak ve büyüleyici anekdotlarla bezenerek yazılan bu kitap, zihinlerde son derece kışkırtıcı soru işaretleri uyandırmaktadır. Çıplak Kadın, Desmond Morris’in insan denen hayvanı inceleme konusundaki rakipsiz deneyimini bir kez daha gözler önüne sermektedir. 
 
“Morris’in bu çalışması son derece özgün, kışkırtıcı ve muazzam eğlenceli. Bu kitap insanların yaşamlarını değiştirecek.” 
Sunday Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89125</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac4c0b8b-efae-4553-91c6-c8ad061e0f15.jpg</image:loc>
            <image:title>Mutluluk (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Livaneli’nin cesaretle ve derinlemesine ele aldığı bu roman, bir Shakespeare trajedisi yoğunluğunda. 
Yaşar Kemal 
Yeni eseriniz, sizi Türkiye’nin politik ve kültürel hayatının en sembolik simalarından biri yapan muazzam yeteneğinizi gözler önüne seriyor… 
Jacques Chirac, Fransa Cumhurbaşkanı 
Mutluluk romanında, Livaneli felsefi ve siyasi sorgulamalarını çok usta bir biçimde karakterlerinin psikolojilerine yedirmiş. Çok aydınlatıcı ve derinden etkileyici bir kitap, günümüz dünyasında dürüstlük ve samimiyet arayanlar için vazgeçilmez. 
Kirkus Reviews, ABD 
Mutluluk, yalnızca harika kurgusuyla heyecanlı ve sürükleyici bir macera romanı değil; bunların ötesinde, gelenek ile modernlik, tarih ile bellek yitimi, din ile laiklik arasında bölünmüş Türk toplumu üzerine son derece güçlü bir analiz.  Martine Laval Telerama, Paris 
Livaneli, Mutluluk  romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor. 
2006 yılında Barnes &amp; Noble Yeni Büyük Yazarları Keşif Ödülü’ne layık görülen Mutluluk, yayımlandığı günden itibaren Türkiye’de ve dünyada çok ses getiren ve hâlâ geçerliliğini koruyan derinlikli bir Türkiye portresi, acı tatlı bir peri masalı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89126</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/021cd054-5cfc-4239-963c-afa132e895d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim Nedir Nasıl Yapılır?</image:title>
            <image:caption>Bilim insanları karşılarına çıkan sorunları nasıl çözer? Bilimsel keşifler nasıl gerçekleşir? Soğuk füzyon gibi teoriler ve parapsikoloji gibi disiplinler neden tam olarak “bilimsel” sayılmaz? Bilimsel dünya görüşü nasıl bir şeydir? 
Gregory N. Derry okura bilimsel düşünmeyi tanıtırken bu tür soruları yanıtlıyor. X-ışınları, yarı iletkenler, levha tektoniği ve çiçek aşısı gibi önemli keşif ve buluşları özetleyerek bilimsel çalışmanın dürüst gözlem, eleştirel akıl yürütme ve bazen de safi şans ile nasıl meyve verdiğini açıklıyor. 
Derry bilimin hem gücünü hem de sınırlarını ortaya koyarak bilim ile din, etik ve felsefe arasındaki ilişkileri de ele alıyor. Kitap, okura bir bilim insanı gibi düşünmeye başlamak için mükemmel bir başlangıç noktası sunuyor. 
 
“Çok iyi bir yazarın kaleminden muhteşem bir kitap. … Bilimi sokaktaki insan için daha anlaşılır kılma çabasına önemli bir katkı.” 
— Robert Ehrlich, Nine Crazy Ideas in Science, adlı kitabın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89127</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/65bd8868-2d97-4508-867e-4113a3375a4c.jpg</image:loc>
            <image:title>Aile İşletmelerinde Yönetim ve İnsan Kaynakları</image:title>
            <image:caption>Toplam 20 bölümden oluşan Aile İşletmelerinde Yönetim ve İnsan Kaynakları kitabımızın 3 ana kısımı bulunmaktadır. 
1-  Birinci Kısım : Aile İşletmelerinde Yönetim ve Örgüt Kültürü – Toplam 9 alt bölümden oluşmaktadır. 
2- İkinci Kısım : Aile İşletmelerinde Yönetim Sorunları – Toplam 5 alt bölümden oluşmaktadır. 
3- Üçüncü Kısım : Aile İşletmelerinde İnsan Kaynakları Uygulamaları – Toplam 6 alt bölümden oluşmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89128</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8a2d08eb-67a6-4a80-8618-a8ec921e6400.jpg</image:loc>
            <image:title>Turizm Destinasyonlarında Yerleşik Yabancılar</image:title>
            <image:caption>1-      Turizm Destinasyonları 
2-      Göç ve Turizm 
3-      Yerleşik Yabancı-Yerel Halk İlişkileri 
4-      Turizme Yönelik Tutumlar ve Tutumları Açıklamada Yararlanılan Model ve Teoriler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89129</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96e19b41-de3d-4108-a7f6-599a3093fc02.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnızlığın Kitabı</image:title>
            <image:caption>Yalnızlık için “çağın hastalığı” diyorlar. Peki öyle mi gerçekten? Yoksa yalnızlık, Aristo’nun “politik bir hayvan” diye nitelediği kafası karışık ve her daim meşgul insanın en kadim dostu, en arkadaş canlısı arkadaşı mı? Tenhasını yitiren kentlerde kuytu bulamadığımızdan mı kendimizi yalnız hissediyoruz bu yüzyılda? Afili yalnızlıklardan sefil yalnızlıklara doğru ilerleyen eski ve büyük bir destan, yalnızlığın tarihi. Mitosun tanrılarından mitolojik kahramanlara, anti-kahramanlardan varoluşçuluğun sıradan ve sıkıcı, iç bunaltıcı karakterlerine uzanıyor. Hatta mekandan, metruktan, evden ve avludan yüzümüze yansıyan bir oluş halini alıyor. Yazardan, editörden ve okuyucudan geçiyor. Neticede farklı kulvarlardan 12 isim bir araya geliyor, insanın yatay ve dikey düzlemde yalnızlığını düşünüyor, irdeliyor, kaleme döküyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89130</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/919b6857-20e6-4051-a2bb-79a3af17115e.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarımda Sözleşmeli Üretim</image:title>
            <image:caption>1-      Sözleşmeli Üretimle İlgili Temel Hususlar 
2-      Sözleşmelerle İlgili Hususlar 
3-      Sözleşmeli Üretimde Uyuşmazlıkların Çözümü 
4-      Sözleşmeli Üretim Düzenlemelerinde Yaklaşımlar 
5-      Vaka İncelemeleri 
6-      Dünya’dan Örnekler 
7-      Türkiye’de Sözleşmeli Üretim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89131</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/66c67b1d-52ad-4497-99de-4f03ed158541.jpg</image:loc>
            <image:title>Talcott Parsons&apos;ın Sosyal Eylem Teorisinde İktisat Biliminin Metodolojisi ve Ona Yönelik Eleştiriler</image:title>
            <image:caption>1-      Birinci Bölüm : Parsons’ın Hayatı, Etkisi ve Etkilendiği Düşünürler 
2-      İkinci Bölüm : Parsons’ın İradeci Eylem Teorisi ve Bu Çerçevede Faydacılık ve Hobbesçu Düzen Sorununun Eleştirisi 
3-      Üçüncü Bölüm : Parsons’ın Eylem Teorisinde Metodoloji ve İktisat</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89132</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d39bbd8f-9ddf-4e23-a720-016fbfb8c8af.jpg</image:loc>
            <image:title>Spor Bilimlerinde Temel Anatomi</image:title>
            <image:caption>1-      Anatomiye Giriş ve Temel Kavramlar 
2-      Organizmadaki Yapısal Düzen 
3-      Dolaşım Sistemi 
4-      Solunum Sistemi 
5-      Sinir Sistemi 
6-      Endokrin Sistem 
7-      Sindirim Sistemi 
8-      Boşaltım Sistemi 
9-      Üreme Sistemi 
10-  Hareket Sistemi 
11-  İskelet Sistemi 
12-  Vücuttaki Bazı İskelet Kasları ve Fonksiyonları 
13-  Özet Bilgiler ve Bazı Terimler</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89133</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6954cb1-33fb-4298-9207-c47cb2db5ea5.jpg</image:loc>
            <image:title>Sermayenin Korunması (Piyasa Örnekleri)</image:title>
            <image:caption>1-      Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve Şirketlerin Sermaye Yapılarının Analizi 
2-      Değerleme Kavramı ve Şirket Değerleme Yöntemleri 
3-      Değere Dayalı Performans Ölçütleri Kapsamında Reel Ticari Kar-Zarar Tutarlarının Tespiti ve Muhasebeleştirilmesi 
4-      Piyasa Uygulama</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89134</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3771cdb4-4333-49b6-93bf-8a8ad6bd5b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Biliminde Geçmişten Günümüze Yaşanan Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>1-      Sanayi Öncesi Kent, İktidar ve Mekan 
2-      Siyasal Parti Çalışmaları : Tarihsel ve Kavramsal Bir Analiz 
3-      Osmanlı Devletinde ve Türkiye’de Lisans Düzeyinde Siyaset Bilimi ile Kamu Yönetimi Eğitimi – Öğretiminin Kurumsal Gelişimi : 1859-1979 
4-      Türk Siyasal Hayatında Genel Seçimler, Hükümetler ve Siyasi Katılım (1950-2020) 
5-      Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar Üzerine Bir Değerlendirme 
6-      Toplum Sözleşmesi Teorileri Farklı Bir Perspektif : Hogu Grotius 
7-      David Easton’ın Sistem Analizi Yaklaşımı ve Yönetim Sisteminin Bir Öğesi Olarak Karar Verme 
8-      Tarihin Sonu Tezi ve Yeni Binyıldaki Gelişmeler Işığında Politik Eleştirisi 
9-      Feminist Hareketin Yeni Stratejisi : Dijital Feminizm 
10-  Kamu İyiliği Olarak Katılım : Etkileşimci Aktör Odaklı Bir Kavramsal Çerçeve 
11-  Yurttaşlık, Sosyal Adalet ve Sosyal Yurttaşlık Ekseninde Türkiye’de Sosyo-Ekonomik Hakların Analizi 
12-  Sivil Toplum ve Türkiye’deki Gelişimi 
13-  Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Metinlerinde Türk Modernleşmesinin Temel Sorunları ve Krizleri Üzerine Bir Değerlendirme 
14-  Örgütsel Adalet ve Duygusal Bağlılık İlişkisi Üzerine Bir Alan Araştırması : Ağrı ve Bitlis İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Personeli 
15-  İdarenin Yargı Denetimi Dışında Bırakılan Cumhurbaşkanlığı İşlemlerinin Hukuk Devleti Açısından Analizi 
16-  Bioshock from Utopia to Dystopia : Ideological Analysis of a Video Game</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89135</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29710ac2-ef9c-4e45-92aa-3942d1f8f89c.jpg</image:loc>
            <image:title>Günümüz ve Geleceğin Girişimcilik Türleri</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 

1-Sosyal Girişimcilik 
2- İç Girişimcilik 
3- Sosyal Medya Girişimciliği 
4- Akademik Girişimcilik 
5-Dijital Girişimcilik 
6-Diaspora Girişimcilik 
7-Sanal Girişimcilik 
8- Kadın Girişimciliği 
9- Kurumsal Girişimcilik 
10-Yaratıcı Girişimcilik 
11-Göçmen Girişimciliği 
12-Eko Girişimcilik 
13-Stratejik Girişimcilik 
14-Tekno Girişimcilik 
15-Kamu Girişimciliği 
16- Fırsat Girişimciliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89136</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/951802f7-d718-411a-95c5-d355634c3dd7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kamu Yatırım Kararlarının Finansal Açıdan Değerlendirilmesi Türkiye İçin Bir Model Önerisi</image:title>
            <image:caption>1-      Kamu Yatırımları 
2-      Kamu Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesi 
3-      Kamu Yatırım Projelerinin Değerlendirilmesinde Dünya Uygulamaları 
4-      Kamu Yatırım Projeleri Değerlendirilme Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89137</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7884b9f2-f32f-4d8e-8d27-07b622fc03fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı İmparatorluğu’nda Aydın Ve Bürokrat Tarihçi Mustafa Ali</image:title>
            <image:caption>Osmanlı İmparatorluğu’nun altın çağını incelemek ve o dönemin siyasi ve kültürel yapısını, âlimlerin, şairlerin ve memurların yetişme koşullarını, devlette yüksek bürokrasinin işleyişini, atamaların, terfilerin, kadrolaşmaların nasıl şekillendiğini bir portre üzerinden araştırmak gerekseydi, herhalde Gelibolulu Mustafa Âli’den daha iyi bir örnek seçilemezdi. Gerçekten de Mustafa Âli’nin geniş tecrübesi, yaşadıkları ve tanıklıkları, aynı zamanda 16. yüzyılın tartışmasız en iyi tarih eseri “Künhü’l-Ahbar”ı ve diğer eserleri dönemin ruhunu, Türk devlet yapısını, bürokratik geleneğini anlamak için eşsiz birer kaynaktır. 
 
Şehzade Selim’in kâtibi olarak başlayan kariyeri, uzmanlaşma ve profesyonelleşme düzeyi yüksek maliye bürokrasisinin seçkin bir üyesi olarak imparatorluğun önemli şehirlerinde devam etti. Halep, Şam, Bosna, Üsküp, Tiflis, Erzurum, Kahire, Cidde vb. gibi merkezlerde devlet hizmetinde bulunurken neredeyse dolaşmadığı Osmanlı şehri kalmamıştır, ki bu bir memurun nasıl bir imparatorluk coğrafyası ve vizyonu içinde olduğunu da göstermektedir. Bu şehirlerin mali defterlerini tutarken, aynı zamanda toplumun, siyasetin ve tarihin de kaydını tuttu. Bakî, Hayâlî gibi okul arkadaşları ve döneminin diğer önemli şairleri, edipleriyle hep iç içeydi; Osmanlı siyasi ve ahlâk literatürünün başyapıtı Ahlâk-ı Alâi yazılırken Kınalızâde’nin yanıbaşında olan, gerektiğinde düzeltmelerini yapan ve ondan pek çok şey öğrenen gene Âli’den başkası değildi. Nef’î’yi yetiştiren ve ona mahlasını veren de kendisiydi. 
 
Osmanlı bürokratlarının pek çoğu yaşamlarına önde gelen siyasi kişiliklerin hizmetinde başlamışlardı. Âli de öyleydi. Ona göre Türk devlet yapısında ve bürokrasisinde en temel sorun adalet temelinde liyâkatı ödüllendiren toplum anlayışının çarpıtılması ve akamete uğratılması olmuştur. Siyasi kişiliklerin büyük mücadeleleri, liyakat, atamalar, kadrolaşma, ittifaklar, hizipleşme ve partizanlık… Türk siyasi yaşamının o gün olduğu gibi bugün de gündemden hiç düşmeyen konuları. 
 
Cornell H. Fleischer bu çalışması ile “Osmanlı iskeletini eksikliği oldukça hissedilen ete büründürme, yalnızca kemikleri değil, organları, damarları, duyguları, ritimleri de belirleme, bugün ancak cansız kalıntıları bulunan organik gerçekliği yeniden yapılandırma girişimine” soyunup, çok ciddi bir arşiv çalışmasıyla birlikte dönemin çok canlı, âdeta roman tadında okunacak bir tasvirini eşsiz bir bürokrat ve entelektüel üzerinden gerçekleştirmiş ve bu mânâda ortaya gerçek bir şaheser çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89138</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b50ef54-6227-4714-bae9-c4279474cc45.jpg</image:loc>
            <image:title>Tanrı’yı Kıyamete Zorlamak</image:title>
            <image:caption>Tanrı bugün biz yaşayanlardan Yeryüzü Gezegenini yok etmemizi mi istiyor, hatta istemenin ötesinde böyle bir emir mi veriyor? 
 
ABD’deki Evanjelist önderler, takipçilerini, dünyanın an meselesi olan bir yıkıma mahkûm olduğunu ilan ederek ölüme yönlendiriyorlar. Ancak, Amerika için asıl tehlike, “çılgınlar” diye nitelenen kimselerden ziyade, 200 yıldan daha az bir geçmişe sahip yeni bir teoloji benimseyen ana akım Hristiyanlardan geliyor. Bu teori onlara sorgusuz bir şekilde Cennet’e gidiş bileti veriyor. Dünyanın sonunu getirecek son savaşta ortaya çıkacak büyük bir Türbülasyon’un varlığından emin olmalarına karşın, kendilerinin bir an bile acı tatmayacakları konusunda beyinleri yıkanmış durumda. Armagedon kültünün mensupları, kıyamet koparken, sevdiklerinin mahvını localarından rahat içinde izleyecekleri Cennet’e yükseltileceklerini söylüyorlar. 
 
Her on Amerikalıdan biri bu mezhebin bir üyesi. Cennet’e Yükselmek ve kıyamet için dua eden bu insanlar, bunları gerçekleştirmesi için Tanrı’yı zorlayabilir mi? 
 
“ABD Hristiyan Sağı ile İsrail arasındaki tuhaf birlikteliğin muhteşem bir şekilde gözler önüne serilmesi. İkisi de birbirini sevmiyor, fakat birbirlerini kullanıyorlar. Mesele din değil, siyaset. Bu ikiyüzlülüğün ortaya konması açısından bu kitabı hararetle tavsiye ediyorum.” 
–Dr. Alfred M. Lilienthal, Yazar-Tarihçi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89139</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a35c0216-9b96-4fa8-a635-1ac1342e91ab.jpg</image:loc>
            <image:title>Ermişin Bahçesi ( Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>El Mustafa on iki yıllık memleket hasretinden sonra doğduğu adaya, çocukluğunun geçtiği aile evine varır, orada anne ve babasının ebedî uykuya yattığı bahçede inzivaya çekilir. Bu bir nevi hesaplaşma zamanıdır. Uzun bir ayrılıktan sonra bir araya geldiği müritlerine aşk, yalnızlık, zaman, özüne dönme ve benzeri konular hakkında öğütler verirken hem kendi karanlığına ışık olmaya hem de onların yollarına ışık tutmaya çalışır. 
Her bir satırıyla insanın ruhuna işleyen ve sorgulamaya sevk eden, Halil Cibran’ın ustalık eseri Ermiş’in devamı niteliğindeki bu eseri Handan Ünlü Haktanır’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89140</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e71f590b-1626-4199-b7c2-5228c774a748.jpg</image:loc>
            <image:title>Gece Yarısı, Canavarlar Geldiğinde</image:title>
            <image:caption>Yatağının yanına bir çift spor ayakkabısı koy!” 
“Yatmadan önce ılık süt iç!” 
“Korkunç televizyon programları izlemeyi bırak!” 
 
Leo kâbuslardan mustariptir ve büyükannesinden öğretmenine, herkesin bu konuda vereceği bir tavsiye vardır. Gelgelelim hiçbirinin faydası dokunmaz. Canavarlar, hayaletler ve ürkütücü hayvanlar uykusunda Leo’yu kovalamaya devam eder. Neredeyse her yolu denediğini düşünen Leo, biraz araştırma yapmak üzere kütüphaneye gider. Orada, Malezya’daki eski bir kabile hakkında bir kitap bulur. Bu kabile, kâbuslardan kurtulmanın yolunu bilmektedir. Peki yöntemleri Leo’nun da işine yarayacak mıdır? 
 
Korkularla baş etmek üzerine yol gösterici bir hikâye!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89141</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/692753f5-06f1-4684-a10e-9cd7537996db.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatımın Rolü</image:title>
            <image:caption>Hayatının rolü için erkenden büyümek zorunda kalanların hikâyesi...

Katalan edebiyatının ödüllü yazarlarından Maite Carranza, ekonomik darboğaza giren bir ailenin yaşadıklarını bir gencin gözünden anlattığı romanıyla ilk kez Günışığı Kitaplığı&apos;nda. Olivia, oyuncu annesinin bunalıma girmesi ve hastaneye kaldırılmasıyla, olan bitenden habersiz küçük kardeşi Tim&apos;i oyalamak ve hayata yeniden tutunmak için bir film oyunu kurgular. Yeni taşındıkları mahallede onları yeni renkler, yüzleşmeler, kimlikler ve roller beklemektedir. &quot;Hepimizin başına gelebilir&quot; duygusundan &quot;Hayat sürprizlerle doludur&quot; duygusuna usta işi bir kurguyla sürükleyen roman, her yaştan okura &quot;tanıdık&quot; gelecek ve umudu yüceltecek nitelikte. Aile içinde rollerin değişmesi, erken yaşta ağır sorumluluklar üstlenmek, yoksullukla baş etmek gibi zorlu süreçleri naif bir üslupla kaleme alan yazardan etkileyici bir kitap.
Oyuncu annesi ve küçük kardeşi Tim&apos;le yaşayan Olivia, borçları yüzünden bankanın kapıya dayandığını öğrenir. Annesi işsiz kalmış ve elde avuçtakiler hızla tükenince de ciddi bunalıma girmiştir. Yoksullaşan ailenin yükü, on iki yaşındaki Olivia&apos;nın omuzlarındadır artık. Bir yandan, küçük Tim&apos;i oyalamak için kurduğu oyunu sürdürürken, bir yandan da hastaneye kaldırılan annesinin iyileşmesi için çırpınır. Yoksul bir mahallede edindikleri yeni çevreye ve okula ayak uydurmaya çalışan iki kardeş, beklenmedik arkadaşlıklarla, güç veren insanlarla sarmalanırlar…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89142</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d3a7748-19cb-4ec1-ab84-18075cf56950.jpg</image:loc>
            <image:title>Kürt Sorunu</image:title>
            <image:caption>İki bilim insanının gerçekleştirdiği Kürt Sorunu Kökeni ve Gelişimi adlı bu çalışma, tarafsızca değerlendirilmesi gereken Kürt sorununa birçok yönüyle büyüteç tutuyor; sorunun kökenini ve olası çözümlerini geçmişten geleceğe uzanan bir zaman yelpazesinde irdeliyor.
Kitap, “etnisite”, “ulus”, “azınlık”, “halk”, “azınlık hakları” gibi can alıcı terimlerdeki karışıklıkları giderirken, okura Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin gelişme çizgilerini de izleme fırsatı veriyor.
Kürt sorunu üzerine akademik çalışmalar şimdiye kadar çoğunlukla yabancılar tarafından büyük oranda ikincil ve yabancıl kaynak temelinde yapıldı. Bu kitap, uluslararası literatüre Türkiye’den bir katkı niteliği taşımakla birlikte, alanında objektif ve temel bir başvuru kaynağıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89143</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ee6691-ccaf-45dc-b852-bcce880da4d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Dalgaları Aşmak</image:title>
            <image:caption>Farklı şiddet biçimlerini, cinsiyet ve cinsel kimlikleri içinde barındıran toplumsal cinsiyet temelli şiddetin azaltılması son kertede de onu ortaya çıkaran toplumsal koşulların ortadan kaldırılabilmesi başta sivil toplum olmak üzere farklı alanlardan farklı kurum ve disiplinlerin işbirliği içerisinde geliştireceği ve pratiğe dökeceği uygulamalarla mümkün olacaktır. Bu işbirliğinin başarılı olabilmesi için toplumsal cinsiyet temelli şiddetin, yaşamın çeşitli alanlarındaki görünümlerinin ve farklı aktörlerin toplumsal cinsiyet temelli şiddeti nasıl deneyimlediklerinin ortaya konması önem arz etmektedir.

Elinizdeki kitapta, Akın Demiral, Aylin Görgün Baran, Bahar Araz, Derya Güler Aydın, Burcu Hatiboğlu Kısat, Canan Koca, Gizem Pehlevan, İlknur Yüksel-Kaptanoğlu, Özge Sanem Özateş Gelmez, Selda Taşdemir Afşar ve Semahat Dicle Maybek&apos;in çalışmaları yer almaktadır. Yazarlar çalışmalarıyla spordan sanata, iktisattan sosyal hizmete, hukuktan sosyolojiye uzanan farklı uğraklarda şiddeti ortaya çıkartan, normalleştiren ve süreğen hale getiren, hatta bu şiddetin üstünü örten toplumsal eşitsizlikleri tartışmaya açarak toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadelenin olanaklarını gözler önüne sermeye çalışmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89144</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ccbdc4f6-e8a2-4d8a-bbf5-384ad9fca19f.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi</image:title>
            <image:caption>İnsan Bilimlerinin Felsefi Eleştirisi: Natüralizmin Olanaklılığı, eleştirel realizm adıyla bilinen düşünce akımının bilhassa sosyal bilimler felsefesi alanındaki paradigma-kurucu metnidir. Yayımlanmasından bu yana geçen yaklaşık kırk yıllık süre içerisinde, başta Margaret S. Archer, Andrew Sayer, Tony Lawson, Peter Manicas gibi önemli isimler olmak üzere pek çok sosyal bilimcinin sosyal bilim kavrayışına ve empirik çalışmalarına yön veren bu çalışmanın bugün artık bir klasik eser vasfına eriştiği rahatlıkla söylenebilir. Nitekim yakın zamanda kaybettiğimiz Roy Bhaskar, ömrü boyunca geliştirdiği felsefi sistemini (Realist Bir Bilim Teorisi adlı ilk çalışmasıyla birlikte) bu eseri üzerine inşa etmiştir.

Bhaskar’ın yolunu açtığı, pozitivist olmayan bir natüralizm arayışı ve bu amaçla gerçekleştirdiği sağlam temellendirme, pozitivizm-hermeneutik verimsiz ikilemine yakalanmadan sosyal bilim yapmak isteyenler için zihin açıcı bir niteliğe sahiptir. Bu özelliğiyle, ilişkisel sosyal bilim kavrayışının farklı güzergâhlarını diyaloga sokmaya dönük girişimler için de üzerinden atlanamaz bir eser niteliğindedir. Dolayısıyla çalışmayı, bir yanıyla, Türkiye’nin ilişkisel sosyal bilim literatürüne bir katkı olarak okumak mümkündür. Diğer yandan, sosyal teorinin en temel meselelerinden biri olan yapı-fâil meselesine dair Bhaskar’ın söyleyecek çok şeyi olduğu da görülecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89145</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48ab74c4-f9a7-4814-b884-def7892685e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayal Perdesi - Selim&apos;in Renkli Dünyası 3. Sınıf Okuma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Hey arkadaşım sen de gel!
Bu gösteri bizi anlatıyor.
Aramızda yok hiçbir engel
Hayal perdesi bizi yansıtıyor.
Daha önce Karagöz ve Hacivat’ı hiç böyle izlememiştiniz! Hemen mısırlarınızı alın ve tiyatromuza gelin! Onlarla beraber her şeyi eğlenceli bir şekilde öğrenmeye var mısınız? Sunucumuz Kürşat’ın esprilerine dayanabilirseniz tabi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89146</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9818a2cb-d433-4a23-8924-7ec3a16cd9f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Senin, Meliha</image:title>
            <image:caption>19 yılının Haziran ayında Adapazarı büyük bir depremle yıkıldı. İkinci Dünya Savaşı’nın bütün ülkede yol açtığı sıkıntıların üzerine gelen deprem, halkın dertlerini artırmakla kalmadı, ruhsal dengesini de altüst etti. Böyle bir atmosfer içinde geçen roman, şehrin ileri gelenlerinden Akyüz ailesinin kızı Meliha’nın akrabası Ahmet’e olan tutkuya dönüşmüş aşkını anlatıyor. Meliha’nın İstanbul’da yaşayan sevgilisine olan aşkını ona yazdığı mektuplar aracılığıyla izlerken, günlük yaşamın gelgitlerine de tanık oluyoruz. 
Hasan Öztoprak bu romanında; aşk, mutluluk, tutku, bağlılık, kıskançlık ve aile bağları gibi kavramları dönemin duyarlılığıyla ve ustaca bir dille yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89147</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fc28a3f3-e9f7-4800-8afc-9deba2d8cee9.jpg</image:loc>
            <image:title>İncir Çekirdeğini Doldurmaz - Selim&apos;in Renkli Dünyası / 3. Sınıf Okuma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Merhaba arkadaşlar. Ben Selim.
Size hayat kurtarıcı tecrübemi anlatmak istiyorum. Son zamanlarda sınıfça pek anlaşamaz olduk. En sonunda öğretmenimiz buna kesin ve net bir çözüm buldu. Çözüm ne mi? Kavga Bitiren Yemek! Bütün anlaşmazlıkları bitirecek tarifi veriyorum, hemen not edin! Önce acı soğanlarla beraber bir güzel kavruluyoruz. Sonra biberlerle renkleniyoruz. Domateslerle tatlılaşıyoruz ve en son yumurtalarla bir oluyoruz! İşte aslında bu kadar basit.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89148</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d87c996-62c8-4a29-a164-90301a24b2f4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyolojinin ve Tarihsel Materyalizmin Oluşumu</image:title>
            <image:caption>Burjuva devriminden sonra siyasetle ve proleter devrimden önce iktisatla ilişkisi içinde sosyolojiyi hem toplumsal bir olgu hem de potansiyel bir bilimsel düşünceler bütünü olarak kavramaya çalışacağız. Sosyoloji Fransız Devrimi’nin yarattığı altüst oluşların ardından yeni bir siyaset yaklaşımı olarak doğmuştur. Militan işçi sınıfı hareketinin gölgesi ve devrimci sosyalizmin –şu ya da bu şekilde– doğrudan tehdidi altında sosyoloji, kesinlikle kapitalist iktisadî düzenin toplumsal, ahlâkî ve kültürel problemleriyle ilgilenen bir girişim olarak kurumlaşmıştır… Sosyoloji çağı burjuva devrim ve proleter devrim arasındaki dönemdir. Sosyoloji feodal ve ataerkil geçmişinden sancılı bir kopuş ile mevcut burjuva hâlinden daha sancılı bir kopuş tehdidi arasında bocalayan bir toplumun gerilimleri, çelişkileri ve mücadelelerinin belirleyici önemdeki izlerini taşıyan toplumsal bir düşünsel faaliyettir. 
Bu çalışmada varılan sonuç ne bir “yakınlaştırma”dır ne de bir “sentez”dir; aksine Marx’ın politik iktisadı aşmasına benzer biçimde, sosyolojinin aşılması ve tarihsel materyalizmin toplumun bilimi konumuna getirilmesi gerektiğidir. Fakat bir göreve işaret etmek onun başarılacağı anlamına gelmez. Bu ihtimallerin gerçekleşebilmesi sadece bilim içi gelişmelere bağlı değildir. Sosyal bilimlerin doğuşu ve oluşumu toplumsal tarihin belirli uğraklarındaki sınıf mücadeleleriyle belirlendiği için, doğal olarak bu mücadeleler ya onların gelecekteki gelişimlerine katkıda bulunacak ya da gelişimlerini engelleyecektir. Dolayısıyla, sosyal bilimlerin gelecekte tarihsel materyalizm yönünde geliştirilmesi problemi çözüme kavuşturulmak üzere önümüzde duruyor. Herkesten önce bu görevi başarmaya kendini adayan bizler için.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89149</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/458c4482-2f0a-42dd-9eed-298f0cb48a74.jpg</image:loc>
            <image:title>Balıkların Bildikleri</image:title>
            <image:caption>“Balık düşünmez, o her şeyi zaten bilir.” Böyle der Rus yazar Platonov bir romanında. Öte yandan balıkların bitkilerden hallice olduğu düşünülür genelde. Suların bu sessiz sakinlerini “süs” olarak akvaryumlara koyar, “eğlence” olsun diye avlarız. Hafızalarının üç saniyeyle sınırlı olduğunu ve acı çekmediklerini düşünür, onlara reva gördüğümüz muameleye pek kafa yormayız. 
Balıkların Bildikleri’nde etolog Jonathan Balcombe, son zamanlarda artan balık araştırmalarının yanı sıra kendi deneyimlerine dayanarak, çoğumuzun aklındaki balık imajını altüst eden bir tablo çiziyor. Yaygın varsayımların aksine, balıkların “sadece hissetmekle kalmayıp aynı zamanda çevrelerinin farkında olan, iletişim kuran, sosyalleşen, alet kullanan, erdemli, hatta entrikacı canlılar” olduklarını gözler önüne seriyor ve her biri ayrı bir birey olan bu hayvanları “ahlaki kaygı çemberimizin dışına sürme eğilimimizi” sorgulamamız gerektiğini vurguluyor. 
Balıklar neler görür ve duyar? Birbirlerini nasıl tanırlar? İnsanları da tanıyabilirler mi? Acı ve sevinç hissederler mi? Kişilikleri var mıdır? Zekâ gerektiren işlerde performansları nasıldır? Neler öğrenebilir ve öğrendiklerini ne kadar süre hatırlayabilirler? Nasıl işbirliği yapar, hangi toplumsal kuralları ve hiyerarşileri gözetirler? Yavrularını korumak için hangi yaratıcı yöntemlerden faydalanır ve cinsiyetler arasında nasıl bir işbölümü yaparlar? Kendi “kültürleri” var mıdır? 
Bu soruların ve daha nicelerinin cevaplarını merak eden okurlarımızı, nefeslerini tutup balıkların renkli dünyasına dalmaya davet ediyoruz!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89150</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d884472b-2c96-44e0-b2a8-2486e291a1c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Modern Dünyada Kimlik, Kültür ve İletişim</image:title>
            <image:caption>Bu eser, disiplinlerarası tarihçilik söz konusu olduğunda ilk akla gelen tarihçilerden biri olan Peter Burke’ün dilin toplumsal tarihi ile kentlerin kültürel tarihini iletişim teması üstünden bir araya getirdiği bir dizi makaleden oluşuyor. Nezaket kültüründen çevirmenliğe, kentlerin duyumsal tarihinden kentlerdeki şiddete varıncaya kadar, az çok kapalı kalmış ya da tarihsel analizde üzerinde pek de durulmamış konuları, yeni sorularla ve yazarın kendine has analitik, yalın, akıcı ve bilgisel yönden doyurucu bir üslubuyla ele alıyor. Hareket, koku, ses, şiddet gibi bir dizi kent deneyimini mesele edinerek kent ve kimlik arasındaki ilişkiye dair bir tarihçinin bakış açılarını sunuyor. 
 
Kitap aynı zamanda erken modern dünyada çevirmenin kimliğini, çevirmenlik mesleğinin kurallarını, kültürler arasında köprü işlevi gören çevirmenlerin faaliyetlerini kılı kırk yaran bir araştırmadan süzdüğü veriler ışığında irdeliyor. Bunun yanında Erken Modern Dünyada Dil, Kültür ve İletişim çevirmenin kimliği, neyi çevirdiği, kim için çevirdiği, hangi kurallara bağlı kalarak çevirdiği gibi konuları tartışıyor. 
 
Okuru dillerin iç içe geçen tarihinde, kentlerin sokaklarında gezinmeye davet eden Burke, eşine az rastlanır bir yetkinlikle bir dönemi baştan sona katediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89151</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/952ac66b-ba7a-4a7c-97b8-929145400c5e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ala Çumguk - Bilge Kutad Anlatıyor - 1 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir 
araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Tüm hayvanların mutlu bir şekilde yaşadığı Alavan Boğazı’nda her geçen gün esrarengiz olaylar yaşanmaya başlar. Birbirinden tuhaf sesler duyulur ve 
yerinden oynar taşlar. Ne yapacaklarını bilemezler önce, düşünceden 
düşünceye dalarlar. Akıllarına gelir sonra, kahraman kuşa hemen haber salarlar. Can havliyle yardıma koşar gelir Ala Çumguk! Derler ki: “Çok zor durumdayız, senden çare umduk!..” 
 Esrarengiz olayların çözülmesi öyle kolay olmayacak. Bakalım ala karga bu zorluğa nasıl bir çare bulacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89152</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/76abdb13-0359-478c-b5b0-e9583aeacea7.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantizm</image:title>
            <image:caption>Romantikler, “Tanrılar’ın kollarında büyüdükleri için insanların sözlerinden pek bir şey anlamazlar.” Ama bu durum bazı romantiklerin gerici oldukları gerçeğini değiştirmez. Tam da bu noktada, bütünüyle “imgelemin hazları”na indirgenmiş bir dünyanın müşterek olamayacağını belirtmek gerekir. Oysa kamusal akıl insanlığın en büyük kazanımlarındandır. Öte yandan, “kedi resimlerini bile cetvelle çizdiren” şu “intellectus sacrificium intellectus” bağnazlığının her şeyi “savunmasız birer yıkıntıya dönüştürdüğü” de ortadadır. Her şeyin akla tâbi kılındığı bir dünyada, tinsel olanın ritmi bozulur ve “dünya ağır, kalın, opak ve engelleyici bir hâl alır.” Tam da bu yüzden, şuurunu kaybetmeyen bir imgelem, insanlık durumunun olmazsa olmazıdır. Nihâyetinde akıl, haddini bilmesi ve evcilleştirilmesi gereken tehlikeli bir kabiliyettir. Dolayısıyla romantizm, bütün açmazlarına rağmen, aklın bunalımına karşı “imgelemin hazları”yla verilmiş devrimci bir cevaptır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89153</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274276b7-ee66-4ae3-8699-35ebaacef706.jpg</image:loc>
            <image:title>Vedanta Felsefesi Upanişadları</image:title>
            <image:caption>Başlangıçta her şeyin kendisi olan ve “tek olmaktan”sa “çok olmaya” karar veren evrenin saf ruhu, her şeyi kendinden yarattı. İçini insanla, hareket eden ve etmeyen, canlı ve cansız,  tamamen maddeden oluşmasına rağmen aklın hezeyanlarıyla sıfatlar yükleyerek onu değerli, elde edilmesi gereken bir nevi hazine hâline dönüştüren nesnelerle doldurdu. Sonra da insana “Bu nesnelerle aklını ve aslında benden olan ruhunu kirletmeden bana geri dön! Senin imtihanın bu!” dedi. Sonra ezeli ve ebedi olan bu imtihana bir süre biçti ve bu sürenin noktalandığı ana da “ölüm” dedi.

Ebedi olanın kendinden ölümü yaratmasıyla başlayan imtihan, insanın ilk nefesinden  son nefesine kadar geçen zamanda evrenin kendisiyle birleşmeye giden yolu bulma çabasıdır.

Bu çabayı ve insana kendini yaratıcı bağlamında anlatan o son noktadır Vedanta Felsefesi.
Kendi sonlu hayatında, bedenden çıkacak olan son nefesini kendini yaratanla birleştirmenin sırrına ermiş olan insanlara Svaha!


Tüm bunları yarattıktan sonra hepsine dikkatlice baktı. Ve yarattığını Brahma-tata-tamam olarak tanıdı ve sonra “İdam Adarçam!” hükmünde bulundu.
 Bu hüküm ile görünür olduğu için insan bilinir İdan-dra, yani İdandra, olarak. Ve İdandra adıyla bilinen, İndra olarak tanrılar arasında zikredilir ki en büyük sır budur. Muhakkak en yüce olandır tüm sırları seven.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89154</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba5f848a-b2aa-437d-8a4a-63a14ef689c8.jpg</image:loc>
            <image:title>Mahabharata - Vana Parva 2.Cilt (3.Kitap)</image:title>
            <image:caption>“Altı duyu organı içinde en tehlikelisidir düşünmek. Ne kelimelerinde ne davranışlarında, düşüncelerinde ne de kalplerinde günaha meyil etmeyenler; bedenlerini oruçla zayıflatıp nefislerini köreltenlerden daha fazla maddenin esaretinden kurtulup inzivadaymış gibi bir yaşam sürerler. Kendi türünden olanlara karşı kalbinde hiçbir merhamet taşımayan kişi isterse bedenini kutsal yazılarda yazdığı gibi temizlesin, hiçbir günahından kurtulamaz. Öfkeli ve merhametsiz bir kalp, hırs bataklığında debelenirken her defasında biraz daha batar dünya denilen maddenin içine. Kibir ve gururdan kör olmuş, açgözlü bir akıl, kalbin en büyük düşmanıdır. Bil ki kolay değildir etrafımızı saran bu maddeden kurtulmak. Varlığını erdemlerle süsleyen, tüm hayatı boyunca hayır işleyip sevap kazanan, kalabalıklar içinde olsa dahi inzivadaymış gibi bir hayat sürer. Konuşması gerekenden daha fazla konuşmayan, gereksiz yere sesini duyurmayan da öyle. Böyle biri tüm günahlarından arınmış olarak göğün kapılarından geçer. Kabul, oruç tutmak, et ve kandan meydana gelen madde, bedeni zayıflatır ve hatta hükümsüz kılar; ancak bu tek başına yeterli değildir yaşam boyu işlediğin tüm günahlarından kurtulmaya. Ne yaptığını bilmeden, kirli bir kalple ibadet eden sadece acı çeker çünkü bilir asla günahlarından kurtulamayacağını…

Bir insan duyu organlarının esaretinden kurtardığı aklını temizleyip onunla kalp evinin içine bakmayı başarırsa ne iyi ne de kötülükten ve bunların sonuçlarından etkilenmez. O, ruhu yeniden ait olana yaraşır şekilde parlayan kişi, en yüce olanın varlığını bilme haline erişir. Bu şekilde huzura ermiş ve temizlenmiş bir kalp, huzur içinde derin bir uykuya dalan ve çevresinde meydana gelen hiçbir şeyden etkilenemeyen biri gibidir. Kalbi saflık derecesine nail olmuş biri artık yaşamak için çok şeye ihtiyaç duymaz, kendinde tezahür eden yüce ruhun varlığı ile birleşir ve sabah akşam en yüce olanla hasbıhal eder. Görülemediği için bir şekli olmayan fakat tüm şekilleri kendi varlığında barındırdığı için tüm şekillerin kendisi olan yüce ruhu görür kalbindeki ışıkla. Ama bu mertebeye erişmek için, erdemin yolunu takip etmek için ve derin denizler kadar engin korku ve endişe denizini geçmek için insan açgözlülüğünü ve öfkesini yenmelidir…”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89155</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ac2673ba-3038-47f6-900d-3dfe0cc90c1a.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikoloji Ve Felsefe</image:title>
            <image:caption>Psikoloji ve Felsefe, bir tür öğrenci kulübü ya da kardeşlik cemiyeti olan Zofingia’nın Basel şubesinde, Jung’un öğrenci arkadaşlarına verdiği derslerin derlemesidir. Dönem 19. yüzyılın sonu; I. Dünya Savaşının eli kulağında ve antisemitizm rüzgarı Almanca konuşulan toplumları sarmakta… Henüz düşünsel serüveninin başındaki genç Jung’un ömrü boyunca etrafında dönüp duracağı sorularla ilk kez yüzleşmesine tanık oluyoruz burada. Sivri dili, otobiyografik göndermeleri ve dönemin genel entelektüel havasına tanıklığıyla metin daha da ilginç hale geliyor. Çağının bilimsel keşif ve yenilikleriyle oldukça yakından ilgilenen Jung bu bulguları kendi tıp eğitimiyle, felsefe ilgisiyle, henüz şafağını yaşayan psikoloji literatürüyle harmanlayıp yorumlamaya girişiyor. Derslerde</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89156</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d6e8d6d-46c8-4489-a456-0c0bd29d46a5.jpg</image:loc>
            <image:title>Aylaklar Kumsalı</image:title>
            <image:caption>“İsmim Sofía. On bir buçuk yaşındayım, 
büyüyünce aylak olmak istiyorum.” 
 
Sofía, kışın kumsalda keşfe çıkmayı seven bir 
hayalperesttir, müzik ve resmi matematiğe tercih 
eder. Bir gün derste öğretmenine büyüyünce aylak 
olmak istediğini söyleyince annesi ve babası okula 
çağrılır. Yanlış anlaşıldığı hissine kapılan Sofia, 
düşüncelerini yazıya dökmeye karar verir. 
 
“Aylaklar Kumsalı” kendi yeteneklerini ve ilgi 
alanlarını keşfetmeye dair, bilgelikle dolu bir hikâye.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89158</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/878f5530-8a5b-46e4-b729-55fa0c1ff326.jpg</image:loc>
            <image:title>On İki Öfkeli Sanatçıyla Dadaizm</image:title>
            <image:caption>&apos;&apos;Temiz fikirleriniz olsun istiyorsanız, onları gömlekleriniz kadar sık değiştirin.&apos;&apos; 
-Francis Picabia 
Hayal kırıklığı içinde on iki öfkeli sanatçı... 
On iki Dadaist! 
Yaşadıkları dünyaya, savaşa, topluma, yokluğa, sanata ve çaresizliğe tepkililer. Tanık oldukları hatta kendilerinin de katılmak zorunda kaldıkları dünya savaşlarının sadece mal ve can kaybına yol açmadığını, geride kalanlar üzerinde de büyük ekonomik ve ruhsal yıkımlara neden olduğunu görüp yaşayan on iki anarşist... 
Savaş mağduru bu asi çocuklar, yaşananlardan dolayı kırgındılar, üzgündüler. Yeteneklerini büyük bir öfkeyle sergilemek için bir araya gelmeye karar verdiler sonunda. 
Otoriteye karşı duracaklar, herhangi bir lidere ya da ideolojiye ihtiyaç duymadan burjuvazinin kirli sanatına meydan okuyarak o kirli sanatı yerle bir edeceklerdi. 
Her şeyi yıkıp yeniden başlamak isteyenler için ilhamla ve umutla dolu bir yıkım rehberi...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89159</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/27fb9220-c27e-442a-8630-204dc8bf44a8.jpg</image:loc>
            <image:title>Şarap Koyusu</image:title>
            <image:caption>Tanrıların içeceği, yüce kralların sofralarının eksilmez iksiri. Şarap... Mitolojiden edebiyata, ziyafet sofralarından günlük sofralara uzanan kadim bir yolcu. Anadolu topraklarının şarapla 7 bin yıldır süren dansı, günümüzde Ege’nin, Trakya’nın ve Anadolu’nun butik şarap üreticilerinin, büyük içki gruplarının özverili çalışmalarında can buluyor. Şarap, varoluşu itibarıyla sanatla, müzikle, gastronomiyle girift bir yaşam sürerken, şarapseverler de bu eşsiz varoluşa tanıklık etmenin keyfini sürüyorlar. Zeynep Çolakoğlu, kimya yüksek mühendisi ve şarap tadımcısı kimliği ile edebiyatçı kimliğini birleştiriyor; şarabın Dionysos’la literatüre giren serüvenini, üretimine dair incelikleri, şarabın kendine has jargonu ve lügatiyle anlatıyor ve bu anlatıyı küçük bir şarap sözlüğü ile taçlandırıyor. Şarap sektöründe aktif bir yere sahip olan, aynı zamanda sanatın çeşitli kollarıyla, müzikle ya da edebiyatla ilgilenen konuklarıyla şarabın serüvenini irdeliyor. Şarabın ABC’si, damaklarda ağdalanan bu kadim iksirin tüm sırları Şarap Koyusu’nda can buluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89160</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a759550b-62bb-416e-9e9e-54595d89726d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedi Özgürlükçüyle Kübizm</image:title>
            <image:caption>“Gerçek zaten vardır, yalanı icat etmek gerekir.” 
-Georges Braque 
Fotoğraf makineleri, ses kayıt cihazları, telefonlar, otomobiller, uçaklar ve bilumum icatlar peyda oldu, mertlik bozuldu. 
Ressamların olanı olduğu gibi resmetmelerinin hiçbir anlamı kalmadı. Fotoğraf makinelerini aşmaları gerekiyordu artık. 
Böylece ne oldu? 
Müjdeler olsun kübizm doğdu! 
Hareketin başını çeken Pablo Picasso, geleceğin fotoğrafçılığı ve videografisi arasında kalan ressamlara eğer hayatta kalmak istiyorlarsa resmin yeniden icat edilmesi gerektiğini söyledi. 
Artık yeni bir bakış açısı lazımdı hayatta kalmak için. 
Yedi özgürlükçü sanatçı, bu yolda devrim niteliğinde bir bakış açısı icat etti. Ömrünün ne kadar uzun ya da kısa olduğu mühim değildi. Mühim olan icat edebilme cesareti ve özgürlüğüydü. 
Hayatta kalmak için yeni bakış açıları icat etme cesareti arayanlara sarsıcı bir rehber...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89161</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f173397b-0530-4f48-9afc-20c3e6582a86.jpg</image:loc>
            <image:title>Baba Buka - Bilge Kutad Anlatıyor - 2 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Baba Buka ve beraberindeki boğa sürüsü yeni otlaklar bulmak için yola düşerler. Kırk gün kırk gece dörtnala giderler. Dokuz dağın ardındaki dokuz vadinin hayalini kurarlar. Ama hiç beklemedikleri bir maceraya varırlar. Kuytulara kurulmuş tuzaklar, eşi benzeri görülmemiş hayvanlar, yerinden kopan devasa kayalar, bağrında şifa saklayan ağaçlar ve uğultularla dolu mağaralar!.. Bereketli otlaklara varmak o kadar da kolay olmayacak. Baba Buka’nın bilgeliği bakalım nasıl işe yarayacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89162</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/860d2923-4277-4b64-8776-4d647bfb595c.jpg</image:loc>
            <image:title>Böke Efsanesi - Bilge Kutad Anlatıyor - 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz.  
Derler ki Or Dağları’nın doruğunda büyük bir ejderha yaşar. O kükreyince yer yerinden oynar, sular sel olur taşar. Böke derler adına, kocamandır gövdesi. Tam on ağaç kalınlığındadır pütürlü ensesi. Fakat buna hiç inanmaz ormanda yaşayan hayvanlar. “Madem öyle biz neden hiç görmedik?” der sırtlanlar. İçlerinden birisi çıkar ve ejderhayı bulacağını söyler. 
Eşyalarını sırtına sarıp zorlu dağ yollarına düşer. Kırk gün kırk gece Kara Orman’ın kapkara patikalarında yürür. İki de arkadaş eklenince yanına, üç olup altı göz görür. 
Bakalım nasıl bir son bekler bu üç kafadarı? Haydi, aç oku masalı. Merakını gidermez elbette bu kadarı…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89163</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/41ccc2d1-d803-42e3-a03a-f496a16d448f.jpg</image:loc>
            <image:title>Börü Yürüyüşü - Bilge Kutad Anlatıyor - 4 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Tamır Irmağı’nın donmasıyla susuz kalan kurt sürüsü, iyice güçten düşer. Liderleri olan Sak Börü, imdada yetişir ve parçalar buzları üçer beşer. 
Kutlu yürüyüşleri zor, yolları pek çetindir. Kuz Dağları’nın soğuğu Kutuplar’dan daha serindir. Yılmadan yorulmadan yürürler, geçtikleri çığır çatak. Ağaç dallarından yorgan yaparlar kendilerine, lapa lapa karlarsa yatak. Dağlara çarpa çarpa gelen bir sesle irkilirler. Atılır Sak Börü, hışımla silkinirler. Dağ, taş, ağaç ve orman, sürüden yardım umar. Bakalım bu masalın sonu nasıl düze çıkar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89164</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4dfd91d9-f976-4aa2-b953-b946112677d1.jpg</image:loc>
            <image:title>Çıbın Bayramı - Bilge Kutad Anlatıyor - 5 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Subatan Vadisi’nde yaşayan çıbınlar, pekmez kaynatma törenini iple çekerler. Oldukça kalabalık sinek sürüsüdür bunlar, tatlıyı pek severler. 
Çok aceleci davrandıkları için başlarına bir kaza gelir. Çıbın, bir kıvamın içinde debelendikçe debelenir. Pişman olurlar yaptıklarına ama ne fayda! 
Zararın neresinden dönülürse kâr orada. 
  Madem öyle, açılsın tülden de ince kanatlar! Bakalım bu masalda muradına erebilecek mi çıbınlar?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89165</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/42f3b79a-4c9f-4e1f-8f79-3cc038affdd3.jpg</image:loc>
            <image:title>Cassandra Düğünde</image:title>
            <image:caption>Üniversite öğrencisi Cassandra Edwards, ikiz kardeşi Judith’in düğününe katılmak üzere aile çiftliğine doğru yola çıkar. Daima öbür yarısı olarak gördüğü Judith’le birlikte, entelektüel anne babasının gözetiminde müzik, edebiyat ve felsefeyle iç içe büyümüş olan Cassandra için burası vazgeçilmez anılarla doludur. Kız kardeşinin ufuktaki evliliğine ölüm kalım meselesiymiş gibi yaklaşan ve düğünü sabote etmeye kararlı olan Cassandra’nın gelişiyle çiftlikte işler çığırından çıkacaktır. 
Aile nereye kadar bir sığınak, nereden sonra boğucu bir odadır? Kendini hep bir başkasının varlığıyla tanımlamış biri gerçekte kim olduğunu nasıl anlayabilir? Dorothy Baker’ın 1962 tarihli romanı CASSANDRA DÜĞÜNDE evin dışındaki 
dünyayla yüzleşmeye, aile bağlarına ve özellikle kardeşlere dair sorular soran, unutulmayacak bir roman. 
 
Tıpkı kahramanı gibi, yerinde duramayan bir enerji ile derin bir hüzün arasında mekik dokuyan Cassandra Düğünde keşfedilmeyi bekleyen trajikomik bir başyapıt. 
 
Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar ve McCullers’ın Düğünün Bir Üyesi 
romanları gibi modern Amerikan klasiklerinin arasında yer almayı hak ediyor. 
-Georgia Hammick 
Yetişkinliğe geçişin yol açtığı dehşet üzerine yazılmış okuduğum en iyi kitaplardan biri. -Deborah Eisenberg</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89166</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cecc9370-bc96-4d94-96ec-cae3c464a7c2.jpg</image:loc>
            <image:title>Dimitrios’un Maskesi</image:title>
            <image:caption>Kötücül zekâyı anlamanın peşinde
İzmir’in kurtuluşu sırasında çıkan yangının küllerinden efsanevi bir kanun kaçağı doğar: Dimitrios. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa’ya karşı planlanan suikast girişimine de adı karışan Dimitrios, İstanbul’da bulunan İngiliz polisiye yazarı Charles Latimer’in ilgisini çeker. Bu yeraltı figürünün hayatıyla ilgili ayrıntıların peşine düşen Latimer kendini çok geçmeden bütün Balkanlar’ı içine alan bir suikast, casusluk ve ihanet ağının ortasında bulacaktır. 
Çağdaş gerilim ve casusluk romanlarının öncüsü kabul edilen Eric Ambler, tekinsiz komploların içine düşen sıradan insanların maceralarını konu alan romanlarıyla tanındı. Düşmeyen temposu, gerçekçi atmosferi ve İstanbul’da başlayıp casusların cirit attığı bir Avrupa’ya doğru genişleyen olay örgüsüyle Dimitrios’un Maskesi bugün de tazeliğini koruyan birinci sınıf bir gerilim romanı, Ambler’ın dünyasıyla tanışmak için harika bir başlangıç. 
“Türünün başyapıtlarından biri.” – New York Times 
“Ambler’ı henüz okumamış olanları gerçek bir ziyafet bekliyor.” – Washington Post 
“En büyük gerilim yazarımız.” – Graham Greene</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89167</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab8e4d64-586b-4013-b59e-69b9f4c058b8.jpg</image:loc>
            <image:title>Maygak Ana - Bilge Kutad Anlatıyor - 6 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca 
birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle bir araya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Pamir Dağı’nın eteklerinde cesur mu cesur, heybetli mi heybetli bir dağ keçisi yaşar. Adına Maygak Ana derler, nice zorlukları kılıçtan boynuzlarıyla aşar. Kalbi iyilik dolu olan bu keçiye bir gün Koca Bürküt adında bir kuş musallat olur. Kuşun bakışları kapkara, burnu öfke solur. Sanmayın ki iyilik ve kötülük hep yan yana durur. Bakalım görelim bu masal, hangisinin zaferiyle son bulur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89168</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/33d8b306-9ff7-48d0-9411-58e23ca3129a.jpg</image:loc>
            <image:title>Titir Sürüsü - Bilge Kutad Anlatıyor - 7 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
 
Titir sürüsü, dağlardan ovalara inmeye başlar. Ancak yarı yolda kalırlar, her birinin gözünde yaşlar... Eli kolu bağlanır çobanın, develerden biri eksiktir! Kösürge Yaylası’nın yoluysa uzun ve alabildiğine diktir! Ne ilerleyebilirler ne de geriye dönebilirler. Oracıkta, öylece kalıp çulu yere sererler. 
  Kim koşacak bakalım titir sürüsünün yardımına? Kayıp deve bulunup yetişebilecek mi bu masalın sonuna?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89169</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae69ad79-b069-4388-bfc1-abdd78176b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekli Tazıtay - Bilge Kutad Anlatıyor - 8 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bilge Kutad Anlatıyor masalları, Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eserindeki hayvan isimlerinden ilham aldı. Oradaki kelimeler masal kervanına dönüştü ve birbirinden güzel maceralara çıkmak için sizi bekliyor. Yüzyıllarca birlikte yaşadığımız hayvanları, yine yüzyıllarca bizlere eşlik eden değerlerle biraraya getirdik. Uçsuz bucaksız bir coğrafyada, kendimizi ve kültürümüzü daha yakından tanımak için masalların büyülü dünyasına bekleniyorsunuz. 
Kirmen Obası’nda yaşayan genç at Yürekli Tazıtay’a herkes hayrandır. Hele baykuş Bilge Ugi için onun yeri başkadır. Huzur içinde yaşayıp giden obaya bir gün bir hâller olur. Hiç beklemedikleri bir aksilik gelip onları bulur. Hastalanır çocuklar, çaresiz kalır analar babalar. Sebebini bulamazlar, boşunadır çabalar! Bilge Ugi imdada koşar. Yürekli Tazıtay ile planlar yapar. 
Bakalım nasıl bir maceraya atılacak tazıtay ve arkadaşı? Mutlu günlere kavuşacak mı Kirmen Obası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89170</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8b81c01a-99a3-4b5b-9db2-ad52447211b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Zombi Sudoku</image:title>
            <image:caption>Zombi Sudoku, kolay, orta ve zor aşamaları olan; klasik, süper, X ve Jigsaw gibi keyifle çözeceğiniz çeşitleriyle size meydan okuyor! Zombi Sudoku, beyninizi yemeye geliyor! 
Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca suuji wa dokushin ni kagiru (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlatılabilecek bir bulmaca türüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89171</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a449720f-19ff-4643-b378-c7fe6a60542b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kafka Sudoku</image:title>
            <image:caption>“Sayısız sığınak vardır, ancak kurtuluş yolu tektir; ama kurtuluş olasılıkları yine de sığınaklar kadar çoktur. Bir hedef var, ama yol yok; bizim yol dediğimiz şey, bir duraksamadır.” 
Kafka Sudoku, kolay, orta, zor ve imkânsız aşamaları olan; Kafka’nın sözleri eşliğinde keyifle çözeceğiniz bir deneyim sunuyor!   
Sudoku, her yaştan insanın kolayca öğrenebileceği bir oyundur. Japonya’dan çıkan oyun, Japonca suuji wa dokushin ni kagiru (sayılar tek olmalı) kelimelerinin birleşiminden “sudoku” tabirini almıştır. Rakam yerleştirme şeklinde anlatılabilecek bir bulmaca türüdür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89172</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c97221c-7125-4f2a-b380-6da1650250db.jpg</image:loc>
            <image:title>Paris Konferansları</image:title>
            <image:caption>Paris Konferansları’nda Husserl, transandantal fenomenolojiyi Descartes’ın Meditasyonlar’ıyla ilişkilendirerek ele alır. Descartes Meditasyonlar’da Kartezyen bir mutlak evrensel bilim gereksiniminin can alıcı bir mesele olduğunu enikonu işler ve geleneksel bilimin temellerini yıkıp onu mutlak ve sarsılmaz bir temel üzerinde yeniden inşa etme işine koyulur. Descartes’ın atamadığı adımı atarak, Kartezyen düşünceyi en radikal noktaya kadar götüren Husserl, Kartezyen düşüncenin asıl yapmak istediği şeyi kendisinin gerçekleştirdiğini ifade eder. Bu adım Descartes’ın kapısına kadar geldiği ancak içeri giremediği, nesneye, ona temel olacak öznel boyutu kazandıracak olan transandantal adımdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89173</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0408316f-0d25-472a-870c-e8573283e53c.jpg</image:loc>
            <image:title>Yazınsal Akımlar</image:title>
            <image:caption>“Bir edebiyat yapıtı, kendi dönemi ve bağlamı içerisinde değerlendirildiğinde dili kullanma biçimi, savunduğu değerler ve düşüncelerle başka yapıtlarla yakınlaşarak yazınsal bir akıma kapı aralar. Çoğunlukla aynı değerler, düşünceler ve dil biçimi ile yakınlaşan ve belli bir süre aralığında konumlanan, çoğunlukla yazıldıkları dönemin koşullarından beslenen ve belli yazarlar çevresinde öbeklenen yapıtlar sonunda bir sanatsal/yazınsal akımdan söz etmeye olanak sağlarlar. Savunduğu belli başlı ilkeler ve düşüncelerle, dilsel tutumla anılan, tanımlanabilir kurallara, estetik özelliklere göre nitelendirilebilen yazınsal bir akım ya da hareket yine bu ölçütlerle ötekilerden ayrılır. Şu ya da bu yazınsal akım içerinde yer alan yazarların biçem ve güzellik, dili kullanma biçimi, estetik ya da gerçeklik anlayışları, toplum, özgürlük vb. konulardaki ideolojik seçimleri aynı yazınsal akım içinde anılan yazarların kendi özgüllüklerine ilişkin ipuçları verirler. Yazınsal bir akım çoğu zaman kültürel bir hareket olarak anılır; bu hareketin yansıları başka sanatsal biçimlerde de görülür… dolayısıyla bunlar yalnızca yazınsal alana özgü bir akım olmakla kalmaz ayırıcı özellikleri müzikte, resimde, sinemada, operada vd. karşılık bulur. Her yazınsal  akım sanatlararası bir alışverişe kapı aralar. Bunun dışında şu ya da bu ülkeye özgü olmaktan çıkarak başka ülkelerde de varlığınıs ürdürür, biçim ve içeriğiyle yinelenir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89174</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/964559cf-4e17-40d7-a986-6e3e593134bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Taşra Mektupları</image:title>
            <image:caption>17. yüzyıl Fransız filozofu Pascal, bilim insanı ve düşünür kimliğinin yanında Janseniusçuluğun karargâhı Port-Royal ile ilişki içerisinde olan dindar bir kişidir.  Ancak dönemin skolastik, dogmatik ve sorgulamayan din anlayışına itirazı vardır Pascal’ın. Dönemin koşulları gereği taraflılığını ve kimliğini gizli tutmaya ça­lışan Pascal, elinizdeki kitapla Cizvitlerin ‘gevşek’ din ve ahlak anlayışlarına savaş açar. Hayalî bir ‘taşralı’ya hita­ben kaleme alınan bu mektuplar, Pascal’ın din felsefesine ışık tutmakla beraber, dönemin felsefe, teoloji ve insan anlayışına ışık tutmaktadır. Kısa sürede el altından yayılan bu mektuplar, halkın din anlayışının değişiminde büyük bir rol oynamış ve dönemin otoriteleri karşı mektuplar yayımlamak zorunda kalmışlardır. 
Taşra Mektupları’nı ilginç ve özgün kılan şeylerden biri de, yazarın bu savaşı, o döneme kadar pek de aşina olunmayan bir yöntemle; eleştirinin yıkıcı silahı yergiyi, alayı ve elbette ki başkaldırıyı ustalıkla sergilemiş olmasıydı. Hakikate inanmanın verdiği güçle gür ve meydan okuyan bu karşı duruş, bir anlam­da, yaklaşan Akıl Çağının, yani 18. yüzyılın habercisidir de.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89175</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd4317d5-8125-42b6-9a67-d9033685758d.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman ve Başka</image:title>
            <image:caption>Çağdaş Fransız düşüncesinin en önemli isimlerinden Emmanuel Levinas&apos;ın bu kitabı, ‘zaman’ üzerine vermiş olduğu konferans dizisinin kitaplaştırılmış hâlidir. Bu konferansların amacı, zamanın yalnız ve yalıtılmış bir öznenin olgusu olmadığını, bizzat öznenin başkası&apos;yla ilişkisi olduğunu göstermektir. Ancak kitapta ele alınan sosyolojik bir zaman çözümlemesi değildir. Burada söz konusu edilen, zaman hakkındaki düşüncelerimiz değil, zamanın kendisidir. Bu savı desteklemek için bir yandan yalnızlık kavramını, diğer yandan, zamanın yalnızlığa sunduğu olanakları ele alıp düşünmek gerekecektir. Levinas‘ın zamana dair düşünümünün ürünü olan bu eser, akademik bir üsluptan çok, edebî metinlerde karşılaşacağımız ilhamlı dil ve tarzı bize hatırlatır: &quot;Açıklamaya girişmeyen, çözümlemenin içinde yavaşlamayan, sonuçlarını bir bir çıkarmayan, dediğinin altını çizmeyen, öğretmeyen bir söylemedir bu.&quot; Bu değerli çalışmayı, Özkan Gözel’in çevirisi ve Zeynep Direk’in Sunuş’uyla sizlere sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89176</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3c26ffe-3d32-4782-bfc3-e52b52e69b3a.jpg</image:loc>
            <image:title>Anlama Yetisinin Yönetimi Üzerine</image:title>
            <image:caption>John Locke’a göre hakikati elde etme çabası, gizli bir hazine için kazı yapmak gibidir. Saf altına ulaşmadan önce bir sürü topraktan ve gereksiz şeyden kurtulmak gerekir. Zahmetli bir iş, ancak değerli şeyler yalnızca onu arayıp ayıklama zahmetine giren kişileri zenginleştirir. Kazmadığı takdirde, kimse hazine bulamaz ve doğa, mücevherlerini çoğunlukla kayalık zeminlerin altına gizler. Konu çetin ve anlam derinlerde yatıyorsa, zihin durup ona eğilmeli, emek, düşünce ve yakından temaşayla onun üzerinde durmalı; bu zorluğu alt edene kadar yılmayarak hakikati ele geçirmelidir. 
İşte elinizdeki eser, İngiliz filozof John Locke’un akıl yürütme sürecinde anlama yetisini tortulardan arındırma görevinde okura sunduğu kırk beş bölümlük bir zihinsel kazı çalışmasıdır:  “Deneyin ve öyle olup olmadığını kendiniz görün.” Aynı zamanda eser, John Locke’un baş yapıtı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme eserinin devamı niteliğindedir. John Locke’un bu değerli çalışmasını Hamdi Bravo çevirisi ve Thomas Fowler’ın Girişi ile okurumuza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89177</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/93f1a5ad-1f19-4437-ac7a-9d2074dd6d63.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşamın Şifresini Değiştirmek</image:title>
            <image:caption>Arka Kapak Yazısı 
Biz insanlar binlerce yıl önce bazı bitki ve hayvan türlerini evcilleştirmeye girişerek uygarlığın temelini attık. Evcilleştirirken aslında bu canlı türlerinin “genleriyle oynadık”. Önce uygun bireyleri seçip çiftleştirerek, daha çok tane veren buğday başakları, daha çok süt veren koyunlar elde ettik, kurdu köpeğe dönüştürdük. Daha sonra modern bilim sayesinde bu canlıların genetik şifrelerine doğrudan müdahale etmeye başladık. Bugünse insan sağlığına zararlı olabilecek bu genetiği değiştirme tekniklerinin yerine “gen düzenleme” adı verilen güvenilir tekniği kullanıyoruz. Bu teknik sayesinde, besin kaynağımız olan bitki ve hayvan türlerini ıslah ediyor; genetik hastalıkları iyileştiriyor; zararlı bitki ve hayvan türleriyle mücadele ediyoruz. Yaşamın Şifresini Değiştirmek “genetikle oynama” konusunda aklınıza takılan tüm soruları yanıtlayacak. 
 “Carey’nin [gen düzenlemenin] potansiyel uygulama alanlarını inceleyişi oldukça öğretici. Odaklanmayı ihmal etmeden yepyeni bir dünyanın şipşak fotoğrafını çekiyor.” 
—Nature</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89178</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7d4e13d-c0db-4886-bb9f-8c08c3afdd8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü</image:title>
            <image:caption>Ahmet Talât Onay (1885-1956), şair, yazar, gazeteci, edebiyat araştırmacısı, eğitimci, idareci ve politikacı olarak hizmet ve faaliyetlerde bulunmuş çok yönlü bir şahsiyet. Özellikle, örneklerden yola çıkarak halk edebiyatının kurallarını sistemleştirmeyi deneyen ilk araştırmacı olarak önem taşır. 
Ahmet Talât&apos;ın Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı isimli ansiklopedik eseri, bu konuda yapılmış ilk kapsamlı çalışmadır. 
Ahmet Talât&apos;ın on yıl süreyle çalışarak hazırladığı bu kitapta 1000 kadar madde yer alır. Yazar, her konuyu yüzlerce şairden seçtiği örnek beyitlerle açıklarken, eserini aynı zamanda zengin bir antolojiye dönüştürür. Eserin bir başka özelliği, kelime ve kavramları açıklarken çok sayıda kaynaktan yararlanmasıdır. Bunların en başında sözlükler gelir: Lehçe-i Osmânî, Salâhî Lûgati, Lûgat-i Ebuzziya, Lehçetü&apos;l-Lûgat, Ferheng-i Şu&apos;ûrî, Kâmûs-ı Osmânî, Tuhfe-i Vehbî, Nuhbe-i Vehbî, Divânü Lûgati&apos;t-Türk, Ahterî, Burhân-ı Kâtı&apos; Tercümesi, Kâmus Tercümesi, Kâmûs-ı Felsefe, Ferheng-i Ziyâ, Lûgat-ı Târihiyye ve Coğrafiyye, Kâmûsu&apos;l-A&apos;lâm. Biyografik eserler arasında ise, Latifî, Âşık Çelebi ve Kınalızâde&apos;nin şuarâ tezkireleri, Menâkıb-ı Hünerverân, Osmanlı Müellifleri, Türk Şâirleri ve Son Asır Türk Şâirleri sayılabilir. Yazar, belli başlı Osmanlı târihleriyle, çeşitli tarih araştırmalarından da yararlanır. Peçevî, Nişancı, Naimâ, Atâ, Âlî, Çelebizâde Âsım tarihleriyle, Koca Sekbanbaşı Lâyihası, Cevdet Paşa&apos;nın İbni Haldun Mukaddimesi, Takvim-i Edvâr&apos;ı ve târihi, Rıza Nur&apos;un Türk Târihi; Köprülü, Uzunçarşılı ve Günaltay&apos;ın çeşitli kitap ve makaleleri bu kaynakların belli başlılarıdır. Evliya Çelebi Seyahatnâmesi de yazarın en çok yararlandığı eserlerden biridir. Sûdî&apos;nin Hâfız Divanı, Bostan ve Gülistan şerhleri, Sarı Abdullah&apos;ın Mesnevi Şerhi, Risale-i İbni Zeydûn Şerhi ve Veled Çelebi&apos;nin elyazması halinde olan Âyîn-i Cem, Cep Defteri, Tuhfetü&apos;l-Erbaîn, Dahme-i İrfân ve Sımât-ı Âşıkan gibi eserler de çok sık başvurulan kaynaklar arasındadır. Erzurumlu İbrahim Hakkı&apos;nın Marifetnâme&apos;si, Fakirî&apos;nin Risâle-i Ta&apos;rifât&apos;ı, Mehmed Ali Aynî ve Ömer Rıza Doğrul&apos;un dinî-tasavvufî eserleri, divanlar ve sayamadığımız daha niceleri... 
Eserin bir başka özelliği de, Veled Çelebi, Tahir Olgun ve Fuat Köprülü gibi konunun otoritesi şahsiyetlerin tashihinden ve onayından geçmiş olmasıdır. Eserin orijinalinde, Köprülü&apos;nün kendi el yazısıyla yer yer ilave bilgiler vardır. Veled Çelebi ve Tahir Olgun birer takriz yazdıkları gibi, esere de zaman zaman açıklamalarıyla katkıda bulunmuşlardır. Yahya Kemal Beyatlı da takriz olarak el yazısıyla bir rübaisini verir. 
Ahmet Talât Onay&apos;ın Açıklamalı Divan Şiiri Sözlüğü adını verdiğimiz Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı isimli bu ansiklopedik eseri, Eski Türk edebiyatının dünyasına girerek metinleri daha iyi anlamak isteyen öğrenci, öğretmen, ilim adamı ve ilgili her türlü okuyucuya yardımcı olacak zengin bir kaynak niteliğindedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89179</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbc5da6e-fc51-4620-8778-ccecbed39639.jpg</image:loc>
            <image:title>Eski Türk Edebiyatı</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitap, Eğitim Fakültelerinin Türkçe Öğretmenliği, Sınıf Öğretmenliği ve Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümlerindeki Eski Türk Edebiyatı derslerinin müfredatları göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Kitabın adındaki Eski Türk Edebiyatı terimi, Divan edebiyatı, İslâmî Türk edebiyatı gibi terimlerin yerine de kullanılmakla birlikte, müfredata uygun olarak daha geniş bir çerçevede, bilinen ilk sözlü örneklerden, Yeni Türk edebiyatının başladığı Tanzimat’a kadar süren çok uzun bir edebî süreci ifade etmektedir. Bu sebeple, elinizdeki kitapta, ilk sözlü edebî örnekler olan sav, koşuk, sagu ve destanlar ile ilk yazılı edebî örnekler olan Göktürk Kitabeleri’nden başlayarak İslâmiyet&apos;in kabulünden Tanzimat’a kadar süren uzun bir dönemde ortaya çıkan edebiyatın temsilcileri ve eserleri ele alınmıştır. Bunlar arasında Halk edebiyatı, Divan edebiyatı ve Tasavvuf edebiyatı mensupları bulunmaktadır. Bu yenilenmiş baskının öğrencilerimize yararlı olması dileğiyle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89180</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e66ab2-45ce-4af7-9175-fd2110de2f61.jpg</image:loc>
            <image:title>Sevgi Dünyası</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk kalbi vardır, tertemiz dupduru, 
Bir de çocuk kalabilenlerin aydınlık ruhu… 
Bilimsel araştırmalar gösterdi ki düzenli olarak kitap okumak; 
Çocukların anlama, yorumlama ve ifade etme yeteneğinin artmasına, 
Hafızanın güçlenmesine, 
Söz dağarcığı ve dil yeteneğinin gelişmesine, 
Okul başarısının önemli ölçüde artmasına, 
Stres, can sıkıntısı, depresyon gibi rahatsızlıkların önlenmesine ve azalmasına, 
Küçük yaşlardan itibaren kitap okuyanların meslek hayatında okumayanlara göre çok daha başarılı olmasına, 
Daha bilinçli, donanımlı, sağlıklı ve huzurlu nesillerin yetişmesine sebep olduğunu göstermektedir. 
Sözün özü: FAYDALI KİTAP EN İYİ ARKADAŞTIR. Bu kitapta; 10 yaşından 100 yaşına kadar herkesin İLGİSİNİ ÇEKEBİLECEK şiirler, yetenek geliştirici etkinlikler ve seçmeli testler yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89181</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5dd216e-e670-4816-87a7-6206d59ee3c7.jpg</image:loc>
            <image:title>A’dan Z’ye Tıbbi Yağlar ve Aromatik Sular</image:title>
            <image:caption>6 Profesörden 262 Tıbbi Yağ, Yağlı Ürün ve 42 Aromatik Su ile İlgili Merak Ettiğiniz Her Şey 
 
 
Tıbbi bitkiler ve bu bitkilerden elde edilen ürünler (tıbbi yağlar, reçineler, balsamlar, yağ taşıyan bitkilerden hareketle hazırlanan aromatik sular, maseratlar ve anflorajlar) ile yapılan uygulamalar, insanlığın oluşturduğu bilinen en eski tedavi yöntemleridir. Binlerce yıldır denenmiş sonuçları insanlık kültürünün hafızasına kaydedilmiş ve modern tıbbın olanaklarıyla kullanım alanları geliştirilmiştir. Diğer bir deyişle, insanlık tarihi ve doğanın ürünleridir. Hem ruhun hem de bedenin iyileştirilmesi için geniş bir kullanım alanına sahiptir. 
 
Kitapta, her yağın elde edilişi, bilimsel adı, rengi, kokusu, kıvamı ve notasının yanı sıra etkileri, kullanılış şekilleri, uyarılar ve saklama koşullarına kadar gerekli her türlü bilgi sunulmuştur. Kitabın kolay anlaşılabilmesi için sade bir dil kullanılmış ve her ürün ile ilgili bilgilerin 1-2 sayfayı geçmemesine özen gösterilmiştir. 
 
Bu kitapta 136 uçucu yağ, 12 absolü, 1 anfloraj, 18 reçine ve balsam, 42 aromatik su (hidrosol-hidrolat), 65 sabit yağ ve 27 yağlı maserat ile birlikte ozonlanmış yağları da içeren toplam 304 monografı sizinle buluşturuyoruz. 
 
Aralarında Avrupa Farmakopesi (EDQM) 13/B uzmanlar grubu üyesi bir profesörün de bulunduğu, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok bilimsel dergide makaleleri yayınlanan 6 profesörden oluşan bir yazarlar grubunun hazırladığı bu kitapta, A’dan Z’ye hangi hastalık için hangi ürünün kullanılacağını gösteren Tıbbi Etki Dizini de yer alıyor. Kitap, yazarların uzun yıllara dayanan bilgi birikimlerinin 490 bilimsel kaynak ve 121 bilimsel ve kurumsal web sitesi üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile harmanlanması sonucunda kaleme alınarak okuyucuya sunulmuştur. 
 
Okurlarımızın güzel kokuların büyülü dünyasından sağlıkla yararlanmaları dileklerimizle...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89182</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1dc22223-c1b5-4af2-be07-6be925faeaae.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Avuç Şair 1 Avuç Şiir - Bir Avuç Şiir Grubu 3</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okurlarımız; 
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, bu yola çıkarken 1. ve 2. Antolojiden sonra, 3. Antolojimizi Edebiyata kazandırabilmenin heyecanı sarmıştı. Birbirinden değerli şairlerin kalemleri ile yol almak bizlerde muhteşem bir haz uyandırdı ve bu şevkle başladık çalışmalarımıza. Tabi ki;  yeni yol arkadaşları, yeni şairler ve güzel kalemler ile tekrar yürümek bizlerin sonsuz gururumuz ve mutluluğumuz oldu.  Bu yolculuktaki temel anlayışımız  “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindi ”… 

Bu kitabın siz okurlara ulaşmasında büyük emeği olan grup yöneticimiz şair, yorumcu Ali TURGUT beye yine çalışmalarımızda desteğini esirgemeyen yorumcu, şair grup yöneticimiz sevgili Suna Türkmen GÜNGÖR hanıma sonsuz teşekkürlerimi sunar, tüm okurlarımıza sevgi ve saygılarımızla taktim ederiz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89183</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05eeb009-8ec1-45b0-a564-eabdf13b12bc.jpg</image:loc>
            <image:title>1 Avuç Şair 1 Avuç Şiir - Bir Avuç Şiir Grubu-2</image:title>
            <image:caption>Merhaba sevgili okurlarımız; 
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, bu kitaba başlarken, birinci kitabımıza başlarken duyduğum heyecan ve coşkuyu yeniden yaşadım. Öyle ya! Yeni şairler, yeni kalemler. yeni dostlarla yola çıkıyorduk. Bu yolculukta ki temel anlayışımız&apos;&apos; Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz içindi&apos;&apos; 
Bu kitabın siz okurlara ulaşmasında büyük emeği olan grup  yöneticimiz Şair, yorumcu Ali TURGUT beye yine çalışmalarımızda desteğini esirgemeyen yorumcu, şair grup yöneticimiz sevgili Suna Türkmen GÜNGÖR hanıma sonsuz teşekkürlerimi sunar, tüm okurlarımıza sevgi ve saygılarımızla taktim ederiz… 
 
Bir Avuç Şiir Grubu Adına</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89184</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f39a3c-2876-457d-ba4a-810923214ab5.jpg</image:loc>
            <image:title>Kalbimin Dili</image:title>
            <image:caption>Kirlidir havaları kirlidir bak suları 
Kirlidir insanları kirli şu şehirlerin 
Huzura yol almaya geçit vermez dağları 
Çürümüşlük kokuyor membaıdır kirlerin 

Renksizdir çiçekleri koklasan da koklanmaz 
Mevsimlik sevdaları iki mevsimlik olmaz 
Dipsiz bir kuyudur bu doldursan da hiç dolmaz 
Uzanmaz dost elleri boşta kalır ellerin 
 
Yorgun argın yürekler uykusuzdur hep gözler 
Verilmez selam bile samimiyetsiz sözler 
Şu şehir göçebesi nasılda köyü özler 
Eser yok hiç manadan anlamı yok güllerin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89185</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2eae752e-16e7-4110-b8f9-e6882eec571f.jpg</image:loc>
            <image:title>Astronot Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Astronot Olmak İstiyorum
Büyüyünce uzaya yolculuk etmek ister misin?
Bu eğlenceli ve ilham verici kitapta meraklı miniğiniz ile birlikte uzayda yolculuğa çıkacak ve bir astronotun görevlerini keşfedeceksiniz.
Üstelik son sayfada bir sürpriz var!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89186</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ebfbbc3b-ce48-4d67-b200-2a92fa6e1d5b.jpg</image:loc>
            <image:title>İtfaiyeci Olmak İstiyorum</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce yangınları söndürmek ister misin?
Bu eğlenceli ve ilham verici kitapta meraklı miniğiniz ile birlikte yangınları söndürecek ve bir itfaiyecinin görevlerini keşfedeceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89187</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6323b66-932c-40da-b82b-76a8e94fe4eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Ortaçağ’da Felsefe (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>20. yüzyılın Ortaçağ’a dönük aydınlık ve bilge yüzü olan Fransız düşünür Étienne Gilson, bu dönemin kültürünü daha yakından tanımak isteyenlerin başlıca kaynağıdır. Batı düşüncesine yeni bir soluk katan Ortaçağ, uzun süre “karanlık” ve “geri” bir zaman dilimi olarak nitelendirilmiştir. Gelgelelim Platon ve Aristoteles ile doruk noktasına ulaşan Antikçağ felsefesini, çağdaşı İslâm medeniyetini ve Yahudi düşüncesini felsefesine katmayı başlıca hedefi haline getiren Ortaçağ düşüncesi, Gilson’un bu başyapıtıyla tüm görkemine ulaşmaktadır. 
Ortaçağ felsefesi tarihini, içinden çıktığı teolojik köklerden soyutlayarak ele almak, tarihsel gerçekliğe sırtını dönmek ve açıkçası onu pek de bilmemektir. Bu döneme nüfuz etmek, her şeyden önce teologların kaleme aldıkları metinlere, birincil kaynaklara, elyazmalarına yani bugün Ortaçağ felsefesi olarak adlandırdığımız büyük felsefenin yeşerdiği satırların içinde uzun bir yolculuğa çıkmakla mümkündür. 
Sorbonne’un Ortaçağ felsefesi uzmanı, Académie Française üyesi Étienne Gilson, bu kitabında “aklın büyük ustaları” ile “imanın şövalyeleri”ni bir araya getirmekte; akıl, metafizik, felsefe, teoloji, inanç ve skolastik düşünce üzerine yapılan en temel tartışmalara yer vermektedir. 
Étienne Gilson’un Ortaçağ’da Felsefesi modern insan için çağların en gizemlisine tüm derinliğiyle ışık tutmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89188</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/472d6220-019a-4253-85a9-c0d2b20edad4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kontrolsüz Güç - Vergilerimiz Nerede?</image:title>
            <image:caption>Sadece son on beş yılda 5,58 trilyon lira vergi ödedik. 
Bu kadar vergi ödeyi
Geçsek de geçmesek de yola-köprüye tekrar para ödüyorsak, 
İzlemediğimiz bir televizyon kanalını bizler finanse ediyorsak, 
Muayene katkı payı ödemeye devam ediyorsak, 
Devletin okuluna kayıt yaptırırken kayıt parası ödemek zorunda kalıyorsak, 
Sokağımızdaki asfalta katılım payı ödüyorsak, 
Garantili hastaneleri biz yükleniyorsak, 
Harcını ödediğimiz hizmete bir de döner sermaye bedeli ödüyorsak, 
İşsizlik maaşına bile damga vergisi ödüyorsak, 
İsmini dahi bilmediğimiz nice paylar, fonlar, hizmet bedelleri ile karşılaşıyorsak, 
Ve bir sosyal devlette eşit ve ücretsiz almamız gereken neredeyse tüm hizmetlere 
tekrar bu kadar para ödüyorsak; 
O zaman soru şu: VERGİLERİMİZ NEREDE? 
Her bir vatandaş bu soruyu mutlaka sormalıdır. Çünkü bu ülkeye gerçek demokrasi; neye ne kadar vergi ödediğini bilen, bunun farkında olan ve ödediği her kuruş verginin nerelere harcandığının hesabını soran bir toplum ile gelecektir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89189</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b9597a1-ef34-45da-8716-853ec2d4d006.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiddetin Gölgesinde İlişkilerin Karanlık Kuyuları</image:title>
            <image:caption>Şiddet genellikle tokat atma, yumruklama, tekmeleme gibi fiziksel saldırılarla özdeşleştirilir. 
Oysa ilişkilerde şiddet, çok daha geniş kapsamlı bir kavramdır. Duygusal, fiziksel, cinsel, ekonomik, ideolojik veya manevi yönden acı çektiren ya da zarar veren her tür tutum ve davranış, ilişkide şiddete işaret eder. 
Baskı kurarak sindirmek, küçük düşürücü isimler takmak, sürekli eleştirmek, aşağılamak, korkutmak, acındırarak duygusal şantaj yapmak, umursamamak, küsmek, parasız bırakmak, cinsel istismarda bulunmak, aldatmak, terk etmekle, öldürmekle tehdit etmek, suça yönlendirmek, dövmek, yaralamak gibi birçok davranış ilişkide şiddettir. 
Şiddet çoğu ilişkiye, nedensiz eleştiri, alay, aşağılama, umursamazlık ve anlamsız kıskançlıklar biçiminde sinsice sızar. Bazen ileri gidip yüzde patlayan tokat, deriyi yarıp geçen bıçak veya kalbe saplanan kurşun olur.Hangi biçimde olursa olsun şiddet, ilişkiye ve sevgiye ihanettir.   
Şiddet, ilişkilerin karanlık kuyusudur!  
Kanatlarınız kırıldıktan sonra içine atıldığınız; korkularınızdan, alışkanlıklarınızdan beslenen bir kuyu!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89190</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/afb5796d-a50f-4fe0-93a8-556c67221f50.jpg</image:loc>
            <image:title>İdari Yargı Temel Mevzuatı</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 
2- İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme 
3-  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 
4-  Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Hakimlerin Bağımsızlığı Etkinliği ve Rolü Hakkında Üye Devletlere Yönelik R(94) 12 Sayılı TYavsiye Kararı 
5-  Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi İdari Makamlar ile Özel Kişiler Arasındaki Dava Alternatifleri Konusunda Rec 82001) 9 Sayılı Tavsiye Kararı 
6- Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi İdare Hukuku Alanında İdari Kararlar ile Mahkeme Kararlarının İcrası Hakkında Rec 82003) 16 Sayılı Tavsiye Kararı 
7- Danıştay Kanunu 
8- Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun 1-      İdari Yargılama Usulü Kanunu 
2-İYUK m.31 Yollamasıyla İdari yargıda Uygulanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun İlgili Kısımları 
3-  Bilirkişilik Kanunu 
4- Tebligat Kanunu 
5-  Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun 
6-  Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik 
7-   Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun 
8-  Danıştay Başkanlık Kurulu Kararı 
9-  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 46. Madde Rehberi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89191</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02c54c72-b27f-45e9-8d98-42a7d221d6b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Serileri Analizi ile Türkiye Kuru Meyve Sektörü İhracat Tahmini</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1-Dünya Kuru Meyve Üretimi 
2-Türkiye’de Meyve ve Kuru Meyve Sektörü ve Üretimi 
3-SPSS Expert Modeler Yöntemi ile Kuru Meyve İhracatı Gelecek Tahmini</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89192</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0566123c-7e46-434d-b34d-12d53cef6bff.jpg</image:loc>
            <image:title>Sokak Nöbetçileri</image:title>
            <image:caption>Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir. 
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?  
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?  
Helin, ne yapacağım ben seninle?” 
 
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.  
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.  
Biz her ikisiydik. 
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim. 
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89193</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae37a992-5302-460a-90c5-9190d0bc59f3.jpg</image:loc>
            <image:title>Dışarda Kötülük Vardı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kürşat Başar’ın her kuşağın severek okuduğu, adeta kültleşmiş üçlemesi ilk kez tek cillte, bir arada! İnsanın en doğal hallerine, ilişkilerin en tarafsız izahlarına ve yaşamın çıkmazlarına dair en özgün ve çarpıcı cümlelerin ustası Kürşat Başar, zamansız anlatı ritmiyle hâlâ günceli yakalıyor. 
“Dışarda Kötülük Vardı” dün, bugün ve yarın için… 
 
“Bir zaman hep onu düşündüm. Düşünmek denebilir mi buna, bilmiyorum, hani durup dururken bilinçte parıldayan bir görüntü, bir sözcük, bir imge, bir ses, işte hep öyle oldu, sayısız resim silindi zihnimde. Şimdi, bunca zaman sonra o resimlerin hepsi sisli, kimbilir ne kadar değişti, bana ondan kalanların tümü yanlış imgeler olmalı. Yine de o yanlış imgelerin içinde, gece yatağımda dönerken, birdenbire ona dokunmak, çocuk yüzündeki o ağır anlamı görmek, yüzümü, sakallarının henüz çıkmaya başladığı yüzüne sürmek geliyor içimden. Bazen bir düşte çıkıyor karşıma, ne yapsam unutamıyorum.”  
– Kış İkindisinin Evinde 
 
“Zaman bizi sertleştiriyor, eski, çocuksu heyecanlarımız, ilk karşılaşma anlarının yarattığı o gizlenmez sevinç yerini kuşkulara, hep aynı olanla çarpışmanın bıkkınlığına, yaşamın geçip giden hızına asla yetişemeyeceğimizi anlamanın verdiği bulantıya, acımasız bir kendini yok edişe, sonsuz bir gizlenmeye, içe kapanmaya dönüşüyor.”  
– Konuştuğumuz Gibi Uzaklara 
 
“Kendimizi herkese başka türlü sunuyoruz, büyük, anlaşılmaz parçalanmalarımız, kimsenin, en yakınımızdakilerin bile bilmediği bulanık düşresimleriyle belirip yiten iç görüntülerimiz, yalanlar, küçük oyunlar ve içinden çıkılmaz, karmaşık sözdizimleri var. Sonra zaman. Zamanın insanlarda, olaylarda, mekanda ve eşyada oluşturduğu farklılıklar, kendi bilincimizde uyanan ve gerçekliği bir öncekinden ayırdedilemeyen düşünceler... her an yeni biçimler alan, değişen değerler, yeniden keşfedilen bağlantılar, anılar, hiçbir anlam kazanmayan rastlantılar, asla birleşemeyecek puslu görünümler.”  – Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89194</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2ff6bb34-c323-4903-a5e3-64ca20e13fd6.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşilin Kızı Anne (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Yeşil Ev&apos;in sahipleri Cuthbert kardeşler bahçedeki işlere ve hayvanların bakımına yardımcı olması için yetimhaneden bir oğlan çocuğu evlat edinmeye karar verirler. Kendilerine aracı olan kişi mesajı yanlış iletince büyük bir sürprizle karşılaşırlar. İstasyonda bir oğlan çocuğu yerine kızıl saçlı, çilli, iri mavi gözlü, sıska bir kız beklemektedir. Sorunlarla baş edemeyecek kadar çekingen Matthew Cuthbert kızı çaresizce eve götürürken yolda çocuğa içi ısınır. Ancak kuralcı ve soğuk kız kardeşi Marilla Cuthbert bir oğlan çocuğu yerine karşısında sıska, çilli Anne&apos;i görünce hemen duruma itiraz eder. Marilla&apos;nın fikrini değiştirmesi kolay olmayacaktır. 
Geldiği yerin doğasına, yeşilliğine, sularına, gizemli havasına hayran kalan ve oraya yerleşeceği için çok umutlanan Anne önüne çıkan çetin engellerle kendi yöntemleriyle mücadele etmeye başlar. İçindeki doğa ve hayat sevgisi kendi yaşamına sımsıkı tutunmasını sağlasa da her dönemeçte farklı zorluklarla baş etmek zorunda kalır. 
Artemis Gençlik Klasikleri, Lucy Maud Montgomery’nin çok ses getiren doğaya düşkün, hayalperest ve bir o kadar da hassas Anne karakterinin hikâyesini okurla buluşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89195</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e442bd66-872f-4d4f-92e5-892bc9674a79.jpg</image:loc>
            <image:title>Yürekten Damlalar</image:title>
            <image:caption>Kitabımız üç bölümden  oluşmaktadır. Birinci bölüm  konuları  Genel. İkinci  bölüm  konuları  Aileyle ilgili.  Üçüncü  bölüm konularıysa  Memleketle  ilgili. 

Her insanın  duyguları,   ifade  biçimi, tarzı  farklıdır.  Acizane   bizim  de  duygularımız  farklıdır. Hislerimi  ben  bu  tarzda   ifade  ettim. Ancak  aynı şiirleri  başka  şairler,  daha  farklı   kelimelerle, yöntemlerle de ifade  edebilirler. Şunu söyleyebilirim ki  yazılanlar  içimden  geldiği  gibi  oldu. Yani  özgün  diyebilirim. 

Gelecek  nesillerimize örnek olsun, bir  hatıra  bir  arşiv olsun, hatırlansın  diye  yazdığımız  bu  şiirler,  umarım   siz  okuyucu  kardeşlerimizin  ilgisini  çeker, faydalı olur. 
Bütün  hayatımızın  şiir  gibi  ölçülü  ve  ahenkli  sürmesi, hiçbir olumsuzluğun, düzensizliğin yaşanmaması dileklerimle  Saygılarımı  sunarım...       
Kadir  OLCAY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89196</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/403a20d2-f1b7-43b6-916f-36dc086e0743.jpg</image:loc>
            <image:title>Devasa Hayvanların Büyük Kitabı - Minik Hayvanların Küçük Kitabı</image:title>
            <image:caption>Bazı hayvanlar evlerimizden bile daha BÜYÜKTÜR. Bazılarıysa madeni paralardan çok daha küçük. 

Doğadaki kocaman hayvanlardan bazıları sizinle tanışabilmek için Devasa Hayvanların Büyük Kitabı’nın içine sığacak kadar KÜÇÜLDÜ.

EN KÜÇÜK olanlar ise Minik Hayvanların Küçük Kitabı içerisinde gizlendi ve onları bulmanı bekliyor. 

Haydi! Şimdi tüm bu harika hayvanlarla tanışma zamanı!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89197</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2df16589-c24c-4f85-9756-73ec49053f33.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Konuşalım-1</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Sesli bir kitaptır ve bütün metinler sesli olarak kaydedilmiştir. Sesli Farsça kaynaklar oldukça az olduğundan dolayı bu eserin öğrencilere çok faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kitap birinci cilt olup başlangıç ve orta seviyede olan öğrenciler için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89198</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a5987ed4-a81b-4e75-a3b8-9d61df679f3b.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Dilbilgisi-1</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitabın fihristinden de anlaşılacağı üzere kitap Farsça dil bilgisini sıfırdan öğretmektedir. Bu kitabı Farsça okuyan öğrencilere öğrenimleri sırasında ve mezuniyet sonrasında çalışmalarında yardımcı olacak ayrıca Farsçaya ilgi duyanlar için yararlı olacağına inanıyorum. Bu kitap 4 ciltten oluşacak elinizdeki kitap birinci cilt olup, başlangıç seviyesinde olanlar için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89199</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d06cf1b5-5a62-43bd-87dc-f6cbdd839e72.jpg</image:loc>
            <image:title>Farsça Konuşalım-2</image:title>
            <image:caption>Bu Kitap Sesli bir kitaptır ve bütün metinler sesli olarak kaydedilmiştir. Sesli Farsça kaynaklar oldukça az olduğundan dolayı bu eserin öğrencilere çok faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kitap ikinci cilt olup orta ve ileri seviyede  olan öğrenciler için uygundur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89200</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4218a4b9-0b22-4624-b62e-28483b75a584.jpg</image:loc>
            <image:title>Zaman Çarkı 9. Cilt: Kışın Yüreği</image:title>
            <image:caption>Zaman Çarkı Serisi Büyük Bir Heyecanla Devam Ediyor...
Aes Sedailerin bölündüğü yetmiyormuş gibi, Beyaz Kule&apos;de de Elaida&apos;nın hükmünden kuşku duyanlar çoğalmaktadır.
Asilerin Amyrlin Makamı olan Egwene Aes Sedaileri üzerinde hükümranlık kurmaya çalışmaktadır. Elayne Aslan Tahtı&apos;na resmi olarak oturmak için ilk adımları atar. Seanchanlar fetihlerine şehir şehir, ülke ülke devam etmektedirler. Her yerde Kara Aes Sedailer, Karanlıkdostu Asha&apos;manlar gizlidir. Kaos ve dehşet yeryüzünü sararken Rand bu Çağ&apos;ın bilgisini koruyacak tohumlar ekmeye çalışır.
Kimin dost, kimin düşman olduğu bilinmeyen, Karanlık ile Işık arasındaki bu savaşta bu sefer kimin galip geleceğini görmek için soluklar tutulmuştur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89201</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55f6b757-08ba-4190-bcc7-a3cd64481020.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe Çevirileriyle Farsça Öyküler</image:title>
            <image:caption>Farsça öykülerine ve destanlarına ilgi duyanlar için faydalı olacağını düşündüğümüz bu kitap içinde geçen bütün öykülerin Türkçe tercümesi yapılmış olup ayrıca yanlarında farsça metni öğrenme açısından öğrencilerimize ve ilgi duyanlara katkı sağlayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89202</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7f3c9d03-534b-4db7-9baf-e808a9faeb2d.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Kazın Sonbaharı</image:title>
            <image:caption>Yazın renkleri solup mevsim sonbahara dönerken, küçük kaz havadaki değişimi sezer ve sorar kendine: “Yapmam gereken önemli bir iş var, bunu hissediyorum. Ama ne olabilir acaba? Ah işte onu bilmiyorum!” Dünyadaki yerim nedir sorusuna cevap ararken, neşelendiren moral yükselten mükemmel bir mevsim öyküsü. Ünlü yazar Elli Woollard ve sıra dışı yetenek Briony May Smith’ten bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89203</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0b556069-629d-46e2-b6fc-71cb6d89ffcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kale Gezisi - Eğlenceli Tarih</image:title>
            <image:caption>Konrad, babasının yönettiği bir kalede yaşıyordu. Bir gün kaleye, komşu köyün sahibi olduğunu iddia eden bir şövalye geldi. Kral köyün tapusunu Konrad’ın babasına vermişti. Ancak bu tapu belgesini bir türlü bulamıyorlardı. 

Eski zamanlarda bir kalede yaşanan hayattan izler taşıyan tarihi bir öykü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89204</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f0fa3b1-a73a-4c5d-b580-54396caca664.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaratıcı Drama Atölyesi</image:title>
            <image:caption>YARATICI DRAMA DÜNYASINA HOŞ GELDİN! 

Yaratıcı dramayla ilgileniyor ama nereden başlayacağını bilmiyorsan, bu kitaptaki bilgilerden yola çıkarak yeteneğini geliştirebilir, arkadaşlarınla birbirinden eğlenceli anlar yaşayabilirsin. 
Yaratıcı Drama Atölyesi’nde gözlemleme, canlandırma, doğaçlama yapma gibi becerilerini pekiştirmek için pek çok alıştırma seni bekliyor. Bu becerilerin drama alanında da gündelik yaşamında da çok faydasını göreceksin. 
Yaratıcı Drama Atölyesi’yle yaratıcı dramaya keyifli bir giriş yapmanın tam sırası!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89205</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1806eb3e-88b3-4473-b6ee-8fffbd3ad93d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilim İnsanı Olacağım</image:title>
            <image:caption>BİLİM İNSANI OLMAK İSTİYORSUN 
BUNUN İÇİN GEREKEN BİLGİ VE BECERİYE SAHİP MİSİN? 
Kısa ama öz bilgilerle dolu bu kitap, mevsimler, kuvvetler,  yaşam döngüleri ve daha bir sürü ilginç konuda merak ettiğin her şeyi öğrenmeni sağlayacak. 
Basit görevleri yerine getir ve harika bir laboratuvarda çalışıp gerçek bir bilim insanı olma yolunda ilerlerken, uygulama deneyimi kazan. 
Bu seri, çocukların STEM konularına ve onlarla bağlantılı muhteşem mesleklere ilgi duymalarını sağlamayı amaçlamaktadır. 
Çocuklar bu seri ile doktorluktan astronotluğa birçok meslek için gerekli bilgi ve beceriler hakkında fikir sahibi olacaklar. STEM eğitimi, fen (science), teknoloji (technology), mühendislik (engineering) ve matematik (mathematics)  gibi dört önemli disiplinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir öğretim modeli olarak tanımlanmaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89207</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a1e80fa0-04a8-4b88-b596-45c7ca170ff9.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Bu eser alafrangayı aşağılamaya değil aksine onu yanlış anlaşılmaktan kurtarmaya hizmet edecektir. Daha doğrusu bu roman herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır. (...) Meftun, Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir? Hayır. Göreceğiz ki o da değil. Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür.” 

 1901’de “Alafranga” adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman, 1909’da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar. Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini, Meftun’u yaratmış, üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir. Şıpsevdi zamansız bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89208</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/821f50f2-270d-4c20-bfb6-16d4a211e42e.jpg</image:loc>
            <image:title>1918 Alman Devriminde Spartakistler</image:title>
            <image:caption>Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde Almanya’da öne çıkan toplumsal dinamikler nelerdi? Sosyal Demokrat Parti’nin bileşenleri bu dinamikler karşısında nasıl konumlandı? İşçiler, askerler ve toplumun farklı kesimlerindeki huzursuzluklar nasıl baş gösterdi? Barış ve ekmek mücadelesi, grevler, genel grev çağrıları, propaganda faaliyetleri, konsey ya da sovyet tipi örgütlenmeler bu süreçte nasıl bir rol oynadı? Alman Devrimi nasıl mayalandı? Ve onun karşısına nasıl oldu da bir karşıdevrim çıkarıldı? 

Rosa Luxemburg’un doğumunun 150. yılında yayımladığımız bu önemli kitap yukarıdaki soruların yanıtlarını oluştururken, Luxemburg ve Liebknecht’in başını çektiği Spartakist hareketin öyküsüne yoğunlaşıyor. Bu da doğal olarak sol içi tartışmaları ve ayrışmaları öne çıkarıyor: 
Sosyal Demokrat Parti (SPD) içerisindeki sosyal demokratlar ve komünistler arasında başlayan derin yarılma cumhuriyet mücadelesiyle nasıl keskinleşti? Bir süre SPD’den ayrılan Bağımsızlar (USPD) içerisinde yer alan Spartakistler, bu kez 1918’de onlardan neden ayrıldı? Sosyal demokratlar bir burjuva cumhuriyeti ile yetinirken Spartakistler “sosyalist cumhuriyet” için mücadeleyi nasıl yükseltti? Spartakistlerin de ön ayak olduğu işçi ve asker konseyleri sosyalist cumhuriyetin nüvelerini oluştururken, sosyal demokratlar düzeni ve devlet aygıtını korumak için kimlerle işbirliği yaptı? 

Bu işbirliğinin neticesinde Spartakist önderler nasıl boğuldu, kalanlar neler yaptı? 
Bir yanda Alman Devrimi’nin ve yenilgisinin bize öğrettikleri ile yüzyıl öncesinden bugüne uzanan tarih dersleri… 
diğer yanda Rosa’nın, Karl’ın ve Spartakistlerin iradesi! 

Bu kitap, Almanya’da sosyalizm için ayağa kalkan işçi sınıfının ve komünistlerin verdiği mücadelenin ve sosyal demokrasinin ihanetiyle boğulan devrimin hikâyesini tanıklıklara ve belgelere dayanarak anlatırken, Hitler’in 1933’te iktidara gelmesini mümkün kılan tarihsel arka plana da ışık tutuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89209</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a0f8d22a-1f93-4df2-9a37-0b16dbe1f500.jpg</image:loc>
            <image:title>Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Açtığı Yaraları İyileştirmek</image:title>
            <image:caption>Duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynle büyümek; kendinizi yalnız, şaşkın ve ihmal edilmiş hissetmenize neden olabilir. Bir yetişkin olarak ilişkilerde sınırları belirlemekte, duygularınızı ifade etmekte ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanabilirsiniz.
Duygularınızla alay edilmesi ve aşağılandığınızı hissetmeniz özerklik ve yeterlilik algınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Ebeveyninizin bu davranışlarının etkisinden nasıl özgürleşebilir ve hayatınızın kontrolünü hangi yöntemlerle geri kazanabilirsiniz? Olgunlaşmamış ve incitici davranışlara maruz kalmaya son vermek ve korkunun üstesinden gelmek ancak sizin sağlam bir adım atmanızla mümkün olabilir.
Psikiyatrist Dr. Lindsay C. Gibson, Olgunlaşmamış Ebeveynlerin Yetişkin Çocukları kitabıyla Amazon’un en çok satan yazarı haline gelmiş ve kitapları 14 dile çevrilmiştir. Kitaplarıyla yüzbinlerce insanın zararlı psikolojik mirasını tersine çevirmesine ve hayatının kontrolünü geri almasına yardımcı olmuştur. Dr. Gibson’ın psikoloji alanına katkısı; danışanlarının yaşadığı kaygı, takıntı ve depresyonun genellikle duygusal yönden olgunlaşmamış ebeveynler tarafından uyarılan çarpık inançlar ve duygusal zorlamalardan kaynaklandığını ileri sürmesi ve fikrini kanıtlarla desteklemiş olmasıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89210</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a493be76-d307-412b-90fe-f55803443e09.jpg</image:loc>
            <image:title>Mikroiktisat</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, iktisatla ilgilenen okurlar ve öğrenciler için, ana akım mikroiktisadın alternatif bir perspektiften kısa ve açık bir anlatımını sunmaktadır. Tüketici ve üretici kuramlarından genel denge kuramı ve tam rekabete, mikroiktisadın doğuşu ve gelişimini hem tarihsel hem de disiplinlerarası bir bağlama yerleştirmektedir. 

Ben Fine, iktisat eğitimi ve araştırma alanındaki 40 yıllık birikimiyle bugün egemenliğini sürdüren mikroekonomik modellerin kavramsal içeriklerini ve metodolojilerini eleştirel bir biçimde gözler önüne sererken, konunun teknik yapısı ve mimarisini de göz ardı etmemekte, onun sınırlılıklarını ve kusurlarını bilse de, okurları ve öğrencileri bu yönde de bilgilendirmektedir. 
“Tarihsel”in ve “toplumsal”ın iktisadın dışına itilmesine karşı bir itiraz da teşkil eden Mikroiktisat, aynı doğrultudaki Makroiktisat adlı çalışmayla bir bütünlük oluşturuyor. 

Her iki kitabın Türkçede yayınlanma sürecinde, üniversitelerimizden hukuk dışı yollarla uzaklaştırılan öğretim elemanlarıyla dayanışma amacı gözetildiğini, kolektif bir çeviri ve yayına hazırlama çalışması yürütüldüğünü de okurlarımıza duyurmak isteriz. 
“Ben Fine, yıllar içinde oluşturduğu tecrübesiyle, eleştirel ve yaratıcı yaklaşımları takdir eden okurlar için zengin ve anlaşılabilir bir kaynak sunuyor.” 
– Stuart Birks 

“Marjinalizmin geleneksel zehrine ve mikroiktisat alanındaki genel denge kuramına, Say kanununa ve makroiktisat alanında kriz ve çöküşlerin inkâr edilmesine karşı paha biçilmez bir panzehir.” 
– Michael Roberts</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89211</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e87b3ef-285d-428b-aec3-7f55b60bff0f.jpg</image:loc>
            <image:title>Makroiktisat</image:title>
            <image:caption>Makroiktisat, dünyanın bugün nasıl işlediğini kavrayabilmemiz için temel öneme sahip bir alan. Ancak bu alandaki kavrayışımız genelde ortodoks ve dogmatik çözümlemeleri esas alıyor. Ben Fine ve Ourania Dimakou’nun ezberleri bozan bu çalışması ise makroiktisat kuram ve tarihte ana akıma alternatif arayan 
okurlar için aykırı, çekici ve eleştirel bir kılavuz sunuyor. 

Fine ve Dimakou klasik kuramdan Keynesci devrime, parasalcı karşıdevrimden Yeni Uzlaşı Makroiktisadına 
ana akım iktisatçıların kuramsal yaklaşımlarını kapsamlı ve özenli bir biçimde sergilerken bu yaklaşımların olumlu olumsuz bütün yönlerini ortaya koyuyor. 

“Tarihsel”in ve “toplumsal”ın iktisadın dışına itilmesine karşı bir itiraz da teşkil eden Makroiktisat, aynı doğrultudaki Mikroiktisat adlı çalışmayla bir bütünlük oluşturuyor. 
Her iki kitabın Türkçede yayınlanma sürecinde, üniversitelerimizden hukuk dışı yollarla uzaklaştırılan 
öğretim elemanlarıyla dayanışma amacı gözetildiğini, kolektif bir çeviri ve yayına hazırlama çalışması yürütüldüğünü de okurlarımıza duyurmak isteriz.  

“Ana akım iktisat için tam bir baş belası.” 
– Steve Keen 

“Birçok iktisat hocası ve öğrencisinin beklediği türden bir ders kitabı: mantıklı, eleştirel, anlaşılabilir, yararlı.” 
–         Jayati Ghosh</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89212</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6827983-6188-4c52-882a-cfc732967f7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Marksizm mi Varoluşçuluk mu?</image:title>
            <image:caption>İdealizm ile varoluşçuluk arasında nasıl bir süreklilik vardır? Maddeci materyalizm ile idealizm arasındaki karşıtlık varoluşçu felsefede kendini nasıl gösterir? Varoluşçuluk burjuva felsefesinin bunalımına bir çözüm olarak mı ortaya çıktı? Varoluşçuluğun faşizm ile olan ilişkisi nasıl ele alınmalı? Varoluşçu ahlak felsefesinin çelişkileri nelerdir? Emperyalist aşamada idealizm hangi felsefi temellerle “kurtarılmaya” çalışıldı? Varoluşçuluğun maddeci bilgi kuramına ve diyalektiğe karşı gösterdiği direnişin burjuva ideolojisi ile bağlantısı nedir? Marksizm, öznellik ve nesnellik arasındaki ilişkiyi nasıl çözüme kavuşturdu ve bunun ne gibi tarihsel etkileri oldu? Varoluşçuluğun soyut ve öznel özgürlük anlayışı burjuva felsefesiyle nasıl iç içe geçti? 
20. yüzyılın önemli Marksist düşünürlerinden György Lukács, Türkçede ilk kez yayınlanan bu yapıtında varoluşçuluğun Marksist bir çözümlemesini gerçekleştiriyor, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yükselen varoluşçu düşüncenin felsefi ve politik bağlamlarını irdeliyor.

Diyalektik maddecilik ile varoluşçuluk arasında yaşanan tartışmaları gelip geçici bir parlama olmaktan ziyade köklü ve felsefi geçmişi olan bir karşılaşma olarak ele alan yazar, varoluşçuluğun önde gelen temsilcilerinden Jean-Paul Sartre, Simone de Beauvoir ve Merleau-Ponty’yi derinlemesine inceliyor. Lukács, bu yazarların aralarındaki farklılık ve ortaklıkları, Heidegger, Schopenhauer, Nietzsche ve Kierkegaard’dan devraldıkları görüşleri, bu felsefenin karşısına Hegel’den Marx’a uzanan diyalektik maddeciliği koyarak tartışıyor. 

Lukács’ın varoluşçuluğa yönelik temel eleştirilerini dile getirdiği bu kitap, okurları felsefe tarihine, felsefenin güncel politik yansımalarına ve tartışmaların yürütüldüğü tarihsel, toplumsal bağlama dair düşünmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89213</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/73c37845-930c-4c74-b6d9-d4f483967fbd.jpg</image:loc>
            <image:title>Psikolojideki Krizin Tarihsel Anlamı</image:title>
            <image:caption>Gelişim psikolojisi, çocukların ve ergenlerin psikolojik gelişimi, dil gelişimi, bilişsel gelişim gibi alanlarda yaptığı çalışmalarla tanınan Sovyet psikolog Lev Vigotski’nin temel yapıtlarından birini okurlarla buluşturuyoruz. 

Vigotski’nin bu kitabı, diğer eserlerinden bir miktar ayrılıp yöntem tartışmalarına odaklandığı, denebilirse diğer çalışmalarının altyapısını inşa etmeye çalıştığı, bunları yaparken de psikoloji dünyasında 20. yüzyıl başında yaşanan krizi ele aldığı öncü bir yapıt. 
Ekim Devrimi’nden dokuz yıl sonra 1926’da kaleme alınan bu çalışma, Marksizm ile psikoloji arasındaki bağları geliştirme, idealizm ile materyalizm arasındaki ayrımları belirleme girişimi olarak da okunabilir. 
Kendi çağında psikoloji disiplininin krize girdiğini savlayan Vigotski, ele alınan nesnelerle kavramlaştırmaların birbirinden ayrışmasına, genel bir kuramsal çerçevenin eksikliğine, çözümlenmemiş kuramsal ve yöntemsel sorunların tekrar tekrar ortaya çıkmasına işaret ediyor. Vigotski’ye göre sadece krize işaret etmek değil, onu aşmak için çözüm yollarını göstermek de önemli. 

Psikolojinin Freud, Adler, Pavlov gibi büyük isimleriyle, Gestalt okuluyla, Rusya’daki Machçılıkla vb. kriz ve yöntembilim bağlamında yürütülen tartışmalar kitabın tarihî önemini daha da artırırken, günümüzde psikoloji biliminde yöntem birliği eksikliğinden kaynaklı tartışmaların doğru sonuca ulaştırılmasına da katkı sağlayabilecek nitelikte. 

“Aracı nitelikte kuramlar –yöntembilimler, genel bilimler– yaratmak için, verili olgular alanının özünü, bunların değişim yasalarını, nitel ve nicel ayırt edici özelliklerini, nedenselliklerini ortaya çıkarmalıyız, buna uygun kategoriler ve kavramlar yaratmalıyız, kısacası kendi Das Kapital’imizi yazmalıyız.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89214</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ffe582b-ed0d-4e99-9739-548ac5905f96.jpg</image:loc>
            <image:title>Neden Olmasın?</image:title>
            <image:caption>Büyüyünce ne olacaksın? 
Doktor, avukat, öğretmen, robot işçi koordinatörü, 
duygu tasarımcısı, iklim düzenleme operatörü… 
Karar vermek zor değil mi? 
Hayal eder ve yeterince çaba gösterirsen neden olmasın? 
“Neden Olmasın?”, kahramanı Luna aracılığıyla çocukların hayal gücünü desteklerken, meslek seçiminde ‘geleceğin meslekleri’ olarak anılan alanları çocukların sorgulamasını sağlıyor. Luna ile birlikte çocukları kendi istekleri ve karakterleri üzerine düşünmeleri konusunda yüreklendirmeyi amaçlıyor. 
Sen de geleceğin için hayal et, çok iste ve çabala! 
Çünkü… Neden olmasın? 
 
 
 
Gülşah Yemen
Okul öncesi öğretmeni, okul sonrası öğrencisi... Yazar, çizer, bozar...
Büyüyünce çocuk olmak istemekte ve bu alandaki eğitimine çocuklarla birlikte çocuk gibi düşünerek devam etmektedir 
 
 
Çağrı Odabaşı
Çocuk kitapları ve dergiler için çizim yapar. Çok çizer, çok gözler...
Resimlerinde masalsı karakterler üzerinden insansı konulara değinir.
Atölye çalışmalarına İstanbul’da devam etmektedir..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89215</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/99f3a600-304e-4074-b6df-483f50bd6b5c.jpg</image:loc>
            <image:title>İntikam Mevsimi</image:title>
            <image:caption>Sen mi kurtardın onu, diye sordu Silah Tanrısı.
Sen mi gönderdin onu bana, diye sordu Uzay Baronu.
Sen yaşadığını biliyor muydun? Sen mi sakladın onu, diye sordu Devlet Başkanı. 

  Dünyanın en güçlü ailelerinden olan Hamptonların hain bir planla öldürülmesi, geriye kalanlar arasında acımasız bir iktidar savaşının başlamasına neden olur. Güç dengeleri birden değişir ve intikam ateşiyle beslenen oyunlar planlanır. Ancak savaşın gölgesinde filizlenen tehlikeli bir aşk, yakıcı tutkusuyla her şeyi tehdit etmeye başlar.

Gücün sefaletini ve eşitsizliğin kefaretini tadanlar şimdi öyle bir kavşakta duruyor ki mutlak ile muğlak, intikam ile adalet birbirine karışıyor. İntikam Mevsimi insanın, evrimini tamamlayamamış, varoluşu gereği nefret ve hırs gibi olumsuz duyguları barındıran bir varlık olduğunu anlatırken, güç uğruna ne kadar ileri gidebileceğini de sorgulatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89216</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27c3cab-7bf8-4d75-8425-b000621925c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Cuntacılıktan Sivil Topluma</image:title>
            <image:caption>İdris Küçükömer… Türkiye’deki siyaset teorisine yeni bir bakış açısı getirmiş önemli iktisatçı düşünürlerimizden biri.
Fikirleri, sıklıkla vurgulandığı üzere “Türkiye’de sağ sol, sol da sağdır” gibi yalnızca tek bir cümleye indirgenemeyecek kadar renkli ve zengin.
Cuntacılıktan Sivil Topluma, 1960 yılından itibaren güncel ekonomi politikaları üzerine Yön ve Ant dergilerinde yazdığı makalelerden oluşuyor. İdris Küçükömer’in, özellikle sivil toplum, halkbürokrasi ayrımı, vatandaş ve tebaa ilişkisi üzerine yaptığı tartışmalar kendi dönemini de derinden etkiledi.
Yazılarında daima sorgulayan, eleştiren, yeni siyaset biçimleri öneren bir ton kullandı. Küçükömer, hep yeni sorular soran bir iktisat filozofu…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89217</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bfa84ce-2c0e-470c-a49b-db8ea59363e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyalar Vardır</image:title>
            <image:caption>Yelkovan kuşlarının peşi sıra gidenler, gökyüzünü maviye boyayanlar, sokakta giderken kendi kendine gülümseyenler, kâğıt helvadaki güvercin yürekler, sabahları içine güneş vuranlar, gözleri kapalı İstanbul’u dinleyenler…

 
Adını Orhan Veli’nin “Gün Olur” şiirinin bir dizesinden alan Dünyalar Vardır, şairin her daim eğlenceli ve sevecen hayat anlayışını yansıtan şiirlerinden oluşuyor. Şair Faris Kuseyri’nin hazırladığı bu kitap;
şiire ilk selamını vermek isteyenleri, Orhan Veli okumaya doyamayanları şiirin rüzgârlı havasıyla yeni dünyalar keşfetmeye davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89218</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce1d82b1-8116-4906-851b-601968085565.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandeminin Düşürdüğü Maskeler</image:title>
            <image:caption>“Hastalık, ölüm, maske, karantina, el yıkama, dezenfektan, mesafe, eve kapatılma, suçlama, sonra yeniden suçlama, sonra her konuda hep suçlama ile geçen ve kimi zaman nefessiz bırakan koskoca bir yıl...” 
 

Koronavirüs (Covid-19) pandemisinin tedirginlikle geçen ilk bir yılını çok yönlü analiz eden bu kitap, kalıcı değerde bir muhasebe niteliği taşıyor. Dünyayı ağına alan bu virüs nedir ve “nereden çıktı”? Salgının Türkiye’deki gelişme seyri nasıldı, hangi kırılma anları yaşandı? Salgın koşullarında sağlık sistemi ve sosyal güvenlik kurumları ne yaptılar, ne yapamadılar? Bakanlık ve Bilim Kurulu, nasıl bir işlev gördü? Hekim meslek örgütleri salgın karşısında nasıl tutumlar aldılar; sağlık çalışanları nasıl etkilendiler? Maske, hijyen, mesafe gibi bireysel önlemlerin, pandemiden çıkış stratejisi olarak aşının hükmü nedir? Salgını baskılama uğraşı, nasıl, toplumu ve siyasal alanı baskılamaya bahane oldu? 
 
Bu ve daha bir çok soruyu etraflı bir şekilde ele alan Pandeminin Düşürdüğü Maskeler, ısrarla, “pandeminin yüzümüze vurduğu eşitsizliklere” dikkat çekiyor. 
  Osman Elbek ve Kayıhan Pala’nın, Türk Tabipleri Birliği’nin bilimsel birikim ve alan deneyimini yansıtarak hazırladıkları derlemede bu iki hekim-yazarın yanı sıra, Özlem Kurt Azap, Eriş Bilaloğlu, Ergün Demir ve Güray Kılıç, Yücel Demirer, Ümit Kartoğlu, Feride Aksu Tanık ve Cavit Işık Yavuz’un katkıları yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89219</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22fcaed8-78f5-4c7f-8bf6-87ca28b448d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Haneden Ev Haline</image:title>
            <image:caption>“İster bir apartman dairesinde yaşıyor olalım, ister bir köy ya da dağ evinde, gündelik hayatımızdaki alışkanlıklar, mekânı düzenleme ve değerlendirme biçimleri, kullandığımız eşyalar ve onlarla ilişkilerimizle, farkında olarak veya olmayarak… bir dünya inşa ederiz. Yeni taşındığımız bir ev ile kuracağımız bağlarda, gelecekte bu mekânda yapmak istediklerimize dair hayallerden çok… ortaklaşa inşa ettiğimiz bir mekân kültürünün kolektif hafızamızda bıraktığı derin izlerin payı vardır. Biz burada ikamet etmekten fazlasını yaparız...” 
 
Ev, barınaktan çok daha fazlası. Bir ev aleti, basitçe bir “alet” olmaktan öte, bir yapıp etme tarzının biçimlenmesine katkıda bulunuyor. 
Mobilyalar, yıllanırken, hatıraların demirbaşına dönüşüyorlar. Her evin kendine has bir kokusu oluyor. Evin etrafında şekillenen mekân kültürü, tüm kültüre ve hayat tarzına damgasını vuruyor. 
 

Seyhan Kurt, bu mekân kültürü bilinciyle, “geleneksel Türk evi” denen imgenin sabit bir mimari form olmadığını, gündelik hayat pratiğiyle iç içe sürekli dönüştüğünü gösteriyor. Bu dönüşümü anlamak için mutfak ve oturma odasının veya balkonun “mana ve ehemmiyetine” bakıyor, dikkatle. Geniş haneden “çekirdekleşen” meskene, düğünden cenazeye, evin ve işlevlerinin tarihsel değişimini kat ediyor. 
 
Haneden Ev Haline, evle ilişkimizin edebiyattaki yansımaları eşliğinde, kendisi de edebi zevkle ve “ev sevgisiyle” yazılmış bir kitap.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89220</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5844b6ac-f915-4a2d-9ee7-bd8a03fc1d34.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlık (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Bahar geldi, çiçekler açtı, ormanın sevimli sakinleri yeni yaramazlıklar peşine düştü. Çamaşır ipinde asılı duran kırmızı başlık onlar için harika bir oyuncak! Kırmızı başlığı ipten kaptıkları gibi neşeyle bir o yana bir bu yana koşturmaya başlayan oyunbazların keyfine diyecek yok. Üstelik oyunun sonunda onları tatlı bir de sürpriz bekliyor. 
 
Ödüllü çizer Lita Judge Kırmızı Başlık ile bizlere, bir kez daha, sözcüklere gerek duymadan sımsıcak bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89221</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24793ee6-a6b0-4662-9f40-92f5ae7ded7b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Kızak (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Karla kaplı orman, birbirinden sevimli hayvanların neşe dolu sesleriyle çınlıyor. Onları bu kadar eğlendiren şey ne dersiniz?  Ufacık bir kulübenin önünde buldukları kırmızı bir kızak! Bir ayı ve bir tavşanla başlayan kızak keyfi aralarına katılan yeni yeni arkadaşlarla birlikte çok geçmeden keyifli bir maceraya dönüşüyor. 
 
Ödüllü çizer Lita Judge Kırmızı Kızak ile bizlere,  sözcüklere gerek duymadan sımsıcak bir hikâye anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89222</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/23e60aed-356b-4ea4-bb86-bd90947fd3d7.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Amerikan Evliliği</image:title>
            <image:caption>“Ten rengi” denilen rengi herkes bilir değil mi? Eğer dünyaya siyahî olarak gelmiş olsaydınız bu rengin adının doğru konduğunu düşünür müydünüz? 
 
Sinemada patlamış mısır yiyerek film izlemek gayet keyifli ve sıradan bir şeydir. Ancak, siyahî bir gencin bu keyifli ve sıradan şeyi yapabilmesi için atalarından kaç kişinin ölmesi gerekmiştir, bilir misiniz? 
 
Köleliğin 1865’te kaldırılmış olmasına rağmen ABD’de yaklaşık 150 yıldır devam eden ırkçılığın, yollarının başındaki üç gencin hayatlarını altüst ettiği, sürükleyici, sorgulayıcı ve okurken öfke duyacağınız, neşeleneceğiniz ve hayret içinde kalacağınız bir aşkın, bir evliliğin ve bir birlikteliğin hikâyesinin kitabını tutmaktasınız elinizde. Haydi, başlayın! 
2019 Women’s Prize for Fiction ve 2019 Aspen Words Literary Prize ödüllerini kazanan ve 2020 International 
DUBLIN Literary Award kısa listesine kalan Bir Amerikan Evliliği, Oprah Kitap Kulübü’nün 2018’de öne çıkanlarında ve Bill Gates’in 2019’da önerdiği en iyi 5 kitap arasında yer aldı. 
 
*** 
 
“Bir Amerikan Evliliği, bir adaletsizliğin Güney’deki siyahî bir çiftin hayatını nasıl yeniden şekillendirdiğini anlatan derin bir dokunuş.” 
– BILL GATES 
 
“Genç bir Afro-Amerikan çiftin yanlış bir hükümden nasıl etkilendiklerini anlatan duygu dolu bir portre.” 
– BARACK OBAMA ,</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89223</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7b4234b1-fea5-499d-9cd7-60c1fc715be8.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkiye&apos;nin Yapısal Özellikleri ve Anayasal</image:title>
            <image:caption>Cumhuriyet Kitapları, Uğur Mumcu&apos;nun 1969 yılında yazdığı bir bilimsel makalesini gözden geçirilerek ilk kez kitap olarak yayımlamaktan dolayı övünç duyuyor. 
Bu kitap, genç Uğur Mumcu’nun birikiminin derinliğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Türkiye’nin demokrasi tarihindeki aşamaları irdelemede sağlam bir tutarlılık içermektedir. Mumcu’nun ileriki yıllarda boyutlandırdığı Cumhuriyet devrimi ve kazanımları ile sol öğretiyi bütünleştiren çizgisinin ilk çarpıcı göstergesi niteliğindedir. Tüm dünyayı çevreleyen “68 kuşağı” ile özgürlükçü 1961 Anayasası’nın etkisi altındaki Türkiye’nin düşünce ve tartışma evrenini belgelemektedir. 
Kitapta ayrıca Mumcu, bir kurucu ve kurtarıcı düşünce ve uygulama yöntemi olarak Kemalizm’e bugün de güncelliğini koruyan yorumlar getirmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89224</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/366bb571-e97b-491c-8daf-7d2dce49b647.jpg</image:loc>
            <image:title>Sarıkamış</image:title>
            <image:caption>Zifiri karanlık… Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu.  
Sabah… Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi… 
Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... 
Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu… 
Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba… 
Saat 14.00’te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... 
Teğmen İsmail Hakkı’nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... 
Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı seri bir ateş sonrası, Çar’ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taarruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine yol açabilirdi. Her iki durumda da Sarıkamış’ı ele geçireceğim diye bir taarruza ihtiyaç duyulmayacak, diğer bir ihtimalle de kış koşullarında harekâtın yapılmasında ısrarcı olunmayacaktı... 
Savaş sanatında “talihli olmak” önemli faktörlerden biridir. Tersi olunca da buna, “yazgı” denir…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89225</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8e23948a-c5e8-4b16-a178-6e146a7c6bb2.jpg</image:loc>
            <image:title>Gündönümü Harekatı</image:title>
            <image:caption>Stalingrad bozgunu sonrasında umutlarını içinde nükleer bir bombanın da olduğu mucize silahlara bağlayan Nazi Almanyası için,  pençelerinden kaçarak Türkiye’ye sığınan parlak bilim insanı Paul Winkler uğruna çok şey feda edilebilecek birisi haline gelmiştir. 
Zalimliği ile nam salmış Gestapo’nun peşine taktığı SS’lerden kaçarken hayatını yeni bir kimlikle sürdüren muhalif bilim insanı Winkler, canı pahasına bir mücadeleye girişecek; bir yanda Nazilerin elindeki kız kardeşi, diğer yanda kaçmak zorunda kaldığı için ayrıldığı Cemile arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.  
Mustafa Ali Yurdupak, dünya tarihine II. Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’ndeki son Alman tank taarruzu olarak geçen Kursk Muharebesi öncesinde, 1943 yılının o tekinsiz kışında, İstanbul’a gelen Gestapo ajanı Klaus Schramm ile işinin ehli Türk ajanları Amcabey ve Tarık Silahtar’ın arasında yaşanan kıyasıya mücadeleyi anlatırken okurlarını heyecanlı bir maceraya davet ediyor. 
Bu macerada kılık değiştirmeler gizli ittifaklar, hainlikler, işkence eşliğinde sorgular, faili meçhul cinayetler ve türlü casusluk numaralarıyla bezeli dolu dizgin bir hikâye sizleri bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89226</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0d4a5981-5dee-4425-8c86-438efb07466f.jpg</image:loc>
            <image:title>Edebiyat Mutluluktur</image:title>
            <image:caption>Müzisyen, romancı, senarist, yönetmen, siyasetçi, fikir adamı… Kendi şahsında pek çok sanat dalını birleştiren Zülfü Livaneli, bu kez edebiyata açılan mutluluk penceresini aralıyor. 
 
Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor. 
 
Çok yönlü bir sanatçının anılarından mülhem bir çalışma olan Edebiyat Mutluluktur, bir taraftan edebiyat-moda-tüketim ilişkisi gibi güncel sorunlara ışık tutarken, diğer taraftan edebiyatın temaları, burjuvaziyle kurduğu ilişki ve savaş dönemlerinin edebiyat üzerindeki etkileri gibi geleneksel sorunları tartışıyor. 
 
Yayıncılık konusundaki deneyimlerinden çeviri edebiyatın çetrefil yollarına, Güneş-Dil Teorisi’nden güncel edebiyata uzanan çeşitli başlıkların yanı sıra; Karacaoğlan’dan Knut Hamsun’a, Nâzım Hikmet’ten Paul Auster’e dek çok sayıda edebi simayı yazılarına konuk eden usta yazar, hem edebiyatseverler hem yazar adayları için keyifli bir okuma kılavuzu sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89227</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aba48de3-07c1-41c5-bf15-ad1747d990f5.jpg</image:loc>
            <image:title>Öngörülemeyenler</image:title>
            <image:caption>Gerçekler korkulardan daha büyük olmalıdır. 
Oyunu bozun. 
Öngörülemez olun. 
 
Bu kitapta artık adı olmayan yitik bir ülkenin çarpıtılmış gerçeklerle yönetilen topraklarında büyüyen bir çocuğun hikâyesini okuyacaksınız. Hiç bitmeyen bir döngünün, sürekli kendisini tamamlayan bir çemberin içinde tutsak olduğunu fark eden bir çocuk... 
Bir çocuğu kurtarmak için mısır tarlalarında başlayan sıkı bir koşu bu. 
Akan Abdula, 80’lerin totaliter Yugoslavya’sında soğuk ve zorba bir apartman blokunda başlayan çocukluğunun, Noel Baba’nın kucağından atılmasıyla sonsuza dek dönüşen hayatının zorlu ve lirik öyküsünü anlatıyor. Rejimin coğrafyadan da sert olduğu o yıllarda yaşananlarla şimdi sözde özgürlükler vaat eden yeni çağa girerken başımıza gelecekler arasındaki korkunç benzerliği gözler önüne seriyor. 
Gerçeklik ötesi çağının tutsaklarına, yalanlardan gerçeklik üreten teknolojik sistemlerin kurbanlarına, yani bizlere, erdemlerin ve hakikatin peşine düşmenin, tutsak eden çemberler karşısında öngörülemez olmanın yollarını anlatıyor. 
Elinizde tuttuğunuz kitap, bir otobiyografi ya da yakın tarih metni değil, düpedüz bir teknoloji kitabıdır. Teknolojinin sert yüzüne karşı atılmış cesur bir çığlıktır. Çünkü gerçekler ve özgürlükler her zaman korkulardan büyüktür.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89228</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f309d196-e4ce-4665-ab95-1523576f2b7a.jpg</image:loc>
            <image:title>Karabibik (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Henüz gerçekçi bir roman okumadıysanız işte size bir tane ben takdim edeyim.” Nabizade Nâzım’ın Karabibik’i edebiyatımızda hem gerçekçilik ve natüralizmin hem de köy romanının başarılı ilk örneğidir.  Köy hayatını, köylünün meselelerini, uğraşlarını dilleri ve yaşantılarıyla olduğu gibi aktaran eser, Kaş’ın Beymelek köyünde geçer. Karabibik sekiz on dönümlük toprağını ekip biçerek, kızıyla beraber kıt kanaat yaşamaya çalışan bir köylüdür. Hayallerini süsleyen tek bir şey vardır, bir çift öküz. Nabizade Nâzım bu kısacık hikâyesinde Anadolu köylüsünün neredeyse bütün bir hayatını ustalıkla yansıtmıştır. 
Nabizade Nâzım (1862-1893) Nabizade Nâzım İstanbul’da dünyaya geldi. Annesi o çok küçükken öldü, babasını da ilkokuldayken kaybetti. Subaylık eğitimi alan Nabizade Nâzım, bir süre Mekteb-i Harbiye’de dersler verdi. Ardından Kaş’ta, Suriye’de ve Manastır’da çeşitli askeri görevler aldı. 1891’de Ayşe Naciye Hanım’la evlendi, ancak evliliğinin henüz ilk aylarında yakalandığı kemik vereminden kurtulamayarak hayatını kaybetti.  Edebiyatla çok genç yaşlarda ilgilenmeye başlayan Nabizade Nâzım’ın ilk yazısı 1880’de Vakit’te yayımlanmış, daha sonra Hazine-i Evrak, Mirat-ı Âlem, Maarif, Manzara, Berk ve Servet-i Fünun gibi edebiyat dergileriyle Tercüman-ı Hakikat, Servet ve Mürüvvet gibi gazetelerde yazı ve eserleri çıkmıştır. Şiirlerinde Batı tarzı, yenilikçi bir yaklaşımı benimser. Ancak şiir çalışmaları edebi hayatının belli bir devresiyle sınırlı kalmış, özellikle 1890’dan itibaren sade ve doğal bir üslupla kaleme aldığı hikâyelerini yayımlamaya başlamıştır. Çevirileriyle de dikkati çeken Nabizade Victor Hugo, Alfred de Musset, Chateaubriand, Alexandre Dumas Fils gibi Batılı yazar ve fikir adamlarından yaptığı tercümelerle çeşitli Batı edebi akım ve düşüncelerinin Türk okuyucusu tarafından tanınmasına yardımcı olmuştur. Ona asıl şöhretini kazandıran, Karabibik adlı uzun hikâyesiyle Zehra romanıdır. Karabibik edebiyatımızda gerçekçilik ve natüralizmin ilk örneklerinden kabul edilmiştir. Özellikle Zehra romanında doğrudan doğruya gerçekçiliği uygulama yoluna gitmiş, romanı yazarken İstanbul tulumbacılarının o günkü hayatı, Şehzadebaşı tiyatroları, cinayet kovuşturması gibi konularda araştırmalar da yapmıştır. Nabizade Nâzım’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89229</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c5bf8ce-5745-475b-b16c-602c0ccc6026.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaban Kuğuları</image:title>
            <image:caption>Bülbül sesiyle huzur bulan bir imparator mu? Peki, bir balerinle kurşun askerin arasındaki sevgi ya da bir bezelye tanesiyle hayatı değişen prenses ilginizi çeker mi? İnsanları mutlu eden bir denizkızı ve sadece çocukların görebildiği kıyafetlerle dolaşan bir kral da burada! Ayrıca Parmak Kız’ın büyük yolculuğu ve garip bir çakmağın büyüleyici aydınlığıyla dopdolu olan bu muhteşem masalların dünyasına girmeye hazır mısınız?
Dünyaca ünlü yazar Hans Christian Andersen’in zengin hayal gücüyle oluşturduğu masal evreni, okuruna sevginin, güzelliğin ve iyimserliğin kapılarını ardına kadar açıyor. Bu dünyada siz de kendinize mutlaka bir yer ayırın…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89230</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/06f9c138-e9ca-4c8a-9389-883565f43792.jpg</image:loc>
            <image:title>İl ve ilçelerde Mülki İdarenin Koordinasyon Kapasitesi</image:title>
            <image:caption>Uzun bir tarihsel geçmişten gelen mülki idare sistemi, devlet ile birlikte tarihsel aşamalarda yeniden biçimlenerek Cumhuriyet Dönemi’nde de ülke topraklarının yönetiminin belkemiğini oluşturmuştur. 1949 yılında yasalaşan 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, geçmişte de birçok yasal düzenlemeye konu olan mülki idare sisteminin temel yasası olmuştur. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu 20 ve hatta 21. yüzyılın koşullarına uygun değişiklikler ile birlikte halen varlığını devam ettirmektedir. Bu bağlamda, mülki idare ülkemizde 2018 yılında geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin asli ve stratejik bir unsuru olarak öne çıkmaktadır. 

İl ve ilçeden oluşan iki kademeli mülki idare sisteminde, merkezi idarenin temsilcisi olarak bu birimlerin başında stratejik bir konumda bulunan mülki idare amirlerinden beklenen çok sayıda hizmet bulunmaktadır. Ancak bu hizmetlerin etkili ve verimli biçimde yerine getirilmesine yönelik, mülki idareden beklenen en temel işlev olarak koordinasyon öne çıkmaktadır. Hatta bu anlamda koordinasyon sihirli bir görünüme bürünmektedir. Bu doğrultuda, mülki idarenin taşrada Devlet adına koordinasyon ve denetimi sağlayabilecek yegâne kamu görevlileri olduğu gerçeğinden hareketle bu çalışma ortaya çıkmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89231</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/07d282d5-0bf8-4aa0-98c9-7526512c724b.jpg</image:loc>
            <image:title>Migration in Questions Law and Policy in Turkey and the EU</image:title>
            <image:caption>This book has intended to bond the theory and implementation in the field of migration and cover all the aspects of migration. It embraces a holistic perspective with comparative and critical analyses. 

There can be listed many more but the main reasons for preparing this book are as below: 
To find the roots and basis of the Turkish migration reform in EU law, 
To compare the Turkish legislation with EU law, 
To make the function of the new Turkish migration system clear to non-Turkish migration researchers.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89232</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fd172fe8-f1fc-46f8-8c21-2bd446a7c087.jpg</image:loc>
            <image:title>Ege ve Akdeniz &apos;de Yeni Denge Arayışı Adalar</image:title>
            <image:caption>Adaların ana karamıza yakınlığından ve bu yakınlığın ortaya çıkardığı sorunlardan hareketle Ege ve Akdeniz&apos;de yeni bir denge gereklidir. Bu yeni dengenin ancak uzlaşmayla ve mutlaka görüşmeler yoluyla olması gerekir.
Osmanlı Devleti döneminde bu adaların tamamı Türklerdeydi. Ama 1821 isyanı sonrasında 1827 yılında Yunanistan ortaya çıkınca Yunan ana karasına yakın adalar Yunanistan&apos;a verilerek Ege&apos;de bir denge sağlandı. Ama daha sonra Yunanistan Balkan harbinde Ege adalarının çok büyük bir kısmının sahibi oldu. Bu da Türklerin ve Türkiye&apos;nin aleyhine çok haksız bir durum yarattı. Maalesef Lozan Antlaşması da bu durumu değiştirmedi. Ancak adaların silahsızlandırılması gibi kontrolü ve sağlanması zor bir kuralla denge sağlamaya çalışıldı.
Bugün o denge Ege ve Akdeniz&apos;de yok. Silahsız olması gereken adalardan bilinen 14&apos;ü Yunanlarca silahlandırılmış durumda. Hatta yeni işgaller var. Bu çok ciddi bir savaş tehlikesidir. Bunun mutlaka önlenmesi lazım. Bunun önlenmesi de Ege ve Akdeniz&apos;de yeniden adalar konusunda anlaşarak, uzlaşarak yapılacak yeni bir dengedir. Yeni bir denge Ege ve Akdeniz&apos;de adeta hapsedilmiş konumdaki Türkiye için şarttır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89233</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57416c5a-96fe-4008-91f8-9da0b7f08cb8.jpg</image:loc>
            <image:title>Altın Çanak</image:title>
            <image:caption>Üniversiteli Anselmus, elma satan yaşlı bir kadının sepetini devirince bir anda hayatı değişir ve kendini bambaşka bir dünyada bulur. Giderek gündelik yaşamın gerçekliği ile büyülü bir dünyanın gerçekdışılığı arasındaki sınır çizgisinde yaşamaya başlayan Anselmus, bir mürver ağacında gördüğü minik bir yılanın mavi gözlerine vurulur; oysa gerçek dünyada genç ve ihtiraslı Veronika, Anselmus’a âşıktır ve onunla ilgili başka planları vardır. 
 
Hoffmann’ın geleneksel masal unsurlarını antik mistisizmin öğeleriyle harmanladığı Altın Çanak, Alman Romantizmi’nin simge metinlerinden biridir. Altın Çanak’ta birbirine tümüyle zıt fantastik dünya ile burjuva dünyası buluşur. Hoffmann, belirgin farklarına rağmen net çizgiler çizmez ve aradaki geçişi akışkan tutar. Zira Hoffmann’ın evreninde gerçeklik, paralel dünyaları mümkün kılan poetik eşiktir ve bu eşikte gerçek ve gerçeküstü tüm varlıklar uyum içinde yaşarlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89234</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/59448e6b-5136-44ad-abf3-213521dd4d64.jpg</image:loc>
            <image:title>Merhume</image:title>
            <image:caption>Elde Şu Kişiler Var:
Evren Tunga: Müstakbel mevta... Ölmeden önce
sevdiklerini kurtarmaya çalışıyor...
Hilmi Şerbet: Huysuz bir hafiye... Zengin olmak istiyor...
Davut Vahdet: Hilmi Şerbet’in yakışıklı ortağı... Âşık oluyor...
Alper Kenan Kaldıran: Evren Tunga’nın abisi veyahut babası... Suna’yı çok özlüyor...
Suna Kaldıran: Alper Kenan’ın güzel karısı... Kayıp...
Gülsüm Tunga: Evren Tunga’nın annesi...
Bir vakitlerin namlı fahişesi...
Şevket Kara: Şerbet ile Davut’un dilsiz badisi...
Cinsiyet değiştirmek istiyor...
Kader Atmaca: Evren Tunga’nın genç sevgilisi..
Dansözlük ve falcılıkta mahir...
Yusuf Sertoğlu: Eski yazar, yeni ayyaş... On bin lira bekliyor...
Elde şu ipuçları var:
Evren Tunga’nın doldurduğu on dört adet kaset... Yusuf Sertoğlu’nun yazdığı dört adet not defteri... Şevket Kara’nın tuttuğu bir adet günlük...
Elde Şu Soru Var:
Yani, siz, hepiniz?
Murat Uyurkulak’ın 2017 tarihli eseri Merhume, kahramanları yok sayılanlar, ezilenler, kenardakiler, katli münasip sayılanlar olan, ele aldığı ağır mevzulara karşın gürül gürül akan çok renkli, çok sesli bir roman. Bu toplumunun harcını karmış erkekliği, militarizmi, darbeleri, şiddet ve kırımı eşelerken çokkültürlülükten, cinsel özgürlükten, duyarlılıktan yana koyuyor tavrını; yani bizi dert ediniyor, hepimizi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89235</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d6793f-ccc7-43a1-aa4f-6ec3fe72aadf.jpg</image:loc>
            <image:title>Ustanın Dersi</image:title>
            <image:caption>Genç yazar Paul Overt, davet edildiği bir kır malikânesinde uzaktan uzağa hayranı olduğu ünlü romancı Henry St. George’la ve ilk görüşte âşık olduğu Miss Fancourt’la tanışır. Bu tanışıklıklar kente döndükten sonra da çeşitli karşılaşmalarla sürer. Genç yazarın bütün arzusu bu büyük ustadan kendi kariyeri için yararlı bir şeyler öğrenmektir.  Usta da ona seve seve bir ders verir, ama verdiği ders edebiyatla değil, yaşamla ilgilidir. Uzun yıllardır evli olan ünlü romancı, evliliğin ve evlilikle bağlantılı sorumlulukların, genç yazarlara ayak bağı olacağını, büyük sanatsal değeri olan yapıtlar yazmaya sekte vuracağını belirtir. 
Karmaşık, bir o kadar da müphem karakterlerin boy gösterdiği bu öyküde Henry James her zamanki kıvrak zekâsı ve ironik üslubuyla bu kez sanat-hayat karşıtlığını sorguluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89236</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4bf9a152-6b10-4b41-af57-370b69a6a8cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Pibalu Gezegeni&apos;ne Dönüş</image:title>
            <image:caption>Yerlerinizi alın, Pibalu Gezegeni’ne dönüş yolculuğu başlıyor!
Birkaç milenyum sonrasına ait Pibalu Gezegeni’nde işler karışıyor. Eray’ın gezegendeki arkadaşı Pırıltı ondan yardım isteyince Eray yeniden gezegene gidiyor ve üç farklı sorunla karşılaşıyor. Acaba Eray gezegen sakinlerinin bu sorunları çözmesine yardım edebilecek mi?
Ödüllü yazar çizer Emre Şimşek&apos;in çok sevilen Pibalu Gezegeni&apos;ne Yolculuk kitabının devamı niteliğindeki Pibalu Gezegeni&apos;ne Dönüş, ekran bağımlılığı, emek harcamak, bağ kurmak gibi temalara odaklanan maceralı bir öykü sunuyor okurlara.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89237</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ad6d01-1005-4636-9f17-16c5a0617dfe.jpg</image:loc>
            <image:title>Hoca, Baba, Amca, Ben</image:title>
            <image:caption>Bir sabah, uykunun en tatlı yerindeyken, kapı zili acı acı öttü. 
Bülbül zillerdendi, bana çocukluğumun geçtiği Aydın’daki aile evini, o evdeki mutsuzluğu ve yoksulluğu hatırlattığı için sevmezdim, ama değiştirmeye de cesaret edemiyordum, maziyle iyi kötü bir bağdı neticede. 
Kalktım. Dedim herhalde ev arkadaşlarımdan biridir. Anahtarını falan unutmuştur. Açtım kapıyı, hoca, babam ve amcam karşımda duruyordu. 
Sabahın daha o saatinde sallanıyorlardı içkiden. 
Babamın elinde büyükçe bir bavul vardı. 
Hoca, Baba, Amca, Ben, Murat Uyurkulak’ın 2017-2020 arası yazdığı öyküleri bir araya getiriyor. Kitaba adını veren ilk bölümde dört karakter üzerinden anlatılan hikâyeler var. Bu karakterlerden üçü, anarşistlikten komünistliğe uzanan muhtelif muhalif tonları olan üç alkolik. Gururlu, dürüst, yoksul, dışarıdan bakıldığında “kaybeden” diyebileceğiniz, ama kendilerini asla kaybetmiş görmeyen, hayat, memleket, dünya ve insanlar hakkında söyleyecek bolca sözleri olan, entelektüel karakterler. Rakıları, muhabbetleri, şehirleri ve ufaktan yaşadıkları gönül maceralarıyla her şeye rağmen kendileriyle barışık ve eğlenceli insanlar. Onların düşüncelerini ve hikâyelerini ise “oğul, yeğen ve öğrenci” olan, ortalarındaki “Ben” karakteri sayesinde okuyoruz. İkinci bölüm “Tuhaf Şahıslar Albümü”ndeyse ilginç karşılaşmalar, hayata gölgesini ya da ışığını düşüren anekdot ile anılar ve kimini okurların yakından tanıdığı çeşitli figürlerin ustalıkla hikâyeleştirilmiş dokunaklı portreleri yer alıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89238</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/21e1d21d-0d5d-455f-bc79-ca27f3d7f5eb.jpg</image:loc>
            <image:title>Düşkapan</image:title>
            <image:caption>“Bir büyü var, eski ve gerçek, 
Gölgeli zihinlerin bozmaya çalıştığı...” 
 
Kadimkoru’da yaşayan on iki yaşındaki Moll Pecksniff, her gece kâbuslarını süsleyen davullar, çıngıraklar ve maskeli yüzlerin etkisiyle, yine bir gece ormanın derinliklerinde tek başına uyanıyor. Korkunç büyüsüyle rüyalarını ele geçiren Düşkapan, şimdi çok daha önemli bir şeyin peşinde: 
Moll’un hayatının... 
Kâhin Kemikleri’nin kehanetine göre, Düşkapan’ın karanlık büyüsünü bir tek Moll ve yanından hiç ayrılmayan yaban kedisi Gryff yenebilir. Öğrendiği bu gerçekle kendini bir anda tehlikenin tam ortasında bulan Moll’u, geçmişinin büyük sırlarıyla örülü, büyülü bir macera bekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89239</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f55515f-3e22-40d2-98c0-65a8a2574171.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Yarasa Bir Kıza Aşık Oldu</image:title>
            <image:caption>Bizim Hikâye, Osmanlı’dan günümüze edebiyatımızda öykünün izini süren, öykücülüğümüzü var etmiş, geliştirmiş yazarların eserleri arasından en güzellerini, en başarılılarını, en önemlilerini belirli bir tematik bütünlük gözeterek ortaya koyan, 1850’lerden 1950’lere kadar bir asırlık öykücülüğümüzün verimlerini bir araya getiren bir kitap dizisi. 
 
Bizim Hikâye dizisiyle birlikte, hem öykücülüğümüze dair bütünlüklü bir söz söylemek hem de yeni öykücüler keşfetmek üzere farklı yolculuklara yelken açıyoruz. 
 
Bir Yarasa Bir Kıza Âşık Oldu, Kenan Hulusi Koray’ın “gotik edebiyat” kapsamında değerlendirilebilecek bütün öykülerini bir araya getiriyor. 
 
“Bir Garip Adam”, “Kavaklıkoz Hanı’nda Bir Vaka”, “Kemiksiz Kadın”, “Tuhaf Bir Ölüm”, “Ömer Besi’nin Başı”, “Köyde Cinayet”… Tüm bu öyküler gerçekle gerçekdışının sınırlarında dolaşıyor, insanı tekinsiz bir âlemin kapısından içeri sokarak inanılması güç, hakikatinden şüphe duyulacak olaylarla etkisi altına alıyor. Korkuyla ürpermenin, dehşet ve hayret içinde kalakalmanın tuhaf, karşı konulmaz tadı ortaya çıkıyor. 
 
“Bilakis en çok inanmak istemediğimiz şeyde hakikatin en çok hissesi vardır ve bir gün herhangi bir yerde sinirlerimize hâkim olamamak korkusu ile onu reddetmiş, daha doğrusu güneşi balçıkla sıvamaya kalkmışızdır.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89240</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/742206f5-241a-4c1c-9ec3-6f32f52356fd.jpg</image:loc>
            <image:title>İç Savaş: Bir Marvel Evreni Romanı</image:title>
            <image:caption>Demir Adam ve Kaptan Amerika: Dünyanın en büyük süper kahraman birliği Yenilmezler’in iki ana üyesi. Stamford şehrinde yaşanan trajik savaş, büyük hasarlara ve yüzlerce ölüme sebep olunca ABD hükümeti, tüm kahramanların kimliklerini ve süper güçlerini halka ve devlete açıklamalarını ister. Tony Stark, namıdiğer Demir Adam için üzücü ama yapılması gereken bir hamledir bu. Kaptan Amerika için ise insan haklarına karşı kabul edilemez bir saldırı. 
 
Ve işte İç Savaş böyle başlar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89241</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/189e6457-11d6-4557-90bf-734677886fc1.jpg</image:loc>
            <image:title>Erdem Yılı</image:title>
            <image:caption>HİÇ KİMSE ERDEM YILI HAKKINDA KONUŞMUYOR. YASAK. 
 
Kadınların sihri olduğu öğretildi bize. Erkekleri baştan çıkarabilecek, 
diğer kadınları kıskançlıktan delirtecek gücümüz olduğu. 
Kadınlığın eşiğindeyken tenimizin en güçlü afrodizyak olduğu. 
Bu yüzden on altı yaşımıza geldiğimizde bizi kasabadan sürüyorlar. 
Tekrar arınıp evliliğe hazır hâle gelene kadar yaban hayatta bir yıl geçirmemiz gerekiyor. 
Fakat her kız eve dönmeyi başaramıyor, tek parça olarak değil. 
 
On altı yaşındaki Tierney James daha iyi bir dünya düşlüyordu: Arkadaşı arkadaşa, kadını kadına düşürmedikleri bir dünya. Kendi erdem yılı yaklaştıkça, asıl korkmaları gerekenin içlerindeki sihir olmadığını anladı. Hatta onları öldürüp parçalarını karaborsada satmak için ağaçların arasında gizlenen kaçakçılar da değildi gerçek düşman. Asıl tehdit unsuru birbirleriydi, tüm erdem kızları. 
 
Keskin anlatısı ve çarpıcı gerçekçiliğiyle Erdem Yılı, kabullenilmiş çaresizliğin ve geleneklerin altında ezilen kızlarla kadınlar arasındaki karmaşık ilişkiye ve bu süreçte almak zorunda oldukları zor kararlara dair cesur bir distopya. 
 
“Yaşadığımız çağı anlatan karanlık bir peri masalı.” —KELLY LINK, Belaya Bulaş’ın yazarı 
 
“Erdem Yılı, kendi sesini bulmanın ve doğruları korkmadan söylemenin ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Umut ve direnişin bu hikâyesi, erk sahiplerinin tarih boyunca en çok korktukları şeyi hatırlatıyor – karanlıkta parlayan ve diğerlerini cesaretlendiren tek bir ışık, herkesin bir ağızdan haykırmasına öncülük eden tek bir fısıltı.” —SAMIRA AHMED 
“Korku öğeleri, yürek burkan bir hayatta kalma hikâyesiyle iç içe geçiyor. Tüyler ürpertici, dokunaklı, rahatsız edici ve ne yazık ki fazlasıyla güncel.” —Kirkus, starred review 
 
“Damızlık Kızın Öyküsü’nü seviyorsanız, bu kitap tam size göre.” —Red Carpet Crash 
 
“Kadınların gücünü yok sayan mizojinist bir dünyanın bedeline dair gerilim dolu bir roman, hatta bir direniş manifestosu.” —LIBBA BRAY 
 
“Kadınlar arasındaki güçlü bağa, bu bağları koparmanın bedeline ve dişil gücü yıkmak isteyen ataerkil arzuya karşı koymaya dair dikkate değer ve oldukça güncel bir hikâye.” —SABAA TAHIR 
 
“Erdem Yılı, ciğerleri patlayacak kadar bağırmasına rağmen sesini kimseye duyuramayan tüm kadınlar için. Oturup susması ve her şeye katlanması gerektiği söylenen hepimiz için. Tierney’nin büyüleyici hikâyesi, bazen sadece var olmanın bile cesaret gerektirdiğini hatırlatıyor. Herkes bu kitabı okumalı!” —JASMINE WARGA</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89242</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a3a23a20-e542-41f4-ac47-18beb647b3d5.jpg</image:loc>
            <image:title>Hiçliğe Uçan Anka Kuşu</image:title>
            <image:caption>İşte tam da böyle bir zamanda, esrarengiz bir adam ilginç bir şekilde Poyraz’ın hayatına girer. Birçok defa yolculuklara çıkarlar ve bu yolculuklarda gizemli adam Poyraz’a sevgi üzerine öğütler verir. Poyraz bir yandan aşkının çatışmalarını çözmeye çalışırken, bir yandan da bu gizemli adamın ona neden karşılıksız bir şekilde iyilik yaptığını anlamaya çalışır. Bakalım Poyraz aşkının sorunlarını çözebilecek mi? Gizemli adamın ona neden yardım ettiğini bulabilecek mi? 
Bu adam kimdir ve kim tarafından gönderilmiştir? 
Uç Anka Kuşu uç! 
Korkmaktan korkma! 
Uç! 
Bittin dedin, bitmedin. Öldüm sandın ölmedin. 
Yine dene, yine yenil ama daha iyi yenil Anka Kuşu 
Nehre bırak kendini, teslim ol! 
Kalbini büyüt, kalbinle tart ve sadece ondan iste! 
Vazgeçme! Her şeyden vazgeç, kendinden vazgeçme. 
Uç Anka Kuşu uç! 
Bildiğini bilme, bilmediğini bil. 
Hiçbir şey bilmesen de kendini bil! 
Hiçliğe uç!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89243</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0a50e938-846a-4619-8cee-8dbbd5a48489.jpg</image:loc>
            <image:title>Tebeşir Bahçesi</image:title>
            <image:caption>unutma, bazı yangın merdivenlerinin yangına çıkardığını 
ve meydanlara insan kanıyla yazıldığını sloganların 
yaramızda kaynayan kurşunu, avucumuzdaki közü 
unutma, gökyüzüne baktı diye yurdundan edilen gözü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89244</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e2e5e8af-a520-4c3b-b641-bf8d0c401798.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Tarihine Ait Takvimler</image:title>
            <image:caption>Atsız’ın Osmanlı tarihçiliği alanında en önemli çalışmalarından sayılabilecek Takvimler, onun tanımladığı şekilde, umumiyetle müneccimler tarafından padişahlara takdim olunup o yıl neler olacağını, yıldızların tesirini, seğirmelerin mânâsını bildiren eserlerdir. Bu arada bir de tarih bölümü içerirler ki bu bölümler dünyanın veya Âdem’in yaratılışından başlayarak takvimin tertip olunduğu yılın hemen yakınına kadar gelmektedir. Çengiz ve Hülegü gibi İslam ve Osmanlı tarihçiliğinde lanetle anılan isimlerin, yine Osmanlılarla hasım olan Karaman beylerinin saygılı bir dille yad edildiği Takvimler, Atsız açısından, 15. asır Anadolu Türklerindeki tarih telakkisini göstermesi noktasında önem arz etmektedir. Latin literatüründeki fasti ve annales tarzı kayıt tutma faaliyetinin ve evrensel tarih geleneğinin bir parçası sayılmaları da mümkün olan ve bizdeki örnekleri Osmanlı tarih yazıcılığının erken dönemleri için kaynak vazifesi de gören bu tür takvimlerin bir kısmı Prof. Dr. Osman Turan tarafından yayımlanmıştı. Elinizdeki kitap ise, bu sahaya Atsız tarafından yapılan katkıların tamamını içermektedir. Kitapta, Atsız’ın, 1961 yılında neşredilen Osmanlı Tarihine Ait Takvimler I: 824, 835, 843 tarihli takvimlerbaşlıklı müstakil çalışması ile Selçuklu Araştırmaları Dergisi’nin 4. sayısında neşrettiği “Hicrî 858 Yılına Ait Takvim” ve İstanbul Enstitüsü Dergisi’nin 3. sayısında neşrettiği “Fatih Sultan Mehmed’e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim” başlıklı makalelerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Ayrıca “Fatih Sultan Mehmed’e Sunulmuş Tarihî Bir Takvim”e, bir İsimler Cetveli de ilave edilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89245</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40b9be3d-cd0e-4aef-a610-a6e715d76c0b.jpg</image:loc>
            <image:title>Nezaket Kuralları</image:title>
            <image:caption>Nezaket Kuralları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89246</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2d54baca-77c1-498b-b479-96e2f2a1d3c3.jpg</image:loc>
            <image:title>Nadir-X</image:title>
            <image:caption>Gece gündüzden, gündüz de geceden farklıdır. Tıpkı her birimizin farklı ama gece ve gündüz kadar uyumlu olması gibi...
Nadir yanlarımızın bizi güçlendirdiğine inanıyoruz. Bu sebeple nadir hastalıklarla savaşan, bedenleri küçük ama kalpleri kocaman üç çocuğun öyküleriyle Nadir-X çizgi romanında sizlerle buluşmuştuk. Şimdi serinin ikinci kitabı Nadir-X 2’de dört farklı nadir kahramanımızla karşınızdayız.
Nadir-X 2’de neler mi anlatılıyor? Nadir gücü gezegene yeniden hayat vermek olan Spinal Musküler Atrofi (SMA) hastası Uzay Çocuk Ata’nın, enerjiyi yönlendirebilen süper güçleriyle Wilson hastası Yıldırım Kızlar İklim ve Melisa kardeşlerin, köpeklerle konuşabilen Mukopolisakkaridoz (MPS) hastası Ses Çocuk Cem’in sürprizlerle dolu maceraları sizleri bekliyor. Çizer Erhan Candan’ın kalemi ve yine onun çizimleri Nadir-X 2’yi hayata geçirdi.
Çocuklarımız ve aileleri, beş yüz farklı nadir hastalığa karşı amansız bir mücadele veriyor. Toplumda yaygın görülmediği için kamuoyunda yeteri kadar gündeme gelmemesi, bu süreçlerin ne denli çetin yaşandığı gerçeğini asla değiştirmiyor. Nadir hastalıklar için farkındalık oluşturmak amacıyla, GEN’in koşulsuz desteğiyle yola çıkılan Nadir-X projesi sayesinde hem toplumun bilinçlenmesi hem de bu hastalıklarla mücadele edenlere destek olunması amaçlanıyor.
Siz de kitaplığınızda Nadir-X çizgi romanlarına yer vererek bu kıymetli farkındalık yolculuğumuzun yılmaz destekçilerinden biri olabilirsiniz.
Alacağınız her çizgi romanla SMA Hastalığı ile Mücadele Derneği ve Mukopolisakkaridoz (MPS) ve Benzeri Lizozomal Depo Hastalıkları Derneğine bağışta bulunmuş olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89247</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a9eaddf1-2457-41ae-9a49-5a52492b7b50.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo&amp;Aya Jigsaw Puzzle to go London</image:title>
            <image:caption>Puyo&amp;Aya’nın özenle hazırladığı, bez çantası ile taşıma kolaylığı sağlayan 35 parçalık puzzle serisinin ilki: çocukları ve aileleri Londra şehrinde hem öğretici hem de keyifli bir gezintiye davet ediyor.
Bez saklama ve taşıma çantası içinde yer almaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89248</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/89e26785-390f-4d38-b156-fe0e04417936.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo’s London Adventure</image:title>
            <image:caption>Puyo had butterflies in her tummy. Soon she would travel far from home to London, the capital of England, to visit her brother. Yupo whom she had not seen for a long time 
She got even more excited when she realised she would be getting on a plan efor the first time ever. Ever since the day she had learned she was going to London, she could not sleep and had been having interesting dreams. 
Are you ready for an adventuruous trip to London with Puyo and her brother Yupo? 
Puyo&apos;s London Adventure gives information about the London city and its important buildings, and offers children an exciting reading adventure with its adventurous story.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89249</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ce134ffe-27ff-4eae-8275-427bd3f1bc1f.jpg</image:loc>
            <image:title>Puyo’nun Londra Macerası</image:title>
            <image:caption>Puyo’nun bugünlerde içi kıpır kıpırdı. 
Kısa bir süreliğine evinden uzak bir yere, uzun zamandır görmediği kardeşi Yupo’nun yanına, İngiltere’nin başkenti Londra’ya seyahate gidecekti. 
İlk kez uçağa bineceğini düşününce daha da heyecanlandı. 
Londra’ya gideceğini öğrendiği günden beri ya uyuyamıyor ya da ilginç rüyalar görüyordu. 
Puyo ve kardeşi Yupo ile macera dolu Londra seyahatine hazır mısınız? 
-Puyo’nun Londra Macerası, Londra şehri ve önemli yapılar hakkında bilgi verirken aynı zamanda macera dolu hikayesi ile çocuklara heyecan dolu bir okuma serüveni sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89250</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/868257bb-e292-4d1d-ae75-383af9f01bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>SüngerBob Uzayda!</image:title>
            <image:caption>Sandy, roketiyle Ay’a yapacağı uzay yolculuğuna SüngerBob’un da katılmasına izin vermişti. SüngerBob uzaylıları görmek, yeni gezegenleri cesurca keşfetmek için sabırsızlanıyordu! Patrick’le birlikte roketi incelerken yanlış bir düğmeye basınca kendilerini bir anda uzayda süzülürken buldular. Roket sonunda iniş yaptığındaysa çeşitli uzaylılarla dolu bir yerdeydiler! Peki ama... bu uzaylılar neden Bikini Kasabası sakinlerine bu kadar çok benziyordu? 
Bol kıkırdamalı, eğlenceli bir uzay macerasına hazır olun!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89251</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/836bc1d9-7a2a-4d7c-94d6-7e0a9cb4993e.jpg</image:loc>
            <image:title>Matilda ve Aydede (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Kendi küçük, yapabilecekleri BÜYÜK bir çocuğun öyküsü…
Justyna Chudzinska Ottino&apos;nun yazıp resimlediği Matilda ve Aydede, kendisi ufacık ama yüreği kocaman bir kız çocuğunun, heybetli bir armut ağacının dallarından gecelerin hâkimi Aydede&apos;ye uzanan, cesaret ve kararlılıkla örülü öyküsü.
Başarıya giden yolun özgüvenden geçtiğini hatırlatan bu içtenlikli kitap; türlü nedenlerle duyguları bastırılan, “yapamazsın, edemezsin, başaramazsın,” gibi sözlerle hevesi ve azmi kırılan çocukların dünyasına umut ışığı oluyor.

“Büyük” ve “küçük” kavramlarını, naif bir kendini gerçekleştirme serüveni eşliğinde veren sanatçı; hayatımızı sınırlandıran, attığımız adımların önüne görünmez duvarlar ören yersiz sıfat ve tanımlamaların hissettirdiği olumsuz duygulara da dikkat çekiyor.

Beş yaşındaki Matilda, diğer çocuklardan daha “küçük” bir çocuktur. Ama bu, hayallerini küçük tutmasına engel değildir. Ablası Sofi&apos;yle birlikte, tadı ekşi olan şeyleri, vahşi hayvanlar gibi giyinmeyi ve kendi etraflarında dönmeyi çok sever. Sofi&apos;nin her fırsatta ona “sen çok küçüksün, yapamazsın!” demesinden ise hiç hoşlanmaz! Neyse ki can dostu Aydede vardır; her gece ona kulak veren biricik dinleyicisi... Günlerden bir gün, kardeşler çok sevdikleri büyük benekli topla bahçede oynarlarken, topları havaya yükselir ve armut ağacının en tepesine takılır. Matilda, ne yapıp edip topu aşağıya indirmelidir. Bu yolda attığı cesur adımlar, karanlıkları aydınlığa kavuşturan “tanıdık” bir dostla karşılaşmasına da vesile olacaktır...

Büyümeye dair yürekleri sevgiyle saran bir öykü anlatan Matilda ve Aydede; bazen, küçükmüş gibi görünenlerin ardında aslında ne büyük hazinelerin bulunabileceğini gösteriyor.

Hayallerin sınır tanımazlığına değinerek okurları hep daha fazlasını düşlemeye çağıran kitap; azmin ve inancın gücüyle, karşılaşılan her sorunun üstesinden gelinebileceğini vurguluyor.
Siz siz olun, birine “Sen çok küçüksün, yapamazsın!” demeden önce bir kez daha düşünün...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89252</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd32acf2-2409-4718-a6d9-bceced797b8c.jpg</image:loc>
            <image:title>En Değerli Varlığa</image:title>
            <image:caption>Umudumdu bekleyişim 
Umudumdu söz verişin 
Umudumdu hep gülüşün 
Umudumdu özleyişim 
Bayram oldu gurbette Bana ansızın gelişin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89253</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/142c17d8-ded4-4d78-8ea2-f2507369bb74.jpg</image:loc>
            <image:title>Alude</image:title>
            <image:caption>hayat, şiirsiz yaşanmayacak kadar kısa. 
mâ-i zülal</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89254</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/982857f1-70ce-4f1d-b710-a14b9f58ef4e.jpg</image:loc>
            <image:title>Hülasa</image:title>
            <image:caption>Hayat en iyi “kısaca” anlatılır. Hülasa tam anlamıyla bunu yansıtan bir gerçeklik. Hayat üzerine sayfalarca yazı yazmak yerine; onu açıklamak için en özü, en kısası yeterli ve iyidir. Hayat yolculuğunda sayfalarda mola vermek için, o sayfalardaki derinliği algılamak için okumalı ve düşünmeliyiz. 

Simay Koç’un her bir satırında hayattan ve kendinizden bir şeyler bulacak “Farkındalık” ile başlayan yolculuğunuzu “Son Pişmanlık” ile tamamlayacaksınız. Huzuru ancak kendi içimize kapılar açarak yakalarız. Birlikte bu kapıları açmaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89255</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b214ebfe-95c0-46b0-b049-366e1548aa87.jpg</image:loc>
            <image:title>Asi Yıldız</image:title>
            <image:caption>“Bu heyecan verici, güzelce yazılmış kitap, sadece Güneş&apos;in iç işleyişinin ve bunun Dünya’yı nasıl etkilediğinin değil, aynı zamanda yerel yıldızımızın saf gücünün nasıl farkına vardığımızın da bir hikâyesidir. Colin Stuart bu akıllara durgunluk veren ayrıntıları, kristal netliğiyle açıklıyor.” 
LEWIS DARTNELL 
 
“Dünya’daki yaşam için temel önemine rağmen, nedense, Güneş hep astronomik popüler bilimin Külkedisi olmuştur. Dost canlısı mahalle yıldızımızın bu büyüleyici ve derinlemesine araştırmasında, Colin Stuart, Külkedisi&apos;nin baloya ulaşmasını sağlıyor.” 
 
 BRIAN CLEGG 
 
Her sabah dev bir nükleer reaktör, Dünya&apos;daki yaşamımızı sürdürebilmemiz için gereken ısı ve ışığı bize bahşetmek üzere ufukta yükseliyor. Bu çok tanıdık bir manzara olmasına rağmen Güneş’in nasıl çalıştığı hakkında şaşırtıcı derecede az şey biliyoruz ve bu cehalet bizi öngörülemeyen Güneş fırtınalarının aşırılıklarına karşı savunmasız bırakıyor.  Yeni bir Güneş keşif çağı doğarken Asi Yıldız, güneş sistemimizin kalbindeki güç santrali hakkında şu ana kadar bildiklerimiz ve hâlâ öğreneceğimiz hayati gizemleri içeren aydınlatıcı bir genel bakış sunuyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89256</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6db78655-7c69-43d1-a534-eab0905a4c07.jpg</image:loc>
            <image:title>Ukeireru</image:title>
            <image:caption>Mutluluk yalnızca kişisel değildir. Hayatımızdan memnun olmak, başkalarının hayatlarının da farkında olmayı gerektirir. Başkalarını kabul ettiğimizde ve onlara katıldığımızı hissettiğimizde, mutlu olabilmek için karşımıza daha fazla fırsat çıkar. 
Gözlem yapma, sükûnet içinde dinleme, olan biteni kavrama, problemleri mücadele olarak görme ve her şeyden önemlisi, kabullenme… Japonların ukeireru ilkesi, kişinin kendisini özüyle ve başkalarıyla nasıl bağdaştırdığı konusunda önem arz eden bu davranışların sihrini keşfetmemizi sağlar. 
Psikolog Scott Haas Ukeireru’da, bir yandan Japon kültürüne dair ayrıntılı gözlemlerini paylaşırken diğer yandan bizi Japon bilgeliğiyle şekillenen bir eylem tarzından haberdar eder. Kendimizi doğanın bir parçası olarak görmenin, topluluk oluşturmanın, çevremize faydalı olmanın ve dünya üzerindeki kısacık zamanımızı kabullenmenin yarattığı dinginliği deneyimlememizi amaçlar. Kaygı ve stresle baş etmenin, esenlik ve gönül doygunluğuna erişmenin yolunu gösterir. 
Dünya keşmekeşinde memnuniyetin ve huzurun yerini arayanlar için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89257</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f78cc9e9-3841-43b9-9437-5367a4cca371.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaşam Dersleri</image:title>
            <image:caption>“Hepimizin yaşam denen bu zaman zarfında öğreneceği dersler var; bu, ölmek üzere olanlarla çalışırken özellikle belirginleşir. Ölmek üzere olanlar yaşamın sonunda çok şey öğrenir, ama ge­nellikle öğrenilenleri hayata geçirmek için artık çok geçtir. 1995 yılında, Anneler Günü’nde, beni kötürüm bırakan bir felç geçirdim. Sonraki birkaç yılımı ölümün eşiğinde yaşadım. Kimi zaman ölümün birkaç hafta içinde kapımı çalacağını düşündüğüm oldu. Birçok kez, kapımı çalmadığı için hayal kırıklığına uğradım, çünkü hazırdım. Fakat ölmedim, çünkü hâlâ yaşa­mın öğrettiklerini, son derslerimi öğreniyorum. Bu dersler ya­şamlarımızla ilgili nihai gerçekler; bunlar hayatın kendi­siyle ilgili sırlar. Bir kitap daha yazmak istedim; ölüm ve ölmek değil, yaşam ve yaşamak üzerine.” 
 
“Hayatımı gerçekten böyle mi yaşamak istiyorum?” Her birimiz bir noktada bu soruyu kendimize sorarız. Trajedi, hayatın kısa olması değil; çoğu zaman geriye dönüp baktığımızda gerçekten önemli olanı görememiş ve onu yaşamamış olmamızdır. İki ünlü yazar, Elisabeth Kübler-Ross ve David Kessler, hayatı dolu dolu yaşamak, ölüm korkusunu yenmek, içimizdeki kötülükten kurtulmak, kendimizdeki ve başkalarındaki en iyiyi bulmak için bilmemiz gereken kuralları formülleştirdi. Sevgi ve mutluluk, öfke ve bağışlama, kayıplar ve suçluluk duygusu gibi ruhsal dersleri, ölümün eşiğinde yaşayan insanların hayat deneyimleriyle harmanladı. Böylelikle korkularımız, umutlarımız, ilişkilerimiz ve her şeyden önce gerçekte kim olduğumuz hakkındaki paha biçilemez gerçeği ortaya çıkardı.
 
“Yaşam Dersleri” kendisiyle ve dünya ile uyum içinde anlamlı bir hayat yaşamak isteyen herkes için… Birbirimizi ve kendimizi iyileştirmek, ruhlarımızı sağaltmak için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89258</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e76f185d-72e8-438e-af36-dabb18017dd5.jpg</image:loc>
            <image:title>Görünmez Adam</image:title>
            <image:caption>“Orada görünemedikten sonra olduğun yerle gurur duymanın ne anlamı vardı ki?” 
 
Bilimkurgu edebiyatının önde gelen ismi H. G. Wells, 1897 yılında Görünmez Adam adlı eserini yayımlar. Görünmezliğin sırrını bulan bir bilim insanının hırslarıyla mücadelesini anlatan romanda toplumun bu farklılığa bakış açısını da görürüz. Genç bir insanın görünmezlik tutkusunu ve bu tutkuya ulaşma yolunda başından geçenleri okuyucuya trajik bir biçimde sunan Wells diğer eserlerinde olduğu gibi burada da bilime ve edebiyata öncülük ediyor. 
Görünmez Adam H. G. Wells’in en akılda kalıcı eserlerinden biri olarak okurların ilgisini her zaman çekmeyi başarmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89259</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5f510217-4760-4322-9483-2f53d4e9c7fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Aspidistra (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Gordon Comstock sıkıcı orta sınıf saygınlığından ve paraya tapınmaktan nefret eden bir adamdır. Reklam şirketindeki “iyi” işini bir kitapçıda çalışmak üzere bırakır. Yazılarına odaklanmayı umut eder. Fakat bunun yerine, yaratıcılığını ve ruh halini altüst eden bir yoksulluğa sürüklenir. Sadece sevgili Rosemary onun seçtiği hayatı sorgulamasına sebep olan bir güce sahiptir.
Peki Gordon paraya karşı açtığı savaşı kazanabilecek midir?
Gordon Comstock karakteri aracılığıyla George Orwell topluma karşı olan hoşnutsuzluğunu ortaya koyar. Otobiyografik ayrıntılarla dolu Aspidistra, materyalist bir varoluştan kaçma mücadelesinin ne kadar zor olduğunu anlatır.
“Orwell yoksulluğun yarattığı yabancılaşma ve yalnızlığı çok dokunaklı bir biçimde tasvir ediyor.”
–Jeffrey Meyers
“Açık ve sert bir dille yazılmış, yürek burkan bir yoksulluk hikâyesi.”
–Cyril Connolly, New Statesman</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89260</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67efc1a8-8039-433e-82d4-77e8e774d9ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 1: Hayali Sınırlar</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin birinci kitabı Hayali Sınırlar’ın yazarı Xiuhtezcatl Martinez de Yerli bir iklim aktivisti ve hip-hop sanatçısı. Yıllardır iklim hareketleri içerisinde aktif olarak yer alıyor. Bu kitapta iklim krizinin göz ardı edilemez bir mesele olduğunu, bu meseleden hepimizin sorumlu olduğunu anlatıyor ve bizi değişim için adım atmaya çağırıyor.

“Bu kitabı okumak pek zamanınız almayacak ama okuduktan sonra aklınızdan ve kalbinizden uzun süre çıkmayacak, belki de bu dünyayı daha iyi sürdürebilmek için yapıcı, gelişen bir hareketin parçası olmanıza vesile olacak. 
Bill McKibben, çevre aktivisti, Doğanın Sonu kitabının yazarı, gazeteci 

“İklim değişikliği hakkında taptaze bir bakış açısıyla yazılmış umut dolu bir kitap.”  Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89261</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/068cb96d-a1ae-49b9-b3c9-eac491949831.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 2: Plastik Kriziyle Mücadele Etmek</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin ikinci kitabı Plastik Kriziyle Mücadele Etmek’in yazarı Hannah Testa okyanuslarımızdaki yaşamı, dolayısıyla tüm gezegenimizi tehdit eden tek kullanımlık plastiklerin daha az tüketilmesi için birçok başarılı girişime imza attı. Bu kitapta kendi çalışmalarıyla birlikte hem plastik kirliliğinin yarattığı krizin sebeplerini ve boyutunu anlatıyor hem de bu krizle hep birlikte mücadele ederken her birimizin gündelik hayatında uygulayabileceği çözüm önerileri getiriyor. 
 
“Plastik Kriziyle Mücadele Etmek kitabı, tek kullanımlık plastikleri ortadan kaldıracak küresel hareketin parçası olma çağrısı yapıyor.” 
Booklist

“Hannah Testa’nın kısa ve öz, ilham verici hikâyesi gençleri değişim için ses çıkarmaya teşvik edecek.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89262</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/87089322-cd7e-4d40-a3a2-ae3f1fc6c9d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Değişim Kolektifi Gençlik Dizisi 3: Beton Çocuklar</image:title>
            <image:caption>“Değişim Kolektifi gençlik dizisi alan ihtiyacından doğdu. 
Düşünme alanı. Bağ kurma alanı. Kendin olma alanı. 
İşte bu dizi de birlikte alan açalım diye bize katılman için bir davetiye.” 
 
Bu dizinin yazarları genç aktivistler ve sanatçılar. Dizinin üçüncü kitabı Beton Çocuklar’ın yazarı Amyra León da oyun yazarı, müzisyen ve aktivist. Kitabı çocukluğunun geçtiği Harlem’a şiirsel bir yolculuk; Siyah olmak, kaybetmek, sevmek, yas tutmak, mücadele etmek, iyileşmek üzerine serbest şiir formunda bir keşif. Koşulların ötesini hayal etmeye, sınırları zorlamaya davet ediyor okurlarını – ve hayal edebilmenin ne büyük ayrıcalık olduğunu hatırlatıyor.


“Gözümü kapatıp bu kitabın sayfaları arasında kaybolmaya uzun yıllar devam edeceğim.” 
Hanif Abdurraqib, şair, yazar 

“Amyra’nın tüm dehşeti ve görkemiyle yaşama duyduğu eşsiz hayranlık ilham verici.” 
Rosario Dawson, aktör, şarkıcı, aktivist 
 
“Beton çocuklar için ve onlar hakkında yazılmış etkileyici, büyüleyici bir aşk mektubu. Tenini melanin öpmüş çocuklara.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89263</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/78ad8907-1334-4136-90aa-a77c616f64e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Papazın Kızı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Knype Hill papazının kızı Dorothy Hare, itaatkâr evlat ve saçını süpürge eden hizmetçi rollerini asla şaşmadan yerine getirmektedir. Günlerini kilisedeki tiyatro gösterilerine kostüm dikerek, cemaati ziyaret ederek ve kar topu gibi büyüyen borçların nasıl ödeneceğini düşünerek geçirmektedir; ta ki kim olduğunu bilmez halde evinden çok uzaktaki Londra’da uyanana dek.
Dorothy böyle bir hayatın içinde mi büyümüştü? Gündüzlerini boş bir mideyle dolaşarak ve gecelerini ıslak ağaçların altında titreyerek mi geçirmişti? Hatırlayamadığı geçmişte bile böyle mi yaşamıştı? Nereden gelmişti? Kimdi?
George Orwell, hafıza kaybıyla üst sınıftan kopardığı karakteriyle okurunu 1930’lar İngiltere’sinin işsizlik, sefalet ve açlık dolu depresyon dönemine götürüyor. Dorothy’yle birlikte işçilerin, kadınların ve evsizlerin gündelik hayatlarında karşılaştıkları zorlukları gösteriyor, hayatı derinden etkileyen sosyal gerçekliklerin inancı nasıl sarstığını irdeliyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89264</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/eb52ad70-1654-4ecd-a7ec-4a081e9ec262.jpg</image:loc>
            <image:title>Sen Çok Özelsin</image:title>
            <image:caption>“Bana sevgi dolu bir yürek gösterin. Size, ‘Cennet işte orada!’ diyeyim.”
Duyguların dibe vurduğunda sakın dökülme kıymetsiz bir yüreğin merhametine.
Hem seni anlamaz hem dalgasını geçer hem de dedikodu yapar.
Limana demirlemiş bir gemi gibi sus ve içine at yaşadıklarını, sonra da Allah&apos;ın makamına sığın.
İnsanlar vicdansız bir şekilde tarumar ederken yüreğini, seni Yaratan, bin kez yanlış yapsan da hem gizleyecek hem de kabul edecek seni.
Hadi bir yerlerden başla ve ayağa kalk yoksa kaybolup gideceksin. Fırtınalar bana ne yapar diye düşünme, denemeden bunu bilemeyeceksin. Moralini yüksek tutar, kendini yenileyerek adım adım ilerlersen kesinlikle zafere ulaşacaksın. Çünkü her zafer, sefere niyet edenleri aşk ile beklemektedir.
Kendinle yüzleşerek başlayabilirsin. Hataların, yanlışların, özür bekleyen kişiler, affedemediklerin, ihmal ettiğin sevdiklerin… Son defa onlarla yüzleş, onlara teşekkür et, onlardan özür dile sonra da kollarını sıva ve savaşmaya başla.
Kendine inanmazsan kimse sana inanmayacak. Eğer yüreğinin gücünün farkına varmazsan kimse sana sevginin gücünün tüm dünyayı kuşattığını anlatmayacak. Hayatta bir şeye sahip olmak için değil, ait olduğun şeylere ruhundan bir şeyler katmak için yaşa.
Unutma! Sen çok özelsin… Allah’ın yarattığı en güzel varlıksın. Kendinin farkında ol ve hayat denilen sahneden rolünü hakkıyla yaparak ayrıl.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89265</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3af3dde-fdfd-477e-9b8d-6b771fd60ac2.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Köpekler</image:title>
            <image:caption>￼Ian McEwan Siyah Köpekler isimli bu romanında, bir yandan ideolojik ve duygusal açıdan birbirinden çok farklı iki insanın her şeye rağmen azalmayan aşklarının izini sürerken, bir yandan da savaş karabasanlarından kurtulmaya çalışan Avrupa’yı bekleyen geleceğin portresini çiziyor. 
 
June ve Bernard Tremaine, İkinci Dünya Savaşı’nın ardında bıraktığı zorlukları aşmaya çalışan bir dünyada, kendi ideallerine tutunmuş bir çifttir. Ancak June’un hayatı, balayında siyah köpeklerle karşılaşmasıyla değişir. 
 
Onların hikâyesini, kendi anne babasını erken yaşta kaybettikten sonra aradığı yakınlığı onlarda bulan damatları Jeremy dinlemeye karar verir. June ile huzurevindeki odasında, Bernard ile Berlin Duvarı’nın yıkılışının kutlamaları için çıktıkları seyahatte konuşur. Bazen ortaklıklar bazen çelişkiler fark ederek parçaları birleştirmeye, bir anı kitabı yazmaya çalışır. 
 
“Kötülüğün varlığı ve onun mantıkla yenilip yenilemeyeceğiyle ilgili güçlü, unutulmayacak bir kitap…” -Sunday Telegraph 
 
 
“İyinin ve kötünün doğası, siyasi reform ile dini inancın ahlaki sınırları ve aşkın özgürleştirici gücü hakkında, sıkıcılıktan ve gösterişten uzak, sakin ve önemli bir 
meditasyon. Bu, olağanüstü bir kitap. -New Yorker</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89266</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/88a3ebc8-3f7a-4f21-bd5b-40383d56281c.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>İngiltere’de bir çiftlikte, yıllardır durmadan çalıştırılıp zulüm gören hayvanlar bir gün birlik olup efendileri olan insanları alt eder, yönetimi ele geçirirler. Ancak “Bütün hayvanlar eşittir” sloganıyla çıktıkları özgür ve adil bir düzen kurma yolculuğu, aralarından bazılarının iktidarın cazibesine kapılmasıyla beraber hedefinden uzaklaşmaya başlayacaktır. 
 
George Orwell HAYVAN ÇİFTLİĞİ’ni Sovyet devrimini hicvetmek amacıyla yazmıştı, ancak bu keskin siyasi taşlama okunduğu her ülkede, her yeni nesille birlikte yeni bir anlam kazandı, evrensel bir niteliğe kavuştu. Yayımlandığı tarihten bugüne milyonlarca okurla buluştu ve hem geçtiğimiz yüzyılın hem de günümüzün en etkili romanlarından biri haline geldi. 
 
Hayvan Çiftliği yetişkinler için bir masal; başkaldırıya, kolektif düşler uğruna feda edilen özgürlüklere, boşa giden ideallere dair ölümsüz bir klasik. 
 
Hayvan Çiftliği modern tarihin karanlık yüzüne dair en büyük taşlama olmayı sürdürüyor. 
-Malcolm Bradbury 
 
En çok istediğim şey, siyasi yazını bir sanata dönüştürmekti. -George Orwell</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89267</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/55a86c00-00c5-4d29-8539-9360a4d39c30.jpg</image:loc>
            <image:title>Kiraz Çekirdeği</image:title>
            <image:caption>Her şey Ayşe’nin yediği kirazlardan birinin çekirdeğini sahiplenmesiyle başladı. Ayşe, Çekirdek
Lili koydu ismini. Kiraz çekirdeği Lili adını alınca çok sevindi ve özel hissetti kendini. Artık
herkes ona Lili diyecek, her yerde bu isimle bilinecekti.

Ayşe her gün öptü, sevdi çekirdeğini ve vakti geldiğinde de emanet etti toprağın koynuna…
Çekirdek Lili, bir ağaca dönüşmek için halden hale girerken sevmek, bakmak, ilgilenmek ve
sabretmek gerekliydi.

Mümine Yıldız’ın ve küçük kızı Ayşe’nin bu harika hikâyesi, kıpkırmızı kirazlarla dolduruyor
yürekleri… Emek, sabır, sevgi, dostluk, vefa ve doğa sevgisi üzerine harika bir keşif yolculuğuna
davet ediyor bizleri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89268</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd5151f8-8dc0-4bb6-bf79-545de496d7b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Arife Tarif</image:title>
            <image:caption>Türkiye’de ekolojik yaşamın öncülerinden Victor Ananias, yaşamı boyunca doğanın sunduğu
mucizeleri topraktan tezgâha, oradan mutfağa, sofraya ve gönüllere taşıyan bir dost oldu herkes
için. Elinin değdiği her yere bereket, şifa ve aşk getirdi. Sofralar kurdu; mutfağında fikirler,
insanlar, hayaller de pişti yemeklerin yanında. Ve pek çok canı bir araya topladı Buğday’ın çatısı
altında…
Vefatının 10. yılında Victor’un anısına hazırlanan bu kitapta; kendi kaleminden çıkan yazılarla
birlikte, dostlarının dilinden onu okuyacak, sağlıklı ve lezzetli tariflerini öğrenecek, bu yemekleri
eşsiz kılan sırrı keşfedeceksiniz.
***
Tüm ‘ama’ları yok eden, yalnız olanı köprülendiren, düşman görüneni konuşulur kılan, akışında
bir mücadeleye ortak bir ufuk sunan sükûneti vardı Victor&apos;un; dinleyenini topraklayan, bizlerin
yalnızlıkta değil, o, bu, şu diye ayırmayan bir çoklukta durmamız gerektiğini hatırlatan müstesna
bir muhabbetti kurduğu. Bu metinler bana yeniden durma, soluklanma imkânı verdi. Mühimi
ehemden ayıklamaya fırsat bir sükûnet. Canına değsin Victor! Çoklukta yaşayasın!
Defne KORYÜREK</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89269</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c337920f-66ae-4312-80a3-a532a620d3b7.jpg</image:loc>
            <image:title>Futbolikler 3: Hayalet Kalecinin Gizemi (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Okul yılı başladı ve sınıfa yeni biri geldi. Çin’in Tianjin şehrinden Deng Wao. Bir matematik dehası. Hatta bazılarına göre düşünce bile okuyabiliyor. Asıl mesele şu: Soto Alto takımının seçmelerine katıldı. Altı diğer çocukla birlikte. Ama takım sadece dokuz kişilikti. Dahası, Soto Alto’nun ligdeki yeri acayip bir iddia yüzünden tehlikedeydi. Yoksa bu, futboliklerin sonu mu olacaktı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89270</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d3f87920-e14e-41e3-81bf-faa5e41a9b23.jpg</image:loc>
            <image:title>Mars&apos;a Bir Bilet Lütfen</image:title>
            <image:caption>Nilgün Ilgaz, 1969 yılında henüz 12 yaşındayken Ay’a ilk ayak basan astronotlarla tanışmak ve Ay’a gitmek için NASA’ya mektup yazar. Yıllar sonra bu olaydan esinlenerek kaleme aldığı hikâyede ise bir babaanne ve torun aynı merak duygusunda etkileyici bir şekilde buluşuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89271</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bf6af2ff-2e42-40b1-b08d-508de6ee4677.jpg</image:loc>
            <image:title>Günebakan Çiçekleri</image:title>
            <image:caption>Ya sandığın gibi değilse… 
 
Karınca çok üzgünmüş. En iyi arkadaşı fil artık büyüdüğü için onu hiç görmüyormuş. Karınca, arkadaşına kendini göstermek için neler yapmış neler! Ama fil onu bir türlü fark etmiyormuş. Meğer hiç de karıncanın sandığı gibi değilmiş, filin büyük bir derdi varmış ve bu yüzden gözü dünyayı görmüyormuş. 
 
Bazen hiçbir şey sandığımız gibi olmayabilir. Alınganlık bizi yanıltabilir. 
Çiğdem Odabaşı’nın yazdığı Günebakan Çiçekleri’ne Esra Uygun resimleriyle hayat veriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89272</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2c2ff878-e967-47aa-8b1e-7b02ffa6c109.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Sualtı Araştırması</image:title>
            <image:caption>Dev ahtapotlar ve büyük beyaz köpekbalıklarından derin deniz dalgıçlarına ve sahipsiz hazinelere, bu kitabın muhteşem çizimlerle bezeli sayfalarında bulunmayı bekleyen yüzlerce farklı şey var. Büyük Sualtı Araştırması, mercan resiflerinin büyülü dünyasından okyanusun ürkütücü derinliklerine, deniz altındaki hayatla ilgili büyüleyici bilgilerle dolu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89273</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/907415df-9c95-4ca7-ae9c-1dbfe7147fc5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vişne Suyunda Yüzen Gemi</image:title>
            <image:caption>Vişne Suyunda Yüzen Gemi on hikâyeden oluşuyor. 
Hayata on küçük pencere açan bu kitaptan dünyaya bakmaya, her gün geçtiğiniz 
yollara, gördüğünüz eşyalara, tanıdığınız insanlara, başınıza gelenlere ya da 
çevrenizde olanlara başka gözlerle bakmaya var mısınız? 
 
Selda Uzunkaya’nın hikâyelerine Eren Caner Polat’ın resimleri eşlik ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89274</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/546194e3-86a3-4b19-926d-38ce5a4510cc.jpg</image:loc>
            <image:title>Arabaların Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Arabaların benzinden önce koca koca pillerle çalıştığını biliyor muydunuz? Peki ya ilk araçlardan birinin rüzgâr gücüyle çalışan üç tekerlekli bir bisiklet olduğunu? Bunun gibi daha pek çok şaşırtıcı bilgiyle dolu bu kitapla Da Vinci’nin hayata geçirmeye fırsat bulamadığı otomatik aracından Gurney’nin buharlı yük arabasına, Rolls Royce’un Gümüş Hayalet’inden Fiat’ın Topolino’suna kadar bin bir çeşit arabayla son sürat bir yolculuğa hazır olun. Amman emniyet kemerlerinizi takmayı unutmayın! Bizden söylemesi…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89275</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3463d2dc-3647-43eb-a4c4-5123bc8b883e.jpg</image:loc>
            <image:title>Velkam on Bord - Bir Apaçi Masalı 6</image:title>
            <image:caption>asal dinlemeyi bilmeyen çocukların masal gibi hayatları olur. 
 
  Ne diyordum? Benimki de bir masal işte. Ama işe yaramayan ne ararsan var içinde. Hiçlikten doğup hiçliğe giden hayatımın en rezil, en muhteşem, en âşık, en dip noktalarında gezinip duruyorum. Hikâyem Ankara’dan başlayıp İngiltere’ye, oradan Alanya’ya oradan gemiyle dünyanın akla gelebilecek tüm ülkelerine uzanıyor. Kadınlar, âlemler, seyahatler, tutulmayan sözler ve kanayan kalpler üzerinden bir garson ve bomboş bir serseri olarak yaşamımı size en matrak, en fena, en samimi 
  haliyle anlatacağım. Ben eski tüfek bir Apaçiyim: Apaçiliğin kitabını yazan, kurallarını altüst eden. 
 
   Sosyal, sınıfsal, duygusal ne derdimiz varsa hepsini yaşamış ve “Apaçi” deyip de anlayamadığımız gençlerin hayatını modern bir masala dönüştürmüş Angutyus’a merhaba deyin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89276</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda04d7d-58ce-42ae-a84d-6eea3b91f435.jpg</image:loc>
            <image:title>Turnike</image:title>
            <image:caption>Adnan Oktar’ın en çok korktuğu neydi? 
Cemaate silah dağıtan vali kimdi? 
Operasyon günü Süleyman Soylu’ya ardı ardına ne mesajlar atıldı? 
Bir zamanlar Oktarcı olan ve ona yakın duran ünlü isimler kimlerdi? 
Oktar, “Bunun kafa iyice uçmuş” lafıyla hangi lideri kastediyordu? 
“Kediciklerin” yarı çıplak fotoğraf paylaşmasının altındaki “sır” neydi? 
Başsavcının istifasının perde arkasında ne yatıyordu? 
Oktarcılar hepimizi nasıl dinledi? 
Doktorlar ve hâkimler ne şekilde fişlendi? 
Oktarcılara “dualarınızı eksik etmeyin” diyen saraydaki kritik isim kimdi? 
O önemli toplantıda Oktarcı tercümanın ne işi vardı? 
Oktar, Acun Ilıcalı’yı neden cezalandırmıştı? 
Hangi ünlü şovmen hasta yatağında Oktar’la görüşmek isteyip, ayağına kadar gitti? 
Cemaat üyeleri öldürülen Rus Büyükelçi Karlov’u niye ziyaret etmişti? 
FE TÖ’cü savcılar Oktar’ı nasıl kolladı? 
İsrail’den çantalarla gelen hahamlar ne taşıyordu? 
Suudi Kraliyet ailesine yakın o isim de “turnike” sisteminde… 
İsrailli Bakan’ın Oktar’a yolladığı o çarpıcı e-postada ne yazıyordu? 
Oktarcılar 17-25’i önceden biliyorlar mıydı? 
Oktarcıları “Size operasyon olacak” diyerek uyaran eski bakan kimdi? Adnan Oktar cemaatine yapılan operasyonun şifreleri Turnike ile ortaya çıkıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89277</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/dc4a3eff-7bb7-4bd4-8be7-579ff07fc109.jpg</image:loc>
            <image:title>Ana Hatlarıyla Siyasi ve Kültürel Avrupa Tarihi</image:title>
            <image:caption>Avrupa Tarihini Bilmeliyiz Türk Milleti olarak Avrupa tarihini yeterince biliyor muyuz? Bu soruya verilebilecek cevap herhalde “evet” değildir. Halbuki yaklaşık bin yıldır onlarla bazen savaş bazen barış içinde birlikte yaşıyoruz. 18. yüzyıl sonlarından itibaren ise, onları yoğun etkileri altında bulunuyoruz.
Son yarım asırdır da (1960’dan günümüze doğru) beş milyon civarında vatandaşımız Avrupa ülkelerinde çalışmakta ve yaşamaktadırlar.
İşte bu bakımdan Avrupa tarihini diğer adı ile “Batı” tarihini en azından ana hatları ile bilmemiz gerekmektedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89278</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/74e933db-47dd-4648-8bc8-439212bf000f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bütün Şiirleri -4</image:title>
            <image:caption>Seni yalnız bıraktım diye
Mezarından bile koşarak geliyorum eve.
Islık çalan odalarda
Konuşuyorum konuşuyorum konuşuyorum.
Uzaktan gelmişim, ağzımda sabahın çiy taneleri
Çocuklaşma diyerek çekiyorsun ağzını.
Sonra kaldırıyorum başımı, pencere değil
Sıralı kirpikler gibi çocuk ölüleri.
İnsan acısından utanır mı
Döktüğüm yaşlarla zehirleniyorum.
Bizden geçti de, demiştin, hepsi ölümün rahminde
Bu çocuklar nasıl yaşayacaklar bu ülkede.
Antakya’dayız, Vakıflı Köyü’nde kalbimizi seviyoruz
Bu iyilik içinde kimin aklına gelir ölüm.
Deniz kıyısına gidelim haydi
Mavi, göğsünde uyutur biraz korkumuzu.
İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde
Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89279</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d053427d-d3e7-4028-8e5a-38f5b1f5df68.jpg</image:loc>
            <image:title>Postmodern İstihbarat</image:title>
            <image:caption>İstihbarat bilimi her geçen gün özellikle teknolojideki büyük gelişmelerin sağladığı yeni fırsatlar ile yeni yüzler ve yöntemler ediniyor. Öte yandan, son yirmi yılda artık istihbarat, sadece istihbaratçıların işi olmaktan çıktı. Pek çok teknoloji şirketi ya da çeşitli kurumlar kendi istihbarat ihtiyaçlarını karşılayacak işlevler edindiler. Artık ekonomik istihbarat, siber istihbarat gibi uzmanlık alanlarında ayrı teşkillere ya da uzman kuruluşların sorumluluğuna ihtiyaç var. Öte yandan istihbarat teşkillerinin işlerinin önemli bir kısmı özel şirketler tarafından sözleşmeler ile karşılanmaya başladı.
Bütün bunlar sürekli yeniliklere intibak eden ve teknolojide üstünlük sağlamayı dikte eden yeni yapılanmalar, süreçler ve yeni bir istihbarat kültürü gerektiriyor. İstihbaratçı artık bilgiyi çekmek için çok farklı yöntemler ve hikâyeler kullanmak zorunda. Ajan odaklı istihbarat artık tarihe karışırken, sadece eksik parçayı değil, ‘bilinmeyen-bilinmeyeni’ bulacak anlama (knowledge) seviyesinde uzmanlara ihtiyacımız var. Elinizdeki kitap istihbaratın yeni yönü ve istihbaratçıların değişen yüzü ile ilgili değerli bir bilgi hazinesi sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89280</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6be5eecb-32f7-4713-9ee5-1b6ee6b89b05.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırık Ayna</image:title>
            <image:caption>&quot;Sen kaç uykusuz gece, kaç tabaka tütün, kaç dertli türkü, kaç uzun yürüyüş, kaç sitem ve kahır dolu bakış, kaç zamana çatış, kaç eksik kalan şiir, kaç bitmeyen cümle, kaç ölüm provası, kaç sessiz çığlık, kaç Mecnun perişanlığı, kaç Kerem yanışı, kaç Ferhat dağı oldun bilmeyeceksin. Ama bana bıraktığın acının takati aştığını bilmeni isterim! Sen bir sırsın benim için, öyle de kalacaksın&quot; 
Şair Memduh Atalay&apos;ın kalemiyle, her sabrı derin bir duyarlılıkla örülmüş bir romana, Kırık Ayna&apos;nın yansımalarına açılacaksınız. Kıyısız bir deniz sizi karşılıyor. Yazarın yarım asırlık ruh macerasını, Türkçenin bin yıllık verimini, süzülmüş bir şekilde her kel i mede hissedeceksiniz. Yazar sizi kah bo zkırın ortasında bir çobanın irfanına, kah şehrin velvelesi ortasında sancılı bir felsefi sorgulamaya taşıyacak. Romanın başkahramanı Hüsnü Cemal Hoyrat&apos;ın hikayesiyle birlikte bir neslin serencamına eğiliyorsunuz. Aşkın, davanın, adanmışlığın, merhametin, ruhu törpüleyen acının ve tabiatın yüzleri Kırık Ayna&apos;dan kalbinize yöneliyor, kalbinizi açın!&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89281</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5b8fca2b-ff7b-4c0a-bf51-1ac417ce2094.jpg</image:loc>
            <image:title>Bartleby ve Şürekası</image:title>
            <image:caption>İyi çalıştım, yaptığım işten mutlu olabilirim. Kalemi bırakıyorum, çünkü hava karardı. Alacakaranlık rüyaları. Karım ve çocuklarım yan odadalar, hayat dolular. Sağlığım yerinde ve yeteri kadar param var. Aman Tanrım, nasıl da mutsuzum! Ama neler söylüyorum ben? Mutsuz değilim, kalemi bırakmadım, karım yok, çocuklarım yok, yan oda bile yok, yeteri kadar param yok, hava da kararmadı.
“Yapmamayı tercih ederim.” Herman Melville’in Bartleby karakterinin bu meşhur sözünden yola çıkan Enrique Vila-Matas, Bartleby ve Şürekâsı’nda yetenek ve birikimlerine rağmen yazmamayı düstur edinen gerçek ve hayalî yazarları konu alır.
Var olmayan bir metin için dipnotlar kaleme alan anlatıcı, bartleby’ler diye adlandırdığı, edebiyatta geçici ya da kalıcı sessizliği tercih eden Salinger, Rimbaud, Musil, Rulfo gibi yazarların yanında Walser, Beckett, Maupassant, Wilde, Borges, Gide, Pessoa, Sokrates ve daha nice isim aracılığıyla, “Niçin yazarız?” ve “Niçin yaşarız?” gibi çetrefilli sorulara cevap arar.
“Vila-Matas’ın üstünlüğü tartışılmaz bir gerçek.”
Roberto Bolaño</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89282</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/53c3606c-f6e6-4394-a5ee-f1af08e0fe43.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsan Nedir? (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Güçlü gözlem yeteneğine sahip, kıvrak dilli yaşlı bir bilge ile toy ama öğrenme arzusuyla dolu bir genç adam arasındaki felsefi konuşmalardan meydana gelen bu eser, Mark Twain’in Sanayi Devrimi’nin sonuçlarından etkilenerek kaleme aldığı görüşlerini yansıtmaktadır. Yaşlı bilgeye göre insan, tek bir içgüdüyle çalışan bir makineden ibarettir. Bu içgüdü, insanın içindeki efendisidir; ona hükmeder, insan kendi ruhunu tatmin etme ve kendi onayını alma peşindedir; ne var ki şüpheci ve meraklı genç adam ona itiraz ederek görüşlerini gerekçelendirmesini ister. Özgür irade bir yanılsama mıdır? Zihin kontrol edilebilir mi?  
 
Mark Twain bu eseri ölümünden dört yıl önce, 1906 yılında kaleme aldı ve tartışma yaratacağını düşündüğü için anonim olarak sadece yakın çevresine dağıtmak üzere 250 adet yayımladı.  
 
Amerikan edebiyatının en sivri dilli yazarının düşüncelerimizi tetikleyen gücü sorgulatan ve büyük yankı uyandıran bu eserini Bülent O. Doğan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89283</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86ad778d-a2e9-44e4-8ad1-c036cf044d4f.jpg</image:loc>
            <image:title>Gümüş Serçe</image:title>
            <image:caption>Karanlıkları ancak sevginin ışığı aydınlatabilir… 
 
Mireille, Claire ve Vivienne… Savaşla pençeleşen Paris’in ortasındaki bir moda evinde kaderin bir araya getirdiği bu üç genç terzi, her şeye rağmen normal hayatlarına devam etmeye ve hayallerine tutunmaya çalışmaktadır. Fakat savaş acımasız yüzünü onlara da gösterdiğinde hepsi birer seçim yapmak zorunda kalır. Mireille, şahit olduklarına daha fazla katlanamayarak gizli faaliyetler yürüten Direniş’e katılırken Claire, gönlünü düşmana, bir Alman askerine kaptırır. Vivienne ise öyle bir sır saklıyordur ki bildiklerini en yakın dostlarıyla bile paylaşamaz. Öte yandan vakti geldiğinde, hızla dünyalarını sarmakta olan karanlığı aydınlatmak için dostluğun, bağlılığın ve sevginin ışığına güvenmek zorunda kalacaklardır. 
 
Yıllar sonra ise Claire’in torunu Harriet, şans eseri kendisini Paris’te, üstelik büyükannesinin yıllar önce yaşamış olduğu binada bulur. Fakat ailesi hakkındaki gerçeklerden oluşan bulmacayı çözerek yalnızlığını, çaresizliğini geçmişine ait herhangi bir parçayla doldurabilmeyi umarken, sandığından çok daha karanlık ve acı dolu bir hikâyeyle karşılaşır. 
 
Washington Post, Wall Street Journal ve Amazon olmak üzere birçok çok satanlar listesinde adından söz ettiren Gümüş Serçe, gerçek hayatlardan esinlenen kurgusuyla kalplerde ve hafızalarda silinmeyecek izler bırakmaya aday.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89284</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/477dff6a-8220-47f2-8018-0128e6ba74e6.jpg</image:loc>
            <image:title>Ruhani</image:title>
            <image:caption>Adı Ruhani. Tuhaf bir isim, evet ama seçme şansı yoktu. 
Kendi tabiriyle, yeryüzünün ilk şafağından beri burada, aramızda. Her şeyi görüyor, onun için lineer bir akışı olmayan zamanda dilediğince geziyor; tıpkı söylediği gibi, “bir ileri, bir geri, daima salınımda”... 
Bir bedeni yok, duvarların içinden geçebiliyor, varlığına dair en ufak bir açık vermeksizin çağları, uygarlıkları, yemek masasının başında toplanmış aileleri izliyor. Ancak eksik bir seyir bu, çünkü her şey görüntüden ibaret; garip, mekanik cızırtılardan öte ne bir ses duyuyor ne de duyurabiliyor kendini. Ta ki bu uçsuz bucaksız hapishanesine gün gibi doğan, onu duyup onunla konuşan “hücre arkadaşı” yanına gelene dek... 
Bu kitabı tek mekânda geçen filmlere benzetebiliriz; bilirsiniz, o tür filmlerde yapımın bütçesi şaşaalı kostümler ya da gözünüzü alan efektlere gitmez, elde avuçta ne varsa oyunculuğa yatırılmıştır. Bir de sonları meşhurdur; başından beri ustalıkla anlattığı acı-tatlı masalla sizi sarıp sarmalayan kolların birden gevşediği o baş döndürücü bitişler... 
Salih Seçkin Sevinç, gerçekle hayali aynı havanda döverek ikisini de tanınmaz hâle getiren yeni romanında, beklenmedik bir anlatıya unutulmaz bir sonla nokta koyuyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89285</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ad288a80-adf0-4785-8e85-fcd75e856057.jpg</image:loc>
            <image:title>AstroDefter 2021</image:title>
            <image:caption>AstroDefter 2021</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89286</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d27efb21-4e55-4f66-a20e-7f7e31b03dcb.jpg</image:loc>
            <image:title>İrmina</image:title>
            <image:caption>- BİR MODERN TARİH HİKÂYESİ - 
 
1930’ların ortasında, Irmina adlı genç ve hırslı bir Alman, Londra’ya yerleşir. Bir kokteylde, Oxford’a giren ilk siyahi öğrenci olan ve tıpkı Irmina gibi kendi bağımsız varlığını yaşamaya çalışan Howard Green ile tanışır. Ancak ilişkileri, Irmina’nın Hitler Almanyasına dönmek zorunda kalması yüzünden beklenmedik bir şekilde sonlanır. Savaş çıkıp Howard’la iletişimi tamamen kopunca, Irmina aradığı refaha kavuşmak için hayallerinden vazgeçmekten başka çaresinin kalmadığını anlar. Barbara Yelin, ödüllü çizgiromanı Irmina’da gerçek bir hikâyeye dayanarak olaylara geniş açıdan bakabilmeyi başarıyor. Eşsiz bir sanat eseri olan bu eser, savaş zamanı Almanyasının baskıcı atmosferini mükemmel bir şekilde yansıtıyor ve şu can alıcı sorunun izinden gidiyor: Hayaller kuran, mutluluk pırıltıları taşıyan sıradan insanlar, nasıl oldu da bu katil sisteme göz yummakla kalmayıp onun hayata geçmesine olanak sağladı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89287</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09a01598-ceb0-4c0d-a210-8458313edf12.jpg</image:loc>
            <image:title>O Sırada - İkinci Kitap</image:title>
            <image:caption>İmkansız Açılar ve Diğer Yazılar 
Keşke bir buldozerim olsaydı. Buldozerim olsaydı sabahları işime buldozerimle giderdim. Yol üstünde oturan iş arkadaşlarımı da buldozerin kepçesine toplardım. Onlar kepçede kahvaltılarını ederken, ben onlara buldozerin teybinden müzik açardım, güne güzel başlardık, ekip ruhumuz pekişirdi, birlik duygumuz kuvvetlenirdi. İşe varınca da işyerini yıkardım buldozerimle. Un ufak ederdim duvarlarını, kirişlerini yamulturdum, pencerelerinin üzerinde demirden paletlerimle dolaşıp camlarını tuzla buz ederdim. 
 
*** 
Günlük hayatın olağanlığına saklanmış, bizzat hayatın ürettiği absürt mizahı ininden çıkarıp önümüze süren ender mizah yazarlarından biri Erman Çağlar. Hikayeleri kısa, tonu alaycı ama dürüst, sesi ise her gün yolda yürürken kafamızın içinde kendi kendimize yaptığımız o sonsuz münakaşalar gibi. Hayatın aksak ritmiyle, kimsenin mükemmel olmayışıyla, hayatın yer yer sıkıcı, yer yer zor, yer yer de gülünç ve mantıksız ayarsızlıklarıyla kavga etmeyi bırakmış ve ateşkes imzalamış genç şehirli insanın deneyimlerinin incelikli bir matematikle kağıda dökülmüş hali. 

Bir çırpıda okunacak, elden zor bırakılacak ve her hikayede sinsi sinsi gülümsetecek bu kitapta da hatırlatıyor yine Erman Çağlar: Hayat bir absürtlükler bütünüdür. Çok da zorlamamak lazım…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89288</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fb506b5e-d07e-4ad8-a118-7241d6cd6f82.jpg</image:loc>
            <image:title>Pythagoras-Tanrı’nın Çocuğu Olan Göklerden Başka Vatan Tanımaz</image:title>
            <image:caption>“Biz bilgi ile ilgilenmiyoruz, biz gerçek deneyimlerle ilgileniyoruz, yaşayıp deneyimlemediğiniz sürece hiçbir bilgi, bilgi değildir.” 
Pythagoras, “felsefe” terimini ilk kullanan kişidir. O bir filozof, matematikçi, bilimadamı, müzisyen ve gnostik bir bilge âşığı olarak tüm fakülteleri karakterinde bir araya getirmiş devasa bir üniversitedir. 
Onun yolu kavramsal bilgilerden uzak bir deneyim yoludur. Ezoterik felsefenin kurucusu Pythagoras, Mısırlı rahiplerden aldığı öğretilerden oluşturduklarıyla bizlere kendi teolojisini sunar. Ona göre sayılar “Eşyanın Sırrı”nı içerir, Tanrı da “Evrensel Ahenk”tir. Sayılar bilimi altında formüle ettiği Kutsal Kelam Bilimi, Tanrı fikri, ruhun kurtuluşu, ruh göçü, karma yasası ve inisiyasyon süreçleri onun çizdiği deneyim yolunun başlıca konularıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89289</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a79431d-77ab-42dc-9534-377901ab1da3.jpg</image:loc>
            <image:title>Devlet: Dün Bugün Gelecek</image:title>
            <image:caption>Devletin doğası ve rolü üzerine tartışmalar modern siyasetin temelinde yer almaktadır. Bununla birlikte, kötü bir şöhrete sahip olan devleti tanımlamak zor olduğu gibi, terim olarak devlet bir dizi farklı yoruma da tabidir.
Devlet kuramı konusunda özgün ve önemli bir yere sahip olan Bob Jessop, bu kitapta, kavram ve gerçeklik olarak devlete ilişkin eleştirel bir giriş sunuyor. Jessop, devlete ilişkin bütün genel değerlendirmeler üzerinden, okuyucuya oldukça berrak bir şekilde kılavuzluk ederken, devleti diğer toplumsal örgütlenme biçimleriyle ilişkilendiren, birbiriyle rekabet halindeki çabaları da inceliyor. Devleti analiz ederken, onun oluşumunu, dönemselleştirilmesini, yeniden ölçeklendirilmesini ve geleceğini de içeren temel özellikleri kapsamlı olarak ele alıyor. Jessop hegemonya ve zordan, yönetim ve yönetişime kadar devlet konusunda anahtar role sahip terimleri, son derece anlaşılır biçimde, enine boyuna tanımlıyor. Ayrıca ‘normal’ ve ‘istisnai’ devletler ve ‘başarısız’ veya ‘haydut’ devletlerden bahsettiğimizde ne demek istediğimizi de analiz ediyor.
Devletin karmaşıklığına odaklanmış uzman duyarlılığını anlaşılabilir bir üslupla birleştiren bu kısa giriş, siyaset ve sosyoloji alanında çalışan akademisyenler ve öğrenciler için olduğu kadar, devletin günümüz toplumlarındaki değişen rolü ile ilgilenen herhangi biri için de temel bir okuma metni olma özelliğine sahip.
“Bob Jessop’un en iyi çalışmalarından biri, büyük bir başarı. Yazarın özgün kavrayış, farklı açıları kapsayıcılık ve analiz yeteneklerini anlaşılabilirlikle birleştirip nihayete erdirdiği, olağanüstü zengin ve önemli bir çalışma.”
Colin Hay, Sciences Po</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89290</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/29a5b910-6168-426b-8635-8bc55e27c80c.jpg</image:loc>
            <image:title>Davetli Listesi</image:title>
            <image:caption>Agatha Christie klasiklerinin hissiyatını uyandırıyor... Karakterlerin geçmişleri hakkında ortaya öylesine atılmış gibi görünen ayrıntılara çok dikkat edin. Bunların hepsi ipucu.” 
– The New York Times 
 
“ BU LİSTEDE OLMAK BAZILARI İÇİN BİR ÖLÜM KALIM MESELESİ’ 
İrlanda kıyılarındaki bir adada, davetliler hayatlarını birleştiren iki kişiyi kutlamak için toplanıyor. Damat: Yakışıklı ve çekici, yükselen bir televizyon yıldızı. Gelin: Akıllı ve hırslı, bir kadın dergisi sahibi. Şaşaalı düğünlerden beklenen ne varsa karşılığını buluyor: Tasarımcı kıyafetleri, ulaşılması zor, görkemli bir düğün yeri, lüks parti hediyeleri, butik viskiler... Elbette cep telefonunuz çekmeyebilir, adaya ulaşmak için boyunuzu aşan dalgalarla mücadele etmek zorunda kalabilirsiniz, ancak her ayrıntısı ustalıkla planlanmış bu düğünde yer almak, birçokları için bir ölüm kalım meselesi... Elbette, mükemmellik sadece planlarda olur ve insan dediğiniz de insandır işte. Şampanya patlayıp eğlence başladığında, kızgınlıklar ve küçük kıskançlıklar, anıların ve iyi dileklerin her bir zerresine sızmaya başlıyor. Sağdıçlar okul günlerinden kalma bir içki oyununa girişiyor. Nedime pek de tesadüf denemeyecek şekilde elbisesini mahvediyor. Gelinin en eski (erkek) dostu rahatsız edici derecede şefkatli bir konuşmayla kadeh kaldırıyor. Ve sonra mutlu çiftin bu önemli gününe ölümün gölgesi düşüyor. Ölen kim? Öldüren kim? Belki daha da önemlisi, sebep ne? 
 
“Bu kitabı çok sevdim. Bir köşeye kıvrılıp okuduğum klasik bir Agatha Christie kitabından aldığım mutluluğun aynısını hissettim. Değişen bakış açıları sizi tahmin etmeye yönlendiriyor ve tahmin 
ederken de ters köşeye yatırıyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89291</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a0cf1a0-141f-4b88-80f4-bb006a807e43.jpg</image:loc>
            <image:title>Gelecekten Gelen Şiir</image:title>
            <image:caption>“İşgal mi? Aynen öyle, işgal. Şimdiki işgal ne dünya çapındaki faşist hareketler ve otoriter yönetimlerden ne de siyaset ve mekânın yeni duvarlar ve gözaltı merkezleriyle fiziken işgal edilmesinden ibaret. İstencin melankolisinde ve kötümserliğinde boğulan duygularımızın, arzularımızın ve hayal gücümüzün manen işgal edilmesi de söz konusu. Bugün yaşadığımız işgal, başka bir alternatif olmadığına, dolayısıyla bir geleceğin de olmadığına yönelik yaygın hisse –hatta gerçekliğe– dayanıyor.” 
 
Siyaset felsefesi alanında çalışan aktivist, yazar Srećko Horvat siyasi, ekonomik, ekolojik ve insani krizlerin kesişiminde kıyamet söylemleriyle sarmalandığımız günümüzde özgürleşmek için ulusal sınırları ve kimlikleri aşan, geçerliliğini yitirmiş uygulama ve söylemlerin ötesine geçen küresel bir örgütlenmeye ihtiyacımız olduğunu savunuyor. 
 
Nazi işgalindeki Yugoslavya’nın partizan direniş hareketinden mülteci kamplarına, edebiyat ve sinemadaki distopik anlatılardan günümüz isyan hareketlerine uzanan bir anlatıyla içinde bulunduğumuz vahim durumu değerlendiriyor ve küresel düzeni kökten değiştirebilecek bir enternasyonalizmin manifestosunu sunuyor.  
 
“Horvat çarpıcı vizyonuyla acil bir ihtiyacı ve erişilebilir bir hedefi işaret ediyor.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89292</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/663f9c11-5440-49b2-9e36-6d3026a3ed53.jpg</image:loc>
            <image:title>Ali’nin Parçaları</image:title>
            <image:caption>“Ali,” dedim, “Kabbanî büyük şairler için neden, aslında tek mısra yazıp ölenlerdir, diyor?” 
“Çünkü,” dedi, “şiirin görevi, her şeyi açıklamak değildir. Uzun açıklamalar, papağanların, morukların ve haber bültenlerinin yaptığı bir şeydir.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89293</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/11fd5138-2697-4b37-8507-768bac8d7ce4.jpg</image:loc>
            <image:title>Yaraların Gizli Hayatı</image:title>
            <image:caption>Hiçbirimiz yaraları sevmesek de çoğu zaman onlardan kaçamayız. Evde, yolda, okulda, parkta, sahilde… Hemen her yerde bir yerimizi incitebiliriz. Canımız bazen acır, evet ama önemli olan, yaralarımızı tanımak ve nasıl iyileşeceğini bilmek. 
Peki yaraya ilk önce nasıl müdahale etmek gerekir? 
Bir yerimizi çarptığımızda cildimiz neden kızarıp morarır? 
Yaralara iyi gelen doğal yöntemler var mıdır? 
Tarih boyunca insanlar nasıl pansuman yapmışlardır? Yaralar, bereler ve çürükler hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89294</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cac1bca7-0438-48f9-b6b7-b4fd3154e1ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Bil Bakalım Ne Görüyorum?</image:title>
            <image:caption>Sevgili boyama uzmanları, sayı avcıları ve kalem eskiten arkadaşlar! Güzel bir resim yapmak istiyor ama ne yapacağınıza karar veremiyorsanız bu kitap tam size göre: Noktaları birleştirerek ortaya farklı resimler çıkarın, resimlerin içlerini boyayın ve hatta yaratıcılığınızı kullanarak resimlerin devamını çizin! İyi eğlenceler!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89295</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6b00762f-23e2-45a2-bc44-346cab9d32fe.jpg</image:loc>
            <image:title>Dinozorlar Çağı: Ara, Bul ve Say – Bir Tarih Öncesi Sayma Kitabı</image:title>
            <image:caption>Gözlerim çok keskindir diyenlerden misin? 
Zor görevleri başarmada üstüme yoktur mu diyorsun? 
Öyleyse bu büyük kitap tam sana göre! 
Pek çok dinozor bu kitabın sayfaları arasında, 
Devasa labirentlerin içinde gizleniyor, 
Ve labirentlerden birine girdin mi, bil ki... 
Yalnızca en meraklılar yolunu bulmayı başarabiliyor! 
Doğru yolu bul, dikkatini dağıtmadan 
Yüzlerce rengârenk dinozoru aklında tut ve 
Hepsini say! Haydi başla, ne duruyorsun</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89296</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2060a166-08b3-4af5-ad6f-c868602516d6.jpg</image:loc>
            <image:title>Sümüklerin Gizli Hayatı</image:title>
            <image:caption>Hepimizin burnu akar ve hepimizin sümüğü vardır. Biraz iğrenç olduklarını düşünebilirsin ama sümükler aslında vücudumuzun savunma mekanizmasının önemli bir parçası! 
Peki sümükler nelerden oluşur? 
Vücudumuzda kaç litre sümük vardır ve görevleri nelerdir? 
Neden özellikle soğuk havalarda burnumuz akar? 
Burnumuzu temizlemenin en iyi yolları nelerdir? Vücudumuzun âdeta gizli süper kahramanı olan sümükler hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısın?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89297</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/75d2e202-74c0-473e-8450-9d41a6750ac9.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Edebiyatı Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Edebiyatı Araştırmaları, Türk edebiyatının yazı öncesinden başlayıp gü - nümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluş maktadır. Bu çalışma; Türklerin En Eski Tarihi: Ulu Han Ata Bitiği kitabı, Uygur Harfli Oğuzname, atasözü ve özlü söz içerikli Oğuznameler, Bayatî’nin Câm-ı Cem-Âyin, Topkapı Saray Müzesinde bulunan Oğuzname, Dana Ata ve Dana Ata Oğuznamesi, Dede Korkut Kitabı, Hz. Ali Cenknameleri, Müseyey Gazi Destanı, Eba Müslim Destanı, Dânişmend Gazi Destanı, Battal Gazi Destanı, Saltık Gazi Destanı, Selçukname, Türk Destanlarında Ankara, Türk Destanlarında Çorum, Türk Destanlarında Sivas, Saltıkname’de Konya, Gagauz Türkleri edebiyatı, Köprü dergisi, gibi konuları içermektedir. Çağatay sahası şairi Hayâtî, Yazıcıoğlu Ali, Halit Ziya Uşaklıgil, Bahtiyar Vahapzâde, şair Ahmet Kaçar gibi Türk edebiyatının önemli şahısları hakkında da araştırmalar yapılmıştır. İran Türk Halk Edebiyatında Laylaylar ve Nazlamalar, manilerde dil ve üslup, konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89298</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39b1ed64-a1e1-49ae-9abe-827915e35f29.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Kültürü Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Kültürü Araştırmaları, Türk kültürünün yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışma; Türk kültürü, Türkiye’de kültür planlaması ve siyaset, Türk milletinin ortak dil ve kültür geçmişi petroglifler, Dede Korkut Destanı, Yeni Gün(Nevruz), Kurt Dede, kemençe, horan, halk takvimi ve sayılı günler, sözlü Türk kültürünün boyutları ve işlevleri, Türk destanlarında demir ve demircilik, atasözleri, ninniler, çocuk oyunları, Kırk Kız efsaneleri, Türk masalları, destan kültürü,Ahşap camiler, serenderler, su değirmenleri, sepet ve sepetçilik, tulum, kaval,beşik, hardama / hartama, hasır örgüsü bilezikler, pileki / bileki, gibi konuları içermektedir. Otçu göçü, mısır helvası, ıslık dili, deve oyunu, kurt ağzı bağlama, güneş duası, nakışlı çoraplar, Çepni kilimleri, cecim, .. gibi konularda da araştırmalar yapılmıştır.Ayrıca; Türk düşünce dünyasında Hazret-i Ali, Hacı Bektaş Velî, Hint ve Hindistan, Bir Sivil Toplum Örgütü Olarak “Alman Türkleri Birliği”, Ordu ilinin folklorik yapısı ve halk kültürü, konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89299</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cef96582-497a-4437-a24c-c46ebcf4d570.jpg</image:loc>
            <image:title>Türk Tarihi Araştırmaları</image:title>
            <image:caption>Türk Tarihi Araştırmaları, Türk tarihinin yazı öncesinden başlayıp günümüze kadar gelen serüvenini değişik açılardan ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışma; Türk tarihinin ve kültürünün kaynağı kaya üzeri resimler (Pet roglifler) ve yazılar, Türk - Moğol akrabalığı, Kök Türk Devletleri Dönemi’n - de Oğuzlar, Oğuzname, Selçuklu öncesi Türkiye Türkleri ve Türkiye Türkçesi, Danişmendli Devleti, Osmanlı ailesinin kökleri, Ankara Savaşı, Haçlı Seferleri, Gagauz Türkleri tarihi, Peçenekler, Osmanlı Dönemi’nde Kosova’da eğitim ve öğretim, 1898-1903 yılları arasında Hakkâri’de eğitim ve öğretim, azınlık okulları, Türkiye’de Hun-Macar izleri, gibi konuları içermektedir. Ahmet Yesevi, Sarı Saltık Gazi, Danişmend Gazi, Çaka Bey, Kara Tekin Gazi, gibi Türk tarihinin önemli kişileri hakkında da araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca; arşiv belgelerine dayalı olarak Türkiye-Avusturya eğitim ilişkileri, Türkiye-Polonya ilişkileri, Türk - Japon ilişkileri, üzerinde de durulmuştur. Atatürk’ün son Sivas ciyareti ve Geometri terimleri dersi, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı konularına da yer verilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89300</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4fede372-5403-40b8-a385-4dc0da977e45.jpg</image:loc>
            <image:title>Hürriyet Ve İstiklalimizin Gür Sesi: Mehmed Akif - Ümmetçilikten Milliyetçiliğe Bir Aydın Portresi</image:title>
            <image:caption>Mehmed Akif bir edebiyat adamı olduğu kadar aynı zamanda bir dava, bir inanç ve düşüncenin adamı olup bu düşünce ve dava uğruna hayatının önemli bir kısmını imparatorluk coğrafyasının çeşitli bölgelerinde kimi zaman bir aksiyon adamı kimi zaman da bir fikir işçisi ve kanaat önderi olarak geçirmiştir. Özellikle Milli Mücadele yıllarında vatanın kurtuluşu için verdiği emek ve ortaya koyduğu çaba her türlü takdirin üzerindedir; Anadolu&apos;nun dört bir yanını dolaşmış, istiklal ve hürriyet davamız için büyük gayretler sarf etmiştir. 
Bugüne kadar istiklal şairimiz Mehmed Akif&apos;in hayatı ve düşüncelerini konu alan pek çok kitap ve makale yayımlanmış, bu çalışmalarda büyük vatan şairinin daha çok edebi yönü ve sanatı incelenmiş, temsil ettiği ideoloji, düşünce ve inanç dünyasına ilişkin konular yeteri kadar ele alınmamıştır. Oysaki hayatı ve eserleriyle istiklal ve hürriyet davamızın numune-i imtisali haline gelen büyük şairin siyasi faaliyetleri ve siyasal kavramlara bakışı, temsil ettiği dünya görüşüne ilişkin fikirleri en az edebi yönü kadar incelenmeye değer zengin bir içerik taşımaktadır. Mehmed Akif&apos;in İslamcılık ve milliyetçilik cereyanlarıyla ilişkilendirilebilen fikir ve düşünceleri yanında, milliyetçilik, ittihad-ı İslam, hilafet, devlet, ümmet, hürriyet, siyasi partiler gibi kavramlara nasıl baktığı bu eserin ana omurgasını oluşturmaktadır. Eserin odaklandığı bir diğer önemli nokta ise Mehmed Akif&apos;in ideolojik olarak hangi kulvarda değerlendirileceği hususudur. Bu anlamda Mehmed Akif İslamcı mı, milliyetçi mi yoksa milliyetçilikle İslamcılığı telif etmiş bir yazar ve şair midir? Milliyetçi İse milliyetçiliğinin boyutları nelerdir? İslamcı ise kendisini diğer İslamcı yazar ve düşünürlerden ayıran temel parametreler nelerdir? Çalışmada bu soruların cevaplarını arama yolunda önemli bir gayret sarf edilmiş, eser, uzun soluklu bir çabanın ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Dr. Akif Çarkçı&apos;nın bu çalışmasının Mehmed Akif literatüründe çok önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89301</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6488bec2-e8b8-4c76-b834-d05440fd16e3.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayatta Kal 2</image:title>
            <image:caption>Önceden eşyalarla konuşurken cevap beklemeyen ben, ilk kez cevap alma arzusuyla soru sormak zorunda hissetmiştim kendimi: 
“Kimsin sen? Hangi yanımsın? Olmaktan korktuğum Gönül’ün mü, yoksa ulaşmaya çalışıp bir türlü yakalayamadığım Gönül’ün mü yansımasısın?”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89302</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/354b51ed-a6ac-4ef3-8eb1-e70dbb27d287.jpg</image:loc>
            <image:title>Nefes</image:title>
            <image:caption>Balkan göçmeni bir ailenin oğlu olan şair,  üniversite öğreniminden başlayarak ve sonrasında da işi gereği görev yaptığı şehirler vesilesi ile birçok kültürü yaşama şansına sahip olmuştur. Yaşadığı uzun uzadıya gurbetler ve hayata yetişebilme telaşı şiirlerine yansımaktadır. Çevresindeki ayrıntıları gözlemlemek, aslında görünmeyende veya dile gelmeyendeki gerçeği anlamak ve gerektiğinde bunu mısralara döküp anlatmak hevesi ile bu şiirleri yazmıştır. Yalnızlığın aslında fena bir şey olmadığını, bu telaşların arasından çıkıp bazen de kendine gitmenin ve bir nefes alıp öyle devam etmenin gereğini anlamış, anlatmıştır. 
Velhasıl uçurumun kenarındadır hep hayat, yani düşmeden ve bazen hiçbir yere kimseye tutunmadan yaşayabilmek en onurlusudur. Yalnızlığın tadı başkadır yani, bazen kalabalığın ortasından orkestrayı susturup çekip de gidebilmek güzeldir, kıyısına çekilip hayatın kendi besteni yapabilmek için…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89303</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/216cfba1-1a54-4739-a4ff-b6fc83ba3622.jpg</image:loc>
            <image:title>Mimar Sinan</image:title>
            <image:caption>Anadolu’nun bir kasabasında dünyaya gelmişti. Daha çocuk yaşlarında iken yapılara dikkat ediyor, taşla örülen duvarları uzun uzun seyrediyordu. Camilerin, köşklerin nasıl yapıldığını kendi kendine anlamaya çalışıyordu. Sokakta oynarken tahtadan evler yapıyor, ufak taşlar toplayarak kum üzerinde küçük binalar yapmayı deniyordu. Artık kafasına koymuştu; ileride mimar olacaktı. 
Yavuz Sultan Selim tahta geçince Osmanlı Devleti Anadolu’dan da çocukları toplama kararı aldı. Henüz on yaşlarında idi. Bir gün kasabaya gelen Yeniçeriler yetenekli ve zeki çocukları seçeceklerdi. İstanbul’a götürmek üzere onu da seçmişlerdi. Önüne büyük bir fırsat çıkmıştı. Bir yandan ailesinden ayrılacağı için üzülüyordu. Diğer yandan devletin himayesinde yetişip büyük bir mimar olacaktı. 
Böylece İstanbul’a geldi. Yetenekli ustaların yanında yapıcılığı öğrendi. Katıldığı seferlerde ordunun gölleri, ırmakları aşmak için kadırga, yol ve köprü yaptı. Giderek herkesin beğenisini kazanıyordu. Bu durum Kanunî Sultan Süleyman’ın da dikkatini çekti. Onu devletin baş mimarlığı görevine atadı. 
 
Önünde geniş bir ufuk açılmıştı. Devlet kendisine her türlü imkânı sağlamıştı. Bütün hüner ve becerisini göstererek, birbirinden sağlam ve çarpıcı eserler inşa etti. İstanbul başta olmak üzere uçsuz bucaksız vatan coğrafyasını imar etti. Cami, medrese, türbe, hamam, su kemeri, çeşme ve köprü gibi eserlerle Osmanlı şehirlerini süsledi. Böylece uygarlığımızın da en büyük simgesi olarak dünyaca ün kazandı. Tarihimizin en büyük yüzyılında yaşayan bu kişinin adı Mimar Sinan’dı. 
  Sinan durup dinlenmeden çalışarak devletine ve milletine hizmet etti. Ömrünü yapı işlerine adayan Sinan, dünya durdukça rahmetle anılan ölümsüz bir mimar oldu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89304</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d011ed44-a9ac-4a8e-bdb4-4e6aefa7f1da.jpg</image:loc>
            <image:title>Beş Duvar Bir Oda</image:title>
            <image:caption>Beş Duvar Bir Oda, masal tadında, duygu yüklü, gerçekçi ve yönlendirici hikâyelerden oluşan çok güzel bir koleksiyon. Sevgili Handan Altın, bir ağacı saran sarmaşıklar gibi, hikâyeden hikâyeye hayatın içinden sanki bizi anlatırmış gibi inanılmaz bir iş çıkarıyor. Kısa hikâyeleri âdeta ruhumuzu besleyen dersler tadında dünyamızı çoğaltıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89305</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7294a298-d6ea-4d86-820a-be90e346ca2f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabenin Oğlu Ali - 1</image:title>
            <image:caption>Acının şehridir, insanın kalbinde inşa ettiği. 
Her bir tuğlasını özenle yerleştirdiği. 
Sonra... 
Bir günahkârın pişmanlığıydı yedi kat duvarlarının ötesinde yankılanan. 
Bir kartalın pençeleriydi ruhuna geçirip acımasızca kopardığı et parçalarını her seferinde kanatan. 
Ve... 
Maktul sendin! 
Bataklıkların kuytusunda çamura bulanmış beyaz yüzlerdi... 
Senin yüzlerindi... 
Boş bakışlarla birbirini süzen. 
Oysa... 
Hiç tanıdık değildi değil mi? Nasırlı parmakların, küf kokan etin, ölü gözlerin. 
Hepsi sendin! Hepsi sensin! 
Sen olduğunu bildiğin...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89306</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7954828-a092-45c7-8e6c-629187f5a50b.jpg</image:loc>
            <image:title>Kabenin Oğlu Ali - 2</image:title>
            <image:caption>Hayat sırlarla doluydu. 
Ne dün dündü ne de yarın vardı. 
Her şey o anda toplanır, aşikâr olurdu. 
Gözdeki perde kaldırılır, yüreklerdeki kir pas ne varsa erirdi. 
Suyla pak olurdu insan. 
Su hayattı, su başlangıçtı; su akıp giden ömrün yoldaşıydı. 
Bir nefesti yaşamak. 
Bir solukta geçerdi. 
Ve... 
Bir mucize gerçekleşirdi. 
Oysa... 
Mucizeler hep vardı da görecek göz lazımdı. 
Şimdi... 
İlahi bilgiydi, arşı titretti. 
O ki... 
Musa’ya, Hızır’a öğretilen, Yusuf’a bahşedilen 
Ve kutsal gücün tecellisiydi yeniden. 
İlim bir noktaydı, onu cahiller çoğalttı. 
Evveli... 
Bilinenden bilinmeyeni bulmaktı; görünenden görünmeyi görmek. Bilinenlerle bilinmeyenleri bulmak; görünenden görünmeyeni görmek. 
Ve sonu... 
Bilinmeyenlerle bilinmeyeni bulmaktı; görünmeyenden görünmeyi görmek! 
Şimdi... 
Kalbi ile zihni arasında ince bir köprüydü inşa edilen. 
Bilginin kaynağıydı; özüydü ışıyan, bilginin cevheriydi yüzünde parlayan. 
İlm-i Ledünni! 
Tüm sırlar, incelikler bir bir öğretilmekteydi. 
İlm-i Gaybi! 
Maddenin, mananın; Levh-i Mahfûz’un tümü yüreğine ekilmekteydi. 
O, ezelden ebede, evvelden ahire, zahirden batına, sırdan aşikara ilmü&apos;l-guyûb ve’l-esrâri’l-hafiyeydi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89308</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/721fa0cc-56af-4f6c-bc9d-566786058cbf.jpg</image:loc>
            <image:title>Batman Son Sürat</image:title>
            <image:caption>Genç Bruce Wayne anne ve babasının ölümünün arkasındaki sırrı çözmek için Gotham şehrinin arka sokaklarında dedektiflik ve dövüş yetilerini geliştirmektedir. Ailesinin ölümünden suçluluk duyan Bruce, vicdan azabı çekmektedir ve bundan kurtulmak için cinayetin gerçek sorumlusunu bulmaya ant içmiştir. Bu mücadelesinin bir parçası olarak da babasının garajda yatan ilk arabasını yeniden toparlamaya başlar. Fakat Bruce çok zaman geçmeden bunları tek başına yapamayacağını anlar ve bu durum onu yeni dostluklara ve zorluklara sürükler. Ama bu mücadele, sonunda ona en çok istediği şeyi getirecektir: Özgürlük Yazar Shea Fontana (DC Super Hero Girls, Wonder Woman) ve çizer Marcelo DiChiara’nın (DC Super Hero Girls, Teen Titans Go!) sunduğu Batman: Son Sürat arkadaşlık, güven ve affetmenin önemine değinen içten bir hikâyedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89309</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7738f40b-72b8-49e2-aa91-b005600a0a9f.jpg</image:loc>
            <image:title>Anadolu Feng Shui</image:title>
            <image:caption>Geceleri neden aynanın üzerini örtmemiz gerekir? Kedilerin uyuyacağımız odayla ilgisi ne? Şahperi Sofrası’nı yedi sene üst üste kurduğumuzda ne olur? Evlerimizde neden demir bulunmalıdır? Gül kokusu ne işe yarar? Hangi bitkiler tılsımlıdır? Yaşam alanlarımızda bolluk-bereket için ne yapmalıyız? 
Bu soruların cevapları, binlerce yıl öncesine dayanan Anadolu ritüellerinde saklı. 
Gazeteci-yazar Neslihan Perker, kendi deneyimlerinden yola çıkarak yaşanılan mekânlarda yaşam enerjisini harekete geçirme pratiklerini araştırıyor. Anadolu Feng Shui, yaşadığımız topraklara özgü binlerce yıllık ritüelleri uygulamanız için mini bir rehber özelliği taşıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89310</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b799a8af-6974-4c9c-8b98-aa31c18dd6e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehre Giden Yol</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk, bir kirpi ve bir kamyonunyonun yolları kesişir de kendilerini aynı hikâyede bulurlarsa ne olur? Çocuğun gökyüzüne, kirpinin sezgilerine, kamyonun tecrübesine tutunup yol aldığı Şehre Giden Yol’da’da minik okurlar sadece onların değil kendi yolculuklarının doğayla uyumunu yorumlama imkânı bulacaklar.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89311</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/844e3ea1-5b1f-4860-9302-f5bf497bde5d.jpg</image:loc>
            <image:title>Lavaş Arası Hikayeler</image:title>
            <image:caption>Bu kitabımda ,hala aktif olarak işletmekte olduğunda çiğ köfte dükkanımda yaşadığım olayları ve tanıdığım kişileri anlattım .Bu kitap benim için bir anı niteliğinde olacak .Her yazar kitabını biraz da birileriyle dertleşmek için yazarmış. Ben de kitabımı dertleşmek , içimi dökmek adına yazdım . Eminim ki kitabımı okuyanlar ,özellikle çiğ köfte dükkanı işleten meslektaşlarım ve küçük esnaf diye anılan arkadaşlar kendilerinden bir şeyler bulacaklardır.Bazen hüzünlenecek ,bazen de gülümseyeceklerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89312</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6448942c-82af-472e-8104-ff34f24596a2.jpg</image:loc>
            <image:title>Pandemi - Salgında Hayatta Kalma Rehberi</image:title>
            <image:caption>Ölmek ya da Ölmemek kitabının yazarından, pandemilere neden olan virüsler ve bunlarla nasıl baş edeceğimizi anlatan önemli bir çalışma.
Hastalıklar nasıl ortaya çıktı?
Salgınlara neden olan virüslerin ortaya çıkmasını ilk etapta nasıl durdurabiliriz?
Hastalıkların ülkemize, evlerimize ve bedenlerimize ölümcül saldırılarını durdurmak için neler yapabiliriz?
Uluslararası tanınmış bir uzman olan Dr. Michael Greger, Pandemi / Salgında Hayatta Kalma Rehberi’nde dünyanın gördüğü en ölümcül patojenlerin bazılarının kökenlerini araştırıyor. Geçmişten bugüne evrimlerinin izini süren Dr. Greger, bu patojenlerin nereden kaynaklandığını incelerken, ölümcül etkilerini küresel düzeylere taşıyan insan rolüne dikkat çekiyor. Tüberkülozdan kuş gribine, HIV&apos;den koronavirüse kadar bulaşıcı hastalıklar ortak bir hikâ ye paylaşıyor: hayvan ve insan etkileşimi. Dünya, yeni koronavirüsün yıkıcı etkisiyle boğuşurken, Dr. Greger yalnızca bir pandemi sırasında kendimizi ve sevdiklerimizi korumak için neler yapabileceğimizi değil, aynı zamanda insan nüfusunun daha büyük felaketlerin olasılığını azaltmak için neleri düzeltmesi gerektiğini de ortaya koyuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89313</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba1a4689-b3f6-406c-ac3a-93c603b7bd78.jpg</image:loc>
            <image:title>Hareketli Vücudumuz - İlk Keşifler</image:title>
            <image:caption>Kitabını aç, inanılmaz vücudunu keşfe çık! 
İLK KEŞİFLER-Vücudumuz, hareketli sahneleri, vücudun çeşitli bölümlerini bulma oyunları ve verdiği eğlenceli bilgilerle, bilimle tanışma konusunda harika bir ilk kitap!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89314</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c3ab98fe-b8f0-4500-8da5-b217effad093.jpg</image:loc>
            <image:title>Helen Keller / İlham Verenler - 2</image:title>
            <image:caption>HELEN KELLER, 1880’de Amerika’nın Alabama eyaletinde sağlıklı bir bebek olarak dünyaya geldi. On dokuz aylıkken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucu görme, duyma ve konuşma yetilerini kaybetti. O günden sonra dünyası karanlık ve sessiz bir zindan gibiydi. Çıldırasıya ağlıyor, ruhunu saran zincirlerden bir türlü kurtulamıyordu. Hayatı büyük bir kâbustan ibaretti, ta ki yedi yaşında öğretmeni Anne Sullivan ile tanışana dek. Helen, sadece dokunarak ve koklayarak, görebilen, duyabilen ve konuşabilen milyonlarca insanın yapamadığı birçok şeyi başardı. Öyle ki; dünyaca ünlü bir yazar, eğitimci ve aktivist oldu. Onun zifiri karanlıktan, göz kamaştırıcı aydınlığa giden, ilham dolu hikâyesinden parıltılar toplamaya ne dersiniz?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89315</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc55e814-a347-4b14-8f84-35b8a040ebaf.jpg</image:loc>
            <image:title>Çocuklara Orhan Veli Şiirleri</image:title>
            <image:caption>Edebiyatımızın sevilen şairlerinden Orhan Veli’nin şiirlerini bu sefer çocuklar için renkli ve resimli olarak bir araya getirdik. Hadi birlikte Orhan Veli’nin şiir dünyasını keşfedelim!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89316</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5e6db86b-163f-4745-be45-4b284a0fd39b.jpg</image:loc>
            <image:title>Zıpır Gizli Görev</image:title>
            <image:caption>Yönünü sevgiyle bulan bir köpeğin &apos;&apos;şampiyonluğa&apos;&apos; koşuşu…
Dilek Yardımcı&apos;nın, yaşanmış olaylardan esinlenerek kurguladığı Zıpır&apos;ın ikinci serüveni; kabına sığmaz, yerinde durmaz kahramanımızı türlü engellerle yüzleştiriyor, hayatın gizlerini keşfedeceği &apos;&apos;gizli görev&apos;&apos;lerle buluşturuyor.
Hayvanların sahiplenilmesi gibi duyarlılık gerektiren bir konuya eğilerek, hayvanların kendi doğal çevrelerinde özgürce yaşama hakkı üzerine düşündüren yazar, insanlar ve can dostları arasında kök salan koşulsuz sevgiye de dikkat çekiyor.
Özgürlüğüne tutkun delifişek bir köpeğin, azim ve kararlılık dolu kendini gerçekleştirme hikâyesini odağına alan roman, başarıya giden yolun hayal etmekten ve mücadeleyi bırakmamaktan geçtiğini anımsatıyor.
Yeni yuvasında, yeni sahibi ve yeni dostlarıyla geç de olsa mutluluğu yakalayan Zıpır&apos;ın keyfi yerindedir. Ta ki merakına yenik düşüp özgürlüğünü &apos;&apos;yeniden&apos;&apos; kaybedene değin! Ah o serseri köpek grubu yok mu! Bela mı bizim Zıpır&apos;ın peşini bırakmıyor, yoksa o mu belayı kovalıyor bilinmez ama, köy ha bire karışıyor. İşlerin tam da sarpa sardığı bir dönemde, Kürekli Kahraman Orhan bir yarışmadır tutturuyor. Oysa bizimkinin aklı, hiç tanışmadığı babasında, kalbi ise yüzüne hasret kaldığı ruh ikizi Kaan Efe&apos;de. Şimdi kim o yıldız köpek numaralarını yapıp nicedir galibiyeti elinden bırakmayan Şampiyon&apos;u alt etmek için uğraşacak? Önce babasını bulmalı. Ama madalya da ne yakışır tasmasına! Zıpır&apos;ın kafası bir hayli karışık. Neyse ki ona doğru yolu gösterecek ve hayallerine koşar adım yaklaşmasına yüreklendirecek Esmer Amcası, Emine Ninesi ve bir de &apos;&apos;Sokak Köpekleri Kardeşliği&apos;&apos;nin haşarı üyeleri var...
Dilek Yardımcı&apos;nın güçlü diyaloglar ve şaşırtıcı bir kurguyla ördüğü bu umut tazeleyici roman, Gül Sarı&apos;nın sıcacık resimleriyle zihinlerde canlanıyor.
Sevginin iyileştirici ve birleştirici gücüne sığınarak yüreklere dokunan Zıpır, sevginin izini sürmek gibi anlamlı bir gizli görevi bulunan tüm delişmen ruhların düşlerini geleceğe kavuşturuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89317</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a445a38a-2a04-4000-840b-7b29b7fbe6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hz. Ebubekir Döneminde Ganimet Uygulamaları</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
1-Birinci Bölüm – Fetihler 
a.Ridde Olayları 
b.Üsame Ordusu 
c.Suriye Fetihleri 
d.Irak Fetihleri 
2-İkinci Bölüm – Hz. Ebubekir’in Yönetimi 
a.Yönetim Anlayışı 
b.Hz. Ebubekir’in Hukuki ve Mali Uygulamaları</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89318</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf4d68ce-2e31-4666-a721-66c3173ad334.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayvan Çiftliği</image:title>
            <image:caption>“Bütün hayvanlar eşittir ama bazıları daha eşittir.”
Hayatları boyunca köle olarak yaşayan hayvanlar, nihayet kendi kendilerinin efendileri olmaya karar verip isyan bayrağını çekerek insanları alt ederler. Artık düşledikleri dünyayı yaratma şansı onlardadır. Fakat kendi kendilerine yetecekleri adil bir sistem kurma hayalleriyle çıktıkları bu yolda insanların hatalarını tekrarlamaktan ve yozlaşmadan kaçamayacaklardır.
Orwell bu unutulmaz eserinde otoriter ve totaliter rejimlerin tehlikelerini gözler önüne sererek, geçmişteki ve günümüzdeki toplumların işleyiş mekanizmalarını büyük bir ustalıkla eleştirir. Hayvan Çiftliği her dönem okunabilecek bir başyapıt.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89319</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d4833d39-64ce-4031-bd36-23f83d3499e9.jpg</image:loc>
            <image:title>1984</image:title>
            <image:caption>“Özgürlük, iki artı iki dört eder diyebilmektir. Eğer buna izin verilirse, gerisi gelir.” Sene 1984. Her hareketi izleyen tele-ekranların ve her düşünceyi okuyabilen totaliter düzenin devri… Yıllarca süren savaşların sonunda dünya üç büyük devletin elinde. Okyanusya vatandaşı Winston Smith, insanlığın baskıyla kontrol altında tutulduğu, çocukların ailesini bile ihbar ettiği bir korku toplumunda yaşayan “uyumsuz” biridir. Bu uyumsuzluk onu sorgulamaya iterken aynı zamanda geri döndürülemez bir yola sokacaktır. 1984, dünya var oldukça güncelliğinden hiçbir şey yitirmeyecek, 20. yüzyılın en önemli romanlarından biri.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89320</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd6e591b-f738-473b-abfe-63612c05cf6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Karamel Set (4 Kitap Takım Kutulu)</image:title>
            <image:caption>Karamel 1: Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi
Peter’in hayattaki en büyük derdi iki buçuk yaşındaki kardeşi Karamel. Büyükler ona bayılıyor fakat Peter ile kaplumbağası Tıptıp için o tam bir baş belası! Sürekli ayak altında dolaşıp elini sürdüğü her şeyi berbat ediyor, öfkelenince kendini yere atıp avaz avaz bağırıyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Tıptıp’a göz dikince Peter’in sabrı taşıyor. Peki, ailesinin biraz da kendisine ilgi göstermesini nasıl sağlayabilir?
Dördüncü Sınıfa Giden Bir Hiçin Hikâyesi dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ilk kitabı.
Karamel 2: Süper Karamel
On iki yaşındaki Peter, baş belası kardeşi Karamel’in yarattığı kargaşadan uzaklaşmak için çareler ararken bir kardeşi daha olacağını ve ailece bir seneliğine küçük bir sahil kasabasına taşınacaklarını öğreniyor. Kimseyi tanımadığı bir yerde Karamel’le aynı okula gitme fikrine alışmaya çalışırken içini kemirip duran bir soru var: Ya yeni doğacak kardeşi de Karamel’e benzerse?
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin ikinci kitabı Süper Karamel’de Peter ailesiyle birlikte yepyeni bir maceraya atılıyor.
Karamel 3: Karamel Çılgınlığı
Peter’i canından bezdiren kardeşi Karamel bu kez de Peter’in baş düşmanı Sheila Tubman’la evlenmeye karar veriyor. Bu da yetmezmiş gibi Peter ailece yaz tatilini geçirecekleri evi Sheila ve ailesiyle paylaşacaklarını öğreniyor! İki geniş aile ve birbirinden renkli komşularla müthiş bir tatil macerası Peter’i bekliyor.
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin üçüncü kitabı Karamel Çılgınlığı’nda Peter ailesi, komşuları ve dostlarıyla unutulmaz bir yaz tatili geçiriyor.
Karamel 4: Çifte Karamel
Karamel’in yeni tutkusu para. Evde yaptığı “Karamel Papelleri”yle aklına gelen her şeyi satın almayı saplantı haline getirince Peter ve ailesi darphane gezisi yapmaya karar verir. Gezide yıllardır haber almadıkları akrabalarıyla karşılaşır ve kendilerini çılgın bir maceranın içinde bulurlar. Peter kardeşinden çektikleri yetmezmiş gibi bu kez de birbirinden sinir bozucu ikiz kuzenleri ve Karamel’le aynı adı taşıyan, yaramazlıkta da ondan hiç aşağı kalmayan küçük erkek kardeşleri Minik Karamel’le uğraşmak zorunda kalır!
Dünyaca ünlü ödüllü yazar Judy Blume’un klasikleşmiş Karamel dizisinin son kitabı Çifte Karamel’de Peter ailesiyle yardımlaşarak hep birlikte içine düştükleri çılgın macerayı atlatmaya çalışıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89321</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/96534733-e223-4edb-8a1d-f8c9806eff4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Dedektif</image:title>
            <image:caption>Sıradan görünen ama alışılagelmişin dışında bir polis, bir seri katil ve hızla çoğalan kurbanlar... 
 
Bağımlılıkları ve rutinleriyle hayatı gevşek biçimde kavramış Dedektif&apos;in kalın kabuğu
farklı kişilerin dikkatini çekmiştir. Ama bu, kabuğun ardında aynı şeyi gördükleri anlamına
gelmez. İlgi ölümcül de olabilir kurtarıcı da… 
Benzerlik insanları farklı yollara sürükleyebilir. Yolculuk hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratıcıdır. Kurtuluş için gereken mesafe muammadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89322</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6582c982-479e-498c-a121-a9f82e29ae0a.jpg</image:loc>
            <image:title>Misket Kızın Rüyası</image:title>
            <image:caption>Misket Kızın Rüyası</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89323</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c95a3216-90a2-4962-844d-6151c0430a63.jpg</image:loc>
            <image:title>Tarihöncesinden Bugüne Akdeniz Dünyası Ve Doğa - Kriz Çağına Nasıl Geldik</image:title>
            <image:caption>Toprak ilk Akdeniz halklarının kültürel temeliydi; toprağa bağlı ve yakın olduklarını kabul ediyor, doğayı çeşitli şekillerde işlenen kırsal dünya içerisinden kavrıyorlardı. Sahip oldukları bu doğa imgesi, ticaretten sosyal yaşama, dini ritüellerden tarım etkinliklerine kadar hayatın her alanına nüfuz etmişti. Binlerce yıl boyunca insanlık ile ona ev sahipliği yapan toprak arasında keskin bir ayrım yoktu. Doğayla büyük ölçüde uyumlu bir ilişkinin var olduğunu kabul eden yaygın bir uzlaşı vardı. Antik Akdeniz’de geleneksel tarım, doğal ekosistemlerin temel özelliklerine aykırı değildi. Zengindi, karmaşıktı, kendi kendini düzenliyordu ve esnekti. 

Bu ilişki, doğanın, insanın müdahale etmediği yabani kırsal olarak algılanmaya başladığı 18. yüzyılın sonlarında sona erdi. Yüzyılın başlarında insan dünyası, tarımsal âlem ve işlenmemiş doğa alanı, iç sınırları olmayan kesintisiz tek bir sahaydı. Fakat yüzyılın sonuna gelindiğinde çağın önemli yazarları bu süreklilik içerisinde keskin bir bölünme yaratmış ve tarım dünyasını doğa dünyasından ayırmışlardı. Bu ani ve çarpıcı duyarlılık değişimi ekolojik anlayışı baş aşağı etti ve halen daha mücadele etmekte olduğumuz çok önemli sonuçlara sebep oldu. 

James H. S. McGregor dünyanın bugün karşı karşıya olduğu çevre krizinin kökeninde Batı toplumunun “İlk Doğa” ilkesini, insan toplulukları ile doğa dünyası arasındaki uyumlu ilişkiyi terk etmesinin yattığını öne sürüyor. Bu temel eser bizlere yeni bir çevresel sorumluluk yaklaşımı sunmakla kalmıyor, doğadaki yerimize dair eski anlayışı yeniden edinmemiz gerektiğini söylüyor. Doğaya karşıt ve hasım konumumuzu terk etmeli, doğuştan ait olduğumuz biyolojik dünyada geçmişin kendini ispatlamış teknikleriyle yetiştiricilik yapan kimliğe dönmeliyiz. Kaybedilen şeyler çok, toprak ve çevre büyük zararlar gördü, geleneksel bilgi de taşıyıcılarıyla beraber öldü. Fakat halen daha kurtarılabilecek, üzerinde çalışılabilecek ve yeniden düşünülebilecek çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89324</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14700d55-6470-4a75-ad57-e2cfe163937c.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Singleton (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Kaptan Singleton 1720 yılında, Robinson Crusoe’dan bir yıl sonra yazılmıştır. Ailesini hiç tanımamış bir çocuğun korsan olarak yağma yoluyla zenginleşmesini, bu korsanlıklar sırasında edinilen bir dostun yardımıyla pişman olup bu hayattan vazgeçmesini anlatır. Gemilerde geçen, talan ve yağmayla dolu bir hayatın sürükleyici hikâyesi olduğu kadar doğru yerden gelen rehberlikle kurtuluşa kavuşan bir ruhun portresidir. Korsanlık romanlarının revaçta olduğu bir dönemde yayımlanan roman, içerdiği tutarsızlık ve hatalar nedeniyle eleştirilmiş olsa da deniz kokan rüzgârları, yerlilerin kulaklarda çınlayan çığlıklarıyla Robinson Crusoe gibi okurların hayal dünyasında bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89325</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f75119cf-eb2a-4fbb-a7de-b116e7310a4a.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Aşkları (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Erbil’in çeşitli kişilerin birbirlerine yazdıkları özel yaşam itiraflarıyla dolu mektuplardan oluşan bu romanı (yazarın başka birçok romanında olduğu gibi) estetik ya da erotizm ile etiğin çatışmasına bize bir aralıktan baktırırken, aynı zamanda bu çatışmanın kaynağını sorunsallaştırmaktadır. Çatışma, kuşkusuz romandaki olayın kurgusuna aittir; fakat kurguyu da aşmakta, bizi bu romanın doğrulukla ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırmaktadır. Edebiyat ya da roman doğruyu söyler mi, söyleyebilir mi, özellikle bu roman Mektup Aşkları ise? (…) Mektuplar ne varacağı yere varmıştır ne de varmamıştır ya da varmayacaktır; mektuplar yoldadır ve okuyanı çarpmaktadır. Tek doğru, mektupların yolda ve elden ele geçmekte olduğudur.” 
 
                                                                                                                                                                                       Önay Sözer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89326</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/beb8925d-c5a0-418f-acc5-d8b80b4212aa.jpg</image:loc>
            <image:title>Osmanlı Dönemi Kısa Girit Tarihi</image:title>
            <image:caption>Girit kültürü kendine özgüdür. İçinde, eski dönemlerden Miken, Minos, Roma, Hellen, Bizans ve biraz da Arap kültürü barındırır. 

 Ortaçağ ve hemen sonrasında, bu kadim kültürün üstüne kalın bir Venedik kültürü katmanı eklenmiştir. Bu senteze son olarak da Osmanlı kültürü katıldı. Bütün bunlar Akdeniz mirasının özgün bir parçası haline gelen Girit kültürünü oluşturdu. 

Değerli akademisyenler Ayşe Nükhet Adıyeke ve Nuri Adıyeke’nin otuz yıllık Girit tarihi çalışmalarının son ürünü olan Osmanlı Dönemi Kısa Girit Tarihi ’nde, bu derin tarihsel hikâyenin Osmanlı kısmı ayrıntılı olarak inceleniyor. Yazarların Girit kadı sicillerini de kapsayan çok geniş bir arşiv, yazma ve belge taramasının sonucu olan bu kitap, bilinçli popüler tarih tercihiyle, başta Giritliler olmak üzere, Osmanlı dönemi Girit tarihini merak eden tüm okuyuculara kolay okunan, akıcı bir anlatı sunuyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89327</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7cc1bb9d-4160-4ecc-b2e7-f8c3461dde2a.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Biyologlar - Ray&apos;den Hamilton&apos;a</image:title>
            <image:caption>“On yedinci yüzyılda mikroskobun icat edilmesiyle yeni ve tamamen sürprizlerle dolu bir dünyanın kapıları açıldı. Küçücük bir su damlasının içinde sayısız canlının bulunması hayal gücünün sınırlarını zorluyordu.” 

Oxford Üniversitesi matematik profesörlüğünden emekli olan Ioan James bu önemli çalışmasında, günümüzden 400 yıl geriye uzanarak otuz sekiz büyük biyoloğun biyografilerini kaleme alıyor. Kitap, biyologların bilimsel başarılarının yanı sıra her biri oldukça merak uyandırıcı yaşam öyküleri üzerinde de titizlikle duruyor. Kronolojik olarak düzenlenmiş biyografilerle, biyolojinin yıllar içinde hangi toplumsal koşullarda geliştiğine dair çarpıcı bir tablo sunuluyor. Bilimsel ve biyolojik teknik ayrıntıları asgaride tutan kitap, konuya ilgi duyan bütün okurları modern gelişmeleri kolayca izlemeye davet ediyor. 

Aralarında Sloane, Linnaeus, Banks, Lamarck, Humboldt, Hooker, Owen, Aggassiz, Darwin, Galton, Mendel, Wallace, Huxley ve Crick gibi pek çok büyük biyoloğa ait ilginç hayat hikâyelerini okurken bir yandan da modern tıp ve genetik biliminin bugünkü birikimine nasıl kavuştuğuna tanık olacaksınız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89328</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/689c877d-9b6f-432b-a21d-26096fd9089c.jpg</image:loc>
            <image:title>Mektup Aşkları</image:title>
            <image:caption>“Erbil’in çeşitli kişilerin birbirlerine yazdıkları özel yaşam itiraflarıyla dolu mektuplardan oluşan bu romanı (yazarın başka birçok romanında olduğu gibi) estetik ya da erotizm ile etiğin çatışmasına bize bir aralıktan baktırırken, aynı zamanda bu çatışmanın kaynağını sorunsallaştırmaktadır. Çatışma, kuşkusuz romandaki olayın kurgusuna aittir; fakat kurguyu da aşmakta, bizi bu romanın doğrulukla ilişkisi üzerinde düşünmeye çağırmaktadır. Edebiyat ya da roman doğruyu söyler mi, söyleyebilir mi, özellikle bu roman Mektup Aşkları ise? (…) Mektuplar ne varacağı yere varmıştır ne de varmamıştır ya da varmayacaktır; mektuplar yoldadır ve okuyanı çarpmaktadır. Tek doğru, mektupların yolda ve elden ele geçmekte olduğudur.” 
 
Önay Sözer</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89329</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3599b33-c131-45f9-8099-a992a1a326e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Şıpsevdi</image:title>
            <image:caption>herhangi bir amaca hizmetten çok halkı güldürmek için yazılmıştır. (...) Meftun, Frenk hayranlığı hastalığına tutulmuş bir deli midir? Hayır. Göreceğiz ki o da değil. Bazı sınırlı zamanlarda akıllılık anları görülmesine bakılırsa seyrek nöbetli sıtma gibi aklı gelir gider takımdan olması pek mümkündür.” 

1901’de “Alafranga” adıyla tefrika edilirken sansürün hışmına uğrayarak yarım kalan roman, 1909’da Şıpsevdi adıyla yeniden doğar. Hüseyin Rahmi Batı özentisi tiplerin en meşhurlarından birini, Meftun’u yaratmış, üslubundaki yüksek mizahı ve felsefeyi bugünün okuruna tattırmayı bilmiştir. Şıpsevdi zamansız bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89330</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/81e0c7dd-f650-4cb2-a8ef-d3a54aa23110.jpg</image:loc>
            <image:title>Delirmek Görecelidir</image:title>
            <image:caption>Ben o elmayı yasak olduğunu bile bile aldım. Kendi isteğimle yanında durdum. Ve yanında durmaya da devam edeceğim.” 

Kafamın içinde durmadan bu cümleler yankılanıyordu. Sanki o an dünya dönmeyi bırakmıştı. Öylece kaldığımız yerde âdeta bütün gezegenler bizim etrafımızda, bizim için dönüyordu. 

Ayağıma düşen soğuk kar tanesi ayağımda iyice açılan yarayla buluştuğunda yüzümü ekşittim. İstemsizce ayağıma baktım. Kandan hoşlanmıyordum ve yarama bakmam hiç iyi olmamıştı. Gözlerim karardı. Artık tamamen kendimi güçsüz hissediyordum. 

Delirmek Görecelidir, insan aklının sınırlarında bizi gezintiye çıkarıyor. Zaman ve mekânın silikleştiği, olayların iç içe geçtiği bu romanı okurken kendinizi sorular sorarken bulacaksınız… Yaşananlar gerçek miydi? Delilik nedir? Sevmek bir şeyi anlamak için yeterli midir?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89331</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e7357c60-df14-4ba5-b04c-0edcfbba0120.jpg</image:loc>
            <image:title>Kaptan Singleton</image:title>
            <image:caption>Daniel Defoe (1660-1731): Londra’da varlıklı bir ailede dünyaya geldi. İyi bir akademik eğitimin ardından ticarete atıldı. Çetin ve macera dolu bir ticaret hayatından sonra siyasi yergilerle yazarlığa başladı. Gözüpek bir gazetecilik kariyeri ve pek beğenilen didaktik eserlerinin akabinde, 1719 yılında onu dünya edebiyatının başköşelerinden birine yerleştiren Robinson Crusoe romanını yazdı. Kaptan Singleton 1720 yılında, Robinson Crusoe’dan bir yıl sonra yazılmıştır. Ailesini hiç tanımamış bir çocuğun korsan olarak yağma yoluyla zenginleşmesini, bu korsanlıklar sırasında edinilen bir dostun yardımıyla pişman olup bu hayattan vazgeçmesini anlatır. Gemilerde geçen, talan ve yağmayla dolu bir hayatın sürükleyici hikâyesi olduğu kadar doğru yerden gelen rehberlikle kurtuluşa kavuşan bir ruhun portresidir. Korsanlık romanlarının revaçta olduğu bir dönemde yayımlanan roman, içerdiği tutarsızlık ve hatalar nedeniyle eleştirilmiş olsa da deniz kokan rüzgârları, yerlilerin kulaklarda çınlayan çığlıklarıyla Robinson Crusoe gibi okurların hayal dünyasında bir yer edinmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89333</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb4c7889-9ce0-4c9e-a242-def55cf67da1.jpg</image:loc>
            <image:title>Hep İnsan - 2. Cilt</image:title>
            <image:caption>Biraz tarih, biraz biraz felsefe, biraz din, 
biraz siyaset; ama ‘hep İnsan.’” 
Yazdıklarım insanın tarihsel ilerleme sürecindeki inanış, düşünce ve eylemlerini anlamaya yönelik kısa bir derlemedir. İnsan doğası gereği bilmek isteyen bir canlıdır, merak eder. 
İnsanlık mirasına pozitif değer katabilecek eylemlerde bulunabilmek için gerekli 3 temel adım şunlardır: 
1- Oku (algıla/duy/tez) 
2- Bil (anlam/kategori/antitez) 
3- Düşün (sentez/sezgi) 
İnsanın inancı bu üç eylemden sonra oluşmalıdır. Bilinç, aklın yol gösterdiği aydınlıkta ilerler. Yani insanlık bilinçtir. 
İnsan eylemlerini hissederek ve inanarak yapar. İnanmayan insan eylemde bulunmaz. Eylemler yapıcı ya da yok edici olabileceği için inançların bilmeye dayanması şarttır. 
“Harekete geçmiş cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.”         Goethe 
İnsan eylemleri, insan için iyi olanı aramalı; insan yararını, insan onurunu korumaya yönelik olmalıdır. Bu konuda ırk ve sınıf ayrımı yoktur. Tüm insanlar eğitilebilir. Hümanizm odaklı olmalıdır. İnsanın zaman içindeki değişiminde olumlu yönde ilerlemesine hizmet etmelidir. 
Bu kitap bir insanın bilme yolculuğudur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89334</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/30085771-10da-436e-9169-e23a66843d9c.jpg</image:loc>
            <image:title>Rakamlar ve Erik Ağacı</image:title>
            <image:caption>Rakamlar kılıktan kılığa girmeyi severler. Bu kitapta da farklı kılıklara girerek bize mahalledeki erik ağacının hikâyesini anlatıyorlar. Her sabah odasının penceresinden karşıdaki erik ağacına bakan Ece’nin, parkta arkadaşlarıyla maç yapan Cem’in, erik yaprağı yemeyi her şeyden çok seven Tırtıl’ın maceralarını da unutmadan… Benzersiz, ilginç, eğlenceli... Rakamlar ve Erik Ağacı, çocukların konsantrasyon ve algı yeteneklerini geliştirirken aynı zamanda yaratıcı düşünmelerini destekliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89335</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f29a53bb-3185-45c1-b401-f67acb11b875.jpg</image:loc>
            <image:title>Türkçe İbadet</image:title>
            <image:caption>Anadilde ibadet konusu İslam’ın ilk dönemlerinden beri tartışılan bir konudur. Bu konunun iki yüzü var. Birincisi; insan hakları yüzü, ikincisi ise inançsal yüzdür. 
Anadilde ibadet isteğinin temel bir insan hakkı olduğuna kim karşı çıkabilir? 
İsteyen Arapça, isteyen Türkçe ibadet edebilir. Dileyen Arapça ezan dinleyebilmeli dileyen de Türkçe ezan... Kur’an’ı anadilde okuma isteği de insanî bir haktır. Haksızlık, bu haklara karşı çıkmaktır. 
Peki ya inançsal açıdan İslam kaynakları bu konuda ne diyor? 
Kur’an’a ve Hazreti Muhammed’in sünnetine göre Türkçe ezanın, Türkçe namazın ve Türkçe Kur’an’ın yeri nedir? 
İslam tarihinde bu konularda neler yaşandı?  Selman-ı Farisi’den İmamı Azam Ebu Hanife’ye ve günümüze kadar neler söylendi, neler yazıldı? 
Kim hangi fetvaları verdi? 
Farsça ve Berberice ezan okundu mu? 
Farsça, Berberice ve Türkçe ibadet hiç uygulandı mı? 
Konunun kuramsal yönü uygulamada ne gibi sonuçlara yol açtı? 
Anadilde ibadet nasıl uygulanabilir? 
Hepsi bu çalışmada...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89336</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39d5f324-84a2-4701-93e0-4608119328df.jpg</image:loc>
            <image:title>Pusula</image:title>
            <image:caption>İnsanın güvenebileceği en sağlam pusula özgür akıldır. Kant’ın ifadesiyle, “aklını kullanma cesaretini gösteren” aydınlanmış insan kendi yolunu bulur. 
Bugün Türkiye’de yakın tarih hiç olmadığı kadar çarpıtılmakta ve bu çarpık tarih üzerinden yeni bir geçmiş ve gelecek kurgulanmak istenmektedir. Böyle bir ortamda, yakın tarih konusunda yeterli bilgi birikime sahip olmayan insanların, özellikle genç kuşakların yolunu kaybetmesi hiç de zayıf bir olasılık değildir. İşte “Yakın Tarih İçin Pusula”, belgelere dayalı gerçek tarihi gözler önüne sererek yakın tarihte kaybolmanızı engellemek; yalan, yanlış ve çarpıtma bombardımanı arasında güvenle yolunuzu bulmanıza yardım etmek için yazılmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89337</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2b73d2d2-b57e-4496-9909-7cd3ebc7ec3f.jpg</image:loc>
            <image:title>Perakendecilikte Kişisel Satış ve Satış Gücü Yönetimi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
İçindekiler 
Kısaltmalar 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1.Perakendecilik Sektörü. İmalat Sektörü ve Kişisel Satış 
İkinci Bölüm 
2. Başarılı Satış Elemanları 
Üçüncü Bölüm 
3. Başarılı Satış Elemanlarının Özellikleri: İmalat ve Perakende Sektöründe Karşılaştırılmalı Bir Araştırma 
Sonuç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89338</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ed1d3f0a-33cd-40cf-8ba0-997da5cf1c50.jpg</image:loc>
            <image:title>Politik Arena Metaforu Olarak Örgütlerde Politik Yeti ve Performans İlişkisi</image:title>
            <image:caption>İçindekiler 
Önsöz 
Kısaltmalar Listesi 
Şekiller listesi 
Tablolar Listesi 
Giriş 
Birinci Bölüm 
1. Örgütlerde Politika 
2. Politik Yeti Kavramının Tarihsel Gelişim 
3.  Politik Yetinin Doğası ve Tanımı 
4.  Politik Yetinin Boyutları 
5.  Politik Yetinin Nomolojik Ağ Modeli 
6.  Politik Yetinin Etkileri 
7. Politik Yetinin Geliştirilmesi 
8. Geliştirilebilir Politik Yeti Boyutları 
9.  İş Hayatında Politik Yeti 
10.  Politik Yeti ve İlişkili Olduğu Kavramları
İkinci Bölüm 
Algılanan Destek Türleri 
1.  Algılanan Örgütsel Destek 
2.  Algılanan Yönetici (Süpervizör) Desteği 
3.  Algılanan Çalışma Arkadaşı Desteği 
Üçüncü Bölüm 
1. Performans Kavramı 
2. Performansın Türleri 
3.  Performansa Etki Eden Faktörler 
4. Performansın Boyutları 
5. Performans Boyutları 
6.  Performans Değerleme 
7.  Kamu Kurumlarında Performans</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89339</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/670b7732-c1e7-4f4d-b869-fd0341e87325.jpg</image:loc>
            <image:title>Sosyospor</image:title>
            <image:caption>1.Spor ve Pedagoji 
2.Spor Yönetimi 
3.Toplum Dinamikleri 
4.Spor Sosyolojisi 
5.Spor Tarihi 
6.Spor Felsefesi 
7.Spor Politikaları 
8.Spor Kültürü 
9.Spor Psikolojisi 
10.Spor Ekonomisi 
11.Yaşam Boyu Spor 
12.Yazarlar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89340</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3f0cf231-748a-447f-88eb-2719c575f9da.jpg</image:loc>
            <image:title>Rime Şiirler</image:title>
            <image:caption>Dante’nin (1265 – 1321) Yeni Hayat ve Şölen’de yer alan şiirler dışında İtalyanca yazmış olduğu tüm şiirleri içeren Rime, Dante’yi İlahi Komedya’daki ustalığa taşıyan süreci göstermesi bakımından olduğu kadar, kitaptaki tüm şiirlerin “Aşk”ı tartışmaya-anlamaya-anlatmaya adanmış olmasıyla da Dante şiirinde ayrıcalıklı bir yere sahip. Şiirin temel işlevini “zevk verme” ve buna bağlı olarak şairin temel görevini “güzel sözel nesneler yaratma” olarak anlayan bir şairin bu uğurda vardığı ustalığı “Aşk” izleğinde ısrarlı bir yolculuk olarak örnekleyen Rime; “Aşk”ı tanrısal düzeyde kişileştirmesiyle aynı zamanda insanın ulaşabileceği “güzellik” ve “zevk” doruklarını da gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89341</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d022a236-f092-4dc8-9a76-95cc4672c403.jpg</image:loc>
            <image:title>Yağmurdan Korkan Şemsiye</image:title>
            <image:caption>&quot;Yağmurdan korkan şemsiye olur mu hiç!&quot; demeyin. 
Kimin neyden korkacağı, niçin korktuğu hiç belli olmaz.  
Bazen, korkularımızdan kaçarken başımıza gelen bazı tatlı tesadüfler cesaretin kapısını aralar. 
O kapı, kendini bulmaya, korkuyu yenmeye açılır.  
Güneş Bloedorn’un hem yazdığı hem de bütünüyle el işi kolajlarla resimlediği Yağmurdan Korkan Şemsiye, küçük bir adımın büyük kahramanlıklar doğurabileceğini anlatıyor bize</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89342</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a8ba4397-bbcc-4af8-9570-9cb0992c4590.jpg</image:loc>
            <image:title>Sherlock Lüpen ve Ben - Aldatmacalar Limanı</image:title>
            <image:caption>Sıradışı üç çocuk, birbirinden kopamayan üç arkadaş. Suçlular dünyasında iz bırakacak üç zihin.
Nefes kesen bir macera serisi.
Irene’in babasının eski bir arkadaşı, ona kaçırılmayacak bir teklif yapmak üzere uzun yıllar sonra ortaya çıkar. Teklifi, ona İskoçya’da bir şato satmaktır. Irene, Sherlock ve Arsen, Bay Adler’e bu şatoyu görmek için yapacağı yolculukta eşlik ederler. Ancak Clyde Nehri’nin sakin kıyılarına bakan şatonun güzelliği, onları bekleyen tehlikeleri gizlemek için yeterli değildir. Rahatsız edici gizli mesajlar ve uzaktan gelen garip misafir, gizemi iyice artırır. Irene, şatonun duvarları arasında saklanan, hayatını sonsuza dek değiştirecek gerçeği keşfetmek üzeredir.
Avrupa’nın çeşitli limanlarından yola çıkan şık tekneler, sularımızda gittikçe daha sık görülmeye başlıyor. Bu yeni misafirler, Glasgow Limanı’nın çalışkan denizcilerinin, balıkçılarının ve hatta şehirden gelen tatilcilerin dikkatinden kaçmıyor. İskoçya sahillerinin vahşi ve ağırbaşlı cazibesi, birçok maceraperest denizciyi kendine çekiyor. Ancak kim uzaktan gelen bu esrarengiz yolcuları gerçekten tanıdığını söyleyebilir ki!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89343</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/941d89e7-be8f-48ab-a549-1b9a4fb4c6c1.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyah Tom&apos;un Baladı</image:title>
            <image:caption>SHIRLEY JACKSON VE BFA EN İYİ NOVELLA ÖDÜLÜ 
 
Korku edebiyatının ustası H. P. Lovecraft’ın “Red Hook’ta Dehşet” öyküsünün yeniden yazımı olan Siyah Tom’un Baladı, idolüne hayranlığını dile getiren bir yazarın güzellemesi olduğu gibi eleştirel bir yaklaşım da barındırıyor. Başka dünyaların kapıları “Beyaz Amerikalı” olmayanlarla dolu sokaklara açılıyor. Uyuyan Kral uyanıyor. 
 
New York. 1924. Charles Thomas Tester evini geçindirmek ve hasta babasına bakabilmek için entrikalı işler yapan yirmi yaşında bir genç. Elinde gitarıyla sokaklarda, beyazların arasında usul usul dolaşan siyah bir müzisyen. Ama pek de şarkı bilmiyor, sesi güzel değil ve gitarı da çok iyi çaldığı söylenemez. Başkalarına göre bir dolandırıcı, oysa bir “eğlence” olarak görüyor kendi yaptıklarını, fakat eğlence de bir yere kadar. Korkunun onun gitarının tellerine dolanacağı gün yaklaşıyor.  
 
Esrarengiz bir kadına garip şekillerle dolu bir kitap teslim etme işini aldıktan ve Robert Suydam adlı varlıklı bir adamla karşılaşıp tuhaf kütüphanesini ziyaret ettikten sonra hayatı yerle bir olmaya başlıyor. Tekinsiz vakalara meraklı polis memuru Thomas F. Malone’un da devreye girmesiyle birlikte, Charles Thomas Tester ya da yeni adıyla “Siyah Tom”, kendini karanlığın kalbinde buluyor. 
 
Siyah Tom’un Baladı, gündelik gerçekliği sorgulatan bir kozmik dehşet hikâyesi. 
 
“Tuhaf kurgunun ne yapabileceğini ve ne yapması gerektiğini gösteren muhteşem bir örnek.” –Laird Barron 
 
“LaValle, Lovecraft’ın Cthulhu mitosunun altını üstüne getirirken dehasını konuşturuyor.” –Elizabeth Hand 
 
“LaValle, Lovecraft’ın birtakım edebi unsurlarını alıp onları dönüştürerek toplumsal farkındalık yaratıyor.” –Diabolique Magazine</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89344</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7d642fc4-44bc-4d5a-a448-e2d3a9fd5224.jpg</image:loc>
            <image:title>Son Kalenin Burcundan</image:title>
            <image:caption>Burcu burcu İslâm kokan güllerimizi kopardılar bizden; gül yüzleri gülerek şehit oldu hepsi. İslâm’a, vatana ve Bayrağa zarar gelmesin diye kendilerini feda ettiler. 
Sahabenin mezarları dümdüz şimdi, Kâbe ise dağ boylu kulelere esir. Aksa’nın gözyaşları bağrımızı delerken, Doğu Türkistan’ın çığlıkları gitmiyor kulaklarımızdan. 
Zalimlerin yaptıkları yetmemiş gibi, şimdi ruhumuza kastediyorlar. 
Güllerimizi kopardıkları topraklarımızda dikenlerini bırakıp planlarını uygulamaya devam ediyorlar. 
Fikrimize çatanların etkisi altında kalan genç neslin buzlanmış hissiyatı, elbet bir gün Türk-İslâm ülküsünün sıcaklığıyla çözülecek. 
Muhsin Başkan’ın deyişiyle; &quot;Önümüzdeki çağ, Türk çağı olacak; yükselen en gür seda, İslam&apos;ın sedası olacak.&quot;           
Biz; son kalenin burcunda, ehli sünnet güller yetişsin diye küfrün dikenlerini yolmaya geliyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89345</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20b590b3-1655-4411-8982-3976db53e938.jpg</image:loc>
            <image:title>3üz</image:title>
            <image:caption>ABD Hava Kuvvetleri’nin çok gizli bir araştirma tesisinde sibernetik alanda bir devrim oluyordu. Normal evcil hayvanları test denekleri olarak kullanan biliminsanları yeni bir sınıf siborglar yarattılar; etten ve metalden oluşan, geleceğin savaş alanlarını yönetmek için tasarlanan yaratıklar. Projenin en büyük başarısı, kod isimleri “3ÜZ” olan prototip üçlüydü – her biri özel olarak hazırlanmış ve takım olarak çalışmaya programlanmıştı. Sinir sistemleri en son askerî teknolojiyle artırılmış ve desteklenmiş 3ÜZ nihai akıllı silahlardı – programlanabilir ama otonomdular; sadık ama tamamıyla acımasızdılar. 
 
Her ne kadar başarılı bir proje olsa da 3üz henüz sadece prototipti, testler sona erdiğinde parçaları sökülerek iptal edileceklerdi. Ama korkutucu mekanik zırhlarının altında üçü de evlerinden çalınmış birer evcil hayvandı ve hayatta kalma içgüdüleri de diğer özelliklerinin arttığı gibi artmıştı. Yok edilme tehlikesine karşı 3ÜZ tesisten kaçtı ve korkutucu, kafa karıştırıcı dış dünyaya adım attı, peşindeki askerler ise en az kendileri kadar tehlikeliydiler. Onlara karşı savaşırken aynı zamanda hayal meyal hatırladıkları bir yeri arıyorlardı: yuvalarını. 
 
“Mükemmel bir öykü. Grant Morrison’ın inanılmaz yeteneğinin iyi bir örneği.” –Patrick Rothfuss 
 
“Bitirdiğimde gözyaşlarımı tutamadım. Henüz Grant Morrison hayranı değilseniz, okuyunca olacaksınız.” –Nnedi Okorafor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89346</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4cf12b2c-a8b1-46d8-a336-3068d65cd6c6.jpg</image:loc>
            <image:title>Özel Eğitimin Kerteriz Defteri</image:title>
            <image:caption>Vaktiyle İstanbul Boğazı’nda balık avlayan balıkçılar; avlanma mevsimini, boğazın akıntısını ve balık çok çıkan mekânları not alırlar, ertesi yıl bu notlara göre avlanırlarmış. Balıkçıklar, bu bilgileri yaşlanıp balıkçılığı bırakana kadar da kimseyle paylaşmazmış. Balıkçılığı bırakınca da bu defterleri mirasçılarına verirlermiş. Böylece her tecrübeli balıkçının kendi meslek yaşamına dair bir kerteriz defteri olurmuş. 
Özel eğitimle uğraşan her eğitimcinin kişisel tecrübeleri bulunmaktadır. Özel eğitime gereksinim duyan her bireyin hayatı da ayrı bir hikâyedir. 
Her bireyin yaşam zorlukları, aldıkları eğitimler, hastalıkları birbirinden farklılık gösterir. Bu nedenle her öğretmenin özel eğitim öğrencilerine yaklaşımı, adeta birer kerteriz defteri gibi tecrübe paylaşımını gerektirir. 
Bu kitap; mesleki araştırma ve uygulamalarının bir ürünü, bir kerteriz defteri olup gerçek hayat hikâyeleri ile desteklenmiştir. 
Yönetim disiplini ile özel eğitim disiplininin birlikte değerlendirildiği bu çalışma; okuyucuların fikir dünyalarına, yaşam tarzlarına ve farkındalıklarına küçük bir dokunuş yapmayı amaçlamaktadır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89347</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ae69b5d4-34f3-45a4-b9df-c2ee6a034cc2.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler - Etkinliklerle Alfabe 1</image:title>
            <image:caption>Etkinliklerle Alfabe 4-6 Yaş -1 
 
Bu kitapta 4-6 yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, harf bilgisi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri ile bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren çok sayıda eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
 
Harfleri ve sözcükleri tanıma ve bulma, büyük-küçük harf eşleştirme, gizli sözcükleri bulma, hece birleştirme, sözcük tamamlama, resim-sözcük eşleştirme, boyama, labirent ve daha pek çok aktivite sizleri bekliyor! 
 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 4-6 yaş çocuklarımızın, harf, ses, yazı öğrenimi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri kazanması; ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim,” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?”, “Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin,” benzeri destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89348</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b3b77931-97db-401b-a527-531fde51dc32.jpg</image:loc>
            <image:title>Küçük Dahiler - Etkinliklerle Alfabe 2</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta 4-6 yaş çocuklar için özel olarak hazırlanmış, harf bilgisi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri ile bilişsel, motor, dikkat ve düşünme becerilerini geliştiren çok sayıda eğlenceli aktivite bulacaksınız. 
 
Harfleri ve sözcükleri tanıma ve bulma, büyük-küçük harf eşleştirme, gizli sözcükleri bulma, hece birleştirme, sözcük tamamlama, resim-sözcük eşleştirme, boyama, labirent ve daha pek çok aktivite sizleri bekliyor! 
 
Çocuklarınız bu aktiviteleri sizinle birlikte ve tek başına yaparken hem çok eğlenecek hem de öğrenecek. 
 
Değerli Ebeveynler, 
Bu kitap dizisi, 4-6 yaş çocuklarımızın, harf, ses, yazı öğrenimi, ses ve yazı farkındalığı, yazı yönü ve anlamı, ses çeşitleri, verilen sesi tekrar edebilme, görsel okuma, kalem tutma gibi okuma yazmaya hazırlık becerileri kazanması; ince el kasları, görsel ve işitsel dikkat, görsel ve işitsel hafıza, konsantrasyon yetilerini geliştirmek amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 0-72 ay eğitim programına uygun kazanımlar dikkate alınarak hazırlanmıştır. 
Bu kitabı çocuğunuzla birlikte uygularken: 
· Yönergeleri okuyunuz fakat çocuğunuz etkinliğe başladığında müdahale etmeyiniz. 
· Yönergelere uygun hareket ettiğinde, “Aferin, tebrik ederim,” benzeri motive edici sözcükler kullanınız. 
· Yönergeleri yanlış uygularsa, “Bir daha denemeye ne dersin?”, “Şuraya dikkat ederek yeniden yapabilirsin,” benzeri destekleyici ve teşvik edici uyarılarda bulunabilirsiniz. 
Önemli olanın, çocuğun doğru yapması değil, doğru yapmak için çaba göstermesi olduğunu unutmayalım. 
Bol kitaplı ve sağlıklı günler dileğiyle! 
PEDAGOG AYŞEN OY</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89349</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b62815a1-bd4f-4de1-bab4-be5f5368d97b.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Neil Armstrong</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Neil Armstrong 
 
Her yolculuğun küçük bir adımla başladığını biliyorum. 
 
Neil Armstrong, ayda yürüyen ilk insan olarak tarihe geçti! Neil, çocukluğundan beri uçaklara hayrandı. Çalışıp biriktirdiği tüm parayla model uçaklar ve uçuş dersleri aldı. Üniversitede mühendislik okudu ve sonunda başarılı bir pilot oldu. Her zaman daha iyisini yapabilmek için çok çalıştı, en zorlu anlarda bile serinkanlılığını hiç kaybetmedi. Uzay yarışı başladığında artık yeni bir tür pilota ihtiyaç vardı: astronotlara! Neil, onlarca aday arasından tüm sınavları başarıyla geçerek astronot oldu. Uzay söz konusu olduğunda hiçbir şey kolay değildi. Zorlu bir görev Neil ve ekibini bekliyordu. Nasıl mı başardılar? Cesaret, akıl ve sabırla! 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89350</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ece742c8-ec72-435c-9704-33adb46f61fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Beni Siz Delirttiniz</image:title>
            <image:caption>Biliyor musun? Ben hayatı hep yanlış anlamışım ama doğru da anlasam sonuç değişmeyecekmiş; dürzüler zengin, aptallar ünlü, çirkinler ise hep şanslı olacakmış! 
* * * * * 
Genç yaşıma rağmen kazandığım bu başarılar sayesinde etrafımda birçok dostumun olacağını düşünürken tam tersi olmuş, insanlar beni her defasında derin bir yalnızlığın içerisine doğru itmişlerdi. Daha o yıllarda anlamıştım, başarının yalnızlığı getirdiğini. Yere düştüğüm zaman kalabalıklarım, ayağa kalktığımda ise yalnızlıklarım artıyordu.  
* * * * * 
“Beni Siz Delirttiniz”, baş kahramanı Nesimi dosyanın editörler tarafından yayına hazırlandığı günlerde vefat eden ve gerçek bir hayat hikâyesinden kurgulanarak kaleme alınan bir hikâyedir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89351</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d5508f4b-0079-4018-81dd-f6b401a724a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Marie Cruie</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Marie Cruie 
 
Keşfetmenin gücünü biliyorum. 
 
Marie Curie, küçük yaşlardan beri bilime ilgi duyuyordu. Çok iyi bir öğrenciydi, özellikle matematik ve fen bilimlerinde çok başarılıydı. Bilim insanı olmak istiyordu ancak ne yazık ki 1800’lerde Polonya’da üniversiteler kız öğrenci kabul etmiyordu. Ama bu onu durdurmadı. Önce kadınlar için kurulan gizli bir üniversiteye gitti, sonra da dünyanın en önemli üniversitelerinden birine, Sorbonne’a kabul edildi. Hiç yılmadan çalıştı ve tüm zorluklara rağmen, buluşlarıyla bilim tarihinde çığır açan ünlü bir fizikçi ve kimyager oldu. 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89352</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0f939a9-0cd2-4de5-adbb-d722fe3ee1b2.jpg</image:loc>
            <image:title>Max Stirner</image:title>
            <image:caption>Başyapıtı olan Der Einzige und sein Eigentum (Biricik ve Mülkiyeti) hariç, ülkemizde bir muamma olan ve hakkında yazılmış herhangi bir çalışmaya rastlayamadığımız Max Stirner, İngiliz siyaset kuramcısı Saul Newman’ın hazırladığı bu kapsamlı derlemede enine boyuna inceleniyor. Çoğu zaman anarşist kanon içindeki tartışmalı konumuyla, kimileyin sadece Marx’la olan polemiğiyle, bazen de günümüzün radikal sol siyasetine olası katkıları dolayımında ele alınan Stirner’i çok yönlü bir şekilde gündeme getiren bu çalışmada Newman özellikle Stirner’i sarmalayan kasıtlı sükûneti bozmaya çalışıyor.
Max Stirner ismi ister ona hasım bir zaviyeden bakalım isterse onun peşinden gidelim herkes için bir “demir leblebi”dir. Sosyal ve politik kuram, anarşizm, varoluşçuluk ve avangard sanat akımları üzerindeki güçlü etkisi bir yana, onun fikriyatıyla, Nietzsche, Foucault, Derrida ve Deleuze gibi düşünürler arasında çarpıcı yakınlıklar bulmak da mümkündür. Ama her şeyden önce Stirner siyasi kurumların altında yatan teolojik boyutu ifşa eden, tekinsiz hayaletlere duyduğumuz saplantıyı resmeden ve belki de bugün yetkin bir ideoloji eleştirisi açısından epeyce ihtiyaç duyduğumuz bir potansiyele sahiptir. Stirner’in esrarengiz hayatı; fikirleriyle kendi dönemindeki anarşistler, devrimciler ve yazın avangardları arasındaki münakaşalar; fikirlerinin tarihsel bağlamsallığı; Marx ile olan amansız polemiği; Genç Hegelciler içindeki konumu; radikal politikaya olan muhtemel katkısı ve benzeri pek çok mesele elinizdeki yapıtta masaya yatırılmaktadır</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89353</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e0d89137-b64c-4d04-af02-5da5a88830b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Ameila Earhart</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Albert Einstein 
 
Sınır tanımadım. 
 
Amelia Earhart, maceralara atılmayı daima çok sevdi ve yaşamı boyunca hiç kimsenin  ona engel olmasına izin vermedi. Atlas Okyanusu’nu uçakla geçmek gibi daha önce kadınların hiç yapmadığı şeyleri yaparken bile! Amelia, herkesten daha çok çalıştı ve hayallerinden asla vazgeçmedi. Sonunda, uçuş rekorları kırarak kadınların da erkekler kadar yükseklere çıkabileceğini tüm dünyaya kanıtladı! 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından tanıyacak, onları kahraman yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89354</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f5255547-354c-4206-bb1a-c8697bb1b9ba.jpg</image:loc>
            <image:title>Kara Osman Beg</image:title>
            <image:caption>Pazarda, bir Rum satıcı ile Germiyanlı arasında çıkan kavgaya müdahale eden alpler; tarafları Osman Beg’in huzuruna çıkarır. 
Tarafları dinleyen Osman Beg, Osmanlı’yı 600 yıl ayakta tutan adalet çınarının tohumunu bu topraklara atan şu kararı verir: 
“Ben Kayı Beyi Osman. Babam Ertuğrul Gazi nasıl adaletten ayrılmamışsa, nasıl mazlumun ve darda olanın yanında yer almışsa, şeyhim Edebali nasıl yoksula ve darda olana kapısını açmışsa, benim davranışım da onlardan farklı olmayacak; hakkı hak edene vermek olacaktır. İki tarafı, şahitleri dinledim. Ve sen Germiyanlı, haksızsın. Adamın parasını ver, bir daha bu pazara gelme. Bir daha gelecek olursan, canının garantisini veremem. Bundan sonra Müslüman ya da Hristiyan, Türk ya da başka milletten olursa olsun; her kim haksızlık ederse bilsin ki beni karşısında bulacaktır.” 
Kılıcı kadar adaleti de keskin olan ve dünyalık hiçbir şeye meyletmeden fakir bir bey olarak bu dünyadan göç eden Osman Beg’in hikâyesini okumaya hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89355</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1f93cdd9-ec3b-4c63-83e8-2b4bbb6ed7d4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kerim</image:title>
            <image:caption>Koca nine yer sofrasında kahve içiyordu; tabii Yusuf’a da bir fincan yapmıştı. Karşılıklı otururlarken koca nine, Yusuf’un canının hâlâ sıkkın olduğunu fark etmiş fakat lafı onun açmasını beklemişti. Yusuf, yüzünü iyice içine gömmüştü neredeyse. En sonunda dayanamadı: 
“Nine… Ben gitsem mi?” 
“Nereye oğlum?” 
“Belki gidersem ortalık durulur. Babamı arasak da beni gelip alsa…” 
Yusuf, olup bitenden kendini sorumlu tutuyordu. Daha köy hayatına alışamamışken; bir yanda onu sevmeyen bir Kerim, bir yanda Kerim’e rağmen onu seven bir anneanne ve dayı, bir yanda da insanların umuduyla oynayan Mecit isminde tuhaf biri... Sanki onlar başka, Yusuf bambaşka bir dil konuşuyordu. Sağdıçlarsa arada kalmış ve Yusuf yüzünden yıllardır kurulu olan düzenleri sarsılmıştı. Kerim nüfuzlu bir adamdı, diğerleriyse kendi halinde insanlar... Bir şey olsa kimin galip geleceği ortadaydı. Yusuf’un aklındaki senaryo, bir gün büyük bir kavga çıkacak ve Kerim’in galip geleceği yönündeydi. 
Koca nine, Yusuf’un söylediğinden çok etkilenmiş ve biraz da ürkmüştü: “Gitmek ne kelime! Biz neciyiz oğlum? Sen ne düşündün de böyle konuştun koca adam gibi?” 
Yusuf’un gözlerinden iki damla yaş süzüldü o an: “Ben ne yaptım ki nine? Ne yaptım ben?” 
* * * * * * * 
Küçük yaşta annesini kaybeden ve babası tarafından köye bırakılan Yusuf’un, dedesi Kerim ile tanışma süreci… Küçük bir kalbin, alışık olmadığı köy hayatına uyum sağlama ve yaşadıklarına anlam verme çabası... Büyükbabası ve koca ninesinin desteği ile hayata tutunan küçük Yusuf’un, küçük dünyasında gelişen büyük olayların anlatıldığı ve keyifle okuyacağınız bir roman; Kerim...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89356</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/678dc908-6e9f-4ac3-87a8-744cf575766e.jpg</image:loc>
            <image:title>Ben Albert Einstein</image:title>
            <image:caption>Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar - Ben Albert Einstein 
 
Merak etmekten asla vazgeçmedim! 
 
Size hiç tuhaf ya da farklı olduğunuzu söyleyen oldumu? Bebekliği ve çocukluğu boyunca insanlar Albert Einstein’ın tuhaf olduğunu düşünüyordu. Einstein, kelimelerle değil, resimleri gözünde canlandırarak düşünüyordu. Bu özel düşünme biçimi, onun müzikteki örüntüleri ve bir pusulanın neden daima kuzeyi gösterdiğini anlayabilmesini sağladı. Bu düşünceler onu evrenin sırlarını araştırmaya yöneltti. Başkaları onun yalnızca bir hayalperest olduğunu düşünüyordu. Oysa Einstein, merakı sayesinde dünyanın en önemli bilim insanlarından biri oldu. 
“Dünyayı Değiştiren Sıradan İnsanlar” dizisinde içimizden çıkan kahramanları yakından 
tanıyacak, onları kahraman  yapan özelliklerin neler olduğunu göreceğiz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89357</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f0d983af-0818-4eed-9b8a-ff2f4a76d4bb.jpg</image:loc>
            <image:title>Sadhana</image:title>
            <image:caption>Kadim Hint bilgeliğini, kültürel ve manevi mirasını modern dönemde belki de en iyi Tagore temsil eder. Tagore, Hint düşüncesine ve özellikle Upanishadlar’a dayalı mistik ve manevi anlayışı benimsemiş, diğer tüm kastlara, inançlara ve dinlere açık reform hareketinin de önderlerinden biri olmuştur. Sadece Hint düşüncesi ve maneviyatının değil, Buddhizm, İslâm ve Hıristiyanlığın özünde olduğuna inandığı sevgi, birlik vb. düşüncelerinin işlendiği, Doğu ile Batı’nın, geleneksel ile modern bilgilerin kaynaştırılmaya da çalışıldığı bir okul kurdu. Bu okul daha sonra üniversiteye dönüştürüldü. Sādhanā, Tagore’un Bengal’deki okulunda verdiği derslerden meydana getirdiği bir derlemedir. Dolayısıyla modern bilgileri de özümsemiş bir şekilde, Hint maneviyatına ve kutsal metinlerine son derece derin ve özlü, mükemmel bir giriş niteliğindedir. Tagore, modern ve Batılı okuyucuların, Hint kutsal metinlerinde ortaya çıkan ve halihazırda tezahür eden Hindistan’ın kadim ruhuna temas etme fırsatı bulabileceklerini düşünmüş ve bu amaçla “arzu edilen belli bir bilgiye ya da hedefe ulaşmak için uygulanan yöntemsel disiplin ve pratikler” anlamındaki Sādhanā’yı meydana getirmiştir. Eser sekiz denemeden oluşmaktadır: “Bireyin Evrenle İlişkisi”, “Ruh Bilinci”, “Kötülük Problemi”, “Benlik Problemi”, “Sevgide Anlamak”, “Eylemde Anlamak”, “Güzeli Anlamak” ve “Sonsuzu Anlamak”. Bu denemeleriyle Tagore, her şey ile olan ilişkimizi idrak etmenin, Tanrı ile birlik yoluyla her şeye nüfuz etmenin insanların nihai gayesi ve yerine getirilmesi gereken bir görevi olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgular.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89358</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4d7d6009-f1b2-4a4b-a4ca-1f90de9596b5.jpg</image:loc>
            <image:title>Vaveyla &apos;Yolu Kadın Sığınmaevinden Geçenlerin Öyküsü&apos;</image:title>
            <image:caption>Şiddete maruz bırakılan kadınların yazılan öyküler üzerinden yalnız olmadıklarını hissettirmek, destek alabilecekleri başvuru mekanizmalarını hatırlatmak ve yaşadıkları şiddete karşı “dur” demek için cesaretlendirmek, kadın danışma merkezleri ve sığınmaevlerinin işleyişi hakkında bilgilendirmek ve en önemlisi de ne kadar etkisi olur bilemiyorum;  ama “Bu kadınlar bunları yaşıyor, farkında olun,  sessiz çığlıklarını duyun, görün artık” demek için bu kitabı yazdım.   
 
Görüştüğüm kadınların büyük çoğunluğu belleğimde isimsiz, yaşsız, cinsiyetsiz ve zamansız… Sadece ve sadece kişiler değişiyor, ama olaylar hep benzer, aynı zamanda hep farklı, hikâyeler hep biricik, her biri birbirinden özel… Binlerce öykünün sırdaşı olarak isimler, yaşlar, zamanlar geçer; hüzünler baki kalır… Yakıcı izler bırakır çoğu;  bazıları övünülesi çabasının hatırasını bırakır avucuma,  bazıları sessiz çığlığına eşlik eden gözyaşlarını, bazıları da gururlu terk edişlerini… 
 
Yokluğu bir dert, varlığı bin dert sayılan suskun kadınlar coğrafyasından, ataerkil sistemin dayatmalarına karşı varlığını ispat etmeye çalışan bir kadının haklı isyankâr çıkışına ve şiddetle mücadelesine tanıklık etmek; kelebeğin dönüşümüne tanıklık etmek gibi gelir her defasında. Öyle mucizevi, muhteşem, sancılı ve kederli… Ve benim de bu hikâyedeki rolüm, yangını söndürmeye gücü yetmeyen ama elindeki bir kova suyla destek olmaya çalışan karınca misali…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89359</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/67348e6c-aa86-4a7c-9543-8fe983f248f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Boyalı Tilki Masalı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Masallar, dinleyenleri uyutmak için anlatılır. 
Aziz Nesin ise dinleyenleri uyandırmak için anlatıyor bu masalı. 
1947&apos;de kaleme alınan Boyalı Tilki Masalı, ilk kez okurla buluşuyor. 
Geçen on yıllar içinde pek bir şey değişmemiş olmalı ki, kurnaz tilkiler hâlâ kral olabiliyor ormana. 
Aslan ağacı sallasa da, tilki sıkı sıkı sarılmış sarayına... 
Bu masal bitmedi, devam ediyor daha.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89360</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ced450f-fe46-40e0-af77-4e430bf5d246.jpg</image:loc>
            <image:title>Sapkın</image:title>
            <image:caption>Peter Drucker, Türkiye LGBTİ+ hareketini yakından takip ediyor. Drucker, bu kitapta queer’in bir tarihini sunarken aynı zamanda radikal queer’in radikal solla, yani anti-kapitalizmle harmanlanmasını öneren bir ütopya sunuyor. Queer tarihinin “homoseksüel” kavramı icat edilmeden önceki biçimlerini efeboli, kuşaklar arası cinsellik örüntüsü gibi kavramlara dayanarak ele alırken, bunlara efemine-egemen formasyon diyor. Liberalizm ve sömürgecilik rejimlerine dayanan ve “homoseksüel” kavramının icadına denk düşen dönemi ters-egemen formasyon olarak nitelendirirken, hareketin daha sonraki zaman zarfında geçirdiği evreleri Fordist ekonomi ile neoliberalizm temelinde sırasıyla şu formasyonlar üzerinden tarihselleştiriyor: gey-egemen formasyon ile homonormatif-egemen formasyon. Yazar, bu ekonomik yapıların gey/lezbiyen cemaati giderek gettolaştırmasına dikkat çekiyor. Homonormatif örüntünün homo-nasyonalizmle, yani özünde ırkçılıkla flörtünün ve gey/lezbiyen çiftlerin giderek daha çok heteroseksüel çekirdek aile modeline özenmesinin tehlikelerine işaret ederken, bu tip bir çekirdek aileleşme sürecinin yerine Poliamori/queer yoldaşlık idealini koyuyor. Drucker bu kapsamlı çalışmasında queer cinselliğinin merkez/çevre, sınıf ve ırkçılık gibi parametreler dışında ele alınamayacağını, bunların birbirleriyle girift biçimde iç içe geçtiğini gösteriyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89361</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d7240d45-b650-40a0-9cdf-7893924989e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Mesele Teslim Olmamakta</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta asker kökenli bir 68’linin ordu içindeki devrimci örgütlenme çalışmalarını, Kartal Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay’da görev yaptığı süreçte Mahir Çayan ve arkadaşlarının askeri cezaevinden kaçışına yardımcı oluşunu okuyacaksınız.
Yine o dönemde Türkiye işçi sınıfı tarihinin önemli olayları arasında yer alan 15-16 Haziran 1970 olaylarındaki rolüne, 12 Mart 1971 muhtırası sonrası üsteğmen iken emekliye sevk edilip askeri cezaevine gönderilişine ve orada Yılmaz Güney’le olan arkadaşlığına şahit olacaksınız…
Atilla Özsever, 2.5 yıllık bir mahpus hayatından sonra 1974 Temmuzu’nda çıkarılan bir afla özgürlüğüne kavuşur. Yeni başlayan gazetecilik döneminde işçi olayları ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık eder; 12 Eylül 1980 darbesi, 1989 Bahar Eylemleri, 1999 Mezarda Emeklilik Yasası, Tekel Direnişi gibi…
Bu kitapta, 20 yaşında başlayan savaşsız ve sömürüsüz bir dünya özleminin 70’inde de devam ettiğini göreceksiniz…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89362</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224b1c65-88fc-47c8-a644-7b803ab8f807.jpg</image:loc>
            <image:title>Yasanın Gözü</image:title>
            <image:caption>Tanınmış hukuk tarihçisi Michael Stolleis bu kısa ve özlü kitabında yasaların egemenliğinin simgesi “her şeyi gören göz”ün tarih içinde taşıdığı anlamları hukuk açısından incelemekte. Kitapta yasaların üstünlüğü ilkesinin Eski Mısır uygarlığından günümüze dek göz simgesiyle gösterdiği süreklilik zengin bir görsel malzeme ve dille anlatılmakta. Özellikle çağdaş hukukun kuruluşuna sahne olan 19. yüzyılda “yasanın gözü” hem bilimsel hukuk kitaplarında hem de geniş halk kitlelerine ulaşan resimli yayınlarda toplumsal çelişkilerin ve çatışmaların içinde yer almıştır.
Modern hukuk devletinde “normatif bir metin”den başka bir şey olmayan yasaların “gözü”nden söz edilemeyeceği açıktır. Stolleis bu kitabında tarihten güçlü ve çarpıcı alıntılarla en eski çağlardan bugünkü hukuk devletine kadar “yasa” kavramının temelinde görmek, gözlemek ve denetim düşüncesinin yattığını ve bunun geçirdiği evreleri canlı bir şekilde gözler önüne sermekte.
Bugün Akdeniz ülkelerinin çoğunda yaygın bir biçimde nazarlıklarda kullanılan göz simgesi Eski Mısır’ın adaleti temsil eden hem Tanrı hem Kral Osiris’in asasındaki gözdür, ama aynı zamanda Fransız Devrimi’nin de adalet simgesi olmuştur. Eski dünyada ve geleneksel kültürde üzerine tanrısal özelliklerin yüklendiği göz, modern dünyada yasaların her yerde geçerli olan egemenliğinin ve herkesin yasalar önündeki eşitliğinin, kısacası hukukun nesnelliğinin göstergesi olarak kullanılmıştır.
1975 yılından itibaren Frankfurt am Main’da kamu hukuku ve yeniçağ hukuk tarihi profesörü olan Michael Stolleis, 1991 sonrasında emekliye ayrılıncaya kadar Max Planck Enstitüsü Avrupa Hukuk Tarihi Başkanlığı görevini de yürütmüştür. Özellikle Alman anayasa, idare ve kamu hukuku tarihi konusunda uzman olan Stolleis, Alman hukuk tarihinde devlet fikri, adalet kavramı, anayasa ve sosyal hukuk konularındaki çok sayıda kitap ve makalesiyle tanınmaktadır.
Almancada birçok kez basılan “Yasanın Gözü” başlıklı kitabı bugüne kadar Türkçe dahil on dile çevrilmiştir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89363</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a7d96983-bf7e-405d-8c99-c546db03f0ad.jpg</image:loc>
            <image:title>Almanya&apos;da Devrim</image:title>
            <image:caption>Daha önce İspanya’da Devrim ve İç Savaş adlı kitabını yayımladığımız sendikacı, tarihçi ve devrimci militan Pierre Broué’nin (1926-2005) 1971’de basılan Almanya’da Devrim adlı eseri, 1918-1923 yılları arasında Almanya’da yaşanan, geçmişi şekillendirirken hiç kuşkusuz bugüne de etki eden bir mücadelenin tarihini mercek altına alıyor. Bu hacimli çalışma devrimci hareketin iki unsurunu aynı anda anlatıya dahil eder, Pierre Broué girişimini şu sözlerle izah ederken bu iki unsura da ışık düşürür: “1918’den 1923’e kadar, devrimcilerin Almanya’sında mücadele, her gün sokak savaşı, barikat saldırısı şeklinde gerçekleşmez, yalnızca makineli tüfekle, havan topuyla, alev makinesiyle yürümez. Aynı zamanda ve bilhassa fabrikalarda, madenlerde, halk evlerinde, sendikalarda ve partilerde, mitinglerde ve komite toplantılarında, politik-ekonomik grevlerde, sokak gösterilerinde, fikir savaşlarında, kuramsal tartışmalarda da kendini gösterir. Bir sınıf kavgası, öncelikle de işçi sınıfının bağrında bir kavgadır; hedefi ise Almanya’da ve dünyada dönüşüme kararlı devrimci bir partinin inşasıdır.”
Arketipi Fransız Devrimi olan kendiliğinden devrimlerden ya da 1917 Ekim Devrimi gibi ayaklanmalardan farklı olarak Alman devrimi; işçi, asker, köylü veya denizci konseyleri, hatta işsizlerin Kızıl Ordusu şeklinde örgütlenmeler aracılığıyla, Bolşevik esinli merkezi ve hiyerarşik parti modelinden başka bir şey önerecek, devrimin biçimi meselesine yeni bir soluk getirecektir...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89364</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7037dabc-3609-4472-9985-034d484cea17.jpg</image:loc>
            <image:title>Medyanın Ombudsmanı Saray&apos;ın Medyası</image:title>
            <image:caption>Tekmeleme, çocukluğumun travması oldu. Polisin o tekmesini nasıl zamanla gazetecilik hayaline dönüştürdüm? Başka nelerden etkilendim kestiremiyorum ama ortaokul yıllarında, “Ben gazeteci olacağım, insanlara kötü muameleleri yazacağım” diye neredeyse sayıklamaya başlamıştım. Yazmak istiyor, “Bu tür insanlık dışı muameleleri teşhir etmeliyim” diyordum.
Medyanın Ombudsmanı Saray’ın Medyası adlı bu eserinde, yıllarını gazetecilik mesleğine adamış Faruk Bildirici, Hürriyet gazetesinde “ombudsmanlık” (okur temsilciliği) yaptığı döneme yoğunlaşarak, o dönemde yaşadığı etik kavgasının bilinmeyenlerinin arkasını aktarırken, bir yandan da “ombudsmanlık” mesleğinin Türk medyası içindeki yerine ve gelişim sürecine, Hürriyet gazetesinin Doğan Grubu’ndan Demirören Grubu’na geçiş sürecine ve bu süreçte yaşananlara, siyaset ve medya ilişkisine, Türk siyasetinin medya üzerindeki baskısına haber, örnek ve belgeler sunarak eğiliyor. Faruk Bildirici’nin gazetecilik yaşamı, yazışmaları, anı, tecrübe ve gözlemlerinden hareketle Türk gazeteciliğinin 1980’lerden 2020’lere uzanan serüveni eleştirel bir bakışla yeniden değerlendiriliyor bu kitapta...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89365</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/9e9797d8-ef27-4bc9-b3ac-86afced9016f.jpg</image:loc>
            <image:title>Kör Mağara Balıkları</image:title>
            <image:caption>Hayat, uzak geçmiş, yakın geçmiş, şimdiki geçmişten oluşan, geniş geçmiş zamanlar geçididir. 
 
Segâh Makamı ve Turuncu Zamanlar’dan sonra Esra Kahraman, üçüncü romanı Kör Mağara Balıkları’yla yine bizi 78’lilerin naif, samimi, dost dünyasına götürüyor. Tarihe tanıklığın ötesinde acımasızca tepelenmiş bu kuşakla gelecek kuşaklar arasında bir eşduyum kanalı olsun diye tasarlayıp kurgulamış hikâyesini. Kör Mağara Balıkları’nı okuyunca hem hâlâ “ne güzel çocuklardık ama” diyen o serü- vencilerin heyecanına tanık olacaksınız, hem susmanın da konuşmanın da ustalık gerektirdiği “onuru cezalandı- ran o karanlık çağ”ın zulmüne. Onlar &quot;güzel bir dünya&quot; yaratmanın sevdalıları, bir devrim kalkışması içindedirler ama aynı zamanda “insanın insana zahmeti olmaz oğul. Zalimlerin insana zahmeti olur” diyen bir terbiye içindedirler. Kitabı okuyup kapatınca olası- lıkla kör mağaralardan, kör kuyulara düşmüş olsalar da hâlâ devam eden onların macerasına katılmak isteyenlere bir deneyim boyutu, bir deneyim olanağı sunuyor Kahraman.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89366</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0120b544-2b38-422a-bf17-c9c999fcc24f.jpg</image:loc>
            <image:title>Avuçların Altınla Doluysa Ellerini Dua İçin Kaldıramazsın</image:title>
            <image:caption>Bu kitabın sayfalarında çağın önde gelen ve en çok okunan kalemlerinden Halil Cibran’ın yaşam öyküsünü; dokunaklı, özgün üslubunun inceliklerini, eserlerindeki en çarpıcı kesitleri bulacaksınız. 
 
* 
İstek duymak yaşamın yarısıdır, kayıtsızlık ise ölümün... 
 
* 
Karanlığa gömüldüğünüzde şöyle söyleyin: 
Bu karanlık, henüz doğmamış bir şafaktır. 
 
* 
Dünyadaki en güzel üç kadın: 
Annem, gölgesi ve aynadaki yansıması. 
 
* 
Sen ey insanoğlu, dünyayı Tanrı’nın gözüyle görmeyi ve insan düşüncesiyle O’nun sırlarına sahip olabilmeyi dilersin. Cehaletin meyvesi işte budur! 
 
* 
Seni sessizliğinde dinleyebilen ya da sükûnetinde anlayabilen birine kaç kez rastladın? 
 
* 
İnsanoğlunun yüreği için nefret, kıskançlık ve kötülük neyse; yeryüzü için de yangın, fırtına ve tufanlar öyledir. 
 
* 
İnanmak bir şeydir, yapmak başka bir şey. Çoğu kimse deniz gibi konuşur fakat yaşamları durgun bataklığa benzer.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89367</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a6da8676-4212-4b32-82f9-a070d77a17d0.jpg</image:loc>
            <image:title>Olmak ya da Olmamak</image:title>
            <image:caption>Covid-19 Pandemisi ve Aşıların Kısa Bir Özeti 
 
“Elinizde konuyu sıcak tutacak bir medya varsa, toplum zaten sorunu içselleştirmeye hazırdır, gerçekten bir şey olması gerekmez.” 
 
Artık televizyonlara çıkıp demeç vermiyor çünkü meselenin arka planının çok daha farklı olduğunu ve bunu medya üzerinden anlatmanın imkânsız olduğunu salgın söyleminin en başında anlamış. Yavuz Dizdar, bu kitapta konuşuyor. Meselenin önünü arkasını bu kitapta enine boyuna ele alıyor. 
 
Bu, laboratuvarda üretilmiş insan yapımı bir virüs mü? 
İlk defa mı böyle bir şeyle karşılaşıyoruz? 
Bu, küresel bir değişiklik için gereken bir manipülasyon mu, planlanmış bir salgın mı? 
Devamında başka virüsler de gelecek mi, hep böyle mi yaşayacağız? 
Pandeminin 5G teknolojisiyle ilişkisi olabilir mi? 
Bu, dünya ölçeğinde bir nüfus azaltma projesi mi? 
Hayatımızın bu olağanüstü hali yeni normalimiz mi? 
Bundan sonra ne olacak, çocuklarımız nasıl bir dünyada yaşayacaklar? 
 
Öyle görünüyor ki bu sadece bir sağlık sorunu değil. Covid-19 üzerinden bütün ailevi, sosyal, ekonomik düzenimiz, gelenekler, alışkanlıklar, ihtiyaçlarımız ve karşılanış biçimleri geri dönüşsüz şekilde değişiyor ve bu bütün dünyada böyle oluyor. 
 
“Kartların yeniden karılması gibi bir durumdan bahsetmiyoruz; deste değişiyor, hatta masa kapanıp yenisi açılacak.” 
 
Komplo teorilerinde kaybolmadan, gerçeklerden kopmadan ama meselenin gideceği yerin adını koymaktan da korkmadan, Yavuz Dizdar ile aydınlatıcı bir sohbet.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89368</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/57a4c4f6-9ab5-48f4-ba57-cfec517eee25.jpg</image:loc>
            <image:title>Aptallığın Övgüsü (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Rönesans Dönemi’yle ortaya çıkan hümanizm akımının en büyük temsilcilerinden biri olan Erasmus, bu kitabı yazarken neye niyetlenmişti? Kulaklarımızın uzun zamandır aşina olduğu gibi “Delilik” miydi (insania) yoksa “Aptallık” mıydı (stultitia) kastettiği? 
 
Aptallık yani saflık ve içtenlik, iyi niyet ve iyi düşünce, doğru söz, dürüstlük, kalpte ne varsa yüze ve dile aynı şekilde yansıma, işte Erasmus’un tanrıça olarak kişileştirdiği Aptallık buydu. Delilik ise bu aptallığın bir parçası olarak ve onun sayesinde ortaya çıkıyordu. 
 
Haksızlığa, yalancılığa, sahtekârlığa, ikiyüzlülüğe, kibre, çok bilmiş görünüp hiçbir şey bilmeyenlere veryansın eden, sivri dilli, keskin dişli ve hayli donanımlı bir din adamı olan Erasmus’un Aptallığın Övgüsü (Stultitiae Laus) adlı bu çok önemli eserini Doç. Dr. Asuman Coşkun Abuagla’nın özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89369</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c7f33df-c1d9-495c-b261-6a6f09e9506d.jpg</image:loc>
            <image:title>Yalnız Gezerin Düşleri</image:title>
            <image:caption>“Hakikati anlatma biçiminle insanları memnun edebilirsin ama onları değiştiremezsin.” –Voltaire, Jean-Jacques Rousseau’ya bir mektubundan 
 
Toplum Sözleşmesi ile kraliyet mensuplarını ölümlülerin seviyesine indiren ve halka kendi gücünü hatırlatan, Fransız İhtilali başta olmak üzere birçok siyasi hareketi, devrimi etkileyen düşünür, bestekâr, yazar Jean-Jacques Rousseau tamamlamaya ömrünün yetmediği Yalnız Gezerin Düşleri’nde bakış açısını kendi içine çeviriyor ve ihtiyarlığın sonbaharında, durmak bilmeyen düşüncelerini usul usul anlatıyor. 
 
Tabiatın içinde adım adım ilerlerken akla üşüşen sorular, anılar, insanın başına yüz yıl önce de yüz yıl sonra da üşüşebilecek dertler. Jean-Jacques Rousseau’nun altmış dört yaşındayken yazmaya başladığı Yalnız Gezerin Düşleri, toplumun hem içinde hem de uzağında yaşamayı arzulayan ruhlara yoldaş niteliğinde bir eser.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89370</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/d56ceed6-30b2-4ebb-870c-90efecf7231d.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Kuzey Macerası (Bez Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Aleut adalarındaki Akatan’da yaşayan Naas adlı bir kabile reisi, atalarının başlattığı kan davasına rağmen düşmanı olan Unga’ya âşık olur ve onunla evlenir. Ancak Unga düğün günü bir denizci tarafından kaçırılınca Naas bunu gururuna yediremez ve yollara düşer, onları bulmak amacıyla dünyayı dolaşır. Zorluklar ve engellerle dolu bu yolculuk bir gün sona erdiğinde hep hayal ettiği gibi intikamını alabilecek, sevdiği kadına kavuşabilecek midir? 
 
Jack London, sevdiği insan uğruna kıtaları aşıp ölümle burun buruna gelen bir adamın hikâyesini anlatırken umudun insanı nasıl dönüştürebildiğini de gözler önüne seriyor. Kuzey’in yalnızca ihtişamını değil soğuğunu da iliklerinize kadar hissettirecek bu eseri Alev Bulut’un özenli çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89371</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cb70ba0b-170d-4036-a4c7-3de2fc9dbdf7.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Saatler</image:title>
            <image:caption>Ken Kesey Edebiyat Ödülü Kazananı / Orwell Politik Kurgu Ödülü Finalisti 
 
Bu kitaptaki her şey hayal ürünüdür… Evet, bu yalanı söylemeye devam edin. 
 
Yakın bir gelecek. Ro, 19. yüzyıl kadın kâşifi Eivør’un biyografisini yazan ve anne olmaya çabalayan bekâr bir lise öğretmeni. Ancak tüp bebek artık yasak, keza kürtaj da. Tek çözüm, yasadışı yollar. Sebebi ise basit: Aile kurumunun itibarını, gücünü ve refahını onarmak. 
 
Ro’nun en yakın arkadaşı Susan, iki çocuğuyla birlikte kötüye giden bir evlilikte sıkışmış vaziyette; en parlak öğrencilerinden Mattie, planlamadığı bir hamilelikle karşı karşıya ve kimden yardım isteyeceğini bilemiyor; kadınlara doğal çareler sunan şifacı Gin ise, modern bir cadı avının odak noktası. 
 
Peki anne olmak, olmamak ya da olamamak bir kadını tanımlar mı? 
 
Margaret Atwood ve Damızlık Kızın Öyküsü’nün adımlarını takip eden Kırmızı Saatler, özgürlük, kimlik, kadınlık ve annelik üzerine heyecan dolu fikirler sunmakla kalmayıp okuru yakın gelecekteki günümüzdeki tehlikelere karşı uyaran, çarpıcı bir distopya. 
 
“Leni Zumas bu kitabıyla neler yapabileceğini kanıtlıyor. Kırmızı Saatler eğlenceli, dokunaklı, şatafatlı, politik, şairane, korkutucu, ilham verici. Edebiyat için yeni bir basamak.” –Maggie Nelson, Argonautlar’ın yazarı 
 
“Kadınların hayatının heyecanlı ve güzelce gözlemlenmiş bir yansıması. Son derece sürükleyici.” –Naomi Alderman, Güç’ün yazarı 
 
“Tuhaf, sevgi dolu ve ışıl ışıl. Kırmızı Saatler’i tüm yüreğimle sevdim.” –Kelly Link, Belaya Bulaş’ın yazarı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89372</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/224f16bf-cef3-40b7-986d-10027e3af01a.jpg</image:loc>
            <image:title>Yitirilen Cennet</image:title>
            <image:caption>Söyle Serafların en ışıklısı, bu parlak kürelerin 
Hangisinde yerleşiktir insan; yoksa bulunmaz mı 
Belli bir mekânı, gönlü hangisini çekerse 
Orada mı kalır? 
 
John Milton’a bilhassa, tercümesini sunduğumuz Yitirilen Cennet dolayısıyla aşinayız… Shakespeare’in ardından İngiliz edebiyatının üzerinde en çok konuşulmuş, tartışma yürütülmüş isminin Milton olduğunu söyleyebiliriz. 
 
Yitirilen Cennet, Tanrı’ya isyan ederek onunla savaşa tutuşan, sonradan Şeytan adını alacak başmelek Lucifer ve onun isyanına katılmış olan meleklerin atıldığı Cehennem çukurunda başlar… 
 
Milton’ın yalnızca teolojinin sorunlarıyla değil, klasik Yunan ve Roma, Ortaçağ ve kendi döneminin edebiyat diliyle de boğuştuğu büyük mücadelenin ardından, eserin sonundaki unutulmaz dizelerde Âdem ile Havva’nın “el ele, kararsız ve yavaş adımlarla”, Cennet’i terk etmek üzere tenha bir yolda yürüdüklerine tanık oluruz: Önlerindeydi tekmil âlem. 
 
Yitirilen Cennet’i, Yiğit Yavuz’un çevirisiyle sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89373</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0350e0a7-945c-40a8-b81e-c731a8c493b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Beser Hatun</image:title>
            <image:caption>“Bir insan, yaşamı boyunca ne kadar sıkıntı çekebilir, hangi zorluklarla karşılaşabilir, eziyetlere dayanma gücü nedir?” gibi soruların tahmin edemeyeceğim yanıtlarını; sıkıntıları, zorlukları ve eziyetleri yaşayan, göğüsleyip üstesinden gelen bir kadının kendisinden dinledim. 
İnsanlar tarafından acımasızca örülüp ‘alınyazısı’na dönüştürülen kıskacın, bu kadının sıkı sıkıya sarıldığı mücadele gücünü alt edemediğini gördüm. Koşullar ne olursa olsun, nefes alındığı sürece ‘umut’a dair inancın yitirilmemesi gerektiğini O’nun hikâyesini öğrendikten sonra belleğime kazıdım. İnsandan ağustosböceğine kadar doğada ne varsa yaşama haklarına saygıyla yaklaşmanın görev ve sorumluluğunu O’nu izleyerek üstlendim. Yürekte sevgi yittiğinde bedende iyiliğe dair zerre duygu kalmayacağını da yine O’nun hikâyesinden alıp beynime yazdım...
Yaşadığı sürece herkese nasip olmayan saygıyla sarmalanan, Hakk’a yürüdükten sonra da özlemle yâd edilen bu kadını, babaannem Beser Hatun’u sizlerle de tanıştırmak istedim. Meçi’den geçen bu bilgenin ışığının bugünü de aydınlatması, hatırasının hafızalardan silinmemesi muradıyla...
Ali Kılıç</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89374</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ed62c4-b5db-418b-bc64-d882bbb50371.jpg</image:loc>
            <image:title>Şehir Faresi İle Tarla Faresi(Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89375</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/94b4e305-fb2f-4394-aa58-1769686a2099.jpg</image:loc>
            <image:title>Nilda</image:title>
            <image:caption>Nilda karakteri, çok acılar yaşamış bir öğretmeni temsil ediyor… 
Önünde nelerin yaşanacağı belli olmayan, çok önemli yılları vardır. Onun göğüs germesi gereken zorluklar, bazen birilerinin yardımı ile daha çok da kendisinin dirayetli ve gayretli çabaları ile geçilmiştir. Ancak hiç de hak etmediği bir yaşam ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Çok büyük bir aşk ve sevgi ile başlayan yaşamı, ona sonraki yıllarda sürpriz üstüne sürprizleri yaşatmıştır. Ancak bu sürprizlerin bir kısmında mutlu olurken, bir kısmında da acılarla ortak bir yaşam sürmüştür. Onun yaşadıklarını okurken elbette etkileneceksiniz. 
Her nasılsa yaşamımızda kadınların çekmiş olduğu çilelerin, içinde bulunduğumuz toplumda yadırganmadan, duyarsız bir şekilde kabullenilmesi sonucunda acı gerçeklerle karşılaşmak kaçınılmaz olmuştur. Anlatılanlar, gerçek bir yaşamdan esinlenerek yazılmıştır. Kurgusal olması, yaşananların gerçek olmadığı anlamına gelmez. Yer ve kişiler, romanın akışına göre uydurulmuştur. 
Nilda: 
“Anneciğim, bilmiyorum, aşk mıdır, çok sevmek midir? Beğenmek midir? Geçici bir heves midir? Biraz da kararsızım. Bir yazar der ki: ‘Sevmek, özünde var olan büyük bağlanmaya karşı, insanı günlük ilişkilerin kişiliksizleştirdiği tutsaklıktan kurtaran en büyük özgürlüktür. İnsanı yalnızlığın hazinelerine götüren bir arınmadır sevmek.’  Sevmek, yaşamın bizi sürüklediği uçurumun kıyısında tutunduğumuz o incecik gelincik sapı, ölümle kalım arasındaki baş dönmesidir. Sanırım ben de bu özgürlüğümü yaşıyorum. Ferhat da o tutunduğum gelincik sapıdır. Umarım doğruyu yapıyorumdur. Ama her şeye karşın beni büyüten, sevgisini son damlasına kadar bana veren sen, anneme fikrini sormadan ve senin onayını almadan onu umutlandırmak ve söz vermek istemiyorum…” 
Başını öne eğdi. Gözlerini annesinden kaçırdı. Oturduğu yerde içini ezen bu kararı nasıl vereceğini düşündü.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89376</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ada5c3-4e4f-4eea-891e-c794f3c9f17a.jpg</image:loc>
            <image:title>Geleceğin Tarihi Tanıkları</image:title>
            <image:caption>Ünlerimiz vardı gölgesinde yaşadığımız.
Paramız, mücevherlerimiz, Cumhuriyet gibi değildi belki ama
Pahalılığıyla gurur duyduğumuz arabalarımız.

Cazibeli deri koltuklarımız,
Patronculuk ve güç zehri içerisinde kaybettiğimiz
“İnsancıklığımız” vardı.

Dilimize alırken, eşitliği, adaleti, nezaketi veya asaleti,
Dışarıdan bakınca birilerinin görmediğini sandığımız
“Bencilliğimiz” vardı.

Elit konuşmalarımız, marka giysilerimiz,
Bir de yokluğa ve yoksulluğa meydan okuyan korkularımız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89377</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cdf35067-8444-482e-a356-16638de80dcc.jpg</image:loc>
            <image:title>Kırmızı Başlıklı Kız (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>En sevilen masallar, İtalya’nın en büyük çizerlerinden Attilio Cassinelli’nin küçük okurların hayal güçlerini besleyecek eşsiz çizimleriyle yeniden hayat buluyor!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89378</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4ac706d8-7b78-4a90-b3dd-fcb81a3aa129.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeşil Evler</image:title>
            <image:caption>“Biçimiyle, ruhuyla nadide bir roman, sadece güzelliğinin parıltısıyla nesir bir şiire dönüşmüş yalın bir romantik anlatı.” 
–John Galsworthy 
 
Ernest Hemingway, George Orwell, Margaret Atwood gibi isimleri de etkileyen yazarlardan, doğabilimci William Henry Hudson’ın, 1959 yılında Audrey Hepburn’ün de başrolünde oynadığı bir sinema filmine uyarlanan, yabani ve medeni insanın çarpışmasını anlattığı, 1904 tarihli başyapıtı Yeşil Evler, hayal ile gerçekliğin arasında bir aşk hikâyesi ve tabiata çağrı romanı. 
 
1875 yılı. Venezuela. Abel, başarısız olmuş bir devrimin ardından ülkenin güneydoğusundaki ormanların derinliklerine sığınır ve tabiatın el değmemiş bu “yeşil ev”inde gizemli bir ırkın son üyelerinden olan bir kadınla, Rima’yla karşılaşır. Kuşlarınkine benzer bir dilde konuşan Rima ile Abel arasında bir aşk doğar. Ancak zulüm ve hüzün, tabiatın koynundaki bu iki âşığın peşini bırakmayacaktır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89379</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/72b3fee8-cd4e-49fe-bf8d-809c1ca221e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınlar Alemi</image:title>
            <image:caption>Genetik bir anomali yüzünden erkeklerin nesli tükenmiş ve Doğa Ana modern dünyayı yerle bir etmişti. Bu kıyamet sonrası dünyada hayatta kalmayı başaran kadınlar önce kendilerini sonra da toplumu küllerinden doğuracaklardı. Çoktan tarihe gömülmüş güç sembolleri, hadsiz espriler ve yüzyıllardır süregelen beklentiler tamamen ortadan kalktığında birlik olmak aslında o kadar da zor değildi. 
 
“Daha komik, daha yaratıcı bir çıkış kitabı düşünülemez.” —Library Journal, starred review 
 
“Bu korkusuz, yaratıcı ve benzersiz karakterler kıyamete kafa tutuyor. Hem de bunu sevgiden, kahkahadan ya da yaşamaktan vazgeçmeden yapıyorlar.” —Publishers Weekly 
 
“Erkeklerin olmadığı bir dünya hayal edebiliyor musunuz? Merak etmeyin, Aminder Dhaliwal bunu sizin için yapmış.” —NYLON 
 
“Kadınlar Âlemi, kadınların arasındaki karmaşık ve sıcacık ilişkiye dair espri dolu bir bakış açısı sunuyor. Her sahne bana, insanın varoluşun dramına rağmen dünya için iyi bir şeyler yapma arzusunun paradoksunu hatırlattı.” —APARNA NANCHERLA 
 
“Görünüşe bakılırsa, erkeksiz bir dünya oldukça eğlenceli.” —TIG NOTARO 
 
“Ataerkilliğin muzip bir eleştrisi.” —NPR 
 
“Kesinlikle feminist ve inanılmaz komik.” —EVAN NARCISSE</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89380</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/70368f01-2e2c-47ec-9838-506712cd61de.jpg</image:loc>
            <image:title>Sonsuzluk Çarkı: Aradünya 3 (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>Joey Harker bir liderdi. 
 
HEX’e karşı verdikleri mücadele sırasında kaybolan tek yoldaşı –gizemli Zaman Ajanı– Acacia Jones’la birlikte geride bir tek Joey kalmıştı. Yaralı ve yalnız başına olmasına rağmen pes etmeyi reddediyordu. Tüm dünyaların kaderi ona bağlıyken nasıl pes edebilirdi ki? 
 
AyazlıGece tehlikesi giderek yaklaşırken Joey, Altiverse’te daha çok Yürüyüşçü arkadaşını bulmak için çabalıyor ve onları hızlıca eğitirken aynı zamanda Ara Dünya Üs Kenti’nin izini sürüyordu.  
 
Joey lider olmayı hiçbir zaman istememişti. Ama artık herkes onun eline bakıyordu ve Ara Dünya’yı, Multiverse’ü ve aradaki her şeyi kurtarmak istiyorsa inisiyatif almak zorundaydı.  
 
Sonsuzluk Çarkı, Ara Dünya üçlemesinin zaman ve mekân yolculuklarıyla, büyüyle ve bilimle dolu, heyecanlı finali.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89381</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/735e246d-aab3-4493-bc0d-65827e8306e7.jpg</image:loc>
            <image:title>Uç</image:title>
            <image:caption>Aklın aldığından daha fazlası dünya. Biraz daha güzel, biraz daha çirkin, hem kocaman hem el kadar. Nereye koysak orada eğreti, neyine eğilsek orası kirli. Ama aklımız da öyle. Dünyanın sandığından daha büyük, berrak ve kara. İkiz kardeş gibiyiz onunla biz. Herkes çekinmeden bize bakıyor işe yaradığımızda. Ama eğilen yüzünü görmeye eğiliyor, kimsenin dudak izi yok suyumuzda. 
 
Tuba Kumaş, ikinci öykü kitabı Uç’ta düş ile gerçeği birbirine kopçalıyor. Bir sürü pencere açıyor okur için, yeni kapılar inşa ediyor. Duru dili ve özenli kurgusuyla uzun süre akılda kalacak bir kitap. 
 
“Hafızam yavaş yavaş silindi. Günleri, saatleri şaşırdım. Gece yarısı kocamı uyandırıp kahvaltı masasına oturttum. Hafta sonu tatillerinde çocukları okula hazırladım. Güneşli havalarda boyunlarına birer atkı doladım, yağmurlu havalarda üstlerinde incecik elbiselerle dolaştırdım.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89382</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a3cc554-cff9-4f7c-b2a5-736e8ce1eb26.jpg</image:loc>
            <image:title>Siyaset Bilimi</image:title>
            <image:caption>Siyaset Bilimi alanında nitelikli, kapsamlı ve güncel Türkçe giriş kitapları konusunda bir boşluk olduğu ortada. Siyaset Bilimi: Kavramlar, İdeolojiler, Disiplinler Arası İlişkiler, işte bu boşluğu kapatmaya çalışıyor. Büyük çoğunluğu Türkiye ve dünyanın köklü üniversitelerinde bulunan 35 yazarın yazdığı toplam üç kısım ve 40 bölümden oluşuyor. Birinci kısım, “Siyaset Biliminde Temel Kavramlar” başlığını taşıyor. Siyaset, iktidar gibi daha genel nitelikli kavramlardan kimlik ve hegemonya gibi daha özel kavramlara uzanan bu kısımda kitap, siyaset bilimi disiplininin temel kavramsal gereçlerini okuyucuya tanıtıyor. İkinci kısımda yazarlar, temel “Siyasal İdeolojiler”i irdeliyorlar. Liberalizmden İslamcılığa, anarşizmden Marksizme kadar 11 farklı ideolojiyi inceleyen yazarlar, aynı zamanda ideolojinin ve modern siyasal ideolojilerin 18. yüzyıldan bugüne uzanan serüveninin bir bilançosunu çıkarmış oluyorlar. Kitabın “Disiplinler Arası İlişkiler” başlıklı üçüncü ve son kısmındaysa siyaset bilimi ile yakın sosyal bilimsel disiplinlerin ilişkisi tartışılıyor ve siyaset biliminin hem bir sosyal bilim olarak diğer disiplinlerle ortak yönlerine hem de özgül yanlarına vurgu yapılıyor. Siyaset bilimine giriş niteliğindeki kitaplarda genellikle rastlanmayan bu kısımda felsefeden kent çalışmalarına kadar, siyaset biliminin bir biçimde yolunun kesiştiği ve ortak çalışma yaptığı disiplinler, siyaset bilimiyle ilişkileri çerçevesinde ele alınıyor.
Asıl olarak üniversitelerin sosyal bilim bölümlerinde siyaset bilimine giriş nitelikli dersler alan öğrencilere yönelik olarak hazırlanan bu kitabın o öğrencilerin hocalarına ve genel okuyucuya da faydalı olacağını umuyoruz.
Makaleleriyle kitaba katkıda bulunanlar:
Emre Arslan, Gökhan Atılgan, E. Attila Aytekin, Mustafa Kemal Bayırbağ, Pınar Bedirhanoğlu, Ömür Birler, Korkut Boratav, Barış Çakmur, Aykut Çoban, Metin Çulhaoğlu, Cem Eroğul, Zeynep Gambetti, Asuman Göksel, Burak Gürel, Selime Güzelsarı, Raşit Kaya, Mustafa Bayram Mısır, Ebru Deniz Ozan, Mehmet Okyayuz, Eylem Özdemir, Yasemin Özgün, Alev Özkazanç, Cenk Saraçoğlu, Murat Sevinç, Cem Somel, Mustafa Şener, H. Tarık Şengül, Taner Timur, Aylin Topal, Ateş Uslu, Füsun Üstel, Galip Yalman, Mehmet Yetiş, Filiz Zabcı, Gün Zileli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89383</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b69fa028-3751-478e-8d06-ede042dc99ce.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadın Dedi ki</image:title>
            <image:caption>&quot;Utandığım için sessiz kalacağımı düşünmüştü.&quot; 
&quot;Bir hiçtim, daha çocuktum, bana iş verilmişti. Taş kesilmiştim, beni kovacağını sandım.&quot; 
&quot;&apos;Kariyerini mahvedeceğim&apos; minvalinde şeyler söyledi.&quot; 
&quot;Neden öne çıkıp konuşmuyoruz?&quot; 
“Araştırmanızda adı geçen kaynaklardan biri olmaya hazırım.” 
Jodi Kantor ile Megan Twohey Hollywood film yapımcısı Harvey Weinstein&apos;in işlediği cinsel taciz ve istismar suçlarını, uzun süren çalışmalar sonucunda, başarılı bir araştırmacı gazetecilik örneği göstererek, kanıtlarıyla New York Times&apos;da yayımladı. Bu haber onlara Pulitzer Ödülü’nü kazandırırken, işledikleri suçların yanlarına kâr kalacağını düşünenlerin ceza almalarını sağlayan bir örnek olarak #MeToo hareketine ilham verdi. Erkeklerin özellikle sosyal ve ekonomik konumlarının gücünü kullanarak yaptıkları cinsel taciz ve istismarlara karşı bir tepki olarak gelişen #MeToo Hareketi tüm dünyaya dalga dalga yayıldı. Bu kitapta Jodi Kantor ile Megan Twohey tüm bu süreci, gelişmelerin perde arkasını, hangi yöntemlerle çalıştıklarını ve çok daha fazlasını, yine titiz bir gazetecilik örneğiyle ortaya koyuyorlar. Ayrıca kitabın sonuna ekledikleri, hangi bilgiyi kimden, nasıl aldıklarını belirten &quot;notlar&quot; bölümü ve dizinle, konuyla ilgili çalışma yapacaklar için eşsiz bir kaynak sunuyorlar. 
Önsöz&apos;den bir bölüm: 
&quot;Bu geçmiş, onu yaşayan hepimize ait: Kilit altındaki hükümet ve şirket sırlarıyla ilgilenen araştırmacı gazetecilikten farklı olarak, bizim çalışmamız, çoğumuzun okullardan, ailemizden, işyerlerimizden ve bizzat kendi hayatlarımızdan aşina olduğumuz tecrübelerle alakalı. Fakat bu kitabı sıfır noktasına mümkün olduğunca daha yakın olabilmeniz için yazdık. 
Yaşananları elverdiğince doğrudan ve güvenilir biçimde aktarabilmek için röportajların, e-postaların ve diğer birincil dokümanların nüshalarını bu kitaba dahil ettik. Kitapta, Weinstein’le ilgili film yıldızlarıyla yaptığımız ilk sohbetlerden notlar, Bob Weinstein’in kardeşine yazdığı sorgulayıcı mektup, Ford’un mesajlarından alıntılar ve diğer pek çok ilk elden kaynak yer alıyor. Paylaştıklarımızın bir kısmı aslında kayıtdışı görüşmelerdi fakat olaylarda yer alan taraflarla tekrar görüşüp ek haberler yaparak onları da buraya dahil edebildik. Kayıtlar ve röportajlar sayesinde, bizzat şahit olmadığımız olaylarla konuşmaları da burada anlatabildik. Bu kitap, bunların hepsiyle Londra’dan Palo Alto’ya kadar uzanan yüzlerce röportaj ve kaydı içeren üç yıllık bir sürece dayanıyor: Notlar kısmı, hangi bilgiyi hangi kaynak ve kayıtlardan öğrendiğimize dair detaylı verileri içeriyor. 
Son olarak bu kitap, bu olayları anlamaya çalıştığımız süreçte geliştirdiğimiz ortaklığın bir kaydıdır.&quot;</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89384</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/777a5931-7869-40d9-afd4-213424518b9b.jpg</image:loc>
            <image:title>Okul Öncesi Dönemde Çocukları Değerlendirme ve Tanıma Teknikleri</image:title>
            <image:caption>Ailelerin, bebeklik evresinden başlayarak çocukların duygu ve düşünce bilinçlenmesinde sorumluluk üstlenmesi gerekir. Nitelikli kitaplar, çocukların duygu ve düşünce boyutlu yaşantılar edinmesine, okul ve toplumsal yasamdaki başarılarına katkı sağlayacak en önemli araçlardır.
“Çocuk ve Kitap”, çocukların kavram tasarımı sürecini devindirecek, duyu algılarını geliştirecek kitapların niteliğini anlamaya, yordamaya dayalı bir çabanın ürünüdür. Kitapların, görsel ve dilsel birer uyaran olarak çocuğun gelişim sürecindeki yerinin bilimsel yaklaşım ve sanatçı duyarlığıyla irdelenmesi “Çocuk ve Kitap”ın en özgün yanını oluşturmaktadır.
Çocuk-kitap ilişkisinin niteliğini etkileyen birçok değişkenin uzman ve sanatçı bakış açısıyla incelenmesinin, ülkemizdeki çocuk edebiyatı ve okuma kültürünün yapılanmasına yönelik tartışmalara ivme kazandıracağını düşünüyor; Çocuk ve Kitap’ta düşüncelerini, yaşantılarını, duyarlıklarını paylasan tüm sanatçı ve uzmanları içtenlikle kutluyorum</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89385</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cda00f77-05d5-4d82-842e-41c9ccea9b10.jpg</image:loc>
            <image:title>Finansa Giriş</image:title>
            <image:caption>Hacimli finansal yönetim kitaplarının ilk kısmında işlenen konuların ayrı bir şekilde Finansa Giriş adı altında toplandığı bu kitapta, finansa dair temel teorik bilgiler sade bir dille aktarılmaya çalışılmıştır. Bunun yanı sıra teorilerden hareketle uygulama örnekleri, konularla ilgili olarak dünyadan ve Türkiye’den güncel bilgiler ile katılım finansı ve davranışsal finans gibi alternatif bakış açılarından ilave bilgiler de paylaşılmaktadır. Bu hâliyle bu kitap, bir dönemlik bir ders kitabı gibi okutulmaya münasip olduğu gibi finansa dair giriş niteliğinde bilgi edinmek isteyen her seviyeden insana hitap edebilecek bir şekilde hazırlanmıştır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89386</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f4606e0b-cce2-489e-9235-f78991d12379.jpg</image:loc>
            <image:title>Dişi Kedi</image:title>
            <image:caption>Fransız edebiyatının sansasyonel kalemi Colette, uçarı, ele avuca sığmaz bir kadın ve mağrur bir dişi kediyi asalet, kıskançlık, gurur ve cesaretle yoğrulmuş bir aşk karmaşasının tam kalbine yerleştiriyor; tırnaklar bir bıçak gibi bilenip keskinleşiyor, tatlı tatlı bakan gözleri yabanıl, ürkütücü bir karanlık kaplıyor.


Dişi Kedi cüretkâr, uğrunda kan bile dökebilecek kadar ihtiraslı bir aşkın kıskacında ehlileştirilemez güdüleriyle bilinmeyene doğru yol alma cesareti gösterebilen yabani dişilere has, netameli bir kurmaca...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89387</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/16385f43-3034-42ad-ac41-2beb8e206f67.jpg</image:loc>
            <image:title>Sırça Kanatlar</image:title>
            <image:caption>Kardeşler, sevgililer, arkadaşlar arasında kökleri derine giden ve asla dillendirilemeyen kırgınlıklardan, acılardan beslenen yalnızlık öyküleri bunlar. Kocasının beğeneceği bir yahni pişirmenin peşinde hayatını harcayan kadınlar, yıllarca beraber yaşadıkları halde birbirine yabancı çiftler, uçurumun kıyısında süren ilişkiler, cinayet ve intihar arzusuyla gölgelenmiş hayatlar, ölüme doğru koşulan bir ömrün anlamını sorguluyor.


Derya Sönmez ilk öykü kitabı Sırça Kanatlar&apos;da narin kanatlarıyla kendi yarattıkları cehennemlerden kaçmaya çalışan karakterlerin hikâyelerini anlatıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89388</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/a65efca6-9239-4a07-8846-15ab420a9a92.jpg</image:loc>
            <image:title>Feminist Düşünce: Kapsamlı Bir Giriş</image:title>
            <image:caption>Eğitim ve oy hakkı gibi temel kazanımlardan emek sorunu, kürtaj hakkı, eşit işe eşit ücret mücadelesine evrilen feminist hareket ve düşünce, yalnızca beyaz ve heteroseksüel kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle maruz kaldıkları dezavantajlara başkaldırmanın sınırlarını özellikle kölelik ve sömürgecilik karşıtı hareketlerin de etkisiyle aşarak bugün artık çok farklı düzeylerde tartışılmaktadır. Ancak bu çoğullaşma doğal olarak çeşitli soruları da beraberinde getirmektedir; örneğin farklı coğrafyalardan ve kültürlerden feminist hareketlerin pornografi ve seks işçiliği karşısındaki duruşu nedir? Feminist mücadele iktidar ilişkilerinin mi, biyolojik gerçekliğin mi, ataerkinin mi, kendini kadın olarak tanımlayan herkesin mi, yoksa yüzyıllardır süren kadın hakları savaşında bedenini, ruhunu ve dehasını ortaya koyan tüm insanların mı eseridir?
Rosemarie Tong ve Tina Fernandes Botts Feminist Düşünce&apos;nin genişletilmiş ve güncellenmiş bu yeni edisyonunda liberal feminizmden radikal feminizme, Marksist ve sosyalist feminizmlerden bakım/özen-odaklı feminizme, psikanalitik feminizmden ekofeminizme, üçüncü dalgaya ve queer feminizmlere uzanan kadın mücadelesinin çok yönlü, çok katmanlı boyutlarını çapraz sorguya ve eleştiriye tabi tutuyor. Feminist mücadelenin kazanımlarından yükselmeye çalıştıkça &quot;cam tavan&quot;a çarpan kadınlara, ev içi emeğin değeri tartışmasına, kadın ve doğa arasındaki ontolojik bağlara, annelik etiğine, kesişimselliğe uzanan feminist külliyatı, mücadele tüm şiddetiyle sürerken kayda geçiriyor.
Suyun çatlağını bulduğu gibi, eril tahakkümün fay hatlarına sızan; gücünü, söylemini ve kararlılığını evden, sokaktan, fabrika ve üniversitelerden yükselen seslerden almayı sürdüren feminist düşünceye dair güncel bir kaynak...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89389</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0ec0e62e-0317-4d41-a303-9e27408232b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Uyumsuz Çoraplar</image:title>
            <image:caption>Güneş̧ ve Yağmur yakın arkadaşlar. Su birikintilerini, öpücükleri, kelebekleri, gıdıklanmayı, şarkı söylemeyi, dans etmeyi ve kahkahalarla gülmeyi severler. 
 
Zamanını yaramazlık yaparak geçiren Bora ise koca gözlerini bir an bile üzerlerinden ayırmaz. Yetişkinler arkalarını döndükleri anda Güneş’i ve Yağmur’u rahatsız etmek için her şeyi yapar. Onu durdurmanın bir yolu olmalı mutlaka. Ne yapmalı da barışı sağlamalı?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89390</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/424b814d-b8ed-4dfa-8c35-ebe48ed39580.jpg</image:loc>
            <image:title>Piyano İçin Makamsal Minyatürler</image:title>
            <image:caption>Bu kitapta makamsal yapıda ve küçük ölçekli 13 özgün eser bulunmaktadır. Eserler hem piyano öğrencilerinin teknik ve müzikal gelişimine katkı sağlayacak hem de makamsal tonların en belirgin özelliklerini duyuracak şekilde hazırlanmıştır. Bu bakımdan çoğunlukla dörtlü armoni, bazen de üçlü ve dörtlü armoninin birlikte kullanılmasıyla bestelenmiştir. Kitapta Nihavent, Hüseyni, Karcığar, Hicaz, Kürdi, Nikriz ve Segâh makamlarından örnekler sunulmuştur. 

Hem amatör hem mesleki piyano eğitimine katkı sağlaması amaçlanan bu kitaptaki eserleri, ilk sayfalarında yer alan QR kodlarından yararlanarak dinlemek mümkündür. Kitaptaki eserlerin bütün piyano eğitimcileri ve öğrencileri tarafından sevilerek seslendirilmesi dileğiyle…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89391</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/229d0ae0-ac7c-4914-90be-39232afa3b83.jpg</image:loc>
            <image:title>Yeryüzüne Bakan Teleskop</image:title>
            <image:caption>Yeryüzüne Bakan Teleskop A. Orçun Can’ın yazdığı, Buket Topakoğlu’nun resimlediği Gökyüzüne Düşen Kız ve Yeryüzünden Gelen Adam kitaplarının devamı… 
Bu defa Gökyüzü Krallığı’nda acaba ne maceralar bekliyor kahramanlarımızı? Kötü Prenses Lin ne yapmakta, ya ortalıktan kaybolan Aksel ve diğer çocukların başına ne geldi? Yeryüzünden gökyüzüne giden Nil kayıp çocukların başlarına ne geldiğini öğrenebilecek ve Aksel’i kurtarabilecek mi? 
Bu kitapta da evrende birbirine benzeyen ama birbirinden farklı şeylerin bir araya geldiğinde neler olabileceğine tanık olacağız.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89392</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/39e7764d-09dc-4614-8388-0d624b98bf72.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Artı Bir</image:title>
            <image:caption>Bekâr bir anne. Kaotik bir aile. İlginç bir yabancı. Senden Önce Ben ve O Yıldızın Altında’nın yazarından karşı konulmaz bir aşk hikâyesi.
Kocası birdenbire ortadan kaybolan, matematik dehası kızı ve ergen üvey oğluyla baş başa kalan Jess çok zor durumda. İki işte çalışıyor. Kızını parasızlıktan matematik olimpiyatlarına götüremediği için kalbi paramparça.
Bir gün yazlık evini temizlediği, teknoloji milyarderi, hatalarının kaosunda kaybolmuş Ed, Jess’in kızını matematik olimpiyatlarına götürmeyi teklif ediyor. Ve bu birbirinin zıddı kadın ile adam arasında mükemmel bir macera başlıyor.
 
“Jojo Moyes aşk, romantizm ve komediyi coşkuyla yan yana getiren bir kraliçe adeta… Senden Önce Ben’i özleyen herkes bu romana bayılacak!”
New York Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89393</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/48031360-71eb-4c05-a386-f94974e8f84a.jpg</image:loc>
            <image:title>Ay Işığı</image:title>
            <image:caption>Ay ışığı, zihinsel bir tutulmanın ritmidir. Zamanda dağılan belleğin, coğrafyanın uğultusu içinde parçalanan benliğin yolculuğu. 
Ayın o tekinsiz parıltısı altında her şey müphem bir varoluş halinde. Yaklaştıkça şekil değiştiren, görünmez olan evrenin ortasında bütün sözcükler aya söyleniyor, bütün düşünceler ayın o buğulu halesine takılıyor. Köyleri, kasabaları, yaşantıları, hikâyeleri, gidilecek ve dönülecek yolları aynılaştıran o anlamsız beyazlıkta, bütün varoluş ayın yanılsamasına tutulmuş.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89394</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/af9e1cbe-315b-4c12-953d-ed87047c6c67.jpg</image:loc>
            <image:title>Aşk Ölümden Uyanıştır</image:title>
            <image:caption>Nina Cormier, nikâh günü terk edilip kilisede bir başına kaldığında hayatının en kötü günü geçirdiğini düşünüyordu; bu talihsizliğin gerçekte hayatını kurtardığını değil. İlk patlamadan saatler sonra bir kez daha ölümle burun buruna kalınca yaşadıklarının tesadüf olmadığını anlayacaktı. 
 
Fakat canına kimin ve neden kastettiğini, steril hayatının kimi rahatsız ettiğini anlamak için eksantrik dedektif Sam Navarro’nun yardımına ihtiyacı vardı.  
 
İkisinin birbirlerine güvenmesi ise her patlamaya imzasını atan bombacıyı bulmaktan daha güç olacaktı. 
 
Başından itibaren temposu hiç düşmeyen Aşk Ölümden Uyanıştır, Tess Gerritsen’in sade fakat derin olay örgülerinin en etkileyici örneklerinden biri…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89395</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05b5b095-e935-459f-bfe2-455377ca943d.jpg</image:loc>
            <image:title>Seçme Şiirler</image:title>
            <image:caption>Bir çocuk Orhan’ın şiirlerini okumuşsa içi titremeden, gözü yaşarmadan insana, ağaca, kuşa, taşa, toprağa, Ankara’ya, İstanbul’a bakamaz; kaldırımına tüküremez, ağacını kesemez…” 
Sait Faik Abasıyanık 
 
Orhan Veli’nin şiirleriyle bir başka sevdik İstanbul’u; oltamızı attık denize, bir üşüşüverdi balıklar, denizi gördük. Onun dizeleriyle baktık Galata Köprüsü’ne, kasap kedileriyle sokak kedilerinin farkını sezdik. Türk şiirine yalınlığı getiren, sıradan insanı şiirlerine konu ederek yeni bir akım başlatan Orhan Veli’nin unutulmaz dizeleri illüstratör Sadi Tekin’in çizimleriyle buluştu. Kediler, kuşlar, balıklar renklendi; seçme şiirler çocukların baş ucuna kondu</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89396</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/955fceb9-29bb-451d-b814-dc192ad333e4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sirius’un Kalbi</image:title>
            <image:caption>Ceren’in Tuhaf Maceraları serisinin üçüncü ve son kitabı Sirius’un Kalbi, okurlarını gizemli bir yolculuğa davet ediyor. Yaz tatilinde İzmir Uzay Kampı’na giden Ceren, Derin ve Acar, oradan yıldızlara, Sirius’un kalbine uzanıyor. Çok uzaklardan gelen dayanışma çağrısını geri çeviremeyen üç kafadar, mavi kuşların rehberliğinde Şayka’yla tanışıp yepyeni bilgiler ediniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89397</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/821c7e67-a3d1-48a4-bd57-50904e0b73b1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyadan Öyküler: Doğa</image:title>
            <image:caption>Bu sessiz kitapta doğanın güzelliklerini ve mucizelerini keşfedin, bırakın hayal gücünüz her şeyi canlandırsın! Nefes kesici çizimler, doğumdan ölüme, kıştan sonbahara zamanın akışında çeşitli hayvanların ve böceklerin doğal ortamlarındaki yaşamlarını ve yaşadıkları değişimleri yansıtıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89398</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cd02b4cd-fa0d-42ea-b22a-cbc9ee96204d.jpg</image:loc>
            <image:title>Gölde</image:title>
            <image:caption>Brezilyalı illüstratör Geraldo Valério bu sessiz kitabında gerçek dostluğun ve sevginin doğasını çarpıcı bir hikâyeyle anlatıyor. 
* 
Booklist 2019’un En İyi 10 Sessiz Kitabı Listesi’ne giren Gölde için bazı yorumlar: 
“Her yaştan okuru sevginin ne olduğu, onu kazanmak ve sürdürebilmek için neler gerektiği üzerine düşündüren önemli bir hikâye.” (School Library Journal) 
“Geraldo, 3 ile 7 yaş arasındaki tüm çocukların keyif alacağı, güzel bir şekilde ifade edilmiş bu yeni eserinde gerçek dostluğun ve sevginin doğasını araştırıyor. Ailelerin kitaplıklarının, kreşlerin, anaokullarının, ilkokulların, kütüphanelerin ve resimli kitap seçkilerinin kıymetli bir parçası olacak.” (Midwest Book Review) 
“Gölde hayal gücünü harekete geçiriyor, evcil hayvanlara olduğu kadar doğal yaşama da saygı duymayı öğretiyor.” (CM Review of Materials) 
“Dokunaklı ve güncel bir hikâye.” (The Globe and Mail) “Valério, bir tasmayı merkeze alarak, insanların doğal yaşamın tahribatında oynadığı rolü anlaşılır bir metafor olarak anlattığı, aynı zamanda çocukların anlayabileceği düzeyde daha büyük felsefi soruları sorduran görsel bir anlatı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89399</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6ad4053d-5fe6-42c8-b890-358a540bbb4b.jpg</image:loc>
            <image:title>Havlamak İsteyen Köpekbalığı</image:title>
            <image:caption>Havhav adlı bir köpekbalığı yaşıyormuş derin denizlerin birinde. 
Adıyla başı dertte. 
Korkunç geliyormuş herkese. 
Bakınca görünüşüne, uğramıyorlarmış yanına yöresine. 
Havhav&apos;ın hayali gerçek olsa... 
Diğer balıklar onunla oynasa... 
Çocuk edebiyatımızın usta kalemi Mavisel Yener&apos;den sevgi dolu bir masal.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89400</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/05f72080-ddbd-46a2-aab8-6af064db78fc.jpg</image:loc>
            <image:title>Klasik Polisiye Öyküler</image:title>
            <image:caption>“Şimdi her şey hiç olmadığı kadar büyük bir gizemle dolu.” Klasik Polisiye Öyküler, suç ve gizem edebiyatının önemli kahramanlarının ilk kez ortaya çıktığı serüvenler ile öncü yazarların unutulmaz eserlerini bir araya getiriyor. Okült dedektif Carnacki, kör dedektif Max Carrados ve avukat dedektif Martin Hewitt’in doğduğu öykülere ev sahipliği yapan bu derlemede, bazen bir cinayetin, bazen bir soygunun, bazen adaletin, kimi zaman da bir hayaletin peşinde, esrar perdesi aralanmaya başlıyor. Çağdaş İngiliz polisiyesinin yaratıcısı Wilkie Collins’ten “Polis Memuru ve Aşçı”, Arthur Conan Doyle’un en güçlü edebi rakibi Arthur Morrison’dan “Lenton Çiftliği Soygunları”, “polisiyenin anası” olarak kabul edilen Anna Katharine Green’den “Yakut ve Kazan”, William Hope Hodgson’ın doğaüstü ile gizemi harmanlayan öyküsü “Canavarın Geçidi”, Ernest Bramah’ın eyleme değil fikre odaklanan polisiyesi “Diyonisos Sikkesi” ve Pulitzer Ödüllü feminist yazar Susan Glaspell imzalı “Emsallerinden Oluşan Bir Jüri”, bu derlemede yan yana geliyor. “Polisiye öykü, iç içe geçmiş iki öyküden oluşur: olup bitenin öyküsü ve görünürde olup bitenin öyküsü.” MARY ROBERTS RINEHART</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89401</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/867dc41f-d578-4050-bc61-92b7871dd268.jpg</image:loc>
            <image:title>Smiley’nin İnsanları</image:title>
            <image:caption>“Max’e söyle, mesele Kum Adam’la ilgili.”
Vladimir, Circus’u aradığında telefonu düşük seviyeden bir görevli açar, gerçi Circus’un Şefi bile açsa fark etmez. Herkes Vladimir’i eski günlerin heyecanından kopamamış bunak bir ajan sayarken kimse onu dikkate almayacaktır, ta ki yakın mesafeden vurulana kadar.
Her parçası Moskova Merkez’in izini taşıyan bu cinayet yüzünden kod adı Max olan George Smiley emeklilik günlerinden geri çağırılır ve eski ajanının başına gelenleri aydınlatması istenir. Smiley, arkadaşının ölümcül sırlarını ortaya çıkarmaya çalışırken, amansız bir şekilde Karla ile son bir hesaplaşmaya doğru adım adım ilerlemektedir.
Soğuktan Gelen Casus ve Köstebek gibi kitaplarıyla ismini kanıtlamış, usta hikâye anlatıcısı John le Carré, Smiley ve Karla arasındaki çekişmeyi büyüleyici bir sonuca götürüyor.
“Okuması zevk verecek bir kitap, karmaşık, heyecan verici ve sürükleyici.”
Chicago Tribune
“Tam bir zanaatkâr elinden çıkma tatmin edici bir kitap.”
Newsweek
“Çok az romancının yapabileceği bir inceliğe ve güce sahip.”
Financial Times</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89402</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ced1764a-b355-41b1-bc42-7791fbea5c61.jpg</image:loc>
            <image:title>Kötü Bir Gün</image:title>
            <image:caption>“İnsanlar, en çirkin gerçeği bilmenin bile güzel olduğunu anlamak istemezler... 
Hayat; kendisini alt edenindir...” 
– Nietzsche 
 
Biri psikolog, diğeri apartman görevlisi iki adam bir dairenin içinde sıkışıp kalırlar  ve birlikte geçirecekleri üç saat boyunca hayatlarının en karanlık  ve en garip gerçekleriyle yüzleşirler. 
 
Oyuncu ve yazar Gürgen Öz’ün kaleme aldığı bu çok katmanlı Kafkaesk novella, 
insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine inme cesareti gösteren nefes kesici  bir kurgu... 
 
Baba oğul ilişkisi, geçmişin sırları, sınıf çatışması, otorite ve güç savaşları, yalanlar, gerçekler, yüzleşilemeyenler ve içsel özgürlük arayışının gölgesinde oynanan, 
 üstelik gerilim dozu giderek artan bir körebe oyunu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89403</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c33d8c87-b3a4-43d9-be80-91a2e2d46191.jpg</image:loc>
            <image:title>Bir Türkün Ölümü</image:title>
            <image:caption>İsmail Cem: Daha güzel bir Türkiye yaratmak, çocuklarımıza daha ileri bir Türkiye bırakmak uğruna şehit oldu. Onu kalbimizde ve zihnimizde her zaman yaşatacağız. (Dışişleri Bakanı)
İsmet Sezgin: Öğrencilerin senin güzel anılarınla görevlerini yapmaya devam edecekler. (TBMM Başkanı)
Hakkı Süha Okay: Kışlalı’nın öncü olduğu yol, cumhuriyet sevdalılarının yolu olacak. Mücadelen sürecek. (Ankara Barosu Başkanı, Milletvekili)
Enis Tütüncü: Taşıdığın ışığı sonsuza kadar götürme savaşımını daha kararlı sürdürenler safında bir nefer gibi yürüyeceğim. (Milletvekili)
Prof. Dr. Aysel Çelikel: Ulusumuzun Muammer Aksoy’un ardından Ahmet Taner Kışlalı’yı teröre kurban vermesi, ADD’yi yolundan ayıramayacaktır. (ÇYDD Genel Başkanı)
Prof. Dr. Mehmet Tomanbay: Saldıranlar çağdaş Türkiye’nin önünü tıkayamayacaktır. (Milletvekili)
Dinçer Sümer: Ardında bıraktığın ışık, gücümüzü, umudumuzu, yarınlara inancımızı aydınlatıyor. Şimdi, daha bilinçli ve sorumluyuz. (Tiyatro Yazarı-Yönetmeni)
Yücel Erdener: Kalemin hepimizin ışığı. (Milletvekili)</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89404</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7a9c197f-3ec8-4b8f-ab6f-c2475ae3906a.jpg</image:loc>
            <image:title>Kendine Yabancılaşan İnsan</image:title>
            <image:caption>Herkes kendi yarattığı hapishanenin anahtarı elinde yaşar. 
Kalabalıkların içinde yalnız, kendi hayatına yabancı, olan biten her şeyden huzursuz bir insan için zamanla her şeyi unutmaya başlamak, belki de bir lütuftu aslında... 
Gittikçe hafızasını kaybeden yaşlı bir adamla, aralarındaki derin yalnızlığı aşk sanan genç bir kızın içine düştüğü bir yolculuk, toplumun dayattığı düşünce ve inanç biçimleri yüzünden kocaman bir yalnızlığa ve yabancılaşmaya dönüşür giderek. 
BİR NARSİSİN GÖLGESİNDE ON İKİ AY adlı çok satan kitabın yazarı Dr. Fikret Yıldırım, bu kez yaşadığı aileye, topluma ve kültüre yabancılaşan yeni asrın insanını alıyor romanının merkezine. 
“İnsanın bir özü var mıdır?” sorusunun yerini, “İnsanın bir özü var mıydı?” sorusu alıyor artık...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89405</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/962fe95d-84ac-4288-9ac2-05b180a597f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Peygamberimizin Gençlerle İletişimi</image:title>
            <image:caption>Ergenlik nedir? Peygamberler gençlik bunalımı yaşamış mı? Allah Resulü’nde gençlik sıkıntıları olmuş mu? O’nun (asm) yanındakiler gençlik bunalımına düşmüş mü? Huyları farklı insanlar aynı eğitim metoduyla terbiye edilebilir mi? Kişiye özel eğitim metodu var mı? Eğitimde hangi esmalar yansır? Çocuklarımızı hangi pedagojiye göre eğitiyoruz? Sünnet pedagojisini ne kadar biliyoruz? Eğitimde anne baba perde olur mu? Ergenlik biyolojik bir hal midir? Neden herkeste aynı durum gözlenmiyor? Gençlik döneminin yakıcı ve yıkıcı geçmesinin temeli, gencin ilk günahla karşılaşması mıdır? Bilim, ergenlik dönemini sorunlu kabul ederken, Allah Resulü, bu yaşlardaki ergenlere nasıl en büyük sorumlulukları vermişti? Modern pedagoji neleri göremiyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89406</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ab248eb7-f5f4-4ce9-8c4f-d79f080442a4.jpg</image:loc>
            <image:title>Sanat Yolculukları</image:title>
            <image:caption>Sanat Yolculukları, Ülkü Tamer’in belleğine bir yolculuk olarak düşünülebilir. Papirüs’ten Cağaloğlu’ndaki Eser Han’a, Onat Kutlar’dan güzel Antep sokaklarına, Attila İlhan’dan Baylan Pastanesi’ne değin genişleyen bir sanat yolculuğudur bu. Beyazıt Meydanı’ndaki simitler, Kumkapı’daki balıkçılar, Beyoğlu sinemalarında biten günler. Ülkü Tamer, özlediği dostlarının şiirleriyle konuşabildiği zamanları yaşar artık ve onları “hatırlayarak” yeniden çağırır. Ve sorar, Yeşilçam’ı mı özlüyoruz, o günün Türkiye’sini mi? Yıldız Kenter’i, Yılmaz Güney’i ve aynı sahneyi paylaştığı Müjdat Gezen’i; elinde Göçmüş Kediler Bahçesi ile gelen Bilge’yi, Cahit Külebi’nin hiçbir dile çevrilemez Hikâye’sini. Ancak tüm bu hatıralara rağmen gelecek hakkında düşünmeyi de ihmal etmez Ülkü Tamer. Televizyondan bilgisayara, daktilodan internete çağına tanıklık eder ve nereye gittiğimizi sorar bize. Çocuk edebiyatından klasiklere, çağdaş edebiyattan dünya sanatına kadar pek çok konuda, berrak bir zihinle çıkarımlar yapar. Televizyondaki programlarda işittiklerinize gülmeyin, öfkelenin der. Kullandığımız dili işitir ve bize ait olan dili hatırlatır. Kültür ve dil değişiminin farkındadır, sakınmadan söyler söyleyeceğini. Yazdıklarını serçeler gibi gökyüzüne salanların şairidir Ülkü Tamer, kartallaşıp onların peşine düşenlerin değil. Bu yüzden onunki bir sanat yolculuğudur. Dünün, bugünün ve yarının hiç bitmeyecek yolculuğu.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89407</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/418b8d74-2228-4b5b-bb7b-58d645827b89.jpg</image:loc>
            <image:title>Erken Çocukluk Döneminde Gelişim</image:title>
            <image:caption>Erken Çocukluk Döneminde Gelişim</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89408</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/91fd68c2-8ead-414c-bd97-5c340a372be1.jpg</image:loc>
            <image:title>Dünyayı Bisikletle Dolaşan Çocuk 2 – Amerika Kıtası Yolculuğu</image:title>
            <image:caption>Tom’un bisikletle dünya turu hız kesmeden devam ediyor. İngiltere’den Güney Afrika’ya kadar pedal çeviren Tom’un yeni hedefi Alaska. Planı, Güney Amerika’nın dibinden başlayıp Kuzey Amerika’ya gitmek ve en sonunda Alaska’ya ulaşmak. Tom bu zorlu ama bir o kadar keyifli yolculukta dünyanın en uzun dağ sırası olan And Dağlarını aşacak; nehirleri, çölleri geçip yepyeni maceralar yaşayacak</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89409</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bc1f9f19-95fa-4f9b-99a6-b23a7e55eec4.jpg</image:loc>
            <image:title>Karayolu - Demiryolu Dengesinin Tarihçesi 1923 - 2015</image:title>
            <image:caption>Karayolu - Demiryolu Dengesinin Tarihçesi 1923 - 2015</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89410</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/621e7ed9-4ea3-46ff-8546-ec400eafc6a6.jpg</image:loc>
            <image:title>Amerikalı Arkadaşı Atatürk&apos;ün Devrimlerini Anlatıyor</image:title>
            <image:caption>Amerikalı Arkadaşı Atatürk&apos;ün Devrimlerini Anlatıyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89411</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3344096e-220f-4aea-9019-3e9525c5b57c.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito 56</image:title>
            <image:caption>Üç aylık düşünce dergisi Cogito&apos;nun Güz 2008 sayısı, 2005 yılında 92 yaşında ölen filozof Paul Ricœur&apos;e adandı. Bu sayıda okura Ricœur&apos;ün daha önce Türkçede yayımlanmamış üç metni sunuluyor: Ricœur&apos;ün dev yapıtı Zaman ve Anlatı&apos;nın ikinci cildi &quot;Tarih ve Anlatı&quot;dan bir bölüm, filozofun İstanbul&apos;da yaptığı &quot;Özgürlük ve Kurumları&quot; başlıklı konuşmanın tam metni ve yakında YKY tarafından yayımlanacak olan Critique et Conviction kitabında felsefeciyle yapılmış olan söyleşiden özel bir seçki. Mehmet Rifat, Önay Sözer, Ahmet Soysal, Necmiye Alpay, Fiona Tomkinson, François Dosse, Olivier Abel, Ayşe Ece&apos;nin makaleleriyle katkıda bulunduğu sayıda, Ricœur&apos;le yapılmış üç ayrı söyleşiye de yer verildi.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89412</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5d2a4716-7d8b-4faf-9a09-07f807914229.jpg</image:loc>
            <image:title>Cogito Sayı 29 - Selçuklular</image:title>
            <image:caption>Cogito Sayı 29 - Selçuklular</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89413</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b069eb97-47ae-437f-abe1-38d78185668e.jpg</image:loc>
            <image:title>Denktaş Bey’in Mektupları 1964 - 2008</image:title>
            <image:caption>Denktaş Bey’in Mektupları 1964 - 2008</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89414</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6959c757-651c-4203-8c04-be017e31cf17.jpg</image:loc>
            <image:title>1938 Atatürk’ün Yeni Türkiye’si</image:title>
            <image:caption>1938 Atatürk’ün Yeni Türkiye’si</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89415</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf2989c1-40f7-454d-83c5-f3c5cb1e4c34.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk Ve Ekonomi</image:title>
            <image:caption>Atatürk Ve Ekonomi</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89416</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aa83cc70-a410-4e6a-b1ea-5ed2d553a4f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Atatürk’ün Tayyarelerinin Tarihçesi 1926-1955</image:title>
            <image:caption>Atatürk’ün Tayyarelerinin Tarihçesi 1926-1955</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89417</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f1b1517f-a2a3-410b-a9bb-06e69b1392cf.jpg</image:loc>
            <image:title>Cambridge Afro - Asian Expedition 1961 - 62</image:title>
            <image:caption>Cambridge Afro - Asian Expedition 1961 - 62</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89418</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2a9361c9-d43d-4910-9fad-433afb292765.jpg</image:loc>
            <image:title>Ww2 &amp; Turkey Neutrality On A Knife - Edge</image:title>
            <image:caption>Ww2 &amp; Turkey Neutrality On A Knife - Edge</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89419</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/498572cd-d294-4066-b275-8e8ea6f402b6.jpg</image:loc>
            <image:title>Uluslararası Antlaşmalar Ve İlişkilerimizin Belgeleri</image:title>
            <image:caption>Uluslararası Antlaşmalar Ve İlişkilerimizin Belgeleri</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89420</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/24c92508-ace8-479a-856d-a3f4a1dca543.jpg</image:loc>
            <image:title>Kardeşlik Savaşçilari 8 - Temuçilerin Dönüşü</image:title>
            <image:caption>Skandiya genellikle barışsever bir ülkedir ancak doğu bozkırlarından gelen acımasız savaşçılar nedeniyle tehlikededir. Her dönemde Skandiya&apos;yı ele geçirmeye çalışan Temuçiler bu kez bütün birlikleriyle saldırmaya hazırlanmaktadır ve Balıkçıl Kardeşliği&apos;ne önemli bir görev verilir: 
Temuçi lideri Şa&apos;şan&apos;ı durdurmak. Hal ve Balıkçılları, Yılan Geçidi&apos;nden başlayıp Buz Nehri&apos;nde devam eden zorlu bir mücadele beklemektedir... 
 
Birçok ülkede sayısız okuyucusu bulunan Gölgelerin Efendisi yazarı John Flanagan, 
Kardeşlik Savaşçıları&apos;nda okuyucularını heyecanlı deniz yolculukları, hain korsanlar ve 
destansı savaşlarla dolu bir maceraya davet ediyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89421</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba0ad7b6-9d02-447f-b941-994e0d19b2de.jpg</image:loc>
            <image:title>Ünlü Türk Dahileri -Uluğ Bey</image:title>
            <image:caption>ÜNLÜ TÜRK DÂHİLERİ- ULUĞ BEY 
Onlar, konulara farklı açılardan yaklaşan ve o güne dek kimsenin bulamadığı yöntemler geliştiren dâhilerdi. Uyguladıkları yöntemlerle, yazdıkları kitaplarla, verdikleri eserlerle yaşadıkları dönemin ötesine geçtiler ve toplumları ileri taşıdılar. 
İşte, ünlü Türk dâhilerinin ilgi çekici yaşamları! 
Uluğ Bey, dedesi Timur&apos;un yanında yetişmesine rağmen onun gibi savaşçı bir hükümdar olmak istemedi. Bilimle, özellikle astronomiyle ilgilendi ve &quot;Bilgin Hükümdar&quot; olarak tarihe adını yazdırdı. Onun kaleme aldığı Yıldızlar Kitabı, yüzyıllar boyunca bilim insanlarının çalışmalarına ışık tuttu...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89422</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/20460177-d254-4ce6-a33b-dc2ba316bfc4.jpg</image:loc>
            <image:title>Civciv Ciki ve Sevimli Dostları - Bu Kocaman Gözler Kimin 9</image:title>
            <image:caption>Çiftliğe yeni katılan Civciv Ciki ve çiftlikte yaşayan dostlarını eğlenceli büyük gözleri ile görmeye hazır olun!
Civciv Ciki, Anne Tavuk Tatu, Kaz Paytak, Horoz Hürhür, Keçi Gudu ve Kaplumbağa Kapki...
Çocuğunuz bu kitaptaki kahramanlarla tanışırken sabırlı olmayı eğlenerek öğrenecek.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89423</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/40f9f36b-3f6c-4cef-901f-3f1c7de6dd27.jpg</image:loc>
            <image:title>Biraz Korktum Sanki- Bazen Olur Böyle</image:title>
            <image:caption>Kalbindeki Mavi Balonla Tanışmaya Hazır Mısın?   Klinik Psikolog Mehmet Teber’in kaleminden “mavi balon” metaforu ile korku duygusuyla ilgili farkındalık ve yön verme hikâyesi. Büyük küçük herkes korkar bazen bir şeylerden Korkunca güvenli bir yere gitmek ister. Korku çok doğal bir duygu, kalbimizde var mavi balonu. Fark edince duygunu, anlatınca birine, geçer hemen korku.   Duyguları fark etmek, kabul etmek, yönetmek zordur. Bazen olur böyle ama bir yolu var kalbinde!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89424</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bd084465-e05c-4164-b736-0712773745e2.jpg</image:loc>
            <image:title>Diddalum</image:title>
            <image:caption>Diddalum nedir?    Heyecanlandığında karnında hissettiğin o eğlenceli şey mi? Veya içinde patlayan bir havai fişek mi? Bir sümüklü böcek mi veya kanat çırpan bir kelebek mi? Diddalum Nedir Ve Onu Nasıl Dinlersin?   Öğrenmek istersen kitabı oku ve diddalumu bul.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89425</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/09ec28ff-db0b-49c7-970a-e7d0570cd987.jpg</image:loc>
            <image:title>Çikolata Savaşları - Yapay Zeka Galaksinin Koruyucuları 2</image:title>
            <image:caption>Hazırlıklar tamam. Evreni de tanıdık. Sıra dünyayı kurtarmakta. Artık ekibi biliyorsunuz. Bilmiyorsanız da önce kara deliğin sırrını öğrenmeniz lazım. Kara delikteki turnuvalar çok eğlenceliydi. Fakat şimdi işimiz çok ciddi. Dünyayı mı kurtarsak yoksa çikolataları mı? Seçim yapmak çok zor.    Benim rüyalarım hep gariptir zaten. Uçan bisiklet ve kaykay, kocaman balon olan sakızlar, tüm galaksiye yayılmış Türk lokantaları... Daha neler neler...   Ben evde rüya mı değil mi diye düşünürken yatağımın altından gelen ses ve ışık dünyayı kurtarma maceramızın başlangıcıymış. Kime karşı olduğunu öğrenmek istiyorsan takıl peşimize. Başka galaksiden gelenler kimler? Amaçları ne? Dünyanın geleceği bize bağlı. Sen varsan daha güçlüyüz. Eyvah! Saatim yine titremeye başladı. Hadi, takıl peşimize. Unutma! Dünyayı çocuklar kurtaracak..</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89426</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7e20cf51-331e-4641-8a3b-823fffe2a9eb.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Süperstar: Cristiano Ronaldo</image:title>
            <image:caption>Dünya futbolunun süperstarı Cristiano Ronaldo&apos;yu daha iyi tanımaya ne dersin? İşte, büyük fırsat! Ronaldo&apos;nun macera, başarı ve heyecan dolu hayatı, en eğlenceli hâliyle ayağına geldi. Haydi, karşılaşacağın birkaç sürprizi özetleyelim:   Ø  Futbolla tanışmasını sağlayan ilginç olay neydi? Ø  “Onu transfer etmeden şuradan şuraya gitmem!&quot; diyen teknik direktör kimdi? Ø  Müthiş tekniğini ve baş döndüren çalımlarını neye borçluydu? Ø  Hem güldüğü hem ağladığı stadyumda hayallerinin gerçekleştiği gece daha neler yaşadı? Ø  Muhteşem frikik gollerinin sırrı neydi? Ø  &apos;Altın Çocuk&apos; unvanını nasıl elde etti? Ø  Lionel Messi&apos;yle rekabette hangi ilginç istatistikler kayıtlara geçti? Ø  Transfer süreçlerinde başına gelen ilginç olaylar nelerdi?   Cevabını bu kitapta bulacağın onlarca sorudan sadece birkaçı!   Muhteşem başarılar, kucak dolusu kupalar, unutulmaz maçlar, hiçbir yerde duyulmayan anılar, şapka çıkarılacak goller ve daha neler neler...    Sayfaları çevirmeye başla ve bir &apos;Cristiano Ronaldo Uzmanı&apos; olmak için ilk önemli adımı at!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89427</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d57f52b-1bae-4e5c-b1f8-db2d46fa7eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Eğlenceli Gezi - Güzel Ülkem Türkiye 4</image:title>
            <image:caption>&quot;Güzel Ülkem Türkiye&quot; serisi dördüncü kitabıyla devam ediyor. Bu sefer Eyfel Kulesi&apos;nden daha eğri bir minareye sahip Harput Ulu Cami&apos;sini, ülkemizin en uzun köprüsünü, bozkırın ortasındaki güzellik; Eskişehir&apos;i, doğanın kalbinin attığı Munzur&apos;u, çiçeklerin başkenti Isparta&apos;yı, mühendislik harikası Varda Köprüsü&apos;nü, Ağrı Dağı Millî Parkı&apos;nı, dünyanın en büyük ikinci kanyonu Ulubey&apos;i ve daha birçok doğal varlığı ve tarihî eseri ziyaret edeceğiz. Ayrıca bu gezilerimizde sizlere, doğada yapılabilecek çok güzel etkinlikler önereceğiz. Gezilerimizin sonunda çevre okuryazarı olacağız, doğa ve ülke sevgimizi; kültürel mirasımıza karşı duyarlılığımızı daha da artıracağız. O zaman ne duruyoruz? Haydi başlayalım! Ülkemizi gezmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89428</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0f6addd8-2dbe-4af4-8fb3-1702357283b5.jpg</image:loc>
            <image:title>O Bir Uzaylı: Lionel Messi</image:title>
            <image:caption>Ona kimileri ‘Uzaylı’, kimileri ‘Pire’ kimileri de ‘Keçi’ diyor. Peki sen, Arjantin’in dünya futboluna sunduğu en büyük hediye olan Lionel Messi’yi ne kadar tanıyorsun? Birkaç maddeyle hangi sürprizlerle karşılaşacağına bir göz atalım… Onu havalara uçuran hediye neydi?   İlk futbol maçına kaç yaşında çıktı?   Neden kendinden büyüklerle oynamak zorunda kaldı?   İtalya’yla bağlantısı neydi?   Hayatının dönüm noktasında neden anneannesi vardı?  Onu futboldan koparma noktasına gelen hastalığı neydi?   Neden ilk sözleşmesi peçete üzerine yapıldı?   Hangi dünya yıldızının gollerini fotokopi çekti? Barcelona’ya transferinde hangi zorluklarla karşılaştı?   Ronaldo’yla rekabetinde hangi isim üstün?   Hangi ünlü kulüplerden transfer teklifi aldı? Bu sorular, cevabını kitapta bulacağın onlarca sorudan sadece birkaçı. Sen de bir ‘Lionel Messi Uzmanı’ olmak istiyorsan, yavaş yavaş kitabın sayfalarını çevir ve gözlerinle satırları çalımlamaya başla!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89429</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1aba15df-f1b9-463d-be6c-ed038c097d6f.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Kocaeli&apos;de - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Kocaeli!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89430</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/26ca0f4b-6cbe-412b-9598-a79464be0273.jpg</image:loc>
            <image:title>Şiir Seli Antolojisi 3</image:title>
            <image:caption>Şiir yazan ve şiiri seven insanın kalbinde nasıl kötülük arar insan... Her sayfasında seni bir başkasının anısına, bir başkasının hislerine, bir başkasının acısına, bir başkasının umuduna götürecek bu kitap...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89431</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e4c78547-5857-43db-8fbe-8e258591c87c.jpg</image:loc>
            <image:title>The Role of Creativity and Entrepreneurship in Business Growth and Sustainability</image:title>
            <image:caption>Table Of Contents 
Lıst Of Tables 
Lıst Of Fıgures 
1. Introductıon 
2. Entrepeneurshıp 
3.Creatıvıty And Crıtıcal Desıng Thınks 
4.Entrepreneurshıp, Creatıvıty And Innovatıon In The Future 
5.Conclusıon 
References 
About The Author   
Table Of Contents 
Lıst Of Tables 
Lıst Of Fıgures 
1.Introductıon 
2.Entrepeneurshıp 
3.Creatıvıty And Crıtıcal Desıng Thınks 
4.Entrepreneurshıp, Creatıvıty And Innovatıon In The Future 
5.Conclusıon 
References 
About The Author</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89432</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e3773e61-2dc2-4070-b5a0-6eec55ed687e.jpg</image:loc>
            <image:title>Firdevsi Süleyman-name (77.Cilt)</image:title>
            <image:caption>Simge ve Kısaltmalar 
Transkripsiyon Sistemi 
Giriş 
1.Firdevs’inin Hayatı ve Eserleri 
2. Eserin Konusu ve Nüsha Özellikleri 
Birinci Bölüm -Dil İncelemesi 
1.1 İmla 
1.2 Ses Bilgisi 
1.3 Şekil Bilgisi 
Sonuç 
İkinci Bölüm -Metin 
Üçüncü Bölüm-Dizin</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89433</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/4f9df600-e40e-455e-949a-7f43d6b6f541.jpg</image:loc>
            <image:title>Finans Üzerine Güncel Yaklaşımlar - Teorik ve Uygulamalı İncelemeler</image:title>
            <image:caption>Birinci Bölüm 
Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi Üzerine Bir İnceleme 
İkinci Bölüm 
Petrol Fiyatlarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi: Borsa İstanbul Üzerine Bir uygulama 
Üçüncü Bölüm 
Kamu Teşvik ve Hibeleri Kapsamında Radikal İnovasyon Işığında Covıd-19 Döneminde Aşı 
Çalışmaları : Ar-Ge Yatırımları Perspektifinden Bir Değerlendirme 
Dördüncü Bölüm 
Ters 9 ‘a Göre Finansal Araçların Ölçümü , Sınıflandırılması ve Muhasebeleştirilmesi 
Beşinci Bölüm Birinci Bölüm 
Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi Üzerine Bir İnceleme 
İkinci Bölüm 
Petrol Fiyatlarının Hisse Senedi Piyasasına Etkisi: Borsa İstanbul Üzerine Bir uygulama 
Üçüncü Bölüm 
Kamu Teşvik ve Hibeleri Kapsamında Radikal İnovasyon Işığında Covıd-19 Döneminde Aşı 
Çalışmaları : Ar-Ge Yatırımları Perspektifinden Bir Değerlendirme   
Dördüncü Bölüm 
Ters 9 ‘a Göre Finansal Araçların Ölçümü , Sınıflandırılması ve Muhasebeleştirilmesi 
Beşinci Bölüm 
Pandemi Döneminde KKTC Bankacılığında Tahsili Gecikmiş Alacaklar Analizi ve Erken Uyarı Sinyalleri 
Altıncı Bölüm 
Kalkınmanın Finansmanında Dış Borçlanma: Türkiye Örneği 
Yedinci Bölüm 
Türkiye’de Yüksek Öğretimin Finansman Kaynakları 
Sekizinci Bölüm 
Finansa Dayalı Büyüme, Finansal Kriz ve Finansal Serbestleşme İlişkisi: Gelişmekte Olan Ülkeler Üzerine Bir İnceleme</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89434</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b82b083e-08ec-4091-b650-0bdb089d4ad5.jpg</image:loc>
            <image:title>İşitme Engelli Futsalcılarda Başarı Motivasyonu</image:title>
            <image:caption>1-Engel ve Engellilik 
2- İşitme Engeli 
3- Futsal 
4- İşitme Engelliler Spor Federasyonu 
5- Motivasyon (Güdülenme) 
6- Konu ile İlgili Yapılan Çalışmalar</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89435</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8c9822ae-9ff5-491e-941e-a06fc46af0f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Blokzinciri, Kripto Paralar ve Akıllı Sözleşmelerde Güncel Gelişmeler</image:title>
            <image:caption>BÖLÜM 1: KRİPTO PARALARIN HUKUKİ STATÜSÜ, ÜLKEMİZDEKİ VE 
ULUSLARARASI ALANDAKİ ÖNEMLİ YASAL DÜZENLEMELER 
İLE FACEBOOK LİBRA PARA BİRİMİ ÖRNEĞİ 
 
BÖLÜM 2: BLOK ZİNCİR TEKNOLOJİSİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER VE 
ÇEŞİTLİ UYGULAMA ALANLARI 
 
BÖLÜM 3: AKILLI SÖZLEŞMELER VE SERMAYE PİYASALARINA ETKİSİ 
 
BÖLÜM 4: ÖDEME SİSTEMLERİ VE KARTLI UYGULAMALARINDAN, BLOK 
ZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ KULLANIMI, REGÜLASYON BARİYERİ VE 
ÖNERİLER 
 
BÖLÜM 5: AVRUPA BİRLİĞİ KRİPTO VARLIK PİYASASINA İLİŞKİN TASLAK 
TÜZÜK HAKKINDA DEĞERLENDİRİLME 
 
BÖLÜM 6: MEVDUAT ÜRÜNLERİ VE TÜKETİCİ KREDİLERİ AÇISINDAN 
AKILLI SÖZLEŞMELER 
 
BÖLÜM 7: AKREDİTİF VE DIŞ TİCARETİN FİNANSMANI AÇISINDAN 
BLOCKCHAIN 
 
BÖLÜM 8: COVID-19 DÖNEMİNDE BITCOIN VE ETHEREUM PİYASASININ 
GENEL SEYRİ: BAZI BULGULAR 
 
BÖLÜM 9: KANUNLAR İHTİLÂFI HUKUKU BAKIMINDAN KRİPTO PARA, 
BLOKZİNCİRİ VE AKILLI SÖZLEŞMELER 
 
BÖLÜM 10: KURUMSAL YÖNETİM VE SERMAYE PİYASALARI AÇISINDAN 
BLOKZİNCİR TEKNOLOJİSİNİN POTANSİYELİ 
 
BÖLÜM 11: KRİPTO PARA DOLANDIRICILIĞI SUÇU YENİ NESİL PONZİ 
DOLANDIRICILIĞI MI? 
 
BÖLÜM 12: BLOKZİNCİRİ TEKNOLOJİSİ VE KRİPTO PARALAR NEDİR?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89436</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/02824b9a-964f-4dab-9a4c-60f9f46983ca.jpg</image:loc>
            <image:title>Volvo Kamyonlar</image:title>
            <image:caption>İnsanın insana olan ihtiyacı dışında her şey hikâye” 
 
Norveçli yazar Erlend Loe’nun sıradışı kahramanı Doppler, bu kez ülke sınırlarını aşıyor. Geyiği Bongo ve oğlu Gregus ile komşuda yepyeni arkadaşlar edinen Doppler, birdenbire yaşamına giren yaşlı ve isyankâr bir kadın ile takıntılı ve titiz bir adam sayesinde, hayatı “doğal bir şekilde” akışına bırakmak ya da eski günlerdeki gibi sorumlu davranıp başarıdan başarıya koşmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor. 
 
Sanayi toplumunun ve 20. yüzyıl demokrasisinin Kuzey Avrupa’daki çöküşünü şaşırtıcı ve eğlenceli bir üslupla anlatan Loe, Volvo Kamyonlar’da “bunu yazan kişi olarak” kendisi için de bir pencere aralıyor, “çalışkan” okurlara ve eleştirmenlere “bizzat” içini döküyor. 
 
“Ona biraz imrendiğini hissediyor. Âdetleri, kuralları aşmış biri olarak yaşamayı bir biçimde beceriyor Maj Britt, Doppler de aşmayı deniyor ama bu ona çok külfetli geliyor, daima düşünmesi gereken bir şey var, çalışkanlıktan uzak durmak için hep tetikte olmalı, oysa bu iş, Maj Britt için refleks gibi bir şey. Bunu o kadar doğal bir biçimde yapıyor ki. Bu işi onun gibi beceriksizce ve cazip bir biçimde yapabilmesi için yaşlanması gerektiğini düşünüyor, Maj Britt’in ağzı kulaklarında gülümsediğini görüp onu kocaman kucaklamak için yanına çağırdığını duymadan önce.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89437</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/413a037e-3ce2-4073-a2dd-bd34484a8d8c.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Malatya&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Malatya!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89438</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/274388d9-82aa-43b7-9814-76d06a4e78fa.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Manisa&apos;da - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Manisa!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89439</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3fadbd1-5928-495c-a7c9-4866a1de0d36.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Mersin&apos;de - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Mersin!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89440</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3c8df5a8-2661-4d99-ab1e-74f7fe0ed2f1.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Sinop&apos;ta - Türkiye&apos;yi Geziyorum 6</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihî dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Sinop!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89441</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bc60e7e-2393-4cd8-8fd1-67f5c9ffa5f0.jpg</image:loc>
            <image:title>Levent Türkiye&apos;yi Geziyorum 6 Set - (5 Kitap)</image:title>
            <image:caption>Levent, yaramaz kardeşi ve muzır sınıf arkadaşlarıyla eğlenceli, heyecanlı bilgi dolu geziler yapmaya devam ediyor. Her bir kitapta o şehrin doğal güzellikleri, tarihi dokusu, kültürel zenginlikleri birbirinden komik maceralar eşliğinde anlatılıyor. Levent&apos;in her bir kitapta yaşadığı maceraları okurlar çok sevecekler ve Levent eşliğinde gezmeye devam edecekler. Bu kez istikâmet; Kocaeli, Malatya, Manisa, Mersin, Sinop!</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89442</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/61c84e0d-7b64-4949-8fc7-d569cb464643.jpg</image:loc>
            <image:title>Jean Stafford Toplu Öyküler - 2</image:title>
            <image:caption>Komik, melankolik, başına buyruk öyküler...

Çağdaşları arasında en özgün kalemlerden biri olan Amerikalı yazar Jean Stafford&apos;ın Pulitzer Ödüllü öyküleri, Delidolu&apos;nun özenli baskısıyla ilk kez Türkçede!

Stafford, eşine az rastlanır şekilde sivri, hüzünlü ama bir o kadar da komik ve şaşırtıcı olabilen öykülerinde; çocukluk döneminden başlayan sancılarıyla bireylerin tutsak oldukları iç dünyalarını, çıkmazlarını, insan ilişkilerindeki çalkantıları, tüm bağlılıklardan özgürleşme hayali ile aidiyet arzusunu bir zanaatkâr titizliğiyle işliyor.

Toplu Öyküler başlığıyla iki cilt hâlinde yayımlanan Jean Stafford öykülerinin bu ikinci halkası, kadın ve çocuk karakterlerin başı çektiği on sekiz bağımsız öyküden oluşuyor. Gelmiş geçmiş tüm esaslı yapıtların yaptığı gibi okuruna hayat karşısında sahici bir içgörü kazandıran kitap, ünlü yazar Joyce Carol Oates&apos;un öykülerdeki ustalığın altını çizdiği sonsözüyle sunuluyor. Öykü severleri yine kurmaca sanatının zirve örnekleriyle buluşturan eser, can acıtıcı olduğu kadar komik yanlarıyla insan ilişkilerine, kimsenin muaf olmadığı içsel çatışmalara, hayal kırıklıklarına, düşlere dair muazzam titizlikte bir anlatım sergiliyor. Yazar, bireyi şekillendiren sosyal arka planı asla göz ardı etmeden, derinlikli karakterler ve çarpıcı olay örgüsü yaratmaktaki başarısı, betimleme gücü, sunduğu ayrıntı zenginliği, dil ve üsluba hâkimiyeti, psikolojik öğeleri kullanmaktaki becerisiyle Amerikan edebiyatının sınırlarını aşarak evrenselliği yakalıyor. Pek çok eleştirmenin “kusursuz” olarak addettiği öykülerindeki ince işçiliğiyle hayranlık uyandıran Jean Stafford, kadınlıkla ilgili basmakalıp düşünceleri sorgulamaya açma cesaretiyle hızla akıp giden zamana direnen anlatılara imza atıyor.  “Baştan sona kusursuz öykülerden oluşan seçkin bir derleme.” Guy Davenport, The New York Times Book Review “Tek kelimeyle en iyi yazarlarımızdan birinin en iyi öyküleri bunlar: eşine az rastlanır, sivri, hüzünlü, komik ve şaşırtıcı derecede canlı.” Kirkus Reviews</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89443</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564adcb1-6dd6-4a2d-bb4d-06ac52af3348.jpg</image:loc>
            <image:title>Romantik Muamma</image:title>
            <image:caption>Romantikler için yaşamın estetikleştirilmesi bir özgürleşmedir; fısıltı hâlinde dile getirilmiş olsa da. Modernlikse, estetikleştirmeyi tam tersi bir amaç için kullanır. Modern toplum, giderek daha belirgin bir biçimde, tüm nesneleri metalaştırır. Nesne, diğer metalarla değişime girebilmek için bir değişim değeri olarak kodlanır ve tüm duyumsal ayrıcalıklarından soyutlanır. Reklamcılık, bir değişim değeri olan nesneye çekicilik kazandırmak için estetik alana saldırır. Hatta nesne, kullanım değeri olarak anlam kazanabilmek için estetik bir görünüme gereksinim duyar. Metanın estetikleştirilmesi, duyumsanabilir güzellikle hep sorunu olmuş sanatçıyı, zor durumda bırakır. Aslında, bu durum sanatçıyı estetiği yeniden tanımlamaya zorlar. İşte bu nokta avangarda açılan kapıdır. Sanatçı, giderek genelleşen ve ayrıcalığını yitiren estetiğe karşı kendi estetiğini üretir. Avangard, bir anlamda, romantizmin estetik ütopyasının iksiridir. Modern toplumda, duyumsanabilir görüntü ile soyutlama arasındaki sentez, sadece reklamcılık ve yönetilen kitle kültüründe ya da Adorno ve Horkheimer’ın deyimiyle ‘kültür endüstrisi’nde ortaya çıkar. Bu sadece ahlâki olarak eleştirilmesi gereken bir olumsuzluk değildir; modern toplumun can damarıdır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89444</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/677ed36a-ac8f-4467-a0a7-b6bcd146862d.jpg</image:loc>
            <image:title>Pelerinsiz Kahraman - Dev Arılara Karşı 2</image:title>
            <image:caption>Herkesin özel güçlere sahip olduğu gizemli bir kasaba... Terasyus.
Kasabayı ele geçirmeyi kafasına koymuş kötü niyetli bir düşman... Bay Karayel. 
Süper kahramanların arasında özel gücü olmayan tek bir kişi... Bir çocuk.
Bu &quot;özel çocuğun&quot; en büyük gücü... Bilim.
Bütün bunların ortasında ise çözülmesi gereken büyük bir sır var.
Bilimin gücü, doğanın dengesi ve süper güçler... Bu mücadeleden hangisi galip çıkacak?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89445</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/22c9eb3a-9532-43f0-942a-19bba743d817.jpg</image:loc>
            <image:title>Afet</image:title>
            <image:caption>Adeta Cumhuriyet kurulmadan önce, kurulacak Cumhuriyet için doğmuş bir kadın Afet İnan. Birçok duraktan geçerek Makedonya’dan Ankara’ya seyreden bir hayat. Dağılmaya yüz tutmuş imparatorluğun son günlerine ve yeni kurulacak cumhuriyetin ilk ekilen tohumlarına bizzat tanık olmuş bir figür. Savaş yıllarında yaşanan çocukluk ve gençlik, “kuruluş” döneminde alınan birbirinden önemli roller. Mustafa Kemal’in manevi çocuklarından, bilim insanı, Cumhuriyet’in ilk kadın tarihçisi Prof.Dr. Afet İnan. Atatürk’ün meşhur Çankaya sofrasının ev sahibesi, kıdemli öğrencisi, Türkiye’de kadın haklarına yönelik çalışmaların başlangıç noktalarından, Afet.
Afet: Atatürk’ün Manevi Kızı Prof.Dr. Afet İnan’ın Yaşamöyküsü’nde Özlem Özdemir, ilk üç bölümde Afet’in Makedonya’dan Ankara’ya uzanan yolculuğunun bütün duraklarına uğruyor. Özdemir, yaşamöyküsü yazıp bırakmıyor. Kitabın son bölümünde ise, yakın dönemde Afet’e ve yaptıklarına yönelik çarpıtmalar ve onun adını dahil ederek dillendirilen iftiralara da gerçeklerle cevap veriyor.
Afet: Atatürk’ün Manevi Kızı Prof.Dr. Afet İnan’ın Yaşamöyküsü, Afet İnan’ın hakkını teslim etmeye çağırıyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89446</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/bbb7b63d-e89e-484b-99f5-133e654ea89f.jpg</image:loc>
            <image:title>Bahçede Kim Var? - Hareketli Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Yuvada iki yumurta mı var? 
Parmağını oynat ve bir bak! 
Ce-ee! 
Anne kuş, yavrusunu besliyor. 
Ve bir sonraki sayfada, acaba seni nasıl bir sürpriz bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89447</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7dfe30df-b6e9-4952-b5f5-01168196a23f.jpg</image:loc>
            <image:title>Ormanda Kim Var? - Hareketli Kitaplar</image:title>
            <image:caption>Ne çok koyu renk çiçek var. 
Parmağını oynat ve bir bak! 
Ce-ee! 
Kocaman bir goril sana bakıyor. 
Ve bir sonraki sayfada, acaba seni nasıl bir sürpriz bekliyor?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89448</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/52ce9a83-eb29-4e01-8f0b-a538b3ac3637.jpg</image:loc>
            <image:title>Bu Kimin Ormanı?</image:title>
            <image:caption>Sol sayfada yer alan ipuçları ve sağ sayfadaki çizim ve deliklerden, arka sayfadaki hayvanı tahmin edebilir misin? 
Ce-ee! İşte bir fil veya bir gergedan veya bir timsah! 
0-3 yaş için tasarlanan Ce-e Ben Kimim? serisi ile hayvanları keşfetmek artık daha keyifli, daha eğlenceli…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89451</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/439474f1-6301-446d-a995-d0856f0ef62f.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayat Yaşamaya Değer mi? - Ahlak ve Din Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in ahlak ve din felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. James’in düşüncesinde ahlak ve din, evreni nasıl algıladığımızla yakından ilişkilidir. Ahlaki taleplerimiz inanç ve kültlerin oluşmasında rol oynarken, dinler, ahlaki hayatın boyutlarını ve yeni derinliklerin imkânlarını bize sunar. James’e göre felsefenin amacı ‘kendimizi evimizde hissetmek’, dolayısıyla insanı daha iyi bir yaşama hazırlamaya çalışmaktır. Hayat her zaman çözülmesi gereken problemlerle doludur; bu problemlerden en önemlisi ise şüphesiz “Hayat yaşamaya değer mi?” sorusunda kendisini gösterir. Doğrudan varoluşa yönelen bu temel soru irdelenmeden yaşanacak bir hayatın zayıf ve dayanaksız olacağı açıktır. James’e göre iyi bir hayat yaşamak ahlakla ilişkilidir, ancak yalnızca özne ve nesne ilişkisinden doğan yargılarlar üzerinden ahlakı kuşatamayız. Fikirler inançları, inançlar ise irademizi özgürleştirir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89452</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/6a24f921-cb7f-44fa-b443-ed689f5aeb59.jpg</image:loc>
            <image:title>Rasyonalite Duygusu – Bilgi ve Eylem Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in bilgi ve eylem felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. James’e göre felsefe ‘teknik bir mesele’ değildir. Felsefe yaşamın gerçek ve derin anlamı üzerine sahip olduğumuz az çok bulanık bir histir; evrenin tüm zorlama ve baskısını kişisel olarak görme ve hissetme şeklidir, aynı zamanda insanın en yüce ve en sıradan uğraşlarından biridir. En küçük yarıklarda dolanır ve en geniş bakış açılarını bize sunar; ruhumuza cesaret aşılar; yaklaşım tarzı, şüphesi ve meydan okuyuşu, gereksiz ayrıntıları ve akıl yürütmeleriyle sıradan insanlara itici gelse de, hiçbirimiz felsefenin dünyamıza sunduğu parlak ışık olmaksızın yaşayamayız. James’in pragmatik felsefesi zihnin amaçsal bir mahiyete sahip olduğu görüşü ve deneyimcilik ilkesi üzerinde yükselir. Zihnin amaçsal bir mekanizma oluşu, insanın plan yüklü, arzulayan, aktif ve yorumlayıcı olmasıdır. Deneyimcilik ise her felsefi durumun eylem ile pratikte sınanarak çözülmesi anlamına gelir. Eğer felsefi bir iddia veya sistem, hayatın içerisinde kavranamaz sonuçlara sahip ise pragmatik olarak anlamsızdır. Bu yüzden bir kavram veya önermenin anlamı bireyin hayatında herhangi bir etkiye sahip olduğu sürece doğru olur.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89453</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/974feebe-5fdc-4d9f-8833-acbce14d8318.jpg</image:loc>
            <image:title>Bilinç Akışı – Zihin ve Deneyim Üzerine</image:title>
            <image:caption>Bu kitap, Amerikalı filozof William James’in deneyim ve zihin felsefesi üzerine temel metinlerinden oluşmaktadır. Davranışlardan yola çıkarak insan psikolojisinin arka planındaki mekanizmayı keşfetmeye çalışan James, bilişsel işlevleri açıklamaya yöneldiğinde bilinç meselesiyle karşılaşır. Pek çok filozofun teorik olarak incelediği bilinci, hem doğal bir bilim olarak psikoloji üzerinden hem de metafizik açıdan ele alan James, bilincin mahiyetine dair görüşleriyle bir taraftan kendinden önceki bilinç teorilerinin eleştirisini yapmış diğer taraftan felsefede dikkatleri bilinç sorununa yönelterek ‘zihin felsefesi’nin gelişmesinin yolunu açmıştır. Hiç şüphesiz William James’in bilincin mahiyeti ve işlevine ilişkin ortaya koymuş olduğu ‘bilinç akışı’ anlayışı, genelde onun felsefesini özelde ise psikolojisini en iyi şekilde ortaya koymaya yönelik çabaları temsil eder. Duyum ve bilinç ekseninde James’in üzerinde önemle durduğu diğer bir konu ise ‘ben’ ya da ‘benlik’ meselesidir. O, benliği en geniş anlamıyla ele alarak başlar ve deneyime dayalı benlikten yola çıkarak saf egoya doğru yol alır ve benliğin unsurlarını maddi, toplumsal, ruhsal olarak ele alır.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89454</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/97ac2408-c2c2-4ba3-ba7f-aa9532c83bb4.jpg</image:loc>
            <image:title>Ölü Canlar</image:title>
            <image:caption>&quot;... bu kitapta bizim toplumumuza ait birisi anlatılmaktadır. Arabasıyla Rus topraklarında dolaşıyor ve soylusundan tutun da sıradan olanına varıncaya dek her sınıftan insanla tanışıyor. Böyle bir insanın resmedilmesinin nedeni, Rus insanının daha çok eksik, ayıp yanlarını gösterebilmektir; yoksa onun erdemlerini ve yeteneklerini sıralamak değil... Çevresini saran insanlar da aynı şekilde, zayıflıklarımızı ve yetersizliklerimizi ortaya sermek amacıyla kaleme alınmışlardır...&quot; (Nikolay Vasilyeviç Gogol) 
Rus klasiklerinin başyapıtlarından biri olan Ölü Canlar’da Gogol, toplumun çürümüşlüğünü, çıkar için her şeyi mübah gören anlayışı güçlü bir hicivle gözler önüne serer. Gogol, yayımlandığı dönemde çok büyük eleştiriler alan kitabın ikinci cildini de yazar ama sonra ikinci cildin elyazmalarını yakar. Tek cilt olarak da bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar sadece 19. yüzyıl Rus toplumunun değil aynı zamanda insan davranışlarında bugün de gördüğümüz kötülükleri, çarpıklıkları sergileyen bir eserdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89455</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/2da56fdc-0dac-4b2c-b0f8-222b0c261e8e.jpg</image:loc>
            <image:title>Spinoza&apos;nın Etika&apos;sı</image:title>
            <image:caption>Spinozanın Etikası 
Spinoza’nın Etika ’sı, felsefe tarihindeki en dikkat çekici, önemli ve zor kitaplardan biridir. Eşzamanlı olarak metafiziğe, bilgiye, felsefi psikolojiye, ahlak ve siyaset felsefelerine dair bir incelemedir. Spinoza’nınünlü “geometrik yöntem”inde Etika ,onun Tanrı, Doğa, insan ve mutluluküzerine radikal görüşlerini ortaya koyar. 2006 tarihli bu geniş kapsamlı giriş çalışmasında Steven Nadler, Etika’nın argümanlarını ve öğretilerini açıklar ve Spinoza’nın sonu gelmez bir şekilde insanları etkileyen fikirlerinin çağdaşları tarafından neden tedirgin edici bulunmuş olabileceği sorusunun yanında, bu fikirlerin günümüzde neden hâlâ güncelliklerini korudukları sorusunu da cevaplar. Aynı zamanda Spinoza düşüncesinin felsefi arka planını ve Spinoza’nın girdiği diyalogları inceler, sözgelimi çağdaşlarıyla (Descartes ve Hobbes dahil olmaküzere), antik düşünürlerle (özellikle Stoacılarla) ve ataları olan Yahudi rasyonalistleriyle bu diyaloğu sürdürür. Elinizdeki bu çalışma her ne kadar öğrenciler için yazılmış olsa da, Erken Dönem Modern Felsefe uzmanlarının da ilgisini çekecektir. 
 
Ülkemizde Spinoza üzerine yazılan pek çok eserden farklı olarak, Etika’yı bire bir markaja alıp yorumlayan, uzun zamandır eksikliği duyulan derinlikli bir eser. Spinoza’nın felsefesiüzerine çalışan yaşayan en önemli isimlerden biri olan Steven Nadler’ın kitabının, bu felsefe üzerine yapılacak samimi ve güçlü çalışmalara muazzam bir yön vereceği kuşkusuz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89456</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3cb21c9e-2ebc-4ce5-b154-57bc4e91c763.jpg</image:loc>
            <image:title>Umut Parkı (Ciltli)</image:title>
            <image:caption>“Genç bir kadının, kendine umut etme iznini bile vermediği bir aşkın sözünü almasının ona neler hissettirmiş olabileceğini kimse tahmin edemez.” 
Kız kardeşlerinin, zamanında uygun bir evlilik yapamamış olduğunu düşünen Leydi Bertram ve Bayan Norris, onun dokuz çocuğundan birinin bakımını üstlenmeye karar verirler. Bu çocuk, dokuz yaşındaki sessiz, akıllı ve güzel Fanny Price’tır. Mansfield Park köşkünün sahibi Sir Thomas, eşi Leydi Bertram’ın yeğenini yanına aldırır ve onun, kızlarıyla birlikte iyi bir eğitim görmesi için elinden geleni yapar. Ancak Fanny, Mansfield Park papazının eşi olan Norris teyzesi ve Leydi Bertram’ın ayak işlerini yapmaktan kurtulamaz ve evde diğer kuzenlerinden hep bir adım geride tutulur. En yakın dostu, eve geldiği ilk günden itibaren onu koruyup kollayan kuzeni Edmund’dur. Ne var ki çok geçmeden, Mansfield Park civarındaki Grant ailesinin evine misafir olan Crawford kardeşlerle olan ilişkileri ve bunu izleyen olaylar silsilesi, Fanny’nin gerçek değerini ortaya koyacaktır. 1814 yılında basılmış olan Umut Parkı, Jane Austen’ın üçüncü romanıdır ve değindiği konuların ciddiyeti bakımından en eleştirel eseri olarak nitelendirilir</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89457</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/fca06c6d-8c72-49c5-b5e4-348fe2c365bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Akıllı Robot Edi</image:title>
            <image:caption>Beraber oyunlar oynayabileceğin, şarkılar söyleyebileceğin, hatta kahramanlıklar yapabileceğin robot bir arkadaş! Edi, Sabit’in en yakın arkadaşı. Üstelik onu dedesiyle birlikte yaptı. Edi ve Sabit mahallede herkes mutlu olsun diye maceradan maceraya koşuyor. İşte şimdi de küçük bir kediciğin peşindeler. Sen de onlara yardım etmek ister misin? Edi için yazacağın yeni bir kodla sen de kahraman olabilirsin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89458</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/cf5bcf8c-a921-466d-971e-9aef03915071.jpg</image:loc>
            <image:title>Gökyüzü Kızı</image:title>
            <image:caption>Bulutların üzerine çıkmaya hazır mısın? Orada büyülü bir dünya seni bekliyor. Göklerin en güzel kızı Silya, hayatta en çok yeryüzünü merak ediyor. Ve bunun için her şeyi göze alıp tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. Bir pelikanın ağzında, mor bulutların, korkunç şimşeklerin arasında bulutlar kapısına vardığında soluksuz macera başlıyor…</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89459</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/5055c44d-7c00-435d-b29f-4a54e9b6edf0.jpg</image:loc>
            <image:title>Sınır Çizmek Özgürleştirir</image:title>
            <image:caption>Gerekli sınırları çizmediğiniz için omuzlarınızda kaç kişinin yükünü taşıyorsunuz, farkında mısınız? Ve sınırlarınızı ihlal edenin herkesten önce kendiniz olduğunu biliyor musunuz? Sınır çizmenin çatışmaya, huzursuzluğa yol açacağı veya bencilce bir davranış olacağı kaygısıyla mutsuz olan insan çoktur. Eğer aşağıdaki gibi durumlar yaşıyorsanız bazı sınırlar çizmenin zamanı gelmiştir:  
Başkalarının davranışları sonucunda sık sık kendinizi kurban gibi hissediyorsanız, 
Hayatınızda çok az mahremiyet olduğunu düşünüyorsanız,
Birlikte olacağınız zaman genelde planları diğerlerinin yapmasına izin veriyor; gidilecek filmi, restoranı, tatil yerini onların seçimine bırakıyorsanız, 
Biri sizi (bilerek ya da bilmeden) incittiğinde ya da aldattığında hiçbir şey söylememeyi tercih ediyorsanız,
Kendinizden önce başkalarını düşünmenin erdemli olduğuna inanıyor ve kendi arzularınızı ortaya koyduğunuzda kötü ya da bencil biriymiş gibi hissediyorsanız,  
İhtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmadıkları için birilerine sık sık içerliyorsanız, 
Hayatınızdaki bazı insanlara asla sınır koyamayacağınızdan eminseniz… Sınırlarınızı çizdiğinizde başkalarının size dayattığı değil kendi istediğiniz hayatı yaşama şansını elde edersiniz. Nancy Levin böylesi bir hayata giden yolları gösterirken çeşitli egzersizler ve somut örneklerle pratik olarak da rehberlik yapmayı ihmal etmiyor</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89460</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/7289d574-ab7e-4fde-938d-50011b9da0a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Alaattin Dede Ve Aycan (4 Kitap Set)</image:title>
            <image:caption>Değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak için ailenin, toplumun ve eğitimcilerin önemli görevleri bulunmaktadır. Değerler eğitimi verirken “Biz büyükler, çocuklara iyi model olabiliyor muyuz?” sorusunu kendimize sormalıyız.     

Annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, ninelerimiz çocukluğumuzun en güzel hatıralarında yer alır. Hayatın içinde büyüklerimizden ne çok şey öğrenmişiz ve onları model almışızdır. Her şeyden önemlisi onlar; kalbimize dokunmuş, bizlere kuşaktan kuşağa anlatacağımız sıcacık anılar bırakmışlardır. Kitabımızda  içimizi ısıtacak sıcacık anılarla dolu. 

“Alaattin Dede ve Aycan Dört Mevsim Dört Değer” serisi; sevgili çocuklarımızın değerleri içselleştirmeleri ve bu değerleri gelecek nesillere aktarmak için Alaattin Dede ve Aycan’ın maceralarını bize anlatmaktadır. Alaattin Dede’den öğreneceğimiz daha çok şey var.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89461</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/b786e8b1-946d-4619-bfca-4fdf48d47fa9.jpg</image:loc>
            <image:title>Kadınca</image:title>
            <image:caption>Bu kitabı okurken belki siz de kadınca yaşamınıza dair, cevap bulan sorularınızla karşılacaksınız. Kadınca anlatımlar, kadınca duygular, kadınca sohbetler, ince bir mizah, sorgular ve cevaplarla ilerleyen bu kitapta siz de sık sık hayatın gerçekliklerini ve kendinizi kitabın satırlarında bulacaksınız. 
Kadıncadan esintiler; 
Dişi kuş olmak biz kadınların kültürel mirası mıydı? 
Oğlum, arslanım, paşam dedik mi dedik; neden dedik? 
Yuvayı yapan dişi kuşun hâlleri neydi acaba? 
Sabretmek neden kadınlara adanmıştı ki? 
Leyla olmaya razıydık da Mecnunlar Mecnun olmak istemedi galiba? 
Bize neden hep prenses masalları anlattılar? 
Ah Feride’miz, ah Çalıkuşu’muz, neden uzaklara gitmişti? 
Prensler saklambaçta, prenseslere hep sobe mi dedi? 
Aptal sarışın gerçekten aptal mıydı? 
Çirkin şansı gerçek miydi? 
Aşk ve Gurur&apos;un unutulmaz kadını Elizabeth ile tanışalım mı? 
Hayatımızın olmazsa olmazı Polyanna olmalı mıydı, olmamalı mıydı? 
Safinaz, saf mıydı? 
Pırlanta yüzük oyununa küstük, oynamıyoruz; neden oynamıyoruz? 
Aşkın neyi getirip neyi getirmeyeceğini anlatan en güzel masaldır Küçük Deniz Kızı masalı. 
Şeytan neyi alıp götürmüştü bizden? 
Kleopatra, nasıl Kleopatra olmuştu? 
Hayatı nasıl tuş edecektik? 
Yaşamak hayatı, bir çay hikâyesi tadında mıydı? 
 
Kitabın satırlarındaki kadınca anlatımlarda, farklı esintilerde gezintinize devam ederken bu kadınca bakış açısını çok seveceksiniz. Bu kitabı okurken belki siz de kadınca yaşamınıza dair, cevap bulan sorularınızla karşılacaksınız. Kadınca anlatımlar, kadınca duygular, kadınca sohbetler, ince bir mizah, sorgular ve cevaplarla ilerleyen bu kitapta siz de sık sık hayatın gerçekliklerini ve kendinizi kitabın satırlarında bulacaksınız. 
Kadıncadan esintiler; 
Dişi kuş olmak biz kadınların kültürel mirası mıydı? 
Oğlum, arslanım, paşam dedik mi dedik; neden dedik? 
Yuvayı yapan dişi kuşun hâlleri neydi acaba? 
Sabretmek neden kadınlara adanmıştı ki? 
Leyla olmaya razıydık da Mecnunlar Mecnun olmak istemedi galiba? 
Bize neden hep prenses masalları anlattılar? 
Ah Feride’miz, ah Çalıkuşu’muz, neden uzaklara gitmişti? 
Prensler saklambaçta, prenseslere hep sobe mi dedi? 
Aptal sarışın gerçekten aptal mıydı? 
Çirkin şansı gerçek miydi? 
Aşk ve Gurur&apos;un unutulmaz kadını Elizabeth ile tanışalım mı? 
Hayatımızın olmazsa olmazı Polyanna olmalı mıydı, olmamalı mıydı? 
Safinaz, saf mıydı? 
Pırlanta yüzük oyununa küstük, oynamıyoruz; neden oynamıyoruz? 
Aşkın neyi getirip neyi getirmeyeceğini anlatan en güzel masaldır Küçük Deniz Kızı masalı. 
Şeytan neyi alıp götürmüştü bizden? 
Kleopatra, nasıl Kleopatra olmuştu? 
Hayatı nasıl tuş edecektik? 
Yaşamak hayatı, bir çay hikâyesi tadında mıydı? 
Kitabın satırlarındaki kadınca anlatımlarda, farklı esintilerde gezintinize devam ederken bu kadınca bakış açısını çok seveceksiniz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89462</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/86a64998-4be0-401e-8a44-ebe81cca1705.jpg</image:loc>
            <image:title>Büyük Bir Aşk Hikayesi</image:title>
            <image:caption>Zaman, Sonsuzluk’un bir kırıntısından başka bir şey değil ve biz bakışlarımızı bu kırıntıdan kaldırmazsak ölümden korkmayan bir hayatın yoğunluğunu asla yaşayamayız. 
Denizlerin, rüzgârların ve yağmurların bir araya getirdiği; zamanın savurduğu ve birleştirdiği iki insan: Edith ve Andrea. Biri denizlere âşık, düzenli bir hayata sahip, sakin Andrea. Ötekisi dağlara tutkun, hayata ve dünyaya karşı merakını hiç kaybetmemiş, yüksek idealler ve mükemmeliyet arayışındaki Edith. Andrea mükemmel hayat bozyapındaki eksik parçacığın huzursuzluğuyla kavrulur, Edith ise fırtınalı bir denizle cebelleşirken güvenli bir limana sığınma fikrini ısrarla reddeder. Gelgelelim hayatın her zamanki şaşırtıcılığıyla bir araya getirdiği bu iki insan için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zira hayat zaten bazen sakin okyanuslara açılmak, rüzgâra direnmek ya da kimi zaman onunla beraber esmeye karar vermek, bir kasırgada çalkalanmak, bazen sisi bir örtü gibi üzerine örtmek, suya tutsak kalmak veya yollarda ruhundaki düğümleri çözmek değil midir?       
Susanna Tamaro bu romanında okuru hayat, aşk, sevgi, keder, kader, yas ve kayıp gibi insanlığın en temel meseleleri ve kaygıları hakkında birlikte düşünmeye davet ederken kadın erkek ilişkisinin, ebeveyn çocuk ilişkisinin, ışık ile karanlığın, gerçek ve belirsizliğin sınırlarında geziniyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89463</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/e6ee1b55-2531-4b13-bdc3-c9709af4e278.jpg</image:loc>
            <image:title>Uygarlık Tarihi</image:title>
            <image:caption>1- Tarih ve Uygarlık 
2-  Mezopotamya Uygarlıkları 
3- Mısır Uygarlığı 
4- Yunan Uygarlığı 
5-  Roma Uygarlığı 
6- Anadolu Uygarlıkları 
7- Hint ve Çin Uygarlıkları 
8- İslam Uygarlığı 
9- Orta Çağlar 
10-Osmanlı Uygarlığı 
11-  Modern Avrupa’nın Oluşumu 
12-  Batı’da Sanayi Toplumunun Oluşumu 
13-  20. Yüzyıl : Çatışma ve Aşırılıklar Çağı</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89464</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1525c76a-90c1-4a82-90c4-b2173816a112.jpg</image:loc>
            <image:title>Hukuki ve Sosyal Boyutlarıyla İşçi Benzeri Çalışan Kavramı</image:title>
            <image:caption>1- İşçi Benzeri Çalışan 
a.Tarihi Gelişim 
b.Terminoloji 
c. Kavram 
2- İşçi Benzeri Çalışan Kavramına Duyulan İhtiyacın Hukuki ve Sosyal Temelleri 
a.İşçilik Haklarının Kullanılamaması 
b.İşverenin Üçüncü Kişilere Karşı Sorumluluğun Ortadan Kalkması 
c. Usul Ekonomisi İlkesinin Uygulanamaması 
d. Sosyal Politikiların Oluşturulmasında Yetersiz Kalınması 
e. Güvenceli İşlerin Azalması 
f. Ücretlerin Yapısında ve Gelir Dağılımında Dengesizlik 
g. Sendikalaşma ve Toplu Sözleşme Sürecine Katılım Sorunları 
h.İstihdama Katılımın Zorlaşması 
i.Vergilendirmede Adaletsizlik 
3-İşçi Benzeri Çalışan Kavramına Bir Örnek : Franchise Alan 
a. Franchise Sözleşmesi Franchise Alanın İşçi Benzeri Çalışan Niteliği</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89465</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/aced28fe-d522-447a-af62-61bbba178eeb.jpg</image:loc>
            <image:title>Söz Can Sırrıdır</image:title>
            <image:caption>Hasret 
prangalınmış, 
kızıllık çöken 
gecenin 
avuçlarında, bir 
mum alevinde 
umut umut 
vuslata giden 
zamanı eriterek, 
usul usul şiirler 
yazmak da özleme 
dairdir elbet!...</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89466</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c9078677-59ce-41ee-98f6-485a08f1a74c.jpg</image:loc>
            <image:title>Tiyatora Hayriye Köveng’in Yollarında</image:title>
            <image:caption>Anadolu coğrafyasında söylenen bütün türkülerin 
hemen hepsinin arka planında bir hikâye vardır ve hiç 
biri sebepsiz yere söylenmemiştir. Bu türküler, bazen 
ağıt olup karşımıza çıkar, bazen bir sesleniş, sevgiliye 
sitem ve mektuptur, bazen de derdine derman arama 
çabasıdır. Her ne olursa olsun türküler yaşayan canlı 
bir dildir, geleceğe bir sesleniştir. Geçmişten miras 
aldığımız, geleceğe miras bırakacağımız kültür zenginliğimiz, 
milli servetimizdir. 
Elazığ- Harput yöresine ait bir türkünün hikâyesinden 
yola çıkılarak yazılan bu roman, tamamen tarihi 
gerçekler göz önünde bulundurularak yazılmıştır. 
Hikâye; araştırmalar sonunda elde edilen bilgi ve belgeler, 
edebi bir dil ile süslenip anlatılmıştır. Bu 
bağlamda hikâyenin geçtiği yer ve bölge itibariyle 
“Köveng” köyü ve bu kelimenin etimolojik araştırılması 
yapılmış, Fırat Üniversitesi’nden Doçent Dr Süleyman 
Kaan Yalçın Beyefendi “Köveng” kelimesinin etimolojisi 
hakkında çok çarpıcı bilgiler vermiştir. Adeta tarihe 
ışık tutmuştur. Aynı coğrafya üzerinde yaşayan, dillerin 
ve kültürlerin birbirlerinden etkilenmeleri gayet 
normaldir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89467</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f60e9a74-1b05-4913-8164-396a7070c8c0.jpg</image:loc>
            <image:title>Üstü Kalsın</image:title>
            <image:caption>Garip bir boşluğa bıraktım hayallerimi, 
Hayali bir hoşluğa. 
Akıl uyan desede yürek ninni söylüyor. 
Bir rüya âleminde 
Nasıl oluyor bilmiyorum 
Mısra mısra yüzüyorum. 
Kıyı nerde ya da var mı bilmeden 
Yelkenlerim savruluyor 
Uzak diyarlardan gelen meltemi dinlerken. 
Ne dünden keşke, 
Ne yarından kaygı. 
Sığınağım yok avuçlarımdaki yüreğimden gayrı. 
Son mu? 
Hazırım istediği an gelsin, 
Hayata selam olsun yenemedim 
Ama yenilmedim de iyi bilsin. 
Mahşeride kurdum, 
İlk hesabı kendime sordum. 
Çizdim diğer tüm hesapları. 
İstemem üstü kalsın. 
Vereceğim yok ki almıştınız fazlasıyla bir türlü. 
Darağacım sırtımda, 
Silinsin yüzünüz mahşerden önce hatırımdan. 
Ne sitem ne veda etmiyorum, 
Yoktunuz ki ne mısram nede satırımda.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89468</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3bff5c89-10e7-42e5-bad9-9c90806aacb0.jpg</image:loc>
            <image:title>Prensesler Okulu</image:title>
            <image:caption>8 yaşındaki bir çocuğun kaleminden… 
Ve küçük yazarımız der ki: 
Eğer sizin de gerçekleşmesini istediğiniz bir hayaliniz 
 varsa inanın ve asla vazgeçmeyin… 
Şimdi iki kahramanın başından geçen macera dolu 
bir serüvene hazır mısınız?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89469</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/77925b0f-081e-4dad-816b-bf27e0d308e3.jpg</image:loc>
            <image:title>İnsanın Yazısı Edebiyat</image:title>
            <image:caption>İnsanın Yazısı Edebiyat 
“Edebiyat Bir Hayat Üslûbudur Ya Da İnsanın Kendine Has Hayat 
Üslûbunu Yakalaması İçin Gerekli Tüm İmkânları İnsana Sunan Bir 
Hayat Kılavuzudur. Hepimizin Bu Hayat Kılavuzunu İyi Okuyup 
Anlaması; Anladığı İle Kendine Özgü ‘Kitap’ını Yazması Ve Nihayetinde 
Eseri Olan Kitabına Göre Hayatı Anlamlı Yaşaması Gerekir… 
Okumak, Yazmak Ve Yaşamak Budur.”</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89470</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/597e6859-d37a-4456-8907-0eb85bce05a3.jpg</image:loc>
            <image:title>Denizlerin Tufanı Piri Reis</image:title>
            <image:caption>Ömür bilinmezlerle dolu bir zaman diliminden ibaretti. Onu gizemli yapan ise yarına dair kurulan hayallerden başkası değildi. Hayaller, biz onları sadece düşlesek bile hiç beklemediğimiz bir zamanda 
yapışırdı yakamıza ve tutsak ederdi bizleri kendisine. Kurtulmak için ne kadar mücadele etsek de nafile, 
bunu başarmamız hayallerimize kavuşmamız ile olurdu ancak. Hayalleri gerçek eylemeye çalışmanın tadı, onları kurmaktan daha zevkliydi şüphesiz. 
 
İnsanoğlu; geniş toprakları, paha biçilmez hazineleri, tarifsiz mutlulukları elde edebilmek için önce hayal kurardı. Sonra an gelir, bu defa hayaller çağırırdı onu. Önce tereddüt eder, ne yapacağını bilemez, heyecanlanırdı ama hayaller güzelse işte o zaman en güçsüz bedenler bile gözü kara bir savaşçıya dönerdi. 
 
Hayallerin mayasında vardı sevmek; hayatı sevmek, mücadeleyi sevmek ve pes etmemek. Hayallere kavuşmak için yürünen yollar her daim düz ve sorunsuz değildi çünkü. Karşımıza çıkardığı engelleri aşmak için kararlı olmak gerekirdi. Başka türlü çok yaşamaz, bir daha gelmemek için sonsuzluğa karışır 
giderdi hayaller. 
 
Piri Reis’in hayali sadece denizlerdeydi, denizlerle doğmuş gibi hissediyordu kendisini. Karaya her ayak basışında kendisini bir tuhaf hissediyor ve üzerinde nice güzelliklerin bulunduğu cennet diyarlara ait olmadığını düşünüyordu. Onun dünyası binbir renkli kara parçası değil, sadece maviliklerdi. Onun dünyası, yelkenlerin çıkardığı o hışırtılı seslerde gizliydi. Denizleri kendisine diyar eyleyerek gezmiş, yelkeninin rüzgârını tatmadığı mavilik neredeyse kalmamıştı.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89471</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/564f1872-99ab-4d69-b8e4-0dd478760c7e.jpg</image:loc>
            <image:title>Yedinci Mum</image:title>
            <image:caption>İnsanoğlu, Samanyolu ve çevresindeki diğer galaksilere yerleşmiştir. Yıl, Dünya’da kullanılmış eski bir takvime göre 3672’dir. Erişilebilmiş en uzak yerde, Cüce Yılan Gökadası’nda, kara deliğin yörüngesinde bir uzay istasyonu vardır. Burada tek başına bir insan yaşamaktadır: Hayat. 

Ansızın gelen baskının asıl amacı onu kara deliğe atarak yok etmektir. Ancak görevli askerin vicdanı ağır basar. “Kütleçekimsel yansıma” adı verilen bir yöntemle Dünya’ya yolculuk etmek için kara deliğe beraber atlarlar. 
Ne var ki ulaştıkları yer, bilinen Dünya’dan oldukça farklıdır. Ormanlarla kaplıdır, ıssızdır. İnsanlığın ilk cinayetine şahit olmalarıyla tarih öncesi devirlere geldiklerini ve işlerin göründüğünden daha derin olduğunu anlarlar. 
 
Papatya Tarlasında Rönesans’ın yazarı Gizem Çetin’den heyecan dolu bir bilimkurgu serisi. Yedi Mum, ilk kitabı Yedinci Mum ile sizlerle.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89472</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/503c90e5-477d-47a7-8d77-dbadd425104f.jpg</image:loc>
            <image:title>Fikirleri Coşturan 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Radyoaktivite çalışmalarıyla çığır açan Marie Curie, teknoloji devi Apple’ın kurucusu Steve Jobs, romanlarıyla dünya edebiyatını etkileyen Umberto Eco, kungfuyu tüm dünyaya tanıtan Bruce Lee, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk...

Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, fikirlerini coşturacak tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve düşüncelerini geliştirip onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89473</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ba7e499b-cce9-4634-84f6-9dc497810522.jpg</image:loc>
            <image:title>Hayalleri Uçuran 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Teorileriyle bilim dünyasında çığır açan Albert Einstein, hikâyeleriyle kitapseverlere ilham kaynağı olan Mark Twain, tüm zamanların en iyi basketbolcusu Michael Jordan, kübik resimleriyle sanata bakışı değiştiren Pablo Picasso ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg…
Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, hayallerini uçuracak tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve hayallerini büyütüp onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89474</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/1c9f5837-4635-4fbe-a582-b33166ade9fb.jpg</image:loc>
            <image:title>Harekete Geçiren 100 Tavsiye - Dahiler Kampı</image:title>
            <image:caption>Ampulü bularak dünyayı aydınlatan Thomas Edison, tüm zamanların en iyi boksörü Muhammed Ali Clay, antik Yunan filozofu Aristoteles, şarkılarıyla müzikseverlere ilham kaynağı olan Bob Marley, insan hakları konusunda milyonlara cesaret veren Mahatma Ganhdi...

Farklı alanlarda adını duyurmuş bütün bu sıra dışı insanların yolları bir yerde kesişiyor aslında. Neresi mi? Dâhiler Kampı tabii ki!
Bu kitapta onlarca dâhi, seni harekete geçirecek tavsiyeleriyle bir araya geldi. Sadece tavsiye verip gitmiyorlar elbette. Etkinliklerle keyifli vakit geçirirken kendini tanıyacak ve harekete geçip onlarla dâhilerin yolundan yürüyebileceksin.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89475</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/8d3040c6-5e05-4853-b477-320bdd0602b4.jpg</image:loc>
            <image:title>Çözün İpleri Sabahın Sahibine Gidiyoruz</image:title>
            <image:caption>BU 
LUNAPARKTA 
HER ŞEY 
GERÇEK! 
 
Elinizde tuttuğunuz bu kitapta, size oyunbozan Corona sebebiyle yarım bırakılan ya da bıraktırılan her şeyi cesaretle anlattım. 
Tahmin ettiğiniz gibi... Sizin de yaşadığınız gibi... Bir gün bir oyunbozanla tanıştım ve bütün hayatım değişti. 
 
Avukat ve sanatçı menajeri Burcu Mutlugil’den içinizi ısıtacak, zaman zaman şaşırtacak kulis, sahne, turne, sokak, seçim, şehir ve biraz da dönme dolap hikâyeleri... 
 
“En ferah, en anlaşılır ve sıcak şekilde aktarıyor yazılarını, gözlemlerini. Hem hukuk-adalet sosu var denemelerinde hem de edebiyat bahçesinde dolaşıyor satır aralarında... Eline yüreğine sağlık Burcu Mutlugil.” 
– Nebil Özgentürk 
 
“Biriktirdikleri arasından özenle seçtiklerini bizimle paylaşıyor Burcu. Güzel görüyor diye de güzel anlatıyor. Bize anlatırken bizi anlatıyor.” 
– Soner Sarıkabadayı 
 
“Burcu Mutlugil samimi anlatımıyla sizi yakınına alıyor, hikâyenin içine giriyorsunuz. Öykülerde Livaneli anıları da yer buluyor...” 
– Ferhat Livaneli 
 
“Kalemiyle çizdiği doyumsuz portre, okuyucusunu hem gezdiği coğrafyalarda hem de fikir ve duygu dünyasında kıyı bucak dolaştırıyor. Anekdotlarının finalleri ise kâh bilindik konuların perde arkasından bilinmeyen notları kâh yürek sızlatan duygusal bağlantıları ile ters köşe sürprizler sunuyor okuyucusuna...” 
– Aşkın Tuna</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89476</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/c5d60fb4-ad65-41d9-be7f-8b9f8b471913.jpg</image:loc>
            <image:title>Haysiyet</image:title>
            <image:caption>“Adaletsizliği değiştiremezsiniz ama adaletsizlik karşısındaki duruşunuzu değiştirebilirsiniz.” 
Haysiyet kırgınlığının ayaklanması, ruhun ayaklanmasıdır. 
Ayaklanabilen bir ruhsa, insanın mucizesidir. 
İnsanı insan yapan yegâne mucize... 
Yaşamaktaki efsun, insan ruhunun haysiyet okyanusuna dalmasıyla bulunur ancak. 
Haklı, haksızın zorbalığı karşısında kendini kurban etmekten vazgeçtiği gün kaderin makûs döngüsü de değişir. 
Kuzu, kurda av olmaktan bıkmıştır artık. Boyun eğmek yerine haysiyetini korumak yolunu seçmiştir. Pınarın suyunda onun da kurt kadar hakkı vardır çünkü. 
Hırlayan kurdun keskin dişlerinden ve tehdidinden korkarak yaşamak da bir tür intihardır ne de olsa... 
Kuzular, kurda av oldukları masalın sonunu yeniden yazmak istiyor artık.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89477</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f9f06b6d-1cc4-4d6b-88ee-b9284cfcc6bc.jpg</image:loc>
            <image:title>Darbelerde Harbiyeli Olmak</image:title>
            <image:caption>Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel bana telefon ettiğinde -her gün hatırımda olup da bir türlü mevzuya giremediğim değil, girmek istemediğim- öğrenci olarak bizzat içinde bulunduğum 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 hadiseleri zihnimde yeniden canlanmış oldu.

O yıllarda yaşadıklarımı kendisine takriben yirmi sayfalık bir özet yazarak gönderdim ve o da, bizim köyden üç kişiyi daha ilâve ederek dörde tamamladı, “1 Köy, 4 Adam, 6,5 Darbe” kitabını yazdı. Ben ise, bu yazdıklarımın biraz daha geçmişine ve yine ilerisine giderek bunu, “Darbelerde Harbiyeli Olmak” adıyla tamamlamış oldum. “Darbelerde Harbiyeli Olmak”; benim, köy hayatımdan başlayarak adalet faciası bir kararla Kara Harp Okulundan çıkarılışıma kadar süren, ömrümün ilk yirmi yıllık hikâyesidir.

Bir ömrün ilk yirmi yılının acı tatlı hatıraları... Austin marka bir kamyonla Trabzon’dan hareket ederek Erzincan yollarında istikbal arayışı, 27 Mayıs 1960 sonrasında 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 hadiseleri... “Harbiyeli aldanmaz” ne demektir? Talat Aydemir, niçin “Biz ihtilal yapıyoruz, çocuk oyuncağı değil!” dedi? Harbiyeliler nasıl harekete geçti, nasıl sahipsiz kaldı, niçin okuldan çıkarıldı ve sonuç ne oldu?</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89478</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/f3f1ac6c-88ba-400e-b105-c8c6ce5c9147.jpg</image:loc>
            <image:title>En Uzun Gün</image:title>
            <image:caption>Kemal Anadol, bu kitabında toplumsal belleğe önemli katkılarda bulunuyor. İçinde yaşadığı olayların hiçbir yerde yayımlanmamış ayrıntılarını anlatıyor.
- Hızla diktatörlüğe giden Demokrat Parti ve Menderes iktidarına karşı direnen üniversite gençliği… 28/29 Nisan 1960 olayları. Ankara Kızılay Meydanı’nda gerçekleşen 555 K .
- 12 Eylül faşizmine karşı namuslu ve örnek mücadele veren aydınlar… Sıkıyönetim Mahkemesinde görülen Barış Derneği Davası’ndaki unutulmaz hukuk savaşımı.
- Aliağa Gencelli’de Japon şirketlerine ve ANAP iktidarına karşı verilen çevre ve hukuk mücadelesi. İzmir’den Aliağa’ya ulaşan insan zinciri! Zaferle sonuçlanan hukuk kavgası…
- TBMM’de, 21 Kasım 1990 tarihli oturumda Kenan Evren hakkında gerçekleşen ilk suç duyurusu.
- 1 Mart Tezkeresinin reddi. TBMM’de, emperyalizme direnen CHP Grubunun öncülüğünde gerçekleşen başarılı sonuç. Olayların perde arkası ve bugüne kadar bilinmeyen ayrıntılar…
- Fetullah Gülen çetesinin ele geçirdiği güvenlik ve yargı… Çetenin başlatacağı kumpas davalarının işaret fişeği, Van 100. Yıl Üniversitesi ve Rektör Yücel Aşkın davalarının perde arkası.
- 17 Mayıs 2006 günü Danıştayda işlenen cinayet! İkinci Kubilay Olayı’nın Meclis’e yansımaları… Failleri yargılanan davanın Ergenekon hukuk faciasına uzanan akıbeti!
- Medya marifetiyle yıllardır toplumda yaratılan yanlış ve uydurma algı: 2007 Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 krizinin gerçek öyküsü.
- Obama’nın konuşma yaptığı TBMM’den görüntüler. Başkanın Türkiye’den istedikleri… Meclis’ten ayrılırken tüm partilerin aksine ayağa kalkmayan CHP Grubu.
- 2009’da AKP Hükümeti’nin Meclis’ten geçirmek istediği Mayın Temizleme Yasa Tasarısı. Bu yasaya karşı, muhalefet bloğunun verdiği büyük mücadele…
Ülkenin yazgısını etkileyecek olayların içyüzü…
Kemal Anadol, anılarında, yaratılan algıların tersine gerçekleri belgeleriyle sergiliyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89479</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/3d9d9560-b67e-4adb-8cf9-c643b14ee385.jpg</image:loc>
            <image:title>Gaflet</image:title>
            <image:caption>Uykudaydık, gaflet içindeydik. Gerçekle yalanı karıştırdılar, devletimizi yıkmak istediler. Uyanamadık. Dalalet kıyafetini isteyerek giyenler oldu. Uyanmaya gücümüz kalmadı; artık hıyanet vardı ve her tarafımızı sardı. Sustuk… Sustuklarımızdan sorumluyduk oysa! “Gaflet”, yakın zamanda çıkması planlanan “Dalalet” ve “Hatta Hıyanet” adlı üçlü serinin ilk kitabı olarak düşünüldü; okuyuculara “Korkma” demek için yazıldı. Gaflette olanlar, dalalete düşenler, hıyanete karışanlar fark edilsin diye…
-‘Atatürkçüler darbe yapacak’ iddiasına MİT ne yanıt verdi?
-MİT raporunda FETÖ’ye hizmet edenler kimler?
-‘Gladyo’ siyasete nasıl sızıyor?
-‘BND’ye çalıştığını söyleyen kişi neden FETÖ’den tutuklu?
-MHP kaseti kumpasçılarına Bahçeli neden omuz verdi?
-Abdullah Gül, CIA ve FETÖ’yü nasıl buluşturdu?
-Gül ve Davutoğlu’nun danışmanı, Bülent Arınç’ın KHK’lı yeğeni şimdi nerede?
-İyi Parti’li hangi yönetici CIA ile anlaştı?
-Hatay’da savaş mı planlanıyor?
-Hangi CHP’li Amerikalılar’dan yardım istedi?
-1990’larda birlikteydiler, 2000’lerde tüm partilere dağıldılar, kimdir bunlar?
Ve
- Nagehan Alçı-Rasim Ozan Kütahyalı ve Cem Küçük’ün ifadeleri
- Kriz yaratan ‘Karargâh Rahatsız’ haberinin ham hali
- Ege Ordusu’nda ‘Darbe’ iddialarını araştıran İstihbarat Albay’la özel söyleşi
- Efsunlu köy! Bu köyde doğan vali ve kaymakam oluyor.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89480</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/ede20f60-8037-4493-a20d-82ae9d93662a.jpg</image:loc>
            <image:title>Turuncu Kutu - Bilim Düşmanlarına Reddiye</image:title>
            <image:caption>Soner Yalçın bir kitap yazdı. ‘Kara Kutu’…
Her bir satırında, kaynakçasında, dipnotunda yanlış olmayan cümlesi yok gibi… Tarih, tıp, eğitim alanlarında yanlışlar ve hatta Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında iftiralarla dolu, modern tıp için “Çağımızın vebası” diyen bir yığından bahsediyoruz.
Yalçın; bu yığında yer alan yanlışlara, bilim dışılıklara sosyal medya üzerinden ve Veryansın TV gibi mecralardan cevap verenleri ‘kitabını okumadan yorum yapmakla, cahillikle’ suçladı ve onlara “Kitabımı okuyun öyle gelin, dilediğiniz yerde konuşalım.” diyerek meydan okudu. Meslektaşlarımın “Hadi yüzleşelim” çağrılarına Sözcü ve Oda TV köşelerinden ağzına geleni saydırdı ama dediğini yapıp kendisine meydan okuyanlarla yüzleşmedi.
‘Kara Kutu’daki yanlışları göz önüne sermek ve düzeltmek için onlarca kitap yazmak gerekir. Psikiyatrist Dr. Semih Dikkatli ise kendi uzmanlık alanından sadece ‘antidepresanlar’ hakkında yazılan kırk sayfa ve Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında yazılmış on sayfalık bölüm için yüzlerce sayfadan oluşan bir reddiye kaleme aldı.
Elinizde tuttuğunuz bu kitap bilim düşmanlığına, Kara Kutu Lobisi’ne, Kelle/ Paça/Herbal Şifa Lobisi’ne, bilim felsefesini reddedenlere karşı bilimsel kaynaklarla, bilimsel kanıtlarla, bilimsel düşünceyle emek verilerek yazılmış cevap niteliğinde bir kaynak kitaptır.
Bilimsel verilerle ama herkesin rahatça anlayabileceği bir dil ile yazılmış bu kitabın içinde aynı zamanda “Depresyon Nedir? Sebepleri Nelerdir? Tanı ve Tedavi Süreci Nasıldır? Antidepresanların Kullanım Alanları Hangileridir? Aşı ve İlaç Faz Çalışmaları Nasıl Yapılmaktadır?” sorularına yanıt bulacak ve “Ünlü Okul Katliamları” hakkında ayrıntılı bölümler de okuyacaksınız.
Şimdi Yüzleşme Vakti…
Prof. Dr. Arif Verimli</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89481</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/82695467-8c21-4563-b41a-3f19c88021ec.jpg</image:loc>
            <image:title>Yüzyılın Davası - Adnan Oktar Silahlı Suç Örgütü</image:title>
            <image:caption>Ellerinde çok fazla şantaj malzemesi vardı ve bu işi yapabilmek için gerçekten çok temiz olmak gerekirdi. Bu operasyonu yapanları, bu çeteyi takip edip suçlarını belgeleyenleri, iddianameyi hazırlayanları, yargılamayı yapanları ve hak ettikleri cezaları verenleri, hepsini kutluyorum.
Fatih Altaylı - Gazeteci
Adnan Oktar ve şürekası, Türkiye’nin bugün içinde debelendiği ahlaksızlığın kaynağı, devleti, toplumu çürütmek için görevlendirilmiş, organize bir suç örgütüdür. Uluslararası casusluk teşkilatlarıyla bağlantıları vardır, meslek yaşamımın en zorlu mücadelesini FETÖ’nün lojistik ortağı olarak yargıya sızan bu rezil örgüte karşı verdim. Umarım Türkiye kazanmıştır.
Mine G.Kırıkkanat - Gazeteci
 
Adnan Oktar ile yolu kesişen herkes ona uyum sağlamak zorundaydı. Eğer bunu yapamıyorsanız ve bir de tersi düşüncelerinizi açıkça söylüyorsanız başınıza neler gelebileceğini ben müvekkillerime ve bana yaşatılanlar sayesinde öğrendim.
Av. Emine Rezzan Aydınoğlu 
Ülkemizdeki en kötü ve sinsi örgütlenmeler dini kötüye kullananlardır. Klasik organize suç ve terör örgütü tanımlarına uymayan Adnan Hocacılar ve FETÖ gibi örgütlerle etkili mücadele için hukuk alt yapısında değişikliklere gidilmesi gerekmektedir. Adnan Hocacılar çok ciddi ve etkili organize terör örgütüdür. Onlarla mücadelede yılmadan savaşan herkese selam olsun. 

Av. Adil Serdar Saçan - İstanbul Emn. Organize suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Eski Müdürü</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89482</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/14a78876-7b64-490e-87c3-880f55c1a5b3.jpg</image:loc>
            <image:title>Fichte –Kantçılar ve Kant Karşıtları</image:title>
            <image:caption>Alman filozof Nicolai Hartmann’ın kaleme aldığı bu kitap, Kant sonrası felsefenin en önemli uğraklarından olan Alman İdealizmi’nin öyküsünü anlatmaktadır. 18. yüzyılın sonunda, Kant’tan yola çıkar bu öykü. Felsefe tarihinin bu uğrağında tüm felsefe, Kant’ın yorumlanması ve ona karşı takınılan tutuma göre şekillenir. Kant’ın ilk eleştirmenlerinden Reinhold’a bağlanarak Schulze, Maimon, Beck, Jacobi ve Bardili gibi, eleştirel felsefenin bir dizi savunucusu ve karşıtı ortaya çıkar. Elinizdeki kitabın ilk bölümü bu Kantçılar ve Kant-Karşıtlarına ayrılmıştır. 
Çok değil, yalnızca birkaç yıl sonra, Fichte’nin sahneye çıkmasıyla birlikte, öncü kişilerinin kendilerine en yüksek spekülatif hedefleri belirlediği yeni, daha büyük bir hareket patlak verir. Bu kitabın ikinci bölümünde, Fichte’nin yaşamı, bilim öğretisi, ahlak, hukuk ve tarih felsefesi, Alman İdealizmi içerisindeki konumuyla birlikte sistematik bir okumayla ele alınmaktadır. 
Hartmann’ın, görüşlerini mümkün olduğunca objektif bir bakış açısıyla ve tarihsel gelişimi esas alarak açık bir dille sunduğu bu eserini, Saygın Günenç çevirisi ve Harun Tepe’nin Sunuş’uyla okurlarımıza sunuyoruz.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89483</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/18ad6c75-3108-4b88-8c05-15b17e913b08.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegelci Kozmoloji</image:title>
            <image:caption>Elinizdeki kitapta İngiliz İdealizminin en önemli isimleridne John Ellis McTaggart, Temel kozmoloji problemleri üzerinde Hegel felsefesini ve Hegelci düşünceyi ele almaktadır. Metafizik ve etik alanında hangi görüşlerin Hegel’in mantığı ve ‘Mutlak’ fikriyle uyumlu olduğu; insan ölümsüzlüğü, Mutlak’ın bir kişiliğe sahip olup olmadığı ve sevginin insanları birbirine bağlamadaki rolü gibi tartışmaların yanında benlik, ceza, günah ve Hegel’in Hristiyan teolojisi ile ilişkisi ele alınan  diğer konulardandır. 
Tüm bu soruları tartışırken McTaggart’ın Hegel’le birlikte  İngiliz İdealist filozoflar Lotze, Bradley ve Mckenzie’nin görüşlerini  de tartışması ayrıca dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url>     <url>
        <loc>https://www.bookz.tr/detay.php?id=89484</loc>
        <lastmod>2026-04-12T01:29:18+00:00</lastmod>
        <changefreq>daily</changefreq>
        <priority>1.00</priority>
        <image:image>
            <image:loc>https://bookz.tr/admin/uploads/0cd6d574-613e-4e76-911e-c2cad2cf4b56.jpg</image:loc>
            <image:title>Hegelci Diyalektik</image:title>
            <image:caption>Hegel’e göre diyalektik nedir? Diyalektiğin Hegel felsefesindeki yeri nedir? Hegel, diyalektiğin, varlık, doğa, ve tin ile ilişkisin, nasıl kurar? Hegelci diyalektik sürecin, dinde, hukukta ya da tarihte izini sürmek bizi nereye götürür. 
Elinizdeki kitapta, İngiliz idealizminin en önemli temsilcilerinden John Ellis McTaggart, Hegel’in temel eserleri üzerinden tüm bu sorulara cevap aramaktadır. Bununla beraber McTaggart, Hegel’in diyalektik yöntem anlayışına yalnızca kapsamlı bir giriş yapmakla kalmaz, aynı zamanda Hegel’in öğretisinin yanlış olduğunu düşündüğü bir dizi noktayı eleştirel bir okuma ile ortaya koyar. Aynı zamanda McTaggart’ın, diyalektik tartışmasını Hegel’in yanında, Francis Bradley, Nicolai Hartmann ve F.C.S Schiller’le birlikte yürütmesi de dikkate değerdir.</image:caption>
        </image:image>
    </url></urlset>